Zaman – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:57:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ailesinin anne olmayan tek üyesi… Şimdiye kadar çoktan doğururum sanıyordum https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ailesinin-anne-olmayan-tek-uyesi-simdiye-kadar-coktan-dogururum-saniyordum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ailesinin-anne-olmayan-tek-uyesi-simdiye-kadar-coktan-dogururum-saniyordum/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:57:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15256 İnsan bu kadar güzel ve ünlü olunca sadece mesleği değil elbette hayatının her alanı da merak konusu oluyor. Aşkları, ayrılıkları hatta çocuk sahibi olup olmadığı bile…

Tıpkı Kardashian- Jenner ailesinin üyelerinden Kendal Jenner gibi!

Son dönemde ayrıldığı sevgilisi rap şarkıcısı Bad Bunny ile yeniden barıştığı iddialarıyla  gündemde olan Kendall Jenner, hayatını masaya yatırdı ve samimi açıklamalar yaptı. 

28 yaşına gelen Jenner, Vogue dergisinin konuğu oldu ve neden diğer kardeşleri gibi bu zamana kadar çocuk sahibi olmadığını anlattı.

‘BU YAŞA KADAR ÇOCUĞUM OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORDUM’
Daha gençken  27 yaşına gelinceye kadar çoktan çocuk doğurmuş olacağını düşünmüş Kendall Jenner. Ama yine de şu andaki halinden gayet memnun. Altı kardeş içinde tek çocuksuz kişi olmak da onu rahatsız etmiyor.

Kendall Jenner, dergiye verdiği röportajda annesi Kris Jenner’ın zaman zaman kendisine de artık çocuk yapması ve bir erkekle yerleşik hayata geçmesi konusunda baskı yaptığını anlattı. Top model aslında durumundan memnun olduğunu ve çocuksuz özgürlüğün keyfini çıkardığını da sözlerine ekledi.

Kendall Jenner, bu konuda şunları söyledi: “Bazı günler onlara bakıyorum ve düşünüyorum… Bu gerçekten çok özel bir durum. Aslında biraz farklı olmak hoşuma gidiyor. Ama ben de muhtemelen bir gün yolumu bulacağım.”

Ünlü model, “Eskiden 27 yaşına gelinceye kadar birkaç tane çocuk doğuracağımı düşünürdüm. Şimdi o yaşı geçtim ve kendimi hala genç hissediyorum. Çocuksuz özgürlüğümün keyfini çıkarıyorum” dedi.

Bu arada küçük bir hatırlatma… Kendall Jenner’ın kardeşlerinin, altı aylıktan 14 yaşına kadar uzanan geniş bir yelpazede toplam 14 çocuğu olduğunu hatırlatalım.

ANNESİ ONUN DA ÇOCUK SAHİBİ OLMASINI İSTİYOR
Aslına bakılırsa Kendall Jenner’ın çocuk dünyaya getirmediği için annesi Kris Jenner’dan bir tür baskı görmesi bilinmedik bir durum değil.

Annesi, üstelik de ailece kamera karşısına geçtikleri reality şov programı sırasında Jenner’a  bu konuda uzun bir konuşma yapıp onu köşeye sıkıştırmıştı. 

Kris Jenner o konuşmada kendisini torun sahibi yapmayan tek çocuğuna “Belki de artık bebek sahibi olma zamanın gelmiştir” dedi.

Bunun üzerine Kendall Jenner da “Bana gençleşmediğimi söylüyorsun anne ama bil bakalım ne oluyor? Bu benim hayatım ve henüz buna hazır değilim” diye yanıt verdi.

KARDEŞLERİNDEN FARKLI
Her ne kadar küçüklüğünden bu yana ailesiyle birlikte kamera karşısına geçiyor olsa da Kendall Jenner, özel hayatını diğer kardeşleri gibi çok da açık etmiyor.

Bu konuda da daha önce verdiği bir röportajda “Bu iki kişinin arasında kalması gereken bir durum. Herkesin her şeyi bilmesi gerekmiyor” demişti.

ÖZEL HAYATI HER ZAMAN GÜNDEMDE
Kendall Jenner, son olarak Bad Bunny ile ilişkisiyle gündeme gelmişti. Ayrılan çift, bu hafta başında gerçekleşen MET Gala gecesinin partisinde samimi şekilde görüntülendi. Geceyi birlikte geçiren Jenner ile Bad Bunny, kaldıkları otelden gizlice ve ayrı ayrı çıktı.

Jenner, Bad Bunny’den önce basketbolcu Devin Booker ile birlikte oldu. İlişkileri ciddi gibi görünse de gençler bir süre sonra yollarını ayırdı.

Kendall Jenner’ın adı bugüne kadar birçok ünlüyle anıldı. Her ne kadar samimi şekilde görüntülenmemeyi başarmış olsalar da magazin basını bunları “tarihe not düştü.”

GİZLESE DE İLİŞKİLERİ HEP KONUŞULDU
Jenner’ın adının aşk söylentilerine karıştığı ünlülerden biri Harry Styles. İddialara göre ikili, 2014 ile 2015 arasında bir yakınlaşma yaşadı. Hatta 2015 yılının aralık ayında, yani yıl sonu tatilinde Anguilla’da bir yat gezisinde görüldüler.

Jenner, 2015 yılında Nick Jonas ile anıldı. Yakın arkadaşı Gigi Hadid de o sıralarda Nick’in kardeşi, Joe ile birlikte anılıyordu.

İşte iddialara göre o yılın yaz aylarında iki yakın arkadaş olan ünlü top model, Jonas kardeşlerle kısa süreli bir ilişki yaşadı. Bir kaynak US Weekly’ye verdiği demeçte o sırada Nick Jonas’ın hayatında kimse olmadığını ve Jenner ile birbirlerinden hoşlandıklarını söyledi.

Jenner, 2017 ile 2018 arasında basketbolcu Blake Griffin ile flört etti. O sırada “Ben iyiyim, o çok tatlı biri” demeci hiçbir zaman unutulmadı. Ama ilişkileri uzun sürmedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ailesinin-anne-olmayan-tek-uyesi-simdiye-kadar-coktan-dogururum-saniyordum/feed/ 0
Ünlü çift başarılı evliliğin sırrını açıkladı… Bunca yılda kardeş gibi olduk… Artık aynı yatakta bile uyumuyoruz! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-cift-basarili-evliligin-sirrini-acikladi-bunca-yilda-kardes-gibi-olduk-artik-ayni-yatakta-bile-uyumuyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-cift-basarili-evliligin-sirrini-acikladi-bunca-yilda-kardes-gibi-olduk-artik-ayni-yatakta-bile-uyumuyoruz/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:07:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15122 Belki de Diaz belli bir noktaya kadar haklı olabilir… Çünkü onun söylediği gibi ayrı odalarda uyumakla kalmayıp ayrı evlerde yaşayan, ayrılsalar da beraber olan hatta tüm zamanlarını birlikte geçiren bir başka ünlü çift var.

Onların söylediğine göre bu durum gerçekten işe yarıyor, çünkü kavgasız gürültüsüz yaşayıp gidiyorlar.

Bu ilginç yaşam tarzını benimseyen ünlü çift, yılların deneyimli oyuncusu Danny DeVito ile ayrı yaşadığı ama boşanmadığı karısı Rhea Perlman.

Özetlemek gerekirse onlar aynı çatı altında yaşamıyorlar ama hala bir aile olarak kalmayı da başardılar.

AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMIYORLAR AMA İLİŞKİLERİ MÜKEMMEL!
Fox News Digital’e konuşan Danny DeVito, karısı Rhea ile yollarını ayırmalarının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini ama hala evli olduklarını ve her zaman birbirlerini desteklediklerini söyledi. 

“Her şey iyi gidiyor, biz iyiyiz. Torunlarımız var ve birbirimizi her zaman görüyoruz” dedi. 

Danny DeVito iye Rhea Perlman, 1982 yılında evlendiler. Çiftin Lucy, Grace ve Jake adında üç tane çocuğu bulunuyor. Ayrıca ünlü çift çoktan torun sahibi de oldu. 

DeVito, her ne kadar karısıyla aynı çatı altında yaşamasalar da işlerin yolunda gittiğini verdiği bir örnekle anlattı: “Dün Lucy’nin doğum günüydü, Onun partisi için hep bir aradaydık. Bir aile partisi yaptık. Aslında biz birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aileyiz.” 

42 YILDA ARKADAŞ GİBİ OLDULAR
Danny DeVito, 42 yıl önce başlayan evlilikleri boyunca karısı Rhea ile artık arkadaşa dönüştüklerini ama buna rağmen ilişkilerini sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
 
Ünlü oyuncu “Rhea ve ben 1970 yılında tanıştık. O kadar uzun süredir birlikteyiz ki zaten beraber büyüdük. Artık birbirimizin ne zaman nasıl hissettiğini gerçekten biliyoruz” diye konuştu. 

Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü Danny DeVito: ” Her gün sohbet ediyoruz. Çok fazla konuşuyoruz ve birlikte çok şey yapıyoruz. Üç güzel çocuğumuz var, bir yaşında torunumuz var. Diğeri de yolda. Bu şekilde ailemiz de büyüyor.” 

Ünlü oyuncu röportajda yakın zamanda karısı Rhea ve çocuklarıyla birlikte bir hafta sonu tatiline gittiklerini de söyledi. “Bütün aile birlikteydik. Eğer bunu yapabiliyorsanız, durumunuz ne olursa olsun, artık birlikte yaşamasanız bile birlikte oluyorsunuz” diye konuştu. 

‘BU KOŞULLARDA NEDEN BOŞANAYIM Kİ!’
Bu konuda sadece Danny DeVito değil karısı Rhea Perlman da aynı fikirde. Bundan birkaç yıl önce katıldığı bir sohbet programında “Boşanmayacağım” diyen Perlman, “Neden boşanayım?” diye sürdürdü sözlerini. 

Belli ki o da aynı çatı altında, aynı evde yaşamasalar da evliliği sürdürüp böyle iyi geçirmekten dolayı kendini mutlu hissediyor.

Danny DeVito ile Rhea Perlman, sadece özel hayatlarını paylaşmıyorlar. Geçmişte bazı ortak projeler de gerçekleştirdi. Ünlü çift 1978 yılında Taxi, 1996 yılında da Matilda adlı yapımlarda birlikte kamera karşısına geçti.

İşte Danny DeVito bütün bunlardan dolayı da mutlu. Karısı Rhea ile sadece güzel çocuklar yapmadıklarını aynı zamanda güzel işlere de imza attıklarını düşünüyor. 

‘İSTERLERSE ÜSTÜME KUSSUNLAR… ÇOCUKLARIMI ÇOK SEVİYORUM’
Son zamanlarda ise onları en çok mutlu eden torun sahibi olmak. Dany DeVito bu konuda da “Bunun gibisi yok. Bu çok özel bir durum” diye konuştu.

Danny DeVito, sözlerine bakılırsa ailesine gerçekten çok değer veriyor… Bakın bu konuda söyledikleri de bunun kanıtı gibi: “Baba olmayı seviyorum, çocuklarımı seviyorum, onları büyütmeyi seviyorum.. Her ne olursa olsun, üstüme kussalar da ne ne yaparlarsa yapsınlar onları seviyorum” diye konuştu.

Kızlarının karısıyla birlikte yaşadığını belirten Danny DeVito, onların evine sık sık gittiğini de sözlerine ekledi. “Oraya sık sık gidiyorum. Baş belası olmamaya çalışıyorum ama yine de onların evine sık gidiyorum” diye sürdürdü sözlerini. 

Torun sahibi olmaya da değinen Danny DeVito, onlarla yaşadığı küçük etkileşimlerden hoşlandığını da sözlerine ekledi. Torun sahibi olmanın evlat sahibi olmaktan çok farklı bir durum olduğunu belirtti.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-cift-basarili-evliligin-sirrini-acikladi-bunca-yilda-kardes-gibi-olduk-artik-ayni-yatakta-bile-uyumuyoruz/feed/ 0
Hanımefendi mutfakta! Zenginliği dillere destan Beckham ailesi işte bu evde yaşıyor! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-zenginligi-dillere-destan-beckham-ailesi-iste-bu-evde-yasiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-zenginligi-dillere-destan-beckham-ailesi-iste-bu-evde-yasiyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:36:53 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15036 Son dönemde, sosyal medyanın yaygınlaşmasından sonra buna çok da gerek kalmadı aslında.

Çünkü ünlüler evlerinde çektikleri fotoğrafları paylaşarak, kendi dünyalarının bazı ayrıntılarını da meraklılara sunuyor.

Oradaki amaç, belki evlerini göstermek değil ama yine de bu işi merak edenler dikkatli bakışlarını ayrıntılar üzerinde dolaştırarak, severek takip ettikleri ünlülerin nasıl evlerde yaşadığını görüyor zaten.

Beckham çiftinin evlerindeki en ünlü köşe bu merdivenler. Kimi zaman tek başlarına kimi zaman aile olarak bu merdivende verdikleri pozları sosyal medya hesaplarından paylaşıyor David ve Victoria Beckham.

Zaman zaman bunu yapanlardan biri de David ve Victoria Beckham çifti.

Onlar da önemli günlerinde ya da sadece espri olsun diye evlerinde çekilen fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşıyorlar.
 
Elbette bunca servete sahip olan Beckham çiftinin sadece ülkeleri İngiltere’de değil, ABD’de lüks evleri bulunuyor. Ama aile olarak ana merkezleri Londra’da bulunan malikane. 

Ünlü çiftin malikanesinin bulunduğu yer “milyonerler sokağı” olarak biliniyor.

Beckham çiftinin, hem dışından hem de içinde göz kamaştıran ve belli ki milyonlar harcanan yuvaları, Kensington’daki lüks Holland Park’ta bulunuyor.

Bu arada yeri gelmişken bu bölgenin halk arasında “milyonerler sokağı” olarak bilindiğini de hatırlatalım.

David ve Victoria Beckham, bu malikaneyi 2013 yılında satın aldı. Victoria dönemi mimarisiyle inşa edilen evlerine 40 milyon dolar ödeyerek satın aldı. Sonra da 10 milyon harcayarak zevklerine göre yeniden elden geçirdi.

Beckham çiftinin evinin odak noktalarından biri de geniş mutfak. Ama orada en çok yemek yapan kişi bu konuya özel bir merakı olan ailenin babası David.

Nicola Anne Peltz ile evleninceye kadar büyük oğulları Brooklyn de dahil Romeo, Cruz ve Harper ile burada mutlu bir hayat sürdürüyor ünlü çift.

Artık ABD’de yaşayan Brooklyn de karısı Nicola ile ana vatanına döndüğünde bu malikanenin kendine ait bölümünde kalıyor.

Beckham çiftinin dört katlı malikanesinde altı tane yatak odası bulunuyor. Ama bu, bu kadar ünlü bir çift için çok sıradan bir ayrıntı.

EVİN ALTINDA KAÇIŞ TÜNELLERİ BİLE VAR
Victoria ve David Beckham’ın malikanesinde kapalı bir yüzme yavuzuyla birlikte her tür donamımın bulunduğu bir spor salonu, Victoria’nın moda çalışmaları için kullandığı podyum, şarap mahzeni bunlara ek olarak bir de tırnak bakım salonu bulunuyor.

Beckham çiftinin malikanesinde ayrı yaşama bölümleri de bulunuyor. Evlenmeden önce Brooklyn’in kendine ait bölümde hem ailesiyle oturup hem de kendine özgü bir hayat sürdüğü biliniyor. 

Söylentilere göre Beckham çiftinin malikanesinin altında ayrıntılarını sadece kendilerinin bildiği kaçış tünelleri de bulunuyor. 

Ailenin evinin odak noktalarından biri mutfak. Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa barok tarzı mutfağı en çok kullanan kişilerden biri David Beckham.

David Beckham kimi zaman tek başına kimi zaman çocuklarıyla birlikte farklı ülkelerin mutfaklarından yemek tarifleri uyguluyor. 

Çünkü dünya mutfaklarına meraklı olan ailenin babası bir zamanlar bu konuda özel kurslara da gitmişti. Öğrendiklerinin uygulamasını bu mutfakta yapıyor, bir başka deyişle hünerlerini sergiliyor David Beckham. 

Mutfakta altı gözlü bir soba ve tencere, tava gibi mutfak gereçlerinin tavana asılabileceği aparatlar bulunuyor.

David Beckham, bir dijital platform için hazırlanan belgeselde bu konuda “Bu aletlerin hepsi tertemiz. Onları gayet iyi temizliyorum. Karım da bunu takdir ediyor” diye yarı şaka yarı ciddi konuşmuştu.

Çocukların da zaman zaman babalarıyla birlikte yemek pişirdiği mutfak bol bol gün ışığı alan bir yemek ve dinlenme odasına açılıyor. Bu odada pencerenin hemen yanında özenle tasarlanmış bir masa da yer alıyor.

TAM DONANIMLI SPOR SALONU 
Çiftin malikanesindeki spor salonunda ise her tür alet bulunuyor. Zaten Victoria ve David ve zaman zaman burada egzersiz yaparken çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. 

Tabii ki moda tasarımcısı olan ve Spice Girls dağıldıktan sonra bu konuda iş kuran Victoria Beckham’ın yüzlerce kıyafetini, ayakkabısını ve aksesuarlarını muhafaza ettiği kocaman bir giyinme odası da bulunuyor malikanede.

Bu arada kocası David Beckham’ın da bu konuda ondan hiç geri kalmadığını, onun da kendine ait gayet düzenli bir giyinme odası olduğunu not edelim.

Hem David Beckham hem de eşi Victoria, malikanede kendilerine ait geniş birer giyinme odasına sahip.

Her ne kadar ağırlıklı olarak bu evde yaşasalar da sanmayın ki Beckham çiftinin sadece bir tek mülkü var. Tabii ki öyle değil. Ailenin başka birçok evi de var.

Bunlar arasında en çok bilinen Cotswolds’taki 7.6 milyon dolarlık kır evi. Eski bir ahırdan bozma bu ev de çiftin zevkine göre avuç dolusu para harcanarak yeniden dekore edildi.

David ve Victoria Beckham bir de ABD’de Miami’de 24 milyon dolara bir çatı katı dairesine sahip. 

Çiftin sosyal medya takipçileri bu merdivenleri artık ezberledi. 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-zenginligi-dillere-destan-beckham-ailesi-iste-bu-evde-yasiyor/feed/ 0
Hanımefendi mutfakta! Bu evin her köşesinde onun da emeği var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-bu-evin-her-kosesinde-onun-da-emegi-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-bu-evin-her-kosesinde-onun-da-emegi-var/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:45:53 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14840 Son dönemde, sosyal medyanın yaygınlaşmasından sonra buna çok da gerek kalmadı aslında.

Çünkü ünlüler evlerinde çektikleri fotoğrafları paylaşarak, kendi dünyalarının bazı ayrıntılarını da meraklılara sunuyor.

Oradaki amaç, belki evlerini göstermek değil ama yine de bu işi merak edenler dikkatli bakışlarını ayrıntılar üzerinde dolaştırarak, severek takip ettikleri ünlülerin nasıl evlerde yaşadığını görüyor zaten.

Beckham çiftinin evlerindeki en ünlü köşe bu merdivenler. Kimi zaman tek başlarına kimi zaman aile olarak bu merdivende verdikleri pozları sosyal medya hesaplarından paylaşıyor David ve Victoria Beckham.

Zaman zaman bunu yapanlardan biri de David ve Victoria Beckham çifti.

Onlar da önemli günlerinde ya da sadece espri olsun diye evlerinde çekilen fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşıyorlar.
 
Elbette bunca servete sahip olan Beckham çiftinin sadece ülkeleri İngiltere’de değil, ABD’de lüks evleri bulunuyor. Ama aile olarak ana merkezleri Londra’da bulunan malikane. 

Ünlü çiftin malikanesinin bulunduğu yer “milyonerler sokağı” olarak biliniyor.

Beckham çiftinin, hem dışından hem de içinde göz kamaştıran ve belli ki milyonlar harcanan yuvaları, Kensington’daki lüks Holland Park’ta bulunuyor.

Bu arada yeri gelmişken bu bölgenin halk arasında “milyonerler sokağı” olarak bilindiğini de hatırlatalım.

David ve Victoria Beckham, bu malikaneyi 2013 yılında satın aldı. Victoria dönemi mimarisiyle inşa edilen evlerine 40 milyon dolar ödeyerek satın aldı. Sonra da 10 milyon harcayarak zevklerine göre yeniden elden geçirdi.

Beckham çiftinin evinin odak noktalarından biri de geniş mutfak. Ama orada en çok yemek yapan kişi bu konuya özel bir merakı olan ailenin babası David.

Nicola Anne Peltz ile evleninceye kadar büyük oğulları Brooklyn de dahil Romeo, Cruz ve Harper ile burada mutlu bir hayat sürdürüyor ünlü çift.

Artık ABD’de yaşayan Brooklyn de karısı Nicola ile ana vatanına döndüğünde bu malikanenin kendine ait bölümünde kalıyor.

Beckham çiftinin dört katlı malikanesinde altı tane yatak odası bulunuyor. Ama bu, bu kadar ünlü bir çift için çok sıradan bir ayrıntı.

EVİN ALTINDA KAÇIŞ TÜNELLERİ BİLE VAR
Victoria ve David Beckham’ın malikanesinde kapalı bir yüzme yavuzuyla birlikte her tür donamımın bulunduğu bir spor salonu, Victoria’nın moda çalışmaları için kullandığı podyum, şarap mahzeni bunlara ek olarak bir de tırnak bakım salonu bulunuyor.

Beckham çiftinin malikanesinde ayrı yaşama bölümleri de bulunuyor. Evlenmeden önce Brooklyn’in kendine ait bölümde hem ailesiyle oturup hem de kendine özgü bir hayat sürdüğü biliniyor. 

Söylentilere göre Beckham çiftinin malikanesinin altında ayrıntılarını sadece kendilerinin bildiği kaçış tünelleri de bulunuyor. 

Ailenin evinin odak noktalarından biri mutfak. Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa barok tarzı mutfağı en çok kullanan kişilerden biri David Beckham.

David Beckham kimi zaman tek başına kimi zaman çocuklarıyla birlikte farklı ülkelerin mutfaklarından yemek tarifleri uyguluyor. 

Çünkü dünya mutfaklarına meraklı olan ailenin babası bir zamanlar bu konuda özel kurslara da gitmişti. Öğrendiklerinin uygulamasını bu mutfakta yapıyor, bir başka deyişle hünerlerini sergiliyor David Beckham. 

Mutfakta altı gözlü bir soba ve tencere, tava gibi mutfak gereçlerinin tavana asılabileceği aparatlar bulunuyor.

David Beckham, bir dijital platform için hazırlanan belgeselde bu konuda “Bu aletlerin hepsi tertemiz. Onları gayet iyi temizliyorum. Karım da bunu takdir ediyor” diye yarı şaka yarı ciddi konuşmuştu.

Çocukların da zaman zaman babalarıyla birlikte yemek pişirdiği mutfak bol bol gün ışığı alan bir yemek ve dinlenme odasına açılıyor. Bu odada pencerenin hemen yanında özenle tasarlanmış bir masa da yer alıyor.

TAM DONANIMLI SPOR SALONU 
Çiftin malikanesindeki spor salonunda ise her tür alet bulunuyor. Zaten Victoria ve David ve zaman zaman burada egzersiz yaparken çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. 

Tabii ki moda tasarımcısı olan ve Spice Girls dağıldıktan sonra bu konuda iş kuran Victoria Beckham’ın yüzlerce kıyafetini, ayakkabısını ve aksesuarlarını muhafaza ettiği kocaman bir giyinme odası da bulunuyor malikanede.

Bu arada kocası David Beckham’ın da bu konuda ondan hiç geri kalmadığını, onun da kendine ait gayet düzenli bir giyinme odası olduğunu not edelim.

Hem David Beckham hem de eşi Victoria, malikanede kendilerine ait geniş birer giyinme odasına sahip.

Her ne kadar ağırlıklı olarak bu evde yaşasalar da sanmayın ki Beckham çiftinin sadece bir tek mülkü var. Tabii ki öyle değil. Ailenin başka birçok evi de var.

Bunlar arasında en çok bilinen Cotswolds’taki 7.6 milyon dolarlık kır evi. Eski bir ahırdan bozma bu ev de çiftin zevkine göre avuç dolusu para harcanarak yeniden dekore edildi.

David ve Victoria Beckham bir de ABD’de Miami’de 24 milyon dolara bir çatı katı dairesine sahip. 

Çiftin sosyal medya takipçileri bu merdivenleri artık ezberledi. 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hanimefendi-mutfakta-bu-evin-her-kosesinde-onun-da-emegi-var/feed/ 0
Estetik yaptırmaya doyamadı… Burnunu yapmak için kaburgasından alınan kemiği kullanacaklar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/estetik-yaptirmaya-doyamadi-burnunu-yapmak-icin-kaburgasindan-alinan-kemigi-kullanacaklar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/estetik-yaptirmaya-doyamadi-burnunu-yapmak-icin-kaburgasindan-alinan-kemigi-kullanacaklar/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:39:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14819 Atomic Kitten gurubunun yıldızı, 43 yaşındaki İngiliz şarkıcı ve oyuncu Kerry Katona estetik operasyon yaptırmaktan bir türlü vazgeçemiyor.

BURUN AMELİYATI İÇİN KABURGASINDAN BİR PARÇA ALACAKLAR

Yakın zaman önce gözlerinden bir ameliyat geçiren ve operasyondan yeni çıkmış görüntüsü manşetlerden inmeyen ünlü isim burun estetiği yaptırırken kaburgasının bir parçasını kullanacağını açıkladı.

Atomic Kitten grubunda şarkı söylediği yıllarda bu görüntüsüyle ünlenen Kerry Katona yıllar içinde yaptırdığı estetiklerle başka bir görüntüye kavuştu

DOKTORUYLA POZ VERDİ.. ESTETİKTAN VAZGEÇMEYE NİYETİ YOK

Öte yandan daha önce hem yüzünü hem de vücudunun diğer bölgelerini doktorlara teslim edip birçok ameliyat olan ünlü yıldız estetik yaptırmaktan vazgeçmeyeceğini, zaman içinde canı istedikçe ya da ihtiyaç duydukça ameliyat olmaya devam edeceğini de söylüyor.

Yeniden bıçak altına yatmaya hazırlanan ve estetik yaptırmaktan vazgeçmeyeceğini söyleyen Kerry katona doktoruyla poz verdi ve burun ameliyatı için kaburga kemiğinin kullanılacağını söyledi 

Bıçak altına yatmaya hazırlanan televizyon yıldızı doktoruyla verdiği pozları Instagram sayfasında paylaştı ve yeni burnunu yapmak için bir kaburgasını aldıracağını söyledi.

Kaburgasından alınan parçayla burun kıkırdağına yeniden şekil verilecek olan Katona aslında bu operasyonu sadece estetik amaçlarla değil biraz da mecburiyetten yaptırıyor.

DÜŞTÜĞÜ UYUŞTURUCU BATAĞI YÜZÜNDEN MECBURİ HALE GELEN BİR OPERASYON…

Ününün zirvesindeyken uyuşturucu bağımlısı olan ve “Bir zamanlar uyuşturucu benim tek arkadaşımdı” itirafında bulunan Kerry Katona burnunda bu yüzden delikler olduğunu ve sıkıntı yaşadığını söyledi.

Uyuşturucu kullanmaya 14 yaşında başlayan Kerry, geçmişte bipolar bozukluğu ve bağımlılık sorunları olduğunu itiraf etmiş, 2008 ve 2010’da iki kez rehabilitasyon merkezine yatmak zorunda kalmıştı.

5 çocuklu ünlü yıldız bir röportajında hayatta hiçbir zaman ünlü olmanın peşine düşmediğini hayalinin her zaman evlenmek ve anne olmak olduğunu itiraf etmişti

Ne yazık ki ünlü şarkıcıyı çocuk yaştayken bu korkunç batağa sürükleyen de kendi annesi olmuştu… Kerry Katona 15 yıldır bu kötü alışkanlığından kurtulduğunu söylüyor.

3 KEZ EVLENDİ AMA MUTLULUĞU BULAMADI

Kerry Katona’nın iflas edip bütün birikimini kaybetmesi ve zor duruma düşmesi de aynı döneme rastlıyor… Üç kez evlenen ünlü şarkıcı aşkta aradığı mutluluğu bir türlü bulamadı.

Brian McFadden’la iki yıl süren evliliğinden iki kızı, Marc Croft’la 3 yıllık evliliğinden tekrar iki kızı, yine üç yıl süren son evliliğinden de bir oğlu oldu…

Kerry Katona son 6 yıldır 35 yaşındaki fitness antrenörü Ryan Mahoney ile birlikte.

Birçok ünlü isim estetikleri belli olmasın diye uğraşıp bunu saklamaya çalışırken Kerry Katona tam tersini yapıp estetiklerini hiç saklamıyor… Hatta çoğu zaman sosyal medya hesabından doktor önerilerinde bulunuyor

İNTERNETTEN TANIŞMIŞLARDI… NİŞANLISINA ÇOCUK YAPMAYACAĞINI BAŞTAN SÖYLEMİŞ

2018 yılında internetteki bir arkadaşlık uygulamasında eşleştikten sonra tanışan ikili koronavüs karantinası birlikte geçirdikten sonra iyice yakınlaşmıştı.

2021’de nişanlanan çift yakın zamanda evlenmeyi hatta bunu da Las Vegas’a kaçıp yapmayı planlıyor.

Kerry Katona ve Ryan Mahoney’in ilişkisi 2018’den beri sürüyor

Kerry Katona yakın zaman önce daha önce evlenmemiş ve çocuğu olmayan nişanlısının kendisinden çocuk istemesi durumunda ona hayır diyeceğini ve isterse başka kapıya gidebileceğini söylemişti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/estetik-yaptirmaya-doyamadi-burnunu-yapmak-icin-kaburgasindan-alinan-kemigi-kullanacaklar/feed/ 0
Bir zamanlar aralarından su sızmazdı… Asi prens Harry’nin içi yengesi Kate için yanıyor… Son sözü ‘en tepede’ duran söyleyecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-zamanlar-aralarindan-su-sizmazdi-asi-prens-harrynin-ici-yengesi-kate-icin-yaniyor-son-sozu-en-tepede-duran-soyleyecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-zamanlar-aralarindan-su-sizmazdi-asi-prens-harrynin-ici-yengesi-kate-icin-yaniyor-son-sozu-en-tepede-duran-soyleyecek/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:09:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14597 Önce Kral Charles sonra da geleceğin kraliçesi Galler Prensesi Kate Middleton kanser hastalığının pençesine düştü.

Zaten bu sağlık sorunları ortaya çıkmadan önce de yıllardır ailenin içinde yaşanan kavgalar ve küslükler yüzünden manşetlerde hemen her gün kendilerine yer buldular…

KATE ORTALARDA YOK, KRAL GÖREVLERİNE GERİ DÖNDÜ

Kate Middleton kanser olduğunu açıkladığı duygu yüklü videodan sonra bir kez daha gözden kayboldu, evinde, tüm söylentilere kulak tıkayarak bir an önce iyileşmeye çalışıyor.

Kral Charles durumunun söylenenden daha kötü olduğu yönündeki iddialara aldırış etmeden kamu görevlerine geri döndü, güçlü ve sağlıklı bir görüntü vermeye çalışıyor.

Ailenin bu iki üyesi kanserle savaşırken de Kraliçe Camilla ve Prens William onların yokluğunun yarattığı boşluğu doldurmak için arı gibi çalışıyor…

Ailenin okyanus ötesinde yaşayan asi ve küskün gibi isimlerle anılan üyesi Prens Harry ise bu süreçte kaybettiği itibarını kazanma ve en yakın akrabalarıyla arası düzeltme peşinde.

Harry ve Kate bir zamanlar kraliyet ailesinin ayrılmaz ikilisiydi ve aralarında da çok sağlam bir dostluk vardı

HARRY’NİN TEK AMACI ARTIK AİLEYLE BARIŞMAK

Harry, kurucusu ve yüzü olduğu Invictus Oyunlarının 10. yıldönümü münasebetiyle düzenlenecek özel bir tören için haftaya İngiltere’ye gelecek.

Harry’nin tıpkı babasının kanser olduğunu öğrendiğindeki gibi İngiltere’ye gelince ailesiyle görüşmek istediği ve bunun için uğraştığı biliniyor. Sussex Dükü’nün ilk hedefi doğal olarak babası Charles’la görüşebilmek.

Harry şubat ayında haberi alır almaz hemen İngiltere’ye uçmuş ancak Kral Charles ile sadece 45 dakika görüşebildikten sonra ABD’ye geri dönmüştü.

KALBİNİ KIRDIĞI YENGESİNDEN AF DİLEMEK İSTİYOR AMA…

Harry’nin İngiltere ziyaretindeki bir amacının da kansere yakalanan yengesi Kate Middleton’la görülmek olduğu söyleniyor.

Meghan Markle’la evlendikten sonra tüm aileyle ama en başta da ağabeyi William ve yengesi Kate’le arası bozulan Harry’nin Kate kanser olduktan sonra büyük pişmanlık ve üzüntü yaşadığı iddia ediliyordu.

Çok yakın dost olan ve iyi anlaşan iklinin arası Meghan Markle aileye girdikten sonra bozuldu ve bir daha düzelmedi

Bir kraliyet uzmanı, Prenses Kate’in Prens Harry ile görüşmesi için en önemli şartın doğru zamanlama olduğunu söylüyor. Ingrid Seward, Mirror’a yaptığı açıklamada Kate’in kayınbiraderiyle görüşme talebini kabul etmesi için en tepeden bir mesaj gelmesi gerekebileceğini söyledi.

BUNU BAŞARABİLECEK TEK KİŞİ CHARLES!

Yani daha açık şekilde yazarsak çocukları arasındaki bu bitmez kavgadan yılan ve küslükleri bitirmeyi çok arzulayan Kral Charles’ın bu görüşme için devreye girmesi gerekiyor…

Gelinine çok düşkün olduğu bilinen Charles’ın bu konuda devreye girip her şeyi çözebilecek tek isim olduğu söyleniyor

Seward “Kral isterse Kate bunu yapacaktır ama Charles hassas ve anlayışlı bir ruha sahip olduğu için çok sevdiği gelininden böyle bir iyilik istemesi pek olası değil. Doğru zaman olmalı ve şu anda doğru zaman değil.”

WILLIAM GÖRÜŞMEZ AMA HARRY VE KATE’İN ARASINA DA GİRMEZ

Ingrid Seward Prens William’ın Harry ile görüşmek istemesinin “pek olası olmadığını” da sözlerine ekledi. “William’ın yeterince derdi var ve strese ihtiyacı yok diyen kraliyet uzmanı “Ancak bir zamanlar çok yakın oldukları için Harry’nin kanser teşhisinden sonra Kate’i görmek istemesini anlayışla karşılayacaktır” diye de ekledi.

Kate Mddleton’ın bu barışmaya sıcak bakıp bakmadığı ise bilinmiyor. Bir yandan kanserle savaşan güzel prensesin böyle bir yüzleşmeyi bu kritik zamanda reddetmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.

BİR ZAMANLAR ARALARINDAN SU SIZMAZDI

Aslında geçmişte aralarından su sızmayan bir ikili oldukları için Harry ve Kate’in barışması belki de sanıldığından daha kolay gerçekleşecek bir hayal de olabilir yorumları yapılıyor…

Kate Middleton hem Meghan hem de Harry’den hakkında söyledikleri için özür bekliyor ancak ilk adımın Harry’den gelmesi elzem

Kate Middleton 2011’de William’la evlenip aileye girdiğinden hatta William’la evlenmesi kesinleştiğinden beri Prens Harry ve Kate’in arası hep çok iyi olmuştu.

Yaşları da birbirine yakın olan bu iki isim William konumu gereği çok daha ciddi gözükmek ve kraliyet görevlerine koşturmak zorunda kaldıkça aralarında sıkı bir bağ oluştu.

AYRILMAZ ÜÇLÜ İÇİN HER ŞEY 2018’DE DEĞİŞTİ

Ayrılmaz bir üçlü haline gelen William, Harry ve Kate’in 2018 yılına kadar çekilmiş sayısız gülen, eğlenen, derin sohbetlere dalmış haldeki fotoğrafları da bunun en büyük kanıtı.

Meghan Markle ve Kate Middleton arasında yaşanan annlaşmazlık büyük bir krize evrildi ve kraliyeti bir türlü aşılamayan küslüklerle baş başa bıraktı

2018’den sonra resme Meghan Markle’ın girmesi bu arkadaşlığın sona erip ayrılmaz üçlünün birbirine sırt çevirmesinin en büyük sebebi oldu… Harry önce karısını alıp ABD’ye gitti sonra da ailesi hakkında akla hayale gelmez iddialarıyla ortalığı toz duman etti.

Harry’nin gerek verdiği röportajlarda gerekse anı kitabı Spare’de (Yedek) ağabeyi William ve yengesi Kate için ortaya attığı iddialar gerçekten de yenilir yutulur cinsten değil.

William ne olursa olsun kardeşiyle barışmaya yanaşmayacak gibi ancak Harry ve Kate’in aralarını düzeltmelerine müdahale etmeyeceği düşünülüyor

KATE İÇİN SÖYLEDİKLERİNDEN PİŞMAN

Prens ikisini de hem karısı Meghan Markle’a ırkçılık yapmak, düşmanca davranmakla hem de haklarında asılsız haberleri basına sızdırmakla suçlamıştı.

William’ın kardeşine karşı dinmeyen öfkesinin en büyük sebebinin karısı Kate’e yönelik bu iddialar olduğu yıllardır konuşuluyor. Kate Middleton da bu olup bitenlerden çok yara aldı ancak konumu gereği ağzını açıp tek bir kelime bile söyleyemedi.

HER ŞEY SANKİ BİR MUCİZE BAĞLI GİBİ

Harry’nin bir zamanlar çok sevdiği yengesi Kate için sarf ettiği sözlerden kanser teşhisi açıklandığından beri çok pişman olduğu ve en büyük hayalinin de kendisini affettirmek olduğu söyleniyor.

Bakalım Kral Charles hem bir kral hem de kalbi kırık bir baba olarak devreye girip bu bitmeyen küslüğü sonlandırabilecek mi… Bu zaman gösterecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-zamanlar-aralarindan-su-sizmazdi-asi-prens-harrynin-ici-yengesi-kate-icin-yaniyor-son-sozu-en-tepede-duran-soyleyecek/feed/ 0
Kemoterapi göreceğini kendisi açıklamıştı… O ipek gibi saçlarına ne olacak? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kemoterapi-gorecegini-kendisi-aciklamisti-o-ipek-gibi-saclarina-ne-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kemoterapi-gorecegini-kendisi-aciklamisti-o-ipek-gibi-saclarina-ne-olacak/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:27:53 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13519 O gün William’a ‘ölüm onları ayırıncaya kadar’ birlikte kalma sözü verdiği andan itibaren de artık dünyanın en çok göz önünde kraliyet ailesinin en çok ilgi gören üyesi oldu.

Aradan geçen zaman içinde William ile Kate’in üç tane çocuğu oldu. Aile içindeki konumları da Kraliçe 2. Elizabeth’in ölümünden sonra bir adım daha yükseldi. Buna bağlı olarak sorumlulukları arttı. Özetle tahta biraz daha yaklaştılar.

Kate Middleton da giyimi kuşamıyla, toplum içindeki davranışlarıyla halkın büyük çoğunluğunun sevgisini toplamaya devam etti.

O GÜN DE HER ZAMANKİ GİBİ GÖRÜNÜYORDU
İngiliz kraliyet ailesinin en gözde gelini Kate, son olarak geçen yılın 25 Aralık günü kelimenin tam anlamıyla “çoluk çocuk” Noel kutlamalarında halkın karşısına çıktı.

Yine her zamanki gibi şıktı, yine yüzünden gamzeli gülümsemesini eksik etmemişti. Elbette her zamanki gibi çok zayıftı ama zaten bu onun yıllardır değişmeyen özelliğiydi. Her şeyin eskisi gibi sürüp gideceği sanılıyordu. 

Üstelik o dönemde Kate ile William’ın bir İtalya gezisine çıkacağı bile konuşuluyordu. Herkes Kate Middleton’ın o gezide neler giyeceğini merak ederken yeni yılın ilk ayının ortalarında beklenmedik bir haber geldi.

Kate karın bölgesinden büyük bir operasyon geçirmişti. İyileşmesi zaman alacaktı ve bu duruma bağlı olarak da Paskalya sürecine kadar görevlerine katılamayacaktı.

Elbette bu gelişme ve daha çok da sonrasında yaşananlar büyük merak uyandırdı. Kate, kelimenin tam anlamıyla sırra kadem bastı. Hakkındaki iddialar aldı başını gitti.

KATE, KIRILGAN GÖRÜNTÜSÜYLE ÜZÜCÜ GERÇEĞİ AÇIKLADI 
Sonunda geçtiğimiz 22 Mart’ta akşam saatlerinde daha önce çekilen bir videosu yayınlandı. O videoda Kate; kırılgan görüntüsüyle, geçirdiği operasyonun ardından kanser tedavisi görmeye başlayacağını duyurdu.

Görüntülerde Kate, her zamankinden daha solgundu. Bunu birçok kişi makyajsız olmasına bağladı.

Bu arada o görüntülerin de yapay zeka ürünü olduğunu söyleyenler bile çıktı. Bu konudaki tartışmalar da bitmiş değil.

Her ne olursa olsun, Prenses Diana’nın ölümünden 23 yıl sonra Galler Prensesi unvanını resmi olarak kullanan Kate Middleton bir kez daha ve belli ki uzun süreliğine ortadan kayboldu.

O açıklamasında Kate, sağlık ekibinin önerisiyle koruyucu kemoterapi göreceğini belirtti. O noktadan sonra da herkes Kate’in dış görünüşünün bu tedaviye bağlı olarak değişip değişmeyeceğini sorgulamaya başladı. 

Elbette Kate’in gelecekte kraliçesi olacağı İngiltere’de de uzmanlar bu konudaki görüşlerini açıklamaya başladı.

ONUNLA İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİLEN AYRINTI
Kanserin tedavisi olarak uygulanan kemoterapinin en bilinen yan etkisi hastanın saçlarını kaybetmesi…

İşte bu durum uzun, bakımlı ve sağlıklı saçlarıyla bilinen Kate’in hayranlarını da meraklandırdı. Acaba Kate o güzelim saçlarını kaybedecek miydi? Bu yüzden mi “kanser tedavisi görüyorum” açıklamasını yaptıktan sonra iyice gözlerden uzaklaşmıştı?

Uzmanlara bakılırsa kemoterapinin insanı fiziksel ve ruhsal olarak etkileyen bazı ciddi yan etkileri var elbette. Bunlardan en çok bilineni de saçların ve kaşların kaybı. Fakat tedavi bittikten sonra her ikisi de tekrar uzuyor.

İngiltere Kanser Araştırmaları Merkezi’ne göre saçların seyrelmesi ya da dökülmesi kemoterapinin en yaygın yan etkilerinden biri.

Ama bu durum her kemoterapi gören hasta için geçerli değil. Bazı tedavilerde böyle bir yan etki görülmüyor.

Kate’in ne tür bir kansere yakalandığı ve nasıl bir tedavi gördüğü resmi olarak açıklanmadığından Prenses için böyle bir durumun söz konusu olup olmadığı da bilinmiyor.

Yine uzmanlara göre Kate, uygulanan tedaviye bağlı olarak saçlarıyla vedalaşmamış da olabilir.

Kate’in ne tür bir kansere yakalandığı açıklanmadı. Nasıl bir tedavi gördüğü de bilinmiyor. O yüzden de kemoterapinin en yaygın yan etkisinin Prenses’te görülüp görülmediği de şimdilik bir muamma. 

KRAL DA KANSER TEDAVİSİ GÖRÜYOR
Bu arada İngiliz kraliyet ailesinde kanser tedavisi gören tek kişi Kate değil. Kral Charles da gelininden önce kansere yakalandığını ve tedavi gördüğünü açıkladı. Kral, sağlığı el verdiğince resmi görevlerine de devam ediyor.

Ailenin eski gelini, Prens Andrew’nun boşandığı karısı Sarah Ferguson da önce meme sonra da cilt kanserine yakalandı. Fakat o da kimi zaman kamuoyu karşısına çıkıyor aileyle birlikte.

Her ikisi de kanser tedavisi gördüğü halde fiziksel görünümlerinde herhangi bir değişim yaşanmadı. Yani tedavinin en yaygın yan etkisi olan saç kaybı ne Kral’da görüldü ne de Sarah Ferguson’da.

Onlar zaman zaman halkın karşısına çıktıkları için durumları bir anlamda göz önünde. Fakat milyonlarca kişinin merak ettiği asıl aile üyesi Kate Middleton.

Görünüşe göre bu konudaki merakın giderilmesi için de daha uzun bir süre geçmesi gerekecek.

Ailenin eski gelini Sarah Ferguson da kanser tedavisinde. Fakat o da saçlarını kaybetmedi.

WILLIAM, MERAK EDENLERİN YÜREĞİNE SU SERPTİ
Bu arada 22 Mart ayında yayınlanan videosundan sonra Kate bir daha görünmedi. Ama kocası Prens William resmi görevlerine döndü.

Prens, önceki gün de bir açılışa katıldı. Orada kendisine karısının durumu sorulduğunda da her şeyin yolunda gittiğini söyledi. Onun bu sözleri de Kate’i merak edenlerin yüreğine biraz da olsa su serpti.

Çünkü Kate’in tedavisi sırasında William da bir süre ailesinin yanında kalıp çocukların bakımına destek olmuştu. Onun görevlerine dönmesi, Kate’in tedavisi ile ilgili olumlu gelişmeler yaşandığını düşündürdü.

Öyle ya da böyle Kate’in sağlığıyla ilgili soru işaretleri kendisi halkın karşısına çıkıncaya kadar bitecek gibi görünmüyor. 

SAÇLARINI KANSERLİ ÇOCUKLARA BAĞIŞLAMIŞTI
Kate Middleton gençlik yıllarından bu yana uzun saçlarıyla biliniyor. Fakat bundan birkaç yıl önce 2018’de aniden omuzlarına kadar kısalan saçlarıyla dikkat çekti. Bunun nedeni de bir süre sonra ortaya çıktı.

Kate Middleton kestirdiği saçlarını Little Princess Trust isimli bir vakfa bağışlamıştı. Bu kuruluşun amacı ise kanser tedavisi sırasında saçlarını kaybeden çocuklara peruk yaparak morallerini yüksek tutmaktı.

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kemoterapi-gorecegini-kendisi-aciklamisti-o-ipek-gibi-saclarina-ne-olacak/feed/ 0
‘İzel Çelik Ercan’ dağıldı… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izel-celik-ercan-dagildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izel-celik-ercan-dagildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:49:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11841 Bir dönem pop müzikte fırtınalar estiren İzel Çelik Ercan 1992’de ayrılmıştı. 2022’de yeniden bir araya gelip art arda konserler veren ekip, bayramda Kıbrıs’ta sahneye çıkmalarının ardından tekrar dağılma kararı aldı. İzel Çeliköz, “Aramızda Kalmasın”a konuştu:

ERCAN MUTSUZ ETTİ

“Yıllar önce Çelik ‘Ben artık mutsuzum’ demiş, grup dağılmıştı. Bu kez ayrılığı ben istedim. Ne garip tesadüf ki, ben de ‘Mutsuzum’ diyerek ayrıldım. 30 konser zor dayandım. Sevgili Ercan yıllarca müzik şirketlerinde ve stüdyolarda patronluk yapmış biri. Bu halini sahnede de sürdürünce mutsuz oldum.”

‘İzel Çelik Ercan’ 90’lı yıllarda fırtına gibi esmişti…

TÜRKİYE’NİN UNUTULMAYAN MÜZİK GRUPLARI

Onlar bir zamanlar keyifle dinlediğiniz, her konserini takip ettiğiniz müzik gruplarıydı. Bazıları çoktan piyasadan elini eteğini çekti. Bazıları hala faaliyetlerini sürdürüyor. 1990’dan başlayıp 70’lere doğru gidelim ve şarkılarıyla bir kaç kuşağın hafızasında yer eden o grupları hatırlayalım istedik.

CARTEL    

Takvimler 1995 yılını gösterirken müzik dünyasına fırtına gibi girdi Cartel grubu… Almanya kökenli bir rap grubuydu Cartel ve bir anda şarkıları gençlerin diline düştü.Grubun Cartel adlı albümü önce Almanya’da yayınlandı. Sonra da Türkiye’de. Aynı adlı albümün çıkmasından sonra Cartel’i oluşturan üç grup dağıldı. Aralarında bazıları solo çalışmalar yaptı. Bunlardan biri de Erci E’ydi..

GRUP VİTAMİN

 Esprili şarkı sözleriyle bir anda 90’lar gençliğinin gönlünü çelen Grup Vitamin’in ilk kadrosunda Gökhan Semiz, Ufuk Yıldırım ve Ercan Saatçi vardı. Sonra kadroda değişiklikler oldu. İlk albümünü 1990’dan 1999’a kadar çok sayıda albüm çıkardı grup.Uzun bir aranın ardından 2004 yılında Best of Vitamin adlı albümle yine müzikseverlerle buluştular.” Tut ki karnım acıktı, kedimi yedim” ya da “Biraz roka, beyaz peynir ve kaşar ızgarada tedirgin bir sazanım” gibi sözleriyle dinleyenleri kahkahaya boğdu grup. Grup elemanları zaman içinde değişse de Grup Vitamin 90’ların başından sonuna kadar hep müzik piyasasında yer aldı.Sonra dağıldı ve elemanların her biri başka yönlere gitti.Grubun kurucu üyelerinden Gökhan Semiz bir trafik kazasında yaşama veda etti.

BİR KAÇ İYİ ADAM

 1996 yılında onca Evcimik’in girişimiyle kuruldu grup. Kelimenin tam anlamıyla dört zıpır gençten kurulu olan grubun ömrü fazla uzun sürmedi. Bir Kaç İyi Adam, Türkiye’de single çıkaran ilk grup olarak da tarihe geçti. Grup üyelerinden Ertunç Bentürk daha sonra dans hocası olarak karşımıza çıktı. Fakuk K. ise bir albük hazırladı.

ÇITIR KIZLAR

 Yine Yonca Evcimik’in girişimiyle 1996’da kuruldu. Melda Gür, Ebru Kıran ve Serap Türk’ten oluşuyordu. 70’lerin ünlü kız grubu Cici Kızlar’ı örnek alan grubun ömrü de çok uzun olmadı. Grup üyelerinden Melda Gür, dansçı ve oyuncu olarak meslek yaşamını sürdürdü.

AJLAN VE MİNE

 1990’ların en gözde ikililerindendi.. Ajlan Büyükburç ve Mine Çağlıyan 1994’te birlikte çıkardıkları tek albüm olan Aşkolsun ile müzik dünyasında unutulmazlar arasında yer aldılar. Daha sonra yollarını ayırdılar. Ajlan Büyükburç 1999’da geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.

AYŞE HAKAN AYKUT

Hakan Altun günümüz müzik piyasasında da adını devam etiren ünlülerden biri. Ama yılar önce 1990’da Ayşe ve Aykut ile birlikte ortak çalışmalar yapmıştı. Grup AHA adıyla tanınıyordu. Ama varlığı uzun sürmedi.

OYA- BORA

Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu’nun şarkıları da 90’lar gençliğinin hafızasında silinmez bir yer elde etti. İkili ilk kez 1987 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’nde Melih Kibar’ın bestesi Paydos ile katılarak ikinci oldu. İlk büyük başarıyı 1987 Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda seslendirdikleri “Tasvir-i Şikayet” adlı şarkıyla elde ettiler. Oya ve Bora hala müzikten tam olarak kopmuş değil. Ancak eskisi gibi önplanda olmayı tercih etmiyorlar.

BEŞ YIL ÖNCE 10 YIL SONRA

 1980’lerin başında kurulan grup genellikle eski şarkıları yeni bir yorumla seslendiriyordu. Nilgun Onatkut, Mehmet Horoz, Atakan Ünuvar, Şebgün Tansel Didem Hekimoğlu ve Esma Erdem gruba zaman içinde değişen üyeleriydi.Beş Yıl Önce On Yıl Sonra 1984 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etti. Şimdi müzik piyasasında değiller.

BULUTSUZLUK ÖZLEMİ

 Gençlerin ve her zaman genç kalanların gözde grubu Bulutsuzluk Özlemi… Nejat Yavaşoğulları tarafından kurulan grup adını Mümtaz Soysal’ın bir yazısından alıyor… Zaman zaman kadrosundaki isimler değişse de Bulutsuzluk Özlemi ilk albümünü çıkardığı 1986 yılından bu yana müzikseverlerin gözdesi.

YENİ TÜRKÜ

1977 yılında Derya Köroğlu, Zerrin Yaşar ve Selim Atakan tarafından Ankara’da kuruldu… İlk albüm Buğdayın Türküsü 1979’da piyasaya çıktı. Yeni Türkü de Türkiye’nin en uzun soluklu müzik gruplarından biri… Kadro zaman zaman değişse de şarkıları hala dillerden düşmüyor.

GRUP GÜNDOĞARKEN

 Bir amca ve iki yeğeni, İlhan, Burhan ve Gökhan Şeşen tarafından 1982’de kuruldu. İlk profesyonel deneyiini de 1983’te Levent Kırca Tiyatrosu’nda sahnelenen Kadıncıklar oyunuyla yaptı.Grup Gündoğarken, geride unutulmaz şarkılar bırakarak dağıldı.

ÜÇ HÜREL

Onur, Haldun ve Feridun Hürel, 1970 yılında o dönemde çok yaygın olan Anadolu rock tarzında müzik yapan bu grubu kurdu. İlk isimleri Yankılar’dı. Ama sonra bu ismin başka bir grup tarafından kullanıldığını öğrenince isimlerini İstanbul Dörtlüsü olarak değiştirdiler. Daha sonra sırayla Trio İstanbul, Oğuzlar, Alizeler, ve Biraderler isimlerini kullandılar… Haluk Levent’in yeniden yorumladığı Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş de dahil bir çok unutulmaz şarkıya imza attılar.

EZGİNİN GÜNLÜĞÜ

Özellikle üniversite gençliğinin en sevdiği gruplardan biri… 1981 yılında kuruldu.. İLk hit parçaları Düşler Sokağı’ydı. Kadroları zaman zaman değişse de hala şarkılarını söylemeye devam ediyorlar.

MAZHAR FUAT ÖZKAN

 Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’dan oluşan bir kaç kuşaktan gencin gözde grubu…Temelleri 1965 yılında atıldı… Üçlü olarak ilk albümleri Ele Güne Karşı 1984’te çıktı. Grup, iki kez Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil etti. Grubun üyelerinden Özkan Uğur, 2023 yılında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

MOĞOLLAR

 Türkiye’nin efsane gruplarından biri Moğollar. 1967’de Silüetler’de çalışan Aziz Azmet, Tahir Nejat Özyılmazel, Murat Ses ve Aydın Daruga Vahşi Kediler grubunun basçısı Haluk Kunt’la birlikte grubu kurarlar. Kısa bir süre sonra Selçuk Alagöz grubunda çalışan Cahit Berkay gruba katılır ve Tahir Nejat Özyılmazel gruptan ayrılır. Kısa bir süre sonra yine bir ara Selçuk Alagöz grubunda çalışmış olan ve Almanya’da Cem Karaca Apaşlarla yaptığı turneden dönen Hasan Sel Haluk Kunt’un yerini alır.İlk 45’likleri “Eastern Love/Artık Çok Geç”, Şubat 68’de çıkar. Moğollar yeni üyeleriyle müzik serüvenini sürdürüyor.

KURTALAN ESPRES

 Barış Manço’nun 1972 yılında kurduğu ve vefatına kadar birlikte çalıştığı grubu. Adını Haydarpaşa – Kurtalan hattında çalışan Kurtalan Ekspresi’nden alan grup kimi zaman Cem Karaca ile de çalıştı.Grup son albümünü 2003 yılında “3552” adıyla piyasaya çıkardı.

ERSEN VE DADAŞLAR

 Onlar da bir döneme damgasını vuran Anadolu rock gruplarından biriydi. Ersen Dinleten’in kurduğu grup çalışmalarını 1993 yılına kadar sürdürdü.Gafil Gezme Şaşkın/Güzele Bak Güzele, Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm/Yedin Beni Dostlar Beni, Hatırlasın/Üç Kız Bir Ana Ekmek Parası/Zalım gibi albümleriyle hafızalarda yer aldı.

CİCİ KIZLAR

 Türkiye’deki genç kız gruplarının öncülerinden… Bilgen Bengü, Şebnem Aksu ve Birnur Bilginoğlu’dan oluşan grup 1975 yılında Delisin adlı şarkıyla Türkiye Eurovision elemelerinde dikkat çekti. Ancak o yıl yarışmada ülkemizi Semiha Yankı temsil etti.Grup dağıldıkan sonra Bilgen Bengü müzik yaşamına tek başına devam etti. Bengü, Kıvırcık ve Canım Çekti gibi albümler çıkardı. Çeşitli sinema filmlerinde oynadı. Grubun bugün de zaman zaman ekrana çıkan tek üyesi Bilgen Bengü.

BEYAZ KELEBEKLER

 Türk pop müziğinin uzun süreli gruplarından biri… 1963’te kurulan grup etkinliğini 1980’e kadar sürdürdü. Kabataş Lisesi’nde okuyan 5 gençten kurulan grup 1970 yılında bir turneye giderken geçirdiği kaza sonucu üç üyesini yitirdi. Son olarak 1980’de İzmir Fuarı’nda sahne aldılar.

MAVİ IŞIKLAR

Bir döneme damga vuran gruplardan Mavi Işıklar, Çetin ve Metin Yavuzdoğan kardeşler ile Nejat Toksoy, Cihat Günaydın ve Zamir Manisa’dan oluşuyordu. İlk kez 1964 yılında sahneye çıktılar ve bir anda gençliğin kalbini fethettiler. Arabesk müzik furyasının başlamasıyla birlikte köşelerine çekildiler. Mavi Işıklar, Öyle Bir Geçer Zaman ki adlı dizire şarkıları söylenince yeniden gündeme geldi.

EMEL – ERDAL

 1980’lerin ortalarında biraraya gelen Emel Müftüoğlu ve Erdal Çelik uzun süre ikili olarak müzik dünyasında yer aldı. Sevmek Öyle Bir Şey” ve 1987 yılında da “Alaturka Benim Canım” adlı iki albüm çıkardıktan sonra ayrıldılar. Emel Müftüoğlu kariyerini tek başına sürdürmeye karar verdi. Çelik ise müzik piyasasından ayrıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izel-celik-ercan-dagildi/feed/ 0
Poz verirken karnını içine çekiyordu… Bu kıyafetler bana yakışmıyor… Çıplak gezsem daha iyi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/poz-verirken-karnini-icine-cekiyordu-bu-kiyafetler-bana-yakismiyor-ciplak-gezsem-daha-iyi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/poz-verirken-karnini-icine-cekiyordu-bu-kiyafetler-bana-yakismiyor-ciplak-gezsem-daha-iyi/#respond Sat, 06 Jul 2024 09:01:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10849 Ama ona sorarsanız giysiler onu hep hayal kırıklığına uğrattı. Bu yüzden de çıplak gezmek daha iyi!

Bu ünlü, anlattığına göre ayna karşısına çıplak olarak geçtiğinde kendini beğeniyor. Ama üzerine giysileri geçirdiği zaman iş değişiyor.

Kim mi bu iddiada bulunan kişi? Bir süredir yeni projeleriyle ve yaptığı ilginç açıklamalarla konuşulan Kelly Brook’un ta kendisi..

ZAYIFKEN DE ŞİŞMANLAYINCA DA KENDİSİYLE HEP BARIŞIKTI
İnternetten tanışıp aşık olduğu Jeremy Parisi ile mutlu bir yuva kuran 44 yaşındaki Kelly Brook, şimdi de yaptığı ilginç itirafla gündemin ilk sırasına yerleşti.

Brook, giysilerle ilgili bazı sorunları olduğunu hatta bazı giysilerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını belirterek kimi zaman çıplak gezmenin daha iyi olduğunu söyledi.

Kelly Brook, bugüne kadar fiziksel görünümü özellikle de yıllar geçtikçe daha kıvrımlı hale gelen bedeni, alıp verdiği kiloları konusunda her zaman açık davrandı.

Hatta kilo aldığında bazı fotoğrafçıların kırmızı halıda poz verirken “karnını içine çek” diye kendisini uyardığını bile saklamadı.

Bunun yanı sıra kilo aldıktan sonra sosyal medyada paylaştığı bikinili pozları nedeniyle acımasızca eleştirilse de buna bile aldırmadı.

Hatta kelimenin tam anlamıyla inadına bikinisini de giydi, iddialı pozlarını da verdi.

‘ÇIPLAK GEZMEYİ TERCİH EDERİM’
Kelly Brook, metro.co.uk adlı siteye yaptığı açıklamada da kimi zaman elbiselerle sorun yaşadığını, giydiği bazı kıyafetlerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

Ardından da “Çıplak gezmeyi tercih ederim” diye ekledi.

Uzun süredir Heart Radio’da program sunan Kelly Brook, her zaman istediği gibi görünmese de üzerine çok da yakışmayan kıyafetler yüzünden kendini suçlamadığını da belirtti.

Bu konudaki düşüncesini şöyle ifade etti Kelly Brook: “Çıplak olarak ayna karşısına geçiyorum ve kendimi beğeniyorum. Sonra üzerime bir kıyafet giyiyorum ve onun beni çok da iyi göstermediğini hissediyorum” diye konuştu.

Brook, kendisini her zaman çıplak olarak daha çok beğendiğini de sözlerine ekledi. Giydiği kıyafetlerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyen Brook ” Bu da benim suçum değil” diye konuştu.

Bu konudaki sözlerini de şöyle sürdürdü: “Bu tasarımcıların suçu. Elbiselerin kesimleri doğru değil.” 

‘BU HALİMLE İYİYİM’
Oyunculuğun yanı sıra modellik de yapan Kelly Brook kariyerinin başında fazla kilolu bulunduğu için bazı işleri kaçırdığını da saklamadı hiçbir zaman.

Bir ara kilo vermek için çok uğraşsa da sonunda kendini olduğu gibi kabul etti. Bunu da birkaç röportajında şu sözlerle açıkladı Brook: “Gerçekçi olmayan hedefler belirlemiyorum. 44 yaşına geldim, 21 yaşındaki gibi görünmek istemiyorum. Bu halimle iyiyim.”

Kelly Brook bunun yerine yaşının kadını gibi görünmek istediğini söyledi:” 44 yaşında biri gibi görünmek istiyorum. Sağlıklı, enerjik…”

KOCASININ AŞKI SAYESİNDE KENDİNE GÜVENİ YERİNE GELDİ 
Kelly Brook, aslında Jeremy Parisi ile tanışıncaya kadar kilolarıyla çok mücadele etti. Ama evlendikten sonra söylediğine göre kocasının sevgisi sayesinde kendine güven ile ilgili sorunlarını yendi.

Ünlü yıldız zaten bu konuda daha önce samimi açıklamalar da yaptı. Gösteri dünyasının kadın yıldızlara yönelik zayıflık baskısından nasibini fazlasıyla alan Brook, zayıfken kendini “sefil” gibi hissettiğin,i aynaya baktığı zaman fiziksel görünümünde bir sürü eksiklik bulduğunu söyledi.

Söylediğine göre Jeremy Parisi ile tanışıp bir de evlendikten sonra onun da desteğiyle kendine güveni yerine geldi. Özetle seven ve sevilen her kadının yaşadığını o da yaşadı.

 

OYUNCULUĞU BIRAKTI: ‘ZATEN ÇOK İYİ BİR OYUNCU DEĞİLDİM’
Brook, geçtiğimiz ay oyunculuğu bırakacağı açıklamasıyla konuşulmuştu.. Brook, aslında kendisinin çok da iyi bir oyuncu olmadığı inancında olduğunu da saklamadı. Hatta oyunculuğa veda konusunda “Ben evli bir kadınım… Başkasının sevgilisi gibi rol yapmak istemiyorum” diye konuşmuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/poz-verirken-karnini-icine-cekiyordu-bu-kiyafetler-bana-yakismiyor-ciplak-gezsem-daha-iyi/feed/ 0
Demet Sağıroğlu: Hayatımı şöhret üzerine kurmadım! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demet-sagiroglu-hayatimi-sohret-uzerine-kurmadim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demet-sagiroglu-hayatimi-sohret-uzerine-kurmadim/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:24:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10208 Uzun bir aradan sonra son single çalışmanız “Resmen Haksızlık” ile dinleyici buluştunuz. Geriye dönüp baktığınızda müzik dünyasında neler değişmiş?

– Zaman çok hızlı akıyor. Sadece müzik dünyası değil, günlük hayatın olağan akışı da artık zamanla yarış halinde. Çok fazla üretim var. İçinde çok iyi çalışmalar olsa da birçoğu daha duyulamadan yok oluyor. Bence değişen en önemli şey hız, dinleyicilerin şarkıları sindirmesine bile zaman yok artık. Bu sadece müzik sektörünün değil, bence çağımızın sorunu.

Sezen Aksu, Kayahan gibi isimlerin vokalistliğiyle müzik hayatına başlayan isimlerin şarkılarını hâlâ biliyoruz. Bu zamanın ruhuyla mı ilgili yoksa idol isimlerle çalışmanın bir getirisi mi?

Sezen Aksu, Kayahan gibi isimler sadece yorumcu değil söz yazarı ve besteci kimlikleri ile de Türk pop müziğine damga vurmuş isimler. Bir şarkının ilk notaları ya da sözlerinden itibaren nasıl ete kemiğe büründüğüne, dinleyiciyle paylaşılma aşamasına gelene kadar müzikal anlamdaki yolculuğuna tanık olmak bile başlı başına bir okuldu. Yaptıkları işler başucu kitabı gibi bir müzisyenin yolunu aydınlatmak için yeterli. Günümüzde de o şarkılara cover çalışmalar yapılmasının özünde bu yatıyor. Şehrazat, Uzay Heparı gibi isimlerle de yolumun kesişmesi kariyerimde çok sağlam temeller atmama neden oldu. Temel sağlam olduğu zaman şarkılar zamana yenik düşüyor.

GÜÇLÜ DURAN KADINLARIN HİKÂYESİ

Uzun süre sonra “Resmen Haksızlık”la müzik dünyasına ‘merhaba’ demeye nasıl karar verdiniz?

Uzun bir aranın ardından kendi bestemle dinleyiciyle buluşmayı planlıyordum. Hatta bu konuda da çok ısrarcıydım, o sırada menajerim Sinan Ufuk Nergis bana dinlemem için söz ve müziği Murat Güneş’e ait iki demo yolladı.?Uzun zaman sonra ilk defa benim yazmadığım ama beni ifade eden bir şarkıyla karşılaştım. Şarkının genel yapısında hem 90’lar kokusu hem de günümüz sound’u hakim. Sözler de samimi olunca ortaya içime sinen, sıcak bir Demet şarkısı çıktı.

Şarkının öyküsü nedir?

“Resmen Haksızlık” ne yaşarsa yaşasın sonunda güçlü durmayı başaran bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Sizin hayatta ya da ilişkilerde haksızlık olarak tanımladığınız şeyler ne?

Haksızlıklara karşı sesimi yükseltmekten hiç çekinmedim. Rahatsızlık duyduğum şeyler olduğunda da söylerim. Bence en büyük haksızlık karşımızdaki insanlardan gerçek düşüncelerimizi saklamak, olduğumuz gibi saf ve şeffaf olmamaktan kaynaklanıyor. O zaman karşı tarafa dürüst olmamaya başlıyoruz. Bence birine karşı dürüst olmamak ona karşı yapılacak en büyük haksızlık

HAYATIMI ŞÖHRET ÜZERİNE KURMADIM

Uzun yıllar Amerika’da yaşadınız. Türkiye’deki şöhreti bırakıp başka bir ülkede yaşamak sizi nasıl etkiledi? Şöhretle ilişkiniz nasıl?

Şöhret ile olan ilişkime değil, müzik ile olan ilişkime odaklandım hep. Hayatımı şöhret üzerine kurmadığım için bu konuda hiçbir rahatsızlık duymadım. Aksine, kimsenin beni tanımadığı bir yerde yaşamak, çok daha özgür bir hayat sundu.

Resim, seramik gibi farklı alanlarda da üretimi olan çok yönlü bir sanatçısınız. Geçtiğimiz günlerde Erol Evgin bir resim sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Sizin de müzik dışında bu tarz projeleriniz olacak mı?

– Konservatuvara başlamadan önce Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’ne kayıt yaptırmıştım. Hatta o dönem Hacettepe Resim Bölümü’nü de kazandım. Amerika’da yaşadığım yıllarda da dünyanın en sevdiğim şehirlerinden oluşan seramik tabaklar yapmaya başladım. Önümüzdeki yıllarda bir sergi açmayı planlıyorum.

OYUNCULUKTA HEDEFİM YOK

◊ Yeni jenerasyondan dinlediğiniz isimler var mı?
Aleyna (Tilki), Edis, Buray, Cem Adrian gibi yeni nesil sanatçıların eserlerini Türk pop müziği adına kalıcı ve değerli buluyorum. Lil Zey, Deniz Tekin, Sena Şener, Selin gibi daha alternatif müzik yapan sanatçıları da ilgiyle takip ediyorum.

◊ Daha önce sizi dizi ve müzikallerde oyuncu olarak da izlemiştik. Kariyerinizde oyunculukla ilgili bir hedefiniz var mı?
– Oyunculukla ilgili bir hedef koymadım. Senaryosuna, yönetmenine ve kendime inandığım bir proje olursa sürpriz yapabilirim.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demet-sagiroglu-hayatimi-sohret-uzerine-kurmadim/feed/ 0
‘Bay Sinema’ Türker İnanoğlu’na veda… Kızı Zeynep İnanoğlu’ndan duygusal konuşma: Baba sana söz veriyorum… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:12:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9737 Yeşilçam’ın efsane ismi, ünlü yapımcı ve film yönetmeni Türker İnanoğlu, 88 yaşında hayata veda etti. 2 Nisan’da hayatını kaybeden Türker İnanoğlu bugün son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Türker İnanoğlu’nun oğlu İlker İnanoğlu, kızı Zeynep İnanoğlu Özdemir, eşi Gülşen Bubikoğlu, damadı Cüneyt Özdemir ve torunları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanatçılar; Hülya Koçyiğit, Zafer Ergin, Şevket Çoruh, Kerem Alışık, Ali Sunal, Cem Yılmaz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı ve sanat ve medya dünyasından birçok kişi de katıldı.

İnanoğlu’nu anlatan biyografik kısa filmin gösterimiyle başlayan tören programını damadı Cüneyt Özdemir sundu.

Törende, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hülya Koçyiğit, Ali Sunal, Cem Yılmaz, İlker İnanoğlu ve Zeynep İnanoğlu sahnede konuşma gerçekleştirdi.

İlker İnanoğlu konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamadı.

Tören sonrasında İnanoğlu’nun Türk Bayrağına sarılı tabutu omuzlara alınarak Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne götürüldü.

Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından büyük usta Kanlıca Aile Mezarlığı’na defnedildi.

EŞE DUYGUSAL VEDA…
Türker İnanoğlu’nun 50 yıllık hayat arkadaşı ünlü oyuncu Gülşen Bubikoğlu törende duygusal anlar yaşadı.

Zeynep İnanoğlu-Gülşen Bubikoğlu-Ali Mavi Özdemir
Gülşen Bubikoğlu “Zaman zaman birbirimizle mücadele ettik ama bu ters kutuplaşma bize bir sihir getirdi. 40 yıldır bu mücadeleyi birlikte verdik. Şimdi kaybettik ama zorlu zamanlardan geçtik hastalık olarak. O bakımdan şimdi huzur bulduğu için mutluyum.” diye konuştu…

HÜLYA KOÇYİĞİT

“Hepimizin hayatında onun etkisi var, onun dokunuşu var. Her şeyden önce Türk sinemasına çok değerli katkıları var. Çalışma hayatımız, düzensiz, dengesiz, bunun bir raya oturması gerekiyor. Toplantılar yaptık… Dönem dönem sinema çıkmazlara girdi. Bunun halledilmesi için Türker İnanoğlu, bizi alıp Ankara’ya götürdü. Kültür Bakanlığı’nı ziyaret ettik. O bir sinema aşığı, sinema tutkunu, sinema için yapmadığı yok. Hepimizin hamisi onun emeklerine çok büyük saygı duyuyorum. Bugün bir devir kapandı onunla beraber. Öyle güzel eserler bıraktı ki ardında ne mutlu böylesine yaşanmış bir hayata.”

ALİ SUNAL

“Benim ilk arkadaşlarımdan, ilk dostlarımdan biriydi Türker Abi. Babamla çok şeker dostlukları vardı. Müthiş anlaşıyorlar, bazen birlikte iş yapamıyorlar ama devamında yine müthiş dostlukları var. Beni keşfeden de Türker Abi oldu. Benimle arkadaşlık kurdu. Aramızdaki yaş farkına baktığımıza rağmen beni en dikkatli dinleyen insandı. Annemle babamla konuşup, beni yatılı misafir ettiler. Kızı Zeynep’le arkadaş olduk. Ben küçükken karanlıktan korkuyordum. Uyurken başımda bekleyip masallar anlatıyordu. Ben Türker Abi’yi böyle hatırlıyorum. Kendi seçtiğim ilk arkadaşım olabilir Türker Abi.”

CEM YILMAZ

“90’lı yılların ortasında Meltem Cumbul Show yapıyordu. Beni çağırmıştı beni orada izlemiş. Bu sahne aktif olduktan sonra burada sahneye çıktım. Bin kez gösteri yaptıysam binine de geldi. Hep ‘en çok seni seviyorum’ derdi ve buna inandırırdı insanı. Ben de en çok beni zannediyordum ama herkesi seviyormuş. Her zaman sahnemize gelip bir ihtiyacın var mı diye sorardı.”

İLKER İNANOĞLU

“Çok mükemmeliyetçi bir adamdı. 18 yaşımdan beri sağlık sebeplerinden dolayı Amerika’ya götürdüm. Son zamanlarında yine Amerika’ya gittik ameliyat için. Otele geldik, asansöre bindik orada düğmeye basmaya çalıştı ‘baba bırak onu da ben yapayım dedim’ her şeyi kendisi yapmak isterdi. Çok sert bir babaydı, hala çocuk gibiydim karşısında . Vefat edince üzerimdeki baskı kalkar diye hissediyordum ama yanılmışım. Çok zor… Baba seni çok seviyorum.”

ZEYNEP İNANOĞLU

“Babam önemsediği konuları kimseye emanet etmezdi. Bugünü de kendisi planladı. Benim yurtdışında olacağımı düşünmüştü. Her şeyin üzerinden birkaç kez geçtik. Bütün bu planlamalar yaşanan acıyı azaltmıyormuş. O böyle bir insandı detaylara hakimdi. Çalışkandı, disiplinliydi. Duygularını göstermemekle beraber aşırı duygusaldı. İşine ve çalışma arkadaşlarına inanılmaz bağlıydı. Çok insana dokunup, çok eser bıraktı. Bugün burada sizleri görse çok mutlu olurdu. Tam istediği veda. Sevgili baba beni duyuyorsan hissediyorsan seni çok sevdiğimi bilmeni istiyorum. İsminin ve adının bizlerle yaşaması için elimden gelen her şeyi yapacağımı sözünü veriyorum”

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY

“Ben Türker Abi’yi Atlas Sineması müzesi sırasında tanıma fırsatı buldum. O sıralarda Türker Abi Atlas Sineması’nda bakanlığımızın kiracısıydı. Kendisini ziyaret edip proje konusunda bilgilendirdim görüşmelerini aldım. Hiç tereddüt etmeden ’Sayın Bakanım bir an önce başlayın elimden ne geliyorsa desteği vereceğim’ o gün anladım Türker Abi’deki sinema aşkını. Yaklaşık üç ay önce Atatürk Kültür Merkezi’nde bir araya geldik. Zaman zaman sağlığı izin verdiği anlarda kültür ve sanat konusunda görüşlerini alıp fikirlerini sunmasını istiyorduk. Çok faydalı ve değerli bir insandı. Beyaz perde sevdalısıydı diyebilirim. Sinema emekçisi olarak çıktığı bu yolda çok büyük sıkıntılar çekmişti, bu sıkıntıları unutmayıp, sinema emekçileri için elini taşın altına koymayı bilmişti. Gençlere de değer verip her zaman arkalarında durdu. Biz camianın onu hiçbir zaman unutmayacağını biliyoruz. Haziran ayında Atlas Sineması Müzesi’nde Türker İnanoğlu sergisi açmaya karar verdik. Ben bir insanın en büyük eserinin yetiştirdiği insanlar olduğuna inanıyorum.”

EROL EVGİN

“40 yılı aşkın süredir birlikte çok çalışmalar yaptık. Türk sinemasının duayeniydi. Televizyona da çok işler bıraktı. En son Safranbolu Üniversitesi ile ilgili projelerini göstermişti bana. Çok titizdi, çok disiplinliydi. Ben her yıl burada konser veririm. Salon beni büyüler her seferinde. Onu arardım ‘ne kadar güzel bir salon yapmışsın’ derdim. Senin ekibin çok iyi derdim. ‘Askeri disiplin almış onlar’ derdi bana. Ailesine, sevenlerine, sinema ve televizyon dünyasına baş sağlığı diliyorum.”

Büyük usta öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kanlıca Aile Mezarlığı’na defnedildi.

İLKER AKSUM

“Beni 1995 yılında hemen kanatları altına aldı, kariyerimi belirledi. ‘Yabancı Damat’ adlı dizide bana rol vererek kariyerimin gidişatını değiştirmiştir. Türkiye’nin en büyük yapımcısı, tiyatroya büyük katkıları olan bir insandı. Bir daha onun gibisinin geleceğini düşünmüyorum.”

GÜL SUNAL

“Sinemacı olarak çok takdir ettiğimiz bir dostumuz. Ama ben onun daha çok mutfakta yemek yapan, komik, yaramaz bir çocuk gibi aile hayatını çok özleyeceğim. Gelirken Ali ile onları konuştuk. Birlikte seyahatlerimiz oldu. O seyahatlerde hep başroldü. Onu hep komik, güzel, yaramaz bir çocuk olarak hatırlayacağım”

Cenazeye katılan Orhan Gencebay’a eşi Sevim Emre eşlik etti.

NEHİR ERDOĞAN

“Tüm Türkiye’nin başı sağ olsun. Ben sadece mesleğimde çok önemli dokunuşları olan bir büyük bir çınarı kaybetmedim, bir çocuğumuza babalık etti Türker Abi. Yarattığı karakterler de babasını kaybetti. Layığıyla görevimizi yapmaya çalışacağız. Belki de Yeşilçam’ın son çınarıydı. Bir devir onunla değişiyor. O insanlar yetiştirdi, sadece oyuncular değil. Ben çok şanlıyım. Onun yetiştirdiği gibi sürdüreceğiz İnşallah.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/feed/ 0
Karnı burnunda evlenmişti… Üçüncü çocuğu da gizlice doğurmuş https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karni-burnunda-evlenmisti-ucuncu-cocugu-da-gizlice-dogurmus/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karni-burnunda-evlenmisti-ucuncu-cocugu-da-gizlice-dogurmus/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:06:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9701 Kardashian kız kardeşlerin en büyüğü olan Kourtney Kardashian’ın sedyeyle doğum odasına girerken bile peşinden ayrılmayan kameralar ve bu görüntülerin ailenin hayatını konu alan Kardashians adlı reality şovda yer alması magazin dünyasının unutulmaz anlarından biri olarak hafızalara kazınmıştı.

Şimdilerde hâlâ hamilelik yolculuğunu ve anneliğinin ilk günlerini sosyal medyadan hayranlarıyla paylaşan çok ünlü olsa da birçok yıldız isim her şeyi saklı gizli yapıp sonradan paylaşma akımını benimsemiş durumda.

Magazin basını bir zamanlar ünlülerin doğumlarını tıpkı Kourtney Kardashian örneğinde olduğu gibi epey yakından takip ediyordu

Blake Lively ve Ryan Reynolds çifti dördüncü bebellerini kucaklarına alalı bir yıldan fazla zaman geçti ama daha ne fotoğrafını paylaştılar ne de çocuklarının ismini ya da cinsiyetini açıkladılar.

ŞİMDİ SAKLI GİZLİ DOĞUMLAR MODA OLDU…

Daha iki hafta önce ilk bebeklerini kucaklarına alan Suki Waterhouse ve Robert Pattinson çifti de bu saklı gizli bebek sahibi olma akımının en son örneklerinden.

Julia Stiles’ın da son zamanların modasına uyarak hamileliğini ve doğum yaptığını sakladığı ortaya çıktı

10 Things I Hate About You filminin yıldızı, sevilen oyuncu Julia Stiles’ın da üçüncü bebeğini saklı gizli doğurduğu yeni ortaya çıktı.

2017’de evlendiği Preston Cook’la mutlu mesut bir yaşam kuran yıldız isim geçen yıl üçüncü kez anne oldu.

43 yaşındaki ünlü oyuncu artık üç çocuk annesi

RÖPORTAJ VERİRKEN DOĞUM YAPTIĞINI İTİRAF ETTİ

İlk yönetmenlik denemesi olan “Wish You Were Here” filmiyle ilgili olarak New York Times’a röportaj veren Stiles “5 aylık bir bebeğim olduğu ve ilk filmimi yönetmeye başladığım için bir tür duygu yumağı gibiyim” diyerek 2023 sona ermeden bebeğini doğurduğunu itiraf etmiş oldu.

43 yaşındaki Stiles gazeteye verdiği demeçte “uykusuzluk çektiğini” ancak kendisini “hiç olmadığı kadar enerjik” hissettiğini söyledi. Ünlü oyuncu küçük bebeğin adı ya da cinsiyeti hakkında daha fazla ayrıntı vermedi.

Julia Stiles ve Preston Cook yıldız oyuncu karnı burnunda hamileyken evlenmişti

ANNE OLMAK KARİYERİNE İYİ GELDİ

Julia Stiles röportajında ebeveynliğin kariyerine etkisini “Anne olmanın yönetmen olmak için gerçekten harika bir eğitim olduğunu düşünüyorum” diyerek anlattı.

“10 adım sonrasını düşünmeniz ama aynı zamanda şu anda da olmanız gerekiyor. Zaman yönetiminde iyi olmalısınız. İnsanların ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmalı ve onlara rehberlik etmeli ama aynı zamanda sınırlarınızı da korumalısınız.” diyerek kendi annelik serüvenini tarif eden Stiles bunun kariyeri için de kendisine rehber olduğunu söyledi.

Julia Stiles 2018’de Cannes’a da kucağında oğluyla böyle gitmişti

İLK ÇOCUĞUNA HAMİLEYKEN EVLENMİŞTİ

Julia Stiles ve Preston Cook’un iki de oğlu var. Ünlü çift, Julia Stiles karını burnunda hamileyken Eylül 2017’de nikah masasına oturmuştu. Yeni evliler iki ay sonra şimdi 6 yaşında olan ilk oğulları Strummer’ı, Ocak 2022’de de 2 yaşında olan Arlo’yu kucaklarına almıştı.

Julia Stiles, ilk kez anne olduktan sonra oğluyla bir fotoğrafını paylaşmış, sonrasında hiç beklemediği tepkiler ve eleştirilerle karşılaşınca sosyal medyadan paylaşım yapmamaya başlamıştı.

Stiles bu paylaşımından sonra trollerin hedefi olunca sosyal medyaya tövbe etmişti

İLK ÇOCUĞUYLA PAYLAŞTIĞI FOTOĞRAF ONA “TÖVBE” ETTİRMİŞTİ

2017’de oğlunu kanguruya koyup göğsünde taşırken çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan yıldız oyuncu bebeğini taşımayı bilmediği, kötü bir anne olduğu gibi sayısız yorum almış, “İşte size internet! Keşke bu troller kendilerine düzgün bir şey bulup onunla uğraşsalar” diyerek tepkisini ortaya koymuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karni-burnunda-evlenmisti-ucuncu-cocugu-da-gizlice-dogurmus/feed/ 0
Yıllardır aradığı aşka sonunda kavuştu: Dünyanın en mutlu yeri senin yanın sevgilim https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aradigi-aska-sonunda-kavustu-dunyanin-en-mutlu-yeri-senin-yanin-sevgilim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aradigi-aska-sonunda-kavustu-dunyanin-en-mutlu-yeri-senin-yanin-sevgilim/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:37:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8933 31 yaşındaki yıldız şarkıcı ve oyuncu, 36 yaşındaki erkek arkadaşı Benny Blanco ile bir kanepede sarılırken çekilmiş tatlı bir fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı.

Gomez bir battaniyenin altında sıcacık sarınırken ve Blanco kollarını ona sararken çift rahat ve samimi görünüyordu. Selena fotoğrafın altına “İşte mutlu yerim” yazarken 5 aydır devam eden ilişkisinin giderek ciddileşmeye başladığının da sinyallerini vermiş oldu.

Uzun süre sağlık sorunları ve kalp kırıklıklarıyla gündemde kalan Selena Gomez hayatında ilk kez çok mutlu ve huzurlu görünüyor

Geçen hafta bir fotoğraf paylaşan ve aldığı kilolarla dikkat çeken Selena Gomez görünümüyle ilgili kötü yorumlara da kulağını tıkadı. Yıllardır Lupus hastalığı yüzünden zor zamanlar geçiren, 2017’de böbrek nakli olmak zorunda kalan yıldız isim kullanmak zorunda olduğu ilaçlar yüzünden kimi zaman kilo sorunu yaşıyor.

Gomez ve ünlü müzik yapımcısı Blanco, Aralık 2023’te aşklarını teyit ettiklerinden beri sürekli olarak mutlu aşk pozlarını paylaşıyorlar. Bu ayın başlarında, çiftin bir et yemeği pişirirken göründüğü bir gönderiyle ortak yemek pişirme sevgilerinin romantizmlerinde nasıl önemli bir yeri olduğu da ortaya çıkmıştı.

Ünlü çift sürekli sosyal medya paylaşımı yapmakla kalmıyor artık gece gezmeleri, ödül törenleri ve krımızı halılarda da hep bir arada poz veriyor

Gomez’in “En sevdiğim yerlerden biri… onun mutfağı,” diye yazdığı videoda Blanco’nun mutfak tezgahı sebze, et ve diğer yiyeceklerle doluydu… Bu ayın başlarında TalkShopLive’a katılan Blanco, kendi adını taşıyan “Selena + Chef”i sunan Gomez ile her gün birlikte yemek yaptıklarını açıkladı.

Geçen yılın aralık ayında ilişkilerini itiraf ettiklerinde zaten altı aydır birlikte olduklarını itiraf eden çift o zamandan beri her an her yerde el ele dudak dudağa görüntülenmeye başladılar.

Yakın çevresi zaman zaman Selena Gomez’in bu kadar hızlı ilerleyen bu ilişki ve yaşadığı mutluluğa kendini çok fazla kaptırmasından endişelense de genç yıldız hayatında uzun süredir ilk kez bu kadar mutlu ve huzurlu olduğunu söylüyor.

Yıllardır arayıp da bulamadığı aşka sonunda kavuşan Selena Gomez bir yandan da başrolünü oynadığı Only Murders in the Building dizisinin dördüncü sezon çekimlerinde. Çocuk yaşta onunla birlikte bir yıldıza dönüşen Justin Bieber’la unutulmaz bir aşk yaşayan Selena Gomez artık geçmişin hayaletlerini de kovmuş gibi görünüyor…

Güzel yıldız Benny Blanco ile ilişkisi ortaya çıktıktan beri parmağından B harfli yüzüğünü de eksik etmiyor

Justin Bieber’dan ayrıldıktan son ruhsal anlamda zorlu bir süreç geçiren Gomez, Bieber Hailey Baldwin’le evlendikten sonra bu kez de ünlü modelle atışmaya başlamıştı. Bu sosyal medya yoluyla yapılan manidar paylaşımlara Bieber, Baldwin ve Gomez’in hayranları da katılıyor, her paylaşımda ortalık adeta savaş alanına dönüyordu.

Son aylarda ise Hailey Baldwin kimi zaman paylaşım yapsa da Selena Gomez dizisi ya da sevgilisiyle ilgili bir şey olmadıkça konuşmaktan bile vazgeçmiş durumda. Yakın çevresi artık aradığı aşkı bulduğunu düşünen Selena Gomez’in Benny Blanco ile evlenmek hatta çocuk sahibi olmaktan da bahsetmeye başladığını söylüyor…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aradigi-aska-sonunda-kavustu-dunyanin-en-mutlu-yeri-senin-yanin-sevgilim/feed/ 0
‘Bugün bildiklerimi o zamanlar bilseydim kızımın hayatını kurtarabilirdim’ Kâbus 2013’te başladı… Mesajları duyunca gözyaşlarına hâkim olamadılar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bugun-bildiklerimi-o-zamanlar-bilseydim-kizimin-hayatini-kurtarabilirdim-kabus-2013te-basladi-mesajlari-duyunca-gozyaslarina-hakim-olamadilar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bugun-bildiklerimi-o-zamanlar-bilseydim-kizimin-hayatini-kurtarabilirdim-kabus-2013te-basladi-mesajlari-duyunca-gozyaslarina-hakim-olamadilar/#respond Tue, 05 Mar 2024 09:00:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6012 Nick Gazzard, kızını kaybettiği günü bölük pörçük hatırlıyor.

İki polis memurunun Gloucester’da bulunan evinin kapısını çalıp bir kuaförde çalışan kızının öldürüldüğünü kendisine bildirdiğini hatırlıyor örneğin. Bir de Gloucestershire Kraliyet Hastanesi’ndeki görevlinin kendisine, eşine ve büyük kızına, “Maalesef Hollie’yi kurtaramadık” dediğini hatırlıyor.

O gün Gazzard ailesinin Hollie’yi görmesine izin verilmedi. Birkaç saat sonra Gazzard, ailesiyle birlikte bir polis konvoyu eşliğinde eşinin annesinin Cotswolds’daki evine götürüldü. Çünkü Hollie’yi öldüren kişi halen yakalanamamıştı ve polis, aile üyelerinin kendi evlerinde kalmalarının tehlikeli olduğunu düşünüyordu. Saldırgan Gazzard’ın peşinde olabilirdi.

İçinde oldukları polis aracı köy yollarında ilerlerken Gazzard’ın aklından, “Bunlar gerçek mi? Ben bir filmin içine mi düştüm?” soruları geçiyordu.

Gazzard iki gün boyunca ağzına lokma koymadı. Ağlama alışkanlığı olan bir insan olmadığı için ağlamadı da. Bir iki saat zorlukla uyudu. Eşi Mandy ise ilaçlarla sakinleştirilebilmişti. Gazzard, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Sadece var oluyorsunuz. Sürekli ‘Ne oldu? Bu nasıl olabilir? Önceden fark edebilir miydim?’ diye düşünüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN BİLDİKLERİMİ O ZAMAN BİLSEYDİM KIZIMIN HAYATINI KURTARABİLİRDİM”

Hollie, 2014 yılının Şubat ayında eski sevgilisi Asher Maslin tarafından öldürüldü. O sırada 20 yaşındaydı. Maslin’le tanışalı 1 yıl olmuştu. Gazzard sonlara doğru Maslin’in “bela” olduğuna emin olsa da Hollie’nin hayatının tehlikede olabileceğine hiç inanmamıştı.

Gazzard, aradan geçen 10 yılda bu cinayetin nasıl işlendiğini anlamaya çalışmanın kendisini hayatta tuttuğunu söyledi. Aile içi şiddet konusunda bilgi sahibi olmanın, tehlike sinyallerini tanıyıp örüntüleri ayırt etmenin kendisine bir yaşama gayesi verdiğini ifade eden Gazzard, “O zamandan bu yana edindiğim bilgilerle geriye dönüp baktığımda o ilişkide yaşanan her şeyi görebiliyorum. Bugün bildiklerimi o zaman bilseydim Hollie’nin hayatını kurtarabilirdim çünkü harekete geçerdim. Kızımı kaybetmek bana başkalarının başına aynı şeyin gelmesini önleme kararlılığı verdi. Belki de bu benim başa çıkma mekanizmamdır. Yaşadığımı atlatabilmek için harekete geçmek ve pratik bir şeyler yapmak zorundaydım” dedi.

Hollie’nin çocukluğunda tıpkı kendisi gibi hareketli ve sporcu ruhlu olduğunu belirten Gazzard, “Ergenlik yıllarında moda ve güzellik sporun yerini aldı. Yakınlardaki bir kuaför salonunca çıraklık yaptı ve genç bir kadın olarak gelişmeye başladı. Çok farklı tarzları, kesimleri ve renkleri vardı. Çok yaratıcı ve sosyaldi. Çok büyük bir arkadaş grubu, ışıl ışıl bir gülümsemesi vardı. Birlikte vakit geçirmek isteyeceğiniz neşeli bir insandı. Hollie’nin bu yanına bayılırdım” diye konuştu.

Hollie’nin anne ve babası

HER ŞEY ŞUBAT 2013’TE BAŞLADI

Hollie ile Maslin Şubat 2013’te tanıştı. Hollie o sırada 19 yaşındaydı ve bir kruvaziyer gemisinde kuaförlük işine başvurmuştu. İşe kabul edilen Hollie, bir hafta sonra geri dönüp Londra’da başka bir iş buldu. Maslin de genç kadının yanına taşındı.

Gazzard, bu dönemde kendisini, eşini ve büyük kızları Chloe’yi endişelendiren olaylar yaşandığını anlattı. Örneğin Hollie eskiye kıyasla daha az neşeli görünüyordu. Ailesiyle görüşmeye erkek arkadaşı olmadan geldiğinde Maslin sürekli arayıp mesaj atıyordu. Londra’da 4 ay geçirdikten sonra Hollie, bir gün ansızın babasını aramış ve “Gelip beni al” demişti. Gazzard kızını eve getirirken Maslin de peşlerinde Gloucester’a gitmişti.

Gazzard, sonraki 5 ay boyunca Hollie ile Maslin’in “bir dargın bir barışık” olduğunu belirterek, “Adam hayır cevabını kabul etmiyordu” dedi.

Cinayetten birkaç gün önce Hollie, Maslin’e ilişkinin tamamen bittiğini söyledi. Karşılığında Maslin bardağındaki içeceği Hollie’nin yüzüne attı, genç kadının banka kartını çalıp hesabından para çekti. Hollie, bütün bunları ailesiyle paylaşınca, hemen polisi aradılar

“HOLLIE’NİN AĞZINDAN ÇIKANLARA İNANAMADIK”

İki polis memuru ifade almak için evlerine geldi. Bu sayede Gazzard da kızının ilişkisi hakkındaki can sıkıcı gerçekleri öğrenmeye başladı. Gazzard o konuşmayı şöyle aktardı:

“Hollie’nin ağzından çıkanlara inanamadık. Maslin’in tehditleri karşısında hayrete düştüm. ‘Benden ayrılırsan ailem seni yakalar’, ‘Eğer gidersen yüzüne asit atarım’ diyormuş.”

Sorgu sırasında Hollie’nin telefonu durmadan çalıyor, mesajlar geliyordu. Mesajlardan birinde, “Eğer telefonu açmazsan gelip babanın kafasına beyzbol sopasını geçireceğim” yazılıydı. Gazzard o noktada hem kendisinin hem de eşi Mandy’nin gözyaşlarını zor tuttuğunu belirtti.

Yine de Gazzard, konunun kapandığına, Maslin’in boş tehditler savuran kızgın bir adam olduğuna inanıyordu. “İstismar edilen, takip edilen, öldürülen veya yaralanan kimseyi tanımıyorduk ve zorlayıcı kontrol o zamanlar iyi bilinen bir terim değildi” diyen Gazzard şöyle devam etti: “Polis işin içine girince Maslin’in kızımın peşini bırakacağını düşündüm.”

POLİSİN YAKLAŞIMI ELEŞTİRİLERE KONU OLDU

İlerleyen dönemde, o zamanki adı Bağımsız Polis Şikâyet Komisyonu olan Bağımsız Polis Davranış Bürosu’nun hazırladığı raporda, polisin o günkü yaklaşımı eleştirilecekti.

Memurlar, tehditlere ya da Maslin’in sabıka kaydına değil, banka kartının çalınmasına odaklanmıştı. Halbuki Maslin, annesine ve önceki iki kız arkadaşına kötü muamelede bulunmak ve bir tanesinin kapısına benzin dökmek de dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle 23 kez tutuklanmıştı.

Daha önce polis, güvenlik kamerası görüntülerinde Maslin’i elleri Hollie’nin boğazına dolanmış halde görmüştü. Bu detay rutin gözetim sırasında tespit edilmişti. (Gazzard bunların hiçbirini bilmiyordu.) Hollie’ye bir güvenlik desteği verilmediği gibi Maslin’in davranışı da takip veya taciz olarak kabul edilmedi.

Hollie’nin ihbarı üzerine polisler Maslin’i annesinin evinde tutuklama girişiminde bulundu ama o evde değildi. Polisler kendilerine verilen iki alternatif adresi de ziyaret etmedi. Görüşmeden iki gün sonra, 18 Şubat 2014’te Hollie’nin çalıştığı salona giren Maslin, genç kadını 14 yerinden bıçakladı.

BERBAT GERÇEKLER ZAMANLA AÇIĞA ÇIKTI

Maslin ertesi sabah erken saatlerde tutuklanınca Gazzard ve eşi Mandy eve dönebildi.

Gazzard, “Sanırım pragmatik bir insan olduğum için bu durumla başa çıkma yöntemim prosedürler oldu” dedi.

“Şimdi ne olacak? Onu ne zaman görebiliriz? Cenazeyi ne zaman yapabiliriz?” gibi sorulara odaklandığını belirten Gazzard, “Hollie’nin gelir giderlerini düzenliyordum, Maslin’in kızımın üzerine yıktığı borçlar olduğunu keşfediyordum” dedi. (Maslin, Hollie adına kredi kartları ve cep telefonu abonelikleri almıştı.)

Gazzard, “O yıl 50’nci doğum günümdü ve Las Vegas ve Los Angeles’a gitmeyi planlıyorduk. Bütün bunları iptal ettik. Tabii bir de polis, dava ve medya süreçleri vardı” dedi.

Maslin’in savunma için ikinci bir otopsi yapılması konusunda ısrar etmesi nedeniyle Hollie’nin cansız bedeninin aileye teslim edilmesi biraz zaman aldı. “Öldükten sonra bile hâlâ Hollie üzerinde gücü vardı” diyen Gazzard, kızının cesedini adli tabip nezdinde teşhis etmenin şimdiye kadar yaptığı en zor şey olduğunu söyledi.

Cenazede herkes renkli kıyafetler giydi

CENAZEDEN BİR AY SONRA HOLLIE ADINA BİR VAKIF KURULDU

Cenaze töreni güneşli bir Mart gününde yapıldı. Gazzard, “Bunu söylemek çok tuhaf ama cenazesinden keyif aldım” dedi ve ekledi:

“Halkın tepkisi çok büyüktü, bu yüzden cenazeyi Gloucester Katedrali’nde yaptık ve 1000 kişi geldi. Gelenlerden parlak renkler giymelerini istedik çünkü Hollie de öyle biriydi; parlak ve şen şakrak. Vitray pencerenin yanında durduğumu, güneşin içeri girdiğini, Hollie’yle ve onun temsil ettiği şeyle gurur duyduğumu hatırlıyorum.”

Bir ay sonra Gazzard, Hollie Gazzard Vakfı’nı (HGT) kurdu. Bağış toplama yürüyüşüyle ​​20.000 sterlin toplandı ve arkadaşları, Gazzard’ın vakfın hayır kurumu statüsünü güvence altına almak için engelleri aşmasına yardımcı oldu.

“En başta Hollie’nin unutulup gitmesini istemediğimi söylemiştim. Başkalarına yardım etmek kontrolüm dahilinde yapabileceğim pratik bir şeydi. Başlangıçta belki genç bir kuaförün kariyer basamaklarını çıkmasına yardım edebiliriz diye düşündüm” ifadelerini kullanan Gazzard, kitaplar okudukça ve bu alanda çalışan diğer kişilerle tanışıp aile içi şiddet hakkında daha fazla bilgi edindikçe bu durum hızla değişti.

PEK ÇOK KADININ HAYATINA DOKUNDULAR

HGT’nin şu anda yedi yarı zamanlı çalışanı var. Bunlardan biri de Hollie’nin ablası Chloe. Vakıf, okullarda, kolejlerde, işyerlerinde, polis güçlerinde ve diğer kamu kurumlarında eğitim yoluyla aile içi istismar ve zorlayıcı kontrol konusunda kamuoyunun farkındalığını artırmaya ve önleme araçlarının kullanımını teşvik etmeye odaklanıyor.

Hollie Guard kişisel güvenlik uygulaması 500.000 kez indirildi. Uygulamanın özellikleri arasında, acil bir durumda seçilen kişiye canlı ses ve videonun yanı sıra konumunuzu da gönderebilen gizli uyarı sistemi öne çıkıyor.?Hollie Guard’ın verileri halihazırda 60 polis soruşturmasında delil olarak sunuldu.

“DAHA FAZLASINI YAPABİLİR MİYDİM?”

Gazzard’a çok meşgul olduğunu ve yas tutmaya zaman ayırmadığını söylüyorlardı. Halbuki o iki yıl boyunca güldüğünde veya gülümsediğinde kendini suçlu hissediyordu.

Ne var ki Hollie’nin ölümüyle ilgili duyduğu suçluluk duygusu çok daha zordu. “Bir babanın görevi çocuklarını korumaktır” diyen Gazzard ekledi:

“Daha fazlasını yapabilir miydim? Neden yapmadım? Bu duygular gelip gidiyor ve normalde yaptığım şey onları bir kutuya koymak. Eğer bir şeyi değiştiremeyeceksem, onu orada bırakıp düşünmemeye çalışıyorum. O adam için de aynı şey geçerli. Onu düşünmüyorum çünkü benim için bu negatif enerji.” (Gazzard, Maslin’den ismiyle bahsetmekten kaçınıyor.)

Maslin cinayet suçunu kabul etti ve şu anda en az 24 yıl olmak üzere ömür boyu hapis cezasını çekiyor. Bu süreçte Gazzard kendisine ve polise duyduğu öfkeye yenilmemeyi başardı. “Öfke size zarar veren bir duygudur. Öfkelenerek zaman kaybetmek istemiyorum” diyen Gazzard, şöyle devam etti “Bu duyguyu bir kenara bırakıyorum ve bunun yerine polis güçleriyle neyin yanlış gittiğini konuşuyorum ve şunu soruyorum: ‘Bundan ders alabilir misiniz?'”

Maslin’in de yarı yolda bırakıldığına inanan Gazzard, “Polis ve sosyal hizmetler onu tanıyordu. Elbette toplum olarak bu insanlarla ilgilenmeli, onları değiştirmeye çalışmalı ve onları bu yoldan döndürmeliyiz” dedi.

FELÇ GEÇİRDİ, EŞİYLE YOLLARI AYRILDI

Kendini bu amaca adamanın bedelleri de oldu. Mayıs 2020’de felç geçiren Gazzard, “Sanırım vücudum ‘Yeter artık. Yavaşlamalı ve kendine zaman ayırmalısın’ diyordu” dedi. O güne kadar vakıfla finansa hizmetlerdeki işini dengede tutmaya çalışan Gazzard, felç geçirdikten sonra erken emekli oldu ve HGT’de haftada sadece üç gün çalışmaya karar verdi.

Yaşadıklarının bir diğer etkisi de eşiyle olan ilişkileriydi. Yakın zamanda boşandıklarını söyleyen Gazzard, “Bence farklı şekillerde acı çekiyor ve farklı şeyler istiyorduk” dedi. Sabit fikirli olmadığını ama şu an hayattaki itici gücünün HGT olduğunu da sözlerine ekleyen Gazzard, “Belki de başarmak istediğim şey yüzünden ilişkimi feda ettim. Bunu yapmış olabilirim” diye konuştu.

Gazzard’ın asıl tutunduğu şey ise Hollie’nin ölümünden ders alan kişilerden gelen mesajlar. “İnsanlar sürekli olarak bize ‘Hayatımı kurtardınız’, ‘Beni bu ilişkiden kurtardınız’ diyor” ifadelerini kullanan Gazzard, örneğin bir genç kızın Hollie’nin hikayesini bir belgeselde gördükten sonra kendisine kötü davranan erkek arkadaşından kaçtığını söyledi.

Hollie’nin yaşadıklarının birçok belgesele konu olduğunu da hatırlatan Gazzard, “İnsanlara yardım ettiğimizi gördükçe daha da büyüyoruz ve kendimi daha iyi hissediyorum” dedi.

The Guardian’ın “My daughter was stabbed to death by her ex-boyfriend – but I won’t let anger destroy me” başlıklı haberinden derlenmiştir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bugun-bildiklerimi-o-zamanlar-bilseydim-kizimin-hayatini-kurtarabilirdim-kabus-2013te-basladi-mesajlari-duyunca-gozyaslarina-hakim-olamadilar/feed/ 0
Yıllardır aileyi adım adım izleyen uzmandan dudak uçuklatan iddia: Harry, her zaman Kate’e biraz aşıktı! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aileyi-adim-adim-izleyen-uzmandan-dudak-ucuklatan-iddia-harry-her-zaman-katee-biraz-asikti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aileyi-adim-adim-izleyen-uzmandan-dudak-ucuklatan-iddia-harry-her-zaman-katee-biraz-asikti/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:45:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4615 ‘FİZİKSEL DEĞİL ZİHİNSEL BİR AŞKTAN SÖZ EDİYORUM’
Bugüne kadar kraliyet ailesiyle ilgili kaleme aldığı kitapların yanı sıra yaptığı yorumlarla da dikkat çeken Ingrid Seward, yakın zamanda piyasaya çıkacak olan kitabı My Mother and I’da (Annem ve Ben) çok çarpıcı bir iddia ortaya attı.

Seward’ın kitabında ileri sürdüğüne göre Prens Harry’nin, ağabeyi William’ın karısı Kate’e karşı hisleri vardı.

Bu durum da Harry’nin karısı Meghan Markle’ı kıskandırdı. Ingrid Seward “Belki de Harry, Kate Middleton’a biraz aşıktı” dedi.

Seward, bu dudak uçuklatan iddiasını ortaya attıktan sonra belli ki bir yanlış anlamayı ortadan kaldırmak için sözlerini şöyle sürdürdü: ” Hayır, hayır, hayır… Fiziksel bir aşktan söz etmiyorum. Ama zihinsel olarak demek istiyorum.”

HER ZAMAN BİR KIZ KARDEŞ ÖZLEMİ DUYUYORDU
Ingrid Seward, Harry’nin henüz hayatında Meghan Markle’ın olmadığı, William ve Kate ile birlikte üçünün yakın olduğu zamanları hatırlattı.

Sonra da Harry’nin her zaman bir kız kardeş özlemi duyduğunu hatta bunu annesi Diana’ya bile söylediğini belirtti

Seward, William ile Kate’in evlendikten sonra da Harry ile çok samimi olduklarını hatırlatıp “Psikolojik olarak Harry, Kate’e hayranlık duyuyordu. Zaten Kensington Sarayı’nda sürekli William ile Kate’in dairesindeydi. Yemekte ne olduğunu bile soracak kadar yakındı çifte” dedi.

Ingrid Seward’ın bu sözleri İngiliz kraliyet ailesinin bir zamanlar aralarından su sızmayan üçlüsünü yani Kate, William ve Harry’nin samimi hallerini akıllara getirdi.

HARRY İLE KATE’İN MUZİP GÜLÜŞMELERİ AKILLARA GELDİ
Kate’in aileye yeni katıldığı dönemlerde üçünün yakınlığı gerçekten de dikkatlerden kaçacak türden değildi. Özellikle de Harry ile Kate’in haşarı çocuklar gibi suç ortaklığı yapmaları sık sık objektiflere takılıyordu.

En ciddi etkinliklerde bile William hiç duruşunu bozmadan otururken Kate ile Harry’nin birbirlerine muzipçe gülümsemeleri hatta bazen kahkahalarını tutamamaları o dönemde üçlünün takipçilerini de çok sevindiriyordu.

Bu samimiyet o dönemde uzun uzun mercek altına alınmıştı. Yapılan yorumlara göre William, çocukluğundan bu yana geleceğin kralı olarak yetiştirildi. Doğal olarak büyüdüğü zaman da bu durum değişmedi, giderek arttı.

O yüzden William, taşıdığı sorumlulukların ağırlığı altında daha ciddi davranıyordu. Ama kardeşinin kral olmak gibi bir derdi olmadığı için zaten bütün hayatını ağabeyinden daha rahat bir biçimde yaşadı. Her zaman da ortamı neşelendiren kişi Harry oldu.

KUZENLERİNİ DE GÜLDÜREN HEP OYDU
Aslında küçüklüğünden bu yana William daha ciddi dururken Harry, Buckingham Sarayı’nın balkonundan halkı selamlarken bile sergilediği haşarı davranışlarla dikkat çekiyordu. Bu durum da hayatına Meghan girinceye kadar değişmedi.

Harry’nin böylesine muziplik yaptığı tek kişi de Kate değildi o dönemde. Kuzenleri Beatrice, Eugenie ve Zara ile birlikte bulunduğu ortamlarda da hep şaka yapan kişi Harry oluyordu.

Aslında Prens Harry de yıllar önce ağabeyiyle iyi geçirdiği bir dönemde verdiği röportajda “Kate’i hiç sahip olamadığım kız kardeşim gibi görüyorum” demişti.

Bazı kraliyet yorumcularına göre de annesi Diana’yı çok küçük yaşta kaybeden Harry, Kate’de biraz da anne sevgisi buluyordu.

Evlenmeden önce de evliliklerinin ilk döneminde de Harry, Kate ve William ile çok yakındı. Birlikte TV izleyip yemek yaptıkları konuşuluyordu. Hatta Harry’nin hayatındaki gelişmeleri onlarla özellikle de Kate ile paylaştığı da basına yansımıştı.

 

MEGHAN HEP KATE’İN YERİNDE OLMAK İSTEDİ
Seward, Kral Charles’ın Spare adlı kitabında anlattıkları yüzünden oğlunu affedip affedemeyeceğini bilemediğini belirtti. Harry Spare (Yedek)adlı kitabında karısı Meghan ile Kate’in düğün öncesi nedime kıyafetleri yüzünden tartıştıklarına yer verdi. Kate’in karısı Meghan’ı ağlattığını sonra da özür dilemek için çiçek gönderdiğini ileri sürdü.

Olay, Kate’in kızı Charlotte’un da aralarında bulunduğu nedimelerin çorap giymemesi üzerine patlak verdi o dönemden bu yana anlaıyanlara göre. Her iki tarafın da olaya dair kendi versiyonu vardı. Birinde Meghan o sırada küçük oğlu Louis’yi yeni dünyaya getiren Kate’i ağlatmıştı. Bir tarafa göre de ağlatan taraf Kate idi.

Ingrid Seward’a göre Meghan Markle, Kate’i çok kıskanıyordu. Bu konuda daha önce de konuşulan bir söylentiyi hatırlattı Seward: “Duyduğuma göre aslında Meghan, Kate’in yerine kendisi prenses olmak istiyordu. Ayrıca Windsor Kalesi’nde yaşamayı da hayal ediyordu” dedi.

EVİNİ BİLE KISKANDI
Bu arada Seward, Meghan’ın Harry ile birlikte Kensington Sarayı’nda yaşadığı küçük binayı da beğenmediğini ve hep Kate ile William’ın dairesini kıskandığını hatırlattı.

Bu konu daha önce Harry ile Meghan’ın bir dijital platform için hazırladığı diziye de konu olmuştu. Orada anlatıldığına göre Meghan, bir akşam Harry ile birlikte Kate ve William’ın evine gitti. O dairenin pahalı dekorasyonunu görünce de ağzı açık kaldı.

BAŞKA BİR UZMAN DA AYNI KONUYA DEĞİNMİŞTİ 
 Meghan Markle’ın Kate’i kıskandığı söylentileri Seward’ın açıklamasından çok daha önce başka uzmanlar tarafından da dile getirilmişti. Bu iddialara göre aslında aileye gelin giderken kendisi için hayal ettiği her şeye Kate’in sahip olması Meghan’ı kıskandırıyordu.

Bu yılın başında konuyu gündeme getiren kişi de bir başka kraliyet yazarı Tom Bower oldu.
Bower, Closer dergisine yaptığı açıklamada Markle’ın 2018 yılında Harry ile evlenerek aileye katıldıktan sonra Kate’in sahip olduğu birçok şeyi istediğini ama hiçbirine ulaşamadığını ileri sürdü.

Onun yorumuna göre İngiliz kraliyet ailesinde her şeyin bir yolu vardı o da  bu ailenin izin verdiğii yoldu. Ama Meghan farklı bir yol izlediği için isteklerine kavuşamadı. 

Bower’ın yorumuna göre Kate ailenin parlayan yıldızı, başarılı ve popüler.. Bütün bunlar da Meghan’ın istekleriydi aslında. 

ŞATODA YAŞAMA HEVESİ DE KURSAĞINDA KALDI 
Hayallerine İngiliz kraliyet ailesinde sahip olamayan Meghan ile Harry aileden ayrıldıktan sonra kendilerine başka bir hayat yolu çizdiler. Fakat bu da onlara çok da yaramadı Bower’ın yorumuna göre. Bütün yaptıkları Sussex çiftinin toplumun gözündeki yerini olumsuz etkiledi.

Bir baka iddiaya göre de Markle evlendikten sonra Windsor Şatosu’nda yaşamak istemişti. Fakat Harry ile karısının bu isteği Kraliçe tarafından net bir şekilde geri çevrilmişti.

Kralie onlara düğün hediyesi olarak 10 odalı Frogmora Cottage’ı verdi. Ama oğullarının doğumunda sonra orada çok kısa bir süre yaşayıph önce Kanada’ya sonra ABD’ye gitti Harry ve Meghan.

Frogmore Cottage’ın restorasyonu için harcanan parayı da ABD’ye taşındıktan sonra ceplerinden ödediler

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yillardir-aileyi-adim-adim-izleyen-uzmandan-dudak-ucuklatan-iddia-harry-her-zaman-katee-biraz-asikti/feed/ 0
Bir daha böyle görünmemek için canını dişine taktı…’Yıllarca herkes benim vücudumu konuştu’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-daha-boyle-gorunmemek-icin-canini-disine-takti-yillarca-herkes-benim-vucudumu-konustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-daha-boyle-gorunmemek-icin-canini-disine-takti-yillarca-herkes-benim-vucudumu-konustu/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:27:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3950 Zaman içinde şöhreti arttı, albümleri satış rekorları kırdı, konserleri doldu taştı. Yine ilk zamanlarda kıvrımlı, tombul fiziksel görüntüsüyle dikkat çekti. Sonra ne olduysa oldu bütün o fazla kilolarından kurtulmaya karar verdi. Sonuç olarak bunu başardı da…

Artık o güzel sesi kadar modelleri kıskandıracak görüntüsüyle de dikkat çeken ünlü bir şarkıcı o. Üstelik söylediğine göre profesyonel bir sporcu gibi çalışıyor. Amacı hem yaz aylarındaki turnesine hazırlanmak hem de fiziksel görüntüsünü formda tutmak.

KONSERLERİMİN SAHNESİ GÖSTERİŞLİ OLACAK
Belki de hayranları çoktan anladı kimden söz ettiğimizi… Ünlü şarkıcı Adele bu anlattığımız kişi. 35 yaşındaki Adele, önümüzdeki ağustos ayında Almanya’da bir dizi konser verecek.

O zamana kadar da sahne için çok sıkı bir hazırlık sürecine girdi. Verdiği kiloları bir daha geri almamak ve sahnede de iddialı bir görüntü sergilemek için yoğun bir şekilde çaba gösteriyor.

Ünlü şarkıcı Adele, kendini profesyonel bir sporcuya benzetiyor. Doğrusu bu konuda haksız da sayılmaz. Çünkü günde üç ayrı egzersiz programı uyguluyor. Bunun yanı sıra geceleri de 12 kilometre yürüyor. Özetle profesyonel sporcuları kıskandıracak bir çalışma içinde.

PROFESYONEL SPORCU GİBİ ÇALIŞIYOR
Bunun nedenini de “Bu kadar çok ve yoğun bir profesyonel sporcu gibi çalışıyorum, çünkü Almanya’daki konserlerimin sahnesi çok gösterişli olacak” sözleriyle anlattı.

Adele, spor salonunda kardiyo performansını arttırdığını belirtip “Beyonce’nin gençliğinde mecbur olduğu şeyi ben de yapmak zorunda kalabilirim. Onu ayağına yüksek topuklu ayakkabı giydirip koşu bandında koştururlardı” diye sürdürdü sözlerini.

Tabii bi Adele için işin şaka kısmı. Yine de akciğerlerini gerçekten açmak ve sahnede iyi bir performans sergilemek için elinden geleni yapacağını belirtti ünlü şarkıcı. Ama Beyonce gibi yüksek topuklu ayakkabı değil spor ayakkabılar giydiğini söyledi.

KİLO VERMESİ HERKESİ ŞOKE ETMİŞTİ
Adele’in fiziksel değişimi yani 20 kilo vermesi gerçekten dikkat çeken bir durum oldu.

Kariyerinin başında fazla kilolarıyla dikkat çeken Adele, 2019 yılında tamamen bambaşka biri olarak hayranlarının karşısına çıktı. Çünkü tam 20 kilo verdi ünlü şarkıcı..

Onun kilo vermesi ise ilk kez o yıl gittiği bir tatilde gün yüzüne çıktı. O sırada Simon Konecki ile evliliğini bitirmiş olan Adele, tatilde kumsalda çekilen görüntülerinde ne kadar inceldiğini gözler önüne serdi.

Önce hayranlarını sağlığı konusunda endişelendiren Adele, sonra bunu kendi isteğiyle yaptığını açıkladı zaten. Ünlü şakıcının bunca zayıflamasının ardındaki sırrı herkes merak etti.

Bazı iddialara göre Adele, “beden büyücüsü” olarak tanınan Brezilyalı kişisel eğitmen ve beslenme koçu Camila Goodis ile çalıştı. O dönemde Adele’in diyet yaparak zayıfladığı ama egzersize fazla zaman ayırmadığı iddia edildi. Fakat Goodis Adele ile çalışmadığını açıkladı.

Daha sonra Adele’in fazla kilolarını fitnes gurusu olarak tanınan Dalton Wong ile çalışarak verdiği ileri sürüldü. Ama Adele o dönemde bu konuda hiçbir açıklama yapmadı.

HAYRANLARI SESİ ETKİLENİR DİYE KORKMUŞTU: Adele’in kilo verdiği ilk dönemde herkes onunla ilgili önemli bir ayrıntıyı merak ediyordu. Bunca kilo verdiği için sesinin de değişmesinden korkuyordu hayranları. Ama sonuç olarak böyle olumsuz bir durum yaşanmadı.

HERKES BENİM VÜCUDUM HAKKINDA KONUŞTU
Tabii Adele sonradan zayıflama sırrını açıkladı. Ünlü şarkıcı sadece kilo vermek değil aynı zamanda ruhsal açıdan da güçlü kalabilmek için moda bir diyet yapmadığını anlattı.

Bunun yerine ağırlık çalıştığını, dairesel egzersiz denilen ve bir dizi farklı disiplini bir araya getiren bir yöntem izlediğini söyledi.

Adele, Oprah Winfrey ele yaptığı röportajda söylediği gibi kariyerinin ilk yıllarında sürekli vücuduyla konuşuldu. “Vücudum yıllar boyunca obje haline getirildi. Herkes benim fiziksel görüntümü konuştu” dedi.

Söylediğine göre Adele, kilolu halinden de memnundu. Hiçbir zaman incelmesi gerektiğini düşünmedi.

Ama sonunda başkaları için değil kendisi için zayıflamaya karar verdiğini anlattı. Bu konuda “Bedenimle kilo vermeden önce de barışıktım, kilo verdikten sonra da barışık kaldım” diye sürdürdü sözlerini.

KİLOSUNU KORUMAK İÇİN ÇOK ÇALIŞIYOR
Adele kilo verdikten sonra durumunu korumak için de ipin ucunu bırakmadı. Egzersiz o günde üç kez tekrarlayan Adele söylediğine göre ağırlık egzersizlerini sabahları yapıyor.

Öğleden sonraları yürüyüş ya da boks antrenmanına, akşamlarını da kardiyoya ayırıyor. Bu durumu da “Ben bir sporcuyum ve bunu seviyorum” diye özetledi.

İlk evliliğini Simon Konecki (sağda) ile yapan Adele onunla 2018 ile 2019 arasında evli kaldı. Geçen yıl da müzik yapımcısı Rich Paul (solda) ile hayatını birleştirdi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-daha-boyle-gorunmemek-icin-canini-disine-takti-yillarca-herkes-benim-vucudumu-konustu/feed/ 0
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde kayıp canlara her dinde dua https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:34:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3779 Bazı gecelerin sabahı olmuyor… Tam bir yıl önce, 6 Şubat’ta da o meşum gecelerden biri yaşandı. Saat 04.17’de kopan 7.7’lik kıyametle on binlerce vatandaşımız için güneş hiç doğmadı. Ardından gelen gün, yer bir kez daha yerinden oynadı. Bu kez 7.6’yla yıkıldı dünyalar. Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler, tam 53 bin 537 canı kopardı aramızdan.

3 DİLDE AĞIT

Bu çifte felaketin yıldönümünde acılar hâlâ ilk gün gibi tazeydi. Büyük yıkımın yaşandığı 11 ilde ve tüm Türkiye’de kayıp canlarımızı andık. Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır ve Elazığ’da olduğu gibi Hatay’da da herkes ayaktaydı önceki gece. Akşam saatlerinden itibaren anma programları düzenlendi. İlk olarak Hatay Akademi Orkestrası, Uğur Mumcu Bulvarında Türkçe, Arapça ve Ermenice şarkılardan oluşan bir dinleti sundu. Yoğun yağmur altında, Hataylılar ağıt parçalarını gözyaşlarıyla, birbirine sarılarak dinledi.

DUALAR YÜKSELDİ

Köprübaşı mevkisindeki Anıt Alanı’nda tören düzenlendi sonra. Buradaki anma programına Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile kentte yaşayan Musevi, Hıristiyan cemaatinin dini temsilcileri de katıldı. Okunan Kuran-ı Kerim’in ardından, Musevi ve Hıristiyan din adamları da dualar okudu. Din adamları, “kardeşlik, birlik, beraberlik ve Hatay’ın en kısa zamanda eski günlerine kavuşması” dileğinde bulundu. 

YİNE O ÇAĞRI…

Saatler 04.17’yi gösterdiği anda depremzedeler hep bir ağızdan “Sesimizi duyan var mı” diye seslendi. Depremzedeler zaman zaman Atatürk’ün Hatayla ilgili “Hatay benim şahsi meselemdir” şeklindeki sözünü hep bir ağızdan tekrarladı. Anmaya katılan vatandaşlar, Asi Nehri’ne karanfil bıraktıktan sonra dağıldı.

Hataylılar acılarını sarılarak paylaştı.

SESSİZ YÜRÜYÜŞ

Hataylı depremzedeler gece yarısı, yakınlarını kaybettikleri enkazlara mum ve karanfil bıraktı. Daha sonra kentteki Vali Göbe kavşağında bir araya gelindi, ellerde meşaleler, defneler ve karanfillerle anma programının yapıldığı Köprübaşı mevkisindeki Anıt Alanı’na kadar ‘sessiz yürüyüş’ düzenlendi.

GEÇMİYOR SİZSİZ ZAMAN…

Depremlerin yıl dönümünde mezarlıklar doldu taştı. Kimi kaybettiği çocuğunun oyuncaklarıyla gittiği kabristana, kimi eşinin eşarbıyla…

Depremzedeler, yakınlarının mezarlarına sarılarak gözyaşı döktü.

OKULLARDA SAYGI DURUŞU

Ülke genelinde tüm eğitim öğretim kurumlarında öğrenciler, öğretmenler ve idareciler geçtiğimiz yıl hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin törene Ankara Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde katıldı. Tekin mesajında, “Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyoruz” dedi. Deprem bölgesinde yer alan 5 ilde eğitime 1 gün ara verildi. Hatay Defne’deki Sümerler Ortaokulu öğrencileri de depremde yaşamını yitiren Yağmur Rifaioğlu’nun (13) şiirini besteleyip, birlikte söyledi. Öğrenciler daha sonra gökyüzüne siyah balonlar bıraktı.

MEHMETÇİK’TEN ACI SELAM

Çifte felaketin birinci yılı nedeniyle dün, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları başta olmak üzere yurt genelinde bulunan askeri birliklerde anma törenleri düzenlendi. Mehmetçik, merkez üssü Pazarcık olan 7.7’lik ilk depremin meyana geldiği saat 04.17’de depremde ölen vatandaşlar için selam durarak saygı duruşu gerçekleştirdi ve ölenlerin anısına selam verdi.

ENKAZ ALTINDAKİ KIZININ ELİNİ BIRAKMAYAN BABA: BİR YILDIR YÜREĞİM YANIYOR

Enkaz altında kalan kızı Irmak Leyla Hançer’in (16) elini tutarken çekilen fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, felaketin yıldönümünde kızının mezarını ziyaret etti. Depremden sonra eşi ve 3 çocuğuyla birlikte Ankara’da yeni bir hayat kuran Hançer, kızının mezarının başına çiçek bırakırken gözyaşlarına boğuldu.

Depremde kızıyla birlikte 7 yakınını kaybettiğini söyleyen acılı baba, bir yıldır yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı: “Gidişi oldu gelişi olmadı bir daha. Biz de kendisiyle beraber öldük işte. Hiçbir zaman çıkmadı, çıkmıyor acısı. 2-3 saat çocuğumun elini tutarak bekledim o şekilde. Ellerinden öptüm, yanaklarından öptüm. İşte ellerine sarıldım… Ama hiçbir çare bulamadık. Yüreğimde ateş yanıyor, bir yıldır da sönmedi, daha da sönmedi…” 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/feed/ 0
Bebek mutluluğu bile yarım kalmıştı… ‘Evlilik yüzüğümü çıkarıp kutuya koydum’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bebek-mutlulugu-bile-yarim-kalmisti-evlilik-yuzugumu-cikarip-kutuya-koydum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bebek-mutlulugu-bile-yarim-kalmisti-evlilik-yuzugumu-cikarip-kutuya-koydum/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:21:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3759 İşte gösteri dünyasının genç çiftlerinden biri tam da böyle bir durumu yaşadı… Gencecik yaşında büyük aşkıyla evlendi… Çok zaman geçmeden iki tane çocuk sahibi oldular.

Ama tam da ikinci bebeklerinin daha dünyaya gözlerini yeni açtığı dönemde hiç beklemedikleri bir darbe yediler hayattan.

Genç baba, tedavisi olmayan olsa da olumlu yanıt alınamayacak bir hastalığa yakalandı. Mücadelesini sürdürdü ama sonunda onu çok seven karısının parmaklarının arasından kayıp gitti.

Geride, babalarını yeteri kadar tanıyamayacak iki küçük çocuğunu da bırakarak üstelik.

Onun ölümünün ardından bir başına kalan eş için yapması gereken en önemli şey bir yandan acısıyla başa çıkmaya çalışırken diğer yandan da çocuklarını büyütmekti… Son iki yılını da tam bu şekilde geçirdi genç kadın. Ama artık bir dönemeçte…. 

O genç kadın, kısa süre önce hayatına yeni bir yön çizmeye karar verdi. Acısını kalbine gömüp yaşam yolunda ileriye bakmak.

BEBEK MUTLULUĞU BİLE YARIM KALDI
Bu öykünün kahramanlarını eğer magazin dünyasıyla hiç ilgilenmemişseniz bile duymuşsunuzdur bir yerlerde, karşınıza çıkmışlardır elbette. Genç müzisyen Tom Parker ile bir TV ünlüsü olan karısı Kelsey Parker.

Wanted adlı müzik grubuyla tanınan Tom Parker ile eski adıyla Kelsey Hardwick, birbirlerine çok genç yaşta aşık oldular. Birlikte yaşlanmaya karar verip evlendiler.

Sonra aileyi biraz daha büyütme adımı geldi. Önce, şu anda üç yaşında olan Aurelia ile üç yaşındaki Bodhi dünyaya geldi.

Ama küçük oğullarının dünyaya gelmesiyle hemen hemen aynı dönemde beklemedikleri bir şok yaşadı genç çift. Bu yüzden bebeğin doğumunun neşesini bile doya doya yaşayamadılar.

Tom Parker, tedavisi mümkün olmayan bir beyin kanserine yakalandı. Yine de hem doktorlar hem de kendileri ellerinden geleni yaptılar.

Ama olmadı… Tom Parker 2022 yılının mart ayında henüz 33 yaşındayken hayata veda etti. Bütün ailesi, grup arkadaşları ve çocukları yanındaydı. Hatta en sevdiği şarkıyı dinliyordu o anda.

GERİDE KALAN EŞİN HAYATI ZOR OLDU… AMA ŞİMDİ HAYATA DÖNÜYOR
Onun ölümünün ardından karısı Kelsey için hayat daha da zorlaştı. Hastalıkla mücadele ettiği sırada sağlığı giderek bozulsa da yanında kocası vardı.

Ama o gidince büsbütün yalnız kaldı. Sonra usul usul hayata dönmeye başladı. Hatta kocasıyla ilgili bir kitap yazdı. Söylediğine göre bu, onun için bir tür terapiydi aynı zamanda.

Aradan geçen zamanda Kelsey, kısa bir aşk bile yaşadı. Sonra yine tek başına kalmayı tercih etti.

Genç kadın katıldığı bir TV programında artık tam anlamıyla hayata dönmeye karar verdiğini açıkladı.

Hatta söylediğine göre bunun için çok önemli bir adım attı. Nikah yüzüğünü çıkarıp bir kutuya kaldırdı.

Bu onun için yaşamına devam etme ve hatta kalbinin kapılarını aşka yeniden açmanın bir adımı.

‘ARTIK EVLİLİK YÜZÜĞÜNÜ ÇIKARMAM GEREKTİĞİNİ HİSSETTİM’
Kelsey Parker katıldığı programda ” Neden bilmiyorum… Sadece bu yıl nikah yüzüğümü çıkarmam gerektiğini hissettim” dedi.

Yine de genç yaşta ölen kocasını unutmadığını şu sözlerle ifade etti: “Ben zaten Tom ile evliyim. Ama bu hayatta değil, başka bir boyutta. O artık burada yanımda değil.”

Şu anda kimseyle evli olmadığını hatırlatan Kelsey Parker “Tom ile birlikte geçirdiğimiz mutlu zamanları hatırlıyorum. Artık kendime ve çocuklarıma odaklanmam gerektiğini düşünüyorum ve ileriye bakmak istiyorum” diye sürdürdü sözlerini.

İşte bütün bunları yapmak için de artık hayatta olmayan Parker ile evliliğinin bir simgesi olan yüzüğünü çıkarma ihtiyacı hissetmiş genç kadın. ” O şimdi bir kutuda durmalı” dedi.

Kelsey Parker, ölümünden önce hastanedeyken kocası Tom’un, parmağındaki evlilik yüzüğünü çıkarıp kendisine verdiğini anlattı. O yüzüğü de kendi evlilik yüzüğüyle birlikte sakladığını söyledi.

‘KAYBETTİĞİNİZ SEVDİKLERİNİZ SİZE HEP YOL GÖSTERİR’
Programın sunucusu Christine Lampard, Kelsey’in artık hayata ve yeni aşka hazır olduğunu söyledi. Bunun üzerine Kelsey Parker da sadece 33 yaşında olduğunu hatırlatarak “Tom ile harika zamanlar geçirdik. Onunla tanıştığımda 19 yaşındaydım. Çok güzel anılarımız var. Ama ben 33 yaşındayım ve iki tane çocuğum var” diye sürdürdü sözlerini.

Programda Kelsey Parker ile birlikte konuk olan ilişki uzmanı Paul Carrick Brunson da “Sevdiğiniz birini asla terk edemezsiniz… Onlar sizinle birlikte kalır hep. Siz de o şekilde yolunuza devam edersiniz. Onların anıları hep sizinle birlikte kalır ve hayatınız boyunca size yeni bir aşk bulmanız için yardım eli uzatıp rehberlik ederler” diye konuştu.

ZAMAN GEÇTİKÇE O BÜYÜK KAYBIN ACISI ARTIYOR
Kelsey Parker, ölümünden sonraki yıl da olduğu gibi bu yıl da Noel zamanının kendisi için çok zor geçtiğini anlattı. Çünkü bunun kocası Tom Parker’ın yılın en sevdiği dönemi olduğunu hatırlattı.

“Bu yıl Noel gerçekten çok zordu. Geçen yıl belli ki duygularıma bir bariyer örmüştüm ve kendimi fazla acıya kaptırmaktan korudum. Ama bu yıl gerçekten çok zor oldu. Geçen yıldan daha zordu” diyerek eşini yitirmenin acısını giderek daha fazla hissettiğini anlattı.

Kelsey ve Tom Parker, müzisyenin genç yaşta ölümünden sadece üç yıl önce evlenmişlerdi. Hemen iki çocuk sahibi olmuşlardı. Kocasının ölümünden sonra Sean Boggans ile kısa bir ilişki yaşadı Kelsey Parker.

O dönemde “Yas tutuyorum ama birazcık mutlu olmak benim de hakkım” diye konuştu. Fakat bu ilişkisi çok uzun sürmedi. Yine de genç kadının kararı, kaybettiği kocasının acısını kalbine gömüp hayatında yeni bir sayfa açmak.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bebek-mutlulugu-bile-yarim-kalmisti-evlilik-yuzugumu-cikarip-kutuya-koydum/feed/ 0
Nişanlısıyla bindikleri uçak ormanın ortasında yere çakıldı, kazadan bir tek o sağ çıktı! Peki nasıl hayatta kaldı? ‘Öleceğimi hiç düşünmedim’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/nisanlisiyla-bindikleri-ucak-ormanin-ortasinda-yere-cakildi-kazadan-bir-tek-o-sag-cikti-peki-nasil-hayatta-kaldi-olecegimi-hic-dusunmedim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/nisanlisiyla-bindikleri-ucak-ormanin-ortasinda-yere-cakildi-kazadan-bir-tek-o-sag-cikti-peki-nasil-hayatta-kaldi-olecegimi-hic-dusunmedim/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:00:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3048 Annette Herfkens ve nişanlısı Willem van der Pas, beraberliklerinin 13’üncü yılındaydı. Van der Pas bankacıydı, Herfkens ise borsacı.

Altı aydır iş nedeniyle farklı ülkelerde yaşadıkları için romantik bir tatili hak ettiklerini düşünen Van der Pas, Herfkens’e sürpriz yapmak için bir seyahat planlamıştı. Vietnam’ın en büyük şehri Ho Chi Minh’ten Nha Trang’e gideceklerdi.

Bindikleri uçak oldukça küçüktü; 25 yolcu ve 6 mürettebat taşıyordu. 31 yaşındaki Herfkens klostrofobisi olduğundan uçağa binmek istememişti ama Van der Pas (ya da Herfkens’in deyişiyle Pasje), kendisini sakinleştirmek için “20 dakika uçacağız sadece” diye ufak bir yalan söyleyince ikna olmuştu.

Yolculuğun 40’ıncı dakikasında uçak aniden irtifa kaybetti. Van der Pas, Herfkens’e bakıp “İşte bu hoşuma gitmedi” dedi. Ardından uçak biraz daha aşağı düştü. Van der Pas’ın, Herfkens’in elini tuttuğu an, her şey kapkaranlık oldu.

“SAVAŞ YA DA KAÇ BURADA DEVREYE GİRİYOR”

Herfkens kendine geldiğinde fark ettiği ilk şey ormanın sesleri oldu. Sesler uçağın gövdesindeki bir yarıktan içeri sızıyordu. Bindikleri uçak Vietnam’da bir dağ sırasına çakılmıştı. Üzerindeki ağırlığın tanımadığı birinin cansız bedeni olduğunu fark etti sonra. Etrafına bakınca biraz ilerde Pasje’yi gördü. Yüzünde bir gülümsemeyle koltuğunda geri kaykılmıştı. O da hayatta değildi.

Yaşadıklarını The Guardian’a anlatan Herfkens, “Savaş ya da kaç burada devreye giriyor. Ben kesinlikle kaçmayı seçtim” dedi.

Kendine geldiğinde uçağın dışında, ağaçların arasındaydı. Bugün bile uçaktan nasıl çıktığını bilmediğini belirten Herfkens, “Aklımda sadece resimler var. Kokuları unutmak için çok uğraştım” diye konuştu.

O sırada takvimler Kasım 1992’yi gösteriyordu. Aradan geçen 30 yılı aşkın sürede davranışlarını analitik bir biçimde değerlendirebilecek hale gelen Herfkens, “Bu muhtemelen bir öz koruma mekanizması. Uçaktan çıkarken çok acı çekmiş olmalıyım” ifadelerini kullandı.

Herfkens hem duygusal hem de fiziksel acı çekiyordu. Pasje’nin ölümüne şahit olmak çok acı vericiydi. Öte yandan sadece kalçasında ve dizinde 12 kırık vardı, çenesi yerinden çıkmış, akciğerlerinden biri sönmüştü. Herfkens, “Uçaktan sürünerek çıkmış ve yere inmiş olmalıyım. Ardından emekleyerek enkazdan 25-30 metre daha uzaklaşmış olmalıyım” dedi.

ALTIN SARISI VE YEŞİL YAPRAKLARA ODAKLANDI

Herfkens, kazadan sonraki sekiz günü ormanın derinliklerinde geçirdi. Günler geçerken hayatta kalan yolcuların ağlama ve inleme sesleri de yavaş yavaş azalıyordu. Herfkens’in o zamanlara dair hatırladığı en önemli şey ise yapraklardı. Dört bir yanı sabah çiyinin ve güneş ışınlarının parlattığı altın sarısı ve yeşil yapraklarla çevriliydi. Herfkens, sık sık yapraklara odaklanıp etrafındaki cansız bedenleri, derisine yapışan sülükleri, hissettiği acıyı unutmaya çalışıyordu.

“Eğer orada neyin olmadığını kabullenirseniz, o zaman orada olanları görebilirsiniz” diyen Herfkens ekledi: “Nişanlımla bir plajda güneşlenmiyor olduğumuzu kabul ettim. Bunu kabul edince etrafımda olanları fark ettim – çok güzel bir ormanın ortasındaydım.”

Annette Herfkens, “Turbulence: A True Story of Survival” (Türbülans: Gerçek Bir Hayatta Kalma Hikâyesi) isimli kitabında bu felsefeye odaklanıyor. Ünlü bir oyuncunun girişimleriyle çekilmesi planlanan Herfkens’in hikâyesiyle ilgili film projesi, Covid-19 pandemisi nedeniyle iptal oldu. Herfkens şu an kendi dizisini ya da filmini çekmek için çalışıyor.

Annette Herfkens, “Turbulence: A True Story of Survival” (Türbülans: Gerçek Bir Hayatta Kalma Hikâyesi) isimli kitabında bu felsefeye odaklanıyor. Ünlü bir oyuncunun girişimleriyle çekilmesi planlanan Herfkens’in hikâyesiyle ilgili film projesi, Covid-19 pandemisi nedeniyle iptal oldu. Herfkens şu an kendi dizisini ya da filmini çekmek için çalışıyor.

Herfkens, ormanı sadece güzel bir yer olarak değil aynı zamanda güvenli bir yer olarak da gördüğünü söyledi. Peki bu nasıl olabilmişti? O güne kadar sürdürdüğü hayatın sonu anlamına gelen bir yer nasıl bir sığınağa dönüşmüştü?

YİYECEĞİ SUYU YOKTU AMA ÖLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORDU

Herfkens için bu dönüşüm kazadan birkaç saat sonra başladı. Yaralı ve susuz halde yerde yatıp kurtarılmayı beklerken, tahvil piyasalarını düşünüyordu Herfkens. 6 aydır bir yatırım bankasının Madrid şubesinde çalışıyordu. İşlem odasındaki tek kadındı. Düşündüğü bir diğer şey de Lahey’deki annesiydi.

En inanılmaz olan şey ise yiyecek bir lokması ya da içecek suyu olmamasına karşın yerde yatarken öleceğini düşünmemesiydi. “Öleceğimi hiç düşünmedim. Anda kaldım. Beni bulacaklarına güvendim. ‘Ya bir kaplan gelirse’ diye düşünmedim. ‘Kaplanla geldiği zaman uğraşırım’ diye düşündüm. ‘Ya ölürsem?’ diye düşünmedim. ‘Ona öldüğüm zaman bakarız’ diye düşündüm” ifadelerini kullanan Herfkens, bugün kendindelik ya da farkındalık olarak bilinen pratiği adı konmadan hayata geçirmişti.

Aslına bakılırsa bu farkındalığı yaşamak zorunda kalmıştı Herfkens. Kazadan bir iki gün sonra yanındaki adam ölünce, Herfkens, ormanda tek başına olduğunu fark etmişti. “Hiçbir zaman o kadar tamamıyla yalnız olmamıştım. Paniğe kapıldım” diyen Herfkens’in sönmüş akciğeri nefes alıp vermesini zorlaştırıyordu. Nefes alabilmek için odaklandığını belirten Herfkens, “Bu sayede ana, şimdiye geri döndüm” dedi.

Bugün çeşitli organizasyonlarda motivasyon konuşmaları yapan Herfkens, hayatta kalmasını sağlayan şeyin ne olduğunu sık sık sorguladığını belirtti. Neden sadece o sağ kalmıştı? Bunun zeminini oluşturan özellikleri neydi? Herfkens, “Ben ailemin en küçük çocuğuydum. Çok sevildim ama yalnız da bırakıldım. Ebeveynim bana ne yapmam ve ne hissetmem gerektiğini söylemiyordu. Ben de içgüdüler geliştirdim” diye konuştu.

“TÜM DOĞRU ŞEYLERİ YAPTIĞIMI FARK ETTİM”

Yıllar sonra Herfkens, iş arkadaşı Jaime Lupa ile evlendi, New York’a taşındı ve iki çocuk dünyaya getirdi. Kızı Joosje’nin arkadaşlarının ve ailelerinin sık sık kendisine Vietnam’la ilgili sorular sorduğunu, kaza sonrası hayatta kalmayla ilgili kitaplar hediye ettiğini belirten Herfskens, “O kitapları okuyunca ormanda yapılması gereken tüm doğru şeyleri yaptığımı fark ettim” diye konuştu.

Herfkens ve Lupa birkaç yıl önce boşandı. İlerleyen zamanda kanser olduğunu öğrenen Lupa, 2021 yılında tam da Vietnam’daki kazanın yıldönümünde hayatını kaybetti. Yani Herfkens’in hayatındaki iki önemli erkek, 29 yıl arayla aynı gün öldü.

Örneğin suya ihtiyacı olduğunu biliyordu ve bunun için (tıpkı kitaplarda belirtildiği üzere) bir plan yapmıştı.

Yattığı yerden uçağın kırık kanadını görebiliyordu. Kanadın üzerindeki yalıtım malzemesi sünger gibi bir yapıya sahipti. Bunu fark eden Herfkens, dirseklerini parçalama pahasına kanata tırmanmış, acıdan bayılsa da orada biriken suyu içmeyi başarmıştı. Yağmur yağdığında bu su birikintileri tazeleniyordu. Herfkens her iki saatte bir, bir yudum su içiyor ve ardından kendini tebrik ediyordu. Bugün hâlâ aynı düzeni devam ettirdiğini söyleyen Herfkens, “Hayatta kalmanızı sağlayacak şeylerden biri de budur” dedi.

Nihayet sekiz günün sonunda kurtarma ekipleri uçağın enkazına ulaştı. Hayatta kalan tek kişi olan Herfkens’i bir hamağa yatırıp dağdan indirdiler.

ETKİLERİ BUGÜN HÂLÂ SÜRÜYOR

Herfkens birkaç ay içinde kendini topladı, hızla iyileşti. Kazadan üç ay sonra Madrid’e dönmüş, işinin başına geçmişti.

Bununla birlikte kazanın, kayıpların ve travmaların bıraktığı mirasın kendisini 30 yıldır şekillendirmekte olduğunu belirten Herfkens, nereye giderse gitsin su şişesini yanından ayırmadığını ve halen suyun “her şeyden daha lezzetli” olduğunu düşündüğünü söyledi.

Herfkens’in şu an 24 yaşında olan oğlu Max’e henüz 18 aylıkken otizm teşhisi kondu. Bu sürecin kendisi için çok zor olduğunu belirten Herfkens, ormanda hayatta kalmasını sağlayan mentaliteyi uygulayarak o günleri atlattığını dile getirdi.

 Uçak yolculuğu yapacağı zamanlarda mutlaka ön sıradan koltuk aldığını çünkü bir koltuğun arkasını görmenin kendisine üzerinde yatan cansız bedeni hatırlattığını da sözlerine ekleyen Herfkens, “Bir arkadaşımın Vietnam yemeği sipariş etmesi gibi küçük travma anları bazen beni pusuya düşürüyor” diye konuştu.

Herfkens için hayatta kalmak devam eden bir süreç. Pasje’nin yasını tutmanın da günlük hayatının bir parçası olduğunu söyleyen Herfkens, “Her yıl ölüm yıldönümünde onu ve eski eşimi anıyorum. Sonraki sekiz günü ve içtiğim her yudum suyu sayıyorum. Ardından kendime bir hediye alıyorum. Kendime iyilik yapmayı seviyorum. Bu konuda iyiyim” ifadelerini kullandı.

The Guardian’ın “I was the sole survivor of a plane crash. This is what I learned in eight days alone in the jungle” başlıklı haberinden derlenmiştir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/nisanlisiyla-bindikleri-ucak-ormanin-ortasinda-yere-cakildi-kazadan-bir-tek-o-sag-cikti-peki-nasil-hayatta-kaldi-olecegimi-hic-dusunmedim/feed/ 0
O zamanlar Galler değil parti prensesiydi: İkisi de aşktan çıldırmış arzu dolu gençlerdi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/o-zamanlar-galler-degil-parti-prensesiydi-ikisi-de-asktan-cildirmis-arzu-dolu-genclerdi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/o-zamanlar-galler-degil-parti-prensesiydi-ikisi-de-asktan-cildirmis-arzu-dolu-genclerdi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:36:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2333 Sıradan bir ailede yetişmesine rağmen ne giyimi kuşamıyla ne halka davranışıyla bugüne kadar tek bir protokol kuralını bile ihlal etmedi Kate Middleton Bir tane bile falso vermedi.

İrlanda ziyareti sırasında yanına kadar gidip bir yandan elini sıkarken bir yandan da gözlerinin içine bakarak İngiliz kraliyet ailesine eleştiri yönelten kadın karşısında bile soğukkanlılığını korudu.

Zaten Kral Charles’ın onu bu kadar sevmesi de boşuna değil. İtibarı zaman zaman ciddi şekilde sallanan İngiliz kraliyet ailesi için bir tür nimet olarak görülüyor Kate Middleton.

Peki ya Prens William ile evlenmeden önce henüz flört ettikleri dönemde nasıldı?

O ZAMANLAR GALLER PRENSESİ DEĞİL, PARTİ PRENSESİYDİ
Aslında bu da bir sır değil. Çünkü o sıralarda peşlerine takılan paparazzi ordusu sayesinde Prens William’ın sevgilisi olarak bilinen hatta kendisine “Bekleyen Katie” lakabı bile takılan Middleton’ın hayatının her anı kare kare görüntüleniyordu.

Kate Middleton o zamanlar belki Galler Prensesi değildi henüz ama tam bir “parti prensesiydi”.

İşte onun ve o dönemde sevgilisi olan Prens William’ın gençlik halleri aradan geçen bunca yılın ardından bir kez daha masaya yatırıldı.

Bunun nedeni ise Galler çiftinin henüz flört ederken çekilen görüntülerinden oluşan bir videonun sosyal medyada viral olması.

Kate ile William’ın aşklarının ilk dönemlerinde çekilen görüntülerinden oluşan bu videoyu  şu ana kadar 5 milyondan fazla kişi izledi.

Aradan bunca zaman geçtikten sonra bile onların gençlik yıllarının bu kadar ilgi çekmesi de Galler Prensi William ile Galler Prensesi Catherine’in çılgın günlerinin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu.

‘MACERAPEREST VE KAYGISIZ BİR GENÇ KIZDI’
Kraliyet fotoğrafçısı ve yayıncı Helena Chard, Amerikan Fox Digital’a verdiği demeçte Kate’in o dönemi hakkında ” Kate hala partileri sevmesiyle biliniyor. Ayrıca harika bir mizah anlayışı var. Ama 20’li yaşlarında bir üniversite öğrencisiyken maceraperest ve kaygısız bir parti canavarıydı” diye konuştu. 

İngiliz kraliyet ailesini yıllardır yakından takip eden Kinsey Schofield’da “Bence Kate’in parti günleri, genç ve dünyanın en gözde bekarı olan William’a nasıl aşık olduğunun bir göstergesiydi” diye yorumladı durumu. 

“Bütün gece yüzlerce yabancının fotoğraflarınızı çekmesi gerçek üstü bir durum” diye sözlerini sürdürdü.

‘DELİ GİBİ AŞIK VE ARZU DOLULARDI’
Kate ile William’ın o dönemde sabahın ilk ışıklarında eğlenmeye gittikleri gece kulüplerinden çıkarken sayısız fotoğrafının ve videosunun çekildiğini hatırlattı.

Sonra da bugün 12 yıldır evli ve üç çocuklu bir çift olan Kate ile William’ın gençlik dönemi hakkında şu sözleri sarf etti: ” Birbirlerine deli gibi aşık ve arzu dolulardı. Onların o dönemde çekilen fotoğraflarını görmek eğlenceli.”

Bu arada Kate ile William’ın partiden partiye koştukları dönemde çekilen görüntülerinde dikkat çeken başka bir ayrıntı da Pippa Middleton’ın da sık sık onlarla birlikte gece gezmelerine çıkıyor olduğu.

Tıpkı ablası gibi bir parti sever olarak bilinen Pippa da artık James Matthews ile evli ve üç çocuk annesi bir kadın. Görünüşe göre onun için de sabaha kadar partileri ziyaret ettiği günler geride kaldı.

ÜNİVERSİTE YILLARINDA TANIŞIP AŞIK OLDULAR
Artık herkesin ezberlediği gibi Kate ile William, İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde okurken tanıştılar. Önce arkadaş sonra sevgili oldular. Uzun ve inişli çıkışlı bir flört döneminin ardından da 2011 yılında evlendiler.

Kırsal kesimde dünyaya gözlerini açan, sıradan bir ailede büyüyen ama şimdi geleceğin kraliçesi olan Kate Middleton da daha nişanlarının ilan edildiği 2010 yılında “modern zamanların Külkedisi” olarak anılıyor.

Yeri gelmişken Kate ile William’ın aşkının nasıl doğduğunu da bir hatırlayalım. Aslında başından beri birbirlerine karşı ilgisiz olmayan ikilinin hayatını değiştiren an Kate’in üniversitede yardım için düzenlenen defilede yarı şeffaf bir kıyafetle podyuma çıkması.

Yıllardır konuşulanlara göre William, tam da o anda zaten hoşlandığı bu genç kız ile romantik bir ilişki yaşamak istediğine karar verdi.

2002’de üniversitede düzenlenen hayır amaçlı bir defilede bu transparan elbiseyle podyuma çıktı ve işte o anda William’ı da “kalbinden” vurdu. O elbise çiftin evlendiği 2011 yılında bir müzayedede satışa çıktı ve 65 bin pounda satıldı.

İddialara göre Kate, okulda yardım için düzenlenen defilede bu kıyafetle podyuma çıktı. O anda da William, net olarak ona aşık oldu. 

Kate’in neredeyse her gece partilere katıldığı dönemde kız kardeşi Pippa da ona eşlik ediyordu.

Ne zaman ki Prens William ile Kate Middleton nişanlandı, çılgın parti günleri  de sona erdi. En azından objektifler karşısındakiler! 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/o-zamanlar-galler-degil-parti-prensesiydi-ikisi-de-asktan-cildirmis-arzu-dolu-genclerdi/feed/ 0