Yol – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Wed, 24 Jul 2024 21:36:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul-Sivas YHT ilk seferini yaptı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:36:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14098 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas-İstanbul aktarmasız Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinin 4 Mayıs’ta başlayacağını belirtmişti. İstanbul – Sivas Yüksek Hızlı tren hattı bugün, Söğütlüçeşme istasyonundan saat 08.40’ta hareket ederek ilk seferini gerçekleştirdi. Kadıköy Söğütlüçeşme istasyonunda yapılan tören saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başladı. Yapılan törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın yanı sıra TCDD Taşımacılığı Genel Müdürü Ufuk Yalçın, AK Parti İstanbul Milletvekili Nihan Ayan, AK Parti Sivas Milletvekili Nihan Ayan ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem katıldı. Törenin ardından İstanbul – Sivas Yüksek Hızlı Tren, katılımcılar tarafından uğurlandı. 

“AVRUPA’DA ALTINCI, DÜNYADA DA SEKİZİNCİ HIZLI TREN İŞLETMECİLİĞİNİ YAPTIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, 2002-2023 yılları arasında demir yollarında ciddi yatırımlar yapıldığını belirterek, “İyileştirme, yenileme ve kalkınma hamlelerini gerçekleştirdik. Ana yurdumuzu demir ağlarla örülmesine, vizyonuna sahip çıktık. 22 yıl içinde demir yollarına 57 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Demir yollarımızı tamamen elden geçirdik ve yeniledik. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu, 13 bin 919 kilometreye yükselttik, 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi yarım asırlık hayalimiz olan yüksek hızlı tren işletmeciliğiyle tanıştırdık ve Avrupa’da altıncı, dünyada da sekizinci hızlı tren işletmeciliğini yaptık.İlk olarak 2009 yılında faaliyete geçirdiğimiz Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattını, sonrasında Ankara-Konya, Ankara-İstanbul hatları takip etti. Son olarak 26 Nisan 2023 yılında Ankara-Sivas hızlı tren hattını açtık. Ankara-Sivas hızlı tren hattıyla Ankara-Sivas arasındaki mesafe 603 kilometreden 405 kilometreye, 12 saatlik yol süresini de 2 saate indirerek Ankara-Yozgat arasını da bir saate düşürdük. Hattımızda Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızelili, Sivas bulunmaktadır.” diye konuştu. 

“2009 YILINDAN BU YANA 85 MİLYON YOLCU TAŞIDIK”

Sivas-İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren hattıyla ilgili bilgiler vern Boyraz, “Kırıkkale, Yozgat, Sivas illerimizle Ankara merkezli hızlı tren ana ağına bağlanması ile bu illerimizde yaşayan yaklaşık 1,3 milyon vatandaşımızın hızlı trenle seyahat etmesine vesile olduk. Açıldığı günden bugüne bir milyonun üzerinde yolcu seyahat etti. Şimdi de sizlerle birlikte yüksek hızlı trenlerimiz ile Sivas-İstanbul aktarmasız ekspres seferlerini başlatmanın mutluluğunu, heyecanını ve coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz. Ankara-Sivas arasında yüksek hızlı tren seferleri, 3 geliş, 3 gidiş olarak yapılmaktadır. Sivas ve Ankara’dan yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yolcularımızdan gelen aktarmasız Sivas-İstanbul seferleri talepleri doğrultusunda artık bu seferlerden biri İstanbul’a devam edecek şekilde planlanmıştır. Bizim burada Söğütlüçeşme İstasyonu’nda uğurlayacağımız tren gibi Sivas’tan da öğlen saat 13’te hareket eden yüksek hızlı tren seferi, bugünden itibaren aktarmasız olarak İstanbul’a devam edecektir. 483 yol kapasitesine sahip setler kullanılacak, işletilecek bu ekspres hatlar İstanbul’dan 8.40’ten kalkacak, Sivas’tan da 13.30’da kalkacak.Trenlerimiz İstanbul Sivas arasında Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, Pendik istasyonlarında duruş sağlayacak. Elbette ki ilerleyen günlerdeki taleplere göre tekrar bazı değişiklikler yapılabilir. Yüksek hızlı trenlerle hizmete girdiği 2009 yılından bu yana 85 milyon yolcu taşıdık. Şimdi İstanbul seferlerinde de bu sayıyı daha da arttırmaya başlayacağız. Biraz önce hareket edecek trenle ilgili bilgiler aldığımızda toplam 803 yolcumuza biletlenme yapılmış. Bunun 370 tanesi İstanbul’dan direkt Sivas’a giden Sivaslı yolcular oluyor.” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Türkiye’de en çok araç FSM’den geçiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:27:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14077 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğüne (KGM) bağlı yol ağında gerçekleşen trafik hacimlerinin metropol kentlerin geçiş noktalarında hizmet veren bazı akslarda artış gösterdiğini belirterek, karayolları ulaşım yatırımlarının lokomotifi anlayışıyla yüksek standartlı yollar ile konforlu ve güvenli yol ağı oluşturduklarını söyledi. Uraloğlu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde trafik hacmi 240 bine, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ise 190 bin araca ulaştığını belirterek, “2003 yılından bu yana ülke genelindeki trafik hacminin yüzde 195 artarak 154,5 milyar taşıt x km değerine ulaştı. Karadeniz Sahil Yolu’nda en fazla yoğunluk yaşanan kesim Trabzon geçişi oldu. Burada trafik hacmi 90 bin dolayında gerçekleşti” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2023 yılı Trafik Hacim Bilgileri istatistiklerini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye’de ulaşımın tüm modlarında çağ atlatan yatırımlar ve atılımlar yaptıklarını belirten Bakan Uraloğlu, karayollarının, ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu söyledi. Uraloğlu, karayollarında yapılan yüksek standartlı yollarla Türkiye’nin dört bir yanında konforlu ve güvenli ulaşımı sağladıklarının altını çizerek, “Ülkemizin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine yüksek standartlı bölünmüş yollarla bağladık. Vatandaşlarımız artık yolculuklarında karayolunu da tercih ediyor.” diye konuştu.

 “TRAFİK HACİMLERİ METROPOL GEÇİŞLERİNDE ARTIYOR”

Ülke genelinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yol ağında gerçekleştirilen ölçümlerde trafik hacimlerinin metropol geçişlerinde ve Karadeniz Sahil Yolu gibi bölgesel hizmet veren akslarda artış görüldüğünün altını çizen Bakan Uraloğlu, “En çok trafik hacmi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde oluştu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde trafik hacmi 240 bin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ise 190 bin oldu. İstanbul-Tekirdağ Devlet Yolu’nun bazı kesimlerinde Yıllık Ortalama Günlük Trafik (YOGT) miktarı 100 bini aştı. İstanbul-Kocaeli Devlet Yolu’nun çeşitli noktalarında 70 bini aşmaktadır. İstanbul Havalimanı’na bağlantı sağlayan yol kesiminde ise trafik 100 bini geçti” ifadelerini kullandı.

 “ANKARA HAVALİMANI GÜZERGAHINI KULLANAN ARAÇ SAYISI GÜNDE 70 BİNİ BULDU”

Yıllık Ortalama Günlük Trafik miktarlarının yüksek olduğu kesimlere dair açıklamalar yapan Bakan Uraloğlu, “İzmir şehir merkezindeki KGM sorumluluğundaki bazı kesimlerde trafiğin 70 binin üzerine çıktı. Konya şehir geçişindeki kesimlerde trafik 100 bini aşıyor. Ankara-Sincan-Yenikent güzergahındaki bazı kesimlerde 100 binin üzerine çıktı. Ankara Havalimanı’na erişim sağlayan güzergahta bazı kesimlerde ise günlük araç sayısı 70 bini aştı. Ankara-Gölbaşı arasında da her gün 80 bin araç seyahat etti. Ankara’yı Polatlı tarafına bağlayan Ankara-Temelli Yolu’nu da her gün 60 binin üzerinde araç kullandı” şeklinde konuştu. Uraloğlu, Ankara’nın şehir içi trafiğini rahatlatan önemli yollardan biri olan Eskişehir Çevre Yolu’nda da trafik hacminin günlük 70 binin üzerinde olduğunu vurguladı.

“KARADENİZ SAHİL YOLU GÜNDE 90 BİN ARAÇ TRAFİĞİ ALIYOR”

Bakan Uraloğlu, Gaziantep için büyük öneme sahip Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım sağlayan yol kesiminde ise günlü trafiğin 70 bini geçtiğini kaydetti. Samsun’da ise Samsun Çevre Yolu’nun önemli oranda trafik alan yollardın bir diğeri olduğunu kaydederek Çevre Yolu’nun her gün 60 bin araç tarafından kullanıldığını kaydetti. Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nda ise en fazla yoğunlaşan kesimin Trabzon geçişi olduğunu vurgulayarak trafik hacminin 90 bine ulaştığını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN YOLUNU AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bakan Uraloğlu, yüksek trafik alan yollardan biri olan Antalya-Alanya Yolu’nda da günlük araç hacminin 90 bini bulduğunu kaydederek Bursa-Karacabey Yolu’nda 70 bin sınırının da aşıldığını kaydetti. Uraloğlu şözlerini şöyle sürdürdü:

“Otoyol kesimlerinde; Çatalca-İzmit güzergahındaki çeşitli noktalarda 100 bin, Mahmutbey-Çamlıca güzergahında 100 bin, Kuzey Marmara Otoyolu’nda çeşitli noktalarda 90 bin, Ankara Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Bursa Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, İzmir Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Adana Çevre Yolu’ndaki çeşitli kesimlerde trafik hacminin 90 bine ulaştığı görülüyor. 2003 yılından bu yana ülke genelindeki trafik hacminin yüzde 195 artarak 154,5 milyar taşıt x km değerine ulaştı. Bu sayılar, bu yolları yaparak ne kadar yerinde bir karar verdiğimizin de en büyük kanıtıdır. Bizler hizmet için, vatandaşlarımızın konforu için yol yapmaya, Türkiye’nin yolunu açmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/feed/ 0
Abu Dabi-Trabzon direkt uçuşları başlıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:57:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13757 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MÜSİAD’ın katkılarıyla gerçekleşen Trabzon’dan Dünyaya Turizm Zirvesi toplantısına katıldı. Tarih, kültür ve nadide doğal güzelliklerin iç içe yaşadığı Türkiye’nin turizm olanakları açısından dünyanın turizm cennetlerinden biri olduğunun altını çizen Uraloğlu, “Binlerce yıl öncesine dayanan kadim tarihi, turkuaz mavisi denizleri, temiz kumsalları, yeşil ormanları, karlı dağları, yaylaları ve elbette eşsiz Türk mutfağına sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkeyiz. Bu saydığım özelliklerin hepsi Trabzon’umuzda da mevcut. Karadeniz’iyle, başı dumanlı dağlarıyla, yemyeşil ormanlarıyla, doğa harikası yaylalarıyla, insanıyla Trabzon Türkiye’nin minyatürüdür, özüdür.” dedi.

“GEÇEN YIL 56.7 MİLYON ZİYARETÇİ İLE 54.3 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ ELDE EDİLDİ”

Trabzon’un her yerinin bir başka güzel olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Haldizen, Karester, Şolma, Mavura, Kadırga, Sisdağı, Hıdırnebi, Beypınarı, Haçka, Sultanmurat gibi başı dumanlı yaylaları, Sümela, Uzungöl, Aygır Gölü, Balıklı Göl, Altındere Vadisi Milli Parkı, Kayabaşı Tabiat Parkı, Çalköy Mağarası, Sera Gölü ve Değirmendere gibi eşsiz doğa harikalarıyla Allah-u Teala özene bezene yaratmış. Birçok vatandaşımızın, hatta başka ülkelerin resimlerde, televizyonlarda, mecmualarda gıptayla gördüğü manzaraları biz doyasıya yaşadık, yaşıyoruz hamdolsun. Ancak elbette sadece bu değerlere sahip olmak yetmiyor. Bu eşsiz kıymetleri ilk olarak en iyi şekilde korumak ardından da tüm dünyaya tanıtmak ve ziyaretçiler ile bir araya getirmek gerekiyor. Ülke olarak turizm sektörünün önemini ve gerçek manada merhum Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut Özal’ın turizm için kullandığı “bacasız sanayi” ifadesi ile anlamaya başladık. Geçen yıl 56,7 milyon ziyaretçiyle 54,3 milyar turizm geliri elde ettiğimizi düşünürsek bu ifadenin hiç de yersiz olmadığı görülüyor. Bu sadece turizm sektörünün başarısı değildir. Bu başarı aynı zamanda güvenlik politikalarımızın ve ulaştırma yatırımlarımızın bir tezahürüdür.” diye konuştu.

“SON 22 YILA 100 YILLIK İŞLER SIĞDIRDIK”

Türkiye’nin en ücra köşelerindeki turistik aktivitelerin yanı sıra, doğusundan batısına her bir ile güvenle ve konforla erişebildiğini belirten Uraloğlu, “Bu 22 yıllık AK Parti iktidarının istikrarlı yönetimi sayesindedir. Burada mütevazı olmayacağım: Sanayi, lojistik, haberleşme, tarım, kültür, sanat, spor birçok alana dokunduğumuz gibi turizmin bu noktaya gelmesinde de Bakanlığımızın büyük emeği vardır. Ülkemizin avantajlı coğrafi konumunun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 22 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ulaşım ve haberleşme altyapımıza 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Bu cennet ülke öyle bir konuma sahip ki sadece 4 saatlik uçuş süresiyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarındaki 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin merkezinde bir konumda. Havacılıkta dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik. Bakınız, 57 aktif havalimanımızdan 130 ülkedeki 346 noktaya ulaşabiliyoruz. 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34,5 milyon olan yolcu sayımızı da 2023 yılında 214 milyonun üstüne taşıdık.” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİ YARIM ASIRLIK HAYALİMİZ OLAN YÜKSEK HIZLI TREN İLE TANIŞTIRDIK”

On yıllarca ihmal edilen Demiryollarına 2002 yılından bu yana 57 milyar dolar üstünde yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “10 bin 948 km olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 km’ye yükselttik. 2 bin 251 km hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6. Dünya’da 8. Hızlı tren işletmecisi yaptık. Denizcilik alanında da büyük bir başarı hikayemiz var. Cruise (Kurüz) turlarını kullanan nitelikli turistlerin uğrak noktası Türkiye olduysa bunda da Bakanlığımızın büyük emeği var. Son 22 yılda 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahiptir ve bölgedeki ülkeler için kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacaktır.” dedi.

“BÖLÜNMÜŞ YOL AĞIMIZI 29 BİN 405 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

Karayollarının ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, 22 yıl önce bölünmüş yol ağının 6 bin 101 kilometre uzunluğunda ve sadece 6 ili birbirine bağladığını belirterek, “Bugün bölünmüş yol ağımızı toplam 29 bin 405 km’ye çıkardık ve 77 ilimizi bölünmüş yollarla bağladık. Bölünmüş yollarımızdaki hızımızı iki katından fazla yükselttik, seyahat süresini yarı yarıya azalttık. Bu sayede iş gücü ve akaryakıt tasarruflarıyla ülke ekonomisine katkı sağladık. Denizlerin ayırdığı kıtaları köprülerle birleştirdik. İnsanımızın yaşam standardı yükseldi, ulaşım alışkanlıkları değişti. Yollar aynı zamanda ticaret elçilerimiz oldu, ticaretin önündeki engelleri yollarla kaldırdık.” açıklamasında bulundu.

“TRABZON’DA 1 MİLYON 319 BİN 299 ZİYARETÇİ KONAKLADI”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki tüm hükümetlerin her daim turizm sektörünün önemini bilmiş ve dünya turizm pastasından daha fazla pay alması için büyük çaba sarf ettiğini vurgulayan Uraloğlu, “Bugün de Trabzon’umuzun bu pastadan aldığı dilimi büyütmek için neler yapabiliriz diyerek bir beyin fırtınası gerçekleştirmek için bir aradayız. Bakın, 2023 yılında Trabzon’a gelen yerli ve yabancı turist sayısı 2022 yılına göre yüzde 38 artış gösterdi. Trabzon’da 706 bin 532 yabancı, 612 bin 767 de yerli turist olmak üzere 1 milyon 319 bin 299 ziyaretçi konakladı. Kente gelen turistler de yoğunluklu olarak; Uzungöl, Sümela Manastırı, Sera Gölü, Çal Mağarası, Şahinkaya, Boztepe, Ganita ve Ayasofya Camisi’ni ziyaret etti. Türkiye’nin önemli inanç merkezlerinden Sümela Manastırı’nı sadece geçen yıl 451 bin 453 turist gezdi. Eşsiz doğası, zengin tarih ve kültürel mirası ile Trabzon’un, turizm sezonunu sadece yaz aylarıyla sınırlamak yerine, yılın her dönemine yaymanın yollarını bulmalıyız.” şeklinde konuştu.

“ŞEHRİMİZİN TURİZM POTANSİYELİNİ VE ÇEKİCİLİĞİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE DUYURMALIYIZ”

Farklı kültürel etkinlikler, doğa turizmi aktiviteleri, gastronomik deneyimler ve daha birçok çeşitli turizm ürünü ile Trabzon her mevsim ziyaret edilebilir bir şehir olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “Şehrimizin turizm potansiyelini ve çekiciliğini daha geniş kitlelere duyurmak için çalışmalıyız. Burada eklemek istediğim bir önemli husus daha var, o da bizim kendi esnafımızın, taşımacımızın, turistik tesis işletmecilerimizin ve bu tesislerde çalışan arkadaşlarımızın, kamu görevlilerimizin daha doğrusu hepimizin turistlere karşı olan tutumu. Hem ülkemizin hem de Trabzon’umuzun turistlerin gözünde olumlu bir imajı olması açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.

“ABU DABİ – TRABZON DİREKT UÇUŞLARINI BAŞLATACAĞIZ”

Trabzon’a gelen yabancı turist sayılarındaki artışta Trabzon’un ulaşım ağının gelişmesinin ve özellikle havayolu ulaşımındaki gelişim payının çok büyük olduğunu belirten Uraloğlu, “Burada yeri gelmişken yeni bir müjdeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. 4 Haziran’da Trabzon ve Suudi Arabistan arasında direkt uçuşları başlatacağız. Yaz dönemi boyunca gerçekleşecek uçuşlarda Trabzon’dan direkt uçuşla hem Cidde’ye hem de Riyad’a seyahat mümkün olacak. 30 Eylül 2024 Pazartesi gününe kadar sürecek. Trabzon’dan Cidde ve Riyad’a karşılıklı haftada 5 sefer yapılacak. Bu seferler ile hem Trabzon turizmi ve ekonomisi gelişecek hem de hac ibadeti ve umre seyahatlerini gerçekleştirecek vatandaşlarımız için de büyük bir kolaylık olacak. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi’den Trabzon’a uçuş talebi var. Bunu da başlatacağız inşallah.” şeklinde konuştu.

“TRABZON’UN BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUNU 242 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’daki çalışmaların sadece bunlarla sınırlı olmadığını belirten Uraloğlu, Son 22 yılda Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 147 milyar lira üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Ulaşım altyapısı çok gelişmiş bir Trabzon olduğunu belirten Uraloğlu, “Trabzon’un 2003’e kadar sadece 56 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 242 kilometreye kadar çıkardık. Yollarının 89 kilometresi BSK kaplamalıydı 497 kilometreye yükselttik. Uzungöl Turizm Merkezi Yolu, Of-Çaykara Yolu Maçka-Karahava Arası Yolu gibi önemli karayolu projelerini hizmete verdik. Karadeniz sahil yolundan tutun Tanjant yoluna birçok iş yaptık. Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan 14,5 km uzunluğunda Yeni Zigana Tüneli’ni çift tüplü olarak inşa ettik. Kanuni Bulvarı Yolu çalışmalarımız kapsamında Akyazı Tüneli, Beşirli Tüneli, Bahçecik Tüneli ve son olarak Boztepe Tüneli’ni açtık. Kanuni Bulvarı Projemizin son aşamasına doğru ilerliyoruz. Bir diğer önemli karayolu projemiz de Trabzon’umuzun şehir içi ve transit trafiğini düzenlemek için inşa ettiğimiz Güney Çevre Yolu projesidir. Üç Kısım halinde hayata geçireceğimiz çevre yolunun ilk etabının çalışmalarını hızlandırdık; onu da hızlıca bitireceğiz.” dedi.

Geçen hafta Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Trabzon Hafif Raylı Sistemi’ni hayata geçirecek protokolü de imzaladıklarını belirten Uraloğlu, “Trabzon’umuza 31,9 kilometre uzunluğunda kent içi raylı sistemi de kazandıracağız. Trabzon Havalimanımızın genişletme çalışmalarına da başladık. Yeni Havalimanı projesini de yatırım programına aldık. 3 bin 240 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pist inşa ederek geniş gövdeli uçakların da inebileceği bir havalimanına kavuşacağız, yılda 15 milyon yolcuyu ağırlayabileceğiz.

Tamamlandığında Trabzon’a uzun yıllar hizmet edecek kıymetli bir eser olacak. Canı gönülden inanıyorum ki bu yatırımlar hayata geçtiğinde Trabzon’umuz sadece turizm alanında değil her alanda büyük bir sıçrayış yaşayacaktır.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Akıllı yollar geliyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:12:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10197 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, doğu-batı, kuzey-güney demeden Türkiye’yi baştan başa yüksek standartlı yol ağıyla kuşattıklarını belirterek, bölünmüş yol ve otoyol yapımına büyük önem verdiklerini söyledi. 2002 yılında sadece 6 şehrin birbirine bölünmüş yol ile bağlı olduğunu anımsatan Uraloğlu, bu sayının şu anda 77’ye çıktığını vurgulayarak, “Şu anda bölünmüş yollarımız bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet verir hale geldi. Karayollarımıza yaptığımız yatırımlar sayesinde 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 81’lik bir azalma sağladık. Ancak bununla yetinmiyoruz, yollarımızı akıllı ulaşım sistemleri ile donatarak yol güvenliğini en üst düzeye çıkartıyoruz. Akıllı ulaşım sistemleri ile hayatları kurtarıyoruz” dedi.

K-AUS MERKEZİ YAZILIM PLATFORMU DEVREYE ALINACAK

Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı tesis ettiklerini vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerinin de altını çizen Uraloğlu, kaydetti: “Yollarımızı ulaşımda ‘aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de milli ve yerli olmasına özen gösteriyoruz. Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine (K-AUS) Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi’ni başlattık. Proje kapsamında Türkiye’nin e-devlet altyapısına da kuran Türksat A.Ş., K-AUS Yazılım Platformu’nu yerli ve milli imkanlarla geliştirecek. İşin süresi 24 ay, bakım devresi de 12 ay olarak belirlendi. 3 ayrı başlık altında projelendirdiğimiz sistem kapsamında ilk olarak İstanbul’da K-AUS Test ve Uygulama Koridoru uygulamasını başlatacağız. Pilot bölge olarak Antalya’yı seçtik. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezinde ise tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı devreye alacağız.”

‘KAZA RİSKİ EN AZA İNECEK’

Uraloğlu, akıllı ulaşım sistemleri kapsamında ilk olarak fiber optik internet altyapısının yanı sıra enerji, kazı, kablolama, donatıların yapılacağını daha sonra merkez ve bölge sistem donanımları ile kontrol odalarının tamamlanacağını açıkladı. Ayrıca akıllı yol uygulamaları kapsamında bir diğer işin dijital mesaj işaretleri, değişken trafik işaretleri ve meteorolojik bilgi istasyonları olduğunu da anlatan Uraloğlu, “Ayrıca yine akıllı yol uygulaması kapsamında sinyalizasyon sistemleri, kamera sistemleri, araç algılayıcı sistemler, simülasyon yazılımları ve Merkezi IoT (nesnelerin interneti) platformu da kurulacak. Ayrıca tüm Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölgeler müdürlüklerine de iş zekâsı ve karar destek sistemi, entegrasyonları ve Karayolları Mobil uygulaması da yapılacak. Ayrıca akıllı yollarımızı kullanan araçların araç-araç, araç-altyapı haberleşme altyapısının da kurulumu yapılacak. Bu sistemimizi hayata geçtiğinde akıllı yollarımızı kullanan araçlar diğer araçlarla ve yolun kendisiyle haberleşecek kaza riski en aza indirilecek” dedi.

‘GELECEK YILIN SONUNDA TAMAMLANACAK’

Uraloğlu, 30 kilometrelik Hasdal-İstanbul Havalimanı ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Kontrol Merkezi, Antalya- Kemer yolu ve Antalya- Ankara yolunda K-AUS Test ve Uygulama Koridoru’nu kuracaklarını bildirdi. Uraloğlu, proje ile geleneksel AUS sistemlerinden elde edilen verileri araç-içi ünitelere iletilecek, araçlarla araçlar ve araçlarla altyapı arasında haberleşmeyi sağlayacaklarını anlattı. Söz konusu proje ile trafiğin etkin ve verimli kullanılmasını ve kazaların önlenmesini sağlamayı amaçladıklarını belirten Uraloğlu, “K-AUS kapsamında yol kenarı üniteleri, araç İçi üniteleri, çeşitli araç algılayıcı sistemleri, plaka tanıma, kamera, fiber optik kablo gibi daha birçok altyapı sistemi kurulacak. K-AUS uygulamaları ile akıllı ulaşım ekosisteminin asli unsurları olan araç-altyapı-merkez arasındaki iş birliği geliştirilerek karayolu ulaşımındaki kapasite ve performans artırılacaktır. Karayollarının etkin kullanımıyla birlikte ulaşımda hareketlilik ve sürdürülebilirlik sağlanacak, yol güvenliği artacak. 2025 yılının sonunda tamamlamayı planladığımız projenin bakım devresi de 12 ay olacak. Proje ile akıllı ulaşım sistemlerimizi yerli ve milli yazılıma da kavuşturmuş olacağız” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Bayramda 35 milyon kişi yollarda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:33:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9520 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir  Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması nedeniyle yoğun araç trafiği yaşanacak şehirler arası yollarda vatandaşların rahat ve güvenli yolculuk etmelerini sağlamak için gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti. Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmalarının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Bakan Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı. Bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde, trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğini anımsatan Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ile 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bayram coşkusunu acıya çevirmemek için bu konuya özellikle hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz” dedi.

‘BÜTÜN BİRİMLER TEYAKKUZ HALİNDE OLACAK’

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sorumluluğundaki 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzurlu ve rahat bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlamak için bütün önlemleri aldıklarını ifade eden Uraloğlu, “Yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı, ülke geneline yayılmış 18 bölge müdürlüğü, 122 şube şefliği, 15 tünel bakım işletme şefliği, 25 otoyol bakım işletme şefliği ve 16 yap-işlet-devret bakım işletme şefliğinde kesintisiz hizmet verilecektir. Kara yollarına bağlı bütün birimler bayram boyunca teyakkuz halinde olacak. Vatandaşların güvenli yolculuğu için 7 gün 24 saat çalışma esasıyla hizmet vereceğiz” diye konuştu.

‘BAYRAM SÜRESİNCE YOL ÇALIŞMALARI DURDURULACAK’

Özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğini dile getiren Uraloğlu, yol bakım çalışmaları olan kesimlerde ise yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerinde trafik işaretlemelerinin yapıldığını belirtti. Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık olan bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemeleri için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini söyleyen Uraloğlu, “Özellikle otoyollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında da bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile iş birliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumları hakkında bilgi alması gerektiğini işaret ederek, “Vatandaşlarımız, Karayolları Genel Müdürlüğü web sitesinde yer alan güzergah analizi programını kullanabilirler. Bu programla en uygun güzergah ve alternatif yolların yanı sıra kapalı ve çalışma yapılan yolları da öğrenebilecekler. Ücretsiz Alo 159 hattından da yol durumlarına ilişkin bilgi alınabilecekler” dedi.

‘YHT’DE 18 BİN 84 KOLTUK ARTIŞI SAĞLAYACAĞIZ’

Uraloğlu, bayram nedeniyle uzun bir tatil dönemini kapsayan 5 -15 Nisan tarihleri arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına gittiklerini belirterek, “Yüksek Hızlı Tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi cumartesi günleri de işletilecek” diye konuştu.

Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferlerin tatil dönemi sonrasında da devam edeceği müjdesini veren Uraloğlu, “Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık” açıklamasında bulundu.

‘ANAHAT VE BÖLGESEL TRENLERE VAGON İLAVE EDİLECEK’

Bakan Uraloğlu, 5 Nisan ile 15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde ayrıca İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi gibi önemli bölgesel trenlere pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini kaydederek, “Buna göre anahat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacaktır. Bu sayede bayram boyunca demir yollarımıza toplamda 33 bin kişilik ek kapasite sağlamış olacağız” dedi.

HAVALİMANLARI BAYRAMA HAZIR

Ramazan Bayramı’nda rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların da yapıldığının altını çizen Uraloğlu, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak” ifadelerini kullandı.

OTOBÜS FİYATLARINA SIKI DENETİM

Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatili döneminde oluşabilecek yolcu yoğunluğu nedeniyle vatandaşların otobüs bileti bulmada da sorun yaşamamaları amacıyla önlem alındığını bildirdi. Bu amaçla, otobüs firmalarına turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirten Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren ve fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde kara yoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli bir artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/#respond Tue, 07 May 2024 21:31:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8144 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adbulkadir Uraloğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Bilecik’e geldi. Bursa Yenişehir Havalimanı’nda Bilecik Valisi Şefik Aygöl, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ve partililerce karşılanan Uraloğlu, yapımı tamamlanan Yenişehir-Bursa kara yolu açılış programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yol, medeniyettir’ sözünü hatırlatan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişime 275 milyar yatırım yaptıklarını ifade etti. Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yol medeniyettir, yol gelişmedir, yol büyümedir’ sözünden hareketle, Türkiye’nin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle durmadan yılmadan çalışıyoruz. 2002 yılından bu yana ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına tam 275 milyar dolar, sadece kara yolları içinse 165 milyar doların üstünde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı, bugün 77 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. Ülkemizi yarınlara taşıyacak yeni kara yolu projelerine de devam ediyoruz” dedi.

YENİ KARA YOLU 3,9 MİLYARA MAL OLDU

Uraloğlu, yapımı tamamlanan Yenişehir-Bursa kara yolunun 3,9 milyar liraya mal olduğunu söyledi. Bazı aksaklıklar nedeniyle tamamlanma sürecinin uzadığını ifade eden Uraloğlu, “Bilecik’te 3,9 milyar liralık proje bedelli Yenişehir-Bilecik Yolu’nun açılış merasimindeyiz. Projemiz kapsamında, bitümlü sıcak karışım kaplamalı 41,6 kilometre bölünmüş yol, köprülü kavşak, 2 adet 158 metre uzunluğunda köprü ve 22 adet hemzemin kavşak, 9 adet tarımsal alt geçit inşa ettik. Uyguladığımız yeni projeyle 97 virajı ortadan kaldırdık. Minimum kurp yarıçapını da 40 metreden 300 metreye yükselterek çok daha güvenli ve konforlu bir yolculuk imkanı sağladık. Ulaşım süresini de 51 dakikadan 25 dakikaya düşürdük. Böylece zamandan 162 milyon lira, akaryakıttan 61 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 223 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 356 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Bilecik’i, Kütahya’ya, Eskişehir’e, Sakarya’ya, Kocaeli’ye, Bursa’ya, Yalova’ya, Yenişehir Havalimanı, Gemlik ve Bandırma limanlarına bölünmüş yollarla bağladık. Hasılı Marmara, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi’ne bağlamış olduk” diye konuştu.

‘HÜSNÜ KARDEŞİMİ SEÇELİM’

Açılışın ardından Karayolları çalışanlarıyla sohbet eden Uraloğlu, Bilecik Valisi Şefik Aygöl’ü makamında ziyaret etti. Bilecik kent merkezinde parti üyeleri ile beraber esnafı dolaşan Uraloğlu, Bozüyük ilçesine geçip, Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında belediye başkan adayı Hüsnü Ersoy’a destek istedi. Uraloğlu, “Burada şehir içerisinde 3 tane hemzemin geçit vardı. Bir tanesini yaptık, 2 tanesi daha duruyor. O bir tanesinin bağlantı yolları da duyduğum kadarıyla yeni yapıldı. Halbuki onun çok kolay yapılması lazım. Vekilim söylüyor, bağlantı yolları 5 yılda yapıldı. O zaman bununla ilgili size şunu söyleyeyim; yapılmış olan en son hukuki düzenlemeye göre, bu görev belediyelerin görevi. Bozüyük, Bilecik kiminse. Ama size şöyle bir söz vereyim; 31 Mart’ta, Hüsnü kardeşimi seçelim, belediye ile beraber o ikisini de yapalım” dedi. Konuşmaların ardından Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını yapan Uraloğlu, kentten ayrıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/feed/ 0
Annelik deneyimiyle mağaza zinciri kurdu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/#respond Fri, 03 May 2024 09:04:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8029 Hamilelik ve annelik serüveni maalesef kimi kadınların iş hayatından uzaklaşmasına neden olurken, girişimci ruhlu kimi kadınlara da ilham veriyor. Bu isimlerden biri de Burcu Bektaş… Endüstri mühendisliği eğitimi alan, 15 yıl halkla ilişkiler sektöründe çalışan Bektaş, kızı Eliz’e hamileyken bir blog yazma sürecine giriyor. Yurtdışı blog ve sitelerinden araştırmalar yaparak bebek-çocuk ürünlerini sipariş eden Bektaş, mesleki tecrübesini de kullanarak deneyimlerimi Keyif Bebesi blogunda anne ve anne adaylarıyla paylaşıyor. Ailelerden ürünleri nasıl satın alacaklarına dair çokça soru gelmeye başlayınca ‘neden olmasın’ diyor ve yolculuk başlıyor.

Gelin Keyif Bebesi markasının kuruluşunu, büyüme adımlarını ve yeni dönem hedeflerini kurucusu Burcu Bektaş’tan dinleyelim…

İŞİN BAŞINDA DEĞİL, ‘İÇİNDE’

Bektaş, blog yazılarının ilgi görmesiyle önce online mağaza ile yola çıktığını, farklı markalara ait çocuk ürünlerini tek çatı altında topladıklarını söyledi. Girişim yolculuğunun başında ve bugün de işin başında değil, ‘işin içinde’ olmayı seçtiğini dile getiren Bektaş şunları söyledi: “15 yıl halkla ilişkiler sektöründeydim. Farklı ajanslarda görev aldıktan sonra 2010 yılından itibaren 7 yıl süreyle kendi kurduğum ajansımı yönettim ve her sektörden 200’e yakın firmaya hizmet verdim. Ajans tecrübelerimdeki metin yazarlığı ve yazı dili kullanma deneyimim bana çok fayda sağladı. Yazılımcı olmasam da yazılım ve dijital dünya çok sevdiğim ve ilgilendiğim bir alan. O yüzden ilk günden itibaren Keyif Bebesi kendi altyapımızla ve bizim geliştirmelerimizle bugünkü versiyonuna geldi. Süreci hazırlama ve yönetme kısmında eğitimini aldığım endüstri mühendisliğinin bana çok katkısı olduğuna inanıyorum.

Planlama ve süreç hazırlıklarının her adımında yer almaktan çok keyif alıyorum. Yıllar içinde çok keyifli bir ekibimiz oldu ama ben ilk günden itibaren marka ve ürün seçimleri, web sitesi ve mobil uygulama yazılımları, ekip eğitimleri, pazarlama stratejileri, dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi, tasarım, mağazaların mimarisi ve inşaatı dahil tüm alanların içinde oldum ve olmaya da devam edeceğim.”

9 MARKAYLA BAŞLADI ŞİMDİ 300’Ü AŞTI

Aileler için aradığını bulduğu butik ve konsept bir marka olma hayaliyle yola çıkmıştıklarını ifade eden Bektaş, mağazalaşma sürecini şöyle anlattı: “Aslında bizim çıkış noktamızda sadece online ile ilerlemek vardı ama ilk mağazayı Acarkent’te açma adımımız ve sonrasında bu konseptin bir ihtiyaç olduğunu farkederek iletişime geçtiğimiz Kanyon ile büyüme sürecimiz çok farklı bir noktaya taşındı ve biz bugün yolumuza her gün büyüyen bir mini zincir marka olarak devam ediyoruz. 2015 yılında 9 marka 300 ürün ile başlayan bu yolculuk, 2024 yılı itibariyle 300’ün üzerinde marka, 50 binden fazla ürün, İstanbul’un en iyi AVM ve lokasyonlarında 5 mağaza ve online/mobil satış kanallarımız ile devam ediyor.

İlk mağazamızı 2018 yılında Acarkent’te açtık. 2019’da Kanyon’da açılan mağaza Keyif Bebesi’nin zincir mağazalaşma sürecinin başlangıcı oldu. Kanyon mağazasının açılışından sadece 3 ay sonra başlayan pandemi sürecine rağmen 2020 Aralık ayında Akasya AVM, 2021 Aralık ayında Akbatı AVM ve 2022 Ekim ayında Buyaka AVM’de mağaza açarak 2023 yılı sonunda 5 mağazaya ulaştık. Pandemide yani tüm mağazaların kapalı olduğu, sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemde mağaza açmak büyük bir cesaretti aslında ama biz konsepte inancımızla bu cesareti gösterip, adımlarımızı attık.”

5 YILLIK YOL HARİTASINI BELİRLEDİ

-PEKİ Keyif Bebesi bundan sonrası için neleri hedefliyor? Bektaş, “Önümüzdeki 5 yıl içinde 4’ü İstanbul, 10’u farklı şehirlerde en az 14 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve Bodrum. Online satışlarımızın da ciromuzdaki payı oldukça fazla. Pazar yerlerinde olmamayı tercih ediyoruz ve web sitemizin yanında native mobil uygulamalarımız Appstore ve Android Store üzerinden satışlarımızı artırarak sürdürmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Bektaş, Keyif Bebesi çatısı altında, hamilelik ve yeni doğan bebek ihtiyaçlarından çocuk tekstiline, oyuncaktan dekorayon ürünlerine kadar farklı birçok kategoride binlerce ürün yer aldığını da ekledi.

HEDEF ÜRETİM VE İHRACAT

-GİRİŞİMCİ Burcu Bektaş’ı heyecanlandıran bir diğer hamle de kendi markasıyla üretime başlamak olacak. “Geldiğimiz noktada artık kendi yaratacağımız markamızla da üretime başlamanın zamanı geldi” diyen Beştaş, “Üretime geçecek markamızın ilk ürün grupları bebek bakım tekstili ve anne ihtiyaç grupları olacak. Öncelikle müslin ürün gruplarıyla başlayacağız. Ama sonrasında geniş bir kategoriye yaymak istiyoruz. Tasarımcılarımızı üniversitelerin tasarım bölümü öğrencilerinden seçtik ve çalışmalar sürüyor. Yurtdışı ayağında da iki planımız var. Hem kendi üreteceğimiz markamızla ihracat yapmak, hem de yurtdışında konseptimizin mağazalarını açmak istiyoruz. İngiltere, Avrupa ülkeleri ile Dubai, Katar gibi Arap ülkeleri öncelikle incelediğimiz lokasyonlar. Buralarda ön araştırma dönemindeyiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Bunlar deprem turistleriydi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:51:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7472 Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılış törenine ilk olarak AK Parti Edremit Belediye Başkan Adayı Muhammet Yılmaz bir konuşma yaptı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapılan çalıma hakkına bilgi verdi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da selamlama konuşması yaptı. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de konuşma yaptı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki törende yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nden sonra bölgedeki çalışmaları anlatarak, “Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi uçaklarının içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi” dedi.

İyi işler yapıldığında milletin bunu gördüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok” diye konuştu.

Bazı konuların siyaset üstü olduğunu ifade eden Özhaseki, “Birisi deprem meselesidir mesela. Birisi bu çevre meselesidir, hizmet meselesidir. Eğer insanların orada menfaati varsa iyiliği varsa orada asla siyaset yapılmaz. Deprem olduğunda Yücel Bey de Allah razı olsun, biz bölge tarif ettik gitti, aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde ama baktık ki en büyük hasarı orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var. Orada bizim canımız var. Orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var” dedi.

Yolun medeniyet olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, yol önemli. Çünkü yol medeniyettir. Yol kalkınmanın birinci unsurudur. Yol vasıtasıyla insanlar evlerine ulaştığı gibi ticaret de yaparlar. Sanayiciler derdine çözüm bulur, turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizmde gelişmez, o yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine siz de şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli başkanımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir ıslah çalışması ile yaptığı için çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde binden fazla şantiye olduğunu aktaran Özhaseki, “Bakanlık olarak adeta bir ordu gibi çalışıyoruz. Tam 4 bin 333 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz, binden fazla orada şu anda şantiyemiz var” dedi.

Herkese kapısının açık olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, “Ben bunu çok görüyorum. Hatay’a o kadar yatırım yapıyorum, 2 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye gelip de ‘Sayın Bakanım şu işimizi yapalım’ demiyor. Hiçbir şey demeden çalışıyoruz. Onların yapacağı işleri de yapıyoruz, emin olun. Ama böyle yürümez bu işler. Ben diyorum ki Türkiye bir deprem ülkesi kentsel dönüşüm esas hangi partili olursanız olun a, b, c, d, e ne olursanız olun gelin kapı sonuna kadar açık size. Sonuna kadar beraber olalım, hizmet edelim ama gelmiyorlar. Ne yapalım? Allah onların da iyiliğini versin diyoruz. Başka da yapacak bir şey yok” şeklinde konuştu.

Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla tören sona erdi. Törene, Vali İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Ülkü Yolu ve çevre düzenlemesinde 6 bin 500 metre sıcak asfalt, 5 bin 400 metre bisiklet ve yaya yolu yapıldı. 6 kilometrelik yol güzergahında modern ışıklandırmalar ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca yolun yanında bulunan Edremit Çayı’nda da modern teknikler ile doğaya uyumlu bir ıslah çalışması yapıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/feed/ 0
Bakan Kacır açıkladı: Rehavete kapılmak yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/#respond Sun, 07 Apr 2024 09:03:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7458 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’nde, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarını belirterek, “Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz. Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da “2002 yılından bu yana ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz” diye konuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, törende yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Yol medeniyettir’ anlayışıyla 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında ulaşım altyapımızı güçlendiriyoruz. Ulaşım altyapımızın, ülkemizin büyümesi ve kalkınmasında çarpan unsuru olmasını sağlıyoruz. Özlem çeken gönülleri ve kalpleri kavuşturuyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını garanti altına alarak trafik kazalarını en aza indiriyoruz” diye konuştu.

Duble yol projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını yeni yatırımlar için cazibe merkezine dönüştürdüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Üretimi, istihdamı, ihracatı yurdun tüm sathına yayarak dünyaya örnek bir başarı hikayesi oluşturduk. On yıllardır sürüncemede bırakılan, adeta yılan hikayesine dönen ulaştırma projelerini tamamlayarak halkımızı konforlu, hızlı ve güvenli ulaşımla buluşturduk. Bugün ülkemizde yaptığımız yollar, tüneller, viyadükler ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif haline geldi. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir anlayışla; durmadan, yorulmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile birlikte 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarının altını çizen Bakan Kacır, “Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak. Sizler desteğinizi esirgemediğiniz sürece hiç kimse bizim, Türkiye’nin bileğini bükemeyecek. Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olacak” dedi.

‘ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK’

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da konuşmasında, bakanlık olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptıklarını söyleyerek, “Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle, Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi 19 kara yolu projesine de devam ediyoruz. Yapım çalışmalarını başlatmak üzere bir araya geldiğimiz Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, ilimizin kara yolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir kara yolu projemizdir. Bildiğiniz üzere Karadeniz Sahil Yolu, doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında kara yolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ediyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız” dedi.

‘YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ’

1,6 kilometre uzunluğundaki Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı projesiyle mevcut sahil yolunu alt geçide alarak yüksek standartlı ve konforlu geçiş sağlayacaklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, şunları söyledi:

“Kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceğiz. Böylece projemizle zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Giresun’daki yatırımlarımız ulaşımın her modunda devam ediyor. 2015 yılında hizmete açtığımız Ordu-Giresun Havalimanı ile Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Bu havalimanı yılan hikayesine dönmüştü. Hatta 2002 yılında yatırım programından da çıkarılmıştı. Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. ‘Bu havalimanı yapılacak’ dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanı’nı kurduk. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık. Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz.”

Hızlı tren ağını artık Karadeniz’e ulaştıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Sonrasında da Giresun’dan Sarp’a devam edecek. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demir Yolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun ile birlikte tüm Doğu Karadeniz illerini demir yoluyla tanıştırmış olacağız. 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/feed/ 0
Bakan Uraloğlu güzergahı açıkladı! Karadeniz’e hızlı tren geliyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:36:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7455 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta şehir içi trafiğin önüne geçeceklerini belirterek, “Böylece projemiz ile yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi. Uraloğlu, Giresun’da 18 Milyar 219 milyon lira bedelli 19 projenin yapımına devam ettiklerinin de altını çizdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Giresun’un şehir içi trafiğini önemli ölçüde azaltacak Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın temelini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte attı. Burada yaptığı konuşmasına 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Bakan Uraloğlu, Giresun’un eşsiz doğası ve zengin kültürü ile her geçen gün cazibesini artıran bir şehir olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Ancak 2002 yılı öncesinde ulaşım imkanlarının gelişmemiş ve yetersiz olmasından dolayı Giresun, sahip olduğu bu zenginlikleri yeterince değerlendiremedi. Ta ki Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerimiz iş başına gelene kadar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptık” dedi.

 

“GİRESUNLULARI GÜVEN VE KONFORLA TANIŞTIRDIK”

Bakan Uraloğlu, 2002 yılında Giresun’da sadece 26 kilometre bölünmüş yol olduğuna dikkat çekerek bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye çıkardıklarını, 12 kilometre olan bitümlü sıcak kaplamalı yol uzunluğunu ise 205 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. 214 kilometre yolun iyileştirmesini yaptıklarını, 25 bin 590 metre uzunluğunda 14 adet Tünel, 5 bin 778 metre uzunluğunda 125 köprü inşa ettiklerini açıklayan Uraloğlu, “Giresunluları güven ve konforla tanıştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hızla Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık ve 2007 yılında hizmete açtık. Bu yolla Samsun’dan Sarp Sınır Kapısı’na kadar hareket geldi, bereket geldi. Sahil yolunda 15 adet tüneli tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Giresunlu kardeşlerim virajlı yollarda yaşanan çileleri unuttu” diye konuştu.

 

“GİRESUN’DA 18 MİLYAR 219 MİLYON LİRA BEDELLİ 19 PROJE DEVAM EDİYOR”

Giresun’un karayolu baştan sona yenildiklerini ifade eden Uraloğlu, Ağın Köprüsü’nün restore ettiklerini ve Tirebolu-Kürtün-Torul Yolu’nu hizmete verdiklerini söyledi. Giresun-Dereli-Sivas Yolu ile Giresun’un önemli ulaşım koridoru olan Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli’ni inşa ettiklerini de anımsatan Uraloğlu, “2 bin 200 metre rakıma ulaşan Eğribel Geçidinde kış mevsiminin çetin şartlarında ulaşımın ne zorluklarla sağlandığını hepiniz bilirsiniz. İnşa ettiğimiz çift tüplü tünel ile seyahatlerinizde konforu ile kesintisiz ulaşım tesis ettik. 30 adet virajı ortadan kaldırarak, güzergahta 6,5 km kısalma sağladık. Yolun geometrisini iyileştirerek Eğribel Geçidindeki seyahat süresini normal zamanda 25 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine, 2,4 kilometre uzunluğunda Tek Yol –Bitümlü Sıcak Kaplama olarak projelendirdiğimiz Keşap Köprülü Kavşağını da tamamlamış ve bu ocak ayı içerisinde hizmete açmıştık. Köprülü kavşağımızın trafiğe açılmasıyla birlikte Karadeniz Sahil Yoluna Keşap’ta batı yönünden giriş-çıkış sağlamış olduk. Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle; Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi toplam 19 karayolu projesine de devam ediyoruz” diye konuştu.

 

YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK

Bakan Uraloğlu, bugün temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın ise şehrin karayolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir proje olduğunun altını çizdi. Karadeniz Sahil Yolu’nun doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında karayolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız. Karadeniz Sahil Yolu’na, şehir merkezine ve Limana hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı sağlayacağız” dedi. 1,6 km uzunluğundaki projenin mevcut sahil yolunu altgeçide alarak yüksek standartlı ve konforlu bir geçiş sağlayacağını açıklayan Uraloğlu, kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceklerinin altını çizdi. Uraloğlu, “Böylece projemiz ile zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” diye konuştu.

 

“GİRESUNLU VATANDAŞLARIMIZI GÖKLERE ÇIKARDIK”

Bakan Uraloğlu, Giresun’a tüm ulaş modlarında önemli yatırımlar yaptıklarını vurgulayarak Ordu-Giresun Havalimanı’nı 2015 yılında hizmete açtıklarını anımsattı. Söz konusu havalimanının 2002 yılında yatırım programından çıkarıldığını hatırlatan Uraloğlu, “Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. Bu havalimanı yapılacak dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanını kurduk. Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık” dedi.

 

KARADENİZ’E HIZLI TREN HATTI

Yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirdiklerini belirten Uraloğlu, en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açılışını yaptıklarını, şimdi de hızlı tren ağını Karadeniz’e ulaştıracak projelere başladıklarını açıkladı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile Samsun’a hızlı tren getireceklerinin altını çizen Uraloğlu, “120 kilometrelik Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini bu yıl yapacağız. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde bu hattın da etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun’la birlikte tüm Doğu Karadeniz Bölgesi illerini demiryolu ile tanıştırmış olacağız” dedi.

 

“İLMEK İLMEK İŞLEDİĞİMİZ PROJELERİMİZLE GİRESUN’U GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Bakan Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğa’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizdi. Giresun Belediye Başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday olan mevcut başkan Aytekin Şenlikoğlu’nun sosyal projeleri ile çok başarılı bir belediye başkanı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Giresun onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Birçok alanda önemli projeler üretti. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Canı gönülden inanıyorum ki sizlerin desteğiyle de Giresun’un gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra Aytekin Şenlikoğlu Başkanımızla birlikte planladığımız tüm projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Giresun’u geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Diyarbakır’a 22 yılda 57.6 milyar lira yatırım yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:30:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7127 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.

“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:

“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”

“9 BİN 852 METRE UZUNLUĞUNDA 97 ADET KÖPRÜ İNŞA ETTİK”

44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”

“DEPREM KONUTLARI’NIN BAĞLANTI VE İMAR YOLLARINDA ALTYAPI DAHİL ÇALIŞMALARIMIZ SÜRMEKTEDİR”

Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.

“ELAZIĞ-DİYARBAKIR HIZLI TREN PROJESİ’NİN ETÜT ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR”

Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elâzığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”

“DİYARBAKIR HAVALİMANI YENİ TERMİNAL BİNASI, ÜLKEMİZİN DOĞUSUNDA YOLCU KÖRÜKLÜ İLK HAVALİMANI OLDU”

70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.

Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/feed/ 0
PFAS ile ilgili çok önemli açıklama FDA’den geldi! Sayıları bilinmiyor, peki en çok kimlerde görülüyor? ‘Her yerde, her şeyde, hepimizde var’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pfas-ile-ilgili-cok-onemli-aciklama-fdaden-geldi-sayilari-bilinmiyor-peki-en-cok-kimlerde-goruluyor-her-yerde-her-seyde-hepimizde-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pfas-ile-ilgili-cok-onemli-aciklama-fdaden-geldi-sayilari-bilinmiyor-peki-en-cok-kimlerde-goruluyor-her-yerde-her-seyde-hepimizde-var/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:12:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7112 Linda Birnbaum, bir zamanlar mutfağının baş aktörü olan yapışmaz tencere ve tavaları artık evine bile sokmuyor. Peki ama neden? Çünkü söz konusu tencere ve tavalarla ilgili önemli bir gerçek, ABD Ulusal Çevre Sağlığı Bilimi Enstitüsü’nün eski direktörü olan Birnbaum’u hiç olmadığı kadar rahatsız ediyor. Zira yapışmaz özellikli mutfak eşyaları kısaca PFAS olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddelerden yapılıyor.

Bu maddelerin özelliği üretiminde kullanıldıkları pek çok eşyayı ısıya, yağa, lekelere, grese ve suya dayanıklı hale getirmek. Bu ilk bakışta oldukça faydalı bir durum gibi görünebilir. Ancak PFAS aynı zamanda “sonsuza kadar kimyasallar” olarak bilinen insan yapımı bileşikler grubunun bir parçası. Bu maddeler doğada ve insan vücudunda sonsuza kadar kalabiliyor ve zaman zaman toksik etkilere yol açabiliyor.

PFAS hayatımızın her alanında bizimle birlikte. Alışveriş sırasında kesilen satış fişlerinde, leke tutmaz kumaşlarda, yangın söndürme köpüklerinde, çeşmelerimizden akan sularda ve mutfağımızda bu maddelere maruz kalıyoruz.

Birnbaum, National Geographic’e yaptığı açıklamada, tavalarını ve tencerelerini değiştirmesinin sebebinin bu olduğunu belirterek, “Bu devasa kimyasal sınıfı her yerde, her şeyde ve hepimizde var. Artık bunları kullanmıyorum çünkü bu şeylere maruz kalmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

PFAS ve başka bir kalıcı kimyasal olan BPA, son yıllarda hem araştırmacıların hem de tüketicilerin radarına girmiş durumda. Peki bu maddeler tam olarak nerelerde bulunuyor ve ne gibi etkilere yol açıyor? Mutfakları bunlardan arındırmak mümkün mü? Gelin yakından bakalım…

PFAS NEDİR?

Çevresel Çalışma Grubu’nda görev yapan bilim insanı Tasha Stoiber, PFAS’ın “büyük bir kimyasal ailesi” olduğunu belirtti.

“Büyük ama ne kadar büyük?” dediğinizi duyar gibiyiz. Maalesef bu sorunun cevabını kimse tam olarak bilmiyor. Araştırmacıların tahminleri en az 15.000 farklı bileşik olduğu yönünde. Stoiber, her bir bileşiğin kendisine “leke tutmama, yağa dayanıklılık, suya dayanıklılık gibi benzersiz özellikler kazandıran” bir florin-karbon bağı içerdiğini belirtti ve ekledi: “Neredeyse herkesin vücudunda bu madde var.”

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) resmi kaynaklarında, PFAS’a maruz kalmanın insan sağlığı üzerindeki etkilerinin “belirsiz” olduğu ve daha fazla araştırma gerektirdiği belirtiliyor. Ancak kurum aynı zamanda mevcut hayvan çalışmalarının, bu kimyasalların “üremeyi, tiroit fonksiyonunu, bağışıklık sistemini etkileyebileceğini ve karaciğere zarar verebileceğini” gösterdiğini de kabul ediyor.

Özel sektör şirketleri için bu tür konuları araştıran Iowa State Üniversitesi Polimer ve Gıda Koruma Konsorsiyumu’nun direktörü Keith Vorst, “Bunun sağlık üzerinde bir etkisi olmadığını söyleyecek birini bulmakta zorlanırsınız. Elimizde bu bileşiklerin oldukça ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyleyecek kadar tıbbi çalışma var” diye konuştu.

PFAS’IN BPA’DAN FARKI NEDİR?

Bisfenol-A (BPA), sert polikarbonat plastiklerin yapımında kullanılan bir madde ve tamamen farklı bir kimyasal sınıfının üyesi. BPA aynı zamanda teneke içecek kutuları da dahil olmak üzere yiyecek ambalajlarının koruyucu kaplamalarında, diş dolgularında, plastik oyuncaklarda ve pek çok başka üründe bulunuyor.

CDC, tıpkı PFAS gibi BPA’nın sağlık üzerindeki etkilerinin “bilinmediğini” vurguluyor ancak kimyasalın “laboratuvar hayvanlarının üreme sistemlerini etkilediğini gösteren” çalışmalar olduğunu da ifade ediyor.

Stoiber, BPA için “Temelde çevresel bir östrojen” dedi ve ekledi: “Vücudunuzdaki hormonları bozabilir ve meme kanseri riskinin artması, doğurganlık problemleri gibi sorunlara yol açabilir.”

BU KİMYASALLAR MUTFAKTA NERELERDE BULUNABİLİR?

Maalesef her yerde… Özellikle yapışmaz tencere ve tavalar öne çıksa da birçok yiyecek kabı bir tür PFAS veya BPA içerebiliyor. Birnbaum bu durumu, “Plastik günümüzde mutfaklarda büyük bir sorun” diye özetledi.

Son yıllarda tüketicilerde su şişeleri, biberonlar ve diğer kaplarda BPA kullanımına ilişkin farkındalık arttı. Ancak PFAS, BPA’ya kıyasla çok daha sinsi. Pizza kutularından mikrodalga fırında patlatılan mısır poşetlerine kadar her yere girebiliyor.

Birnbaum, “Daha fazla fast food tüketen insanların vücutlarında, daha fazla taze hazırlanmış yemek yiyen insanlara göre daha fazla PFAS olduğunu biliyoruz” sözleriyle tehlikenin altını çizdi.

Tam da bu nedenle ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden geçtiğimiz ay yapılan açıklamada şirketlerin gıda ambalajlarında PFAS kullanımını gönüllü olarak aşamalı bir biçimce sonlandıracağı duyuruldu. Ancak bu maddeleri içeren ürünlerin piyasadan tamamen kaldırılmasının ne kadar süreceği belli değil.

Öte yandan PFAS doğada o kadar yaygın ki ambalajdan bağımsız olarak sık sık yiyeceklerde ve suda tespit ediliyor. Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi’nin konuyla ilgili raporunda, “Gıdalar, yetiştirildikleri toprak, su ve hava yoluyla da PFAS ile kirlenmiş olabilir” ifadesi yer alıyor. Buna tarım ürünlerinin yanı sıra balık ve kabuklu deniz ürünleri de dahil.

PEKİ KENDİMİZİ NASIL KORUYACAĞIZ?

Birnbaum, bir birey olarak bunu yapmanın çok da kolay olmadığını söyledi. Ancak yine de alınabilecek bazı önlemler var.

İlk adım tencere ve tavalar… Vorst, camdan, karbon çeliğinden ve dökme demirden yapılmış, kaplamasız yapışmazlık özelliği bulunmayan tencere ve tavaların kullanımını önerdi. Ancak bu ürünlerin hem daha zor temizlendiğini hem de daha pahalı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Stoiber ise hazır gıdalardan ziyade taze malzemelerle evde pişmiş yemeklere ağırlık vermek gerektiğini belirtti. Yapışmaz tava kullanırken, yiyeceği aşırı ısıtmamaya dikkat etmek gerektiğini de vurgulayan Stoiber, “Yiyeceklerinizi yakarsanız, ya da çok yüksek sıcaklıklarda pişirirseniz, tavadaki veya dumandaki kimyasallara daha fazla maruz kalabilirsiniz” dedi.

Artan yemeklere gelince…

Muhtemelen en iyisi plastik kapları mikrodalgadan uzak tutmak. Birnbaum, “Yemekleri plastikte saklamak o kadar da kötü değil ama kesinlikle plastiğin içinde ısıtmayın” ifadelerini kullandı.

Öte yandan etiketlere her zaman itimat etmemek gerekiyor. Uzmanlar, bir üründeki zararlı bir maddenin, yine zararlı ama daha az bilinen başka bir maddeyle değiştirilebildiği “üzücü ikame” olarak bilinen duruma dikkat çekiyor.

Örneğin “BPA içermez” etiketiyle satılan bir üründe yine endişelere yol açan benzer bir kimyasal olan bisfenol-S bulunabiliyor. Benzer şekilde, “PFOA içermez” etiketi içeren pişirme kapları, başka bir tür PFAS içerebiliyor.

NEDEN HÂLÂ KULLANILIYOR?

Bu ipuçları nispeten faydalı olsa da dünya yok olmayan kimyasallara fazlasıyla doymuş olduğundan, tamamen arınmış bir mutfak sahibi olmak pek olası görünmüyor.

Ancak araştırmalar, daha az mikrodalgada patlamış mısır veya hazır yemek yemek gibi küçük değişikliklerin, kişinin kanındaki ölçülebilir PFAS miktarlarını azaltabileceğini gösteriyor. Stoiber, “Bu davranışların çoğu fark yaratıyor” dedi.

Peki bunca endişe varken PFAS ve BPA neden halen kullanılıyor? Cevap basit: Bu maddeler oldukça faydalı. Vorst, “Yaptıkları işte çok iyiler” dedi. Örneğin hiç kimse hamburgerin yağının ambalajdan arabanın koltuğuna sızmasını istemiyor ve bu yağı kontrol altında tutmanın daha iyi bir yolu henüz bulunabilmiş değil. Vorst, “Bu malzemeler kadar uygun maliyetli ve yüksek performanslı bir alternatif bulabildiğimizi sanmıyorum” diye konuştu.

Sözün kısası güvenlik seçimler yapmak şimdilik tüketicilerin bireysel tercihine kalmış durumda. Birnbaum, “Bu ürünlere gerçekten ihtiyacımız olduğuna karar verirsek şu soruyu sormalıyız: Güvenli bir alternatif var mı? Ve eğer güvenli bir alternatif varsa, alternatife geçmeliyiz” dedi.

National Geographic’in “‘Forever chemicals’ are hiding in your kitchen. Here’s where—and what you can do” başlıklı haberinden derlenmiştir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pfas-ile-ilgili-cok-onemli-aciklama-fdaden-geldi-sayilari-bilinmiyor-peki-en-cok-kimlerde-goruluyor-her-yerde-her-seyde-hepimizde-var/feed/ 0
Bakan Uraloğlu, İzmirlilerden 5 yıl istedi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:30:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6611 akan Uraloğlu, İzmir Torbalı Ticaret Merkezi’nde Sanayicilerle Buluşma programında İzmirli İş ve Sanayi Dünyasının Temsilcileri ile bir araya geldi.

İZMİR, İSTANBUL VE KOCAELİ’NDEN SONRA İHRACATTAKİ EN BAŞARILI İLİMİZ

Uraloğlu iş insanlarına yaptığı konuşmada, Cumhuriyet tarihinde Türkiye’de 2023 yılında, ihracat rekoru kırıldığını hatırlattı. Uraloğlu, “İhracatımız 256 milyar dolara ulaştı. İzmir’imiz, 24 milyar ihracat gerçekleştirerek İstanbul ve Kocaeli’nin ardından ihracattaki en başarılı 3. ilimiz oldu. İzmir, ülkemizin kalkınmasında her zaman öncü şehirlerimiz arasında yer almış, Türkiye ekonomisinin kapalı ekonomiden küresel ekonomiye geçiş serüvenine ışık tutmuştur.” dedi.

Son 22 yılda İzmir’in ulaşım ve iletişim altyapısına 214 milyar lira yatırım gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 430 kilometreden 970 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 367 kilometreden 985 kilometreye çıkarıldığını ifade etti.

Uraloğlu, en başta toplam uzunluğu 55 kilometre olan İzmir Çevre Yolu’nu etaplar halinde tamamlayarak ve Konak tünelini açarak İzmirlilere şehir içi trafiğinde rahat bir nefes aldırdıklarını da dile getirdi.

İzmir’de hayata geçen karayolu projelerini de hatırlatan Uraloğlu, “İzmir-İstanbul Otoyolu’nu tamamlayarak yaklaşık 8,5 saat süren yolculuk süresini 3,5 saate indirdik. Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu açtık. İzmir’in, Aliağa ve Çandarlı Limanı’na yüksek standartlı yollarla bağlantısını sağladık. Bir zamanlar sürücülerin korkulu rüyası olan Sabuncubeli Geçiti’ni tünelle geçtik ve İzmir-Manisa arası ulaşım süresini 15 dakikaya indirdik.” ifadelerine yer verdi.

Uraloğlu, Ankara-İzmir arasını 3,5 saate düşürecek ve İzmir’i yüksek hızlı demiryolu ağına bağlayacak olan İzmir-Ankara YHT projesinin ise yapımının etap etap devam ettiğini söyledi.

Uraloğlu, Adnan Menderes Havalimanı’nın ise yeni iç ve dış hatlar terminalleri ile Avrupa’nın en modern havalimanlarından biri haline getirildiğini de hatırlattı.

İZMİR’İ YAT TURİZMİNİN BAŞKENTİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ

İzmir’de kısa bir süre önce İzmir Yeni Foça Yat Limanı’nın da açıldığını kaydeden Uraloğlu, “Ayrıca, Özdere, Dikili, Çeşme Şifne, Çeşmealtı ve Şakran olmak üzere 5 yeni yat limanı için etütlerimizi sürdürüyoruz. Bu yatırımlarla İzmir’i yat turizminin başkentine dönüştüreceğiz. İzmir’deki bütün limanlarımızın Yeşil Liman sertifikası alarak modernize edilmesi, hem Körfezi daha yaşanılır kılacak hem de enerji ve iş verimliliğini artıracaktır.” şeklinde konuştu.

İZMİR’E BELEDİYECİLİK ALANINDA YETERLİ HİZMETLER SUNULMADI

Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerine az bir zaman kaldığını hatırlatarak, İzmir’e belediyecilik alanında yeterli hizmetlerin sunulmadığını belirtti. Uraloğlu, ”İzmir’in ve İzmirlilerin ihtiyaçlarına cevap verilmediği gibi kentin sorunlarının sürekli katlanarak büyüdüğü görüyoruz.” diye konuştu.

Uraloğlu, son 22 yılda yapılan ulaşım ve altyapı yatırımlarına da değindi. Uraloğlu, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara Otoyollar gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. Marmaray ve Bakü-Tiflis Kars Demiryolu Hatlarını inşa ederek Avrupa’dan Çin’e kesintisiz ulaşan demir ipek yolu projesinin hayata geçmesini sağladık. Ülkemizi hızlı tren ile tanıştırdık. İstanbul Havalimanı ile ülkemizi küresel bir havacılık merkezine dönüştürdük.” dedi.

SON 22 YILDA MEGA PROJELERLE HAYATI KOLAYLAŞTIRDIK

Uraloğlu, bu projelerin hayata geçmediği takdirde yaşanacakların hayatı ne kadar zorlaştıracağını anlattı. Uraloğlu, “Şu an İstanbul’da; Avrasya Tüneli’nin, Marmaray’ın ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapılmadığını. Sizce trafik nasıl olurdu? İstanbul Boğazı kaç saatte geçilirdi? Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkarmasak havayolu nasıl halkın yolu olacaktı? Demiryollarında, hızlı trenlerimizle bugüne kadar 84 milyon yolcu taşıdık.
Bu kadar yolcunun hızlı tren olmadığı için karayolunu tercih ettiğini düşünün. Neler olurdu?” ifadelerini kullandı.

İZMİRLİLER BİZİ BİR DENESİN, BİZE SADECE 5 YIL VERSİN

Mega projelerle vatandaşların hayatını kolaylaştırdıklarını söyleyen Uraloğlu, İzmir’inde artık yatırıma ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Bakan Uraloğlu, futbol takımlarını örnek göstererek, yerel yönetimlerde takım ruhunun önemine dikkati çekti. Uraloğlu, “Moral motivasyonu sağlarsanız, o takım ruhunu, ekip ruhunu verirseniz, siz çok daha başarılı işler yaparsınız. Ben futboldan örnek verdim. Bunu bütün iş yerlerimizde, belediye yönetimimizde, ülke yönetiminde de örnek verebiliriz. Şimdi biz İzmir’e birçok iş yaptık. Torbalı’da daha önce AK Parti belediyeciliğimiz oldu. Cumhur İttifakı oldu. Şimdi önümüzde bir seçim var ve gerçekten bazı ilçelerde belediyecilik anlamın da da hizmet etmeye çalıştık. Torbalı’da da belli bir dönem ettik. Çok şükür. Şimdi biz diyoruz ki, büyük şehirde de de İzmirli bizi bir denesin. Bir 5 yıl bize süre versin. Neler yapabildiğimizi takım ruhuyla, ekip ruhuyla beraber görelim inşallah.” dedi.

ARTIK İZMİR’DE HAMZA DAĞ İLE PROJELERDE İCRAAT ZAMANI

Bakan Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirlilerden AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ için destek istedi. Uraloğlu, “Yeterince proje anlamında vakit harcadık. Bundan sonra da inşallah bazı projelerimizin için icraat zamanıdır diye düşünüyorum. Hamza Dağ kardeşimizle ki biz Ankara’da benim burada görev yaptığım zamanda, sonra genel müdür olduğum dönemde, şimdi bu görev hasebiyle gerçekten güzel bir takım ruhumuz var. Ve Hamza dağ kardeşimizin Ankara’da çözemeyeceği iş yok. Büyük şehirde de Hamza kardeşimizle yol arkadaşımızla sizlerin desteğiyle beraber biz hizmet etmeye talibiz. İzmir’imizin bakanlık olarak yükümüzü arttırmasına talibiz.” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/feed/ 0
‘Taş Kağıt Makas’ izleyici ile buluştu… İlk bölüm sosyal medyayı salladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:36:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6512 Umut ve babasının hapishanedeki konuşması ile başlayan dizi izleyenleri 5 yıl öncesine götürdü. Dizinin ilk bölümünde;

Telefonunun çalındığını fark eden ve suçluyu yolcular arasında arayan Alev, bütün yolcuları karakola gitmeye zorladı. 

Alev’in ilk suçladığı kişi çarpıştığı Umut oldu. Müthiş hafızası ile gerçek suçluyu ortaya çıkaran Umut, hem polis memurlarını hem de Alev’i şoke etti.

Karakol çıkışı Umut’a özür borçlu olduğunu düşünen Alev, hayatının en unutulmaz derslerinden birini aldı.

Sen bir de avukat olacaksın değil mi? Senin insanlık hali dediğin şey insanların hayatını karartabilir…

 Kadir’i nezarette ziyaret eden Harun, onu dışarıya çıkaracağına söz verdi. Olayı en tepeden halletmeye çalışan Harun, Kadir’e denediği bütün yolların boşa çıktığını anlattı.

Rahat ol ya! Yakarsa dünyayı Harun yakar…

Kendisi için parti organize eden Fecir, gecede daha önce dinlediği ve sesini çok beğendiği Büşra’nın sahne almasını istedi.

Parti için mekana gelen Fecir, girişte Kadir’in avukatı Harun ile karşılaşınca gerildi. 

Büşra’yı kulisinde ziyaret eden Fecir, genç kızın tedirginliğini fark edince onu sakinleştirmeye çalıştı:

Bu gece benim memlekete dönüş partim. Senlik hiçbir şey yok, keyfine bak… Biz seni dinlemeye geldik.

Parti başlasın! 

Gecenin sonunda alkolün de etkisiyle ayakta durmakta zorlanan Fecir, arkadaşlarıyla birlikte eve dönmek yerine bir kez daha Büşra’nın odasına gitti.

Ne sen Leyla’sın ne de ben Mecnun!

Sana ‘yürekten oku’ dedim, sen canımızı okudun. İnsanın hem sesi, hem kendi güzel olur mu? Açık söyleyeyim sana doyamadım!

Uyandığında babasının evde olmadığını fark eden Umut, telefona sarıldı.

Güç bela babasının olduğu yeri öğrenen Umut, yardıma gittiğinde yerde cansız bir şekilde yatan Büşra’yı gördü.

Vakit kaybetmeden polisi arayan Umut, babası da hastaneye götürdü. Çok geçmeden polis memurları da Rıza’nın ifadesini almak için hastaneye geldiler.

Umut ve Rıza’nın hayata tutunma çabası!

Polisler, Rıza’nın tavırlarını oldukça şüpheli buldular.

Fecir’in bir açığını arayan avukat Harun, onun ölümü bütün ülkede infial yaratan Büşra’yı en son görenlerden biri olduğunu öğrendi.

Harun’un soruları ile köşeye sıkışan Fecir, avukata saldırdı.

Kavga görüntülerini kayda aldıran Harun, Fecir’e karşı son kozunu oynadı:

Sen şikayetini geri al ben de bu görüntülerin hepsini sildireyim…

Büşra toprağa verilirken, acılı ailesini teselli edenlerin başında Umut ve babası Rıza vardı. Sirenlerin böldüğü cenaze töreninde Rıza cinayet şüphesi ile gözaltına alındı. Umut’un olayı ihbar edenin kendileri olduğunu söylemesi de duruma engel olmaya yetmedi.

Rıza Tanrıkulu! Büşra Korkmaz cinayetinin baş şüphelisi olarak savcının talimatı ile gözaltına alınıyorsun

Mezarlığın ortasında eli kolu bağlı bir şekilde kalan Umut’u tesadüfen tanıştığı Alev teselli etti.

Ekip otosuna bindirilen Rıza, yolun yarısında karakol yerine başka bir yere götürüldüğünü fark etti.

Rıza, kendini bekleyen kötü sürprizden habersizdi.

Televizyon kanallarında geçen son dakika bütün mahalle sakinlerinde soğuk duş etkisi yaptı.

Büşra’nın katili komşusu çıktı

Olup bitene inanamayan Umut, soluğu babasının yanında aldı. Umut’u Rıza’nın katil damgası yemesinden daha çok onu tanımaması yaraladı.

Rıza yüksek güvenlik önlemleri ile adliyeye götürülürken, içinde Büşra’nın babası Haydar’ın ve komşularının bulunduğu kalabalık bir grup onu yuhaladı.

Büşra’nın yakınları tarafından saldırıya uğrayan Umut, can havli ile içeriye girip Rıza’yı gözaltına alan polislere babasının masum olduğunu anlatmaya çalıştı.

Baban masumsa çok iyi bir avukat tutacaksın!

Umut bu dakikalarda hayatını bütünüyle değiştirecek olan Fecir ve Harun ile aynı karede olduğundan habersizdi.

Günün sonunda Harun, Fecir’e karşı zaferini kazandı ve Kadir’i nezaretten çıkardı.

Dizinin final sahnesinde;

Karakoldaki masanın üzerinde babasının dosyası duran Umut, o geceye ait kamera kayıtlarını gördü.

TAŞ KAĞIT MAKAS’IN 2. BÖLÜM FRAGMANINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

SOSYAL MEDYAYI SALLADI

‘Taş Kağıt Makas’ın ilk bölümü sosyal medyaya damga vurdu. TT listesinde yerini bulan dizi ile ilgili yüzlerce tweet paylaşıldı.

*Beni ruh hastası bir karakterin bağımlısı yapan Burak Yörük’ten ben razıyım…

*Mükemmel bir dizi

*Bu dizi nedense bana Yeşil Yol’u hatırlattı. Çok ağlattı…

*Mafyatik Burak Yörük bambaşka bir mevzuymuş

*İlk bölüm olarak baya iyi giriş yaptı bence oyuncular rolüne çok yakışmış hepsi harika oynuyor Ekin Koç farklı bir karakter ortaya koymuş. Bülent Seyran ve Ekin Koç’un karşılıklı sahneleri çok iyidi dokunaklıydı. Kısaca baya iyi bir iş çıkmış emeklere sağlık.

*Denk gelerek izledim. Yıkılıyor dizi resmen hayran bıraktınız.

*Çok iyi bir ilk bölümdü çok sağlam bir hikayesi var su gibi aktı yarın inşallah güzel bir başlangıç yaparız.

*Çarşamba günlerine artık plan yok. Yerimiz belli #taşkağıtmakas

*Kanal D ‘İnci Taneleri’nden sonra efsane bir yapıma daha imza attı. Tebrikler.

İşte Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’nun karakterleri;

EKİN KOÇ (UMUT TANRIKULU)

Çocuk yaşta anne ve abisini bir trafik kazasında kaybeden Umut; babası Rıza’yla birlikte, şehrin en büyük gökdelenlerinin arkasındaki dik yokuşa kurulmuş bir gecekondu mahallesinde, yoksul bir hayat sürmektedir. Hipertimezi hastalığına sahip olan Umut’un sıradışı bir hafıza yeteneği vardır. Yaşadığı her anı en küçük ayrıntılarına kadar hatırlar, çevresindeki dünyayı farklı bir şekilde algılar. Babası bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklanınca tüm hayatı değişir. Babasının masum olduğunu ispatlamak ve adaleti sağlamak için bu yeteneğiyle birlikte kazanmaya odaklı, özgüvenli ve güçlü bir avukata dönüşür. Alev’le tanışmalarını ve ilişkilerinin ilerlemesini sağlayan en önemli etken, yine bu hatırlama yeteneği olacaktır.

SERRA ARITÜRK (ALEV DÖNERTAŞ)

Alev, zorluklar karşısında pes etmeyen, hayatı adalet ve doğruluk üzerine kurulmuş, cesur, kararlı ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Umut ile bir belediye otobüsünde sürpriz bir şekilde tanıştıklarında aralarında özel bir bağ oluşur. Zaman zaman yolları ayrılsa da Umut’un adalet arayışında en büyük destekçisi olan Alev, adalet mücadelesi ve profesyonel başarılarıyla; yıllar içinde güçlü, bağımsız, kararlı bir avukata dönüşür.

OZAN GÜVEN (HARUN YAKAR)

Zeki, karizmatik, komik ve şeytan tüylü, yıldızı yüksek bir avukat olan Harun; karanlık bir geçmişe sahiptir. Cesur ve hırslı bir yapısı vardır ve amacına ulaşmak için her yolu denemekten çekinmez. Büyük iş adamları, mafyalar ve suç örgütleriyle olan ilişkileri, onu karmaşık ve tehlikeli sularda yol almaya iterken; her ortama uyum sağlama yeteneği ve renkli kişiliğiyle adeta bir bukalemundur. Güçlü iletişim yeteneği ve kullandığı farklı yöntemlerle kariyerinde aldığı bütün davaları kazanan Harun; lüks yaşamı, tatlı dili ve flörtöz tavırlarıyla da renkli bir özel hayata sahiptir. Bir dava yüzünden Umut’la yolları kesişen Harun, hem süreçte öğrendiği bilgilerle kendi geçmişine bir yolculuk yapacak hem de karakterinin farklı yönlerini keşfedecektir.

HANDE ATAİZİ (SÜREYYA UYAR)

Süreyya, zeki, güzel ve sert bir Cumhuriyet savcısıdır. Kendisine has bir tavrı ve müthiş bir hitabet yeteneği olan Süreyya, hukuk camiasında çekinilen, işinde çok başarılı bir kadındır. Üniversite yıllarından arkadaşı, aralarında adı konmamış bir çekim ve kıyasıya bir rekabet olan Harun’dan farklı olarak devlete, iş etiğine ve kurumlara aşırı bağlı bir hukukçudur. Savcısı olduğu bir dosyada aldığı hızlı karar, Umut’un babası için başlattığı adalet savaşını tetikleyecektir.

BURAK YÖRÜK (FECİR EMİRKIRAN)

Dışarıdan bakıldığında güçlü, çekici ve karizmatik biri gibi görünen Fecir, duygusal dalgalanmalara sahip, kibirli, maço ve öfke kontrolünü sağlayamayan bir sosyopattır. Duygularını sınırların ötesinde yaşayan Fecir, travmatik geçmişinin yaralarını iç dünyasında hissetmeye devam eder. Babasının feodal fikirleri yüzünden ona yüklediği sorumluluklarla, Emirkıran Grup’un başkanı olması için büyütülmüş Fecir; duygusal zayıflığını saklamaya çalışsa da zaman zaman dinlediği şarkılarla açık eder. Bir sosyal medya uygulamasında keşfettiği ve şarkı söyleyişinden çok etkilendiği Büşra’yla yollarının kesişmesi, herkesin hayatını değiştirecektir.

HÜSEYİN AVNİ DANYAL (KADRİ PALAZ)

Kadri Palaz, babasının ölümünden itibaren tanıdığı Harun’u adeta bir oğul gibi sahiplenmiştir. Harun’u en iyi okullarda okutup muhteşem bir avukat olmasını sağlamıştır. Kadri, Harun’u bir avukatın ötesinde bir araç olarak kullanarak hukuki arenada adeta bir satranç ustası gibi oyun oynamaktadır. Az ile yetinmeyi hiç sevmeyen Kadri Palaz’ın en büyük amacı, patronlar kulübü içerisinde kendisine de yer bulmaktır. Harun’la kurduğu baba oğul ilişkisi, aralarındaki çok kuvvetli bağ, Fecir Emirkıran davasıyla birlikte büyük bir testten geçecektir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Filyos Limanı deniz taşımacılığına açılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:12:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5625 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün bir dizi ziyaretlerde bulunmak için gittiği Karabük’te, Karabük AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Uraloğlu, doğal güzellikleriyle, yeşilliğiyle, sanayisiyle, kanyonlarıyla gelişmekte olan şehir Karabük’te olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

KARDEMİR ARTIK SADECE TÜRKİYE’YE DEĞİL DÜNYA’YA MAL SATIYOR

Uraloğlu Karabük programında, 1939 yılında ilk Türk demirini üreten fabrika olan ‘Kardemir Demir-Çelik Fabrikası’nı da ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Uraloğlu gözlemleri sonrası, “Gerçekten Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor.” dedi.

Uraloğlu Kardemir’in demir yollarına, gerek ray üretmesi gerek tekerlek üretmesi gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmalar yaptığını belirterek, “Yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. 5 bin kişiye doğrudan istihdam imkânı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zamanda sadece klasik ürünler değil, bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber.” şeklinde konuştu.

Kardemir Demir-Çelik Fabrikası işçileriyle öğle yemeğinde bir araya gelen Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Öğlen yemekte işçi kardeş beraber oldum. 4 yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış. Babadan oğula. Bu da güzel teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben orada tebrik ediyorum.”

Bakan Uraloğlu, Marmaray’ın tren setlerin de bulunan tekerleklerinin de Kardemir’de yapıldığını belirterek, “Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.” dedi.

 

ÇALIŞMALAR BAŞLATILDI, FİLYOS LİMANI DENİZ TAŞIMACILIĞINA AÇILACAK

Bakan Uraloğlu Filyos Limanı’na değinerek, çalışmaların tamamlandığını ve limanın hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, “Allah bir gaz bulmayı nasip etti. Ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerdeki beklenti, oranın ticarete de açılması. Deniz taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyon da orada Türk petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. 2 yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de, nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişelerin ben buradan yersiz söylemek isterim.” diye konuştu.

KARABÜK’TE 7 KİLOMETRE OLAN BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUNU 116 KİLOMETREYE ÇIKARDIK

Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Karabük’e yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapıldığını ifade ederek, “7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 kilometreye çıkarmışız.” dedi.

BİZ SEFERE ÇIKACAĞIZ, ZAFER ALLAH’IN TAKDİRİDİR

Belediye seçimlerinin herkes için önemli olduğu ifade eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek istedi. Uraloğlu, “Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah. Biz Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

KARABÜKLÜLER ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DİYECEK

Uraloğlu, Karabük Kardemir Kavşağı’nda yapılan son çalışmaları aktardı. Uraloğlu, “Hafta sonu kara yollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Gerek dronelarla beraber bütün oradaki sirkülasyonu izlediler. Gerekçede sürücü davranışlarına baktılar. O anlamda orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Onları da hayata geçirdikten sonra bu kavşak inşallah, Allah razı olsun bak buraya kütleler koyulmadan işte büyük köprüler koyulmadan da çözüldü lafını biz Karabük’ten duyacağız.” ifadelerine yer verdi.

BURSA- YENİŞEHİR-OSMANELİ HIZLI TREN HATTI 2026’DA TAMAMLANACAK

Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı ile ilgili konuşan Uraloğlu, 2025’in sonunda belli bir kısmının 2026’da tamamının biteceğini söyledi.
Karabük Gar Projesi hakkında basın mensuplarını bilgilendiren Uraloğlu, “Orada bir kavram projesi de var. O kavram projesidir. Onun biz garı taşıyacağımız yerin ön projesini yaptık ve imzaladık. Biz de şimdi onun demir yollarımız onun detay projesini yapıyor. Böyle inşallah burada bunun nihai projesini yapacak ve biz öncelikle yatırım programına alınarak hani bu seneye yetiştirebilirsek bu sene olmadı 2025’in yatırım programını alarak garı taşıyacağız o süreçte de detay proje oranın şekli, yapılış şekli vesaire onları da konuşacağız ve yürüyeceğiz inşallah.” diye konuştu.

‘KARABÜK YENİCE YOLU’NDA TIRMANMA ŞERİTLİ YOL YAPMAK İÇİN ÇALIŞMALARI BAŞLATIYORUZ

Karabük Yenice Yolu Projesi hakkında da bilgi veren Uraloğlu, “Oradan çok eski yıllarda yapılmış olan bir yol var. Orada bugünkü konuştuğumuz işlerden bir tanesi. Tabii çok zorlu bir coğrafya. Yani orada tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen arkadaşlarımız bir çalışma başlatacak. Ondan sonra da takip edeceğiz onu.” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/feed/ 0
Bu bebekler 26 milyonda 1 dünyaya geliyor! Haklarındaki efsaneler dilden dile dolanıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bu-bebekler-26-milyonda-1-dunyaya-geliyor-haklarindaki-efsaneler-dilden-dile-dolaniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bu-bebekler-26-milyonda-1-dunyaya-geliyor-haklarindaki-efsaneler-dilden-dile-dolaniyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:00:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4905 Debbie Owen, British Airways’le yapacağı yolculuğun olaysız geçeceğini düşünüyordu. Fildişi Sahili’nden havalanan uçak, 7 saatlik bir yolculuğun ardından Londra Gatwick Havalimanı’na inecekti.

7 aylık hamile olan Debbie, Afrika’nın sıcağını geride bırakıp İngiltere’nin serin havasına kavuşacağı için memnundu. Yolculuk sırasında Debbie’ye 4 yaşındaki kızı Claire eşlik ediyordu. Eşi Duncan, o sırada henüz Fildişi Sahili’ndeydi; doğum iyice yaklaşınca o da Londra’da ailesine katılacaktı.

Uçak havalandıktan kısa süre sonra Debbie’nin sancıları başladı. Debbie yolculuğa çıkmadan önce doktor kontrolüne gitmiş, doğuma henüz 7 haftası olduğunu teyit ettirmişti. Hatta doktoru kendisine uçak yolculuğu yapmasında bir sakınca olmadığını belirten bir mektup bile vermişti. Ancak anlaşılan o ki bebek planlara uymak istemiyordu.

ANNE BEKLEMEK İSTESE DE BEBEK İSTEMEDİ

Debbie, başlangıçta sancılarına karşı direnmeye çalıştı. Doğumu bir hastanede yapabileceğini ümit ediyordu. Ancak kısa süre içinde bebeğin uçağın yere inmesini bekleyebilecek durumda olmadığı anlaşıldı.

Uçak mürettebatı Claire’le ilgilenirken, bir anne çocuk sağlığı organizasyonu için gittiği Gana’dan dönmekte olan Hollandalı doktor Wym Bakker da doğum sırasında Debbie’ye destek oldu.

Sabırsız kız bebek uçak Birleşik Krallık hava sahasının sınırında doğdu ve adı Shona Kristy Yves (kısaca SKY yani gökyüzü) oldu.

Duncan ikinci kızının doğum haberini eşinden değil uçağın pilotundan aldı. Bugün 30’lu yaşlarında olan Shona, Conde Nast Traveler’a yaptığı açıklamada, “Pilot babamı arayıp, ‘Kaptanınız konuşuyor, eşiniz doğuruyor’ demiş” diye anlattı o dakikaları.

Dr. Sailaja Vallabhaneni 2020’de uçakta meydana gelen doğuma yardımcı olmanın mutluluğunu yaşıyordu

GÖKTE DOĞANLARIN EN GENCİ 1 YAŞINDA

Shona, aşağı yukarı 70 kişilik bir özel insanlar topluluğunun üyesi. Bir uçak yolculuğu esnasında doğan bu kişilere İngilizce “skyborns” yani “gökte doğanlar” adı veriliyor.

Shona, öğrencilik yıllarında bir dijital gazetecilik projesi kapsamında kendisi gibi gökte doğanlar için bir internet sitesi kurdu. Bu kişileri belli bir çatı altında toplamak isteyen Shona, diğer gökte doğanların hayat hikâyelerini araştırdı.

Araştırması sırasında keşfettiği hikâyelerden birinin sahibi olan Matthew Dulles de Bara, Shona’dan birkaç yıl sonra New York-Orlando uçuşunda dünyaya geldi ve gazetelere haber oldu.

2015 yılında Taipei’den Los Angeles’a giden bir başka uçakta küçük bir kız dünyaya geldi.

Virgin Atlantic havayolu bünyesindeki ilk doğum 2004 yılında 36.000 fitte gerçekleşti. Bebeğe Virginia adı verildi. Charles Branson’ın sahibi olduğu şirket bir uçağın adını bu kızın anısına değiştirdi. Virginia’dan sekiz yıl sonra bu kez Virgin Atlantic’in Johannesburg uçuşunda bir erkek bebek doğdu.

Gökte doğanlar topluluğunun en yeni üyesi ise 19 Ocak 2023 günü Tokyo Narita’dan kalkıp Dubai Uluslararası Havalimanı’na yol alan 12 saatlik Emirates Havayolları uçağında dünyaya gelen bebek oldu.

İLK BEBEK 1929 DOĞUMLU

Ancak Shona’yı en çok heyecanlandıran, ilk gökte doğan bebeğin hikâyesini açığa çıkarmak oldu. Shona bu bebekle ilgili haberi, Florida’da yayımlanan bir yerel gazetenin 1929 tarihli kupüründe bulduğunu belirterek, “Baba bir uçak meraklısı ve doktormuş. Eşi hamileliğinin son dönemlerindeymiş. Anne doğumun yaklaştığını hissettiğinde uçağa binmişler ve bebek gelene kadar 2.000 fitte dolaşmışlar” dedi.

Shona bebeğe Airleen (air İngilizce hava demek) adı verildiğini de sözlerine ekledi.

Shona’nın bulduğu en ilginç gökte doğan hikâyelerinden biri ikiz kardeşlere aitti. Bu hikâyeyi ilginç kılan asıl şey, bebeklerden birinin havada diğerinin yere indikten sonra doğmuş olmasıydı.

Ancak ne yazık ki tüm gökte doğanların hikâyeleri bu kadar keyifli değil. Uçak tuvaletinde doğan ve anneleri tarafından terk edilen üç bebek de var.

1966 yılında Dakar-Kazablanka uçuşunda dünyaya gelen bebek Tonnie, doğumuna yardım eden uçuş görevlisinin kollarında.

HER 26 MİLYON YOLCUDA 1

Öte yandan Shona, havayolu şirketlerinin, sağlık kuruluşlarının ya da Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği gibi sektörel kuruluşların gökte doğanlarla ilgili kayıt tutmadığını da belirtti. Ancak 2020 yılında International Society of Travel Medicine’de yayımlanan bir makalede, 1929-2018 yılları arasında ticari uçuşlarda 74 bebek dünyaya geldiği, bunların 71’inin hayatta kaldığı ifade ediliyordu.

Havacılık sektörüne sağlık desteği veren MedAire şirketinin verilerine göre ise bu tür doğumlar her 26 milyon yolcuda 1 yaşanıyor. Şirketin küresel tıp direktörü Dr. Paulo Alves, “Uçuş sırasında doğum yaşanması çok ama çok nadirdir. Vakaları incelediğinizde bunların beklenmedik doğumlar olduğunu, bebeklerin prematüre olduğunu görebilirsiniz” dedi ve ekledi:

“Uçaklar doğum için en uygun yerler olmadığını söyleyebiliriz. Bunun birçok sebebi var. Bir kere hava basıncı düşük olduğu için bebek soluk alıp vermekte zorlanır. Bunu çok yüksek rakımlı bir yerde prematüre bir bebek dünyaya getirmek gibi düşünebilirsiniz.”

Daha da önemlisi uçaklarda gelişmiş ekipmanlar ya da doğum ve bebek bakımı konusunda uzman sağlık çalışanları olmadığından, yaşanabilecek bir aksaklık veya acil sezaryen ihtiyacı işleri daha da karıştırabiliyor. Son olarak yeni doğan bebeklerde orta kulak ile burnun arka kısmını birbirine bağlayan östaki boruları, hava basıncındaki değişimlerden olumsuz etkileniyor.

ACİL İNİŞ YAPILMIYOR, YOLA HIZLA DEVAM EDİLİYOR

Captain Laura blog’uyla tanınan deneyimli havayolu pilotu Laura Einstetler, uçakta yaşanan doğumlardaki risklerin sadece bebeğin prematüre olmasıyla sınırlı olmadığını ilk elden tecrübe edenlerden.

Einstetler, Conde Nast Traveler’a yaptığı açıklamada, “Los Angeles’tan Hawaii’ye uçtuğumuz bir yolculuğun ortalarında, 7 aylık hamile bir yolcumuz anormal derecede hızlı ve derin nefesler almaya başladı. Geçmişten gelen bir hastalığı vardı ve hamileliği nedeniyle ilaçlarını kullanamıyordu. En yakın havalimanına 2,5 saat uzaktaydık. Kendisini sakinleştirmeyi başardık ama oldukça kaygılı anlar yaşandı” dedi.

Uçuş esnasında yaşanan doğumlarda nasıl bir süreç işleyeceği de resmileşmiş değil. Çoğu zaman yolcu, birinci sınıf ya da ‘business’ sınıfı gibi daha geniş ve rahat bir kısma alınıyor. Bunun olamadığı durumlarda çevresi mümkün olduğunca boşaltılıyor. Einstetler, acil inişlerin de çok olası olmadığını belirterek, “Bu yolcuyu 39.000 fitten hastaneye götürmek en az 45 dakikamızı alır. Bu seçenek diğer yolcular için uygun değildir, havayolu şirketi için maliyetli olur ve uçağın planlarını bozabilir” dedi.

Hal böyle olunca, doğum başladığında uçuş ekibi ebelik görevini üstlenirken, uçak da planlanan destinasyona en kısa sürede varabilmek için hızını artırıyor.

Hamilelerle ilgili uçuş kurallarında da sektör genelinde uygulanan bir standart yok. Bazı havayolları 36 haftayı geçmiş yolcuları kabul etmezken bazıları, doktor raporu olduğu takdirde 40 haftaya kadar uçuşa izin veriyor. (40 hafta modelini uygulayan havayolu şirketlerinden biri olan Delta’nın sözcüsü Conde Nast Traveler’a yaptığı açıklamada, “Hamile kadınların doğum tarihinden önceki son dört hafta uçmaması ve uçağa binmeden önce doktoruna danışması tavsiye ediliyor. Ama bu sadece bir tavsiye” dedi.)

‘DÜNYA VATANDAŞI’ OLUYORLAR MI?

Peki uluslararası hava sahasında doğan bir çocuk hangi ülkenin vatandaşı oluyor?

MedAire yöneticisi Dr. Alves, bu konuda da evrensel bir kural olmadığını belirterek, “Uçağın içinin o ülkenin toprağı kabul edildiğini hatırlamakta fayda var” dedi. Yani Vatansızlığın Azaltılmasına Dair 1961 Sözleşmesi gereğince uçak, resmî kaydının bulunduğu ülkenin toprağı sayılıyor. Ne var ki bu çok da önemli olmayan teknik bir ayrıntı. Zira uçakta doğan çocukların çok büyük bir kısmı jus sanguinis (kan esası) gereğince anne ya da babalarının vatandaşı olduğu ülkenin vatandaşlığına giriyor. Bununla birlikte jus soli (toprak esası) uygulayan bazı ülkeler de var. Bu ülkelerde vatandaş olmak için orada doğmak yeterli oluyor.

1961 Sözleşmesi’nin uygulamaya konduğu nadir örneklerde ise çocuğun vatansız kalmasını önlemek için havayolu şirketinin kayıtlı olduğu ülkenin vatandaşlığı geçerli oluyor. Yani uçakta doğan çocukların “dünya vatandaşı” olduğu iddiası doğru değil.

Örneğin Shona Owen Birleşik Krallık pasaportu sahibi. Ancak pasaportunu yenileme zamanı geldiğinde “doğum yeri” hanesi Shona için sorun yarattı. Shona’nın eski pasaportunda özel durumlar için ayrılmış bir sayfada “Pasaport sahibi Sussex’in Mayfield ilçesinin 10 mil güneyinde bir uçakta doğmuştur” yazıyordu. Ancak Birleşik Krallık’ta pasaportlar Avrupa Birliği standartlarına uymak üzere değiştirilince bu sayfalar iptal edildi. Bunun sonucunda Shona, doğum yerini en yakın uygun kategori olan “denizde doğdu” olarak değiştirmek zorunda kaldı.

2015’te China Air uçuşunda meydana gelen doğum kameralara böyle yansımıştı

ÖMÜR BOYU BEDAVA BİLET YOK AMA…

Bu tür bürokratik sorunlar bir yana, uçakta meydana gelen başarılı bir doğum hem aile hem de havayolu şirketi için iyi haber sayılıyor ve çoğu zaman bir reklam malzemesine dönüşüyor. Örneğin Virgin Atlantic, uçakta doğan bebeğe 21 yaşına kadar kullanabileceği sınırsız bedava bilet armağan etmişti. British Airways de Shona’ya 18’inci yaş günü için istediği herhangi bir yere giderken kullanabileceği iki kişilik bilet hediye etti. (Shona bu biletlerle Avustralya’da yaşayan büyükannesini ziyarete gitti.)

Özetle, uçakta doğan bebeklerin ömür boyu uçağa bedava bindiği iddiası bir şehir efsanesinden öte değil. Ancak Shona yolculuk öncesi check-in yaparken uçakta doğduğunu belirtiyor ve bu sayede kabin yükseltme hakkından çoğu zaman ücretsiz faydalanabiliyor. Son olarak, kaderin bir cilvesi midir bilinmez ama, Shona’nın seyahat sektöründe çalıştığını ve sık sık uçak yolculukları yaptığını da belirtelim.

Conde Nast Traveler’ın “What Happens When a Baby Is Born on a Plane?” başlıklı haberinden derlenmiştir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bu-bebekler-26-milyonda-1-dunyaya-geliyor-haklarindaki-efsaneler-dilden-dile-dolaniyor/feed/ 0
Kavşağı kaçırmayalım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kavsagi-kacirmayalim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kavsagi-kacirmayalim/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:00:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2251 Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde gerçekleştirilen 28. Taraflar Konferansı (COP28) birçok ilkler ve tartışmalarla geride kaldı. Konferans, iklim krizinin gerektirdiği somut adımları karşılamadığı nedeniyle eleştirilmekle birlikte, fosil yakıtlar için “sonun başlangıcı” olarak değerlendirildi. Ayrıca, yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli ve halihazırdaki hedeflerine rağmen Türkiye’nin, Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Üzerine Küresel Taahhüt’e katılmaması da tartışma yarattı. Tüm bunların gölgesinde önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, “COP 28’in verdiği mesajlara baktığımızda ihtiyaç duyulan kararlılık ve hızda olmasa da iklim değişikliği ile mücadelede yeni bir yola girdiğimizi görüyoruz. Dönüşüm zamanları iş dünyası için yeni riskler ve fırsatlar barındırır. İklim değişikliği konusunda ise riskler ve fırsatlar neredeyse eşit derecede yüksek. Konunun diğer alanlardan farkı ise şirketler için artık bir tercihten çıkıp küresel rekabette hayatta kalma stratejisine dönüşmesi diyebiliriz” bilgisini verdi.

ROTAMIZA DÖNMELİYİZ

“Yaşanabilir bir dünya için çabalarımızı artırmalı ve hızlandırmalıyız” ifadelerini kullanan Çele, “2030 hedeflerine ulaşmada takvimi yarılamışken yolun yarısında bile değiliz. İklim değişikliği ile mücadelede ise 1.5 derece kavşağını geçmek üzereyiz. Dünyamızı yaşanabilir sınırlar içinde tutmak ve 2030 yılında hayalini kurduğumuz daha adil ve yaşanabilir bir dünyaya ulaşmak için rotamıza dönmeli, daha hızlı ve daha ileri yol almalıyız” şeklinde konuştu.

ŞİRKETLERE ‘YEŞİL  BADANA’ ELEŞTİRİSİ

Şirketlerin sürdürülebilirlik ve karbon emisyonu azaltma noktasında fiilen eksik kaldığına vurgu yapan Çele, “Eylemlerin taahhütlerin gerisinde kalması bir yana, açıklanan hedeflerin inandırıcılığı da sorgulanıyor. Hedeflerin neye göre belirlendiğini, bu hedeflere giden yol haritasını ve ilerlemeyi kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmayan şirketler “yeşil badana” (greenwashing) eleştirisiyle karşı karşıya kalıyor” dedi. Greenwashing, bir şirketin gerçekte olduğundan daha çevre dostu görünme çabasına deniyor.

BİLİME DAYALI HEDEF

UN Global Compact Türkiye olarak daha fazla şirketin bilime dayalı karbon emisyonu azaltım hedefi belirlemesi için onları desteklediklerini de anlatan Çele, şöyle devam etti: “UN Global Compact, CDP, WRI ve WWF ortaklığıyla hayata geçirilen “Bilime Dayalı Hedefler İnisiyatifi” (Science Based Targets- SBTi), küresel bir standart olarak giderek daha fazla kabul görüyor. İnisiyatif, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve net sıfır hedefinin tutturulabilmesi için şirketlere bir yol haritası sunuyor. Bugün itibariyle Türkiye’den 64 şirket İnisiyatife katıldı.”

‘İLERLEMELERİNİZİ RAPORLAYIN’

Daha fazla şirketin bilime dayalı karbon emisyonu azaltım hedefi belirlemesi için onları desteklediklerini anlatan Melda Çele, “İklim Hedefi Hızlandırma Programı iklim nötr olma yolunda bilime dayalı emisyon hedeflerinde ilerleme kaydetmelerinde ve net sıfıra geçiş stratejisi belirlemelerinde şirketlere destek oluyor. İklim Eylemi Deneyim Paylaşım Grubu ise bu alanda şirketlerin en iyi uygulamaları paylaşmalarını ve birbirlerinden öğrenmelerini sağlıyor. UN Global Compact, üye şirketlerini belirli alanlarda somut taahhütte bulunmaya davet eden “Daha Hızlı, Daha İleri (Forwad Faster)” girişimini duyurdu. Girişim, iklim eylemi alanının da içinde bulunduğu konularda şirketleri somut taahhütte bulunma ve bu taahhütlerde ilerlemelerini raporlamaya davet ediyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kavsagi-kacirmayalim/feed/ 0
Bakan Uraloğlu konuştu: Son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-son-21-yila-100-yillik-isler-sigdirdik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-son-21-yila-100-yillik-isler-sigdirdik/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:33:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1937 Düzce Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Düzce Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış toplantısı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile AK Parti Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk, Düzce Valisi Selçuk Aslan, Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bürokratları, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri ile davetliler katıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, ulaşım ve altyapı alanında yaptıkları çalışmaları anlatarak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, ‘Siyaset demek; ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek’ demektir. Son 21 yıldır bu anlayışla çalışıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin her köşesini büyük eser ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Birbiri ardına tamamladığımız projeleri, eser ve hizmet siyasetimizin en önemli unsuru olarak görüyor, milli kalkınma yolunda hızla ilerliyoruz. Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’mizin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Tesis ettiğimiz ulaşım ağlarıyla, ekonomik faaliyetlerin, kültür ve medeniyetin yurt sathına yayılması idealine tüm imkan ve gayretimizle hizmet etmekteyiz. Güçlü, modern ve sağlam altyapı ve üstyapı temelinde ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edecek, milletimizin hayat kalitesini devamlı yükselteceğiz. Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 250 milyar yatırım gerçekleştirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale köprüleri, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Yüksek standartlı, bölünmüş yollarla ülkemizin her noktasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde erişim sağlar hale getirdik” diye konuştu.

‘YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜNDEN DEMİR YOLUNU GEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞILIYOR’

Bakan Uraloğlu, açıklamasında, “6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 373 kilometreye, 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye yükselttik. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye yükselttik. Ülkemizi sıfırdan hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye ve terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337,5 milyon yolcuya çıkardık. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, uçuş ağımıza 283 yeni nokta ekleyerek 343 noktaya yükselttik. Denizcilik alanında 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a, 37 olan tersane sayımızı 85’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitemizi de 25 binin üzerine çıkardık. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda 2028 yılında bölünmüş yol ağımızı 31 bin kilometrenin üzerine, 2053 hedefimiz kapsamında ise 38 bin kilometrenin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Avrasya Tüneli ve Marmaray ile İstanbul Boğazı’nın altından hem kara yolu hem de demir yolu geçişi tesis ettik. Kara yolu geçişini hizmete aldığımız Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden şimdi de demir yolunu geçirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geleceği bugünden tasarlarken; lojistik, mobilite ve dijitalleşme odağında, bilimsel temelli, çevreci, sürdürülebilir ve tarihe duyarlı bir ulaşım altyapısını ülkemize kazandırmak için çalışmaya devam ediyoruz. 2053 vizyonumuzla ülkemizin ihtiyaç duyduğu ulaştırma ve altyapı yatırımlarını önümüzdeki 30 yıl için planladık” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ ÖNEMLİ HAVZALARDA BULUNUYOR’

Yer altı kaynakları açısından Türkiye’nin önemli noktada olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası, önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası, tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Karadeniz Havzası ve Türk boğazlarının oluşturduğu coğrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunuyor. Konumumuzun avantajından hareketle ulaşım stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Bu kapsamda ülkemiz, ‘Orta Koridor’ güzergahının kısa, orta ve uzun vadede geliştirilmesinde ve iyileştirilmesinde kararlıdır. Gerek son dönemde yaşanan gelişmeler sebebiyle, kuzey koridoru yerine orta koridoru kullanma isteği gerekse giderek artan ticaret hacmi, Orta Koridor’da yük taşımacılığı hacmini arttırmak için tarihi bir fırsat ortaya koymaktadır. Bunun sağlanması için de büyük projeler üstlenerek hem Orta Doğu hem de Afrika kıtasıyla ortak projeler geliştirmeye odaklanmış durumdayız” dedi.

‘İPEK YOLU’NU AVRUPA’YA BAĞLIYORUZ’

Bakan Uraloğlu, İpek Yolu’nun Marmaray aracılığıyla Avrupa’ya bağlanacağını belirterek, “Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ile Çin’den ülkemize ulaşan yeni İpek Yolu’nu Marmaray üzerinden Avrupa’ya bağlıyoruz. Azerbaycan ile ülkemiz arasındaki mesafeleri kısaltacak olan Zengezur Koridoru ile Bakü Limanı doğrudan ülkemize bağlanacaktır. Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi üzerinden Irak’a gelecek yükleri Avrupa’ya ulaştıracak Kalkınma Yolu projesinde çalışmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

‘YATIRIMLARIMIZI ARTAN NÜFUSU KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPIYORUZ’

Bakan Uraloğlu, yatırımları illerin büyümesine göre planladıklarını ifade ederek, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 2007 yılında nüfusun yüzde 70’i il ve ilçelerde yaşarken, bugün 85 milyonu aşan nüfusumuzun yaklaşık yüzde 93’ünün il ve ilçelerde yaşadığını görüyoruz. İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabii ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım ve lojistik hizmetleri, etkili sağlık hizmetleri, gelişmiş eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bu noktada bugün hem ülkemizde hem de dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişeme adapte olmayı çalıştığını görüyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-son-21-yila-100-yillik-isler-sigdirdik/feed/ 0
Bakan açıkladı: Depremden etkilenen yollar için 6,3 milyar TL harcadık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-acikladi-depremden-etkilenen-yollar-icin-63-milyar-tl-harcadik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-acikladi-depremden-etkilenen-yollar-icin-63-milyar-tl-harcadik/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:45:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1569 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu 2023 yılının son programını, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır yıkım alan illerden Malatya’da gerçekleştiriyor.  Malatya İkizce TOKİ Yolları Yapım İşi Şantiyesinde yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu, bu yıl insanlık tarihinin en yıkıcı afetlerinden birinin yaşandığına dikkati çekerek, 6 Şubat’ta hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. 

“DEPREMİN İLK ANINDAN İTİBAREN ÇOK ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPTIK”

Asrın felaketi’ diye tanımlanan 6 Şubat depremlerinde hasara uğrayan kesimlerde de ulaşım yollarının açık tutulması ve iletişimin kesilmemesi için her an sahada olduklarını hatırlatan Uraloğlu, “Deprem bölgesi karayolları yol ağında bulunan 9 bin 176 kilometrelik yolun sadece yüzde 2’sini oluşturan 184 kilometrelik kısımda hasar oluşmuştu. 11 ilimizde ulusal yol ağımızın yüzde 98’i depremden herhangi bir zarar görmemişti.” ifadelerini kullandı. 

“6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE 1 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞIMIZI ÜCRETSİZ TAHLİYE ETTİK”

Depremin ilk gününden itibaren bölgeden tahliyelerin yapılması ve yollanan yardımların bölgeye intikali gibi çok kritik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Uraloğlu, “Havayollarımızı afet lojistiğinde etkin ve hızlı bir şekilde kullanarak 720 bin vatandaşımızı bölgeden tahliye ettik. AFAD Yönetim Merkeziyle koordineli olarak havayoluyla birlikte kara, deniz ve demiryoluyla 1 milyon üstünde vatandaşımızı ücretsiz tahliye ettik.” şeklinde konuştu.

“AFET BÖLGESİNDE HİÇBİR NOKTADA İLETİŞİM PROBLEMİ YOK”

Uraloğlu, depremler sonrasında havayolundan demiryoluna ulaşım ve haberleşme alanında tüm çalışmaları başlattıklarını kaydederek, konteyner kentlerde yaşayan vatandaşların kapsama sorunu yaşamadan iletişim kurabildiğini bildirdi. 

“MALATYA-NARLI-FEVZİPAŞA-BAHÇE TREN HATTININ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR”

Demiryollarında tren trafiğinin ve kapasitenin etkin olarak kullanılması bakımından hasar gören hatlarda, bina ve tesislerde oluşan hasarların giderilmesine yönelik çalışmaların da yoğun şekilde devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Malatya-Narlı-Fevzipaşa-Bahçe hattının iyileştirilmesi için başlatılan çalışmalar neticesinde Divriği-İskenderun ve Suveren-Yolçatı- Malatya üzerinden yapılan taşımalar, Çetinkaya- Ulukışla-Yenice-İskenderun üzerinden yapılmaya başladı” diye konuştu.

“6,3 MİLYAR LİRA HARCADIK, 2024’TE DE 12 MİLYAR LİRA HARCAMA YAPMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Rezerv Alanların İmar ve Bağlantı Yollarının sorumluluğunun Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiğini anımsatan Uraloğlu, bu kapsamda yapılan çalışmaları şu şekilde anlattı: 

“Depremden etkilenen yollar için 2023 yılında 6,3 milyar lira harcadık. 2024 yılında da 12 milyar lira harcama yapmayı planlıyoruz.

5 ilde 10 ayrı kesimde 38 bin konutun toplam 180 km uzunluğunda bağlantı ve imar yolunun inşası için 4 proje ve 8 yapım ihalesi gerçekleştirdik.

Toplam proje bedeli 15 milyar TL olan işlerde, yapım çalışmalarına da yoğun bir şekilde devam ediyoruz.
Hatay’da 15 bin 885 konut için toplam 58,6 km imar ve 10,6 km bağlantı yolu, Osmaniye’de; 1.820 konut için 7,1 km, Şanlıurfa’da 3 bin 252 konut için 37,9 km, Diyarbakır’da 6 bin 40 konut için 25,9 km imar ve bağlantı yolunda çalışmalarımız devam ediyor.”

“MALATYA’DA 9 MİLYAR 321 MİLYON LİRA PROJE TUTARIYLA 14 ADET PROJENİN YAPIMINA DEVAM EDİYORUZ”

Kara, hava demir yolu ağlarıyla bölgenin ekonomik ve sosyal merkezi konumunda olan Malatya’da 21 yılda dev yatırımların yapıldığını belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: “2002 yılında Malatya’nın 36 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 464 kilometreye çıkardık. İlimizde hiç bitümlü sıcak karışımlı yol yokken, 341 kilometre bitümlü sıcak karışımlı yol yaptık. Malatya’yı, Elazığ’a, Diyarbakır’a ve Adıyaman’a bölünmüş yollarla bağladık.Malatya Darende Ayrımı-Gölbaşı Yolundaki, sarp uçurumlarıyla ve buzlanmasıyla sürücülerin korkulu rüyası olan Erkenek Tüneli’ni hizmete aldık.123 metre uzunluğunda çift köprü ve 660 metre uzunluğunda Kömürhan Köprüsü ve Bağlantı Tüneli imalatını tamamlayarak resmi açılışını yaptık.Malatya-Sivas yolundaki Tohma Köprüsü gibi dev karayolu projesini tamamladık.İlimizde 9 milyar 321 milyon lira proje tutarıyla tam 14 adet projemizin yapımına azimle devam ediyoruz.”

“İKİZCE’DE 11 BİN 131 KONUT İÇİN 46,3 KM İMAR VE BAĞLANTI YOLUNDA ÇALIŞMALARIMIZ HIZLA DEVAM EDİYOR”

İkizce TOKİ Yolları şantiyesinde incelemelerde bulunan Uraloğlu, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Uraloğlu, “İkizce’de 11 bin 131 konut için 46,3 km imar ve bağlantı yolunda 100 adet iş makinesi ve 195 adet personel ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Projemiz kapsamında, 46,3 km uzunluğunda yol yapımı, altyapı işleri ve farklı seviyeli kavşak yapacağız. Bugün itibarıyla 7,5 km’lik kesimde çalışmalara devam ediyoruz. 4,5 km’lik kesimi ise terasman seviyesine getirdik” şeklinde konuştu. 

“MALATYA’DA ŞUBAT AYINDA 9,4 KM YOLU ALTYAPILARI İLE BİTİRECEĞİZ”

Altyapı çalışmaları kapsamında bugüne kadar 185 bin m3 toprak işi yapıldığını kaydeden Uraloğlu, “1.000 metre atık su ve 200 metre yağmur suyu hattı döşedik. Yolumuzun üstyapı çalışmalarına da başladık.  Şubat 2024 sonu itibarıyla 9,4 km yolu altyapıları ile birlikte bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.Uraloğlu, ihale kapsamında bağlantı yolunun devlet yolu ile kesiştiği kesimde farklı seviyeli kavşakta teşkil edeceklerini bildirerek, “Bu kavşak aynı zamanda deprem konutlarının karşısında bulunan Malatya OSB’ye de hizmet edecek” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-acikladi-depremden-etkilenen-yollar-icin-63-milyar-tl-harcadik/feed/ 0