Yılmaz tunç – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Mon, 28 Oct 2024 23:28:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Tunç’tan Saldırıya Kimlik Düşkünlüğü https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-tunctan-saldiriya-kimlik-duskunlugu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-tunctan-saldiriya-kimlik-duskunlugu/#respond Mon, 28 Oct 2024 23:28:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-tunctan-saldiriya-kimlik-duskunlugu/

ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Galatasaray- Beşiktaş karşılaşması sonrasında saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dilekleri iletirken, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Galatasaray-Beşiktaş karşılaşması sonrasında fiziki saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Saldırıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır. Spor, dostluk ve kardeşliktir. Sporun şiddetle gündeme gelmesi kabul edilemez. Şiddetin her türlüsünü kınıyor, bu gibi olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-tunctan-saldiriya-kimlik-duskunlugu/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan iyi hal indirimiyle ilgili açıklama https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunctan-iyi-hal-indirimiyle-ilgili-aciklama/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunctan-iyi-hal-indirimiyle-ilgili-aciklama/#respond Mon, 07 Oct 2024 17:51:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunctan-iyi-hal-indirimiyle-ilgili-aciklama/

Ceza İnfaz Sistemi’nde düzenlemeler öngören 9. Yargı Paketi’nde sona gelindi…

Pakete göre, cezasızlık algısı ortadan kaldırılacak. Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılabilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecek.

Son zamanlarda ülke genelinde yaşanılan cinsel taciz ve kadın cinayetleriyle yeniden gündeme gelen ‘infaz yasası’ ve ‘iyi hal indirimi’Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a soruldu.

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“TOPLUMDAN GELEN ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALMALIYIZ”

İyi hal indirimini tekrar gözden geçireceğiz. Bazı suçlar için denetimli serbestlik konusunu tartışacağız. 

İnfaz Yasası’na ilişkin toplumdan gelen eleştirileri dikkate almak zorundayız.

“İYİ HAL İNDİRİMİNİN YENİDEN TARTIŞILMASI LAZIM”

Bakan Tunç’un açıklamaları şu şekilde;

Bir yıllık denetimli serbestlik süresinden yararlanabilmesi için bu kişilerin belli bir süre cezaevinde kalabilmesiyle ilgili bir teklifimiz olmuştu. Bunu yine önereceğiz. Yine özellikle kamuoyunda duruşmadaki kılık kıyafeti nedeniyle indirim alan kişilerle ilgili hep eleştiri söz konusu oldu.

Geçen yasama döneminde saf indirim almak için kılık kıyafetin indirim sebebi olmayacağı yönünde bir düzenleme yapmıştık ama bu konudaki eleştiriler de hep devam etti. Şimdi bu iyi hal indiriminin yeniden bir tartışılması lazım. Tabi burada hem ceza hukukçularımız, hem akademisyenlerimiz, uygulayıcılarımız ve özellikle milletvekillerimizle iyi hal indiriminin devam edip etmeyeceği konusunda. Çünkü cezalarda bir alt sınır var ve bir üst sınır var. Hakim dosyaya göre bu sınırlar arasında karar veriyor. Biz de iyi hal indirimi olduğunda bazı suçlar bakımından özellikle kamuoyunun bir tepkisiyle karşı karşıya kalıyoruz.

Bu durumda bunu tekrar yeniden bir gözdem geçirmek gerekir. Bazı suçlar bakımından denetimli serbestlik uygulanır mı uygulanmaz mı bunu yine ceza hukukçularımızla konuşmamız gerekir. Kasten öldürme suçların, kasten yaralama suçların da özellikle denetimli serbestlik uygulamalarının toplumda eleştiriye neden olduğunu görürsün. Bu toplumdan gelen eleştirileri dikkate almak durumundayız. Ve özellikle toplumu suçtan korumalıyız.

Zaten ceza hukukunun amacı, ceza adaletinin amacı toplumu suçtan korumaktır. Bu anlamda hem suçun işlenmesini önleyici tedbirler asıl önemli olan husus da burasıdır. Gerek eğitim çalışmaları gerek ailelere yönelik bilgilendirme çalışmaları ve suç işlendikten sonra da soruşturmanın etkin bir şekilde yürümesi gerekir. Soruşturmanın etkin bir şekilde yürümesi hukukla savcılığın çok iyi bir ilişki içerisinde bunu sürdürmesi lazım ve delilleri maddi gerçeği toplaması lazım.

“TOPLUMU SUÇTAN KORUMALIYIZ”

Tabi, kişiler serbest kaldıktan sonra bir takım delillerin, görüntülerin ortaya çıkması toplumda rahatsızlığa neden oluyor. Dolayısıyla soruşturma aşamasında bu görüntülerin elde edilebilmesi, delillerin elde edilebilmesi konusundaki soruşturmanın daha etkin olabilmesiyle ilgili neler yapılabilir? Bizim seçim beyanahamemizde adli kollukla ilgili bir düşünce vardı. Bu konu tartışılabilir yeniden. Yine, soruşturma aşamasında da bu delillerin takdiri önemli. Kişinin işlediği suçun karşılığı bir cezayı alması önemli. Ceza aldıktan sonra da cezaevinde infaz sistemimizin özellikle caydırıcılığa yönelik olması lazım. Bu anlamda da islaha yönelik çok önemli çalışmalarımız var.

Özellikle ceza üzerindeki kişilerin tahliye olduktan sonra bir daha suç işlememesi için gerekli eğitim çalışmaları, mesleki atölyeler, meslek edindirme bunları daha da arttırmanın çabası içerisinde olacağız. Tabi yargı reform strateji belgemiz sadece ceza alanında değil, hukuk alanında da yine vatandaşlarımızın özellikle uzun süren yargılamalardan bir daha şikayet etmemesi lazım. Şu anda bizim 25 bin hakim ve savcımız var. İlk derece istinaf ve yargıta olarak 3 dereceli bir sistemimiz var. Özellikle hakim ve savcılarımızın dosyaları incelerken, özellikle uzun süren duruşmalar, uzun duruşma aralıkları değil, kısa süre içerisinde duruşmanın tehdidi esastır. Duruşma başlar ve karar verinceye kadar devam eder. Ama zorunlu sebeplerle adli tıp raporunun beklenmesi, bilirkişi raporunun beklenmesi gibi sebeplerle ileriye atıldığını görüyoruz. O zaman bu süreçleri kısaltmamız lazım. Yani mahkemelerin bilirkişi raporlarının süresinde verilmesi ve delillerin süresinde hızlı bir şekilde soruşturma aşamasında ve konuşturmada da hızlı bir şekilde değerlendirip karara ulaşılması gerekiyor.

O nedenle duruşma aralıklarının da uzun olmaması lazım. O nedenle bizim yargı reformu strateji belgenizin başlığı şu olacak. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir. Bu hem ceza adaleti sistemi bakımından suçun önlenmesi ve suçlunun cezalandırılması ve gerektiği yaptırımı, hak ettiği yaptırımın ona verilmesi ama bir daha da suç işlemeyecek noktaya getirilmesi. Bu anlamdaki hazırlıklarımızı önümüzdeki süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız bütün istişarelerden sonra kamuoyuyla paylaşacak. Hep beraber görmüş olacağız.

CEZA EVLERİNİN DOLULUK ORANI

Cezaevlerinin doluluk oranlarıyla ilgili o cezaevi dolu diye bir suçlunun cezaevine alınmaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Onun tedbirleri devlet alır. Bu noktada zaten gerekli tedbirleri de alıyoruz. Bu konuda cezaevlerinin doluluk oranı bizim mazeretimiz olamaz. O konudaki zaten gerekli yatırım programlarındaki çalışmaları da hızlı bir şekilde sonuçlandırıyoruz.

Ve bunu daha da o doluluk oranlarını ortalamanın altına düşürme, yani yapım süreçlerini hızlandırarak o bizim için bir mazeret değil. Yani bir suç işlenmişse, tutuklamayı gerektiriyorsa orada cezaevi dolu diye hakim veya savcı bırakmaz. Bu nedenle o bir mazeret değildir. O konudaki tedbirleri de artırmanın gayreti içerisindeyiz.

HADIM YASASI

Ceza infaz kanunumuzda tıbbi tedaviye karar verme yetkimiz var, mevzuatımız buna uygun. Mevzuatımıza uygun bir düzenleme yapılabilir..

ensonhaber iconDilay Yalçınkaya Kaynak
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunctan-iyi-hal-indirimiyle-ilgili-aciklama/feed/ 0
Narin Güran Cinayetinde Soruşturma İlerlemesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/narin-guran-cinayetinde-sorusturma-ilerlemesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/narin-guran-cinayetinde-sorusturma-ilerlemesi/#respond Tue, 01 Oct 2024 20:47:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/narin-guran-cinayetinde-sorusturma-ilerlemesi/ (TBMM )– Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güran cinayetine ilişkin soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tunç, “Tüm deliller Cumhuriyet başsavcılarımız tarafından etkin bir şekilde değerlendirilecek ve sonunda bir iddianame ortaya çıkacak. Narin evladımızın da katilleri yargı huzuruna çıkarılıp Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır cezaya çarptırılacaktır” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışı kapsamında düzenlenen resepsiyona katıldı. Tunç, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Narin Güran cinayetine ilişkin bir soru üzerine Tunç, şöyle konuştu:

“Narin evladımızla ilgili soruşturma devam ediyor. 21 Ağustos’ta Narin kızımız kaybolmuştu, 19 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Sağ salim bulmak için yüzlerce insan seferber oldu ama maalesef acı bir olayla karşı karşıya kaldık. Narin evladımızı bu şekilde hunharca katledenlerle ilgili adli soruşturmanın başından beri etkin bir şekilde devam ettiğini söyleyebeliriz. Burada özellikle soruşturma gizli, birçok husus kamuoyuna yansımayabilir yansımadı da. İfadeler kamuoyuna yansıyor çünkü ifadeler gizlilik kapsamında değil. Bu arada tabii ifadelerden herkes tahmin yürütmeye devam ediyor basın-yayın kuruluşlarında. Bu anlamda onu da söyleyelim soruşturmanın gizliliği esas ve bu soruşturmanın gizliliğine  ve  selametine etki etmemek lazım. Bu konuda hepimizin sorumlu davranması lazım.

“Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu”

Tespit edilen adli tıp raporları var, DNA test bulguları var. Hem Narin kızımızdan elde edilen bulgular hem de tespit edilen plakalı araçlardan elde edilen DNA’lar kriminal incelemeye tabi tutuldu. Hem Van’da hem Diyarbakır’da hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda… Tüm bu bulguların hepsi dosyada mevcut. HTS kayıtları, geriye dönük kim kiminle görüşüyor ve baz çakışmaları, kim hangi zamanda, nerede kimlerle buluşmuş tüm bu baz çakışmaları, daraltılmış baz çakışmaları son zamanda yapılıyor. Sonradan tespit edilen kameralar var, bu kameralar toplandı. Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu. Çünkü orada ses ve görüntü incelemesi yapmak gerekiyor. O boğuk seslerin özellikle konuşmaların netleştirilmesiyle ilgili teknik bir çalışma yürütülüyor.

“28 şüpheli var, 12’si cezaevinde”

Tüm bunlar, ifadeler 28 şüpheli var 12’si cezaevinde tutuklu. Dolayısıyla hem onların ifadeleri, sonradan çelişkili ifadeler ve sonrasında yeniden ifadeler alınıyor. Tüm bunların hepsi değerlendirilecek. Tüm deliller Cumhuriyet başsavcaılarımız tarafından etkin bir şekilde değerlendirilecek, sonunda bir iddianame ortaya çıkacak ve Narin evladımızın katilleri yargı huzuruna çıkarılıp Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır cezaya çarptırılacaktır. Bu konuda milletimizin herhangi bir şüphesi olmasın. Etkin bir şekilde soruşturma devam ediyor. Hatta bir ara yayın yasağı getirildi. Buna bazı eleştiriler oldu ‘acaba ne gizleniyor’ gibi. Yayın yasağı da kaldırıldı ama kaldırılması demek her şeyi olur olmaz bazı ifadelerle soruşturmayı yanlış yöne sevk edecek şeylerden de kaçınmak lazım. Bu konuda basının da duyarlılığına şimdiden taşekkür ederiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/narin-guran-cinayetinde-sorusturma-ilerlemesi/feed/ 0
Yeni görüntüler TÜBİTAK’a gönderildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-goruntuler-tubitaka-gonderildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-goruntuler-tubitaka-gonderildi/#respond Tue, 24 Sep 2024 05:25:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-goruntuler-tubitaka-gonderildi/ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adli Tıp Kurumu tarafından bu yıl ilk kez uluslararası olarak düzenlenen, “Uluslararası Katılımlı 19. Adli Tıp Günleri” açılış töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Cansız bedeni kaybından 19 gün sonra dere kenarında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayeti hakkında konuşan Bakan Tunç, soruşturma kapsamında elde edilen kamera görüntülerinin TÜBİTAK’a ulaştırıldığını açıkladı. Tunç, şu bilgileri verdi:
Şu anda elde edilen deliller, veriler, ifadeler var, ifadelerdeki çelişkiler var. Yeniden ifade alınabiliyor ve bu anlamda soruşturma aşamasında 12 şüpheli tutuklu, 3 adli kontrol kararı verilen kişi var. 27’si şüpheli olmak üzere 241’i tanık olmak üzere bu soruşturma kapsamında 268 kişinin ifadesi alındı.
Bir takım DNA tespitleri var, tespit edilen araçlar üzerinde kriminal incelemeler var. Gerek jandarma kriminal laboratuvarlarının gerekse Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Başkanlığımızın ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığımızın elde ettiği veriler var. Geriye dönük HTS kayıtları inceleniyor.

Kim kiminle yoğun görüşmüş, bunun yanı sıra baz çakışmaları tespit ediliyor. Cinayet mahallinde kimlerin olduğuna yönelik baz istasyonu tespitleri ve baz çakışmaları ile ilgili çalışmalar devam ediyor.
Bir takım tespit edilen kamera görüntüleri var, bu kamera görüntüleri dün TÜBİTAK’a gönderildi. TÜBİTAK tarafından bir inceleme yapılıyor. Oradan da hem ses hem görüntü anlamında tespit edilen, bazı evlerden elde edilen kameralarla ilgili TÜBİTAK’ta da bir çalışma yapılıyor.

KAMUOYUNA DAHA ÖNCEYANSIMAMIŞ BİLGİLER VAR
Bakan Tunç, soruşturmanın gizliliğine dikkat çekerek, selameti açısından farklı yorumlara neden olacak hususlardan kaçınmak gerektiğine işaret etti. Tunç, “Açılacak bir davada yargı neticesinde katil ya da katiller hesap verecek. Soruşturmanın en ince detaylarına kadar, hiçbir şüphe bırakmayacak şekilde ifadeler, tüm teknik veriler değerlendirilerek, HTS kayıtlarından baz kayıtlarına, tespit edilen kamera kayıtlarının TÜBİTAK çözümlerine, yine toplanan telefonlardan elde edilen bazı ses kayıtlarının çözümlenmesine varıncaya kadar, birçoğu kamuoyuna yansımamış bilgiler var. Sonunda iddianame ortaya çıkınca da yargı huzurunda hesabını verecek, Narin kızımızın kanını yerde bırakmayarak, toplum vicdanımızı rahatlatacak bir karara ulaşacak, katil ya da katillerde en ağır cezaya çarptırılacak” dedi.

DİŞ İZLERİNDE BİR SONUCA ULAŞILAMADI
Katledilen Narin’in abisinin kolundaki diş ısırığı üzerinden yapılan adli tıp incelemesinin sonuçları açıklandı. Buna göre İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu abi Enes Gürkan’ın kolundaki ısırdığın, “cinayetin işlendiği güne ait olduğunu ancak Narih tarafından mı yoksa bir başkasına mı ait olduğu adli tıb açısından bir ayrım yapılamadığına dair mütalaa edildiği” bilgisi paylaşıldı. Hüseyin KAÇAR/SABAH

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-goruntuler-tubitaka-gonderildi/feed/ 0
Yılmaz Tunç: Tabii ki hedefimiz yeni bir anayasa https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-tunc-tabii-ki-hedefimiz-yeni-bir-anayasa/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-tunc-tabii-ki-hedefimiz-yeni-bir-anayasa/#respond Sun, 08 Sep 2024 01:36:57 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-tunc-tabii-ki-hedefimiz-yeni-bir-anayasa/ Yılmaz Tunç: Tabii ki hedefimiz yeni bir anayasa

AK Parti Türkiye Buluşmaları programı kapsamında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, açıklamalarda bulundu.

Tekirdağ’a gelen Yılmaz Tunç, sürekli gelişen ve kalkınan illerden Tekirdağ’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Yılmaz Tunç, 22 yıldır iktidarda bulunan AK Parti’nin her zaman milletle buluşan ve halktan kopuk olmayan bir parti olduğunu belirtti.

Tunç, 22 yıldır iktidarda olan AK Parti’nin bu başarısının dünya siyaset tarihinde görülmemiş olduğunu belirterek, “AK Parti’mizin başarısının en önemli sebebi milletin taleplerini karşılaması ve milletle aynı düşünmesi. O nedenle biz 22 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iktidarda kalmayı başardık çok şükür.” şeklinde konuştu.

“AK PARTİ’NİN KURULUŞU MİLLETİN ÇALIŞMASIYLA OLDU”

AK Parti’nin kurulmasını milletin sağladığını ifade eden Tunç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

1990’lı yıllarda yaşanan faili meçhullerin, siyasi krizlerin, ekonomik krizlerin birbirini tetiklediği, koalisyonların, 1,5 yılda bir değişen hükümetlerin, anarşinin, terörün zirveye çıktığı o yıllar, temel insan haklarının maalesef kısıtlandığı 28 Şubat’ın yaşandığı o sıkıntılı yıllardan çıkış olarak milletimiz AK Parti’yi kurmakta gördü. Milletimiz ‘Recep Tayyip Erdoğan bir parti kursa da hemen onun kurduğu partiyi iktidara getirsek ve ülkemizin içerisinde bulunduğu bu sıkıntılardan Türkiye’yi kurtarsa’ dedi ve adeta AK Parti’nin kurulmasını zorladı.

“BİZ DEMOKRASİNİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Tunç, AK Parti’nin 2008 yılında bir kez daha kapatma davasıyla karşı karşıya kaldığını, 2012’de ise MİT krizinin yaşandığını hatırlattı.

Daha sonra Gezi Parkı olaylarının gerçekleştiğini dile getiren Tunç, şöyle devam etti:

Faizlerin yüzde 5’e düştüğü, enflasyonun tek hanelere yüzde 6’lara kadar neredeyse indiği, ekonomide en parlak dönemi yaşadığımız, dünyanın en büyük projelerine adım attığımız, nükleer enerjisinden diğer enerji projelerine, dünyanın en büyük havaalanlarının, köprülerinin konuşulduğu, temellerinin atıldığı, projelerin ihale edildiği parlak bir dönemde 2013’ün Mayıs’ında Gezi Parkı’nda bir ateş yaktılar. Bütün Türkiye’yi saracak ve bir kalkışmayla hükümeti düşüreceklerini zannettiler. Bir sokak darbesiyle AK Parti’yi bitirebileceklerini düşündüler. Başaramayınca bu sefer 17-25 Aralık emniyet, yargı darbesiyle masa başında ‘Acaba seçilmiş hükümeti zorlayabilir miyiz?’ diye bir kalkışma hareketine giriştiler. Orada da başarılı olamadılar, 2014-2015 yıllarını hatırlayalım Kobani olayları, terörün azdırılması, Türkiye’nin değişik yerlerinde Kızılay’da, Suruç’ta patlamalar. Bir kaos ortamına doğru Türkiye’yi sürüklemeye çalıştılar.

Tunç, bugün yargının tarafsız ve bağımsızlığını sorgulayanların, 27 Mayıs, 12 Eylül darbelerinde darbecilerin yanında duran yargıya karşı ne yaptıklarını sordu.

“BUGÜNKÜ YARGI SİSTEMİMİZ DARBECİLERİ YARGILADI”

Tunç, “15 Temmuz’da işte bugünkü yargı sistemimiz darbecileri yargıladı. İnsan haklarını savundu, milleti savundu, milletin hak ve hukukunu savundu ve darbecileri mahkum etti. İşte o günkü yargı sistemiyle bugünkü yargı sistemi arasındaki fark budur. Hazmedilemeyen de bu. Onlar istediği kadar hazmedemesin, biz demokrasinin yanında, milli iradenin yanında durmaya devam edeceğiz. Milletimiz 15 Temmuz’da, o karanlık geceyi aydınlığa çevirmeyi başardı.” diye konuştu.

Tunç, Türkiye’nin gelişmesi ve kalkınması için her alanda çalışırken Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması, darbelere dirençli olması için de çok önemli yapısal reformların hayata geçirildiğini ifade etti.

Temel hakların güçlendirildiğini, insan hakları ihlalleri ve faili meçhullerin önlendiğini belirten Tunç, “Anayasa’mızda gerçekleştirdiğimiz reformlarla o ‘sessiz devrim’ sayılan reformlarla hak arama yollarını daha da genişlettik.” dedi.

“TABİİ Kİ HEDEFİMİZ YENİ BİR ANAYASA”

Hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesini daha da güçlendirmeye çalışacaklarını anlatan Tunç, “Tabii ki hedefimiz yeni bir anayasa. Bu anayasanın yapılması da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partilerimizin uzlaşmasıyla inşallah mümkün olacak. Burada uzlaşmaya yanaşanları milletimiz evet takdir edecektir ama uzlaşmaya yanaşmayanlarla ilgili olarak da önüne gelen ilk sandıkta cevabını verecektir.” diye konuştu.

Tunç, bu konudaki temennilerinin uzlaşmanın sağlanması olduğuna işaret etti.

Anayasanın bir darbe sonrası darbecilerce yazılmasının bile değiştirilmesi için yeterli sebep olduğunu dile getiren Tunç, şöyle devam etti:

Bu Anayasa’da reform sayılan değişikliklere rağmen vesayetçi ruh tamamen ortadan kalktı mı? Bunu söylemek mümkün değil. 184 kez değişikliğe uğrayan 177 maddesi var. Madde sayısından fazla değişikliğe uğrayan bir Anayasa’yla yolumuza devam ediyoruz. Tabii bu çok sayıdaki değişiklik, 2010’da ve 2017’de yaptığımız değişiklikler, 1982’de kurgulanan bir Anayasa’ya sonradan monte edilen yapılar, reformlar elbette ki maddeler arasındaki yeknesaklığı da bozmuş durumda. O nedenle bizim darbecilerin yazdığı bir Anayasa değil de milletin temsilcilerinin Meclis’te uzlaşarak bir toplumsal sözleşme hüviyetinde yeni bir anayasayı yapmak milletimize olan borcumuz. İnşallah 28. Dönem Parlamentosu bu borcu yerine getirerek Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başlarken yeni bir anayasayla inşallah yolumuza devam ederiz.

“TÜRKİYE, SOYKIRIMCILARIN YARGILANMASI İÇİN ÇALIŞIYOR”

Bakan Tunç, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiğini, Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde soykırımcıların yargılanması için girişimlerde bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-tunc-tabii-ki-hedefimiz-yeni-bir-anayasa/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kardeşinin ByLock’lu Bank Asya’lı dosyası nasıl kapatıldı? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tuncun-kardesinin-bylocklu-bank-asyali-dosyasi-nasil-kapatildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tuncun-kardesinin-bylocklu-bank-asyali-dosyasi-nasil-kapatildi/#respond Thu, 18 Apr 2024 19:39:00 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tuncun-kardesinin-bylocklu-bank-asyali-dosyasi-nasil-kapatildi/ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ByLock kullanmak, Bank Asya’da hesabı olmak ve gizli bir tanığın ifadesiyle mahkum olan Yalçınkaya hakkındaki hak ihlali kararını eleştirdi ve “uygulamayız” mesajı verdi. Peki Tunç'un ByLock'ta bin 454 adet kaydı olan kardeşi Yahya Tunç'un FETÖ dosyası nasıl kapatılmıştı?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “ByLock kullanmak”, “Bank Asya’da hesabı olmak” suçlamaları ve gizli bir tanığın ifadesiyle tutuklanan eski öğretmen Yüksel Yalçınkaya’nın hak ihlaline uğradığı gerekçesiyle yaptığı başvuruya ilişkin kararını dün açıkladı.

Yalçınkaya'nın 2020 yılında açtığı bireysel başvuruyu karara bağlayan AİHM, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6’ncı, 7’nci ile örgütlenme ve toplanma hakkıyla ilgili 11. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Ayrıca, Türkiye'nin, Yalçınkaya'nın 15 bin Euro tutarındaki mahkeme masrafları ile çıkabilecek vergi ve masraflarını da ödemesine karar verildi. AİHM’in gerekçeli kararında "Türkiye’nin, terör suçlarından mahkumiyetlerle ilgili sistematik sorunu ele alması gerektiği" uyarısı yapıldı.

AİHM’in söz konusu kararını değerlendiren hukukçular, FETÖ suçlamasıyla açılan 8 bin 500 dava ve ByLock davaları için emsal olabileceğini belirtti.

ADALET BAKANI YILMAZ TUNÇ’TAN “KARARI UYGULAMAYIZ” MESAJI

AİHM’in hak ihlali kararının ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tunç açıklamasında, ByLock kullandığı gerekçesiyle tutuklanan ve ceza alan Yalçınkaya’nın hukuka uygun bir şekilde yargılandığını savundu. AİHM’in kararının uygulanmayacağının sinyalini veren Tunç, “Hükümetimizce ayrıntılı bir şekilde bilgilendirildiği ve itiraz edildiği halde, hakkında Türk yargısınca FETÖ üyeliği suçlamasından iki ayrı yakalama kararı bulunan bir kişiyi Büyük Daire duruşmasında başvuranın temsilcisi olarak kabul eden AİHM, tarafsız bir yargılama yapmayacağını en baştan belli ederek hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı bir karar vermiştir” dedi.

Tunç’un, ByLock kullanımının FETÖ’den ceza verilmesine yeterli olduğunu savunduğu açıklaması akıllara kardeşi Avukat Yahya Tunç’u getirdi.

AİHM'in FETÖ kararını ‘uygulamayız’ diyen Adalet Bakanı Tunç’un kardeşinin ByLock’lu Bank Asya’lı dosyası nasıl kapatıldı? - Resim : 2

YILMAZ TUNÇ’UN BYLOCK BAĞIMLISI KARDEŞİNİN FETÖ DOSYASI

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ davalarında “örgüt üyeliğine” delil olarak sık sık haberleşme sistemi ByLock gösterildi. Yargıtay, ilk kez 2017 yılında iki FETÖ dosyasında verdiği hükmün gerekçeli kararında, örgütün gizli haberleşme programı ByLock’u delil kabul ederken, Anayasa Mahkemesi de ByLock kullanımını, tutuklama için kuvvetli şüphe saydı.

Bank Asya’ya para yatıranlar, ByLock’u telefonuna yükleyip bir kez bile kullanmayanlar FETÖ üyesi yapılıp ceza alırken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kardeşi Yahya Tunç’a aynı işlem uygulanmadı.

Şimdilerde AİHM’in ByLock kararına tepki gösteren Adalet Bakanı Tunç’un kardeşi Yahya Tunç hakkında, 'FETÖ' üyeliği suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, Yahya Tunç’un ByLock'ta bin 454 adet kaydı olduğu, ByLock kullanıcısı 22 kişiyle ve FETÖ davalarında hakkında adli işlem yapılan 166 kişiyle iletişim kaydı olduğu ifade edildi.

BYLOCK, BANK ASYA, SOHBETLER, YURT DIŞI GEZİLERİ… SONUÇ: BERAAT

İddianamede, Tunç'un ByLock kullanıcısı olmasının yanı sıra, örgütsel sohbetlere ve yurt dışı gezilerine katıldığı, Bank Asya'da birden fazla hesabı ve kredi kartı olduğuna da dikkat çekildi.
Ancak ByLock’ta bir kez kaydı olanlara bile yıllarca hapis cezası verilirken Yahya Tunç’a dokunulmadı.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Şubat 2021'de, Tunç'un kendisinin teslim olması nedeniyle etkin pişmanlıkta bulunarak örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde faydalı bilgiler verdiğini belirtti ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.

Üstelik Tunç hakkında beraat kararı veren İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, baktığı FETÖ davalarında adeta ceza yağdırmıştı.

  

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tuncun-kardesinin-bylocklu-bank-asyali-dosyasi-nasil-kapatildi/feed/ 0