
ÖĞRENCİLERE BOĞAZ’A NAZIR HİZMET ALANI
Son dönemde gençler arasında gastronomiye ve mutfak sanatlarına yönelen ilginin farkında olduklarını belirten Bakan Tekin şunları söyledi: “Bu ilginin sebeplerine bakacak olursak; özellikle popüler hale gelen yarışmaların gençler arasında cesareti, arzuyu, isteği artırdığını tahmin ediyorum. Biz de bu cesarete ortak olmak için gastronomi meslek lisesi projesi üzerine çalışıyoruz. Bu tematik meslek lisemizin önünde de öğrencilerimizin bütün ürünlerini paylaşabildiği, herkesin rahatlıkla misafirlerini götürebileceği bir hizmet alanı oluşturacağız. Bu uygulamayı önümüzdeki eğitim öğretim yılında Boğaz’a nazır güzel bir yerde hayata geçireceğiz.
GASTRONOMİDE ÜRETEN GENÇLER
Arzumuz, gastronomi üzerine uzmanlaşan, annelerinin reçeteleriyle yemek yapabilen, dünyadaki gelişmeleri izleyerek sanatını gerçekleştiren ve ürettiği ürünü pazarlayabilen gençler yetiştirmek. Böylece Orta Asya’dan itibaren elde ettiğimiz geleneği gelecek kuşaklara aksettiren birikimi de kayda geçirmiş olacağız.”?

Ecenur Malçok, Zeynep Mamiş, Yüsra Görhan ve Feyzanur Açıkça
HİKAYESİ OLAN BİR YEMEKLE KAZANDIK
Siirt Zübeyde Hanım MTAL Yiyecek İçecek Hizmetleri alanı öğrencilerinin hazırlık sürecinde onlara destek veren öğretmen Ecenur Malçok elde ettikleri başarıyı şöyle anlattı:
“Öğrencilerimizle çok yoğun bir hazırlık döneminin ardından başarıya ulaştık. 3 hafta boyunca sabah akşam çalıştık. Öncesinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birinciliği aldık. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kadınlarımız gerçekten maharetli. Biz de bu maharetin yansımasını bu yarışmada görebildik. Siirt’in yöresel yemeklerini sunmayı tercih ettik. Kökü Arap mutfağına dayanan Varak keek tatlısı, Pırtike çorbası ve her evde pişen, özel de bir hikayeye sahip perde pilavından oluşan menüyle katıldık. Siirt’te yeni bir evlilik gerçekleştiğinde kayınvalide, gelinine perde pilavını sunar. ‘Kol kırılır yen içinde kalır, bu perde pilavını kendi hanen gibi düşün. Üzüntüler, mutluluklar, sırlar o perdenin içinde kalsın’ anlamını taşır. Siirt çok geniş bir yemek kültürüne sahip. Umarım bu vesileyle Siirt mutfağının ne kadar güzel olduğu da duyulur.
BİRİNCİLİK SÜRPRİZ OLDU
Yüsra Görhan ve Feyza Nur Açıkça ile birlikte kazanan ekipte yer alan 12’nci sınıf öğrencisi Zeynep Mamiş ise “Zor bir hazırlık süreciydi. Geçen ay bölge birincisi olduğumuzda çok sevinmiştik. İstanbul’daki finallerde 30 güçlü rakibimiz vardı. Diğer yemeklere baktığımda çok iyi tabaklar gördüm. Ben ikinci olabileceğimizi düşünüyordum, birincilik çok güzel bir sürpriz oldu. Bence bizi birinci yapan perde pilavı oldu. Ekipteki tüm arkadaşlarım her yemeğe katkı verdi“ dedi.
İki Kundan’ın ailesi de hikâyenin bu noktasına kadar aşağı yukarı aynı şeyleri anlatıyor. Ancak konu, bu restoranda doğup tüm dünyaya yayılan bir yemeğin tarifinin kime ait olduğuna gelince işler değişiyor. Zira iki aile de tereyağlı domates soslu tavuğu ilk pişirenin kendi dedeleri olduğu konusunda ısrarcı. O kadar ki ailelerden biri konuyu mahkemeye taşımış durumda.
Hintçe adı murgh makhani olan, zaman zaman menülerde İngilizce butter chicken adıyla karşımıza çıkan bu yemek için tavuk etleri baharatlar ve yoğurtla marine ediliyor. Diğer yanda yine bol baharatlı, tereyağlı koyu kıvamlı bir domates sosu hazırlanıyor. Marinasyondan alınan etler tandırda pişirilip dinlendirildikten sonra bu sosa ekleniyor. Biraz su ilavesiyle bir taşım daha kaynatılan yemek, pilavla ya da naan ekmeğiyle servis ediliyor.
Dünyanın neresine giderseniz gidin Hindistan’ın kuzeyine ait yemekler servis eden restoranların menülerinde tereyağlı tavuğu bulmak mümkün.
Elbette bu kadar yaygın tüketilen bir yemeği tek bir kişinin icat ettiğini kanıtlamak oldukça zor. Dahası üzerinden 70 yıldan fazla zaman geçmişken böyle bir çabanın boşa olduğu da söylenebilir. En önemlisi de bir yemeğin ilk halinin en iyi hali olacağının da bir garantisi yok.
Ancak söz konusu tereyağlı tavuk olduğunda mahkemenin kararı oldukça önemli. Zira birincisi, davacı taraf ciddi bir tazminat talep ediyor. İkincisi de neredeyse modern Hindistan’la yaşıt yaklaşık 80 yıllık bir restoranın mirası söz konusu.

Moti Mahal’in tereyağlı tavuğu
2.752 SAYFALIK DAVA DOSYASI
Delhi Yüksek Mahkemesi’ne sunulan 2.752 sayfalık dava dosyasında, şikayetçi olan taraf Kundan Lal Gujral’in halihazırda Moti Mahal’i işletmekte olan ailesi. Davalı taraf ise bir zamanlar Gujral’in ortağı olan Kundan Lal Jaggi’nin mirasçıları.
Jaggi’nin torunu, şu an Moti Mahal’e rakip bir restoranlar zinciri olan Daryaganj’ı işletiyor. Aile, tereyağlı tavuğun tarifini bulan kişinin dedeleri Kundan Lal Jaggi olduğunu öne sürüyor. Dava da tam olarak bu iddiaya karşı açılmış durumda.
Mahkemeye sunulan belgelere göre, henüz buzdolaplarının yaygın olmadığı bir dönemde Kundan Lal Gujral, her gece artan tavuk tandırları nasıl değerlendireceğini düşünürken, domates, krema, tereyağı, baharatlar ve domatesin asidini kırmak için şeker kullanarak bu sosu pişirdi ve ortaya tereyağlı tavuk çıktı.
YOKSA YOKLUKTA TESADÜFEN Mİ BULUNDU?
Öte yandan Jaggi’nin torunu Raghav Jaggi, tereyağlı tavuk tarifini dedesinin tesadüfen geliştirdiğini iddia ediyor.
Jaggi’lerin anlatımına göre, bir akşam geç vakitte mutfakta stoklar neredeyse boşalmış, sadece birkaç parça tavuk tandır kalmıştı. O sırada restorana gelen kalabalık bir müşteri topluluğu Jaggi’den koyu bir sos yapmasını ve tavukları içine atmasını, böylece herkesin doyurucu bir yemek yiyebilmesini talep etti.
Elinde kalan malzemelerle idare etmeye çalışan Jaggi, domates, tereyağı ve birkaç baharatı karıştırdıktan sonra önceden pişirilmiş tavuk tandırları sosun içine attı. Hatta bu nedenle günümüzde dahi tavuklar önden tandırda pişiriliyor, sonra makhani (tereyağı) sosuna atılıyor.
Ne var ki Gujral ailesi bu açıklamayı inandırıcı bulmuyor. Mahkemeye sunulan belgelerde, “Tereyağlı tavuk sosunu ‘ayaküstü’ üretmek mümkün değildir” deniyor.
GUJRAL’LER 240.000 DOLAR TAZMİNAT İSTİYOR
Yemek, Jaggi ailesinin 2019 yılında kurduğu Daryaganj restoranlar zincirinin menüsünde “Orijinal 1947 Tereyağlı Tavuk” adıyla yer alıyor.
Gujral’in torunu Monish Gujral, The New York Times’a yaptığı açıklamada, açtıkları davanın amacının Daryaganj’ın menüsünden bu yemeği kaldırtmak olduğunu belirtti. Gujral’ler ayrıca telif ihlali ve haksız rekabet suçlamalarıyla 240.000 dolar tazminat talep ediyor.
Dava dosyasında tereyağlı tavuğun yanı sıra mercimekle yapılan bir yemek olan dal makhani de yer alıyor.
Delhi’nin güneyinde bulunan restoranında açıklamalarda bulunan Monish Gujral, “Tavuk tandırı, tereyağlı tavuğu ve dal makhani’yi dedemin icat ettiği tarihi kayıtlara geçmiştir. Dedem yıllar içinde bunun için pek çok ödül aldı, röportajlar verdi. Jaggi ailesinin üyeleri de o esnada oradaydı. Neden seslerini çıkarmamışlar? Neden ‘Bunda bizim de payımız var?’ dememişler” ifadelerini kullandı.

Daryaganj’ın domates sosunun kıvamı daha farklı
MÜDAVİMLERİ SENELERDİR MOTİ MAHAL’DEN VAZGEÇEMİYOR
Başlangıçta Moti Mahal, Eski Delhi’de bulunan bir açık hava restoranıydı. Misafirler mekânın mütevazı mutfağını ziyaret edebiliyor yemeklerini pişerken görebiliyordu. Bölgedeki esnaf arasında o günleri hatırlayan ve anlatan pek çok kişi bulunuyor.
70’lerde lüks bir alışveriş merkezinin zemin katına yerleşen restoran kısa süre önce bir üst kata taşındı. Bugün yemek için eski adrese giden müşteriler, oklarla üst kata yönlendiriliyor.
Restorana gelenleri Kundan Lal Gujral’in fotoğrafı ve “tavuk tandır, tereyağlı tavuk ve dal makhani’nin mucidi” sözleri karşılıyor. Mekânın iç duvarları da Gujral’in tanınmış siyasetçiler ve Bollywood yıldızlarıyla çekilmiş fotoğraflarıyla dolu.
Müşterilerin birçoğu, senelerdir aynı lezzetlerin keyfini çıkaran müdavimler.
Aradan geçen 77 yılda yemeklerin bazılarının lezzetleri ister istemez değişmiş durumda. Zira birkaç yıl önce çevre kirliliğini önleme amacıyla kömürle çalışan toprak fırınların kullanımı yasaklandı. Tavuk tandır artık gazlı çelik fırınlarda pişiyor. Bu da yemeğin tadını değiştiren bir etken.
O müdavimlerden biri 80 yaşındaki Raksha Bahl. Evlilik yıldönümünde, yıllar önce kaybettiği eşinin anısını yaşatmak için oğluyla Moti Mahal’e gelen Bahl, “Komşu eyalette yaşasak da kutlamalar için kilometrelerce yol gelir burada yemek yerdik” diye konuştu. Bahl, tavuklar artık kömür ateşinde pişmediği için yemeğin lezzetinin eskisi gibi olmadığını da belirtti.
Bahl’in oğlu Pawan da “Pencaplılar tereyağlı tavuk yediklerinde kendilerini iyi hissederler. Bence en iyi tereyağlı tavuğu Moti Mahal yapıyor” dedi.
TARİFİ KİMİN BULDUĞU BAZI MÜŞTERİLERİN UMURUNDA DEĞİL
Diğer yandan Raghav Jaggi, Daryaganj’ı 2018 yılında dedesi öldükten kısa bir süre sonra açtı. Bu restoranın ambiyansı Moti Mahal’den oldukça farklı. Moti Mahal’in salaş ve geleneksel havasına karşın Daryajang çok daha modern ve şık bir restoran.
Bununla birlikte Daryaganj’ın reklamlarında da Dede Jaggi’nin ünlülerle çekilmiş fotoğraflarının yanı sıra “tereyağlı tavuğun ve dal makhani’nin yaratıcılarından” ifadeleri dikkat çekiyor.
Daryaganj’ın menüsünde 1947’de geliştirilen özel tarifle yapıldığı belirtilen Orijinal 1947 Tereyağlı Tavuk yemeğinin yanı sıra Bugünün Tereyağlı Tavuğu da bulunuyor. 1947’de modern mutfak araçları bulunmadığından, ilk yemeğin sosu daha taneli, ikinci yemek ise daha pürüzsüz bir sosa sahip.
22 yaşındaki reklamcı Mishika Verma, orijinal versiyonu daha çok beğendiğini belirterek, “Buranınkini Moti Mahal’e tercih ediyorum çünkü daha gerçek. Başka yerlerde yediklerimiz çok daha kremalı ve ağır oluyor” dedi.
Tarifin sahibinin kendisini ilgilendirmediğini de sözlerine ekleyen Verma, “Bu iddialar onlar için önemli olabilir, bunu anlıyorum. Ama nihayetinde ben buraya lezzeti için geliyorum” diye konuştu.
The New York Times’ın “Who Created Butter Chicken? India’s Great Curry Clash.” başlıklı haberinden derlenmiştir.
]]>Ama sanmayın ki ünlüler dünyasındaki herkes bu baskıya boyun eğiyor. Kendilerine yöneltilen kilo baskısına karşı direnenler de var.
İşte bunlardan biri de sonunda kendini tutamadı. Üstelik bu ünlü, belli bir yaşın üzerinde ve fiziksel görüntüsü de “yaşına göre” gayet iyi.

İNADINA BİKİNİLİ POZLARINI PAYLAŞTI: BUNA ‘FAZLA KİLOLU’ DEDİLER
Oyuncu Valerie Bertinelli, kendisine fazla kilolu dediklerini duyduğunda kimsenin beklemediği bir adım attı.
One Day at a Time adlı komedi dizisiyle hafızalara kazınan 63 yaşındaki oyuncu, mor bir bikiniyle bir havuzda çekilen iki tane fotoğrafını sosyal medya sayfasında paylaştı.
O paylaşımında fotoğraflarının 2014 yılında çekildiğini hatırlatarak boyunun 1.64 santim, kilosunun da 68 olduğunu yazdı.
Kilosuna yönelik eleştirilerden çok da hoşlanmadığı anlaşılan Bertinelli “Kimim standardı bilmiyorum ama bu görüntü fazla kilolu olarak nitelendiriliyor” diye yazdı.
Artık tartılmayı bıraktığını da satırlarına ekledi oyuncu. Sonra da şöyle sürdürdü: “Bu aptalca ve ben bunlara çok uzun süre inandım.”
Valerie Bertinelli, gayet nazik, düşünceli ve eğlenceli bir kadın olduğunu yazarak takipçilerine şöyle seslendi: “Bu yüzden sakın unutmayın… Kimliğinizin ve karakterinizin, boyunuzun ve kilonuzun gölgesinde kalmasına izin vermeyin. Siz olduğunuz gibi yeterlisiniz… Söylenenleri kafanıza takmayın.”

ARTIK KENDİNİ DELİRTMİYOR
Valerie Bertinelli, geçen ay yaptığı başka bir paylaşımda da artık diyet kültüründen hoşlanmadığını belirtip sağlıklı beslenmeye yöneldiğini anlattı.
Artık odaklandığı ayrıntının, yeteri kadar protein, sağlıklı karbonhidrat ve sağlıklı yağların yanı sıra ihtiyaç duyduğu lifli besinleri yemek olduğunu vurguladı.
Bertinelli, “İşte bu yüzden kendimi delirtmeden sadece bunlara dikkat ediyorum” diye yazdı o paylaşımında da.
Oyuncu düzenli olarak pilates yaptığını da takipçileriyle paylaştı. Egzersiz yapmanın kendini iyi hissettirdiğini ekledi.
Aslına bakılırsa Valerie Bertinelli’nin kilolarla mücadelesi uzun yıllar boyu devam etti. Hatta bu konuda bir de kitap yazdı oyuncu. Orada hem yemek tarifleri verdi hem de yiyeceklerle ilişkisine değindi.

ZEVKLERİME DÜŞKÜNÜM… BUNLARDAN BİRİ DE YEMEK YEMEK
Indulge: Delicious and Decadent Dishes to Enjoy and Share adlı kitabında uzun zamandır da yediklerinin kalorisini saymadığını itiraf etti. Ayrıca yiyeceklerle ilişkisini değiştirmek ve daha sağlıklı bir hale getirmek için on yıldan fazla bir zaman harcadığını ekledi.
Valerie Bertinelli artık yiyecekleri iyi ya da kötü diye ayırmadığını, kendini yiyeceklerle şımarttığını anlattı.
Bu konudaki görüşlerinin özeti şöyle: “Hayattaki zevklerime düşkünüm. Bu zevklerden biri de yemek yemek.”
Valerie Bertinelli epey zamandır sosyal medya üzerinden örneklerine moda dünyasında daha fazla rastlanan bedensel pozitivizm akımının temsilciliğini yapıyor.

‘ESKİDEN KENDİMİ ÇOK ÇİRKİN HİSSEDERDİM’
Bir süre önce de eski bir kıyafetiyle çektiği videosunu paylaşıp bu konuya değindi Bertinelli. Çok eskiden kalma pembe gömleği ve kot pantolonu içinde çektiği videosunda, bir insanın değerini beden ölçüsünün belirleyemeyeceğini tekrarladı.
Eskiden bu kıyafet içinde kendini çok şişman hissettiğini söyleyen oyuncu videosunda sözlerini şöyle sürdürdü: ” Kendimi hiç bugün olduğumdan daha güzel, daha huzurlu, zihinsel ve duygusal açıdan istikrarlı hissetmemiştim.”

MİLYONLARIN ÖNÜNDE BİR KİLO ALDI, BİR ZAYIFLADI
Valerie Bertinelli, henüz 15 yaşındayken rol aldığı One Day At A Time adlı yapımla tanındı. Bir başka deyişle kameralar karşısında büyüdü. Ama onun hayatında oyunculuğu kadar konuşulan başka bir ayrıntı daha vardı: Sürekli kilo alıp kilo vermesi.
Hatta bu konuda bir keresinde “Ben kilo verme uzmanıyım” diye şaka yapmıştı. Aslında bu konuda haksız da sayılmaz Bertinelli. Çünkü bütün hayatı boyunca bir dönem kilo aldı, sonraki dönemde de kilo verdi. Bu durum bir çıkmaz şeklinde devam etti.

Valerie Bertinelli, ilk evliliğini ünlü müzisyen Eddie Van Halen ile yaptı. Bu evlilikten bir erkek çocuk sahibi oldu.

Ünlü oyuncu geçen yıl oğlunu evlendirdi ve kayınvalide oldu.
]]>