YERALTINDA İŞBİRLİĞİ
Amerikan Washington Post gazetesine konuşan kaynaklara göre, ABD Başkanı Joe Biden ve üst düzey yardımcıları, İsrail’i, yüz binlerce Filistinlinin barındığı Refah’ta “daha sınırlı ve hedefe yönelik operasyonlar” düzenlemeye ikna etme umuduyla, son birkaç haftadır bu tür tekliflerde bulunuyor. İsrailli liderler, Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılması için Refah’a girilmesi gerektiğini öne sürüyor. İsrail’in topyekûn işgalinin muazzam bir insani krize yol açacağından korkan ABD ise, Hamas liderlerinin saklandığı yeraltı tünellerini bulup İsrail’le istihbarat paylaşabilmek için Mısır’la işbirliği yapıyor.
TAHLİYEYE YARDIM TEKLİFİ
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken dün yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah’taki sivilleri korumak için güvenilir bir planı olmadığını yinelerken, Amerikalı yetkililer, İsrail’e Refah’tan tahliye edilen Filistinliler için “çadırkentlerin ve gıda, su ve ilaç dağıtım sistemlerinin inşasına yardım etmeyi” de teklif etti. Büyük bir operasyona karar vermesi halinde, sivillerin güvenli tahliyesinin birkaç ay süreceğini bildirdi. İsrail ise çok daha kısa sürede “güvenli tahliyenin” mümkün olduğunda ısrar ediyor. Gazeteye konuşan kaynaklara göre, ABD hükümetinden çok sayıda uzman, İsrail ordusuna “Filistinlilerin tahliyesi için kaç çadır gerekeceğinden ne kadar suya ihtiyaç duyulacağına kadar” ayrıntılı tavsiyelerde bulunuyorlar. İsrail ise “800 bin kadar Filistinliyi tahliye etmeden Refah’a girmeyeceğine” dair ABD’ye güvence veriyor. Ancak iki ülke, tahliyenin nasıl gerçekleşeceği konusunda anlaşmakta zorlanıyor.
KALIN, HAMAS HEYETİ İLE GÖRÜŞTÜ
Öte yandan MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ve beraberindeki heyet ile dün Doha’da bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Hamas’ın, İsrail ile yürütülen müzakere sürecinde Türkiye’nin girişimlerinden memnuniyet duyduğu belirtildi. Görüşmede müzakerelerdeki son durum, ateşkes girişimleri ve Filistin’e daha fazla insani yardımın ulaştırılmasına izin verilmesi konuları ele alındı.
BATI ATEŞKES TOPUNU HAMAS’A ATIYOR
İsrail ve Hamas arasında, arabulucu ABD ve Katar’ın eşliğinde süren müzakerelerin durma noktasına gelmesi sonucu Batı, ateşkese varılamamasıyla ilgili Hamas tarafını suçladı. ABD Başkanı Joe Biden, Washington’da katıldığı bir etkinlikte ateşkes görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Süreci yakından izlediklerini belirten ABD lideri “Eğer Hamas elindeki rehineleri, kadınları ve yaşlıları serbest bıraksa, hemen yarın ateşkes olurdu” dedi.
İngiltere hükümetinden de benzer bir açıklama geldi. Dışişleri Bakanı David Cameron, savaşın sona ermesinin yolunun rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak bir anlaşma olduğunu söyledi. İngiliz basınına konuşan Cameron, “Sorun şu ki, mesele Hamas’a dönüyor. Hamas’a yüzlerce mahkûmu İsrail hapishanelerinden serbest bırakacak, çatışmalara ara verecek bir anlaşma teklif edildi. Ancak onlar bu anlaşmayı kabul etmiyorlar” şeklinde konuştu.
Hamas’tan yapılan açıklamada ise Refah kentine saldıran ve sınır kapısını yardım geçişine kapatan İsrail’in ateşkese yanaşmadığı belirtildi. Biden’ın sözleri, Kahire’deki son müzakere turunda alınan sonuçlardan geri adım atmak olarak değerlendirildi. Associated Press’e konuşan Mısırlı bir yetkili, Refah saldırısı sebebiyle müzakerelerin yüksek risk altında olduğunu kaydetti.

BM: GÜNEYDE GIDA TÜKENİYOR
İsrail ordusunun “kısıtlı operasyonlara” devam ettiği güney Gazze’de, insani yardım ablukası yüzünden gıda tükenmek üzere. BM İnsani Yardım Ajansı’nın (OCHA) başkanı Georgios Petropoulos, yaklaşık 1.5 milyon Filistinlinin İsrail saldırılarından kaçıp sığındığı güneyde, yiyeceğin tükenmek üzere olduğunu açıkladı. Öte yandan Mısır medyasına göre, Kahire yönetimi Gazze’deki insani durumun felakete dönüşmesinden İsrail’in sorumlu olduğunu belirterek “Refah kapısından yardım geçişleri konusunda İsrail’le işbirliği yapmayı” reddetti. Yardımlar için kritik önemdeki Refah sınır kapısı 7 Mayıs’tan bu yana kapalı.
ARAP ÜLKELERİNDEN İSRAİL’İN ‘SAVAŞ SONRASI’ PLANINA RET
Suudi Arabistanlı medya kuruluşu Al-Arabiya’nın haberine göre Mısır ve Katar, İsrail’in “savaş sonrası Gazze Şeridi’ndeki sivil idareyi kontrol etme” önerisini reddetti. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de planı reddettiğini açıkladı. BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah El Nahyan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu eleştirerek “Netanyahu’nun bizi Gazze Şeridi’nin sivil yönetimine katılmaya davet edecek hiçbir yasal yetkisi yok” dedi. El Nahyan, bölgede ancak “Filistin halkının bağımsızlığı için çabalayan bir Filistin hükümetini desteklemeye hazır olacaklarını” vurguladı.
Netanyahu hafta başında BAE, Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinin savaştan sonra bölgede sivil hükümet kurulmasına yardım edebileceğini söylemişti.
İsrail hükümeti, savaşın ardından Gazze’nin güvenlik kontrolünü sürdürmek niyetinde olduğunu belirtirken, ABD ve Arap ülkeleri Gazze’de kontrolün Ramallah merkezli Filistin Yönetimi’ne geçmesinden yana. ABD lideri Joe Biden, daha önce savaş sonrası Gazze’nin yönetimiyle ilgili, “bölgenin rehabilitasyonuna katkıda bulunmaya hazır olduğunu beyan eden Arap ülkeleriyle” çalıştıklarını açıklamıştı.
]]>SAHAYI DEĞİŞTİRECEK Mİ
ABD Kongresi’mde Cumhuriyetçi kanat uzun süredir Ukrayna’ya yapılacak yardımları engelliyordu. Kiev yönetimine en son yardım tasarısı yaklaşık 1.5 yıl önce geçmiş ve Pentagon’un elinde Ukrayna’ya gönderebilmek için bütçe kalmamıştı. Bu sebeple silah sevkiyatları durma noktasına gelmişti. Geçen süre içinde Ukrayna ciddi bir mühimmat sorunu yaşarken, Rus birlikleri cephede stratejik avantajı ele geçirmişti. Pentagon, ilk silah sevkiyatı için kolları sıvadı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, bürokratik sürece takılmadan hızla ilerleyebilecek, içerisinde top mermileri ve hava savunma sistemleri bulunan bir ABD mühimmat paketi hazırlıyor. ABD yetkilileri tam olarak hangi sistemlerin Ukrayna’ya sevk edileceğini açıklamasa da Amerikan basınına konuşan yetkililer, yardımlar sonrası sahada “gözle görülür bir değişiklik” beklendiğini belirtiyor.

Mühimmat eksikliği yaşayan Ukrayna ordusu son aylarda cephede zorlanıyor.
‘EVLATLARIMIZ YERİNE KURŞUN’
Cumhuriyetçi Parti içinde aylardır çatlağa sebep olan ve çok tartışılan yardım paketlerini oylamaya sunarak siyasi kariyerini tehlikeye atan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson, oylamadan sonra yaptığı açıklamada kararını savunarak “yurtdışındaki çatışmalara kendi evlatlarımızı göndermektense kurşun göndermeyi tercih ederiz” dedi.
KİEV’DEN TEŞEKKÜR MOSKOVA’DAN TEPKİ
– Uzun zamandır yardım paketini bekleyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, oylama sonrası ABD’ye teşekkür etti. Yardımın geçirilmesinin “çok anlamlı” olduğunu belirten Ukrayna lideri, cephelerde savaşan Ukraynalı askerlerin ve bombardıman altındaki Ukrayna köylerinin bunu hissedeceğini söyledi. Zelenski, “bizzat Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’a ve tıpkı bizim Ukrayna’da inandığımız gibi Rus kötülüğünün kazanmaması gerektiğine inanan tüm Amerikalı kalplere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Rusya cephesinden ise oylamaya tepki geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, “Kiev rejimi daha fazla Ukraynalıyı öldürerek ABD’yi daha da zenginleştirecek ve Ukrayna’yı daha da mahvedecek” dedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise ABD’nin yardım paketini onaylamasının dünyadaki krizleri daha da kötüleştireceğini savundu.

Volodimir Zelenski
İSRAİL’E DE SİLAH YAĞACAK
– Yardım paketi kapsamında İsrail’e de yüklü miktarda askeri yardım yapılması öngörülüyor. Bu silah yardımları içerisinde Demir Kubbe ve Davud’un Sapanı isimli füze savunma sistemlerine 4 milyar dolar, Demir Işın hava savunma sistemine 1.2 milyar dolar, çeşitli gelişmiş silah sistemleri ve savunma ürünlerine 3.5 milyar dolar, top mermileri ile kritik mühimmatlar için 1 milyar dolar ve ABD’nin İsrail’e kendi stoğundan sağladığı savunma sanayi ürünlerini yenilemek için 4.4 milyar dolar ayrıldı. Ayrıca ABD ordusunun bölgedeki faaliyetlerini sürdürmesi ve genişletmesi için ise 2.4 milyar dolar ayrılacak.
BBC: SAVAŞTA EN AZ 50 BİN RUS ASKERİ ÖLDÜ
İngiliz kamu yayıncısı BBC, bağımsız medya grubu Mediazona ve gönüllülerle birlikte savaşın başladığı Şubat 2022’den bu yana yürüttüğü araştırmayla Ukrayna’da bugüne kadar 50 binden fazla Rus askerinin öldüğünü belirledi. Çalışma için, Rusya genelinde 70 mezarlıkta, savaşın ardından kazılan yeni askeri mezarlar sayıldı.

Ayrıca havadan çekilen görüntülerle mezarlıkların ne ölçüde genişlediği incelendi. Fotoğraf ve videoların yanı sıra sahada yapılan sayımlar ile yeni mezarların çoğunun Ukrayna’da öldürülen Rus asker ve subaylarına ait olduğu tespit edildi. Bulgulara göre, savaşın ikinci yılında 27 bin 300, toplamda ise 50 binden fazla Rus askeri hayatını kaybetti. Bu rakam, Moskova tarafından Eylül 2022’de açıklanan tek resmi ölüm rakamından sekiz kat daha fazla. Analizin çatışmaların en şiddetli olduğu doğu Ukrayna’da Donetsk ve Luhansk’taki ölümleri içermemesi nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

BASKI ÜST SEVİYEDE
Perşembe günü Netanyahu ile telefonda konuşan Biden, Beyaz Saray’ın yaptığı açıklamaya göre “insani yardım çalışanlarına yönelik saldırıların ve Gazze’deki genel insani durumun kabul edilemez olduğunu” iletti. Özellikle bu hafta başında İsrail ordusunun bir insani yardım kuruluşunun araçlarını vurması ve aralarında 1 Amerikalı ve 3 İngiliz olmak üzere 7 insani yardım çalışanını öldürmesi üzerine Amerikan başkanı üzerindeki “İsrail politikanı değiştir” baskısı en üst seviyeye ulaştı.

DURUMU DEĞERLENDİRECEĞİZ
Buna göre görüşmede Biden, Netanyahu’ya İsrail’in sivillerin zarar görmemesine, yardım çalışanlarının güvenliğine yönelik bir dizi spesifik, somut ve ölçülebilir adımı duyurması ve uygulaması gerektiğini iletti. ABD’nin Gazze’ye ilişkin politikasının, İsrail’in bu adımlara ilişkin acil eylemine ilişkin değerlendirmeye göre belirleneceğini açıkça belirtti.
HEMEN İŞE Mİ YARADI
Sık sık İsrail dostu olduğunu hatırlatan Biden’ın, Netanyahu’ya ültimatomu sonrası aynı gün içinde İsrail savaş kabinesi, Gazze’ye daha fazla yardımın geçişini sağlamak için Erez sınır kapısının 7 Ekim’den bu yana ilk kez açılacağını duyurdu. Ayrıca Aşdod limanının da yardımların geçişi için kullanılabileceği bildirildi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü Adrienne Watson, kararı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi ve bu adımların uygulanıp uygulanmayacağını takip edeceklerini ekledi.

İSRAİL İKİ SUBAYI GÖREVDEN ALDI
İsrail, Gazze’de düzenlenen saldırıda, World Central Kitchen mensubu yedi yardım çalışanının hayatını kaybetmesine yönelik inceleme sonucunda ordunun ciddi hataları olduğunu tespit etti. İnceleme sonucunda albay ve binbaşı rütbesinde iki subayın görevden alınmasına ve güney kuvvetler komutanının da aralarında yer aldığı kıdemli subayların kınanmasına karar verildi.
FİRST LADY ETKİLİ OLDU
Sadece Amerika’da değil dünya çapında da desteklediği bu katliamı durdurması için eleştiri oklarının hedefi olan Başkan Biden’a en büyük baskının kendi evinden geldiği öğrenildi. Biden’ın salı günü düzenlediği Ramazan etkinliğinde yer alan bir katılımcıdan alıntı yapan The New York Times gazetesi, başkanın İsrail’e verdiği destek nedeniyle eşinin memnun olmadığını söylediğini aktardı. Jill Biden’ın eşine “Savaşı durdur, hemen durdur” diye ısrar ettiği iddia edildi.

Jill Biden
BM İNSAN HAKLARI KONSEYİ: İSRAİL’E SİLAH SATIŞINI DURDURUN
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Gazze’de sürdürdüğü savaş nedeniyle İsrail’e tüm silah satışlarının durdurulmasını talep eden tasarıyı kabul etti. Karar, Konseyin 47 üye devletinden 28’inin lehte, altısının karşı ve 13’ünün çekimser oyuyla geçti. Metinde ülkelere “uluslararası insani hukukun daha fazla ihlal edilmesini önlemek için İsrail’e silah, mühimmat ve diğer askeri teçhizatın satışını, transferini durdurma” çağrısında bulunuldu. Pakistan’ın Arnavutluk dışındaki tüm İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri adına Konsey’e sunduğu kararda “derhal ateşkes ve acil insani yardım” çağrısında bulunuldu. ABD, Almanya, Arjantin, Bulgaristan, Malavi ve Paraguay taslağa hayır oyu verirken, gerekçe olarak metinde Hamas’ın saldırısının kınanması gösterildi. Kararın bağlayıcılığı bulunmasa da İsrail’e artan baskıyı ortaya koyuyor. İsrail’e en büyük silah desteğini sağlayan ABD ve Almanya’nın ret kararı vermesi ise dikkat çekti.
MCDONALDS’TAN İSRAİL KARARI! ŞUBELERİNİ GERİ ALIYOR
Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana Müslüman toplumlar başta olmak üzere birçok ülkede boykot edilen ABD merkezli gıda şirketi McDonald’s, İsrail’deki bayilik haklarını geri alma kararı verdi. McDonald’s tarafından yapılan açıklamada yaklaşık 30 yıldır markanın İsrail’deki restoranlarını işleten Alonyal şirketiyle yapılan anlaşma sonucu, bu ülkedeki 225 restoranın işletme haklarının geri alınacağı bildirildi. McDonald’s satın alım sonrası İsrail’deki faaliyetlerin ve çalışanların “aynı koşullarda” sürdürüleceğini açıklarken, satış koşullarıyla ilgili başka bir ayrıntı paylaşmadı.

BOYKOT ETKİLİ OLDU
Alonyal şirketi, zincirin İsrail’deki mağazalarından İsrailli askerlere binlerce bedava yiyecek dağıtmış, olay büyük tepki çekmişti. Birçok Müslüman ülkede McDonalds’a karşı boykot kampanyası başlatılmış, şirketin satış rakamları ciddi oranda düşmüştü. Şirket ocak ayında yayımladığı raporda savaş nedeniyle Ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgede satışların etkilendiğini duyurmuştu. McDonald’s son dört yılda ilk kez bir çeyrekteki satış hedeflerini kaçırmıştı. Şirketin dünya genelindeki 40 bin restoranının yüzde 5’i Ortadoğu ülkelerinde bulunuyor.
İRAN’DAN İSRAİL’E BİR TEHDİT DAHA: ‘FIRTINA YAKLAŞIYOR’
İran, İsrail’in Şam büyükelçiliğini hedef alan ve 7 Devrim Muhafızları mensubunun öldüğü saldırının ardından, İsrail’e yönelik misilleme tehdidini sürdürüyor. İran yönetimindeki aşırı muhafazakâr Tehran Times gazesi, Ramazan ayının son cumasında Filistin’e desteği ifade etmek için protestoların düzenlendiği “Kudüs Günü” için hazırlanan sayısı için “Fırtına yaklaşıyor” başlığını attı ve “Yakında Kudüs’te dua edeceğiz” ifadesini kullandı.

TEL AVİV ALARMDA
Ülkenin dini lideri Ayetullah Humeyni’yi Mescid-i Aksa’da dua ederken tasvir eden bir fotoğrafa yer veren gazete, “Siyonist rejim günden güne zayıflayarak yok olacağı güne yaklaşıyor” sözlerini de alıntıladı. İsrail, Tahran ve onun destekçilerine karşı topraklarına doğrudan bir saldırı düzenlenebileceği endişesiyle, ordu mensuplarının izinlerini iptal etmek gibi adımlarla güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkarmıştı. Ayrıca sosyal medyada İsraillilerin gıda stoğu yaptığına dair iddialar mevcut.
]]>‘KASITLI SALDIRI’
WCK tarafından duyurulan saldırıda, ikisi zırhlı olmak üzere üç araçlık kurum konvoyunun Gazze’nin sahil şeridindeki Deyr el-Belah’ta “çatışmadan arındırılmış bölge” üzerinde hedef alındığı belirtildi. Kurum çalışanlarının saldırıdan önce bölgedeki depoya deniz yoluyla Gazze’ye getirilen 100 tonluk gıda yardımını boşalttığı kaydedildi. WCK’nın CEO’su Erin Gore, havadan görülebilmeleri için tavanlarına kurumun logosu giydirilen araçların vurulmasını “kasıtlı saldırı” ve “affedilemez” olarak nitelendirdi.
‘BU İNSANLAR MELEKTİ’
WCK’nın kurucusu dünyaca ünlü İspanyol şef Jose Andres de saldırıyı kınadı. Hayatını kaybeden çalışma arkadaşları için derin üzüntü duyduğunu belirten Andres, “Bu insanlar melekler. Onlarla Ukrayna’da, Gazze’de, Türkiye’de, Fas’ta, Bahamalar’da, Endonezya’da omuz omuza hizmet ettim” ifadelerini kullandı. Bu arada ABD Başkanı Joe Biden, Andres’i arayarak taziyelerini iletti ve büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Biden’ın insani yardım görevlilerinin korunması gerektiğini İsrail’e açık bir şekilde ileteceği bildirildi.

NETANYAHU ‘KAZA’ DEDİ
İsrail’in saldırısına birçok ülke sert tepki gösterdi. BM, Avrupa Birliği, ABD, İngiltere, İspanya, Polonya ve Çin başta olmak üzere birçok ülke İsrail’den saldırıya ilişkin açıklama talep ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırının “istemeden” gerçekleştiğini savundu. “Ne yazık ki Gazze Şeridi’ndeki masum insanları vuran istemsiz ve trajik bir olay meydana geldi” açıklamasını yapan Netanyahu, ilgili tüm devletlerle irtibat halinde olduklarını ve böyle bir olayın yeniden yaşanmasını engellemek için her şeyi yapacaklarını ifade etti. Haaretz gazetesinde yer alan bir haberde, saldırının kazara meydana gelmediği iddia edildi. Haberde, İsrail ordusunun silahlı bir Hamas militanının konvoya dahil olduğu şüphesiyle araçları hedef aldığı ve peş peşe üç füze ateşlediği öne sürüldü. Ayrıca İsrail basınında yer alan haberlere göre, son iki araca yaralıları taşımaya çalışırken saldırı devam etti.
YARDIMLARI ETKİLER Mİ
İngiliz medyasında saldırıda ölen 3 İngiliz vatandaşının kimlikleri John Chapman, James Henderson ve James Kirby olarak açıklandı. İsrail’in saldırısı, bölgede faaliyet gösteren diğer uluslararası yardım kuruluşlarının çalışanları arasında endişe dalgasına yol açtı. Gazze’de ilk kez yabancı çalışanlar hayatını kaybederken, Amerikan Yakın Doğu Mülteci Yardımı sivil toplum kuruluşu bölgedeki faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
ALTUN’DAN KINAMA
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ‘vahşi saldırıyı’ kınayarak “İsrail, uluslararası toplumun hafızasında derin iz bırakan insan hakları ihlallerine son vermeli, işlediği savaş suçlarından sorumlu tutulmalıdır. Gıdanın silah olarak kullanıldığı Gazze’de insani yardımın ulaştırılması, baş gösteren kıtlığın önlenmesi için hayati öneme sahiptir” dedi. Öte yandan, İsrail Savunma Bakanlığına bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğünün (COGAT) internet sitesindeki verilere göre Türkiye, Gazze Şeridi’ne en çok insani yardım ulaştıran 2’nci ülke oldu.
]]>BİR GÜNDE 18 KİŞİ ÖLDÜ
Önceki gün ABD’nin havadan bıraktığı yardımlara ulaşmaya çalışan 18 Filistinli hayatını kaybetti. Hamas hükümeti ve İsviçre merkezli Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahia’da 12 kişi denize düşen paketleri almaya çalışırken boğuldu. Görgü tanıkları, boğulanların “yüzme bilmeyen genç erkekler ve çocuklar” olduklarını söyledi. 6 Filistinli ise çıkan izdihamda hayatını kaybetti. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Filistinliler, dağıtım sırasında kavga ve yaralanmalar yaşandığını, yardım alabilenlerin de eve dönerken soyulduğunu anlattı.
HAMAS: YARDIMI BIRAKIN
Havadan yardımın “yanlış, uygunsuz ve işe yaramaz” olduğunu belirten Hamas, Batılı ülkelere bu yönteme son vermeleri çağrısında bulundu. Ancak Mart ayı başında Ürdün, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın havadan yardım operasyonlarına katılmaya başlayan ABD, bu yöntemden vazgeçmeyeceklerini açıkladı. Daha önce 8 Mart’ta, havadan atılan yardım paketlerinin üzerlerine düşmesi sonucu en az beş kişi ölmüş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.
MALİYETLİ, FAYDASIZ
– İnsan hakları gruplarının “vicdan rahatlatma yöntemi” olarak eleştirdiği havadan yardım, nispeten küçük miktarlarda yardım sağlamak için etkili bir yöntem olsa da açlık çeken kalabalık Gazze nüfusu için kaosa yol açıyor.
– Uçak, yakıt ve personel maliyetleri nedeniyle havadan yardımların karadan yapılan yardımlara kıyasla yedi kat daha maliyetli olduğu ifade ediliyor. İnsani yardım kuruluşları, bu yöntemin “faydasız” olduğuna da dikkat çekiyor: Bir kamyon, havadan yardımla tek seferde bırakılan gıda miktarının yaklaşık 10 katını taşıyabiliyor.
1 TONLUK PAKETLER
– Katar ya da Ürdün’deki hava üslerinden kalkan kargo uçakları, yiyecek ve içme suyu taşıyan paletleri, düşüşlerini yavaşlatmak için paraşütlerle bırakıyor. Havadan yardım farklı yüksekliklerden yapılabildiği için paketlerin zeminde parçalanmaması adına sağlam ambalajlama yapılıyor. Bu da örneğin su şişelerinin bulunduğu paletlerinin bir tanesinin ağırlığı bir tona kadar çıkarabiliyor.
– Yardım indirme bölgelerinin ideal olarak geniş ve açık alanlar olması gerekiyor. Bu nedenle teslimatlar genellikle Gazze’nin kıyı şeridine yapılıyor. Ancak bazen rüzgârlı hava koşulları, bazen de paraşütlerde yaşanan teknik sorunlar yüzünden yardımlar denize düşüyor.
– Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan 32 yaşındaki El Rifi “Yiyecek bulmak bizim için çok zor. Uçaklardan düşen malzemeleri toplamaya çalışırken hayatımızı riske atıyoruz. BM’nin gelip Gazze’deki her aileye saygıyla yardım dağıtmasını istiyoruz” diyor.
BOMBARDIMAN SÜRÜYOR
GAZZE’de ateşkes sağlanması yönündeki uluslararası baskıya rağmen, İsrail bölgeyi yoğun bombardımanla hedef almaya devam ediyor. Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun güney ve kuzeyde düzenlediği saldırılarda bir gecede 76 Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik ölümcül saldırısında ölen Filistinlilerin sayısı 32 bin 490’a yükseldi.
]]>
‘TRAJEDİ DEĞİL REZALET’
Karadan yardım girmesine izin verilmediği için yaklaşık 7 bin kamyonluk yardım konvoyunun beklediği Refah kapısının önünde konuşan Guterres, “Bu sınırda, kalp kırıklığını ve kalpsizliği görüyoruz. Kapıların bir tarafında yardım kamyonlarından oluşan uzun bir sıra, diğer tarafında açlığın uzun gölgesi” şeklinde konuştu. İsrail ordusunun 1.5 milyon kişinin sığındığı Refah’a operasyonun hem Filistinliler, hem rehineler hem de bölgedeki herkes için çok daha kötü olacağını ifade eden BM şefi, “Gazze’yi gerçek anlamda hayat kurtaran yardımlarla doldurmanın zamanı geldi. Seçim açık: Ya yardım ya da açlık. Sınırın Mısır tarafında engellenen yardım kamyonları, trajediden de öte ahlaki bir rezalettir” dedi.
ANTİSEMİTİZM SUÇLAMASI
Gazze’deki insani krizle ilgili BM’ye bağlı yardım kuruluşlarını suçlayan İsrail, BM Şefi’nin ziyaretini de “terörü cesaretlendirmek” olarak nitelendirildi. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, Guterres’e “BM, onun liderliğinde terörü barındıran ve cesaretlendiren Yahudi ve İsrail karşıtı bir yapı haline geldi” suçlamasında bulundu. Katz ayrıca, ABD Kongresi’nin BM Filistin ajansı UNRWA’ya fonu askıya almasının “Guterres’in güvenoyunu kaybettiğinin göstergesi” olduğunu da belirtti.
Bu arada Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze’nin kuzeyine UNRWA’nın gıda yardım konvoylarına izin vermeyeceğini bildirdiğini açıkladı.
GAZZE’Yİ VURAN DRONLARI AB FONLAMIŞ
– SİVİL toplum örgütleri Statewatch ve Informationsstelle Militarisierung (IMI), Avrupa Birliği’nin İsrail’in Gazze’deki yıkıcı savaşında kullandığı insansız hava aracı (İHA) teknolojisinin finansmanına yardım ettiğini ortaya çıkardı. İki kuruluşun ortak raporunda “AB fonlarının askeri projelerde kullanılması yasak olmasına rağmen İsrail askeri şirketleri ve kurumlarının, son yıllarda İHA geliştirmek için Avrupa’dan “milyonlarca Euro hibe aldığı” belirtildi.
SAVAŞTA KULLANILDILAR
Rapora göre, İsrail Savunma Bakanlığı son yıllarda AB destekli en az iki insansız hava aracı araştırma projesine (ResponDrone ve UnderSec) dahil oldu. Raporda, her iki projenin de “askeri sahada kullanılma potansiyeli” taşıdığına vurgu yapıldı. Bunlardan ResponDrone, “acil durum hizmetleri ve arama kurtarma operasyonları” için İHA geliştirdiği gerekçesiyle AB’den yaklaşık 8 milyon Euro fon aldı. Hamas’ın 7 Ekim saldırısının ardından “enerjisinin tamamını İsrail ordusunu Gazze’de desteklemeye yönlendirdiğini” açıklayan İHA üreticisi Xtend de Avrupa fonlarından faydalanan şirketlerden biri. İsrail ordusu ve ABD Savunma Bakanlığı’yla sözleşme imzalayan Xtend, AB’nin “Horizon Europa” fonundan “araştırma ve geliştirme” için 50 bin Euro hibe aldı.
BEŞİNCİ SEVİYE YOKLUK
Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) ile Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) değerlendirmelerini temel alan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) analizine göre Gazze’deki nüfusun tamamı en az ‘kriz durumu’ olarak adlandırılan üçüncü seviyede açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Nüfusun yüzde 25’inin ise en şiddetli düzeydeki gıda kıtlığı olarak kabul edilen beşinci seviyede gıda erişiminden mahrum. Rapora göre bölgeye acil müdahale olmadığı takdirde Gazze’nin tüm kuzeyi mayıs ayına kadar beşinci seviyede kıtlık kriziyle karşı karşıya kalacak.
‘İNSAN YAPIMI FELAKET’
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’deki en üst seviye kriz durumuyla ilgili “Bu tamamen insan eliyle yaratılan bir felaket” değerlendirmesini yaparken İsrailli yetkilileri bölgeye sınırsız insani yardım ulaştırılmasına izin vermeye çağırdı. Yardım kuruluşları, özellikle kuzeyde hâlâ yeterli malzeme sağlayamadıklarını veya bunları güvenli bir şekilde dağıtamadıklarını bildirerek, yardım sağlama ve bunları güvence altına almanın İsrail’in sorumluluğunda olduğunu vurguluyor. Çeşitli BM yetkilileri de acil ateşkes çağrısı yaparak, Gazze genelinde kıtlık ilan edilene kadar beklendiği takdirde “çok geç olabileceği” ve “binlerce insanın hayatını kaybedebileceği” uyarısında bulunuyor.
‘BU İLK KEZ OLUYOR’
Dün resmi ziyaret kapsamında Filipinler’de bulunan ABD Dışişleri Bakanı Blinken da kriz durumuna dikkat çekti. “Son yapılan değerlendirmelere göre Gazze nüfusunun yüzde 100’ü şiddetli derecelerde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. İlk defa bir bölgedeki nüfusun tümü bu şekilde sınıflandırıldı” diyerek insani krizin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Blinken, bölgeye insani yardım ulaştırılmasının öncelikli hale gelmesi gerektiğini söyledi.
Benzer ölçümlerin Sudan’da nüfusun yüzde 80, Afganistan’da yüzde 70’ini kapsadığını hatırlatan Blinken, “Daha fazlasına ve sürdürülebilir yardıma ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
BLINKEN’DAN ORTADOĞU’YA ALTINCI TUR
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail ile Hamas arasında bir ateşkes anlaşmasına varmak ve Filistinli militan grubun elindeki rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla savaşın başından bu yana altıncı kez Ortadoğu’yu ziyaret edecek. Bugün Cidde’de Suudi yetkililerle görüşmesi beklenen Blinken’ın yarın ise Kahire’de olması planlanıyor. Filipinler’e yaptığı ziyaret sırasında açıklamada bulunan Blinken, Suudi Arabistan ve Mısır’daki üst düzey liderlerle bir araya geleceği gezisinin amacının “kalıcı bölgesel barış için doğru mimariyi tartışmak” olduğunu söyledi.

Bilgi notu: Gıda Güvenliği Sınıflandırması’nda en yüksek seviye olan beşinci seviye, felaket ve kıtlık olmak üzere iki altbaşlıktan oluşuyor. Kıtlık, nüfusun en az yüzde 20’sinin ciddi gıda kıtlığı yaşaması, her üç çocuktan birinin akut yetersiz beslenmeden muzdarip olması ve her gün her 10 bin kişiden ikisinin açlık, yetersiz beslenme ve hastalık nedeniyle ölmesi gibi parametrelerle ölçülüyor.
]]>İlişkilerin gelişmesinin önündeki en büyük engelin PYD/YPG olduğunu belirten Keçeli, “Terörle mücadele alanında bizim ABD’ye çok net bir mesajımız oldu. Onlara PKK, YPG ve FETÖ’yle ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik. Müttefik bir ülkenin, ülkemizin güvenliğini hedef alanlarla iş birliği yapmasının asla kabul edilemez olduğunu belirttik. Türkiye-ABD Stratejik ilişkilerinin daha fazla derinleşmesinin önündeki en büyük engelin ABD’nin YPG’ye verdiği destek olduğunu aktardık” dedi.
EN ÇOK ZAMAN GAZZE KISMINA AYRILDI
Washington’da savunma sanayi alanındaki kısıtlamalar kaldırılması gerektiğini de belirtiklerini söyleyen Keçeli, “CATSAA yaptırımlarından çıkarılma talebimizi tekraren vurguladık. F-16 programıyla ilgili devam eden süreç var. Ayrıca, F-35 ile ilgili prosedürün tamamlanması gerekiyor. Bu konular da ele alındı. Tabi ekonomik konuları da görüştük. Şu an ABD ile ikili ticaret hacmi 30 milyar düzeyinde, bunu 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanındaki iş birliğinin arttırılması konusunda görüştük. Sıvılaştırılmış doğalgaz ve nükleer enerji konularında görüşmelere devam edeceğiz. Görüşmelerde bölgesel konular da ele alındı. Bunların başında Gazze geliyor. Hem çalışma gruplarında hem de Sayın Bakanın Blinken ile olan görüşmesinde en fazla zamana ayrılan kısım Gazze oldu” diye konuştu.
BM DIŞINDA KİMSEDEN İCAZET ALMAYIZ
Keçeli, “Güvenliğimizi tehdit eden yurt dışı kaynaklı bir terör örgütü operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek yapı BM’nin 51’inci maddesidir. Onun dışında herhangi bir uluslararası yapı veya tarafla bu konuyu ele almıyoruz. Diğer taraftan ABD’nin Irak’ta askerleri var dolayısıyla bizim PKK’ya yönelik mücadelemizle bağlantılı olarak onlarla da görüşüyüz. Ama bu izin almak, icazet almak değil” ifadelerini kullandı.
IRAK ZİYARETİ
Keçeli, Bakan Fidan, Bakan Güler ve MİT Başkanı Kalın’ın Irak’ı ziyaret edeceğini duyurdu. Keçeli, Aralık ayında Ankara’da Irak’la güvenlik zirvesi gerçekleştirmiştik. Güvenlik zirvesinin bir sonraki toplantısı yarın Bağdat’ta yapılacak. Yarınki görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli gündem maddesi olacak. Terörle mücadele ortak bir hamle geliştirilebilmesi ve bu doğrultuda atılabilecek somut adımlar masada olacak. PKK’ın Irak makamları tarafından ortak bir güvenlik tehdit olarak tanımlanmasını, Irak tarafında PKK ile mücadele azminin gelişmeye başladığının bir işareti olarak görüyoruz. Bu bakımdan memnuniyet duyuyoruz” açıklamasını yaptı. Ziyarette, güvenlik konuları dışında iki ülke arasında işbirliği konuları da ele alınacağını söyleyen Keçeli, “Bunların başında enerji konusu geliyor. Irak’taki doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesi ve bunların uluslararası pazarlara sevk edilmesi konusunda görüşmeler gerçekleştireceğiz. Ayrıca, Irak’taki yenilenebilir enerji bağlamında nasıl ortak projeler geliştirebiliriz buna odaklanacağız. Irak-Türkiye petrol boru hattı bir süredir kapalı, biz bu boru hattından sevkiyata başlanabileceğini bizim açımızdan bir sorun olmadığını geçtiğimiz Ekim ayında söylemiştik. Ancak Irak tarafının henüz sevkiyata başlama konusunda hazır olmadığını anlıyoruz. Irak’taki tüm tarafların karşılıklı mutabakata ulaşmasını ve boru hattının en kısa sürede başlamasını ümit ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın önümüzdeki dönemde Irak’a yapacağı ziyaretin de detayları ele alınacak” dedi.
FİDAN’IN BAKÜ ZİYARETİ
Bakan Fidan’ın Irak ziyaretinin ardından Bakü’ye gideceği bilgisini veren Keçeli, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü dışişleri bakanları toplantısının dokuzuncusuna katılacak. Güney Kafkasya’daki huzur ve refah, istikrar Türkiye açısından çok önemli: buradaki ülkelerin daha iyi koşularda yaşayabilmesi için çaba gösteriyoruz” diye konuştu.
GAZZE’DEN TAHLİYELER
Gazze’ye yönelik yardımlara da değinen Keçeli, “Oradaki insani felaket giderek daha kötü bir hale dönüşüyor. Ramazan ayından da Gazzeli kardeşlerimize destek vermeye devam edeceğiz. Krizin başından bu yana Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı. Gazze’ye havdan insani yardım operasyonu da başladı. Biz buraya da destek sağlamak üzere yaklaşık 9 bin ton tıbbi malzeme ve bebek malzemesi tedarik ettik. Birçok paraşütle de Ürdün makamlarında bu operasyona destek vermek üzere iletildi. Bu sabah itibariyle bin 489 vatandaşımızı Gazze’den tahliye ettik” bilgisini verdi.
DENİZ YOLUYLA GAZZE’YE YARDIM
Keçeli, “ABD’nin Gazze’deki insani felakete bir çözüm arayışı içine girmesini dünya kamuoyunun ABD üzerinde kurduğu basının bir sonucu olarak görüyoruz. Eğer ABD’nin Gazze’deki insani felaketi kabul etmesi anlamına geliyorsa iyi bir gelişme. Biz karayolu ile yardım ulaşması mümkün iken daha az etkili denemeleri doğru bulmuyoruz. Yardımın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yapılmasını da soru işaret görüyoruz. Rum tarafının muhatabı KKTC’dir. Biz KKTC’nin haklarının hiçbir şekilde zedelenmesi izin vermeyiz. Deniz yoluyla, hava yoluyla yardım ulaştırılması ne yazık ki kara yoluyla ulaştırılacak bir yardımı ne nitelikle ne de nicelik olarak alternatifi değil. Bu bizim öznel bir değerlendirmemiz değil, BM ve sivil toplum kuruluşları da aynı gözlemde bulunuyorlar. Bizim Washington’da Amerikalılara verdiğimiz mesajların temelinde bu yatıyor. Bir an önce ateşkes sağlayalım, bu esnada da insani yardımların en etkili ve hızlı sürdürülebilir şekilde Gazze’ye girmesi için İsrail üzerindeki bütün etkinizi kullanın” ifadesini kullandı.
TÜRK-YUNAN HEYETLER ATİNA’DA GÖRÜŞECEK
Öncü Keçeli, Yunanistan ve Türkiye arasındaki Güven Artırıcı Önlemler Toplantısının yeni turunun 22 Nisan’da Atina’da yapılması beklendiğini belirtti.
Türk ve Yunan heyetleri arasında Güven Arttırıcı Önlemler (GAÖ) toplantısının bir önceki turu geçtiğimiz yıl Kasım ayında Ankara’da yapılmıştı.
]]>PARÇA PARÇA KURULACAK
Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder, kurulacak platform için bin ABD askerinin bölgeye konuşlanacağı ve geçici limanın inşasının yaklaşık 60 günde tamamlanacağını aktardı. Devasa çelik parçalarının birbirine kilitlenerek meydana getirilecek platformun 550 metre uzunluğa sahip olacağı belirtildi. Plana göre, Gazze’ye insani yardım gemileri bu platforma demirleyecek, malzemeler küçük teknelerle Gazze sahilinde yüzer iskeleye ulaştırılıp buradan dağıtımı sağlanacak. Ryder, geçici iskele ile bölgeye günde 2 milyondan fazla öğünün transfer edilmesinin mümkün olduğunun altını çizerken yardımların dağıtılması için Amerikan askerlerin karaya çıkmasına gerek olmadığı, sivil toplum kuruluşları ve Birleşmiş Milletler ile birlikte çalışılmasının planlandığını dile getirdi. Söz konusu iskele, 2012 yılında Avustralya’da düzenlenen bir tatbikatta denenmişti.
ABD’NİN ÇELİŞKİLİ TAVRI
Amerikan New York Times gazetesi, ABD Başkanı Joe Biden’ın Gazze açıklarına geçici liman kurulması talimatının, ABD’nin İsrail’in en önemli silah tedarikçisi olmasıyla ortaya çıkan çelişkiyi gündeme taşıdı. Haberde ABD’nin havadan gerçekleştirdiği yardımlara referansla, “Bugünlerde Gazze semalarında Amerikan bombaları ve yardım paketleri aynı anda görülüyor” denilirken ABD’nin İsraillileri silahlandırırken, bir yandan da zarar görenlerle ilgilenmeye çalıştığını ifade etti. Washington’daki Arap Merkezi’nin Başkanı Yousef Munayyer de ABD’nin yardımlarını, “kundakçıya yakıt verip bir bardak suyla yangını söndürmeye çalışmaya” benzetti.
HAMAS: OLUMLU BİR ADIM
Hamas’ın Gazze yönetiminde bulunan bir yetkili, El Cezire’ye verdiği demeçte ABD’nin geçici liman adımının doğru yönde atılmış bir adım olduğunu belirtti. Hamas yöneticisi, planın Gazze’ye yardım ulaştırmanın ‘en kısa ve en kolay yolu olmadığına’ da dikkati çekti.

İKİNCİ ABLUKA İDDİASI
Söz konusu plan doğrultusunda Beyt Hanun (Erez), Refah ve Kerem Ebu Salim (Kerem Şalom) sınır kapılarının baypas edileceği ve Gazze’nin Mısır ile bağlantısının kesileceği de öne sürülüyor. Diğer bir iddia da Doğu Akdeniz’de Gazze kıta sahanlığında, Filistinlilere ait olan doğalgaz rezervlerine dair. 4 milyar dolar olduğu belirtilen rezervin bulunduğu bölgede ABD’nin liman projesiyle bir otorite oluşturmasının ‘manidar’ bulunduğu yorumları yapılıyor.
BM YETKİLİSİ: SAÇMA PLAN
Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Özel Raportörü Michael Fakhri, Biden’ın geçici bir limanın Gazze’ye ulaşan insani yardım miktarında büyük bir artış sağlayacağı yönündeki açıklamasını eleştirdi. “Ne iskele ne de Gazze’ye hava yoluyla yapılan yardımların artması açlıktan ölümleri engelleyecek” diyen BM yetkilisi, İsrail’in ana müttefiki Amerika’nın böyle bir tedbire başvurmasının ‘alaycı bir şekilde saçma’ olduğunu söyledi.
AÇLIKTAN ÖLÜMLER ARTIYOR
Yarın başlayacak olan ramazan öncesinde ateşkes ihtimali azalırken İsrail’in Gazze’ye yönelik topyekûn saldırıları durmak bilmiyor. 7 Ekim’den bu yana hayatını kaybeden Filistinli sivil sayısı 31 bini geçerken artık ölüm sebeplerine bombaların yanı sıra açlık ve susuzluk da ekleniyor. Gazze kentindeki El Şifa Hastanesi’nde üç çocuğun daha yetersiz beslenme ve su kaybından ölmesinin ardından İsrail’in yardım girişini engelleyerek büyük bir insani felakete neden olduğu bölgede, yetersiz beslenme ve susuzluktan ölenlerin sayısı 23’e ulaştı.
]]>
ABD, Gazze’ye havadan ilk yardımında 3 askeri kargo uçağıyla 38 bin öğünlük kumanya dağıttığını açıkladı.
JOE BIDEN AÇIKLADI
Önceki gün Beyaz Saray’da İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi kabul eden ABD Başkanı Joe Biden, görüşme öncesi yaptığı açıklamada, “Masum insanlar korkunç bir savaşın içinde ailelerini doyuramaz hale geldi ve yardım almaya çalıştıklarında verilen tepkiyi gördünüz. Daha fazlasını yapmalıyız ve ABD daha fazlasını yapacaktır” dedi. Biden, Ürdün ile birlikte gelecek günlerde Gazze’ye paraşütle insani yardım atmaya başlayacaklarını söyledi. Ürdün hava kuvvetleri, Fransa, Belçika ve Hollanda’nın desteğiyle birkaç defa bölgeye insani yardım yapmıştı. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de benzer girişimi olduğu biliniyor.
38 BİN ÖĞÜN
ABD Ulusal Güvenlik Konseyi İletişim Danışmanı John F. Kirby, ilk hava yardımlarının gıda üzerine yoğunlaşacağını, bunu su ve ilacın izleyeceğini söyledi. Gazze’ye ilk havadan ABD yardımı, üç C-130 tipi askeri kargo uçağıyla dün gerçekleştirildi. ABD Merkez Komutanlığı, “66 paraşütle 38 bin domuz etsiz kumanya dağıtıldığını” açıkladı. Dağıtımın ardından sosyal medyadan açıklama yapan ABD Başkanı Biden, “Gazze’ye akan yardım miktarı yeterli değil. Daha fazla yardım için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi.

NİYE TEPKİ ÇEKİYOR
Daha önce Irak, Afganistan savaşlarında denenen bu yardım şeklinin Gazze’de uygulanacak olması tepki çekiyor. New York Times yazarı Nicholas Kristof, “Yardımların havadan atılması normalde acil durumlarda başvurulacak son çaredir ve eğer Biden, Filistinli sivillerin hayatını kurtarmak konusunda ciddiyse, yardım ulaştırmanın daha iyi yolları var” diyerek İsrail’in ikna edilmesi gerektiğini belirtti. ABD’nin eski Suriye ve Cezayir büyükelçisi Robert Ford ise, “Ortadoğu’daki en özel müttefiki” İsrail’in ABD’yi havadan yardıma mecbur bırakmasını “aşağılayıcı” olarak nitelendirdi.
Birçok yorumcu ABD’nin İsrail’e baskı yerine, jestten öteye gitmeyecek bir metoda başvurmasının yeterli olmayacağı görüşünde. ‘Uluslararası Kurtarma Komitesi’ isimli yardım kuruluşu, “Havadan yardım bu acıyı dindirmek için bir çözüm değildir, geniş çaplı yardım çözümünden uzaklaştırır. Tüm diplomatik çabalar, İsrail’in Gazze kuşatmasını kaldırmasını sağlamaya odaklanmalıdır” dedi.
İSRAİL’E BASKI YAPIN
İngiltere merkezli sivil toplum örgütü Oxfam da havadan yardımın yalnızca “Gazze’deki zulüme katkıda bulunan Amerikalı yetkililerin vicdan azabını hafifletmesine hizmet ettiği” yorumunda bulundu. Havadan yardım riskli de bulunuyor. Paketlerin siviller yerine, eli silahlı Hamas üyelerinin eline geçme ihtimalinin daha fazla olduğu yorumları yapılıyor.
OKSİJENE ANESTEZİYE HURMAYA YASAK
-CNN International, yüz binlerce insanın kıtlıkla boğuştuğu Gazze’ye birçok ürünün girişine izin verilmediğini kaydetti. Bunlar arasında anestezikler ve anestezi makineleri, oksijen tüpleri, ventilatörler ve su filtreleme sistemleri yer alıyor.
–İsrail’in engeline takılan diğer malzemeler arasında hurma, uyku tulumu, kanser ilaçları, su arıtma tabletleri ve doğum kitleri de yer alıyor.
ABD: İSRAİL HAMAS’TAN YANIT BEKLİYOR
-ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, İsrail’in Gazze’de altı haftalık ateşkes önerisinin “temel çerçevesini kabul ettiğini” söyledi. Yetkili, bu aşamada İsrail’in, Hamas’tan “serbest bırakılacak rehinelerin kimler olacağı konusunda” cevap beklediğini kaydetti.
-ABD kaynaklarına göre, taslak anlaşmaya dair müzakereler Katar’ın başkenti Doha’da devam ediyor.
]]>DESTEK AÇIKLAMASI
İsrailli bakan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Gazze’de görev yapan ve kendilerine zarar vermeye çalışan Gazzeli güruha karşı mükemmel bir davranış sergileyen kahraman askerlerimize tam destek verilmelidir” dedi. Gazze Şeridi’nde aylardır açlığa mahkûm edilen Filistinlilere yardımların kesilmesi gerektiğini de ifade eden Ben Gvir, gönderilen yardımların Hamas’a nefes olduğunu ve İsrail askerlerinin hayatlarını tehlikeye attığını öne sürdü.

FİLİSTİNLİLERE DÜŞMAN
16 yaşında, ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan aşırı milliyetçi bir hareket olan Kach’a katılan ve 18 yaşındayken sergilediği aşırılıklar sebebiyle askerliğe alınmayan Ben Gvir, 1994 yılında işgal altındaki El Halil’deki İbrahimi Camii’nde 29 Filistinliyi vurarak öldüren İsrailli terörist Baruch Goldstein’ın hayranı olarak da biliniyor. Knesset’ten altı vekile sahip Yahudi Gücü Partisi’nin liderliğini yürüten İsrailli bakan, ülkenin son dönemdeki en aşırı figürlerinden biri olarak öne çıkıyor.
İSRAİL’DEN İNKAR
Öte yandan SkyNews, yaşananların perde arkasına dair yeni detayları paylaştı. Olayın önceki gün, hava henüz aydınlanmamışken meydana geldiği belirtilen haberde, yaralanan kişilerin tanıklığı aktarıldı. Görgü tanıklarına göre Filistinlilerin seyir halindeki kamyonlardan un çuvalı ve konserve ürünlerini çekerek alması üzerine İsrail askerleri kalabalığa ateş açtı. Ateş kesildikten sonra dağılan siviller konvoya geri dönünce askerler tekrar tetiğe bastı. İsrailli yetkililer ise kalabalığa değil havaya uyarı ateşi açıldığını, ölen kişilerin yaşanan izdiham sonucu ezilerek hayatını kaybettiğini iddia etti. Diğer yandan öldürülen ve yaralananların kaldırıldığı hastanedeki görevliler ise yaralanmaların ateşli silahlar sebebiyle olduğunu açıkladı.

BM VE İSRAİL BİRBİRİNİ SUÇLUYOR
Birleşmiş Milletler, 7 Ekim’de başlayan çatışmalar sebebiyle 2.3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insanların en az yüzde 80’inin yerinden edildiğini ve çok zor şartlar altında yaşama mücadelesi verdiğini belirtiyor. BM’ye bağlı kuruluşlar, İsrail’in hareket ve iletişimi kısıtladığı için bölgeye insani yardım gönderilemediğinden şikâyet ederken İsrail hükümeti ise kısıtlamaları redderek BM’yi suçluyor. Saldırı sırasında yardım dağıtan kuruluşlardan biri olan İngiltere merkezli ‘Ummah Welfare Trust’ın mütevelli heyeti üyesi Muhammad Ahmad, gıda yardımının dağıtılacağı yerin koordinatlarının İsrail güçleriyle paylaşıldığını aktardı.
TEPKİ ÇOK AMA…
– Brezilya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü operasyonu etik ve yasal bir sınırı kalmadığını vurgulandı.
– Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, yardım TIR’larını bekleyen Filistinlilerin İsrail güçleri tarafından öldürülmesi karşısında ‘şok’ olduğunu söylerken Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, olaydan ‘derin rahatsızlık’ duyduğunu ifade etti.
– Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, İsrail askerlerinin yardım bekleyen insanlara ateş açmasıyla ilgili ‘bağımsız bir soruşturma’ istedi.
– Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, İsrail’i kınadıkları ifade ederken Tel Aviv hükümetini sivillerin güvenliğini ciddiyetle korumaya çağırdı.
– BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de acil insani ateşkes istedi.
]]>
ABD’li yayın organı CNN ‘katliam’ olarak değerlendirdiği İsrail saldırısı sonrası bölgedeki görgü tanıklarına ulaştı.Görgü tanıklarına göre, İsrail güçleri ateş etmeye başladığında insanlar yeni gelen yardım kamyonlarının etrafında toplanmıştı.
Bir görgü tanığı CNN’e tüm kaosun İsrail güçlerinin ateş açmasıyla başladığını söyledi ve kurbanların çoğunun kamyonlar altında kalarak ezildiğini anlattı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, hükümetinin İsrail’den silah alımını askıya aldığını açıklayarak, ölümcül olayı “soykırım” olarak nitelendirdi ve şiddet olaylarından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu: “Yiyecek isteyen 100’den fazla Filistinli Netanyahu tarafından öldürüldü. Dünya güçleri kabul etmek istemese de buna soykırım deniyor”
Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho İsrail katliamına tepki gösterdiği açıklamasında “Gazze’de yardım almaya çalışırken hayatını kaybeden 100 kişinin durumu beni derinden sarstı. Siviller uluslararası insancıl hukuk kapsamında güvende olmalıdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici önlemlerine uygun olarak acil bir ateşkes ve insani yardıma güvenli erişim için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares saldırıyı kabul edilemez olarak değerlendirdi ve “Düzinelerce Filistinli sivilin yiyecek beklerken ölmesi, Gazze’de yaşananların kabul edilemez olduğunu ve ateşkesin aciliyetinin altını çiziyor.” dedi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı ‘trajik’ olarak değerlendirdiği olaydan sonra yaptığı açıklamada “İsrail askerlerinin gıdaya erişmeye çalışan sivillere ateş açma hakkı yoktur” ifadesini kullandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell de benzer şekilde saldırının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
ABD, Cezayir tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve Gazze’de gıda yardımı bekleyen 100’den fazla Filistinlinin öldürülmesinden İsrail’in sorumlu tutulmasını öngören açıklamayı engelledi.
Filistin’in BM Büyükelçisi Riyad Mansur gazetecilere yaptığı açıklamada, bildirinin ABD hariç BMGK’nın 15 üyesinin tamamı tarafından desteklendiğini söyledi.ABD Büyükelçisi Robert Wood ise savunmasında “Sahadaki tüm gerçeklere sahip değiliz, sorun da bu” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açmasından sonra yaptığı açıklamada Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyelerini İsrail’in kendini savunabilmesi için askeri yardım tasarısını geçirmeye çağırdı. Biden Cumhuriyetçilerinin oylamayı reddettiği paketin aynı zamanda ‘Filistin halkına insani yardım’ sağlayacağını öne sürdü.
Gazze Şeridi’nde yüz binlerce Filistinli açlık tehlikesiyle mücadele ederken, hastanelerde çocuklar yetersiz beslenme sebebiyle yaşamını yitirirken dün İsrail askerleri yeni bir katliam daha gerçekleştirdi. Gazze kenti yakınında bulunan el-Raşid Caddesi üzerinde yiyecek dağıtan konvoyu bekleyen Filistinli sivillere ateş açan İsrail kuvvetleri en az 107 kişiyi öldürdü, 760 kişiyi de yaraladı.
İsrail ordusu yüzlerce Filistinlinin yardım kamyonlarının etrafında toplandığını gösteren bir video yayımladı. Ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
Görgü tanıkları CNN’e konuştu: İnsanlar yardım kamyonlarının altında kaldı
İsrail katliamına tepki yağıyor
ABD, Gazze katliamından İsrail’i sorumlu tutacak BMGK açıklamasını engelledi
Biden’dan katliam sonrası İsrail’e yardım çağrısı
İsrail görüntüleri yayınladıABD’li yayın organı CNN ‘katliam’ olarak değerlendirdiği İsrail saldırısı sonrası bölgedeki görgü tanıklarına ulaştı.Görgü tanıklarına göre, İsrail güçleri ateş etmeye başladığında insanlar yeni gelen yardım kamyonlarının etrafında toplanmıştı.
Bir görgü tanığı CNN’e tüm kaosun İsrail güçlerinin ateş açmasıyla başladığını söyledi ve kurbanların çoğunun kamyonlar altında kalarak ezildiğini anlattı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, hükümetinin İsrail’den silah alımını askıya aldığını açıklayarak, ölümcül olayı “soykırım” olarak nitelendirdi ve şiddet olaylarından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu: “Yiyecek isteyen 100’den fazla Filistinli Netanyahu tarafından öldürüldü. Dünya güçleri kabul etmek istemese de buna soykırım deniyor”
Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho İsrail katliamına tepki gösterdiği açıklamasında “Gazze’de yardım almaya çalışırken hayatını kaybeden 100 kişinin durumu beni derinden sarstı. Siviller uluslararası insancıl hukuk kapsamında güvende olmalıdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici önlemlerine uygun olarak acil bir ateşkes ve insani yardıma güvenli erişim için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares saldırıyı kabul edilemez olarak değerlendirdi ve “Düzinelerce Filistinli sivilin yiyecek beklerken ölmesi, Gazze’de yaşananların kabul edilemez olduğunu ve ateşkesin aciliyetinin altını çiziyor.” dedi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı ‘trajik’ olarak değerlendirdiği olaydan sonra yaptığı açıklamada “İsrail askerlerinin gıdaya erişmeye çalışan sivillere ateş açma hakkı yoktur” ifadesini kullandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell de benzer şekilde saldırının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
ABD, Cezayir tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve Gazze’de gıda yardımı bekleyen 100’den fazla Filistinlinin öldürülmesinden İsrail’in sorumlu tutulmasını öngören açıklamayı engelledi.
Filistin’in BM Büyükelçisi Riyad Mansur gazetecilere yaptığı açıklamada, bildirinin ABD hariç BMGK’nın 15 üyesinin tamamı tarafından desteklendiğini söyledi.ABD Büyükelçisi Robert Wood ise savunmasında “Sahadaki tüm gerçeklere sahip değiliz, sorun da bu” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açmasından sonra yaptığı açıklamada Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyelerini İsrail’in kendini savunabilmesi için askeri yardım tasarısını geçirmeye çağırdı. Biden Cumhuriyetçilerinin oylamayı reddettiği paketin aynı zamanda ‘Filistin halkına insani yardım’ sağlayacağını öne sürdü.
Gazze Şeridi’nde yüz binlerce Filistinli açlık tehlikesiyle mücadele ederken, hastanelerde çocuklar yetersiz beslenme sebebiyle yaşamını yitirirken dün İsrail askerleri yeni bir katliam daha gerçekleştirdi. Gazze kenti yakınında bulunan el-Raşid Caddesi üzerinde yiyecek dağıtan konvoyu bekleyen Filistinli sivillere ateş açan İsrail kuvvetleri en az 107 kişiyi öldürdü, 760 kişiyi de yaraladı.
İsrail ordusu yüzlerce Filistinlinin yardım kamyonlarının etrafında toplandığını gösteren bir video yayımladı. Ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
Görgü tanıkları CNN’e konuştu: İnsanlar yardım kamyonlarının altında kaldı
İsrail katliamına tepki yağıyor
ABD, Gazze katliamından İsrail’i sorumlu tutacak BMGK açıklamasını engelledi
Biden’dan katliam sonrası İsrail’e yardım çağrısı
İsrail görüntüleri yayınladıBÜYÜK ÇARESİZLİK
Yaralıların kaldırıldığı Kamal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hussam Ebu Safia, yaralıların durumunun kritik olduğunu ve acil cerrahi müdahale gerektirdiğinin altını çizerken “Ameliyathanemiz bile yok. Çaresizce sadece ilk yardım yapabiliyoruz” diye konuştu. Ölen ve yaralananların bir kısmı eşek arabalarıyla taşınmak zorunda kalırken, bir kısmı da saatlerce yerde kaldı. Filistin Kızılayı Sözcüsü Raed al-Nims de aylardır bombardıman ve açlık altında olduklarını ifade ederken İsrail ordusunun yardım TIR’larını savaş silahı olarak kullandığını aktardı.

KORKUP ATEŞ AÇTILAR
Görgü tanıklarına göre İsrail ordusu, yardım bekleyen kalabalığın üzerine ölüm yağdırdı. Topçu bombardımanı ve ateşli silahların kullanıldığına dair iddialar hastane yetkilileri tarafından doğrulanırken İsrail medyasına konuşan ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi. AFP’ye konuşan kaynaklar da yaklaşık 30 yardım tırının bölgede bulunan İsrail tanklarına yakın bir noktada durduğunu, binlerce Filistinlinin yardımlara ulaşmak için koşarken kalabalığa tanklarla ateş açıldığını dile getirdi. Bazı yerel kaynaklar tankların ölü ve yaralıların üzerinden geçtiğini de öne sürdü. İsrail ordusu olayın soruşturulduğunu açıklarken akla savaşın başında verilen yüksek yetkiler geldi. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Tüm kısıtlamaları kaldırdım, taarruza geçiyoruz” ifadesini kullanmıştı.
BİLEREK VURDULAR
Gazze hükümeti, İsrail’in insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısının ‘kasıtlı ve planlı’ olduğunu açıkladı. “İşgal ordusu, hedef alınan kalabalığın, bölgeye insani yardım almak için geldiğini biliyordu, ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü” denildi. Hamas ise İsrail’i, ‘savaş suçları tarihinde bile benzeri görülmemiş iğrenç bir katliam’ yapmakla suçlarken yürütülen ‘rehine’ müzakerelerinin sonlandırılabileceğini duyurdu.

İsrail kuvvetlerinin, Gazze’de gıda yardımı bekleyen yüzlerce kişilik kalabalığa ateş açması sonucu en az 107 Filistinli öldü, 760 kişi de yaralandı. İsrail ordusu, ölümlerin büyük çoğunluğunun izdihamdan kaynaklandığını iddia etti.
DIŞİŞLERİ’NDEN KINAMA
Türk Dışişleri Bakanlığı saldırıyı kınayarak, ‘İsrail’in işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklediğini’ bildirdi.
Avrupa Parlamentosu milletvekilleri ve BM yetkilileri de saldırıyı kınayan açıklamalar yayınladı. Mısır ve Ürdün dışişleri bakanlıkları da sivil ve silahsız Filistinlileri insanlık dışı bir şekilde hedef alınmasını kınadıklarını açıkladı.
BIDEN: ‘İKİ FARKLI BAKIŞ AÇISI VAR İNCELİYORUZ’
ABD Başkanı Joe Biden da Hamas ve İsrail tarafından iki farklı iddia olduğunu, konuyu incelediklerini söyledi. Ayrıca daha önce pazartesi günü ateşkes olabilir açıklamasını da güncelleyerek “Muhtemelen bu pazartesi değil ancak halen ümitliyim” dedi. Öte yandan İsrail Ordusu, askerlerinin yardım bekleyen kalabalığa açtığı ateşte 10’dan fazla Filistinlinin ölmediğini savundu. Kendini aklamak için drone görüntüsü paylaşarak kendi senaryosuna ikna etmeye çalıştı.
BEBEKLER AÇLIKTAN ÖLÜYOR
Saldırının hemen öncesinde gelen bir haber ise bölgedeki açlığın ne seviyede olduğunu ortaya koydu. Kamal Advan Hastanesi yetkilileri, önceki gün yedi çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastanede yaşamını yitirdiğini açıkladı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Filistin’e yardım ajansı UNRWA, X üzerinden yaptığı duyuruda Gazze’de çocukların susuzluk ve yetersiz beslenmeden öldüğü yönündeki raporların ‘korkunç’ olduğunu belirtti. Açıklamada yedi çocuğun daha kritik durumda olduğu ifade edildi. Öte yandan 7 Ekim’den bu yana İsrail tarafından Gazze Şeridi’nde çoğunluğu çocuk ve kadın olmak üzere öldürülen Filistinlilerin sayısının 30 bini aştığı bildirildi.
]]>FAALİYETLER DURABİLİR
UNRWA’nın X hesabından yapılan paylaşımda, “Gazze’de her gün, sadece ekmek ve su bulmak için mücadele günü” ifadesini kullandı. Gazze Şeridi’nde temiz suya erişimin bir ölüm kalım meselesi haline geldiğinin vurgulandığı açıklamada, sorunun çözülememesi halinde daha fazla insanın hastalık nedeniyle hayatını kaybedebileceği uyarısında bulunuldu. Kurum ayrıca yardımların sürmemesi halinde bölgedeki faaliyetlerini şubat sonrası durdurmak zorunda kalacağını duyurdu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres daha önce UNRWA’nın Gazze’deki insani yardım çalışmalarının belkemiği olduğunu belirterek yardımlarını askıya alan ülkelere sürdürme çağrısı yapmıştı.
TEMİZ SU YOK
Amerikan CNN’in konuyla ilgili haberinde, bölgede neredeyse her çocuğun ishal olduğu ve yetersiz beslendiği bildirilirken, insanların çimenleri yediği ve temiz suya ulaşamadığı için kirli su içtiği aktarıldı. Yardım kamyonlarının az da olsa Gazze Şeridi’ne girdiği ancak insanların yardıma ulaşabilmek için birbiriyle yarıştığının anlatıldığı CNN’in haberinde, insanların soğukta yiyecek bulmak için saatlerce yürüdüğü ve İsrail saldırılarına maruz kalma riskiyle karşı karşıya olduğu aktarıldı.

‘AÇLIK BOMBADAN KÖTÜ’
Mısır sınırındaki Refah’ta hem İsrail’in saldırılarından korunmaya çalışan hem de yaşam mücadelesi veren 38 yaşındaki yedi çocuk annesi Hanadi Gamal Saed El Jamara, karınlarını kemiren açlıktan sadece uykuyla uzaklaştıklarını ifade etti. Yavaş yavaş öldüklerini söyleyen çaresiz anne, “Bence bombayla ölmek daha iyi, en azından şehit oluruz. Ama şimdi açlık ve susuzluktan ölüyoruz” diye konuştu. UNRWA’nın İletişim Sorumlusu Temara er-Rifai de her 2 bin kişiye bir duş kabini ve her 500 kişiye de bir tuvaletin düştüğü bilgisini paylaştı. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini de yaptığı açıklamada, UNRWA’yı zayıflatmanın değil, güçlendirmenin zamanı olduğunu belirtti.
KATAR: ‘HAMAS ATEŞKESE ÖN ONAYI VERDİ’
Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail-Hamas çatışmalarının 6 hafta süreyle durmasını ve esir takasını içeren ateşkes anlaşmasına Hamas’ın ‘ön onay’ verdiğini duyurdu. Fransa’nın başkenti Paris’te ABD’li ve Mısırlı yetkililerin katılımıyla hazırlanan anlaşmanın sonuç verdiğini açıklayan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed El-Ensari, İsrail tarafından onaylanan öneriye Hamas tarafından da ön onay geldiğini ve yanıt beklediklerini söyledi. “Önümüzde hala zorlu bir yol var” diyen El-Ensari, “İyimseriz çünkü her iki taraf da artık bir sonraki duraklamaya yol açacak öneri üzerinde anlaştı” dedi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Gazze’deki savaşın başlangıcından bu yana altıncı kez Ortadoğu’yu ziyaret etmeye hazırlanıyor. Haftasonu gerçekleştirilecek ziyaretlerin gündem maddeleri arasında Gazze’nin yeniden inşası, insani yardımın arttırılması ve esirlerin serbest bırakılması konularının bulunduğu belirtildi.
Bilgi notu: İsrail’in bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına katıldığı iddiası sonrası aralarında ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu çok sayıda ülke ajansa finansal yardımlarını durdurmuştu.
]]>