Sonunda kendi durumunu biraz da şakayla karışık şu cümlelerle ifade etti: “Erkekler daha genç kadınlarla flört etmek istiyor…

BOŞANACAĞINI BASINDAN ÖĞRENMİŞTİ
Bu ilginç öykünün kahramanı, kocasının kendisine boşanma davası açtığını bile basından öğrenen Alice Evans.
55 yaşındaki İngiliz oyuncu Evans ile meslektaşı olan kocası Ioann Gruffudd’un boşanması olaylı olmuştu. İki çocuğunun babası Gruffudd’un kendisini boşayacağını basından öğrenen Evans, bu durumu sosyal medya hesabından ilan etti.
Bunun ardından boşandığı 50 yaşındaki kocası, bir süredir birlikte olduğu 31 yaşındaki Bianca Wallace ile nişanlandı.
Durum böyleyken eski çift evlilikleri sırasında yaşadıkları evi sattılar. Alice Evans elinde kalan paranın çoğunu mahkeme masraflarına harcadı. Sonunda da beş parasız kaldı.

HAYATINI PAYLAŞACAK BİRİNİ ARIYORDU
Bir yandan kafelerde kasiyerlik dahil iş arayan Alice Evans diğer yandan da hayatını paylaşacak bir aşk arayışına girdi.
Bu amaçla birçok ünlünün kullandığı bir uygulamada profil açtı. Ama söylediğine göre orada da şansı yaver gitmedi.
Evans, bu konuda yaşadıklarını sosyal medya hesabından anlattı.
Söylediğine göre Alice Evans söz konusu uygulamada 55 yaşında olduğu için kendi yaşına uygun diğer kullanıcılarla iletişim kurma imkanı buldu.
Evans yaşını başını almış kullanıcıların daha genç kadınlar aradığını bu yüzden orada bir aşk bulma umudunu yitirdiğini anlattı.
Hatta sonunda bu yüzden uygulamayı silmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Yaşadığı bu tecrübenin sonunda uygulamayı telefonundan sildiğini de anlattı Alice Evans.

UMUDU YİNE KLASİK TANIŞMALARDA
Bu arada kendisi gibi aşk arayan kadınlara da “yaşınız konusunda yalan söyleyin” diye çağrıda bulundu. Evans, “Aşk Tanrısı adına… Yaşınız konusunda doğruyu söylemeyin” dedi.
Kullandığı uygulamadan kendisine uygun biriyle tanışamayan Alice Evans, umudunu yine bireysel tanışmalara bağladığını da sözlerine ekledi.
Aslında Evans’ı bu yöne yönlendiren boşandığı kocası Ioan Gruffudd’un kendisinden 19 yaş genç sevgilisi Bianca Wallace ile nişanlandığını açıklaması.
Geçen ocak ayında sosyal medyadan yapılan bu duyurunun ardından Evans da kendine bir hayat arkadaşı aramaya başladı.

‘DAHA GENÇ KADINLARA YÖNELİYORLAR’
Evans bu konuda yaşadıklarını şöyle anlattı: ” Geçen yıl bu uygulamaya katıldım. O zaman 54 yaşındaydım. Uygulama beni 45 ile 54 yaş arasındaki kullanıcılar arasına koldu. Dürüst olmak gerekirse bu gruplama yüzünden mutlu değildim. Ama benim yaş grubum buydu ve yalan söylemedim. Eğer yeni bir ilişkiye başlayacaksam sonradan aslında 39 yaşında olmadığım konusunda açıklama yapmak istemedim.”
Fakat bu konuda yaşadığı kısa deneyimin sonunda elde ettiği tecrübeyi dile getirirken ” Kadınlara notumdur… Birçok erkek aslında her yaş grubundan kadınla tanışmaya açık olduğunu söyler. Ama bu doğru değil “diye sürdürdü satırlarını. Sonra da erkeklerin daha genç kadınlara yöneldiğini belirtti.

Alice Evans’ın eski eşi Gruffudd ile evliliğinden 14 yaşında Ella ve 10 yaşında Elise adında iki tane kızı bulunuyor.

MALİ KRİZE GİRDİ
Kocasından boşandıktan sonra parasız kaldığını itiraf eden Evans, bulduğu her işi yapacak duruma düşmüştü.
Geçen yılın son günlerinde büyük bir mali krize giren Evans, iki kızıyla yaşadığı evin kirasını ödemekle yiyecek almak arasında seçim yapmak zorunda kalmıştı.
Arkadaşlarına “Ya ev kirasını ödeyeceğiz ya da yiyecek alacağız. İkisini birden yapmamıza olanak yok” diyen Evans, sıradan bir işe girmek istedi.
Gösteri dünyasından herhangi bir teklif almadığını belirten Evans, bir kafe zincirinde tezgahtarlık yapmaya talip olduğunu anlattı. Fakat buna da menajeri izin vermedi. Arkadaşlarına söylediğine göre de zaten gençlerin tercih edildiği bu iş için yaşı büyük bulundu.

Alice Evans’ın eski kocası Ioan Gruffudd, karısından boşandıktan sonra kendisinden 19 yaş küçük Bianca Wallace ile nişanlandı.
]]>Sonunda kendi durumunu biraz da şakayla karışık şu cümlelerle ifade etti: “Erkekler daha genç kadınlarla flört etmek istiyor…

BOŞANACAĞINI BASINDAN ÖĞRENMİŞTİ
Bu ilginç öykünün kahramanı, kocasının kendisine boşanma davası açtığını bile basından öğrenen Alice Evans.
55 yaşındaki İngiliz oyuncu Evans ile meslektaşı olan kocası Ioann Gruffudd’un boşanması olaylı olmuştu. İki çocuğunun babası Gruffudd’un kendisini boşayacağını basından öğrenen Evans, bu durumu sosyal medya hesabından ilan etti.
Bunun ardından boşandığı 50 yaşındaki kocası, bir süredir birlikte olduğu 31 yaşındaki Bianca Wallace ile nişanlandı.
Durum böyleyken eski çift evlilikleri sırasında yaşadıkları evi sattılar. Alice Evans elinde kalan paranın çoğunu mahkeme masraflarına harcadı. Sonunda da beş parasız kaldı.

HAYATINI PAYLAŞACAK BİRİNİ ARIYORDU
Bir yandan kafelerde kasiyerlik dahil iş arayan Alice Evans diğer yandan da hayatını paylaşacak bir aşk arayışına girdi.
Bu amaçla birçok ünlünün kullandığı bir uygulamada profil açtı. Ama söylediğine göre orada da şansı yaver gitmedi.
Evans, bu konuda yaşadıklarını sosyal medya hesabından anlattı.
Söylediğine göre Alice Evans söz konusu uygulamada 55 yaşında olduğu için kendi yaşına uygun diğer kullanıcılarla iletişim kurma imkanı buldu.
Evans yaşını başını almış kullanıcıların daha genç kadınlar aradığını bu yüzden orada bir aşk bulma umudunu yitirdiğini anlattı.
Hatta sonunda bu yüzden uygulamayı silmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Yaşadığı bu tecrübenin sonunda uygulamayı telefonundan sildiğini de anlattı Alice Evans.

UMUDU YİNE KLASİK TANIŞMALARDA
Bu arada kendisi gibi aşk arayan kadınlara da “yaşınız konusunda yalan söyleyin” diye çağrıda bulundu. Evans, “Aşk Tanrısı adına… Yaşınız konusunda doğruyu söylemeyin” dedi.
Kullandığı uygulamadan kendisine uygun biriyle tanışamayan Alice Evans, umudunu yine bireysel tanışmalara bağladığını da sözlerine ekledi.
Aslında Evans’ı bu yöne yönlendiren boşandığı kocası Ioan Gruffudd’un kendisinden 19 yaş genç sevgilisi Bianca Wallace ile nişanlandığını açıklaması.
Geçen ocak ayında sosyal medyadan yapılan bu duyurunun ardından Evans da kendine bir hayat arkadaşı aramaya başladı.

‘DAHA GENÇ KADINLARA YÖNELİYORLAR’
Evans bu konuda yaşadıklarını şöyle anlattı: ” Geçen yıl bu uygulamaya katıldım. O zaman 54 yaşındaydım. Uygulama beni 45 ile 54 yaş arasındaki kullanıcılar arasına koldu. Dürüst olmak gerekirse bu gruplama yüzünden mutlu değildim. Ama benim yaş grubum buydu ve yalan söylemedim. Eğer yeni bir ilişkiye başlayacaksam sonradan aslında 39 yaşında olmadığım konusunda açıklama yapmak istemedim.”
Fakat bu konuda yaşadığı kısa deneyimin sonunda elde ettiği tecrübeyi dile getirirken ” Kadınlara notumdur… Birçok erkek aslında her yaş grubundan kadınla tanışmaya açık olduğunu söyler. Ama bu doğru değil “diye sürdürdü satırlarını. Sonra da erkeklerin daha genç kadınlara yöneldiğini belirtti.

Alice Evans’ın eski eşi Gruffudd ile evliliğinden 14 yaşında Ella ve 10 yaşında Elise adında iki tane kızı bulunuyor.

MALİ KRİZE GİRDİ
Kocasından boşandıktan sonra parasız kaldığını itiraf eden Evans, bulduğu her işi yapacak duruma düşmüştü.
Geçen yılın son günlerinde büyük bir mali krize giren Evans, iki kızıyla yaşadığı evin kirasını ödemekle yiyecek almak arasında seçim yapmak zorunda kalmıştı.
Arkadaşlarına “Ya ev kirasını ödeyeceğiz ya da yiyecek alacağız. İkisini birden yapmamıza olanak yok” diyen Evans, sıradan bir işe girmek istedi.
Gösteri dünyasından herhangi bir teklif almadığını belirten Evans, bir kafe zincirinde tezgahtarlık yapmaya talip olduğunu anlattı. Fakat buna da menajeri izin vermedi. Arkadaşlarına söylediğine göre de zaten gençlerin tercih edildiği bu iş için yaşı büyük bulundu.

Alice Evans’ın eski kocası Ioan Gruffudd, karısından boşandıktan sonra kendisinden 19 yaş küçük Bianca Wallace ile nişanlandı.
]]>
UNICORN OLMAYA HAZIRLANIYOR
7 yıldır üzerinde çalışılan 2 yıldır ise Marmara Bölgesi için hazır olan sistemin 5 yıl içinde Türkiye geneline yayılması bekleniyor. Hatta şu anda EDİS, Türkiye’de kamu yatırımı ile devleşen bir unicorn olma yolunda. Şimdilik hangi kamu kurumunun bu yatırımı yapacağı saklı tutulsa da Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla bu sistemden her konut ve binanın yararlanmasını amaçlıyor.
İLK TALİPLİ MEKSİKA
Uygulamayı Türkiye’de Artaş İnşaat, Akçansa, Bayer, Esas Holding, Vadi İstanbul, Karaca, Arçelik, Vakıfbank, Ziraat Bankası, BOTAŞ, İnovia, Botaş, Akmerkez, Rönesans Holding, Pegasus gibi kurumlar kullanmaya başlarken ABD, Meksika, Japonya, Tacikistan, Pakistan, Yunanistan ve Fas gibi ülkeler de şimdiden görüşmelere başlamış durumda. Bu konuda en fazla ilerleme kaydedilen ülke ise Meksika. Bu ülkeyle anlaşma sağlanması durumunda 300 milyon dolarlık yeni bir yatırım yapılacak ve Meksika’nın başkenti deprem hazırlıklarının arasına EDİS’i de dahil edecek.
‘KAÇIŞ İÇİN ZAMAN TANIYOR’
Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) bulunan Yıldız Teknopark içerisindeki ofislerinde Hürriyet’e açıklamalarda bulunan EDİS Türkiye Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Emre Erişen, “Biz depremi önceden haber vermiyoruz. Tıpkı yangın alarmları gibi deprem anında bildiriyoruz. Ancak depremin merkezi ile sizin olduğunuz yer arasında mesafe bazen hayat kurtarıyor. Sistemimiz P dalgalarını tespit eder etmez tüm alıcılara alarm gönderiyor. Ve yıkıcı olan S dalgaları size ulaşmadan depremin geleceğini haber veriyor. Deprem dalgaları saniyede en fazla 3.5 kilometre hızla ilerliyor. Olası bir İstanbul depreminde en kötü senaryoda 5-6 saniye daha iyi ihtimallerde ise 30-40 saniyelik bir zaman var. Heybeliada’da deprem olursa Şişli’de oturan birisi 20 saniyenin üzerinde zamana sahip. 6 şubat depremlerinde Hatay bu sistemini kullansaydı yaklaşık 1 dakika önceden herkesin haberi olabilirdi” ifadelerini kullandı. Erişen, son depremlerde uygulamanın hatasız çalıştığını belirtti.

Ali Emre Erişen
UYARI SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR
EDİS Türkiye Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Emre Erişen, sistem en hayati bölümünün fay hatlarına koyulan hassas sensörlere sahip istasyonlar olduğunu söylüyor. Yapay zekâ ile donatılmış sistemde tanesi 340 bin olan bu istasyonlar fay hatları kazılarak yer altına gömülüyor. Marmara Denizi’nde daha önce de benzer bir sistemin denendiğini hatırlatan Erişen, “O zaman bakım maliyetleri ve balıkçılar yüzünden proje yarıda kaldı. Şimdi tonlarca ağırlığa sahip beton blokların içine istasyonları yerleştirip gemilerle fay hattının üzerine yerleştiriyoruz. Çoğu noktada birden fazla sensör var. Farklı noktalardaki istasyonlar gemi geçişine kapalı alanlarda ve burayı Sahil Güvenlik sürekli koruyor. Yalova’dan Marmara Ereğlisi’ne kadar farklı noktalardaki istasyonlar deprem anında milisaniyeler içerisinde iletişime geçip depremin hangi noktada patladığını ve nereye doğru ilerlediğini belirliyor. Ardından uyarı cihazlarına bildirim gidiyor” şeklinde konuştu.

MALİYETİ NE KADAR
EDİS’in vatandaşı ilgilendiren bölümünde iki tip cihaz ve bir mobil uygulama var. Birincisi daha çok otomasyon sistemlerine entegre edilebilen; büyük siteler, AVM’ler, bankalar, hastaneler, okullar ve sanayi tesisleri gibi binaların kullandığı büyük cihazlar. Bu cihazlar deprem anında tüm binaların kontrolünü devralıyor, asansörleri kata çekiyor, yürüyen merdivenleri durduruyor, doğalgazı kapatıyor ve en önemlisi ilk saniyelerden itibaren yüksek sesle tüm insanları uyarıyor. Bu cihazın satış fiyatı şu an 1500 Euro. İkincisi ise ev tipi olarak adlandırılan ve avuç içi kadar büyüklüğe sahip, modem benzeri bir cihaz. Bir yıldır üretilen bu ev tipi cihazları sadece internete bağlamak yetiyor. 300 Euro’luk bir satış fiyatı belirlenen bu cihazlar Yıldız Teknopark’ta üretildikten sonra satılıyor. Ancak beklenen yatırımları aldıktan sonra çok daha fazla üretilmesi planlanıyor.

‘MOBİL ÜCRETSİZ OLACAK’
Bir de mobil uygulama var. Ancak Ali Emre Erişen’e göre telefonun çekmediği alanlar, cihazların uçak moduna alınması ve şebeke problemleri gibi nedenler yüzünden mobil uygulama yüzde 100 verimli çalışamıyor. Buna rağmen tüm geliştirmeleri yaptıklarını ve mobil tarafta hata payını en aza indirmeyi hedeflediklerini söyleyen Erişen, mobil uygulamanın da tüm vatandaşlara ücretsiz kullandırılmasını hedeflediklerini açıkladı.
]]>K-AUS MERKEZİ YAZILIM PLATFORMU DEVREYE ALINACAK
Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı tesis ettiklerini vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerinin de altını çizen Uraloğlu, kaydetti: “Yollarımızı ulaşımda ‘aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de milli ve yerli olmasına özen gösteriyoruz. Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine (K-AUS) Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi’ni başlattık. Proje kapsamında Türkiye’nin e-devlet altyapısına da kuran Türksat A.Ş., K-AUS Yazılım Platformu’nu yerli ve milli imkanlarla geliştirecek. İşin süresi 24 ay, bakım devresi de 12 ay olarak belirlendi. 3 ayrı başlık altında projelendirdiğimiz sistem kapsamında ilk olarak İstanbul’da K-AUS Test ve Uygulama Koridoru uygulamasını başlatacağız. Pilot bölge olarak Antalya’yı seçtik. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezinde ise tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı devreye alacağız.”

‘KAZA RİSKİ EN AZA İNECEK’
Uraloğlu, akıllı ulaşım sistemleri kapsamında ilk olarak fiber optik internet altyapısının yanı sıra enerji, kazı, kablolama, donatıların yapılacağını daha sonra merkez ve bölge sistem donanımları ile kontrol odalarının tamamlanacağını açıkladı. Ayrıca akıllı yol uygulamaları kapsamında bir diğer işin dijital mesaj işaretleri, değişken trafik işaretleri ve meteorolojik bilgi istasyonları olduğunu da anlatan Uraloğlu, “Ayrıca yine akıllı yol uygulaması kapsamında sinyalizasyon sistemleri, kamera sistemleri, araç algılayıcı sistemler, simülasyon yazılımları ve Merkezi IoT (nesnelerin interneti) platformu da kurulacak. Ayrıca tüm Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölgeler müdürlüklerine de iş zekâsı ve karar destek sistemi, entegrasyonları ve Karayolları Mobil uygulaması da yapılacak. Ayrıca akıllı yollarımızı kullanan araçların araç-araç, araç-altyapı haberleşme altyapısının da kurulumu yapılacak. Bu sistemimizi hayata geçtiğinde akıllı yollarımızı kullanan araçlar diğer araçlarla ve yolun kendisiyle haberleşecek kaza riski en aza indirilecek” dedi.
‘GELECEK YILIN SONUNDA TAMAMLANACAK’
Uraloğlu, 30 kilometrelik Hasdal-İstanbul Havalimanı ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Kontrol Merkezi, Antalya- Kemer yolu ve Antalya- Ankara yolunda K-AUS Test ve Uygulama Koridoru’nu kuracaklarını bildirdi. Uraloğlu, proje ile geleneksel AUS sistemlerinden elde edilen verileri araç-içi ünitelere iletilecek, araçlarla araçlar ve araçlarla altyapı arasında haberleşmeyi sağlayacaklarını anlattı. Söz konusu proje ile trafiğin etkin ve verimli kullanılmasını ve kazaların önlenmesini sağlamayı amaçladıklarını belirten Uraloğlu, “K-AUS kapsamında yol kenarı üniteleri, araç İçi üniteleri, çeşitli araç algılayıcı sistemleri, plaka tanıma, kamera, fiber optik kablo gibi daha birçok altyapı sistemi kurulacak. K-AUS uygulamaları ile akıllı ulaşım ekosisteminin asli unsurları olan araç-altyapı-merkez arasındaki iş birliği geliştirilerek karayolu ulaşımındaki kapasite ve performans artırılacaktır. Karayollarının etkin kullanımıyla birlikte ulaşımda hareketlilik ve sürdürülebilirlik sağlanacak, yol güvenliği artacak. 2025 yılının sonunda tamamlamayı planladığımız projenin bakım devresi de 12 ay olacak. Proje ile akıllı ulaşım sistemlerimizi yerli ve milli yazılıma da kavuşturmuş olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
]]>‘SEFER SAYISINI HAFTADA 2’YE ÇIKARDIK’
İzmir’den deniz yoluyla uluslararası yeni bir hat açılmasının denizcilik sektörü açısından önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, “Deniz taşımacılığı ile turizmi teşvik etmek hedefi doğrultusunda 2 yaka arasında karşılıklı ticaret ve turizm alanlarına kazanç sağlanmasına örnek olan seferlerimiz, 2023 yılında oldukça ilgi gördü, doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Gösterilen bu yoğun ilgi ve 2024 yılında 10 Yunan adası için tekrar hayata geçirilmesine karar verilen kapı vizesi uygulaması göz önünde bulundurularak İzmir-Midilli hattında sefer sayısını da haftada 2’ye çıkardık. Bu yıl Midilli Adası’na her çarşamba ve her cuma Alsancak Limanı kalkışlı seferlerimiz olacak. Kapı vizesi ile ilgili seyahat koşulları henüz netlik kazanmamış olup, süreç yakından takip ediliyor. İZDENİZ A.Ş. olarak kapı vizesi uygulamasını kendi bünyemizde yürütecek ve uygulama hakkında yolcularımız için gerekli bilgilendirmeyi yapacağız” diye konuştu.
‘HEDEFİMİZ, YOLCU SAYISINI 3 KATINA ÇIKARMAK’
İZDENİZ A.Ş. çalışanları olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında, Türk bayraklı bir yolcu gemisi ile uluslararası sularda sefer yapmanın gururunu yaşadıklarını aktaran Yılmaz, “2024 yaz sezonunda Midilli’ye düzenleyeceğimiz 41 sefer ile hedefimiz, yolcu sayısını 3 katına çıkarmak. İZDENİZ A.Ş. olarak gençlere, çocuklara özel sağladığımız indirimler, sunduğumuz kaliteli ulaşım hizmeti ve konfor sayesinde güzel bir yaz sezonu geçireceğimizi düşünüyoruz” dedi.
‘İKİ TARAFIN KAZANACAĞI BİR İŞ BİRLİĞİ BEKLİYORUZ’
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk de “Ülkemiz Ege kıyıları ve Yunanistan Ege Adaları arasında turizm ve ticarette iki tarafın kazanacağı bir iş birliği bekliyoruz. Sadece Türk vatandaşlarının tek taraflı olarak adalara seyahati söz konusu olmamalı. Adalardan buraya seyahatin teşvik edilmesi konusunda çalışmalar yapılmasını arzu ediyoruz. Bunun için de hükümetimiz, bizler, sivil toplum kuruluşları hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
Deniz Ticaret Odası’nın verilerine göre, Türk vatandaşının Yunan adalarına yönelik gösterdiği ilgi, yeni hatları ve pazara yeni oyuncuların girmesini gündeme getirdi. Buna göre, İDO’nun Kuşadası ve Seferihisar’dan Samos’a sefer düzenleyeceği, Aliağa-Midilli hattı gibi yeni hatlarda sefer hazırlıklarına devam ettiği belirtildi.
]]>Öte yandan bu uygulamaya talep de oldukça fazla ve her geçen gün artıyor. Göz hastalıkları uzmanları, kirpik uygulamaları sırasında kullanılan kimyasal maddelerin göze temas etmesi sonucu kendilerine başvuran hasta sayısının sanılandan çok daha fazla olduğunu söylüyorlar. Eğer dikkat edilmez ise kalıcı hasara dahi sebep olabilecek kirpik liftinginin tüm risklerini Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrin Tutaş Günaydın’a sorduk.
1- Kirpik işlemlerinde kullanılan malzemelerin gözle teması nasıl riskler içeriyor?
Kirpik liftingi ve benzeri kozmetik uygulamaların popülerliği günümüzde gittikçe artıyor. Ancak bu işlemlerde kullanılan malzemelerin gözle teması ya da işlemin kendisi, cilt üzerindeki diğer bölgelere nazaran daha hassas olan göz dokusuna zarar verebiliyor ve gözde başta alerji olmak üzere, enfeksiyona, gözün saydam dokusu olan korneada çizilmeye ya da yara oluşmasına, kılcal damar çatlaması gibi durumlara yol açabiliyor.
2- Bu maddelerin göze teması sonrası gözde meydana gelebilecek semptomlar neler?
Kızarıklık ve tahriş: Göze temas eden kimyasallar, gözde kızarıklık, tahriş ve yanma hissine neden olabilir.
Gözde kaşıntı ve hassasiyet: Malzemelerin alerjik reaksiyonlara veya tahrişe yol açması sonucu gözde kaşıntı ve hassasiyet oluşabilir.
Gözde şişlik: Göz kapağı veya göz çevresindeki deri, alerjik reaksiyonlar veya tahriş nedeniyle şişebilir.
Bulanık görme: Kirpik işlemlerinde kullanılan malzemelerin göze teması sonucu geçici bulanık görme yaşanabilir.
Göz enfeksiyonları: Hijyenik olmayan koşullarda yapılan uygulamalar veya kullanılan malzemelerin kontamine olması, göz enfeksiyonlarına yol açabilir.
3- Yaşanacak herhangi sorunun tedavisi mümkün mü?
Tedavi, semptomların şiddetine ve türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Hafif semptomlar için soğuk kompres uygulaması, göz damlaları veya antihistaminikler gibi ilaçlar kullanılabilir. Ancak ciddi semptomlar veya göz enfeksiyonları söz konusuysa bir göz doktoruna başvurulması önemlidir. Örneğin gözde ciddi kızarıklık, ağrı, sulanma, bulanık görme, olası bir enfeksiyonun ya da gözün saydam dokusu olan korneanın çizilmesi gibi nedenler ile olabilir. Bu durumların tedavisinde antibiyotikli göz damla veya pomadları, suni göz yaşları, gözün kapatılarak tedavi edilmesi gibi yöntemler uygulanmalıdır.
4- Kalıcı bir hasar durumu söz konusu mu?
Kirpik liftingi nedenli travmanın göze verdiği hasar nadir de olsa kalıcı olabilir. Bu nedenle, kirpik işlemlerini yaptırmadan önce iyi bir araştırma yapılması ve güvenilir bir uzmana başvurulması önemlidir.
5- Kirpiklere uygulanan bu işlemleri tercih edenlere neler önerirsiniz?
— Güvenilir ve deneyimli bir kozmetolog veya güzellik uzmanından hizmet almak önemlidir.
— İşlem sırasında kullanılan malzemelerin ve ekipmanın hijyenik olduğundan emin olunmalıdır.
— İşlem öncesinde ve sonrasında, kullanılan malzemelerin içeriği ve işlemin potansiyel riskleri hakkında bilgi edinmek önemlidir.
— İşlem öncesinde alerjik reaksiyon riskini azaltmak için özellikle alerji öyküsü olan kişilere alerji testi yapılabilir.
— İşlem sonrasında oluşabilecek herhangi bir sorunun erken tespiti için düzenli olarak göz doktoruna gitmek önemlidir.
Kirpik liftingi işlemini, güvenilir ve deneyimli bir kozmetik salonunda veya güzellik merkezinde yaptırmak önemlidir. Lisanslı ve eğitimli bir uzmana gitmek, işlemin doğru bir şekilde yapılmasını sağlayabilir ve olası komplikasyonları azaltabilir. Kirpik liftingi, genellikle kirpikleri daha belirgin hale getirmek isteyenlere uygulanmaktadır. Ancak bazı durumlarda, özellikle hassas göz yapısına sahip olanlar veya göz çevresinde cilt problemleri olanlar için uygun olmayabilir. Bu nedenle, özellikle göz sağlığıyla ilgili sorunu olanlar, işlem öncesinde mutlaka göz hekimine danışmalıdır. Ayrıca işlem öncesinde, işlemi yapacak kişiler tarafından dikkat edilmesi gerekenler de detaylı biçimde anlatılmalıdır.
Doç. Dr. Nesrin Tutaş Günaydın
6- Kirpikler dışında göz çevresine uygulanabilecek herhangi bir işlemde de göz problemi yaşama riski var mı?
Göz çevresine uygulanabilecek diğer işlemlerde de göz problemi yaşama riski olabilir. Özellikle kimyasal içeren ürünlerin kullanılması veya hijyenik olmayan koşullarda yapılan işlemler, göz sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle, her türlü kozmetik işlemde hijyen kurallarına uyulması ve güvenilir uzmanlardan hizmet alınması önemlidir.
İşlem sonrası gözünde sorun yaşayan hastalarla maalesef ben de karşılaştım. Bu durumlarda hızlıca tedaviye başlanması ve tedaviye uyum çok önemli. Bu nedenle herhangi bir semptom veya sorunla karşılaşılması durumunda bir göz hekimine zaman kaybetmeden başvurulmasının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
]]>EVLİLİĞE GİDEN İLİŞKİ BİR ANDA BİTTİ
Bu ayrılığı herkesten saklayan James Norton ve Imogen Poots’un çok üzgün oldukları ve ayrılık acısını atlatmaya uğraştıkları söyleniyordu. Artık evlilik yoluna ilerleyen ilişkinin bitişi iki ünlü ismi de çok sarstı.

Bu ayrılık haberinin duyulmasının üzerinden sadece iki hafta geçmişken gelen yeni bir haberse herkesi şaşkına çevirdi. Nişanlısından ayrılan ve oldukça yıkılmış olduğu söylenen yakışıklı aktörün son yılların popüler flört uygulamalarından birine kaydolduğu ortaya çıktı.
HEMEN KOŞUP FLÖRT UYGULAMASINA KAYDOLMUŞ
Altı yıldır birlikte olan çiftin “ayrı düştükten” sonra ilişkilerine son vermeye karar verdiği söyleniyordu. 38 yaşındaki ünlü oyuncu James Norton’ın, ayrılık haberi duyulur duyulmaz ünlülere yönelik arkadaşlık uygulaması Raya’da bir profil oluşturduğu ortaya çıktı.

The Sun gazetesinin James Norton’ın flört uygulamasında kullandığını iddia ettiği fotoğraf
Son yılların oldukça popüler arkadaşlık ve flört uygulamaları son zamanlarda gösteri dünyasının ünlülerinin de radarında. Drew Barrymore, Emily Ratajkowski ve Teri Hatcher gibi ünlüler de daha önce bu uygulamaları kullandıklarını itiraf eden ünlüler arasında.
SADECE ÜNLÜLERE ÖZEL BİR ARKADAŞLIK UYGULAMASI
James Norton’ın kullandığı Raya adlı uygulama da ünlüler tarafından tercih ediliyor. Bir tanışma uygulaması olarak başlayan ancak o zamandan beri ağ oluşturma ve sosyal keşif için bir platform haline gelen uygulama özel bir üyelik gerektiriyor.

Çiftin ilişkisini bitiren sebebin James Norton’ın evlenip çocuk yapmak istemesi, Imogen Poots’un ise henüz “durulmaya” hazır olmaması ve dünyayı gezmek istemesi olduğu söylendi
2015 yılında başlatılan ve aylık ücreti 5,99 sterlin olan bu siteye katılmak için bir başvuru formu doldurmanız, etkileyici bir sosyal medya varlığınızın olması ve mevcut üyelerden tavsiye almanız gerekiyor. Ve elbette hatırı sayılır bir üne sahip olmak da bu uygulama da var olmak için şart…
PROFİLİNE EN YAKIŞIKLI FOTOĞRAFLARINI KOYDU
The Sun’ın haberine göre James Norton’ın profilinde Londra’da yaşayan bir aktör olduğu ama York’ta büyüdüğü yazıyor ve profili siyah-beyaz karelerle dolu. Profilin kapak fotoğrafında ise ünlü aktörün ustaca karıştırılmış saçlarıyla dalgın dalgın kameraya baktığı görülüyor. Profilde yakışıklı aktörün gömleksiz bir fotoğrafı da var ve tema müziği olarak John Prine’ın 1999 tarihli romantik parçası In Spite Of Ourselves’i seçtiği görülüyor.

Ünlü çift 2022’de nişanlandıktan sonra aynı eve taşınmıştı
“ÖZGÜR RUHU” BU AŞKIN SONUNU GETİRMİŞ
James Norton’un yeni aşk arayışı, eski sevgilisi Imogen’in kalp kırıcı ayrılıklarını bir sır olarak saklamaya çalıştığının ortaya çıkmasının ardından geldi. Geçen yılın sonlarında ayrılmalarına rağmen, çift ayrılıklarını gizli tutmaya karar verdi ve çifte yakın bir kaynak MailOnline’a “Imogen, her ne sebeple olursa olsun, insanların bilmesini istemedi” dedi.
“Özgür ruhlu” aktris daha önce dünyayı gezmek istediğini ve henüz “yavaşlamaya” hazır olmadığını söylemişti. Öte yandan James Norton bir aile sahibi olmak istediği konusunda açık davranmış ve üç yıl önce bu konuda “kara kara düşünmeye başladığını” itiraf etmişti.

Yakın çevreleri ayrılık haberi duyulduktan sonra “James ve Imogen’in son derece yoğun bir iş hayatları var ve bu durum birbirlerini görmelerini zorlaştırıyor. Birbirlerinden uzaklaştılar ve geçen yıl ayrıldılar. İkisi için de kolay olmadı ama başlarını öne eğip işlerine devam ediyorlar” demişti
Imogen Poots işleri ve ilişkisi arasında zamanını New York ve Londra arasında bölüştürüyor, ancak ısrarla araya mesafe girmesinin ilişkileri için sorun oluşturmadığını söylüyordu. Güzel yıldız 2020’de “Bildiğim tek şey bu. Çantamı toplayıp yola devam etmek” demişti.
MESAFELERE DAYANDILAR AMA…
“İçinizde var olan bu huzursuzluk bağımlılık yapıyor. Sanırım şimdi yavaşlamam ve bir çiftlik falan kurmam gerekiyor. Ama ben bunu yapmaya hazır değilim. Dünyayı keşfetmeye devam etmek istiyorum” diyen Imogen Poots, aslında James Norton’la nişanlanmış ve birlikte yaşamaya başlamış olsa da henüz evliliğe ve çocuk yapmaya hazır hissetmediğini itiraf etmişti.

HER ZAMAN BABA OLMAK İSTEMİŞTİ
James Norton ise üç yaşındaki bir çocuğun ölmek üzere olan babasını canlandırdığı 2020 yapımı filmi Nowhere Special’ın baba olma arzusunu alevlendirdiğini söylemişti. “30’lu yaşlarımın ortasındayım, her zaman bir aile istedim, kız kardeşimin çocukları var, kara kara düşünme sürecim çoktan başladı” diyen yıldız oyuncu da niyetini bu şekilde açık etmişti.
Çiftin aşkı Aralık 2017’de Donmar Warehouse’da Belleville adlı oyunun gösterimi sırasında tanıştıktan sonra başladı. Imogen 2020 yılında James’in Londra’daki evine taşındı ve beş yıllık flörtün ardından Şubat 2022’de nişanlandılar.

Ayrıldıkları ise Imogen Poots’un James Norton’ın yeni filmi One Love’ın Jamaika, Los Angeles ve Londra’da yapılan galaların hiçbirine gitmemesiyle ortaya çıktı. Çift, birlikte aşk pozları paylaştıkları Instagram’da da birbirlerini takip etmeyi bıraktı.
]]>ÜRETİMDEN İNŞAATA KADAR İZLENECEK
* Sistem nasıl işliyor?
İnşaat sektöründe faaliyet gösteren mükellefler tarafından kullanılmak üzere, inşaat demirinin tüm aşamalarının uçtan uca takip edilmesine imkân veren İDİS platformu, Darphane tarafından yazılımı tamamlanarak devreye alındı. Sistem dahilinde üretim ve ithalat alanından başlayarak, demir bağlarındaki her bir demir çubuğuna Darphane tarafından tedarik edilen özel mürekkep uygulanıyor. İlaveten her bir demir bağına açık ve gizli güvenlik özellikleri içeren en az iki adet özel güvenlikli etiket takılarak, el terminalleri veya mobil uygulama ile bu ürünlerin sisteme kaydı ve aktivasyonu yapılıyor.
Bundan sonraki süreçte inşaat demirinin her adımı izleniyor. Yazılım, cihazlar ve mobil uygulama aracılığı ile toptancılar, bayiler, tüccarlar, inşaatta kullanım ve laboratuvar deneyleri dahil tüm teslim aşamaları İDİS platformuna kaydedilerek takip ediliyor. Bu verilere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı erişebiliyor.
* İDİS zorunlu mu, kimleri kapsıyor?
Evet, İDİS inşaat sektöründe faaliyet gösteren üretici, ihracatçı, ithalatçı, toptancı, bayi, tüccar, yapı müteahhidi, yapı denetim kuruluşları ve yetkili laboratuvarları kapsıyor ve bu paydaşların İDİS’e kaydolmaları zorunlu.
NERVÜRLÜ İNŞAAT DEMİRLERİ İÇİN GEÇERLİ
* Hangi ürün grupları için geçerli?
İDİS, Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonu’nda (GTIP) 7214.20 grubunda tanımlanan ve inşaatlarda kullanılan nervürlü inşaat demirlerini kapsıyor.
* Ne zamandan itibaren uygulamaya başlandı?
İDİS, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren devreye alındı. Stoklarında güvenlikli etiket ve/veya güvenlikli işareti olmayan inşaat demiri bulunduranlardan, üretici ve ithalatçılar hariç, diğerleri (toptancı, bayi, tüccar, yapı müteahhidi) 30 Nisan 2024 tarihinden sonra bu stoklarını satışa konu edemez.
ÖZEL GÜVENLİKLİ ETİKET VE KODLA İZLENİYOR
* Özel güvenlikli etiketlerin İDİS’teki rolü nedir?
İnşaat demirlerinin takibi özel güvenlikli etiketlerle yapılıyor. Yüksek ısıya, suya ve darbeye dayanıklı etiketler, taklit edilemez nitelikte benzersiz kod taşıyor. İnşaat demirine piyasaya sürülmeden önce uygulanan bu etiketleme ve güvenlik adımı İDİS yazılım portalına da işleniyor. Böylece İDİS, inşaat demirlerinin ile elektronik olarak izlenmesini sağlıyor. Üreticiler üretim hatlarında, ithalatçılar ise Darphane’nin belirleyeceği alanlarda inşaat demirleri çubuğuna ve bağına Darphane’den tedarik edecekleri özel güvenlikli işaret ve etiketleri uygulamakla yükümlü. Etiketin ön yüzünde Darphane logosu ve tekil kod bulunuyor. Arka yüzünde ise üretici/ithalatçı firma, üretim tarihi, hadde numarası, demirin sınıfı ve ebatı vb. bilgiler yer alıyor.
DÜNYADA ÖRNEKLERİ VAR
* Başka ülkelerde İDİS benzeri uygulamalar bulunuyor mu, farklı örnekler var mı?
Evet, yurtdışında İDİS benzeri uygulamalar var ve yıllardır başarıyla uygulanıyor. Örneğin ABD’de demir ve çelik üreticileri kalite belgelendirme programının parçası olmakla, ürünlerinin izlenilirliğini sağlamakla yükümlü. Çin 2019’dan beri kritik inşaat malzemelerine akıllı etiketler uygulayarak vergi kaçakçılığını engellemek için adımlar atıyor. Avrupa Birliği’nde ise inşaat ürünlerine yönelik regülasyonlar var. Fransa’da özel işaretlemeler ile inşaat malzemeleri yaşam döngüsü boyunca izlenebiliyor.
GÜVENLİKLİ ETİKETLER KOPYALANAMAZ VE DAYANIKLI
İnşaat demirlerinde kullanılacak güvenlikli etiketlerin özelliği nedir, sahtesi yapılamaz mı?
İDİS kapsamında, inşaat demirleri kümesini oluşturan inşaat demiri bağlarına ‘inşaat demiri bağ etiketi’, tüm inşaat demiri çubuklarına ‘inşaat demiri işareti’, laboratuvar testleri için demir bağından alınan inşaat demiri numunesine ‘inşaat demiri numune etiketi’ olmak üzere üç farklı güvenlikli etiket/işaret tanımlandı. Bunlar sistem paydaşlarına Darphane tarafından basılı olarak veriliyor. Her bir inşaat demirinin ve her bir demir bağının üzerine takılan veya uygulanan güvenlikli etiket/işaretlerin taklit edilemez nitelikteki açık güvenlik unsurları kullanıcılar tarafından, gizli güvenlik unsurları ise özel uygulama ve/veya denetim cihazları ile tespit edilebilir özelliklere sahip.
KAYIT DIŞI EKONOMİYLE MÜCADELEYE KATKI DAHİL BİRÇOK FAYDASI VAR
* İDİS’in faydaları neler, neyi önleyecek, ne kazandıracak?
Ülkemiz, bilindiği gibi deprem kuşağında yer alıyor. Son yıllarda tüm ülkeyi yasa boğan büyük depremler yaşadık. Bu sebeple ülkemiz için yapı güvenliği çok büyük önem taşıyor. Diğer taraftan devletin bütün kurumları kayıt dışı ekonomiye karşı etkin mücadele gösteriyor. Çok hareketli olan inşaat demiri ve hammaddesi piyasasında kayıt dışılık sorunu var. Usulsüz üretim ve yurtdışından kaçak getirilen inşaat demirleri için usulsüz düzenlenen faturalar devleti kayba uğratıyor. İşte İDİS, hem yapı güvenliği için kullanılan inşaat demirinin izlenebilirliğini sağlayacak hem de milyarlarca liralık vergi kaybının önüne geçecek. Haksız rekabeti de önleyecek. İDİS bütün unsurlarıyla devreye girdiğinde, inşaat demiri tır ve kamyonlara yüklenirken özel güvenlikli etiketlerdeki benzersiz kodlar mobil cihazlarla okutulacak, inşaat demirlerinin yaşam döngüsü takip edilebilecek. Fatura ve irsaliye eşleşmeleri sayesinde, inşaat demirlerinin kimlere satıldığı, hangi tarihte satıldığı kayıt altına alınabilecek. İDİS sayesinde yapı müteahhitlerinin kullandıkları inşaat demirlerinin, kaynağı ile ürün kalitesi de görüntülenebilir olacak ve faturasız inşaat demiri hareketi engellenecek.
Denetimlerde özel güvenlikli etiketsiz inşaat demirleri rahatlıkla tespit edilerek gerekli yaptırımlar uygulanabilecek. İDİS sadece üretim, lojistik, alım-satımları değil, yapı denetim kuruluşlarının inşaat sahasına indirilmiş demirlerden aldığı numunelerin test sonuçlarının da takibini sağlayacak. Tüm bu veriler akıllı telefonlar üzerinden İDİS mobil uygulaması ile işlenerek takip edilebilecek.
]]>Y-COMBINATOR’A SEÇİLDİ
Bu ilginin ardından, 2023 yazında, Refine için dönüm noktası niteliğinde bir başarıya imza atıldı. Dünyanın en prestijli girişim hızlandırma programlarından Y-Combinator’a seçilerek, 24 bin başvuru içerisinden sıyrılıp elit bir grup olan sadece 220 ekip arasına katılma şansını yakaladı. Bu başarının, sayısal olarak Harvard Üniversitesi’ne kabul edilmekten daha zor olduğu kabul ediliyor. Y-Combinator daha önce Airbnb, OpenAI, Dropbox gibi dev girişimlere destek verdi ve bu ürünlerin dünya piyasasındaki yerlerini edinmelerine yardımcı oldu.
Refine’ın asıl gücü, şirketlerin web uygulamalarını (yönetim ve gösterge panelleri, B2B portalları gibi) daha hızlı ve etkin bir şekilde geliştirmelerine olanak tanıması. Bu özelliğiyle dünya genelinde 5 binden fazla şirketin günlük operasyonlarında yer edinen Refine, sektördeki ihtiyaçları doğru analiz ederek pazar payını genişletmeyi hedefliyor. 200 milyar doların üzerindeki pazar büyüklüğü bulunan bu alandaki lider marka olmayı hedefleyen Refine, bir yandan açık kaynağa destek vermeyi sürdürürken diğer yandan da özellikle belirli bir büyüklüğün üzerindeki şirketler için kullanımına açmayı planladığı ticari ürününün çalışmalarını sürdürüyor.
HEDEF UNICORN OLMAK
Civan Özseyhan’ın Refine’ın ABD’de faaliyetlerini sürdürmesine dair görüşleri ise şöyle: “Refine’ın açık kaynak versiyonu halihazırda yüzlerce büyük ölçekli global şirket tarafından kullanılıyor. İlk hedefimiz destek paketleri ve kurumsal özelliklerimizle bu kullanıcıları müşterilerimize dönüştürmek ve ticarileşme sürecine hız vermek. Orta vadede plan, ürünü bu ölçekteki firmaların ve büyük yazılım takımlarının ihtiyaçlarına göre biçimlendirerek alandaki standart çözüm haline getirmek. Önceden bunu başarmış ticari açık kaynak projelerin izinden giderek, Refine’ın da ülkemizden çıkmış bir teknoloji unicorn’u olması için elimizden geleni yapıyoruz. Tabii öncelikle Amerikan pazarının toplam büyüklüğü ve müşteri yoğunluğu, orada faaliyet gösteren her yazılım şirketi için büyük bir avantaj. Ama bundan da önemlisi, Amerika’da Silikon Vadisi gibi merkezlerin, dünyanın her noktasından gelen girişimciler için bir buluşma noktası olması. Burada yıllar içinde oluşmuş bilgi ve tecrübe birikiminden, bizim aşamamızdaki şirketlerin öğrenebileceği ve kendine katabileceği çok şey var.”
4 MİLYON DOLARLIK YATIRIM ALDI
Refine, 8 kişilik bir ekibiyle toplamda 4 milyon üzerinde yatırım aldı. Refine CEO’su Civan Özseyhan Türkiye’deki ekibi korurken, ABD’de yakın zamanda özellikle satış ve pazarlama alanında ekipler kurma hazırlıklarında olduğunu söyledi. Refine, bu başarılarıyla, hem açık kaynak yazılımların gücünü hem de Türk girişimcilerin uluslararası başarı potansiyelini tüm dünyaya gösteriyor. Kurucu ortak ve Refine’ın ürün yöneticisi (CPO) Eren Erkalkan sektörle ilgili yorumunda dünya genelinde yazılım kaynaklarının yüzde 40’a varan oranlarda şirketlerin iç kullanımına yönelik uygulamalar geliştirmek için kullanıldığını belirtiyor. Bunlar genellikle yönetim panelleri, gösterge tabloları, B2B portalları ve benzerleri gibi veri ağırlıklı uygulamalardan oluşuyor. Geliştirilen ve açık kaynak olarak yayınlanan Refine ürünü, yazılım takımlarının bu tür uygulamaları çok daha hızlı ve standartlara uygun olarak üretmesine olanak veriyor. Refine’ın şirketlere bu süreçlerin sonunda kazandırdığı ise: zaman, para ve işgücü tasarrufu.
Şirketin CTO’su ve ürünün tüm teknik gelişimi ve devamlılığından sorumlu ortak Ömer Faruk Aplak’a göre Refine’ın pazardaki benzer çözümlere göre avantajı esneklik. Bu anlamda Refine açık ve modüler mimarisi ile, büyük ölçekli şirketlerdeki kompleks ihtiyaçları rahatlıkla karşılayabiliyor. Aplak, sektörün geleceğine dair görüşlerine şöyle devam ediyor: “Pazarda alternatifler bulunmasına rağmen, kurumsal yapılarda şirket içi uygulamaların halen sıfırdan, özel çözümlerle geliştirdiklerini gözlemliyoruz. Yapay zeka etkisi ve de Refine gibi yenilikçi ürünlerle yazılım üretimi anlayışının önümüzdeki dönemde hızlı bir dönüşüm geçirmesi bekleniyor. Bu sürecin sektörde sancılar doğurabileceği gibi, çok büyük fırsatlara da kapı açması da muhtemel.”
Refine 2.5 milyon dolarlık tohum yatırım turunu geçtiğimiz günlerde tamamladı. Bu turla birlikte, toplam yatırım miktarı 4 milyon doları aştı. Yatırımcılar arasında -başta Y-Combinator ve 500 Emerging Europe olmak üzere- Amerika, Avrupa ve Türkiye merkezli fonlar ve melek yatırımcılar bulunuyor.
]]>