Üretim – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Wed, 31 Jul 2024 21:42:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Yumaklı açıkladı: 2023’te 212 ülkeye tarım ürünü ihraç ettik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:42:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15371 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve beraberindeki üyelerle Bakanlık’ta bir araya geldi. Ülkenin gıda arz güvenliğinin teminatı olarak gördükleri hububat, bakliyat ve yağlı tohumlu bitkiler sektörünün gelişiminin kıymetli ve stratejik olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, bu nedenle sektör temsilcileriyle istişareye büyük önem verdiklerini söyledi. Geçen yıl tarımsal üretimle alakalı hem bitkisel, hayvansal, hem de su ürünleri konusunda adeta devrim niteliğinde düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Yumaklı, “Bu düzenlemeleri sahaya aktarmak için çok yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu yasal düzenlemelerin kabulünden itibaren teşkilat olarak bütün arkadaşlarımızın eğitimine, onların bu konuyu içselleştirmelerine ve doğru bir şekilde anlayıp anlatmalarına önem verdik. Kendimize bir takvim oluşturmuştuk. Bu takvim şu anda hali hazırda herhangi bir aksamaya meydan vermeden yürüyor. Bu, özellikle planlı tarımsal üretime geçilmesi, işlenmeyen arazilerin üretime kazandırılması, tarımsal üretim yapılan alanların kayıt altına alınması ve sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasıydı. Bu sayede özellikle tarımsal üretimde yeni normal dediğimiz birçok ana başlıktan oluşan hem iklim değişikliği hem de diğer hususlar konusunda bizim dayanıklılığımızı artıracak, daha fazla üretim yaparak, ilerleyen yıllarda gıda arz güvenliğine ilişkin herhangi bir problemin olmamasını sağlamak ve bunu garanti altına almak üzere çalışmaktı” dedi.

‘SÖZLEŞMELİ ÜRETİM ANA UNSURLARDAN BİR TANESİ’

Yumaklı, geçen yıl bitkisel üretimin 137 milyon tona ulaştığını ve bunun da cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu belirterek, “İnşallah bu çalışmalarımız tam manasıyla, sahaya yansıdığında bu rakamları çok daha yukarılara taşıyacağız. Elbette bu konular içerisinde sözleşmeli üretim sizleri de çok yakından ilgilendiren bir konu. Sözleşmeli üretimin, tarımsal üretimin planlanması konusunun ana unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemem gerekir. Ülke genelinde yaygınlaşması, üretim kapasitesinin arttırılmasına yönelik çok önemli pozitif bir etki oluşturacak. Ben sizlerin bu konuya vereceğiniz desteği önemsiyorum. Bu dayanışma hem üretim hem de sektörün ana unsuru olarak sanayi kısmını da içinde alan bir bütün halinde hareket etmemizin yegane yolu sözleşme ile üretim” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ülkenin yaklaşık 9 trilyon dolarlık bir ticaret hacminin döndüğü bir coğrafyada bulunduğunu aktararak, “Türkiye, Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika bölgesindeki en büyük tarımsal ürünlerin ihracatçısı ülkelerden birisi. 2023 yılında 212 ülke ve bölgeye 2 bin 200 çeşit tarım ürünü ihraç ederek yaklaşık 31 milyar dolarlık bir ihracat geliri elde etmiş durumdayız. Bunlar sizlerin başarınız. Bu tecrübeyi daha da etkin kullanmak gerekiyor. Bakanlık olarak bizler çok farklı vesilelerle sektörün farklı unsurlarıyla bir araya geliyoruz. Özellikle 9 farklı ülkeye tarım müşavirleri atadık. Ancak bu arkadaşlarımız sadece o ülkelerden sorumlu değil. Onlara hinterlantlar belirledik” dedi.

Bakan Yumaklı, tarım müşavirleri başta olmak üzere Bakanlığın bütün birimlerinin ihracatçıların hizmeti için hazır olduğunu ifade ederek, “Elbette hububat, baklagiller ve yağlı tohumlu bitkiler sektöründe bizlere düşen önemli sorumlulukların farkındayız. Sektördeki gelişmeleri doğru bir şekilde analiz etmeye çalışıyoruz. Etkin politika ve strateji belirlemeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/feed/ 0
Bakan Kacır: Kritik teknolojileri üreten Türkiye’yi inşa ediyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:57:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14149 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kara yoluyla geldiği Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde organize sanayi bölgesinde kurulan biri tekstil, ikisi enerji olmak üzere 3 ayrı fabrikanın açılış törenlerini katıldı. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Çetin ve iş insanları tarafından karşılanan Kacır, ilk olarak bir tekstil fabrikasının açılışını yaptı. Tesisin ülkeye hayırlı olmasını dileyen Kacır, “Dünya, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı çalkantılı bir dönemden geçiyor. Bu süreçte küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim, dijital dönüşüm ve planlı sanayileşme gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. Güçlü Ar-Ge, inovasyon ve üretim ekosistemi inşa eden ülkelerin, gelecekte söz sahibi olacağına hiç şüphe yok. Türkiye olarak bizler de kritik teknolojilerde bağımsızlık, katma değerli üretim ve yüksek teknoloji ihracatını artırma, nitelikli istihdamı sağlama ve topyekün kalkınma hedefleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz büyük ölçekli yatırımlarla, uyguladığımız uzun vadeli politikalarla sanayi ve teknolojide ülkemize çağ atlatacak adımlar atıyoruz. Artık dünyayla entegre olup rekabet gücünü artıran, kritik teknolojilere adapte becerisi yüksek bir Türkiye var. Sanayi sektöründeki istikrarını ve başarısını sürdürülebilirlik, inovasyon ve nitelikli insan kaynağı ile her geçen gün daha da perçinleyen bir Türkiye var” dedi.

‘REKOR BİR İHRACATA ERİŞTİK’

Güçlü bir üretim altyapısını inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, “Ticari araç üretiminde Avrupa lideriyiz. Askeri insansız hava aracı üretiminde, dünya lideriyiz. Beyaz eşya üretiminde Avrupa’da lideriz, dünyada ikinciyiz. Güneş paneli üretiminde Avrupa’da lideriz, dünyada dördüncüyüz. Çimento ve demir-çelik üretiminde Avrupa birincisiyiz. 2002 yılında 36 milyar seviyelerinde ihracata sahipken; son 12 ayda 257 milyar dolarlık rekor bir ihracata eriştik. Bu ihracat büyük oranda imalat sanayinden oluşuyor. Türk sanayisi; ülke ekonomisinde ve kalkınmasında ana aktör hale gelmiş durumda. Şimdi; Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı’nda; yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı ekonomi modelimizden taviz vermeden ülkemizi müreffeh yarınlara ulaştırmak amacıyla aşkla, şevkle çalışıyoruz. Yurdumuzun dört bir yanında planlı sanayileşme hamlelerimizi gerçekleştiriyor, katma değer içeren bir üretim anlayışı sergiliyoruz. Sanayimizdeki bu üretim anlayışımızın lokomotif sektörlerinden biri de tekstil sektörüdür. İhracat odaklı büyüme yolculuğumuzun önemli yapı taşlarından tekstil sektöründe, Avrupa’da ve dünyada kendini kanıtlamış bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 14,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz sektörde 199 ülke ve serbest bölgeye ürün ihraç ettik. Tekstil sektörümüz, hazır giyim sektörümüzün de kuvvet çarpanı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam ihracatı 32,9 milyar dolara erişti. Sektörümüz 1 milyon vatandaşımıza doğrudan, 2 milyona yakın vatandaşımıza dolaylı olarak ekmek kapısı olarak kalkınmamızda öncü rol üstleniyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizle sektörümüzü güçlendiriyoruz. Son 22 yılda 15 bin 679 tekstil yatırımı için yatırım teşvik belgesi düzenledik, 1,1 trilyon liralık sabit yatırımı teşvik ederek, bir milyondan fazla yeni istihdamın önünü açtık. Bugün teknoparklarımızda, tekstilde Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişiminde 45 firmamız kilit rol üstleniyor. 78 Ar-Ge ve 54 tasarım merkezimiz tekstilde üretim altyapımızın gücünü pekiştiriyor” ifadelerini kullandı.

‘ÜRETİNİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

“Önümüzdeki dönemde sektörümüzün katma değerli üretim altyapısını güçlendirerek, sanayimizin yeşil dönüşüm ve markalaşmaya yönelik adımlarını destekleyerek tekstil sanayimizin iç pazarda ve uluslararası arenada rekabetçiliğini ve marka değerini yükseltmeye devam edeceğiz” diyen Kaçır, şöyle devam etti:

“Esnek ve hızlı üretim, hızlı teslimat, hedef pazarlara olan yakınlık, kaliteli ve geniş ürün yelpazesi, yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimiyle küresel pazarlarda ön plana çıkan Türk tekstilini dünya pazarında hak ettiği noktaya taşımak için sektör temsilcileriyle yakın iş birliği içinde bulunmaya devam edeceğiz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz toplam yatırım büyüklüğü 90 milyon dolara ulaşan Pelsan-Telasis Tekstil fabrikalarıyla da hijyen ve çatı izolasyon sektörümüzün kullandığı, önemli ölçüde dışa bağımlı olduğumuz tekstil ürünlerinin ülkemizde üretimini gerçekleştiriyoruz. Çevreye duyarlı üretim altyapısıyla organik ve sürdürülebilir üretimi hedefleyen bu tesislerimiz tam kapasiteyle üretime geçtiğinde 900 vatandaşımıza istihdam sunacak. Üretiminin yarısından fazlasını ihraç ederek çarı açığımıza azaltmaya katkı sağlayacak. Bakanlık olarak yatırım teşviklerimizle, bizler de bu iki tesisin üretim yolculuğunda gerekli desteği vermiş bulunuyoruz. Ülkemizin tüm şehirlerinde topyekün kalkınmayı sağlamak ve refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasını temin etmek adına yurdun dört bir yanında yatırımların önünü açmaya, üretenin yanında olmaya devam edeceğiz. Avrupa sınır kapılarına yakınlığı, Marmara Denizi ile birlikte Ege’ye ve Karadeniz’e ulaşım kolaylığı, İstanbul’a komşuluğu, cazip yatırım ortamı ve sanayi altyapısı ile Tekirdağ’ımız son 22 yılda önemli bir üretim üssüne dönüştü. Son 22 yılda şehrimizdeki yeni ya da ilave yatırımlar için 2 bin 920 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 407 milyar lira tutarında sabit yatırımın ve104 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Şehrimizde sanayinin çarklarının daha hızlı dönmesi adına10 yeni organize sanayi bölgesi ve 2 endüstri bölgesi kurduk. Şehrimiz katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını geliştirmek için 1 teknopark, 54 Ar-Ge merkezi ve 13 tasarım merkezini kazandırdık.

Firmalarımızın Ar-Ge ve teknoloji odaklı projelerine 12 milyar liralık destek sunduk. Teknoloji seviyesi yüksek katma değerli ürünlerin üretimini Ar-Ge’den seri üretime destekleyen Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında; Tekirdağ’da toplam yatırım büyüklüğü 5,6 milyar liraya ulaşan 9 projeyi destekliyoruz.”

Trakya’da Ergene Havzası Koruma Eylem Planı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bakan Kacır, “Sanayimizin Trakya bölgemizde çevreye etkilerini en aza indirmek üzere; Islah OSB’lerin kurulması, müşterek ileri atık su arıtma tesislerinin ve Marmara Derin Deşarj Sistemi’nin yapılması çalışmalarımıza devam ediyoruz. Toplam 16 milyar lira finansman desteği sağladığımız proje kapsamında organize sanayi bölgeleri müşterek atıksu arıtma tesislerinden 5’ini devreye aldık. Bölgede arıtılarak temiz hale gelen suların, denize deşarj edilmesi için yürütülen Derin Deşarj Projesini de tamamladık. Bu yıl da Ergene Havzası’nda bulunan 2 OSB’nin atık su arıtma tesisi inşaatı ve bölgede yer alan 4 OSB’nin atık sularının müşterek arıtma tesisine iletilmesi amacıyla yürütülen kollektör hattı inşaatını tamamlamayı hedefliyoruz. Trakya bölgemizde çevreye duyarlı sanayileşmenin öncüsü ve destekçisi olmaya devam edeceğiz. Saymakla bitmiyor. Tekirdağ için ne yapsak az gelir. Yatırımlarımızı ve desteklerimizi Tekirdağ’ın sürdürülebilir büyüme yolunda sunmaya devam edeceğiz” dedi.

‘KRİTİK TEKNOLOJİLERİ ÜRETEN TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDİYORUZ’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, daha sonra bir enerji fabrikasının açılışını gerçekleştirdi. Burada konuşan Kacır, “Yeşil dönüşümün ve enerji bağımsızlığının öneminin her geçen gün arttığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik küresel hedeflerin olduğu bir süreci yaşıyoruz. Ülkemizin yenilenebilir enerji teknolojilerinde üretim ve ihracat yetkinliklerine güç katan bu tesisin ülkemize, milletimize ve enerji sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarı, iddiası ve güçlü liderliğiyle, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın teknolojik bağımsızlığımızdan geçtiği anlayışıyla kritik teknolojileri üreten ve geliştiren Türkiye’yi inşa ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimiz doğrultusunda; savunma sanayimizin başrolde olduğu bir dönüşüme tanıklık ediyoruz. Geçmişin acı tecrübeleri bize gösterdi ki; ateş çemberi içerisinde güvenli bir liman olan Türkiye’nin bekası ancak ve ancak savunma sanayisinde milli ve özgün teknolojiler geliştirerek mümkündür. İşte bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalarla; 22 yılda önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yerlilik oranımızı yüzde 80’lere çıkardığımız, ihracatımızı 5,5 milyar dolara yükselttiğimiz savunma sanayimizde 100 yıllık projeleri 22 yıla sığdırdık. Tüm dünyanın dile getirdiği gibi artık Türkiye’nin milli ve özgün savunma sanayi ürünleri, dünyada jeopolitik dengeleri ve savaş paradigmalarını alt üst etti, stratejileri değiştirdi. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, teknisyenlerimizle, girişimcilerimizle Cumhuriyetimizin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yapma adına, tam bağımsızlık anlayışıyla yürüyüşümüze devam ediyoruz” diye konuştu.

‘YEŞİL DÖNÜŞÜM ALTYAPISINI İVEDİLİKLE TESİS ETMEK ZORUNLULUKTUR’

Bakan Kacır, önümüzdeki dönemde Millî Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda ülkenin teknolojik bağımsızlığını tahkim ederken kritik ve stratejik tüm sektörlerde kabiliyeti güçlendirecek adımlar atmaya devam edeceklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bunlardan biri de enerji. Son yıllardaki küresel gelişmeler, enerjide dışa bağımlı olan ülkelerin vatandaşlarına müreffeh, barış ve huzur dolu bir gelecek inşa etmekte zorlandıklarını tekrar gösterdi. Diğer yandan da fosil yakıtların neden olduğu karbon salınımı da yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırdı. Yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılmasını öncelikli hale getirdi. İhracatının yüzde 40’tan fazlasını Avrupa Birliği’ne (AB) gerçekleştiren Türkiye için Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumlu bir yeşil dönüşüm alt yapısını ivedilikle tesis etmek, sürdürülebilir kalkınma için bir tercihten öte zorunluluktur. Bu nedenle Türkiye Yüzyılı’nda müreffeh bir ülke inşa etmenin anahtarı olarak; başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını ülkemizde sağlamayı, bu alanlarda üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi güçlendirmeyi görüyoruz. Ortaya koyduğumuz planlı, kararlı politikalarımız ve desteklerimizle elektrik üretiminde toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yüzde 55’e çıkardık. Ayrıca yenilenebilir enerji alanında ekipman ve teknolojilerin yurt içinde imal edilmesine yönelik millî teknolojimizi geliştirerek üretim hacmimizi de artırdık. Rüzgar türbini üretiminde iddia sahibiyiz. Kule, kanat ve jeneratör üretiminde elde ettiğimiz kabiliyetler, bizi Avrupa’da rüzgar türbini bileşen üretiminde ilk 5 ülkeden biri kılıyor. Aynı zamanda rüzgar enerjisinde olduğu gibi geleceğin önemli bir enerji kaynağı olarak görülen güneş enerjisinde girişimcilerimizi, araştırmacılarımızı, yatırımcılarımızı, sanayicilerimizi çeşitli mekanizmalarla destekliyoruz. Dünya Bankası iş birliğinde, yeşil dönüşümdeki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamız Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle de ‘lerimizin kendi bünyelerinde güneş enerji sistemleri kurmaları için 14 milyon liraya kadar destek sağlıyoruz. Güneş paneli imalatı için 2012 yılından bu yana toplam yatırım tutarı 33,1 milyar liraya ulaşan 43 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. İnovasyon ekosistemimizin kurumsal altyapıları olan teknoparklarımızda yer alan 167 yenilikçi girişim, ve 13 Ar-Ge ve tasarım merkezinin güneş enerjisi alanında 300’den fazla Ar-Ge projesine yaklaşık 4 milyar lira destek sağladık. 2002’den günümüze kadar TÜBİTAK’ın burs ve destek programları kapsamında güneş enerjisi alanında 1500’den fazla proje ve binden fazla bilim insanına 2,6 milyar lira destek sunduk. Özellikle ülkemizin Ar-Ge altyapısını güçlendirmek amacıyla kurulan ODTÜ GÜNAM Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni, ulusal araştırma merkezlerimiz arasına dahil ettik. Merkezimiz bünyesinde fotovaltaik teknolojileri, modül teknolojileri, güç elektroniği, şebeke ve sistem entegrasyonu başta olmak üzere güneşten enerji üretimi ile Ar-Ge başlıklarında yürütülen projeleri destekliyoruz.”

Bakan Kacır ile beraberindekiler, açılışını gerçekleştirdikleri tesisleri gezerek incelemelerde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/feed/ 0
THY’den dev işbirliği https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:21:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13127 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat, uçak bileşenlerinin yerli üretimi için Türk Hava Yolları, Airbus ve Rolls-Royce firmalarının gerçekleştirdiği iş birliği protokolünün imza törenine katıldı. Sivil havacılık sektörünün; özellikle son yıllarda gerçekleştirilen yatırım ve projelerle kalite odaklı hizmet anlayışını tüm dünya ile buluşturduğunu belirten Bakan Kacır, “Havacılık sanayimizi, ana ve alt yükleniciler, ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerle Türkiye’nin yüksek teknolojide öncü sektörü hâline getiriyoruz.” dedi.

Bakan Kacır, THY-Airbus-Rolls Royce iş birliğiyle uygulamaya alınacak Stratejik Türkiye Gelişmiş Programı’nın tanıtım toplantısında konuştu. Türk Hava Yolları (THY) öncülüğünde, Airbus ve Rolls-Royce firmalarının katılımlarıyla düzenlenen iş birliği programının, Türkiye’nin havacılık endüstrisinin yetkinliklerini güçlendireceğini ve küresel tedarik zincirindeki rolünü perçinleyeceğini belirterek, şunları söyledi:

KÜRESEL CAZİBE MERKEZİ

Sivil havacılık sektörümüz, özellikle son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırım ve projelerle kalite odaklı hizmet anlayışını tüm dünya ile buluşturuyor. Ülkemizin sivil havacılık alanındaki vizyonunun önemli bir örneği olan İstanbul Havalimanı yalnızca beş yıl gibi kısa bir sürede Avrupa’nın en yoğun havalimanı ünvanını aldı. Modern altyapısı ve sunduğu yolcu deneyimiyle İstanbul’u küresel bir kesişim noktasına dönüştürdü. Kıtaları buluşturan, küresel finans ve ticaret üssü, turizm destinasyonu konumundaki İstanbul’un küresel cazibe merkezi rolünü perçinledi.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teknoloji üreten ve geliştiren Türkiye’yi inşa ederken; bilgi yoğun ve ileri teknoloji odaklı bu sektörde, özellikle savunma sanayinin Ar-Ge’de, inovasyonda ve üretimde uzun vadeli bakış açısı, paradigma değişimlerine odaklanan yaklaşımı ile üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi ileri düzeye taşıyoruz.

ÖNCÜ SEKTÖR

Havacılık sanayimizi, ana ve alt yükleniciler, KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerle Türkiye’nin yüksek teknolojide öncü sektörü hâline getiriyoruz. Bugün Türk havacılık sanayi kendi özgün platformlarını geliştirme ve üretebilme kabiliyetini haizdir. İnsansız hava araçlarımız Bayraktar TB-2, Akıncı, Kızılelma, Anka, Aksungur, beşinci nesil savaş uçağımız Kaan, helikopter projelerimiz Atak ve Gökbey… Her biri Türk havacılık sanayinin geldiği konumun, havacılıkta akamete uğramış serüvenimizin yeniden doğuşunun ispatı niteliğindedir.

TEDARİK ZİNCİRİ

Ülkemiz firmaları aynı zamanda küresel firmaların imalat ve tedarik zincirlerindeki rolünü de her geçen gün kuvvetlendiriyor. Havacılık sanayimiz, bugün üst düzey yöneticileri bizlerle birlikte olan Airbus ve Rolls Royce başta olmak üzere, birçok küresel uçak ve motor üreticisinin tedarik ortakları arasında yerini alıyor. Bir yolcu uçağının gövdesinde yer alan tüm parçaları üretme kabiliyetine sahibiz.

YENİ NESİL YOLCU UÇAKLARI

Tüm yeni nesil yolcu uçaklarında Türkiye’de üretilmiş bir parça mevcuttur. Halihazırda Airbus A320 ailesinin arka gövde ve kuyruğunu oluşturan bölüm 18 ve 19’unu, A220’nin kanopisini, A400M projesinde orta gövde, kuyruk ve kanatçıkları (aileron), Boeing 737 uçaklarının arka gövdesini oluşturan Bölüm 48, fan kaputu ve irtifa dümenini Türkiye’de üretiyoruz.

KOMPOZİT TESİSİ

Havacılık yapısallarında sac metal, talaşlı imalat, özel prosesler, eklemeli imalat ve kompozit üretiminde dünya çapında ileri teknoloji geliştirme ve üretim kabiliyetine sahibiz. Dünya’nın dördüncü büyük havacılık kompozit tesisini Türkiye’ye kazandırdık. Havacılık yapısallarında geçtiğimiz yıl bir milyar ihracat hacmine ve 10 milyar dolar sözleşme büyüklüğüne eriştik. Bu alanda yetkin insan kaynağımız 10 bine ulaştı.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME

Havacılık sanayimizin en önemli unsurları arasında yer alan toplam beş binden fazla çalışanımızın bulunduğu uçak motoru sanayimizde yıllar içinde büyük bir teknoloji geliştirme ve üretim kabiliyeti elde ettik. İnşa ettiğimiz tesislerle birlikte bugün her türlü uçak motoru parçasını test edebilecek altyapı ülkemizde mevcut. Uçak ve helikopter motorunda fan, kompresör ve türbinde üretim yetkinliğine sahibiz.

YENİ NESİL MALZEME TEKNOLOJİLERİ

Helikopterler için TS1400, İHA’lar için PD170 motorlarında seri üretim fazına geçtik. 1750 ve 3200 newtonluk itki gücüne sahip KTJ1750 ve KTJ3200 turbojet motorlarını üretiyoruz. Milli turbofan uçak motorumuz TF 6000’nin prototipini ürettik. İnovasyon ve teknoloji geliştirmede özellikle kritik rol üstlenen yeni nesil malzeme teknolojilerinde yüksek sıcaklığa dayanıklı nikel tabanlı inconel ve kobalt tabanlı alaşımların üretiminde yetkinlik kazandık.

MİLLİ UZAY PROGRAMI

Millî Uzay Programımız kapsamında insanlı ilk uzay bilim misyonumuzu kısa süre önce başarıyla tamamladık. Bu misyon kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, Türk bilim insanlarının hazırladığı on üç bilimsel deney, kendisi bir dönem Türk Hava Yolları’nda pilot olarak da görev yapan astronotumuz Alper Gezeravcı tarafından gerçekleştirildi.

UZAYA ERİŞİM

Önümüzdeki dönemde, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yeni bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek adına projeler başlatacağız. Yeni nesil uydu geliştirmede küresel bir oyuncu olmayı, bölgesel konumlandırma ve zamanlama sistemimizi geliştirmeyi ve uzay limanı kurarak uzaya erişimi güvence altına almayı hedefliyoruz.

BAŞARI HİKAYESİ

Yerli ve millî özgün hibrit roketimizle Ay projemizi gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşması öngörülen küresel uzay ekonomisinden aldığımız payı artıracağız. Uzayın bize sunduğu yeni teknoloji geliştirme kabiliyetlerinden en üst düzeyde yararlanacağız.

TÜRKSAT 6A

Uzun süren çalışmalar sonunda, bütün kritik alt sistemlerini yerli ve millî olarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A haberleşme uydumuzun üretim süreçlerini tamamladık. Temmuz ayında uzaya fırlatmaya hazırlandığımız millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’nın yerlilik oranı 80’i aştı. TÜRKSAT 6A’yı devreye aldığımızda, Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olacak

YATIRIMA TEŞVİK

2012 yılından bu yana havacılık ve uzay sektöründe toplam yatırım büyüklüğü 4 milyar doları aşan 144 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Yatırım teşviklerimizle havacılık ve uzay sanayi gibi yüksek teknoloji alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirecek yatırımlara kapsamlı ve ihtiyaca yönelik teşvik paketleri sunuyoruz.

İŞ BİRLİĞİNE DAVET

Türk Hava Yolları’nın Airbus ve Rolls Royce ile geliştirdiği ve ülkemizin üretim kabiliyetlerini artıracak iş birliğinin aynı zamanda yeni yatırımlara da kapı açmasını temenni ediyorum. Tüm küresel havacılık ve uzay sanayi oyuncularını ülkemizin sunduğu cazip yatırım teşviklerinin, genç ve dinamik nüfusunun ve stratejik konumunun sunduğu avantajlardan yararlanmaya davet ediyorum.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/feed/ 0
Bakan Yumaklı’dan çiftçilere müjde: Ödemeler bugün yapılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/#respond Sun, 12 May 2024 21:30:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8246 Şanlıurfa’da temaslarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin son 22 yıldaki gelişimini aktardı. Türkiye ekonomisinin dünyada 11’inci sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, suyun verimli kullanılması konusunda da çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. Çiftçilere mazot ve gübre destek ödemeleri müjdesi de veren Bakan Yumaklı, “Bugün pamuk üreticilerimize mazot ve gübre desteği ödemesi olarak 1.6 milyar TL’lik bir ödeme yapmış olacağız. İnşallah hesaplara geçmiş olacak” dedi.

Türkiye’nin dünyanın en büyük 11’inci ekonomisi olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “AK Parti aziz milletimizin teveccühüyle Türkiye’nin her aşamadaki gelişmesini, ilerlemesini sağlayan, adeta bir anahtar oldu. Milletimizin sesi oldu, gücü oldu. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü ve büyük Türkiye’nin lokomotifi oldu. Dolayısıyla bizler de bu teveccühe layık olmanın gayreti içerisindeyiz. İlk günkü aşkla, şevkle, Halka hizmetin Hakka hizmet olduğunu düşünen, bilen, buna inanan bir davanın mensupları olarak gece gündüz demeden çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi aşk ile koşan yorulmaz. Ülkemize yakışan vizyon ve değerlerle milletimizin duaları ve destekleriyle inşallah büyük Türkiye’yi inşa ediyoruz. Satın alma gücü paritesine göre Türkiye dünyanın 11’inci büyüklükteki ekonomisine sahip. 2023 yılındaki kişi başına milli gelirimiz 13 bin doları aştı. Tarımdan ulaşıma, milli uzay programından sağlık sistemine, uluslararası diplomasiye kadar Türkiye artık kendi kabına sığmayan, yeni ufuklara yelken açmış bir ülke. Yüzüncü yılını tamamlamış Türkiye Cumhuriyeti’nde ikinci yüzyılının da startını vermiş, güçlü, büyük ülke ancak benim bakanlığım, yani Tarım ve Orman Bakanlığının uhdesindeki hayat perspektiften bakacak olursak da bizler güçlü tarımın güçlü Türkiye’nin anahtarı olduğu anlayışıyla tarımda da inşallah üretimin ve üreticinin 100 yılını inşa etmiş olacağız” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİZİM ÜLKEMİZİ DİĞER ÜLKELERDEN ÇOK DAHA FAZLA EKLEMİŞ OLACAK”

Bu günün Dünya Su Günü olduğunu hatırlatarak suyun önemine değinen Bakan Yumaklı, “Bugün 22 Mart Dünya Su Günü, suyu korumakla, suyu verimli kullanmakla ki Şanlıurfa herhalde bunun en çok kıymetini bilen illerimizden bir tanesi, belki de birincisi. Yaptığımız bütün işlerde, bütün üretimlerimizde, tarımsal üretimlerimizde suyun son derece büyük bir önemi var ancak bugüne mahsus, özellikle 2023 yılının ocak ayında Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde su seferberliği başlatmıştık. Daha sonra, 6 gün sonra maalesef dünyanın gördüğü en büyük felaketlerden birini ülkemiz yaşadı. Bir süre ara vermek durumunda kaldık ama yeniden 2023 yılının son çeyreğinde su seferberliği konusunu başlattık, neden, biraz önce söylediğimiz gibi güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer, güçlü tarım için de bizim su ve sulama açısından bütün unsurlarıyla hazır halde olmamız gerekir ancak bu da yetmiyor. Suyu verimli kullanmamız gerekir çünkü iklim değişikliği konusu bizim ülkemizi diğer ülkelerden çok daha fazla eklemiş olacak. Tarım da bunun yüzde 77’sini suyu kullandığına göre bu anlamdaki verimlilik de son derece önemliydi. Bu vesileyle Şanlıurfa’da bütün Türkiye’mize tekrar suyun hayatımızdaki öneminin bundan sonra çok daha fazla artacağını yaptığımız her işte, ister bu tarımsal üretim olsun, ister sanayi üretimi olsun, isterse diğer dallar olsun, suyun merkezde olduğunu ve olacağını tekrar belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Şanlıurfa’ya yapılan tarım yatırımlarını da aktaran Bakan Yumaklı, “Tabi suyla alakalı ve sulamayla alakalı Şanlıurfa’ya yapılan, son 22 yılda tarımsal üretimi de katarsak 205 buçuk milyar liralık tarımsal yatırım ve destek söz konusu. Tarımsal ihracatının 12 katına çıktığı, ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi coğrafi işaretli ürünlerin Şanlıurfa için de önemine binaen 47 ürünün coğrafya işaretli ürünler kapsamına alındığını da belirtmek istiyorum. Özellikle tarımsal desteklerimizin bu manada, 2023 yılı itibariyle 37 kat arttığını da söylemek istiyorum. Süt üretimi artışı son 22 yılda yüzde 229 oldu. Arı kovanı sayısı 8 binden 206 bine çıktı. Yani 26 kat arttı. Yine iç sulardaki balık üretimi 19 kat arttı. 5 barajımız var, 4 göletimiz, 41 sulama tesisimiz var. 3.3 milyon dekar araziyi sulamaya açtık. Ayrıca bir HES yaptık. Şimdi Şanlıurfa’da yaklaşık 9.4 milyon dekarlık dokuz ova da yine koruma altına alınmış oldu. 2024 yılı yatırım programındaki 55 milyar lira maliyetli 164 adet su ve sulama tesisini Şanlıurfa’mıza kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yıl itibariyle toplam 29 milyon lira kaynağı olan 5 yeni projemizi bitkisel üretimi geliştirmek üzere yine Şanlıurfa’ya ayırmış durumdayız. Ormancılık alanında da istediğimiz seviyede değil, bunu da geliştirmek adına 2024 yılında yaklaşık 39 milyon liralık bir kaynak yine Şanlıurfa’mıza ayrılmış durumda. 2024’te bir bal ormanı, bir millet ormanı kurulup 166 bin fidanı da dikmeyi planlıyoruz inşallah” şeklinde konuştu.

“MAZOT VE GÜBRE DESTEKLERİ BUGÜN HESAPLARA YATACAK”

Şanlıurfa’da çiftçilere müjde de veren Bakan Yumaklı, pamuk üretiminde mazot ve gübre desteklemelerinin bugün çiftçilerin hesabına yatırılacağını belirterek, “Hep söylediğimiz gibi ianesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bütün bu destekleri geçmişte söyledim ancak biliyorum Şanlıurfa’da da beklenen bir konu, pamuk üreticilerimizin destekleri konusu. Bugün pamuk üreticilerimize mazot ve gübre desteği ödemesi olarak 1.6 milyar TL’lik bir ödeme yapmış olacağız. İnşallah hesaplara geçmiş olacak. Bu da hayırlı uğurlu olsun. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle şimdi tek hedefimiz ve bundan sonra ülkemize kazandırdığımız hizmetlerin zirvesi olarak gördüğümüz Türkiye yüzyılı hedeflerine ulaşmak. Daha fazla çalışmamız gerekiyor. Daha fazla yatırım yapmamız gerekir ancak diğer bir konuyu unutmamak gerekir o da gerçek belediyeciliği Şanlıurfa’ya devamını sağlayacak bir sonuca ulaşmak gerekir ki şehirlerimizin, ilçelerimizin gücüne güç katılmış olsun. Dolayısıyla ben halihazırda mevcut başkanımız olan ve AK Parti Şanlıurfa Belediye Başkan Adayı Zeynel Abidin Beyazgül ve bütün ilçe belediye başkanı adaylarımıza buradan başarılar diliyorum. El ele vereceğiz, inşallah Şanlıurfa’yı Türkiye 100 yılının parlayan yıldızlarından bir tanesi yapacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/feed/ 0
Hızla artan fiyatlar tarihi seviyede: Dünya ‘kakao’ krizinin eşiğinde https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/#respond Sun, 05 May 2024 21:36:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8072 Dünyanın şekeri önümüzdeki günlerde biraz düşebilir. Bunun nedeni ise küresel kakao çekirdeği arzındaki azalış. Son 3 yıldır en büyük kakao çekirdeği üreticilerinden olan Gana, Fildişi Sahili ve Ekvador’da ciddi rekolte kayıpları yaşanıyor. Rekolte düşerken kakao fiyatları da hızla yukarı doğru tırmanıyor.

TARİHİ REKOR GELDİ

Trading Ecomomics verilerine göre 2024’ün başından itibaren yüzde 99.24 fiyat artışı yaşayan kakao fiyatları bu hafta 8 bin 493 doları görerek tarihi rekorunu kırdı. Fiyatlar karşısında Gana ve Fildişi Sahilleri başta olmak üzere çok sayıda üretici ülkedeki fabrikalar çekirdek temin etmekte zorlandığı için ya üretimini bitirdi ya da üretime ara verdi.

Batı Afrika’daki kakao fabrikalarının üretimde kesintiye gitmesi ise uluslararası piyasalarda paniğe neden oldu. Çünkü, çikolata üreticileri bu tesislere ihtiyaç duyuyor. Arz tarafında yaşanan bu gelişmelere paralel olarak da çikolata fiyatlarında önümüzdeki dönemde daha zamlı etiketler tüketicinin karşısına çıkabilir.

ÇİKOLATAYI ETKİLİYOR

Uluslararası Kakao Örgütü yılın başında, dünyada iki yıldır devam eden kakao çekirdeği kıtlığının 2024’te de devam edeceğini ve bunun fiyatları etkileyeceğini bildirmişti. Popüler çikolata markaları olan Hershey ve Cadbury de çikolata sektöründeki ek fiyat artışlarının sorumlusu olarak kakao maliyetlerini işaret etti.

‘FİYATLARA ACİL TEDARİK ETKİSİ’

-KAKAODAKİ rekolte düşüşlerinin altını çizen İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, “3 yıllık düşüş süreci stokların da erimesine neden oldu” dedi. Kakao çekirdeği miktarının toplam ihtiyacın 550 bin ton kadar altında olduğunu belirten Taycı, “İklim krizi bunda çok etkili olsa da artan maliyetler yüzünden köylülerin kakao ağaçlarına iyi bakamaması rekoltenin düşmesine neden oluyor. Kakao yağı ve kakao tozu fiyatları artış gösterirken mal ihtiyacı olup da alamayan ve kullanıcıların hararetle mala yönelmeleri, açıkta bulunanları acil tedarik peşine koşmaları son 2 aylık süreçte fiyatların daha da hızla artmasına neden oldu” dedi.

ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞACAK

-KAKAO üretiminde gözler yeni hasatlara çevrildi. İHBİR Başkanı Kazım Taycı, “Nisan hasadında mahsul beklenenden az olacak. Haziranda rekolte  toparlamazsa kakao borsasında düşüşün gerçekleşmesi zor. Artan fiyatlara rağmen ülkemizde kakao yağı ve kakao tozuna erişimde şu aşamada bir sorun yok. Ancak yeni hasat kötü olursa ürünlere erişimimiz daha da zorlaşacak” ifadelerini kullandı.

YARIM ASIRLIK REKOR GELDİ

-Şubat başında bir ton kakao çekirdeğinin fiyatı 1977’den bu yana ilk kez 5 bin doları bulurken, bir haftadan kısa bir süre sonra fiyatlar 47 yıl önceki rekoru aşarak ton başına 5.5 bin dolara yükselmişti. Son veriler, Fildişi Sahili çiftçilerinin 1 Ekim’den 10 Mart’a kadar limanlara 1.22 milyon ton kakao sevk ettiğini gösterdi; bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 düşüş demek.

UZUN VADELİ ÇÖZÜM ARAYIŞINDALAR

-Mondelēz International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, ise şunları söyledi: “İklimsel nedenlere bağlı beklenmedik bir sorun yaşanıyor. Dünya sürdürülebilir olmayan kakao üretiminin bir bedelini ödüyor. Üretim daha sürdürülebilir yollarla yapılmalıydı. Aniden karşımıza çıkan bu krizin etkilerini üreticiler iki yıldır yansıtmak zorundaydı. Bundan sonrasını da tahmin etmek zor. Şirketler sorunun bir kısmını uzun vadeli anlaşmalar yaparak aşmaya çalışıyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı: 3.8 milyar lira Cuma günü hesaplarda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:18:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7734 Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Van Valiliğini ziyaret ederek Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı, daha sonra burada yaptığı açıklamada, Türkiye yüzyılını üreticinin yüzyılı yapma vizyonuyla çıktıkları yolda kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm illere ziyaretlerde bulunduklarını belirtti. Tarım ürünleri üretimi açısından önemli illerden biri olan Van’ı ziyaret ettiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, “Bu serhat şehrimizde son 21 yılda uyguladığımız politikalarla güçlü bir tarımsal alt yapının oluşmasını sağladık. Yaklaşık 38,4 milyar liralık yatırım ve desteklerle bu alt yapının oluşması sağlanmış oldu. Su ve sulama alanında da 23,5 milyar liralık yatırımla 173 tesis hizmete alındı. Kırsal kalkınma desteklerimiz de devam ediyor. Ağaçlandırma anlamında da 6,6 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmuş olduk. Yaklaşık 1,1 milyon dekar alana sahip 14 ovamızı da koruma altına almış olduk. Van’da üretilen 18 ürün de coğrafi işaret alarak markalaşma yolunda önemli adım attı. Van’ın potansiyelini geliştirmek adına gelecek dönemde de son 21 yılda yapılandan daha planlı, daha verimli, daha ekonomik tarımsal üretim yapılabilmesi adına desteklerimiz devam edecek” diye konuştu.

Hayvancılık destekleme ödemelerinin cuma günü üreticilerin hesaplarına aktarmış olacağını açıklayan Bakan Yumaklı, “Kullanılmayan tarım arazilerinden suya göre tarım, tarımsal üretim planlaması, TÜİK ile başlayan tarım sayımı çalışması dahil olmak üzere ülkemizdeki sektör paydaşlarını etkileyecek bütün unsurları göz önüne alarak bu düzenlemeleri hayata geçirdik. Hayvancılık yol haritasını açıklamıştık. Gençlerin, kadınların ve aile işletmelerinin desteklenmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele, sürü verimliliğini ve kalitesini artırmak adına sürünün değişimi, küçükbaş hayvanlara yapılacak olan aşıların ücretsiz şekilde tamamlanması gibi birçok husus yol haritamızda açıklanmış oldu. Ülkedeki bütün yetiştiricilerin daha verimli, daha kaliteli, daha üretken şekilde üretimlerini yapabilmesi adına hayvancılık desteklerini yeniden revize ettik. Küçükbaş hayvancılığın başkenti olan Van’dan bir müjde vermek istiyorum. Anaç koyun, keçi desteği ve sürü yenileme desteği başta olmak üzere birçok başlıkta toplam 3 milyar 870 milyon liralık hayvancılık destekleme ödemelerini bu cuma günü saat 18.00’den itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız. Tüm üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun. Van özelinde iki müjdemiz daha olacak. Su, tarımsal üretim için son derece önemli. Van-Çaldıran Çubuklu Barajı ve Sulaması Projesi’nin ihalesini 2023 yılının sonunda yapmıştık. Hava şartları müsaade ettiğinde barajın inşasına başlamış olacağız. 50 bin dekar sulama alanına sahip. 11 yerleşim yerindeki verimli tarım arazilerini suyla buluşturmuş daha verimli ve daha kaliteli üretimin temelini atmış olacağız. Van merkez ve ilçelerinde 215 milyon lira maliyetli 11 taşkın koruma projemizi de 2024 yılı yatırım programımıza aldık. Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer. Cumhurbaşkanı’mızın bu sözü bizim de düstur aldığımız bir husustur. Van’da bu manada güçlü tarımı oluşturmak adına üretim yapan, emek sarf eden bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/feed/ 0
Bakan Kacır, Yalova’daki dev yatırımı açtı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:09:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7655 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın “Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent El Ele” projesi kapsamında 4.4 milyon liralık desteğiyle Yalova’da kurulan Meyve Suyu Üretim Tesisini açtı. Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını yaparak, toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin temelini attı. Bakan Kacır, “Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha yukarıya taşıyacak yatırımların önünü açmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, Yalova Meyve Suyu Üretim Tesisi’nin açılışındaki konuşmasında, yatırım teşvikleriyle, sanayi sektörüne, ’lere sağlanan imkânlarla ve bölgesel kalkınma projeleriyle son 22 yılda Yalova’yı ihya ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

CAN SUYU

Yalova’ya yaptığımız yatırımlarla, eser ve hizmetlerimizle şehrimizin çehresini değiştirdik. Düzenliğimiz 628 teşvik belgesiyle şehrimizde 133 milyar lira yatırımın ve 48 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Yalova’mızın kalkınmasının başat aktörü olarak gördüğümüz KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl öncesine kadar parmakla sayılabilecek kadar az KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalanırken bu sayıyı 452 milyon liranın üzerinde destekle 5 bin 100’ün üzerine çıkardık.

OSB’LERDE ARTIŞ

22 yıl önce Yalova’mızda organize sanayi bölgesi yoktu. Biz şehrimize 4 OSB kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde 5 bine yakın yeni istihdam oluşturduk. Şehrimizi bilimde ve teknolojide daha ileriye taşımak için; TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 73 proje ve 133 bilim insanına 342 milyon lira destek sağladık. Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşümüzde Yalovalı gençlerimizin de yer alması adına Yalova’da Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk.

COĞRAFİ İŞARET

Yalova’mızın yerel tatlarını, lezzetlerini koruduk, dünyaya tanıttık. Yalova aronyası, Çınarcık işi ve Yalova kivisini coğrafi işaretle tescilledik. Kalkınma Ajansı mali ve teknik destek programları kapsamında kadın ve genç istihdamını destekledik. Şehrimizin tarımda, katma değerli üretim potansiyelini harekete geçiriyoruz. Yalova’yı her alanda kalkındırmaya devam ediyoruz.

TARIMSAL KALKINMA

Bugüne kadar kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 171 kalkınma projesine 291 milyon lira destek olduk. Bugün de yine başta kadınlarımız ve gençlerimizin iş hayatına aktif katılımlarını sağlayacak, şehrimizin tarımda kalkınmasını destekleyecek “Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent Elele” projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz.

4.4 MİLYONLUK DESTEK

Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın 4,4 milyon lira destek verdiği bu proje ile şehrimizin coğrafi işaretli ürünleri; Yalova aronyası ve Yalova kivisi başta olmak üzere üretilen meyvelerin işlenmesi için bir meyve suyu üretim hattı aynı zamanda kuluçka merkezi kurduk. Yerel meyve üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyecek, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak bu tesisi, meyve üreticilerimizin, kooperatiflerimizin hizmetine sunduk. Aynı zamanda şehrimizin meyve üretiminde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliğini artırmak için 20 vatandaşımıza eğitim verdik. Yalova’nın üretimde, istihdamda, büyüme yolculuğunda her daim yanında, yakınında olmaya devam edeceğiz.

TOPLU TEMEL ATMA VE AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

Bakan Kacır, Yalova Organize Sanayi Bölgesi’nde Toplu Temel Atma ve Açılış Töreni’ne de katıldı. Yalova’nın Türkiye’nin üretim ekosisteminin yükselen yıldızı olduğunu belirten Kacır, şunları söyledi: 

YATIRIMA TEŞVİK

Sanayileşme hamlemizden en üst düzeyde yararlanan sektörlerden biri de kuşkusuz ihracatını 22 yılda 12 kat artırarak 25 milyar dolara çıkaran makine sektörümüz. Bugüne kadar makine ve makine aksam imalatı için 9 bin 400’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenledik. 491 milyar lira sabit yatırımı harekete geçirdik, 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Sektörümüzün Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi için teknoparklarımızda hâlihazırda faaliyet gösteren 486 teknoloji girişimimize, özel sektör ev sahipliğinde kurduğumuz 170 Ar-Ge ve 36 tasarım merkezimize bugüne kadar 20,5 milyar lira destek sağladık.

ÖRNEK MODEL

Yalova’mızın yatırım, üretim, istihdam ve ihracat rotasında, şehrimizin kalkınmasında başat rol üstlenen OSB’lerimizden birinde, Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde bir aradayız. 5Y olarak adlandırdığımız yenilikçi, yeşil, yüksek teknolojili, yalın ve yerli yaklaşımıyla hareket eden organize sanayi bölgemiz tüm Türkiye’de organize sanayi bölgelerimize örnek teşkil edecek bir model oluşturmayı başardı.

NİTELİKLİ İSTİHDAM MERKEZİ

Ekim 2022’de bu kampüs bünyesinde temelini attığımız ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın destekleriyle hayata geçireceğimiz “Nitelikli İstihdam Merkezi”yle çalışanlarımızı ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklerle donatıyoruz. Aynı zamanda merkezimiz bünyesinde verdiğimiz danışmanlık hizmetleriyle firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında yer alacağız.

TSE TEST VE KALİBRASYON MERKEZİ

Temelini attığımız bir diğer proje, TSE Test ve Kalibrasyon Merkezi’mizle de makine, otomotiv, tersane, deniz ve demiryolu ulaşımı başta olmak üzere imalat sanayimizin farklı kollarında ihtiyaç duyduğu sertifikasyon, muayene, gözetim ve test hizmetleri kapasitesini büyüteceğiz. Sanayicilerimiz için zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağız. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek bu tesisleri en kısa sürede tamamlayacağız.

847 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin de temelini atıyoruz.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ

Temelini attığımız Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’yle şehrimizde kamu, üniversite ve sanayi iş birliğini kuvvetlendirecek önemli bir hamleyi gerçekleştiriyoruz. Mühendislik fakültemizde eğitim gören öğrencilerimiz artık üniversitede öğrendikleri teorik bilgileri bizzat sanayide uygulayarak pekiştirme imkânına sahip olacak.

KAMU KAMPÜSÜ

Temelini attığımız Kamu Kampüsü’yle de Yalova’da Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızı tek çatı altında buluşturmuş olacağız. Bir anlamda Bakanlığı sanayicilerimizin ayağına getirerek bürokratik süreçlerle zaman kaybetmemelerini sağlamış olacağız. Zamanı değerinde kıymetli girişimcilerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye ve desteğe en hızlı şekilde ulaşmalarını temin edeceğiz. Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha da yukarıya taşıyacak yatırımcılarımızın önünü açmayı sürdüreceğiz.

MÜJDE VERDİ

Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket ederek mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri noktalara çıkaracağız. İki projenin daha müjdesini vermek istiyorum; Yalova’nın tüm okullarını TÜBİTAK kitaplarıyla hızla donatacağız. Bizim de desteklerimizle Yalova’yı hızla bir bilim merkezine kavuşturacağız. Bizler Türkiye için çalışan, Türkiye için hayal kuran, Türk ekonomisinin büyümesi, gelişmesi, küresel ölçekte hak ettiği seviyelere ulaşması için taş üstüne taş koyan herkesin destekçisiyiz, yanındayız. Yeter ki yatırımcılarımız, emekçilerimiz, girişimcilerimiz Türkiye’nin potansiyeline güvenmeye, inanmaya devam edin.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/feed/ 0
Otomotiv ihracatı şubatta rekor kırdı iki aylık üretim son 6 yılın en iyi seviyesine ulaştı… Üretimde toparlanma sürüyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:52:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7611 Otomotiv sektörünün şubat ayı ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 19.9 artarak 3.1 milyar dolara ulaştı ve bugüne kadarki en yüksek şubat ayı ihracatı elde edildi. Şubatta otomotiv üretimi de yüzde 19.2 artarak 133 bin 396 olurken, Ocak-Şubat 2024’te gerçekleşen 241 bin 861 adetlik toplam üretim rakamı, ilk iki aylık dönemde 2018 yılında bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

KAPASİTE KULLANIM ORANI YÜZDE 74

Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) açıkladığı son verilere göre, Ocak-Şubat 2024’te otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 241 bin 861 adede yükselirken, otomobil üretimi yüzde 12’lik artışla 151 bin 14 adet olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında ticari araç üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2, ağır ticari araç grubunda ise üretim yüzde 27 yükselirken hafif ticari araç grubunda üretim yüzde 1 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 74, kamyon grubunda yüzde 94, otobüs-midibüs grubunda yüzde 61 ve traktörde yüzde 72 seviyesinde gerçekleşti.

SATIŞLAR YÜZDE 40 ARTTI

Yılın ilk iki ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 4 artarak 164 bin 560 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3, ticari araç ihracatı yüzde 6 oranında arttı. OSD’ye göre, 2024’ün Ocak-Şubat döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artarak 193 bin 297 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı yüzde 52’lik artışla 146 bin 318 adede ulaştı. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk iki ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11, ağır ticari araç pazarında yüzde 20, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 10 büyüme sağlandı.

10 OTOMOBİLİN 7’SİNİ İTHAL ALDIK

HAZİRAN 2023 itibarıyla yüzde 45, 50, 60 ve 70’lik ÖTV matrah limitleri geçerliliğini yitirmiş, Türkiye’de satılan tüm otomobiller yüzde 80’lik ÖTV dilimine dahil olmuştu. Bu tablo yerli üreticilerin avantajını hızla ortadan kaldırırken, ithalatın payını yüzde 65’in üzerine tutmaya devam ediyor. OSD’nin son raporuna göre, Ocak-Şubat 2024’te geçen yılın aynı dönemine göre otomobil satışlarındaki ve hafif ticari araç pazarındaki yerli araç payı yüzde 33 olarak gerçekleşti. Sadece otomobil satışlarına bakıldığında ise şubat ayında otomobil pazarında ithalatın payı yüzde 68.1 oldu.

‘EN İYİ ŞUBAT AYI İHRACATI’

ULUDAĞ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre ise otomotiv sektörünün şubat ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 19.9 artış ile 3 milyar 130 milyon oldu. Ülke ihracatında ilk sırada yer alan sektörün payı ise yüzde 14.8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında toplam ihracat yüzde 11 artışla 5 milyar 909 milyon dolar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv sektörümüz bugüne kadarki en yüksek şubat ayı ihracatına imza attı. Tedarik endüstrisi, Binek otomobiller, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatımız çift haneli arttı. Geçen ay ilk 10 ülkenin 9’unda ihracat artışı yaşandı. Birleşik Krallık’a yüzde 75 ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 62 ihracat artışları kaydettik” dedi.

Baran Çelik

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Teknoloji geliştirme bölgelerini 22 yılda 2’den 101’e yükselttik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:09:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7491 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi ziyaret ve yatırım projesinin protokol imza töreni için geldiği memleketi Giresun’da 2. Organize Sanayi Bölgesinde yeni fabrikalar açılış, temel atma ve Giresun Teknopark açılışını gerçekleştirdi.

Bulancak 2. OSB’deki Teknoparkta düzenlenen törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Giresun’umuza, sanayimizin katma değerli üretim gücünü arttıracak, şehrimizin bilimsel ve teknoloji tabanlı kalkınmasını daha da ivmelendirecek yeni tesisler, yeni eserler kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Dünya, savaşlar, salgınlar, ekonomik ve jeopolitik krizlerin küresel dengeleri kökten değiştirdiği, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı çalkantılı ve zorlu bir dönemden geçiyor.

Bu fırtınalı denizde birçok ülke rotasını kaybetmişken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 22 yılda oluşturduğumuz siyasi istikrar iklimi, rekabetçi, sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısı, güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle sayısız vizyon projeye imza attık. Başkalarının hayal bile edemeyeceği asırlık projeleri çeyrek asra sığdırarak ülkemizin tarihine ve talihine yeni bir istikamet kazandırdık. Askerî insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci olan Türk sanayisini inşa ettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızca kurulan sayısını 22 yılda 2’den 101’e yükselttiğimiz teknoloji geliştirme bölgeleri ve desteklediğimiz bin 298 Ar-Ge ve 327 tasarım merkezi ile ülkemizde teknoloji seviyesi yüksek üretim kapasitesi inşa ettik” dedi.

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR DE ARTTI”

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî gelirin 13 bin 110 dolara, millî geliri ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardıklarını da belirten Bakan Kacır, “Küresel tedarik zincirlerinde ve enerji arzında yaşanan kırılmalara, yaşadığımız deprem felaketlerine rağmen 255,8 milyar dolarla ihracatımızda tarihi bir rekora imza attık. Girişimcilik ekosistemimiz milyar değerlemeyi aşan 7 Türk teknoloji girişimi çıkardı ve bunların 6’sı Ar-Ge teşviklerimizle başarıya ulaştı. Savunma sanayinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı millî otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. 60 yıl öncesinin devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdük.

Astronotumuz Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna 85 milyon vatandaşımızla birlikte tanıklık ettik.

Türkiye Yüzyılı’nda da yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak, ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi hâline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atmaya devam edeceğiz. Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi teknolojiyi üreten ve geliştiren ülke hâline dönüştürmek, küresel pazarda ülkemizin etkinliğini artırmak ve dünya çapında bir üretim merkezi olarak konumumuzu pekiştirmek amacıyla, altyapısı güçlü ve çevre dostu planlı sanayi alanları sunuyoruz. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî geliri 13 bin 110 dolara, millî gelirimizi ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardık” dedi.

“OSB’LER KALKINMANIN KALBİNDE YER ALIYOR”

Son 22 yılda Organize Sanayi Bölgelerinin sayısını 192’den 361’e, OSB’lerimizde istihdamı 415 binden 2,6 milyona çıkardıklarını da açıklayan Bakan Kacır, ”OSB’si olmayan il bırakmadık. Giresun’umuz da bu planlı sanayileşme hamlemizden payını ziyadesiyle aldı. 22 yıl önce sadece bir organize sanayi bölgesi bulunan şehrimize 3 yeni OSB kazandırarak Giresun’umuzu sanayi yatırımları için cazibe merkezine dönüştürdük. Giresun 2. Organize Sanayi Bölgemizle de yaklaşık 49 hektarlık alanda sanayicilerimize altyapısı güçlü ve çevre dostu modern planlı sanayi alanları sunuyoruz. Bugün de Giresun 2. OSB bünyesinde orman ürünlerinden savunma sanayine, mobilyadan gıda sanayine farklı sektörlerde faaliyet gösteren 6 üretim tesisinin açılışını gerçekleştiriyoruz. 4 adet üretim tesisimizin temelini atıyoruz. 790 istihdam oluşturacak bu 10 fabrika ile OSB’miz inşallah 3 binden fazla vatandaşımız için ekmek kapısı olacak. Tabi şehrimize yeni üretim alanları kazandırmak kadar önem verdiğimiz bir diğer husus Giresun ekonomisinin teknoloji odaklı dönüşümünü sağlamak. Bu doğrultuda bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Giresun Teknokent’i şehrimize kazandırdık. Teknokentimizi üniversite ve sanayi iş birliğini kuvvetlendiği, bilgi ve üretimin buluştuğu, yenilikçi fikirlerin ürüne dönüştüğü öncü merkez olarak konumlandırdık. Bin 275 metrekare kiralanabilir alana sahip Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgemizle, şehrimizin katma değerli ve teknoloji odaklı kalkınmasına yeni bir ivme kazandıracağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak 45,6 milyon lira destek sağladığımız bu altyapıyla Giresun’umuzun yıldızı daha da parlayacak. İnanıyorum ki teknoparkımız alanında öncü, lider teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapacak. Önümüzdeki dönemde Giresun’un kalkınmasına ivme kazandıracak yatırımların önünü daha da açacağız. Mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri noktalara çıkaracağız” dedi.

Yapılan konuşmanın ardından törenle Giresun’da 2. Organize Sanayi Bölgesinde yeni fabrikalar açılış, temel atma ve Giresun Teknopark açılışını gerçekleştirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/feed/ 0
Bakan Kacır: Batman’a 40 milyar liralık destek sağladık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:01:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7331 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman OSB’de 8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla faaliyete geçecek Biosys fabrikasını açtı. Tesisin ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üreteceğini kaydeden Kacır, “Yatırım teşviklerimiz sayesinde hayata geçirilen bu altyapı, önümüzdeki dönemde endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünleri de üretecek, sağlık alanında yerlileşme hamlemize büyük katkılar sağlayacak.” dedi.

Bakan Kacır, yeni nesil tıbbi teknolojiler alanında Batman’da üretim yapacak Biosys Fabrikası’nın açılışında konuştu. Teknolojik gelişim ve dijital dönüşümün tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de yeni bir devrimin kapılarını araladığını belirterek, şunları kaydetti: 

YERLİ SOLUNUM CİHAZI: Pandemi döneminde, hastanelerin en kritik ihtiyaçlardan biri olan yoğun bakım solunum cihazlarıydı. Bu cihazları ya da parçalarını, parasını verseniz dahi satın alamayacağınız bir dönemde; BAYKAR, Arçelik ve ’ın destek ve çabaları ile BİOSYS’in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 gün içinde seri üretime geçirmeyi başardık. 3 ay içerisinde 5 bin adet cihazımızı hastanelerimizle buluşturduk. Yüz binlerce vatandaşımıza nefes olduk. 

MİLLİLEŞME VE YERLİLEŞME: Bu salgın; bizlere elbette sağlık yatırımlarının önemini ve sağlıkta millileşme, öz yeterliliğin ve yerlileşme hamlesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bu gerçekten hareketle, Millî Teknoloji Hamlesi rehberliğinde hazırladığımız “Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası” ile stratejik alan olarak belirlediğimiz ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerli ve millî üretimi odağımıza aldık. 

SAĞLIK SEKTÖRÜ: Klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını ve Ar-Ge harcamalarını artırmayı hedefledik ve sağlık alanındaki girişimleri öncelikli olarak destekleme kararı aldık.  Sağlık sektörü ve ilgili endüstrileri, yatırım teşvik sisteminde öncelikli yatırım teşvikleri kapsamına aldık. Sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenledik, 55 milyar liradan fazla yatırımı harekete geçirdik ve yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. TEKNOFEST kapsamında Biyoteknoloji İnovasyon ve Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışmaları düzenledik. 

TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ: Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nda; biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlardan ve protezlere, yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyar lirayı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. 

YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ: Yakın zamanda kamuoyu ile paylaştığımız yatırımcılarımızın uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine erişimini kolaylaştıracak, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve milli ekonomimizin yükselişini destekleyecek Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programı kapsamında, sağlıkta katma değerli üretim kabiliyetlerimizi adım adım güçlendiriyoruz. 

15 BİNDEN FAZLA PROJE: Bugüne kadar sağlık alanında 17 büyük ölçekli yatırım projesi için başvuru aldık. Sağlık sektöründe Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi de en önem verdiğimiz konulardan biri. Bugüne kadar teknoparklarımızda 2 binden fazla teknoloji girişiminin sağlık teknolojileri alanındaki 15 binden fazla projesini destekledik. 

2 BİNE YAKIN ARAŞTIRMA PROJESİ: İlaç, tıbbi cihaz ve medikal sektörü başta olmak üzere sağlık alanında faaliyet gösteren öncü firmalarımız bünyesinde yer alan 68 Ar-Ge merkezinde 2 bin Ar-Ge projesini sürdürüyoruz. TÜBİTAK destek programlarımızda Ar-Ge ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik veriyoruz. 

GİRİŞİMCİLERİMİZİN YANINDAYIZ: Son 22 yılda TÜBİTAK burs ve destek programlarında, sağlık alanında 9 binden fazla projeye ve 15 binden fazla araştırmacıya toplam 40 milyar lira destek verdik. Bugüne kadar destek programlarımızla, start-up aşamasından ticarileşmeye, seri üretimden büyüme ve rekabet aşamalarına kadar sağlık alanındaki girişimcilerimizin yanında yer aldık. 

75 MİLYON DOLAR İHRACAT: 2012 yılında, Ankara’da, Bakanlığımız teknogirişim sermayesi destekleriyle kurulan, TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle gelişim sağlayan BİOSYS, sağladığımız destekler ve Türkiye’nin sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon altyapısının imkanlarını en üst düzeyde değerlendirdi, önemli başarılara imza attı. ASELSAN ve USHAŞ iş birliğinde, son 4 yılda 75 milyon ihracat gerçekleşmesini sağladı, ülkemizin ihtiyaç duyduğu sağlık teknolojilerini geliştirerek 100 milyon doların da Türkiye’de kalmasını sağladı.  Bakanlığımızın sağladığı can suyu ile hayat bulan ve ülkemizin sağlık teknolojilerinde vizyonu ile hızla büyüyen teknoloji girişimlerine en iyi örneklerden biri Batman’a yatırım yapan Biosys’tir. 

150 MİLYONLUK YATIRIM: 8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen bu tesis ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üretecek. Yatırım teşviklerimiz sayesinde hayata geçirilen bu altyapı, önümüzdeki dönemde endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünleri de üretecek, sağlık alanında yerlileşme hamlemize büyük katkılar sağlayacak. 

ŞİMŞEK: “GURUR VERİCİ”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, Biosys’nin üretim üssünün Batman’da olmasının gurur kaynağı olduğunu belirterek, “20 yıllık süreçte Batman sanayileşiyor, üretiyor, Türkiye’nin önemli bir büyüme motoru işlevini görüyor. Batman bu bölgede en önemli üretim üssü olmaya aday, çünkü bu ruh var, bu kültür var. Bugün yüksek teknoloji ürün üretecek bir tesisin açılması çok değerli.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/feed/ 0
İmalat PMI Şubat’ta arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/#respond Fri, 22 Mar 2024 09:00:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6738 Ocak ayında 49,2 olan manşet PMI, şubatta 50,2’ye yükselerek son sekiz ayda ilk kez faaliyet koşullarında iyileşmeye işaret etti. Firmaların satın alma faaliyetlerini artırmalarına rağmen, personel yetersizliği ve hammadde temininde yaşanan zorluklar nedeniyle istihdam ve girdi stoklarında azalma yaşandı. Fiyatlar cephesinde, girdi maliyetleri enflasyonu ılımlı düşüş gösterdi; ancak nihai ürün fiyatları geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek oranda arttı.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre takip edilen 10 sektörün 4’ü şubat ayında üretimini artırdı. Yeni siparişlerde büyüme gıda ürünleri sektörüyle sınırlı kalırken, maliyet enflasyonunda en keskin artış kara ve deniz taşıtlarında ölçüldü. Takip edilen sektörlerin yarısı şubat ayında personel sayılarını artırdı. İstihdam hacminde en güçlü artışlar gıda ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde gözlendi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2024 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, ocak ayında 49,2 olarak gerçekleşen manşet PMI, şubatta 50,2’ye yükselerek yeniden 50,0 eşik değerinin üzerine çıktı. Son veri, faaliyet koşullarının ılımlı düzeyde de olsa son sekiz aydır ilk kez iyileştiğine işaret etti.

Şubat ayında genel faaliyet koşullarının güçlenmesinde imalat sanayi üretiminin yeniden büyümeye geçmesi belirleyici oldu. Üretim geçen yılın haziran ayından bu yana ilk kez artış kaydetti ve güçlü şekilde toparlandı. Üretimde artış bildiren anket katılımcıları, müşteri talebinin iyileşme sinyalleri verdiğine dikkat çekti. Yeni siparişler azalmaya devam etse de şubattaki düşüş, sekiz aydır süren yavaşlama döneminin en hafif düzeyinde gerçekleşti. Benzer şekilde, yeni ihracat siparişlerindeki gerileme hız kesti.

SÜVEYŞ KANALI’NDAKİ SORUNLAR ETKİLİ OLDU

Yeni siparişlerin iyileştiği yönündeki kısmi sinyaller ve artan üretim gereksinimleri, firmaların satın alma faaliyetlerini son sekiz ayda ilk kez genişletmelerini sağladı. Buna rağmen girdi stokları azalmaya devam etti. Söz konusu azalışta, Süveyş Kanalı’nın kullanımına ilişkin sorunlar nedeniyle tedarikçilerin girdi teslimlerinde yaşanan gecikmeler etkili oldu.

Satın alma faaliyetlerindeki toparlanmaya karşın gönüllü istifalar ve yeni personel bulmakta yaşanan zorluklara bağlı olarak istihdam düşüş kaydetti. Yine de imalatçıların birikmiş işlerindeki azalma eğilimi sürdü. Ham madde ve nakliye fiyatlarındaki yükseliş, Türk lirasındaki değer kayıpları ve asgari ücrete yapılan zamma bağlı olarak girdi maliyetleri keskin şekilde artmaya devam etti. Öte yandan söz konusu artış geçen aya göre hafif hız kesti. Buna rağmen, nihai ürün fiyatlarında son altı ayın en hızlı artışı gerçekleşti.

ÜRETİMDEKİ TOPARLANMA, SEKTÖRLERE İVME KAZANDIRDI

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Şubat ayında üretimin yeniden artışa geçmesi Türk imalat sektörüne ivme kazandırdı ve bu durum önümüzdeki aylarda resmi verilerde de güçlü gerçekleşmeler yaşanabileceğine işaret etti. Yeni siparişlerin azalmaya devam etmesine rağmen talepteki düşüşün neredeyse durma noktasına gelmesi umut verici bir gelişme oldu. Önümüzdeki süreçte firmalar, yeni siparişlerin de üretimdeki olumlu trende eşlik edebileceği beklentisinde olacaklar.”

10 SEKTÖRDEN 4’Ü ŞUBATTA ÜRETİMİNİ ARTIRDI

Şubat ayına ilişkin İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporu, genel olarak durağan talep koşullarına ve halen yüksek seyreden enflasyonist baskılara rağmen bazı sektörlerin üretiminde kısmi iyileşme sinyalleri verdi. Takip edilen on sektörden dördü şubat ayında üretimini artırdı. Bu sayı, geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Gıda üretimindeki keskin artış büyümede belirleyici olurken sektördeki genişleme, anket geçmişinin ikinci en yüksek hızında kaydedildi. Elektrikli ve elektronik ürünler ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde güçlü iyileşmeler görüldü. Kara ve deniz taşıtlarında ise büyüme çok sınırlı kaldı. Buna karşılık, üretimdeki en belirgin yavaşlama yine metalik olmayan mineral ürünler sektöründe kaydedildi.

TAKİP EDİLEN SEKTÖRLERİN YARISINDA PERSONEL SAYISI YÜKSELDİ

Talep cephesinde ise üretimdeki kadar belirgin bir iyileşme gözlenmedi. Toplam yeni siparişler, gıda ürünlerindeki keskin artış haricinde tüm sektörlerde düşüş kaydetti. Yeni siparişlerdeki en sert gerileme ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi. Benzer bir görünüm, yeni ihracat siparişleri için de söz konusu oldu. Anket kapsamında takip edilen sektörlerin yarısı şubat ayında personel sayılarını artırdı. İstihdam hacminde en güçlü artışlar gıda ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde gözlendi. İstihdamdaki en belirgin azalışlar, her ikisi aynı oranda olmak üzere giyim ve deri ürünleri ile tekstilde gerçekleşti. Satın alma faaliyetlerinde ise büyümenin yaygınlığı daha sınırlı kaldı ve sadece üç sektör girdi alımlarını artırdı.

Kızıldeniz’deki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslimat süreleri baskı altında kalmaya devam etti. Sürelerde en belirgin uzama kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe yaşanırken sadece üç sektörde tedarikçi performansı iyileşme sergiledi. Şubat ayında girdi maliyetleri enflasyonu yüksek seviyelerini korudu, ancak çoğu sektörde ocak ayına göre düşüş gösterdi. Girdi fiyatlarındaki en hızlı yükseliş kara ve deniz taşıtlarında görülürken en ılımlı artış ise metalik olmayan mineral ürünlerde kaydedildi. Metalik olmayan mineral ürünler, aynı zamanda nihai ürün fiyatları enflasyonunun en düşük seviyede gerçekleştiği sektör oldu. Buna karşılık, gıda imalatçılarının satış fiyatları geçen yılın temmuz ayından bu yana en yüksek hızda arttı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Organize tarım bölgeleri sayısını 100’e çıkaracağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:15:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6506 Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı Kastamonu’daki programları çerçevesinde Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. 2025 yılının ortalarında hizmet vermeye başlaması planlanan bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Yumaklı’ya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ve yetkililer eşlik etti. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, Türkiye genelindeki organize tarım bölgelerinin sayısını 100’e çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.

“TÜRKİYE ÇAPINDA BU ADEDİ 100’E ÇIKARMAKLA İLGİLİ BİR HEDEFİ YÜRÜTÜYORUZ”

Organize tarım bölgeleri için uzun süredir çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, “Bu çalışmaların en önemli ayağı da şehrin özelliklerine uygun olarak, eğer jeotermal varsa jeotermal kaynakların enerjide kullanılmasını sağlayacak organize tarım bölgeleri yapıyoruz. Ya da şeylerin farklı özelliklerine göre besi organize tarım bölgeleri kurulmaya devam ediyor. Hali hazırda Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz. Inşallah çok farklı bölgelerde, farklı illerimizde öncelikle o bölgenin ihtiyacını karşılayacak, ondan sonra da etrafındaki yakın illerin ihtiyacını karşılayacak hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapacak, organize tarım bölgelerini hayata dahil etmiş olacağız, faaliyetlerini başlatmış olacağız” dedi.

“ŞARTLAR UYGUN OLURSA BURASI BELKİ DE BU YILIN SONLARINA DOĞRU ARTIK ÜRETİM FAALİYETİNE GEÇEBİLECEK”

Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi ile ilgili de bilgi veren Bakan Yumaklı, “ Burada, bu bölgenin özelliklerine uygun olarak hayvancılık konusunda ciddi bir tecrübe var. Bu tecrübeyi hayata geçirecek olan, biraz dağınık olan bir yapıyı toplayacak, aynı zamanda ekonomik olarak da hayata geçirilmesini sağlayacak bir proje. Şu anda planlamalar 2025’in Haziran ayı gibi göstermekle birlikte, eğer şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek. Burası işletmelerimizin kendi alanları itibariyle üretime başlayabilecekleri bir alan olmuş olacak. Yaklaşık 20 bin hayvanlık bir bölge burası. 81’e yakın işletme olmuş olacak”

“GEÇTİĞİMİZ YIL 31 MİLYAR OLAN İHRACATIMIZI BU YIL DAHA ÜST RAKAMLARA ÇIKARMAK İÇİN GAYRET EDİYORUZ”

Organize tarım bölgelerini illerin tarımsal üretimlerine göre şekillendirdiklerini kaydeden Yumaklı, “Bazı illerin kendi durumlarına göre, kendi tarımsal üretimle alakalı kabiliyetlerine göre bu organize tarım bölgelerini planlamak bizim için çok önemli. Çünkü her yere bir standart organize tarım bölgesi düşünmüyoruz. Bütün bunları üreticimizin daha fazla üretmesini sağlamak, verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, bunların sonucunda da yakın bölgelerden başlayarak ülkenin ihtiyacı olan hem bitkisel hem daha hayvansal üretimin tüketicilere uygun şartlarda, uygun fiyatlarda ulaşmasını sağlamak hedefiyle yapıyoruz. Bunların etkileri bu yılın ortalarından itibaren faaliyete geçecek olan diğer organize tarım bölgeleriyle birlikte hissedilmiş olacak. Bütün amacımız hem bitkisel hem de hayvansal üretimi arttırmak, bütün bunları da verimli ve kaliteli bir şekilde yaparak sektörün gelişmesini ve güçlenmesini sağlamak. Elbette sadece ülkemizin ihtiyaçları için değil. Aynı zamanda çok ciddi tarımsal ürün ihracatı yapan bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/feed/ 0
Bakan Yumaklı 200 bin gebe sığırı aşılayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:33:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6197 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin 2024-2028 hayvancılık yol haritasını paylaştı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) Gazi Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında hayvan hastalıkları ile mücadele, anaç hayvan üretimini arttırma, ‘Islah Eylem Planı’ gibi konu başlıkları masaya yatırıldı.

“SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİNİ YAYGINLAŞTIRIYORUZ”

Kırmızı et, beyaz et, süt ve yumurtada; kaliteli, yeterli ve sağlıklı üretiminin devamlılığı için suyu merkeze alan ve doğal kaynakların korunduğu bir sistemle üretim planladıklarını kaydeden Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimin en temel girdisi kaliteli kaba yem üretim kapasitesini, Mera varlığımızı ve yapılarını, Pazarlama imkanlarını dikkate alarak gerçekleştiriyoruz. Hem alıcıyı hem satıcıyı güvence altına alan sözleşmeli üretim modelini yaygınlaştırıyoruz” diye konuştu.

“ÜRETEN HERKESE ÜRETTİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”

Aşısı ve kaydı olan her buzağıya destek verdiklerini hatırlatan Bakan Yumaklı, “Mevcut desteklemelerimizde işletme büyüklüğüne göre belirli sınırlandırmalar vardı. Yeni desteklemelerimizde bu sınırlandırmaları kaldırıp, üreten herkese ürettiği kadar destek veriyoruz” ifadesini kullandı.

“İLK DEFA GENÇ VE KADIN ÜRETİCİLERİMİZE YÜZDE 70 İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ilave destek verdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, “Bu sayede aile işletmeleri temel destekle aynı oranda ilave destek alarak en az iki kat destek almış olacak. Kırsalda üretimin ana direği olan kadınlara ve geleceğimizin teminatı gençlere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ilave destek veriyoruz. Ayrıca suni tohumlama, yerli sperma, soy kütüğü, ari işletme gibi verimliliği artırıcı destekleri artırarak vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

SAHİBİ KADIN OLAN AİLE İŞLETMELERİ DAHA FAZLA DESTEK ALACAK

Yeni destekleme modelinden örnek veren Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:
“Mesela sahibi kadın olan bir aile işletmesi düşünelim. Tüm şartları yerine getirdiğinde, buzağı başına mevcut modelde 2 bin 68 lira destek alırken, yeni sistemde, ilave verdiğimiz aile işletmesi, kadın desteği ve diğer verimlilik destekleriyle 5 bin 200 lira alacak. Yani 2 buçuk kat fazla destek alacak. Eğer bu işletme, ari işletme olursa ilave destek vereceğiz ve bu rakam buzağı başına 7 bin 900 liraya kadar çıkabilecek. Böylece desteği yaklaşık 4 kat artmış olacak.”

Bakan Yumaklı, besici aile işletmelerin 20 buzağıyı kesimine kadar beslediği takdirde, kesim anında dana başına ilave olarak 4 bin 500 liraya kadar destek verileceğini belirtti.

IPARD KREDİ ÜST LİMİTİ 40 MİLYON LİRADAN 60 MİLYON LİRAYA ÇIKARTILDI

Kırsal kalkınma destek programlarından biri olan IPARD desteklerini 42 ilden 81 ile yaygınlaştırıldığını ve faydalanıcı sayısını arttırdıklarını dile getiren Bakan Yumaklı, “Sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim oranları uyguluyoruz. Ayrıca hayvancılıkta işletme başına 40 milyon lira olarak verilen kredi üst limitini 60 milyon liraya, eğer ari işletme olursa 80 milyon liraya çıkardık” ifadelerine yer verdi.

ARİ İŞLETME SAYISININ 2024 YILINDA 2 BİN 500’E ÇIKARTILMASI HEDEFLENİYOR

Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Vereceğimiz ilave desteklerle ari işletme sayısını bin 136’dan 2024 yılında 2 bine, 2025 yılında ise 2 bin 500’e çıkarmayı hedefliyoruz. Hastalıktan ari işletmelerden, ülkenin ihtiyacı olan genetik kapasitesi yüksek anaç hayvan üretimini sağlamış olacağız”

ŞAP AŞISI SAYISI 2 DOZDAN 3’E ÇIKARTILDI

Hayvansal hastalıklara karşı alınan tedbirlere değinen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bulaşıcı hastalıklardan koruyucu aşı uygulamasını da yaygınlaştırıyoruz. Şap hastalığına karşı her yıl rutin olarak 2 doz uygulanan aşı sayısını bu yıl 3’e çıkarttık. Bu ek aşının ücretini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Aile işletmelerinde buzağı, kuzu ve oğlak sağlığını koruyucu tedbirlere ağırlık vererek gerekli aşı desteğini bakanlık olarak biz sağlayacağız. Buzağı kayıplarını azaltmak için, ilk etapta 200 bin gebe sığırı aşılayacağız. Kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, ülke genelindeki tüm küçükbaş hayvanlara bu yıl içinde koyun keçi çiçek aşısı, yeni doğan tüm küçükbaş hayvanlara ise koyun keçi vebası aşısı yapılacak. Bahsettiğim tüm bu aşıların ücretlerini bakanlık olarak biz karşılayacağız.”

VETERİNER YOL KONTROL VE DENETİM İSTASYONLARI AÇILIYOR

Hayvansal hareketliliğin kontrolü amacıyla Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları açacaklarına işaret eden Bakan Yumaklı, “Buradaki amacımız, hastalıklı hayvanın başka bir bölgeye giderek hastalığın yayılmasını engellemek. Ayrıca bu istasyonlarda yapılan kontrollerle hastalığa yerinde ve erken müdahale etmek. 7 gün 24 saat görev yapacak bu istasyonlardan ilkini Erzurum’da açtık. Önümüzdeki günlerde ikincisini Elazığ’da açıyoruz. Yılsonunda bu sayıyı 7’ye çıkartacağız” kaydetti.

VETERİNER TIBBİ ÜRÜN KONTROL MERKEZİ OLUŞTURULACAK

Pendik Veteriner Kontrol Enstitü Müdürlüğü’n yeni bir Ulusal Aşı Üretim Tesisi kurduklarına dikkati çeken Yumaklı, “Burada daha modern ve teknolojik imkanlarla yüksek kapasiteli aşı üretimleri gerçekleştireceğiz. Ayrıca Veteriner Tıbbi Ürün Kontrol Merkezini de oluşturuyoruz. Burada da her türlü ilaç, aşı ve tıbbi malzemenin testlerini yapacağız” dedi.

100 BİN YETİŞTİRİCİYE FARKINDALIK EĞİTİMİ VERİLECEK

Buzağı ve kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla her ilçede eğitimler düzenlediklerini belirten Yumaklı, bu yıl ve gelecek yıl içinde 100 bin yetiştiriciye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yapacaklarını aktardı.

SOĞUK ZİNCİR İZLEME SİSTEMİ KURULACAK

Bunun yanı sıra Yumaklı, hayvan hastalıklarından korunmak amacıyla aşıların ve ilaçların üretimden uygulama aşamasına kadar geçen süreçte, soğuk zincir izleme sisteminin bu yılın ilk yarısında kuracaklarını belirtti.

“DİŞİ BUZAĞILARA İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Bir başka hedeflerinin ise anaç hayvan üretiminin arttırılması olduğunu dile getiren Yumaklı, “Bu kapsamda; hastalıktan ari işletmelerde cinsiyeti belirli sperma kullanımını teşvik ediyoruz. Anaç hayvan sayısının arttırılması amacıyla dişi buzağılara ilave destek veriyoruz. Bir diğer önemli adımımız ise TİGEM ve ESK iş birliğinde hayata geçireceğimiz yeni bir proje” dedi.

TİGEM İŞLETMELERİ DAMIZLIK MERKEZİ OLACAK

‘Yerli Üreticimizi Güçlendirmek’ parolasıyla yola çıktıklarına işaret eden Yumaklı, söz konusu projede TİGEM işletmelerinin damızlık merkezi olacağını söyledi. ESK’nın desteğiyle sayıları artacak damızlık aile işletmelerine uygun maliyetle dağıtılacağını söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bu sayede yerli üreticinin damızlık ihtiyacını kamu güvencesiyle kaşılaşmış olacaklarını belirtti.

Türkiye’de en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkına vurgu yapan Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

“Ülkemizde en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkında yaklaşık 22 bin hayvanı verimlilik durumlarını genetik olarak ortaya koyarak referans popülasyonumuzu oluşturduk. Bu sayıyı her geçen yıl artırıyoruz. 2024 yılında artık bu ırktan doğan buzağılarda genetik yapısına bakarak, damızlık değerini belirlemeye başladık. Bu testi yaptıran yetiştiricilerimizin test maliyetini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yine bu yıl içerisinde ülkemizde sayısı en fazla ikinci ırk olan Simental ırkında da genetik testler ile damızlık değerini belirlemeye başlıyoruz. Her iki ırk için bu hizmeti yetiştiricimizin hizmetine sunuyoruz. Bu testin yaygınlaşması amacıyla Genomik Test Merkezi’ni Haziran 2024’te Ankara’da açmış olacağız. Genomik seleksiyon ve embriyo transferi yöntemiyle, yüksek genetik kapasiteli üretim boğalarını Ocak 2025’te üretmeye başlıyoruz.”

Açıklamalarını tamamlayan Bakan Yumaklı, gazeteciler ile birlikte hatıra fotoğrafı çekindi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/feed/ 0
Sahte ve taklit ayakkabı kıskaç altına alınacak ek vergilerle yerli üretim desteklenecek… Ayakkabıya abluka https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/#respond Mon, 26 Feb 2024 09:05:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5488 TÜRKİYE ekonomisinin kanayan yaralarından biri de sahte/taklitçilik. Yıllardır büyüyen bu yara özellikle ayakkabı sektörünü derinden etkiliyor. Kayıt dışı üretim hem ciddi bir vergi kaybına neden oluyor hem de üretim aşamasında kullanılan kanserojen kimyasallar yüzünden tüketicinin sağlığını tehlikeye atıyor. Şimdi ise bu konuda yeni adımlar geliyor. Taklit ve kaçak ayakkabı üretiminde daha önce atılmayan adımlarla yeni bir mücadele başlatılıyor. Amaç taklit üretimi en aza indirip yerli üreticileri güçlendirmek.

HER ALANDAN KATILIM

Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) öncülüğünde, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Türk Patent ve Marka Kurumu ve Türk Standartları Enstitüsü’nün temsilcileri, ilgili yargı mensupları ve akademisyenler ile“Ayakkabı Sektöründe Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” gerçekleştirildi.

ÜRÜNLER TOPLATILACAK

Sektörün uzun süredir mücadele ettiği bu konunun önemli bir aşamaya geldiğini vurgulayan TASD Başkanı Berke İçten, Hürriyet’e bundan sonra atılacak adımları anlattı: “Sahte ürünler yerli üretime zarar veriyor. Çok büyük bir vergi kaybı var. Ayrıca 30-40 yıl markalaşmak için emek harcayan yerli üreticilerin tüm emekleri boşa gidiyor. Kamu ve özel sektörden 100 temsilci bu Çalıştay’da atılacak adımları tartıştı. Uluslararası markalar Türkiye’de kendi ürünleri ile ilgili ‘sahtecilik’ şikâyeti yapmadıkça ürünleri toplatılamıyordu. Onlar bize “Bu sizin sorununuz” diyordu. Ancak artık öyle olmayacak. Kamu bu konuda harekete geçiyor. Uluslararası firmaların şikayeti olmasa da tüm ürünler toplatılacak” diye konuştu.

‘HEPSİ YERLİ VE KAYITLI OLSUN’

Taklit üretimin çok büyük bir istihdama da ev sahipliği yaptığına değinen İçten, “Ayakkabıda sahtecilikle ilgili tam bir abluka başlıyor. Ama bunlar yapılırken biz kimsenin hapse atılmasını istemiyoruz. Orada üretim yapanlar bir şekilde kayıtlı üretime geçsin istiyoruz ya da yerli firmalar için üretim yapsınlar” dedi.

EK VERGİ BEKLENTİSİ

İçten, sahtecilikle mücadele kapsamında hazırlanacak yeni yasal düzenlemelere ek olarak sektörü koruma amacıyla uygulanması planlanan yeni ek vergilerin de yakında açıklanabileceğini söyledi. Ek vergilerin ithal ayakkabıda yeni fiyat artışlarına da neden olması bekleniyor.

KARGOCULAR DA DİKKAT EDECEK

TAKLİT ve kaçak ayakkabı ile mücadelede sosyal medya reklamlarına ilk önlemlerin gelmeye başladığını anlatan Berke İçten, “Bu yapıların en fazla satış yaptığı alanlar e-ticaret ve sosyal medya. Bu alanlarda artık eskisi gibi aktif olamayacaklar. Reklamlara müdahale olacak. Ayrıca perakende satış noktalarında daha fazla denetim gerçekleştirilecek. Nasıl kargo şirketleri silah, uyuşturucu madde taşıyamıyorsa sahte ayakkabı da taşıyamayacak. Bu konuda da sektör üzerine düşeni yapacak” diye konuştu.

SIFIR TOLERANS İLKESİYLE HAREKET

TİCARET Bakanlığı, Çalıştay’ın sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, ayakkabı sektörünün geleceği açısından önemli olan konu başlıklarını şöyle sıraladı: “Ayakkabı ürünlerine yönelik tüketici şikâyetlerinin asgari seviyeye düşürülmesi amacıyla, başta ayakkabı sektörü olmak üzere ilgili tüm paydaşlar tarafından gerekli tedbirlerin alınması; ‘sahte/taklit ayakkabı’ üretiminin ve satışının engellenmesi amacıyla, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli tedbirlerin alınması ve bu alanda yapılacak denetimlere ağırlık verilmesi; ayakkabı ürün güvenliğinin sağlanması ve tüketici sağlığının korunması amacıyla, tüm paydaşlar tarafından ‘sıfır tolerans’ ilkesiyle hareket edilmesi.”

‘İLK ADIMI ATAN TRENDYOL OLDU’

ÇALIŞTAY’DA tüm katılımcılara sektörün nelerle mücadele ettiğini anlattıklarını söyleyen Berke İçten, “Onlara üretimden satış noktalarına kadar bu işin nasıl yapıldığını, kaçakçılığın ve sahteciliğin tüm boyutlarını, e-ticarette yapılan usulsüzlükleri anlattık. Tüm paydaşlar durumun farkına vardı ve yeni adımlar atılacak. Ancak sahteciliğin önemli bir ayağı e-ticarette önemli bir pazar yeri olan Trendyol ve onlar da bu Çalıştay’a katılım gösterdi. Bu konuda harekete geçen ilk katılımcı da Trendyol oldu. Kendileri de alınan önlemleri vurguladı ve yeni uygulamaları devreye alarak sahtecilikle mücadeleye destek olacaklarını bildirdiler” ifadelerini kullandı.

Berke İçten

 BİLGİ NOTU

2023’te 55 milyon çift ayakkabı ithal edilirken bu ithalatın değeri 1.4 milyar oldu. Ayrıca 2023’te 295 milyon çift ayakkabı ihraç edildi, bu ihracatın değeri ise 1.1 milyar dolardı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/feed/ 0
Romanya’da Türk otomotiv sanayi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:09:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5172 Kocaeli’nde hafif ticari araç üreten fabrikalarının kapasitesini 2 milyar ’luk yatırım programı kapsamında yıllık 612 bin adede kadar çıkaran Ford Otosan, 2022 yılında yeni nesil Courier’i de üretmek üzere Ford’un Romanya’da bulunan Craiova fabrikasını satın aldığını duyurmuştu. Şirket bu hamleyle yurtdışında üretim yapan ilk yerli otomotiv ana sanayi şirketi olurken, Courier ile birlikte Avrupa’nın en çok satan binek Ford otomobili Puma’nın da üretimini üstlenmişti. Aradan geçen iki senede Craiova fabrikasında yeni nesil Couirer ve makyajlı Puma’nın üretimine başlayan Ford Otosan, Avrupa’da adeta “yerli organize sanayi bölgesi” kurdu.

70’E YAKINI YERLİ

Fabrikada üretilen araçlar için gerekli olan parçaların önemli kısmının Türk tedarikçilerden temin edildiğini belirten Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, satın alma sonrası yedi Türk tedarikçinin Romanya’da tesis açtığını veya mevcut kapasitesini artırdığını belirtirken, “Yeni kurulanlarla birlikte Romanya’da bulunan 10’a yakın Türk tedarikçiden araçlarımız için parça temin ediyoruz. Sadece buradaki Türk tedarikçilerden değil, otomobil modelimiz Puma için Türkiye’den 20, hafif ticari araç modelimiz Courier için Türkiye’den 60 tedarikçiyle çalışıyoruz. Toplamda 70’e yakın yerli tedarikçi Türkiye’den veya buradaki tesisinden Craivoa fabrikamıza hizmet veriyor” dedi.

‘SERMAYE ÇIKIŞI DEĞİLDİ DEVLET OLUMLU BAKTI’

FORD’un Romanya’da fabrika satın almasının ardından yapılan sermaye çıkışı iddialarını da yanıtlayan Özyurt, “Yeniköy’de Ford Transit Custom ve diğer markanın (VW Transporter) üretimine karar verilmesi sonrası yer problemi oldu. Courier’i hazırlıyorduk ve bunu üretecek bir yer lazımdı. Türkiye’deki fabrikalarımızın kapasitesini yaptığımız ilave yatırımlarla en üst seviyeye çıkarmıştık. Sonucunda Ford’a Craiova fabrikasını satın almayı biz talep ettik. Zaten artık global bir marka olmayı da kafamıza koymuştuk. Devletimiz de tedarikçilerimiz de bu durumu pozitifi olarak karşıladı, herhangi bir sermaye çıkışı veya negatif olarak karşılamadılar” diye konuştu.

490 MİLYON EURO YATIRIM

Geçtiğimiz hafta Ford Otosan’ın davetlisi olarak katıldığımız fabrika gezisinde Ford Otosan Craiova Başkanı Müjdat Tiryaki ve Ford Otosan Lideri Josephine Payne ile birlikte gazetecilere açıklamalarda bulunan Özyurt, 2022-25 arasında yeni nesil Courier’in üretimi için 490 milyon Euro yatırım yaptıklarını kaydederken, fabrikanın kapasitesinin bu süreçte 250 binden 272 bin adede çıkarıldığını ve 1.300 kişilik ilave istihdam sağlanarak çalışan sayısının 6 bin 300’e ulaştığını dile getirdi. Craiova fabrikasında Puma ve Courier aynı hat üzerinde üretiliyor. Ford Otosan iki modelin de yüzde 100 elektrikli versiyonunu 2024 yılında üretmeye başlayarak elektrifikasyonda vites yükseltmeyi hedefliyor. Fabrikada ayrıca, 1.0 litrelik EcoBoost motorlarının üretimi de yapılıyor.

TREN HATTINI AÇIP ‘TÜRKİYE’DE ÜRETMİŞ GİBİ’ SATACAK

Romanya fabrikasındaki yeni modelleri devreye almasının ardından lojistik maliyetleri düşürecek adımlar da arayan Ford Otosan, fabrikanın içerisinden tren hattı geçmesinin avantajını kullanarak Türkiye’deki tüketicilere daha uygun fiyata araç satışı da yapabilir. Bu kapsamda, Romanya-Kocaeli arasında 1000 kilometre uzunluğundaki tren hattı bu yılın ilk yarısında devreye alınacak. Tren hattı sayesinde araçların sevkiyat süresinin azalacağını ve lojistik maliyetlerin düşeceğini belirten Güven Özyurt, konuyla ilgili sorularımıza, 2-3 yıl içerisinde Romanya’da üretmek ile Türkiye’de üretmek arasındaki farkın azalacağı ve bunun tüketicilerin satın alma maliyeti açısından fayda sağlamasını bekledikleri yanıtını verdi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/feed/ 0
Besicilikte kontrollü ithalat… Hayvan ithalatında özel sektör olmayacak hayvanlar 4 ay satılamayacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besicilikte-kontrollu-ithalat-hayvan-ithalatinda-ozel-sektor-olmayacak-hayvanlar-4-ay-satilamayacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besicilikte-kontrollu-ithalat-hayvan-ithalatinda-ozel-sektor-olmayacak-hayvanlar-4-ay-satilamayacak/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:06:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2644 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya’da bu hafta sonu düzenlenen süt ve seracılık çalıştaylarında sektör paydaşları ile bir araya geldi. Çalıştaylarda sektör paydaşlarının güncel sorunları derinlemesine tartışmasını ve oluşacak raporların iki sektör için de önemli bir sonuç doğrumasını istediklerini anlatan Bakan Yumaklı, bir grup gazeteci ile yaptığı toplantıda da sürekli eleştiri ve tartışma konusu olan hayvan ithalatından genç çiftçilere, zeytinyağından destek mekanizmalarına kadar bazı önemli konu başlıklarını değerlendirdi. İşte Bakan Yumaklı’nın açıklamalarından öne çıkan konular…

5-10 HAYVANLA BU İŞ OLMAZ

Uzun süredir üzerine çalıştığımız, bazı bölümlerini de uygulamaya başladığımız, 2028’e kadar uygulanacak hayvancılık yol haritamız artık hazır. Burada temel amacımız et üretimini daha verimli, sürdürülebilir ve kaliteli hale getirmek. Ayrıca hayvan hastalıklarını azaltacağız. Üreticiyi kırılgan yapıdan kurtarıp aile işletmelerini yapısal olarak güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yani sadece 5-10 hayvan ile bu iş olmaz. Onların da hacmi büyüyecek. Bu desteklerle olacak. Aile işletmeleri daha fazla hayvanla daha verimli üretim yapacak.

DEVLET GETİRECEK, 4 AY SATIŞ YASAK OLACAK

Hayvan ithalatı iç piyasadaki dengeleri bozuyor. Bizim kendi üreticimizi de korumamız lazım. Ama iç piyasada da bazen ithalat ihtiyacı oluşuyor. Bunu özel sektörün kendi güdümüne bıraktığınız zaman hem arz sorunu hem fiyat sorunu yaşıyorsunuz. Özel sektör ithal ettiği hayvanı bazen kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor, fiyat oluşumu bekliyor. Hayvan ithalatında yasakları genişletiyoruz. Burada artık yeni bir sisteme geçiyoruz. Bundan sonra ihtiyaç gördüğümüz kadar hayvanı Et Süt Kurumu hiç aracı kullanmadan getirecek. Yani artık hayvan ithalatında özel sektör olmayacak. Hem büyük üreticilerin hem de küçük üreticilerin talepleri toplanacak, değerlendirilecek. Eğer biz uygun görürsek özel ve verimli hayvanları ithal edeceğiz. Ayrıca 4 ay boyunca satılamayacak. Böyle al-sat yaparak fiyat yükseltilemeyecek.

KENDİMİZ SEÇECEĞİZ

ESK gidip hayvanları kendi görüp seçecek. İthal edilen hayvanlar bizim garantimizde olacak. 21 gün boyunca Türkiye’ye getirdiğim zaman bunları size verdiğimde bu hastalıklarla ilgili bir şey çıkarsa sorumlusu da benim. Tabi üretici gidip şaplı hayvanın yanına koyarsa onun hatası olur. Aşıları ve bakımları yapılacak öyle verilecek. Şartları biz belirleyeceğiz. Ette ve sütte verimi yukarı çekeceğiz. Verimsiz hayvanları eleyeceğiz. Asla yerli üreticiyi zora sokan fiyatlar olmayacak. Bunları yaparken büyük ithalatlardan da bahsetmiyoruz. Yerli üreticiye destek olacak, kaliteyi arttıracak az miktarda ithalat olacak. En önemli hedefimiz nihayetinde bu ithalatı sonuçlandırmak, bitirmek olacak. Bir daha ithalat olmasın. Türkiye kendi besi materyalini üretsin. Kendi besi materyalini alsın, besicileri beslesin. Sonra da tüketiciye makul fiyattan et gelsin.

GENÇ ÇİFTÇİYE ÇARPAN DESTEĞİ

Bir genç çiftçi sorunumuz var. Biz genç çiftçilerin hem tarımsal üretimin hem de hayvansal üretimin içinde olmasını istiyoruz. Genç, kadın ve aile işletmelerine yönelik çarpanı olan bir destek sistemimiz var artık. Bu destekler üretimin başında bir motivasyon sağlayacak. Şöyle düşünün: Temel destek büyükbaş hayvancılık için diyelim ki “1000 lira”. Onu cebine koydu. Diyelim ki genç bu üretici. O zaman çarpanı 1,5 olacak. Yani 1,5 katını alacak. Kadınsa 0,50 daha çarpan eklenecek. Bunlar toplaya toplaya gidecek.

Bir işletme örneğin ari işletme olmak istedi. Onun çarpanı da 5 olsun diyelim 5 çarpı bin, 5 bin. Baktığımız zaman hangi kriteri karşılıyorsa o kriterin karşılığı olan desteği alacak. Gençlerden, kadınlardan ve ailelerden işletmelerini verimsiz halden verimli hale getirmelerini bekliyoruz bu desteklerle. Eğer bir bölgede yeterli işletme varsa ve yeni işletmeler dengeyi bozacaksa o bölge için destek vereyeceğiz.

KÜÇÜK ÜRETİCİ BÜYÜKLERİN KURBANI OLUYORDU

Sıkça yapılan hayvan ithalatı uygulamaları yüksek girdi maliyetleri ve işletme problemleri yüzünden yerli üreticinin güç kaybetmesine neden oluyordu. Aynı zamanda piyasadaki arz dalgalanmalarına ve fiyat problemlerine de çare olamayan ithalat, uzun vadede yerli besicinin güçlenmesi yerine kısa vadede ihtiyaçların kısmen giderilmesi dolayısıyla eleştiriliyordu. Bu konuda en çok vurgulanan nokta ithalat programlarının yerli üreticiyi besilicikten daha da uzaklaştırdığı idi.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ

Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre besici bakanlığa başvuruyor, izin aldıktan sonra hayvanı kendi getiriyor. Bunu da ağırlıklı olarak Güney Amerika ülkelerinden yapıyordu. Hayvan bu ülkelerden gemi ile gelmek zorunda. Küçük besiciler ise bu noktada hayvanları gemiyle getiren büyük besicilere angaje olmak zorundaydı. 100 hayvan ithal edecek besici 3 bin ithal edecek besicinin gemisiyle hayvanı getiriyordu. Bu sayede büyük üretici besiciliğin yanında canlı hayvan ticaretine de girdi.

En önemli husus ise yerli üretici faktörü. Örneğin yerli üretici bir hayvanı 100 liraya mal ediyor. İthalat yapan ise bunu 70-80 liraya mal ediyor. İkisi de piyasaya aynı fiyattan satıyor. Durum böyle olunca ithal eden yerli üreticiye göre daha çok kazanıyor. Nihayetinde az kâr eden yerli üreticinin üretimi bırakma riski var. Yerli üretici azalırsa ithalat da artar.

Sistem böyle devam edemeyeceği için ESK hayvanları kendi getirip, büyük ve küçük bütün üreticilere direkt kendisi verecek. Böylece yerli üreticiyi ve küçük aile işletmelerini korumuş olacak, ithalat zamanla azalacak. 

SAYISIZ DESTEK VAR AMA İŞE YARAMIYOR

Yeni desteklerde her bir kriterin karşılığı olacağını söyleyen Bakan İbrahim Yumaklı, “100’ün üstünde destekleme var ama bunların yönlendirici etkisi yok. Belki zamanında varmış ama şimdi yok. Biz hem bitkisel üretimi hem hayvansal üretimi yapanlar için sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. “Evet ben bu işi yapmaya devam edeceğim” diyecek. Verimlilik bir diğer hedefimiz. Eğer bir buğday ekiyorsa dönümden 280 kilo değil de çok daha fazlasını almayı hedefleyecek. Hayvansal üretimde 24 kilogram süt değil de çok daha fazla sütü almayı hedefleyecek. Sonra o ürettiği ürünü kaliteli olarak üretecek bir üretim yapısını oluşturmaya çalışıyoruz. Buradaki amacımız üretimimizi artırmak. İçerideki ihtiyacı karşılamanın yanı sıra yurt dışına da bunların ihracatı kolaylıkla gerçekleşmiş olacak” dedi.

GELECEĞE YÖNELİK ZAM PROBLEM YARATIYOR

GIDA etiketleri konusunda Ticaret Bakanlığı ile ortak çalıştıklarını ifade eden Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: “Maliyetin üzerine makul kâra hiç kimse bir şey söylemiyor. Önemli olan maliyeti doğru hesapla, üzerine makul kâr koymak. Ancak şunu bizim kabul etmemiz lazım. Gelecekte olacağını varsaydığın ya da sen paşa gönlün öyle istediği için “yüzde yirmi de ben şu payını koyuyorum” deyip o fiyattan insanlara sattığın andan itibaren başka bir problem oluşuyor. Bunları yakaladığımız anda gerekeni yapıyoruz. İster bizim tarafımızda olsun, ister Ticaret Bakanlığı tarafında olsun. Bu konuda denetimlerimizi sıklaştırdık. Demek ki cezalar onlar için az” değerlendirmesinde bulundu.

ZEYTİNYAĞINDA RAKİPLERİMİZE ÇALIŞTIK

Son günlerin en fazla tartışılan konularından olan zeytinyağı ile ilgili soruları da yanıtlayan Bakan İbrahim Yumaklı, “Arz Güvenliği Dairesi’ndeki arkadaşlarımız bir gün “Biz Türkiye’den çok yoğun bir şekilde dökme zeytinyağı çıkışı tespit ettik. İspanya ve İtalya’da çok ciddi rekolte düşüşleri var” dediler. Araştırmalara devam ettiler ve gördük ki hastalıktan ve kuraklıktan dolayı yeteri kadar ürün hasat edememiş olan ülkeler bizden dökme olarak ithalat yapıyor. Olay şu: Türk markasıyla bir zeytinyağını göndermiyorsunuz. Dökme olarak gönderiyorsunuz. Onlar kendi markalarına şişeliyorlar. Buraya diyorlar ki İspanya’da şişelenmiştir. Senden 3 doları alıyor. 8,5 ’ya satıyor. Burada bizim 2 kaybımız var. Bir tanesi, kazanman gerekenden daha az para kazanıyorsun. İkincisi de onların pazarını kaybetmesini engelliyorsun, yardımcı oluyorsun. Markalaşmanın önemini bir kez daha görmüş olduk” ifadelerini kullandı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besicilikte-kontrollu-ithalat-hayvan-ithalatinda-ozel-sektor-olmayacak-hayvanlar-4-ay-satilamayacak/feed/ 0
Hayvancılığa yeni yol haritası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayvanciliga-yeni-yol-haritasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayvanciliga-yeni-yol-haritasi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:03:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2500 Antalya’da düzenlenen Ulusal Süt Çalıştayı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2028’e kadar uygulanacak olan hayvancılık yol haritasının yakında paylaşılacağını söyledi. Bakan Yumaklı, “Üreticimizi koruyacak, tüketicimizi kollayacak bu yol haritasını da yine sektörümüzün katkılarıyla hazırlıyoruz. Kayıtlı, kaliteli, verimli, sürdürülebilir bir hayvancılık sektörünü hep birlikte oluşturacağız. Bir kısmını yakın zamanda uygulamaya koyduk. Ama artık son halini aldı. Gıdaya olan talebin giderek arttığı bu dönemde üretimden pazarlamaya kadar politikalarımızı revize etmemiz gerekiyor” dedi.

ÇİĞ SÜT PLANI

Özellikle verim ve kalitenin artırılması başlığı altında; çiğ sütte kalite ve hijyenin artırılmasına ayrı bir parantez açtıklarını anlatan Bakan Yumaklı, bu toplantı vesilesi ile Çiğ Süt Eylem Planı’nı da başlattığımızı ilan etmek isterim. Eylem planımızla, süt üretiminde sürdürülebilirliğin korunması ve piyasa istikrarının sağlanmasını, üreticilerimizin güçlendirilmesini, çiğ sütün AB kriterlerine uyumlu hale getirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu. Ulusal Süt Çalıştay’ından beklentilerinin yüksek olduğunu ifade eden Yumaklı, çiğ sütte kalite ve hijyenin en önemli konulardan biri olduğunu vurguladı.

ÖRGÜTLER YETERSİZ

“Bir şeyi üretmek yetmez pazarlamak da gerekiyor” diyen Bakan Yumaklı, “Bunu tarımsal örgütler yapmalı. Maalesef tarımsal örgütlerimiz yetersiz. Bu işleri başarmada eksik kalıyorlar. Biz de destek mekanizmalarını bu kısmı geliştirmek için kullanmak istiyoruz. Buradaki yapı güçlendikçe hem Türkiye’nin kendi ihtiyacı karşılanacak hem de markalaşan ürünlerde ihracatımızı arttırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

SÜTÜ KURTARACAK FORMÜLLE GELDİK

Çalıştayın katılımcıları arasında bulunan Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, Türkiye’nin süt üretiminde en büyük probleminin maliyet hesaplaması ve fiyat olduğunu söyledi. Bu yüzden Antalya’ya ciddi bir ön çalışma yaparak geldiklerini söyleyen Solakoğlu, “Fiyat kanayan yaramız. Süt üretimindeki tüm girdileri detaylı olarak hesapladık. Hayvan sayısı ve ırkların girilmesi ile maliyetin ortaya çıktığı bir formül var. Çünkü üretimdeki tüm emtiaların fiyatı artıyor. Maliyet hesabının da dinamik ve sürdürülebilir olması gerekiyor” dedi.

İTHALATA GEREK KALMAZ

En önemli grubun küçük işletmeler olduğuna değinen Solakoğlu, şöyle devam etti: “Aile işletmeleri 10-12 başla bu işi üretiyor. İneğin amortismanından traktörün tekerinin maliyetine kadar hesap gerekiyor. Aile işletmeleri olmadan sürdürülebilir bir üretim zor. Bunu da ancak gerçek maliyet üzerine plan yaparak aşabiliriz. Hayvan ithal etmemize gerek kalmaz. Aile işletmeleri büyür. Gelecek nesillere devrederken genişlemelerini sürdürebilir.”

ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ BEKLİYORUZ

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Abdülhamit Can, süt sektörünün tarımın lokomotif sektörlerinden biri olduğunu söyledi. Can, “Çalıştayda amacımız tüm sektör temsilcilerinin özgürce çözüm önerilerini iletmesi ve daha sonra bunları değerlendirebilmek. Sürdürülebilir üretimden işlemeye pazarlamadan tüketime kadar sütün her aşaması için sektörümüz için rehber niteliğinde çalışmalar çıkacağını düşünüyoruz” dedi.

MARKADA TIKANIYORUZ

Türkiye’nin 200’den fazla peynir üretebildiğini dile getiren Bakan Yumaklı, “Çok iyi peynir üreticilerine ve süt üreticilerine sahibiz. Ama marka konusunda tıkanıyoruz. Eski usullerle olmuyor. Eğer biz marka oluşturup ürettiğimiz ürünleri iyi pazarlayabilirsek üreticimiz de sanayicimiz de kazanır. Peyniri ile markalaşan ülkelerden daha fazla potansiyele sahibiz” ifadeleri kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayvanciliga-yeni-yol-haritasi/feed/ 0
Gayrimenkul sektörü konuta erişim sorununu değerlendirdi: Yeni modeller devreye girmeli https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-sektoru-konuta-erisim-sorununu-degerlendirdi-yeni-modeller-devreye-girmeli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-sektoru-konuta-erisim-sorununu-degerlendirdi-yeni-modeller-devreye-girmeli/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:06:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2220 Gayrimenkul sektörünün önde gelen dernekleri ve sektör temsilcileri ‘11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi’nde bir araya geldi. Bu yıl ‘Konuta Erişebilirlik’ temasıyla düzenlenen zirvede, ulaşılabilir fiyatlı konut üretimi için yeni modeller ve kentsel dönüşüm ihtiyacı öne çıkan başlıklar oldu.

Management Plus Danışmanlık ve Eğitim tarafından düzenlenen zirvede konuşan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, son iki yılın en önemli gündem maddesinin konuta erişim sorunu olduğunu söyledi. Yüksek enflasyon ortamında konutun yatırım aracı olması, demografik yapının değişmesi, iç ve dış göç, öğrenci hareketliliği ve kentsel dönüşüm gibi etkenlerle fiyatlarda ve kiralarda ciddi artışlar olduğunu verilerle ortaya koyan Hepşen, “Sorun kar topu gibi büyümeden harekete geçilmeli” dedi.

DEĞİŞİM ZAMANI

Sektörde çoklu bir değişime ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, “Bugün rekabeti değil işbirliğini konuşmalıyız. Devlete yük olmadan, ayakları yere sağma basan yeni modeller oluşturduk ve kamu ile üzerinde çalışıyoruz” dedi. Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan ise dünyada örnekleri olan ‘konutta kullanım hakkı satışı’ yöntemini önerdi.

TEMEL SORUN ARSA

Uygun fiyatlı konut üretimi için en büyük engelin arsa maliyetleri olduğunu dile getiren İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, “Erişilebilir konut için çözümü devlet ortaya koymalı. Orman, mera, sit alanı dışında kalan araziler alt gelirliye üretim için kullanılmalı. Diğer yandan İstanbul’da 1.5 milyon riskli konut var. Bu alanda da özel sektör etkili olmalı” dedi. Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (Kentsev) Başkanı Haluk Sur ise önerilerini şöyle özetledi: “Devletin arazilerinde özel sektörün iş kabiliyeti kullanılarak üretim yapılabilir. Vatandaş önce konutu alır, sora uzun vadelerle arsa bedelini öder. Maliyet ikiye bölünür. Ya da parçalı mülkiyet uygulanabilir. Evin yüzde 100’ünü alamayan yüzde 50’sini alır, kalanı için kira öder.”

“Piyasada arsa oranları yüzde 50 olduğu sürece konut fiyatı düşmez” diyen Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ramadan Kumova, “Dünyada arsa oranı yüzde 8-25 arasında. Türkiye’de de devlete ait arazilerde bu oran yüzde 15’e çekilir ve özel sektöre ucuz konut yapma şartıyla verilirse sorun çözülebilir” dedi.

FİNANSAL ÇEŞİTLİLİKTE ARTIŞ BEKLENİYOR

-EGE Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, ‘Gayrimenkul Sektöründe Yenilikçi Çözümler’ oturumunda yaptığı konuşmada, yeni enstrümanlara ihtiyaç olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sektör SPK’nın çalıştığı ‘proje gayrimenkul yatırım fonları’ düzenlemesini bekliyor. Bu yolla konut üretiminde ciddi kaynak oluşacak. Gayrimenkul sertifikasının yeniden piyasaya kazandırılması da gündemde. Henüz hayatımızda olmasa da önümüzdeki yıllarda yeşil finansmanı da konuşacağız.”

Hürriyet Yazarı Noyan Doğan’ın yönettiği oturumda söz alan Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Çetinsaya ise deprem gerçeğine dikkat çekti. Çetinsaya, “Görmezden geldiğimiz büyük risk ile yüzleşmeli ve İstanbul’daki riskli yapıları 5-6 yılda yenilemeliyiz” şeklinde konuştu. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Avukat Ali Yüksel ise kentsel dönüşümün finansman noktasında tıkandığını anlattı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-sektoru-konuta-erisim-sorununu-degerlendirdi-yeni-modeller-devreye-girmeli/feed/ 0
Limon sosu üretimi yasaklanıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/limon-sosu-uretimi-yasaklaniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/limon-sosu-uretimi-yasaklaniyor/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:48:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=2197 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, önceki gün, limon suyu izlenimi veren limon sosu gibi ürünlerin yurt içi piyasaya arzının yasaklanacağını açıklamıştı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanı Selim Kaplan, konuyla ilgili alınan kararın detaylarını anlattı. Kaplan, “Bu uygulamanın bir benzerini geçtiğimiz yıl nar aroması veren, nar ekşili sos ya da nar aromalı şurup gibi ürünlerde yapmıştık. Nar da limon da Türkiye için çok önemli bitkisel üretim ürünleri kalemi. Netice itibarıyla biz bu ürünlerin çok iyi de üreticisiyiz. Nar ekşisini doğrudan üretmek ya da limon suyunu doğrudan üreterek bu ürünlere katma değer sağlamak bakanlığımızın ebetteki çalışmaları arasında. Bu düzenlemelerle amacımız öncelikle tüketicilerimizi korumak. Tüketicilerimizin yanlış yönlendirilmesini engellemek ve bu sayede de ülkemizde katma değerli ürün üretimi artırmak. Ve bunun da ihracatımıza olumlu yansıyacağını düşünüyoruz” dedi.

‘KARARININ YAKIN ZAMANDA YAYIMLANMASINI PLANLIYORUZ’ 

Kaplan, konuya ilişkin kararı yayıma gönderdiklerini belirterek, “Kararın çok yakın bir zamanda yayımlanmasını planlıyoruz. Yayımlandıktan sonra da artık bu ürünler Türkiye’de üretilemeyecek. Tamamen limon suyundan elde edilmiş ürünler ambalajlanarak raflarımızda yer alacak, tüketicilerimize ulaşacak. Sadece limon aroması, su, tatlandırıcı vesaire gibi girdilerle limon sosu ya da benzer isimlerle ürünler üretilip raflarda yerini alamayacak. Limon aromalı sosta da bu yasaklamalar olduktan sonra piyasa kontrollerimizi yapacağız. Biz bu piyasa kontrollerimizi hem bu ürünleri üreten gıda işletmelerinde yapıyoruz hem de bu ürünlerin özellikle yoğun bir şekilde piyasaya arz edildiği toplu tüketim yerlerinde; lokanta, restoran ile perakende satış yerlerinde yapıyoruz. Oralarda tespitlerimiz olduğu zaman bu ürünlerle ilgili yani hem üretim yerinde hem tüketim yerinde tespitimiz olursa 5996 sayılı kanun kapsamında gerekli yasal işlemi uyguluyor ve bu ürünleri toplatıyoruz” diye konuştu.

‘PİYASADAKİ ÜRÜNLERİN ÇOĞUNDA LİMON YOK’ 

Yaptıkları araştırmalar sonucunda, limon soslarında limonun kendisine çok az rastlandığını ya da hiç rastlanmadığını vurgulayarak, “Şu an maalesef piyasadaki ürünlerin büyük çoğunluğunda limon yok. Bazı ürünlerde çok az miktarlarda limon kullanılıyor ama kalan kısmı yine diğer bileşenlerden oluşuyor. Şu an Türkiye’nin limon üretimi geçen yıla göre yüzde 75 arttı. Biz gerçekten limonda da narda da iyi bir üreticiyiz. Yani limonu hem yurt içi piyasamıza arz ediyoruz hem ihraç ediyoruz. Yani bu kadar üretimin olduğu bir yerde elimizde bu kadar ürünümüz var iken bundan limon suyu üretmek yerine limon suyu izlenimi veren sosların piyasaya arz edilmesi ve içerisinde hiç limon olmaması, limon suyu olmaması tabi ki manidardır. Biz de bunları gördüğümüz için, bakanlık olarak, düzenleyici yetkili kurum olarak müdahale etmek durumunda kaldık. Bu kararla tüketicimiz daha sağlıklı gıdaya ulaşmış olacak. Tüketicimizin yanıltılmasını önlenmiş olacak. Aynı zamanda katma değerli ürün üretimine de katkı sağlamış olacağız. Buradaki kararda önceliğimiz kesinlikle halk sağlığı. Bu, halkımızın sağlığını korumak için aldığımız bir karar” ifadelerini kullandı.

‘SIKI DENETİMLER YÜRÜTECEĞİZ’ 

Kaplan, söz konusu kararın Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe gireceğini işaret ederek, “Yönetmeliğin yayımlanmasından önce üretilen bu ürünleri masalarda, restoranlarda bir süre daha görebileceğiz. Ama bu ürünler bu yıl sonu itibarıyla tamamen raflardan ve masalardan kalkacak. Yönetmelik yayımından itibaren halen bu ürünleri üreten işletmeleri tespit edersek onlara da yaptırım uygulayacağız. Tekrar ediyorum; yönetmeliğin yayımlandığı andan itibaren bu ürünlerin üretilmiyor olması lazım. Üretim noktalarında böyle tespitlerimiz olursa yasal işlem uygulayacağız. Raflarda ya da toplu tüketim yerlerinde üretilen ürünlerin de yine bizim yönetmelik yayınlanmasından önce mi sonra mı üretildiğinin kontrollerini yapacağız, öyle tespitlerimiz olursa yine onlara da yasal işlem uygulayacağız. Yani o konuda sıkı denetimleri de yürüteceğiz” dedi. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/limon-sosu-uretimi-yasaklaniyor/feed/ 0