İrlanda radyo ve televizyon ağı, ‘Dublin ile Madrid arasındaki ve ayrıca Slovenya ile Malta arasındaki temaslar, ülkelerin Filistin devletini ortaklaşa tanıması amacıyla yoğunlaşıyor’ diye ekledi.
İRLANDA HABERLERİ DOĞRULADI
İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Michael Martin’in sözcüsü bu görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.
İspanya liderliğindeki Filistin devletinin tanınması girişimine İrlanda, Slovenya, Malta ve Norveç’in destek verdiği biliniyor.
Peki bu hamle ile bölgede neler değişecek?
Geçtiğimiz haftalarda İspanya’nın bu yönde atmaya hazırlandığı adımı mercek altına alan İsrail’in eski Türkiye Büyükelçisi Alon Liel yayınladığı makalesinde ‘İspanya’nın bu aşamada Filistin Devleti’ni tanıması, Avrupa ve BM’nin genel olarak tanınmasına yol açabilecek ivmeyi ateşleyebilir’ diyerek Filistin’in AB üyesi ülkeler tarafından tanınmasının yol açabileceği etkilere dikkat çekmişti.
‘ULUSLARARASI KAMUOYU DESTEĞİ FİLİSTİN’İN EN BÜYÜK KAZANIMI OLDU’
Meselenin temelinde Gazze’de yaşanan ‘soykırım hadisesi olduğunu’ belirten Türk Alman Üniversitesi Göç Uyum Araştırmaları Merkezi Müdürü Doçent Doktor Enes Bayraklı Hürriyet.com.tr‘ye yaptığı açıklamada ‘Son 7 ayda Gazze’de olup bitenler Filistin’de son 70 yılda yaşananların doğasını çok açık bir şekilde dünyaya gösterdi. Dolaysıyla uluslararası kamuoyu ezici çoğunlukla Filistin’in yanında’ ifadelerine yer verdi.
Filistinlilerin en büyük başarısının bu kamuyu desteğini sağlamak olduğunun altını çizen Bayraklı ‘Filistin açısından bakacak olursak çok ağır bir insani bedel ödediler, ödemeye devam ediyorlar hala ama bunun sonucunda en önemli kazanımları bu oldu’ dedi.
4 AB ÜLKESİNİ DİĞER ÜYE ÜLKELER DE TAKİP EDER Mİ?
‘Diğer Avrupa devletleri tarafından çok fazla bir hareket beklemiyorum’ diyen Bayraklı ‘Burada ABD’nin pozisyonu önemli. ABD ise maalesef bu meselede tamamen İsrail yanlısı bir tutum takınıyor’ dedi.

Filistin Devleti şu anda Avrupa Birliği’nin sekiz üyesi tarafından tanınmaktadır: Bulgaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Macaristan, Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsveç.
Pek çok Avrupalı devletin bu konuda ABD’yi takip ettiğine dikkat çeken Bayraklı ‘Bazı istisnaları var bunun tabii Filistin konusunda İspanya ve İrlanda gibi. Dolayısıyla bu noktada ciddi bir hareketlenme beklememek lazım’ dedi.
Filistin’in 4 AB üyesi tarafından daha tanınmasının Latin Amerika’da, Afrika’da ve başka coğrafyalarda etki yaratabileceğini belirten Bayraklı, ‘Filistin’in tanınması uluslararası camiada daha yüksek bir farkındalık düzeyine erişildi’ dedi.
Bayraklı Filistin’in daha fazla ülke tarafından tanınmasının ülkenin uluslararası platformlardaki gücünü artıracağının altını çizdi.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell daha önce bazı AB ülkelerinin Filistin’i resmen tanımasını beklediğini söylemişti.
ALMANYA VE FRANSA NASIL BİR POZİSYON ALACAK?
‘Almanya’da İsrail meselesi bir tabudur’ diyen Bayraklı Berlin’in bu konudaki pozisyonunu değiştirmeye yanaşmayacağını belirtti. Fransa’nın hamlesini ise uluslararası gidişatın belirleyeceğini savunan Bayraklı şu değerlendirmede bulundu;
‘Macron yönetimi havayı koklayıp, uluslararası kamuoyu, diğer devletlerin aldığı pozisyona göre bu trende atlamak isteyebilir. Böyle bir trend görürse, buradan bir kamu diplomasi başarısını üretmek için böyle bir şeye yönlenebilir. Orada da yine tarafsızlığını güya koruyormuş gibi bir tavırla yapar bunu. Tamamen Filistin yanlısı bir tutumu Fransa’dan özellikle Macron’dan beklememek lazım.’
İSRAİL’İN HAMLESİ NE OLUR?
İsrail’in savaşın başından beri ciddi bir dezenformasyon çalışması yürüttüğünü savunan Bayraklı, Tel Aviv’in bu süreçte Filistin’i tanıyan ya da tanımaya hazırlanan ülkelere karşı lobisini kullanarak diplomatik ve iktisadi bir baskı kurmaya çalışabileceğini belirtti.
]]>Bakan Fidan bu yıl yapılan Dışişleri Toplantısı’nın NATO’nun kuruluşunun 75’inci yıldönümüne denk geldiğini belirterek, “Bu yılın Dışişleri Bakanları toplantısı aynı zamanda NATO’nun 75’inci kuruluş yıldönümüne denk geldi. Türkiye’de 72 yıldır NATO’nun önemli bir üyesi. İki gündür süren toplantılarımız toplam üç oturumda gerçekleşti. Birinci oturumda NATO üyesi ülkeler bir araya geldik. İkinci oturumda NATO-Ukrayna toplantısı yapıldı. Üçüncü oturumda ise NATO Dışişleri Bakanlarıyla Asya Pasifik ülkesi 4 ülke Dışişleri Bakanları bir araya geldik” dedi.
Dışişleri Toplantısı’nın ilk gün yapılan oturumunda güvenlik konularının ele alındığının altını çizen Hakan Fidan, “Başta Ukrayna krizi olmak üzere ve NATO’nun Ukrayna’ya yönelik değerlendirmeleri dikkate alındı. Biz Türkiye olarak görüşlerimizi ortaya koyduk. Aynı zamanda NATO üyesi ülkelerden Türkiye güvenliği konusunda beklentilerimizi dile getirdik. Başlıca 3 tane konuda bunu gündeme getiriyoruz. Birincisi özellikle terörle mücadelede NATO üyesi ülkelerin Türkiye’ye destek vermeleri, terörle mücadelede Türkiye’nin yanında olmaları. Özellikle Suriye’de olduğu gibi bazı NATO üyesi ülkelerin geçici maskesiyle de olsa terör örgütleriyle iş birliği yapmaması gerektiğinin altını çizdik. Bunun son derece NATO ittifakının ruhuna aykırı olduğu konusunda görüşlerimizi beyan ettik.
“AB, ÜYESİ OLMAYAN ÜLKELERİN GÜVENLİĞİNE YETERLİ DİKKATİ VERMİYOR”
İkinci olarak belli konularda kısıtlamalar söz konusu, savunma sanayinde bu konunun da yine müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığını bu konudaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini ifade ettik. Üçüncü olarak da Avrupa Birliği’nin, NATO içerisinde giderek daha belirleyici pozisyona ulaşırken Avrupa toplumunun geri kalanını dışarıda bırakması AB üyesi olmayan ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarını ve stratejik perspektiflerine yeterli dikkati vermemesi hususu var. Bu giderek daha belirginleşen ve gündemimizi işgal eden bir konu haline dönüyor. Biz Türkiye olarak bu konuyu da son aylarda bir çerçeveye oturtturarak stratejik toplantılarda gündeme getirmeye başladık” ifadelerini kullandı.
Fidan ikinci gün yapılan NATO- Ukrayna Konseyi Toplantısı ile ilgili olarak, “Ukrayna Dışişleri Bakanı Sayın Kuleba bizlere arazi ile ilgili gerekli bilgileri verdi. Kendi (Ukrayna) ihtiyaçlarını anlattı. Biz Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarının yanında olduğumuzu vurguladık. Aynı şekilde var olan savaşın aslında bir doyum noktasına ulaştığını bundan sonra savaşı durdurmak için alternatif yollar aranmalı tezini yine söyledik. Barışa ve ateşkese giden yolların aranması gerektiğinin altını çizdik” dedi. NATO ve Asya Pasifik ülkelerinin Dışişleri Bakanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantıya ilişkin konuşan Fidan, “Özellikle NATO ve Asya Pasifik’te bulunan dört ülke Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya ile iş birliği nasıl geliştirilebilir iki pakt arasında alışveriş ve münasebetler nasıl gerçekleşebilir bu konuda yoğunlaşma yapıldı. Biz de Türkiye olarak bu konudaki pozisyonumuzu zirvede gündeme getirdik” dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ABD ZİYARETİ
ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile ikili görüşmesinde çok çeşitli konulara değindiklerini ifade eden Fidan, konular arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden’ın daveti üzerine ABD ziyaretinin tarihinin de bulunduğunu söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde ikili ve bölgesel ilişkiler başta olmak üzere çok çeşitli konuların bulunacağını, bunlar arasında Gazze meselesinin ilk sırada yer aldığını belirterek, “Bu iki savaş bölgemizi ilgilendiriyor. Aynı zamanda küresel fay hatlarını da hem tetikliyor hem tetikleyeceği başka risk alanları da var. Onlara da Cumhurbaşkanımız dikkati çekmeye, bu konulardaki hassasiyetlerimizi vurgulamaya devam edecek” diye konuştu.
NATO GENEL SEKRETERLİĞİ SEÇİMİ
Fidan, NATO Genel Sekreterliği adaylarından Hollanda Başbakanı Mark Rutte’yle iki hafta önce Brüksel’de Nükleer Enerji Zirvesi’nde görüştüğünü belirterek, “Yakın zamanda Türkiye’yi ziyaret etmesi söz konusu. Tarih üzerinde çalışıyoruz” dedi. Fidan NATO Genel Sekreterliği seçimleri hakkında , “Bizim şimdiki NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le iki yıldır yürüttüğümüz bir süreç var. Özellikle Madrid ve Vilnius’ta alınan zirve kararları, Türkiye’nin terörle mücadelede hangi terör örgütleriyle nasıl mücadele ettiği konusundaki hassasiyeti ve bu konuda NATO’nun ve bazı NATO ülkelerinin nerede durması gerektiği konusuyla, özellikle savunma sanayi işbirliğindeki kısıtlamaların kaldırılması yönündeki ortak anlayışın devam ettirilmesi konusunda bir iradenin yeni Genel Sekreter tarafından da ortaya konulması beklentimiz son derece kuvvetli şekilde ifade edildi. Bu konudaki netleşme zannediyorum ki çok yakın zaman içerisinde olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da kararını açıklayacak diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan toplantı kapsamında yaptığı ikili görüşmelerde mevkidaşlarıyla Gazze’deki durumla ilgili görüş alışverişinde bulunduğuna dikkat çekerek, “Bütün muhataplarımızla Gazze ile ilgili endişelerimizi, konunun artık taşınamayacak noktaya geldiğini vurguladık. Özellikle ateşkese, acil insani yardıma ve iki devletli çözüm perspektifine olan ihtiyacı tekrar tekrar gündeme getirdik. İyi olan şu. Artık bütün muhataplarımız bizimle hemen hemen aynı fikirde. Süreç içerisinde uluslararası toplumun bu anlayışa ulaşmış olması diplomatik kazanım açısından önemli ama arazide bir şey değiştirme anlamında daha fazla şeylerin yapılması gerekiyor. Bu konudaki kararlılığımız devam ediyor.”
Fidan ayrıca, NATO’nun 2025’de yapılacak olan gayri resmi Dışişleri Toplantısı’nın Türkiye’de yapılacağını açıkladı.
]]>