BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahatlı Mahallesi Muhtarı Şerife Koç, kimsesiz olan 58 yaşındaki İzzet Yıldırım’a yardım edilmesi için Kepez Belediyesine başvurdu.
Başvuru üzerine mahalleye gönderilen belediye ekibi, Yıldırım’ın tek göz odadan oluşan evini ve bahçesini temizledi. Yıldırım daha sonra muayene için doktora götürüldü.
Yıldırım, gazetecilere, kimsesi olmadığı için bir hayırseverin evinin bahçesindeki tek odayı kalması için kendisine verdiğini söyledi.
Tuvalet ve banyosu olmayan odada yaşamaya çalıştığını anlatan Yıldırım, “Akciğer hastasıyım, her şeyi burada yapıyorum. Çöp toplayarak yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır hastalığım ilerlediği için çalışamıyorum.” dedi.
Muhtar Koç ise mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine Yıldırım’ın durumundan haberdar olduğunu ve belediyeden yardım telep ettiğini dile getirdi.
Yıldırım’ın yardıma muhtaç olduğunu belirten Koç, “Eve geldim ve vatandaşın durumunun çok kötü olduğunu gördüm, ev yaşanmaz durumdaydı. Belediye ekipleri geldi, evi temizlediler ve yeni eşya alacaklar.” diye konuştu.
Mahalleli Ömer Karagöz de hastalığı ilerlediği için çalışamayan Yıldırım’a, kendi imkanları yettiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEVŞEHİR’de sokakta karşılaştığı eski eşi Servet Nur Şahin’i (26) tabanca ile vurarak öldüren Emre Y.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Eşinin çocukları 4 aydır kendisine göstermediğini öne süren, tartışmanın da bu nedenle çıktığını söyleyen Emre Y., “Seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyurt Mahallesi 215’inci Sokak’ta meydana geldi. Diş kliniğinde çalışan Servet Nur Şahin, iş çıkışı bir süre önce boşandığı eski eşi Emre Y. ile sokakta karşılaştı. 2 çocukları bulunan eski eşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Emre Y., üzerindeki tabanca ile Şahin’e 3 el ateş etti. Karnından tek kurşunla yaralanan Servet Nur Şahin, kaçarak çevredeki bir iş yerine sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Şahin, NevşehirDevlet Hastanesi’ne kaldırılan Servet Nur Şahin, kurtarılamadı. Kaçan Emre Y. ise bir süre sonra polise teslim oldu.
‘TABANCAYLA HAVAYA ATEŞ AÇTIĞIM İÇİN TESLİM OLDUM’
Gözaltındaki şüphelinin emniyette verdiği ifadede, “Boşanma mahkemesinin kararına göre her hafta çocuklarımı görebilme hakkına sahipken bana 4 aydır çocuklarımı göstermedi. Ben bugün işim gereği perde ölçüsü almak için 200 Evler yolu üzerinde otomobil ile seyir halindeyken tesadüfen eski işim Servet Nur Şahin ile karşılaştım. Aracı onun yanında durdurdum. Kendisine 4 aydır çocuklarımı göremediğini ve bu nedenle psikolojimin bozulduğunu söyledim. O da bana ‘250 bin TL para verirsen çocukları gösteririm, yoksa git’ dedi. Ayrıca seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Sonrasında polis merkezine gelerek teslim oldum. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum. Burada öğrendim. Tabancayla havaya ateş açtığım için teslim oldum. Olayla ilgili pişman ve üzgünüm” dedi.
‘ÇOCUKLARI GÖSTERMİYOR DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Nevşehir Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri süren Servet Nur Şahin’in kuzeni Hasan Şahin, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, “Servet Nur eşiyle ayrılmıştı. Kendisini katleden eski eşidir. Servet Nur diş kliniğinde çalışıyor, 2 çocuğu bulunuyordu. Çocuklarımız yetim ve öksüz kaldı. Servet Nur’un ve ailesinin çocukları göstermiyor diye bir şeyi yoktu” ifadelerini kullandı.
OLAY ANI KAMERADA
Öte yandan sokakta tartıştığı eski eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şahin’in vurulduktan sonra iş yerine sığındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) –İYİ PartiÇanakkaleMilletvekiliRıdvan Uz, Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda, “Elektrik enerjisi ve kapasitesi alımında yapılan bu yeni ikili anlaşmalar kamu kaynaklarını özel şirketlere aktarmaktadır. Bu soruyu millet adına sormakta fayda var; hükümet neden kamu çıkarlarını gözetmek yerine özel sektörü daha da zenginleştirmek için bu kadar yoğun çaba sarfetmekte? Özel şirketler kamudan daha mı iyi yönetiyor? Elektrik altyapısını daha çok mu yeniliyor” dedi.
Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri, TBMM Genel Kurulu’nda devam ediyor. Teklifin ikinci bölümü üzerine söz alan İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, şunları söyledi:
“Yıllık enflasyonun yüzde 47, faiz oranlarının yüzde 50, kira artış oranının yüzde 60’ı geçtiği ama asgari ücret artışının yüzde 30’da kaldığı bir durum milleti yok saymaktan başka bir şey değildir. AK Parti ve Saray’ın torbasından açlık çıkmıştır. Türk-İş verilerine göre açlık sınırı dört kişilik ailede 20 bin 562 TL iken, yoksulluk sınırı 66 bin 976 TL iken 2025 yılı için belirlenen asgari ücretin 22 bin 104 lira olması düşündürücüdür. Asgari ücreti sosyal yardıma çevirmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Fahiş zamlar her yerde ama vatandaşa reva görülen sefaletten başka bir şey değil. Bu ücret kabul edilemez.
Enerji sektörü sadece ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir öneme sahip. Ancak önümüzdeki tablo kamu kaynaklarının çok uluslu şirketlerle yandaş müteahhitlerin çıkarlarına hizmet ettiğini göstermektedir. Öncelikle yeni düzenleme ile elektrik üretiminde EÜAŞ ve TEDAŞ’ın enerji alış ve satış işlemlerini yürütme yetkisi vurgulanmaktadır. Bu durum enerji piyasasındaki rekabet çerçevesine zarar vermektedir. Sağlıklı bir rekabetin olmadığı her piyasa bozulmaya, çürümeye ve dağılmaya mahkumdur. Elektrik enerjisi ve kapasitesi alımında yapılan bu yeni ikili anlaşmalar kamu kaynaklarını özel şirketlere aktarmaktadır. Bu soruyu millet adına sormakta fayda var; hükümet neden kamu çıkarlarını gözetmek yerine özel sektörü daha da zenginleştirmek için bu kadar yoğun çaba sarfetmekte? Özel şirketler kamudan daha mı iyi yönetiyor? Elektrik altyapısını daha çok mu yeniliyor?
Vatandaş kendi elektrik faturasını bile ödeyemezken neden büyük şirketlerin karını desteklemek zorunda kalıyorsunuz? Hidroelektrik santralleri sayesinde Elektrik Üretim AŞ. 1 kw elektriği yaklaşık 15 kuruş gibi düşük bir maliyette üretiyor ama dağıtım şirketleri genellikle 10 kuruş gibi bir bedelle satıyor. Yani bu kurumun her yıl milyarlarca lira zarar etmesine neden oluyor. 2023 yılında bu zararın 15 milyar lirayı bulduğunu tahmin ediyoruz. Özelleştirilmiş dağıtım şirketlerinin kayıp kaçak oranını düşürme hedeflerini gerçekleştirememesine rağmen düşük maliyetli elektrik satın almaya devam etmeleri kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını açıkça göstermektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “İçine sirayet ettiği her bünyeyi tektipleştiren neoliberal kültür akımlarının ve dijitalleşmenin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini artırdığını görüyoruz. Bunun için, tarihten süzülüp gelen gelenekli sanatlarımızı muhafaza etmeli, ilmi ve kültürel çalışmalarımızı günümüzün sunduğu imkanlarla çok daha ileri noktalara taşımalıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde konuştu. Erdoğan, bu yıl edebiyattan kütüphaneciliğe, müzikten tiyatroya, bilim kültürden sinema ve zanaatlara uzanan 8 ayrı dalda ödül takdim ettiklerini söyledi. Erdoğan, “Prof. Dr. Gönül Tekin ve Prof. Dr. Günay Kut’a Bilim Kültür Ödüllerimizi tebliğ ediyoruz. Dünyanın önde gelen Türkologlarından olan Gönül Tekin hocamız kitap ve makaleleriyle, araştırmalarıyla, konferanslarıyla eski Türk edebiyatına ışık tutan önemli çalışmalara imza attı. Harvard Üniversitesi’nde Osmanlı Türkçesi, Özbekçe ve Çağatayca dersleri veren Prof. Dr. Gönül Tekin uzun yıllar editörlüğünü yaptığı Türklük Bilgisi Araştırmaları Dergisi ile Batı’da Türkçe yayın merkezli Türkoloji çalışmalarının da önünü açtı. Harvard Üniversitesi bünyesindeki Osmanlı Türkçesi Yaz Okulu’nun Cunda’da açılmasında önemli bir pay sahibi olan hocamız MevlanaYunus Emre, Ali Şirnevayi, Evliya Çelebi ve Ahmed-i Da’i gibi nice abide ismin eserlerini disiplinler arası bir bakışla ele aldı” dedi.
‘BİYOGRAFİ VE YAZMA ESERLER ALANINDA KATKILAR SAĞLADI’
Erdoğan, Prof. Dr. Günay Kut’un Türkoloji ve eski Türk edebiyatı alanında uluslararası düzeyde tanınan saygın bir hoca olduğunu belirterek, “Merhum Halil İnalcık’ın seçkin talebelerinden olan Prof. Dr. Günay Kut Boğaziçi Üniversitesi’nde Türkoloji bölümünü Oxford Üniversitesi’nde ise Atatürk Enstitüsü’nü kurarak Türk kültürüne önemli hizmetlerde bulundu. Bilhassa biyografi ve yazma eserler alanında Türkoloji müktesebatına önemli katkılar sunan Günay Kut, Türk dilinin ve Türk edebiyatının uluslararası ölçekte tanınması için kritik bir rol oynadı. Bilim kültür ödülü sahibi her iki hocamızı da tebrik ediyor. Bugüne kadar yaptıkları kıymetli çalışmalarından ötürü kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
‘FATMA BARBAROSOĞLU’NU TEBRİK EDİYORUM’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edebiyat ödülünü bu yıl Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’na tevdi ettiklerini kaydederek, “Yazı hayatına çok erken bir çağda, 18 yaşında adım atan Fatma Barbarosoğlu hikaye, roman, deneme, makale, mülakat ve köşe yazılarıyla Türk edebiyatında yer edinen isimlerden biri oldu. Eserlerinde modernizm gelenek ilişkisini, yabancılaşmayı, bilhassa kadınların toplumdaki yerini, karşılaştıkları sorunları, sevgiyi dostluğu ve diğerkamlığı sosyolojik bir bakışla, etkileyici bir üslupla ele aldı. ‘Benim ağacım benim tohumum kelimelerdir’ diyen Sayın Fatma Barbarosoğlu’nu da tebrik ediyor, yazı ve fikir hayatında başarılarının devamını diliyorum” dedi.
‘AHMET ÖZHAN, ÖRNEK BİR SANATÇI EMSAL BİR ŞAHSİYET NASIL OLUR, GÖSTERDİ’
Erdoğan, bu yılki müzik ödülünün sahibinin Ahmet Özhan olduğunu söyleyerek, “Sanat hayatında 56 yılı geride bırakan Ahmet Özhan, hem kişiliği hem de bilgi ve tecrübesiyle klasik Türk müziğine önemli eserler kazandırdı. Besteleri, yorumları, icraları ve araştırmalarıyla Türk sanat ve tasavvuf musikimize eşsiz katkılar yaptı. Geçmişle gelecek arasında sağlam köprüler kurdu. Buhurizade Itri Efendi’den, Hamamizade Dede Efendi’ye, Sultan 1’inci Ahmet Han’dan Alvarlı Efe Hazretlerine nice zevat-ı kiramın güftelerini, bestelerini, nüftu şeriflerini bugüne taşıdı. Örnek bir sanatçı emsal bir şahsiyet nasıl olur, herkese gösteren Ahmet Özhan’ı kutluyor, sanat ve tasavvuf musikimize yaptığı değerli hizmetler için kendisine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘OFLAZOĞLU, GÜNÜMÜZ İNSANINA AYNA TUTTU’
Tiyatro dalındaki ödülü bu yıl Turan Oflazoğlu’na takdim ettiklerini aktaran Erdoğan, “Evrensel temaları, yerel ve kadim değerlerle işleyen bugünün manzarasını tarihi olay ve şahsiyetlerimizle mezeden Turan Oflazoğlu, geniş perspektifi ve engin birikimiyle temayüz etmiştir. Türk edebiyatına damga vuran şiirleriyle, denemeleriyle senaryo ve çevirileriyle besleyen Turan Oflazoğlu, kültür ve sanat dünyamızda muhkem bir yer edinen güçlü yazarlarımızdan biri olmuştur. Bir eserinde ‘dünyanın açtığı en güzel çiçek olabilecekken, dünyanın bağrını oyan bir yara olmakta insan’ diyerek, günümüz insanına ayna tutan Sayın Oflazoğlu’nu tebrik ediyor, kendisine sağlıklı ve bereketli ömürler temenni ediyorum” diye konuştu.
‘RAMAZAN MİNDER’E KÜTÜPHANECİLİK ÖDÜLÜMÜZÜ TEVDİ EDİYORUZ’
Erdoğan, “Kütüphaneler milletlerin asırlara sari hafızalarının yaşadığı, yaşatıldığı, muhafaza altına alındığı ilim ve kültür mahfilleridir. Bu mekanları nefes alan bir yapıya kavuşturmak ilim erbabı ve araştırmacılar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunmak milli ve manevi kimliğimizin devamı için vazgeçilmezdir. 25 yılını Atatürk kitaplığına vakfeden şimdilerde Sultan Abdülhamit Han’ın kurduğu Türkiye’nin ilk devlet kütüphanesi olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin müdürlük vazifesini yürüten Ramazan Minder’e kütüphanecilik ödülümüzü tevdi ediyoruz” dedi.
‘ABDÜLHAMİT HAN’IN YILDIZ SARAYI’NDAKİ 4 BİN 400 KİTAP ÇÖPE ATILMIŞTI’
Demokrasi tarihinin utanç vesikalarından biri olan 28 Şubat sürecinde Sultan Abdülhamit Han’ın Yıldız Sarayı’ndaki kütüphanesine ait 4 bin 400 kitap kendi tarihlerine düşman olanlar tarafından çöpe atıldığını kaydeden Erdoğan, “İçinde nadir eserlerinde yer aldığı bu kitapların tamamını Atatürk kitaplığına kazandıran Ramazan Minder, Medine müdafiği Fahrettin Paşa, Hamidiye kahramanı Rauf Orbay ve daha nice tarihi şahsiyetin şahsi arşivlerini satın alıp Atatürk kitaplığına taşıdı. Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ndeki yazma ve matbu eserlerin bakımı ve restorasyonu için fedakarca çalışan Sayın Minder, dijitalleştirme ve kataloglama faaliyetleriyle sosyal mekan düzenlemeleriyle kütüphanelerimizin modernize edilmesinde öncü bir rol oynamıştır. Kütüphanecilik koleksiyonumuzun bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük emek sahibi olan Ramazan Minder’i kutluyor, tarihi ve kültür mirasımıza sahip çıktığı için kendisine şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK TEZGİNATININ ESERLERİNE HAYAT VEREN SEDEFKARIMIZI TEBRİK EDİYORUM’
Bu yılki zanaatlar ödülünü ise Salih Balakbabalar’a takdim ettiklerini belirten Erdoğan, “Hat, tezginat, ahşap oyma ve sedef işçiliği gibi geleneksel sanatlarımızı kendi üslubuyla harmanlayıp özgün ve modern bir çizgiye taşıyan Salih hocamızın birçok eseri yurt içi ve yurt dışındaki müze ve koleksiyonlarda sergileniyor. Altın, gümüş, sedef, ahşap, fil dişi ve pirinç gibi malzemelerle hat sanatı ve Türk tezginatının en nadide eserlerine hayat veren kıymetli sedefkarımızı yürekten tebrik ediyor, geleneksel sanatlarımıza yaptığı eşsiz katkılar için kendisine teşekkür ediyorum” dedi.
‘TÜRK SİNEMASINA KIYMETLİ ESERLER KAZANDIRDI’
Bu yılki vefa ödülünün sahibinin, Türk sinemasının usta ismi Halit Refiğ olduğunu aktaran Erdoğan, “1958’den ebediyete irtihal ettiği 2009 yılına kadar sinema çalışmalarını sürdüren Halit Refiğ yarım asırlık sanat hayatında danışman, senarist, yapımcı ve yönetmen olarak Türk sinemasına kıymetli eserler kazandırdı. Halit Refiğ öncüsü olduğu ulusal sinema hareketiyle Türk sinemasının yerli ve milli değerler üzerine bina edilmesinde ses getiren adeta çığır açan işlere imza atmıştır. Batı’yı esas alan sinema anlayışını yalnızca filmleriyle değil hitaplarıyla da eleştiren Halit Refiğ, Türk sinemasının merkezine kendi tarihimizin öz değerlerimizin yerleştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Halk kültürümüzü tarihi birikimimizi ve bizi biz yapan hasletleri ustalıklı ve gerçekçi bir şekilde beyaz perdeye taşımıştır. ‘Ben, Halit Refiğ. Türkiye ve Türk halkı üzerine bugün ne biliyorsam mesleğim ve Türk sinemasına ilgim sayesinde öğrendim. Türkiye’de halktan gelen ve halka dönecek olan ilk gerçek halk sanatının öncülerinden biri olmaktan heyecan ve gurur duyuyorum.’ Kendisini bu sözlerle tanımlayan Halit Refiğ’e Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Vefa ödülüyle kendisine olan minnet borcumuzu inşallah ifa etmişizdir diye ümit ve temenni ediyorum” diye konuştu.
‘DİJİTALLEŞMENİN ARTIRDIĞINI GÖRÜYORUZ’
Kalıcı olan yarınlara akıl, ruh, moral ve köklerden mesaj iletenin sadece ve sadece kültür sanat eserleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Atalarımız şu veciz cümleyi; ilim, fikir ve sanat dünyamıza adeta hediye etmiştir; ‘Kem alat ile kemalat olmaz.’ Siyasette, iş hayatında, eğitimde, aile ve sosyal yaşantımızda rehber edinmemiz gereken bu sözü pek tabii kültür ve sanat faaliyetlerimizde de kılavuz olarak belirlemek önem arz ediyor. Şu hususu sizler de çok iyi biliyor, görüyor, tecrübe ediyorsunuz. Vasat malzemeden kaliteli iş asla çıkmaz. Biz elhamdülillah bu açıdan nasipli bir milletiz. Yalnızca ülkemizin değil, gönül coğrafyamızın her bir köşesi Türk ve İslam medeniyetinden neşet eden kültür hazinesiyle, mümtaz eserlerle, önder şahsiyetlerle dolu. Müzikte, mimaride, edebiyatta, bilim, kültür ve sanatın pek çok branşında asırlar boyunca ortaya koyduğumuz eserlerle bünyemizden çıkardığımız ilim ve kültür insanlarıyla güçlü bir medeniyetin devamıyız. Bugünkü gençlerimizin asla unutmaması gereken hususlardan biri de işte bu medeniyetin daha üç asır öncesine kadar ilim ve sanatta diğer milletlere ilham veren örnek işlere imza atmış olmasıdır. Bilim ve kültür erbabımızın çalışmalarıyla bu mirası ihya etmek, zenginleştirmek ve geleceği çok güçlü bir şekilde kucaklamak zorundayız. Bu noktada her birimize önemli vazifeler düşüyor. İçine sirayet ettiği her bünyeyi tektipleştiren neoliberal kültür akımlarının ve dijitalleşmenin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini artırdığını görüyoruz. Bunun için, tarihten süzülüp gelen gelenekli sanatlarımızı muhafaza etmeli, ilmi ve kültürel çalışmalarımızı günümüzün sunduğu imkanlarla çok daha ileri noktalara taşımalıyız. ‘Marifet iltifata tabidir’ düsturuyla düzenlediğimiz Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerimizi işte bu amaç doğrultusunda geçmişten aldığımız ışıkla geleceği aydınlatmak üzere icra ediyoruz.”
‘KİMSENİN DÜNYA GÖRÜŞÜNE BAKMIYORUZ’
Erdoğan, her alanda olduğu gibi kültür ve sanatta da kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, siyasi tutumuna bakmadıklarını kaydederek, “Bu ülkeye, bu millete, bu topraklara aidiyet duyan herkesi baş tacı etmeye özen gösteriyoruz. Taklit ve takip eden değil, ilhamını kendi kültüründen, toplumundan, geçmişinden ve köklerinden alan her sanatçı bizim başımızın tacıdır. Devraldığımız mirası zenginleştirmek için ömrünü vakfeden her sanatçı ilim ve düşünce insanı bizim gönlümüzde ayrı bir yere sahiptir. Kim olursa olsun sanatını aşkla icra eden bu milletin derdiyle dertlenen, bu millete tepeden bakmayan herkese devlet olarak elimizden gelen desteği sağlıyoruz. Sanatçılarımız hani ‘büyük adam’ derler ya bizim nazarımızda işte o ‘büyük insan’dır. Merhum Nurettin Topçu ‘büyük adamı’ tanımlarken şöyle demişti; ‘Büyük adam eserleriyle hayatını birleştiren adamdır. Biz onda şu vasıfları arıyoruz; önce bütün ömründe aynı kanaatin, aynı imanın sahibi olan adamlardır. Devirlere, zaruretlere, cemiyetlere göre değişmez. Muhitine uymaz, muhitini kendine uydurur. Uydurmazsa çarpışır. Cemiyetten daha kuvvetlidir, cemiyeti sürükleyicidir. Topluma mihmandarlık yapan siz kıymetli kültür, sanat, ilim insanlarımıza inşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasının ardından hak sahiplerine ödüllerini verdi.
Haber: Taha AYHAN/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde konuştu. Erdoğan, edebiyattan kütüphaneciliğe, müzikten tiyatroya, bilim-kültürden sinema ve zanaatlara uzanan 8 ayrı dalda ödül takdim ettiklerini belirtti. Erdoğan, Profesör Doktor Gönül Tekin ve Profesör Doktor Günay Kut’a Bilim-Kültür Ödüllerinin tebliğ edildiğini ifade ederek, her iki ismi tebrik ettiğini kaydetti. Erdoğan, Edebiyat Ödülünün Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’na, Müzik Ödülünün Ahmet Özhan’a, Tiyatro Ödülünün Turan Oflazoğlu’na verildiğini belirtti.
Kütüphanecilik Ödülünün Ramazan Minder’e verildiğini kaydeden Erdoğan, “Demokrasi tarihimizin utanç vesikalarından biri olan 28 Şubat sürecinde, Sultan Abdülhamit Han’ın Yıldız Sarayı’ndaki kütüphanesine ait 4 bin 500 kitap kendi tarihlerine düşman olanlar tarafından maalesef çöpe atılmıştı. Kütüphanecilik koleksiyonumuzun bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük emek sahibi olan Ramazan Minder’i kutluyor, tarihi ve kültür mirasımıza sahip çıktığı için kendisine şükranlarımı sunuyorum” ifadesini kullandı.
“Bu topraklara aidiyet duyan herkesi baş tacı etmeye özen gösteriyoruz”
Zanaatkar Ödülü’nün Salih Balakbabalar’a, Vefa Ödülü’nün ise Halit Refiğ’e verildiğini kaydeden Erdoğan, “Neoliberal kültür akımlarının ülkemizde etkisini artırdığını görüyoruz. Gelenekli sanatlarımız muhafaza etmeli ilmi çalışmaları da çok daha ileriye taşımalıyız. Her alanda olduğu gibi kültür ve sanatta da kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, siyasi tutumuna bakmıyor, bu ülkeye, bu millete, bu topraklara aidiyet duyan herkesi baş tacı etmeye özen gösteriyoruz. Taklit ve takip eden değil, ilhamını kendi kültüründen, toplumundan, geçmişinden ve köklerinden alan her sanatçı bizim başımızın tacıdır. Devraldığımız mirası zenginleştirmek için ömrünü vakfeden her sanatçı, ilim ve düşünce insanı bizim gönlümüzde ayrı bir yere sahiptir. Kim olursa olsun sanatını aşkla icra eden, bu milletin derdiyle dertlenen, bu millete tepeden bakmayan herkese devlet olarak elimizden gelen desteği sağlıyoruz” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İADE EDİLDİLER
Irak GüvenlikMedya Ağı tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Esad rejimine bağlı bin 905 askerin Suriye makamlarının çıkardığı aftan yararlanmaları üzerine El-Kaim Sınır Kapısı’ndan Suriye tarafına teslim edildiği duyuruldu.
YAZILI TAAHHÜTNAME ALINDI
Askerlerin gitmeden önce ailelerine geri dönmeleri hususunda kendilerinden yazılı taahhütnamenin alındığına dikkat çekilen açıklamada, Irak Savunma Bakanlığı’nın elindeki silahların da kurulacak yeni Suriye hükümetine teslim edileceği ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kendi himayesinde hayata geçirilen ‘Anadoludakiler’ projesine ilişkin, “Köylerimizi güçlü bir şekilde yaşatmadan şehirlerimizi kalkındıramayız. Bu çerçevede ‘Anadoludakiler’ projemizi, Türkiye’nin milli kalkınma hamlesinin esas bir parçası olarak görüyorum” dedi.
Emine Erdoğan, kendi himayesinde gerçekleştirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri’ mottosuyla hayata geçirilen ‘Anadoludakiler’ projesinin Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen belgesel tanıtım programına katıldı. Girişimciler ve kooperatifler için yenilikçi girişim fırsatlarını ortaya çıkarmak ve yerel ve bölgesel kalkınmayı desteklemek amacıyla gerçekleştirilen projenin açılışında konuşan Emine Erdoğan, haziran ayında Anadolu’nun hikayesini tüm dünyaya anlatmak üzere bir yola çıktıklarını hatırlatarak, bugün, bu anlamlı yolculuğun başka bir durağında bir araya geldiklerini söyledi. Emine Erdoğan, “Toprağıyla, sofrasıyla, zanaatıyla asırlardır sessizce yazılan kültürel tarihimiz, bugün ilk gösterimini gerçekleştireceğimiz belgesel serisi ile görsel bir tanıklığa dönüşecek” diye konuştu.
‘TOPRAĞIN BEREKETİ MUTLAKA ŞİFA VE LEZZETE DÖNÜŞÜR’
Anadolu’nun insanlık tarihinin en zengin ve en eski arşivi olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, Anadolu coğrafyasının her detayının ‘tarihi bir belge’ niteliğinde olduğunu söyledi. Ardından bölgelerin yöresel özelliklerine değinen Emine Erdoğan, ” Mardin’in zanaat dolu taş sokaklarından, Rize’nin yeşil yaylalarına, Ege’nin rüzgarlarından, Ağrı Dağı’nın karlı zirvesine kadar, Anadolu’nun her köşesinde ayrı bir cevher saklıdır. Emekle harmanlanan toprağı, buğdaydan üzüme, zeytinden incire sayısız çeşitlilikteki ürünü, bire bin ölçüde sunar. Toprağın bereketi, mutfakta şifa ve lezzete, sofralarda muhabbete dönüşür. Öyle bir mutfak birikimi düşünün ki Asurluların baharat yoluyla getirdiği tatlardan, Hititlerin arpa ekmeğine kadar uzansın. Selçukluların tandırından Osmanlı’nın kültürleri harmanlayan zengin mutfağına kadar geniş bir mirası içinde taşısın” ifadelerini kullandı.
‘BU TOPRAKLARIN İNSANI, ZANAATI İLE EŞYAYA RUH KAZANDIRIR’
Anadolu’nun zengin kaynaklarına ve bereketli topraklarına derin bir anlam dünyasının da eşlik ettiğini belirten Emine Erdoğan, “Zarafeti ve estetiği hayatın merkezine alan bir anlayışın eseri olarak, bu toprakların insanı, zanaatı ile eşyaya ruh kazandırır. Bugün Kapadokya’nın seramik ustalarının, Mardin’in telkari ustalarının, Erzurum’un oltu taşı ustalarının elleri, asırlar öncesindeki uygarlıkların mirasını yaşatmaktadır. Anadolu insanının tuvali niteliğindeki halı ve kilimlerin her bir düğümü, nesiller boyu aktarılan hikayelerin ve duaların birer ifadesidir” diye konuştu.
‘ANADOLUDAKİLER PROJESİ, TÜRKİYE’NİN BÜYÜK KALKINMA HAMLELERİNİN BİR PARÇASIDIR’
Herkesin ‘Anadoludakiler’ olarak çok değerli bir hazinenin emanetçileri olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Anadolu’nun bilgelik kitabını satır satır okumak ve dünyaya anlatmak, bizim görevimiz. Toprağımızdaki bereketin, sofralarımızdaki birikimin, kalplerden dökülerek sanata dönüşen el becerilerinin yeniden idrakine varmalıyız. Diğer yandan bu düşüncelerle çıktığımız Anadoludakiler yolculuğunu, sadece kültürel mirası koruma hedefiyle sınırlayamayız. Anadoludakiler projesi, Türkiye’nin 2023’le başlayan, 2053 ve hatta 2071’i de kapsayan büyük kalkınma hamlelerinin bir parçasıdır. Toplumun her kesimini içine alan, büyük bir dönüşümü yerelden başlatmaktadır. Anadoludakiler, köydeki çiftçinin, kasabadaki esnafın, şehirdeki sanayicinin emeklerini ortak bir hedefte birleştiren ulusal bir seferberliktir. Bu hedef ise coğrafyamızın asırlara dayanan üretim geleneğini dünya pazarlarında hak ettiği yere taşımaktır” ifadelerini kullandı.
‘ÖZÜMÜZÜ GÜÇLENDİREREK SINIRLARIMIZIN ÖTESİNE ULAŞACAĞIZ’
Emine Erdoğan, küresel muadilleri düşünüldüğünde Anadolu ürünlerinin geride kalmayacağını, hatta standart belirleyecek kalitede olduğuna dikkat çekerek, “Nitekim tarih boyunca bu toprağın insanı sadece üretmekle kalmamış, lezzetin, kalitenin ve zarafetin ölçüsünü belirlemiştir. Aydın’ın inciri, Çorum’un leblebisi, Gaziantep’in fıstığı, Malatya’nın kayısısı, Safranbolu’nun safranı gibisi başka yerde bulunabilir mi?” dedi.
Tiftik yünü, Bursa ipeği, Anzer balının küresel markalar haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, “Bunun birinci adımı ise yerel üretimi güçlendirmektir. Tıpkı kökleri sulanan bir ağacın dallarını uzatması gibi biz de özümüzü güçlendirerek sınırlarımızın ötesine ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
‘GERÇEK BİR KALKINMA, KÖYLERİ GELECEĞE TAŞIMAKLA MÜMKÜN OLUR’
Emine Erdoğan, şehirlerle sınırlandırılmış bir kalkınmanın, hedeflenen başarıya ulaşamayacağının unutulmaması gerektiğine de işaret ederek, “Gerçek bir kalkınma, şehirlerle birlikte, köyleri ve kasabaları da geleceğe taşımakla mümkün olur. Kırsaldaki gençlerimiz, yerel girişimcilerimiz, hayallerini şehre taşımak zorunda kalmadan, kendi topraklarında büyütebilmelidir. Köylerimizi güçlü bir şekilde yaşatmadan, şehirlerimizi kalkındıramayız. Bu çerçevede ‘Anadoludakiler’ projemizi, Türkiye’nin milli kalkınma hamlesinin esas bir parçası olarak görüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Proje kapsamında Anadolu’nun değerlerinin tek tek yeniden keşfedilirken, modern üretim yöntemleri ve yeni pazarlama araçlarıyla tüketiciyle buluşturduğunu anlatan Emine Erdoğan, yerel girişimcilere ve kooperatiflere, kredi ve tanıtım desteğinin yanı sıra özel eğitim imkanlarının da sunulduğunu aktardı.
SERİNİN İLK BÖLÜMÜ KARADENİZ BÖLGESİ
Yerel hazineleri tanıtmayı amaçlayan belgesel serisinin bugün gösterimi yapılacak ilk bölümünde Karadeniz Bölgesi’nin ele alınacağını ifade eden Emine Erdoğan, şunları söyledi:
“Bereket ürünü olarak ‘çay’, birikim ürünü olarak ‘Laz böreği’ ve beceri ürünü olarak ‘kazaziye’ sanatı anlatılacak. Öncelikle çayın topraktan yetişerek, gönülleri birleştiren manevi bir güce nasıl dönüştüğünü izleyeceğiz. Ardından, Hopa’nın mutfağından çıkan, nesilden nesile aktarılan bir lezzet hazinesi olan Laz böreğinin özel formülüne ve bu formülü yaşatan kadın girişimcilerimizin ilham verici hikayesine kulak vereceğiz. Son olarak, ince işçilikle tel tel emeğin estetiğe dönüştüğü kazaziyenin yapımındaki ustalığı keşfedeceğiz. Bunlar gibi her bölgenin özgün ürünleri ve hikayeleri, haftalık olarak izleyici ile buluşacak.”
Programda ilan edilen ‘Anadoludakiler Tasarım Yarışması’nın hayırlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, “Ayrıca, bölge bölge Anadolu’nun kültürel zenginliklerini bir araya getiren özel sergimiz, ocak ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde ziyaretçilerini bekliyor olacak. Ankaralı vatandaşlarımız başta olmak üzere, bu değerli mirasa tanıklık etmek isteyen herkesi sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
EMİNE ERDOĞAN SERGİYİ ZİYARET ETTİ
Program sonunda ‘Anadoludakiler’ belgesel serisinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Emine Erdoğan daha sonra programa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Ferit Şahenk ile Anadoludakiler Sergisi’ni ziyaret etti. Emine Erdoğan, sergide yer alan Anadolu’nun kültürel mirası olan ürünler hakkında Kalkınma Ajansı Başkanı Ahmet Şimşek’ten ve Bakan Kacır’dan bilgi aldı.
Haber-Kamera: Ayça YASLI- Ali Eren İĞDE/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ’ın Çorlu ilçesinde apartman dairesinde çıkan yangında, itfaiye ekipleri dumandan etkilenen 1 kişiyi araç merdiveni ile balkondan kurtardı.
Yangın, akşam saatlerinde Nusratiye Mahallesi Kömürcü Caddesi üzerindeki 5 katlı apartmanın 4’üncü katında çıktı. Daireden alevlerin yükseldiğini görenlerin ihbarıyla bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Apartman sakinleri binayı terk ederken, yangın çıkan dairedeki 1 kişi ise balkona çıkıp yardım istedi. İtfaiye ekipleri alevlere müdahale ederken, balkondaki kişiyi de araç merdivenleri ile kurtardı. Dumandan etkilendiği belirlenen kişi sağlık ekiplerince Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
İtfaiyenin çalışmasıyla alevler, diğer dairelere sıçramadan kontrol altını alınarak söndürüldü. Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAVUNMA Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Portekiz Donanması’nın ihtiyaçları için üretilecek iki adet denizde ikmal ve lojistik destek gemisinin imza töreni için Lizbon’da olduklarını duyurdu. Görgün, anlaşma ile ilgili yaptığı paylaşımda, “Türkiye olarak ilk defa, bir Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye askeri gemi ihracat sözleşmesi imzalamış olduk” ifadesini kullandı.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk Savunma Sanayii olarak bayrağımızı dünyada başarıyla dalgalandırmaya devam ediyoruz. Portekiz ile ilk savunma tedarik projemiz olan, Portekiz Donanmasının ihtiyaçları kapsamında üretilecek, iki adet Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisinin imza töreni vesilesiyle Lizbon’dayız. Savunma Teknolojileri Mühendislik (STM) ile Portekiz Deniz Kuvvetleri arasında imzalanan ve Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Henrique Eduardo Passaláqua de Gouveiae Melo ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz, ‘Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi’ törenimizde kıymetli amiraller ve subaylarla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sayın Amiral’e ve ekibine bizleri misafir ettikleri için teşekkür ediyorum. Türk Savunma Sanayii’ne ve denizlerimizdeki milli mühendislik gücümüz STM’ye duyulan bu güven, bizleri hem gururlandırmış hem de çalışmalarımız için motive edici bir unsur olmuştur. Türkiye olarak ilk defa, bir Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye askeri gemi ihracat sözleşmesi imzalamış olduk. NATO Müttefiklerimizle güçlü bir savunma ve savunma sanayii iş birliği geliştirmeyi, Türkiye’miz için oldukça önemli görüyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz imza törenimiz vesilesiyle; güçlü donanmalara sahip Portekiz ve Türkiye arasında gerçekleşen savunma sanayii alanındaki iş birliğimizin kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz. İş birliğimizin Portekiz ile ikili bağlarımızı güçlendirmesini, verimli, uzun vadeli bir ortaklığın yolunu açmasını temenni ediyorum. Çalışmalarda emeği olan STM Ailesi ve Başkanlığımız çalışanlarına teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızın, savunma sanayii ihracatımızı ve dolayısıyla ülke kalkınmasına olan hizmetleri, umuyorum ki artarak devam edecek” dedi.
STM tarafından Portekiz Deniz Kuvvetleri için üretilecek Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemilerinin kabiliyetleri arasında; denizde ikmal, komuta kontrol, lojistik destek, amfibi harekat, tibbi destek, insani yardım, bölgesel güç aktarımı ile arama ve kurtarma gibi özellikler bulunmakta.
Gemiler, 4 bin metreküp F-76 yakıtı, 350 metreküp F-44 yakıtı, 650 metreküp temiz su, 700 metreküp genel kargo, 6×20 fit konteyner, 20 adet hafif taktik zırhlı araç kargo kapasitesine sahip.
Gemilerin sahip olduğu teknik özellikler ise şöyle:
“137 metre tam boy, 11 bin ton deplasman, 90 gün denizde kalma süresi, 18 Knot azami sürat, 14 knot ile 14 bin deniz mili seyir siası, 100 personel kapasitesi + 100 personel için geçici konaklama, modüler mimari, temel harp türlerine yönelik sensör ve silah sistemleri, helikopter/İHA iniş platformu ve İHA hangarı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de sağanak sırasında sokakta yürürken elektrik akıma kapılan İnanç Öktemay (44) ve Özge Ceren Deniz’in (23) hayatını kaybettiği davada, geçen günlerde yapılan keşfin ardından bilirkişi heyetinin raporu hazırlaması için 2 sanık hakkında resen duruşma yapıldı. GDZ Elektrik firmasında arıza onarım personeli tutuklu sanık Fırat Akbay ile aynı firmada arıza onarım ustası olarak görev yapan Mesut Türkan, müdahale ettikleri kablonun, 13 Nisan’da uydu fotoğrafında iki mazgal arasında görülen kablo olmadığını savundu. Bilirkişi heyeti, sanıkların ifadeleri üzerine yeni bir bilirkişi raporu hazırlayacak.
İzmir’de, 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39.7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçesinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak isteyen İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi. Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatıyla 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ZİNCİRLEME KUSUR
5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesiyle Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.
CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmanın ardından iddianame hazırladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın 13 Kasım’da başlayarak 2 gün süren 2’nci duruşmasında mahkeme başkanı, ara kararını açıkladı. Mahkeme başkanı, 13 sanıktan 11’inin tutukluluğuna devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Ömer Karabilgin ve Barış Koç’un ise devlet memur sıfatları ve kamu görevlisi oldukları gerekçesiyle dosyaları tevhit edilmesine ve tahliye edilmelerine karar verdi. Ayrıca tutuksuz sanıklar Ali Hıdır Köseoğlu, Serdar Sadi, Gürkan Erdoğan ve Ezgi Nazaroğlu hakkında da devlet memuru olmaları gerekçesiyle izin alınması için dosyalarının ayrılmasına, izin alındıktan sonra soruşturmalarının devam etmesine, adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar verildi. Böylelikle davada 11’i tutuklu, 36 sanık kaldı.
İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay’ın davaya katılma talebinin reddine, Demircan A.Ş. yetkilisi Cenan Demircan hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılması ve soruşturma açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazı yazılmasına karar verildi. Tutuksuz sanıklardan Deniz Sural, Gürsel Arıcı, Tahsin Erdoğan, Abdülkadir Satık, Alper Doğan, Koray Arif hakkında adli kontrol şartının kaldırılmasına ve yurt dışı yasağı konulmasına hükmedildi. Mahkemenin kararı üzerine İnanç Öktemay ve Özge Ceren Deniz’in hayatını kaybettiği olay yerinde 9 Aralık’ta keşif yapıldı.
‘ÇALIŞMA YAPTIĞIM KABLOYU KOREGA BORUYA KADAR BASTIRDIM’
Keşfin ardından bilirkişi raporunun hazırlanması için resen duruşma yapıldı. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, 9 Ocak’ta elektrik kablolarının tamirini yapan GDZ Elektrik firmasında arıza onarım personeli tutuklu sanık Fırat Akbay ile aynı firmada arıza onarım ustası olarak görev yapan tutuklu Mesut Türkan ile sanık avukatları ve bilirkişi heyeti katıldı. Bilirkişi heyeti, olay yerinden alınan 4 kablo ve GDZ Elektrik’ten temin edilen 1 kabloyu gösterip Akbay’a hangisine müdahale ettiğini sordu. Amiri Yavuz Üner’i aradığını söyleyen Akbay, “Kendisine yolda vatandaşın durdurduğunu, arıza olduğunu, arıza kaydının bende olmadığını ancak dedektörle kontrol ettiğimde elektrik kaçağı mevcut olduğunu gördüğümü, aynı zamanda buhar çıktığını gördüğümü söyledim. Kontrol ettiğimde de elektrik kaçağı mevcut olduğunu ve su buharı çıktığını bildirdim. Akabinde kendisine orada çalışma yapacağımı bildirdim. Müdahale etmem gerektiğini, tehlikeli bir durum oluşturabileceğini bildirdim. Olay yerinde küçük bir kazı yaparak kabloyu buldum. İlk kabloda denk geldi. Kabloyu buldum. Kablonun yüzeyde olduğunu tespit ettim. Altını eştikten sonra korega boruya yakın olduğunu tespit ettim. Mevcut arızayı giderdikten sonra korega boruya kadar bastırarak soktum. Yavuz Üner’i arayarak yaptığım işlemi anlatıp, bilgi verdim” dedi. Akbay, olay yerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir çalışan olduğunu, çalışma yaptıkları yeri kapattıracağını söylediğini belirtirken, kendisine gösterilen kabloların, olay yerindeki kablolardan biri olmadığını da savundu.
Heyetin uydu fotoğrafında 2 açık mazgal arasında kablo göründüğü sorusuna Akbay, “Görünen kablo benim çalışma yaptığım kablo değil. Çalışma yaptığım kabloyu aşağıya korega borunun içine bastırmıştım. Fotoğraftaki kablonun nasıl dışarıya çıktığını bilmiyorum ama kendi kendine çıkamaz. Oranın ne zaman betonlandığına dair bilgim yok” dedi.
‘ÖLÇME ŞANSIMIZ YOKTU’
Bilirkişi heyeti tarafından aynı kabloların gösterildiği Mesut Türkan ise “Çalışma yaptığımız kablonun kırmızı bantlı kablo olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim muf yaptığımız yerine yanında fermuarlı bir ek vardı. Orada çalışma yaptıktan sonra birçok kazı yapıldı. Olay gününden sonra çalışmalar oldu” dedi.
Bilirkişi heyetinin kabloyu tamir ettikten sonra kabloyu boru içine alıp almadıklarına yönelik soruya da yanıt veren Türkan, “Kabloyu tamir ettikten sonra korega borunun içerisine aldık. Bizim elimizde metre yoktu. Ölçme şansımız yoktu. Şirket de böyle bir talepte bulunmaz. Ne kadar kazdık ve kabloya ulaştık hatırlamıyorum ama 25- 30 santimetre kazmış olabiliriz. Daha da derin olabilir ama tam net hatırlamıyorum, kazma kürek ile kazdık” dedi. Türkan, kablo tamiri yaptıktan sonra kablo izolasyon direncini ölçüp ölçmediklerini hatırlamadığını söyledi. Türkan, 9 Ocak’ta muf yaptıkları kabloyla, uydu fotoğrafında iki mazgalın arasında görünen kablonun aynı olmadığını da sözlerine ekledi. Sanıkları dinleyen bilirkişi heyeti, yeni bir bilirkişi raporu hazırlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’nın Hint Okyanusu’ndaki denizaşırı toprağı Mayotte Adası’nı Chido Kasırgası vurdu. Yetkililer, ilk belirlemelere göre kasırgada 14 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Mayotte Valisi Francois-Xavier Bieuville ise, 100’den fazla kişinin öldüğünden endişe ettiklerini açıklayarak, “Bence kesinlikle birkaç yüz kişi olacak, belki bine, hatta birkaç bine ulaşacağız” dedi.
Fransa İçişleri Bakanlığı, Mayotte’deki ölü sayısına ilişkin net sayı vermezken, can kaybının bu aşamada net olarak belirlenmesinin zor olduğunu ifade etti.
Chido Kasırgası, 200 kilometreden fazla rüzgar hızıyla Mayotte’yi vurarak, çok sayıda ev ve iş yeri ile hükümet binalarına ve bir hastaneye zarar verdi. Fransa jandarması tarafından paylaşılan görüntülerde, çok sayıda derme çatma evin yerle bir olduğu görüldü. Adanın kıyısındaki çok sayıda tekne ise karaya vurdu.
Fransız basını, Chido Kasırgası’nın Mayotte’yi 90 yıldan uzun bir süre sonra vuran en güçlü kasırga olduğunu belirtti. – PARİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Liman sahasında bulunan iş makinesi henüz belirlenemeyen bir nedenle alev aldı.
Kısa sürede büyüyen yangına, Giresun Belediyesiİtfaiye Müdürlüğü ekipleri müdahale etti.
Ekiplerce söndürülen yangında, iş makinesinde maddi hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Barbaros Mahallesi’nde 3 katlı apartmanın zemin katındaki hurda malzeme deposunda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Dumanın kısa sürede binayı sarması üzerine apartman sakinleri dışarı çıktı.
İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını söndürdü.
Yangın sırasında dumandan etkilenen 5 apartman sakini hastaneye kaldırıldı.
Depoda hasara yol açan yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayelerinde, ‘İletişimde Yapay Zeka: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm’ temasıyla 13-14 Aralık tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Forumu’nun (Stratcom Summit’24) açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik mesajının okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Fahrettin Altun gerçekleştirdi.
‘TÜRKİYE İLETİŞİM MODELİ DE BU ANLAYIŞIN EN ÖNEMLİ TEZAHÜRÜDÜR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda okunan mesajında ” Türkiye’nin samimi duruşu ve fedakarane gayretleriyle zihinlerdeki yeri daha da belirginleşen ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuz, adaleti, emniyeti ve hakikati merkeze alan bir iletişim anlayışıyla şekillenmektedir. Binlerce yıllık devlet tecrübemizden ve kadim değerlerimizden aldığımız ilhamla oluşturduğumuz ‘Türkiye İletişim Modeli’ de bu anlayışın en önemli tezahürüdür. Türkiye İletişim Modeli, ekonomiden kültür ve sanata, dış politikadan turizme, sanayi ve teknolojiden eğitime uzanan geniş bir yelpazede ülkemizin asıl potansiyelini göz önünde bulunduran yenilikçi bir iletişim stratejisidir. Türkiye İletişim Modeli, güçlünün değil haklının sesini duyurmak için cesur ve ilkeli habercilik anlayışından taviz vermeyen bir yaklaşımın ürünüdür. İletişim Başkanlığımız, TRT’miz ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın gayretleriyle İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bugüne devam eden katliamından bütün dünyanın haberdar olmasını sağlamak, bu yaklaşımın en somut çıktılarından biri olmuştur” ifadelerine yer verdi.
‘GÜÇLÜ BİR SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞI KURUYORUZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sibel güvenlikle ilgili uzun süredir bir çalışma sürdürüyoruz. ve olgunlaştırmış durumdayız. Türkiye’de yeni bir kurumsal yapı oluşturacağız. Cumhurbaşkanlığımıza bağlı güçlü bir Siber Güvenlik Başkanlığı kuruyoruz. Bu şekilde ürünleri, şirketleri, süreçleri akredite eden, denetleyen ve doğru bir şekilde, emniyetli bir şekilde bu süreçlerin yönetimine katkı sunan kurumsal yapımızı bir adım daha ileriye taşıyacağız. Meclisimizin gündemi müsait olduğu anda bu kanunun meclisimize sunacağız. Ayrıca cumhurbaşkanlığımızın kararnamesi ile onu tamamlayıcı bir düzenleme gerçekleştireceğiz. Yapay zekanın getirdiği fırsatları en iyi şekilde değerlendirirken riskleri en aza indirmek için kapsayıcı ve çok boyutlu politikalara ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Türkiye olarak Milli Teknoloji Hamlemiz ve Dijital Gelecek vizyonumuz doğrultusunda yapay zeka ekosistemimizi güçlendiriyor, tüm süreci yönetme gayreti içinde ilerliyoruz. 2021 yılında yayımlanan 5 yıllık Ulusal Yapay Zeka Stratejimizi belirlemiştik. Stratejimizin odağında yapay zeka teknolojilerine ilişkin insan kaynağımızı geliştirmek, teknik altyapımızı kuvvetlendirmek ve kaliteli veriye erişimi kolaylaştırmak var” dedi.
‘SURİYE’YE MÜDAHALE EDİLMESİNİ KESİNLİKLE DOĞRU BULMUYORUZ’
Yılmaz, Suriye’nin dış müdahaleden bağımsız yeniden inşa edilmesi gerektiğine vurgu yaparak “Suriye’de uzun süredir devam eden otoriter bir rejimi devrildi ve Suriye halkı yeni bir dönem başlattı. Bu yeni dönem bir geçiş süreci ile birlikte devam ediyor. Tabii ki birçok belirsizlikleri içeriyor, tabii ki birçok riskleri içeriyor. Ancak Suriye’nin geleceği için büyük umutlar da içerdiğini ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak bizim temennimiz bu geçiş sürecinin en sağlıklı şekilde işlemesi ve tüm Suriye halkını kapsayacak şekilde farklı dinlerden farklı mezheplerden, farklı kimliklerden, Suriye halkının tamamını kapsayan içeren bir anlayışla devam etmesidir. Suriyeliler bunu hak ediyor. Suriye Suriyelilerindir diyoruz. Dışarıdan Suriye’ye müdahale edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu halk çok büyük acılar çekti. Suriye’de istikrarsızlığı arttıracak, Suriye halkına yeni maliyetler oluşturacak dış müdahalelere kesinlikle karşı olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum. Bir taraftan Türkiye’ye dönük terör tehditlerini engellerken, bununla mücadele ederken, diğer taraftan Suriye’nin yeniden inşası ve ekonomisi ile siyasetiyle güven ortamında insanların yaşadığı bir coğrafyaya dönüşmesi konusunda her türlü gayreti sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘DİJİTAL İÇERİKLERİN YAKLAŞIK YÜZDE 15’İNİN YAPAY ZEKA TARAFINDAN ÜRETİLİYOR’
İletişim Başkanı Altun ise, “Yapay zeka yatırımları bugün itibariyle 200 milyar dolara yaklaşmış durumda ve bu yatırımlar günden güne artıyor. Sağlıktan finansa, eğitimden e-ticarete, mal üretiminden askeri alanlara ve elbette medya-iletişim alanına kadar birçok sahada yapay zeka çalışmaları hız kazanıyor. Yapılan araştırmalar 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 500 milyondan fazla insanın, yapay zeka tabanlı uygulamaları aktif olarak kullandığını ortaya koyuyor. Yine 2024 yılı itibarıyla tüm dijital içeriklerin yaklaşık yüzde 15’inin yapay zeka tarafından üretiliyor oluşu da bir diğer çarpıcı veri olarak karşımızda bulunuyor. Yapay zeka eliyle üretilen yalan ve dezanformatif içerikler, ulusal düzlemde olduğu kadar uluslararası düzlemde de toplumlar arası kutuplaşmayı körüklüyor. Bunu fırsat bilen dijital nefret merkezleri; ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslamofobi, nefret söylemi gibi yıkıcı fikirlerle toplumları ifsat ediyor” diye konuştu.
‘ÜLKEMIZ SURIYE’DE MAZLUMUN YANINDA, ZALIMINSE TAM KARŞISINDA DURMUŞTUR’
Ülkemizin bölgede ve küresel alanda barış için çalıştığını belirten Altun, “İki gün önce Etiyopya ve Somali arasında imzalanan Ankara Antlaşması, ülkemizin bu yöndeki çalışmalarının, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın barış diplomasinin en son ve somut örneklerinden biri olduğu gibi aynı zamanda Türkiye’nin dünya siyasetine nasıl etki ettiğini, sadece Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Karadeniz jeopolitiğini değil, Afrika jeopolitiğini de etkileyen önemli bir küresel oyuncu olduğunu da gözler önüne sermektedir. Ülkemiz, milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapmış, Suriye’de mazlumun yanında, zaliminse tam karşısında durmuştur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye olarak Suriye’nin ve Suriyeli kardeşlerimizin barış ve huzur içinde yaşaması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Şunu tekrar, güçlü bir şekilde vurgulamak isterim; Biz şuna inanıyoruz. Suriye üzerinde yapılacak siyasi, coğrafi ve etnik mühendislik girişimlerini kabul etmemiz asla mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün İlkadım ilçesinde yer alan Fatma Çavuş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinin dışında Gazi Devlet Hastanesi Poliklinik girişi karşısındaki otobüs durağının yanında meydana geldi. İddiaya göre, teneffüs zilinin çalmasının ardından birkaç öğrenci dışarıda bulunan seyyar satıcıdan yiyecek almak istedi. Bunu gören Tarih Öğretmeni Fatih Kıran, öğrencileri uyardı. Burada eşinin seyyar satıcı tezgahının olduğu alanda bulunan sağlık çalışanı ile öğretmen arasında başlayan sözlü tartışma kavgaya dönüştü. Kavga, çevredeki vatandaşların araya girmesiyle sonlandırıldı. Eğitim-Bir-Sen üyeleri ile okuldaki öğretmenler lisenin önünde basın açıklaması yaptılar.
“Hukuki sürecin takipçisi olacağız”
Okul önünde basın açıklamasında bulunan Eğitim-Bir-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Yıldız, “Kendilerine emanet edilmiş öğrencilerimizi dış etkenlerden koruyabilmek adına nöbet görevini ifa eden arkadaşımız, Fatih öğretmenimiz saldırı ve darba maruz kalmıştır. Okullar kamu hizmet veren yerlerdir. Her birinde yüzlerce yavrumuzun eğitim gördüğü okullarımızın diğer kamu kurumlarının güvenliğinden çok daha önemli ve önceliklidir. Okullar, eğitim müesseseleri kaba kuvvet ile sorun çözülecek yerler değildir. Kaba kuvvet ile toplumun her kesiminde ortaya çıkacak sonuç maalesef sıkıntı, stres, üzüntü getirmekten başka hiçbir şey ortaya çıkartmaz. Eğitimciler her fırsatta kolayca itilip, kakılacak sahipsiz insanlar değildir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun içerisinde öğretmenlerimize gösterilen bu tür saldırıların caydırıcı olması noktasında yasal düzenlemenin yapılabilmesi için Eğitim-Bir-Sen olarak çok mücadele ettik. Geç kalınsa bile meslek kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte bundan sonra bu tür olumsuz hadiselerle daha az karşılaşacağız ya da hiç karşılaşmayacağız. İstiyoruz ki toplumun hiçbir kesiminde şiddet olmasın. Şiddetin her türlüsüne karşıyız. Kaybettiğimiz değerlerimizi yeniden canlandırmak adına, geleceğimizi inşa eden öğretmenlerimizin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Arkadaşımıza tekrar geçmiş olsun diyor, hukuki sürecin takipçisi olduğunu belirtiyorum” dedi.
Olayın tanığı konuştu
Olayın tanığı olduğunu belirten Hakan Akkaya ise “Sonradan öğretmen olduğunu öğrendiğimiz kişi ile burada eşinin tezgahı olan uzun boylu şahıs arasında önce sözlü tartışma oldu. Sonra da kavga etmeye başladılar. Keşke böyle bir olay olmasaydı. Öğretmen olduğunu bilmiyorduk, üzerinde bir yaka kartı veya herhangi bir şey yoktu. Olay okulun dışında otobüs durağının orada oldu. Bir anda neye uğradığımızı şaşırdık ve kavgayı ayırdık” diye konuştu.
Olay sonrası her iki tarafın da darp raporu alarak birbirlerinden şikayetçi oldukları öğrenildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklu sanık Hüseyin El Hammud ve avukatlar hazır bulundu. Hammud, mahkemede verdiği ifadesinde pişman olduğunu söyledi. Mahkeme tarafından “kasten adam öldürme” suçundan yargılanan tutuklu sanık Hüseyin El Hammud’a haksız tahrik indirimi uygulanarak toplam 25 yıl hapis cezası verildi.
Olay
24 Kasım 2023 tarihinde Kocasinan ilçesine bağlı Gevhernesibe Mahallesi Gür Sokak üzerinde bulunan bir apartmanın son katında meydana gelen olayda, yabancı uyruklu şahıslar arasında henüz bilinmeyen bir sebepten kavga çıktı. Silahın da kullanıldığı kavgada Muhammed Alhalaf ve Ahmet Alhalaf, silahla vuruldu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yapılan ilk müdahalede şahısların hayatını kaybettiği belirlendi. Çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, evde inceleme yaptı. Ölen şahısların cansız bedenleri de yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Turgutlu ilçesinde uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi U.T. tarafından silahla vurularak yaralanan 29 yaşındaki Kamuran Tat ve boşanma aşamasındaki eşi M.Y. tarafından silahlı saldırıya uğrayarak yoğun bakımda tedavisi devam eden Mehtap Yarbeğ’in ailesini Turgutlu Devlet Hastanesi’nde ziyaret ederek destek verdi.
Hastane ziyareti sonrasında yaşanan şiddet olaylarını kınayan Başkan Zeyrek, bu tür olayların son bulmasını istedi. Başkan Zeyrek, “Bunun artık son bulmasını istiyorum. Bu olaylara son demek istiyorum. Bunlar için de yetkili makamların bu faaliyette, eylemde bulunan kişilere de en ağır cezaları vermelerini istiyorum çünkü cezalar caydırıcı olmazsa bu olayların sonuna gelinemiyor. Az önce Başhekimin verdiği bilgilerde son 6 ayda Turgutlu Devlet Hastanesi’nde 79 kadınımız şiddet gördüğü için tedavi altına alınmış. Bu kabul edilebilir değil. Hem Manisa’mız hem de ülkemizin en ana sorunlarından birisidir kadına şiddet” dedi.
“Şiddet gören kadınlarımızın yanındayız”
Başkan Zeyrek, “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak geçen hafta Manisa Barosu ile yaptığımız anlaşmayla birlikte şiddet gören kadınlarımızın hukuk mücadelesinde yanlarında olduğumuzu, onlara avukat desteğini her zaman ücretsiz bir şekilde vereceğimize dair protokol yaptık. Bu farkındalığı oluşturmak ve onlara sahip çıkmak için atılmış bir adımdır. Keşke bu avukatlara, bu hukuk süreçlerine hiç gerek kalmasa. Kadınlarımız özgürce, güvenli bir Manisa’da, güvenli bir ülkede istedikleri gibi yaşam haklarına sahip olsa. Bu bizim en büyük temennimiz ve isteğimizdir. Biz şiddet gören kadınlarımızın bugün olduğu gibi yarın da her zaman için yanında olacağız ama kadınlarımızı hastanede ziyarette değil, kadın kooperatiflerinde istihdam oluşturdukları mekanlarında ve güzel günlerde ziyaret etmek, buluşmak istiyoruz. Bugün tekrar söylüyorum, son olmasını istiyorum. Hukuk mücadelesinde onların yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ettik. Son kez de ben savcılarımıza, hakimlerimize bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Adaletimize sonuna kadar güveniyorum. Bu eylemde bulunan herkesin de en üst dereceden ceza almasını kendilerinden talep ediyorum. Bu davaların da her zaman için takipçisi olacağımı bir kez daha dile getirmek istiyorum” diye konuştu. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü personeli Polis Memuru Serdar Gülcan, devriye sırasında fenalaştı. Hemen yanındaki arkadaşı tarafından Denizli Devlet Hastanesine kaldırılan Gülcan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Gülcan için görev yaptığı Denizli İl Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi.
Törene; Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, protokol üyeleri, polis memurları ve Gülcan’ın ailesi katıldı.
Törende polis memurunun çocuğunun gözyaşları herkesi duygulandırdı. Gülcan, buradaki törenin ardından memleketi Manisa’nın Gördes ilçesi Evciler Mahallesi’nde toprağa verilecek. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında yaşandı. Odada kalan Selahattin Ayan, 15 Mart’ta iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemede odanın kuzey duvarında bir kurşun izi tespit eden ekipler, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek buldu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerasından Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı.
Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, “Selahattin Ayan’ın odasına 19.45’te girdikleri saat ile saat 19.47 arasında 2 dakikalık süreçte Selahattin Ayan’ı öldürdükleri değerlendirilmektedir” ifadeleri yer alırken, sanıklar Çiçek ve Üzel hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Davanın üçüncü duruşmasında tutuklu sanıklar Çiçek ve Üzel, maktulün babası Atilla Ayan, annesi Gülcan Ayan ile taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme başkanı, dosya içindeki DVD’lerin çözümlerinin yapılması için bilirkişiye verildiğini, bilirkişi tarafından verilen dilekçede DVD’lerin bozuk olduğu ve bu yüzden rapor hazırlanamadığını belirttiğini söyledi. Daha sonra, olayın tek tanığı olduğu iddia edilen Ç.K. dinlendi.
Evde iftar yaparken silah sesine benzer bir ses ve ardından dışarıdan birilerinin “Arkadaşımıza bir şey olmuş” diye yüksek sesle konuştuğunu duyduğunu ifade eden tanık Ç.K., “Ben de kapıyı açıp baktım, biri ‘arkadaşımıza bir şey olmuş, biri öldürmüş mü yaralamış mı’ gibi bir şeyler söylüyordu. Sonra da polisler geldi. Silah sesi duymamla dışarı çıkmam arasında ne kadar zaman geçtiğini tam olarak hatırlamıyorum. 10-15 dakika geçmiş olabilir. Dışarıda olan şahsa ‘duyduğum ses silah sesiymiş demek ki’ dedim. O da bana ‘sen duydun mu’ diye sordu. Ben de ‘duydum ama silah sesi olduğunu düşünmemiştim’ dedim. Sonra o şahıs içeride olan diğerine ‘gel dokunma oralara’ dedi. İçerideki de ‘ölmüş olabilir’ dedi. Başka konuşma olmadı” dedi.
“Balkondan inme imkanı vardı”
Cinayetin işlendiği 22 numaralı odanın tahta kapısının sürekli açık olduğunu, demir parmaklı kapının kapalı olduğunu gördüğünü belirten tanık Ç.K., demir parmaklı kapının ise kilitli olmaması halinde sürgünün çekilmesiyle açılabileceğini söyledi. Avukatların sorusu üzerine Ç.K., sanıklardan hangisinin içeride hangisinin dışarıda olduğunu hatırlamadığını belirterek, “Şükrü dışarıda olabilir tam hatırlamıyorum” dedi. Tanık başka bir soru üzerine de koridorda tek çıkış kapısının olduğunu, ayrıca balkondan inme imkanının olduğunu da belirtti.
Mahkeme savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.
“Parmak izi varsa silahı sıkmıştır”
Daha sonra müştekiler ile sanıklara söz verildi. Öldürülen Selahattin Ayan’ın babası Atilla Ayan, olaydaki en büyük maddi delilin suç aleti olduğunu belirterek, “Kimse bundan bahsetmiyor. Tabanca sanık Şükrü’nün üzerinde bulunmuştur. Silah üzerinde parmak izi olması da olmaması da aleyhinedir. Parmak izi yoksa silinmiştir. Parmak izi varsa zaten silahı kendisi kullanmıştır. Odada bulunan dolabın içinden silahı aldığını söylüyor” dedi.
Suçlamaları kabul etmeyen sanıklardan Hıdır Üzel, önceki beyanlarını tekrarladığını belirterek, olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu söyleyip, gerekirse adli kontrolle tahliyesinin verilmesini istedi.
Sanık Şükrü Çiçek de 10 aydır suçsuz yere cezaevinde olduğunu savunup, “Arkadaşımın öldürülüşüne mi üzüleyim kendi halime mi? Şaşırdım. Benim de ailem var. Ben içeride onlar dışarıda mağduruz” diyerek tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 61 yıllık kanlı rejimin devrilmesinin ardından Esad’ın halkına uyguladığı işkenceler gün yüzüne çıkarak, dünya gündemine oturdu. Rejimin çöküşü sonrası ailelerin kayıp durumdaki yakınlarını bulmak için akın ettiği “Esad’ın ölüm kampı” Sednaya Hapishanesi’nde arayış sürüyor. İdam edilen tutukluların cansız bedenlerinin pres makisinden geçirildiği, kalıntılarının torbaya doldurulup dışarı atıldığı hapishanede rejimden geriye kalan belgeleri inceleyen aileler, yakınlarının izine ulaşmaya çalışıyor.
Türkiye’den yardım talebi
Hapishanede yakınlarını arayan aileler, ülkenin özgürleşmesine verilen destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür etti. Aileler, hapishanedeki çalışmalarda gerekli teçhizatın sağlanması için Türkiye’den yardım talep etti. Yakınını aramaya gelen bir Suriyeli, Beşar Esad’a tepki göstererek, “Bu bir cani, bir katil. Her şeyi yok etti, insanları yok etti, hayvanları, taşları bile yok etti. ABD Başkanı Donald Trump’tan Esad rejimi ve çetesinin yargılanmasını talep ediyoruz” dedi.
Başka bir Suriyeli ise ülkenin özgürleşmesine verilen desteği işaret ederek, “Türkiye’ye teşekkürler, Erdoğan’a teşekkürler. Onun sayesinde bütün bunlar gerçekleşti” diye konuştu.
Aramalar için teçhizat talebinde bulunan bir Suriyeli, “Teknoloji sadece Suriye halkının aleyhine kullanıldı. Şu an elimizde imkanlarla çocuklarımızı kurtarmaya çalışıyoruz. Bizi batıdan doğuya kadar yok eden bu teknolojiyle yer altında mahsur kalan insanlarımızı kurtarmak istiyoruz. Bunlar insandır, hayvan değildir” dedi.
Erdoğan’a teşekkür eden Suriyeli, “Bunlar Halep, Deyrizor ve büyük şehirlerden. Bunlar 2013’te Şam’da gözaltına alındılar. Bu insanları unutun diyorlar. Biz Suriyeliyiz ama Türkçe biliyoruz. Bu adamın oğlu üniversitede öğrenciydi. Lazkiye’de gözaltına alınmış. Nerede olduğunu bilmiyor. Esad rejiminin adamları her gün bir yerde olduğunu söylüyor, amaçları para almaktır” ifadelerini kullandı.
Başka biri ise kayıp yakınının fotoğrafını göstererek, 2013’ten bu yana kendisinden haber alamadıklarını dile getirdi.
Türkçe konuşarak yardım isteyen Suriyeli, “Türkiye ve bütün dünya ülkelerinden, yer altında mahsur kalan insanları kurtarmak için bize gerekli malzemeleri temin etmesini istiyoruz” dedi.
Fırınlar dikkat çekti
Rejim güçlerinin işkence yaptıkları mahkumlardan bazılarını yakarak öldürdükleri iddia edilen alanlar da görüntülendi. Sobaların içinde bulunan küller dikkat çekti. Ürkütücü karanlık odalarda yer alan birçok fırında da benzer şekilde küllerin bulunduğu görüldü.
Yatak bile olmayan hücreler
Ağır kokunun hakim olduğu hapishanede koridorlar ve diğer birçok alanda normal bir şekilde gezmenin oldukça güç olduğu gözlemlendi. Ayrıca hücrelerde yatak
bulunmadığı, yalnızca bez parçalarının yer aldığı görüldü. – ŞAM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beykoz Belediyesi ve TÜM BEL-SEN arasında 8 aydır devam eden müzakereler sonrası 6 Aralık Cuma günü yapılan toplantıda Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile anlaşma sağlanmıştı. İmza töreni gününde ise Başkan Köseler, anlaşma sürecinden vazgeçtiğini belirterek toplu iş sözleşmesini iptal etti. Alınan karar sonrası bugün öğle saatlerinde Beykoz Belediye binası önünde toplanan personel, diğer ilçelerde sözleşme sürecinin tamamlandığını belirterek Başkan Köseler’in toplu iş sözleşmeni imzalamasını istedi. Slogan atan personel yapılan basın açıklaması sonrası polis gözetiminde olaysız bir şekilde dağıldı.
“Emekçinin hakları üzerinden tasarruf yapılmasını kabul etmiyoruz”
Yapılan basın açıklamasında, ” Anadolu Yakası’nda yetkili olduğumuz Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Adalar ve Tuzla belediyelerinde imzaladığımız emekçilerin hak ve ücretleri üzerinde ciddi kazanımlarla sonuçlanan toplu iş sözleşmelerinin bir benzerini de Beykoz Belediyesi’nde imzalamak için belediye yönetimi ile görüşmelere başladık. Tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen belediye yönetiminin emekçilerin haklarına karşı duyarsız tavrı ve sıfır zam dayatması bizlerce anlaşılabilir değildir. Yönetme kabiliyeti olmayan liyakatsiz yöneticilerin faturasını biz emekçiler ödemek zorunda kalıyoruz. Kamu kaynağı olmadığı söylemini kabul etmiyoruz. Kurumların şeffaf hesap verebilir bir anlayışla kaynaklarını doğru kullandığı takdirde herhangi bir mali sıkıntı yaşamayacağını biz emekçiler çok iyi biliyoruz. Bizler, Beykoz halkına hizmet veren emekçileriz ancak geçinemiyoruz. Emekçinin hakları üzerinden tasarruf yapılmasını kabul etmiyoruz. Ücret taleplerimiz kurumların bütçelerini sıkıntıya sokacak durumda değildir. Beykoz Belediyesi’nin yıllık bütçesinin yüzde 2’sini talep ediyoruz. Buradan Beykoz Belediye başkanına soruyoruz; belediye emekçileri bütçenin yüzde 2’sini bile hak etmiyor mu?” ifadelerine yer verildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL’DEN SURİYE’DE KRİTİK NOKTALARA SALDIRI
İsrail, terörist grupların eline geçebileceğini öne sürerek Suriye’deki kimyasal silah stoklarını, radar sistemlerini, Rus yapımı hava savunma füzeleri ve Scud füze depolarını ve donanmaya ait roket taşıyıcı gemileri vurdu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, aşırılık yanlılarının eline geçmesini önlemek için kimyasal silah ve uzun menzilli füzelerin hedef alındığını iddia etti.
350’DEN FAZLA SALDIRI DÜZENLENDİ
İsrail, Suriye’deki geçiş dönemini fırsat bilerek önce Golan Tepeleri’ndeki kontrol ettiği alanı genişletti. Suriye’de yeni hükümet kurulmadan İsrail ordusu, bu ülkedeki askeri üslere ve kritik askeri birimlere 350’den fazla saldırı düzenledi.
SURİYE’NİN ASKERİ YETENEKLERİNİN YÜZDE 70’İ YOK OLDU
İsrail Hava Kuvvetleri çok sayıda füze bataryasını da hedef aldı. İsrail’in, Suriye ordusuna ait insansız hava araçları, savaş uçakları, saldırı helikopterleri, radarlar, tanklar ve uçak hangarları dahil olmak üzere bir dizi silah sistemini hedef aldığı biliniyor. İsrail askeri sözcüsü Avichay Adraee, bu saldırıların Suriye’nin askeri yeteneklerinin yüzde 70’inden fazlasını yok ettiğini söyledi. İsrail ayrıca, başta Lazkiye olmak üzere, Suriye donanmasına ait üsleri ve savaş gemilerini de vurdu. İsrail ayrıca 15 donanma gemisinin demirlediği Mina Al-Bayda’da Suriye donanma tesisine de saldırdı. İsrail hava saldırısı Şam, Humus, Tartus, Lazkiye ve Palmira’yı hedef aldı.
HEDEFLERİ KİM BİLDİRDİ?
İsrail’in Suriye’ye yönelik kritik bölgelere saldırılarına tepkiler sürerken, saldırıların eski Suriye yönetimindeki bir bakan ile koordine edildiği iddia edildi. Sızdırılan belgelere dayandırılan haberde, eski Suriye Savunma Bakanı Korgeneral Ali Mahmud Abbas ile İsrailli aracılar arasında şifreli mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iddia edilen iş birliği gündeme getirildi. Haberdeki belgeler, “Mousa” olarak tanımlanan bir İsrail ajanının Esad rejimiyle iletişim kurduğunu ve Şam ve Halep yakınlarındaki İran mevzilerine saldırıları koordine ettiği iddiasını da ortaya koydu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmada tutuklu sanık (16) R.K. yer aldı, diğer tutuklu sanık (20) E.Y. ise SEGBİS yoluyla duruşmaya katıldı.
Duruşma kapalı oturumda gerçekleşti.
Duruşmanın sona ermesinin ardından CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, CHP Parti Meclis Üyeleri Bedirhan Berk Doğru ve Berker Esen, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, ilçe belediye başkanları, CHP İl Başkanı Özgür Taşmerdivenli, parti üyeleri ve avukatlar adliye önünde toplandı.
Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, davayı yakından takip ettiklerini söyledi.
Suçluların en ağır cezayı almasını istediklerini ifade eden Aydın, “Er ya da geç adalet tecelli edecek. Hiç kimse hukukun arkasına sığınarak, suçluları korumaya çalışmasın. Adaletin tecelli etmesi için bizler buradayız.” dedi.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ise adalete güvendiklerini belirtti.
Siyasiler olarak tedirgin oldukları dile getiren Nallar, “Bizler de siyasiler olarak tedirginiz. Ailelerimiz, eşlerimiz, çocuklarımız evde tedirgin. Nerelere girip çıktığımız belli değil, sürekli vatandaşlarla iç içeyiz. İşlem yaptığımız, ceza kestiğimiz insanlar oluyor. Böyle durumlarda biz de yanımızda bir polisle mi güvenlikle mi dolaşacağız? Belimize tabanca takıp mı gezeceğiz? Özgür bir şekilde gezmek istiyoruz. Bu silahlanmaya ‘dur’ diyoruz.” diye konuştu.
Avukat Ali Gümüş de adalet arayışında olduklarını vurguladı.
Sanıkların kasten adam öldürme suçundan yargılandıklarını ifade eden Gümüş, şunları kaydetti:
“Kasten adam öldürmeden yargılanan 2 kişinin duruşmasına avukat meslektaşlarımla beraber katıldık. Dosyadaki tüm deliller toplandı. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına müteakip, 7 Ocak tarihinde adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir. Huzurda sanıkların biz pişmanlığını görmedik. Cezalandırılmalarını arzu ediyoruz.”
Olay
18 Ağustos’ta Gazioğlu Mahallesi’nde bir akaryakıt istasyonunda Süleymanpaşa Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Can Ekiciler, uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanmış, olayın ardından kaçan 3 zanlı jandarma ekiplerince yakalanmıştı.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden R.K. ve E.Y. tutuklanmış, diğer zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Saldırıda ağır yaralanan Ekiciler, kaldırıldığı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi 6’ncı hafta maçında sahasında konuk ettiği Athletic Bilbao’ya 2-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho açıklamalarda bulundu. Samet Akaydin’a tribünlerin verdiği tepkinin takımı etkilediğini düşünmediğini söyleyen Jose Mourinho, “Öyle olduğunu düşünmüyorum. Samet o hatayı ilk yarıda yaptı. İlk yarıda her topu aldığında çok güçlü bir tepki vardı. Takım ilk yarı iyi bir oyun sergiledi. Samet hatadan sonra iyi bir oyun sergiledi. Takımı etkilediğini düşünmüyorum. Golü yedikten sonra da iyi oynamaya devam ettik. 1-0 zaten bizler için adil bir sonuç değildi, 2-0 göğsümüzde bıçak darbesi gibi oldu. Hepimiz için üzücü. Ben taraftarların tepkilerini asla eleştiremem. Taraftarlar kulübün temelidir. Hatayı Samet yapmadı. Biz, biz, biz yaptık o hatayı” ifadelerini kullandı.
‘TARAFTARLAR ÜZGÜN AMA BİZDEN DAHA ÜZGÜN DEĞİLLER’
Üzgün olduklarını ama dengeli olmaları gerektiğini aktaran Mourinho, “Futbolda en önemli şey sonuçlardır. Her zaman kazandığınız bir takımda sonuçlar önemli değil gibi gözükebilir. Üst üste 2 mağlubiyet aldığınızda sonuçların önemini görüyorsunuz. Bu ülkede olan kültürel bir şey aslında. Adapte olmamız gerekiyor. Ben bu kültürü değiştirmeye çalışmayacağım. Gelecekte ulaşmak istediğimiz nokta için geçiş sürecindeyiz. Uzun süredir burada olan oyuncular buna alışıklar. Bir sonraki oynayacağımız maç yine içeride olacak. Taraftarımızın bizi desteklemesini sağlamalıyız. İyi bir rakibe karşı oynadık. Taraftarlar üzgünler ama bizden daha üzgün değiller. Bizler üzgün olabiliriz ama dengeli olmamız gerekiyor. Pazar günü yeni bir maç var” sözlerini sarf etti.
Sakatlığını yeni atlatan İrfan Can Kahveci hakkında konuşan Mourinho, “İrfan’ı geliştirmem için sakat olmaması gerekiyor. Son aylarda ya sakat ya iyileşme sürecindeydi. Maç istikrarı yakalayamadı. Bugün kulübedeydi. Onun bugün oynayıp oynamayacağı soru işaretiydi” sözlerini kullandı.
Rodrigo Becao’nun neden oynamadığının sorulması üzerine Mourinho, “Ben oyun kurmayı beceren stoperleri severim. Biz oyunu domine eden bir oyun oynuyoruz. Becao daha farklı bir özelliğe sahip stoper” cevabını verdi.
‘BEN OYUNCULARIMI OTOBÜSÜN ALTINA ATMAM’
Tecrübeli teknik adam sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Ben oyuncularımı otobüsün altına atamam. Daha iyi oyuncular istiyorum dememi beklemeyin. Jayden’ın olmasını isterdim. Kostic’in, Oğuz Aydın’ın olmasını isterdim. Mert Hakan devamlılık sağlayamayan oyunculardan bir tanesi. Kulüp yeterli bilgiyi veriyor mu bilmiyorum. Bu şekilde anlatmaya çalışıyorum. Benim istediğim şey keşke bütün oyuncular elimde oynayabilseydi. Lyon maçımız var. Mert Müldür cezalı olacak. Sol bek pozisyonunda kim oynayacak. Kalan 2 maçtan minimum 3 puan alacağız. Tur atlayınca listeyi değiştirebileceğiz. Oğuz Aydın’ı listeye yazacağız. Ligin ikinci yarısında daha güçlü olacağız ama önce Lyon ve Midtjylland maçını atlatmamız gerekiyor. Belki tekrar Bilbao ile eşleşiriz ama bugün maç bizim elimizdeydi.”
‘KENDİLERİ BİLE ANLAMADIKLARI BİR ŞEKİLDE ÖNE GEÇTİLER’
Bugün gol atabilmek için yeterli pozisyonları ürettiklerini söyleyen Mourinho, “Önümüzdeki maçı henüz düşünmedim. Bazen kaleyi bulan şutlar maçı yansıtmaz. Tadic’in En Nesyri’ye verdiği asist gibi pas net pozisyondu. Bugün gol atabilmek için yeterli sayıda pozisyon ürettik. Bilbao oyuncusu baskı altındayken kendi kalesinde gol atıyordu. Kulübede ‘Djiku veya Çağlar’ın başına gelseydi muhakkak gol olurdu’ dedim. Kendileri bile anlamadıkları bir şekilde öne geçtiler. Ortaya bir şey yokken 2’nci golü buldular. Zannediyorum ki topa biz daha fazla sahip olduk” şeklinde konuştu.
‘SAMET’İ OYNATAMAM’
Samet Akaydin’i Başakşehir maçında oynatamayacağını dile getiren Portekizli teknik adam, sözlerini şu şekilde noktaladı:
‘Önümüzdeki lig maçında Fred, Kostic, Oğuz geri dönecek. Samet’i oynatamam. Takımı ve atmosferi korumam lazım. Başakşehir’i iyi tanıyorum. Onların maçlarını bazen izliyorum. Bugün uyuyabilirsem yarın, bugün uyuyamazsam bugün analize başlayacağım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nin 6. haftasında yarın deplasmanda İsveç ekibi Malmö ile karşılaşacak. Mücadele öncesi Teknik Direktör Okan Buruk, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Buruk, “İsveç şampiyonu rakibimizi kutlayarak başlayacağım. Bizim için zorlu bir maç olacak. Rakibimizin Beşiktaş maçını özellikle seyrederek ne oynadıklarını görmüştük. İyi ve organize bir takıma karşı oynayacağız. Pas hızı yüksek ve birbirine yakın oynayan, top onlardayken etkili ve tehlikeli bir takım. bireysel yeteneklere de sahipler. Rakibimiz Avrupa Ligi’nde yarışın içinde kalması için bu maçı kazanmak isteyecektir. Aynı şekilde ilk 8 içindeki yerimizi sağlamlaştırmak ve orada kalabilmek için bu maç çok önemli. Oyuncularıma her zamanki gibi çok güveniyorum. Buraya moralli geldik. Tabii ki çok eksiğimiz var ama çok önemli oyuncularımız var. Önemli bir kadroya sahibiz. Elimizdeki oyuncularla en iyisini yapıp maçı kazanmak için çaba sarf edeceğiz. Hedefimiz kazanarak ayrılmak ve puan durumundaki yerimizi yükseltmek” diye konuştu.
“Çok önemli bir kadroya sahibiz”
Okan Buruk, çok önemli bir kadroya sahip olduklarını ifade ederek, “Rakibimiz daha yüksek bir puanda da olabilirdi. Beşiktaş’a karşı da iyi bir oyun ortaya koymuşlardı. Şu anda hala iddiaları devam ediyor. Hocaları şu anda liglerinin bitmesinin onlar için dezavantajmış gibi bir açıklamada bulundu. Biz yoğun maç temposundan geliyoruz. Rakibimizin de daha az maç oynadığı bir süreç. İki takımın gücünü, konsantrasyonunu, oyuna adaptasyonunu maç içinde göreceğiz. Tam kadro olmak her zaman büyük avantaj ama bu sakatlık senaryolarını düşünerek böyle geniş ve güçlü bir kadro kurduk. Burada sahaya çıkan herkesin en iyisini yapacağını düşünüyoruz. Bazı mevkilerde eksiklerimiz var. Özellikle kanat mevkisinde çok az oyuncumuz kaldı. Forvette üç oyuncumuz vardı ve ikisi sakat. Batshuayi ile oynayacağız. Diğer oyuncular için önemli ve değerli bir kadroya sahibiz. Bunu da sahada göstermeye çalışacağız” açıklamasında bulundu.
“Final hayalini kuruyoruz”
Şu ana kadar Avrupa Ligi’nde 5 maç oynadıklarını belirten Buruk, “Bir sıralama var. Hep ilk 5 içinde olduk. Tottenham’a karşı oynadık. Turnuvanın favorilerinden biriydi. Oyun, güç, takım performansına, taraftar performansına baktığımızda ileriye dönük hayaller kuruyoruz. Bu hayalleri güçlendirecek altyapıyı oluşturduk. Bundan sonraki turların nasıl olacağını bilemiyoruz. Şu anda 6-7 sakat oyuncumuz var. Bunu beklemiyorduk. Futbolun içinde birçok etken var. Sivas’ta 10 kişi kaldık ama kazandık. Elemeli tura geçtiğinizde maç içi performansınız önemli. Her takım her takımı eleyebiliyor. Hayal kuruyoruz. Final hedefini koruyacağız. Bundan sonraki süreçte o maçların nasıl gerçekleştiğini görebiliriz. O hayali kuruyoruz; çünkü bunun altyapısını oluşturduk” şeklinde konuştu.
“Savunmada daha iyi olursak gücümüz artacak”
Sarı-kırmızılı takımın teknik patronu, kaleci ve stoperlerin dışında tüm oyuncular hücum oynamak istediğini vurgulayarak, “Onları mutlu eden, hoşuna giden topun sizde olduğu, hücum yaptığınız bir sistem. Agresif ve dinamik bir takıma sahibiz. Topu rakipte fazla bırakmıyoruz. Sivas maçında bir kişi eksilince 4-3-2’ye döndük. Mertens ve Osimhen’i önde bıraktık. Mertens zaman zaman savunmaya geldi. Bazen kanatları kapattı. Yunus, Torreira ve Sara ile üçlü orta saha oynadık. Bazen savunmada 4-4-1’e geçtik. Rakibin üçlü savunma oynaması burada sizin içinizi kolaylaştırıyoruz. Öndeki üçlüyü Mertens ve Osimhen ile kapatma şansımız oldu. Arkada da eşitlendik. Öndeki baskılara gidebildik. Rakibin 11’e 10’da iken daha dipte savunmaya devam etmesi bazen işinizi kolaylaştırıyor. Kendi oyun anlayışımızı her maçta ortaya koymaya çalışıyoruz. Ofansif anlamda başarılı işler yapıyoruz. Bunu net bir şekilde hem Türkiye’de hem Avrupa’da gösteriyoruz. Topa sahip olma, pozisyona girme ve gol atma anlamında bunu gösteriyoruz. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Yarın için de elimizdeki oyuncuların kalitesi çok fazla. Ofansif hamleler düşüneceğiz. Bu sene savunma anlamında daha iyisini yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneye göre çok fazla gol yediğimiz maçlar oluyor. Gol yemeden maçları tamamlamak isteriz. Savunmada kalabalık olduğumuz yerde de pozisyon verip gol yedik. Sivasspor maçında da aynı şekilde oldu. Özellikle ikinci golde savunma arkasına uzun bir pas sonrası gol yedik. Savunma yönünü daha iyi yaparsak çok daha başarılı ve güçlü olacağız” diye konuştu.
Buruk, sakat oyuncularla ilgili de konuşarak, “Savunma bölgesi daha çok oyuncumuzun olduğu yer. Abdülkerim antrenmana çıktı. Onunla ilgili kararımızı yarın vereceğiz. Ön tarafta kanat anlamında eksiğimiz var. Barış’ın sakatlığı ve Sallai’nin Avrupa’da olmaması Planlarımız var. Bu planları maçta uygulamaya çalışacağız” dedi.
“Motivasyonumuz düşmüyor”
Galatasaray’da üçüncü senesi olduğunu vurgulayan Okan Buruk, “İki şampiyonluk yaşadık. Aynı istek ve konsantrasyonda olmak, Galatasaray’ın bir başarısı olarak düşünüyorum. Ben burada teknik direktör olarak üzerime düşeni tecrübelerimle yapmaya çalışıyorum. Çok değerli bir oyuncu kadrom var. İçeride konsantrasyonu, her maça hazır tutmayı sağlayan tecrübeli oyunculara sahibiz. Taraftarımızın isteklerine doğru cevap veriyoruz. Sadece skor anlamında değil, ülkemize güzel futbol izlettiğimizi düşünüyorum. Bu da bizim için değerli. Bazen skor alırsınız ama seyir zevkiniz düşük olur. Sadece kazanmak üzerinde değil, Avrupa ve Türkiye’de iyi oyunumuzun da devam ettiğini düşünüyorum. Bu sene bunu daha da yükselttik. Motivasyonumuz hiç düşmüyor” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“OYNAMADIĞIM İÇİN MUTLU DEĞİLİM AMA PROFESYONELİM”
Güçlü bir takımla oynayacakları ama buraya kazanmaya geldiklerini belirten Kerem, “İlk 8’e kalmak istiyoruz. Hazırız, iyi hazırlandık ve mücadele edeceğiz. Futbolcular her zaman oynamak ister. Mutlu muyum, hayır ama Galatasaray’da mutluyum. Burada olmak çok gurur verici. En büyük biziz. Futbol bugün böyle, yarın değişebilir. Geçen sene önemli oyunculardan biriydim ama hala öyleyim. Motivasyon eksikliğim kesinlikle yok. Daha çok çalışıyorum. Oynamadığım için mutlu değilim ama bizler profesyoneliz. Hocanın kararına saygı duyuyorum. Yarın da başlarsam mutsuz olmam. Ben profesyonelim, yoluma bakarım” ifadelerini kullandı.
BARIŞ ALPER AÇIKLAMASI: HAKEMİN KÖTÜ NİYETİNİ HİSSETTİM
Kerem Demirbay, Sivasspor karşılaşmasında Barış Alper’in pozisyonu için, “O pozisyonda Barış’ı gördüm. Yanına gittim. Hakemin kötü niyetini hissettim. Ondan dolayı hakemle aramız kötü geçti ve sarı kart gördüm. Barış’ın ayağını tuttum ve Yener Hocamızı çağırdım. Bayağı gergin geçti hakemle aram. Barış zaten kardeşim, kardeşime kimse kolay kolay zarar veremez. Ondan dolayı mecbur kaldım. Televizyonda farklı görünüyor belki ama hiçbir zaman kardeşlerimin yanından ayrılmam!” sözlerini sarf etti.
“YÜZDE YÜZ FİTİM, HAZIRIM”
Kerem Demirbay, son olarak, “Tabii ki bir futbolcu 90 dakika oynadığında daha fit oluyor. Ama ben yüzde yüz fitim, hazırım. Antrenmanlar da hafif geçmiyor. Girdiğimde enerji veriyorum takıma, mücadele ediyorum. Ben futbolcuyum, her zaman oynadım. Şimdiki durum zor bir durum ama ben profesyonelim işime bakarım. Hazırım. Hocamız karar veriyor. Hepimiz saygı duyuyoruz. Gençlere örnek olmak istiyorum ve oluyorum. Negatif olmam hiçbir zaman. Hazırım, oynamak istiyorum. Hocamız karar veriyor ve hepimiz buna saygı duyuyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“YERİMİZİ SAĞLAMLAŞTIRMAK İSTİYORUZ”
Okan Buruk’un açıklamaları şu şekilde;
“Rakibimizin Beşiktaş maçını özellikle izlemiştik. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Organize bir takım. Pas hızı yüksek bir takım. Top onlardayken tehlikeli bir takım. Gerçekten önemli bir takımla oynayacağız. Rakibimizin Avrupa Ligi’nde kalması için kazanmak isteyecektir. Biz de ilk 8’de kalabilmek için bu maç bizim için çok önemli. Oyuncularıma çok güveniyorum. Buraya moralli geldik. Eksiklerimiz var ama iyi bir kadroya sahibiz. En iyisini yapıp kazanmaya çalışacağız. Kazanarak ayrılmak istiyoruz buradan.
“BEŞİKTAŞ’A KARŞI İYİ OYNADILAR”
Rakibimiz daha yüksek bir puanda olabilirdi. Beşiktaş’a karşı da iyi bir oyun ortaya koydular. İddiaları devam ediyor. Rakibimiz için avantaj mı, dezavantaj mı bilmiyorum. Biz biraz yoğun tempodan geliyoruz. Rakibimizin ligi bitti. Maç içerisinde göreceğiz iki takımın gücünü, maç içindeki adaptasyonunu.
BARIŞ ALPER’İN EKSİKLİĞİ
Çok önemli oyuncularımız var. Tam kadro olmak büyük avantaj ama oyuncu grubu, Galatasaray’ın oyuncu grubu, bu hazırlığı yaparken, bu tür senaryoları düşünüyoruz. Burada da sahaya çıkan herkesin en iyisini yapacağını düşünüyorum. Bazı mevkilerde eksiğiz, kanatlarda az oyuncumuz var. Ama forvette 3 tane oyuncumuz vardı. İkisi sakat, Batshuayi ile oynayacağız. Ama önemli, değerli bir kadroya sahibiz. Bunu da sahada göstermeye çalışacağız.
MOURINHO’YA YANIT: FİNAL HAYALİ KURUYORUZ
Şu anda 5 maç geçti ve bir sıralama var. Hep ilk 5’in içinde olduk. Bu da bizi, özellikle Tottenham maçı, favorilerden biri, oyun, güç, takım performansına bakınca, ileriye doğru hayaller kuruyoruz. Ama hiçbir zaman bundan sonraki turların nasıl olacağını bilmiyoruz. Bu senaryoyu beklemiyorduk mesela 6-7 sakatımız var şu anda. Tam kadro olduğumuzda, futbolun içindeki şans, oyun içerisindeki yaşadıklarınız, futbolda birçok etken var. Elemeli tura geçince maç içi performansı önemli oluyor. O yüzden her takım her takımı eleyebilir. Final hedefini kuracağız. Bundan sonraki süreçte maçların nasıl geliştiğini göreceğiz. Bu hayali kuruyoruz çünkü bunun altyapısını oluşturduk şu ana kadar.
SİVASSPOR MAÇI YORUMU
Kaleci ve stoperlerin dışında tüm oyuncular hücum oynamak ister. Tabii ki bizim takımımız agresif ve dinamik bir takım. 10 kişi kalsak da önce 4-3-2’ye döndük. Mertens ve Osimhen’i önde tuttuk. Yine Yunus, Torreira ve Sara ile üçlü orta saha gibi oynadık. 4-4-1’e döndük zaman zaman. Sizin oyununuz da önemli. Rakibin de 3’lü oynaması sizin işinizi kolaylaştırabiliyor. Yine baskıya gittik. Rakibin dipte savunma yapması işinizi kolaylaştırıyor. Motivasyon, konsantrasyon, boş bir haftadaydık, yorgunluk azdı. Genel olarak kendi oyun anlayışımızı her maçta ortaya koymaya çalışıyoruz. İyi bir kadroya sahibiz. Ofansif olarak iyi işler gösteriyoruz. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Yarın için de elimizdeki oyuncuların kalitesi çok fazla, ofansif olarak hamleler yapacağız, düşüneceğiz. Savunma olarak da daha iyisini yapmamız gerekiyor. Bu sene çok fazla gol yiyoruz. Gol yemeden tamamlamak isteriz. Savunmada kalabalık olduğumuzda da gol yedik. Sivasspor maçında da aynısı oldu. İkinci golde 4 kişi savunmadayız. Çok uzaktan bir pasla gol yedik. Savunmayı daha iyi yaparsak çok daha güçlü olacağız.
ABDÜLKERİM OYNAYACAK MI?
Savunma bölgesi, daha çok oyuncumuzun olduğu yer. Abdülkerim, bugün idmana çıktı. Yarın kararımızı vereceğiz. Savunmada oyuncumuz var. Ön tarafta, kanat anlamında biraz sıkıntımız var. Barış yok, Sallai Avrupa listesinde yok. Yarın planlarımız var. Onları uygulamaya çalışacağız.
“GALATASARAY FARKLI”
3. yılımız, 2 şampiyonluk yaşadık. Aynı konsantrasyonda olmak, genel olarak Galatasaray camiasının başarısı olduğunu düşünüyorum. Teknik direktör olarak üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Ama çok değerli bir kadromuz var. Taraftarımızın isteklerine doğru cevap veren kadromuz var. Oyun anlamında da güzel futbol izlettiğimizi düşünüyorum. Sadece kazanmak üzerine değil, iyi oyun üzerine de doğru gittiğimizi düşünüyorum hem ligde hem de Avrupa’da. Motivasyonumuz hiç düşmüyor. Başakşehir’de bunu yaşadım, şampiyon olduk. Diğer sezon başında ayrıldım. Tabii ki pandemi dönemiydi. Sezon başı yapmadığınız bir dönemdi. Bir tecrübe oluyor. Ben de dediğim gibi böyle oyuncu grubuna sahip olduğum için mutluyum.
TRANSFER SÖZLERİ
Transfer için, her transferin tutması çok kolay değil. Ama bazen gelen transferiniz, oynamıyor. Elinizdeki oyuncunuz iyi performans sergilemiyor. Geçen sene Barış, bu sene Yunus gibi. 11 kişi oynuyorsunuz, bu yarışın içinde oyuncuların da güçlü durması önemli. Başkanımız bize her zaman destek oluyor. Her zaman yanımızda olması önemli. Geçen hafta bir antrenmanda da bunu gösterdik. Dinamik bir camiayız, bu da sahaya yansıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Spor Salonu’nda yapılan maçların ilk seansında Gaziantep Polisgücü, Adana Hokey’i 12-1, Metpack Alanya Yıldızları, YFO Haydarpaşa’yı 7-3, Gaziantep Doruk, ZonguldakGençlik Merkezi’ni 5-1, MuğlaKöyceğiz Balı da Dokuz Eylül Üniversitesi’ni 7-4 mağlup etti.
Günün ikinci seansında ise Gaziantep Polisgücü, Coldwell Banker Egemen Ege Yıldızları’nı 5-4, Metpack Alanya Yıldızları, Adana Hokey’i 5-1, Gaziantep Doruk, YFO Haydarpaşa’yı 3-1 ve Dokuz Eylül Üniversitesi de Zonguldak Gençlik Merkezi’ni 5-4 mağlup etti.
Bu sonuçların ardından grupta ilk dört sırayı alan Gaziantep Doruk, Gaziantep Polisgücü, Coldwell Banker Egemen Ege Yıldızları ve Metpack Alanya Yıldızları play-off oynamaya hak kazandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırmızı-beyazlılar, teknik direktör Alex de Souza yönetiminde Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde ısınma hareketlerinin ardından pas, taktik ve koordinasyon çalışması yaptı.
Akdeniz ekibi, 15 Aralık Pazar günü Bellona Kayserispor ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına yarın devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Semerkant Mahallesi Süreyya Hoca Sokak’ta inşaat halindeki bir yapının temelinde akşam saatlerinde toprak kayması yaşandı.
Vatandaşlar ekiplere haber verdi.
AFAD, Tokat Belediyesi ve polis ekipleri olay yerinde çalışma yaptı.
İnşaatın yakınında bulunan 5 ev ekiplerce boşaltıldı.
Polis ekipleri sokağı trafiğe kapattı ve temel çevresini güvenlik şeridine aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Okan Buruk: Finali hedefliyoruz
Serhan TÜRK/ MALMÖ- İSVEÇ, – UEFA Avrupa Ligi’nin 6’ncı haftasında yarın Malmö’ye konuk olacak Galatasaray’ın Teknik Direktörü Okan Buruk, İsveç’e kazanmak için geldiklerini söyledi.
Okan Buruk ve tecrübeli orta saha oyuncusu Kerem Demirbay, müsabakanın yapılacağı Yeni Malmö Stadı’nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
İsveç Ligi’nde şampiyonluğa ulaşan Malmö’yü tebrik ederek sözlerine başlayan Buruk, “Bizim için zorlu bir maç olacak. Rakibimizin Beşiktaş maçını özellikle izlemiştik. İyi ve organize bir takıma karşı oynayacağız. Pas hızı yüksek, birbirine yakın oynayan, özellikle top onlardayken etkili ve tehlikeli bir takım. Bireysel yetenekleri de var. Rakibimizin, Avrupa Ligi’nde yarışın içinde kalması için bu maçı kazanmak isteyecektir. Bizim de ilk 8’in içindeki yerimizi sağlamlaştırmak için bu maç çok önemli. Oyuncularıma çok güveniyorum. Buraya moralli geldik. Tabii ki eksiklerimiz var ama çok önemli futbolcularımız var. Elimizdeki oyuncularla en iyisini yaparak maçı kazanmak için çaba sarf edeceğiz. İlk düşüncemiz buradan kazanarak ayrılmak ve puan durumundaki yerimizi yükseltebilmek” diye konuştu.
Malmö’nün Beşiktaş ile yaptığı maçı canlı izlediklerini belirten Buruk, “Malmö, daha yüksek puanda olabilirlerdi. Özellikle Beşiktaş’a karşı iyi bir oyun ortaya koymuşlardı. Şu anda iddiaları devam ediyor. Hocaları liglerinin bitmesini bir dezavantaj gibi söyledi. Biz yoğun bir fikstürden geliyoruz. Rakibimiz bu dönemde daha az maç oynadı. İki takımın gücünü, konsantrasyonunu ve oyuna adaptasyonunu maç içinde göreceğiz.” dedi.
Buruk, Barış Alper ve Osimhen’in eksikliğinin hissedilip hissedilmeyeceğinin sorulması üzerine, “Çok önemli oyunculara sahibiz. Tam kadro olmak büyük avantaj ama sezon başında bu tür senaryoları da düşündüğümüz için güçlü bir kadro kurduk. Sahaya çıkan herkesin en iyisini yapacağını düşünüyoruz. Bazı mevkilerde eksiğiz. Özellikle kanatlarda oynayacak çok az oyuncumuz kaldı. Santrforda 3 oyuncumuzun 2’si sakat. Batshuayi ile oynayacağız. Ne kadar önemli bir kadroya sahip olduğumuzu yarın sahada göstermeye çalışacağız” İfadelerini kullandı.
‘FİNALİ HEDEFLİYORUZ’
Okan Buruk, Avrupa Ligi’nde finali hedeflediklerini belirterek şöyle konuştu:
“Geçen 5 maçta oluşan sıralamada hep ilk 5’in içinde olduk. Tottenham favorilerden biriydi. Oyun, güç, taraftar ve takım performansına baktığımızda hayaller kuruyoruz. Hayalleri güçlendirecek altyapıyı oluşturduk. Ancak bundan sonraki turların nasıl olacağını bilmiyoruz. Hiç beklemediğimiz şekilde 6-7 sakat oyuncumuz var. Futbolun içinde birçok faktör var. Elemeli tura geçildiğince maç içi performanslar önemli olacak. Her takım tur atlayabilir.
‘HAYAL KURUYORUZ, FİNALİ HEDEFLİYORUZ’
Hücum oynayan bir takım olduklarını anlatan Buruk, “Kaleci ve stoperlerin dışında diğer futbolcular hücum oynamak ister. Onları mutlu eden topun sizde olduğu, hücum yaptığınız maçlardır. Agresif, dinamik ve topu rakibe bırakmayan bir takımız. Her maçta kendi oyun anlayışımızı ortaya koymaya çalışıyoruz. Çok iyi bir kadroya sahibiz. Ofansif olarak çok başarılı işler yapabiliyoruz. Hem Süper Lig’de hem de UEFA Avrupa Ligi’nde çok fazla pozisyona girip gol atıyoruz. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Yarın elimizdeki oyuncuların kalitesi çok fazla. Ofansif hamleler yapacağız. Savunma olarak da daha iyisini yapmamız gerekiyor. Bu sezon, geçen sezona göre çok gol yiyoruz. Savunma yönünü de daha iyi yaparsak çok daha başarılı ve güçlü olacağız.” şeklinde konuştu.
Abdülkerim’in durumuna yarın karar vereceklerini anlatan Okan Buruk, “Savunma bölgesi daha çok oyuncumuzun olduğu yer. Abdülkerim, takımla antrenmana çıktı. Onunla ilgili kararımızı yarın vereceğiz. Savunmada oyuncumuz var. Ön tarafta kanat bölgesinde sıkıntı yaşıyoruz. Barış Alper’in sakatlığı, Sallai’nin Avrupa’da oynayamaması sıkıntı oluşturdu. Ancak bununla ilgili planlarımız var. Bu planları uygulamaya çalışacağız” İfadelerini kullandı.
KEREM DEMİRBAY GALİBİYET İSTİYOR
Galatasaraylı futbolcu Kerem Demirbay, UEFA Avrupa Ligi’nin 6’ncı haftasında yarın deplasmanda İsveç temsilcisi Malmö ile yapacakları maçı kazanmak istediklerini söyledi.
Malmö’ye saygı duyduklarını aktaran tecrübeli orta saha oyuncusu, “Buraya maçı kazanmaya geldik. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Rakibimize saygı duyuyoruz, önemsiyoruz. İlk 8’e girmek için bu maçı kazanmak istiyoruz. İlk 8’e girme ihtimalimiz yüksek. İyi hazırlandık ve bunun için mücadele edeceğiz” diye konuştu.
Oynamak istediğini belirten Kerem, “Profesyonel bir futbolcuyum. Okan hocam da futbolcuydu. Futbolcular her zaman oynamak ister. Yedek kaldığım için mutlu değilim. Ancak ben Galatasaray’da mutluyum. Galatasaray’da oynamak gurur verici bir şey. En büyük kulüp biziz. Futbolda yarın ne olacağını bilemeyiz. Geçen sezon önemli oyunculardan biriydim. Bu sezon da öyleyim. Takım içinde ağırlığım var, bir ağabeyim. Motivasyon eksikliğim yok. Tam tersi bir futbolcu oynamadığı zaman daha çok çalışmalı. Şimdi bunu yapıyorum. Hocamın kararlarına saygı duyuyorum. Kendisini seviyorum. Yarın ilk 11’de başlarsam mutsuz olmam” dedi.
Kendisini hep hazır tuttuğunu anlatan tecrübeli futbolcu, “Bir futbolcu 90 dakika oynadığı zaman daha fit oluyor. Ben şu anda yüzde 100 hazırım. Antrenmanlarımız da hafif geçmiyor. Oyuna girdiğimde takıma enerji veriyorum, mücadele ediyorum. Kariyerimde hep oynadım. Şu anda oynamamam benim için zor bir durum. Ancak ben profesyonelim, işime ve yüzde 100’ümü vermeye bakarım. Hazırım ama kararı hocamız veriyor. Buna da hepimiz saygı duyuyoruz. Gençlere örnek olmak istiyorum. Hiçbir zaman negatif olmam.” Değerlendirmesini yaptı.
Kerem Demirbay, Sivasspor maçında Barış Alper’in yaşadığı sert müdahaleyle ilgili, “Pozisyonda Barış’ın yanına gittim. Hakemin kötü niyetini hissettim. Sonuçta 20 yaşındaki bir futbolcu değilim. Ondan dolayı hakemle aramız gergin geçti, sarı kart yedim. Barış’ın ayağını tutarak Yener hocamızı çağırdım. Hakemle aramız gergin geçti. Profesyonel davrandım. Barış benim kardeşim. Kardeşime kimse kolay kolay dokunamaz, zarar veremez. Hiçbir zaman kardeşlerimin yanından ayrılmam” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADIKÖY’DE KARİYERİNDE BİR İLKİ YAŞADI
UEFA Avrupa Ligi’nde 25 maçı bulunan Portekizli teknik adam, 2-0’lık Athletic Bilbao karşılaşmasıyla Avrupa Ligi kariyerinde ilk kez gol sevinci yaşayamadan iç saha yenilgisi aldı.
FENERBAHÇE’DEN TEK İSABETLİ ŞUT
Öte yandan Fenerbahçe, Jose Mourinho yönetiminde en az şut (4) ve isabetli şut (1) çektiği resmi maçı Athletic Bilbao karşısında oynadı. Sarı-lacivertli takımın Bilbao karşısında tek isabetli şutu 68. dakikada Edin Dzeko’dan geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nin 6. haftasında Beşiktaş, yarın deplasmanda Norvet ekibi Bodo/Glimt ile karşılaşacak. Mücadele öncesi Teknik Sorumlu Serdar Topraktepe ile oyunculardan Jonas Svensson, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Serdar Topraktepe, Norveç insanının cana yakın ve misafirperver olduğunu belirterek, “Rakibe saygı duyuyoruz. Takım oyununu iyi oynuyorlar. Biz de Beşiktaş’ız. Buraya galibiyet için geldik. Beşiktaş her yerde kazanmak için oynar. İyi bir maç olacağını düşünüyorum. İnşallah kazanan taraf biz oluruz. Sahaya ve hava şartlarına alışmak için son idmanı burada yapmak istedik. Eksiklerimiz çok. Burada olan oyuncularımıza güveniyorum. Tüm oyuncular mücadele edecektir. Şartlar ne olursa olsun Beşiktaş karakterini ortaya koymaya çalışacağız. Enerjisi yüksek ve disiplinli bir takıma karşı oynayacağız. Biz de iyi bir takımız. Güzel bir maç olacak. Ben Beşiktaş’ın çalışanıyım. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum” diye konuştu.
Jonas Svensson: “Maça hazırız”
Siyah-beyazlı oyunculardan Jonas Svensson ise, “Zor bir maç olacak. Bunun farkındayız. İyi hazırlanmaya çalıştık. Üç puana ihtiyacımız var. Buna göre oynayacağız. Güçlü bir rakibe karşı oynayacağız. Birçok takım burada zorlandı. Biz maça hazırız. Futbolcu olarak kendine güvenmek şarttır. Rafa Silva gibi çok yetenekli değilim ama çok çalışıyorum. Zor bir zeminde oynayacağız. Amacımız yarın kazanmak” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALİBU, 11 Aralık (Xinhua) — Güney Kaliforniya’nın Malibu bölgesinde çıkan büyük bir orman yangınının, salı günü itibarıyla yaklaşık 10,9 kilometrekarelik bir alana yayılması üzerine bölge halkı tahliye edilmeye başlandı.
“Franklin Yangını” olarak adlandırılan bu yangın, pazartesi gecesi Los Angeles County’deki Malibu Creek Eyalet Parkı yakınlarında çıkmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAMANEY’DEN DİKKAT ÇEKEN İFADELER
Esad’ın ülkeden kaçışı sonrasında ilk kez konuşan İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney dikkat çeken ifadeler kullandı. Hamaney, “Esad’ın düşüşünün ABD ve İsrail’in ortak planının sonucu olduğunu” öne sürdü.
“KANITLARIMIZ VAR”
İran’ın dini lideri “Suriye’de olanların ortak bir Amerikan-Siyonist planının sonucu olduğuna dair hiçbir şüphe olmamalı. Evet, komşu bir devlet açık bir rol oynadı ve oynamaya devam ediyor. Bu herkes tarafından görülebilir. Ancak asıl komplocu, birincil planlayıcı ve komuta odası ABD ve Siyonist rejimde bulunuyor. Kanıtlarımız var ve bu kanıt şüpheye yer bırakmıyor” şeklinde konuştu.
“İRAN DAHA DA GÜÇLENECEK”
Hamaney, Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra İsrail karşıtı “direnişin” zayıflamasının Tahran’ın gücünü azaltmayacağını söyledi. Hamaney “direnişin anlamını bilmeden, direniş zayıfladığında İslami İran’ın da zayıflayacağını düşünüyor. İran güçlü ve kudretli ve daha da güçlenecek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de, Suriyeli vatandaşların en çok yaşadığı bölgelerden biri de Konak ilçesine bağlı Basmane bölgesi. Ülkelerinde başlayan iç savaş sonrası İzmir’e gelen ve yerleşen Suriyeler, Beşar Esad’ın devrilmesini sevinçle karşılıyor.
Gelişmeleri yakından takip eden Suriyeli bazı esnaf, 1-2 ay içerisinde ülkelerine dönmek istediğini söyledi. Yavaş yavaş hazırlık yaptıklarını ifade eden esnaf, akrabalarının Suriye’de bulunduğunu ve orada yaşamak istediğini ifade ediyor.
Bazısı dükkan kapattı, bazısı dönüş hazırlığında
Diyaaddin Salim isimli esnaf, ailesinin Şam’da olduğunu anlattı. 2-3 içerisinde Suriye’ye dönmek istediğini aktaran Salim, hazırlıklara başladıklarını dile getirdi. Diyaddin Salim, ” Türkiye’yi çok seviyorum, çok güzel. Bize kapısını açtı. Ülkemizdeki gelişmeleri merakla takip ediyoruz. Ekonomik olarak biraz zorlanıyoruz; kira, su, elektrik pahalı. Suriye’de evimizde var. Evliyim, 4 çocuğum var. Hepsi burada, beraber gideceğiz” dedi.
Kimi esnaf ise Türkiye’ye yerleştiğini, hayatlarından memnun olduğu dile getirirken, bazı esnafın dükkanını kapattığı ve ülkesine döndüğü öğrenildi.
İnternetten eşya ilanları veriliyor
Rejimin çökmesinin ardından İzmir’de yaşayan Suriyeli vatandaşlarında internet üzerinden eşyalarını satışa çıkardığı görüldü. Sosyal medya üzerinde çok sayıda eşya ilanının yer aldığı gözlemlenirken, ilanlarda “acil” yazılarının yazması dikkat çekti. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAŞARIR VE AKÇAY KATILIYOR
İki partinin kurmayları arasında temas kuruldu. CHP ve MHP’li grup başkanvekilleri ve hukukçu vekiller bugün saat 13.30’da Meclis’te bir araya geldi. CHP adına toplantıya Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi katılacak. Toplantıya MHP adına ise Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile SakaryaMilletvekili Levent Bülbül katılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BRUGELETTE, 11 Aralık (Xinhua) — Belçika’daki Pairi Daiza Hayvanat Bahçesi’nde doğan üç dev panda Tian Bao, Bao Di ve Bao Mei, salı günü Çin’e dönüş yolculuğuna çıktı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki panda koruma programında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 27 Kasım’da muhalif gruplar, Esad’a karşı saldırı başlatmış ve 61 yıllık Baas rejimi sona ermişti. Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında terör örgütü PKK/YPG’den kurtardığı Tel Rıfat’ta kilometrelerce uzunluğunda tüneller bulunmuştu. SMO askerleri, tünelleri tespit etmeye devam ediyor. Askerlerin yaptığı keşiflerde tünelin bir ucunda yer altından kaçış için kurulan asansör sistemi ortaya çıktı. Tünele evlerin bahçelerinden girildiğini fark eden SMO askerleri, uzunluğu 40 kilometre olduğu tahmin edilen tünellerde çalışmalarını sürdürüyor.
“Tünelde mühimmat bulunan odalar var”
Tel Rıfat’taki SMO askeri Ebu Ahmed, “Neredeyse iki saat yürüdük. Tünel çok uzun, hala devam ediyoruz. Amcamın avlusunun altından geçiyor, bir tarlada üzeri kapalı halde. Sanki bir yer altı şehrini ziyaret etmişsiniz gibi” ifadelerini kullandı.
SMO askeri Abu Ali ise yaptığı açıklamada, “Tel Rıfat şehrinde her gün yeni bir sistemle açılan bir tünel keşfediyoruz. Hastanenin kuzeyinde her 200-300 metrede bir açıklık tespit ediyoruz ve her gün tünele giden yeni bir giriş görüyoruz. İçinde elektrik, su kuyusu, banyolar ve silah mühimmatının bulunduğu odalar var. Bu tüneller çok önemli bir yapı. Bu tünellerde saklanıyorlar, böylece asla bulunmuyorlar” şeklinde konuştu. – TEL RIFAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SÜHEYL HASAN TECAVÜZ ETMEDİK KIZ BIRAKMADI”
Hapishanede Müslüman kadınlara yönelik sistematik cinsel saldırıları anlatan kadın şu ifadeleri kullandı:
“Kızıl Kaplan denilen o Süheyl Hasan (Esad’ın komutanı) beni 3 ay boyunca sorguladı. Süheyl Hasan tecavüz etmedik kız bırakmadı. Bir gün Zebedanlı bir kızı aldılar. Artık ne kadar tecavüz ettilerse sürükleyerek getirdiler. Kız bitmiş, ağlayarak bana ‘Anacığım bana şöyle yaptılar, böyle yaptılar.’ dedi. Ben delirdim, başladım kapıyı dövmeye, “Allah lanet etsin, kafirler, domuzlar” ağzıma ne geldiyse söylüyorum. Beni alıp kısım şefine götürdüler adı Gassan İsmail. ‘Bunu boğazlayın, kesin, parçalayın, ne yaparsanız yapın’ dedi. Beni bir odaya götürdüler, mezbaha gibiydi. Yerlerde boğazlanmış, parçalanmış cesetler vardı. Sonra beni kazık odasına götürdüler. Benimle beraber Kadem’den Üm Ziyad’ı da götürdüler. Kadının Guseyne adında bir kızı vardı çiçek gibi bakmaya kıyamazsın. Odaya girdik içeride 10 tane kazık var gençleri oturtmuşlar. Her birinin altında böyle tepsi gibi kan durmuş.”
“GENÇLERİN CESETLERİNİ ÇUVALLARLA KAMYONETLERE DOLDURDULAR”
“Bir manzara gördüm ki gözümün önünden hiç gitmez.” diyen kadın, “Bizim kısmın önündeki alanda gençlerin cesetlerini çuvallarla kamyonetlere doldurdular. Kia kamyonetlere. Bir sürü kamyonet hepsini doldurdular hepsinin de altından şarıl şarıl kan akıyordu.” dedi.
“HAPSE GİREN İLK KIZA ÖNCE HAPİSHANE MÜDÜRÜ TECAVÜZ EDERDİ”
Kendisini bir odaya kapattıklarını ifade eden kadın, “Bir ara beni odaya koydular içeride 70 tane kız var. Bir baktım odanın içi kızlarla dolu. Her şehirden kızlar vardı. Herkese aynı işkence ve tecavüz. Ayrım yok. Hapishane gibi değil, akıl hastanesi gibiydi. Bir kız tamamen aklını kaybetmişti. Hapishane müdürünün ismi Ahmet Aliye’ydi. Hapse giren her kızı ilk önce o soyup tecavüz ederdi.” sözleriyle kan dondurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salı günü görülen davada Yargıç Susan Johnson, 31 yaşındaki Redden’ı “zihinsel rahatsızlığı olan suçlu” olarak nitelendirdi ve toplam yedi suçtan mahkum etti. Redden ayrıca 61 bin dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.
Ocak ayında yaşanan olayda Redden, Yargıç Mary Kay Holthus’un masasının üzerinden atlayarak saldırmış ve sosyal medyada “uçan suç makinesi” olarak anılmaya başlanmıştı. Güvenlik görevlileri tarafından güçlükle durdurulan saldırıda Yargıç Holthus hafif yaralanmıştı.
Duruşmada söz alan Redden, “Ben kötü biri değilim. Çocukluğumdan beri sorunlarım var” savunmasını yaptı. Ancak Yargıç Johnson, doktor raporlarına dayanarak Redden’ın doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini belirterek bu savunmayı reddetti.
Redden’ın 2050’li yıllarda şartlı tahliye şansı olacağı belirtildi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SON DERECE NİTELİKLİ BİR ADAY”
Trump, Guilfoyle hakkında şu ifadelere yer verdi: “Kimberly uzun yıllardır yakın bir dost ve müttefik. Hukuk, medya ve siyaset alanındaki geniş deneyimi, keskin zekâsıyla birleşince, ABD’yi temsil etmek ve çıkarlarını korumak için son derece nitelikli bir adaydır”
“TRUMP’IN GÜNDEMİNİ YERİNE GETİRMEYİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM”
Sosyal medya hesabından Trump’ın adaylık teklifini kabul ettiğini duyuran Guilfoyle, şu ifadeleri kullandı:
Başkan Trump’ın Yunanistan’a büyükelçi olarak atanması yönündeki adaylığını kabul etmekten onur duyuyorum ve ABD Senatosu’nun desteğini kazanmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Başkan Trump’ın tarihi zaferi, Amerikan halkına ve dünya çapındaki özgürlük sever müttefiklere umut ve iyimserlik getiriyor.
Amerika’nın kuruluşunu şekillendiren, Yunanistan’da doğan demokratik değerlerdi. Ve şimdi, hem yurt içinde hem yurt dışında daha iyi günler getirerek bu tarihi onurlandırma fırsatına sahibiz. Büyükelçi olarak Trump’ın gündemini yerine getirmeyi, Yunan müttefiklerimizi desteklemeyi ve yeni bir barış ve refah dönemini başlatmayı sabırsızlıkla bekliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rektörlükten yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi işbirliğiyle organize edilen programın Bursa EskişehirBilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından yürütülen Bursa ayağına, mühendislik fakültelerinde eğitim gören öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) ve Mudanya Üniversitesinden öğrencilerin de dahil edildiği programın ilk dersi, BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve BEBKA Genel Sekreteri Sabri Bayram’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Bayram, ders öncesi yaptığı konuşmada, programın 17 kalkınma ajansı vasıtasıyla 23 ilde uygulandığını bildirdi.
BEBKA sorumluluk alanındaki illerden 5 bin 160 kişinin programa başvurduğunu belirten Bayram, “Başvurular değerlendirildi ve 944 kişi seçildi. Online eğitimlerin ardından sınava girenler arasından 85 kişi seçildi ve programa dahil edildi. Gelişen teknolojilerle ülkemizin dijital altyapısının güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Bunun için de sizin gibi siber güvenlik uzmanlarına ihtiyaç duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Rektör Yılmaz da eğitimlere katılmaya hak kazanan öğrencilerden çok büyük beklentileri olduğunu kaydederek, “Ülkemizin savunma ve güvenlik geleceğine değerli katkılar sunacağınıza inanıyoruz. Girişimcilik anlamında da bu eğitimlerin ardından mevcut ekosisteme dahil olabilir ve kuracağınız şirketlerde değerli projelere imza atabilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.
Program kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek teknik eğitimleri başarıyla tamamlayacak öğrenciler, çeşitli ödevler, görevler ve sınavlar aracılığıyla değerlendirilecek. Başarılı olanlar “Bootcamp” programına katılmaya hak kazanarak, Siber Vatan takımlarına seçilecek ve Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi koordinasyonunda çeşitli firmalarda stajyer olarak istihdam edilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Duman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, otonom araç teknolojisinin, dünya genelinde giderek daha yaygın hale geldiğini ve birçok ülkede test sürüşleri aşamasında olmasının yanı sıra belirli bölgelerde kullanımının arttığını belirtti.
Duman, otomotiv sektöründe elektrifikasyondan sonra otonom araçlara olan yatırımların artmasını beklediklerini dile getirdi.
Özellikle 2030’dan sonra müşterilerin araç seçimlerinde büyük ölçüde otonom özellikleri dikkate alacağının öngörüldüğünü aktaran Duman, “Bu doğrultuda sektördeki AR-GE ve inovasyon yatırımlarının arttığı, bağlantılı ve otonom araçlara yönelik siber güvenlik gibi regülatif çalışmaların öncelikli konular arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Otonom teknolojilerin, mobilite çözümlerini daha güvenli, kolay ve keyifli bir sürüş deneyimine dönüştürerek, otomotiv sektörüne katma değer sağlaması öngörülüyor.” diye konuştu.
Duman, otonom araç teknolojisinin günlük hayata entegre olması için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini hatırlatarak, araçların güvenliğini artırmak için teknolojik ilerleme, yeni sensörler, yapay zeka tabanlı iletişim sistemleri gibi yeniliklerin hayata geçmesi gerektiğini ifade etti.
Kamuoyunda otonom araçların güvenirliliğine inanıcın arttığına vurgu yapan Duman, “Öte yandan otonom araç teknolojisine uygun yollar için gerekli altyapının da tesis edilmesi son derece kritik önem taşıyor.” dedi.
Ford Trucks olarak, “Generation F” adını verdikleri, sıfır emisyonlu, bağlantılı ve otonom teknolojilerle büyük bir dönüşüm başlattıklarını aktaran Duman, bu vizyonun bir parçası olarak, otonom sürüş teknolojisinin ağır ticari taşımacılıkta kullanımı için 2020’den bu yana otoyol taşımacılığında kullanılmak üzere Seviye-4 Otoyol Pilotu teknolojisi üzerinde çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi.
Seviye-4 Otoyol Pilotu’nun, özelliklerine dikkati çeken Duman, şerit takibi, öndeki aracı güvenli takip mesafesini koruyacak şekilde takip etme, yan şeritleri kontrol edip gerektiğinde şerit değiştirme ve ardından tekrar şeridine dönme, dur-kalk manevraları gibi kritik sürüş davranışlarını başarıyla gerçekleştirdiğini söyledi.
Duman, otonom araçların, güvenlik performansının teknolojik ilerlemeler sayesinde her geçen gün daha da üst seviyeye çıktığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bu çerçevede gelişen kamera ve radar sistemleri, yapay zeka ve makine öğrenimi temelli algoritmalar, Küresel Konumlama Sistemi (GPS) ve haritalama teknolojisi gibi yenilikler, otonom araçların güvenliği noktasında süreci hızlandırıyor. Bu noktada sadece otonom araçların değil, bu araçlara uygun yol teknolojilerinin de gelişimi önem arz ediyor.”
Ford Trucks olarak, Seviye-4 Otoyol Pilotu’nun geliştirme faaliyetlerini hem simülasyon ortamında hem de fiziksel araç üzerinde, trafiğe kapalı otoyol kısmında son 1 yıldır test ederek gerekli doğrulama faaliyetlerini tamamladıklarını hatırlatan Duman, Ford Trucks’ın, bir kamyon sürücüsünün günlük sürüşünün hemen hemen yüzde 90’ını karşılayacak sürüş koşullarında, sürücünün desteğine ihtiyaç duymadan kendi kendine gidebilen bir teknolojiye sahip olduğunun altını çizdi.
Duman, Türkiye’de bir ilke imza atarak, güvenlik sürücüsüyle otoyolda ilk denemeleri gerçekleştirmeye başlayacaklarına dikkati çekerek, böylece olası farklı senaryoları gözlemleyerek, 3 aylık periyotlarla yeni özelliklerin geliştirilmesini hedeflediklerini dile getirdi.
Seviye-4 Otoyol Pilotu fonksiyonuna ek olarak, uzaktan araç kontrol teknolojisini kullanarak, aracın uzaktan çalışmasının gözlemlendiğini ve insan müdahalesinin gerekli olduğu durumlarda otonom kamyonun güvenli bir şekilde çalışmaya devam etmesini sağladıklarını belirten Duman, “Yükleme ve boşaltma istasyonunda otonom geri park teknolojisiyle araçların lojistik üsler içerisindeki hareketini otonom hale getirmek için de çalışıyoruz.” dedi.
Otonom araçların enerji verimliliği açısından geleneksel araçlara göre çeşitli avantajlar barındırdığının altını çizin Duman, ilk olarak algoritmalar tarafından kontrol edilen sistemler sayesinde, hızlanma, yavaşlama ve dur-kalk gibi sürüş davranışlarını optimize ettiklerini söyledi.
“Yakıt tüketimini yaklaşık yüzde 10 azaltmayı hedefliyor”
Duman, otonom araçların birbirleriyle iletişim kurarak, trafik akışını iyileştirebildiğini, gereksiz dur-kalk hareketlerini ortadan kaldırıp, enerji tasarrufu da sağladığını ifade etti.
Otonom araçların, yapay zeka, GPS ve haritalandırma teknolojileri sayesinde en kısa ve en az enerji tüketen rotaları seçerek, daha verimli bir enerji kullanımı sağlayabileceğini anlatan Duman, “Tüm bu avantajlar, otonom araçların, enerji tüketimini optimize ederek hem yakıt maliyetlerini düşürüyor hem de karbon salınımını azaltarak, çevresel fayda da getirmiş oluyor.” diye konuştu.
Duman, Ford Trucks’ın, Seviye-4 Otoyol Pilotu’nun, verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından pek çok avantaj sunduğuna vurgu yaparak, “Lojistikte artan talebe bağlı maliyetleri düşürürken, araçların günlük kullanım süresini artırarak daha yüksek verimlilik sağlıyor. Ayrıca operasyonları optimize ederek, insan hatalarından kaynaklanan kazaları en aza indirmeyi ve yakıt tüketimini yaklaşık yüzde 10 azaltmayı hedefliyor.” şeklinde konuştu.
Özellikle sensör, kontrol ünitesi, güç kaynağı, direksiyon-fren sistemi yedeklemesi, acil durumlarda aracı durduran çevresel anormallikleri algılayıp ona göre tepki vermesini sağlayan çeşitli uygulamaların gelişim aşamasında olduğunu vurgulayan Duman, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yakın gelecekte daha somut gelişmeler olacağını düşünüyoruz. Ford Trucks özelinde ise otoyollarda kullanılabilecek olan Seviye?-?4 Otoyol Pilotu fonksiyonuna ek olarak, uzaktan (?tele?-?operasyon?) sürüş, otomatik park etme ve liman?-?lojistik alanlarında altyapı destekli düşük hızda otonom sürüş gibi tamamlayıcı fonksiyonları, Ford Otosan ve Ford Trucks çatısı altında geliştirmeye devam ediyoruz. Otonom sürüş geliştirmesi sırasında kazanılan tecrübe ve bilgi birikimini bugün piyasada olan Ford Trucks araçlarımızın sürücü destek sistemlerinde de aktif olarak kullanıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FKGAL Havacılık Kulübü öğrencileri, tasarladıkları insansız hava aracıyla ABD’de dünyanın dört bir yanından üniversite ve lise düzeyinde takımların yarışacağı SUAS 2025’e katılacak.
Ekibin çalışmalarını AA muhabirine anlatan öğretmen Semra Aktaş, T3 Vakfı’nda eğitim gören öğrencilerinin TEKNOFEST yarışmalarına katıldıklarını, okuldaki havacılık kulübünü ise 3 yıl önce kurduklarını söyledi.
Kulübün takım kaptanı 11. sınıf öğrencisi Mert Tayfur ise ilk sene kulübün altyapı çalışmalarının yapıldığını, sonraki yıllarda sponsorların desteğiyle okul bünyesinde atölye kurduklarını belirtti.
Atölyede 3 farklı insansız hava aracı prototipi geliştirip uçuşlarını yaptıktan sonra yurt dışındaki yarışmaları araştırmaya başladıklarını anlatan Tayfur, “Amerika’daki SUAS 2025 yarışmasına başvurduk ve kabul aldık. Yarışma 24-26 Haziran’da düzenlenecek.” dedi.
SUAS’ın dünya çapında en prestijli insansız hava aracı yarışması olduğunun altını çizen Tayfur, “Yarışmaya 20 farklı ülkenin hem askeri hem sivil yüksek öğretim kurumları katılım sağlıyor. Ülkemizde bu yarışmaya katılmış lise yok, az sayıda üniversite takımımız düzenli olarak katılıyor. Biz bu sene ilke imza atarak, bu yarışmadan kabul alan ilk Türk lise takımı olduk.” diye konuştu.
Tayfur, Türkiye’nin gelecekte daha iyi yerlerde olabilmesi için çalıştıklarını, bu nedenle bu alana yöneldiklerini sözlerine ekledi.
“Amacımız dışa bağımlılığı azaltmak”
Kulüp üyesi 11. sınıf öğrencisi Erdem Kürşat Bakır da yarışma için otonom şekilde çalışan insansız hava aracı istendiğini, tasarımını ve yazılımını yaptıktan sonra ürettikleri araçla yarışmaya kabul edildiklerini anlattı.
ABD’de düzenlenecek yarışmaya Türkiye’den 8 üniversitenin katılacağını aktaran Bakır, şunları kaydetti:
“Özellikle BAYKAR, TUSAŞ gibi şirketlere özenerek bu yola çıktık. İleride buralarda çalışma hayaliyle bu işlere başladık. Yerli ve milli teknoloji üretmek sadece bizim için değil, bütün Türkiye için önemli. Amacımız dışa bağımlılığı azaltmak.”
Okul müdürü Muhammet Atilla ise gençlerin çalışmalarını gurur ve mutlulukla takip ettiklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>STM’den yapılan açıklamaya göre STM, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 programı kapsamında inşa edeceği 3 korvetin çalışmalarına başladı. STM ana yükleniciliğinde başlayan projede, korvetlerin sac kesim töreni İstanbul Denizcilik AŞ Tersanesi’nde gerçekleştirildi.
Törene, Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Bin Mustafa Kemal, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral (ADM) Datuk Zulhelmy Bin Ithnain, Malezya Savunma Bakanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Mohd Bakhari Bin Ismail ve STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz katıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Güleryüz, STM’nin Türkiye’nin askeri denizcilik alanında lider firması olduğunu belirterek, Türk donanmasına modern ve milli savaş gemileri kazandırdığını ifade etti.
Türk bayrağını dünya sularında başarıyla dalgalandıracak platform ihracatlarına imza attıklarını aktaran Güleryüz, şunları kaydetti:
“Dost ve kardeş Malezya donanması için LMS Batch-II projesi kapsamında, inşa edeceğimiz 3 korvetin sac kesim törenini yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Uluslararası sularda güvenilirliğini ve etkinliğini başarıyla kanıtlamış olan Ada sınıfı tasarımına dayalı olarak 3 korvetin inşasına bu yıl başladık ve 2027 yılının sonuna kadar teslim etmeyi hedefliyoruz. Bu korvetler, Kraliyet Malezya Donanmasının çok çeşitli görevleri etkili bir şekilde yerine getirmesini sağlayacak şekilde gelişmiş silah sistemleri, sensörler ve savaş yönetim sistemi ile donatılacak. İnşası Türkiye’de yapılacak bu savaş gemilerinde, Türk savunma sanayisi firmalarımızın birçok milli sistemi kullanılacak.”
Helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak
STM tarafından Malezya Kraliyet Donanmasının gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş 3 korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye’de inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici konumunda bulunuyor.
STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve entegre lojistik destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstlenecek.
Proje kapsamında gemilerin inşası ve donatımı Türkiye’de, Türk savunma sanayisi şirketlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilecek. STM ana yükleniciliğinde inşa edilecek gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak.
Gemiler, 99,56 metre boya, 2 bin 500 ton deplasmana, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyet, Gürcistan’ın Batum kentinde düzenlenen 13. Uluslararası İnşaat Malzemeleri, Teknolojileri ve Gayrimenkul Fuarı (Batumi Build 2024) açılış programına katıldı. Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanı Jaba Putkaradze, Türkiye’nin Batum Başkonsolosu Adnan Altay Altınörs, Gürcistan’ın Trabzon Başkonsolosu Nikoloz İashvili’nin yanı sıra Doğu Karadeniz Bölgesi’nin birçok ilinden oda başkanı ve yöneticilerinin katılım sağladığı fuara iştirak eden Samsun TSO heyeti, sektörlerdeki yenilikçi çözümleri ve teknolojik gelişmeleri yakından gözlemleme fırsatı buldu. Samsun TSO Yönetimi ayrıca, üç gün süren fuarda, stant ziyaretleri yaparak, ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.
Yatırımda Türkler ilk sırada
Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, fuara katılan oda başkanlarıyla birlikte ayrıca, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. Murzioğlu başkanlığındaki iş dünyası heyeti, Batum temaslarına Acara Özerk Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Giorgi Romanadze’yi ziyaret ederek başladı. Oda başkanlarını ağırlamaktan dolayı memnuniyetini dile getiren Romanadze, Acara Özerk Cumhuriyeti’nde yatırım yapan yabancı iş insanları arasında Türklerin ilk sırada olduğunu ifade ederek, “Burada yatırım yapmak isteyen Türk iş insanları bizimle temasa geçip yola çıkarsa ilerideki seneler için avantaj olur. Şirket kurma işlemlerinden hukuk işlerine kadar her türlü hizmetimiz bulunuyor. Türk iş insanları kurumumuzu Gürcistan’daki evleri gibi hissedebilirler. AB ülkelerine ticarette de çeşitli avantajlarımız bulunuyor” diye konuştu.
Murzioğlu: “Karşılıklı diyaloğu önemsiyoruz”
Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, Acara Özerk Cumhuriyeti’nin Türk iş dünyası ile iyi ilişkileri olan bir bölge olduğunu ifade ederek, “Gürcistan bizim için çok önemli bir komşu. Dost ve kardeş ülke. Aynı zamanda çok büyük ticari partneriz. Uzun yıllardan beri süregelen ticari ve kültürel ilişkilerimiz var. Ekonomilerimizi büyütmek için birbirimize muhtacız ve ticaret odaları birlikte çalışınca büyük fayda sağlayacağız. Onun için karşılıklı diyaloğu çok önemsiyoruz” dedi.
Türk firmaları Acara’da çok güçlü
Ardından aynı heyet Acara Özerk Cumhuriyeti Finans ve Ekonomi Bakanlığı’nı da ziyaret ederek Bakan Yardımcısı Ucha Surmanidze ile görüştü. Türkiye ile hemen hemen her sektörde çalıştıklarını vurgulayan Surmanidze, “Acara’nın 7 milyar Lari bütçesi var. İnşaat, gıda ve teknoloji sektörleri ön planda. 2018 yılından bu yana ekonomimizde yüzde 15 büyüme var. Direkt yabancı yatırımlarımız gün geçtikçe artıyor. Ağır sanayimiz yok ve turizme önem veriyoruz. Geçen yıl 1 milyon 100 bini Türk olmak üzere 2 milyon 200 bin turist ağırladık. Türkiye-Gürcistan ticaret hacmi 3 milyar doları geçti. Türk firmaları Acara’da çok güçlü. Çapraz Kümülasyon Anlaşması’nı tekstilde başardık. Mobilya ve inşaatta da başarmak istiyoruz. En büyük sıkıntımız nitelikli eleman konusunda yaşanıyor” diye konuştu.
Surmanizde, yatırım imkanları, vergi ve yatırım sistemi hakkında da heyete bilgi verdi.
İkili iş görüşmeleri yapıldı
Heyet ayrıca, Batum Başkonsolosu Adnan Altay Altınörs’le bir araya gelerek, Gürcistan’daki genel ekonomik durum, Acara ve diğer bölgelerdeki yatırım fırsatları, sektörlerin durumu ve diğer konularda görüş alış verişinde bulundu. Samsun TSO heyeti program çerçevesinde, oda koordinatörlüğünde yürütülmekte olan Avrupa İşletmeler Ağı Karadeniz Projesi kapsamında, proje ortağı Trabzon TSO ile birlikte ikili iş görüşmeleri organizasyonu gerçekleştirdi. Programa, inşaat sektöründe faaliyet gösteren Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süleyman Hızır ve gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteren Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Çakır katıldı. İnşaat alanında birçok sektörden firmaların katıldığı etkinlikte, Gürcistan’daki sektör temsilcileri ile 150’den fazla ikili iş görüşmesi yapıldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce’nin en eski saat tamircilerinden olan Murat Tüfekçi geçen yıl vefat etti. Küçüklüğünden beri babasının yanında saat tamirini öğrenen, ancak babası olduğu için mesleği yapmayan Nilay Tüfekçi, babasının vefatının ardından dükkanı devraldı. Saati bozulanlar soluğu Türkiye’nin 5 kadın saat tamircisinden birisi olan Nilay Tüfekçi’nin yanında alıyor. Kadın hassasiyeti ile saatlerin mekanizmalarını açan, bozuk saatleri tamir eden Nilay Tüfekçi, teknolojiye meydan okuyarak saat kullanmaya devam edenlerin en yakın çalışma arkadaşı oluyor, hem de erkek işi gibi görülen saat tamirciliğini kadınlarında yapabileceğini gösteriyor.

“İNSANLAR ALIŞKIN DEĞİLLER”
Mesleğe başlama hikayesini anlatan Nilay Tüfekçi, “Ben babamdan saatçiliği devraldım. Yaklaşık 1 sene oldu ama küçüklüğümden beri ilkokul ve üniversite de dahil hep babamın yanına geldim gittim, küçüklüğümden beri mesleğe dahilim. Babamdan bana çok güzel bir miras olarak kaldı bu meslek. Ben de devam ediyorum. İnşallah da ömrüm boyunca devam ederim. Mesleğin çok zor kısımları var. İnsanlar bir kadın saat tamircisine alışkın değil, çok şaşırıyorlar, ‘Yanında bir erkek yok mu? Baban yok mu? Abin yok mu?’ gibi sorular da geliyor. Bazı bilinçli insanlarımızda ‘Çok güzel ilk defa bir kadın saatçi görüyorum’ dediklerinde ‘Evet Düzce’de ilkim’ diyorum. Türkiye’de ise yaptığım araştırmalarda 5 kadınız. Zorlukları tabi ki de var ama sabırlı olduktan sonra mesleğin kolaylıkla devam edebileceğini düşünüyorum” dedi.

“SAAT TUTKUNLARI VAR”
Gelişen teknolojiye rağmen saat kullananların ve meraklılarının olduğunu ifade eden Nilay Tüfekçi, “Hastalık derecesinde hala saat tutkunları var. Telefona bağımlısı olanlar, telefonlarda saat kullanıyor. Telefoncularımız sağ olsunlar bizim mesleğimizi bir tık elimizden alsalar da, akıllı saatleri bizden daha fazla satsalar da yine de saat kullanımı devam ediyor” diye konuştu.
Saat tamir etmenin kendisine hobi gibi geldiğini belirten Nilay Tüfekçi, saatlerle uğraşırken dinlendiğini de ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TREDAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, TEDAŞ Gelişim Yönetim Dairesi Başkanlığı Eğitim Müdürlüğü personelince tanıtımı yapılan Dijital Atölye Sistemi’nin kurulumu TREDAŞ Teknik Eğitim Merkezinde yapıldı.
Eğitim süreçlerinde çalışanların teknik bilgi ve becerilerini modern teknolojilerle geliştirmeyi hedefleyen Dijital Atölye Sistemi ile TREDAŞ’ta simülasyon tabanlı eğitimler, sanal gerçeklik destekli öğrenme araçları ve sektörel deneyim kazandıran uygulamalı modüller, eğitim süreçlerinin bir parçası haline gelecek.
Elektrik dağıtım sektörü çalışanlarının karşılaşabileceği 400’den fazla senaryoyu simüle ederek eğitim süreçlerini daha erişilebilir ve etkili hale getiren Dijital Atölye Sistemi, çalışanların mesleki gelişimine katkıda bulunurken, zorlu saha koşullarında karşılaşılabilecek risklerin simülasyon ortamında önceden tatbik edilmesini sağlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Engelsiz Yaşam Komisyonu üyeleri, 3 AralıkDünya Engelliler Günü kutlamaları kapsamında Erdoğan Öven Engelliler Köyü öğrencilerine bir sürpriz hazırladı. Öğrencileri evlerinde ziyaret eden komisyon üyeleri, hayallerindeki mesleğin ne olduğunu sordu. Aldıkları yanıtları çektikleri fotoğraflarla yapay zeka ortamına taşıyan üyeler, öğrencilerin rüyalarını süsleyen meslekte nasıl görüneceklerini hazırladı.
Fotoğraflar, Pera Düğün Organizasyon ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte CHP Engelsiz Yaşam Komisyonu üyeleri tarafından öğrencilere hediye edildi. Doktor, öğretmen, mühendis, subay, pilot, avukat ve gazeteci gibi mesleklerde kendi fotoğraflarını gören öğrenciler çok mutlu oldu. CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşegül Dağlı ve Belediye Meclis üyelerinin de katıldığı etkinlik, Erdoğan Öven Engelliler Köyü öğrencilerinin hazırladığı resim sergisinin açılışıyla sona erdi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayraktar, 5. Petrol Endüstrisinde Milli Teknolojiler Konferansı’nın (PEMTEK) açılış konuşmasında, bir dönem “girilemez” denilen Gabar’ı adeta bir petrol üretim üssü haline dönüştürdüklerini söyledi.
Türkiye’nin en kaliteli petrolünün Gabar’da üretildiğine işaret eden Bayraktar, burada günlük petrol üretiminin 61 bin varilin üzerine çıktığını kaydetti.
Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO), 70’inci kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını ve aynı zamanda PEMTEK’i gerçekleştirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye Petrolleri, bundan tam 70 yıl önce 10 Aralık 1954’te petrol ve doğal gazda arama ve sondaj yapmak, üretim, rafineri ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kuruldu. İlk keşfini, 1958’de Germik-1 kuyusunda yapan şirketimiz, ülkemizde bu alanda birçok ilke imza attı. Karada, denizde tarihi petrol ve doğal gaz keşifleri gerçekleştirdi. Birçok boru hattını işletmeye aldı, rafineriler, akaryakıt istasyonları kurdu. Bugün ülkemizin ekonomisinde önemli yeri olan birçok sanayi devinin kuruluşunda başrolü oynadı. Türkiye Petrolleri bugün, ülkemizde ve bölgemizde enerji sektörünün en önemli markalarından biri haline gelmiş durumda.”
Bayraktar, TPAO’nun çıkartılan petrol ve doğal gazın yüzde 80’ini ürettiğini anlattı.
Toplamda 3 bin 692 personeli ile 5 bölgede 130’dan fazla üretim sahasında operasyon yürütüldüğünü dile getiren Bayraktar, “Türkiye Petrolleri, Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen şirketlerinden biri olarak Azerbaycan’dan, Irak’a, Rusya’dan Somali’ye kadar farklı coğrafyalarda ülkemizin gücüne güç katıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Enerjide tam bağımsızlık hedefine doğru yürüyeceğiz”
Bayraktar, piyasalarda yaşanan tüm zorluklara rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü siyasi irade ile 2017’de “Milli Enerji ve Maden Politikası”nı hayata geçirdiklerini anımsattı.
Bu yeni yaklaşımla Türkiye’nin petrol ve gaz aramacılığında büyük bir paradigma değişikliğine gittiğini belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yeni strateji, ‘kendi filomuzla, insan kaynağımızı oluşturarak, ekipmanlarımızı geliştirerek, daha önce arama yapmadığımız coğrafyalarda aranmadık hiçbir yer bırakmayarak, enerjide tam bağımsızlık hedefine doğru yürüyeceğiz’ anlamına geliyordu. 2017’de ilk derin deniz sondaj gemimiz Fatih’i filomuza dahil ettik. Fatih, ilk derin deniz sondajını Akdeniz’de Alanya-1 kuyusunda yaptı. Sırasıyla Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gemilerimizi aldık. Sismik araştırma gemilerimiz Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis ile birlikte bugün, dünyanın en modern arama ve üretim filosuna sahip ülkelerinden biri haline geldik. Mavi Vatan’ın her bir karışında istediği zaman, istediği yerde operasyon yürütebilen bir kabiliyete kavuştuk.”
Bayraktar, bu süreçte önemli bir beyin göçünü başlattıklarını, TPAO’nun mevcut yetişmiş ekibini bir araya getirdiklerini ve büyük bir zihniyet dönüşümüne imza attıklarını vurguladı.
Tüm bu gelişmelerle 2020’de Karadeniz’de tarihin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdiklerine işaret eden Bayraktar, şöyle devam etti:
“3 yıldan daha kısa bir sürede deniz yüzeyinin yaklaşık 4 bin metre altından çıkardığımız doğal gazı, yine deniz altından 170 kilometre mesafede, karaya yani Filyos’a ulaştırdık. Halihazırda Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimiz günlük 7 milyon metreküpe yaklaştı. Diğer sahalardaki üretimimizle bugün çok şükür 3,5 milyon hanemizin ihtiyacını kendi doğal gazımızla karşılıyoruz. Üretimi arttırma hedefi doğrultusunda adeta bir sanayi üssü olan yüzer üretim platformunu da ülkemize getirdik. 2026’de devreye alacağımız 3 futbol sahası büyüklüğündeki bu platformla birlikte günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe çıkaracağız. Yani hanelerimizin yarısına Sakarya Gaz Sahası’ndan doğal gaz sağlayacağız.”
“Dost ve kardeş ülkelerde yetkinliğimizi kullanıyoruz”
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığı ve üretimindeki yetkinliğini, sadece Mavi Vatan’da değil farklı coğrafyalardaki dost ve kardeş ülkelerin gelişmesi için de kullandıklarını söyledi.
Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her platformda her daim ortaya koyduğu şekilde eşitsizliği ve sömürüyü ortadan kaldıracak, yoksulluğun önüne geçecek, kalkınmanın anahtarı olacak paylaşılabilir bir enerji modelini ikili ve çok taraflı projelerle hayata geçiriyoruz. Somali denizlerinde yürüttüğümüz sismik çalışmalar da bunun en somut örneği. Türk mühendisler tarafından dizayn edilerek Türkiye’deki tersanelerde inşa edilen milli sismik araştırma gemimiz Oruç Reis, Somali görevine ekim sonunda başladı. Oruç Reis, her biri 5 bin kilometrekare olan 3 ruhsat sahasında 7 ay boyunca petrol ve doğal gaz sismik arama faaliyetinde bulunacak. Bu sismik çalışmaların olumlu neticelenmesi halinde sondaj aşamasına geçmeyi hedefliyoruz.”
Bayraktar, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin Somali’de gerçekleştirdiği çalışmaları Türk petrol doğal gaz ve aramacılık sektörünün dönüm noktası olarak gördüklerini kaydetti.
Gelecek dönemde yurt dışında çok daha aktif ve güçlü bir TPAO hedeflediklerinin altını çizen Bayraktar, “Irak’ta, Libya’da, Afrika’da, Orta Asya’da, Kafkas coğrafyasında, Güney Amerika’da uluslararası ortaklıklarla petrol ve doğal gaz üretimimizi arttırmayı hedefliyoruz. Mili enerji ve maden politikaları doğrultusunda en önemli ithalat kalemimiz olan petrolde daha önce arama yapmadığımız bölgelere odaklandık. Bugün itibarıyla Gabar’da günlük üretimimiz 61 bin varilin üzerine çıktı. Kasımda Türkiye genelinde toplamda 3 milyon 425 bin varil ham petrol üretimiyle rekor kırıldı.” ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, tüm bu gelişmeleri gerçekleştirirken Gabar’ı adeta bir yol ağıyla donattıklarını, 540 kilometre yol yaparak yol ağını bölgede yaşayan vatandaşların istifadesine sunduklarını anlattı.
Petrol piyasasında yeni bir ekosistem oluşturuldu
Milli Enerji ve Maden Politikası ile üretime yoğunlaşırken diğer yandan bir millileştirme hamlesini de başlattıklarını vurgulayan Bayraktar, petrol endüstrisinde milli teknolojilerin ülke topraklarında filizlenmesini sağlayarak yeni bir ekosistem oluşturduklarını söyledi.
Bayraktar, özellikle petrol endüstrisinde kullanılan her türlü cihaz, yazılım, ekipman ve araç gerecin de millileştirilmesi için atılım içine girdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“AR-GE faaliyetleri başlatarak sismikten sondaja, üretimden dağıtıma kadar tüm aşamalarda ihtiyaç duyulan ekipmanları Türkiye’de üretmeye başladık. İlk yerli sondaj kulemiz, adını gücü ve heybeti ile dünyayı titreten pehlivanımız Koca Yusuf’tan aldı. Koca Yusuf Sondaj Kulesi, 5 bin metre sondaj kapasitesi, yerli yazılımı ve 1500 HP gücüyle bugün Gabar’da üretimimizi bereketlendiriyor. Kaşif-3, offshore arama sondajlarında deniz altı gözetim ve müdahale aracı olarak sondaj gemilerimizde kullanılıyor. Kanuni Sondaj Gemimizi tamamen milli olarak sertifikalandırdık. Kare Taban ile deniz sondajı çalışmalarında, ekipmanların deniz tabanına dengeli yüklenmesini ve tabanda temiz bir satıh oluşmasını sağlıyoruz. Dikey Ham Petrol Stok Tankı ile üretilen ham petrolü depoluyoruz. Tüm bu yerlileştirme çalışmalarımız, AR-GE faaliyetlerimiz rakamlara da yansıdı.”
TPAO’nun yerli mal ve hizmet tedarikinin de her yıl arttığını ifade eden Bayraktar, şirketin 2023’te mal alımlarının yüzde 53’ünü, hizmet alımlarının neredeyse tamamını yurt içinden temin ettiğini bildirdi.
Son 5 yılda TPAO’nun çalıştığı yurt içi ve yurt dışı tedarikçi sayısının 2 bin 621’e ulaştığını, bunların yüzde 91’inin yurt içi gerçek ve tüzel kişilerden oluştuğunu belirten Bayraktar, “Tedarik ettiği mal ve hizmetlerin yüzde 78’ini yurt içinden sağlayan TPAO, bu mal ve hizmetler için 2024’te 25,2 milyar liralık kaynak ayırdı. Enerjide tam bağımsızlık yolunda yerlileştirme programımız hız kesmeden devam edecek. Böylece bir yandan cari açığın azaltılmasına katkı sunacak diğer yandan da oluşturduğumuz bu ekosistem sayesinde kazandığımız kabiliyetleri yeni projelerde kullanacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, Türkiye Petrollerinin 70’inci kuruluş yıl dönümünü tebrik ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışan mesai arkadaşlarımın, çalışma ve gayretlerinin ülkemizin aydınlık yarınları için çok büyük bir önemi var. Bu kapsamda yeni dönemde, çalışma şartları ve özlük hakları çok daha iyileştirilmiş, hızlı karar alabilen, esnek ve modern yönetişime sahip ülkemizin milli şampiyonu olacak bir TPAO’yu inşallah hep birlikte yeniden yapılandıracağız.”
Bakan Bayraktar, konferans sonunda, 2019’da Şırnak’ın İdil ilçesinde PKK’lı teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcıya müdahale sırasında meydana gelen patlamada şehit düşen ve Gabar’daki petrol sahasına adı verilen Astsubay Esma Çevik’in annesiyle sohbet etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza Bursa- Çanakkale kara yolu üzeri, Karacabey ilçesi Karasu Mahallesi yakınlarında meydana geldi.
Şadan P’nin kullandığı 16 BNG 057 plakalı otomobil, Karacabey istikametinden Bandırma istikametine seyrederken, Karasu kırsal mahallesi yakınlarına geldiğinde önünde aynı istikamete seyreden sürücü Taner F’NİN (45) kullandığı 34 KCB 541 plakalı motosiklete arkadan çarptı.
Çarpmanın şiddetiyle motosikletten yola savrulan sürücü Taner F. ile arkasında oturan İryna F. (33) yaralandı.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar ambulansla Karacabey Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SURİYE’de muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi sonrası Kırşehir’de yaşayan Suriyeliler kutlama yaptı.
Kentte yaşayan Suriyeliler, Cacabey Meydanı’nda kutlama yaptı, lokum ve çikolata dağıttı. Polis ekipleri de herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına çevrede güvenlik önlemi aldı. Samir El Hüseyin (60), “Esad’ın 53 senelik yönetimi yıkıldı. Çok mutluyuz. 2015 yılında Türkiye’ye geldim. Ne zaman Suriye tamamen temizlenirse bizler de yeniden Suriye’ye döneceğiz” dedi.
‘3 AYA KADAR ÜLKEMİZE DÖNECEĞİZ’
Kırşehir’de yabancı öğrenciler temsilcisi İsa Tiryaki ise “60 yıllık bir hüküm yıkıldı. 13 yıl sonra bunu başardılar. Türkiye’ye çok teşekkür ederiz. Suriyeli kardeşlerimizi toparladı buraya getirdi. Orada savaşın ortasında bırakmadı. Zaten Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın verdiği mesajı aldık. Herkes evine yurduna yeniden dönecek. 3 aya kadar tüm Suriyeli kardeşlerimiz yeniden kendi ülkelerine giderek yeniden hayat kuracaklar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nazilli Belediyesi kent genelinde yeni yol açma ve deforme olan yolları yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Nazilli Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler Yeşil Mahalle 765 sokakta yol genişletme ve yenileme çalışması yaparken aynı sokaktan 738 sokağı birleştiren yeni yol açtı. Toplamda kaldırımlarla birlikte 945 metre karelik taş döşemesi yapılan yollar çamur ve tozdan arındırıldı.
Yeşil Mahallede yapılan yol yenileme ve yeni açılan yollar için Belediye Başkanı Tetik ve Nazilli Belediyesi personeline mahalle sakinleri adına teşekkür eden Mahalle Muhtarı Şenol Öztürk, “Geçen dönemde söz verip mahallemizde gerçekleştiremediğimiz işleri bu gün Ertuğrul Başkanımızın talimatları ile start vermiş durumdayız. Ertuğrul Başkanımız göreve gelir gelmez ilk toplantımızda kendisine bahsettiğimiz konuları ivedilik sırasına göre ele alıp, sorunların çözümleri için gerekli çalışmaları yapıyor. Program dahilinde tek tek yapılacak işlerin sıralamasının başında şu anda yenilemesi gerçekleştirilen 765 sokak vardı. Bu sokakta deforme olan yoldan vatandaş çok mağdurdu. Her yağmur yağdığında bu yolda 1 hafta su birikintileri kalıyordu. Bu yüzden de sürekli çamurlu bir yol idi. Vatandaş bu çamurlu yolu kullanmakta çok zorlanıyordu. Bunun yanında yine 738 ile 765 sokağı birleştiren yeni yol açıldı. Başkanımız da bu konuda çok ilgili. Yapılan çalışmalardan dolayı başta Belediye Başkanım Ertuğrul Tetik’e ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Nazilli Merkez ve kırsal mahallelerdeki sorunların neler olduğu ve bu sorunların program dahilinde ivedilik sırasına göre teker teker çözüme kavuşturulacağının altını çizen Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, “Mahallelerimizin sorunlarını biliyoruz. Vatandaşlarımızın rahata kavuşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önceliğimiz en kötüsünden başlayıp teker teker düzeltmek ve yenilerini eklemek. Yenileme yaptığımız yolların sadece taşlarını döşemiyoruz. Genişletilmesi gereken kısımları ölçülerine uygun olarak genişletirken stabilize çalışmaları yapılan kısımlarda alt yapı ile ilgili oluşabilecek sıkıntıları Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte çözüyoruz. Yeşil Mahallemizde yenilenen ve yeniden açılan yolumuzun mahalle sakinlerimize ve Nazillimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencileri, şehrin güney destinasyonunda bulunan tarihi yerleri gezdi.
Geyve’de Alifuatpaşa Kuva-yi Milliye Müzesi ve 2. Bayezid Köprüsü’nü ziyaret eden öğrenciler, daha sonra Pamukova’daki Esentepe Seyir Terası’ndan Pamukova Ovası’nın manzarasını izledi.
Şehrin tarihi dokusuna dair birçok eseri yerinde inceleme fırsatı bulan öğrenciler, tarihi Taraklı evleri, tarihi çınar ağacı, tarihi Yunuspaşa Camisi ve hamamını ziyaret etti.
Sakarya’da ücretsiz film gösterimi gerçekleştirilecek
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kültür-sanat etkinlikleri kapsamında 10 Aralık Salı günü “Raşomon” isimli film, Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) saat 19.00’da gösterime girecek.
Film gösteriminin ardından Araştırma Görevlisi Dr. Muzaffer Musab Yılmaz, sinemaseverlerle film hakkında söyleşi gerçekleştirecek.
Hendek’te anaokulu öğrencilerine masal atölyesi etkinliği düzenlendi
Hendek Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün koordinesinde, çocukların hayal gücünü geliştirmek, eğlenerek öğrenmelerini sağlamak amacıyla Ticaret Merkezi Konferans Salonu’nda masal atölyesi etkinliği yapıldı.
Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, geleceğin teminatı çocukların eğitimine ve okul hayatlarına katkı sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, “Bu tür etkinliklerle çocuklarımızın hayal gücünü geliştirmeyi, onları eğlenirken öğrenmeye teşvik etmeyi amaçlıyoruz. ‘Masal Saati’ etkinliğimizde farklı masallarla çocuklarımızı buluşturduk. Eğlenirken öğrenmelerini sağlayan bu tür programları artırarak sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖRGÜ TANIĞI KAZAYI ANLATTI
Isparta’da, 6 askerin şehit olduğu helikopter kazasının yaşandığı bölgedeki akaryakıt istasyonunda çalışan Mustafa Yılmaz, yaşananları anlattı. Kazayı anbean yaşadıklarını belirten Yılmaz, şunları söyledi:
“Bugün saat 11.00 civarında bir araç gelmişti, araca yakıt vermek için çıkmıştım. Gürültülü bir ses geldi. Çarpışma sesi gibi. Sırtımı döndüğümde helikopterin pervanesi düşüyordu. Kanadı kopmuştu. Hepsi yere düştü bir anda alev topuna döndü. Burası eğitim okulu zaten sürekli uçuyor. Biz normal bir uçuş sanmıştık ama sesten sonra bir gürültü koptu. Personeller geldi düşer düşmez, alev aldı helikopter. Biz direkt ekipleri aradık. 3 ya da 4 dakika sonra hemen geldiler. Biz diğer helikopteri görmedik ama yanan helikoptere anında müdahale ettiler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı caddeyle sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.
14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatıyla 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ZİNCİRLEME KUSUR
5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesiyle Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.
CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmanın ardından iddianame hazırladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
‘ADALET MÜMKÜN TEMELİ’ DİYEREK TEPKİ GÖSTERDİ
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın 13 Kasım’da başlayarak 2 gün süren 2’nci duruşmasında mahkeme başkanı, ara kararını açıkladı. Mahkeme başkanı, 13 sanıktan 11’inin tutukluluğuna devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Ömer Karabilgin ve Barış Koç’un ise, devlet memur sıfatları ve kamu görevlisi oldukları gerekçesiyle dosyaları tevhit edilmesine ve tahliye edilmelerine karar verdi. Ayrıca tutuksuz sanıklar Ali Hıdır Köseoğlu, Serdar Sadi, Gürkan Erdoğan ve Ezgi Nazaroğlu hakkında da devlet memuru olmaları gerekçesiyle izin alınması için dosyalarının ayrılmasına, izin alındıktan sonra soruşturmalarının devam etmesine, adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar verildi. Böylelikle davada 11’i tutuklu, 36 sanık kaldı.
İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay’ın davaya katılma talebinin reddine, Demircan A.Ş.’nin yetkilisi Cenan Demircan hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılması ve soruşturma açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazı yazılmasına karar verildi. Tutuksuz sanıklardan Deniz Sural, Gürsel Arıcı, Tahsin Erdoğan, Abdülkadir Satık, Alper Doğan, Koray Arif hakkında adli kontrol şartının kaldırılmasına ve yurt dışı yasağı konulmasını hükmetti. Yine mahkeme heyeti, 9 Aralık’ta bölgede keşif işlemlerinin yapılmasına da karar verdi.
YURT DIŞINDAKİ TANIK DİNLENDİ
Mahkemenin kararı üzerine İnanç Öktemay ve Özge Ceren Deniz’in hayatını kaybettiği olay yerinde bugün keşif yapıldı. Keşfe, uzman mühendislerden oluşan 7 kişilik bilirkişi katıldı. Bugün ilk defa mahkeme heyeti de keşif için olay yerine geldi. İnceleme öncesinde, davanın 2’nci duruşmasında yurt dışında olduğu için ifadesi alınamayan bir numaralı görgü tanığı aksesuarcı Ersin Eren Çavga’nın ifadesi alındı. Çavga, “Biz orada elektrik kaçağından şüpheleniyorduk. Çok defa aradık sonrasında yapıldı. Orada kazı çalışması yapılmıştı. Sanırım mazgalla ilgili bir çalışmaydı. Burada daha önceki senelerde sel olmuştu. Biz zaten belediyeden talepte bulunmuştuk. Orada bir elektrik çalışması olduğunu biliyorduk. Yağmurlarda orası hep önce kuruyordu. Kazı çalışmasından sonra yine aynı bölgede duman çıkmaya başladı. Biz oraya duba koyduk. GDZ Elektrik’i aradığımızda gelip yaptılar. Hangi firmaya ait olduğunu bilmiyorum ama orası betonla kapatılmıştı. Sonrasında ilk yağmur yağdığında bu olaylarla karşılaştık” dedi.
Bir avukatın olaydan sonra bölgede herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Çavga, “Yurt dışındaydım. Geçen hafta salı günü ülkeye giriş yaptım. İş yerimin güvenlik kameraları sökülmeye çalışılmış. Sökülemeyince kablosu kesilmiş” dedi.
YENİ KEŞİF YAPILDI
Keşif öncesi olay yerinin bulunduğu Enver Dündar Başar Sokak araç trafiğine kapatıldı. Ayrıca çevrede güvenlik önlemi alınıp, alana girilmesi engellendi. GDZ Elektrik’in olay yerine olası bir mazgalın nasıl olması gerektiğini gösteren bir mazgal getirdiği de görüldü. 7 kişiden oluşan uzman bilirkişi heyeti inceleme yaptı.
‘BÜTÜN İNCELEMELER TİTİZLİKLE YAPILACAK’
Keşifle ilgili açıklama yapan Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi’nin avukatı Ayşe Sarıçiçek, “7 kişilik heyetle keşif başladı. Ölümün gerçekleşmesindeki asıl kusur oranlarını, tespiti, kusurlu kişilerin tespiti açısından olay mahalli geniş bir çaplı kazı yapılıyor. Öncesinde mahkemede dinlenemeyen bir tanık vardı o dinlendi. Olaydan sonra tanığın iş yerinin güvenlik kamerası sökülmeye çalışılmış. Sökülemeyince kablosu kesilmiş. Bugünse keşif tamamlandıktan sonra bilirkişi detaylı olarak raporunu hazırlayacak. Ardından rapor mahkemeye sunulacak. Raporun hazırlanması için yasal olarak 45 günlük bir süreden bahsediliyor. Rahat, titiz bir şekilde detaylı bir rapor hazırlanacak. Bu bilirkişiler yeni. Bütün teknik incelemeler, ölçümler titizlikle yapılacak. Devlet memuru olan 6 sanığın dosyası ayrıldı. Haklarında yargılamanın devam edilebilmesi için izin sürecinin yapılması amacıyla tahliye edildiler. Normal tahliye değildir. Yani devlet soruşturması izni için dosyalar ayrıldı. Ayrı bir dosya olarak açıldı. Soruşturma izni tamamlandıktan sonra yargılamalarına devam edilecek” dedi.
‘İLK KEŞİFTE YAPILAN GÖZLEMLER DAHA ÖNEMLİ’
İnanç Öktamay’ın ailesinin avukatı Cenk Düzgüner de “İZSU tarafından bir kurtulma değildir. İZSU ile ilgili sorumlularda bu davada yargılanacaktır. İlk keşifte yapılan gözlemler bizim için daha önemlidir. Çünkü bu çalışma tadilat görmüş sahada yapılıyor. Bu herkesi yanıltır. Şimdi oluşturulan bilirkişi heyeti de mutlaka ilk raporu da inceleyecektir. Oradakini baz alacaktır. Çok katkı sağlamaz. Buna karşı heyet çok güzel çalışıyor. Biz yargılamanın çok iyi gittiğini düşünüyoruz. Her iki kurumda beraber sorumlu olacaktır, inancımız bu yöndedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATAŞEHİR TEM Yenisahra kavşağında sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, başka bir otomobile çarptıktan sonra yol ayrımındaki bariyere saplandı. Kazada otomobildeki 2 kişi yaralandı.
Kaza 12.45 sıralarında TEM Otoyolu Ataşehir Yenisahra kavşağında meydana geldi. Edirne yönüne giden Emirhan Akpolat idaresindeki 34 EA 3469 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 34 BPY 562 plakalı otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan 34 EA 3469 plakalı araç, yol ayrımındaki bariyere saplandı. Kazanın ardından bariyere saplanan araçta yangın çıktı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve acil sağlık ekipleri geldi. İtfaiye ekipleri, bir taraftan motor kısmındaki yangını söndürürken, bir taraftan da araç içerisinde sıkışan sürücü Emirhan Akpolat ve ismi öğrenilemeyen yolcuyu bulundukları yerden çıkardı. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle bölgede trafik akışı aksarken, polis ekipleri araç geçişlerini kontrollü olarak sağladı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emniyet binasının önünde tören mangası ve şube müdürlerince karşılanan Yılmaz ve Kalaycı, daha sonra makam odasına geçti.
Yılmaz gazetecilere, Kalaycı’nın Bilecik’te güzel işlere imza attığını, halkla bütünleşerek sevgisini kazandığını söyledi.
Kalaycı’nın yeni görev yerinde de başarılı olacağına inancının tam olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bizler de Allah’ın izniyle inşallah bu bayrağı devraldık. Bu görevi onun bıraktığı yerden daha iyi yerlere taşımak için elimden geleni yapacağım. Bilecik’te 7 gün 24 saat çalışarak, halkımızın hizmetinde olup suçla mücadele edeceğiz.” dedi.
Kalaycı ise Bingöl’de de kapısının Bileciklilere her zaman açık olduğunu dile getirdi.
Yılmaz’a yeni görevinde başarılar dileyen Kalaycı, “Devre arkadaşımın bu görevde benden daha başarılı olacağına inancım tam. Hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.
Tören, Yılmaz ve Kalaycı’nın birbirlerine çiçek ve hediye takdim etmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçakçılık suçlarının tespiti ve önlenmesine yönelik G.F’nin aracında, iş yerinde ve evinde arama yaptı.
Aramada, 4 sigara dolum makinesi, 2 kompresör, 44 bin dal bandrolsüz makaron, 16 bin dal içi tütün doldurulmuş makaron ve 20 kilogram kıyılmış tütün ele geçirildi.
Şüpheliye kaçakçılık suçundan yasal işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Kültür ve Turizm bakanlıkları iş birliğinde, Edirne Valiliği koordinesinde tarihi konaklarda restorasyon çalışmaları sürüyor.
Proje kapsamında Vali Yunus Sezer, tarihi konakların işlerlik kazanması amacıyla iş insanlarıyla bir araya gelmişti.
Edirne’nin tava ciğer esnaflarından Aydın Doğan da Sabuni Mahallesi’nde 19. yüzyıldan kalma iki konağı devralarak restore ettirmeye başladı.
Doğan, restorasyon çalışmalarının sürdüğü konağın önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, yan yana olan konakları restore ettirerek 15 ay sonra “Osmanlı odaları” butik otel olarak hizmete açmayı planladıklarını söyledi.
Konaklarda Osmanlı dönemine ait mimari tekniklerin yer aldığını dile getiren Doğan, konağın aslına uygun restore edileceğini kaydetti.
Edirne’nin tarihi, kültürel ve turistik bir kent olduğunu anlatan Doğan, “Tarihi konakların restorasyonu turizme de katkı sağlayacak. Edirne’de ciddi derecede bu alana yatırımlar var. Edirne Sarayı, ve Selimiye camisi restorasyonu sürüyor. Çok sayıda müze ve tarihi alan hizmete açıldı. Tarihi konaklar açısından da önemli çalışmalar var. Safranbolu evlerini herkes biliyor neden Edirne evleri de olmasın? Proje tamamlandığında insanların sırf Kaleiçi tarihi evrelerinde bir gecelik konaklama yapmak için bile kente geleceklerini düşünüyorum.” diye konuştu.
Doğan, Edirne Valisi Yunus Sezer ve konakların restorasyonuna katkı sunanlara teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kongre Merkezi’nde performans sergileyen topluluk, toplamda 100 dansçı ve kendilerine ait bir orkestra ile seyirci karşısına çıktı.
Gürcistan Ulusal Balesi, folklorik temaları, modern dans unsurlarıyla harmanlıyor ve Gürcü halkının kahramanlık ve mücadele tarihini dansla sahneye taşıyor.
Topluluğun sahne kostümleri de Gürcü halkının tarihini, kültürünü ve geleneklerini yansıtıyor.
Önceki yıl büyük ilgi gören ve biletleri tamamen tükenen bu gösterisiyle Türkiye’ye beşinci kez gelen Gürcistan Ulusal Balesi “Sukhishvili”, 1945 yılında Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından kuruldu.
Topluluk yarın BursaMerinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde, 10 Aralık’ta ise Ankara TED Koleji Ata Sahne’de sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa’da İslam kültür sanatı dalında çalışmalar yapan Sabah Ülkesi Kültür Sanat Derneği tarafından İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Merkezi’nde, bu yıl ilki düzenlenen etkinlik çerçevesinde, hüsn-i hat, tezhip, ebru, çini geometrik desenler, illüstrasyon ve herbaryum sanatı örneklerinin sunulduğu sanat sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, yaptığı açılış konuşmada, sanatın İslam kültüründeki derin köklerine değinerek, İslam sanat ve zarafetinin İslam beldelerinde kendini gösterdiğini söyledi.
Ergün, “Müslümanlar olarak estetiği ve manevi değerlerimizi sanat yoluyla ifade etmek, Avrupa’da da bu değerleri görünür kılmak bizim için önemli bir sorumluluktur.” dedi.
Sabah Ülkesi Kültür Sanat Derneği Başkanı Hattat Ünal Ünalan da sergi ve atölye programları hakkında bilgi verdi.
Açılışa ayrıca, Türkiye’nin Köln Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Muhterem Dilbirliği ve IGMG yetkililerinin yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.
15 Aralık’a kadar sürecek Sanat Haftası çerçevesinde serginin yanı sıra çeşitli atölyelerde katılımcılara uygulamalı teknikler öğretilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Çoksesli Korosu, Dünya Koro Günü dolayısıyla CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da, “Birlikte Söyle” konseriyle müzikseverlere buluştu.
Şef Burak Onur Erdem’in yönettiği konserde, CSO sanatçıları ve Orkestra Akademik Başkent, 400 kişilik koroya eşlik etti.
Mozart’ın “Requiem”inden bölümler ile Giacomo Puccini’nin “Requiem” eserinin seslendirildiği konsere Ankaralı müzikseverler ilgi gösterdi.
“2025’te dünyada barış istiyoruz”
Şef Erdem, konser öncesi AA muhabirine, CSO sanatçıları ile Orkestra Akademik Başkent’in katılımıyla dünyanın en önemli koro eserlerinden Mozart Requiem’i seslendireceklerini söyledi.
Erdem, “Herkes şarkı söyleyebiliyor ve herkesin sesi var. En demokratik müzik yapma şekillerinden biri koroda söylemektir. Dünya Koro Günü’nde 12 şehirden 400 kişi bugün buraya geldi. Program biterken Arvo Part’ın ‘Da Pacem Domine’ yani ‘bize barış getir’ eserini seslendireceğiz. 2025’te dünyada barış istiyoruz. Ankara’dan dünyaya barış yayılsın istiyoruz.” dedi.
Şef Erdem, Puccini Requiem eserini geçen ay hayatını kaybeden koro üyeleri Levent Oktay Kaya’ya ithaf ettiklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Bayram Açıkgöz idaresindeki 06 EY 3288 plakalı otomobil, viyadükler mevkisinde çekiciye arkadan çarptı.
İhbar üzerine kaza mahalline jandarma, itfaiye, Karayolları ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada sürücü Açıkgöz ile aynı otomobilde bulunan Aziz Emre Baş hayatını kaybetti, H.K. yaralandı.
H.K, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Düzce Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada yaşamını yitirenlerin cenazeleri, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu ile mücadelesini sürdürüyor. Bu çerçevede ekipler, H.İ.Y. isimli şahsın, Çayırbağ beldesinde uyuşturucu madde satarak haksız kazanç sağlayacağı yönünde bilgi elde etti. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, şüphelinin kullandığı aracı durdurdu. Şüphelinin üzerinde, araçta ve ikametinde yapılan arama sonucunda; 42,26 gram metamfetamin, 28 adet lyrica sentetik uyuşturucu hap, 19,52 gram kubar esrar, 1 adet dijital hassas cep terazisi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 210 adet tabanca fişeği, 2 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı, 1 adet cep telefonu ele geçirildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın prestijli projeleri olan kentin 3 farklı bölgesine kazandırılması planlanan sosyal yaşam merkezi projesinden biri olan İldem Sosyal Yaşam Merkezi, 30 Ekim 2024’te alınmaya başlanan online kayıtların ardından fiilen hizmete girmeye hazırlanıyor. Melikgazi ilçesi İldem bölgesine hitap edecek ve mahalle sakinleri ile bölgeye canlılık katacak olan toplam 5 bin metrekare inşaat alanında yapımı tamamlanan Kayseri Büyükşehir Belediyesi İldem-Yeşilyurt Sosyal Yaşam Merkezi, 9 Aralık Pazartesi günü hizmet vermeye başlıyor.
Kadın fitness ve stüdyo salonu, erkek fitness salonu, kadın ve erkek havuz, sauna ve buhar odası ile diyetisyen hizmetleri ile vatandaşlara sporla iç içe sağlıklı bir yaşam katkısı sunacak merkezin hizmete girdiği ilk günlerde yoğunluk yaşanmaması adına sporseverlerin Spor A.Ş. personelince yapılacak yönlendirmelere uymaları önem arz ediyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Derneğin akredite sürecinin tamamlanması için AFAD Başkanlığı tarafından yapılan 2 günlük incelemenin ardından tatbikat gerçekleştirildi.
Civril Mahallesi’nde düzenlenen tatbikat kapsamında senaryo gereği Afyonkarahisar’da meydana gelen bir depreme intikal eden dernek üyeleri, bölgede çadır kurarak kamp alanı oluşturdu. Enkaz alanında arama kurtarma çalışması yapan üyeler, 3 depremzedeyi başarılı şekilde kurtararak tatbikatı tamamladı.
Yapılan akreditasyon incelemesi ve tatbikatının ardından 28 üyesi bulunan Bolu Sağlık Arama Kurtarma Derneği, Bolu’nun 6. akredite derneği oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’da 2024 yılının ilk 11 aylık trafik istatistiklerine bakıldığında polis bölgesinde meydana gelen trafik kazalarında daha çok maddi hasarlar yaşandığı görülüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan aylık trafik istatistik bültenindeki ölü sayıları kaza yerindeki verileri ifade ediyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı Trafik İstatistik Verileri ‘ne göre; Erzurum’da 2024 yılı Kasım ayı döneminde 142 ölümlü-yaralamalı kaza, 243 maddi hasarlı kazada 7 kişi vefat etti ve 252 yaralı kayıtlara geçti.
2024 yılı 11 aylık dönemde ise bin 512 ölümlü-yaralamalı kaza, 2 bin 307 maddi hasarlı ve bu kazalarda 34 kişi öldü, 2 bin 647 yaralı oldu. Tarafların anlaşarak kendi aralarında tutanak tanzim ettiği maddi hasarlı trafik kaza sayıları dahil edilmiyor. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Ulucami Mahallesi Sümer Meydanı yakınlarında H.T. isimli genç, aldığı çok sayıda ilaçtan dolayı fenalaştı. Rahatsızlığı nedeniyle kullandığı ilaçlardan fenalaşan H.T., olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalelerin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Hastanede tedavi altına alınan H.T’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özvar, Hitit ÜniversitesiÇorum Sosyal Meslek Yüksekokulu Ethem ErkoçKonferans Salonu’nda düzenlenen “Gençlik Sohbetleri-8” etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf üniversitesi olmak üzere 208 üniversite bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de üniversite öğrencisi sayısının 4,8 milyonu örgün eğitimde 7,5 milyon civarında olduğunu belirten Özvar, 185 bin civarında da öğretim elemanı olduğunu ifade etti.
2000’li yıllardan sonra Türkiye’de üniversite sayısının ciddi oranda arttığını, Anadolu’nun dört bir yanına üniversite kurulduğuna dikkati çeken Özvar, “Türkiye’nin son 20-25 yılında yaptığı en önemli, büyük yatırımlardan bir tanesi, sizlerin bu salonda, bu üniversitelerde, bu okullarda okutabilme başarısı gösterebilmesidir.” dedi.
YÖK olarak öğrencilerin beklentilerini ölçmek amacıyla öğrenci memnuniyet anketi yaptıklarını belirten Özvar, “Muazzam bir katılım var. Türkiye genelinde katılan öğrenci sayısı 263 bini buldu. Üniversitelerin eğitim, öğretim, araştırma, geliştirme, kampüs, yemekhane, kafe, ders, dersin işlenişi gibi konularda öğrencilerin verdiği bilgileri çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz. Çıkan sonuçlara göre güçlü olan tarafları devam ettirmeyi, iyileştirmeye açık olan tarafları da üniversitelerimizle paylaşıyoruz.” diye konuştu.
Öğrencilerin ankette ortalama 50 dakika kaldığını, verdikleri geri bildirimin kendileri için çok önemli olduğunu söyleyen Özvar, her yıl anket yapacaklarını dile getirdi.
Özvar, “Ankette öğrencilere, ‘Önümüzdeki 5 yıl içinde ihtiyaç duyduğunuz ve kapatmak istediğiniz beceri açığını sıralayınız’ şeklinde soru yöneltildi. İlk sırada yabancı dil, ikinci sırada iletişim çıktı. Öğrencimiz çok gerçekçi, kendisinde neyin eksik olduğuna dair çok gerçekçi kanaati var. Beşinci sırada ise kodlama var. Öğrencilerden aldığımız geri dönüşle ilgili hocalarla istişare ediyoruz. Yabancı dil konusunda böyle bir geri bildirim olunca, ‘Öğrencilerimizin uluslararası standartlarda mezun olana kadar en azından B2 düzeyinde İngilizce bilir vaziyette nasıl mezun ederiz?’ diye düşünmeye başladık. Bu konuda bir çalışma içindeyiz.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de yükseköğretimde yabancı dil eğitimiyle alakalı uluslararası standart bulunmadığını, buna standart getirmeyi hedeflediklerini belirten Özvar, “Düşüncemiz, öğrencilerimizin mezun olduklarında en az B2 düzeyinde İngilizce bilerek mezun kılmak. Eğer yapabilirsek belki C1 düzeyini de düşünüyoruz.” dedi.
Özvar, daha sonra Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek, burada Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve akademisyenlerden yürüttükleri bilimsel çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Veliaht Prens ve Prenses, Türkiye ziyareti kapsamında Çırağan Sarayı’nda, Türk Japon Vakfı’nın doğal afetlere karşı farkındalık yaratmak amacıyla öğrencilere yönelik düzenlediği afet riski azaltma projesi katılımcılarıyla bir araya geldi.
Veliaht çift, öğrencilerin yarışma kapsamında hazırladığı projeleri inceledi.
Öğrencilerden projeleri hakkında bilgi alan Veliaht Prens ve Prenses, öğrencileri ve yarışmanın kazananlarını başarılarından dolayı tebrik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Üniversitesi tarafından 6-7 Aralık tarihlerinde Gençlik ve Gelecek Politikaları” temasıyla SOSYALFEST Ideathon Yarışması hazırlandı. Üniversite öğrencilerinin inovatif düşünme becerilerini geliştirmesi için fırsat sunan yarışmada katılımcılar, yoğun ve eğlenceli bir takım çalışması ve beyin fırtınası süreciyle geleceği şekillendirecek projeler üretme deneyimi yaşayacak.
SOSYALFEST İdeathon Yarışmasının açılışı Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisinde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan açılışta konuşan KBÜ Rektörü Prof.Dr. Fatih Kırışık, Ideathon’un ortaya çıkışı ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Kırışık, “SOSYALFEST Ideathon bir fikir olarak nasıl ortaya çıkarılır? Nasıl sosyal model haline getirilir? Bunu projelendirmek için neler yapılır? Fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir? Bir buluş, sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir ideathon etkinliğiyle bir aradayız. Tabii bu kolay bir şey değil. Bunu öğrenmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Bunu nasıl yapacağız? ya problem odaklı bir yöntemi izleyebiliriz ya da herhangi bir alanda yenilikçi, dünyada olmayan bir yaklaşım geliştirebiliriz” dedi.
“Bizim dünyada bir önderlik yapabilmemiz için yeni buluşlara, modellere ve keşiflere ihtiyacımız var” diyen Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla bizim kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek buluşturmamız, bulmamız gerekiyor. İşte SOSYALFEST Ideathonunun iki perspektifinin temel mantığı budur. Birincisi ya ülkemizde veya dünyada yaşanan problemlere çözüm üretecek yeni modeller, yaklaşımlar geliştirmek ya da herhangi bir alanda yeni bir teori, yeni bir fikir, yeni bir yaklaşım, yeni bir sosyal model üretmekten geçiyor. Dünyanın buna ihtiyacı var mı? diye baktığımızda gerçekten dünya, sosyal alanda yaşadığı çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle yoğun olarak boğuşuyor. Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. İşte bunların hepsini dönüştürecek, değiştirecek dünyayı bütün insanlığın sevgi ve gençlik içerisinde yaşayabileceği bir Barış Adası’na döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, yeni sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara, teorilere çok büyük ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili”
Gençlerin fikirlerine ve geleceğine yatırım yapılmasının gerektiğini vurgulayan Kırışık, “Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı ve çağı bize açabilir. Bu maksatla ideathonu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu ideathonun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları. İkisi de bizim için son derece önemli. Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili. Gençliğimize güvenmemiz gerekiyor. Gençliğimize değer vermemiz gerekiyor. Gençliğimizin fikirlerine, hayatına, geleceğine yatırım yapmamız gerekiyor. Bunu da Sosyal Bilimlerle büyük ölçüde başarabiliriz. Onların fikirlerini geleceğe yönelik olarak nasıl projelendirebiliriz, nasıl geliştirebiliriz, eğitimlerini en iyi şekilde onların da katkıları ve katılımlarıyla nasıl sağlayabiliriz diye çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.
Kırışık, gençlik ve gelecek politikalarının SOSYALFEST Ideathonu’nun temasını oluşturduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Bu stratejik alanda hem gençliğimizi geliştirmek hem de gençliğimizin gelecek perspektifini, gelecek öngörüsünü ortaya koymak açısından son derece önemli bir tema ortaya çıkmıştır. Yapacağımız eğitimlerle, kıymetli uzmanlarımızın katkıları ve fikirleriyle gençliğimize gelecek politikaları konusunda sorunları çözücü, problemlere çözümler üretici, yenilikçi sosyal modeller geliştirici yaklaşımlar üretmeyi, böylelikle geleceği inşa etmeyi sağlayacağız.”
Konuşmanın ardından yarışma bünyesinde verilecek eğitimlere geçildi. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Bir Hoca ve Usta Olarak Teoman Duralı” başlıklı söyleşi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Duralı’nın son dönemin çok önemli düşünürlerinden olduğunu belirterek, “Doğu’yu ve Batı’yı çok iyi biliyor. Mensubu olduğu coğrafyayı, kültürü, medeniyeti, inancı çok önemsiyor. Bu coğrafyanın, kültürün bir mensubu olmaktan iftihar ediyor ama geniş bir pergelle bir dünya görüşü ortaya koyuyor ve kendi düşünce yapımızı zorluyor. Yeni sınırlar açmaya çalışıyor. Bütün bunları yaparken de hakikaten insan olarak da istisnai bir kimliği, kişiliği temsil ediyor.” dedi.
“O, ötelerin ötesini kurcalayan bir çilingirdir”
Teoman Duralı’nın yakın dostlarından Prof. Dr. Durmuş Günay da Duralı’nın dünya tarihine, dünyaya, yeryüzüne ve varlıklara bütüncül bakan bir filozof, düşünür olduğunun altını çizerek, bir kavram mühendisi olduğunu söyledi.
Duralı’nın Türkiye’de “felsefe bilim” kavramını yeniden ortaya koyduğunu belirten ve bu alanda ilk çalışma yapan kişilerden olduğuna işaret eden Günay, şunları kaydetti:
“Teoman Hoca için 3 önemli yolculuk vardır. Birincisi fiziki coğrafyada, ikincisi metafizik coğrafyada, üçüncüsü de tarihte yolculuktur. O, ötelerin ötesini kurcalayan bir çilingirdir. Var olanın görünüşünün arkasında bilim, onun arkasında da felsefe durur. Hoca, düşüncelerinin yüzde 70’ini seyahatlerinden, yüzde 30’unu okumalarından edinmiştir. Teoman Hoca, 74 yıllık ömründe kitap, dergi, makale, şiir, konferans, konuşma, anılar, radyo ve televizyon olmak üzere bini aşkın çalışma yapmıştır. Düşünen, yazan ve konuşan, billur, sahici ve halis bir düşünürdür. Sahici olmasından maksadım şudur: Kendine ait hususlarda eleştirel bir dil kullanmakta çekinmez.”
“Teoman Hoca’nın olaylara dokunuş biçiminin önemli olduğunu düşünüyorum”
Duralı’nın öğrencilerinden İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu da 1985’ten vefatına kadar hocası ile iletişimde olduklarını dile getirerek, Duralı’nın 28 Şubat sürecinde üniversitede yalnız bırakılan başörtülü kızların yanında olduğunu ve onlarla sohbet ettiğini anlattı.
Fazlıoğlu, birçok kez hocasını kendisinden korumak amacıyla yazdıklarını yayımlamadığını belirterek, “Teoman Hoca’nın fikriyatı bir kenara, onun pratik yaşantılarının da olaylara dokunuş biçiminin de önemli olduğunu düşünüyorum. Biz fikirlerinden istifade ettiğimiz kişiye ‘hoca’ deriz. Bir hoca illa bize ders vermek zorunda değil. Aristoteles de İbn-i Sina da Kant da bizim hocamızdır ama bir kişinin usta olabilmesi için kişiye dokunması lazım. Bana fikirlerini eylemlerinde temsil edip yol göstermesi lazım. Teoman Hoca’ya da o yüzden biz usta diyoruz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Yayla Gül Ceran Karataş da hocası Duralı’nın seyahatlerine ve “insan olma kavramı” çalışmalarına değindi.
Prof. Dr. Teoman Duralı’nın oğlu Prof. Dr. Deniz Duralı da programı düzenleyen herkese teşekkür ederek, “Buradaki anıları duyarak çok mutlu oldum. İnsan konusu hep ilgimi çekti. Babam hem yaş hem millet olarak hiçbir insanı ayırt etmezdi ve iyi manada insanlardan beslenirdi. Bana her gün esnafla, taksiciyle olan konuşmalarını anlatırdı, onlardan bir şey kapardı. Dünyayı geziyordu. Gezdiği yerlerde müzeleri anlatmazdı. Önce coğrafyadan bahsederdi, sonra karşılaştığı insanları, o insanlardan öğrendiklerini anlatırdı. İnsana yaklaşımı konusunda mümkün oldukça babamı örnek almaya çalıştım.” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Mustafa Şentop, ” Türkiye’nin, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı var. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor” dedi.
Samsun’a bazı ziyaretler ve etkinliklere katılmak üzere gelen eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Türkiye’de Anayasalar ve Siyaset’ konulu programa katıldı. Programda Vali Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, üniversitenin öğretim görevlileri ve öğrenciler yer aldı. Burada konuşan Şentop, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Devleti ve milleti tahkim etmek gerektiğine dair genel kanaat oluştu ve hükümet sistemi değişmiş oldu. Anayasaların siyasetin alanını kapatan, örten yaklaşımı büyük ölçüde burada tasfiye edilmiş ve normalleşmiş oldu. Bir de Türkiye’nin halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan bir anayasaya ihtiyacı var. Bu sadece sembolik şey değil ama öyle düşünülse bile kıymetli bir şeydir. Bugüne kadar anayasaları darbeciler yapmış. Önemli değişiklikler yapılmış amenna ama sonuçta Türkiye’de sivil, halkın seçtiklerinin bir anayasası olması lazım. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor. Hazırlandığı zamanki düşünceler, mülahazalar, oturmuş olan toplumsal yapı, Türkiye’nin beklentileri ve büyüklüğü-hacmi çok değişmiş. Üzerinden uzun yıllar geçmiş. Bugünün ve bundan sonraki Türkiye’nin, geleceğin Türkiye’sinin anayasasının halkın seçtiklerinin katılımı ile onların önceliği ile hazırlanması gerekiyor” diye konuştu.
’14 MAYIS 1950 SİYASETİN ZAFERİ OLARAK GÖRÜLÜR’
1950 ve sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi konularından değinen Şentop, “Ben konumuz olan anayasa ve siyaset derken bunların ilişkisinden bahsetmiyorum aslında. Siyasetin alanı olan birçok konu anayasalarda düzenlenmek suretiyle anayasaların alanını işgal etmiştir. Türkiye’de bir düşünce adamı ’27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle 2’nci Dünya Savaşı’nı darbeciler tarafından mağluplar arasında geçirilmiştir’ diyor. ve hakikaten bu anlayışla anayasa hazırlanıyor. Anayasaları ve siyaseti birbirlerinin alternatifi olarak burada tasarlıyorum. 1950’den 1960’a kadarki dönemde serbest seçimler yapılıyordu. Daha önce Türkiye’yi uzun süre yönetmiş bürokratik siyasi etik kazanamıyor. Bir siyasi parti olarak demiyorum bunu. CHP siyasi parti olarak seçimleri 14 Mayıs 1950’de kaybediyor ama o zamana kadar CHP bürokratik siyasi elitin bütünleştiği bir yapıydı. Daha sonra 1954’te, 1957’de yapılan seçimleri kaybediyor. Dolayısıyla Türkiye’de seçimle iktidara gelemeyen bir siyasi görüşün seçim olmadan nasıl iktidara gelebileceği konusu konuşuluyor. Bunun akla gelen ilk yolu da askeri darbedir. Bu darbeyle ilgili hazırlıklar zaten 1954 seçimleri sonrasında başlıyor. 14 Mayıs 1950 siyasetin zaferi olarak görülür. 27 Mayıs 1960 da bürokrasinin rövanşı olarak görülmektedir. Darbeyi yaptınız ancak Türkiye’yi bu şekilde yönetmek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü Türkiye uluslararası konjonktürün etkisiyle çok partili bir hayata geçmiştir. Sizin 15 sene sonra Türkiye’yi seçimsiz tek partili döneme döndürmeniz mümkün değildir. O yüzden seçimi kazanamasa da iktidara getirecek, kaybetse de iktidarda tutacak bir formül arandı. İşte anayasa siyaset ikilemindeki anlayışla siyasetin alanını büyük ölçüde daraltan bir yaklaşımla hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, program bitiminde Prof. Dr. Mustafa Şentop’a sertifika takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KBÜ Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde iki gün sürecek programda, katılımcılar, alanında uzman mentörlerden inovasyon ve girişimciliğe dair eğitim alacak, tasarım odaklı düşünmeyi öğrenecek ve takım arkadaşlarıyla fikirleri sistematik birer projeye dönüştürmeye çalışacak.
Programın ilk gününde Kuveyt Türk İnovasyon Müdürlüğü Yöneticisi Döndü Acar ve Lonca Girişimcilik Merkezi Startup Programları Yöneticisi Faruk Yücegög, öğrencilere eğitim verdi ve mentörlük desteği sağladı.
Etkinlik kapsamında, yarın fikirlerin sunumları gerçekleştirilecek.
Programda konuşan KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, 2-3 Mart’ta Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali’ni başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sosyalfest’in kendileri için Türkiye’de ilk olması açısından son derece önem taşıdığını belirten Kırışık, “Bunu başarıyla gerçekleştirmemizin ülkemiz açısından çok önemli bir çağın başlangıcına işaret ettiğini ifade edebilirim çünkü mühendislik sahasında elde ettiğimiz başarıların bir benzerini sosyal bilimler sahasında elde etmemiz son derece büyük bir önem taşıyor.” dedi.
Kırışık, sosyal problemleri çözmek ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak sosyal yenilikçi yaklaşımları geliştirmek açısından Sosyalfest’in son derece önemli rol üstlendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Büyük katılımlara sahne olan, 4 bine yakın sosyal modelin geldiği, Türkiye’de çığır açan çok önemli bir sosyal bilimler festivalini gerçekleştirmiş olduk. Artık adım adım ikinci aşamaya geçiyoruz. Sosyalfest Ideathon ile bir fikir nasıl ortaya çıkarılır, nasıl sosyal model haline getirilir, bunu projelendirmek için neler yapılır, fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir, bir buluş sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir Ideathon etkinliğiyle bir aradayız.”
Yeni buluşlara ihtiyaç duyulduğunu anlatan Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek oluşturmamız, bulmamız gerekiyor.” dedi.
Kırışık, dünyanın sosyal alanda çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle boğuştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. Dünyayı bütün insanlığın sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği bir barış adasına döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara ve teorilere çok büyük ihtiyacımız var. Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı, yeni çağı bize açabilir. Bu maksatla Ideathon’u gerçekleştirmek istiyoruz. Bu Ideathon’umuzun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları.”
Etkinliğe katılanlara teşekkür eden Kırışık, “Yine yeni bir hayale yelken açtığımız bugünlerde inşallah Türkiye’nin ve dünyanın problemlerini çözecek yeni yaklaşımlar gerçekleştireceğimizi, ortaya koyacağımızı, yeni teoriler, fikirler belirleyeceğimizi ve dünyanın ortaya koymuş olduğumuz bu sosyal sistemlerle kendi problemlerini çözdüğü, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir dünya haline gelmesini ümit ediyorum.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İSTANBUL) – CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İl Danışma Kurulu toplantısında; “Bir yıl içerisinde yapılmış 3 Danışma Kurulu toplantısının bir tanesine bile katılmayan bir seçilmiş arkadaşımız, sosyal medya üzerinden parti meselelerini konuşuyorsa burada bir sorun var demektir. Kim medya, sosyal medya aracılığıyla partinin tartışılmasına sebep oluyorsa bilmelidir ki, iktidarın ekmeğine yağ sürmektedir” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı Danışma Kurulu toplantısı, Beylikdüzü Belediyesi Atatürk Kültür Sanat Merkezi’nde yapıldı. Çok sayıda partilinin katıldığı programın açılış konuşmalarını CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu yaptı.
İstanbul İl Başkanı olarak görevde geçirdiği süre boyunca yaptıkları çalışmaları anlatan Özgür Çelik, “Bugünkü Danışma Kurulu toplantımız, partimizin program yenileme sürecinin İstanbul’daki bir başlangıcını ifade ediyor. Avukatlarımızdan oluşan bir grubumuz burada konuşulanları tek tek dinleyecek, konuşulanlar kayıt altına alınacak ve bir rapora dönüştürecekler. Bu toplantıdan sonra ‘İstanbul’un Sesi’ internet sitesi üzerinden örgütümüzün ve İstanbulluları sürece yönelik görüş önerilerini dijital olarak önümüzdeki hafta topluyor olacağız. İl bünyesinde oluşturduğumuz komisyonlarımız var. Komisyonlarımız kendi çalışma alanlarında programa yönelik öneriler sunacaklar. Demokratik kitle örgütleriyle, meslek örgütleriyle, sendikalarla, kadın ve gençlik örgütleriyle ve akademi dünyasıyla çalıştaylar düzenleyeceğiz” bilgisini paylaştı.
“31 Mart’taki başarıyı genel seçim başarısına döndürme zamanı”
Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Değiştireceğimiz parti programıyla bir iktidar vizyonu oluşturmamız gerekiyor. Bu vizyon, toplumun beklenti ve ihtiyaçlarıyla uyumlu hale gelmeli. Çünkü toplum CHP’yi bekliyor. CHP’nin iktidarını halkımız bekliyor. Artık ülkemizin dört bir yanında milyonlar, CHP belediyelerini çözümün birinci adresi olarak görüyor. Artık 31 Mart’ta ortaya çıkarttığımız başarıyı bir genel seçim başarısına döndürme zamanı. Çözüm biziz ve biz iktidara yürüyoruz. Artık Türkiye’de milyonlar, mevcut iktidardan umudunu kesmiş durumda. Çünkü iktidar, Türkiye’yi bir çoklu kriz ortamına sürükledi. Derin ve çok boyutlu kriz ortamı bir sarmala dönüştü Türkiye’de. Eğitimden sağlığa, adaletten demokrasiye, ekonomiden hak ve özgürlüklere artık günlük yönetim hatalarının ötesine geçerek Türkiye’nin sorunları bir yapısal krize dönüştü. 22 yılın sonunda iktidar, Türkiye’yi büyük bir krizin içerisine sürükledi ve bu krizden etkilenmeyen hiç kimse kalmadı. Çocuğundan yaşlısına, gencinden kadınına herkes hem sosyal hem ekonomik krizin içerisinde.
” Ankara’daki tek kişi, her gün CHP’ye saldırıyor”
Artık halkın bildiğini halka anlatma zamanı çoktan geçti. Halkımız zaten her şeyin farkında. Bizim artık çözüm aşamasını konuşmamız gerekiyor. Halkımıza bir an önce çözümlerimizle gitmemiz gerekiyor. Parti programımızı bu bilinçle yenilememiz gerekiyor. Bugün bize düşen görev, iktidara kilitlenmektir. Halkımıza umut olmalıyız. CHP her gün bir saldırı altındadır. Ankara’daki tek bir kişi, tükenmiş iktidarını sürdürmek için medyasıyla, araçsallaştırdığı yargısıyla, trol ordusuyla, kamu gücüyle her gün CHP’ye saldırıyor, gücü CHP’ye yetmeyecek ama bunu her gün deniyor, CHP’yi türlü hilelerle oyunun dışında tutmaya çalışıyor. Her türlü ayak oyunlarıyla bizi zayıflatmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Gün, bu saldırılara karşı birlik olma günüdür. Birliğimizi, bütünlüğümüzü tahkim etmeliyiz. Parti içi konuları kendi iç kurullarımızda konuşmalıyız.
“CHP, Türkiye’nin birinci partisidir”
Bir yılda üçüncü kez bir Danışma Kurulu Toplantısı gerçekleştiriyoruz bugün. 8-10 saatlik Danışma Kurulu toplantıları yapıyoruz. Örgütümüz geliyor, bu toplantılarda konuşuyor. Bir yıl içerisinde yapılmış 3 Danışma Kurulu toplantısının bir tanesine bile katılmayan bir seçilmiş arkadaşımız, sosyal medya üzerinden parti meselelerini konuşuyorsa burada bir sorun var demektir. Kim medya, sosyal medya aracılığıyla partinin tartışılmasına sebep oluyorsa bilmelidir ki, iktidarın ekmeğine yağ sürmektedir. Gelin, bu toplantılarda derdinizi anlatın. Karşılıklı olarak buralarda konuşalım. Yok, ‘Ben sosyal medyada yazarım. Televizyondan konuşurum’ diyorsanız biz, sizlere her gün bir şey hatırlatırız. CHP, Türkiye’nin birinci partisidir. CHP, genel başkanıyla ve tüm örgütüyle tek bir şeye kilitlenmiştir. İktidar, iktidar, iktidar. CHP, iktidarlaşma sürecini başlatmıştır. Biz bir iktidar yürüyüşünü gerçekleştirirken tabii ki iç meselelerimizi de partimizin iç kurullarında konuşmalıyız.
“İktidarın açtığı yaralara biz derman oluyoruz”
Bu toplantıları belirli periyotlarla yapmaya devam etmeliyiz. Farklı alanlarda da bir araya gelerek parti içi meseleleri konuşmalıyız ancak partimizdeki değişimle birlikte kitlelerin yüzünü bize döndüğünü, halkın CHP’den umut beklediğini bilmeliyiz. Yerel yönetimlerde başarılarımız devam ediyor. Belediye başkanlarımız kreşler açıyorlar, çocuklara beslenme desteği veriyorlar, emeklilere pazar desteği sunuyorlar, okulları tamir ediyorlar, engelli vatandaşlara taksi sağlıyorlar, üniversiteliye yurt, burs imkanı sağlıyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamaları Türkiye’de markalaşıyor. Yuvamız İstanbullular, Türkiye’ye yayılıyor. Kent Lokantaları, Türkiye’ye yayılıyor. İktidarın açtığı yaralara biz derman oluyoruz. Keşke halkımızdan tek bir ihtiyaç sahibi kalmasa ancak ihtiyaç sahibi insanlarımız var ve biz yapmamız gerekeni yapıyoruz. Üstelik bunları tüm engellemelere rağmen yapıyoruz. Her sabah başka bir yolla bizi engellemeye çalışıyorlar. CHP’li belediyeleri durdurmaya çalışıyorlar. Belediyelerimiz bugün ağır bir finansman baskısı altında. 25 yıldır borçları biriktirenler, tam maaşların ödeneceği zamanlarda İller Bankası kesintileriyle, SGK kesintileriyle belediyelerimizi zor duruma sokmak istiyor, belediyeleri maaş ödeyemez duruma getirmeye çalışıyorlar.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesabı üzerinden belediyenin emeklilere yaptığı yardıma ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“2024, ‘Emekliler Yılı’ ilan edildi ancak maalesef emeklilerimiz için yoksulluk ve çaresizliğe çözüm olmadı. Yıllarca çalışıp birikim yapmayı hayal eden emeklilerimiz, ekonomi politikaları nedeniyle bugün en temel hak olan gıda ve barınma ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumdalar. Ancak biz 17 aydır bu duruma seyirci kalmak yerine emeklilerimiz için kaynaklarımızı seferber etmeye devam ediyoruz. Emeklilerimiz hak ettiği onurlu bir yaşama kavuşuncaya kadar da desteklerimiz sürecek.
Belediyemiz, asgari düzeyde emekli maaşı alan ve ekonomik zorluk yaşayan 54.309 emekli vatandaşımıza, Başkent Kart aracılığıyla hane başı 1.500 TL olmak üzere toplamda 81.463.500,00 TL Ödeme gerçekleştirmiştir.Bu yıl, destek alan emeklilerimize 12. kez, toplamda ise 17. kez ödeme yapılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyenin Mustafa Cankara Kongre Merkezi’nde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Özel Eğitim Uygulama Okulunca düzenlenen etkinliğe, Kaymakam Vedat Yılmaz, Belediye Başkanı Özer Kasap, Cumhuriyet Başsavcısı Nurettin Günel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu, siyasi partilerin ilçe başkanları, okul müdürleri engelli aileleri ve engelli çocuklar katıldı.
Beypazarı Kaymakamı Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, engellilere sağlanacak imkan ve destekle onların hayatlarının kolaylaşacağını söyledi.
Yılmaz, “Onlarında bize vereceği çok şey var. Bu bilinç ve farkındalığı toplum içerisinde yayarsak, bu anlamda bu anlatma istediği bakış açısı ne kadar doğru bir şekilde toplumda yayılmış olacağını göreceğiz.” dedi.
Belediye Başkanı Kasap da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün yalnızca farkındalık oluşturma için değil, aynı zamanda kalpleri birbirine açmak, engelleri birlikte aşmak ve eşit bir hayatı hep birlikte inşa etmek için bir fırsat olduğunu anlattı.
ETİ Soda A.Ş. Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Levent Yüksel’in de konuşma yaptığı etkinlikte engelli çocuklar çeşitli gösterilerde bulundu, şiirler okudu, koro eşliğinde seslendirmelerde bulundu ve halk oyunu gösterisi yaptı.
Daha sonra engellilerin hazırladığı el sanatı sergisi ziyaret edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından aktarılan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı José Manuel Albares ile Belçika’nın başkenti Brüksel’de NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamıda bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Suriye’deki gelişmeler, Ukrayna’daki son durum ve NATO çerçevesindeki iş birliği konularının ele alındığı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Torbalı ilçesinde 4 gün önce evden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Parkinson hastası Mehmet Etiz (65) için arama çalışması başlatıldı.
Torbalı ilçesinde oturan Parkinson hastası Mehmet Etiz, 29 Kasım’da ayrıldığı evine bir daha geri dönmedi. Etiz’den haber alamayan ailesi, durumu polise bildirdi. Etiz için arama çalışması başlatıldı. Polisin kamera incelemesinde Etiz’in son olarak Yeniköy Mahallesi’nde görüldüğü tespit edildi. Çalışmaları bu bölgede yoğunlaştıran ekipler Etiz’e ait herhangi bir ize rastlamadı. Ekiplerin AFAD ve AKUT’un koordinasyonunda arama çalışması sürüyor.
Haber-Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’de, 100’üncü Yıl Atatürk İlkokulu’nda ücretli öğretmenlik yapan Meltem Solak (33), çocuğuna vurduğu iddiasıyla veli Ö.E. (36) tarafından darbedildi. Taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Veli Ö.E. hakkında ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 5 taksitle 1680 TL adli para cezası kararı veren mahkeme, sanık hakkında 5 yıl suç işlememek şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Körfez ilçesi Çamlıtepe Mahallesi’ndeki 100’üncü Yıl Atatürk İlkokulu’nda ücretli öğretmenlik yapan Meltem Solak, 30 Mayıs’ta okulun bahçesinde çocuğuna vurduğu gerekçesiyle veli Ö.E. tarafından iddiaya göre önce sözlü saldırıya uğradı, ardından da darbedildi. Araya giren öğretmenlerin ihbarıyla okula polis ekipleri sevk edildi. Polisin, Körfez Devlet Hastanesi’ne götürdüğü Meltem Solak, darp raporu alıp ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Ö.E. isimli veli, gözaltına alındı. Ö.E. de darbedildiği gerekçesiyle Solak’tan şikayetçi oldu.
‘KESİNLİKLE VURMADIĞIMI SÖYLEDİM’
Öğretmen Solak, emniyetteki ifadesinde, “Okulun bahçesindeyken öğrencimin annesi, ‘Sen benim çocuğuma vuramazsın’ şeklinde bağırarak üzerime yürüdü. Ben de öğrencinin okuldayken arkadaşının boğazını sıktığını, bu yüzden sadece uyardığımı ve elimdeki defterle sırtına yavaş bir şekilde dokunduğumu, kesinlikle vurmadığımı söyledim. Ancak veli bana inanmadı ve ‘Sen benim çocuğuma nasıl vurursun’, ‘Sen kimsin de benim çocuğuma dokunursun’ şeklinde yüksek sesle bağırarak iki eliyle göğsümden itti. Ben de kendimden uzaklaştırmak için onu ittirdim. Akabinde benim kollarıma tırnaklarını geçirdi ve tekme attı” dediği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından Ö.E. hakkında ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan iddianame hazırlandı. Öğretmen Meltem Solak hakkında ise ‘Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’ verildi. Veli Ö.E., savcılıkta verdiği ifadede öğretmenin oğluna vurduğunu duyması üzerine okula gittiğini, orada öğretmen Solak ile karşılaştıklarını söyledi. Öğretmene oğluna neden vurduğunu sorması üzerine öğretmenin iddiaları reddettiği ve o sırada tartıştıklarını söyleyen Ö.E., öğretmenin kendisine çok yaklaştığı için ittiğini, ayrılacağı sırada da Solak’ın kendisine vurduğunu, bunun üzerine kendisinin de öğretmene vurduğunu söyledi. Savcı, Ö.E.’nin ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 1,5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Körfez 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Solak ve avukatı, veli Ö.E.’nin cezalandırılmasını talep etti. Tarafları dinleyen mahkeme, Ö.E.’nin ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 5 taksitle ödeme kaydıyla 1680 TL adli para cezası verdi. Mahkeme, sanık hakkında 5 yıl suç işlememek şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN-Nabi YAZICI/KÖRFEZ(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Genel Kurulu ikinci kez yapılan oylamada toplantı yeter sayısının bulunanamaması üzerine yarın toplanamak üzere kapandı.
TBMM Genel Kurulu Gülizar Biçer Karaca başkanlığında toplandı. İkinci kez yapılan oylama sonucunda toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine kapanan Genel Kurul görüşmeleri yarın saat 14.00’da devam edecek.
Genel Kurul görüşmelerinde İYİ Parti’nin kuraklık, Saadet Partisinin ise Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesi ile tutuklanan 9 kişinin tutuklanması önergeleri görüşüldü. Kamu Başdenetçisi seçilen Mehmet Akarca ise yemin ederek görevine başladı.
Genel Kurul’da yarın, Köy Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ADIYMAN) –Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Adıyaman’da yıkılan, 72 kişinin hayatını kaybettiği ve 10 kişinin yaralandığı İsias Otel davası 24 Aralık’a ertelendi. Duruşma sonrası açıklama yapan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ilk defa bir davada bütünleşti, tek yürek oldu. Çünkü bu çocuklar bizim ülkenin çocuklarıdır. Onların acısını unutmak kolay değil. Ama bu acıyı unutmamak için de buna sebep olanları yargılamak için Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine sığınıyoruz” dedi.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde KKTC’li öğrencilerinin ve tur rehberlerinin de aralarında bulunduğu 72 kişiye mezar olan Adıyaman’daki Grand İsias Oteli davasının beşinci duruşması, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldığı duruşmaya KKTC’den gelen Şampiyon Meleklerin aileleri, tur rehberlerinin aileleri, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve bakanlar, çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile bürokrat katıldı.
Sabah saatlerinde başlayan duruşmanın ardından Mahkeme Başkanı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, tutuksuz 8 sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmalarına, bir sonraki duruşmayı karar duruşması olabileceğini belirterek 24 Aralık’a erteledi.
‘Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyoruz’
Duruşma sonrası Adıyaman Adliyesi önünde açıklama yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, ilk defa bir davada bütünleşip, tek yürek olduklarını ifade etti. Depremde yaşamını yitiren çocukların acısını unutmayacaklarını söyleyen Başbakan Üstel şöyle konuştu:
“Onların acısını unutmak kolay değil. Ama bu acıyı unutmamak için de buna sebep olanları yargılamak için Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine sığınıyoruz. Bugünkü duruşmada sanıkların tutukluluk haline devam kararı verildi. Altıncı duruşma 24 Aralık’ta başlayacak. Yaklaşık 2 günü sürebilir. Büyük ihtimalle o gün dava sonuçlanacak. Hedeflediğimiz ve bütün insanlarımızın dört gözle beklediği istediğimiz cezayı yargı karşısında alırlar. En azında bir huzura kavuşmuş oluruz. Ama en önemlisi bu yargılamadan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanacak bu tip doğal afetlerin bir kere daha yaşanmaması adına bir örnek olacağını düşünüyorum. Ben hem bir başbakan hem de bir baba olarak buradayım. Çünkü bunlar benim evlatlarım. Burada olmaya devam edeceğiz. Yeter ki adalet tecelli etsin ve halkımın hukuki haklarını ve çıkarlarını sonuna kadar Adıyaman’da mahkeme salonunda hukukçularımızla birlikte savunacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyoruz ve adalet tecelli edecek. En azında bu yaşanan acılar, inşallah bundan sonraki süreçte Türkiye’de yaşanmaz diye diliyorum. 24 Aralık’ta hedeflediğimiz ve bizi manen rahatlatacak olan karar çıkar. O doğrultuda da biz, Şampiyon Meleklerimizi unutturmamak adına bu kararla da noktayı koyarız.”
‘Bilirkişi raporu bu safhada hiç tartışılmamıştı’
Başbakan Üstel’in ardından söz alan Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ise, bugünkü duruşmanın önemli gelişmelere konu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Sabah duruşma açılır açılmaz, mahkeme savcıya söz verdi ve savcı davaya ilişkin mütalaasını sundu. Bu aslında savcılığın davada yasal anlamda son icraatı olarak kabul edilebilir. Bu mütalaanın içinde savcının sanıklara kusur atfederken, son çıkan bilirkişi raporunu esas aldığı görülüyor. Bu anlamda çok ciddi kusurları sanıklara atfediyor. Ancak işlenen suçlara ilişkin hukuki nitelemesini bilinçli taksir seviyesinde tutuyor. Bu, bizim açımızdan sürpriz değil. Çünkü başsavcılık iddianamede, hukuki nitelemesini bilinçli taksir üzerine yapmıştı. Çerçevesini bununla sınırlı tutmuş oldu. Bu mütalaa erken safhada geldi. Bilirkişi raporu bu safhada hiç tartışılmamıştı. Sanık avukatların bu mütalaa yanıt vermek için zamana ihtiyaç olduğunu bildirdi. Ailelerimizin avukatları da aynı süreyi talep ettiler. Aslında davanın erteleneceği sabah belli olmuştu. Bugünkü duruşmada her zamanki beyanlar sunuldu. Bugün mahkeme ara kararında tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanıkların ise adli kontrol şartının devamına karar verdi.”
‘Mahkemenin mazeretli avukatların mazeretini değerlendirirken düştüğü bir kayıt önemli’
24 Aralık’taki duruşmada ana kararın çıkabileceğini belirten Esendağlı, şöyle devam etti:
“Önemli olarak sayabileceğimiz gelişme sanık avukatlarının yoğun olarak bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar ekran polislenmesi veya başka bir heyetten bilirkişi raporu istenmesine yönelik tüm talepleri reddedildi. Kamu görevlileri ile ilgili iddianamenin dosyalanması ve birleştirilmesi noktasındaki talebimizde ilgili olarak da bu dosyanın akıbetinin başsavcılığa sorulmasına dair bir müzekkere yazılması kararını verdi mahkeme. Bunlar önemli gelişmeler. Dava ise 24 Aralık tarihine duruşma olarak konuldu. Bu noktada mahkemenin mazeretli avukatların mazeretini değerlendirirken düştüğü bir kayıt önemli. Önümüzdeki celsenin karar duruşması olabileceğine ilişkin bir uyarı yapılması noktasında da bir karar verdiği için mahkeme bu önemli. Kararı açıklayabilirim diyor 24 Aralık’ta. Ama yine karara geçmemekle birlikte 24 Aralık’ta başlayacak duruşmanın her iki tarafa avukatlarından da savcılık mütalaasına yönelik beyanlarının alınacağı uzun bir duruşma olacağı öngörülüğünden duruşmanın 25 Aralık’a sarkması kesinlikle görülüyor. Mahkeme de bu iki günü ayırdığını ifade etti. Ancak bu iki günde duruşmayı bitirme niyetinde olduğunu da ifade etti. 25 Aralık itibariyle bir karar açıklamaya hazır olurlar mı yoksa karar için başka bir erteleme yaparlar mı? Onu o tarihte göreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜNEY KORE’DE GERGİNLİĞİN ANA MERKEZİ PARLAMENTO ÖNÜ
Ülkede parlamento binasının önü karıştı. Polisle milletvekilleri ve sivil halk karşı karşıya gelirken, arbede yaşandı. Vekiller güç de olsa parlamento binası girdi.
PARLAMENTO, SIKIYÖNETİMİ İPTAL ETTİ
Parlamentoda yapılan oylama ile sıkıyönetim ilanı iptal edildi. 190 milletvekilinin tamamı ‘Evet’ oyu kullandı.
VATANA İHANETLE YARGILANACAKLAR
Güney Kore Meclis Başkanı’ndan açıklama geldi. Açıklamada Meclis Başkanı, “Sıkıyönetim kararını hâlen uygulayan tüm askerler vatana ihanetle yargılanacaktır” ifadelerini kullandı.
MUHALEFET PARTİSİ, SIKIYÖNETİMİ KALDIRACAK OYA SAHİP
Ülkenin anayasasına göre Devlet Başkanı, “savaş, silahlı çatışma, ulusal acil durum ya da kamu güvenliği ve düzeninin gerektirdiği hallerde” sıkıyönetim ilan edebiliyor. Sıkıyönetimde, basın, yayın, hükümet veya mahkemelerin yetkileri de dahil olmak üzere belirli özgürlükler kısıtlanabiliyor. Ancak sıkıyönetim, Ulusal Meclis’in çoğunluğunun sona erdirilmesini talep etmesi halinde kaldırılabiliyor. 300 üyeli Ulusal Meclis’te 170 sandalyeye sahip olan muhalefetteki DP, oy çokluğuyla sıkıyönetimi kaldırma kapasitesine sahip.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’te özel eğitimli çocuklar kış kampı etkinliğinde hem karın keyfini çıkardı hem de doyasıya eğlendi.
Safranbolu Yardımlaşma Dayanışma Offroad Kulübü Şafak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezindeki özel çocuklar için kış kampı etkinliği hazırladı. Okullarından arazi araçlarıyla alınan öğrenciler Beştepeler Mesire Alanına götürüldü. Burada beyaz örtüyle kaplanan doğanın eşsiz güzellikleri arasında kartopu oynayıp şarkılar söyleyen çocuklar, unutulmaz anlar yaşadı.
YARDOFF Başkanı Mehmet Tunç, “Özel çocuklarımızın yüzündeki gülümseme bizim için her şeyden daha değerli. Onlarla geçirdiğimiz her an, bizim için büyük bir mutluluk. Onların neşesi, bizim en büyük ödülümüzdür” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığınca, öğrencilerin fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi, gıda okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmesi, gıda güvenliği ve kalitesinin artırılmasının sağlanması, geleneksel tatlarla buluşturulması ve gıda israfının engellenmesi hedefiyle yürütülen “Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Projesi” Durmuş Tufan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde de uygulandı.
Öğrenciler, proje kapsamında okul bahçesindeki 100 metrekarelik alana patates tohumlarını ekti.
Etkinlikte öğrencilere sağlıklı beslenmenin önemi ve ambalajlı gıdalar yerine geleneksel Türk mutfağına yönelik ev yapımı yemeklerin faydaları anlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünsal Tülbentçi İlköğretim Okulu’nda 5’nci sınıf öğrencisi Süleyman Topaloğlu’nun parmağı akıllı tahtanın çerçevesine sıkıştı. Öğretmenlerin uğraşları sonuç vermeyince Safranbolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinden yardım istenildi. Okula gelen ekiplerin uğraşlarıyla öğrencinin parmağı sıkıştığı yerden kurtarıldı. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA, Filistin’in El Halil kentinde zihinsel engelli çocuk ve gençlerin rehabilitasyonu için önemli bir projeyi hayata geçirdi. 2012 yılından bu yana sabun, mum, çömlek üretimi gibi eğitimlerle zihinsel engelli bireylere hizmet veren Dura Engellilere Yardım Derneği ve TİKA iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında, derneğe tişört ve kupa baskı makineleri, dikiş-nakış makinesi, ambalajlama makineleri, CNC cihazı ve bilgisayar desteği sağlandı.
Yaklaşık 40 zihinsel engelli çocuk ve genççe mesleki eğitim yoluyla rehabilitasyon imkanı sunan proje ile merkezin faaliyetleri genişletilerek daha fazla çocuğa ve gence ulaşılması hedefleniyor. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>19 Mayıs İlkokulu’nda yürütülen “Kültürün İzinde Projesi” kapsamında 4. sınıf öğrencileri, evlerinde bulunan ve eskiden kullanılan gaz lambası, radyo, televizyon, daktilo gibi eşyaları okula getirdi.
Öğrencilerin getirdiği eşyalarla okulda sergi açıldı. Yöresel kıyafet giyen öğrenciler, sergiyi gezenlere eski eşyalarla ilgili bilgi verdi.
Okul Müdürü Ahmet Demirel, projenin öğrenciler için önemli bir çalışma olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da bir kadın öğretmenin ağabeyi, kardeşinin okulda tartıştığı 2 öğretmeni tekme tokat dövdü. O anlar saniye saniye görüntülendi.
Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmen ile ders programıyla ilgili tartıştı. Bunun üzerine kadın öğretmen durumu ağabeyine anlattı.
Ağabeyi dehşet saçtı
Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken şahıs, kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye kaldırırken öğretmenlerin durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenler kendilerini darp eden şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sulatan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez ile merkez personelinin katılımı ile gerçekleştirilen devir teslim töreninde Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı, müdürlük görevini Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a devretti.
Rektörlük Makamında düzenlenen törende Rektör Çakmak, şimdiye kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalar ve sunduğu katkılardan dolayı Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı’ya teşekkür ederken görevi devralan Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a yeni görevinde başarılar diledi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araçların ehliyet, muayene, emniyet kemeri, kamera, lastik, yangın tüpü gibi donanımları eksiksiz bir biçimde kontrol edildi. Denetim sürecinde, güzergah planlamaları ve öğrenci taşıma kurallarına yönelik inceleme yapıldı.
Denetlemeye, Çıldır İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Yıldız, İlçe Şube Müdürü Mete Coşkun, JandarmaAstsubay Kıdemli Üstçavuş Birgül Oral ve Polis Memuru Tolga Avşar katıldı. Denetlemede araçların eksiksiz olması memnuniyetle karşılanırken denetleme komisyonu şoförlere teşekkür etti. – ARDAHAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fethiye Belediyesi Meclis Salonu’ndaki toplantıda, 4’ü gündem dışı olmak üzere, 14 madde görüşüldü. Oturum, meclisin kasım ayı karar özetlerinin okunmasıyla başladı.
Buna göre, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve S.S. Kadın Girişimi Üretim İşletme ve Kalkınma Kooperatifi iş birliği çerçevesinde, ilçede bulunan resmi ve bağımsız anaokulları öğrencilerinin sağlıklı beslenmelerine destek olmak için yumurta üretim tesisinde üretilen günlük, taze yumurtaların ücretsiz dağıtımını organize etmesi ve bunun için “Sosyal Yardım Destek İşbirliği Protokolleri” düzenlemesi için Belediye Başkanı Alim Karaca’ya oy birliği ile yetki verildi. Toplantıda tüm Belediye Meclis üyelerine yumurta üretim tesisinde üretilen günlük yumurtalardan hediye edildi.
Toplantıda, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyeliğine Melek Gözde Gürsoy, Kardeş Şehir İlişkisi Talepleri Komisyonu üyeliğine Ünal Karaisaoğlu seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, gençlere tarihi ve kültürel bir deneyim yaşatmak amacıyla İstanbul’a gezi düzenledi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen geziye, mahalle temsilcileri, Gençlik Kulübü üyeleri ve mahallelerden seçilen gönüllü gençler olmak üzere yaklaşık 150 kişi katıldı. Katılımcılar, gezinin ilk kısmında Fatih Cankurtaran’daki tesislerde keyifli bir kahvaltı yaptı. Ardından İstanbul’un tarihi zenginliklerini keşfe çıkan gençler, Yedikuleler, Sultanahmet Camii ve Meydanı, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı gibi önemli turistik ve kültürel noktaları ziyaret etti.
Gezi, Eminönü sahilinde balık ekmek ikramı ile son buldu. Gençler, İstanbul’daki unutulmaz deneyimlerinin ardından Düzce’ye döndü. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Aksoy, Eskişehir’de İŞKUR’dan hibe desteği alan engelli girişimcileri ziyaret etti. Aksoy’a ziyareti sırasında İŞKUR İl Müdürü Fatih Acar da eşlik etti. İŞKUR tarafından sağlanan hibe desteğinin önemine değinen Aksoy, hastalığından dolayı yüzde 80 engeli bulunan ve İŞKUR’dan 150 bin TL destek alan giyim dükkanı işletmecisi Esin Demirel’i başarısından dolayı tebrik etti. Eskişehir’de toplam 17 işletmenin İŞKUR desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Aksoy, engelli bireylerin ekonomik hayatın içerisinde yer almaları ve ayaklarının üzerinde durabilmelerini amaçladıklarını dile getirdi. Devlet olarak engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak ve onların topluma katılımlarını sağlamak için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirten Aksoy, İŞKUR hibe desteği sayesinde engelli bireylerin kendi işletmesini kurmasının ülke için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.
Butik sahibi Esin Demirel, “Engelli hibe desteğiyle böyle bir proje gerçekleştirdik. Bu süreç içinde çok yardımcı oldular sağ olsunlar” diyerek Vali Aksoy’a teşekkür etti.
“Eskişehir genelinde 17 engelli girişimci İŞKUR’un hibe desteğinden yararlanarak işletme açtı”
Aksoy, bir sonraki ziyaretini yüzde 50 oranında işitme engeli bulunan ve İŞKUR’dan 90 bin TL destek alan Cüneyt Büyükören’in işletmesine gerçekleştirdi. Aksoy, “Eskişehir genelinde baktığımızda 17 engellinin İŞKUR desteğinden yararlanıp işletme açtığını görüyoruz. Sadece 2024 yılında 6 işletmemiz bu desteklerden yararlandı. Amacımız bunların sayısının artması ve toplumda daha fazla engelli işletmelerin olmasının sağlanması. Bu anlamda arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz, kutluyoruz. Kendilerinin bu anlamdaki faaliyetlerinin diğer engelliler için de örnek oluşturmasını temenni ediyorum” diyerek Büyükören’den işletmesiyle ilgili bilgiler aldı. Ziyaretin sonunda Büyükören, Vali Hüseyin Aksoy’a isminin yazılı olduğu kutuda kendi üretimi olan parfümü hediye etti. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’nın Eğirdir ilçesinde 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte engelli bireyler üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Isparta’da engelli bireyler ve aileleri, Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret etti. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte 25 engelli birey, Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Bölümü’ndaki tatlı, meyve atölyesi ve çiçek atölyesini ziyaret etti. Engelli bireyle üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Haber-Kamera: Kemal ERBEN/ EĞİRDİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesi Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmenle ders programıyla ilgili tartıştı. Olayın ardından kadın öğretmen, durumu ağabeyine anlattı. Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken, şahıs kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye götürürken, öğretmenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenlerin şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sancaktepe Belediyesi, ilçenin çehresini değiştirecek ve vatandaşların yaşam kalitesini artıracak yeni projeleri hayata geçirmek için kolları sıvadı. Eğitimden çevreye, kültürden spor alanlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu projeler, ilçenin modern ve yaşanabilir bir yer olma yolunda önemli bir adım atmasını sağlayacak. Sancaktepe Belediyesi tarafından hayata geçirilecek projelerin temel atma töreni aralık ayında İstanbul Büyükşrhir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımı ile gerçekleşecek.
Sancaktepe Belediyesi bu kapsamda 10 bin metrekare yeni park, 3 Yuvamız Sancaktepe Kreşi, 1 Aile sağlığı Merkezi, 1 Sosyal Tesis, 1 İletişim Merkezi, 8 yeni parkı ve içinde futbol, basketbol ve voleybol sahasının olduğu spor merkezini ilçe halkının hizmetine sunacak.
Belediye Başkanı Alper Yeğin, tüm projelerde halkın görüş ve ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirterek, “Sancaktepe için çalışıyor, birlikte başarıyoruz. Yakın gelecekte bu projelerin tamamlanmasıyla birlikte, Sancaktepeli komşularımız modern bir şehirde yaşamanın keyfini sürecek” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giresun Belediyesi’nden yapılan açıklamada Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından petshop sahiplerine yönelik eğitim programı düzenleneceği bildirildi.
Açıklamada, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ile ilgili yönetmeliğe göre, ev ve süs hayvanları satan işletmelere yönelik belediyeler tarafından eğitim düzenlenmesinin ve bu eğitim sonucunda katılımcılara eğitim sertifikası verilmesinin istendiği belirtildi.
Bu kapsamda kentte hizmet veren ev ve süs hayvanı satışı yapan işletme sahipleri ile yeni işletme açmak isteyenlere, 9-12 Aralık 2024 tarihlerinde Belediye Nikah Salonu’nda eğitim verileceği ifade edildi. Eğitime katılmak isteyenlerin Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne müracaat etmeleri gerektiği belirtildi.
Eğitim hakkında 0 454 225 85 28 numaralı telefondan bilgi alınabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSTİBAM) ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “Bağ, Bahçe, Çiçek” seminerlerinin ilki DÜSTİBAM Botanik Bahçesi Müzesi ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. DÜSTİBAM Müdürü Prof. Dr. Necmi Aksoy’un açılış konuşması ile başlayan programa konuşmacı olarak Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi Ziraat Teknikeri Mehmet Ali Altıokka katıldı.
Düzce Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin kuruluşunda verdikleri destekten dolayı Düzce ve Sakarya Belediyelerine teşekkür eden Prof. Dr. Necmi Aksoy, Botanik Bahçesi’nde çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki bulunduğunu söyledi. Tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden çok değerli bir doğaya sahip olan Düzce’de bu bitkilerin
çok farklı türlerinin yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Aksoy, “Bilim insanları olarak bu türlerin çalışmalarını yaparak, korunmalarını ve üretilmelerini sağlamalıyız” dedi.
Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin kuruluşu, tasarımı, hedefleri ve gerçekleştirdikleri faaliyetlerden bahseden Altıokka, “Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği” başlıklı sunumunda tıbbi ve aromatik bitkilerin neden yetiştirilmesi gerektiğini anlattı. Doğadan toplanması, kültüre alınması ve tarla hazırlık aşamalarını ayrıntılı bir şekilde ele alan Altıokka, sulama sistemleri, toprak ve gübre çeşitleri, hasat, kurutma, muhafaza yöntemleri, hibe ve teşvik gibi birçok konu hakkında bilgiler verdi. Bilinçsiz kullanımın önüne geçmek amacıyla etiket levhaları kullanılması gerektiğini ifade eden Altıokka, dünyada 72 bin bitkinin tıbbi amaçla kullanıldığını vurguladı. Çin ve Hindistan’ın tıbbi ve aromatik bitkilerin hem üretiminde hem de kullanımında dünyada ilk sıralarda olduğunu belirten Altıokka, bu bitkilerin ülkemizde ise sanayi, sağlık ve turizm sektörlerinde kullanıldığını söyledi. Altıokka, doğadan bilinçsizce toplanması sonucu türlerin tehlikeye girdiğine dikkat çekerek, “Bitki türlerinin tarımının yapılmasıyla kaliteli ve istenen miktarda ürün temini sağlanması garanti altına alınmış olur ve doğal türlerimizde kurtulmuş olur” dedi.
Soru-cevap bölümüyle devam eden program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stanford Üniversitesi araştırmacılarının SCOPUS indeks veri tabanına göre toplam atıf sayısı, patent sayısı, h-indeks, hm-indeks, makale sayısı ve nitelikli yayın sayısı gibi uluslararası kriterler kullanarak hazırladığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”, “Yıllık Etki” ve “Kariyer Boyu Etki” olmak üzere iki kategoride açıklandı.
İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Burhan Ateş, Prof. Dr. Alaattin Esen, Doç. Dr. Ahmet Ulu, Prof. Dr. Nusret Tan, Doç. Dr. Alptekin Ulutaş, Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Behice Erci, Doç. Dr. Erman Yıldız, Prof. Dr. Sezai Yılmaz, Prof. Dr. Hikmet Sis, Prof. Dr. İsmail Özdemir ve Prof. Dr. Serkan Benk, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları 2023 Etki Sıralaması”nda yer aldı.
Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Nusret Tan, Prof. Dr. Paki Turgut, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Hikmet Sis ve Prof. Dr. Murat Erdemoğlu, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Kariyer Boyu Etki Sıralaması”na girdi.
Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen törende, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne giren öğretim üyeleri ile üniversitesinin Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bin içinde yer alan öğrencilerine Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından başarı belgesi verildi.
Rektör Prof. Dr. Akpolat, gazetecilere, Stanford Üniversitesi araştırmacılarının hazırladığı Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alan öğretim üyelerini tebrik ederek, bazı akademik personelin hem “Yıllık Etki”, hem de “Kariyer Boyu Etki” sıralamasına girdiğini söyledi.
İnönü Üniversitesinin üniversite sıralamalarında 1500 plus seviyesindeyken bu yıl 1100-1200 aralığına ilerlediğini dile getiren Akpolat, bir akademik izlem ofisi oluşturduklarını ve başarılı olan öğretim üyelerini ödüllendirip önlerini açacaklarını kaydetti.
Prof. Dr. Akpolat, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bine giren öğrencilerine bu yıl ilk kez burs vereceklerini ve bu uygulamayı her yıl devam ettirmeye çalışacaklarını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz aylarda Resmi Gazetede yayınlanan atama kararları kapsamında Bilecik İl Müftülüğüne atanarak görevine başlayan Ahmet Dilek’i Pazaryeri Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman ziyaret etti. Kaymakam Kahraman’ı makamında ağırlayan Müftü Dilek hayırlı olsun dileklerini kabul etti. İkili Pazaryeri’nde yapılacak yatırımlar görüşürken, karşılıklı fikir alışverişi yaptılar. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Derecik Mahallesi 23 Nisan Caddesi’ndeki sabah saat 07.55’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa Türkmen’in kullandığı 55 ACS 308 plakalı otomobil ile Merve Macit Akın yönetimindeki otomobil çarpıştı. Kazada yoldan çıkıp boş tarlaya uçan otomobilin sürücüsü Merve Macit Akın yaralandı. Yaralı kadın, ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.
Aynı yerde sürekli kaza meydana geldiği belirtildi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Halit Ç.’nin evinde ruhsatsız silahlar olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler bunun üzerine söz konusu kişinin evine baskın yaptı.
Polis evde yaptığı aramada kitaplığın içerisindeki kitapların aralarına zulalanmış 5 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız tüfek ve bunlara ait 116 mermi ele geçirdi.
Gözaltına alınan şüpheli Halit Ç. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevke edildi. Halit Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün sabah saatlerinde İstanbul Esenyurt Selahaddin Eyyubi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre önceki akşam Çerkezköy’de bir düğünde halay esnasında kız ve erkek tarafı arasında tartışma yaşandı. Çıkan kavgada gelin tarafından bir kişi darp edildi.
Ertesi sabah gelin tarafından bir grup ellerinde sopalarla erkek tarafının bulunduğu Esenyurt’taki bir sokağa gitti. Taraflar arasında çıkan sopalı kavgada sokak adeta savaş alanına döndü. Olayda şahıslar karşı taraftan bir kişinin aracının camını vurarak kırdı. İhbarla olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri konu ile ilgili çalışma yaparken yaşanan kavga anları cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’i birçok ulusal ve uluslararası buluşmada temsil eden Başkan Subaşı, birçok belediye başkanı, yönetici ve temsilcinin bir araya geldiği buluşmaya katıldı. Büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve parti örgütlerinden binlerce kişinin katıldığı buluşmada yerel yönetimlerdeki çalışmalar ele alındı.
“Daha güzel daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz”
Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak daha güzel ve daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanarak, ” Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde Ankara’da düzenlenen ‘Halkın Belediyesi Halkın İradesi’ toplantısına katıldık. Halkımızın umutlarının birleştiği, vatandaşlarımızın aydınlık bir geleceğin anahtarı olarak işaret ettiği Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak daha güzel ve daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün akşam Tokat’a gittiği esnada Çorum’un Sungurlu ilçesinde trafik kazası geçiren Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Çorum’daki müdahalenin ardından Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada tedavisi devam edilen Başkan Yazıcıoğlu’nun göğsünde kırık tespit edildi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erkan Gökçe, başkan Yazıcıoğlu’nun son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Gökçe, başkan Yazıcıoğlu’nun bir kaç güne taburcu edileceğini söyledi.
“Genel durumu iyi, birkaç gün misafir edeceğiz”
Başkan Yazıcıoğlu’nda müdahale gerektirmeyen bir kırık olduğunu söyleyen TOGÜ Başhekimi Prof. Dr. Erkan Gökçe, “Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu dün gece 12.00 gibi hastanemize sevk edildi. Yaptığımız incelemelerde göğüs kafesinde iman tahtası dediğimiz kemiğin ön yüzeyinde küçük bir kırık gördük. Herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmeyen sadece takip edilerek incelenmesi gereken bir kırığımız var. Ona yönelik başkanımızın semptomatik dediğimiz ağrılarına yönelik ağrı kesici tedavilerini uygulamaktayız. Şu anda takip etmekteyiz. Genel durumu çok iyi. Başkanımıza acil şifalar diliyoruz. Bir iki gün konuk edeceğiz. Takip edeceğiz. Ağrılar azaldığı zaman da taburcu edeceğiz” dedi. – TOKAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZLANDA seçimlerinde Sosyal Demokrat İttifak birinci parti oldu.
İzlanda’da 30 Kasım’da yapılan seçimler sonucunda 2021 seçimlerinde yüzde 9 oy ile 6 milletvekili kazanan Sosyal Demokrat İttifak, yüzde 21’in üzerinde oy alarak milletvekili sayısın 15’e yükseltti.
Son 4 seçimin birincisi, iktidardaki Bağımsızlık Partisi ise yüzde 19 oy alırken milletvekili sayısı 16’dan 14’e düştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkanı Joe Biden, daha önce verdiği sözün aksine, vergi kaçırmaktan ve silah edinmede usulsüzlük yapmaktan suçlanan oğlu Hunter Biden’ı affetti.
ABD Başkanı Joe Biden, yazılı bir açıklama yaparak, oğlu Hunter Biden için kullandığı af yetkisinin gerekçelerini kamuoyu ile paylaştı. Biden, “Bugün oğlum Hunter için bir af imzaladım. Göreve geldiğim günden itibaren Adalet Bakanlığı’nın kararlarına müdahale etmeyeceğimi söyledim ve oğlumun haksız şekilde yargılandığını izlerken de sözümü tuttum. Hunter’ı mahvetmeye çalışırken beni de mahvetmeye çalıştılar. Yeter artık” ifadesini kullandı.
ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçilerin, davayı kendi aleyhine kullanmak için her şeyi yaptıklarını ve adaletin dışına çıktıklarını savunan Biden, Hunter’la ilgili davanın ‘siyasi bir intikam’ meselesine dönüştürüldüğünü iddia etti.
Biden, “Adalet sistemine inanıyorum ancak bununla boğuşurken, aynı zamanda haksız bir politikanın da bu sürece bulaştığına ve bunun adaletin bozulmasına yol açtığına inanıyorum. Umarım, Amerikalılar bir babanın ve bir başkanın neden bu kararı verdiğini anlayacaktır” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi Köpek Eğitim Merkezinde aldıkları eğitimlerin ardından görev yapmaya başlayan hassas burunlu köpekler, polislerin iş yükünü hafifletiyor. Operasyonlarda suçlulara karşı alınan başarılarda pay sahibi olan Giz, Felix, Atena ve Odin isimli hassas burunlu köpekler, Konya’yı 7 ile bağlayan karayollarında aralıksız çalışmalara katılarak zehir tacirlerine vurulan darbede büyük rol oynuyor.
“Yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz”
Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi narkotik köpeği eğitimcisi polis memuru Sedat Yılmaz, “Konya coğrafi konum olarak Türkiye’nin tam ortasında yer alıyor. Birçok ili birbirine bağlayan konumda bulunduğu için, lojistik olarak da araç trafiği olarak da en yoğun yerlerden birisi. O yüzden 24 saat çalışarak sevkiyatın durması ve yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz. Sabah şubeye geldiğimizde öncelikle arama köpeklerimizi kontrol ediyoruz. Çünkü geceden herhangi bir sıkıntı yaşayan veya herhangi bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalan var mı diye onların açıkçası hayatta olup olmadığını kontrol ediyoruz. Sonra hepsini birer birer çıkararak barınaklarını temizliyoruz, ihtiyaçlarını gideriyoruz o şekilde güne başlıyoruz. Daha sonra eğer görevimiz yoksa köpeklerle çeşitli aramalar yapıyoruz. Çünkü bu köpekler devamlı aramak ve antrenman yapmak zorunda. O maddelere duyarlılığını biz zinde tutmak istiyoruz. O maddeleri unutmaması için devamlı burada veya çeşitli farklı yerlere gidiyoruz. Araç aramalarımız, kamyon aramalarımız oluyor. Bu şekilde günümüzü geçiriyoruz. Görev olursa da ekibin istediği yere aracımızla birlikte köpeğimizi alarak uygulama noktaları, kent giriş çıkışları bu tarz yerlerde hazır bulunuyoruz” dedi.
“Köpeğimiz araç üzerinde saklanan herhangi bir maddeyi tepki göstererek bulmamızı sağlıyor”
Narkotik köpeğinin narkotik personelinin en büyük yardımcısı olduğuna dikkat çeken polis memuru Sedat Yılmaz, “Bizle birlikte görev alıyor. Her köpeğin kendine ait bir idarecisi vardır. Bir idareci farklı iki köpeğe bakamaz kesinlikle. Biz görevlere gittiğimizde çok büyük hangarlarla karşılaşıyoruz. Buranın nereden baksanız belki yarım saat, bir saat arama personeli çalışma yaptığında çok uzun sürebilecek aramaların köpeğimizle 10 dakika içerisinde sağlıklı bir şekilde aramamızı tamamlıyoruz. Farklı bir detay ise, şüphelendiğimiz araçlarda bazen zula yapılmış oluyor ve bu gözle görülmeyecek yerler oluyor. Köpeğimiz, personelimiz bakmadan önce onun işini kolaylaştırmak adına ve bulmasını sağlaması için maddenin araç üzerinde saklanan herhangi bir yerinde bize tepki göstererek o yeri daha kolay bulmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.
“Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor”
Köpeklerin çalışması hakkında bilgi veren Yılmaz, “Şu an 11 yaşında bir köpeğimiz var. Emekliliği neredeyse yaklaşmak üzere, son günlerini geçiriyor. Bu köpeğimizi çok fazla yormamaya çalışıyoruz. Bir arama yaptıktan sonra 5 – 10 dakika veya köpeğin haline göre dinlendiğini hissettiğimiz an tekrardan diğer aramaya geçebiliyoruz. Diğer genç köpeklerimiz ise tamamen koklayıp koklamadığını gözlemleyerek anlayabiliyoruz yorulduğunu. Zaten yorulduğunda nefes almaktan koklamayı ikisini aynı anda yapamadıkları için koklamadığını gördüğümüzde köpeğin yorulduğunu anlıyoruz. Yorulan köpeğin zaten dili dışarıda oluyor, bunu gözlemleyerek tespit edebiliyoruz. Ben 3 arama yapar, 4 arama yapar bu şekilde söylesem olmaz çünkü onu kendimiz gözlemlememiz lazım. Çok büyük bir alandır, bir aramada yorulabilir, küçük alanlardır 3 arama, 4 arama gerçekleştirebiliriz. Bu köpekler kesinlikle madde bağımlısı değildir. Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor. Aradığı maddeyle oyuncağı özdeşleştiğinden aslında oyuncağını aradığı için insanlar, bunu madde bağımlısı olarak tahmin ediyor. Kesinlikle öyle değil” diye konuştu. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Romanya’da dün gerçekleştirilen seçimlerde oy sayma işlemleri sürüyor. Romanya Daimi Seçim Otoritesi (AEP) tarafından yayınlanan resmi verilere göre, oyların yüzde 99,48’inin sayılmasıyla birlikte Başbakan Marcel Ciolacu liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti’nin (PSD) oy oranı yüzde 22,58 oldu. PSD’nin güven tazalediği seçimlerde Avrupa’ya muhalif George Simion liderliğindeki aşırı sağcı Rumenlerin Birlik İttifakı (AUR) ise yüzde 18,17 oranında oy alarak ikinci sırada yer aldı.
Parlamentoda temsil edilecek partiler belli oldu
İktidar koalisyonunun ortağı Ulusal Liberal Parti’nin (PNL) oy oranı yüzde 14,39 olurken, Cumhurbaşkanı adaylarından Elena Lasconi liderliğindeki AB yanlısı Romanya Birliğini Kurtarın (USR) partisinin oy oranı ise yüzde 12,13 seviyesinde kaldı. Covid-19 salgını sırasında aşıya muhalif tavrıyla popülerlik kazanan aşırı sağcı siyasetçi Diana Sosoaca liderliğindeki SOS Romania partisi ise yüzde 7,63 oy oranı ile yüzde 5’lik seçim barajını aşmayı başardı.
Yüzde 6,46 oranında oy alan Romanya’daki Macarların Demokratik Birliği (UDMR) ve yüzde 6,28 oranında oy alan aşırı sağcı Gençlerin Partisi (POT) de barajı geçerek parlamentoda temsil edilecek partiler arasında yer aldı.
“Romanyalılar, siyasetçi sınıfına önemli bir mesaj gönderdi”
İktidar partisi PSD’nin liderliğini üstlenen Başbakan Marcel Ciolacu, sonuçların belli olmasının ardından gerçekleştirdiği basın toplantısında, seçim sonuçlarını dikkatli bir şekilde değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Açıklamasında Ciolacu, “Romanyalılar, siyasetçi sınıfına önemli bir mesaj gönderdi” dedi. Seçmenlerin verdikleri mesajı anladıklarını vurgulayan Ciolacu, Avrupa Birliği ile kalkınmaya devam ederken ülkenin geleneksel ve dini değerlerini koruyacaklarını söyledi.
“Bu, Romanya’nın yeniden doğduğu bir andır”
Aşırı sağcı AUR partisinin genç lideri George Simion ise seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “yerleşik düzene karşı elde edilen kazanımların Romanya için bir dönüm noktası” olduğunu söyledi. Simion, “Bu, ortak irademizle Romanya’nın yeniden doğduğu bir andır” şeklinde konuştu.
Katılım oranı yüzde 52,3
Romanya Parlamentosunu oluşturan iki alt meclis olan Temsilciler Meclisi ve Senato’nun üyelerinin belirlendiği genel seçime katılım, 2004 yılından bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Yerel saatle 21.00 itibarıyla oy kullanma işleminin sona ermesiyle birlikte genel seçime katılım oranı yüzde 52,3 olarak açıklanırken, yaklaşık 9,4 milyon seçmen oy kullandı. – BÜKREŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSIMHEN’IN GOLÜ OFSAYTA TAKILDI
Dakikalar 12’yi gösterdiğinde Barış Alper, ceza alanının sağ çaprazına doğru koşan Osimhen’i topla buluşturdu. Topu kontrol eden Nijeryalı golcü, yaptığı vuruşta topu ağlara gönderdi ama bu gol ofsayt gerekçesiyle geçerlilik kazanmadı.
İLK GOL EYÜPSPOR’DAN
Karşılaşmada ilk gol 13. dakikada Eyüpspor’dan geldi. Thiam’ın pasıyla sağ kanatta topla buluşan Halil Akbunar, Emre Akbaba’ya pasını gönderdi. Emre, kale önünde yaptığı vuruşta ağları havalandırdı ve takımını 1-0 öne geçirdi.
GALATASARAY PENALTI BEKLEDİ
Sarı-kırmızılı takım, 22. dakikada penaltı Osimhen ve Barış Alper Yılmaz’ın peş peşe rakip ceza sahasında yerde kalmasının ardından penaltı bekledi. Hakem Oğuzhan Çakır, Osimhen başta olmak üzere Galatasaraylı futbolcuların uzun süre penaltı itirazında bulunduğu pozisyonda oyunu devam ettirdi. Oyun durduktan sonra VAR hakemi Erkan Engin de inceleme uyarısında bulunmadı. Tribünler de hakem Oğuzhan Çakır’a tepki gösterdi.
ABDÜLKERİM BARDAKCI SAKATLANDI
Galatasaray’ın milli stoperi Abdülkerim Bardakcı, Eyüpspor maçının 37. dakikasında sakatlandı. Abdülkerim, önce kenara değişiklik işareti yaptı ve top taca çıkınca bileğini tutarak kendini yere bıraktı. Sağlık görevlilerinin müdahalesi sonrası sekerek kenara gelen deneyimli savunmacı, oyundan çıktıktan sonra da yedek kulübesine sağlık görevlilerinin yardımıyla ve sekerek gitti. Sahayı sedyeyle terk eden 30 yaşındaki futbolcunun yerine 39. dakika oyuna Berkan Kutlu dahil oldu.
GALATASARAY BERABERLİĞİ YAKALADI
Cimbom, ilk yarının son dakikalarında beraberliği yakaladı. Gabriel Sara’nın ceza sahası dışından çektiği şutu Berke Özer kornere çeldi. Kazanılan korner hızlı kullanan sarı-kırmızılılar yaşanan karambolde Barış Alper Yılmaz ile golü buldu ve durum 1-1’e geldi. Bu gol ilk yarının da skorunu belirledi.
İKİNCİ YARI GOLLE BAŞLADI
Galatasaray, ikinci yarının hemen başında 2-1 öne geçti. Sara’nın ortasında Osimhen’in sırtından seken top, Sallai’nin önüne düştü. Macar oyuncu, gelen topa sert vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. Sallai, 47. dakikada attığı golle Galatasaray forması altında ilk gol sevincini yaşamış oldu.
AMPEM SKORU BELİRLEDİ
Eyüpspor, 71. dakikada beraberlik golünü buldu. Konuk takımdaTaşkın, gönderdiği uzun pasla ceza alanının sol çaprazına dopru koşu yapan Ampem’i topla buluşturdu. Ampem de yakın köşeye doğru yaptığı vuruşta topu ağlara gönderdi ve skoru 2-2’ye getirdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca taraflar sahadan 1’er puanla ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RİZE – Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Belki akan oyunda pozisyon bulamadılar ama çokça duran top kazandılar. Bunların her birisi de baktığınız zaman bir tehlikeydi ama ikinci gol ile beraber tekrar ritmimizi yakaladık” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Çaykur Rizespor kendi sahasında Kayserispor’u 3-0’lık skorla mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut “Kayserispor senelerdir aynı ekiple oynayan bir takım. Bunun dezavantajları olduğu gibi birbirine uyum anlamında da avantajları var. Sinan hoca ile beraber de 5’li oyun sistemini senkronize bir şekilde uygulayabiliyor. Bu da karşımızda kompakt bir şekilde kalabalık defans yapan bir rakip demek oluyordu. Golü bulmak bizim adımıza kolay olmayabilirdi. Maçın önünden baktığımız zaman ve burada bize de düşen sabırla denemeye devam ederken rakibe de tehlikeli, öndeki hızlı oyuncularına kontratak şansı tanımamaktı. İlk yarının genel görüntüsüne baktığımız zaman beklediğimiz gibi oyuna hakim olan bir Rizespor takımı ve kazandığı toplarla da hızlı gitmeye çalışan bir Kayserispor vardı. Biz bu set oyununu 4 pozisyonda destekledik ve aslında çok da net olmayan bir pozisyonda ekstra bir golle ilk yarıyı 1-0 önde kapadık. Bu arada rakibe de bir net pozisyon verdik ve duran top, kornerler kazandı” ifadelerini kullandı.
Maçın 2. yarısı ilk 15 dakikasının Çaykur Rizespor adında olumsuz geçtiğini ifade eden Palut “Maçın tek olumsuz periyodu bizim adımıza ikinci yarının ilk 15 dakikasıydı. Rakip bir sistem değişikliği ile çıktı. Hem paylaşımda sorun yaşadık hem de kazandığımız toplarda uygun alanlar varken erken tercihler, basit top kayıpları, bazı yerlerde fiziksel olarak güçlü kalamamaktan erken top kayıpları yaptık ve rakibi biraz üzerimize çektik. Baskı kurdular. Belki akan oyunda pozisyon bulamadılar ama çokça duran top kazandılar. Bunların her birisi de baktığınız zaman bir tehlikeydi ama ikinci gol ile beraber tekrar ritmimizi yakaladık. Rakip de 10 kişi kalınca kendi tempomuzda maçı bitirdik” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İlkadım ilçesinde 4 ayrı mahallede uyuşturucu madde ticareti yapanlara yönelik operasyon düzenledi.
Operasyonlarda, E.S. (42), M.Ş. (25), T.A. (27) ve B.A’nın (23) üzerlerinde, araçlarında ve ikametlerinde yapılan aramalarda, 790 sentetik ecza, 85 gram metamfetamin, 153,30 gram sentetik kannabinoid, 550 ml aseton, 1 hassas terazi ve 2 uyuşturucu madde kullanma aparatı ele geçirildi.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan söz konusu 4 kişi emniyete götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ- Keban kara yolunun Kuzey Çevre Yolu kavşağı mevkisinde, sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 06 YYZ 61 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak yol kenarındaki ağaçlara çarptı.
Kazada araçta bulunan 4 kişi yaralandı.
Yaralılar sağlık ekiplerince kentteki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Buca ilçesinde Ahmet Dazkır, çalıştığı markette bindiği yük asansörünün kabininin düşmesi sonucu yaralandı. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçen 23 Kasım günü saat 09.55’te Buca’daki bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet Dazkır, yük asansörünü çağırdı ancak asansör gelmedi. Bunun üzerine Dazkır, durumu mesai arkadaşına bildirdi. Bu kez de arkadaşı düğmeye basarak asansörü çağırdı. Dazkır, gelen asansöre binmek istedi. Dazkır, adımını attığı anda asansör kabini bir anda düştü. Diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden yaralı olarak çıkarılan Dazkır, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan yaşanan olay ise iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde; Dazkır’ın yük asansörünü çağırdıktan sonra durumu arkadaşına haber verdiği, ardından da kapıyı açıp girdikten sonra kabinin düştüğü anlar yer aldı.
Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, İkiz Adalar açıklarında balıkçı teknesinde bir kişinin rahatsızlandığı ihbarı üzerine bölgeye ekip sevk edildi.
Sahil güvenlik ekibince tıbbi tahliyesi gerçekleştirilen kişi, hastaneye kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BARTIN’da, hafriyat kamyonuyla çarpışan otomobilde hayatını kaybeden Özgür Çomak (22), Koray Uğuz (23), Rahmi Can Odabaş (23), Berkay Kaya (22) ve Murat Can Körükçü’nün (23) cenazeleri, gözyaşlarıyla toprağa verildi. İnkumu tatil beldesine gezmeye gittikten sonra dönüş yolunda kaza yaptığı öğrenilen 5 kişinin liseden arkadaş oldukları ve aynı üniversitede farklı bölümleri bitirdikleri ortaya çıktı.
Kaza, gece saatlerinde Bartın’ın Gürgenpınarı Mahallesi liman yolunda meydana geldi. İnkumu tatil beldesinden Bartın’a doğru giden Özgür Çomak (22) yönetimindeki 74 BC 310 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu karşı yönden gelen Ümit K. yönetimindeki hafriyat kamyonu ile kafa kafaya çarpıştı. Otomobil hurdaya dönerken, ihbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, otomobil sürücüsü Özgür Çomak ile yanındaki Koray Uğuz, Rahmi Can Odabaş, Berkay Kaya ve Murat Can Körükçü’nün hayatını kaybettiği belirlendi. 5 kişinin cansız bedeni otopsileri yapılmak üzere Bartın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kamyon şoförü ise ifadesi alınmak üzere jandarma tarafından karakola götürüldü.
TOPRAĞA VERİLDİLER
Bartın Devlet Hastanesi’ndeki otopsi işlemlerinin ardından 5 arkadaşın cenazeleri öğle saatlerinde yakınları tarafından teslim alındı. Murat Can Körükçü Kurucaşile Tekkeönü köyünde, sürücü Özgür Çomak Ulus ilçesine bağlı Abdipaşa beldesinde, Koray Uğuz merkeze bağlı Tabanözü köyünde, Rahmi Can Odabaş Çaydüzü Mahallesi’nde, Berat Kaya da Karabük’ün Safranbolu ilçesinde ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazlarının ardından toprağa verildi. Cenazelerde hayatını kaybeden gençlerin aileleri ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.
İNKUMU TATİL BELDESİ’NE GEZMEYE GİTMİŞLER
Kazada ölen 5 kişinin liseden arkadaş oldukları, Bartın Üniversitesi’nde de aynı dönemde farklı bölümlerde eğitim görüp mezun oldukları belirtildi. Arkadaş grubunun İnkumu tatil beldesine gezmeye gittikleri, dönüş yolunda da kazanın yaşandığı bildirildi.
Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Buca ilçesinde Ahmet Dazkır, çalıştığı markette bindiği yük asansörünün kabininin düşmesi sonucu yaralandı. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçen 23 Kasım günü saat 09.55’te Buca’daki bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet Dazkır, yük asansörünü çağırdı ancak asansör gelmedi. Bunun üzerine Dazkır, durumu mesai arkadaşına bildirdi. Bu kez de arkadaşı düğmeye basarak asansörü çağırdı. Dazkır, gelen asansöre binmek istedi. Dazkır, adımını attığı anda asansör kabini bir anda düştü. Diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden yaralı olarak çıkarılan Dazkır, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan yaşanan olay ise iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde; Dazkır’ın yük asansörünü çağırdıktan sonra durumu arkadaşına haber verdiği, ardından da kapıyı açıp girdikten sonra kabinin düştüğü anlar yer aldı.
Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber: Tolga TAHÇI – Kamera: İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, akşam saatlerinde Muradiye- Çaldıran kara yolu üzerinde bulunan Görecek Mahallesi mevkiinde meydana geldi. E.K. yönetimindeki 34 LE 0813 plakalı otomobilin takla atması sonucu meydana gelen trafik kazasında sürücü yaralandı. Kaza sonrası bölgeye ambulans, jandarma ve Muradiye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü sıkıştığı yerden çıkartılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı, ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz günlerde Buca ilçesinde bulunan bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet D., iş yerinde binmek istediği asansörün düğmesine bastı ve gelmesini bekledi. Bu esnada asansörün gelmediğini fark eden Ahmet D., durumu yanındaki bir kişiye söyledi. Durumu öğrenen şahıs yaklaştığı asansörün düğmesine bastı ve bir süre sonra gelen asansörün kapısını açtı. Bu esnada asansörü inceleyerek içeri giren Ahmet D., adımını attığı an kabin hızla aşağıya düştü. O anlar iş yerindeki güvenlik kamerasına yansırken, paniğe kapılan olayın şahidi şahıs durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi.
Yoğun bakımda
İhbar üzerine adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Ahmet D., itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulans ile Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralının, vücudunda kırıklar olduğu ve beyin kanaması geçirdiği için yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ı Asya’nın kalbi olarak tanımladı ve ülkenin Çin, Rusya ve Türk-İslam dünyası arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Afganistan’ın tarih boyunca, İskender’den Moğollara kadar birçok güç için önemli bir geçiş noktası olduğunu belirtti.
19. yüzyılda Afganistan’ın Rusya ve İngiltere arasında “Büyük Oyun”un merkezi olduğunu hatırlatan Şeyhanlıoğlu, bu dönemde Afganistan’ın Hindistan için bir tampon bölge görevi gördüğünü ifade etti. 20. ve 21. yüzyıllarda ise ülkenin sırasıyla Sovyetler Birliği ve ABD tarafından işgal edildiğini, ancak her iki gücün de burada tutunamadığını belirtti.
Afganistan’ın günümüzde Çin’in Kuşak-Yol Projesi ve Orta Asya enerji kaynaklarının aktarımı için kilit bir role sahip olduğunu söyleyen Şeyhanlıoğlu, ülkenin bağımsızlık mücadelesini kazanarak işgallerden kurtulmasının önemine dikkat çekti.
İslam dünyasının Afganistan’a sorumluluğu
Afganistan’ın bağımsızlık mücadelesi ve toparlanma çabalarını desteklemenin İslam dünyasının sorumluluğu olduğunu vurgulayan Hüseyin Şeyhanlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Afganistan, İslam dünyasının tarih boyunca en büyük destekçilerinden biri olmuştur. 1923’te Türkiye’yi tanıyan ilk devlet Afganistan’dır. Bugün ise İslam ülkelerinin, ekonomik kalkınma ve altyapı geliştirme projeleriyle Afganistan’a destek olmaları gerekmektedir.”
Afganistan’ın yıllarca süren işgallerden sonra büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Şeyhanlıoğlu, özellikle uyuşturucu üretiminin ciddi şekilde azaltıldığını ve ekonomik toparlanma sürecinin başladığını belirtti. Çin ile Afganistan arasında 60 milyar dolarlık ticari anlaşmaların imzalandığını hatırlatarak, bu iş birliklerinin Afganistan için bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
“Mevlana insani yardım paktı” önerisi
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ın kalkınması ve refahı için “Mevlana İnsani Yardım Paktı” adı altında bir dayanışma önerisinde bulundu. Bu paketin, eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlarda Afganistan’a destek sağlamayı amaçladığını ifade etti.
Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ın yalnızca bölgesel bir güç olmadığını, aynı zamanda Türk dünyası ve İslam dünyasının stratejik bir müttefiki olduğunu belirtti. Şeyhanlıoğlu, “Afganistan’ı korumak ve desteklemek, 21. yüzyılın felaketleriyle yüzleşen İslam dünyası için bir vefa borcudur” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Didim İlçe Jandarma Komutanlığınca tarihi eser kaçakçılığına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre Didim ilçesi Balat Mahallesi’nde R.S., R.T., B.A., K.Ç., A.Y. ve Y.B. isimli şüpheli şahıslar tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yaptıkları esnada suçüstü yakalandı. Kazı yapılan alanda yapılan araştırma ve aramada 1 adet jeneratör, 2 adet tarihi obje ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi. Yakalanarak gözaltına alınan 6 şüpheli hakkında başlatılan adli süreç devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’umuzun geleceğine yön verecek 2025 yılı bütçesiyle alakalı yaptığı değerlendirmede, ” Bütçemizi, şehrimizin önceliklerine ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillendirerek, her alanda kalkınmayı hedefleyen projelere kaynak ayırdık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, kültür ve sosyal projelerden tarım ve turizme kadar tüm alanlarda Erzurum’un güçlü geleceği için planlamalarımızı gerçekleştirdik. 2025 yılı, şehrimiz için yatırım ve hamle yılı olacak. Erzurum’u kalkındıracak, vatandaşlarımızın hayat kalitesini artıracak projelere öncelik vererek, hizmet yolculuğumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Şehrimizi daha yaşanabilir, daha modern ve daha güçlü bir Erzurum yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON , Trabzonspor Kulübü, Alanyaspor mağlubiyeti sonrası karşılaşmanın hakemine tepki gösterdi. Bordo-mavililerden yapılan açıklamada TFF ve MHK’nın yok hükmünde olduğu ifade edildi.
Süper Lig’in 14’üncü haftasında deplasmanda Alanyaspor ile karşılaşan ve sahadan 2-1 mağlup ayrılan bordo-mavililer maç sonunda karşılaşmanın hakemine tepki gösterdi. Bordo-mavili kulübün, “TFF ve MHK Yok Hükmündedir” başlığı ile yayınladığı açıklamasında, Türk futbolunun temel ilkelerinin hiçe sayıldığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu akşam Alanya’da, Türk futbolunun onuruna bir darbe daha indirilmiştir. Adaletin tecelli etmesi gereken müsabakada alınan kararlarla yalnızca maçın değil, futbolun değerleri de ters yüz edilmiştir. Ancak bu yaşananlar bireysel hatadan ziyade, köklü bir sistem sorununun aynasıdır. Trabzonspor Kulübü olarak artık gerçekleri yüksek sesle dile getiriyoruz. Bu çarpık düzen, sadece hakemlerin yetersizliklerinden kaynaklanmamaktadır. Kararların arkasındaki yapılar, Türk futbolunun temel ilkelerini hiçe sayan TFF ve MHK’dır.
* TFF ve MHK, Türk futbolunun adaletini sağlama görevini tamamen yitirmiştir. Bu akşam yaşananlar; liyakatsizlik, tutarsızlık ve organize çıkar düzeninin ne kadar derinleştiğini bir kez daha göstermiştir.
* VAR teknolojisi gibi adalet için kullanılan sistemler, bugün güç odaklarının oyun alanına dönüşmüştür. Hakem Burak Pakkan ile VAR hakemi Direnç Tunusluoğlu’nun performansı, yalnızca ihmal değil, adaletin sistematik şekilde engellendiğinin kanıtıdır.
* Bu yapıların tek başına Trabzonspor’un değil, tüm Türk futbolunun bütünlüğüne zarar verdiği açıktır.
Artık çok net söylüyoruz: TFF ve MHK, bizim için hiçbir hüküm ifade etmemektedir. Bu kurumlar, adaleti sağlamak bir yana, Türk futboluna duyulan güveni tamamen yok etmişlerdir. Trabzonspor olarak, alın terimizin böylesine hoyratça harcanmasına asla izin vermeyeceğiz.
Bu çağrı yalnız bugüne değil, geleceğe de yöneliktir. Adaletin olmadığı bir düzende, düzen diye dayatılan şey yalnızca kaostur. Trabzonspor, Türk futbolunda hakkaniyet ve liyakat mücadelesinin bayraktarı olmaya devam edecek, bu çürümüş yapıyla kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir.
Tüm futbol kamuoyunu, bu adaletsizliğe karşı ortak bir irade sergilemeye ve Türk futbolunun hak ettiği şeffaf geleceği inşa etmeye çağırıyoruz. Çünkü futbol, yalnızca bir oyun değil, adaletin sahada hayat bulduğu bir meydandır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hayri Gür Spor Salonu’nda dün başlayan Trabzonspor Olağan Seçimli Genel Kurulu Toplantı’nda, bugün Divan Başkanı Hakan Orhan’ın anonsunun ardından oy verme işlemine yapıldı. Başkan Ertuğrul Doğan’ın tek aday olarak girdiği seçimde, 15 sandıkta 9 bin 906 üyenin oy verme hakkı bulunuyor. Bordo-mavili kulübün 57 yıllık tarihinde 49. yönetim kurulu seçilecek. Yeni yönetim kurulu, 3 yıllığına göreve gelecek.
Trabzonspor’da tek listeyle seçimlere giden başkan Ertuğrul Doğan’ın listesinde şöyle:
Zeyyat Kafkas, Ali Haydar Gedikli, Taner Fikret Saral, Sami Kahraman, Kemal Ertürk, Serkan Kılıç, Nevzat Kaya, İbrahim Şahinkaya, Cihan Emre Yazıcı, Derviş Köz, Çoşkun Öztür, Murat İskender, Gözde Atasoy ve Semih Hekimoğlu.
Yedek listede ise Hüseyin Ekşi, Ali Beyazlı, Fatih Çolak, İmdat Yılmaz, Serkan Necat Soylu, Rıfat Çebi ve Mustafa Cem Aşık bulunuyor.
Kurullar da belirlenecek
Trabzonspor’un olağan seçimli genel kurulunda kurullarda seçim yapılacak. Denetim Kurulu Başkanlığı için İsmet Keskin ve Disiplin Kurulu Başkanlığı için Av. Haluk Raci Gençosmanoğlu tek liste ile seçimlere girecek. Sicil Kurulu Başkanlığı için de 5 aday bulunuyor. Mevcut Başkan Hasan Basri Halisçelik’in yeniden aday olduğu seçimlerde Seykan Gülen, İsmail İnan, Kahraman Altuntaş ve Serdar İsaoğlu sicil kurulu başkanlığı için yarışacak. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN’ın İnsan Hakları Konseyi Genel Sekreteri Garibabadi, İsrail’in BM Genel Kurulu’ndan çıkarılması gerektiğini söyledi.
İran İnsan Hakları Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Kazım Garibabadi, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndan çıkarılması için dört üst düzey BM yetkilisine başvurduklarını bildirdi. Garibabadi açıklamasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Ekonomik ve Sosyal Konsey Başkanı Robert Rey, BM Kadın Komisyonu Başkanı ABD al-Aziz Umm al-Wasil ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’e çağrıda bulundu.
Kazım Garibabadi başvurusunda, İsrail’in BM’den ihraç edilme cezasına çarptırılması gerektiğini ve çok sayıda BM üyesinin, İsrail’in BM Genel Kurulu üyeliğinin sona erdirilmesi yönünde talepleri olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lala Paşa Camii avlusunda toplanan sağlık çalışanları yaptıkları kısa yürüyüşün ardından Yakutiye Medresesi önünde basın açıklaması yaptı.
Atatürk üniversitesi Araştırma Hastanesi Çocuk psikiyatri Asistan Doktoru Özgür Esmeray burada yaptığı açıklamada, “7 Ekim’den bu yana 55 haftadır Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
“Selam olsun canlarıyla, kanlarıyla vatanlarında kalmanın ve özgürlüğün bedelini ödeyen izzet sahibi, Gazze Halkına! Selam olsun şehadet rüyasıyla, ölüm pahasına mesleklerinden vazgeçmeyen Gazze’nin şeref ve haysiyet timsali hekim ve sağlık çalışanlarına! Selam olsun zulme karşı elinden ve dilinden geleni esirgemeyen, kararlılıkla protestolara ve boykota devam eden vicdanlı insanlara” diye konuşmasına başlayan Özgür Esmeray, “Gazze’deki dehşet verici ablukanın 421. gününde, sessiz yürüyüşümüzün 55. haftasında bildirimizi okumak için toplanmış bulunuyoruz. Dostlarım, Bizler uzun zamandır ayaktayız, Arakandaki Müslümanların başına gelenleri duyduk ayağa kalktık, mitingler yaptık. Doğu Türkistan’da Müslümanların başının derde girdiğini duyduk, oradaki problemlerin arttığını öğrendik yine ayağa kalktık protestolar, yürüyüşler yaptık, Hindistan’daki müslümanların başına gelenleri duyduk onlar için mitingler yaptık, onlar için yürüyüşler yaptık, Filistin ve Kudüs için farklı zamanlarda yine ayaktaydık yine yürüyüşler yapıyorduk, yine mitingler yapıyorduk, hatırlayın yakın geçmişte de Bosna’da yapılan zulümler için abilerimiz ablalarımız ayaktaydı. 7 Ekimden bu yana ise Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bazıları soruyor ne işe yaradı bu yaptıklarınız, siz bunları yapınca zalim zulmünü mü bıraktı. Yoksa sloganlarınız füzeleri mi durdurdu. Kesinlikle ama kesinlikle çok işe yaradı dostlarım. Bizler ülkemizi yönetenlere dedik ki bizim yüreğimiz orada, yine bizler dünyaya dedik ki sizler insanları insanlığından uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz ama biz onlardan değiliz ve olmayacağız, bizler başkasının dertleriyle dertlenen insanlarız dedik. Ama her şeyden ve hepsinden önemlisi bizler kalbimizi koruduk dostlarım, biz duyduğumuz zülme sessiz kalmadık eğer kalsaydık kabul edecek ve diri olan yüreğimizi ölüme terk edecektik. Kalbimizi korumanın yolu ayakta olmaktan, sessiz kalmamaktan geçiyor” diye konuştu.
Memleketin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini bir yılı aşkın bir süredir, büyük bir endişe ve öfke ile takip ettiklerini belirten Özgür Esmeray açıklamasını şöyle sürdürdü; “Sahada çalışan gazetecilerden, Gazzeli meslektaşlarımızdan, insani ve uluslararası yardım çalışmaları yapan kuruluş ve organizasyonlardan bize ulaşan bilgiler; durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Gazze’deki ablukanın; insani yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna, yardım ekipleri ve su kaynaklarına yönelik yoğun saldırılarla birlikte kasten organize edilmiş bir kıtlığa sebep olduğuna tanık olmaktayız. Şu anda nüfusun yüzde 96’sı giderek artan gıda güvensizliği ile karşı karşıyadır. Gazze’nin her yerinde; insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla; sivil çocuklara, kadınlara ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştirilmektedir. %90’ı sivil olmak üzere 50.000’den fazla insan İsrail saldırılarında katledildi. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkın süredir evlerinden sürülen, güvencesiz şartlar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız. Ne yazık ki Gazze’de işlenen suçlar bunlarla da bitmemektedir; Gazze’de sağlık sistemi kasıtlı olarak yok edilmekte. Yasadışı abluka; tıbbi ekipman ve ilaçların tedarikini engellemektedir. Gazzeli meslektaşlarımıza yardım etmek isteyen uluslararası tıbbi ve cerrahi ekipler bölgeye ulaşamamaktadır. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılar, bilhassa sağlık tesislerini hedef almaktadır. Sağlık hizmeti veren yapıların yüzde 89’u çalışamaz hale getirilmiş, Sağlık çalışanlarından 1015’i öldürülmüş, 300’ü gözaltına alınmıştır. Bu anlamda, soykırımın sonuçlarının önlenmesi ve iyileştirilmesinde; sağlık sisteminin, hastanelerin ve sağlık profesyonellerinin rolü büyük önem arz etmektedir. Sağlık çalışanları ve sağlığı koruyanlar olarak bizim için değerlerimiz, en az teknik becerilerimiz kadar önemlidir. Bu soykırıma seyirci kalacak değiliz! Bu nedenle memleketimizin her tarafından yükselen seslerimizi; sivillerin hedef alınmadığı, güvenli şartlarda çalışabilmeyi talep eden Gazzeli meslektaşlarımızın sesleriyle birleştiriyoruz. Bizler tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapacağına inanıyor; herkesi bu apaçık zulme karşı elinden, dilinden gelen her şeyi yapmaya ve boykota davet ediyoruz.”
Basın açıklamasının ardından yapılan duanın ardından protesto yürüyüşü sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, kum silosunda bir köpek bulunduğunu ve çıkamadığını görenler, durumu AFAD’a bildirdi.
Olay yerine gelen AFAD ekibi, halat yardımıyla köpeği silodan çıkartarak yiyecek verdi, ardından serbest bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar resmi temaslarda bulunmak üzere İngiltere’ye geldi. Bakan Bayraktar, başkent Londra’da İngiltere Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanı Ed Miliband ile bir araya geldi. Bayraktar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ülkemizi enerjide merkezi konuma taşıyacak yatırım ve anlaşmaları planlı ve kararlı bir şekilde imza altına almaya devam ediyoruz. Birleşik Krallık Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanı Sayın Ed Miliband ile temiz enerjiye geçiş, düşük karbonlu hidrojen ekonomisi, şebeke modernizasyonu, bölgesel enterkonneksiyonlar ve küçük modüler reaktörler gibi önemli iş birliklerini kapsayan ‘Enerji ve İklim Diyaloğu’ konulu mutabakat zaptı imzaladık. Enerji arz güvenliğimize ve bağımsızlığımıza yönelik adımlarımıza yenisini eklediğimiz anlaşmanın her iki ülkeye de hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Bakan, enerji ve finans sektörünün önde gelen yatırımcılarıyla bir araya geldi
Bakan Bayraktar, Londra temasları çerçevesinde ayrıca, İngiltere’nin enerji ve finans sektörünün önde gelen yatırımcılarıyla bir araya geldi. Bayraktar görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “JP Morgan moderatörlüğünde gerçekleşen bu özel buluşmada Türkiye’nin her alandaki yapısal reformlarla, stratejik ve tarihi yatırımlarla ulaştığı potansiyeli büyük takdir topladı. Uzun süredir dünyada ve bölgemizde yaşanan tüm olumsuz gelişmelere ve buna bağlı ekonomik daralmalara rağmen Türkiye’nin ortaya koyduğu performans, hedefine kilitlenen bir okun yaydan çıkma sürecini anımsatıyor. Gösterilen ilgiyi ve reel yaklaşımları doğru yolda olduğumuzu göstermesi açısından çok anlamlı buluyorum” dedi.
Bakan, iki ülke arasında enerji projelerine yönelik finansman imkanlarını ele aldı
Öte yandan Birleşik Krallık’ın ihracat kredi finansmanı kurumu olan UK Export Finance’ın kıdemli yöneticileriyle bir toplantı yapan Bayraktar, iki ülke arasında enerji projelerine yönelik finansman imkanlarını ele aldı. Bayraktar, programı çerçevesinde BP Üretim ve Operasyonlar Başkan Yardımcısı Gordon Birrell ve BP Türkiye Ülke Başkanı Tümkan Işıltan’ı da kabul ederek mevcut iş birliklerini ve yeni projeleri değerlendirdi. – LONDRA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARASU LİMANI’NDA İNCELEME
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Karasu ilçesindeki limanda incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 2023 yılındaki dış ticaret hacminin yüzde 87,5’inin deniz yolu ile gerçekleştirildiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “2002 yılında 17’nci sırada yer alan Türk sahipli filomuz bugün 2 bin 100’den fazla gemisiyle 52,7 milyon detveyt tona ulaşarak dünyada 11’inci sıraya yükseldi. Dünyada ilk 10’da yer alma hedefimize son bir basamak kaldı. Yine 152 olan liman tesisi sayımız, 217’ye ulaşmıştır. Tekirdağ, Ambarlı, Kocaeli ve Mersin limanlarımız konteyner taşımacılığında dünyada ilk 100 liman arasına girmeyi başardı. Bu gelişmelere bağlı olarak, limanlarımızdaki yük trafiği de pozitif yönde etkilenmiştir. 2002 yılında limanlarımızda 190 milyon ton olan elleçleme miktarımız 2023 yılında 521 milyon tona, konteyner hacmimiz ise 6,5 kat artarak 12,6 milyon TEU’ya ulaşmıştır. 2024 yılına geldiğimizde ise ilk 10 ayda limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 artarak 441,9 milyon tona ulaşmış, elleçlenen konteyner miktarı da yüzde 7,7 artışla 11,3 milyon TEU olarak gerçekleşmiştir” dedi.
‘KARASU LİMANI, İSTANBUL BOĞAZINDAKİ GEMİ TRAFİĞİNİN AZALMASINI SAĞLADI’
Karasu Limanı’nın, Türkiye’nin önemli limanlarından biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, “Konumu gereği İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiğinin azalmasını sağlayan Karasu Limanı, aynı zamanda taşıma maliyetleri ve taşıma sürelerinin azalmasına da önemli katkılar sağlamaktadır. Karasu Limanı’nda 2024 yılı Ocak ayından bu yana 1,3 milyon ton yük elleçlenmiştir. Karasu Limanı ile RomanyaKöstence Limanı arasında 2 Temmuz 2024 tarihinde Bakanlığımızca verilen hat izni kapsamında Karasu-Köstence Ro-Pax faaliyetlerine de başlanmıştır. 186 yolcu ve 95 TIR kapasiteli URD adlı Ro-Pax gemisiyle de 4 Temmuz 2024 tarihinde ilk sefer gerçekleştirilmiştir. Seferler 1 hafta 4, bir hafta 3 sefer olmak üzere iki ülke arasında ayda 14 sefer yapılmaktadır. Hattın başladığı tarihten bu yana 69 sefer gerçekleştirilerek treyler ve dorse gibi 7,487 araç ile 3,885 yolcu taşınmıştır. Şimdi bu sayıları daha da arttıracak çalışmaları hayata geçiriyoruz. Köstence’de 2025 ilk çeyrek itibarıyla yolcu gümrüğünün açılması ile birlikte ticari yolculara da hizmet verilmesini planlıyoruz. Böylece yılda yaklaşık 12 ila 15 bin aracın kara sınır kapılarımızdan çekilerek denizyoluna aktarılması hedefliyoruz. Romanya Köstence Limanı’nda gümrük kapısını açınca bizim Kapıkule ve İpsala gibi Edirne üzerinden Avrupa’ya açılan sınır kapılarımızdaki yoğunlukta da bir düşüş gözlemleyeceğiz. Özellikle yaz aylarında Avrupa’dan gelen gurbetçi vatandaşlarımıza bir nebze de olsa soluk aldıracağız. 2025 yılı ilk çeyreğinde ikinci bir geminin daha hatta eklenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlerleyen dönemde sefer sayılarının artışı ile birlikte, hattın verimliliğinin daha yükseklere çıkmasını hedefliyoruz” diye konuştu.
‘KARASU LİMANI’NIN GENİŞLEME PROJESİNİ GÜNDEMİMİZE ALDIK’
Bakan Uraloğlu, Karasu Limanı’nın genişleme projesini gündeme aldıklarını söyleyerek, “Gerek ulaşım altyapıları gerekse liman elleçleme kapasitesinin arttırımı ile ilgili değerlendirmeleri yapıyoruz. Limanın doğu ve batı yönündeki alanlarda Karasu Limanı Geri Hizmet Alanı İmar Planı ÇED çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz. Genişleme çalışmaları hayata geçtiğinde Karasu Limanı’nın genel kargo elleçleme kapasitesi 1,5 milyon tondan 4,5 milyon tona, konteyner eleçleme kapasitesi 50 bin TEU’dan 150 bin TEU’ya, Ro-Ro kapasitesi 75 binden 200 bine, rıhtım kapasitesi de aynı anda 4 gemiden 11 gemiye yükselecektir. Toplam alan 130 bin metrekareden 1 milyon metrekareye çıkacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Mevzubahis Gençler” başlığıyla yayımladığı videoda, şunları kaydetti:
“İktidar herkesin cebine bir kumarhane açtı”
“Ülkemizi saran, aileleri yıkan, toplumumuz için büyük bir beka tehditi haline gelen önemli bir konu hakkında sizlerle konuşmak istiyorum. Mevzumuz: Bahis, kumar. Yüzbinlerce aileden feryat yükseliyor. ‘Çocuğum kumara bulaştı, borca battı, bunalıma girdi’ diye feryat ediyorlar. Biliyorsunuz, ta 1990’lardan bu yana ülkemizde kumarhane açılmasına izin verilmez. Niçin? Çünkü bu ülkede kumar yüzünden vaktiyle nice cinayetler işlenmiş, nice intiharlar olmuş, nice aile faciaları yaşanmış. Ardından kumarhaneler kapanmış, bir daha da açılmasına da müsaade edilmemiş. Ancak son yıllarda, iktidar herkesin cebine bir kumarhane açtı. Akıllı telefonu olan herkes bahis ve kumar sitelerine kolayca ulaşabiliyor.
“Erdoğan’ın imzasıyla döndü kumarın vergisini yarı yarıya azalttı”
Her alanda vergileri artıran hükümet, geçtiğimiz yılbaşında Sayın Erdoğan’ın imzasıyla döndü kumarın vergisini yarı yarıya azalttı. Evet yanlış duymadınız: Her şeyin vergisi arttı, kumarın vergisi bizzat Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla tekrar düşürüldü. Dikkatiniz çekiyorum: Devletin izin verdiği, herkesin cebine soktuğu kumar uygulamalarından bahsediyorum.
“Cuma hutbelerinde kumarın zararlarını anlattırın; dönün, sanal sitelerde kankanızın oynattığı kumarın vergisini düşürün”
Yasal dediğimiz kumarı oynatan kim? İktidarı sürekli destekleyen, iktidar ne dese yapan bir medya kuruluşu. Yani iktidarın kankası. Unutmayın arkadaşlar; kumarda sürekli kazanan, hiç bir zaman kaybetmeyen biri vardır. Kimdir o? Kumarı oynatandır. Kumarı oynatanlar, topladıkları paranın sadece bir kısmını oynayanlara dağıtırlar. Bazılarının ağzına bir parmak bal çalar, gerisini cebine de atarlar. Paranın büyüğünü kumarı oynayan değil oynatan kazanır. İnanın tehlike çok büyük. Siz bir yandan dönün Diyanet İşleri Başkanlığı’na Cuma hutbelerinde kumarın zararlarını anlattırın; öte yandan dönün, sanal sitelerde kankanızın oynattığı kumarın vergisini düşürün. Ayıp yahu ayıp. Bu yaptığınız ikiyüzlülüğün daniskasıdır, başka bir şey değil.
“Yaptığınız vebalinden hiç korkmuyor musunuz?”
Ben Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Devlet eliyle kumarı teşvik edemezsiniz. Devlet eliyle gençlerimizi zehirleyemezsiniz. Öyle kafanızı kuma gömerek bu işten kurtulamazsınız. Kalkın ve kendi ellerinizle yaydığınız bu pisliği temizleyin. Eğer bir çıkarınız yoksa, ortak falan değilseniz, gereğini yapın. Aklıma gelmişken, Sayın Erdoğan’a şunu da sormak istiyorum: Acaba faizle ilgili nas var da, kumarla ilgili nas yok mu? ‘Nas var’ diye diye bir yandan Merkez Bankasına faizi indirtirken, baktık siz aynı dönemde, aynı yıllarda hangi yüzle kumarın yaygınlaşmasına izin verdiniz? Sigarada ve alkollü içeceklerde vergiyi sürekli artırırken, kumarın vergisini niçin düşürdünüz? Vergiyi düşürerek neden kumarı teşvik ediyorsunuz? Bu vergi düşüşleriyle kime kazandırıyorsunuz? Yaptığınız vebalinden hiç korkmuyor musunuz?
“Erişim engeli getirin, ödeme sistemlerini kullanmalarına izin vermeyin”
Eğer bunlarla ortak değilseniz derhal fişini çekin. Engelleyin. Bahis kumar sitelerinin hepsi devletin gözü önünde dijital ödeme sistemleriyle çalışıyor. Erişim engeli getirin, ödeme sistemlerini kullanmalarına izin vermeyin. Bu kadar basit. Sakın ha, ‘Görmedim’, ‘Duymadım’, ‘Haberim yok’ falan demeyin. Kimseyi aldatmayın.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ta Büşra Akın’ın (14) hayatını kaybettiği, 18 öğrencinin de yaralandığı kazanın davasında, tutuksuz yargılanan servis sahibi Ramazan Atmaca (33) ile servis şoförü Fikret Bayrak (67), 9 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırıldı.
Kaza, 14 Aralık 2022’de Çatalağzı beldesi Trafo Caddesi’nde meydana geldi. Fikret Bayrak’ın kontrolünü yitirdiği 67 AT 873 plakalı öğrenci servis midibüsü, 50 metreden uçuruma yuvarlandı. Kazada Büşra Akın hayatını kaybetti, sürücü ile 18 öğrenci yaralandı. Kalp krizi de geçiren sürücü Bayrak, ile öğrenciler, tedavileri sonrası taburcu edildi. Gözaltına alınan tutuklanan Bayrak ile araç sahibi Ramazan Atmaca, bir süre sonra serbest bırakıldı.
Fikret Bayrak ve Ramazan Atmaca hakkında ‘Taksirle bir kişinin ölümüne ve birden çok kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 15’er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İtirazlar sonrası tutuklanan Bayrak ile Ramazan Atmaca, bir süre sonra tutuksuz yargılanmak üzere tekrar serbest bırakıldı. Davanın karar duruşması Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Ramazan Atmaca katılırken, Fikret Bayrak yer almadı. Taraf avukatları ve mağdur aileleri de duruşma salonunda hazır bulundu.
‘ARAÇ HIZLI GİDİYORDU’
Kazada yaralanan öğrencilerden Yağmur G. ifadesinde, “Kaza olmadan saniyeler önce sürücü Fikret Bayrak kendini kurtarmak için sola doğru dışarı atmak istedi. Bağrışma sesleri duydum. Kaza sonrası hastanede sürücünün yanında yatıyordum. Doktorlar pek müdahale etmiyordu. Sürücünün kalp krizi geçirdiğini düşünmüyorum. Arkadaşlarımın dediği gibi emniyet kemeri yerlerdeydi. Emniyet kemeri bağlanmıyordu. Koltuklar çıkmış vaziyetteydi. Serviste giderken ara ara koltuklar düşüyordu. Araç hızlı gidiyordu. Arada kendisine yavaş gitmesini söylüyorduk. Kendi güzergahından sapıp, dar yollara giriyordu. Daha önceden de 2 kez kaza tehlikesi geçirmiştik. Olay sonrası 5 gün yoğun bakımda kaldım” dedi.
Mahkeme heyeti, Fikret Bayrak ile Ramazan Atmaca hakkında ‘Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan ayrı ayrı 9’ar yıl 5’er ay 10’ar gün hapis cezası kararı verdi.
Haber: Aytaç ÖZTÜRK/ZONGULDAK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuştu. Erdoğan, “Göç başlığı her açıldığında konuyu hemen düzensiz göçle mücadele parantezine alıp güvenlikleştirmek doğru bir tavır değildir. Düzensiz göç baskısıyla yüzleşen her devlet gibi elbette Türkiye’de illegal göç akınlarıyla mücadelesini tavizsiz sürdürecektir. Hudutlarımızın güvenliğini, namusumuz gibi koruyacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜYAP Fuar Merkezi’nde Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuştu. Burada 88 ülkeden gelen iş insanlarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası iş forumunun ‘İnsani ve iktisadi boyutuyla göç’ teması altında tertiplenmesi takdire şayandır” dedi.
‘HUDUTLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ, NAMUSUMUZ GİBİ KORUYACAĞIZ’
Erdoğan, “Göç konusu sadece bizim gibi geçiş güzergahındaki ülkeler için değil, gelişmiş gelişmekte olan fark etmeksizin tüm dünya için günümüzün en hassas meselelerinden biridir. Türkiye açısından göç, dünyanın birçok ülkesine kıyasla çok daha eski bir kavramdır. Biz gerek coğrafi konumumuz gerekse beşeri ve kültürel bağlarımız sebebiyle tarih boyunca göç hareketleriyle muhatap olmuş bir ülkeyiz. Osmanlı Devleti’nin toprak kayıpları 19. yüzyıldan itibaren hızlanınca Kırım’dan Kafkaslardan ve Balkanlar’dan yoğun göçler aldık. Son iki asırda başı dara düşen, sürgüne uğrayan soydaşlarımızı muhabbetle bağrımıza bastık. Müslümanlarla birlikte gün oldu Musevi ve Hristiyanlara da kapımızı açtık. 2011 yılından itibaren Suriye’deki iç savaştan kaçan komşularımıza da sahip çıkan biz olduk. Bugün çoğu Suriye’den 3,5 milyon civarında yerlerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyoruz. Yine bugün ekseriyeti Almanya’da olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde 6 milyonu aşkın kardeşimiz hayatlarına devam ediyor. Yaşadıkları ülkelerin ekonomisine önemli katkılar sunuyor. Kimi ülkeler, göç meselesine menfaat penceresinden yaklaşabilir, kimi ülkeler bunu etik ve kültürel bir tehdit olarak ele alabilir kimileri ise bu meseleyi sadece güvenlik ekseninden okuyabilir ama biz Türkiye olarak göç olgusunu çok boyutlu bir şekilde, özellikle insani değerleri merkeze alan bir yaklaşımla bakmak zorundayız. Şimdiye kadar sayısız toplantıya araştırmaya sempozyuma konu olan bu meseleyi bütünlüklü bir anlayışla okumak, buna göre doğru kalıcı ve uzun vadeli politikalar geliştirmek mecburiyetindeyiz. Göç başlığı her açıldığında konuyu hemen düzensiz göçle mücadele parantezine alıp güvenlikleştirmek doğru bir tavır değildir. Düzensiz göç baskısıyla yüzleşen her devlet gibi elbette Türkiye’de illegal göç akınlarıyla mücadelesini tavizsiz sürdürecektir. Hudutlarımızın güvenliğini, namusumuz gibi koruyacağız. İlave tedbirlerle daha da tahkim edeceğiz. Aynı şekilde kayıt dışılığın sıfırlanmasına yönelik kararlı politikalarımızdan geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te, Filyos Çayı’nda cansız bedeni bulunan Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın (17) ölümüne ilişkin Dursun Acar’ın tutuklu yargılandığı davanın 6’ncı duruşmasında, savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, Dursun Acar’ın ‘Olası kast ile öldürme’ ve ‘Cinsel istismar’ suçlarından 30 yıla kadar hapsini talep etti.
Filyos Çayı’nın Yeşilköy mevkisinde 26 Mart 2023’te Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın cansız bedeni bulundu. Şüpheli ölüm ile ilgili soruşturma başlatıldı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, Dina’nın ana yolda bir otomobilden inip, koşarak çalılıklara gittiğini, bir süre sonra araca döndüğünü, ardından otomobilin de çalılığa ilerlediğini tespit etti. Cesedinde morluklar bulunan Dina’nın para karşılığı cinsel ilişki talebi içeren mesajlar aldığı, annesine Karabük’ten gitmek istediğini söylediğine dair mesajlar ve ses kayıtları da ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 3’ü Gabon uyruklu 8 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 5’i savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen şüpheliler Dursun Acar, İ.Ç. ve S.Ç. adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 3 kez gözaltına alınıp, salıverilen, Dina’nın son olarak bindiği otomobilin sürücüsü Dursun Acar 4’üncüsünde tutuklandı. Dina’nın cenazesi de İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak Gabon’a götürülerek defnedildi.
Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamenin kabulü ile Dursun Acar hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ‘cinsel istismar’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
2 AİLE YAN YANA OTURDU
Karabük 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6’ncı duruşma öncesinde polis ekipleri adliye binası çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Adliye binasına girenler üst aramasının ardından içeri alındı. Duruşma salonu önünde beklendiği sırada Dina’nın ailesi ile sanık Dursun Acar’ın ailesi aynı bankta yan yana oturdu. Duruşmaya tutuklu sanık Dursun Acar SEGBİS ile katılırken salonda avukatlar ve izleyiciler hazır bulundu.
Duruşmada olay günü 112’ye ‘bir kadın bağırıyor’ şeklinde ihbarda bulunan D.K. (19) tanık olarak dinlendi. D.K., bir öğrenci yurdu yakınında yabancı aksanlı bir kadının ‘beni bırakın’ diye bağırdığını duyduğunu ve ihbarda bulunduğunu anlattı. Tanık, defalarca ihbar etmesine rağmen polisin gelmediğini söyledi. Duruşmada, Dina’nın olay saati ile ihbar saatinin uyuşmadığı ifade edildi.
SAVCI CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ
Mütalaası sorulan savcı, sanığın ‘Olası kast ile öldürme’ ve ‘Cinsel istismar’ suçlarından 30 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dina ailesinin avukatları ise sanığın tutukluluk halinin devam etmesini ve kendilerine savunma için süre verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, avukatlara savunma hazırlamaları için süre vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Karar duruşması 17 Aralık’a ertelendi.
DİNA’NIN ANNESİ: SANIK DURSUN ONUN ÖLÜMÜNDEN SORUMLUDUR
Adliye çıkışında açıklama yapan Dina’nın annesi Jessica Sandra Makemba Panga, “Kalbim yaralı. Ben biliyorum ki kızım Dina aptal biri değildi. Kızım, bodrum katından kaçarak yardım isteyecek kadar bir arabaya girmişse ve aynı arabadan ondan sonra canhıraş çıkması gerekiyorsa demek ki orada bir saldırıya uğradı. Dursun, bundan sorumludur ve ceza almasını istiyorum. Dursun, Dina’yı kandırmak istedi. Yardımcı olacak gibi davranıp onu taciz etti. Arabanın içerisinde hem de ondan sonra Filyos Çayı kenarında takip etti ve Dursun kızımın ölümünden sorumludur. Biz kızımızı Karabük’e okumaya gönderdik, fuhuş yapmaya göndermedik. Eğer ki o araçtan bu şekilde çıkmışsa, Dursun onu taciz etmiştir. Dursun onun ölümünden sorumludur. Ceza çekmesi gerekiyor. Eğer Dursun ceza çekmezse onun gibiler yine aynı şekilde davranmaya devam edeceklerdir. Onun ceza alması gerekiyor ki diğerleri de bilsinler böyle cezasız kalmayacaklarını” dedi.
AVUKAT: SANIK HALA BERAAT EDEBİLİR
Dina için Feministler Grubu ve avukatlar adına açıklama yapan Avukat Rabia Gündoğmuş, “Yargılama aşamasından en önemli gelişme iddia makamının mütalaasını açıklamasıydı. Savcının verdiği bu görüşle mahkeme heyeti bağlı değil. Dolayısıyla farklı yönde bir karar çıkma ihtimali de var. Yani Dursun Acar halen beraat edebilir. Bu yüzden biz bir sonraki celse bütün kadınları dayanışmaya çağırıyoruz. Buraya desteğe bekliyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN, Murat ÖZELCİ/KARABÜK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsunMilletvekiliMehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor.
CHP Şanlıurfa Mliletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde “Özgür Suriye Ordusu bayrağı asılı” iddialarına ilişkin, “Suriye’nin bayrağı 2 yıldızlı, Özgür Suriye Ordusu’nun bayrağı 3 yıldızlı. Şanlıurfa’nın Akçakale içerisinde Özgür Suriye Ordusu’nun bayrağı asılı. Biz ÖSO’nun bayrağını astırmakla böyle bir devlet olduğunu kabul mu ettik? Bizim o bayrağı kabul etmemiz o devleti tanımamız anlamına gelir. Böyle bir devlet varsa TBMM niye bundan habersiz” dedi.
Tanal, iktidarın Kıbrıs’ta yaptığı yeraltı ve yer üstü yatırımları Güneydoğu’ya yapmamasını eleştirerek şunları söyledi:
“Kıbrıs’taki Orta Mesarya Ovası’na sulama iletim hattını götürürken Şanlıurfa’nın Bozova, Hilvan, Siverek, Viranşehir, Halfeti ilçelerine niye bu hizmeti götürmüyorsunuz? ‘Kıbrıs’ta bu yatırımları yapmamız, oradaki sulama birliğiyle ilgili’ demişsiniz. Peki, GAP projesinin bitmesiyle Güneydoğu’ya komple bir yatırım gelmeyecek mi? Şanlıurfa’da sınıflarımız 50-60 kişiden aşağı değil. Hastaneler, sulama birliği yetersiz. Sizin Kıbrıs’ta uyguladığınız hukuku Şanlıurfa’da istiyoruz. Şanlıurfa’nın GAP projesini bitiren bölgesel eşitsizlik bitsin.”
Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün hakkında soruşturma açılarak belediyeye kayyum atanmasını ve kayyumun gerekçesini eleştiren Tanal, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da bölgede bazı cenazelere katıldığını hatırlattı. Tanal, şunları söyledi:
“Genel Başkanı’mız bugün cezaevinde tutuklu bulunan Ahmet Özer’i ziyarete gitti. Ziyaret sonrasında yapılan açıklamanın ardından hemen soruşturma başlatıldı. Yasaklara karşı olarak geldiniz, bu yasaklarla iktidar gidecektir. Düşünce ve ifade özgürlüğüne sonuna kadar tahammül etmek lazım. Bölgemizde çokça taziyeye gidiyorsunuz, bu taziyelere gitmek insani bir şey. Taziye yaşayana yapılıyor, ölüye değil ki. Leyla Zana ve Osman Baydemir kararları var terörist cenazeleriyle ilgili. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, siz de gittiniz bazı cenazelere. Siz gidince bir şey olmuyor da biz gidince terörist oluyoruz. Bingöl’de siz de gittiniz. Hukukun üstünlüğünü istiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>47 sanıklı Yenidoğan Çetesi Davası’nda 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve 11 kez uygulanmak üzere “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapis istemiyle yargılanan Fırat Sarı’nın el konulan mal varlığının ayrıntıları da ortaya çıktı.
EL KONULAN MAL VARLIĞI ORTAYA ÇIKTI
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda, Fırat Sarı’nın Bakırköy’de bir konut, Bingöl’de 3 tarla ve bir bahçe ile tek sahibi olduğu Medisense şirketine ve yüzde 60 hisse sahibi olduğu Sarıoğlu Turizm Ticaret A.Şşirketine de el konulmasına ve kayyum atanmasına karar verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Yaşlı Sağlığı ve Bakımı Uygulama ve Araştırma Merkezince yürütülen Sağlıklı Aktif Yaş Alma Programı ile Fethiye Gençlik Merkezi işbirliğinde, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfının desteğiyle, “10 Parmağımda 10 Marifet” projesi hayata geçirildi.
Proje kapsamında, 60 yaş üzeri kişilerle çocuklar tarafından ilçedeki gençlik merkezinin bahçe duvarına resim yapıldı.
MSKÜ Yaşlı Sağlığı ve Bakımı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Cemil Yavuz, gazetecilere, 60 yaş üzeri büyüklerin topluma örnek olduğunu söyledi.
60 yaş üstü bireylerin katıldıkları programda birtakım dersler işlendiğini, sosyal sorumluluk projeleri yürüttüklerini anlatan Yavuz, “10 Parmağımda 10 Marifet Projesi kapsamında 60 yaş üstü bireyler de yer aldı. Merkezin duvarları çocuklarla renklendirildi. Kuşakları bir araya getirdik. Çok güzel bir proje oldu.” diye konuştu.
Fethiye Gençlik Merkezi Müdürü Fatma Yağlı da 60 yaş üstü bireyler ve gençlik merkezine üye çocukların çalışmasıyla merkezin duvarının rengarenk olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ’ın Şarköy ilçesinde jandarmanın iki evde yaptığı aramada 1165 litre sahte içki ele geçirildi, 2 kişi gözaltına alındı.
Şarköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı çalışmada A.A. ve O.A.’nın İğdebağları Mahallesi’ndeki evlerinde sahte içki bulunduğu belirlendi. A.A.’nın evinde yapılan aramada 365 litre, O.A.’nın evinde ise 800 litre sahte şarap ele geçirildi. Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet MahallesiAltıntaş Sokak’ta 24 Kasım’da Feyzullah Bilici’ye (47) ait eve pompalı tüfekle ateş açılmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli Mehmet K’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen Mehmet K, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Olay
Cumhuriyet Mahallesi Altıntaş Sokak’ta Feyzullah B’ye ait iki katlı evin alt katına pompalı tüfekle ateş edilmiş, saldırıda yaralanan olmazken, bazı pencerelerin camları kırılmıştı.
Şüphelinin kimliğini belirleyen polis ekipleri, Mehmet K’yi dün Şifalı Su Sokak’ta kovalamaca sonucu yakalamıştı.
Tüfek ve 16 fişek ile gözaltına alınan zanlı hakkında “tehdit” ve “hakaret” suçlarından ifadesinin alınmasına yönelik yakalama kararı bulunduğu öğrenilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, “Geçinemiyoruz” diyerek Mersin’den başlattıkları yürüyüşün son durağı olan Ankara’ya ulaştı. Ankara’nın girişinde emeklileri CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Nazım Sağlam ve ilçe örgütü karşıladı. Gölbaşı’nın meydanında basın açıklaması yapan 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt şöyle konuştu:
“Adım adım ülkemizin ortak zenginliği olan kamu işletmeleri yok pahasına yabancı tekellere ve yerli iş birlikçilerine peşkeş çekildi, sömürünün en kaba biçimi olan altta kalanın canı çıksın modeli uygulandı. Özal’dan sonra gelen hükümetler de küçük nüanslarla aynı sistemin yürütücüsü oldular. AKP hükümetleri ise özelleştirmenin açık ara şampiyonudur. Mevcut iktidarın bugüne kadar yaptıkları bundan sonra yapacaklarının da aynasıdır.Onu demokratik yollardan iktidardan göndermek boynumuzun borcu olsun. Bizim de desteğimizle iktidara gelecek olan halk hükümetine tavsiyemiz, Cumhuriyet değerleri gereğince yeniden kamucu, planlı karma ekonomik sisteme geçmesidir.
“Sağlıklı beslenemiyoruz, yeterince ısınamıyoruz”
Sermayeye değil emekçiye bütçe… Biz bu haldeyken meclise sunulan 2025 yılı bütçe taslağına baktık ve gördük ki, büyük bir pişkinlikle emekliye emekçiye kemerlerinizi daha fazla sıkın deniliyor. Bir eli yağda bir eli balda ekonomiciler, bize açlık ve sefaletin devamına razı olmamızı uygun görmüşler. Buna karşın büyük holdinglerin ve dolar milyarderlerinin rant ve faiz gelirlerini garanti etmeyi kendilerine görev saymışlar. Razı olmayacağız. Kış kapıya dayandı feryadımızı duyun. Yaz aylarında bile karnımızı zar zor doyururken, en ucuz gıda ürününe nasıl ulaşırım diye çabalarken, şimdi de elektrik doğalgaz faturalarıyla, odun kömür ödemeleriyle boğuşmaya başladık.Her şey ateş pahası. Sağlıklı beslenemiyoruz, yeterince ısınamıyoruz, artık barınamıyoruz, sağlığımız tehlike altında, sağlık hizmetlerine vaktinde kavuşamıyoruz. Yıllardır feryat ediyoruz, duymuyorsunuz. Emekliye sağır olan kulaklarınız duysun diye bu yaşımızda yollara düşmekten başka çare bırakmadınız bize. Yürüyüşümüzü 30 Kasım 2024’de Ankara/ Tandoğan’a taşıyacağız.”
2021 Tüm Emekliler Sendikası’na mensup emekliler ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:
“Biz sendikal haklarımızı istiyoruz. Sendikamız kapatılıyor, biz sürekli sendika açmak zorunda kalıyoruz. İntibat yasasını ve statü yasasını istiyoruz. Çünkü emeklilerin nefes alması gerekiyor. Hepimizin psikolojisi bozuldu. Hiç rahat yaşayamıyoruz. Uykularımız kaçıyor. Çünkü ekonomik düzeyde rahat değiliz. Bundan ötürü iktidara ve saraya sesimizi duyurmak için yürüdük.”
“Ayakta kalma mücadelesi veriyor emekli”
“Emeklilerin çektiği problem çok. Bir kere kirasını ödeyemiyor, tedavilerini alamıyor, sağlık sorunları yaşıyor, mutluluk sorunları yaşıyor, beslenme sorunları yaşıyor, ulaşım sorunları yaşıyor. Maaşından birçok vergi kesiliyor, tatil yapamıyor. Yani hiçbir şeyi, sosyalitesi yok. Sadece ayakta kalma mücadelesi veriyor emekli. Ne yapacak bu emekli? Yani dünyadaki emeklilerle bizi kıyaslarsak 300 dolar emekli maaşı mı iyi 2000 dolar emekli maaşı mı iyi Avrupa ile kıyaslarsak?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kızılırmak Mahallesi Yavuz Selim Sokak’ta S.K, eski kiracısı O.Ç. ile alacak verecek meselesi nedeniyle tartışmaya başladı.
Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine S.K, O.Ç’yi yüzünden ve boynundan bıçakla yaraladı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralı, ambulansla Bafra Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Polis, S.K’yi gözaltına aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Toplantısı (SODEMBEK), CHP Genel Merkezi’nde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başkanlığı’nda gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR’in Marmara ilçesinde daha önce kapatıldığı için kullanılmayan mermer ocağı sahasında heyelan meydana geldi. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Marmara ilçesi Saraylar Mahallesi’nde 24 Kasım’da Ahmet Özmen (34) ile Mustafa Dak’ın (55) ölümüyle sonuçlanan göçüğün olduğu bölgede, bugün de bir başka mermer ocağı sahasında heyelan nedeniyle göçük meydana geldi. Daha önce kapatıldığı için kullanılmadığı öğrenilen mermer ocağındaki heyelan anı çevredekiler tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Ocakta çalışan olmadığı için göçük sırasında can kaybı ve yaralanma olmadığı öğrenildi.
Haber: Hatice DAĞLI
Kamera: Balıkesir,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DENİZLİ’de ceviz üreticilerini 2 milyon TL dolandıran 11 şüpheli, JandarmaSuç Araştırma Timi (JASAT) tarafından Manisa’da ‘Çetin Ceviz’ adı altında düzenlenen operasyonla yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerin tamamı, üreticilerin zararlarını karşılamaları üzerine savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Denizli’nin Pamukkale, Honaz, Güney ve Tavas ilçesinde ceviz üreticileri, dolandırıldıkları gerekçesiyle jandarmaya başvurdu. Olayla ilgili İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT, araştırma başlattı. Ceviz üreticilerinin, elindeki ürünleri alan şüphelilerin paralarını ödeme sözü verdikleri ancak ödeme yapmadıkları belirledi. Şüphelilerin bazı üreticileri ise aldıkları cevizlerinin parasını EFT ile ödeme yapmış gibi gösterip, ardından ödemeyi iptal ederek dolandırdıkları da tespit edildi.
Şüphelilerin bu şekilde 6 ceviz üreticisini toplam 2 milyon TL dolandırdığı belirlendi. JASAT ekipleri yaptıkları çalışmada ceviz üreticilerini dolandıran şüphelilerin Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde olduğunu belirledi. Şüpheli 11 kişi, ‘Çetin Ceviz’ adı verilen operasyonla önceki gün yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından şüphelilerin tamamı adliyeye sevk edildi. Bu sırada adliye önünde bekleyen şüpheli yakınlarının ise alkış tutması dikkat çekti. Adliyeye çıkarılan bir şüphelinin ‘Devam, devam’ demesi dikkat çekti.
Şüphelilerin, üreticilerin zararlarını karşılaması sonrası 11 kişi savcılık tarafından serbest bırakıldı. Cevizler ise Manisa’da bir depoda bulundu.
Haber – Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RİZE’nin Güneysu ilçesinde ehliyetsiz Ahmet Can S.’nin (17) kullandığı servis minibüsünün otomobile çarptığı kazada 9 öğrenci ile otomobil sürücüsü yaralandı.
Kaza, saat 15.00 sıralarında Ulucami Mahallesi’ndeki kavşakta meydana geldi. Ahmet Can S. yönetimindeki 53 ADF 795 plakalı öğrenci servisi, sürücüsünün kavşaktan kontrolsüz yola çıkması nedeniyle ilçeden şehir merkezine seyreden Soner Ç.’nin (35) kullandığı 53 BB 947 plakalı otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil yol kenarındaki yaya yolunu aşıp, yaklaşık 10 metre yükseklikten dereye düştü. Kazada minibüsteki Eyma Y., Erva E., İbrahim T., Umut Ö., Elif Su T., Ömer Faruk V., Ömer, Y. Esma, Y., Emin, Feyza T. ile otomobil sürücüsü Soner Ç. yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Ehliyetsiz olduğu belirlenen servis şoförü Ahmet Can S., gözaltına alındı. Otomobil vinçle dereden çıkartılırken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber- Kamera: Mehmet Can PEÇE/GÜNEYSU,(Rize),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Berlin’de Erlangen- Nürnberg Friedrich-Alexander Üniversitesinden Prof. Dr. Christine Binzel, Barenboim-Said Akademisinden Prof. Michael Barenboim, London King’s Collegeden Prof. Hanna Kienzler ve Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezinden (ECCHR) Avukat Wolfgang Kaleck “UCM’nin tutuklama emirleri ve Almanya’nın rolü”ne ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Binzel, Almanya’nın, Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi’ne ve Roma Statüsü’ne taraf bir ülke olarak, tarihsel, yasal, etik ve siyasi açıdan bu anlaşmalara uyması gerektiğini belirtti.
Almanya’nın 14 aydan beri anlaşmalarda yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğini ifade eden Binzel, “Almanya sadece izlemekle kalmıyor, Alman hükümeti bugün hala siyasi, mali, askeri ve yasal olarak İsrail’i destekliyor. Almanya, ABD’den sonra (İsrail’in) en büyük ikinci silah tedarikçisidir. Araştırmalar Alman silahlarının Gazze’de kullanıldığını gösteriyor.” dedi.
Binzel, Alman hükümetinin İsrail hükümet üyelerinin ve diğer yetkililerin soykırımcı ifadelerini, uzmanların uyarılarını görmezden geldiğine işaret ederek, “Şimdi, çıkarılan tutuklama kararları Alman hükümetinin gerçeklerle yüzleşmesi· ve uluslararası kurumları zayıflatmak ve Almanya’yı dünya çapında daha da yalnızlaştırmak yerine, adalet ve uluslararası hukuktan yana kararlı bir şekilde tavır koyması için yapılan son uyandırma çağrısıdır.” ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Binzel, Almanya’nın ivedilikle Filistinlilerin hayatının İsrail tarafından yok edilmesini durdurmak için tedbirler almasını isteyerek, Alman hükümetinin İsrail’e silah sağlamayı durdurması ve tüm ekonomik, siyasi ve diplomatik ilişkileri gözden geçirmesi çağrısında bulundu.
“Netanyahu’un Alman topraklarına ayak bastığında tutuklanmasını bekliyoruz”
Barenboim-Said Akademisinden Prof. Michael Barenboim de Almanya’nın Filistin halkının yok edilmesini desteklemekten vazgeçmesi ve Filistinlilerin öldürülmesi, sakat bırakılması ve yaşamlarının yok edilmesine son verilmesi için İsrail’e baskı yapmasını isteyerek, “Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da işlenen ve neredeyse tüm dünyada canlı olarak yayınlanan sayısız katliam nedeniyle Almanya’nın İsrail’i desteklemeyi durdurmasını gerektiriyor.” değerlendirmesi yaptı.
Alman hükümetinin Netanyahu ve Gallant hakkındaki “tutuklama emirlerini inceleyeceği” yönündeki ifadenin ne anlama geldiğine ilişkin soruya da Barenboim, “Bu incelemeyle ilgili bir durum değil. Hepimiz Alman hükümetinin Binyamin Netanyahu ya da Yoav Gallant’ın Alman topraklarına ayak bastıklarında tutuklanacaklarını söyleme anını bekliyoruz. Bunu yapmak istemediğini anlıyorum. Aynı zamanda bunu yapmak zorunda kalacaklar.” diye konuştu.
Almanya suç ortağıdır
Prof. Hanna Kienzler, Almanya’nın İsrail devletinin Gazze Şeridi’nde Netanyahu ve Gallant liderliğinde emrini verdiği ve İsrail ordusu tarafından yürütülen imha savaşının ciddi bir suç ortağı olduğunu söyledi.
“Dolayısıyla Almanya bu soykırımın uzun vadeli sonuçlarının sorumluluğunu paylaşıyor.” diyen Kienzler, Gazze’nin tamamen yok olduğunu, hastanelerin, ibadethanelerin, sağlık sisteminin, eğitim kurumlarının yıkıldığını, bu savaşın psikolojik sonuçlarının da 3 kuşak boyunca etkisini sürdüreceğini kaydetti.
Almanya, ABD ve İngiltere Gazze’nin yeniden imarı için tazminat ödemeli
Kienzler, bu yıkımın oradaki insanların geleceğini tehlikeye attığını ve ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğunu, bu suçların ve uzun vadeli sonuçlarının hesap verebilirliğini sağlamak için uluslararası hukuk kapsamındaki suçları soruşturan uluslararası mahkemeler aracılığıyla İsrail hakkında kovuşturma sağlanması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca Gazze’de altyapının yeniden inşası için tazminat taleplerinin de dile getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kienzler, “Sadece şimdiki soykırım için değil, daha önceki savaşlarda ve ablukadan da zarar gören alt yapı için de. Almanya’nın bu uluslararası hukuk ihlallerinde suç ortağı rolünden dolayı tazminat ödemelerine katılmalı.” dedi.
Kienzler, Almanya’nın yanı sıra İsrail’i destekleyen ABD ve İngiltere’nin de bu tazminat ödemelerine katılması gerektiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacasu İlçe Emniyet Amirliği, Kuyucak Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) iş birliğiyle Sosyal Dayanışma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, kadınlara aile içi şiddet, kadına karşı şiddetle mücadele, “Kadına El Kalkmaz” ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında önemli bilgiler verildi. Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve mağdurlara destek sağlanması amacıyla başlatılan bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin, ilçedeki kadınların bilinçlenmesine ve güvenli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamasının hedeflendiği eğitimde kursiyerlere şiddetle mücadelede alınabilecek önlemler ve yasal haklar hakkında detaylı bilgiler sunuldu. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halkın birçok alanda sağlığı ve güvenliğini koruma anlamında faaliyetlerini sürdüren Zabıta Müdürlüğü ekipleri, şehirdeki okul kantinleri yanı sıra kırtasiye ürünü satan işyerlerini denetledi. Okul kantinlerinde; genel temizlik, ürünlerin saklanma ve muhafaza şartları, son kullanma tarihleri başta olmak üzere birçok başlıkta incelemelerde bulunan Zabıta Müdürlüğü görevlileri yasaklı ve zararlı ürün olup olmadığı konularını da araştırarak, gerekli durumlarda bilgilendirme ve uyarılarda bulundu. Kırtasiye ürünü satan yerleri de denetleyen ekipler, ürün etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırarak herhangi olumsuz bir durumun olup olmadığını kontrol ettiler.
Denetimlerin birçok alanda belirli takvim dahilinde süreceğini ifade eden görevliler, vatandaşların olumsuz bir durumla karşılaşmaları halinde 153 numaralı Zabıta Müdürlüğü telefonlarıyla iletişime geçebilecekleri bilgisini verdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yenişehir Belediyesi, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle ebeveynlere ücretsiz eğitim veriyor. 2019 yılında başlatılan proje ile ebeveynlere erken çocukluk gelişim dönemlerinin özellikleri, yaş gruplarına yönelik oyun ve destek sistemleri, aile olmanın önemi ve aile olgusunun gelişim dönemlerine etkisi anlatılıyor; okul öncesi eğitim, yeni doğan temel eğitimi ve rehberlik ile psikolojik danışmanlık eğitimleri veriliyor.
Eğitimler uzman akademisyenler tarafından veriliyor
“Her aile bir okuldur” ve “Öğrenen anne-baba gelişen çocuk” sloganıyla verilen eğitimlerin ardından ebeveynler, çocuklarının erken dönemdeki gelişim süreçleri hakkında daha fazla bilgiye sahip oluyor. Marmara Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yürüten Marmara Aile Becerileri Eğitim Programı’nda (MABEP) görevli uzman akademisyenler tarafından çevrimiçi verilen eğitimlerle çocukların sağlıklı gelişimine rehberlik ediliyor.
Eğitimlerden önce klinik psikolog aracılığıyla çocukların gelişimsel değerlendirmeleri de yapılırken, ailelere eğitimde kullanacakları kitap setleri ve çocuklar için eğitici oyuncaklar ücretsiz olarak veriliyor. Projeye dahil olan aileler ayrıca Yenişehir Belediyesi’nin proje kapsamında kurduğu Bebek Kütüphanesi’nden de yararlanabiliyor.
Eğitimlere katılmak isteyen veya proje hakkında detaylı bilgi almak isteyen ebeveynler, ‘0324 327 46 40’ telefon numarasını arayarak, projenin yürütüldüğü Yenişehir Belediyesi Akademi’ye ulaşabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haklar ve özgürlükler insana özgü olduğu gibi uygulanan adalet ve yapılan zulüm/şiddet de insana yöneliktir. Bu sebeple biz yalnızca kadına değil erkek, kadın ve çocuk olarak insana ve hatta bütün canlılara yönelik şiddet olduğu inancındayız. Yaratılış yüceliğini kavrayamamış olup Peygamberler tarafından tebliğ edilen İlahî yasalardan sapmış olan erkek ve kadın güçlü insanlar –tarihi dönemler boyunca- zayıf buldukları insanlara karşı şiddet uygulamışlardır. Erkeklere nazaran zayıf oldukları için kadınlar şiddetin daha çok mağduru olmuşlardır, olmaktadırlar ve sebepler giderilmedikçe olmaya da devam edeceklerdir.
Şiddetin Türleri ve Sistemden ve Şahıslardan Kaynaklanması
Fiziksel, cinsel, ruhsal ve ekonomik olmak üzere çeşitlere ayrılan ve her toplumda ve kültürel düzeyde kadınlara yönelik olarak uygulanan şiddetin pek tabiidir ki sistemden ve şahıslardan kaynaklanan sosyal ve kişisel sebepleri vardır. Biz bu sebeplere ana hatlarıyla ve on madde halinde değinmeye çalışacağız.
I. Allah’a ve Onun Huzurunda Sorgulanacağımıza İman Zaafı
Bu zaaf şiddetin ana kaynağıdır.
Şiddetin ana sebebi Yaratıcımız olan Allah’a îman yetersizliğimiz ve O’nun huzurunda bütün iradeli davranışlarımızdan ötürü sorgulanacağımıza ve özellikle uyguladığımız zulüm nitelikli şiddetimizden ötürü Cehennem azabına uğratılabileceğimize inanç yokluğu veya zaafımızdır. (Necm 53/38-41)
Çare: İman Zaafını Giderici Yaygın Eğitimdir
II. Cezaların Yetersizliği
Ceza Suçun Birebir Aynısı Olmalı/Affı ve Tazminatı da İçermelidir
Cezaların caydırıcı nitelikte olması gerekir. Bunun için cezanın suçun cinsinden olup bire bir aynısı olması; af ve tazminat gibi alternatifleri de içermesi gerekir.(Bakara 2/178, İsra 17/33)
Şiddet uygulayan kişi, mağdurlarınca veya öldürdüğü şahsın varislerince affedilmemesi veya tazminata rıza gösterilmemesi durumunda işlediği zulmün aynısıyla cezalandırılmalıdır.
Ceza Caydırıcı ve Kişisel Olmalıdır
Şiddete maruz kalanların veya varislerinin müdahil olmadığı ve yalnızca hapis cezalarının uygulandığı sistem adil ve caydırıcı olmaktan uzaktır. Üstelik bu sistem mağdurların veya öldürülenin varislerinin adalet beklentilerini karşılamamakta, acılarını dindirmemekte ve intikam ateşlerini söndürmemektedir.
Ayrıca uzun yıllar hapis cezası verilen katilin örneğin karısını kocasızlığa, çocuklarını ilgisizliğe ve anasını babasını da mutsuzluğa itmek gibi ruhsal şiddet türlerini içermektedir.
Çare: Bir an önce jakoben laiklik şartlanmaları aşılarak açıklanan adil ceza sistemine geçilmelidir. Aklın, bilimin ve insanlık tecrübelerinin gereği budur. Bunun içindir ki Yüce Rabbibimiz “Ey akıl ve gönül birlikteliği oluşturmuş gerçek akıl sahipleri! Bire bir ceza sisteminde sizin için hayat vardır.” buyurmaktadır. (Bakara 2/179)
III. Boşanma Sisteminin Doğal ve İnsana Saygılı Olmayışı
İslam Hukuku’uda olduğu gibi boşanma sistemi tarafların mağduriyetine sebebiyet vermeksizin kocaya ve kadına tek taraflı olarak boşama-boşanma hakkını vermelidir. (Bakara 228, Talak 1-2) Oysaki yürürlükteki sistemimizde taraflardan birinin boşanmak istememesi durumunda davalar yıllarca sürüncemede kalmakta, bu da haklı olan güçlü tarafı şiddete yönlendirmektedir.
Çare: Boşanma sistemini düzeltmek ve kolaylaştırmaktır.
IV. Alkollü İçkiler Kullanımının Doğal Görülmesi
İstatistikler açıkça göstermektedir ki ülkemizde işlenen cinayetlerin ve yapılan trafik kazalarının başlıca sebeplerinden biri alkollü içkiler olduğu gibi kadınlara ve çocuklara yönelik aile içi şiddetin ana nedenlerinden biri de alkollü içkilerdir.
Çare: Alkollü içkilere karşı dîn ve akıl-bilim öncülüğünde kültürel bir mücadele başlatmaktır. (Maide 5/90-91)V.
V. Söz Taşıyıcılığından Kaynaklanan Çevresel Baskı
Uygulan şiddetlerin ve şiddetin ileri boyutu olan cinayetlerin çevreye yayılan yıkıcı dedikodulardan kaynaklanabildiği de bir gerçektir. Özellikle namusların ancak cinayetle temizlenebileceği cahiliyet yargısının hakim olduğu bölgelerde genelde bir kısmı gerçek de olmayan cinsel ilişki dedikoduları mânevi baskı oluşturarak şiddete yöneltmektedir.
Çare: Yüce dinimizin de yasakladığı dedikoduculuğa karşı ahlâkî bir seferberlik başlatılmalı, şiddete sebebiyet veren dedikoduların/ söz taşıyıcılığın yapılan şiddetin günahına bizi de ortak ettiği bilinci insanımıza aşılanmalıdır. (Hucurat 49/5)
VI. Ailenin Onayı Alınmadan Yapılan Evlilikler ve Oluşturulan Haram Birliktelikler
Aile baskısıyla oluşan veya ailenin tecrübelerinden yararlanmaksızın yapılan evlilikler ya da aileden gizli olarak oluşturulan haram nitelikli birliktelikler bir süre sonra ihtilaflara sebep olabilmekte ve ailesinin korumasından da yoksun olan kadın şiddete uğrayabilmektedir. Özellikle birliktelikler kadın tarafından sona erdirilmek istendiğinde ayrılmak istemeyen erkeğin şiddet göstermesine sebep olmaktadır.
Çare: Haram birlikteliklere karşı kültürel mücadele başlatmak ve kız çocuklarına üniversite eğitimini aileden koparmadan ana babanın bulunduğu şehirde yaptırmaktır.
VII. Medyamızın Yıkıcı Etkileri
Yazılı ve özellikle görsel medyada (sinama/televizyon dizileri) cinsel özgürlüklere davet çıkarılmakta, geleneklerimiz ve İslâmi inançlarımızla çelişen ilişkiler biçimi doğalmış gibi ısrarla ve özendirici bir şekilde aktarılmaktadır.
Karma Eğitim Ve Çalışma Sisteminin Katkı Verici Tesirleri
Karma eğitim ve çalışma sistemi de bu olumsuzluğa zemin oluşturmaktadır. Bu durum erkekler yanı sıra kızları-kadınları çevrenin ve ailenin onaylamayacağı bir şekilde sözlü ve fiili ilişkilere itmekte, bu da yukarıda açıklanan sosyal baskının oluşmasına ve şiddete yol açmaktadır.
Çare: Medyamızın sorumlu kültür politikaları izlemesini sağlamaktır.
VIII. Kıskançlık Anlayışımız
Kıskançlık insan doğasında var olan ve bilinçle kullanılması halinde bir erdemdir; Peygamberimizin diliyle “Kıskançlık imandandır.” Ancak varsayımlara ve hak ihlaline dayanan ve sonuçta eşe haksız baskı kurulmasına neden kılınan kıskançlık muhatabını bunaltıcı ve yıkıcıdır. Mesela eşlerden birinin diğerine;
1.) Delilsiz olarak ilişkisi olduğu suçlamasında bulunması,
2.) Eşlerden birinin boşanmak istemesi halinde diğerinin karşı çıkması,
Boşanan kadının yeni bir evlilik yapmasına engel olunması,
Genç yaşta dul kalan kadınların evliliğinin yerilmesi,
Bütün bunlar dinimizin de kabul etmediği; “Allah’ın razı olmadığı” kıskançlık türleridir. (İbn Mace Hn.1446)
Olumsuz kıskançlığın ruhsal şiddet yanı sıra fiili şiddete dönüşebildiği de bir gerçektir.
Çare: Kıskançlık anlayışımızı İslâm’la düzeltmektir.
IX. Yanlış veya Bilinçsiz Geleneksel Dîn Anlayışımız
İslâm Dîni’in temel amacı insanları insanların zulmünden korumaktır. İnsan olarak sahip olduğumuz Hakların çiğnenmesini engellemektir. Bu sebeple doğru din anlayışına göre mesela:
Kız çocuğu onaylamadığı evliğe zorlanamaz.
Zulmeden/şiddet uygulayan kocaya karşı sabredilmesi dinin gereği değildir.
Boşanma bir haktır, gerektiğinde kullanılması görevdir.
Namusu cinayetle temizleme istemi karanlık bir cehalettir ve Cehennem’e götürücü günahtır. İslâm Toplumu’nda bile dört şahitle tespit edilebilecek zinanın Kur’ânî cezası yargı kararıyla yalnızca 100 sopadır.( Nûr 2 )
Adet halinde olmayan ve hastalığı bulunmayan kadının kocasının arzularını erteleme hakkı yoktur.
Çare: Doğru din anlayışını yerleştirerek dinden kaynaklanabilecek şiddeti engellemektir.
X. Aile Hayatının Bir ibadet Hayatı Olduğunun Bilinmeyişi
Aile hayatının kuruluşunun ve eşlerin karşılıklı görevlerinin ibadet olduğu bilincinden yoksunluğun getirdiği sorumsuzluk ve basit problemlere karşı dahi gösterilen sabırsızlık giderek şiddete dönüşebilmektedir.
İbadet Allah’ın Kur’ânî emirlerine itaat ibadet olduğu için Ailenin kurulması ve kocanın nafakayı temin etmesi, dış etkilerden koruması, gereğinde öğüt vermesi, kocalık görevini yapması, eşiyle iyi geçinmesi ve kadının kadınlık görevlerini yapması, cinsel haramlardan korunması ve meşru isteklerinde kocaya saygılı olması Rabbimizin buyrukları olarak İbadettir. İbadet olduğu ve dolayısıyla ebedi hayatın mutluluğunu sağlacak oluşu eşleri daha hoş görülü ve sabırlı yapabilmektedir.
Çare: Aile hayatını güçlendirici kültür politikaları izlemektir.
Yukarıda 10 madde halinde özetlediğimiz kadına şiddet sebeplerinin her biri dinimizde haram kılınan türden işlemlerdir. Şiddetten korunmak istiyorsak kulaktan dolma dine değil Kur’ân’a ve Peygamberi buyruklara dayanan İslâm’a yönelmemiz gerekmektedir. İslâm’ın insanı yaratan Rabbimizin koyduğu düzen olduğu unutulmamalıdır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görgü tanıklarının şaşkın bakışları arasında gerçekleşen kazada, uçak parçaları caddeye saçıldı. Salı günü meydana gelen kazada, “Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi” olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez hayatını kaybetti.
Ürkütücü görüntülerde, eğitim uçuşu sırasında uçağın aniden yere çakıldığı görülüyor. La Libertad şehrinin en işlek caddelerinden biri olan Eleodoro Solorzano Caddesi’nde gerçekleşen kazada, uçak ters dönerek yolun ortasına düştü. Uçağın yere çarpmasıyla saçılan parçalardan biri, son anda manevra yapmaya çalışan bir motosikletliye çarparak yaralanmasına neden oldu. Kazada ayrıca bir beyaz otomobil de kısmen hasar gördü.
Ekvador Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada, “Kurumumuzun askeri ve sivil personeli, ‘Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi’ olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez’in üzücü kaybı nedeniyle yas tutuyor. Ailelerine ve dostlarına en içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Yüce Tanrı’ya, onların ruhlarını kutsal krallığında kabul etmesi için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ekvador Yüksek Askeri Havacılık Okulu’na ait uçağın düşüş nedeni araştırılıyor. Yetkililer, kaza kurbanlarının ailelerine destek sağlandığını belirtti. Motosikletlinin yaralanma derecesi henüz netlik kazanmadı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADETA FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYORLAR
7’si kız 15 öğrenciden oluşan ekip masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarının yanı sıra çeşitli okullara tenis masası ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi üretim yapan meslek lisesi bu şekilde yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere ise her ay iş yoğunluğuna göre ücret ödeniyor.
“UYGULAMALI DERSLERE DAHA ÇOK AĞIRLIK VERİYORUZ”
Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, üç yıldır tüm okullara masa, sıra, dolap gibi ürünler ürettiklerini belirterek, “Bu okuldan mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz.” dedi.
“25 ANAOKULUNA MOBİLYA YAPTIK”
11 ve 12’nci sınıf öğrencilerden seçilen 15 öğrenciyle bu işi yaptıklarını söyleyen Öter, “Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” diye konuştu.
“YILLIK CİROMUZ 5 MİLYON LİRA CİVARINDA”
Geçtiğimiz yıl Hakkari’de 55 okula tenis masası ürettiklerini ifade eden Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, BŞEÜ Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı ve Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yurdakul, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Hilal Kahveci ve Doç. İrfan Dönmez ile Seramik ve Cam Bölümü Başkanı Doç. Leyla Kubat’ın katılımlarıyla gerçekleşti.
BŞEÜ, Resim Bölümü öğrencilerinden Beyza Topbaş, İmran Kuştul, Nazrın Abıshova, Pınar Jabraılova, Rabia Sevim, Reyyan Özdemir, Tayyibe Özgün, Vetha Topal, Yusuf Bayraktar ve Zeliha Koca tarafından uygulanan; malzeme, sırlama ve pişirim aşamalarında Seranit Seramik’in katkılarıyla desteklenen çalışmalar, GSF Dekanlığında sergilendi.
“GSF bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor”
Rektör Zafer Asım Kaplancıklı açıklamasında; “BŞEÜ Üniversitesi genelinde, bölüm ve birimlerde değerlendirilmek üzere disiplinlerarası alanda ürünler üreten Seramik Yüzeylerde Resim dersi; seramik yüzeylerin resim öğrencileri tarafından değerlendirilmesi konusunda ülkemiz genelindeki benzer programlar ve müfredatlar arasında tek, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi (GSF) bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’ın İpekyolu ilçesindeki Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım Bölümü öğrencileri, Van ve ilçeleriyle Hakkari’deki okul ve kurumların masa, sıra, dolap ve kütüphane rafı ihtiyacını karşılıyor. Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 7’si kız 15 öğrenciyle yılda yaklaşık 5 milyona lira ciro yaparak okul bütçesine katkı sağladıklarını söyledi.
Kentte 1500 öğrencinin eğitim gördüğü, 110 öğretmenin görev yaptığı Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, masa, sıra, dolap ve kütüphane rafları yapılarak okul bütçesine katkı sağlanıyor. Okulun Mobilya ve İç Mekan Tasarım bölümünde okuyan 7’si kız, 15 öğrenci, bölüm öğretmenleriyle yaptığı çalışmada Van ve Hakkari’deki çeşitli okullara masa tenisi ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi çalışan meslek lisesi, 1 yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere her ay işin yoğunluğuna göre ücret de ödeniyor.
’15 ÖĞRENCİYLE BU İŞİ YAPIYORUZ’
Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 3 yıldır tüm okulların masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarını ürettiklerini belirterek, “Van ve ilçelerindeki bütün okullarla çevre illere kütüphane, masa, sıra, öğretmen masası ve dolapları gibi bütün işleri burada üretiyoruz. Her yıl 15 öğrenci bu işlerde çalışıp, işin yoğunluğuna, büyüklüğüne bağlı olarak ortalama asgari ücret kadar para alıyor. Ama işin yoğunluğu az olduğu zaman asgari ücretin altında ücret alıyorlar. Bu okulda mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıflarda toplamda 100’e yakın öğrencimiz var. 11 ve 12’nci sınıflarda her yıl 7’si kız, 15 öğrenciyle bu işi yapıyoruz. Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” dedi.
‘OKULUMUZ FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYOR’
Hakkari’den de geçen yıl 55 okula tenis masası ürettiklerini söyleyen Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor” diye konuştu. Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı Bölümü öğrencisi Erhan Maskan ise hem meslek öğrendiklerini hem de para kazanıp aile bütçelerine katkıda bulunduklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde Valiliği tarafından yapılan açıklamada gerçekleştirilen bu tür ziyaretlerin; çocukların yaşam şartlarını yerinde değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğrudan belirlemek ve onlarla daha yakın bir iletişim kurmak amacı taşıdığı ifade edildi. Çocukların mutluluğunu ve yaşam standartlarını artırmayı hedefleyen bu çalışmaların devam edeceği vurgulandı. Ziyaretin ardından Hilal Ünal ve Çetin Tutaş’ın Çocuk Evleri Sitesi personeli ile görüşerek, denetim sonuçlarını değerlendirdiği ve çocukların huzur ve güven içerisinde yaşamlarını sürdürebilmeleri adına gereken konular üzerinde istişarelerde bulunduğu belirtildi.
Öte yandan yapılan açıklamada bu etkinliklerle Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün çocukların yanında olma kararlılığının bir göstergesi olarak devam edeceği ifade edildi. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre karara tepki gösteren üniversite öğrencisi S.A. “Beni yolda döve döve bayılttı. Bir arkadaşını aradı, ’15 dakikaya bir cenazemiz var. Mezar hazırlar mısın’ dedi. Uyandığımda onun evinin içindeydim. Kapıya yönelip, elinden kurtulmaya çalışmak isteyince Hüseyin yine dövmeye devam etti. Tabii bu süreç 7-8 saat devam etti” dedi.
“OTOBİLDE DÖVMEYE BAŞLADI”
Hüseyin S., iddiaya göre kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi S.A’.yı arayarak ısrarla görüşmek istedi. Hüseyin S., görüşmeyi kabul eden S.A.’yı yanında bulunan arkadaşı Bayram T. ile birlikte öğrenci yurdundan aldı. Bir kafede oturduktan sonra eğlence merkezine giden grup, 24 Kasım’da mekandan çıktı. Dönüş yolunda Hüseyin S., S.A.’yı otomobilde bayıltana kadar dövdü. Hüseyin S. arkadaşı Bayram T.’yi bıraktıktan sonra dövdüğü S.A.’yı bu kez kendi evine götürüp, darp etti. Burada saatler süren şiddetin ardından Hüseyin S., S.A.’yı kaldığı yurdun önüne bırakıp kaçtı. S.A. polise giderek şikayetçi olurken, gözaltına alınan Hüseyin S. ve arkadaşı Bayram T. suçlamaları reddetti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 arkadaş, savcılık ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
REKLAM“SENİ DÖVE DÖVE ÖLDÜRECEĞİM”
Yaşadıklarını anlatan S.A., “Benim seninle olan konularım bitti dedim. Reddettim, onu istemediğimi söyledim. 3 gün sonra tekrar mesaj yazdı. ‘Özür dilerim. Bir şeyleri tekrardan halledebilir miyim? Konuşabilir miyiz? Sana kendimi ifade etmek için her şeyi yapacağım’ diye söyledi. Ben de buluşmayı kabul ettim. Yolda giderken ‘Bugün de senin mutlu günün olacak. Seni döve döve öldüreceğim. Sana Öğretmenler Günü hediyesi bırakacağım’ dedi. Sonrasında ‘Senin bu güzelliğinden hiçbir şekilde eser kalmayacak. Bu aynaya son defa bakışın olacak’ dedi. ‘Bir daha hiçbir erkek seni beğenemeyecek’ dedi. ‘İndir beni arabadan’ dedim. ‘Şaka yaptım. Ben sana hiç öyle şey yapar mıyım?’ dedi. Sonra kafeye gittik, eğlence merkezine gittik. Problem yok, çiçekler alıyor. Kendini affettirmeye yönelik şeyler yapıyor. Eğlence merkezinden çıktık, yolda gidiyoruz. Sohbete dahil olmak isteyince sinirlenip, saçımı direksiyonun oraya yapıştırdı ve yumruk yumruğa dövmeye başladı. Bağırıyorum, yardım edin diye Bayram hiçbir şekilde yardım etmedi. Sonra Bayram’la birlikte araçtan indik. Hüseyin tekrar saçımdan tuttu ve beni yere yapıştırdı. Kaldırıma kafam çarptı. Uyandığımda arabanın içerisindeydim. Uyandığımda üzerimdeki kıyafetimin olmadığını gördüm. Ceketimi istedim. ‘Bana bir şey verin’ dedim, vermediler. Hüseyin, ‘Daha bir de ceketi mi istiyorsun’ deyip tekrar dövmeye devam etti. Telefonumu, cüzdanımı aldılar. Hiçbir yere gidemeyeyim diye arabayı kilitlediler. Sonra Hüseyin beni evine götüreceğini söyledi. Beni yolda döve döve bayılttı. Bir arkadaşını aradı, ’15 dakikaya bir cenazemiz var. Mezar hazırlar mısın’ dedi. Korkudan altıma yaptım. Uyandığımda onun evinin içindeydim” dedi.
“HER AN HER ŞEYİ YAPABİLİR”
S.A., “Kapıya yönelip, elinden kurtulmaya çalışmak isteyince Hüseyin yine dövmeye devam etti. Tabii bu süreç 7-8 saat devam etti ve sabah oldu. Hüseyin, ‘Otur oturduğun yerde seni bırakmamı bekle’ dedi. ‘Yeter artık beni bir yere götür’ dedim. Ağzım, burnun kan içindeydi. Sonra yurduma bıraktı. Bırakırken ‘Polise şikayet etmeye kalkma. Benim arkam kuvvetli, eline hiçbir şey geçmez. Torpidomda 35 bin lira param vardı, onları çaldı. Kendi kendisini bu hale getirdi derim’ dedi. Daha sonra savcılığa gittim, darp raporu aldık ama savcılık serbest bıraktı. Ve şu anda hiçbir şekilde bir korumam, herhangi bir şeyim yok. Hala serbest. Her an her şeyi yapabilir” diye konuştu.
“BU KARAR VİCDANLARI DERİNDEN YARALAMIŞTIR”
S.A.’nın avukatlarından Muhammet Çağrı Türk, “Müvekkilimiz tedirgin bir haldeydi. Şikayetçi olmaktan da tedirgindi, korkuyordu. Çünkü bir gece boyunca işkenceye maruz kalmıştı. Şikayetçi olduktan sonra şüpheli ve şüphelinin ailesi tarafından işkence görmekten korkmaktaydı. Müvekkille birlikte hastaneye gittik, raporlarını aldık ve darp edildikten sonraki fotoğraflarıyla birlikte savcılığa başvurduk. Şüphelinin eylemlerinin içerisinde 4-5 farklı suçun olduğunu görmekteyiz. Gece boyunca müvekkili tehdit etmiş, hakaretlerde bulunmuştur. Müvekkili yaralamış, gece boyunca da evinde zorla tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmuştur. Müvekkilin telefonu ve cüzdanına da el koyarak yağma suçunu işlemiştir. Burada bu kadar suç tipini barındıran ve gece boyunca müvekkile işkencede bulunan şüphelinin burada adli kontrol ile serbest bırakılması gerek müvekkilin gerekse toplumun vicdanını derinden yaralamıştır” dedi.
“DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
S.A.’nın avukatlarından Furkan Avcı ise “Müvekkilin gerek kanlı kıyafetleri gerek şüpheli tarafından ikrar edilen mesaj olsun, gerek darp raporu olsun, şüphelinin müvekkile karşı suç işlediği sabit olmasına rağmen adli makamlar tarafından adli kontrol kararı verilmesi karşısında müvekkilimizin hukuki mücadelesinde sürekli yanında olacağız. Gerekli itirazlarımızı yapacağız ve dosyanın takipçisi olacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre olay, dün Kıbrıscık ilçesi Karacaören ve Alemdar köyleri arasında bulunan Cuma Deresi mevkiinde meydana geldi. Her ikisi de evli olan Selçuk Şahin ve Sevinç Alemdar, 2,5 yıl önce birlikte karavanda yaşamaya başladı.
HASTA OLDUĞUNU VE UYUDUĞUNU SÖYLEDİ
Alemdar’dan bir süredir haber alamayan yakınları, durumu jandarmaya haber verdi. Karavanın olduğu bölgeye giden jandarma ekiplerini, Selçuk Şahin karşıladı. Şahin, jandarma ekibine Alemdar’ın hasta olduğunu ve karavanda uyuduğunu söyledi.
KARAVANA YAKIN MEZAR AÇMIŞ
Jandarmanın Sevinç Alemdar’ı görmek istediğini söylemesi üzerine bir anda karavana giren Şahin, kendisine ait tabancayla yaşamına son verdi. Ekiplerin karavanda yaptığı incelemede Sevinç Alemdar’ın kanlar içerisinde hareketsiz yattığı görüldü. Bölgede yapılan aramada, karavanın yakınına kazılmış boş mezar bulundu. Selçuk Şahin’in, öldürdüğü Sevinç Alemdar’ı gömmeyi planladığı belirlendi.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, Selçuk Şahin’in eşinin Eskişehir’de Sevinç Alemdar’ın ise Bursa’da yaşadığı öğrenildi. Şahin ve Alemdar’ın cenazeleri defnedilmek üzere memleketlerine gönderildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattığını belirterek, “Her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz” dedi.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, Türk yemeklerinde sıklıkla kullanılan ve özellikle salataların vazgeçilmezleri arasında yer alan mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattı. TÜBİTAK’ın da 900 bin liralık destek sağladığı projeyi 12 ay içinde tamamlayacaklarını belirten Geçkin, “Günlük hayatta neredeyse her evin mutfağında bulunan doğal maddelerdeki pigmentleri nasıl özütleyebileceğimizi düşünerek bir çalışma başlattık. Çalışma için uzun ömürlü ve pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı kullandık. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık, ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Geçkin, kadınların günlük yaşamlarında neredeyse her gün başvurduğu bazı kozmetik ürünlerin renklendirilmesinde doğal olmayan, ağır metal içeren ve toksik etkiye yol açabilen maddelerin kullanılabildiğini belirterek, “Kozmetik ürünlerin renklendirmesinin tamamen doğal ürünler kullanılarak yapılabileceği fikrinden yola çıkarak özel bir çalışma başlattık. Bunun için de pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı seçtik” ifadelerini kullandı.
‘MORDAN KIRMIZIYA KADAR ÇOK FARKLI RENK SEÇENEKLERİ SUNULABİLİYOR’
Mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentin, mordan kırmızıya kadar birçok farklı renk seçenekleri sunduğunu söyleyen Geçkin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunları daha kalıcı halde tutup kozmetik ürünlerde kullanmak için çalışmalar yapıyoruz. Şu anda kırmızı, mavi ve morun tonlarını elde ediyoruz. Renkleri elde edebilmek ve uzun ömürlü kullanabilmek amacıyla mor lahanayı eksi 18 derecede dondurma sürecimiz oluyor. Daha sonrasında pigmentin özütlenmesi çalışmalarını yürütüyoruz ve kalıcılığının sağlanması üzerine de çalışmalar yapıyoruz. En sonunda da testler yapılarak çıkarılan miktar tespit edilecek. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz.”
‘DOĞANIN SUNDUĞU TÜM RENKLERİ KULLANABİLİRİZ’
Gıda maddelerinin özellikle görüntü ve şekil bozukluğu sebebiyle çok fazla çöpe atıldığını dile getiren Geçkin, “Bu ürünleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Doğanın sunduğu tüm renkleri kullanabiliriz. Portakal kabuğundan, turuncu ile sarı tonları elde edilebilir. Pancardan ve özellikle de posa olarak kullanılan üzüm kabuklarından da çeşitli renkleri üretebilmek için çok güzel bir örnektir” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, özellikle dil kökü problemleri robotik yöntemle güvenle tedavi edilebiliyor ve bu teknoloji hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri için büyük kolaylık sağlıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Tuğrul, uyku apnesinin toplumda fark edilmeyen ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir problem olduğunu belirtti.
Tuğrul, robotik yöntemle özellikle dil kökü problemlerinin güvenle tedavi edilebildiğini ve bu teknolojinin hem hastalar hem de sağlık çalışanları için büyük kolaylık sunduğunu aktardı.
Hastalar bir gün sonra taburcu edilebiliyor
Uyku apnesi tedavisinde dil kökü problemlerinin sıklıkla ihmal edildiğini belirten Tuğrul, şunları kaydetti:
“Dil köküne ulaşım zor olduğu için, bu bölgeyi tedavi ederken robotik cerrahiden faydalanıyoruz. Robotun kollarını ağız içinden yerleştirerek, monitör başında istediğimiz alanda güvenli bir şekilde işlem yapabiliyoruz. Robotik ameliyatların en büyük avantajı, ağız içinden yapılan işlemlerin güvenli bir şekilde tamamlanmasıdır. Ameliyat yaklaşık iki saat sürmekte ve hastalarımız bir gün sonra taburcu edilmektedir.”
Robotik cerrahiyle dil kökü problemlerinin çözümünün, uyku apnesi tedavisinde anahtar rol oynadığına işaret eden Tuğrul, “Dil kökü ihmal edildiğinde, diğer sorunlar çözülse bile apne ya da horlama devam edebilir. Bu nedenle robotik yöntemle bu bölgedeki problemleri güvenli bir şekilde tedavi ediyoruz.” açıklamasında bulundu.
Tuğrul, uyku apnesinin temel nedenleri arasında burun, damak ve çene yapısındaki sorunların yanı sıra obezitenin de önemli bir etken olduğuna dikkati çekerek, “Kilo kontrolü tedavi sürecinde önemli bir nokta. Eğer hastamız kilo almazsa, tedavi sonuçları uzun vadeli oluyor. Ancak sağlıksız yaşam tarzı ve düzensiz beslenme, sorunun nüksetmesine yol açabilir.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 26 Kasım 2024 günü saat 00.20 sıralarında yaşandı. Ceyhun Avcı, çalıştığı maden ocağında mermer bloğunun kesimi sırasında bloklardan birinin koparak başına düşmesi sonucu ağır şekilde yaralandı. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Avcı, olay yerinde yaşamını yitirdi.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi ön raporunda, şantiye şefi M.K.’nın ihmali olabileceği değerlendirildi. Bunun üzerine 1978 doğumlu şantiye şefi M.K., gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.
Olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdüğü ve iş güvenliği önlemlerinin incelendiği bildirildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu ile mücadele çerçevesinde çalışmalar aralıksız sürüyor. Edinilen bilgiye göre Bozdoğan, Buharkent, Germencik, Koçarlı ve Kuyucak İlçe Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcısı ve kullanıcılarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda S.T., A.G., A.B., Ö.K., F.K., Ş.S., İ.C., N.D., N.E., A.Ö. ve A.K. isimli şüphelilerin uyuşturucu madde kullandıkları tespit edildi. Yakalanarak gözaltına alınan şüpheli şahıslar hakkında başlatılan adli sürecin devam ettiği öğrenildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cerit, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada, kentte 53 aile sağlığı merkezi ile 135 aile hekimliğinin bulunduğunu söyledi.
Bir aile hekimliğine 2 bin 789 hasta düştüğünü ifade eden Cerit, yeni aile hekimliği yönetmeliğine göre aile hekimlerinin hastalarıyla daha uzun süre muayene, tanı ve tedavi için vakit geçirebileceğini belirtti.
Yeni yönetmelik ile aile hekimliklerinin daha işlevsel hale geldiğini anlatan Cerit, “Aile hekimliğine giden hastaların sadece ‘şu ilacı yaz doktor’ zihniyetinden çıkarılıp, aile hekimlikleri artık hastanın kronik hastalıklarıyla, kanseri varsa kanseriyle ya da bir gebeliği varsa gebelik süreçleriyle, çocuksa çocukluk aşıları, çocuk izlemleri bu gibi süreçlerin daha fazla ağırlıklı olduğu, bir bireyin gerçekten A’dan Z’ye tüm sağlık parametrelerinin değerlendirildiği bir yapıya kavuşturulmaya çalışılıyor. O nedenle aile hekimliği ödeme ve sözleşme yönetmeliğini çok değerli buluyorum. Büyük bir emek var.” diye konuştu.
Kırklareli’nin 65 yaş ve üstü nüfusa sahip en yüksek illerden biri olduğunu ifade eden Cerit, nüfusunun yüzde 15.8’inin 65 yaş ve üstünden oluştuğunu bildirdi.
Yaşlı nüfus arttıkça kronik hastalıkların, kanser, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, beyin hastalıkları, felç gibi durumların da ortaya çıktığını anlatan Cerit, açıklamasında şunları kaydetti:
“Aile hekimliği yeni yönetmeliğimizde kronik hastalık yönetimi dediğimiz sisteme daha fazla önem veriliyor. Hastanın tansiyon ölçülmesinden, şekerin düzenli izlenmesine, bir şeker hastasının göz kontrollerine, böbrek kontrolüne, bunları yaptırıp yaptırmadığına kadar takiplerini içeren bir sistem. Aile hekimi bir bireyi gerçekten bir birey olduğu için sonuna kadar izlemesini gerektiren bir sistem. Bu tabi biraz daha dikkatli olmayı, daha titiz davranmayı gerektiriyor. Akılcı ilaç kullanımına yönelik de bir takım düzenlemeler yapmıştır. Özellikle antibiyotik kullanımında maalesef Türkiye Avrupa’da en kötü birinci ülke. Uzun süreli ağrı kesici kullanımının, uzun süreli mide koruyucu kullanımının mide bağırsak sistemini bozduğu, böbreğe, karaciğere zararları olduğu da biliniyor. Dünya bu fazla ilaç kullanımını çeşitli yöntemlerle azaltıyor. Bizde vatandaşlarımızın sosyal sağlık bilincini de ortaya koyarak bu konularda hekimlerimize ısrarcı olmamasını istiyoruz. Bu yönetmelikte aile hekimlerine tam da bu konuda bir yetkinlik veriliyor. Yönetmeliğe göre gereksiz yere antibiotik, ağrı kesici gibi ilaç yazılmazsa bir performans sistemine tabi olacak ve ödüllendirilecekler. Ödül sistemi küresel bir sağlık sorunu olan gereksiz ilaç kullanımı konusunda da güzel bir örnek olacağını düşünüyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“LİMON, TUZ, KAHVE GİBİ KARIŞIMLARI YÜZÜNÜZE UYGULAMAYIN”
Uzman Doktor Mediha Doğanay, cilt bakımında yapılan yanlışlara dikkat çekti. Doğanay, birçok kişinin evde uyguladığı doğal yöntemlerin aslında ciddi zararlar verebileceğini belirterek, “Limon, tuz, kahve gibi karışımları yüzünüze uygulamayın. Doğal görünen bu malzemeler cilt bariyerine zarar vererek uzun vadede sorunlara yol açabilir” dedi.

“YÜZÜMDE ASLA SABUN KULLANMAM”
Doğanay, yüz temizliği konusundaki tercihlerini de paylaşarak, “Yüzümde asla sabun kullanmam. Sabun, cildin pH dengesini bozarak kuruluğa ve hassasiyete neden olabilir” ifadelerini kullandı. Cilt tedavilerinde bireysel farklılıkların önemine vurgu yapan uzman, “Yapılan her tedavi kendi içerisinde farklı reaksiyonlara sebep olabilir, bu yüzden kişiye özel çözümler üretilmelidir” diyerek bilinçli cilt bakımının önemine dikkat çekti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Yatağan ilçesinde, çalıştığı mermer ocağında başına mermer bloğu düşen Ceyhun Avcı (20) hayatını kaybetti. Jandarma, şantiye şefi M.K.’yi gözaltına aldı.
Olay, saat 00.30 sıralarında Yatağan’ın Kozağaç Mahallesi’nde bir maden ocağında meydana geldi. Maden ocağında çalışan işçilerden Ceyhun Avcı’nın kesim sırasında kopan mermer blok başına düştü. Mesai arkadaşlarının ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Avcı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Ceyhun Avcı’nın cansız bedeni olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Olaya ilişkin şantiye şefi M.K. gözaltına alındı. M.K.’nin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonların devam ettiğini bildirdi.
Bu kapsamda Suruç’ta düzenlenen operasyonda, 1 kilo 70 gram kubar esrar, 42 gram toz esrar, 21 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız av tüfeği, 2 şarjör ve 1 çalıntı motosikletin ele geçirildiğini belirten Şıldak, 1 şüphelinin gözaltına alındığını kaydetti.
Vali Şıldak, “Uyuşturucu, yalnızca kişileri değil, toplumu yavaşça tüketir. Hep birlikte bu hastalığa karşı duralım.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması tarafından Çine Akçaova Anaokulu öğrencilerine yönelik eğitim verildi. 32 öğrenci ve 3 öğretmene; önce yaya eğitimi, genel trafik kuralları, okul servislerinde inme ve binme kuralları, bisiklet binme kuralları, motosiklet ve skuter gibi araçlarda kask kullanımı ve önemi, araçlarda emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafikte görünürlük ile yaya ve okul geçitlerinde hareket tarzı konularında bilgilendirmelerde buldu. Minik öğrencilere yönelik uygulamalı eğitimin verildiği program sonunda öğrencilere boyama kitabı, silgi, kalem ve bayrak hediye edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, gece saatlerinde Sırrıpaşa Mahallesi Hızır Sokak’ta meydana geldi. Gece yakılmak istenen evdeki soba, hava almayınca patladı. Binayı dumanlar sararken içeride bulunan 9 kişi için ekipler seferber oldu. Olay yerine çok sayıda sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Evde mahsur kalanlar Kocaeli Büyükşehir Belediyesiİtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri tarafından kurtarıldı. 7 kişi ambulanslar ile hastaneye sevk edildi, 2 kişi ise ayakta tedavi edildi. Şahısların durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu’nun tünel kazıları tüm hızıyla devam ediyor. General Asım Gündüz İstasyonu’ndan 2 bin 130 metre kazan ve Üçyol Hat Başı Şaftı’na ulaşan 450 ton ağırlığındaki tünel açma makinesi (TBM) parçalar halinde General Asım Gündüz İstasyonu’na taşınıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, taşıma işlemi sırasında trafik için gerekli uyarılarda bulunarak önlemleri de aldı.
Dev parçalar özel tırlarla taşınıyor
Büyükşehir Belediyesi’nden geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada; 21 Kasım Perşembe gecesi saat 20.00 ile 24 Kasım Cumartesi gecesi saat 23.59’a kadar, Uğur Mumcu Parkı’ndan itibaren Ali Rıza Avni Bulvarı, Eski İzmir Caddesi’nin bir kısmı ve 526/5 sokakta araç park edilmemesi konusunda vatandaşları uyardı. TBM parçalarını taşıyan tırlar, bu yönü kullanarak General Asım Gündüz İstasyonu’na gelecek. Dev makine parçalarının indirildiği General Asım Gündüz İstasyonu’nda ise 22 Kasım Cuma gecesi saat 20.00 ile 25 Kasım Pazartesi saat 07.00’e kadar istasyonun Yeşillik Caddesi tarafında kalan bölümü trafiğe kapalı kalacak.
Tünel açma makinesi, bu istasyonda tekrar kurularak Şirinyer yönüne doğru çalışmaya başlayacak. Yakın zamanda Üçyol Hat Başı Şaftı’na ulaşması beklenen diğer TBM de ilerleyen günlerde General Asım Gündüz İstasyonu şantiyesine ulaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis’in Tatvan ilçesi Mehmet Zeki Peker İlkokulunda görev yapan 4’ü kadın 6 öğretmen, okulda yaptıkları yenilemelerle öğrencilerinin yüreklerine dokunuyor.
Tatvan ilçesine bağlı Eğritaş köyünde bulunan Mehmet Zeki Peker İlkokulunda görev yapan ve zaman zaman okulun temizliği başta olmak üzere boya, badana ve tamirat işleri dahil her türlü işi üstlenen 4’ü kadın 6 öğretmen, fedakarca çalışarak öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Bitlis’teki fedakar öğretmenlerin Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla köy okulunu yenileyerek eğitim ortamını daha verimli hale getirmeleri, eğitim camiası için de oldukça anlamlı bir örnek teşkil ediyor. Öğretmenler, hem okulun fiziki şartlarını iyileştirerek hem de öğrencilerin eğitimine olan katkılarını artırarak büyük bir fedakarlık örneği sergiliyor. Öğrencilerin de öğretmenlerine olan sevgi ve saygıları, öğretmenlerin azim ve gayretlerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Öğretmenlerin bu tür girişimleri, sadece fiziksel ortamı değil aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırarak eğitimde daha başarılı sonuçlar elde edilmesine katkı sağlıyor.
Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle boya malzemesi alıp, okulu tamamen boyayarak güzelleştiren ve öğrenciler için daha cazip hale getiren öğretmenler, ders saatleri dışındaki boş vakitlerinde gönüllü olarak okulu yenilediklerini söylediler. Mehmet Zeki Peker İlkokulu Müdürü Sinem Ünlü, “Okulumuzda 6 öğretmen olarak görev yapıyoruz ve okulumuzu dönüştürmeye karar verdik. İlçe merkezindeki okulların depolarında kalan eski veya kullanılmayan malzemeleri tamir ederek, kullanılmalarını sağladık. Böylelikle çocuklarımıza da geri dönüşüm dersi vermiş olduk. Okulumuz öğretmenleri ve personelimiz tamirat ve boya işiyle çok ilgilendiler. Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hüseyin Uludağ ve şube müdürlerimiz bu konudaki tüm isteklerimizi yerine getirerek, imkanlar dahilinde destek sağladılar. Bu yaptığımız belki öğretmenin iş tanımına girmeyebilir ama burası bir dağ köyü ve bizim yaptığımız yarım saatlik işler, öğrencilerimize bir yıllık mutluluk kazandırıyor. Bizim amacımız buradaki çocuklara hayal kurmayı öğretmek ve ileride bir meslek sahibi olmanın bilincini işlemektir. Çocukların bizi görünce “Evet ben de ileride bir öğretmen olabilirim” diye düşünmeleri bizi çok mutlu ediyor. İnşallah, okulumuzda daha güzel şeyler yapmaya çalışacağız” dedi.
Eğitim ve öğretimin yanı sıra, iyi yönde örnek bireyler olmanın önemini öğrencilere aşılamaya çalıştıklarını ifade eden Ünlü, “Okulumuz 5 sınıftan oluşmakta ve 50 öğrencimiz var. Derslerimizde çocuklarımıza ileriye gitmelerini sağlıyoruz ve aynı zamanda değerler eğitimine de çok önem veriyoruz. Çocukların ileride ahlaklı ve iyi bir insan olabilmeleri için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Ayrıca, buradaki çocukların fırsat eşitliği konusunda bir şeylerden mahrum kalmamaları için elimizden gelen tüm imkanları öne sürüyoruz. Merkezdeki çocukların imkanlarıyla eşit olmaları konusunda elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Öte yandan yenilenen okulda öğretmenleriyle buluşan öğrenciler, öğretmenlerin gününü kutlayarak kendilerine teşekkür ettiler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Bornova ilçesindeki Hasan Tahsin Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim alan özel gereksinimli bireyler, 24 Kasım Öğretmenler Günü için, kendi yetiştirdikleri bitkilerle hediyelik çiçekler hazırladı. ‘Özel Gençlerden Özel Çiçekler’ sloganını kullanarak etiketler tasarladıklarını ve her yıl daha fazla kişi ve kuruma ulaştıklarını söyleyen Tarım Teknolojisi Öğretmeni Adem Erhan, “Öğretmenlik mesleği çok kutsal. Öğrencilerimiz hem kendi hem de başka okullarda çalışan öğretmenler için bu ürünleri hazırlıyorlar. Bu zincir çığ gibi büyüdü ve biz de siparişlere yetişemez hale geldik” dedi.
Bornova Hasan Tahsin Özel ve Mesleki Eğitim Merkezi’ndeki özel öğrenciler, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu yıl yenilenen tarım atölyesi ve seranın içinde kaktüs ve sukulent türü süs bitkileri üretiyor. Son yıllarda özel günlerde kaktüs ve sukulent hediyeliklere talebin yoğun olmasıyla birlikte üretimi arttırdıklarını belirten Tarım Teknolojisi Öğretmeni ve Ziraat Mühendisi Adem Erhan, bu yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü için hediyelik çiçek talep eden kurumların siparişlerini hazırladıklarını söyledi. Erhan, “Hafif düzeyde zihinsel engelli bireylere mesleki ve akademik eğitim veren bir meslek okuluyuz. Buradaki tarım atölyesinde ağırlıklı olarak kaktüs sukulent türü bitkiler üretiyoruz. Bu bitkiler toleranslı olduğu için öğrencilerimizin hataları görünmüyor. Bu nedenle yaklaşık 15 yıldır faaliyette olan atölyemizde ağırlıklı olarak bu bitkileri üretiyoruz” dedi.
‘SİPARİŞLERE YETİŞEMEZ HALE GELDİK’
Siparişlere yetişemez hale geldiklerini ifade eden Erhan, “Kaktüs, sukulent bitkiler özel günlerde hediyelik olarak talep edilmeye başlandı. Biz de bu talebe karşılık verelim istedik. Kendi ürettiğimiz bitkileri dekoratif saksılara dikip satıyoruz. Aynı zamanda sesimizi de duyurmak istedik. Bunun için özel etiketler tasarladık. Slogan geliştirdik. ‘Özel gençlerden özel çiçekler’ etiketinin arkasına açıklama yazdık ve öğrenci grubumuzla ilgili bilgi verdik. Bu ürünleri alan kişiler özel kişilerin tercih edildiğini gördüğünde başkasına hediye alırken bizi tercih etmeye başladı. Bu zincir çığ gibi büyüdü ve biz de siparişlere yetişemez hale geldik. Öğrencilerimiz Öğretmenler Günü için de sipariş hazırlıyor. Öğretmenlik mesleği çok kutsal. Hem kendi hem de başka okullarda çalışan öğretmenler için bu ürünleri hazırlıyorlar” dedi.
‘ONLARLA BÜYÜDÜM, ONLARDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM’
18 yılı Hasan Tahsin Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nde olmak üzere 23 yıldır özel eğitim öğretmeni olarak görev yapan Hülya Aksu, mesleğinin kendisini çok onore ettiğini söyledi. Aksu, “Bu çocuklarla olmak, onların o saflığını görmek gerçekten çok güzel. Ben de onlarla büyüdüm, onlardan çok şey öğrendim. Bizimki karşılıklı bir eğitim süreci” diye konuştu.
Özel gereksinimli bireylerin bitki ve toprakla uğraşarak kendilerini daha mutlu hissettiğini aktaran Aksu, şöyle devam etti:
“Öğrencilerimiz buraya ortaokuldan çıkıp geliyor. Küçücük bir çocuk olarak geldikleri okulumuzdan ayrılırken onların birer genç olduğunu, çok büyüdüklerini, olgunlaştıklarını görüyoruz. Bu inanılmaz gurur veriyor bize. Bugün buradaysam bunu öğretmenlerime borçluyum. Kendi ilkokul öğretmenimi yıllar geçse de asla unutamam. Öğretmenlerimin hepsi iz bıraktı. Onların da gününü kutluyorum. Bugün varsak onların sayesinde varız.”
‘PARA KAZANIP ANNEMİZE GÖTÜRÜYORUZ’
Öğretmenlerinin bu özel gününü kendi hazırladıkları çiçeklerden hediye ederek kutlayan Zeliş Öndeş (17), “Elimdeki çiçek sukulent. Annelerinden yavruluyorlar. Onlardan alıp küçük saksılara dikiyoruz. Büyüdüklerinde satışa sunuyoruz. Öğretmenlerimi seviyorum. Onlar olmasaydı okuma yazma öğrenemezdik” dedi.
Ürettikleri çiçekleri satarak aynı zamanda para da kazandıklarını belirten Gülse Tunca (18) ise “Burada bitkiler yetiştirip, dekoratif saksılara dikiyoruz. Sulama yapıyoruz. Bunları yaparken mutlu oluyorum. Buraya çok alıştım. Okulumuzda hayvanlar da var. Tavukların yemini veriyoruz. Diktiğimiz çiçeklerden 10, 20 ya da 50 lira kazanıp, paraları annemize götürüyoruz. Öğretmenler Günü için ne alacağıma henüz karar veremedim.Buradaki çiçeklerin dışında kendim başka bir şey almak istiyorum” diye konuştu.
‘ÇİÇEĞİM SATILDI 300 LİRA KAZANDIM’
Hazırladıkları çiçekleri ‘Öğrenci Dükkanı’ adı verilen köşede sergileyip satışa sunduklarını anlatan Gümüş Babur (17) da “Benim hazırladığım çiçek buradan satıldı. Para kazandım. Hepsini biz yaptık. Çiçeğim satıldı, 300 lira kazandım. Mutlu oldum. Anneme vereceğim paramı” ifadelerini kullandı. Kemal Erkeç (20) ise “Burada sukulent dikiyoruz. Bu işi seviyorum” dedi.
Barış Beyazıt (17) da “Burada çiçek dikiyoruz. Diktiğimiz saksılar satılıyor. Öğretmenlerimin gününü kutluyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meteorolojinin uyarıları sonrası şiddetli lodosun ardından sağanak yağış başladı. İstanbul’u etkisi altına alan yağış ve lodosla birlikte cadde ve sokaklarda sular birikintileri oluştu. Üsküdar sahilde dev dalgalar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeniköy Mermez Mahallesi Hürmetli Sokak’ta A.Ç.’nin yaşadığı 2 katlı müstakil evde sabaha karşı yangın çıktı. Evden duman yükseldiğini görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Yangına uykusunda yakalanan ve dumandan etkilenen A.Ç., ambulansla hastaneye kaldırıldı. A.Ç.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Evde zarara neden olan yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çağan Irmak Kültür Merkezi’ndeki kongreye AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir MilletvekiliMahmut Atilla Kaya ve partililer katıldı.
Kongrede mevcut başkan Serdar Kısaağa yeniden seçildi.
Saygılı, kongredeki konuşmasında, omuzlarında büyük ve güçlü Türkiye’nin sorumluluğunu taşıdıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı mücadelesini sürdüreceklerini anlatan Saygılı, “Bizim davamız dili dualı olanların, kalbi hasbi çarpanların, gözü kıblede olanların davasıdır. Bizim davamız bize ‘muhtar bile olamazsınız’ diyenlerin, bizi memleketin üvey evladı görenlerinin, bizi ötekileştirenlerin anlayamayacağı bir davadır.” dedi.
Saygılı, İzmir için gece gündüz çalıştıklarını, kente faydalı olma mücadelesi verdiklerini anlattı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kentte planlanan ikinci çevre yoluyla ilgili eleştirisini hatırlatan Saygılı, şunları kaydetti:
“23 yıldır siz bu şehrin, körfezini mahvettiniz. Derelerin bütün pisliklerinden evsel atıklara kadar körfeze attınız, utanmıyorsunuz da Cumhurbaşkanımızın direkt talimatıyla, Bakanlığımızın direkt uğraşısıyla, 34 kurumdan 8 ay içerisinde alınan onaylarla, ÇED raporuyla başlanılan bir mücadele ile nasıl dalga geçersiniz. Bu nasıl bir kafa, siz bu kafayla bu şehri nasıl yöneteceksiniz. İkinci çevre yolu proje güzergahı, toplam 41 kilometre, 37,5 metre genişliğinde, üç çarpı iki şeritte bir yol.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Cennet: “Evimiz çok güzel, devletimizden Allah razı olsun”
Azime Cennet: “Bu evi yapan Selçuk Bayraktar’a teşekkür ederim, Allah razı olsun”
HATAY – Depremin vurduğu Hatay’ın Antakya ilçesinde teknoloji devi Baykar tarafından inşa edilen 19 blok 352 konuttan oluşan deprem konutları afetzede ailelerin sıcak yuvaları oldu. Kışı sıcak yuvasında geçirecek olmanın mutluluğunu yaşayan Azime Cennet, “Bu evi yapan Selçuk Bayraktar’a teşekkür ederim, Allah razı olsun” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuştu. Bölgenin yeniden ihyası ve inşası için hayırsever vatandaşlarda devlet tarafından yürütülen çalışmalara destek olmuştu. Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde teknoloji devi Baykar’da 19 bloktan oluşan 352 konutun inşası için çalışmalara başlamıştı. Gece, gündüze ve 7 gün 24 saat süren çalışmaların neticesinde Baykar tarafından inşa edilen konutların hak sahipleri belirlenmiş ve aileler yeni sıcak yuvalarına taşınmaya başlamıştı. Evinin anahtarını teslim alan Cennet ailesi, asrın felaketinin acılarını yeni yuvaların da bir nebze de olsa dindirmeye çalışıyor.
“Evimiz çok güzel, devletimizden Allah razı olsun”
Yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Mehmet Cennet, “Depremde neler yaşamadık ki, her şeyi yaşadık. Allah bir daha böyle bir deprem göstermesin. Depremde evim yıkılmadı ama ikinci depremde yıkıldı. Depremde çok sevdiğim 2 yeğenimi kaybettim. Evimiz çok iyi ve güzel. Devletimizden Allah razı olsun. Bu yeni evimiz için Selçuk Bayraktar’a teşekkür ederim” dedi.
“Bu evi yapan Selçuk Bayraktar’a teşekkür ederim, Allah razı olsun”
Kış ayını yeni yuvasında geçirmenin mutluluğunu yaşayan Azime Cennet, “Yeni evimi beğendim. Yeni evimde ufak tefek işlerimi yapıyorum. İhtiyar olduğum için ayaklarım ağrıyor. Bu yüzden yavaş yavaş kendi işimi evde yapıyorum. Evin mutfağını da ve her odasını da beğendim. Bu kışı bu yeni evimizde geçirmek nasip olur. Oradan kurtulduk. Önceden kaldığımız yere su bastı. Bunlar yüzünden felç geçirdim ve tansiyonum yükseldi. Evin odaları çok iyi. Bana göre odalar yeterli. Bu evi yapan Selçuk Bayraktar’a teşekkür ederim. Ondan Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hikmet Kiler Fen Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Alper Gezeravcı, ilk Türk astronot olarak uzay yolculuğu süreci hakkında bilgiler verdi. Alper Gezeravcı, Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte uzay yolculuğu deneyimlerini ve Türkiye’nin uzay programı hakkında bilgiler paylaştı.
Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Gezeravcı, onlara bilim, teknoloji ve uzay alanlarında ilham vererek kariyer hedeflerine ulaşma konusunda motivasyon sağladı. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, SİBERAY programı çerçevesinde MuratlıAnadolu Lisesi ve Hacıilbey Ortaokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Eğitimlerde, güvenli ve bilinçli internet kullanımı, siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığının zararları, yasa dışı bahis ve teknoloji bağımlılığı gibi konularda kapsamlı bilgilendirme yapıldı.
Ekipler, dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditlere karşı nasıl önlem alınması gerektiğini anlatırken, sosyal medya bağımlılığının öğrencilerin akademik ve sosyal hayatlarına etkileri üzerinde durdu. Ayrıca yasa dışı bahis ve siber zorbalık gibi suçların bireylere maddi ve manevi zararlar verebileceği vurgulandı.
Yetkililer, öğrencilerin teknolojiyi daha sağlıklı kullanmaları ve dijital dünyada güvenliklerini sağlamaları için dikkat etmeleri gereken noktaları aktardı. Eğitimin ardından öğrenciler, programın faydalı olduğunu belirterek, teknolojiyi daha güvenli ve kontrollü kullanma konusunda bilinçlendiklerini ifade etti.
Yetkililer, bu tür bilgilendirme çalışmalarının il genelinde devam edeceğini ve gençlerin dijital dünyada karşılaşabilecekleri tehlikelerden korunmaları için farkındalık faaliyetlerinin süreceğini açıkladı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen ve AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Üyeleri Nedim Büyüknacar ve Yusuf Kara, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ile çok sayıda sanayici ve davetlinin katıldığı seminer, sanayicilere hem ilham verdi hem de global iş dünyasında başarının formüllerini sundu.
“Geleceği iyi okuyup doğru pozisyon almalıyız”
Süreyya Ciliv, işletmelerin globalleşmenin gerekliliklerini anlaması ve geleceği okuyarak doğru adımları atması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya nüfusunun yüzde 1’ine sahip olduğunu ancak, dünya ekonomisinin yüzde 99’unun Türkiye dışında olduğunu belirten Ciliv, “Sadece Türkiye’ye odaklanarak global rekabet ortamında başarılı olamazsınız. Globalleşmek, yeni pazarlara açılmak ve inovatif çözümlerle fark oluşturmak bir zorunluluktur” dedi.
“İnovasyon: fikirden faydaya”
Ciliv, inovasyonun yalnızca fikir üretmek olmadığını, bu fikirlerin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşmesinin esas başarıyı getirdiğini belirtti. Şirketlerin yenilikçi ve girişimci çalışanları teşvik etmesi gerektiğini söyleyen Ciliv, “İnovasyon, şirketinizi global pazarlarda rekabetçi hale getiren en önemli güçtür” dedi.
“Akıllı sistemler rekabette fark oluşturur”
Akıllı sistemlerin iş süreçlerini optimize etme ve verimliliği artırma konusundaki önemine değinen Ciliv, yapay zeka ve büyük veri analiziyle işletmelerin rekabet avantajı kazanabileceğini belirterek, şu önerilerde bulundu:
“Makinelerinizi ve süreçlerinizi akıllı sistemlerle donatın. Bu, hem maliyetleri düşürür hem de süreçleri hızlandırır. Akıllı sistemler, şirketlerin global pazarlarda öne çıkması için kritik bir role sahiptir.”
“Adana sanayisinin geleceği sizin elinizde”
Ciliv, Adana’nın Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin geleceğinin sanayicilerin yenilikçi adımlarıyla daha iyi yerlere geleceğini belirterek, “Adana, geçmişiyle büyük bir sanayi şehri. Ancak Adana’yı yeniden canlandıracak olan sizlersiniz. Globalleşmeye açık, yenilikçi ve girişimci şirketlerle Adana, hak ettiği yerlere ulaşacaktır” görüşünü dile getirdi.
Takım ruhunun önemi
Ciliv, müşteri odaklılığın ve takım ruhunun şirketleri ileri taşıyacağını belirterek şunları kaydetti:
“Müşteriniz için vazgeçilmez bir marka olmalısınız. Bunun yolu, müşteriye özel çözümler üretmek ve benzersiz bir deneyim sunmaktan geçer. Ayrıca, iş dünyası bir takım oyunudur. Doğru insanlarla güçlü bir takım kurarak başarıyı yakalayabilirsiniz.”
Seminerden öne çıkan vurgular
Süreyya Ciliv, globalleşme ve inovasyonun, şirketlerin sürdürülebilir büyümesi için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Ciliv, kıllı sistemlerin, veri analizi ve yapay zeka kullanımıyla iş süreçlerini optimize ederek işletmelere büyük bir rekabet avantajı sunduğunu belirtti. Ayrıca, müşteri odaklı yaklaşımın şirketlerin başarısında kritik bir rol oynadığını ve müşteriye değer sunan farklı ve güvenilir hizmetlerin vazgeçilmez olduğunu ifade eden Ciliv, güçlü bir takım ruhunun, yenilikçi ve girişimci bireylerle dolu ekiplerin, işletmeleri global başarıya taşıyacağını söyledi.
Seminerin sonunda bir panel düzenlendi. Panelde, global iş dünyasında başarılı olmanın yolları, girişimcilik ekosistemi ve teknolojinin şirketlere sunduğu fırsatlar detaylı bir şekilde ele alındı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HIRVATİSTAN’IN YETENEKLERİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEK”
Hırvatistan’da yayınlanan günlük gazete Glas Slavonije, “Türk savunma sisteminin her türlü güvenlik durumuna hızla uyarlanmasının önemine” dikkak çekerken, “Bu insansız hava aracı sistemi Hırvatistan’ın yeteneklerini daha da güçlendirecek” yorumunu yaptı.
Türk İHA sisteminin dünyanın 37 ülkesinde kullanıldığını belirten gazete Hırvat Bakan Anusic “Bayraktar İHA’larının dünyadaki en iyi sistemlerden biri olduğunu vurgulamak önemli” sözlerine yer verdi. Haberde, “İnsansız hava sistemi Bayraktar TB2, sınır gözetleme, yangın ve benzeri durumlarda kullanışlı ve etkili bir uygulamaya sahip, yani diğer devlet kurumları tarafından da kullanılabiliyor. Hırvatistan’ın aldığı sette konfigürasyon, sabit ve mobil versiyonlarda, silah seti de dahil olmak üzere, elektro-optik keşif kameralarıyla donatılmış altı uçağa bulunuyor” bilgisi verildi.

“HIRVATİSTAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YATIRIM”
Hırvatistan’ın DNEVNIK gazetesi, Hırvatistan’ın Türkiye anlaşmasını öne çıkarırken Hırvat Savunma Bakanlığının vergiler hariç 67 milyon Euro değerindeki anlaşmasının Hırvatistan için önemli bir savunma yatırımı olduğunu kaydetti. Hırvatistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Ivan Anusic ile Haluk Bayraktar tarafından imzalanan anlaşmayla ilgili Hırvat Bakan’ın “Türk İHA’larının muharebe operasyonlarının yanı sıra yasadışı göçü de izleyebilecek çok ihtiyaç duyulan bir sistem olduğunu da sözlerine” yer verdi.
Haberde yeni İHA’ların Tarım Bakanlığı ve Mekansal Planlama Bakanlığı tarafından da kullanılabileceği kaydedilirken, İHA’ların özellikleri şöyle yer aldı; “İHA anlaşması paketinde kameralı ve silahlı uçakların yanı sıra komuta kontrol merkezi, eğitim simülatörü, yer izleme ve kontrol istasyonları, yer veri istasyonları, gerekli tüm ekipman ve bakım dahil 4 bin uçuş saatine yetecek yedek parça başlangıç seti yer alıyor.”

“ÇİN, ABD, İNGİLTERE VE İSRAİL’İN GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİ OLAĞANÜSTÜ BİR BAŞARI”
Öte yandan india.com’un “Türkiye İsrail, Çin ve ABD’nin yapamadığını yaptı; F-35’leri drone’larla değiştirerek insansız savaşın geleceğini değiştirdi mi? İşte bildiklerimiz” başlıklı analiz haberinde Bayraktar TB3 testine değinerek “Türkiye, Türk Donanması’nın savaş gemisi TCG Anadolu’ya başarılı bir şekilde inip hemen ardından aynı gemiden kalkış yapan Baykar Bayraktar TB3 insansız hava aracını test etti. Çin, ABD, İngiltere veya İsrail gibi küresel askeri güçlerin bile henüz gerçekleştiremediği olağanüstü bir başarı” ifadelerini kullandı ve ekledi; “Bu olağanüstü başarı ABD yapımı F-35’ler gibi geleneksel insanlı savaş uçaklarını, insansız savaş uçakları aynı görevleri bir insan pilota ihtiyaç duymadan gerçekleştirebildiği için, geçersiz kılma potansiyeline sahip.”

“GÖZETLEME VE CASUSLUK GÖREVLERİNDE KULLANILABİLİR”
Bayraktar TB3’ün yeteneklerini sıralayan analizde “İHA, C4I ve yapay zeka konusunda uzmanlaşmış özel bir Türk savunma şirketi olan Baykar tarafından geliştirilen ve üretilen TB3, saldırı görevleri için füzeler de dahil olmak üzere küçük ve hassas mühimmatlarla donatılabiliyor. Milliyet’te yer alan habere göre ilk olarak Baykar Savunma CTO’su Selçuk Bayraktar tarafından 29 Ekim 2020’de tanıtılan insansız hava aracı, gözetleme ve casusluk görevlerinde de kullanılabilir” ifadeleri yer aldı. Analizde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı olduğu belirtilen Selçuk Bayraktar’ın “Sınıfında benzersiz, bir uçak gemisine iniş yapabilen bir uçak geliştirdik” sözlerine de yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada, Genel Kuruldaki konuşmasına yer verilen Vestel Mobilite Genel Müdürü Hakan Kutlu, Vestel’in mobilite alanında 10 yılı aşkın süredir hayata geçirdiği çalışmalar, Vestel Mobilite’nin sektöründe üstlendiği öncü rol ile mevcut ürün ve teknolojileri hakkında Birlik üyelerine bilgi verdi.
Kutlu, Vestel Mobilite’nin ürün ve teknolojileriyle akıllı bir geleceğe yön verdiğini belirterek, “Bu geleceğe, EASE’nin çok önemli bir rol oynadığına inandığımız adil, geleceğe yönelik, sürdürülebilir bir enerji piyasası olmadan ulaşılamaz.” ifadelerini kullandı.
Kutlu, EASE’nin sektörün diğer oyuncularıyla sadece iş amaçlı bağlantı kurdukları bir yapı olmadığını, aynı zamanda üyelerinin ortak tasarım ve geliştirme faaliyetlerine katıldığı önemli bir platform olduğunu aktararak, “Günümüzde enerji piyasasının ancak işbirliğiyle büyüyeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
2011’de Belçika’da kurulan ve halen 70 üyesi bulunan EASE, enerji depolama teknolojilerinin Avrupa genelinde benimsenmesini teşvik ederek daha sürdürülebilir bir enerji sistemine geçişe destek olmayı hedefliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplum Destekli Polislik ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Soğukkuyu Camii Kur’an-ı Kerim Kursu ve Hacı Sabri Kur’an-ı Kerim Kursu’nda eğitim gören kursiyerlere ve eğitmenlere önemli bilgiler aktardı. Ekipler, dolandırıcılıkla mücadelede alınabilecek tedbirleri detaylı şekilde anlatırken, yankesicilik ve hırsızlık suçlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Kadınların acil durumlarda yardım almasını sağlayan Kadın Destek Uygulaması (KADES) da tanıtıldı. Polisler, uygulamanın nasıl indirileceği ve kullanılacağına dair bilgiler vererek katılımcılara teknolojinin suçla mücadelede nasıl etkin şekilde kullanılabileceğini gösterdi.
Yetkililer, dolandırıcıların özellikle telefon ve internet üzerinden gerçekleştirdiği yöntemlere dikkat çekerek, tanımadıkları numaralardan gelen şüpheli aramalara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Ayrıca, şüpheli bir durumla karşılaşıldığında hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiği ifade edildi.
Katılımcılar, emniyet güçlerinin bu bilgilendirme faaliyetlerinden memnuniyet duyduklarını belirterek dolandırıcılıkla mücadelede daha bilinçli hale geldiklerini ifade etti. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASIM indirimlerini fırsat bilen dolandırıcılar, bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı da sahte linkle dolandırmaya kalkıştı. Uyarılarda bulunan Prof. Dr. Kırık, “‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin’ gibi mesajlar, sahte ya da kopyalanmış e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor” dedi.
‘Kasım fırsatları’, ‘Muhteşem kasım’ ve ‘Efsane kasım’ adı altında uygulanan indirim kampanyalarını fırsat bilen dolandırıcılar, kişileri ağına düşürmeye çalışıyor. Kullandıkları sistemlerle kişileri tuzağa çekmek için her türlü yönteme başvuran dolandırıcılar, bu kez de bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı hedef seçti. Sahte ‘Sipariş iadesi için adres güncellemesi’ linki gönderen dolandırıcıların oyununu ortaya çıkaran Prof. Dr. Kırık, uyarılarda bulundu.
SİPARİŞ EKSİKLİĞİNİ BAHANE EDİYORLAR
Kasım indirimleri döneminde dolandırıcılık olaylarının arttığını belirten Prof. Dr. Kırık, “Siparişinizle ilgili bilgi eksikliğinin olduğunu söylüyorlar. Bu sayede sahte sitelere yönlendirme işlemi gerçekleştiriyorlar. Vatandaşların tuzağa düşmesi ve oltaya gelmesine sebep oluyor. ‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin ya da formu doldurun’ gibi mesajlarla, tamamen sahte ya da kopyalanmış kargo, e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor. Bu sayede dolandırıcılar sizin banka hesaplarınızı boşaltabiliyor. Hatta adınıza her türlü işlemi gerçekleştirebiliyor. Uygulamalar aracılığıyla sizin kimlik bilgilerinize ulaşıyor. Galerinize ve videolarınıza da ulaşabilme durumu söz konusu oluyor” dedi.
TÜM BİLGİLER DOLANDIRICILARIN ELİNE GEÇİYOR
Gönderilen linkin içindeki tuzağı adım adım gösteren Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Kısaltılmış linke tıklamanızla birlikte karşınıza otomatik olarak adres düzenleme formu çıkmış oluyor. Burada sanki kargo formunda bir hata ya da eksiklik olduğundan dolayı sizden kişisel bilgilerinizi istiyorlar. ‘Düzenlemeye devam et’ seçeneğini seçtikten sonra ödeme yöntemi sayfası geliyor. Ödeme yönteminde adınızı, soyadınızı, kart numaranızı ve kartınızın arkasındaki CVV numaranızı ele geçiriyorlar. Bu tarz mesajlar geldiğinde Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Siber Suçlarla Mücadeleye yaşadığınız mağduriyeti bildirmelisiniz. Banka kartınızın arkasındaki CVV- CVC kodunu girdiyseniz, ilgili bankaya bloke işlemlerini başlatmanız gerekiyor. Ayrıca mağdur olmamak için suç duyurusunda da bulunmanız önem arz ediyor” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Farklı ülkelerden enerji bakanları, yerli ve yabancı sivil toplum örgütü, uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler, medya mensupları ve iş dünyasının önde gelen isimlerin katılımıyla gerçekleşen forumda katılımcılar, küresel düzeyde diyalog imkanı yakalayarak enerji sektörünün geleceğine yön verecek.
Forumun ana oturum konuşmaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz tarafından yapılacak.
Bakan Bayraktar moderatörlüğündeki “Dirençli Bir Gelecek için Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı Bakanlar Oturumu’nda geleceğin enerji politikaları ele alınacak.
Oturumda, Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Vladimir Malinov, GürcistanEkonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Levan Davitashvili, Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov???????, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Abdulsadek, Sırbistan Enerji ve Maden Bakanı Dubravka Djedovic Handanovic ile Özbekistan Enerji Bakanı Jurabek Mirzamahmudov??????? konuşmacı olarak yer alacak.
“Gaz Güvenliğinin Yeni Dinamikleri: Bölgesel Perspektifler” başlıklı BOTAŞ özel oturumu, “Akıllı Enerji Dönüşümünde Yeni Teknolojiler ve Yakıtlar için Beklentiler”, “Enerji Dönüşümünün Finansmanı: Beklentiler ve Öncelikler” oturumlarının yapılacağı Forum, “Anadolu Ajansı Teşekkür ve Değerlendirme Toplantısı” ile sona erecek.
İstanbul Kongre Merkezi’nde gün boyu sürecek forumda enerji sektöründe bölgesel hedefler, doğal gaz arz güvenliğinin sağlanmasında Türkiye’nin rolü, enerji dönüşümünün finansmanı gibi konuların yanı sıra, sektördeki bölgesel ve uluslararası gündemlerle birçok başlık ele alınacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çakar, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen Avrupa’nın en önemli teknoloji ve startup etkinliklerinden Slush 2024’te AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Slush’ın Avrupa’nın en kapsamlı teknoloji ve startup etkinliklerinden birisi olduğunu belirten Çakar, etkinliğe Türk girişimci ve yatırımcılarının ilgisinin her yıl giderek arttığını söyledi.
Çakar, etkinliğin ilk yılında Türkiye’den 40 kişilik katılım olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:
“Fuarın kayıtlarına göre, bu yıl Türkiye’den iştirakçi sayımız 400 civarında. Türkiye’den öğrencilerimiz, genç girişimcilerimiz var. Burada tabii sayının bu kadar yüksek olmasında, devletimizin ve kalkınma ajanslarımızın sağladığı desteklerin de çok büyük önemi var. Girişimcilerimize ayrıca Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin de çok büyük bir katkısı var. Hem bunların eş güdümünün sağlanmasında ve hem buraya getirilmelerinde bireysel katılımcıların da kendi aralarında gruplaşarak geldiklerini görebiliyoruz. Dolayısıyla bunun verimli sonuçlarla bize döneceğine gönülden inanıyoruz.”
“Türkiye Ticaret Bakanı Finlandiya’yı ziyaret edecek”
Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar, Türkiye ile Finlandiya arasındaki ticari ilişkilere de değinerek, iki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı şekilde geliştiğini belirtti.
Türkiye ile Finlandiya arasında 2023’te 2,1 milyar avroluk bir ticaret hacmine ulaşıldığını aktaran Çakar, şöyle konuştu:
“Bu konuda biz de yakın takipçisiyiz. Dolayısıyla bu yıl içinde benzer bir rakamı yakalayacağımızı düşünüyoruz. İlk 8 ay rakamları 1,2 milyar avro civarında. Bunun yıl sonuna kadar 2 milyar avroyu bulacağını tahmin ediyoruz. Şimdilik ilişkilerimiz çok farklı bir mecrada. Ticari ilişkilerimizde öncelikle 2022’de Türkiye’de Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyon toplantısı yapıldı. Şimdi bunun ikinci ayağı Şubat 2025’te yapılacak. Ticaret Bakanımızı ve büyük bir heyeti ağırlayacağız. Burada bu tür ziyaretlerin ticari ilişkilerin gelişmesine de çok büyük katkısı var. Finlandiya şirketlerinden ilgiyi görüyoruz. Türk şirketlerimizin de aynı şekilde özellikle yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji ve dijitalleşme konusunda bize ve firmalarımıza büyük fırsatlar olduğunu düşünüyoruz.”
Çakar, Türkiye ile Finlandiya arasındaki iyi olan ilişkilerin istikrarlı bir seviyede ve olumlu çerçevede ilerlediğini, bunun NATO şemsiyesi altına alınmasıyla savunma sanayi dahil daha farklı bir boyuta geçtiğini belirterek, şunları söyledi:
“Finlandiya ile zaten iyi olan ilişkilerimiz açıkçası 2024 itibarıyla en iyi seviyesine çıkmıştır. Tarihinin en iyi seviyesinde. Bunda NATO bünyesi çerçevesinde iki kanat ülkesi olarak, Finlandiya en kuzeyde Türkiye’de güneyde, zaten bir ortak paydamız var. Dolayısıyla üstlendiğimiz sorumluluklar arasında benzerlikler var. Ancak Finlandiya ile ilişkilerimizin bu yıl bir de 100’üncü yılını kutluyoruz. NATO çerçevesinde hem savunma alanında hem NATO’nun gereği çerçevesindeki alanlarda yakın işbirliğimiz devam ediyor. Bu işbirliğimizin derinleşmesi çerçevesinde Finlandiya ile savunma sanayii konusunda işbirliğimizin artması söz konusu. Çünkü bu ikimizin de menfaatine.”
“Görüşmeler arttıkça birbirimizi çok iyi anlamaya başladık”
Çakar, “Son iki yılda iki kere Finlandiya Cumhurbaşkanı’nı ağırladık. Türkiye ve Finlandiya ile ilişkilerimiz düzenli mekanizmalarla ilerledi. Bunlar arasında terörizm alanı olsun, İçişleri, Adalet, Dışişleri bakanlıkları olsun ve NATO üyelik sürecinde oluşturulan daimi ortak mekanizma olsun çok sık bir görüşme trafiği var.” diye konuştu.
Bütün bu görüşme trafiğinin her iki tarafın da yararına olduğuna işaret eden Çakar, “Birincisi, birbirimizi çok daha iyi anlamaya başladık. İkincisi, sorunlarımızı görüşme yoluyla aşabileceğimizi anlıyoruz ve bunlar için çözüm üretme gayretine giriyoruz ki bu da çok kıymetli iki ülke ilişkilerinde.” ifadelerini kullandı.
“Finlandiya, teknoloji, inovasyon ve startup bakımından dünya pazarlarına açılan bir kapı niteliğinde”
Deniz Çakar, Finlandiya ile ticaret, teknoloji ve yatırım fırsatlarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Slush etkinliğinde de gördüğümüz gibi Türkiye’de çok dinamik, teknoloji odaklı yetişen gençlerimiz ve girişimcilerimiz var. Bu girişimcilerimizin Finlandiya üzerinden dünya pazarlarına açılma konusunda büyük fırsatlara sahip olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla odaklandığımız alan esasen yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek teknoloji alanlarında genç girişimcilerimizin, firmalarımızın Finlandiya ile ortak işbirliği konusunda çalışması.”
Üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları
Çakar, Finlandiya’nın Türkiye’nin belirli coğrafyalardaki etkinliğinden çok etkilendiğini aktararak, Finlandiya yetkililerinin ve iş dünyasının Afrika ve Orta Asya bölgesinde müteahhitlik dahil Türkiye ile ortak işbirlikleri, ortak yatırımlar ve birlikte çalışma arzusu olduğunu anlattı.
Ukrayna’nın yeniden inşasına dikkati çeken Çakır, “Burada da savaş döneminde bile Ukrayna’da işlerini aksatmadan devam eden Türk inşaat sektörünün Finlandiyalı inşaat sektöründeki meslektaşlarıyla yapabilecekleri, onlara verebilecekleri bilgiye dayalı destekler var ve birlikte hareket edebilirler. Biz bunun da gerçekleşmesini öngörüyoruz ve bekliyoruz.” dedi.
“Finler ve Türkler birbirine yakın halklar”
1924’te Türkiye Finlandiya diplomatik ilişkilerini kuran anlaşmanın imzalandığını hatırlatan Çakar, şöyle konuştu:
“Bu çerçevede her iki ülkenin büyükelçiliği de hem Ankara’daki meslektaşım hem biz, burada halklarımızı daha yakınlaştırmak, kurumlarımızı daha yakınlaştırmak için ciddi gayret sarf ettik ve bunun sonuçlarını da görüyoruz. Esasen Finler ve Türkler birbirine yakın halklar. Sadece arayı çok açık tutmamak lazım. Bu ilişki sıklığının gerek halklar arasında gerek resmi makamlar arasında gerek ticaret ve ekonomi alanında ve NATO bünyesinde askeri işbirliğimiz çerçevesinde sıcak bir şekilde geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin, her iki ülkeye de sonsuz fırsat ve yarar sağlayacağı kanaatindeyim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NÜKLEER Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Başkanı Alikaan Çiftçi, dünya çapında nükleer bir rönesans yaşadığını belirterek, Türk nükleer sanayisinin de bu trendleri yakından takip ederek dünya piyasalarında aktif olmayı hedeflediğini söyledi. Çiftçi, “Nükleer, artık dünyanın en büyük ve en gelişmiş teknoloji şirketlerinin, veri merkezi operatörlerinin ilgisini ve yatırımını çekiyor. Nükleer sanayinin büyümesini uluslararası finans kuruluşları da desteklemeye başladı. Türk sanayicileri olarak Akkuyu’da kazandığımız inşaat ve ekipman üretimi deneyimimizi dünya pazarlarına taşımaya kararlıyız” dedi.
Türk nükleer sanayisi olarak yeni dünyada hızla artan nükleer santral yatırımlarını yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, “Akkuyu NGS ile attığımız adımı yukarı taşımalıyız. Sinop, Trakya ve küçük modüler reaktörlerin (SMR) yatırım planlarının hayata geçmesini bekliyoruz. Türkiye, COP 29 kapsamında geçen yıl hazırlanan Nükleer Enerjiyi Üç Katına Çıkarma Deklarasyonu’na da imza atarak büyük bir kararlılık ortaya koydu. Biz de NIATR ve üye firmalar olarak küresel enerji dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla önemli bir adım attık ve 2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin en az üç katına çıkarılmasını hedefleyen Net Zero Nuclear Industry Pledge’e imza attık. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin nükleer yatırımlara ağırlık vereceğini görüyoruz. Türk sanayicileri olarak Akkuyu’da kazandığımız inşaat ve ekipman üretimi deneyimimizi dünya pazarlarına taşımaya kararlıyız. Türkiye, nükleer yatırımlarında gecikmemeli. Trendi takip etmeliyiz. Yaşanan’nin dünyada yaşanan nükleer rönesansta yerini almasını destekleyecek potansiyelimiz de var” diye konuştu.
Nükleer enerjinin öngörülen enerji gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra iklim taahhütlerini yerine getirilmesinde de yardımcı olacak bir yol olarak görüldüğünü hatırlatan Çiftçi, “Geçtiğimiz birkaç hafta içinde Microsoft, Google ve Amazon’un önümüzdeki yıllarda nükleer enerji kullanmak için anlaşmalar imzaladığı görüldü. Onlar, karbon emisyonlarını azaltırken güç kullanımını artırmaya çalışan diğer şirketleri de aynı yolu izlemeye teşvik edecektir.”
‘GELECEĞİN ENERJİSİ: NÜKLEER’
Başta Avrupa olmak üzere Amerika’dan Ortadoğu’ya kadar pek çok noktada nükleer alanda yeni yatırımlar yapıldığına dikkat çeken Çiftçi, “Halen 15 ülkede 64 reaktörün inşası devam ediyor. Gana, Polonya ve Filipinler gibi 20’den fazla ülke, ilk nükleer santrallerinin inşasını sağlayacak politikaları geliştirme sürecindeler. 2050 yılına kadar şu anki nükleer kapasitenin 3 katına ulaşılması için tüm dünyada çalışmalar sürüyor. COP 28’de alınan kapasite artırım kararlarına uluslararası bankalar da dahil olmak üzere dünya finans devlerinin destek verdiğini görüyoruz. COP 29’da da nükleer enerjinin gelecek için ne kadar büyük bir önem taşıdığı önemle vurgulandı. Tüm bunlar nükleer enerjinin geleceğin en çok ihtiyaç duyulan enerji kaynağı olacağını açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
“AKKUYU NGS TEMİZ ENERJİ YOLUNDA ATILAN EN BÜYÜK ADIM”
Türkiye’nin de Akkuyu NGS ile bu enerji türünü kullanan ülkeler arasına girerek önemli kazanımlar elde edeceğini belirten Çiftçi şöyle devam etti:
“Ülkemiz, enerji arz güvenliğini sağlamak, çevresel sürdürülebilirliği artırmak, 2053 yılı için konulan karbon nötr hedefine ulaşabilmek ve enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla nükleer enerjiyi önemli bir kaynak olarak görüyor. Bu kapsamda Rusya ile Akkuyu NGS projesini hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük doğrudan yatırım projesi haline gelen santralin yapımı, ülkemizin temiz enerji yolunda attığı en büyük adımdır. Ülkemizin yanı sıra tüm dünyada nükleer sektörde yeni yatırımlar yapılıyor. Rusya devi Rosatom şu anda 7 farklı ülkede toplam 22 nükleer güç ünitesi inşa ediyor. Ayrıca, Rosatom’un uluslararası sözleşmeler portföyünde 10 farklı ülkede toplam 39 reaktör bulunuyor. 56 reaktörün faaliyette olduğu Çin ise şu anda 25 reaktör daha inşa ediyor. Yine aynı şekilde Birleşik Krallık, nükleer üretim kapasitesini 2050 yılına kadar 24 GW artırmayı planlıyor. Avrupa da yeniden nükleere dönüş sürecinde. Ortadoğu, Afrika ve Amerika’da yeni projeler konuşuluyor. Yalnızca bu kadar da değil. Son dönemde Microsoft, Google, Amazon gibi dünyanın en önemli teknoloji şirketlerinin yapay zeka nedeniyle artan elektrik talebinin bir bölümünü nükleer enerjiden sağlama kararı almaları da son derece önemli.”
Türkiye’nin de 2053 hedefleri çerçevesinde nükleer kapasitesini artırma yoluna gideceğini hatırlatan NİATR Başkanı, Türk sanayicileri olarak bu yolda atılacak her türlü adıma destek vereceklerini vurguladı. Çiftçi, “Sinop ve Trakya’da kurulması planlanan nükleer santrallerin yanında Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) yapımı için de harekete geçildi. Buna ek olarak SMR teknolojisini kullanmak ve uygulamak için mevzuatın gereklerini de yerine getirme konusunda ‘SMR Kanunu’ olarak adlandırılacak yeni kanun için de hazırlıklar başladı. Bu konuda biz de üstümüze düşen her şeyi yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
7 MİLYAR DOLARLIK YERELLEŞTİRME POTANSİYELİ
Akkuyu NGS ile gelişen Türk nükleer sektörünün bu yeni projeler sayesinde daha da büyüyeceğini belirten Çiftçi, şunları söyledi:
“Akkuyu NGS dünyanın en büyük inşaat sahası olmasının yanı sıra imzalanan ve imza aşamasında olan 7 milyar dolar tutarındaki sözleşmelerle de yerelleşme konusunda da son derece başarılı bir örnek haline geldi. İlk nükleer santralimiz, bu anlamda Türk firmaları için bir ‘gurur ve deneyim’ projesine dönüşmüş durumdadır. Akkuyu sayesinde Türk şirketleri nükleer alanda hangi malzemelerin nasıl üretilmesi gerektiği ve inşaat aşaması konusunda büyük deneyim kazanıyor. Bundan sonraki projelerle de bu deneyimin büyüyeceğine eminim.”
‘AKKUYU NGS TÜRKİYE’NİN ENERJİ YOLCULUĞUNDA BİR DÖNÜM NOKTASIDIR’
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de Akkuyu NGS ile kazanılan deneyimin Türkiye için büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak, “Akkuyu NGS Türkiye’nin nükleer enerji yolculuğunda bir dönüm noktasıdır. Dünyanın en ileri teknolojileri kullanılarak inşa edilen santral, ülkemizi enerji alanında geleceği yakalayan ülkeler sınıfına sokmuştur” ifadelerini kullandı.
Santralin Türkiye’de nükleer sektörün ve ilgili alt sektörlerin gelişmesi ve insan kaynaklarının yetişmesi bakımından öncü rol oynadığını belirten Akyener, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, Akkuyu NGS ile neredeyse 40 yıla dayanan hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi başardı. Bu santralle Türk sanayicisine açılan kapılar, bundan sonraki nükleer santral ve SMR projeleriyle de katlanarak büyüyecektir. Akkuyu NGS’nin inşa sürecinde Türkiye’nin nükleer alandaki bilgisi, deneyimi ve kabiliyetleri artmaktadır. Türkiye’nin Akkuyu NGS için yer seçiminden farklı teknolojiler arasında doğru olanı tercih etmesine, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile çalışma düzlemini yürütme biçiminden nükleer alanda yürüttüğü müzakerelerdeki başarısına, hatta günümüzde Akkuyu NGS’de ortaya çıkan bazı yaptırım süreçlerinin aşılmasına kadar yoğun bir tecrübesi oluştu. Yani Akkuyu NGS Türkiye’ye çok önemli ve farklı alanlarda deneyimler kazandırmış durumda. İkinci ve üçüncü nükleer santrallerde bu tecrübenin ve santrallerdeki yerelleştirme oranlarının daha da artacağını düşünüyorum. Belki de 4’üncü nükleer santralimizi artık edindiğimiz bu büyük deneyimle kendimiz inşa edecek ve hatta başka ülkelerde nükleer teknolojiler geliştireceğiz. Kazakistan ve Türk ülkeleri de daha şimdiden Türkiye’den bu alanda destek ve tecrübelerini aktarmalarını istiyorlar. Bu anlamda geleceğin en parlak enerji kaynağı olan nükleer konusunda bugün olduğu gibi gelecekte de önemli adımlar atacağımıza inanıyorum.”
TÜRKİYE DİĞER ÜLKELERE ÖNCÜLÜK EDECEK
“Belki bundan 20-30 sene sonra üretilen bir teknolojinin transferi süreçlerine geldiğimizde Türk ekonomisine ciddi anlamda katma değer sağlanabilecektir” diyen Akyener, “Nükleer sadece Türkiye için değil tüm dünya için önemi artan bir enerji kaynağı. Diğer taraftan nükleer teknolojiyi paylaşma noktasında birçok ülke temkinli adımlar ile diğer ülkelerle temas kuruyor. Türkiye’nin Akkuyu NGS ile nükleer teknolojiye sahip olması, bu bağlamda know-how kabiliyetlerini geliştirmiş olması, uzmanlarını yetiştirmesi, bu süreçleri nasıl tamamladığı ile ilgili tecrübelerini arttırmasının akabinde, öncelikle Türk ülkeler olmak üzere; dost, müttefik ve medeniyet coğrafyamızdaki ülkelere yol gösterici olacaktır. Ülkemiz şimdiden Türk dünyasında nükleer enerji alanında iş birliği sürecini başlatıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Kırgızistan’da Türk Devletleri Teşkilatı toplantısında yeni iş birliklerine imza atıldığını duyurmuştu. Bu, ekonomimize ciddi bir katma değer sağlayabilir. Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler, zengin uranyum kaynaklarına sahip olmalarına rağmen, bu kaynakları değerlendiremiyor. Türkiye, bu ülkelerle iş birliği yaparak, uranyum arama ve geliştirme süreçlerinden, nükleer yakıt çubuğu üretimine kadar geniş bir yelpazede ortak projeler geliştirebilir. Türkiye’nin mevcut kabiliyetleriyle, bu sürecin öncüsü olacağını söyleyebiliriz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için nükleer enerjiyi de bir kaldıraç olarak kullanabilecektir. Bu bağlamda nükleer ile ilgili süreç yönetimine dair tecrübe aktarımını ihtiva eden diplomasi süreci daha şimdiden başlamıştır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya Teknik Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü Başkanı Bilişim Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, gelişen teknolojiyle beraber internet siteleri ve oyunlar üzerinden yürütülen bilinçaltı faaliyetlerinin yanı sıra kıyafet üzerindeki yazılarla da çeşitli subliminal mesajlar verildiğini belirtti. Doç. Dr. Küçükbezirci, “Üzerimizde bulunan tişörtlerde ne yazdığı konusunu yıllardan beri eleştiriyoruz, araştırıyoruz. İnsanları bu konuda uyarıyoruz. Bizim buradaki amacımız, özellikle tişört yazıları konusunda insanları bu konuda aydınlatmaya, bilgilendirmeye çalışıyoruz; bakıp görmek, görüp fark etmek yani farkındalık oluşturmak. Tişörtlerde neler var denildiğinde, tişörtlerdeki yazılarla genellikle olumsuz mesajlar veriliyor. Bu olumsuz mesajların içerisinde cinsellik içeren, insan öldürmekle alakalı olan mesajlar var. Onun haricinde ülkemizi kötüleyen mesajlar var. O kadar çok mesajlar var ki örneğin İslamofobi ile alakalı tişört yazıları var. Yani İslam düşmanlığıyla alakalı yazılar var. Bugün Filistin’de yaşanan, yapılan katliamla alakalı yıllar öncesinde bir tişört yazısı; hamile kadın, tüfeğin dürbününde bu hamile bayan var, altında da Türkçe olarak söylüyorum ‘bir taşla iki kuş yazıyor’ tişörtün altında. Kadını öldürmek, toplumu öldürmek demektir. Çocuğu öldürmek, o bebeği öldürmek de toplumun geleceğini öldürmektir” dedi.
“Toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz”
Subliminal mesajların her yerde olduğunun altını çizen Doç. Dr. Küçükbezirci, “Fakat insanlara sorduğum zaman tişörtünde ne yazıyor diye, böyle eğilip bakıyor, okuyamıyorum ya da sırtında yazıyorsa diyor ki, ‘Nasıl okuyabilirim ki.’ Ben de diyorum ki ‘Ya kardeşim bunu alırken ya da ne bileyim evdeyken hiç çıkartıp bakmıyor musun.’ Bakıyorum cevabını alıyorum ama bu sefer İngilizce bilmiyorum diyorlar. Ben de cep telefonumu gösteriyorum, burada uygulamalar var, tüm dünya dillerini biliyor. Siz tişörtünüzde ne yazdığını, uygulamaya yazdığınız zaman orada ne olduğunu Türkçe olarak görebiliyorsunuz. Yani dolayısıyla anlayabiliyorsunuz. Fakat ben şu sözü de çok kullanıyorum; ‘Biz yerli ve milli olarak, toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz.’ İşte nereden bileyim, ben İngilizce bilmiyorum, Almanca bilmiyorum ya da şu dili bilmiyorum diyorum ama işte o sözlükte yazıyor. Dijital dünyanın bize sağlamış olduğu olumlu yönlerden bir tanesi bu. İstediğiniz zaman orada sözlüğe girip ne yazdığını görebiliyorsunuz” şeklinde konuştu.
“Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz”
Küçükbezirci, “Benim özellikle toplumumuza tavsiyem, tişört alırken özellikle bilmediğiniz yazıları alıp, birilerinin amaçlarına aracı olmayın. Yürüyen billboard olmayın, en büyük söylediğim söz de bu. Yani bu konuyla alakalı en yaygın olarak yürüyen billboard oluyorsunuz. Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz olumsuz anlamda. O yüzden de dikkat etmek gerekiyor” diye konuştu.
Yazılı kıyafet giyen gençlerden bazıları bilinçli olarak kullanmadıklarını söylerken, çoğunluğu yazının anlamını bilmeden giydiklerini belirtti. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom, 10 yılı aşkın süredir hızlandırma programı PİLOT ile yenilikçi girişimlerin büyümelerinde öncü rol oynarken, girişim sermayesi şirketi Türk Telekom Ventures ve TT Ventures GSYF ile geleceğin teknolojilerine odaklanan girişimlere yatırım yapıyor; küresel iş birlikleri ile girişimlerin küresel pazarda büyümesine destek oluyor. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen şirket, bugüne kadar sağlıktan eğitime, üretken yapay zeka çözümlerinden görüntü işleme ve büyük veri çözümlerine kadar pek çok alandaki girişime önemli katkılar sağladı.
“Sağlıkta teknoloji ile insan odaklı bir dijital dönüşüm hedefliyoruz”
Türk Telekom Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “Türkiye’nin en fazla yatırım yapan teknoloji şirketlerinden şirket olarak, birçok sektörün dijitalleşmesine öncülük ederken, özellikle girişim ekosistemini güçlendirecek girişimlere odaklanıyoruz. Girişimlere sunduğumuz hızlandırma programları ve yatırım fırsatları ile girişimcilik ve inovasyon kültürünün gelişmesine katkı sağlıyoruz. Gelişen teknolojilerin yaşamın her noktasında olduğu gibi sağlık alanında da önemli fark oluşturduğunu biliyoruz. Yaptığımız işlerin merkezine insanı ve sunabileceğimiz değeri koyarak sağlık sektörü de dahil olmak üzere pek çok alanda dijitalleşmeye katkı sunuyoruz. Bu kapsamda dijital patoloji alanında hizmet sunan yerli yazılım şirketi Virasoft ve yapay zeka destekli sesli sağlık asistanı Albert Health önemli yatırımlarımız arasında bulunuyor. TT Ventures PİLOT mezunlarından Aivisiontech sporda ve çalışma hayatında sağlık için yapay zeka çözümleri geliştirirken, Hevi AI yapay zeka destekli sistemleriyle kritik sağlık problemlerine yönelik teşhis süreçlerini hızlandırıyor. Yatırımcısı olduğumuz TT Ventures PİLOT mezunu aile teknolojileri alanında faaliyet gösteren Kidolog, 7/24 online uzman desteği ile bugüne kadar 35’ten fazla ülkede, ailelere hizmet ihracatı gerçekleştirdi. Bu yenilikçi girişimlerle insan yaşamını iyileştirmeyi amaçlayan dijital çözümlerin yaygınlaşmasına ve girişimlerin dünyaya açılmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi.
Aivisiontech: Sporda ve çalışma hayatında sağlık için yapay zeka çözümleri
Spor ve sağlık alanlarında inovatif yapay zeka çözümleri geliştiren teknoloji şirketi Aivisiontech, geliştirdiği ai4sports platformu ile sporcuların antrenman öncesi ve sonrası termal görüntülerini analiz ederek kas yorgunluğu ve sakatlık riskini 15 saniye içinde değerlendiren bir sistem sunuyor. Spor takımlarına yönelik sunulan çözümlerle takımların teknik ekiplerine yapay zeka tabanlı destek veriliyor. Kamu hastanelerine yönelik geliştirilen uygun fiyatlı çözümlerle de hasta değerlendirme süreçleri kolaylaştırılıyor.
Hevi AI: Sağlık hizmetlerini dönüştüren yapay zeka çözümleri
TT Ventures PİLOT programından 2020 yılında mezun olan Hevi AI, sağlık sektörüne yapay zeka tabanlı çözümler sunuyor. Hevi AI’ın ürün portföyü, kritik sağlık problemlerine yönelik teşhis süreçlerini hızlandıran ve teşhis doğruluğunu artıran yapay zeka destekli çözümler ile küresel pazarlarda kolay uyarlama imkanı sağlıyor. Azerbaycan, Ukrayna ve Bulgaristan’da hizmet veren Hevi AI 2025 yılı itibarıyla Katar pazarına giriş yapmayı hedefliyor. Ürünlerini kamu sağlığı alanında erişilebilir hale getirerek Türkiye’de sağlık sektörünün dijitalleşmesine katkı sağlıyor.
Virasoft: Kanser teşhisinde yapay zeka destekli çözümler
Yapay zeka destekli karar destek algoritmaları, iş akışı çözümleri ve telepatoloji platformlarıyla kanser teşhisi ve tedavisini iyileştirmeye odaklanan Virasoft, yılda 400 bin vaka ile 20’den fazla kurumda patologların iş akışını ve karar alma süreçlerini destekliyor. New York’taki merkez ofisi ve İstanbul’daki Ar-Ge ekibiyle küresel genişleme yolunda adımlar atan Virasoft, Singapur, Malezya, Gürcistan, Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerde de demo süreçlerini sürdürmektedir.
Kidolog: Ebeveynler için teknoloji destekli danışmanlık
Ebeveynlere ihtiyaç duyabilecekleri birçok alanda multidisipliner bir yaklaşımla online destek sağlayan bir aile teknolojisi şirketi olan Kidolog, 10 farklı kategoride, doğrulanmış ve alanında profesyonel uzmanlardan 7/24 online destek sunuyor. Sağlık Bakanlığı onaylı sistemleri; e-Devlet, e-Nabız ve e-Reçete entegrasyonlarıyla güvenilirlik sağlayan Kidolog, bugüne kadar 35’ten fazla ülkede ailelere hizmet ihracatı gerçekleştirdi.
Albert Health: Yapay zeka destekli sesli sağlık asistanı
Kronik hastalara tedavilerini yönetmede yardımcı olan sesli bir sağlık asistanı olarak Albert Health, Türkiye’nin ‘ilk’ sesli sağlık asistanı olarak tanımlanıyor. Düzenli kullanılan ilaçlar için hatırlatmalar yapıp tansiyon, şeker ve nabız değerlerini kaydediyor. Bu sayede sağlık ölçümleri kayıt altında tutuluyor ve sağlık takibi yapmak kolaylaşıyor. Her yaştan insanın kullanabileceği arayüze sahip olan sistemde hastaların tüm sağlık ölçümlerini sesli komut sistemiyle de kaydederek doktoruyla ya da yakınlarıyla paylaşıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERÜ Fen Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Araştırma Dekanlığı Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emrah Tıraş, AA muhabirine, düşük voltajda çalışabilen dedektörlerin daha az enerji harcadığı için büyük avantaj sağladığını söyledi.
Bu kapsamda düşük voltajda çalışabilen, silikon tabanlı, alan etkili nükleer radyasyon dedektörlerinin üretimi için proje hazırladıklarını anlatan Tıraş, tasarladıkları küçük çaptaki dedektörleri 1 santimetreye 1 santimetre kapalı yüzey alanında ürettiklerini belirtti.
Projelerinin TÜBİTAK 1001 Projesi kapsamında 2 milyon TL destek aldığını anlatan Tıraş, “Bu projenin ön çalışmalarına Erciyes Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nde başladık. Aynı zamanda bu projemiz için BoluAbant İzzet Baysal Üniversitesi Nükleer Radyasyon Dedektörleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÜRDAM) ile ortak çalışıyoruz. Projemizde Doç. Dr. Şenol Kaya’nın danışmanlığında bu çalışmayı yürütüyoruz. Projenin temiz oda çalışmaları ERÜ Nanoteknoloji Araştırma Merkezinde, karakterizasyonu, yüzey analiz testleri bizim laboratuvarlarımızda gerçekleştirilecek. Ancak daha sonraki aşamada bazı testlerinin NÜRDAM’da yapılmasını amaçlıyoruz.” diye konuştu.
Tıraş, bu tür radyasyon dedektörlerinin birçok alanda kullanılabildiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Öncelikle nükleer radyasyon ölçümlerinde, dozimetrik ölçümlerde bunları kullanabiliriz. Savunma sanayinde, uzay projelerimizde, uydu projelerimizde uzaydaki radyasyonun ölçümü konusunda rahatlıkla kullanabiliriz. Aynı zamanda hem gamaya hem de nötrona duyarlı dedektörler ürettiğimiz zaman bunları uluslararası hızlandırıcı deneylerinde, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezindeki (CERN) ve Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’ndaki (Fermilab) nötrino deneylerinde kullanabiliriz. 28-30 volt gibi düşük voltajda çalışabilmesi, aslında birkaç pilin bile vereceği güçle çalışıyor olması büyük avantaj. Üretim aşamalarında tabii ki zorluklar var. Çünkü temiz odada çok hassas üretimler yapmanız gerekiyor. Ancak bunları başarıyla ürettikten sonra düzgün bir şekilde kapsüle yerleştirebilirseniz uluslararası büyük deneylerde, su Çerenkov dedektörlerinde, sintilasyon dedektörlerinde de kullanılabilir.”
Üç yıl sürecek projenin devamında şu anda ikili işbirliği içinde oldukları ABD’deki Iowa Üniversitesinde NASA’nın ortak projesini yapan bir ekiple çalışmayı hedeflediklerini ifade eden Tıraş, şöyle devam etti:
“Onlara bu projeyle alakalı İngilizce özet metni gönderdik. Şu anda NASA için uydular tasarlıyorlar, ekiple görüşme aşamasındayız. Burada üretmiş olduğumuz RadFET (Radyasyona Duyarlı Alan Etkili Transistörler Dedektörleri) dedektörlerinin onlar da kabul ederlerse ilerleyen süreçte uydulara entegre edilmesini ve uzaydaki radyasyon ölçümlerinde, gama ve nötron ölçümlerinde de kullanılmalarını amaçlıyoruz. Bu gerçekleşecek olursa tabii ki de bu proje 3 yılla sınırlı olmayacak. İlerleyen zamanlarda daha büyük çaplı RadFET dedektörlerinin gama ve nötronlar için üretilmesi amacıyla Avrupa Birliği projelerinden fon desteği almayı da amaçlıyoruz.”
Projenin araştırmacılarından Nijeryalı Saleh Abubakar da radyasyon dedektörleri alanında doktora yaptığını belirterek şimdi de silikon tabanlı ince filmlerden radyasyon dedektörleri geliştirdiklerini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIBA Kadınlar Avrupa Kupası E Grubu’nda mücadele eden Bodrum Basketbol, 5’inci hafta mücadelesinde evinde Slovakya temsilcisi Piestanske Cajky’i konuk etti. Bodrum Spor Salonu’nda oynanan müsabakayı onlarca Bodrum taraftarı izlerken maç sonuna kadar tezahüratlarıyla Bodrum ekibine destek verdi. Karşılaşmanın ilk periyodunu konuk ekip 15-19 önde kapatırken devre arasına Cajky 44-35 önde girdi. 3’üncü periyotta etkili bir oyun sergileyen Bodrum ekibi eşitliği yakalayarak skoru 53-53’e getirdi. Son periyotta kıran kırana oyun ortaya koyan Bodrum Basketbol 78-73’lük skorla sahadan galip ayrıldı. Maçta en skorer isim 26 sayıyla Bodrum Basketbol oyuncusu Juskaite olurken, rakip takımda ise en skorer isim 25 sayıyla James oldu.
Bu skorla, Bodrum Basketbol Avrupa kupasında evinde ilk galibiyetini aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz yazar Philip Ridley’in kaleme aldığı, Can Utku’nun çevirisini yaptığı oyunu, Emre Basalak yönetti.
Basalak, prömiyer öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunun “yüz yüze tiyatro”nun bir örneği olduğunu söyledi.
Işıltılı Haşerat’ın seyircinin de oyunun içinde olduğu, hem sarsıcı hem de çarpıcı bir form içinde yazıldığını anlatan Basalak, oyunu Türkiye’deki seyirci profilini dikkate alarak “brechtyen” bir formla seyirciye sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Bu yeni biçimle birlikte oyun, seyirciyi sorgulatmaya yönelik bir hale büründü. Yazarın yazdığı haliyle oyun ‘an’ içinde seyirciyi sarsarken, son formuyla birlikte seyircide ‘sonuca’ yönelik bir etki yapmak istedik. Oyun aslında çok doğru bir dramatik aksiyonla, bir tragedya gibi yazılan ve günün sonunda karakomikin çok güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Biz de oyunun bu açık yapıt olma halini ‘brechtyen’ bir üslupla birleştirerek, eseri düşündürücü ve tek perdelik bir oyun haline getirdik.”
Basalak, oyunun yeni doğacak çocukları için iyi bir gelecek planlayan Ollie ve Jill çiftinin hikayesini anlattığını aktararak, şunları kaydetti:
“Çiftimiz evlerine gelen bir mektupla tek bir kuruş ödemeden ev sahibi olacaklarının haberini alırlar. Hayli zor koşullar altında yaşayan Ollie ve Jill için gelen haber fazlasıyla şaşırtıcı olsa da bir şekilde bu yeni eve taşınırlar. Yetkililere sordukları, ‘bu evi neden bize veriyorsunuz?’ sorusunun cevabını ise eve taşındıktan sonra alırlar. Yeni çiftimizin evi, ‘evsizler’ tarafından sürekli ziyaret edilen bir evdir. Bir süre sonra evde boğuşmalar, ölümler ve cinayetler yaşanmaya başlar ve her cinayet sonrasında evin her bir odası, kim neredeyse öldüyse, yenilenmeye başlar. İnsanoğlunun doyumsuzluğunun ve aç gözlülüğünün nerelere kadar varabileceğini anlatan oyunumuzla, bu karmaşık kapitalist çağın ve onun döngülerinin bir alegorisini sunmak istedik.”
Zeynep Mataracı Bektaş, Tunca Soysal, Ecesu Sevindik, Zeynep Sönmez, Ali Ertekin, Seyithan Tokkarabudak, Nuri Cabaroğlu ve Sertaç Korkmaz’ın rol aldığı oyun, bugün, 22 ve 23 Kasım’da Üsküdar Tekel Sahne’de, 28-30 Kasım’da ise Garibaldi Salon 2’de sahnelenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Keban Kapalı Spor Salonunda, 5-20 Kasım’da düzenlenen turnuvaya Keban Meslek Yüksekokulunda bulunan 8 programdan öğrenciler katıldı.
Turnuvada final maçı Çevre Koruma ve Kontrol Programı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programında okuyan öğrenciler arasında oynandı.
Turnuvada Çevre ve Koruma Kontrol Programı öğrencileri birinci oldu.
Öğrencilere Fırat Üniversitesi Keban Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Haşim Pıhtılı tarafından kupa verildi.
Doç. Dr. Pıhtılı yaptığı konuşmada, sportif etkinliklerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, sporun tabana yayılması ve sportif etkinliklerin birleştirici ruhunun öğrencilere hissettirilmesi amacıyla voleybol turnuvası düzenlediklerini belirterek, turnuvada katkılarını esirgemeyen başta Keban Kaymakamımız Furkan Atalık olmak üzere Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Murat Keskin’e, hakemlik ve koordinatörlük yapan Yusuf Aydemir’e teşekkür etti.
Turnuvanın galibi olan Çevre ve Koruma Kontrol Programı öğrencileri daha sonra davul zurna eşliğinde eğlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde, Teknik Direktör Giovanni van Bronckhorst’un yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşuları, pas ve 5’e 2 çalışmasıyla başlayan idman, dar alanda oynanan çift kale maçlarla sona erdi.
Beşiktaş, Göztepe’yle oynayacağı maçın hazırlıklarına bir günlük iznin ardından 22 Kasım Cuma günü saat 11.00’de basına kapalı yapacağı antrenmanla devam edecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenmanda ısınma hareketlerinin ardından pas ve taktik çalışması yapıldı.
Teknik direktör Volkan Demirel, gazetecilere yaptığı açıklamada, Galatasaray’ı ağırlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.
Karşılaşmada ellerinden geleni yapacaklarını dile getiren Demirel, “Galatasaray ile oynamak bizim için de çok büyük bir mutluluk. Elimizden geleni yapmaya çalışacağız. ‘Yeneceğiz, şöyle yapacağız, böyle yapacağız.’ demek ukalalık olur. Galatasaray’ın güçlü yanlarını biliyoruz. Zayıf yönleri de var. Ona göre bir organizasyon yapmaya çalışacağız. Değerleri zaten finansal anlamda belli.” dedi.
Futbolcuların kalite ve kapasitesinin belli olduğunu aktaran Demirel, şunları kaydetti:
“Bu haftaki maçı kazanırsak bizim için çok güzel bir duygu olur. Ben bu duyguyu çok yaşadım. İnşallah oyuncularımla beraber yaşarım. Hatay’da da yaşadık. İnşallah bu sene de Bodrum FK’da yaşayacağız. Biz elimizden geldiği kadar mücadele etmeye çalışacağız. Devre arasında aramıza katılacak arkadaşlar olacak. Kadrodan memnunum ama kaliteyi biraz daha artırmamız gerekiyor. Transfer ihtiyacımızın olduğunu biliyoruz. Doğru yerlere, doğru tespitlerle, doğru oyuncular getireceğiz. Bütçeleri fazla aşmadan Bodrum FK’nın ruhuna uygun oyuncular getirerek, kadromuzu biraz daha çoğaltacağız gibi gözüküyor. Bu sene ligi en iyi şekilde bitirmek istiyoruz. En iyi şekilden kastım ligde kalmak.”
Futbolculardan Ondrej Celustka ise Galatasaray karşısında puan almak istediklerini belirterek, “Galatasaray’a karşı daha önce oynadım. Nasıl kaliteli oyuncuları olduğunu biliyorum. Her pozisyonda kaliteli ayaklara sahipler. Zor bir maç olacağını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kaleci Gökhan Akkan da Galatasaray maçına çok iyi hazırlandıklarını, galip gelmek istediklerini dile getirdi.
Polat: “Bilet fiyatlarını sezon başında belirledik”
Sipay Bodrum FK Asbaşkanı Selahattin Polat, tarihlerinde ilk kez Galatasaray gibi büyük bir camiayı ağırlayacaklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Takımımızın motivasyonu gayet güzel. Volkan hocamıza da güveniyoruz. Çok güzel işleri başaracağına, burada da bir ilki başaracağına inanıyoruz. Seyircilerimiz bize güveniyor, bize her türlü desteği veriyor. Galatasaray camiasını inşallah en iyi şekilde burada ağırlar ve yolcu ederiz. Bilet fiyatlarını şu anda belirlemedik, sezon başında belirledik. Herhangi bir takım için farklı bir şey düşünmüyoruz. Tüm takımlarımız için hemen hemen aynı şeyler geçerli. Elbette 4 büyük takım için ciddi anlamda talep olduğu için biraz daha farklı oldu. Bu sadece Galatasaray taraftarı için değildi. Bizim taraftarlarımız için de aynı şey uygulanıyor, farklı bir uygulama olmadı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kitap okuma etkinliğinde, dünyaca ünlü İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in Othello, adlı kitabı okunarak sohbet tadında incelendi.
Osmangazi Düşünce Atölyesi, kitapseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Bu buluşmalar kapsamında Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Nurettin Örük, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde William Shakespeare’in Othello kitabını okuyarak, sanatseverlerle inceledi. Okuma etkinliğine katılan kitap meraklıları, insanın hayatta karşılaştığı durumlara karşı neye inanıp neye inanmak istemediğine veya neye kanıp neye kanmamayı tercih ettiğine dair durumları Othello, düşüncesinde değerlendirdi. Othello oyununda Lago karakteri, söylediklerine inanmayı ve sevdiği insana bunları sorup araştırarak doğrusunu bulmaya çabalamadan körü körüne bir inancın peşinden giderek kendi trajik sonunu hazırlıyor. Düzenlenen etkinlikte, bu durum temele alınarak kişi ve insanlar üzerinde değerlendirilip keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.
Sohbet tadında geçen söyleşiye katılan kitapseverler, keyifli ve bilgi dolu geçen etkinlikte uzun uzun not aldı. Söyleşiye katılan yurttaşlar, böyle güzel etkinlikler düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde okulun ikinci katından beton zemine düşen 16 yaşındaki kız öğrenci hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşitli aranjmanlar ve buketlerle vatandaşların isteklerini karşılamaya çalışan esnaf, siparişleri yetiştirmek için de hummalı bir çalışma yürütüyor. Çiçekçi Buğra Kaan Aras, Öğretmenler Günü için beklentilerin yüksek olduğunu ve müşterilerin taleplerinin çok olduğunu söyledi. Aras, “Öğretmenler Günü çiçekçiler için en yoğun mesailerden bir tanesi, hem okullardan hem de bireysel müşterilerden talep alıyoruz. Siparişleri tamamlayabilmek için de yoğun mesai yapıyoruz” dedi.
Bir diğer çiçekçi Serkan Erel ise artan talepler karşısında toptancılardan fazla ürün sipariş ettiklerini ve ürünlerin gelmesini beklediklerini belirtti. Erel, “Yoğunluk her yıl olduğu gibi bu yıl da fazla. Siparişleri almaya devam ederken stokları tamamlayıp yeni ürün talep ettik. Çiçeklerin taze ve kaliteli olmasını önemsiyoruz” diye konuştu. Çiçekçilerde erken başlayan mesaide öğretmenler için özel yapım çiçekler ve gül, siparişlerde ilk sırada yer alıyor. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde eğitim gördüğü lisenin 1’inci kat penceresinden düşen Beril S. (16), hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde İzmit ilçesine bağlı Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. 10’uncu sınıf öğrencisi Beril S., henüz bilinmeyen bir nedenle okulun 1’inci katındaki pencereden düştü. Kızın düştüğünü görenlerin ihbarıyla okula polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Olay yerindeki ilk müdahale sonrası Beril S. önce İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da KocaeliŞehir Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan Beril S. kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Fakültesi öğrencileri üniversite tarafından yetiştirilen kivileri hasat etti
SAMSUN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından özel yetiştirilen kiviler, Bahçe Bitkileri Bölümü öğrencilerince arazi uygulaması kapsamında hasat edildi. OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Asıl amaç derstir. Kiviyi tanımak, kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” dedi.
OMÜ Ziraat Fakültesi öğrencileri derslerini sınıf ortamının yanı sıra arazide uygulamalı olarak da işliyor. Atakum ilçesi Kaya Güney Mahallesi’ndeki Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstasyonu, öğrencilerin en verimli şekilde eğitim alması için birçok imkanı bünyesinde bulunduruyor. Birçok meyvenin ve sebzenin yetiştirilmesine tanıklık eden öğrenciler, arazi uygulaması kapsamında kivi bahçesine girerek hasat yaptı.
“Kiviye dokunuyor, kiviyi tanıyorlar”
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Öğrencilerimizle birlikte kivi hasadı yapıyoruz. Bu sene çok kurak bir yıldı. Burayı yeterince sulayamadık. O nedenle meyvelerimiz biraz küçük oldu. Öğrencilerimiz kuraklıkta ne oluyor, meyve ne kadar büyüyebiliyor bunu görme fırsatı buldu. Dişi ve erkek bitkileri görüyorlar. Budamanın önemini anlıyorlar. Bazı ağaçlar çok güzel budanmış ve onlarda daha iri meyveler var. Dolayısıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi için uygulamalı eğitim çok önemli. Asıl amaç ders. Kiviyi tanıma ve kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” diye konuştu.
“Mühendislik için önden hazırlık”
Ziraat Fakültesi öğrencisi Eylül Comart, “Uygulama için buradayız. Kivi hasadına başladık. Derslerde uygulama bizler için çok iyi oluyor. Kendimiz hasadı yapıyoruz. Mühendislik için önden bir hazırlık oluyor” şeklinde konuştu.
Öğrenci Zehra Çakıcılar, “Bahçe bitkileri genel meyvecilik dersinde uygulama yapmaya geliyoruz. Kivi, fındık, kestane gibi hasatlar yapıyoruz. Bunlar ileriye dönük yatırım olarak bize geri dönüş oluyor” ifadelerini kullandı.
Ziraat Fakültesi’nde öğrenci ve aynı zamanda Samsun’daki bir okulda öğretmen olan Selçuk Yıldırım, “Bu tarım sevdası bu yaştan sonra bizi öğrenciliğe itti. Eğitimde en büyük sorunlardan bir tanesi eğitimin teoride kalması, pratiğe geçmemesidir. Fakültemizin çok geniş uygulama sahaları mevcut. Bu noktada fakültemiz gerçekten çok avantajlı. Bağcılıkta, kivide, kestanede uygulamalar yapıyoruz” açıklamasında bulundu.
Öğrenciler kivi hasadının yanı sıra istasyonda yetiştirilen kestane, fındık, mantar gibi mahsullerin de hasatlarını yaparak uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre; Bilecik merkez Edebali Ortaokulu’ndan Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni olarak çalışan Şadan Gülalioğlu merdivenler inerken ayağının kayması sonucu düştü. Yerde yatan öğretmenlerini gören öğrencileri hemen durumu müdüre haber verdi. Yerde hareketsiz şekilde yatan öğretmenin ilk olarak yüksekten düştüğü tahmin edilse de öğretmenin ayağının kayması sonucu düştüğü anlaşıldı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri Şadan öğretmene yaptıkları ilk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5 okulun katıldığı bu organizasyonda, genç güreşçiler yeteneklerini sergileyebilmek için kıyasıya bir mücadele verdi.
Gençler A Kategorisinde 55 kg’da İbrahim Beken, 60 kg’da Muhammet Ali Aktaş, 65 KG’da Ahmet Ediz Yıldırım, 80 kg’da Ahmet Ersoy, 92 kg’da Oğuz Eren Karabıyık birincilik elde etti.
Gençler B Kategorisinde 41-45 kg’da Alperen Özdemir, 60 kg’da Yusuf Özgül, 65 kg’da M. Bilal Atabey, 71 kg’da Ahmet Enes Özdek birinci, 80 kg’da Ali Özgün birinci, Umutcan Çiçek ikinci, Kuzey Topçu üçüncü, 92 kg’da Seyit Ahmet Balcı birinci, Raşit Aksoy ikinci oldu.
Müsabakalar sonucunda düzenlenen ödül töreni ile dereceye giren sporcularımıza madalya ve kupaları takdim edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur; Ayvalık’ta AK Parti İlçe Başkanlığı’na Betül Akın’ın seçildiği genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, partisinin 22 yılının Türk Milleti’nin teveccühü ile iktidarda geçtiğini belirterek, “Hem genel idarede bakanlıklarımızın eliyle, hem de yerel yönetimlerde halkımızın, vatandaşlarımızın güçlü desteğiyle 22 yıl boyunca girmiş olduğumuz 17 seçimde ipi göğüsledik. Bu süreçte Türkiye tarihinin en büyük demokrasi hamlelerini gerçekleştirdik. Buraya gelmeden önce Cuma günü MYK toplantımız vardı. Cumhurbaşkanımız sıklıkla ifade ediyor. 22 yıllık süreçte partimizin yaptığı bu dev hamleleri sıklıkla milletimize hatırlatmamız gerekiyor. Ama önce partililer olarak bizlerin bunları unutmaması lazım. Bazen içinde bulunduğumuz o döngüler içerisinde, hayat gailesi içerisinde nereden nereye geldiğimizi görmemiz lazım. Mesela ben eski başbakana yazar kasanın fırlatıldığı günü çok iyi biliyorum. Çok iyi hatırlıyorum. Mesleğe ilk başladığım ilk gündü. Türkiye’nin sadece bir saat içerisinde yaşadığı olumsuz manadaki ekonomik değişimi, o 1999 depreminin hemen akabindeki o dönemin başbakanının, “Ben yurt dışından gelen deprem yardımlarıyla memurun maaşını ödedim” dediğini ben hiçbir zaman unutmuyorum. İşte o dönemdeki Türkiye’den, İsrail’den satın alıp, bize kullandırılmayan İHA’lardan bugün yüzde 80 savunma sanayinde yerliliğe ulaştığımız bir Türkiye” dedi.
Türkiye’nin; hastanelerde rehin kalan hastalar, hastanelerde rehin kalan cenazeler, bulunamayan parayla bile satın alınamayan ilaçların olduğu karanlık dönemleri atlattığını vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Uygur, “Türkiye bunları yaşadı. Hak ve özgürlükler anlamındaki mağduriyetler hepimizin gözü önünde cereyan etti. Şimdi ise artık uluslar arası alanda da sözü dinlenen bir lider ve Türkiye var. Ülkemizde yaşayan 85 milyon her bir ferdin özlemiydi bu. “One Minute” diyebilen bir lider. “Dünya 5’ten büyüktür” diyebilen bir lider. “Daha adil bir dünya mümkündür” diyen bir lider. Dünya’daki dış politikaya yön veren bir lider. Dünya mazlumlarına umut olan bir lider. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan ile bizler Eski Türkiye’den, bu günlere geldik” ifadelerini kullandı.
“Zor demek istemiyorum ama kolay olmayan bir süreçten geçiyoruz”
Gabar’da terör ile mücadele edilirken, bugün Gabar’dan petrol çıkarıldığını aktaran Belgin Uygur, ” Hakkari’de terör ile mücadele vardı, şimdi orada turizmin zirvesindeyiz. Her gün bir şehit haberi ve terör saldırına uğradığımız bir Türkiye’den, bugünkü güçlü bir Türkiye’ye ulaştık. 11 ilimizi gerçekten çok büyük bir yıkıma uğratan bir depremin hemen akabinde; yaraların hızlıca sarılması ve konutların hızlıca yapılmasıyla, konutlar teslim ediliyor. Zor demek istemiyorum ama kolay olmayan bir süreçten geçiyoruz. Pandeminin ekonomik etkileri, Ukrayna- Rusya savaşının olumsuz etkileri ve tabii ki depremin ekonomik etkilerine karşı bir yandan ekonomik tedbirler alırken, öbür taraftan da milletimizin her bir ferdinin o kontrol alanını sıkıntıya sokmamak anlamında, devletin yine bütün imkanlarını seferber etmeye çalışıyoruz. İnşallah, Allah’ın izniyle de en kısa zamanda toparlayıp, milletimizin her bir ferdinin ekonomik manada, bu fiyat artışlarından en az etkilenmesini sağlayarak, ülke ekonomimizi refah seviyesine çıkartabilmeye yönelik çabalarımızı da olumlu yönde ilerletmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’taki son maçında yarın deplasmanda karşılaşacağı Karadağ maçı için Kayseri’den özel uçakla ayrıldı.
UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup 5’inci maçında Galler ile Kayseri’de karşılaşan ve 0-0 berabere kalan A Milli Futbol Takımı, kentteki hazırlıklarını tamamladı. Ay yıldızlı takım dün KayserisporRecep Mamur Tesisleri’nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanın ardından bugün de Kadir Has Stadyumu’nda antrenman gerçekleştirdi. Milliler, antrenmanın ardından konakladığı otele gelerek, Kayseri’den ayrıldı. A Milli Takımı konakladıkları otelde coşkulu kalabalık beklerken, futbolcular da taraftarların formalarını imzaladı. Ay-yıldızlı temsilcimiz Erkilet Havalimanı’ndan saat 16.00’da havalanan özel uçakla Karadağ’a hareket etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ESKİŞEHİR) – Öğretmen atamalarında yapılan mülakatlara tepki gösteren Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, “Torpil ve adam kayırmanın diğer adı olan bu mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir” dedi.
Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, düzenlediği basın toplantısında mülakatın kaldırılması gerektiğini söyledi. Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’in ısrarla mülakatın devam edeceğini söylediğini belirten Arslan, şöyle konuştu:
“Şu anda atama bekleyen öğretmen sayısı 1 milyon. Mülakata başvuran öğretmen sayısı 60 bin. Ancak atanacağı söylenen öğretmen sayısı yalnızca 20 bin. Üstelik bu 20 bin öğretmenin belirleneceği tarih de oldukça dikkat çekici: 23 Kasım, yani Öğretmenler Günü’nden bir gün önce. Dört yıllık fakülteyi bitiriyorsunuz, ardından KPSS’ye giriyorsunuz. Bu yetmiyormuş gibi, bir de mülakata alınarak eleniyorsunuz. Seçim zamanında verilen vaatlere ne oldu? Mevcut hükümet mülakatı kaldıracağını söylemişti. Ancak bugün, o vaatlerin hepsi unutulmuş durumda. Üstelik Bakan, mülakatların devam edeceğini ısrarla dile getiriyor.
“Keyfiyete dayalı olarak yapılan değerlendirmeler”
Peki, mülakat sistemi nedir? Mülakat, 20 ilde 245 merkezde hiçbir objektif kritere dayanmadan oluşturulan komisyonlar tarafından yürütülen bir sistemdir. Tamamen keyfiyete dayalı olarak yapılan değerlendirmelerle, iyi bir öğretmen olup olmayacağınıza karar veriliyor. Yani, bu sistem torpil ve adam kayırmanın bir diğer adıdır. Bunun en açık örneği, Elazığ İl Başkanı’nın sözleridir. İl Başkanı, ‘Elbette referans olarak isimler alacağız, bu gayet normal’ diyerek, torpilin artık nasıl normalleştiğini açıkça gözler önüne sermiştir. İşte sözün bittiği yer burasıdır.”
“Mülakat sistemi, maalesef adaletli bir şekilde işlemiyor”
Fadime Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Mülakatlar sonucunda sıralaması değiştirilen bin 100 öğretmen için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Ne var ki bunda?’ diyerek, durumun ciddiyetini küçümseyici bir tavır sergilemiştir. Bir öğretmen bile haksızlığa uğruyorsa bunu konuşmamız gerekirken, bin 100 öğretmenin sıralamasının değiştirilmesi karşısında böyle bir yaklaşım kabul edilemez. Bu, yine sözün bittiği noktadır. Mülakat sistemi, maalesef adaletli bir şekilde işlemiyor. Biz Eğitim-İş olarak, mülakatların derhal kaldırılmasını talep ediyoruz. Eğer bir anne, ‘Çocuğumun eline ders çalışsın diye tablet verdim’ diyerek ekranlarda ağlıyorsa, bir şehit çocuğu mülakatta elenip kahroluyorsa ya da mülakatta elendiği için bir öğretmen intihar ediyorsa, artık durup düşünmenin vakti gelmiştir. Eğitim-İş olarak uyarıyoruz: Torpil ve adam kayırmanın diğer adı olan bu mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Çakırlar Yalı Mahallesi’nde 17 Kasım gecesi saat 02.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2017 yılında Samsun’da bir müteahhidin damadı tarafından öldürülmesi olayıyla ilgili tutuklanan 3 kişiden biri olan ve yargılandığı mahkemece 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Bora K.(49), 7 yıldır bulunduğu cezaevinden izinli olarak çıktı ve cezaevi arkadaşı Batuhan Ö.(28) ile kendi evinde buluştu. Burada alkol alan arkadaşlardan ev sahibi Bora K.’nin aynı binada oturan akrabası Kani Timur Ünal (52) da aynı eve geldi. İddiaya göre, çıkan tartışmada Bora K., Kani Timur Ünal’ı tabancayla ateş açarak sağ dizinden yaraladı. Bu sırada eve Arife B.(22) adlı kadın da geldi ve Ünal’ı evde yaralı olarak gördü. Yaralı akrabasını evde bırakan Bora K. ile Batuhan Ö. ve Arife B. evden ayrıldı. Bora K. geceyi gittiği otelde geçirdi. Batuhan Ö. aldığı alkolün etkisinden kurtulduktan sonra vicdan azabı duyduğunu belirterek polise ihbarda bulundu. Olaydan 20 saat sonra Bora K.’nin evine çilingir yardımıyla giren Samsun Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüCinayet Büro Amirliği ekipleri, bacağından vurulan Kani Timur Ünal’ı kan kaybından ölmüş olarak buldu. Polis, Bora K.’yi kaldığı otelde yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili Batuhan Ö. ve 1 çocuk annesi Arife B. de gözaltına alındı. Bora K., ölen akrabasının kazara kendi kendini vurduğunu ileri sürdü. Batuhan Ö. de ölen şahsı Bora K.’nin vurduğunu iddia etti.
Cinayet Büro Amirliğinde sorguları tamamlanan 3 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipler kentte KADES uygulamasını tanıttı. Polis ekipleri, yaklaşık 800 kişiye uygulama hakkında aydınlatıcı bilgi vererek, 200 broşür dağıttı.
Polis ekipleri ayrıca, dolandırıcılık konusunda da vatandaşları bilgilendirdi. – KIRKLARELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde sokak çeşmesine hortum takarak otomobilini yıkayan sürücüye, zabıta ekipleri tarafından 2 bin 52 TL ceza kesildi.
İnegöl ilçesi Kemalpaşa Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda, yol kenarındaki çeşmeye hortum takan sürücü, 16 MB 5952 plakalı otomobilini yıkadı. O anların çevredekiler tarafından cep telefonu ile görüntülenip, sosyal medyada paylaşılmasını ihbar kabul eden İnegöl BelediyesiZabıta Müdürlüğü ekipleri, kimliğini tespit ettikleri sürücüye, 2 bin 52 TL ceza uyguladı. Belediyenin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da “‘Belediye emir ve yasak yönetmeliği umuma açık sokak çeşmelerinin amacı dışında kullanılması’ kuralından 2.052 TL cezai işlem uygulanmıştır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda Hakan Geriş başkanlığındaki toplantı yoklama alınması ve tutanak özetlerinin okunmasıyla başladı.
Toplantıda, 2025 yılı yatırım programı taslağı hakkında meclis komisyonları tarafından hazırlanan raporlar okundu.
Ardından toplantıda gündem maddeleri görüşüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şişli’de “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası” dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Küçükay, Türkiye’de bilimsel diş hekimliğinin kuruluşunun 116. yılında olduklarını söyledi.
Prof. Dr. Küçükay, bu sabah Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda Taksim’deki anıta çelenk koyup ona teşekkür ettiklerini dile getirdi.
Ağız ve diş hastalıklarının önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkati çeken Küçükay, “Eğer koruyucu hekimliği önceleyebilirsek bu sorunlardan kurtulabilme şansımız var ama ne yazık ki bugün hala o düzeye gelebilmiş değiliz.” dedi.
Prof. Dr. Küçükay, ağız ve dişlerin genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, diş hekimliği fakültelerinin sayısının sınırlandırılması gerektiğini anlattı.
İstanbul’daki 4-5 belediyeyle birlikte hızlı şekilde Prof. Dr. İnci Oktay’ın başkanlığında projeler dizisine başlayacaklarını aktaran Küçükay, şunları kaydetti:
“Hatay’da öğrencilere yönelik İstanbul Dişhekimleri Odası, Hatay Dişhekimleri Odası ve Samandağ Belediyesi işbirliğiyle bir ağız ve diş sağlığı farkındalığı yaratmak için çalışmalarımıza başladık. İlkokul ve ortaokul düzeyindeki 10 bin öğrencinin ağız ve diş sağlığı durumu saptanacak. Sonra bunlar takip edilecek. Çünkü biz sadece saptayıp ‘Durum budur.’ demekle kalmak istemiyoruz. Onlara ağız diş sağlığı farkındalığını anlattıktan sonra neler değişiyor, bunun da devamında takibini yapacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İSTANBUL) -CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Esenyurt Belediye BaşkanıAhmet Özer’in tutuklanıp yerine kayyum atanmasına karşı Demokrasi Nöbeti’nin devam ettiği Esenyurt’ta toplandı.
Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanıp yerine kayyum atanmasının ardından CHP’nin yöneticileri, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve partililerin Esenyurt’ta Demokrasi Nöbeti devam ediyor.
CHP MYK, bu eylem kapsamında Esenyurt İlçe Başkanlığında Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Özel’in parti binasına gelişi sırasında partililer sevgi gösterisinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da Demokrasi Nöbeti’nin 18 Kasım-1 Aralık 2024 aralığında her gün 4 milletvekilinin katılımıyla devam edeceğini belirterek, “Millet egemenliğini savunacağız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce, bölücü terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Çalışmalar kapsamında, EsenyurtDEM Parti İlçe Eş Başkanları Abdullah Arınan ve Rojda Yılmaz gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Plaka tanıma sistemine takılan tır ekiplerce didik didik arandı
AKSARAY – Aksaray’da emniyetin plaka tanıma sisteminde alarm veren tır, emniyeti harekete geçirdi. Tır narkotik ekiplerince didik didik arandı.
Olay, E-90 Karayolu üzeri Makas mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Aksaray – Adana Karayolu üzerinden Aksaray’a giriş yapan 33 ATU 225 plakalı tır, Adana ve E-90 karayolu plaka tanıma sisteminde emniyete aranan araç alarmı verdi. Bunun üzerine araç plakası tüm istasyonlara bildirilirken harekete geçen ekipler çok geçmeden tırı E-90 karayolu üzerinde durdurdu. İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şubesi ekipleri tarafından alınan tır Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından didik didik arandı. Mersin’den İstanbul’a yük götürdüğü öğrenilen tırda geniş çaplı arama yapan NSM ekipleri herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmazken yapılan kontrollerin ardından tır sürücüsüne yol verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 14 Kasım’da Ereğli Kapı Mahallesi Bediüzzaman Bulvarı Selçuklu Parkı yakınında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çarşıdan evine gitmek için otobüs durağına giden H.A. (43) isimli kadın, kimliği belirsiz bir kişi tarafından kalçasından bıçaklanarak yaralandı. Kadının arkasından sessizce yaklaşarak kadını bıçaklayan şahıs hızla olay yerinden kaçarak kayıplara karışırken yaralı kadın ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olayın ardından Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca geniş çaplı araştırma ve soruşturma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri şahsın peşine düştü. Görgü tanıklarının ve yaralı kadının verdiği eşkalden yola çıkan Cinayet Büro Amirliği ekipleri bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini de alarak 22 saatlik görüntüleri titizlikle izleyip şahsın kaldığı ev tespit etti. Operasyonla O.D. (45) isimli şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen O.D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terör örgütü PKK adına izinsiz gösteriler organize edip durdurduğu otobüste terör propagandası yapan şahsa yolcular tepki gösterdi
BATMAN – Batman’da terör örgütü PKK yandaşları tarafından gerçekleştirilen izinsiz gösterileri organize ederek, belediye otobüsünde terör örgütünün propagandasını yapan şahıs tutuklandı. Ortaya çıkan görüntülerde, şahsın örgütün propagandasını yaptığı yolcuların tepkisiyle karşılaştığı görüldü.
Edinilen bilgilere göre, Batman İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük’ün terörle iltisaklı olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşen hapis cezası ve yürütülen terör soruşturmaları nedeniyle görevden alınmasının ardından PKK/KCK terör örgütünün yayın organlarından yapılan çağrılar doğrultusunda kentte sokak olayları organize ederek, durdurduğu belediye otobüsünü işlevsiz hale getirip terör örgütü propagandası yaptığı belirlenen şahsın yakalanması için çalışma başlattı. Belediye otobüsünün kamera kayıtlarını inceleyen ekipler, otobüsü durdurarak terör propagandası yapan kişinin Y.K. olduğunu belirledi. Görüntülerde otobüsteki yolcuların tepki göstermesi üzerine Y.K.’nin yolcuları sindirmeye çalıştığı belirlendi. Polis ekiplerinin şafak vakti belirlenen adrese düzenlediği operasyonla Y.K. yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğüne götürülen şahıs, emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Y.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aksaray’da hatalı parklara geçit vermeyen İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri engelli park yerlerine park edilen ve trafiği olumsuz etkileyen araçlar başta olmak üzere hatalı parklanmalara geçit vermiyor. Gece gündüz devriye atan trafik ekipleri Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde devriye atarken bir kamyonun kaldırımda park halinde olduğunu gördü. Araç plakasından sahibine ulaşmaya çalışan ekipler kamyonun tescil bilgilerinden sahibine ulaşamadı. Bunun üzerine kamyonun plakasına 691 lira para cezası kesen trafik ekipleri gece gündüz devriyelerinde gelen ihbarların yanı sıra hatalı ve yanlış parklara da müsaade etmiyor. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları sürerken, Kızıldeniz’de bir şüpheli saldırı girişimi daha yaşandı. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Ajansı’ndan (UKMTO) yapılan açıklamada Yemen’in Muha kentinin 46 km batısında seyreden bir geminin yakınına füze düştüğü bildirildi. Başarısız saldırının ardından geminin rotasına devam ettiği kaydedilirken, mürettebatın güvende olduğu aktarıldı. Geminin adı ya da rotası hakkında detaylı bilgi verilmedi. – SANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE – Edirne merkezli İstanbul, Tekirdağ ve Kırklareli illerinde 7 adrese yönelik olarak yapılan eş zamanlı ‘change’ operasyonu sonucu gözaltına alınan 8 şüpheliden 5’i tutuklandı.
Edirne İl Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), asayiş ve istihbarat şubesi ekiplerince koordineli çalışma yapıldı.
Yapılan çalışmalar sonucu son 1 buçuk yıl içerisinde Bulgaristan’dan getirilen çeşitli marka ve modeldeki araçların Türkiye’de yasal olmayan bir şekilde Türk vatandaşlarına satışının yapıldığı, satışı yapılan araçların parçalanarak oto yedek parça olarak kullanıldığı ve change yapılarak TR plaka takılarak ülkemiz sınırları içerisinde kullanıldığı tespit edildi.
Edirne’nin de aralarında olduğu İstanbul, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi ve Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde 7 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda S.P.Z, A.N.Z, M.G.D, D.S.I, M.S, A.B.G, A.E, S.S. isimli 4’ü Türk ve Bulgar plakalı araç ile birlikte 4’ü Bulgar şahıs olmak üzere toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Adreslerde yapılan aramalarda suç unsuru tespit edilememiş olup A. E’nin İstanbul’da ve M. S’nin Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan iş yerlerinde yapılan aramalarda,
3 adet araç, 11 adet araç beyni, 8 adet yabancı araç belgeleri, 3 adet oto immobilizer, 6 adet araç anahtarı, 3 adet elektronik kilit tertibatı, 4 adet plaka TR plaka ele geçirildi.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen tahkikat sonucu adli makamlara sevk edilen şüphelilerden S.P.Z, A.N.Z, M.G.D, M.S. ve A.E isimli 5 şüpheli şahıs tutuklandı. D.S.I, A.B.G, S.S isimli 3 şahıs ise mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) İrşad Başkanlığı ile Almanya İslam Konseyi ve Menar İslam Araştırmaları Enstitüsünün birlikte düzenlediği “Çoğunluk Toplumunda Dini Söylem” temalı çalıştayda, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tekin, Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Canatan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zübeyir Nişancı ve yazar Nazife Şişman konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Tekin, dinin, insan hayatına, evrene ve eşyaya dair en kapsamlı bakış açısını ifade eden bir olgu ve sadece bir kurallar manzumesi olmanın ötesinde insanın varoluşsal sorunlarına cevap veren yegane alan olduğunu söyledi.
Dinin anlatımında, tenzihi, teşbihi ve sembolik dil gibi dilsel sanatların kullanılabileceğini de ifade eden Tekin, din dilinin insanı inşa edici bir niteliği olması gerektiğini kaydetti.
Doç. Dr. Nişancı da dini hitabın şeklinin ve mahiyetinin Müslümanları etkilediğini belirterek, Hz. Musa ile Firavun arasındaki iletişimin Kur’an-ı Kerim’de anlatılmasından örnekler verdi.
Dini hitabın bireyler üzerindeki etkisini anlatan Prof. Dr. Canatan ise kullanılan dilin duygusal ikna yöntemlerine dayandığını, herkesin kolayca anlayabileceği dil ve sembollerle ifade edilmesi gerektiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut soyal medya hesabı üzerinden Yusuf Tekin’e tepki gösterdi. Bulut’un açıklamsı şu şekilde:
“Tarikatların gözdesi, gerici eğitimin koruyucusu, laik eğitimin düşmanı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ne tarih biliyor ne de kendini. Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturmasının yeteri kadar utanç verdiği yetmezmiş gibi yalanlarını dinlemek de ayrı bir eziyet. Tarihi “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Fesli Kadir’den öğrendiği çok belli. Bu ülkede, hiçbir zaman camilerin kapısına kilit vurulmadı, camiler ahıra çevrilmedi, vatandaşın Kur’an öğrenmesi yasaklanmadı”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sporda ve eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında dezavantajlı mahallelerdeki çocuklar için yeni bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından dezavantajlı mahallelerde kurulan 11 Dayanışma Noktasından velileriyle birlikte alınan çocuklar, sportif yetenek ölçümü uygulamasına dahil edildi. 8-10 yaş arasındaki çocukların geleceğine yön vermek amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ücretsiz sportif yetenek ölçümü uygulaması velileri de memnun etti. Çocuklar ayrıca Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Buz Sporları Salonu’nda paten yapma keyfi yaşadı.
“Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak”
Projeye ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızın ara tatilde verimli vakit geçirmeleri için bu çalışmayı başlattık. Hem çocuklarımızın sportif yeteneklerinin hangi alanda olduğuyla ilgili ölçümler yapılıyor, hem de buz sporlarıyla buluşmalarını sağlıyoruz. 11 Dayanışma Noktasından aldığımız çocuklarımızın keyifli vakit geçirmelerine de destek sağlıyoruz. Bu projeyle İzmir’in spor kenti olması yolunda katkı sağlayacağımızı düşünüyorum. Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak. Dezavantajlı bölgelerde çocuklarımızın bütün imkanlara eşit ulaşımını desteklemek bizim sorumluluğumuzda. Çocukların spora ulaşımını kolaylaştırmak, yeteneklerini tespit etmek ve bu yetenek doğrultusunda spor alanındaki gelişimine katkı sunmak bizim görevimiz” dedi.
Çocukların 15 istasyonda ölçüme aldıklarını aktaran Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı eğitmeni Kader Ener, “Bizim buradaki amacımız 8-9-10 yaşlarındaki çocuklarımızı alıp hangi branşlarda başarılı olduğunu bulup yönlendirme yapabilmek. Ege Üniversitesi ile bir protokol yapıldı. Hocalarımız ile sistemi oturttuk. Biz burada ölçümleri alıyoruz. Biz de sonuçlara göre ailelere çocuklarınızı hangi branşa yönlendirirseniz daha faydalı olur diyerek yardımcı oluyoruz. Öncelikle çocukları spora yönlendirmek istiyoruz. Daha sonra daha iyi yerlere gelmeleri için destekte bulunuyoruz” diye konuştu.
“İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler”
Uygulama kapsamında etkinliğe katılan çocuklar ve velileri, duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
-Veli Ayşe Acar: “Birinci Kadriye’den geliyoruz. Spor için buradayız. Bu hizmetler için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Bunların devamını da istiyoruz. Başkan’ımıza da teşekkür ediyoruz.”
-Veli Hülya Acar: “Büyükşehir Belediyesi, bize çok güzel hizmetler veriyor. Etkinliklere çocuklarımız katılıyor. Teşekkür ediyoruz. Burada olmaktan dolayı mutluyum. İleride belki çocuğum kendini geliştirecek, sporcu olacak. Bu projeyi devam ettirirlerse daha mutlu oluruz.”
-Veli Bahar Duman: “Büyükşehir Belediyesi çocuklarımız için güzel etkinlikler yapıyor. Teşekkürler. İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler. Güzel projeler olursa her zaman katılmak için buradayız.”
-Sadiye Özarman: “Spor yaptım, buz pistinde paten kaydım. Çok güzel geçti. Çok mutluyum.”
-Nuda Evin Paşa: “Zıplama, boy ölçümü, kol ölçümü yapıldı. Hocalar çok iyi yönlendiriyorlar. Büyüyünce beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum. Spor branşı olarak da koşuyu seviyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte farklı mesleklere mensup Yamaç Paraşütü Kulübü üyeleri, belirledikleri alanlarda uçuşlar gerçekleştirerek kentin semalarını renklendiriyor.
Yüksek rakımlı dağlarla çevrili Botan Vadisi Milli Parkı’nın eşsiz manzarası eşliğinde uçmanın keyfini yaşayan paraşütçüler, yılın son uçuşlarını gerçekleştiriyor.
Botan Vadisi ve uçuş yaptıkları diğer bölgelerde gökyüzünde süzülürken bu anları kamerayla kaydeden ve çektikleri görselleri sosyal medya hesaplarından paylaşan kulüp üyeleri bölgenin tanıtımına da katkıda bulunuyor.
“4200 metreye kadar çıkma potansiyeline sahibiz”
Kulübün sorumlu pilotu ve aynı zamanda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli Soner Yılmaz, AA muhabirine, 2012 yılında kurulan kulüp bünyesinde 25 sertifikalı pilot bulunduğunu söyledi.
Yamaç paraşütünü alternatif bir turizm faaliyeti olarak gördüklerini ifade eden Yılmaz, yaşadıkları kentteki milli parkın doğal güzelliklerini herkese tanıtmak istediklerini belirtti.
Yılmaz, “Çocukluktan bu yana hep uçmak isterdim. Hep uçmak nasıl bir duygu, nasıl bir keyif derdik. Siirt’te uçuş yapan hocamıza bu sporu yapmak istediğimizi söyledik. Türk Hava Kurumunca kentte kurs açıldı. Kursun ilk kursiyerlerindeniz. 2012 yılında açılan kursla yamaç paraşütü pilotu olduk. Siirt karasal bir bölge olduğu için termal akım çok fazla. Aldığımız eğitimle termal uçuşlar yapmaya başladık. Botan Vadisi Milli Parkı’nın denizden yüksekliği 930, karadan olan yüksekliği 480 metredir. 4200 metreye kadar çıkma potansiyeline sahibiz. Sonbaharın, termal hava akımından dolayı yılın son uçuşlarını gerçekleştiriyoruz.” dedi.
Hobi olarak başladığı yamaç paraşütünü zamanla sosyal ve sportif aktivite olarak gerçekleştirdiğini dile getiren Yılmaz, kulüp olarak uçmaya ilgi duyanlara yönelik eğitim de düzenlediklerini belirtti.
Botan Vadisi Milli Parkı’nın Türkiye’nin birçok yerindeki uçuş tutkunları için uçuş rotası olduğuna işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Çok bakir alanlarımız var. Vadinin altında tarihi Akabe yolumuz var. Yamaç paraşütünde ikili (tandem) dediğimiz uçuşlar yapılıyor. Turistler Siirt’teki güzellikleri havadan da görmek isterse burada ikili uçuşlar yapabiliyorlar. Siirt’e gelenlerin buranın güzelliklerini yerde görüp gökte görmemeleri büyük eksiklik. Kentimizde yamaç paraşütünün gelişmesi için katkı sağlayan Valimize, Gençlik ve Spor İl Müdürümüze teşekkür ediyorum.”
“Ülke çapında yarışmalara katılıyoruz”
Kulüp üyesi ve esnaf Muhittin İdiz de yaklaşık 10 yıldır yamaç paraşütü pilotu olarak Siirt semalarında kültürel ve sportif uçuşlar gerçekleştirdiğini söyledi.
Botan Vadisi Milli Parkı’nda uçmanın kendilerine ayrı bir heyecan verdiğini anlatan İdiz, şöyle dedi:
“Kulüp bünyesinde bu sporu yapıyoruz. Bu spora daha önce Antalya’nın Alanya ilçesinde şahit olduk. Siirt’te Türk Hava Kurumunun açtığı kurslara katıldım. Önceleri hobi olarak başladım. İlerleyen yıllarda bölgesel yarışmalara katıldık ve başarılı olduk. Türkiye Hava Sporları Federasyonu tarafından haziran ayında düzenlenen Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yamaç Paraşütü Hedef Yarışmasında genel klasman ve kulüp klasmanı olarak bölge birinciliğimiz var. Şu an ülke çapında yarışmalara katılıyoruz. Allah nasip ederse bunu milli takım seviyesine çıkarmak istiyorum.”
Coğrafi anlamda zorlu bir bölge olan Botan’da yaptıkları uçuşlarla milli parkın güzelliklerini tanıtmaya katkıda bulunduklarını dile getiren İdiz, “Bölge, yamaç paraşütü için çok elverişli. Karasal iklimin olduğu termal akımlar var. Buranın güzel bir manzarası var.” ifadelerini kullandı.
Yamaç paraşütü pilotu İbrahim Elçiçek de Siirt’i yamaç paraşütünde merkezi bir konuma getirmek için gerçekleştirdikleri uçuşlara tüm sporseverleri beklediklerini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Bedensel Engelliler Spor Federasyonu 8’inci Olağan ve Mali Genel Kurulu’nda başkanlık seçimine mevcut başkan Alpaslan Erkoç tek aday olarak girdi. Erkoç, 92 oy alarak yeniden göreve seçildi.
Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu 8’inci Olağan ve Mali Genel Kurulu’na 137 delegeden 95’i katıldı. Yönetim ve mali raporların ibra edildiği seçimde 3 oy geçersiz sayılırken 92 oy alan Alpaslan Erkoç, yeniden başkan oldu.
Bedensel Engelliler Spor Federasyonu başkanlığına 4 yıllığına yeniden seçilen Alpaslan Erkoç’un yönetim kurulunda ” Ali Demirhan, Musa Tahsin Doğan, Hasan Yıldırım, Kürşat Karaca, Ercan Altın, İzzet Soydabircan, Adem Durkut, Halil Bekereci, Ahmet Ali Özduman ve Özden Aslan” yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cizre 100. Yıl Spor Salonu’nda başantrenör Mustafa Oğuz Ramazanoğlu yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı.
Top atma ve tutma, servis, manşet, smaç, sıçrama, blok hareketleri, savunma, dublaj, geriden oyun kurma çalışmalarıyla devam eden idman, oynanan maçla tamamlandı.
Başantrenör Ramazanoğlu, AA muhabirine, zorlu deplasman maçlarının ardından kendi sahalarında oynayacakları Spor Toto karşılaşması için hazırlıklarının devam ettiğini söyledi.
Ramazanoğlu, peş peşe önemli maçlara çıkacaklarını belirterek, “10 gün içerisinde Spor Toto, Galatasaray ve Alanya Belediyespor ile oynayacağız. Bu 10 günlük süreç bizim için çok önemli. Maç maç gitmek bizim için en ideali olacak. Spor Toto çok iyi bir takım. Deneyimli teknik adamları var. Bu ligde oynamış çok tecrübeli oyuncuları var. Bu maça iyi hazırlandık, elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Sporcu ve teknik ekip olarak şu an çok iyi bir takımız. Destek görmesi gereken bir takımız. Desteklendiğimiz takdirde güzel şeyler başaracağımızı düşünüyorum.” diye konuştu.
Oyunculardan Çağatay Durmuş da müsabakaya iyi hazırlandıklarını, kendi sahalarında kazanmak istediklerini belirtti.
Çağatay Durmuş, “Şu an zorlu bir periyota gireceğiz, iki haftada 3 maç oynayacağız. O maçları alıp önümüze bakmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, geçtiğimiz hafta Ankara Demirspor’u 1-0 mağlup ederek moral depolasa da, 23 yaşındaki sol kanat oyuncusu Burak Yeşilay’ın karşılaşmada sakatlanmasıyla büyük bir üzüntü yaşadı. Sarı-lacivertli sağlık ekibinin yaptığı tetkikler sonucunda genç oyuncunun ilk yarıyı kapattığı ifade edildi.
Sakatlıklar peşini bırakmıyor
Menemen FK’nın genç yıldızlarından olan Burak Yeşilay, sezona iyi bir başlangıç yaparak forma giydiği ilk 5 karşılaşmada 3 gol atmayı başardı. İzmir ekibinin başarısında önemli bir pay sahibi olan genç oyuncu, 5. hafta mücadelesi kapsamında oynanan VanSpor FK maçında sakatlanarak 4 lig maçında forma giyemedi. 23 yaşındaki Burak Yeşilay, sakatlık sonrasındaki 10. hafta mücadelesi olan Erbaaspor maçıyla formasına kavuştu. Geçtiğimiz hafta oynanan Ankara Demirspor önünde ise 13 dakika sahada kalan genç oyuncu tekrar sakatlandı. Yapılan tetkikler sonucunda Yeşilay’ın en az 6 hafta takımdan ayrı kalacağı öğrenildi. Ggenç oyuncunun sarı-lacivertli takıma devre arası kampında katılacağı belirtildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz hafta Eyüpspor’un Adana Demirspor ile oynadığı müsabakada sol arka adalesinden sakatlık yaşayan milli futbolcunun tedavisine hafta başından itibaren A Milli Takımın Riva’daki kampında devam ediliyordu. Ancak, Ahmed Kutucu’nun sakatlığının A Milli Takımın UEFA Uluslar Ligi maçları sürecinde tam olarak geçmeyeceği belirlendiğinden, milli futbolcunun tedavisini kulübünde sürdürmesi kararlaştırıldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3’üncü Lig 1’inci Grup’ta mücadele veren Bursaspor, ligde geride kalan 10 hafta sonunda 26 puan ile lider durumda bulunuyor. Bu sezon yeniden bir yapılanma süreci geçirerek önemli takviyeler yapan yeşil beyazlı ekip, kentin de atmosferini değiştirdi. Bursa temsilcisi, arka arkaya taraftar rekorları kırarken; bu sezon iç sahada oynanan MuşSpor müsabakasını 43 bin 160 biletli seyirci izledi. Bursaspor, profesyonel liglerde yer alan takımlar arasında da iç sahada en dolu tribünlere oynayan ekiplerin başında geliyor.
O Ses Rap yarışmasının ikinci sezonunda Bursa’yı başarıyla temsil ederek ikinci olan b8 (Mesut Kurtuluş), Bursaspor için özel bir şarkı hazırladı. Yarışma sonrası kariyerine ünlü rap sanatçısı Eypio’nun Niffos Music şirketinde devam eden b8, Bursaspor’a ithaf ettiği “Adı Aşk Bu Eziyetin” adlı şarkının klibini, Bursaspor’un YouTube kanalında ve tüm dijital platformlarda yayınlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Kadir HasSpor Salonu
Hakemler: Alper Özgök, Sezer Bor, Süleyman Tepe
Melikgazi Kayseri Basketbol: Kübra Erat 3, Dangerfield 9, Doğa Adıcan 6, Aslıhan Kaçar, Gonca Karataş, Candan Eylül Dikmen 6, Meltem Avcı 9, Özge Bilgin, Powers 4, Diallo 7, Fall 13
Fenerbahçe Opet: Ece Erginay 3, Sevgi Uzun 9, Atkins 4, Olcay Çakır Turgut 7, İdil Saçalır 12, Şerife Alperi Onar 5, Milic 14, Tilbe Şenyürek 14, Selen İrem Baş, Badiane 9, Ayşe Yılmaz, Charles 12
Periyotlar:
1.Periyot: 12-19 (Fenerbahçe lehine)
Devre: 29-36 (Fenerbahçe lehine)
3.Periyot: 40-59 (Fenerbahçe lehine) – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ilgaz Dağı’nın eteklerindeki Yıldıztepe Kayak Merkezi’nde biri kızak pisti olmak üzere üç pist bulunuyor.
Çevre illerden çok sayıda günübirlik ziyaretçi ağırlayan Yıldıztepe Kayak Merkezi’nde yeni sezon hazırlıkları sürüyor.
Kayak merkezinde yeni pist açma ve kızak pistine yürüyen bant yapım çalışmaları yürütülüyor.
Yıldıztepe Kayak Tesisleri İşletme Müdürü Rahim Yaylacı, AA muhabirine, Yıldıztepe Kayak Merkezi’nin en şiddetli kış aylarında bile çok rahat ulaşılabilir olduğunu söyledi.
Kayak merkezinde yeni bir pist açmak için çalışmalar yapıldığını belirten Yaylacı, “Yeni pist 1 kilometrelik ve şu anda da hazırlık aşamasındayız. Koltuklarımızın bakımlarını yaptık. Halatlarımızın röntgenlerini çektik. Sağlıklı çıktı, şükürler olsun. Bungalovlara bakım yaptık. Zipline halatlarını da kontrol ettirdik, bakımlarını yaptık. Otellerimizin, kafemizin sularını her şeyini tamiratlarını, çatılarını bütün bakımlarını yaptık. Şu anda da teleferiğimizin bütün koltuklarını söküyoruz. Bütün bakımlarını, yağlamalarını her eksiğini tamamladık. Halatlarımızın da röntgeni dün çekildi. İnşallah bundan sonra da koltuklarımızı takıp devam edeceğiz. Tek beklentimiz kar.” dedi.
“100 bin ziyaretçi hedefliyoruz”
Son yıllarda kar yağışının az olmasına dikkati çeken Yaylacı, geçen yıl ocakta sezonu açtıklarını, bu yıl yeterli seviyede kar olursa aralıkta sezonu açmayı planladıklarını dile getirerek, “Geçen sene tahmini 50-60 bin kişi ağırladık. Bu sene kış erken geliyor gibi görünüyor, 100 bin ziyaretçi hedefliyoruz inşallah.” ifadelerini kullandı.
Kayak merkezine çevre illerden çok sayıda ziyaretçi geldiğinin altını çizen Yaylacı, Yıldıztepe’nin doğasının güzel olduğunu vurgulayarak, “Kayakçılarımız, ormanın ortasında özgür bir şekilde kayabiliyor. Kendilerini çok özgür hissediyorlar ve bize de buraları çok sevdiklerini, doğa ortamında kayak yaptıklarını anlatıyorlar. Biz de memnuniyetlerini bu şekilde anlıyoruz.” diye konuştu.
Çocuklar için kızak pistine yürüyen bant yapıldığını dile getiren Yaylacı, çalışmayı bu sezona yetiştirmek için gayret ettiklerini, çocukların rahatça karın keyfini çıkaracaklarını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GALLER VE KARADAĞ MAÇLARINDA YOK
UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta Galler ve Karadağ ile karşılaşacak olan A Millî Futbol Takımı’nda Ahmed Kutucu aday kadrodan çıkarıldı. Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada sol arka adalesindeki gerilme ve ödem nedeniyle tedavisine devam edilen Ahmed Kutucu’nun yarın Kayseri’de Galler, 19 Kasım Salı günü ise deplasmanda Karadağ ile oynanacak maçlarda forma giyemeyeceği bildirildi.

TFF’den yapılan açıklama şöyle;
“ikas Eyüpspor’da forma giyen millî futbolcumuz Ahmed Kutucu, sakatlığı nedeniyle UEFA Uluslar Ligi’nde Galler ve Karadağ ile karşılaşacak A Milli Takımımızın aday kadrosundan çıkarıldı.
Geçtiğimiz hafta İkas Eyüpspor’un Adana Demirspor A.Ş. ile oynadığı müsabakada sol arka adalesinden sakatlık yaşayan futbolcunun tedavisine hafta başından itibaren A Milli Takımımızın Riva’daki kampında devam edilmekteydi. Ancak, Ahmed’in sakatlığının A Milli Takımımızın UEFA Uluslar Lig maçları sürecinde tam olarak geçmeyeceği belirlendiğinden, millî futbolcumuzun tedavisine kulübünde sürdürmesi kararlaştırıldı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Darıca ilçesinde binanın çatı katında çıkan yangında mahsur kalan Muhammet Ali Alma (40), hayatını kaybetti.
Darıca ilçesine bağlı Kazım Karabekir Mahallesi Şahin Sokak’taki 4 katlı bir binanın çatı katında saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. İhbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangını söndüren itfaiye ekipleri, girdikleri çatı katında cansız bedenle karşılaştı. İncelemede; içeride mahsur kalarak hayatını kaybeden kişinin, eşinden bir süredir ayrı yaşadığı öğrenilen Muhammet Ali Alma olduğu tespit edildi. Oğlunun hayatını kaybettiğini öğrenen ve bir alt katta oturan baba Bahattin Alma fenalaşınca sağlık ekipleri tarafından Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Muhammet Ali Alma’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
HABER-KAMERA: Erol POLAT/DARICA(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın Manavgat ilçesinde kendisini doktor olarak tanıtıp, güzellik merkezine dönüştürdüğü minibüste uygulamalar yapan R.G. yakalandı. Evinde ve minibüsünde 2 milyon 500 bin lira değerinde tıbbi cihazlar ele geçirilen R.G.’nin lise mezunu olduğu belirlendi. ‘Seyyar güzellik merkezi’nde ‘botoks’, ‘yağ aldırma’, ‘yüz gençleştirme’ ve ‘diş beyazlatma’ işlemleri yapan R.G.’nin internet sitesi olduğu da tespit edildi.
Manavgat’ta bir kişinin evinde ve minibüs tipi VIP araçta seyyar olarak güzellik uygulamaları yaptığı yönünde İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne ihbarda bulunuldu. İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada, R.G.’nin internet sitesi kurduğu ve sosyal medyada reklamlar verdiği tespit edildi. Manavgat İlçe Sağlık Müdürlüğü, R.G. hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
JANDARMA HAREKETE GEÇTİ
Başsavcılığın başlattığı soruşturma kapsamında Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Çalışma sonucunda Çolaklı Mahallesi’nde yaşayan R.G.’nin, kendisini doktor olarak tanıtıp, ‘RG Beauty Güzellik Salonu’ adıyla evinde botoks, yağ aldırma, yüz gençleştirme ve diş beyazlatma işlemleri yaptığı tespit edildi. Şüphelinin aynı işlemleri minibüs tipi VIP aracıyla kendisini arayanların bulunduğu yere gidip, seyyar olarak yaptığı da anlaşıldı.
ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Jandarma ve Manavgat İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, R.G. seyyar işlemleri yaptığı aracında seyir halinde yakalandı. Şüphelinin aracında ve evinde yapılan aramada, piyasa değeri 2 milyon 500 bin lira olan tıbbi cihaz ve sarf malzemeleri ele geçirildi. Lise mezunu olan ve ‘Dolandırıcılık’, ‘Basit yaralama’, ‘Kasten yaralama’ ve ‘Yetkisiz sağlık görevliliği’ suçlarından kaydının bulunduğu belirlenen R.G., jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre, Söğüt- Eskişehir karayolunda Murat A., idaresindeki 35 CVS 19 plakalı hafif ticari araç Çobanpınarı mevkiinde virajı alamayarak, 20 metrelik şarampole uçtu. Yaşanan trafik kazasında araç içinde yolcu olarak bulunan Rabia A., (45) yaralandı. Yaralı olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Söğüt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralının sağlık durumun iyi olduğu öğrenirken, jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Pamukkale ilçesi Eskihisar Mahallesi’nde faaliyet gösteren Abalıoğlu Yem Fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; dün mesai çıkışı akşam evine dönmeyen Yalçın Saldamlı’nın (40) ailesi, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak Saldamlı’nın eve gelmediğini ve kendisine ulaşamadıklarını söyledi. İhbar üzerine yem fabrikasına giden polis ekipleri, Yalçın Saldamlı’nın nerede olduğuna dair araştırma başlattı. Fabrika yerleşkesinde polis ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, kendisinden haber alınmayan Yalçın Saldamlı’nın mesai saatinin 16.00’da bittiği ancak personel çıkış sistemine göre de fabrikadan ayrılmadığı belirlendi.
Cansız bedeni un silosundan çıktı
Son olarak çalışma arkadaşları tarafından öğle yemeğinde görülen Yalçın Saldamlı’nın bulunması için ekipler güvenlik kamerası kayıtlarını saniye saniye izledi. Yapılan araştırmalar sonucunda, saatlerdir fabrikada yokluğu anlaşılmayan Yalçın Saldamlı’nın mısır unu silosuna düştüğü belirlendi. Boşaltılan mısır unu silosunda Saldamlı’nın cansız bedenine ulaşıldı. Cenazenin itfaiye ekipleri tarafından çıkartılmasının ardından olay yeri inceleme ve Cumhuriyet Savcısı tarafından incelemeler yapıldı.
Çalıştığı yem fabrikasında meydana gelen iş kazası sonucu hayatını kaybeden Yalçın Saldamlı’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protokol ile birlikte sendika üyeleri Fizyomer tarafından verilen sağlık hizmetlerinden indirimli şekilde faydalanabilecek. İmzalanan protokole ilişkin konuşan Eğitim Bir-Sen Başkan Yardımcısı Eyüp Ünal, “Bu sözleşme sayesinde Memur-Sen Konfederasyonu çatısı altındaki 12 sendikamızın (Eğitim Bir-Sen, Ulaştırma Memur-Sen, Bayındır Memur Sen, Toç Bir-Sen, Büro Memur, Sen Sağlık Sen, Diyanet Sen, Bem Bir Sen, Enerji Bir Sen, Birlik Haber Sen, Kültür Memur Sen ve Emekli Memur Sen) üyeleri ve bakmakla yükümlü oldukları yakınları bu indirimli sağlık hizmetinden faydalanabilecek” dedi.
Fizyomer Terapia Şirket Müdürü Recep Balcılar ise; protokol çerçevesinde sendika üyelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Dahiliye, Radyoloji, Getat, Estetik Birimi, Zayıflama Birimi ve Laboratuvar hizmetlerinden indirimli yararlanabileceklerini belirtti. Balcılar, Eğitim-Bir-Sen üyelerine verecekleri indirimli sağlık hizmetinin hayırlı olmasını diledi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Bilimler Akademisi’nden (TÜBA) Prof. Dr. Doğan Yaşar, Türkiye’nin iklimsel değişikliklerin etkilerine hazırlıklı olmadığını belirterek, “Artık klasik su kullanımından vazgeçmemiz, yer altı barajları yapmamız, tarımsal sulamada damlamaya geçmemiz, suyumuzu barajlardan kapalı ortama getirmemiz ve büyük metropollerde kanalizasyonla yağmur sularını ayırıp, yağmur sularını yeniden barajlara basacak sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Arıtmalardan çıkan suyun tarıma verilmesi lazım” dedi.
İklim değişikliğinin neden olduğu yüksek sıcaklıklar, yağış azlığı ve aşırı buharlaşmanın etkileri, her geçen yıl artıyor. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, kuraklık ve su kaynaklarının azalmasına karşı önlem alınması gerektiğini belirterek, iklimsel değişikliklerin etkilerine karşı hazırlık yapılmadığını söyledi. Türkiye’de 2020’den itibaren 3 yıl boyunca La-Nina dönemi yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, “Kurak bir dönem geçti. Yağışlar 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9, 2022’de yüzde 12 eksik yağdı. 3 yıl üst üste eksik yağması çok da doğal bir durum değil. 2023’te El-Nino geldi, açığı kapattı. Deniz suları olağanüstü ısındı. Deniz suyunun ısınması buharlaşmanın ve yağışların artması demek. Hepsi de gerçekleşti. Ne kadar kurak geçerse, arkadan o kadar çok şiddetli yağışlar gelir. Doğa kendini dengeler. Önemli olan kuraklığa da yağışlı döneme de hazır olabilmek. Kuraklık olduğu için barajlar boşaldı. Barajlar boş olunca hidroelektrik santraller devre dışı kaldı, biz de bütün dünyada olduğu gibi fosil enerjiye saldırdık. Bir anda kömür ve doğal gaz fiyatları arttı” dedi.
‘GÖLLER BÖLGESİ, ÇÖLLER BÖLGESİ OLDU’
Prof. Dr. Yaşar, “Konya Ovası, obruk ovasına döndü. Bunun iklimle hiçbir alakası yok, tamamen yanlış tarım desenleri nedeniyle oldu. Türkiye’nin 25 havzası var, Tarım Bakanlığı’nın her yıl nerede, ne ekileceğini belirlemesi lazım. Çok su isteyen bitkiyi az su olan yere ekerseniz, suyu yer altından çeker. Güneyde sular, yer altından çekildi ve bütün göller kurudu. Sonuçta maalesef göller bölgesi çöller bölgesi; Konya Ovası da obruk ovası oldu. İklimleri suçluyoruz, iklimlerde suç yok. Suç bizde” diye konuştu. Prof. Dr. Yaşar, 2025 Şubat ayından önce doyurucu yağış beklemediğini söyleyerek, “‘Bugün-yarın yağışlar gelecek’ deniyor ama barajları pek hareketlendirmez. Barajları hareketlendirecek yağışları şubat ve marttan sonra bekliyorum. Normalde La-Nina dönemleri 9 ila 12 ay arası sürer. Şubattan sonra La-Nina etkisini kaybedecek, denizler ısınacak. Denizler ısındıkça buharlaşma ve yağmur artacak. Deniz suyunun çok ısınması çok fazla buharlaşma demek, çok fazla buhar demek çok fazla yağış demek” dedi.
‘HER YERDE, BÜTÜN BATI ANADOLU’DA DA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR’
Bu yıl Batı Anadolu’da az yağış olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaşar, ” İstanbul’da barajlar, haziranda yüzde 81’di, yüzde 29’a düştü. Her yerde, bütün Batı Anadolu’da da tehlike çanları çalıyor. Artık klasik su kullanımından vazgeçmemiz, yer altı barajları yapmamız, tarımsal sulamada damlamaya geçmemiz, suyumuzu barajlardan kapalı ortama getirmemiz ve büyük metropollerde kanalizasyonla yağmur sularını ayırıp, yağmur sularını yeniden barajlara basacak sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Arıtmalardan çıkan suyun tarıma verilmesi lazım. İzmir’de yalnızca Çiğli’den günde yaklaşık 400 bin metreküp su çıkıyor. Bu Gediz Ovası’na Menemen’e verilmeli. İzmir olarak günde yaklaşık 700 bin metreküp kullanma suyu kullanıyoruz. Suyu kullanmasını henüz bilmiyoruz. Bilimi kullanmadığınız sürece iklimleri suçluyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GASTROENTEROLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Nihat Okçu, kalın bağırsakta oluşan poliplerin tespit edilmesi durumunda kanser riskinin yüzde 90 oranında önlenebildiğini söyledi. Prof. Dr. Okçu, “Kolon kanserlerinin riski 50 yaşından sonra artmaktadır. Bu nedenle kolonoskopi yaptırmayı ihmal etmeyin” dedi.
Birçok kanser riskinin önüne geçmek, yapılan erken teşhis ve tedavi yöntemleriyle mümkün. Bunların başında halk arasında bağırsak kanseri olarak bilinen kolon kanseri geliyor. Bağırsak kanserlerinin oluşum ve tedavi sürecini Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihat Okçu anlattı. Poliplerin vücutta kanser riskini tetiklediğini söyleyen Prof. Dr. Okçu, “Polipler en sık olarak kalın bağırsakta, ikinci sırada midede, nadiren de olsa ince bağırsakta görülebilir. Şekilleri mantara benzeyen ve bağırsak boşluğuna uzanan kitlelerdir. Polipler vücutta kanser yapan lezyonlardır” diye konuştu.
‘POLİPLERİN TESPİTİ KANSER RİSKİNİ EN AZA İNDİRİYOR’
Poliplerin tespit edilmesi kanser oluşumunun da önüne geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Okçu, “Birtakım kanserler vardır ki görüldüğü bölgede kanserleşmeden önce birtakım öncü lezyonlara sebep olurlar. Bu öncü lezyonları zamanında tespit edersek, kanseri de önlemiş oluyoruz. Vücutta prostat kanseri, kalın bağırsak kanserleri önlenebilir kanserlerdir. Yine kadınlarda meme kanserinde öncü lezyonlar tespit edildiğinde önüne geçilebilir. Kalın bağırsak kanserleri dünyada çok sık görülmektedir. Dünya genelinde en sık görülen 10 kanser türü sıralamasında üçüncü sırada yer almaktadır. Ölüm sebepleri arasında ise kalın bağırsak kanseri ikinci sıradadır” ifadelerini kullandı.
‘BAŞARI ORANI YÜZDE 90’
Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90 oranında polipler üzerinde geliştiğinin altını çizen Prof. Dr. Okçu, “Poliplerin yüzde 30’u tanı konulduğu zaman kanserleşme riskine meyilli olan oluşumlardır. Polipleri zamanında tespit ettiğimiz, tanısını koyduğumuz ve tedavisini yaptığımız zaman, kalın bağırsak kanserlerini de önleyebiliyoruz. Bu polipler çıkarıldığı zaman yüzde 90 oranında kanser oluşumunun önüne geçmiş oluyoruz. Hastalığın herhangi bir belirtisi yoktur. Ancak hastaya kolonoskopi yaptığımız zaman tespit edebiliyoruz. Nadiren de olsa şüphe edeceğimiz birtakım klinik belirtiler de olabiliyor. Bunlar arasında hastanın dışkısında kan görmesi, son zamanlarda dışkı alışkanlıklarında olan değişiklikler ve bağırsak düzensizliği olabilir” dedi.
50 YAŞ UYARISI
Kolon poliplerinin tanısında en iyi tarama tekniğinin kolonoskopi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Okçu, son olarak şunları söyledi:
“Ailesinde kalın bağırsak kanseri olan kişiler, kronik iltihaplı hastalıklar, genetik sendromları bulunan hastalarda polip riski yüksektir. Kolon kanserlerinin riski elli yaşından sonra artmaktadır. 50 yaşından sonra toplumu taradığımız zaman insanların yüzde 25’inde polip görebiliyoruz. 60 yaşın üzerinde bu oran yüzde 30, 70 yaşın üzerinde ise yüzde 70’e dayanıyor. Bu nedenle 50 yaşından sonra mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAPILAN araştırmaya göre, diyabet hastalığına sahip insan sayısı son 30 yılda iki katına çıkarak 800 milyonu aştı.
Dünyada diyabetin yaygınlığını ve tedavisini inceleyen çalışma, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile iş birliği içinde NCD-RisC tarafından yürütüldü. Araştırmaya göre, diyabet vakalarının yarısından fazlası Hindistan, Çin, ABD ve Pakistan’da görüldü.
Araştırma, diyabette bölgesel ve sosyoekonomik eşitsizliklerin altını çizdi. Pasifik adaları, Karayipler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi bazı bölgelerde kadın ve erkek nüfusun yüzde 25’inden fazlasının diyabetli olduğu belirtildi. Yüksek gelirli Batı ülkeleri arasında ABD’de diyabet oranı yüzde 12,5, İngiltere’de ise yüzde 8,8 olarak kaydedildi. Fransa, Danimarka, İspanya, İsviçre ve İsveç’te ise kadınlarda diyabet oranı yüzde 2-4, Danimarka, Fransa ve bazı Afrika ülkelerinde erkeklerde yüzde 3-5 seviyelerinde ölçüldü.
Madras Diyabet Araştırma Vakfı Başkanı Dr. Ranjit Mohan Anjana, “Diyabetin sakat bırakan ve ölümcül olabilen sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, sağlıklı beslenme ve egzersiz yoluyla önleme, küresel sağlık için hayati öneme sahiptir” dedi.
Araştırmanın başyazarı Prof. Majid Ezzati, “Diyabet tedavi oranlarının birçok düşük ve orta gelirli ülkede duraklaması, bu ülkelerde diyabetli yetişkin sayısının hızla artmasıyla endişe verici bir tablo oluşturuyor” diye konuştu.
Yapılan çalışmada, diyabet hastalığına sahip insan sayısının son 30 yılda iki katına çıkarak 800 milyonu aştığı bildirildi.
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ise “Diyabetteki endişe verici artış, obezitenin yanı sıra sağlıksız gıda pazarlamasının, fiziksel aktivite eksikliğinin ve ekonomik zorlukların bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
Dr. Tedros, küresel diyabet salgınının kontrol altına alınabilmesi için ülkelerin, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi destekleyici politikaları acilen uygulamaya koyması gerektiğini aktardı.
Avrupa Diyabet Araştırmaları Birliği Başkanı Chantal Mathieu da diyabetin pandemik boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu durum, kamu sağlığı ve ekonomiler için ciddi bir tehdit oluşturuyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SALİM GÜRAN’A KAÇAK ELEKTRİKTEN CEZA
Diyarbakır’da 7 Kasım’da başlayan yargılamada Salim Güran’a telefonundan sildiği bir ses kaydı sorulmuştu. Salim Güran tarlasını sulamak için kaçak elektrik kullandığını iddia etmişti. Avukatlar da Salim Güran’ın kaçak elektrik kullanmaktan dolayı para cezası aldığını beyan etmişti. Hürriyet’in ulaştığı bilgilere göre; Güran’a ilgili elektrik dağıtım idaresi tarafından mayıs/ağustos arasındaki dönemde üç ayrı gerekçeyle toplam 1 milyon 698 bin lira para cezası verildi. Ceza sebebi olarak da ‘nötr cihaz kullanımı’, ‘boşa alma’ ve ‘swich’ müdahalesi gösterildi.
“ANNE İLE AMCA ARASINDA İLİŞKİ VAR”
Öte yandan; Narin Güran davasının ilk duruşmasında, baş şüpheli Nevzat Bahtiyar amca ile anne arasında ilişki olduğunu, Salim Güran’ın bu yüzden Narin’i öldürdüğünü öne sürdü. Anne ise kürsüyü yumruklayarak Bahtiyar’ın iftira attığını söyledi.
Salim Güran ile şüpheli bir telefon görüşmesi ortaya çıkan tutuklu Ramazan Aksoy ise “Tanık olmak istemiyorum” dedi. 15 yaşındaki Atasoy cezaevine geri götürüldü. 26 Aralık Perşembe günü görülecek 2. duruşmada Ramazan Aksoy’un dinlenmesine karar verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 4- 10 Kasım’da ilçe genelindeki operasyon ve denetimler kapsamında çok sayıda ev, iş yeri ve aracı aradı.
Çalışmalar sonucu ruhsatsız 37 av tüfeği, 9’u kurusıkı olmak üzere 64 tabanca ile 2 bin 789 uyuşturucu hap ve 2 hassas terazi bulundu.
Ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili gözaltına alınan 34 şüpheli tutuklandı.
Polis ekipleri, denetimlerde farklı suçlardan aranan 309 kişiyi de yakaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turan, Demirköy Kaymakamı Ertuğrul Bayram’ı ziyaret ederek ilçeyle ilgili brifing aldı.
Ardından Demirköy Belediyesini ziyaret eden Turan, belediye başkanı Recep Gün ile sohbet etti.
Esnafı da ziyaret eden Turan, talepleri dinledi.
Vali Turan, ilçe ziyaretlerini sürdüreceğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dolmabahçe Tüneli’nde Beşiktaş yönünde ilerleyen İETT otobüsünün motor kısmında sabah saatlerinde bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Otobüsten çıkan dumanlar tünelin içerisini kaplarken, haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekipler, tünelin Beşiktaş yönünü araç trafiğine kapatırken, otobüsteki yangın, aracın şoförü ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Hasar gören otobüs, ekiplerin çalışmasının ardından tünelden kaldırıldı.
Tünelin açılmasının ardından Şişli’deki tünel girişinin bulunduğu bölgede oluşan trafik yoğunluğu da normale döndü.
Yangın ve tünelde oluşan duman yoğunluğu vatandaşların cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, diğer sürücülerin yoğun duman nedeniyle tünelde ilerlemekte güçlük çekmeleri de yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Show Haber’de yer alan habere göre; Sinem Kenarcı iki yıldır annesi ve kardeşleriyle bir evde yaşıyor. İddiasına göre ev sahibi kirayı banka yoluyla almak istemiyor, elden ödeyeceksiniz diyor. Hatta bunun için kiranın ödendiği IBAN adresini bile kapattı. Kenarcı ” PTT’den parayı ödemeye başladım bu sefer çünkü IBAN verilmiyor bana, almadılar PTT’den, iade düştü, kavga çıktı. Ödüyorum, bakın icra şeyi geldi bana” şeklinde konuştu.
“ANNEMİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ, BASTONUNU KALDIRDI”
Sinem Kenarcı itiraz dilekçesiyle icrayı durdurdu ama ev sahibini durduramadı. Kenarcı ailesinin iddiasına göre ev sahibi onlara evden çıkacaksınız diyor, sözlü tacizde bulunuyor, eşyalarına zarar vermekle tehdit ediyor. Kenarcı, “Sokakta annemin üzerine yürüdü, bastonunu kaldırdı. Sürekli bir tehdit. Sabahın 5’inde sürekli yukarıdan sesler. Hani gidelim rahatsız olalım sesten diye, artık yukarıdan sandalye mi vuruyorlar bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
“NE KİRA ÖDÜYORLAR, NE MERDİVEN OTOMATİĞİ”
Mikrofon uzatılan 86 yaşındaki ev sahibi ise “Onlar kira ödeme ödemiyorlar. Ne kirayı ödüyorlar, ne merdiven otomatiği…” dedi. Ev sahibi soru yönelten muhabire “Kim yolladı seni buraya” diye sorup “Ben gazeteciyim” cevabını alınca “Gazeteci falan tanımam ben. Gidin başımdan” diyerek tepki gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçimini hayvancılıkla sağlayan ve Muş’tan Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine gelen konargöçer aile, 6 ay boyunca Kral Yolu’nda zorlu şartlarda besicilik yapacak. Bölge dron ile görüntülendiği sırada Kangal köpeği, çadırın üstünde ve çevresinde çekim yapan drona saldırmaya çalıştı. Köpeğin o anları dron kamerası ile kaydedildi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA merkezli 16 ilde elebaşılığını kırmızı bültenle aranan ve yurt dışında tutuklu bulunan Ramazan Bayğara’nın yaptığı organize suç örgütüne yönelik başlatılan ‘KUYU-37’ operasyonunda gözaltına alınan 9’u kadın, 282 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.
AdanaCumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel MüdürlüğüKOM Daire Başkanlığı koordinesinde, ‘Kasten öldürme’, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Kasten yaralama’, ‘Nitelikli yağma’, ‘Uyuşturucu madde imal ve ticareti’, ‘Silah ve mühimmat ticareti’, ‘6136 sayılı kanuna muhalefet’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’, ‘Hırsızlık’, ‘Suç üstlenme’, ‘Özel hayatın gizliliğini ihlal’, ‘Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etme’ ve ‘Kasıtlı olarak kamu malına zarar verme’ gibi 83 farklı suç eylemine karıştığı belirlenen organize suç örgütüne yönelik ‘KUYU-37’ operasyonu başlatıldı.
9’U KADIN 282 KİŞİ YAKALANDI
Elebaşılığını kırmızı bültenle aranan ve yurt dışında tutuklu bulunan Ramazan Bayğara’nın yaptığı örgüte üye 282 şüphelinin yakalanması için Adana merkezli İstanbul, Ankara, İzmir, Osmaniye, Mersin, Niğde, Bursa, Antalya, Şanlıurfa, Gaziantep, Kırklareli, Batman, Mardin, Muş ve Sakarya’da belirlenen çok sayıda adrese 10 Kasım’da şafak vakti eş zamanlı baskın yapıldı. Operasyonda 9’u kadın 282 şüpheli gözaltına alındı.
SİLAH, EL BOMBASI VE PARA ELE GEÇİRİLDİ
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 43 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız tüfek, 5 Kalaşnikof piyade tüfeği, 2 otomatik silah, 4 el bombası, muhtelif miktarda uyuşturucu madde, çok miktarda döviz ve Türk lirası ile çok sayıda dijital materyal ile telsiz ele geçirildi. Ayrıca 8 konut, 2 arsa, 1 otomobil, 4 motosiklet ve 19 banka hesabına geçici olarak el konuldu.
ŞÜPHELİLER ADLİYEDE
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi’ne götürülen şüphelilerin sorguları tamamlandı. Emniyet yerleşkesi ve Adana Adliye’sine giden güzergahta çok sayıda özel harekat, trafik ve motorize yunus ekibi geniş güvenlik önlemi aldı. Önlemlere polis helikopteri de havadan destek verdi. Gözaltındaki şüpheliler, otobüslere bindirilerek adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 yaşında 24 suç kaydı olan şüpheli polis tarafından yakalandı
Doğan Can CESUR/ – BEYOĞLU’nda kaldırımda bekleyen Kazakistan uyruklu kadın kapkaça uğradı. Cep telefonu kapkaç şüphelisi tarafından çalınan kadın polise giderek şikayetçi oldu. 17 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı. Olay anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay, 19 Ekim Cumartesi günü öğle saatlerinde Kamer Hatun Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Kazakistan uyruklu 41 yaşındaki Raigul Kubzhanova arkadaşlarıyla birlikte bulvardaki kaldırımda beklemeye başladı. O sırada arkasından yaklaşan şüpheli, kadının elindeki cep telefonunu kapkaç yaparak aldı ve kaçmaya başladı. Neye uğradığını şaşıran kadın şüphelinin peşinden koştu ancak şüpheliyi yakalayamadı. Yaşananlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
17 YAŞINDA 24 SUÇ KAYDI VAR
Olayın ardından çalışma başlatan Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin 17 yaşındaki H.V. olduğu tespit edildi. Çalışmalar kapsamında şüpheli H.V. Esenler Fatih Mahallesi’ndeki bir caddede yakalandı. Gözaltına alınan H.V. emniyete götürüldü. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.V. adliyeye sevk edildi. Şüphelinin benzer suçlardan poliste 24 suç kaydı olduğu ortaya çıktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzmanlar tarafından sağlık açısından en faydalı yağın zeytinyağı olduğu belirtiliyor. Türkiye’de zeytin yetiştiriciliğinde en büyük paya sahip Ege Bölgesinde zeytinler toplanmaya başladı. Topladıkları zeytinleri zeytinyağı olarak tüketmek ya da satmak isteyen Manisa’nın Gördes ilçesindeki zeytin üreticileri, zeytinyağı çıkaran işletmelere akın etti. Gördes’in Salur Mahallesinde bu yıl yeni açılan zeytinyağı üretim tesisinde ise büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Çiftçiler ortalama 4 kilogram zeytinden 1 kilogram zeytinyağı alıyor. Gördes’te bu yıl zeytinyağı satış fiyatlarının ise 200 ile 250 TL arasında değiştiği öğrenildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapımcılığını Cansu Özdenak ve Özkan Binol’un yaptığı film, “Karla” ve “Ruhun Lekesi” filmlerinden sonra üçlemenin son filmi “Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim”, Karla’nın hayat yolculuğunda yaşadığı karar alma süreçlerinde 24 saatini konu ediyor.
Filmin oyuncu kadrosunda Karla Kandemir, Yeliz Gerçek, Kubilay Karslıoğlu, Emre Kızılırmak, Aslıhan Kandemir, İrem Kahyaoğlu, Cansu Özdenak, Nuri Karadeniz, Celalettin Demirel, Mehmet Şimşek ve Mete Yasin Demirok yer alıyor.
Nusret Bey Eğitim Kültür Doğa ve Tarih Dayanışma Vakfı Başkanı Nusret Avcı’ın destek verdiği filmin görüntü yönetmenliğini Ahmet Serdar Taşyürek, kurgusunu Yusuf Tekke, uygulayıcı yapımcılığını Mehmet Şimşek yaptı.
Senaryosunu Nafiseh Laleh’in kaleme aldığı filmin özgün müziğini ise Cahit Berkay üstlendi.
Gökçeada’da çekimleri 21 gün süren filme, 12. Antakya Uluslararası Film Festivali’nde “Seyirci Özel Ödülü” verildi. Festival gösterimlerinin ardından gerçekleştirilen İstanbul galasına film ekibi, gazeteciler, yerli ve yabancı yapımcılar, akademisyenler, oyuncular katıldı.
“İzleyicimizi sorgulamaya yöneltecek bir hikaye örgüsü göreceksiniz”
Filmin yapımcısı Cansu Özdenak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üçlemenin son filminde Karla’nın yaşadıklarının ele alındığını belirterek, “Filmimizde 14 yaşında genç kızlığa adım atan Karla’nın geleceğiyle ilgili bir kararı var. Yurt dışına gitmek istiyor. Teyzesi adada oturuyor. Bu yurt dışı kararından önce teyzesini ziyaret etmek istiyor. Adaya geçiyor. Daha sonra adada olan olayları izliyoruz. Adanın tarihi perspektifi, dokusu bütün bunları biz sinematografimize ve hikaye sürecimize dahil ettik. İzleyicilerimiz anlayacaktır.” dedi.
Filmde köksüzlük, kök, bağlantılar, modern insanın yalnızlığı, yersiz yurtsuzluk gibi kavramları irdelemeye çalıştıklarından bahseden Özdenak, “İzleyicimizi bu konularda sorgulamaya yöneltecek bir hikaye örgüsü, bir karakter yapılandırması göreceksiniz. Çekimlerimiz Gökçeada’da geçti. Film çekimleri, prodüksiyonumuz benim için unutulmaz bir süreç ve deneyim oldu. Çok değerli tiyatro oyuncularıyla çalıştık. Gece gündüz, gerçekten çalıştığımız bir set oldu. İçimize sinen bir hikayeyi beyaz perdeye aktardığımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Filmin ilk gösteriminin Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapıldığına işaret eden Özdenak, şunları kaydetti:
“Salon doluydu. Film sonrasında güzel dönüşler aldık gerçekten. Filmimiz beğenildi. Benim için filmin beyaz perdeye yansıması ve izleyiciyle buluşması çok önemli. Her şeyden önemlisi aslında bir sanat konuştuğumuzda bir sinema, müzik, duygular çok önemli. Filmde öyle güzel duyguları ifade ediyorlar ki, filmin hissettirdikleri, o duyguların dönüşünü almak beni çok mutlu ediyor açıkçası. ‘Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim’ adlı bir film şarkımız da var. Cahit Berkay’ın bestesini yaptığı, benim sözlerini yazdığım ve birlikte düet olarak seslendirdiğimiz soundtrack. ‘Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim’ her izleyiciye göre değişecek bir yer aslında.”
“Genç kızların da kendi arayışları içerisinde filmden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum”
Filmin başrol oyuncusu Karla Kandemir ise oynadığı üçüncü kez bir filmde rol aldığını dile getirerek, “14 yaşındayım. Üçüncü filmimde oynuyor olmak çok güzel bir duygu. Daha çok sanat dünyası ve sinemayla ilgili bilgiler öğreniyorum. Kendimi geliştirmemde fayda sağlıyor. İyi oyuncularla çalışarak nasıl oyunculuk yapacağımı öğrendim. Gökçeada’da çekim yapıyor olmak güzel bir deneyimdi.” dedi.
Kandemir, 14 yaşındaki bir kızın kendini arayışını canlandırdığını söyleyerek, “Ben de hala ne yapmak istediğimi, ne olmak istediğimi arayan bir insan olduğum için gerçek hayatta kendi karakterimle bağlantılı bir roldü. Genç kızların da kendi arayışları içerisinde filmden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Bu bir yolculuk.” şeklinde konuştu.
Film gösteriminin ardından gerçekleşen soru cevap bölümünde yönetmen Ceyhan Kandemir, filmin 15 Kasım’da “Güzel Ordu Kısa Film Festivali” özel gösterimi ile festival yolculuğuna devam edeceğini aktararak, katkısı bulunan herkese teşekkür etti.
Galada ayrıca arp sanatçısı Zeynep Öykü, Cahit Berkay tarafından bestelenen “Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim” film müziğini seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAHÇELİ’DEN İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları üzerinden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldı. Belediye başkanlarının işlerini bırakıp adaylığa soyunmalarını eleştiren Bahçeli, bunun nankörlük olduğunu söyledi.

“BU KAFA NORMAL BİR KAFA DEĞİLDİR”
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “CHP’li belediyelerin müzikli eğlence ve konser şölenlerine hazine kaynaklarını astronomik şekilde peşkeş çekmeleri, israfa gömülmeleri, sıra vatandaşlarımıza gelince bir tas çorba ile bir tabak pilavı reva görmeleri, maskeleri düşüren kepazeliktir. Neymiş, bir sanatçıya ödenen para 69 milyon lira değil de 45 milyon liraymış. Bu kafa normal bir kafa değildir.
“ŞİMDİDEN ADAYLIĞA SOYUNMALARI İSTANBUL VE ANKARA’YA NANKÖRLÜKTÜR”
Bu tevil hamulesini kaldırmaya kimsenin takati de yetmeyecektir. Suçluların telaşıyla kıvrananların şifreli özrü kabahatlerinden büyüktür. Haydi halkımızdan utanmadınız, be hey densizler, be hey sonradan görmeler Allah’tan da mı korkmadınız? Belediye başkanlarının işi gücü bırakıp bugünden cumhurbaşkanı adaylığına soyunmaları, anketlerin palavralarıyla caka satmaları en başta İstanbul ve Ankara’ya nankörlük, kendi adlarına da namertliktir.”
Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözüne atıfta bulunan Bahçeli, “Lafları boş, siyasetleri kof, karınları tok, eserleri yoktur. Milletimiz, bu yeteneksiz, iş bilmez, adap bilmez, vefa bilmez kifayetsiz muhterislere muhtaç ve mecbur olamaz, olmamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, İl Genel Meclisi toplantı salonunda düzenlenen “Burdur Sivil Toplum Buluşması” programında yaptığı konuşmada, dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasinin Türk demokrasisi olduğunu söyledi.
Seçilmiş başbakanları darağacında asılmış, 70 yıllık çok partili siyasi hayatta, 5 kere darbeler ve darbe teşebbüsleriyle yolu kesilmeye çalışılmış bir milletin evlatları olduklarını ifade eden Kurtulmuş, “Her darbe teşebbüsünden sonra millet yeniden iradesine sahip çıkarak ortaya çıkmış ve kendi demokrasisini tahkim etmiştir. TBMM Başkanı olarak söyleyebilirim ki bugün dünyanın temsil gücü en yüksek parlamentolarından birisi TBMM’dir. 14 siyasi parti var, bunlardan 6 tanesinin Meclis’te grubu var. TBMM’de konuşarak, tartışarak millete ait her meselenin müzakere edilebildiği bir demokratik ortamı rahatlıkla inşa ediyor ve bu ortamı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Kurtulmuş, Türkiye demokrasisinin kalitesini, vasıflarını artırmanın en önemli hedefleri arasında olduğunu vurgulayarak, bir diğer önemli hedefin de Türkiye’nin ekonomik gücünün daha da ileriye götürülmesi olduğunu belirtti.
Türkiye’nin alım gücü bakımından dünyanın en büyük ekonomilerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önde gelen ekonomilerden biri haline gelmesi için her türlü ekonomik gelişmenin önünü açmak, desteklemek, güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada devletin, kamu kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluk, bu alanlarda yapılacak işleri kolaylaştırmak. Yatırımcıların, özellikle özel sektörün önünü açmak ve çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kurulabilmesi için mücadele etmektir.”
“Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek noktaya geldi”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanındaki hamlelerinin dünyada ilgiyle ve dikkatle takip edildiğini söyledi.
İHA ve SiHA’larda dünyadaki en önde gelen 2-3 ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bugün helikopter motorunun tamamını, uçak motorunun da büyük kısmını yapabildiğini belirtti.
Kurtulmuş, Türkiye’de çok güçlü bir mühendislik ordusunun yetiştiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Milli savunma sanayi sektöründe çalışan Türkiye’deki mühendislerin yaş ortalaması 33’dür. ABD’deki mühendislerin yaş ortalaması 50 küsurdur. Bundan sonra savunma sanayisinde Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek bir noktaya gelmişlerdir. Bakın, TUSAŞ’da 2 hafta önce yaşanan saldırılardan hemen sonra hastanelerde yaralılarımızı ziyaret ettik. Saldırılardan kurtulmuş, hastanede yatan insanlar, eli kolu sarılı, kafası gözü sarılı. O vaziyette ‘Kalkacağız, hemen işimizin başına gideceğiz ve daha güçlü bir şekilde üretmeye, daha güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.’ diyorlar. Allah’a şükür böylesine şuurlu bir şekilde var olan genç kadrolarımız, mühendis ve yönetici kadrolarımız var. Bu yüksek teknolojilerin sadece savunma alanında değil, her alanda fevkalade iyi yetişmiş gençlerimizin olduğunu gittiğimiz birçok kurumda görüyor ve bununla iftihar ediyoruz. Bundan 10 sene evvel, 20 sene evvel hayal zannettiğimiz alanlarda, Türkiye’nin yüksek teknolojililerle önünün hızla açılmaya başladığı, hakikaten tarihi bir fırsatın arifesinde olduğumuz açıktır. Dolayısıyla teknoloji ve sanayi alanındaki yatırımlarımızı güçlendirmeye, bu alanlarda gücümüzü artırmayı, ekonomik olarak Türkiye’nin daha güçlü bir ekonomi haline gelmesini temin edeceğiz.”
“Bundan sonra dünya tek kutuplu olmayacak”
Kurtulmuş, Türkiye’nin eğitim alanındaki öneminden bahsederek, sadece sistem kurmanın, yatırımlar yapmanın yeterli olmayacağını söyledi.
Bunları hem daha ileriye götürmek hem de daha iyi şekilde korumak için nitelikli insan gücüne ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, yeni kurulmasına rağmen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin dünyada ilk 1500 üniversiteden biri olmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, Türkiye’nin eğitim alanında önemli mesafeler aldığını, milletin hiçbir zaman bir yerde durmadığını ifade ederek, bu coğrafyada koşmaktan başka çare olmadığını vurguladı.
Herkesin aynı istikamete bakıp, aynı istikamete oklarını atacağını anlatan Kurtulmuş, “Birimiz Hanya’ya diğerimiz Konya’ya gidersek yol yürümemiz mümkün değildir. Hanya’ya gideni de avlarlar Konya’ya gideni de. Dolayısıyla milletçe hep birlikte büyük hedeflere doğru yürümek, ikinci asrına girdiğimiz Cumhuriyetimizin bu asrını tüm milletimizin seferber olma ruhuyla bir ‘Türkiye Yüzyılı’ haline getirmek, sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye’yi gerçekleştirmek hepimizin ayrı ayrı sorumluluğudur.” diye konuştu.
Türkiye’nin uluslararası alandaki gücünü tahkim ederek yola devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Dünya yeni bir döneme giriyor. ABD’nin, 2022’nin yaz aylarında Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açıldı. Nasıl Berlin duvarının yıkılması dünyada yeni bir dönemi başlattı, yani iki kutuplu bir sistemi sona erdirdiyse Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesiyle de Amerika’nın tek başına idare ettiğini zannettiği dünya sistemi çöktü. Şimdi yeni bir sistem, Amerika son zamanlarda ne yapacak? ‘Trump geldi şöyle mi böyle mi olur?’ diye sepetlerindeki pamukları dökmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte dünya tek kutuplu bir dünya olmayacak. Bir tek ülkenin ya da bölgenin yönettiği dünya olmayacak. Dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor. Dünyanın her bölgesinde birden fazla gücün, etkisinin olduğu çok fazla güç denklemlerinin geçerli olduğu yeni bir döneme doğru gidiyoruz.”
“Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor”
Numan Kurtulmuş, bu süreçte Türkiye’nin hem bölgesinde hem yeryüzünde etkili bir siyasal güç olarak, etkili bir ülke olarak adından en çok bahsettirecek ülkelerden birisi olduğuna işaret etti. Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Çok kutuplu dünya sisteminin içerisinde gücü hem Doğu hem Batı ile hem zengin hem gelişmekte olan ülkelerle hem Müslüman coğrafyasıyla hem diğer dünyanın bütün coğrafyasıyla Asya’sı, Afrika’sı, Latin Amerika’sı, Rusya’sı ile Çin’i ile Avrupa Birliği ile Amerika ile tüm dünya merkezleriyle bir tek eksen üzerinde ilişkilerimizi geliştireceğiz ve daha güçlü olacağız. Yıllardır ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor.’ deniyor ya Türkiye’nin ekseni kaymıyor, Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. Bizim kendi milli eksenimizi tahkim etmek, milli menfaatlerimizi esas alan dış politikayı çok daha güçlü hale getirmek mecburiyetimiz var. Nasıl içeride dirliği birliği sağladıysak, dışarda da inşallah yakın çevremizden başlayarak normalleşme süreçleri çerçevesinde bölgemizdeki ülkelerle olan sorunları da hızlı şekilde telafi edip, yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz.”
Türkiye’nin güçlü olabilmesinin yolunun tek tek şehirlerin gücünden geçtiğine değinen Kurtulmuş, ülkenin tüm şehirlerinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi gerektiğini aktardı.
Kurtulmuş, Burdur’un da tarımdan tarihi yapılarına, üniversitesine kadar önemli potansiyele sahip olduğunu, sivil toplum kuruluşlarının halkın sesini siyasete yansıtabilecek güçlü çalışmalar içinde olması gerektiğini sözlerine ekledi.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kazakistan, Suriye krizine çözüm bulmak amacıyla 2017 yılında başlatılan Astana süreci toplantılarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Toplantı kapsamında garantör ülkeler, Türkiye, Rusya ve İran heyetleri ile Suriye rejimi ve muhalefet temsilcileri arasındaki görüşmeler dün başlarken, bugün ise toplantının ana oturumu yapıldı. Oturumda Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, toplantının sonuç bildirisini okudu.
Garantör ülkeler, uluslararası topluma Gazze’ye engelsiz insani erişim sağlama çağrısı yaptı
Bildiride, Astana süreci garantörleri İran, Rusya ve Türkiye’nin İsrail’in Gazze’de devam eden katliamları ve suç teşkil eden saldırılarının yanı sıra Lübnan ve Batı Şeria’daki saldırganlığını şiddetle kınadığı ve derin endişe duyduğu belirtilerek, “(Garantör ülkeler) Başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma acil ve kalıcı ateşkes ve Gazze’ye engelsiz insani erişimi sağlanması çağrısı yaptı” ifadeleri kullanıldı.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Lübnan’da acil ateşkes çağrısında bulunmuşlar, BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 Sayılı Kararının (2006) uygulanmasının altını çizmişler ve toplu sivil ölümlerin yanı sıra büyük çaplı altyapı yıkımına uğrayan Lübnan’a acil insani yardım ulaştırılmasının lüzumunu vurgulamışlardır. İsrail silahlı kuvvetleri tarafından UNIFIL’in kasıtlı olarak hedef alınmasına dair büyük kaygılarını dile getirmişlerdir” denildi.
Garantör ülkeler Türkiye, Rusya ve İran’ın BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), BM kuruluşları ve tüm insani yardım kuruluşlarının, Lübnan’daki çatışmaların tırmanmasının ardından Lübnan’dan Suriye’ye geçmek zorunda kalanlara yönelik acil müdahale tedbirleri geliştirmesi gerektiğini vurguladığı aktarılan bildiride, “(Garantör ülkeler) İsrail’in Suriye’deki tüm askeri saldırılarını kınadı. Bu eylemlerin uluslararası hukuku, uluslararası insancıl hukuku, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, bölgedeki istikrarı bozduğunu ve gerilimi tırmandırdığını kabul etmiş, bu saldırılara son verilmesi çağrısında bulundu” denildi.
Bildiride, Türkiye, Rusya ve İran’ın, Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün yanı sıra BM Şartı’nın hedef ve ilkelerine olan sarsılmaz bağlılıklarını teyit ettikleri kaydedildi.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Terörle mücadele, Suriyelilerin BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin katılımıyla Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmeleri için uygun koşullar oluşturmak, siyasi süreci yoğunlaştırmak ve tüm Suriyelilere engelsiz insani yardım akışını sağlamak amacıyla Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, iyi niyet ve iyi komşuluk temelinde yeniden tesis etmeye yönelik çabaların önemini vurguladı” ifadeleri kullanıldı.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatan ve sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere, komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma konularında birlikte çalışmaya devam etme yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir. 23 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da TUSAŞ binasına yönelik gerçekleştirilen saldırı dahil olmak üzere, terörist grupların eylemlerini ve Suriye’nin muhtelif bölgelerinde, farklı isimlerle faaliyet gösteren ve sivil tesisleri hedef alarak sivil kayıplara neden olan terörist grupları kınamışlardır. Suriye’nin kuzeyine dair alınan tüm kararların bütünüyle tatbik edilmesinin lüzumuna dikkat çekmişlerdir” denildi.
Garantör ülkelerin, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki (İGAB) üçüncü taraflarca durumu daha da istikrarsızlaştırabilecek her türlü yıkıcı faaliyetin önlenmesinin önemini vurguladığı kaydedilen bildiride, “(Garantör ülkeler) Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu kınadı ve bölgede kalıcı güvenlik ve istikrarın ancak bu ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde elde edilebileceğin konusunda mutabık kaldı. Suriye’ye ait olması gereken petrol ve diğer kaynakların devam eden yasadışı ele koyma ve transferini reddettiklerini yineledi. Bu unsurların ve tek taraflı yaptırımların Suriye’deki ekonomik durumu olumsuz etkilediğini vurguladı. Terör destekçisi ülkelerin, Suriye devletinin birliğine zarar veren eylemlerini kınadılar” denildi.
Bildiride, Rusya, Türkiye ve İran’ın 23. tur Astana görüşmelerinin 2025 yılının ilk yarısında yapılmasına karar verdikleri belirtildi.
BM ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin yer aldığı görüşmelere gözlemci olarak Ürdün, Irak ve Lübnan heyetleri de katıldı. 21. tur Astana görüşmeleri, bu yılın ocak ayında yapılmıştı. – ASTANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Orgeneral Kurtoğlu beraberindeki heyet ile gerçekleştirdiği Valilik ziyaretinde, şeref defterini imzaladı.
Kurtoğlu daha sonra Vali Kemal Kızılkaya ile görüştü.
Kızılkaya, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Medeniyetimizin doğup yeşerdiği, bereketiyle tarihe geçmiş gönül coğrafyamızın eşsiz güzellikleri, böyle devam ederse yalnızca hatıralarımızda yaşayan birer masal olarak kalacak. Çocuklarımıza böyle karanlık ve ümitsiz bir gelecek miras bırakmayı kabul edemeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı (COP29) kapsamında düzenlenen Dünya Liderleri İklim Zirvesi’ne katılmak için gerçekleştirdiği resmi ziyarete eşlik eden Emine Erdoğan, ‘Ekolojik Eğitim’ başlıklı etkinlikte iklim gönüllüsü gençlerle buluştu. Emine Erdoğan, himayesindeki Sıfır Atık Projesi çerçevesinde kurulan Sıfır Atık Vakfı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva’nın başkanlığını yürüttüğü Haydar Aliyev Vakfı ve Özbekistan Zamin Uluslararası Halk Vakfı işbirliğinde düzenlenen etkinlikteki konuşmasında, kardeş Azerbaycan’da gençlerle buluşmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. COP29’un hayırlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, Azerbaycan’ı örnek ev sahipliğinden dolayı kutladı.
‘TÜRK DÜNYASI’NDAN YAKILAN MEŞALE, UMUTLARIMIZI TAZELİYOR’
Bilim insanlarının iklim krizinin boyutlarının hesaplanabilir veya öngörülebilir olmaktan çıktığına ilişkin sözlerine dikkati çeken Emine Erdoğan, artık her yeni yaz mevsiminin, ‘tarihin en sıcağı’ olarak kayıtlara geçtiğini, ‘şimdiye dek görülen en şiddetli yağış, en büyük kuraklık, en yıkıcı sel’ gibi rekor tanımlamaların daha sık duyulduğunu dile getirdi.
Emine Erdoğan, “Geleceğe dair bütün senaryoların iyimserliğini kaybettiği bir dönemde, Türk dünyasından yakılan meşale, umutlarımızı tazeliyor. İçinde bulunduğumuz bu karanlık tabloya karşı en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, bir umut ışığı. Sorun artık bizden uzaktaki bir yerde, kutuplarda buzulların erimesiyle ya da hayatımızda görmediğimiz canlıların neslinin tükenmesiyle sınırlı değil. Sorun olduğumuz yerde, evimizde, soframızda, soluduğumuz havada, içtiğimiz suda” diye konuştu.
Araştırmaların bu gidişat ile gelecek 25 yıl içinde gıda üretiminin yarısının kaybedilebileceğini gösterdiğini belirten Emine Erdoğan, “Dünyadaki sıcaklık artışının tetiklediği, doğal afetler, açlık ve kuraklık, iklim göçlerini ve çatışmaları daha da şiddetlendiriyor” dedi.
Türk milletlerinin ana vatanı Orta Asya’nın da bu küresel sorunun etkilerini derinden yaşadığına dikkati çeken Emine Erdoğan, “Medeniyetimizin doğup yeşerdiği, bereketiyle tarihe geçmiş gönül coğrafyamızın eşsiz güzellikleri, böyle devam ederse yalnızca hatıralarımızda yaşayan birer masal olarak kalacak. Çocuklarımıza böyle karanlık ve ümitsiz bir gelecek miras bırakmayı kabul edemeyiz” değerlendirmesini yaptı.
Yeryüzüne emanet nazarıyla bakan, toprağını yurt bilip sahip çıkan gençlerin, daha yaşanabilir bir dünya için en büyük güvence olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, “Bu yok oluşu tersine çevirecek dönüşümün öncüleri olacak yegane umudumuzsunuz. Ne mutlu size ki en güzel yaşlarınızda etrafınızı saran tüketim kültürünün sahte haz çağrılarına değil, o hazzın yok etmek üzere olduğu tabiatın yardım çığlığına kulak veriyorsunuz. Şunu çok iyi bilmenizi isterim, hayalini kurduğunuz doğa dostu bir yaşam modeli, içinde yaşadığınız coğrafyanın kültür ve inanç kodlarında saklı” diye konuştu.
Emine Erdoğan, Türk kültüründe doğanın yalnızca insanlığın evi ve vatanı değil, aynı zamanda hayat felsefesini şekillendiren eşsiz bir ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Unutmayın ki iklim değişikliği sorunu, son yüzyılın ürettiği bir sorun. ve sizler, bundan çok daha köklü ve vicdan yüklü bir mirasın emanetçilerisiniz. Yaşadığı çağın imkanlarıyla geçmişten aldığı gücü birleştiren sizler, inanıyorum ki başlattığımızı tamamlayacak, bu gidişatı tersine çevireceksiniz. Türkiye olarak 2017’de himayemde başlattığımız ve kısa sürede küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi de gücünü bilhassa gençlerden alıyor. 7 senede 7 kıtaya yayılan projemiz, doğanın geçirdiği tahribatın tamirinin hala mümkün olduğunu gösteriyor. Şu bir gerçek ki, iklim krizi, ülke sınırlarını aşan, siyaset üstü bir meseledir.”
‘BEYANIMIZA 40’DAN FAZLA DEVLET BAŞKANI EŞİ DESTEK VERDİ’
Bu kapsamda, öncelikle ortak bir çerçevede buluşmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ‘Küresel İyi Niyet Beyanı’nı imzaladığını anımsatan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün beyanımıza 40’dan fazla devlet başkanı eşi ve uluslararası temsilci imzasıyla destek verdi. İyi Niyet Beyanı’nın dijital imzaya açılmasıyla dünyanın dört bir yanından, farklı kültür ve milliyetten on binlerce insan çevre dostu bir yaşam sözü verdi. Her birinizi imzanızla hareketimize destek vermeye, bu büyük ‘sıfır atık’ ailesine dahil olmaya davet ediyorum.”
Emine Erdoğan, başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu bünyesinde, iyi örneklerin bulunması ve çoğaltılması üzerine çalıştıklarını vurgulayarak, “Değişimi bekleyen değil, değişimi başlatan gençlere çok ihtiyacımız var. Gerek Türkiye olarak gerekse Birleşmiş Milletler çatısındaki projelerimiz kapsamında, tüm imkan ve araçlarımızla çevre gönüllüsü gençlerimizin her zaman destekçisi olacağımızı bilmenizi isterim” diye konuştu.
Emine Erdoğan, buluşmanın gerçekleşmesine vesile olan Mihriban Aliyeva’nın yanı sıra Haydar Aliyev Vakfı, Sıfır Atık Vakfı, Özbekistan Zamin Uluslararası Halk Vakfı ve Birleşmiş Milletler ile programda emeği geçenlere şükranlarını sunarak, daha adil ve yaşanabilir bir dünyada yeniden buluşabilmeyi diledi.
MİHRİBAN ALİYEVA’DAN EMİNE ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
Mihriban Aliyeva da konuşmasında Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nden bahsederek, “Farklı projelerde çevreyi koruduğu için hem kendi miraslarını hem bizim mirasımızı koruduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un eşi Aygül Caparova ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in eşi Ziroat Mirziyoyeva da ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
GENÇLERİN KALKINMASINA YÖNELİK STRATEJİ BELGESİ İMZALANDI
Konuşmaların ardından gençlerin kalkınmasına yönelik strateji belgesi imzalandı. İmzayı Türkiye adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum attı. Programa, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da katıldı. Ardından Emine Erdoğan, lider eşleri ve bakanlar Kurum ve Yumaklı ile Sıfır Atık Vakfı ve Haydar Aliyev Vakfı tarafından açılacak ‘Dayanışma Merkezi’ adlı ortak pavilyonu ziyaret etti.
Buradaki stantları gezen Emine Erdoğan, farkındalık oluşturmak üzere geliştirilen ‘Düşünce Taşı’ adlı bölümde plastik kirliliğiyle mücadele için taş attı. Ardından Emine Erdoğan, Bakan Yumaklı ile Azerbaycan’ın Shamaki Bölgesi’ne canlı bağlanarak, ağaç dikme kampanyasını başlattı.
‘SIFIR ATIK’ TEMALI ÜLKE STANDINI GEZDİ
Emine Erdoğan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın lider eşleri ve bakanlar Kurum ve Yumaklı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ‘Sıfır Atık’ temalı ülke pavilyonunu da gezdi. COP29 kapsamında hazırlanan ve ‘Sıfır Atık Projesi’nin detaylarının zengin içerikler ile anlatıldığı pavilyonda lider eşleri, özellikle ziyaretçiler için hazırlanan “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı okuyup, dijital olarak imzalanabilinen ekranları inceledi.
Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik gibi konulardaki çalışmalarının tanıtıldığı içeriklerin yer aldığı beş farklı led ekran ve dijital kioskların olduğu alanı gezen lider eşleri, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler ile nesli tükenmekte olan hayvanların dijital tanıtımlarının yapıldığı hologramlar hakkında da bilgi aldı. Hologramlarda turna, Anadolu parsı ve karakulak ile Eber sarısı, İtecik lalesi ve ters lale yer aldı.
Daha sonra Emine Erdoğan, lider eşleriyle tabandan tavana led ekranlarla çevrelenen ve insanlığın doğaya verdiği zararı ve bunların yarattığı sorunların soyut bir dille anlatıldığı, Türkiye’nin sıfır atık ve 2053 net sıfır emisyon hedeflerine vurgu yapılan ‘Sonsuzluk Odası’nı da gezerek, birlikte fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri Töreni’ne katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş törenin ardından STK temsilcileri ile bir araya geldi. İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda Burdurlu STK temsilcilerine hitap eden Numan Kurtulmuş Burdur’un tarımdan tarihi yapılarına, üniversitesine kadar önemli potansiyele sahip olduğunu belirterek sivil toplum kuruluşlarının halkın sesini siyasete yansıtabilecek güçlü çalışmalar içinde olması gerektiğini belirtti. Kurtulmuş “Anadolu coğrafyasının bugüne kadar sürekli birtakım türbülansların, mücadelelerin içinde olmuş, çok şükür bugüne kadar Türkiye güçlü bir ülke olarak varlığını sürdürmüştür. Bölgede özellikle bundan sonraki süreçte birtakım gelişmelerin ortaya çıkacağını, bu gelişmelerin artarak devam edeceğini ve hiç şüphesiz bu bölgede olan her bir gelişmenin doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’ye etkileyeceğini, etkilemekte olduğunu biliyoruz. Onun için öncelikle dünyadaki, bölgedeki gelişmelere hazırlıklı olmak, büyük devlet refleksiyle ve büyük millet refleksiyle bunlara karşı cevaplarımızı hazırlamamız, kendimizi güçlü şekilde tahkim etme mecburiyetimiz vardır. Her şeylerden önce bu bölgede güçlü şekilde ayakta durabilmenin ötesinde bizim koşmak mecburiyetimiz var. Bölge halkları Türkiye’nin güçlü bir liderliğine muhtaçtır. Bunu neredeyse gittiğimiz tüm uluslararası platformlarda açık açık yüzümüze söylüyorlar” dedi.
“Bir asır evvel ne oyunlar oynuyorlarsa şimdi de aynısını yapıyorlar”
“Bir asır evvel Osmanlı Cihan Devleti’nin dağılma sürecinde hangi oyunlar oynandıysa bugün de aynı oyunlar oynanıyor” diyen Kurtulmuş, “Kurdurulan terör örgütleriyle Osmanlı Cihan Devleti parçalanma sürecinin içerisine nasıl sürüklendiyse, bugün de aynı şekilde emperyalist güçler yıllardır bölgemizde ve Türkiye’de terör örgütlerine destek veriyorlar. Bu örgütlerin hepsinin silah destekleri, istihbarat destekleri, lojistik destekleri, siyasi destekleri kimler tarafından sağlanıyor. Bu büyük güçler, bu terör örgütlerinin arkasında durmasın inanın birkaç gün içerisinde yıkılır giderler. Afrika’da insanların içecek yarım bardak suyu yok. Yarım lokma ekmeği yok. Ellerinde on binlerce dolarlık ölüm makineleri var. Orada Boko Haram isimli örgüt kurduruyorlar. Başka uluslardaki örgütleri oraya taşıyorlar. Her ülke arasında terör örgütleri vasıtasıyla sınır ihtilafları çıkartarak birbirlerine düşman hale getiriyorlar. Bu oyunu bozmak zorundayız” ifadesinde bulundu.
“Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir”
“Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir” diyen Kurtulmuş, “Artık Allah’ın izniyle terörün sıfırlandığı, terörün artık sınırlarımız içerisinde hiçbir şekilde hüküm sürmediği bir Türkiye’yi kurmak mecburiyetindeyiz. Bunun için en büyük güvencemiz milletimizin birlik ve beraberlik ruhudur. Bu kadar çok uğraşmalarına, bu kadar çok fitne fesat çıkartmaya çalışmalarına rağmen, bu memlekette Türk’ün Kürt’le, Kürt’ün Türk’le bir problemi yoktur. Bu ülkede Alevi’yle Sünni arasındaki kadim dostluğu, kardeşliği bozacak hiçbir güç emeline ulaşamamıştır. Ne Alevi’nin Sünni’yle ne de Sünni’nin Alevi’yle bir problemi yoktur. Dolayısıyla bunu güçlü bir şekilde sağlayarak yolumuza devam edeceğiz. Siyasi görüşlerimiz, dünya görüşlerimiz, çözümlemelerimiz farklı olabilir. Türkiye’nin geleceğine yönelik tekliflerimiz farklı olabilir. Her birimizin durduğumuz noktada mezheplerimiz, meşreplerimiz, etnik kökenlerimiz farklı olabilir ama hep birlikte Türkiye’yi oluşturuyoruz ve hep birlikte 85 milyon büyük milletin fertleri olarak ay-yıldızlı bayrağın altında yaşıyoruz.” sözlerini sarf etti.
“Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir”
“Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş “Seçilmiş başbakanları dar ağacında asılmış bir milletin evlatlarıyız. 70 yıllık çok partili siyasi hayatımızda 5 defa darbe ve darbe teşebbüsleri ile yolu kesilmeye çalışılmış bir milletiz. Ama her darbe teşebbüsünden sonra millet yeniden milli idareye sahip çıkarak ortaya çıkmış ve kendi demokrasisini tahkim etmiştir. Bugün TBMM Başkanı olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki dünyanın temsil gücü en yüksek parlamentolarından birisi TBMM’dir. Dolayısıyla bizim demokrasimizi arttırmak, Türkiye demokrasisinin vasıflarını, kalitesini arttırmakta en önemli hedeflerimizden biridir.” dedi.
“Ekonomiyi güçlendirmek için özel sektörün önünü açmamız lazım”
Bir diğer önemli hedeflerinin Türkiye’nin ekonomik gücünün daha da ileriye götürülmesi olduğunu da söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bugün Türkiye çok şükür dünyanın alım gücü bakımından en büyük ekonomilerinden birisidir ama bu yetmez. İnşallah önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önde gelen ekonomilerden biri haline gelmesi için her türlü ekonomik gelişmenin önünü açmak, desteklemek, güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada devletin, kamunun kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluk bu alanlarda yapılacak olan işleri kolaylaştırmak, yatırımcıların özellikle özel sektörün önünü açmak ve çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kurulabilmesi için mücadele etmektir” ifadelerine yer verdi.
“İHA ve SİHA’larda dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz”
Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanındaki hamlelerinin dünyada ilgiyle ve dikkatle takip edildiğini dile getiren Kurtulmuş, “İHA ve SiHA’larda dünyadaki en önde gelen 2-3 ülkesinden birisiyiz. Türkiye’nin bugün helikopter motorunu tamamıyla yapabildiği, uçak motorunun da büyük kısmını yapabildiği Türkiye’nin önemli milli savunma araç ve gereçlerini üretebildiği bir nokta olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin sadece bu üretim kapasitesinin dışında bir de çok güçlü bir mühendislik ordusunun yetiştiğini iftihar ile söyleyebiliriz. Milli savunma sanayi sektöründe çalışan Türkiye’deki mühendislerin yaş ortalaması 33’dür. ABD’deki mühendislerin yaş ortalaması 50 küsurdur. Bundan sonra savunma sanayisinde Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek bir noktaya gelmişlerdir. Bakın, TUSAŞ’da 2 hafta önce yaşanan saldırılardan hemen sonra hastanelerde yaralılarımızı ziyaret ettik. Saldırılardan kurtulmuş, hastanede yatan insanlar, eli kolu sarılı, kafası gözü sarılı. O vaziyette ‘Kalkacağız, hemen işimizin başına gideceğiz ve daha güçlü bir şekilde üretmeye, daha güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.’ diyorlar. Allah’a şükür böylesine şuurlu bir şekilde var olan genç kadrolarımız, mühendis ve yönetici kadrolarımız var. Bu yüksek teknolojilerin sadece savunma alanında değil, her alanda fevkalade iyi yetişmiş gençlerimizin olduğunu gittiğimiz birçok kurumda görüyor ve bununla iftihar ediyoruz. Bundan 10 sene evvel, 20 sene evvel hayal zannettiğimiz alanlarda, Türkiye’nin yüksek teknolojililerle önünün hızla açılmaya başladığı, hakikaten tarihi bir fırsatın arifesinde olduğumuz açıktır. Dolayısıyla teknoloji alanında, sanayi alanındaki yatırımlarımızı güçlendirmeye, bu alanlarda gücümüzü artırmayı, ekonomik olarak Türkiye’nin daha güçlü bir ekonomi haline gelmesini temin edeceğiz” dedi.
“Dünyada artık tek güç yok birden fazla güç var”
Dünyanın yeni bir döneme girdiğini söyleyen Numan Kurtulmuş artık dünyada tek bir ülkenin hakim olduğu değil çok fazla ülkenin söz sahibi olduğu bir döneme girildiğini belirterek, “ABD’nin, 2022’nin yaz aylarında Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle birlikte dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açıldı. Nasıl Berlin duvarının yıkılması dünyada yeni bir dönemi başlattı, yani iki kutuplu bir sistemi sona erdirdiyse Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesiyle de Amerika’nın tek başına idare ettiğini zannettiği dünya sistemi çöktü. Şimdi yeni bir sistem, Amerika son zamanlarda ne yapacak? ‘Trump geldi şöyle mi böyle mi olur’ diye eteklerindeki pamukları dökmeye çalışıyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte dünya tek kutuplu bir dünya olmayacak. Bir tek ülkenin ya da bölgenin yönettiği dünya olmayacak. Dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor. Dünyanın her bölgesinde birden fazla gücün, etkisinin olduğu çok fazla güç denklemlerinin geçerli olduğu yeni bir döneme doğru gidiyoruz” dedi.
“Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor”
Bu süreçte Türkiye’nin hem bölgesinde hem yeryüzünde etkili bir siyasal güç olarak, etkili bir ülke olarak adından en çok bahsettirecek ülkelerden birisi olduğuna belirten Kurtulmuş, “Çok kutuplu dünya sisteminin içerisinde gücü hem Doğu hem Batı ile hem zengin hem gelişmekte olan ülkelerle hem Müslüman coğrafyasıyla hem diğer dünyanın bütün coğrafyasıyla Asya’sı, Afrika’sı, Latin Amerika’sı, Rusya’sı ile Çin’i ile Avrupa Birliği ile Amerika ile tüm dünya merkezleriyle bir tek eksek üzerinde ilişkilerimizi geliştireceğiz ve daha güçlü olacağız. Yıllardır ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor’ deniyor ya Türkiye’nin ekseni kaymıyor, Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. Bizim kendi milli eksenimizi tahkim etmek, milli menfaatlerimizi esas alan dış politikayı çok daha güçlü hale getirmek mecburiyetimiz var. Nasıl içerde dirliği birliği sağladıysak dışarda da inşallah yakın çevremizden başlayarak normalleşme süreçleri çerçevesinde bölgemizdeki ülkelerle olan sorunları da hızlı şekilde telafi edip, yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin güçlü olabilmesinin yolunun tek tek şehirlerin gücünden geçiyor. Ülkenin tüm şehirlerinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi gerekiyor” diye konuştu. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, COP29 kapsamında BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı unvanıyla COP29 Mavi Bölge’deki alanda BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü.
Görüşmede, Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Projesi’ne ilişkin çalışmalar başta olmak üzere iklim değişikliğiyle mücadele ve çevre konuları ele alındı.
Emine Erdoğan, görüşmede ayrıca, başkanlığını yürüttüğü BM Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu’nun çalışmaları hakkında da Guterres’e bilgi verdi.
Görüşmede Emine Erdoğan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘OY VERSİNLER YA DA VERMESİNLER ANTALYA’DA HİZMET FIRTINASI KOPARDIK’
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Serik ilçesi Belek bölgesindeki 5 yıldızlı bir otelde düzenlenen ve uluslararası sivil havacılık sektörünün bir araya gelerek yapay zeka ve havacılık alanındaki gelişmelerin konuşulduğu ‘AI In The Sky A Unified Approach With ICAO’ çalıştayından sonra Antalya Valiliği’ni ziyaret etti. Bakan Uraloğlu’na Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri Mustafa Köse, Atay Uslu ve AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin eşlik etti. Valilikte basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından Bakan Uraloğlu, AK Parti Antalya İl Başkanlığı’na geçti. Burada da basına kapalı partililerle bir araya gelen Uraloğlu, daha sonra Kızılkaya-Bozova- Korkuteli yolunun açılışına gitti.
Açılışta konuşan Bakan Uraloğlu, Antalya’nın turizm kentinin yanı sıra yatırımların da merkezi olduğunu söyledi. Seçimde partisinin belediye başkanlıklarının kaybedilmesine rağmen yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini belirten Uraloğlu, “Belediyeleri bizde olsun ya da olmasın. Antalya’yı her anlamda büyütmek ve geliştirmek için oy versin ya da vermesinler Antalya için projelerimizi sürdürdük sürdürmeye de devam edeceğiz” dedi.
Antalya’da yapılan hizmetleri de anlatan Uraloğlu şöyle konuştu:
“Antalya’da adeta hizmet fırtınası kopardık. 2002 yılından bu yana Antalya’nın ulaşım ve iletişim projelerine 190 milyar 500 milyon lira kaynak aktardık. 2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye 122 kilometre olan sıcak asfaltını ise 1022 kilometreye yükselttik. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Köprülü kavşakları bitirip ulaşıma açtık. Turizm cenneti beldelerin ulaşımını kolaylaştırdık. Bugün 41 milyar 600 milyon 23 ayrı karayolu projesinde de çalışmaya devam ediyoruz. 1 ay önce Antalya- Alanya otoyolu yapımını başlatan projenin sözleşmesini de yaptık. 84 kilometresi ana gövde 38 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere 122 kilometre uzunluğunda projelendirdik. Serik’ten itibaren Alanya’ya kadar 7 farklı seviyeli kavşak ve toplam 11 bin 300 metre uzunluğunda 8 tünel, 7 bin 30 metre uzunluğunda 19 viyadük inşa edeceğiz.”
Proje kapsamında trafiğin azalacağını ve bu nedenle turist ve vatandaşların da memnun olacağını belirten Bakan Uraloğlu, zamandan 6 milyar lira, akaryakıttan 600 milyon lira yıllık tasarruf gerçekleştirileceğini ifade etti.
Bakan Uraloğlu, açılışın ardından Antalya Havalimanı’ndaki genişleme çalışmalarını yerinde inceledi. Yeni VIP önünde açıklama yapan Bakan Uraloğlu, Antalya’nın Türkiye için parlayan bir yıldız olduğunu söyledi. Antalya Havalimanı’nın yetersiz olacağını daha önceden gördüklerini ve çalışmaları başlattığını belirten Bakan Uraloğlu, “927 milyon Avro’luk yani yaklaşık 1 milyar Avro’luk bir yatırım yapılıyor. 8,5 milyar Avro’luk kira bedeli sunulmuş olacak. 2,1 milyar Avro’luk kesimini de alıp hazineye peşin olarak 2022 yılında vermiştik” dedi.
Havalimanının sene sonunda tamamlanmış olacağını da kaydeden Bakan Uraloğlu, “93 bin metrekare olan dış hatları 231 bin metrekareye, 37 bin metrekare olan iç hatları da 75 bin metrekareye büyütmüş olacağız. 35 milyon olan terminal kapasitemizi 82 milyona çıkacağız. Bugün 35 milyonu aştık. Bu ihtiyaç zaten ortaya çıkmış durumda. Yüzde 90’ları geçtik birinci fazda. Sene sonunda inşaat bitmiş olacak ve önümüzdeki sene hizmete açılmış olacak” dedi.
Uçaklar için 20 köprü sayısını da artırdıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, “İç hatlarda 5, dış hatlarda 9 olmak üzere 14 köprü ilave ediyoruz. Çok daha hızlı ve pratik şekilde uçağa geçiş olacak. Yeni bir kule inşaatımız da olacak” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu açıklamanın ardından kentten ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GELEN TRENİ FARK ETMEDİ
Rusya’nın başkenti Moskova’nın kuzeyinde bulunan Sergiyev Posad kentinde geçtiğimiz 6 Kasım tarihinde kulaklıkla müzik dinleyerek hemzemin geçitten karşıdan karşıya geçen kız, gelen treni fark etmeyerek altında kaldı.
TRENİN ALTINDAN SAPASAĞLAM ÇIKTI
Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri yayınlanarak, kızın kazadan sağ kurtulduğu ve yara almadığı aktarıldı.
Rus demiryolları, bölge savcılığının kazayla ilgili soruşturma başlattığını belirterek, “Koruyucu melekleriniz yanınızda olsa da kulaklık ve benzeri araçlar bazen kötü yol arkadaşları olabilir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HAKAN SEKMEN KURTARILAMADI
İhbarın ardından 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri olay yerine geldi. Yaralılardan Erkan Sekmen Amerikan Hastanesi’ne kaldırılırken diğer yaralılar Bodrum Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Vücudunun büyük bölümünde yanıklar oluşan 2 çocuk babası Hakan Sekmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Ağır yaralanan Erkan Sekmen’in hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Öte yandan bölge sakinleri iki kardeş arasında daha önce de sık sık kavga çıktığını dile getirdiler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI GÜNDEMDE
Edinilen bilgilere göre, Bahçeli’nin açıklaması için AK Parti’de Erdoğan’ın katılımı ile henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadı. Ancak, parti yöneticileri ve milletvekilleri kendi aralarında Bahçeli’nin açıklamalarıyla ilgili görüşlerini dile getiriyor.
“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE SAYIMIZ YETMİYOR”
Türkiye gazetesinden yer alan habere göre AK Parti’de Bahçeli’nin açıklamaları konusunda “Mevcut durumda zaten bunun iki yolu var. Biri anayasa değişikliği, diğeri de Meclis’in seçim kararı alması. Anayasa değişikliğine sayımız yetmiyor, Meclis’in seçim kararı almasında da muhalefetin desteği gerekiyor. Anayasa ihtimali, Meclis’in seçim kararı alması ihtimalinden daha zor. Ancak Meclis’in seçim kararı alarak seçime gidilmesi formülü üzerinde durabiliriz.
“SEÇİMİ 2027’DE TARTIŞMAYA BAŞLAYABİLİRİZ”
Çünkü o gün geldiğinde, muhalefet ‘seçimden kaçıyor’ görüntüsü vermek istemez. Şu anda 2028’den önce bir seçim kesinlikle gündemde değil. Meclis’ten seçim kararı alınacaksa, bunu 2027’de tartışmaya başlayabiliriz” değerlendirmesi yapılıyor.
ERDOĞAN’IN BUGÜNE KADARKİ EN NET AÇIKLAMASI
Öte yandan “Rabb’im ömür milletimiz de onay verdikçe Türkiye’ye hizmete devam edeceğiz” diyerek Bahçeli’ye teşekkür eden Erdoğan’ın da üçüncü defa aday olmak istediğine yönelik bugüne kadarki ‘en net açıklama’ olarak nitelendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu çerçevede yunus ekiplerince hafta sonu yapılan uygulamalarda Ovaeymir Mahallesi’nde İ.K. isimli şahıstan 1 adet ruhsatsız tabanca ve 11 adet fişek, Ata Mahallesi’nde A.T. isimli şahıstan da 1 adet ruhsatsız tabanca ve 7 adet fişek ele geçirildi. Ayrıca hırsızlık, dolandırıcılık ve çeşitli suçlardan aranan 4 şahıs da yakalandı. Çestepe Mahallesi’nde ise durdurulan İ.Ş. isimli şüpheli şahısın üzerinde 2.90 gram metamfetamin olmak üzere toplam 7 şüpheli yakalandı. Yapılan 2 günlük çalışmalar kapsamında ise 1 adet çalıntı motosiklet yakalanarak sahibine teslim edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalaycıoğlu CHP’li vekile partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirilmesi ihtimaline karşılık CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağını sordu. Ali Mahir Başarır, bu konuda CHP yönetimi olarak yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirterek “Ekrem beyden kolay kolay vazgeçmeyiz” ifadelerini kullandı.
“VAZGEÇMEYİZ”
CHP’li Ali Mahir Başarır açıklamalarına şöyle devam etti: Öncelikle istinaf o cesareti gösterir mi bilemiyorum, göstermemesi en büyük muradım ve onlara önerim yapmayın bu kötülüğü bu ülkeye ama Yargıtay’dan bu karar mutlaka dönecektir. Ekrem beye bu cezayı veremeyecekler. O zaman ülkeye başka noktaya gider, olmaz. Kendisine bu yapıldı. Ne oldu? bir ay siyasi yasaklı kaldı ve ondan sonra siyasete döndü ve ülkeyi yönetti. Kendisine yapılan bu kötülüğü başkasına yapmayacaktır diye düşünüyorum, yapmamalı diye düşünüyorum. Çok üst düzey tepkiler olur. Büyük olaylar olur. Biz bunu kabullenemeyiz. Bizim için cinnet meselesi. 86 milyon için de böyle olmalı çünkü hukuki bir karar olmaz sipariş bir karar olur. Sipariş bir kararla Türkiye’nin bu kadar sevilen ve Cumhurbaşkanlığı adaylarından bir kişiye yasak koymak kabulleneceğimiz birşey değil. Yani bunlar kabullenmedi “Ekrem bey olmadı o olsun” demeyiz. bunu herkes bilsin. Yani Ekrem beyden kolay kolay vazgeçmeyiz. Bunu bilsin yani Tayyip bey. Bizim için çok kıymetli. Benim için zaten çok kıymetli birisi, değerli birisi. Ekrem İmamoğlu bizim için, parti için bir değer. Bunu hep söylüyorum. Akıllarından bile geçirmesinler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımı ile MHP Genel Merkezi önüne ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ nedeniyle ‘Biz kardeşiz’ temasıyla göknar, sedir ve ladin ağaçları dikildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılında başlattığı ’11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ kapsamında, MHP ‘Biz kardeşiz’ temasıyla ağaç dikme kampanyası başlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımı ile genel merkez önüne de 3 ağaç dikildi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, basın mensuplarına açıklama yaparak, “Çam ağacının 3 türü var. Eş kenar üçgen kenarları eşit açıları 60 derece olan üçgenlerdir. Önemlidir, toplum hayatında önemlidir. Göknar, Cumhurbaşkanlığı yürütmedir, yasama ‘mavi ladin’, bağımsız yargıyı ‘sedir’ olarak nitelendirebilirsiniz. Bu da devlet yapımıza uygun bir yaklaşımdır. Her şeyin bir anlamı vardır” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK ÜÇGENİNİN ALTINDA HUZUN İÇİNDE YAŞAMAK’
MHP’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin milli ağaçlandırma günü münasebetiyle, ‘Biz Kardeşiz Ağaçları’ genel merkezin önüne dikildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin köklü bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’ni kucaklayan anlayışı ifade etmesi bakımından, ‘göknar’ yürütmeyi, ‘sedir’ yargıyı, ‘ladin’ yasamayı tanımlamaktadır. Bahçeli’nin 1 Ekim’den sonra başlattığı sürecin ardından köknar, sedir, ladin eş kenar olması münasebetiyle vatanın hudutlarının tüm paydaşlarımızda herkese eşit eş kenar üçgenin iç açılarının 60 santimetre olarak bilinmesinde, tüm milletimizin eşit hak ve hürriyete sahip olunan Türk üçgenin altında huzur içinde yaşamak nitelendirilmesi yapıldı” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Derik ilçesinde terör saldırısında görevi başındayken şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, ölümünün 8’inci yıl dönümünde memleketi Sakarya’da kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Derik’te 8 yıl önce makamında uğradığı terör saldırısında şehit olan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk için Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki mezarı başında anma programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Sakarya Müftüsü Mehmet Aşık’ın duasının ardından şehit kaymakamın mezarına karanfil bırakıldı. Programa şehidin annesi Fatma Safitürk ve eşi Ayşegül Safitürk ile İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, İl Emniyet Müdürü Selçuk Doğuş, İl Jandarma Komutan Nejdet Karaca, ilçe protokolü ve Safitürk’ün yakınları katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile birlikte geldiği ziyarette Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından karşılandı. Kurtulmuş, ziyaretin ardından, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde yapılan Ege Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende, Vali Süleyman Elban, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da yer aldı. Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Üniversiteler Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan yerlerdir. Üniversitelerimiz Türkiye’nin gelişmesinin, kalkınmasının, daha ileriye gitmesinin, dünyayla yarışabilmesinin en önemli merkezlerinden birisidir. İzmir’de Ege Üniversitesi de gerçekten Türkiye’de bilim hayatının öncülerinden olmuş. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Nice zor, fırtınalı günleri geride bıraktık. Bu kadar zorluktan nasıl çıktık buraya geldik derseniz, üç anahtar kelimeyi ifade etmek isterim. Bunlardan biri milli birlik ve beraberliktir. Bir diğerinin demokratik uzlaşma kültürü olduğunu ifade etmek isterim. Bir diğeri ise kalkınmacılıktır. Türkiye en zor şartlarda bile hep karşısına bir hedef olarak ‘Kalkınmacılığı’ koymuştur” dedi.
Türkiye’nin bugün sahip olduğu muazzam potansiyeliyle, önünde kendisini bekleyen fevkalade imkan ve fırsatlarla yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili ülkelerden birisi olmaya aday olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bugün Türkiye’de 209 üniversitemiz var, 7,5 milyon evladımız bu üniversitelerde eğitim alıyor. Sayıları artık 10 binlerle ifade edilen bir öğretim üyesi kadrosuna sahibiz. Bu Türkiye için büyük bir gelişmedir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇOK KUTUPLULUĞUN NİMETLERİNDEN İSTİFADE EDECEĞİ DÖNEM OLACAK’
Türkiye’nin hava alanında bir tane araç üretemezken bugün milli savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Piyade tüfeğinin kurşununu üretemeyen bir Türkiye’den hayranlıkla izlendiği bir konuma gelinmiştir. Dolayısıyla bu kadar büyük imkan ve fırsatları olan Türkiye için önümüzdeki dönem, çok kutupluluğun nimetlerinden istifade edeceği bir dönem olacak. Bu süre içerisinde hem siyaset hem de akademi dünyamızın en önemli sorumluluklarından birisi yeni oluşacak dünya sisteminin insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde oluşması için fikir üretmek ve teklifleri ortaya sunmaktır. Bugün dünya, iklim değişikliklerinden çatışmalara, işgallere, küresel ölçekte dünyanın her tarafını ilgilendiren göçmen krizlerinden, yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına kadar, çok alanda, yoğun problemlerle boğuşmaktadır. Bu süreç içerisinde bütün sorunlarla ilgili küresel bir kurum mevcuttur. Dünyada açlığı, kıtlığı önlemek için FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) diye bir kuruluş vardır ama maalesef sadece kağıt üzerinde bir kuruluştur. Dünyada göçmen meselesini halletmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) diye bir kuruluş var ama bu kurum dünyadaki göçmen meselesini halledebilecek en ufak bir imkana sahip değildir. İklim krizleriyle ilgili anlaşmalar, organizasyonlar vardır ama hiçbir sorun neredeyse ele alınamamaktadır. Ayrıca dünyada barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler diye kocaman bir bina ve o Birleşmiş Milletler’in içerisinde muhteşem bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vardır. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çatışmayı önleyememektedir. Ayrıca bu çatışma bölgelerine gitsinler diye birtakım Birleşmiş Milletler Barış Gücü misyonları vardır. Bunların da çoğu hemen hemen işlevsiz, kontrolsüz bir hale gelmiştir. Uluslararası Adalet Divanı vardır. En son İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. Türkiye olarak biz de o davaya müdahiliz. Oradan İsrail aleyhine birtakım kararlar çıkmasına rağmen uygulanabildi mi? Bütün bu kurumların hemen hepsi maalesef uygulamalarında başarısız olan, işlevleri ortadan kalkmış birtakım kurumlar haline gelmiştir” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI KURUMLARIN BAŞARILI OLMALARI İÇİN MEŞRUİYET SAHİBİ OLMALARI GEREKİR’
Uluslararası kurumların başarılı bir şekilde devam edebilmeleri için üç tane temel şartı yerine getirmeleri gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bunlardan birincisi kendi alanlarında istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri. İkincisiyse meşruiyet sahibi olmalarıdır. Herkese eşit davranan, herkese karşı adil davranan bir meşruiyet içerisinde hareket etmeleridir. Üçüncüsüyse etki alanlarındaki insanlara, bütün insanlığa güvence sunabilmeleridir. Bu kurumlardan hangisi istikrarlıdır? Hangisinin meşruiyeti vardır? Hangisinin insanoğluna herhangi bir güvence verdiği görülmüştür? Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir. 7 Ekim’de İsrail’in yoğun saldırılarından sonra, 14-15 uluslararası toplantıya katıldım. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; başlangıçta ülkelerin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrail’i savunurken; şimdi bu soykırım, bu insanlık suçları, bardağı taşırmış olan bu katliamlar hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanımız bütün bunları uluslararası platformlarda söylerken belki çok fazla taraftar bulmuyordu ama 14 ay sonunda geldiğimiz noktada bizim açıktan söylediklerimiz karşısında takdirlerini ve tebriklerini ifade ediyorlar.”
‘HAKLININ HAKKININ ALINDIĞI BİR BAKIŞ AÇISININ ORTAYA KONULMASI LAZIM’
Katıldığı uluslararası bir oturuma değinen Kurtulmuş, “İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının konuşulma hakkı gelmiştir’ dedim. Ancak Türkiye’nin temsilcisi bunu söyleyebilir. Ancak böylesine büyük bir antiemperyalist mücadelenin içinden geçen bir milletin evladı bunu söyleyebilir. Çoğu bizatihi toplandıktan sonra geldiler, tebrik ettiler. Dünyada yeni bir sistemin kurulmasının vakti gelmiştir. Türkiye öncü olacak ülkelerden birisidir. Türkiye’nin siyaseti ve akademisi bu konuda hayati tarihi rolü oynayacak. Yeni bir dünya sistemi kurulacaksa dört tane temel noktayı ifade etmek istiyorum. Yeni bir dünya kurulacaksa şu andaki sistemin en temel yanılgılarından birisi olan güçlünün hakkını almak üzere kurulmuş olan bu uluslararası sistemin kodlarından mutlaka uzaklaşmak hatta bu konuları tamamen silmek, haklının hakkının alındığı ve teslim edildiği bir bakış açısının ortaya konulması lazım. Filistinlilere İsraillilerin yapmış olduğunun milyonda birini Filistin yapsaydı bütün dünya başlarına yıkılırdı. Çünkü öteki adamın İsrail hükümetine destekleri vardı. Gazze’de çok insan öldü. Hepimiz her gün seyrettiklerimizde, duyduklarımızda, haber aldıklarımızda kahroluyoruz. Artık sözün bittiği yer. Bugünkü küresel sistemin ikinci temel yanılgısı, dünya sistemini kuranlar sadece dünyayı değil bütün kainatı babalarının malı gibi görürler” dedi.
‘DÜNYA HİÇ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR’
‘Dünya hiç kimsenin, hiçbir milletin, hiçbir siyasetin, hiçbir ülkenin babasının malı değildir’ diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Dünya 8 milyar insanın ortak yeridir. Bize de mülk olarak verilmiş değil, mirasçı olarak devredilmiştir. İklim anlaşmalarından sonuç çıkmamasının temel nedenlerinden birisi budur. İklim sözleşmeleri üzerinden birtakım siyasi manevra yapanların önce şunun hesabını vermesi lazım. ‘Kalkınma’ adı altında dünyanın bütün imkanlarını sömürmek isteyen bu zihniyetin büyük payı vardır. Üçüncü temel meseleyse insanlar arasında bir eşitsizlik anlayışı söz konusudur. Irk ayrımcılığı, göçmen karşıtlığı ve bugün İsrail’in yaptığı saldırıların arkasındaki temel mesele insanlar arasında hiyerarşidir. Kendilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci, üçüncü sınıf görüyorlar. Yeni sistemden bahsedeceksek insanların yaradılışta eşitliği prensibini içselleştirmiş anlayışı ortaya koymak zorundayız. Yeni sistemin dördüncü temel ilkesi ise milletlerin, devletlerin egemenlikte eşitlik prensibi olmasıdır. Bir Afrika’daki ufak bir devletin herhangi bir Batılı ülkeden, egemenlik bakımından bir farkı yoktur, olmamalıdır. Hiçbir devlet bir diğerinden üstün değildir. Biz farklı bir milletiz. Hiçbir zaman emperyalizmin boyunluğuna girmedik. Şu İzmir’den düşmanı nasıl denize attığımızı, hangi yoğunluklarla attığımızı dün gibi hatırlıyoruz. Bu Anadolu topraklarına girdiğimizden bu yana hangi büyük güçlerle de mücadeleler verdiğimizi biliyoruz. Hiçbir zaman köleleştirilmedik. Hiçbir zaman emperyalizmin çizmesi altında kalmadık. Hiçbir zaman bu milletin asli evlatlarından başka kimseden ise emir almadık.”
‘SAĞLIK KONUSUNDA AR-GE MUTFAĞI OLMAK İSTİYORUZ’
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Ege Üniversitesi’nin 70’inci yılında sağlık temalı logomuzu da sizinle paylaşıyorum. Sağlık konusunda Ar-Ge mutfağı olmak istiyoruz. Köklü üniversitemizi ulusal ve uluslararası arenada hak ettiğimiz noktaya taşıma hedefiyle attığımız tüm adımlar sizlerle daha güçlenmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İzmir Valiliği’ni ziyaret etti. Burada polis tören mangası tarafından karşılanan TBMM Başkanı Kurtulmuş’a, İzmir Valisi Süleyman Elban eşlik etti. Valilik şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, daha sonrada İzmir İktisat Kongresi Binası’na geçerek sivil toplum buluşmasına katıldı.
Siyasette çok önem verdikleri alanlardan birisinin de sivil toplumlar olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Sivil toplum; milletin gönüllü olarak organize olduğu, belli alanlarda odaklanarak, o odaklandıkları alanlarda kamunun dışında milletin menfaatlerine uygun bir şekilde faaliyet icra ettikleri alandır. Siyasetin ne kadar güçlü olduğunun önemli göstergelerinden birisi de sivil toplumun gücüdür. Sivil toplum ne kadar güçlüyse milletin siyaset mekanizmasına olan desteği ve katkısı da o kadar güçlüdür. Tarihsel olarak Cumhuriyet’imizin 2. asrını idrak ediyoruz. Bu sene Cumhuriyet’in 101. yılını kutladık. Bu 2. asrın ilk yıl dönümü demek. Önümüzde uzun bir süre var. Geçtiğimiz bir asırın içerisinde nice zorluklar ve güçlüklerle ülkemiz büyük bir mesafe kat etti. Geldiğimiz nokta hiç de küçümsenmeyecek bir noktadır. Bugün Türkiye, kendi adından dünyanın dört bir tarafında söz ettiren, sözünün kıymetinin arttığı bir ülke haline gelmiştir; ancak bizim milletimizin bir temel özelliği var. Hiçbir zaman önündeki mevcut durumla yetinmez. Mutlaka önüne yeni hedefler koyar. O hedeflere ulaşabilmek için imkanlarını seferber eder ve her hedefi gerçekleştirerek hep daha ileriye gider. Bizim de önümüzdeki hedefimiz Cumhuriyet’in ikinci asrını, dünyada birçok yerde çok daha etkili bir Türkiye haline gelmek. Bilimde, sanatta, sporda, sanayide, teknolojide, uluslararası ilişkilerde, bölgesel denklemlerde çok daha güçlü bir hale gelebilmek. Türkiye Yüzyılı dediğimiz yeni dönemin kapılarını sonuna kadar açmaktır. Herkesin elindeki imkanları sonuna kadar ve ortak hedefler, milli hedefler doğrultusunda kullanabilmesi lazım. Türkiye yüzyılından kastımız tek cümle; sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye demektir” açıklamalarında bulundu.
“Sivil toplumun güçlü olması, sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır”
Bir ülkenin sözünün güçlü olması için önce millet-devlet kaynaşmasının gerçekleşmesi, devletin bütün kurumlarıyla birlikte etkin kurumsal bir kapasiteye, güçlü bir ekonomiye, güçlü bir bilim hayatına sahip olması, sanayi ve teknoloji alanında da dünya milletleriyle rekabet edebilecek bir güce ulaşabilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Sivil toplumun da güçlü olması sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır. Dosta güven düşmana korku salacak bir Türkiye. Bunu sadece savunma sanayi olarak söylemiyoruz. Dostlarımızın başarımızı gördükçe sevindiği, düşmanlarımızın görünce çekindiği bir Türkiye kurmak önümüzdeki yüzyılın asıl hedefidir. Güveni ve istikrarı sağlayarak yolumuza devam edersek, Türkiye bu hedeflerini gerçekleştirecektir. Fikirlerimiz, dünya görüşümüz, siyasetimiz farklı olsa da hepimizin aynı istikamete yürümeliyiz. Bu ülkenin daha güçlü olması için mücadele etmeli ve ülkeyi kalkındırmak için gayretli olmalıyız.”
“Yeni dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir”
Önümüzdeki dönemin dünyada yeni gelişmeleri yaşayacağımız bir dönem olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, artık eskisi gibi sadece bir ülke ya da güç merkezinin söylediği istikamette dünyadaki gelişmelerin olmayacağını ifade etti. Sözlerini sürdüren Kurtulmuş, şunları aktardı:
“Dünya çok kutuplu düzene gidiyor ve artık dünyanın her yerinde farklı güç merkezlerinin ortaya çıkacağı gelişmeyi yaşayacağız. Bu dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir. Hem nüfusu hem ekonomik potansiyeli hem okuma yazma oranı hem jeostratejik önemi itibariyle dünyanın neredeyse tam merkezinde olan bir ülkedir. Kuzeyle de batıyla da doğuyla da güneyle de iletişim kurabilen ender ülkelerden birisidir. Ukrayna ile Rusya arasında devam eden gerilim ve çatışma döneminde neredeyse dünyada her iki tarafta görüşebilen tek ülke Türkiye oldu. Bizim en temel özelliklerimiz, karşılıklı rıza ve müzakere ile işlerin çözülmesi için diplomasi masasını sürekli açık tutmaktır. En zor konularda bile karşılıklı müzakere ile çözülmesinden başka yolu yoktur. Türkiye kendi milli eksenini takip ederek önümüzdeki dönemde karşımıza çıkacak fırsatları değerlendirecektir.”
“Türkiye’nin bir tane eksen vardır, o da kendi milli eksenidir”
“Türkiye ne zaman tam bağımsızlık yolunda adım atsa, kendi milli menfaatleri önceleyen süreç içine girse ve bazı oluşumlara karşı şahsiyetli duruşunu ortaya koysa, birileri ‘Türkiye’nin eksenini kaydırıyorsunuz’ diyor” diye konuşan Kurtulmuş, “Türkiye ekseni ne Doğu ne Batı’dır, Türkiye’nin bir tane eksen vardır o da kendi milli eksenidir. Bu milli ekseni takip ederken Avrupa ile de Amerika ile de doğu ile de batı ile de Müslüman dünyası ile de Hıristiyan dünyası ile de görüşeceğiz, müzakere edeceğiz alışverişimiz olacak. Bizim birisine dost olmamız için başkasına düşman olmamıza gerek yok. Tek önceliğimiz ülkemizin menfaatidir. Türkiye önümüzdeki dönemde çok daha güçlü olarak yoluna devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
“Filistin meselesi bugün başlamadı”
Orta Doğu coğrafyasında yaşananların bir tesadüf olmadığına işaret eden Kurtulmuş, ” İsrail’in saldırıları arkasında yatan husus, Filistin meselesi bugün başlamadı. 1917’de Osmanlı, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kaldığında İngiliz manda yönetiminin oraya gelmesiyle başladı. Önce o coğrafyada Yahudi yerleşim alanlarını açmaya ve eşzamanlı terör örgütünü kurarak İsrail’in kuruluşunu hazırladılar, bu oyunun birinci perdesiydi. İkinci perde ise ABD’nin Irak’ı işgali işe başladı. Sonra bu coğrafyada iki fay hattı üzerinden ülkeleri paramparça etmeye başladılar; birisi ırkçılık, diğeri mezhep. Irak, Suriye, YemenLibya parçalandı, Mısır yönetilemez hale geldi. Hepsi bir şekilde siyasi türbülansın içine sokuldu. Bu kadar parçalanmaya çalışan bu coğrafyada istikrar adası olarak Türkiye bu günlere kadar geldi ve çok daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir” açıklamalarına yer verdi.
“Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı düşmanlığı yoktur, ispatı da İzmir’dir”
Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle kendi içimizi düzenlememiz, memleketimize ayrılık meselesini tamamıyla kenarı bırakmamız ve özellikle terör örgütleri vasıtasıyla hizaya sokulmaya çalışılan bu coğrafyaya inat terörün sıfırlandığı bir Türkiye’yi oluşturmak mecburiyetindeyiz. 40 yılı aşkın süredir bu memlekette etnik fitneyi oluşturmaya, ayrılıkçı siyaseti terör örgütleri marifetiyle kökleştirmeye çalışmalarına rağmen bu memlekette Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı en ufak düşmanlığı yoktur, bunun ispatı da İzmir şehrinin kendisidir.”
“Türkiye’nin teknolojide ilerleyebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız”
Güçlü ve büyük Türkiye etrafında buluşmaktan başka çarenin olmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Karşımızdaki emperyal planın, böl-parçala-iradesiz hale getir ve yönet şeklindeki tecelli ettiğini gördükten sonra bizim büyük bir imparatorluk birikimine sahip millet olarak başak yolu tercih etmemiz düşünülemez. Obamızı düzenleyeceğiz, farklılıklarımız zenginlik olarak görüp yolumuza devam edeceğiz. Demokrasimizi, fikir özgürlüklerini geliştireceğiz, Türkiye’deki güçlü siyaset mekanizmalarını daha güçlü hale getireceğiz. Türkiye’nin sanayileşmesi, teknolojide ileriye gidebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız. Devlet ve millet olarak el ele mücadeleyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
“Bazen STK gücü hükümetlerin gücünden daha etkilidir”
“Yüksek teknoloji ve yüksek teknolojilere dayalı Savunma Sanayi başta olmak üzere her alanda daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” diye konuşan Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:
“Üniversitelerimizin daha güçlü hale gelmesi için hep beraber gayret edeceğiz. Bu ülkenin gençlerinin milli ve manevi değerler ekseninde daha güçlü gençler olması için gayret sarf edeceğiz. Bu fırsatların varlığı bizi çok daha dikkatli, birlik beraberlik içinde olmaya itiyor. Yardımlaşarak, birbirimize destek olarak yolumuza devam edeceğiz. Gönümüz arzu eder ki sivil toplum kuruluşlarımız kendi alanında ana akım olsun. Türkiye’nin hatta dünyanın en iyisi olsun. Bazen STK gücü hükümetlerin, devletin gücünden daha etkilidir. Devlet olarak bizim vazifemiz de sizlere, insanlığa ve ülkemize yapacağınız desteklere de sizlere yardımcı olmaktır.”
“Sivil toplumun en güçlü olduğu şehir İzmir”
İzmir Valisi Süleyman Elban ise Türkiye’de sivil toplumun en güçlü olduğu şehrin İzmir olduğunu belirterek, “Bu şehrin birçok özelliği var. Burası kurtuluşun, kuruluşun şehri. Özellikle kurtuluş mücadelesinde kahramanlıklarıyla destanlaşmış bir şehir ama bu şehir sivil toplum Türkiye’nin birçok yerinde göremeyeceğin kadar güçlü. Her birisi kurulduğu ve amaç edildiği tüzüklerinde belirtilen hedeflerine ulaşmak için samimi olarak gayret ederek kendilerinden ve enerjilerinden feragat ediyor” diye belirtti.
Programa ayrıca; önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, partililer ve sivil toplum kuruluşları katıldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP merkezli 9 ilde, polisin düzenlediği operasyonda 6 farklı ülkedeki 7 firmayı 74 milyon TL dolandırdıkları suçlamasıyla gözaltına alınan 19 şüpheliden 11’i tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 6 farklı ülkeden 7 firmanın internet üzerinden dolandırıldıklarını belirterek şikayette bulunmaları üzerine çalışma başlattı. Ekipler, çalışma sonrası 6 farklı ülkedeki firmaları 74 milyon TL dolandıranların kimliklerini belirleyerek, 5 Kasım’da 9 farklı ildeki 19 şüphelinin adreslerine eş zamanlı operasyon düzenledi. Özel harekat ekiplerinin de katıldığı operasyonlarda 19 şüpheli gözaltına alınırken, yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile çek ve doküman ele geçirildi. Operasyon kapsamında ayrıca şüphelilere ait 40 milyon TL değerindeki taşınır ve taşınmazlara da el konuldu.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11’i tutuklanırken, 8’i ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Haber: Hasan KIRMIZITAŞ – Kamera: GAZİANTEP – DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FİDANLAR TOPRAKLA BULUŞTU
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında, İzmir’de 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süre ağaçların yanarak yok olduğu Karşıyaka’da Seyir Terası Bölgesi’ndeki fidan dikim etkinliğine katıldı. Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de her yaz mevsiminde çıkan orman yangınlarının sadece ağaçların ya da birtakım canlıların yanmasına değil, halkın ciğerlerinin de yanmasına neden olduğunu söyleyerek, “Dünyadaki mevsimlere göre farklı bölgelerde yoğun orman yangınlarıyla karşılaşıyoruz. Çünkü insan hatalarıyla olan yangınlar bir yana, esas itibarıyla iklim krizi, kuraklık ve aşırı sıcaklık yüzünden çok sayıda orman yangınına şahit oluyoruz. Türkiye’de yaşanan yangınların yüzde 90’ından fazlası, insan hatalarından oluyor. Herkesin çevreye duyarlı hale getirilmesi, bu yangınları önlemek açısından çok değerli. Yeni neslin ağaçları cansız nesne şeklinde görerek değil de her birisine sevgi ve şefkatle yaklaşan nesiller olarak yetişmelerini sağlamalıyız” dedi.
‘YERYÜZÜ BABAMIZIN MALI DEĞİLDİR’
Orman yangınlarından korunmanın yolunun önce eğitimden başladığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bugün gençlerimizi bir araya getirmiş olmak önemli bir derstir. Türkiye esasında su bakımından zengin olan bir yer değildir. Uyanık olmalı, son yıllarda artan orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi her yıl biraz daha arttırarak devam ettirmeliyiz. Hem kurumsal kapasitemizi arttırıyoruz hem araç-gereçlerimizi arttırıyoruz. Ormancı kardeşlerin eğitimlerini profesyonel hale getiriyoruz. Önce koruyup sonra yeşillendirip mevcut olana da gözümüzün içi gibi bakmalıyız. Atalarımız bize hayatla haşır neşir olmayı öğretti. Hepimizin büyükleri fidan dikmiş, ağaç yetiştirmiştir. Kültürümüzde dikili ağacı olmamak bir eksikliktir. Genç nesillere dikili ağacı olmanın kainatla, evrenle barışık olmanın da bir göstergesi olduğunu öğretmemiz lazım. İnsanoğlunun modern çağlardaki en büyük yanılgısı emrine amade kılınan dünyanın ve kainatın zenginliklerini hemen şimdi bitirerek, bunu imkan olarak görmesidir. Babasının mülkü gibi görüp, bunu sınırsız bir iştahla gelir elde etmek için kullanmasıdır” ifadelerini kullandı.
‘YOLA DEVAM EDECEĞİZ’
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın birçok yerinde ormanların açılarak oraların birtakım rant yerleri haline getirildiğini biliyoruz. Sanayileşmeyle birlikte nehirlerin zehir akar hale geldiğini biliyoruz. Başta Amazon ormanları olmak üzere dünyanın birçok yerinde kainatın en önemli varlıklarının nasıl talan edildiğini biliyoruz. Dolayısıyla insanoğlunun önce bu yanılgıdan kurtulması lazım. Yeryüzü bizim babamızın malı değildir. Bizim üzerimize düşen, gördüğümüz şeyi kendi malımız gibi almak, onu mülk edinmek değildir. Yeryüzünün bize miras bırakıldığını ve bunu en iyi şekilde devretmemiz gerektiğini nesillerimize öğretmeliyiz. Dünyanın kendi babasının malıymış gibi olduğunu düşünenlerin dünyaya vereceği hiçbir şey yoktur. Onlar sadece tahribattır, sadece dünya nimetlerinin talan edilmesidir. Başta orman varlıklarımızı arttırarak, koruyarak, bilinçlendirmeye devam ederek yola devam edeceğiz. Hz. Peygamber’in bize öğrettiği şey, ‘Kıyametin koptuğunu duysanız elinizdeki fidanı dikin’. Bu sözüyle ‘Yeryüzünde bizden sonra yaşayacak olanların hakkını verin’ demek istiyor.”
‘BU ALANA 1 MİLYON 100 BİN FİDAN DİKİLECEK’
İzmir Valisi Süleyman Elban da Karşıyaka’da 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süren yangınının orman teşkilatı ve tüm kurumların katkısıyla söndürüldüğünü belirterek, “Yangın, bu yoğun ve fedakar çalışmalarla, 80 kilometrenin üzerine çıkan rüzgar şartlarına rağmen, insanüstü bir çabayla kısa sürede söndürüldü. Orman yangını sırasında ve söndükten hemen sonra bu alanın her metrekaresinin ağaçlandırılacağını söyledik. Ayın 18’inde orman yangını bittikten 10 gün sonra 28 Ağustos’ta alanda temizlik ve ağaçlandırma çalışması ile ilgili hazırlıklara başladık” dedi.
Bu sahada hazırlıkların tamamlandığını söyleyen Vali Elban, şöyle devam etti:
“Mart 2025’e kadar bu alana 1 milyon 100 bin fidan ve 8 ton tohum atarak 2 bin 900 hektarlık yangından etkilenen alandaki 1580 hektarlık orman alanını yeniden ayağa kaldıracağız. 1320 hektarlık alandaki yerleşim yeri ve mera dışında kalan orman olmayan yerleri de ağaçlandıracağız. Dolayısıyla daha fazla ağaca kavuşturacağız. Bu alanın birkaç sene sonra yemyeşil orman olduğunu hep birlikte nefes olduğunu göreceğiz. Bu yaz dönemi ilimiz genelinde yangından etkilenen tüm alanda ağaçlandırma çalışmaları başladı.”
Eski Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir MilletvekiliMehmet Kasapoğlu da hem bugün hem yarınlar için fidanların toprakla buluşturulacağını dile getirerek, “Toprak, su, canlı bir mirasın ötesinde birer emanettir. Çevre dostu, ağaç dostu bir neslin yetişmesi için güçlü çalışmalarımızı birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kurtulmuş ve protokol üyeleri alana fidan dikti.
Nevra UÇKAÇ/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, farklı suçlardan arananların yakalanması için kent genelinde 4- 10 Kasım’da çalışma yapıldı.
Çalışmada, aralarında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 5 yıl hapis cezası bulunan 2 kişinin de olduğu 34 kişi yakalandı.
Yakalananlardan 20’si emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı, 14 kişi ise sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi 2024 Yılı Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç başkanlığında, Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan Büyükkılıç, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 86’ncı yıl dönümü dolayısıyla rahmetle, saygıyla andıklarını ifade etti. Mecliste 41 asıl, 48 ek olmak üzere toplam 89 gündem maddesi meclis üyelerince müzakere edilerek, karara bağlandı.
Başakpınar Mahallesi’nin futbol sahası çimleri yenileniyor
Mecliste, Talas İlçesi Başakpınar Mahallesi Okul Sokak adresinde yer alan futbol sahasının çimlerinin sentetik çim ile değiştirilmesi işi hususunda Kayseri Valiliği tarafından Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ödenek aktarılması için Kayseri Valiliği ile protokol imzalamaya Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya Genel Sekreter Av. Hüseyin Beyhan’a yetki verilmesi talebi görüşüldü.
Talep, meclis üyelerince oy birliği ile kabul edilirken, Başkan Büyükkılıç, “Sayın Valimize ve kıymetli ekibine teşekkür ediyoruz. Yapılacak protokol doğrultusunda Başakpınar bölgemizde önemli tesisin sahası yenilenecek. Talas Belediyemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“İnşallah yıl sonu hedefimiz var”
Kayseri Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut, Rüzgar Enerjisi Santrali projesi ile ilgili son durumu paylaşarak, “RES ile tüm temellerimiz bitti, sadece montaj aşamamız kaldı. Yakın zamanda türbinlerimiz burada olacak. İnşallah yılsonu hedefimiz var. Yılsonuna 21 megavatlık 3 türbinimizi döndürmeye gayretimiz var. O da Kayseri Ulaşım A.Ş.’nin tüm enerji ihtiyacını karşılıyor, üstüne bir misli daha enerji üretiyor. Ciddi bir tesis” diye konuştu.
3 ilçeye ek bütçe
Büyükşehir Meclisi’nde ayrıca Kocasinan Belediyesi’ne 175 milyon TL, Hacılar Belediyesi’ne 100 milyon TL ve Sarız Belediyesi’ne ise 5 milyon TL ek bütçesi verilmesi kararı, oy birliği ile kabul edildi.
“Sahabiye’mizde son noktaya gelindi”
Meclis üyeleri, Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi II. Uygulama etabı yapım işlerinin 6306 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kat karşılığı yöntemi ile yaptırılması hususunda Kayseri Büyükşehir Belediyesi, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Kayseri İmar ve İnşaat Ticaret A.Ş. ile ortak protokol imzalanması için Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya görevlendireceği bir kişiye yetki verilmesi talebini görüştü. Başkan Büyükkılıç, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bakanımıza teşekkür ediyorum. Sahabiye’nin bu projesi ile ilgili Emlak Konut ile bizi eşleştirmek suretiyle gerekli kararlar alındı, Sahabiye’mizde son noktaya gelindi” ifadelerini kullandı. Talep, meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi.
Kayseri’de manda varlığının ıslahı amacıyla Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği üyelerine yüzde 50 hibeli 100 adet damızlık erkek manda dağıtımı yapılması için Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Kayseri İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği arasında yapılacak olan Ortak İş Birliği Protokolünü imzalamak üzere Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya görevlendireceği kişiye yetki verilmesi talebi de görüşüldü. Talep, oy birliği ile kabul edildi.
Gündem maddeleri ile ilgili meclis üyelerinin görüşlerinin alındığı meclis toplantısının ardından, Başkan Büyükkılıç, mecliste alınan kararların hayırlı olması temennisinde bulundu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Yenimahalle ilçesinde, alacak tartışmasında Hasan Hüseyin Y.’nin tabanca ile vurduğu Ahmet İ. hayatını kaybetti, Fatih T. yaralandı.
Olay, saat 13.00 sıralarında Yenimahalle ilçesi Turgut Özal Mahallesindeki plazada meydana geldi. Ahmet İ. ve Fatih T., aralarında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunan Hasan Hüseyin Y.’nin plazadaki ofisine gitti. Burada taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Hasan Hüseyin Y., Ahmet İ.’nin üzerindeki tabancayı alarak ateş etti. Ahmet İ. ve Fatih T., kanlar içinde yere yığılırken, Hasan Hüseyin Y. kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ahmet İ.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Fatih T. ilk müdahalesinden sonra Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Olay yerine gelen Ahmet İ.’nin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Yapılan incelemeden sonra Ahmet İ.’nin cesedi Ankara Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bey, Yeşilyurt, Yeşilyuva Mahalleri ve bir gezici olmak üzere Seyhan Belediyesi tarafından hizmete açılan kent lokantaları yurttaşlara ekonomik, sağlıklı ve lezzetli yemekler sunmaya devam ediyor. 3 çeşit yemeğin 50 liraya satıldığı kent lokantaları, oldukça rağbet görüyor. Aynı zamanda hiç ödeme yapamayacak durumda olan vatandaşlar için de “Askıda Yemek” uygulaması çare oluyor. Geçen hafta Yeşilyurt Kent Lokantası’nın coşkulu açılış töreninde “Askıda Yemek” uygulamasına bağış yapan iş insanları Mehmet İzlemek, Nadir Vurankaya, Ali Refah Keskin, Onur Aktakaş ve Mustafa Göregen’e plaket takdim edildi. Törende sırasında kent lokantasına bağış yapan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı da katılımcılardan alkış aldı.
“Askıda Yemek” uygulaması
Kent lokantalarının Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin markası haline geldiğini belirten Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, ” Kent yoksulluğunun giderek derinleştiği ülkemizde, sosyal politikalarımızla yoksulluğa çare olmaya çalışıyoruz. Seyhan Kent lokantalarımızda 50 lira karşılığında 3 çeşit yemeği hem ekonomik hem de sağlıklı bir şekilde sunarak vatandaşlarımızın evlerine sıcak yemek götürmelerini sağlıyoruz. Toplumun bütün kesimlerinin yoksullaştığı bu dönemde, kentimizde yaşayan herkes kent lokantalarımızdaki bu imkandan faydalanabiliyor. “Askıda Yemek” uygulamamızla hiç ödeme yapamayacak durumda olan vatandaşlarımız ile insan onuruna yaraşır şekilde dayanışma gösteriyoruz” dedi.
Dayanışma gösteren bağışçılara teşekkür
Ekonomik durumu iyi olan vatandaşların kent lokantalarındaki “Askıda Yemek” uygulamasına katkı sağlayarak dayanışma ve eşitlik anlayışına destek olduklarını ifade eden Başkan Tekin, “Bu kapsamda geçtiğimiz hafta Yeşilyurt Kent Lokantamızın açılışında “Askıda Yemek” uygulamamıza destek veren değerli iş insanlarına teşekkür plaketlerini takdim etmiştik. Bu vesileyle dayanışma gösteren Değerli Yüreğir Belediye Başkanımız Ali Demirçalı’ ya ve değerli iş insanlarına tekrar teşekkür ederken, ekonomik durumu iyi olan herkesi “Askıda Yemek” uygulamamıza destek olmaya çağırıyorum. Elbette asıl çözümün bu yoksulluğun ve yoksunluğun bitirilmesi olduğunu biliyoruz. Bunu da birlik içinde, omuz omuza vererek, dayanışmayla başarabiliriz” diye konuştu. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile birlikte geldiği ziyarette Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından karşılandı. Kurtulmuş, ziyaretin ardından, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde yapılan Ege Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende, Vali Süleyman Elban, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da yer aldı. Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Üniversiteler Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan yerlerdir. Üniversitelerimiz Türkiye’nin gelişmesinin, kalkınmasının, daha ileriye gitmesinin, dünyayla yarışabilmesinin en önemli merkezlerinden birisidir. İzmir’de Ege Üniversitesi de gerçekten Türkiye’de bilim hayatının öncülerinden olmuş. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Nice zor, fırtınalı günleri geride bıraktık. Bu kadar zorluktan nasıl çıktık buraya geldik derseniz, üç anahtar kelimeyi ifade etmek isterim. Bunlardan biri milli birlik ve beraberliktir. Bir diğerinin demokratik uzlaşma kültürü olduğunu ifade etmek isterim. Bir diğeri ise kalkınmacılıktır. Türkiye en zor şartlarda bile hep karşısına bir hedef olarak ‘Kalkınmacılığı’ koymuştur” dedi. Türkiye’nin bugün sahip olduğu muazzam potansiyeliyle, önünde kendisini bekleyen fevkalade imkan ve fırsatlarla yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili ülkelerden birisi olmaya aday olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bugün Türkiye’de 209 üniversitemiz var, 7,5 milyon evladımız bu üniversitelerde eğitim alıyor. Sayıları artık 10 binlerle ifade edilen bir öğretim üyesi kadrosuna sahibiz. Bu Türkiye için büyük bir gelişmedir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇOK KUTUPLULUĞUN NİMETLERİNDEN İSTİFADE EDECEĞİ DÖNEM OLACAK’
Türkiye’nin hava alanında bir tane araç üretemezken bugün milli savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Piyade tüfeğinin kurşununu üretemeyen bir Türkiye’den hayranlıkla izlendiği bir konuma gelinmiştir. Dolayısıyla bu kadar büyük imkan ve fırsatları olan Türkiye için önümüzdeki dönem, çok kutupluluğun nimetlerinden istifade edeceği bir dönem olacak. Bu süre içerisinde hem siyaset hem de akademi dünyamızın en önemli sorumluluklarından birisi yeni oluşacak dünya sisteminin insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde oluşması için fikir üretmek ve teklifleri ortaya sunmaktır. Bugün dünya, iklim değişikliklerinden çatışmalara, işgallere, küresel ölçekte dünyanın her tarafını ilgilendiren göçmen krizlerinden, yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına kadar, çok alanda, yoğun problemlerle boğuşmaktadır. Bu süreç içerisinde bütün sorunlarla ilgili küresel bir kurum mevcuttur. Dünyada açlığı, kıtlığı önlemek için FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) diye bir kuruluş vardır ama maalesef sadece kağıt üzerinde bir kuruluştur. Dünyada göçmen meselesini halletmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) diye bir kuruluş var ama bu kurum dünyadaki göçmen meselesini halledebilecek en ufak bir imkana sahip değildir. İklim krizleriyle ilgili anlaşmalar, organizasyonlar vardır ama hiçbir sorun neredeyse ele alınamamaktadır. Ayrıca dünyada barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler diye kocaman bir bina ve o Birleşmiş Milletler’in içerisinde muhteşem bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vardır. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çatışmayı önleyememektedir. Ayrıca bu çatışma bölgelerine gitsinler diye birtakım Birleşmiş Milletler Barış Gücü misyonları vardır. Bunların da çoğu hemen hemen işlevsiz, kontrolsüz bir hale gelmiştir. Uluslararası Adalet Divanı vardır. En son İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. Türkiye olarak biz de o davaya müdahiliz. Oradan İsrail aleyhine birtakım kararlar çıkmasına rağmen uygulanabildi mi? Bütün bu kurumların hemen hepsi maalesef uygulamalarında başarısız olan, işlevleri ortadan kalkmış birtakım kurumlar haline gelmiştir” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI KURUMLARIN BAŞARILI OLMALARI İÇİN MEŞRUİYET SAHİBİ OLMALARI GEREKİR’
Uluslararası kurumların başarılı bir şekilde devam edebilmeleri için üç tane temel şartı yerine getirmeleri gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Bunlardan birincisi kendi alanlarında istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri. İkincisiyse meşruiyet sahibi olmalarıdır. Herkese eşit davranan, herkese karşı adil davranan bir meşruiyet içerisinde hareket etmeleridir. Üçüncüsüyse etki alanlarındaki insanlara, bütün insanlığa güvence sunabilmeleridir. Bu kurumlardan hangisi istikrarlıdır? Hangisinin meşruiyeti vardır? Hangisinin insanoğluna herhangi bir güvence verdiği görülmüştür? Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir. 7 Ekim’de İsrail’in yoğun saldırılarından sonra, 14-15 uluslararası toplantıya katıldım. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; başlangıçta ülkelerin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrail’i savunurken; şimdi bu soykırım, bu insanlık suçları, bardağı taşırmış olan bu katliamlar hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanımız bütün bunları uluslararası platformlarda söylerken belki çok fazla taraftar bulmuyordu ama 14 ay sonunda geldiğimiz noktada bizim açıktan söylediklerimiz karşısında takdirlerini ve tebriklerini ifade ediyorlar.”
‘HAKLININ HAKKININ ALINDIĞI BİR BAKIŞ AÇISININ ORTAYA KONULMASI LAZIM’
Katıldığı uluslararası bir oturuma değinen Kurtulmuş, “İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının konuşulma hakkı gelmiştir’ dedim. Ancak Türkiye’nin temsilcisi bunu söyleyebilir. Ancak böylesine büyük bir antiemperyalist mücadelenin içinden geçen bir milletin evladı bunu söyleyebilir. Çoğu bizatihi toplandıktan sonra geldiler, tebrik ettiler. Dünyada yeni bir sistemin kurulmasının vakti gelmiştir. Türkiye öncü olacak ülkelerden birisidir. Türkiye’nin siyaseti ve akademisi bu konuda hayati tarihi rolü oynayacak. Yeni bir dünya sistemi kurulacaksa dört tane temel noktayı ifade etmek istiyorum. Yeni bir dünya kurulacaksa şu andaki sistemin en temel yanılgılarından birisi olan güçlünün hakkını almak üzere kurulmuş olan bu uluslararası sistemin kodlarından mutlaka uzaklaşmak hatta bu konuları tamamen silmek, haklının hakkının alındığı ve teslim edildiği bir bakış açısının ortaya konulması lazım. Filistinlilere İsraillilerin yapmış olduğunun milyonda birini Filistin yapsaydı bütün dünya başlarına yıkılırdı. Çünkü öteki adamın İsrail hükümetine destekleri vardı. Gazze’de çok insan öldü. Hepimiz her gün seyrettiklerimizde, duyduklarımızda, haber aldıklarımızda kahroluyoruz. Artık sözün bittiği yer. Bugünkü küresel sistemin ikinci temel yanılgısı, dünya sistemini kuranlar sadece dünyayı değil bütün kainatı babalarının malı gibi görürler” dedi.
‘DÜNYA HİÇ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR’
‘Dünya hiç kimsenin, hiçbir milletin, hiçbir siyasetin, hiçbir ülkenin babasının malı değildir’ diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Dünya 8 milyar insanın ortak yeridir. Bize de mülk olarak verilmiş değil, mirasçı olarak devredilmiştir. İklim anlaşmalarından sonuç çıkmamasının temel nedenlerinden birisi budur. İklim sözleşmeleri üzerinden birtakım siyasi manevra yapanların önce şunun hesabını vermesi lazım. ‘Kalkınma’ adı altında dünyanın bütün imkanlarını sömürmek isteyen bu zihniyetin büyük payı vardır. Üçüncü temel meseleyse insanlar arasında bir eşitsizlik anlayışı söz konusudur. Irk ayrımcılığı, göçmen karşıtlığı ve bugün İsrail’in yaptığı saldırıların arkasındaki temel mesele insanlar arasında hiyerarşidir. Kendilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci, üçüncü sınıf görüyorlar. Yeni sistemden bahsedeceksek insanların yaradılışta eşitliği prensibini içselleştirmiş anlayışı ortaya koymak zorundayız. Yeni sistemin dördüncü temel ilkesi ise milletlerin, devletlerin egemenlikte eşitlik prensibi olmasıdır. Bir Afrika’daki ufak bir devletin herhangi bir Batılı ülkeden, egemenlik bakımından bir farkı yoktur, olmamalıdır. Hiçbir devlet bir diğerinden üstün değildir. Biz farklı bir milletiz. Hiçbir zaman emperyalizmin boyunluğuna girmedik. Şu İzmir’den düşmanı nasıl denize attığımızı, hangi yoğunluklarla attığımızı dün gibi hatırlıyoruz. Bu Anadolu topraklarına girdiğimizden bu yana hangi büyük güçlerle de mücadeleler verdiğimizi biliyoruz. Hiçbir zaman köleleştirilmedik. Hiçbir zaman emperyalizmin çizmesi altında kalmadık. Hiçbir zaman bu milletin asli evlatlarından başka kimseden ise emir almadık.”
‘SAĞLIK KONUSUNDA AR-GE MUTFAĞI OLMAK İSTİYORUZ’
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Ege Üniversitesi’nin 70’inci yılında sağlık temalı logomuzu da sizinle paylaşıyorum. Sağlık konusunda Ar-Ge mutfağı olmak istiyoruz. Köklü üniversitemizi ulusal ve uluslararası arenada hak ettiğimiz noktaya taşıma hedefiyle attığımız tüm adımlar sizlerle daha güçlenmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir’de Kılıçözü Sanayi Sitesi yakınlarında dün gece iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de ağır yaralandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, silahlı kavga sonucunda M.İ.’yi öldüren ve R.Ö.’yü ağır yaralayan U.K., M.K., İ.Y. ve H.O. isimli şüphelileri kısa sürede yakaladı. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan zanlılar, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 11 Kasım (Xinhua) — Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, eski bir Çin şiirinden o ünlü dizeyi alıntılayarak, “Gerçek dostlar aralarındaki mesafe ne olursa olsun her zaman birbirlerine yakın hissederler” dedi. Xi, bu ifadeyi ülkesinin Latin Amerika ve Karayipler’deki ülkelerle ilişkilerini tanımlamak için kullandı.
Xi, Peru’yu Çin’in Pasifik ötesindeki komşusu olarak tanımlıyor. İki ülke arasında binlerce mil mesafe olsa da bu ayın sonunda açılması planlanan liman bu “komşuluk ilişkilerini” daha da artıracak.
Peru’nun başkenti Lima’nın yaklaşık 78 kilometre kuzeyinde yer alan Chancay, doğal bir derin su limanı olarak dikkat çekiyor. Faaliyete geçtiğinde okyanuslara açılan önemli bir kapı ve Güney Pasifik’te önemli bir merkez haline gelecek olan liman, Şili, Ekvador, Kolombiya, Brezilya ve Paraguay gibi ülkelerden gelen kargonun yeniden dağıtılmasını sağlayacak. Ayrıca liman sayesinde Güney Amerika ve Asya arasındaki deniz kargo süresi 45 günden 23 güne inerek yarı yarıya azalacak.
Chancay Limanı, Xi’nin belirleyici rol oynadığı Çin-Peru ortak işbirliğinin öne çıkan projelerinden biri. Haziran ayında Beijing’e yaptığı ziyaret sırasında Peru Devlet Başkanı Dina Boluarte ile gerçekleştirdiği görüşmede Xi, limanın zamanında tamamlanması ve Çin ile Latin Amerika arasında yeni bir kara-deniz koridoru haline getirilmesi için ortak çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.
Xi, Perulu mevkidaşına, “‘Chancay’den Shanghai’a’, Peru’da slogan haline gelmiş durumda ve iki ülke arasında karşılıklı fayda sağlayan işbirliğinin parlak geleceğine işaret ediyor” dedi.
Chancay ve Shanghai’ın şaşırtıcı derecede birbirine benzeyen İspanyolca telaffuzları, bazılarının kafalarını karıştırsa da Chancay’ın gelecekte Peru’nun Shanghai’ına dönüşebileceğini umut eden Peru halkı, bu sloganı tutkuyla benimsiyor.
Kuşak ve Yol işbirliği projesinin amiral gemisi konumunda olan liman, sadece iki ülke arasındaki ticareti artırmakla kalmayacak, aynı zamanda kıta içi ve ötesinde bağlantılılığı da güçlendirecek.
Çin ve Latin Amerika son on yılda Cumhurbaşkanı Xi tarafından önerilen Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında ortaklar haline geldi. Şimdiye kadar bölgedeki 22 ülke, Çin ile inisiyatife yönelik işbirliği belgeleri imzaladı. Bu işbirlikleri sonucunda Brezilya’daki Belo Monte Hidroelektrik Santrali ultra yüksek gerilim iletim hattı, Arjantin’deki Belgrano Cargas demiryolu ve Jamaika Kuzey-Güney Otoyolu gibi ortaklaşa projeler inşa edildi.
Xi, “Çin ve Latin Amerika’nın güçlü ekonomik tamamlayıcı yönleri var. Kalkınma stratejileri de karşılıklı olarak uyumlu ve işbirliğini güçlendirmek için doğal avantajlara sahipler” dedi.
Çin, 2012 yılından bu yana Latin Amerika’nın en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda. İki taraf arasındaki ticaret, 2022 yılında önceki yıla göre yüzde 7,7 artarak 485,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu tarafından kısa süre önce yayımlanan rapora göre Çin, bu yıl bölgenin en hızlı büyüyen ihracat pazarı olacak.
Chancay Limanı ile birlikte Çin ve Latin Amerika arasındaki ticaretin daha da artması bekleniyor. Chancay Mega Liman Projesi Müdür Yardımcısı David Gamero, “Chancay Limanı, Peru’nun deniz yoluyla nakliye verimliliğini artırmasına ve Asya ile ticari işbirliğini derinleştirmesine yardımcı olacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜRESEL Güney olarak ifade edilen, uluslararası ilişkilerde söz sahibi ve gelişmekte olan ülkelerin bir araya geldiği zirve, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde başladı. 11-13 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyon Küresel Güney’in medya alanında gelişiminin ve dönüşümünün tartışılmasına zemin hazırlıyor.
41 ÜLKE, 307 KATILIMCI
Asya kıtası dışında ilk defa düzenlenen ‘Global South Media and Think Tank Summit’ 41 ülkeden 300’ü aşkın medya mensubu, yönetici, diplomat ve hükümetlerin iletişim sorumlularını bir araya getiriyor. Rusya’dan Endonezya’ya; Arjantin’den Güney Afrika’ya kadar geniş yelpazede katılımcıya ev sahipliği yapan Sao Paulo Zirvesi’ne Türkiye’den DHA ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi ve Ankara Küresel Danışmanlık Grubu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı davet edildi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin global alanda söz sahibi haber ajanslarından Xinhua’nın desteğiyle geçekleştirilen zirvede İngilizcenin yanı sıra Portekizce, Çince, İspanyolca, Fransızca, Rusça ve Arapça simultane çeviriler yapılıyor.
KÜRESEL GÜNEY MEDYASININ GELİŞİMİ DESTEKLENİYOR
Globalleşen dünyada yeni iletişim teknolojilerinin etkisi, gelişmekte olan ülkelerin çok dilli tarafsız yayın yapabilmesi, doğu habere ulaşım, haber alma özgürlüğünün sınırlarının belirlenmesi, dünyadaki gelişmelerin Küresel Güney ülkeleri tarafından haberleştirme süreçlerinin reflekslerinin geliştirilmesi ve benzer başlıklarda 32 oturumun yapılacağı zirve Xinhua Genel Müdürü Fu Hua ve Brezilya İletişim Bakanı Jean Lima’nın ortak açılış konuşmasıyla başladı. Zirve, açılış konuşmalarının da özetiyle Küresel Güney’in medya alanında kuvvet kazanmasını ve dünya basınında söz sahibi olabilmek için hangi adımların atılıp atılmamasının gerektiğinin bir think-tank zemininde münazara edilmesini amaçlıyor.
3 GÜN SÜRECEK
11-13 Kasım tarihleri arasında devam edecek olan Küresel Güney Medya Zirvesi, 46 konuşmacıya ev sahipliği yapacak. Bir sonraki ev sahibi ülkenin hangisi olacağının da ortak kararla alınacağı organizasyonda gün boyu paneller düzenlenecek. Zirvenin yarınki konu başlıklarını ‘Yeni Çağ’da Karşılıklı İş birliği ve Fayda’, ‘Medeniyetler Arasında Haber Paylaşımı Konusunda Açıklık ve Kapsayıcılık’, ‘Dezenformasyonla Mücadelede Ortaklaşa Çözümler ve Doğru Habere Teşvik’ oluşturacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret düzenlediği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirve Toplantısı’na katıldı. Zirvede hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in Gazze ve diğer Filistin topraklarında gerçekleştirdiği katliamlarda bugüne kadar yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 50 bin Filistinli şehit oldu. Şehitlerimiz arasında siyasetçiler, direniş önderleri ve Hamas’ın siyasi kanadında ateşkes ve barış için gayret gösteren kardeşlerimiz bulunuyor” dedi.
Konuşmasında şehitlere rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu hükümeti bir yandan İran’a yönelik askeri gerilimi tırmandırırken diğer yandan Lübnan’a saldırılarını sürdürüyor. İsrail insani yardımların dahi Gazze’ye ulaştırılmasına tahammül edemiyor, sevk edilen yardım malzemelerini aylardır Mısır’da bekletiyor. Bir yandan acil ateşkes sağlanmasına odaklanırken diğer yandan Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması konusunda acil çözüm yolları bulmamız şarttır. Türkiye bugüne kadar Gazze’ye 84 bin tondan fazla yardım malzemesi göndermiştir. Engellemeler kalktığında çok daha fazlasını göndermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.
“İsrail’in amacı Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir”
“İsrail Parlamentosu geçtiğimiz günlerde BM yardım kuruluşu UNRWA’yı yasaklamak suretiyle iki devletli çözümü ortadan kaldırmayı, Filistinli mültecilerin ana vatanlarına dönüşüne engel olmayı amaçlamaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in amacı Gazze’ye yerleşmek, Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria’daki Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir. Adım adım buraya doğru gidiş söz konusudur, buna engel olmalıyız. Bir avuç batılı ülke İsrail’e askeri, siyasi, ekonomik ve moral açıdan her türlü desteği verirken Müslüman ülkelerin tepki göstermekte yetersiz kalması maalesef sahadaki durumun buraya gelmesine yol açmıştır. Uluslararası hukuk ve BM şartı temelinde Filistin’de soykırım suçu işleyenlere özellikle zorlayıcı tedbirler alınması için girişimlerimizi eş güdümlü halinde sürdürmemiz fevkalade önemlidir. Aramızdaki görüş ve tutum farklılıklarının ortak davalarımızda bize ayak bağı olmasına izin veremeyiz. Filistinli kardeşlerimizin de kendi içlerinde milli birlik sağlayabilmelerini gönülden arzu ediyoruz. Bunu da ayrıca teşvik ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“İslam ülkeleri olarak İsrail’e karşı atılabilecek adımlara öncülük etmeliyiz. Her şeyden önce İsrail’e silah ambargosu uygulanması, İsrail ile ticaretin sonlandırılması ve İsrail’in saldırganlığı sona ermedikçe uluslararası alanda tecrit edilmesi son derece mühimdir. İsrail’e silah satışının durdurulması aralarında Güvenlik Konseyi’nin daimi 2 üyesinin de bulunduğu girişimimize 52 ülke ve iki uluslararası teşkilat destek vermiştir. Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı nezdinde açılan davaya teşkilat üyeleri başta olmak üzere azami sayıda ülkenin müdahil olmasını teşvik etmeliyiz. Türkiye olarak İsrail’e yönelik ticari kısıtlamaları yürürlüğe koyduk. Netanyahu hükümetine Filistin topraklarını işgalinin maliyeti olduğunu hissettirecek somut ve gerçekçi tüm önerileri hayata geçirmeye hazırız. BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanı’nın istişari kararının hayata geçirilmesine ilişkin Filistin kararını 18 Eylül’de kabul etti. Bunun uygulanmasını yakından takip etmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Mevcut İsrail hükümetinin rızasını aramak suretiyle iki devletli bir çözüme ulaşmanın imkansızlığını hepimiz görüyoruz. Bu şartlar altında daha fazla ülkenin Filistin devletini tanımasını teşvik etmeliyiz. Nitekim 7 Ekim’den bu yana 9 ülke daha Filistin’i tanıdı. Güvenlik Konseyi’ndeki direncin de aşılarak Filistin devletinin BM üyesi olduğu günleri göreceğimize inanıyorum. İki devletli çözümü ilerletmek için 30- 31 Ekim tarihlerinde Riyad’da düzenlenen Uluslararası İttifak Toplantısı’na 90’dan fazla ülkenin katılması ümit vericidir. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi’nin Filistin meselesinde tek ses ve tek yürek olduğunu tüm dünyaya göstermesini Rabbimden niyaz ediyor, alınacak kararların tüm ülkeler tarafından takip edilmesini ümit ediyorum” – RİYAD
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Bodrum açıklarında fiber tekne içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Gemisi tarafından hareketli fiber tekne durdurularak içerisindeki 4 düzensiz göçmen ile beraberinde 3 çocuk yakalandı. Tekne içerisindeki 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi de gözaltına alındı. Yine aynı gün içerisinde meydana gelen bir diğer düzensiz göçmen olayında ise Sahil Güvenlik Mobil Radarı tarafından tespit edilen hareketli lastik bot, Sahil Güvenlik Botları tarafından durduruldu. Bot içerisindeki 4’ü çocuk 26 düzensiz göçmen yakalandı. Botta bulunan 1 kişi göçmenlerin yasadışı yollardan Yunan adalarına geçişini organize ettiği gerekçesiyle gözaltına altına alındı. Yakalanan toplam 33 düzensiz göçmen Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi. 2 olayda gözaltına alınan 3 şüpheliyle ilgili adli işlemlere başlandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SBB Meclisi Kasım Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan başkanlığında yapıldı. Melis Toplantı Salonu’nda 7’si gündem dışı olmak üzere toplam 64 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda Başkan Doğan, önemli açıklamalarda bulundu.
“1,5 milyar dolarlık ihracat ile Samsun’un büyümesi dar kapsamlı olacaktır”
İhracat rakamlarını artırmak için çalışmalara hız verdiklerini belirten Başkan Doğan, ” Türkiye Yüzyılı’nda Samsun’umuzun da parlayan bir yıldız olması için hep beraber koşturuyoruz. Yeni OSB kıyı kenar çizgisi işinde ve diğer işlerde milletvekillerimizin Meclis’te oluşturdukları birlik ve beraberlikle işlerimiz hızlı bir şekilde yürüyor. OSB’lerdeki Samsun dışından gelecek yatırımlar konusunda önümüzdeki günlerde ilginin ve sayının arttığını hep birlikte yaşayacağız. Bugün 1,5 milyar dolar ihracat rakamındaki Samsun’un büyümesi, gelişmesi maalesef çok dar kapsamlı olarak yürümekte. İhracat rakamlarını arttırabilecek, sanayi rakamlarını yukarıya taşıyacak firmalarla Samsun, 4-5 milyar dolar ihracat rakamlarını bulduğunda şehrin gelişmesi, turizmi, milli gelirden aldığı pay, belediye mali bütçeleri, güçleri ve kuvvetleri paralel bir şekilde artacaktır. İnşallah şehrimizi bu duruma hazır hale getirmek için bir gayret göstermek durumundayız. Havza OSB ilçe ve çevresine, Tekkeköy OSB’leri çevresine önemli bir istihdam ve yerleşim imkanı da sağlamış olacaktır. Bu nedenle planlamalarımızı, kentsel dönüşüm ihtiyaçlarımızı bu kapsamda değerlendirmek durumundayız” ifadelerini kullandı.
Gülsan ve Eski Sanayi Sitesi’nin akıbeti
Gülsan ve Eski Sanayi Siteleri hakkında bilgi veren Başkan Halit Doğan, “Gülsan Sanayi Sitesi ve Eski Sanayi Sitesi olan bölgelerle alakalı kentsel dönüşüm modeli ile yolumuza devam etmekle alakalı gündem maddesi de bu ay görüşülecek. Komisyonda konu etraflıca tartışılacak. Bu şekilde bir modelle hem AVM arkasındaki bölgenin TOKİ’lere olan kısmının hem Gülsan’daki bazı şikayetleri olan vatandaşlarımızın da şikayetlerinin de ortadan kaldırılması adına hem oralardaki yaşam alanlarıyla biraz daha Doğu Park ile bağlanan, 24 saat yaşamın olduğu bir alanı da inşallah hep beraber ortaya çıkarmış olacağız. Hem kentsel dönüşümü hem Gülsan Sanayi Sitesi ile alakalı yapacağımız işlerle ilgili gündem maddeleri komisyonlarda değerlendirilecektir” diye konuştu.
“Sanki bakım merkezimizde 3 bin hayvan varmış gibi bir yaygara koparıldı”
Hayvan rehabilitasyon merkezi hakkında sosyal medyada çıkan iddialara da cevap veren Başkan Doğan, “Hayvan barınağımızla alakalı birkaç gün önce sosyal medyada oluşan bir durum oldu. Merkezin önünde de eylem yapanlar oldu. Arkadaşlarımıza da dedik, içeri alın ve gezsinler talimatını verdik. Tüm meclis üyeleri de istedikleri saatte istedikleri yeri gezebilirler. Samsun’un geçici bakım merkezi Türkiye’nin bu konudaki en örnek merkezlerinden bir tanesidir. Bu kadar marka bir yerimiz varken bunun adının farklı şekillerde kullanılıyor olmasına hep beraber karşı çıkmamız lazım. Beni herkesin tanıdığı sanatçılardan da arayanlar oldu. Onlara da istedikleri saatte Samsun’a gelerek bana haber vermeden merkezi gezebileceklerini söyledim. Barınağı gezdikten sonra eksiklerimizi de söyleyebilirler. Sanki bakım merkezimizde 3 bin hayvan varmış gibi bir yaygara koparıldı. Sayımız bin 700 civarında. Kapasitemiz 3 bin civarında. İlçe belediyelerinin getirdiği hayvanları ameliyat, kısırlaştırma gibi operasyonlarda tüm desteği vermeye gayret ediyoruz. En sonunda eylem yapan dernek 30 hayvanı sahiplenmek istedi. 30 tane hayvanı kulak küpeleri ile bile zimmetleyerek sahiplendirdik. Belli günlerde hayvanları gezdirmek, yasaklı ırkları gezdirmek istediklerini söylediler. Onlara da izin verdik. Hayvanları da gezdirebiliyorlar. Şehirde saldırganlığından insanların endişe ettiği hayvanları toplayan belediyelerimizden hayvanları alıyoruz. Misafir ediyoruz. Barınakta çalışan tüm arkadaşlar, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes var orada. 1 tane hayvan öldürsek şimdiye kadar dünya gündeminde olurduk. Kesinlikle böyle bir şeyin içerisinde olmamız mümkün değil. Onların yaşam hakkına en az onlar kadar hassasiyet gösteriyorum. Barınak çalışanları da bu hassasiyetimi bilirler” şeklinde konuştu.
Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki dükkanlar
Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki dükkanların son durumuna da değinen Doğan şunları söyledi:
“Toybelen’de SBB olarak aldığımız 501 adet dükkan vardı. Bunları ödüyoruz ama kalan borcumuza TEFE-TÜFE oranında sürekli fark geldiği için yani seçimden sonra 400 milyon TL ödedik. Bu kadar borç ödememize rağmen 2 miyar TL’lik borç devam ediyordu. Hem buradaki dükkanları kentsel dönüşüm amacıyla kullanılmasını sağlamak hem de bu dükkanları biz de alsak vatandaşa satmış olacağız. TOKİ’nin şartları vatandaş için daha iyi olabilir düşüncesiyle Murat Kurum Bakanımızla konuştuk, kendisi yardımcı oldu. Ödediğimiz para kadarını SBB olarak satın aldık. Tapu işlemleri yapılıyor. Geri kalanlarıyla alakalı bir protokolle vazgeçme yaptık. Dükkanlar tekrar TOKİ’ye bırakılmış oldu. Gülsan Sanayi Sitesi’nde de orada dükkanı olup aynı zamanda esnaflık yapanlara Toybelen Sanayi Sitesi’nden 1,6 milyon TL gibi rakamlara dükkanlar verildi. Bu dükkanı alan vatandaşlar ödemelerini yüzde 10 peşinatla verdiler, yukarıya taşındıktan sonra da taksitleri başlamış olacak. Söyleşmeleri sabitti. Orada kamulaştırma yaptığımız, dükkanını kiraya veren kendisi kullanmayan kişilerin Toybelen’den dükkan alamadığı için bir mağduriyetleri söz konusu. Emlak Konut ve TOKİ’ye devrettiğimiz dükkanları yeniden orada dükkanı olanlarla bir pazarlık konusu yapacağız. Dolayısıyla Toybelen’den dükkan alma şanslarını da sağlamış olacağız. Bu yüzden oradaki kamulaştırma işlerini kentsel dönüşüm işlemine dönüştürmek durumundayız. Şartları da komisyonda görüşülür. Alanın da yaşaması için bir kısmı ticaret olur içerisinde. Alanın tümüyle ticaret olması gibi bir durum söz konusu olmaz. Yoğunluğu düşük bir imar çalışmamız olacaktır.”
64 maddenin tamamı kabul edilerek gündeme alınırken, hafta içi komisyonlarda görüşülecek maddeler, son meclis toplantısında karara bağlanacak. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göç ve Diaspora Vakfı tarafından Fatih’te bir otelde düzenlenen basın toplantısında “Türkiye Göçmen Hareketliliği Raporu” açıklandı.
Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Recep Seyyar, hazırladıkları raporun sonuçlarına göre, Türkiye’de göçle ilgili oluşturulmuş algıların yanlış bilgiye dayandığını söyledi.
Türkiye’nin dünyanın mülteci toplanma alanı olmadığını belirten Seyyar, “Türkiye’de sığınmacı varlığı yoğunluklu olarak var. Suriyeliler ana gündemimizi oluşturuyor.” dedi.
Sığınmacıların bir ülkeye savaş, ağır insan hakları ihlali ve benzeri sebeplerle geldiğini aktaran Seyyar, “Türkiye Göçmen Hareketliliği Raporu”nda yer alan yabancı uyruklu düzenli göçmen verileri ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’ye gelen giden yabancı uyruklu düzenli göçmen verilerinin yer aldığı bir grafikte, 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelen düzenli göçmen sayılarında ciddi bir düşüş olduğu görülmekte. Türkiye’den ayrılan göçmen sayılarında da ciddi bir artış görülmekte. Daha önce Türkiye’ye yerleşmiş, bu ülkede yaşamak isteyen, düzenli bir şekilde hukuki, hukukun kendisine tanımladığı statüler ile burada bulunmak isteyen insanlar da artık Türkiye’den ayrılmakta.”
Uluslararası göç verileri üzerinden raporu değerlendiren Seyyar, “Türkiye, göçmen sayısı itibarıyla dünyada 12. ülke. En çok göçmeni barındıran ülke biz değiliz. 2021 yılı itibarıyla son 3 yıldır Türkiye’ye artık Suriyeli akını yok. Suriyelilere geçici koruma kimliği vermeyi durdurduk. Dolayısıyla 2021 yılından beri sığınmacı gelmemesine, gönüllü geri dönüş süreciyle 500 binden fazla Suriyelinin geri dönmüş olmasına rağmen, hala sığınmacı nüfusunda biz 2. sıradayız ama dünya göçmen varlığında 12. sıradayız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye 2021 yılı itibariyle sığınmacı akını durdu
Vakfın “Türkiye Göç Hareketliliği Raporu”nda (2016-2023), Türkiye’nin sığınmacı sayısı bakımından dünyada 2. sırada olduğu ancak 2021 itibariyle sığınmacı akınının durduğu belirtiliyor. Türkiye’deki esas sorunun yeni sığınmacıların gelişi değil, 12 yıl önce sığınmacı olarak gelenlerin hala bu statüde kalmaya devam etmesi olduğu vurgulanan raporda, göçmen nüfusunun ülke nüfusuna oranının yüzde 7 olduğu, bu oranla dünya sıralamasında 102. sırada bulunduğu ve genel göçmen nüfusu bakımından ise dünyada 12. sırada yer aldığı bildirildi.
Türkiye’de eğitim sistemine dahil edilen sığınmacı gençlerin, eğitimlerini tamamladıktan sonra başka ülkelere göç etmeleri nedeniyle büyük bir kayıp yaşandığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin eğitim süreçlerinde destek verdiği bu gençlerin, tam üretim çağında Batılı ülkeler tarafından “nitelikli göçmen” olarak kabul edilerek devşirilmesinin Türkiye için ciddi bir kayıp olduğu vurgulandı.
Bu duruma karşı çözüm olarak, eğitim süreçlerini tamamlayarak dil yeterliliği sağlayan gençlerin Türkiye’de kalıcı bir statü elde etmeleri öneriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Slovakya’nın başkenti Bratislava’daki Gopass Arena’da başantrenör Ekrem Memnun yönetiminde karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren ay-yıldızlılar, idmanda şut ve taktik çalıştı.
Antrenmanın ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan milli oyuncu Meltem Yıldızhan, Slovakya’yı ilk maçta mağlup ederek önemli bir avantaj elde ettiklerini belirterek, “Yarın oynayacağımız maça konsantreyiz. Slovakya maçını kazanmak bizim için önemli. Kazanırsak büyük ihtimalle gruptan birinci çıkacağız. Kazandığımız Romanya maçı da çok keyifliydi. Orada da çok iyi mücadele ettik. ” ifadelerini kullandı.
Genç bir kadroya sahip olduklarını dile getiren Meltem, “Enerjimiz yüksek. Bu enerjiyi sahaya yansıtmak istiyoruz. Yarın bizim için çok önemli. Kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Maç maç gittiklerini belirten Meltem Yıldızhan, “Ay-yıldızlı bayrağı yükseğe taşımamız gerektiğinin farkındayız. İlk olarak Slovakya maçını geçmek istiyoruz. Sonra da Avrupa Şampiyonası’na katılıp yolumuza devam etmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında sahasında Trabzonspor’u 3-1 mağlup eden Çaykur Rizespor’da Teknik Direktör İlhan Palut maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Palut, maçlara nazaran mücadele gücü daha yüksek bir Rizespor seyrettiklerinin belirterek, “Aslında iki takım da pozitif periyotlardan çıkarak bu maça gelmedi. Hem Trabzonspor hem biz aslında çok da istediğimiz sonuçları alamadığımız periyotlar yaşıyoruz. Bugünkü maçı iki takım da buradan bir silkelenme olarak görüyordu. Benim oyuncularımdan temel beklentim bugün taktik, diziliş, formasyon, bu gibi saha içi parametrelerden çok onlardan bir süredir göremediğim arzu, istek ve tabiri caizse maç kazanmak için savaşma gibi özellikleri görmek istiyordum. Onu tekrar yakalamak istiyordum. Çünkü geçen seneden bugüne negatif farkı oluşturan bizce en önemli neden buydu. Trabzonspor da iyi periyot yaşamasa da çok iyi oyuncular var. Oyunu dönem dönem domine ettiler. Bir gol buldular. Aslında böyle bir gol yemememiz lazım. Buna rağmen takımım oyunu disiplinle oynamaya devam etti. Konsantrasyonla oynamaya devam etti. İlk yarı biterken işte VAR, ondan sonra skor, ikinci yarı başında tekrar yüksek tempoyla başlayan bir Rizespor takımı. Yani maça baktığınız zaman daha çok pozisyon bulan, mücadele gücünü diğer maçlara nazaran arttıran, bugünkü maçı isteyen ve bence de hak eden bir Çaykur Rizespor takımı vardı. Oyuncularımı kutluyorum. Trabzonspor’a da başarılar diliyorum” dedi.
Son 4 maçta alınan 3 galibiyete rağmen halen düzlüğe çıkamadıklarını da sözlerine ekleyen Palut, “Öyle negatif periyotla lige başladık ki. Bugün son 4 haftada aldığımız 3 galibiyet fena bir tablo gibi görünmese de o kadar kötü bir periyotla lige girdik ki hala düzlüğe çıkabilmiş değiliz. Son derece dengeli bir şekilde bu maçı karşılamamız gerekiyor. Camia, başta ben ve takım. Hala istediğimiz yerin çok uzaklarında olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Skorları bilemem ama en azından bu istek ve arzuyu diğer maçlara da yansıtmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>37 yaşındaki Babel, emeklilik kararını sosyal medya hesaplarından, “Teşekkürler futbol” notuyla paylaştığı videoyla duyurdu.
Hollanda Milli Takımı formasını 69 kez giyen forvet oyuncusu, Ajax ve Liverpool gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin yanı sıra Türk takımları Beşiktaş, Galatasaray, Kasımpaşa ve Eyüpspor’da da top koşturdu.
Ajax’ta 2, Beşiktaş’ta bir kez lig şampiyonluğu yaşayan Babel, milli formayla ise 2010 FIFA Dünya Kupası’nda final oynadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig’in 12’nci haftasında Adana Demirspor, sahasında Eyüpspor’a 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Adana Demirspor Teknik Sorumlusu Serkan Damla ve Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş mücadeleyi değerlendirdi.
Adana Demirspor Teknik Sorumlusu Serkan Damla, ilk 15 dakikada rakibe boyun eğdiklerini ancak sonrasında oyunu domine edip, topa sahip olduklarını belirterek, “Pozisyon vermeden, üreten bir takıma evrildik. Sonuçlandırmada sıkıntılarımız oldu. Genç oyuncularımız var. Tabi ki gün geçtikçe hem takım hem de bireysel anlamda üzerine koyuyorlar. Sonuçta futbolda gol atamadığınızda mağlup oluyorsunuz. Sahadaki inanç, azim ve mücadelemiz gayet iyiydi. Ligin boyu kısalıyor, bunun farkındayız. Galibiyeti olmayan tek takım konumundayız. İnancımızdan asla bir şey kaybetmedik. Oyuncu kardeşlerim oyununu geliştirip, sonuçlandırmada da daha çok çalışacak. İnşallah takımımızı layık olduğu yerlere taşıyacağız” dedi.
KEREM YAVAŞ: ‘ÇOK DEĞERLİ BİR 3 PUAN’
Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş, çok genç ve dinamik bir takıma karşı zor bir mücadelede galip geldiklerini belirterek, “Puan tablosundaki yerleri ne kadar iyi bir takım olduklarını göstermiyor. Son 3-4 haftada kazanamamalarına rağmen, en az rakipleri kadar pozisyon üreten, öne geçen, skoru artırabilecek kaliteye sahip bir takıma karşı oynadık. Adana Demirspor’un yaşadığı problemlerin farkındayız. Takdir edilecek bir mücadele veriyorlar. Bunları bilerek buraya geldik. Onlara saygı duyarak hazırlandık ve sonuç olarak oyuncularımız bunu sahaya yansıttı. Bizim için çok değerli bir 3 puan oldu” ifadelerini kullandı.
‘GEÇERLİ VE DEĞERLİ BİR POZİSYONDAYIZ’
Milli araya kadar olan süreçte kalelerini gole kapadıklarını anlatan Yavaş, “Süper Lig’de mücadele etmek istiyorsak; oyunun savunma bölümünü iyi uygulamanız gerekiyor, bunun farkındayız. Oyuncularımız buna olumlu cevap verdiler ve artan bir performans gösteriyorlar. Hücumda az üretken olmamıza rağmen, savunmadaki performansımızla bu maçı kazandık. Eyüpspor için geçerli ve değerli bir pozisyondayız. Milli arayı hem sakatlıkların düzelmesi, hem dinlenme hem de eksik taraflarımızı iyi çalışarak bu iyi gidişatımızı devam ettireceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en güçlü sporcuları bu senenin şampiyonunun belirleneceği yarışlar için Alanya’ya geldi. Birçok ülkeden en güçlü sporcular kıyasıya geçen mücadelelerin ardından ödüllerini aldılar. Tır çekme, araba kaldırma ve son olarak en ağır taş kaldırmanın yapıldığı yarışmada nefesler tutuldu. Bir çok sporcunun dünya klasmanlarında derece almış ünlü kişilerin olması seyirci sayısını artırdı. Yarışmada, 3 kulvarda mücadele eden sporcular topladığı puanlarla derecelere girdiler.
Şampiyon Güney Afrikalı Rayno Nel
Geçen sene düzenlenen yarışmada Dünya birincisi olan Ganalı Evans Nana bu sene düzenlenen kıyasıya mücadelede 4 puan farkla birinciliği Güney Afrikalı Rayno Nel’e kaptırdı.
Yarışmada topladığı 69 puanla Güney Afrikalı Rayno Nel birinci, 65 puanla Afrikalı Gana’lı Evans Nana ikinci 64 puanla ise Letonyalı Alvars Sıyaukstelis ise üçüncü oldu.
Kıyasıya geçen mücadeleler sonucunda yarışmaya katılan sporculara madalya takdim edilirken, dereceye giren sporculara hem madalya hem de kupa takdim edildi. Yarışmaya izlemek için gelen sporseverler keyifli dakikalar geçirdi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 12. haftasında Çorum FK, sahasında Pendikspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Serkan Özbalta, açıklamalarda bulundu. Özbalta, “Kendi sahamızda ikinci galibiyetimizi aldık. Son iki haftada aldığımız galibiyetlerin ardından milli araya 3’te 3 yapma arzusu bizde daha fazla arttı. Bunun öncesinde galibiyet serisi yakalama isteğimiz vardı. Yarınki maçların skorlarına baktığımızda belki de ilk 8’e gelebileceğimiz bir noktaya ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
Maçın sonlarına doğru saha içerisinde yaşanan gerginlikle ilgili de açıklama da bulunan Özbalta, “Maçın bitimine birkaç dakika kala kazanma hırsıyla insan bazen istemediği şeyleri yapabiliyor. Bir anda topa vurma isteği doğdu bende. Orada rakip takımdan bir oyuncumuzla diyalogumuz oldu, ‘Hocam size yakışmadı’ dedi. Ben de haklı olduğunu ifade ettim. “Çok iyi bir insansın, sizden bunu beklemezdim” deyince, ‘Büyütülecek bir şey yok’ dedim. Buradan hem oyuncudan hem Pendikspor camiasından, teknik heyetinden özür dilemek bize düşer. İstem dışı bir hareketti. O anlamda kusuruma bakmasınlar. Onlar da kazanmak için buraya geldiler. Seriyi devam ettirmek istiyorlardı” şeklinde konuştu.
Güzel bir galibiyet kazandıklarını anlatan Özbalta, “Özgüvenimizi sahaya yansıttık. Güzel pozisyonlarımız oldu. Son bölümde savunma anlamında ne yapılması gerekiyorsa oyuncularımız onu yaptılar. Soğuk Çorum akşamında bizi yalnız bırakmayan taraftarlarımıza için teşekkür ederim. Uzun bir maraton var, üzerine koymamız gerekiyor. Lig enteresan bir hal alacak gibi duruyor. Bütün maçların stresi yükselecek gibi duruyor. Devre arasına kadar maksimum düzeyde puan toplamak, soğukkanlı kalıp, aklı selim düşünerek itidalli davranmamız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig’in 12’inci haftasında Çaykur Rizespor, sahasında konuk ettiği Trabzonspor’u 3-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut ile Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, açıklamalarda bulundu.
Karşılaşmayı değerlendiren Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Öncelikle yarın biliyorsunuz 10 Kasım. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün saygı ve rahmetle yad ederek başlamak istiyorum. Maça geldiğimiz zaman; aslında iki takım da pozitif periyotlardan çıkarak bu maça gelmedi. Hem Trabzonspor hem de biz. Aslında çok iyi dediğimiz sonuçları alamadığımız periyotlar yaşıyoruz. Bugünkü maçın bir silkelenme olarak görüyorduk. Oyuncularımızdan temel beklentim taktiği, diziliş, formasyon gibi saha içi parametrelerden ziyade onlarda bir süredir göremediğim arzu, istek ve tabiri caizse maç kazanmak için savaşma gibi özellikleri görmek istiyorum. Onu tekrar yakalamak istiyorum. Çünkü geçen seneden bugüne negatif farkı oluşturan en önemli neden buydu. Maça baktığımız zaman Trabzonspor’da iyi periyotta çok iyi oyuncular var. Oyuna dönerek domine ettiler. Bir gol buldular. Aslında böyle bir gol yemememiz lazım. Ama buna rağmen takımım oynamaya devam etti. İkinci yarı başında tekrar yüksek tempoyla başlayan bir takım vardı. Yani maça baktığınız zaman sahada daha çok pozisyon bulan mücadele eden maçı isteyen ve bence de hak eden bir Çaykur Rizespor takımı vardı. Oyuncularımı kutluyorum. Trabzonspor’a da başarılar diliyorum. Bugün son dört haftada aldığımız üç galibiyet fena bir tablo gibi görünmese hiçbir maç kaybetmek istemiyoruz. Ama dediğim gibi o kadar kötü bir periyotla lige girdik ki, hala düzlüğe çıkamıyoruz. Başta ben ve takım sahada istediğimiz yere çok uzaklarda olduğunu, olduğumuzu bilmemiz gerekiyor” dedi.
ŞENOL GÜNEŞ: KAZANMAK İÇİN GELDİĞİMİZ MÜSABAKADA 3-1 MAĞLUP OLARAK AYRILDIK
Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş ise, “Bugün de bir hayal kırıklığı yaşayarak maçı bitirdik. Kazanmak için geldiğimiz müsabakadan 3-1 mağlup olarak ayrıldık. Oyunun gol atıncaya kadar belli bir dengesi vardı. Ama golden sonra kendi sahamıza geri çekilerek rakibin üstümüze gelmesine izin verdik. Aldığımız toplarla çıkamadık. ve devrenin son dakikasında yediğimiz golle ki, o arada son 5 dakikada tamamen baskı altındaydık. Takımın daha moralsiz olarak çıktı ama ikinci yarı iyi başlamayı düşünürken oyuna baktığımızda beklediğimiz oyunun altında oynadık. Takım olarak bugün oynadığımız oyun rakibin isteğine cevap vermedi. Tabi benim tercihlerimle olan bir şey. Ben daha dirençli daha inançlı daha isyan eden bir takım görmek istedim ama maalesef olmadı. Bu değişiklikleri, oyun içerisindeki farklılıkları zaman zaman yaşadık. Bazen maçlar arasında, Başakşehir maçı sonrası Göztepe’de, Fenerbahçe maçı sonrası, burada. Daha iyi oynamamız gerekirken beklediğimizden daha olumsuz oyunlar ve çok hatalar yaparak çıktık. Kaybettiğimiz 3 puan sadece 3 puan değil oyun olarak da bizim için hayal kırıklığı, oyuncular için de öyle. Trabzonspor’un bir çıkışa ihtiyacı vardı. Zaten bulunduğumuz durum iyi değildi. Ama büyük bir travma olduğunu düşünüyorum, onu hissediyorum. Çünkü oyuncuların oyun içindeki dalgalanmaları buna bağlı. İlk yarıda golden sonra savunmada kalmasına rağmen savunma direncimizin olmaması, ikinci yarıda hücum etmemize rağmen istediğimiz şekilde gol pozisyonları bulamamak hem hücumda hem savunmada başarısız olduğumuzu gösteriyor. Bulunduğumuz durum iyi bir durum değil. Bundan çıkmanın yollarını Trabzonspor olarak arayacağız. Ama şu andaki bu maç sonrası söylenecek hiçbir söz yok. Çünkü hakikaten üzgünüm. Çünkü üst üste üçüncü mağlubiyetimiz. Diğer taraftan oyun olarak tatmin olmadığımız bir oyun. Çünkü Trabzonspor taraftarına da camiaya da verdiğimiz söz iyi futbol oynayarak oyununu kabul ettiren bir takım olmak istiyorduk. Oysa burada ne hücumda ne savunmada ki birçok maçta aynı şeyi yaşadık. Alt sıradaki takımlara puan kayıplarımız fazla oldu. Şu anda da diğer takımlardan bir farkımız kalmadı oyun olarak. Oysa Trabzonspor büyük bir camia, büyük bir takım. Başına bunun gelmesini kimse istemez, oyuncu da ben de istemem. Ama biz hem yetkili hem sorumluyuz. O yüzden çözümü kendi içinde halledecektir. Şu andaki moral bozukluğu, sıkıntıyı tarif etmekte zorluk çekiyorum. Çünkü üçüncü maçta mağlup olarak çıkarken Göztepe ve bu maçta oyun olarak da çok sıkıntılıydı. Rakibin isteğine, kazanma arzusuna saygı duyuyorum. Ama bizim 1-0’dan sonra oyunu kontrol edememek ve arkasından yediğimiz gol sonrası bir isyan etmemek hem beni hem oyuncuları üzmüştür. Ama bu sahada olması gerekiyordu. Şu anda 3 puan kaybederek ve zor bir duruma tekrar düşerek kendimize bir hayal kırıklığı sağlamış olduk. Şu andaki durumumuz bir hayal kırıklığı” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Çaykur Rizespor sahasında ağırladığı Trabzonspor’u 3-1’lik skor ile mağlup etti. Hanesine 3 puan yazdıran Çaykur Rizespor puanını 13’e yükselirken, Trabzonspor ise 12 puanda kaldı. Lig sıralamasında Trabzonspor’un üzerine çıkan Çaykur Rizespor maçın ardından soyunma odasında çekilen galibiyet pozu paylaştı. Kulüp Başkanı İbrahim Turgut ve yöneticilerin de futbolcular ile aynı kareye girdiği fotoğrafı sosyal medyadan paylaşan Çaykur Rizespor paylaşımda ‘Aile pozu’ ifadelerine yer verdi. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Trabzonspor, deplasmanda Çaykur Rizespor’a 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş açıklamalarda bulundu. Kazanmak için çıktıkları maçtan 3-1 mağlup olarak ayrıldıklarını ifade eden Güneş, “Kazanmak için geldiğimiz müsabakada 3-1 mağlup olarak ayrıldık. Gol atıncaya kadar belli bir dengesi vardı ama golden sonra kendi sahamıza çekilerek rakibin üstümüze gelmesine izin verdik. Aldığımız toplarda çıkamadık. Devrenin son dakikasında yediğimiz golle, ki son 5 dakikada tamamen baskı altındaydık. İkinci yarı iyi başlamamızı düşünürken oyuna baktığımızda beklediğimiz oyunun altında oynadık. Takım olarak bugün oynadığımız oyun, rakibin isteğine cevap vermedi. Tabii benim tercihlerimle olan bir şey. Ben daha dirençli, daha inançlı, daha isyan eden bir takım görmek istedim. Ama maalesef olmadı. Çünkü bu değişiklikleri oyun içerisindeki farklılıkları zaman zaman yaşadık. Başakşehir maçı sonrası Göztepe’de, Fenerbahçe maçı sonrası burada. Yani daha iyi oynamamız gerekirken beklediğimizden daha olumsuz oyunlar ve çok hatalar yaparak çıktık. Kaybettiğimiz 3 puan sadece 3 puan değil, oyun olarak da bizim için hayal kırıklığı. Oyuncular için de öyle. Trabzonspor’un bir çıkışa ihtiyacı vardı. Zaten bulunduğumuz durum iyi değildi. Büyük bir travma olduğunu düşünüyorum. Onu hissediyorum. Oyuncuların çünkü oyun içerisindeki dalgalanmaları buna bağlı” şeklinde konuştu. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 12. haftasında Pendikspor, deplasmanda Çorum FK’ya 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Evrim Esendemir, son haftalardaki iyi gidişatı Çorum deplasmanında da devam ettirmek istediklerinin belirterek, “Oyundaki ana planımız ilk devre özelinde 0-0 oyunu olabildiğince uzatmak oyunun ilerleyen bölümlerinde Çorum’un oyundan düşeceğini hesap ederek oyunu biraz daha riske etme anlayışımız vardı. Fakat 43. dakikada yaşadığımız talihsiz bir sakatlık ve değişiklik yapma zorunda oluşumuz iki dakika sonra da yediğimiz şanssız golle tüm planlarımız değişti. İkinci yarının seyri bir oyuncu hakkını kullanmış olmamız bu anlamda bizi biraz zorladı” diye konuştu.
Esendemir, “Ceza sahası içerisinde 7 tane net pozisyonumuz var. Günün sonunda kaybedecek bir oyun oynamadığımızı düşünüyoruz. Ancak oyun içinde bunlar oluyor. Milli arayı en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Oyuncularımı tebrik ediyorum. Buradan bir puan alarak ayrılmak istiyorduk. Milli arayı en iyi şekilde değerlendirip bundan önceki maç grafiğimizin daha da üzerine çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Eyüpspor deplasmanda Adana Demirspor’u 1-0 mağlup etti. Maç sonu basın toplantısında konuşan Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş, genç ve dinamik bir takıma karşı zor bir mücadelede galip geldiklerini belirterek, “Puan tablosundaki yerleri ne kadar iyi bir takım olduklarını göstermiyor. Son 3-4 haftada kazanamamalarına rağmen, en az rakipleri kadar pozisyon üreten, öne geçen, skoru artırabilecek kaliteye sahip bir takıma karşı oynadık. Adana Demirspor’un yaşadığı problemlerin farkındayız. Takdir edilecek bir mücadele veriyorlar. Bunları bilerek buraya geldik. Onlara saygı duyarak hazırlandık ve sonuç olarak oyuncularımız bunu sahaya yansıttı. Bizim için çok değerli bir 3 puan oldu” ifadelerini kullandı.
“İyi gidişatımızı devam ettireceğiz”
Milli araya kadar olan süreçte kalelerini gole kapadıklarını anlatan Yavaş, “Süper Lig’de mücadele etmek istiyorsak; oyunun savunma bölümünü iyi uygulamanız gerekiyor, bunun farkındayız. Oyuncularımız buna olumlu cevap verdiler ve artan bir performans gösteriyorlar. Hücumda az üretken olmamıza rağmen, savunmadaki performansımızla bu maçı kazandık. Eyüpspor için geçerli ve değerli bir pozisyondayız. Milli arayı hem sakatlıkların düzelmesi hem dinlenme hem de eksik taraflarımızı iyi çalışarak bu iyi gidişatımızı devam ettireceğiz” diye konuştu. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAYRANLARI İKİYE BÖLÜNDÜ
Mor renklerde sütyen-gömlek ve pantolon kombiniyle davete katılan Beren Saat’in tercihi, hayranlarını da ikiye böldü. Ünlü oyuncunun tarzını basit bulanlar kadar beğenenler de oldu.
İşte Beren Saat’in o kostümü;

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın merkez dışındaki en büyük, Güney Marmara’nın ise nüfus bakımından ikinci büyük ilçesi olan İnegöl’de, sonbahar renkleri ile güzel görüntüler oluştu. Sarı ve yeşilin tonlarına bürünen meyve bahçeleri dronla havadan görüntülendi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, 2023 yılı sonu itibarıyla, 299 bin 203 kişiyle Bursa’nın merkez dışındaki en büyük, Güney Marmara’nın ise ikinci büyük ilçesi olan İnegöl, sonbaharın gelmesi ile sarı ve yeşilin çeşitli tonlarına büründü. Santa Maria cinsi armut, şeftali ve elma bahçelerindeki renk cümbüşü, dronla havadan görüntülendi.
Yağlıboya peyzaj tablosunu aratmayan görüntüler, fotoğraf sanatçısı Şaban Kılıçcı’nın objektifine yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte işlediği suçtan dolayı yıllarca hapiste yatan 65 yaşındaki Alaattin Acur, içerdeyken “Çıktığımda Allah’ın evi olan camiye bekçi, hizmetçi olacağım” sözünü yerine getirdi. Acur özgürlüğüne kavuştuktan sonra Eskişehir’de bulunan Yalaman Camii’nde temizlik işlerine başladı. Geçmişte günlük 6 deste paranın elinden geçtiğini söyleyen Acur, tövbe ettikten sonra burada cemaat dışında tuvaleti kullananlardan aldığı bozukluklar ile geçiniyor. Gençliğinde gece kazandığı haram paranın sabaha kalmadığını ve bir çorba dahi içemediğini belirten Acur, şimdi ise kazandığı paranın bereketli olduğuna değindi.
50 yıldır gurbette
Annesi öldükten sonra üvey abileriyle geçinemeyen ve 15 yaşında Erzurum’daki evinden kaçan Acur, 50 yıldır gurbette olmanın hüznünü yaşıyor. Temizlediği caminin bir bölümünde kalan Alaattin Acur’dan, esnaf ve cami cemaati de memnun.
“Allah’ın evini temizliyorum, Allah’ın evinde de yatıyorum”
Konuyla alakalı konuşan 65 yaşındaki Alaattin Acur, “Allah’ın evini temizliyorum, Allah’ın evinde de yatıyorum. Pis yollardaydım, ömrüm cezaevinde geçti. Burada yatıyorum, buraları temizleyip duruyorum. Maaş falan yok, sadece tuvaletten kazancım var. Cemaat de lavaboya girmiyor, 25-30 müşterim var, Allah bin bereket versin. Oraya sebil koydum, vatandaş geliyor içiyor. ‘Allah razı olsun’ diyor, ben de mutlu oluyorum. Memleketin çakalı bitmiyor. 15 yaşındaydım, evden kaçtım. Üvey abilerimin dedikleri bana ters geldi, annem öldü. Gurbete gittim. 1974 yılında gitmiştim, sene 2024 oldu. 50 senedir gurbetteydim, yoruldum” dedi.
“6 deste para geliyordu ama sabah çay çorba içmeye para yoktu”
Hapisten çıktıktan sonra Allah’a bir camide çalışacağı konusunda dua eden Alaattin Acur’un bu dileği gerçekleşti. İllegal işlere tövbe eden Acur, “En son, ‘Allah’ım çıkınca senin evine bekçi, hizmetçi olacağım’ dedim. Allah da kabul etti. Buraları siliyorum, süpürüyorum, temizliyorum ve burada da yatıyorum. Tövbe ettim. Sonu yok, her gün 5-6 deste para geliyordu ama sabah çay çorba içmeye para yoktu. Hiç olmazsa burada cebim para gördü. Ben inkar etmem, aşımı, ekmeğimi yiyorum, komşular yemek getiriyor. Burada yiyorum, içiyorum, yatıyorum. Bu hayata lanet olsun dedim, böyle yaptım. Şu an mutluyum. Perşembe günü yukarıdaki dershaneyi, kadınların orayı ve aşağıyı makineyle temizliyorum. Geleli 7 buçuk ay oldu, lavabolara pislikten girilmiyordu. Peçete koyuyorum, kireç sökücü, çamaşır suyu ve sıvı sabun alıyorum” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Aydın İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Çine İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tarihi eser kaçakçılığına yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında elinde bulunan tarihi eserleri satmak amacıyla gelen B.Ş. isimli şüphelinin üzerinde ve aracında arama yapıldı. Aramalarda; 130 adet gümüş sikke, 2 adet gümüş mühür, 4 adet altın sikke, 9 adet obje olmak üzere toplam 145 adet Roma ve Bizans Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen tarihi eser ele geçirildi. B.Ş. isimli şüpheli gözaltına alınırken, tarihi eser olduğu değerlendirilen malzemelerin Müze Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKANLIĞINI sanatçı Gülben Ergen’in yaptığı Çocuklar Gülsün Diye Derneği, 55’inci anaokulunu Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde açtı.
Karakeçi Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ana okulunun açılışı nedeniyle düzenlenen törene; Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Siverek Kaymakamı Musa Aydemir, Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, sanatçı Gülben Ergen ile mahalle sakinleri katıldı.
Yaklaşık 100 öğrencinin okul öncesi eğitim alabileceği anaokulunun açılışında konuşan Gülben Ergen; “Dernek olarak 55’inci anaokululuzu açıyoruz. Bunun için çok mutluyum. Cumhuriyetimizin 101’inci yıl dönümünü tekrar kutluyoruz. Diyarbakır’da Narin adına yapacağımız anaokulumuzun inşaatı devam ediyor, bunun için de ayrıca mutluyum. Çocukların canı yanmasın, çocuklar öldürülmesin, okul öncesi eğitimle sevgiyle saygıyla şefkatle büyüsünler” dedi.
Konuşmaların ardından okulun açılışı yapıldı. Protokol üyeleri ile sınıfları dolaşan Gülben Ergen daha sonra minik öğrencilerin hazırladığı sıra gecesi gösterisine eşlik edip, çocuklarla halay çekerek eğlendi.
Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN – ŞANLIURFA-DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere yayınlarından Retail and LeisureInternational’nin (RLI) düzenlediği, 2024 yılı RLI Global Awards ödülleri sahiplerini buldu.
Alışveriş merkezleri ile perakende ve eğlence dünyasındaki en iyi projelerin yarıştığı organizasyonda bu yıl ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ ödülünü Downtown Bursa Eğlence ve Yaşam Merkezi aldı.
Asya, Avrupa ve Ortadoğu’dan önde gelen projelerin yarıştığı, dünya perakende ve eğlence sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan Global RLI Awards 2024’te Downtown Bursa Yaşam ve Eğlence Merkezi de ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ kategorisinde ödüle layık görülerek uluslararası arenada başarı elde etti.
YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLERLE ALIŞVERİŞ DENEYİMİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ
Atış Grup adına ödülü alan Atış Şirketler Grubu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Testicioğlu, “Asya, Avrupa ve Ortadoğu kıtalarından katılan yüzlerce proje arasından ön elemeyi geçerek 10 farklı ülkeden 75’e yakın projenin değerlendirildiği Global RLI Awards 2024’te, Türkiye’nin en büyük karma projelerinden biri olan Downtown Bursa Yaşam ve Eğlence Merkezi projemiz, Global RLI Awards 2024’te ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ kategorisinde ödüle layık görülmesi şirketimiz ve markamız için büyük bir gurur. 200’ü aşkın ulusal ve uluslararası seçkin markayla ziyaretçilerimize sunduğumuz benzersiz alışveriş deneyimi, yenilikçi yaklaşımımız ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışımızla sektörde fark oluşturmaya devam ediyoruz. Şehrimize ve ülkemize sağladığımız katkılar, uluslararası standartlarda projeler geliştirme konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANİYELİ Adem Yağmur (27), Müslüman olduktan sonra ‘Aslı’ ismini alan İngiltere vatandaşı Ashleigh Tayla Farmer (27) ile evlenip, 3 gün 3 gece düğün yaptı. Çift, düğünün sonunda köprüde buluşup, ‘Köprüden geçti gelin’ geleneği de yerine getirdi.
Muğla’nın Marmaris ilçesinde barmen olarak çalışan Adem Yağmur, 2018’de İngiltere’den tatil için ülkeye gelen Ashleigh Tayla Farmer ile tanıştı. Sevgili olan ikili, tatilin sona ermesine rağmen sık sık telefonla görüşerek bağlarını koparmadı. Farmer, 2020 yılında erkek arkadaşının ailesi ile tanışmak için geldiği Osmaniye’de İl Müftülüğü’ne başvurarak İslam dinini tercih edip, Müslüman oldu. Farmer, Aslı ismini aldı. 6 yıldır ilişkilerini sürdüren çift, evlenmeye karar verdi. Adem ile Aslı, Osmaniye’de düzenlenen geleneksel davullu, zurnalı Türk düğünüyle dünyaevine girdi. 3 gün 3 gece süren düğünde davetliler, çalınan müzik eşliğinde oyunlar oynayıp, çiftin mutluluklarına ortak oldu. Düğün sonunda ‘Köprüden geçti gelin’ geleneği yerine getirildi. Gelin-damat, Karaçay Köprüsü’nden davul-zurna ile çalınan ‘Köprüden geçti gelin’ türküsüyle karşıya geçerek geleneği gerçekleştirdi. Düğüne katılanlar, çifte ömür boyu mutluluklar diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI
Denizli’nin Merkezefendi ilçesindeki Başkarcı Dağı’nda 24 Ekim’de çıkan orman yangını 6’nci gününde gece saatlerinde kontrol altına alındı. Yangın söndürme çalışmalarına 8 helikopter, 133 araç, 1075 personel, 12 ekskavatör, 15 dozer, 55 arazöz, 5 greyder ve 14 ilk müdahale aracının katıldığı öğrenildi. Yangının kontrol altına alındığı bilgisi ise Orman Bölge Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan paylaşım ile duyuruldu. OGM’nin yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:
“Denizli’de sarp ve dağlık arazide devam eden yangına karşı yürüttüğümüz zorlu mücadelemiz başarıyla sonuçlandı. Yeşil Vatan için fedakarca emek veren kahramanlarımıza, destekleriyle yanımızda olan Denizli Valisi Sayın Ömer Faruk Coşkun başta olmak üzere kurum amirlerimize, kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, gönüllülerimize ve bizlerle tek yürek olan vatandaşlarımıza teşekkür ederiz.”
Ramazan ÇETİN/DENİZLİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İSTANBUL) – Beşiktaş, Beyoğlu ve Şişli Belediyeleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı ortak etkinlikle kutladı. Üç belediye başkanının da katılımıyla Şişli’de Atatürk Evi’nden Harbiye’ye kadar yürüyüş düzenlendi. Barbaros Meydanı’nda Athena konseriyle binlerce kişi Cumhuriyet coşkusu yaşadı.
Cumhuriyetin 101’inci yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, İstanbul’un pek çok bölgesinde coşkuyla kutlandı. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da ortak bir etkinlikle bayram coşkusunu yurttaşlarla yaşadı.
Şişli’deki Atatürk Evi Müzesi’nde bir araya gelen başkanlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büstüne çiçek bıraktı, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı.
Güney: Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracağız
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Cumhuriyetin coşkusunu yaşamaya ve yaşatmaya devam ettiklerini belirterek, “Zor şartlarda Cumhuriyet kuruldu. Buralarda bu maneviyatı yaşayınca o günleri bir kez daha hissediyoruz, yaşıyoruz. Dolayısıyla omuzlarımızdaki yükün de farkına bir kez daha varıyoruz. Hep beraber dün çok çalıştık, bugün çalışmaya devam edeceğiz, yarın çok daha fazla çalışacağız. Cumhuriyeti sadece koruyup kollamakla kalmayacağız, daha da yukarılara, yükseklere çıkarmak için neler yapabileceğimizi hep beraber planlayacağız. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracağız” dedi.
Akpolat: En büyük güvencemizdir Cumhuriyet
Rıza Akpolat da “Cumhuriyetimizin 101’inci yılını kutluyoruz. Kimsesizlerin kimsesi, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük iki emanetinden birisi, göz bebeğimiz ve en büyük güvencemizdir Cumhuriyet” diye konuştu.
Şahan: Devrimci iradenin takipçisi olmak zorundayız
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, üç belediyede de Cumhuriyetin ayak izlerinin olduğuna vurgu yaptı. Şahan, “İstanbul işgal altındayken İngiliz subaylarının, komutanlarının mesken edindiği bir yerde Atatürk; bu evde yapıyor Milli Mücadele planlarını. Çok önemli. Bu devrimci iradenin takipçisi olmak zorundayız. Cumhuriyetin taşıyıcısı olmak zorundayız. Birleştirici, bütünleştirici, barış içeren, barışı öne koyan değerlerini, kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyete sahip çıkan ve büyüten bir hatta ilerlemek zorundayız. Bize düşen sorumluluk, yerel yönetimden, siyaseten tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
Fener alayı yürüyüşü yapıldı
Belediye başkanları ile yüzlerce yurttaşın katılımıyla Halaskargazi Caddesi’nden başlayan yürüyüş, Harbiye Askeri Müzesi’ne kadar devam etti. Fener alayıyla yapılan yürüyüşte marşlar söylendi. Etkinliklerin son adresi ise Beşiktaş’taki Barbaros Meydanı oldu. Athena konseri öncesi sahneye çıkan üç belediye başkanı, kutlamalara gelen yurttaşlara seslendi.
Akpolat: En çok da ötekileştirilenlerindir Cumhuriyet
Rıza Akpolat, ortaklaşa kutladıkları bayramın coşkusuna dikkati çekerek “Beşiktaş, tarihe tanıklık etmiş bir yer. Düşman ve İngiliz zırhlıları Dolmabahçe önüne geldiğinde ‘Geldikleri gibi giderler’ denilen yerin adı. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bütün Kurtuluş Savaşı planlarını yaptığı, Cumhuriyet fikrini geliştirdiği yerin adı. O yüzden Beşiktaş demek; eşitlik, özgürlük, hürriyet, demokrasi, Cumhuriyet, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk demek. Geleceğimizin teminatıdır, kimsesizlerin kimsesidir Cumhuriyet ama en çok da ötekileştirilenlerindir Cumhuriyet” diye duygularını dile getirdi.
Güney: “Keşke Yunan kazansaydı” diyenler tarihin kirli sepetine gitti
İnan Güney de şöyle konuştu:
“Cumhuriyetin hangi badirelerden geçtiğini hep beraber konuşmamız gerekiyor. Yakın tarihte Cumhuriyete kumpas kuranlar oldu. Bugün onlar tarihin kirli çöplüğüne gitti, meydanlarda 10 binlerce cumhuriyetçi burada daha büyük coşkuyla duruyor. Yine yakın tarihte unutmayın, ‘keşke Yunan kazansaydı’ diyenler oldu. Onlar tarihin kirli sepetine gitti ancak meydanlar gelincik tarlası gibi daha da coştu, doldu. Cumhuriyet zor badireler atlattı ama Atamız, Cumhuriyeti size, gençlere, bizlere emanet etti. Biz bu emanete ikinci yüzyılda daha gür sesle sahip çıkacağız.”
Şahan: Cumhuriyeti daha da ileriye taşımak için çalışmak zorundayız
Resul Emrah Şahan, sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:
“Çok önemli bir eşikten geçiyoruz. Daha çok Cumhuriyete sarılmamız gerekiyor. Daha çok birlik beraberliğe sarılmamız gerekiyor. Bize miras bırakılan Cumhuriyeti daha da ileriye taşımak için çalışmak zorundayız. Tek uğraşımız bu olacak. Tüm sosyal demokrat belediyelerde olduğu gibi bugün de karşınızda üç genç belediye başkanı olarak tek hedefimiz; çalışarak, verdiğimiz sözleri tutarak Cumhuriyet hedeflerinde bu ülkeyi birlik, beraberlik, eşit yurttaş temelinde bir geleceğe ulaştırmak için çalışmak olacak.”
Belediye başkanları, marşlar eşliğinde yurttaşlarla birlikte Türk bayrağı salladı. Etkinlik, Athena grubunun konseriyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araçlar sel sularına kapıldı, bazı binaları çatıları uçtu
MADRİD – İspanya’nın güneyini ve doğusunu fırtına ve sel vurması sonucu 4 kişi kaybolurken, çok sayıda araç sel sularına kapıldı, bazı binaları çatıları uçtu.
İspanya’nın güneyinde ve doğusunda etkili olan olumsuz hava koşulları fırtına ve sele neden oldu. Çok sayıda yol ulaşıma kapanırken, tren seferleri iptal edildi. Ülkenin doğusundaki Albacete’da bulunan Letur kasabasında çok sayıda sel sularına kapılarak sürüklendi. Letur Belediye Başkanı Sergio Marin Sanchez, yaptığı açıklamada, arama-kurtarma ekiplerinin sel felaketinin ardından kaybolan “üç ya da dört kişiyi” aradığını belirterek, “Bazı insanlar bir araçtaydı, bazıları ise evdeydi” dedi.
Valencia’nın doğusundaki L’Alcudia kasabasında ise polis, kaybolan 1 kişiyi arama çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Valencia’da kaydedilen görüntülerde, bir kişinin sel sularına kapılara sürüklendiği görüldü.
Endülüs bölgesinde, 276 yolcu taşıyan bir yüksek hızlı tren raydan çıktı. Kazada ölen ya da yaralanan olmadı.
Arama-kurtarma ekipleri selde mahsur kalanları helikopter yardımı ile kurtardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Yargıtay İç Yönetmeliğinin 55. maddesinde değişiklik yapıldı.
Buna göre, “Her seçimde oyların sayımı işlerini yapmak üzere Yargıtay üyeleri arasından beş kişiden oluşan bir Sayım Kurulu, genel urulun iş’ari oyuyla seçilir. Başkanlar Kurulu tarafından yapılan seçimlerde bu kurul üç kişiden oluşur. Bu üyelerin en kıdemlisi Kurula başkanlık eder” maddesi “Her seçimde oyların sayımı işlerini yapmak üzere Yargıtay üyeleri arasından üç kişiden oluşacak Sayım Kurulu Yargıtay Birinci Başkanı tarafından, Yargıtay Birinci Başkanlığı seçiminde ise Birinci Başkanlık Kurulu tarafından seçilir. Başkanlar Kurulu tarafından yapılan seçimlerde de bu kurul üç kişiden oluşur. Bu üyelerin en kıdemlisi Kurula başkanlık eder” şeklinde değiştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PD’nin yanı sıra ülkedeki diğer muhalefet partilerinin de desteklediği protesto gösterileri, başta başkent Tiran olmak üzere Fier, Elbasan, Dıraç ve diğer kentlerdeki bazı ana yollarda eş zamanlı gerçekleştirildi.
Protestocular ülkedeki bazı kavşak ve ana yolları saatlerce trafiği kapatırken, zaman zaman güvenlik güçleriyle protestocular arasında arbede yaşandı. Göstericiler, lastik ve farklı cisimler yaktı.
“Sivil itaatsizlik” olarak adlandırdıkları protesto ile organizatörler 2025’te düzenlenmesi planlanan genel seçim öncesi teknik (geçici) hükümetin kurulmasını talep ediyor.
Göstericiler, protestolarını devam ettireceklerini ifade etti.
Son dönemde muhalefetin farklı protestolarına sahne olan Arnavutluk’ta, ekim ayı başında da hükümet karşıtı protesto gösterisi düzenlenmişti.
Muhalefet, mensuplarının ceza almasına karşı çıkıyor
Arnavutluk’taki muhalefet, eski Başbakan Sali Berisha’ya yönelik “ev hapsi” tedbirine, eski PD milletvekili Ervin Salianji’nin mahkumiyetine ve eski Cumhurbaşkanı İlir Meta’nın tutuklanmasına karşı çıkıyor.
Eski Başbakan Berisha Aralık 2023’ten bu yana yolsuzluk şüphesiyle ev hapsinde bulunuyor.
Tiran’daki Temyiz Mahkemesi de 26 Eylül’de Salianji’nin “sahte ihbar” suçundan bir yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin bir önceki kararı onamıştı.
Eski Cumhurbaşkanı Meta ise 21 Ekim’de mal varlığını beyan etmeme, yolsuzluk ve kara para aklama iddialarıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nde resepsiyon düzenlendi.
Büyükelçilik konutunda düzenlenen resepsiyonda ev sahibi Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Ömer Gücük, Büyükelçilik Müsteşarı Ayça Sarıtekin, Silahlı Kuvvetler Hava Ataşesi Yarbay Mustafa Can Engür ve eşi Nergis Karaman Engür, konukları tek tek kapıda karşıladı.
Resepsiyona İtalya Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Giulio Tremonti, Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, Azerbaycan’ın Roma Büyükelçisi Rashad Aslanov, Azerbaycan’ın Vatikan Büyükelçisi Ilgar Muhtarov, Filistin’in Roma Büyükelçisi Abeer Odeh, KKTC Roma Temsilcisi Mustafa Kemal Beyazbayram, ünlü yönetmen Ferzan Özpetek’in de aralarında olduğu iş, sanat, siyaset ve diplomasi camiasından bin kadar davetli katıldı.
İki ülke ulusal marşlarının çalınmasıyla başlayan resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin video mesajı ekranlardan gösterildi.
Büyükelçi Gücük, İtalyanca yaptığı konuşmada, geçen hafta Ankara’da TUSAŞ’a yönelik hain terör saldırısında şehit olan beş vatandaş için Allah’tan rahmet dileyerek, “Terörle mücadelede ülkemize destek veren müttefiklerimize ve dostlarımıza, özellikle de başsağlığı dileklerini ileten İtalyan yetkililere bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Gücük, “Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, yoldaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.” diye konuştu.
2024 yılında küresel ölçekte çok önemli gelişmelere tanık olduklarını anlatan Gücük, “Ekonomik sıkıntıların, savaş ve silahlı çatışmaların, insani krizlerin yaşandığı, barışa, temel insan haklarına ve uluslararası hukuka saygı ihtiyacının en güçlü şekilde ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Ülkemiz, böyle bir dönemde bağlı olduğu evrensel ilkelere dayanarak birçok alanda gelişmeye devam ediyor. Aynı zamanda insani ve bütünsel bir yaklaşımla bölgesel ve küresel ortak fayda, barış ve sorunların çözümüne yönelik çalışmak için atılan her olumlu adımı destekliyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye-İtalya ilişkilerinin bu yıl ilerlemeye devam ettiğini dile getiren Gücük, şunları kaydetti:
“Ortak zorluklarla karşı karşıya kaldığımız bu dönemde ikili ticaret hacmimiz arttı, işbirliğimiz gelişip derinleşti. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, G7 Zirvesi vesilesiyle İtalya’yı ziyaret etti. Bakanlarımız, bakan yardımcılarımız ve diğer üst düzey heyetlerimiz de yıl boyunca ziyaretleriyle bizi onurlandırdılar. Aynı zamanda İtalya’dan ülkemize çok sayıda resmi ziyaret gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde karşılıklı üst düzey ziyaretlerin devam edeceğini ve dostluğumuzun daha da pekişeceğini umuyoruz.”
Büyükelçi Gücük, konuklarını 24 Ekim’de Kolezyum’da açtıkları ” Göbeklitepe: Kutsal Bir Mekanın Gizemi” sergilerini gezmeye davet etti.
Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağının öne çıkan lezzetlerinden ikram edildi.
Bu arada, Türkiye’nin Milano Başkonsolosu Mehmet Özöktem de Milano’daki Gallia Oteli’nde Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resepsiyon verdi.
Milano ve çevresinde yaşayan Türk vatandaşları ile iş, ticaret, finans camiasından İtalyan davetlilerin katıldığı resepsiyonda Milano La Scala Tiyatrosu Akademisinden Türk mezzosoprano Dilan Şaka, Türk ve İtalyan eserlerinden dinleti sundu.
Malta Cumhurbaşkanı Debono, Büyükelçi Şen’in resepsiyonuna katıldı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Malta’da Türkiye’nin Valetta Büyükelçisi Erdeniz Şen’in ev sahipliğinde Malta Hilton Oteli’nde resepsiyon düzenlendi.
AA muhabirinin diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre resepsiyona Malta Cumhurbaşkanı Myriam Spiteri Debono, eski Cumhurbaşkanı George Vella, Kültür Bakanı Owen Bonnici, muhalefetteki Milliyetçi Parti lideri Bernard Grech başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Cumhurbaşkanı Debono, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.
Bu arada, Malta’nın başkenti Valetta’nın merkezinde yer alan simge yapılardan Triton Çeşmesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla önceki yıllarda olduğu gibi yine kırmızı-beyaz ışıklarla aydınlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin Dublin Büyükelçisi Hakan Olcay’ın ev sahipliğinde Herbert Park Oteli’nde yapılan resepsiyona, İrlanda Meclisi, Senatosu ve Dışişleri Bakanlığından davetlilerin yanı sıra ülkedeki diplomatik misyon şefleri ile Türk vatandaşları katıldı.
Türkiye ve İrlanda’nın ulusal marşlarının okunmasıyla başlayan programda konuşan Büyükelçi Olcay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram tebrik mesajını okudu.
Olcay, konuşmasında geçen hafta Ankara’da düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için taziyede bulundu.
Resepsiyonda, İrlanda adına konuşan Senatör Gerry Horkan da iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde en iyi dönemin yaşandığını ve ticari ilişkilerin güçlü olduğunu söyledi.
Bu yıl 163 binden fazla İrlandalının tatilini Türkiye’de geçirdiğini kaydeden Horkan, yaklaşık 20 bin İrlandalının Türkiye’de mülk sahibi olduğunu ifade etti.
Horkan, iki ülke arasında 5 hava yolu şirketi üzerinden bağlantı kurulduğuna işaret ederek, Türkiye’nin çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapmasının önemini vurguladı.
Senatör Horkan, Türkiye’de yaşanan son terör saldırısı nedeniyle taziyelerini de iletti.
Öte yandan, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Dublin’in sembollerinden Samuel Beckett Köprüsü’ne Türk bayrağı yansıtıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy’un ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska Davkova, Meclis Başkanı Afrim Gashi, Başbakan Hristijan Mickoski, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Sashko Lafçiski, bakanlar, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri ile sayıda konuk katıldı.
İstiklal Marşı ve Kuzey Makedonya milli marşının okunmasıyla başlayan etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Büyükelçi Ulusoy, burada yaptığı konuşmada, bu yıl Türkiye’nin büyük önem atfettiği Kuzey Makedonya’daki büyükelçilik görevinde ilk yılı olduğunu anımsatarak müttefik, dost ve kardeş bir ülkede görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TUSAŞ) tesislerine düzenlenen hain terör saldırısını lanetleyen Ulusoy, şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralı vatandaşlara acil şifa diledi.
Ulusoy, terör saldırı sonrası dayanışma ve başsağlığı mesajları için Kuzey Makedonya makamlarına teşekkür etti.
Ülkedeki Türk kurumları tarafından 29 Ekim vesilesiyle farklı etkinlikler düzenlendiğini hatırlatan Ulusoy, Yunus Emre Enstitüsü ve Anadolu Ajansının (AA) geçmiş yıllardaki Cumhuriyet kutlamalarını içeren sergiyi düzenlediklerini söyledi.
Ulusoy, “Yeni yönetimiyle Üsküp’teki yeni ofisine taşınan Anadolu Ajansına da hayırlı olsun diyoruz.” dedi.
“Türkiye, Balkanlar’ın ayrılmaz bir parçasıdır”
Balkanlar’ın Türkiye’nin dış politika sahasında büyük önem atfettiği bölgelerin başında geldiğini vurgulayan Ulusoy, “Türkiye, Balkanlar’ın ayrılmaz bir parçasıdır. Bir yıl süreyle üstlendiği (NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü) KFOR komutasını bu ay içinde devreden Türkiye, Bosna Hersek’teki ALTHEA harekatında Kuzey Makedonya birliğiyle evvelce olduğu gibi yeni dönemde de faaliyet gösterecektir.” diye konuştu.
Türkiye’nin Kuzey Makedonya’yı anayasal adıyla tanıyan ve Üsküp’te büyükelçilik atayan ilk ülke olduğunu hatırlatan Ulusoy, bağımsızlığından bu yana yakın tarihi ve beşeri münasebetlerinin bulunduğu bu dost ülkeye her alanda destek verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini kaydetti.
Kuzey Makedonya’daki yeni hükümetin göreve gelmesinin ardından dışişleri bakanı düzeyinde ülkeye ilk resmi ziyaretin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından gerçekleştirildiğini aktaran Ulusoy, iki ülkenin üst düzey yetkililerinin bu süreç içerisinde karşılıklı ziyaretlerde bulunduğuna işaret etti.
Türkiye’de geçen yıl meydana gelen depremlerin ardından Kuzey Makedonya’nın yardım elini uzatan ülkelerden olduğunu belirten Ulusoy, Türkiye’nin de yaz döneminde Kuzey Makedonya’da çıkan orman yangınlarında yardım söndürme uçakları ve helikopter gönderen ilk ülke olduğunu ifade etti.
Türk firmalarının sağlık sektöründen bankacılığa, gıdadan turizme, eğitimden enerjiye birçok alanda Kuzey Makedonya’nın altyapısına, istihdamına ve ekonomisine halihazırda önemli katkılar sağladığına dikkati çeken Ulusoy, “Türk firmalarını Kuzey Makedonya’ya yatırım yapma konusunda teşvike devam ediyoruz. İkili ticaret hacmimizi artırma maksadıyla çabalarımıza hız verdik. Kuzey Makedonya hükümetinin de yabancı yatırımcıyı teşvik edici adımlar atması ve cazip koşullar sağlaması önem taşımaktadır.” diye konuştu.
Farklı kültür ve etnik toplulukların barış ve uyum içerisinde yaşadığı bir ülke olması açısından Kuzey Makedonya’nın bir örnek teşkil ettiğini kaydeden Ulusoy, “Kuzey Makedonya Türk toplumu ülkelerimiz arasında Vardar Nehri’ndeki Taş Köprü gibi sağlam bir bağ teşkil ediyor. Türk toplumunun bu ülkenin sadık vatandaşları olarak diğer tüm etnik topluluklarla uyum içerisinde olmasından memnunuz. Türk toplumu daima ülkenin kalkınması ve refahı için çaba göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı, AA standını ziyaret etti
Resepsiyon kapsamında Yunus Emre Enstitüsü ile AA işbirliğinde, geçen yıllara ait Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının AA foto muhabirleri tarafından çekilen fotoğraflarından oluşan sergi konukların ilgisine sunuldu.
Ayrıca resepsiyon kapsamında başta AA Arnavutça ve Makedonca servisi olmak üzere ülkede bulunan Türk kurumları kendilerine ayırılan stantlardan, gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında davetlileri bilgilendirdi.
Öte yandan, resepsiyona katılan Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Davkova ve Meclis Başkanı Gashi de AA’nın standını ziyaret etti, kendilerine AA’nın çalışmaları hakkında bilgi verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Kosova Başbakanı Albin Kurti, Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka’nın yanı sıra bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, ülkede görevli Türk kurum temsilcileri ile Kosova Türklerini temsilen çok sayıda konuk katıldı.
İstiklal Marşı ve Kosova milli marşının okunmasıyla başlayan etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Büyükelçi Angılı, burada yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yıl dönümünü Kosova’da kutlamanın özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Kosova ve Türkiye halklarının kalıcı dostluğunun olduğunu belirten Angılı, “Kosova boyut olarak küçük bir ülke olabilir ama Türk halkının kalbindeki yeri çok büyüktür. Güçlü bağlarımız ve köklü dostluğumuz nedeniyle burada kendimizi ikinci evimizde gibi hissediyoruz.” diye konuştu.
Başbakan Kurti de Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi’nin (TUSAŞ) Kahramankazan’daki yerleşkesine düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.
Başbakanlığı döneminde iki ülke arasındaki işbirliğinin artmasından gurur duyduğunu belirten Kurti, “Ortak tarihi başarılarımızı, sürekli artan işbirliğimizi ve ortaklar, müttefikler ve her şeyden önce dostlar olarak birlikte geçireceğimiz parlak geleceğimizi gururla kutlayalım. Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun.” dedi.
Kurti ayrıca Türk yatırımcıları Kosova’da yatırım yapmaya davet etti.
Konuşmaların ardından, Türk Armoni Yıldızları Orkestrası (TÜRKAY) konser verdi.
Tören, katılımcılara ikramda bulunulmasıyla sona erdi.
Bosna Hersek
Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçiliğindeki resepsiyona, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic, Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkanı Bakir İzetbegoviç, bakanlar, farklı ülkelerin diplomatik temsilcileri ve büyükelçilik çalışanlarının yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
İstiklal Marşı ve Bosna Hersek milli marşı ile başlayan resepsiyonda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı izletildi.
Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin, burada yaptığı konuşmada, resepsiyona gelen davetlilere teşekkür etti.
Resepsiyonda, Türkiye’nin büyük projeleri ve önemli olaylarının anlatıldığı fotoğraf sergisi de açıldı.
Öte yandan Banja Luka Başkonsolosluğunun düzenlediği resepsiyona da yerel yetkililer katıldı.
Başkonsolos Can Aygün, yaptığı konuşmada Türkiye’nin giderek güçlenen bir ülke olduğunu, birçok alanda güçlü imkanlara sahip olduğunu söyledi.
Aygün, Türkiye’nin Balkanlar bölgesini çok önemsediğini belirterek bölgede istikrarı, refahı ve halklar arasındaki ortaklığı desteklediklerini kaydetti.
Sırbistan
Türkiye’nin Belgrad Büyükelçiliği tarafından düzenlenen resepsiyona yerel yetkililerin yanı sıra diğer ülkelerin diplomatik temsilcileri ve davetliler katıldı.
Belgrad Büyükelçisi Hami Aksoy, konuşmasında Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde büyük ilerleme kaydettiğini ve birçok başarıya ulaştığını aktardı.
Dış politikada barış, istikrar ve refahı hedeflediklerini dile getiren Aksoy, “İslamofobi, yabancı düşmanlığı, düzensiz göç, iklim değişikliği, gıda ve enerji güvenliğindeki bozulmalar jeopolitik türbülansı artırmaktadır. Bunun en güncel örneği Gazze başta olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanıyor. İsrail durdurulmalı ve kalıcı bir ateşkesi kabul etmeye zorlanmalıdır ki yıkım sona ersin.” dedi.
Aksoy, Sırbistan’daki büyükelçilik görevinin yakında sona ereceğini, iki ülke arasındaki ilişkilerin yüksek düzeyde olduğunu ifade etti.
Hırvatistan
Türkiye’nin Zagreb Büyükelçiliğinin düzenlediği resepsiyona yerel yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı.
Zagreb Büyükelçisi Nurdan Erpulat Altuntaş, yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. kuruluş yılını kutlamanın onurunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Cumhuriyet’in özellikle kadınlar ve gençler için taşıdığı anlamın çok büyük olduğunu belirten Altuntaş, şöyle konuştu:
“Eğitim, çalışma hayatı, siyasete katılım gibi alanlarda elde edilen kazanımlar, kadınlarımızın topluma katkıda bulunmalarına olanak tanırken, çocuklarımıza da güçlü birer rol model olmalarını sağlamıştır. Milli savunma sanayimizin öncü kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’a karşı geçtiğimiz hafta düzenlenen hain terör saldırısı hepimizi derinden üzdü. Bu alçak saldırıda şehit olan vatandaşlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belirttikleri gibi ‘Türkiye’ye uzanan kirli eller mutlaka kırılacak, güvenliğimize kasteden hiçbir yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir şer odağı emellerine ulaşamayacaktır.'”
Karadağ
Türkiye’nin Podgoritsa Büyükelçiliği tarafından düzenlenen resepsiyona katılan Karadağ Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimovic, burada yaptığı konuşmada, 29 Ekim 1923’te Türkiye’nin modernleşmesinin ve kalkınmasının temellerinin atıldığını söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün döneminin en önemli reformcularından biri olduğunu aktaran İbrahimovic, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin önemli bir bölgesel güç durumuna geldiğini belirtti.
İbrahimovic, Türkiye’yi önemli bir müttefik olarak gördüklerini dile getirerek “Bugün işbirliği yapmadığımız neredeyse hiçbir alan yoktur. Esaslı siyasi ilişkiler ekonomi, altyapı, tarım, güvenlik, sağlık, eğitim ve kültür alanlarındaki işbirliğini olumlu yönde etkilemiştir. Türk Ticaret Odası, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı ve Karadağ’daki faaliyetlerini takdirle karşıladığımız Yunus Emre Enstitüsü bu işbirliğini kolaylaştıran diğer kurumlardır.” ifadelerini kullandı.
Podgoritsa Büyükelçisi Barış Kalkavan da dünyada çatışmaların sürdüğünü belirterek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi çerçevesinde barış için tüm güçleriyle çaba gösterdiklerine işaret etti.
Türkiye ve Karadağ arasındaki ilişkilerin her alanda geliştiğini aktaran Kalkavan, şöyle devam etti:
“Büyükelçiliğimiz ve bağlı kurumları olarak Karadağ’daki mevcudiyetimizi güçlendiriyoruz. Eylül ayında Karadağ’da ilk mukim askeri ataşeliğimizi açtık. Bölgemizde bir güvenlik çıpası olarak gördüğümüz müttefikimiz Karadağ ile askeri ve savunma alanında işbirliğimizi daha da öteye taşıyacağız. Ekonomik ilişkilerimizdeki ve ikili ticaretimizdeki ivmeden memnuniyet duyuyoruz. 2024 yılının ilk sekiz ayında ticaret hacmimiz 145 milyon dolara ulaştı. Ancak bu yeterli değil, potansiyelimizin altında.”
Podgoritsa’da bulunan Milenyum Köprüsü, akşam saatlerinde Türk bayrağı renkleriyle ışıklandırıldı.
Romanya
Romanya’nın başkenti Bükreş’te de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.
Türkiye’nin Bükreş Büyükelçiliği tarafından Büyükelçi Özgür Kıvanç Altan’ın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu ve Romanya İçişleri Bakanı Catalin Predoiu da katıldı.
Ateneul Roman Opera Salonu’nda düzenlenen resepsiyon sonrasında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası da bir konser verdi.
Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı resepsiyonda konuşma yapan Bakan Predoiu, konuşmasını Türkçe olarak söylediği “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Türk milleti.” sözleriyle bitirdi.
Belçika
Brüksel Büyükelçisi Bekir Uysal’ın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyon, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlar için saygı duruşuyla başladı.
İstiklal Marşı ve Belçika milli marşının okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntülü mesajı paylaşıldı.
Büyükelçi Uysal konuşmasında Türkiye’nin kuruluşundan bu yana geçen sürede dünyanın farklı coğrafyalarındaki diplomatik ve askeri başarılarından, insani yardımda söz ederek “Bu evrimi Cumhuriyet’imize borçluyuz.” dedi.
İçinde bulunulan yılın İş Gücü Anlaşması’yla Türk toplumunun Belçika’da varlık göstermesinin 60. yılı olduğuna değinen Uysal, “İkili siyasi ve ekonomik ilişkilerimizin gelişimi cesaret verici.” ifadesini kullandı.
Ardından TRT’nin hazırladığı “Bir Valiz 60 Yıl” belgeselinin tanıtıldığı resepsiyon, konservatuar öğrencisi Türk gençlerinin müzik dinletisiyle devam etti.
Resepsiyona katılan çok sayıda Türk ve yabancı konuğa Türk lezzetleri ikram edildi.
Yunanistan
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü, Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes’in ev sahipliğinde, Büyükelçilik konutunda öğle ve akşam saatlerinde düzenlenen resepsiyonlarla kutlandı.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ile diğer Yunan kamu kurum temsilcileri, yabancı ülkelerin Atina’daki diplomatik misyon şefleri, askeri ataşeleri, sanatçı, akademisyenler, iş insanları, vatandaşlar ve soydaşların da aralarında yer aldığı yaklaşık 800 kişi kutlamalara katıldı.
Kutlamaya katılanlar arasında Turizm Bakanı Olga Kefaloyanni, Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandra Papadopulu, Yunanistan İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Themistoklis Demiris, hükümet sözcü yardımcısı Aristotelia Peloni, Yunanistan Merkez Bankası Başkanı Yannis Sturnaras ve ABD’nin Atina Büyükelçisi George Tsunis de vardı.
İstiklal Marşı ve Yunan milli marşının okunmasıyla başlayan törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 29 Ekim video mesajı izlendi.
Büyükelçi Erciyes, törende yaptığı konuşmada, kuruluşundan 101 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin, güçlü ekonomisi, dinamik ve eğitimli genç nüfusu ve sağlam demokratik temelleri ile uluslararası toplumun güçlü, sorumlu ve aktif bir üyesi olduğunu belirtti.
TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısı nedeniyle Büyükelçiliğe gönderilen taziye ve dayanışma mesajlarına teşekkür eden Erciyes, konuşmasında Türk-Yunan ilişkilerine de değindi.
Büyükelçi Erciyes, iki ülke arasındaki işbirliğinin iki ülkenin de ortak menfaatine olduğunu belirterek bu vizyonla hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Kiryakos Mitsotakis’in son 16 ayda 6 kez bir araya geldiğini hatırlattı.
Bu çerçevede iki ülke arasında tüm diyalog kanallarının yeniden işletildiğine, üst düzey ve teknik temasların arttırıldığına, birçok ortak projenin hayata geçirildiğine dikkati çeken Erciyes, işbirliğinin somut sonuçlarının ekonomi, ticaret, yatırımlar, turizm ve kültür alanlarında görülmeye başlandığını kaydetti.
Erciyes, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin yıl sonunda 6,2 milyar doları aşmasının beklendiğini belirterek iki ülke arasında karşılıklı turist sayılarının da bu sene sonunda rekor seviyeye ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yakın bir tarihte Atina’yı ziyaret edeceğini ve 2025’in ilk aylarında Ankara’da iki ülke arasında Yüksek Düzeyli İş Konseyi (YDİK) toplantısının yapılacağını belirten Erciyes, ikili ilişkilerdeki bu pozitif iklimin Türkiye ile Yunanistan arasındaki tüm meselelerin çözümü için de bir fırsat sunduğunu ancak bunun siyasi, psikolojik ve tarihi zorluklar nedeniyle kolay olmadığını dile getirdi.
Büyükelçi Erciyes, iki ülke arasındaki tüm ihtilafların, uluslararası hukuka ve iyi komşuluğa dayanarak samimi ve anlamlı bir diyalogla, meşru hak ve çıkarlara karşılıklı saygı gösterilmesi ve tarihten husumet yerine uyum çıkarılması suretiyle çözülebileceğine inandığını belirtti.
Bu arada, A Milli Basketbol Takımı ve Yunanistan’ın Panathinaikos ekibinin başantrenörü Ergin Ataman da Atina’daki kutlamalara katıldı.
Hem Türk hem de Yunan misafirlerin ilgi odağı olan Ataman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet’imizin 101. yılını gururla kutluyoruz. Atina’dan tüm Türk halkına, Türk ulusuna selam ve sevgilerimi sunuyorum. Tabii ki bu güzel günde Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyorum.” dedi.
Diğer yandan, Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu tarafından da Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yılı vesilesiyle Yatsı Köy’de, yaklaşık 3 bin soydaşın katılımıyla resepsiyon düzenlendi.
Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, bu etkinliğe ev sahipliği yapmanın ve Yunanistan’daki soydaşlarla bir araya gelmenin kendileri için bir onur olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu gün olan 29 Ekim 1923’e atıfta bulunan Ünal, Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilanının ardından yaptığı konuşmayı anımsattı.
Ünal, Atatürk’ün “Türk milletinin yüksek kabiliyetlere sahip olduğunu” belirttiğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin “mesut, muvaffak ve muzaffer olacağı” inancını dile getirdiğini hatırlattı.
Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anarak konuşmasını sürdüren Ünal, Türkiye ve Yunanistan ilişkilerine de değindi.
Ünal, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine yönelik çalışmaların önemine dikkati çekerek yüksek düzeyde ziyaretlerin artarak devam etmesi temennisinin gerçekleştiğini belirtti.
Bu işbirliği sürecinin turizmin ötesine geçerek halklar arasındaki dostluğu pekiştirdiğini ve halkların birbirini yeniden tanıma fırsatı bulduğunu ifade eden Ünal, Türk-Yunan dostluğunu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’ye bıraktığı bir miras olarak nitelendirdi.
Batı Trakyalı Türklere de seslenen Başkonsolos, “Sizler iki ülke arasında dostluk, kültür ve gönül köprüsüsünüz.” diyerek, Türklerin kültür ve kimliklerini koruyarak gelecek nesillere aktarmalarının önemini vurguladı.
Ünal’ın konuşmasının ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 101. yıl mesajı gösterildi.
Resepsiyonda, Cumhuriyetin 101. yılına özel hazırlanan video gösterimi de katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.
Resepsiyona, Başkonsolos Ünal’ın yanı sıra Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) Başkanı Çiğdem Asafoğlu, DEB Partisi Onursal Başkanı Işık Ahmet, Soydaş milletvekilleri Hüseyin Zeybek ve Özgür Ferhat ile Türk azınlık kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bulgaristan
Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıldönümü münasebetiyle başkent Sofya’da bir otelde resepsiyon düzenledi.
Resepsiyona, Bulgaristan İçişleri Bakanı Atanas İlkov, Turizm Bakanı Evtim Miloşev, Çalışma ve Sosyal Bakanı İvaylo İvanov, Adalet Bakanı Mariya Pavlova, Dışişleri Bakan Yardımcısı Elena Şekerletova, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Haci, milletvekilleri, Sofya’da görevli diplomat ve askeri misyon temsilcileri, Türkiye dostu kültür, sanat ve edebiyat temsilcileri katıldı.
Sofya’daki kutlama İstiklal Marşı ve Bulgaristan ulusal marşıyla başladı.
Kutlamanın ev sahipliğini yapan Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, “Bu kutlu günde, Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla anıyor, bize miras bıraktıkları Cumhuriyet’in kazanımlarını hep birlikte coşkuyla kutluyoruz.” dedi.
Türkiye ve Bulgaristan arasındaki dostane ilişkilerin, her zaman büyük önem taşıdığını belirten Uyanık, “Ortak değerlerimiz, aramızdaki bağları güçlendirmekte ve iş birliğimizi her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır. Ticaretten güvenliğe, turizmden kültüre kadar pek çok alanda gelişen ilişkilerimiz, iki ülke halklarının yararına hizmet etmekte, bölgemize de istikrar ve refah getirmektedir.” dedi.
Türk iş adamların, Bulgaristan’daki yatırımlarının 2,5 milyar avroya ulaştığına ve 15 binden fazla kişiye istihdam sağladığına işaret eden Uyanık, “Yaklaşık 7 milyar dolar olan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara yükseltme yönündeki ortak hedefe doğru emin adımlarla ilerliyoruz.” ifadesini kullandı.
Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video mesajı gösterilmesinin ardından Büyükelçi Uyanık Cumhuriyet’in 101. yıl dönümüne özel hazırlanan pastayı kesti.
İsviçre
İsviçre’nin Cenevre kentinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in 101. yıl dönümü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.
Resepsiyon, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Burak Akçapar, Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Alparslan Acarsoy ve Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlendi.
BM’ye bağlı Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nde (WIPO) düzenlenen resepsiyona, BM Cenevre Ofisi Medeniyetler İttifakı Özel Temsilcisi Büyükelçi Hakan Kıvanç, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, yabancı diplomatlar, Cenevre’deki uluslararası kuruluşların temsilcileri, Türk vatandaşları ve diğer davetliler katıldı.
Resepsiyon, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Büyükelçi Akçapar, yaptığı konuşmada, böyle önemli bir gün için düzenlenen programa katılan tüm konuklara teşekkür etti.
Akçapar, “Cumhuriyet’imizin başarılarıyla övünüyoruz. Birlik ve beraberliğimizden güç alarak Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizi hep daha da ileri noktalara taşımak için canla başla çalışıyoruz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in ilke ve değerlerine bağlı şekilde ilerlemeye devam ediyoruz.” dedi.
Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Türkiye’nin Bern Büyükelçiliğinde de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.
Türkiye’nin Bern Büyükelçisi Emine Ece Özbayoğlu Acarsoy ve Zürih Başkonsolosu Fazlı Çorman ev sahipliğinde düzenlenen programa, yabancı diplomatlar, İsviçre Türk Toplumu (İTT) Genel Başkanı Suat Şahin, Bern’deki uluslararası kuruluşların temsilcileri, İsviçre Türk toplumunun temsilcileri ve diğer davetliler katıldı.
Büyükelçi Acarsoy, burada yaptığı konuşmada, davetlilere programa katıldıkları için teşekkür etti ve Cumhuriyet’in 101. yılını coşkuyla kutladıklarını söyledi.
İsviçre’de görev süresi sona eren Acarsoy, göreve başlamasından bu yana İsviçre makamlarına ve buradaki Türk toplumunun kendisine verdiği destekten dolayı minnettar olduğunu kaydetti.
Başkonsolos Çorman da konuşmasında katılımcılara teşekkür etti.
Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Arnavutluk
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da da Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.
Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay’ın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Arnavutluk Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanı Albana Koçiu’nun yanı sıra kurum temsilcileri, büyükelçiler, ülkedeki Türk kurumlarının temsilcileriyle çok sayıda davetli katıldı.
İstiklal Marşı ve Arnavutluk milli marşının okunmasıyla başlayan etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Büyükelçi Atay, törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ilişkileri özel olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan’ın son dönemde Arnavutluk’a yaptığı ziyaretlere de değinen Atay, 2024 yılını oldukça verimli bir yıl olduğunu kaydetti.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü dolayısıyla Tiran’ın merkezinde bulunan Politeknik Üniversitesi binasına Türk bayrağı yansıtıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MOSKOVA – Rusya, uzun menzilli füzeleri kullanarak nükleer tatbikat gerçekleştirdi.
Rusya, nükleer tatbikat düzenledi. Rusya Devlet Başkanı Valdimir Putin, Rusya’nın nükleer güçlerini hazır bulundurması gerektiğini belirterek, nükleer tatbikat gerçekleştirdiklerini duyurdu. Putin, “Artan jeopolitik gerilimler, ortaya çıkan yeni dış tehditler ve riskler göz önüne alındığında, modern ve sürekli kullanıma hazır stratejik güçlere sahip olmak önemlidir. Yeni bir silahlanma yarışına girmeyeceğimizi, ancak nükleer güçlerimizi gerekli yeterlilik seviyesinde tutacağımızı vurguluyorum” dedi.
Rusya Savunma Bakanı Andrei Belousov, yaptığı açıklamada, tatbikatın amacının “düşmanın nükleer saldırısına karşılık büyük bir nükleer saldırıyı” başlatmak olduğunu belirtti.
Tatbikatta, Yars kıtalararası balistik füzesi, denizaltılardan ateşlenen Sineva ve Bulava balistik füzeleri ile stratejik bombardıman uçaklarından ateşlenen seyir füzeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu milletvekilleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi başlattı. Öğretmen atamalarında yaşanan mülakat skandalına dikkati çekmek için başlatılan eyleme, çevredeki yurttaşlar ile akademisyenler, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri destek verdi.
Bakanlık önünde basın açıklaması yapan Özçağdaş, şunları söyledi:
“Bugün 29 Ekim. Cumhuriyetimizin 101’inci yılı. Ülkenin dört bir yanında Cumhuriyetimizi coşkuyla kutladık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu bu Cumhuriyet 101’inci yılına ulaştı. İlelebet devam etmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Geçtiğimiz hafta içerisinde terör olayında şehitlerimiz oldu. Ankara’da yurttaşlarımızı kaybettik. Ondan önceki dönemlerde kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, can dostlarımız Türkiye’nin dört bir yanında şiddet olaylarının ardı arkası gelmedi. Ancak İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi olarak buna itiraz ettik. ‘Korkmuyoruz’ dedik. ‘Bu Cumhuriyet aziz şehitlerimizin kanlarıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının ferasetleriyle kuruldu’ dedik ve bugün büyük bir coşkuyla Cumhuriyeti kutladık. Bugün saat 22.00’de buradayız. Çünkü mülakatların sonuçları saat 22.00’de açıklandı. O yüzden bu saatte buradayız. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeyiz. Çünkü gençlere bunları yaşatanlar işte bu bakanlıkta, bu binada, bu haksızlığı üretmeye devam ediyorlar. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeyiz.
‘Bir ülke Cumhurbaşkanı’na güvenemeyecekse kime güvenecek?’
Kamuoyunun gözü önünde büyük bir zulüm gerçekleşiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Nisan 2023’te ‘mülakatları kaldırıyoruz’ dedi. 12 Mayıs 2023’te dönemin Milli Eğitim BakanıMahmut Özer’e ‘gerçekten mi?’ diye sorulduğunda, ‘Evet artık KPSS’yle alacağız’ dendi. AKP iktidar olduğunda 68 bin olan atanmayan öğretmen sayısı bir milyona ulaşmıştı ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçim öncesinde gençlere, genç öğretmenlere en büyük vaatlerinden birisi buydu. Yurttaşlarımız güvendiler. Sonuçta siyasilerin verdikleri söze güvenmek durumundaydılar ama seçimlerden sonra hiçbir şey olmamış gibi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ‘mülakatları yapacağız’ dedi ve ‘mülakatları eskisi gibi yapmayacağız, mülakatları, mülakat gibi yapacağız’ dedi. Şimdi ben buradan öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Sadece 11 Nisan 2023’teki sözünü hatırlatmıyorum. 1 Nisan 2023’te ‘Biz verdiği sözü göreve gelince unutanlardan, sandık ufukta görününce vaat bohçasını açıp seçim sonrası üzerine yatanlardan değiliz. Biz sözüne, kavline sadık, vaatlerinin arkasında duran Cumhur İttifakıyız. Milletimizin beklentilerini boşa çıkarmamakta kararlıyız’ demiş. Bir ülke Cumhurbaşkanı’na güvenemeyecekse kime güvenecek? Sayfa 345’te seçim vaadiniz duruyor. Siz bu ülkenin genç öğretmenlerine mülakatı kaldırdığınızı söylediniz. Yetmedi bakanınız söyledi. ‘Biz mülakatları mülakat gibi yapacağız’ dediniz. Bu ne demek? ‘Biz 22 yıldır yanlış işler yaptık. 22 yıldır partizanca davrandık. Şimdi böyle yapmayacağız’ Bu bir itiraftır.
‘Hemşehrilik duygusuyla, sempatiyle bazı mülakat heyetleri çok yüksek puanlar verdiler’
Mülakatlar için tedbirler aldıklarını söyledi Sayın Bakan. Kameralar kuracaklarmış. Öğretmenlere kodlar vereceklermiş. Hiç kimse kimsenin kim olduğunu bilmeyecekmiş. Görüşmeler kayıt altına alınacakmış. Sorular kurayla çekilecekmiş. Sözlü sınav bittiği anda puanlar verilecekmiş ve asla değiştirilmeyecekmiş. Ne oldu peki böyle mi oldu? Mülakatlar böyle olmadı. Biz Sayın Bakan’a aylarca seslendik. Danıştay’da sendikalarla birlikte bunun iptali için dava açtık. Sayın Bakan’a şunu söyledik, ‘Siz çok iyi niyetli bile olsanız, mülakatları mülakat gibi yapsanız, Türkiye’nin dört bir yanında farklı mülakat heyetleri, farklı kişileri gördüklerinden görüşmece etkisi devreye girer ve ülke çapında böyle bir mülakat hakkaniyetle yapılamaz dedik. Tam da böyle oldu. Türkiye’nin bazı illerinde kimi hemşehrilik duygusuyla -hadi partizanca, torpil, ayrımcılık demeyelim- hemşehrilik duygusuyla, sempatiyle bazı mülakat heyetleri çok yüksek puanlar verdiler. Her şey ortada. Bazı iller beş puan, altı puan, yedi puan, fazladan puanlar verdiler. Peki ne oldu? Kırk beşinci sıradakiler iki yüzlere gitti. Seksenlerdekiler yüz yetmişlere, yüz doksanlara gitti. Bu adaletsizlik değil midir, bu zulüm değil midir?
‘Mülakat nesnel bir ölçme değerlendirme aracı olamaz ülke çapında uygulandığında’
Sayın Bakan arada bir skandal yaşandı. Mülakat sonuçları ilan edildi. Bir saat on beş dakika. İki gün boyunca dut yemiş bülbül gibi konuşmadı. ‘Sayın Bakan bu nedir?’ dediler. ‘Konumuz basketbol’ dedi. On binlerce öğretmenle alay ettiler. Sonra her zamanki gibi Sayın Bakan’ın suçlu olmadığı bilgi işlem dairesinde birisinin suçlu olduğu anlaşıldı. Konu kapandı. Peki sonra ne oldu? Mülakat sonuçları açıklandı. Mülakat açıklandı ama çok ilginç bir şey oldu. Sıralamalar açıklanmadı. Ben buradan Sayın Yusuf Tekin’e soruyorum. Neden korkuyorsun? Bir sınavda asıl açıklaman gereken sıralama değil mi? Neden sıralamayı açıklamıyorsun? Neden korkuyorsun? Toplumda büyük intihal yaratacağını biliyorsun çünkü. Yaptığınız adaletsizliklerin sonucunun herkes tarafından görüleceğini biliyorsunuz çünkü. Mülakat nesnel bir ölçme değerlendirme aracı olamaz ülke çapında uygulandığında. Kimi mülakat grupları notu kıt olur, kimi mülakat grupları notu bol olur. Sonuç aylarca, yıllarca çalışmış olan gözü yaşlı öğretmenlere olur.
“İntihar edeceğim’ diyen öğretmenleri duyuyor musun?’
Buradan Sayın Bakan’a sesleniyorum. Sosyal medyayı takip ediyor musunuz? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin paylaşımlarını retweet ettiğinizi görüyorum. Onu takip ediyorsun. ‘İntihar edeceğim’ diyen öğretmenleri duyuyor musun? ‘Deprem bölgesinde sabaha kadar çalıştım. Ben bu notu hak ettim. Benim elimde notlar yuvarlandı. Başka illerde bol kepçeyle verildi. Benim Ne günahın vardı’ diyen öğretmenleri duyuyor musun? Siz nasıl zalim insanlarsınız? Söz verdiğiniz halde sözünüzü tutmayan nasıl riyakar insanlarsınız? Ben buradan sayın Bakan’a sesleniyorum, mülakat zulmünü durdurun.
‘Sabaha kadar bir uyarı için oturma eylemi gerçekleştireceğiz’
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleriyle beraber, genel başkan yardımcılarımız, parti meclisi üyelerimiz, sendika temsilcilerimiz sağ olsunlar buradalar. Ankara İl Örgütümüz, İl Başkanımız burada. Parti meclisi üyelerimiz burada. Sabaha kadar bir uyarı için oturma eylemi gerçekleştireceğiz. Sabah saatlerinde Sayın Bakan’a istifası için bir belge sunacağım. Ardından da Ankara Adliyesi’ne giderek Sayın Bakan’la ilgili görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacağız.
‘Öğretmenlerimizi KPSS sonuçlarıyla atayın’
Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na kendi sözünü yeniden hatırlatıyorum. Mülakat meselesi diyelim ki kötü niyetli olmasa bile tamamıyla büyük bir zulüm haline dönüşmüştür. Büyük bir haksızlıktır. Aylarca yıllarca çalışan öğretmenlerimizin haklarına girilmiştir. Bu çılgınlıktan vazgeçin. Seçim öncesi sözünüzü tutun. Öğretmenlerimizi KPSS sonuçlarıyla atayın. Sabaha kadar buradayız. Sayın Yusuf Tekin’e sesleniyorum. Buraya gelirken bir sergi koymuşlar. Sanatı sevmenizden gerçekten mutlu oldum. Zira bir önceki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sanatın içine tükürmekte, Cumhurbaşkanınız da ‘ucube’ deyip heykel yıktırmaktaydı. Dolayısıyla sanat alanındaki gelişmelerinizin, eğitimde sanat, sanatın eğitimi konularına da yansımasını beklerim. Kapıda yiyecek malzemeler koyduğunuzu gördüm. Siz bir önceki Bakan, Mahmut Özer’in okul öncesindeki çocuklara verdiği bir öğün yemeği kaldırmış bir Bakan’sınız. Bu yemekleri bize vermeyin. Bu içecekleri bize vermeyin. Deprem bölgesinde, diğer illerde yoksulluk çeken öğrencilere verin.
‘542 gündür okullara öğretmen atayamamış bir iktidarsınız’
Bir okulu temizlemeyi başaramayanlara, Milli Eğitimin bütçesini istenildiği şekilde arttıramayanlara, ‘öğretmenlere zulüm yapmayın’ diyorum. Son olarak şunu söyleyeyim. 20 bin öğretmen atamasından bahsediyoruz. Bir önceki yıl emekli olan öğretmen sayısı 23 bin 670. Siz emekli öğretmen kadar bile öğretmen atayamamış bir iktidarsınız. 542 gündür okullara öğretmen atayamamış bir iktidarsınız. Bakanın Eylül başındaki açıklamasına göre geçen yıl 60 bin açık varmış. Yine bir açıklamasına göre yüzde 95 tamammış. Yani 48 bin açık var. Eğer 23 bin 670 öğretmen bu sayıya dahil değilse 83 bin 670 öğretmen açığı var. 20 bin öğretmen ataması nedir? Üstelik bunu da yapamadınız.
’85 bin ücretli öğretmeni köle düzenine hapsettiniz’
Bugün 29 Ekim’deyiz. 2 Eylül’de okullar açıldı. Geçen yıla göre, 23 bin 670 öğretmen eksik olduğuna göre bu kadar okulda dersler yapılamıyor demektir. 85 bin ücretli öğretmeni köle düzenine hapsettiniz. Başka bir sektörde yapılsa vergi memurlarıyla, iş müfettişleriyle baskın yaparsınız. Asgari ücretin altında insan çalıştırıyorsunuz. 8 bin liraya temizlikçi almaya çalıştınız. Bir zulüm iktidarısınız. Buradan Sayın Bakan’ı uyarıyorum. Yarın kendisiyle ilgili suç duyurusunda da bulunacağız. Sayın Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyorum. Bu mülakatta verdiğiniz sözleri tutun. Bunlar olmazsa yine burada olacağız. Bu olana kadar burada olacağız. Bu öğretmenlere yaptığınız zulmün yanınıza kar kalmaması için her koşulda, her gün, her saat bununla ilgili mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Saat 22.00’de başlayan eylem, sabah 09.00’da sona erecek. Oturma eyleminin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum Belediyesince ilçe merkezi ve Turgutreis Mahallesi’nde eş zamanlı fener alayı ve ardından konser etkinlikleri düzenlendi.
Bodrum Belediye Meydanı’nda şarkıcı Volkan Konak’ın söylediği şarkılara binlerce kişi yoğun ilgi gösterdi.
Turgutreis Mahallesi’nde de Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında şarkıcı Yaşar, sevenleriyle buluştu.
Gece geç saatlere kadar süren konserde sanatçı sevilen şarkılarını seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Londra’daki ünlü Ulusal Galeri’de gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Avrupa, Kuzey Amerika ve Denizaşırı Topraklardan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty, Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Büşra Karaduman Aktuna, İngiltere Parlamentosu üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.
İstiklal Marşı ve İngiltere milli marşının okunmasıyla başlayan etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı gösterildi.
Etkinliğe görüntülü kutlama mesajı gönderen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak bu coşkuyu paylaşan herkese teşekkür etti.
Büyükelçi Ertaş da yaptığı konuşmada, Ankara’da geçen hafta düzenlenen terör saldırısı nedeniyle bu yılki Cumhuriyet Bayramı’na buruk girildiğini kaydetti.
Ertaş, “Bizler büyük bir ailenin fertleriyiz. Sevinçte de kederde de biriz. Farklı coğrafyalarda yaşasak da Türkiye sevgisi ve Cumhuriyet coşkusu hepimizi bir araya getiriyor, getirecek. Güzel ülkemizi, Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine, el birliğiyle çıkaracağız.” diye konuştu.
İngiliz Bakan Doughty de konuşmasında Ankara’daki terör saldırısından dolayı Türkiye’ye başsağlığı diledi.
İki ülke arasında terörle mücadelenin önemli bir bağ oluşturduğunu kaydeden Doughty, Türkiye ziyaretinde ikili ilişkileri geliştirmek için çok sayıda görüşme yaptığını ifade etti.
Doughty, hükümetin de ilişkileri derinleştirmekten yana olduğunu anlatarak “Bu nedenle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ziyareti ve Dışişleri Bakanı David Lammy’yle buluşmasından mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik bir konumda bulunduğunu hatırlatan Doughty, Türkiye’nin barışın sağlanması ve insani çabalarda önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Fidan-Lammy görüşmesinde Orta Doğu’nun da ele alınacağını kaydeden Doughty, “Ülkelerimiz ateşkesin sağlanması ve bölgedeki siviller için çok kötü şartlardaki insani durumun iyileştirilmesi için çalışıyor.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından davetlilere piyano dinletisi sunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yenikapı sahilindeki programda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 29 Ekim’de Cumhuriyet’i ilan edenlerin çok net bir hedefinin olduğunu söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu hedefi, “Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması” olarak tanımladığını anlatan İmamoğlu, “Bakın, ne diyor 100 yıl önce Atatürk. Dünya bu kelimeleri daha bilmiyordu. Diyor ki, ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet.’ Cumhuriyet, işte bunları en yüksek seviyede ve herkes için sağlamak üzere kuruldu.” dedi.
Cumhuriyet’in, tarihi derinliğe sahip muazzam bir tasarım olduğunu, Atatürk’ün mimarı olduğu bu muazzam tasarımın, milletçe verilen savaşlar ve mücadeleler sonrası ortak iradeyle şekillendiğini dile getiren İmamoğlu, herkesin hakkının ve hukukunun eşit olduğunu kaydetti.
Türkiye’deki cumhuriyetin demokrasiden ayrı düşünülemeyeceğine değinen İmamoğlu, “Çünkü Atatürk, onu milletiyle kurdu. Dünyanın en organik cumhuriyetidir Türkiye Cumhuriyeti. Ülkemiz kurulduğu andan itibaren demokrasi ve Cumhuriyet’in bütünlüğü üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyet, sanıldığı gibi sadece devleti değil, aynı zamanda bizleri, aynı devlet içinde, özgür irademizle bir arada olmamızı temsil eder.” ifadelerini kullandı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konulu filmin gösterildiği ve DJ Burak Yeter ile Shaman Dans Gösterisi’nin sahne aldığı etkinlikte, şarkıcı Emir Can İğrek ve Hadise konser verdi.
Öte yandan Hadise’nin şarkı söylediği sırada etkinlik alanındaki aydınlatma kulesinde yangın çıktı. Görevlinin müdahale ettiği yangın büyümeden söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYRUT – İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi yaralandı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Harat Saida bölgesine düzenlediği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi de yaralandı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 787’ye, yaralıların sayısının ise 12 bin 772’ye yükseldiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya’da Adapazarı Kültür Merkezi önündeki tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Vali Rahmi Doğan, törende yaptığı konuşmada, kahramanların emaneti olan aziz vatan toprağını ve şanlı bayrağı daima korumaya ve geleceği inşa edecek nesillere Cumhuriyetin değerlerini ve Atatürk’ün ideallerini aktarmaya kararlı olduklarını belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri rahmet ve minnetle, gazileri şükranla andı.
Konuşmanın ardından öğrenciler şiirlerini seslendirdi. Vatandaşların Türk bayraklarıyla yoğun katılım gösterdiği törende, askerler, gaziler, öğrenciler, sporcular, jandarma, polis, AFAD, itfaiye, 112 ekipleri ve öğrencilerin elektrikli araçlarından oluşan kortej geçişi yapıldı.
Jandarma Komanda Birliği personelinin geçiş sırasında yaptığı silahlı gösteri büyük beğeni topladı. Askeri üniforma giyen bazı çocuklar da komandoların yürüyüşüne eşlik etti.
Bolu
Bolu Kent Meydanı’ndaki törende Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Garnizon Komutan Vekili Tank Komando Kıdemli Albay Cavit Nartop ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan vatandaşların bayramını kutladı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Vali Aydın, günün anlam ve önemini ifade eden konuşma gerçekleştirdi. Öğrenciler tarafından keman dinletisi yapılan kutlamada, şiirler okundu, halk oyunu ile mehteran gösterisi sunuldu.
Bando eşliğinde yapılan tören geçişinde Bolu 2. Komando Tugay Komutanlığı birlikleri vatandaşlar tarafından alkışlandı.
Törende, AK Parti Bolu MilletvekiliYüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mevlüt Yıldırım, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdullah Alemdar, Gençlik ve Spor İl Müdürü Emrullah Güler, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü, sporcular, öğrenciler ve vatandaşlar yer aldı.
Kocaeli
Kocaeli Valiliği’ndeki törende Vali İlhami Aktaş, Deniz Eğitim Öğretim ve Garnizon Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tören aracından vatandaşları selamladı.
Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Vali Aktaş, yaptığı konuşmada, 100 yılı geride bırakarak birinci asrı doldurulan Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünü kutlamanın haklı gururunun yaşandığını belirterek, anlamlı günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Harbi’nin kazanılması ve yeni devletin kurulmasına öncülük eden tüm kahramanları minnet, şükran ve rahmetle yad etti.
Aktaş, büyük yıl dönümlerinin, geçmişin yeniden değerlendirildiği ve bu değerlendirme ışığı altında geleceğin yeniden tasarlandığı tarihi anlar olduğuna değinerek, bu fırsatları iyi değerlendirip yarını düşünmenin gelecek nesillere olan borç olduğunu aktardı.
Tarihi birikimlerin geleceğe taşıyan köprüler olduğunu anlatan Aktaş, şunları kaydetti:
“Şanlı tarihe ve parlak bir geleceğe sahip büyük bir milletin mensubu olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Tüm gayretimiz Atatürk’ün kurduğu çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni güçlendirmek ve Türk milletinin refah ve mutluluğu olmalıdır. Bu amaç uğrunda ortaya konan ‘Türkiye Yüzyılı’ perspektifiyle devletimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle savunma alanındaki yerli ve milli gelişmelerle iç ve dış tehditlere karşı amansız bir mücadele vermekte, Cumhuriyetimizin kazanımlarını gelecek nesillere aktarma gayreti gösterilmektedir.”
Aktaş, başta Filistin olmak üzere dünyada tüm masumlara yapılan saldırıların son bulmasını, çocukların öldürülmediği, masum sivillerin, halkın üzerine bombaların yağdırılmadığı günlerin tekrar yaşanmasını temenni etti.
İl genelinde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verildiği etkinlik, mehteran ve halk oyunları gösterilerinin ardından geçit töreniyle sona erdi.
Törene, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Mehmet Akif Yılmaz, Sadettin Hülagü ve Cemil Yaman, CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, askeri ve mülki erkan ile vatandaşlar katıldı.
Düzce
Düzce Valiliği önünde yapılan törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Tören birliklerini ve vatandaşları selamlayan Vali Selçuk Aslan, Cumhuriyet’in 101. yaşını kutladıklarını dile getirerek, “Bugün geçmişten aldığımız güçle ezelden ebede büyük umutlar ve emin adımlarla birlik ve beraberlik içerisinde yürürken, büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk milletinin gelenek ve karakterine en uygun olduğunu ifade ettiği, geleceğimizin teminatı, dirilişin sembolü Cumhuriyetimizin ilk asrını tamamlamanın ve 101. yılını kutlamanın gururunu ve coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.
Aslan’ın konuşmasının ardından mehteran takımı sahne aldı, halk oyunu ve spor gösterileri sunuldu. Daha sonra, askeri birlikler, mehteran takımı, sporcular, öğrenciler ve araç kortejinden oluşan tören geçişi yapıldı.
Bartın
Bartın’da Atatürk Şehir Stadyumu’nda düzenlenen tören, Vali Nurtaç Arslan, Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya, Garnizon Komutanlığı adına Türk Deniz Kuvvetleri Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanı Deniz Kıdemli Albay Hakan Kuşlaroğlu’nun askeri tören aracıyla alanda bulunanların bayramını kutlamasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunmasının ardından konuşan Vali Arslan, Cumhuriyet’in getirdiği yenilikler ve atılımlarla Türk milletine yeni ufuklar açıldığını, ekonomik, sosyal ve siyasal yaşantıya dinamizm getirerek tarihin en büyük çağdaşlaşma hamlelerinden biri olduğunu söyledi.
Sporcular ve halk oyunları ekiplerinin gösterisi ve yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği program, tören geçişiyle tamamlandı.
Zonguldak
Zonguldak’ta Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun tebrikleri kabulüyle başlayan kutlamalar, Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu’ndaki törenle devam etti.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kutlama mesajı okundu.
Hacıbektaşoğlu, Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü kutlamanın heyecanı ve gururuyla bir araya geldiklerini belirterek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da bağımsızlık mücadelemizin destansı hikayesini, Cumhuriyet’in bize kazandırdığı değerleri ve geleceğe dair umutlarımızı birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.
Şiirlerin okunması sonrasında farklı etkinliklerde dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi, halk oyunları gösterisi sunuldu, bayrak teslimi ve kortej geçişi gerçekleştirildi.
Vatandaşlar özellikle madencilerin, askerlerin ve polislerin geçişine alkışlarla destek verdi.
Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu öğrenci ve öğretmenleri de Cumhuriyet temalı gösterisiyle beğeni topladı.
Karabük
Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu’ndaki törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Vali Mustafa Yavuz, Cumhuriyet’in 101 yıl önce büyük zorluklarla kurulduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajının okunduğu etkinlikte, şiirler ve kompozisyonlar okundu, çeşitli spor etkinlikleri ve halk oyunları gösterileri yapıldı.
Tören, Safranbolu Jandarma Komando Merkez Eğitim Komutanlığı personelinin gösterisiyle sona erdi.
Törene, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, diğer protokol üyeleri, gaziler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zahit Çetin İlkokulu öğrencileri, öğretmenlerinin desteğiyle Cumhuriyet’in ilan edildiğini duyuran temsili gazete hazırladı.
Kasket takan ve yelek giyen öğrenciler, Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünü etkinlikleri kapsamında, öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları gazeteyi Cumhuriyet Meydanı’nda “yazıyor yazıyor” şeklinde seslenerek dağıttı.
Zahit Çetin İlkokulu Müdürü Erşat Yıldızhan, Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünü hazırladıkları gazeteyle kutladıklarını belirterek, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayat Kaymakamı Kerem Yücel, kutlama etkinlikleri çerçevesinde makamında tebrikleri kabul etti.
Ardından Kaymakam Yücel ve Belediye Başkanı Ahmet Bahadır Ünlü, Bayat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde düzenlenen törende, vatandaşların bayramını tebrik etti.
Törende öğrenciler şiirler okuyup halkoyunları gösterileri sundu.
Dodurga
Dodurga Kaymakamı Hakan Vatansever’in makamında tebrikleri kabul etmesiyle başlayan kutlama etkinlikleri, Dodurga Belediyesi Güreş Alanı’nda devam etti.
Burada Vatansever, Belediye Başkan Vekili Serdar Biçer ile vatandaşların bayramını tebrik etti.
Vatansever, törende yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ilan edilişinin 101. yıl dönümünü büyük bir sevinç ve gururla kutladıklarını söyledi.
Türk milletinin iç ve dış tehditlere karşı omuz omuza verdiğini, tarihte eşine az rastlanan kahramanlık destanını ortaya koyduğunu vurgulayan Vatansever, halkın Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak istiklaline ve istikbaline sahip çıktığını kaydetti.
Öğrencilerin gösteriler sunduğu etkinlikte, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda başarı elde edenlere ödülleri verildi.
Osmancık
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yıl dönümü dolayısıyla Osmancık ilçesinde tören yapıldı.
Kaymakam Furkan Duman ve Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, tören alanında vatandaşların bayramını kutladı.
Duman, burada yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Cumhuriyet’i kurup, bizlere mukaddes bir emanet sıfatıyla miras bırakan tüm kahramanlarımıza minnettarlıklarımızı bildiriyoruz.” dedi.
Öğrencilerin halk oyunları gösterisi, müzik ve şiir dinletileriyle devam eden etkinlikte Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yılı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye grenlere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi.
Kutlamalar bayrak gösterisi ve tören geçişiyle sona erdi.
İskilip
İskilip’te 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Şehir Stadyumu’nda yapıldı.
Kaymakam Ramazan Polat, Belediye Başkanı İsmail Çizikci ve Garnizon Komutanı Üsteğmen Adem Gökkuş, halkın bayramını tebrik etti.
Öğrencilerin gösterileriyle devam eden etkinlikte Belediye İskilipspor Güreş Takımı da gösteri sundu.
Cumhuriyetin 101. yılı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri protokol mensuplarınca verildi.
Kutlama etkinliği geçiş töreniyle sona erdi.
Laçin
Laçin Kaymakamı Emre Konak, makamında tebrikleri kabul etti.
Ardından Atatürk İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törende, öğrenciler çeşitli gösteriler sundu.
Törende, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen resim, şiir, kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.
Tören, kortej geçişiyle sona erdi.
Oğuzlar
Oğuzlar Kaymakamı Tayfun Yılmaz, makamında tebrikleri kabul etti.
Daha sonra protokol üyeleri, kortej yürüyüşüyle törenin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
Buradaki törende Kaymakam Tayfun Yılmaz ve Belediye Başkanı Mustafa Cebeci, öğrencilerin ve halkın bayramını kutladı.
Oğuzlar Ortaokulu ve İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin gösterileriyle devam eden etkinlikte, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Kargı
İlçe Stadı’ndaki kutlama töreni, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Kargı Kaymakamı Oğuzhan Akman ve Belediye Başkanı Hamit Dereli, öğrencilerin ve vatandaşların bayramını kutladı.
Öğrencilerin gösteriler sunduğu programda paraşütçüler, Türk bayrağı ile stada iniş yaptı.
Törende, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi.
Törene Kargı Kaymakamı Oğuzhan Akman, Kargı Belediye Başkanı Hamit Dereli, Cumhuriyet Savcısı Elif Sümeyye Avcı, İlçe Emniyet Amiri Çağatay Özyılmaz, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Murat Şimşek ile siyasi partilerin temsilcileri, emniyet ve askeri personel, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA’dan yapılan açıklamaya göre, bugün 6. yılını geride bırakan havalimanı, hizmet verdiği hava yolu şirketi sayısını 109’a yükseltmenin gururunu da yaşıyor.
Dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden ve Cumhuriyet tarihinin en büyük eserlerinden olan İstanbul Havalimanı, bayramın önemini ve heyecanını yerli ile yabancı misafirleriyle paylaşmak için özel etkinlikler düzenliyor.
Cumhuriyetin 101. yıl kutlamaları çerçevesinde, İstanbul Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi, her yıl olduğu gibi özel ışıklandırma yöntemiyle Türk bayrağının kırmızı rengine büründürüldü.
Dış hatlar yolcu salonu, “Bosphorus” ve iç hatlar bölgesinde, saat 16.00’ya kadar bando ve kortej yürüyüşü yapılacak. Yolculara gün boyunca bayrak dağıtılacak.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk milletinin verdiği bağımsızlık mücadelesi ve zaferinin hatırlanmasını hedefleyen İGA, birlik ve beraberlik duygusuna vurguyla geçmişten aldığı güç ve ilhamı canlı tutmaya devam edecek.
109 hava yolu şirketine ev sahipliği yapıyor
İstanbul Havalimanı, 2023’de, “Cumhuriyet’in 100. yılında 100 hava yolu” hedefini de aşarak 101 hava yoluna hizmet vermeye başladı.
Dünyada bu kapasitedeki üçüncü havalimanı olmayı başaran İstanbul Havalimanı, Cumhuriyet Bayramı’yla işletmeye başlamasının 6. yılını da kutladığı 29 Ekim 2024’te İspanya merkezli düşük maliyetli hava yolu şirketi Vueling Airlines’n uçuşlarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Böylece hizmet verdiği hava yolu sayısını 109’a yükselten havalimanı, küresel sektördeki konumunu bir kez daha güçlendirdi.
İspanya’nın Barselona kentinden, İstanbul Havalimanı’na direkt uçacak Vueling Airlines’ın İstanbul’a haftada 3 gün sefer düzenlemesi planlanıyor.
Böylece Barcelona üzerinden Balear Adaları ve Kanarya Adaları’nı içeren 90’dan fazla noktaya bağlantı sağlanması havalimanının hizmet kapsamını daha da genişletmesi anlamını taşıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşilyurt Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda Yeşilyurt Kaymakam Vekili Fatih Döner ve Yeşilyurt Belediye Başkanı Muhsin Yılmaz öğrencilerin ve halkın bayramlarını kutladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşma Kaymakam Fatih Döner tarafından yapıldı. Öğrenciler tarafından okunan şiirler ve çeşitli gösteriler sunulduktan sonra tören sona erdi
Başçiftlik
Başçiftlik Spor Salonu’ndaki program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Başçiftlik Kaymakam Vekili Serhat Satış ve Belediye Başkanı Şaban Bolat, öğrenciler ve vatandaşların bayramlarını kutladı.
Programında öğrenciler tarafından şiirler okundu, şarkılar söylendi, oratoryo gösterileri yapıldı.
Cumhuriyet’in 101. yılı kutlama etkinlikleri kapsamında ilçe genelindeki okullarda yapılan yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri de verildi.
Turhal
Turhal Cumhuriyet Meydanı’ndaki tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Turhal Kaymakamı Ersin Tepeli yaptı.
Törende öğrenciler şiir okuyarak, dans gösterileri sundu.
İlçe genelinde düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından program geçit töreni ile sona erdi.
Törene Belediye Başkanı Mehmet Erdem Ural, Cumhuriyet Başsavcısı Lütfullah Topuk, Şenyurt Belediye Başkanı Osman İpek, Garnizon Komutanı Piyade Binbaşı Recep Tokur, İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Yüzbaşı Burak Dügeroğlu, İlçe Emniyet Müdürü Murat Dağ, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Taştan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum müdürleri, gaziler ve şehit yakınları, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Almus
Almus Spor Salonu’ndaki törende saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu.
Kaymakam Emre Çömen ve Belediye Başkanı Bekir Özer, halkın ve öğrencilerin bayramını kutladı.
Kaymakamı Çömen, günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptı.
Öğrencilerin etkinlik ve gösterileri ile program son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’da Vali Mustafa Çiftçi’nin Valilik binasında tebrikleri kabul etmesinin ardından Hastaneler Caddesinde kutlama programı gerçekleştirildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.
Vali Çiftçi, törendeki konuşmasında, milletin ezelden beri hür yaşama iradesini Cumhuriyet ile tüm dünyaya ilan ettiğini belirterek, “Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde devletimiz ve hükumetimiz bölgemizde barışı, istikrarı ve adaleti tesise yönelik gayretlerini sürdürmektedir. Gözünü Türkiye’ye dikmiş, ümidini memleketimize bağlamış mazlumların duası ile bizi biz yapan değerlerimizi daha da yüceltmeli, İstiklal Mücadelesinde olduğu gibi tek ses ve tek yürek olmalıyız.” dedi.
Konuşmanın ardından Büyükşehir Belediyesi mehteran ve bar ekibi gösteri yaptı.
Tören, günün anlamına yönelik okunan şiirlerin ardından başta asker ve emniyet ekipleri olmak üzere kentteki diğer kurumları temsilen araçların geçişiyle sona erdi.
Ardahan
Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla makamında tebrikleri kabul etti.
Kongre Caddesi’nde PTT kavşağındaki tören, saygı duruşun bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Vali Çiçek, törendeki konuşmasında, bugün Cumhuriyet’in 101. yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, ülke olarak terör saldırıları ve tüm olumsuzluklara rağmen daha çok çalışacaklarını söyledi.
Tören, şiir okunması, müzik dinletisi, halk oyunları ekiplerinin gösterisi, jandarma komandolarının gösterisinin ardından geçit töreniyle sona erdi.
Tunceli
Tunceli’de de Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Valilik binasında tebrikleri kabul etmesinin ardından Atatürk Stadı’nda kutlama programı gerçekleştirildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.
Vali Tekbıyıkoğlu, törendeki konuşmasında, devletin en büyük gününü kutlamak için bir araya geldikleri söyledi.
Cumhuriyeti kuranlara şükran hislerini sunduklarını belirten Tekbıyıkoğlu, “Yıllar önce sabrımızı, gücümüzü ve azmimizi gösterdiğimiz yedi düvele bu sefer birliğimizi, dirliğimizi, sevincimizi ve saadetimizi göstermek için toplandık. Cumhuriyetimizin 101. yılı kutlu olsun.” dedi.
Programda şiirler okundu, müzik dinletisi, halk oyunları ve Kafkas dansı gösterileri yapıldı.
Jandarma komando timlerinin de gösteri yaptığı program, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve resmi geçit töreniyle tamamlandı.
Törene, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, İl Emniyet Müdürü Hakan Duman, vali yardımcıları, kurum müdürleri, gaziler, şehit yakınları, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Kentin Ovacık, Pertek, Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Pülümür ve Nazımiye ilçelerinde de kaymakamların katılımıyla törenler düzenlendi.
Erzincan
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla makamında tebrikleri kabul etti.
Kentte Ordu Caddesi’nde düzenlenen törende, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Programda, 3. Ordu Komutanlığına bağlı bando takımı çeşitli marşlar seslendirdi.
Aydoğdu, törendeki konuşmasında, Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünün milletçe büyük bir gurur ve coşkuyla kutlandığını belirtti.
Herkesin göz diktiği bu yerde, asırlarca kalabilmenin ağır bedellerinin olduğunu anlatan Aydoğdu, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet’in ilanı sadece bir yönetim şekli değişikliği değildir. Kıtalara hükmeden Osmanlı güç kaybetmiş, Emperyalist güçlerde muhteris emelleri için harekete geçmişti. Amaç, Türkleri Anadolu’dan tamamen söküp atmaktı. Bilmiyorlardı ki bizim bir damla kanımız toprağa düşmüşse o toprak artık kıyamete kadar bizimdir. Aziz milletimizin makus talihi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından, İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da tersine çevrilmiş, Gelenler, geldikleri gibi gitmiş, gitmek istemeyenler de denize dökülmüştür.”
Törene, Belediye Başkanı Bekir Aksun, 3. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Murat Ataç, CHP Erzincan MilletvekiliMustafa Sarıgül, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Ali Öztürk, Erzincan Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkan Mehdi Ünal, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Veysel Yanık, İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, öğrenciler ile vatandaş lar katıldı.
Ağrı
Ağrı Valisi Mustafa Koç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla makamında tebrikleri kabul etti.
Ağrı Adliyesi önünde devam eden program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.
Vali Koç, törendeki konuşmasında, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanları rahmet ve minnetle andığını dile getirdi.
Cumhuriyet’in, binlerce yıllık kesintisiz devlet geleneğinin, kadim medeniyet birikiminin modern dünyaya mirası olduğunu belirten Koç, “Bizlere, atalarımızdan emanet edilen bu topraklar üzerinde varlık gösterebilmek ve bağımsız yaşayabilmek, her birimizin omuzlarında taşıdığı ağır ama bir o kadar da şerefli bir sorumluluktur.” dedi.
Şiirlerin okunmasıyla devam eden program, askeri, öğrenci ve araç geçit töreninin ardından sona erdi.
Programa, Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, 25. Hudut Ardahan Garnizon ve Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, il protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Kars
Kars Valisi Ziya Polat, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla makamında tebrikleri kabul etti.
Hükümet Konağı önünde devam eden programda, Vali Polat, 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez, Kars Belediye Başkanı Ötüken Senger, tören aracından vatandaşları selamladı, bayramlarını kutladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Tören, Kars İl Jandarma Komutanlığı Kağızman Jandarma Komando Taburu ile Kafkas Halk Oyunları ekibinin gösterileriyle devam etti.
AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp ile diğer ilgililerin de katıldığı program, geçit töreni ile sona erdi.
Program askeri, öğrenci ve araç geçit töreninin ardından sona erdi.
Iğdır
Iğdır Valisi Ercan Turan, Valilikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla tebrikleri kabul etmesinin ardından Zübeyde Hanım Bulvarı’nda kutlama programı gerçekleştirildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.
Turan, törendeki konuşmasında, bugün Türkiye’nin, bir yandan köklerine daha sıkı sarılan, diğer yandan semaya doğru daha fazla yükselen, kendi gövdesiyle birlikte geniş bir coğrafyada güvenin, huzurun, umudun adı olan bir devlet olduğunu söyledi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayallerini gerçekleştirmiş bir Türkiye olduğunu dile getiren Turan, “Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Cumhuriyetimizi daha nice yıllara çok daha güçlü, çok daha müreffeh, çok daha itibarlı bir şekilde taşıma azmindeyiz. Tarihi eşsiz zaferlerle dolu büyük bir milletin evlatları olarak Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin mesut, muvaffak ve muzaffer olmasının’ önüne hiçbir emperyalist güç geçemeyecektir.” ifadelerini kullandı.
Şiirlerin okunması ve halk oyunları gösterileri ile devam eden törende, İl Jandarma Komutanlığına bağlı komandoların gösterisine vatandaşlar ilgi gösterdi.
Garnizon Komutanı Tuğgeneral Cavit Tütüncü, protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı program, tören geçişinin ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van Valisi Ozan Balcı’nın Valilik binasında tebrikleri kabul etmesiyle başlayan tören, Beşyol Meydanı’nda devam etti.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda, öğrenciler şiir okudu.
Vali Balcı, yaptığı konuşmada, “Cumhuriyet, bizim için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi, toplumsal ve siyasal değişim projesidir. Cumhuriyet’in ilanı, milletimizin şanlı tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir.” dedi.
Eskrim, jimnastik ve halk oyunları gösterilerinin yapıldığı törende sporculara ödülleri verildi.
Tören geçişinin ardından Vali Balcı ve protokol üyeleri, öğrenci ve vatandaşlarla bayramlaştı, gazilerle fotoğraf çektirdi.
Törene JandarmaAsayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, İl Jandarma Komutanı TuğgeneralAdem Şen, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, AK Parti İl Başkanı Emre Güray, MHP İl Başkanı Salih Güngöralp ve kurum amirleri katıldı.
Erciş ilçesinde de öğrenciler stadyumda Türk bayrağı kartografisi oluşturdu, Jandarma ekipleri de özel eğitimle köpeklerle gösteri yaptı.
Kutlama programına katılan Kırgız Türkleri, yöresel kıyafetleriyle etkinliklere renk kattı.
Torunlarıyla etkinliğin yapıldığı alana gelen 77 yaşındaki Sabiha Yavuz, “Bayramın ülkenin huzur ve mutluluğuna vesile olmasını diliyorum. Gençlerimizi, Atatürk’ün izinden gitmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Hakkari
Hakkari’de Merzan Futbol Sahası’nda düzenlenen programda Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, öğrenci ve katılımcıların bayramını kutladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kutlama mesajı okundu.
Çelik, programda yaptığı konuşmada, büyük mirasın aziz milletin bağımsızlık tutkusunun, sabrının ve fedakarlığının eseri olduğunu söyledi.
Cumhuriyet’in, küllerinden doğan bir milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde hiç kimseye boyun eğmeden yoluna devam ettiği en büyük zaferidir olduğunu belirten Çelik, ” Dumlupınar’da kazanılan büyük zaferin bayramı, yüz binlerce şehidin adıdır Cumhuriyet. Emektir, mücadeledir, kardeşliktir, özgürlüktür, kederde ve sevinçte bir olmaktır. Hakkari’nin en ücra köylerinden büyük şehirlerin kalabalıklarına kadar herkes bu bayrağın altında eşittir. Cumhuriyet, adaletin ve eşitliğin teminatı, her bireyi aynı sevgiyle kucaklayan bir mucizenin adıdır. Bizler teröre, düşmanlığa ve ayrımcılığa karşı birliğimizi korudukça güçleneceğiz. Ne olursa olsun, bu topraklarda kardeşliğimizi bozmaya çalışan hiçbir güç başarılı olamayacak.” diye konuştu.
Gösterilerin yapıldığı, müzik dinletisinin sunulduğu programda, yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi.
Tören geçişiyle sona eren programa Yüksekova 3. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy, Adalet Komisyonu Başkanı Bahadır Sami Nesil, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, asker, polis, öğrenci, öğretmen ve vatandaşlar katıldı.
Bitlis
Bitlis’te Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen kutlama programında Vali Ahmet Karakaya, Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay ve Kara Kuvvetleri EDOK Kurmay Başkanı ve Bitlis Garnizon Komutanı Tümgeneral Mücahit Zorlutuna, törene katılanların bayramını kutladı.
Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.
Vali Karakaya, yaptığı konuşmada, “Bizim Cumhuriyet’imiz, bedeli Sakarya’da, Dumlupınar’da, Afyon ovalarında ve Çanakkale’de ödenen büyük bir destan ve emanettir. Devraldığımız bu değerli emaneti aynı yüksek ruh ve şuurla her geçen gün daha da güçlendirerek, Türkiye’yi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaya kararlıyız.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin şiir okuduğu ve çeşitli gösteriler düzenlediği program, tören geçişiyle sona erdi.
Törene, Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.
Muş
Muş Valisi Avni Çakır’ın makamında tebrikleri kabul etmesiyle başlayan program, kent meydanında saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
Törene katılanların bayramına kutlayan bugün geçmişten aldıkları güçle, ezelden ebede büyük umutlar ve emin adımlarla yürürken, dirilişin sembolü Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yılını kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Cumhuriyet’in, bedeli Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Afyon ovalarında şehitlerin kanlarıyla ödenen Milli Mücadele’nin taçlanmış hali olduğunu vurgulayan Çakır, şunları kaydetti:
” Sultan Alparslan’ın cesareti ve stratejik zekası ile açılan Anadolu’nun kapıları bugün 101. yılını kutladığımız Cumhuriyet’imizin temellerini oluşturmuştur. Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 101. yılını yeni ve büyük kazanımlarla, daha büyük bir coşku içinde idrak ediyoruz. Millet olarak birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece aziz milletimizin yükselişini durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve yükseltecek olan sizlersiniz.’ sözleri, 101 yıl sonra bile aynı derecede önemli ve anlamlıdır.”
Gösterilerin sunulduğu, etkinliklerin yapıldığı törene Vali Avni Çakır’ın eşi Bahar Çakır, İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, vali yardımcıları, kurum amirleri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BeşiktaşFutbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar:
“VAR’ın bu pozisyonlara müdahale etmemesi enteresan”
İSTANBUL – Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, VAR haakemlerinin bazı pozisyonlarda müdahale etmemesine anlam veremediğini belirterek, “Artık hakemlerin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında oynanan derbi mücadelesinde deplasmanda Galatasaray ile karşılaşan Beşiktaş, sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, “Hakemler hakkında konuşmamaya ve laf söylememeye çabalıyoruz, uğraşıyoruz ama hakemler değişmiyor. Dakika 16’da Davinson Sanchez, Immobile’nin böğrüne vuruyor, kasti bir hareket. Hakem devam diyor, faul yok. Dakika 28, yine Davinson Sanchez, bu sefer Rafa Silva’ya kung fu yapıyor. Faul bile yok, pozisyon devam ediyor. Sonra lehimize verilen faul sonrası duran toptan gol yiyoruz. VAR’ın bu pozisyonlara müdahale etmemesi enteresan. Federasyon Başkanımız, hakem hatası olur ama VAR hatasını affetmem demişti. Oradaki müdahale direk Rafa Silva’nın kaval kemiğine yapılan bir hareket ve kırmızı kartlık bir hareket. Dakika 53’te Barış Alper’in arkadan yaptığı bir hareket var. İkinci sarı karttan oyundan atılması gerekiyordu. Yine es geçildi. Nihayet Davinson Sanchez 63. dakikada yaptığı sert faulden sonra kart görüyor. Değişen bir şey yok. Türk futbolunda yine futbol oynamaya çalışan takımlara yazık oluyor. Üzülüyoruz. Türkiye’de Hocalar, oyuncular, MHK’lar, federasyonlar değişiyor ama hakemler değişmiyor. Artık hakemlerin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Maalesef Türk futboluna yazık oluyor” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:
“Şu anda iyi bir yoldayız”
“4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim”
“Kazanarak devam etmemiz gerekiyor”
İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hak ettikleri bir galibiyet aldıklarını söyleyerek, iyi bir yolda olduklarını ifade etti. Buruk ayrıca hedeflerinin ligdeki üstünlüklerini devam ettirmek ve Avrupa’da ilk 8’e kalmak olduğunu ifade etti.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Beşiktaş’ı 2-1’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sözlerine 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başladı.
Böyle maçları iyi oynadıklarını söyleyen Buruk, “Bu maçları iyi oynadığımızı hep söyledim. Bu maçların adaptasyonunun bizim açımızdan hep iyi olduğunu söyledim. Bugün saha içerisinde aynı ciddiyetle oynadık. 4-4-2 sistemi ile başladık. Daha çok üreteceğimiz yerler olabilirdi. Öne geçtik, öne geçtikten sonra rakibimize net pozisyonlar vermedik. 2-0’ı yakaladık, iki forvetli oyunumuza devam ettik. Son dakika gol yedik. Gol yemek istemiyorduk, rakibinizi maçın içerisine alıyorsunuz. Averajların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hak ettiğimiz maç oldu. Maçın genelinde üstün olduğumuz yeler vardı. Çok iyi bir takıma kaşı oynadık. Pas oyunun iyi oynayan bir takım. Çok net pozisyonlar vermeden maçı bitirdik. Geçiş hücumunu etkili yapıyorlardı. Maç sonlarında 3. golü de bulabilirdik. Bizim açımızdan güzel bir karşılaşma oldu. Oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Bu muhteşem atmosferi yapan taraftarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim”
Derbiye 4-4-2 sistemiyle çıkmasının hatırlatılması üzerine 51 yaşındaki teknik adam, “Beşiktaş çok merkezi kalabalık olan bir takım. Hareketli bir rakibe karşı oynadı. İki forvetimizin daha iyi yapabileceği ne olabilirdi, Ndour’u alıp, geriye oynatıp, baskılara gidebilirdik. Çok fazla stoperlere baskı yaptığımız yerler oldu. İki forvetle oyunla rakibimize az pozisyon verdik. Hücumda daha ektili olsaydık, skoru daha yukarılara taşıyabilirdik. Top bizdeyken farklı dizilişleri da uygulamaya çalıştık. Rakiplerimize göre bundan sonraki maçlarda karar vereceğiz. 4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim” şeklinde konuştu.
“Şu anda iyi bir yoldayız”
Sezon başından sonra takımın şu anki durumunun sorulması üzerine Okan Buruk, şunları söyledi:
“Bu yazla ilgili bizim için en büyük dezavantaj yazın milli maçların olmasıydı. Savunma bölgesinde yaşadığımız sıkıntılar sezona kötü başlamamızın etkenlerinden biriydi. Bugün de orijinal sol bekle oynamadık. Savunma anlamında Davinson olmadığı maçlar sıkıntılı başladı. Ligin içerisinde bunlar olacak. Avrupa’da zaman zaman bunları yaşayabiliyorsun. Genel olarak sakatlıklar dışında form tutan, kazanmaya devam eden bir takım var. 10 maçın 9’unu kazandık. Tek kazanamadığımız maç ilk 3-0 önde olduğumuz ve 3-3 berabere kaldığımız Kasımpaşa maçı. Avrupa’daki iddiamız devam ediyor, ilk 8’e hedeflerimiz devam ediyor. Bence iyi yoldayız. Ligde puan olarak iyi durumdayız. Rakiplerimizin önündeyiz. Bay haftası olacak, Tottenham maçı ile Avrupa’ya başlayacağız. Bir süreç yaşıyoruz. Gelen oyunculara hep bir süreç vermek gerekiyor. Şu anda iyi bir yoldayız.”
“Kazanarak devam etmemiz gerekiyor”
Süper Lig’de yakaladıkları puan farkı için ise Buruk, “Lig yeni başladı. Bugün kazandık, avantaj yakaladık ama ligin çok başı ve bütün takımların puan kaybetme ihtimali var. Avantaj yakalıyorsunuz ama çok erken. Aynı konsantrasyonu sürdürmemiz gerekiyor. Kazanarak devam etmemiz gerekiyor. Bu puan farkını yukarıya doğru açmamız gerekiyor. Önümüzdeki ay Avrupa ile birlikte daha zor bir fikstüre gireceğiz. Deplasmana gidip, içeride oynayacağımız 3 gün arayla maçlar olacak. Hedefimiz ligdeki üstünlüğümüzü devam ettirmek ve Avrupa’da ilk 8’e kalmak. İki tarafa da adapte olmamız gerekiyor. Bu süreçte bütün oyuncularıma süre vermem gereken maçlar da olacak” ifadelerini kullandı.
Antrenmanda duran top çalıştıklarını belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “İyi taç atanınızın olması lazım. Ismail Jakobs geldikten sonra 3-4 gol taç atışlarından başlamasıyla bulduk. Duran topu iyi kullanan, iyi kafacılara, boy ortalaması yüksek bir takımız. Maç öncesi çalışıyoruz. Sadece çalışmakla da olmuyor. Hem İyi atanın hem iyi vuranınızın olması gerekiyor. Her rakibe göre duran toplarına göre çalışıyoruz. Bu da bize sonuç getiriyor. Maçların kilitlendiği yerde duran toplar size maç kazandırabiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel:
“Rakibimiz, geçen seneden beri hem federasyonun hem de MHK’nın kucağından inmemiştir”
“İnanıyorum ki sezon sonu şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz”
İSTANBUL – Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, rakip Galatasaray Kulübü’nün maç sonu yaptığı sosyal medya paylaşımının kabul edilemez olduğunu aktararak, “Rakibimiz bu akşam yine edebiyle sevinememiştir” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında derbide Beşiktaş, Galatasaray’a konuk oldu. Siyah-beyazlılar, sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Karşılaşmanın ardında Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hakem yönetiminden memnun olmadığını belirten Yücel, “Bu akşam sahada oynayan takım Beşiktaş’tı. Hak eden takım da Beşiktaş’tı. Maalesef 2 tane şanssız gol yedik. Maçı bu anlamda kaybettik. Ben inanıyorum ki sezon sonu şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz. Yeter ki biz böyle oynamaya ve mücadele etmeye devam edelim. Biz sevilmek için sevmedik Beşiktaş’ı. Şampiyon olamasak da ağlamayız. En azından deriz ki; genç hakemlerimiz hata yaptı. Ama haksızlık yapılması ciğerimize, yüreğimize dokunuyor. Çok ağırımıza gidiyor. Rakibimiz maçı 10 kişi hatta 9 kişi kalması gerekirken 11 kişiyle maçı tamamlıyor” diye konuştu.
Galatasaray Kulübü’nün maç sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma atıfta bulunan Hüseyin Yücel, “Rakibimiz yine bu akşam yine edebiyle sevinememiştir. Geçen sene salıncak paylaşımı yapan rakibimiz, yine bir gaflete imza atmıştır. Bu paylaşımı yapan rakibimiz, geçen seneden beri hem federasyonun hem de MHK’nın kucağından inmemiştir” şeklinde konuştu.
TürkiyeFutbol Federayonu’na seslenen Yücel, “Federasyon ve MHK’dan rica ediyorum; madem yabancı hakem getiremiyorsunuz, bundan sonra bizim maçlarımıza deneyimli hakem ataması yapmasınlar. Genç hakem ataması yapsınlar. Bu tip hakemlerin kafasında maçlara çıkmadan önce bin tane tepki dolaşıyor” açıklamalarında bulundu.
RAMS Park’ta takımlarını destekleyen siyah-beyazlı taraftarlar hakkında da konuşan Hüseyin Yücel, “Taraftarımıza çok teşekkür ediyorum. Tribünleri doldurarak 90 dakika boyunca takımımızı yalnız bırakmadılar” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz:
“Eleştiriler beni çok ilgilendirmiyor, sadece performansıma bakıyorum”
“Hocamızın güveni bizim için çok önemli
“Burası Galatasaray, bu formanın yükü çok fazla”
“İyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum”
“Kerem gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz”
İSTANBUL – Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz, 2-1 kazandıkları Beşiktaş derbisinin ardından yaptığı açıklamada, “Serimiz devam ediyor, bunu bozmaya niyetimiz yok” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında derbide Beşiktaş’ı ağırlayan Galatasaray, rakibini 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz, basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Galibiyetten dolayı mutluluklarını dile getiren Yılmaz, “Öncelikle çok mutluyuz. Cumhuriyet Bayramımız da kutlu olsun. Serimiz devam ediyor, bunu bozmaya niyetimiz yok. Gerçekten çok iyi bir mücadele vardı saha içerisinde. Çok da güzel bir atmosfer vardı. Taraftarlarımıza armağan olsun” diye konuştu.
“Eleştiriler beni çok ilgilendirmiyor, sadece performansıma bakıyorum”
Performansının düştüğüne dair eleştirilerle ilgili açıklama yapan Yılmaz, “Eleştiriler tabii ki de olacaktır. Bunlar beni çok ilgilendirmiyor açıkçası. Ben sadece kendi performansıma bakıyorum. Kendime çok vakit ayırıyorum. Çok yoğun bir sezondan geçtim ama Galatasaray’da oynadığım sürece eleştiriler olacaktır. Kendi açımdan hiçbir sıkıntı görmüyorum” ifadelerini kullandı.
“Hocamızın güveni bizim için çok önemli”
Derbiye sol bek başlayıp sağ bek bitirmesi ve birçok farklı mevkide görev alabilmesiyle alakalı konuşan başarılı futbolcu, “Burası Galatasaray. Bu formanın yükü çok fazla. Hocam bana şans veriyor. Ben hırslı bir çocuğum. Hiçbir zaman korkmadım. Mücadele etmeniz lazım. Kötü oynayabilirsiniz ama kötü koşamazsınız. Bugün bana sağ bek, yarın sol bek der ama ben hücum oyuncusuyum. Hocamın kararı. Hocam da iki gün önce bir operasyon geçirdi. Ona da geçmiş olsun diyorum. Burada bizi yalnız bırakmadı, bizimle beraber oldu. Çok farklı bir hoca. Onun güveni bizim için çok önemli” sözlerini kaydetti.
“İyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum”
Geçtiğimiz günlerde oynanan Elfsborg maçında oyundan çıkarken kameralara yansıyan görüntüsüne ilişkin konuya açıklık da getiren milli oyuncu, “Oyundan çıktığımda kenara doğru gelirken bir kardeşimize forma vermek istedim, içimden geldi. O sıra geçerken de güvenlik ağabeyimizle tartıştım. Gerçekten aklım almıyor. Farklı bir şeye yormuşlar. Bizi örnek almaya çalışan çok sayıda kardeşimiz var. İmajımı kötülemeye çalışıyorlar. Ama benim çok umurumda değil. Ben onlara iyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum” şeklinde konuştu.
“Kerem gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz”
Portekiz ekibi Benfica’da gollerine devam eden eski takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu ile ilgili de açıklama yapan 24 yaşındaki futbolcu, “Kerem’in maşallahı var, gerçekten çok iyi ilerliyor. O gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz. Herkesin kendi hayalleri, hedefleri var. O da peşinden devam ediyor. Gerçekten onun adına çok seviniyoruz” sözlerini dile getirdi.
Son olarak yorgunluğuyla ilgili yapılan yorumların sorulması üzerine de konuşan Barış Alper Yılmaz, “Yoğun bir tempodan çıktım. Zaman zaman istediklerimi yapamıyorum. Tabii ki de biraz dinlenmeye ihtiyacımız var. Gerçekten kolay değil. Üst üste maçlar oynuyoruz. Bu süreçte çok dinlenmeye çalışıyorum açıkçası. Dinleneceğiz ve devam edeceğiz bir şekilde” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Galatasaray- Beşiktaş karşılaşması sonrasında saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dilekleri iletirken, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Galatasaray-Beşiktaş karşılaşması sonrasında fiziki saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Saldırıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır. Spor, dostluk ve kardeşliktir. Sporun şiddetle gündeme gelmesi kabul edilemez. Şiddetin her türlüsünü kınıyor, bu gibi olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’te Cumhuriyet’in 101. yılı etkinlikleri çerçevesinde yüzlerce kişinin katılımı ile fener alayı gerçekleştirildi.
Karabük Valiliği tarafından organize edilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları fener alayı etkinliği ile devam etti. Beşbinevler Mahallesi’nde toplanan vatandaşlar, ellerinde metrelerce uzunluktaki Türk bayrağı ve meşalelerle 100. Yıl Mahallesi’ne yürüdü. Yürüyüşün ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile devam eden programda konuşan Vali Mustafa Yavuz, Cumhuriyet’in 101 yıl önce büyük zorluklarla kurulduğunu belirtti.
Konuşmanın ardından program sona erdi.
Fener alayına, Vali Yavuz’un eşi Süreyya Yavuz, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 101 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüyüş düzenlendi.
Mersin’de Cumhuriyet Bayramı’nın 101’inci yıl kutlamaları sürüyor. Mersin Valiliği’nce düzenlenen kutlama etkinlikleri kapsamında yürüyüş, merkez Yenişehir ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’ndaki Mersin İdman Yurdu Meydanı’ndan başladı. Vatandaşların 101 metrelik Türk bayrağını taşıdığı yürüyüş Suphi Öner Öğretmenevi’nde son buldu. Etkinliğin sonunda saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Yürüyüşün ardından konuşan Vali Ali Hamza Pehlivan, şanlı ve mübarek Türk bayrağının çok kıymetli olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) bünyesinde görev yapan Türk Temsil Heyet Başkanlığınca, Sultan Murat Kışlası’nda etkinlik düzenlendi.
Türk Armoni Yıldızları Orkestrası (TÜRKAY), etkinlik kapsamında konser verdi.
Konsere, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Celal Doğan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, CHP MersinMilletvekiliTalat Dinçer, KDTP milletvekilleri Fidan Brina Jılta ve Enis Kervan, Kosova Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Zafer Sağlam ile çok sayıda davetli katıldı.
Konser öncesi selamlama konuşması yapan Albay Sağlam, davetlilerin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle andı.
Yaklaşık 2 saat süren konserde Türkiye ve Kosova’nın sevilen şarkıları, TÜRKAY sanatçıları tarafından seslendirildi.
Konserde ayrıca Kosovalı sanatçılar Tolga Kazaz ve Ela Kazaz da sahne aldı.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılı, Kosova’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Priştine Yunus Emre Enstitüsünce, Türkiye’nin Priştine Büyükelçiliği ve Ziraat Bankası’nın destekleriyle Priştine’de, Kosova, Türkiye ve Arnavutluk’tan gelen sanatçıların eserlerinin yer aldığı “Sanatın dilinden Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılı” sergisi açıldı.
Yenilikçi Türk Hareket Partisi de Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle Prizren’de geniş katılımlı resepsiyon verdi.
Ayrıca Türk Gençleri Platformu ve Tüm Gençler El Ele Derneği tarafından Prizren Yunus Emre Enstitüsü salonunda “Atatürk ve Cumhuriyet” paneli düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ve Gümrük Muhafaza ekipleri, Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Gümrük Sahası’nda yaptıkları çalışmalarda bir çekiciye bağlı dorsede şüpheli durum tespit etti. Yapılan aramada dorsede 142 kilogram sıvı metamfetamin bulundu. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.
Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamada, “Zehir tacirlerine geçit yok” denilerek, uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medyada yayılan görüntüler üzerine soruşturma başlattı. Ekiplerin yaptığı çalışmalarda E.A. isimli motosiklet sürücüsünün trafiğe tehlikeye düşürdüğü görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştığı görüldü. Görüntülerin birinde, polis ekiplerine, “4 silindir makina için bu ses normal, ben böyle apaçi gibi bir sürücü de değilim” derken, başka bir paylaşımında ise makas atarken ki görüntüleri yer aldı. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan E.A.’ya Karayolları Trafik Kanunun ‘Dikiz aynasız araç kullanmak’ suçundan bin 506 lira, ‘Makas atmak’ suçundan 6 bin 439 lira, ‘Takip mesafesine riayet etmemek’ suçundan 690 lira, ‘Saygısızca araç kullanmak’ suçundan 690 lira olmak üzere toplamda 9 bin 325 lira para cezası uygulandı. E.A. hakkında ayrıca ‘Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ maddesinden de adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE ŞERİDİ – İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti.
İsrail, Gazze Şeridi’nde yine sivillerin sığındığı okulu hedef aldı. İsrail güçlerinin bölgenin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti. Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, saldırıda hayatını kaybeden Filistinli gazetecilerin Saed Radwan, Hamza Abu Salmiya ve Al- Hanin Mahmoud Baroud olduğu bildirildi. Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim tarihinden bu yana öldürülen gazeteci sayısının 180’e yükseldiği aktarıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Yönetim Başkanlığı Deprem Dairesi verilerine göre, bugün saat 17.56’da merkez üssü Efe Denizi olan Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında 10.27 kilometre mesafede 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 9.02 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, kentte kısa süreli paniğe neden oldu. İlk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en iyi pilotları arasında yer alan Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul’daki Maltepe Sahil Parkı’nda gösteri uçuşu yapacak. Ay yıldızı gövdesinde gururla taşıyan SOLOTÜRK, 28 Ekim günü saat 16.00’da selamlama uçuşu, 29 Ekim’de de saat 16.00’da gösteri uçuşu gerçekleştirecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Siirt Şubesi öncülüğünde, Siirt Filistin Dayanışma Platformu tarafından 15 TemmuzDemokrasi Meydanı’nda önceki gün başlayan etkinlikte, temsili “Gazze Han Yunus Çadırı ve Cibaliya Mülteci Kampı” oluşturuldu.
İHH İl Temsilcisi Mehmet Faruk Süzgün, yaptığı açıklamada, 3 gün süren etkinlikte yaklaşık 6 bin kişiye ulaştıklarını söyledi.
Gazze’de devam eden insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla gelecek günlerde farklı etkinlikler de gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getiren Süzgün, şunları kaydetti:
“İHH öncülüğünde sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlediğimiz etkinlik yoğun ilgi gördü. Üç gün süren ve bugün sona eren etkinlikle İsrail’in Filistin’de uyguladığı soykırımı ve oradaki insanların acılarını burada görsellerle yansıttık. İki birimden oluşan etkinliklerde Gazze Han Yunus Çadırı ve Cibaliya Mülteci Kampı’nı temsili olarak yansıttık. Halkımız iyi bir teveccüh gösterdi.”
Etkinliğe katılan Mesut Karanfil de İsrail’in bir yıldan fazladır Gazze’de sürdürdüğü soykırıma sessiz kalamadıklarını söyledi.
Uluslararası kamuoyunda zulüm karşısında sesini yükseltmesini isteyen Karanfil, “Allah bu acıları bir daha yaşatmasın. İnşallah Filistin halkı zafere ulaşacaktır. Kudüs özgürdür, özgür kalacak.” dedi.
Özgür Ögetürk de etkinliğe çocuklarıyla katıldığını ifade ederek, “Çok etkilendik. Orada çekilen zulmü en azından çocuklarımıza aktarmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Türk Kızılay Siirt Şubesi de etkinlikte vatandaşlara su ve yemek ikramında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Ayvacık ilçesi açıklarında Riçhter ölçeğine göre 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Çevre illerden de hissedilen depremde, ilk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi’nden alınan bilgiye göre saat 17.56’da Ege Denizi’nde merkez üssü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin 10,27 kilometre açığında 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 9,2 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Ayvacık’ın Babakale, Kocaköy, Bademli, Koyunevi ve Gülpınar köyleri ile çevre illerden de hissedildi. Deprem, kısa süreli paniğe neden oldu.
VALİ TORAMAN: OLUMSUZLUK YAŞANMADI
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, depremle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ege Denizi’nde meydana gelen deprem ile alakalı olarak ilgili birimlerimize şu ana kadar her hangi bir olumsuz ihbar intikal etmemiştir. Tarama faaliyetlerimiz, takibimiz devam etmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağdat’ın doğusundaki Filistin Caddesi bölgesinde soğutma cihazlarının bulunduğu büyük bir depoda, henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Söz konusu yangından kaynaklı dumanlar, Bağdat’ın birçok noktasından görüldü.
Irak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mikdad Miri, bakanlığa bağlı itfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmek üzere olay yerine intikal ettiğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFAD’ın paylaşımına göre, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki deprem saat 17.56’da 4.3 büyüklüğünde ve yerin 9.02 km kilometre derinliğinde meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 17.56’da, merkez üssü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 9,02 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENGEBELİ ARAZİ NEDENİYLE MÜDAHALE GÜÇLÜKLE YAPILIYOR
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Artıranlar köyü Eski Küplü Kulesi mevkisinde çıkan orman yangınına müdahale, arazinin engebeli olması nedeniyle güçlükle yapılıyor. Yaklaşık 5 hektarlık karaçam ormanında etkili olan yangına Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 120 personel, 17 arazöz, 7 su tankeri, 6 itfaiye aracı ve 2 iş makinesiyle müdahale ediliyor.
Öte yandan yangın, dron ile havadan görüntülendi.
Oğuzhan KILIÇ- Tuna İŞLEYEN/ TAVŞANLI (Kütahya),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Mamak ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkarak yön tabelası direğine çarpan otomobildeki 4 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi yaralandı.
Kaza, gece saatlerinde Mamak ilçesi Yakup Abdal Mahallesi’nde meydana geldi. 06 DDC 719 plakalı otomobil, ismi henüz öğrenilemeyen sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu yön tabelası direğine çarptı. Çarpmanın şiddetiyle hurdaya dönen otomobildeki 5 kişi araçta sıkışırken, çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan 5 kişi bulundukları yerden çıkarılırken, yapılan kontrolde 2’si kadın 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 1 kişinin ise yaralandığı tespit edildi. Yaralı ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken, yaşamını yitiren 4 kişinin cansız bedeni ise kaza yerindeki inceleme sonrası morga götürüldü.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Ayı ve vaşak, Doğa Koruma ve Milli ParklarGenel Müdürlüğünce doğaya yerleştirilen fotokapana takıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğünce yaban hayatının korunması ve izlenmesi amacıyla doğaya yerleştirilen fotokapanlar, her gün birbirinden ilginç görüntüler kaydediyor. Ormanın içerisine yerleştirilen ayı ve vaşağın görüntüsü fotokapana yansıdı. DKMP, o anları “Sabah sporu için bizim fotokapanın önünü seçen vaşak ve ayıyı selamlıyoruz” ifadesiyle paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ – Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından Elazığlı afetzedeler için yapımına başlanan 141 TOKİ konutunun yapımı tamamlanırken, peyzaj ve yol çalışmalarının tamamlanması için de çalışmalar devam ediyor.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından 11 ilde de yaraların sarılması için sahada çalışmalar sürüyor. Depremden etkilenen iller arasında bulunan Elazığ’da sahada her türlü çalışmanın yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un önderliğinde TOKİ tarafından başlatılan yeni konutların inşası sürüyor. Gümüşkavak Mahallesi’nde yapımına başlanan 141 TOKİ konutunun yapımı tamamlanırken peyzaj ve yol çalışmaları sürüyor. Konutların en kısa süre içerisinde tamamlanarak hak sahibi vatandaşlara teslim edilmesi bekleniyor.
6 Şubatta Kahramanmaraş’ta meydana gelen yıkıcı depremlerden 11 ilin etkilendiğini belirten inşaat mühendisi Salih Mehmetalioğlulları, “Elazığ’da depremden etkilenen illerden birisiydi. Depremden sonra TOKİ ihalelere başladı ve bizde 2024 Ocak ayında ihalemizi alarak TOKİ çalışmalarına hızla başladık. Şantiyemiz toplam 141 konuttan oluşuyor. Dairelerimizin tamamı 3+1 şeklindedir. Şuan da yapımı devam eden konutlarımızın bitme aşamasına geldik sadece peyzaj ve yol çalışmalarımız kaldı. Hızlı bir şekilde teslim etmeye çalışıyoruz. Konutlarımız net olarak 84 metrekaredir. TOKİ olarak en kısa sürede buradaki konutlarımızı tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde Mamak ilçesi Yakup Abdal Mahallesi’nde 06 DDC 719 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan yön tabelası direğine çarptı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Ekipler araçta bulunan 4 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada yaralanan 1 kişi ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’da düzenlenen ‘Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı’nda sergilenen baldan döner ilgi çekti
ORDU – Ordu’da düzenlenen ‘Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı’nda sergilenen baldan döner, katılımcıların ilgisini çekti.
Ordu’da ‘Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı’ açıldı. Yeni Ordu Stadı kapalı otoparkında açılışı gerçekleştirilen ve 28 firmanın iştirak ettiği fuar, 27 Ekim tarihinde sona erecek. Katılımın yüksek olduğu fuarda en dikkat çeken ürünlerden birisi ise baldan yapılan döner oldu. Ordu Arıcılar Birliği standında sergilenen ve kristalleşmiş hali alması bir seneyi bulan bal döner, küçük külahlar eşliğinde katılımcılara ikram edildi. Sergilenen baldan döner ile katılımcılara, gerçek balın bu şekilde kristalleştiği de anlatıldı.
“Bal döneri gerçekten çok ilgi gördü”
İlde ilk kez böyle bir fuar düzenlendiğini belirten Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, bundan sonraki süreçte bunu geleneksel hale getireceklerini söyledi. Fuarda sergilenen bal dönerin ilgi çektiğini ifade eden Çiftçi, “Bal döner, balımız kristal olmuş hali. Arıcılarımızın doğadan sofraya ürettiği en değerli besin maddesi kristal olunca algı oluşturuyor. Biz de burada bu balın kristalize olabileceğini ve bu şekilde tüketilebileceğini tüketiciye anlatmak adına yaptık ve gerçekten de ilgi gördü” dedi.
“Gerçek bal mutlaka kristalize olur”
Etin dönerinin yapıldığı gibi balın da dönerinin olduğunu kaydeden Çiftçi, “Balın her şekilde tüketilmesi faydalı olduğu gibi bu şekilde kristalleşmiş olduğunda tüketmek de faydalı. Sonuçta balın donmayı, arının da sokmayı olmaz. Gerçek bal mutlaka kristalize olur. Balın bu hale gelmesi içerisindeki polen ağırlığına göre 3 aydan itibaren kristalleşmeye başlar” ifadelerine yer verdi.
Fuarda baldan döner yiyen tüketiciler ise tadını ve kıvamını beğendiklerini, akışkan bala göre tadının daha yoğun olduğunu söylediler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te motosiklet, yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan elektrikli bisiklete çarptı. Kazada elektrikli bisiklet sürücüsü İsmail (35) hayatını kaybederken, eşi Tuğçe Afacanoğlu (24) ve motosiklet sürücüsü Hakan K., ağır yaralandı.
Kaza, saat 20.00 sıralarında Şehit Ateşe Reşat Moralı Bulvarı Beşbinevler Köprüsü mevkisinde meydana geldi. Karabük istikametine gitmekte olan Hakan K. yönetimindeki 78 ACA 227 plakalı motosiklet, yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan İsmail Afacanoğlu yönetimindeki 78 ABR 937 plakalı elektrikli bisikletle çarpıştı. Kazada sürücüler ve elektrikli bisikletteki Tuğçe Afacanoğlu yaralandı. Yaralılar, ihbar üzerine kaza yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırıldı. Özel bir hastanede tedaviye alınan İsmail Afacanoğlu doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirirken, eşi Tuğçe Afacanoğlu ve motosiklet sürücüsü Hakan K.’nın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bulgaristan Kültür Bakanı Nayden Todorov ve Türkiye Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık’ın organizasyonu ile Bulgaristan’da faaliyet gösteren Türk Alkomet şirketinin desteği ile düzenlenen konser, başkent Sofya’nın ‘Bılgariya” Salonunda yapıldı.
Konserde, orkestra şefi Gürer Aykal’ın yönetiminde, piyanist Gökhan Aybulus’un eşlik ettiği Tchaikovsky, Liszt ve Ulvi Cemal Erkin’in eserleri dinleyicilerle buluştu. Türkiye’nin Cumhuriyet Bayramı mutluluğu yaşatıldığı konserde, müziğin evrensel diliyle dostluk mesajı verildi.
Şef Aykal, konser öncesinde AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ” Müzik, her zaman kültürler arasında en güçlü köprü olmuştur. Müzik, aramızdaki sınırları kaldırarak bizleri birbirimize yaklaştırır.” dedi.
Müzikte Bulgaristan ile işbirliğinin 1970’li yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu anlatan Aykal, “Bir Bulgar’ı veya bir Türk’ü, herhangi bir yerde bir arada görürseniz, onlar kardeş gibiler. Türk ve Bulgar olarak zevklerimiz, yemek yiyişimiz bile aynı. Aramızda hiçbir şey değişik değil.” diye konuştu.
Türk müzik kültürünü dünyaya tanıtma misyonu
Aykal, inkılap tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimlerden önemlilerinden birinin de müzik devrimi olduğunu söyledi.
Atatürk’ün 1913-1915 döneminde askeri ateşe olarak görev yaptığı Sofya’daki opera kültürüne tanık olduğunu ve bu kültürü Türkiye’ye de yaşatmak istediğini belirten Aykal, gittiği her ülkede Türk müzik kültürünü tanıtma misyonunu taşıdığını aktardı.
Türk müziğinin aslında dünyada çok çalınmaya başlandığına işaret eden Aykal, “Özellikle Ahmet Adnan Saygın çok çalınıyor, çok biliniyor. Saygın’ı Amerika’da çok yönettim. Burada da tanıtmak isterim.” diye konuştu.
Bulgarları dost ve komşu bildiğini belirten Aykal, “Sofya’da kendi evimdeki gibiyim. Her zaman burada bu huzur ve rahatlığı hissettim.” dedi.
“İnsanoğlunun buluştuğu en güzel sanat müziktir”
Müzik sevgisinin babasından miras kaldığını dile getiren Aykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sokakta duyduğum hiçbir sesi ses olarak değil, nota olarak duyuyorum, araba kornalarına kadar, hepsi benim için notadır. İnsanoğlunun buluştuğu en güzel sanat müziktir. Müzik insan varlığında insan eder, insanları düşünceye sevk eder.”
Ulvi Cemal Erkin’in “Köçekçe” bestesini sunarken, bu bestenin hem Türk, hem de Bulgar müzik geleneğini birleştirdiğini anlatan Aykal, “Genç piyanistimiz Gökhan Aybuluş, o kadar yetenekli ki, resmen piyanoyu yürütür. Çok sevdiğimiz bu yetenek, Franz Liszt konçertosunu çalacak.” dedi.
Aykal, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümüne denk gelmesinin, konserine ayrı bir değer kazandırdığını, Bulgar sanat severlerin bu konserde komşu ve dost Türkiye’nin sıcaklığını yanlarında hissetmelerine vesile olacağını belirtti.
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın 50. yıl dönümü
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Müdürü Keman Sanatçısı Özge Tanrıver de Cumhuriyet’in 101’inci yıl dönümünde, Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı haftada Sofya’da olmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi.
Tanrıver, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın 50’nci kuruluş yıl dönümünü bu yıl kutladıklarını belirterek, “Bu konseri Bulgaristan’da gerçekleştirmemize sebep olan Bulgaristan Kültür Bakanı ve ünlü orkestra şefi Nayden Todorov’un uzun yıllar önce orkestramızla bir konser yönetmesi ile oluşan dostluğumuzdan sonra yaptığı davetiyle, Sofya Büyükelçimiz Mehmet Sait Uyanık’ın da katkıları ile burada olmaktan dolayı çok mutluyuz.” dedi.
“Karşılaştığım en etkileyici orkestralarda”
Bulgaristan Kültür Bakan Todorov, konserin açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin milli bayramının arifesinde Türk müzik kültürünü sevenler ile burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” diye konuştu.
Todorov, “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın Bulgaristan Konser Salonu’ndaki özel performansıyla kutlamak beni ayrıca gururlandırıyor. Karşılaştığım en etkileyici orkestralardan biri olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 101. yıl dönümüne günler kala, Cumhuriyet değerlerini şekillendirirken Atatürk’e ilham veren müzikle bayramı kutlamanın kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu belirtti.
Uyanık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kültürel bağlarımızı güçlendirme konusundaki sürekli desteği ve bağlılığı için Sayın Bakan Todorov’a şahsen teşekkür etmek istiyorum. Bu konseri düzenleme fikri bizzat İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nı daha önce yönetmiş olan Bakan Todorov’dan geldi. Bu orkestraya olan derin takdiri, bu etkinliği hayata geçirmemiz için bizlere ilham verdi.”
Konserde, başkent Sofya’da görev yapan çok sayıda büyükelçi ve diplomatın yanı sıra Türk kültürüne ilgi duyan Bulgar sanatçı, müzisyen ve kültür çevreleri temsilcileri de hazır bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Son haftalarda Avrupa’daki büyükbaş hayvanlarda mavi dil hastalığı görülmesi üzerine birçok Avrupa ülkesi ihracatı durdurdu.
Yaklaşık bir ay içerisinde birçok Avrupa ülkesindeki hayvanlarda mavi dil hastalığı görüldü. Hastalığın kısa süre içerisinde yayılması üzerine bazı Avrupa ülkeleri ihracatı durdurdu. Sadece Polonya ve Macaristan’da ihracatın açık olduğunu söyleyen uzmanlar Türkiye’nin tedbir olarak hayvan ithalatını durdurduğunu söyledi. Ayrıca üreticilerin kendi çiftliklerinde biyogüvenlik tedbirlerini arttırmaları gerektiğini söyleyen uzmanlar tedbirlerin en üst seviyede tutulmasını açıkladı.
“Polonya ve Macaristan’da ihracat açılması yüksek görülüyor”
Polonya ve Macaristanda henüz vaka görülmediğini fakat orada da yoğun test süreci gerçekleştiğini söyleyen damızlık hayvan yetiştiricisi Tarkan Gani, “Mavi Dil hastalığı şu anda Hollanda, Danimarka, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde görüldü. Son bir ayda çok sık görüldüğünden dolayı bu ülkeler hayvan ihracatlarını yasakladılar. Şu anda hayvanları satışa sunmuyorlar ve dışarıya göndermiyorlar. Sadece Macaristan ve Polonya’da vaka görülmedi ama hükümetimiz tedbir olarak orayı da ithalata kapatmış durumda. Avrupa’dan şu an için hiçbir damızlık hayvan ithalatı söz konusu değil. Daha öncesinden izinlerini almış işletmecilerimiz ve yetiştiricilerimiz var. Hatta oralara kaparo vermiş işletmeler var. Onlarda şu an bekliyorlar, yoğun bir test süreci geçiriyorlar. Test sürecinin ardından Macaristan ve Polonya’nın ithalata açılması yüksek görülüyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’de henüz resmi kaynaktan açıklanan bir vaka yok
Türkiye’nin gerekli tedbirleri aldığını vurgulayan Gani, “Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en ağır sağlık şartnamesini kullanıyor. Çok kolay bir şekilde hayvan getirilmiyor. Hayvanlar belirli testlere tabi tutuluyor. Türkiye’ye getirilmelerinin ardından tekrar kanları alınıyor. Olumsuz bir şey olduğunda hayvanlar kesime sevk ediliyor. Ülkemizde şu an için resmi kaynaklardan ben Mavi Dil açıklaması duymadım. Devletimizin tüm çabaları bu hastalığın ülkemize gelmemesi için” dedi.
Tedbirlerin üst düzeyde tutulması şart
Gani, “Dünyada çeşitli sığır hastalıkları var. Bu hastalıklardan biri de mavi dil. Şu ana kadar insana bir etkisi ortaya çıkmadı. Fakat mavi dil bulaşan hayvanda yüksek ateş yavru atımı yapıyor. Bu da bizim milli ekonomimize çok ciddi zararlar veriyor. Bu nedenle devletimizin aldığı tedbirler gayet doğru. Tüm çiftliklerde sadece mavi dil için değil biyogüvenlik tedbirleri alınması lazım. Sönmüş kireçleri çiftliklerde kullanabilirler. En bulunabilir ve masrafsız olanı bu yöntem. Çiftliklere galoşsuz kimseyi almamamız gerekiyor. Tek kullanımlık önlük kullanabilirler. Zaten dışarıdan misafir kabul etmiyoruz. Kabul ettiğimiz zamanlarda da bu biyogüvenlik şartlarını uyguluyoruz. Çiftliğimizde binlerce hayvan var. Burada birine hastalık bulaşması hepsinin hasta olması anlamına geliyor. Bu nedenle tedbirlerimizi en üst düzeyde tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerinin uyuşturucu satıcılarına yönelik yürüttüğü çalışma kapsamında N.O. (36), N.G. (25) ve K.G’nin (33) kent merkezindeki adreslerine operasyon düzenlendi.
Adreslerdeki aramada, 1 kilo 252 gram sentetik uyarıcı, 2 hassas terazi, 22.235 dolar, 34.500 Türk lirası, 14 çeyrek altın, 3 bilezik, 2 altın küpe, 1 altın kolye ele geçirildi.
Gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Bu kişilerden N.O. çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı, diğerleri serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da, AFAD tarafından 5.7 büyüklüğünde deprem senaryosu tatbikatı düzenlendi. Vali Ekrem Canalp’in de katıldığı tatbikat, 11 kurum, 2 vakıf, 3 sivil toplum kuruluşu, 261 personel ve 42 araçla gerçekleştirildi
AFAD İl Müdürlüğü tarafından, Kozluk ilçesinde merkez üssü Yedibölük köyünde 5.7 büyüklüğünde deprem olduğu senaryosuyla tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikata Vali Ekrem Canalp, Vali Yardımcısı Mustafa Caner Culukar, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Senaryoda, depremin meydana geldiği 10.10 saatinde tüm afet çalışma gruplarına, afete müdahale çalışmalarına başlama çağrısı yapıldı. Tatbikatta enkazda arama-kurtarma ile sanayi yangını, tahliye, trafik kazası, beslenme, hasar tespiti, zarar tespiti, altyapı çalışmaları, enerji ve haberleşme çalışmaları, ayni bağış depo çalışmaları, psiko-sosyal destek çalışmaları yapıldı. Vali Canalp, tatbikata katılan ekiplerle hatıra fotoğrafı çektirerek teşekkür etti.
‘BATMAN’IMIZIN PERFORMANSI GURUR VERİCİ’
Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Vali Canalp, “Bu tatbikatımızda da bizim Kozluk ilçe merkezli 5.7 şiddetinde olan bir depremin tatbikatını yaptık. Böylesi bir durumda hangi kurumun neler yapması gerektiğine ilişkin sahada gerçek bir şekilde herkes üzerine düşen görevi yaptı. Bütün arkadaşlarımız çok da güzel performans sergilediler. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, kutluyorum. Burada toplam 261 personelimiz ve 42 araçla tatbikat yaptık. Batman’ımızın performansı gurur verici. Batman’da Şubat depremlerinde burada harekete geçtik ve depremin birinci günü akşamı bizim Batman’dan deprem bölgesine giden ekipler, arama kurtarma faaliyetlerine başladılar. Deprem bölgesindeki ilk mobil mutfağı da bizim Batman’ın ekipleri kurdu. Deprem olduğu zaman aklınıza gelen gelmeyen her türlü ihtiyaç ortaya çıkıyor” dedi.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Malatya İl l Emniyet Müdürlüğü’nce, yapılan uyuşturucu operasyonunda bir araçta balık dolu varil içerisine gizlenmiş 31 kilo 50 gram eroin,15 kilo 250 gram metamfetamin maddesi ele geçirildi. Olayda 3 zanlı gözaltına alındı.
Malatya’da, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince zehir tacirlerine yönelik operasyon düzenlendi. Kale Uygulama Noktasında durdurulan bir yolcu otobüsünde yapılan aramada varil içerisine gizlenmiş 31 kilo 50 gram eroin, 15 kilo 250 gram metamfetamin maddesi ele geçirildi. Olayda T.A., N.S. ve S.A. gözaltına alındı.
Zanlıların polis merkezindeki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA’nın Serdivan ilçesinde yapımı devam eden aile sağlık merkezi binası inşaatında asansör kısmının çökmesi sonucu 2 işçi hayatını kaybetti
Olay, saat 16.15 sıralarında Yazlık Köprübaşı Mahallesi 4047 sokakta yapımı devam eden aile sağlık merkezi binası inşaatında meydana geldi. İnşaattaki asansör kısmı bilinmeyen nedenle çökerken, ihbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Mahsun Şahin (30) ve Metin Batır (64) isimli işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. Hayatını kaybeden 2 kişinin cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemelerin ardından SakaryaEğitim ve Araştırma HastanesiKorucuk Ön Otopsi Merkezine gönderildi.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
SAKARYA VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA
Sakarya Valiliği, 2 işçinin hayatını kaybettiği olayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “İlimiz Serdivan ilçesi Yazlık Köprübaşı Mahallesi 4047 nolu Sokak’ta yüklenici firmanın yapmış olduğu Aile Sağlığı Merkezi inşaatında asansör kısmının çökmesi sonucu yüklenici firmaya bağlı usta olarak çalışan iki vatandaşımız hayatını kaybetmiştir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet İlkokulu ile Türk Kızılay işbirliğinde okul bahçesinde düzenlenen programda, vatandaşlar kan bağışında bulundu.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Yenen, kan bağışının önemini anlatarak, ” Cumhuriyet Bayramı’ndan önce, Cumhuriyet İlkokulumuzda, öğrencilerimizi bilinçlendirmek amacıyla yaptığımız faaliyetlerin birini gerçekleştiriyoruz. Geleceğimizin mimarı çocuklarımıza Kızılay’ın ve kan bağışının önemini kavratmak adına bu tür faaliyetlerin tekrarlanması bizi sevindiriyor.” dedi.
Kampanyada, Cumhuriyet’in kuruluş yılına atfen 1923 ünite kan bağışı hedeflendiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yürütülen nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili soruşturmada kapsamında sosyal medya hesapları üzerinden ‘Elektronik eşya çekilişinden hediye kazandınız’ vaadi ile kişilerle iletişime geçip katılım ve gümrük vergisi ücreti gibi banka hesaplarına para gönderten şahıslar tespit edildi.
Polis ekiplerince yapılan çalışmalar çerçevesinde Osmaniye’de 4, Adana’da 1, İstanbul’da ise 1 şahsın olduğu tespit edildi. Belirlenen adresler polis ekiplerince tek tek basıldı. Yapılan baskında şahısların adresleri arandı. Şahısların adreslerinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu. Gözaltına alınan toplam 6 şahıs, getirildiği Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan 6 şahıs, Adıyaman Adliyesi’nde sevk edildikleri adli makamlarca adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Peru’nun başkenti Lima’da şiddet olaylarının artmasının ardından toplu taşıma sendikalarının liderliğinde otobüs şoförleri bu ay 3’üncü kez greve gitti. Şoförler, Devlet Başkanı Dina Boluarte’nin istifasını ve parlamentonun feshedilmesi çağrısında bulunarak, organize suçlara karşı daha sıkı tedbirlerin uygulanmasını talep etti. Artan gasp ve şiddet olaylarından bıkan küçük işletme sahipleri de şoförlere destek vererek greve katıldı.
Başkentte toplu ulaşımı durma noktasına getiren grev nedeniyle güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. Başkent dışında Cuzco, Huacho, Ayacucho ve Piura gibi şehirlerde de şoförler greve gitti.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Joe Biden gibi dünya liderlerinin gelecek ay APEC Asya-Pasifik Zirvesi için Lima’ya gelmesi beklenirken, zirve sırasında Boluarte karşıtı 72 saatlik bir gösteri düzenleneceği duyuruldu. – LİMA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KEREM ATTI AMA YETMEDİ
Konuk takım Feyenoord’a galibiyeti getiren golleri 12. dakikada Ayase Ueda ile 33 ve 90. dakikalarda Antoni Milambo kaydetti. Benfica’nın tek golü milli futbolcu Kerem Aktürkoğlu’ndan geldi. Kerem, 66. dakikada fileleri havalandırdı. 26 yaşındaki futbolcu, bu sezon Benfica formasıyla Devler Ligi’nde 3. golünü attı. Benfica’da Kerem 90 dakika sahada kalırken, Orkun Kökçü 72. dakikada oyundan çıktı.
Bu sonuçla Feyenoord 6 puana yükselirken, Benfica 6 puanda kaldı. Benfica’nın bir sonraki maçı Bayern Münih deplasmanında, Feyenoord ise sahasında Salzburg ile karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarına, Irak İslami Direniş Örgütü’nden misilleme geldi. Örgütten yapılan açıklamada, Lübnan’ın Tabarja bölgesindeki 1, Ürdün Vadisi’ndeki 2 ve Suriye’ye ait işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki 1 hayati önemdeki İsrail hedefine yönelik İHA saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırıların İsrail’e misilleme olarak yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Tüm operasyonlarımız, işgale karşı direnişimizin devamı, Filistin ve Lübnan’daki halkımıza destek ve İsrail’in çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere sivillere karşı sürdürdüğü katliamlara karşılık niteliğindedir” ifadeleri kullanıldı. Irak İslami Direniş Örgütü’nün “düşmanın kalelerini artan bir yoğunlukla vurmayı sürdüreceği” kaydedildi. – BAĞDAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de polis ekiplerinin gerçekleştirdiği asayiş uygulamasında 3’ü hükümlü 8 kişi yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Melikgazi İlçesi Gesi Fatih Mahallesi’nde 4 farklı noktada sabit, 3 farklı noktada seyir halinde toplam 25 ekip ve 61 personel ile asayiş uygulaması gerçekleştirdi. Denetimlerde 149 araç ve 405 kişinin kimlik sorgulaması yapıldı. Çeşitli suçlardan aranan 3’ü hükümlü 8 kişi yakalandı. Aramalarda 80 gram uyuşturucu ve tabanca ele geçirildi. Trafik kurallarına uymayan ve eksik evrakları bulunan sürücülere toplam 19 bin 947 TL para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nin 3’üncü haftasında 24 Ekim Perşembe günü sahasında İngiliz ekibi Manchester United ile karşılaşacak Fenerbahçe, bu maçın hazırlıklarına sabah saatlerinde yaptığı antrenmanla devam etti.
Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde teknik direktör Jose Mourinho yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, salonda core çalışmalarıyla başladı. Ardından sahada ısınma, çabukluk, koordinasyon ve pas çalışmaları yapan futbolcular idmanı, dar alanda yapılan çift kale maçlarla noktaladı.
Sarı-lacivertiler, Manchester United maçının hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Basketbol Süper Ligi’nde mücadele MersinSpor Kulübü (MSK), hafta sonu evinde konuk edeceği Manisa Basket maçına hazırlanıyor.
Türkiye Basketbol Süper Ligi’ne deplasmanda Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket ve ardından kendi taraftarı önünde Aliağa Petkimspor galibiyetleri ile hızlı bir giriş yapan MSK Erkek Basketbol Takımı, gözünü hafta sonu oynayacağı Manisa Basket maçına çevirdi. Servet Tazegül Spor Salonu’nda oynanacak karşılaşma öncesi hazırlıklarına başlayan Mersin temsilcisinde tek hedef galibiyet. Sezon sonu hedefe ulaşabilmek adına tüm maçların çok önemli olduğunu ancak iç sahada oynanacak maçların ayrı bir önemi olduğunu söyleyen Başantrenör Can Sevim, taraftarlarının da desteği ile sahadan galip geleceklerine yürekten inandıklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes 38 Futbol Kulübü, ligin 8. haftasında sahasında oynayacağı İzmir Çoruhluspor maçının hazırlıklarına başladı. Antrenör Uğur Kulaksız nezaretinde çalışmalarına başlayan Erciyes 38 takımı, 26 Ekim Cumartesi günü oynanacak maça hazırlanıyor. Geride kalan haftayı Niğde Belediyespor karşısında aldığı yenilgi ile noktalayan mavi-siyahlılar, bu hafta 3 puanı hanesine yazdırıp yeniden çıkışa geçmek istiyor.
Erciyes 38 takımı ile İzmir ekibi Çoruhluspor, geride kalan 7 haftada 8’er puan toplamayı başardı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultangazi Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, belediye, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle “Erken tanı hayat kurtarır” sloganıyla etkinlik düzenledi.
Mimar Sinan Şehir Ormanı’nda düzenlenen etkinlikte kadınlar, meme kanserine dikkati çekmek için önce yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından pembe formalarını giyen kadınlar, yeşil sahada takımlarının birinci olması için kıyasıya yarıştı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, meme kanserinin dünyada en yaygın kanser türleri arasında olduğuna dikkati çekti.
Kadınların sağlığının her şeyden kıymetli olduğunu aktaran Dursun, bu yüzden doktor kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini belirtti.
Etkinliğe, ilçede yaşayan kadınların yanı sıra, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un eşi Tuba Dursun, Belediye Başkan Yardımcısı Nurcan Öztürkmen, İlçe Sağlık Müdürü Mihriban Aksoy ile kadın meclis üyeleri ve kadın muhtarlar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAVA sıcaklığı 25,6 derece, deniz suyu sıcaklığı 25,8 derece ölçülen Antalya’da denize girenler, güneşli havanın keyfini çıkardı, sahillerde yoğunluk oluştu.
Türkiye’nin bazı bölgelerinde soğuk hava etkili olurken, Antalya’da yazdan kalma günler yaşanıyor. Kentte hava sıcaklığı bugün 25,6 derece ve deniz suyu sıcaklığı 25,8 derece ölçüldü. Güneşli havanın keyfini çıkaranlar, sahillerde yoğunluk oluşturdu. Bazıları plajda güneşlenirken, bazıları ise denizde yüzdü. Bazıları da bisiklet sürüp, yürüyüş yaptı.
Antalya’da 5 gün boyunca az bulutlu hava, yarın da 26 derece sıcaklık bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Basketbol Süper Ligi’ne Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket ve Aliağa Petkimspor galibiyetleriyle hızlı bir giriş yapan MSK, güçlü rakibi Karşıyaka karşısında aldığı mağlubiyeti unutturmak istiyor. Hafta sonu Manisa Basket’i ağırlayacak Mersin temsilcisi, hazırlıklarına devam etti.
“İç sahada oynanacak maçların ayrı bir önemi var”
Servet Tazegül Spor Salonu’nda 27 Ekim Pazar günü oynanacak karşılaşmaya ‘tek hedef galibiyet’ parolasıyla çıkacak MSK’nın başantrenörü Can Sevim, sezon sonunda belirledikleri hedefe ulaşabilmek için tüm maçların önem taşıdığını, ancak iç sahada oynanacak müsabakaların ayrı bir önemi olduğunu ifade etti. Manisa Basket karşısında kazanmak istediklerini belirten Sevim, taraftarın da desteğiyle galip geleceklerine yürekten inandıklarını kaydetti. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ, 17 yaşındaki kaleci Mehmet Tuğra Yeşilyurt ile 2026-2027 sezonu sonuna kadar profesyonel sözleşme imzaladı.
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, “Kulübümüz, gelişimini 2019-2020 sezonundan bu yana BeşiktaşFutbol Akademi’de sürdüren genç futbolcumuz Mehmet Tuğra Yeşilyurt’la 2026-2027 sezonu sonuna kadar profesyonel sözleşme imzaladı.
Sahip olduğu potansiyel ve yetenekle kulübümüze önemli hizmetlerde bulunacağına inandığımız Mehmet Tuğra Yeşilyurt’a yeni dönemde üstün başarılar dileriz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda, oyuncular salonda kuvvet çalışmasının ardından sahada pas çalışması gerçekleştirdi. Dar alan oyunu ile devam eden antrenman, çift kale maçla sona erdi.
Trabzonspor, Göztepe maçının hazırlıklarını yarın sürdürecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>The Bodrum Cup’ın kurucularından Arif Yılmaz ve hayatlarını kaybeden tüm denizciler anısına Bodrum açıklarında denize çelenk bırakılmasının ardından yarışın startı verildi.
Organizasyon Komitesi Başkanı Süleyman Uysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, organizasyonun bugünlere gelmesinde büyük emeği olan herkesi minnet ve saygıyla andıklarını söyledi.
Uysal, 5 günlük yarış boyunca 150’ye yakın teknenin denizde olacağını kaydetti.
Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü Çağlar İlter ise İş Bankasının kurulduğu günden bu yana bankacılık faaliyetlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve çevresel alanlarda çok yönlü çalışmaların içinde yer aldığını belirtti.
İlk gün yarışını Muğla Valisi İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve The Bodrum Cup Onursal Başkanı Erman Aras’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tekneyle denizden izledi.
“Kazanmaya Yelken Aç” temasıyla düzenlenen yarışlar, Karaada, Çökertme, Kissebükü rotasında sürerek 26 Ekim’de Bodrum’da tamamlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hazırlanan gönderi “Istanbul is calling” (İstanbul çağırıyor) başlığı altında paylaşıldı. Öte yandan Jose Mourinho eski takımına rakip olacak. Geçtiğimiz günlerde Mourinho’ya saygısını dile getiren Erik ten Hag ile ilgili de bir görsel paylaşımı yapıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kaledere Mahallesi’ndeki yurtta kalan Ordu Üniversitesi 1’inci sınıf öğrencisi Latif Karadağlı (20), arkadaşlarına banyo yapacağını söyledi. Gencin uzun süre banyodan çıkmaması üzerine arkadaşları, durumu güvenlik görevlilerine bildirdi. Kilitli banyo kapısının açılmasıyla genç, asılı halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede hayatını kaybettiği belirlenen gencin cansız bedeni Ünye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de bir lisede veli toplantısına katılan Suphi Tuzun (55), lavaboya gittikten sonra okulun kapısı kapatılınca yaklaşık 1 saat mahsur kaldı.
Olay, merkez Toroslar ilçesinde Çağdaşkent Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Okulda düzenlenen veli toplantısına katılan Suphi Tuzun, konferans salonundan ayrılarak lavaboya gitti. Tuzun’un lavaboda olduğu sırada toplantı sona erdi. Velilerin ve öğretmenlerin okuldan ayrılmasının ardından kapılar kilitlendi. Suphi Tuzun, okulda kimseyi göremeyince toplantının bittiğini düşünerek binayı terk etmek istedi. Çıkış kapısına yönelen Suphi Tuzun, kilitli olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine okula itfaiye ekipleri sevk edildi. Olayı haber alan okul yetkilileri de liseye geldi. Tuzun’un yeri tespit edilerek kilitli kapı açıldı. Okul binasından çıkan Suphi Tuzun, “Okulu kapatmadan önce ‘Kimse var?’ mı diye bağırmanız gerekiyor. Ben lavabodaydım. Havadan mı girdim” diye tepki gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenköy Kur’an Kursu’nda eğitimini tamamlayan 40 hafız için Pendik Müftülüğü tarafından Çarşı Camisi’nde “Erenköy Kuran Kursu 8. Hafızlık İcazet Merasimi” düzenlendi.
Törende, hafız öğrenciler, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ve Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan’ın karşısında Kur’an tilaveti yaptı.
Törende konuşan Erbaş, hayırlı bir merasimde bulunduklarını vurgulayarak, “Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki ‘Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir’. Kur’an’ı öğrenenler, onların hocaları yani öğretenler burada. En hayırlı insanların bulunduğu yerdeki merasim de en hayırlı merasimdir. Bu hafızlık merasimi, sevgili Peygamberimizin bu müjdesine nail olmamıza vesile olur inşallah.” diye konuştu.
Kur’an-ı Kerim’in hıfzının Allah tarafından bir müjde olarak anlatıldığını belirten Erbaş, şöyle devam etti:
“‘Şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik, onun muhafaza edeni de biziz’. Rabb’imiz böyle buyuruyor. Hafızlarımız eliyle zihinleri ve gönülleri vasıtasıyla Cenabıhak, Kur’an-ı Kerim’i muhafaza ediyor. Ne mutlu hafızlarımızın buna vesile olması. İlk günden, Peygamber Efendimizin zamanından itibaren bugüne kadar milyonlarca hafızımız buna vesile oldu. Kıyamete kadar da milyonlarca, belki milyarlarca hafızımız buna vesile olacak, bu müjdeye nail olacak. Peygamber Efendimiz, onları şu hadisi şerifiyle müjdeliyor, ‘Kur’an-ı Kerim’i hıfzedip okuyan kimseler, Allah’ın şerefli melekleriyle beraberdir’. Ne mutlu Allah’ın şerefli melekleriyle birlikte olmak, hafızlarımız için büyük bir müjde.”
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hafızlık geleneği ve faaliyetlerini günbegün artırıp geliştirdiklerini dile getiren Erbaş, “2 bini aşkın yatılı Kur’an kursumuz oldu artık ülkemizde. Yatılı Kur’an kurslarımıza, hafızlık yaptırdığımız bu kurslara desteği olan bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. 85 bin kadar talebemiz, Kur’an kurslarımızda hafızlık yapıyorlar. Onlar için dua ediyoruz. Rabb’im onlara kolaylık versin.” ifadesini kullandı.
“Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini bütün insanlığa hatırlatmaya devam edeceğiz”
Erbaş, Kur’an-ı Kerim’e hayat kitabı ve rehberi denildiğini aktararak, şunları kaydetti:
“Kur’an-ı Kerim’i öğrenmekten amaç anlamak. anlamaktan amaç yaşamak, hayatımızı Kur’an-ı Kerim’e göre tanzim etmek. Rehberimiz Kur’an’dır, Peygamber Efendimizdir. Peygamber Efendimize nasip olmuş en büyük mucize Kur’an-ı Kerim’dir. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen bir kitaptır. Onun için çoluğumuzla çocuğumuzla ailemizle akrabalarımızla komşularımızla hep birlikte Kur’an’ın rehberliğinde hayatımızı devam ettirmeye gayret edelim. Peygamber Efendimiz bütün insanlara Kur’an-ı hatırlattı. Şimdi sıra bizde. Bizler de hatırlatacağız. Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini, bütün insanlığa, ailemize, gençlerimize, çocuklarımıza hatırlatmaya devam edeceğiz. Bu bize verilmiş en büyük vazifedir, Cenabıhakk’ın emridir. Hatırlatmaktan geri durmayalım, hatırlatmayı ihmal etmeyelim. Çocuklarımıza ibadetlerini, namaz kılmalarını hatırlatalım.”
Ali Erbaş, hafızları ve eğitim veren hocaları tebrik etti.
Konuşmaların ardından 40 hafız, Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan riyasetinde icazetlerini aldı. Hafızlara icazet belgelerini, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş verdi.
Törene, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı İhsan Erkul, Zümrüt Vakfı Başkanı Cihat Aslanoğlu ile Pendik kaymakamı, ilçe milli eğitim müdürü ve belediye başkanı da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetteki 'çözüm süreci' tartışmasına tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle müzakeresi, görüşmesi, meritking yeni giriş anlaşma yolları araması, yeni süreçlerin çabası sadece ve sadece terör örgütünün değirmene su taşımaktır" dedi.
Açıklamasının devamında PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a Öcalan'a çağrı yapan Bahçeli, " Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" ifadelerini kullandı.
Meclis'teki kapalı İsrail oturumuna ilişkin konuşan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "Meclis'te yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları büyük bir hezeyandır. CHP'nin baktığı yer milli bir bakış değildir" diye konuştu.
Anayasa'nın 3. maddesini hedef alan Numan Kurtulmuş'a sert sözler sarfeden meritking giriş Bahçeli, "Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devleti milletten ayırmak, milleti devletten ayrıştırmak su katılmamış bölücülüktür ve çok tehlikelidir" dedi.
DEM Parti Grubu ile tokalaşması ile ilgili de konuşan Bahçeli, "Uzattığım el, meritking güncel giriş hesapsız bir eldir. Uzattığım el, samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el, Türkiye'de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir. Günlerdir uzattığım elden farklı sonuçlar çıkarıp uyduruk yorumlar yapanlar elbette yanılgının ve yanlışın pençesine düşmüştür. Elimi vatan, millet ve devlet için uzattığımı, dışarıda sert rüzgarlar eserken içimizde barışsever ve hoşgörülü bir havanın olmasını gönülden istediğimi herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız" şeklinde konuştu.
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı, Ayvalık açıklarında can salları düzensiz göçmenler olduğu bilgisi üzerine bölgeye sahil güvenlik botları gönderdi.
Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına itilen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 70 göçmen düzenlenen operasyonla kurtarıldı.
Sahil Güvenlik Mobil Radarı “MORAD-12” sayesinde Ayvalık açıklarındaki lastik botta düzensiz göçmenlerin bulunduğunu tespit eden Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti.
Sahil Güvenlik botu “KB-115” ve “KB-111” ile bölgeye ulaşan ekipler, 23’ü çocuk 57 düzensiz göçmeni yakaladı.
Cunda Adası’ndaki Sahil Güvenlik Komutanlığına getirilen düzensiz göçmenlere yiyecek, içecek, ilaç ve tıbbi malzeme yardımında bulunuldu.
Düzensiz göçmenlerin Balıkesir İl Göç İdaresine teslim edileceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZİNCAN’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasında, 9 işçinin toprak altında kalıp yaşamını yitirdiği Anagold Maden Ocağı’nın kapıları, aylar sonra basına açıldı. Firmanın hukuk direktörü Cem Aktolgalı, olay sonrası bütün politika ve prosedürleri gözden geçirdiklerini ve tüm çalışanlarını eğitime aldıklarını belirterek, “Teknik imkanlarımızı tesisimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Hiçbir eksiğimiz olmadan yeniden faaliyete geçmek istiyoruz” dedi.
İliç ilçesindeki altın madeni sahasında 13 Şubat’ta meydana gelen heyelanda, 9 işçi toprak altında kaldı. İş makineleri ile yüzlerce personelin katıldığı ve aylar süren aramalar sonunda işçilerin cansız bedenlerine ulaşıldı. İşçiler memleketlerinde toprağa verilirken, olayla ilgili soruşturmada 12 kişi tutuklandı. Mahkeme süreci devam ederken hazırlanan bilirkişi raporlarıyla 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest kalırken; kıdemli jeoteknik mühendisi Ali Rıza Kandemir, İş Sağlığı Güvenliği müdürü Selçuk Özdemir, proje müdürü Shaun Swartz, operasyon başkanı Lain Guille, tasarım dizayn firmasından da Ömer Ardıç’ın tutuklulukları devam ediyor.
Heyelan sonrası 9 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağının kapıları aylar sonra basın mensuplarına açıldı. Hukuk Direktörü Cem Aktolgalı, Kurumsal İletişim Müdürü Onur Acar, olaydan sonra maden ocağında yapılan çalışmaları ve alınan güvenlik önlemlerini basın mensuplarına anlattı. Liç sahasındaki yığının yüzde 80’inin taşındığını belirten Aktolgalı ve Acar, basın mensuplarına göçük yaşanan alan ile üretim yapılan sahayı gezdirdi.
50 KİŞİYİ TAHLİYE ETTİLER
Maden ocağındaki heyelanda 9 çalışma arkadaşlarını kaybettiğini hatırlatan Aktolgalı, “Olaydan önce orada 50 kişilik ekip sabah çalışmaya başlamıştı. Hemen çatlaklar görülünce bizim iş yeri eğitimimizde var, her çalışan arkadaşımız işi durdurabilir güvenli olmadığını gördüğünde. Çatlakları gören arkadaşlarımız aslında eylem planına göre görevleri olmamasına rağmen 50 arkadaşımızı oradan tahliye ettiler” dedi.
Bölge halkının maden ocağının açılmasını istediğini ileri süren Aktolgalı, “Aslında burası bir madencilik ilçesi oldu. Çalışanlarımızın yüzde 60’ı ilçeden. Bölge halkı açılmamızı istiyor. Burada 600’den fazla çalışanımız vardı. 187 kişiyi ağustos ayında çıkardık. Onlar için ciddi bir paket önerdik, arkadaşlarımız da kabul etti. Zaten yeniden işçiye ihtiyacımız olduğunda ilgili arkadaşlara gideceğiz. Halen 400 çalışanımız bizimle beraber. Yine yüklenici olarak çok sayıda yerel firmayla çalışmalarımız devam etmekte. Çalışanlarımızın durumu bizim için hayati öneme sahip. Olabildiğince çalışanlarımızla devam etmek istiyoruz” diye konuştu.
Maden ocağındaki göçükten sonra teknolojik yatırımlarını artırdıklarını belirten Aktolgalı, şunları söyledi:
“Maden ocağında 4 radarla izleme yapıyoruz. Gelecek olan yeni radarlarımız var. Tekrar bütün politika ve prosedürlerimizi gözden geçiriyoruz. Şu anda çalışmaların tam bir güvenlikle yapılması önemli. Bütün çalışanlarımızı yeniden eğitim süreçlerine aldık. Teknik imkanlarımızı, tesisimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Hiçbir eksiğimiz olmadan yeniden faaliyete geçmek istiyoruz.”
Personel sayılarıyla ilgili bilgi veren Kurumsal İletişim Müdürü Onur Acar, “Taşeronlarımızla birlikte yaklaşık 3 bin kişiye yakındık. 630 kişilik Anagold firmasından 187 kişiyle maalesef yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Taşeronlarımızdan da ilk etapta 400 kişi, akabinde de 300 kişi gibi bir işten çıkarma söz konusu oldu. Şimdi hem taşeronlar hem biz mümkün olduğunca çalışanlarımızı tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filistin’in Moskova Büyükelçiliği ile Venezuela’nın Moskova Büyükelçiliğinin organizasyonuyla yapılan etkinliğe, Filistin’in Büyükelçisi Abdel Hafız Nofal, Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Jesus Rafael Salazar Velasquez ve çok sayıda Filistin, Rus ve Venezuela vatandaşı katıldı.
Etkinliğe Filistin bayraklarıyla katılanlar, Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun saldırılarında hayatını kaybedenlerin anısına çiçek bıraktı, Filistin lehine sloganlar attı.
Filistin’in Moskova Büyükelçisi Nofal, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını belirterek, “Gazze’de olanlar, İsrail tarafından yaratılan büyük bir sorun. İsrail bir yıldır Hamas’ın eylemlerini gerekçe göstererek sivillere saldırılar düzenliyor.” dedi.
Buna karşı çıktıklarını söyleyen Nofal, “40 binden fazla Filistinli öldürüldü, 100 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze yok ediliyor. Okullar bombalandığı için 645 bin Filistinli eğitim göremiyor. Hastaneler, camiler, kiliseler, binalar, yollar yok edildi. Yarın saldırılar durdurulursa Gazze’nin yeniden inşa edilmesi için 90 milyar dolara ve 10 yıla ihtiyaç var.” diye konuştu.
Filistinlilerin gıdaya ihtiyaçları olduğuna işaret eden Nofal, Gazze’de barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Velasquez de Filistin, Yemen, Lübnan gibi İslam ülkelerindeki halklara uygulanan soykırıma karşı çıktıklarını belirterek, “İsrail, ABD ve Anglosakson ülkelerin desteğiyle ayrımcılık ve zulüm uyguluyor.” ifadesini kullandı.
Latin Amerika ülkelerinin İsrail’in eylemlerine karşı çıktığını söyleyen Velasquez, şöyle devam etti:
” Çocuk, kadın ve sivillere uygulanan soykırıma karşı çıkıyoruz. Buna göz yumamayız ve bunu kenardan izleyemeyiz. İsrailliler Gazze Şeridi’ni harabeye dönüştürdü. Buradaki insanlar, gıdaya erişimden, serbest hareket etmekten, sağlık hizmetlerinden yoksun. Filistin halkının yok edilmesine karşı çıkıyoruz ve bunun durdurulmasını istiyoruz. Filistin devletinin tanınması gerekiyor. Ancak bu şekilde barış sağlanabilir.”
Velasquez, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatıyla birçok ülkede İsrail ve ABD’nin eylemlerine karşı etkinlikler düzenleneceğini söyledi.
“Gazze’de halk yok ediliyor”
Etkinliğe katılan Rus vatandaşlarından Oksana Hokonova, AA muhabirine, Filistinlileri desteklemek için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirerek, “İlk önce Gazze’de durum beni bir Müslüman olarak rahatsız ediyor. Ancak Filistin’i desteklemek için mutlaka Müslüman olmaya gerek yok, insan olmak lazım. Bu durum bizi endişelendiriyor.” dedi.
Uluslararası toplumun Gazze’de akan kanın durdurulması için yeterince adım atmadığını söyleyen Hokonova, “Gazze’de halk tamamıyla yok ediliyor, etnik temizlik yapılıyor.” diye konuştu.
Moskova’da eğitim gören Venezuelalı öğrencilerden Alberto Alava da Filistin halkını desteklediklerini belirterek, “Gazze’deki trajedinin sona ermesini, Filistin halkının huzur içinde yaşamasını istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da çeşitli temaslarda bulunan TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanvekili Göka, Köln’deki Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Genel Merkezinde basına açıklamada bulundu.
Göka, Avrupa Konseyi’nde Müslüman karşıtı ırkçılık sorununun çözülmesi için siyasi muhataplarıyla görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
Göka, “Avrupa Konseyi’ndeki siyasi muhataplarımız birçok rakamları biliyorlar, bu konunun çok ehemmiyeti olduğunu da görüyorlar. Fakat biliyorsunuz medyada Müslümana saldırı olduğunda konu farklı işlenir, Müslüman saldırırsa farklı işleniyor. Medyada önyargısız ve tarafsız bir yayın yapılması gerekiyor. Sonuçta ırkçılık herkesi tehdit eden bir zehirdir.” dedi.
Aşırı sağ partilerin birçok ülkede etkin durumda olduklarını ve Müslümanlara karşı önyargı içeren bir dille herkesi aynı kefeye koyduklarını belirten Göka, şöyle devam etti:
“Bu insan hakları açısından da kabul edilemez bir durum. Dolayısıyla önyargılı yaklaşmamak, durumları objektif şekilde ele almak lazım. Biz bu olayları takibin içerisinde oluyoruz ve buradaki makamların da olayları ciddiye alıp hızla sonuçlandırmalarını bekliyoruz. Burada herkesin çok sorumlu davranması lazım. Yani sivil toplum kuruluşlarının da medyanın da siyasetçilerin de herkesin çok daha sorumlu olması gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda, ” Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez” dedi.
Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eşi Nursen Yavaş’ın ev sahipliğinde bir resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Mansur Yavaş, ülke coğrafyasında savaşların art arda gerçekleştiğine değinerek, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a saldırılarına dikkat çekti. Yavaş, “Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez. Bu yaşananlar uluslararası hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Barışın sağlanması için acilen diyalog ve uzlaşıya ihtiyaç vardır” dedi.
‘ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ BİR ORTAM SAĞLANMALIDIR’
Uluslararası toplumun insani yardımları hızlandırması ve bu trajediyi sona erdirmek için ortak çaba göstermesi gerektiğine değinen Yavaş, “Her bir canlının yaşama hakkına saygı gösterilmeli ve geleceğimizin teminatı olan çocuklar için güvenli bir ortam sağlanmalıdır. Unutmayalım ki barış yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda insanlık onurunun gereğidir. Tüm ülkeleri bu trajediyi durdurmak ve dayanışma için adaletin sağlanmasına davet ediyoruz. Birlikte daha güvenli bir gelecek için el birliğiyle çalışalım. Nitekim bu noktada fikrimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi yurtta barış, dünyada barıştır. Göreve geldiğimiz günden beri tarihi sorumluluğumuzun farkında olarak Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu mirasa ve gönlünde özel bir yeri olduğunu ifade ettiği Ankara halkına layık olmak için var gücümüze çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ACİL DURUM EKİPLERİ SEVK EDİLDİ
Bakanlığın Telegram kanalından yapılan açıklamaya göre, Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’nin başkenti Coharkale’de bir benzin istasyonunda patlama meydana geldi, olay yerine acil durum ekipleri sevk edildi.
Benzin istasyonunun infilak etmesi sonucu yükselen ateş topu şehrin birçok yerinden görüldü. 2’si çocuk olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer ölenlerin aynı aileden olduğunu belirtti.
GÖRÜNTÜLER DEHŞETE DÜŞÜRDÜ
Benzin istasyonunun infilak ettiği anda, patlamanın yarattığı şok dalgasından ötürü yere yıkılan çok sayıda insanın yaralananlar arasında olduğu belirtildi. Yerel kaynaklar benzin istasyonunda birden fazla patlamanın olduğunu aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) tarafından Hard Enduro Dünya Şampiyonası’na dahil edilen 10 Ekim’de başlayan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, dağ etabının ardından ödül töreniyle sona erdi.
Kemer Enduro Motosiklet Kulübü tarafından 15’incisi düzenlenen yarışa, 42 ülkeden 420 sporcu katıldı.
Alman sporcu Manuel Lettenbichler, organizasyonda zirvede yer aldı. Lettenbichler, finişe gelince gözyaşlarına hakim olamadı. İkinciliği İngiliz Graham Jarvis, üçüncülüğü ise İspanyol sporcu Mario Roman elde etti.
Manuel Lettenbichler, yaptığı açıklamada, “Eminim ki herkes çok yorgun, hava çok sıcak. Dün orman etabında bir kaza geçirdim. Birinci olduğum için çok mutluyum. Final etabında da başarı elde etmek istiyorum.” dedi.
Dereceye giren sporculara ödülleri törenle verildi
Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı’nın ardından 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesinde düzenlenen törenle dereceye giren sporculara ödülleri verildi.
İlk üçte yer alan sporculara ödüllerini Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Ogün Baysan ile World Hard Enduro Direktörü Winni Kerschhaggl takdim etti.
Vali Şahin, yaptığı konuşmada, “Denizden gökyüzüne yapılan müthiş bir dünya organizasyonunu Antalya’da tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Daha da önemli organizasyonlar gelecek. Antalya’ya yakışan, Antalya’nın muhteşem doğasına, coğrafyasına, denizine, dağına, ormanına yakışan etkinlikleri yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Federasyon Başkanı Baysan da “Bundan sonra bu organizasyonu Kemer Kulübü ile birlikte çok daha iyi noktalara getireceğiz. Benim amacım burada artık Türk sporcuları da görmek.” değerlendirmesinde bulundu.
Sea To Sky Organizatörü Semih Özdemir ise “Dünya şampiyonası olduğu için son bölümde, yarışın son 45 kilometresinde özellikle zorlaştırdık ve etap teknik hale geldi. Bunu yarışçılar da söyledi. Zor bir yarış oldu. Sea To Sky tarihinde hiçbir yarış bu kadar uzun sürmemişti. 4 saat 45 dakikada tamamladılar, efor harcadılar. Kendilerini tebrik ediyoruz.” açıklamasını yaptı.
Şampiyona, İspanya’da gerçekleştirilecek 7. ayak yarışıyla sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’den Bulgaristan’a giden 106 metre boyundaki B Line isimli kuru yük gemisinin Beşiktaş Akıntıburnu önlerinde makine arızası yapması nedeniyle çift yönlü gemi trafiğine kapatılan İstanbul Boğazı, geminin Ahırkapı Demir Sahası’na çekilmesinin ardından tekrar gemi trafiğine açıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “B Line isimli gemi, İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimiz koordinasyonunda kılavuz kaptanımız refakatinde ve
römorkörlerimizin eşliğinde Ahırkapı’ya emniyetle demirletildi” ifadeleri yer aldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” dedi.
BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde yapılan İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Destici, İsrail’in Gazze ve Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin, “Bugün katledilen çocuklar ve masum kadınlar, başka dinden de olsalardı, başka coğrafyada da yaşasalardı yine mazlumların tarafında olacaktık. Her zaman mazlumların yanında duracağız. Bu duruşu siyasetin gereği olarak görmüyoruz, insanlığın bir gereği olarak görüyoruz. Konunun bir diğer yönü, bölgemizin dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğidir. Kudüs’te, Gazze’de, Filistin’de Müslümanların yok edilmesini, İsrail’in sınırlarını Türkiye’nin sınırlarına taşıyan arzımevut hayalini kademe kademe ilerletilmeye çalışıldığı; Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın ve Türkiye’nin parçalanarak, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi, İran’ın kuzeybatısında ve Türkiye’nin güney doğusunda bir terör devleti kurulması projesini yok sayamayız, görmezden asla gelemeyiz. Bu süreçte, ‘Filistin’de yaşananlardan bize ne’ diye ortalıkta dolaşan, farklı ideolojilerin maskesini takmış sayısız siyasetçi, sözde akademisyen, sözde gazeteci kılıklı provokatörler gördük. Kendilerini elbette ciddiye almıyoruz ama yaşananların anormalliğini ortaya koymak ve vatandaşımıza göstermek mecburiyetindeyiz. 30 bini kadın ve çocuk 50 bin sivilin ölümünden rahatsız olacak bir vicdana, yaşananların Türkiye ile ilgilisini anlayacak akla sahip olmayanlara milletin kaderini teslim edecek değiliz” dedi.
‘HİÇBİR ZAMAN SİYASİ PARTİ OLARAK KABUL ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ’
Bir süredir, ‘çözüm süreci’, ‘diyalog’ ve ‘uzlaşma’ terimleri üzerinden terör örgütü uzantılarını meşrulaştırma çabalarının gündeme taşındığını söyleyen Destici, “Gazeteci arkadaşlarımızın soru sormalarına gerek kalmadan, hiçbir zaman değişmemiş ve değişmeyecek olan duruşumuzu, düşüncelerimizi, tekrar anlamayanların, anlamazlıktan gelenlerin ya da anlamamakta direnenlerin anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum. Terör örgütünün talimatı ile kurulmuş, yöneticilerini, adaylarını, politikalarını, söylemlerini kanlı bir terör örgütünün belirlediği bir topluluğu hiçbir zaman siyasi parti olarak kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Ülkelerinde şiddetle iltisaklı olan, şiddeti yöntem olarak belirlemiş hiçbir yapılanma ve faaliyetin demokrasi zemininde hiçbir yerde bulunmasına izin vermeyen Batılı ülkeler, 40 binin üzerinde ölüme neden olmuş bir terör örgütünün uzantılarını, bağrımıza, devletimize, demokrasimize, sosyal hayatımıza hançer gibi sokmalarında iyi niyet görmüyorum, aramıyorum” diye konuştu.
‘AYNI YILANLARA ISIRILMAMALIYIZ’
“Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” diyen Destici, “Bakınız, terör örgütünün siyasi partisi pazar günü Diyarbakır’da, İmralı canisi, 40 bin kişinin katili, terörist başına, özgürlük diye miting yapmak istiyor. Bakın, çözüm sürecinin sözünün bile edilmesi nelere cesaret veriyor, bunu görmek lazım. Geçmişte yaşananları hepimiz biliyoruz. Aynı yılanlara, aynı deliklerden ısırılmamalıyız. Valiler, ‘Hiçbir siyasi partinin bu eylemlerine müsaade yoktur’ diyor. Hasta adam Ahmet Türk çıkıyor, diyor ki; ‘Geri adım atmayacağız.’ Ne oldu? Sen ne zaman iyileştin? Ölüyordun hastanede. Bir başka terörist milletvekili çıkıyor, devlete meydan okuyor ama Diyarbakır Valimizi ve İçişleri Bakanlığımızı tebrik ediyorum” dedi.
‘İDAM CEZASI MUTLAKA GERİ GETİRİLMELİDİR’
Son günlerde yaşanan toplumsal olayların infiale neden olduğunu söyleyen Destici, infaz sisteminde değişiklikler yapılması gerektiğini ve caydırıcılık ilkesinin yeniden tesis edilebilmesi için ceza oranlarının artırılması önerisinde bulundu. Destici, “Tahliyesiz müebbet hapis cezası geri getirilmelidir. İdam, Türkiye ve Müslüman Türk milleti için bir zarurettir. İdam cezası, bugünün Türkiye’si için mecburiyettir ve idam cezası mutlaka ama mutlaka geri getirilmelidir. Bu gerçekleri ilk kez ve sadece BBP dile getirdi ve dile getirmeye devam edecektir. Çünkü BBP milletin vicdanı ve güvencesidir” diye konuştu.
Haber-Kamera: Aliekber METE-Celal ATALAY/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Innsbruck Meydanı’nda başlayan ve Steglitz metro durağına kadar süren Filistin’e destek yürüyüşünde, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına tepki gösterildi.
Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte “Soykırımı fonlamayı durdurun”, “Cinayetleri durdurun”, “Almanya finanse ediyor, İsrail bombalıyor”, “Filistin’e özgürlük”, “Gazze’nin işgaline hayır” sloganları atıldı.
Geniş güvenlik önlemleri alan polis, gösteri esnasında zaman zaman çıkan arbedede bazı yürüyüşçüleri kısa süreliğine gözaltına aldı. Kimlik tespiti yapılmasının ardından bu kişiler salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, depremde hasar gören Kiremitocağı Mahallesi’ndeki cami, hayırsever Nihat Yılmaz tarafından yeniden yaptırıldı.
“Kiremitocağı Mahallesi Ertan-Nihat Yılmaz Camii” adını alan cami, Düzce Valisi Selçuk Aslan, AK Parti Düzce MilletvekiliErcan Öztürk ve protokolün katılımıyla ibadete açıldı.
Vali Aslan, desteklerinden dolayı hayırsever Yılmaz ailesine teşekkür ederek, vatandaşları hayırda yarışanlardan olmaya davet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale’de sağanak; cadde ve sokaklar suyla doldu (2)
ÇANAKKALE’nin Biga ilçesinde saat 16.30 sırlarından sağanak yağış, dolu ve kuvvetli rüzgar etkili oldu. İlçeye bağlı çevre köylerde sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. kentte bazı cadde ve sokaklar suyla doldu. O anlar vatandaşlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Louisville Courier Journal’ın elde ettiği tutuklama tutanağında Kentucky Eyalet Polisi Polis Memuru David Jones, “Ekipler olay yerine geldiğinde arka bahçede ölü bir kadın buldu. Aynı zamanda cesedin yanında kanlı eşyalar ile çimenlerde sürüklenmeye bağlı kan izleri vardı” dedi. Yetkililere göre, arama emriyle polisler Torilena’yı evden çıkardı ve onu kanlar içinde buldu. Mahkeme kayıtlarına göre, araştırmacılar mutfakta vücut parçalarının bulunduğu paslanmaz çelik bir tencere buldular ve tencerenin hâlâ sıcak olduğu belirtildi.

Torilena, eyalet polisine göre bir cesedin kötüye kullanımı, fiziksel delillerle oynama ve hükümet operasyonlarını engelleme suçlamalarıyla tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da meteorolojinin uyarılarının ardından akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Taksim Meydanı’nda yağmura yakalananlar otobüs durağına sığındı. Turistler ise yağmurun altında fotoğraf çektirdi.
İstanbul’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Taksim Meydanı’nda yağmurda ıslanmak istemeyenler otobüs duraklarına sığındı. Bazı vatandaşlar ve turistler ise yağmurun altına fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarıyer’deki başkonsolosluk önünde toplanan grup adına açıklama yapan Kongre Koordinatörü ve BitlisEren Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Palabıyık, İsrail’in işgal ve istila girişimine karşı Gazze halkının verdiği mücadelenin din, ahlak ve uluslararası hukuk açısından meşru ve onurlu olduğunu söyledi.
Filistin ve özelde Gazze’nin, Osmanlı mirası ve cihadın son kalesi olduğunu vurgulayan Palabıyık, şöyle konuştu:
“Gazze, günümüzün okçular tepesidir. Gazze düşmemelidir. Devletimiz ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız, tam anlamıyla Gazze’nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın son grup toplantısında, ‘Bedeli ne olursa olsun İsrail’in karşısında duracağız.’ sözü, özellikle akademik dünyaya ve halkımıza güç vermiş ve Cumhurbaşkanı’mız küresel vicdanın sesi olmuştur. ABD’nin parlamentosunda katil Netanyahu’yu ayakta alkışlaması asla kabul gören bir tavır değildir. Bugün burada olmamızın sebebi, bu ayıbı ve utanmazlığı küresel vicdana duyurmak ve katili alkışlayanları kabul etmediğimizi vurgulamaktır.”
Gruptakiler, açıklamanın ardından Gazze’de hayatını kaybedenler için dua etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HİÇBİR ZAMAN SİYASİ PARTİ OLARAK KABUL ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ”
Bir süredir, ‘çözüm süreci’, ‘diyalog’ ve ‘uzlaşma’ terimleri üzerinden terör örgütü uzantılarını meşrulaştırma çabalarının gündeme taşındığını söyleyen Destici, “Gazeteci arkadaşlarımızın soru sormalarına gerek kalmadan, hiçbir zaman değişmemiş ve değişmeyecek olan duruşumuzu, düşüncelerimizi, tekrar anlamayanların, anlamazlıktan gelenlerin ya da anlamamakta direnenlerin anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum. Terör örgütünün talimatı ile kurulmuş, yöneticilerini, adaylarını, politikalarını, söylemlerini kanlı bir terör örgütünün belirlediği bir topluluğu hiçbir zaman siyasi parti olarak kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Ülkelerinde şiddetle iltisaklı olan, şiddeti yöntem olarak belirlemiş hiçbir yapılanma ve faaliyetin demokrasi zemininde hiçbir yerde bulunmasına izin vermeyen Batılı ülkeler, 40 binin üzerinde ölüme neden olmuş bir terör örgütünün uzantılarını, bağrımıza, devletimize, demokrasimize, sosyal hayatımıza hançer gibi sokmalarında iyi niyet görmüyorum, aramıyorum” diye konuştu.
“AYNI YILANLARA ISIRILMAMALIYIZ”
“Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” diyen Destici, “Bakınız, terör örgütünün siyasi partisi pazar günü Diyarbakır’da, İmralı canisi, 40 bin kişinin katili, terörist başına, özgürlük diye miting yapmak istiyor. Bakın, çözüm sürecinin sözünün bile edilmesi nelere cesaret veriyor, bunu görmek lazım. Geçmişte yaşananları hepimiz biliyoruz. Aynı yılanlara, aynı deliklerden ısırılmamalıyız. Valiler, ‘Hiçbir siyasi partinin bu eylemlerine müsaade yoktur’ diyor. Hasta adam Ahmet Türk çıkıyor, diyor ki; ‘Geri adım atmayacağız.’ Ne oldu? Sen ne zaman iyileştin? Ölüyordun hastanede. Bir başka terörist milletvekili çıkıyor, devlete meydan okuyor ama Diyarbakır Valimizi ve İçişleri Bakanlığımızı tebrik ediyorum” dedi.
“İDAM CEZASI MUTLAKA GERİ GETİRİLMELİDİR”
Son günlerde yaşanan toplumsal olayların infiale neden olduğunu söyleyen Destici, infaz sisteminde değişiklikler yapılması gerektiğini ve caydırıcılık ilkesinin yeniden tesis edilebilmesi için ceza oranlarının artırılması önerisinde bulundu. Destici, “Tahliyesiz müebbet hapis cezası geri getirilmelidir. İdam, Türkiye ve Müslüman Türk milleti için bir zarurettir. İdam cezası, bugünün Türkiye’si için mecburiyettir ve idam cezası mutlaka ama mutlaka geri getirilmelidir. Bu gerçekleri ilk kez ve sadece BBP dile getirdi ve dile getirmeye devam edecektir. Çünkü BBP milletin vicdanı ve güvencesidir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİGA’DA DA ETKİLİ OLDU
Çanakkale’de Gelibolu’nun ardından Biga ilçesinde de saat 16.30 sıralarında sağanak, dolu ve kuvvetli rüzgar etkili oldu. İlçeye bağlı çevre köylerde sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Kentte bazı cadde ve sokaklar suyla dolarken,o anlar vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.
Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Günyüzü İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince çalışma gerçekleştirildi. Bu çerçevede; mahallelerde ve kahvehanelerde vatandaşlara sanal dolandırıcılık, güvenli sosyal medya kullanımı, 6284 sayılı kanun, hırsızlık ve düğünlerde havaya ateş etmeme ile ilgili ekiplerce bilgilendirmelerde bulunuldu. Ayrıca İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı Önleyici Kolluk Hizmetleri ekibi, dolandırıcılık olaylarının son zamanlarda arttığına dikkat çekti. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), zabıta ve maliye ekiplerinden oluşturulan komisyonla, Bağlar Caddesi’nde geniş çaplı uygulama yapıldı.
Bölgede şüpheli görülen kişileri Genel Bilgi Toplama (GBT) yöntemiyle sorgulayan polis ekipler, araçları da inceledi.
Kafeteryalarda kapalı alanlarda tütün mamulleri içilip içilmediğini denetleyen ekipler, nargile tütünlerinin sunumuna ilişkin uygunluk belgelerini de kontrol etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığının açıklamasına göre, Silifke ilçesinde uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen 3 kişinin adreslerine operasyon düzenlendi.
Dron destekli eş zamanlı baskınlarda, 3 zanlı gözaltına alındı.
Narkotik dedektör köpeğinin de destek verdiği aramlarda, zanlıların ev ve eklentilerinde 5 kilo 245 gram sentetik uyuşturucu, 20 kenevir tohumu, 5 av tüfeği, 2’şer tabanca ile dedektör ele geçirildi.
Zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İran Sivil Havacılık Kurumu sözcüsü Jafar Yazarlou, bazı havalimanlarında bu gece yapılması planlanan uçuşların iptaline ilişkin açıklama yaptı. Yazarlou, açıklamasında “Ülke genelindeki havalimanlarından yapılacak uçuşlar, bu akşam saat 21.00’den itibaren, 7 Ekim’den başlayarak pazartesi sabahı 06.00’ya kadar iptal edilmiştir” ifadesine yer verdi.
İptal nedenine değinmeyen Yazarlou, uçuşlardaki değişiklikler ve bilet ücretinin iade yöntemine ilişkin bilgilendirmenin daha sonra yapılacağını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Boğazı’nda Kumkale önlerinde 24 metre uzunluğunda, içinde 2 kişi bulunan tekne makine arızası yaparak sürüklenmeye başladı. Tekne kaptanının durumu Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne (VTS) bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait ‘KIYEM-1’ hızlı tahlisiye botu sevk edildi.
‘KIYEM-1’ hızlı tahlisiye botu tarafından yedeklenen tekne Karanlık Liman bölgesinde emniyet altına alındı. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırı başlattığı Lübnan’dan ayrılan, aralarında Türklerin de olduğu 358 kişi Mersin’in Silifke ilçesine geldi.
İsrail’in saldırı düzenlediği Lübnan’dan ayrılmak isteyen farklı ülke vatandaşları, bindirildikleri 4’üncü gemiyle Tripoli limanından yola çıktı. Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na yanaşan gemiden inen, aralarında çocukların da olduğu 358 kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından minibüslerle ilçeden ayrıldı. Yabancı uyrukluların, Türkiye’deki farklı havalimanlarından ülkelerine gönderileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

İRAN DETAY VERMEDEN İPTAL KARARINI DUYURDU
İran ve İsrail arasındaki gerilim devam ederken, İran’da tüm uçuşlar yarına kadar iptal edildi. İran basınının İran Sivil Havacılık Örgütü sözcüsüne dayandırdığı haberlerde, İran’daki tüm havalimanlarında uçuşların yerel saatle 21.00’dan yarın yerel saatle 06.00’a kadar iptal edildiği bildirildi. Haberlerde, sözcünün daha fazla ayrıntı vermediği ve operasyonel kısıtlamalar nedeniyle uçuşların iptal edildiğini söylediği aktarıldı.

İRANLI YETKİLİ: İSRAİL SALDIRISI BÜYÜK OLMAYACAK
İsminin açıklanmasını istemeyen İranlı bir güvenlik yetkilisi, İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırıları sonrasında Tel Aviv yönetiminin İran’a misilleme tehditlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail’in önemli ve stratejik siyasi, askeri ve ekonomik bir merkezi hedef almasını beklemediklerini aktaran söz konusu yetkili, “Bunun sınırlı ve küçük çaplı bir girişim olacağını ve (İsrail’in) İran’ın güvenlik açısından kırmızı çizgilerini aşmayacağını, sabır sınırlarını zorlamayacağını düşünüyoruz” dedi.
İranlı yetkili, şöyle devam etti:
Bu muhtemel saldırı sonrasında İsrailliler İran’ın saldırısını yanıtsız bırakmadıklarını öne sürebilir ve bir diğer yandan da küresel çapta bir medya propagandası başlatarak önemli bir hedefi vurdukları telkininde bulunabilir. İranlı yetkili ayrıca, İsrail’in bundan sonraki süreçte Lübnan ve Filistin’le ilgilenmesini önlemek için İran’ın çeşitli bölgelerinde protestolar düzenlenmesi için planlamalar yaptığını savundu.

TEL AVİV’İN “ÇOK GÜÇLÜ” MİSİLLEME TEHDİTLERİ
İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırılarından sonra Tel Aviv yönetiminden “çok güçlü” misilleme tehditleri gelmişti. İsrail medyası, Tel Aviv’in, İran’ın saldırısına karşılık ülkedeki petrol ve nükleer tesislerin yanı sıra Tahran’daki İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in konutu, Cumhurbaşkanlığı ofisi ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun merkez binasının muhtemel hedefler arasında değerlendirildiğini iddia etmişti. İsrail’in tehditlerine karşılık ise İranlı askeri yetkililer, herhangi bir saldırıya İsrail’in tüm enerji tesislerini ve altyapısını hedef alarak karşılık verecek
İRAN PETROL BAKANINDAN EN BÜYÜK TERMİNALE ZİYARET
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Petrol Bakanı Paknejad, Buşehr eyaletine yaptığı ziyaret sırasında petrol tesislerini ziyaret etmek için Hark Adası’na gitti. Adadaki petrol tesislerinin üst düzey yöneticileri tarafından karşılanan İranlı Bakanın, ülkenin en büyük petrol terminaline ev sahipliği yapan adadaki tesisleri ziyaret edeceği belirtildi. Petrol Bakanı Paknejad, dün de Aseluye kentindeki doğal gaz tesislerini ziyaret etmişti.
GÖZLER O TESİSLERE ÇEVRİLMİŞTİ
İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e düzenlediği füze saldırılarından sonra İsrail’in enerji, petrol ve nükleer tesislere saldırı tehdidinde bulunması üzerine gözler İran’ın stratejik öneme sahip tesislerine çevrildi. İsrail’in İran’ın petrol tesislerine saldırı yapmayı planladığına dair gelen tehditler üzerine İran Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Ali Fedevi, önceki gün yaptığı açıklamada, herhangi bir saldırıya İsrail’in tüm enerji tesislerini hedef alarak karşılık vereceklerini söylemişti.
BIDEN’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Joe Biden da önceki gün yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a ne şekilde tepki vereceği hususunda halen net karar vermediğini belirterek, “Eğer onların yerinde olsam petrol sahalarından farklı alternatifleri düşünürdüm.” ifadelerini kullanmıştı. Ülkenin güneyindeki Buşehr eyaletinin yaklaşık 50 kilometre açıklarında yer alan Hark Adası, devlete ait İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) tarafından kurulan devasa petrol depolama tanklarına ev sahipliği yapıyor. Ada ayrıca İran’ın en büyük petrol ihracat terminaline de sahip. Burada, tankerlere yüklenen ham petrol, dünya pazarlarına sevk ediliyor. Petrol ihracatının büyük kısmı bu adadan yapılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’da Aydın Kanza Parkı’nda bir araya gelen Antalya Kudüs Platformu, kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizler taşıdı, slogan ve tekbirler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Alanda yapılan duaların ardından grup adına konuşan Antalya Kudüs Platformu üyesi Mustafa Erduran, 7 Ekim 2023’te toprakları işgal edilmiş, soykırıma maruz kalmış, yalnız bırakılmış Filistin halkının insani çırpınışı temsil ettiğini söyledi.
İnsanlık tarihinin iyilerle kötülerin mücadelesinden ibaret olduğunu dile getiren Erduran, “Bizler tüm insanlığın can, mal, akıl, nesil ve inanç emniyetlerinin sağlandığı adil bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bu uğurda mücadele ediyoruz.” dedi.
Isparta
Kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerindeki dövizlerle Filistin’e destek vermek amacıyla Isparta Belediyesi önünde toplanarak slogan ve tekbirler eşliğinde Isparta Valiliği önüne kadar yürüdü.
Isparta Gençlik Merkezi tarafından açılan sergide, İsrail’in Gazze saldırılarında yaralananların fotoğrafları sergilendi.
Grup adına konuşan Filistin İnisiyatifi Başkanı Ali Osman Altunbaşak, İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığını söyledi.
Etkinliğe Isparta Valisi Abdullah Erin, AK Parti Isparta Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun da katıldı.
Burdur
Burdur’da Köprübaşı mevkisinde toplanan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizlerle Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı.
Meydanda yere Filistin’de hayatlarını kaybedenlerin fotoğrafları, çocuk kıyafetleri ve kanlı kefenlere sarılmış bebek maketleri bırakıldı.
Burdur Kudüs Platformu Sözcüsü Oktay Akgün, yaptığı konuşmada, İsrail, Gazze’de 1 yıldır soykırım yaptığını kaydetti.
Dünyanın bu suskunluğunun insanları katleden hastaneleri, okulları, ibadethaneleri bombalayan soykırımcıları ve kandan beslenen katilleri cesaretlendirdiğini belirten Akgün, yaşananların insanlığın vicdanını kanattığını söyledi.
Kur’an-ı Kerim okunması ve dua edilmesinin ardından kalabalık dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gümüşhane’de sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından Gazze işgalinin 1’inci yıl dönümünü protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Kent merkezinde bulunan Fatih Parkı önünde toplanan kalabalık ellerinde ‘Katil ABD Ortadoğu’dan Defol’ ve ‘Katil İsrail, Filistin’den Defol’ yazılı pankartlarla yürüyerek İsrail aleyhine sloganlar attı.
15 Temmuz Zafer Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından tüm STK’ler adına basın açıklamasına okuyan AGD Gümüşhane Şube Başkanı Furkan Ustakurt, Gazze işgalinin ve Müslümanlara yapılan zulmün bir an önce sona ermesi gerektiğini söyleyerek, “Batı’yı arkasına alan İsrail, bütün bölgeyi ateşe vermeye başladı. Geçen yıl Gazze’de başlayan vahşet ve soykırım bugün Lübnan ve Yemen’e de sıçramış durumda. Bugün bu meydanda, Filistin halkının haklı mücadelesine ve direnişine destek olmak, Gazze’den sonra Lübnan’a sıçrayan, Yemen’i de hedef alan bu alçakça işgale, katliam ve soykırıma dur demek için buradayız. Türkiye, uzun zamandır bu uyarıyı yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın geçen haftaki uyarısı bu noktada çok önemli. İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye olacaktır. Emperyalist stratejilerle Siyonist İsrail’in arz-ı mevud hedefi birbiriyle örtüşüyor. Doğu Akdeniz’deki savaş gemilerini, katil rejime yapılan silah yardımlarını başka nasıl açıklayabiliriz? Kirli bir oyunla karşı karşıyayız. Onun için tekrar altını çizmekte fayda var: Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar” dedi.
Basın açıklamasının ardından yapılan duaların ardından grup dağıldı. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarınınım birinci yıl dönümü dolayısıyla Filistin halkına destek amacıyla yürüyüş düzenlendi.
Filistin Destek Platformu tarafından İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yıl dönümü nedeniyle yürüyüş yapıldı. Tren garı önünde toplanan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar “Direnişe Selam Siyonizme Lanet” pankartıyla birlikte İnönü Bulvarı üzerinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte İsrail’in saldırılarına sloganlarla tepki gösterilirken, Filistin’e destek amaçlı dövizler taşındı. Yürüyüşün ardından platform adına basın açıklaması yapan Anadolu GençlikSivas Şube Başkanı Emre Altun, “Tüm dünyada insani ve islami değerleri kuşanmış vicdan sahibi haklar siyonist işgal politikalarını, katliamlarını protesto etmek ve Filistin direnişine destek olmak için meydanlarda. Bu dava sadece Filistin ve Gazze halkının davası değildir. Azgın bebek katillerinin utanç verici vahşetine karşı vicdan sahibi insanların ortak davasıdır. Bu dava sadece son bir yılda işlenen katliamlara değil bir asırdır devam eden soykırıma karşı olanların ve terör devletlerinin zulümleri karşısında yürekleri sızlayan ümmetin ortak davasıdır. Bu dava bölge haklarının ortak davasıdır” dedi.
Haber-Kamera: Uğur YİĞİT/SİVAS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş Adamı Murat Doğusoy, Zeynep ve Nazan Doğusoylu’nun babası, Avukat Erdinç Okanlı’nın kayınpederi Ahmet Bahattin Doğusoylu (90) önceki gün hayatını kaybetti. etti. Ahmet Bahattin Doğusoylu’nun Solakzade Camii’nde kılanan cenaze namazına Atatürk ÜniversitesiRektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Erzurum Baro Başkanı Av Talat Göğebakan, Av. Naci Turan, GençlikSpor Müdürü Levent Çakmur, Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Mustafa Güvenli, Palandöken eski Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Bülent Engin, Doğusoylu Ailesi, yakınları, eş ve dostları katıldı
Ahmet Bahattin Doğusoylu’nun cenazesi Abdurrahmangazi Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalova Gönüllü Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (GÖNÜLDER) tarafından organize edilen etkinlikte, “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganıyla Deprem Anıtı’ndan 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi.
Türkiye ve Filistin bayraklarının açıldığı yürüyüşe katılan vatandaşlar, İsrail aleyhine sloganlar atarak tekbir getirdi.
Yürüyüş sonrası basın açıklamasını okuyan GÖNÜLDER Sözcüsü Hacı Ömer Anlayışlı, İsrail’in bölgede yaptığı soykırımla ilgili bilgiler verdi.
İsrail’in saldırılarına destek veren Batılı ülkeleri eleştiren Anlayışlı, soykırımcı rejimin insanlığın başına gelmiş en büyük felaketlerden olduğunu söyledi.
Anlayışlı, yıllardır belirli aralıklarla devam eden vahşi katliam ve işgal eylemleriyle sabıkalı İsrail’in özellikle bir yıldan beri, Filistin’de soykırım suçunu en vahşi şekilde işlediğini belirterek, şunları kaydetti:
“365 gündür kesintisiz devam eden saldırılar sonucu on binlerce çocuk, kadın, yaşlı, hasta ve engelli ve yüzlerce gazeteci, sağlık çalışanı, insanı yardım çalışanı katledilmiştir. İsrail’in terörü karşısında BM ve AB gibi uluslararası örgütler engelleyici bir rol üstlenmedikleri gibi, İsrail’i koruyup kollamaktadırlar. AB’ye üye ülkeler İsrail’e silah ve para desteğinde bulunurken, BM Güvenlik Konseyi, İsrail terör örgütünün dokunulmazlığını tescilleyen bir rol üstlenmiştir. Uluslararası ilişkilerde ‘İsrail istisnacılığı’ olarak tanımlanan bu tavır, uluslararası mekanizmaları, hukuku, insan hakları sözleşmelerini işlevsizleştirmiş, uluslararası sistemin ana aktörü olan emperyalist batı ülkeleri bu siyonist soykırımın ortağı
olmuşlardır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Sivil Toplum Platformunca (ESTP), İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını 365’inci gününde “Direnişe selam, siyonizme lanet” mottosuyla protesto etmek için öğlen namazı sonrası tarihi LalapaşaCami bahçesinde program düzenlendi.
Programda sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve vatandaşlar, taşıdıkları döviz, Türk ve Filistin bayraklarıyla Filistin’e destek verdi.
Grup adına basın açıklaması yapan Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa Karataş, İsrail’in 365 gündür Gazze’de soykırım yaptığını söyledi.
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını lanetleyen Karataş, “Dünyanın bu suskunluğu çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları ve ibadethaneleri bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor.” dedi.
Karataş, bazı Batılı ülkelerin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu alkışladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Siyonist İsrail, 7 Ekim’den bu yana 17 bini çocuk, 11 bin 500’ü kadın olmak üzere 42 binden fazla Filistinli masumu katletti. Bunlar resmi rakamlar, 97 binden fazla yaralı ve on binlerce kayıp var. Bunlar istatistiki rakam değil bunların her biri insan, her biri kardeşimiz. Bunlar, bizim evlatlarımız, annelerimiz ve bacılarımız. Bunlar, insan vicdanını kanatan gerçekler.”
Gruptakiler, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ederek dağıldı.
Erzincan
Erzincan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki göstermek amacıyla “Soykırıma İsyan, Filistine Destek Yürüşü” düzenlendi.
Öğle namazı sonrası Cami Kebir Camisi’nin avlusunda toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Kızılay Meydanı’na yürüdü.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından grup adına basın açıklaması yapan Diyanet-Sen Erzincan Şube Başkanı Zakir Yıldız, İsrail’in 365 gündür çocuk kadın demeden Gazze’de soykırım uyguladığını anımsattı.
Dünyanın bu suskunluğunun çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendirdiğini belirten Yıldız, şöyle konuştu:
“Batılı emperyalist güçler, İslam’a ve Müslümanlara düşmanlıklarını İsrail denen siyonist katil çete eliyle gerçekleştiriyor. Söz konusu Müslümanlar olunca bugüne kadar iddia ettikleri demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi bütün değerlerini çiğnemeleri bundan. Aklın, idrakin ve vicdanın rafa kalktığı bu kör bir inanç, emperyalizmin desteği ile dünyayı bir cehennem çukuruna sürüklüyor.”
Basın açıklaması, duanın ardından sona erdi.
Kars
Kars’ta Memur-Sen Şubesinin öncülüğünde bir araya gelen STK’ler, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıları kınadı.
Sultan Alpaslan Külliyesi önünde toplanan grup, döviz ve pankartlarla Faikbey Caddesi’nde yürüyerek Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı yanındaki parka geldi.
Memur-Sen Kars Şube Başkanı Ahmet Altun, saldırıları kınadı.
Siyonist İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığına dikkati çeken Altun, şunları dile getirdi:
“Dünya kör, dünya sağır, dünya suskun. Dünyanın bu suskunluğu, çoğu çocuk ve kadın kırk 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor. Çocukları öldürmeyi itikatlarının gereği sayan devlet görünümlü sapkın terör örgütü, emperyalist sistemin koruması altında bölgeyi kan gölüne çeviriyor ve soykırım siyasetini bütün bölgeye yayıyor.”
Ardahan
Ardahan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yılında tepki göstermek amacıyla “Soykırıma Hayır” yürüyüşü düzenlendi.
Kentte ikindi namazı sonrası Merkez Camisi önünde toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Milli Egemenlik Parkı’na yürüdü.
Burada yapılan açıklamaların ardından yürüyüş tamamlandı.
Iğdır
Iğdır’da Tansu Çiller Caddesi’nde toplanan kalabalık, Vali Yolu Caddesi’nden Millet Bahçesine yürüdü.
“Filistin’e Destek Platformu” tarafından düzenlenen etkinlikte Vali Ercan Turan, İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya ve vatandaşlardan oluşan kalabalık, “Kahrolsun İsrail” sloganları attı.
Millet Bahçesi’nde Filistin temalı resim sergisi ve basın açıklaması düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul aniden bastıran ve kısa süren gök gürültülü sağanak yağışın etkisine girdi. Saat 16.15 sıralarında Esenyurt, Küçükçekmece, Bağcılar gibi semtlerde görülen şiddetli yağış sırasında şiddetli rüzgar da etkili oldu. Yağışın başladığı dakikalarda da Meteoroloji Genel Müdürlüğü uyarı yayınladı. Uyarıda şu bilgilere yer verildi:
“Ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı…”
“Meteoroloji radarından alınan veriler ve yapılan son değerlendirmelere göre önümüzdeki 2 saatlik periyotta İstanbul’da yerel gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Yağışların kısa sürede yerel kuvvetli olacağı tahmin edildiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İran’a yönelik açıklamalar yaptı. İran’ın 2 İsrail hava üssünü vuran saldırısına değinen Gallant, “İranlılar hava kuvvetlerinin kabiliyetlerine dokunmadı. Hiçbir uçak hasar görmedi, hiçbir filo devre dışı kalmadı” dedi.
İran’a tehdit dolu mesajlar gönderen Gallant, “İran’ın İsrail’e zarar vermeye çalışırsa sonu Gazze ya da Beyrut gibi olabilir. Bize zarar verme girişiminin bizi harekete geçmekten alıkoyacağını düşünenler Gazze ve Beyrut’a bir göz atmalı. Hem savunmada hem de hücumda güçlüyüz ve bunu istediğimiz şekilde, istediğimiz zamanda ve istediğimiz yerde hayata geçireceğiz. ve bunlar bizim için sadece bir açıklama ya da sadece bir yönlendirme değil, bir çalışma planıdır” ifadelerini kullandı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PAPA Franciscus, uluslararası topluma barış çağrısında bulundu.
Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, uluslararası topluma barış çağrısı yaptı.
Papa, Vatikan’ın Aziz Petrus Meydanı’na bakan ofisinin penceresinden gerçekleştirdiği geleneksel pazar duasının ardından uluslararası gelişmelere ilişkin mesaj verdi.
Katoliklerin ruhani lideri, “Tarihimizin bu dramatik anında, savaş rüzgarları tüm halklar ile ulusları acıya sürüklerken, Filistinliler, Gazze’de ve diğer bölgelerde büyük acı çekiyor. Bunlar çoğunlukla masum siviller ve insani yardım alması gerekenler. Lübnan dahil tüm cephelerde derhal ateşkes çağrısında bulunuyorum. Lübnanlılar için, özellikle de güneyde köylerini terk etmek zorunda kalanlar için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Papa Franciscus, yarının 7 Ekim 2023’ün yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, esirlerin serbest bırakılması isteğini de dile getirdi.
Papa, yarın dünya barışı için dua ve oruç günü olacağını söyleyerek, “Uluslararası topluma, intikam sarmalına son vermeleri ve İran’ın birkaç gün önce gerçekleştirdiği gibi bölgede daha büyük bir savaşa yol açabilecek saldırıların artık tekrarlanmaması çağrısında bulunuyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Dallı: “Bir köyümüzde yangın sırasında tankeri, muhtar özel işerinde kullandığı için yangına müdahale edemedik”
KASTAMONU – Sık sık köy yangınlarının yaşandığı Kastamonu’da çözüm arayışı için Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu Valiliği ve AFAD iş birliğinde “Köy Yangınları Ulusal Çalıştayı” düzenlendi. Çalıştayda konuşan Vali Meftun Dallı, bir yangın esnasında yangın tankerini köydeki muhtarın özel işerinde kullanıldığı için yangına müdahale edilemediğini öğrendiklerini ve bununla ilgili muhtar işlem yaptıklarını söyledi.
Kastamonu’da kurumlar arasında köy yangınlarını önlemek amacıyla iş birliği çalışması yapıldı. Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu Valiliği ile Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü iş birliğinde “Köy Yangınları Ulusal Çalıştayı” düzenlendi. Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde Türkiye’nin önemli afet türlerinden biri olan köy yangınlarına karşı politika ve strateji geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen çalıştay, kamu kurum ve kuruluş temsilcilerini bir araya getirdi.
Çalıştayın açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanı Mustafa Songur, AFAD Başkan Yardımcısı Dr. Önder Bozkurt ve AFAD Kastamonu İl Başkanı Dr. Suat Tüfekçi ile kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve itfaiye personeli ve ilgili kurumların temsilcileri katıldı.
“Bir köyümüzde yangın sırasında tankeri, muhtar özel işerinde kullandığı için yangına müdahale edemedik”
Kastamonu Valisi Meftun Dallı, köy yangınlarının Türkiye’de özellikle kırsal alanlarda ciddi kayıplara neden olduğunu belirterek, Kastamonu’nun zengin doğal kaynaklara sahip olduğunu ve bu kaynakların korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Ülkenin ormanlık alanlarındaki yangınlar kadar köy yangınlarının da büyük tehlike arz ettiğini söyleyen Vali Dallı, bu felaketlerin hem insan hayatını tehdit ettiğini hem de hayvanlar ile tarım alanlarını yok ettiğini belirtti.
Daha etkili stratejiler geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Vali Dallı, bugün burada bir araya gelen uzmanlar sayesinde bu alandaki eksikliklerin tespit edileceğini ve etkili çözümler üretileceğini dile getirdi.
Köy yangınlarının yıllardır mal ve can kaybına sebep olduğunu belirten Dallı, “Çalıştay çıktılarından Köy Yangınlarını Önleme Eylem Planına, oradan da köy yangınlarını önleme Master Planına ulaşmayı hedeflemekteyiz. Ayrıca bu çalışmaların benzer riskleri taşıyan illerimiz için de çok yararlı sonuçlar ortaya koyacağından eminiz. AFAD Başkanlığımız vasıtasıyla diğer illerimize de çalıştay çıktılarımız ulaştırılacaktır” dedi.
Köylerde yangın eğitimleri verildiğini ifade eden Dallı, “Ekipler oluşturduk, köylere giderek bilgilendirme ve tespit yapıyorlar. Şu ana kadar 65 köyümüz ziyaret edilerek, yangınlara karşı eğitim ve bilgilendirmeler yapıldı. Fakat bazı olumsuz durumlarla da karşılaştık. Mesela köylerde yangın hortumu var. Hortumu su dolu olarak kaldırmış, depoya koymuş köylümüz ya da muhtarımız. Hortum birçok yerinden patlamış durumda. Hortumum içindeki suyu boşaltsa bu olmayacak. Bir iki istisna oldu. Oradaki yangın tankerini köyümüzdeki muhtarın özel işerinde kullanıldığını, bir yangında tankerin orada olmadığını öğrendik. Bunla ilgili gerekli işlemleri yapıyoruz” dedi.
“Yangınların yüzde 87’si insan eliyle çıkıyor”
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, “İlimizde ciddi afetler yaşanmakta ve bu durum devam etmektedir. Kuraklık, sel, taşkınları, depremler ve yangınlar gibi afetler, tabii can kayıplarının yanı sıra ciddi ekonomik kayıplara da yol açmaktadır. Bu afetler, her türlü önleme ve müdahale çalışmalarını zorunlu kılmaktadır. Artan afet çeşitliliği ile birlikte, afet yönetimi konusunda yapılan çalışmalar yeni yaklaşımlar da getirmektedir. Her bir afetin ortaya çıkma sebepleri değiştiği gibi, alınması gereken tedbirler de farklılık göstermektedir. Önemli bir husus olarak, yangınların çeşitli risk faktörleri ile ortaya çıktığı ancak yüzde 87’sinin insan eliyle, doğrudan veya dolaylı olarak gerçekleştiği dikkat çekmektedir” dedi.
Orman yangınları, kırsal alan yangınları ve köy yangınlarının Kastamonu’da önemli bir risk içerdiğini söyleyen Rektör Topal, “1700 köy yangını yaşanmış, bu yangınlarda yaklaşık 50 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Yangınlar, meydana geldikleri alanla sınırlı kalmayıp çevreye de sıçramakta ve ormanlık alanlara sirayet edebilmektedir. Bu durum, can kayıplarının yanı sıra ekonomik kayıplara da sebep olmaktadır. Bu konularda hem önleyici tedbir almak hem de yangın anında müdahale etmek ve farkındalık sağlamak hayati önem taşımaktadır. Kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon, bu çerçevede gerçekleştirilmesi gereken önemli adımlardandır. Yangınların kaynağına baktığımızda, genellikle evlerden kaynaklandığı görülmektedir. Bu evler genellikle tarihi ahşap yapılardır ve bölgenin tarihi kültürel mirasını temsil etmektedir. Bu açıdan, evlerin korunması ve yangınlara karşı tedbirlerin alınması büyük bir öneme sahiptir. Yakın zamanda, köy yangınlarıyla ilgili olarak ahşap evlerin risk faktörünü azaltmak için elektrik tesisatlarının yenilenmesi konusunda önemli bir çalışma yapılmıştır. Bu tür projelerin devam ettirilmesi, köy evlerimizi bu risk faktöründen korumak adına önem arz etmektedir” diye konuştu.
Orman teşkilatının, hem teknolojik yöntemler hem de insan unsuru ile yangınlara karşı mücadele ettiğini belirten Rektör Topal, “Yangın çıktıktan sonraki mücadele, ülkemizde belki de dünya genelindeki en üst düzeyde gerçekleştirilmektedir. Ancak, önleme aşamasının daha kritik olduğuna inanıyorum. Bunun için, okul öncesi eğitimden başlayarak tüm eğitim düzeylerinde çocuklarımızı, gençlerimizi ve yetişkinlerimizi yangın konusunda bilinçlendirmek önemlidir. Zira yangın çıktıktan sonra, zarar verme süreci başlamaktadır. Önleyici tedbirlerin alınması, özellikle insan eliyle kaynaklanabilecek köy yangınları konusunda farkındalık oluşturulması gerekmektedir. Milli eğitim ve üniversiteler ile koordineli çalışmalar yapılması bu açıdan elzemdir” diye konuştu.
“Sistemden başvuru yapan 1,5 milyon AFAD gönüllüsü var”
AFAD Başkan Yardımcısı Dr. Önder Bozkurt da, kentler için il risk azaltma planlarının hazırlandığını belirterek, “Kastamonu’da 2021 ve 2022 yıllarında onaylanan bu plana baktığımızda birçok afet türlerine karşı karşıyayız. İl müdürümüz de detaylı olarak bunları biliyor. ve özellikle baktığımızda Kuzey Anadolu fay hattının geçtiği bölgelerde, Kastamonu ilimizin kuzey kesimlerinde özellikle deprem tehlikesiyle karşılaştığımızı görebiliyoruz. Özellikle 1940’lı yıllarda, sanıyorum 1943 yılında Tosya depremiyle karşılaşıldı. Akabinde baktığımızda yine planda özellikle sel ve taşkın ve heyelanlarla karşılaşıyoruz. Az önce bahsettiğim 2021 yılında çok büyük bir afet ile karşılaştık. ve yine heyelanlarla birlikte de Kastamonu ilinde farklı afet türleriyle mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Köylerde yangınları önlemek adına Kastamonu’da yapılan çalışmanın önemli olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Kimse kendi göbeğini kendisi kesemiyor. Birbirimize yardımcı olacağız. Yardımcı olduğumuzda, koordinasyonu sağladığımızda daha çok güçlü oluyoruz ve insanların hayatını kurtarıyoruz. AFAD’ımızın aynı şekilde müdahaleyle ilgili eğitmiş olduğu insan sayısı yükseldi, gönüllü sayımız arttı. Sadece sistemden başvuru yapan 1,5 milyon AFAD gönüllüsü var. Bunun 146 bini eğitim aldı. 51 bini destek AFAD gönüllüsü. Bu da sahaya bizzat girebilecek olan insanlardır” dedi.
“20.2 milyon hektar ormanlık alanımızı yaptığımız çalışmalarla 23.4 milyon hektarlara çıkardık”
Orman Genel Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanı Mustafa Songur ise, köy yangınlarının hem maddi hem de manevi yıkımlara neden olduğunu belirterek, yangınlarla mücadelede teknolojik yeniliklerin ve eğitimin önemini vurguladı. Yangınlara müdahale sürecinde teknolojiden faydalanmanın, erken uyarı sistemleri kurmanın ve köy halkını bilinçlendirmenin öncelikler arasında olduğunu ifade eden Songur, orman angınlarının önüne geçilemezse köylerin emniyetinin sağlanamayacağını söyledi.
Türkiye’nin orman varlığından bahseden Songür, “Biz dünyada orman varlığını arttıran nadir ülkelerden bir tanesiyiz. 1973 yılında 20.2 milyon hektar ormanlık alanımız varken bugün yaptığımız çalışmalarla 23.4 milyon hektarlara çıkardık. Yine ülkemizin bir gerçeği özellikle sahile yakın kısımlarda ciddi bir ibreli ağaç topluluğumuz mevcut ve buradaki ormanlarımızda yangınlar için birinci derecede hassas durumdalar. Tabii sonuç böyle olunca yerleşim yerlerimizde aynı zamanda birbiriyle etkileşimden dolayı onlar da birinci derecede yangınlara karşı hassas durumda oluyorlar” diye konuştu.
“15 yılda 1700’den fazla ev yangımız meydana gelmiş”
Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürü Suat Tüfekci de, köy yangınlarıyla mücadelede toplumun bilinçlendirilmesinin ve hazırlıklı olmasının önemine dikkat çekerek, “Ne yazık ki geride kalan 15 yılda 1700’den fazla ev yangımız meydana gelmiş, 43 vatandaşımız bu yangınlarda hayatını kaybetmiştir. Türlü sebeplerle bir evde başlayan ve diğer evlere sıçrayan bu yangınlar zaman zaman ilimizdeki imkan ve kapasiteleri zorlamakta, bazen çevre illerden destek istemeyi dahi gerektirmektedir” dedi.
Çalıştayın ilk gününde, katılımcılar çeşitli oturumlarda yangınlarla mücadele konularını ele alacaklar. Öğleden sonra devam edecek toplantıda köy yangınlarına yönelik mevcut durum analiz edilecek. Anket çalışmaları ile halkın yangınlara karşı bilinç düzeyi ölçülecek ve sonuçlar değerlendirilecek.
İkinci gün ise grup başkanlarının toplantıları, genel koordinatörlerin rapor sunumları ve sonuç bildirisi hazırlanması ile devam edecek. Ayrıca çalıştay masalarının raporları birleştirilerek, ortak strateji belgesi oluşturulacak. Son olarak, katılımcılar tarafından hazırlanan sonuç bildirisi kamuoyuna açıklanarak çalıştay tamamlanacak.
Çalıştay sonunda, yangın öncesi, sırası ve sonrasına ilişkin stratejik öneriler içeren sonuç bildirisi hazırlanacak. Bildiri, afet yönetimi alanında alınacak tedbirlere ışık tutacak bir belge olarak değerlendirilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Tekceviz Sokaklar’da meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, S. K. ve B. K. ile C. S. ve E. Y. arasında alacak verecek yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar birbirine ateş açtı. Açılan ateş sonucu saçmaların isabet ettiği 4 araç zarar gördü. Silah sesleri üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucu 4 şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alınırken olayda kullanılan silaha ve olay yerine atılan bıçağa el konuldu.
Gözaltına alınan şahıslar ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kente 30 kilometre uzaklıktaki Yücetepe köyündeki vatandaşlar, yıllardır geleneksel yöntemlerle ceviz hasadı yapıyor.
Muhtarın cami hoparlöründen duyuru yapmasıyla bir araya gelen köylüler, 5 kilometre mesafedeki vadiye gelerek ceviz topluyor.
Köylüler, yamaçlarda bulunan yaklaşık 5 bin ağaçtan tek tek topladıkları cevizi, çuvallara dolduruyor, bir kısmını satıyor bir kısmını ise kışın tüketiyor.
Vahdettin Akçan, geleneksel yöntemlerle yapılan hasadın her yıl festival havasında geçtiğini söyledi.
Köyde yıllardır ceviz hasadı yaptıklarını anlatan Akçan, “Ceviz hasadı yaklaşık 10 gün sürüyor. Herkes yılın bu mevsiminde heyecanla ceviz hasadını bekliyor. Yaklaşık 5 bin ceviz ağacımız var. Cevizleri traktör ve atlarla getiriyoruz. Herkese eşit dağıtılıyor.” dedi.
Köylülerden Ramazan Yıldırım, “109 yıldır bu gelenek var. Herkes bu uygulamadan memnun. Bir sıkıntımız yok. Muhtarımız belli bir gün seçiyor ve köylülerle birlikte ceviz topluyoruz. Bu ay bir festival gibi. Heyecan var.” diye konuştu.
Ailesiyle ceviz toplayan Sevgi Akçan, “Ceviz toplama çok meşakkatli. Dik yamaçlardan yürümek çok zor. Geçen yıllarda ağaçtan düşüp ölenler de oldu. Burası köyün ortak ceviz bahçesi. Herkes istediği gibi toplayabiliyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİCARET Bakanı Ömer Bolat, “Son 3 yıldan bu yana ilk kez TÜFE enflasyon oranı, Merkez Bankası politika faizinin altında kalmıştır” dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bir dizi ziyaret ve toplantıya katılmak için Adana’ya geldi. İlk olarak Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret eden Bakan Bolat daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen ‘Türkiye Buluşmaları’na katıldı. Burada konuşan Bolat, “TÜFE aylık yüzde 2,97, yıllık bazda ise yüzde 49,38 olarak gerçekleşti. Son 3 yıldan bu yana ilk kez TÜFE enflasyon oranı, Merkez Bankası politika faizinin altında kalmıştır. 4 ayda TÜFE enflasyonda yüzde 26, 5 puanlık bir azalma başarılmıştır” dedi.
30 BİN DÖNÜME OSB KURULUYOR
Bakan Bolat, 22 yılda Adana’ya 240 milyar lira değerinde binlerce eser kazandırdıklarını söyledi. Adana için yapılan ve yapılmakta olan projelere de değinen Bakan Bolat, “Adana için büyük bir müjde olan konteyner limanını biliyorsunuz. Adana’mıza ticaret ve dış ticaret alanında, ihracat alanında, çok büyük katkı sağlayacaktır. Yine kimya organize sanayi bölgesinin yasal mevzuat işlemleri tamamlandı. 30 bin dönüm gibi büyük bir alanda. O da başta petrokimya sektörü olmak üzere, kimyanın değişik alanlarında Adana’ya, sanayide çok ciddi katma değer sağlayacak. Büyük bir artı değer meydana getirecek. CeyhanOrganize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcıların beklediği ikinci etap kararı verildi. Yine Adana’mızda Karataş ilçesinde su ürünleri ihtisas bölgesi, 6 bin dönüm arazide kuruluyor. 400 milyon dolarlık bir ihracat hacmine sahip olacak. Yine Karataş ilçesinde sera organize sanayi bölgesi o da 6 bin dönüm mertebesinde olacak. Tabii Adana aynı zamanda büyük bir tarım şehri. Meşhur Çukurova’sıyla Türkiye’nin en gözde, en bereketli ovasına ev sahipliği yapan Adana, tarımla özdeşleşmiş bir şehir aynı zamanda. Adana yine gıda ve pamuk ürününe bağlı olarak da gıda sanayi ve tekstil hazır giyim sanayinin de güçlü olan bir şehrimiz. Burada da hamdolsun tarımsal üretimdeki son iki yıl çok verimli, bereketli sezonlar geçirdik. Bu alanda Tarım Bakanlığımızla birlikte gerek üreticilerimizin gelirinin korunması gerekse ihracat imkanlarının arttırılması konusunda Tarım ve Orman ile Ticaret Bakanlığı birlikte çok yoğun çalışmalar yürüttük. Bundan sonra da yürütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘BU YIL İTHALATTA YÜZDE 20 AZALIŞ VAR’
Adana’nın 2023 yılında 4,1 milyar dolar ihracatı olduğunu aktaran Bakan Bolat, “Bu yıl ilk 9 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artışla Adana’nın ihracatı 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu da inşallah geçen yılki 4,1 milyar doların üzerinde çıkılacağını göstermektedir. 2023 yılında 4,1 milyar dolar ihracat yaparken, Adana’nın 4,2 milyar dolar da ithalatı vardı. Ama bu yıl hamdolsun ithalatta yüzde 20 azalış var. İlk 9 ayda ithalat 2,6 milyar dolarda kalmıştı. Böylece Adana, dış ticarette fazla veren, katma değer ortaya koyan bir ilimiz olarak başarılı olmuştur. Yine Ticaret Bakanlığı olarak yönetim ve denetimini Türkiye’nin ilk serbest bölgelerinden biri olan Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi de bu yıl ihracatta büyük bir atak yaptı. Geçen yılın tamamında 1,1 milyar dolar ihracat yapan Yumurtalık Serbest Bölgesi, bu yılın ilk 8 ayında 1,6 milyar dolar ihracat yaptı. Orada bin 700 kişi istihdam ediliyor. Şu anda 30 firma 53 faaliyet ruhsatıyla çalışma yapıyorlar. Orada 30-40 yeni fabrika daha kurulması için potansiyel bulunmakta. Bunun gerçekleşmesi için çabalarımızı arttıracağız. 2022 yılında Adana’ya 48 milyon lira ihracat teşviki verdik. Hibe desteği 2023’te 2,5 kat artışla 128,5 milyon lira, Ticaret Bakanlığı olarak ihracat destekleri verdik. Bu yıl ilk 8 ayda 223 milyon lira Adana’ya ihracat destekleri vermiş bulunuyoruz. Diğer taraftan hizmetler ihracatı için Adana’ya 25 milyon lira destek vermiş durumdayız” dedi.
‘180 ÜLKEYE 230 KALEM ÜRÜN İHRACATI YAPILMAKTADIR’
Adana’da düzenlenen TEKNOFEST’e de değinen Bakan Bolat, “Türkiye 2022 senesinde sadece 250 milyon dolar savunma sanayi ihracatı olan bir ülkeydi. O da yaptığı tabanca, mühimmat gibi ürünlerin ihracatıyla sağlanıyordu. Türkiye’nin savunma sanayinde kendine yeterlilik oranı yüzde 20 idi. Şu anda yeterlilik oranı yüzde 80’e yükselmiştir. Tam 12 milyar dolarlık yıllık üretim yapılmaktadır savunma sanayinde ve 5,5 milyar dolarlık ihracat yapılmaktadır. Türkiye, savunma sanayi ihracatında 21 yılda 250 milyon dolardan 5 milyar dolara yükselmiştir. 180 ülkeye 230 kalem ürün ihracatı yapılmaktadır. 180 ülkeye, 230 farklı savunma sanayi ürünü ihracatı yapılmaktadır. Bizim savunma sanayisinde kilogram ihracatımız, 65 dolara gelmektedir. Bugün Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 900’e yakın proje devam ettirilmektedir. İşte bütün bu eser ve sonuçlar, Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda TEKNOFEST’te sergilenmektedir” diye konuştu.
FAHİŞ OTEL FİYATINA TEPKİ
Bakan Bolat, kentte normal şartlar altında geceliği 2-3 bin liraya oda veren bir otelin TEKNOFEST yoğunluğu nedeniyle 27 bin lira ücret istemesine yönelik bir basın mensubunun sorduğu soru üzere, “Tamahkarlıktır, çirkinliktir. Bunları engelleyeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivrice Meslek Yüksekokulu (MYO) Arıcılık Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Seven ve ekibi tarafından yürütülen projeyle bal arılarında verim kaybına neden olan nosema hastalığıyla mücadeleye yönelik çalışma yapıldı.
Yaklaşık bir yıl süren çalışma sonucu moleküler tanı yöntemiyle nosema hastalığı bulunan arılara farklı dozlarda gallik asit verilerek bunun iyileştirici etkisi test edildi.
“Yapacağımız uygulamalar doğrudan verimimizin seviyesini belirlemekte”
Prof. Dr. Seven, AA muhabirine, Türkiye’nin hem coğrafi hem de ekolojik açıdan arıcılığa çok elverişli olmasına rağmen arı hastalıklarıyla senkronize ve etkin mücadele edilememesi gibi nedenlerle kovan başı bal üretiminin dünya ortalamasının altında olduğunu söyledi.
“Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre Türkiye, arı varlığı bakımından dünyada 3’üncü sırada olmasına rağmen kovan başı 11,3 kilogram bal üretimi ile dünya ortalamasının (17,4 kilogram) altında kalıyor.” diyen Seven, balda verim kaybına neden olan nosema hastalığının önüne geçilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Arılarda daha çok “varroa” olarak bilinen asıl ismi varroa jacobsoni oudemans olan parazit türü ve bir protozoon hastalığı olan nosema görüldüğünü dile getiren Seven, bu hastalıkların bal verimini önemli ölçüde düşürdüğünü kaydetti.
Seven, şunları söyledi:
“Dünya bal verimi açısından düşünüldüğünde ortalamanın altında kalmamızın sebepleri arasında bölgeye uygun eko tip arının (o bölgenin saf arısı) kullanılmaması, yapılan ilaçlamaların senkronize olarak gerçekleştirilmemesi, alınan ikinci el malzemelerin sterilizasyonuna dikkat edilmemesi, hastalıklarla mücadelede etkisiz kalınması, genç ana arılarla çalışılmaması gibi faktörler yer alıyor. Bunların yanı sıra ilkbaharda ve kışlatmada yapılacak uygulamalar doğrudan bal verimimizin seviyesini belirlemekte. Dolayısıyla arıcılarımızın bu konularda dikkatli olması gerekiyor.”
Gallik asit organik bir ürün
Seven, daha çok ilkbaharda görülen nosemanın yaz aylarında özellikle nemli bölgelerde de görülebildiğini ve sindirim sistemini etkileyerek arının ölmesine neden olduğunu belirterek, hastalıklarla mücadelede arıcıların farklı materyaller kullandığını ancak bunların hiçbirinde bir standart olmadığını, etkilerinin bilimsel olarak ortaya konulmadığını kaydetti.
Varova ile mücadelede piyasada ruhsatlı ilaçlar olduğunu ancak nosemaya yönelik herhangi bir ruhsatlı ilaç olmadığını dile getiren Seven, birkaç yıl öncesine kadar arılarda nosema hastalığı ile mücadelede dünya çapında kullanılan fumagillin etken maddeli ilaçlar olduğunu ancak bunların balda kalıntı bırakması nedeniyle hem Türkiye’de hem de Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklandığını belirtti.
Seven, şunları söyledi:
“Balda zararlı kalıntı bırakmayan bir ilaç üretilmesi noktasında organik bir ürün olan gallik asidin nosema hastalığını iyileştirici etkisini bilimsel olarak dünya çapında ilk defa ortaya koyduk. Yaptığımız çalışmada DNA izolasyona ve multiplex PCR testi ile hastalık tespit edilen arılardan elde edilen nosema sporlarını besi yerlerinde çoğaltarak, arıları hastalık yapacak düzeyde bireysel olarak elle beslemek suretiyle enfekte ettik. Son olarak hasta arıları gallik asit formülasyonları ile tedavi etmek suretiyle pozitif sonuç elde ettik. 25, 50 ve 100 mg/kg dozlarında gallik asit kullandık. Doz artışına paralel olarak nosema spor sayısında önemli düzeyde düşüş tespit ettik. Bu sonuç gallik asidin iyileştirici etkisinin kanıtıdır.”
Seven, arı hastalıklarıyla mücadelede etkili ve yeterli bir mücadelenin sergilenmesi halinde Türkiye’de bal veriminin dünya ortalamasının üzerine çıkacağına inandığını söyledi.
“Gallik asit, balın bileşiminde de bulunan organik bir üründür ancak bunun elde edilmesi, saf hale getirilmesi ve dozajının ayarlanması gerekiyor. Yaptığımız araştırmalarda gallik asidin nosema tedavisinde pozitif sonuçlarını elde ettik, bundan sonraki çalışmalarımızda bunun arı ve arıcılık ürünleri bakımından etkinliğinin tam olarak ortaya konulması ve en etkili dozunun tespitinin yapılması sağlanacaktır. Bu amaçla yine TÜBİTAK’a projemizi sunduk. Tüm bu veriler ışığında hazırladığımız yeni proje ile gallik asidin ruhsatlı bir ilaç haline dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Şu anda görünen o ki gallik asit, nosema ile mücadelede arıcılarımızın elini güçlendirebilecek bir ürün. Sonuç olarak bundan sonraki süreçte bu hastalıkla mücadelede arıcılarımıza bir çözüm sunmayı, arıcılarımızın eline nosema ile iyi bir savaşım aracı (ruhsatlı bir ilaç) vermeyi hedefliyoruz.”
“Verimi artırmak için teknik arıcılığın gereklerini yerine getirmemiz gerekiyor”
Seven, arı hastalıklarıyla mücadele kadar bu tür hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan faktörlere karşı etkisiz kalınmamasının da bir o kadar önemli olduğuna dikkati çekerek, tüm arı yetiştiricilerinin bir eğitim sürecinden geçmesinin çok faydalı olacağını belirtti.
Verimin artırılması için teknik arıcılığın gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Seven, bu konuda arıcıların danışabileceği Tarım ve Orman İl müdürlüklerinde arıcılık konusunda uzman personelin bulunduğunu söyledi.
Seven, üniversiteler olarak da dönem dönem eğitim programları düzenlediklerini dile getirerek, “Burada biraz daha teknik bilgi ve beceriyle, bilime, bilimin sunduğu yeni çözüm önerilerine önem vermemiz gerekiyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’nın Eğirdir ilçesinde kuraklık tehdidi nedeniyle su seviyesi düşen ve biyolojik kirlilik oluşan Eğirdir Gölü’nün rehabilitasyonu için hazırlanan 9 maddelik eylem planı devreye alındı.
Eğirdir Gölü’nün kuraklık tehdidi, alg patlaması ve biyolojik kirliliğe karşı korunması ve rehabilite edilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatıyla ilgili kurumlar harekete geçti. Bakanlığa bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü koordinesinde, Isparta Valiliği, Belediye Başkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Merkezi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu, üniversiteler, kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla komisyon oluşturuldu. Arazi çalışmalarıyla beraber alınması gereken tedbirler belirlendi. Göldeki sucul bitkilerin ve dipte biriken sediment ile biyokütlenin kaldırılmasına ilişkin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından ön fizibilite raporu hazırlandı. Süleyman Demirel Üniversitesi ile Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden bilim insanları da Ekosistem Değerlendirme Raporu’nu (EDR) hazırladı. Bakan Kurum, bu çalışmalar ışığında belirlenen 9 maddelik eylem planını kamuoyuna duyurmuştu.
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdür Yardımcısı Beyhan Oktar, eylem planının uygulanmaya başlandığını açıkladı. Oktar, gölün ekolojik değerini ortaya koymak, göl ve çevresindeki faaliyetleri mevzuat kapsamında sınırlandırmak ve koruma kullanma dengesini gözetme amacıyla Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün, Eğirdir Gölü ve kıyı kesimini, ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’, ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ ve ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak ilan ettiğini belirtti.
ÖZEL ARAÇLARLA VE DALGIÇLARLA TEMİZLİK BAŞLADI
Çalışmalar kapsamında acil müdahale olarak göl yüzeyindeki alglerin ve göl kıyısındaki ölü sucul bitkilerin temizlenmesi amacıyla amfibi sulak alan rehabilitasyon araçları tasarladığını, bu araçlarla göl yüzeyinde, göl içindeki hassas bölgelerde ise özel ekipmanlı dalgıçlarla temizlik çalışmalarına başlandığını açıklayan Oktar, gölü besleyen Çayköy Dere ağzında biriken ağaç dalları ve bitki tortusunun Devlet Su İşleri’ne ait araç ve ekipmanlarla temizlendiğini söyledi. Oktar, elde edilecek bilimsel veriler doğrultusunda dip çamuru temizliği başlatılacağını söyleyerek, “Çalışmalar kapsamında akademisyenlerimiz gölün içerisinden ve dip sedimanından 20 farklı noktadan alınan örnekleri analiz ediyorlar. Analizler tamamlandığında gölden çıkarılacak çamurun hangi bilimsel metotlarla bertaraf edileceği ve bununla ilgili yapılacak tüm önlemleri bizlere sunmuş olacaklar ve bu doğrultuda tedbirlerimizi almaya devam edeceğiz” dedi.
Isparta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Bekir Çelen de Eğirdir Gölü’nün bölge ve ülke için önemine dikkat çekerek, “Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık göldeki su seviyesinin hızla azalmasına sebep oldu. Yağış rejimindeki değişiklikler, ondan sonra sıcaklık artışları ve bölgedeki insan faaliyetleri, göl ekosistemini olumsuz etkiledi. Su seviyesinin azalmasıyla birlikte göldeki biyolojik kirlilik, alg patlamaları ve kötü koku gibi sorunlar ortaya çıktı. Eğirdir Gölümüz bölgedeki içme suyu kaynağı olmasının yanı sıra tarımsal sulama, turizm ve balıkçılık gibi birçok alanda kritik öneme sahip. Dolayısıyla bu sorunların giderilmesi acil bir ihtiyaç haline geldi. Bakanlığımızın ve yerel yönetimlerin koordinasyonuyla başlatılan rehabilitasyon çalışmaları sayesinde gölün ekosistemini koruyarak bu eşsiz doğal kaynağı gelecek nesillere aktarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Haber: ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, KKTC Başbakanı Üstel ile Ankara’da görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da 10 gün önce cezaevinden izinli olarak çıkan hırsızlık hükümlüsü Hüseyin Uzun’u (23) sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren Miraç Çağlar (26), adliyeye sevk edildi. Sorgusunda, Uzun’un yanındaki arkadaşı Mertcan Başdar (25) ile aralarında husumet olduğunu belirten Çağlar, “Mertcan’a ateş etmiştim, yanlışlıkla Hüseyin’i vurdum” dedi.
Olay, dün saat 14.30 sıralarında Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi’nde meydana geldi. Arkadaşı Mertcan Başdar’la yürüyen Hüseyin Uzun, yol kenarında motosiklet üzerinde bekleyen kişi tarafından tabancayla vuruldu. Boynuna isabet edip, kulağından çıkan kurşunla ağır yaralanan Uzun yere yığılırken, saldırgan motosikletle kaçtı. Hüseyin Uzun’un yanındaki arkadaşı da bölgeden uzaklaşırken, ihbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uzun, yaşamını yitirdi. Hüseyin Uzun’un ‘Hırsızlık’ suçundan hükümlü olduğu, cezaevinden 10 gün önce izinli olarak ayrıldığı, üzerinden cezaevi izin kağıdının çıktığı öğrenildi.
SALDIRI GÜVENLİK KAMERASINDA
Öte yandan saldırı, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Hüseyin Uzun’un yanındaki arkadaşı ile kaldırımda yürüdüğü, yol kenarında bekleyen motosikletli tarafından vurulduğu ve şüphelinin hızla olay yerinden kaçtığı görüldü. Görüntülerde ayrıca Uzun’un vurulmasının ardından arkadaşı Mertcan Başdar’ın ara sokağa girip, koşarak uzaklaştığı anlar yer aldı.
2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, şüphelinin Miraç Çağlar olduğunu belirleyip, Nilüfer ilçesinde yakaladı. Gözaltına alınan Miraç Çağlar sorgusunda, Uzun’un yanındaki arkadaşı Mertcan Başdar ile arasında borç meselesinden dolayı husumet olduğunu belirterek, “Mertcan’ı takip etmek için evinin olduğu bölgeye gittim. Daha sonra Mertcan, benim de tanıdığım Hüseyin’le beraber evden çıktı. Bir süre takip ettikten sonra ateş ettim. Ancak Mertcan’a ateş etmiştim, yanlışlıkla Hüseyin’i vurdum” dedi. Çağlar’ın ifadesi sonrası dün Mertcan Başdar da gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından Miraç Çağlar ile Mertcan Başdar, adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’da Türk kalpak ustası Kenan Başusta (64), bu işe 6 yıl önce hobi olarak başladığı belirterek, “Şu anda Karadeniz’de benden başka Türk Kalpak ustası yok. Özellikle kışın sıcak tuttuğu için çok tercih ediliyor” dedi.
Genellikle Türkiye, Kafkasya, İran, Rusya ve Orta Asya ülkelerinde kullanılan kalpak, tarihsel olarak çeşitli Türk topluluklarında yaygın olarak kullanılıyor. Samsun’un Ladik ilçesinde kalpak yapan Başusta, 6 yıl önce hobi olarak yapmaya başladığı Türk kalpaklarının yoğun ilgi gördüğünü söyledi. 2010 yılında belediyeden zabıta amiri olarak emekli olduktan sonra terzi olan eşine yardım etmeye başladığını ifade eden Başusta, “6 yıl önce de Türk kalpağına merak sardım. İlk etapta hobi olarak başladım. Talep görünce de satışını yapmaya başladım. Özellikle soğuk havalarda daha çok tercih ediliyor. Ayrıca şehir dışından gelen misafirlerde hediye amaçlı alıyor. Şu an bölgemizde benden başka kalpak yapan yok” dedi.
‘TÜRK KALPAĞINI KARADENİZ’DE TEK BEN DİKİYORUM’
Karadeniz’de tek kalpak diken kendisinin olduğunu belirten Kenan Başusta, “Gelenek ve göreneklerimizde Türk kalpağı çok eskiden gelen bir giysi olduğu için kaybolmasını, unutulmasını istemedik. İlk önce hobi olarak başladık. Ladik ilçemiz de soğuk bir yer olduğu için tercih edildi. Türk kalpağı doğuda da Kars’ta dikiliyor. Türk kalpaklarına kimisi Çerkez kalpağı diyor, kimisi de Rus kalpağı diyor. Kimi de Kuva-yi Milliye kalpağı olarak lanse ediyor. Bu kalpağı da Karadeniz bölgesinde bir tek ben dikiyorum” diye konuştu.
‘GÜNDE 20-25 KALPAK YAPIYORUM’
Soğukların gelmesiyle kalpak satışlarının arttığını ifade eden Kenan Başusta, “Kalpağa özellikle kışın rağbet var. Bu kalpak zevk meselesi olduğu için genelde Çerkez kökenli kardeşlerimiz istiyor. Folklor ekibinden ve okçulukta yarışan ekipler de istiyor. Kayı börkü, Selçuklu börkü kalpaklar yapıyoruz. Kalpakların üstlerini deriden, yanlarını da yapay kürkten yapıyoruz. Hakiki kürk kullanmıyoruz. Kalpaklarımızın dik durması için iç ve üst kısmında hakiki keçe var. Seri çalıştığımız zaman günde 20-25 kalpak yapabiliyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırı başlattığı Lübnan’dan ayrılan aralarında Türklerin de olduğu 310 kişi daha Mersin’in Silifke ilçesine geldi.
İsrail’in saldırı düzenlediği Lübnan’dan ayrılmak isteyen farklı yabancı ülke vatandaşları, bindirildikleri gemiyle Tripoli Limanı’ndan yola çıktı. Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na yanaşan gemiden inen, aralarında çocukların da olduğu 310 kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından minibüslerle ilçeden ayrıldı. Yabancı uyrukluların, Türkiye’deki farklı havalimanlarından ülkelerine gönderileceği öğrenildi.
‘UÇUŞLAR İPTAL EDİLDİ’
Lübnan’dan ayrılan Türk vatandaşı Yusuf Akdağ, “Lübnan’a yönelik son 1 aydır başlayan ataklar vardı. Zamanla artmaya başladı. Son 3 gündür saldırıların şiddeti artınca apar topar evlerimizi boşalttık. Yaklaşık 1500 rakımlı bir yere çıktık. Bombaların düşüşünü oradan seyrettik. Uçak bileti almıştık ancak uçuşlar iptal oldu. Biz de feribotlara binip yola çıktık. Umarım orada her şey yoluna girer” dedi.
İsrail’in saldırı başlattığı Lübnan’dan Türkiye’ye gelen, aralarında Almanya, Fransa, Avustralya, Kanada, İsveç, Suriye ve Lübnan vatandaşlarının da olduğu yolcu sayısı 1002 oldu.
Haber-Kamera: Mehmet OKUR/SİLİFKE (Mersin),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İSRAİL, ACZİYETTEN İSTİFADE EDİYOR”
” Gazze’de yaşananlar toplu bir soykırım ve Filistinlilerin göç ettirilmesi için buranın (İsrail tarafından) yaşanmaz bir bölgeye dönüştürülmesi operasyonudur” diyen Emir Temim bin Hamed, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana devam eden soykırımı kınayarak, İsrail’in Lübnan’ı hedef alan saldırılarının durdurulması için de ciddi bir şekilde çalışılması çağrısında bulundu. Katar Emiri, “İsrail Batı Şeria’daki yerleşimleri genişletmek için uluslararası acziyetten istifade ediyor ve planını Lübnan’da uygulama fırsatı görüyor” ifadesini kullandı.
LÜBNAN’A YÖNELİK SALDIRILARA KARŞILAR
Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Ahmed es-Sabah da yaptığı konuşmada, uluslararası toplumun Gazze’deki soykırımı durdurmaktan aciz kaldığını söyledi. Veliaht Prens, ülkesinin Lübnan’a yönelik saldırılara ve egemenliğinin ihlal edilmesine karşı olduğunu vurguladı.
SUUDİ BAKANDAN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da Asya İşbirliği Diyaloğu ülkelerinin, iki devletli çözümü ve Filistin devletinin tanınmasını desteklemesini takdir etti. Ortadoğu’daki saldırıların ve ihlallerin, uluslararası ticareti engellediğine ve bölgenin, çabaların birleştirilmesini gerekli kılan birçok meydan okumayla karşı karşıya kaldığına işaret eden Bin Ferhan, herkesi iki devletli çözümü desteklemeye çağırdı ve bölgesel çekişmelerin barışçıl ve diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.
PRENS SELMAN “UMRUMDA DEĞİL” DEMİŞTİ
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamalarla geçtiğimiz günlerde gündeme oturdu. Prens Selman, ABD merkezli The Atlantic dergisine verdiği röportajda, Filistin meselesinin kişisel olarak kendisi için önem taşımadığını belirterek, “Benim düşünmem gereken bir ülkem var. Halkımın yüzde 75’i benden daha genç. Birçoğu bu çatışmayı ve sorunu ilk kez deneyimliyor. Bu durum büyük bir endişe kaynağı. Filistin meselesi benim için kişisel olarak önemli mi? Değil. Ancak halkım için önemli bu nedenle imzalayacağımız anlaşmanın anlamlı ve faydalı olduğundan emin olmam gerekiyor” ifadelerine yer vermişti. Büyük tepki çeken bu açıklama Suudi Arabistan’ın Filistin politikası konusundaki duruşunu sorgulayanların sayısını artırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖSYM Başkanı Ersoy, yarın başlayacak Uluslararası Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Sempozyumu hakkında açıklama yaptı. Ersoy, sempozyumun 3 gün süreceğini belirterek, “Uluslararası düzeyde düzenlenmiş ilk ölçme, seçme ve yerleştirme sempozyumu olacak. Beklentimizin çok üzerinde bir başvuru ile karşılaştık. Gördük ki böyle bir sempozyuma çok ihtiyaç varmış. Sempozyuma, dünya çapında bilinen, alanında yetkin hocalarımızın katılımı olacak. Sempozyum ile ölçme ve değerlendirme alanına güncel bir bakış sunulmasını hedefliyoruz. Gerçekleştireceğimiz sempozyum ile sadece Türkiye’deki değil dünya genelindeki sınav uygulamalarına yön vermeyi, bakış sunmayı hedefliyoruz. Cuma günü başlayıp pazar günü sona erecek olan sempozyumu görüyoruz ki birçok ülkedeki ölçme ve değerlendirme hocaları, uzmanlar yakinen takip ediyor olacak. Sınav uygulamalarının genel olarak masaya yatırılacağı sempozyumda, ölçme ve değerlendirme alanında uluslararası düzeyde yeni yaklaşım ve gelişmeler, yapay zeka tabanlı ölçme ve değerlendirmeyle ilgili uygulamalar ve yenilikler, elektronik tabanlı sınav uygulamalarının daha da yaygınlaştırılması ve daha birçok başlık ele alınacak” dedi.
ÖSYM’nin 50’nci yılı kapsamında gerçekleştirilecek sempozyum bir başlangıç olacağını aktaran Ersoy, “Bu çalışmayı geleneksel hale getirip devam ettirmeyi planlıyoruz. Ölçme ve değerlendirmeye buradan yön verilsin, uygulamalar burada tartışılsın ve en verimli uygulama bu zeminde hayata geçsin istiyoruz” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 3 Ekim (Xinhua) — Çin’in dört bir yanında insanlar Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 75. yıldönümünü kutluyor ve Ulusal Gün tatili nedeniyle kültürel etkinliklere katılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA merkezli 5 ilde 1000 polisin katılımıyla düzenlenen helikopter destekli uyuşturucu operasyonunda 53 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon, polis kamerasına yansıdı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 202 şüpheli hakkında, ‘Kullanmak için uyuşturucu madde satın almak’ suçundan soruşturma başlattı. Şüphelilerden 72’sinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenince ekipler, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde dün sabah saatlerinde operasyon düzenledi. Bursa merkezli İstanbul, Yalova, Eskişehir ve Mersin’de düzenlenen operasyonun startını, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu verdi. Zaimoğlu ekipleri, “Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Yolunuz açık, gazanız mübarek olsun” diyerek uğurladı. Operasyona, 150 ekip, 1 helikopter, 10 Özel Harekat timi, 150 Çevik Kuvvet unsuru olmak üzere toplam 1000 personel katıldı. Operasyonda 8 narkotik köpeği kullanıldı. Termal dronla kaydedilen, kapıların koçbaşlarıyla kırıldığı, Özel Harekat timlerinin pencerelerden evlere girdiği operasyonda, şüphelilerden 53’ü yakalanarak gözaltına alındı. 14 şüphelinin ise cezaevinde olduğu belirlendi.
SOBA BORUSU, KOMBİ VE AYAKKABININ İÇİNDEN UYUŞTURUCU ÇIKTI
Hava destekli operasyon saniye saniye polis kamerasına yansıdı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, soba borusuna, kombi ve ayakkabı içine gizlenen uyuşturucu maddeler, narkotik köpekleriyle yapılan aramalarda bulundu. Operasyonda, 23 kilo 600 gram metamfetamin, 18 kilo 840 gram sentetik kannabinoid, 11 kilo 300 gram esrar, 157 gram bonzai hammaddesi, 15 gram kokain, 28 sentetik hap, 2 hassas terazi, 143 bin 930 TL, 6 ruhsatsız tabanca, 203 fişek, 3 ruhsatsız tüfek, 83 adet kartuş ile 1 adet ateş fitilli el yapımı patlayıcı (EYP) madde ele geçirildi.
Ayrıca, şüphelilerin uyuşturucu ticaretinden elde ettikleri paraları akladıkları 4,5 milyon TL değerindeki 2 arsa, 3 araç ile 258 bin liraya da el konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU’da akrabası E.N.B’ye (15) farklı tarihlerde cinsel istismarda bulunan Eşref Balta (29), tutuklu yargılandığı davada 20 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, geçen yıl 16 Ağustos’ta Mudurnu ilçesine bağlı Karamuratlar köyünde meydana geldi. Kuzenleri ile saklambaç oynayan E.N.B., saklandığı samanlıkta babasının kuzeni Eşref Balta’nın cinsel istismarına uğradı. E.N.B.’yi tehdit eden Balta, farklı tarihlerde istismara devam etti. Telefon mesajlarından durumu fark eden anne Y.A., Eşref Balta’dan şikayetçi oldu. Jandarma tarafından gözaltına Balta, işlemleri sonrası tutuklandı.
BoluCumhuriyet Başsavcılığı tarafından Balta hakkında, ‘Zincirleme şekilde cebir, tehdit, veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan dava açıldı. Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Balta, savunmasında, E.N.B. ile rızasıyla birlikte olduğunu öne sürerek beraatini talep etti.
KIZIM ONA AĞABEY DERDİ’
Şikayetçi anne Y.A. da şunları söyledi:
“Kızım ona hep ağabey derdi. Kızımı doğumundan beri tanır. Bunu bana ve kızıma nasıl yapar? Bir de evli ve 2 çocuk sahibi birisi. Bu nasıl bir insan, nasıl yapar böyle bir çirkin olayı? Cezalandırılmasını istiyorum.”
Mahkeme heyeti, Balta’yı 20 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 3 Ekim (Xinhua) — Filistinli kaynaklar Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde gece boyunca düzenlediği saldırılarda en az 67 Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖLENLER ARASINDA SAĞLIK GÖREVLİLERİ VAR
İsrail’in saldırılarına ilişkin bilgi veren Lübnan resmi ajansı NNA, saldırıda aralarında sağlık çalışanlarının da bulunduğu 7 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de kayıp olduğu belirtildi. İsrail savaş uçaklarının saldırısında Ayterun beldesindeki sağlık merkezi tamamen yıkıldı.

ÖLÜ SAYISI 1928 OLDU
Lübnan hükümetine bağlı Afet Risk Yönetimi Biriminden yapılan açıklamada, 8 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında ölenler, yaralananlar ve saldırılar nedeniyle yerinden edilenlere ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, son iki gün içinde çoğunluğu güney bölgeler ve başkent Beyrut’un Dahiye bölgesi olmak üzere Lübnan’ın çeşitli noktalarına yaklaşık 134 hava saldırısı düzenlendiği kaydedildi. İsrail saldırıları nedeniyle 8 Ekim’den bu yana 1 milyon 200 bin kişinin yerinden, bu kişilerden 160 bin 200’ünün sığınma merkezlerine yerleştirildiği belirtildi. Son 24 saatte İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 55 kişinin daha hayatını kaybettiği, 156 kişinin de yaralandığı kaydedildi. Yaşanan son kayıplarla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 1928, yaralı sayısının da 9 bin 290 olduğu bildirildi.

HİZBULLAH, İSRAİL’E AİT 3 TANKI İMHA ETTİĞİNİ DUYURDU
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Misgav Am ve Kfar Giladi yerleşimleri arasında İsrail askerlerinin bulunduğu bir noktanın “tam isabetle” vurulduğu belirtildi. İsrail’in kuzeyinde yer alan Abirim’de bir başka askeri noktanın daha vurulduğu, Misgav Am ile Lübnan’ın El-Adise kasabası arasındaki İsrail askerlerinin hedef alındığı saldırıda ise ölen ve yaralananların olduğu ifade edildi. Lübnan’ın güneyindeki Marun er-Ras kasabasına doğru ilerleyen İsrail’e ait 3 tankın güdümlü füzelerle imha edildiği, kasabaya sızmaya çalışan piyade güçlerini hedef alan saldırıda da ölen ve yaralananların olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca Lübnan sınırı yakınlarındaki İsrail’in Shtula yerleşiminde askerlere yönelik isabetli bir saldırı gerçekleştirildiği, kasabanın doğusunda ilerleyen İsrail askerlerinin kurşun yağmuruna tutulduğu ve buradaki çatışmaların devam ettiği bilgisi verildi.

İSRAİL’İN KUZEYİNDEKİ BAZI BÖLGELERDE ELEKTRİK KESİLDİ
İsrail’deki Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Lübnan’dan atılan füzeler, Yukarı Celile’deki Kfar HaNassi’de bir eve doğrudan isabet etti. Saldırı can kaybı ya da yaralanmaya yol açmadı. Lübnan’dan atılan füzeler, Ayelet Hashahar’daki tarım bölgesinde ise yangına neden oldu.Ayrıca Yukarı Celile’deki Mahanayim ile Kafr HaNassi’de de elektrik kesintisi yaşandı. İsrail polisi ise füzelerin düşmesinin ardından Yukarı Celile’deki mülklerin bazılarında hasar oluştuğuna dair ihbarlar aldıklarını aktardı. İsrail, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, Lübnan’dan yaklaşık 100 füze atıldığını tespit ettiklerini; yaklaşık iki saatte Batı Celile’nin açık alanlarına düşen füzelerin bir kişinin yaralanmasına ve maddi hasara neden olduğu aktarmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanarak sert bir yanıt verdiklerini açıkladı. Pezeşkiyan, “Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la bir çatışmaya girmeyin” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna karşı İran’ın verdiği tepkiyi savundu. Pezeşkiyan, “Meşru haklarımız çerçevesinde ve bölgedeki barış ve güvenlik için İsrail’in saldırılarına karşılık verdik. Bu adım, İran’ın çıkarlarını ve vatandaşlarını korumak için atılmıştır” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya hitaben konuşan Pezeşkiyan, “İran savaş yanlısı bir ülke değil, ancak her tehdide kararlılıkla karşılık verir. Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la çatışmaya girmeyin” uyarısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Buradan bir kez daha Gazze’de acil kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması çağrımızı tekrarlıyorum. Lübnan halkının ve hükümetinin de bu süreçte yanında olmamız gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Stubb’u Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bildiğiniz üzere Finlandiya geçtiğimiz sene NATO üyesi olmuştur. Dostluk bağlarımıza NATO müttefikliğinin eklenmesi, ikili iş birliğimizi yeni bir boyuta taşımıştır. Bugün de görüşmelerimiz vesilesiyle kıymetli mevkidaşımla Türkiye-Finlandiya ilişkilerini geliştirme yönünde ortak irademizi teyit ettik. İkili ticaret hacmimiz bir önceki yıla kıyasla geçtiğimiz sene yaklaşık yüzde 6’lık artış göstererek 2,2 milyar dolar seviyesini aşmıştır. Müşterek gayretlerimizle 5 milyar dolarlık hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Önümüzdeki sene Finlandiya’da düzenlemeyi planladığımız Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu Toplantısını bu bakımdan önemsiyoruz” dedi.
‘BU ALANDA ATILAN ADIMLAR MEMNUNİYETLE TAKİP EDİYORUZ’
Erdoğan, görüşmede NATO müttefikleri olarak savunma sanayi alanındaki iş birliğini de ele aldıklarını ifade ederek, “Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği sürecinde üçlü muhtırayla tesis ettiğimiz daimi ortak mekanizma, terörle mücadele iş birliğimizin güçlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu alanda atılan adımları da memnuniyetle takip ediyoruz. Tabii beklentilerimizi de en üst düzeyde aktarıyoruz” diye konuştu.
‘İŞ BİRLİĞİMİZİ DERİNLEŞTİRMENİN KÜRESEL MEYDAN OKUMALARLA MÜCADELE BAKIMINDAN ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ’
Erdoğan, Türkiye’nin kalıcı barış, istikrar ve refah ortamının tesisi için ara buluculuk konusunda öncü bir rol oynadığını belirterek şunları söyledi:
“Finlandiya ile Arabuluculuk Dostlar Grubunun eş başkanlığını yürütmekteyiz. Bu alandaki iş birliğimizi derinleştirmenin, küresel meydan okumalarla mücadele bakımından önemli olduğuna inanıyoruz. Görüşmelerimizde ikili münasebetlerimizin yanı sıra Gazze’de yaşanan soykırım, Lübnan’a sıçrayan Orta Doğu yangını ile Türk- Avrupa Birliği ilişkileri başta olacak şekilde güncel meseleleri değerlendirdik. Finlandiya’nın Avrupa Birliği’ne üyelik sürecimize yönelik desteğini artırarak sürdürmesine dair beklentimi Sayın Stubb ile paylaştım. İstişarelerimizde Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan desteğimizin bir kez daha altını çizdik. Ukrayna’daki yıkımın bir an evvel son bulması ile adil ve nihai bir çözüme ulaşılmasının ancak diplomasi yoluyla mümkün olduğuna dair kanaatimi Sayın Cumhurbaşkanına ifade ettim”
‘FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASI DAHA BÜYÜK ANLAM İFADE EDİYOR’
Erdoğan, Gazze ve Lübnan’a yönelik İsrail saldırganlığının da gündemlerinin odağında yer aldığını vurgulayarak, “İsrail’in katliamlarıyla ilgili tavrımızı hem Birleşmiş Milletler’de hem de bugün Meclisimizde açık yüreklilikle dile getirdim. İsrail’in hakka, hukuka aykırı işgal ve ilhak arayışına karşı tavrımız, tüm devletlerin ve uluslararası kuruluşların asli görevidir. Buradan bir kez daha Gazze’de acil kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması çağrımızı tekrarlıyorum. Lübnan halkının ve hükümetinin de bu süreçte yanında olmamız gerekiyor. Güvenlik Konseyi başta olmak üzere barışı ve güvenliği sağlamakla görevli uluslararası teşkilatların etkisiz kaldığı bu ortamda Filistin Devleti’nin tanınması, daha büyük anlam ve önem ifade ediyor. 7 Ekim’den bu yana 9 ülke Filistin Devleti’ni tanımıştır. Hala bunu yapmayan ülkelere Filistin Devleti’ni tanıma çağrımızı tekrarlıyoruz” diye konuştu.
Finlandiyalı bir gazetecinin, Finlandiya’nın ve İsveç’in NATO’ya üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanma süreciyle ilgili bir sorusu üzerine Erdoğan, “Finlandiya’yı biz öyle zannedildiği gibi bekletmedik” diye yanıt verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışı kapsamında düzenlenen resepsiyona katıldı. Tunç, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Narin Güran cinayetine ilişkin bir soru üzerine Tunç, şöyle konuştu:
“Narin evladımızla ilgili soruşturma devam ediyor. 21 Ağustos’ta Narin kızımız kaybolmuştu, 19 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Sağ salim bulmak için yüzlerce insan seferber oldu ama maalesef acı bir olayla karşı karşıya kaldık. Narin evladımızı bu şekilde hunharca katledenlerle ilgili adli soruşturmanın başından beri etkin bir şekilde devam ettiğini söyleyebeliriz. Burada özellikle soruşturma gizli, birçok husus kamuoyuna yansımayabilir yansımadı da. İfadeler kamuoyuna yansıyor çünkü ifadeler gizlilik kapsamında değil. Bu arada tabii ifadelerden herkes tahmin yürütmeye devam ediyor basın-yayın kuruluşlarında. Bu anlamda onu da söyleyelim soruşturmanın gizliliği esas ve bu soruşturmanın gizliliğine ve selametine etki etmemek lazım. Bu konuda hepimizin sorumlu davranması lazım.
“Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu”
Tespit edilen adli tıp raporları var, DNA test bulguları var. Hem Narin kızımızdan elde edilen bulgular hem de tespit edilen plakalı araçlardan elde edilen DNA’lar kriminal incelemeye tabi tutuldu. Hem Van’da hem Diyarbakır’da hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda… Tüm bu bulguların hepsi dosyada mevcut. HTS kayıtları, geriye dönük kim kiminle görüşüyor ve baz çakışmaları, kim hangi zamanda, nerede kimlerle buluşmuş tüm bu baz çakışmaları, daraltılmış baz çakışmaları son zamanda yapılıyor. Sonradan tespit edilen kameralar var, bu kameralar toplandı. Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu. Çünkü orada ses ve görüntü incelemesi yapmak gerekiyor. O boğuk seslerin özellikle konuşmaların netleştirilmesiyle ilgili teknik bir çalışma yürütülüyor.
“28 şüpheli var, 12’si cezaevinde”
Tüm bunlar, ifadeler 28 şüpheli var 12’si cezaevinde tutuklu. Dolayısıyla hem onların ifadeleri, sonradan çelişkili ifadeler ve sonrasında yeniden ifadeler alınıyor. Tüm bunların hepsi değerlendirilecek. Tüm deliller Cumhuriyet başsavcaılarımız tarafından etkin bir şekilde değerlendirilecek, sonunda bir iddianame ortaya çıkacak ve Narin evladımızın katilleri yargı huzuruna çıkarılıp Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır cezaya çarptırılacaktır. Bu konuda milletimizin herhangi bir şüphesi olmasın. Etkin bir şekilde soruşturma devam ediyor. Hatta bir ara yayın yasağı getirildi. Buna bazı eleştiriler oldu ‘acaba ne gizleniyor’ gibi. Yayın yasağı da kaldırıldı ama kaldırılması demek her şeyi olur olmaz bazı ifadelerle soruşturmayı yanlış yöne sevk edecek şeylerden de kaçınmak lazım. Bu konuda basının da duyarlılığına şimdiden taşekkür ederiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, ayağa kalkma tartışmaları ile ilgili “Seneye geldiğinde ekstra şartlar oluşmaz, bu meclise bir saygısızlık olmazsa ve seneye kadar seçim yapılmazsa yine ayağa kalkarız. Ondan sonraki senesi yok zaten. O zaman Sayın Erdoğan’ın grubu Cumhuriyet Halk Partili bir cumhurbaşkanı için kalkacak” dedi.
CHP Lideri Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘ayağa kalkma’ tartışmaları ile ilgili açıklamasının sorulması üzerine, “Bu açıklamanın cevap verilecek bir kısmı var. Onun yeri bu yüce çatı değil. Parti içi bir meseleye burada cevap vermema ama cevap verilecek bir kısmı var. Katıldığım tarafı da şu; Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten sadece halk için ayağa kalkar. Biz 31 Mart seçimlerinden sonra Ankara’da emekliler için ayağa kalktık. Yerel seçimlerden sonra ilk miting ne zaman yapılmış diye geçmişe bakarsanız yıllar sonra olduğunu görürsünüz. Emekçiler için Gebze’de ayağa kalktık. Tarımdaki sorunları duyduk Rize’de çay üreticileri için ayağa kalktık. Gaziantep’te fıstık üreticileri, Hayrabolu’da fındık üreticileri ve Fındık üreticileri için ayağa kalktık. Manisa’da tarımın bütün sorunları için ayağa kalktık. Atanamayan öğretmenler için ayağa kalktık. Yani biz halk için yerel seçim zaferinden sonra hiç oturmadık. Ben 5 Kasım sürecine giderken de bugüne gelirken de çizgimizde bir milim sapma yok. Dün böyle dediğimizi başka türlü yapmıyoruz. Millet de bunu takdir etti 47 yıl sonra bizi birinci parti yaptı. Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22 yıllık süreçte ilk kez önüne geçildi, hem de öyle böyle önüne geçilmedi. Biz ne yaptığımızı biliyoruz ve inanılmaz biçimde toplumsal karşılığı var. O yüzden içim çok rahat ama bahsettiniz paylaşımın cevap verilmesi gereken diğer kısmına burada yanıt vermem parti terbiyeme uymaz” dedi
‘YİNE AYAĞA KALKARIZ’
Özgür Özel, ayağa kalkma tartışmaları ile ilgili, “Biz bugüne kadar Abdullah Gül’e her zaman, Erdoğan’a 4 kez kalktık ama siyasi tansiyona göre kalkmadığımız da oldu. Ben siyasetin böyle gündeme gelmesinin millete yararı olduğunu düşünmüyorum. Biz makama saygıdan dolayı gelirken yeminine uygun bir konuşma bekleyerek ayağa kalktık. Konuşma bir siyasi parti lideri konuşmasıydı, giderken kalkmadık. Seneye geldiğinde ekstra şartlar oluşmaz, bu meclise bir saygısızlık olmazsa ve seneye kadar seçim yapılmazsa yine ayağa kalkarız. Ondan sonraki senesi yok zaten. O zaman Sayın Erdoğan’ın grubu Cumhuriyet Halk Partili bir cumhurbaşkanına kalkacak. Normalleşme dediğimiz; Devlet Bey’e DEM ile de el sıkıştırır, emeklinin, çiftçinin, esnafın, işçinin, memurun sorunu konuşulsun diye, ayağa kalktı kalkmadı tartışmalarını bir kenara bırakır milletin derdini konuşturur” ifadelerini kullandı.
‘FİLİSTİN’E ÖZEL UÇAK OPSİYONUNU KULLANARAK GİDECEĞİZ’
Gazze ve İsrail konusundaki gelişmeleri de değerlendiren Özel, “İsrail’in geçen sene Kasım ayından beri, devlet terörü yaptığını her zaman söylüyoruz. Söylemeye de devam edeceğiz. Başta ikinci başkanı olduğum Sosyalist Enternasyonal olmak üzere dünyanın her yerinde bu meseleyi dikkatlere sunuyorum ve Filistin için destek istiyorum” diye konuştu.
Filistin’e gidip gitmeyeceği sorulması üzerine konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı;
“Mahmut Abbas yaptığımız telefon görüşmesinde ben ’15 Nisan’da Filistin’e gelecektim, sözleşmiştik’ deyince ‘Özgür Özel ve CHP bizden gün beklemez, geleceği günü bize bildirir’ dedi. Özel uçak opsiyonunu da kullanarak gideceğiz. Dışişleri Bakanlığı ‘Güvenliğinizi sağladığımız gün uçuşa izin vereceğiz’ dedi. Bu ayın sonuna doğru bir tarih vereceklerini söylediler. Ayrıca biz Filistin’de Ramallah’ta Sosyalist Enternasyonal toplantısı tertip etmek için konuştuk. Bu konuyu da oraya gittiğimizde görüşeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis’te verdiği resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, “Güzel bir başlangıç. Gönlümüz arzu eder ki TBMM’de nezaket, siyasi olgunluk içerisinde, her türlü konuyu alabildiğince tartışan ama sonuçta bu tartışmalarını siyasi nezaket sınırları içerisinde gerçekleştiren bir dönemi icra edelim.” diye konuştu.
Meclisin önceki yasama yılında bin 512 saat çalıştığına dikkati çeken Kurtulmuş, zaman zaman ortaya çıkan, karşı tarafı yok sayan kaba sözlerin ya da birtakım şiddet görüntülerinin TBMM’nin siyasi olgunluğunun üzerine bir gölge gibi düştüğünü, bunun olmaması gerektiğini ifade etti.
Bunun için gelecek günlerde bütün partilerle bu konuların görüşülebileceği bir zeminin oluşması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Hele hele çevremiz bir ateş çemberi değil artık bir ateş çukuruna dönüşmüşken, bu bölgedeki devletlerin neredeyse varlığı, egemenliği büyük tehlikeler altındayken, Türkiye, siyonizmin ve Netanyahu hükümetinin nihai hedefinde olan bir ülkeyken bizim basit meseleleri, kavga, ayrışma vesilesi haline getirmek gibi bir lüksümüz olamaz. Dolayısıyla siyasi tartışmalarımızı yapacağız, her türlü siyasi mücadelemizi vereceğiz ama olgunluk içerisinde Türkiye’nin milli menfaatlerinde bir araya gelmeyi başaran bir üslupla çalışmalarımıza devam edeceğiz diye ümit ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın verimli geçmesini dileyerek, yeni anayasa yapımı ve Meclis İçtüzüğünde değişiklik yapılması gibi önemli köklü değişikliklerin gündeme gelmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Kurtulmuş, partilerin bununla ilgili görüşlerini ortaya koyacağını belirtti.
“Siyasi partilerimizin vaatlerinden cesaret alarak yola çıktık”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmelere ne zaman başlanacağına ilişkin soru üzerine, “Hemen Meclis açıldıktan sonra önemli konularımızdan birisi bu olacak.” dedi.
Geçen sene yaptıkları görüşmelerde hemen hemen hiçbir partinin kapıyı kapatmadığını anlatan Kurtulmuş, Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin tamamının ya seçim beyannamelerinde ya parti programlarında “yeni anayasa”dan veya anayasada köklü değişikliklerden bahsedildiğini belirtti.
Kurtulmuş, “Çalışmalarımıza başlarken biraz da partilerimizin geçmiş dönemlerde ortaya koyduğu bu vaatlerinden cesaret alarak yola çıktık. Nihayetinde Türkiye’nin özgürlükçü, demokrat, kapsayıcı, kuşatıcı ve gerçekten güçler ayırımı prensibini esas alan çağdaş bir anayasaya ihtiyacı var. Bu anayasayı yapabilirse bu Meclis yapar.” değerlendirmesinde bulundu.
Bir yıl içerisinde bütün bu konuların olgunlaşacağını dile getiren Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, hukuk camiasının, bir takım kanaat gruplarının, kimin fikri varsa tartışılması; Anadolu’nun bir çok yerinde yapılan toplantılarla bu görüşlerin gündeme gelmesini temin etmek gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, “TBMM Başkanı olarak benim bu süreçte yapacağım şey; olgun, açık, şeffaf ve herkesin işin içerisinde olduğu, herkesin görüşlerine itibar edildiği bir müzakere sürecini yürütebilmektir. Burada iyi niyetli, samimi olarak görüşler ortaya çıkarsa; ben sonuç alabileceğimizi ümit ediyorum.” diye konuştu.
“Meclis çalışmasına başlasın, zaten çok yoğun yasama faaliyetleri de işin içerisinde, süratle en kısa zamanda partilerle görüşmeyi başlatacağız.” diyen Kurtulmuş, bir partinin ya da partilerin anayasası olamayacağına, partilerin anayasa teklifi olabileceğine işaret etti.
En doğrusunun parlamentoda en yüksek konsensüse ulaşabilmek olduğunu da belirten Kurtulmuş, “Bunun için de parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin önyargısız bir şekilde bir araya gelmesi, müzakere etmesi gerekir. Biz, bu sürecin şeffaf ve açık bir şekilde yürütülmesini temin etmeye çalışacağız.” şeklinde konuştu.
Can Atalay kararı
Meclis Başkanı Kurtulmuş, yeni yasama yılında Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin tutumunun nasıl olacağı sorusuna, şöyle yanıt verdi:
“Hukuken TBMM Başkanlığının ya da TBMM’nin herhangi bir şekilde kendisini bir mahkeme yerine koyarak tutuklu ya da hükümlü bir sanığı salıverme yetkisi yoktur. Ama TBMM’nin, Anayasadan bahsediyoruz, Türkiye’de yüksek yargı organları dahil bütün anayasal kurumların yetkilerini, görev ve sorumluluklarını yeniden gözden geçirme yetkisi vardır. Bunu karıştırmamak lazım. Bizim bir şey istiyor olmamız ya da herhangi bir arkadaşımızın bir şey istiyor olması başka bir şey; ama bunun yasal zemininin mevcut olup olmadığı da başka bir şey. Burada kesinleşmiş bir yargı hükmü karşısında TBMM’nin kendisini yargı yerine koyarak herhangi bir şahsı bırakabilme, şahsın hükümlülüğünü ya da tutukluluğunu ortadan kaldırabilme imkanı yoktur, böyle bir gücü yoktur. Meclis gerekirse bu yüksek yargı organlarının fonksiyonlarını yeniden gözden geçirir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 3. Yasama Yılı resepsiyonunda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile Milletçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli kısa süre sohbet etti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından verilen TBMM 28. Dönem 3. Yasama Yılı resepsiyonunda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir araya gelerek tokalaştı. Bahçeli ve Özel, ayaküstü kısa bir süre sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

AÇIKLAMALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Orta Doğu’de en sıcak gecelerden biri yaşanırken İsrail ve İran’dan açıklamalar peş peşe geldi. İran’ın BM Daimi Temsilciliği, İsrail cevap vermeye kalkarsa daha yıkıcı bir karşılık geleceği uyarısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da Netanyahu’ya bir mesaj göndererek, “Bu yalnızca gücümüzün bir parçasıydı. İran ile çatışmaya girmeyin” dedi.

“BU GECE ORTA DOĞU’DA GÜÇLÜ SALDIRI DÜZENLEYECEĞİZ”
Yerel basında çıkan haberlere göre, İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, İran’ın füze saldırılarına ilişkin İsrailli gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Hagari, İran’ın düzenlediği füze saldırılarının İsrail Hava Kuvvetlerinde herhangi bir hasara yol açmadığını savundu. İsrail Hava Kuvvetlerinin “tam kapasite” faaliyet gösterdiğini söyleyen Hagari, “İsrail Hava Kuvvetleri tam kapasiteyle faaliyet göstermeye devam ediyor ve bu gece de geçtiğimiz yıl olduğu gibi Orta Doğu’ya güçlü saldırılar düzenlemeye devam edecek.” ifadelerini kullandı. Hagari, Orta Doğu’da düzenleyecekleri saldırıların hedefinde İran’ın olup olmayacağına ise değinmedi. İsrail Ordu Sözcüsü, bu akşam düzenlediği basın toplantısında, İran’ın füze saldırılarının “bedeli olacağını” ve karşılık verileceğini söylemişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan bilgilendirmeye göre, Kadıköy’deki yat kulübünde düzenlenen törende, uluslararası petrol ve doğal gaz uzmanı Aydın Özü’ye, İstanbul Fahri Konsolosu atama belgesi takdim edildi.
Törene, Sri Lanka’ya atanan ilk Türkiye Büyükelçisi olan İskender Okyay, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, diplomatlar, fahri konsoloslar, iş dünyasından temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Geleneksel Sri Lanka yağ lambasının yakılmasıyla başlayan törende katılımcılara bu geleneğin amacı ve önemine ilişkin bilgi verildi.
Büyükelçi Dissanayake’nin sunumuyla devam eden etkinlikte, Fahri Konsolos Özü’nün görev ve sorumlulukları ile konsolosluk yetki alanı tanıtıldı.
Sri Lanka’nın tarihi, bağımsızlık sonrası gelişmeleri ve Osmanlı Devleti döneminden bu yana iki ülke arasındaki güçlü dostluk bağları anlatıldı.
Dissanayake, Sri Lanka’nın, Türk turistler de dahil olmak üzere artan popülaritesine ve Sri Lanka’nın Colombo Limanı’nın 2024’ün ilk çeyreğinde Alphaliner tarafından dünyanın en hızlı büyüyen limanı olarak gösterildiğine dikkati çekti.
İki ülke ilişkilerinde tarihi süreç
Görev belgesini kabul eden Özü de Türkiye ve Sri Lanka arasında uzun geçmişe dayanan ilişkilere işaret ederek şunları söyledi:
“Her iki ülke de Sri Lanka’nın bağımsızlığını kazandığı 1948’de resmi diplomatik ilişkiler kurmuş olmasına rağmen büyükelçilikler çok daha sonra kurulmuştur. İlki 2012’de Ankara’da, ardından 2013’te Kolombo’da. İki büyükelçiliğin kurulmasından bu yana siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler hızla ilerlemiştir. Sri Lanka’nın İstanbul Fahri Konsolosu olarak hizmet etmekten derin bir onur ve mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki diğer Sri Lanka Fahri Konsolosları ile birlikte Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliği ile çalışarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştireceğim ve Türkiye’ye çeşitli amaçlarla gelen veya burada yaşayan Sri Lanka vatandaşlarının çıkarlarını koruyacağım.”
Törende konuklara geleneksel Sri Lanka lezzetleri ve Saf Seylan çayı ikram edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’DEN TOKALAŞMA YANITI: KENDİ ÜLKEMİZDE BARIŞI SAĞLAMAK LAZIM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’te düzenlenen yeni yasama yılı resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM Genel Kurulunda yeni yasama yılı açılışı sırasında Özel ve Bakırhan ile tokalaşmasının sorulmasına karşılık Bahçeli, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım.” yanıtını verdi.

Devlet Bahçeli, bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni yasama yılı açılışında İsrail’e yönelik uyarılarını sorması üzerine, Erdoğan’ın muhtemel gelişmeler üzerinde kararlı bir şekilde durduğunu ve bu manada Türk milletini de uyardığını belirtti.
“EL SIKMA DEĞERLENDİRMENİN İŞARETİDİR”
Başka bir gazetecinin, “Bugün Özgür Özel’e sizin sert eleştirileriniz oldu ama sonra tokalaşmaya geldi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Bahçeli, “El sıkma değerlendirmenin işaretidir.” ifadesini kullandı. MHP lideri Bahçeli, “DEM parti ile de bir temasınız oldu. Bir başsağlığı dilemişiniz.” sözleri üzerine de “Evet, doğrudur.” dedi.

İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırısıyla ilgili soru üzerine Bahçeli, “İran başından beri belli bir zaman aralığında müdahale etmeyi düşünen ifadeleri vardı, demek ki bugün gerçekleştirmiş oldu.” ifadesini kullandı. Bir gazetecinin HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasa’nın ilk dört maddesine ilişkin sözlerini ve sonrasında yaşanan tartışmaları hatırlatması üzerine Bahçeli, “O tartışmalar bitmiştir. Onlara sorun bizim için değişen bir şey yok.” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan Bahçeli, resepsiyonda milli paralimpik sporcularıyla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD eski Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı yazılı açıklamada İran’ın İsrail’e yönelik yaklaşan saldırısı konusunda uyarılarda bulunarak, mevcut ABD yönetiminin dış politika ve ulusal güvenlik konularında başarısız olduğunu ifade etti.
ABD eski Başkanı Donald Trump, mevcut ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i ülkeyi kaosa sürüklemekle suçladı. Biden ve Harris’in uluslararası tehditlerle, özellikle de İran’dan gelen tehlikelerle ilgili gelişmelerden habersiz olduğunu belirten Trump, yönetimin ülkeyi ‘sahipsiz’ bıraktığını ifade etti. Trump açıklamasında, ” Dünya yanıyor ve kontrol tamamen kaybedilmiş durumda. Ülkeyi yöneten kimse yok. Başkan Joe Biden’ın olmadığı bir yönetim var ve sürekli bağış toplamakla meşgul olan Başkan Yardımcısı Kamala Harris tamamen kayıp. Kimse işin başında değil ve Biden mı yoksa Kamala mı daha kafası karışık, belli değil. İkisi de ne olduğunu bilmiyor” dedi. Trump, kendi başkanlık döneminde İran’ın tamamen kontrol altında olduğunu belirterek, “Ben başkanken, İran tamamen kontrol altındaydı. Nakit sıkıntısı içindeydiler, tamamen kuşatılmış durumdaydılar ve bir anlaşma yapmak için çaresizdiler. Kamala onlara Amerikan parasıyla yardım etti ve o zamandan beri her yere terör ihraç ediyorlar ve Orta Doğu’yu paramparça ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEMOKRASİ ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, ” Türkiye’yi bu iki kutuplu siyasete hapsetmeyen bir çıkış kapısını önemli görüyoruz” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Babacan, Gelecek Partisi ile birleşme konusunun gündeme gelmesi hakkında sorulan soruyu, “Gelecek Partisi’nden arkadaşlarımız çok sevdiğimiz arkadaşlarımız, yıllarca beraber emek harcadığımız arkadaşlarımız. Dolayısıyla, birlikte olma arzusu var ama bugün olmaz yarın olur, bakarız” diye yanıtladı.
DEVA partisinin yeni yasama yılında mecliste grup kurup kuramayacağı ile ilgili soruyu değerlendiren Babacan, “Demokrat Partili bazı arkadaşlar tarafından dillendirildi. Ama öyle anlıyoruz ki parti genel merkezlerinde henüz bu formülle ilgili bir değerlendirme yapılmamış. Parti genel merkezlerinde konuşulur, ondan sonra ne yapılır bilemiyorum. Bütün partilerle şu anda iletişim içerisindeyiz. Milletvekillerimiz bütün partilerle iletişim içerisinde. Ama şu önemli; Türkiye için daha geniş bir birliktelik, beraberlik ve Türkiye’yi bu iki kutuplu siyasete hapsetmeyen bir çıkış kapısını önemli görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışındaki konuşmasına ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugünkü ifadelerini naif buldum” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DEM Partili milletvekillerin el sıkışmasına ilişkin bir soruya “TBMM, ne zaman yasama yılı açılsa o süreci çok doğru yönetiyor. TBMM’deki milletvekilleri tarihin kendilerine yüklediği sorumluluğun gereğini yerine getiriyor. Bugünkü yaşanan hiçbir şey benim için sürpriz değildi. Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partili milletvekillerin elini sıkması, jest yapıp onların yanına gitmesi geçmiş dönemlerde de yaşanan bir durum. Devlet Bey oraya gitmese de zaten DEM Partililer Devlet Bey’e geliyordu. Siyasi parti sözcüleri zaman zaman amacı aşan açıklamalarda bulunuyorlar ama bu onların medeni ölçüler içerisinde sürdürdüğü ilişkiye halel getirmiyor. Böyle bir durum yaşandı” yanıtını verdi.
‘TBMM’NİN MEHABETİNE UYGUN BİR TAVIR SERGİLİYORUZ’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ayakta karşılanmasına ilişkin de konuşan Dervişoğlu, “Bugün belki bir eksiklik ikmal edilmiştir diye düşünüyorum. Biz dünden bugüne TBMM’nin mehabetine uygun bir tavır sergiliyoruz. Milletvekilliği sorumluluğu üstlenen bütün arkadaşlarımız da aynı duyarlılığı sergiliyor” diye konuştu.
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açılış konuşmasına ilişkin bir başka soru üzerine ise şu ifadeleri kullandı;
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugünkü ifadelerini naif buldum. Diğer konuşmalarına oranla siyasi gelişmelerde yaşanan yumuşamanın kendisinden kaynaklı olduğunu gösterir gibiydi. Ama Türkiye’de sertlik üzerinden değil doğruların dile getirilmesi üzerinden bazen keskin bir dile ihtiyaç var. Bozduğunuz şeyleri düzeltince ondan bir takdir görmeniz mümkün ama onun taltifini beklemek siyasette karşılığı olan bir şey değil. Biz bu zamana kadar olup bitenlere bakarak siyasi yolculuğumuzu sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusunun İran’ın İsrail topraklarına balistik füzelerle saldırdığını açıklamasının ardından İran’dan da bir açıklama geldi. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu, X hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“İran vatandaşlarını ve çıkarlarını hedef alan, İran İslam Cumhuriyeti’nin ulusal egemenliğini ihlal eden Siyonist rejimin terörist eylemlerine karşı İran’ın hukuki, rasyonel ve meşru cevabı layıkıyla gerçekleştirildi. Siyonist rejim karşılık vermeye veya daha fazla kötülük yapmaya cüret ederse, ezici bir yanıtla karşılaşacaktır. Bölgesel devletlere ve Siyonistlerin destekçilerine rejimden ayrılmaları tavsiye edilir.”
Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’e fırlatılan balistik füzelerin sorumluluğunu üstlendiği açıklamada, saldırının Hamas Lideri İsmail Haniye, Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ve Nasrallah ile birlikte Devrim Muhafızları Komutanı Abbas Nilfuruşan’ın öldürülmelerine misilleme olarak yapıldığını söyledi.
Devrim muhafızları, İsrail’in karşılık vermesi halinde Kudüs’ü tekrardan hedef alacaklarını belirtti.
İsrail sivillerin sığınaklardan çıkabileceğini açıkladı
İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, İsrail’in İran’ın füze saldırısına karşılık vereceğini söyledi. Hagari “Savunma ve saldırı konularında yüksek alarm durumundayız, İsrail vatandaşlarını koruyacağız. Bu (füze) saldırısının sonuçları olacak. Planlarımız var ve harekete geçeceğimiz zamanı ve yeri biz seçeceğiz” dedi. Daniel Hagari, İran’dan İsrail’e yönelik ek bir tehdit olmadığını bu doğrultuda sivillere sığınaklardan çıkabileceklerinin bildirildiğini açıkladı.Çok sayıda füzenin düşürüldüğünü ifade eden Hagari, “Ülkenin merkezinde ve güney bölgelerinde bazı hasarlar var,” dedi. İsrail ordusu sözcüsü herhangi can kaybı bilgisi vermedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Toplantıda, bölgedeki işletmelerin büyük bölümünün ruhsatsız faaliyet gösterdiği ifade edilirken, ruhsat başvurusu yapacak işletme sahiplerine her türlü kolaylığın hukuk çerçevesinde sağlanacağı söylendi. Diğer yandan, işletmelerin temizlik sorunlarının belediye ile iş birliği içinde çözülmesinin, ancak kimyasal atıkların geri dönüşüm firmaları tarafından toplanması gerektiğinin altı çizildi.
Esnaf örgütlenmesi çok önemli
Toplantıda konuşan İzmir Ayakkabı Sanayiciler Derneği Başkanı Cevdet Güneşli, Bornova Belediyesi’nin verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, “Belediyemizin katkılarıyla artık sorunlarımızı daha hızlı ve kolay bir şekilde çözebileceğiz” dedi. Güneşli, özellikle çöplerin düzenli toplanması, yolların süpürülmesi ve otopark alanlarının oluşturulması gibi çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Başkan Ömer Eşki’den esnafa güvence
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, esnafın örgütlenmesinin işlemlerin daha düzenli ve etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak; sorunların hızlı ve kalıcı şekilde çözülmesi için bu toplantıların büyük önem taşıdığını belirtti. Eşki, “Esnafımız Bornova’nın ekonomik kalbidir. Ruhsat, temizlik ve diğer konularda belediye olarak her zaman yanlarındayız. Sorunları karşılıklı anlayış ve iş birliği içerisinde çözmek için elimizden geleni yapacağız. Ancak sizlerden de çevrenin korunması konusunda daha hassas davranmanızı ve ruhsatında eksiklik olanların da hızla işlemlere başlamasını bekliyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus’un dört bir yanında devam eden yol çalışmalarını yakından takip eden Boltaç, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin Şahin Mahallesi’nde sürdürdüğü çalışmaları inceledi. Yol çalışmalarının planlı ve programlı bir şekilde sürdürüldüğünü belirten Boltaç, “Tarsus’a her şeyin en iyisini yapmak için çalışıyoruz. Amacımız, Tarsus’un tüm mahallelerinde yol sorunlarını hızlı ve kalıcı çözümlerle gidermek” diye konuştu.
“Öncelikleri belirleyerek hareket ediyoruz”
Yol çalışmalarında ihtiyaç önceliğine göre hareket ettiklerini ifade eden Boltaç, “Program dahilinde öncelik sırasına göre, tüm mahallelerde yol sorunlarını çözmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına kulak veriyor ve öncelikleri belirleyerek hareket ediyoruz” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu bir şekilde çalıştıklarını da vurgulayan Boltaç, bu sayede daha hızlı ve etkili sonuçlar alacaklarını kaydetti. İncelemenin ardından vatandaşlarla mahalle sorunlarının konuşulduğu kahve sohbetinde bir araya gelen Boltaç, her zaman halkla iç içe olacağına ve tüm sorunları çözüme kavuşturacağını belirtti. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’da yol çalışması sırasında tesadüfen bulunan ve yer olmadığı için 30 yıl boyunca müzenin deposunda korunaklı olarak saklanan 2 bin yıllık mozaik, yeni müzede sergilenmeye başlandı.
İlkadım ilçesi Kalkanca Mahallesi’ndeki yol çalışmasında tesadüfen bulunan Geç Roma Dönemi’ne ait yaklaşık 2 bin yıllık mozaik ortaya çıkarıldı. 50 metrekarelik mozaik, kazı sonrasında bulunduğu yerden alınıp eski Samsun Müzesi’ne götürüldü. Ancak müzede, sergi alanında yer olmadığı için mozaik, depoda saklandı. Daha sonra restore edilen mozaikler yeni Samsun Müzesi’nin açılmasıyla 30 yıl sonra sergilenmeye başlandı. Eski müzede depoda korunaklı halde muhafaza edildiğini söyleyen Samsun Müzesi’nden arkeolog Samet Armağan, mozaiğin mart ayında açılan yeni Samsun Müzesi’nde depodan çıkarılıp sergilenmeye başlandığını belirterek, “Bu eser bundan 30 yıl önce Samsun’da bir yol çalışması sırasında tesadüfen bulundu. Eser bulundu fakat eski müzemiz küçük olduğu için orada sergileyemedik. Yaklaşık 30 yıldır depoda korunaklı bir şekilde korunuyordu. Bu eser yeni müzemize taşınmamızla beraber sergilemeye başladık. Depomuzdan çıkartarak halkımızın beğenisine sunduk” dedi.
Mozaiğin tarihçesi hakkında da bilgi veren Armağan, “Bu eserimiz milattan önce 3’üncü yüzyıla ait bir eser. Bu eserin orta kısmında Akhilleus ve annesi Tethys figürleri var. Akhilleus, Yunan mitolojisinde bir kahramandır. Bu eserde de Akhilleus’un Troya savaşına gitmesini anlatan bir sahne var. Etrafında da 4 tane tanrı şeklinde figürler var. Bu figürler de mevsimleri simgeleyen kadın figürleridir. Mozaikler de küçük taşların birbirlerine yapıştırılmasıyla oluşmaktadır. Eserimiz Amisos tepesinde sit alanı içerisinde parçalar halinde bulunmuş ve bugün 30 yıl sonra sergilenmeye başlanmıştır” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’de Hacı Osman Mahallesi Muhtarı Sami Zorlu, yaşlı ve engellilerin oturması için muhtarlık binasının yanındaki bankları, geceleri kullanıp çevreyi kirletenlere karşı duvara zincirleyerek önlem aldı.
Körfez ilçesinde Hacı Osman Mahallesi Muhtarı Sami Zorlu’nun muhtarlık binasının yanına ilçe belediyesi tarafından banklar konuldu. Yaşlı ve engellilerin kullanması için konulan banklara gece saatlerinde gelenlerin yiyecek ve içeceklerini bırakıp sürekli çevreyi kirletmesi üzerine muhtar Zorlu, önlem aldı. Her sabah muhtarlık binasının önündeki çöpleri temizlemekten usandığını ifade eden Zorlu, akşam mesaisinin bitmesinin ardından bankları duvarın kenarına zincirledi. Yaptığı uygulama ile muhtarlık binasının çevresinin temiz kaldığını belirten Zorlu, “Her sabah geldiğimde masanın üzeri ve çevresi çöp içinde oluyordu. Önce yazı yazıp uyarıda bulunarak, bankta oturanların çöplerini çöpe atmasını, yerleri kirletmemesini rica ettim. Fakat buna uyan olmadı ve bankta oturup, masayı kullanarak çevreyi kirletmeye devam ettiler. Güvenlik kamerasından da bunu yapanları görüp uyardım ama çözüm olmadı. Bunun üzerine bu yöntemi buldum. Mesai bitiminde masayı kaldırıp duvara zincirliyor, sabah gelince de çözüyorum. Bir süredir yaptığım bu uygulama işe yaradı ve en azından muhtarlığın çevresi temiz kaldı. Atılan çöpler varsa da temizlik yaparak güne başlıyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRAKYA Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans eğitimi gören 3 öğrenciden oluşan TEKNO- TRAKYA takımı, 1,5 yıllık çalışmayla geliştirdikleri projeyle, göz bebeğiyle kontrol edilebilen elektrikli sandalye üretti. Antalya’da gerçekleştirilen TEKNOFEST’te engelsiz yaşam teknolojileri kategorisinde 4’üncü olan projeyi daha da geliştirmeyi amaçladıklarını söyleyen Yunus Bayram, “Projemiz, omurilik felci geçiren hastaların göz hareketleriyle tekerlekli sandalyeyi kolay bir şekilde hareket ettirmelerine olanak sağlıyor. Böylece onların biraz daha sosyal hayata katılmalarını sağlıyor. Bu da kendi temel ihtiyaçlarını karşılamasına yarar sağlıyorö dedi.
Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nde, yüksek lisans öğrencileri Yunus Bayram, Hakan Aras ve lisans öğrencisi Hasan Sönmez’den oluşan TEKNO-TRAKYA takımı, 1,5 yıl önce başladıkları proje çalışmaları kapsamında göz bebeği ile kontrol edilebilen elektrikli sandalye geliştirdi. Projelerini ilk başta kendi aralarında deneyip çalıştığını gören takım üyeleri, daha sonra üniversitenin öğretim üyeleriyle paylaştı. Fizik bölümünde görevli akademisyenlerle projeyi geliştiren takım Antalya’da 5-8 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen TEKNOFEST’te, engelsiz yaşam teknolojileri kategorisinde 28 takım arasından 4’üncü oldu.
‘HASTALARIN YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI AMAÇLIYORUZ’
Yüksek lisans öğrencisi Yunus Bayram, projeyle özel gereksinimleri olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Projemize 1,5 yıl önce başladık. Kendi seçmeli derslerimizde olan projemizi bu zamana kadar taşıdık. Bunun devamında bazı yarışmalara da katıldık. Türkiye’nin en büyük yarışmalarından bir tanesi TEKNOFEST yarışmasında engelsiz yaşam kategorisine katıldık. Bu yıl da dördüncülük aldık. Projemizin temel amacı omurilik felç geçiren hastaların yaşam kalitesini biraz daha iyileştirmeye yönelik. Projemiz, omurilik felci geçiren hastaların göz hareketleriyle tekerlekli sandalyeyi kolay bir şekilde hareket ettirmelerine olanak sağlıyor. Böylece onların biraz daha sosyal hayata katılmalarını sağlıyor. Bu da kendi temel ihtiyaçlarını karşılamasına yarar sağlıyor” dedi.
Geliştirdikleri sistemle kişinin, başına taktığı kafa kaskı sayesinde göz hareketlerinin algılandığını anlatan Bayram, “Bu göz hareketleri bir bilgisayar aracılığıyla işleniyor. Gerekli verili analizleri yapılıyor. Daha sonrasında kontrolcü karta aktarılıyor. Böylelikle hareket kabiliyetini sağlayabiliyoruz. Kaskı kendimiz 3D yazıcılarla öncelikle tasarladık, çizdik. Bunları baskıya verdik. Kendi baskımızı toparladık ve kişiye özel bir kask tasarladık. Temelde 1,5 yıl sürdü ama son haline gelmesi altı ayda tamamlandı. İlerideki hedeflerimizden bir tanesi aslında biraz daha kolaylık sağlaması amacıyla gözlük fikriydi. Yani bildiğimiz normal dereceli gözlükler gibi bir gözlük tasarlayıp bu şekilde göz bebeği takibini yapabiliriz. Onun dışında ceplerimizde herkeste olan telefonla birlikte sadece telefonu ön tarafa koyarak, telefon kamerasından görüntü alarak bu şekilde de hareket ettirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.
‘HASTALARA UMUT OLSUN DİYE YAPTIK’
Fen Fakültesi Fizik Bölümü yüksek lisans öğrencisi Hakan Aras da TEKNOFEST’te projenin büyük ilgi gördüğünü söyledi. Aras, “Felçli hastalar annelerine babalarına bağlı olarak hayatta kalıyorlar diye, umut olsun amacıyla bir proje geliştirdik. Güzel bir şekilde yaptık. TEKNOFEST yarışmasında dördüncülük aldık. Bu projeyi gördüklerinde beğendiler. Sordukları soru hep genelde hastalar üzerinde olmuştu. Yani proje olarak güzeldi” dedi.
‘DAHA DA GELİŞTİRECEĞİZ’
Trakya Üniversitesi Fizik Bölümü lisans öğrencisi Hasan Sönmez ise projeyi daha da geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Aplikasyon şeklinde telefon uygulaması üzerinden destekli bir şekilde tasarlayıp, geliştirip sisteme sunacağız. Düşünsenize her yeriniz felç, sadece gözleriniz hareket ediyor ve hayattan tamamen kopmuş durumdasınız. Ama bu teknoloji sayesinde ne yapacaksınız? Biraz daha engelleri aşıp hayatta diğer insanlar gibi biraz gülümseyebileceksiniz. Zaten en büyük amacımız da buydu” ifadelerini kullandı.
‘ETRAFINDAKİ SENSÖRLER ÇARPMAYI ENGELLİYOR’
Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Görevlisi Fahrettin Dolaştır ise projenin geliştirilmeye çok açık olduğunu söyledi. Dolaştır, “Kendilerinin de bahsettiği gibi gelişime çok açık. Yani artık yapay zeka kullanılarak da üzerine bir sürü şeyler eklenebilir. Proje kapsamında hastanın güvenliği için etrafında bir sürü sensör de bulunuyor cihazda. Yani hasta kontrolü kaybetse bile duvara çarpamıyor, merdivenden aşağıya yuvarlanamıyor engelleri tespit edebiliyor. ya da geriye çıkarken görmediği birine çarpmayı da engelliyor araç. Böyle bir proje ortaya çıktı. Biz de çok memnunuz bölümümüz adına” dedi.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
* Değerli vekil arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler, basınımızın değerli temsilcileri bugün TBMM’nin 28. dönem 3. yasama yılını hem ilk grup toplantısını yapacağız hem de 15 itibariyle genel kurulun gerçekleşmesi ile yasama çalışmalarına başlayacağız. Hepinizi selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.
TBMM’NİN YENİ DÖNEM AÇILIŞI
* Toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımıza sevgi ve selamlarımı iletiyorum. 3 yasama yılının siyasi partilere, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Vekillerimize başarılar diliyorum.
* Siyasette kaçınılmaz yenilgi ve zaferler yoktur. Siyaset, bugünü es geçmeyen, geçmişe yüz çevirmeyen sorumluluk kültürü, mutabakat kümesidir. 28. dönem TBMM’de görev alan her vekilin bu tarihe bağlı olması, vatan ve var oluş borcudur. Bu borç istiklal ve istikbal ödevidir.
* Birliğin zayıfladığı dönemlerde felaketlerin yaşandığı görülecektir. Geçmişten istifade ederek geleceğin koordinatlarını çizmek ileri görüşlü toplum ve milletlerin harcıdır. İkinci el inançların ve yıkıcı düşüncelerin sonu yoktur. Kamplara ayrışmış düşüncelerin ortak geleceğe destek vermesi hayal ötesi durumdur.
“YOL YAKINKEN HERKES ELİNİ HUSUMET TETİĞİNDEN ÇEKMELİ”
* Ülkemizi pençesine alan tehlikeli akıntının önünü almak lazım. Adalet ve hakkaniyetin sözünü eden çok olsa da sadık kalan çok sayıda azdır. İnsan hak ve hukuku ayaklar altındadır. Kardeşçe yaşamak varken birbirimizi hırpalayıp şeytanlaşarak yaşam gaflettir. Yol yakınken herkes elini husumet tetiğinden çekmeli. Başka Türkiye yoktur. Başka bir bölgede sığıntı gibi gezeceğim bir yer yoktur. Türk milletinin her ferdi birbirine sıkı sıkı bağlamakla mükelleftir. Sadece cami ve düğün alaylarında değil, hayatın her alanında direniş göstermeliyiz. Türk milleti büyük ve güçlü bir ailedir. En emin, en merhametli sığınağımızdır. Değişim kisvesi altında, kaynak ve kök değerlerinden kopmak bize göre değildir. Ateşin ortasından kıvılcım saymak hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Artık bir kader ve karar anında bulunuyoruz.
“YENİ DÜNYA DÜZENİ KİSVESİ ALTINDA ZULÜM TAARRUZA GEÇMİŞTİR”
* Yeni dünya düzeni kisvesi altında zulüm taarruza geçmiştir. İnsani krizler, tıpkı bir volkan ağzı gibi patlamaktadır. Maalesef adalet, ahlak ve anlayış yörüngesinden ayrılmıştır. Beşeriyet adil ve cesur düzene aç ve muhtaçtır. Demokrasi kalpazanları, siyasi dolandırıcılar, emperyalizmin damga yemiş uşakları, kaotik dünyaya karşı milli duruşumuz ortadadır. Operasyon kovanından siyasi menfaat arayışı namuslu insan ve siyasetçi tavrı olamaz. Bu düşüncelerimi hiçbir karşılık beklemeksizin dile getirdiğimi aziz milletim çok iyi bilmelidir.
* Çağın gerisinde kalmak, gönül köprülerini yıkmak herkesi uyarıyorum ki tarihin harabelerine karışmakla eş anlamlıdır. Güçlenmiş vahşet, küresel sömürgecilik sadece Türk İslam alemine değil beşeriyetin tamamına pusu kurmuştur.
“ŞANSINI DENEMEK İSTEYEN GELSİN”
* Dünyada gelir adaletsizliği sürerken buna bir de çatışmalar, savaşlar, kaygılı bekleyişler eklenmiştir. İnsani krizler volkan ağzı gibi patlamaktadır. Yerküreyi umutsuzluğa sevk eden statükonun köklü tasfiyesi gerekmektedir. Sarsılmaya çalışan ve dağıtılmaya çalışılan iç cephemiz, milli birliğimizdir. Ölümüz şehit, dirimiz yiğit, direncimiz müthiştir. Şansını denemek isteyen varsa buyursun gelsin.
“SAKIN OLA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURUCU İLKELERİ ÜZERİNDE TAHRİBATLA OYNAMAYA HEVES EDİLMESİN”
* Bizi birbirimize düşürmeyi planlayanların boğazına dururuz, durmadık diyelim yağlı urgan olup boğazlarına dolanırız. Fırsat kollayanların kulaklarında bu sözlerimin çınlaması tavsiyemdir. Sakın ola Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ilkeleri üzerinde tahribatla oynamaya heves edilmesin. Sahte ve sanal gündemlere kaptıracak yakamız yoktur. Saklanıp sinecek korkak bir meşrep bizde yok. Sosyal medya suikastlarına boyun eğecek fıtrat bizde hiç yoktur. Devşirilmiş ve demlenmiş fosillere meydanı boş bırakmayacağız.
“ORTA DOĞU’DA İNSANLIK CAN ÇEKİŞİYOR”
* Gazze’de imdat ve yardım çığlıklarını duyan Türkiye dışında duyan son derece azdır. Bölgesel savaşın çıkıp çıkmayacağını beklemek nedir? Savaş çıkacağı kadar çıkmıştır. İsrail’in kontrolden çıkan haydut devlet örneğinin sürümüdür. İsrail terör devleti Orta Doğu’nun tamamına musallat oldu. Hizbullah lideri Nasrallah ve Hamas liderinin suikastı ortadadır. BM’nin bu duruma müdahale niyeti bile yoktur. Döktüğü kanlara BM’yi alet edecek kadar pervasızdır. Netanyahu’yu alkışlayanlar, insanlık deforları olarak hafızalara kazınmaktadır.
“BMGK YENİDEN REFORM EDİLMELİ”
* BMGK bu haliyle devamı hiçbir değerle örtüşmeyecek esamettedir. BMGK mevcut yapılanması meşruiyet sorunları yaşandığına ve eksiklik olduğuna işarettir. Tarihsel sürece bakıldığında veto haklarını kritik zamanlarda müdahale edilmesi niyetleri ortaya koymaktadır. BMGK yeniden reform edilmeli. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin fonksiyonel yapısı değişmeli, aksi halde BM Genel Kurul toplantılarının boykotu gündeme alınmalıdır. Ülkelerin eşit katılımı konuşulmalıdır.
MÜSLÜMAN DEVLETLERE TEPKİ
* BM’de haritalarla çıkıp haritalarda Netanyahu’nun terör devleti kurma çabasına isimlerin başlarında Emir, Sultan olanların sessizliği neden susmaktadır. Ayıp, günah, yazık değil midir? Ne zaman birlik meşalesi yakılacaktır. Sivil ve masum insanlar ölürken rahat uyku uyumak haram değil midir? Dünya 5 ülkenin ağzına bakmaktan kuırtulmalı. İslam ülkeleri de sesini yükseltmelidir.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI
* Bu yasama yılında yeni anayasanın ele alınacağını düşünüyorum. Sivil anayasayı kazandırmak yeni yüzyılın en büyük başarısı olacaktır. Sorumluluk bilinci ile harekete geçmemiz gerekiyor. Öğretmenlik meslek kanını ile 9. yargı paketinin kısa sürede yasalaşacağına inanıyorum. MHP milletimize verdiği sözleri birer birer tutacaktır. İttifakımız Türkiye Yüzyılının bayraktarıdır.
SİNAN ATEŞ DAVASI DİYEMEDİ: ‘MALUM DAVA…’
* Bu tuhaf üsluba bakın ki kendi ittifakına iyiler bizim ittifakımıza kötüler demesi yüzsüzlüktür. Ne kadar Türkiye karşıtı varsa bir olmuş görülen bir cinayet davası ile MHP’yi şerefsizce suçlamaya kalkmıştır.
ÖZGÜR ÖZEL’İ HEDEF ALDI
* Bazı parti genel başkanları, kifayetsiz muhabirler ayak üstü mahkeme kurup savcı ve hakim rolüne soyunup arkadaşlarımızı yargılamaya girişmiştir. Önce aynaya bakacaklar, şeref ve haysiyetleri el verdiği ölçüde konuşacaklar. Malum davanın duruşmalarını dikkatle takip etmekteyiz. Bizim için yeterlidir. MHP’ye organize Pensilvanya operasyonu çekenlere MHP ve ülkü ocaklarını çiğnetmem. Alayını birden heyecanla beklerim. Özgür Özel, iddialıların şahsın gibi çürüktür.
“HALK TV VE CHP, AYAĞINIZI DENK ALIN”
* Herkes haddini bilsin, hudut ihlalinden kaçınsın. Kapımızın önünde baykuş öttürmeyiz, akbabaların da kanatlarını yolarız. Halk TV ve CHP, ayağınızı denk alın. 4 soytarı muhabir ile MHP’yi sorgulayamazsınız.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Karşıyaka Belediyesi tarafından Zübeyde Hanım Mahallesi’ne kazandırılacak Taziye Evi ve Kütüphane binasının inşaatı kısa süre içinde tamamlanacak. Başkan Yıldız Ünsal’ın talimatıyla yapımına hız verilen iki katlı binada, elektrik ve mekanik işlemleri devam ederken; iç mekan dekorasyonu ile çevre düzenlemesi aşamalarına geçildi. Bürokratları ile birlikte tesiste incelemelerde bulunan Başkan Ünsal, vatandaşlar için hem dayanışma hem de kültür merkezi işlevi görecek binayı yakın zamanda hizmete açmaya hazırlandıklarını söyledi.
Dayanışmanın adresi olacak
Engelli kullanımına da uygun şekilde tasarlanan yapının zemin katında, yaklaşık 785 metrekare alana sahip bir taziye evi olacak. Bu bölümde ayrıca, öğün başına 300 kişiye yemek çıkartabilecek kapasitede tam donanımlı bir mutfak, yemek salonu, çalışma ofisleri, tuvaletler ile 51 metrekarelik bir iç avlu bulunacak. Yakınlarını kaybeden vatandaşların taziye ziyaretlerini kabul edebileceği bir mekan olarak tasarlanan bölüm, aynı zamanda bir aşevi olarak da hizmet verecek.
20 bin eserle, modern kütüphane
Binanın birinci katında ise 250 kişi kapasiteli, 20 bini aşkın edebi esere erişim imkanı sunacak bir kütüphane olacak. Çocuk bölümü, bilgisayar kullanım alanı, halk kütüphanesi, toplantı-grup çalışma salonu ve film-seminer salonu ile çağdaş bir kültürel yaşam alanı yaratılacak. Engelli asansörü, engelli tuvaletleri ve görme engelliler için kılavuz taşlarının da oluşturulduğu tesis, ‘engelsiz hizmet’ anlayışıyla ziyaretçilerini ağırlayacak. Binanın 900 metrekare yeşil alana sahip bahçesinde ise çok sayıda fidan toprakla buluşturulacak.
İhtiyaca ilaç olacak tesis
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Taziye Evi ve Kütüphane binamızdaki son düzenlemeleri titizlikle sürdürüyoruz. Çok yakında, bu çağdaş sosyal tesisi Karşıyakamıza kazandıracak olmanın heyecanı içindeyiz. Ücretsiz şekilde hizmet verecek olan tesisimiz, hem Zübeyde Hanım Mahallemiz hem de tüm ilçemiz için önemli bir ihtiyaca cevap verecek. Hem zor günlerde dayanışmanın hem de kültürel paylaşımın adresi olacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kars İl Jandarma Komutanlığı’nca tarihi değerlerin korunmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Definecilere merceğe alan jandarma, kaçak kazı yapılacağı bilgisini aldı. Bunun üzerine harekete geçen jandarma ekipleri düzenledikleri operasyonda kaçak kazı yaparak define arayan H.D., A.D., O.D., C.D., H.D., M.D., A.D., F.D. ve F.Ö.A. suçüstü yakalayarak gözaltına aldı.
Kazı yapılan bölgede jandarma ekiplerince yapılan aramada, KİA marka kamyonet, 2 dedektör, 2 kürek, 2 kazma ve 1 levye ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Kazı yaparken suçüstü yakalanan 9 şüpheli hakkında Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları doğrultusunda yasal işlem başlatıldı.
Konuyla ilgili olarak Kars Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “Kars İl Jandarma Komutanlığımız, Halkımızın huzur ve güvenliğini, emniyet ve asayişi sağlamak maksadıyla mesai mefhumu gözetmeksizin çalışarak vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam etmektedir” denildi. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mudanya Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, tarımsal verimliliğin artırılması için iş birliği protokolü imzaladı.Protokol kapsamında ilk destek Ziraat Fakültesi’nden geldi. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile yürütülen projeyle, ilçedeki tarım arazilerinin verimlilik durumu ve mevcut kullanım şekilleri analiz edilmeye başlandı.
Proje kapsamında 1,5 kilometre aralıklarla toplam 240 adet toprak örneği alınacak. Bu örneklerle, bölgedeki toprakların fiziksel ve kimyasal yapısı analiz edilerek verimlilik seviyeleri belirlenecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda köy ve mahalle bazlı sürdürülebilir toprak yönetim stratejileri geliştirilecek. Proje ile ilçedeki üreticilere yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri de artacak. Bu sayede çiftçiler, doğru tarımsal uygulamalarla daha yüksek verim elde edecek ve hem ekonomik kazançlarını artıracak hem de toprak sağlığını koruyacak.
Mudanya’nın kültürel ve doğal zenginliklerinin yanı sıra dünyaca ünlü tarım ürünlerine sahip olduğunu belirten Başkan Dalgıç, yaşama geçirilen proje sayesinde çiftçilerin daha verimli ve bilinçli üretim yapabileceklerini söyledi. Bilimi referans alarak tarımsal sürdürülebilirliği desteklemeyi hedeflediklerini vurgulayan Dalgıç, şöyle konuştu:
“Sadece bugünü değil, geleceği de planlıyoruz”
” Tarım, Mudanya’nın en önemli geçim kaynaklarından biri. Sürdürülebilir tarım sadece bugün için değil, gelecek kuşaklar için de büyük bir önem taşıyor. Bu projeyle sadece bugünü değil, geleceği de planlıyoruz. Yapılacak analizler sonucunda çiftçilerimiz, topraklarının verimliliği hakkında detaylı bilgi sahibi olacak ve ihtiyaçlarına uygun gübreleme ve sulama yöntemlerini öğrenebilecekler. Böylece daha bilinçli ve verimli üretim yapmalarını sağlayacağız. Verimli topraklar, bilinçli çiftçiler ve sürdürülebilir tarım sayesinde Mudanya’nın tarımsal kalkınmasına katkı sağlayacağız. Tarımda sürdürülebilirliği desteklemek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE’nin dünyaca ünlü turistik beldelerinden Side’de, antik dönemin en büyük çeşmelerinden Anıtsal Çeşme’de restorasyon çalışmaları sürüyor. Kazılarda ortaya çıkarılan 24 sütun ayağa kaldırıldı. Restorasyon tamamlandığında tarihi çeşmenin yakınındaki kaynaktan yapılacak bağlantı ile 2200 yıl öncesindeki gibi su akacak.
Türkiye turizminin önemli merkezlerinden, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Antalya’nın Manavgat ilçesindeki tarihi Side Antik Kenti’nde, M.Ö. ikinci yüzyıla tarihlenen Anıtsal Çeşme (Nymphaeum) kazı ve restorasyon çalışmaları sürdürülüyor. Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Anıtsal Çeşme yapısının Side Antik Kenti’nin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Alanyalı, “Bu alan Side’nin erken dönemlerinde, 1960’lı yıllarda kazısı yapılmış, ancak koruma çalışmalarına hemen başlanamamış yapılardan biriydi. Özellikle 2000’li yılların başlarından itibaren restorasyon çalışmaları başladı. 2023 yılından itibaren burası, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destek verilen Side’nin en önemli yapılarından biri oldu. Kentin kuzey ve güney rizalitleri ayağa kaldırıldı, kemerleri kaldırıldı” dedi.
DÜNYANIN EN BÜYÜKLERİNDEN BİRİ
Bu çeşmenin, henüz anıtsal kapıdan kente girmeden önce antik çağda Side’ye gelenleri selamladığını anlatan Prof. Dr. Alanyalı, “Gerçekten anıtsal ölçekte bir yapı. Boyutları 50 metre uzunluğunda, üç katlı. Restitüsyonu da o şekilde hazırlandı. Sadece Side için değil, bölge ve antik dünya için hem çok önemli hem de antik dünyanın en önemli ve en büyük çeşme yapılarından birindeyiz” diye konuştu.
KAYNAK BULUNDU, SU AKACAK
Kazı çalışmalarının hem çeşmenin arka tarafında hem de ön tarafta restorasyon çalışmalarıyla birlikte yürütüldüğünü anlatan Prof. Dr. Alanyalı, şunları söyledi:
“Hala çeşme ve çevresinin arkeolojisine dair yeni tespitler yapmaya devam ediyoruz. Çeşmenin restorasyonu muhtemelen 2025 yılı içinde büyük oranda tamamlanacak. Restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra çeşmenin önünde büyük bir su haznesi var ve oradan basamaklarla kent kapısıyla çeşme arasındaki meydana inilmekte. Antik kaynaklar ve yazılı belgeler bu meydandan bahsetmekte. Kentte kutlanan bayramlar için önemli bir toplanma yeri bu meydan. Dolayısıyla kazı çalışmaları, restorasyon çalışmaları bittikten sonra da bir süre devam edecek. Çevre düzenleme çalışmaları da bu çalışmalara eşlik edecek. Herkes bu antik çeşmeden su akıp, akmayacağını soruyor. Akma olasılığı çok yüksek. Çünkü çok yakında yeni bir kaynak tespit ettik. Belki o kaynak ileride bizim çeşmemizi de besleyebilir.”
992 TARİHİ PARÇA BELGELENDİ, 24 SÜTUN KALDIRILDI
Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürü Veysel Akın, Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında devam eden Side Anıtsal Çeşme alanındaki kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini belirterek, restorasyonla ilgili şu bilgileri verdi:
“Bu Anıtsal Çeşme, Side’de olduğu gibi antik dünyada da çok önemli bir yapı olarak bilinmekte. Bu yapının önem arz ettiği noktalarda uzunluğunun 50 metre ve 3 nişli bir yapı olması. Yüksekliğinin 20 metre ve üç katlı olması nedeniyle antik dünyada özellikle Side’de çok önemli yer alıyor. Restorasyon çalışmaları 2023’ün haziran ayında başlatıldı. Bu çalışmalar doğrultusunda toplamda şimdiye kadar 992 mimari eleman belgelendi. Bu belgelenen elemanlar altı boyutlu taranıp bilgisayar ortamında birleştirilerek, restorasyon çalışmasının bitmiş halini üç boyutlu olarak bilgisayar ortamında tamamladık. Mimari elemanlar parça parça, irili ufaklı parçalar bulunmakta. Bunların tamamlaması da imitasyon dökümlerle bilgisayar ortamında bize verilen veriler doğrultusunda oluşturuldu. Şimdiye kadar toplam 24 sütun ayağa kaldırıldı. Güney rizalit ve güney niş tamamlandı.
Bu ‘DÖNEMİNİN EN BÜYÜK ÇEŞMELERİNDEN BİRİ’
Kuzey niş ve kuzey rizalit çalışmalarının ise devam ettiğini söyleyen Veysel Akın, “En kısa sürede onların da ayağa kaldırılması planlamamız içerisinde. Bu yapı 50 metre uzunluğunda, 3 nişten oluşuyor. Aynı zamanda güney ve kuzey rizalitler çeşme önünde bulunan havuzun duvarlarını, köşe duvarlarını oluşturuyor. Restorasyon çalışmaları bittikten sonra çeşmenin havuz tarafını da kazıp, bir meydan ortaya çıkarıp ziyaretçilerimize açmak istiyoruz. Roma döneminde M.Ö. ikinci yüzyılda yapılmış ve o dönemde yapılmış en önemli en büyük çeşmelerden biri olarak biliniyor. Burada şu an geçici bir ışıklandırma mevcut, restorasyon çalışmaları bittikten sonra gece ışıklandırılması yapılacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkındaki açıklamasına dair konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Parti adayını belirleyecek, onun dışında bir aday söz konusu değil. O adayın etrafında tüm parti kenetlenecek ve seçimi kazanacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil, parti merkezinde görüştü. Görüşmenin ardından iki genel başkan Cumhuriyet Halk Partisi-Almanya Sosyal Demokrat Partisi Siyasi İşbirliği Mutabakatı’nı imzaladı. İmzaların atılmasının ardından açıklamalarda bulunan Özel, “Almanya ülkemiz dışında en fazla Türk kökenlinin yaşadığı ülke. Yurttaşlarımızın karşılıklı etkileşimi ülkelerimiz arasındaki etkileşime de olanak tanıyor. Türkler Avrupa’da yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığından olumsuz yönde etkileniyorlar. Ancak Almanya’da özellikle sosyal demokrat ve sol iktidarların yıllar önce başlattığı doğru entegrasyon politikalarıyla Almanya’da bulunan Türkler bu olumsuz etkilerin minimize edildiği bir ülkede yaşıyorlar. ve tüm Türk vatandaşlarımız Türkiye’de bir siyasi tercihleri ne olursa olsun Almanya’da geçmişteki kazanımlarının sosyal demokratların ve solcuların iktidar dönemlerinde olduğunu biliyorlar ve bunu Türkiye’de anlatıyor olmaları çok kıymetli. Bu vesileyle Almanya’da yükselen aşırı sağ tehdidini seçim sandığında bertaraf edileceğine olan inancımı da vurgulamak isterim. Almanya ve Almanya’nın iktidar partisi SPD’yle böylesine köklü ilişkilerimiz var” diye konuştu.
‘SEÇİMİ KAZANACAĞIZ’
ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili yaptığı açıklamaya ilişkin soruya da cevap veren Özgür Özel, “Mansur Bey’in sorusunu ikiye ayırıyorum. Birincisi ‘Mutlaka kazacağız’, buna yürekten katılıyorum. İkincisi ‘Partim aday gösterirse’ bu da parti disiplinini vurgulaması açısından önemli. ‘CHP’nin birden fazla adayı olur mu’ gibi tartışmaların önünü kesen bir mevzu. Partinin kararına saygı duyması kendisinden beklenen yaklaşımdır. ‘Mutlaka kazanacağız’ derken bahsettiği parti de Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bence son derece kuvvetli bir cümle. Bunun dışında CHP artık aday tartışmalarını bir kenara bırakıyor. Kazanma konusunda mutabakatımız var. Parti adayını belirleyecek, onun dışında bir aday söz konusu değil. O adayın etrafında tüm parti kenetlenecek ve seçimi kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Büyük Çatak köyünde yaşayan Delal M. (30) evinde tartıştığı eşi Sıla M’ye (18) silahla ateş etti.
Komşuların ihbarı üzerine köye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Sıla M’nin cenazesi otopsi için Harakani Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Çiftin 7 aylık bebeklerinin olduğu öğrenildi.
Gözaltına alınan Delal M, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Safranbolu’ ilçesinde yasak olmasına rağmen mantar toplamak için ormana giren vatandaşlar dron ile tespit edildi.
İlçeye bağlı Tayyip Köyü’nde mantar toplamak için ormana giren vatandaşlar, drone ile görüntülendi. Ormanlara girişin 1 Ekim’e kadar yasak olmasına rağmen mantar toplamaya devam eden kişiler, orman muhafaza memurları tarafından uyarıldı. Yetkililer, yangın riski nedeniyle ormanlara girişlerin yasak olduğunu hatırlatarak, vatandaşların kurallara uyması gerektiğini belirtti. Orman muhafaza ekipleri ise bölgede denetimlerin devam edeceğini ve yasaklara uymayanlara cezai işlem uygulanabileceğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Küçükçekmece’de bir internet kafeye gece saatlerinde kafenin kapalı olduğu bir anda motosikletli 2 şahıs tarafından ses bombası atıldı. 2 şahıs saldırı sonrası olay yerinden kaçtı.
Olay Küçükçekmece Yeni Mahalle, Salih Tamcı Sokak’ta saat 00.30 sıralarında gerçekleşti. İddiaya göre motosikletli 2 şahıs, internet kafenin kapalı olduğu bir saatte kafeye doğru bir ses bombası attı. Büyük bir gürültüyle patlayan ses bombası, çevrede büyük paniğe sebep oldu. Şans eseri olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Olay sonrası ihbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri olay yerini şeritle çevirerek güvenlik önlemi aldı. Olay yeri inceleme ekipleri de patlamanın yaşandığı noktada incelemelerde bulundu.
Patlamanın yaşandığı internet kafenin bitişiğinde komşu esnaf olan ve patlama anında dükkanında bulunan Turan Tüfekçi yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; “Dükkanda televizyona bakıyordum. Malların eksiklerini tamamlayıp, toparlanıyorduk. Müthiş bir patlama sesi geldi. Büyük bir bomba veya doğalgazdır herhalde dedim. Dışarıya çıktığımda bir toz bulutu çıkmıştı. Sonra arkadaşlarla polisi aradık. Yapanları tanımıyorum, bilgim yok. Kafe kapalıymış. Genelde saat 01.00-02.00’a kadar açık oluyordu ama bu akşam kapatmışlardı. Toz bulutu vardı. Dükkana falan da doldu ama içeride Allah’tan kimse yokmuş. Sonradan sahipleri evlerinden geldi. Polis inceliyor şu an.”
Olay sonrası polis ekipleri kaçan şahısları yakalamak ve yaşanan patlama ile ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Organize Sanayi Bölgesinde 01.30 sıralarında yaşanan kazada, gece vardiyasında çalışan Badınıcki pres makinesinde sıkıştı.
Mesai arkadaşlarının durumu bildirmesi üzerine fabrikaya, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde işçinin olay yerinde öldüğü belirlendi.
Olayla ilgili başlatılan incelemede bir ihmalin olup olmadığı araştırılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Caddesi üzerinde meydana gelen kazada B.S’nin (30) kullandığı 06 EAA 368 plakalı otomobil, Alpay’ın kullandığı bisiklet ile çarpıştı.
Çarpışmanın etkisiyle yola savrulan Cemal Alpay’a aynı yönde seyreden D.G’nin (21) kullandığı 05 AD 673 plakalı otomobil de çarptı.
İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede Alpay’ın hayatını kaybettiğini belirledi.
Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Alpay’ın cenazesi Turhal Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Gözaltına alınan 2 sürücünün emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay Küçükçekmece Yeni Mahalle, Salih Tamcı Sokak’ta saat 00.30 sıralarında gerçekleşti. İddiaya göre motosikletli 2 şahıs, internet kafenin kapalı olduğu bir saatte kafeye doğru bir ses bombası attı. Büyük bir gürültüyle patlayan ses bombası, çevrede büyük paniğe sebep oldu. Şans eseri olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Olay sonrası ihbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri olay yerini şeritle çevirerek güvenlik önlemi aldı. Olay yeri inceleme ekipleri de patlamanın yaşandığı noktada incelemelerde bulundu.
Patlamanın yaşandığı internet kafenin bitişiğinde komşu esnaf olan ve patlama anında dükkanında bulunan Turan Tüfekçi yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; “Dükkanda televizyona bakıyordum. Malların eksiklerini tamamlayıp, toparlanıyorduk. Müthiş bir patlama sesi geldi. Büyük bir bomba veya doğalgazdır herhalde dedim. Dışarıya çıktığımda bir toz bulutu çıkmıştı. Sonra arkadaşlarla polisi aradık. Yapanları tanımıyorum, bilgim yok. Kafe kapalıymış. Genelde saat 01.00-02.00’a kadar açık oluyordu ama bu akşam kapatmışlardı. Toz bulutu vardı. Dükkana falan da doldu ama içeride Allah’tan kimse yokmuş. Sonradan sahipleri evlerinden geldi. Polis inceliyor şu an.”
Olay sonrası polis ekipleri kaçan şahısları yakalamak ve yaşanan patlama ile ilgili inceleme başlattı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Güler, Hakkari’de(3)
Milli Savunma BakanıYaşar Güler, 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığı’na bağlı Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’nı ziyaret ettikten sonra Hakkari Valiliği’ne geçti. Burada Vali Ali Çelik ve kurum amirlerince karşılanan Bakan Güler, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Daha sonra öğretmenevine geçerek kanaat önderleri ile buluştu. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Güler, “Hakkari, birçok alanda sahip olduğu imkanları, yetenekleri ve zenginlikleriyle ülkemizin en mümtaz şehirleri arasındadır. Tüm bu güzelliklerine rağmen Hakkari’miz, maalesef yıllarca terörden çok çekti, bölgenin gelişimi yavaş kaldı, gerçek potansiyelini bir türlü gösteremedi. Ancak kahraman Mehmetçiğimiz ile kahraman jandarmamızın, polisimizin ve güvenlik korucularımızın; hepsinden önemlisi, siz Hakkarili kardeşlerimin fedakarlık ve özverisiyle terörle mücadelede büyük başarılar elde edildi. Bölgede güvenlik ve huzurun sağlanmasıyla yatırımlar ile refah da artmaya başladı” dedi.
‘ORTAYA KONULAN BAŞARILAR GÖĞSÜMÜZÜ KABARTIYOR’
Bakan Güler, “Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla terörün izlerinin bölgeden silinmesi, bu güzel toprakların bir an önce kalkınması için var gücüyle çalışıyor. Yatırım ve projeler, birer birer hayata geçtikçe Hakkari’miz her geçen gün daha da gelişiyor. Turizmden sanayiye, tarımdan kültür ve sanata, eğitimden sportif faaliyetlere kadar hemen her alanda ortaya konulan başarılar, göğsümüzü kabartıyor. Hakkari’mizin bu değişim ve dönüşümüne kısaca değinmek istiyorum. Artık Hakkari’de, Mehmetçiğin terörden arındırdığı mağaralar, yaylalar, doğal göller ve çevresi turizme açılıyor; böylece Hakkari’nin doğa harikası güzellikleri gün yüzüne çıkıyor. Karın yerde kalma süresinin en fazla olduğu illerden biri olan Hakkari, kış sporları açısından da büyük potansiyel taşıyor ve bu alanda marka olma yolunda ilerliyor” diye konuştu.
KADIN FUTBOL TAKIMLARINA TEBRİK
Bakan Güler, terörün baskısından kurtulan Hakkarili gençlerin eğitim ve spor alanında gösterdikleri başarıların gurur verici olduğunu söyledi. Hakkarigücü Kadın Futbol Takımı’nın başarılarına değinen Bakan Güler, “Bu anlamda özellikle uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde Kadınlar Süper Ligi’nde mücadele eden Hakkarigücü Kadın Futbol Takımımızı, keza 1’inci Lig’e yükselme başarısı gösteren YüksekovaSpor Kadın Futbol Takımımızı takdirle anıyor; yeni sezonda kendilerine üstün başarılar diliyorum. Artık terörle değil, sporla anılan Hakkari’nin başta kış sporları olmak üzere çeşitli branşlardaki sportif müsabakalara ev sahipliği yapması ve bunun özellikle son dönemde artması ayrıca memnuniyet vericidir. En son Yüksekova’da geniş bir katılımla gerçekleştirilen 6’ncı Cilo Festivali de bunun en güzide örneklerinden biri olmuştur” dedi.
‘HUZUR VE İSTİKRAR İKLİMİNE SAHİP ÇIKIN’
Huzur ve istikrara sahip çıkılmasını isteyen Bakan Güler, “Bu tarz etkinlikler ile bölgenin kalkınmasının hızlı bir şekilde artması için bütün Hakkarili kardeşlerimin bu huzur ve istikrar iklimine sahip çıkması, son derece önemlidir. Öte yandan Hakkari, tarım ve hayvancılık alanında da gerçek potansiyelini ortaya koymaya başladı. Bu alanda verilen desteklerle, daha büyük bir gelişim ve yükseliş ivmesi yakalanacağını düşünüyoruz. Maden ve enerji alanında ise önümüzdeki dönemde yapılacak yatırımlarla Hakkari’nin kendini göstereceğine inanıyoruz. Bu süreçte Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de Hakkari’nin gelişimine yönelik katkılar sunma gayretindeyiz. Geçtiğimiz ağustos ayından itibaren çeşitli vesilelerle buraya gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimizde tespit ettiğimiz sorunlara ve taleplerinize yönelik çeşitli çalışmalar yaptık. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla temaslar kurarak sorunların çözümü ve yeni yatırımların devamı için girişimlerde bulunduk. Gelişmelerin takibi açısından Hakkari heyetimizi de birkaç kere Ankara’da ağırladık. Bu temaslarımız sonucunda, vatandaşlarımızdan gelen talep ve beklentiler ile şehrimizin ihtiyaçlarına yönelik hususlarla ilgili gerekli adımlar atıldı. Bazı konularda ise zamana bağlı olarak ilgili çalışmalar devam ediyor” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HULL CITY’E TRANSFER OLDU
Bonservisini elinde bulunduran tecrübeli golcü, Fenerbahçeli idareci Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu İngiltere Championship ekiplerinden Hull City’e transfer oldu. İngiliz ekibi, İtalyan futbolcuyla 1+1 yıllık sözleşme imzaladı.

FENERBAHÇE RAKAMLARI
2022 yazında İtalyan ekibi Cagliari’den Fenerbahçe’ye 4.68 milyon euro karşılığına transfer olan Joao Pedro’nun sözleşmesi bu yaz feshedilmişti. Sarı lacivertli takımda 28 maça çıkan 32 yaşındaki forvet, bu karşılaşmalarda 5 gol ve 1 asistlik performans sergiledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hakkari’deki temasları kapsamında, “Her Daim Birlikte Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları” kapsamında öğretmenevinde düzenlenen programa katılan Güler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Güler, kentin tarihi, kültürel zenginlikleri ve coğrafyasıyla özel bir yer olduğunu söyledi.
Hakkari’yi hak ettiği seviyeye ulaştırabilmek için devletin tüm kurumlarının çaba gösterdiğini belirten Güler, “Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de ülkemizin ve milletimizin, yani sizlerin huzuru ve güvenliği için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Kahraman ordumuz, yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen terörü yok etmek için gece gündüz demeden yoğun gayret sarf ederek büyük başarılar elde etti. Bu başarılarla, artık Hakkari’mizin güvenliği, sınırlarımızın ötesinden sağlanırken örgütün yurt içindeki hareket kabiliyeti de bitme noktasına getirildi.” diye konuştu.
“Artık bölgenin dillere destan doğal güzellikleri gün yüzüne çıkıyor”
Terörle mücadelenin yanı sıra kentin ihtiyaçlarıyla da yakından ilgilendiklerini vurgulayan Güler, tespit ettikleri ihtiyaçları titizlikle gündemlerine aldıklarını ifade etti.
Güzel şeylerin zaman aldığını, zaman alan şeylerin de daha değerli olduğunu dile getiren Güler, şöyle devam etti:
“Bu ziyaretimde bir kez daha memnuniyetle müşahede ettim ki sadece son bir yılda dahi şehrimiz büyük bir gelişim kaydetmiş durumdadır. Bunu dışarıdan daha net görebiliyoruz. Yolların yenilendiğini, çevre düzenlemelerinin yapıldığını, muhtelif proje ve yatırımların hayata geçtiğini görmek bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Büyük emeklerle tesis edilen huzur, güvenlik ve istikrar ortamının korunması ve şehrimizin geliştirilmesi en büyük önceliğimizdir. Bölge terörden temizlendikçe, güvenlik ve huzur temin edildikçe yatırımların ve refahın da arttığını görmekteyiz. Bir yerde ekonomik faaliyetlerin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için evvela orada güven, huzur ve istikrarın olması gereklidir. Zira ekonomik gelişim istikrarı desteklerken, güvenli ve istikrarlı bir ortam da ekonomik büyümeyi teşvik etmektedir.”
Kentte ulaştırmadan sağlığa, eğitimden spora, tarımsal kalkınmadan hayvancılığa, çevre şehircilikten kültür ve turizme kadar birçok alanda büyük projeleri hayata geçirdiklerini, ekonomik ve sosyal politikaları geliştirmeye devam ettiklerini anlatan Güler, “Artık bölgenin dillere destan doğal güzellikleri gün yüzüne çıkıyor. Hakkari’nin yaylaları, vadi ve gölleri, sporcuları, yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Gençlerimiz, sporcularımız pek çok branşta dereceler elde ediyor. Kadın futbol takımları ve diğer sporcularımız, başarılarıyla şehrin gururu oluyor. Aynı zamanda Hakkari, dört mevsim turizm potansiyeli ile Doğu Anadolu’nun bu alandaki yeni parlayan yıldızı durumunda. Diğer yandan geniş yaylaları ve meralarında, artık şehir ekonomisinin temeli olan hayvancılık faaliyetleri güvenle icra ediliyor.” ifadelerini kullandı.
“Kardeşliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız”
Kentte, terör olayları nedeniyle olumsuz etkilenen hayvancılığın yeniden yükselişe geçmesini memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Güler, şu anda yayla ve meraların hayvancılık faaliyetleri için çok uygun olduğunu söyledi.
Bundan sonra da sağlanacak desteklerle kentin yaylalarında hayvancılığın çok daha etkin olması için gayretlerine devam edeceklerini anlatan Güler, şunları kaydetti:
“Sağlık alanında yeni doktor atamaları yapılırken, Hakkari Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin yapımı devam ediyor. Yine il ve ilçelerde yolların asfaltlanması çalışmaları ile doğal gaz verilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Yeter ki sizler bize güvenin ve buradaki güvenlik ve huzur ikliminin muhafazası için bizlere her zaman olduğu gibi yardımcı olun. Bu noktada Hakkari’nin sivil toplum kuruluşlarına ve siz kanaat önderlerine önemli görev ve sorumluluklar düşüyor. Zira sizler toplumun her kesimine rehberlik etmekte, değerlerimize sahip çıkmakta ve birleştirici bir rol oynamaktasınız. Desteğiniz, tecrübeniz ve ferasetiniz, bölgenin huzur ve istikrarı açısından son derece önemlidir. Terör örgütlerinin ve bu örgütleri maşa olarak kullananların her türlü girişimine karşı uyanık olacağız. Binlerce kilometre öteden gelip bin yıldır bir arada olan bizlerin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlere asla fırsat vermeyecek, kardeşliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız.”
Programa, Milli Savunma Bakan Yardımcıları Şuay Alpay ve Bilal Durdalı, AK PartiŞırnakMilletvekiliArslan Tatar, AK Parti İl Başkanı Zeydin Kaya, ilçe ve belde belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Telekom GAMEON tarafından düzenlenen ve toplam 400 bin TL ödül havuzuna sahip GAMEON Valorant Turnuvası’nda finalist takımlar belli oldu. Galatasaray Espor ve Galakticos’un karşılaşacağı final mücadelesi ESA, Espor Arena’da yaşanacak. Girişlerin ücretsiz olduğu final etkinliğinde kapılar 28 EylülCumartesi günü saat 15: 00’de açılacak. Beş maçlık final serisi ise saat 16: 30’da başlayacak.
Galatasaray Espor ile Galakticos’un karşı karşıya geleceği final, ESA Espor Arena’da Esporun sevilen isimlerinin ve birçok influencer’ın katılımıyla düzenlenecek. Finalde ayrıca GAMEON etkinlik alanı oyunseverleri birçok sürpriz hediye ile bekliyor olacak. ESA Espor Arena’ya izlemeye gelemeyenler için maçlar GAMEON Twitch & YouTube ve Tivibu Spor 4 kanallarından canlı yayınlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Avrupa Birliği Başkanlığı himayesinde, Herkes İçin Spor Federasyonu koordinasyonunda, Mardin Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinliğe çocuklar ve gençler katıldı.
Programda konuşan Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, çağın en büyük sorunlarından birinin hareketsizlik ve hareketsizliğin getirdiği obezite ile sağlık problemleri olduğunu belirterek, birçok spor aktivitesi ve hareketli bir yaşam ile sağlıklı bir geleceği hedeflediklerini söyledi.
Devletin bu konuda tüm imkanları seferber ettiğini ifade eden Akkoyun, şunları kaydetti:
“2002’de 172 olan lisanslı sporcu sayımız 2024 yılında 90 bin 466’ya yükseldi. Yine 2002 yılında ilimizde 6 olan tesis sayısı 2024 yılında büyük tesisler ile 82’ye ulaştı. 2 olan milli sporcu sayısı 42, 13 olan antrenör sayısı ise 207’ye ulaşmış durumda. Bu tesisler sayesinde Mardinli kardeşlerimiz, çocuklarımız ve sporcularımız hem ulusal hem de uluslararası anlamda başarılar kazanmaya devam edecekler. Hemen hemen her ay farklı spor dallarında bir ya da birkaç Mardinli kardeşimizin ulusal ve uluslararası başarısını görüyor, çok mutlu oluyoruz.”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Beytullah Birlik ise Mardin’de spor bilincini oturtarak herkesin spor yapmasını sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
Birlik, kente kazandırılan tesislerde herkesi spor yapmaya davet ettiklerini söyledi.
Konuşmaların ardından Vali Akkoyun, kurulan spor ve oyun parkurlarını gezerek gençlerle ve çocuklarla bir araya geldi.
Çocuklar ve gençler etkinlikte 25 branşta spor yaptı.
Programa, vali yardımcıları Hasan Kurt ve Mehmet Naim Akgül, Artuklu Kaymakamı Muhammet Öztabak, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ARDA GÜLER’E 10 MİLYONLUK HEDİYE
Real Madrid’in sponsorluk anlaşması kapsamında milli yıldızımız Arda Güler’e hediye edilen aracın fiyatı da bir hayli yüksek. Arda’ya verilen lüks araba, Türkiye’deki yaklaşık 10.7 milyon liralık satış fiyatıyla dudak uçuklattı.

ANCELOTTI’Yİ SOLLADI
Real Madrid takımı futbolcuları kulübün sponsorluk anlaşması gereği her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni araçlarını teslim aldı. Ünlü otomobil markası, Arda Güler de dahil olmak üzere elektrikli modellerini yıldız futbolcularla buluşturdu. Arda’ya verilen modelin teknik direktör Ancelotti’nin arabasının fiyatını sollaması dikkatlerden kaçmadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2’nci Lig Beyaz Grup’ta pazar günü evinde oynayacağı Fethiyespor maçının hazırlıklarını sürdüren Altay’da sakatlığı nedeniyle son 2 karşılaşmada kadroda yer almayan Murat Berkan Demir’in takımla çalışmalara başladığı öğrenildi. İlk 2 haftadaki 24Erzincanspor ve Sincan BelediyesiAnkaraspor (D) maçlarında oyuna ikinci yarılarda giren 24 yaşındaki ön libero sol dizindeki sakatlığı nedeniyle daha sonra oynanan Kastamonuspor ve Tuzlaspor (D) randevularında görev yapamadı.
Ağrıları hafifleyen ve çalışmalara katılmaya başlayan Murat Berkan’ın bu hafta AlsancakMustafa Denizli Stadı’nda oynanacak Fethiyespor karşılaşmasında yedek kulübesinde yer alması bekleniyor. Kastamonuspor maçında sakatlanıp adalesinde oluşan gerginlik nedeniyle Tuzlaspor deplasmanında riske edilmeyen orta saha oyuncusu Arda’nın da bu hafta forma giyebileceği belirtildi. İzmir temsilcisinde tedavileri süren sağ bek Ali Solmaz ve orta saha oyuncusu Caner Baycan dışında eksik yok.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU YIL İLK KEZ 2 FARKLI DENİZDE İCRA EDİLİYOR
Türk Deniz Kuvvetleri ev sahipliğinde, Mayın Filosu Komutanlığı tarafından 20-29 Eylül tarihleri arasında icra edilen NUSRET-2024 Fiili Mayın Harbi Davet Tatbikatı sürüyor. Türkiye’den; Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı yüzer/uçar birlikler ile dost ve müttefik ülkelerden EOD timleri ve gözlemcilerin katılımıyla gerçekleştirilenNUSRET-2024, bu yıl ilk kez İzmir Körfezi ve KaradenizEreğli yaklaşma suları olmak üzere 2 farklı denizde icra ediliyor. Tatbikata Türkiye’den 13, Romanya, Bulgaristan, İspanya, Yunanistan ve İtalya’dan 9 olmak üzere toplam 22 gemi katılıyor. 15 ülkeden 32 gözlemci personelin iştirak ettiği tatbikatta, MCM BLACK SEA unsurları da ilk kez görev alıyor.
‘KARADENİZ’İN MAYIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAYA HAZIRIZ’
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, “Karadeniz’de ve Ege Denizi’nde aynı anda farklı iki denizde mayın harbi tatbikatımızı icra ediyoruz. Türk Deniz Kuvvetleri sadece bölgesinde değil, NATO içerisinde en güçlü mayın filolarından birine sahip. Envanterimizde bulunan 11 mayın avlama gemimize ilave olarak yeni nesil yerli ve milli mayın avlama gemilerinin inşasına devam ediyoruz. Milli mayınımız MALAMAN’ı yaptık ve envanterimize aldık. Deniz mayınları içerisinde en yüksek, en üst teknolojiyi kullanarak yaptığımız bu deniz mayını dünyadaki diğer deniz mayınlarına göre çok üst bir seviyede ve envanterimizde. Karadeniz’deki Rusya- Ukrayna Savaşı’nın bitmesine müteakip Karadeniz’de bulunan mayınları imha etmek için her türlü tedbirimizi aldık. Karadeniz sahiller ülkeleri Bulgaristan ve Romanya’yla birlikte Karadeniz’in mayın güvenliğini sağlamaya hazırız” dedi.
Tatbikat sonunda, tatbikata katılan deniz ve hava unsurları, TCG Sancaktar’da tatbikatı yerinde izleyen 3 kuvvet komutanını selamlayarak tören geçişi yaptı.
Seza Nur ALPDÜNDAR/İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bulut, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, takımın başarısıyla gururlandıklarını belirtti.
Takımın karşılaşmalarını takip ettiğini ifade eden Bulut, ekibin lige çok iyi başladığını dile getirdi.
Sporcuları galibiyetlerinden dolayı tebrik eden Bulut, “Kırklareli’ni bölgemizin parlayan yıldızı haline getirmek istiyoruz. Bunu her alanda başarmak istiyoruz. Takımımızı aldığı galibiyetlerden dolayı kutluyorum. Gerçekten çok iyi bir takıma sahibiz. Gelecek haftalarda alacakları sonuçlarla şehrimizi gururlandırmaya devam edeceklerdir. Bizler de takımımıza verdiğimiz desteği sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Bulut, takıma 29 Eylül Pazar Lidya Garden City Turgutlu Belediyespor ile oynayacakları maçta başarı diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SüleymanpaşaAhmet Aygün Spor Tesisleri’nde gerçekleştirilen final müsabakasında Çerkezköy İtfaiyesi’ni 3-0 yenen Ergene Kaymakamlığı Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, Tekirdağ il şampiyonu oldu.
Ergene ekibi 1 – 7 Ekim 2024 Tarihleri arasında Bilecik’te düzenlenecek grup müsabakalarında Tekirdağ ilini temsil etme hakkını da elde etti.
Düzenlenen turnuva ve elde edilen derece ile ilgili olarak bilgiler veren Ergene Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Şenol Doğramacı, “Turnuvada emeği geçen tüm takım arkadaşlarımı kutluyorum. Tekirdağ ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz” dedi.
Ergene Kaymakamı Kadir Duman da, “Ergene ilçemiz Sadece Sportif faaliyetlerde değil, gençlik ve spor yatırımları ile gençlik faaliyetlerinde de yoğun bir çalışma içerisinde. Başta Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüz olmak üzere tüm takımı canı gönülden kutluyorum” diye konuştu. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Beyazıt’ta 23 Mayıs 2022’de Kapalıçarşı girişindeki Çadırcılar Caddesi’nde husumetli esnaf arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüş, o tarihte meydana gelen olayda çapraz ateş arasında kalan Azerbaycanlı oyuncu Kamran Dadashzade ağır yaralanmış, ülkesinde pek çok dizi ve filmde rol aldığı öğrenilen 53 yaşındaki sanatçı yaşamını yitirmişti. Taraflar arasındaki çatışmada polis memuru Gökhan Kaya’nın da aralarında bulunduğu 6 kişi yaralanmıştı. 2 yıl önce meydana gelen olay güvenli kameralarınca görüntülenmişti. Görüntülerde sokak içinde defalarca kez ateş edildiği anlar yer alıyordu. Sokakta yaralanan polis de çevredekiler ve meslektaşları tarafından çekilerek olay yerinden uzaklaştırıldığı görüntülere yansımıştı.
Mağaza içindeki çatışma anları ortaya çıktı
Yürütülen soruşturma çerçevesinde 27 kişinin yakalanıp yargılandığı çatışmaya dair yeni görüntülere ulaşıldı. Görüntülerde, çatışmanın taraflarından bir grubun, mağaza içine sığındığı görülüyor. Dışarıdan açılan ateşe ateşle karşılık veren grup, kurşunların hedefi olmaktan kurtulamıyor. Bir süre sonra ise mağazanız kepenklerinin otomatik olarak kapandığı görülüyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsunspor, Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında 28 EylülCumartesi günü sahasında oynayacağı Göztepe mücadelesinin çalışmalarına Nuri Asan Tesisileri’nde Teknik Direktör Thomas Reis yönetiminde devam ediyor. Reis de takımın son durumu hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Zor bir maça çıkacaklarını dile getiren Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, “Onları çok iyi biliyoruz. Defansif anlamda çok iyi işler yapan bir takım. Kompakt oynamayı çok iyi başarıyorlar. Sahamızda Göztepe’ye karşı çok iyi bir oyun sergileyip, Konyaspor maçına oranla daha iyi bir sonuç almak istiyoruz” diye konuştu.
“Taraftar Avrupa’yı hayal edebilir ama ben hayalperest değilim”
Avrupa kupaları potasında bulunan takımının asıl hedefinin ligde kalmak olduğunun altını çizen Thomas Reis, “Ligin başından beri söylüyorum. En büyük hedefimiz ligde kalmak. Herkes hayal kurabilir. Taraftarlarımız Avrupa kupalarına gitmeyi hayal ediyor olabilirler. Bu herkes için serbest ve olağan bir durum. Ancak ben bir hayalperest değilim. Ben bunu yapmayacağım ve takımım da bunu yapmamalı. Şu anki konuma gelebilmek çok güzel bir şey. Ama toplayabildiğimiz kadar puan toplamamız gerekiyor. Çünkü şu anda çok erken. Hedefimiz ligde kalmak. Göztepe maçında da taraftarımızın yanımızda olmasını bekliyorum. Onların desteği çok önemli olacak. Göztepe maçından da istediğimiz sonucu almak istiyorum” şeklinde konuştu.
Her maça ayrı hazırlandıklarına da vurgu yapan Reis, “Erken form tutmak, ilerideki performansımızı etkiler mi bilemem ama etkilememeli. Sonuçta her maç çok zor geçiyor. Son oynadığımız Çaykur Rizespor maçında şanslı olduğumuz bazı pozisyonlar bile vardı. Maç maç gitmemiz gerekiyor. Göztepe maçında da çok iyi bir performans göstermek zorundayız” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NBA’de birçok takımda forma giyen ve zaman zaman sakatlıklarla da uğraşan ABD’li basketbolcu Derrick Rose, emeklilik kararı aldı. Rose, bu kararını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu.
NBA draftında 2008 yılında Chicago Bulls tarafından 1. tur 1. sıradan seçilen 35 yaşındaki basketbolcu, NBA kariyerinde Bulls dışında New York Knicks, Cleveland Cavaliers, Minnesota Timberwolves, Detroit Pistons, New York Knicks ve son olarak Memphis Grizzlies’te forma giydi.
ABD’li basketbolcu NBA’de toplam 723 karşılaşmaya çıkarken, 17.4 sayı, 5.2 asist ve 3.2 ribaund ortalamalarıyla mücadele etti.
Derrick Rose, 2008-2009 sezonunda NBA’de yılın çaylağı olurken, 2010-2011 sezonunda da normal sezon MVP’si (En değerli oyuncusu) seçildi. Başarılı oyuncu 3 kez de All- Star kadrosunda yer aldı.
Rose, ABD Milli Takımı ile 2010 ve 2014 yıllarında FIBA Dünya Kupası’nı kazandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Koordinasyon Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Güneş, 8 gün içerisinde 3 müsabaka yaptıklarını belirterek, “Sıkıntılar olduğu için bilgilendirme yapmak istedik. 5 maçta 5 puan,oynadığımız oyun ve aldığımız sonuçların kimseyi memnun etmediğini biliyoruz. Camia bulunduğu yerden memnun değil. Başkan takım üzerinde olan tüm yetkiyi bana verdi. Sorunları çözmek için kararları alacak olan benim. Tüm sorumluluk bana ait. Her şeyi samimi ve açık olarak paylaşmak istiyorum. Beklemediğim sonuçlar aldık. Oyunumuz ve sonuçlar hayallerimizin altında kaldı. Trabzonspor’u kendi halinde bıraksan bile bu sonuçları almaması gerek” ifadelerini kullandı.
“Takımın özgüven ve moral sorunu olduğu bir gerçek”
Sorunları düzeltmek için tecrübeli olduğunu da dile getiren Güneş, “Taraftarımızın desteği ile sorunları aşacağız. İyi bir takım olduğumuzu gösteremiyoruz. Takımın özgüven ve moral sorunu olduğu bir gerçek. Takım olma yolunda tespitlerimiz var. Takım olmak istiyoruz. Bu organizasyonu yapacak olan benim ama katılım sağlayacak olan oyunculardır. Takıma uyum ve oyun sorunu var. Bizim amaçladığımız bir oyun yok şu an. Takım oyunu ve oyun disiplini oturacaktır. Bunun iyi olması için bireysel performansların iyi olması lazım. Basit top kayıplarımız var. Top kayıplarında rakibe baskı yapmakta sıkıntı yaşıyoruz” diye konuştu.
“Üzülüyoruz ama hep üzülerek hayatımızı geçirmeyeceğiz”
Tecrübeli teknik adam, oyun felsefesinin henüz oturmadığını da aktararak, “Savunmada ve hücumda üstün olan bir takım istiyoruz. Üzülüyoruz ama hep üzülerek hayatımızı geçirmeyeceğiz. Oyuncularımızın sorunu yok. Tesislerimiz çok iyi. İmkanlar yeterli, kulüpten kaynaklanan sorun yok. Oyuncular sorunlu oyuncular değil ama eksikleri olduğunu kabul etmek gerek. Burada bize iş düşüyor. Yeteneği olan ön plana çıkar zaten” dedi.
“Takımı tanıyan, başarılı olan oyuncularla devam edeceğiz”
Başkan Ertuğrul Doğan ile her gün görüştüklerini sözlerine ekleyen Şenol Güneş, “Heyecanlı, anlattıklarını hayata geçirebilirse Trabzonspor adına çok güzel işler olacaktır. Transfer konuşuluyor ama şimdi konuşmanın bir esprisi yok. Bazı yerlerde fazlalıklarımız var. Oyuncu alacaksak devre arasında almamız gerektiğini söyledim. Bize faydalı olacak oyuncuyu alacağız. Eldeki oyunculara söyledim, ben buradan bir takım yapacağım. Takımı tanıyan, başarılı olanlarla devam edeceğiz. Sonunda bir takım olup devreye kadar gideceğiz. Bugün eldekilerle bu açığı kapatacağız. Herkese şans vereceğim. Bunu oyunculara da söyledim. Çok daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Kaosa izin vermek istemiyorum. Artık mazeret üreten değil, şartlar ne olursa olsun kendimizi geliştireceğiz” cümlelerine yer verdi.
“Her maçı kazanmak için sahaya çıkacağız”
İçinde bulundukları durumda ligdeki puan tablosuyla çok fazla ilgilenmediklerini vurgulayan tecrübeli teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Puan için durumumuza bakmıyoruz. Her maçı kazanmak için sahaya çıkacağız. Başarısız bir durumdayız. Oyun olarak da iyi değiliz. Toparlanma sürecinde puan farkına takılmıyorum. Ama yarışın içinde olup olmayacağımız yönünde endişe var. Trabzonspor hep yukarıda oldu. Aşağıda hiç olmadı. Bu durum bile bizleri motive eder. Hakemlerle ilgili konuşmaya gerek yok. Çünkü bizde iyi durumda değiliz. Bunları zamanı geldiği zaman konuşuruz. 10 pozisyona girersem verilmezse o zaman konuşuruz. Benim hırsım oyuncuya yansıyacak, Oyuncunun hırsı tribünlere yansıyacak. Bakalım ondan sonra kim durduracak bizi.”
“Draguş yetenekli bir oyuncu ama bu yeteneklerini kullanamıyor”
Şenol Güneş, Romanyalı oyuncu Draguş’un yetenekli olduğunu fakat bu yeteneklerini kullanamadığını söyledi. Güneş, “Oyuncuyla konuşuyorum. Yetenekleri olan oyuncularımız var. Ona, ‘Bak, bu oyuncu senden daha kötü durumdaydı. Şimdi nerede görüyor musun? Sen daha iyi olabilirsin. Yeteneklerini kullanamazsan buraları da göremeyebilirsin’ dedim. Hiç bir oyuncuya aman sen gitme, kal diyemiyorum. Çünkü bu haldeyiz. Devre arasına kadar bu böyle gidecek” değerlendirmesinde bulundu. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Paris’teki temasları kapsamında ilk olarak OECD Genel Merkezi’nde, OECD Genel Sekreteri Sayın Mathias Cormann ile bir araya geldi.
Bakan Işıkhan, OECD’nin kurucu üyelerinden biri olarak Türkiye’nin OECD ile sürdürdüğü yakın ve güçlü işbirliğine verilen öneme dikkat çekerek, görüşmede ele alınacak konuların bu işbirliğinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına yürekten inandığını ifade etti. OECD’nin, küresel düzeyde ekonomik ve sosyal refahın artırılmasına yönelik kapsamlı analizleri ve kanıta dayalı politika önerilini yakından takip ettiklerini ve bu katkıları son derece değerli bulduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, “OECD’nin sunduğu veri ve analizler, sadece üye ülkelerin politikalarına değil, küresel çapta uluslararası politika geliştirme sürecine de yön vermektedir. OECD ayrıca, ülkeler arasında deneyim paylaşımına olanak tanıyan bir platform sunarak, küresel düzeyde karşılaştığımız sorunlara ortak çözümler üretmemize olanak sağlamaktadır. OECD’nin ortaya koyduğu analiz ve politika önerileri, yalnızca üye ülkeleri için değil, aynı zamanda uluslararası kuruluşlar için de bir kılavuz niteliği taşımaktadır. Bunun en son örneği, geçtiğimiz Temmuz ayında G20 Dönem Başkanı Brezilya’nın ev sahipliğinde düzenlenen G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları Toplantısı’nda OECD’nin ILO ile birlikte G20 Hedefleri kapsamında sunduğu kapsamlı analizlerdir. Bu çalışma, bir yandan bu hedefler kapsamında G20 üyesi ülkelerdeki ilerlemeyi analiz ederken, diğer yandan da Ülkemizin kadın istihdamı konusunda başarılı bir şekilde yürüttüğü İş Pozitif Programı gibi G20 üye ülkelerinin iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasına olanak sağlamıştır” dedi.
‘OECD İSTİHDAM, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİTESİ ÇATISI ALTINDAKİ FAALİYETLER BAKANLIĞIMIZIN VİZYONU İLE TAM BİR UYUM İÇERİSİNDE’
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, OECD ile uzun yıllardır devam eden güçlü işbirliğinden duyduğu memnuniyeti belirten Bakan Işıkhan, “Özellikle ‘İstihdam, Çalışma ve Sosyal İşler Komitesi (ELSAC)’ ve bu Komite altında faaliyet gösteren İstihdam, Sosyal Politika ve Göç Çalışma Gruplarındaki aktif katılımımız, Bakanlığımızın bu işbirliğine verdiği önemin en somut bir göstergesidir. ELSAC çatısı altında çalışmalarımız, nitelikli istihdam fırsatları yaratma, gelir dağılımındaki adaletsizlikleri azaltma, uluslararası göçü yönetme ve sosyal koruma sistemlerini güçlendirme gibi kritik konuları kapsamaktadır. Bu hususlar, Bakanlığımızın vizyonu ile tam bir uyum içerisindedir” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, OECD’nin sunduğu uzmanlık, analiz ve analitik desteğin, Bakanlığın politika geliştirme süreçlerine doğrudan katma değer sağladığını ve karar alma mekanizmalarını daha etkili ve isabetli hale getirdiğini söyleyerek, bunun da ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Bakan Işıkhan ayrıca, ELSAC kapsamında yürütülen bazı çalışmaların gönüllü katkıya dayanmasının, verilerin karşılaştırılabilirliğini ve elde edilen sonuçların kapsayıcılığını sınırlandırdığını vurgulayarak, bazı kritik alanlarda gönüllülüğe dayalı faaliyetlerin tüm üye ülkelerin katılımını içerecek şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakanlık olarak OECD ile yeşil dönüşüm alanında Türkiye’deki bölgesel işgücü piyasaları için fırsatlar ve zorlukları ele alacak projeler üzerinde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Bakan Işıkhan, “Bu çalışmaların, 2024-2028 dönemini kapsayan Ulusal İstihdam Stratejimizin yeşil dönüşüm odağına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bakanlığımız, ELSAC dışındaki OECD Komitelerine ve Programlarına da katılım ve katkı sağlamaktadır. Örneğin ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde iş yaratma, sosyal katılım ve ekonomik büyümeye yönelik yenilikçi yaklaşımlarla desteklemek için oluşturulan OECD Yerel İstihdam ve Ekonomik Kalkınma Programı kapsamında aktif olarak rol almaktayız. Bu ve benzeri Programlardan Bakanlık olarak daha fazla yararlanmak istiyoruz” İfadelerini kullandı.
‘2026 YILINDA OECD BECERİLER ZİRVESİ’Nİ ÜLKEMİZDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’
Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün, üretim süreçlerinden çalışma modellerine kadar işgücü piyasasını her yönüyle etkileyen köklü değişimlere yol açtığını ifade eden Bakan Işıkhan, “Bu dönüşüm, mevcut mesleklerin gerektirdiği becerilerin hızla değişmesini zorunlu kılarken, yüksek teknolojiye dayalı yeni meslekler için yeni beceri ihtiyaçlarını da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla, işgücü piyasasının gereksinimleriyle uyumlu becerilerin geliştirilmesi, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması için kritik bir öneme sahiptir. Bu inançla Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde, hem geleceğin işlerine yönelik insan kaynaklarının geliştirilmesi, hem de istihdam hizmetlerinin dijitalleştirilmesine yönelik birçok önemli adım atmıştır” dedi.
Bu çerçevede işgücü piyasasının gereksinimlerine uyumlu becerilerin geliştirilmesinin her zaman Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen Bakan Işıkhan, “2016 yılından bu yana düzenli olarak düzenlenen OECD Beceriler Zirveleri, toplumlarımıza değer katan ve ekonomik büyümeyi destekleyen beceri politikalarının geliştirilmesi açısından önemli bir platform olmuştur. Bu çerçevede Türkiye olarak, 2026 yılında ev sahipliğini yapacağımız OECD Beceriler Zirvesi’ni gerçekleştirerek, bu küresel çabayı güçlü bir şekilde devam ettirme konusunda büyük bir heyecan duyuyoruz. Zirvenin, OECD üyesi ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendireceğine, en iyi uygulamaların paylaşılmasına ve beceri reformlarının etkilerinin değerlendirilmesine olanak sağlayacağına inanıyoruz. Bu bağlamda Türkiye olarak, Zirvenin başarılı geçmesi için her türlü katkıyı sağlamaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. OECD’nin de desteğiyle, 2026 Beceriler Zirvesi’nin, katılımcı tüm ülkeler için somut kazanımlar sağlayacak bir başarı hikayesine dönüşeceğine eminim” ifadelerini kullandı.
‘TÜM ULUSLARARASI KURULUŞLARI FİLİSTİN’DEKİ İNSANİ KRİZE SON VERMEK İÇİN AKTİF ROL ALMAYA DAVET EDİYORUM’
Gazze’de yaşanan insanlık dışı katliamı en güçlü ifadelerle kınadığını belirten Bakan Işıkhan, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı ve güçlü liderliği altında, Türkiye’nin, Filistin halkının yaşam hakkı mücadelesinde her zaman yanında olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu trajedi karşısında uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, OECD başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları, Filistin halkına destek olmak ve bu insani krize son vermek için aktif rol almaya ve girişimlerde bulunmaya davet ediyorum.” Şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, Paris’te Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya geldi.Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Paris’e giden Bakan Işıkhan, burada Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile de bir araya geldi. Yurt dışındaki vatandaşların sosyal yaşamda ve çalışma hayatında karşılaştıkları zorlukların farkında olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yurtdışındaki birimlerimiz vasıtasıyla üzerimize düşen görevleri hakkıyla yerine getirme konusunda her türlü hassasiyeti gösterdiğimizden emin olun. Sunduğumuz hizmetlerin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılmasına yönelik yoğun mesai harcıyoruz. Bu yönde geçtiğimiz günlerde Maltepe Üniversitesi ile yurt dışında yaşayan Türklere dair ortak çalışmalar yapılmasına ilişkin bir işbirliği protokolü imzaladık” dedi. Bakan Işıkhan, “Çeşitli sebeplerle dünyanın dört bir yanında yaşamını sürdüren soydaşlarımızın ve vatandaşlarımızın en büyük destekçisi olarak, bu protokolle temel hedefimiz, buralarda yaşadığınız süre zarfında ortaya çıkan veya şekil değiştiren sorunlarınızı bilimsel ve doğru olarak tespit etmek ve bu sorunların çözümüne yönelik etkin çözüm önerileri geliştirmek üzere araştırmalar yürütmek, projeler, sempozyum ve çalıştaylar düzenlemektir.” ifadelerini kullanarak, hızla küreselleşen dünyada hangi ülkede yaşarsa yaşasın, arada coğrafi mesafeler olsa da toplumların kader birliği içerisinde hareket etmesi gerekliliğini ortaya koydu.
‘DÜNYANIN NERESİNDE İHTİYAÇ SAHİBİ GÖRSE İMDADINA KOŞAN BİR ÜLKEYİZ’
Değişen bölgesel güç dengeleri ve gelişen teknik araçlarla birlikte ortak hareket imkanının her geçen gün daha kolaylaştığına dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Dünyanın neresinde bir ihtiyaç sahibi görse imdadına koşan bir ülke, koruyup kollayan büyük bir medeniyetin mirasçıları olarak, yurt dışında yaşayan soydaşlarımız, vatandaşlarımız elbette bu kabiliyetin nimetlerinden yararlanan grupların başında geliyor. Bu hususta özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaç, talep ve sorunlarıyla ilgilenme noktasında ülkemiz oldukça ilerlemiş durumda” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, bilişim sistemlerinin çok hızlı ilerlemesi sebebiyle devletin vatandaşlara sağladığı hizmetlerin bu hıza ayak uydurmasının, özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlar için çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Bakanlık olarak, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, çalışma ve sosyal güvenliğe ilişkin tüm işlem ve başvurularını Müşavirlik ve Ataşeliklerimiz, birimlerimizin olmadığı yerlerde ise Dışişleri Bakanlığımızın yurt dışı birimleri vasıtasıyla dijital olarak yapabilmesi için çalışmalara başladık. Bu kapsamda, tüm başvuruları elektronik ortama taşıyarak, vatandaşlarımızın zaman ve maddi açıdan tasarruf yapmaları şu an en önemli gündem maddelerimizden birisidir. Bunun hukuki ve teknik altyapı hazırlıklarını Sosyal Güvenlik Kurumumuz, İş Kurumu Genel Müdürlüğümüz, Dışişleri Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığımız ile birlikte yürütmekteyiz” dedi.
‘YURT DIŞI TEŞKİLATI BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ (YTYBS) İLE DAHA HIZLI VE SAĞLIKLI HİZMET SAĞLIYORUZ’
2019 yılında uygulamaya alınan Yurt Dışı Teşkilatı Bilgi Yönetim Sistemi (YTYBS) ile yurt dışındaki vatandaşların sigorta ile ilgili bilgilerini anlık olarak sorgulayabildiğini ve bu anlamda daha hızlı ve sağlıklı hizmet verdiklerini söyleyen Bakan Işıkhan, “Sistemi sürekli güncelleyerek yeni hizmetler ekliyoruz. Ülkemizde bulunan vatandaşlarımız tarafından yurt dışı teşkilatımıza yapılacak başvurular ve gönderilecek evrakın, 81 SGK İl Müdürlüğü vasıtasıyla elektronik olarak yurt dışı birimlerimize iletilmesini sağladık. Evvelce, vatandaşlarımız bu evrakları fiziki posta ile göndermek durumunda kaldığından, postanın ulaşmaması, zarar görmesi ve zaman kaybı gibi sorunlar yaşanmaktaydı. Bu sistemle birlikte, çok şükür, bu sorunların hepsini bertaraf etmiş bulunmaktayız” dedi.
Bakan Işıkhan, hükümet olarak yurt dışından emekli olan vatandaşlar için çeşitli düzenlemeler yaptıklarını ifade ederek, “Yurt dışından emekli olan vatandaşlarımızın Ülkemize araçlarıyla gelmeleri durumunda 2 yıl olan araç bulundurma süresini 4 yıla çıkarttık. Bu işlemler için Konsolosluklara onaylatılan yurt dışı emeklilik belgesinin de sistemimiz üzerinden (YTYBS) doğrudan ilgili gümrük idarelerine gönderilmesini sağlamayı planlıyoruz. Bununla, özellikle emekli vatandaşlarımızı ve kıymetli büyüklerimizi bir zahmetten daha kurtaracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye olarak, Bakanlık olarak, yaşadığınız zorluklarla mücadele noktasında desteğimizin artarak devam edeceğinden hiç şüpheniz olmasın” ifadelerine yer verdi.
‘KUVVETLİ BİR TOPLUM OLABİLMEK İÇİN BİRLİK VE BERABERLİK RUHUNU KAYBETMEMEMİZ GEREKİYOR’
Fransa’da bulunan vatandaşların, Türkiye ile Fransa arasında bir dostluk köprüsü oluşturduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, “İki ülkenin birbirini daha iyi anlamalarına, Türkiye’nin buradaki konumunun daha da güçlendirilmesine, Türk ve Fransa halkları arasındaki bağların pekiştirilmesine önemli katkılar sağlıyorsunuz. Sizlerin hayatın neredeyse her alanında gösterdiğiniz başarıyla, Fransa toplumu içerisinde elde ettiğiniz saygın konumla her zaman iftihar ediyoruz. Sizlerin, mensubu bulunduğunuz çeşitli iş çevreleri, meslek örgütleri ve eğitim kurumları aracılığıyla Fransa’da ülkemizin sesini duyurduğunuzu ve ülkemizi başarıyla temsil ettiğinizi biliyoruz. Vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde hiçbir şekilde ayrımcılığa maruz kalmaksızın yaşamlarını müreffeh bir biçimde sürdürmelerini sağlamak temel gayemizdir” İfadelerini kullandı.Bakan Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti, “Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımız birlikte hareket edebildikleri, işbirliği yapabildikleri ölçüde seslerini duyurabiliyorlar. Kuvvetli bir toplum olabilmek, birlik ve beraberlik ruhunu asla kaybetmememizi gerektiriyor. Bütünlük içerisinde hareket, görüş ve düşünce farklılıkları ne olursa olsun, ortak davalarda birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde hareket etmekten ve yerel koşullara uyum sağlamaktan geçiyor. Derneklerimizin şimdiye kadar olduğu gibi Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluklarımız ile yakın temas ve işbirliğini sürdürmesi önemlidir. Buradaki temsilcilerimiz, her türlü sorununuzun çözümünde sizlere yardımcı olmaya devam edecek, imkanlar ölçüsünde gerekli desteği vereceklerdir.”
Bakan Işıkhan, resmi ziyaretleri kapsamında Paris’te Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Yunus Demirer ile bir araya geldi. Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdüren Büyükelçi ve Büyükelçilik personellerine başarılar diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 81 il 25 bölge müdürlüğünde başlatılan projeyle Türkiye’deki 6 bin 178 yeni vakfa eğitimler veriliyor.
Eğitimlerde, kamu ve sivil toplum kuruluşu işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağlamak, vakıfların ihtiyaçları ve sorunları hakkında istişarelerde bulunmak, vakıflara mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmak amaçlanıyor.
Bu kapsamda, Ankara Bölge Müdürlüğünce verilen eğitimlere 534 vakıf temsilcisi katıldı.
Eğitimler, Türkiye genelinde bölge müdürlükleri aracılığıyla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cevdet Kırpık, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, ERÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Afşın Alper Cerit, Dr. Oktay Musa Kayırga ile akademisyenler ve idari personel katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun; “Erciyes Üniversitesi kalite süreçlerinden, beş yıllık kalite sürecini almış Türkiye’deki birkaç sayılı üniversiteden birisidir. Ana değerlendirme sürecinde de başarıyla tamamlamış bir üniversiteyiz ve kurumsal kalite süreçlerini de bu bağlamda üniversitemizde yaygınlaştırmak, toparlamak bizim en temel görevlerimiz arasındadır.” ifadelerini kullandı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de konuşmasında; “10 yıl önce kalite çalışmalarına odaklandık. Yükseköğretim kalite kurulunun kalite ile alakalı mevzuatı çıkmadan önce üniversitemize dokümantasyon çalışmalarıyla başlayan kalite çalışmaları, arkasından iç kalite güvence sistemleri kurmaya evrildik ve iki tane iç kalite güvence sistemli üniversite olarak bu on yıllık süre içerisinde kurmuş olduk” şeklinde konuştu. ERÜ Kalite ve Strateji Geliştirme Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Koçer konuşmasında şunları söyledi;
“Strateji dediğimiz zaman üç tane unsur bizim için çok önemli. Birincisi çevreyle olan ilişkilerin düzenlenmesi, ikinci önemli nokta rekabette üstünlük sağlayabilmek, üçüncü önemli nokta ise bunları sağlayabilmek için kaynaklarımızı nereye aktarabileceğimiz. Aslında kalite dediğimiz zaman biz stratejik hedeflere ulaştıracak unsurların güvence altına alınmasını kastediyoruz.”
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek ‘Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi’ hakkında bilgiler verdi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihi Ağalar Konağı’ndaki yarışmada, jüri üyeleri ve il protokolü yöresel hamur işleri, et ve sebze yemekleri ile Ahi sofrasındaki lezzetleri tadarak değerlendirme yaptı.
Yarışmada, yöresel hamur işleri kategorisinde “Kayseri yağlaması” ile Zeliha Deniz, Ahi sofrası kategorisinde “Beşamel soslu Ahi dürümü” ile Murat Sarıgül, et ve sebze yemeğinde ise “İncikli Ahi pilavı” ile Enver Demirkıran birinciliği elde etti.
Yarışmanın ardından konuşan Vali Yardımcısı İsmail Çetinkaya, her yıl yapıldığı gibi bu yılda “Ahi Sofrası Yöresel Yemek Yarışması”nın başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Ahiliğin temel felsefesinin işin kaliteli yapılması olduğuna dikkati çeken Çetinkaya, “Dolayısıyla yarışmaya katılanların hepsi de kalitelerini, yeteneklerini ortaya koydular. Jürimiz de gerekli değerlendirmeyi yaparak bugünün kazananlarını belirledi. Benim gözümde hepsi yarışmanın birincisidir çünkü bu her şeyden önce bir cesaret işidir, emek ve alın teridir.” dedi.
Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk de yarışmaya 72 kişinin katıldığını belirterek, birincilere 4, ikincilere 3, üçüncülere 2 ve dördüncülere de birer çeyrek altın verildiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, dereceye girenlere ödüllerini verdi.
Öte yandan, kutlamalar kapsamında Cacabey Meydanı’nda açılışı yapılan Kırşehir Fuarı gezildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan hizmet alan kadın, çocuk ve yaşlıların, atölye çalışmaları ile ortaya koyduğu el emeği ürünlerinden oluşturulan sergi, AnkaraKültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilere sunuldu.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’ne 17 kuruluş ile katıldı. Festival kapsamında Başkent Millet Bahçesi’nde yer alan festival alanında 8 çadır kuruldu. 30 stantta bakanlıktan hizmet alan çocuk, yaşlı ve kadınların el emeği ürünleri ve kadın kooperatiflerinin ürünleri sergiye çıkarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Hilal Gürpınar, sergi alanını ziyaret ederek, ürünleri inceledi.
‘BU SANAT ATÖLYELERİNİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ’
Gürpınar, festivalde yer almanın gurur verici olduğunu belirterek, “Bizler İl Müdürlüğü olarak kadın, çocuk, yaşlı, engelli bireylerin günün birçok saatini geçirebildiği ve iyileştirme süreçlerine destek olan bu sanat atölyelerini çok kıymetli buluyoruz. Bugün burada Ankara’da misafir ettiğimiz Filistinli kardeşlerimizin de el emeği ürünleri var” dedi.
‘BU, DÜNYADA BİR İLK’
Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 2 yıldır kalan Yunus Tavşancı (62), “Huzurevimizin ve bakanlığımızın destekleriyle el ürünlerini günlük yaşantımızda yapıyoruz. Bizler açısından çok hoş, eğlenceli. Severek ve isteyerek yapıyoruz. Kristal taş’ diye adlandırılan boncuktan oluşan tablolar yapıyorum” diye konuştu. 75’inci Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 3 yıldır kalan emekli öğretmen Nergis Öziş (67) de “Boncuklarım dünyada tektir. Kalença mantığıyla tabloya dönüştürüyorum. Bu, dünyada bir ilk. Şimdi de seramiklerle çalışıyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanat Güneşi Zeki Müren, vefatından bu yana olduğu gibi TSK Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı iş birliğinde Bodrum’da anılıyor. Müren’in Bodrum’da yer alan ve müze olarak kullanılan evinde Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii İmamı Şeref Aran, Adliye Camii İmamı Sait Alpogan ve Tepecik Camii İmamı Yüksel Kılınçarslan tarafından mevlit okundu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı yetkilileri ile çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte Sanat Güneşi Zeki Müren için dualar okundu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, etkinlikte yaptığı konuşmada Zeki Müren’i rahmetle anarak; “Sanat Güneşimizin ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı’na teşekkür ediyorum. Her sene bizleri yalnız bırakmıyorlar, sanatçımızı Bodrum’da beraber anıyoruz. Sanatçımız güzel eserler bıraktı, ebedi yaşayacaktır” dedi.
Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu da Müren’in bağışlarıyla kendisine minnettar olduklarını ifade ederek “Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun” dedi.
Türk Eğitim Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş ile Mehmetçik Vakfı Başkanı İsmail Şanlı ise Zeki Müren’in sağlığında ortaya koyduğu eserler ve yaşamının sonunda da bağışlarıyla gönüllere taht kurduğunu dile getirdi. Anma etkinliğinde evinin önünde de lokma dağıtıldı.
Zeki Müren’in anma etkinlikleri kapsamında bu akşam (Salı) saat 20.00’da Antik Tiyatro’da Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde Hakan Aysev- Umut Akyürek Konseri düzenlenecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Belediye Başkan Yardımcısı Serap Saruhan, Belediye Meclis Üyeleri Emre Karslı ve Mehmet Karakoç eşliğinde misafirlerini kabul eden Başkan Vekili Mahmet Akif Şanlı; ‘Yılın Ahisi’ seçilen Zekeriya Kükremez’i tebrik etti. Şanlı, “Bizim kültürümüzde Ahilik; kardeşlik, birlik, beraberlik gibi değerleri özünde toplayarak ticaret ile ahlakı buluşturmaktadır. Ben değerli esnafımız ve yılın ahisi Sayın Zekeriya Kükremez’i tebrik ediyorum. Değerli ahilerimizin çalışma disiplini ve ahlaki değerlerinin yeni yetişen genç çırak ve kalfalarımıza birer öğüt niteliğinde olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Karşılıklı iyi niyet dilekleri ve sohbetin ardından Belediye Başkan Vekili Şanlı ve Belediye Başkan Yardımcısı Serap Saruhan, ‘Yılın Ahisi’ Zekeriya Kükremez’e Ahilik kaftanını giydirerek başarılarının devamını diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören ünlü yönetmen, senarist ve yapımcı Tomris Giritlioğlu 67 yaşında hayatını kaybetti. Türk sinemasına önemli eserler kazandıran Giritlioğlu için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Giritlioğlu’nun ailesi ve yakınları dışında sanat camiasından birçok ünlü isim katıldı.
“Hikayeleri anlatma biçimi ona özeldi”
Tomris Giritlioğlu’nun sektörde kadın olmayı çok iyi başardığını dile getiren oyuncu Cansel Elçin, “Benim mentörümdü, mesleki annemdi. Son 10 senedir zaten kendisi piyasadan çekildi. Onun yokluğunu da fark ediyoruz. Hikayeleri anlatma biçimi ona özeldi. Çok güzel anlatıyordu hikayeleri. Sektörde bir kadın olmak zor. Onu da çok iyi başarıyordu. Bu yüzden de dışardan kendisi sert gözüküyor olabilirdi. O erkek egemenliğine karşı duran bir pozisyonuydu. Sektör için büyük bir kayıp. Sadece oyuncu değil, yönetmen ve senarist de yetiştirdi. Bundan sonra bizim görevimiz de onun öğrettiklerini aktarmak” ifadelerini kullandı.
“Hepimizin üzerinde de çok büyük emeği var”
Giritlioğlu’nun sektörde birçok oyuncu üzerinde emeği olduğunu belirten oyuncu Fırat Tanış, “Tomris Hanım bir okuldu. Deveye hendek atlattı. Hepimizin üzerinde de çok büyük emeği var. Biz zaman zaman karşılaşıp merhabalaşırdık. Hastalığı zannedersem ki son zamanlarda ilerlemişti” dedi.
“Bizi sektöre kazandıran bir duayendi”
Giritlioğlu’nun bir duayen olduğunu söyleyen oyuncu Hüseyin Avni Dalyan, “Hepimizin başı sağ olsun. Sektörün başı sağ olsun. Bizi sektöre kazandıran bir duayendi. Bizim kendimizde göremediğimiz şeyi o gördü. O bunu siz yaparsınız dedi. Hakikaten sektörde yeri doldurulamayacak insanlardan diyebiliriz çünkü Tomris Giritlioğlu her şeydi” diye konuştu.
“Çok değerli bir sanatçıyı kaybettik”
Çok değerli bir sanatçıyı kaybettiklerini belirten Belçim Bilgin, “Bir kadın olarak bizim sektörümüzde hiç kimsenin yapamaz dediği her şeyi yapmış olması ve daha bir sürü şey aslında Tomris Giritlioğlu kelimelerle anlamsızlaşıyor onu anlatmak. Onun bıraktığı izleri de öyle. Çok değerli bir sanatçıyı kaybettik. Ama onun bıraktığı bütün değerler bizimle yaşamaya devam edecek” dedi.
Tomris Giritlioğlu için ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Giritlioğlu’nun naaşı 25 Eylül Çarşamba günü Antakya Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cenaze, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından Torun Center’da Giritlioğlu adına anma töreni düzenlendikten sonra Teşvikiye Camisi’ne getirildi.
Sanatçının ailesinin, dostlarının ve sevenlerinin katıldığı cenazede taziyeleri oğlu Ilgaz Giritlioğlu kabul etti.
Oyuncu Hüseyin Avni Danyal, AA muhabirine. Giritlioğlu’nun çok büyük bir değer olduğunu belirterek, “Beni Ankara’dan getirip televizyon dünyasına sokan Tomris Giritlioğlu’dur. Benim için çok değerli.” dedi.
Giritlioğlu’nun çok kapsamlı bir insan olduğuna işaret eden Danyal, “Çevirmen, yapımcı, yönetmen her şeyden bilgi sahibidir. Hastalığından dolayı çok fazla ziyaretçi kabul etmiyordu. Telefon görüşmeleri yaptık. En son zannediyorum 2 yıl önce falan karşılaşmıştık. Ondan sonra sadece telefonla görüşebildik.” şeklinde konuştu.
“Hepimizin hayatında çok önemli yeri var”
Oyuncu Bülent İnal ise Giritlioğlu’nun yaptığı işlerde toplumsal yaralara parmak bastığını dile getirerek, “Hepimizin hayatında çok önemli bir yeri var. Sektöre birçok insan yetiştirdi. Birçok insanın hayatını değiştirdi. Onlardan biri de benim. Şu an burada sadece oyuncu değil, yönetmen, yazar, teknik kadro birçok insana şans verdi. Çok önemli işler yaptı. Bizim için çok özel biriydi. Çok özleyeceğiz, ruhu şad olsun.” ifadelerini kullandı.
Oyuncu Belçim Bilgin ise Giritlioğlu’nun çok özel bir hikaye anlatıcısı olduğunu vurgulayarak, “Dert edindiği hikayeler, pek çok açıdan bir sürü insana elinin değmiş olması, hayatlarının değiştirilmiş olması, çok erdemli bir kadın olması, bir kadın olarak bizim endüstrimizde hiç kimsenin yapamaz dediği her şeyi yapmış olması ve daha bir sürü şey var. Çok değerli bir insanı, sanatçıyı kaybettik.” görüşünü paylaştı.
Teşvikiye Camisi’nden alkışlarla uğurlanan Giritlioğlu’nun cenazesi yarın Antakya Asri Mezarlığına defnedilecek.
Tomris Giritlioğlu hakkında
Sanatçı, 1957’de Hataylı bir ailenin çocuğu olarak Konya’da dünyaya geldi ve TED Ankara Koleji’nde eğitim gördü.
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olduktan sonra üniversite döneminde sinema yönetmeni olmaya karar veren Giritlioğlu, TRT’de çevirmenlik ve asistanlık yaptı.
Yönetmenliğe belgesellerle başlayan Giritlioğlu, ilk uzun metrajlı filmi “Suyun Öte Yanı” ile birçok ödül kazandı.
Tomris Giritlioğlu, 1999’da yönetmenliğini yaptığı, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülüne layık görülen “Salkım Hanımın Taneleri” ile ün kazandı.
Emekliliğinin ardından özel televizyonlar için dizi projeleri üreten Giritlioğlu, Türkiye’de dönem dizilerinin öncüsü oldu.
“Kurşun Yarası”, “Çemberimde Gül Oya”, “Hatırla Sevgili”, “Asi”, “Gönülçelen” gibi pek çok yapımda proje tasarımcısı ve yapımcı olarak görev alan Giritlioğlu, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 67 yaşında yaşama veda etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Sahabiye Mahallesi Ahievran Caddesi’ndeki çalışmaları denetledi.
Burada açıklamalarda bulunan Çolakbayrakdar, ekiplerin yoğun şekilde sahada çalıştığını, en kısa sürede fiziki çalışmaları tamamlayarak kentin kalbinde yemyeşil bir dokuyu hayata geçireceklerini belirtti.
Çevre düzenleme çalışması kapsamında Orduevi’nden başlayıp Büyükşehir Belediyesine kadar uzanan Ahievran Caddesi’nde toplam 13 bin metrekare alanda 250 otopark, genişletilmiş yeşil alanlar, oturma grupları, gölgelikler, üç kuru havuz, farklı bitki örtüleri ve peyzaj çalışmaları ile LED ışıklandırmalar yer alacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ’da Mehmet Emin Sualp’in, fidan dikmek isterken mozaik izlerine rastlayınca tarlasında yapılan kazı çalışmalarında 84 metrekarelik tek parça halinde Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait olduğu düşünülen taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, bölgedeki incelemesinde, “Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser” dedi.
Kent merkezine 14 kilometre mesafedeki Salkaya köyünde yaşayan Mehmet Emin Sualp, 2020 yılında satın aldığı ve fidan dikmek için çukur açtığı tarlasında, geçen yıl ağustos ayında, çeşitli desenlerde mozaik yapısının olduğunu keşfetti. Tarihi bir kalıntı olduğunu düşünen Sualp, durumu Elazığ Müze Müdürlüğü ile jandarma ekiplerine bildirdi. Ekiplerin bölgedeki incelemelerinde, Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait bir taban mozaiği olduğu belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı ve kurtarma çalışmalarında, 84 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Mozaiğin aslan, dağ keçisi, ördek, tazı, geyik, sülün, domuz, ayı, kaz, Anadolu leoparı gibi hayvan figürleri ile çeşitli ağaç ve bitki türlerinin tasvir ettiği görüldü. Devam eden çalışmalarda bölgede bir kilise ve mahzen de gün yüzüne çıkarıldı.
‘YENİDEN KAZI GEREKEN ALANLAR TESPİT EDERSEK, DEVAM EDECEĞİZ’
Bugün bölgede incelemelerde bulunan Vali Numan Hatipoğlu, “Burada bir vatandaşımız, tarlasında fidan dikerken bazı kalıntılara rastladı ve durumu müzeye bildirdi. Kazılar sonucunda bölgede oldukça büyük bir mozaik parçası ortaya çıktı. Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser. Tarla sahibini, bu durumu fark eden vatandaşımızı tebrik ediyorum. Eğer bölgede yeniden kazı yapmamız gereken alanlar tespit edersek, bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yapacağımız çalışmalar sonucunda bölgede sergi ve teşhire uygun sayıda tarihi eser ortaya çıkarsa, bu konuda farklı stratejiler geliştireceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşmezse, bu tarihi eserleri Elazığ merkezimizde sergilemek için hazırlık yapacağız. Mozaiğin üzerinde Anadolu’ya özgü çeşitli hayvanlar, örneğin ayı, domuz, Anadolu leoparı ve bölgede yaygın olarak bulunan geyik türleri ile av tazıları canlı bir şekilde tasvir edilmiş. Ayrıca, bölgenin ağaç dokusuna dair figürler de yer almakta. Bu eserlerin Roma dönemi ve erken Bizans dönemine ait olduğu düşünülüyor” diye konuştu.
‘FİDAN DİKERKEN FARK ETTİM’
Arsasını 4 yıl önce 120 bin liraya satın aldığını belirten Mehmet Emin Sualp, “2020 yılında bu arsayı bağ ve bahçe amaçlı satın aldık. Fidan dikmeye başladığımızda bu taban mozaiğini keşfettim. Bunun farkında olarak müzeye başvurduk. O günden beri sahadayım, çalışıyorum ve elimden geleni yapıyorum. Mozaiğin üzerinde 10-15 hayvan figürü ile 4 ağaç tasviri bulunuyor. Bu arsayı o zaman 120 bin TL’ye aldık, ancak şu anki değeri ölçülemez. Elbette bunun en doğru değerini müzemiz bilir; zira burası ve yanındaki 19 parsel tescilli yapıya dahildir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Bursa’nın yetiştirdiği en önemli sanatçılardan olan Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren, vefatının 28’inci yıl dönümünde kabri başında sevenleri tarafından anıldı. Daha sonra Bursa Kent Müzesi’nde Zeki Müren adına sahne kıyafetleri, gözlükleri, ayakkabıları, piyanosu, plakları ve birçok kişisel eşyasıyla hazırlanan sergiyi gezen Sanat Güneşi’nin hayranları, zamanda yolculuk yaparak usta sanatçıyı bir kez daha özlemle andı.
Türkiye’nin ‘Sanat Güneşi’ olan Zeki Müren, vefatının 28’inci yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi, TSK Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı tarafından hazırlanan törenle Emirsultan’daki mezarı başında sevenleri tarafından anıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkan Vekili Güney Özkılınç, TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka, Mehmetçik Vakfı Bursa Temsilcisi Emekli Albay Levend Üzüm, Zeki Müren’in aile üyeleri, Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Törenin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından TEV ve Mehmetçik Vakfı işbirliğiyle Bursa Kent Müzesi’nde açılan ‘Elbet Bir Gün Buluşacağız’ temalı Zeki Müren sergisi, sevenleri tarafından ziyaret edildi. Eserleriyle yüreklere dokunan Zeki Müren’i anlatan sergide, sanatçının vasiyeti üzerine bağışladığı kişisel eşyalardan oluşan koleksiyonlar yer alıyor. Sanatçıya ait sahne kıyafetlerini, gözlükleri, ayakkabılarını, piyanosunu, plaklarını ve birçok kişisel eşyasının yanı sıra bizzat kendi yazdığı bestelerini, mektuplarını notlarını yakından inceleyen Zeki Müren hayranları, zamanda yolculuk yaparak ‘Sanat Güneşi’ni bir kez daha andı.
Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, müzedeki hatıra defterine duygularını yazarak Zeki Müren’i andı. Ölümünün 28’inci yıldönümünde Zeki Müren’i önce kabri başında daha sonra Bursa Kent Müzesi’nde andıklarını söyleyen Gazioğlu, Bursa’da doğup büyüyen ve Türkiye’ye mal olan usta sanatçının yıllar geçse de unutulmayacağını ve sevgiyle anılacağını ifade etti.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Bursa’nın ve Türkiye’nin değeri olan Zeki Müren’i aramızdan ayrılışının 28. Yıldönümünde özlemle andıklarını söyledi. Mezarı başındaki törenin ardından Bursa Kent Müzesi’ndeki Zeki Müren sergisini gezerek usta sanatçıyı yad ettiklerini dile getiren Yıldız, tüm Bursalıları ve sanatseverleri sergiyi ziyaret etmeye davet etti.
Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ise Zeki Müren’in Hisar Mahallesi’nde doğup büyüdüğünü ve çocukluğunu Bursa’da geçirdiğini hatırlattı. Zeki Müren’in etrafında hep bir Bursa öyküsü bulunduğunu anlatan Özkılınç, Zeki Müren’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bir kültür mirası olduğunu söyledi.
TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka, Sanat Güneşi’nin maddi ve manevi mirasını yaşatmanın ve binlerce gencin eğitim hayatına ışık olabilmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.
Mehmetçik Vakfı Bursa Temsilcisi Emekli Albay Levend Üzüm ise vakfın en önemli bağışçılarından biri olan Zeki Müren’i her zaman özlemle anacaklarını ve mirasına sahip çıkacaklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Salkaya köyünde geçen yıl ağustos ayında tarlasına vişne fidanı dikmek için çukur açan Mehmet Emin Sualp’ın toprağın altında renkli ve desenli bir yapının olduğunu fark ederek Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgede başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan erken Bizans ya da Roma dönemine ait olduğu sanılan ve yaklaşık 84 metrekare olduğu belirlenen taban mozaiğinin üzerinde devam eden çalışmalarda Anadolu leoparı, kurt, domuz, dağ keçisi, geyik, tazı ve sülün gibi hayvanların resmedildiği anlaşıldı.
Mozaik çevresinde yapılan yeni kazılarda ise kilise ve şarap imalathanesi olarak kullanıldığı tahmin edilen çeşitli duvar kalıntıları ile yapılar da gün yüzüne çıkarıldı.
“Bu tarihi eseri Elazığ’da sergilemek için hazırlayacağız”
Vali Numan Hatipoğlu, alanda incemeler yaptı, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürü Ziya Kılınç ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ’dan bilgi aldı.
Gazetecilere açıklama yapan Hatipoğlu, taban mozaiğinin tarihi açıdan çok değerli olduğunu belirtti.
Hatipoğlu, “Bir vatandaşımız tarlasında vişne fidanı dikimi sırasında bu kalıntılara rastlıyor. Sonrasında müzemize haber veriyor. Burada yaptığımız kazılar neticesinde bölgede hemen hemen en büyük mozaik parçalarından birisi ortaya çıkıyor. Yaklaşık 84 metrekare genişliğinde bölgedeki hayvan varlıklarının resmedildiği bir mozaik, tek parça halinde ve muazzam bir eser. Taban mozaiklerinin üzerine Anadolu leoparı, kurt, domuz, dağ keçisi, geyik, tazı gibi havyanlar resmedilmiş.” dedi.
Bu tarihi mozaiğin bulunmasına vesile olan vatandaşı tebrik ettiğini dile getiren Hatipoğlu, Elazığ Müze Müdürlüğünün de kazı çalışmasıyla güzel bir eseri gün ışığına çıkardığını kaydetti.
Hatipoğlu, alanda gerektiğinde yine kazı çalışması yapılabileceğini belirterek, şunları söyledi:
“Yapacağımız çalışmaların neticesinde eğer bölgede sergi ve teşhire uygun miktarda tarihi eser ortaya çıkarsa burayla ilgili farklı bir strateji geliştireceğiz. Olmazsa da burada şu an itibarıyla sizlerin de gördüğü bu tarihi eseri Elazığ merkezimizde sergilemek için hazırlayacağız.”
Mozaikte hayvan figürlerinin yanı sıra bölgenin ağaç dokusuyla ilgili figürlerin de olduğuna işaret eden Hatipoğlu, mozaik yapının Roma dönemi ve erken Bizans dönemi diyebilecekleri bir döneme ait olduğunun değerlendirildiğini ifade etti.
Tarlasına fidan dikmek için çukur açtığı sırada mozaik yapıyı fark eden Mehmet Emin Sualp de böylesine önemli tarihi bir yapının gün ışığına çıkarılmasına vesile olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Alanda kazı ekibinin yürüttüğü çalışmalara katkı sunduğunu anlatan Sualp, şöyle dedi:
“2020 yılında bu tarlayı satın aldım. Geçen yıl tarlama ağaç dikerken bu mozaiğe rastladım. Tabanı daha sonra yarım metrekare kadar genişlettim ve taban mozaiği olduğunu fark ettim. Durumu Müze Müdürlüğümüze bildirdim. Süreç bu şekilde gelişti. Kazılar devam ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla kardeş şehir Bulgaristan’ın Mestanlı Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel sünnet şöleninde yüzlerce çocuk erkekliğe ilk adımını attı. Törene, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in yanı sıra Bursa MilletvekiliHasan Öztürk, Mestanlı Belediye Başkanı İlknur Kazım, Filibe Başkonsolosu Korhan Küngerü, Koşukavak (Krumovgrad) Belediye Başkanı Sebihan Mehmed, Kızılağaç (Kirkovo) Belediye Başkanı Şinasi Süleyman, Eğridere (Ardino) Belediye Başkanı İzzet Şaban ve HÖH milletvekili Pavlin Kristev, HÖH Kırcali Başkanı Resmi Murad, Mestanlı Meclis Başkanı Ersin Ömer, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız ve BURFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Işıkyıldız katıldı.
Başkan Bozbey, sünnet şöleninin çocuklar için hayırlı olmasını dileyerek sağlıklı, mutlu ve başarılı bir ömür sürmelerini temenni etti.
Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de Bursa ve Mestanlı arasında kurulan kardeşlik köprüsünün, her gün güçlenerek büyümeye devam edeceğini belirtti.
Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, daha sonra beraberindekilerle birlikte inşaatı devam eden Naim Süleymanoğlu Müzesi ve Naim Süleymanoğlu Anı Evi’ni ziyaret etti.
Ziyaretler kapsamında Mestanlı Belediye Başkanı İlknur Kazım’ı da makamında ziyaret eden Başkan Bozbey, Bulgaristan ve Türkiye arasındaki dostluk bağlarını güçlendirmek için üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti. Başkan Bozbey, “Özellikle Bursa’da yaşayan Bulgaristan göçmenleriyle olan ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi, kültürel ve sosyal projelerin hayata geçirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Bu tür ziyaretlerin, iki şehir arasındaki bağları kuvvetlendireceğine inanıyoruz” dedi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber: DİLAN KUTLU
(ANKARA)-Sayıştay’ın Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı’nın 2023 yılı Denetim Raporu’nda, televizyon programlarında yasa dışı bahis reklamının yapıldığına ilişkin tespitlerin olduğu belirtildi. Raporda, “2023 yılında bir Türk takımının yabancı bir takımla deplasmanda oynadığı Avrupa Konferans ligi maçının canlı yayını esnasında saha kenarlarında bulunan reklam panolarında 10 adet yasa dışı bahis sitesinin reklamının yapıldı” denildi.
Sayıştay’ın Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı 2023 yılı denetim raporu yayınlandı. Raporda, Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı’nın kontrolündeki yasal bahis faaliyetleri, yasa dışı bahisle mücadele konusunda ilgili kurumlar arasında iş birliği ve koordinasyonun artırılmasına ve hukuki, idari tedbirler alınmasına ilişkin ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.
Yasa dışı bahisle ilgili olarak açılan ve kurumun müdahil olarak katıldığı dava sayılarında son iki yılda artış gözlemlendi. Buna göre; 2019 yılında 119 dava, 2020 yılında 91, 2021 yılında 91, 2022 yılında 954 dava, 2023 yılında bu sayının bin 937’ye yükseldiği, devam eden dava sayısının ise toplam 3 bin 732 olduğu belirlendi.
Denetçiler, yasa dışı bahisle mücadelede bazı ilave tedbirlere ve düzenlemelere ihtiyaç bulunduğuna dikkati çekerek, şu tespitlerde bulundu:
“Yasa dışı bahis oynatan internet siteleri erişime kapatıldıktan kısa bir süre sonra yeni bir uzantıyla ya da harf veya rakam değişiklikleriyle yeniden açılarak faaliyetlerine devam ettikleri ortaya çıkmaktadır. Örneğin; Şubat 2023 tarihinde erişimi engellenen yasa dışı bir internet sitesinin sadece site isminde bulunan rakamlarda değişiklik yapılmak suretiyle aynı isimle tekrar açıldığı, sonraki süreçte tekrar kapatılan söz konusu internet sitesinin aynı yöntemi kullanmaya devam ettiği; 2023 yılında toplamda 14 kez kapatılmasına rağmen yeniden açıldığı, dolayısıyla hiç kapatma olmamış gibi bir durumun ortaya çıkabildiği belirlenmiştir.
Yasa dışı bahis oynatan sitelerinin kapatılması süreci belirli bir prosedür ve zamanı gerektirmektedir. Normal prosedürün yaklaşık 15 günlük bir süreci almasına karşın, bazı durumlarda bu sürecin uzayabildiği görülmüştür. Yasa dışı bahis sitelerine erişimin engellenmesi sürecinin olabildiğince kısaltılması önem arz etmektedir.”
Raporda, yasa dışı bahis oynatan internet sitelerinin, çeşitli yollarla reklam yaparak bahis oynayanları bu alana yönlendirmeye çalıştıkları da gözlemlendiği ifade edildi.
Televizyon programlarında da yasa dışı bahis reklamının yapıldığına ilişkin tespitlerin olduğunu kaydeden Sayıştay Denetçileri, “Özellikle yurt dışından gerçekleştirilen ve ülkemizde canlı yayınlanan kimi spor karşılaşmalarının bu konuda uygun bir ortam oluşturabildiği anlaşılmaktadır. 2023 yılında bir Türk takımının yabancı bir takımla deplasmanda oynadığı UEFA Avrupa Konferans ligi maçının canlı yayını esnasında saha kenarlarında bulunan reklam panolarında 10 adet yasa dışı bahis sitesinin reklamının yapıldığı tespit edilmiştir” bilgisine yer verdi.
RTÜK, konuyla ilgili gönderdiği cevap yazısında, “yayıncı kuruluşa idari para cezası ve katalogdan çıkarma müeyyidesi uygulandığını” ifade etti.
“İzinsiz cep telefonlarına reklam gönderildi”
Diğer yandan, yasa dışı bahis siteleri tarafından, kişilerin bilgisi dışında elde edildiği anlaşılan cep telefonlarına gönderilen mesajlar yoluyla da yaygın bir şekilde reklam yapıldığı, yine sosyal medya hesapları üzerinden reklamlar yapılabildiği gözlemlendi. Bu konuda GSM operatörleri ve ilgili kurum ve kuruluşlara önemli sorumluluklar düştüğüne dikkat çekildi.
“İlgili kanunda cezai yaptırım yok”
Yasa dışı bahis reklamları ve bunlarla ilgili yaptırımlar konusunda ilgili kanunda açık bir düzenleme ve cezai yaptırımın yer almadığı ifade edildi.
Yasa dışı bahis oyunlarında banka ve kredi kartı, diğer ödeme araçlarının yagın kullanıldığına dair tespitte yazılı suçların önlenmesinde Bankacılık Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yetkili olduğunu, ancak söz konusu Kanun’da, BDDK’nın alacağı kararlarına uymayanlar hakkında ilgili herhangi bir yaptırıma yer verilmediğine işaret edildi.
“Yasa dışı bahislerde en çok kullanılan ödeme aracı ödeme hizmetleri sistemi”
Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın yasa dışı bahis sitelerinin kapatılmasına yönelik olarak yaptığı tespitlere göre, “ödeme hizmetleri sisteminin” yasa dışı bahislerde en çok kullanılan ödeme aracı olduğunu tespit etti. Denetçiler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında da şüpheli işlem bildirimlerinin en çok ödeme kuruluşları ile elektronik para kuruluşlarından geldiğini kaydetti.
Sayıştay denetçileri, mali işlem ve muhasebe kayıtlarının yürütülmesine ilişkin hazırlanan yönetmelik taslağının 6 Ocak 2023 tarihinde Gençlik ve Spor Bakanlığına gönderildiğini ancak sürecin tamamlanmadığını belirledi.
Kamu idaresi konuya ilişkin cevabında, “Teşkilat Başkanlığınca hazırlanan taslak Muhasebe Yönetmeliğinin, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gönderildiği, Bakanlık tarafından hukuki süreçlerin tamamlanmasının beklendiğini” ifade etti. Sayıştay raporunda şöyle denildi:
“Kurumun mali işlem ve muhasebe kayıtlarının yürütülmesine ve raporlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen mevcut Muhasebe Yönetmeliğinin güncel olmaması, dayanağı Kanun maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca güncel Yönetmeliğin uygulamaya konulmasının gerekli bulunması nedeniyle, Kurumca taslak olarak hazırlanan Muhasebe Yönetmeliğinin yürürlüğe konulması sürecinin tamamlanması için ilgili merciler nezdinde girişimlerde bulunulması gerekli görülmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAŞLI ADAMA YUMRUK ATTI
Olay, 28 Ağustos’ta saat 08.00 sıralarında Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Matbaacılar Kavşağı’nda meydana geldi. 42 AYJ 34 plakalı hafif ticari aracın sürücüsü Mehmet Ali Demirbağ, kendisine yol vermediği gerekçesiyle 06 AF 1099 plakalı otomobili kullanan Fatih Işıkçeviren’e küfredip, otomobili kavşakta durdurmak istedi. Trafik yoğunluğundan faydalanan Demirbağ, aracından inerek Fatih Işıkçeviren’in yanına geldi. Demirbağ, açık olan camdan Fatih Işıkçeviren’e yumruk atmaya başladı.

YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
Baba Mustafa Işıkçeviren de kavgayı ayırmak için araçtan indi. Bu sırada Mustafa Işıkçeviren de yumrukların hedefi oldu, aldığı darbenin etkisiyle yere yığıldı. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Mustafa Işıkçeviren’in kafa travması ve beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Kaçan ve olaydan 2 saat sonra darp raporu alan Mehmet Ali Demirbağ, gözaltına alındı. İşlemleri sonrası Demirbağ, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Konya Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren Mustafa Işıkçeviren, 19 Eylül’de hayatını kaybetti.
TUTUKLANDI
Işıkçeviren’in ölümü sonrası Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mehmet Ali Demirbağ, yeniden gözaltına alındı. 2021 yılında Türkiye Açık Kick Boks Avrupa Kupası’nda Gençler Full Contact kategorisinde 57 kiloda 3’üncü olduğu öğrenilen Demirbağ bu kez kasten öldürme suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara TZOB Otel’de gerçekleşen genel kurulda başkanlık için, mevcut başkan Nahit Şahin ile bir önceki başkan Murat Pazan yarıştı.
Başkanlık için oylama öncesi yönetim kurulu faaliyet ve mali açıdan ibra edildi.
Toplam 218 delegenin katıldığı genel kurulda 128 oy alan Nahit Şahin, yeniden başkan oldu. Murat Pazan ise 89 oy aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı.
Seçimden sonra camiaya seslenen Nahit Şahin, hep beraber federasyona katkı sağlayacaklarını belirterek, “Biz bir aileyiz, herkesin başkanıyız. Bütün kulüplerimize aynı davranacağız. Herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Hafta sonu milli maçımız var. Yarın işbaşı yapmamız lazım, herkese tekrar teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
Nahit Şahin’in yönetim kurulu asil üyeleri şu şekilde:
Nahit Şahin, Şefik Aygöl, Osman Yurt, Tuncay Gündüz, Sercan İlker Ertan, Hüseyin Kuriş, Selçuk Görgülü, Emir Can Kefeli, Yavuz Kaan Akın, Engin Kömürcü, Hamza Taş.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KENDİSİ TESLİM OLDU
Ülke gündemine oturan olayın görüntülerini kaydeden ve görevinden 29 Ağustos 2024 tarihinde istifa eden eski başkanvekili Semih İlkis’in yakalanması için emniyet ekipleri çalışmalarını sürdürüyordu. Semih İlkis’in dün akşam saatlerinde Asayiş Şube Müdürlüğü’ne giderek teslim olduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Semih İlkis, ters kelepçe yapılıp adliyeye sevk edildi.

“TOKAT ATACAĞINI BİLMİYORDUM”
Eski Sakaryaspor Başkanı Gökhan İn’in tokatlandığı anları cep telefonu kamerası ile çekip sosyal medyada paylaşan eskibaşkanvekili Semih İlkis tutuklandı. İlkis’in ifadesinde, “Yönetimle ilgili konuşuyorduk. Bir anda gaza geldik, tartıştık. Nasıl oldu anlamadım. Tokat atacağını bilmiyordum” dediği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAKIM ARKADAŞLARI ZOR ZAP ETTİ
Derbiye yedek başlayan Mert Hakan Yandaş, ilk yarıda hakeme itirazdan 26. dakikada sarı kart gördü. Karşılaşma sonunda da Galatasaraylı oyuncularla arasında gerginlik yaşanan Mert Hakan, rakip oyuncularla aynı anda tünele girmek istedi. Tecrübeli futbolcuya takım arkadaşları engel oldu.
YÖNETİMDEN UYARI GELDİ
Fenerbahçe’nin takım kaptanlarından olan Mert Hakan Yandaş’ın bu tavırları, sarı-lacivertli yönetimi de rahatsız etti. Harekete geçen yönetimin, Mert Hakan’a sakin olması konusunda uyarıda bulunduğu bildirildi. Öte yandan Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun da Mert Hakan Yandaş’ı UEFA Avrupa Ligi’nde oynanacak Union Saint-Gilloise maçında ilk 11’de görev vereceği aktarılıyor.
GEÇEN SEZONKİ DERBİDE DE BAŞROLDEYDİ
Mert Hakan Yandaş, geçen sezon RAMS Park’ta oynanan derbide de olayların başkahramanıydı. Mert Hakan, karşılaşma öncesinde o dönem sarı-kırmızılı formayı giyen Kerem Aktürkoğlu ile birbirine girmişti. Sarı-lacivertlilerin 1-0 kazandığı mücadelenin ardından stat koridorlarında söyledikleri ve yaptığı açıklamalarla dev maça damga vuran tecrübeli futbolcu, saha içerisinde yaşanan olayların da göbeğinde yer alarak derbinin en çok konuşulan ismi olmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum Yarı Maratonu için geri sayım başladı
İSTANBUL, – BU sene 7’nci kez düzenlenecek Bodrum Yarı Maratonu için geri sayım başladı.
Ege’nin incisi Bodrum, Intersport X Asics Bodrum Yarı Maratonu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İki limanın kıyılarına dağılmış begonvil nakışlı, mavi çerçeveli, beyaz evleri; denize açılan dar sokakları ile hafızalara kazınan Bodrum’da Intersport X Asics Bodrum Yarı Maratonu heyecanı 4-5- 6 Ekim tarihlerinde “Bodrum’da koşmak İyi Hissettirir” sloganı ile yaşanacak. Bir yarış olma özelliğinin yanı sıra her sene festival havasında geçen maraton, 3 ayrı parkurda koşulacak. Denizin ve doğanın güzelliklerinin tadını çıkarıldığı tarih ve kültürel zenginliklerin arasında koşma fırsatının yakalandığı yarışta, kayıtlar ise sürüyor.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bodrum Kaymakamlığı ve Türkiye Atletizm Federasyonu katkılarında, Intersport ve Asics isim sponsorluğunda gerçekleşecek yarış; Bodrum Belediyesi, Çağdaş Holding ve Bodrium Hotels & Spa ana sponsorluğunda koşulacak. Bodrum Yarı Maratonu, bir yarış olma özelliğinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ile de dikkatleri çekiyor. Bodrum Sağlık Vakfı Sağlık Atölyesi’ndeki özel çocukların el emeği çalışmalarıyla yapılacak plaketler dereceye giren sporculara takdim edilecek. Aynı zamanda sokak hayvanlarını da unutmayan yarış, farkındalık oluşturacak.
3 AYRI PARKURDA YARIŞ HEYECANI
Intersport X Asics Bodrum Yarı Maratonu, 3 ayrı parkurda katılımcılara yarış heyecanı sunacak. Bodrum’un eşsiz manzarasında koşmak isteyenlerin buluşma adresi olan organizasyon 7’nci senesinde de yarışçılara keyifli anlar yaşatacak. Tarih ve doğanın bir araya geldiği parkur boyunca renkli görüntülere sahne olacak. Organizasyonda 21K, 10K ve 5’lık parkurların startı Bodrum Meydan verilecek. 21K’lık parkurda sporcular, marina istikametinden devam ederek tarihi Myndos Kapısı’na ulaşacak, Bitez ve Konacık üzerinden küçük bir sahil turu yaptıktan sonra eşsiz güzellikteki Bodrum manzarası ile Antik Tiyatro’nun tarih kokan basamaklarını yan yana gelecek. Kumbahçe Sahili’ni geçecek yarışçılar İçmeler’den dönerek finişe ulaşacak. 10K’lık parkurda marina istikametinden tarihi Myndos Kapısı’na ulaşacak sporcular, Bodrum manzarasıyla Antik Tiyatro’ya ulaşacak. Eski Bodrum istikametinden Bodrum Limanı’nı ve meşhur barlar sokağını geçen yarışçılar, bitiş çizgisine gelmek için mücadele verecekler. 5K’lık parkurda marina istikametinden tarihi Myndos Kapısı’na ulaşacak yarışçılar Antik Tiyatro’nun tarih kokan basamaklarını yan yana gelip Bodrum’un eşsiz manzarasında finişi görecekler.
ENGİN ÇETİNAY: UNUTULMAZ YARIŞ DENEYİMİNİN ADRESİ YİNE BODRUM
Bodrum’un tarihi dokusunda unutulmaz bir yarışa ev sahipliği yapacaklarını dile getiren Mint Organizasyon Kurucusu Engin Çetinay, “Hem ülkemizden hem de farklı ülkelerden sporcuların katılacağı organizasyonumuza herkesi bekliyoruz. Her sene olduğu gibi unutulmaz bir yarış deneyimi yakalamak isteyen birbirinden önemli sporcuların adresi yine Bodrum olacak. Katılımcılar, 21K, 10K ve 5K’lık 3 ayrı parkurda koşmanın keyfine varacaklar. Tarih ile doğanın bir arada olduğu organizasyonda startlarımız Bodrum Meydanı’ndan verilecek ve her parkur keyifli bir rotada ilerleyecek. Yarışın geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de festival havasında geçmesini planlıyoruz. Spor bilincinin artması ve sporun herkese rahatça ulaşılabilir hale gelmesi için büyük çaba harcıyoruz. Spor aynı zamanda bölgedeki herkesi kucaklayan bir olgu. Her sene ivme yakalayan Bodrum Yarı Maratonu’na kayıtlarımız sürüyor. Şu ana kadar katılım durumu bir hayli yüksek. Katılımcılara güzel bir yarış imkanı sunmak için elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Sosyal sorumluluk projeleri ile de Bodrum Yarı Maratonu adından söz ettirecek. Plaketlerimiz Bodrum Sağlık Vakfı’nın özel çocukları tarafından hazırlanacak. Bunu yanı sıra can dostlarımızı da unutmadık. Sokak hayvanları için de özel bir çalışma gerçekleştiriyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
45. Dünya Satranç Olimpiyatı, 10-23 Eylül tarihlerinde Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlendi. Olimpiyata, Türkiye’nin genç büyük ustaları GM Ediz Gürel ve GM Yağız Kaan Erdoğmuş dünya gündemine oturdu. Dünyanın ünlü otoriteleri, Erkek A Milli Takımı’nda mücadele eden 15 yaşındaki GM Ediz Gürel ile dünyanın en genç büyükustası ünvanına sahip 13 yaşındaki GM Yağız Kaan Erdoğmuş’u, “satrancın dahileri” olarak tanımladı. Satranç otoriteleri, iki genç yetenekli sporcuyu, “Türk satrancının ve dünya satrancının geleceği” olarak gösterdi. Satranç Olimpiyatı’nda, Büyükusta (GM) Ediz Gürel, olimpiyatı namağlup tamamladı ve 2. Masa üçüncüsü olarak bronz madalya almaya hak kazandı. Kadın Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın da çok iyi bir performans sergileyerek dikkat çeken genç Türk satranççılar arasında yer aldı. Satranç Olimpiyatı’nda GM Mustafa Yılmaz Dünya’nın 1 numarası GM Magnus Carlsen’den puan alan ilk Türk satranççı olarak tarihe geçti.
“Onlar satrancın geleceği”
Genç yıldızlar GM Ediz Gürel ve GM Yağız Kaan Erdoğmuş Satranç Olimpiyatı’nda ilgiyle izlendi, adlarından övgüyle bahsedildi. Uluslararası Satranç Federasyonu’nun (FIDE), “X” hesabında, GM Ediz Gürel için, “Ediz Gürel: Türkiye’nin 15 yaşındaki satranç dahisi parlıyor” ifadeleri kullanıldı.
Ünlü Macar asıllı Amerikalı kadın satranç ustası ve eski Kadınlar Dünya Şampiyonu GM Susan Polgar, Satranç Olimpiyatı devam ederken sosyal medya hesabındaki mesajında, “15 yaşındaki Türk yıldız GM Gürel Ediz, 9 oyunda 2820 gibi şaşırtıcı bir performansla 8 puana sahip. 13 yaşındaki GM Erdoğmuş Yağız Kaan’ın 9 maçta 6,5 puanı ve 2600’ün üzerinde performansı var. Onlar Türk satrancının geleceği” diyerek genç yıldızlara övgüler dizdi. Polgar, yine “X” hesabında başka bir mesajında, “Genç Türk yıldızları: Gürel (15) ve Erdoğmuş (13). Her ikisi için de büyük bir gelecek var” ifadelerine yer verdi.
Hindistan’ın en popüler satranç platformu “ChessBase India”nın sosyal medya hesabında genç yetenekler için, “Türkiye, Yağız Kaan Erdoğmuş ve Ediz Gürel gibi iki genç sayesinde yakında satranç dünyasında bir güç merkezi olacak. Her ikisi de olimpiyatta mükemmel satranç oynadılar” değerlendirmesini yaptı.
GM Yağız Kaan Erdoğmuş, 10. turda Polonyalı rakibi GM Kacper Piorun’u mağlup ederken, rakibinin terk etmeden önce Yağız’ın mükemmel oyununu alkışlaması da olimpiyatta gözlerden kaçmadı.
İngiliz The Guardian gazetesinin ünlü satranç yazarı ve satranç ustası Leonard Barden, Yağız Kaan Erdoğmuş ile ilgili gazetede, “on chess” adlı köşesinde yayınladığı “Satranç: 13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş 2600’ün eşiğinde ve dünya yaş rekoruna yaklaşıyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Yağız Kaan Erdoğmuş’un en fazla umut vadeden uluslararası yetenekler arasında yer aldığını ve dinamik klasik stiliyle giderek daha fazla övgü kazandığını vurgulayan Barden, “Yağız Kaan Erdoğmuş, Magnus Carlsen, Alireza Firouzja, Fabiano Caruana ve diğerlerinin ayak izlerini takip eden, erken rekorlarla dolu bir kariyer yolunda ilerliyor” demişti.
İlk kez olimpiyata katılan GM Yağız Kaan Erdoğmuş, 2.600 eloya ulaşan en genç sporcu ve olimpiyatta da yarışan en genç büyükusta oldu. 13 yaşındaki Erdoğmuş, ekim ayı reyting listesinde 2.600’ü resmen geçerek 2.600’ü geçen en genç sporcu olarak kayıtlara geçecek.
Olimpiyatta, GM Ediz Gürel 11 maçta 7 galibiyet, 4 beraberlikle 9 puan topladı. Gürel, +23,1 Elo kazandı. GM Yağız Kaan Erdoğmuş ilk kez katıldığı olimpiyatta 11 maçta 7 galibiyet, 2 yenilgi ve 2 beraberlikle 8 puan topladı. Erdoğmuş, +9,4 Elo kazandı. WIM Gülenay Aydın 10 maçta 6 galibiyet, 1 yenilgi ve 3 beraberlikle 7,5 puan topladı. Aydın, +52,4 Elo kazandı.
GM Ediz Gürel’den GM Yağız Kaan Erdoğmuş’a övgü: “Şu anda dünyanın en büyük yeteneği gibi”
Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) CEO’su Emil Sutovsky’nin, “Ülkesinde satrancın gelişmesine öncülük etmesini bekliyorum” ifadesini kullandığı GM Ediz Gürel, olimpiyatta ilgi odağı oldu. Performansıyla dünya satranç gündemine oturan Ediz Gürel için FIDE CEO’su Sutovsky daha önce Ediz Gürel ve Magnus Carlsen’in röportajlarında verdiği “Ediz Gürel: Düşünmek.. Satrancı bu yüzden seviyorum’. Magnus Carlsen: ‘Klasik satranç sıkıcı” aralarındaki farka ironi yaparak dikkat çekmişti.
Ediz Gürel, FIDE’nin en çok röportaj yaptığı sporcular arasında yer aldı ve akıcı İngilizcesi ile verdiği mesajlarla dikkat çekti. Budapeşte’de olimpiyatta FIDE Youtube kanalında verdiği röportajda, maçlara hazırlanmak için çok çalıştığını belirten Gürel, “Hazırlık aşamasında her maç için üç dört saat harcıyorum ve maç sırasında çok fazla odaklanmaya çalışıyorum. Aslında takım için elimden gelenin en iyisini yapıyorum” diye konuştu. Takımdaki herkesin elinden geleni yaptığını, Budapeşte’de maçlara ara verdikleri günde tarihi yerleri gezdiklerini söyleyen Gürel, şiddetli yağışların yol açtığı sellere atıfta bulunarak, “Bence burası çok güzel bir yer. Budapeşte’de harika zaman geçiriyorum, eğer yüzmek zorunda kalmazsak harika olur, çünkü etrafta sel var” dedi.
Gürel’in, röportajda takım arkadaşı GM Yağız Kaan Erdoğmuş için övgü dolu sözler kullanması ise otoritelerin takdirini kazanan önemli başlıklar arasında yer aldı. Gürel, “Takım arkadaşınız Yağız da gerçekten genç bir süperstar, hiç birlikte çalıştınız mı” sorusuna, “Pek değil, ama biraz konuşuyoruz ve açıkçası onun takımımda olmasından gurur duyuyorum, şu anda dünyanın en büyük yeteneği gibi. İkimizde şimdiye kadar harika gidiyoruz, bakalım bunu sürdürebilecek miyiz” yanıtını verdi.
GM Mustafa Yılmaz Dünya’nın 1 Numarası GM Carlsen ile berabere kaldı
Çok çekişmeli ve heyecanlı maçlara sahne olan 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, başarılı milli sporcumuz GM Mustafa Yılmaz’ın Dünya’nın 1 numarası Norveçli GM Magnus Carlsen ile 5. turda berabere kalması akıllara yer etti. GM Mustafa Yılmaz, GM Carlsen’den puan alan ilk Türk satranççı olmayı başardı.
Uluslararası Satranç Federasyonu’nun (FIDE) instagram hesabı “fide_chess”te, bu karşılaşmayla ilgili “Mustafa oyunun ortasında daha iyi bir pozisyona sahipti, ancak oyunun sonunda eşitliği sağlamayı başaran Dünya’nın 1 numarası karşısında oyunu çeviremedi” ifadesi kullanıldı.
A Milliler başarılı müsabakalara imza attı
Budapeşte’deki Satranç Olimpiyatı’nda, Erkek A Milli Takımı 12’nci, Kadın A Milli Takımı 26’ncı sırada yer aldı. Açık kategoride 194 ülkenin yarıştığı olimpiyatta, GM Ediz Gürel, GM Yağız Kaan Erdoğmuş, GM Mustafa Yılmaz, GM Vahap Şanal ve GM Emre Can’dan oluşan Erkek A Milli Takımı 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 yenilgi aldı.
180 ülkenin yarıştığı kadınlar kategorisinde ise Uluslararası Usta (IM) Ekaterina Atalık, Kadın Büyükusta (WGM) Betül Cemre Yıldız Kadıoğlu, WGM Kübra Öztürk Örenli, Kadın Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın ve WIM Hayale İsgenderova’dan oluşan Kadın A Milli Takımı 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yenilgi aldı.
TSF Başkanı Tulay: “Türk satrancının da dünya satrancının da geleceği bizim gençlerimiz olacak”
TSF Başkanı Gülkız Tulay, Satranç Olimpiyatı’nda çekişmeli ve heyecanı yüksek maçlara tanıklık ettiklerini, Türk sporcuların ülkemizi büyük bir başarıyla temsil ettiklerini söyledi. Türk satrancına 12 yıldır başkanlık yapan ve FIDE tarafından “Avrupa kıtasının en başarılı yöneticisi” seçilen Tulay, Türkiye’nin satrançta Avrupa’da zirveye ulaştığını, dünyanın da en başarılı ülkelerinden biri olduğunu ifade etti. Avrupa ve dünya başarısı için çok çalıştıklarını belirten Tulay, şunları kaydetti:
“Olimpiyatta çok heyecanlandık, çok gururlandık. Türk satrancının gençleri dünyaya damga vurdu. Dünyanın satrançta en iyi 12 ülkesinden biri olmamız önemli. Biz dünya sıralamasında 40’lı sıralardan geldik buralara. Çin, Hindistan, Özbekistan, Rusya gibi ülkeler satranca çok ciddi yatırım yapıyor. Biz de son 12 yıldır alt yapıya yatırım yapıyoruz. Türkiye’nin çok büyük potansiyeli var. Türkiye satrancı sevdi. Türkiye’de lisanslı sporcuda lideriz, ama bu durumu Avrupa açısından da söyleyebiliriz. Genç yıldızlarımız dünyada ilk sıralarda.
Türk satrancının da dünya satrancının da geleceği bizim gençlerimiz olacak. Dünya otoriteleri Ediz ve Yağız’ı şu anda yakından ilgiyle takip ediyor, onlarla ilgili bizleri gururlandıran ifadeler kullanıyorlar. O övgü cümleleri bize müthiş duygular yaşattı, bizleri onurlandırdı. Çok iyi oynadılar, müthiş performans sergilediler. Dünyanın en güçlü satranç sporcularıyla oynadılar. Onları rakipleri bile alkışladı. ve çok başarılı oldular. Gülenay Aydın da çok iyi maçlar çıkardı. Mustafa Yılmaz, dünyanın bir numarası karşısında kazanma şansı olan bir maçta berabere kaldı. A millilerimizin hepsi de çok iyiydi, bizleri çok iyi temsil ettikleri için hepsiyle gurur duyuyor, hepsini tek tek tebrik ediyorum. Ayrıca Olimpiyata hazırlık sürecinde bizlerden desteğini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile sporcularımızın olimpiyata çok iyi hazırlanmasına olanak sağlayan ana sponsorumuz Türkiye İş Bankası’na da çok teşekkür ediyorum.”
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sözen “Artık bir satranç ekosistemi gelişmiş durumda”
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, TSF ile 2005’te başlayan yol arkadaşlıkları boyunca temel amaçlarının satrancın planlı hareket etmenin önemini kavratma; konsantrasyon, hızlı ve doğru düşünme gibi beceriler kazandırma, kendine güven duygusu aşılama, sistemli ve disiplinli çalışmanın önemini ortaya koyma gibi faydalarını olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmak için çalıştıklarını belirtti.
Bu yüzden satranca verdikleri desteği daha çok bir eğitim sponsorluğu kategorisinde değerlendirdiklerini ifade eden Sözen, satrancın faydalarından daha fazla çocuk ve gencin yararlanması için harcanan çabaların ardından önemli başarıların doğduğunu söyledi. Aradan geçen 19 yılda lisanslı sporcu sayısının 30 binden 1 milyon 311 bine; antrenör sayısının 2 binden 87 bine; kulüp sayısının 600’den 2 bin 200’e; Büyükusta, Uluslararası Usta gibi unvanlara sahip sporcuların sayısının ise 6’dan 253’e yükseldiğini söyleyen Sözen, “Artık bir satranç ekosistemi gelişmiş durumda. Kulüpleriyle, antrenörleriyle, hakemleriyle kendi içinde bir dünya, bir ekonomi oluştu.Bu çok kıymetli çünkü ekosistemi sağladığınız zaman sistem kendi kendine çalışabilir hale geliyor” diye konuştu.
“Başarının önündeki cam duvarları yıkmak için..”
Bir önceki olimpiyata göre başarısını önemli ölçüde artıran milli takım oyuncularına ve bu süreçte her türlü desteği sağlamak için büyük çaba harcayan TSF Başkanı Gülkız Tulay başta olmak üzere tüm TSF ekibine teşekkür eden Sözen, şunları söyledi:
“Bu sportif başarılar tüm ülkemize gurur veriyor. Ayrıca başarılarıyla öne çıkan sporcularımız, çocuklarımız ve gençlerimiz tarafından yeni rol modeller olarak benimseniyor. En önemlisi de bu alanda da bir başarının mümkün olduğu görünür hale geliyor. Olimpiyat gibi önemli organizasyonlarda başarı elde edilmesinin önünde var olduğunu düşündüğüm cam duvarların kaldırılmasının önemli olduğuna inanıyorum. Daha önce bir sporcunun bu başarıyı elde ettiğini görmeyince genç bir sporcu için böyle bir hedef koymak kolay olmuyor. Bir kere bu duvarın aşılmasını sağlarsak, arkadan gelenlere de çok önemli yollar açılmış olacak. Bizim esasen Olimpiyat desteğimizin temel amacı da bu cam duvarların yıkılabilmesi; ülkemiz çocuklarının ve gençlerinin istediklerinde ve gayret ettiklerinde neleri başarabileceklerini görmeleridir. 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda da önemli başarılara imza atan Milli Takım sporcularımız bu amaca büyük katkı sağladılar. Kendilerini yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Açık kategori ve kadınlar kategorisinde Hindistan şampiyon oldu
45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, açık kategori ve kadınlar kategorisinde Hindistan şampiyon oldu. Açık kategoride ABD ikinci ve Özbekistan üçüncü olurken, kadınlar kategorisinde Kazakistan ikinci ve ABD üçüncü sırada yer aldı.
FIDE’nin, dünya satrancının en önemli organizasyonlarından biri olan ve iki yılda bir düzenlediği 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, açık kategoride 194 ülkeden 977 sporcu, kadınlar kategorisinde 180 ülkeden 907 sporcu hamle yaptı. Olimpiyat, açık ve kadınlar olmak üzere 2 kategoride düzenlendi. Takımlar her iki kategoride de 4 asil ve 1 yedek sporcuyla yarıştı.
Açılış töreni 10 Eylül’de yapılan ve ilk turu 11 Eylül’de başlayan 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda sporcular 11 tur boyunca hamle yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – E-5 karayolu Şirinevler mevkisinde seyir halindeki bir araç, bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonrasında söndürüldü.
Yangın, 23.00 sıralarında E-5 karayolu Şirinevler mevkisi Edirne istikametinde seyir halinde olan 34 EDJ 593 plakalı otomobilin motor kısmında çıktı. Henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangını gören sürücü, otomobili emniyet şeridine çekerek yanındaki kişiyle araçtan inip ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, araç çevresinde güvenlik önlemleri alırken, yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonrasında kısa sürede söndürüldü. Yangın sonrasında kullanılamaz hale gelen araç, çekici yardımıyla kaldırıldı. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı. Öte yandan, alev topuna dönen araç, vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’dan Sivas’a çobanlık macerası
Uzun yıllar İstanbul’da lokantada aşçılık yaptıktan sonra emekli olan Gazi Tepe, memleketi Sivas’a dönerek çobanlık yapmaya başladı
SİVAS – Uzun yıllar İstanbul’da lokantada aşçılık yaptıktan sonra emekli olan Gazi Tepe, memleketi Sivas’a dönerek çobanlık yapmaya başladı.
Uzun yıllar İstanbul’da lokantada aşçılık yapan Gazi Tepe, emekli olmasının ardından memleketi Sivas’ın Hafik ilçesi Pusat köyüne yerleşerek bambaşka bir hayata adım attı. Yoğun şehir hayatı ve stresinden sıkılan Tepe, doğanın içinde çobanlık yapmaya başladı. Zorlu geçen bu yeni yaşamına rağmen Tepe, doğayla iç içe olmanın verdiği huzuru ve çobanlık gelirinin kendisini idare ettiğini belirtti. Ancak bu mesleğin zorluğunu da vurgulayan Tepe, özellikle gençlerin masa başı işlere yöneldiğini ve çobanlığı tercih etmediğini söyledi. “İstanbul yaşanacak bir yer değil, kalabalık” diyen Tepe, Sivas’ın doğal güzelliklerinin ve sakinliğinin İstanbul’un karmaşasından çok daha iyi olduğunu ifade etti.
“İstanbul yaşanacak bir yer değil, kalabalık”
Sivas’ın Hafik İlçesine yerleşen Çoban Gazi Tepe, İstanbul’un yaşanacak bir yer olmadığını söyleyerek, “Davarları otlatıyorum. İki kişiyiz. Zor ama yapacak bir şeyimiz yok. Koyunlar benim değil çobanım. Sıkıntı, bu işi yapacak adam yok. İnsanlar işsiz geziyor ama yapmıyorlar bu işi, zor geliyor. Zor geldiği içinde kimse yapmıyor. Dağlar da gezmek zor ister istemez. Akşama kadar koyunların peşindesin. Geliri idare ediyor. Gençler bu işi yapmaz. Gençler hazır masa istiyor. Bende bu sene başladım. Emekli oldum İstanbul’dan taşındım buraya geldim. İstanbul’da aşçıydım. Lokantada çalışıyordum. İstanbul yaşanacak bir yer değil, kalabalık. Burası doğal İstanbul’da her şey var” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA – Şanlıurfa’da sağanak yağış sonrası Atatürk Barajı Göleti’nde oluşan dev hortum, cep telefonu kamerasına yansıdı.
Şanlıurfa ve ilçelerinde iki gündür aralıklarla devam eden sağanak yağışlar, bölgedeki yaşamı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Akşam saatlerinde Bozova ilçesindeki Atatürk Baraj Gölleti’nde sağanak yağış sonrası metrelerce yükseklikte dev hortum oluştu. Bölgede tedirginliğe neden olan hortum, bir süre sonra gözden kayboldu. Yaşanan dev hortum, cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>