Anneler Günü mesajı, doğumundan büyüdüğü ana kadar her anına şahit olduğu evlatları tarafından onore edilecek olan anneler için bugün özel bir anlam ihtiva edecek. Bu özel günde sevgi dolu ‘Anneler Günü’ mesajları öne çıkacak. Hediyeler, etkinlikler ve çiçek gibi takdimlerin yanı sıra ‘Anneler Günü’ mesajları da bugünün önemli unsurları arasında yer alacak. İşte, seçim yapmanızı kolaylaştıracak birbirinden güzel ‘Anneler Günü’ mesajları ve sözleri
ANNELER GÜNÜ İÇİN MESAJLAR
Karşılıksız tek sevgi ananın çocuğuna duyduğu sevgidir. Ben kendi çocuklarımda senin sevgini buldum. Ve seni ne çok sevdiğimi bir daha anladım . İyi ki seninle varım annem. Ellerinden öperim.
– Bana verdiğin sevgiyle bütün dünyam çiçek açtı. Onları hiç soldurmadım annem. Anneler günün kutlu olsun.
– Benim bitanecik tatlı annem, senin çocuğun olduğum için her zaman gurur duydum. Ellerinden öperim.
– Dünyanın en güzel, en iyi annesi, anneler günün kutlu olsun.
– Sabırlısın, sıcaksın, şefkatlisin, koruyucumsun, bağışlayansın.. Annemsin. Seni çok seviyorum.
– Anneciğim benim, hüznümü sevince dönüştüren tek insansın. Anneler günü kutlu olsun bitanem.?

ANNELER GÜNÜ MESAJLARI 2024
Bu dünyadaki en güvenli sığınağım senin kucağın. Benim annem olman bu dünyadaki en büyük şansım. seni seviyorum annem.. annerler günü kutlu olsun annem. -Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslenişimde ya acım diniyor ya da sevgim coşuyor. Anneler günü kutlu olsun canım annem -Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum anne. Anneler günün kutlu olsun canım annem -Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Anneler günün kutlu olsun -Fedakârlık, sevgi, sabır ve güzellik ne demek tarif et derlerse; annem derdim canım annem seni bir gün değil her gün çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun canım annem -Yüreğindeki sınırsız sevgi ve sabır için çok teşekkürler canım anneciğim… Anneler günün kutlu olsun!

– Dünyada kimseyi seni sevdiğim kadar sevemem, bağlanamam. Anneler günün kutlu olsun canım annem. – Sınırsız bir sevgi, anlatılmaz bir sevgiyle beni seven annem, sana layık olmak için yaşıyorum. Anneler günün kutlu olsun. – Annem senin sevgin dünyamı ısıtan tek güneştir. Hiç ışığın eksilmeyecek biliyorum. Varlığınla mutluyum. Anneler günün kutlu olsun sevgili annem. – Her şeye değer senin sonsuz sevgin.. Annem annem.. Seni çok arıyorum.. Çok özledim. Anneler günün kutlu olsun biricik meleğim. – Sen evimizin kraliçesi, başımızın tacısın.. en aziz varlığımız. Anneler günün kutlu olsun annem. – Her zaman senin karşında masum ve sevgine muhtaç bir çocuk ruhuyla dururum. Çünkü sen benim annemsin. Beni benden çok tanıyansın, bilensin. Bana sarıldığın zaman tüm dertlerimi yok edensin. Anneler günün kutlu olsun ey aziz kadın, annem!.

-Mesafeler uzak olsa da yüreğim hep seninle canım annem… Anneler günün kutlu olsun! -Sen varken ben yoktum. Sen açken ben toktum. Şimdi de, sonra da basımın tacı annem. Seni hep seveceğim benim canım annem. Benim için her şeye katlanan her zaman yanımda olan değeri biçilemeyen dünyanın en güzel annesinin, anneler günü kutlu olsun… -Anneciğim, bir günümde değil her günümdesin. Annem olman dünyadaki en büyük şansım, iyi ki varsın. Seni çok seviyorum annem. -Sen hayatımın kutup yıldızı oldun. Nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum. Seni seviyorum annem. -Eğer bana gözlerinle değil de kalbinle bakmış olsaydın, seni ne kadar sevdiğimi çok iyi anlardın… Anneler günün kutlu olsun canım annem…

ANNELER GÜNÜ TARİHÇESİ
Anneler Günü’nün tarihçesi hakkında iki farklı iddia yer almaktadır. İlki;
‘Anneler Günü kutlamalarının kökeni Eski Yunan uygarlığına dayanıyor. Yunanlılar Tanrıların annesi adına bahar aylarında kutlama yaparlardı. 1600’lü yıllarda İngilizler Annelerin Pazar’ı diye bir gün kutlarlardı. İngiliz anneler için düzenlenen kutlamalar Paskalya’dan sonraki ilk kırk gün içinde gerçekleşirdi. Bu dönemde İngiltere’de varsıl ve yoksul arasında büyük bir uçurum vardı ve yoksullar köle gibi çalışmak zorundaydılar. İş şansı uzakta olduğu için, hizmetçiler genellikle efendilerinin evlerinde yaşamak zorundaydılar. Annelerin Pazar’ı denilen günde, hizmetçilere izin verilir, onların anneleriyle zaman geçirmeleri desteklenirdi. Annelik Keki denilen bir tatlı pişirilir ve kutlama ruhunu desteklerdi.’
İkincisi ise;
‘Anneler gününün nereden kaynaklandığını anlatanlar günün yaratıcısı olarak hep annesini kaybetmiş olan küçük bir kızdan bahsederler. Gerçekte ise bu fikri hayata geçiren Anna Jarvis annesini 1905 yılında kaybettiğinde 41 yaşındaydı.
Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD’de, Philadelphia’da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905’de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra “Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği”ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu.
İki sene sonra Mayıs’ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı. Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika’nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı.
İlk anneler günü Jarvis’in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton’daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908’de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika’da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi.
Sıra anneler gününü “milli bir gün” olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayri resmi olarak başlatılmıştı bile.
Sonunda 8 Mayıs 1914’de Senato’nun onayı, Başkan Wilson’ın da imzası ile Mayıs’ın ikinci pazarı ‘Anneler Günü’ olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu.
Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği’nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü ‘Anneler Günü’ olarak kutlanmaktadır.’
Tıpkı sinema dünyasının muzip gülüşlü oyuncusu Bruce Willis gibi.
Uzun süren kariyeri boyunca, gişe rekorları kıran filmlerde, seyircinin hafızasından silinmeyecek karakterlere hayat veren Willis, bir süredir sağlık sorunlarıyla boğuşuyor.

GENİŞ AİLE HİÇ YALNIZ BIRAKMIYOR
Üstelik bu sorunlar onun gibi bir yıldızın hayatını her anlamda etkileyecek türden. Önce bilişsel yetenekleri etkileyen Afazi hastalığına yakalanan 68 yaşındaki Bruce Willis, ardından da frontotemporal demans teşhisi aldı.
Bu zorlu sürecinde de ne eski eşi Demi Moore ne de şu anda evli olduğu Emma Heming yanından bir an bile ayrılmıyor.
İlk evliliğinden dünyaya gelen üç yetişkin kızı da Heming’den doğan iki küçük kızı da Willis’i bir sevgi çemberine almış durumda. Geniş aile her fırsatta bir araya gelip hep birlikte güzel anılar biriktiriyor.
Peki bütün bunlar olup biterken Bruce Willis neler hissediyor dersiniz? Hastalığı nedeniyle ne kadar sevildiğinin, etrafında olanların farkına varabiliyor mu?

‘SANILDIĞI GİBİ DÜNYADAN HABERSİZ DEĞİL’
İşte bu konuda uzun süredir konuşulanlara 45 yaşındaki eşi Emma Heming açıklık getirdi. Daha doğrusu, kocası Willis hakkında konuşulan bazı ayrıntıların gerçeği yansıtmadığını, ünlü oyuncunun o kadar da dünyadan habersiz olmadığını anlattı.
Emma Heming, Instagram sayfasında paylaştığı bir videoda kocasının artık yaşama zevkini tamamen yitirdiğine dair haberlere ve iddialara itiraz etti. Özellikle basının bu tür haberleri okunma oranlarını artırmak için ortaya attığını savundu Heming.
Willis ile ilk görüşte aşk yaşayan ve 2009 yılından bu yana evli olan Emma Heming “Haber başlıklarına bakılırsa kocamın içinde artık yaşam coşkusunun zerresi bile kalmadı. Size şimdi şunu söyleyebilirim ki bu asla gerçeği yansıtmıyor.”
Heming, ‘insanları korkutmaya yönelik’ diye nitelendirdiği bu haberlerin bir an önce son bulması gerektiğini sözlerine ekledi.

BÜYÜK BİR YAS VE DERİN BİR SEVGİ AYNI ANDA HİSSEDİLİYOR
Bruce Willis’in eşi “Bu hastalıklara sahip olan başka insanları da korkutmayı bırakın. Bu bir tür nörolojik hastalık, hepsi bu. Burada görülecek başka bir şey yok” diyerek sözlerini sürdürdü.
Heming, bu hastalıkla mücadele sırasında aile olarak büyük bir yas ve üzüntü içinde olduklarını saklamadı. Ama bunlara ek olarak aynı zamanda sevgi ve iletişim içinde olduklarını da sözlerine ekledi.
Heming’in anlattığına göre bir aile için hiç de kolay olmayan bu durumda birbirinden ayrılmayan iki tane ayrıntı var: “Aynı anda var olan iki tane ayrıntı var: Yas ve derin bir sevgi. Üzüntü ve çok derin bir bağlantı. Travma ve dayanıklılık” diye anlattı aile içinde hastalığın etkilerini.
Emma Heming’in anlattığına göre çok fazla güzellik ve duygusallık da bu hikayenin bir parçası.

Emma Heming, aile hayatlarında büyük bir üzüntünün yanı sıra aynı zamanda kocasıyla arasında derin bir sevgi ve bağlantı da bulunduğunu söyledi.

HAYATINI DEĞİŞTİREN TEŞHİS 2022 YILINDA GELDİ
Bruce Willis ile ilgili, milyonlarca hayranını şoke eden haber ilk olarak 2022 yılında geldi. O dönemde eski ve yeni eşleri ile bu iki evlilikten dünyaya gelen beş kızının imzasıyla yayınlanan açıklamada Willis’in afazi teşhisi nedeniyle mesleğinden uzaklaştığı duyuruldu.
Bu açıklamanın ardından Willis ile sette birlikte çalışan birçok kişi aktörün, bilişsel yetenekleri özellikle de konuşma ve hafıza yeteneklerini olumsuz etkileyen bu hastalıkla ilgili belirtileri uzun süredir fark ettiklerini açıkladılar.
Herkesi çok şaşırtan ve üzen bu açıklamanın üzerinden bir yıl geçmişti ki bu kez de aile Willis’in frontotemporal demans teşhisi aldığını duyurdu. Bu duyuruda da bu kesin teşhisin içlerini rahatlattığını da gizlemedi aile.
Bruce Willis, bu zorlu süreçte sadece şu an evli olduğu Emma Heming değil eski eşi Demi Moore tarafından da hiç yalnız bırakılmadı. Özellikle önemli günlerde geniş aile hep bir aradaydı. Kutlamalar birlikte yapıldı.
Küçük kızları 11 yaşındaki Mabel ve 9 yaşındaki Evelyn’in yanı sıra Demi Moore ile evliliğinden doğan kızları 35 yaşındaki Rumer 32 yaşındaki Scout ve 39 yaşındaki Tallulah ünlü oyuncunun hayatla bağlantı kurması ve ne kadar sevildiğini hissetmesi için ellerinden geleni yaptı.

ESKİ EŞİ BAŞKA HASTALARI DA ZİYARET EDİYOR
Willis’in 61 yaşındaki eski eşi Demi Moore de bu hastalık teşhisinin hayatını nasıl değiştirdiğini gizlemedi. Sadece eski eşiyle değil onun gibi demans hastalığına yakalanan başka insanlarla da sık sık bir araya geldiğini anlattı Moore.
Bu şekilde bu kişilerin bir zamanlar kim olduklarını düşündüğünü fakat bunu bir yana bırakmayı öğrendikten sonra anda kalmayı öğrenip onlardaki sevgiyi ve neşeyi görmeyi başarabildiğini söyledi.
]]>
Daha da ötesinde çocukluk yıllarında öz anne ve babası tarafından bile sevildiğini hissetmediğini açıkladı.
Bu ünlü belki ilk anda aklınıza gelmeyecek biri… Jennifer Lopez.
Onu bugünkü konumuyla değerlendirirsek başına böyle bir takım olaylar gelmesi çok da kolay gibi görünmüyor. Ama bu gerçeğin ta kendisi.
Lopez bunu, kendisinin ve kocası Ben Affleck’in bir dizi samimi itirafta bulunduğu “The Greatest Love Story Never Told” (Anlatılmamış En Büyük Aşk Hikayesi) adlı yapımda anlattı.

‘SEVGİ’ SÖZCÜĞÜNE YAKIŞMAYAN DAVRANIŞLAR GÖRDÜ
Bugün Ben Affleck’le mutlu bir evliliği olan iki çocuk annesi 54 yaşındaki Lopez “Geçmişte bana ‘seni seviyorum’ diyen insanlar oldu. Ama sonra ‘sevgi’ kelimesine yakışmayan tacizkar tavırlar sergilediler” diye konuştu.
Lopez, bir insanın hayatı boyunca öylesine rahatsız edici ve acı verici durumlarla karşılaştığında iyice dibe vurduğunu belirtip günün birinde “Bunu artık istemiyorum” dediğini sözlerine ekledi.
Ünlü yıldızın anlattığına göre Lopez bir keresinde düzenli olarak ziyaret ettiği terapistinin kendisine “Kızınızın başına böyle bir şey gelse ne yaparsınız?” diye sorduğunu hatırlıyor.
Tabii ona verdiği yanıtı da “Çok açık. Ona buradan hemen gitmesini ve ardına bakmamasını söylerdim. Ama benim için her şey çok bulanık ve karmaşıktı. Sanki sisin içine bakmak gibiydi.”

FİZİKSEL DEĞİL AMA SÖZLÜ VE PSİKOLOJİK TACİZE UĞRADI
Her ne kadar kendisini sevdiğini söyleyip yine de bunun tersi davranışlar sergileyen insanlarla karşılaştığını söylese de Jennifer Lopez’in vurguladığı bir başka gerçek de var:
“Hayatıma giren hiç kimse bana fiziksel olarak tacizde bulunmadı.” Bir başka deyişle söylediğine göre Lopez, psikolojik olarak tacize uğrasa da fiziksel olarak kimsenin kendisine bu şekilde davranmasına izin vermedi.
Lopez, 2014 yılında kaleme aldığı True Love (Gerçek Aşk) adlı anı kitabında da hayatına girenlerden birisi tarafından “ruhsal, duygusal ve sözlü” tacize uğradığını anlatmıştı. Fakat bunun kim olduğunu kendine saklamıştı.

‘ANNEM VE BABAMDAN BİLE YETERİNCE SEVGİ GÖRMEDİM’
Jennifer Lopez, aynı programda çocukluğuna dair dokunaklı itiraflarda da bulundu. Bir çocuk olarak “narsist” diye tanımladığı annesi ve onlarla çok fazla vakit geçirmeyen babasından yeteri kadar sevgi görmediğini anlattı.
54 yaşındaki Lopez “Büyürken bana sevildiğimi hissettirecek birilerini aradım” diye konuştu. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben ortanca çocuktum… Dünyaya gelen ilk çocuk değildim, bebek de değildim. Bu ikisinin ortasında kaybolmuş gibi oluyorsunuz.”
Bu arada Jennifer Lopez’in şu anda 56 yaşında olan Leslie ve 52 yaşında Lynda adında iki kız kardeşi olduğunu da hatırlatalım.

‘BABAM GÖRMEZDEN GELDİ… ANNEM İLGİ ODAĞI OLMAK İSTERDİ’
Lopez programda 90’lı yıllarda boşanan annesi Guadalupe ve babası David Lopez hakkında da konuştu.
“Babam tarafından görmezden gelindiğimi hissediyordum. Çünkü bütün gece çalışıyordu ve bütün gün de uyuyordu. Onunla yeteri kadar iletişim kuramadığımı hissediyordum” dedi ünlü yıldız.
Gösteri dünyasında kısaca JLo olarak tanınan yıldız “Annem de narsistti, ilgi odağı olmaya çalışan biriydi” diye sürdürdü sözlerini.
]]>