Gerçek adıyla Marshall Bruce Mathers, geçen yıl haziran ayında evlatlık kızı Alaina Scott’ın mürüvvetini gördü. Onu damadı Matt Moeller’e kendi elleriyle teslim etti.
Eminem şimdi de 28 yaşındaki küçük kızı Hailie Jade’i evlendiriyor. Kısa süre sonra altı yıldır birlikte olduğu Evan McClintock ile hayatını birleştirmeye hazırlanan Hailie Jade, hafta sonunda bir de bekarlığa veda partisi düzenledi.

10 AYDIR EVLİ OLAN ABLASI DA YANINDAYDI
10 ay önce evlenen ablası Alaina ve yakın dostlarıyla lüks bir yat gezintisine çıkan gelin adayı Hailie Jade, önünde uzanan evlilik hayatını kutladı. O sırada çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesabından paylaştı genç gelin adayı.
Gelin arayı Haile Jade, nişanlısı Evan ile 2016 yılından bu yara birlikte. Genç çift geçen yıl nişanlandı. Bu mutlu haberi de sosyal medya hesaplarından paylaştı Haile Jade ile Evan.

Haile Jade, bekarlığa veda partisinde beyaz bikini giydi.

Hailie Jade ile Evan, uzun süredir birlikteler. Sonunda evlenmeye karar verdiler.

BÜYÜK KIZININ DÜĞÜNÜ ÇOK KONUŞULDU
Bu, ünlü şarkıcı Eminem’in sadece 10 ay içinde tanıklık edeceği ikinci evlat düğünü olacak. İlk olarak geçen yıl şu anda 31 yaşında olan kızı Alaina Scott ile Matt Moeller’i evlendirdi Eminem.
O düğün de hem hazırlıklarıyla hem de o anda yaşananlar nedeniyle uzun uzun konuşuldu, gündemde kaldı. Gelin Alaina, mutluluğunu gözler önüne seren sosyal medya paylaşımları yaptı.
Eminem’in büyük kızı Alaina, Michigan’da bir müzenin bahçesinde evlendi hayatının aşkıyla. Genç çift 125 konuğun önünde birbirlerine “ölüm onları ayırıncaya kadar” birlikte kalma sözü verdi.
Mutlu gelin Alaina Scott bu konuda People dergisine şunları söyledi: “Evlenmek, kutsal bir şey ve günlük hayatımızı paylaştığımız insanların da bizim yanımızda olmasını istedik.”
BİR FİLMDEN ÇIKMIŞ GİBİ
Genç kadın, People dergisiyle yaptığı röportajda düğününü “Bir filmden çıkmış gibi” diyerek tanımladı. Sonra da şunları söyledi: “Her şeyi planladım. En küçük detayları bile. Köpeklerimiz için kullandığımız, üzerinde ‘bizim ebeveynimiz evlendi’ yazan peçeteleri de!”
Alaina’nın anlattığına göre düğünde önce babasıyla sonra da kocasıyla birlikte yürüdükleri koridor 2 bin tane gülle süslenmişti. Ve yine gelinin ifadesiyle ortaya çıkan görüntü “büyüleyiciydi.”

GELİNLİK 300 SAATTE HAZIRLANDI
Alaine Scott’ın gelinliğini hazırlayan modaevinden tasarımcı Katerina Bocci de özellikle uzun kuyruğuyla dikkat çeken kıyafetin ayrıntılarını anlattı. Bocci’nin söylediğine göre gelinlik tam 300 saatte hazırlandı. En çarpıcı detayı ise 2 metrelik kuyruğu oldu.
Alaina’ya özel olarak hazırlanan gelinliğin ortaya çıkış öyküsünü şöyle anlattı Bocci: ” Alaina modayı takip eden biri. Bana geldi ve fikirlerini anlattı. Biz de onun fikirlerini hayata geçirdik.”
Bocci gelinliğin en çok dikkat çeken parçası olan kuyruğuna da değindi. Bu kuyruğun el emeğiyle üretildiğini, kat kat tülle oluşturulduğunu anlattı tasarımcı. Ortaya çıkan sonucu da “Müthiş” diyerek nitelendirdi.
Tasarımcının anlattığına göre genç gelinin duvağı da kristal ve taşlarla süslüydü. Bu duvak, gelinin başına, üzerinde gelin ve damadın isimlerinin baş harflerinin bulunduğu bir taç yardımıyla yerleştirildi.

HEM TEYZE KIZLARI HEM DE KARDEŞ
Bu arada iki kız kardeş ile ilgili çarpıcı bir ayrıntıyı da atlamayalım. Yakında evlenmeye hazırlanan Haile Jade, Eminem ile eski eşi Kim Scott’ın kızı.
Geçen yıl evlenen Alaina ise Eminem’in eski eşi Kim’in ikiz kardeşi Dawn’un kızı, yani yeğeni aslında.
Dawn kötü alışkanlıkları yüzünden genç yaşta hayata veda edince küçük kızı Alaina hayatta bir başına kald.
O sırada Kim Scott ile evli olan Eminem de karısının yeğeni Alaina’yı evlat edindi ve nüfusuna geçirdi.
Böylece Eminem’in öz kızı Alaina ile aslında onun kuzeni olan Haile Jade de kız kardeş konumuna geldi.

Eminem uzun süre sorunlu ve hareketli özel hayatıyla gündemdeydi. Şimdi 50’li yaşlarının başında gayet ağırbaşlı bir görünüm sergiliyor. Üstelik ikinci kez kayınpeder olmaya hazırlanıyor.
]]>
Kızı Hailey’nin birinci yaş günüydü. Scott, saman almak için ailece yaşadıkları çiftlikten kasabaya gitmişti. O esnada eşi Tracy telefonla arayıp “Sana bir sürprizim var” demişti. Scott eşinin sürprizinin yeni bir at olduğunu düşünmüştü. Ancak çiftliğe geri döndüğünde çok daha iyisi olduğunu gördü: Tracy ve bebek Hailey, Scott’ın traktörünü yıkayıp pırıl pırıl yapmıştı. Yaklaşık 20 yıl aradan sonra o günü hatırlayan Scott, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Çok mutlu olmuştum” dedi.
Takvimler 2005 yılının Temmuz ayını gösteriyordu. Teksas’ta sıcak bir yaz günüydü.
37 yaşındaki Scott, ufka doğru kafasını kaldırdığında 25 kilometre uzakta toplanmış fırtına bulutlarını gördü. Ancak bulundukları yerde hava açık ve sakindi. Atlar çayırda otluyor, tavuklar bahçede dolanıp toprağı gagalıyordu.
“BİR ANDA HER ŞEY DEĞİŞTİ”
Tracy’nin kucağındaki Hailey’i kendisine verdiğini belirten Scott, “Genç çiftlerin yaşadığı o mutlu anlardan biriydi; çok huzurluyduk. Sonra bir anda her şey değişti” dedi.
Aniden Scott’ın üzerine yıldırım düştü. Kafasının tepesinden giren elektrik dalgası sol elinden çıktı. Scott, parlak bir ışık gördü ve “hayatında işittiği en yüksek sesi” duydu. Atlar kaçışırken toprağın derinliklerine gömülü borular bir anda yüzeye fırladı. Bulundukları noktadan 275 metre uzaktaki evlerindeki televizyon patladı. Ve kaos başladığı kadar ani bir biçimde sona erdi.
Scott hâlâ ayakta duruyordu ama o hengamede Hailey’i Tracy’nin kucağına vermeyi başarmıştı. “Yıldırım düştüğünü biliyordum” diyen Scott ekledi: “Gülmeye başladık. Hava pırıl pırıldı. Nasıl böyle bir şey yaşanmış olabilirdi?”
Yıldırımlar ve şimşekler doğada çok sık yaşanıyor. Dünya genelinde her gün 3 milyon yıldırım ve şimşek meydana geliyor. Bu sayı yılda 1,4 milyar, saniyede 44 yıldırım ve şimşeğe denk geliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin verilerine göre, ülkede her yıl 40 milyon civarında yıldırım düşüyor. Ancak bunun bir insana isabet etme ihtimali oldukça düşük; 1 milyonda 1’in altında. Üzerine yıldırım isabet edenlerin yaklaşık yüzde 90’ı hayatta kalıyor. Ülkede 2006-2021 yılları arasında 444 yıldırım kaynaklı ölüm kaydedildi.
FİŞİ ÇEKİLMİŞ ESKİ BİR TELEVİZYON GİBİ
Bugün 55 yaşında olan Scott’ın ailesi beş nesildir Teksas’ta yaşıyor. Tam bir kovboy olan Scott ve eşi Tracy, halen yaşamakta oldukları çiftliği, Hailey’nin dünyaya geleceğini öğrendikten sonra satın aldı. Tracy bir “şehir kızıydı” ama Scott kırsalda büyümüş olduğundan toprağı ve havayı okuyabilme becerisine sahipti.
Yıldırımlar bölgede yaşanması olası tehlikelerden biriydi. Scott bir keresinde bir ağaca yıldırım düştüğüne ve altındaki ineklerin o an öldüğüne şahit olmuştu. Ancak o gün ne yıldırım düşebileceğine dair bir işaret vardı ne de kaçıp saklanmak için zaman…
Yaşadığı olayın ardından, beyninin fişi çekilmiş eski bir televizyon gibi olduğunu hissettiğini belirten Scott, “Hani eskiden televizyonların görüntüsünün gelmesi için biraz beklemek gerekirdi ya…” dedi. Ancak vücudunda bir hasar yok gibiydi. Scott, “Maço kovboyluk yapmak için söylemiyorum. O sırada gerçekten iyi olduğumu düşünüyordum” sözleriyle anlattı durumunu.
EŞİNİN YÜZÜNDEKİ DEHŞETİ GÖRÜNCE İYİ OLMADIĞINI ANLADI
Bunun üzerine Tracy, kulaklarındaki çınlamaya ve gözlerindeki yanmaya aldırmayıp, Hailey’nin doğum günü pastasını almak için arabayla yarım saat mesafedeki kasabaya gitti. Scott, “Normalde beni bırakmazdı ama ‘İyiyim’ dedim. Hailey’nin doğum gününü kutlamak, iyi ebeveynler olmak istiyorduk” diye konuştu.
Tracy aşağı yukarı bir saat sonra eve döndüğünde, Scott oturduğu yerden kalkmamıştı. Kafası ve eli yanıyor gibiydi ve hiçbir şey yapamıyordu. Ancak durumunun ciddiyetini anlaması için eve dönen Tracy’nin yüzündeki dehşet ifadesini görmesi gerekmişti.
Scott’ın yüzünde burun kemerinin üstünde kalan kısım kömür gibi kapkara olmuştu. Scott, “Oradan sonrası tepetaklak aşağı gitti” dedi.
HASTANEYE ZORLUKLA YETİŞTİ
Scott hikâyenin devamını eşinin anlattıklarından biliyor.
Tracy’nin dediğine göre, halen ne yaşadıklarını tam idrak edememiş olmakla birlikte, ambulans çağırmaya çalıştılar. Ancak Scott, telefonun değil bilgisayar klavyesinin tuşlarına basarak arama yapmaya çalışıyordu. Bütün hareketleri birbirine karışmıştı.
Gökyüzünde çakan şimşekler çok büyük görünmekle birlikte, aslında düşen bir yıldırımın genişliği 2-3 santimetre civarında yani bir baş parmak kadar. Bu kadar dar bir kanaldan ilerleyen elektrik akımı o kadar yoğun oluyor ki sıcaklığı 30.000 santigrat dereceyi bulabiliyor. Bu da Güneş’in yüzey sıcaklığının beş katı demek.
Yaşadıkları çiftliğe en yakın şehir olan Fredericksburg, aşağı yukarı 120 kilometre uzaktaydı. Scott’ın hastaneye yetiştirilip yetiştirilemeyeceği bile belli değildi çünkü durumu gerçekten çok kötüydü.
Ama hastaneye zamanında ulaştılar. Acil servisteki doktor hem onu hem de Tracy ve Hailey’i hızla muayene etti ancak ortada bir sorun vardı. Doktorlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı. “Kitaplarında ‘Yıldırım düşene ne yapılır’ bölümü yoktu” diye özetledi Scott durumu.

VÜCUDU LİME LİME OLMUŞ, OKUMA YAZMAYI UNUTMUŞTU
Neyse ki sonunda, bu konuda uzman bir doktor bulundu. Yıldırım, Scott’ın sol kolundan ilerlemişti ve o sırada Scott bu koluyla Hailey’i tutuyordu. Ama küçük kız olayı hasarsız atlatmıştı. Tracy de birkaç gün sonra iyileşti. Ancak Scott’ın hayatta kalması adeta bir mucizeydi.
Yıldırımın vücudunda bıraktığı harabiyet çok büyüktü. Kalp ritmi çok yüksekti. Yapılan beyin taramasında bilişsel sorunlar yaşadığı da anlaşılmıştı. Scott’ın deyişiyle, “Her şey çok hızlı hareket ediyor, yeniden programlanmaya çalışıyordu”. Sonraki aylar boyunca eli sürekli ateşe girmiş gibiydi. Kafasının üzerinde yıldırımın vücuduna girdiği noktanın iyileşmesi ise yıllar sürdü.
Zaman içinde başka hasarlar da ortaya çıktı. Örneğin akciğerlerinin etrafında sıvı birikimi olduğu anlaşıldı. Olaydan bir yıl kadar sonra sinemada patlamış mısır yerken tüm dişlerindeki dolgular bir anda ağzına döküldü. Vücudu adeta lime lime olmuştu.
Yaşadığı en büyük zorluklardan biri, temel becerilere dair bilgisinin neredeyse tamamen silinmiş olmasıydı. Mesela okuma yazmayı hiç öğrenmemiş gibiydi.
“TRACY’NİN ÇOCUKLARININ SAYISI BİRKEN İKİYE ÇIKTI”
Bu koşullarda bile Scott ailesine çok fazla yük olmamaya çalışıyordu. İyileşeceğinden emindi. Geçmişte defalarca kazalar geçirmiş, uzuvlarını kaybetmenin eşiğinden dönmüştü.
Bütün bunlar sayesinde nasıl hayatta kalacağını bildiğini belirten Scott, “Hiçbir kazada moralimin bozulmasına izin vermedim. Çünkü bir kez dibe vurursanız yeniden yukarı çıkmak için çok daha uzun bir yol gitmeniz gerekir. Durumumu kabullendim ve bunu bir eğlenceye çevirdik” diye konuştu.
Tracy bir yandan bebek Hailey’le ilgilenirken bir yandan da eşine okuma yazma öğretiyordu. “Tracy’nin çocuklarının sayısı bir anda birden ikiye çıktı” ifadelerini kullanan Scott, sayıları telefonun tuşlarıyla ve televizyondaki çocuk programlarıyla öğrendiğini belirtti.
Hailey’nin boyama kitabını boyarken kendisinden çok daha iyi bir iş çıkardığını da ifade eden Scott, “Zorlu bir süreçti. El-göz koordinasyonu, zihin koordinasyonu; pek çok şeyi yeniden öğrenmek zorunda kaldım” dedi.
Hikâyesini kitaplaştıran Scott Knudsen’in yaşadıklarının filme uyarlanması da gündemde…
Hikâyesini kitaplaştıran Scott Knudsen’in yaşadıklarının filme uyarlanması da gündemde…
“NASIL DAHA İYİ OLABİLİRİM?”
Üç ay sonra Scott daha hızlı ilerlemeye başladı ancak halen araç kullanamıyor, çiftliğin işleriyle ilgilenemiyordu. Çok net düşünemediği ve çok hızlı tepkiler veremediği için yaralanma riski yaşıyordu. Bu Tracy için sorumluluklarının daha da artması demekti, Scott için ise kimlik kaybı…
Eşi çiftliğin içinde koşturup hayvanları beslerken o camın önüne oturup dışarıyı izliyordu. Elinden hiçbir şey gelmemesine üzülen Scott aynı zamanda Tracy’le gurur duyuyordu. Hayatı boyunca olumlu düşünmüş bir insandı ancak yıldırım olayından sonra bu becerisinin sınırlarının sınandığını hissediyordu.
Tracy ve Hailey ile birlikte vakit geçirmek moralini düzeltiyordu. Bunun yetmediği zamanlarda komedi dizilerine sığınıyor ya da yeni şeyler öğrenerek kendini mutlu etmeye çalışıyordu.
Kendini kurban olarak görmek yerine meraklanıyor, “Bu olayın başıma gelmesinin sebebi neydi? Nasıl daha iyi olabilirim?” diye düşünüyordu.
GEÇMİŞE DAİR HİÇBİR ŞEY HATIRLAMIYORDU
Yıldırım düştükten 6 ay sonra Scott yeniden okumaya ve yazmaya başlamış, kamyonetinin direksiyonuna oturabilir, atlarını besleyebilir hale gelmişti. Bir kere o noktaya geldikten sonra sürekli ilerlemeye devam etmişti ancak geçmişle ilgili bazı sorunları vardı.
Yıldırımdan önce yaşadıklarını, çocukluğunu, ailesini, evlendikleri günü neredeyse hiç hatırlamıyordu. Tracy ve akrabaları ona eski zamanlara dair hikâyeler anlatıp fotoğraflar göstererek hatırlamasını sağlamaya çalışıyordu. Scott’ın hatıraları geri gelmedi ancak bu çabalar sayesinde kendisini yeniden ailesinin bir parçası gibi hissetmesini sağladılar.
Çiftliğin dışındaki dünyaya geri dönmek daha da zordu. Scott yaşadığı olayı çok fazla duyurmaktan kaçınmıştı. Kendi tabiriyle “İnsanların moralini bozmak istememişti”. Ancak Fredericksburg’a gittiğinde, önceden tanıdığı ama hafızasından silinen birilerine saygısızlık etmekten korkuyordu. Bu nedenle de dışarı çıkmak istemiyordu.
Tanımadığı biri selam verdiğinde ya Tracy kulağına eğilip o kişiyle ilgili Scott’a kopya veriyordu ya da o karşısındaki kişiyi tanımış gibi davranıp sonradan parçaları birleştiriyordu. Neyse ki zamanla özgüvenini kazandı Scott ve insan içine daha rahat çıkmaya başladı. Bu sayede kayıp olan hatıralarının yerini yenileriyle doldurdu.

ÇARPINTILARI YAKIN ZAMANA KADAR SÜRDÜ
Yıldırımın fiziksel etkileri uzun süreli oldu. Scott, uzun zaman sonra bile kalbinin ve zihninin çalışma hızının normale dönmediğini hissediyordu. Hatta çarpıntıları geçen seneye kadar devam ediyordu.
Yıldırımdan iki yıl sonra Tracy, eşi için border collie cinsi bir köpek sahiplendi. İkisi her yere birlikte gidiyorlardı; köpek Scott’ın beyninin sakinleşmesine yardımcı oluyordu.
Ölümden dönmüş olmak Scott’ın kendisine daha iyi bakmayı, anın farkında olmayı, şükrederek yaşamayı öğretti. Başından geçenleri ve hayatta kalma hikâyesini bir markaya dönüştüren, kendisine “Cowboy Entrepreneur” (Kovboy Girişimci) diyen Scott, çiftliğinin adını da “Yıldırım K” olarak değiştirdi. Giysilerinde de yıldırım logoları bulunan Scott, “Bundan kaçmak istemedik. Böyle bir şey oldu ve bizi bunu faydaya çevirdik” dedi.
Gün içinde yıldırım düşen noktanın yakınından defalarca geçtiğini de belirten Scott, “Ara sıra aklımdan ne kadar şanslı olduğum geçiyor ama çoğunlukla ‘Tavuklara yem vermem lazım’ diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
The Guardian’ın “Struck by lightning, my face burned and my memory disappeared. Here is how I made it back” başlıklı haberinden derlenmiştir.
]]>