ÖNEMLİ BİR ATILIM YAPTIK
Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, “Bugünkü rüzgâr kapasitesine ulaşmakta en önemli etken çok doğru kurgulanan ve yatırımcılara bazlı alım garantisi imkânı sunan YEKDEM mekanizması ve yine beraberinde kurgulanarak uygulamaya alınan yerli aksam kullanım destekleri olmuştu. Son 15 yılda doğru destekleme politikalarıyla neredeyse sıfırdan bir sektör inşa ettik. Sanayisi, servis bakım ve lojistik alt sektörleriyle, tüm bu alanlarda yetişmiş insan kaynağıyla, yatırımcısıyla, gün geçtikçe gelişen mevzuatıyla Türkiye rüzgârda müthiş bir atılım yaptı ve dünya geneline baktığımızda da atılan adımların faydalarını açık bir şekilde görebiliyoruz. Ancak, oluşan kazanımları devam ettirmemiz gerekiyor” dedi.
YÜZDE 70’İ İHRAÇ EDİLİYOR
Türkiye’nin rüzgâr sanayisinde yıldan yıla gelişen bir noktada olduğunu vurgulayan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Batılı rüzgâr türbini üreticilerinin tedarik zinciri içerisinde önemli ve güçlü pozisyonlanan tedarikçilerimiz yüksek ihracat rakamlarına ulaşırken ülke içerisinde kullanılacak pek çok türbin aksamının da üretimi yerli sanayimiz tarafından yapılıyor. Sanayimiz ülke içerisinde üretilen bu ürünlerin yine yaklaşık yüzde 70’ini ihraç ediyor. Sanayicilerimizi zorlayan önemli gelişmelerden biri Çin’den Türkiye’ye uzanan düşük fiyatlı rüzgâr türbinleri ve diğer ilgili aksam. Yurtdışı ile ilgili bu gelişmeler olurken bir yandan da ülkemiz içinde açıklanan yeni depolamalı rüzgâr kapasiteleri gelecek yıllardaki gelişimi şekillendirebilir. İç pazarda da ciddi oranlarda bir üretim yapılmasını beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.
‘2023 EN YAVAŞ YILIMIZ OLDU’
“Rüzgâr enerjisi alanında geçmiş yıllarda kısmi yavaşlamalar olurken maalesef son 2 yılda hızlı bir ivme kaybı gözlemledik” diyen TÜREB Başkanı İbrahim Erden, sözlerine şöyle devam etti: “Maalesef 2023 rakamı son 10 senenin en düşük performansı olarak kayda geçti. Yaşanan zorluklara ek olarak 2023 yılında tahsisi yapılan depolamalı rüzgâr santral projelerinin de yatırım süreçlerinin başlayabilmesi için henüz çok erken aşamadayız. Bu projeler de ancak 2025 ortasından itibaren yatırıma hazır olabileceğinden maalesef gözlemlediğimiz geçiş dönemini yaşıyoruz.”
SEFERBERLİK ZAMANI
Rüzgâr enerjisi sektörünü güçlendirmek için 2022 yılını ‘Sanayi Yılı’, 2023’ü de ‘Yatırım Yılı’ ilan ettiklerini belirten TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Geçen 15 yılın ortalaması yılda 1000 megavat seviyesindeyken ve sektörümüz her yıl en az 3 bin megavat yeni kurulu gücü ülkemize kazandırabilecek teknik kapasiteye, beceriye ve ayrıca isteğe sahipken potansiyelimizin çok altında kalan bir performans sergilemiş olduk. Sektörün tekrar hız kazanması ve 2023 içerisinde önlisansları verilen 19 bin megavat seviyesinde depolamalı rüzgâr projesinin hızla devreye alınması amacıyla; proje geliştirme ve izin/onay süreçleri, rekabetçi finansmana erişim, sanayide yerli desteğin kurgulanması başlıkları altında yer alan sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşturmamız gerekiyor. Biz de bu alanlara yoğunlaşarak sorunların çözümü için gerekli her türlü teknik ve ticari çalışmayı yapacağız. 2024 yılını da ‘Rüzgârda Seferberlik Yılı’ ilan ettik” şeklinde konuştu.
YÜZDE 65 YERLİLİK
Türkiye’de bugün kanattan kuleye, jeneratörden dişli kutusuna kadar bileşenlerin artık yüzde 65’e kadar ulaşan yerliliğe sahip olduğunu vurgulayan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, şöyle devam etti: “Dişli kutulu teknolojiyi kullanan bir rüzgâr türbininin kurulması için yaklaşık 7 bin, doğrudan tahrikli teknolojiye sahip bir türbin için de takriben 3 bin parça ve komponentin yaygın bir tedarik zinciri ağı üzerinden temin edilerek birleştirilmesi ve üretimin tamamlanması gerekiyor. Biz artık bunun büyük kısmını üretebiliyoruz.” Erden, “Ülkemizi “rüzgârda Avrupa’nın en güvenilir tedarik ortağı” olarak konumlandırmak adına elimiz çok kuvvetli” diye konuştu.
İSTİHDAMİ DESTEKLEME GÜCÜ OLDUKÇA YÜKSEK
Rüzgârda ekipman ve parça üretiminin istihdamı en yoğun biçimde destekleyen sektörel alt faaliyet alanlarından biri olduğunu anlatan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Sektörde şu an imalat ve parça üretiminde 20 bin istihdama ulaştık. Ayrıca ekipman ve parça üretimi dışında mühendislik, inşaat, izin ve onay süreçlerinde de yine 25 bin kişinin faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Bu zamanla daha da önemli bir seviyeye ulaşacak” dedi. Erden, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Trakya’nın bu alanda önemli yatırım alanları olacağını vurguladı.
]]>
YATIRIMA TEŞVİK
Son 22 yılda; 751 milyar lira tutarında sabit yatırım için 6 bin 365 yatırım teşvik belgesi düzenledik. İzmir’de 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Üretimin, sanayinin, ticaretin şehri İzmir’imize 4 yeni organize bölgesi, 3 endüstri bölgesi kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde ilave 95 bin istihdam oluşturduk.
TEKNOLOJİ GİRİŞİMCİLİĞİ
Şehrimizde katma değerli üretim ve teknoloji girişimciliğini daha ileriye taşıma adına 4 teknopark, 100 Ar-Ge ve 24 tasarım merkezi kurduk. Girişimcilerimizin, sanayicilerimizin yenilik odaklı projelerine 22,8 milyar lira destek verdik. İzmir’in kalkınmasının, gelişmesinin, ekonomisinin taşıyıcı sütunu olan ’lerimize can suyu olduk. Son 22 yılda şehrimizde 70 binden fazla KOBİ’ye 8,2 milyar lira destek olduk.
TEKNOFEST COŞKUSU
Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yaraşır şekilde ülkemizin üç büyük şehrinde TEKNOFEST coşkusunu yaşarken, İzmir de bu coşkuya ortak olan şehirlerimizden biriydi. Yurdumuzun dört bir yanından vatandaşlarımızla, yediden yetmişe adeta bir seferberlik ruhuyla İzmir’de buluştuk. 1 milyonu aşkın ziyaretçimizi ağırladığımız TEKNOFEST İzmir’de; Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut çıktılarından her bir eserimizle gururla dokunduk.
TEKNOLOJİ YOLCULUĞU
TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 22 yılda 5 bine yakın araştırma projesine ve 7 bin 700’den fazla bilim insanına 15 milyar lira destek sağladık. Merak eden, araştıran, sorgulayan, keşfeden bir gençlikle teknoloji yolculuğumuzu sürdürüyoruz.
DENEYAP
İzmir’deki 2 atölyemizle birlikte, 81 şehrimizde kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırıyoruz. Robotik kodlamadan, tasarım ve programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıl süreli eğitim imkânı sunuyoruz.
COĞRAFİ İŞARET
İzmir’imizin kendine has değerlerini, eşsiz tatlarını, yerel lezzetlerini de unutmadık. Tulum peynirinden gevreğine, zeytinyağından üzümüne, menemenine kadar şehrimizin 41 yöresel lezzetini coğrafi işaretle tescilledik, hem üreticimizi hem de tüketicimizi koruma altında aldık.
YEREL KALKINMA
Gerçekleştirdiğimiz tüm projelerle tarihte millî iktisat kararlarının alındığı İzmir’i günümüzde de kalkındırmaya, ihya etmeye gayret ediyoruz. İzmir Kalkınma Ajansı’mız ile yerel kalkınmayı destekleyerek genele yayıyoruz. Şehrimizde kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın toplam 671 projesine bugüne dek 4,7 milyar lira kalkınma desteği sağladık.
11 ESER
İzmir’de yerli ve yenilenebilir enerjiden, kadın ve genç istihdamına, teknolojik altyapı ve donanımı yenileme çalışmalarından, yeşil ve mavi dönüşüme, kuluçka merkezinden, tarımsal kalkınmaya 11 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Mermer Artıklarından Doğala Özdeş Mermer “Alimonite” Üretimi ile ekonomik, çevreci ve yenilikçi malzeme üretimi sağlıyoruz. Kadınlar ve Gençler İçin Karabağlar Mobilya Akademi ile kadınlarımızın ve gençlerimizin şehrimizde iş gücüne katılımlarını destekliyoruz.
YENİLENEBİLİR ENERJİ
Son yıllarda yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirdiğimiz hamleler ile Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektöründe üretim üssü hâline gelmiş şehrimizde Rüzgâr Enerjisi Meteorolojisi ve Çevresel Test ve Analiz Merkezi’ni (RÜZMER) kurduk. Bu merkezimizle sektörümüz ihtiyaç duyduğu uluslararası standartlara uygun test ve analiz merkezini şehrimize kazandırıyoruz.
RÜZGAR SANTRALLERİ
Ülkemizde deniz üstü rüzgar enerjisi alanında ilk kez gerçekleştirilen Denizüstü Rüzgar Ölçüm Projesi kapsamında da Küçük Ada’da kurduğumuz ölçüm direği ile yıl boyunca veri topluyoruz. Sektörün gelişimi için gerekli modellemelerin ve yatırımların yapılmasına katkı sağlıyoruz. Kurduğumuz bu altyapılar ile önümüzdeki dönemde rüzgar santrallerinde yerlilik oranımızı yüzde 60’ın çok daha üzerine taşıyacağız. Türkiye, rüzgar enerjisinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde Avrupa’nın lider ülkesi olacak.
ÜRETİMİN LOKOMOTİFİ
Avrupa’da 2030’a dek oluşacak yaklaşık 300 GW rüzgar türbini talebinden pay almayı ve ülkemizde 2035 yılına dek gerçekleşecek 15 GW rüzgar türbini yatırımlarında yerli türbinlerimizin kullanılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu önemli projeler, İzmir’in büyümesine, gelişmesine tüm imkânlarımızla koyduğumuz katkıların somut örneği niteliğinde. Biz, sanayinin, ticaretin, üretimin lokomotifi İzmir’i bir başka seviyoruz.
]]>