Onun – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Fri, 12 Jul 2024 21:04:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Daha onu doğurmadan planını yapmıştı… Alkolik annem beni insanlara eğlencelik etti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-onu-dogurmadan-planini-yapmisti-alkolik-annem-beni-insanlara-eglencelik-etti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-onu-dogurmadan-planini-yapmisti-alkolik-annem-beni-insanlara-eglencelik-etti/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:04:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11945 Ama madalyonun bir de diğer yanı var… Orası biraz karanlık işte… Çünkü o ünlülerin hayatları da öyle göründüğü gibi değil. Kapalı kapılar ardında nice gözyaşı, nice üzüntü, nice ruhsal sorun var.

Zaten özellikle belli bir yaşa gelmiş olan ünlüler de zaman zaman hayatlarının bu yanı hakkında bazı açıklamalar yapıyor.

İşte bunlardan biri de 1980’li ve 90’lı yıllara eşi benzeri olmayan güzelliğiyle damgasını vuran Brooke Shields.

‘HAYATIMIN EN ZARARLI YANI ALKOLİK BİR ANNEYİ SEVMEKTİ’
Daha çocuk yaşta sanki özenle yaratılmış bir tabloyu andıran fiziksel görüntüsüyle kariyerine başlayan Shields, bugün 58 yaşında iki genç kız annesi. Mutlu bir evliliği var ve geçen yıllara rağmen kariyerini de sürdürüyor.

Ama bu duruma gelmesi hiç kolay olmadı. Kelimenin tam anlamıyla annesinin bir “proje çocuk” olarak yetiştirdiği ve kariyer planı yaptığı Shields, gençlik yıllarında yaşadığı açmazları da konuk olduğu programlarda ya da verdiği röportajlarda anlatıyor.

Aslına bakılırsa güzel oyuncunun annesi Teri ile yıllar boyu yaşadığı gerilim gençlik döneminde de konuşuluyordu.

Shields, ünlü programcı Oprah Winfrey’in geçen hafta yayınlanan online programında da bu konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Brooke Shields’ın Oprah’ın karşısında sarf ettiği sözler onun çocukluk ve gençlik yıllarının bir özeti aslında: “Yaptığım hiçbir şeyin onu durduramayacağını anlamam yaklaşık 30 yılımı aldı. Hayatımın en zarar verici yanı alkolik bir anneyi sevmek ve onun tarafından sevilmekti.”

‘ALKOLİK ANNEM BENİ BAŞKA İNSANLAR İÇİN BİR EĞLENCELİK HALİNE GETİRDİ’
Shields; programda otobiyografisinde de değindiği bir ayrıntıdan söz etti. Kendisini, insanların sevgisini ve ilgisini çekmek için türlü şirinlikler yapan bir Golden Retriever cinsi evcil köpeğe benzetti.

“Her zaman önünüze bir oyuncak topun atılmasını bekliyorsunuz. Hep tetikte oluyorsunuz. Bir alkoliği sevmek gerçekten zor” diye konuştu ünlü oyuncu.

Sözün bu kısmında gözleri dolarak “Çocukken anlamadığınız şey bir kişinin, diğer bir kişinin bağımlılığını önleyemeyeceğidir” dedi.

Brooke Shields, gençlik yıllarında verdiği her röportajda annesinin kendisini yalnız bırakmadığını, hep onunla birlikte olduğunu da sözlerine ekledi.

Güzel oyuncu durumu “Alkolik annem beni diğer insanları memnun etmesi gereken bir eğlencelik haline getirdi” diye özetledi.

HEP ZORLU BİR İLİŞKİLERİ OLDU 
Shields, daha önce konuk olduğu Drew Barrymore’un programında da “Annem bana aşıktı” demişti. Annesi Teri’nin bütün hayatını kızına yani kendisine adadığını, hatta bu yüzden kimseyle romantik bir ilişki bile yaşamadığını anlatmıştı.

Brooke Shields’in annesi Teri ile ilişkisi başından beri çalkantılıydı. Daha bir bebekken güze kızının kariyer yolunu kendi kafasında çizen Teri, hayatı boyunca da o yoldan sapmadı.

Brooke’un  henüz ir kaç aylık olduğu sırada  bir şampuan reklamında oynamasını sağladı. Sonra da onun hayatını ve kariyerini hep kendi istediği gibi şekillendirdi.

Çocuk yaşta ona şöhreti getiren Pretty Baby adlı filmde oynadı Shields. O yapımda küçük biri hayat kadınının, bekareti para karşılığında satılan kızını canlandırdı.

O filmde senaryo gereği babası yaşındaki oyuncuyla öpüşmek zorunda kaldı. Çekimlerde de annesi yanındaydı.

SADECE İLK EVLİLİĞİNDE ANNESİNE KARŞI GELDİ
Teri Shields, hayatı boyunca kızı Brooke’tan hiç ayrılmadı ve onu kontrol altında tuttu. Brooke da annesi hayata veda edinceye kadar onun isteklerine boyun eğdi.

Öyle ki kızının kiminle evleneceğine bile karıştı. Fakat işin o noktasında Brooke Shields ilk evliliğini dönemin tenis yıldızı Andre Agassi ile yaparken annesine karşı geldi.

Bu durum onun için bir ilkti. Zaten söylediğine göre de onun sayesinde baskıcı annesine eskisi kadar boyun eğmeyi bıraktı.

Brooke Shields’in ilk evliliği boşanmayla sonuçlandı. Ama 2001 yılında evlendiği Chris Henchy ile mutluluğu buldu.

Bu evlilikten 20 yaşında Rowan Francis, 18 yaşında Grier Hammond adında iki tane kız çocuk sahibi oldu.

Shields ikinci evliliğinde aradığı mutluluğu buldu. Chris Henchy ile kurduğu yuvasında Rowan Frances (en sağda) ve Grier Hammond (en solda) adında iki tane kızı oldu.

YİNE DE ANNESİ HAKKINDA GÜZEL SÖZLER DE SÖYLÜYOR 
Brooke Shields’in annesi Teri ise 2012 yılında hayata veda etti. Fakat Shields arada sırada annesiyle ilgili olumsuz cümleler kursa da genel olarak onun yaptıklarını çok da acımasızca eleştirmiyor.

Geçtiğimiz ay konuk olduğu bir röportajda “Hollywood, genç kuşaklarını “yemek” üzerine kurulu bir sektör. Eğer annem olmasaydı bu piyasada aynı durum benim de başıma gelirdi” diyecek kadar artık hayatta olmayan annesine olan saygısını gösterdi.

 
Shields, küçük kızı Grier’ın iki gün önceki doğum günü şerefine onunla ilgili bir dizi paylaşım yaptı. Büyük kızı yüksek öğrenimine devam eden Shields’ın küçük kızı ise model olarak kariyer yapmaya başladı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-onu-dogurmadan-planini-yapmisti-alkolik-annem-beni-insanlara-eglencelik-etti/feed/ 0
Demansa yakalanan ünlü müzisyenin hayatı, karısı ölünce değişti… Yedi çocuğu onu bakımevine yatırmaya çalışıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demansa-yakalanan-unlu-muzisyenin-hayati-karisi-olunce-degisti-yedi-cocugu-onu-bakimevine-yatirmaya-calisiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demansa-yakalanan-unlu-muzisyenin-hayati-karisi-olunce-degisti-yedi-cocugu-onu-bakimevine-yatirmaya-calisiyor/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:16:07 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11767 Bunların en çarpıcı örneği, yılların deneyimli oyuncusu Bruce Willis. Önce bir tür bilişsel bozukluk olan afazi ardından da demans teşhisi alan Willis, henüz 69 yaşında ailesinin bakımına ihtiyaç duyar hale geldi.

Willis’in başına gelenler de onun filmlerini izleyerek büyüyen, hatıralar biriktiren hayranlarının kalbini kırdı elbette. 

Bir de müzik dünyasında onun durumunda bir başka ünlü var.  Bu ünlü da son dönemde gündemin ilk sıralarına yerleşti.

Demansa yakalanan bir başka ünlü Bruce Willis’i, eski ve yeni eşleriyle birlikte çocukları bir sevgi çemberine aldı. Evde bakıcıları da bulunan Willis, şimdilik kendi evinde yaşıyor. 

O ünlü sinema değil ama müzik dünyasının birkaç dönemine damgasını vurdu. Willis’ten yaş olarak daha olgun ve o da demans ile boğuşuyor.

Üstelik ailesi artık ona evde bakmak yerine vesayetini alıp ünlü müzisyeni bir bakımevine yatırmaya çalışıyor. 

Bunun için adımlar atıldı ve yasal işlemler sürüyor. Eşini de kısa süre önce kaybeden müzisyen için böylesinin daha iyi olacağı görüşünde çocukları.

MÜZİK DÜNYASINA DAMGASINI VURAN İSİMLERDEN
Demans nedeniyle ailesiyle birlikte zor dönemler getiren bu ünlü bir döneme damgasını vuran Beach Boys müzik grubunun üyelerinden Brian Wilson.

Şu anda 81 yaşında olan ünlü müzisyenin hayatı, sağlık sorunları ve onun getirdiği güçlükler nedeniyle değişmiş durumda.

Bu yılın ocak ayında eşini kaybeden Wilson, Beverly Hills’teki milyon dolarlık evinde yedi çocuğundan ikisiyle birlikte yaşıyor.

Ama çocukları onun bakımını  tek başına üstlenmiş durumda değil. Ünlü müzisyene günlük hayatında destek olan birden çok bakıcısı da bulunuyor.

VESAYET VE BAKIMEVİNE YATMASI İÇİN YASAL İŞLEMLER SÜRÜYOR
Brian Wilson’ın çocukları ise babalarının vesayetini kendi üstlerine alıp onu bir bakımevine yatırmanın daha iyi bir çözüm olduğu görüşünde.

İşte bu yüzden de yasal işlemler ve bazı duruşmalar gerçekleşiyor. Mahkeme tarafından atanan avukatı Brian Wilson ile evinde yaptığı görüşmenin ardından ünlü müzisyenin bakımevinde tedavi altına alınmasının en iyi yol olduğu görüşüne verdi.

Avukat, 15 Nisan’da Brian Wilson ile evinde bir görüşme gerçekleştirdi. Yaşadığı evin gayet güzel ve bakımlı olduğunu rapor eden avukat, Wilson’a iki çocuğunun yanı sıra yatılı kalan bakıcıların yardımcı olduğunu belirtti.

Onun anlattığına göre Brian Wilson, tam olarak kaybetmemiş olsa bile yürüme konusunda zorluk çekiyor.

Bunun için de bir yürüteç kullanıyor. Fakat onu kullanırken de bakıcılarından birinin ona destek olmasına ihtiyaç duyuyor.

KIZININ ADINI HATIRLAYAMADI 
Avukata göre Brian Wilson, kendisiyle ve geçmişiyle ilgili her şeyi unutmuş değil. Doğum tarihini, günün tarihini biliyor.

Fakat o görüşme sırasında birlikte yaşadığı çocuklarından birinin adını hatırlayamadı. Wilson, kendisine sorulan sorulara da kısa yanıtlar veriyor.

Mahkemenin atadığı avukatın değerlendirmesine göre Brian Wilson’ın vesayetinin çocuklarına verilip müzisyenin bakımevinde hayatını sürdürmesinin onaylanması gerekiyor.

Diğer yandan Brian Wilson ise hayatını şu an olduğu gibi sürdürmek istiyor.

KARISI ÖLÜNCEYE KADAR ONA BAKTI 
Ünlü müzisyen geçtiğimiz ocak ayında 77 yaşındaki karısı Melinda Ledbetter’ı kaybettikten sonra bakımıyla çocukları ilgilenmek durumunda kaldı.

Ondan önce karısı ve bakıcıları Wilson’ın günlük hayatını sürdürmesine yardımcı oluyordu.

Çocuklarının ileri sürdüğüne göre Brian Wilson, artık günlük kişisel gereksinimlerini kendi başına karşılayabilecek durumda değil. Bunlara fiziksel sağlığının yarı sıra yemek hazırlama ve yeme, giyinme gibi ayrıntılar da dahil.

SAĞ KULAĞI DUYMAYAN DAHİ MÜZİSYEN 
Tam adıyla Brian Douglas Wilson (soldan ikinci) müzik dünyasının bir dönemine damgasını vuran Beach Boys grubunun kurucu üyelerinden.

Şarkıcı, söz yazarı ve yapımcı olarak tanınan Brian Wilson hayatı boyunca iki kez evlendi. İlk eviliğini 1964 ile 1981 arasında Marilyn Wilson Rutherford ile yaptı. İkinci karısı Melinda Ledbetter ile 1995 yılında hayatını birleştirdi.

Wilson’ın evliliklerinden yedi tane çocuğu bulunuyor.

Bu arada Brian Wilson ile ilgili onun ‘dahi’ olarak adlandırılmasına neden olan başka bir ayrıntıyı da ekleyelim.

Wilson’ın sağ kulağı çocukluğundan bu yana duymuyor. Bu yüzden de şarkıların stüdyo işlemlerini tek kulağıyla yapmak zorunda kaldı yıllarca.

BİYOLOJİK ÇOCUKLARI İLK EVLİLİĞİNDEN… DİĞER BEŞİNİ EVLAT EDİNDİLER
Brian Wilson’ın çocuklarına bakacak olursak… İlk evliliğini yaptığı Marilyn Rovell’dan iki tane biyolojik kızı dünyaya geldi.

Bunlardan biri olan Carnie Wilson da babası gibi şarkıcı. Ünlü müzisyenin bu evlilikten bir de Wendy adında bir kızı bulunuyor.

Brian Wilson, ikinci evliliğini yaptığı Melinda Letbetter’dan hiç biyolojik çocuk sahibi olmadı. Çift bunun yerine beşx tane çocuk evlat edindi: Daria Rose, Delanie Rose, Dylan, Dash ve Dakota.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/demansa-yakalanan-unlu-muzisyenin-hayati-karisi-olunce-degisti-yedi-cocugu-onu-bakimevine-yatirmaya-calisiyor/feed/ 0
Yakalandığı hastalık onu tüketti… Son nefesine kadar tek aşkıyla evli kaldı.. Bana nemli gözleriyle baktı ve ‘Yaşamak istiyorum’ dedi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yakalandigi-hastalik-onu-tuketti-son-nefesine-kadar-tek-askiyla-evli-kaldi-bana-nemli-gozleriyle-bakti-ve-yasamak-istiyorum-dedi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yakalandigi-hastalik-onu-tuketti-son-nefesine-kadar-tek-askiyla-evli-kaldi-bana-nemli-gozleriyle-bakti-ve-yasamak-istiyorum-dedi/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:46:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10255 Evet… Gerçekten de anlatması zor yaşaması daha da zor bir durum.

Ama sinema dünyasının ünlü çitfllerinden birinin başına gelen tam da bu oldu. Birbirlerinin çocukluk aşkı olan çift evlendi, her şey yolunda giderken sinema tarihine damgasını vuran filmlerde oynayan ünlü oyuncu zor bir hastalığa yakalandı.

Sonrasında hem ünlü oyuncu ve eşi hem de aile üyeleri gerçekten çok zorlu dönemler geçirdi.

Günün birinde o kaçınılmaz son geldi ve ünlü oyuncu geride gözü yaşlı eşini geride bırakarak bu dünyaya veda etti.

Onun hastalık süreci de ölümünden sonraki dönem de eşi için çok acılı geçti. Yaşadıkları hiç kolay değildi…

Eşiyle birlikte mücadele etmiş, ona güç vermeye çalışmış ama sonunda kaçınılmaz sona teslim olmuştu o da.

O DÖNEMDE YAŞADIKLARINI HİÇ UNUTMADI 
Aradan yıllar geçse de gençliğinden beri aşık olduğu eşinin hastalığını öğrendikleri anı ve sonradan yaşadıklarını hiç unutmadı geride kalan eş. Önceki gün konuk olduğu bir programda da bunları bir kez daha anlattı.

Belli bir kuşak sinema seyircisi için Patrick Swayze adı çok anlam ifade eder. Özellikle de onun başrolde olduğu Dirty Dancing, Ghost (Hayalet) Point Break, Road House gibi yapımları gençlik yıllarında izleyen kuşak için. 

Bu yüzden de şu anda 40’lı 50’li hatta 60’lı yaşlarını sürenlerin hafızasında da kalbinde de Patrick Swayze’nin yeri bambaşkadır.

Swayze, 2009 yılında henüz 57 yaşındayken pankreas kanseri nedeniyle hayata veda etti. Geride de onunla 1975 yılından o yana evli olan eşi Lisa Niemi kaldı.

Hastalığının ilk anından ölüm onları ayırıncaya kadar Swayze’nin yanından hiç ayrılmayan Niemi, Amy and T.J. adlı podcast yayınına konuk oldu.

Orada da eşi Patrick Swayze’nin 2008 yılında pankreas kanseri aldığında neler yaşadıklarını anlattı. Onun ölümüne kadar geçen sürece yaşanılan zorlukları ve duygular anları bir kez daha hatırladı.

 “BANA BAKTI VE ‘BEN ÖLÜ BİR ADAMIM’ DEDİ”
Lisa Niemi, Swayze’nin hastalığını öğrendikten sonra kendisine dönerek “Ben ölü bir adamım” dediğini anlattı.

Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben bu hastalık hakkında fazla bir şey bilmiyordum, ama o biliyordu.”

Swayze’nin ölünceye kadar evli kaldığı eşi Lisa Niemi, yapılan bütün tetkiklerin ardından oyuncunun hastalığının kesinleştiğini anlattı. Bu durumu doktorların Swayze’nen önce kendisine söylediklerini de sözlerine ekledi. 

Haberi alan Niemi’nin dünyası başına yıkıldı. Çünkü doktorlar teşhisi ilk olarak ona söyleyerek Niemi’yi de zor durumda bırakmıştı. Niemi’nin böyle bir haberi kocasına nasıl vereceği konusunda bir fikri yoktu.

BU HABERİ ONA NASIL VERECEĞİNİ BİLEMEDİ
Sonunda eşi daha yapılan endoskopik uygulama yüzünden hala narkozun etkisindeyken teşhisi ona hemen söylememeye karar verdi Niemi. Biraz bekleyecekti. 

Hastane odasında oyuncuya refakat ettiği sırada da kısacık bir uykuya daldı. Uyandığında gördüğü manzara ise yürek burkan türdendi.

Doktor, Patrick Swayze’nin yatağının yanına oturmuş ve ona hastalığını çoktan söylemişti bile.

“Doktor ona tedavi göreceğini ama hayattaki işlerini de bir an önce yoluna koyması gerektiğini söylemişti. Bunu duymak zor bir şey” diyerek o anları hatırladı Lisa Niemi.

EN ZORU SWAYZE’NİN MORALİNİ YÜKSEK TUTMAKTI 
Sonrasında da hem kendisi hem de ailenin geri kalan üyeleri bütün enerjilerini Patrick Swayze’yi hayatta tutmak için harcadı. Ancak bu Niemi’nin söylediğine göre hiç kolay bir durum değildi. Tedavi sırasında Swayze’nin kendisi de bir onkolojist olan kız kardeşi de destek oldu.

Niemi’nin anlattığına göre Swayze’yi tıbbi olarak tedavi etmenin yanında onun moralini yüksek tutmak için de herkes elinden geleni yaptı. Ama işleri hiç de kolay değildi. Hatta tedavinin en zor kısmı buydu.

Onun anlattığına göre hastalık teşhisinden sonra bütün hayatları değişti ve hiçbir şey asla eskisi gibi olmadı.

Her ne kadar Swayze’ye umut aşılamaya çalışsalar da işin nereye varacağını herkes biliyordu. Ama bir yandan da Niemi’nin söylediğine göre hayatta mucizeler de oluyordu bu onların da başına gelebilirdi.

Yine de Niemi o süreci şu cümleyle özetledi: “Şunu söyleyeyim ki haftada 7 gün, günde 24 saat bir kabusun içinde yaşamak gibiydi.”

‘GİZLİ GİZLİ AĞLIYORDUM’
Niemi, her ne kadar eşine umut aşılamak içi pozitif kalmaya kendini zorlasa da bu onun için kolay olmadı.

Sık sık gizli saklı yerlerde kocasına göstermeden gözyaşı döktü. Yayında anlattığına göre de kocası Patrick Swayze onu sadece bir kez ağlarken gördü.

Bu onu korkuttu ve o olaydan sonra Niemi; kocasının onu ağlarken görmemesi için elinden geleni yaptı.

Hastalık mücadelesi sırasında Swayze ile Niemi’nin duygularını saklayamadığı anlar da oldu. Bunlardan birinde çift New Mexico’daki çiftliklerindeydi.

O sırada Swayze karısına hayatında son bir kez daha kamp yapmayı ne kadar çok istediğini söyledi.

O onları şöyle anlattı Lisa Niemi: “Birlikte yürüyorduk, güzel bir gündü. Bana döndü ve gözlerinde yaşlarla şöyle dedi: ‘Yaşamak istiyorum.”

ONUN ÖLÜMÜNDEN SONRA YENİDEN EVLENDİ
Patrics Swayze ile Lisa Niemi, ünlü oyuncunun öldüğü 2009 yılına kadar tam 34 yıl boyunca evli kaldı.

Niemi onun hayata veda etmesinden sonra bir süre yalnız yaşasa da sonunda 2014 yılında bir kez daha evlendi.

Bu seçimi nedeniyle bazıları tarafından eleştirilse de o kocasının da kendisinin mutlu olmasını isteyeceğine inandı.

Hatta 64 yaşındaki Niami, eşi Albert DePrisco ile evlenme kararını nasıl aldığını da konuk olduğu bir programda şöyle anlatmıştı: ” “Albert’e aşık oldum. Sonra da eşini kaybetmiş bir arkadaşımla bu konuyu konuştum. Bu gerçekten garip. Çünkü yeniden aşık olmam, Patrick için hissettiğim aşkla çatışmıyor. Ve birinin artık ölmüş olması onu sevmeyeceğiniz anlamına gelmiyor.”

‘HALA PATRICK’İN SESİNİ DUYUYORUM’
Yeniden evlenmesine rağmen kaybettiği eşini tamamen aklından ve kalbinden çıkarmadı Lisa Niemi. Anlattığına göre zaman zaman Swayze’nin filmlerine bir yerlerde rastladığında onunla ilgili anıları da canlanıyor.

Lisa Niemi, Patrick Swayze ile hala bir çeşit bağlantısı olduğunu şu sözlerle anlattı: ” Sesi, kafamın içinde. Yaptıklarım hakkında yorumlarda bulunuyor. Bir desteğe ihtiyacım olduğunda ya da bir şeyler olduğunda kafamın içinde ona sorular sormaya devam ediyorum. Ve kesinlikle onun bana yanıt verdiğini duyuyorum.”

ÇOCUK YAŞTA TANIŞTILAR
Lisa Niemi ile Patrick Swayze, aslında birbirlerinin çocukluk aşkıydı. Tanıştıklarında Niemi 14, Swayze ise 18 yaşındaydı. Onların aşkına aracı olan kişi de Niemi’nin annesi.

Patrick, Lisa’nın annesinden dans dersleri aldığı sırada tanıştılar, aralarında büyük bir aşk başladı. Çift, 1975 yılında evlendi. O gün verdikleri sözü de tuttular. 2009 yılında, ölüm Patrick Swayze’yi Lisa Niemi’den koparıncaya kadar birlikte kaldılar.

Bunca uzun beraberliğe rağmen çiftin hiç çocuğu olmadı. Hamile kalan Lisa düşük yapmıştı. Bu nedenle çiftin, aileyi genişletme hayali gerçeğe dönüşemedi. Ama Lisa Niemi, eşinin ölümünden sonra en büyük pişmanlığının ondan bir çocuk dünyaya getirememesi olduğunu söylemişti.

Swayze, kariyeri boyunca birçok filmde oynadı. Ama bazıları diğerlerinin önüne geçti. Bunlardan biri Jennifer Grey ile başrol paylaştığı Dirty Dancing oldu.

Swayze’nin Demi Moore ile oynadığı Ghost (Hayalet) ile bir kuşağın hafızasına kazındı.

Swayze hayatının son döneminde hastalık yüzünden çok yıpranmıştı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yakalandigi-hastalik-onu-tuketti-son-nefesine-kadar-tek-askiyla-evli-kaldi-bana-nemli-gozleriyle-bakti-ve-yasamak-istiyorum-dedi/feed/ 0
‘Bay Sinema’ Türker İnanoğlu’na veda… Kızı Zeynep İnanoğlu’ndan duygusal konuşma: Baba sana söz veriyorum… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:12:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9737 Yeşilçam’ın efsane ismi, ünlü yapımcı ve film yönetmeni Türker İnanoğlu, 88 yaşında hayata veda etti. 2 Nisan’da hayatını kaybeden Türker İnanoğlu bugün son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Türker İnanoğlu’nun oğlu İlker İnanoğlu, kızı Zeynep İnanoğlu Özdemir, eşi Gülşen Bubikoğlu, damadı Cüneyt Özdemir ve torunları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanatçılar; Hülya Koçyiğit, Zafer Ergin, Şevket Çoruh, Kerem Alışık, Ali Sunal, Cem Yılmaz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı ve sanat ve medya dünyasından birçok kişi de katıldı.

İnanoğlu’nu anlatan biyografik kısa filmin gösterimiyle başlayan tören programını damadı Cüneyt Özdemir sundu.

Törende, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hülya Koçyiğit, Ali Sunal, Cem Yılmaz, İlker İnanoğlu ve Zeynep İnanoğlu sahnede konuşma gerçekleştirdi.

İlker İnanoğlu konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamadı.

Tören sonrasında İnanoğlu’nun Türk Bayrağına sarılı tabutu omuzlara alınarak Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne götürüldü.

Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından büyük usta Kanlıca Aile Mezarlığı’na defnedildi.

EŞE DUYGUSAL VEDA…
Türker İnanoğlu’nun 50 yıllık hayat arkadaşı ünlü oyuncu Gülşen Bubikoğlu törende duygusal anlar yaşadı.

Zeynep İnanoğlu-Gülşen Bubikoğlu-Ali Mavi Özdemir
Gülşen Bubikoğlu “Zaman zaman birbirimizle mücadele ettik ama bu ters kutuplaşma bize bir sihir getirdi. 40 yıldır bu mücadeleyi birlikte verdik. Şimdi kaybettik ama zorlu zamanlardan geçtik hastalık olarak. O bakımdan şimdi huzur bulduğu için mutluyum.” diye konuştu…

HÜLYA KOÇYİĞİT

“Hepimizin hayatında onun etkisi var, onun dokunuşu var. Her şeyden önce Türk sinemasına çok değerli katkıları var. Çalışma hayatımız, düzensiz, dengesiz, bunun bir raya oturması gerekiyor. Toplantılar yaptık… Dönem dönem sinema çıkmazlara girdi. Bunun halledilmesi için Türker İnanoğlu, bizi alıp Ankara’ya götürdü. Kültür Bakanlığı’nı ziyaret ettik. O bir sinema aşığı, sinema tutkunu, sinema için yapmadığı yok. Hepimizin hamisi onun emeklerine çok büyük saygı duyuyorum. Bugün bir devir kapandı onunla beraber. Öyle güzel eserler bıraktı ki ardında ne mutlu böylesine yaşanmış bir hayata.”

ALİ SUNAL

“Benim ilk arkadaşlarımdan, ilk dostlarımdan biriydi Türker Abi. Babamla çok şeker dostlukları vardı. Müthiş anlaşıyorlar, bazen birlikte iş yapamıyorlar ama devamında yine müthiş dostlukları var. Beni keşfeden de Türker Abi oldu. Benimle arkadaşlık kurdu. Aramızdaki yaş farkına baktığımıza rağmen beni en dikkatli dinleyen insandı. Annemle babamla konuşup, beni yatılı misafir ettiler. Kızı Zeynep’le arkadaş olduk. Ben küçükken karanlıktan korkuyordum. Uyurken başımda bekleyip masallar anlatıyordu. Ben Türker Abi’yi böyle hatırlıyorum. Kendi seçtiğim ilk arkadaşım olabilir Türker Abi.”

CEM YILMAZ

“90’lı yılların ortasında Meltem Cumbul Show yapıyordu. Beni çağırmıştı beni orada izlemiş. Bu sahne aktif olduktan sonra burada sahneye çıktım. Bin kez gösteri yaptıysam binine de geldi. Hep ‘en çok seni seviyorum’ derdi ve buna inandırırdı insanı. Ben de en çok beni zannediyordum ama herkesi seviyormuş. Her zaman sahnemize gelip bir ihtiyacın var mı diye sorardı.”

İLKER İNANOĞLU

“Çok mükemmeliyetçi bir adamdı. 18 yaşımdan beri sağlık sebeplerinden dolayı Amerika’ya götürdüm. Son zamanlarında yine Amerika’ya gittik ameliyat için. Otele geldik, asansöre bindik orada düğmeye basmaya çalıştı ‘baba bırak onu da ben yapayım dedim’ her şeyi kendisi yapmak isterdi. Çok sert bir babaydı, hala çocuk gibiydim karşısında . Vefat edince üzerimdeki baskı kalkar diye hissediyordum ama yanılmışım. Çok zor… Baba seni çok seviyorum.”

ZEYNEP İNANOĞLU

“Babam önemsediği konuları kimseye emanet etmezdi. Bugünü de kendisi planladı. Benim yurtdışında olacağımı düşünmüştü. Her şeyin üzerinden birkaç kez geçtik. Bütün bu planlamalar yaşanan acıyı azaltmıyormuş. O böyle bir insandı detaylara hakimdi. Çalışkandı, disiplinliydi. Duygularını göstermemekle beraber aşırı duygusaldı. İşine ve çalışma arkadaşlarına inanılmaz bağlıydı. Çok insana dokunup, çok eser bıraktı. Bugün burada sizleri görse çok mutlu olurdu. Tam istediği veda. Sevgili baba beni duyuyorsan hissediyorsan seni çok sevdiğimi bilmeni istiyorum. İsminin ve adının bizlerle yaşaması için elimden gelen her şeyi yapacağımı sözünü veriyorum”

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY

“Ben Türker Abi’yi Atlas Sineması müzesi sırasında tanıma fırsatı buldum. O sıralarda Türker Abi Atlas Sineması’nda bakanlığımızın kiracısıydı. Kendisini ziyaret edip proje konusunda bilgilendirdim görüşmelerini aldım. Hiç tereddüt etmeden ’Sayın Bakanım bir an önce başlayın elimden ne geliyorsa desteği vereceğim’ o gün anladım Türker Abi’deki sinema aşkını. Yaklaşık üç ay önce Atatürk Kültür Merkezi’nde bir araya geldik. Zaman zaman sağlığı izin verdiği anlarda kültür ve sanat konusunda görüşlerini alıp fikirlerini sunmasını istiyorduk. Çok faydalı ve değerli bir insandı. Beyaz perde sevdalısıydı diyebilirim. Sinema emekçisi olarak çıktığı bu yolda çok büyük sıkıntılar çekmişti, bu sıkıntıları unutmayıp, sinema emekçileri için elini taşın altına koymayı bilmişti. Gençlere de değer verip her zaman arkalarında durdu. Biz camianın onu hiçbir zaman unutmayacağını biliyoruz. Haziran ayında Atlas Sineması Müzesi’nde Türker İnanoğlu sergisi açmaya karar verdik. Ben bir insanın en büyük eserinin yetiştirdiği insanlar olduğuna inanıyorum.”

EROL EVGİN

“40 yılı aşkın süredir birlikte çok çalışmalar yaptık. Türk sinemasının duayeniydi. Televizyona da çok işler bıraktı. En son Safranbolu Üniversitesi ile ilgili projelerini göstermişti bana. Çok titizdi, çok disiplinliydi. Ben her yıl burada konser veririm. Salon beni büyüler her seferinde. Onu arardım ‘ne kadar güzel bir salon yapmışsın’ derdim. Senin ekibin çok iyi derdim. ‘Askeri disiplin almış onlar’ derdi bana. Ailesine, sevenlerine, sinema ve televizyon dünyasına baş sağlığı diliyorum.”

Büyük usta öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kanlıca Aile Mezarlığı’na defnedildi.

İLKER AKSUM

“Beni 1995 yılında hemen kanatları altına aldı, kariyerimi belirledi. ‘Yabancı Damat’ adlı dizide bana rol vererek kariyerimin gidişatını değiştirmiştir. Türkiye’nin en büyük yapımcısı, tiyatroya büyük katkıları olan bir insandı. Bir daha onun gibisinin geleceğini düşünmüyorum.”

GÜL SUNAL

“Sinemacı olarak çok takdir ettiğimiz bir dostumuz. Ama ben onun daha çok mutfakta yemek yapan, komik, yaramaz bir çocuk gibi aile hayatını çok özleyeceğim. Gelirken Ali ile onları konuştuk. Birlikte seyahatlerimiz oldu. O seyahatlerde hep başroldü. Onu hep komik, güzel, yaramaz bir çocuk olarak hatırlayacağım”

Cenazeye katılan Orhan Gencebay’a eşi Sevim Emre eşlik etti.

NEHİR ERDOĞAN

“Tüm Türkiye’nin başı sağ olsun. Ben sadece mesleğimde çok önemli dokunuşları olan bir büyük bir çınarı kaybetmedim, bir çocuğumuza babalık etti Türker Abi. Yarattığı karakterler de babasını kaybetti. Layığıyla görevimizi yapmaya çalışacağız. Belki de Yeşilçam’ın son çınarıydı. Bir devir onunla değişiyor. O insanlar yetiştirdi, sadece oyuncular değil. Ben çok şanlıyım. Onun yetiştirdiği gibi sürdüreceğiz İnşallah.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bay-sinema-turker-inanogluna-veda-kizi-zeynep-inanoglundan-duygusal-konusma-baba-sana-soz-veriyorum/feed/ 0
Uğruna Hollywood şöhretini elinin tersiyle itmişti…Ünlü yıldız kocasının ölüm acısını yıllardır atlatamadı: Onu düşünmeden geçen günüm yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ugruna-hollywood-sohretini-elinin-tersiyle-itmisti-unlu-yildiz-kocasinin-olum-acisini-yillardir-atlatamadi-onu-dusunmeden-gecen-gunum-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ugruna-hollywood-sohretini-elinin-tersiyle-itmisti-unlu-yildiz-kocasinin-olum-acisini-yillardir-atlatamadi-onu-dusunmeden-gecen-gunum-yok/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:08:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6752 Lynda Carter, pelerinli süper kahramanların egemen olduğu Hollywood’da yenilmezliği, bitmek tükenmek bilmeyen büyük gücüyle milyonları ekran başına toplayan Wonder Woman dizisiyle bir anda dünya çapında şöhret oldu.

Aslında 1972’de güzellik yarışmasında kraliçe seçilmiş, Miss America tacını takınca büyük bir ün kazanmıştı. 1975’ten 1979’a kadar Wonder Woman olarak ekranlara gelince ise bu ün kıtaları bile aşmıştı.

Lynda Carter, Amerika’nın en güzel kızı seçilerek ünlenmiş, bir süre sonra da Wonder Woman olarak ekranlara gelmeye başlayıp dünya çapında bir yıldız olmuştu

AŞK HER ŞEYE GALİP GELDİ AMA ÖLÜMÜ YENEMEDİ

Lynda Carter, bir süre sonra oyunculuğu yavaş yavaş bırakıp müziğe yöneldi ve oyunculukta olduğu kadar şarkıcılıkta da büyük başarılar elde etti. Ama onun için 1984’te evlendiği ve ölene kadar evli kaldığı eşi Robert Altman dünyadaki her şeyden, büyük şöhretinden bile önce geliyordu.

Carter, yeni yayınladığı şarkısını 3 yıl önce ölen ve hâlâ unutamadığı kocasına adadı. 1984’te evlendiği ve birlikte iki çocuk büyüttüğü ünlü avukat ve video oyunu yöneticisi Altman için “O hayatımın en büyük aşkıydı” diyor ünlü yıldız…

Ünlü oyuncu en şöhretli olduğu yıllarda her şeyi geride bırakıp evlenmiş ve kocası Robert Altman uğruna Hollywood’u da terk etmişti

BÜYÜK ACISINI DİNDİREMİYOR

People dergisine özel bir röportaj veren Wonder Woman, 2021 yılında nadir görülen bir kan kanserinden ölen kocası Robert Altman’ı unutamadığı gibi bu büyük kaybın verdiği acının da hâlâ azalmadığını itiraf etti.

Lynda Carter, Wonder Woman’ı kendisinden yıllar sonra beyaz perdede canlandıran Gal Gadot’la birçok etkinliğe katılmıştı

72 yaşındaki Carter şimdi Altman için yazdığı “Letters From Earth” (Dünyadan Mektuplar) adlı şarkıyla onu onurlandırıyor. Carter hislerini “Onu her gün düşünüyorum. Gün içinde kendimi ‘Ah Robert bilecek’ diye düşünürken bulduğum o kadar çok şey var ki. Ya da bir uçuştaysam, hala onun mesaj atıp “Sağ salim indin mi? Her şey yolunda mıydı?” diye sormasını bekliyorum” diyerek anlatıyor.

72 yaşındaki Carter bir yandan müzikle, bir yandan da hayır işleriyle ilgilenmeye devam ediyor, iki çocuğunun hayatını doldurduğunu yine de ölen eşinin eksikliğini hiçbir şeyle gideremediğini itiraf ediyor

KOCASINI KAYBEDİNCE KANSER ARAŞTIRMALARI İÇİN VAKIF KURMUŞTU

Şarkısını kaybettiklerimize bir aşk mektubu diye tanımlayan yıldız isim 50 yılı aşkın bir süredir şarkı söylüyor. Hatta anlattığına göre daha 14 yaşındayken kulüplerde şarkı söyleme başlamış ve oyuncu olmadan önce bile müzikle ilgileniyormuş.

Carter, eşi Altman’ın ölümünden bu yana, onunki gibi karmaşık kan kanserleri araştırmalarına fon sağlamak için City of Hope ile ortaklık kurdu. Altman’a ilk olarak kemik iliğindeki hücrelerde bir bozukluk olan ve tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu ikincil miyeloid lösemiye dönüşen miyelofibrozis teşhisi konmuştu.

ONUN AŞKI UĞRUNA GÖZÜNÜ KIRPMADAN HOLLYWOOD’U TERK ETMİŞTİ

Lynda Carter, 1984’te şöhretinin zirvesindeyken Robert Altman’la evlenmiş, sonra da eşinin işleri başkent Washington DC.’de olduğu için buraya taşınmış, hiç tereddüt etmeden Hollywood’u terk etmişti. Oyunculuk ve şarkıcılık yapmaya da buradan devam etti.

Yıllar sonra iki çocukla şenlenen yuvasında mutlu mesut yaşarken verdiği bu kadardan ne kadar memnun olduğunu anlatmıştı. Eşinin ölümünün üzerinden üç yıldan fazla zaman geçti ancak Carter onu çok özlemeye devam ediyor.

Lynda Carter sık sık sosyal medya hesabından eşiyle olan fotoğraflarını paylaşıyor ve her özel günü ona seslenerek kutlamayı ihmal etmiyor

OYALANIYOR AMA YETMİYOR…

Lynda Carter, müziğin, ailesiyle vakit geçirmenin ve hayır işleri yapmanın kendisini meşgul ettiğini, ancak yine de bir hayat arkadaşı olmasını derinden özlediğini itiraf ediyor: “Hayatım onunla bir maceraydı. Sürekli seyahat ediyor ve eğlenceli şeyler yapıyorduk ama yalnız kaldığınızda her şeyi tek başınıza yapmak zorunda kalıyorsunuz. Ve bu hiç eğlenceli değil.”

“Çok sakin, harika, dengeli bir insandı ve benim kişiliğimi ve ortaya koyduğum şeyleri seviyordu. Birlikte ilginç bir hayatımız oldu. Eğlenceli şeyler yaptık ve güldük, güldük. Çocuklarımız, harika arkadaşlarımız oldu. Bazı ciddi şeyler yaşadık ama hayat onunla bir maceraydı”

37 YILLIK ANILARI AŞKINI CANLI TUTUYOR

37 yıllık kocasıyla yaşadığı her anının aşkını hâlâ canlı tuttuğunu söyleyen Wonder Woman yine de sürekli gökyüzüne bakıp ölen eşine “Nereye gittin?” diye seslenmeye devam ediyor. Şarkısında bahsi geçen mektupların sevdiklerimize bir dua gibi olduğunu söyleyen yıldız isim “Umarım insanlar bunu anlayacaktır. Yürek parçalayıcı olduğu kadar bir sevgi kutlaması da” diyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ugruna-hollywood-sohretini-elinin-tersiyle-itmisti-unlu-yildiz-kocasinin-olum-acisini-yillardir-atlatamadi-onu-dusunmeden-gecen-gunum-yok/feed/ 0
Dağılan yuvasını da ölüm acısını da yeni aşkının kollarında unutuyor: Artık her gecesini onunla geçiriyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dagilan-yuvasini-da-olum-acisini-da-yeni-askinin-kollarinda-unutuyor-artik-her-gecesini-onunla-geciriyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dagilan-yuvasini-da-olum-acisini-da-yeni-askinin-kollarinda-unutuyor-artik-her-gecesini-onunla-geciriyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:36:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6444 Tom Brady’yle evliliğini bitirdikten sonra sık sık birlikte görüntülendiği yakışıklı spor hocasının sadece bir hoca olduğunu, çocuklarının da onunla birlikte antrenman yaptığını söyleyen Gisele Bündchen, artık bu aşkı saklamıyor.

ARTIK HER GECESİNİ ONUN EVİNDE GEÇİRİYOR

Daha doğrusu ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali, artık bitmeyen bu söylentileri yalanlayamıyor desek daha doğru… Gisele Bündchen’in yeni erkek arkadaşı Joaquim Valente’nin çoğu geceyi ünlü modelin Miami’deki evinde geçirdiği ortaya çıktı.

Yakın çevrelerinin ve komşularının anlattığına göre de yakışıklı jiu-jitsu hocası ve Bündchen’le iki çocuğunun kişisel spor antrenörü olan Valente de bu süreçte ünlü modelin tek dayanağı, adeta “sırtını yaslayacağı kayası” haline gelmiş durumda.

“BİR KAYA GİBİ SIRTINI ONA YASLADI”

Arkadaşları, Gisele Bündchen’in erkek arkadaşı Joaquim Valente’nin, aşkları ilerledikçe çoğu geceyi süper modelin Miami’deki evinde geçirdiğini ve annesinin ölümünden bu yana onun “kayası” olduğunu söylüyor.

Bir süredir neredeyse her gün birlikte görüntülenen Gisele Bündchen ve Joaquim Valente’nin büyük bir aşk yaşadığı söyleniyor… Hatta ünlü modele son zamanlarda yaşadığı zorlu günlerden sonra en çok destek veren isim olduğu söylenen spor hocası artık neredeyse her gecesini onun evinde geçiriyor

İLİŞKİLERİ BOŞANMADAN ÖNCE Mİ BAŞLADI?

Boşanma haberinden beri sürekli birlikte görüntülenen ikilinin haziran ayından beri birlikte olduğu söyleniyordu. Ancak Tom Brady’nin yakın çevresine göre ikili aslında 2021’den beri birlikte çalışıyor. Ve aralarındaki yakınlaşma da boşanma haberinden çok daha önce başlamış.

Valente sık sık sabahın erken saatlerinde Brezilyalı güzelin evinden çıkarken görülüyor ve ikilinin Sevgililer Günü’nde de Miami’deki mahallelerinde sokaklarda öpüştüğünü söyleyen komşuları var. Aynı komşular Gisele Bündchen ve Joaquim Valente’nin, epeydir saklı gizli görüştüğünü ancak artık saklanmaya gerek görmediklerini de anlatıyor.

Ünlü model boşanmasının ardından uzun süre sessiz kalmış daha sonra yaptığı açıklamada da “Benim için önce çocuklarım gelir, kendimi hemen yeni bir erkeğin kollarına atmayacağım” demişti

AYNI MAHALLEDE YAŞIYORLAR, HER YERE BİRLİKTE SEYAHAT EDİYORLAR

İkili arasındaki ilişki söylentileri ilk olarak Kasım 2022’de Valente’nin NFL ikonu Tom Brady’den boşandıktan sadece iki hafta sonra Bündchen ve çocuklarıyla Kosta Rika’da tatilde görüntülenmesiyle ortaya çıkmıştı. Taze aşıkları birlikte memleketleri Brezilya’ya da seyahat ettiler.

43 yaşındaki Bündchen, boşanmasının ardından en büyük önceliğinin 14 yaşındaki oğlu Benjamin ve 11 yaşındaki kızı Vivian olduğunu söylemişti. 36 yaşındaki Valente, ünlü model ve Tom Brady’nin iki çocuğuna da hocalık yapıyor.

Gisele Bündchen, yaşadığı zorlu boşanma sürecinin ardından geçen ay annesini de kanserden kaybetmişti

HER ÜZÜNTÜSÜNÜ ONUN KOLLARINDA UNUTUYOR

Eski çiftin iki çocuğunun boşanma sürecini zor atlattıkları ancak annelerinin yeni erkek arkadaşı Joaquim Valente’yle de çok iyi anlaştıkları yine ortaya atılan söylentiler arasında. Joaquim Valente, Gisele Bündchen’in geçirdiği zorlu süreçte onun en büyük destekçilerinden biri haline geldi.

Gisele Bündchen, hayatta en büyük desteği aldığını söylediği annesini 28 Ocak’ta kanser nedeniyle kaybetmişti. İkilinin yakınlığının bu kayıptan sonra daha da arttığı ve ünlü modelin büyük acısını yeni sevgilisinin kollarında atlattığı iddia edildi.

AYNI MEMLEKETTEN OLMAK ONLARI YAKINLAŞTIRDI

People dergisine bu aşkı doğrulayan bir kaynak, çiftin Brezilyalı olma konusunda bağ kurduğunu söyledi: “Benzer geçmişlerden geliyorlar. İkisi de Brezilya’yı çok genç yaşta terk etti. İkisi de ABD’de kendileri için harika hayatlar yarattılar. İkisi de Miami’yi seviyor ama seyahat etmekten de hoşlanıyorlar. İkisi de sağlıklı yaşamdan hoşlanıyor” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dagilan-yuvasini-da-olum-acisini-da-yeni-askinin-kollarinda-unutuyor-artik-her-gecesini-onunla-geciriyor/feed/ 0