
“ARAMIZDAKİ GÜVEN SARSILDI” MESAJI
Gallant’ın görevden alınmasına ilişkin açıklamada, Netanyahu’nun “(Gallant ile) Aramızdaki güven sarsıldı. Çok kez aramızdaki boşluğu kapatmaya çalıştım ama bu daha da genişledi” ifadesi dikkati çekti. İsrail basınında yer alan haberde, görevden alınan Gallant’ın yerine Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın yeni Savunma Bakanı olarak atandığı belirtildi.
Katz’ın yerine Dışişleri Bakanlığı koltuğuna ise Netanyahu’nun eski rakibi, yeni müttefiki Gideon Saar’ın oturacağı kaydedildi.

NETANYAHU’DAN GALLANT’A ŞOK SUÇLAMA: İSRAİL DÜŞMANLARINA YARDIM EDİYOR!
Netanyahu, Gallant’ı dolaylı olarak “İsrail’in düşmanlarına” yardım etmekle suçladı Netanyahu, kararı sonrası yayımladığı görüntülü mesajda Gallant’ı hedef aldı. Gazze Şeridi’ne saldırıların ilk aylarında Gallant ile arasında “güven olduğunu” ileri süren Netanyahu, “Ancak son aylarda benimle Savunma Bakanı arasındaki bu güven kırıldı” dedi. Netanyahu, Gazze’ye yönelik saldırıların idaresine ilişkin Gallant ile anlaşamadıklarını ve Savunma Bakanı’nın kabine kararlarını “ihlal eden kararlar ve açıklamalar” yaptığını savundu. Savunma Bakanı’na yönelik eleştirilerini sürdüren Netanyahu, Gallant’ı “dolaylı olarak İsrail’in düşmanlarına yardım etmekle” suçladı. Görevden alınma kararı sonrası Gallant, istifa mektubunu Netanyahu’ya sundu.
AŞIRI SAĞCI BAKANDAN NETANYAHU’YA DESTEK
İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun, Gallant’ı görevden alması kararına destek verdi. Ben-Gvir, sık sık sosyal medyadan atıştığı Gallant’ı görevden alması nedeniyle Netanyahu’yu tebrik etti. Öte yandan muhalefet partileri, Gallant’ın görevden alınmasına tepki göstermek için halkı protestoya çağırdı.


2023’TE DE GÖREVDEN ALMAK İSTEMİŞTİ
Netanyahu ile Gallant’ın arasının açık olduğu biliniyordu. Netanyahu, Mart 2023’te “Yargı reformu” girişimini kamuoyu önünde açıkça eleştirmesi nedeniyle Gallant’ı görevden alma teşebbüsünde bulunmuştu. Ancak ülke genelindeki yoğun protestolar nedeniyle Netanyahu bu kararından geri adım atmıştı. Gazze’ye yönelik saldırıların yanı sıra Lübnan konusunda da Netanyahu ile Gallant’ın farklı görüşleri savundukları biliniyor. Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze’deki işgalin kalıcı olmasını isterken, Gallant, Gazze içerisinin Filistin yönetimine devredilmesini istediğini dile getirmişti. İkilinin arasının bozuk olması nedeniyle Netanyahu ile Gallant, Gazze’ye saldırıların ilk günlerinden sonra ayrı ayrı basın toplantıları yapmıştı. Ayrıca Gallant’ın Lübnan’a kara saldırısına karşı olduğuna ilişkin İsrail basınına haberler yansısa da Savunma Bakanı bunun aksi yönde açıklamalarda bulunmuştu.
Savunma Bakanı Yoav Gallant açıklamasında,”İsrail Devleti’nin güvenliği her zaman hayatımın misyonu olmuştur ve öyle kalacaktır” dedi.
İsrail basını, Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ı Savunma Bakanı, Gideon Saar’ı ise Dışişleri Bakanı olarak atadığını yazdı.

“SAVAŞ PUSULASIZ İLERLİYOR”
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Başbakan Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerine gönderdiği mektupta, “savaşın pusulasız ilerlediği” uyarısı yaptığı ve “savaşın hedeflerinin güncellenmesi gerektiğini” istediği belirtilmişti.
Gallant, “Mevcut durumda geçerli bir pusula, güncellenmiş savaş hedefleri olmaksızın, harekatın işleyişine ve hükümetin kararlarına zarar veriyor. Öncelikle İran ve İsrail’in doğrudan karşılıklı çatışması gibi savaştaki büyük gelişmeler, tüm alanların bağlantılarını kurarak tartışmayı, savaşın hedeflerini güncellemeyi gerektiriyor.” ifadesini kullanmıştı.

İsrail’de çok sayıda kişi Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Savunma Bakanı Yoav Gallant’ı görevden almasını protesto etmek için sokaklara döküldü.

Netanyahu’nun kararını protesto etmek için çok sayıda kişi başkent Tel Aviv’deki Ayalon Caddesi’nde toplanmaya başladı. Caddeyi trafiğe kapatıp ateş yakan göstericiler Netanyahu hükümeti karşıtı sloganlar attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD başkanlık seçimlerini henüz resmi olan sonuçlara göre kazanan Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, zafer konuşması yaparak “47. başkan seçilmem dolayısıyla Amerikan halkına teşekkür ediyorum.” dedi.

ABD’nin 47. başkanı olan Trump’a dünyanın birçok ülkesinden tebrik mesajı geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD başkanlık seçiminde zaferini ilan eden Donald Trump’ı tebrik etti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“YENİDEN GÜVEN VADEDİYOR”
Netanyahu, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump’ın “büyük bir zafer” kazandığını belirtti. Netanyahu, “Beyaz Saray’a tarihi geri dönüşünüz, Amerika için yeni bir başlangıç ve İsrail ile Amerika arasındaki büyük ittifaka güçlü bir yeniden güven vadediyor.” açıklamasında bulundu.

“TARİHİN EN BÜYÜK GERİ DÖNÜŞÜ”
Trump’ı tebrik eden ilk liderlerden biri olan Netanyahu, zaferini ilan eden Trump’ın başkanlık seçiminde “tarihin en büyük geri dönüşünü” yaptığını savundu.

NETANYAHU’DAN TRUMP’A TELEFON
Netanyahu yayınladığı tebrik mesajının ardından Trump’ı telefonla da arayarak tebrik etti. İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu ile Trump’ın telefonda görüştüğü belirtildi.
“Samimi ve sıcak” geçtiği söylenen görüşmede, Netanyahu’nun Trump’ı seçim başarısından dolayı tebrik ettiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Dün akşamdan itibaren 47 terör hedefinin vurulduğu Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki hava harekatlarında, ilk belirlemelere göre 2’si üst düzey olmak üzere 59 terörist etkisiz hale getirilmiştir.” ifadeleri yer aldı.
TERÖR HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Suriye ve Irak’ın kuzeyinde bulunan terör örgütü PKK/YPG hedeflerini imha etti.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, MİT, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik terör saldırısının ardından Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar düzenledi.
Operasyonlarda, örgüte ait enerji-altyapı binası, lojistik ve mühimmat deposu gibi çok sayıda stratejik nokta hedef alındı.
Terör örgütü PKK/YPG’ye karşı planlanan hedefe ulaşılıncaya kadar MİT’in operasyonlarına aralıksız devam edeceği vurgulandı.
OĞUL NETANYAHU’DAN SKANDAL PAYLAŞIM
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu, terör organlarına yakın bir sitenin “Türkiye, Kuzey Suriye’deki Kürt hedeflerini vuruyor.” içerikli haberine şu yorumu yaptı:
Türkler, Kürtlere soykırım yapıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erdoğan, Türkevi’nde İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la bir araya geldi. Erdoğan, İsrail’in Filistin ve Lübnan topraklarında uyguladığı şiddetin bir an önce sona erdirilmesi için uluslararası hukuk, diplomasi ve insan hakları temelinde uluslararası toplumun sesini daha fazla yükseltmesinin gerektiğini vurguladı.

Veliaht PrensiŞeyh Al Sabah
Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Khaled Al- Hamad Al-Sabah’la da görüşen Erdoğan, Türkiye ile Kuveyt’in ekonomiden savunma sanayiine kadar birçok alanda gelişim gösteren ilişkilerini ilerletmek için gayretlerin artarak süreceğini belirtti.

AlmanyaBaşbakanıOlaf Scholz
Erdoğan’ın en kritik görüşmelerinden biri İsrail Başbakanı Netanyahu’nun tutuklanmasını talep eden Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Ahmad Khan ile oldu. İsrail’in Gazze’de bir soykırıma imza attığını vurgulayan Erdoğan, Netanyahu yönetiminin uluslararası hukuku ve insan haklarını çiğnemekten çekinmediğini, kendilerini durduracak bir güç olmadığı yanılgısıyla pervasız bir biçimde katliamlarına yenilerini eklemek için planlar yaptıklarını ifade etti.

UCM BaşsavcısıKarim Khan
İsrail’in işlediği suçların hesabını vermesi gerektiğini, uluslararası hukuka olan güveni korumak için İsrail’e yönelik Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde açılan soykırım davasının sonuçlanmasının ve soykırım suçlularının hak ettiği cezaları almasının son derece önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin soykırım suçunun somut kanıtlarla tespiti için elinden gelen gayreti göstermeye devam edeceğini kaydetti.
Başkan Erdoğan, Almanya Başbakanı Olaf Scholz’u da kabul etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, Mısır’ın, İsrail ordusunun Philadelphia eksenindeki varlığına ilişkin güncellenmiş haritaları Hamas’a teslim etmeyi kabul ettiği iddia edildi. Haberde, 21 Ağustos Çarşamba akşamı Netanyahu ile Biden arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Netanyahu’nun, Biden’ın baskısıyla özellikle iki şartına yanıt vermeyi kabul ettiği aktarıldı.

Haberde, Netanyahu’nun, Biden’ın Philadelphia koridorunun deniz yolunun bir kilometresinin tahliye edilmesi ve askeri alanların minimum sayıda olmasıyla yetinilmesi talebini kabul ettiği ifade edildi. Televizyonun haberinde, Netanyahu’nun, İsrail ordu güçlerinin Philadelphia’da kalması konusunda Hamas’ın onayının alınması halinde, “Gazze Şeridi’nin kuzeyini güneyinden ayıran Netzarim ekseni nedeniyle” onlarla yapılacak anlaşmayı baltalamayacağı sözünü verdiği aktarıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Başbakan Netanyahu’nun, Filistinli direnişçilerin ve silahların Netzarim’de kuzeye geçişini engelleyecek Amerikan çözümünü kabul ettiği ve İsrail ordusunun kontrolünde kontrol noktaları veya askeri alanlar kurulması talebinden vazgeçtiği dile getirilen açıklamada, ABD’nin Netzarim eksenine ilişkin çözümünün mahiyetine açıklık getirilmedi.

Mısırlıların konuya ilişkin ayrıntıları alarak Hamas’a teslim ettiği, ancak İsraillilerin Hamas’ın öneri hakkında ne düşündüğünü bilmediği ifade edilen açıklamada, İsrail müzakere heyetinin, Hamas’ın bu teklifi kabul etmeyeceğine inandığı aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Blinken, “İsrail’in güvenliliğine bağlılığımızı yineliyoruz. 7 Ekim’den itibaren bunu pratik olarak uyguluyoruz. Bölgeye askeri varlığımızı kaydırdık. Bu varlık, tahrik değil bilakis caydırmak içindi. Eğer ki bir saldırı gerçekleşirse bunu önlemek için hazırız.” dedi.
Bölgede olası bir saldırıyı önlemek için yoğun diplomatik çaba içinde olduklarını ifade eden Blinken, hedeflerinin, askeri bir çatışmayı önlemek, bu gerçekleşirse de bunu bertaraf etmek olduğunu belirtti.
Blinken, tüm taraflardan tek taraflı adımlardan kaçınmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hükümetlerimiz arasındaki işbirliğiyle Gazze’de bir ateşkes ve buradaki İsaillilerin getirilmesi için bir anlaşma sağlamaya çalıştık. Amacımız, Gazze’deki esirlerin getirilmesi, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Gazze’deki Filistinlilerin can sağlığını güvenceye almak ve çektiği sorunları sona erdirmek.”
YENİ TEKLİFİN İÇERİĞİNE İLİŞKİN DETAY YOK
Geçen hafta ABD Başkanı Joe Biden’ın Doha’da “aradaki boşlukları kapatacak” yeni bir teklif sunduğunu kaydeden Blinken, yeni teklifteki maddeleri açıklamadı.
Blinken, anlaşma için ön şartlar konusunda ısrarcı olacağını açıklayan Netanyahu’nun “boşlukları kapatan yeni teklifi kabul ettiğini” duyurdu.
İsrail’in talepleri doğrultusunda boşlukları kapatan anlaşmayı “Hamas’ın kabul etmesi gerektiğini” dile getiren Blinken, ateşkes müzakerelerinden vazgeçmeyeceklerini, anlaşma olmadığı müddetçe, daha fazla İsrailli esirin hayatını kaybedebileceğini ve bu süreçteki olayların anlaşmayı imkansız hale getirmese de erteleyebileceğini aktardı.
İsrail’den sonra Mısır ve Katar’a gideceğini söyleyen Blinken, Netanyahu’nun “kalıcı ateşkese razı olup olmadığıyla ilgili soruya” kaçamak cevap verdi.
Hamas’ın anlaşmaya ikna edilmesi gerektiğini yineleyen Blinken, “anlaşmanın aşamalarla ilerleyeceği” yanıtını verdi.
ABD’nin sunduğu, “boşlukları kapattığı” ifade edilen İsrail’in taleplerini de içeren anlaşma taslağının “aşamalarla ilerleyeceğini” belirten Blinken, “Birinci aşamada 6 hafta esirler karşılıklı serbest bırakılacak. İkinci aşamada da kalıcı ateşkes için müzakereler devam edecek. Uzman ekipler bu aşamalar üzerinde çalışıyor.” ifadesini kullandı.
Blinken, İsrail istihbarat direktörlerinin Katar veya Mısır’da gerçekleşen görüşmelere gideceğini belirterek, “Hamas’ın önce anlaşmayı kabul etmesi sonra da aşamaları müzakere etmesi gerektiğini” dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeden 40 binden fazla masum sivili katleden Tel Aviv yönetimi, İsrail ordusuna “savaşın şiddetini artırma” talimatı verdi.

İsrail’deki Walla News’in haberine göre, hükümetteki politika ve güvenlik kabinesi, son dönemde İsrail’in ateşkes müzakerelerindeki konumunu güçlendirmek için orduya Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşın şiddetini artırma talimatı verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Buna ilişkin İsrail makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail ordusunun özellikle Gazze Şeridi’nin güneyinde, geniş çaplı yıkımın yanı sıra yüzlerce Filistinlinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan saldırıları artarak sürüyor.

“BU KARAR, SİVİLLERİ HEDEF ALAN VAŞİLİKLERİNDE ISRAR ETMELERİNİN GÖSTERGESİDİR”
Öte yandan, Hamas, ateşkes ve esir değişimiyle ilgili müzakerelerdeki konumunu güçlendirme amacıyla İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki çatışmaların şiddetini artırma kararını kınadı.
Hamas’ın Siyasi Büro üyesi İzzet Er-Rişk, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu karar, Gazze Şeridi’ndeki halkımıza yönelik faşist saldırıların yeniden yoğunlaşması ve savunmasız sivilleri hedef alma konusundaki vahşiliklerinde ısrar etmelerinin göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

“TÜM DÜNYAYI SİYONİST-NAZİ REJİMİN GERÇEKLİĞİYLE KARŞI KAŞRIYA BIRAKIYOR”
Rişk, ABD’nin İsrail’e desteğine ve dünyanın bu soykırım savaşı karşısındaki suskun sorumsuzluğuna dikkati çekerek, “Bu karar, tüm dünyayı cinayete ve teröre susamış bu cani Siyonist-Nazi rejimin (İsrail) gerçekliğiyle karşı karşıya bırakıyor.” ifadelerine yer verdi.
Hamas, dün yaptığı yazılı açıklamada da, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takası anlaşmasına karşı engeller koyduğunu açıkladı.
İsrail ile Hamas arasında, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takasının yapılması için yürütülen müzakereler 15-16 Ağustos’ta Doha’da yapılmıştı.
“İyi geçtiği” açıklanan Doha’daki müzakerelere Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns, Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ve Mossad Direktörü David Barnea’nın başkanlığındaki heyetler katılmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail medyasına göre, bu hafta gerçekleştirilen kabine toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaş sonrası stratejisi ele alındı. Habere göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi toplantıda Başbakan Binyamin Netanyahu’yu savaştan sonra Gazze’yi kimin yöneteceğine dair bir stratejisi olmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Cibaliye’ye yeniden saldırı gerçekleştirildiğini hatırlatan Halevi, “Gazze Şeridi’nde Hamas dışında bir yönetim oluşturulmasına yönelik diplomatik süreç kaydedilmezse diğer bölgelerde de bir kez daha saldırı gerçekleştirmek durumunda kalacağız” ifadelerini kullandı.

Haberde adı açıklanmayan İsrailli askeri yetkililerin de bir strateji geliştirmeleri ve karar almaları konusunda siyasi liderleri uyardığı kaydedildi. Ayrıca, kabine üyelerinin de Netanyahu’yu İsrail’in son birkaç haftadaki tutumu ve karar alma konusundaki eksikliğinin “sadece hayatları riske attığı” konusunda uyardığı bildirildi.
NETANYAHU İLE RONEN BAR ARASINDA TARTIŞMA
İsrail medyasında yer alan bir başka haberde ise, Netanyahu’nun İsrail iç istihbarat servisi Shin Bet Başkanı Ronen Bar ile de tartışma yaşadığını yazdı. Haberde, Bar’ın Savunma Bakanı Yoav Gallant ile stratejik planlama konusunda toplantı yapmasına öfkelenen Netanyahu, Shin Bet’in MOSSAD ya da Gall
İsrail’in Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıları arttırarak sürdürmesi sonucu Gazze Şeridi’ndeki insani kriz de giderek derinleşiyor. Sivil yerleşim alanlarının yanı sıra hastane ve insani yardım kuruluşlarını de hedef alan İsrail, Gazze Şeridi’nde tam anlamıyla soykırım uyguluyor.

Gazze Sivil Savunma sözcüsü yaptığı açıklama ile Gazze’deki durumun giderek kötüleştiği ve artık altyapının da tükendiğini duyurdu. Sözcü, İsrail saldırıları sonucu Gazze’nin kuzeyindeki tüm hastanelerin hizmet dışı kaldığını açıkladı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sayın Netanyahu, tarihe soykırım suçlusu olarak geçeceksiniz. Binlerce sivil çocuğun, kadının ve yaşlı insanın üzerine bomba atmak sizi kahraman yapmaz” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden, Seattle dışında eski bir Microsoft yöneticisinin evinde düzenlenen bağış toplama etkinliğinde geçekleştirdiği konuşmada gündeme dair gelişmelere değindi. Gazze’de yaşananlara ilişkin konuşan Biden, “Hamas rehineleri serbest bıraksa yarın ateşkes olurdu” dedi. Yaklaşık 100 kişiye hitap eden Biden, “İsrail bunun Hamas’a bağlı olduğunu, eğer isterlerse yarın sona erdirebileceklerini söyledi. Yarın ateşkes olabilirdi” ifadelerini kullandı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de Husiler tarafından fırlatılan 4 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini, herhangi bir ticari gemide hasar olmadığını duyurdu.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail Genelkurmay Başkanı’ndan Netanyahu’ya eleştiri
Filistin Sivil Savunma: Gazze’nin kuzeyindeki tüm hastaneler hizmet dışı
Kolombiya Devlet Başkanı: Netanyahu, tarihe soykırım suçlusu olarak geçeceksiniz
Biden: Hamas rehineleri serbest bıraksa yarın ateşkes olurdu
CENTCOM: Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de 4 İHA imha edildi
İsrail bombardımanı altındaki Gazze’de Ortodoks Araplar dün Aziz Porfirios kilisesinde Paskalya töreni yaptı.
HAMAS ISRARCI
ABD, Mısır ve Katarlı arabulucularla dün yeniden bir araya gelen Hamas heyeti arasındaki müzakerelerle ilgili medyaya önceki güne göre olumsuz sinyaller yansıdı. AFP’ye konuşan Hamas yetkilileri, İsrail’in nihai ateşkesle “savaşı sonlandıracak” bir anlaşmaya yanaşmadığını söyleyerek, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “kişisel çıkarları” için ateşkes çabalarını “şahsen engellediğini” söyledi. Reuters haber ajansına konuşan bir başka Filistinli yetkili de Hamas heyetinin Kahire’ye “ne pahasına olursa olsun” anlaşmaya varmak için gelmediği sözleriyle, grubun kalıcı ateşkes talebi konusundaki pozisyonunun değişmediğini vurguladı. Filistinli kaynaklar, arabulucu ülkelerin İsrail’e tutumunu değiştirmesi için baskı yapmasını umduklarını kaydetti. Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortakları Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich, Refah operasyonunun durdurulması halinde hükümetten çekileceklerini söylüyor.
‘KABUL EDEMEYİZ’
İsrail’den gelen açıklamalar Tel Aviv yönetiminin bu konuda geri adım atmayacağına işaret ediyor. Netanyahu, savaş kabinesine yaptığı konuşmada, “İsrail’in kalıcı ateşkes talebini kabul edemeyeceğini” söyledi. Netanyahu, “Hamas taburlarının sığınaklarından çıkıp Gazze’de kontrolü tekrar ele geçirdikleri, askeri altyapılarını yeniden kurdukları ve İsrail halkı için tehdit oluşturdukları bir durumu kabul etmeye hazır değiliz” ifadelerini kullandı.

CIA DİREKTÖRÜ DOHA’DA
ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns’ün de, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüşmek üzere dün Doha’ya gittiği, bugün ise İsrail’e giderek Binyamin Netanyahu ile görüşeceği kaydedildi.
İŞGAL TEHDİDİ
Kahire’deki ateşkes görüşmelerinin dün sona ermesinin ardından İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas’ın anlaşmaya varmak istemediğine dair göstergeler olduğunu iddia ederek, Refah kentini “çok yakında işgal edeceklerini” belirtti.
ASKER YAKINLARINDAN MEKTUP: ‘REFAH’A GİRMEYİN’
– İsrail-Hamas savaşının başlangıcından bu yana cephede yer alan çeşitli birliklerden İsrail askerlerinin yakınları, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’ye “ordunun Refah’a girmemesini” talep eden bir mektup gönderdi. 600’den fazla kişinin imzaladığı mektubun geçen hafta savaş kabinesi üyeleri Benny Gantz ve Gadi Eisenkot’a iletildiği aktarıldı. “Refah’a girmek askerlerimiz için bir ölüm tuzağından başka bir şey olamaz” denilen mektupta, “Aylardır Refah’a gireceğinizi duyurup uyarıda bulunurken, Hamas’ın oradaki birliklere zarar vermeye hazırlandığı kesin” ifadeleri kullanıldı. Asker yakınları İsrailli yetkililere, “Ne yazık ki artık size güvenmiyoruz” derken, ayrıca askerlerin hayatlarını ilgilendiren bazı kararların saha gerçekleri değil siyasi amaçlarla alındığını savundu.
Öte yandan Gazze Şeridi’nde ateşkes, esir takası anlaşması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle gösteriler dün de ülke genelinde devam etti. Netanyahu’nun Kayserya kentindeki şahsi konutunun çevresinde de binden fazla gösterici toplandı. İsrail bayrakları, düdükler ve davullarla seslerini duyurmaya çalışan göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti.
]]>
ABD’li yayın kuruluşu CNN, ABD başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanayhu arasında geçen telefon konuşmasının detaylarını okuyucuları ile paylaştı ve Netanayhu’nun Biden’ın tehditlerine hızlı yanıt verdiğini öne sürdü.
CNN’e göre Biden telefon görüşmesinde Netanyahu’nun derhal yapmasını istediği şeyleri şöyle sıraladı:Kuzey Gazze’ye giden Erez geçiş kapısının açılması, İsrail’in güneyindeki Aşdod limanının açılması ve Kerem Şalom üzerinden gelen malzeme miktarının önemli ölçüde artırılması.
Netanyahu Biden’ın talimatlarına tek cümle ile cevap verdi: “Joe, bunu yapacağız.”
Ancak Biden sadece bununla ikna olmadı Netanyahu’ya hamlelerini akşama kadar duyurması konusunda ısrar etti. İsrail kabinesi aynı akşam kuşatma altındaki bölgeye giren insani yardımın artırılmasına yönelik bu üç tedbiri onayladı.
IDF, Gazze Şeridi’nde dört askerinin daha öldürüldüğünü duyurdu. IDF verilerine göre 6 aydır devam eden savaşta 604 asker, yedek asker ve yerel güvenlik görevlisi öldürüldü, 3 bin 193 kişi de yaralandı.
Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri bugün Kahire’de devam edecek. Hamas Siyasi Büro Üyesi Basem Naim müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, Hamas’ın temel taleplerinden geri adım atmayacağını vurguladı. Naim, “Talep ettiğimiz şey herhangi bir müzakerenin parçası olmamalı. Çünkü ateşkes için müzakere ettiğimizde bu ateşkese doğru gittiğimiz anlamına gelir. Ateşkesi müzakere ediyorsak, bu 7 Ekim’den sonra Gazze’yi işgal eden İsrail birliklerinin Gazze Şeridi’ni terk etmesi gerektiği anlamına gelir” dedi.
İsrail henüz kendi delegasyonunu göndereceğini resmi olarak duyurmadı ancak Axios’un haberine göre İsrail savaş kabinesi, dün gece Tel Aviv’deki büyük protestoların ardından müzakereleri tekrar görüşmek için bu sabah toplanma kararı aldı.
İsrail, Hizbullah’ın kendilerine ait bir insansız hava aracını düşürmesinin ardından Lübnan’ın doğusuna hava saldırısı düzenledi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, savaş uçaklarının doğudaki Baalbek kentinde Hizbullah’a ait bir askeri kompleksi ve diğer üç tesisi vurduğu belirtildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları başkent Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde de tepkilere neden oluyor. İsrail halkının hükümet aleyhinde gösterileri birçok şehirde devam ederken, Hayfa şehrinde düzenlenen gösteride İsrail iç istihbarat servisi Shin Bet’in eski Başkanı Ami Ayalon konuşma yaptı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına değinen Ayalon, “Gazze’deki askeri harekat sınırları zorluyor. Askerlerimiz birkaç hafta önce işgal edilen yerleri yeniden işgal etmeye zorlanıyor. Askerler, öfke ve nefret dolu bir halkın polis gücü haline geliyorlar” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaşın ertesi gününü tartışmama kararını bir felaket olarak yorumlayan Ayalon, “Siyasi bir hedef olmadan savaş, kimsenin sonunu bilmediği sürekli bir savaşa dönüşür” ifadelerini kullandı.
İsrail’in dört bir yanında hükümet aleyhinde protestolar devam ediyor. Başkent Tel Aviv’de bir araya gelen yaklaşık 100 bin kişi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin Gazze Şeridi’ndeki politikasını protesto etti.
Erken seçim çağrısında bulunan kalabalık, esir anlaşmasının kabul edilmesini talep etti. İsrail bayrakları ve hükümet aleyhinde sloganların yer aldığı pankartlar taşıyan İsrailli göstericiler, Netanyahu hükümetini istifaya çağıran sloganlar attı.
İsrail polisin göstericilere müdahale etmesinin ardından yaşanan arbedede yere düşen 2 kadına sağlık görevlileri tarafından müdahale edilirken, bir göstericinin de gözaltına alındığı öğrenildi. Protestocular farklı noktalarda ateş yaktı.
Canlı Anlatım Özeti
Özel görüşmenin detayları sızdı!
IDF açıkladı: 604 İsrail askeri hayatını kaybetti
Kahire’deki ateşkes görüşmeleri
İsrail Lübnan’ın doğusunu bombaladı
Shin Bet’in eski Başkanı Ayalon’dan itiraf gibi sözler
100 bin kişi sokaklarda! Netanyahu’ya istifa çağrısı
David Barnea – Binyamin Netanyahu
UAD’DEN ÜÇ YENİ TEDBİR
Netanyahu’nun ateşkes anlaşmasına istekli olmadığı iddialarının yanında Gazze’deki insani krizin tırmanmasıyla Uluslararası Adalet Divanı’ndan (UAD) İsrail’e uyarı niteliğinde bir çağrı geldi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin UAD’de İsrail aleyhine açtığı soykırım davasında 26 Ocak’ta açıklanan tedbir kararlarından bu yana Gazze’deki durumun daha da kötüleştiği belirtilirken mahkeme üç yeni tedbir daha açıkladı.
İsrailli yargıcın da destek verdiği ilk tedbirde Gazze’deki Filistinlilere gıda, su, elektrik, yakıt, barınma, giyim ve hijyen ihtiyaçlarının yanı sıra tıbbi malzeme ve tıbbi bakım da dahil olmak üzere acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin sağlanması talep edildi. Divan, ikinci tedbir kararında İsrail ordusunun Gazze’de ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını engellememek dahil olmak üzere Filistinlilerin haklarını hiçbir şekilde ihlal etmemesini istedi. UAD, üçüncü tedbir kararında ise verilen ek tedbirlere ilişkin İsrail’den aldığı önlemleri bir ay içerisinde Divan’a raporlamasına talep etti.
TEK YOL ATEŞKES
UAD Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam, karara ek olarak yaptığı açıklamasında, açlık ve insani yardımların ulaştırılmasının engellenmesinin Soykırım Sözleşmesi’nin “ihlali” olabileceğini belirterek, insani yardımlar olmayınca Gazze’deki Filistinlilerin ‘var olma hakkı’nın tehdit altında bulunduğunu dile getirdi. Hâkimlerin önemli bir kısmı ise ateşkes yapılmasını tedbirlerin uygulanmasının tek yolu olarak işaret etti.
EUROVISION TEMSİLCİLERİNDEN ATEŞKES ÇAĞRISI
Belçika, Portekiz, İngiltere, İrlanda, İsviçre, Norveç, Danimarka, Litvanya, Finlandiya ve San Marino’yu Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek sanatçılar, Gazze’de acil ve sürdürülebilir ateşkes çağrısında bulundu.
NETANYAHU HEYET GÖNDERMEYİ KABUL ETTİ
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes ve rehine takası görüşmelerine katılmak üzere Şin Bet ve Mossad adına iki heyetin Doha ve Kahire’ye gitmesine onay verdiğini açıkladı.
BİDEN: ARAPLAR İSRAİL’İ TANIMAYA HAZIR
Kasım ayında ABD’de gerçekleşecek Başkanlık Seçimi için kampanyasını sürdüren ABD Başkanı Joe Biden, Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinin İsrail’i tamamen tanımaya hazır olduklarını söyledi. “Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve Katar da dahil olmak üzere diğer tüm Arap ülkeleriyle birlikte çalışıyorum. İsrail’i tamamen tanımaya hazırlar” diyen Biden, konunun Filistin meselesiyle doğrudan ilgili olduğuna işaret ederek, “Gazze sonrası bir plan ve iki devletli çözüme doğru bir gidişat olmalı” ifadelerini kullandı. Öte yandan katıldığı kampanya etkinliğinde Biden’ın sözleri dört kez Gazze’de derhal ateşkes çağrısında bulunan protestocular tarafından kesildi.

RAPOR: GAZZE YAŞANMAZ HALDE
Gazze’deki savaşın izi, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun resmi raporuna da yansıdı. 7 Ekim’den bu yana İsrail’in yerle bir ettiği Gazze Şeridi’ndeki konutların yüzde 70’inden fazlasının yaşanmaz hale geldiği belirtildi. Büronun 30 Mart Filistin Toprak Günü dolayısıyla yayınladığı raporda, İsrail ordusunun 31 binden fazla binayı yıktığı, 17 bin binanın ağır, 41 binden fazla binanın ise orta derecede hasar gördüğü aktarıldı. Hasarlı binaların 100’den fazlasının BM’ye ait olduğu vurgulanırken, toplam konut sayısının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan 290 bin konutun kısmi olarak kullanılamaz hale geldiği kaydedildi.

İSRAİL HALEP’İ VURDU: 42 ÖLÜ
İsrail’in Suriye’nin Halep vilayetine hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 6 Hizbullah üyesi ve 36 Suriyeli asker olmak üzere en az 42 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail saldırılarının gece yarısından sonra Halep havaalanı yakınındaki Lübnan Hizbullah’ına ait bir roket deposunu hedef aldığını aktardı.

5 AYDIR EN BÜYÜK KAYIP
İsrail, Suriye iç savaşının başından beri zaman zaman Suriye’yi hedef alıyor. Ancak son saldırı, Suriye ordusunun tek seferde en yüksek kayıp verdiği İsrail saldırısı oldu. Halep vilayetinin diğer bölgelerinde de İran yanlısı grupların kontrolündeki mühimmat depolarının ve silah üretim yerlerinin hedef alındığı kaydedildi. Suriye Devlet Haber Ajansı SANA, saldırılarda sivil ölümleri de yaşandığını öne sürdü. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanani, saldırıların “Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu” belirterek “bölgedeki krizi sürdürmeye ve genişletmeye yönelik İsrail girişimi” olarak nitelendirdi.
MOSKOVA’DAN TEPKİ
– Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova: “Suriye’ye yönelik, ülkenin egemenliğini ve uluslararası hukukun temel normlarını ihlal eden bu tür eylemler kabul edilemez” dedi. Rusya, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın en önemli destekçilerinden biri olarak biliniyor.
ABBAS YENİ FİLİSTİN KABİNESİNİ AÇIKLADI
Özellikle ABD’nin savaş sonrası Gazze’deki idareyi almasını istediği Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi’nde yeni kabine açıklandı. Yaklaşık yirmi yıldır Filistin Yönetimi’nin başında bulunan ve son dönemde reform yapması yönünde uluslararası baskılarla karşılaşan Mahmud Abbas, başkanlık kararnamesiyle yeni hükümeti duyurdu. Abbas’ın bu ayın başında atadığı eski danışmanı Muhammed Mustafa’nın başbakanlığında kurulan yeni kabinede 23 bakan bulunurken, göreve gelen isimlerin tanınmamış kişiler olması dikkat çekti. ABD’de eğitim gören ve siyasi açıdan bağımsız bir ekonomist olan Mustafa, teknokrat bir hükümet kurma ve Gazze’nin yeniden inşası için bağımsız güven fonu oluşturma sözü verdi. Kabinedeki en az 5 bakanın Gazze’den olduğu belirtilirken, bu kişilerin nerede olduğu ise bilinmiyor. Öte yandan Hamas bir açıklama yayımlayarak “gayrimeşru” olarak nitelendirdiği yeni hükümeti reddetti ve tüm Filistinli gruplara “güç paylaşımı hükümeti” kurulması çağrısı yaptı.

Mahmud Abbas – Muhammed Mustafa
]]>
1.5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah’ta insanlar kalacak yer bulmakta sorun yaşıyor. Bazı aileler boş çiftliklere sığınırken, çocuklar tavuk kafeslerinde uyumak zorunda kalıyor.
NETANYAHU KARARLI
Önceki akşam Kudüs’te basın toplantısı düzenleyen Netanyahu, Refah’a harekât düzenlenmesinde kararlı olduklarını belirtti. ABD ve İsrail’in bazı Batılı müttefikleri yaklaşık 1.5 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin son sığınağı olan kente yönelik bir saldırının felakete yol açabileceği uyarıları yoğunlaşsa da Tel Aviv yönetimi geri adım atmıyor. Basın toplantısında, “Refah’a girmemizi engellemeye çalışanlar aslında bize ‘Savaşı kaybedin’ diyor” diyen Netanyahu, bu konuda herhangi bir baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. Netanyahu, Biden ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD liderine “İsrail’in tam bir zafer elde edene kadar savaşacağını ve buna Refah’ın da dahil olduğunu söylediğini” aktardı.
YENİ SİLAH TESLİMATI
ABD yönetimi Netanyahu’ya Refah ve ateşkes baskısı kurmaya çalışırken, bir yandan da İsrail’e silah göndermeye devam ediyor. Amerikan Wall Street Journal gazetesine göre Biden yönetimi İsrail’e 10 milyonlarca dolarlık silah gönderme hazırlığında. Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer söz konusu teslimatın yaklaşık bin adet MK-82 bombası, bombalara hassas yönlendirme sağlayan KMU-572 ve FMU-139 bomba fitillerini içerdiğini söylüyor.
FİNANSMAN SORUNU
-Savaş sonrasında Gazze’nin idaresini Ramallah merkezli Filistin Yönetimi’nin devralmasını isteyen Biden yönetiminin önündeki bir diğer sorun da Ramallah’ın finansmanı. Amerikan basınına göre ABD’li yetkililer Ramallah’ın şubat ayı sonunda memur maaşlarını ödemek ve temel hizmetleri sağlamak için gereken parasının tükenebileceği uyarısını yapıyor. Filistin Yönetimi’nin bu aşamada yaşayacağı bir finansal zaafiyetin, Washington’ın savaş sonrasına dair senaryolarını zayıflatabileceği öngörülüyor.

ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ TIKANDI
-GEÇTİĞİMİZ haftalarda İsrail ve arabulucu ülkeler arasında Paris’te başlayan ve daha sonra Kahire’de devam eden ateşkes müzakerelerinin tıkandığı belirtiliyor. Paris’te oluşturulan anlaşma taslağıyla birlikte ivme kazanan görüşmeler, Hamas ve İsrail’in özellikle “kalıcı ateşkes” konusundaki derin beklenti ayrılığı sonrası durgunlaşmıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu önceki akşam yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın isteği üzerine bir heyeti Kahire’ye gönderdiğini ama Hamas’ın “hayali istekleri” nedeniyle bir ilerleme kaydetmenin mümkün olmadığını söyledi. Görüşmelere arabuluculuk eden Katar Başbakanı Muhammed el-Sani de görüşmelerin çok iyi gitmediğini belirterek, İsrail’in ateşkes için rehineleri şart koşmasını gösterdi. El-Sani, “İçinde bulunduğumuz ikilem bu ve ne yazık ki birçok ülke tarafından suistimal ediliyor; ateşkesi sağlamak için rehine anlaşmasının şart olması gerekiyor. Bu şart olmamalı” ifadelerini kullandı.
]]>NETANYAHU KENDİ DERDİNDE
7 Ekim Hamas saldırılarının ardından siyasi kariyerinin en büyük sınamasıyla karşı karşıya kalan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, karar verirken pamuk ipliğine bağlı iktidarını kurtarmayı düşünüyor. Netanyahu, Hamas’ın elindeki rehinelerin baskısı, aşırı sağcıların sürekli sarstığı kırılgan koalisyonu ve en büyük müttefiki ABD’nin artan ikazlarının arasında, kalıcı ateşkes ihtimalini kesin bir dille reddediyor. Hamas’ı yok etme ve “tam zafer” elde etme hedefleri ulaşılamaz olarak değerlendirilse de iç kamuoyu desteğini bu yolla geri kazanabileceğini uman Netanyahu, iktidarda kalabilmek için ateşkesi ve Gazze’nin geleceğini konuşma aşamasına geçmek istemiyor.
HAMAS BÖLÜNMÜŞ DURUMDA
Elinde kalan rehineleri savaşı durdurmak için en büyük koz olarak kullanan Hamas’ın lider kadrosu, ateşkes anlaşmasının kapsamı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor. İsrail ordusuyla çatışmalardan bitkin düşen “askeri” kadro ile Katar’da bulunan siyasi kadronun öncelikleri çatışıyor. İsrail ordusu, 7 Ekim saldırısının sorumlu liderlerini yakalamak için Gazze’yi yerle bir ederken, bölge sorumlusu Yahya Sinvar ve beraberindekiler bir an önce anlaşmaya ulaşmak istiyor. Başta İsmail Haniye olmak üzere siyasi büro ise olası anlaşmayla binlerce Filistinli mahkûmun serbest bırakılması, Gazze’nin yeniden inşası ve İsrail’in bölgeden geri çekilmesi gibi ciddi kazanımların peşinde.
ABD KARAR VEREMİYOR
Tisdall’a göre, bir yandan İsrail’e sarsılmaz desteğini her fırsatta yineleyen, diğer yandan artan iç ve küresel kamuoyu baskısı yüzünden Netanyahu’yu durdurmaya çalışan ABD yönetimi ise Gazze’deki savaşı, Ortadoğu’da daha kapsamlı bir çözüme ulaşmak için fırsat olarak görüyor. Bir yandan “düşmanlıkların kalıcı şekilde sona ermesini” isterken, bir yandan da “kalıcı ateşkese” karşı çıkmaya devam ediyor. Washington’ın uzun vadeli pazarlığı, İsrail’in bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmesi amacına kilitlenmiş durumda. Aralarındaki gerilim gittikçe artsa da ABD’nin nüfuzu, Netanyahu’ya açıktan karşı çıkmayı reddettiği sürece sınırlı kalıyor.
REHİNELERE KARŞILIK SİNVAR’A SÜRGÜN
Amerikan NBC haber sitesi, İsrail’in Gazze’de kalan 136 rehinenin tamamının serbest bırakılması karşılığında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın Gazze Şeridi’nden ayrılmasına izin vermeye hazır olduğunu yazdı. Altı İsrailli yetkiliye dayandırılan habere göre, Hamas’a tüm rehinelerin salınması halinde, Sinvar’ın “Arafat gibi gitmesine” izin verilmesi teklifi sunulması gündemde. Bu hafta İsrail basınında ABD ve Tel Aviv’in “üst düzey Hamas üyelerinin sürgüne gönderilmesine ilişkin bir planı” görüştükleri yönünde haberler çıkmıştı. Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Tunus’a güvenli geçişi garanti edildikten sonra 1982’de Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan ayrılmıştı.
]]>‘ZORLA GÖÇ KABUL EDİLEMEZ’
Netanyahu ve kabinesinin defalarca ortaya attığı “Filistinliler Gazze’den çıkarılmalı” tezinin kesinlikle kabul edilemez olduğunun altını çizen Blinken, “Netanyahu’ya Filistinli sivillerin koşullar izin verir vermez evlerine dönebilmeleri gerektiğini açıkça ifade ettim. Gazze’den ayrılmaları yönünde baskı yapılmamalı. Başbakan’a da söylediğim gibi ABD, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesini savunan her türlü öneriyi kesin olarak reddediyor” ifadelerini kullandı. Yakın zamanda bir Filistin devletinin kurulmasını engellediği için gurur duyduğunu dahi kamuoyu önünde paylaşan Netanyahu, ABD’nin “savaş sonrası Gazze planına” Washington çevrelerinde bir engel olarak görülüyor. Bu konuya da değinen Bliken, bölgede barışın sadece “Filistin devletine giden yolu içeren bölgesel bir yaklaşım” ile gerçekleşebileceğini söyledi.

GAZZE’YE BM MİSYONU
İsrail hükümeti ile bir anlaşma sağladıklarını belirten Blinken, bu suretle Birleşmiş Milletler (BM) misyonunun Gazze’nin kuzeyine girebileceğini duyurdu. “Bu misyon, yerinden edilmiş Filistinlilerin kuzeydeki evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak için ne yapılması gerektiğini belirleyecek” diyen Blinken, söz konusu sürecin güvenlik, altyapı ve insani zorlukların aşılmasından sonra başlayabileceğini kaydetti.
SİVİL KAYIPLAR VURGUSU
Sivil ölümlerine dikkat çeken Blinken, “Gazzelilere, özellikle de çocuklara yönelik kayıplar çok yüksek” dedi. Buna rağmen ABD’nin İsrail’e verdiği askeri desteğin azalma göstermemesi bazı çevrelerde iki yüzlü bir tavır olarak yorumlanıyor. Görüşmelerin ardından yazılı açıklama yayımlayan ABD Dışişleri Bakanlığı, Blinken’ın temasları sırasında İsrail’e “sivillerin daha fazla zarar görmesinden kaçınmanın ve Gazze’deki sivil altyapının korunmasının önemini vurguladığını” aktardı.
AŞIRI SAĞ ETKİSİ
Netanyahu’nun kararlarında, kendi siyasi kariyerini koalisyon ortağı aşırı sağcı isimlere korumak için taviz vermesinin de etkili olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Kabinenin en aşırılıkçı isimlerinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Blinken’ın Tel Aviv’de olduğu salı günü sosyal medya hesabından, “Sayın Bakan Blinken, Hamas’la yumuşak konuşmanın zamanı değil, o büyük sopayı kullanmanın zamanı” paylaşımıyla ABD’nin çatışmaları dindirme çabalarına karşı bir mesaj verdi. Söz konusu durumun Washington’da rahatsızlık yarattığı belirtiliyor. Nitekim, ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz ay yaptığı eleştiri dolu konuşmasında Ben Gvir’i direkt olarak hedef almıştı. Biden, “Kendisi (Netanyahu) iyi bir dost ama bence değişmesi gerekiyor, hükümetiyle de. Bu, İsrail tarihindeki en muhafazakâr hükümet. Ben Gvir, arkadaşları ve yeni gelenler, iki devletli çözümle ilgili uzaktan yakından hiçbir şeyi istemiyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

Blinken’ın konvoyu Batı Şeria’ya vardığında protestocular “Blinken dışarı” sloganları attı.
BLINKEN: HAMAS’I TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAK İMKÂNSIZ
İsrail basınında yer alan haberlere göre, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın, Ortadoğu turu kapsamında görüştüğü İsrail Savaş Kabinesi bakanlarına, “Hamas’ı tamamen ortadan kaldırmak imkansız. Sizin istekleriniz olduğu gibi Filistinlilerin de istekleri var. Bunu kabul etmelisiniz.” dediği, ‘Gazze’deki savaşın ertesi günü’ planı olarak ABD’nin iki devletli çözümü uygulama talebini ilettiği öğrenildi. Öte yandan Blinken dün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüştü. Görüşmede Blinken, Abbas’a “Washington’ın, Filistin devletinin kurulmasına yönelik somut adımları desteklediğini” söyledi. Abbas ise “Gazze Şeridi’nin Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunun” altını çizerek “hiçbir Filistinlinin yerinden edilmesine izin vermeyeceklerini” söyledi.
]]>