Macaristan – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Mon, 23 Sep 2024 14:40:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk Gençleri Satranç Olimpiyatı’nda Parladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-gencleri-satranc-olimpiyatinda-parladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-gencleri-satranc-olimpiyatinda-parladi/#respond Mon, 23 Sep 2024 14:40:07 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-gencleri-satranc-olimpiyatinda-parladi/ (ANKARA) – Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, 10-23 Eylül 2024 tarihlerinde düzenlenen 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’na Türk gençleri damga vurdu. Türkiye’nin genç büyük ustaları GM Ediz Gürel ve GM Yağız Kaan Erdoğmuş dünya gündemine oturdu. Dünyanın ünlü otoriteleri, Erkek A Milli Takımı’nda mücadele eden 15 yaşındaki GM Ediz Gürel ile dünyanın en genç büyük ustası ünvanına sahip 13 yaşındaki GM Yağız Kaan Erdoğmuş’u, “satrancın dahileri” olarak tanımladı.

45. Dünya Satranç Olimpiyatı, 10-23 Eylül tarihlerinde Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlendi. Olimpiyata, Türkiye’nin genç büyük ustaları GM Ediz Gürel ve GM Yağız Kaan Erdoğmuş dünya gündemine oturdu. Dünyanın ünlü otoriteleri, Erkek A Milli Takımı’nda mücadele eden 15 yaşındaki GM Ediz Gürel ile dünyanın en genç büyükustası ünvanına sahip 13 yaşındaki GM Yağız Kaan Erdoğmuş’u, “satrancın dahileri” olarak tanımladı. Satranç otoriteleri, iki genç yetenekli sporcuyu, “Türk satrancının ve dünya satrancının geleceği” olarak gösterdi. Satranç Olimpiyatı’nda, Büyükusta (GM) Ediz Gürel, olimpiyatı namağlup tamamladı ve 2. Masa üçüncüsü olarak bronz madalya almaya hak kazandı. Kadın Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın da çok iyi bir performans sergileyerek dikkat çeken genç Türk satranççılar arasında yer aldı. Satranç Olimpiyatı’nda GM Mustafa Yılmaz Dünya’nın 1 numarası GM Magnus Carlsen’den puan alan ilk Türk satranççı olarak tarihe geçti.

Onlar satrancın geleceği”

Genç yıldızlar GM Ediz Gürel ve GM Yağız Kaan Erdoğmuş Satranç Olimpiyatı’nda ilgiyle izlendi, adlarından övgüyle bahsedildi. Uluslararası Satranç Federasyonu’nun (FIDE), “X” hesabında, GM Ediz Gürel için, “Ediz Gürel: Türkiye’nin 15 yaşındaki satranç dahisi parlıyor” ifadeleri kullanıldı.

Ünlü Macar asıllı Amerikalı kadın satranç ustası ve eski Kadınlar Dünya Şampiyonu GM Susan Polgar, Satranç Olimpiyatı devam ederken sosyal medya hesabındaki mesajında, “15 yaşındaki Türk yıldız GM Gürel Ediz, 9 oyunda 2820 gibi şaşırtıcı bir performansla 8 puana sahip. 13 yaşındaki GM Erdoğmuş Yağız Kaan’ın 9 maçta 6,5 puanı ve 2600’ün üzerinde performansı var. Onlar Türk satrancının geleceği” diyerek genç yıldızlara övgüler dizdi. Polgar, yine “X” hesabında başka bir mesajında, “Genç Türk yıldızları: Gürel (15) ve Erdoğmuş (13). Her ikisi için de büyük bir gelecek var” ifadelerine yer verdi.

Hindistan’ın en popüler satranç platformu “ChessBase India”nın sosyal medya hesabında genç yetenekler için, “Türkiye, Yağız Kaan Erdoğmuş ve Ediz Gürel gibi iki genç sayesinde yakında satranç dünyasında bir güç merkezi olacak. Her ikisi de olimpiyatta mükemmel satranç oynadılar” değerlendirmesini yaptı.

GM Yağız Kaan Erdoğmuş, 10. turda Polonyalı rakibi GM Kacper Piorun’u mağlup ederken, rakibinin  terk etmeden önce Yağız’ın mükemmel oyununu alkışlaması da olimpiyatta gözlerden kaçmadı.

İngiliz The Guardian gazetesinin ünlü satranç yazarı ve satranç ustası Leonard Barden, Yağız Kaan Erdoğmuş ile ilgili gazetede, “on chess” adlı köşesinde yayınladığı “Satranç: 13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş 2600’ün eşiğinde ve dünya yaş rekoruna yaklaşıyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Yağız Kaan Erdoğmuş’un en fazla umut vadeden uluslararası yetenekler arasında yer aldığını ve dinamik klasik stiliyle giderek daha fazla övgü kazandığını vurgulayan Barden, “Yağız Kaan Erdoğmuş, Magnus Carlsen, Alireza Firouzja, Fabiano Caruana ve diğerlerinin ayak izlerini takip eden, erken rekorlarla dolu bir kariyer yolunda ilerliyor” demişti.

İlk kez olimpiyata katılan GM Yağız Kaan Erdoğmuş, 2.600 eloya ulaşan en genç sporcu ve olimpiyatta da yarışan en genç büyükusta oldu. 13 yaşındaki Erdoğmuş, ekim ayı reyting listesinde 2.600’ü resmen geçerek 2.600’ü geçen en genç sporcu olarak kayıtlara geçecek.

Olimpiyatta, GM Ediz Gürel 11 maçta 7 galibiyet, 4 beraberlikle 9 puan topladı. Gürel, +23,1 Elo kazandı. GM Yağız Kaan Erdoğmuş ilk kez katıldığı olimpiyatta 11 maçta 7 galibiyet, 2 yenilgi ve 2 beraberlikle 8 puan topladı. Erdoğmuş, +9,4 Elo kazandı. WIM Gülenay Aydın 10 maçta 6 galibiyet, 1 yenilgi ve 3 beraberlikle 7,5 puan topladı. Aydın, +52,4 Elo kazandı.

GM Ediz Gürel’den GM Yağız Kaan Erdoğmuş’a övgü: “Şu anda dünyanın en büyük yeteneği gibi”

Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) CEO’su Emil Sutovsky’nin, “Ülkesinde satrancın gelişmesine öncülük etmesini bekliyorum” ifadesini kullandığı GM Ediz Gürel, olimpiyatta ilgi odağı oldu. Performansıyla dünya satranç gündemine oturan Ediz Gürel için FIDE CEO’su Sutovsky daha önce Ediz Gürel ve Magnus Carlsen’in röportajlarında verdiği “Ediz Gürel: Düşünmek.. Satrancı bu yüzden seviyorum’. Magnus Carlsen: ‘Klasik satranç sıkıcı” aralarındaki farka ironi yaparak dikkat çekmişti.

Ediz Gürel, FIDE’nin en çok röportaj yaptığı sporcular arasında yer aldı ve akıcı İngilizcesi ile verdiği mesajlarla dikkat çekti. Budapeşte’de olimpiyatta FIDE Youtube kanalında verdiği röportajda, maçlara hazırlanmak için çok çalıştığını belirten Gürel, “Hazırlık aşamasında her maç için üç dört saat harcıyorum ve maç sırasında çok fazla odaklanmaya çalışıyorum. Aslında takım için elimden gelenin en iyisini yapıyorum” diye konuştu. Takımdaki herkesin elinden geleni yaptığını, Budapeşte’de maçlara ara verdikleri günde tarihi yerleri gezdiklerini söyleyen Gürel, şiddetli yağışların yol açtığı sellere atıfta bulunarak, “Bence burası çok güzel bir yer. Budapeşte’de harika zaman geçiriyorum, eğer yüzmek zorunda kalmazsak harika olur, çünkü etrafta sel var” dedi.

Gürel’in, röportajda takım arkadaşı GM Yağız Kaan Erdoğmuş için övgü dolu sözler kullanması ise otoritelerin takdirini kazanan önemli başlıklar arasında yer aldı. Gürel, “Takım arkadaşınız Yağız da gerçekten genç bir süperstar, hiç birlikte çalıştınız mı” sorusuna, “Pek değil, ama biraz konuşuyoruz ve açıkçası onun takımımda olmasından gurur duyuyorum, şu anda dünyanın en büyük yeteneği gibi. İkimizde şimdiye kadar harika gidiyoruz, bakalım bunu sürdürebilecek miyiz” yanıtını verdi.

GM Mustafa Yılmaz Dünya’nın 1 Numarası GM Carlsen ile berabere kaldı

Çok çekişmeli ve heyecanlı maçlara sahne olan 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, başarılı milli sporcumuz GM Mustafa Yılmaz’ın Dünya’nın 1 numarası Norveçli GM Magnus Carlsen ile 5. turda berabere kalması akıllara yer etti. GM Mustafa Yılmaz, GM Carlsen’den puan alan ilk Türk satranççı olmayı başardı.

Uluslararası Satranç Federasyonu’nun (FIDE) instagram hesabı “fide_chess”te, bu karşılaşmayla ilgili “Mustafa oyunun ortasında daha iyi bir pozisyona sahipti, ancak oyunun sonunda eşitliği sağlamayı başaran Dünya’nın 1 numarası karşısında oyunu çeviremedi” ifadesi kullanıldı.

A Milliler başarılı müsabakalara imza attı

Budapeşte’deki Satranç Olimpiyatı’nda, Erkek A Milli Takımı 12’nci, Kadın A Milli Takımı 26’ncı sırada yer aldı. Açık kategoride 194 ülkenin yarıştığı olimpiyatta, GM Ediz Gürel, GM Yağız Kaan Erdoğmuş, GM Mustafa Yılmaz, GM Vahap Şanal ve GM Emre Can’dan oluşan Erkek A Milli Takımı 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 yenilgi aldı.

180 ülkenin yarıştığı kadınlar kategorisinde ise Uluslararası Usta (IM) Ekaterina Atalık, Kadın Büyükusta (WGM) Betül Cemre Yıldız Kadıoğlu, WGM Kübra Öztürk Örenli, Kadın Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın ve WIM Hayale İsgenderova’dan oluşan Kadın A Milli Takımı 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yenilgi aldı.

TSF Başkanı Tulay: Türk satrancının da dünya satrancının da geleceği bizim gençlerimiz olacak”

TSF Başkanı Gülkız Tulay, Satranç Olimpiyatı’nda çekişmeli ve heyecanı yüksek maçlara tanıklık ettiklerini, Türk sporcuların ülkemizi büyük bir başarıyla temsil ettiklerini söyledi. Türk satrancına 12 yıldır başkanlık yapan ve FIDE tarafından “Avrupa kıtasının en başarılı yöneticisi” seçilen Tulay, Türkiye’nin satrançta Avrupa’da zirveye ulaştığını, dünyanın da en başarılı ülkelerinden biri olduğunu ifade etti. Avrupa ve dünya başarısı için çok çalıştıklarını belirten Tulay, şunları kaydetti:

“Olimpiyatta çok heyecanlandık, çok gururlandık. Türk satrancının gençleri dünyaya damga vurdu. Dünyanın satrançta en iyi 12 ülkesinden biri olmamız önemli. Biz dünya sıralamasında 40’lı sıralardan geldik buralara. Çin, Hindistan, Özbekistan, Rusya gibi ülkeler satranca çok ciddi yatırım yapıyor. Biz de son 12 yıldır alt yapıya yatırım yapıyoruz. Türkiye’nin çok büyük potansiyeli var. Türkiye satrancı sevdi. Türkiye’de lisanslı sporcuda lideriz, ama bu durumu Avrupa açısından da söyleyebiliriz. Genç yıldızlarımız dünyada ilk sıralarda.

Türk satrancının da dünya satrancının da geleceği bizim gençlerimiz olacak. Dünya otoriteleri Ediz ve Yağız’ı şu anda yakından ilgiyle takip ediyor, onlarla ilgili bizleri gururlandıran ifadeler kullanıyorlar. O övgü cümleleri bize müthiş duygular yaşattı, bizleri onurlandırdı. Çok iyi oynadılar, müthiş performans sergilediler. Dünyanın en güçlü satranç sporcularıyla oynadılar. Onları rakipleri bile alkışladı. ve çok başarılı oldular. Gülenay Aydın da çok iyi maçlar çıkardı. Mustafa Yılmaz, dünyanın bir numarası karşısında kazanma şansı olan bir maçta berabere kaldı. A millilerimizin hepsi de çok iyiydi, bizleri çok iyi temsil ettikleri için hepsiyle gurur duyuyor, hepsini tek tek tebrik ediyorum. Ayrıca Olimpiyata hazırlık sürecinde bizlerden desteğini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile sporcularımızın olimpiyata çok iyi hazırlanmasına olanak sağlayan ana sponsorumuz Türkiye İş Bankası’na da çok teşekkür ediyorum.”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sözen “Artık bir satranç ekosistemi gelişmiş durumda”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, TSF ile 2005’te başlayan yol arkadaşlıkları boyunca temel amaçlarının satrancın planlı hareket etmenin önemini kavratma; konsantrasyon, hızlı ve doğru düşünme gibi beceriler kazandırma, kendine güven duygusu aşılama, sistemli ve disiplinli çalışmanın önemini ortaya koyma gibi faydalarını olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmak için çalıştıklarını belirtti.

Bu yüzden satranca verdikleri desteği daha çok bir eğitim sponsorluğu kategorisinde değerlendirdiklerini ifade eden Sözen, satrancın faydalarından daha fazla çocuk ve gencin yararlanması için harcanan çabaların ardından önemli başarıların doğduğunu söyledi. Aradan geçen 19 yılda lisanslı sporcu sayısının 30 binden 1 milyon 311 bine; antrenör sayısının 2 binden 87 bine; kulüp sayısının 600’den 2 bin 200’e; Büyükusta, Uluslararası Usta gibi unvanlara sahip sporcuların sayısının ise 6’dan 253’e yükseldiğini söyleyen Sözen, “Artık bir satranç ekosistemi gelişmiş durumda. Kulüpleriyle, antrenörleriyle, hakemleriyle kendi içinde bir dünya, bir ekonomi oluştu.Bu çok kıymetli çünkü ekosistemi sağladığınız zaman sistem kendi kendine çalışabilir hale geliyor” diye konuştu.

Başarının önündeki cam duvarları yıkmak için..”

Bir önceki olimpiyata göre başarısını önemli ölçüde artıran milli takım oyuncularına ve bu süreçte her türlü desteği sağlamak için büyük çaba harcayan TSF Başkanı Gülkız Tulay başta olmak üzere tüm TSF ekibine teşekkür eden Sözen, şunları söyledi:

“Bu sportif başarılar tüm ülkemize gurur veriyor. Ayrıca başarılarıyla öne çıkan sporcularımız, çocuklarımız ve gençlerimiz tarafından yeni rol modeller olarak benimseniyor. En önemlisi de bu alanda da bir başarının mümkün olduğu görünür hale geliyor. Olimpiyat gibi önemli organizasyonlarda başarı elde edilmesinin önünde var olduğunu düşündüğüm cam duvarların kaldırılmasının önemli olduğuna inanıyorum. Daha önce bir sporcunun bu başarıyı elde ettiğini görmeyince genç bir sporcu için böyle bir hedef koymak kolay olmuyor. Bir kere bu duvarın aşılmasını sağlarsak, arkadan gelenlere de çok önemli yollar açılmış olacak. Bizim esasen Olimpiyat desteğimizin temel amacı da bu cam duvarların yıkılabilmesi; ülkemiz çocuklarının ve gençlerinin istediklerinde ve gayret ettiklerinde neleri başarabileceklerini görmeleridir. 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda da önemli başarılara imza atan Milli Takım sporcularımız bu amaca büyük katkı sağladılar. Kendilerini yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”

Açık kategori ve kadınlar kategorisinde Hindistan şampiyon oldu

45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, açık kategori ve kadınlar kategorisinde Hindistan şampiyon oldu. Açık kategoride ABD ikinci ve Özbekistan üçüncü olurken, kadınlar kategorisinde Kazakistan ikinci ve ABD üçüncü sırada yer aldı.

FIDE’nin, dünya satrancının en önemli organizasyonlarından biri olan ve iki yılda bir düzenlediği 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda, açık kategoride 194 ülkeden 977 sporcu, kadınlar kategorisinde 180 ülkeden 907  sporcu hamle yaptı. Olimpiyat, açık ve kadınlar olmak üzere 2 kategoride düzenlendi. Takımlar her iki kategoride de 4 asil ve 1 yedek sporcuyla yarıştı.

Açılış töreni 10 Eylül’de yapılan ve ilk turu 11 Eylül’de başlayan 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda sporcular 11 tur boyunca hamle yaptı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-gencleri-satranc-olimpiyatinda-parladi/feed/ 0
Orban hedef mi büyüttü? Tartışmalara neden olacak sözler: Brüksel’i ele geçirmekten başka çaremiz kalmadı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/orban-hedef-mi-buyuttu-tartismalara-neden-olacak-sozler-brukseli-ele-gecirmekten-baska-caremiz-kalmadi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/orban-hedef-mi-buyuttu-tartismalara-neden-olacak-sozler-brukseli-ele-gecirmekten-baska-caremiz-kalmadi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:32:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7946 Macaristan’ın ulusal bayramı nedeniyle 15 Mart Cuma günü Budapeşte’de düzenlenen, ve tüm siyasi partilerin ayrı ayrı etkinliklerle kutladığı törende taraftarları önünde konuşan Macaristan başbakanı Viktor Orban Avrupa Birliği’ni ağır ithamlarla suçladı.

AB’Yİ İŞGALCİ İMPARATORLUKLARA BENZETTİ

Son zamanlarda Brüksel ve Budapeşte arasında giderek artan siyasi anlaşmazlıkların gerisinde egemenlik sorununun yattığını çok kez vurgulayan Viktor Orban, bu kez daha ileri giderek Avrupa Birliği’ni işgalci imparatorluklara benzetti.

“Brüksel Macaristan’a göz diken ilk imparatorluk değil” diyen Macaristan başbakanı sözlerine şöyle devam etti:

“Geride kalan 500 yılda imparatorluklar bize boyun eğdiremeyeceklerini sonunda anladılar. Önce Hilal’in (Osmanlı İmparatorluğu) gücü tükendi, sonra İki Başlı Kartal (Avusturya Monarşisi), ardından da Kızıl Yıldız (Sovyetler Birliği) pes etti!”

“BRÜKSEL’İ ELE GEÇİRMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ KALMADI”

Orban, Macaristan’ın tarihte tüm işgalcilere karşı direndiğini ve sonunda kazandığını vurgulayarak Macarların dayanma gücünün çok yüksek olduğunu, bunun da onunda İstanbul, Viyana ve Moskova tarafından kavrandığını söyledi.

“Şimdi bunu anlama sırası Brüksel’e geldi” dedi Macaristan başbakanı, “ama onlar anlamak istemiyor, ve bu nedenle de eğer Macaristan’ın bağımsızlığını ve egemenliğini korumak istiyorsak, Brüksel’i ele geçirmekten başka çaremiz kalmadı”.

ORBAN HEDEF Mİ BÜYÜTTÜ?

Macaristan Başbakanı’nın kastettiği elbette Macaristan’ın Brüksel’i fethetmesi, ya da işgal etmesi değil. Viktor Orban Avrupa Birliği’nin idari merkezi olan Brüksel’deki yönetici elitin, Avrupa Birliği’nin şu an uyguladığı idari ilkelerin değişmesini kastediyor bunun yolu ise yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimlerinden geçiyor.

Artık siyasi anlamda merkez sağın da sağ ucunda yer alan Viktor Orban, Haziran ayı başlarında gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, Brüksel’deki dengeleri değiştirebilecek bir seçim sonucu hedefliyor.

Avrupa’da her ne kadar son yıllarda milliyetçi, mülteci karşıtı, tarihsel, dini ve kültürel geleneklere önem veren muhafazakâr hareketler güçleniyor olsa da, siyasi analizciler bu seçimlerde Viktor Orban’ın umduğu ölçüde önemli değişikliklerin meydana gelebileceğine pek ihtimal vermiyorlar.

Viktor Orban Avrupa Birliği içindeki şu anki dengeleri yansıtan Brüksel yönetiminin tümden değişmesinden çok, pazarlıklar bazında küçük ülkelerin egemenlik haklarının daha fazla korunabileceği şartlar yaratmayı hedefliyor olabilir.

ORBAN DESTEĞİ NASIL KAYBETTİ?

Geride kalan yıllarda, Avrupa Birliği sınırlarını mültecilere kapatma ve küçük ülkelerin egemenlik haklarını koruma mücadelesinde Viktor Orban’nın en büyük desteği Vişegrad Dörtlüsü olarak anılan Polonya, Macaristan, Slovakya ve Çekya ittifakıydı.

Bu dört ülke arasında da Macaristan ve Polonya’nın hiç kopmaz gibi görülen sıkı dostluğu, aynı temeller üzerinde yükselen ülke içi siyasi yapılanmaları Brüksel’e karşı etkili bir muhalefet oluşmasını sağlıyordu.

Ancak Polonya’daki son seçimlerde ülke yönetimin muhafazakâr partilerin elinden alınması ve hükümetin sol, sosyal demokrat ve liberallerden oluşan Avrupa Birliği yanlısı bir ittifak tarafından kurulması bölgedeki tüm dengeleri alt üst etti.

Her ne kadar bu süreç içinde İtalya’da görüşleri Viktor Orban’a çok yakın olan Giorgia Meloni’nin başbakanlığında sağ ve aşırı sağ partilerin bir koalisyonu kurulmuş olsa da, Viktor Orban ve Giorgia Meloni arasında Rusya konusunda çok ciddi bir fikir ayrılığının bulunması Brüksel’e karşı Viktor Orban’ın elini güçlendirmedi.

AB’DEN NEDEN AYRILMIYOR?

On beş yıldır Macaristan başbakanı olan Viktor Orban bir siyasi olarak çok eleştirilse de, siyaset yorumcularının mutabık kaldığı nokta, özellikle uluslararası siyasetin dengelerini izlemede ve bu dengeleri etkilemede usta bir siyasetçi olduğu.

Bir ülkenin başbakanı üyesi olduğu, kendi özgür iradesiyle katıldığı uluslararası birlikteliği neden “işgalci imparatorluk” olmakla suçlar? Kimse Macaristan’ı zorla birlik içinde tutmuyor, dolayısıyla Macaristan istediği an Avrupa Birliği’nden ayrılabilir. Viktor Orban neden ayrılmayı değil de Brüksel’i ele geçirmeyi hedef olarak ilan ediyor?

Bunun iki çok önemli nedeni var: birincisi, Orban’ı destekleyen kesim de dâhil olmak üzere Macar kamuoyunun yüzde seksenlere varan bir kısmı Avrupa Birliği’nden ayrılmayı kesinlikle düşünmüyor. AB’den ayrılmak ancak bir referandumla mümkün olabilir ve bu referandumda çoğunluğun onayını alabilmenin nesnel temeli de şu an Macaristan’da yok.

İkincisi de Macaristan Avrupa Birliği’ne hem maddi fon desteği, yani kaynak aktarımı olarak ve hem de ekonomik ilişkileri bakımından çok sıkı ve güçlü bağlarla zincirlenmiş durumda. Yani Avrupa Birliği’nden ayrılmış, ya da uzaklaşmış bir Macaristan hayal bile edilemez. Bunu Orban da çok iyi biliyor.

SEBEBİ YAPTIRIM PAKETLERİ Mİ?

Peki, ama Brüksel’le olan kapışmasında Polonya desteğini de yitirmesinin ardından, yani pozisyon kaybettiği koşullarda Viktor Orban bir uzlaşma arayacağına neden saldırının dozunu arttırmayı tercih etti?

İlk neden Brüksel’den Macaristan’a karşı yine bazı yaptırım paketlerinin hazırlandığına dair gelen haberler.

Brüksel Macaristan’ın iki yıldır ödenmeyen fonlarının musluklarını açmamaya kararlı olduğunu tekrar vurguladı. Avrupa Birliği, Macaristan’ın en başından beri karşı çıktığı ve reddettiği Avrupa Birliği Savcılığı’nın Budapeşte tarafından tanınmasında ısrarlı.

Varşova’nın da bu savcılığı tanıması ve ülkede kabul etmesinin ardından Macaristan bu konuda tamamen yalnız kaldı, ancak Brüksel’e teslim olduğu görüntüsü vermek de istemiyor.

Orban’ın Brüksel’e eleştiri dozunu arttırmasının bir diğer nedeni de yaklaşan yerel seçimler ve Avrupa Parlamentosu seçimleri. Bu seçimler yaklaşırken Macaristan iç siyasetinde de bazı önemli sarsıntılar yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda devlet başkanının istifasına ve eski adalet bakanının siyaset sahnesinden tamamen ayrılmasına neden olan skandalların ardından merkez sağda yeni bir muhafazakâr çekim merkezi ortaya çıkıyor.

Bayram kutlamaları esnasında ilk gövde gösterisini yapan bu yeni oluşum, aynı tabana hitap ettiği için Orban’ın partisi Fidesz için de tehlikeli olabilir. Bu sarsıntıları milliyetçilik propagandasının dozunu arttırarak aşmaya çalışan Viktor Orban şimdi Brüksel’deki karşıtlarını kızdırmayı da göze alarak iç siyasetteki konumlarını güçlendirmeye çalışıyor.

Yorumcular Haziran ayı seçimlerinde iyi bir sonuç alıncaya kadar Viktor Orban’nın Brüksel’e karşı uzlaşmaz tavrına devam edeceğini ve eğer Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Avrupa’daki dengeleri derinden etkileyecek bir sonuç çıkmazsa, seçimlerden sonra Brüksel’le uzlaşma yolunu arayacağını düşünüyorlar.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/orban-hedef-mi-buyuttu-tartismalara-neden-olacak-sozler-brukseli-ele-gecirmekten-baska-caremiz-kalmadi/feed/ 0
Macaristan istediğini aldı, İsveç’ten geri adım! Dikkat çeken Orban itirafı… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/macaristan-istedigini-aldi-isvecten-geri-adim-dikkat-ceken-orban-itirafi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/macaristan-istedigini-aldi-isvecten-geri-adim-dikkat-ceken-orban-itirafi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:03:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5581 Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının ardından tüm gözler Macaristan’a çevrilmişti.

Daha önce ‘İsveç’in NATO üyeliğini onaylayan son ülke olmayacaklarının sözünü veren’ Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orban, Türkiye’nin İsveç onayının hemen arkasından bir mektup yazarak İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’u ülkesine davet etti.

İSVEÇ ‘ŞANTAJ’ OLARAK DEĞERLENDİRİP REDDETMİŞTİ

Orban, Ulf Kristersson ile İsveç’in NATO üyeliğini görüşmek istediğini belirtirken, teklif İsveç’te bir ‘şantaj’ olarak algılandı. İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström Orban’ın teklifini ‘müzakere edilecek bir şey kalmadı‘ diyerek  nazik bir şekilde reddetti.

İKTİDAR PARTİSİ ISRAR ETTİ: KRİSTERSSON BUDAPEŞTE’YE GELSİN

Ancak Macaristan’dan beklenen geri adım gelmedi, iktidar partisi Fidesz parlamentodaki İsveç oturumu boykot etti. Fidesz, Kristersson’ın Budapeşete’ye gelmesi konusunda ısrarcı olurken milletvekili Máté Kocsis sosyal medyadan yaptığı açıklamada “İsveçliler için katılım bu kadar önemliyse Türkiye’ye gittikleri gibi buraya da gelirler” ifadesini kullandı.

İSVEÇ GERİ ADIM ATTI: BAŞBAKAN MACARİSTAN’A GİDİYOR

Şubat ayının başındaki bu gelişmelerden sonra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Viktor Orban’la telefonla görüştü, ABD senatosundan üç kişilik bir ekip Budapeşte’ye gitti. Ancak beklenen sonuç elde edilemeyince İsveç geri adım atmak zorunda kaldı.

İsveç hükümet dün yaptığı açıklama ile Başbakan Ulf Kristersson’un ülkesinin NATO üyeliği konusunu görüşmek için 23 Şubat’ta Macaristan’a gideceğini duyurdu.

İsveç, toplantının gündeminin NATO üyeliği başta olmak üzere iki ülke arasındaki güvenlik ve savunma konularında işbirliğinin artırılması olduğunu vurguladı.

İSVEÇ BASININDAN ORBAN İTİRAFI

Bugün İsveç basınında yer alan haberlerde, hükümetin uzun bir süre Orban’ın teklifini görmezden geldiğini ancak sonunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.

Dagens Nyheter gazetesinde Tomas Ramberg imzası ile yayınlanan analizde Viktor Orban’ın her şeye rağmen güçlü bir siyasi figür olduğu ve kolay kolay yok sayılamayacağı vurgulandı:

“Budapeşte ile Stockholm arasındaki çekişmede bir anlaşmaya varılmış gibi görünüyor. Viktor Orban, Macaristan parlamentosunun İsveç’in NATO üyeliğini Pazartesi günü ele alacağını açıkladı, Ulf Kristersson ise onay öncesinde Budapeşte’ye gideceğini duyurdu. Ancak anlaşmanın içeriği tam olarak bilinmiyor” 

GİZLİ PAZARLIK SAVUNMA ANLAŞMALARI İÇİN Mİ?

BBC Türkçe, Viktor Orban’ın yıllık değerlendirme konuşmasında İsveç’in NATO üyeliği konusuna bağlı olarak gündeme getirdiği önemli detayın Macaristan başbakanı tarafından duyurulan “Macaristan ve İsveç arasında dev savunma sözleşmesi” hazırlıkları olduğunu yazdı.

Macaristan Başbakanı Orban, bu konuşmasında iki ülke arasında çok büyük ölçekli bir savunma sanayi ve işbirliği sözleşmesi hazırlıklarının son aşamaya geldiğini vurguluyordu.

Bu sözleşme bağlamında haber merkezlerine giden ayrıntılar, resmi olmamakla birlikte bu sözleşmenin Macaristan’ın İsveç’ten 3 Grippen savaşı uçağı satın almayı kapsadığını da gösteriyor.

Macaristan’ın hava kuvvetlerinde 90’lı yıllarda İsveç’ten satın alınan 18 Grippen savaş uçağı bulunuyor. Bu filonun yeni Grippen’lerle genişletilmesinin gerekli olduğu daha önce de basında yer almıştı.

Şimdi İsveç tarafından imal edilen bu savaş uçaklarından bir miktarının Macaristan tarafından satın alınması talebinin hangi gerekçe ile İsveç’in NATO üyeliği ile birlikte gündeme geldiği henüz bilinmiyor.

Yorumcular iki ihtimal üzerinde duruyorlar: bunlardan ilki, Macaristan’ın üyelik karşılığında savunma sanayinin güçlü olduğu İsveç ile yeni uçaklar da içeren avantajlı bir askeri sözleşme imzalamak istediği.

İkinci ihtimal ise daha çok prestij nitelikli: geri planda böyle bir savunma sözleşmesi imzalanması projesi geliştirerek, Budapeşte’ye gelmek istemeyen İsveç başbakanına resmi bir ziyaret için gerekçe yaratılması. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/macaristan-istedigini-aldi-isvecten-geri-adim-dikkat-ceken-orban-itirafi/feed/ 0