2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi Köpek Eğitim Merkezinde aldıkları eğitimlerin ardından görev yapmaya başlayan hassas burunlu köpekler, polislerin iş yükünü hafifletiyor. Operasyonlarda suçlulara karşı alınan başarılarda pay sahibi olan Giz, Felix, Atena ve Odin isimli hassas burunlu köpekler, Konya’yı 7 ile bağlayan karayollarında aralıksız çalışmalara katılarak zehir tacirlerine vurulan darbede büyük rol oynuyor.
“Yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz”
Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi narkotik köpeği eğitimcisi polis memuru Sedat Yılmaz, “Konya coğrafi konum olarak Türkiye’nin tam ortasında yer alıyor. Birçok ili birbirine bağlayan konumda bulunduğu için, lojistik olarak da araç trafiği olarak da en yoğun yerlerden birisi. O yüzden 24 saat çalışarak sevkiyatın durması ve yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz. Sabah şubeye geldiğimizde öncelikle arama köpeklerimizi kontrol ediyoruz. Çünkü geceden herhangi bir sıkıntı yaşayan veya herhangi bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalan var mı diye onların açıkçası hayatta olup olmadığını kontrol ediyoruz. Sonra hepsini birer birer çıkararak barınaklarını temizliyoruz, ihtiyaçlarını gideriyoruz o şekilde güne başlıyoruz. Daha sonra eğer görevimiz yoksa köpeklerle çeşitli aramalar yapıyoruz. Çünkü bu köpekler devamlı aramak ve antrenman yapmak zorunda. O maddelere duyarlılığını biz zinde tutmak istiyoruz. O maddeleri unutmaması için devamlı burada veya çeşitli farklı yerlere gidiyoruz. Araç aramalarımız, kamyon aramalarımız oluyor. Bu şekilde günümüzü geçiriyoruz. Görev olursa da ekibin istediği yere aracımızla birlikte köpeğimizi alarak uygulama noktaları, kent giriş çıkışları bu tarz yerlerde hazır bulunuyoruz” dedi.
“Köpeğimiz araç üzerinde saklanan herhangi bir maddeyi tepki göstererek bulmamızı sağlıyor”
Narkotik köpeğinin narkotik personelinin en büyük yardımcısı olduğuna dikkat çeken polis memuru Sedat Yılmaz, “Bizle birlikte görev alıyor. Her köpeğin kendine ait bir idarecisi vardır. Bir idareci farklı iki köpeğe bakamaz kesinlikle. Biz görevlere gittiğimizde çok büyük hangarlarla karşılaşıyoruz. Buranın nereden baksanız belki yarım saat, bir saat arama personeli çalışma yaptığında çok uzun sürebilecek aramaların köpeğimizle 10 dakika içerisinde sağlıklı bir şekilde aramamızı tamamlıyoruz. Farklı bir detay ise, şüphelendiğimiz araçlarda bazen zula yapılmış oluyor ve bu gözle görülmeyecek yerler oluyor. Köpeğimiz, personelimiz bakmadan önce onun işini kolaylaştırmak adına ve bulmasını sağlaması için maddenin araç üzerinde saklanan herhangi bir yerinde bize tepki göstererek o yeri daha kolay bulmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.
“Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor”
Köpeklerin çalışması hakkında bilgi veren Yılmaz, “Şu an 11 yaşında bir köpeğimiz var. Emekliliği neredeyse yaklaşmak üzere, son günlerini geçiriyor. Bu köpeğimizi çok fazla yormamaya çalışıyoruz. Bir arama yaptıktan sonra 5 – 10 dakika veya köpeğin haline göre dinlendiğini hissettiğimiz an tekrardan diğer aramaya geçebiliyoruz. Diğer genç köpeklerimiz ise tamamen koklayıp koklamadığını gözlemleyerek anlayabiliyoruz yorulduğunu. Zaten yorulduğunda nefes almaktan koklamayı ikisini aynı anda yapamadıkları için koklamadığını gördüğümüzde köpeğin yorulduğunu anlıyoruz. Yorulan köpeğin zaten dili dışarıda oluyor, bunu gözlemleyerek tespit edebiliyoruz. Ben 3 arama yapar, 4 arama yapar bu şekilde söylesem olmaz çünkü onu kendimiz gözlemlememiz lazım. Çok büyük bir alandır, bir aramada yorulabilir, küçük alanlardır 3 arama, 4 arama gerçekleştirebiliriz. Bu köpekler kesinlikle madde bağımlısı değildir. Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor. Aradığı maddeyle oyuncağı özdeşleştiğinden aslında oyuncağını aradığı için insanlar, bunu madde bağımlısı olarak tahmin ediyor. Kesinlikle öyle değil” diye konuştu. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre karara tepki gösteren üniversite öğrencisi S.A. “Beni yolda döve döve bayılttı. Bir arkadaşını aradı, ’15 dakikaya bir cenazemiz var. Mezar hazırlar mısın’ dedi. Uyandığımda onun evinin içindeydim. Kapıya yönelip, elinden kurtulmaya çalışmak isteyince Hüseyin yine dövmeye devam etti. Tabii bu süreç 7-8 saat devam etti” dedi.
“OTOBİLDE DÖVMEYE BAŞLADI”
Hüseyin S., iddiaya göre kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi S.A’.yı arayarak ısrarla görüşmek istedi. Hüseyin S., görüşmeyi kabul eden S.A.’yı yanında bulunan arkadaşı Bayram T. ile birlikte öğrenci yurdundan aldı. Bir kafede oturduktan sonra eğlence merkezine giden grup, 24 Kasım’da mekandan çıktı. Dönüş yolunda Hüseyin S., S.A.’yı otomobilde bayıltana kadar dövdü. Hüseyin S. arkadaşı Bayram T.’yi bıraktıktan sonra dövdüğü S.A.’yı bu kez kendi evine götürüp, darp etti. Burada saatler süren şiddetin ardından Hüseyin S., S.A.’yı kaldığı yurdun önüne bırakıp kaçtı. S.A. polise giderek şikayetçi olurken, gözaltına alınan Hüseyin S. ve arkadaşı Bayram T. suçlamaları reddetti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 arkadaş, savcılık ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
REKLAM“SENİ DÖVE DÖVE ÖLDÜRECEĞİM”
Yaşadıklarını anlatan S.A., “Benim seninle olan konularım bitti dedim. Reddettim, onu istemediğimi söyledim. 3 gün sonra tekrar mesaj yazdı. ‘Özür dilerim. Bir şeyleri tekrardan halledebilir miyim? Konuşabilir miyiz? Sana kendimi ifade etmek için her şeyi yapacağım’ diye söyledi. Ben de buluşmayı kabul ettim. Yolda giderken ‘Bugün de senin mutlu günün olacak. Seni döve döve öldüreceğim. Sana Öğretmenler Günü hediyesi bırakacağım’ dedi. Sonrasında ‘Senin bu güzelliğinden hiçbir şekilde eser kalmayacak. Bu aynaya son defa bakışın olacak’ dedi. ‘Bir daha hiçbir erkek seni beğenemeyecek’ dedi. ‘İndir beni arabadan’ dedim. ‘Şaka yaptım. Ben sana hiç öyle şey yapar mıyım?’ dedi. Sonra kafeye gittik, eğlence merkezine gittik. Problem yok, çiçekler alıyor. Kendini affettirmeye yönelik şeyler yapıyor. Eğlence merkezinden çıktık, yolda gidiyoruz. Sohbete dahil olmak isteyince sinirlenip, saçımı direksiyonun oraya yapıştırdı ve yumruk yumruğa dövmeye başladı. Bağırıyorum, yardım edin diye Bayram hiçbir şekilde yardım etmedi. Sonra Bayram’la birlikte araçtan indik. Hüseyin tekrar saçımdan tuttu ve beni yere yapıştırdı. Kaldırıma kafam çarptı. Uyandığımda arabanın içerisindeydim. Uyandığımda üzerimdeki kıyafetimin olmadığını gördüm. Ceketimi istedim. ‘Bana bir şey verin’ dedim, vermediler. Hüseyin, ‘Daha bir de ceketi mi istiyorsun’ deyip tekrar dövmeye devam etti. Telefonumu, cüzdanımı aldılar. Hiçbir yere gidemeyeyim diye arabayı kilitlediler. Sonra Hüseyin beni evine götüreceğini söyledi. Beni yolda döve döve bayılttı. Bir arkadaşını aradı, ’15 dakikaya bir cenazemiz var. Mezar hazırlar mısın’ dedi. Korkudan altıma yaptım. Uyandığımda onun evinin içindeydim” dedi.
“HER AN HER ŞEYİ YAPABİLİR”
S.A., “Kapıya yönelip, elinden kurtulmaya çalışmak isteyince Hüseyin yine dövmeye devam etti. Tabii bu süreç 7-8 saat devam etti ve sabah oldu. Hüseyin, ‘Otur oturduğun yerde seni bırakmamı bekle’ dedi. ‘Yeter artık beni bir yere götür’ dedim. Ağzım, burnun kan içindeydi. Sonra yurduma bıraktı. Bırakırken ‘Polise şikayet etmeye kalkma. Benim arkam kuvvetli, eline hiçbir şey geçmez. Torpidomda 35 bin lira param vardı, onları çaldı. Kendi kendisini bu hale getirdi derim’ dedi. Daha sonra savcılığa gittim, darp raporu aldık ama savcılık serbest bıraktı. Ve şu anda hiçbir şekilde bir korumam, herhangi bir şeyim yok. Hala serbest. Her an her şeyi yapabilir” diye konuştu.
“BU KARAR VİCDANLARI DERİNDEN YARALAMIŞTIR”
S.A.’nın avukatlarından Muhammet Çağrı Türk, “Müvekkilimiz tedirgin bir haldeydi. Şikayetçi olmaktan da tedirgindi, korkuyordu. Çünkü bir gece boyunca işkenceye maruz kalmıştı. Şikayetçi olduktan sonra şüpheli ve şüphelinin ailesi tarafından işkence görmekten korkmaktaydı. Müvekkille birlikte hastaneye gittik, raporlarını aldık ve darp edildikten sonraki fotoğraflarıyla birlikte savcılığa başvurduk. Şüphelinin eylemlerinin içerisinde 4-5 farklı suçun olduğunu görmekteyiz. Gece boyunca müvekkili tehdit etmiş, hakaretlerde bulunmuştur. Müvekkili yaralamış, gece boyunca da evinde zorla tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmuştur. Müvekkilin telefonu ve cüzdanına da el koyarak yağma suçunu işlemiştir. Burada bu kadar suç tipini barındıran ve gece boyunca müvekkile işkencede bulunan şüphelinin burada adli kontrol ile serbest bırakılması gerek müvekkilin gerekse toplumun vicdanını derinden yaralamıştır” dedi.
“DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
S.A.’nın avukatlarından Furkan Avcı ise “Müvekkilin gerek kanlı kıyafetleri gerek şüpheli tarafından ikrar edilen mesaj olsun, gerek darp raporu olsun, şüphelinin müvekkile karşı suç işlediği sabit olmasına rağmen adli makamlar tarafından adli kontrol kararı verilmesi karşısında müvekkilimizin hukuki mücadelesinde sürekli yanında olacağız. Gerekli itirazlarımızı yapacağız ve dosyanın takipçisi olacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya Teknik Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü Başkanı Bilişim Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, gelişen teknolojiyle beraber internet siteleri ve oyunlar üzerinden yürütülen bilinçaltı faaliyetlerinin yanı sıra kıyafet üzerindeki yazılarla da çeşitli subliminal mesajlar verildiğini belirtti. Doç. Dr. Küçükbezirci, “Üzerimizde bulunan tişörtlerde ne yazdığı konusunu yıllardan beri eleştiriyoruz, araştırıyoruz. İnsanları bu konuda uyarıyoruz. Bizim buradaki amacımız, özellikle tişört yazıları konusunda insanları bu konuda aydınlatmaya, bilgilendirmeye çalışıyoruz; bakıp görmek, görüp fark etmek yani farkındalık oluşturmak. Tişörtlerde neler var denildiğinde, tişörtlerdeki yazılarla genellikle olumsuz mesajlar veriliyor. Bu olumsuz mesajların içerisinde cinsellik içeren, insan öldürmekle alakalı olan mesajlar var. Onun haricinde ülkemizi kötüleyen mesajlar var. O kadar çok mesajlar var ki örneğin İslamofobi ile alakalı tişört yazıları var. Yani İslam düşmanlığıyla alakalı yazılar var. Bugün Filistin’de yaşanan, yapılan katliamla alakalı yıllar öncesinde bir tişört yazısı; hamile kadın, tüfeğin dürbününde bu hamile bayan var, altında da Türkçe olarak söylüyorum ‘bir taşla iki kuş yazıyor’ tişörtün altında. Kadını öldürmek, toplumu öldürmek demektir. Çocuğu öldürmek, o bebeği öldürmek de toplumun geleceğini öldürmektir” dedi.
“Toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz”
Subliminal mesajların her yerde olduğunun altını çizen Doç. Dr. Küçükbezirci, “Fakat insanlara sorduğum zaman tişörtünde ne yazıyor diye, böyle eğilip bakıyor, okuyamıyorum ya da sırtında yazıyorsa diyor ki, ‘Nasıl okuyabilirim ki.’ Ben de diyorum ki ‘Ya kardeşim bunu alırken ya da ne bileyim evdeyken hiç çıkartıp bakmıyor musun.’ Bakıyorum cevabını alıyorum ama bu sefer İngilizce bilmiyorum diyorlar. Ben de cep telefonumu gösteriyorum, burada uygulamalar var, tüm dünya dillerini biliyor. Siz tişörtünüzde ne yazdığını, uygulamaya yazdığınız zaman orada ne olduğunu Türkçe olarak görebiliyorsunuz. Yani dolayısıyla anlayabiliyorsunuz. Fakat ben şu sözü de çok kullanıyorum; ‘Biz yerli ve milli olarak, toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz.’ İşte nereden bileyim, ben İngilizce bilmiyorum, Almanca bilmiyorum ya da şu dili bilmiyorum diyorum ama işte o sözlükte yazıyor. Dijital dünyanın bize sağlamış olduğu olumlu yönlerden bir tanesi bu. İstediğiniz zaman orada sözlüğe girip ne yazdığını görebiliyorsunuz” şeklinde konuştu.
“Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz”
Küçükbezirci, “Benim özellikle toplumumuza tavsiyem, tişört alırken özellikle bilmediğiniz yazıları alıp, birilerinin amaçlarına aracı olmayın. Yürüyen billboard olmayın, en büyük söylediğim söz de bu. Yani bu konuyla alakalı en yaygın olarak yürüyen billboard oluyorsunuz. Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz olumsuz anlamda. O yüzden de dikkat etmek gerekiyor” diye konuştu.
Yazılı kıyafet giyen gençlerden bazıları bilinçli olarak kullanmadıklarını söylerken, çoğunluğu yazının anlamını bilmeden giydiklerini belirtti. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da çeşitli temaslarda bulunan TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanvekili Göka, Köln’deki Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Genel Merkezinde basına açıklamada bulundu.
Göka, Avrupa Konseyi’nde Müslüman karşıtı ırkçılık sorununun çözülmesi için siyasi muhataplarıyla görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
Göka, “Avrupa Konseyi’ndeki siyasi muhataplarımız birçok rakamları biliyorlar, bu konunun çok ehemmiyeti olduğunu da görüyorlar. Fakat biliyorsunuz medyada Müslümana saldırı olduğunda konu farklı işlenir, Müslüman saldırırsa farklı işleniyor. Medyada önyargısız ve tarafsız bir yayın yapılması gerekiyor. Sonuçta ırkçılık herkesi tehdit eden bir zehirdir.” dedi.
Aşırı sağ partilerin birçok ülkede etkin durumda olduklarını ve Müslümanlara karşı önyargı içeren bir dille herkesi aynı kefeye koyduklarını belirten Göka, şöyle devam etti:
“Bu insan hakları açısından da kabul edilemez bir durum. Dolayısıyla önyargılı yaklaşmamak, durumları objektif şekilde ele almak lazım. Biz bu olayları takibin içerisinde oluyoruz ve buradaki makamların da olayları ciddiye alıp hızla sonuçlandırmalarını bekliyoruz. Burada herkesin çok sorumlu davranması lazım. Yani sivil toplum kuruluşlarının da medyanın da siyasetçilerin de herkesin çok daha sorumlu olması gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAŞLI ADAMA YUMRUK ATTI
Olay, 28 Ağustos’ta saat 08.00 sıralarında Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Matbaacılar Kavşağı’nda meydana geldi. 42 AYJ 34 plakalı hafif ticari aracın sürücüsü Mehmet Ali Demirbağ, kendisine yol vermediği gerekçesiyle 06 AF 1099 plakalı otomobili kullanan Fatih Işıkçeviren’e küfredip, otomobili kavşakta durdurmak istedi. Trafik yoğunluğundan faydalanan Demirbağ, aracından inerek Fatih Işıkçeviren’in yanına geldi. Demirbağ, açık olan camdan Fatih Işıkçeviren’e yumruk atmaya başladı.

YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
Baba Mustafa Işıkçeviren de kavgayı ayırmak için araçtan indi. Bu sırada Mustafa Işıkçeviren de yumrukların hedefi oldu, aldığı darbenin etkisiyle yere yığıldı. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Mustafa Işıkçeviren’in kafa travması ve beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Kaçan ve olaydan 2 saat sonra darp raporu alan Mehmet Ali Demirbağ, gözaltına alındı. İşlemleri sonrası Demirbağ, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Konya Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren Mustafa Işıkçeviren, 19 Eylül’de hayatını kaybetti.
TUTUKLANDI
Işıkçeviren’in ölümü sonrası Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mehmet Ali Demirbağ, yeniden gözaltına alındı. 2021 yılında Türkiye Açık Kick Boks Avrupa Kupası’nda Gençler Full Contact kategorisinde 57 kiloda 3’üncü olduğu öğrenilen Demirbağ bu kez kasten öldürme suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya yolunda bariyerlere çarpıp ikiye bölünen otomobildeki Dilan Polat (25) yaşamını yitirdi, sürücü Abdurrahman Polat ağır yaralandı.
Kaza, öğle saatlerinde Bala ilçesine bağlı Karahamzalı Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Abdurrahman Polat yönetimindeki 33 APB 093 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu yol ayrımında bariyerlere çarptı. Otomobil ikiye bölünürken, ihbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri araçtaki Dilan Polat’ın yaşamını yitirdiğini tespit ederken, ağır yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ZABITALARDAN DAYAK YEDİM AMA ÖNEMLİ DEĞİL”
Çalışmaktan utanacağını söyleyen adam, dilenmekten vazgeçmeyeceğini vurguladı. Dilenci, röportajda şu ifadeleri kullandı: “3 gündür zabıtalara yakalanıyorum. Beni tartakladılar. Parama el koydular. Kafam şişti ama önemli değil. Onlardan dayak yemek beni küçültmez. Sonuçta onlar benden güçlüler. Sayıca benden fazlalar.
“50 KİŞİNİN EMRİ ALTINA GİRERSEM UTANIRIM”
Ben aslında neden utanırım biliyor musun? Şurada servise binip organizede çalışırsam utanırım. 50 kişinin emri altına girersem utanırım.
“MEZARA KADAR DİLENCİYİM”
Bu sevdadan bu meslekten bu zanaatten bu altın bileziğimden vazgeçersem utanırım. Ben mezara kadar dilenciyim. Ölümüne çıktım bu yola.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya’da Medya Buluşması programına katıldı. Bakan Yumaklı, “Özellikle Kızılırmak Havzasından Konya kapalı Havzasına su aktarımıyla alakalı Hirfanlı Barajı’ndan yaklaşık 200 milyon metreküp bir suyun Konya kapalı havza alınabileceği öngörülmüştür. Bununla ilgili toprak etütleri, hidrolojik raporlar vesaire tamamlandı. Sanırım yılsonuna kadar planlama çalışmaları tamamlanmış olur” dedi.
Bir dizi açılış ve ziyaret programı için Konya’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ilk olarak AK Parti Konya İl Başkanlığında Medya Buluşması programına katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, “Konya, sadece şanlı tarihimizin değil aynı zamanda cumhuriyetin de marka şehirlerinden bir tanesi ve İnşallah Türkiye Yüzyılının da parlayan şehri olacak. Bunu başarmak için gerekli tecrübe, birikim, kadro Konya’da var. İnşallah yine Konya 31 Mart akşamı Uğur İbrahim Altay diyecek. Cumhur İttifakı’nın o güçlü iradesi de sandığa yansımış olacak” dedi.
Konya’nın bakanlığı için önemli şehirlerden birisi olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Çünkü hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde Konya, Türkiye’nin gıda ihtiyacını karşılayan en önemli şehirlerden birisi. Biz de doğal olarak Konya’ya ayrı bir önem verdik her zaman. Son 21 yılda Konya’ya tarım, orman ve su konularında yapılmış olan yatırımların toplam tutarı 189 milyar lira. Yine su alanında sadece düşünürsek 328 tesisi hizmete alındı. Bunların da yaklaşık rakamı 95 milyar lira. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde Konya tarımsal üretim anlamında yaptıklarıyla birçok şehrimize de örnek olacak ve ihracat rakamlarında arttırmış olacak” şeklinde konuştu.
“HEDEFİMİZ İNŞALLAH BU YILIN EYLÜL AYINDA TARIMSAL, BİTKİSEL ÜRETİMLE ALAKALI TARIMSAL ÜRETİM PLANLAMASINI DEVREYE KOYMAKTIR”
Tarımsal üretim planlaması çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Bakan Yumaklı, “Tarımsal üretimin planlaması sizin etki edeceğiniz ya da edemeyeceğiniz bütün unsurları bir araya getirerek, suyu merkeze koyarak, bütün kriterleri dikkate alarak, bulunduğumuz bölgede, şehirde hangi ürünü ne kadar ve nasıl ekeceğinize dair planlama konusuydu. Kurulmuş olan İl Tarım Planlama Kurulları o ildeki üreticilerden, üretici birliklerinden, ziraat odalarından, ticaret odalarından, üniversitelerden, şehrin ileri gelenlerinden yani bu alakalı taraflarından oluşan bir komisyon. Ne yapacaklar? Öncelikle kendileri bulundukları ilde hangi ürünün ekilip dikilmesi gerektiğini, olup olmayacağını, münavebe olduğunda yani bir yıl bir ürün ertesi yıl başka bir ürün ve hangi ürünlerin hangi bölgede ekilip ekilmeyeceğine onlar karar verecek. Biz bunları tüm Türkiye’de bütün illerden gelenleri kontrol etmiş olacağız. Bu bir yıllık bir çalışma değil, bir seferlik bir çalışma değil. Sürekli olarak 3 yıllık bir periyodu koyacak olan bir çalışma olacak ve bizim hedefimiz inşallah bu yılın Eylül ayında tarımsal, bitkisel üretimle alakalı tarımsal üretim planlamasını devreye koymaktır” şeklinde konuştu.
“RAMAZAN AYINA ÖZGÜ OLARAK 7 BİN 500 ARKADAŞIMIZ SAHAYA ÇIKIYOR”
Bakanlık olarak Ramazan ayı boyunca sürecek gıda denetimlerine başladıklarını belirten Bakan Yumaklı, “Bakanlık olarak bizim diğer bir sorumluluğumuz da vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşması sağlamak. Bakanlık olarak 2023 yılında 1 milyon 300 bin gıda denetimi yapıldı. Bu denetimlerde 18 bin 948 işletmeye idari para cezası uygulandı. 2024’de de bu denetimlerimiz hız kesmeden devam ediyor. Ancak Ramazan ayının önemi ve farklı bir atmosferi olması sebebiyle bu denetimlerimizi daha da sıklaştıracağımızı ve Ramazan ayına özgü olarak 7 bin 500 arkadaşımızın sahaya tekrar çıktığını ifade etmek istiyorum. Başta un ve unlu mamuller; pasta ve tatlılar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi hususlarda yoğun denetimlerimiz de başlamış durumda. Özellikle bütün bunların yanı sıra iftar yapılan yerlerdeki toplu tüketim yapılan alanlardaki denetimlerimizi de yoğunlaştıracağız. Burada hijyen şartları, saklama şartları, gıdaların kullanım, son kullanım sürelerini aşmadıkları gibi içerik denetimleri de, analiz denetimleri de dahil olmak üzere yapılmış olacak. Ayrıca yine Ramazan kolilerilerinde de denetimlerimiz olacak. Burada da etiket ve son kullanım, son tüketim tarihlerini de incelemiş olacağız. Biz elbette en büyük gıda denetçisinin, halkımızın kendisinin olduğunu her zaman vurguladık. Buradan da bir kez daha ifade edelim vatandaşlarımızın karşılaştıkları herhangi bir problemin her türlü iletişim vasıtasıyla bakanlığımıza iletmeleri halinde anında bunlarla ilgili gerekli aksiyon, gerekli tedbir alınacak” diye konuştu.
“HİÇBİR ŞEKİLDE HAKSIZ KAZANCA YOL AÇACAK EYLEME İZİN VERMEYECEĞİZ”
Bakan Yumaklı, “Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte et fiyatlarında bir yükseliş yaşanacak mı” sorusu üzerine, hayvansal ve bitkisel ürünlerde vatandaşın ihtiyacının karşılanmasıyla ilgili bir problem olmadığını ifade etti. Yumaklı, “Sadece hayvansal ürünler değil, bitkisel ürünlerde de bizim ülkemizin vatandaşımızın ihtiyacını karşılamakla ilgili herhangi bir problemi yok. Bunu farklı zamanlarda ifade ettik. Rekabet Kurulunun bir tespiti var. Sektör paydaşlarının bir tespiti var. Burada herkesin şu anda özellikle son 1-2 ayda yaşanmış olan fiyat artışlarının maliyetlerle ya da ürünlerinin arzı ile bir sorunun olmadığını bütün taraflar biliyor. Biz bu konuyla alakalı Ticaret Bakanlığımızla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ben tekrar ifade etmek istiyorum. Hiçbir şekilde haksız kazanca yol açacak eyleme izin vermeyeceğiz. Bunlarla ilgili olanlarda bu eylemlerin karşılığını görecekler” dedi.
“ÖNEMLİ OLAN ELİMİZDE HALİHAZIRDA MEVCUT SU KAYNAKLARINI NASIL KULLANDIĞIMIZ”
Su verimliliği hakkında çalışmalarına deprem nedeni ile ara verdikleri ve tekrardan başladıklarını anlatan Bakan Yumaklı, “Hatırlarsanız su verimliliği seferberliği başlatmıştık. 2023 yılında başlatılmış ama deprem sebebiyle ara vermek zorunda kaldık. 2023 yılının son çeyreğinde tekrar başlattık. 2024 yılından itibaren de yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Burada özellikle suyun yaklaşık yüzde 77’sini kullanan tarım sektörünün bu suyu kullanırken de metotlarından tutun da kentsel kullanıma kadar, sanayi kullanımına kadar birçok konuda büyük bir gayret sarf ediyoruz. Yani sadece suyun temini değil, aynı zamanda bunun kullanımının da çok önemli olduğunun altını çizmek için bunları söylüyorum. Özellikle Kızılırmak Havzasından Konya Kapalı Havzasına su aktarımıyla alakalı Hirfanlı Barajından yaklaşık 200 milyon metreküp bir suyun Konya Kapalı Havzasına alınabileceği öngörülmüştür. Bununla ilgili toprak etütleri, hidrolojik raporlar vesaire tamamlandı. Sanırım yıl sonuna kadar planlama çalışmaları tamamlanmış olur. İnşallah bunu da bu şekliyle çözmüş oluruz. Şunu bir daha unutmamak lazım, hani suyu oradan getirirsiniz, buradan getirirsiniz, mümkün olur olmaz. Önemli olan elimizde halihazırda mevcutları nasıl kullandığımız? Dolayısıyla bizler özellikle kapalı devre basınçlı sulamayla alakalı gerekli yatırımları Devlet Su İşlerimiz yapıyor ama aynı zamanda çiftçilerimizin, üreticilerimizin de basınçlı sulama sistemleriyle ilgili sulama ekipmanlarını veya tesisatlarını yapmalarını istiyoruz. Bunların yüzde 50’sini de bakanlık olarak maliyetini karşılıyoruz zaten” dedi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bakanımıza ve ekibine Konya’ya verdiği kıymetten dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de birlikte Konya’nın tarımına ve ekonomisine iş birliği içerisinde katkı sunmaya devam edeceğiz. Konya birçok özelliğiyle öne çıkmış bir şehir olmasına rağmen en temel özelliği bir tarım şehri. Çatalhöyük’ten başlayarak Konya önemli bir tarımsal üretim merkezi oldu. Özellikle pandemi döneminde Konya’nın üretiminin Türkiye’nin gıda güvenliğinin ne kadar büyük katkı sağladığını hep birlikte izlemiş olduk. Konya bugün de birçok manada hayvanseverlikte de birinci sırada. Bunda bakanlığımızın çok önemli desteği var. Bu vesileyle tekrar tüm çiftçilerimiz ve tarım ve hayvancılıkla uğraşan tüm Konya halkı adına bakanlığımıza tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.
Bakan Yumaklı’ya teşekkür eden AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı da, gün boyu yapılan projeleri yerinde inceleyeceklerini ifade etti.
Programa, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Milletvekilleri, belediye başkanları, partililer ve basın mensupları katıldı.
Uraloğlu, “Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1.714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık.” dedi.
TEK YOL STANDARDINDAKİ YOLU, BÖLÜNMÜŞ YOL STANDARDINA YÜKSELTTİK
Konya ve Türkiye ekonomisi için bulunduğu konum itibariyle büyük önem taşıyan Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinin güçlendirilmesinin büyük önem arz ettiğini ifade eden Uraloğlu, “Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda da iki ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

Uraloğlu, mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolunu, 28,3 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdüklerini ifade etti. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprülerini de inşa ettiklerini de belirten Uraloğlu, güzergâhtaki trafik güvenliğini arttırarak, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettiklerini söyledi.
Uraloğlu, yolun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkânı sağladıklarını da dile getirdi.
PROJE İLE ZAMANDAN VE AKARYAKITTAN TOPLAM 57 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK
Proje ile Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 87 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız. Yolumuz hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.
KONYA’DA 22 YILDA ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISI İÇİN 128 MİLYAR 535 MİLYON LİRA YATIRIM YAPILDI
Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’da ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmalara da değindi. Uraloğlu Konya’da ulaşım ve iletişim altyapı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, “Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, 1.282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık.” diye konuştu.
Eğiste Hadimi Viyadüğü ile Türkiye’nin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, “Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk.” dedi. Uraloğlu, Konya’da çalışmaların bu projelerle sınırlı kalmadığını belirterek, “Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır. Ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır.” ifadelerini kullandı.
‘KONYARAY PROJESİ’ İLE HIZLI VE EKONOMİK TOPLU TAŞIMA HİZMETİ VERİLECEK, HEM DE YÜK TAŞIMACILIĞI GELİŞECEK
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya-Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 kilometre uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz.” şeklinde konuştu.
Konya’nın 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldığını hatırlatan Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde Konya’da AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay için destek istedi. Uraloğlu, “İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz.” dedi.
YAPARSAK YİNE BİZ YAPARIZ, YAPARSA YİNE AK PARTİ YAPAR
Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası; Taşkent-Ermenek Ayrımı-Balcılar İl Yolundaki çalışmalarla ilgili Taşkent’te hazır bulunan AK Parti Konya Milletvekilleri Selman Özboyacı, Mehmet Baykan ve Karayolu Genel Müdürü Ahmet Gülşen’e video konferans yoluyla bağlanarak, çalışmalarda gelinen son noktaya dair bilgileri aldı.
Uraloğlu, “Bu bölgeyi ilgilendiren önemli projelerimizden biri de Taşkent-Ermenek Ayrımı-Balcılar İl Yolumuz. Gördüğünüz üzere hamdolsun bir yerde açılış törenimizi gerçekleştirirken başka bir yerde de yapımı devam eden yol projelerimizi takip ediyoruz. Taşkent-Balcılar yolunda birazcık gecikmemiz oldu. Ama yaparsak yine biz yaparız, yaparsa yine AK Parti yapar ve Cumhurbaşkanlığımızın ekibi yapar. Bizde en kısa zamanda inşallah o projenin üzerindeyiz, orayı da bitireceğiz.” diye konuştu.
]]>
“CUMHURBAŞKANIMIZ LİDERLİĞİNDE BİRÇOK ALANDA BÜYÜK HAMLELER GERÇEKLEŞTİRDİK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışı yapılan işletmenin Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Bakan Kacır, “Günümüzde teknolojik ilerleme ve dijital dönüşüm, yeni bir çağın kapılarını aralıyor. İçinde bulunduğumuz ‘Dördüncü Sanayi Devrimi’ çağında, dünyada tüm dengeler değişiyor ve rekabet şartları yeniden şekilleniyor. 3/12 Bunun sonucunda küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim ve dijital dönüşüm gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. İşte bu paradigma değişimini yakalayan ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak. Türkiye olarak bizler de bu noktada önemli bir yol kat ettik. Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik. Dev bir Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgesi (OSB) altyapısı kurduk. 4/12 Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık. Yerel kalkınma dinamiklerini harekete geçirirken; devlet desteklerini sanayi sektörüne, ’lere, akademisyen ve girişimcilere sunduk. Bugün ülkemiz; 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayii, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. 5/12 Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor” dedi.
“SANAYİCİLERİMİZİN, KOBİ’LERİMİZİN, GİRİŞİMCİLERİMİZİN YANINDA YER ALIYORUZ”
Bakan Kacır, Türk sanayiinin; ülke ekonomisini kalkınmasında ana aktör olduğunu kanıtladığını ifade ederek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizin yanında, faaliyete alacağımız finansman programlarıyla kalkınma yolculuğumuzda sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz. Savunma sanayiinde gösterdiğimiz yaklaşımı sivil alanlara da taşıyarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yeni başarı hikâyeleri yazıyoruz. İşte bu anlayışla, Türkiye’nin yeni nesil endüstri politikasının somut örneği Togg’u hayata geçirdik. 6/12 Milletimizin 60 yıllık rüyasını gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde batarya teknolojileri, çip üretimi, uzay teknolojileri, biyoteknoloji, hiper ölçekte veri merkezleri, güneş, rüzgâr ve hidrojen enerjisi sistemleri alanlarında lider teknoloji girişimlerini destekleyeceğiz. Yatırım teşvik sistemimizi revize ederek, büyük ölçekli yatırımlarla arz güvenliğini sağlayacak, yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artıracak, böylece cari açığın azaltılması ve fiyat istikrarı hedefine daha fazla katkı vereceğiz. Değerli Katılımcılar, Teknolojide paradigma değişimlerini takip ederek yenilikçi teknolojilerde öncü olma iddiası taşırken bir yandan da mevcut sanayi altyapımızın rekabetçiliğini koruyacak adımları da hayata geçiriyoruz. 7/12 dünyadaki paradigma değişimlerine odaklanırken, sanayimizin yeni düzene uyumu doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
“BUGÜNE KADAR 50 FİRMAMIZ ÖĞREN-DÖNÜŞ PROGRAMINI TAMAMLADI”
Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için fırsat pencerelerinden biri de ‘dijital dönüşüm’. Bu nedenle, model fabrikalar ile işletmelerimize uygulamalı yalın üretim ve dijital dönüşüm eğitimleri sağlıyoruz. 2019 yılında faaliyete geçen Konya Model Fabrikayla Konya sanayiinin verimlilik odaklı dönüşümünde işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı. 8/12 Ben bu vesileyle, firmalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımak isteyen sanayicilerimizin model fabrikamızın sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanması için çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar model fabrikalarımızdan yararlanan işletmelerimizde verimlilikte yüzde 76’ya ve üretimde yüzde 140’a varan artışın yanı sıra ürün maliyetlerinde yüzde 18’e kadar tasarruf sağladık. Konya sanayiinin dönüşümüne rehberlik eden bu tesis, dijital dönüşümün getirdiği yeni sınamaları fırsata dönüştürmek için büyük bir kazanım. Diğer yandan, iklim politikalarında uluslararası yasal düzenlemelerin getirildiği, Yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemde yeşil dönüşüm altyapımızı güçlendirecek ve bu alanda ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri geliştirmemizi sağlayacak adımları hayata geçiriyoruz. 9/12 İklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını planlamak ve koordine etmek üzere; TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsü’nü kurduk. Sanayi bölgelerimizin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayacak ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ni hayata geçirdik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın desteğiyle hazırlamış olduğumuz, ‘Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri Karbonsuzlaşma Yol Haritaları’mızda; bu dört öncelikli sektöre yönelik, alternatif teknolojiler, öngörülen emisyon azaltımları, yatırım ihtiyaçları ve politikaları değerlendirdik. Sektörlerin yeşil dönüşümünde rehber niteliğinde olan ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. 10/12 Sanayimizin yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi için uluslararası finansman kaynaklarına erişimini de hızlandırdık. Organize sanayi bölgelerimizin Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak için Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ile 300 milyon dolar finansman sağlıyoruz. OSB’lerimizin verimliliğini, çevresel sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırıyoruz. Yine Dünya Bankası ile iş birliğinde, Yeşil Dönüşüm’deki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamızı “Türkiye Yeşil Sanayi Projesini” devreye aldık. 450 milyon dolarlık bütçeye sahip projeyi, Bakanlığımız koordinasyonunda KOSGEB ve TÜBİTAK’la yürütüyoruz. 11/12 KOSGEB’e ayrılan 250 milyon dolarlık kısmıyla; KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik yeşil dönüşüm planlarını gerçekleştirmeleri konusunda yanlarında yer alıyoruz. Projenin TÜBİTAK’a ayrılan 175 milyon dolarlık kısmıyla; yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmaları ve özel sektör liderliğindeki iş birliklerini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde sanayimizin ikiz dönüşümü adına yeni yatırım, destek ve teşvik programını hayata geçiriyoruz” diye konuştu.
“KONYA ÇOK DAHA GÜZEL BİR ŞEKİLDE ÜRETMEYE DEVAM EDECEK”
Açılış yapılan tesislerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Konya Valisi Vahdettin Özkan, “Bizim milli sanayi stratejimize baktığımız zaman yüksek derecede katma değer taşıyan, teknolojiyi esas alan sosyal kesitleri önceleyen üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir öncelikler zincirini hepimize ödev olarak veriyor. Bakanım Konyamızdaki sanayiciler, çalışanların hep beraber kamu kuruluşlarıyla, belediyeleriyle beraber bu amaca muhatap olarak çalışmaktadır. İnşallah hayırla, bereketle, bu milli hedeflerimizin altını dolduracak iş merdivenlerini hep beraber kurup işletmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tesisin hayırlı olmasını dileyerek, “Konya üretmeye devam edecek. Özellikle savunma sanayi ve yüksek teknolojili ürünler üretmesi sonucunda konusunda Konya’da son dönemde güçlü bir irade var. Bakanımızın desteği ile Konya Türkiye Yüzyılı’nın en önemli şehir olacaktır. Bu vesileyle organize sanayi bölgesinde üretim yapan tüm firmalarımıza destek olan bu süreçte mühendisinden işçisine kadar Konyalılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek” dedi.