‘SON 22 YILDA 9 BİN 500 PROJEYE 47 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) aracılığıyla dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladıklarını kaydeden Kacır, “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretimi için hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımız kapsamında, firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını Ar-Ge aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz ‘Dijital Dönüşüm’ çağrısıyla toplam yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan, aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin yer aldığı 42 projenin önünü açtık” diye konuştu.
‘KOBİ’LERİMİZİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN 10 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’
Bakan Kacır, KOSGEB’in destek programlarını yeniden kurguladıklarını belirterek, “Ülkemizde KOBİ’lerin hamisi ve en büyük destekçisi KOSGEB’in destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırıyoruz. Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerimizin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladık. Uluslararası finans kuruluşlarıyla da iş birliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu vesileyle bugün itibariyle yeni KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı’nın duyurusunu yapmaktan memnuniyet duyuyorum. Program kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini arttırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile iş birliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı; dijital dönüşüm ve olgunluk değerlendirme analizi gerçekleştirerek, dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlıyoruz. Uygulamamızdaki ilk finansal kuruluş olarak Türkiye Ekonomi Bankası’nı bu iş birliğinin tarafı olduğu için tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde diğer finans kuruluşlarını da programa dahil ederek programın kapsamını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.
‘KOBİ’LERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZDIR’
Küresel anlamda olumsuz gelişmelerin yol açtığı olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeyi başardığını vurgulayan Kacır, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, 255,8 milyar ihracatla rekor kırdık, son 13 yıl boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Geçtiğimiz yıl imalat sanayi ihracatımız 241 milyar dolar ile en yüksek değere yükselerek toplam ihracattan yüzde 94,2 pay aldı. Sizlerin de takdir ettiği üzere büyümede aslan payı sanayimizindir. Ekonomik ve sosyal kalkınmamızda kritik bir yere sahip olan KOBİ’lerimiz, sanayi çarklarının en önemli dişlisidir. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında attığımız adımlarda imalat sanayi işletmelerimizin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerimiz olmazsa olmazımızdır. Bu sebeple tüm imkanlarımızla ülkemizin potansiyeline inanan, büyük ve güçlü Türkiye idealine gönül veren vizyoner, çalışkan iş insanlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi haline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atarken imalat sanayimizin ikiz dönüşümünü de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.
Bakan Kacır, konuşmasının ardından toplantıya katılan iş insanları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>KOBİ’LER RİSKLERE AÇIK
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, sanayi işletmelerinde sigorta oranlarının yüksek olduğunu ancak KOBİ seviyesine inildiğinde sigortalanma oranının çok düşük kaldığını ifade ederek, “Konya özelinde çok kuvvetli KOBİ’ler var. Bunların gelecek ve sürdürülebilirlik açısından sigortalanma oranını arttırmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Tuğtan, finansal okuryazarlığa göre sigorta okuryazarlığının düşük seviyede olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Büyük sanayi kuruluşlarının kendi sigorta departmanları riskler konusunu yönetiyor ancak KOBİ’lerde bu daha çok finans departmanının üstlendiği bir durum oluyor ve kimi zaman eksik kalabiliyor, kimi zaman yeterli teminatları almıyor ya da riski doğru ölçemiyorlar. İmalattan bahsediyorsak, kritik iki konu var; biri makine kırılması, diğeri ise kar kaybı Bunlara ilişkin riskleri öngörüp önlem almak gerekir. Önemli konu şu: Bir işletme, faaliyetini sürdürürken riskle karşı karşıya kaldığında iki yöntem var; ya bunun karşılığını kendi bilançonuzda ayırırsınız ya da sigorta yaptırırsınız. Dolayısıyla bu durum, finansal okuryazarlığı gerektiriyor.”
YANLIŞ SİGORTA UYGULAMALARI
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, konu sigorta olunca işletmelerin temel sorununun; finans, muhasebe, sigorta ayrımını henüz yapamamalarından kaynaklandığını söyledi. Öztürk, sigorta farkındalığının bilinç seviyesinin yükselmesi ile olacağını vurgulayarak, “Ticaret Odamızın üyelerinin dönem dönem sigorta konusunda farklı sıkıntıları oluyor. En son çok büyük bir hadise yaşandı. Oraya gittiğimizde arkadaşımızın çok zorlandığını gördük. Yanlış poliçeden kaynaklanan bir konu olduğu ortaya çıktı” dedi.
MALİYET KALEMİ GÖRÜLÜYOR
Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, KOBİ’lerin, sigortaya, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme uzak olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Çünkü buna vakitleri yok. Çok sınırlı insan ve sermaye yapısıyla var olmaya çalışıyorlar. Sigortaya, sanayi firmaları kadar yatkın değiller, çünkü bunu bir maliyet kalemi olarak görüyorlar. Teknoloji odaklı ilerleyemiyorlar. Dijital dönüşüme hemen geçmeleri lazım ama bunu da bir maliyet kalemi olarak görüyorlar. Farkındalıkları arttığı zaman finansal erişimleri de çok kolay olacak.”
KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rıfat Ortaç, üniversitede bir tane sigortacılık bölümü olduğunu belirterek, “Bizim sigortacılık bölümümüzün bir özelliği var. Sigortacılık ve sosyal güvenlik diye bir bölümü kurguladık. Bu Türkiye’de ikisini bir arada barındıran tek bölüm ve 4 senelik” dedi.