S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BU BÖLGEDE TURİZM YAPMAK İSTİYORSANIZ”
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Büyükşehir Belediyelerinden turizm master planlarını talep ettiklerine dikkati çeken Bakan Ersoy, “Çünkü turizm master planları, Kültür ve Turizm Bakanlığının yapması gereken bir plan değil, Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılması gereken planlardır. Bu bölgede turizm yapmak istiyorsanız oranın potansiyelini ortaya çıkarıyorsunuz; kültür varlıkları, gastronomik değerler, doğal değerler olabilir. Bunları alt ve üst yapı, restorasyon çalışmalarıyla diğer politikalarla birleştirerek, geleceğe hazırlamanız gerekiyor. Bakanlık olarak, Antalya için ilçe bazında da ayrı bir çalışma yapacağız” diye konuştu.
“BU SENE 17 MİLYONDAN FAZLA ZİYARETÇİ BEKLİYORUZ”
Bakan Ersoy, Antalya’nın turizmde geçen yıl rekor sayıda turist aldığını, Türkiye’nin rekor sayıda gelir elde ettiğini aktararak, “Birinci bölge, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya; 16 milyon ziyaretçi aldı, bu sene 17 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz. Gelir olarak da ülke ekonomisine kazandırılan bir nokta Antalya’mız. O yüzden Antalya bizim hassasiyetle takip ettiğimiz ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da hassasiyetle takip ettiği bir ilimiz. İlçe ilçe dolaşıyoruz, yerel yönetimlerle birlikte yerel projelerimizi hazırlıyoruz, hızlı bir şekilde hayata geçirmek için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.
“DÜNYADA DA MARKA OLABİLECEK BİR DESTİNASYON”
Kaş için çok ayrı bir çalışma yapacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, “Butik turizmin ön planda olduğu, doğal değerlerinin çok iyi korunduğu, arkeolojik potansiyelinin tamamıyla kazılarak çıkarıldığı, restore ve turizme entegre edildiği, eko turizmin ön planda olduğu bir çalışma. Burada yaylalarınız var, tarım potansiyeliniz var, bunların hepsinin beraber planlanması gerekiyor. Korunması gereken yerlerin çok iyi korunması, eko turizme dahil edilmesi gerekiyor. Bu arada mevcut yatak potansiyeliniz dahilinde bütün sorunlarınızın da bir plan dahilinde çözülmesi gerekiyor. Bakanlık olarak, Mutlu Başkan’la birlikte Nisan itibariyle ilk yapılması gereken şey, koruma imar planıyla birlikte imar planlarınızın çözülmesi gerekiyor. Kaş, Kekova, Kalkan, Demre, Finike hattı apayrı çalışılması gereken butik bir destinasyon, dünyada da marka olabilecek bir destinasyon. Bire bir bizzat kendim de yerel yönetimlerinizle birlikte çalışacağız. Turizm master planlarının şu avantajı var; belli bir aşamaya geldikten sonra sizlerle de paylaşılıyor, STK’lar, yerel yönetimler, hepsi projeye, master plan çalışmasına dahil ediliyor. Hepinizin görüşleri ve mutabakatı alınarak, çok doğru bir plan çıkıyor ortaya. Siz ne kadar sahip çıkarsanız plan o kadar başarılı olur. Korunması gereken yerde el birliğiyle korumamız gerekiyor” dedi.
“12 AY TURİST ÇEKEBİLECEK POTANSİYELİNİZ VAR”
Bakan Ersoy, Kaş’a hak ettiği değeri kazandırmanın önemine işaret ederek, “Çok fazla, çok değerli potansiyeli var. İnşallah biz bunu doğru şekilde işleyerek, farkındalığın daha iyi oluşmasını sağlayacağız. Tanıtımını da çok doğru şekilde Turizm Geliştirme Ajansımızla birlikte Bakanlığımız yapacak. Özlemiş olduğunuz gelir grubu yüksek, harcama kapasitesi yüksek turizm potansiyelleriyle sizi yan yana getireceğiz. Biz burada farklı bir çalışma yapmak istiyoruz, sezonluk turizm istemiyoruz. 12 ay turist çekebilecek potansiyeliniz var. Doğru bir butik turizmi çalışması yapılırsa 12 ay turist alabilecek. Bunu Kaş noktasında gerçekleştirebiliriz” diye konuştu.
Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş da Bakan Ersoy’un, Türkiye’nin her noktasında hem tarihi eserlerin korunması hem de sürdürülebilir turizmin daha ileri taşınması, ülkenin turizm noktasında daha fazla katma değer elde etmesiyle ilgili ciddi çabalar sarf ettiğini dile getirdi.
“BATI ANTALYA’NIN TARAFI DA KAŞ OLACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın turizm teması olarak, “Patara Yılı” ilan etmesi kapsamında çok ciddi yatırımlar aldıklarını ifade eden Başkan Mutlu Ulutaş, “Özellikle Patara’daki kazıların yapılması, deniz fenerinin ayağa kaldırılması, telsiz telgraf istasyonunun restore edilmesi, Patara Köprüsü yapılması, oraya Millet Bahçesi yapılması var. Bunun yanında ilçeye Kültür Merkezi yapıyoruz, Bakanlığımız da bunun yapımına destek veriyor, Sokak Sağlıklaştırma projelerimize destek veriyor. Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanımız, hükümetimiz, bizleri yalnız bırakmıyor, destekliyor. Kaş’ın daha iyi standartlarda turizm yapabilmesi, butik turizmin önünün açılması noktasında bize destekleri inşallah bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da devam edecek. Biz kendisine inanıyoruz, güveniyoruz. Antalya’da Alanya bir tarafsa Batı Antalya’nın tarafı da Kaş olacak” dedi.
“DAHA İYİ ŞARTLARDA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM”
Kaş’a güzel hizmetler yapmaya çalıştıklarının altını çizen Başkan Ulutaş, “Kaş’ın sıfır noktasında denizin altında sanat parkı yaptık, burada dalışlar yapılıyor. Bugün Kaş dalışın merkezi ama 3 bin metrede yaylalarımız var, yayla turizmi var. Kaş her noktasında ayrı bir değer; Kalkan’ı, Patara’sı, Gömbe’si ve Saklıkent’i ile turizme ciddi katma değer sağlıyor. Daha iyi şartlarda sürdürülebilir turizm yapması lazım. Bunun önünü açacak olan bu kadro, bu ekipler. Bundan sonra Kaş’ı daha iyi noktalara taşıyacağız” diye konuştu.
Başkan Ulutaş, her türlü hizmeti ilçeye kazandırmaya çalıştıklarını kaydederek, “Sahil düzenlemeleri, panayır yerleri, pazar yerleri, yolları, alt yapısı, çocuk kreşleri, hayvan barınakları ile sağlık ve eğitim hizmetleri ürettik, bu hizmetleri en güzel şekilde sizlere yansıtmaya çalıştık. İnşallah 31 Mart’tan sonra da hizmetlerimize devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından toplantı, soru cevap bölümüyle sona erdi.
BAŞKAN ULUTAŞ, BAKAN ERSOY’A BARAK KİLİMİ HEDİYE ETTİ
Toplantı sonunda Başkan Ulutaş, Bakan Ersoy’a Barak Kilimi hediye etti. Ardından protokol, ilçede yapım çalışmaları devam eden Kültür Merkezi’nde incelemelerde bulundu.
Toplantıya, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Cumhur İttifakı’nın ilçe başkanları, muhtarlar, turizm ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri de katıldı.
]]>Sonrasında da zaten var olan yeteneği sayesinde müzik dünyasında gerçekten çok parlak bir yıldıza dönüştü.
Bütün hayatı şarkı söylemek üzerine kuruldu o genç kızın. Hayatının aşkı bile müzik piyasasında karşısına çıktı.
Bugün artık 50’li yaşlarına geldi ve şöhretinin yanı sıra çok büyük bir servetin de sahibi. Bir başka deyişle bu dünyada neye sahip olduysa, şöhret, servet hepsi sesi sayesinde oldu.
Şimdi ise öyle büyük bir trajediyle karşı karşıya kaldı ki… Yakalandığı nadir ve tedavisi mümkün olmayan hastalıktan ses telleri de etkilendi. Hatta bir şarkıyı baştan sona söyleyemez hale geldi.
Artık kaslarını da kontrol edemediği için sahneye çıkıp ayakta durabilecek durumda da değil. Ama onun tek bir isteği var: Tekerlekli sandalyede bile olsa o sahneye çıkıp sesinin yettiğince şarkılarını söylemek.

SES TELLERİNİ DE KONTROL EDEMİYOR
Belki Celine Dion’un öyküsüne benzer bir öyküye bir filmde ya da romanda rastlasak “yazanların hayal gücüne” alkış tutardık.
Ama çocukluk yıllarından bu yana müzik dünyasının içinde olan, duygularını şarkılarla ifade eden 55 yaşındaki Dion’un gerçek hayatı bu
Önceki yılın sonlarında “katı kişi sendromu” adlı nadir hastalığa yakalandığını sosyal medya hesabından gözyaşlarıyla açıklayan Celine Dion cephesinden yine üzücü bir haber geldi.
Artık onun sözcüsü konumuna gelen ablası Claudette’in anlattığına göre Dion, ses tellerini de kontrol edemiyor. Bu yüzden bir şarkıyı baştan sona seslendirmesi mümkün görünmüyor.
Ablası Claudette daha önce de Celine Dion’un kaslarını kontrol edemediğini söylemişti… Fakat onun anlattığına göre ne olursa olsun Dion’un bir hayali var: Sahneye çıkıp söyleyebildiği kadar şarkı söylemek. Bunun için hayranlarının karşısına tekerlekli sandalyeyle bile çıkmayı göze alıyor.

BELLİ BİR TEDAVİSİ YOK
Celine Dion’un bu duruma gelmesine neden olan Katı Kişi Sendromu, çok nadir görülen bir hastalık. Bu kadar nadir görüldüğü için tedavisi de yok. Sadece bazı ilaçlarla semptomları azaltılıp ilerlemesi yavaşlatılabiliyor.
Ünlü şarkıcı Celine Dion, bu hastalığa yakalandığını 2022 yılının sonlarında sosyal medya sayfasından duyurmuştu.
Bu hastalık yüzünden Avrupa turnesini iptal etmek zorunda kaldığını anlatan Dion, hastalığının milyonda bir kişide görüldüğünü de sözlerine eklemişti.
Onun söylediğine göre hastalık çeşitli kas spazmlarına yol açıyor. Kişinin hareket yeteneğini kısıtlayıp günlük hayatını da olumsuz etkiliyor. Kimi zaman yürümek zorlaşıyor kimi zaman da bir tür kas olan ses tellerini kullanıp şarkı söylemek.
Hastalığın ilerlemesini yavaşlatan ve etkilerini azaltan bazı ilaçlar kullandığını söyleyen Dion, bir spor hekimiyle de hareketlilik konusunda çalıştıklarını sözleri ekledi.

Celine Dion, 1988 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nda birinciliği kazanmıştı.

‘HAYATIM BOYUNCA EN İYİ YAPTIĞIM ŞEY ŞARKI SÖYLEMEK”
Dion, kendisi de duygusallığa kapıldığı ve hayranlarını çok üzen o paylaşımında şöyle konuşmuştu: ” “Tek bildiğim şey şarkı söylemek… Hayatım boyunca hep yaptığım ve yapmayı en sevdiğim şey bu. Sizi o kadar özledim ki… Sizin için sahnede olmayı… Performanslarım sırasında her zaman yüzde yüzümü veririm. Ama şu andaki durumum sadece bu kadarına izin veriyor.”
Aslında Celine Dion, bu yılın başından bu yana hastalığının belirtilerini yaşıyordu. 2022 Mart ve Nisan aylarında yaşadığı kas spazmları yüzünden, Kuzey Amerika’daki bazı programlarını iptal etmişti.
Hayranlarını büyük üzüntüye boğan bu duyuru öncesinde Las Vegas’taki programını da iptal etmek zorunda kalmıştı.
Ünlü şarkıcı internet sitesinde yer alan açıklamasında da Celine Dion’un performans göstermesini engelleyen şiddetli ve kalıcı kas spazmları nedeniyle tedavi gördüğü ve iyileşmesinin umduğundan uzun süreceği bilgisi yer almıştı.

Stiff Person Sendromu (Katı Kişi Sendromu Nedir?): İlerleyici katılık ve sertlik ile karakterize kaynağı belirsiz ve nadir bir nörolojik hastalık. Sertlik öncelikle gövde kaslarını etkiler ve spazmların da birlikteliği ile vücutla ilgili deformitelerle sonuçlanır. Kronik ağrı, bozulmuş hareketlilik genel belirtilerdir. Spazmlar şiddetli ve öngörülemeyen bir şekilde ortaya çıkabilir ve bazen kemikleri dahi kırabilecek seviyeye ulaşırlar. Hastalar bazen ses ve dokunmaya çok duyarlı hale gelirler ve bu durumlar spazmları tetikleyebilir. Hastalığın kesin mekanizması belirgin değildir. SPS hastalarının, nadiren genel popülasyonda görülen glutamik asit dekarboksilaz antikorlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu antikorların hastalığın nedeni olduğu düşünülüyor.
]]>