
Ekipler, bir süre kahvehanede oturan Hüseyin Aydın’ın, arkadaşı tarafından evinin yakınına bırakıldıktan sonra kaybolduğunu belirledi. Ekipler ayrıca Aydın’ın Çanakkale-İzmir kara yolunda yaklaşık 3 kilometre daha yürüdüğünü de tespit etti. Çalışmalar bugün 25’inci gününe girerken, tarlada çalışan işçiler tarafından Aydın’a benzer bir kişiyi gördüklerine yönelik yapılan ihbar sonrası mahalleye 3 kilometre uzaklıktaki Yeşilköy mevkiinde Karakoç Deresi ve çevresinde yoğunlaştı. Jandarma ekiplerinin çalışmasına İzmir İl Jandarma Komutanlığı kadavra köpeği ‘Pedal’ ile DSİ iş makinası da katıldı. İş makinası yardımıyla kuruyan deredeki sazlıklar kaldırılarak, çevresi aranıyor. Aydın’ı arama çalışmaları devam ederken, ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal Belediyesi, 9 ülkeden 17 halk oyunu grubunun katılacağı 3. Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 5 gün boyunca sürecek ve dünyaca ünlü halk oyunları gruplarının yer alacağı festival, bu yıl da büyük bir görsel şölen oluşturacak.
Dünyaca ünlü dans grupları bu festivalde
Kartallılara farklı ulusların kültür ve danslarını tanıma olanağı sunmak, Kartal’ın kültürel zenginliklerinin uluslararası alanda tanıtımını sağlamak amacıyla düzenlenen festival, bu yıl da unutulmaz anlara sahne olacak. Festivalde, Türkiye başta olmak üzere; Gürcistan, Sırbistan, Polonya, Kolombiya, İran, Meksika, Yunanistan, Azerbaycan, Macaristan olmak üzere 9 ülkeden 17 dünyaca ünlü halk oyunu grubu ve 550 sanatçı sahne alacak. Festival öncesi Kartal Belediyesi meclis salonunda düzenlenen programla katılımcılara plaket takdim edildi.
“Festival için heyecanlıyız”
Plaket takdiminde konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, “Kartal, geçmişi büyük başarılarla dolu halk oyunları dediğimizde akla ilk gelen ilçe. Dolayısıyla bu mirası, bu kültürü yaşatmak için hep birlikte bir çaba harcıyoruz. Halk oyunları komitemizle, çalışma arkadaşlarımızla, gelen misafirimizi burada ağırlamaktan çok mutluyuz, heyecanlıyız. Birlikte Kartal’da güzel etkinlikleri gerçekleştirmiş olacağız. Bunu gerçekleştirirken de aslında kültürün folklorun birbirine ne kadar yakın olduğunu göreceğiz. Önyargılar ortadan kalkacak, kültür ve sanat buluşması aynı zamanda insanlığın bir araya geldiği en özel anlardan bir tanesi, orada ülkeler, isimler, sıfatlar devreden çıkıyor. Birbirinden güzel, örf, adet ve yöreyi, halk oyunlarını görme imkanımız oluyor. Bu organizasyona katılımınız için hepinize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rüçhan’ın Sevilay ve Özer’e kestiği faturanın hesabını ödeyen Türkan ve Somer oldu. Yangının ortasında kalan ikili, dumandan zehirlendi.
Kötü haber düğün yerine çabuk ulaştı. Başta Rüçhan olmak üzere herkes büyük panik yaşarken, Sevilay gerçekleri bildiği halde sessiz kalmayı tercih etti.

Evin önündeki çaresiz bekleyişin ardından, önce Somer ardında da Türkan dışarı çıkarıldı.
Somer ve Türkan’ı eve kilitleyen Sevilay, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkup Müjgan’ın yanına gitti. Ondan kendisini saklamasını istedi.
İfade almak için hastaneye gelen polisler, yangının sabotaj nedeniyle çıktığını söylediler.
Benzin dökülüp yakılmış, dış kapı içeridekilerin üzerine kilitlenmiş
Duyduklarından sonra Rüçhan’ın vicdan azabı yerini şaşkınlığa bıraktı.
Somer’in kendine gelir gelmez ilk işi Türkan’ı ziyaret etmek oldu. Polislere ifade veren Somer’in söyledikleri Derya ve Kartal’ı şoke etti.

Polisler gelişmeleri Rüçhan ile Özer’e de anlattılar:
Somer Bey’in ifadesine göre üzerlerine kapıyı kilitleyen kişi Sevilay Yalçın’mış…
İyice köşeye sıkışan Sevilay, para istemek için Kartal’ı aradı. Kartal’ın teklife tavrı netti.
Müjgan’ın gerçek yüzünü gören Nezahat, ona meydan okudu.
Kardeşimi evden kovdun, kızları gönderdin… Sırada ben varsam hiç deneme, boğazında kalırım. Bu evin direği abimse; çatısı ve düzeni de benim
Dönüş’ü korumak için her yolu deneyen, en sonunda onun adına ailesine rest çeken Serdar sonunda pes etti.

Dönüş’ün suçlamalarına dayanamayan Serdar bir çırpıda ‘hastalığın nüksetti’ dedi.
Bir doktor olarak değil, sevgilin olarak söylüyorum. Çünkü seni çok seviyorum Çalıkuşu
Gözyaşlarına boğulan Dönüş, Serdar’a iyi olacağının sözünü verdi.
Derya’nın ısrarlarına kayıtsız kalamayan Kartal, Somer’i arayıp ona buluşma teklif etti. Kartal, kardeşine Sevilay’ın kaçmak için kendisinden para istediğini söyledi.

Daha önce dayısını polise yakalatan Somer’in planı hazırdı:
Ara ve ‘paran hazır’ de. Polise haber verip, paket edelim. Biliyorsun bu konuda iyiyiz
Bu durum Kartal ve Somer arasındaki buzları da tamamen eritti.
Kulübede saklanan Sevilay, evde kimsenin olmamasını fırsat bilip Sadık’ın evine girdi. Sevilay’ı bir anda karşısında gören Müjgan; ne yapacağını şaşırdı.

Müjgan, Sevilay’ın mesajını iletmek için Kartal’ın iş yerine gitti. Teklifi kabul eden Kartal, Sevilay için bir buluşma yeri planladı.
Yarın saat 16:00’da eski fabrikanın oradaki sahile gelsin… Efe’nin velayetini istemeyeceğine dair de bir kağıt imzalasın
Efe ile arasındaki uçurumu yok etmeye kararlı olan Kartal, her hamlesi ile Derya’yı kendisine biraz daha bağladı.
Kartal, Derya’ya Sevilay ve Müjgan’ın iş birliği içinde olduğunu söyledi. Derya vakit kaybetmeden Dönüş’ü aradı ve öğrendiklerini kardeşiyle paylaştı.

Kaybettiği eşi Nesrin’in anılarıyla donattığı kulübeye giden Sadık, kapıyı açamayınca Müjgan’dan yardım istedi.
Sevilay’ın görülmesinden korkan Müjgan, Nesrin’in gölgesi ile yaşamaktan sıkıldığını ve kulübeyi kapattığını söyledi.
Serdar ile Dönüş’ü kurtarmak için Fatih’e iş teklif eden Somer, başına aldığı beladan habersizdi…

Halası ile konuşmak için baba evine giden Türkan, Müjgan’ın hareketlerinden şüphelendi. Anahtarı kayıp olan kulübeye giden Türkan, içeride Sevilay’ın olduğunu görünce şoke oldu ve hemen kardeşlerini aradı.
Dizinin final sahnesinde;
Babalarını Müjgan’dan kurtarmaya kararlı olan üç kız kardeş, planlarını uygulamaya başladılar…
Müjgan’ın Sevilay’ı kulübede sakladığını kendi gözleriyle gören Sadık, büyük yıkım yaşadı.
Bir anlık boşluktan faydalanarak kaçan ve buluşma yerine giden Sevilay’ı bekleyen tek kişi Kartal değildi…

Derya’dan vazgeçmeyeceğini herkese söyleyen Kartal’ın aşması gereken son bir engel kaldı: Sadık!
Özer’in ardından Kartal da Sadık ile konuşmak için iş yerine gitti.
Kartal’ın Sadık’a söyleyecek iki çift lafı vardı:
Derya’dan da çocuğumdan da vazgeçmeyeceğim. Karnında benim çocuğumu taşıyor
Türkan’ı arayan Sadık, Somer’i de alıp eve gelmesini söyledi. Çok geçmeden Derya ile Kartal da baba evindeki yerlerini aldılar.

Günler sonra karşı karşıya gelen aile bireyleri Sadık’ın ağzından çıkanlarla büyük şok yaşadılar.
Hiç kimseden itiraz istemiyorum. Tartışma istemiyorum. Soru istemiyorum. Derya, boşanır boşanmaz Kartal ile nikah kıyacak… Siz de kabullenip, kendinizi kapatacaksınız…
Bu durum Türkan’ın hiç hoşuna gitmedi. Tüm gücüyle babasına karşı çıkan Türkan’ın ağzından öfkeyle geri dönüşü mümkün olmayan sözler çıktı.
Avukatı arayarak babasının heyet karşısına çıkmasını isteyen Türkan, Somer’i şaşkına çevirdi.

Müjgan’ın mal varlığını araştıran Dönüş, üzerine kayıtlı hiçbir şeyin olmadığını öğrendi ve bu durumu Derya ile paylaştı.
Kızlar durumu şimdilik babalarından saklamaya karar verseler de; Müjgan’ın Kalender Ailesi ile ilgili bambaşka planları vardı…
Kartal’ın da yardımlarıyla eski güçlerine kavuşan Kormanlar, aylar sonra yönetim kurulu toplantısında çalışanları ile bir araya geldiler.

Toplantıya Rüçhan ve Özer arasındaki gerilim damga vurdu. İkili arasındaki tartışmaya Türkan da dahil oldu.
Derya, Efe’yi okuldan almaya Kartal ile birlikte gitti. Ancak işler oğluna Kartal ile birlikte olduğunu açıklamaya hazırlanan Derya’nın istediği gibi gitmedi.
Dönüş’ün hastalığının nüksettiğini öğrenen Serdar, büyük yıkım yaşadı.
Derya ile babasını topa tutan Türkan için sırada Dönüş vardı. Babasına heyet raporu aldıracağını söyleyen Türkan’a Dönüş sert çıktı. Büyük bir çaresizlikle baş başa kalan Serdar, abla-kardeşin tartışmasına daha fazla kayıtsız kalamadı.
Ya huzur vereceksiniz yada Dönüş’ün hayatından çıkacaksınız
Olup biteni anlamaya çalışan Dönüş, çok geçmeden testlerinin kötü çıktığını öğrendi.
Eşi ile arasındaki uçurum her geçen gün biraz daha açılan Özer, Somer’in tüm ısrarlarına rağmen eve dönmedi.

Selçuk ile evlenmeye karar veren Figen, bu kararını birlikte çıktıkları akşam yemeğinde Kartal’a da açıkladı. Önce ‘bu adamla evlenmene rızam yok’ diyen Kartal, Figen ile Selçuk’a kısa süreli şok yaşattı.
Kalender Ailesi en büyük şoku İrfan’ın eve getirdiği tebligatı görünce yaşadı.

Kızının kendisini heyetin önüne çıkaracağını öğrenen Sadık büyük şok yaşarken, Nezahat soluğu Türkan’ın kapısında aldı.
Benim çocuğum olmadı Türkan, Allah da nasip etmedi ama 3 kızım var dedim. Bu dünyada neyim var neyim yoksa onlarındır dedim. Şimdiki aklım olsa hepsini ele verirdim.
Kontrol için hastaneye giden Derya ve Kartal, çıkışta Serdar ile karşılaştılar. ‘Dönüş’ü bu olaylardan uzak tutun ‘ diyen Serdar, kötü haberi Derya’ya verdi:
El birliği ile hasta ettik yine kızı… son değerleri kötü çıktı. Haberi yok hastalığının nüksettiğinden.
Halasının çıkışıyla kendine gelen Türkan, babasından özür dilemek için hastaneye gitti.

Kızını reddeden Sadık, heyetin karşısına çıktı.
Sen hiç merak etme kızım ben aklımı yüreğimi çocuklarım için feda ettiğimi söyler, o raporu alırım sana…
Mahkemeden sağlık raporunu alan Sadık, evi satışa çıkardı.

Babasının evini satın almak isteyen Türkan, Somer’i arayıp para istedi. Somer, Türkan’ı kesin bir dille reddetti.
Mustafa ile boşanma davası süren Derya, sonunda özgürlüğüne kavuştu.

Müjgan ile iş birliği yapan Sevilay, Sadık’ın iş yerine gelerek Derya ile Kartal’ın birlikte olduğunu Dönüş’ten öğrendiğini anlattı.
Ev halkının dalgınlığından faydalanan Efe, babaannesi Sevilay’ı arayarak ona annesi ile yaşamak istemediğini ve kendisini almasını söyledi.
Türkan’ın hisse satışını araştırdığını öğrenen Somer, onunla ciddi bir konuşma yaptı:
Buraya nikah günümüzü almaya geldik. Ya bu kapıdan döner yollarımızı ayırırız ya da birbirimizden başka herkese kapımızı kapatırız…

]]>
Ayla’dan Sevilay’ın malikaneye yerleştiğini öğrenen Rüçhan, hemen yola çıktı. Kapıda Kartal ile karşılaşan Rüçhan, içindeki bütün öfkeyi bir çırpıda kustu.

Rüçhan’ı sakinleştirmek için her yolu deneyen Kartal, onu hayatının gerçeği ile yüzleştirdi:
Öldüğünü sandığınız oğlunuz yaşıyor
Rüçhan duydukları ile büyük şok yaşarken aynı dakikalarda Türkan, fenalaşarak yere yığıldı. Panikleyen Somer, onu hastaneye götürdü.
Kartal ile konuşmasını bitiren Rüçhan, öfke ile malikaneye girip Sevilay’a saldırdı.

Neye uğradığını şaşıran Sevilay, öylece kala kalmışken bir darbe de Nezahat’tan geldi.
Her geçen gün Kartal’a biraz daha bağlanan Derya, ona attığı mesajla aralarında geçen her şeyi unutmanın daha doğru olduğunu söyledi. Kartal da Derya ile aynı fikirdeydi.

Sabırsızlıkla Türkan ve Somer’in hastaneden dönüşünü bekleyen ev halkı korkulan bir şey olmadığını öğrenince derin bir nefes aldılar.
Annesinin ısrarına daha fazla dayanamayan Somer, hapishaneye babasını görmeye gitti.
Sevilay’ın Rüçhan’a ait kıyafetleri çöpe atmasına gönlü razı olmayan Ayla, topladığı her şeyi Kalender Ailesi’nin evine getirdi.
Eve sığamamaktan şikayetçi olan Nezahat’ın sözleri Türkan’ı kırdı.

Sadık’ı yemeğe davet eden Adnan; ona Müjgan ile ilgili bambaşka bir hikaye anlattı.
Uzay nedeniyle Sadık ile karşı karşıya gelen Serdar hastanede Müjgan ile karşılaştı.
Serdar sözleriyle Müjgan’ı etkilemeyi başardı.
Adnan’ı arayarak onunla görüşmek istediğini söyleyen Rüçhan, abisi ile malikanenin bahçesinde yüzleşti. Kartal’ın kendisine söylediklerini Adnan’a anlatan Rüçhan, istediği ipucunu yakaladı.

Vakit kaybetmeden Kartal’ın ofisine giden Rüçhan, oğluyla ilgili sorular sordu. Karşısındakinin annesi olduğunu bilen ancak durumu çaktırmamaya çalışan Kartal, sorularıyla gerçekleri Rüçhan’ın ağzından öğrenmeye çalıştı.
Somer’in saçlarını okşarken; vazgeçtiğiniz oğlunuzun bir yerlerde üşüyebileceğini düşündünüz mü?
Kızlarının istediklerini alabilmek için çalışmaktan başka çaresi olmayan Somer, inşaatta günlükçü olarak işe başladı.

Hastaneden taburcu olan Uzay, bahçede gördüğü Dönüş ve Serdar’ın yanına gitti. Ayvalık’ta kalmaya devam edeceğini söyleyen Uzay, Serdar’ın endişelerini haklı çıkardı.

Kartal ile Rüçhan’ın yakınlaşmasından korkan Adnan, manevi oğlunu zor duruma sokacak bir planın startını verdi.
Ailecek oturulan yemek masasına Uzay’ın gölgesi düştü. Ortamı bozmak istemeyen Dönüş, masadan kalktı. Kızının peşinden giden Sadık, Uzay’ın İstanbul’a gitmeyeceğini öğrenince şoke oldu.
Serdar haklı çıktı. Ana-oğul seni kandırmışlar baba…
Sinirleri bozulan Sadık, Müjgan’ı arayarak duyduklarının doğru olup olmadığını sordu. Müjgan, sözleri Sadık’ı rahatlattı.
Babasının suçsuzluğunu ispatlayıp, onu hapisten kurtarmayı kafasına koyan Somer; kayıp danışmanın peşine düştü.

Adrese ulaşan Somer, Türkan’ı arayıp kendisine eşlik etmesini istedi.
Halasının söylediklerine kulak veren ve babasında haksızlık yaptığını düşünen Dönüş, gönlünü almak için postaneye gitti. İrfan’dan Sadık’ın Müjgan ile birlikte çıktığını öğrenen Dönüş, sahilde babası ile Müjgan’ı sarmaş dolaş görünce yıkıldı.

Ev ekonomisine katkıda bulunmak isteyen Türkan, bir restoranla anlaştı ve onlara yemek hazırlamaya başladı.
Efe konusunda Derya ile inatlaşan Sevilay, torununu görebilmek için yalan bir hikaye anlattı ve üstü kapalı Adnan’dan yardım istedi.
Oğlundan gelecek haberi bekleyen Rüçhan, Kartal’ı aradı. Kartal, Rüçhan’a “Sizi yarın oğlunuza götüreceğim” dedi.

Gizlice malikaneye giren ve Adnan’ın odasında araştırma yapan Somer, kara kaplı defteri buldu. Özer Korman’ın üzerinin çizildiğini gördü.
Adnan’ın beklenmedik gelişi Somer’i şoke etti.
Hapishanede özgür kalacağı günlerin hayalini kuran Özer ise bambaşka bir sınav ile baş başaydı…
?

]]>
Özer’in polis eşliğinde evden alınması Rüçhan’ı bir kez daha yıktı.
Annesini çıplak ayakla sokakta koşerken bulan Somer, onu Sadık’ın evine götürdü. Ev halkı, gururundan eser kalmayan Rüçhan’ı karşılarında görünce büyük şok yaşadılar.

Rüçhan, Somer ve Özer’in perişanlığını gören Derya, Kartal ile buluştu.
Kartal’dan bitmeyen öfkesinin hesabını soran Derya, yıllardır gizli kalan gerçeği bir çırpıda söyledi:
O kadın senin öz annen!
Neye uğradığı şaşıran Kartal, soluğu Adnan’ın yanında aldı ve ona duyduklarınının doğru olup olmadığını sordu.
Gerçekleri daha fazla saklayamayacağını fark eden Adnan, Kartal’ın sorusuna ‘doğru’ yanıtını verdi.

Kartal’ı kendi tarafında tutabilmek için yaşanmamış bir hikaye uyduran Adnan, onu Rüçhan’a karşı doldurmayı başardı.
Annen para için senden vazgeçti…
Özer’i hapse yollayan ve her şeyini kaybeden Rüçhan, geceyi Kalender Ailesi’nin evinde geçirdi.

Adnan’dan Rüçhan’ın Sadık Bey’in evinde olduğunu öğrenen Müjgan, vakit kaybetmeden eski dostunu ziyarete gitti.
Zor günlerde ailesini yalnız bırakmak istemeyen Rüçhan, Müjgan’ın çiftlik davetini reddetti.
Kafasındaki parçaları birleştirmeye çalışan Kartal, Derya ile buluştu.
Müjgan’ın Uzay’ı da alarak İstanbul’a döneceğine inanan Sadık, şikayetini çekmesi için Fatih ile konuştu.

Sevilay’ı hapisten çıkarmak için harekete geçen Adnan, ona şartlarını bir bir sıraladı.
Oğlunu ziyarete giden Müjgan, bir kez daha onun yalanlarına inandı ve doktor Serdar’ı tehdit etti

Serdar ile buluşan Dönüş, amcasının şikayetini geri alacağını söyledi. Uzay’ın güvenilmez biri olduğunu anlatmaya çalışan Serdar, ne söylese Dönüş’ü ikna edemedi.
Dönüş’ü eve bırakan Serdar, kapıda Sadık ile karşılaştı. Uzay hakkında konuşmaya başlayan ikili arasında sesler yükseldi ve Sadık müstakbel damadını evden kovdu.

Yaşadığı ekonomik sıkıntıların altında ezilmeye başlayan Somer’in her gece alkollü bir şekilde eve gelmesi Sadık’ı rahatsız etti.
Sadık, Serdar’ın haklı olduğunu söyleyen Türkan’ı Somer’in durumu ile vurdu.

Gittikleri mekanda tesadüfen karşılaşan Somer ile Kartal kavgaya karıştılar. Garsonlar, mekan sahibinin talimatı ile ikiliyi yaka paça dışarı attı.
Bir kez daha eve sarhoş gelen Somer’e kapıyı Türkan açarken, Sadık da yaşananlara şahit oldu.

Devir işlemleri için son kez holdinge giden Rüçhan’ı oğlu yalnız bırakmadı. Kartal belli etmese de anne-oğulun çaresizliğine üzüldü.
Kızlarına ve Serdar’a rağmen şikayetini geri alan Sadık, güzel haberi Müjgan’a verdi.
Uzay’ın serbest kalacak olmasını bir türlü hazmedemeyen Serdar, Dönüş’e rest çekti.

Gerçekleri öğrendiğinden beri uyku uyumakta zorlanan Kartal, Derya’ya Rüçhan ile ilgili sorular sordu.
Bir anne nasıl olur da doğar doğmaz yavrusundan vazgeçer
Kartal’ın çektiği acıyı gören Derya, ona sıkı sıkı sarıldı. İkilinin ilk yakınlaşması tam da bu anda oldu…

Adnan tarafından hapisten çıkarılan Sevilay, Korman Malikanesi’ne yerleşti.
Artık bu evin yeni hanımı benim
Dizinin final sahnesinde;
Ayla’dan Sevilay’ın malikaneye yerleştiğini öğrenen Rüçhan, hemen yola çıktı. Kapıda Kartal ile karşılaşan Rüçhan, içindeki bütün öfkeyi bir çırpıda kustu.

Rüçhan’ı sakinleştirmek için her yolu deneyen Kartal, onu hayatının gerçeği ile yüzleştirdi:
Öldüğünü sandığınız oğlunuz yaşıyor
Aynı dakikalarda Türkan, fenalaşarak yere yığıldı. Panikleyen Somer, onu hastaneye götürdü.


‘DÖNÜP DÖNÜP BAKIYORLAR’
Zaman zaman gidip insanların heykele verdiği tepkileri izliyorum. Heykelin önünde fotoğraf çektirirken klasik kartal pozunu veriyorlar. Bunu görünce çok mutlu oluyorum. Heykelimin her yanı başka şeyler söylüyor ve görenlerde merak duygusu yaratıyor. İnsanlar etrafında dönüp dönüp bakıyorlar. Bu da aslında bir heykeltıraşın yaptırmaya çalıştığı şey.
ÖNEMLİ OLAN MERAK ETMELERİ
Beşiktaş Stadı’nın önünde kartala birebir benzeyen bir heykel var. Çalışmamın öncesinde o kartalı da çok izledim. İnsanların nasıl davrandığını gözlemledim. İnsanlar kartalı hiç incelemeden ona sırtını dönüp direkt fotoğraf çekiliyorlardı. Çünkü o yapının kartal olduğuna o kadar eminlerdi ki incelemeye değer görmüyorlardı. Ben böyle olsun istemedim. Önemli olan insanların heykele merakla bakıp onu bazı zihinsel süreçlerden geçirmeleri. Açık alana konulan her şey güzel olmak zorunda da değil. Heykelim sanat eserlerinde ve mimari yapılarda kullanılan bir parametrik tasarım örneği. Yani bunu ilk kez ben bulup yapmadım.

‘BU NE?’ SORUSUNU SORMALILAR
Herkesin beğenmesi mümkün değil öyle bir şey de yok zaten. Herkes heykele ‘güzel’ dese gerilirim. Çünkü derdim ‘güzel nesne’ değil ‘heykel’ yapmak. İnsanlar bakıp ‘bu ne’ sorusunu sormalı. Örneğin bir egzoz ustası gelip ‘bunu egzoz parçalarından mı yapmışlar’ demeli. Çünkü herkes aynı bakış açısına sahip değil, farklı değerlendirmeler olmalı. Bunu çok doğal buluyorum. Ayrıca ‘en iyisini ben yaptım’ gibi bir kibrin sanatçıda olmaması gerektiğini düşünüyorum.”
HEYKELDE GİZLİ OLAN SİMGELER
Prof. Dr. Bülent Çınar heykelin tasarım ve yapım aşamasını anlatırken bu heykelin iki ayrı simge barındırdığını belirterek, “heykelde 923 parça bulunuyor. Bu cumhuriyetin kuruluş yılı olan 1923’ü temsil ediyor. 120 derecelik eğim açısı ise BJK’nin kuruluşunun120’nci yılına bir gönderme yapıyor” dedi. Çınar heykelin yapım aşamasını ise şöyle özetledi:

KARTALIN KENDİSİNİ DEĞİL TEMSİLİNİ YAPTIM
“Zihnimdeki tasarımı önce kara kalem ile çizdim. Ancak heykelin kesim geometrileri çok karmaşık olduğu için bunun bilgisayarda da bir örneğini hazırlamam gerekti. Bu süreçte birçok farklı kartal maketi de aldım. Soyut bir iş yaptığım için gerçeğini görüp onu bozmam lazımdı. Zaten heykelde belli başlı detaylar olmasa kartal olmaktan çıkabilirdi. Yani benim yaptığım iş kartalın kendisi değil, bir temsili. Kartalın gücünü, ataklığını, dinamizmini ve hırçınlığını yansıtacak şekilde çalıştım.

50. YIL HEYKELİNE ATIF
Bu tarz tasarımların bilgisayar üstünde çizimi tamamlandığında kurgulanması kolay. Ancak gerçeğe dönüşmesi ayrı bir hikaye. Heykelde kullanılan borular Türkiye’de üretilmiyor, yurt dışından getirildi ve şu anda dünyada daha iyi bir paslanmaz çelik modeli yok. Heykelin çok karmaşık olan geometrilerini ortaya çıkarmak için lazer kesim yaptık. Yani var olan en yüksek teknolojiden faydalanıldı. Kullandığım teknikle, Cumhuriyetin 50’nci yılı anısına Heykeltıraş Şadi Çalık tarafından aynı tip borularla yapılan ve İstanbul Galatasaray Meydanı’nda sergilenen heykele de atıfta bulunmak istedim. O da çok eskiden beri herkesin sevdiği ve kabul ettiği bir heykel. O çalışmayı hatırlatmak için ben de heykel yapımında paslanmaz çelik kullandım.”
‘HEYKEL PASLANDI’ MI?
Heykelin henüz yılını doldurmadan paslanmaya başladığını dile getiren sosyal medya kullanıcıları oldu. Heykelin aslında paslanmadığını belirten Çınar, “Paslanmaz çeliğin içinde demir olmak zorunda. Demir de çelik malzemenin üzerinde paslanmaya meyilli bir alan yaratıyor. Orasının temizlenmesi için belli bir süre beklenmesi gerekiyor. Ancak sonrasında asit yardımıyla ilgili alanlar temizleniyor. Bu işlemin ardından bir daha paslanması mümkün değil. Bu durum zaten bütün paslanmaz çelik heykeller için geçerli” dedi.