ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Washington D.C’ye ilk ziyaretini gerçekleştiren İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Blinken görüşmede, ABD’nin Refah’ta bulunan 1.4 milyondan fazla Filistinli sivili daha da tehlikeye atacak büyük bir kara operasyonuna karşı olduğunu yineledi
Blinken, hem İsrail’in güvenliğini sağlayacak hem de Filistinli sivilleri koruyacak büyük bir kara operasyonuna “alternatiflerin olduğunu” ifade etti. Blinken ayrıca Gazze’deki sivillerin ihtiyaçlarını karşılamak için insani yardımın derhal artırılması ve sürdürülmesi ihtiyacını da ele aldı.
İsrail Savunma Bakanı Gallant, Washington temasları çerçevesinde ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ile de bir araya gelecek.
BM Güvenlik Konseyi’nde dün yapılan oylamada 14 üye evet oyu verirken ABD çekimser kaldı. Cezayir’in Gazze’de acil ateşkesin sağlanmasını öngören tasarı ABD’nin çekimser oy kullanmasıyla kabul edilmiş oldu. İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD’nin çekimser oyuna tepki göstererek, “Amerika Birleşik Devletleri BM’deki politikasından vazgeçmiştir. Ne yazık ki ABD, rehinelerin serbest bırakılması şartına bağlı olmayan bir ateşkes çağrısında bulunan yeni kararı veto etmedi. Bu durum, ABD’nin savaşın başından bu yana Güvenlik Konseyi’nde sergilediği tutarlı tutumdan açık bir sapma teşkil etmektedir. Bu karar Hamas’a, uluslararası baskının İsrail’i rehinelerimiz serbest bırakılmadan ateşkesi kabul etmeye zorlayacağı ve böylece hem savaş çabalarına hem de rehinelerin serbest bırakılması çabalarına zarar vereceği umudunu vermektedir” dedi.
WASHINGTON ZİYARETİ İPTAL
Netanyahu, geçtiğimiz günlerde ABD’nin BM politikasında değişiklik yapması durumunda Washington’ı ziyaret etme planının iptal edileceğini söylemişti. BM’deki oylamanın ardından açıklama yapan İsrail Başbakanlığı Basın Ofisi, “Başbakan Netanyahu dün gece yaptığı açıklamada, ABD’nin ilkeli politikasından sapması ve bu zararlı kararı veto etmemesi halinde, İsrail heyetinin ABD ziyaretini iptal edeceğini açıkça ifade etti. ABD’nin tutumundaki değişiklik ışığında Başbakan Netanyahu heyetin İsrail’de kalmasına karar verdi” ifadelerini kullandı.
CENTCOM’dan yapılan açıklamada, “ABD Merkez Komutanlığı, devam eden çatışmalardan etkilenen sivillere temel yardım sağlamak amacıyla 25 Mart 2024 tarihinde saat 12.10’da kuzey Gazze’ye havadan insani yardım operasyonu gerçekleştirdi. Ortak operasyonda iki adet C-17 ABD Hava Kuvvetleri uçağı ve ABD insani yardım malzemelerinin havadan ulaştırılmasında uzmanlaşmış ABD ordusu askerleri yer aldı. ABD C-17 uçakları 46 binden fazla yemeye hazır gıda paketini büyük bir ihtiyaç bölgesi olan kuzey Gazze’ye bırakarak sivillerin kritik yardıma erişimini sağladı” denildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in bölgedeki insan hakları ihlalleri ve savaş suçu sayılabilecek eylemlerine dair raporunu BM Güvenlik Konseyi’ne sundu. İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yönelik soykırıma varan eylemlerinin uzun süredir devam eden yerleşimci ve sömürgeci bir sürecin son aşaması olduğu vurgulanan raporda, “Bu süreç, yetmiş yılı aşkın bir süredir devam etmekte ve Filistin halkını demografik, kültürel, ekonomik ve siyasi olarak baskı altına alarak yerinden etmeye, topraklarını ve kaynaklarını gasp etmeye ve kontrol etmeye çalışmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
“MAKUL KANITLAR VAR”
Raporda, Filistinlilere yönelik eylemler arasında bir gruba mensup kişilerin öldürülmesi, ciddi bedensel veya zihinsel zarara uğratılması ve fiziksel yıkıma yol açacak yaşam koşullarına kasıtlı olarak maruz bırakılması gibi suçların yer aldığı vurgulandı. Filistinlilere karşı soykırım eşiğinin aşıldığına dair “makul kanıtlar” olduğu belirtilen raporda, ayrıca İsrail’in korunan bir grubun tamamına ve yaşam alanlarına fiilen “terörist” ya da “terörist destekçisi” muamelesi yaparak, her şeyi ve herkesi “öldürülebilir veya yok edilebilir hale getirdiği” kaydedildi.
Canlı Anlatım Özeti
Blinken: “Refah kentine yönelik kara operasyonuna alternatifler var”
BM’de ateşkes oylaması kabul edildi: İsrail, ABD ziyaretini iptal etti
CENTCOM: Gazze’ye 46 bin gıda paketi gönderildi
BM Filistin raportörü Gazze’de soykırıma dikkat çekti: “Makul kanıtlar var”YENİ KARA YOLU 3,9 MİLYARA MAL OLDU
Uraloğlu, yapımı tamamlanan Yenişehir-Bursa kara yolunun 3,9 milyar liraya mal olduğunu söyledi. Bazı aksaklıklar nedeniyle tamamlanma sürecinin uzadığını ifade eden Uraloğlu, “Bilecik’te 3,9 milyar liralık proje bedelli Yenişehir-Bilecik Yolu’nun açılış merasimindeyiz. Projemiz kapsamında, bitümlü sıcak karışım kaplamalı 41,6 kilometre bölünmüş yol, köprülü kavşak, 2 adet 158 metre uzunluğunda köprü ve 22 adet hemzemin kavşak, 9 adet tarımsal alt geçit inşa ettik. Uyguladığımız yeni projeyle 97 virajı ortadan kaldırdık. Minimum kurp yarıçapını da 40 metreden 300 metreye yükselterek çok daha güvenli ve konforlu bir yolculuk imkanı sağladık. Ulaşım süresini de 51 dakikadan 25 dakikaya düşürdük. Böylece zamandan 162 milyon lira, akaryakıttan 61 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 223 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 356 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Bilecik’i, Kütahya’ya, Eskişehir’e, Sakarya’ya, Kocaeli’ye, Bursa’ya, Yalova’ya, Yenişehir Havalimanı, Gemlik ve Bandırma limanlarına bölünmüş yollarla bağladık. Hasılı Marmara, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi’ne bağlamış olduk” diye konuştu.
‘HÜSNÜ KARDEŞİMİ SEÇELİM’
Açılışın ardından Karayolları çalışanlarıyla sohbet eden Uraloğlu, Bilecik Valisi Şefik Aygöl’ü makamında ziyaret etti. Bilecik kent merkezinde parti üyeleri ile beraber esnafı dolaşan Uraloğlu, Bozüyük ilçesine geçip, Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında belediye başkan adayı Hüsnü Ersoy’a destek istedi. Uraloğlu, “Burada şehir içerisinde 3 tane hemzemin geçit vardı. Bir tanesini yaptık, 2 tanesi daha duruyor. O bir tanesinin bağlantı yolları da duyduğum kadarıyla yeni yapıldı. Halbuki onun çok kolay yapılması lazım. Vekilim söylüyor, bağlantı yolları 5 yılda yapıldı. O zaman bununla ilgili size şunu söyleyeyim; yapılmış olan en son hukuki düzenlemeye göre, bu görev belediyelerin görevi. Bozüyük, Bilecik kiminse. Ama size şöyle bir söz vereyim; 31 Mart’ta, Hüsnü kardeşimi seçelim, belediye ile beraber o ikisini de yapalım” dedi. Konuşmaların ardından Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını yapan Uraloğlu, kentten ayrıldı.
]]>SAMSUN’A ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISI İÇİN YAKLAŞIK 73 MİLYAR 391 MİLYON LİRA YATIRIM YAPILDI
Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Samsun’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 73 milyar 391 milyon lira yatırım yapıldığını belirtti.
Uraloğlu Samsun’da yapılan kara yolu yatırımlarına değinerek, “120 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye, 119 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 375 kilometreye çıkardık. 3 bin 752 metre uzunluğunda 55 köprüsü vardı, bunu 17 bin 200 metre uzunluğunda 123 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 421 metre uzunluğunda 4 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Samsun’un 553 metre uzunluğunda tek bir tüneli vardı, ona 2 bin 325 metre uzunluğunda 2 tünel daha ekledik.” şeklinde konuştu.
Uraloğlu, Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları ve Yeşilkent Kavşağı yapımı sürerken; eş zamanlı Samsun-Bafra ve Samsun Çevre Yolu BSK Onarımı, Havza-Vezirköprü Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu gibi 10 ayrı karayolu projemizin çalışmalarının da devam ettiğini bildirdi.

KAVŞAK KOLLARINDAKİ TRAFİK YÜKÜNÜ DE HAFİFLETMEK İÇİN KOLLARI SIVADIK
Yapımı süren Yeşilkent Kavşağ’nın, Samsun İlini Kavak Devlet Yolu’na oradan da Samsun Çevre Yolu’na bağlamakta olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu kavşak, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Ankara-İstanbul bağlantısında bulunuyor ve Samsun’un merkez ilçeleri olan Atakum ve İlkadım arasında geçiş noktasında olması sebebiyle burada yoğun trafik yaşanıyor.” dedi.
Kavşak kollarındaki trafik yükünü de hafifletmek için kolları sıvadıklarını söyleyen Uraloğlu, proje kapsamında, 2 adet 172 metre uzunluğunda altgeçit köprüsü, 2 adet 318 metre uzunluğunda ilave köprü ve 1 adet 29 metre uzunluğunda üstgeçit köprüsü bulunduğunu ifade etti. Uraloğlu ayrıca,
9 kilometre uzunluğundaki kavşak kollarının onarım ve yapım işlerini de gerçekleştirdiklerini belirtti.
SAMSUN ŞEHİR HASTANESİ’NİN BAĞLANTI YOLLARININ YAPIMI HIZLA SÜRÜYOR
Uraloğlu, Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin sağlık alanındaki ihtiyaç duyduğu 1.103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüldüğünü ifade etti.
Uraloğlu, “Yolumuzu Samsun Çevre Yolu’na iki noktadan bağlanacak şekilde projelendirdik. 5,3 kilometre uzunluğundaki yolumuzu 2 x 3 şeritli, bitümlü sıcak karışım standardında bölünmüş yol olarak inşa ediyoruz. Proje bünyesinde; 1 adet farklı seviyeli kavşak ve kavşak içerisinde 204 metre uzunluğunda 1 adet köprü de bulunuyor. Bu yıl yolumuzun 2,2 kilometrelik kısmını tamamlamayı hedefliyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.

ANKARA-SAMSUN ARASI KARAYOLUYLA 7 SAAT SÜREN SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 45 DAKİKA OLACAK
Yüksek hızlı tren ağının tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirildiğine dikkati çeken Uraloğlu, Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açıldığını hatırlattı.
Uraloğlu, şimdiki hedeflerinin ise hızlı tren ağının Karadeniz’e ulaştırması olduğunu belirterek, bir müjde paylaştı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceklerini ifade eden Uraloğlu, “Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arası karayoluyla 7 saat süren seyahat süresi 2 saat 45 dakika olacak.” dedi.
Uraloğlu, 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini de gündeme aldıklarını belirterek bu yıl içerisinde proje çalışmalarını başlatacaklarını ifade etti.
Uraloğlu, Samsunluların merakla beklediği bir diğer proje, Samsun Batı Çevre Yolu’nu yatırım programına aldıklarını ve 2024 yılı içerisinde ihalesini yapmayı hedeflediklerini de dile getirdi.
]]>BOĞUK BİR PATLAMA SESİ OLARAK TANIMLANDI
Sosyal medyanın da gündemine oturan patlama sesini, o anlarda evlerinde bulunan bir çok insan duyduğunu ifade etti. Denizden geldiği tahmin edilen sesi tarif etmekte zorlanan görgü tanıkları, uğultu şeklinde duyulan sesin kaynağını ve sebebini öğrenebilmek için sosyal medyada araştırma yaptı. Sesi işitenler, “boğuk bir patlama”, “gök gürültüsü ile patlama sesi arasında bir ses” diyerek tarif edebildi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise sesi duydukları anlarda evlerinin kapı ve pencerelerinde küçük çaplı “titreme” olarak tabir ettikleri bir sarsıntı da hissettiklerini ifade etti.
SAHİL GÜVENLİK ALARMA GEÇTİ
Sesin duyulduğu kıyı şehirlerinden Bartın’ın Amasra ve Kurucaşile ilçelerinde de sahil, güvenlik, polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Sahil güvenlik ekipleri tarafından liman ve kıyı şeridindeki alanda uluslararası sulara kadar olan bölgeye kadar deniz üstünde ve altında detaylı arama ve tarama çalışmaları yapıldı. Polis ekipleri ise liman ve sahil kenarlarında arama yaparak, sesin kaynağını bulmaya çalıştı. Jandarma ekipleri de gelen ihbarların ardından sorumluluk bölgelerindeki, ormanlık ve kayalık alanlarda araştırma başlattı.
NE RADARLAR NE DE SENSÖRLERE YANSIMADI
Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, bizzat HELİPED Helikopter sahasındaki kuleye giderek yürütülen arama, tarama çalışmaları yakından takip etti. Sesin kaynağını tespit edilmesi amacıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik Dağıtım Şirketi gibi kurum ve kuruluşlara, planlı ya da plansız patlatma olup olmadığını soruldu. Olumsuz cevap üzerine TTK’nin yanı sıra AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sismik ve gaz hareketliliğini takip eden sensörlerin de olağanüstü bir durumu kaydedip kaydetmediği araştırıldı. Buradaki girişimlerde de sesin kaynağına ulaşılamazken, bu kez hava, deniz ve kara radarlarına yansıyan bir durumun olup olmadığı araştırıldı. Yapılan incelemelerde, sesin kaynağı olacak bir durum tespit edilemedi. Çevre il, ilçe ve belde mülki amirleri ile de irtibata geçen Kaymakam Perçi, sesin kaynağı olarak açıklanabilecek olan tek bir veriye ulaştıklarını ifade etti. Perçi, patlama sesinin duyulduğu o anlarda Kastamonu semalarında savaş uçaklarının planlı bir eğitim uçuşu gerçekleştirdiği ve sesin ise uçakların yol açtığı sonik patlamadan kaynaklı olabileceğini ifade etti.
Kaymakam Perçi, “Sesin kaynağı için akla gelebilecek, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik dağıtım Şirketi, deniz hava, kara kuvvetleri, jandarma, polis, rasathane, AFAD gibi tüm kurumlarda ses ile ilgili bilgi taraması yaptık. Herhangi bir planlı, ya da plansız bir şey yok. İlgili kurumlar patlamanın sebebi ile ilgili detaylı bir inceleme ve araştırma başlattı. Hava, deniz, kara radarlarını inceledik. Radarlar ya da sismik hareketlerin ve afetlerin takip edildiği sensörlere de yansıyan herhangi olağanüstü bir tespit yok. Şuana kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık. Yalnız Kastamonu’da hava kuvvetlerine ait uçakların eğitim için faaliyetini yürütmek üzere havalandığını ve eğitim uçuşu gerçekleştirdiğini öğrendik. Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor. Başka da somut bir tespitimiz olmadı” dedi.
]]>