Kadınlar – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Sun, 07 Apr 2024 21:43:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 BM kadınların yaşadığı zorluklara, Nobel dünyayı değiştiren kadınlara dikkat çekti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bm-kadinlarin-yasadigi-zorluklara-nobel-dunyayi-degistiren-kadinlara-dikkat-cekti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bm-kadinlarin-yasadigi-zorluklara-nobel-dunyayi-degistiren-kadinlara-dikkat-cekti/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:43:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7467 BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu yıl Dünya Kadınlar Günü temasının ‘kadınlara yatırım’ olduğunu ifade ederek ülkelerin, kadınlara ve kız çocuklarına yatırım yapacak fonlar geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Guterres ayrıca, kadına yönelik şiddeti sona erdirmeye, kadınların ekonomilere, dijital teknolojilere katılımını ve liderliğini teşvik etmeye yönelik programları desteklemek için harekete geçme çağrısında bulundu. BM paylaştığı ‘kadına yatırım’ raporunda kadınların problemlerini çözmeye odaklı 5 maddeye yer verdi.

KADINLARA AİT İŞLETMELER 1.7 TRİLYON DOLAR EKSİK FİNANSE EDİLMEKTEDİR

Raporda yer alan kaynaklar maddesinde, kadınları iş ortamlarına hazırlamak ve dahil etmek için finansal kaynaklarla buluşturma konularına dikkat çekildi. Raporda, “Kadınları finansal kaynaklarla buluşturmak, temel ihtiyaçlarını karşılamalarına ve iş kurmalarına veya büyütmelerine yardımcı olabilir, ancak mikro, küçük ve orta ölçekli kadınlara ait işletmeler 1.7 trilyon dolar eksik finanse edilmektedir. Kadınların sahip olduğu küçük ve orta ölçekli işletmeler için kredi açığının kapatılması, 2030 yılına kadar yıllık gelirlerde ortalama yüzde 12’lik bir artış sağlayacaktır.

Ayrıca, kadınların toprağa, bilgiye, teknolojiye ve doğal kaynaklara erişime ihtiyacı vardır. 2022 yılında 2.7 milyar kadın hala iş bulmak ya da iş kurmak için temel önemde olan internet erişiminden yoksundu” denildi.

ERKEKLERİN KAZANDIĞI HER BİR DOLAR İÇİN ORTALAMA 80 SENT KAZANIYORLAR

Kadınların birçok meslek grubunda erkeklere göre az maaşla ya da sosyal birçok haktan mahrum bırakıldığının altı çizilen raporda, “Dünya genelinde kadın istihdamının yaklaşık yüzde 60’ı kayıt dışı ekonomide yer alıyor ve düşük gelirli ülkelerde bu oran yüzde 90’ın üzerinde. Kadınlar iş sahibi olsalar bile, erkeklerin kazandığı her bir dolar için ortalama 80 sent, beyaz olmayan kadınlar ve anneler de dahil olmak üzere bazıları için daha da az ücret ödeniyor. Yalnızca kazançlardaki cinsiyet eşitsizliği, dünyaya beşeri sermaye zenginliği açısından küresel GSYİH değerinin iki katından daha fazlasına mal oluyor.

Ücret şeffaflığı, eşit değerde işe eşit ücret ve bakım hizmetlerine erişim gibi önlemler, ücretlerdeki cinsiyetler arasındaki ücret farklarının kapatılmasına yardımcı olarak işyerinde cinsiyet eşitliğini sağlayabilir. Kadın girişimciler başarılı olduklarında iş yaratabilir ve inovasyonu teşvik edebilirler” ifadeleri kullanıldı.

ÜCRETSİZ YAPILAN BAKIM VE TEMİZLİK HİZMETLERİ, 10.8 TRİLYON DOLARLIK HACİME SAHİP

Kadınların bakım hizmeti verdikleri ya da temizlik yaptıkları işlerde çalışmalarının değer görmediği vurgulanarak, dünya çapında parasal anlamda değer görmeyen bu iş kolunun hacminin 10.8 trilyon dolar olduğu ifade edildi. Bunun da dünya teknoloji endüstrisinin üç katı olduğu vurgulandı. Raporda, bakım hizmetlerini normal bir iş kolu olarak değerlendirmenin çözüm olabileceği belirtilerek, “Bakım sistemlerini dönüştürmek için yatırım yapmak üçlü bir kazançtır: kadınların bakım sektöründe iş yaratırken zamanlarını geri kazanmalarına ve ihtiyacı olanların bakım hizmetlerine erişimini artırmalarına olanak tanır.

Bakım hizmetlerinde mevcut açıkların kapatılması ve insana yakışır iş programlarının genişletilmesinin 2035 yılına kadar neredeyse 300 milyon iş yaratacağı tahmin ediliyor” ifadelerine yer verildi.

ÇATIŞMALARDAN ETKİLENEN ÜLKELERDE YAŞAYAN KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ SAYISI 2022’DE 614 MİLYONA ULAŞTI

Kadınların sosyal hayatlarında şiddet ve güvenlikleri açısından karşı karşıya kaldıkları tehditlere değinilen raporda, “Kadına yönelik şiddetin küresel maliyetinin en az 1.5 trilyon dolar veya küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde ikisi olduğu tahmin ediliyor.

Çatışmalardan etkilenen ülkelerde yaşayan kadın ve kız çocuklarının sayısı 2022’de 614 milyona ulaştı; bu sayı 2017’deki rakamın yüzde 50 üzerinde. Bu tür krizler, kadınların ücretsiz bakım işlerinde orantısız payı gibi önceden var olan ekonomik eşitsizlikleri daha da kötüleştirebilir. Krizler aynı zamanda kadınlar arasındaki eşitsizlikleri de derinleştiriyor; örneğin göçmen kadınların şiddete maruz kalma olasılığı göçmen olmayanlara göre iki kat daha fazladır.

Araştırma, nakit transferleri gibi toplumsal cinsiyete duyarlı sosyal koruma sistemlerinin kadınlar arasındaki ölüm oranlarını azaltabileceğini ve ekonomik güçlenme ile güvenlik arasındaki bağlantıları ortaya çıkarabileceğini öne sürüyor” ifadeleri kullanıldı.

“KADINLAR, ERKEKLERİN YASAL HAKLARININ YALNIZCA YÜZDE 64’ÜNE SAHİP”

Raporda insan haklarının güçlenmesinin temelinde kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:

“Dünya genelinde ortalama olarak kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip. Ekonomik güçlenme bağlamında kadın haklarını geliştirmeye yönelik temel stratejiler arasında, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini destekleyen yasa ve politikaların benimsenmesi ve ayrımcı yasa ve yasal çerçevelerin yürürlükten kaldırılması yer almaktadır. Merkezinde insan hakları olan kadınların ekonomik olarak güçlenmesinin asli değerini kabul ederken, aynı zamanda kadınların ekonomik olarak güçlenmesi üzerindeki kısıtlamaların toplumlar ve ekonomiler üzerindeki büyük maliyetlerini de hesaba katmak önemlidir.

Kadın insan hakları savunucularının korunmasına ve desteklenmesine ve insan hakları ihlallerinde hesap sorulmasına ihtiyaç vardır. Bu, kadın hakları ihlallerinin belgelenmesini, cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerin toplanmasını ve ortak savunuculuk programları için ortaklıklar geliştirilmesini gerektirir.

Kadın haklarının korunmasına yönelik hesap verebilirlik mekanizmalarının geliştirilmesi ve uygulanması, karar alma mekanizmalarının her alanında kadınların sesinin yükseltilmesi gerekmektedir.”

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KADINLAR

Nobel Ödülleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde dünyayı değiştiren kadınlar olarak Nobel Ödülü kazanan kadınlara yer verdi. Alanlarında çığır açan kadınlar arasında Nobel alan ilk kadın Marie Curie ile Kovid-19’a karşı mRNA aşısına katkılarından dolayı Nobel alan Katalin Kariko öne çıktı.

Radyoaktivite alanında yaptığı bilimsel çalışmalarıyla dünyayı değiştiren Marie Curie, radyoaktif elementler polonyum ve radyumu ilk keşfettikten sonra 1910 yılında radyumu saf bir metal olarak başarıyla üretti ve bu da yeni elementin varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladı. Curie, 1903 yılında Nobel Fizik Ödülü ve 1911 yılında Nobel kimya Ödülü alarak iki farklı bilim dalında iki Nobel Ödülü alan tek kişi olma unvanını halihazırda korumaya devam ediyor.

Keşifleri ve çalışmalarıyla dünyayı değiştiren ve Nobel alan kadınlar arasında HIV virüsünü keşfeden Françoise Barre-Sinoussi, koku duyusunun nasıl çalıştığını ortaya çıkartan Linda Buck, nükleer yapının ilk gelişmiş modelini yapan Maria Goeppert Mayer yer aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bm-kadinlarin-yasadigi-zorluklara-nobel-dunyayi-degistiren-kadinlara-dikkat-cekti/feed/ 0
TİKAD Başkanı Bulut’tan 8 Mart mesajı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:22:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7429 TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için bir mesaj yayınladı. 

Bulut’un açıklaması şu şekilde:

Öncelikle uzun ve çok zorlu bir çabanın sonucunda  elde edilmiş hakları temsil eden, yıllar içinde giderek artan şekilde kuvvetle sahip çıkılarak bugünlere getirilen, bir anlamda kadınların ortak mücadelesinin ve dayanışmasının adı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle bütün kadınlarımıza sevgi ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Kadınların hem sayısal nüfus, hem de sosyolojik bir gerçeklik olarak hayatın yarısını oluşturdukları bir dünyada tek bir güne sığdırılamayacak toplumsal fırsat eşitliği hedeflerimiz için elbette Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD ) olarak yılın 365 günü aynı heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Birbirine eklenerek güçlenen halkalar gibi, geçmişten bugüne kadınların her alanda güçlenmesine emek vererek bugünleri hazırlayan ve bizlere elde edilen her kazanımı daha da ileri taşıma görevini bırakan bütün kadınların, onların emeklerinin ve elde ettiğimiz haklarımızın ne kadar önemli olduğunu hep birlikte yüksek sesle dile getirmemize vesile olduğundan, 8 Mart tarihinde çeşitli platformlarda taleplerimizi bir kez daha dile getiriyor ve hassasiyetlerimizi vurguluyoruz.

Bilindiği üzere, Türkiye kadınlara seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden uzun yıllar önce tanıyarak, kadına verdiği değeri somut olarak göstermiştir.  Bunun neticesinde, Türkiye’de kadınlar gerek toplumsal gerekse siyasi alanda oldukça önemli yollar kat etmiş; üretim dahil, iş dünyasının her düzeyinde kendini ortaya koyarak ülkenin ekonomik hayatında da etkili bir yer tutmuştur. 

Giderek güçlenen kadınlar sivil toplum kuruluşları yoluyla, yaşadıkları ülkenin olduğu kadar dünyada da etkin rol oynayan noktalara ulaşmıştır. Bütün bu zorlu yıllar boyunca  kadınlar “hak mücadelesinin” en güçlü kaleleri olmuşlar,  büyük görevler üstlenmişlerdir. Nene Hatun’dan Sabiha Gökçen’e, tarihimiz kendileriyle gurur duyduğumuz kadınlarla doludur. Kadınların gücünün neler yapabileceğini, kadının neleri başarabileceğini açık şekilde gösteren çok sayıda dernek ve kuruluş bugün de  kadın haklarının  çeşitli alanlarında çalışmalarını sürdürüyorlar. Zira, kadınların bugün geldiği noktanın henüz daha istenen düzeyde olduğunu söylemek maalesef mümkün değil. Özellikte siyasetin içerisinde karar mercilerinde yeterli kadın temsilinin olmaması kapatılması gereken büyük bir eksiklik.  Ben şahsen kadın öngörüsünün, kadın erdem ve merhametinin siyaseti çok ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum.

Kadınları güçlendirmek, onların eğitime, sağlık hizmetlerine, ekonomik fırsatlara ve siyasi katılıma erişmelerini sağlamak ve onları toplumsal önyargılara karşı dirençli kılmak anlamına gelir. Cinsiyet ayrımcılığı her insanın doğuştan gelen insani haklarının ihlalidir ve toplumların bir bütün olarak ilerlemesinin önündeki en büyük engeldir. Biliyoruz ki, kadınlara eğitim ve istihdamda eşit fırsatlar verildiğinde ekonomik büyüme ve kalkınmaya büyük ölçekli katkıda bulunabilirler. BM Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, ülkemizin daha da gelişmesine destek olmanın katalizörü cinsiyet eşitliği hedeflerine erişmeyi ortak bir gayret olarak görmektir.

Ama ne yazık ki, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için daha gidilecek çok uzun bir yol var. Kültürel yapılar pek çok toplumda hala önemli bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Kadına yönelik şiddet, çalışma hayatındaki eşitsizlik, eğitim hakkından mahrumiyet, finansal kaynaklara kısıtlı erişim ve karar mercilerinde yetersiz temsil, bütün dünyadaki kadınların karşılaştığı ortak sorunlar olarak sıralanmaktadır.

Görüldüğü gibi, 8 Mart Dünya  Emekçi Kadınlar Günü’nde daha güçlü bir vurguyla gündeme getireceğimiz pek çok meselemiz var, tüm sorunlarımızın çözümünde daha fazla yol kat etmek için kadınlara büyük görevler ve sorumluluk düşüyor. Bizler çocuklarımıza daha adil bir dünya bırakmak amacıyla barışın inşaası, adil düzen ve adil gelir dağılımının sağlanması için küresel düzeyde yılın her günü aynı şevkle çalışmaya devam edeceğiz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/feed/ 0
Akkuyu’ya kadın eli https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:51:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7411 Türkiye’nin ilk nükleer santral projesi olan Akkuyu Nükleer Santralı’nda kadınlar kritik pozisyonlarda yoğun mesai harcıyorlar.

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir grup kadın gazeteci ile Akkuyu’da çalışan kadınlarla bir araya geldik. Her birinin hikâyesi ilham vericiydi.

‘BABAM BENİ ÇOK DESTEKLEDİ’

Radyoaktif Atıklar Sertifikalandırma Uzmanı Nurberk Sungur, Trabzonlu bir ailenin kızı. Bu göreve gelme sürecini şöyle anlattı:

“Ailem, Akkuyu programına kabul edilene kadar tamamen karşıydı. Akkuyu’dan mail aldığımda ve sınavlara girdiğimde annemin ‘İnşallah kazanamazsın da gidemezsin’ dediğini hatırlıyorum. Çünkü ailemle Ankara’da yaşıyordum, endüstri mühendisliği okuyordum. Rusya’ya gitmek istedim, babam beni çok destekledi. Mayıs 2023’ten beri burada çalışıyorum. Annem de şu an çok mutlu. Marie Curie ile aynı gün doğmuşum. Marie Curie bursunu kazandığımda ‘Ben bilerek seni o gün doğurmuşum’ dedi.”

RUSYA’DA ONUR DERECESİ MEZUNU

Nükleer Yakıt Kontrol Kıdemli Uzmanı Ebru Adıgüzel, Rusya’da 6.5 yıl eğitim almış. Bunun zorluğuna dikkat çekti ve ekledi: “Türkiye’nin ilk nükleer santralında ilk mühendis olma arzusu benim için büyük bir motivasyondu. Rusya’da üniversiteden onur derecesiyle mezun oldum. Türkiye’nin ilk nükleer reaktörüne yüklenecek taze yakıtın parametrelerini kontrol etmek, bu ileri teknolojinin ülkemize kazandırılmasına katkıda bulunmak bir Türk vatandaşı olarak tarifsiz bir heyecan. Ailem için de olağanüstü bir gurur” dedi. Adıgüzel, işinin detaylarını da anlattı, “NGS sahasına gelen yakıtı taşıma-paketleme setinden çıkardıktan sonra kusurları kontrol ediyoruz” bilgisini verdi.

‘KENDİNİZE İNANMAYI ÖĞRENİN’

Kimyasal Analiz Uzmanı Beyza Kurtuluş Öztürk de, Rize kökenli. Küçük bir şehirde büyüdüğünün altını çizerek, “Eskiden aileler kız çocuklarını şehir dışına bile göndermezken ben yurtdışına eğitime gittim. Bu alanda cinsiyetimden dolayı herhangi bir zorlukla karşılaşmadım. Elbette nükleer endüstride çalışmak birçok açıdan zorlu ve sorumluluk gerektiren bir iş. Kadınlara tavsiyem; kendinize inanmayı öğrenin ve hedeflerinize doğru kararlılıkla ilerleyin” dedi.

‘KADINLARIN YAPAMAYACAĞI İŞ YOK’

Personel Eğitim ve Geliştirme Organizasyon Bölüm Müdürü Nadezhda Sezer ise sahada çalışan 30 bin kişi olduğuna vurgu yaptı. Yaklaşık 2 bin 500’ünün kadın olduğunu vurgulayarak, “Sahada kadınların yapamayacağı iş yok, kadınlar hazırsa elbette yapabilirler” diye konuştu.

KADIN ÇALIŞAN ARTIYOR

Radyasyon Güvenlik Kontrol ve Ölçme Cihazları Bölümü Elektrik Teknisyeni Olga Levicheva’ya göre ise nükleer enerji alanında kadın çalışan sayısı artıyor. Levicheva, “Bu iyi bir gelişme” diye konuştu.

‘HEP ÖNDEYİZ’

Santralın Kıdemli Hukuk Danışmanı Naila Atmaca, “Nükleerde kadınlar erkeklere göre daha az. Ama Akkuyu’da hep öndeyiz. Belki de genel müdürümüzün kadın olmasından dolayı kadınlar hep merkeze çıkarılıyor. Biz kadınlar erkeklerin yaptığı her şeyi topuklu ayakkabılarla da yapabiliyoruz” ifadesini kullandı.

DÜNYANIN EN BÜYÜK SAHALARINDAN

Akkuyu Nükleer A.Ş. Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, Akkuyu’nun dünyanın en büyük nükleer inşaat sahalarından biri olduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Santralımızın toplam alanı yaklaşık 10 kilometrekare. Demek oluyor ki 1072 futbol sahası veya 5 Monako büyüklüğünde ya da 272 Vatikan sığdırılabilir buraya. İnşaat şu an en aktif döneminde, dört güç ünitesini aynı anda inşa ediyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Var gücümüzle çalışıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:01:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7277 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen “Tarımda Kadın Emeği Zirvesi”ne katıldı. Yumaklı, yaptığı konuşmada Anadolu’nun verimli hilalin merkezinde yer alan, köklü bir tarihe, zengin bir kültürel mirasa ve doğal güzelliklere sahip bir coğrafya olduğunu ve bu kadar zenginliği içinde barındırmasının ana unsurlarından birinin Anadolu kadını olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmadaki başarıların ana kaynağının kadınlar olduğunu ifade etti. Kırsal kalkınmanın Türkiye’nin gıda arz güvenliğini sağlaması, sanayiye hammadde temini ve istihdama sağladığı katkı nedeniyle stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Kadınlarımızı da kırsal kalkınmanın ana unsuru olarak görüyoruz. Bu nedenle yürüttüğümüz politikalarda her zaman onlara pozitif ayrımcılık yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Biliyoruz ki kırsal kalkınmada kadın varsa sürdürülebilirlik vardır. Bu kapsamda kadınlarımızın ekonomik anlamda güçlenmesi; kırsal alanların gelişmesinde ve güçlendirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Kadınların desteklenmesi ve liderlik rollerine teşvik edilmesinin büyük öneme sahip olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak da kadınların ve gençlerin tarımsal üretimde yer almaları için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.
Kırsal alanların sadece üretim alanı değil, insanların yaşamlarını sürdürdükleri, geleceğe miras bırakacağı zenginlikler olduğunu söyleyen Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kırsalda yaşayanların yaşam ve çalışma koşullarının yükseltilmesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda IPARD- TKDK, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı, Uzman Eller, Orköy, Genç Çiftçi, Bireysel Sulama, IFAD gibi projeler kapsamında kırsalımıza önemli destekler sağlıyoruz. Bütün bu programlarla kırsal kalkınmada son 22 yılda 774 bin projeye reel rakamlarla yaklaşık 120 milyar lira hibe ödemesi yaptık. Bu desteklerde gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman pozitif ayrımcılık yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Kırsal kalkınma yatırımlarımız içerisinde IPARD ve TKDK hibe desteklerinin önemli bir yeri bulunuyor. IPARD-TKDK desteklerini daha önce 42 ilde uyguluyorduk, 2024 yılı itibarıyla ise ülke geneline yaydık. Artık 81 ilimiz IPARD-TKDK desteklerinden yararlanabilecek” şeklinde konuştu

Bakan Yumaklı, hayvansal gıda ürünlerinin gıda arz güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, geçen hafta başında hayvancılıkla ilgili yol haritasını kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlattı. Yumaklı, yeni hayvancılık politikalarında gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak, hayvancılık desteklerinden daha fazla pay almasını sağlayacaklarını aktardı. Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın çevre konularına olan duyarlığının ve öncülüğünde yürütülen çalışmaların sadece Türkiye’nin değil, dünyanın geleceğine de ışık tuttuğunu söyledi. Emine Erdoğan’ın hamiliğinde Sıfır Atık Projesi’nin bir dünya markası haline geldiğine dikkat çeken Bakan Yumaklı, “Şimdi de su kaynaklarımızın korunması için başlattığınız su verimliliği seferberliğinin tüm insanlığa faydalı olması için var gücümüzle çalışıyoruz. 1992 yılındaki Dublin Konferansı’nda ‘Kadınlar, suyun temini, yönetimi ve korunmasında önemli role sahiptir’ ilkesine de yer verilmiştir. O yıllarda yakılan meşaleyi günümüzde yeniden alevlendiren ve su yönetiminde kadının etkisini gösteren vizyonunuz tarihe not düşmektedir. Suya yön veren bir kadın liderin öncülüğünde tüm gayretimizle çalışmaya devam ederken, ülkem adına sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Yumaklı, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Şimşek: Kadınların iş hayatına katılmasının her türlü arkasındayız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:54:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7160 Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Bakan Şimşek, “Kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa milli gelir yüzde 20 daha yüksek olur” derken, Bakan Göktaş ise, “Kadın iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni, Şişli’de bir otelde saat 15.00’de gerçekleşti. Törene, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ile birlikte çok sayıda kadın girişimci ve davetli katıldı. Program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın mesajlarının salondaki davetlilere okunmasıyla başladı. Daha sonra kürsüye çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasında olduklarını belirterek, bu anlamda finansal okuryazarlığın önemine dikkat çekti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, kadın iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedeflediklerini belirterek, Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına inandığını ifade etti.

“KADINLARIN İŞ HAYATINA KATILIMINI TEŞVİK EDECEK HER TÜRLÜ ADIMIN ARKASINDAYIZ”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuşmasına, “Türkiye ekonomisinin potansiyelini gerçekleştirmesinin tek yolu kadınlarımızın çok daha aktif bir şekilde hem iş hayatında girişimci ve çalışan olarak bulunmalarına bağlıdır. Az önce Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajında; kadınların işgücüne katılım oranının son 20 yılda yüzde 20’den yüzde 36’ya çıktığı ifade edildi. Çok değerli, anlamlı bir ilerleme ama yeterli değil. OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı ortalama yüzde 66. Eğer Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa Türkiye’nin milli geliri 20 puan yani yüzde 20 daha yüksek olur. Dolayısıyla kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız” ifadeleriyle başladı.

“FİNANSAL OKURYAZARLIK ARTTIKÇA, KADINLARIMIZIN EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMA YOLUNDA İLERLEME SAĞLAMASI MÜMKÜNDÜR”

Bakan Şimşek kadınların iş gücüne katılımında finansal okuryazarlığın önemine değinerek, “Kamu bankalarımız, KOSGEB ve TÜBİTAK kadın girişimcilerimizin yanında. KOSGEB yeni kadın girişimcilere 200 bin lira, mevcut kadın girişimcilere ise 300 bin liraya kadar kredi sunuyor. Halkbank ise 220 bin kadına 60 milyar liraya yakın bir kredi imkanı sunmuş. Bu gerçekten çok önemli. Kadınları istihdam eden işletmelerin 24 ile 54 ay arasında SGK primlerini Hazine olarak karşılıyoruz. Kadın çalışanlarına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti çok önemli. Eğer bir işveren kendi çalışanlarına kreş hizmeti sunarsa oradan elde ettiği geliri, vergiden indirme imkanı sağlıyoruz. Kadınlarımızın finansal okuryazarlığı da çok değerli. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile SPK (Sermaye Piyasaları Kurumu) çok güzel bir çalışma başlattı. 800 bine yakın kadına finansal okuryazarlık eğitimi vermek üzere bir iş birliği başlattılar. Finansal okuryazarlık arttıkça, kadınlarımızın ekonomik özgürlüğe ulaşma yolunda ilerleme sağlaması mümkündür” şeklinde konuştu.

“KADIN İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANINI YÜZDE 40,1’E, KADIN İSTİHDAM ORANINI İSE YÜZDE 36,2’YE YÜKSELTİLMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Kadınların iş gücüne katılım oranlarını artırmak için birçok proje gerçekleştirdiklerini söyleyen Mahinur Özdemir Göktaş da, “Hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlar, sağlıklı ve güçlü bir toplumun teminatıdır. Eğitimden sağlığa, çalışma hayatından siyasete, teknolojiden bilişime ellerinin değdiği her alanı bereketlendiren kadınlar Türkiye Yüzyılı’nın da mimarları olacaktır. Bu anlamda, kadının toplumdaki yerini güçlendirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak en asli vazifemizdir. Bu kapsamda, son 22 yılda, kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi ve refahının artırılmasında önemli kazanımlar elde ettik. Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimciliğini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

“KADINLARIN DEĞİŞEN İŞGÜCÜ PİYASASINA TAM, EŞİT VE ETKİN KATILIMLARINI ARTIRACAĞIZ”

Bakanlık olarak kadınların çalışma hayatına aktif olarak katılabilmeleri için yapılan çalışmalardan bahseden Göktaş, “Bu kapsamda, kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için 0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde mahalle tipi kreş modelinin yaygınlaştırılmasını önemsiyoruz. Çünkü, bugün girişimci kadınlar, istihdam hazırlama potansiyelleriyle sadece kendi hayatlarını değil, aynı zamanda çevrelerini ve toplumu da olumlu yönde etkiliyor. Bu nedenle, ülkemizde sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kadın girişimci sayısını artırmak büyük bir önem arz ediyor. Kadının güçlü bir birey olarak toplumda var olabilmesi, ancak ve ancak kadın-erkek eşitliği sağlanmış bir çalışma hayatıyla mümkündür. “Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri” ile kadınların ekonomik destekler, teşvikler ve başvuru mekanizmalarına daha kolay ulaşmalarına imkân sağlıyoruz. Bu seminerlere 2018 yılında başladık ve bugüne kadar 751 bin kadına destek olduk. “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” ile kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha etkin katılımlarını teşvik ediyoruz. “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi” ile ülkemizde ne eğitimde ne istihdamda yer alan 18-29 yaş arasındaki genç kadınların iş, staj ve eğitime ulaşmalarına destek oluyoruz. Mühendis olmak isteyen kız öğrencileri desteklemek ve mesleğin önde gelen isimleri haline gelmelerini sağlamak amacıyla “Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi”ni yürütüyoruz. Çok yakın bir zamanda uygulamaya koyacağımız “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ile de kadınların değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artıracağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN, KADINLARIN YÜZYILI OLACAĞINA İNANIYORUZ”

Kadının toplumdaki yerinin önemine dikkat çeken Bakan Göktaş, “Kadın aile ve toplumun temel direğidir. Kadınlar, toplumu ilmek ilmek işleyen birer sanatkâr. Tarihimizin her döneminde bizlere ışık tutan, yol gösteren öncü kadınlar olmuştur. Kadının içinde olmadığı, yer bulmadığı hiçbir ekonomik, kültürel ve siyasal hareket başarıya ulaşamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına” yürekten inanıyoruz. Bu inançla kadınlara destek olmaya devam edeceğiz. Girişimci kadınların üretime daha aktif katılmalarını sağlayacağız” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmalardan sonra “Üreten Kadınlar Yarışmasının” kazananlarına ödülleri takdim edildi. Ödül töreninin ardından program sona erdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/feed/ 0