Atatürk Spor Salonu’nda yapılan maçların ilk seansında Gaziantep Polisgücü, Adana Hokey’i 12-1, Metpack Alanya Yıldızları, YFO Haydarpaşa’yı 7-3, Gaziantep Doruk, ZonguldakGençlik Merkezi’ni 5-1, MuğlaKöyceğiz Balı da Dokuz Eylül Üniversitesi’ni 7-4 mağlup etti.
Günün ikinci seansında ise Gaziantep Polisgücü, Coldwell Banker Egemen Ege Yıldızları’nı 5-4, Metpack Alanya Yıldızları, Adana Hokey’i 5-1, Gaziantep Doruk, YFO Haydarpaşa’yı 3-1 ve Dokuz Eylül Üniversitesi de Zonguldak Gençlik Merkezi’ni 5-4 mağlup etti.
Bu sonuçların ardından grupta ilk dört sırayı alan Gaziantep Doruk, Gaziantep Polisgücü, Coldwell Banker Egemen Ege Yıldızları ve Metpack Alanya Yıldızları play-off oynamaya hak kazandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce’nin en eski saat tamircilerinden olan Murat Tüfekçi geçen yıl vefat etti. Küçüklüğünden beri babasının yanında saat tamirini öğrenen, ancak babası olduğu için mesleği yapmayan Nilay Tüfekçi, babasının vefatının ardından dükkanı devraldı. Saati bozulanlar soluğu Türkiye’nin 5 kadın saat tamircisinden birisi olan Nilay Tüfekçi’nin yanında alıyor. Kadın hassasiyeti ile saatlerin mekanizmalarını açan, bozuk saatleri tamir eden Nilay Tüfekçi, teknolojiye meydan okuyarak saat kullanmaya devam edenlerin en yakın çalışma arkadaşı oluyor, hem de erkek işi gibi görülen saat tamirciliğini kadınlarında yapabileceğini gösteriyor.

“İNSANLAR ALIŞKIN DEĞİLLER”
Mesleğe başlama hikayesini anlatan Nilay Tüfekçi, “Ben babamdan saatçiliği devraldım. Yaklaşık 1 sene oldu ama küçüklüğümden beri ilkokul ve üniversite de dahil hep babamın yanına geldim gittim, küçüklüğümden beri mesleğe dahilim. Babamdan bana çok güzel bir miras olarak kaldı bu meslek. Ben de devam ediyorum. İnşallah da ömrüm boyunca devam ederim. Mesleğin çok zor kısımları var. İnsanlar bir kadın saat tamircisine alışkın değil, çok şaşırıyorlar, ‘Yanında bir erkek yok mu? Baban yok mu? Abin yok mu?’ gibi sorular da geliyor. Bazı bilinçli insanlarımızda ‘Çok güzel ilk defa bir kadın saatçi görüyorum’ dediklerinde ‘Evet Düzce’de ilkim’ diyorum. Türkiye’de ise yaptığım araştırmalarda 5 kadınız. Zorlukları tabi ki de var ama sabırlı olduktan sonra mesleğin kolaylıkla devam edebileceğini düşünüyorum” dedi.

“SAAT TUTKUNLARI VAR”
Gelişen teknolojiye rağmen saat kullananların ve meraklılarının olduğunu ifade eden Nilay Tüfekçi, “Hastalık derecesinde hala saat tutkunları var. Telefona bağımlısı olanlar, telefonlarda saat kullanıyor. Telefoncularımız sağ olsunlar bizim mesleğimizi bir tık elimizden alsalar da, akıllı saatleri bizden daha fazla satsalar da yine de saat kullanımı devam ediyor” diye konuştu.
Saat tamir etmenin kendisine hobi gibi geldiğini belirten Nilay Tüfekçi, saatlerle uğraşırken dinlendiğini de ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacasu İlçe Emniyet Amirliği, Kuyucak Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) iş birliğiyle Sosyal Dayanışma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, kadınlara aile içi şiddet, kadına karşı şiddetle mücadele, “Kadına El Kalkmaz” ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında önemli bilgiler verildi. Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve mağdurlara destek sağlanması amacıyla başlatılan bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin, ilçedeki kadınların bilinçlenmesine ve güvenli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamasının hedeflendiği eğitimde kursiyerlere şiddetle mücadelede alınabilecek önlemler ve yasal haklar hakkında detaylı bilgiler sunuldu. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattığını belirterek, “Her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz” dedi.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, Türk yemeklerinde sıklıkla kullanılan ve özellikle salataların vazgeçilmezleri arasında yer alan mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattı. TÜBİTAK’ın da 900 bin liralık destek sağladığı projeyi 12 ay içinde tamamlayacaklarını belirten Geçkin, “Günlük hayatta neredeyse her evin mutfağında bulunan doğal maddelerdeki pigmentleri nasıl özütleyebileceğimizi düşünerek bir çalışma başlattık. Çalışma için uzun ömürlü ve pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı kullandık. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık, ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Geçkin, kadınların günlük yaşamlarında neredeyse her gün başvurduğu bazı kozmetik ürünlerin renklendirilmesinde doğal olmayan, ağır metal içeren ve toksik etkiye yol açabilen maddelerin kullanılabildiğini belirterek, “Kozmetik ürünlerin renklendirmesinin tamamen doğal ürünler kullanılarak yapılabileceği fikrinden yola çıkarak özel bir çalışma başlattık. Bunun için de pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı seçtik” ifadelerini kullandı.
‘MORDAN KIRMIZIYA KADAR ÇOK FARKLI RENK SEÇENEKLERİ SUNULABİLİYOR’
Mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentin, mordan kırmızıya kadar birçok farklı renk seçenekleri sunduğunu söyleyen Geçkin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunları daha kalıcı halde tutup kozmetik ürünlerde kullanmak için çalışmalar yapıyoruz. Şu anda kırmızı, mavi ve morun tonlarını elde ediyoruz. Renkleri elde edebilmek ve uzun ömürlü kullanabilmek amacıyla mor lahanayı eksi 18 derecede dondurma sürecimiz oluyor. Daha sonrasında pigmentin özütlenmesi çalışmalarını yürütüyoruz ve kalıcılığının sağlanması üzerine de çalışmalar yapıyoruz. En sonunda da testler yapılarak çıkarılan miktar tespit edilecek. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz.”
‘DOĞANIN SUNDUĞU TÜM RENKLERİ KULLANABİLİRİZ’
Gıda maddelerinin özellikle görüntü ve şekil bozukluğu sebebiyle çok fazla çöpe atıldığını dile getiren Geçkin, “Bu ürünleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Doğanın sunduğu tüm renkleri kullanabiliriz. Portakal kabuğundan, turuncu ile sarı tonları elde edilebilir. Pancardan ve özellikle de posa olarak kullanılan üzüm kabuklarından da çeşitli renkleri üretebilmek için çok güzel bir örnektir” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“LİMON, TUZ, KAHVE GİBİ KARIŞIMLARI YÜZÜNÜZE UYGULAMAYIN”
Uzman Doktor Mediha Doğanay, cilt bakımında yapılan yanlışlara dikkat çekti. Doğanay, birçok kişinin evde uyguladığı doğal yöntemlerin aslında ciddi zararlar verebileceğini belirterek, “Limon, tuz, kahve gibi karışımları yüzünüze uygulamayın. Doğal görünen bu malzemeler cilt bariyerine zarar vererek uzun vadede sorunlara yol açabilir” dedi.

“YÜZÜMDE ASLA SABUN KULLANMAM”
Doğanay, yüz temizliği konusundaki tercihlerini de paylaşarak, “Yüzümde asla sabun kullanmam. Sabun, cildin pH dengesini bozarak kuruluğa ve hassasiyete neden olabilir” ifadelerini kullandı. Cilt tedavilerinde bireysel farklılıkların önemine vurgu yapan uzman, “Yapılan her tedavi kendi içerisinde farklı reaksiyonlara sebep olabilir, bu yüzden kişiye özel çözümler üretilmelidir” diyerek bilinçli cilt bakımının önemine dikkat çekti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIBA Kadınlar Avrupa Kupası E Grubu’nda mücadele eden Bodrum Basketbol, 5’inci hafta mücadelesinde evinde Slovakya temsilcisi Piestanske Cajky’i konuk etti. Bodrum Spor Salonu’nda oynanan müsabakayı onlarca Bodrum taraftarı izlerken maç sonuna kadar tezahüratlarıyla Bodrum ekibine destek verdi. Karşılaşmanın ilk periyodunu konuk ekip 15-19 önde kapatırken devre arasına Cajky 44-35 önde girdi. 3’üncü periyotta etkili bir oyun sergileyen Bodrum ekibi eşitliği yakalayarak skoru 53-53’e getirdi. Son periyotta kıran kırana oyun ortaya koyan Bodrum Basketbol 78-73’lük skorla sahadan galip ayrıldı. Maçta en skorer isim 26 sayıyla Bodrum Basketbol oyuncusu Juskaite olurken, rakip takımda ise en skorer isim 25 sayıyla James oldu.
Bu skorla, Bodrum Basketbol Avrupa kupasında evinde ilk galibiyetini aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce merkez Bayraktar köyünde kadın çitçilere yönelik “Büyük Baş Hayvancılıkta Sağım Hijyeni ve Sanitasyon” eğitimi verildi.
Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik hazırlanan “Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu”nda kadın çiftçilere modern ve hijyenik süt üretiminin temel ilkelerini anlatılıyor.
Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimde, sağım hijyenine yönelik doğru uygulamalar, ekipman temizliği, süt kalitesini artıran yöntemler ve hijyen kurallarının ekonomik katkıları gibi konular ele alınıyor.
Eğitimde katılımcılar sağım ekipmanlarının doğru kullanımı ve temizliği, süt sağımı sırasında hijyen kurallarına uyulması, çiğ süt üretiminde kalite standartlarının korunması ve Hayvan sağlığının korunması ve hastalıkların önlenmesi konularında bilgi sahibi oluyor.
Tarım İl Müdürlüğü’nce bu tür eğitimlerin devam edeceği öğrenildi. – KARS
EkonomiGüncelTarımKadınYerelkars
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de kadınların karşılaştığı sorunlara ve istihdama ilişkin değerlendirmede bulundu.
İlgezdi, şunları kaydetti:
“Kadınlarımız katlediliyor, şiddet görüyor, eve hapsediliyor, okutulmuyor, erken yaşta zorla evlendiriliyor, çocukken anne olmaya zorlanıyor. AKP iktidarı kadını ailenin içine hapsedici politikalarına devam ettiği için kadın istihdamı da en kötü dönemini yaşıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan, kadına yönelik şiddette her türlü indirimin uygulanmasını sağlayan AKP kadın istihdamının önündeki en büyük engeldir. Kadının gülmesinden rahatsız olan zihniyetleri kadının çalışmasına da karşı. Üstelik TÜİK’e göre kadın istihdamı Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde yüzde 18,2. Doğudaki kadınlar daha da dezavantajlı.”
“AKP kadının iş yaşamındaki yerini de yok ediyor”
Kadın istihdamında Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldığını aktaran İlgezdi, “Kosta Rika’dan Meksika’ya, Kolombiya’dan Şili’ye tüm OECD ülkeleri kadın istihdamında bizden öndeler. Kosta Rika bile bizden yüzde 6,4 daha yüksek bir oranda kadın istihdam ediyor. İzlanda ülkemizin iki katından fazla kadın istihdam oranıyla lider. Onu Hollanda, Avustralya, Norveç, İsviçre, İsveç, Kanada, İsrail ve Estonya takip ediyor. Kadın istihdamında yüzde 50’den daha az olan 11 ülke var. Bunlar sırasıyla Polonya, Fransa. Belçika, Şili, İspanya, Kolombiya, Meksika, Yunanistan, İtalya, Kosta Rika ve tabii ki son sırada AKP’nin yönettiği Türkiye. Kadın düşmanı politikaların mimarı ve uygulayıcısı AKP kadının iş yaşamındaki yerini de yok ediyor. Kadınlarımızı eve hapsediyor. AKP iktidarı ile ülkemiz kadın istihdamında Kosta Rika’nın bile gerisinde. Kadın istihdamının en yüksek olduğu İzlanda’da bu oran Türkiye’nin iki katından fazla yüzde 68,3. Kadını eve hapsetmek isteyen AKP zihniyetinin utanç göstergesidir bu”” ifadelerini kullandı.
Gamze Akkuş İlgezdiMilletvekiliPolitikaİstanbulTürkiyeGüncelKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Gölyaka ve Yığılca Kadın Kolları başkanlığında bayrak değişimi yaşandı. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Genel Başkanı Düzce Milletvekili Ayşe Keşir atamaları yapılan Yığılca Kadın Kolları Başkanı Berresu Terzi Uğurlu ve Gölyaka Kadın Kolları Başkanı Ferda Atasoy’a mazbatalarını teslim etti.
Ayşe Keşir, “Başkanlarımıza başarılar diler, görevi devreden başkanlarımıza teşekkür ederiz” dedi. – DÜZCE
Yerel HaberlerMilletvekiliAyşe KeşirAK PartiPolitikaYığılcaGölyakaKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Servet Tazegül
Hakemler: Hüseyin Çelik, Yiğit Emre Şimşek, Barış Burak Durmuş
ÇBK Mersin: Howard 25, Anderson 10, Şevval Akalan 5, Fauthoux 5, Rupert 18, Mccowan 6, İlayda Güner, Asena Yalçın, Derin Yaya, Sinem Ataş, Şuğranur Sönmez
Galatasaray: Ayşegül Aladağ 4, Ayşe Cora 5, Ji-Su Park 6, Holingsvorth 13, Zandalasini 10, Fraser 17, Vanloo 16, Selin Gül, Sude Yılmaz, Gökşen Fitik, Meltem Yıldızhan, Derin Erdoğan
1. Periyot: 24-17 (ÇBK Mersin lehine)
Devre: 42-32 (ÇBK Mersin lehine)
3. Periyot: 57-49 (ÇBK Mersin lehine) – MERSİN
GalatasarayBasketbolmersinKadınSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Kadir HasSpor Salonu
Hakemler: Alper Özgök, Sezer Bor, Süleyman Tepe
Melikgazi Kayseri Basketbol: Kübra Erat 3, Dangerfield 9, Doğa Adıcan 6, Aslıhan Kaçar, Gonca Karataş, Candan Eylül Dikmen 6, Meltem Avcı 9, Özge Bilgin, Powers 4, Diallo 7, Fall 13
Fenerbahçe Opet: Ece Erginay 3, Sevgi Uzun 9, Atkins 4, Olcay Çakır Turgut 7, İdil Saçalır 12, Şerife Alperi Onar 5, Milic 14, Tilbe Şenyürek 14, Selen İrem Baş, Badiane 9, Ayşe Yılmaz, Charles 12
Periyotlar:
1.Periyot: 12-19 (Fenerbahçe lehine)
Devre: 29-36 (Fenerbahçe lehine)
3.Periyot: 40-59 (Fenerbahçe lehine) – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Slovakya’nın başkenti Bratislava’daki Gopass Arena’da başantrenör Ekrem Memnun yönetiminde karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren ay-yıldızlılar, idmanda şut ve taktik çalıştı.
Antrenmanın ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan milli oyuncu Meltem Yıldızhan, Slovakya’yı ilk maçta mağlup ederek önemli bir avantaj elde ettiklerini belirterek, “Yarın oynayacağımız maça konsantreyiz. Slovakya maçını kazanmak bizim için önemli. Kazanırsak büyük ihtimalle gruptan birinci çıkacağız. Kazandığımız Romanya maçı da çok keyifliydi. Orada da çok iyi mücadele ettik. ” ifadelerini kullandı.
Genç bir kadroya sahip olduklarını dile getiren Meltem, “Enerjimiz yüksek. Bu enerjiyi sahaya yansıtmak istiyoruz. Yarın bizim için çok önemli. Kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Maç maç gittiklerini belirten Meltem Yıldızhan, “Ay-yıldızlı bayrağı yükseğe taşımamız gerektiğinin farkındayız. İlk olarak Slovakya maçını geçmek istiyoruz. Sonra da Avrupa Şampiyonası’na katılıp yolumuza devam etmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultangazi Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, belediye, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle “Erken tanı hayat kurtarır” sloganıyla etkinlik düzenledi.
Mimar Sinan Şehir Ormanı’nda düzenlenen etkinlikte kadınlar, meme kanserine dikkati çekmek için önce yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından pembe formalarını giyen kadınlar, yeşil sahada takımlarının birinci olması için kıyasıya yarıştı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, meme kanserinin dünyada en yaygın kanser türleri arasında olduğuna dikkati çekti.
Kadınların sağlığının her şeyden kıymetli olduğunu aktaran Dursun, bu yüzden doktor kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini belirtti.
Etkinliğe, ilçede yaşayan kadınların yanı sıra, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un eşi Tuba Dursun, Belediye Başkan Yardımcısı Nurcan Öztürkmen, İlçe Sağlık Müdürü Mihriban Aksoy ile kadın meclis üyeleri ve kadın muhtarlar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Yasin Okumuş, Serap Kuku
Galatasaray Daikin: İlkin Aydın, Yasemin Güveli, Carutasu, Lazovic, Timmermann, Bongaerts (Eylül Yatgın)
Zerenspor: Şeyma Ercan Küçükaslan, Kübra Akman, Malinov, Uzelac, Fatma Beyaz, Mihajlovic (Gülçin Doğan, Hilal Kocakara, Beren Yeşilırmak, İdil Naz Başcan, Kuchorina, Ceren Önal, Yasemin Şahin)
Setler: 25-18, 25-19, 25-21
Süre: 89 dakika (26, 29, 34)
Voleybolda Kadınlar AXA Sigorta Kupa Voley müsabakalarında ilk gün 1. Grup mücadelesinde Galatasaray Daikin, Zerenspor’u 3-0 yendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Brandon Hall Group HCM Excellence Awards, dünya çapında insan kaynakları yönetimi, öğrenme ve gelişim, liderlik gelişimi ve yetenek yönetimi alanlarında mükemmellik gösteren kuruluşları onurlandırmak amacıyla veriliyor. MIP, aldığı bu ödülle, şirketin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların işgücüne katılımını artırmaya yönelik kararlı çalışmalarını bir adım öteye taşımış oldu.
Kadın gücüne destek
Ödül, MIP’nin topluma katkı sağlamak amacıyla başlattığı ‘Ne eğitimde ne de istihdamda olan genç kadınlar’ (Kadın NEET)’lere yönelik Terminal Traktör Operatörü Eğitim Programı kapsamında elde edildi. Kadınların liman sektöründe istihdamını teşvik etmek amacıyla başlatılan Kadın NEET’lere yönelik Terminal Traktör Operatörü Eğitim Programı, 24 Nisan 2024 tarihinde başladı ve ilk yılında 34 kadın katılım sağladı. Program, genç kadınların mesleki becerilerini geliştirirken sektöre entegre olmalarına yardımcı olmak için 30 saatlik eğitim ve iş başında uygulama sağladı.
Mersin Uluslararası Limanı’nda düzenlenen Terminal Traktör Operatörü Eğitim Programı, katılımcıların yoğun ilgisi ve başarılı sonuçlarıyla tamamlandı. Programa katılan 34 kişi, eğitimlerini başarıyla tamamlayarak MIP tarafından verilen ‘başarı sertifikası’ almaya hak kazandı. Bu program, MIP bünyesinde terminal traktör operatörü olma yolunda atılan ilk adım olarak öne çıktı.
Katılımcıların bundan sonraki süreçte ‘CE’ ve ‘D’ sınıfı sürücü belgesi ile Terminal Traktör Operatörü Sertifikasını almaları gerekiyor. Bu girişim, MIP’nin ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği beyanı’na uygun olarak hayata geçirilirken, eşit fırsat komitesi cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla çalışmalarına devam ediyor.
MIP Genel Müdürü Ajay Kumar Singh, bu prestijli ödülü almaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Singh, “Kadınların iş gücüne katılımını artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmak, MIP olarak insan kaynakları yönetimindeki en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Terminal Traktör Operatörü Eğitim Programı ile kadınlara yeni kariyer fırsatları sunmaktan gurur duyuyoruz. Gelecekte de kadınların iş gücüne katılımını desteklemeye ve yenilikçi eğitim programlarımızla sektörde fark oluşturmaya devam edeceğiz” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakamlıktan yapılan açıklamaya göre, Viranşehir Kaymakamı Kemal Ülkü başkanlığında düzenlenen toplantıya, ilgili kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
İlçede kadınlara yönelik şiddetle mücadele konusunda yapılan çalışmalar ve bu alanda daha etkin çözümler geliştirilmesi için alınacak önlemlerin ele alındığı toplantıda, erken yaşta zorla evliliklerin önlenmesi için yapılması gereken farkındalık çalışmaları ve kurumlar arası işbirliğinin önemi vurgulandı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaymakam Ülkü, toplumun her kesiminin bu önemli konuya duyarlı davranması gerektiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2013’ten beri kalıpları kırmayı ve cinsiyet eşitliğini sporla desteklemeyi hedefleyen, hem Türkiye’de hem de yurtdışında büyük değer gören Kızlar Sahada’nın düzenlediği İstanbul Kupası’na başvurular başladı. 9 yıldır çalışmalarını sürdüren Kızlar Sahada ekibi; umutları yeşertmek ve farkındalığı artırmak için 10. kez İstanbul Kupası’na ev sahipliği yapıyor. “Yapamazsın” diye kodlanan toplumsal cinsiyet kalıplarını kırmak, kız çocuklarının ve her yaştan kadınların futbol yoluyla güçlenmesini sağlamak amacıyla çıkılan bu yolda; şirketlerin, daha önce futbol oynamamış olan kadın çalışanlarına yeni bir alan oluşturarak; yeşil sahada da fırsat eşitliği oluşturabilmeleri için son kayıt tarihi 14 Kasım 2024 olarak belirlendi.
Turnuvadan elde edilecek gelirler ihtiyaç sahiplerine bağışlanacak
Taraftarlara açık olacak turnuvadan elde edilen gelirler; çocuklara, gençlere ve kadınlara destek veren anlaşmalı sivil toplum kuruluşları ve vakıflara aktarılacak. Turnuvaya başvurular, info@kizlarsahada.com adresinden yapılacak.
Kızlar Sahada hakkında
Kızlar Sahada, 2013 yılında kadınların futbol yoluyla güçlenmesi amacıyla kuruldu. Turnuvalar, kurumsal eğitimler, akademi, futbol okulları, futbolcu gelişim programı ve süregelen birçok projeyle, kurulduğu günden bu yana cinsiyet eşitsizliğinin önüne futbol yoluyla geçmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Kızlar Sahada, Gençlik Kupası ile üniversite ve liselerdeki futbol oynamak isteyen kadınların ve kız çocuklarının sahaya çıkmasını ve sosyal güçlenmeyi artırmayı amaçlıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odunpazarı Belediyesi’nin “Halk için Halk Merkezleri” sloganı ile çalışmalarını yürüttüğü; 18 Halk Merkezi, yeni döneme hazırlanıyor. Sonbahar – kış döneminde birçok branşta açacağı atölyeler ile fark oluşturacak olan Halk Merkezlerinde, ön kayıtlar başladı. Dikiş, iğne oyası, ahşap ev dekorasyonu, resim, mefruşat, amigurumi, keçe, matematik, Fen bilgisi, Türkçe, İngilizce (Çocuk-yetişkin), modellerle eğlenceli matematik, takı, tığ örücülüğü, doll art, örgü, satranç, okuma, yazma, ahşap ev dekorasyonu, çini, aşçılık, keçe, pastacılık, punch, geri dönüşüm branşlarında açılacak olmak üzere 25 ayrı branşta açılacak atölyeler için kayıtlar, 20 Eylül Cuma günü sona erecek. Sabahın erken saatlerinde 17 farklı mahallede bulunan 18 halk merkezine giden kadınlar, halk merkezlerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Yeni dönemde halk merkezlerinde yer alacak atölyelerle ilgili bilgi de alan kadınlar, istedikleri atölyelere ön kayıtlarını yaptırdı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgede kış için yiyecek hazırlığı yapan kadınların mesaisi salçayla devam ediyor.
Kuşburnu marmeladı, erişte, tarhana, şeker pancarı pekmezi ve yufka gibi ürünler hazırlayan kadınlar, doğrayarak hazırladıkları domatesleri büyük kazanlarda kaynatıyor.
Çuvallarda bekletilen ve ekşitilen domatesler, makineden geçirilerek kabuk ve çekirdeklerinden ayrıldıktan sonra özellikle bakır kazanlarda 2 veya 3 saat kaynatılarak salça haline getiriliyor.
Yoğun bir emek ile hazırlanan salçalar kış boyu kullanılmak üzere cam kavanozlarda muhafaza ediliyor.
Fatma Şimşek, AA muhabirine, doğal ürünleri kışın da tüketebilmek için hazırlık yaptıklarını söyledi.
Kışın en çok tükettikleri ürünlerden birinin salça olduğunu belirten Şimşek, salça yapılacak domatesleri çekirdek ve kabuğundan ayırma işini eskiden elde yaptıklarını, bugün ise bunu makineyle gerçekleştirdiklerini ve bunun işlerini kolaylaştırdığını vurguladı.
Aldıkları domatesi ilk olarak doğrayıp tuzlayarak üç gün kadar hem suyunun süzülmesi hem de ekşimesi için çuvallarda beklettiklerini anlatan Şimşek, “Daha sonra ise bu domatesleri makineden geçirip püre haline getirerek yaklaşık 3-4 saat kaynatıyoruz. Yavaş yavaş dibini tutturmadan kaynatıyoruz.” diye konuştu.
Dört yüz kilo domatesten yaklaşık 80 kilo salça elde ettiklerini aktaran Şimşek, kendi ürettikleri ürünleri daha güvenle tükettiklerini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün İyi Tarım Uygulamalarının Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında, “Kütahya İyi Tarımda İlerliyor” programı hayata geçirildi.
Proje çerçevesinde Sekiören köyünde 100 dekarlık alanda ahududu üretimi yapan kadın üreticiler, kooperatif kurdu.
Kütahya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğinde bu yıl ilki düzenlenen şenlik renkli görüntülere sahne oldu.
Üretim yapan kadınları tebrik eden AK Parti Kütahya Milletvekiliİsmail Çağlar Bayırcı, burada yaptığı konuşmada, üretime katkı sunan herkesin destekçisi olduklarını söyledi.
Kütahya’da tarım çeşitliğinin arttığını belirten Bayırcı, “Kadın kooperatifimiz, üretim için ‘biz de varız’ demiş ve harekete geçmişler. Bu gerçekten takdire şayan bir durum. Devletimiz ve hükümetimiz, bir şeyler yapmak düşüncesiyle yola çıkan vatandaşlarımızın yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Kütahya’mızda inşallah buna benzer girişimler artacaktır.” dedi.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay da kadınların girişimlerini oldukça anlamlı bulduğunu söyledi.
Kadınların güzel bir başlangıç yaptığını dile getiren Atalay, “Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz büyük bir başarı göstermiş. Şimdi bize düşen sizi desteklemek. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü olarak 2025 yılında bu bölgeye uygun yerli ahududu çeşidini adapte etme ve geliştirmeye söz veriyoruz.” diye konuştu.
İl Tarım ve Orman Müdürü Emre Yeniay da proje hakkında bilgiler verdi.
Kooperatif Başkanı Hatice Yakar ise amaçlarının ahududu meyvesini en iyi şekilde değerlendirerek hem üretici kadınlara hem de Kütahya’ya katkı sunmak olduğunu dile getirdi.
Konuşmaların ardından protokol üyelerinin jüri olduğu “En iyi ahududu” yarışması düzenlendi.
Ahududuların renk, tat ve görünüm olarak değerlendirildiği yarışmada dereceye giren üreticilere çeşitli ödüller verildi.
Şenlik yöresel ürünlerin yer aldığı stantların gezilmesi, ikramlar ve müzik dinletisi ile sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası İş Kadınları Meclisi, TOBB Diyarbakır İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği, Narin Güran cinayetiyle ilgili ortak bir açıklama yaparak adaletin sağlanması ve kadınlar ile kız çocuklarının hayat haklarının korunması için mücadele edeceklerini belirtti. Açıklamada, “Bir çocuğumuzun daha hayattan canice koparılmasına tahammülümüz kalmadı. Özellikle kadınları ve çocukları hedef alan bu vahşi zihniyeti ortadan kaldırmak hepimizin boynunun borcudur. Narin’i bizler o güzel gülümsemesi ve neşesiyle hatırlayacağız. Narin’in gülüşünü çalan katiller bulunana kadar takipçisi olacağız. Unutmayacağız, unutturmayacağız” denildi.
Kadın cinayetleri ve şiddet olaylarına dikkat çekilen açıklamada, istatistiklerin birçok kadının eşleri tarafından öldürüldüğünü gösterdiği belirtildi. Gelinlik giymenin, kadınlar için yaşamlarının ipotek altına alındığı bir araç haline geldiğine vurgu yapılarak, kız çocuklarının hayallerinin gelinlik giymekten ziyade okumak ve kendi kimlikleriyle var olmak olduğu ifade edildi. Narin Güran’ın ‘gelinlikle değil önlüğü, çantası ve kalemleriyle’ uğurlanmak istendiği belirtildi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası İş Kadınları Meclisi, TOBB Diyarbakır İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği, kadınlar ve kız çocuklarının yaşam haklarının sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve adalet sağlanana kadar bu konuyu gündemde tutacaklarını belirtti. Açıklamada, “Hoşça kal Narin, bu dünyaya seni sığdıramadık, hepimizi affet,” ifadeleri kullanıldı. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin‘e teşekkür eden Ercan, şehre bir kadın elinin değdiğinin çok açık olduğunu belirtti. Bakırcılar Çarşısı’nda yerel esnaf ile sohbet ederek ziyaretine başlayan Ercan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal, kültürel ve değerler eğitimi alanındaki çalışmalarını yerinde inceledi. Belediye tarafından yürütülen Yaz Okulları programının 110.000 öğrenciye ulaştığını öğrendiğinde şaşkınlığını gizleyemedi, Dünyada bu nüfusta ülkeler olduğunu vurgulayan Ercan bu kadar çocuğa ve gence dokunmanın gurur verici olduğunu beyan etti.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Değerler Eğitimi Şube Müdürü Selçuk Öztürk ile birlikte Değerler Eğitimi Yaz Okulları’nı ziyaret eden Ercan, eğitmen kadrosunun kalitesine hayran kaldığını ve gelecek nesillerin zeki ve donanımlı olması için her şeyin yapıldığını zeminin oluştuğunu dile getirdi. Ayrıca, yüzme havuzları ve spor merkezlerini gezen Ercan, belediyenin şehrin her köşesini ilmek ilmek dokuduğunu ve çocuklara ücretsiz dersler verilerek fırsat eşitliği sağlandığını yerinde gördü.

GASMEK Güvenevler Sanat Merkezi’ni de ziyaret eden Ercan, burada verilen mesleki kursların ücretsiz olduğunu ve bu merkezleri “Ücretsiz Halk Üniversitesi” olarak nitelendirdi. Ziyaretinin sonunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin yaz okulları kapanış programına konuşmacı olarak katılan Ercan, yaklaşık 5 bin öğrenciyle gerçekleştirilen programın unutulmaz bir atmosferde geçtiğini belirtti.

Ercan, ziyaretinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile bir araya gelerek, Yapay zeka, kitaplar ve gençlik üzerine sohbet etti. Ercan, en kısa zamanda ailesiyle birlikte Gaziantep’i yeniden ziyaret edeceğini ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza Boyalıca Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, S.G. idaresindeki 54 DR 367 plakalı otomobil sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle tarlaya uçtu. İhbar üzerine kaza yerine jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan ve doktor olduğu öğrenilen sürücünün durumunun iyi olduğu öğrenildi. – BURSA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere’de Maidenhead kentinde yaşayan Zoe Doyle isimli kadın, hamile olduğundan habersiz bir şekilde hayatını sürdürüyordu.
Ailesiyle birlikte kampa giden Doyle, hayatının en büyük sürprizlerinden birini yaşadı.
İngiliz kadının kampta başlayan karın ağrısı bir türlü son bulmadı.
GİTTİĞİ KAMPTA DOĞUM YAPTI
Doyle karın ağrılarının yediği ‘bozuk tavuktan’ kaynaklandığını düşünse de gerçek çok farklı çıktı.
Daily Mail’deki habere göre; 38 yaşındaki Doyle, gittiği kampta doğum yaptı.
Ağrıları şiddetlendikçe düşük yaptığını sanan Doyle, önce eşini uyandırdı.

HİÇBİR BELİRTİ GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEDİ
Ancak eşi Stuart Doyle, bir bebeğin başını gördü ve çadırda doğumu gerçekleştirdi.
Doyle, doğuma kadar hamilelik belirtisi yaşamadığını, düzenli adet gördüğünü hatta doğumdan iki ay önce Türkiye’ye uçtuğunu bile söyledi.
Öte yandan Doyle, sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadığını söyledi.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yıllar sonra yarım kalan aşklarını tamamlamak için tekrardan evlenen Jennifer Lopez ile Ben Affleck’in aylardır ayrılık haberleriyle gündeme geliyor.
Büyük umutlarla evlnen Jennifer Lopez ile Ben Affleck, iki yıllık evliliklerini sonlandırma kararı aldı. 20 yıl sonra bir araya gelen çiftin neden ayrıldığına dair birçok iddia ortaya atıldı.

Lopez, düğün törenlerinin yıl dönümüne denk gelen Salı günü, Los Angeles’taki mahkemeye başvurarak Ben Affleck’e boşanma davası açtı.
LOPEZ’İ ALDATTI
Page Six’in haberine göre, Ben Affleck, Lopez’i değiştiğine inandırdı.
İddiaya göre Ben Affleck ünlü şarkıcı Jennifer Lopez’i, siyasetçi Robert Kennedy’nin 36 yaşındaki kızı Kick Kennedy ile aldatıyor.
Kick Kennedy 1963’te uğradığı suikast sonucu öldürülen ABD Başkanı John F. Kennedy’nin yeğeni Robert Kennedy’nin kızı.




Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İran'ın Nur şehrinde 31 yaşındaki Kolej Escort Arezoo Badri isimli kadın, bir arkadaşıyla birlikte evine giderken başörtüsü takmadıkları gerekçesiyle polis memurları tarafından durdurulmak istendi. Polisin hoparlör aracılığıyla durmalarını istediği kadınlar, korkuya kapılarak yollarına devam etti.
Bu esnada silahına davranan polis, önce aracın Kuzey Ankara Escort tekerleğine sonra da kapısına ateş etti. Bu esnada seken kurşunlardan biri Badri'nin sırtına isabet etti. Yaralanan kadın, çevredekiler tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı.
Tahran'daki Vali-i Asr Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören kadının akciğer ve omuriliğinde ciddi hasarlar oluştu. Talihsiz kadının durumu ciddiyetini Maltepe Escort korurken, İran polisi hastane çevresinde ciddi önlemler aldı.
İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ailesiyle birlikte ziyaret ettiği başkent Tahran'da "örtünme kurallarına uymadığı gerekçesiyle" gözaltına Yenimahalle Escort alındıktan sonra şüpheli bir biçimde yaşamını yitirmesi o dönem büyük yankı uyandırmıştı.
]]>
Jumbo, sevdiğim iki konuyu bir araya getirmiş. Genç aşçıları geleceğe hazırlayan bir festivale imza atmış. Elbette Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Mesleki Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün desteğini de yanına alarak.
28 İLDE DÜZENLENİYOR
MEB Gastronomi Festivali ve Yemek Yarışması’nın güzel özelliklerinden biri 28 ilde birden düzenlenmesi. Yarışmaya ilk defa Türkiye çapında 81 il katılım göstermiş. Kriterler basit; öğrenciler katılıyor. Ve de Türk mutfağının geleneksel tatlarını korumak, tanıtmak hedefleniyor. Yani öğrenciler mutfaktaki becerilerini sergilemek için büyük çaba gösterecekler ama kadim Anadolu yemek kültürünü çalışmalarının temeline alacaklar. Bir taşla çokça kuş…
Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı meslek liselerinin yiyecek-içecek hizmetleri alanında eğitim gören öğrencileri arasından il birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olan ekipler, Bölge Jüri Ekipleri tarafından belirlendi. Yani bölge etabı tamamlandı.
JUMBO DESTEK OLACAK
Yarışmanın finali 4 Mayıs’ta (yarın) İstanbul’da gerçekleşecek. Türkiye birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olan ekipler, uzman Jüri tarafından belirlenecek ve ödüller sahiplerini bulacak. Geleceğin şefleri, bu yarışmayla hayallerindeki hedefleri gerçekleştirme yolunda önemli bir adım atmış olacaklar. Jumbo da, geleceğin şef adaylarına kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı vaat ediyor. Jumbo Genel Müdürü Bahriye Bayraklı Tavukçuoğlu, sosyal sorumluluk projelerinin odağını mutfağın, yemek kültürünün birleştirici gücünü aldıklarını belirtti. Sordum; nasıl bir iz bırakmak istiyorsunuz? Yanıt şu oldu: “Yemeğin birleştirici gücü, farklı coğrafyalardan gelen insanları, birbirinden özgün lezzetlerde buluşturuyor. Biz marka olarak her zaman bu ortak dili kullanmaya, sofra kültürümüzün zenginliğini vurgulamaya ve tariflerimizin unutulmamasını sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceğiz.”

GİRİŞİMDE KADIN GÜCÜ YENİ DÖNEME BAŞLADI
-TÜRKONFED yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile girişimci kadınların iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla gerçekleştirilen Girişimde Kadın Gücü projesinin 2024-2026 yılları arasını kapsayan yeni dönemi başladı. Bu dönemde amaç 6 bin 500 girişimci ve girişimci adayı kadına ulaşılmak. Projenin ilk döneminde de 5 binden fazla girişimci kadına ulaşılmıştı.
İş Kuleleri’nde düzenlenen törenle yeni dönem start aldı. Törende konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İDK Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, girişimci kadınların önündeki cam tavanların kırılmasını pozitif ayrımcılık olarak görmediklerinin altını çizdi.
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ise iki yıllık yeni dönemde Türkiye genelinde girişimci kadınlara yol arkadaşlığı yapacaklarını vurguladı. Yılmaz, “ Alanında uzman mentörlerimiz ile 100 girişimci kadına mentörlük desteği sunacağız” dedi.

DOKU YİNE START ALDI
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin (GATHİB) Doku Kumaş Tasarım Yarışması dördüncü kez başvuruları açtı. Yarışmanın kazananına bu yıl 1 milyon 950 bin TL para ödülü verilecek.
Yarışmaya yıllardır ev sahipliği yapan GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci, önemli sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Tasarlanan kumaşlardan beklentilerini şöyle dile getirdi: “Gençlerin tasarım fikirleri sektörün geleceğine ışık tutuyor. Bugün kumaşa iyi bir tasarım diyebilmemiz için onun aynı zamanda doğa dostu, dayanıklı ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Sektörde farkındalık yaratmak adına sürdürülebilirlik bu sene de en önemli odak konusu olacak.’’
]]>İkonik sarışın güzel, her zaman örnek aldığı barış yanlısı aktivistlerle çalışmaya başladığında büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Sharon Stone TRT World’de yayınlanan, Alex Salmond’ın sunduğu Turkish Tea Talk (Türk Çayı Sohbetleri) programına katıldı
ŞÖHRETİNİ HEP BAŞKALARINA YARIM ETMEK İÇİN KULLANDI
Şöhretini kullanarak başkalarına yardım edebilmek için çok çaba gösteren Sharon Stone 2013’te HIV/AIDS’li insanlar için yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Barış Zirvesi Ödülü’nü kazanmıştı.
Alex Salmond’la sohbet ederken küresel insani yardım görevlerinde çalışırken tanıştığı insanları çok sevdiğinden bahseden Sharon Stone o anlarda duygularına hakim olmayarak gözyaşlarına boğuldu.

Uzun yıllardır barış gönüllüleri ve daha birçok toplumsal mücadele alanında gönüllü olarak çalışan Sharon Stone bu deneyimlerini ve birlikte çalıştığı arkadaşlarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı
BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ İÇİN GÖZYAŞI DÖKTÜ
Stone zorlukla konuşurken gözyaşları içinde “Bu insanlar o kadar cesur ki… birdenbire doğru odadaymışım gibi hissettim, bunlar benim insanlarım, bu insanlarla sokakta durabilirim, bu insanlarla hayatımı riske atabilirim, onlar beni anlıyor ve ben de onları anlıyorum,” dedi.
Sharon Stone Arnold Schwarzenegger ile 1990’da Total Recall adlı ilk büyük filmini çektiğinden beri yani tam 35 yıldır sinema sektörünün içinde.

Uzun yıllardır oyunculuktan uzak kalan Sharon Stone porgram sunucusu Alex Salmond’a resimlerini gösterdi
Stone bu filmle dikkat çektikten 2 yıl sonra adını tüm dünyanın duymasını sağlayan meşhur Temel İçgüdü filminde başrol oynadı.
35 YIL ÖNCE BAŞLAYAN KARİYERİ HASTALIĞI YÜZÜNDEN YOK OLUP GİTTİ
Robert De Niro ile rol aldığı Casino filmiyle Oscar adaylığı alan yıldız oyuncu kariyerinin zirvesindeyken bir anda ortadan kaybolmuştu. Sharon Stone uzun yıllar boyunca yaşadığı sağlık sorunları yüzünden oyunculuk kariyerine geri dönemedi.

Sharon Stone kanseri yendi ancak beyin kanaması geçirdikten sonra kritik ameliyatlar ve uzun bir iyileşme süreci yaşadı… Hastalığı yüzünden oyunculuk yapamayan yıldız isim sektöre geri döndüğünde ise kapılar bir bir yüzüne kapandı
Hem kanser atlatan hem de beyin kanaması geçirip büyük ameliyatlar geçiren Sharon Stone uzun yıllar ekranlardan ve beyaz perdeden uzak kaldı. Şimdilerde kendini resim yapmaya adayan ve artık bir ressam olduğunu söyleyen ünlü oyuncu Hollywood’un gerçek yüzü konusunda da oldukça açık sözlü davranmasıyla tanınıyor.
O ARTIK BİR RESSAM!
Los Angeles’taki evinde günde 17 saatini resim yaparak geçiren Sharon Stone adını yavaş yavaş bir ressam olarak da duyurmaya başladı. Yıldız ismin ilk tablosu 30,000 dolara satılmış.

Ünlü oyuncu çok istese de biyolojik yoldan anne olamamış sonrasında iki erkek çocuk evlat edinmişti
Çocukluğundan beri resim yapmayı çok sevdiğini söyleyen Sharon Stone yakın geçmişteki bir röportajında artık Hollywood için yaşlı sayıldığını ve oyunculuk yapmak istese de rol bulamadığını itiraf etmişti.
“Eskiden ünlü bir sinema yıldızıydım… Hastalandım, unutuldum… Maddi ve manevi olarak her şeyimi kaybettim” diyen Stone hastalığını yenip sağlığına kavuştuktan sonra sinemaya geri dönemediğini, hiçbir filmde rol bulamadan tam 8 yıl didindiğini söylemişti.

66 yaşındaki Stone artık istese de yaşından dolayı rol bulamadığını, Hollywood’un yaşı ilerleyen kadın oyunculara çok acımasız davrandığını söylüyor
“HOLLYWOOD KADINLARA KARŞI ÇOK ACIMASIZ”
Hollywood’da kadınlara ayrımcılık yapıldığını, kadın sinema oyuncularının erkek oyunculardan çok daha düşük ücretler aldığını yıllardır dile getiren Sharon Stone yaşın da kadınların kariye açısından yıkıcı bir etkisi olduğunun altını çiziyor.

Sharon Stone ne kadar çok karakteri canlandırmış olursa olsun, insanların onu Temel İçgüdü’deki seksi katil Catherine Tramell olarak hatırlamak istediğini ve bunun oldukça can sıkıcı olduğunu itiraf etti.
Kendini resme vermesinin sebeplerinden birini “Eğer ölmüş olsaydım çok daha değerli olurdum, uzun yaşamın özellikle kadın sanatçılar için dezavantaj olduğunu anladım” diyerek anlatan Sharon Stone oyunculuk kariyeri istemese de sona erince sanattan kopmamak için bu yolu seçmişti…
]]>‘2023 YILI İÇİNDE 464 BİNİ AŞKIN KADIN İŞE YERLEŞTİRİLDİ’
2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirildiğini belirten Bakan Işıkhan, “Son 21 yılın rakamlarına baktığımızda ise, İş-Kur vasıtasıyla işe yerleştirdiğimiz 13 milyonu aşkın vatandaşımızın 4 milyondan fazlasını kadınlar oluşturmaktadır. Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un, Aktif İşgücü Programlarından yararlanan vatandaşlarımızın sayısına baktığımızda ise, yaklaşık 5 milyon insanımızın 2,5 milyonunu kadınlar oluşturmuştur. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitim, özellikle nitelikli iş gücünü artırma noktasında hayati bir öneme sahiptir. Bu sebeple kadın istihdamı konusu proje ve politikalarımızın merkezinde yer alan mühim bir konudur” diye konuştu.
‘ÇALIŞMA HAYATINA GİRİŞTEKİ HER ADIMDA KADINLARIN YANINDAYIZ’
Çalışma hayatına girişteki her adımda kadınların yanında olduklarını belirten Bakan Işıkhan, “9 Şubat’ta başlattığımız İş Pozitif’te yaklaşık 2,5 ayda 100 binin üzerinde kadının istihdamını sağladık. Bu sayıyı her gün artırmaya devam ediyoruz. İş Pozitif ile amacımız, iş arayan ile işveren arasındaki iletişimi teknoloji çağının gereklerine uygun şekilde kolaylaştırmak ve özellikle kayıtlı kadın istihdamında önemli bir mesafe alabilmektir. Biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatına girişteki her adımda kadınların yanındayız. Tabi biliyorsunuz ki çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerimizden birisi” ifadelerini kullandı.
‘BİRÇOK ÜLKEDE İNSANLAR HASTA OLMAYA KORKUYOR’
Avrupa ve Amerika da dahil birçok ülkede çalışan insanların hasta olmaktan dahi korkar hale geldiğini vurgulayan Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kayıt dışı istihdam hem insanlarımızın hem de ülkemizin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bugün tüm dünyada hayranlıkla takip edilen bir sosyal güvenlik sistemimiz var. Avrupa ve Amerika dahil, dünyanın birçok ülkesinde artık insanlar hasta olmaktan dahi korkar hale geldi. Neden? Çünkü gönül rahatlığıyla güvenebilecekleri bir sosyal güvenceleri yok. Sosyal güvenlik hizmetlerinin sürdürülebilirliği noktasında birçok ülke ciddi finansal krizler yaşamaktadır. Mevcut güvenceleri için; ciddi ödemeler yapmak durumunda kalıyorlar. Sağlık problemi yaşadığında tek kuruş ödemeden tedavi alabilecekleri bir sosyal devlet anlayışları maalesef yok. Ancak bugün Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, sadece TC kimlik belgenizle istediğiniz sağlık hizmetini rahatlıkla alabiliyorsunuz. Üstelik bu hizmeti; her şehrimize adeta 5 yıldızlı otel konforunda inşa ettiğimiz; son teknoloji ürün ve cihazlarla donattığımız hastanelerimizden alabiliyorsunuz. Tüm bunları, biz sosyal güvenlik reformuyla başardık. Bu sistemin, sürdürülebilir şekilde işlemesini sağlamanın en önemli yollarından birisi de çalışan, üreten tüm vatandaşlarımızın sistemin içerisinde, yasal bir şekilde yer aldığı sosyal güvenlik sürecinden geçmektedir. O nedenle kayıtlı istihdam hepimiz için çok önemli. Kadınların işgücüne katılımı da hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda; sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir. Bu noktada hedefimiz; bu alanla ilgili daha fazla politika geliştirmektir. Ben inanıyorum ki kadınlar, ülkemizin kalkınmasındaki en önemli gücü olacaktır.”
Yüzyılın kadın istihdamını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Işıkhan, “Samsun’un kahraman kadınları çok iyi bilir ki; Milli Mücadele sürecinde kadınlar büyük fedakarlıklar göstererek Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Milli Mücadelenin ardından ülkemizin en zor zamanlarında çalışarak, üreterek toparlanma sürecimize omuz vermişlerdir. Bugün de yine aynı güçle çalışarak, üreterek hem toplumsal hem de iktisadi kalkınmamıza katkı sağlayan emektar kadınlarımızla birlikte Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını; inşallah Türkiye Yüzyılı yapacağız. Bu yüzden, Yüzyılın Kadın İstihdamı’nı gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bu projeye Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya, Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları ismini verdik. Projemizin başta üreten tüm kadınlar olmak üzere, çalışma hayatımıza, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Kadınlara verdiği değerle, 21 yıldır kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik özgürlük mücadelesini himaye eden Cumhurbaşkanımız, Liderimiz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı arz ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan, en fazla kadın istihdamı sağlayan firmalara plaket verdi. Daha sonra kadın girişimcilerin oluşturduğu İş pozitif Kadın İstihdamı Fuarı’nı gezdi.
]]>HER ŞEY AYRILIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKMIŞTI
Her şey mutlu çiftin Temmuz 2020’de ayrıldıklarını açıklamasıyla başladı. Ayrıldıktan sonra Hammer, birden fazla kadın tarafından tacizle, tecavüzle ve hatta yamyamlıkla suçlandı ve tüm bu suçlamaları reddetti.

Grand Cayman: Secrets in Paradise adında bir dizide yer alan, eski bir oyuncu olan Elizabeth Chambers, ayrıldığı eşi Armie Hammer hakkındaki gerçekleri çocuklarından nasıl sakladığını anlattı. Çift tüm bu skandallar patlak vermeden önce koronavirüs pandemisi yaşanırken Cayman Adaları’na gitmiş, sonra da buraya yerleşmişti.
KOCASI YILLARCA ONU ALDATTI, ALDATMAKLA KALMAYIP KORKUNÇ ŞEYLERLE SUÇLANDI
Birçok eski suçlunun, geçmişi karanlık zenginleri ve sayısız ünlünün yaşadığı bir yer olan bölgeyi anlatan Grand Cayman: Secrets in Paradise dizisinin yeni bölümünde kocasının geçmişte birçok kadını taciz ettiği, tecavüz suçlamasıyla yargılandığı ve bu kadınların yamyamlık fantezilerini üzerlerinde uygulamaya çalışmakla suçladığı Elizabeth Chambers yaşadığı zorlu süreci anlattı.

27 yaşındaki, Bulgar asıllı Effie Angelova adında bir kadın yıldız oyuncuyla uzun süren bir iliiki yaşadığını ve bu süreçte tacize uğradığını, Armie Hammer’ın ona tecavüz ettiğini ve yamyamlık yapmaya çalıştığını anlatmıştı
Chambers çocukların Armie Hammer skandalı hakkında hiçbir fikirleri olmadığını söyledi ve “Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünmeliler dedi.
“ÇOCUKLARIMA BABALARI HAKKINDA OLUMSUZ BİR ŞEY SÖYLEMİYORUM”
“Çocuklarımla onun hakkında olumsuz konuşmuyorum” diyen Chambers çocuklarının babalarını olumlu bir şekilde görmesini sağlamaya çalışıyor.

Elizabeth Chambers kendine sıfırdan yeni bir hayat kurdu ve çocuklarını tek başına büyütmeye başladı
41 yaşındaki Chambers, iki çocuğunu babaları 37 yaşındaki eski kocası Armie Hammer’la ilgili tartışmalardan korumak için çırpınıyor.
Chambers, 2023’ün başlarında çekilen reality şovda rol arkadaşı Julian Foster’a “Çocuklarımı şiddetle koruyorum, bu yüzden hala buradayız, Cayman Adaları’nda yaşamaya devam ediyoruz” diyor.

Chambers çocukları Harper ve Ford’un babalarıyla ilişkisini “Tanrı’ya şükür neler olup bittiği hakkında hiçbir fikirleri yok. Çocuklarım gözle görülür şekilde mutlular. Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünüyor olmalılar. Dürüst olmak gerekirse, onlara karşı hep öyleydi. Olabileceğinin en iyisi oldu” sözleriyle anlatıyor.
“BABALARININ BİR SÜPER KAHRAMAN OLDUĞUNU DÜŞÜNMELİLER”
Eski eşi hakkında basında olumsuz konuşmadığını söyleyen Chambers “Kimse babasıyla sorunları olan bir kız ya da bir oğul istemez. Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünmeliler. Ve bu asla, asla, asla ortadan kaldırmayacağım güzel bir şey”

Armie Hammer Hollywood’un ne gözde oyuncularından biriyken ortaya çıkan gerçeklerden sonra kariyeri bitti… Ünlü oyuncu artık emlakçılık gibi işler yaparak hayatını kazanıyor
Çiftin ayrılık süreci dünyanın gözleri önünde gerçekleşmiş ve Elizabeth Chambers “Yıllardır planladığımız hayat paramparça oldu. Boşanma sürecim mutlak bir cehennemdi ve bunu kimsenin yaşamasını istemem” demişti.
NELER YAŞANMIŞTI? Hollywood’un yıldız isimlerinden Armie Hammer birlikte olduğu yani aslında karısını aldattığı kadınlar tarafından taciz, tecavüz, şiddet eylemleri ve yamyamlıkla suçlanmıştı. Yıldız oyuncunun birlikte olduğu kadınlardan bir tanesi onu en sonunda mahkemeye vermiş ve yaşadıkları ilişki boyunca yaşadıklarını anlatmıştı. Bunun ardından Hammer’ın birlikte olduğu başka kadınlar da ortaya çıkıp benzer şeyler anlattılar. Armie Hammer kendisinin de gençlik yıllarında benzer şekilde cinsel tacize uğradığını söyleyerek davranışlarının ardında bunun yattığını savundu. Ve kadınlarla birlikte olurken her şeyi onların rızası dahilinde yaptığını söyledi. Uzun süren mahkeme süreci sonunda ünlü oyuncu mahkemede aklandı. Ancak Hollywood kariyeri sonra erdi.

Ortada daha yeni boşanan bir ünlü kadın, kendi alanında en az onun kadar tanınan bir çöpçatan ve bu ünlü kadınla evlenmek için sıraya giren adamlar var. Gelin bir bakalım neler olduğuna…

DÜNYANIN EN ÜNLÜ ÇÖPÇATANLARINDAN BİRİ AÇIKLADI
Burada söz konusu olan ünlü kadın, kendisini aldatan kocası Benjamin Millepied’den bir süre önce boşandığı açıklanan Natalie Portman.
Artık konuyu takip edenlerin çok iyi bildiği gibi Portman’ın kocası Millepied, yıldızı, genç bir aktivist olan Camille Etienne ile aldattı.
Bu duyulunca da Portman gizli saklı kocasından boşandı. Hatta bu konuda öyle ağzı sıkı davrandı ki sözcüsü her şey olup bittikten sonra durumu açıkladı.
Bunlar bir yana resmi işlemleri daha yeni tamamlanan Natalie Portman ile Benjamin Millepied’in boşanma kağıtları üzerindeki imzaların mürekkebi kurumadan ünlü yıldıza bir sürü talip çıktı.
Bunu açıklayan kişi de dünyanın en tanınmış çöpçatanlarından biri olan Amy Van Doran.

‘DAHA KAĞITTAKİ MÜREKKEP BİLE KURUMADI’
New York’ta yaşayan aşk koçu ve The Modern Love Club adlı şirketin CEO’su olan Van Doran, New York Post’a bu konuda ilginç açıklamalarda bulundu.
Onun söylediğine göre şu ana kadar 40 müşterisi, kendisini Natalie Portman ile bir araya getirmesi konusunda ona kelimenin tam anlamıyla yalvardı.
Bakın bu konuda neler söylüyor ünlü çöpçatan ” Daha boşanma kağıdının mürekkebi bile kurumadı ama bir çok müşterimden kendilerini Portman ile tanıştırmamı isteyen elektronik postalar aldım. Natalie ile ilgili bir şeyler var.”
Amy Van Doran’ın anlattıklarını yabana atmamak gerek. Çünkü yüksek profilli müşterilerini birbirleriyle tanıştırmasıyla tanınıyor.

‘ONUNLA DOĞRUDAN BAĞLANTIM OLDUĞUNU SANIYORLAR’
Üstelik bu çöpçatanlık işinden milyonlarca dolar da kazanmış durumda. Bir keresinde şaka yollu “Günlük 75 bin doların altında kazanacaksam yataktan çıkmam” diyerek gelirinin ne kadar yüksek olduğunu da gözler önüne sermişti zaten.
Amy Van Doran’ın söylediğine göre kendisine “Beni Natalie Portman ile tanıştır” diye yalvaranlar onun güzel yıldızla direkt bağlantısı olduğunu sanıyor. Ama söylediğine göre böyle bir durum söz konusu değil.
Ama yine kendi sözlerine bakılırsa, boşandığının duyulmasından sonra geçen kısa süre içinde kendisiNİ Portman ile bir araya getirmesini isteyen çok sayıda mesaj aldı.
“Bana mesaj atanlar, boşanmanın duyulmasından sonra eğer flört etmek istiyorsa Natalie ile tanışmaya hazır olduğunu yazmaya başladı.Onlara göre Natalie Portman, sadece dünyanın en güzel kadınlarından biri değil aynı zamanda çok zarif ve yetenekli. Bütün bu erkekler Portman ile flört edebilecek düzeyde olduklarını hissediyorlar” diye konuştu Van Doran.

FİLM SETİNDE BAŞLAYAN AŞK İHANETLE BİTTİ
2010 yılında Portman’ın başrollerinden birini üstlendiği, dansçı ve koreograf Benjamin Millepied’in de kamera arkasında görev aldığı Siyah Kuğu (Black Swan) filminin setinde tanıştı Portman ile Millepied. 2010 yılında aralarında doğan aşk iki yıl sonra evliliğe uzandı. Birliktelikleri sırasında iki çocuk sahibi oldu çift. Fakat, 42 yaşındaki Portman ile 46 yaşındaki Millepied, aralarına giren başka bir kadın yüzünden evliliklerini noktaladı.
]]>
KAYHAN YILDIZOĞLU NEDEN VEFAT ETTİ, KAÇ YAŞINDAYDI?
Ünlü oyuncu Kayhan Yıldızoğlu’nun yaşlılık nedeniyle vefat ettiği bilgisine ulaşıldı. 26 Aralık 1936 Yıldızoğlu, 88 yaşındaydı.
YER ALDIĞI DİZİ VE FİLMLER;
Söz (dizi) – 2018 (Ömer Bey)
Dışarda: Zehri İçin – 2018
Aksak – 2016 Hasan Dede
Kurtlar Vadisi Pusu – 2015 Yüce Majeste
Köstekgiller Perili Orman – 2015
Küçük Ağa – 2014-2015
Öyle Sevdim ki Seni – 2013
Ali Ayşe’yi Seviyor – 2013
Bizim Okul – 2013
Evim Sensin – 2012
Akasya Durağı – 2008-2012 Mazhar Bey
Adanalı – 2011
Selena – 2006 – 2009
Görgüsüzler- 2008
Sevda Çiçeği – 2006
Unutulmayanlar – 2006
Kabuslar Evi: Gece Gelen Arkadaşlar – 2006
Miras – 2005
İnadım İnat – 2005
Cennet Mahallesi – 2004
Yabancı Damat – 2004
Kalbin Zamanı – 2004
Ömerçip – 200
Zart-1 TV – 2000
Bize Ne Oldu – 1999
Kahpe Bizans – 1999
Eşkıya – 1996
Tatlı Kaçıklar – 1996
Çiçek Taksi – 1995
Cümbüş Sokak – 1993
Zirvedekiler – 1993
Varyemez – 1991
Sözde Kızlar – 1990
Hoşgeldin Ramazan – 1987
Nokta İle Virgül Paldır Küldür – 1979
Taşı Toprağı Altın Şehir – 1978
İşte Bizim Hikayemiz – 1978
Kara Murat Devler Savaşıyor – 1978
Hedef – 1978
Güneşli Bataklık – 1977
Kara Murat Denizler Hakimi – 1977
Çakal Avı – 1977
Şıpsevdi – 1977
Yıkılmayan Adam – 1977
Ölmeyen Şarkı – 1977
Bizim Kız – 1977
Adana Urfa Bankası – 1976
Sıralardaki Heyecan—1976
Kocam Erkek mi? – 1975
Dadaş Hasan – 1975
Topuz – 1975
Üç Kağıtçılar – 1975
Evcilik Oyunu – 1975
Acele Koca Aranıyor – 1975
Unutma Beni – 1974
Almanyalı Yarim – 1974
Göç – 1974
Kahramanlar – 1974
Unutama Beni – 1974
Kara Murat Kardeş Kanı – 1974
Kara Murat Ölüm Emri – 1974
Ayrı Dünyalar – 1974
Aşk Mahkûmu – 1973
Vurgun – 1973
Soyguncular – 1973
Bitirimler Sosyetede – 1973
Bir Demet Menekşe – 1973
Acı Hayat – 1973
Turist Ömer Uzay Yolunda – 1973
Bitirim Kardeşler – 1973
Rabia – 1973
Arap Abdo – 1973
Kabadayının Sonu – 1973
Battal Gazi Geliyor – 1973
Anneler Günü – 1973
Gazi Kadın – 1973
Kara Murat Fatih’in Fermanı – 1973
Balıkçı Osman – 1973
Süper Adam Kadınlar Arasında – 1972
Bir Pınar ki – 1972
Malkoçoğlu Kurt Bey – 1972
Yumurcak Küçük Şahit- 1972
Kara Murat: Fatih’in Fedaisi – 1972
Ayrılık – 1972
Falcı – 1972
Sen Alın Yazımsın – 1972
Hızlı Hızır – 1972
Zulüm – 1972
Ölüm Bebekleri – 1972
Bela Mustafa – 1972
Kadın Yapar – 1972
Yıldırım Ajan – 1972
Kanlı Para – 1972
İtham Ediyorum – 1972
Rüyalar Gerçek Olsa – [[1972
Babanın Arkadaşları / L’Amico del Padrino – 1972
Ve Silahını Çekti – 1972]]
Hayatımın En Güzel Yılları – 1972
Keloğlan – 1971
Kızıl Maske’nin İntikamı – 1971
İpi Boynunda Bil – 1971
Herşeyim Sensin – 1971
Bir Kadın Kayboldu – 1971
Yarın Ağlayacağım – 1971
Gizli Aşk – 1971
Ali Baba Kırk Haramiler – 1971
Yavru İle Katip – 1971
Sevdiğim Uşak – 1971
Bicirik İş Başında – 1971
Bicirik İş Peşinde – 1971
Elmacı Kadın – [[1971
Görünce Kurşunlarım – 1971
Hasret – 1971
Hem Döğüş Hem Seviş – 1971
Kurşunla Selamlarım – 1971
Sürgünden Geliyorum – 1971
Toto Kralı – 1971
Fadime Cambazhane Gülü – 1971
Üç Arkadaş – 1971]
Gönül Hırsızı – 1971
Oyun Bitti – 1971
Yumurcağın Tatlı Rüyaları – 1971
Mıstık – 1971
Devler Geliyor – 1970
Ecel Teri – 1970
Ankara Ekspresi (film) – 1970
Fadime – 1970
Koçum Ali – 1970
Tehlikeli Oyun – 1970
Sevgili Muhafızım – 1970
Şoför Nebahat – 1970
Hayatım Sana Feda – 1970
Arım, Balım, Peteğim – 1970
Buğulu Gözler – 1970
Mazi Kalbimde Yaradır – 1970
Kara Gözlüm – 1970
Kurşunların Kanunu – 1969
Yaralı Kalp – 1969
Gül Ayşe – 1969
İffet – 1969
Malkoçoğlu Akıncılar Geliyor – 1969
Osmanlı Kartalı – 1969
Aşk Bu Değil – 1969
Sabah Olmasın – 1969
Şehir Eşkiyası – 1969
Kaderimsin – 1969
Tarkan – 1969
Acı İle Karışık – 1969
Can Pazarı – 1968
Artık Sevmeyeceğim – 1968
Dağları Bekleyen Kız – 1968
Malkoçoğlu Kara Korsan – 1968
Ömrümün Tek Gecesi – 1968
Leylaklar Altında – 1968
Erikler Çiçek Açtı – 1968
Son Vurgun – 1968
Kara Battal’ın Acısı – 1968
Urfa İstanbul – 1968
Kahveci Güzeli – 1968
Şeyh Ahmet – 1968
Ölüm Saati – 1967]
Kara Davut – 1967
Ömre Bedel Kız – 1967
Yaşlı Gözler – 1967
Malkoçoğlu – 1966
Fatih’in Fedaisi – 1966
KADINLARA AİT İŞLETMELER 1.7 TRİLYON DOLAR EKSİK FİNANSE EDİLMEKTEDİR
Raporda yer alan kaynaklar maddesinde, kadınları iş ortamlarına hazırlamak ve dahil etmek için finansal kaynaklarla buluşturma konularına dikkat çekildi. Raporda, “Kadınları finansal kaynaklarla buluşturmak, temel ihtiyaçlarını karşılamalarına ve iş kurmalarına veya büyütmelerine yardımcı olabilir, ancak mikro, küçük ve orta ölçekli kadınlara ait işletmeler 1.7 trilyon dolar eksik finanse edilmektedir. Kadınların sahip olduğu küçük ve orta ölçekli işletmeler için kredi açığının kapatılması, 2030 yılına kadar yıllık gelirlerde ortalama yüzde 12’lik bir artış sağlayacaktır.
Ayrıca, kadınların toprağa, bilgiye, teknolojiye ve doğal kaynaklara erişime ihtiyacı vardır. 2022 yılında 2.7 milyar kadın hala iş bulmak ya da iş kurmak için temel önemde olan internet erişiminden yoksundu” denildi.

ERKEKLERİN KAZANDIĞI HER BİR DOLAR İÇİN ORTALAMA 80 SENT KAZANIYORLAR
Kadınların birçok meslek grubunda erkeklere göre az maaşla ya da sosyal birçok haktan mahrum bırakıldığının altı çizilen raporda, “Dünya genelinde kadın istihdamının yaklaşık yüzde 60’ı kayıt dışı ekonomide yer alıyor ve düşük gelirli ülkelerde bu oran yüzde 90’ın üzerinde. Kadınlar iş sahibi olsalar bile, erkeklerin kazandığı her bir dolar için ortalama 80 sent, beyaz olmayan kadınlar ve anneler de dahil olmak üzere bazıları için daha da az ücret ödeniyor. Yalnızca kazançlardaki cinsiyet eşitsizliği, dünyaya beşeri sermaye zenginliği açısından küresel GSYİH değerinin iki katından daha fazlasına mal oluyor.
Ücret şeffaflığı, eşit değerde işe eşit ücret ve bakım hizmetlerine erişim gibi önlemler, ücretlerdeki cinsiyetler arasındaki ücret farklarının kapatılmasına yardımcı olarak işyerinde cinsiyet eşitliğini sağlayabilir. Kadın girişimciler başarılı olduklarında iş yaratabilir ve inovasyonu teşvik edebilirler” ifadeleri kullanıldı.
ÜCRETSİZ YAPILAN BAKIM VE TEMİZLİK HİZMETLERİ, 10.8 TRİLYON DOLARLIK HACİME SAHİP
Kadınların bakım hizmeti verdikleri ya da temizlik yaptıkları işlerde çalışmalarının değer görmediği vurgulanarak, dünya çapında parasal anlamda değer görmeyen bu iş kolunun hacminin 10.8 trilyon dolar olduğu ifade edildi. Bunun da dünya teknoloji endüstrisinin üç katı olduğu vurgulandı. Raporda, bakım hizmetlerini normal bir iş kolu olarak değerlendirmenin çözüm olabileceği belirtilerek, “Bakım sistemlerini dönüştürmek için yatırım yapmak üçlü bir kazançtır: kadınların bakım sektöründe iş yaratırken zamanlarını geri kazanmalarına ve ihtiyacı olanların bakım hizmetlerine erişimini artırmalarına olanak tanır.
Bakım hizmetlerinde mevcut açıkların kapatılması ve insana yakışır iş programlarının genişletilmesinin 2035 yılına kadar neredeyse 300 milyon iş yaratacağı tahmin ediliyor” ifadelerine yer verildi.

ÇATIŞMALARDAN ETKİLENEN ÜLKELERDE YAŞAYAN KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ SAYISI 2022’DE 614 MİLYONA ULAŞTI
Kadınların sosyal hayatlarında şiddet ve güvenlikleri açısından karşı karşıya kaldıkları tehditlere değinilen raporda, “Kadına yönelik şiddetin küresel maliyetinin en az 1.5 trilyon dolar veya küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde ikisi olduğu tahmin ediliyor.
Çatışmalardan etkilenen ülkelerde yaşayan kadın ve kız çocuklarının sayısı 2022’de 614 milyona ulaştı; bu sayı 2017’deki rakamın yüzde 50 üzerinde. Bu tür krizler, kadınların ücretsiz bakım işlerinde orantısız payı gibi önceden var olan ekonomik eşitsizlikleri daha da kötüleştirebilir. Krizler aynı zamanda kadınlar arasındaki eşitsizlikleri de derinleştiriyor; örneğin göçmen kadınların şiddete maruz kalma olasılığı göçmen olmayanlara göre iki kat daha fazladır.
Araştırma, nakit transferleri gibi toplumsal cinsiyete duyarlı sosyal koruma sistemlerinin kadınlar arasındaki ölüm oranlarını azaltabileceğini ve ekonomik güçlenme ile güvenlik arasındaki bağlantıları ortaya çıkarabileceğini öne sürüyor” ifadeleri kullanıldı.
“KADINLAR, ERKEKLERİN YASAL HAKLARININ YALNIZCA YÜZDE 64’ÜNE SAHİP”
Raporda insan haklarının güçlenmesinin temelinde kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Dünya genelinde ortalama olarak kadınlar, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip. Ekonomik güçlenme bağlamında kadın haklarını geliştirmeye yönelik temel stratejiler arasında, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini destekleyen yasa ve politikaların benimsenmesi ve ayrımcı yasa ve yasal çerçevelerin yürürlükten kaldırılması yer almaktadır. Merkezinde insan hakları olan kadınların ekonomik olarak güçlenmesinin asli değerini kabul ederken, aynı zamanda kadınların ekonomik olarak güçlenmesi üzerindeki kısıtlamaların toplumlar ve ekonomiler üzerindeki büyük maliyetlerini de hesaba katmak önemlidir.
Kadın insan hakları savunucularının korunmasına ve desteklenmesine ve insan hakları ihlallerinde hesap sorulmasına ihtiyaç vardır. Bu, kadın hakları ihlallerinin belgelenmesini, cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerin toplanmasını ve ortak savunuculuk programları için ortaklıklar geliştirilmesini gerektirir.
Kadın haklarının korunmasına yönelik hesap verebilirlik mekanizmalarının geliştirilmesi ve uygulanması, karar alma mekanizmalarının her alanında kadınların sesinin yükseltilmesi gerekmektedir.”

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KADINLAR
Nobel Ödülleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde dünyayı değiştiren kadınlar olarak Nobel Ödülü kazanan kadınlara yer verdi. Alanlarında çığır açan kadınlar arasında Nobel alan ilk kadın Marie Curie ile Kovid-19’a karşı mRNA aşısına katkılarından dolayı Nobel alan Katalin Kariko öne çıktı.
Radyoaktivite alanında yaptığı bilimsel çalışmalarıyla dünyayı değiştiren Marie Curie, radyoaktif elementler polonyum ve radyumu ilk keşfettikten sonra 1910 yılında radyumu saf bir metal olarak başarıyla üretti ve bu da yeni elementin varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladı. Curie, 1903 yılında Nobel Fizik Ödülü ve 1911 yılında Nobel kimya Ödülü alarak iki farklı bilim dalında iki Nobel Ödülü alan tek kişi olma unvanını halihazırda korumaya devam ediyor.
Keşifleri ve çalışmalarıyla dünyayı değiştiren ve Nobel alan kadınlar arasında HIV virüsünü keşfeden Françoise Barre-Sinoussi, koku duyusunun nasıl çalıştığını ortaya çıkartan Linda Buck, nükleer yapının ilk gelişmiş modelini yapan Maria Goeppert Mayer yer aldı.
]]>Bulut’un açıklaması şu şekilde:
Öncelikle uzun ve çok zorlu bir çabanın sonucunda elde edilmiş hakları temsil eden, yıllar içinde giderek artan şekilde kuvvetle sahip çıkılarak bugünlere getirilen, bir anlamda kadınların ortak mücadelesinin ve dayanışmasının adı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle bütün kadınlarımıza sevgi ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.
Kadınların hem sayısal nüfus, hem de sosyolojik bir gerçeklik olarak hayatın yarısını oluşturdukları bir dünyada tek bir güne sığdırılamayacak toplumsal fırsat eşitliği hedeflerimiz için elbette Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD ) olarak yılın 365 günü aynı heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Birbirine eklenerek güçlenen halkalar gibi, geçmişten bugüne kadınların her alanda güçlenmesine emek vererek bugünleri hazırlayan ve bizlere elde edilen her kazanımı daha da ileri taşıma görevini bırakan bütün kadınların, onların emeklerinin ve elde ettiğimiz haklarımızın ne kadar önemli olduğunu hep birlikte yüksek sesle dile getirmemize vesile olduğundan, 8 Mart tarihinde çeşitli platformlarda taleplerimizi bir kez daha dile getiriyor ve hassasiyetlerimizi vurguluyoruz.
Bilindiği üzere, Türkiye kadınlara seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden uzun yıllar önce tanıyarak, kadına verdiği değeri somut olarak göstermiştir. Bunun neticesinde, Türkiye’de kadınlar gerek toplumsal gerekse siyasi alanda oldukça önemli yollar kat etmiş; üretim dahil, iş dünyasının her düzeyinde kendini ortaya koyarak ülkenin ekonomik hayatında da etkili bir yer tutmuştur.
Giderek güçlenen kadınlar sivil toplum kuruluşları yoluyla, yaşadıkları ülkenin olduğu kadar dünyada da etkin rol oynayan noktalara ulaşmıştır. Bütün bu zorlu yıllar boyunca kadınlar “hak mücadelesinin” en güçlü kaleleri olmuşlar, büyük görevler üstlenmişlerdir. Nene Hatun’dan Sabiha Gökçen’e, tarihimiz kendileriyle gurur duyduğumuz kadınlarla doludur. Kadınların gücünün neler yapabileceğini, kadının neleri başarabileceğini açık şekilde gösteren çok sayıda dernek ve kuruluş bugün de kadın haklarının çeşitli alanlarında çalışmalarını sürdürüyorlar. Zira, kadınların bugün geldiği noktanın henüz daha istenen düzeyde olduğunu söylemek maalesef mümkün değil. Özellikte siyasetin içerisinde karar mercilerinde yeterli kadın temsilinin olmaması kapatılması gereken büyük bir eksiklik. Ben şahsen kadın öngörüsünün, kadın erdem ve merhametinin siyaseti çok ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum.
Kadınları güçlendirmek, onların eğitime, sağlık hizmetlerine, ekonomik fırsatlara ve siyasi katılıma erişmelerini sağlamak ve onları toplumsal önyargılara karşı dirençli kılmak anlamına gelir. Cinsiyet ayrımcılığı her insanın doğuştan gelen insani haklarının ihlalidir ve toplumların bir bütün olarak ilerlemesinin önündeki en büyük engeldir. Biliyoruz ki, kadınlara eğitim ve istihdamda eşit fırsatlar verildiğinde ekonomik büyüme ve kalkınmaya büyük ölçekli katkıda bulunabilirler. BM Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, ülkemizin daha da gelişmesine destek olmanın katalizörü cinsiyet eşitliği hedeflerine erişmeyi ortak bir gayret olarak görmektir.
Ama ne yazık ki, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için daha gidilecek çok uzun bir yol var. Kültürel yapılar pek çok toplumda hala önemli bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Kadına yönelik şiddet, çalışma hayatındaki eşitsizlik, eğitim hakkından mahrumiyet, finansal kaynaklara kısıtlı erişim ve karar mercilerinde yetersiz temsil, bütün dünyadaki kadınların karşılaştığı ortak sorunlar olarak sıralanmaktadır.
Görüldüğü gibi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde daha güçlü bir vurguyla gündeme getireceğimiz pek çok meselemiz var, tüm sorunlarımızın çözümünde daha fazla yol kat etmek için kadınlara büyük görevler ve sorumluluk düşüyor. Bizler çocuklarımıza daha adil bir dünya bırakmak amacıyla barışın inşaası, adil düzen ve adil gelir dağılımının sağlanması için küresel düzeyde yılın her günü aynı şevkle çalışmaya devam edeceğiz.
]]>8 Mart Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir grup kadın gazeteci ile Akkuyu’da çalışan kadınlarla bir araya geldik. Her birinin hikâyesi ilham vericiydi.
‘BABAM BENİ ÇOK DESTEKLEDİ’
Radyoaktif Atıklar Sertifikalandırma Uzmanı Nurberk Sungur, Trabzonlu bir ailenin kızı. Bu göreve gelme sürecini şöyle anlattı:
“Ailem, Akkuyu programına kabul edilene kadar tamamen karşıydı. Akkuyu’dan mail aldığımda ve sınavlara girdiğimde annemin ‘İnşallah kazanamazsın da gidemezsin’ dediğini hatırlıyorum. Çünkü ailemle Ankara’da yaşıyordum, endüstri mühendisliği okuyordum. Rusya’ya gitmek istedim, babam beni çok destekledi. Mayıs 2023’ten beri burada çalışıyorum. Annem de şu an çok mutlu. Marie Curie ile aynı gün doğmuşum. Marie Curie bursunu kazandığımda ‘Ben bilerek seni o gün doğurmuşum’ dedi.”
RUSYA’DA ONUR DERECESİ MEZUNU
Nükleer Yakıt Kontrol Kıdemli Uzmanı Ebru Adıgüzel, Rusya’da 6.5 yıl eğitim almış. Bunun zorluğuna dikkat çekti ve ekledi: “Türkiye’nin ilk nükleer santralında ilk mühendis olma arzusu benim için büyük bir motivasyondu. Rusya’da üniversiteden onur derecesiyle mezun oldum. Türkiye’nin ilk nükleer reaktörüne yüklenecek taze yakıtın parametrelerini kontrol etmek, bu ileri teknolojinin ülkemize kazandırılmasına katkıda bulunmak bir Türk vatandaşı olarak tarifsiz bir heyecan. Ailem için de olağanüstü bir gurur” dedi. Adıgüzel, işinin detaylarını da anlattı, “NGS sahasına gelen yakıtı taşıma-paketleme setinden çıkardıktan sonra kusurları kontrol ediyoruz” bilgisini verdi.
‘KENDİNİZE İNANMAYI ÖĞRENİN’
Kimyasal Analiz Uzmanı Beyza Kurtuluş Öztürk de, Rize kökenli. Küçük bir şehirde büyüdüğünün altını çizerek, “Eskiden aileler kız çocuklarını şehir dışına bile göndermezken ben yurtdışına eğitime gittim. Bu alanda cinsiyetimden dolayı herhangi bir zorlukla karşılaşmadım. Elbette nükleer endüstride çalışmak birçok açıdan zorlu ve sorumluluk gerektiren bir iş. Kadınlara tavsiyem; kendinize inanmayı öğrenin ve hedeflerinize doğru kararlılıkla ilerleyin” dedi.
‘KADINLARIN YAPAMAYACAĞI İŞ YOK’
Personel Eğitim ve Geliştirme Organizasyon Bölüm Müdürü Nadezhda Sezer ise sahada çalışan 30 bin kişi olduğuna vurgu yaptı. Yaklaşık 2 bin 500’ünün kadın olduğunu vurgulayarak, “Sahada kadınların yapamayacağı iş yok, kadınlar hazırsa elbette yapabilirler” diye konuştu.
KADIN ÇALIŞAN ARTIYOR
Radyasyon Güvenlik Kontrol ve Ölçme Cihazları Bölümü Elektrik Teknisyeni Olga Levicheva’ya göre ise nükleer enerji alanında kadın çalışan sayısı artıyor. Levicheva, “Bu iyi bir gelişme” diye konuştu.
‘HEP ÖNDEYİZ’
Santralın Kıdemli Hukuk Danışmanı Naila Atmaca, “Nükleerde kadınlar erkeklere göre daha az. Ama Akkuyu’da hep öndeyiz. Belki de genel müdürümüzün kadın olmasından dolayı kadınlar hep merkeze çıkarılıyor. Biz kadınlar erkeklerin yaptığı her şeyi topuklu ayakkabılarla da yapabiliyoruz” ifadesini kullandı.
DÜNYANIN EN BÜYÜK SAHALARINDAN
Akkuyu Nükleer A.Ş. Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, Akkuyu’nun dünyanın en büyük nükleer inşaat sahalarından biri olduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi:
“Santralımızın toplam alanı yaklaşık 10 kilometrekare. Demek oluyor ki 1072 futbol sahası veya 5 Monako büyüklüğünde ya da 272 Vatikan sığdırılabilir buraya. İnşaat şu an en aktif döneminde, dört güç ünitesini aynı anda inşa ediyoruz” dedi.
]]>KAFKASLAR’DAN YILDIZ SARAYI’NA
Bu yazı işte o kıvılcımı, onu ateşleyen 20 yaşındaki genç bir kadını anlatıyor. Nuriye Ulviye. Yaşasaydı bugün 131 yaşında olacaktı. O’nun başlattığı hareket sayesinde Türkiye’de kadınların yüksek eğitim almalarına yol açıldığı belirtiliyor. Bu nedenle 21 yıldır Bilim Kadınları’nı destekleyen L’Oreal, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kampanyasının odağına Nuriye Ulviye’yi koydu. Nuriye Ulviye’nin çıkardığı Osmanlı’nın ilk kadın hakları dergisi Kadınlar Dünyası’nın 1913’te basılan ilk sayısı orijinaliyle birlikte günümüz Türkçe’siyle L’oreal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’in sunumuyla basıldı.
Nuriye Ulviye Mevlan Civelek hakkında kaynaklar Balıkesir’in Gönen ilçesinde 1893 yılında doğduğunu söylüyor. Ancak babası Mahmut Yediç ve annesi Safiye Hanım Çerkes. Rus İmparatorluğu tarafından Kafkaslar’dan sürülen aile önce Trabzon, ardından Balıkesir’e göçüyor. Aile maddi sıkıntılarla başa çıkamayınca altı yaşındaki kızları Nuriye Ulviye’yi Yıldız Sarayı’na göndermeyi seçiyor. Nuriye saray terbiyesiyle büyüyor. 13 yaşındayken kendisinden yaşça hayli büyük olan ll. Abdülhamid’in süt kardeşi Hulusi Bey ile evlendiriliyor.
20 YAŞINDA FARK YARATTI
Hulusi Bey yedi yıl sonra hayatını kaybedince Nuriye, 20 yaşında dul kalıyor. Yaşamını kadınların hayatını değiştirmeye adıyor. 4 Nisan 1913’te ‘Kadınlar Dünyası’ dergisini çıkarıyor. Bu, Osmanlı’da ilk kadın hakları dergisi. Daha da cesaret verici adım dergiden bir ay sonra kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını, kıyafet haklarını iyileştirmek amacıyla Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’ni (Osmanlı Kadın Hakları Savunma Derneği) kurmak oluyor. Nuriye Ulviye, bir süre sonra Rifat Mevlan ile evleniyor. Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergi olarak döneme damga vuruyor.
Nuriye Ulviye’nin yazılarında anlattıkları ile aslında 8 Mart 2024’te altı çizilenler arasında çok da fark yok. Kadınların yüksek öğretim hakkı, işyerlerinde eşit ücret alması ve memuriyet hakları gibi konulara yoğunlaştığı görülüyor. Ayrıca, kadınların peçe yerine başörtüsü takabilmeleri, evliliklerinde eşit haklara sahip olmaları ve düzenlenmiş evlilik uygulamalarına karşı çıkmaları gerektiğini savunuyor. Bu yazılar bazı kampanyaları ateşliyor ve ilk kez bir telefon bürosunda yedi kadının çalışmaya başlamasında etkili olduğu belirtiliyor. Aynı şekilde 1914’te kadınların yüksek öğrenim görebilmesi için İnâs Darülfünu’nun da aynı etkiyle kurulduğu inkar edilmiyor.
Nuriye Ulviye’nin sarayda başlayan hayatı, daha sonra evlendiği hekim Antakyalı Ali Muharrem Civelek’in memleketinde son buluduğunda 1931’i gösteriyordu. Onun yaktığı ateş bugün de kadın hakları mücadelesini alevlendiriyor.

BİLİM KADINLARI FİNLANDİYA’NIN ÖNÜNDE
Bilimde kadınların gücünün arttığını pandemiden bu yana daha iyi gözlemliyoruz. İyileşmenin arkasında kız çocuklarını STEM alanlarına yönlendiren projelerin etkisi var. Bir yandan da kadınların bilimsel çalışmalarını destekleyen, fonlayan uzun soluklu projelerin hakkını teslim etmek gerek. İşte bunlardan biri L’Oreal’in Bilim Kadınları İçin projesi. Globalde 25 yıl önce başladı. Türkiye’de de 20 yıldır devam ediyor. Ben de ilk günden beri projenin takipçisiyim. Ne oldu, nerelere geldi diye merak ettim. L’Oréal Türkiye Ülke Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’e sordum.
YEDİ NOBEL’Lİ KADIN
25 yılda Bilim Kadınları İçin programına 150 milletten 4 binden fazla kadın başvurmuş. Malum, 40 yaş altı bilim kadınları bu programa katılabiliyor. Sandıkçı, programın etkisi konusunda iddialı, “Çok çarpıcı bir rakamla özetlemem gerekirse 1901’den beri verilen 640 Nobel bilim ödülünden sadece 26’sının kadınlara verilmiş durumda. Bunların 7’si ise L’Oréal Grup’un da ödüllendirdiği kadınlar” dedi.
Türkiye’nin nasıl bir performansı var peki? İşte Sandıkçı’nın yanıtı: “Türkiye’de bu alanda önemli bir gelişme yaşandığını söyleyebiliriz. Türkiye’de bilimin tüm seviyelerinde yüzde 40’a yaklaşan kadın temsiliyetine ulaşmasında etkimiz olduğunu düşünüyorum. Doğal bilimler ve mühendislikte yüzde 35, sosyal ve beşeri bilimlerde yüzde 43 olacak şekilde kayda değer bir ilerleme var. Bu oran Fransa’da yüzde 27, Hollanda’da yüzde 25, Almanya’da yüzde 28 ve Finlandiya’da yüzde 32. 21 yılda 120 genç bilim kadınına destek olduk. Ülkemizden 5 bilim kadını Uluslararası Yükselen Yetenek seçildi. Biri de Uluslararası Üstün Yetenek ödülü kazandı.” Beni en çok Finlandiya kıyaslaması etkiledi. Demek eğitimde bir dünya markası olan Finlandiya’dan daha çok bilim kadını yetiştirmişiz. Programın bu yıl ki aşağına başvurular 15 Mayıs’a kadar devam edecek.
BİLİMLE HAYATA DOKUNDULAR
– Bilim Kadınları İçin programının kahramanları var. Örneğin ‘Türkiye’nin En Genç Profesörü” Seda Keskin Avcı, bir bilim dergisi tarafından “Dünyanın En Seçkin 20 Bilim Kadını” listesine dahil edildi.
– Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü alan beş bilim kadınından biri, kanseri kendi hücrelerimizle yenmek üzerine bir proje geliştiren Duygu Sağ. Ayrıca mesane kanserinin tanı ve tedavisinin kişiselleştirilmesi üzerine çalışan Serap Erkek, uydu teknolojilerindeki radyasyon etkileri üzerine çalışan Bilge Demirköz, kanser hücrelerindeki etkileşim ağlarının sırrını matematiksel formüllerle ortaya çıkaran yazılımlar geliştiren Nurcan Tunçbağ, ilaçların etkinliğini hastalar üzerinde test edilmeden görebilmek için yapay hücre zarı şeklindeki deneysel platformlar geliştiren Ahu Arslan Yıldız da önemli isimler arasında.
]]>
“KADINLARIN EV VE İŞ HAYATI ARASINDA TERCİH YAPMAK ZORUNDA KALMALARININ ÖNÜNE GEÇMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Bakanlık olarak ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ vizyonu ile çalıştıklarının altını çizen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “12.’inci Kalkınma Planımızda, kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirledik. Bu plandan hareketle Kadını Güçlendirme Strateji Belgesi ve Eylem Planımızı tüm paydaşlarımızla hazırladık. Eylem planımız çerçevesinde kadınların toplumsal hayata katılımını artırmak için 2024-2028 dönemini kapsayan hedef ve uygulamalarımızı belirledik. Ekonominin büyümesinde kadınların üstleneceği rol çok önemli. Bu noktada Mahalle Tipi Kreş Modelinin yaygınlaştırılmasının kadın istihdamına önemli katkılar sunduğunu belirtmek istiyorum. Bu anlamda 0-3 yaş arası çocuklara yönelik Mahalle Odaklı Kreş Modeliyle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların yaygınlaştırılmasını çok önemsiyoruz. Ülke geneline yaygınlaştıracak bu model ile kadınların ev ve iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin her yerinde kadın girişimciliğini destekliyoruz. Kadın girişimciler hem inovatif hem de yenilikçi yaklaşımlara sahipler. Bu yıl Ocak ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortak bir protokol imzaladık. Bu protokolle mevcut kadın girişimcileri güçlendirmeyi, fonları arttırmayı, kadın girişimcilerimizin sayısını ve kadın istihdamını arttırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“KADIN KOOPERATİFLERİNE DESTEK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Kadın Girişimcilik Akademisi kurmak için hazırlıkların sürdürüldüğünü söyleyen Bakan Göktaş, “Ayrıca, belediyeler bünyesinde Girişimci Kadınlar Ağı’nın oluşturulmasını teşvik edeceğiz. Yerelde kadınların ekonomik değer üretimini teşvik ettiğimiz kadın kooperatiflerine destek vermeyi sürdüreceğiz. Üretimin gücüne güç katan kadınların ekonomik alanda söz hakkını belirgin kılmayı, kadınlara eşit fırsatlar sunmanın ön koşulu olarak görüyoruz. Toplumun gelişmesinde önemli katkılar sunan kadınların karar süreçlerinde yer almalarını, güçlü bir kalkınmanın önemli bir adımı olarak değerlendiriyoruz” dedi.
“KADININ EKONOMİK OLARAK GÜÇLENMESİ DEMEK, TÜRKİYE’NİN GÜÇLENMESİ DEMEKTİR”
‘TÜİK verilerine göre ülkemizin yüzde 49,9’unu kadınlar oluşturuyor’ diyerek sözlerini sürdüren Göktaş, “Ancak yönetici kadın sayımız maalesef yeterli seviyede değil. 2002 yılında yaklaşık yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranı, 2023 yılında yüzde 36’ya ulaştı. OECD’ye göre kadınların iş gücüne katılım ortalaması yüzde 66’dır. Türkiye’nin, bu orana ulaşmasıyla milli gelirimizde de yüzde 20’lik bir artış söz konusu olacak. 12. Kalkınma Planımızda, 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimcileri desteklemeye devam ediyoruz. Yani daha fazla kadının ekonomi dünyasında yer alması, ülkemizin büyümesine önemli bir katkı sağlayacak. Bu anlamda kadının ekonomik olarak güçlenmesi demek, Türkiye’nin güçlenmesi demektir.” şeklinde konuştu.
“ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZIN YÜZDE 42’Sİ KADINLARIMIZDAN OLUŞUYOR”
Sivil Toplum Kuruluşlarında yer alan kadın sayısının arttırılması için daha çok teşvik verilmesi gerektiğinin altını çizen DEİK Başkanı Nail Olpak, “Ülkemizdeki kadın STK’larını kastederek söylemiyorum. Genel iş dünyası STK’larındaki kadın temsiline de bakarsak DEİK o noktada iyi bir yerde diye düşünüyorum. Yeterliliği konuşmuyoruz tekrar. Yani birçok kurumda kaç kadın yönetim kurulu üyesi var? Kaç kadın sektör ya da iş konseyi başkanı benzer konumlarda diye bakacak olursak bu noktada iyi bir yerdeyiz. Yeterli görmeyelim hiçbir şey yeterli değil. Kazanımı, 18 üyeyi niye biz 28 yapamıyoruz? Elbette buna bakmamız lazım. 90 kişilik çok güzel bir çalışma arkadaşları grubumuz var DEİK’te. Beraber çalıştığımız personelimiz demiyorum çalışma arkadaşlarımız, onların yüzde 42’si kadınlarımızdan oluşuyor. 4 tane genel sekreter yardımcımız var. Şartlar öyle gelmiştir. Biz özel bir ayrımcılık yapmıyoruz, ikisi kadın. Bu projeye gönülden destek veriyoruz, geciktik mi? Evet gecikmişiz” diye konuştu.
“KADIN VARLIĞINI, TEMSİLİYETİNİ ARTTIRMAK İSTİYORUZ”
Toplantıda konuşma yapan DEİK Kadın Platformu Başkanı Ebru Özdemir ise, “Hepimiz ayrı ayrı bu konuyu sahiplenmiş durumdayız. O zaman gönüllü olarak emek verdiğimiz, çok çalıştığımız DEİK için kolektif akıl ve güç birliğiyle ne yapabiliriz sorusuna cevap aramaya başladık. Önce bir durum tespiti yaptık her zamanki gibi. DEİK’te 152 tane iş konseyi var. Ve Ocak 2023’deki ilk toplantımızda 14 olan Kadın İş Konseyi Başkanı sayısı bugün itibariyle ne yazık ki 12’ye düştü. Yani biz çalışmaya başladıktan sonra iş konseyi başkan sayımızı kaybetmiş olduk. Bugün itibariyle 2 bin 168 olan toplam yürütme kurulu üyelerimizin sadece 227’si kadın. Yani yüzde 10 buçuk. Biz yönetim kurulunda 35 üyeden 3 kadın üyeyiz. Yani genelde yüzde 10 seviyelerindeyiz. Dolayısıyla yani hem DEİK üyesi hem iş konseyi yürütme kurulu üyesi, hem yürütme kurulu başkan ve başkan yardımcısında kadın varlığını, temsiliyetini arttırmak istiyoruz. Başladığımız yer de belli yüzde 10 civarındayız” dedi.
]]>Adana’ya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, valilik ziyaretinin ardından Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kadın İstihdam Sistemi İş Pozitif Tanıtım Programı ve fuar açılışına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, kadın istihdamının üzerinde bakanlık olarak hassasiyetle durduklarını belirterek, “Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyacımız var. Bu sebeple kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz” dedi.
‘İŞ POZİTİF İLE 1 AYDA 30 BİN KADIN İSTİHDAMI’
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına mührünü vuracak bir projenin hayata geçirildiğini dile getiren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde ‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Projemizin’ açılışını gerçekleştirdik. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. Kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli katkılar sağlamış olacağız. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıklarına bakacak olursak; eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Şu an Adana’nın da dahil olduğu bölge illerimizin kadın istihdam oranlarına baktığımızda yüzde 24’e ulaştığını görüyoruz. Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir” diye konuştu.
‘CHP, MEMURLARA VERDİĞİMİZ HAKLARI, MAHKEME YOLUYLA İPTAL ETTİRDİ’
Bakanlık olarak memurların, işçilerin haklarını korumak önceliğinde olduklarını anlatan Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi, bu kazanımlardan birisidir. Geçtiğimiz yıl 7’nci Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi ile memurlarımız için ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve maalesef bu ödemeye ilişkin düzenleme dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna neden olan CHP’dir. Bu iptal kararıyla, ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir. CHP, daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal ettirmişti. CHP zihniyetinin bu hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin; bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağız.”
]]>KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,5 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ
Hayat Tabloları sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi 2020-2022 döneminde Türkiye geneli için 77,5 yıl iken kadınlarda 80,3 yıl, erkeklerde 74,8 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,5 yıl olduğu görüldü.
DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 57,0 YIL OLDU
Hayat Tabloları sonuçlarına göre, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2020-2022 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 58,4 yıl iken kadınlarda 57,0 yıl, erkeklerde 59,7 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,7 yıl daha uzun olduğu görüldü.
KADINLARDA OBEZİTE ORANI %23,6 OLDU
Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerin %20,2’sinin obez, %35,6’sının ise obez öncesi durumda olduğu görüldü. Obez bireylerin oranı cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların %23,6’sının obez ve %30,9’unun obez öncesi durumda, erkeklerin %16,8’inin obez ve %40,4’ünün obez öncesi durumda olduğu görüldü.
ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,5 YIL OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2022 yılında Türkiye genelinde 9,2 yıl, kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl oldu.
EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %86,7 OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2022 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2022 yılında %91,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2022 yılında kadınlarda %86,7, erkeklerde ise %96,1 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %21,6 OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2022 yılında %23,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2022 yılında kadınlarda %21,6, erkeklerde ise %25,5 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI %68,8 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %53,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %35,1, erkeklerde ise %71,4 oldu.
İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %13,9, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %36,1, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,0 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,8 oldu.
KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %47,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %30,4, erkeklerde ise %65,0 oldu.
En yüksek istihdam oranı %54,1 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %33,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı, %37,4 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %18,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek erkek istihdam oranı, %72,8 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI %16,1 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2022 yılında %9,8 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %16,1, erkeklerde ise %6,7 oldu.
HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI %28,0 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2022 yılında %60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2022 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %28,0, erkeklerin istihdam oranının ise %90,5 olduğu görüldü.
CİNSİYETLER ARASI ÜCRET VEYA KAZANÇ FARKI TÜM EĞİTİM DÜZEYLERİNDE ERKEK LEHİNE GERÇEKLEŞTİ
Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret veya kazanç farkının erkek ücret veya kazancına yüzdesel oranı olarak tanımlanmaktadır. Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark %17,1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark %12,4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise, en yüksek fark %19,6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise %14,5 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti.
KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI %27,3 OLDU
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2023 yılında %27,3 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2023 yılında %72,7 oldu.
KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI %19,9 OLDU
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2023 yıl sonu itibarıyla 599 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 480 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2023 yılında %19,9 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI %33,9 OLDU
Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2022-2023 öğretim yılında %33,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2022-2023 öğretim yılında %40,8 oldu.
ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI %19,6 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre şirketlerde üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2022 yılında %19,6 oldu.
KADIN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) PERSONELİNİN ORANI %34,1 OLDU
Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır.
Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2022 yılında 93 bin 41 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,1’ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,5, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %31,0, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %27,3 oldu.
ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 25,7 OLDU
Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2023 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,3 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,0 yaş, erkeklerde 32,7 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa oldu.
KADINLARIN %16,2’SİNİN EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ
ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2022 yılında kadınların %38,9’unun kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %16,2, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %42,8 olduğu görüldü.
KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI %74,9 OLDU
Boşanma İstatistiklerine göre 2023 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,9 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,1 oldu.
İNTERNET KULLANAN KADINLARIN ORANI %83,3 OLDU
Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerin İnternet kullanım oranı %87,1 oldu. Bu oran kadınlarda %83,3 iken erkeklerde %90,9 oldu.
KADINLARIN %27,4’Ü YAŞADIĞI ÇEVREDE GECE YALNIZ YÜRÜRKEN KENDİNİ GÜVENSİZ HİSSETTİ
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı %18,9 iken bu oran kadınlarda %27,4, erkeklerde %10,2 oldu. Kadınların %56,3’ü, erkeklerin ise %75,8’i yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetti.
Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2023 yılında %4,6 iken bu oran kadınlarda %6,3, erkeklerde %2,7 oldu. Kadınların %83,4’ü, erkeklerin ise %90,8’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetti.
]]>“KADINLARIN İŞ HAYATINA KATILIMINI TEŞVİK EDECEK HER TÜRLÜ ADIMIN ARKASINDAYIZ”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuşmasına, “Türkiye ekonomisinin potansiyelini gerçekleştirmesinin tek yolu kadınlarımızın çok daha aktif bir şekilde hem iş hayatında girişimci ve çalışan olarak bulunmalarına bağlıdır. Az önce Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajında; kadınların işgücüne katılım oranının son 20 yılda yüzde 20’den yüzde 36’ya çıktığı ifade edildi. Çok değerli, anlamlı bir ilerleme ama yeterli değil. OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı ortalama yüzde 66. Eğer Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa Türkiye’nin milli geliri 20 puan yani yüzde 20 daha yüksek olur. Dolayısıyla kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız” ifadeleriyle başladı.
“FİNANSAL OKURYAZARLIK ARTTIKÇA, KADINLARIMIZIN EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMA YOLUNDA İLERLEME SAĞLAMASI MÜMKÜNDÜR”
Bakan Şimşek kadınların iş gücüne katılımında finansal okuryazarlığın önemine değinerek, “Kamu bankalarımız, KOSGEB ve TÜBİTAK kadın girişimcilerimizin yanında. KOSGEB yeni kadın girişimcilere 200 bin lira, mevcut kadın girişimcilere ise 300 bin liraya kadar kredi sunuyor. Halkbank ise 220 bin kadına 60 milyar liraya yakın bir kredi imkanı sunmuş. Bu gerçekten çok önemli. Kadınları istihdam eden işletmelerin 24 ile 54 ay arasında SGK primlerini Hazine olarak karşılıyoruz. Kadın çalışanlarına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti çok önemli. Eğer bir işveren kendi çalışanlarına kreş hizmeti sunarsa oradan elde ettiği geliri, vergiden indirme imkanı sağlıyoruz. Kadınlarımızın finansal okuryazarlığı da çok değerli. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile SPK (Sermaye Piyasaları Kurumu) çok güzel bir çalışma başlattı. 800 bine yakın kadına finansal okuryazarlık eğitimi vermek üzere bir iş birliği başlattılar. Finansal okuryazarlık arttıkça, kadınlarımızın ekonomik özgürlüğe ulaşma yolunda ilerleme sağlaması mümkündür” şeklinde konuştu.
“KADIN İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANINI YÜZDE 40,1’E, KADIN İSTİHDAM ORANINI İSE YÜZDE 36,2’YE YÜKSELTİLMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Kadınların iş gücüne katılım oranlarını artırmak için birçok proje gerçekleştirdiklerini söyleyen Mahinur Özdemir Göktaş da, “Hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlar, sağlıklı ve güçlü bir toplumun teminatıdır. Eğitimden sağlığa, çalışma hayatından siyasete, teknolojiden bilişime ellerinin değdiği her alanı bereketlendiren kadınlar Türkiye Yüzyılı’nın da mimarları olacaktır. Bu anlamda, kadının toplumdaki yerini güçlendirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak en asli vazifemizdir. Bu kapsamda, son 22 yılda, kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi ve refahının artırılmasında önemli kazanımlar elde ettik. Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimciliğini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.
“KADINLARIN DEĞİŞEN İŞGÜCÜ PİYASASINA TAM, EŞİT VE ETKİN KATILIMLARINI ARTIRACAĞIZ”
Bakanlık olarak kadınların çalışma hayatına aktif olarak katılabilmeleri için yapılan çalışmalardan bahseden Göktaş, “Bu kapsamda, kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için 0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde mahalle tipi kreş modelinin yaygınlaştırılmasını önemsiyoruz. Çünkü, bugün girişimci kadınlar, istihdam hazırlama potansiyelleriyle sadece kendi hayatlarını değil, aynı zamanda çevrelerini ve toplumu da olumlu yönde etkiliyor. Bu nedenle, ülkemizde sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kadın girişimci sayısını artırmak büyük bir önem arz ediyor. Kadının güçlü bir birey olarak toplumda var olabilmesi, ancak ve ancak kadın-erkek eşitliği sağlanmış bir çalışma hayatıyla mümkündür. “Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri” ile kadınların ekonomik destekler, teşvikler ve başvuru mekanizmalarına daha kolay ulaşmalarına imkân sağlıyoruz. Bu seminerlere 2018 yılında başladık ve bugüne kadar 751 bin kadına destek olduk. “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” ile kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha etkin katılımlarını teşvik ediyoruz. “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi” ile ülkemizde ne eğitimde ne istihdamda yer alan 18-29 yaş arasındaki genç kadınların iş, staj ve eğitime ulaşmalarına destek oluyoruz. Mühendis olmak isteyen kız öğrencileri desteklemek ve mesleğin önde gelen isimleri haline gelmelerini sağlamak amacıyla “Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi”ni yürütüyoruz. Çok yakın bir zamanda uygulamaya koyacağımız “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ile de kadınların değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artıracağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN, KADINLARIN YÜZYILI OLACAĞINA İNANIYORUZ”
Kadının toplumdaki yerinin önemine dikkat çeken Bakan Göktaş, “Kadın aile ve toplumun temel direğidir. Kadınlar, toplumu ilmek ilmek işleyen birer sanatkâr. Tarihimizin her döneminde bizlere ışık tutan, yol gösteren öncü kadınlar olmuştur. Kadının içinde olmadığı, yer bulmadığı hiçbir ekonomik, kültürel ve siyasal hareket başarıya ulaşamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına” yürekten inanıyoruz. Bu inançla kadınlara destek olmaya devam edeceğiz. Girişimci kadınların üretime daha aktif katılmalarını sağlayacağız” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmalardan sonra “Üreten Kadınlar Yarışmasının” kazananlarına ödülleri takdim edildi. Ödül töreninin ardından program sona erdi.

SAYILARI 6 BİNE ULAŞTI
Hürriyet’e konuşan ATSO ve AOSB Başkanı Ali Bahar, sanayi bölgesindeki kadın çalışan sayısının 6 bine ulaştığını vurgulayarak, “Sanayiye kadın elinin değmesi büyük bir gurur. Kadınlarımız fizik odaklı işleri de çok rahat yapabildiklerini kanıtladı. Kadınlarımızın olduğu fabrikalardaki memnuniyete şahidiz. Nitelikli çalışan konusunda ciddi sorunlar yaşıyorduk ve bu sorunu kadınlarımız sayesinde çözmeye başladık. Üst düzey eğitimlere çok hızlı uyum sağlıyorlar ve çalışmaya çok istekliler. Biz bu modelin tüm Türkiye’ye yayılmasını istiyoruz. Şu anda toplam çalışanımızın yüzde 33’ü kadın. Bunu en kısa sürede yüzde 40 seviyesine çıkartacağız” diye konuştu.

‘ÖNCELİĞİMİZ KADIN’
AOSB’de 30 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan PORTİSAN isimli firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, nitelikli işgücü sorununu kadın istihdamı ile çözdüklerini belirterek şöyle dedi: “İnşaat iskelesi ve kalıbı üretiyoruz. Maalesef çalıştıracak insan bulmakta zorlanıyorduk. Daha sonra çevre köylerden çalışmak isteyen kadınlarımızı fabrikamıza davet ettik. Önce paketleme bölümünde işe başladılar. Şu an ise her birimde çalışıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki, kadın çalışanın olduğu her ortamda disiplin, nezaket, saygı ve verimlilik her geçen gün artıyor. Açıkçası erkeklerden çok daha gayretliler. Yeni personel alımında öncelikli tercihimiz kadın olmaya başladı. Ağır iş kolunda, bütün makinelerde kadınlarımız çalışıyor.”
TABU YIKMAK İSTİYORUZ
Antalya Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Üyesi Canan Keskin Gürkan ise, şöyle konuştu: “OSB sınırları içinde faaliyet gösteren teknik kolejimizde de 89 kızımız eğitim görüyor. Bunların içinde ağır sanayide görev alacak öğrencilerimiz var. Biz, Antalya’da başlayan bu farkındalığın tüm Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz. Sanayide çalışan kadın sayımızı sürekli artırarak sürekliliği sağlayacağız. Bu hareket sanayicinin yetişmiş eleman sorununa da çare olacaktır.”

‘İSTERSEK HER İŞİ YAPARIZ’
* Enise Örün (Pres operatörü): İlk başlarda preste çalışmaktan korktum, sonra alıştım. İşimiz zor ama isteyince her işi yapabiliyorsunuz.
* Leyla Özgü Doğruparmak (Formen): Paketleme personeli olarak işe başladım daha sonra formen oldum. İlk başlarda aldığım tepkiler nedeniyle çekincelerim oluştu. Bana göre kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor.
* Belkıs Korkmaz (Kaynakçı): Ev hanımıydım. Hiçbir iş deneyimim yoktu. Şimdi kaynakçılık yapıyorum. Hiç zorluk çekmedim. Prese de çalıştım. Aldığım maaştan ve çalışma saatlerimizden memnunum.
* İrem Ceyhun (Makine mühendisi): Gelişen teknoloji sayesinde fiziksel güç veya başka sebepten dolayı sanayide bile eşitsizlik kalmadı.
* Gülten Aslantaş (Boyacı): 2 senedir boyahanede çalışıyorum. İşimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım.
]]>Kadınlara seslenen Bakan Işıkhan, Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Bugün itibariyle ülke çapında bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm bölgelerimize ve 81 ilimize duyurmak üzere Türkiye turuna çıktık. Allah nasip ederse her hafta bir bölgemizde olacak şekilde 7 bölgemizin tamamında bu toplantılarımızı gerçekleştireceğiz. Manisa, gerek sanayisiyle, gerek ticaretiyle, gerek tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri. Bunun yanında; bir şehrin kalkınmasının en önemli faktörlerinden olan gerçek belediyecilik anlayışına sahip, Manisa’ya vizyon katmış bir belediye başkanı var. Önümüzdeki süreçte, hayata geçireceğimiz yeni proje ve uygulamalarla, özellikle 31 Mart seçimleri sonrasında Cumhur İttifakından çıkan; büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle Manisa’da çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
Kadın istihdamına büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, “Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan bir konudur. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı ve katıldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Bu sebeple, geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınlarımızın gücüne, desteğine ihtiyacımız var. Biz kadını baş tacı yapan bir inancın ve kültürün mirasçılarıyız. Binlerce yıllık tarihimizde ve ülkemizin kuruluş yıllarında olduğu gibi son 21 yılda da ülkemizin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile birlikte kadınlarımız; emek ve çabaları ile aktif rol oynamıştır. Türkiye, kadınlarının, annelerinin büyük fedakârlıkları sayesinde bugünlere gelmiştir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir.Bu sebeple; kadınlarımızın toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine ihtiyacımız var.Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik politikalar yürütüyoruz. Sağlıktan eğitime, sanattan spora, bürokrasiden siyasete her zaman yanlarında olduğumuz gibi; çalışmak, üretmek, ülkemize ve milletimize değer katmak isteyen bütün kadınlarımızı destekliyoruz. Bakanlık olarak istihdam, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik hizmetlerimizde kadınlar; her zaman, özel olarak politika geliştirdiğimiz gruplar arasında yer alıyor. Gerek projelerle gerekse mevcut programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz” dedi.
“4 MİLYONDAN FAZLA KADIN İŞE YERLEŞTİ”
Bakan Işıkhan, son 21 yılda İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişiden yüzde 32’sinin kadın olduğunu açıkladı. 4 milyondan fazla kadını iş sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Bakan Işıkhan, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2 buçuk milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitimli ve nitelikli iş gücü hedefiyle, geçtiğimiz yıl içerisinde 27 binin üzerinde kadınımızı kurs ve programlardan yararlandırmış durumdayız. 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına danışmanlık hizmeti vermiş durumdayız. Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınlarımızın sayısına baktığımızda bile çalışma isteklerini ve azimlerini görebiliyoruz” diye konuştu.
İş Pozitif projesinin kadınlar için önemine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif; istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatının her adımında kadınların yanındayız” diye konuştu.
“KAYIT DIŞI İSTİHDAM DA ÖNLENECEK”
Kayıt dışı istihdamın özellikle kadınların iş yaşamını olumsuz etkilediğini ifade eden Bakan Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmekte. Bu projeyle inşallah, bu tür problemlerin de önüne geçmiş olacağız. Böylece, kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla girişimciliğin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamış olacağız. Projeden kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İş-Kur’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecek. Kadınların işgücüne katılımı hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir” diye konuştu.
“EN YÜKSEK İSTİHDAM ORANLARINI BEKLİYORUZ”
Bakan Vedat Işıkhan konuşmasında istihdam ve işgücünde en yüksek verilere ulaştıklarını ve rekor kırdıklarını ifade etti. Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.
“15 BİN 262 KADINI İŞ SAHİBİ YAPTIK”
İş Pozitif’in başlatıldığı 2 haftalık süreçte 15 bin 262 kadını iş sahibi yaptıklarını müjdeleyen Bakan Işıkhan, “Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın, hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir. Bu fuarla ve diğer illerde gerçekleştireceğimiz programlarla, İş Pozitif’i daha da tanıtacağız ve bu bilinci daha da yayacağız. Bu sayede, işe yerleştirdiğimiz kadın sayısını, her geçen gün katlanarak artıracağız. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Özellikle kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Işıkhan konuşmaların ardından kadın istihdamına katkı sunan şirketlere plaket takdim etti. Bakan Işıkhan ve beraberindekiler daha sonra İş-Pozitif projesi kapsamında açılan fuarı gezerek ilgililerden bilgi aldı.
Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanı sıra Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert, MCBÜ Rektörü Prof.Dr. Rana Kibar ve çok sayıda kadın katıldı.
]]>KURBANLARINI MİLYONER OLDUĞUNA İNANDIRDI, ASLINDA TEK BİR BAVULU OLAN BİR İŞSİZDİ
Aldığı ihbar üzerine harekete geçen İngiliz polisi McNamara’nın izini sürdü. Cheshire Polis Teşkilatı’ndan Det Con Victoria Hazlewood, McNamara’nın seri bir dolandırıcı olduğunu belirterek “Kurbanlarını ülke çapında mülkleri olan bir milyoner olduğuna inandırdı ancak gerçekte işsizdi ve bir bavulla yaşıyordu.” dedi.

7 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Chester Crown Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan 37 yaşındaki adam hakkındaki dört dolandırıcılık suçlamasını kabul ettikten sonra 7 yıl hapis cezası aldı.
Ciaran Griffin, Christian McNamara ve Myles McNamara isimlerini kullanan dolandırıcı, kurbanları ile çoğunlukla internet aracılığı ile tanıştı.
KADINLARI ÖNCE HEDİYELERE BOĞUP SONRA PARA İSTEDİ
Londra ve Cheshire’daki lüks malikanelerdeki fotoğraflarını göstererek kadınları zengin bir emlakçı, girişimci ve avukat olduğuna inandıran adam, tanıştığı ilk zamanlarda kurbanlarına hediyeler yağdırdı.
Duygusal ilişki kurduğu kadınlarla hafta sonu kaçamakları yapan, onları lüks yerlerde yemeklere götüren McNamara, kurbanlarının güvenini kazandıktan sonra bir kriz senaryosu oluşturup onlardan para istiyordu.
McNamara elde ettiği bu parayı lüks hayatını finanase etmek için kullanıyordu, bu sayede diğer kadınları da dolandırabiliyordu.
Kurbanların verdiği bilgilere göre ‘aşk dolandırıcısı’ çoğu zaman banka hesapları ile ilgili bir sorun yaşadığını, hesaplarının dondurulduğunu söylüyor ve kadınlardan para istiyordu.
YENİ KURBANLAR ORTAYA ÇIKTI
İngiltere’nin ‘Tinder avcısı’ olarak tanınan adam sadece 4 dolandırıcılık suçlamasından mahkum edilse de İngiliz Dailymail gazetesi olayın duyulmasının ardından başka kadınların da kendileri ile iletişime geçtiğini duyurdu.
McNamara ile flört uygulamasında tanıştığını söyleyen 43 yaşında bir hemşire dolandırıcıya 10 bin sterlin para verdiğini söylerken, 40 yaşındaki başka bir kurban McNamara’nın kendini ünlü bir avukat olarak tanıttığını ve kendinden 3.200 Pound borç aldığını anlattı.

SAHTE MÜZİK GRUBU KURUP WEB SİTESİ BİLE AÇMIŞ
Londra’da yaşayan kurbanlardan biri ünlü bir DJ ile görüştüğünü zannederken, başka bir kadın adamın ‘General Direction’ adlı bir grubun solisti olduğunu sanıyordu.
Dailymail’in ismini Emma olarak açıkladığı kurban, yaptığı bir araştırma sonrası ‘General Direction’ adlı grubun tamamen bir kurgu olduğunu öğrendi. Web sitesindeki şarkılar ’10 Reasons to Live’ adlı farklı bir gruba aitti.
Grubun üyelerinden birine ulaşarak McNamara’yı tanıyıp tanımadıklarını soran kadın “Hayır yine mi bu. Bu adamın bizimle hiçbir ilgisi yok, yıllardır kaç kez şikayet ettik” cevabını aldı.

KENDİSİNİ BÜYÜTEN BÜYÜKANNESİNİ VE KİLİSEYİ DE DOLANDIRDI
Dailmail gazetesinin yaptığı araştırmaya göre McNamara’nın ilk kurbanı kendisini büyüten büyükannesiydi.
Kathleen O’Sullivan isimli büyükannesinin banka hesabından ve evdeki kasasından yaklaşık 60.000 pound para alan McNamara, o sıralarda eğitim aldığı Katolik kilisesinde de hırsızlık yapmaya başladı. Ve o sıralarda sadece 14 yaşındaydı…
Akrabalarından biri McNamara’nın ‘uzun sayıları hatırlama konusunda dikkate değer bir yeteneğe’ sahip olduğunu belirterek çevresindekilerin banka kartı numaralarını ezberleyerek ödemelerini bunlarla yaptığını iddia etti.
]]>
Büyük bir aşkla sevdiği, biricik oğlunun babası, ünlü yıldızın aklına bile getirmek istemediği bir suçla itham ediliyor. Özetlemek gerekirse varlıklı ve ayrıcalıklı yaşamlarının üzerinde kara bulutlar dolanıyor ünlü çiftin.

KOCASI, KADIN ÇALIŞANA MÜSTEHCEN MESAJ GÖNDERMEKLE SUÇLANIYOR
Hayatının en zorlu dönemlerinden birini yaşayan bu ünlü yıldız, bir zamanlar Spice Girls (Baharat Kızlar) grubuyla şöhreti bulan sonra da zengin bir iş insanı olan Christian Horner ile özel hayatında da aradığı mutluluğu bulan Geri Horner ya da eski soyadıyla Geri Halliwel…
Müzikten uzaklaştıktan sonra kendine farklı bir kariyer alanı yaratan Geri Horner’ın 2015 yılında evlendiği Christian Horner, birlikte çalıştığı kadın iş arkadaşlarından birini taciz etmekle suçlanıyor.
İleri sürülenlere göre Christian Horner, kadın çalışanına müstehcen mesajlar göndermekle kalmadı aynı zamanda ona para da teklif etti.
Üstelik bu durum sadece bu kadarla kalmadı, 50 yaşındaki Horner bu nedenle soruşturma altında. Önümüzdeki cuma günü de sorgulanacak.

PARA DA TEKLİF ETTİĞİ SÖYLENİYOR
2005 yılından bu yana Red Bull Formula 1 takımının patronu olan Geri Horner, iddialara göre bir kadın çalışanına cinsel içerikli mesajlar gönderdi.
İddiayı ortaya atan ise Hollanda’da yayınlanan De Telegraaf gazetesi. Yine aynı gazetenin iddiasına göre Horner’ın kadın çalışana Whatsapp üzerinden gönderdiği mesajlar da kanıt olarak gösterildi.
İşin daha da ilginç yanı Christian Horner’ı kendisine cinsel içerikli mesajlar göndermekle suçlayan kadın “Bana para da teklif edildi” iddiasında bulundu.
Christian Horner ise bütün bu iddialara yalanladı. Ama yine de geçen hafta toplam dokuz saatten fazla avukatlarıyla görüştü. 50 yaşındaki Horner, önümüzdeki cuma günü sorgulanacak.

HAYATLARI KABUSA DÖNDÜ
Bütün bu olup bitenler Christian Horner’ın 2015 yılında evlendiği Geri Horner’ı ise kelimenin tam anlamıyla yıktı. İngiliz basınında yer alan haberlere göre Geri Horner, bu iddiaları duyunca gözyaşları sel oldu.
Yine de zor günle geçiren kocasına desteğini hiç esirgemiyor. Ama öte yandan Spice Girls ile şöhret olana kadar bir ara İstanbul’da bile çalışan Horner, sahip olduğu aşkı da lüks imkanlarla dolu hayatı da kaybetmek istemiyor.
Bu arada yeri gelmişken bir kadın çalışana müstehcen mesajla göndermekle suçlanan Christian Horner’ın yılda 8 milyon sterlin kazandığı belirtiliyor.

NE YEMEK YİYOR NE UYUYOR
Closer dergisine konuşan bir kaynak Geri Horner’ın, kocası hakkında ortaya atılan bütün bu iddialardan sonra Geri Horner’ın hayatının cehenneme döndüğünü ileri sürdü.
Christian ile evliliğinden 6 yaşında Monty adında bir oğlu olan Geri Horner’ın eski ilişkisinden de 17 yaşında Bluebell adında bir kızı bulunuyor. Christian Horner’ın da Geri ile evlenmek uğruna boşandığı eski eşinden 10 yaşında Olivia adında bir oğlu var.
Closer’a konuşan bu kaynak, Geri Horner’ın özellikle çocuklarının normal hayatlarını yaşaması için elinden geleni yapıyor. Ama yine de içi içini yiyor.
Kaynağa göre bütün bu olanlar Geri Horner’ın peri masalı gibi hayatını yerle bir etti. Yemek yemekte de uyumakta da zorlanıyor. Olayların daha da büyümesinden ve sahip olduklarını kaybetmekten korkuyor.

HORNER ÇİFTİNİN LÜKS BİR HAYATI VAR
Bu arada Geri ve Christian Horner’ın toplam servetinin 70 milyon sterlin olduğu belirtiliyor. Çiftin Oxfordshire ve Hampshire’da iki tane lüks kır evi bulunuyor.
Çift son derece de lüks bir hayat sürüyor. Geri Horner nice zorluklar yaşadıktan sonra sahip olduğu hayatından kesitleri de sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
Kaynaklara göre Geri Horner evliliğinin geleceğinden de endişeli. Gelecek yıl Christian Horner ile evliliğinin 10’uncu yılını kutlamaya hazırlanan Geri bu mutlu ilişkisinin de spekülasyonlar nedeniyle yıkılmasından korkuyor.
Geri Horner, İngiltere’de kırsal bölgede yer alan iki malikanenin hanımı uzun süredir. Kendilerine ait çiftlikleri olan Horner çifti orada atlar, maymunlar ve çeşit çeşit hayvanlarla birlikte yaşıyorlar.

Horner çifti ilk olarak 2009’da Monako Grand Prix’inde tanıştı. Fakat aralarındaki ilişki 2014 yılında başladı. Bir yıl sonra da evlendiler.
]]>
– Kendimi direkt oturtturduğum bir nokta yok. İnsan hayatında doğal bir akış vardır ya hani, büyürsün, bir meslek edinirsin, emekli olursun. Bende öyle olmadı. 17 yaşına kadar Malatya’da yaşadım. Liseyi bitirdikten sonra yurtdışına gittim. Almanya’daki öğrencilik dönemimi ayrı bir yere koyuyorum, mimarlık dönemimi ayrı bir yere, stand-up ve kabare yaptığım dönemi ayrı bir yere koyuyorum. Yazmayla da ilgili bir dönemim var. Kabare tekstleri ve şiirle başladı, sonra romana dönüştü. Benim hayatım sanki altı-yedi farklı kadının hayatı gibi. İçinde bulunduğum sanatın her dalı hem birbirini besleyen hem de hayatımı, oyunculuğumu destekleyen şeyler oldu.
◊ Almanya demişken, sizin de rol aldığınız Fatih Akın imzalı “Yaşamın Kıyısında”dan bahsetmemek olmaz. Yolunuz nasıl kesişti?
– Hani Hollywood oyuncuları anlatır ya “Bir gün Pedro Almodovar aradı” ya da “Tarantino telefon açtı” diye, Fatih de bir gün beni aradı. (Gülüyor) Tanışıyorduk zaten. Hatta aynı yapım şirketinde film çekmiştik. Fatih’in birçok filmi Wüste Film’deydi. Benim “Anam” filmim de oradaydı. “Anam” filminin galasına geldi, bana orada “Sen çok iyi oyuncusun, seninle mutlaka çalışacağız” dedi. Ben hemen hayallere kapıldım ama aradan 4 sene geçmişti aradığında. Telefonda “Nurselciğim önümüzdeki 2 yılda hamile kalacak mısın?” diye sordu. “Yoo öyle bir niyetim yok” dedim, “O zaman birlikte sinema filmi çekeceğiz” dedi. Tabii biz burada 150 dakikayı 5 günde çektiğimiz için 1.5-2 sene insanlara uzun gibi gelebilir. Ama o filmin doğasında böyle bir zaman gerekiyor. İşte o dönem birlikte çalıştık. “Yaşamın Kıyısında” beni dünya platformuna savuran filmdir. O nedenle benim için çok önemlidir.
TRAKTÖRE ÇALIŞTIRAN ADAM SETTE BENİ TANIYAMADI
◊ Gelelim “Başkan”a. Çekimleri Tunceli-Ovacık’ta yaptınız, ben de sete geldim hatta. Sizden dinleyebilir miyiz, nasıl bir film oldu?
– Ben daha senaryoyu okurken çok sevdim. Zaten senaryo seni sarıyorsa, o iyi bir film olacak demektir. Karakteri de “Hı?” filan diyerek okudum. “Çirkin” diyor mesela senaryonun en başında, “Kadın çok çirkin.” Kendime baktım sonra…
◊ Çirkinlik göreceli bir kavram…
– Öyle ama bu kadının dış görünüşü çirkin. Böyle tarif edilmiş bir karakter Hacer. Bir gücü var ama aşiretten çok zengin, kocasına da destek olmuş. Fikri Donsuz kocasının adı. Adı üstünde işte donsuz, parası pulu olmayan bir herif. Onu büyütmüş, ön plana atmış bir kadından bahsediyoruz. Hatta ben Hacer’i şöyle görüyorum; Ovacık’taki sosyete. Bütün o halkın arasında kendini sivriltmiş, zenginliğiyle, stil farkıyla, oraya uyumsuzluğuyla. Tüm bunlar farklı bir karakter yarattı. Dış görünüşüyle de uğraştık. Role bürününce tanımadılar hatta beni!
◊ Oradaki yerel halk mı…
– Evet. Traktör sürüyorum filmde. Traktöre çalıştım. Bir bey beni çalıştırdı. Öğleden sonra setimiz var. Adam traktörün başında bekliyor, ben de gittim hazırlandım. Döndüm sonra, “Hadi, ben biniyorum” dedim. “Abla başka birisi gelecek. Ben başka bir ablayla çalıştım” dedi. Dedim “O abla benim”. “Ablam yok ya” dedi, inanmadı. Onun bu kadar yabancılaşması, benim için çok büyük bir kazanç. Sinemanın böyle sihirli sürprizleri var işte.

◊ Neler bekliyor seyirciyi peki?
– Herkes bir defa eğlenecek. Hem tatlı mizahı, hem kara mizahı olan bir film. Tam bir aile filmi. Filmde önde birbirine rakip iki başkan adayı var ama onların da arkalarında aileleri var. Herkes her şeyin içinde, çocuklar da, eşler de, akrabalar da. O anlamda herkesi kucaklayacak sıcacık bir film oldu.
◊ Başrolü paylaştığınız isimler; Diren Polatoğulları, Necip Memili ve Büşra Pekin. Rol arkadaşlarınızla ilgili neler söylemek istersiniz?
– Üçüyle de daha önce çalışmıştık. Büşra’yla “Dilberay”ı çektik, Necip ve Diren’le “Üç Kuruş” dizisinde çalıştık. Hatta Diren bana “Üç Kuruş” dizisinde sürekli “Abla abla” diyordu, ben de o çok bayatlamış espriyi yapıyordum: “Abla deme lazım olur!” “Başkan”ın okuma provasında hatırlattım, “Ya Diren gördün mü, abla deme lazım olur diyordum, bak şimdi karı kocayı oynuyoruz” dedim. Güldük. Bütün oyuncu arkadaşlar filme sarıldılar. Zaten çok tecrübeli bir ekip, çok iyi oyuncular. Ama asıl çocuklar inanılmaz yetenekliydi. Üç çocuğumuz var ki, korkuyorsun zekâlarından. Tekstlerini bizden daha iyi ezberlediler.
◊ Tunceli’de çalışmak nasıldı?
– Normalde İstanbul’da çalıştığında çekimden sonra evine gidiyorsun. Ama Tunceli’deyken akşamları hepimiz bir aradaydık. Boş zamanlarımızda da birlikte olduğumuz için hep sinemayı, bu filmi ve karakterlerimizi konuşuyorduk. Bir de o yöreyi hep beraber tanımaya, gezmeye zamanımız oldu. Halkla birebir ilişkiler kurduk. Ben aşure yapıp dağıttım. Munzur Çayı’na da daldık. Orada şok geçirenler oldu hatta, soğuktan birkaç saniye hafıza kaybı yaşayanlar oldu.
Biraz farklı olmak kadınlar için zor
◊ Filmden geriye ne kaldı size?
– Çirkin olmak ayıp değil dermişim! (Gülüyor) Herkes estetik görünmek istiyor. Biraz farklı olmak, kendini kabul etmek kadınlar için zor. Ben Hacer’i öyle kabul ettim. Herkesin “çirkin” diye bahsettiği bir karakter. Ben onun derinliğine inmek istedim. Dış görünüşle iç dünyanın çok farklı olduğunu gördüm. Ben o kadının ihtiyaçlarına baktım. “Sevişmek benim de hakkım” diye bağıran bir kadın bu… Bu çok önemli bir slogan. Kadınlarımız bunu ne filmlerde söyleyebiliyor ne gerçek hayatta. Herkesin zorlandığı bir şeyi söylemesi Hacer’i bana kazandırdı. Acayip sevdim. Kadınların ihtiyaçlarını göz ardı ediyoruz. Filmde de iki erkeğin başkanlığı için mücadele eden eşler var. Niye öbür sefere Hacer başkan olmasın?
◊ Siz siyasetçi olur musunuz?
– Olmam. Ben sanatı seçtim.
OYUNCU İÇİNDEKİ SOYTARIYI KEŞFETMEK ZORUNDA
◊ Yayınladığınız üç kitabı da konuşalım. İlki bir şiir kitabıydı, değil mi?
– Evet, “Sevdaya İnat”. Alman yayınevi tarafından yayımlandı. Hem Türkçe hem Almanca iki dildeydi. Şiir için “Ekmek getirmeyen iş” derler ya, ben bu şiir kitabından ekmek yedim. Sonrasında kabare testleri yazdım. Ama kafamda hep otobiyografi yazmak vardı. 2015’te “Soytarı Özgürlüğü”nü çıkardım. Komedi oyunculuğuna bakan bir kitap bu. Hani hep diyoruz ya “İçimizdeki çocuğu keşfedelim” diye. “Oyuncu da içindeki soytarıyı keşfetmek zorunda” fikrinden yola çıktım. Bize yol gösteren, utanma duygusundan kurtaran işte o soytarı. Oyuncu utanmaz olmalıdır. Arsız anlamında değil ama. Destek Yayınevi’nden çıktı.
◊ Peki ya son kitabınız?
– Son kitabım “5. Kan”. Bilimkurgu polisiye. Beşinci kan diye bir kan bulunuyor. Bu, insanlığı kurtaran altın kan. Böyle bir buluş kime iyi gelmez? İlaç endüstrisine, gıda endüstrisine. Bunlar da ana düşmanlarımız olarak kitapta yerini alıyor.
◊ Bilimsel yanı var mı kitabın?
– Ben kan grubuna göre beslenmeyle uğraştım yıllarca. Bilimsel kitap yazamayacağıma göre, oradaki tecrübeleri buraya yamadım…
]]>

İLK KEZ KİTAP OKUMASINI SAĞLADIM
“14 yıl boyunca İzmir’de bir köy okulunda görev yaptım ve sadece sınıfta değil her alanda farkındalık yaratmaya çalıştım. Bunların hepsini okul dışında yani ayrıca mesai harcayarak yaptığım için kendimi bir iyilik girişimcisi olarak görüyorum. ‘Bir şeyleri nasıl farklı kılabilirim’ düşüncesi beni bu yolculuğa itti. Köyde görev yaparken bulunduğum yerdeki kadın ve çocuklara dokunmanın çok kıymetli olacağını düşündüm. Bu anlamda bulunduğum köyde ‘Kadın Değişir, Toplum Değişir’ projesini başlatmıştım. Bu projede kendi hikayemden de yola çıktım. Çünkü ben de çok kolay yetişmiş ve okumuş bir kız çocuğu değildim. Bu coğrafyanın getirdiği zorlukları ben de yaşadım. Bu zorlukları kadınların ve çocukların yaşamasını istemediğim için köye birtakım yenilikler getirmek istedim. Mesela o kadınlarla ‘Haykıran Kitaplar Kulübü’nü kurduk. Birçok yazar köye geldi. Orada bir velim, ‘hayatımda ilk kez kitap okuyorum’ demişti. Dolayısıyla o kadının ilk kitabını okumasını sağlamak çok değerliydi. Bu süreçlerin hepsi gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleşti.”

TEK HEDEFİ ‘GÖNÜLLÜLER’ YETİŞTİRMEK
Dünyada birçok sorun olduğunu ve bunların üstesinden gelmek için herkesin elini taşın altına sokması gerektiğini söyleyen Zeliş Öğretmen, gelecek nesilleri bu bilinçle yetiştirmeye karar verdiğini belirterek, “Her dersimde öğrencilerime daha iyi bir dünya için neler yapılabileceğini anlatıyorum. Öğrencilerimin her birini ‘gönüllü’ olarak yetiştirmek tek hedefim. Çünkü iyiliğin elden ele yayılarak tüm dünyayı saracağını biliyorum” dedi.
TÜM ÇOCUKLARIN YÜZÜ GÜLDÜ
Çocukların, insanlara yardım etmenin ne kadar kıymetli olduğunu öğrenmelerini istediğini dile getiren Zeliş Öğretmen, şöyle devam etti: “Mesela İzmir’deki bir hastanede yatan çocuklar mutlu olsun diye öğrencilerim onlara parmak kuklalar yaptı. Bu sayede hastanedeki tüm çocukların yüzü güldü. Bunun yanı sıra ‘Engelsiz Dokunuşlar’ diye de bir proje başlatmıştım. Bu projede önce öğrencilerim yaklaşık 2 ay boyunca origami yapmayı öğrendiler. Sonra bu origamileri tüm yaş grubundan otizmli bireylerin bulunduğu bir merkeze götürdüler ve okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki otizmli öğrencilere origami yapmayı öğrettiler.”

‘DAHA FAZLA KİŞİYE ULAŞABİLİRİM’
Türkiye’nin en başarılı 10 gencinden biri olan Zeliş Öğretmen, aldığı her ödülle hedeflerine daha fazla yaklaştığına dikkat çekerek, “Bu sayede topluma katkı sağlamak isteyenlerin işaret noktası oluyorum ve daha fazla kişiye ulaşma olanağım artıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en başarılı 10 genci arasında yer almak daha fazla kadın ve çocuğa ulaşabilmem anlamına geliyor. Sürecin devamında ‘Dünyanın en başarılı 10 genci’ arasında da yer alırsam bu, yapacağım çalışmaların önünü daha fazla açar. Kendimde bu gücü de buluyorum” diye konuştu.




















