İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaza sonucu Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi 9. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Yağmur Özçelebi, hayatını kaybetti. 1 öğrenci ise yaralandı. Kaza sonrası olay yerine 112 acil yardım ve polis ekibi sevk edildi. Kazanın, öğrencilerin okula gidişi sırasında yaşandığı bildirildi. Yaralanan öğrenci hastaneye kaldırıldı. Kaza sonrası okul servisi ile tırın sürücüsü polisler tarafından gözaltına alındı.

TOPLANTIYI YARIDA KESİP OLAY YERİNE GİTTİ
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Çeşme’deki toplantısını yarıda keserek kaza yerine gitti. Yahşi’nin, kazayla ilgili yetkililerden bilgi alacağı ve yaralı öğrencilerin aileleriyle bir araya geleceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de sağanak sırasında sokakta yürürken elektrik akıma kapılan İnanç Öktemay (44) ve Özge Ceren Deniz’in (23) hayatını kaybettiği davada, geçen günlerde yapılan keşfin ardından bilirkişi heyetinin raporu hazırlaması için 2 sanık hakkında resen duruşma yapıldı. GDZ Elektrik firmasında arıza onarım personeli tutuklu sanık Fırat Akbay ile aynı firmada arıza onarım ustası olarak görev yapan Mesut Türkan, müdahale ettikleri kablonun, 13 Nisan’da uydu fotoğrafında iki mazgal arasında görülen kablo olmadığını savundu. Bilirkişi heyeti, sanıkların ifadeleri üzerine yeni bir bilirkişi raporu hazırlayacak.
İzmir’de, 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39.7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçesinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak isteyen İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi. Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatıyla 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ZİNCİRLEME KUSUR
5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesiyle Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.
CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmanın ardından iddianame hazırladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın 13 Kasım’da başlayarak 2 gün süren 2’nci duruşmasında mahkeme başkanı, ara kararını açıkladı. Mahkeme başkanı, 13 sanıktan 11’inin tutukluluğuna devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Ömer Karabilgin ve Barış Koç’un ise devlet memur sıfatları ve kamu görevlisi oldukları gerekçesiyle dosyaları tevhit edilmesine ve tahliye edilmelerine karar verdi. Ayrıca tutuksuz sanıklar Ali Hıdır Köseoğlu, Serdar Sadi, Gürkan Erdoğan ve Ezgi Nazaroğlu hakkında da devlet memuru olmaları gerekçesiyle izin alınması için dosyalarının ayrılmasına, izin alındıktan sonra soruşturmalarının devam etmesine, adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar verildi. Böylelikle davada 11’i tutuklu, 36 sanık kaldı.
İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay’ın davaya katılma talebinin reddine, Demircan A.Ş. yetkilisi Cenan Demircan hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılması ve soruşturma açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazı yazılmasına karar verildi. Tutuksuz sanıklardan Deniz Sural, Gürsel Arıcı, Tahsin Erdoğan, Abdülkadir Satık, Alper Doğan, Koray Arif hakkında adli kontrol şartının kaldırılmasına ve yurt dışı yasağı konulmasına hükmedildi. Mahkemenin kararı üzerine İnanç Öktemay ve Özge Ceren Deniz’in hayatını kaybettiği olay yerinde 9 Aralık’ta keşif yapıldı.
‘ÇALIŞMA YAPTIĞIM KABLOYU KOREGA BORUYA KADAR BASTIRDIM’
Keşfin ardından bilirkişi raporunun hazırlanması için resen duruşma yapıldı. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, 9 Ocak’ta elektrik kablolarının tamirini yapan GDZ Elektrik firmasında arıza onarım personeli tutuklu sanık Fırat Akbay ile aynı firmada arıza onarım ustası olarak görev yapan tutuklu Mesut Türkan ile sanık avukatları ve bilirkişi heyeti katıldı. Bilirkişi heyeti, olay yerinden alınan 4 kablo ve GDZ Elektrik’ten temin edilen 1 kabloyu gösterip Akbay’a hangisine müdahale ettiğini sordu. Amiri Yavuz Üner’i aradığını söyleyen Akbay, “Kendisine yolda vatandaşın durdurduğunu, arıza olduğunu, arıza kaydının bende olmadığını ancak dedektörle kontrol ettiğimde elektrik kaçağı mevcut olduğunu gördüğümü, aynı zamanda buhar çıktığını gördüğümü söyledim. Kontrol ettiğimde de elektrik kaçağı mevcut olduğunu ve su buharı çıktığını bildirdim. Akabinde kendisine orada çalışma yapacağımı bildirdim. Müdahale etmem gerektiğini, tehlikeli bir durum oluşturabileceğini bildirdim. Olay yerinde küçük bir kazı yaparak kabloyu buldum. İlk kabloda denk geldi. Kabloyu buldum. Kablonun yüzeyde olduğunu tespit ettim. Altını eştikten sonra korega boruya yakın olduğunu tespit ettim. Mevcut arızayı giderdikten sonra korega boruya kadar bastırarak soktum. Yavuz Üner’i arayarak yaptığım işlemi anlatıp, bilgi verdim” dedi. Akbay, olay yerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir çalışan olduğunu, çalışma yaptıkları yeri kapattıracağını söylediğini belirtirken, kendisine gösterilen kabloların, olay yerindeki kablolardan biri olmadığını da savundu.
Heyetin uydu fotoğrafında 2 açık mazgal arasında kablo göründüğü sorusuna Akbay, “Görünen kablo benim çalışma yaptığım kablo değil. Çalışma yaptığım kabloyu aşağıya korega borunun içine bastırmıştım. Fotoğraftaki kablonun nasıl dışarıya çıktığını bilmiyorum ama kendi kendine çıkamaz. Oranın ne zaman betonlandığına dair bilgim yok” dedi.
‘ÖLÇME ŞANSIMIZ YOKTU’
Bilirkişi heyeti tarafından aynı kabloların gösterildiği Mesut Türkan ise “Çalışma yaptığımız kablonun kırmızı bantlı kablo olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim muf yaptığımız yerine yanında fermuarlı bir ek vardı. Orada çalışma yaptıktan sonra birçok kazı yapıldı. Olay gününden sonra çalışmalar oldu” dedi.
Bilirkişi heyetinin kabloyu tamir ettikten sonra kabloyu boru içine alıp almadıklarına yönelik soruya da yanıt veren Türkan, “Kabloyu tamir ettikten sonra korega borunun içerisine aldık. Bizim elimizde metre yoktu. Ölçme şansımız yoktu. Şirket de böyle bir talepte bulunmaz. Ne kadar kazdık ve kabloya ulaştık hatırlamıyorum ama 25- 30 santimetre kazmış olabiliriz. Daha da derin olabilir ama tam net hatırlamıyorum, kazma kürek ile kazdık” dedi. Türkan, kablo tamiri yaptıktan sonra kablo izolasyon direncini ölçüp ölçmediklerini hatırlamadığını söyledi. Türkan, 9 Ocak’ta muf yaptıkları kabloyla, uydu fotoğrafında iki mazgalın arasında görünen kablonun aynı olmadığını da sözlerine ekledi. Sanıkları dinleyen bilirkişi heyeti, yeni bir bilirkişi raporu hazırlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de, Suriyeli vatandaşların en çok yaşadığı bölgelerden biri de Konak ilçesine bağlı Basmane bölgesi. Ülkelerinde başlayan iç savaş sonrası İzmir’e gelen ve yerleşen Suriyeler, Beşar Esad’ın devrilmesini sevinçle karşılıyor.
Gelişmeleri yakından takip eden Suriyeli bazı esnaf, 1-2 ay içerisinde ülkelerine dönmek istediğini söyledi. Yavaş yavaş hazırlık yaptıklarını ifade eden esnaf, akrabalarının Suriye’de bulunduğunu ve orada yaşamak istediğini ifade ediyor.
Bazısı dükkan kapattı, bazısı dönüş hazırlığında
Diyaaddin Salim isimli esnaf, ailesinin Şam’da olduğunu anlattı. 2-3 içerisinde Suriye’ye dönmek istediğini aktaran Salim, hazırlıklara başladıklarını dile getirdi. Diyaddin Salim, ” Türkiye’yi çok seviyorum, çok güzel. Bize kapısını açtı. Ülkemizdeki gelişmeleri merakla takip ediyoruz. Ekonomik olarak biraz zorlanıyoruz; kira, su, elektrik pahalı. Suriye’de evimizde var. Evliyim, 4 çocuğum var. Hepsi burada, beraber gideceğiz” dedi.
Kimi esnaf ise Türkiye’ye yerleştiğini, hayatlarından memnun olduğu dile getirirken, bazı esnafın dükkanını kapattığı ve ülkesine döndüğü öğrenildi.
İnternetten eşya ilanları veriliyor
Rejimin çökmesinin ardından İzmir’de yaşayan Suriyeli vatandaşlarında internet üzerinden eşyalarını satışa çıkardığı görüldü. Sosyal medya üzerinde çok sayıda eşya ilanının yer aldığı gözlemlenirken, ilanlarda “acil” yazılarının yazması dikkat çekti. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı caddeyle sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.
14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatıyla 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ZİNCİRLEME KUSUR
5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesiyle Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.
CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmanın ardından iddianame hazırladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
‘ADALET MÜMKÜN TEMELİ’ DİYEREK TEPKİ GÖSTERDİ
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın 13 Kasım’da başlayarak 2 gün süren 2’nci duruşmasında mahkeme başkanı, ara kararını açıkladı. Mahkeme başkanı, 13 sanıktan 11’inin tutukluluğuna devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Ömer Karabilgin ve Barış Koç’un ise, devlet memur sıfatları ve kamu görevlisi oldukları gerekçesiyle dosyaları tevhit edilmesine ve tahliye edilmelerine karar verdi. Ayrıca tutuksuz sanıklar Ali Hıdır Köseoğlu, Serdar Sadi, Gürkan Erdoğan ve Ezgi Nazaroğlu hakkında da devlet memuru olmaları gerekçesiyle izin alınması için dosyalarının ayrılmasına, izin alındıktan sonra soruşturmalarının devam etmesine, adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar verildi. Böylelikle davada 11’i tutuklu, 36 sanık kaldı.
İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay’ın davaya katılma talebinin reddine, Demircan A.Ş.’nin yetkilisi Cenan Demircan hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılması ve soruşturma açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazı yazılmasına karar verildi. Tutuksuz sanıklardan Deniz Sural, Gürsel Arıcı, Tahsin Erdoğan, Abdülkadir Satık, Alper Doğan, Koray Arif hakkında adli kontrol şartının kaldırılmasına ve yurt dışı yasağı konulmasını hükmetti. Yine mahkeme heyeti, 9 Aralık’ta bölgede keşif işlemlerinin yapılmasına da karar verdi.
YURT DIŞINDAKİ TANIK DİNLENDİ
Mahkemenin kararı üzerine İnanç Öktemay ve Özge Ceren Deniz’in hayatını kaybettiği olay yerinde bugün keşif yapıldı. Keşfe, uzman mühendislerden oluşan 7 kişilik bilirkişi katıldı. Bugün ilk defa mahkeme heyeti de keşif için olay yerine geldi. İnceleme öncesinde, davanın 2’nci duruşmasında yurt dışında olduğu için ifadesi alınamayan bir numaralı görgü tanığı aksesuarcı Ersin Eren Çavga’nın ifadesi alındı. Çavga, “Biz orada elektrik kaçağından şüpheleniyorduk. Çok defa aradık sonrasında yapıldı. Orada kazı çalışması yapılmıştı. Sanırım mazgalla ilgili bir çalışmaydı. Burada daha önceki senelerde sel olmuştu. Biz zaten belediyeden talepte bulunmuştuk. Orada bir elektrik çalışması olduğunu biliyorduk. Yağmurlarda orası hep önce kuruyordu. Kazı çalışmasından sonra yine aynı bölgede duman çıkmaya başladı. Biz oraya duba koyduk. GDZ Elektrik’i aradığımızda gelip yaptılar. Hangi firmaya ait olduğunu bilmiyorum ama orası betonla kapatılmıştı. Sonrasında ilk yağmur yağdığında bu olaylarla karşılaştık” dedi.
Bir avukatın olaydan sonra bölgede herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Çavga, “Yurt dışındaydım. Geçen hafta salı günü ülkeye giriş yaptım. İş yerimin güvenlik kameraları sökülmeye çalışılmış. Sökülemeyince kablosu kesilmiş” dedi.
YENİ KEŞİF YAPILDI
Keşif öncesi olay yerinin bulunduğu Enver Dündar Başar Sokak araç trafiğine kapatıldı. Ayrıca çevrede güvenlik önlemi alınıp, alana girilmesi engellendi. GDZ Elektrik’in olay yerine olası bir mazgalın nasıl olması gerektiğini gösteren bir mazgal getirdiği de görüldü. 7 kişiden oluşan uzman bilirkişi heyeti inceleme yaptı.
‘BÜTÜN İNCELEMELER TİTİZLİKLE YAPILACAK’
Keşifle ilgili açıklama yapan Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi’nin avukatı Ayşe Sarıçiçek, “7 kişilik heyetle keşif başladı. Ölümün gerçekleşmesindeki asıl kusur oranlarını, tespiti, kusurlu kişilerin tespiti açısından olay mahalli geniş bir çaplı kazı yapılıyor. Öncesinde mahkemede dinlenemeyen bir tanık vardı o dinlendi. Olaydan sonra tanığın iş yerinin güvenlik kamerası sökülmeye çalışılmış. Sökülemeyince kablosu kesilmiş. Bugünse keşif tamamlandıktan sonra bilirkişi detaylı olarak raporunu hazırlayacak. Ardından rapor mahkemeye sunulacak. Raporun hazırlanması için yasal olarak 45 günlük bir süreden bahsediliyor. Rahat, titiz bir şekilde detaylı bir rapor hazırlanacak. Bu bilirkişiler yeni. Bütün teknik incelemeler, ölçümler titizlikle yapılacak. Devlet memuru olan 6 sanığın dosyası ayrıldı. Haklarında yargılamanın devam edilebilmesi için izin sürecinin yapılması amacıyla tahliye edildiler. Normal tahliye değildir. Yani devlet soruşturması izni için dosyalar ayrıldı. Ayrı bir dosya olarak açıldı. Soruşturma izni tamamlandıktan sonra yargılamalarına devam edilecek” dedi.
‘İLK KEŞİFTE YAPILAN GÖZLEMLER DAHA ÖNEMLİ’
İnanç Öktamay’ın ailesinin avukatı Cenk Düzgüner de “İZSU tarafından bir kurtulma değildir. İZSU ile ilgili sorumlularda bu davada yargılanacaktır. İlk keşifte yapılan gözlemler bizim için daha önemlidir. Çünkü bu çalışma tadilat görmüş sahada yapılıyor. Bu herkesi yanıltır. Şimdi oluşturulan bilirkişi heyeti de mutlaka ilk raporu da inceleyecektir. Oradakini baz alacaktır. Çok katkı sağlamaz. Buna karşı heyet çok güzel çalışıyor. Biz yargılamanın çok iyi gittiğini düşünüyoruz. Her iki kurumda beraber sorumlu olacaktır, inancımız bu yöndedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Torbalı ilçesinde 4 gün önce evden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Parkinson hastası Mehmet Etiz (65) için arama çalışması başlatıldı.
Torbalı ilçesinde oturan Parkinson hastası Mehmet Etiz, 29 Kasım’da ayrıldığı evine bir daha geri dönmedi. Etiz’den haber alamayan ailesi, durumu polise bildirdi. Etiz için arama çalışması başlatıldı. Polisin kamera incelemesinde Etiz’in son olarak Yeniköy Mahallesi’nde görüldüğü tespit edildi. Çalışmaları bu bölgede yoğunlaştıran ekipler Etiz’e ait herhangi bir ize rastlamadı. Ekiplerin AFAD ve AKUT’un koordinasyonunda arama çalışması sürüyor.
Haber-Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Buca ilçesinde Ahmet Dazkır, çalıştığı markette bindiği yük asansörünün kabininin düşmesi sonucu yaralandı. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçen 23 Kasım günü saat 09.55’te Buca’daki bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet Dazkır, yük asansörünü çağırdı ancak asansör gelmedi. Bunun üzerine Dazkır, durumu mesai arkadaşına bildirdi. Bu kez de arkadaşı düğmeye basarak asansörü çağırdı. Dazkır, gelen asansöre binmek istedi. Dazkır, adımını attığı anda asansör kabini bir anda düştü. Diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden yaralı olarak çıkarılan Dazkır, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan yaşanan olay ise iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde; Dazkır’ın yük asansörünü çağırdıktan sonra durumu arkadaşına haber verdiği, ardından da kapıyı açıp girdikten sonra kabinin düştüğü anlar yer aldı.
Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Buca ilçesinde Ahmet Dazkır, çalıştığı markette bindiği yük asansörünün kabininin düşmesi sonucu yaralandı. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçen 23 Kasım günü saat 09.55’te Buca’daki bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet Dazkır, yük asansörünü çağırdı ancak asansör gelmedi. Bunun üzerine Dazkır, durumu mesai arkadaşına bildirdi. Bu kez de arkadaşı düğmeye basarak asansörü çağırdı. Dazkır, gelen asansöre binmek istedi. Dazkır, adımını attığı anda asansör kabini bir anda düştü. Diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden yaralı olarak çıkarılan Dazkır, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan yaşanan olay ise iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde; Dazkır’ın yük asansörünü çağırdıktan sonra durumu arkadaşına haber verdiği, ardından da kapıyı açıp girdikten sonra kabinin düştüğü anlar yer aldı.
Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber: Tolga TAHÇI – Kamera: İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz günlerde Buca ilçesinde bulunan bir markette meydana geldi. Market çalışanı Ahmet D., iş yerinde binmek istediği asansörün düğmesine bastı ve gelmesini bekledi. Bu esnada asansörün gelmediğini fark eden Ahmet D., durumu yanındaki bir kişiye söyledi. Durumu öğrenen şahıs yaklaştığı asansörün düğmesine bastı ve bir süre sonra gelen asansörün kapısını açtı. Bu esnada asansörü inceleyerek içeri giren Ahmet D., adımını attığı an kabin hızla aşağıya düştü. O anlar iş yerindeki güvenlik kamerasına yansırken, paniğe kapılan olayın şahidi şahıs durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi.
Yoğun bakımda
İhbar üzerine adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Ahmet D., itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulans ile Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralının, vücudunda kırıklar olduğu ve beyin kanaması geçirdiği için yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattığını belirterek, “Her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz” dedi.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Duygu Geçkin, Türk yemeklerinde sıklıkla kullanılan ve özellikle salataların vazgeçilmezleri arasında yer alan mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentleri kullanarak ruj ve allıkları renklendirmek için bilimsel çalışma başlattı. TÜBİTAK’ın da 900 bin liralık destek sağladığı projeyi 12 ay içinde tamamlayacaklarını belirten Geçkin, “Günlük hayatta neredeyse her evin mutfağında bulunan doğal maddelerdeki pigmentleri nasıl özütleyebileceğimizi düşünerek bir çalışma başlattık. Çalışma için uzun ömürlü ve pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı kullandık. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık, ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Geçkin, kadınların günlük yaşamlarında neredeyse her gün başvurduğu bazı kozmetik ürünlerin renklendirilmesinde doğal olmayan, ağır metal içeren ve toksik etkiye yol açabilen maddelerin kullanılabildiğini belirterek, “Kozmetik ürünlerin renklendirmesinin tamamen doğal ürünler kullanılarak yapılabileceği fikrinden yola çıkarak özel bir çalışma başlattık. Bunun için de pigment içeriği yüksek olan mor lahanayı seçtik” ifadelerini kullandı.
‘MORDAN KIRMIZIYA KADAR ÇOK FARKLI RENK SEÇENEKLERİ SUNULABİLİYOR’
Mor lahananın içinde bulunan doğal pigmentin, mordan kırmızıya kadar birçok farklı renk seçenekleri sunduğunu söyleyen Geçkin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunları daha kalıcı halde tutup kozmetik ürünlerde kullanmak için çalışmalar yapıyoruz. Şu anda kırmızı, mavi ve morun tonlarını elde ediyoruz. Renkleri elde edebilmek ve uzun ömürlü kullanabilmek amacıyla mor lahanayı eksi 18 derecede dondurma sürecimiz oluyor. Daha sonrasında pigmentin özütlenmesi çalışmalarını yürütüyoruz ve kalıcılığının sağlanması üzerine de çalışmalar yapıyoruz. En sonunda da testler yapılarak çıkarılan miktar tespit edilecek. Şu an yanak ve dudak renklendirmek için allık ile ruj ürünleri elde etmeyi amaçlıyoruz. Daha sonrasında far yapmayı düşünüyoruz.”
‘DOĞANIN SUNDUĞU TÜM RENKLERİ KULLANABİLİRİZ’
Gıda maddelerinin özellikle görüntü ve şekil bozukluğu sebebiyle çok fazla çöpe atıldığını dile getiren Geçkin, “Bu ürünleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü her bir markette haftalık yaklaşık 20 kilogram lahana kabuğu sadece parlaklığını yitirmesi sebebiyle çöpe atılıyor. Biz de bu ürünleri sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Doğanın sunduğu tüm renkleri kullanabiliriz. Portakal kabuğundan, turuncu ile sarı tonları elde edilebilir. Pancardan ve özellikle de posa olarak kullanılan üzüm kabuklarından da çeşitli renkleri üretebilmek için çok güzel bir örnektir” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu’nun tünel kazıları tüm hızıyla devam ediyor. General Asım Gündüz İstasyonu’ndan 2 bin 130 metre kazan ve Üçyol Hat Başı Şaftı’na ulaşan 450 ton ağırlığındaki tünel açma makinesi (TBM) parçalar halinde General Asım Gündüz İstasyonu’na taşınıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, taşıma işlemi sırasında trafik için gerekli uyarılarda bulunarak önlemleri de aldı.
Dev parçalar özel tırlarla taşınıyor
Büyükşehir Belediyesi’nden geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada; 21 Kasım Perşembe gecesi saat 20.00 ile 24 Kasım Cumartesi gecesi saat 23.59’a kadar, Uğur Mumcu Parkı’ndan itibaren Ali Rıza Avni Bulvarı, Eski İzmir Caddesi’nin bir kısmı ve 526/5 sokakta araç park edilmemesi konusunda vatandaşları uyardı. TBM parçalarını taşıyan tırlar, bu yönü kullanarak General Asım Gündüz İstasyonu’na gelecek. Dev makine parçalarının indirildiği General Asım Gündüz İstasyonu’nda ise 22 Kasım Cuma gecesi saat 20.00 ile 25 Kasım Pazartesi saat 07.00’e kadar istasyonun Yeşillik Caddesi tarafında kalan bölümü trafiğe kapalı kalacak.
Tünel açma makinesi, bu istasyonda tekrar kurularak Şirinyer yönüne doğru çalışmaya başlayacak. Yakın zamanda Üçyol Hat Başı Şaftı’na ulaşması beklenen diğer TBM de ilerleyen günlerde General Asım Gündüz İstasyonu şantiyesine ulaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Bornova ilçesindeki Hasan Tahsin Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim alan özel gereksinimli bireyler, 24 Kasım Öğretmenler Günü için, kendi yetiştirdikleri bitkilerle hediyelik çiçekler hazırladı. ‘Özel Gençlerden Özel Çiçekler’ sloganını kullanarak etiketler tasarladıklarını ve her yıl daha fazla kişi ve kuruma ulaştıklarını söyleyen Tarım Teknolojisi Öğretmeni Adem Erhan, “Öğretmenlik mesleği çok kutsal. Öğrencilerimiz hem kendi hem de başka okullarda çalışan öğretmenler için bu ürünleri hazırlıyorlar. Bu zincir çığ gibi büyüdü ve biz de siparişlere yetişemez hale geldik” dedi.
Bornova Hasan Tahsin Özel ve Mesleki Eğitim Merkezi’ndeki özel öğrenciler, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu yıl yenilenen tarım atölyesi ve seranın içinde kaktüs ve sukulent türü süs bitkileri üretiyor. Son yıllarda özel günlerde kaktüs ve sukulent hediyeliklere talebin yoğun olmasıyla birlikte üretimi arttırdıklarını belirten Tarım Teknolojisi Öğretmeni ve Ziraat Mühendisi Adem Erhan, bu yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü için hediyelik çiçek talep eden kurumların siparişlerini hazırladıklarını söyledi. Erhan, “Hafif düzeyde zihinsel engelli bireylere mesleki ve akademik eğitim veren bir meslek okuluyuz. Buradaki tarım atölyesinde ağırlıklı olarak kaktüs sukulent türü bitkiler üretiyoruz. Bu bitkiler toleranslı olduğu için öğrencilerimizin hataları görünmüyor. Bu nedenle yaklaşık 15 yıldır faaliyette olan atölyemizde ağırlıklı olarak bu bitkileri üretiyoruz” dedi.
‘SİPARİŞLERE YETİŞEMEZ HALE GELDİK’
Siparişlere yetişemez hale geldiklerini ifade eden Erhan, “Kaktüs, sukulent bitkiler özel günlerde hediyelik olarak talep edilmeye başlandı. Biz de bu talebe karşılık verelim istedik. Kendi ürettiğimiz bitkileri dekoratif saksılara dikip satıyoruz. Aynı zamanda sesimizi de duyurmak istedik. Bunun için özel etiketler tasarladık. Slogan geliştirdik. ‘Özel gençlerden özel çiçekler’ etiketinin arkasına açıklama yazdık ve öğrenci grubumuzla ilgili bilgi verdik. Bu ürünleri alan kişiler özel kişilerin tercih edildiğini gördüğünde başkasına hediye alırken bizi tercih etmeye başladı. Bu zincir çığ gibi büyüdü ve biz de siparişlere yetişemez hale geldik. Öğrencilerimiz Öğretmenler Günü için de sipariş hazırlıyor. Öğretmenlik mesleği çok kutsal. Hem kendi hem de başka okullarda çalışan öğretmenler için bu ürünleri hazırlıyorlar” dedi.
‘ONLARLA BÜYÜDÜM, ONLARDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM’
18 yılı Hasan Tahsin Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nde olmak üzere 23 yıldır özel eğitim öğretmeni olarak görev yapan Hülya Aksu, mesleğinin kendisini çok onore ettiğini söyledi. Aksu, “Bu çocuklarla olmak, onların o saflığını görmek gerçekten çok güzel. Ben de onlarla büyüdüm, onlardan çok şey öğrendim. Bizimki karşılıklı bir eğitim süreci” diye konuştu.
Özel gereksinimli bireylerin bitki ve toprakla uğraşarak kendilerini daha mutlu hissettiğini aktaran Aksu, şöyle devam etti:
“Öğrencilerimiz buraya ortaokuldan çıkıp geliyor. Küçücük bir çocuk olarak geldikleri okulumuzdan ayrılırken onların birer genç olduğunu, çok büyüdüklerini, olgunlaştıklarını görüyoruz. Bu inanılmaz gurur veriyor bize. Bugün buradaysam bunu öğretmenlerime borçluyum. Kendi ilkokul öğretmenimi yıllar geçse de asla unutamam. Öğretmenlerimin hepsi iz bıraktı. Onların da gününü kutluyorum. Bugün varsak onların sayesinde varız.”
‘PARA KAZANIP ANNEMİZE GÖTÜRÜYORUZ’
Öğretmenlerinin bu özel gününü kendi hazırladıkları çiçeklerden hediye ederek kutlayan Zeliş Öndeş (17), “Elimdeki çiçek sukulent. Annelerinden yavruluyorlar. Onlardan alıp küçük saksılara dikiyoruz. Büyüdüklerinde satışa sunuyoruz. Öğretmenlerimi seviyorum. Onlar olmasaydı okuma yazma öğrenemezdik” dedi.
Ürettikleri çiçekleri satarak aynı zamanda para da kazandıklarını belirten Gülse Tunca (18) ise “Burada bitkiler yetiştirip, dekoratif saksılara dikiyoruz. Sulama yapıyoruz. Bunları yaparken mutlu oluyorum. Buraya çok alıştım. Okulumuzda hayvanlar da var. Tavukların yemini veriyoruz. Diktiğimiz çiçeklerden 10, 20 ya da 50 lira kazanıp, paraları annemize götürüyoruz. Öğretmenler Günü için ne alacağıma henüz karar veremedim.Buradaki çiçeklerin dışında kendim başka bir şey almak istiyorum” diye konuştu.
‘ÇİÇEĞİM SATILDI 300 LİRA KAZANDIM’
Hazırladıkları çiçekleri ‘Öğrenci Dükkanı’ adı verilen köşede sergileyip satışa sunduklarını anlatan Gümüş Babur (17) da “Benim hazırladığım çiçek buradan satıldı. Para kazandım. Hepsini biz yaptık. Çiçeğim satıldı, 300 lira kazandım. Mutlu oldum. Anneme vereceğim paramı” ifadelerini kullandı. Kemal Erkeç (20) ise “Burada sukulent dikiyoruz. Bu işi seviyorum” dedi.
Barış Beyazıt (17) da “Burada çiçek dikiyoruz. Diktiğimiz saksılar satılıyor. Öğretmenlerimin gününü kutluyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çağan Irmak Kültür Merkezi’ndeki kongreye AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir MilletvekiliMahmut Atilla Kaya ve partililer katıldı.
Kongrede mevcut başkan Serdar Kısaağa yeniden seçildi.
Saygılı, kongredeki konuşmasında, omuzlarında büyük ve güçlü Türkiye’nin sorumluluğunu taşıdıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı mücadelesini sürdüreceklerini anlatan Saygılı, “Bizim davamız dili dualı olanların, kalbi hasbi çarpanların, gözü kıblede olanların davasıdır. Bizim davamız bize ‘muhtar bile olamazsınız’ diyenlerin, bizi memleketin üvey evladı görenlerinin, bizi ötekileştirenlerin anlayamayacağı bir davadır.” dedi.
Saygılı, İzmir için gece gündüz çalıştıklarını, kente faydalı olma mücadelesi verdiklerini anlattı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kentte planlanan ikinci çevre yoluyla ilgili eleştirisini hatırlatan Saygılı, şunları kaydetti:
“23 yıldır siz bu şehrin, körfezini mahvettiniz. Derelerin bütün pisliklerinden evsel atıklara kadar körfeze attınız, utanmıyorsunuz da Cumhurbaşkanımızın direkt talimatıyla, Bakanlığımızın direkt uğraşısıyla, 34 kurumdan 8 ay içerisinde alınan onaylarla, ÇED raporuyla başlanılan bir mücadele ile nasıl dalga geçersiniz. Bu nasıl bir kafa, siz bu kafayla bu şehri nasıl yöneteceksiniz. İkinci çevre yolu proje güzergahı, toplam 41 kilometre, 37,5 metre genişliğinde, üç çarpı iki şeritte bir yol.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sporda ve eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında dezavantajlı mahallelerdeki çocuklar için yeni bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından dezavantajlı mahallelerde kurulan 11 Dayanışma Noktasından velileriyle birlikte alınan çocuklar, sportif yetenek ölçümü uygulamasına dahil edildi. 8-10 yaş arasındaki çocukların geleceğine yön vermek amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ücretsiz sportif yetenek ölçümü uygulaması velileri de memnun etti. Çocuklar ayrıca Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Buz Sporları Salonu’nda paten yapma keyfi yaşadı.
“Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak”
Projeye ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızın ara tatilde verimli vakit geçirmeleri için bu çalışmayı başlattık. Hem çocuklarımızın sportif yeteneklerinin hangi alanda olduğuyla ilgili ölçümler yapılıyor, hem de buz sporlarıyla buluşmalarını sağlıyoruz. 11 Dayanışma Noktasından aldığımız çocuklarımızın keyifli vakit geçirmelerine de destek sağlıyoruz. Bu projeyle İzmir’in spor kenti olması yolunda katkı sağlayacağımızı düşünüyorum. Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak. Dezavantajlı bölgelerde çocuklarımızın bütün imkanlara eşit ulaşımını desteklemek bizim sorumluluğumuzda. Çocukların spora ulaşımını kolaylaştırmak, yeteneklerini tespit etmek ve bu yetenek doğrultusunda spor alanındaki gelişimine katkı sunmak bizim görevimiz” dedi.
Çocukların 15 istasyonda ölçüme aldıklarını aktaran Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı eğitmeni Kader Ener, “Bizim buradaki amacımız 8-9-10 yaşlarındaki çocuklarımızı alıp hangi branşlarda başarılı olduğunu bulup yönlendirme yapabilmek. Ege Üniversitesi ile bir protokol yapıldı. Hocalarımız ile sistemi oturttuk. Biz burada ölçümleri alıyoruz. Biz de sonuçlara göre ailelere çocuklarınızı hangi branşa yönlendirirseniz daha faydalı olur diyerek yardımcı oluyoruz. Öncelikle çocukları spora yönlendirmek istiyoruz. Daha sonra daha iyi yerlere gelmeleri için destekte bulunuyoruz” diye konuştu.
“İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler”
Uygulama kapsamında etkinliğe katılan çocuklar ve velileri, duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
-Veli Ayşe Acar: “Birinci Kadriye’den geliyoruz. Spor için buradayız. Bu hizmetler için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Bunların devamını da istiyoruz. Başkan’ımıza da teşekkür ediyoruz.”
-Veli Hülya Acar: “Büyükşehir Belediyesi, bize çok güzel hizmetler veriyor. Etkinliklere çocuklarımız katılıyor. Teşekkür ediyoruz. Burada olmaktan dolayı mutluyum. İleride belki çocuğum kendini geliştirecek, sporcu olacak. Bu projeyi devam ettirirlerse daha mutlu oluruz.”
-Veli Bahar Duman: “Büyükşehir Belediyesi çocuklarımız için güzel etkinlikler yapıyor. Teşekkürler. İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler. Güzel projeler olursa her zaman katılmak için buradayız.”
-Sadiye Özarman: “Spor yaptım, buz pistinde paten kaydım. Çok güzel geçti. Çok mutluyum.”
-Nuda Evin Paşa: “Zıplama, boy ölçümü, kol ölçümü yapıldı. Hocalar çok iyi yönlendiriyorlar. Büyüyünce beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum. Spor branşı olarak da koşuyu seviyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, geçtiğimiz hafta Ankara Demirspor’u 1-0 mağlup ederek moral depolasa da, 23 yaşındaki sol kanat oyuncusu Burak Yeşilay’ın karşılaşmada sakatlanmasıyla büyük bir üzüntü yaşadı. Sarı-lacivertli sağlık ekibinin yaptığı tetkikler sonucunda genç oyuncunun ilk yarıyı kapattığı ifade edildi.
Sakatlıklar peşini bırakmıyor
Menemen FK’nın genç yıldızlarından olan Burak Yeşilay, sezona iyi bir başlangıç yaparak forma giydiği ilk 5 karşılaşmada 3 gol atmayı başardı. İzmir ekibinin başarısında önemli bir pay sahibi olan genç oyuncu, 5. hafta mücadelesi kapsamında oynanan VanSpor FK maçında sakatlanarak 4 lig maçında forma giyemedi. 23 yaşındaki Burak Yeşilay, sakatlık sonrasındaki 10. hafta mücadelesi olan Erbaaspor maçıyla formasına kavuştu. Geçtiğimiz hafta oynanan Ankara Demirspor önünde ise 13 dakika sahada kalan genç oyuncu tekrar sakatlandı. Yapılan tetkikler sonucunda Yeşilay’ın en az 6 hafta takımdan ayrı kalacağı öğrenildi. Ggenç oyuncunun sarı-lacivertli takıma devre arası kampında katılacağı belirtildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.

14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ZİNCİRLEME KUSUR
Olayla ilgili 5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesi ile Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.

CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmasını tamamladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksir nedeniyle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.

“İDDİALARI KABUL ETMİYORUM”
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın dün görülen 2’nci duruşmasına, bugünkü 2’nci oturumla devam edildi. Konak’ta çalışma yapmadıklarını söyleyen taşeron firma yetkilisi Halit Özpelit, Demircan A.Ş. ile sözleşmeyi sözlü olarak sonlandırdıklarını söyledi. Özpelit, “Yaptığım sözleşmeyi sonradan hatırladım. Kısa süreli bir çalışmamız odu. Sonra sözleşmenin iptal olduğunu düşünerek geçen celsede ‘Sözleşmem yok’ dedim. Olay yerinde çalışmadım. Konak’ta başka yerde, Güzelyalı ve Karabağlar’da çalıştık. Demircan A.Ş., alt taşeron olarak bizle başka yerler için anlaştı. Sonradan para konusunda anlaşmazlık yaşayınca sözleşmeyi sonlandırdık. Demircanlar’ın cevabı, doğrudur. Ahmet Çelik’in beyanından bellidir. Onların işlerini bu dönemde takip eden Ahmet Çelik’tir. Aleyhimdeki iddiaları kabul etmiyorum” diye konuştu. Ardından dinlenen İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay, “Amcam beni çocuğu olarak görüyordu. Şikayetçiyim” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı.

Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.

14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ZİNCİRLEME KUSUR
Olayla ilgili 5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesi ile Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.

CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmasını tamamladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksir nedeniyle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İzmir Valiliği’ni ziyaret etti. Burada polis tören mangası tarafından karşılanan TBMM Başkanı Kurtulmuş’a, İzmir Valisi Süleyman Elban eşlik etti. Valilik şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, daha sonrada İzmir İktisat Kongresi Binası’na geçerek sivil toplum buluşmasına katıldı.
Siyasette çok önem verdikleri alanlardan birisinin de sivil toplumlar olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Sivil toplum; milletin gönüllü olarak organize olduğu, belli alanlarda odaklanarak, o odaklandıkları alanlarda kamunun dışında milletin menfaatlerine uygun bir şekilde faaliyet icra ettikleri alandır. Siyasetin ne kadar güçlü olduğunun önemli göstergelerinden birisi de sivil toplumun gücüdür. Sivil toplum ne kadar güçlüyse milletin siyaset mekanizmasına olan desteği ve katkısı da o kadar güçlüdür. Tarihsel olarak Cumhuriyet’imizin 2. asrını idrak ediyoruz. Bu sene Cumhuriyet’in 101. yılını kutladık. Bu 2. asrın ilk yıl dönümü demek. Önümüzde uzun bir süre var. Geçtiğimiz bir asırın içerisinde nice zorluklar ve güçlüklerle ülkemiz büyük bir mesafe kat etti. Geldiğimiz nokta hiç de küçümsenmeyecek bir noktadır. Bugün Türkiye, kendi adından dünyanın dört bir tarafında söz ettiren, sözünün kıymetinin arttığı bir ülke haline gelmiştir; ancak bizim milletimizin bir temel özelliği var. Hiçbir zaman önündeki mevcut durumla yetinmez. Mutlaka önüne yeni hedefler koyar. O hedeflere ulaşabilmek için imkanlarını seferber eder ve her hedefi gerçekleştirerek hep daha ileriye gider. Bizim de önümüzdeki hedefimiz Cumhuriyet’in ikinci asrını, dünyada birçok yerde çok daha etkili bir Türkiye haline gelmek. Bilimde, sanatta, sporda, sanayide, teknolojide, uluslararası ilişkilerde, bölgesel denklemlerde çok daha güçlü bir hale gelebilmek. Türkiye Yüzyılı dediğimiz yeni dönemin kapılarını sonuna kadar açmaktır. Herkesin elindeki imkanları sonuna kadar ve ortak hedefler, milli hedefler doğrultusunda kullanabilmesi lazım. Türkiye yüzyılından kastımız tek cümle; sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye demektir” açıklamalarında bulundu.
“Sivil toplumun güçlü olması, sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır”
Bir ülkenin sözünün güçlü olması için önce millet-devlet kaynaşmasının gerçekleşmesi, devletin bütün kurumlarıyla birlikte etkin kurumsal bir kapasiteye, güçlü bir ekonomiye, güçlü bir bilim hayatına sahip olması, sanayi ve teknoloji alanında da dünya milletleriyle rekabet edebilecek bir güce ulaşabilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Sivil toplumun da güçlü olması sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır. Dosta güven düşmana korku salacak bir Türkiye. Bunu sadece savunma sanayi olarak söylemiyoruz. Dostlarımızın başarımızı gördükçe sevindiği, düşmanlarımızın görünce çekindiği bir Türkiye kurmak önümüzdeki yüzyılın asıl hedefidir. Güveni ve istikrarı sağlayarak yolumuza devam edersek, Türkiye bu hedeflerini gerçekleştirecektir. Fikirlerimiz, dünya görüşümüz, siyasetimiz farklı olsa da hepimizin aynı istikamete yürümeliyiz. Bu ülkenin daha güçlü olması için mücadele etmeli ve ülkeyi kalkındırmak için gayretli olmalıyız.”
“Yeni dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir”
Önümüzdeki dönemin dünyada yeni gelişmeleri yaşayacağımız bir dönem olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, artık eskisi gibi sadece bir ülke ya da güç merkezinin söylediği istikamette dünyadaki gelişmelerin olmayacağını ifade etti. Sözlerini sürdüren Kurtulmuş, şunları aktardı:
“Dünya çok kutuplu düzene gidiyor ve artık dünyanın her yerinde farklı güç merkezlerinin ortaya çıkacağı gelişmeyi yaşayacağız. Bu dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir. Hem nüfusu hem ekonomik potansiyeli hem okuma yazma oranı hem jeostratejik önemi itibariyle dünyanın neredeyse tam merkezinde olan bir ülkedir. Kuzeyle de batıyla da doğuyla da güneyle de iletişim kurabilen ender ülkelerden birisidir. Ukrayna ile Rusya arasında devam eden gerilim ve çatışma döneminde neredeyse dünyada her iki tarafta görüşebilen tek ülke Türkiye oldu. Bizim en temel özelliklerimiz, karşılıklı rıza ve müzakere ile işlerin çözülmesi için diplomasi masasını sürekli açık tutmaktır. En zor konularda bile karşılıklı müzakere ile çözülmesinden başka yolu yoktur. Türkiye kendi milli eksenini takip ederek önümüzdeki dönemde karşımıza çıkacak fırsatları değerlendirecektir.”
“Türkiye’nin bir tane eksen vardır, o da kendi milli eksenidir”
“Türkiye ne zaman tam bağımsızlık yolunda adım atsa, kendi milli menfaatleri önceleyen süreç içine girse ve bazı oluşumlara karşı şahsiyetli duruşunu ortaya koysa, birileri ‘Türkiye’nin eksenini kaydırıyorsunuz’ diyor” diye konuşan Kurtulmuş, “Türkiye ekseni ne Doğu ne Batı’dır, Türkiye’nin bir tane eksen vardır o da kendi milli eksenidir. Bu milli ekseni takip ederken Avrupa ile de Amerika ile de doğu ile de batı ile de Müslüman dünyası ile de Hıristiyan dünyası ile de görüşeceğiz, müzakere edeceğiz alışverişimiz olacak. Bizim birisine dost olmamız için başkasına düşman olmamıza gerek yok. Tek önceliğimiz ülkemizin menfaatidir. Türkiye önümüzdeki dönemde çok daha güçlü olarak yoluna devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
“Filistin meselesi bugün başlamadı”
Orta Doğu coğrafyasında yaşananların bir tesadüf olmadığına işaret eden Kurtulmuş, ” İsrail’in saldırıları arkasında yatan husus, Filistin meselesi bugün başlamadı. 1917’de Osmanlı, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kaldığında İngiliz manda yönetiminin oraya gelmesiyle başladı. Önce o coğrafyada Yahudi yerleşim alanlarını açmaya ve eşzamanlı terör örgütünü kurarak İsrail’in kuruluşunu hazırladılar, bu oyunun birinci perdesiydi. İkinci perde ise ABD’nin Irak’ı işgali işe başladı. Sonra bu coğrafyada iki fay hattı üzerinden ülkeleri paramparça etmeye başladılar; birisi ırkçılık, diğeri mezhep. Irak, Suriye, YemenLibya parçalandı, Mısır yönetilemez hale geldi. Hepsi bir şekilde siyasi türbülansın içine sokuldu. Bu kadar parçalanmaya çalışan bu coğrafyada istikrar adası olarak Türkiye bu günlere kadar geldi ve çok daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir” açıklamalarına yer verdi.
“Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı düşmanlığı yoktur, ispatı da İzmir’dir”
Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle kendi içimizi düzenlememiz, memleketimize ayrılık meselesini tamamıyla kenarı bırakmamız ve özellikle terör örgütleri vasıtasıyla hizaya sokulmaya çalışılan bu coğrafyaya inat terörün sıfırlandığı bir Türkiye’yi oluşturmak mecburiyetindeyiz. 40 yılı aşkın süredir bu memlekette etnik fitneyi oluşturmaya, ayrılıkçı siyaseti terör örgütleri marifetiyle kökleştirmeye çalışmalarına rağmen bu memlekette Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı en ufak düşmanlığı yoktur, bunun ispatı da İzmir şehrinin kendisidir.”
“Türkiye’nin teknolojide ilerleyebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız”
Güçlü ve büyük Türkiye etrafında buluşmaktan başka çarenin olmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Karşımızdaki emperyal planın, böl-parçala-iradesiz hale getir ve yönet şeklindeki tecelli ettiğini gördükten sonra bizim büyük bir imparatorluk birikimine sahip millet olarak başak yolu tercih etmemiz düşünülemez. Obamızı düzenleyeceğiz, farklılıklarımız zenginlik olarak görüp yolumuza devam edeceğiz. Demokrasimizi, fikir özgürlüklerini geliştireceğiz, Türkiye’deki güçlü siyaset mekanizmalarını daha güçlü hale getireceğiz. Türkiye’nin sanayileşmesi, teknolojide ileriye gidebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız. Devlet ve millet olarak el ele mücadeleyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
“Bazen STK gücü hükümetlerin gücünden daha etkilidir”
“Yüksek teknoloji ve yüksek teknolojilere dayalı Savunma Sanayi başta olmak üzere her alanda daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” diye konuşan Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:
“Üniversitelerimizin daha güçlü hale gelmesi için hep beraber gayret edeceğiz. Bu ülkenin gençlerinin milli ve manevi değerler ekseninde daha güçlü gençler olması için gayret sarf edeceğiz. Bu fırsatların varlığı bizi çok daha dikkatli, birlik beraberlik içinde olmaya itiyor. Yardımlaşarak, birbirimize destek olarak yolumuza devam edeceğiz. Gönümüz arzu eder ki sivil toplum kuruluşlarımız kendi alanında ana akım olsun. Türkiye’nin hatta dünyanın en iyisi olsun. Bazen STK gücü hükümetlerin, devletin gücünden daha etkilidir. Devlet olarak bizim vazifemiz de sizlere, insanlığa ve ülkemize yapacağınız desteklere de sizlere yardımcı olmaktır.”
“Sivil toplumun en güçlü olduğu şehir İzmir”
İzmir Valisi Süleyman Elban ise Türkiye’de sivil toplumun en güçlü olduğu şehrin İzmir olduğunu belirterek, “Bu şehrin birçok özelliği var. Burası kurtuluşun, kuruluşun şehri. Özellikle kurtuluş mücadelesinde kahramanlıklarıyla destanlaşmış bir şehir ama bu şehir sivil toplum Türkiye’nin birçok yerinde göremeyeceğin kadar güçlü. Her birisi kurulduğu ve amaç edildiği tüzüklerinde belirtilen hedeflerine ulaşmak için samimi olarak gayret ederek kendilerinden ve enerjilerinden feragat ediyor” diye belirtti.
Programa ayrıca; önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, partililer ve sivil toplum kuruluşları katıldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FİDANLAR TOPRAKLA BULUŞTU
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında, İzmir’de 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süre ağaçların yanarak yok olduğu Karşıyaka’da Seyir Terası Bölgesi’ndeki fidan dikim etkinliğine katıldı. Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de her yaz mevsiminde çıkan orman yangınlarının sadece ağaçların ya da birtakım canlıların yanmasına değil, halkın ciğerlerinin de yanmasına neden olduğunu söyleyerek, “Dünyadaki mevsimlere göre farklı bölgelerde yoğun orman yangınlarıyla karşılaşıyoruz. Çünkü insan hatalarıyla olan yangınlar bir yana, esas itibarıyla iklim krizi, kuraklık ve aşırı sıcaklık yüzünden çok sayıda orman yangınına şahit oluyoruz. Türkiye’de yaşanan yangınların yüzde 90’ından fazlası, insan hatalarından oluyor. Herkesin çevreye duyarlı hale getirilmesi, bu yangınları önlemek açısından çok değerli. Yeni neslin ağaçları cansız nesne şeklinde görerek değil de her birisine sevgi ve şefkatle yaklaşan nesiller olarak yetişmelerini sağlamalıyız” dedi.
‘YERYÜZÜ BABAMIZIN MALI DEĞİLDİR’
Orman yangınlarından korunmanın yolunun önce eğitimden başladığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bugün gençlerimizi bir araya getirmiş olmak önemli bir derstir. Türkiye esasında su bakımından zengin olan bir yer değildir. Uyanık olmalı, son yıllarda artan orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi her yıl biraz daha arttırarak devam ettirmeliyiz. Hem kurumsal kapasitemizi arttırıyoruz hem araç-gereçlerimizi arttırıyoruz. Ormancı kardeşlerin eğitimlerini profesyonel hale getiriyoruz. Önce koruyup sonra yeşillendirip mevcut olana da gözümüzün içi gibi bakmalıyız. Atalarımız bize hayatla haşır neşir olmayı öğretti. Hepimizin büyükleri fidan dikmiş, ağaç yetiştirmiştir. Kültürümüzde dikili ağacı olmamak bir eksikliktir. Genç nesillere dikili ağacı olmanın kainatla, evrenle barışık olmanın da bir göstergesi olduğunu öğretmemiz lazım. İnsanoğlunun modern çağlardaki en büyük yanılgısı emrine amade kılınan dünyanın ve kainatın zenginliklerini hemen şimdi bitirerek, bunu imkan olarak görmesidir. Babasının mülkü gibi görüp, bunu sınırsız bir iştahla gelir elde etmek için kullanmasıdır” ifadelerini kullandı.
‘YOLA DEVAM EDECEĞİZ’
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın birçok yerinde ormanların açılarak oraların birtakım rant yerleri haline getirildiğini biliyoruz. Sanayileşmeyle birlikte nehirlerin zehir akar hale geldiğini biliyoruz. Başta Amazon ormanları olmak üzere dünyanın birçok yerinde kainatın en önemli varlıklarının nasıl talan edildiğini biliyoruz. Dolayısıyla insanoğlunun önce bu yanılgıdan kurtulması lazım. Yeryüzü bizim babamızın malı değildir. Bizim üzerimize düşen, gördüğümüz şeyi kendi malımız gibi almak, onu mülk edinmek değildir. Yeryüzünün bize miras bırakıldığını ve bunu en iyi şekilde devretmemiz gerektiğini nesillerimize öğretmeliyiz. Dünyanın kendi babasının malıymış gibi olduğunu düşünenlerin dünyaya vereceği hiçbir şey yoktur. Onlar sadece tahribattır, sadece dünya nimetlerinin talan edilmesidir. Başta orman varlıklarımızı arttırarak, koruyarak, bilinçlendirmeye devam ederek yola devam edeceğiz. Hz. Peygamber’in bize öğrettiği şey, ‘Kıyametin koptuğunu duysanız elinizdeki fidanı dikin’. Bu sözüyle ‘Yeryüzünde bizden sonra yaşayacak olanların hakkını verin’ demek istiyor.”
‘BU ALANA 1 MİLYON 100 BİN FİDAN DİKİLECEK’
İzmir Valisi Süleyman Elban da Karşıyaka’da 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süren yangınının orman teşkilatı ve tüm kurumların katkısıyla söndürüldüğünü belirterek, “Yangın, bu yoğun ve fedakar çalışmalarla, 80 kilometrenin üzerine çıkan rüzgar şartlarına rağmen, insanüstü bir çabayla kısa sürede söndürüldü. Orman yangını sırasında ve söndükten hemen sonra bu alanın her metrekaresinin ağaçlandırılacağını söyledik. Ayın 18’inde orman yangını bittikten 10 gün sonra 28 Ağustos’ta alanda temizlik ve ağaçlandırma çalışması ile ilgili hazırlıklara başladık” dedi.
Bu sahada hazırlıkların tamamlandığını söyleyen Vali Elban, şöyle devam etti:
“Mart 2025’e kadar bu alana 1 milyon 100 bin fidan ve 8 ton tohum atarak 2 bin 900 hektarlık yangından etkilenen alandaki 1580 hektarlık orman alanını yeniden ayağa kaldıracağız. 1320 hektarlık alandaki yerleşim yeri ve mera dışında kalan orman olmayan yerleri de ağaçlandıracağız. Dolayısıyla daha fazla ağaca kavuşturacağız. Bu alanın birkaç sene sonra yemyeşil orman olduğunu hep birlikte nefes olduğunu göreceğiz. Bu yaz dönemi ilimiz genelinde yangından etkilenen tüm alanda ağaçlandırma çalışmaları başladı.”
Eski Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir MilletvekiliMehmet Kasapoğlu da hem bugün hem yarınlar için fidanların toprakla buluşturulacağını dile getirerek, “Toprak, su, canlı bir mirasın ötesinde birer emanettir. Çevre dostu, ağaç dostu bir neslin yetişmesi için güçlü çalışmalarımızı birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kurtulmuş ve protokol üyeleri alana fidan dikti.
Nevra UÇKAÇ/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile birlikte geldiği ziyarette Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından karşılandı. Kurtulmuş, ziyaretin ardından, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde yapılan Ege Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende, Vali Süleyman Elban, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da yer aldı. Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Üniversiteler Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan yerlerdir. Üniversitelerimiz Türkiye’nin gelişmesinin, kalkınmasının, daha ileriye gitmesinin, dünyayla yarışabilmesinin en önemli merkezlerinden birisidir. İzmir’de Ege Üniversitesi de gerçekten Türkiye’de bilim hayatının öncülerinden olmuş. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Nice zor, fırtınalı günleri geride bıraktık. Bu kadar zorluktan nasıl çıktık buraya geldik derseniz, üç anahtar kelimeyi ifade etmek isterim. Bunlardan biri milli birlik ve beraberliktir. Bir diğerinin demokratik uzlaşma kültürü olduğunu ifade etmek isterim. Bir diğeri ise kalkınmacılıktır. Türkiye en zor şartlarda bile hep karşısına bir hedef olarak ‘Kalkınmacılığı’ koymuştur” dedi. Türkiye’nin bugün sahip olduğu muazzam potansiyeliyle, önünde kendisini bekleyen fevkalade imkan ve fırsatlarla yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili ülkelerden birisi olmaya aday olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bugün Türkiye’de 209 üniversitemiz var, 7,5 milyon evladımız bu üniversitelerde eğitim alıyor. Sayıları artık 10 binlerle ifade edilen bir öğretim üyesi kadrosuna sahibiz. Bu Türkiye için büyük bir gelişmedir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇOK KUTUPLULUĞUN NİMETLERİNDEN İSTİFADE EDECEĞİ DÖNEM OLACAK’
Türkiye’nin hava alanında bir tane araç üretemezken bugün milli savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Piyade tüfeğinin kurşununu üretemeyen bir Türkiye’den hayranlıkla izlendiği bir konuma gelinmiştir. Dolayısıyla bu kadar büyük imkan ve fırsatları olan Türkiye için önümüzdeki dönem, çok kutupluluğun nimetlerinden istifade edeceği bir dönem olacak. Bu süre içerisinde hem siyaset hem de akademi dünyamızın en önemli sorumluluklarından birisi yeni oluşacak dünya sisteminin insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde oluşması için fikir üretmek ve teklifleri ortaya sunmaktır. Bugün dünya, iklim değişikliklerinden çatışmalara, işgallere, küresel ölçekte dünyanın her tarafını ilgilendiren göçmen krizlerinden, yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına kadar, çok alanda, yoğun problemlerle boğuşmaktadır. Bu süreç içerisinde bütün sorunlarla ilgili küresel bir kurum mevcuttur. Dünyada açlığı, kıtlığı önlemek için FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) diye bir kuruluş vardır ama maalesef sadece kağıt üzerinde bir kuruluştur. Dünyada göçmen meselesini halletmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) diye bir kuruluş var ama bu kurum dünyadaki göçmen meselesini halledebilecek en ufak bir imkana sahip değildir. İklim krizleriyle ilgili anlaşmalar, organizasyonlar vardır ama hiçbir sorun neredeyse ele alınamamaktadır. Ayrıca dünyada barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler diye kocaman bir bina ve o Birleşmiş Milletler’in içerisinde muhteşem bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vardır. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çatışmayı önleyememektedir. Ayrıca bu çatışma bölgelerine gitsinler diye birtakım Birleşmiş Milletler Barış Gücü misyonları vardır. Bunların da çoğu hemen hemen işlevsiz, kontrolsüz bir hale gelmiştir. Uluslararası Adalet Divanı vardır. En son İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. Türkiye olarak biz de o davaya müdahiliz. Oradan İsrail aleyhine birtakım kararlar çıkmasına rağmen uygulanabildi mi? Bütün bu kurumların hemen hepsi maalesef uygulamalarında başarısız olan, işlevleri ortadan kalkmış birtakım kurumlar haline gelmiştir” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI KURUMLARIN BAŞARILI OLMALARI İÇİN MEŞRUİYET SAHİBİ OLMALARI GEREKİR’
Uluslararası kurumların başarılı bir şekilde devam edebilmeleri için üç tane temel şartı yerine getirmeleri gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Bunlardan birincisi kendi alanlarında istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri. İkincisiyse meşruiyet sahibi olmalarıdır. Herkese eşit davranan, herkese karşı adil davranan bir meşruiyet içerisinde hareket etmeleridir. Üçüncüsüyse etki alanlarındaki insanlara, bütün insanlığa güvence sunabilmeleridir. Bu kurumlardan hangisi istikrarlıdır? Hangisinin meşruiyeti vardır? Hangisinin insanoğluna herhangi bir güvence verdiği görülmüştür? Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir. 7 Ekim’de İsrail’in yoğun saldırılarından sonra, 14-15 uluslararası toplantıya katıldım. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; başlangıçta ülkelerin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrail’i savunurken; şimdi bu soykırım, bu insanlık suçları, bardağı taşırmış olan bu katliamlar hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanımız bütün bunları uluslararası platformlarda söylerken belki çok fazla taraftar bulmuyordu ama 14 ay sonunda geldiğimiz noktada bizim açıktan söylediklerimiz karşısında takdirlerini ve tebriklerini ifade ediyorlar.”
‘HAKLININ HAKKININ ALINDIĞI BİR BAKIŞ AÇISININ ORTAYA KONULMASI LAZIM’
Katıldığı uluslararası bir oturuma değinen Kurtulmuş, “İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının konuşulma hakkı gelmiştir’ dedim. Ancak Türkiye’nin temsilcisi bunu söyleyebilir. Ancak böylesine büyük bir antiemperyalist mücadelenin içinden geçen bir milletin evladı bunu söyleyebilir. Çoğu bizatihi toplandıktan sonra geldiler, tebrik ettiler. Dünyada yeni bir sistemin kurulmasının vakti gelmiştir. Türkiye öncü olacak ülkelerden birisidir. Türkiye’nin siyaseti ve akademisi bu konuda hayati tarihi rolü oynayacak. Yeni bir dünya sistemi kurulacaksa dört tane temel noktayı ifade etmek istiyorum. Yeni bir dünya kurulacaksa şu andaki sistemin en temel yanılgılarından birisi olan güçlünün hakkını almak üzere kurulmuş olan bu uluslararası sistemin kodlarından mutlaka uzaklaşmak hatta bu konuları tamamen silmek, haklının hakkının alındığı ve teslim edildiği bir bakış açısının ortaya konulması lazım. Filistinlilere İsraillilerin yapmış olduğunun milyonda birini Filistin yapsaydı bütün dünya başlarına yıkılırdı. Çünkü öteki adamın İsrail hükümetine destekleri vardı. Gazze’de çok insan öldü. Hepimiz her gün seyrettiklerimizde, duyduklarımızda, haber aldıklarımızda kahroluyoruz. Artık sözün bittiği yer. Bugünkü küresel sistemin ikinci temel yanılgısı, dünya sistemini kuranlar sadece dünyayı değil bütün kainatı babalarının malı gibi görürler” dedi.
‘DÜNYA HİÇ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR’
‘Dünya hiç kimsenin, hiçbir milletin, hiçbir siyasetin, hiçbir ülkenin babasının malı değildir’ diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Dünya 8 milyar insanın ortak yeridir. Bize de mülk olarak verilmiş değil, mirasçı olarak devredilmiştir. İklim anlaşmalarından sonuç çıkmamasının temel nedenlerinden birisi budur. İklim sözleşmeleri üzerinden birtakım siyasi manevra yapanların önce şunun hesabını vermesi lazım. ‘Kalkınma’ adı altında dünyanın bütün imkanlarını sömürmek isteyen bu zihniyetin büyük payı vardır. Üçüncü temel meseleyse insanlar arasında bir eşitsizlik anlayışı söz konusudur. Irk ayrımcılığı, göçmen karşıtlığı ve bugün İsrail’in yaptığı saldırıların arkasındaki temel mesele insanlar arasında hiyerarşidir. Kendilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci, üçüncü sınıf görüyorlar. Yeni sistemden bahsedeceksek insanların yaradılışta eşitliği prensibini içselleştirmiş anlayışı ortaya koymak zorundayız. Yeni sistemin dördüncü temel ilkesi ise milletlerin, devletlerin egemenlikte eşitlik prensibi olmasıdır. Bir Afrika’daki ufak bir devletin herhangi bir Batılı ülkeden, egemenlik bakımından bir farkı yoktur, olmamalıdır. Hiçbir devlet bir diğerinden üstün değildir. Biz farklı bir milletiz. Hiçbir zaman emperyalizmin boyunluğuna girmedik. Şu İzmir’den düşmanı nasıl denize attığımızı, hangi yoğunluklarla attığımızı dün gibi hatırlıyoruz. Bu Anadolu topraklarına girdiğimizden bu yana hangi büyük güçlerle de mücadeleler verdiğimizi biliyoruz. Hiçbir zaman köleleştirilmedik. Hiçbir zaman emperyalizmin çizmesi altında kalmadık. Hiçbir zaman bu milletin asli evlatlarından başka kimseden ise emir almadık.”
‘SAĞLIK KONUSUNDA AR-GE MUTFAĞI OLMAK İSTİYORUZ’
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Ege Üniversitesi’nin 70’inci yılında sağlık temalı logomuzu da sizinle paylaşıyorum. Sağlık konusunda Ar-Ge mutfağı olmak istiyoruz. Köklü üniversitemizi ulusal ve uluslararası arenada hak ettiğimiz noktaya taşıma hedefiyle attığımız tüm adımlar sizlerle daha güçlenmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ARABANIN KORNASI ZANNETTİM”
Kazadan sürücü ile araçta bulunan eşi U.C. ve kızı F.C. yara almadan kurtuldu. Hafif ticari araç çekici ile otoparka götürüldü, tren ise yoluna devam etti. Sürücü Celaleddin C., “İlyas köyünden geliyorum. Bariyer kapalı değildi. Korna sesini arkamdan gelen arabanın kornası zannettim” dedi.
Yolcu treni hafif ticari araca çarptı | Video
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bulgaristan Kültür Bakanı Nayden Todorov ve Türkiye Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık’ın organizasyonu ile Bulgaristan’da faaliyet gösteren Türk Alkomet şirketinin desteği ile düzenlenen konser, başkent Sofya’nın ‘Bılgariya” Salonunda yapıldı.
Konserde, orkestra şefi Gürer Aykal’ın yönetiminde, piyanist Gökhan Aybulus’un eşlik ettiği Tchaikovsky, Liszt ve Ulvi Cemal Erkin’in eserleri dinleyicilerle buluştu. Türkiye’nin Cumhuriyet Bayramı mutluluğu yaşatıldığı konserde, müziğin evrensel diliyle dostluk mesajı verildi.
Şef Aykal, konser öncesinde AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ” Müzik, her zaman kültürler arasında en güçlü köprü olmuştur. Müzik, aramızdaki sınırları kaldırarak bizleri birbirimize yaklaştırır.” dedi.
Müzikte Bulgaristan ile işbirliğinin 1970’li yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu anlatan Aykal, “Bir Bulgar’ı veya bir Türk’ü, herhangi bir yerde bir arada görürseniz, onlar kardeş gibiler. Türk ve Bulgar olarak zevklerimiz, yemek yiyişimiz bile aynı. Aramızda hiçbir şey değişik değil.” diye konuştu.
Türk müzik kültürünü dünyaya tanıtma misyonu
Aykal, inkılap tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimlerden önemlilerinden birinin de müzik devrimi olduğunu söyledi.
Atatürk’ün 1913-1915 döneminde askeri ateşe olarak görev yaptığı Sofya’daki opera kültürüne tanık olduğunu ve bu kültürü Türkiye’ye de yaşatmak istediğini belirten Aykal, gittiği her ülkede Türk müzik kültürünü tanıtma misyonunu taşıdığını aktardı.
Türk müziğinin aslında dünyada çok çalınmaya başlandığına işaret eden Aykal, “Özellikle Ahmet Adnan Saygın çok çalınıyor, çok biliniyor. Saygın’ı Amerika’da çok yönettim. Burada da tanıtmak isterim.” diye konuştu.
Bulgarları dost ve komşu bildiğini belirten Aykal, “Sofya’da kendi evimdeki gibiyim. Her zaman burada bu huzur ve rahatlığı hissettim.” dedi.
“İnsanoğlunun buluştuğu en güzel sanat müziktir”
Müzik sevgisinin babasından miras kaldığını dile getiren Aykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sokakta duyduğum hiçbir sesi ses olarak değil, nota olarak duyuyorum, araba kornalarına kadar, hepsi benim için notadır. İnsanoğlunun buluştuğu en güzel sanat müziktir. Müzik insan varlığında insan eder, insanları düşünceye sevk eder.”
Ulvi Cemal Erkin’in “Köçekçe” bestesini sunarken, bu bestenin hem Türk, hem de Bulgar müzik geleneğini birleştirdiğini anlatan Aykal, “Genç piyanistimiz Gökhan Aybuluş, o kadar yetenekli ki, resmen piyanoyu yürütür. Çok sevdiğimiz bu yetenek, Franz Liszt konçertosunu çalacak.” dedi.
Aykal, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümüne denk gelmesinin, konserine ayrı bir değer kazandırdığını, Bulgar sanat severlerin bu konserde komşu ve dost Türkiye’nin sıcaklığını yanlarında hissetmelerine vesile olacağını belirtti.
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın 50. yıl dönümü
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Müdürü Keman Sanatçısı Özge Tanrıver de Cumhuriyet’in 101’inci yıl dönümünde, Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı haftada Sofya’da olmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi.
Tanrıver, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın 50’nci kuruluş yıl dönümünü bu yıl kutladıklarını belirterek, “Bu konseri Bulgaristan’da gerçekleştirmemize sebep olan Bulgaristan Kültür Bakanı ve ünlü orkestra şefi Nayden Todorov’un uzun yıllar önce orkestramızla bir konser yönetmesi ile oluşan dostluğumuzdan sonra yaptığı davetiyle, Sofya Büyükelçimiz Mehmet Sait Uyanık’ın da katkıları ile burada olmaktan dolayı çok mutluyuz.” dedi.
“Karşılaştığım en etkileyici orkestralarda”
Bulgaristan Kültür Bakan Todorov, konserin açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin milli bayramının arifesinde Türk müzik kültürünü sevenler ile burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” diye konuştu.
Todorov, “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın Bulgaristan Konser Salonu’ndaki özel performansıyla kutlamak beni ayrıca gururlandırıyor. Karşılaştığım en etkileyici orkestralardan biri olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 101. yıl dönümüne günler kala, Cumhuriyet değerlerini şekillendirirken Atatürk’e ilham veren müzikle bayramı kutlamanın kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu belirtti.
Uyanık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kültürel bağlarımızı güçlendirme konusundaki sürekli desteği ve bağlılığı için Sayın Bakan Todorov’a şahsen teşekkür etmek istiyorum. Bu konseri düzenleme fikri bizzat İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nı daha önce yönetmiş olan Bakan Todorov’dan geldi. Bu orkestraya olan derin takdiri, bu etkinliği hayata geçirmemiz için bizlere ilham verdi.”
Konserde, başkent Sofya’da görev yapan çok sayıda büyükelçi ve diplomatın yanı sıra Türk kültürüne ilgi duyan Bulgar sanatçı, müzisyen ve kültür çevreleri temsilcileri de hazır bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes 38 Futbol Kulübü, ligin 8. haftasında sahasında oynayacağı İzmir Çoruhluspor maçının hazırlıklarına başladı. Antrenör Uğur Kulaksız nezaretinde çalışmalarına başlayan Erciyes 38 takımı, 26 Ekim Cumartesi günü oynanacak maça hazırlanıyor. Geride kalan haftayı Niğde Belediyespor karşısında aldığı yenilgi ile noktalayan mavi-siyahlılar, bu hafta 3 puanı hanesine yazdırıp yeniden çıkışa geçmek istiyor.
Erciyes 38 takımı ile İzmir ekibi Çoruhluspor, geride kalan 7 haftada 8’er puan toplamayı başardı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU YIL İLK KEZ 2 FARKLI DENİZDE İCRA EDİLİYOR
Türk Deniz Kuvvetleri ev sahipliğinde, Mayın Filosu Komutanlığı tarafından 20-29 Eylül tarihleri arasında icra edilen NUSRET-2024 Fiili Mayın Harbi Davet Tatbikatı sürüyor. Türkiye’den; Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı yüzer/uçar birlikler ile dost ve müttefik ülkelerden EOD timleri ve gözlemcilerin katılımıyla gerçekleştirilenNUSRET-2024, bu yıl ilk kez İzmir Körfezi ve KaradenizEreğli yaklaşma suları olmak üzere 2 farklı denizde icra ediliyor. Tatbikata Türkiye’den 13, Romanya, Bulgaristan, İspanya, Yunanistan ve İtalya’dan 9 olmak üzere toplam 22 gemi katılıyor. 15 ülkeden 32 gözlemci personelin iştirak ettiği tatbikatta, MCM BLACK SEA unsurları da ilk kez görev alıyor.
‘KARADENİZ’İN MAYIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAYA HAZIRIZ’
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, “Karadeniz’de ve Ege Denizi’nde aynı anda farklı iki denizde mayın harbi tatbikatımızı icra ediyoruz. Türk Deniz Kuvvetleri sadece bölgesinde değil, NATO içerisinde en güçlü mayın filolarından birine sahip. Envanterimizde bulunan 11 mayın avlama gemimize ilave olarak yeni nesil yerli ve milli mayın avlama gemilerinin inşasına devam ediyoruz. Milli mayınımız MALAMAN’ı yaptık ve envanterimize aldık. Deniz mayınları içerisinde en yüksek, en üst teknolojiyi kullanarak yaptığımız bu deniz mayını dünyadaki diğer deniz mayınlarına göre çok üst bir seviyede ve envanterimizde. Karadeniz’deki Rusya- Ukrayna Savaşı’nın bitmesine müteakip Karadeniz’de bulunan mayınları imha etmek için her türlü tedbirimizi aldık. Karadeniz sahiller ülkeleri Bulgaristan ve Romanya’yla birlikte Karadeniz’in mayın güvenliğini sağlamaya hazırız” dedi.
Tatbikat sonunda, tatbikata katılan deniz ve hava unsurları, TCG Sancaktar’da tatbikatı yerinde izleyen 3 kuvvet komutanını selamlayarak tören geçişi yaptı.
Seza Nur ALPDÜNDAR/İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sanatçı dostları Metin Arolat’a veda etmek için cenaze törenine akın etti! 52 yaşında hayatını kaybeden Metin Arolat’ı sanatçı dostları ve sevenleri gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurladı…

Metin Arolat’ın cenazesi Teşvikiye Camisi’ne getirildi.

Dostları ünlü sanatçıya veda etmek için törende hazır bulundu.
Şarkıcı Metin Arolat için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi | Video

Metin Arolat’ın naaşı cenaze namazı sonrası memleketi İzmir’e gönderildi.

Metin Arolat için İzmir Beşikçioğlu Camisi’nde de yarın cenaze namazı kılınacak ve sanatçı Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekipler, bir süre kahvehanede oturan Hüseyin Aydın’ın, arkadaşı tarafından evinin yakınına bırakıldıktan sonra kaybolduğunu belirledi. Ekipler ayrıca Aydın’ın Çanakkale-İzmir kara yolunda yaklaşık 3 kilometre daha yürüdüğünü de tespit etti. Çalışmalar bugün 25’inci gününe girerken, tarlada çalışan işçiler tarafından Aydın’a benzer bir kişiyi gördüklerine yönelik yapılan ihbar sonrası mahalleye 3 kilometre uzaklıktaki Yeşilköy mevkiinde Karakoç Deresi ve çevresinde yoğunlaştı. Jandarma ekiplerinin çalışmasına İzmir İl Jandarma Komutanlığı kadavra köpeği ‘Pedal’ ile DSİ iş makinası da katıldı. İş makinası yardımıyla kuruyan deredeki sazlıklar kaldırılarak, çevresi aranıyor. Aydın’ı arama çalışmaları devam ederken, ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gediz Elektrik’te teknik şef olarak görev yaptığını belirten tutuklu sanık Ahmet Orhan Kaygısız, iddianamedeki suçlamaları ve bilirkişi raporunu reddetti. Kaygısız, “Bana ihbarlar gelmez. Saha ekipleri bana bağlı değildir. Olay yerinde 9 Ocak’taki çalışmalardan haberim yoktur. Yetki ve sorumluluk alanım farklı” dedi.
Tutuklu sanık Gediz Elektrik Arıza Onarım Müdürü Ali Külak, kabloların döşenmesinde 2015’te geçici kabul heyetinde olduğunu belirtip, “2015 yılında yapıldığı belirtilen, kabloların gerekliğinden az derinde olduğu asılsız. Sorun, dış etkenler. Masa başında çalışıyorum, sahaya inmem. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

SAHADA YER ALMADIM
Tutuklu sanıklardan İZSU’nun ihalesini alan özel bir firma sahibi Arif Kapuş, “Sahada yer almadım. Uzman bir ekip kurdum. Teknik şartnameye göre uygun malzeme kullandık. Bilirkişi raporuna göre uygun malzeme kullanmadığım gerekçesiyle buradayım. Gözlemle tespit edilmiş. Ben uygun malzemeyi laboratuvarda test ettirdim. Bilirkişi raporu sayesinde buradayız. Rapora itiraz ediyorum. Sorumluluğumun olmadığı konulardan buradayım. Tahliye ve beraat talep ediyorum” dedi.

SUÇU GEDİZ’E ATTI
İZSU Kanalizasyon Daire Başkanı Barış Koç ise “21 Aralık 2023 tarihinde bir esnaf, yol üzerinde açık bir kablo olduğunu Gediz şirketine bildiriyor. 9 Ocak 2024 tarihinde bir vatandaş, yerden dumanlar çıktığını ihbar ediyor. Gediz müdahale ediyor. 1 hafta sonra aynı yerden duman çıkıyor. Bu süreçte kimse İZSU’yu arayıp ihbarda bulunmamıştır. Kronik bir sorun. Bölgedeki esnaf, sorunu en iyi bilendir. Gediz Elektrik’in burada geçici veya hiçbir işlem yapmamıştır. Gediz A.Ş., yüklenici firması ve personellerin içi rahat mı? Biz 4 Ocak’ta oraya mazgalı koymasaydık yine de bu yaşanabilirdi. Tahliye ve tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum” diye konuştu. Mahkeme başkanı, duruşmaya ara verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’nın Datça ilçesinde yaşayan Arife ve Okan Topçu çifti, Çağatay adını verdikleri bebeklerinde görülen sarılığın geçmemesi üzerine İzmir’deki bir üniversite hastanesine başvurdu. Burada muayene edilen bebek, safra kanalları yokluğu tanısıyla ameliyat edildi.
Operasyonun ardından birkaç ay normale dönen ancak sonrasında kilo vermeye başlayan ve sürekli ağlayan Çağatay bebek, İzmir’deki özel bir hastaneye getirildi. Bebeğin kontrolünü yapan doktorlar, karaciğer yetmezliği tanısı koyarak acil karaciğer nakli kararı aldı. Yapılan testlerde halanın uygun verici olduğu belirlendi.
Üniversite öğrencisi hala Yasemin Topçu’dan hastanenin Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç’ın liderliğindeki ekip tarafından 24 Haziran’da nakil gerçekleştirildi. Ameliyatın ardından hızla iyileşen Çağatay bebek, taburcu edildi.
“Nakil olmasa 3 ay içinde kaybetmemiz söz konusuydu”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Murat Kılıç, bebeğin nakile girerken sağlık durumunun çok kötü olduğunu ve 10 aylık bebeğin 5 kilogram olduğunu belirtti.
Nakil öncesi oldukça belirgin karaciğer yetmezliği, büyüme ve gelişme geriliği olduğunu aktaran Kılıç, “Karaciğer yetmezliğine bağlı olarak akciğerleri de etkilenmişti. Bu durum büyüme ve gelişme geriliğini ağırlaştırıyordu. Nakil olmasa 3 ay içinde kaybetmemiz söz konusuydu. 6 kilogram altında çocuklarda naklin riski yüksek olduğu için normal şartlarda bebekleri biraz daha büyütmek için bekliyoruz ama bu bebekte hastalığın ağırlığından dolayı beklemeye tahammülümüz olmadığından acil şartlarda nakil yaptık.” diye konuştu.
Anne Arife Topçu da bebeğinin çok zayıf olduğunu belirterek, “Gece gündüz sürekli ağlayan, hiç susmayan bir bebekti. Ağrıları vardı, ağlıyordu ama biz neden olduğunu anlayamıyorduk. 10 aydır ağlayan bir çocuk vardı. Ama şu an şükür sadece gülüyor. Hızla kilo aldı. Şimdi anne baba olduğumuzu, çocuk büyüttüğümüzü anladık. Çok mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Baba Okan Topçu ise oğlunun sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayarak, kardeşine teşekkür etti.
Hala Yasemin Topçu da yeğeninin rahatsızlığını öğrendiğinde çok üzüldüğünü ifade ederek, “Nakil için yengem ve ağabeyimin verici olamayacaklarını öğrendiğimiz gün ikisinin de yüz ifadesini ömür boyu unutmayacağım. O an hiç düşünmeden ‘Ben veririm’ dedim. İyi ki de vermişim. Şimdi Çağatay’ı gördükçe dünyalar benim oluyor. Onu çok seviyorum.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dakika haberine göre İzmir’de dün bir Amerikan askerinin başına çuval geçirilmesi olayında yeni bir gelişme yaşandı.
ABD askerinin başına çuval geçiren Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyelerinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
10 KİŞİ TUTUKLANDI
Mahkemeye sevk edilen üyelerden 10’u tutuklandı.
Saldırganların 5’i, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Karara itiraz edileceği öğrenilirken 10 kişi, cezaevine sevk edildi.
İZMİR’DE YAŞANANLAR
ABD’ye ait USS Wasp (LHD-1) adlı amfibi hücum gemisi, İzmir Limanı’na demirledi. ABD savaş gemisinde görevli Amerikan askeri, kentte vakit geçirmek için gemiden indi.
Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde aralarında Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyelerinin de bulunduğu kalabalık bir grup, ABD askeri olduğunu fark ettikleri kişinin başına çuval geçirdi.
Çuval geçirilme anı kameralara yansıdı. Polis, olayla ilgili çalışma başlattı. Çuvalı geçirdiği belirtilen 15 kişi gözaltına alındı.

İZMİR VALİLİĞİ AÇIKLAMASI
İzmir Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde saat 16.00 sıralarında TGB üyesi 2’si kadın, 13’ü erkek 15 kişilik grubun ABD vatandaşı 2 askeri personele fiziki saldırıda bulunduğu belirtilmişti.
Açıklamada, “5 sivil giyimli ABD askerinin de uzaktan görerek dahil olduğu olaya emniyet güçlerimiz tarafından süratle müdahale edilmiştir. Olayı gerçekleştiren 15 şüpheli yakalanmış ve nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatıyla gözaltına alınmıştır.” ifadesine yer verilmişti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFAD’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Bolu, Uşak, Karabük ve Çankırı’da 14-20 Ağustos tarihleri arasında orman yangınları çıktığı hatırlatıldı.
Açıklamada, yangınların yerleşim yerlerine yakın olması sebebiyle 5 bin 381 vatandaşın, tedbir amacıyla güvenli alanlara tahliye edildikleri belirtildi.

Tedbir amaçlı tahliye edilen bölgelere ilişkin bilgi verilen açıklamada, İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Yeşilova Mahallesi, Bayraklı ilçesine bağlı Doğançay, Körfez ve Onur mahalleleri, Karşıyaka ilçesine bağlı Latife Hanım ve Sancaklı mahalleleri, Tire ilçesine bağlı Çayırlı Mahallesi, Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Hışımlar ve Örmepınar mahalleleri ile Didim ilçesine bağlı Hisar Mahallesi’nin, genel hayata etkili afet bölgesi ilan edildiği bildirildi.
İzmir ve Aydın’ın yangından etkilenen mahallelerinde “hak sahibi” çalışmalarına başlandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Konut ve işyerleri yangından etkilenen vatandaşlarımızın AFAD İl Müdürlüklerimize başvurmaları gerekmektedir. Meydana gelen orman yangınları sebebi ile konut ve iş yerleri zarar gören vatandaşlarımıza zarar tespit çalışmaları sonucunda nakdi yardım yapılacaktır. Devletimizin tüm imkanları ve kurumları ile milletimizin yanındayız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Menderes ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Yangın, saat 14.00 sıralarında Menderes ilçesi Deli Ömerli Mahallesi’nde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı ormanlık alanda çıkan yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı; 3 uçak, 8 helikopter, 29 arazöz, 10 su ikmal, 5 dozer ve 5 yer ekibi görevlendirildi. Ekiplerin yangına havadan ve karadan müdahalesinin sürdüğü öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEB, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu 6 ilin valiliğine, konuya ilişkin yazı gönderdi.
Yazıda, “Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır” ifadelerine yer verilerek, bu kurallara uymayan okulların isimlerini belirtilen çerçevede değiştirmeleri talimatı verildi.
Yazıda, 6 ildeki toplam 30 okulun adlarının söz konusu kanun maddesine aykırı olduğunun anlaşıldığı belirtilerek, yeni bir isim teklif etmelerini istendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ege Üniversitesi’nde, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde hayata geçirilen bilimsel projeler neticesinde spor bir kültüre dönüştü. Uluslararası standartlarda profesyonel spor tesisleriyle dikkat çeken Ege Üniversitesi’nde (EÜ), bir yandan spor bilimleri disiplinine yönelik lisans ve lisansüstü eğitim verilirken bir yandan da başta öğrenciler olmak üzere her yaştan bireyin düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite yapması için hazırlanan sosyal sorumluluk projeleri ile bilinçlendirme çalışmaları yürütülüyor. Ege Üniversitesi kampüsünün spor ekosistemi ile ilgili bilgi veren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, ” İzmir’in ve Ege Bölgesinin spor üssü olma hedefiyle çıktığımız yolda hız kesmeden ilerliyoruz. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla yenilediğimiz ve düzenli olarak bakımlarını yaptığımız spor tesislerimizle hem kurum içinden hem kurum dışından sporseverlere hizmet veriyoruz” dedi.
“Kültürde, sanatta ve sporda da öncü olmayı hedefliyoruz”
Ege Üniversitesinde sporun bir kültür haline dönüştüğünü ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Öğrencilerimiz, idari ve akademik çalışanlarımız ile spor tesislerinde ve müsabakalarda sık sık bir araya geliyoruz. Ege Üniversitesi olarak yalnızca eğitim öğretimde değil; kültürde, sanatta ve sporda da öncü olmayı hedefliyoruz. Başta öğrencilerimiz olmak üzere herkesin fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz yapması için her türlü imkanı sunuyoruz. Gençlerimizin spor yapma bilincinin artırılmasını ve egzersizin bir yaşam alışkanlığına dönüşmesini eğitim öğretimin bir parçası olarak görüyoruz. Bu amaçla, Türkiye’de bir ilk olan ön lisans ve lisans programlarında öğrenimlerine devam eden öğrencilerin ders dışı araştırma, eğitim, sosyal-kültürel-sanatsal ve sportif etkinliklerini belgelendirmeleri için Ege Üniversitesi Ek Gelişim Etkinlikleri Karnesi (EGE Plus) uygulamasına başladık. Akademiye örnek olan bu uygulamamızda diğer uygulamalarımız gibi öğrencilerimizden büyük beğeni aldı” diye konuştu.
“Sporu bir kültür haline getirdik”
Sporun hem beden hem de zihin sağlığı açısından önemli olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Göreve başladığımız ilk günden itibaren üniversitemizde sporun bir kültüre dönüşmesi adına çalışmalar yürüttük. Spor temalı yaptığımız ilk yapısal düzenlemelerimizden birisi Üniversitemiz Spor Kulübünü faal hale getirmek oldu. Futbol, rugby, tenis, basketbol, voleybol, yüzme gibi birçok alanda hizmet veren kulübümüzün faaliyetleri için tüm spor tesislerimizi yeniledik. Çünkü sporun sadece fiziksel gelişime değil, ruh sağlığına da iyi geldiği gerçeğinin bilincindeyiz. Üniversitemize kazandırdığımız yeni spor tesislerinin yanında var olan tesislerimizi de günümüz şartlarına uygun hale getiriyoruz. Her geçen gün daha fazla öğrencimizin, idari ve akademik çalışanımızın spor yapma alışkanlığı kazandığını görmek bizleri oldukça mutlu ediyor. Üniversite olarak spora ve sporcularımıza olan desteğimizi daima sürdüreceğiz” dedi.
Sporun her alanına yönelik tesisler
Ege Üniversitesi Kampüsünde; Prof. Dr. Sermed Akgün Kapalı Olimpik Yüzme Havuzu, Açık Yüzme Havuzu, Büyük Spor Salonu, Tenis Kortları, 20 Mayıs Spor Tesisleri, 50.Yıl Spor Salonu, Küçük Spor Salonu, Futbol Sahaları, 1-2 Nolu Çim Sahalar ve Açık Spor Alanları tam donanımlı fiziksel imkanlarıyla öğrenciler başta olmak üzere; üniversite takımlarına ve sporculara profesyonel bir faaliyet alanı sunuyor. Ayrıca Spor Bilimleri Fakültesi bünyesinde bulunan Sağlıklı Yaşam Salonu, 6 ayrı fitness aleti ve 8 yeni spor cihazıyla kapalı alanda spor yapmak isteyen sporculara hizmet veriyor.
Doğa ile iç içe yürüyüş ve koşu yapma olanağı
Yaya Öncelikli Sürdürülebilir Yeşil Kampüs projesi kapsamında 5 bin 500 metre bisiklet yolu ve 2 bin 770 metre tartan pist sayesinde sporcular, her daim yeşil olan kampüste doğa ile iç içe yürüyüş ve koşu yapma olanağına sahipler. Ege Üniversitesinde doğa dostu ulaşım da teşvik ediliyor. Kampüs içerisinde öğrenciler, bisiklet ve scooter kullanarak çevreci ulaşım gerçekleştiriyor. Kampüs içerisinde, araç trafiği azaltılarak sağlıklı bir ulaşım sağlamak amacıyla, 2 km bisiklet yolu kullanılıyor. Öğrencilerin bisikletlerine rahatça ulaşmalarını sağlamak için ise bisiklet park alanları kampüs içerisindeki uğrak noktalarda bulunuyor. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3. Lig 1. Grup’ta sezona şampiyonluk parolasıyla başlamayı hedefleyen Karşıyaka, kadrosunu güçlendirme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz sezon takımda yer alan birçok oyuncusuyla yollarını ayıran yeşil-kırmızılılar, yeni sezonda hata yapmak istemiyor. Şu ana kadar kadrosunu Metin Peker, Sinan Gayla, İshak Kurt, Hakan Canbazoğlu, Abdulkadir Öksüz, Aygün Özışıkyıldız, Mert Yusuf Torlak, Kadir Bakırtaş ve Hakan Barış’la güçlendiren Karşıyaka, orta sahaya bir takviye daha yapmaya hazırlanıyor. İzmir ekibi, son olarak Sarıyer forması giyen ve bonservisini elinde bulunduran 28 yaşındaki orta saha oyuncusu Erdal Öztürk ile prensip anlaşmasına vardığı öğrenildi. Taraflar arasında son detayların görüşülmesinden sonra bu transferin resmiyet kazanması bekleniyor.
Almanya’da Hertha Berlin altyapısında yetişen gurbetçi oyuncu, daha sonra Hoffenheim’ın genç yaş takımına transfer oldu. Orada gösterdiği etkili performanstan sonra Bayern Münih 2’nin yanı sıra Türkiye’de Kayserispor, Adana Demirspor, Fatih Karagümrük, Keçiörengücü, Balıkesirspor, Ankaraspor ve Sarıyer formalarını giydi.
Karşıyaka, hazırlık maçında galip
Yeni sezon öncesinde çalışmalarını günde çift antrenmanla sürdüren Karşıyaka, bir yandan da hazırlık maçları oynamaya devam ediyor. İlk hazırlık maçında Altınordu ile 2-2 berabere kalan yeşil-kırmızılılar, ikinci maçında ise Çiğli Selçuk Yaşar Tesislerinde Somaspor’la karşı karşıya geldi. Müsabakaya Hakan Canbazoğlu, Metin, İsmail, Abdülkadir, Ferdi, Sefa, Kadir, Ali Sinan, Mert Torlak, Enes Nalbantoğlu, İsak Kurt 11’iyle çıkan Karşıyaka, müsabakayı 2-1 kazanmayı başardı. Yeşil-kırmızılıların gollerini ise Enes Nalbantoğlu ve İsmail Güner kaydetti.
Somaspor’a karşı hafif ağrıları bulunan Cenk Ahmet ve gribal enfeksiyon geçiren Hakan Barış forma giyemedi.
Öte yandan Karşıyaka, 24 Ağustos Cumartesi günü Menemen FK’ya konuk olacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Yamanlar Seyirtepe’de açıklamalarda bulunan Yumaklı, “Bugün güzel haberlerimiz var. Güne güzel haberlerle başlamak memnuniyet verici. İzmir Karşıyaka Yamanlar’da herhangi bir risk olmadığını açıklamıştık. Çok şükür şu an bu yangın kontrol altına alındı” sözlerini kullandı.
“BOLU YANGINI KONTROL ALTINDA”
Bakan Yumaklı devam eden diğer yangınlara ilişkin de bilgi verdi. Bolu Göynük’teki yangının sarp arazide çıktığını ve geniş bir alanda etkili olduğunu ifade eden Yumaklı, “Şu anda burası da kontrol altına alındı. Ağaç yapısı itibariyle zaman zaman küçük tütmeler görülebilir. Endişelenmeye gerek yok” ifadelerini kullandı.
İzmir Onur Mahallesi’nde bazı evler yanarak kullanılamaz hale geldi
“ÇEŞME’DE SOĞUTMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”
Bakan Yumaklı, “Çeşme’de makilik alandaki yangına ekiplerimiz intikal etti. Yine yerel yönetimlerden valilik koordinasyonuyla gidildi ve müdahale başladı. Bir site boşaltıldı. Zarar gören ev ya da bir can kaybı veya yaralanma yok. Soğutma çalışmaları devam ediyor.” dedi.

YANGINLARIN DEVAM ETTİĞİ 5 NOKTA
Devam eden 5 yangının olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı şu ifadeleri kullandı: “İzmir Menderes’te sarp ve yolu olmayan bölümde devam ediyordu. Gece boyu karadan müdahale etti arkadaşlarımız. Hava araçları ile birlikte enerjisi düşürüldü. 4 uçak 11 helikopterle karadan müdahale sürüyor. Enerjisi düştü ve kontrol altına çok yakın.
Bozdağ’da 3 gündür devam eden yangın vardı. Bayrak direğini bile söken rüzgar vardı. Mücadele ile burada belli bir olgunluğa geldi. Burası da kontrol altında bilgisi verilmeye en yakın olan yerlerden biri.
Manisa Gördes’te günlerdir devam eden biz uzun alana yayılmış yangın var 1 uçak 10 helikopter ile müdahale devam ediyor. Kontrole en yakın yangınlardan.
Karabük Ovacık’ta da 2 helikopterle kayalık alanlara müdahale ediliyor. Enerjisi düşürüldü. Tütmeler görülebilir. Burası da kontrole yakın yerlerden.
Eşme’de de 4 helikopter ve kara ekipleri müdahale ediyor. Enerjisi düşürüldü. Tek bir nokta kaldı. Kontrole en yakın olan 5 yangının da gün içinde net bilgilerini vereceğiz.”
İZMİR’DEKİ YANGININ BİLANÇOSU
Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, orman yangınlarından etkilenen İzmir’de incelenen 52 bina ve 97 bağımsız bölümden 43 bina ve 45 bağımsız bölümün yıkık, ağır veya orta hasarlı olduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgede devam eden söndürme çalışmalarına ilişkin yetkililerden bilgi alan Elban, yangına bölgedeki kopan bir elektrik hattından çıkan kıvılcımların neden olduğunu bildirdi. Bölgenin ağırlıklı makilik alan olduğunu belirten Elban, “Yangın, havanın çok sıcak ve kurak olması artı şiddetli rüzgar neticesiyle çok hızlı yayılım gösterdi.” dedi.

“440 KONUTLUK YAZLIK SİTE TAHLİYE EDİLDİ”
Yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, jandarma, polis ve diğer kurum ekiplerinin müdahale etmek için sahada olduğunu anlatan Elban, “Ekipler hızlı müdahale etmesine rağmen belli oranda yangın maalesef yayıldı. Bölgede 440 konuttan oluşan bir yazlık site var, bu site dışında herhangi bir yerleşim yerini tehdit etmiyor. Bu siteye de ulaşmaması ve can, mal kaybı olmaması için tüm ekiplerimiz yoğun bir şekilde oraya yangının ulaşmaması için çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“DENİZ YOLUYLA TAHLİYE ETTİK”
Vatandaşların da bir riske girmeden oradan ayrılması için uyarıya bulunduklarını kaydeden Elban, “Vatandaşlarımın büyük çoğunluğu uyarımızı dikkate alarak evlerini terk ettiler. Fakat 34 vatandaşımız son ana kadar ayrılmama konusunda direnç gösterince onları da kara yoluyla risk oluşturduğu için sahil güvenlik ekiplerimizin teknesiyle deniz yoluyla tahliye ettik.” sözleriyle son durumu paylaştı. Elban, yangının hem site hem de bölgedeki yerleşim yerleri açısından bir risk oluşturmadığını söyledi.

“YANGININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ”
Karşıyaka Yamanlar’daki yangına müdahalenin sürdüğünü anlatan Elban, “Akşam üzeri 17.30 gibi Menderes ilçemizde bir yangın başladı ve o devam ediyor. Tire ve Bayındır’daki yangınlar tamamen kontrol altına alındı. Ancak buradaki, Menderes’teki ve Yamanlar’daki henüz aktif durumunu koruyor. Ancak Yamanlar’daki yangının enerjisi düşürüldü. İnşallah kısa sürede iyi haberler vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“İZMİR’DE 7 KİŞİ GÖZALTINDA”
Bakan Yerlikaya ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ülke genelinde; 15-17 Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 19 orman yangını meydana gelmiştir. Orman yangınına sebebiyet verdiğinden şüphelenilen; İzmir’in Tire ilçesinde 3 şahıs, Ödemiş ilçesinde 2 şahıs, Bayındır ilçesinde 1 şahıs ve Karşıyaka ilçesinde 1 şahıs olmak üzere toplam 7 şahıs gözaltına alınmıştır.” dedi. Tire ilçesinde dün çıkan orman yangınıyla ilgili gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da Türkiye’nin günlerdir mücadele ettiği orman yangınları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kurum’un açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“Son günlerde yaşadığımız yangınlar sebebiyle bir kez daha aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Bildiğiniz gibi İzmir’imizin Karşıyaka ilçesinde rüzgarında etkisiyle yangın yerleşim yerlerine ve sanayi bölgelerine sıçradı. 5 ayrı hasar tespit ekibimiz, bakan yardımcımız yangından etkilenen tüm illerde Tarım ve Orman Bakanlığı’mızın koordinasyonunda süreci anbean takip etmektedir. Ekiplerimizle yangından etkilenen tüm bölgelerde soğutma işlemlerinin başlamasına müteakip hasar tespiti çalışmalarını yürütmektedir.
İzmir’de 52 bina 97 bağımsız bölümde incelemelerimizi yaptık. Bunlardan 43 bina, 45 bağımsız bölümün yangından etkilendiğini ağır, yıkık ya da orta hasarlı olduğunu tespitini yapmış olduk. An itibariyle yangın kontrol altına alındı ve soğutma çalışmaları devam ediyor. Yine Tire ve dün gece başlayan Urla yangınında; soğutma çalışmalarının bitmesiyle, hasar tespitlerimizi oralarda da süratle yapacağız.
Bununla beraber Manisa’mızın Gördes ilçesine bağlı Boyalı mahallemizde çıkan orman yangını nedeniyle de Karayakup köyümüz yangından etkilendi. Boyalı ve Karayakup köylerimizde soğutma çalışmalarının bittiği alanlarda hasar tespit çalışmalarını ekiplerimizi yürütüyorlar. 3 ekibimizi bölgeye gönderdik. Şu anda 46 binamızda, 66 bağımsız bölümde incelemelerimizi yaptık. 36 bina, 52 bağımsız bölümün etkilendiğini ağır, yıkık ya da orta hasarlı olduğunu tespit ettik. Her yangında, depremde, selde milletimizi yalnız bırakmadık, bu yangınlarda da yaralarımızı hızlıca saracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım Bakanı Yumaklı: İzmir Yaman’lardaki yangın, an itibariyle kontrol altına alındı.
BoluGöynük’teki yangın da kontrol altında.
ManisaGördes’teki ve Uşak’taki yangının enerjisi büyük ölçüde kontrol altına alındı.
5 yangın kontrol altına alınmaya çok yakın. Akşama doğru güncelleme yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 15 Ağustos akşamı çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen, ev ve iş yerlerine sıçrayan orman yangınının ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangın bölgesinde açıklamalarda bulundu. İzmir Yamanlar’daki yangının kontrol altına alındığını aktaran Bakan Yumaklı, “Bölgede soğutma çalışmalarımız devam edecek. Menderes’teki yangında bütün gece boyu arkadaşlarımızın karadan olabildiği kadarki müdahalesi ve yangının çıkış anından gün batımına kadarki olan süreçte hava araçlarıyla birlikte o da belli bir alana kıstırılmıştı. Enerjisi düşürüldü. Şu anda 4 uçak 11 helikopterle çok yoğun bir şekilde karadan da arkadaşlarımız müdahale ediyorlar. Kontrol altına alınmaya en yakın olan yangınlardan bir tanesi” diye konuştu.
Urla’daki yangın kontrol altında
Dün akşam saatlerinde Urla’da çıkan yangınla ilgili son durumu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti:
“İzmir Urla- Çeşme’de makilik alanda çıkan bir yangındı. Ekiplerimiz, oraya intikal etti ve müdahaleye başladılar. Yakında bir site vardı. Buranın risk altında olduğu düşüncesiyle Valilik tarafından boşaltılmasına karar verildi. Burası da tahliye edildi. Zarar gören herhangi bir ev ya da bir can kaybı ya da yaralanma yok. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Burası da kontrol altında diyoruz.”
Bolu yangını kontrol altında
Ülke genelindeki diğer yangınlar ile ilgili de bilgiler paylaşan Bakan Yumaklı, “Diğer yangın da Bolu Göynük’teydi. Burası da sarp araziler, uçurumlarla dolu büyük ve geniş bir alandı. Burayla ilgili de kontrol edildi bilgisini veriyorum. Burada da soğutma çalışmaları devam edecek. Bölgedeki ağaç yapısı itibarıyla zaman zaman küçük tütmeler görülebilir. Fakat endişelendirecek bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
” Aydın’daki yangın iyiye gidiyor”
Aydın Bozdağ’da 5 uçak, 11 helikopterle ve çok kara ekibiyle müdahale edilen, 3 gündür devam eden bir yangının olduğuna değinen Bakan Yumaklı, “Bayrak direğini bile adeta yerinden sökercesine bir rüzgar vardı orada. Buna rağmen arkadaşlarımız belli bir olgunluğa getirdiler. Çok çok iyi gidiyor. Burası da kontrol altında bilgisi verilmeye en yakın olan hatta kısmen kontrol altında diyebileceğimiz yangınlardan bir tanesi” şeklinde konuştu.
” Gördes’teki yangının enerjisi ciddi şekilde düşürüldü”
Manisa’nın Gördes ilçesinde de günlerdir devam eden yangına dair bilgiler paylaşan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Çok uzun ve geniş bir alana bir hat şeklinde yayılmış, şiddetli rüzgar sebebiyle bir yangın söz konusuydu. Burada da 1 uçak 10 helikopterle çok ciddi bir kara gücüyle müdahale devam ediyor. Buranın da yine enerjisi ciddi bir şekilde düşürüldü. Sadece bir noktası kaldı. Arkadaşlar oraya odaklandı. Burası da yine kontrol edildi bilgisi verilmeye en yakın yangınlardan bir tanesi.”
Bakan Yumaklı, diğer yangınlara ilişkin ise şunları söyledi:
” Karabük Ovacık’ta da 2 helikopterle birlikte müdahale sürüyor. Ulaşılamayan kayalık alanlar var. Burasının enerjisi çok ciddi bir şekilde düşürülmüş vaziyette. Zaman zaman tütmeler görülebilir. Bunlar soğutmalardan da kaynaklanıyor. Burası da kontrol edildi bilgisi verilmeye yakın yangınlardan bir tanesi. UşakEşme’deki yangına 4 helikopter ve kara ekiplerimiz müdahale ediyorlar. Buranın da enerjisi ciddi bir şekilde düşürüldü. Burada da tek bir nokta kaldı. Arkadaşlarımız buraya yoğunlaşmış vaziyetteler. Kalan 5 yangın kontrol edilmeye en yakın vaziyette.”
Ağaçlandırma çağrısı
Yanan bölgelerle ilgili ağaçlandırma çağrısında da bulunan Yumaklı, “Buraları da yeniden ağaçlandıracağız. Herkesi 11 Kasım’daki Milli Ağaçlandırma Bayramımızda bu hasarı hep birlikte gidermeye davet ediyorum” diye konuştu.
“Pazar gününe kadar hassasiyet gerekiyor”
Yangınlara karşı vatandaşları uyaran Yumaklı, son olarak şunları ekledi:
“Önümüzdeki hafta pazar gününe kadar çok yoğun bir hassasiyet gerekiyor hepimiz için. Eğer mümkünse kapalı alanların dışında açık alanlarda bir kibrit bile çakmayalım. Bir ateş veya alev oluşturacak herhangi bir eylemde bulunmayalım. Çünkü çok basit bir şeyin bile nelere mal olduğunu burada günlerdir hepimiz yaşadık. 15 Eylül’e kadar bizim hassasiyetimiz sürecek.” – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Menderes ilçesi Şaşal Mahallesi’nde yeni bir orman yangını çıktı.
Menderes’te çıkan yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri yangına havadan ve karadan müdahaleye başladı. Öte yandan, Karşıyaka Yamanlar Dağı’ndaki orman yangını devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘SEFER SAYISINI HAFTADA 2’YE ÇIKARDIK’
İzmir’den deniz yoluyla uluslararası yeni bir hat açılmasının denizcilik sektörü açısından önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, “Deniz taşımacılığı ile turizmi teşvik etmek hedefi doğrultusunda 2 yaka arasında karşılıklı ticaret ve turizm alanlarına kazanç sağlanmasına örnek olan seferlerimiz, 2023 yılında oldukça ilgi gördü, doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Gösterilen bu yoğun ilgi ve 2024 yılında 10 Yunan adası için tekrar hayata geçirilmesine karar verilen kapı vizesi uygulaması göz önünde bulundurularak İzmir-Midilli hattında sefer sayısını da haftada 2’ye çıkardık. Bu yıl Midilli Adası’na her çarşamba ve her cuma Alsancak Limanı kalkışlı seferlerimiz olacak. Kapı vizesi ile ilgili seyahat koşulları henüz netlik kazanmamış olup, süreç yakından takip ediliyor. İZDENİZ A.Ş. olarak kapı vizesi uygulamasını kendi bünyemizde yürütecek ve uygulama hakkında yolcularımız için gerekli bilgilendirmeyi yapacağız” diye konuştu.
‘HEDEFİMİZ, YOLCU SAYISINI 3 KATINA ÇIKARMAK’
İZDENİZ A.Ş. çalışanları olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında, Türk bayraklı bir yolcu gemisi ile uluslararası sularda sefer yapmanın gururunu yaşadıklarını aktaran Yılmaz, “2024 yaz sezonunda Midilli’ye düzenleyeceğimiz 41 sefer ile hedefimiz, yolcu sayısını 3 katına çıkarmak. İZDENİZ A.Ş. olarak gençlere, çocuklara özel sağladığımız indirimler, sunduğumuz kaliteli ulaşım hizmeti ve konfor sayesinde güzel bir yaz sezonu geçireceğimizi düşünüyoruz” dedi.
‘İKİ TARAFIN KAZANACAĞI BİR İŞ BİRLİĞİ BEKLİYORUZ’
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk de “Ülkemiz Ege kıyıları ve Yunanistan Ege Adaları arasında turizm ve ticarette iki tarafın kazanacağı bir iş birliği bekliyoruz. Sadece Türk vatandaşlarının tek taraflı olarak adalara seyahati söz konusu olmamalı. Adalardan buraya seyahatin teşvik edilmesi konusunda çalışmalar yapılmasını arzu ediyoruz. Bunun için de hükümetimiz, bizler, sivil toplum kuruluşları hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
Deniz Ticaret Odası’nın verilerine göre, Türk vatandaşının Yunan adalarına yönelik gösterdiği ilgi, yeni hatları ve pazara yeni oyuncuların girmesini gündeme getirdi. Buna göre, İDO’nun Kuşadası ve Seferihisar’dan Samos’a sefer düzenleyeceği, Aliağa-Midilli hattı gibi yeni hatlarda sefer hazırlıklarına devam ettiği belirtildi.
]]>YATIRIMA TEŞVİK
Son 22 yılda; 751 milyar lira tutarında sabit yatırım için 6 bin 365 yatırım teşvik belgesi düzenledik. İzmir’de 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Üretimin, sanayinin, ticaretin şehri İzmir’imize 4 yeni organize bölgesi, 3 endüstri bölgesi kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde ilave 95 bin istihdam oluşturduk.
TEKNOLOJİ GİRİŞİMCİLİĞİ
Şehrimizde katma değerli üretim ve teknoloji girişimciliğini daha ileriye taşıma adına 4 teknopark, 100 Ar-Ge ve 24 tasarım merkezi kurduk. Girişimcilerimizin, sanayicilerimizin yenilik odaklı projelerine 22,8 milyar lira destek verdik. İzmir’in kalkınmasının, gelişmesinin, ekonomisinin taşıyıcı sütunu olan ’lerimize can suyu olduk. Son 22 yılda şehrimizde 70 binden fazla KOBİ’ye 8,2 milyar lira destek olduk.
TEKNOFEST COŞKUSU
Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yaraşır şekilde ülkemizin üç büyük şehrinde TEKNOFEST coşkusunu yaşarken, İzmir de bu coşkuya ortak olan şehirlerimizden biriydi. Yurdumuzun dört bir yanından vatandaşlarımızla, yediden yetmişe adeta bir seferberlik ruhuyla İzmir’de buluştuk. 1 milyonu aşkın ziyaretçimizi ağırladığımız TEKNOFEST İzmir’de; Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut çıktılarından her bir eserimizle gururla dokunduk.
TEKNOLOJİ YOLCULUĞU
TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 22 yılda 5 bine yakın araştırma projesine ve 7 bin 700’den fazla bilim insanına 15 milyar lira destek sağladık. Merak eden, araştıran, sorgulayan, keşfeden bir gençlikle teknoloji yolculuğumuzu sürdürüyoruz.
DENEYAP
İzmir’deki 2 atölyemizle birlikte, 81 şehrimizde kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırıyoruz. Robotik kodlamadan, tasarım ve programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıl süreli eğitim imkânı sunuyoruz.
COĞRAFİ İŞARET
İzmir’imizin kendine has değerlerini, eşsiz tatlarını, yerel lezzetlerini de unutmadık. Tulum peynirinden gevreğine, zeytinyağından üzümüne, menemenine kadar şehrimizin 41 yöresel lezzetini coğrafi işaretle tescilledik, hem üreticimizi hem de tüketicimizi koruma altında aldık.
YEREL KALKINMA
Gerçekleştirdiğimiz tüm projelerle tarihte millî iktisat kararlarının alındığı İzmir’i günümüzde de kalkındırmaya, ihya etmeye gayret ediyoruz. İzmir Kalkınma Ajansı’mız ile yerel kalkınmayı destekleyerek genele yayıyoruz. Şehrimizde kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın toplam 671 projesine bugüne dek 4,7 milyar lira kalkınma desteği sağladık.
11 ESER
İzmir’de yerli ve yenilenebilir enerjiden, kadın ve genç istihdamına, teknolojik altyapı ve donanımı yenileme çalışmalarından, yeşil ve mavi dönüşüme, kuluçka merkezinden, tarımsal kalkınmaya 11 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Mermer Artıklarından Doğala Özdeş Mermer “Alimonite” Üretimi ile ekonomik, çevreci ve yenilikçi malzeme üretimi sağlıyoruz. Kadınlar ve Gençler İçin Karabağlar Mobilya Akademi ile kadınlarımızın ve gençlerimizin şehrimizde iş gücüne katılımlarını destekliyoruz.
YENİLENEBİLİR ENERJİ
Son yıllarda yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirdiğimiz hamleler ile Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektöründe üretim üssü hâline gelmiş şehrimizde Rüzgâr Enerjisi Meteorolojisi ve Çevresel Test ve Analiz Merkezi’ni (RÜZMER) kurduk. Bu merkezimizle sektörümüz ihtiyaç duyduğu uluslararası standartlara uygun test ve analiz merkezini şehrimize kazandırıyoruz.
RÜZGAR SANTRALLERİ
Ülkemizde deniz üstü rüzgar enerjisi alanında ilk kez gerçekleştirilen Denizüstü Rüzgar Ölçüm Projesi kapsamında da Küçük Ada’da kurduğumuz ölçüm direği ile yıl boyunca veri topluyoruz. Sektörün gelişimi için gerekli modellemelerin ve yatırımların yapılmasına katkı sağlıyoruz. Kurduğumuz bu altyapılar ile önümüzdeki dönemde rüzgar santrallerinde yerlilik oranımızı yüzde 60’ın çok daha üzerine taşıyacağız. Türkiye, rüzgar enerjisinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde Avrupa’nın lider ülkesi olacak.
ÜRETİMİN LOKOMOTİFİ
Avrupa’da 2030’a dek oluşacak yaklaşık 300 GW rüzgar türbini talebinden pay almayı ve ülkemizde 2035 yılına dek gerçekleşecek 15 GW rüzgar türbini yatırımlarında yerli türbinlerimizin kullanılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu önemli projeler, İzmir’in büyümesine, gelişmesine tüm imkânlarımızla koyduğumuz katkıların somut örneği niteliğinde. Biz, sanayinin, ticaretin, üretimin lokomotifi İzmir’i bir başka seviyoruz.
]]>Konuşmasında daha önce yaşanan gezi olaylarından da bahseden Bakan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kimseyi etnik olarak, din olarak, mezhep olarak, gelir düzeyi olarak, rengi olarak, cinsiyeti olarak asla ayırmadık. Buna Allah da şahit, herkes de şahit. Fakat hatırlıyorsunuz onlar Allah muhafaza iktidarı bir ele alsalar nasıl bir tek parti faşizmi göstereceklerini hep birlikte yaşadık. Gezi olaylarında da yaşadık. 10 sene önce burada gezi olayları sırasında 2-3 hafta geçtiği halde sizler sokağa çıkamıyordunuz. Araçlarda taciz ediliyordunuz, laf çarpılıyordu. AK Parti’nin Karşıyaka İlçe binasını kundaklamaya kalkmışlardı. Biz herkese eşit davrandık, ayrımcılık yapmadık. 85 milyon vatandaşımızın hepsi azizdir, kutsaldır ve bizim öz ve öz vatandaşımızdır diye çaba sarf ettik.”
“İZMİR ESNAFIMIZA 20 MİLYAR LİRA, ÇOK DÜŞÜK MALİYETLİ FİNANSMAN DESTEĞİ KREDİSİ VERDİK”
Türkiye’de yapılan yatırımlardan bahseden Bakan Bolat, “Türkiye’de neler yapmadık ki? İzmir’in Şehir Hastanesi, Türkiye’ye 23 Şehir Hastanesi, 30 bin kilometre duble yol, binlerce kilometre otoyol, yine binlerce kilometre hızlı tren, yakında İzmir-Ankara hızlı tren inşallah kavuşuyor. İzmir’in ve Türkiye’nin hastanelerinin tamamı yenilendi. Okulları tamamı yenilendi. İnsanların gelir artışı, refah ve satın alma gücü en az 3 katına yükseltildi. Milli gelir kişi başına 3 bin 608 dolarken 13 bin 110 dolara çıkarıldı. 238 milyar dolar olan milli gelir 1 trilyon 118 milyar dolara çıkarıldı. Bir Türkiye ekonomisine 4 buçuk Türkiye ekonomisi daha eklenerek 5 buçuk Türkiye ekonomisi yapıldı. Daha iyisini de yapacağız. Canla başla çaba sarf ediyoruz. İzmir esnafımıza geçen sene 20 milyar lira, çok düşük maliyetli finansman desteği kredisi vermişiz. Bu sene ilk 2 ayda 1.4 milyar lira yine bu finansman desteğini sağladık. Çiftçilerimizin gelirlerinin enflasyonun üstünde olmasını sağladık. İşçilerimize, asgari ücrette, memurlarımıza, emeklilerimize tüfe enflasyonun oldukça üzerinde ücret artışları sağladık” cümlelerini aktardı.
Konuşmasını sürdüren Bakan Bolat, muhalefetten de söz ederek şunları kaydetti:
“Onlar beceriksizliklerini, bir şey yapamadıklarını biliyorlar. Belediyelerin nasıl yönetildiğini, sanal dünyadaki palavra reklamlarla hükümetin ve AK Parti belediyelerinin yaptıkları hizmetleri, kendileri yapmış gibi yalan da anlatmaya çalışıyorlar. Nasıl olsa birileri inanır mantığı içinde sahiplenmeye çalışarak propaganda yapıyorlar. Varsa yoksa sığındıkları, market diyor. Bir ürünün fiyatı zıpladı diye onu istismar etmeye çalışıyor. Fakat bu seçimde soğan patates istismarı yapabiliyorlar mı? Yapamıyorlar. Şeker, ayçiçeği yağı, domates, salça, biber yapamıyorlar. Az bir şey, kırmızı et fiyatlarında bir artış oldu. Kesime daha az hayvan gönderilince orada bir küçük sıkıntı oldu. Onun üzerinden Ramazan, seçim, ücret artışları üst üste gelince o konuyu istismar etmeye çalıştılar. Ama 1 Nisan günü göreceksiniz bu istismar siyaseti bitecek, hizmet eser siyaseti başlayacak.”
Programda Konuşan AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise “Biz bu saate kadar çok iyi işler yaptık. Biz bu saate kadar yaptığımız işleri, merkezi hükümetin bütçesiyle yaptığımız işleri, İzmir’de tek tek anlattık. Şimdi sıra geldi İzmir’de vatandaşlarımızı hizmetle buluşturmaya. Büyükşehirimiz’de Hamza Dağ başkanımızla 30 ilçe belediye başkanımızla beraber inşallah artık yeter dediği noktadayız. Bıçak kemiğe dayandı. İzmir çantada keklik oylara sahip değil. İnanın bu önümüzdeki 5 sene yaşayacaklarımız o kadar kötü bir zemin var ki. Belki biz çok zorlanacağız ama o kadar büyük zeminde 10 yıl değil, inanın İzmir 50 yıl kaybedecek” ifadelerine yer verdi.
Hiç yorulmadan son 13 günü çalışarak geçireceklerini belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da şöyle konuştu:
“Yeri geliyor günde 2-3 saat uykuyla mücadele ediyoruz. Öncelikle 18 Mart Çanakkale Zafer Bayramımızı tebrik ediyorum. Kabinede pırıl pırıl büyüklerimiz var. Eğer bizler onların gece gündüz çalışmalarının karşısında çok güzel çalışma ortaya koyarsak, kader gayrete aşıktır.”
]]>İZMİR, İSTANBUL VE KOCAELİ’NDEN SONRA İHRACATTAKİ EN BAŞARILI İLİMİZ
Uraloğlu iş insanlarına yaptığı konuşmada, Cumhuriyet tarihinde Türkiye’de 2023 yılında, ihracat rekoru kırıldığını hatırlattı. Uraloğlu, “İhracatımız 256 milyar dolara ulaştı. İzmir’imiz, 24 milyar ihracat gerçekleştirerek İstanbul ve Kocaeli’nin ardından ihracattaki en başarılı 3. ilimiz oldu. İzmir, ülkemizin kalkınmasında her zaman öncü şehirlerimiz arasında yer almış, Türkiye ekonomisinin kapalı ekonomiden küresel ekonomiye geçiş serüvenine ışık tutmuştur.” dedi.
Son 22 yılda İzmir’in ulaşım ve iletişim altyapısına 214 milyar lira yatırım gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 430 kilometreden 970 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 367 kilometreden 985 kilometreye çıkarıldığını ifade etti.
Uraloğlu, en başta toplam uzunluğu 55 kilometre olan İzmir Çevre Yolu’nu etaplar halinde tamamlayarak ve Konak tünelini açarak İzmirlilere şehir içi trafiğinde rahat bir nefes aldırdıklarını da dile getirdi.

İzmir’de hayata geçen karayolu projelerini de hatırlatan Uraloğlu, “İzmir-İstanbul Otoyolu’nu tamamlayarak yaklaşık 8,5 saat süren yolculuk süresini 3,5 saate indirdik. Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu açtık. İzmir’in, Aliağa ve Çandarlı Limanı’na yüksek standartlı yollarla bağlantısını sağladık. Bir zamanlar sürücülerin korkulu rüyası olan Sabuncubeli Geçiti’ni tünelle geçtik ve İzmir-Manisa arası ulaşım süresini 15 dakikaya indirdik.” ifadelerine yer verdi.
Uraloğlu, Ankara-İzmir arasını 3,5 saate düşürecek ve İzmir’i yüksek hızlı demiryolu ağına bağlayacak olan İzmir-Ankara YHT projesinin ise yapımının etap etap devam ettiğini söyledi.
Uraloğlu, Adnan Menderes Havalimanı’nın ise yeni iç ve dış hatlar terminalleri ile Avrupa’nın en modern havalimanlarından biri haline getirildiğini de hatırlattı.
İZMİR’İ YAT TURİZMİNİN BAŞKENTİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ
İzmir’de kısa bir süre önce İzmir Yeni Foça Yat Limanı’nın da açıldığını kaydeden Uraloğlu, “Ayrıca, Özdere, Dikili, Çeşme Şifne, Çeşmealtı ve Şakran olmak üzere 5 yeni yat limanı için etütlerimizi sürdürüyoruz. Bu yatırımlarla İzmir’i yat turizminin başkentine dönüştüreceğiz. İzmir’deki bütün limanlarımızın Yeşil Liman sertifikası alarak modernize edilmesi, hem Körfezi daha yaşanılır kılacak hem de enerji ve iş verimliliğini artıracaktır.” şeklinde konuştu.
İZMİR’E BELEDİYECİLİK ALANINDA YETERLİ HİZMETLER SUNULMADI
Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerine az bir zaman kaldığını hatırlatarak, İzmir’e belediyecilik alanında yeterli hizmetlerin sunulmadığını belirtti. Uraloğlu, ”İzmir’in ve İzmirlilerin ihtiyaçlarına cevap verilmediği gibi kentin sorunlarının sürekli katlanarak büyüdüğü görüyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, son 22 yılda yapılan ulaşım ve altyapı yatırımlarına da değindi. Uraloğlu, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara Otoyollar gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. Marmaray ve Bakü-Tiflis Kars Demiryolu Hatlarını inşa ederek Avrupa’dan Çin’e kesintisiz ulaşan demir ipek yolu projesinin hayata geçmesini sağladık. Ülkemizi hızlı tren ile tanıştırdık. İstanbul Havalimanı ile ülkemizi küresel bir havacılık merkezine dönüştürdük.” dedi.
SON 22 YILDA MEGA PROJELERLE HAYATI KOLAYLAŞTIRDIK
Uraloğlu, bu projelerin hayata geçmediği takdirde yaşanacakların hayatı ne kadar zorlaştıracağını anlattı. Uraloğlu, “Şu an İstanbul’da; Avrasya Tüneli’nin, Marmaray’ın ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapılmadığını. Sizce trafik nasıl olurdu? İstanbul Boğazı kaç saatte geçilirdi? Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkarmasak havayolu nasıl halkın yolu olacaktı? Demiryollarında, hızlı trenlerimizle bugüne kadar 84 milyon yolcu taşıdık.
Bu kadar yolcunun hızlı tren olmadığı için karayolunu tercih ettiğini düşünün. Neler olurdu?” ifadelerini kullandı.
İZMİRLİLER BİZİ BİR DENESİN, BİZE SADECE 5 YIL VERSİN
Mega projelerle vatandaşların hayatını kolaylaştırdıklarını söyleyen Uraloğlu, İzmir’inde artık yatırıma ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Bakan Uraloğlu, futbol takımlarını örnek göstererek, yerel yönetimlerde takım ruhunun önemine dikkati çekti. Uraloğlu, “Moral motivasyonu sağlarsanız, o takım ruhunu, ekip ruhunu verirseniz, siz çok daha başarılı işler yaparsınız. Ben futboldan örnek verdim. Bunu bütün iş yerlerimizde, belediye yönetimimizde, ülke yönetiminde de örnek verebiliriz. Şimdi biz İzmir’e birçok iş yaptık. Torbalı’da daha önce AK Parti belediyeciliğimiz oldu. Cumhur İttifakı oldu. Şimdi önümüzde bir seçim var ve gerçekten bazı ilçelerde belediyecilik anlamın da da hizmet etmeye çalıştık. Torbalı’da da belli bir dönem ettik. Çok şükür. Şimdi biz diyoruz ki, büyük şehirde de de İzmirli bizi bir denesin. Bir 5 yıl bize süre versin. Neler yapabildiğimizi takım ruhuyla, ekip ruhuyla beraber görelim inşallah.” dedi.
ARTIK İZMİR’DE HAMZA DAĞ İLE PROJELERDE İCRAAT ZAMANI
Bakan Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirlilerden AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ için destek istedi. Uraloğlu, “Yeterince proje anlamında vakit harcadık. Bundan sonra da inşallah bazı projelerimizin için icraat zamanıdır diye düşünüyorum. Hamza Dağ kardeşimizle ki biz Ankara’da benim burada görev yaptığım zamanda, sonra genel müdür olduğum dönemde, şimdi bu görev hasebiyle gerçekten güzel bir takım ruhumuz var. Ve Hamza dağ kardeşimizin Ankara’da çözemeyeceği iş yok. Büyük şehirde de Hamza kardeşimizle yol arkadaşımızla sizlerin desteğiyle beraber biz hizmet etmeye talibiz. İzmir’imizin bakanlık olarak yükümüzü arttırmasına talibiz.” diye konuştu.
]]>Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ve haberleşme ile ilgili yapılan ve yapılacak olan çalışmalara dair bilgiler aktaran Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Kara yolu, demir yolu, hava yolu, deniz yolu ve haberleşmede varız. 2028’e kadar bin 780 kilometre daha otoyol yapmayı planladık ve yollarımızı da akıllandıracağız inşallah. Yine 2028’e kadar yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağımızı 28 bin kilometreye çıkaralım diye düşündük. 57 olan havalimanı sayımızı 61’e çıkarmış olacağız. Deniz yolunda deniz ticaretini ve mavi vatandaki etkinliklerimizi artıracağız. Haberleşme neredeyse sıfırdan 2000’li yıllarda olan geniş bant internetten tutun da GSM operatörlerindeki haberleşmelere, 5G’ye ve 6G’ye giden yolda hızla ilerleyeceğiz. Adil erişimi sağlayacağız. Etkinlik verimliliği ve maliyeti düşüreceğiz. Etkinlik ve verimliliği sağlayarak güveni artıracağız” dedi.
“173 ÜLKEYLE HAVAYOLU ANLAŞMAMIZ VAR”
Taşınan eşya ve insan sayısı arttıkça her sektörde de bir artış olacağının altını çizen Bakan Uraloğlu, “2023 yılındayız. 2035 var, 2053 var. Taşınan eşya ve insan arttıkça her sektörde bir artış olacak; fakat oransal olarak biz mutlaka deniz yolu ve demir yolunu, özellikle demir yolunu çok desteklememiz lazım. En az satırda da en yüksek artışların demir yolunda, yük taşımacılığında olduğunu ve olacağını öngörüyoruz. Biz de yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz. Yolcuda da benzer bir projeksiyon var. Tabi hava yolu yine burada kıymetli; fakat demir yolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona yapacağız. Her 15 saniyede bir ülkemizden uçak geçiyor. 173 ülkeyle havayolu anlaşmamız var. Şuanda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz” dedi.
“4 SAATLİK BİR UÇUŞ MESAFESİNDE 67 ÜLKEYE ULAŞABİLİYORUZ”
2023 yılına dair deniz yolu verilerini de aktaran Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon gayri safi milli hasılası var. 8,6 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Doğu-batı ekseninde ticaret genel anlamda gelişiyor; ama son zamanlarda kuzey güneyde de çok ciddi gelişmeler olduğunu sizlere ifade edebilirim. Esas koridor güney koridordan taşınan ve Kızıldeniz-Süveyş Kanalından taşınan, ağırlıklı olarak kullanılan koridor burası. Pekin’den çıkan bir yük Avrupa’ya, Londra’ya yaklaşık 35 günde varabiliyor. Yaşanan sıkıntılardan dolayı Ümit Burnunu dolaşıyoruz. Ümit Burnundan dolaşıldığı zamanda 45 binlere kadar çıkan bir denizyolu trafiği var. Bizim bunun için daha önceden planladığımız bir kalkınma yolu koridoru var. Irak’ın havalimanından başlayıp Ova Köy’e kadar bin 200 kilometre otoyol ve demir yolu, enerji nakil hatları ve iletişim hatları da dahil olacak. Sonra Ova Köy’den Gaziantep üzerinden, Şanlıurfa üzerinden bütün Kapıkule’ye kadar gidecek ve aynı zamanda da Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz’e ulaşabilecek bir koridor konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
31 MART’TA 1 NİSAN ŞAKASI VURGUSU
31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere dair de konuşan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Buca’ya giderken trafik aksıyor. Biz yakın süreçte mutlaka ona başlamalıyız. Şimdiden hayırlı olsun. Yüksek Hızlı Tren inşallah geliyor. Biz tercihlerinden kaynaklı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını 1 Nisan şakası ile göstermiş olacağız.”
‘Milli maç 90 dakika, Ankara-İstanbul arası 80 dakika’ sloganıyla yapılacak olan hızlı tren projesine dair bilgiler aktaran Bakan Uraloğlu, Ankara-İzmir hızlı tren hattı projesini de 2026’nın sonunda, 2027’nin başında bitirerek hayata geçireceklerini, bitiş tarihinin resmi olarak 2028 gözükse de hedeflerinin 2026-2027 yılı olduğunu söyledi.
GÖKHAN TEMUR: “İZMİR ÜRETİM ÜSSÜ OLMAYA ADAY BİR YERDİR”
MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur da, “Bir ülkenin, bir şehrin gelişmişliği ve bir şehrin yaşanabilirliği ekonomisinin güçlü olması ve buna bağlı olarak da şehir planlamasının gücüyle ölçülmektedir. İzmir; coğrafi konumu, Avrupa ve dünya pazarına olan yakınlığı, kentin uygun yatırım alanlarıyla ve organize sanayi bölgeleriyle, üniversiteleriyle nitelikli iş gücüyle birlikte üretim üssü ve lojistik merkezi olmaya aday ve uygun bir yerdir. Kara yolu, demir yolu, deniz yolu, hava yolu gibi çeşitli ulaşım yolları sağlamaktadır. Bildiğiniz gibi tarihi İpek Yolu üzerindeki İzmir, Anadolu’daki ilk demir yolu hattına sahip olan bir şehrimizdir. Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’imiz; ticaretin, ihracatın büyük bir kısmını deniz yoluyla sağlamaktadır. İzmir Alsancak Limanımız bir konteyner limanı halinde devam etmekte olup; ancak yetersiz kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL’DAN SONRA İZMİR’İMİZİN DE İKİNCİ BİR AKTARMA MERKEZİ OLMASINI ÖNEMSİYORUZ”
Kara üzerinden de lojistik sahaların oluşturulması gerektiğinin altını çizen Temur, “Özellikle Kemalpaşa bölgesinde kurulacak olan lojistik merkezini önemsiyor ve destekliyoruz. Merkezi hükümetimizin son dönemde yapmış olduğu; İzmir-İstanbul Otoyolu, İzmir-Antalya Otoyolu gibi ve özellikle İzmir-Ankara hızlı tren projesi, İzmir-Çanakkale Otoyolu gibi birçok büyük ölçekli projelerin İzmir’in lojistik ağına, ticaretine büyük katma değer sağlayacak ve özellikle de kendimize ekonomik değer sağlamış olacaktır. İzmir’in hava yolu ulaşımında, altyapısında yapılan yatırımlar ve önemli gelişmeler son dönemde ivme kazanmıştır. İzmir’in havalimanının kapasitesi arttırılmış, İzmir Adnan Menderes Havalimanımız çok ciddi bir kapasiteye ulaşmıştır. İzmir’den doğrudan yurt dışına gönderilmesi gereken birçok hat bulunmaktadır. Bununla birlikte İzmir’den yurt dışına gelen hatların açılması, bölgemize ayrı bir ivme kazandıracaktır. İstanbul’dan sonra İzmir’imizin de ikinci bir aktarma merkezi olmasını önemsiyoruz” diye konuştu.
İZMİR VALİSİ: “FOSİL YAKIT KULLANAN ARAÇLARIMIZI AVRUPA’YA ALMAYABİLİRLER”
İzmir Valisi Süleyman Elban ise “Kalkınmayla, ihracatla, üretimle ilgili birçok hedeflerimiz var. Bu hedeflere erişmek ve rekabet etmek, daha ucuza bunları sağlamak için mutlak surette olmazsa olmaz anlamlardan bir tanesi lojistik; çünkü ürettiğimiz şeyleri daha ucuza götürebilmeliyiz. Sadece kara yoluyla ya da kara yolu taşımacılığıyla sadece şoför esnafının sırtına bırakarak bu lojistik işini çözmek söz konusu olamaz. Artık daha büyük ölçekli, dünya ölçeğinde iş birlikleriyle ve sürdürülebilirliği de asla terk etmeden; çünkü artık karbon ayak izi konusunda ve diğer dijital yeşil dönüşüm konusundaki üzerimizdeki baskıları düşündüğümüzde, çok kısa bir süre sonra muhtemelen bizim fosil yakıt kullanan araçlarımızı da Avrupa’ya almayabilirler. Onun için çok hızlı bir şekilde lojistik sektörümüzün dönüşümü konusunda hazırlık olmak zorundayız” cümlelerini aktardı.
Seçimi kazandıkları taktirde yapacakları projelerle İzmir’in lojistik altyapısını güçlendireceklerini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da, “ İzmir’in ekonomik kalkınmasında iş insanlarımızın oynadığı rol paha biçilemez. İş dünyası olarak sizlerin katkısı İzmir’in sadece ulusal değil, uluslararası sahalarla rekabet edilebilirliğini arttırıyor. Bu nedenle 1 Nisan sabahı iş insanlarımızın önünü açacak, iş potansiyellerini arttıracak ve yatırımı teşvik edecek projeyi hayata geçirmeyi umuyorum. İzmir’in ekonomik potansiyelini maksimize etmek, şehrimizi kalkınır hale getirmek hepimizin ortak gayesidir. Ulaşılabilir İzmir, İzmir Körfez Geçişi, Yeni Çevre Yolu gibi projelerimizle İzmir’in lojistik altyapısını güçlendirecek, ulusal ve uluslararası iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek bir şehir haline geçireceğiz. Şehrimizi sadece Ege’nin değil dünyanın ticaret merkezi haline getireceğiz” cümlelerini aktardı.
Toplantıda, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz da lojistik sektörüne dair konuşma yaptı.
]]>
