Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nde resepsiyon düzenlendi.
Büyükelçilik konutunda düzenlenen resepsiyonda ev sahibi Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Ömer Gücük, Büyükelçilik Müsteşarı Ayça Sarıtekin, Silahlı Kuvvetler Hava Ataşesi Yarbay Mustafa Can Engür ve eşi Nergis Karaman Engür, konukları tek tek kapıda karşıladı.
Resepsiyona İtalya Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Giulio Tremonti, Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, Azerbaycan’ın Roma Büyükelçisi Rashad Aslanov, Azerbaycan’ın Vatikan Büyükelçisi Ilgar Muhtarov, Filistin’in Roma Büyükelçisi Abeer Odeh, KKTC Roma Temsilcisi Mustafa Kemal Beyazbayram, ünlü yönetmen Ferzan Özpetek’in de aralarında olduğu iş, sanat, siyaset ve diplomasi camiasından bin kadar davetli katıldı.
İki ülke ulusal marşlarının çalınmasıyla başlayan resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin video mesajı ekranlardan gösterildi.
Büyükelçi Gücük, İtalyanca yaptığı konuşmada, geçen hafta Ankara’da TUSAŞ’a yönelik hain terör saldırısında şehit olan beş vatandaş için Allah’tan rahmet dileyerek, “Terörle mücadelede ülkemize destek veren müttefiklerimize ve dostlarımıza, özellikle de başsağlığı dileklerini ileten İtalyan yetkililere bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Gücük, “Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, yoldaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.” diye konuştu.
2024 yılında küresel ölçekte çok önemli gelişmelere tanık olduklarını anlatan Gücük, “Ekonomik sıkıntıların, savaş ve silahlı çatışmaların, insani krizlerin yaşandığı, barışa, temel insan haklarına ve uluslararası hukuka saygı ihtiyacının en güçlü şekilde ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Ülkemiz, böyle bir dönemde bağlı olduğu evrensel ilkelere dayanarak birçok alanda gelişmeye devam ediyor. Aynı zamanda insani ve bütünsel bir yaklaşımla bölgesel ve küresel ortak fayda, barış ve sorunların çözümüne yönelik çalışmak için atılan her olumlu adımı destekliyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye-İtalya ilişkilerinin bu yıl ilerlemeye devam ettiğini dile getiren Gücük, şunları kaydetti:
“Ortak zorluklarla karşı karşıya kaldığımız bu dönemde ikili ticaret hacmimiz arttı, işbirliğimiz gelişip derinleşti. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, G7 Zirvesi vesilesiyle İtalya’yı ziyaret etti. Bakanlarımız, bakan yardımcılarımız ve diğer üst düzey heyetlerimiz de yıl boyunca ziyaretleriyle bizi onurlandırdılar. Aynı zamanda İtalya’dan ülkemize çok sayıda resmi ziyaret gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde karşılıklı üst düzey ziyaretlerin devam edeceğini ve dostluğumuzun daha da pekişeceğini umuyoruz.”
Büyükelçi Gücük, konuklarını 24 Ekim’de Kolezyum’da açtıkları ” Göbeklitepe: Kutsal Bir Mekanın Gizemi” sergilerini gezmeye davet etti.
Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağının öne çıkan lezzetlerinden ikram edildi.
Bu arada, Türkiye’nin Milano Başkonsolosu Mehmet Özöktem de Milano’daki Gallia Oteli’nde Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resepsiyon verdi.
Milano ve çevresinde yaşayan Türk vatandaşları ile iş, ticaret, finans camiasından İtalyan davetlilerin katıldığı resepsiyonda Milano La Scala Tiyatrosu Akademisinden Türk mezzosoprano Dilan Şaka, Türk ve İtalyan eserlerinden dinleti sundu.
Malta Cumhurbaşkanı Debono, Büyükelçi Şen’in resepsiyonuna katıldı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Malta’da Türkiye’nin Valetta Büyükelçisi Erdeniz Şen’in ev sahipliğinde Malta Hilton Oteli’nde resepsiyon düzenlendi.
AA muhabirinin diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre resepsiyona Malta Cumhurbaşkanı Myriam Spiteri Debono, eski Cumhurbaşkanı George Vella, Kültür Bakanı Owen Bonnici, muhalefetteki Milliyetçi Parti lideri Bernard Grech başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Cumhurbaşkanı Debono, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.
Bu arada, Malta’nın başkenti Valetta’nın merkezinde yer alan simge yapılardan Triton Çeşmesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla önceki yıllarda olduğu gibi yine kırmızı-beyaz ışıklarla aydınlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya’da Venedik kentinin Lido Yarımadası’nda 28 Ağustos’ta başlayan dünyanın en eski sinema festivali Uluslararası Venedik Film Festivali, ödül töreniyle sona erdi.
Festivalin en iyi filmine verilen büyük ödül “Altın Aslan”ı, yönetmenliğini İspanyol rejisör Almodovar’ın üstlendiği “The Room Next Door” filmi aldı.
En iyi yönetmene verilen “Gümüş Aslan” ödülüne de “The Brutalist” filminin ABD’li yönetmeni Brady Corbet layık görüldü.
Gecede, en iyi erkek oyuncu ödülünü (Coppa Volpi) “The Quiet Son” filminde gösterdiği performansla Fransız aktör Vincent Lindon alırken, en iyi kadın oyuncu ödülüne (Coppa Volpi) “Babygirl” filmindeki rolüyle aktris Nicole Kidman layık görüldü.
Festivalde ana yarışma kategorisinde en iyi senaryo ödülü ise “Ainda Estou Aqui (I’m still here)” filminin senaristleri Murilo Hauser ve Heitor Lorega’ya verildi.
YAHUDİ YÖNETMENDEN ONURLU DURUŞ
Gecede ödül alan pek çok ismin sahnedeki konuşmalarında, İsrail’in Gazze’de yaklaşık bir yıldır devam eden saldırılarını güçlü şekilde kınaması dikkati çekti.
Festivalde gelecek vadeden yönetmenlere verilen “Geleceğin Aslanı” ödülünü kazanan “Familiar Touch” filminin Yahudi yönetmeni Sarah Friedland da ödülünü Gazze’de devam eden işgal nedeniyle Filistinlilere adadı.

“ÖDÜLÜ SOYKIRIMIN 336’NCI GÜNÜNDE KABUL EDİYORUM”
Friedland, ödül konuşmasında, Filistin halkına dayanışmasını dile getirerek, “Bu ödülü, İsrail’in Gazze’deki soykırımının 336. gününde ve işgalin 76. yılında kabul ediyorum.” dedi. Friedland’ın konuşması, salondakilerden büyük alkış aldı.
Diğer yandan, çok sayıda İtalyan sanatçı da Gazze’de devam eden “soykırıma” dair festival yönetimini sessiz kaldığı ve İsrail yapımı filmlerin gösterilmesine izin verdiği gerekçesiyle tepki gösterdi.
Bu arada, 82. Uluslararası Venedik Film Festivali’nin, 27 Ağustos – 6 Eylül 2025 tarihlerinde yapılacağı açıklandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Yusuf Balıkçı
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, fırtınada batan “Bayesian” isimli lüks yatta kaybolan 6 kişi için pazartesiden bu yana süren çalışmalar, bugün son kayıp kişinin naaşının çıkarılmasıyla tamamlandı.

İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı su altı arama robotu ve dalgıçlar ile İtalyan itfaiyesinden dalgıçlar, yaklaşık 50 metre derinlikteki arama çalışmaları sonucu çarşamba günü 4 kişiyi, dün İngiliz milyarder iş insanı Mike Lynch’in cesedini ve bugün de 18 yaşındaki kızı Hannah olduğu düşünülen 6. kayıp kişinin cansız bedenini çıkardı. Cenaze, kimlik tespiti için morga kaldırıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

FACİADA ÖLÜ SAYISI 7’YE ULAŞTI
Böylece, olay günü cesedi bulunan yatın aşçısı Recaldo Thomas’ın ardından kayıp 6. kişiye de ulaşılmasıyla faciada hayatını kaybedenlerin sayısı 7 oldu. Olaydan yattaki 22 kişi etkilendi, 15 kişi çevredeki tekne tarafından kurtarıldı.

LÜKS YAT NASIL BATTI? EN SIK DİLE GETİRİLEN SENARYO…
Basında yer alan haberlerde böylesine lüks bir yatın nasıl çok kısa sürede battığı sorgulanıyor. Fırtına sırasında geminin en az iki kapısının açık kaldığı ve buradan kolay şekilde su almış olabileceği en sık dile getirilen senaryolardan.

Haberlerde yatta cansız bedenlerine ulaşılan kayıp 6 kişinin de kaçmaya çalıştıkları sırada teknenin su alması sonucu battıkları ifade edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İtalyan basınında çıkan haberlere göre, fırtına nedeniyle battığı belirtilen “Bayesian” isimli lüks yatta kaybolan 6 kişinin bulunması için pazartesiden bu yana süren çalışmalar sonuç verdi.
İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı su altı arama robotu ile İtalyan itfaiyesinden dalgıçlar, yaklaşık 50 metre derinlikteki arama çalışmaları sonucunda, bugün ilk olarak biri erkek, diğeri kadına ait 2 cesedi yatın enkazından çıkardı. Çıkarılan cesetlerin, İngiliz milyarder iş insanı Mike Lynch ile kızı Hannah’a ait olduğu belirtildi.
Ekipler, Lynch ve kızının ardından, 3 kişinin cesedini daha enkazda tespit edip çıkardı. Cesetlere kimlik tespiti ve otopsi yapılacağı kaydedildi.
Böylece ilk gün cesedi bulunan aşçı Recaldo Thomas ile olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 6’ya çıktı.
Ekiplerin, yatın enkazında, kayıp son kişiyi arama çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.
İtalyan basınındaki haberlerde, kayıp kişiler arasında Morgan Stanley International’ın başkanı Jonathan Bloomer ve eşi Anne Elizabeth Judith Bloomer, Lynch’in ABD’li avukatı Chris Morvillo ile eşi Neda Morvillo’nun olduğu belirtildi.
Bu arada, olayla ilgili soruşturma kapsamında “Bayesian” yatının kaptanı 51 yaşındaki James Catfield’ın dün akşam 2 saat boyunca sorgulandığı basına yansıdı.
Basında çıkan haberlerde, böylesine lüks bir yatın nasıl çok kısa sürede battığı sorgulanırken, fırtına sırasında geminin en az iki kapısının açık kaldığı ve buradan kolay şekilde su almış olabileceği ifade edildi.
Lüks yat “Bayesian”ın batması
İtalya’nın Palermo kentinin 20 kilometre doğusundaki Porticello kasabası açıklarında demirli “Bayesian” isimli lüks yat, 19 Ağustos sabahı yerel saatle 05.00 sıralarında çıkan fırtınada batmıştı.
Bölgedeki teknelerin yardımıyla “Bayesian”da bulunan 22 kişiden ilk aşamada 15’i kurtarılmış, 1 kişinin cesedi bulunmuş, 6 kişinin de kayıp olduğu bildirilmişti.
Olayla ilgili Termini Imerese kentindeki cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatırken, İngiltere’den uzman ve müfettişlerden oluşan bir ekibin de olayı soruşturmak üzere Sicilya’ya geldiği basına yansımıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Palazzo Grazioli, 25 yıl boyunca İtalyan siyaseti için büyük önem taşıdı. Ülkenin en zengin işadamlarından biriyken dört kez başbakanlık koltuğuna oturan Milanolu Berlusconi, siyasete atılmasının ardından 1995 ila 2020 yılları arasında burayı Roma’daki konutu olarak kullandı. Ülkeye popülizmi getiren lider, siyaseti şekillendiren önemli görüşmeleri burada yapıyordu ve Vladimir Putin gibi önemli uluslararası bazı özel konuklarını da burada ağırlıyordu.
“KOMÜNİSTLER ÇETESİ” BERLUSCONI’NİN EVİNDE
Seks skandalları nedeniyle birçok davayla karşı karşıya kalan Berlusconi, “bunga bunga” ya da “şık akşam yemekleri” olarak anılan meşhur partilerini Milano’daki villasının yanı sıra, kiracı olduğu Palazzo Grazioli’de de düzenliyordu. Görkemli binanın bu ana katındaki Berlusconi’nin yatak odasında yakın dostu olan Rus lider Vladimir Putin’in ona hediye ettiği yatak da bulunuyordu. 55 ülkeden 450’ye yakın üyesi bulunan 112 yıllık İtalya Yabancı Basın Derneği’nin Başkanı ve DHA Roma muhabiri Esma Çakır, şehrin merkezindeki önceki dernek binasını, lüks otele dönüştürüleceği için bırakmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Üçüncü kez başkanlık görevini yürüten Çakır, Berlusconi’nin eski evine taşınmanın kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Yaklaşık bir buçuk yıl önce bize kira desteği veren Bakanlıktan binayı boşaltmamız gerektiği söylendiğinde çok üzüldük. Çünkü Aşk Çeşmesi’nin (Trevi Çeşmesi) hemen arkasında çok merkezi bir konumdaydı. Bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak, Roma’nın merkezinde bir bina bulmak neredeyse imkânsızdı. 2 ay kadar süren arayışın sonunda çaresizdik. Bunu gören bir emlak danışmanı bize ‘Aslında Berlusconi’nin eski evi var ve 3 yıldır boş, ama siz gazetecilerin ilgilenmeyeceğini düşünerek hiç söylemedim’ dedi. İlk tepkimiz kahkaha atmak oldu. ‘Bir daha o meşhur evi görme fırsatı ne zaman bulacağız’, diyerek gidip bakalım dedik. İlk görüşte çok etkilendik ve buraya karar verdik.”
Aylar süren zahmetli çalışmaların ardından burayı modern bir ofise dönüştürdüklerini anlatan Çakır, yabancı ve İtalyan basınının bu taşınma hikayesine çok ilgi gösterdiğini belirterek, “İki nedenden dolayı; Berlusconi’nin evi olması ve onun biz yabancı gazetecilerle ‘kavgalı’ olması. Yaklaşık 25 yıl önce bizim dernekte düzenlediği basın toplantısında kendisine zor ve eleştirel sorular yöneltmişti. Ondan sonra bir daha da adım atmamış derneğe,” dedi.

‘BUZLARI ERİTMEK İÇİN ISRARLA DAVET ETTİM’
Onun evine taşınmalarının güldüren bir tesadüf olduğunu belirten Çakır, “Çünkü Berlusconi İtalya’daki yabancı gazetecileri, özellikle ‘bunga bunga partileri’ üzerine yaptıkları eleştirel haberlerden dolayı ‘komünistler’ olarak yaftalıyordu, bütün muhaliflerine yaptığı gibi. Bir geleneği hiçe sayarak derneğimizde basın toplantısı düzenlemeyi reddeden tek ülkenin siyasi lideriydi. Buzları kırmak için başkanlıklarım döneminde onu ısrarla davet ettim parti lideri olarak, ama kesin bir dille bunu reddetti” ifadelerini kullandı.
MELONI: BERLUSCONI, BU KOMÜNİSTLERİN EVİNE TAŞINDIĞINI GÖRSE NE HİSSEDERDİ
Şubat sonunda yabancı gazetecilerin düzenlediği akşam yemeğine katılan Başbakan Giorgia Meloni, burada yaptığı esprili konuşmada, “Kendi deyimiyle bu komünistler çetesinin onun evine taşınıyor olmasına ilişkin Berlusconi’nin göklerden neler hissetmekte olduğunu bilemiyorum. Ancak hayatta böyle şeyler de oluyor,” diyerek gülmüştü. Berlusconi, siyasi hayatına önemli katkı sağladığı Giorgia Meloni’nin liderliğindeki mevcut hükümetin de koalisyon ortağıydı.
AÇILIŞI CUMHURBAŞKANI MATTARELLA YAPTI
Dernek binasının açılışı, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, ölümünden sonra Berlusconi’nin partisi Haydi İtalya’nın liderliğini üstlenen Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso’nun katılımıyla Salı günü gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Mattarella’nın eşliğinde kurdeleyi kesen ve törende bir konuşma yapan dernek başkanı Esma Çakır, kendileri için büyük önemi olan bir günde devletin üst düzey temsilcilerinin katılımından onur duyduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Mattarella ise, daveti için Çakır’a teşekkür ederek, yabancı gazetecilerin ülkelerindeki varlığının ve özgür basının kendileri için mühim olduğunun altını çizdi.
Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de ülkelerinde çalışan yabancı muhabirlerin İtalya’nın yurtdışındaki imajını oluşturmaya yardımcı olmada önemli bir rol oynadığını ifade ederek, “Savaşların yaşandığı bir dönemde, barışın gelmesi için de sizin katkınız bizim için önemli,” dedi.
]]>TRUDEAU’DAN DESTEK
Kanada Başbakanı Justin Trudeau da verdiği mesajda iki yıldır Ukrayna’nın Rus işgali altında bulunduğunun altını çizerek “İki yıl önce Putin savaşı seçti ve Ukrayna’yı işgal ederek Ukrayna halkına tarifsiz şiddet ve vahşet uyguladı. İki yıl sonra bir şeyi çok açık bir şekilde belirtmek istiyorum: Kanada’nın Ukrayna’ya olan desteği sarsılmaz ve kesin olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
‘CESARETİNİZİ ASLA KAYBETMEYİN’
Ukrayna’ya destek mesajı veren isimler arasında NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de vardı. “Asla vazgeçmeyin” diyen Stoltenberg, Ukraynalılara hitaben yaptığı konuşmada “Cesaretinizi kaybetmeyin” çağrısında bulundu. NATO üyesi devletlerinin yakın zamanda ‘milyarlarca dolar değerinde’ askeri yardım vaatlerine dikkat çeken İttifak lideri, Kiev’in İttifak’a katılımının her zamankinden yakın olduğunu dile getirdi.
DIŞ YARDIMLA DAYANIYOR
İtalya Başbakanı Meloni’nin ev sahipliğini yaptığı G7 zirvesi, Kiev’de videokonferansla gerçekleştirildi. Zelenski’nin de konuşma yaptığı zirvenin ardından yayınlanan ortak bildiride G7 grubu ülkeler (İtalya, Kanada, Almanya, Fransa, İngiltere, ABD, Japonya) “Rusya’nın gelir kaynaklarına müdahale ederek savaş makinesini inşa etme çabalarını engellemeye devam edeceklerini” bildirdi. Ukrayna iki yıldır savunmasını tamamen Batı’dan gelen yardımlarla kurdu. İngiltere, ABD ve AB’nin destekleriyle Rusya’ya karşı mücadele eden Kiev, daha fazla askeri yardıma ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Öte yandan Ukrayna’ya vadedilen askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi’ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin yanı sıra bazı AB üyelerini de karşı karşıya getirmiş durumda. Savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar Euro’yu aştı. ABD’li uzmanlar da savaşın Moskova’ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.
MELONİ’DEN İLGİNÇ YORUM: HAMAS, RUSYA’DAN ESİNLENDİ
İTALYA Başbakanı Giorgia Meloni, Kiev ziyareti öncesi İtalyan medyasına verdiği röportajda Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgalinin Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’in güneyinde gerçekleştirdiği katliamlara zemin hazırladığını öne sürdü. “Rusya Ukrayna’yı işgal etmemiş olsaydı, büyük olasılıkla Hamas İsrail’e karşı böyle bir saldırı başlatmazdı” ifadesini kullanan Meloni, “Uluslararası hukukun, üstelik Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesi tarafından bu kadar ciddi bir şekilde çiğnenmesinin, Ortadoğu’dan Balkanlar’a kadar dünyanın diğer bölge ve coğrafyalarında peş peşe sonuçlar doğurması kaçınılmazdı” ifadelerini kullandı. İtalyan Başbakan, Ukrayna’da uluslararası hukukun yeniden tesis edilmemesi halinde, çatışmaların dünyanın farklı bölgelerinde artmaya devam edeceğini öne sürdü.

Bilgi Notu: Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı. Diğer yandan milyonlarca insan yerinden edildi. BM verilerine göre 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurtdışında bulunuyor.
]]>