İSRAİL’DEN SURİYE’DE KRİTİK NOKTALARA SALDIRI
İsrail, terörist grupların eline geçebileceğini öne sürerek Suriye’deki kimyasal silah stoklarını, radar sistemlerini, Rus yapımı hava savunma füzeleri ve Scud füze depolarını ve donanmaya ait roket taşıyıcı gemileri vurdu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, aşırılık yanlılarının eline geçmesini önlemek için kimyasal silah ve uzun menzilli füzelerin hedef alındığını iddia etti.
350’DEN FAZLA SALDIRI DÜZENLENDİ
İsrail, Suriye’deki geçiş dönemini fırsat bilerek önce Golan Tepeleri’ndeki kontrol ettiği alanı genişletti. Suriye’de yeni hükümet kurulmadan İsrail ordusu, bu ülkedeki askeri üslere ve kritik askeri birimlere 350’den fazla saldırı düzenledi.
SURİYE’NİN ASKERİ YETENEKLERİNİN YÜZDE 70’İ YOK OLDU
İsrail Hava Kuvvetleri çok sayıda füze bataryasını da hedef aldı. İsrail’in, Suriye ordusuna ait insansız hava araçları, savaş uçakları, saldırı helikopterleri, radarlar, tanklar ve uçak hangarları dahil olmak üzere bir dizi silah sistemini hedef aldığı biliniyor. İsrail askeri sözcüsü Avichay Adraee, bu saldırıların Suriye’nin askeri yeteneklerinin yüzde 70’inden fazlasını yok ettiğini söyledi. İsrail ayrıca, başta Lazkiye olmak üzere, Suriye donanmasına ait üsleri ve savaş gemilerini de vurdu. İsrail ayrıca 15 donanma gemisinin demirlediği Mina Al-Bayda’da Suriye donanma tesisine de saldırdı. İsrail hava saldırısı Şam, Humus, Tartus, Lazkiye ve Palmira’yı hedef aldı.
HEDEFLERİ KİM BİLDİRDİ?
İsrail’in Suriye’ye yönelik kritik bölgelere saldırılarına tepkiler sürerken, saldırıların eski Suriye yönetimindeki bir bakan ile koordine edildiği iddia edildi. Sızdırılan belgelere dayandırılan haberde, eski Suriye Savunma Bakanı Korgeneral Ali Mahmud Abbas ile İsrailli aracılar arasında şifreli mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iddia edilen iş birliği gündeme getirildi. Haberdeki belgeler, “Mousa” olarak tanımlanan bir İsrail ajanının Esad rejimiyle iletişim kurduğunu ve Şam ve Halep yakınlarındaki İran mevzilerine saldırıları koordine ettiği iddiasını da ortaya koydu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAMANEY’DEN DİKKAT ÇEKEN İFADELER
Esad’ın ülkeden kaçışı sonrasında ilk kez konuşan İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney dikkat çeken ifadeler kullandı. Hamaney, “Esad’ın düşüşünün ABD ve İsrail’in ortak planının sonucu olduğunu” öne sürdü.
“KANITLARIMIZ VAR”
İran’ın dini lideri “Suriye’de olanların ortak bir Amerikan-Siyonist planının sonucu olduğuna dair hiçbir şüphe olmamalı. Evet, komşu bir devlet açık bir rol oynadı ve oynamaya devam ediyor. Bu herkes tarafından görülebilir. Ancak asıl komplocu, birincil planlayıcı ve komuta odası ABD ve Siyonist rejimde bulunuyor. Kanıtlarımız var ve bu kanıt şüpheye yer bırakmıyor” şeklinde konuştu.
“İRAN DAHA DA GÜÇLENECEK”
Hamaney, Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra İsrail karşıtı “direnişin” zayıflamasının Tahran’ın gücünü azaltmayacağını söyledi. Hamaney “direnişin anlamını bilmeden, direniş zayıfladığında İslami İran’ın da zayıflayacağını düşünüyor. İran güçlü ve kudretli ve daha da güçlenecek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN’ın İnsan Hakları Konseyi Genel Sekreteri Garibabadi, İsrail’in BM Genel Kurulu’ndan çıkarılması gerektiğini söyledi.
İran İnsan Hakları Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Kazım Garibabadi, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndan çıkarılması için dört üst düzey BM yetkilisine başvurduklarını bildirdi. Garibabadi açıklamasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Ekonomik ve Sosyal Konsey Başkanı Robert Rey, BM Kadın Komisyonu Başkanı ABD al-Aziz Umm al-Wasil ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’e çağrıda bulundu.
Kazım Garibabadi başvurusunda, İsrail’in BM’den ihraç edilme cezasına çarptırılması gerektiğini ve çok sayıda BM üyesinin, İsrail’in BM Genel Kurulu üyeliğinin sona erdirilmesi yönünde talepleri olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lala Paşa Camii avlusunda toplanan sağlık çalışanları yaptıkları kısa yürüyüşün ardından Yakutiye Medresesi önünde basın açıklaması yaptı.
Atatürk üniversitesi Araştırma Hastanesi Çocuk psikiyatri Asistan Doktoru Özgür Esmeray burada yaptığı açıklamada, “7 Ekim’den bu yana 55 haftadır Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
“Selam olsun canlarıyla, kanlarıyla vatanlarında kalmanın ve özgürlüğün bedelini ödeyen izzet sahibi, Gazze Halkına! Selam olsun şehadet rüyasıyla, ölüm pahasına mesleklerinden vazgeçmeyen Gazze’nin şeref ve haysiyet timsali hekim ve sağlık çalışanlarına! Selam olsun zulme karşı elinden ve dilinden geleni esirgemeyen, kararlılıkla protestolara ve boykota devam eden vicdanlı insanlara” diye konuşmasına başlayan Özgür Esmeray, “Gazze’deki dehşet verici ablukanın 421. gününde, sessiz yürüyüşümüzün 55. haftasında bildirimizi okumak için toplanmış bulunuyoruz. Dostlarım, Bizler uzun zamandır ayaktayız, Arakandaki Müslümanların başına gelenleri duyduk ayağa kalktık, mitingler yaptık. Doğu Türkistan’da Müslümanların başının derde girdiğini duyduk, oradaki problemlerin arttığını öğrendik yine ayağa kalktık protestolar, yürüyüşler yaptık, Hindistan’daki müslümanların başına gelenleri duyduk onlar için mitingler yaptık, onlar için yürüyüşler yaptık, Filistin ve Kudüs için farklı zamanlarda yine ayaktaydık yine yürüyüşler yapıyorduk, yine mitingler yapıyorduk, hatırlayın yakın geçmişte de Bosna’da yapılan zulümler için abilerimiz ablalarımız ayaktaydı. 7 Ekimden bu yana ise Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bazıları soruyor ne işe yaradı bu yaptıklarınız, siz bunları yapınca zalim zulmünü mü bıraktı. Yoksa sloganlarınız füzeleri mi durdurdu. Kesinlikle ama kesinlikle çok işe yaradı dostlarım. Bizler ülkemizi yönetenlere dedik ki bizim yüreğimiz orada, yine bizler dünyaya dedik ki sizler insanları insanlığından uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz ama biz onlardan değiliz ve olmayacağız, bizler başkasının dertleriyle dertlenen insanlarız dedik. Ama her şeyden ve hepsinden önemlisi bizler kalbimizi koruduk dostlarım, biz duyduğumuz zülme sessiz kalmadık eğer kalsaydık kabul edecek ve diri olan yüreğimizi ölüme terk edecektik. Kalbimizi korumanın yolu ayakta olmaktan, sessiz kalmamaktan geçiyor” diye konuştu.
Memleketin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini bir yılı aşkın bir süredir, büyük bir endişe ve öfke ile takip ettiklerini belirten Özgür Esmeray açıklamasını şöyle sürdürdü; “Sahada çalışan gazetecilerden, Gazzeli meslektaşlarımızdan, insani ve uluslararası yardım çalışmaları yapan kuruluş ve organizasyonlardan bize ulaşan bilgiler; durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Gazze’deki ablukanın; insani yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna, yardım ekipleri ve su kaynaklarına yönelik yoğun saldırılarla birlikte kasten organize edilmiş bir kıtlığa sebep olduğuna tanık olmaktayız. Şu anda nüfusun yüzde 96’sı giderek artan gıda güvensizliği ile karşı karşıyadır. Gazze’nin her yerinde; insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla; sivil çocuklara, kadınlara ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştirilmektedir. %90’ı sivil olmak üzere 50.000’den fazla insan İsrail saldırılarında katledildi. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkın süredir evlerinden sürülen, güvencesiz şartlar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız. Ne yazık ki Gazze’de işlenen suçlar bunlarla da bitmemektedir; Gazze’de sağlık sistemi kasıtlı olarak yok edilmekte. Yasadışı abluka; tıbbi ekipman ve ilaçların tedarikini engellemektedir. Gazzeli meslektaşlarımıza yardım etmek isteyen uluslararası tıbbi ve cerrahi ekipler bölgeye ulaşamamaktadır. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılar, bilhassa sağlık tesislerini hedef almaktadır. Sağlık hizmeti veren yapıların yüzde 89’u çalışamaz hale getirilmiş, Sağlık çalışanlarından 1015’i öldürülmüş, 300’ü gözaltına alınmıştır. Bu anlamda, soykırımın sonuçlarının önlenmesi ve iyileştirilmesinde; sağlık sisteminin, hastanelerin ve sağlık profesyonellerinin rolü büyük önem arz etmektedir. Sağlık çalışanları ve sağlığı koruyanlar olarak bizim için değerlerimiz, en az teknik becerilerimiz kadar önemlidir. Bu soykırıma seyirci kalacak değiliz! Bu nedenle memleketimizin her tarafından yükselen seslerimizi; sivillerin hedef alınmadığı, güvenli şartlarda çalışabilmeyi talep eden Gazzeli meslektaşlarımızın sesleriyle birleştiriyoruz. Bizler tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapacağına inanıyor; herkesi bu apaçık zulme karşı elinden, dilinden gelen her şeyi yapmaya ve boykota davet ediyoruz.”
Basın açıklamasının ardından yapılan duanın ardından protesto yürüyüşü sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Berlin’de Erlangen- Nürnberg Friedrich-Alexander Üniversitesinden Prof. Dr. Christine Binzel, Barenboim-Said Akademisinden Prof. Michael Barenboim, London King’s Collegeden Prof. Hanna Kienzler ve Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezinden (ECCHR) Avukat Wolfgang Kaleck “UCM’nin tutuklama emirleri ve Almanya’nın rolü”ne ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Binzel, Almanya’nın, Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi’ne ve Roma Statüsü’ne taraf bir ülke olarak, tarihsel, yasal, etik ve siyasi açıdan bu anlaşmalara uyması gerektiğini belirtti.
Almanya’nın 14 aydan beri anlaşmalarda yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğini ifade eden Binzel, “Almanya sadece izlemekle kalmıyor, Alman hükümeti bugün hala siyasi, mali, askeri ve yasal olarak İsrail’i destekliyor. Almanya, ABD’den sonra (İsrail’in) en büyük ikinci silah tedarikçisidir. Araştırmalar Alman silahlarının Gazze’de kullanıldığını gösteriyor.” dedi.
Binzel, Alman hükümetinin İsrail hükümet üyelerinin ve diğer yetkililerin soykırımcı ifadelerini, uzmanların uyarılarını görmezden geldiğine işaret ederek, “Şimdi, çıkarılan tutuklama kararları Alman hükümetinin gerçeklerle yüzleşmesi· ve uluslararası kurumları zayıflatmak ve Almanya’yı dünya çapında daha da yalnızlaştırmak yerine, adalet ve uluslararası hukuktan yana kararlı bir şekilde tavır koyması için yapılan son uyandırma çağrısıdır.” ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Binzel, Almanya’nın ivedilikle Filistinlilerin hayatının İsrail tarafından yok edilmesini durdurmak için tedbirler almasını isteyerek, Alman hükümetinin İsrail’e silah sağlamayı durdurması ve tüm ekonomik, siyasi ve diplomatik ilişkileri gözden geçirmesi çağrısında bulundu.
“Netanyahu’un Alman topraklarına ayak bastığında tutuklanmasını bekliyoruz”
Barenboim-Said Akademisinden Prof. Michael Barenboim de Almanya’nın Filistin halkının yok edilmesini desteklemekten vazgeçmesi ve Filistinlilerin öldürülmesi, sakat bırakılması ve yaşamlarının yok edilmesine son verilmesi için İsrail’e baskı yapmasını isteyerek, “Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da işlenen ve neredeyse tüm dünyada canlı olarak yayınlanan sayısız katliam nedeniyle Almanya’nın İsrail’i desteklemeyi durdurmasını gerektiriyor.” değerlendirmesi yaptı.
Alman hükümetinin Netanyahu ve Gallant hakkındaki “tutuklama emirlerini inceleyeceği” yönündeki ifadenin ne anlama geldiğine ilişkin soruya da Barenboim, “Bu incelemeyle ilgili bir durum değil. Hepimiz Alman hükümetinin Binyamin Netanyahu ya da Yoav Gallant’ın Alman topraklarına ayak bastıklarında tutuklanacaklarını söyleme anını bekliyoruz. Bunu yapmak istemediğini anlıyorum. Aynı zamanda bunu yapmak zorunda kalacaklar.” diye konuştu.
Almanya suç ortağıdır
Prof. Hanna Kienzler, Almanya’nın İsrail devletinin Gazze Şeridi’nde Netanyahu ve Gallant liderliğinde emrini verdiği ve İsrail ordusu tarafından yürütülen imha savaşının ciddi bir suç ortağı olduğunu söyledi.
“Dolayısıyla Almanya bu soykırımın uzun vadeli sonuçlarının sorumluluğunu paylaşıyor.” diyen Kienzler, Gazze’nin tamamen yok olduğunu, hastanelerin, ibadethanelerin, sağlık sisteminin, eğitim kurumlarının yıkıldığını, bu savaşın psikolojik sonuçlarının da 3 kuşak boyunca etkisini sürdüreceğini kaydetti.
Almanya, ABD ve İngiltere Gazze’nin yeniden imarı için tazminat ödemeli
Kienzler, bu yıkımın oradaki insanların geleceğini tehlikeye attığını ve ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğunu, bu suçların ve uzun vadeli sonuçlarının hesap verebilirliğini sağlamak için uluslararası hukuk kapsamındaki suçları soruşturan uluslararası mahkemeler aracılığıyla İsrail hakkında kovuşturma sağlanması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca Gazze’de altyapının yeniden inşası için tazminat taleplerinin de dile getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kienzler, “Sadece şimdiki soykırım için değil, daha önceki savaşlarda ve ablukadan da zarar gören alt yapı için de. Almanya’nın bu uluslararası hukuk ihlallerinde suç ortağı rolünden dolayı tazminat ödemelerine katılmalı.” dedi.
Kienzler, Almanya’nın yanı sıra İsrail’i destekleyen ABD ve İngiltere’nin de bu tazminat ödemelerine katılması gerektiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Borrell, “İsrail’in uluslararası hukuka uyduğuna kim inanır? Kesinlikle ben değil.” ifadesini kullandı.
AA muhabirinin “O halde AB ülkeleri İsrail’in uluslararası hukuka uyduğuna inandıkları için mi destek vermeye devam ediyor yoksa Yahudi toplumuna duydukları tarihsel borçları nedeniyle mi?” sorusuna Borrell, şu yanıtı verdi:
“Kesinlikle çok önemli bir rol oynuyor. Alman meslektaşlarım her zaman ‘İsrail Devleti’ni desteklememiz bizim için varlık nedeni (raison d’etait)’ diyor. Diğerleri böyle bir hisse sahip değil. İspanya’da böyle bir his yok. Belçika’da da yok. Ancak AB’nin bazı üye devletleri, İsrail’i korumak ve davranışlarını anlamaya hazır olmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyor.”
“Gerçekleri inkar edemezsiniz.” ifadesini kullanan Borrell, şunları kaydetti:
“Evet, belki de Yahudilere yaptıklarınızdan dolayı suçlusunuz. Ancak inanın bana, Filistinliler bundan sorumlu değil. Bu Filistinlilerin suçu değil. Tarihinizle ilgili bir sorununuz varsa, çözmeye çalışın ancak bunun bedelini başkalarına ödetmeyin. Bunu bu kadar açık bir şekilde söylediğim için üzgünüm ancak olan biten çok dramatik. Olan biten çok korkunç.”
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun 26 Kasım Salı günü gerçekleştirdiği saldırılarda 78 kişinin hayatını kaybettiği, 266 kişinin yaralandığı belirtildi.
Bununla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 3 bin 961’e, yaralı sayısının da 16 bin 520’ye yükseldiği bildirildi.
Açıklamada, daha önceki saldırılarda yıkılan binaların enkazından cansız bedenlerin çıkarılmaya devam ettiği ve can kaybının bu nedenle arttığı ifade edildi.
Doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşılması adına enkaz altından çıkarılmaya çalışılan naaşları da kapsayacak şekilde tüm veriler üzerinde kapsamlı bir inceleme başlatıldığı ve kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Bakanlığın, tüm bu araştırma ve incelemeler neticesinde İsrail saldırılarında kaydedilen can kaybına ilişkin nihai rapor yayınlayacağı kaydedildi.
Lübnan ile İsrail arasında varılan ateşkes antlaşması 27 Kasım Çarşamba günü yerel saatle 04.00 (TSİ 05.00) itibarıyla yürürlüğe girmişti.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL VE HİZBULLAH ATEŞKESE ÇOK YAKIN
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dün gece İsrailli yetkililerle yaptığı güvenlik istişareleri sırasında Hizbullah’la yeni ortaya çıkan ateşkes anlaşmasını “prensipte” onayladığı öne sürüldü. CNN International’ın haberine göre hükümete yakın kaynaklar, İsrail’in Lübnan hükümetine ilettiği anlaşmanın bazı ayrıntıları konusunda hâlâ çekinceleri olduğunu söyledi.
36 SAAT İÇİNDE AÇIKLAYACAKLAR
Reuters’ın aktardığı habere göre, Lübnanlı 4 üst düzey kaynak ABD Başkanı Joe Biden ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Hizbullah ile İsrail arasında 36 saat içinde ateşkes ilan etmesinin beklendiğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanlığı ve Beyaz Saray henüz söz konusu durum hakkında bir açıklama yapmadı.
3 AŞAMADAN OLUŞUYOR
İsrail merkezli yayın organı Haaretz ise ateşkes önerisinin 3 aşamadan oluştuğunu iddia etti. Birinci aşamada Hizbullah güçleri Litani Nehri’nin kuzeyine çekilecek. Bu adımı İsrail güçlerinin konuşlu olduğu Lübnan sınırlarından çekilmesi izleyecek. Üçüncü ve son aşamada ise İsrail ve Lübnan arasında tartışma konusu olan sınır bölgelerinin tespit edilmesi için müzakereler start alacak. Öte yandan Hizbullah’ın çekildiği bölgelere ise Lübnan ordusu yerleşecek.
Söz konusu plan, 2006’da Hizbullah ile İsrail arasındaki savaşı sona erdiren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor.
“İLERLEME KAYDEDİLDİ”
Öte yandan İsrail Hükümet Sözcüsü David Mencer, Lübnan’da ateşkese doğru ilerlendiğini ancak ele alınması gereken bazı “sorunlar” olduğunu belirtti. İsrail devlet televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan bir yetkili ise, Lübnan’da ateşkese varılması için yürütülen müzakerelerde “önemli ilerleme kaydedildiğini” söyledi. İsrailli yetkili, Lübnan’da ateşkese “her zamankinden daha yakın olunduğunu” dile getirerek, “Sürpriz olmazsa gelecek günlerde bir anlaşma (ateşkes) olabilir.” ifadesini kullandı.

Uluslararası İlişkilerPolitikaFransaLübnanİsrailDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HIRVATİSTAN’IN YETENEKLERİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEK”
Hırvatistan’da yayınlanan günlük gazete Glas Slavonije, “Türk savunma sisteminin her türlü güvenlik durumuna hızla uyarlanmasının önemine” dikkak çekerken, “Bu insansız hava aracı sistemi Hırvatistan’ın yeteneklerini daha da güçlendirecek” yorumunu yaptı.
Türk İHA sisteminin dünyanın 37 ülkesinde kullanıldığını belirten gazete Hırvat Bakan Anusic “Bayraktar İHA’larının dünyadaki en iyi sistemlerden biri olduğunu vurgulamak önemli” sözlerine yer verdi. Haberde, “İnsansız hava sistemi Bayraktar TB2, sınır gözetleme, yangın ve benzeri durumlarda kullanışlı ve etkili bir uygulamaya sahip, yani diğer devlet kurumları tarafından da kullanılabiliyor. Hırvatistan’ın aldığı sette konfigürasyon, sabit ve mobil versiyonlarda, silah seti de dahil olmak üzere, elektro-optik keşif kameralarıyla donatılmış altı uçağa bulunuyor” bilgisi verildi.

“HIRVATİSTAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YATIRIM”
Hırvatistan’ın DNEVNIK gazetesi, Hırvatistan’ın Türkiye anlaşmasını öne çıkarırken Hırvat Savunma Bakanlığının vergiler hariç 67 milyon Euro değerindeki anlaşmasının Hırvatistan için önemli bir savunma yatırımı olduğunu kaydetti. Hırvatistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Ivan Anusic ile Haluk Bayraktar tarafından imzalanan anlaşmayla ilgili Hırvat Bakan’ın “Türk İHA’larının muharebe operasyonlarının yanı sıra yasadışı göçü de izleyebilecek çok ihtiyaç duyulan bir sistem olduğunu da sözlerine” yer verdi.
Haberde yeni İHA’ların Tarım Bakanlığı ve Mekansal Planlama Bakanlığı tarafından da kullanılabileceği kaydedilirken, İHA’ların özellikleri şöyle yer aldı; “İHA anlaşması paketinde kameralı ve silahlı uçakların yanı sıra komuta kontrol merkezi, eğitim simülatörü, yer izleme ve kontrol istasyonları, yer veri istasyonları, gerekli tüm ekipman ve bakım dahil 4 bin uçuş saatine yetecek yedek parça başlangıç seti yer alıyor.”

“ÇİN, ABD, İNGİLTERE VE İSRAİL’İN GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİ OLAĞANÜSTÜ BİR BAŞARI”
Öte yandan india.com’un “Türkiye İsrail, Çin ve ABD’nin yapamadığını yaptı; F-35’leri drone’larla değiştirerek insansız savaşın geleceğini değiştirdi mi? İşte bildiklerimiz” başlıklı analiz haberinde Bayraktar TB3 testine değinerek “Türkiye, Türk Donanması’nın savaş gemisi TCG Anadolu’ya başarılı bir şekilde inip hemen ardından aynı gemiden kalkış yapan Baykar Bayraktar TB3 insansız hava aracını test etti. Çin, ABD, İngiltere veya İsrail gibi küresel askeri güçlerin bile henüz gerçekleştiremediği olağanüstü bir başarı” ifadelerini kullandı ve ekledi; “Bu olağanüstü başarı ABD yapımı F-35’ler gibi geleneksel insanlı savaş uçaklarını, insansız savaş uçakları aynı görevleri bir insan pilota ihtiyaç duymadan gerçekleştirebildiği için, geçersiz kılma potansiyeline sahip.”

“GÖZETLEME VE CASUSLUK GÖREVLERİNDE KULLANILABİLİR”
Bayraktar TB3’ün yeteneklerini sıralayan analizde “İHA, C4I ve yapay zeka konusunda uzmanlaşmış özel bir Türk savunma şirketi olan Baykar tarafından geliştirilen ve üretilen TB3, saldırı görevleri için füzeler de dahil olmak üzere küçük ve hassas mühimmatlarla donatılabiliyor. Milliyet’te yer alan habere göre ilk olarak Baykar Savunma CTO’su Selçuk Bayraktar tarafından 29 Ekim 2020’de tanıtılan insansız hava aracı, gözetleme ve casusluk görevlerinde de kullanılabilir” ifadeleri yer aldı. Analizde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı olduğu belirtilen Selçuk Bayraktar’ın “Sınıfında benzersiz, bir uçak gemisine iniş yapabilen bir uçak geliştirdik” sözlerine de yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret düzenlediği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirve Toplantısı’na katıldı. Zirvede hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in Gazze ve diğer Filistin topraklarında gerçekleştirdiği katliamlarda bugüne kadar yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 50 bin Filistinli şehit oldu. Şehitlerimiz arasında siyasetçiler, direniş önderleri ve Hamas’ın siyasi kanadında ateşkes ve barış için gayret gösteren kardeşlerimiz bulunuyor” dedi.
Konuşmasında şehitlere rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu hükümeti bir yandan İran’a yönelik askeri gerilimi tırmandırırken diğer yandan Lübnan’a saldırılarını sürdürüyor. İsrail insani yardımların dahi Gazze’ye ulaştırılmasına tahammül edemiyor, sevk edilen yardım malzemelerini aylardır Mısır’da bekletiyor. Bir yandan acil ateşkes sağlanmasına odaklanırken diğer yandan Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması konusunda acil çözüm yolları bulmamız şarttır. Türkiye bugüne kadar Gazze’ye 84 bin tondan fazla yardım malzemesi göndermiştir. Engellemeler kalktığında çok daha fazlasını göndermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.
“İsrail’in amacı Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir”
“İsrail Parlamentosu geçtiğimiz günlerde BM yardım kuruluşu UNRWA’yı yasaklamak suretiyle iki devletli çözümü ortadan kaldırmayı, Filistinli mültecilerin ana vatanlarına dönüşüne engel olmayı amaçlamaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in amacı Gazze’ye yerleşmek, Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria’daki Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir. Adım adım buraya doğru gidiş söz konusudur, buna engel olmalıyız. Bir avuç batılı ülke İsrail’e askeri, siyasi, ekonomik ve moral açıdan her türlü desteği verirken Müslüman ülkelerin tepki göstermekte yetersiz kalması maalesef sahadaki durumun buraya gelmesine yol açmıştır. Uluslararası hukuk ve BM şartı temelinde Filistin’de soykırım suçu işleyenlere özellikle zorlayıcı tedbirler alınması için girişimlerimizi eş güdümlü halinde sürdürmemiz fevkalade önemlidir. Aramızdaki görüş ve tutum farklılıklarının ortak davalarımızda bize ayak bağı olmasına izin veremeyiz. Filistinli kardeşlerimizin de kendi içlerinde milli birlik sağlayabilmelerini gönülden arzu ediyoruz. Bunu da ayrıca teşvik ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“İslam ülkeleri olarak İsrail’e karşı atılabilecek adımlara öncülük etmeliyiz. Her şeyden önce İsrail’e silah ambargosu uygulanması, İsrail ile ticaretin sonlandırılması ve İsrail’in saldırganlığı sona ermedikçe uluslararası alanda tecrit edilmesi son derece mühimdir. İsrail’e silah satışının durdurulması aralarında Güvenlik Konseyi’nin daimi 2 üyesinin de bulunduğu girişimimize 52 ülke ve iki uluslararası teşkilat destek vermiştir. Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı nezdinde açılan davaya teşkilat üyeleri başta olmak üzere azami sayıda ülkenin müdahil olmasını teşvik etmeliyiz. Türkiye olarak İsrail’e yönelik ticari kısıtlamaları yürürlüğe koyduk. Netanyahu hükümetine Filistin topraklarını işgalinin maliyeti olduğunu hissettirecek somut ve gerçekçi tüm önerileri hayata geçirmeye hazırız. BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanı’nın istişari kararının hayata geçirilmesine ilişkin Filistin kararını 18 Eylül’de kabul etti. Bunun uygulanmasını yakından takip etmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Mevcut İsrail hükümetinin rızasını aramak suretiyle iki devletli bir çözüme ulaşmanın imkansızlığını hepimiz görüyoruz. Bu şartlar altında daha fazla ülkenin Filistin devletini tanımasını teşvik etmeliyiz. Nitekim 7 Ekim’den bu yana 9 ülke daha Filistin’i tanıdı. Güvenlik Konseyi’ndeki direncin de aşılarak Filistin devletinin BM üyesi olduğu günleri göreceğimize inanıyorum. İki devletli çözümü ilerletmek için 30- 31 Ekim tarihlerinde Riyad’da düzenlenen Uluslararası İttifak Toplantısı’na 90’dan fazla ülkenin katılması ümit vericidir. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi’nin Filistin meselesinde tek ses ve tek yürek olduğunu tüm dünyaya göstermesini Rabbimden niyaz ediyor, alınacak kararların tüm ülkeler tarafından takip edilmesini ümit ediyorum” – RİYAD
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ARAMIZDAKİ GÜVEN SARSILDI” MESAJI
Gallant’ın görevden alınmasına ilişkin açıklamada, Netanyahu’nun “(Gallant ile) Aramızdaki güven sarsıldı. Çok kez aramızdaki boşluğu kapatmaya çalıştım ama bu daha da genişledi” ifadesi dikkati çekti. İsrail basınında yer alan haberde, görevden alınan Gallant’ın yerine Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın yeni Savunma Bakanı olarak atandığı belirtildi.
Katz’ın yerine Dışişleri Bakanlığı koltuğuna ise Netanyahu’nun eski rakibi, yeni müttefiki Gideon Saar’ın oturacağı kaydedildi.

NETANYAHU’DAN GALLANT’A ŞOK SUÇLAMA: İSRAİL DÜŞMANLARINA YARDIM EDİYOR!
Netanyahu, Gallant’ı dolaylı olarak “İsrail’in düşmanlarına” yardım etmekle suçladı Netanyahu, kararı sonrası yayımladığı görüntülü mesajda Gallant’ı hedef aldı. Gazze Şeridi’ne saldırıların ilk aylarında Gallant ile arasında “güven olduğunu” ileri süren Netanyahu, “Ancak son aylarda benimle Savunma Bakanı arasındaki bu güven kırıldı” dedi. Netanyahu, Gazze’ye yönelik saldırıların idaresine ilişkin Gallant ile anlaşamadıklarını ve Savunma Bakanı’nın kabine kararlarını “ihlal eden kararlar ve açıklamalar” yaptığını savundu. Savunma Bakanı’na yönelik eleştirilerini sürdüren Netanyahu, Gallant’ı “dolaylı olarak İsrail’in düşmanlarına yardım etmekle” suçladı. Görevden alınma kararı sonrası Gallant, istifa mektubunu Netanyahu’ya sundu.
AŞIRI SAĞCI BAKANDAN NETANYAHU’YA DESTEK
İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun, Gallant’ı görevden alması kararına destek verdi. Ben-Gvir, sık sık sosyal medyadan atıştığı Gallant’ı görevden alması nedeniyle Netanyahu’yu tebrik etti. Öte yandan muhalefet partileri, Gallant’ın görevden alınmasına tepki göstermek için halkı protestoya çağırdı.


2023’TE DE GÖREVDEN ALMAK İSTEMİŞTİ
Netanyahu ile Gallant’ın arasının açık olduğu biliniyordu. Netanyahu, Mart 2023’te “Yargı reformu” girişimini kamuoyu önünde açıkça eleştirmesi nedeniyle Gallant’ı görevden alma teşebbüsünde bulunmuştu. Ancak ülke genelindeki yoğun protestolar nedeniyle Netanyahu bu kararından geri adım atmıştı. Gazze’ye yönelik saldırıların yanı sıra Lübnan konusunda da Netanyahu ile Gallant’ın farklı görüşleri savundukları biliniyor. Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze’deki işgalin kalıcı olmasını isterken, Gallant, Gazze içerisinin Filistin yönetimine devredilmesini istediğini dile getirmişti. İkilinin arasının bozuk olması nedeniyle Netanyahu ile Gallant, Gazze’ye saldırıların ilk günlerinden sonra ayrı ayrı basın toplantıları yapmıştı. Ayrıca Gallant’ın Lübnan’a kara saldırısına karşı olduğuna ilişkin İsrail basınına haberler yansısa da Savunma Bakanı bunun aksi yönde açıklamalarda bulunmuştu.
Savunma Bakanı Yoav Gallant açıklamasında,”İsrail Devleti’nin güvenliği her zaman hayatımın misyonu olmuştur ve öyle kalacaktır” dedi.
İsrail basını, Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ı Savunma Bakanı, Gideon Saar’ı ise Dışişleri Bakanı olarak atadığını yazdı.

“SAVAŞ PUSULASIZ İLERLİYOR”
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Başbakan Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerine gönderdiği mektupta, “savaşın pusulasız ilerlediği” uyarısı yaptığı ve “savaşın hedeflerinin güncellenmesi gerektiğini” istediği belirtilmişti.
Gallant, “Mevcut durumda geçerli bir pusula, güncellenmiş savaş hedefleri olmaksızın, harekatın işleyişine ve hükümetin kararlarına zarar veriyor. Öncelikle İran ve İsrail’in doğrudan karşılıklı çatışması gibi savaştaki büyük gelişmeler, tüm alanların bağlantılarını kurarak tartışmayı, savaşın hedeflerini güncellemeyi gerektiriyor.” ifadesini kullanmıştı.

İsrail’de çok sayıda kişi Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Savunma Bakanı Yoav Gallant’ı görevden almasını protesto etmek için sokaklara döküldü.

Netanyahu’nun kararını protesto etmek için çok sayıda kişi başkent Tel Aviv’deki Ayalon Caddesi’nde toplanmaya başladı. Caddeyi trafiğe kapatıp ateş yakan göstericiler Netanyahu hükümeti karşıtı sloganlar attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD başkanlık seçimlerini henüz resmi olan sonuçlara göre kazanan Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, zafer konuşması yaparak “47. başkan seçilmem dolayısıyla Amerikan halkına teşekkür ediyorum.” dedi.

ABD’nin 47. başkanı olan Trump’a dünyanın birçok ülkesinden tebrik mesajı geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD başkanlık seçiminde zaferini ilan eden Donald Trump’ı tebrik etti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“YENİDEN GÜVEN VADEDİYOR”
Netanyahu, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump’ın “büyük bir zafer” kazandığını belirtti. Netanyahu, “Beyaz Saray’a tarihi geri dönüşünüz, Amerika için yeni bir başlangıç ve İsrail ile Amerika arasındaki büyük ittifaka güçlü bir yeniden güven vadediyor.” açıklamasında bulundu.

“TARİHİN EN BÜYÜK GERİ DÖNÜŞÜ”
Trump’ı tebrik eden ilk liderlerden biri olan Netanyahu, zaferini ilan eden Trump’ın başkanlık seçiminde “tarihin en büyük geri dönüşünü” yaptığını savundu.

NETANYAHU’DAN TRUMP’A TELEFON
Netanyahu yayınladığı tebrik mesajının ardından Trump’ı telefonla da arayarak tebrik etti. İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu ile Trump’ın telefonda görüştüğü belirtildi.
“Samimi ve sıcak” geçtiği söylenen görüşmede, Netanyahu’nun Trump’ı seçim başarısından dolayı tebrik ettiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYRUT – İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi yaralandı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Harat Saida bölgesine düzenlediği saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi de yaralandı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 787’ye, yaralıların sayısının ise 12 bin 772’ye yükseldiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE ŞERİDİ – İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti.
İsrail, Gazze Şeridi’nde yine sivillerin sığındığı okulu hedef aldı. İsrail güçlerinin bölgenin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti. Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, saldırıda hayatını kaybeden Filistinli gazetecilerin Saed Radwan, Hamza Abu Salmiya ve Al- Hanin Mahmoud Baroud olduğu bildirildi. Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim tarihinden bu yana öldürülen gazeteci sayısının 180’e yükseldiği aktarıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: İran, 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırısında bulunmuştu. Tel Aviv yönetimi, İran’ın bu saldırısına karşılık verileceğini bildirmişti. İran medyası, gece saatlerinde İsrail’in Tahran’ın batısı ve güneybatısında bazı askeri üsleri hedef aldığını ve hava savunma sistemlerinin karşılık verdiğini duyurdu. İsrail ordusu da İran’da askeri hedeflere saldırı düzenlediğini açıkladı.

Saldırılardan bir kaç saat sonra Tahran’da şiddetli patlama sesleri yeniden duyuldu. İran devlet televizyonu, seslerin Tahran’ın doğusundan geldiğini ve İsrail’in saldırısına karşı hava savunma sistemlerinden ateşlenen füzelerden kaynaklandığını belirtti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL SÖZCÜSÜ KONUŞTU
IDF Sözcüsü Daniel Hagari saldırılar sonrası yaptığı açıklamada, “Uçaklarımız kısa bir süre önce İran’daki askeri hedefleri vurduktan sonra güvenli bir şekilde geri döndü. Bu, İran’ın son aylarda İsrail Devleti’ne yönelik saldırılarına yanıttı. Misilleme saldırısı tamamlandı ve hedeflerine ulaşıldı” dedi.
SON DAKİKA | İsrail’den İran’a misilleme saldırısı! İsrail’den açıklama

“MESAJIMIZ AÇIK!”
Hagari olası bir karşı saldırı konusunda ise, “İran’daki rejim gerilimi tırmandırma hatasına düşerse, karşılık vermek zorunda kalacağız. Mesajımız açıktır: İsrail’i tehdit eden ve bölgeyi daha geniş bir gerilime sürüklemek isteyen herkes ağır bir bedel ödeyecektir” ifadelerini kullandı.

OPERASYONUN ADI: TÖVBE GÜNLERİ
İsrail medyası, gece hava saldırısı düzenlenen İran’ın karşılık vermesi durumunda ABD’nin İsrail’i savunacağı mesajının Tahran’a iletildiğini bildirdi.
İsrail basınına göre misilleme operasyonuna “Tövbe günleri” adı verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Gazze’de 7 Ekim 2023’ten beri soykırım gerçekleştiriyor. Siyonist rejime dünyanın yanı sıra ülkenin içinden de ağır eleştiriler geliyor. Eski bir asker ve üst düzey İsrail yetkilisi katliama tepki gösterdi.

KATİL NETANYAHU’YU ELEŞTİRİYOR
Dört İsrail başbakanına hizmet etmiş ve ülkenin Ulusal Güvenlik Konseyi başkan yardımcılığını yapmış olan Eran Etzion, devletin en üst kademelerinde güvenilen bir isim.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Başbakan Binyamin Netanyahu’yu uzun süredir eleştiren Etzion, aynı zamanda yıllarca kamu hizmetinde bulunmasıyla geniş çapta saygı kazanmış bir isim.

İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR REDDEDİLMELİ
Eski bir asker olan Etzion, İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyinde savaş suçları işleme potansiyeli olduğu konusunda uyardı. İsrail askerlerinin insanlık dışı uygulamaları reddetmeleri gerektiğini ifade etti.

SİVİLLER TEHLİKEDE
İsrail ordusunun Gazze’ye saldırılarını sürdürmesi nedeniyle on binlerce kişi Cibaliye’den kaçıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hava saldırısında 4’ü çocuk en az 16 Filistinlinin yaşamını yitirdiği aktarılan haberde, İsrail ordusunun kuzeydeki Gazze kentinde de düzenlediği hava saldırılarında bir kişinin öldüğüne işaret edildi.
Haberde, İsrail ordusunun güneydeki Refah kentinde bir motosikleti hedef alması sonucu bazı vatandaşların yaralandığı kaydedildi.

KATLEDİLENLERİN SAYISI ARTIYOR
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 42 bin 847 Filistinli öldü, 100 bin 544 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IDF Sözcüsü Avichay Adraee, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada kente tahliye çağrısında bulunarak, “Belirtilen bölgelerden hemen uzaklaşıp, kuzeye, Avali Nehri’ne doğru gitmelisiniz. Hizbullah tesislerinin ve silahlarının yakınında olan herkes hayatını tehlikeye atıyor” ifadesini kullanmıştı.

UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE
Akdeniz kıyısında yer alan Tyre, bölgenin en eski ve tarihi açıdan en önemli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. En az 4 bin yıllık bir yerleşim yeri olan şehir, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada askerlerle bir araya gelen Gallant, onlara hitaben, “İran’a saldırdıktan sonra herkes sizin hazırlık ve eğitim sürecinde neler yaptığınızı anlayacak.” ifadesini kullandı.
İran, 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırısında bulunmuştu. Tel Aviv yönetimi, İran’ın bu saldırısına karşılık verileceğini bildirmişti.

ABD UYARMIŞTI
İsrail’in Kanal 13 televizyonunda yer alan haberde, ABD’nin Tel Aviv’den İran’a yapacağı saldırıyı “yumuşatmasını” istediği iddia edilmişti.
Bu iddiaya ilişkin İsrail yönetiminden ise bir açıklama yapılmadı. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bugün Tel Aviv’de yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a yanıtının “gerginliği artırmaması” uyarısında bulunmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmasından bu yana 310 sağlık çalışanını gözaltına aldığını aktaran Burş, saldırılarda 1047 sağlık çalışanının da yaşamını yitirdiğini kaydetti.

İSRAİL SAVAŞ SUÇLARINI GENİŞLETİYOR
Gazze’nin kuzeyinde sağlık sisteminin felakete sürüklendiğini dile getiren Burş, şöyle devam etti:
“İsrail ordusu, kuzeydeki hastaneleri kuşatmaya devam ediyor ve vatandaşları öldürüyor. İnsanları zorla yerlerinden ediyor ve sığınma merkezlerinden çıkartıyor. Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerde ilaç, su ve gıda yok. İsrail ordusu uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye girişine izin vermiyor. Gazze’nin kuzeyindeki durum içler acısı. İsrail ordusu, dünyanın gözü önünde savaş suçları işliyor.”

HASTANELER KUŞATMA ALTINDA
Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi Başhekimi Mervan Sultan da 55 yaşındaki siroz hastası Filistinli kadının, oksijen yetersizliği ve İsrail güçlerinin hastaneyi kuşatması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Defin işlemi için dışarı çıkamadıklarını aktaran Mervan, cenazenin hasta içerisine defnedileceğini kaydetti.
Mervan, geçen cumartesi yoğun bakımda hayatını kaybeden iki hastayla birlikte kuşatma nedeniyle hastanelerinde ölen hasta sayısının 3’e çıktığını söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Gazze’yi bombalamasının üstünden bir yıldan fazla zaman geçmişken, yayınlanan yeni bir rapor kentin toparlanmasının yüzyıllar süreceğini bildiriyor.

350 YIL SÜRECEK
BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı pazartesi günü yayınladığı bir raporda, eğer savaş yarın sona ererse Gazze’nin savaş öncesi duruma dönmesinin 350 yıl sürebileceğini belirtti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Mevcut savaş, tüm mahallelerin yok olması ve kritik altyapıların harabeye dönmesiyle birlikte bölge genelinde şaşırtıcı bir yıkıma neden oldu. Yeniden inşa başlamadan önce, parçalanan bedenlerle ve patlamamış mühimmatla dolu moloz birikintilerinin temizlenmesi gerekecek.

Raporda, “Bir ateşkes sağlandığında, Ekim 2023 öncesi statükoya geri dönmek Gazze’yi toparlanma ve sürdürülebilir kalkınma için gereken yola sokmayacaktır. 2007-2022 büyüme eğilimi, ortalama %0,4 büyüme oranıyla geri dönerse, Gazze’nin sadece 2022 GSYİH seviyelerine dönmesi 350 yıl sürecektir,” ifadeleri kullanıldı.

SAVAŞIN EKONOMİK BİLANÇOSU AĞIR
Ocak ayı sonunda Dünya Bankası Gazze’de 18,5 milyar dolarlık hasar tahmininde bulundu. Bu rakam Batı Şeria ve Gazze’nin 2022’deki birleşik ekonomik çıktısına yakındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarına, Irak İslami Direniş Örgütü’nden misilleme geldi. Örgütten yapılan açıklamada, Lübnan’ın Tabarja bölgesindeki 1, Ürdün Vadisi’ndeki 2 ve Suriye’ye ait işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki 1 hayati önemdeki İsrail hedefine yönelik İHA saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırıların İsrail’e misilleme olarak yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Tüm operasyonlarımız, işgale karşı direnişimizin devamı, Filistin ve Lübnan’daki halkımıza destek ve İsrail’in çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere sivillere karşı sürdürdüğü katliamlara karşılık niteliğindedir” ifadeleri kullanıldı. Irak İslami Direniş Örgütü’nün “düşmanın kalelerini artan bir yoğunlukla vurmayı sürdüreceği” kaydedildi. – BAĞDAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filistin’in Moskova Büyükelçiliği ile Venezuela’nın Moskova Büyükelçiliğinin organizasyonuyla yapılan etkinliğe, Filistin’in Büyükelçisi Abdel Hafız Nofal, Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Jesus Rafael Salazar Velasquez ve çok sayıda Filistin, Rus ve Venezuela vatandaşı katıldı.
Etkinliğe Filistin bayraklarıyla katılanlar, Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun saldırılarında hayatını kaybedenlerin anısına çiçek bıraktı, Filistin lehine sloganlar attı.
Filistin’in Moskova Büyükelçisi Nofal, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını belirterek, “Gazze’de olanlar, İsrail tarafından yaratılan büyük bir sorun. İsrail bir yıldır Hamas’ın eylemlerini gerekçe göstererek sivillere saldırılar düzenliyor.” dedi.
Buna karşı çıktıklarını söyleyen Nofal, “40 binden fazla Filistinli öldürüldü, 100 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze yok ediliyor. Okullar bombalandığı için 645 bin Filistinli eğitim göremiyor. Hastaneler, camiler, kiliseler, binalar, yollar yok edildi. Yarın saldırılar durdurulursa Gazze’nin yeniden inşa edilmesi için 90 milyar dolara ve 10 yıla ihtiyaç var.” diye konuştu.
Filistinlilerin gıdaya ihtiyaçları olduğuna işaret eden Nofal, Gazze’de barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Velasquez de Filistin, Yemen, Lübnan gibi İslam ülkelerindeki halklara uygulanan soykırıma karşı çıktıklarını belirterek, “İsrail, ABD ve Anglosakson ülkelerin desteğiyle ayrımcılık ve zulüm uyguluyor.” ifadesini kullandı.
Latin Amerika ülkelerinin İsrail’in eylemlerine karşı çıktığını söyleyen Velasquez, şöyle devam etti:
” Çocuk, kadın ve sivillere uygulanan soykırıma karşı çıkıyoruz. Buna göz yumamayız ve bunu kenardan izleyemeyiz. İsrailliler Gazze Şeridi’ni harabeye dönüştürdü. Buradaki insanlar, gıdaya erişimden, serbest hareket etmekten, sağlık hizmetlerinden yoksun. Filistin halkının yok edilmesine karşı çıkıyoruz ve bunun durdurulmasını istiyoruz. Filistin devletinin tanınması gerekiyor. Ancak bu şekilde barış sağlanabilir.”
Velasquez, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatıyla birçok ülkede İsrail ve ABD’nin eylemlerine karşı etkinlikler düzenleneceğini söyledi.
“Gazze’de halk yok ediliyor”
Etkinliğe katılan Rus vatandaşlarından Oksana Hokonova, AA muhabirine, Filistinlileri desteklemek için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirerek, “İlk önce Gazze’de durum beni bir Müslüman olarak rahatsız ediyor. Ancak Filistin’i desteklemek için mutlaka Müslüman olmaya gerek yok, insan olmak lazım. Bu durum bizi endişelendiriyor.” dedi.
Uluslararası toplumun Gazze’de akan kanın durdurulması için yeterince adım atmadığını söyleyen Hokonova, “Gazze’de halk tamamıyla yok ediliyor, etnik temizlik yapılıyor.” diye konuştu.
Moskova’da eğitim gören Venezuelalı öğrencilerden Alberto Alava da Filistin halkını desteklediklerini belirterek, “Gazze’deki trajedinin sona ermesini, Filistin halkının huzur içinde yaşamasını istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’den Bulgaristan’a giden 106 metre boyundaki B Line isimli kuru yük gemisinin Beşiktaş Akıntıburnu önlerinde makine arızası yapması nedeniyle çift yönlü gemi trafiğine kapatılan İstanbul Boğazı, geminin Ahırkapı Demir Sahası’na çekilmesinin ardından tekrar gemi trafiğine açıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “B Line isimli gemi, İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimiz koordinasyonunda kılavuz kaptanımız refakatinde ve
römorkörlerimizin eşliğinde Ahırkapı’ya emniyetle demirletildi” ifadeleri yer aldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Innsbruck Meydanı’nda başlayan ve Steglitz metro durağına kadar süren Filistin’e destek yürüyüşünde, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına tepki gösterildi.
Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte “Soykırımı fonlamayı durdurun”, “Cinayetleri durdurun”, “Almanya finanse ediyor, İsrail bombalıyor”, “Filistin’e özgürlük”, “Gazze’nin işgaline hayır” sloganları atıldı.
Geniş güvenlik önlemleri alan polis, gösteri esnasında zaman zaman çıkan arbedede bazı yürüyüşçüleri kısa süreliğine gözaltına aldı. Kimlik tespiti yapılmasının ardından bu kişiler salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarıyer’deki başkonsolosluk önünde toplanan grup adına açıklama yapan Kongre Koordinatörü ve BitlisEren Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Palabıyık, İsrail’in işgal ve istila girişimine karşı Gazze halkının verdiği mücadelenin din, ahlak ve uluslararası hukuk açısından meşru ve onurlu olduğunu söyledi.
Filistin ve özelde Gazze’nin, Osmanlı mirası ve cihadın son kalesi olduğunu vurgulayan Palabıyık, şöyle konuştu:
“Gazze, günümüzün okçular tepesidir. Gazze düşmemelidir. Devletimiz ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız, tam anlamıyla Gazze’nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın son grup toplantısında, ‘Bedeli ne olursa olsun İsrail’in karşısında duracağız.’ sözü, özellikle akademik dünyaya ve halkımıza güç vermiş ve Cumhurbaşkanı’mız küresel vicdanın sesi olmuştur. ABD’nin parlamentosunda katil Netanyahu’yu ayakta alkışlaması asla kabul gören bir tavır değildir. Bugün burada olmamızın sebebi, bu ayıbı ve utanmazlığı küresel vicdana duyurmak ve katili alkışlayanları kabul etmediğimizi vurgulamaktır.”
Gruptakiler, açıklamanın ardından Gazze’de hayatını kaybedenler için dua etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İsrail’in Gazze’de devam eden saldırıların yıl dönümünde sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
İletişim Başkanı Altun yaptığı açıklamada, İsrail’in bir yıldır tüm dünyanın gözü önünde soykırım yaptığını belirtti.
“BU VAHŞET, İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANINI YARALIYOR”
Altun, “Adeta gözü dönmüş bir şekilde hukuk, ilke, ahlak ve sınır tanımadan sivil, masum, sağlık çalışanı ve gazeteci demeden katliamlar yapıyor. Bu vahşet, insanlığın ortak vicdanını yaralıyor.” dedi.
“İSRAİL BU ZULÜMLERİN HESABINI ER YA DA GEÇ VERECEK”
7 Ekim 2023’ten bu yana soykırım yapan, insanların en temel ihtiyaçlarına ulaşmasını engelleyen İsrail’in, bu süreçte 50 bine yakın Filistinliyi katlettiğini kaydeden Fahrettin Altun, “Yakın tarihin gördüğü en büyük zulümlerden biri olan bu vahşet, elbette cezasız kalmayacaktır. İsrail, bu zulümlerinin hesabını er ya da geç verecektir.” şeklinde konuştu.
“ULUSLARARASI TOPLUMU, SOYKIRIMIN MİMARLARINA KARŞI DAHA FAZLA SES ÇIKARMAYA DAVET EDİYORUZ”
Gazze’deki soykırımda hayatını kaybedenleri rahmetle anan Altun, uluslararası toplumu da bu zulmün mimarlarına karşı daha fazla ses çıkarmaya davet ederek, “Tarihin utanç sayfalarında yerini alan bu soykırımı lanetliyoruz. Uluslararası toplumu, bu soykırımın mimarlarına karşı daha fazla ses çıkarmaya davet ediyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, masum insanların yanında, zulmün karşısında yer almaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
Parti genel merkezindeki toplantı saat 14.20’de başlarken, toplantının ardından da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kameralar karşısına geçti.
Gazze’de yaşananlara değinen Çelik, İsrail’in temel hedefinin artık bölgesel olmadığının söyledi.
Çelik, devam eden açıklamasında “Netanyahu katliamcı ve soykırımcıdır” derken, devamında da Türkiye’de son zamanlarda işlenen kadın cinayetlerine değindi.
Kadınların güvenliği için bugüne kadar yapılan çalışmalara devam edeceklerini söyleyen Çelik, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:
ÜST ÜSTE YAŞANAN KADIN CİNAYETLERİ
Ömer Çelik açıklamasında, Meclis’e çocukları korumak için yeni önerge vereceklerini söyledi.
Canımızı çok yakan şiddet olayları oldu. Kadın polisimiz şehit edildi. Geçtiğimiz günlerde iki kadın cinayeti art arda işlendi. Son derece üzücü. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız MYK’daki açılış konuşmasında bütün bu tabloya geniş bir yer ayırdı. Sıla bebeğin de hayatını kaybettiğini öğrendik. Daha önce de bunu ifade etmiştim. Kesinlikle cezasızlık algısına müsaade etmeyeceğiz.
Ortaya koyduğumuz çerçeve ve bundan sonraki yol yürüyüşümüzle ilgili hassasiyetler konusunda yakın zamanda Cumhurbaşkanımız açıklamalar yapacaklar. Bu bizim en hassas olduğumuz konudur. Kadına karşı şiddetin engellenmesi konusunda bugüne kadar çok adım attık. Yasal düzenlemeler, asayiş tedbirleri tek başına dünyanın hiçbir yerinde yetmez. Kültürel ve ahlaki hassasiyetlerin en üst noktaya kadar çıkarılması için en güçlü şekilde bu mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.
“YENİ TEDBİRLERE İHTİYAÇ VAR”
Bu eylemleri gerçekleştirenlerin, bu süreçlerin içerisinden nasıl tekrar çıkabildikleri, tekrar bu eylemleri üst üste işleme konusunda bu zemini nasıl bulabildiği konularını en derin şekilde incelediğimizi ifade etmek isterim.
Değişen hayat koşulları, değişen toplumsal dinamikler çerçevesinde ne kadar düzenleme yaparsanız yapın bunların yenilerinin yapılmasına ihtiyaç var. Önleyici ve koruyucu yeni tedbirlere ihtiyaç var.
Cezasızlık durumunun ortaya çıkmaması için MYK’mızda geniş bir gündem var. Adalet Bakanımız bu çerçevede bilgi veriyor.
Kadınlarımızın sokaklarda rahatça hareket etmesi için ne gerekiyorsa yapacağız. Cezasızlık algısının oluşmasına hiçbir alanda müsaade etmeyeceğiz.
“BATI’DA ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ GAZZE’YE SAHİP ÇIKARKEN, HÜKÜMETLER DESTEK VERİYOR”
Katliamcı ve soykırımcı Netanyahu hükümetinin eylemlerine en acımasız şekilde devam ettiği görülmekte. Tabii şimdiye kadar birçok kere çeşitli kınamalar, çeşitli protestolar ortaya koyuldu. Ama görüldüğü üzere özellikle Batı toplumlarında hükümetlerle halklar arasındaki ayrım çok büyük bir ayrım olmuş durumda.
Batı toplumlarında insanlar üniversitelerde, sokaklarda her yaştan insan, üniversite öğrencileri büyük bir insanlık cephesi oluşturmaya çalışıp Gazze’ye sahip çıkarken, maalesef hükümetler tam tersi bir şekilde bu soykırımcı siyasete destek veriyorlar.
İspanya gibi Belçika gibi ilk başta Refah Sınır Kapısı’na gidip orada Filistin halkına, Gazze halkına sahip çıkan ülkelerin başbakanları oldu.

“İSRAİL, GUTERRES’İ İSTENMEYEN ADAM İLAN ETTİ”
Daha sonra İspanya örneğinde olduğu gibi, Filistin devletini tanıyan açıklamalar geldi ve İsrail’in yaptığının soykırım olduğunu ifade eden girişimler oldu. Arkasından Türkiye’nin de katıldığı bir süreci Güney Afrika başlattı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararlar söz konusu oldu. Tüm bu kararlar çerçevesinde bakıldığında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ve diğer kurumların ortaya koyduğu tavrın arkasına bir eylem koyulamadığı için İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni de tehdit etti.
Uluslararası sistemin ve uluslararası kurumların bunu seyretmesi neticesinde ortaya çıkan tablo en son gelinen yerde İsrail, Netanyahu hükümeti, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’i istenmeyen adam ilan etti.
“NETANYAHU’NUN İLK CÜMLESİ: BÖLGE HARİTALARINI DEĞİŞTİRECEĞİZ OLDU”
Gelinen tabloda bütün sistemi, bütün uluslararası hukuku ve insanlığa ait her değeri karşısına alan soykırımcı bir şebekeyle, bir katiller şebekesiyle karşı karşıyayız. Bu olay ilk başladığında Netanyahu’nun ilk sözleri İsrail’in savunulması ya da İsrail vatandaşlarının korunmasıyla ilgili değildi.
Masum ya da sivil insanların korunmasıyla ilgili değildi. Netanyahu’nun ilk cümlesi bu olaylar olur olmaz, “Bölge haritalarını değiştireceğiz, bölgede haritaların değişimine imza atacağız” şeklinde bir yaklaşımdı.

“SOYKIRIMCI ŞEBEKE”
Arkasından “David Koridoru’nu kuracağız” gibisinden bir açıklama yaptı. Gelinen noktada o günden itibaren söyledik ki “Bölgesel savaşı artırarak, bölgesel savaşı genişleterek burada Netanyahu hem kendisinin hukuk önünden kaçmasını sağlamaya çalışıyor, hem de bütün bir bölgeyi ateşe atmaya çalışıyor” dedik.
Böylece kademeli olarak bu bölgesel savaşın gerçekleşmesi söz konusu oldu. Bugün Lübnan’ı yeni bir Gazze yapmaya çalışan bu katil şebekesinin, bu soykırımcı şebekenin faaliyetleriyle karşı karşıyayız.
İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze mesajıAdile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırı başlattığı Lübnan’dan ayrılan, aralarında Türklerin de olduğu 358 kişi Mersin’in Silifke ilçesine geldi.
İsrail’in saldırı düzenlediği Lübnan’dan ayrılmak isteyen farklı ülke vatandaşları, bindirildikleri 4’üncü gemiyle Tripoli limanından yola çıktı. Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na yanaşan gemiden inen, aralarında çocukların da olduğu 358 kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından minibüslerle ilçeden ayrıldı. Yabancı uyrukluların, Türkiye’deki farklı havalimanlarından ülkelerine gönderileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’da Aydın Kanza Parkı’nda bir araya gelen Antalya Kudüs Platformu, kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizler taşıdı, slogan ve tekbirler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Alanda yapılan duaların ardından grup adına konuşan Antalya Kudüs Platformu üyesi Mustafa Erduran, 7 Ekim 2023’te toprakları işgal edilmiş, soykırıma maruz kalmış, yalnız bırakılmış Filistin halkının insani çırpınışı temsil ettiğini söyledi.
İnsanlık tarihinin iyilerle kötülerin mücadelesinden ibaret olduğunu dile getiren Erduran, “Bizler tüm insanlığın can, mal, akıl, nesil ve inanç emniyetlerinin sağlandığı adil bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bu uğurda mücadele ediyoruz.” dedi.
Isparta
Kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerindeki dövizlerle Filistin’e destek vermek amacıyla Isparta Belediyesi önünde toplanarak slogan ve tekbirler eşliğinde Isparta Valiliği önüne kadar yürüdü.
Isparta Gençlik Merkezi tarafından açılan sergide, İsrail’in Gazze saldırılarında yaralananların fotoğrafları sergilendi.
Grup adına konuşan Filistin İnisiyatifi Başkanı Ali Osman Altunbaşak, İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığını söyledi.
Etkinliğe Isparta Valisi Abdullah Erin, AK Parti Isparta Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun da katıldı.
Burdur
Burdur’da Köprübaşı mevkisinde toplanan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizlerle Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı.
Meydanda yere Filistin’de hayatlarını kaybedenlerin fotoğrafları, çocuk kıyafetleri ve kanlı kefenlere sarılmış bebek maketleri bırakıldı.
Burdur Kudüs Platformu Sözcüsü Oktay Akgün, yaptığı konuşmada, İsrail, Gazze’de 1 yıldır soykırım yaptığını kaydetti.
Dünyanın bu suskunluğunun insanları katleden hastaneleri, okulları, ibadethaneleri bombalayan soykırımcıları ve kandan beslenen katilleri cesaretlendirdiğini belirten Akgün, yaşananların insanlığın vicdanını kanattığını söyledi.
Kur’an-ı Kerim okunması ve dua edilmesinin ardından kalabalık dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gümüşhane’de sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından Gazze işgalinin 1’inci yıl dönümünü protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Kent merkezinde bulunan Fatih Parkı önünde toplanan kalabalık ellerinde ‘Katil ABD Ortadoğu’dan Defol’ ve ‘Katil İsrail, Filistin’den Defol’ yazılı pankartlarla yürüyerek İsrail aleyhine sloganlar attı.
15 Temmuz Zafer Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından tüm STK’ler adına basın açıklamasına okuyan AGD Gümüşhane Şube Başkanı Furkan Ustakurt, Gazze işgalinin ve Müslümanlara yapılan zulmün bir an önce sona ermesi gerektiğini söyleyerek, “Batı’yı arkasına alan İsrail, bütün bölgeyi ateşe vermeye başladı. Geçen yıl Gazze’de başlayan vahşet ve soykırım bugün Lübnan ve Yemen’e de sıçramış durumda. Bugün bu meydanda, Filistin halkının haklı mücadelesine ve direnişine destek olmak, Gazze’den sonra Lübnan’a sıçrayan, Yemen’i de hedef alan bu alçakça işgale, katliam ve soykırıma dur demek için buradayız. Türkiye, uzun zamandır bu uyarıyı yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın geçen haftaki uyarısı bu noktada çok önemli. İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye olacaktır. Emperyalist stratejilerle Siyonist İsrail’in arz-ı mevud hedefi birbiriyle örtüşüyor. Doğu Akdeniz’deki savaş gemilerini, katil rejime yapılan silah yardımlarını başka nasıl açıklayabiliriz? Kirli bir oyunla karşı karşıyayız. Onun için tekrar altını çizmekte fayda var: Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar” dedi.
Basın açıklamasının ardından yapılan duaların ardından grup dağıldı. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarınınım birinci yıl dönümü dolayısıyla Filistin halkına destek amacıyla yürüyüş düzenlendi.
Filistin Destek Platformu tarafından İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yıl dönümü nedeniyle yürüyüş yapıldı. Tren garı önünde toplanan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar “Direnişe Selam Siyonizme Lanet” pankartıyla birlikte İnönü Bulvarı üzerinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte İsrail’in saldırılarına sloganlarla tepki gösterilirken, Filistin’e destek amaçlı dövizler taşındı. Yürüyüşün ardından platform adına basın açıklaması yapan Anadolu GençlikSivas Şube Başkanı Emre Altun, “Tüm dünyada insani ve islami değerleri kuşanmış vicdan sahibi haklar siyonist işgal politikalarını, katliamlarını protesto etmek ve Filistin direnişine destek olmak için meydanlarda. Bu dava sadece Filistin ve Gazze halkının davası değildir. Azgın bebek katillerinin utanç verici vahşetine karşı vicdan sahibi insanların ortak davasıdır. Bu dava sadece son bir yılda işlenen katliamlara değil bir asırdır devam eden soykırıma karşı olanların ve terör devletlerinin zulümleri karşısında yürekleri sızlayan ümmetin ortak davasıdır. Bu dava bölge haklarının ortak davasıdır” dedi.
Haber-Kamera: Uğur YİĞİT/SİVAS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalova Gönüllü Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (GÖNÜLDER) tarafından organize edilen etkinlikte, “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganıyla Deprem Anıtı’ndan 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi.
Türkiye ve Filistin bayraklarının açıldığı yürüyüşe katılan vatandaşlar, İsrail aleyhine sloganlar atarak tekbir getirdi.
Yürüyüş sonrası basın açıklamasını okuyan GÖNÜLDER Sözcüsü Hacı Ömer Anlayışlı, İsrail’in bölgede yaptığı soykırımla ilgili bilgiler verdi.
İsrail’in saldırılarına destek veren Batılı ülkeleri eleştiren Anlayışlı, soykırımcı rejimin insanlığın başına gelmiş en büyük felaketlerden olduğunu söyledi.
Anlayışlı, yıllardır belirli aralıklarla devam eden vahşi katliam ve işgal eylemleriyle sabıkalı İsrail’in özellikle bir yıldan beri, Filistin’de soykırım suçunu en vahşi şekilde işlediğini belirterek, şunları kaydetti:
“365 gündür kesintisiz devam eden saldırılar sonucu on binlerce çocuk, kadın, yaşlı, hasta ve engelli ve yüzlerce gazeteci, sağlık çalışanı, insanı yardım çalışanı katledilmiştir. İsrail’in terörü karşısında BM ve AB gibi uluslararası örgütler engelleyici bir rol üstlenmedikleri gibi, İsrail’i koruyup kollamaktadırlar. AB’ye üye ülkeler İsrail’e silah ve para desteğinde bulunurken, BM Güvenlik Konseyi, İsrail terör örgütünün dokunulmazlığını tescilleyen bir rol üstlenmiştir. Uluslararası ilişkilerde ‘İsrail istisnacılığı’ olarak tanımlanan bu tavır, uluslararası mekanizmaları, hukuku, insan hakları sözleşmelerini işlevsizleştirmiş, uluslararası sistemin ana aktörü olan emperyalist batı ülkeleri bu siyonist soykırımın ortağı
olmuşlardır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Sivil Toplum Platformunca (ESTP), İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını 365’inci gününde “Direnişe selam, siyonizme lanet” mottosuyla protesto etmek için öğlen namazı sonrası tarihi LalapaşaCami bahçesinde program düzenlendi.
Programda sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve vatandaşlar, taşıdıkları döviz, Türk ve Filistin bayraklarıyla Filistin’e destek verdi.
Grup adına basın açıklaması yapan Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa Karataş, İsrail’in 365 gündür Gazze’de soykırım yaptığını söyledi.
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını lanetleyen Karataş, “Dünyanın bu suskunluğu çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları ve ibadethaneleri bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor.” dedi.
Karataş, bazı Batılı ülkelerin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu alkışladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Siyonist İsrail, 7 Ekim’den bu yana 17 bini çocuk, 11 bin 500’ü kadın olmak üzere 42 binden fazla Filistinli masumu katletti. Bunlar resmi rakamlar, 97 binden fazla yaralı ve on binlerce kayıp var. Bunlar istatistiki rakam değil bunların her biri insan, her biri kardeşimiz. Bunlar, bizim evlatlarımız, annelerimiz ve bacılarımız. Bunlar, insan vicdanını kanatan gerçekler.”
Gruptakiler, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ederek dağıldı.
Erzincan
Erzincan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki göstermek amacıyla “Soykırıma İsyan, Filistine Destek Yürüşü” düzenlendi.
Öğle namazı sonrası Cami Kebir Camisi’nin avlusunda toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Kızılay Meydanı’na yürüdü.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından grup adına basın açıklaması yapan Diyanet-Sen Erzincan Şube Başkanı Zakir Yıldız, İsrail’in 365 gündür çocuk kadın demeden Gazze’de soykırım uyguladığını anımsattı.
Dünyanın bu suskunluğunun çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendirdiğini belirten Yıldız, şöyle konuştu:
“Batılı emperyalist güçler, İslam’a ve Müslümanlara düşmanlıklarını İsrail denen siyonist katil çete eliyle gerçekleştiriyor. Söz konusu Müslümanlar olunca bugüne kadar iddia ettikleri demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi bütün değerlerini çiğnemeleri bundan. Aklın, idrakin ve vicdanın rafa kalktığı bu kör bir inanç, emperyalizmin desteği ile dünyayı bir cehennem çukuruna sürüklüyor.”
Basın açıklaması, duanın ardından sona erdi.
Kars
Kars’ta Memur-Sen Şubesinin öncülüğünde bir araya gelen STK’ler, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıları kınadı.
Sultan Alpaslan Külliyesi önünde toplanan grup, döviz ve pankartlarla Faikbey Caddesi’nde yürüyerek Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı yanındaki parka geldi.
Memur-Sen Kars Şube Başkanı Ahmet Altun, saldırıları kınadı.
Siyonist İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığına dikkati çeken Altun, şunları dile getirdi:
“Dünya kör, dünya sağır, dünya suskun. Dünyanın bu suskunluğu, çoğu çocuk ve kadın kırk 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor. Çocukları öldürmeyi itikatlarının gereği sayan devlet görünümlü sapkın terör örgütü, emperyalist sistemin koruması altında bölgeyi kan gölüne çeviriyor ve soykırım siyasetini bütün bölgeye yayıyor.”
Ardahan
Ardahan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yılında tepki göstermek amacıyla “Soykırıma Hayır” yürüyüşü düzenlendi.
Kentte ikindi namazı sonrası Merkez Camisi önünde toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Milli Egemenlik Parkı’na yürüdü.
Burada yapılan açıklamaların ardından yürüyüş tamamlandı.
Iğdır
Iğdır’da Tansu Çiller Caddesi’nde toplanan kalabalık, Vali Yolu Caddesi’nden Millet Bahçesine yürüdü.
“Filistin’e Destek Platformu” tarafından düzenlenen etkinlikte Vali Ercan Turan, İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya ve vatandaşlardan oluşan kalabalık, “Kahrolsun İsrail” sloganları attı.
Millet Bahçesi’nde Filistin temalı resim sergisi ve basın açıklaması düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İran’a yönelik açıklamalar yaptı. İran’ın 2 İsrail hava üssünü vuran saldırısına değinen Gallant, “İranlılar hava kuvvetlerinin kabiliyetlerine dokunmadı. Hiçbir uçak hasar görmedi, hiçbir filo devre dışı kalmadı” dedi.
İran’a tehdit dolu mesajlar gönderen Gallant, “İran’ın İsrail’e zarar vermeye çalışırsa sonu Gazze ya da Beyrut gibi olabilir. Bize zarar verme girişiminin bizi harekete geçmekten alıkoyacağını düşünenler Gazze ve Beyrut’a bir göz atmalı. Hem savunmada hem de hücumda güçlüyüz ve bunu istediğimiz şekilde, istediğimiz zamanda ve istediğimiz yerde hayata geçireceğiz. ve bunlar bizim için sadece bir açıklama ya da sadece bir yönlendirme değil, bir çalışma planıdır” ifadelerini kullandı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Patlamalardan kısa süre önce İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya hesabından bazı bölgeleri içeren bir harita yayımlayarak haritada işaretli olan bölge sakinlerinden bulundukları yerleri acilen tahliye etmelerini istemişti.
Adraee, saldırıların ardından yaptığı açıklamada ise Beyrut’ta Hizbullah hedeflerine saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
İsrail Ordu Sözcüsü, Beyrut’un güneyindeki başka noktalara da Hizbullah’a ait olduğu iddiasıyla saldırı tehdidinde bulundu.
Öte yandan Lübnan’da yayın yapan özel MTV kanalı ise Beyrut’un güneyindeki Hizbullah’a ait Al Manar televizyonuna ait stüdyolarda yangın çıktığını bildirdi.
– İsrail’in Lübnan’da şiddetlenen saldırılarında 1411 kişi öldü
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1411 kişi öldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerikan haber kanalı MSNBC’ye dün konuk olan Panetta, İsrail’in İran’a tüm gücüyle saldırması halinde Ortadoğu’da tam ölçekli bir savaşın çıkacağını savundu.

Bölgedeki kriz sürerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi emellerini bilmenin zor olduğunu söyleyen Panetta, “Çünkü açıkçası İsrail’in hayatta kalmak için savaştığını düşünüyorum. Bence İsrail’de son birkaç haftadır yaşanan hareketliliğin ana odağının bu” dedi.
REKLAM
Eski CIA Direktörü, Lübnan’a düzenlenen saldırıların ve İran’ın gönderdiği füzelerin ardından artık meselenin “İsrail’in İran’a nasıl karşılık vereceği” olduğunu söyledi.
İsrail’in hedeflerine diplomatik çözüm olmadan ulaşamayacağını vurgulayan Panetta, Ortadoğu’daki çatışmaların gidişatının İsrail’in İran’a nasıl yanıt vereceğine bağlı olduğunu savundu.
“LİDER KADRO, ASKERİ TESİSLER, NÜKLEER HEDEFLER VURULABİLİR”
Panetta, “İsrail, İran’ın lider kadrosunu, askeri tesislerini, enerji hedeflerini veya nükleer hedefleri vurabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilinde. Hangi hedefi vuracakları bize hem İran’ın nasıl karşılık vereceğine hem de Ortadoğu’da tam ölçekli bir savaşın başlayıp başlamayacağına dair çok şey gösterecek” diye konuştu.
Panetta, “Asıl önemli olan, İsrail’in sınırlı bir yanıt verip vermeyeceği. İsrail her şeyi göze alırsa, İran da karşılık verir. Öyle bir andayız ki ya Ortadoğu’daki savaşı sınırlandırmanın bir yolunu bulacağız ya da elimizde tam ölçekli bir savaş olacak” ifadelerini kullandı.
*Haberin görselleri AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırılarda Kaim Camisi çevresi, Burc el-Beracine, Haret Hıreyk’teki Seyyid eş-Şuheda Kompleksi çevresi, Ruveys, Ebyad ve Şuveyfat’taki el-Ecniha el-Hamse bölgeleri hedef alındı.
İsrail, Dahiye’deki Burc el-Beracine, Ayn es-Sikke bölgesini 4 füze ile vurdu. Dahiye’nin Haret Hıreyk-Camus bölgesi de hava saldırılarının hedefi oldu.
Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail hava saldırıları sonucu Dahiye çevresinde çıkan yangınları söndürmek için itfaiye ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
REKLAMDOĞU VE GÜNEYE HAVA SALDIRILARI
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Nebatıye ili ile Sur ilçesi ve doğusundaki Bekaa bölgesine yoğun saldırılar düzenledi.
Bekaa bölgesinde, Saad Nayil kasabasındaki bir eve düzenlenen İsrail saldırısında 1 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca, sabah saatlerinde Raşayya ilçesinin Rafid kasabasında el-Ebrar Okulu müdürünün evine düzenlenen İsrail hava saldırısı sonucu okul müdürü yaşamını yitirdi.
İsrail ordusunun Bekaa bölgesinin kuzeyindeki Ayn kasabasına dün düzenlediği saldırıda yaralanan Lübnan Kızılhaçı ekibinden bir kadının bugün hayatını kaybettiği bildirildi.
Lübnan’ın güneyindeki Sur ilçesine bağlı Cuveyye kasabasında bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısında 4 kişi öldü, bir kişi ise yaralandı.
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde düzenlediği hava saldırılarında 6 kişi hayatını kaybetti.
Vilayetin Cibeyl kasabasında ise İsrail’e ait bir insansız hava aracı Şehit Salah Gandur Hastanesi’nin yanında bulunan bir camiyi güdümlü füzeyle hedef aldı. Saldırı sonucu camide hasar meydana geldi.
TOPLAM 25 KİŞİ ÖLDÜ
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in sabah saatlerinden bu yana Lübnan’ın güneyindeki Nebatıye, Bekaa, Baalbek Hirmil, Cebel Lübnan ile başkent Beyrut’taki kasaba ve köylere düzenlediği hava saldırıları sonucunda 25 kişinin hayatını kaybettiğini, 127 kişinin yaralandığını bildirdi.
30 FÜZE
İsrail Ordu Radyosu, Lübnan topraklarından İsrail’in kuzeyindeki yerleşim bölgelerine yaklaşık 30 füze fırlatıldığını ve bunların çoğunun hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Radyo, internet sitesinde yaptığı açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Yukarı Celile bölgesindeki birçok yerleşim yerinde uyarı sirenlerinin çaldığını kaydetti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir, arşivdendir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adraee, Cibaliye’deki Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezinin “Hamas tarafından kullanılan komuta merkezi” olarak kullanıldığını ve merkezde “İsrail ve İsrail ordusuna karşı operasyonların planlandığını” iddia etti.
Gazze’nin kuzey bölgelerine İsrail’in son 5 aydır “en şiddetli saldırıları” yaptığı belirtiliyor.
Filistin Sivil Savunma Birimi Sözcüsü Mahmud Basal, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde çok sayıda meskun bölgeyi hedef aldığını ve enkaz altında kalanlara ulaşamadıklarını bildirdi.
REKLAM
Saldırılarda Beyt Hanun’da 5 ve Cibaliye’de 7 Filistinlinin hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini belirten Basal, Filistinli ailelerin evlerine yönelik saldırılarda da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını ifade etti.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 41 bin 825 Filistinli öldü, 96 bin 910 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir, arşivdendir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırı başlattığı Lübnan’dan ayrılan aralarında Türklerin de olduğu 310 kişi daha Mersin’in Silifke ilçesine geldi.
İsrail’in saldırı düzenlediği Lübnan’dan ayrılmak isteyen farklı yabancı ülke vatandaşları, bindirildikleri gemiyle Tripoli Limanı’ndan yola çıktı. Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na yanaşan gemiden inen, aralarında çocukların da olduğu 310 kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından minibüslerle ilçeden ayrıldı. Yabancı uyrukluların, Türkiye’deki farklı havalimanlarından ülkelerine gönderileceği öğrenildi.
‘UÇUŞLAR İPTAL EDİLDİ’
Lübnan’dan ayrılan Türk vatandaşı Yusuf Akdağ, “Lübnan’a yönelik son 1 aydır başlayan ataklar vardı. Zamanla artmaya başladı. Son 3 gündür saldırıların şiddeti artınca apar topar evlerimizi boşalttık. Yaklaşık 1500 rakımlı bir yere çıktık. Bombaların düşüşünü oradan seyrettik. Uçak bileti almıştık ancak uçuşlar iptal oldu. Biz de feribotlara binip yola çıktık. Umarım orada her şey yoluna girer” dedi.
İsrail’in saldırı başlattığı Lübnan’dan Türkiye’ye gelen, aralarında Almanya, Fransa, Avustralya, Kanada, İsveç, Suriye ve Lübnan vatandaşlarının da olduğu yolcu sayısı 1002 oldu.
Haber-Kamera: Mehmet OKUR/SİLİFKE (Mersin),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İSRAİL, ACZİYETTEN İSTİFADE EDİYOR”
” Gazze’de yaşananlar toplu bir soykırım ve Filistinlilerin göç ettirilmesi için buranın (İsrail tarafından) yaşanmaz bir bölgeye dönüştürülmesi operasyonudur” diyen Emir Temim bin Hamed, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana devam eden soykırımı kınayarak, İsrail’in Lübnan’ı hedef alan saldırılarının durdurulması için de ciddi bir şekilde çalışılması çağrısında bulundu. Katar Emiri, “İsrail Batı Şeria’daki yerleşimleri genişletmek için uluslararası acziyetten istifade ediyor ve planını Lübnan’da uygulama fırsatı görüyor” ifadesini kullandı.
LÜBNAN’A YÖNELİK SALDIRILARA KARŞILAR
Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Ahmed es-Sabah da yaptığı konuşmada, uluslararası toplumun Gazze’deki soykırımı durdurmaktan aciz kaldığını söyledi. Veliaht Prens, ülkesinin Lübnan’a yönelik saldırılara ve egemenliğinin ihlal edilmesine karşı olduğunu vurguladı.
SUUDİ BAKANDAN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da Asya İşbirliği Diyaloğu ülkelerinin, iki devletli çözümü ve Filistin devletinin tanınmasını desteklemesini takdir etti. Ortadoğu’daki saldırıların ve ihlallerin, uluslararası ticareti engellediğine ve bölgenin, çabaların birleştirilmesini gerekli kılan birçok meydan okumayla karşı karşıya kaldığına işaret eden Bin Ferhan, herkesi iki devletli çözümü desteklemeye çağırdı ve bölgesel çekişmelerin barışçıl ve diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.
PRENS SELMAN “UMRUMDA DEĞİL” DEMİŞTİ
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamalarla geçtiğimiz günlerde gündeme oturdu. Prens Selman, ABD merkezli The Atlantic dergisine verdiği röportajda, Filistin meselesinin kişisel olarak kendisi için önem taşımadığını belirterek, “Benim düşünmem gereken bir ülkem var. Halkımın yüzde 75’i benden daha genç. Birçoğu bu çatışmayı ve sorunu ilk kez deneyimliyor. Bu durum büyük bir endişe kaynağı. Filistin meselesi benim için kişisel olarak önemli mi? Değil. Ancak halkım için önemli bu nedenle imzalayacağımız anlaşmanın anlamlı ve faydalı olduğundan emin olmam gerekiyor” ifadelerine yer vermişti. Büyük tepki çeken bu açıklama Suudi Arabistan’ın Filistin politikası konusundaki duruşunu sorgulayanların sayısını artırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 3 Ekim (Xinhua) — Filistinli kaynaklar Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde gece boyunca düzenlediği saldırılarda en az 67 Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖLENLER ARASINDA SAĞLIK GÖREVLİLERİ VAR
İsrail’in saldırılarına ilişkin bilgi veren Lübnan resmi ajansı NNA, saldırıda aralarında sağlık çalışanlarının da bulunduğu 7 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de kayıp olduğu belirtildi. İsrail savaş uçaklarının saldırısında Ayterun beldesindeki sağlık merkezi tamamen yıkıldı.

ÖLÜ SAYISI 1928 OLDU
Lübnan hükümetine bağlı Afet Risk Yönetimi Biriminden yapılan açıklamada, 8 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında ölenler, yaralananlar ve saldırılar nedeniyle yerinden edilenlere ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, son iki gün içinde çoğunluğu güney bölgeler ve başkent Beyrut’un Dahiye bölgesi olmak üzere Lübnan’ın çeşitli noktalarına yaklaşık 134 hava saldırısı düzenlendiği kaydedildi. İsrail saldırıları nedeniyle 8 Ekim’den bu yana 1 milyon 200 bin kişinin yerinden, bu kişilerden 160 bin 200’ünün sığınma merkezlerine yerleştirildiği belirtildi. Son 24 saatte İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 55 kişinin daha hayatını kaybettiği, 156 kişinin de yaralandığı kaydedildi. Yaşanan son kayıplarla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 1928, yaralı sayısının da 9 bin 290 olduğu bildirildi.

HİZBULLAH, İSRAİL’E AİT 3 TANKI İMHA ETTİĞİNİ DUYURDU
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Misgav Am ve Kfar Giladi yerleşimleri arasında İsrail askerlerinin bulunduğu bir noktanın “tam isabetle” vurulduğu belirtildi. İsrail’in kuzeyinde yer alan Abirim’de bir başka askeri noktanın daha vurulduğu, Misgav Am ile Lübnan’ın El-Adise kasabası arasındaki İsrail askerlerinin hedef alındığı saldırıda ise ölen ve yaralananların olduğu ifade edildi. Lübnan’ın güneyindeki Marun er-Ras kasabasına doğru ilerleyen İsrail’e ait 3 tankın güdümlü füzelerle imha edildiği, kasabaya sızmaya çalışan piyade güçlerini hedef alan saldırıda da ölen ve yaralananların olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca Lübnan sınırı yakınlarındaki İsrail’in Shtula yerleşiminde askerlere yönelik isabetli bir saldırı gerçekleştirildiği, kasabanın doğusunda ilerleyen İsrail askerlerinin kurşun yağmuruna tutulduğu ve buradaki çatışmaların devam ettiği bilgisi verildi.

İSRAİL’İN KUZEYİNDEKİ BAZI BÖLGELERDE ELEKTRİK KESİLDİ
İsrail’deki Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Lübnan’dan atılan füzeler, Yukarı Celile’deki Kfar HaNassi’de bir eve doğrudan isabet etti. Saldırı can kaybı ya da yaralanmaya yol açmadı. Lübnan’dan atılan füzeler, Ayelet Hashahar’daki tarım bölgesinde ise yangına neden oldu.Ayrıca Yukarı Celile’deki Mahanayim ile Kafr HaNassi’de de elektrik kesintisi yaşandı. İsrail polisi ise füzelerin düşmesinin ardından Yukarı Celile’deki mülklerin bazılarında hasar oluştuğuna dair ihbarlar aldıklarını aktardı. İsrail, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, Lübnan’dan yaklaşık 100 füze atıldığını tespit ettiklerini; yaklaşık iki saatte Batı Celile’nin açık alanlarına düşen füzelerin bir kişinin yaralanmasına ve maddi hasara neden olduğu aktarmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SİYASETİN ÇÖZMESİ GEREKEN KONULAR VAR”
Saadet Partisi Milletvekili Çalışkan şöyle konuştu: “Temmuz tatili oluşunda çok gergin bir dönem yaşadık. Bu başlangıçta muhtemelen yarım kalan dosyaların tamamlanması, o gerginliğin devam edeceği anlaşılıyor. Ülkemizde birtakım insanlar ülkenin gergin ortamından menfaat elde ettiğini düşünüyor. Bu doğru değil. Siyasetin çözmesi gereken sorunlar var. Geçtiğimiz yıl toplam 70 kanun görüşüldü, 50’si uluslararası sözleşmeler. Yalnızca 20’si, ki bunların 13’ü torba yasa. Dolayısıyla çıkan 7 tane yasa var. Maden yasası, turizm yasası, vergi yasası gibi ve çok kadük kalan bir dönem yaşadık. Temennim, bu dönem biraz daha faydalı bir dönem olsun. Dolu konular, milletin, memleketin yararına kanunlar müzakere edilsin, ama bugünden ortaya çıkan tabloya bakacak olursak, iyimser misiniz derseniz çok iyimser olduğumu söyleyemem ama artık ateş bacayı sardı.
“CUMHURBAŞKANI TEHLİKEYİ GÖRDÜ”
Bir yılı aşkın bir süredir Gazze’de devam eden savaş yeni bir boyut kazandı. Küresel statüye geçti. Siyonist işgalci katiller sadece Gazze’de soykırım uygulamıyor, Lübnan’a, Suriye‘ye, Irak’a, İran‘a, Yemen’e aynı anda 5 ayrı hedef seçtiler ama şunu net bilmeliyiz ki bu 5 hedeften sonraki hedef direkt Türkiye. Artık bunu da Sayın Cumhurbaşkanı gördüğü için bir taraftan Mısır Cumhurbaşkanı ile barış imzalama noktasına gitti, bir taraftan da Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a zeytin dalı uzatıyor. Netice alınmıyor henüz ama mutlaka yapılması gerekir, çünkü gerçekten çok tehlikeli boyuttayız.
“TÜRKİYE BÖLGE ÜLKELERİYLE ORTAK ADIMLAR ATMALI”
Önümüzdeki yasama döneminde cari kanunlar mutlaka görüşülecek, ama esas gündemde olması gereken şey şu: etrafımızdaki ateş çemberi. Buna yönelik hangi adımlar atılabilir, bunlar olmalı. Bugüne kadar yapıldığı gibi tribünlere mesaj vererek “Katil İsrail” deyip de üçüncü ülkeler üzerinden eğer İsrail‘e yakıt göndermeye devam edersek bu ateş bizi bizzat yakar. Bir kere samimiyet gerekir. Bugün tehlike çok ciddi boyutta. Bu bir felaket tellallığı değil, düpedüz yaşadığımız hadiseler. Bu açıdan Türkiye eğer adım atarsa yeterince kararlı bir duruş ortaya koymalı, sonra da bölgedeki, mesela İran ile, Suriye ile, Mısır ile, Pakistan ile bölge ülkeleriyle adım atarak bu ateşin frenlenmesine katkısı olabilir. İsrail bölgede bir ada ülkesi. Etrafı tümüyle Müslüman ülkelerle kuşatılmış, sarılmış ülke. Dolayısıyla bu işgalci katillere hava sahamızı, kara sularımızı kapatsak İsrail nefes bile alamaz. Ama görüyoruz ki bugün iktidar, ülkemizdeki protestoları bile yönlendiriyor. Gidin falanca kafeyi basın ama sakın BOTAŞ’a laf etmeyin. Gidin falan meydanda fotoğraf sergisi düzenleyin, ama bir taraftan da iktidara yönelecek gerçekçi adım isteyen protesto olursa yabancıysa sınır dışı ediliyor, yerliyse coplanıyor. Böyle bir ikiyüzlü tavırla maalesef karşı karşıyayız. Gazze’de yaşanan, Lübnan’da yaşanan soykırıma acilen samimi adım atılmalı, derhal tepki gösterilmeli.
Deprem bölgesindeki insanların mağduriyetleri aynen sürüyor. Bu noktada bölgeye günübirlik bakan göndererek, poz vererek değil, gerçekçi adımlar atılarak iş yapılmalı. Elbette bazı adımlar atıldı ama ihtiyaç karşısında bu yapılanlar son derece yetersiz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL “İSTENMEYEN ADAM” İLAN ETTİ
Guterres’in yaptığı itidal çağrısı Tel Aviv yönetimini ise epey kızdırdı. İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ülkeye girişini yasakladı.
“İRAN’IN SALDIRISINI YETERİNCE KINAMADI” SUÇLAMASI
İsrail‘in, Guterres’i “istenmeyen kişi” ilan ederek, İran’ın dünkü füze saldırısını “yeterince kınamadığı” için bu kararı aldığı bildirildi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres.
“GUTERRES, BM TARİHİNDE BİR LEKE OLARAK HATIRLANACAKTIR”
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Genel Sekreter Guterres hakkında, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bugün İsrail‘de istenmeyen kişi ilan edildi ve ülkeye girişi yasaklandı. İran’ın İsrail‘e yönelik saldırısını kesin bir dille kınayamayan biri, İsrail topraklarına ayak basmayı hak etmiyor demektir.
Bu Genel Sekreter, 7 Ekim’de Hamas tarafından gerçekleştirilen katliamı ve cinsel vahşeti henüz kınamamış ve Hamas’ın terör örgütü ilan edilmesi için herhangi bir çaba sarf etmemiştir. Hamas, Hizbullah, Husiler ve şimdi de küresel terörün anavatanı olan İran’dan teröristlere, tecavüzcülere ve katillere destek veren bir Genel Sekreter, BM tarihinde bir leke olarak hatırlanacaktır. İsrail, Guterres olsun ya da olmasın, vatandaşlarını savunmaya ve ulusal onurunu korumaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Erdem AksoyHaberler.com – Dünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanarak sert bir yanıt verdiklerini açıkladı. Pezeşkiyan, “Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la bir çatışmaya girmeyin” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna karşı İran’ın verdiği tepkiyi savundu. Pezeşkiyan, “Meşru haklarımız çerçevesinde ve bölgedeki barış ve güvenlik için İsrail’in saldırılarına karşılık verdik. Bu adım, İran’ın çıkarlarını ve vatandaşlarını korumak için atılmıştır” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya hitaben konuşan Pezeşkiyan, “İran savaş yanlısı bir ülke değil, ancak her tehdide kararlılıkla karşılık verir. Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la çatışmaya girmeyin” uyarısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

AÇIKLAMALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Orta Doğu’de en sıcak gecelerden biri yaşanırken İsrail ve İran’dan açıklamalar peş peşe geldi. İran’ın BM Daimi Temsilciliği, İsrail cevap vermeye kalkarsa daha yıkıcı bir karşılık geleceği uyarısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da Netanyahu’ya bir mesaj göndererek, “Bu yalnızca gücümüzün bir parçasıydı. İran ile çatışmaya girmeyin” dedi.

“BU GECE ORTA DOĞU’DA GÜÇLÜ SALDIRI DÜZENLEYECEĞİZ”
Yerel basında çıkan haberlere göre, İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, İran’ın füze saldırılarına ilişkin İsrailli gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Hagari, İran’ın düzenlediği füze saldırılarının İsrail Hava Kuvvetlerinde herhangi bir hasara yol açmadığını savundu. İsrail Hava Kuvvetlerinin “tam kapasite” faaliyet gösterdiğini söyleyen Hagari, “İsrail Hava Kuvvetleri tam kapasiteyle faaliyet göstermeye devam ediyor ve bu gece de geçtiğimiz yıl olduğu gibi Orta Doğu’ya güçlü saldırılar düzenlemeye devam edecek.” ifadelerini kullandı. Hagari, Orta Doğu’da düzenleyecekleri saldırıların hedefinde İran’ın olup olmayacağına ise değinmedi. İsrail Ordu Sözcüsü, bu akşam düzenlediği basın toplantısında, İran’ın füze saldırılarının “bedeli olacağını” ve karşılık verileceğini söylemişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD eski Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı yazılı açıklamada İran’ın İsrail’e yönelik yaklaşan saldırısı konusunda uyarılarda bulunarak, mevcut ABD yönetiminin dış politika ve ulusal güvenlik konularında başarısız olduğunu ifade etti.
ABD eski Başkanı Donald Trump, mevcut ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i ülkeyi kaosa sürüklemekle suçladı. Biden ve Harris’in uluslararası tehditlerle, özellikle de İran’dan gelen tehlikelerle ilgili gelişmelerden habersiz olduğunu belirten Trump, yönetimin ülkeyi ‘sahipsiz’ bıraktığını ifade etti. Trump açıklamasında, ” Dünya yanıyor ve kontrol tamamen kaybedilmiş durumda. Ülkeyi yöneten kimse yok. Başkan Joe Biden’ın olmadığı bir yönetim var ve sürekli bağış toplamakla meşgul olan Başkan Yardımcısı Kamala Harris tamamen kayıp. Kimse işin başında değil ve Biden mı yoksa Kamala mı daha kafası karışık, belli değil. İkisi de ne olduğunu bilmiyor” dedi. Trump, kendi başkanlık döneminde İran’ın tamamen kontrol altında olduğunu belirterek, “Ben başkanken, İran tamamen kontrol altındaydı. Nakit sıkıntısı içindeydiler, tamamen kuşatılmış durumdaydılar ve bir anlaşma yapmak için çaresizdiler. Kamala onlara Amerikan parasıyla yardım etti ve o zamandan beri her yere terör ihraç ediyorlar ve Orta Doğu’yu paramparça ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusunun İran’ın İsrail topraklarına balistik füzelerle saldırdığını açıklamasının ardından İran’dan da bir açıklama geldi. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu, X hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“İran vatandaşlarını ve çıkarlarını hedef alan, İran İslam Cumhuriyeti’nin ulusal egemenliğini ihlal eden Siyonist rejimin terörist eylemlerine karşı İran’ın hukuki, rasyonel ve meşru cevabı layıkıyla gerçekleştirildi. Siyonist rejim karşılık vermeye veya daha fazla kötülük yapmaya cüret ederse, ezici bir yanıtla karşılaşacaktır. Bölgesel devletlere ve Siyonistlerin destekçilerine rejimden ayrılmaları tavsiye edilir.”
Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’e fırlatılan balistik füzelerin sorumluluğunu üstlendiği açıklamada, saldırının Hamas Lideri İsmail Haniye, Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ve Nasrallah ile birlikte Devrim Muhafızları Komutanı Abbas Nilfuruşan’ın öldürülmelerine misilleme olarak yapıldığını söyledi.
Devrim muhafızları, İsrail’in karşılık vermesi halinde Kudüs’ü tekrardan hedef alacaklarını belirtti.
İsrail sivillerin sığınaklardan çıkabileceğini açıkladı
İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, İsrail’in İran’ın füze saldırısına karşılık vereceğini söyledi. Hagari “Savunma ve saldırı konularında yüksek alarm durumundayız, İsrail vatandaşlarını koruyacağız. Bu (füze) saldırısının sonuçları olacak. Planlarımız var ve harekete geçeceğimiz zamanı ve yeri biz seçeceğiz” dedi. Daniel Hagari, İran’dan İsrail’e yönelik ek bir tehdit olmadığını bu doğrultuda sivillere sığınaklardan çıkabileceklerinin bildirildiğini açıkladı.Çok sayıda füzenin düşürüldüğünü ifade eden Hagari, “Ülkenin merkezinde ve güney bölgelerinde bazı hasarlar var,” dedi. İsrail ordusu sözcüsü herhangi can kaybı bilgisi vermedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Beşiktaş Kulübünden yapılan açıklamada, “Beşiktaş Fibabanka Erkek Basketbol Takımımızın yer aldığı BKT Avrupa Kupası turnuvasının organizatörü Avrupa Ligi yönetimi, Beşiktaş Fibabanka Erkek Basketbol Takımımızla Hapoel Shlomo Tel Aviv arasında 9 Ekim Çarşamba günü BJK Fibabanka Spor Kompleksi’nde oynanması planlanan BKT Avrupa Kupası 3. hafta müsabakasının Sırbistan’da oynanmasına karar vermişti. Kulübümüzün girişimleri doğrultusunda hükümetimizin ve Türkiye Basketbol Federasyonunun, Avrupa Ligi yönetimi ile Hapoel Shlomo Tel Aviv kulübüne güvenlik garantisi vermesinin ardından Avrupa Ligi yönetimi, müsabakanın İstanbul’da oynanmasına karar vermiştir” ifadeleri kullanıldı.
NE OLMUŞTU?
Bu kararın ardından Beşiktaş Fibabanka-Hapoel Shlomo Tel Aviv maçı, 9 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de BJK Fibabanka Spor Kompleksi’nde yapılacak. Bu maçın daha önce güvenlik nedeniyle Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da oynanacağı duyurulmuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Savunma Kuvvetlerinden yapılan yazılı açıklamada, Lübnan‘ın başkenti Beyrut’a dün akşam düzenlenen saldırıda Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü belirtildi. Açıklamada, “Dün Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah, Hizbullah’ın güney cephesi komutanı Ali Karaki ve diğer komutanlar öldürüldü. Saldırıda Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, Beyrut’un Dahiyeh bölgesindeki bir binanın altında bulunan Hizbullah’ın ana karargahını vurdu. Saldırı, Hizbullah’ın üst düzey yöneticilerinin karargahta olduğu ve İsrail‘e yönelik saldırıları koordine ettiği sırada gerçekleştirildi” ifadeleri kullanıldı.
“İSRAİL İLE SAVAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İsrail‘in açıklamasının ardından gözler Hizbullah’a çevrildi. Beklenen açıklamayı yapan Hizbullah, liderleri Nasrallah’ın İsrail tarafından öldürüldüğünü şu sözlerle doğruladı: “Liderimiz öldürüldü, İsrail ile savaşmaya devam edeceğiz.”
Hamas da Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah’ın ölümünün sadece direnişi daha da güçlendireceğini belirtti.

ÖLDÜRÜLEN KOMUTA KADEMESİNİ PAYLAŞTILAR
Öte yandan; İsrail öldürdüğü Hizbullah komuta kademesinin fotoğraflarını paylaşırken, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’den bir açıklama geldi. İsrail vatandaşlarını tehdit eden herkese “ulaşma” sözü veren Halevi, “Bu operasyonlarımızın sonu değil. İsrail vatandaşlarını tehdit eden kim olursa olsun onlara nasıl ulaşacağımızı biliriz” dedi.
HASAN NASRALLAH KİMDİR?
Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, 31 Ağustos 1960’da başkent Beyrut’ta dünyaya geldi. Lübnan‘da iç savaşın başladığı 1975 yılında 15 yaşında olan Nasrallah, ailesiyle birlikte memleketi Sur kentine bağlı el-Bazuriye köyüne döndü ve orada Şiî Emel Hareketi’ne katıldı.
Irak ve İran’daki Şii merkezlerindeki “havza” diye adlandırılan okullarda dini eğitim alan Nasrallah, daha sonra Lübnan‘a dönerek Emel Hareketi’nin lideri Abbas Musevi’nin kurduğu okulda öğrenim gördü. İsrail’in 1982’de Lübnan‘ı işgal etmesinden sonra Hizbullah örgütüne katıldı. Abbas Musevi’nin 1992’de İsrail tarafından öldürülmesinden sonra 12 Şubat 1992’de Hizbullah’ın genel sekreteri seçildi.
2006 SAVAŞINDA BÜYÜK PRESTİJ KAZANDI
İsrail – Lübnan Savaşı sırasında 14 Temmuz 2006’da Nasrallah’ın birkaç saat önce ziyaret ettiği büro, İsrail’in attığı bombalarla imha edildi. Ancak Nasrallah, sağ kurtulmayı başardı. Hizbullah’ın 2000 yılında güney Lübnan’ın 22 yıl süren İsrail işgalinden kurtarılmasında ve ardından Temmuz 2006 savaşında İsrail’e karşı oynadığı rol, Nasrallah’a büyük prestij kazandırırken, 2006 Lübnan Savaşı’nın galibi, birçok Orta Doğu ülkesinde Hizbullah olarak görüldü.
Nasrallah ayrıca Lübnanlı ve Arap esirler ile İsrail tarafından alıkonulan direnişçilerin cesetlerinin iade edilmesi için takas anlaşması yapılmasında da önemli bir rol oynadı.
ESED REJİMİNİN YANINDA YER ALMASI TEPKİ ÇEKTİ
Hamasetli konuşmaları ve güçlü kişiliği, Arap ve İslam dünyasında kendisine popülerlik kazandıran faktörler olurken, konuşmaları geniş yankı ve ilgi gördü. Ancak 2011’de patlak veren Suriye devriminin bastırılmasında Hizbullah’ın Beşşar Esed rejiminin yanında yer almasının ardından Nasrallah bu popülerliğini büyük oranda kaybetti.
Hizbullah, İran’ın desteklediği diğer silahlı hareketlerle birlikte, Esed rejiminin Suriye’de devrimcilere karşı başlattığı savaşa katılmak suretiyle Suriye’nin birçok kasaba ve şehrinde katliamlar gerçekleştirerek milyonlarca Suriyelinin yerinden edilmesine katkıda bulundu. Bu da Hizbullah’a, onun yönetimine ve özellikle de Nasrallah’a ciddi eleştirilerin yöneltilmesine neden oldu.
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenlemesi üzerine Nasrallah’ın adı tekrar gündeme geldi. Nasrallah, Filistin direnişini desteklemek için Lübnan’ın güneyinde İsrail’e karşı bir cephe açıldığını duyurdu ve bu cephenin Gazze’deki savaş bitene kadar sakinleşmeyeceğini birçok konuşmasında söyledi. Bununla birlikte Nasrallah açılan bu cephenin Filistin’e destek cephesi olduğunu vurgulayarak, İsrail’le topyekün bir savaşa girmek istemediklerini ima etti.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Güncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Görevi barışı sağlamak olan küresel kurumlar ahlaki çöküş içerisinde. İsrail’in, Gazze’deki katliamlarını durduracak hiçbir adım atılmadı. Yaptığı her hukuksuzluk karşısında ödüllendirilen İsrail yönetimi, her seferinde daha kanlı, daha insafsız saldırılara girişmektedir. Gazze’de 352 gündür devam eden katliam bunu bir kez daha göstermiştir.
SAVAŞI BÖLGEYE YAYACAK
İsrail’in Filistin topraklarında uyguladığı soykırım bölgemizin barışını da tehdit etmektedir. Lübnan’a karşı gerçekleştirilen son saldırılar savaşı bölgeye yayma çabalarının açık tezahürüdür.
Türkiye olarak bu işgal ve katliam politikasının bir an önce durması için elimizden geleni yapıyoruz. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine ve tarihi statüsüne yönelik hiçbir saldırıya sessiz kalmayacağız.

İSLAM VE YABANCI DÜŞMANLIĞI SALGINA DÖNÜŞTÜ
Türkiye olarak vatandaşlarımızın yaşadığı ülkelerdeki aşırı sağcı akımları ve nefret söylemlerini yakından takip ediyoruz. Irkçılığın olduğu gibi İslam düşmanlığının da bir suç olarak tasnif edilmesi ve yasal yaptırıma tabi tutulması gerektiğini savunuyoruz. Son yıllarda Batılı ülkelerde bilhassa Avrupa’da İslam ve yabancı düşmanlığı vatandaşlarımızın da huzurunu tehdit eden büyük bir salgına dönüştü. Irkçılığın olduğu gibi İslam düşmanlığının da bir suç olarak tasnif edilmesi ve yasal yaptırıma tabi tutulması gerektiğini savunuyoruz. Müslüman düşmanlığına karşı mücadeleye öncülük etmeyi sürdüreceğiz.

AMERİKA’DAKİ TÜRKLER’E UYARI:
FETÖ VE PKK’NIN OYUNLARINA KARŞI TEYAKKUZDA OLUN
Amerika’daki Türk toplumu olarak FETÖ ve PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelemize vereceğiniz destek çok önemlidir. Terör örgütü mensupları yalnızca ülkemizin menfaatlerini değil yurt dışındaki vatandaşlarımızı, ticari teşebbüslerini ve sivil toplum kuruluşlarını da doğrudan ya da dolaylı şekilde hedef alıyor. Amerikalı karar alıcıları ve ticari çevreleri yalana boğarak menfaat sağlamaya çalışan örgüt üyeleri Türk toplumu içerisinde de bölünme ve ayrışmaları körüklemeye çalışıyor. Türkiye karşıtı her operasyona gönüllü figüranlık yapan örgüt mensuplarına karşı sizlerden teyakkuz halinde olmanızı bekliyorum. Dün bunların oyunlarına gelmedik, bundan sonra da çok dikkatli olacağız. Milletin iradesine darbe yapmaya kalkan, ellerinde vatandaşlarımızın kanı olan, demokrasimize, huzurumuza, birlik ve beraberliğimize kasteden, hasılı tek gayesi Türkiye’ye ve Türk milletine zarar vermek olan bu hainlerle mücadelemizi hukuk zemininde sonuna kadar sürdüreceğiz.

ERDOĞAN, DÜŞÜNCE KURULUŞU TEMSİLCİLERİNE TÜRKEVİ’NDE HİTAP ETTİ:
BATIYLA DA DOĞUYLA DA DİYALOGDA KARARLIYIZ
Başkan Erdoğan, ABD’de faaliyet gösteren bazı düşünce kuruluşu temsilcileriyle Türkevi’nde bir araya geldi. İşte Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmanın satırbaşları:
ABD seçimlerinin sonucu ne olursa olsun Amerika’ya bakışımız ve ilişkilerimizdeki üst düzeyli diyaloğumuz değişmeyecektir. Türkiye-Amerika ilişkilerinde son dönemde yaşanan olumlu havadan memnuniyet duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl ticaret hacmimiz 30 milyar doları geçse de biz bu rakamı 100 milyar dolar seviyesine çıkarabileceğimiz kanaatindeyiz.
Neredeyse her gün yeni bir krize, yeni bir çatışmaya gözlerimizi açıyoruz. Bu tablo karşısında çok taraflılığın güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık ne 1945’in ne Soğuk Savaş’ın ne de tek kutuplu düzenin koşullarında yaşıyoruz. Türkiye, NATO’nun en güçlü müttefiklerinden biridir. Aynı zamanda Avrupa Birliği’ne tam üyelik perspektifi olan bir ülkeyiz. Batı dünyasıyla işbirliğimizi geliştirirken, doğuya ihmal nazarıyla bakmıyoruz. Batı dünyasıyla işbirliğimizi geliştirirken doğuyu ihmal etmiyoruz. Gerek Şangay İşbirliği Teşkilatı, gerek BRICS, gerekse ASEAN’la diyalog zemininizi güçlendirmekte kararlıyız. Bu konuda son dönemde kritik adımlar attık. Çok farklı bir iklim yakaladık. Ülkemizin çıkarlarını merkeze alan Türkiye eksenli bir anlayışla farklı bölgesel teşkilatlarla işbirliğimizi daha da ilerleteceğiz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>WASHINGTON – ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in Lübnan’da düzenlediği saldırının ardından yaptığı açıklamada, “İsrail’in kuzeyindeki ve Lübnan’ın güneyindeki insanların evlerine güvenli bir şekilde geri dönebilmelerini sağlamak istiyoruz. Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve tüm ekibimiz bunu başarmak için istihbarat camiasıyla birlikte çalışıyor” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden, kabine toplantısı öncesi Lübnan’da düzenlenen saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. Biden, “İsrail’in kuzeyindeki ve Lübnan’ın güneyindeki insanların evlerine güvenli bir şekilde geri dönebilmelerini sağlamak” istediğini söyledi. Ekibinin bu amaç için çalıştığını vurgulayan Biden, “Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve tüm ekibimiz bunu başarmak için istihbarat camiasıyla birlikte çalışıyor. Bunu başarana kadar devam edeceğiz ama önümüzde uzun bir yol var” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CENİN – İsrail askerleri Batı Şeria’nın Kabatiya kasabasında, öldürdükleri 3 Filistinlinin cansız bedenini bir evin çatısından aşağı attı.
İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin Valiliğine bağlı Kabatiya kasabasına dün akşam saatlerinde baskın düzenledi. İsrail’in yaklaşık 10 saat süren geniş çaplı saldırılarında 7 Filistinli hayatını kaybetti, 11 Filistinli ise yaralandı.
Yerel kaynaklar tarafından yapılan açıklamada İsrail askerlerinin kuşatılan bir evin çatısında öldürdüğü 3 Filistinlinin cansız bedenini bir evin çatısından attığı ve cenazelerin daha sonra İsrail’e ait buldozerlerle olay yerinden alındığı ifade edildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, en az 3 İsrail askerinin bir Filistinlinin cansız bedenini tekmeleyerek çatıdan aşağı attığı görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CENAZEDE KONUŞAMAYAN ÖZEL, KURTULMUŞ’LA TARTIŞTI
İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince başından vurularak öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi, Aydın’ın Didim ilçesinde son yolculuğuna uğurlanırken, cenaze törenine CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş arasındaki polemik damga vurdu. Konuşma yapamayan Özel, Kurtulmuş’a, “Ağzımızdan çıkan iki çift lafın çok yerde kıymeti olur. ‘Tarafsızım’ deyip böyle yapmak olmadı” dedi. Kurtulmuş ise “Kardeş, benden farklı bir şey mi söyleyeceksin?” yanıtını verdi.
AK PARTİLİ DAĞ: ÖZEL’İN CENAZE ADABINI BİLMEDİĞİNE DAHA ÖNCE DE ŞAHİT OLMUŞTUK
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ yaptığı açıklamada, Özel’e sert tepki gösterdi. Dağ, şunları söyledi: “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cenaze adabını bilmediğine, şehitlere saygısı olmadığına daha önce de şahit olmuştuk. Bugün Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesinde bir kez daha gördük.
“BELLİ Kİ ‘NE OLDUM DELİSİ’ EDASIYLA KENDİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR”
Şehidimizin babasının hemen yanında Sn. Numan Kurtulmuş ile “ben niye konuşmadım” kavgasına tutuşmayı hedeflemiş ancak Sn. Meclis Başkanımız bu şımarık tavırlara karşı ağırlığını koruyarak kendisinin prim yapmasına izin vermemiştir. Sn. Özgür Özel belli ki “ne oldum delisi” edasıyla her yerde kendini göstermeye çalışıyor. Şov yapmak istiyorsa İzmir Fuar açılışı gibi birçok mecra buna müsaittir. Ancak böylesi bir günde bunu yapmaya çalışması yakışık almamıştır. Bazen susmak da sorumlu bir siyasetçinin davranışıdır.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Joly, İsrail’e silah satışı için 30 izni askıya aldıklarını ve Kanada yapımı mühimmatın İsrail ordusuna satışı için bir ABD şirketiyle yapılan sözleşmeyi iptal ettiklerini belirtti. Kanada silahlarının satışının aracı bir ülke üzerinden İsrail’e satılmasının anlaşmazlık konusu olduğuna işaret eden Joly, ABD’li şirket General Dynamics’in bu tür ticari işlemlerinin “kesinlikle yasak” olduğunu aktardı.
Joly, “Gazze’ye hiçbir şekilde silah veya silah teçhizatı göndermeyeceğiz. Nokta.” ifadesini kullandı. Kanada’nın en büyük Müslüman insan hakları örgütü olan Kanada Müslümanları Ulusal Konseyi (NCCM), Bakan Joly’nin kararına destek verdi.
NCCM’nin sosyal medya platformu X üzerinden yayınladığı paylaşımda, “Bakan Joly, Kanada’nın İsrail’e yönelik silah yasağı politikasının yürürlükte kaldığını belirterek açık bir mesaj verdi.” ifadeleri kullanıldı.
İNGİLTERE DE LİSANS İZİNLERİNİ İPTAL ETMİŞTİ
İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, 2 Eylül’de parlamentoda yaptığı konuşmada, ülkesinin İsrail’e bazı silahların satışını askıya alacağını duyurmuştu. Bakan Lammy, İngiltere’nin silah ihracat lisanslarının “uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlal edilmesi veya bunun kolaylaştırılması için kullanılabileceğine dair açık risk” bulunduğunu tespit eden incelemenin ardından kararın alındığını belirtmişti.
Lammy, 350 lisansın yaklaşık 30’unun askıya alınacağını belirterek, “Bunun gibi bir çatışma karşısında İngiltere’nin ihracat lisanslarını gözden geçirmek bu hükümetin yasal görevidir. Bu genel bir yasak ya da silah ambargosu değil.” ifadelerini kullanmıştı.
İngiltere İş ve Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana ülkeden İsrail’e silah, askeri teçhizat ve diğer kontrollü ürünlerin satışı için 100’den fazla ihracat lisansına onay verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” İsrail’in Batı Şeria’daki işgal karşıtı sivil bir protestoya karşı yaptığı barbarca müdahaleyi lanetliyor, saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet niyaz ediyorum dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail askerleri tarafından Batı Şeria’nın Nablus kentinde gerçekleştirilen sivil ve barışçıl bir eyleme yapılan vahşice saldırı sırasında hayatını kaybeden vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet diliyor, bu hain saldırıyı lanetliyorum. Uzun yıllardır soykırımcı politika ve saldırılarla on binlerce masumu katleden İsrail’in, uluslararası mahkemeler önünde, işlediği tüm suçların hesabını vermesi için gereken tüm adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN’da yer alan haberde, “Assaraf, 35 yıldır sürdürdüğü görevinden istifa edeceği kararını açıkladı.” ifadeleri kullanıldı. Bunun polis teşkilatında son 24 saatte gelen ikinci istifa olduğu vurgulanan haberde, polis teşkilatının kuzey bölge şefi Shoki Tahaukha’nın da görevinden istifa ettiği aktarıldı.
Böylece 2024 yılında polis teşkilatından istifa eden üst düzey yetkili sayısının 6’ya çıktığına dikkati çekilen haberde, polis yetkililerin istifa nedenlerine ilişkin bilgi verilmedi.
LEVY’NİN TAYİNİNDEN BERİ 3. İSTİFA
İsrail merkezli “Walla” sitesinin haberi ise Daniel Levy’nin İsrail Polis Komiserliğine tayin edildiğinden beri üçüncü istifanın gerçekleştiğine işaret edildi. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından aday gösterilen Levy, temmuz ayında polis komiseri olarak göreve başlamıştı.
Öte yandan; İsrail Ordusu dün yaptığı açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tamir Yadai’nin, “kişisel sebeplerden ötürü” görevinden istifa ettiğini duyurdu. Yadai, son üç yıldır Kara Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapıyordu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’de esir yakınları hükümete yönelik baskılarını artırırken, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan 6 esirin cansız bedenine ulaşıldığını duyurdu.
“ESİRLER, BİZ ULAŞMADAN KISA SÜRE ÖNCE ÖLDÜRMÜŞ OLABİLİR”
IDF Sözcüsü Daniel Hagari yaptığı açıklamada, dün Refah şehrinde çatışmalar sırasında bir tünelde bulunan Carmel Gat, İsrail-ABD vatandaşı Hersh Goldberg-Polin, Eden Yerushalmi, Alexander Lobanov, Almog Sarusi ve Ori Danino’nun cansız bedenlerinin İsrail’e getirildiğini söyledi. Hagari, ilk tahminlere göre esirlerin bulunmalarından kısa bir süre önce öldürüldüğünü söyledi.
İSRAİL, 7 EKİM’DEN BERİ 8 ESİR KURTARABİLDİ
İsrail ordusu, 27 Ağustos’ta 52 yaşındaki Qaid Farhan al-Qadi adlı İsrailli esiri düzenlendiği operasyonla kurtarmıştı. Sağlık durumunun iyi olduğu açıklanan al-Qadi, İsrail güçleri tarafından 7 Ekim’den bu yana kurtarılan 8’inci esir olmuştu.
NETANYAHU, HAMAS’LA ANLAŞMADIĞI İÇİN ELEŞTİRİLİYOR
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümeti, rehinelerin iadesi konusunda Hamas’la bir anlaşma sağlayamadığı için onları ölüme terk etmekle suçlanıyor.
İsrailli esirlerin yakınları, Netanyahu hükümetinden Hamas ile esirlerin takasını da içeren ateşkes anlaşmasını imzalaması için protesto gösterileri düzenliyor.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 331 gündür süren saldırıları hakkında bir açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saat içinde gerçekleştirdiği 3 ayrı katliamda 47 kişinin hayatını kaybettiği, 94 kişinin ise yaralandığı bildirildi.
GAZZE’DE ACI BİLANÇO ARTIYOR
7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 738’e, yaralı sayısının ise 94 bin 154’e ulaştığı belirtildi.
Bakanlık, ayrıca enkaz altında ve yol kenarlarında hâlâ ölülerin bulunduğunu, ancak İsrail güçlerinin engellemeleri nedeniyle sağlık ekipleri ve sivil savunma görevlilerinin bu cenazelere ulaşmakta zorlandığını vurguladı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Gazze’de Filistinlilere yönelik katliamlarının bir benzerini bu kez de Batı Şeria’da uygulamaya koyuldu.
Bu nedenle Filistinli gruplar, çeşitli yöntemlerle direnişlerini sürdürüyor.
İbranice yayın yapan Maariv gazetesinin haberinde göre, Batı Şeria’nın güneyindeki El Halil kentinde bulunan Terkumya beldesinde bir araçtan İsrail polisinin bulunduğu bir araca silahlı saldırı düzenlendi.
3 İSRAİL POLİSİNİ ÖLDÜRÜP KAÇTILAR
Saldırıda 3 İsrail polisi öldü.
Saldırganlar olay yerinden kaçmayı başarırken, İsrail polisi faillerin bulunması için geniş çaplı arama başlattı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi için anlaşma imzalanması ve Netanyahu hükümetinin istifası için her hafta cumartesi günü protesto düzenleniyor.
Bu hafta da İsrail genelinde on binlerce kişi, Gazze’deki esirlerin geri getirilmesi amacıyla imzalanacak ateşkes anlaşması için isteksiz siyasi iradeyi eleştirdi, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifası ve erken seçim taleplerini yineledi.
Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin çeşitli noktalarında hükümetin istifası ve esirlerin geri getirilmesi talep edildi.
İsrail hükümetini ateşkes anlaşmasına yanaşmamakla suçlayan esir aileleri, yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nde ateşkes ve karşılıklı esir takası için anlaşmanın temmuzda hazır olduğunu ancak Netanyahu’nun eklediği yeni maddelerle süreci sabote ettiğini belirtti.
Özellikle, Netanyahu’nun anlaşma taslağına eklediği “İsrail’in Mısır-Gazze sınır hattındaki Philadelphi Koridoru’nda hakimiyetini sürdürmesi”ne ilişkin maddeye işaret eden İsrailli esir yakınları, İsrail’in kaderinin artık bu koridora bağlı olduğunu, Netanyahu’nun bunu “anlaşmayı tıkamak” için kullandığını kaydetti.
İsrail’in 7 Ekim’de Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı “Philadelphi Koridoru’nda” kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.
Öte yandan, İsrail, müzakerelere varan süreçte Gazze Şeridi’ndeki şiddetini sürdürüyor.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARAFSIZ SAHADA OYNANABİLİR
İsrail basınından Wall’da yer alan habere göre, Beşiktaş’ın Maccabi Tel Aviv ile karşılaşacağı mücadele tarafsız bir sahada oynanabilir.
BASKETBOL MAÇLARI ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Haberde bu iddiayı desteklemek için Türk ekipleriyle İsrail takımlarının son dönemde yaptığı basketbol maçları örnek gösterildi. Maccabi Tel Aviv’in İstanbul’da oynayacağı Fenerbahçe maçının geçmişte Litvanya’ya alındığı belirtildi. Aynı şekilde Anadolu Efes karşılaşmasının ise Letonya’da oynandığı vurgulandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrailli yetkililer tarafından defalarca tutuklanan ve kötü muamelelere maruz kalan Amro, çekimleri TRT World ekipleri tarafından, işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen “Kutsal İşgal” belgeselinin Atlas Sineması’nda yapılan galası öncesinde AA muhabirine, Filistinlilerin hakları için devam eden mücadelelerini anlattı.
Filistin davasına verdiği kararlı destekten ötürü Türkiye’ye şükranlarını ifade eden Amro, belgesellerin anlatı kontrolü mücadelesinde oynadığı önemli role işaret etti.
Amro, İsrail’in kendisini demokratik göstermesine karşı çıkmanın önemli olduğunun altını çizerek “Bu belgesel, bence İsrail işgalini dünyadaki herkese duyurmak için bir araç.” diye konuştu.
Filistinli aktivist Amro, “Kutsal İşgal” gibi belgesellerin İsrail hükümeti tarafından sıklıkla yayılan yanıltıcı anlatıları ortadan kaldırmak için gerçek kanıtları kullanarak İsrail işgali ve apartheid’ın arkasındaki gerçeği ortaya koymada güçlü araçlar olarak hizmet ettiğini vurguladı.
“Biz Filistinliler asla vazgeçmeyiz”
Kurucusu olduğu “Yerleşimlere Karşı Gençlik” grubunun Filistin direnişinde aktif bir güç olmaya devam ettiğine işaret eden Amro, tutuklamalar ve devam eden tehditler de dahil olmak üzere, aktivistlik konusunda ödediği kişisel bedellere rağmen bu yöndeki kararlığını koruduğunu vurguladı.
Amro, “Biz Filistinliler asla vazgeçmeyiz ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.
Filistinli aktivist Amro, grubun Filistinlileri ve destekçilerini işgale karşı birleştirmek için şiddetsiz direnişi, yasal aktivizmi ve küresel kampanyaları sürdürdüğünü ve Filistin toplumunu güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
“Batı Şeria’da Filistinlilere karşı duyurulmamış bir savaş var”
İsrail’in hem Gazze’de hem de Batı Şeria’da uyguladığı şiddete dikkati çeken Amro, 7 Ekim 2023’ten önce ve sonra defalarca tutuklandığını anlattı.
Amro, “Gazze’deki Filistinlilere yönelik gerçek bir soykırım savaşı var ve Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik de gizli, duyurulmamış bir savaş var.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaçırılma, gözaltına alınma ve işkence görme de dahil olmak üzere, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı acımasız koşulları ayrıntılı biçimde anlatan Amro, bu zorluklara rağmen direnme kararlılığını dile getirdi.
Amro, “Filistinlilerin sessizce ölmelerini istiyorlar ama biz bunu reddediyoruz ve pes etmeyeceğiz.” dedi.
Filistinli aktivist, “Özgürlüğümüzü, adaletimizi ve eşitliğimizi elde edene ve İsrail’i işgalden ve apartheid’dan sorumlu tutana kadar savaşmaya, direnmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Filistinli protestocuları vuruyorlar”
Amro, Batı Şeria’da İsrail’in yoğunlaştırdığı baskılar karşısında Filistinlilerin direniş stratejilerini değiştirmek zorunda kaldıklarını belirtti.
İsrail’in baskıları altında barışçıl protestoların neredeyse imkansız hale geldiğine dikkati çeken Amro, “7 Ekim’den sonra artık barışçıl protesto yapamıyoruz. Filistinli protestocuları vuruyorlar. Onları öldürüyorlar.” ifadelerini kullandı.
Amro, bu nedenle odak noktalarının insan hakları ihlallerini belgelemeye, fon ve Filistinli ailelerin topraklarında kalabilmelerini sağlamaya kaydırdıklarını belirterek “Şu anda Filistinliler olarak gerçek bir varoluş mücadelesi içindeyiz. Bizim varoluşumuz, direniştir.” değerlendirmesini yaptı.
İsrail’in, Filistinlilerin sesini kesmek ve onları dünyadan izole etmek istediğini kaydeden Amro, “Bu topraklardaki varlığımız, sıcak noktalardaki varlığımız, topraklarımızdaki varlığımız bugünlerde ana hedefimizdir.” dedi.
“Adınızı tarihteki kara listeye yazıyorsunuz”
Amro, İsrail’i destekleyenleri duruşlarını yeniden gözden geçirmeye çağırarak “İsrail’i destekleyenler ‘apartheid’ı destekliyor’ demektir. İşgali destekliyorsunuz ve adınızı tarihteki kara listeye yazıyorsunuz.” mesajını paylaştı.
Filistinli aktivist, İsrail destekçilerini sahadaki gerçekler konusunda kendilerini eğitmeye ve işgal, apartheid ve ırkçılığın sürdürülmesindeki rollerinin farkına varmaya çağırdı.
Amro, belgesellerin küresel izleyiciye gerçeği göstermedeki önemini bir kez daha hatırlatarak insanları, İsrail işgalinin gerçekleri hakkında daha fazla bilgi edinmeye çağırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 Ekim tarihinden beri İsrail ablukası altında olan Filistin topraklarında kanlı saldırılar devam ediyor…
Soykırım katliamının ayyuka çıktığı Batı Şeria’da, bu saldırılara bir yenisi daha eklendi.
İsrail devlet televizyonu KAN, ordunun yeni saldırısına dair bilgi verdi.
“GENİŞ ÇAPLI OPERASYON”
Haberde, ordunun Batı Şeria’nın kuzeyinde “geniş çaplı operasyon” başlattığı belirtildi.
İsrail güvenlik güçlerinin Batı Şeria’nın Cenin ve Tulkerim kentlerinde eş zamanlı harekete geçtiğine işaret edilen haberde, Kara Kuvvetlerine destek için savaş helikopterleri ve insansız hava araçlarının (İHA) kaldırıldığı ifade edildi.

FİLİSTİN SAĞLIK BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI
Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin Cenin kentine düzenlediği baskında 2 kişinin öldürüldüğü ve 3 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
HASTANELERİN ÇEVRESİNİ KUŞATTILAR
Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan habere göre de İsrail ordusu, çok sayıda zırhlı araçlarla Cenin kentine girerek İbn-i Sina Hastanesi yakınına konuşlandı.
İsrail ordusu, Cenin kentinin güneyinde İHA’dan atılan füzeyle bir aracı hedef aldı. Filistin Kızılayı, söz konusu araçta 3 kişinin cansız bedenine ulaştıklarını belirtti.

AMBULANSLARIN ÇALIŞMASINI ENGELLEDİLER
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim kentine de batıdan giren İsrail güçleri, kentteki hastanelere baskın yaptı ve kuşatma altına aldı.
Ambulansların çalıştırılmasına engel olan İsrail askerleri, ambulansların bazılarında arama yaptı.
Tulkerim’deki Nur Şems Mülteci Kampı’na İHA’yla saldırı düzenlendi, saldırı sonucu yaralıların olduğu ancak İsrail’in bölgeyi kuşatmaya aldığı için ambulansların giremediği bilgisi paylaşıldı.
YARALILARA ULAŞMAKTA ZORLUK YAŞANIYOR
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tubas kentinde yer alan Faria Mülteci Kampına da baskın düzenleyen İsrail ordusu, İHA’larla bölgede yoğun uçuşlarını sürdürüyor.
Faria Mülteci Kampına İHA’yla düzenlenen saldırıda da 2 gencin yaşamını yitirdiği ve bazıların yaralandığı belirtilirken, Filistin Kızılayı ekiplerinin de İsrail engelleri nedeniyle bölgedeki yaralılara ulaşmakta zorluk çektiği kaydedildi.
İSRAİL ORDUSU VE DİRENİŞ GRUPLARI ÇATIŞTI
İsrail askerleri, Batı Şeria’daki Kalkilya kentine de Filistinlilerin evlerine baskınlar düzenledi.
Bu arada Filistinli direniş grupları da İsrail askerleriyle çatışmalara girdikleri yönünde açıklamalar yaptı.









Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Filistin topraklarını işgal eden İsrail ordusu, kanlı saldırılarına devam ediyor.
Orta Doğu’da katliam yapan İsrail ordusu, savaştan kaçan sivillerin sığındığı hastane ve mülteci kamplarını hedef alıyor.
İSRAİL ORDUSU 10 SİVİLİ KATLETTİ
İsrail ordusu, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tubas kenti yakınlarında yer alan El-Faria Mülteci Kampı’na, Kalkilya kentine ve başka bazı beldelere de baskınlar düzenledi.
Hastane çevrelerini de kuşatan İsrail saldırılarında 10 kişi hayatını kaybetti.

BAKAN KATZ SALDIRIYI DESTEKLEDİ
Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, “İran’ın Ürdün’den silah kaçırarak burada kapsamlı bir terör yapısı kurmaya çalıştığını” belirterek, saldırının bu yapıyı kırmak için düzenlendiğini ileri sürdü.
“BATI ŞERİA’DA, GAZZE’DEKİ GİBİ DAVRANILMASI GEREK”
Katz, İsrail’in Batı Şeria’daki “tehdide karşı Gazze’deki gibi muamele etmeleri gerektiğini” savunarak buradaki Filistinlilerin de “Gazze’de yapıldığı gibi topluca zorla yerinden edilmesi” gibi tüm adımların atılması gerektiğini iddia etti.
Katz, “bunun her şey için bir savaş olduğunu ve kazanmaları gerektiğini” dile getirdi.
662 SİVİL KATLEDİLDİ
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 662’ye yükseldi.
Batı Şeria’nın kuzeyindeki kentler ve buradaki mülteci kampları, 7 Ekim’den beri İsrail’in yoğun şiddetine ve bölgede sivil halkın cezalandırıldığı altyapı yıkımına maruz kalıyor.
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim, Cenin, Tubas gibi kentlerde mülteci kampları Filistinli silahlı direniş gruplarının varlığıyla tanınıyor.

GASBEDİLEN TOPRAKLARA YERLEŞİM YERİ YAPILACAK
İsrail 7 Ekim’den itibaren uluslararası hukuka aykırı biçimde işgal altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin topraklarının gasbına hız vermişti.
Filistin topraklarının ve haklarının gasbedilmesinin öncülüğünü yapan aşırı sağcı figürlerin kritik roller aldığı Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, Batı Şeria’da 10 bin dönümden fazla Filistin toprağını tek taraflı “gasbettiklerini” duyurmuştu.
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Batı Şeria’da Filistin topraklarını birbirinden ayıracak Filistinlilerden gasbedilen topraklarda İsrailliler için yeni yasa dışı yerleşim yerleri planlarını açıklamıştı.


Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde sivilleri hedef alıyor. Sivil yerleşim yerlerine bomba yağdıran İsrail güçlerinin bu soykırımını dünya sessizce izliyor.
Günden güne artan saldırılar bölgedeki yaşam belirtilerini günden güne yok ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte İsrail tarafından düzenlenen 4 saldırıda 58 sivilin hayatını kaybettiği, 131 sivilin ise yaralandığı bildirildi.
40 BİN 534 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Gazze Şeridi’nin dört bir yanında devam eden saldırıların 327 günlük bilançosunun da yer aldığı açıklamada, can kaybının 40 bin 534’e, yaralı sayısının ise 93 bin 778’e yükseldiği aktarıldı.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orta Doğu’da korkulan oldu. İsrail gece saatlerinde Hizbullah hedeflerini vurmaya başladı. Lübnan da İsrail hedeflerine saldırılar gerçekleştirdi. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik geniş çaplı bir saldırı hazırlığında olduğunu öne sürerek, Lübnan’ın güneyine “önleyici” saldırıların başlattıklarını açıkladı. Hagari, yaptığı açıklamada, “Az önce Lübnan’dan İsrail topraklarına füze ve roketli saldırılar düzenlendi. Bunun üzerine İsrail bölgelerinde sirenler aktifleştirildi.” dedi. Hizbullah lideri Nasrallah’tan da beklenen açıklama geldi.

“ASKERİ HEDEFLERİ VURMAMIZ GEREKTİĞİNE KARAR VERDİK”
Hizbullah lideri Nasrallah, “Operasyonun adı Erbain operasyonu, hedefimiz İsrail’deki siviller ya da altyapı değildi, askeri hedefleri vurmamız gerektiğine karar verdik. İsrail’in Glilot Askeri İstihbarat Üssü’nü hedef aldık. Dünya Amerikalıların Netanyahu’yu Gazze’ye yönelik saldırıyı durdurmaya zorlayabileceğini biliyor. İsrail’e saldırının erteleme nedenlerinden biri ateşkes görüşmeleriydi, İsrail’e saldırıları durdurması için fırsat vermek istedik.” dedi.
İSRAİL’E 320 FÜZE ATEŞLENDİ
Hizbullah’tan gün içinde gelen açıklamada, saldırıların geçen ay üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’ün öldürülmesine misilleme olarak düzenlendiği belirtildi. Saldırıların ilk aşamasının tamamlandığı kaydedildi. Saldırılarda 320’den fazla Katyuşa roketiyle insansız hava araçlarının kullanıldığı ve İsrail’e ait 11 askeri noktanın vurulduğu açıklandı.

NE OLDU?
İsrail ordusu, Hizbullah’ın İsrail’i hedef almayı planladığını iddia ederek Lübnan’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurmuştu. Bunun ardından Hizbullah, 30 Temmuz’da Beyrut’ta üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’e düzenlenen suikasta karşı İsrail’e misilleme saldırısı başlattığını açıklamıştı.
Hizbullah, misilleme saldırısında 320 roketin yanı sıra bir dizi insansız hava aracıyla (İHA) İsrail ordusuna ait noktaların hedef alındığını ifade etmişti. İsrail ordusu, Lübnan’a bu sabah düzenlediği saldırılara 100 kadar savaş uçağının katıldığını, İsrail’in kuzeyini ve merkezini vuracak şekilde konumlanan füze rampalarından 40’ının vurulduğunu öne sürmüştü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Katil İsrail, Gazze Şeridi’nde masum sivilleri hedef almaya devam ediyor. İsrail ordusunun sabah saatlerinde kente düzenlediği saldırılarda 15 Filistinli öldü, bazı kişiler de yaralandı.

Nasır Tıp Kompleksi’nden bir yetkili, yaptığı açıklamada, İsrail’in sabah saatlerinden itibaren kente düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesinin hastaneye ulaştığını söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL ORDUSU REFAH’TA BİNALARI YENİDEN HEDEF ALDI
Görgü tanıkları da İsrail ordusunun Refah’ta şehir merkezindeki El-Avde Camii yakınındaki evleri ve binaları yeniden bombaladığını İsrail askeri buldozerlerinin de kentteki Doğu Mezarlığı’nı yıkmaya başladığını dile getirdi.
Görgü tanıkları, İsrail topçusunun Refah şehrinin batısındaki bölgeleri bombaladığını, bombalamanın Tel es-Sultan mahallesine odaklandığını ve bunun büyük bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

İHA SALDIRISINDA 4 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ise El-Avde Hastanesi’nden bir yetkili, Nusayrat kampının kuzeyinde Sıyam ailesine ait bir evin insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması sonucu 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi.

BUREYC MÜLTECİ KAMPI DA HEDEF ALINDI
Gazze Sivil Savunma Servisi de Bureyc Mülteci Kampında yakacak odun toplayan iki gencin hedef alınması sonucu bir Filistinlinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını bildirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzey kesimindeki farklı bölgelere saldırı başlatacağını duyurarak buradaki Filistinlerden bir kez daha göç etmelerini istedi. Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, yerinden edilen Filistinlilere karşı zorunlu göçü silah olarak kullanmaya devam ediyor.

YENİ TAHLİYE EMRİ VERİLDİ
İsrail ordusu yaptığı yazılı açıklamada, Megazi bölgesindeki bazı kısımlar, Selahaddin Caddesi’ndeki bazı sokaklar ile Gazze Şeridi’nin ortası kesiminde yer alan Faruk ve Emel bölgelerinin boşaltılması çağrısında bulundu. Gazze’nin kuzey kesiminde yer alan Es-Salatin, el-Atatira, es-Seyfa ve el-Kerame’de bazı bölgelere saldırı düzenleneceği belirtilerek söz konusu yerlerin boşaltılması istenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Ordu “tahliye” kararının alınmasının nedenlerine ilişkin çeşitli iddialar ortaya atarak, söz konusu bölgelerde yaşayanların “güvenli bölge” olduğunu öne sürerek “Gazze’nin batı kısmına sığınmaları” çağrısında bulundu. İsrail ordusu, sonuncusu dün akşam olmak üzere, Gazze’de son bir hafta içinde “güvenli” olduğu iddia edilen bölgenin bazı kısımları dahil olmak üzere 5 ayrı sözde “tahliye emri” yayımladı.

HAMAS HEYETİ KAHİRE’DE
Hamas bugün yaptığı açıklamada, Mısır’da devam eden ateşkes müzakerelerinde son gelişmeleri dinlemek üzere Kahire’ye bir heyet göndereceğini ifade etti. Hamas’tan yapılan açıklamada, “Dr. Halil el-Hayyeh başkanlığındaki Hamas heyeti, Mısır ve Katar’daki arabulucuların daveti üzerine, Kahire’de gerçekleştirilen müzakerelerin sonuçlarını dinlemek üzere bu akşam Kahire’ye varacak. Hamas, Biden Deklarasyonu ve Güvenlik Konseyi kararı temelinde 2 Temmuz’da üzerinde mutabık kaldığı hususlara bağlılığını teyit etmektedir. Hamas üzerinde anlaşmaya varılanları uygulamaya hazır olduğunu teyit ederken, işgale baskı yapılması ve anlaşmaya varılmasını engellemekten vazgeçmesi çağrısında bulunur” denildi.

“HAZIRIZ” MESAJI
Haniye suikastı sonrası İsrail’e intikam saldırısında bulunması beklenen İran kanadından da yeni bir açıklama geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda, bölgede büyük bir kaosu da beraberinde getirdi. İran ve Lübnan’ın da dahil olduğu gerilim, İsrail’in Haniye’ye suikast düzenlemesiyle zirveye ulaştı.
İran’ın her an misilleme yapacağı söylentilerinin ardından ABD’li yetkilerden önemli bir açıklama geldi. El Arabiya televizyonuna konuşan bir yetkili, İran’ın intikam saldırısına ilişkin yeni bir istihbarat aldıklarını duyurdu. Washington’ın İran ve Hizbullah’tan misilleme beklediğini aktaran ABD yetkilisi El Arabiya televizyonuna, “İranlılar bu kararı aldıktan sonra 12 ila 24 saat içinde saldırıyı başlatmaya muktedir” ifadelerini kullandı.

İsmi güvenlik gerekçeleri nedeniyle gizli tutulan ABD’li yetkili, İran ile Hizbullah’ın tam olarak ne yapacakları konusunda resmin hala belirsiz olduğunu söyledi. Hizbullah’ın, “İsrail’in kalbine saldıracağının” beklendiğini söyleyen yetkili, bölgedeki ABD askeri güçleri konusunda, öngörülebilir gelecekte yerlerinde kalacakları beklentisinin olduğunu aktardı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

HAMAS’TAN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR
Hamas’ın silahlı kolu İzzeddin El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda İsrail askerlerini öldürdüğünü ve yaraladığını duyurdu. Yapılan yazılı açıklamada, Kassam Tugaylarıyla İsrail askerleri arasında Zeytun Mahallesi’nin güneyinde çatışmalar yaşandığı aktarıldı.

Çıkan şiddetli çatışmalar sonucu İsrail askerleri saflarında ölü ve yaralılar olduğu kaydedildi. Ölü ve yaralı askerlerin tahliyesi için İsrail ordusuna ait helikopterin bölgeye iniş yaptığı belirtilirken, İsrail ordusundan ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

SEFERBERLİK ÇAĞRISI
El Aksa TV’nin yayınladığı habere göre Hamas, Gazze halkını desteklemek için bir günlük seferberlik çağrısında bulundu. Haberde, “Hamas, dünyanın dört bir yanındaki insanları Cuma günü, Gazze ve Kudüs’ün savunulması ve kitlesel zafer günü olması için toplanmaya ve seferber olmaya çağırıyor” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, Mısır’ın, İsrail ordusunun Philadelphia eksenindeki varlığına ilişkin güncellenmiş haritaları Hamas’a teslim etmeyi kabul ettiği iddia edildi. Haberde, 21 Ağustos Çarşamba akşamı Netanyahu ile Biden arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Netanyahu’nun, Biden’ın baskısıyla özellikle iki şartına yanıt vermeyi kabul ettiği aktarıldı.

Haberde, Netanyahu’nun, Biden’ın Philadelphia koridorunun deniz yolunun bir kilometresinin tahliye edilmesi ve askeri alanların minimum sayıda olmasıyla yetinilmesi talebini kabul ettiği ifade edildi. Televizyonun haberinde, Netanyahu’nun, İsrail ordu güçlerinin Philadelphia’da kalması konusunda Hamas’ın onayının alınması halinde, “Gazze Şeridi’nin kuzeyini güneyinden ayıran Netzarim ekseni nedeniyle” onlarla yapılacak anlaşmayı baltalamayacağı sözünü verdiği aktarıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Başbakan Netanyahu’nun, Filistinli direnişçilerin ve silahların Netzarim’de kuzeye geçişini engelleyecek Amerikan çözümünü kabul ettiği ve İsrail ordusunun kontrolünde kontrol noktaları veya askeri alanlar kurulması talebinden vazgeçtiği dile getirilen açıklamada, ABD’nin Netzarim eksenine ilişkin çözümünün mahiyetine açıklık getirilmedi.

Mısırlıların konuya ilişkin ayrıntıları alarak Hamas’a teslim ettiği, ancak İsraillilerin Hamas’ın öneri hakkında ne düşündüğünü bilmediği ifade edilen açıklamada, İsrail müzakere heyetinin, Hamas’ın bu teklifi kabul etmeyeceğine inandığı aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, üniversitenin içinde yer alan duvarlara öğrenciler tarafından Gazze’ye dikkat çekmek için yapılan grafitilere ilişkin, çalışmada yer alan tüm öğrencilere teşekkür etti.
Özcoşar, “Birlikte hareket ettiğimiz sürece, mazlumların sesi daha gür çıkacak ve adaletin tesis edilmesi adına önemli adımlar atılacaktır. Gazze’nin yanında durmak yalnızca bir eylem değil, insanlığın bir gereğidir. Üniversite olarak bu bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Çalışmada yer alan öğrencilerden Merve Günlüoğlu da yapılan çalışmanın sadece estetik bir değer taşımanın ötesinde, derin bir mesajın da taşıyıcısı olduğunu dile getirerek, her bir fırça darbesinin zulme karşı duruşlarını ve mazlumun yanında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Günlüoğlu, renklerin, şekillerin ve kelimelerin birleşimiyle oluşturulan eserlerin izleyenlerin ruhuna dokunarak, onları düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Blinken, “İsrail’in güvenliliğine bağlılığımızı yineliyoruz. 7 Ekim’den itibaren bunu pratik olarak uyguluyoruz. Bölgeye askeri varlığımızı kaydırdık. Bu varlık, tahrik değil bilakis caydırmak içindi. Eğer ki bir saldırı gerçekleşirse bunu önlemek için hazırız.” dedi.
Bölgede olası bir saldırıyı önlemek için yoğun diplomatik çaba içinde olduklarını ifade eden Blinken, hedeflerinin, askeri bir çatışmayı önlemek, bu gerçekleşirse de bunu bertaraf etmek olduğunu belirtti.
Blinken, tüm taraflardan tek taraflı adımlardan kaçınmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hükümetlerimiz arasındaki işbirliğiyle Gazze’de bir ateşkes ve buradaki İsaillilerin getirilmesi için bir anlaşma sağlamaya çalıştık. Amacımız, Gazze’deki esirlerin getirilmesi, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Gazze’deki Filistinlilerin can sağlığını güvenceye almak ve çektiği sorunları sona erdirmek.”
YENİ TEKLİFİN İÇERİĞİNE İLİŞKİN DETAY YOK
Geçen hafta ABD Başkanı Joe Biden’ın Doha’da “aradaki boşlukları kapatacak” yeni bir teklif sunduğunu kaydeden Blinken, yeni teklifteki maddeleri açıklamadı.
Blinken, anlaşma için ön şartlar konusunda ısrarcı olacağını açıklayan Netanyahu’nun “boşlukları kapatan yeni teklifi kabul ettiğini” duyurdu.
İsrail’in talepleri doğrultusunda boşlukları kapatan anlaşmayı “Hamas’ın kabul etmesi gerektiğini” dile getiren Blinken, ateşkes müzakerelerinden vazgeçmeyeceklerini, anlaşma olmadığı müddetçe, daha fazla İsrailli esirin hayatını kaybedebileceğini ve bu süreçteki olayların anlaşmayı imkansız hale getirmese de erteleyebileceğini aktardı.
İsrail’den sonra Mısır ve Katar’a gideceğini söyleyen Blinken, Netanyahu’nun “kalıcı ateşkese razı olup olmadığıyla ilgili soruya” kaçamak cevap verdi.
Hamas’ın anlaşmaya ikna edilmesi gerektiğini yineleyen Blinken, “anlaşmanın aşamalarla ilerleyeceği” yanıtını verdi.
ABD’nin sunduğu, “boşlukları kapattığı” ifade edilen İsrail’in taleplerini de içeren anlaşma taslağının “aşamalarla ilerleyeceğini” belirten Blinken, “Birinci aşamada 6 hafta esirler karşılıklı serbest bırakılacak. İkinci aşamada da kalıcı ateşkes için müzakereler devam edecek. Uzman ekipler bu aşamalar üzerinde çalışıyor.” ifadesini kullandı.
Blinken, İsrail istihbarat direktörlerinin Katar veya Mısır’da gerçekleşen görüşmelere gideceğini belirterek, “Hamas’ın önce anlaşmayı kabul etmesi sonra da aşamaları müzakere etmesi gerektiğini” dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öte yandan Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, Dura beldesine baskın düzenleyen İsrail askerleri ile Filistinliler arasında çatışma çıktı.
Haberde, İsrail askerlerinin Filistinlilere yönelik mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz kullandığı, Filistinlilerin de taşlarla karşılık verdiği olaylarda, 2 Filistinlinin yaralandığı vurgulandı.
Böylece işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında ölen Filistinlilerin sayısı 636 oldu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023’ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeden 40 binden fazla masum sivili katleden Tel Aviv yönetimi, İsrail ordusuna “savaşın şiddetini artırma” talimatı verdi.

İsrail’deki Walla News’in haberine göre, hükümetteki politika ve güvenlik kabinesi, son dönemde İsrail’in ateşkes müzakerelerindeki konumunu güçlendirmek için orduya Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşın şiddetini artırma talimatı verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Buna ilişkin İsrail makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail ordusunun özellikle Gazze Şeridi’nin güneyinde, geniş çaplı yıkımın yanı sıra yüzlerce Filistinlinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan saldırıları artarak sürüyor.

“BU KARAR, SİVİLLERİ HEDEF ALAN VAŞİLİKLERİNDE ISRAR ETMELERİNİN GÖSTERGESİDİR”
Öte yandan, Hamas, ateşkes ve esir değişimiyle ilgili müzakerelerdeki konumunu güçlendirme amacıyla İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki çatışmaların şiddetini artırma kararını kınadı.
Hamas’ın Siyasi Büro üyesi İzzet Er-Rişk, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu karar, Gazze Şeridi’ndeki halkımıza yönelik faşist saldırıların yeniden yoğunlaşması ve savunmasız sivilleri hedef alma konusundaki vahşiliklerinde ısrar etmelerinin göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

“TÜM DÜNYAYI SİYONİST-NAZİ REJİMİN GERÇEKLİĞİYLE KARŞI KAŞRIYA BIRAKIYOR”
Rişk, ABD’nin İsrail’e desteğine ve dünyanın bu soykırım savaşı karşısındaki suskun sorumsuzluğuna dikkati çekerek, “Bu karar, tüm dünyayı cinayete ve teröre susamış bu cani Siyonist-Nazi rejimin (İsrail) gerçekliğiyle karşı karşıya bırakıyor.” ifadelerine yer verdi.
Hamas, dün yaptığı yazılı açıklamada da, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takası anlaşmasına karşı engeller koyduğunu açıkladı.
İsrail ile Hamas arasında, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takasının yapılması için yürütülen müzakereler 15-16 Ağustos’ta Doha’da yapılmıştı.
“İyi geçtiği” açıklanan Doha’daki müzakerelere Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns, Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ve Mossad Direktörü David Barnea’nın başkanlığındaki heyetler katılmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Söz konusu saldırının ardından Filistinli gazeteci İbrahim Muharib’den haber alınamadı.
Kayıp olan Muharib’in cansız bedeni Hamad kenti yakınlarında bulundu.
Filistinli gazeteci Selma el-Kaddumi de dün İsrail ordusunun Hamed’de görev başındaki bir grup gazeteciye açtığı ateş sonucu yaralanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Katil İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde kadın, çocuk ve yaşlı ayırt etmeden binlerce masum sivili katletti.
Filistin’in haklı davasına destek veren Türkiye, ilk günden itibaren ateşkes için diplomasi trafiğini sürdürüyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ateşkes için birçok liderle telefonda görüştü. Ancak İsrail’in soykırıma varan vahşeti büyütmesiyle Türkiye, mayıs ayında İsrail ile tüm ticari ilişkileri durdurdu.

TÜRKİYE’NİN KARARI İSRAİL’DE ÇARŞI PAZARI VURDU
Bu durum, İsrail’de çarşı ve pazarı olumsuz etkiledi. Bilindiği üzere Tel Aviv yönetimi, sebze-meyve ithalatının neredeyse tamamını Türkiye ve Ürdün’den yapıyordu.
Türkiye’nin ardından Ürdün’den ithal edilen tarım ürünlerinde kolera tespit edilmesi ve ithalatın durdurulması nedeniyle İsrail’de meyve sebze fiyatları fırladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL BASININDA GENİŞ YER BULDU
Ülkede sebze-meyve fiyatlarının artması İsrail basınında da geniş yer buldu. “Ankara’nın boykotunun pazarları vurduğu” ifadeleri kullanılan haberlerde; Türkiye ile yaşanan kriz nedeniyle ithalatçıların, malların da daha pahalı olduğu daha uzak ülkelerden ürün satın almak zorunda kaldığı vurgulanıyor.

Öte yandan, Türkiye’nin boykot kararı sonrası İsrail’de fiyatı en çok artan ürünlerin başında domates ve salatalık geliyor. İsrail, söz konusu ürünleri büyük oranda Türkiye’den ithal ediyordu.
Türkiye’nin ticaret yasağından önce satılan biber, üzüm, patlıcan gibi ürünlerde de ortalama 3-4 şekellik (36 TL) bir artış yaşandı.

“YEREL ÜRETİM DÜŞTÜ”
Diğer yandan İsrail Çiftçi Konseyi Üyesi İbrahim Mavasi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ülkede sebze meyve fiyatlarının artışındaki etkenlerden birini Gazze’nin üretici statüsünden tüketici durumuna geçmesi olarak göstermişti.
Tarımda artan maliyet nedeniyle yerel üretimin düştüğüne dikkati çeken Mavasi, bir ton domatesi üretmenin maliyetinin 3300 İsrail şekeline (yaklaşık 885 dolar) yükseldiğini, bu nedenle ürünlerin tüketiciye yüksek fiyatlarla ulaştığını aktarmıştı.
Mavasi, üretimde maliyetin azaltılması için çiftçilere devletten daha fazla teşvik sağlanmasını talep etmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siyonist İsrail rejimi, ateşkes görüşmelerine rağmen halkı zorla aç ve susuz bırakarak büyük bir insani felakete yol açtığı Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına devam ediyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 25 kişi hayatını kaybetti, 72 kişi de yaralandı. Deyr el-Belah kentindeki bir evin bombalanması soncu bir anne ve 6 çocuğu öldü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hedef alınan evin El-Attar ailesine ait ve 6 çocuktan 4’ünün ikiz olduğu belirtildi. İsrail ordusunun Nusayrat Mülteci Kampı’nda El-Yazici ailesine ait, bir evi bombalaması sonucu ise 4 kişi yaşamını yitirdi.

Gazze Şeridi’nin doğusunda konuşlanan İsrail topçu birlikleri de Megazi Mülteci Kampı ve Bureyc Mülteci Kampı, Deyr el-Belah kenti ve El-Masdar kasabasına yoğun topçu ateşi açtı.

İsrail insansız hava aracından (İHA) Abasan el-Kebira kasabasındaki Misbah ailesine ait bir eve yapılan saldırıda, 4 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde, patlamada 50 yaşlarında bir erkeğin hayatını kaybettiği belirtildi. Olayın saldırı girişimi ihtimalini değerlendirmek üzere İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in soruşturmaya katıldığı aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Berhum, Gazze’de “Savaşın başlamasından bu yana 4. kez basın aracımız, kaskımız, yeleğimiz olmasına rağmen hedef alındık. Han Yunus’un kuzeyinde, İsrail’in güvenli dediği, yerinden edilen Filistinlilerin yoğun olduğu bir bölgeye haber yapmak için gittik.” dedi.
Saldırıya ilişkin Berhum, “Tepelerde konuşlu keskin nişancı İsrail askerleri doğrudan bizi hedef aldı. Hem araca hem de aracın etrafına ateş ettiler. Biz araçtan 5 metre uzaklaştıktan sonra yaklaşık 15 dakika boyunca ateş etmeye devam ettiler.” diye konuştu.
Berhum, Gazze’de güvenli hiçbir yerin bulunmadığına vurgu yaparak, “İsrail askerleri herhangi bir uyarı yapmadan, doğrudan hedef alıyorlar. Aracımızı doğrudan hedef aldılar, aracın ön camı, yanımızdaki kameramanımız hedef alındı.” ifadelerini kullandı.
TRT Arabi Gazze Muhabiri, İsrail ordusunun 4 ay önce düzenlediği saldırıda ayağını kaybettiğini hatırlattı.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ SALDIRIYI LANETLEDİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Berhum’a, TRT’ye ve basın camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Berhum’a yapılan saldırıyı lanetlediklerini belirten Yılmaz, “Bu saldırılar mazlum Filistin halkına yönelik olarak işlenen ve insanlığın kolektif hafızasına kazınan savaş ve insanlık suçlarını örtemeyecektir.” ifadesini kullandı.
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: NETANYAHU ŞEBEKESİ HER TÜRLÜ İNSANİ DEĞERİN DÜŞMANIDIR
AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Netanyahu şebekesi her türlü insani değerin düşmanıdır.” ifadesini kullandı.
İsrail’in TRT Arabi Gazze Muhabiri Sami Berhum’a yönelik saldırısını lanetleyen Çelik, hem TRT ailesine hem basın camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Ömer Çelik, şu değerlendirmeleri yaptı:
“TRT ve Anadolu Ajansımız Gazze’de insanlık için büyük bir vazifeyi yerine getirmektedir. Netanyahu ve şebekesi ise işlediği katliamların duyulmasını engellemeye çalışmaktadır. Herhangi bir sağlık ekibinin bile giremediği şartlarda bütün bir insanlık vicdanı adına doğruyu aktarmak üzere ölümü göze alan kardeşlerimizi bir kez daha selamlıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze’de ateşkes, iki devletli çözüm ve bölgede uzun vadeli güvenlik ve istikrara ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı makalede, 7 Ekim’den bu yana Gazze dışında Lübnan’da da tansiyonun arttığı, İran’ın bölgeyi daha büyük bir savaşa götürecek şekilde gerginliği tırmandırdığı belirtildi.
Makalede, şiddet döngüsüne şahitlik edildiği ve durumun yanlış hesaplamayla daha derin ve çözülemez hale gelme riski taşıdığı vurgulanarak, gerginliği artırmaya meyilli olan bu döngünün siyasi çözümü daha da zor hale getirdiğine işaret edildi.
Fransa ve İngiltere’nin ulusal çıkarı ve güvenliği, Avrupa ve Orta Doğu’nun güvenliği için iki ülkenin birlikte çalıştığı kaydedilen makalede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri olarak sadece ortak çıkarlara sahip olmadıkları, aynı zamanda İsrail’in ve işgal altındaki Filistin topraklarının güvenliği ile tüm bölgenin istikrarına karşı sorumluluklarının bulunduğu bildirildi.
Makalede, Katar’ın başkenti Doha’daki ateşkes ve esir takası müzakerelerinin Gazze’de acil ateşkes, esirlerin salıverilmesi ve bölgenin istikrarı için hayati önem taşıdığı belirtildi.
Ateşkes olmadığı takdirde Gazze’deki insani durumun kötüleşeceği anlatılan makalede, tüm insani yardım örgütlerindeki cesur sağlık çalışanlarının çocuk felci salgınını önlemek için adeta yarış içinde bulundukları ancak yalnızca güvenli olduğu zaman aşılama yapabildikleri ifade edildi.
“YALNIZCA SİYASİ BİR ÇÖZÜM, YOLU GÖZLENEN BARIŞI SAĞLAYABİLİR”
Makalede, barış için hiçbir zaman geç olmadığının ve topyekun bir savaşın kimsenin çıkarına olmayacağının altı çizildi.
Diplomasiye gereken desteğin verilmesi gerektiği vurgulanan makalede, “Herhangi bir İran saldırısının, Gazze için süren ateşkes müzakerelerini baltalamak dışında, yıkıcı sonuçları olacaktır.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Makalede, bir anlaşmanın sivillerin çektiği acılara son vereceği, güvenlik hissini inşa edeceği ve iki devletli çözüme giden yolu açacağına işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
“Hiçbir bahane ve gecikme kabul edilemez. Hepimiz bir araya gelmeliyiz. Barış için birleşmeliyiz. Yalnızca siyasi bir çözüm, yolu gözlenen barışı sağlayabilir. Bu yüzden sadece ateşkes istemiyoruz, aynı zamanda İsrail, Hizbullah ve Lübnan’ı da gerginliği BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde çözmek için ABD öncülüğünde başlatılan müzakerelere katılmaya çağırıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde son 24 saatte gerçekleştirdiği 2 katliamda ölen 25 kişinin cenazelerinin hastanelere ulaştığı, saldırılar sonucu 72 kişinin de yaralandığı belirtildi.
40 BİN 99’A YÜKSELDİ
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 99’a, yaralı sayısının da 92 bin 609’a yükseldiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgin, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalan 2 milyon 300 bin kişiden yaklaşık yüzde 85’inin yerinden edildiğini belirtti.
Resmi rakamlara göre, İsrail’in saldırılarında yaklaşık 40 bin kişinin hayatını kaybettiğini, ölen çocukların sayısının ise 16 bini geçtiğini hatırlatan Bilgin, enkaz altında 10 binden fazla Filistinli kaldığını ve bölgenin adeta toplu mezar haline geldiğini ifade etti.
Yaşamla ölüm arasındaki çizginin kaybolduğu Gazze’de Dünya Doktorları’nın 78 kişilik ekibiple çalıştığını dile getiren Bilgin, bölgede insani yardım çalışanlarının da saldırıların hedefi olduğuna dikkati çekti.
Çatışma ve kriz bölgelerinde canları pahasına görev yapan insani yardım çalışanlarına destek verilmesi çağrısında bulunan Bilgin, “7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında yaklaşık 300 insani yardım çalışanı hayatını kaybetti. Veriler, Gazze’de son 10 ayda hayatını kaybeden insani yardım çalışanlarının, 2021 ve 2022’de dünya genelinde yaşamını yitiren insani yardım çalışanlarından daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Doktorları da bu saldırılardan yüksek oranda etkileniyor. Aylardır Gazze’de olan ekip, İsrail bombardımanına ve gıdasızlığa maruz kalıyor. 19 Ağustos İnsani Yardım Günü’nde ‘yardımcılara yardım’ çağrısı yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bilgin, Dünya Doktorları’nın verilerine göre Gazze’de 122’si çocuk 2 bin kanser, 1500 diyalize ihtiyaç duyan böbrek hastası, 45 bin kardiyovasküler hastalık teşhisi konmuş kişi ile 485 binden fazla ruh sağlığı bozukluğu vakası bulunduğunu aktardı.
Gazze sağlık sistemindeki tahribatın geri dönülemez noktaya ulaştığını vurgulayan Bilgin, şunları kaydetti:
“Gazze’deki hastanelerin sadece yüzde 44’ü kısmen işlevsel durumda. Yalnızca 1400 yatak kapasitesi var. Birinci basamak sağlık tesislerinin yüzde 45’i, 8 sahra hastanesinin ise sadece 4’ü tam kapasiteyle çalışabilir durumda. Gazze’de binlerce hasta, insani yardım personeli ve yerinden edilmiş insanın hayatı, büyük risk altında. Dünya Doktorları olarak tüm devletlere sivillerin, hastaların, sağlık personelinin korunmasına yönelik acil adım atılması, tam, güvenli ve engelsiz insani yardıma erişim için İsrail hükümetine her türlü baskının uygulanması çağrısında bulunuyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan resmi ajansı NNA’nın geçtiği habere göre, İsrail ordusuna ait hava araçları sınır bölgesinde yer alan Ayta eş Şaab beldesine hava saldırısı düzenledi.
Seyir halindeki bir motosikletin hedef alındığı saldırıda 1 kişinin öldüğü ve 1 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Haberde, ölen ve yaralanan kişilerin kimlik bilgileri hakkında detay paylaşılmadı.
İsrail ordusu, son haftalarda Lübnan’da seyir halindeki motosiklet ve araçlara düzenlediği birçok saldırıda İran destekli Hizbullah mensuplarını hedef almıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cenevre’nin merkezindeki Cornavin Tren Garı’nda toplanan 100’ü aşkın kişi Filistin’e destek gösterisi düzenledi.
Garda oturma eylemi gerçekleştiren eylemciler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında öldürülenlerin sayısının 40 bini aşmasına ve özellikle bebeklerin öldürülmesine tepki gösterdi.
İsrail’in Gazze’de yaptıklarını “soykırım” olarak niteleyen göstericiler, çocuk ölümlerinin durmasını taleplerini içeren pankartlar açtı.
Sık sık Filistin lehine slogan atan göstericiler, yerlere ölen bebekleri simgelemek için çocuk ayakkabıları ve oyuncaklar koydu.
Yaklaşık bir saat süren eylem, olaysız sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘REFAH’I TACA ATAR’
ABD’li yetkililer Sinvar’ın Han Yunus’ta saklandığının düşünüldüğünü belirtirken, böylesi bir durumun İsrail’in kente yönelik operasyonla ilgili mantığı çürüteceği değerlendirmesi yapılıyor. İsrail basınına yansıyan iddialara göre de Sinvar’ın Han Yunus’ta olduğu hatta daha da kuzeydeki Gazze kentinde bulunduğu ihtimalleri de tamamen dışlanmış değil. İsrailli Haaretz gazetesi de Tel Aviv yönetiminin askeri hedefleriyle söz konusu iddiaların çeliştiğine dikkat çekerek, “Bu istihbarat, İsrail’in Refah’ta büyük bir askeri kara operasyonuna yönelik gerekçelerini geçersiz kılabilir” yorumunu yaptı. Öte yandan NYT’ye konuşan ABD’li yetkililer Sinvar’ın savaşı her yönüyle etkileyen bir faktör olduğunu söylüyor.

İsrail’in ‘sınırlı’ diye tanımladığı Refah’a askeri operasyonları sürüyor.
DOĞAL LİDER
ABD’li yetkililer, İsrail’in hedefe koyduğu bir numaralı ismin aynı zamanda Tel Aviv yönetimini rehinelerin serbest bırakılması için müzakere masasına oturtmak zorunda bıraktığına işaret ediyor. İsrail’in 7 aydır süren savaşta nihai bir başarı elde edememiş olmasının simgesi haline geldiği belirtilen Sinvar’ın, Hamas’ın müzakere ekibinin şartlarda olası bir taviz vermeden önce danışmak zorunda olduğu kişi olduğu aktarılıyor. Grubun liderliğini siyasi büro başkanı İsmail Haniye yürütüyor ve Sinvar teknik olarak her konuda yetki sahibi değil. Ancak uzmanlara göre Sinvar’ın Gazze içindeki liderliği hem grup içinde hem de İsrail açısından Hamas’ın işleyişinde merkezi bir pozisyona gelmesini sağladı. Ayrıca, siyasi büronun ateşkes anlaşmasına daha istekli olmasına rağmen İsrail’in her durumda peşine düşeceğini değerlendiren Sinvar’ın anlaşmaya direndiği öne sürülüyor. Uzmanlar daha önce de Sinvar’ın ele geçirilmesinin El Kaide lideri Usame bin Ladin’in ortadan kaldırılması gibi İsrail açısından sembolik bir gelişme olacağını dile getirmişlerdi.
‘ÖNCELİĞİ İSRAİL’DEN İNTİKAM’
1962 yılında dünyaya gelen Yahya Sinvar, 1980’li yıllarda Hamas’a katıldı. İsrail mahkeme kayıtlarına göre 1989 yılında İsrail ile işbirliği yapan Filistinlileri öldürmekten hapse giren Sinvar, 2011’de Hamas’la bir esir takasında serbest bırakılana kadar İsrail’de hapis yattı. Sinvar 2017’de ise Hamas’ın Gazze’deki lideri olarak seçildi. Analistler Sinvar’ın İsrail’den intikam alma arzusuyla hareket ettiğini bu nedenle Filistin devletinin kurulmasının ikinci planda kaldığı görüşünde.
ORTADOĞU’DA NELER OLUYOR
BLİNKEN: REFAH’A SALDIRI HAMAS’I BİTİRMEZ
ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Joe Biden yönetiminin İsrail’in Refah kentine yönelik topyekûn bir saldırısının Hamas’ı ortadan kaldırmayacağını ve bölgede kaosa yol açacağını savundu. Refah kentine kara saldırısına devam etmesi halinde ABD’nin İsrail’e yönelik kısıtlamalarının büyüyeceğini belirterek “İsrail, Refah’a yapılacak bir operasyonda ilk başta başarı elde edebilir, ama yoğun sivil kayıplar buna değmez. Gazze için savaş sonrası bir plana sahip olmalılar, yoksa bu boşluğu kaos, anarşi ve sonunda yine Hamas doldurur” ifadelerini kullandı.
GAZZE’NİN KUZEYİNDE YİNE ÇATIŞMA VAR
İSRAİL ordusu Hamas’ın bölgede yeniden organize olmaya başladığı gerekçesiyle Gazze’nin kuzeyine yeniden saldırmaya başladı. Bölgeye asker sevkiyatını arttıran İsrail, Cebaliye, Sabra ve Zeytun mahallelerine önce hava saldırıları gerçekleştirdi ardından tank ve kara birlikleriyle müdahale etti. Hamas’ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, bir İsrail tankının hedef alındığını bildirdi. Kassam Tugayları’nın açıklamasına göre ayrıca İsrail askerlerinin girdiği bir eve tuzaklanan bombanın patlaması sonucu askerlerden bazıları öldü, bazıları ise yaralandı.
YERLEŞİMCİLER YARDIM TIRLARINA SALDIRDI
BATI Şeria’da yasadışı Yahudi yerleşimciler, Gazze Şeridi’ne giden yardım tırlarına saldırdı. Arap medyasında çıkan haberlere göre Hebron kentindeki Tarqumiyah kontrol noktasına gelen bir yardım tırını yağmalayan yerleşimciler, yardım malzemelerini yollara döktü ve tahrip etti. Sosyal medyada hızla yayılan olayın görüntüleri büyük tepki çekti.
]]>YERALTINDA İŞBİRLİĞİ
Amerikan Washington Post gazetesine konuşan kaynaklara göre, ABD Başkanı Joe Biden ve üst düzey yardımcıları, İsrail’i, yüz binlerce Filistinlinin barındığı Refah’ta “daha sınırlı ve hedefe yönelik operasyonlar” düzenlemeye ikna etme umuduyla, son birkaç haftadır bu tür tekliflerde bulunuyor. İsrailli liderler, Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılması için Refah’a girilmesi gerektiğini öne sürüyor. İsrail’in topyekûn işgalinin muazzam bir insani krize yol açacağından korkan ABD ise, Hamas liderlerinin saklandığı yeraltı tünellerini bulup İsrail’le istihbarat paylaşabilmek için Mısır’la işbirliği yapıyor.
TAHLİYEYE YARDIM TEKLİFİ
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken dün yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah’taki sivilleri korumak için güvenilir bir planı olmadığını yinelerken, Amerikalı yetkililer, İsrail’e Refah’tan tahliye edilen Filistinliler için “çadırkentlerin ve gıda, su ve ilaç dağıtım sistemlerinin inşasına yardım etmeyi” de teklif etti. Büyük bir operasyona karar vermesi halinde, sivillerin güvenli tahliyesinin birkaç ay süreceğini bildirdi. İsrail ise çok daha kısa sürede “güvenli tahliyenin” mümkün olduğunda ısrar ediyor. Gazeteye konuşan kaynaklara göre, ABD hükümetinden çok sayıda uzman, İsrail ordusuna “Filistinlilerin tahliyesi için kaç çadır gerekeceğinden ne kadar suya ihtiyaç duyulacağına kadar” ayrıntılı tavsiyelerde bulunuyorlar. İsrail ise “800 bin kadar Filistinliyi tahliye etmeden Refah’a girmeyeceğine” dair ABD’ye güvence veriyor. Ancak iki ülke, tahliyenin nasıl gerçekleşeceği konusunda anlaşmakta zorlanıyor.
KALIN, HAMAS HEYETİ İLE GÖRÜŞTÜ
Öte yandan MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ve beraberindeki heyet ile dün Doha’da bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Hamas’ın, İsrail ile yürütülen müzakere sürecinde Türkiye’nin girişimlerinden memnuniyet duyduğu belirtildi. Görüşmede müzakerelerdeki son durum, ateşkes girişimleri ve Filistin’e daha fazla insani yardımın ulaştırılmasına izin verilmesi konuları ele alındı.
BATI ATEŞKES TOPUNU HAMAS’A ATIYOR
İsrail ve Hamas arasında, arabulucu ABD ve Katar’ın eşliğinde süren müzakerelerin durma noktasına gelmesi sonucu Batı, ateşkese varılamamasıyla ilgili Hamas tarafını suçladı. ABD Başkanı Joe Biden, Washington’da katıldığı bir etkinlikte ateşkes görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Süreci yakından izlediklerini belirten ABD lideri “Eğer Hamas elindeki rehineleri, kadınları ve yaşlıları serbest bıraksa, hemen yarın ateşkes olurdu” dedi.
İngiltere hükümetinden de benzer bir açıklama geldi. Dışişleri Bakanı David Cameron, savaşın sona ermesinin yolunun rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak bir anlaşma olduğunu söyledi. İngiliz basınına konuşan Cameron, “Sorun şu ki, mesele Hamas’a dönüyor. Hamas’a yüzlerce mahkûmu İsrail hapishanelerinden serbest bırakacak, çatışmalara ara verecek bir anlaşma teklif edildi. Ancak onlar bu anlaşmayı kabul etmiyorlar” şeklinde konuştu.
Hamas’tan yapılan açıklamada ise Refah kentine saldıran ve sınır kapısını yardım geçişine kapatan İsrail’in ateşkese yanaşmadığı belirtildi. Biden’ın sözleri, Kahire’deki son müzakere turunda alınan sonuçlardan geri adım atmak olarak değerlendirildi. Associated Press’e konuşan Mısırlı bir yetkili, Refah saldırısı sebebiyle müzakerelerin yüksek risk altında olduğunu kaydetti.

BM: GÜNEYDE GIDA TÜKENİYOR
İsrail ordusunun “kısıtlı operasyonlara” devam ettiği güney Gazze’de, insani yardım ablukası yüzünden gıda tükenmek üzere. BM İnsani Yardım Ajansı’nın (OCHA) başkanı Georgios Petropoulos, yaklaşık 1.5 milyon Filistinlinin İsrail saldırılarından kaçıp sığındığı güneyde, yiyeceğin tükenmek üzere olduğunu açıkladı. Öte yandan Mısır medyasına göre, Kahire yönetimi Gazze’deki insani durumun felakete dönüşmesinden İsrail’in sorumlu olduğunu belirterek “Refah kapısından yardım geçişleri konusunda İsrail’le işbirliği yapmayı” reddetti. Yardımlar için kritik önemdeki Refah sınır kapısı 7 Mayıs’tan bu yana kapalı.
ARAP ÜLKELERİNDEN İSRAİL’İN ‘SAVAŞ SONRASI’ PLANINA RET
Suudi Arabistanlı medya kuruluşu Al-Arabiya’nın haberine göre Mısır ve Katar, İsrail’in “savaş sonrası Gazze Şeridi’ndeki sivil idareyi kontrol etme” önerisini reddetti. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de planı reddettiğini açıkladı. BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah El Nahyan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu eleştirerek “Netanyahu’nun bizi Gazze Şeridi’nin sivil yönetimine katılmaya davet edecek hiçbir yasal yetkisi yok” dedi. El Nahyan, bölgede ancak “Filistin halkının bağımsızlığı için çabalayan bir Filistin hükümetini desteklemeye hazır olacaklarını” vurguladı.
Netanyahu hafta başında BAE, Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinin savaştan sonra bölgede sivil hükümet kurulmasına yardım edebileceğini söylemişti.
İsrail hükümeti, savaşın ardından Gazze’nin güvenlik kontrolünü sürdürmek niyetinde olduğunu belirtirken, ABD ve Arap ülkeleri Gazze’de kontrolün Ramallah merkezli Filistin Yönetimi’ne geçmesinden yana. ABD lideri Joe Biden, daha önce savaş sonrası Gazze’nin yönetimiyle ilgili, “bölgenin rehabilitasyonuna katkıda bulunmaya hazır olduğunu beyan eden Arap ülkeleriyle” çalıştıklarını açıklamıştı.
]]>
İsrail medyasına göre, bu hafta gerçekleştirilen kabine toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaş sonrası stratejisi ele alındı. Habere göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi toplantıda Başbakan Binyamin Netanyahu’yu savaştan sonra Gazze’yi kimin yöneteceğine dair bir stratejisi olmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Cibaliye’ye yeniden saldırı gerçekleştirildiğini hatırlatan Halevi, “Gazze Şeridi’nde Hamas dışında bir yönetim oluşturulmasına yönelik diplomatik süreç kaydedilmezse diğer bölgelerde de bir kez daha saldırı gerçekleştirmek durumunda kalacağız” ifadelerini kullandı.

Haberde adı açıklanmayan İsrailli askeri yetkililerin de bir strateji geliştirmeleri ve karar almaları konusunda siyasi liderleri uyardığı kaydedildi. Ayrıca, kabine üyelerinin de Netanyahu’yu İsrail’in son birkaç haftadaki tutumu ve karar alma konusundaki eksikliğinin “sadece hayatları riske attığı” konusunda uyardığı bildirildi.
NETANYAHU İLE RONEN BAR ARASINDA TARTIŞMA
İsrail medyasında yer alan bir başka haberde ise, Netanyahu’nun İsrail iç istihbarat servisi Shin Bet Başkanı Ronen Bar ile de tartışma yaşadığını yazdı. Haberde, Bar’ın Savunma Bakanı Yoav Gallant ile stratejik planlama konusunda toplantı yapmasına öfkelenen Netanyahu, Shin Bet’in MOSSAD ya da Gall
İsrail’in Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıları arttırarak sürdürmesi sonucu Gazze Şeridi’ndeki insani kriz de giderek derinleşiyor. Sivil yerleşim alanlarının yanı sıra hastane ve insani yardım kuruluşlarını de hedef alan İsrail, Gazze Şeridi’nde tam anlamıyla soykırım uyguluyor.

Gazze Sivil Savunma sözcüsü yaptığı açıklama ile Gazze’deki durumun giderek kötüleştiği ve artık altyapının da tükendiğini duyurdu. Sözcü, İsrail saldırıları sonucu Gazze’nin kuzeyindeki tüm hastanelerin hizmet dışı kaldığını açıkladı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sayın Netanyahu, tarihe soykırım suçlusu olarak geçeceksiniz. Binlerce sivil çocuğun, kadının ve yaşlı insanın üzerine bomba atmak sizi kahraman yapmaz” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden, Seattle dışında eski bir Microsoft yöneticisinin evinde düzenlenen bağış toplama etkinliğinde geçekleştirdiği konuşmada gündeme dair gelişmelere değindi. Gazze’de yaşananlara ilişkin konuşan Biden, “Hamas rehineleri serbest bıraksa yarın ateşkes olurdu” dedi. Yaklaşık 100 kişiye hitap eden Biden, “İsrail bunun Hamas’a bağlı olduğunu, eğer isterlerse yarın sona erdirebileceklerini söyledi. Yarın ateşkes olabilirdi” ifadelerini kullandı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de Husiler tarafından fırlatılan 4 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini, herhangi bir ticari gemide hasar olmadığını duyurdu.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail Genelkurmay Başkanı’ndan Netanyahu’ya eleştiri
Filistin Sivil Savunma: Gazze’nin kuzeyindeki tüm hastaneler hizmet dışı
Kolombiya Devlet Başkanı: Netanyahu, tarihe soykırım suçlusu olarak geçeceksiniz
Biden: Hamas rehineleri serbest bıraksa yarın ateşkes olurdu
CENTCOM: Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de 4 İHA imha edildi
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Filistin’in BM üyeliğinin BMGK’de tekrar görüşülmesi ve gözlemci statüsünde olan Filistin’e bazı ilave haklar tanınması talep edilen karar tasarısını kabul etti. Karara tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanı Yısrael Katz, “”BM adı verilen siyasi tiyatro, gerçeklikten kopuk, sadece terörizmi cesaretlendiren yapay bir karar almıştır. İsrail barış istemektedir ve barış ancak taraflar arasında doğrudan müzakere yoluyla sağlanacaktır. İsrail, tarihin ve ahlakın doğru tarafında durmayı tercih ederek bu çarpık hamleyi desteklemeyen ya da işbirliği yapmayan tüm ülkelere minnettardır” dedi.
En yakın müttefiki ABD’den gelen itirazlara rağmen Refah’a askeri operasyondan vazgeçmeyen İsrail, kenti güneyden kuşattı. İsrail savaş kabinesi operasyonların genişletilmesine izin verirken, ordu yerinden edilmiş 100.000 Filistinlinin tahliye edilmesini emrettiği “kırmızı bölge”nin kuşatmasını tamamladı.
Bugün, İsrail’in Refah’a havadan tahliye emirleri attığı öğrenildi.
Aljazeera’ya konuşan kaynaklara göre İsrail attığı broşürlerle Filistinlilerin Refah’ın sadece çatışmaların şiddetlendiği doğu kısımlarından değil, merkezi bölgelerinden de kaçmalarını emrediyor. Tahliye emri verilen bölgeler ise şimdilik şöyle;
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin merakla beklenen raporu ABD Kongresi’ne sundu. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan diplomatların görüşleri ile Pentagon ve Beyaz Saray’dan sağlanan bilgiler ışığında hazırlanan raporda İsrail’e yönelik eleştiriler dikkat çekti. İsrail’in 1 Ocak 2023’ten bu yılın Nisan ayı sonuna kadar olan dönemde uluslararası insani hukuku ihlal ettiğine dair iddialar olduğu belirtilen raporda, bu eylemlerde ABD silahlarının kullanılıp kullanılmadığına dair “kesin bilgiye” sahip olunmadığı ifade edildi. Buna rağmen, İsrail’in ABD yapımı savunma malzemelerine önemli ölçüde bağımlı olduğuna dikkat çekilen raporda, “Bu malzemelerin 7 Ekim’den bu yana İsrail güvenlik güçleri tarafından uluslararası insani hukuk yükümlülüklerine veya sivillere yönelik zararı azaltmaya yönelik uygulamalara aykırı şekilde kullanılmış olabileceğini değerlendirmek mümkündür” ifadeleri kullanıldı. Raporda, Gazze’deki şartların bölgede yaşanan bireysel olaylara ilişkin kesin bulgulara ulaşmayı zorlaştırdığı kaydedildi.
SİVİL YARDIM YETERSİZ
İsrail’in 7 Ekim’den sonraki ilk aylarda insani yardım akışını artırmak için ABD hükümetiyle “tam olarak işbirliği yapmadığı” belirtilen raporda, son zamanlarda ise bu yöndeki çabalarda “önemli artış olduğu” tespiti yapıldı. Buna rağmen, Filistinli sivillere ulaşan yardımın miktarının “yetersiz” kalmaya devam ettiğine dikkat çekilen raporda, “Şu anda İsrail hükümetinin ABD insani yardımının taşınmasını veya teslim edilmesini yasakladığını veya başka bir şekilde kısıtladığını değerlendirmiyoruz” denildi.
İSRAİL’E ELEŞTİRİ
Raporda, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sivil kayıpları azaltma konusunda başarısız olmakla eleştirildi. İsrail ordusunun sivillere yönelik zararı azaltabilecek bilgi, deneyim ve teknolojiye sahip olduğu vurgulanan raporda, “Yüksek seviyelerdeki sivil kayıplar da dahil sahadan elde edilen sonuçlar, IDF’nin tedbirleri her durumda etkili bir şekilde kullanıp kullanmadığı konusunda önemli soru işaretleri yaratmaktadır” ifadelerine yer verildi.
İsrail’in sivil kayıpları önlemek adına Gazzelileri saldırılar hakkında önceden bilgilendirmeye çalıştığı iddia edilen raporda, “Çatışmalarda bildirilen sivil kayıp oranı aynı zamanda İsrail’in ihtiyati tedbirlerinin etkinliği hakkında da ciddi soruları gündeme getiriyor” denildi.
İsrail’in sivilleri hedef aldığı Gazze Şeridi’nde bulunan toplu mezarlar endişeye neden oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yüzlerce cesedin ortaya çıkarıldığına dair haberler nedeniyle “derin endişe” duyduklarını belirtti.
BMGK üyeleri, uluslararası hukuk ihlalleri konusunda hesap verilmesi yönünde ihtiyacın altını çizerek, Gazze’deki tüm toplu mezar yerlerine engelsiz erişim sağlanıp, Nasır ile Şifa Hastaneleri ve çevresinde bulunan toplu mezarlara ilişkin acil, bağımsız, detaylı, şeffaf ve tarafsız soruşturma yürütülmesini talep etti.
İsrail ile Hamas arasında Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleştirilen esir takası ve ateşkes müzakereleri sonuca ulaşmıyor. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, müzakerelerdeki son duruma ilişkin yaptığı açıklamada, görüşmelerin şimdilik anlaşma sağlanamadan sona erdiğini belirterek, “Açıkçası bir anlaşmaya varamadık ve bu son derece üzücü” dedi.
ABD’nin anlaşmazlıkların aşılabileceğine inandığını belirten Kirby, “Yüz yüze görüşmeler sona ermiş olsa da, sanal ortamda da olsa müzakerelerin sürmesi için çok çalışıyoruz. Biz hala bir anlaşmanın mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu.
İsrail’in Refah kentindeki saldırılarına da değinen Kirby, operasyonun büyük çaplı olmadığını söyleyerek, “Endişeyle takip ediyoruz. İsraillileri bir kez daha Refah sınırını insani yardıma açmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail Dışişleri Bakanı, BM kararını ‘siyasi tiyatro’ olarak adlandırdı
İsrail Refah için tahliye emrini genişletiyor
ABD Dışişleri Bakanı Blinken İsrail raporunu Kongre’ye sundu
BMGK üyelerinden Gazze Şeridi’ndeki toplu mezarlara acil soruşturma talebi
ABD: “Gazze ateşkesinde bir anlaşmaya varamadık ve bu son derece üzücü”
‘TALİHSİZ ETKİ’ DEDİ
Ekim ayından beri 35 bine yakın Filistinli sivilin öldürülmesinde ABD bombalarının rol oynaması konusunda Ryder, şunları söyledi: “Gazze’de çatışma ilerledikçe bu çatışmanın sivil nüfus üzerinde yarattığı talihsiz etkiyi gördük. Masum sivillerin öldürüldüğünü görmek istemediğimizi çok açık şekilde ifade ettik. İster Filistinli ister İsrailli olsun.” Ryder ayrıca sivilleri korumak için daha fazla şey yapılması gerektiği gerçeğinin de farkında olduklarının altını çizdi.
SÖZCÜDEN KAÇAMAK YANIT
Bir savaş sırasında savaş suçları işleyen, insani yardımların girişini kasıtlı olarak engelleyen ve masum sivilleri kasıtlı olarak hedef alan ülkelere askeri yardım gönderilmesini engelleyen yasalara sahip olan ABD’nin bu hafta gelen itiraftan sonra İsrail’e silah gönderip gönderemeyeceği de gündeme geldi. Ryder, “Varsayımlara girmeyeceğim. Bildiğiniz gibi güvenlik yardımlarını değerlendirirken uyguladığımız bir sürecimiz var ve bu süreç şu anda devam ediyor” dedi.
‘BAŞKAN ENDİŞELENDİ’
Aynı gün Hürriyet’in katıldığı bir brifing sırasında Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby, Başkan Biden’ın İsrail’in Refah’a girmeye yönelik hamleler yaptığına dair gelişmeleri gördüğünü ve bu konuda endişelendiği için 1800 adet 900 kilogramlık ve 1700 adet 225 kilogramlık ağır bombaların sevkiyatını durdurduğunu söyledi.

BORRELL: ‘BOMBA OLMAZSA SALDIRI DA OLMAZ’
AVRUPA Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail saldırılarının ancak ellerinde bomba olmadığında duracağını söyledi. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ile başkent Madrid’de yaptığı görüşme öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Borrell, ABD’nin İsrail’e silah sevkıyatını durdurma kararıyla ilgili bir soruya, “Bombaların atılmasını önlemenin tek yolu, bombalara sahip olmamaktır” cevabını verdi. Öte yandan AB üyeleri İspanya, Malta, İrlanda ve Slovenya’nın Filistin devletini yakın bir zamanda tanıyacağını söyledi. Halihazırda Bulgaristan, Polonya, Çekya, Romanya, Slovakya, Macaristan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsveç olmak üzere Filistin’i sekiz AB üyesi tanıyor.

NETANYAHU: GEREKİRSE TIRNAKLARIMIZLA SAVAŞIRIZ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, X üzerinden yayınladığı video mesajında ABD Başkanı Joe Biden’ın silah sevkiyatını durdurma tehdidinin İsrail’in Gazze’deki saldırısını sürdürmesini engellemeyeceğini belirterek “Eğer yalnız kalmamız gerekiyorsa, yalnız kalacağız. Gerekirse tırnaklarımızla savaşırız. Ama tırnaklarımızdan çok daha fazlasına sahibiz” dedi. İsrail’in en üst düzey askeri sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari de silahların durdurulmasının pratikteki etkisinin az olacağını ifade etti. Hagari, “Ordunun Refah’taki görevler için mühimmatı var, ihtiyacımız olana sahibiz” ifadesini kullandı.
ALMANYA DA SİLAH AKIŞINI KESER Mİ
ABD’yi ziyaret eden Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD Başkanı Biden’ın ‘İsrail’in Refah’a geniş çaplı saldırıyla girmesi durumunda silah göndermeyi durduracağına’ dair sözlerini anlayabildiğini, Alman hükümetinin de bu konuyu istişare ettiğini açıkladı. Bu konudaki sorumluluğun öncelikle Almanya’nın başbakanlığı ve dışişleri bakanlığında olduğunu belirten Pistorius, net bir ifade kullanmaktan kaçındı. Almanya, ABD’nin ardından İsrail’e en büyük silah sevkiyatı yapan ülke olarak öne çıkıyor. Berlin’i İtalya, İngiltere, Kanada ve Hollanda takip ediyor.
]]>‘TEL AVİV’E İLETTİM’
Hürriyet’in dün yazdığı 1800 adet 900 kilogramlık ve 1700 adet 225 kilogramlık Amerikan bombalarının sevkıyatının geçici olarak durdurulması konusuna değinen Başkan Biden, “Gazze’de bu bombalar ve nüfus merkezlerine yönelik diğer yöntemler sonucunda siviller öldürüldü. Refah’a girerlerse, şehirleri halletmek için geçmişte kullanılan silahları tedarik etmeyeceğimi (İsrail hükümetine) açıkça belirttim” dedi. 7 Ekim’den bu yana ilk kez ABD’nin verdiği bombalarla Gazze’de sivillerin katledildiğini itiraf eden Biden, İsrail’e ilk kez kamuoyu önünde bir kırmızı çizgi de çekmiş de oldu. Biden, “İsrail henüz kırmızı çizgimi geçmedi” dedi.
TRUMP’TAN TEPKİ
Biden’ın açıklamalarına Amerikan siyasetinden bazı isimler tepki gösterdi. Biden’ın 5 Kasım seçimlerindeki Cumhuriyetçi rakibi eski Başkan Donald Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı açıklamada, 81 yaşındaki başkanı “teröristlerin tarafını tutmakla” suçladı. Trump dün de mahkeme girişi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Biden’ın İsrail ile ilgili yaptığı şey utanç verici. Herhangi bir Yahudi Biden’a oy verirse kendinden utanmalı” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi Steve Scalise, “Bu, Ortadoğu’daki en büyük müttefikimize ihanettir” derken, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise Biden’ın bu kararının seçimlere yönelik olduğunu öne sürdü. Senatör Tom Cotton da Temsilciler Meclisi’ni göreve çağırarak, Biden’ın bu kararından ötürü azledilmesi gerektiğini savundu.
Başkan Biden’ın açıklamalarını olumlu bulanlar da var. Demokrat Senatör Bernie Sanders, bu kararın olumlu bir adım olduğunu ancak daha da fazlasının yapılması gerektiğini savundu.
İLK ADIM DEĞİL
İsrail’in eylemlerinden ötürü Tel Aviv’e silah satışlarını şarta bağlayarak kısıtlayan ilk ABD Başkanı Biden değil. ABD’nin 40’ıncı Başkanı Ronald Reagan, ilk önce 1982 yılında İsrail’in Lübnan’ı işgalinde ABD tarafından sağlanan misket bombalarının kullanılmasının ABD silah ihracat yasalarını ve İsrail ile yapılan diğer özel anlaşmaları ihlal edip etmediğini gözden geçirirken, top mermisi sevkiyatlarını durdurma kararı almıştı. 1983 yılında ise Başkan Ronald Reagan; İsrail, güçlerini Lübnan’dan çekene kadar 75 kadar F-16 savaş uçağının transferine izin vermeyeceğini söylemişti.
CIA DİREKTÖRÜ EVE DÖNÜYOR
Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby, Hürriyet’in de katıldığı bir brifing sırasında geçtiğimiz haftadan bu yana Mısır’ın başkenti Kahire’de ateşkes görüşmeleri için bulunan CIA Direktörü William Burns’ün eve döndüğünü ve taraflar arasındaki mesafenin kapatılamadığını söyledi.
BM: 80 BİN KİŞİ AYRILDI
REFAH’TA ENDİŞE SÜRÜYOR
ABD Başkanı Joe Biden’ın silah sevkıyatını sınırlayarak İsrail ordusundan ‘korumaya’ çalıştığı Refah’ta işgal endişesi sürüyor. Filistinliler, Gazze’nin merkezine doğru tehlikeli tahliye yollarını kullanarak göç etmeye çalışırken BM Filistinli Mülteciler Ajansı (UNRWA), pazartesi gününden bu yana yaklaşık 80 bin Filistinlinin Refah’tan ayrılmak zorunda kaldığını duyurdu. Çok sayıda Filistinli’nin göç hazırlığına devam ettiği bildiriliyor. Öte yandan İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 34 bin 904’e yükseldi.
İSRAİL’DEN BÜYÜK TEPKİ
ABD Başkanı Biden’ın “İsrail ordusu Refah’a girerse silah vermeyiz” açıklamasına İsrail hükümetinden öfke yağdı.
* İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, günler önce yaptığı bir konuşmayı Biden’a cevap niteliğinde sosyal medya hesabından paylaştı. “Dünya liderlerine sesleniyorum; hiçbir baskı, hiçbir uluslararası karar, İsrail’in kendini savunmasına engel olamaz” diyen Netanyahu, “İsrail yalnız kalmak zorunda kalırsa yalnız dururuz. Soykırımcı düşmanlarımızı yeneceğiz” ifadelerini kullandı. İsrailli lider, dünyada sayısız aklı başında insanın kendilerine destek verdiğini öne sürdü.
* İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir sosyal medyadan tepkili bir paylaşım yaparak Biden’ı eleştirdi. Ben Gvir, X hesabı üzerinden “Hamas (kalp) Biden” paylaşamında bulundu.
* İsrail’in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Gilad Erdan, Hayal kırıklığına uğradıklarını belirterek, “Yahudiler artık Biden’a ve Demokratlara oy verme konusunda tereddüt edecek” dedi.
* İsrail’in aşırı sağcı Kültürel Miras Bakanı Amichay Eliyahu, ABD Başkanı Joe Biden’ı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere’nin Nazilerle yaptığı anlaşmaya benzetti.
]]>İsrail ordusu, 401’inci Zırhlı Tugayı’nın bu sabah Refah Geçişi’nin Gazze tarafını ele geçirdiğini doğruladı.
Mısır ile olan geçişin, Givati Tugayı tarafından bir gecede düzenlenen saldırıda ayrı olarak ele geçirilen Doğu Refah’taki Salah ad-Din yolu ile bağlantısı artık kesilmiş durumda.
IDF’ye göre gece operasyonunda yaklaşık 20 silahlı adam öldürüldü ve askerler üç “önemli” tünel şaftının yerini tespit etti.
Ordu, saldırı sırasında ayrıca bir IDF tankına doğru giden patlayıcı yüklü bir araca da çarpıldığını ve imha edildiğini söyledi.
Filistinli bir güvenlik yetkilisi ve Mısırlı bir yetkili, Associated Press (AP) haber ajansına, İsrail tanklarının Refah’a girdiğini ve Refah’ın komşu Mısır ile olan sınır kapısının 200 metre yakınına ulaştığını söyledi.
AP bu gelişmeyi ‘İsrail, Hamas’ın ateşkesi kabul etmesinden saatler sonra Refah’ta askeri operasyona başladı’ başlığı ile dünyaya duyurdu.

Mısırlı yetkili AP’ye operasyonun kapsamının sınırlı göründüğünü söyledi. Yetkili ve El Aksa TV, İsrailli yetkililerin Mısırlılara, operasyon tamamlandıktan sonra güçlerinin geri çekileceğini bildirdiğini söyledi.
AP, Refah’ın Mısır tarafında bulunan Mısırlı yetkili ile Filistinli güvenlik yetkilisinin, basınla konuşma yetkileri olmadığı için isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuştuklarını söyledi.
IDF, dün öğleden sonra İsrail’in kuzeyindeki Metula yakınlarındaki bir ordu mevzisine Hizbullah’ın patlayıcı yüklü insansız hava aracı ile düzenlediği saldırısında iki yedek İsrail askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı, Doha’nın İsrail ile Hamas arasındaki dolaylı müzakereleri sürdürmek üzere Salı günü Kahire’ye bir heyet göndereceğini söyledi. Sözcü Majed Al-Ansari, Hamas’ın arabuluculara ateşkes teklifine olumlu olarak nitelendirilebilecek bir yanıt gönderdiğini söyledi.
Ürdün, Kral II. Abdullah’ın Pazartesi günü yaptığı görüşmelerde Başkan Joe Biden’dan, İsrail’in saldırı tehdidinde bulunduğu güney Gazze kenti Refah’ta “yeni bir katliamı” durdurmak için müdahale etmesini istediğini söyledi.
İsrail’in BM Büyükelçisi Gilad Erdan, Filistin’in BM’ye tam üye olmaya hak kazandığını kabul eden BM Genel Kurulu karar taslağını, örgütün kuruluş tüzüğüne aykırı olduğunu söyleyerek kınadı. Erdan, “Onaylanması halinde ABD’nin, Amerikan yasalarına uygun olarak BM’ye ve kurumlarına fon sağlamayı tamamen durdurmasını bekliyorum” dedi.
Canlı Anlatım Özeti
IDF: Tanklarımız Refah geçiş noktasının Gazze tarafını kontrol ediyor, kilit yol da tutuldu
AP: İsrail tankları Refah’a girdi, Mısır sınır kapısına yaklaştı
IDF: Hizbullah’ın Metula’ya düzenlediği drone saldırısında iki asker öldü
Katar, İsrail Hamas anlaşmasına ilişkin müzakereler için müzakerecilerini Kahire’ye gönderiyor
Ürdün kralı Biden’dan Refah ‘katliamını’ önlemesini istedi
İsrail elçisi, Filistin devletinin onaylanması halinde ABD’nin BM’ye sağladığı fonu ‘tamamen durdurması’ gerektiğini söylediHANİYYE ARABULUCULARA İLETTİ
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniyye, Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin önerilerini onayladığını bildirdi. Hamas’ın internet sayfasından yaptığı açıklamada, Haniyye’nin Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ile telefon görüşmesi yaptığını ve kendilerine ateşkes anlaşması ile ilgili sundukları önerileri Hamas Hareketi’nin onayladığını duyurdu.
İsrail’in ne yapacağı belirsizliğini korurken, İsrail Devlet Televizyonu KAN’a konuşan İsrailli bir yetkili, Hamas’ın onay verdiği Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşması önerisine ilişkin detayları beklediklerini belirterek, “Hamas’ın yanıtını inceleyeceklerini” söyledi. İsrailli yetkili ayrıca, “Hamas’ın neyi kabul ettiğini ve neyi kabul etmediğini anlamaya çalışacağız” dedi.

İSRAİL VE ABD: DEĞERLENDİRİYORUZ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, konuya ilişkin açıklamasında, ateşkes teklifinin İsrail’in taleplerinden “çok uzak” olduğunu vurguladı ancak müzakereler için yine de heyet gönderileceğini söyledi.
ABD yönetiminden de Hamas’ın kararını değerlendirdiklerine dair açıklama yapıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, “Şu anda Hamas’ın bir yanıt verdiğini doğrulayabilirim. Bu yanıtı şu anda gözden geçiriyoruz ve bölgedeki ortaklarımızla tartışıyoruz” dedi.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı Kirby de günlük basın brifinginde, ABD olarak başından beri İsrail’in Refah’a bir kara saldırısı düzenlemesini desteklemediklerini ve bu pozisyonlarının bugün de geçerli olduğunu söyledi. Kirby, bölgeye bir kara operasyonunun çok sayıda sivilin hayatını riske atacağını ve bunu görmek istemediklerini vurguladı.
CIA DİREKTÖRÜ BÖLGEDE
Kahire’de devam eden ateşkes ve rehine takası müzakereleri, önceki gün Netanyahu’nun “Hamas’ın talepleri kabul edilemez” açıklamasıyla zora girmişti. İsrail hükümeti görüşmeleri çıkmaza sokanın Hamas olduğunu öne sürerken, Hamas ise Netanyahu’nun kişisel çıkarları yüzünden anlaşmadan kaçtığını belirtmişti.
Müzakerelerde arabuluculuk yapan CIA (Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı) Direktörü William Burns de, tarafların görüşmelerin tıkandığı yönündeki açıklamalarına karşın son bir hamle olarak Netanyahu ile görüşmeye gitti. Mısır’da yapılan müzakerelere katıldıktan sonra Katar Başbakanı Muhammed El Sani ile acil bir toplantı yapmak üzere Doha’ya giden Burns’ün, Netanyahu ile baş başa görüşmesi bekleniyor.
Bu arada Ürdün Kralı II. Abdullah, dün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Joe Biden ile görüştü. Kral Abdullah Biden’dan, Refah’ta “yeni bir katliamı” durdurmak için İsrail’e müdahale etmesini istedi.
HAMAS HANGİ ŞARTLARI KABUL ETTİ
İsrailli bir yetkili, Hamas’ın kabul ettiği anlaşmanın, İsrail’in önerdiği ancak Mısır tarafından ‘yumuşatılmış’ olan bir anlaşma olduğunu ve bunun da Netanyahu hükümetinin kabul edemeyeceği unsurlar içerdiğini söylerken, üst düzey Mısırlı bir kaynak, İsrail ve Hamas arasındaki ateşkes anlaşmasının, esir takası ile gözaltındakiler, tutuklular ve insani ateşkes aşamalarından oluştuğunu belirtti. Hamas ve Mısırlı yetkililer, ateşkesin İsrail askerlerinin geri çekilmesi ve 1000 Filistinli esirin ve 30 İsrailli rehinenin karşılıklı serbest bırakılacağı bir dizi aşamayı içereceğini söylemişti.
İSRAİL REFAH OPERASYONU İÇİN DÜĞMEYE BASTI
Hamas’ın ateşkesi kabul ettiğini açıklamasından birkaç saat önce İsrail, Refah’ta sivillerin tahliyesine başladı. İsrail ordusu Gazze geneline attığı broşürlerle halkı İsrail ve Mısır sınırlarına yaklaşmamaları konusunda uyardı. El Mavasi bölgesinde belirlenmiş insani bölgenin genişletildiği belirtilen broşürlerde, “Bu bölgede genişletilmiş insani yardım devam edecek. İsrail Silahlı Kuvvetleri sizi canlı kalkan olarak kullanan terör örgütleriyle mücadeleye devam edecek” denildi. Refah’ın doğusuna atılan broşürlerde ise ordunun “bölgedeki terör örgütlerine karşı aşırı güç kullanarak operasyon yapmak üzere olduğu” belirtilerek Filistinlilere “İsrail ve Mısır sınırlarına yaklaşmayın” uyarısı yapıldı. Akşam saatlerinde de İsrail Savaş Kabinesi’nin, Hamas’a esirler konusunda baskı yapılması amacıyla Refah’taki “operasyona” devam etme kararı aldığını duyurdu. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze Şeridi’ndeki saldırılardan kaçan yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı güneydeki Refah kentinde 50’den fazla yere hava saldırısı düzenlediklerini açıkladı.
FİLİSTİN KIZILAYI: BİNLERCE KİŞİ GÖÇ EDİYOR
Filistin Kızılayı, İsrail’in muhtemel kara saldırısı sebebiyle binlerce kişinin Refah’tan göç etmeye başladığını açıkladı. Filistin Kızılayı, Refah’ın Gazze’deki nüfusun yaklaşık yarısına ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “insani felaket” yaşanabileceği uyarısında bulundu.
‘NEREYE GİDECEĞİZ BİLMİYORUZ’
Fransız haber ajansı AFP muhabirleri, Refah’a sığınan çok sayıda Filistinlinin İsrail’in uyarıları sonrasında eşyalarını toplayıp ayrılmaya hazırlandığını bildirdi. Ancak yaklaşık 8 aydır savaşın pençesinde hayata tutunmaya çalışan Gazzeliler, bundan sonrasında ne yapacaklarını bilemez halde. AFP’ye konuşan Abdulrahman ebu Cezer (36), İsrail’in işaret ettiği bölgenin halihazırda yerinden edilmiş Gazzelilerle dolu olduğunu söyleyerek, “Orada yeterince alan yok. Nereye gideceğiz, ne yapacağız bilmiyoruz” sözleriyle çaresizliklerini ifade etti.
]]>İsrail ordusunun bir sözcüsü gazetecilere, doğu Refah’tan “yaklaşık 100 bin kişinin” tahliye edileceğini söyledi. Uluslararası toplum İsrail’i, 1,5 milyon Filistinlinin barındığı Refah’a yapılacak askeri operasyonun “felaket” olacağı konusunda aylardır uyarıyor.
İsrail basınında çıkan ordunun Refah’ta bazı mahalleleri tahliye etmeye başladığı yönündeki haberlerinden ardından IDF’den açıklama geldi. X üzerinden yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
‘IDF, Gazze’ye artan miktardaki yardımları karşılamak için El Mawasi’deki insani yardım alanını genişletti. Bu genişletilmiş insani yardım alanı, sahra hastanelerini, çadırları ve artan miktarlarda yiyecek, su, ilaç ve ek malzemeleri içermektedir.
Hükümetin onayına uygun olarak devam eden bir durum değerlendirmesi, Doğu Refah’ta belirlenen bölgelerdeki sivillerin kademeli olarak insani bölgeye hareketine rehberlik edecek.
Geçici olarak insani bölgeye geçiş çağrıları, el ilanları, SMS mesajları, telefon görüşmeleri ve Arapça medya yayınları aracılığıyla iletilecek.
IDF, esaret altında tuttuğu tüm rehineler eve dönene kadar Gazze’nin her yerinde Hamas’ı takip etmeye devam edecek.’
IDF, İsrail savaş uçaklarının bir gecede kuzeydoğu Lübnan’ın Baalbek yakınlarındaki Sefri bölgesindeki Hizbullah yerleşkesini vurduğunu söyledi. Lübnan medyasına göre saldırıda üç kişi hafif yaralandı.
İsrail, Refah’ın Gazze’nin güneyindeki sivil nüfusunun bir kısmını tahliye etmeye başladı. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’te yer alan habere göre, tahliyenin ayrıntıları konusunda uluslararası ve Filistinli yardım kuruluşlarına bilgi verildi.
İsrail Devlet Televizyonu KAN da İsrail ordusunun Refah’ın doğusunda İsrail sınırı yakınındaki bazı mahalleleri boşaltmaya başladığını duyurdu. Al Jazeera ise bu gelişmeyi ‘İsrail ordusu Filistinlilere doğu Refah’tan tahliye emri verdi’ başlığı ile duyurdu.
İsrail ordu radyosu, tahliye emrin “askeri saldırı”dan önce geldiğini ve Filistinlilere Han Yunus ve El Mawasi bölgelerinde yerinden edilmiş insanların kaldığı kamplara doğru ilerlemelerinin söylendiğini söyledi.
İsrail, geçtiğimiz saatlerde Gazze’den Pazar günü atılan roket saldırısının yakına inmesi ve üç askerin ölmesinin ardından Kerem Şalom sınır kapısının kapalı kalacağını duyurdu.

Savunma Bakanı Yoav Gallant Pazar günü yaptığı açıklamada, Refah’ta yakında bir operasyonun beklendiğini belirtmiş, ancak ordunun bölgedeki faaliyetlerinin, rehine anlaşması müzakerelerinin bir parçası olarak Hamas üzerinde baskı oluşturmak için tasarlanmış gibi göründüğünü ve herkesi kontrol etme manevrasını gerektirmediğini söylemişti.
Ordu, İsrail savaş uçaklarının gece boyunca “doğu yönünden” İsrail’e doğru ilerleyen bir insansız hava aracını düşürdüğünü duyurdu.
IDF, uçağın olay boyunca takip edildiğini ve sivillere yönelik herhangi bir tehdit bulunmadığını söyledi. Drone’un nerede düşürüldüğüne dair detay verilmedi.
İsrail’in yasakladığı Al Jazeera “İsrail yasağına rağmen” Gazze’deki savaşa ilişkin haber yapmaya devam edeceğini duyurdu.
İsrail, Hamas’ın Gazze Şeridi’nden gerçekleştirdiği roket saldırısının ardından Kerem Şalom sınır kapısını kapattığını açıkladı. Saldırıda üç İsrail askeri öldürüldü. Kerem Şalom geçidi Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için kullanılan az sayıdaki güzergahtan biri.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail, Refah’ın doğusundan yaklaşık 100 bin kişinin tahliye edileceğini açıkladı
İsrail ordusundan ‘Refah’ açıklaması
IDF, jetlerin kuzeydoğu Lübnan’ın Baalbek yakınındaki Hizbullah yerleşkesini vurduğunu söyledi
İsrail, Gazze’nin Refah bölgesindeki sivil nüfusu tahliye etmeye başladı
IDF, savaş uçaklarının doğudan İsrail’e doğru ilerleyen bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı
Al Jazeera: ‘İsrail yasağına rağmen’ Gazze’deki savaşa ilişkin haber yapmaya devam edeceğiz
Hamas’ın roket saldırısında üç İsrail askeri öldürüldü, Kerem Şalom kapısı kapatıldı
İsrail bombardımanı altındaki Gazze’de Ortodoks Araplar dün Aziz Porfirios kilisesinde Paskalya töreni yaptı.
HAMAS ISRARCI
ABD, Mısır ve Katarlı arabulucularla dün yeniden bir araya gelen Hamas heyeti arasındaki müzakerelerle ilgili medyaya önceki güne göre olumsuz sinyaller yansıdı. AFP’ye konuşan Hamas yetkilileri, İsrail’in nihai ateşkesle “savaşı sonlandıracak” bir anlaşmaya yanaşmadığını söyleyerek, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “kişisel çıkarları” için ateşkes çabalarını “şahsen engellediğini” söyledi. Reuters haber ajansına konuşan bir başka Filistinli yetkili de Hamas heyetinin Kahire’ye “ne pahasına olursa olsun” anlaşmaya varmak için gelmediği sözleriyle, grubun kalıcı ateşkes talebi konusundaki pozisyonunun değişmediğini vurguladı. Filistinli kaynaklar, arabulucu ülkelerin İsrail’e tutumunu değiştirmesi için baskı yapmasını umduklarını kaydetti. Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortakları Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich, Refah operasyonunun durdurulması halinde hükümetten çekileceklerini söylüyor.
‘KABUL EDEMEYİZ’
İsrail’den gelen açıklamalar Tel Aviv yönetiminin bu konuda geri adım atmayacağına işaret ediyor. Netanyahu, savaş kabinesine yaptığı konuşmada, “İsrail’in kalıcı ateşkes talebini kabul edemeyeceğini” söyledi. Netanyahu, “Hamas taburlarının sığınaklarından çıkıp Gazze’de kontrolü tekrar ele geçirdikleri, askeri altyapılarını yeniden kurdukları ve İsrail halkı için tehdit oluşturdukları bir durumu kabul etmeye hazır değiliz” ifadelerini kullandı.

CIA DİREKTÖRÜ DOHA’DA
ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns’ün de, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüşmek üzere dün Doha’ya gittiği, bugün ise İsrail’e giderek Binyamin Netanyahu ile görüşeceği kaydedildi.
İŞGAL TEHDİDİ
Kahire’deki ateşkes görüşmelerinin dün sona ermesinin ardından İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas’ın anlaşmaya varmak istemediğine dair göstergeler olduğunu iddia ederek, Refah kentini “çok yakında işgal edeceklerini” belirtti.
ASKER YAKINLARINDAN MEKTUP: ‘REFAH’A GİRMEYİN’
– İsrail-Hamas savaşının başlangıcından bu yana cephede yer alan çeşitli birliklerden İsrail askerlerinin yakınları, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’ye “ordunun Refah’a girmemesini” talep eden bir mektup gönderdi. 600’den fazla kişinin imzaladığı mektubun geçen hafta savaş kabinesi üyeleri Benny Gantz ve Gadi Eisenkot’a iletildiği aktarıldı. “Refah’a girmek askerlerimiz için bir ölüm tuzağından başka bir şey olamaz” denilen mektupta, “Aylardır Refah’a gireceğinizi duyurup uyarıda bulunurken, Hamas’ın oradaki birliklere zarar vermeye hazırlandığı kesin” ifadeleri kullanıldı. Asker yakınları İsrailli yetkililere, “Ne yazık ki artık size güvenmiyoruz” derken, ayrıca askerlerin hayatlarını ilgilendiren bazı kararların saha gerçekleri değil siyasi amaçlarla alındığını savundu.
Öte yandan Gazze Şeridi’nde ateşkes, esir takası anlaşması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle gösteriler dün de ülke genelinde devam etti. Netanyahu’nun Kayserya kentindeki şahsi konutunun çevresinde de binden fazla gösterici toplandı. İsrail bayrakları, düdükler ve davullarla seslerini duyurmaya çalışan göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti.
]]>Gösterilerde İngilizce başbakan anlamına gelen “Prime Minister” kelimesine atıfta bulunarak “Crime Minister” (Suç Bakanı) pankartı açıldı.
Gazze’de ateşkes sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için yapılan görüşmeler Mısır’ın başkenti Kahire’de Cumartesi günü yeniden başladı. Hamas heyeti arabulucularla görüştü.
Hamas yeni bir gelişme olmadığını söyledi ancak Pazar günü “yeni bir turun başlayacağını” duyurdu.
Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda Kahire’de uzun süredir devam eden ateşkes görüşmeleri, rehinelerin serbest bırakılması karşılığında İsrail’in de Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurmasını amaçlıyor.

Ancak müzakerelerdeki ana anlaşmazlık noktasının anlaşmanın geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı yönünde olduğu görülüyor.
Müzakerelerde Hamas’ın Gazze’de tuttuğu İsrailli rehinelerin serbest bırakılması sırasında İsrail’in saldırılarına 40 gün ara vermesi ve İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli mahkumların da serbest bırakılmasına yönelik detaylar tartışılıyor.
Hamas lideri İsmail Haniye’nin danışmanlarından birisi, grubun son öneriye “tam bir ciddiyetle” baktığını söyledi.
Ancak danışman, herhangi bir anlaşmanın İsrail’in Gazze’den çekilmesini ve savaşın tamamen sona ermesini açıkça içermesi gerektiği yönündeki talebini tekrarladı.
İsrail Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli ise BBC’ye yaptığı değerlendirmede savaşın “Hamas ortadan kaldırılana kadar” devam edeceğini söyledi.
Chikli, “Savaşı sona erdirmeyi ya da Refah’ta geniş çaplı bir operasyondan vazgeçmeyi içeren bir anlaşmayı kabul etme seçeneğimiz yok” diye konuştu.
Cumartesi günü yerel basına konuşan ve ismini vermek istemeyen bir İsrail hükümet yetkilisi, “rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmanın parçası olarak İsrail’in savaşı sona erdirmeyi hiçbir koşulda kabul etmeyeceğini” belirtti.

Yetkili isim, “İsrail ordusu, esirlerimizin serbest bırakılması için geçici bir ara verilse de verilmese de, Refah’a girecek ve orada kalan Hamas merkezlerini yok edecek” dedi.
İsrail hükümeti şimdi ise Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırı hazırlığında. İsrail saldırılarının başlamasının ardından Gazze’nin kuzey ve orta kesimlerinden yaklaşık 1,4 milyon insan bu bölgeye kaçtı. İsrail Başbakanı Netanyahu ise Refah’a yönelik uzun zaman önce söz verdiği saldırıyı başlatması için aşırı sağcı koalisyonundan gelen baskılarla karşı karşıya.
İsrail’in en büyük diplomatik ve askeri müttefiki ABD ise önemli sivil kayıplara neden olabilecek yeni bir saldırıyı desteklemek konusunda isteksiz. Washington evlerinden edilmiş Filistinlileri korumaya yönelik bir plan görmek konusunda ısrarcı.
Cumartesi günü İsrail’dei gösterilerde ise binlerce kişi Gazze’deki İsrailli rehinelerin ülkelerine geri getirilmesi talebi için bir araya geldi.
İsrailli gösterici Natalie Eldor, “Tüm rehineleri geri getirmeliyiz, canlı olanları da ölü olanları da. Onları geri getirmeliyiz. Bu hükümeti değiştirmeliyiz” dedi.

Tel Aviv’deki Kirya askeri üssünde toplanan göstericilerin bazıları başbakanı önerilen ateşkesi baltalamakla suçlarken, diğerleri savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Ateşkes görüşmeleri aylardır bir ilerleme kaydedilmeden devam ediyor ve Kasım sonundan bu yana çatışmalarda bir duraklama söz konusu olmadı, herhangi bir rehine de serbest bırakılmadı.
İsrail savaş kabinesinin bir üyesi olan Benny Gantz, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Taslağa resmi bir yanıt henüz alınmadı. Kabul edildiğinde kabine toplanacak ve bunu tartışacak” dedi.
Gantz, “O zamana kadar ‘siyasi kaynaklara’ ve tüm karar alıcılara resmi gelişmeleri beklemelerini, sakin davranmalarını ve siyasi nedenlerle histeriye kapılmamalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.
BBC’ye konuşan ve görüşmelerin son turundaki gelişmelerden haberdar bir kaynak, müzakerelerin hala karmaşık bir halde olduğunu ve herhangi bir ilerlemenin birkaç gün sürebileceğini söyledi.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Başkanı Cindy McCain, Gazze’nin kuzeyinde şu anda “tam anlamıyla bir kıtlık” yaşandığı uyarısında bulundu.
ABD medyasına bir röportaj veren McCain, bölgedeki felaketin güneye doğru yayıldığı konusunda uyardı ve “Bizim sürekli olarak istediğimiz şey ateşkes ve bölgeye güvenli bir şekilde girebilmek için sınırsız erişimin sağlanması” dedi.
Hamas 7 Ekim’de İsrail’e yönelik saldırılarında 1200 kişiyi öldürmüş, 250 civarında insanı da rehin almıştı.
İsrail ise bunun hemen ardından Gazze Şeridi’ne yönelik çok büyük bir yıkıma sahne olan saldırılarında çoğunluğu kadınlar ve çocuklar olmak üzere 30 binden fazla Filistinliyi öldürmüştü.
]]>FİYATLAR ARTACAK
İsrail medyası, halihazırda gıda, tek kullanımlık eşyalar ve kişisel bakım ürünleri gibi birçok ürünü Türkiye’den ithal ettiğini, bu sebeple de ithalatın durmasının fiyatların yükselmesine neden olacağını öne sürdü. Ülkenin en yaygın süpermarket zincirlerindn Good Pharm’ın sahibi ve CEO’su Adam Friedler, Ankara’nın aldığı kararı, ‘İsrail ekonomisini çok daha pahalı alternatifler aramaya zorlayacak bir darbe’ olarak yorumladı. İsrail medyasına konuşan Friedler, birçok ürünün coğrafi yakınlık sebebiyle Türkiye’den ithal edildiğini, yasağın İsrail’e çok pahalıya patlayacağını ifade etti.
ANKARA’YA ‘FİLİSTİN’ TEHDİDİ
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin İsrail ile tüm ticari faaliyetlerini durdurma kararının ardından Türkiye’ye karşı çeşitli tedbirler alınacağını duyurdu. Yapılan açıklamada, Dışişleri ve Ekonomi bakanlıklarının yanı sıra İsrail Vergi Dairesi’nden üst düzey yetkililerin de yaptığı görüşmede, Türkiye ile Batı Şeria ve Gazze’deki Filistin yönetimi arasındaki her türlü ekonomik bağlantının azaltılması yönünde çalışma yapılmasına karar verildiği aktarıldı. Türkiye’nin Filistin Yönetimi’nin en büyük ithalatçı ülkesi olduğuna dikkat çekildi. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Ankara’nın İsrail’e zarar vermeye çalışırken aslında Filistinlilere zarar verdiğini öne sürdü.
OECD’YE ŞİKÂYET ETTİ
Türkiye’yi OECD’ye (Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü) şikâyet ettiklerini belirten İsrail Ekonomi Bakanı Nir Barkat, OECD Başkanı Mathias Cormann’a Ankara’nın aldığı kararın Avrupa ekonomisinin tamamına zarar verdiğini ve örgütün Türkiye’ye karşı harekete geçmesi gerektiğini söylediğini savundu. OECD’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, başta Filistinli yetkililer olmak üzere birçok kuruluşun İsrail’in OECD’ye üye olmaması için veto kullaması çağrısına rağmen Tel Aviv’in üyeliğine karşı çıkmamış, İsrail oybirliği ile resmi olarak 2010’da OECD’ye üye olmuştu.
TÜRKİYE’YE YÖNELMİŞTİ
Son iki yılda Ukrayna’daki savaşın sebebiyle de İsrailli firmalar Türkiye’ye yönelmişti. Çocuk bezi, deodorant, pamuk gibi pamuklu ürünler ve temizlik maddelerinde ilk adres Türkiye olmuştu. Ayrıca İsrail’de satılan beyaz eşyanın yüzde 30’u Türk ve yabancı firmalar tarafından Türkiye’de üretiliyor. İsrail’in en büyük demir-çelik ihracatçısı Türkiye olduğu için yasakla birlikte inşaat maliyetinin artacağı bunun da ev fiyatlarına yansıyacağı öngörülüyor.
RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR
– Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2023’te Türkiye, İsrail’e 5.43 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirdi. Bu sayı 2022’de 7.03 milyar dolar; 2021’de ise 6.36 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
– Türkiye’nin İsrail’den ithalatı ise 2023 yılında toplam 1.64 milyar dolar oldu. Bu miktar 2022’de 2.45 milyar dolar; 2021’de ise 2.05 milyar dolar seviyesindeydi.
– 2023 yılında İsrail, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı 13’üncü ülke oldu.
– Gazze operasyonlarının başlamasından sonra ise Türkiye’nin İsrail ile ihracat ve ithalatı düştü. 2023 Ekim-Aralık döneminde Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 34 geriledi. (Necdet Burak Özyurt)
FİLİSTİN YASAĞA TAKILDI ANKARA FORMÜL ARIYOR
Türkiye’nin İsrail’e getirdiği ticaret yasağı Filistin ile ticareti de olumsuz etkileyeceğe benziyor. Ankara’nın sıkıntıyı ortadan kaldırmak için Filistin ekonomi yönetimiyle çalıştığı belirtiliyor.
KARARLARI DESTEKLİYORUZ
Hürriyet’e konuşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetimi Kurulu Üyesi, Lider Gübre Limited Şirketi sahibi Hakan Pakalın, “Ülkemizin haklı nedenlerle aldığı kararları elbette biz de destekliyoruz. Ancak ihracat sadece İsrail’e yapılmıyor. Filistin’e giden çok önemli ürünler var. Mesela gübre. Biz şirket olarak Filistin’e çok önemli miktarlarda gübre gönderiyorduk. Ancak Filistin’e giden ürünler Aşdod Limanı’na yanaştığı için Filistinlilerin ihtiyacı olan ürünlerde yasaklara takıldı” dedi.
YOLA ÇIKMIŞ ÜRÜNLER NE OLACAK
Faturalarda Filistin ibaresi bulunmasına rağmen gemilerin Mersin Limanı’ndan çıkamadığını kaydeden Pakalın, şöyle devam etti: “Bu konunun çözülmesi için Ankara ile temasa geçtik. Bu esnada Filistin Ticaret Odası da resmi yazı ile ‘Türkiye’nin ürünlerine ihtiyacımız’ var talebini iletti. İsrail’e yaptırım uygulayalım ancak aynı uygulamalar içinde Filistin’i cezalandırmayalım. Derdimiz oradaki halkın daha zor duruma düşmesini engellemek.”
Antalya İhracatçılar Birliği Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, “Filistin’e gönderilen ürünler yasaklardan etkileniyor. Biz bu durumu ilgili bakanlıkların tamamıyla paylaştık ve bir çözüm bulunmasını istedik. Ayrıca konteynerlere yüklenmiş ve yola çıkmış ihracat ürünleri de var. Bu ürünler İsrail’e ulaştığında neler olacak bekleyip göreceğiz” dedi. (Salim Uzun)
]]>Türkiye’nin ticareti durdurması, taze meyve sebzeden, ev aletlerine kadar çoğu şeyi Türkiye’den alan İsrail’de öfkeye neden oldu.
İsrail dün akşam yaptığı açıklamada Türkiye’nin İsrail ile tüm ticaretini durdurma kararına karşılık olarak Türkiye’nin Filistin Yönetimi ile ticaretini sınırlandıracağını ve Ankara’ya yaptırım uygulayacağını duyurdu.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise başbakan Binyamin Netanyahu’ya bir mektup yazarak Türkiye’nin ateşkes görüşmelerinden çıkarılması için çağrıda bulundu.
Türkiye’nin İsrail ile olan tüm ticaretini durdurmasının dünya basınındaki yankıları bugün de devam etti. ABD’li New York Times gazetesi, Türkiye’nin Gazze Şeridi’nde “kalıcı ateşkes” sağlanana kadar İsrail ile tüm ticareti askıya aldığını duyurdu ve bunun Tel Aviv yönetimine yönelik son uluslararası yaptırım olduğunu ve giderek artan küresel baskının altını çizdiğini yazdı.
NYT’ye göre, İsrail’in Gazze’deki yıkıcı askeri saldırısı ilerledikçe uluslararası izolasyonu da arttı. Bazı ülkeler bağların derecesini düşürürken bazıları da tamamen kesti. Her ne kadar ABD, İngiltere ve Almanya gibi yakın ortakları İsrail’i desteklemeye devam etse de onlar bile İsrail’in bölgedeki eylemlerini yüksek sesle eleştirmeye başladılar.
Kolombiya,Bolivya ve Belize’nin ardından Orta ve Güney Amerika’da İsrail ile bağlarını koparan son ülke oldu. Kolombiya, Şili ve Honduras İsrail’deki büyükelçilerini zaten önce geri çağırmışlardı. Ürdün ve Bahreyn gibi Arap devletleri de kamuoyundan gelen tepkiler üzerine büyükelçilerini ülkelerine göndermişti.
İsrail’in Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana devam eden saldırıları, ABD başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde tepki çekmeye devam ediyor. ABD’nin New Jersey eyaletindeki Princeton Üniversitesi’nde devam eden Filistin’e destek gösterileri farklı bir aşamaya geçti. Öğrenciler yayımladıkları bildiriyle açlık grevi başlattıklarını bildirdi.
Yapılan açıklamada, “Katılımcılar, taleplerimiz karşılanana kadar su hariç her türlü yiyecek ve içecekten uzak duracaklar. Bedenlerimizi Filistin’in özgürleşmesine adıyoruz. Princeton, şimdi bizi duy! Bir yere gitmiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Köln kentindeki üniversitede öğrencilerin ve akademisyenlerin yanı sıra yaklaşık 300 kişinin katıldığı gösteride, “Filistin’e özgürlük”, “Almanya silah desteği veriyor, Filistinliler öldürülüyor”, “Yaşasın uluslararası dayanışma” sloganları atıldı. Protesto alanını Gazze’de öldürülen insanların fotoğraflarının yer aldığı bildiriler ile donatan göstericiler, “İnsanlık onuru için Filistin’e barış”, “Katliamı durdurun” yazan pankartlar taşıdı. Ellerinde İsrail bayrağı taşıyan yaklaşık 10 kişiyi ise bir polis grubunun koruduğu görüldü.
Akademisyen ve öğrencilerin yaptığı konuşmalarda, Filistin’de gerçekleştirilen katliamın durdurulması gerektiğine vurgu yapılırken, İsrail’e destek veren Alman hükümeti eleştirildi.
İsrail Gazze Şeridi’nin dört bir yanında sivilleri hedef almaya devam ederken, güneydeki Refah kentine planladığı geniş çaplı kara saldırısı endişeye yol açıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Sekreteri Tedros Ghebreyesus yaptığı açıklamada, tahmini 1,2 milyon Filistinlinin barındığı Refah’ta herhangi bir kara saldırısının büyük bir felakete yol açacağı konusunda uyarılarda bulundu. Ghebreyesus, “Refah kentinde geniş çaplı bir askeri operasyonun kan gölüne yol açmasından ve zaten çökmüş olan sağlık sistemini daha da zayıflatmasından derin endişe duyuyoruz” dedi.
Refah’ta gerçekleştirilecek bir saldırının ölüm ve hastalık oranlarını önemli ölçüde artıracağını belirten Ghebreyesus, “Yeni bir yerinden edilme dalgası aşırı kalabalığı daha da arttıracak, gıda, su, sağlık ve temizlik hizmetlerine erişimi daha da kısıtlayacak, hastalık salgınlarının artmasına, açlığın kötüleşmesine, daha fazla can kaybına yol açacaktır” ifadelerini kullandı.
İsrail ile Hamas arasındaki esir takası ve ateşkes anlaşmasına ilişkin müzakereler bugün Mısır’da devam edecek. Hamas daha önce teklife yazılı bir cevap vereceğini duyurmuştu.
Hamas’ın üst düzey yetkilisi Husam Badran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ateşkes ihtimalinin baltalamaya yönelik açıklamalar yapmakla suçladı. Badran, Netanyahu’nun Refah’a askeri güç gönderme konusunda ısrar eden açıklamalarının “anlaşmaya varılması ihtimalini ortadan kaldırmaya” yönelik olduğu uyarısında bulundu.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun daha önceki müzakerelerde de engelleyici olduğunu vurgulayan Badran, “Bir anlaşmaya varmakla ilgilenmiyor. Bu nedenle mevcut çabaları engellemek için açıklamalar yapıyor” dedi.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail’de öfke büyüyor
NYT: Son adımı Türkiye attı, İsrail giderek yalnızlaşıyor
Gazze protestoları devam ediyor
DSÖ’den Refah uyarısı
Hamas heyeti İsrail’in teklifine yanıt vermek için Mısır’a gidiyor
Yılın ilk dört ayına ilişkin dış ticaret rakamlarını da paylaşan Bolat, “2024’ün ilk dört ayında ihracat, 2023’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 2.7 artışla 82 milyar 873 milyon dolara yükseldi. 2024’ün ilk dört ayında ithalat ise, 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 8.9 azaldı, 113 milyar 117 milyon dolara geriledi” diye konuştu.
10 MİLYAR DOLAR AÇIK
Böylelikle, Nisan 2024’teki dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.3 oranında arttı, 9.9 milyar dolara yükseldi. 2023 Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı 43.5 milyar iken, 2024 Ocak-Nisan döneminde yüzde 30.5 azalarak 30.2 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2.7 yüzde puan azalarak yüzde 66.1 oldu. Bakan Bolat, “Ocak-Nisan 2024 döneminde ithalatı, aldığımız tedbirlerin etkisiyle geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 54.8 azalarak 5.3 milyar dolara geriledi. Enerji ithalatı ise yüzde 12.5 azalış ile 23 milyar dolara indi” şeklinde konuştu.
OTOMOTİV YİNE LİDER
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de, “Nisanda uzun bayram tatilinin olumsuz etkisini ihracatımızda hissettik. Sektörlere baktığımızda ilk sırada 2 milyar 746 milyon dolarla otomotiv yer alıyor” dedi. Gültepe’nin verdiği bilgilere göre, otomotiv sektörü ihracatını, 2.5 milyar dolar ila kimya, 1.2 milyar dolarla hazır giyim, çelik ve elektrik-elektronik sektörü takip etti.
“Geçen ay 10 sektör ihracatını artırırken, 16 sektörde düşüş kaydedildi” diyen Gültepe, “Hedeflere ulaşabilmemiz için her sektörün yüzde 5-10 büyümesi gerekiyor. Değer bazında en çok düşüş yaşayan sektörlerimiz hazır giyim, mücevher ve demir-demir dışı metaller oldu” dedi.
İSRAİL İLE TİCARET TAMAMEN DURDU
-9 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlayan Türkiye, bu ülke ile ticareti tamamen durdurma kararı aldı. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, devlet düzeyinde alınan tedbirlerde ikinci aşamaya geçildiği, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerinin tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulduğu duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İşgal altında yaşamak zorunda kalan Filistinli kardeşlerimizin bu kısıtlamalardan etkilenmemesi için Ticaret Bakanlığımız ile Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı arasında gerekli çalışmalar koordine edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını desteklemeye devam edecektir.”

TİM: İSRAİL KARARI 6 MİLYAR DOLARLIK KAYIP YARATACAK
-TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “İsrail’e ihracatın durdurulması nedeniyle oluşabilecek 5-6 milyar dolarlık kaybı bir anda başka pazarlarla kapatmak kolay değil” diye konuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gültepe, “İsrail ile ticaret sorunu 1-2 ay içinde çözülmezse 267 milyar dolar olan yıl sonu ihracat hedefini 260 milyar dolara doğru çekmek zorunda kalacağız” dedi. Ticaret Bakanı ile İsrail’e ihracat konusunda, halihazırda ödemesi alınan ve gümrükte takılan mallar sorununu konuştuklarını; ödemesi alınan mallarla ilgili sorunun 1-2 gün içinde çözülmesini beklediklerini ifade eden Gültepe, “İhracatının yüzde 70-80’ini İsrail’e yapan firmalar var; ihracat yasağı uzun sürerse bunlar büyük sıkıntıya girer; devletin onlara sahip çıkması lazım” ifadelerini kullandı.
]]>
Amerika genelinde 140 üniversiteye yayılan Gazze yanlısı protestolar için ilk kez konuşan ABD Başkanı Joe Biden, protestoculara yasalara uyma çağrısı yaptı.
Biden Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada, “Düzen yeniden sağlanmalı” dedi ve “Biz otoriterliğin hakim olduğu bir ulus değiliz. İnsanları susturmak ve muhalefeti bastırmak amacında değiliz. Ama kanunsuzluğun hüküm sürdüğü bir ülke de değiliz” mesajını verdi.
Protestonun bir hak olduğunu söyleyen Biden, “Kimsenin kaos yaratma hakkı yok” dedi. ABD Başkanı, öğrencilerin saldırıya uğrama korkusu olmadan kampüste dolaşabilme hakkı olduğunu da söyledi.
Hamas, Gazze’de bir ateşkes anlaşmasını “olumlu bir ruhla” değerlendirdiğini söylerken BM, harap olmuş Filistin topraklarını yeniden inşa etmenin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş çabalar gerektireceği uyarısında bulundu.Aylardır devam eden müzakerelerin ardından Hamas’ın ateşkes karşılığında rehineler teklifine iyimser yaklaşması yakında bir anlaşmaya varılabileceği umutlarını arttırdı.
Hamas’ın resmi internet sitesinde yer alan açıklamada, Hamas lideri İsmail Haniye’nin, arabulucu ülkeler tarafından Kahire’de sunulan son ateşkes önerisini “olumlu bir ruhla” incelediği bildirildi.
Hamas’ın ABD askerlerine saldıracağı yönündeki iddialara en yetkili isimden cevap geldi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Hamas’ın ABD askerlerine saldırma yönünde “aktif bir niyeti” olduğuna dair “herhangi bir belirti” görmediğini söyledi.
Şu anda Gazze kıyısı açıklarında geçici bir iskele inşasını destekleyen yaklaşık 1000 ABD askeri bulunuyor. Önümüzdeki günlerde açılması planlanan iskele, kuşatma altındaki bölgeye insani yardım akışını artıracak.
ABD’nin New York kentinde 18 Nisan’da başlayan ve ülke genelindeki üniversitelere yayılan Filistin’e destek gösterileri devam ediyor. George Washington Üniversitesi’nde gösterilere destek verenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Birçok üniversitede polis göstericilere müdahale ederken, başkent polisi henüz George Washington Üniversitesi’nde müdahalede bulunmadı. Göstericiler, geceleri kampüste kurdukları çadırlarda geçiriyor..
Associated Press (AP) haber ajansı, polisin son haftalarda ABD genelindeki üniversite kampüslerinde düzenlenen Filistin yanlısı protestolar sırasında yaklaşık 2.200 kişiyi gözaltına aldığını bildirdi.
Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’da açıkladığı İsrail ile yapılan ihracat işlemlerini kısıtlama kararının ardından, bugün yayınladığı yeni açıklamada her türlü ihracat ve ithalat işleminin durdurulduğunu duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail’in hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bıraktığı ve insani yardımları engellediği vurgulandı ve “Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlamıştır. Alınan bu kararda, İsrail Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin’deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir. Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur” denildi.
Canlı Anlatım Özeti
Biden’dan ‘Düzen yeniden sağlanmalı’ açıklaması
“Hamas teklifi olumlu bir ruhla değerlendiriyor”
Hamas’ın Amerikan birliklerine saldırmayı planladığına dair bir belirti yok
ABD üniversitelerinde 2 binden fazla gözaltı
Türkiye, İsrail ile olan tüm ticaretini durdurduBakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail’in hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bıraktığı ve insani yardımları engellediği vurgulandı ve “Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlamıştır. Alınan bu kararda, İsrail Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin’deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir. Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur” denildi.
İSRAİL’DEN İLK AÇIKLAMA! KATZ’DAN ÇİRKİN SÖZLER…
Türkiye’nin aldığı kritik kararı resmi sosyal medya hesabından duyuran İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili skandal açıklamalarda bulundu.
Türkiye’yi ticaret anlaşmalarını ihlal etmekle suçlayan Katz, İsrail Dışişleri Bakanlığı’na ‘yerel üretim ve diğer ülkelerden ithalat’a odaklanarak ticarette alternatifler aranması talimatı verdiğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN KARARI DÜNYA BASININDA: KRİZ DERİNLEŞECEK
Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhinde süren soykırım davasına müdahil olma kararı alan ve sonrasında İsrail ile olan tüm ticaretini durduran Türkiye’nin kararı bugün dış basının öne çıkan başlıklarından biri oldu.
İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’nin Gazze’deki ‘insani trajedi’ nedeniyle İsrail’le tüm ticareti durdurduğunu yazdığı haberinde söz konusu hamlenin, eski iki yakın müttefik arasında kötüleşen gerilimi daha da derinleştireceğini iddia etti.
BBC de iki ülke arasındaki ticaretin geçtiğimiz yıl neredeyse 7 milyar dolar değerinde olduğuna dikkat çekti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana Tel Aviv yönetimini sert sözlerle eleştirdiğini hatırlattı.

“BU SADECE BİR CEPHE”
Aljazeera de iki ülke arasındaki ticaret hacmine dikkat çekerken Türkiye’nin kararının İsrail’in tepkisini çektiğini yazdı.
Fox News, Türkiye’nin Gazze’deki savaşa karşı protestosunun son hamlesi olarak İsrail ile ticareti kestiğini yazdı. İsrail’in duruma tepki gösterdiğini yazan Fox News “Bu adım Türkiye’nin İsrail’e karşı mücadelesinde sadece bir cephe. Türkiye Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhinde süren soykırım davasına müdahil olma kararı aldı.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN TAVRI GİDEREK SERTLEŞİYOR”
Middle East Eye (MEE) Türk hükümetinin ilk olarak 9 Nisan’da İsrail’e 50’den fazla ürüne ihracat kısıtlaması getirdiğini, daha sonra soykırım davasına müdahil olma kararı aldığını şimdi de ülke ile olan tüm ticaretini durdurduğunu belirterek Ankara’nın tavrının giderek sertleştiğini yazdı.

İSRAİL BASININDA ÖFKE: İSRAİL KAMBUR DURUYOR
Türkiye’nin kararı sonrası İsrail medyasında gözle görülür bir öfke hakim.
Maariv gazetesi ‘Erdoğan adım atıyor, İsrail kambur duruyor’ başlıklı haberinde, Türkiye’nin kararının İsrailli iş insanları arasında öfkeye neden olduğunu yazdı.
Gazeteye konuşan Merhavim Belediye Başkanı Shay Hajaj “Defalarca uyarıda bulunduk. İsrail taze gıda üretiminde bağımsız olmalı, diğer ülkelere bağımlı olmamalıdır.” derken, Üreticiler Birliği Başkanı Dr. Ron Tomer ise, “Türkiye’den yapılan tüm ithalata hemen şimdi üç yıl süreyle %100 oranında koruyucu gümrük vergisi uygulanmalı ve bazı ürünlerin ithalatı tamamen yasaklanmalıdır.” dedi ve ekledi;
“Hükümet Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulmak elinden gelen her şeyi yapmalıdır.”

İSRAİL EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ SONUÇLARI ÇOK BÜYÜK OLACAK
Calcalist, “Türk boykotunun İsrail ekonomisi üzerindeki sonuçları çok büyük olacak” başlıklı haberinde Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden Yigal Maor’un sözlerine yer verdi.
Türkiye’nin şimdiye kadar birçok ürünün makul fiyatlarla temin edildiği bir kaynak olduğunu söyleyen Maor, Ankara’nın hamlesinin sonuçlarının İsrail için çok ağır olacağını belirterek şunları söyledi;
“Tatlı ve konservelerden, sebze ve meyvelere kadar aklınıza gelebilecek her şey Türkiye’den geliyor. Uluslararası şirketler Türkiye’de montaj yapıyor. Örneğin Toyota Corolla Türkiye’de monte ediliyor ve şimdi İsrail’e araba göndermenin mümkün olmadığı söyleniyor. Durum gemilerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’ndan geçmesinin engellenmesi veya Türkiye semalarında uçuş yasağı getirilmesiyle daha da kötüleşebilir”
]]>
TÜRKİYE’NİN DAVAYA ETKİSİ
Kolombiya ve Nikaragua’nın ardından Filistin lehine İsrail’in soykırım davasına müdahil olmaya hazırlanan Türkiye, davada sözlü ve yazılı beyanda bulunma hakkına sahip alacak. Mahkemeye delil, fikir ve görüş sunabilecek. Türkiye davaya müdahil olan ilk Müslüman ülke olması açısında önem taşırken, Türkiye’nin bu tavrının diğer İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyelerini de etkileyeceği değerlendiriliyor. Türkiye, Ocak ayında Adalet Divanı’ndaki dava için ağırlıklı olarak görsel belgeler sağlamıştı.
AVRUPA’DA FARKLI SESLER
7 Ekim’den bu yana İsrail’i destekleyen ve silah tedarik eden Almanya, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde de hukuksal olarak İsrail’i destekleme niyetinde. Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Hebestreit, geçtiğimiz günlerde, “2’nci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahudilere yönelik soykırımı nedeniyle İsrail’e karşı özel bir sorumluluk taşıdıklarını” belirterek, Tel Aviv’i desteklemeyi sürdüreceklerini söylemişti.
Öte yandan tarih boyunca Filistin’e verdiği güçlü destekle diğer Avrupa ülkelerinden belirgin şekilde ayrılan İrlanda’nın Filistin desteğinin sürmesi öngörülüyor. 1980 yılında Filistin devletinin kurulmasını destekleyen ilk AB üyesi olan İrlanda’da siyasetçilerin Filistinlileri savunan ve İsrail hükümetini eleştiren videoları sosyal medyada da geniş kesimlere ulaşıyor.
LATİN SOLU FİLİSTİN’DEN YANA
Latin Amerika’daki sol hükümetler geleneksel olarak İsrail-Filistin çatışmasında Filistin’e destekleri biliyor ve bugüne kadar Filistin davasının destekçisi oldular. Anti-emperyalist çizgideki birçok Latin Amerika hükümeti bu nedenden dolayı İsrail’i Filistin topraklarında emperyalistlerin kurduğu bir yapı olarak görüyor. Nikaragua ve Kolombiya da Filistin’de iki devletli çözümü ve Filistin davasını savunan başlıca ülkeler arasında yer alıyor. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 1 Mayıs’ta yaptığı konuşmada, “İnsanlığın gözleri önünde bütün bir halkın yok edilmesine seyirci kalamayız, Filistin ölürse insanlık da ölür. İsrail ile diplomatik ilişkileri keseceğiz” mesajı verdi. (Selçuk BÖKE/ANKARA)

MECLİS’TEN LAHEY’E DELİL GİDECEK
Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail aleyhinde açılan soykırım davasında müdahillik talebinin ardından yeni bir girişim de Meclis’ten geldi. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) İsrail hükümeti hakkında yürüyen soruşturmaya katkıda bulunmak amacıyla Lahey’e ek dosyalar götüreceklerini açıkladı. “Siyasi bir müdahale olmazsa” UCM’den İsrail yetkilileri hakkında yakalama kararı çıkmasının “kuvvetle muhtemel” olduğunu belirten Yüksel, “İsrail’in savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım fiillerini fütursuzca işlemesinin en büyük nedeninin dünya kamuoyundaki cezasızlık algısı” olduğunu ve “yıllar süren saldırganlığından hesap sorulmamasının İsrail’i daha cesaretlendirdiğini” belirtti. (Bülent SARIOĞLU / ANKARA)

NETANYAHU’NUN ETEKLERİ TUTUŞTU
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Gazze’de gerçekleşen savaş suçlarından dolayı İsrailli politikacılar hakkında tutuklama kararı alma olasılığı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eteklerini tutuşturmuş durumda. Netanyahu’nun ABD Başkanı Joe Biden’dan UCM’yi engellemesini istediği iddiasının ardından Tel Aviv elini yükseltti. Axios’un ABD’li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre İsrailli yetkililer, Netanyahu’nun yanı sıra İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi hakkında tutuklama emri çıkarılması halinde Filistin Yönetimi’nin çökmesine yol açabilecek misilleme adımları atılacağı konusunda Washington’ı uyardı.
‘BENİM İÇİN LOBİ YAPIN’
İsrail’in atması en muhtemel adım İsrali’in vergi gelirlerinden Filistin Yönetimi’ne aktardığı bütçeyi dondurmak olabilir. Söz konusu yardım olmadan Ramallah yönetiminin kısa sürede iflas edeceği öngörülüyor.
Öte yandan İsrail medyası Netanyahu’nun İsrailli rehinelerin ailelerinden UCM’nin olası tutuklama kararına karşı kendisi adına ‘lobi faaliyeti’ yürütmelerini istediği öne sürdü. Kanal 12 Televizyonu, Netanyahu’nun UCM Başsavcısı Karim Khan ile aileler arasındaki görüşmelerden haberdar olduktan sonra ailelerden olası tutuklama kararı verme planından vazgeçmesi için Khan’ı ikna etmeleri yönünde ricada bulunduğu belirtildi.
]]>İSRAİL’İ KORURUM
-GAZZE SAVAŞI: Biden yönetimi 7 Ekim’de başlayan Gazze savaşının ardından İsrail’e yüklü silah yardımı ile açık destek verirken, Trump da İsrail’i koruyacağını söyledi. İran ile İsrail’in savaşması halinde ABD’nin dahil olup olmayacağıyla ilgili soruya “İsrail’e çok sadık oldum, diğer başkanlardan daha sadıktım. İsrail için diğer başkanlardan daha fazlasını yaptım. Evet, İsrail’i koruyacağım.” Eski Başkan ayrıca, “İsrail’in bir şeyi çok kötü yaptığını düşünüyorum: Halkla ilişkiler” sözleriyle Netanyahu hükümetinin tutumunu eleştirdi: “Her gece bombalanan binaların ve ölen insanların fotoğraflarının paylaşılması gerekmiyordu. Ama (İsrail yönetiminin) yaptığı bu.”

ARTIK ÇOK AMA ÇOK ZOR
-İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM: Trump, Biden yönetiminin aksine Filistin meselesinde “iki devletli çözüme” olan inancını kaybettiğini belirtti: “İki devletin işe yarayabileceğini düşündüğüm zamanlar oldu. Şimdi iki devletin çok ama çok zor olacağını düşünüyorum. İsrail ilerleme kaydediyorsa iki devlet istemiyor, her şeyi istiyor. İlerleme kaydetmiyorsa, o zaman iki devletli çözümden bahsediyor.”
-NATO: Trump, Avrupa ülkelerini NATO’ya yetersiz katkı vermekle suçladı: “Faturalarını (ulusal bütçeden NATO’ya ayrılan pay) ödemelerini istiyorum. Çok basit. Bakın, eğer bir sorunumuz olsaydı, biz saldırıya uğrasaydık NATO’nun yardıma geleceğini düşünmüyorum.”
MASRAFLARI ÖDESİNLER
-UKRAYNA SAVAŞI: Avrupa’nın başına kötü bir şey gelmesini istemiyorum, Avrupa’yı seviyorum. Ama hem NATO’da hem de Ukrayna’da bizden faydalandılar. (Bizim Ukrayna’yla) Aramızda bir okyanus var. Ukrayna’ya yardım etmeye çalışacağım ama Avrupa’nın da işini yapması, paylarına düşeni ödemesi gerekiyor.
-RUSYA İLE İLİŞKİLER: Rusya ile ilişkiler ve Rusya’da casusluk suçlamasıyla tutuklu gazeteci Evan Gershkovich ile ilgili de, “Biden’ın (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile ilişkisinin çok kötü olduğunu düşünüyorum. Putin’in asla Ukrayna’ya gitmemesi gerekiyordu. Ben olduğum dönemde gitmedi. Putin ile çok iyi baş ediyorum, ancak gazetecinin serbest bırakılması gerekiyor. Biden döneminde serbest kalacak mı bilmiyorum” dedi.
– KASIM SEÇİMLERİ: Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde olası bir gerginlik bekleyip beklemediğine dair soruya, “Siyasi şiddet olacağı görüşünde değilim. Büyük bir zafer kazanacağımızı düşünüyorum. Şiddet olmayacağını düşünüyorum” yanıtını verdi.
3 HAFTADA 29 BİN ÇİNLİ GELDİ
“Yerel kolluk kuvvetlerini kullanacağız. Ve kesinlikle içeri giren suçlularla başlayacağız. Daha önce hiç görmediğimiz sayılarda geliyorlar. Yeni bir suç kategorimiz var: buna göçmen suçu deniyor.” Ulusal Muhafızların ABD sınırlarını korumak için içeride ve sınırda kullanılabileceğini söyleyen Trump, “Eğer onlar bunu başaramazlarsa orduya başvuracağını” söyledi. ABD yasalarına göre ordunun sivillere karşı konuşlandıramayacağını hatırlatılınca ise “Bunlar sivil değil. Bunlar ülkemizde yasal olarak bulunmayan insanlar. Bu ülkemizi işgaldir” dedi.
“Ülkemizde büyük bir güç oluşuyor, son üç haftada Çin’den 29 bin kişi geldi, bunların çoğu askerlik çağındaki erkekler. Bu suçu durdurmak için ne gerekiyorsa yapmanız gerekiyor” diye konuştu.
]]>
Gazze’de ateşkes müzakareleri sürerken İsrail saldırılarına devam ediyor. Aileler ölen evlatlarının üzerinde gözyaşı döküyor.
TOP HAMAS’TAYDI
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’ın 40 gün, çeşitli kaynakların da iki aşamada 13 haftadan oluştuğunu ifade ettiği anlaşma önceki gün arabulucu ülkeler Mısır ve Katar tarafında Kahire’de Hamas’a iletildi. 3 haftalık ateşkesin uygulanacağı ilk aşamada 33 İsrailli rehineye karşı yüzlerce Filistinli mahkûmun serbest bırakılması bekleniyor. 10 haftalık ikinci ateşkes aşamasında rehine ve mahkûm takasının sürmesi öngörülüyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken “İsrail açısından olağanüstü derecede cömert” olarak nitelendirmiş ve “karar verme sırası Hamas’ta” diyerek sorumluluğu Filistinli gruba yüklemişti. Pazartesi günü taslakta “büyük bir sorun görmediklerini” bildiren Hamas heyeti dün Mısır’ı terk ederken, grubun teklife yazılı yanıt vereceği belirtildi. Ancak kısa süre sonra İsrail Başbakanı Netanyahu’dan sert bir Refah çıkışı geldi.
‘NE OLURSA OLSUN’
Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada rehine yakınlarıyla bir araya gelen İsrail Başbakanı’nın, ailelere, “ateşkes anlaşması olsa da olmasa da Refah’a girileceğini” söylediği aktarıldı. Netanyahu’nun, “Hedeflerimize ulaşmadan savaşı durdurma fikri söz konusu değil. Mutlak zafere ulaşmak için anlaşma olsa da olmasa da Refah’a girerek oradaki Hamas birliklerini dağıtacağız” ifadelerini kullandığı bildirildi. Ayrıca İsrail medyasında, İsrail ordusu tanklarının Gazze Şeridi hattına dizildiği ve Refah’a harekâtın başlaması için emir beklediği yönünde haberler çıktı. 48 ila 72 saat içerisinde bir ateşkes anlaşması olmadığı takdirde İsrail ordusunun harekete geçeceği iddia edilen haberlerde, Refah kentinin yanı sıra Gazze’nin merkezindeki bazı mülteci kamplarının da hedef alınacağı belirtildi. Öte yandan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby de dün “Refah’ta kapsamlı kara operasyonu görmek istemiyoruz. Oraya sığınmış olan 1,5 milyon insanın güvenlik ve emniyetini göz önünde bulundurmayan bir operasyon görmek istemiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
SORUN KALICI ATEŞKES
Hamas, uzun süredir rehinelerin serbest bırakılması için kalıcı ateşkes talebinden geri adım atmıyor. İsrail tarafı ise Hamas’ın diğer talepleri olan yerinden edilen Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyine dönüşü ve üst düzey Filistinli mahkûmların serbest bırakılması konularında taviz verse de savaşı bitirmeye yanaşmıyor. İsrail, “Hamas tehdidinin ortadan kaldırılmasını” temel hedefi olarak görüyor. Hafta sonu AP ajansına röportaj veren üst düzey Hamas yetkilisi Halil el-Hayya, “Savaşın biteceği garantisini almazsak rehineleri neden bırakalım” sözleriyle grubun bu konudaki pozisyonunu ifade etmişti.

İSRAİL POLİSİNDEN REHİNE YAKINLARINA SERT MÜDAHALE
7 Ekim saldırıları sırasında Hamas’ın kaçırdığı ve o tarihten bu yana Gazze Şeridi’nde bulunan İsrailli rehinelerin aileleri ve onların destekçileri önceki gece başkent Tel Aviv’de gösteri düzenledi. “Refah bekleyebilir, rehineler bekleyemez” yazılı dövizler taşıyan binlerce protestocu, rehineler için anlaşma yapılmasını talep etti. Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud’un genel merkez binası önüne yürüyen göstericilere polis tazyikli suyla ve coplarla müdahale etti. İsrail polisi 5 kişinin gözaltına alındığını açıklarken, göstericilerin havai fişeklerle güvenlik güçlerine saldırdığını duyurdu. Öte yandan İsrail medyasına konuşan protestocu rehine yakınları emniyetin açıklamasının “yalan” olduğunu savunarak, polislerin orantısız güç kullandığını iddia etti. İsrail’de 7 Ekim’den bu yana rehinelerin bırakılması talebiyle kalabalık protesto gösterileri düzenleniyor. Hamas’ın elinde şu an 130 rehine olduğu tahmin ediliyor.
]]>ABD’nin New York kentindeki Columbia Üniversitesi’nde 18 Nisan’da başlayan Filistin yanlısı protestoların 16 eyalette 20 üniversiteye yayıldığı bildirildi. ABD basınında yer alan haberlere göre, üniversitelerde kamp kurarak İsrail’e saldırılarına son verme çağrısı yapan ve üniversitelerini İsrail’e silah satan şirketlerle ilişkilerini kesmeye çağıran öğrenci ve akademisyenlerden gözaltına alınanların sayısı bine ulaştı.
Bölge ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden üst düzey temsilciler Dünya Ekonomik Forumu (WEF) zirvesi için Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya geldi.Toplantı sonrası ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Hamas’a cömert bir teklif sunulduğunu açıklarken, uluslararası ajanslar Hamas’ın söz konusu teklifi incelediğini yazdı.
Mısır basınına göre iki aşamalı anlaşmada öncelikle 3 haftalık bir ateşkes ve 30 İsrailli esirin serbest bırakılması öngörülüyor. İsrail ise sayıları henüz kesinleşmeyen Filistinli mahkûmları serbest bırakacak. İkinci aşamada 10 haftalık bir ateşkes ve tarafların müzakere edilecek daha geniş bir esir takasını uygulaması öngörülüyor. Ayrıca en az 300 bin Filistinlinin Gazze’nin orta ve kuzey kesimlerine dönüşü planlanıyor.
ABD’li yayın organı CNN, aylar sonra süren çıkmaz sonrası tarafların anlaşmasının savaşın sona ermesi için önemli bir adım olacağını, aksi durumda bölgedeki krizin derinleşebileceğini yazdı. CNN’e göre anlaşmaya varılamaması durumunda İsrail, 1 milyondan fazla Filistinlinin barındığı güney Gazze şehri Refah’a geniş çaplı bir kara saldırısı başlatabilir.İsrail kaynakları da anlaşma çabalarının saldırıyı engellemek için son şans olduğunu doğruluyor. Müzakerelere aşina olan İsrailli kaynak CNN’e yaptığı açıklamada “Refah’ı durdurmanın tek yolu anlaşmadır” dedi.
ABD ordusu, ağır saldırı altındaki Gazze Şeridi’ne daha fazla yardım ulaştırılmasına yardımcı olacak iskelenin yapım aşamasında olduğunu gösteren fotoğraflar yayınladı.Görüntülerde yüzer platformlar üzerinde askeri üniformalı işçiler görülüyor.ABD merkez komutanlığı görüntüleri X’te “iskele inşası başlıyor” diye duyurdu.
Pier-building begins
Construction of the floating JLOTS pier in the Mediterranean is underway.
The pier will support @USAID and humanitarian partners to receive and deliver humanitarian aid to the people of Gaza. @USTRANSCOM and @USEUCOM support the movement of… pic.twitter.com/tC9J12wz4Z
— U.S. Central Command (@CENTCOM) April 29, 2024
İsrail medyası, Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya karşı “tutuklama emri” çıkarabileceğini ve Netanyahu “olağandışı bir stres” altında olduğunu iddia etmişti.
Bugün ABD medyasında yer alan haberlere göre, Netanyahu için olası tutuklama emri Beyaz Saray’dan döndü. The Hill’de yer alan haberde Biden yönetiminin, İsrail hükümeti üyelerine yönelik olası bir kovuşturmaya karşı çıktığı vurgulandı.Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre de haftalık basın brifinginde soruşturmayı desteklemediklerini duyurdu.
Ne Amerika Birleşik Devletleri ne de İsrail UCM’ye üye 124 ülke arasında yer alıyor. Ve İsrail’in Lahey’de yargılanmak üzere hükümetinin herhangi bir üyesini teslim etme şansı fiilen sıfır. Ancak yine de İsrailli yetkililere göre Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkarılması onu eleştirenlerin iddialarını güçlendirecektir. İsrail başbakanı Netanyhu’nun tutuklama emri korkusu ile ABD Başkanı Joe Biden’ı arayıp yardım istediği iddiası da bugün dünya medyasının öne çıkan başlıklarından biri oldu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları 206 gündür devam ederken, Gazze Şeridi’ndeki esirlerin aileleri ve destekçileri İsrail’in başkenti Tel Aviv’de sokağa indi.
Göstericiler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine en kısa sürede esirlerin serbest bırakılması için bir ateşkes anlaşmasını kabul etmesi çağrısında bulunarak, ellerinde “Refah bekleyebilir, onlar bekleyemez” yazılı pankart taşıdılar.
Tel Aviv’deki Begin Caddesi’ni trafiğe kapatan göstericiler, yolda ateş yaktı. Polis ile göstericiler arasında arbede çıktı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da olası Refah operasyonu, ateşkes anlaşması ve İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Hamas’a iletilen son teklifi “İsrail açısından olağanüstü derecede cömert” olarak nitelendiren ABD’li Bakan, grubun kararını “hızlı bir şekilde vermesi gerektiğini” belirterek, “Doğru karar vereceklerinden umutluyum” ifadelerini kullandı.
Olası bir ateşkes anlaşmasıyla sahadaki “dinamiklerde temelden bir değişim” olabileceğini kaydeden Blinken, bölgedeki insani yardımların arttırılması için ise bir ateşkese ulaşılmasını beklememeleri gerektiğini söyledi.
Blinken ile aynı etkinlikte konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri de Blinken’ın açıklamalarına pararlel şekilde, Hamas’a sunulan teklifin “her iki tarafın da pozisyonlarını göz önünde bulundurduğunu” ifade ederek, anlaşma sağlanmasından “umutlu” olduğunu söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
ABD üniversitelerindeki Filistin’e destek gösterilerinde gözaltı sayısı bine ulaştı
Anlaşma sağlanamazsa İsrail Refah’a saldırabilir
ABD ordusu Gazze açıklarında inşa edilmekte olan yardım iskelesinin görüntülerini yayınladı
Tutuklama emri Beyaz Saray’dan döndü
İsrailliler sokağa döküldü: Refah bekleyebilir
Blinken: ‘Hamas’a cömert bir teklif sunduk’DEĞİŞİM ŞANSI
Hamas’a iletilen son teklifi “İsrail açısından olağanüstü derecede cömert” olarak nitelendiren ABD’li Bakan, grubun kararını “hızlı bir şekilde vermesi gerektiğini” belirterek, “Doğru karar vereceklerinden umutluyum” ifadelerini kullandı. Olası bir ateşkes anlaşmasıyla sahadaki “dinamiklerde temelden bir değişim” olabileceğini kaydeden Blinken, bölgedeki insani yardımların arttırılması için ise bir ateşkese ulaşılmasını beklememeleri gerektiğini söyledi. Blinken ile aynı etkinlikte konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri de Blinken’ın açıklamalarına pararlel şekilde, Hamas’a sunulan teklifin “her iki tarafın da pozisyonlarını göz önünde bulundurduğunu” ifade ederek, anlaşma sağlanmasından “umutlu” olduğunu söyledi.
NORMALLEŞME TEMASLARI
ABD’nin Riyad ve Tel Aviv arasında normalleşmeyi sağlamak üzere yaptığı temaslara da değinen Blinken, Washington yönetiminin Suudi Arabistan’a vereceği güvenlik garantilerinden oluşan paketin neredeyse tamamlandığını söyledi. Blinken, “Ancak bundan sonra normalleşmenin sağlanabilmesi için Gazze’de sükunetin sağlanması ve Filistin devletinin kuruluşu için güvenilir bir yol gerekiyor” ifadelerini kullanırken, aynı etkinlikte konuşan Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan da ABD-Suudi mutabakatının “çok yakın” olduğunu belirtti. Washington yönetimi Riyad ve Tel Aviv arasında normalleşmeyi sağlayabilmek için Suudi Arabistan’a askeri ittifak tarzı güvenlik garantileri sunmayı planlıyor. Buna karşı İsrail’den bağımsız Filistin devletinin kurulmasına onay vermesini istiyor.
‘GÜVENİLİR PLAN YOK’
Blinken’ın konuşmasında değindiği bir diğer konu ise İsrail’in Refah kentine yönelik olası operasyonuydu. İsrail, ABD’nin kentteki yaklaşık 1.5 milyon yerinden edilmiş Filistinli sivilin zarar göreceği gerekçesiyle karşı çıktığı operasyonun hazırlıklarını sürdürüyor. İsrailli yetkililerden sivillerin tahliyesi için planlama yapıldığı yönünde açıklamalar gelse de Blinken dün “Henüz sivillerin etkili bir şekilde korunacağı güvenini veren bir plan göremedik” dedi.
YENİ PLANDA NELER VAR
ABD’li Bakan Blinken’ın “İsrail açısından oldukça cömert” diye nitelediği ateşkes anlaşması taslağı dün Kahire’ye giden Hamas heyeti tarafından Mısır ve Katarlı yetkililerle masaya yatırıldı. AFP’ye açıklamada bulunan üst düzey Hamas yetkilisi anlaşma detaylarıyla ilgili “ciddi bir sorun olmadığını” ve İsrail’in engeller çıkarmaması halinde atmosferin olumlu göründüğünü ifade etti.
KALICI BARIŞ İHTİMALİ
Amerikan Axios haber sitesine konuşan İsrailli kaynaklar da savaşın başından bu yana ilk kez Tel Aviv yönetiminin “kalıcı barışın tesisi” için görüşmelere açık olduğunu aktardı. Hamas sürecin başından bu yana kalıcı ateşkes, İsrail güçlerinin Gazze’den tamamen çekilmesi ve yerinden edilmiş Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyine dönüşü şartlarından taviz vermezken, yeni anlaşmanın her iki tarafa da tavizler vermeye ve uzun süreli barış için görüşme zemini oluşturmaya uygun olduğu belirtiliyor.
TAKAS VE ATEŞKES
– Mısır basınına göre iki aşamalı anlaşmada öncelikle 3 haftalık bir ateşkes ve 30 İsrailli esirin serbest bırakılması öngörülüyor. İsrail ise sayıları henüz kesinleşmeyen Filistinli mahkûmları serbest bırakacak.
– İkinci aşamada 10 haftalık bir ateşkes ve tarafların müzakere edilecek daha geniş bir esir takasını uygulaması öngörülüyor. Ayrıca en az 300 bin Filistinlinin Gazze’nin orta ve kuzey kesimlerine dönüşü planlanıyor.

FİDAN VE BLİNKEN GAZZE’Yİ GÖRÜŞTÜ
İSLAM İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği’nin Gazze’deki katliamın sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması amacıyla oluşturduğu Temas Grubu, Riyad’da toplandı. Yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantının ikinci gününde de mevkidaşlarıyla temaslarda bulundu. Fidan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüştü. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, görüşmede ABD’li mevkidaşına Gazze’deki katliamın bir an önce sona ermesi gerektiği; kalıcı ateşkes ve insani yardımların Gazze’ye ulaşması için İsrail üzerinde baskı kurulması gerektiğini vurguladı.
Bilgi notu: İsrail ve Hamas arasında kasım ayında 7 günlük ateşkes gerçekleşmişti. Hamas 81 İsrailli rehineyi İsrail 240 Filistinli mahkûmu serbest bırakmıştı. Hamas’ın elinde 130 rehine olduğu sanılıyor.
]]>
Mısır ve Katar, İsrail ile Hamas arasında ateşkes ve rehine anlaşması sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları sürdürüyor. Katar’da bulunan Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayya yaptığı açıklamada, Hamas’ın 2 hafta önce sunduğu ateşkes ve esir takasını içeren teklife İsrail’den yanıt aldıklarını ve bunu inceleyeceklerini duyurdu. El-Hayya, “Hamas, 13 Nisan’da Mısırlı ve Katarlı arabuluculara ilettiği öneriye Siyonist işgalcilerin resmi yanıtını bugün aldı” ifadelerini kullandı.
Hamas Hareketinden dün yapılan yazılı açıklamada, “Halkımızın isteklerine ve haklarına gerçekten hitap eden her türlü öneriyi değerlendirmeye istekli olduğumuzu yineliyoruz. Bunlar arasında sürdürülebilir bir ateşkes, işgal (İsrail) güçlerinin tamamen geri çekilmesi, yerinden edilenlerin Gazze’deki evlerine şartsız dönüşü, kapsamlı yeniden inşa çabaları, ablukanın sona ermesi ve temel insani yardımın sağlanması yer alıyor. Ayrıca kendi geleceğini tayin etme ve başkenti Kudüs olan bağımsız bir devletin kurulması da dahil olmak üzere Filistin halkının meşru haklarını güvence altına alma arayışımızın bir parçası olarak anlamlı bir mahkum değişim anlaşmasına doğru ilerlemenin önemini vurguluyoruz” ifadeleri kullanılmıştı.
Gazze’de 7 ayı aşkın süredir devam eden savaşın sona ermesi için müzakere çalışmaları devam ediyor.Mısır, Katar ve ABD tarafların müzakere masasına oturması için temaslarını sürdürürken İsrail devlet televizyonu KAN’a isminin açıklanmaması koşulu ile konuşan üst düzey İsrailli yetkili barış anlaşmasının önündeki tek engelin Başbakan Netanyahu olduğunu öne sürdü.
Netanyahu’nun anlaşmaya varılmaması için sürekli engeller ve zorluklar çıkardığını söyleyen kaynak, İsrailli Başbakan’ın son olarak Mısır’ın sunduğu teklifin dışında başka bir anlaşma istediğini iddia etti.
Birleşmiş Milletler’den Pehr Lodhammar, düzenlediği basın toplantısında, savaşın başlamasından yaklaşık yedi ay sonra Gazze’de metrekare başına ortalama 300 kg moloz düştüğünü duyurdu. İsrail’in Gazze’deki savaşının, çoğu patlamamış bombalarla dolu 37 milyon ton enkaz oluşturduğunu söyleyen Lodhammar bunların temizlenmesinin 10 yıldan fazla süreceğini belirterek “Gazze’deki mevcut enkaz miktarına bakıldığında 100 tırla 14 yıllık bir çalışmadan bahsediyoruz.” dedi.
IKBY’nin Süleymaniye kentindeki Çemçemal ilçesine bağlı Kadir Kerem kasabasında yer alan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli enerji şirketi Dana Gas tarafından işletilen Kormor Gaz Sahasına insansız hava aracı (İHA) ile saldırı gerçekleştirildi. Çemçemal Kaymakamı Remk Ramazan yaptığı açıklamada, saldırıda Yemenli 4 çalışanın öldüğünü ve 2 kişinin de yaralandığını ifade etti.
Saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine dair bilgileri olmadığını belirten Ramazan, İHA’nın sahadaki petrol depolama alanına isabet ettiğini aktardı.
Saldırı IKBY’de gaz üretiminin durdurulmasına ve elektrik üretiminin 2 bin 500 megavat azalmasına yol açarken, IKBY Elektrik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı ekiplerin enerji santrallerine gaz tedarikinin yeniden başlatılması için çalışmalara devam ettiği belirtildi.
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani yaptığı açıklamada, saldırıyı kınadı. Barzani, “Süleymaniye’ye bağlı Çamçemal’deki Kormor Gaz Sahasına düzenlenen saldırıda ölenler ve yaralananlar oldu. Bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz” dedi. Bu tür saldırıların ülkenin huzur ve istikrarını tehlikeye attığını kaydeden Barzani, Irak federal hükümetinin ilgili makamlarının bu saldırıların bir daha tekrarlanmaması için üzerlerine düşen görevi yapması ve saldırının faillerinin yakalanarak cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
ABD’nin New York kentindeki Columbia Üniversitesi’nde başlayan Filistin yanlısı protestolara birçok yeni üniversiteden destek geldi.
Ülke genelinde binlerce öğrenci İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırıma tepki göstermek için eylemler düzenledi.
İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımı sürerken, ABD’nin New York kentindeki Columbia Üniversitesi’nde 1 hafta önce başlayan Filistin yanlısı protestolar ülkenin farklı eyaletlerindeki birçok üniversiteye yayıldı. Son olarak Stanford Üniversitesi, Northwestern Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi, Florida Üniversitesi, Nevada Üniversitesi ve Arizona Eyalet Üniversitesi öğrencileri de Filistin’de yaşanan insanlık dramına tepki göstermek adına protesto gösterileri düzenledi. Bazı üniversitelerde çadır kurarak nöbet tutan öğrenciler, bazı üniversitelerde ise Filistin bayrakları ve pankartlarla Gazze’de ateşkeş çağrısı yaptı.
Canlı Anlatım Özeti
Hamas: “İsrail’in yanıtını aldık, inceleyeceğiz”
Barışın önündeki tek engel: Netanyahu
Gazze’deki enkazın temizlenmesi 14 yıl sürebilir
Süleymaniye’deki Kormor Gaz Tesisine İHA saldırısı: 4 ölü, 2 yaralı
ABD üniversitelerindeki Filistin’e destek gösterileri ülke geneline yayılıyor
‘ORDU HAZIR’
İsrail haberlerine göre, önceki akşam toplanan İsrail savaş kabinesini operasyonla ilgili bilgilendiren İsrail Genelkurmay Başkanı Herze Halevi karada hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Haberlerde, Refah operasyonunun ilk ayağını sivillerin tahliyesinin oluşturacağı iddia edildi. Tahliye sürecinde çatışma bölgesinin dışında kurulacak 40 bin çadıra sivillerin yerleştirilmesi, 10 sahra hastanesi kurulması, su ve iletişim ağlarının kurulması gibi altyapı çalışmalarının gerçekleştirilmesi safhaları yer alıyor. Tahliye aşamasının beş hafta sürmesi öngörülüyor.

BİRLİKLERE ROTASYON
Ancak İsrail’in sivilleri tahliye etme planları en başından beri uluslararası kamuoyunu tatmin etmiyor. ABD başta olmak üzere birçok ülke İsrail’e kara harekâtından vazgeçmesi çağrısı yapsa da Tel Aviv yönetimi “Hamas’ın bitirilmesi” hedefi için operasyonun gerekli olduğunu savunuyor. İsrail ordusu dün de Gazze Şeridi’nde bıraktığı tek birlik olan Nahal Taburu’nu geri çekerek bölgeye iki farklı birlik konuşlandırıldığını açıkladı.
Refah operasyonunun Mısır’ın Sina Yarımadası’na doğru kitlesel bir göçü tetiklemesi endişesini taşıyan Kahire yönetimi de harekete geçti. Kahire’nin saldırıyı önlemek amacıyla ateşkes görüşmelerine ivme kazandırmaya çalıştığı belirtilirken, Mısır lideri Abdülfettah es-Sisi de İsrail’i uyardı. Filistinlilerin yerlerinden edilmesi ve Sina’ya ya da başka bir yere zorla göç ettirilmesini reddettiklerini söyleyen Sisi, İsrail’in Refah’a kara operasyonunun Gazze’deki insani durum ve bölgesel barış üzerinde “felaket sonuçları” olacağını kaydetti.
BLINKEN’DAN YEDİNCİ TUR
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Blinken da haftaya İsrail’de temaslarda bulunacak. Bu, Blinken’ın 7 Ekim’den bu yana bölgeye yedinci ziyareti olacak. Blinken’ın gündeminde ilk maddenin Refah operasyonu olacağı, ayrıca çatışmaları durdurma ve rehinelerin serbest bırakılması yönündeki müzakerelerin görüşüleceği belirtildi.

AŞIRI SAĞCI BAKAN TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ
-İSRAİL’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, trafik kazası geçirdi. Remle şehrinde 18 yaşındaki İsrailli bir kadının ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayı yerinde incelemek üzere bölgeye giden Ben Gvir, burada İsrail hükümetine terör olaylarına karışanlar için idam cezası çağrısında bulundu. 47 yaşındaki Bakan’ın aracı, dönüş yolunda bir başka otomobille çarpışarak takla attı. Ben Gvir ve beraberindeki 2 kişinin hafif yaralandığı ve yakındaki bir hastaneye sevk edildiği belirtildi. Gvir’in durumunun ciddi olmadığı aktarıldı. Öte yandan görgü tanıkları, bakanın otomobilinin kırmızı ışıkta geçtiğini söyledi. Polis kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.

ABD GAZZE’DE İSKELE İNŞASINA BAŞLADI
– ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) önceki gün yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Gazze Şeridi’ne insani yardımların girmesini sağlayacak iskele inşasına başladığını duyurdu. İskelenin mayıs ayının ilk haftası içinde faaliyete geçmesinin planlandığı belirtilirken, inşanın İsrail tarafından da onaylandığı ifade edildi. ABD Başkanı Joe Biden mart ayında, ABD ordusunun, aylardır açlıkla mücadele eden milyonların yaşadığı Gazze’nin Akdeniz kıyısında insani yardımların deniz yoluyla ulaştırılması için geçici bir iskele inşa edeceğini ilan etmişti. Pentagon daha önce yaptığı açıklamada iskele aracılığıyla Gazze Şeridi’ne ulaşan yardımın dağıtımının bölgede yer alan sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirileceğini aktarmıştı.
Geçici limanın ya da bölgeye giden yardımların güvenliğini kimin sağlayacağı ise belli değil. Biden, plan kapsamında Gazze’ye ABD botlarının girmeyeceğini söylemişti. Gazze’deki yardım dağıtımları sırasında zorluklar yaşanıyor. Bazı konvoylar insanlar tarafından kuşatılıp malzemeler yağmalanıyor. Filistin polisi ise İsrail saldırıları sebebiyle konvoylara eşlik etmeyi bıraktı.
]]>‘HAMAS’I YENMELİ’
Sorularımdan ilki, İsrail’in Refah’ta uygun bir askeri eylem planı olup olmadığına bakılmaksızın Beyaz Saray’ın bu tutumunun geçerli olup olmayacağıydı. Yoksa ABD, Refah’ta büyük bir askeri operasyona her şekilde karşı mı çıkacaktı? Pentagon sözcüsü, “Sivillerin güvenliğinin ve insani yardımın dikkate alınmadığı büyük bir askeri operasyona karşıyız. İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği saldırı türlerini önlemek için Hamas’ı yenmesi gerektiğini kabul ediyoruz ve anlıyoruz” dedi.
ABD İSRAİL’E ‘OLUR’ MU VERİYOR
Washington’da söylem, “Büyük bir askeri operasyona karşıyız” çizgisinden “Sivillerin güvenliğinin ve insani yardımın dikkate alınmadığı büyük bir askeri operasyona karşıyız” çizgisine kaymış gibi. ABD’li sözcüye bir soru daha yönelttim. Şayet bu öneriler İsrail hükümeti ve İsrail ordusu tarafından dikkate alınırsa, bu, Pentagon açısından Refah’ta büyük bir askeri operasyon için bir “olur” anlamı taşıyabilir mi? “Bu, İsrail’in ele alması gereken bir soru” diyen Ryder “görmek istemediğimiz şey, Hamas’la olan mücadelede çapraz ateş altında kalan Gazze halkının daha fazla acı çekmemesi” dedi.
YEŞİL IŞIK YAKILMIŞ GİBİ
1 Nisan ve 18 Nisan’da uzaktan bağlantı ile görüşen Beyaz Saray ve İsrail hükümeti yetkilileri, yapılan açıklamada “Her iki taraf, Hamas’ın Refah’ta yenilgiye uğratılması yönündeki ortak hedef üzerinde mutabakata vardı” demişti. Biden yönetiminin açıklaması ve Pentagon’un Hürriyet’e verdiği cevaplar, İsrail’e “bazı insani önlemler” alarak Refah’a girmesine yeşil ışık yakıldığı izlenimini veriyor.

Uydu görüntülerinden ay başında boş olan Refah’ın güneyinde mülteciler için yeni çadırkentler kurulduğu anlaşılıyor.
ÖNCE TAHLİYE SONRA OPERASYON… REFAH İŞGALİ ÇOK YAKIN
İSRAİL medyası, ordunun haftalardır hazırlandığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik operasyona çok kısa süre içinde başlayacağını öne sürdü. Devlet televizyonu Kan ve Hayom gazetesinin haberlerine göre, İsrail, 1.5 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Mısır sınırındaki Refah’ta toplu tahliye ve kara operasyonu “çok yakında” gerçekleşecek.
ÇADIRLARA TAHLİYE EDİLECEKLER
Operasyon planına göre Filistinlilerin önümüzdeki dört ila beş hafta içinde uluslararası yardım kuruluşlarının kurduğu çadır komplekslerine tahliye edilmesi bekleniyor. Daha sonra Refah belirli bölgelere bölünecek, operasyon aşamalı olarak ilerleyecek. Gazze Şeridi’nin diğer bölgelerinde İsrail saldırılarından kaçıp Refah’a sığınan Filistinlilerin öne sürüldüğü gibi güvenli şekilde tahliyesinin haftalar sürebileceği belirtiliyor.

GAZZE’DE TOPLU MEZAR DEHŞETİ… BM: BAĞIMSIZ SORUŞTURMA YAPILMALI
BİRLEŞMİŞ Milletler İnsan Hakları Şefi Volker Türk, Gazze’deki Nasır ve El Şifa hastanelerinin yerleşkelerinde toplu mezarlar bulunduğuna ilişkin raporlardan “dehşete düştüğünü” belirterek ölümlerle ilgili bağımsız soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Türk, “Bölgedeki cezasızlık ortamı göz önüne alındığında, konuya uluslararası soruşturmacılar dahil edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Filistinli sivil savunma ekipleri, önceki gün İsrail ordusunun şubat ayında baskın yaptığı Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’nin kompleksinde bulunan toplu mezarlardan 310 ceset çıkarıldığını açıkladı. El Şifa Hastanesinin bahçesinde ise toplu gömülmüş 30 ceset bulunduğu belirtildi. Hamas yönetimi, mezarların baskında infaz edilen Filistinlilerin gömülmesi için İsrail ordusu tarafından kazıldığını belirtti. İsrail ordusu ise iddiayı reddederek operasyonlar sırasında, “rehinelerin ve kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar” kapsamında Filistinlilerin bölgede gömdüğü cesetlerin “incelendiği” belirtildi.
CNN TÜRK SORDU, PENTAGON “KARŞIYIZ” DEMEDİ
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu eleştirerek Gazze’nin güneyindeki Refah kentine olası bir operasyon için “Hata yapıyor” açıklaması yapmıştı. Refah’a muhtemel bir müdahale için Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Kirby de “Felaket olur” ifadesini kullanmıştı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistinlilerin sığındığı son kapı Refah’a yönelik harekatı desteklemediklerini duyurmuştu. Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Patrick Ryder ise günlük basın toplantısında CNN TÜRK Washington Temsilcisi Yunus Paksoy’un sorularına, Amerikan makamlarına aykırı cevaplar verdi. 1 buçuk milyon sivil için ‘son sığınak’ olan Refah kapısında da adeta yaşam hakkı bırakmayan Ryder, “İsrail’in Hamas’ı yenmesi gerektiğini kabul ediyor ve anlıyoruz” dedi.
CNN TÜRK Washington Temsilcisi Yunus Paksoy: Bu yönetim, Refah’taki büyük bir askeri operasyonun 1 buçuk milyon sivil için korkunç sonuçlar doğurabileceğini açıkça ortaya koydu. Uygun bir askeri eylem planı olup olmadığına bakılmaksızın bu duruşunuz geçerli olacak mı? Yoksa Refah’ta büyük bir askeri operasyona her şekilde karşı mısınız?

“SİVİLLERİN GÜVENLİĞİNİN DİKKATE ALINMASI GEREKİYOR”
Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Patrick Ryder: Sivillerin güvenliğinin ve insani yardımın dikkate alınmadığı büyük bir askeri operasyona karşıyız. İsrail’in, 7 Ekim’de gerçekleştirdiği saldırı türlerini önlemek için Hamas’ı yenmesi gerektiğini kabul ediyoruz ve anlıyoruz. Ve bu nedenle böyle bir operasyonun aynı zamanda sivillere ciddi etkilerini de hesaba katarak, bu tehdide karşı koymanın yolları olduğuna bir kez daha inanıyoruz. Bu, insani yardım hususlarının dikkate alınmasını, sivil güvenlik hususlarının dikkate alınmasını da içermektedir. İsrail’deki ortaklarımızla bu görüşmeler devam ediyor ve bu noktaları vurgulamaya devam edeceğiz.
Çelişkili açıklamalarını sürdüren Tümgeneral Ryder, sivillerin iki ateş altında kalmaması gerektiğine dikkat çekerek diğer taraftan Tel Aviv yönetimine de Hamas’la mücadele için ‘yeşil ışık’ yaktı. İsrail Ordusu’nun büyük operasyonunun kapsamı net olarak çizilmezken, sivillerin nasıl korunacağına dair önlemler de paylaşılmadı.
CNN TÜRK Washington Temsilcisi Yunus Paksoy: Eğer bu öneriler İsrail hükümeti ve İsrail ordusu tarafından dikkate alınırsa, bu Pentagon açısından Refah’ta büyük bir askeri operasyon için bir ‘olur’ anlamı taşıyabilir mi?
Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Patrick Ryder: Yani bu biliyorsunuz gerçekten de İsrail’in ele alması gereken bir soru. Tekrar ediyorum, görüşlerimizi aktarıyoruz ve bu görüşlerimizi aktarmaya devam edeceğiz. Görmek istemediğimiz şey Hamas’la olan mücadelede çapraz ateş altında kalan gazze halkının daha fazla acı çekmesi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 9 Şubat’ta İsrail ordusu ve güvenlik teşkilatına Refah’a saldırı planı hazırlanması talimatını vermişti.
]]>
Hizbullah’ın komutanı güney Lübnan’a düzenlenen saldırıda öldürüldü. Lübnan medyasına göre terör grubu, Hizbullah’ın seçkin Radwan gücünün üst düzey üyelerinden Muhammed Halil Atiyeh’in öldüğünü doğruladı. Söz konusu haberlere göre, Tire’nin kuzeyinde bir otomobile düzenlenen saldırıda 1 kişi öldü
Associated Press tarafından analiz edilen uydu fotoğrafları, İsrail ordusunun Refah şehrini hedef alacak bir saldırı planlarının sinyallerini vermeye devam ederken, Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus yakınlarında yeni bir çadır kompleksinin inşa edildiğini gösteriyor.

AP tarafından analiz edilen Planet Labs PBC görüntüleri, çadır yerleşkesinin 16 Nisan’da Khan Younis’in hemen batısında tamamen inşaata başladığını gösteriyor. Pazar günü çekilen görüntüler, çadır yerleşkesinin o zamandan bu yana büyüdüğünü gösteriyor.

Haaretz gazetesi, herhangi bir bilgi vermeden, Mısır’ın olası bir Refah saldırısı öncesinde çadır yerleşkesini inşa ettiğini söyledi. İsrail ordusu çadırlarla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 200 gündür devam eden saldırılarda can kaybı 34 bin 183’e, yaralı sayısı 77 bin 143’e yükseldi.
İran Dışişleri Bakanı Hossein Amir-Abdollahian, X’te yaptığı paylaşımda, İran’ın İsrail’e saldırısının ardından açıklanan Avrupa Birliği yaptırımlarının “üzüntü verici” olduğunu çünkü ülkenin meşru müdafaa amacıyla hareket ettiğini söyledi.
Polis, New York Üniversitesi’nde İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını protesto eden personeli ve öğrencileri tutukladı. Daha önce, öğretim üyelerinin, öğrenci aktivistleri polisten ayırmak için el ele tutuşarak bir sıra oluşturmak üzere bir araya geldiği bildirildi.
Aktivist grup Within Our Lifetime, polisin daha sonra “kamptaki öğrencileri koruyan tüm öğretim üyelerini tutukladığını” söyledi.
Son günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde Filistin yanlısı öğrenci protestoları devam ederken Columbia Üniversitesi ve Yale Üniversitesi’ndeki öğrenciler de tutuklandı.
Columbia Başkanı Nemat Minouche Shafik Pazartesi günü yaptığı açıklamada, üniversitenin yüz yüze dersleri iptal ettiğini ve çevrimiçi eğitime geçeceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Hamas’ın “kale direğini değiştirdiğini” ve Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda İsrail ile yapılan rehine görüşmelerinde taleplerini değiştirdiğini söyledi.
Günlük basın toplantısında konuşan Miller, ABD’nin 7 Ekim’de rehinelerin serbest bırakılmasını ve Gazze’deki çatışmaların durdurulmasını sağlayacak bir anlaşma için baskı yapmaya devam edeceğini söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail’den Hizbullah komutanına suikast
Uydu görüntüleri, olası Refah operasyonu öncesinde Han Yunus’ta inşa halindeki çadır yerleşkesini gösteriyor
İsrail 200 gündür Gazze’ye saldırıyor: 34 bin 183 ölü
İran dışişleri bakanı AB yaptırımlarını ‘üzüntü verici’ olarak nitelendirdi
NYU’daki Filistin yanlısı protestolarda personel ve öğrenciler tutuklandı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamas’ın rehine görüşmelerinde ‘kale direğini değiştirdiğini’ söyledi]]>
GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞUYOR
İlk ismi ultra-ortodoks Haredi Yahudilerine referansla Nahel Haredi olan birlik, zorunlu askerlikten muaf olan Haredi Yahudileri arasındaki gönüllülerden oluşuyor ve Yahudi olmayan kimse kabul edilmiyor. 30 askerle kurulun birlikte şuan 1000’den fazla personel görev yapıyor. Netzah Yehuda üslerinde yemekler Yahudi inancının gereklerine göre hazırlanıyor ve sıkı bir şekilde denetleniyor. Cinsiyet ayrımına dikkat edilen birlikte, üslere yalnızca askerlerin ve subayların eşlerinin girmesine izin veriliyor. Dini faaliyetler için özel izinleri olan birlikte askerlere sivil haham eşlik ediyor. Daha önce askerlerin emirlere itaatsizlik ettiği ve komutanları yerine dini liderlerin telkinlerine göre hareket ettikleri yönünde iddialar da çıkmıştı.

BATI ŞERİA’DAN ÇIKTILAR
Tabur daha önce, 80 yaşındaki Amerikan vatandaşı Filistinli Omar Esad’ın 2022’deki ölümüyle gündeme gelmişti. Batı Şeria’daki bir kontrol noktasında tutuklanan Esad, kelepçeli halde soğuk havada beklemeye zorlanmış, birkaç saat sonra ölü bulunmuştu. Olayın ardından bölük ve müfreze komutanları görevden alındı, ancak olaya karışan askerler hakkındaki soruşturma sonuçsuz kaldı. Ocak 2023’te tabur, öncelikli görev yeri olan Batı Şeria’dan çıkarılarak Golan Tepeleri’ne taşındı. İsrail medyası o dönemde taşınma kararının, askerlerinin Filistinli sivillere karşı şiddet uyguladığı birçok olaya karışması neticesinde alındığını yazmıştı. “Yahuda birlikleri” 7 Ekim sonrasında Gazze Şeridi etrafındaki Yahudi yerleşim birimlerini korumak üzere bu bölgede konuşlandırılmaya başladı.
İSRAİL’DEN TEPKİ
Axios’un haberine göre Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından birkaç gün içinde duyurulacak yaptırımlar, ABD silahlarının tabura transferini önleyecek ve bu personelin Amerikan kuvvetleriyle eğitim almasını veya ABD finansmanıyla herhangi bir faaliyete katılmasını engelleyecek. Yaptırım haberi, İsrailli yetkililerden sert tepki aldı. Netanyahu, “Askerlerimizin terör canavarlarıyla mücadele ettiği bir dönemde, bir birliğe yaptırım uygulamak saçmalığın doruk noktası” derken savaş kabinesi bakanı Benny Gantz, taburun “ordunun ayrılmaz bir parçası” olduğunu ve askeri ve uluslararası hukuka bağlı olduğunu söyledi. Ülkenin aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ise “savunma bakanlığı taburu gerektiği gibi desteklemezse onları İsrail polisi ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı’na dahil edilmesini talep edeceğini” açıkladı.
‘BASKIYI ARTIRACAĞIZ’
Bu arada Netanyahu Hamursuz Bayramı dolayısıyla dün yayınladığı mesajında, esir takası anlaşmasının “Hamas’ın taleplerini artırması nedeniyle” imzalanamadığını savunarak, ‘esirleri kurtarma misyonundan bir an bile vazgeçmediğini’ belirtti.

BATI ŞERİA’DA YERLEŞİMCİ TERÖRÜ HIZ KESMİYOR: GÜNDE 12 SALDIRI
– Dünya, Gazze’deki saldırılar ve İran ile artan tansiyona odaklanmışken işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik ordu baskınları ve yasadışı yerleşimci saldırıları yoğunlaşıyor. İsrail güçlerinin, Tulkarim kenti yakınlarındaki Nur Şems bölgesindeki uzun süreli baskını dün sonra erdi. Filistinli yetkililer, 14 Filistinlinin öldürüldüğü baskının, Batı Şeria’da aylardır yaşanan en ağır saldırı olduğunu kaydetti. Ordu bir yandan da yasadışı yerleşimcilerin şiddet eylemlerine desteğini artırıyor.
Bölge sakinleri, silahlı yerleşimcilerin kendilerine, ailelerine ve evlerine saldırması korkusuyla yaşadıklarını söylüyor. 7 Ekim Hamas saldırılarının ardından İsrailli sivillere dağıtılan silahlarla birlikte, saldırı sayısı günde ikiden 12 ila 13’e kadar çıkmış durumda. Silahlı yerleşimciler ve İsrail ordusu, 7 Ekim’den bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da en az 485 Filistinliyi öldürdü, yüzlerce kişiyi de tutukladı.
]]>NEDEN İSFAHAN HEDEF ALINDI
İsrailli gazete Jerusalem Post’a göre saldırı, İsrail hükümetinden Tahran’a “Bu sefer nükleer tesislerinizi vurmuyoruz ama istersek vurabiliriz” mesajını taşıyordu. Yaşananların öne çıkan diğer detayı ise saldırının İran topraklarından gerçekleşmesi olarak gösterildi. Saldırının “Sizi kendi topraklarınızdan vururuz” anlamına geldiği belirtildi. BBC’ye konuşan nükleer ve kimyasal silah uzmanı Hamish de Bretton Gordon, İran’ın ikinci büyük kenti İsfahan’ın olası bir hedef olarak seçilmesinin “çok önemli” olduğunu, şehrin çeperinde çok sayıda stratejik askeri üs bulunduğunu söyledi. İsfahan, yeraltındaki Natanz zenginleştirme tesisi de dahil olmak üzere İran’ın nükleer programıyla bağlantılı tesislere ev sahipliği yapıyor.
CNN: İRAN CEVAP VERMEYECEK
İranlı yetkililer sert bir açıklama yapmazken İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, İsfahan’daki 8. Ana Jet Üssü yakınlarında patlama sesi duyulduğunu bildirdi. İranlı yetkililer, patlamaların sebebinin İran hava savunma sistemleri olduğunu ve İHA’ları imha etmesinden kaynaklandığını ifade etti. İsimsiz İran kaynakları, İsrail’e saldırı planlarının olmadığını, olayın bir ‘dış saldırıdan’ ziyade ‘içeriden bir sızıntı’ olduğunu, saldırıyı kimin yaptığını henüz bilmediklerini açıkladı. CNN de Ortadoğulu kaynaklarına dayandırdığı haberde iki ülke arasındaki saldırıların sona erdiğini, İran’ın yeni bir misillemede bulunmayacağını öne sürdü. Amerikan Washington Post gazetesine konuşan uzmanlar İsrail yönetiminin saldırıyı gerilimi daha da yükseltmeyecek şekilde tasarladığını belirtti.
BLINKEN: BİZİMLE ALAKASI YOK
İtalya’nın Capri kentinde düzenlenen G7 Dışişleri Bakanları toplantısında konuşan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD’nin saldırıdan önceden haberdar olup olmadığı konusunda bilgi vermeyi reddederken Washington’ın saldırılara dahil olmadığını ifade etti. Amerikan medyasından NBC ve CNN ise Blinken’ın sözlerinin aksine Tel Aviv’in Washington’a saldırıdan önce haber verdiğini iddia etti. Diğer yandan Beyaz Saray Sözcüsü Jean-Pierre basın brifinginde, “Orta Doğu’daki son gelişmelere ilişkin sorularınız olduğunu biliyorum ancak şu anda bu haberlere ilişkin bir yorumumuz yok” diye konuştu.
İSRAİL’E SİLAH SATIŞI HAZIRLIĞI
– Wall Street Journal gazetesi, Biden yönetiminin, İsrail’e yaklaşık 1,3 milyar dolarlık yeni bir silah satışına hazırlandığını iddia etti. Haberde, söz konusu satışların, 700 milyon dolarlık 120 milimetre tank mühimmatı, 500 milyon dolarlık taktik araç ve yaklaşık 100 milyon dolarlık 120 milimetre havan topunu barındıracağı ifade edildi.
İTİDAL ÇAĞRISI YAĞDI
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülke ve kuruluş, saldırının ardından, gerilimin bölge genelinde tırmanabileceği endişesiyle İran ve İsrail’e itidal çağrısında bulundu. Ankara’nın açıklamasında “İsrail’in Şam’daki İran Büyükelçiliği’ne yaptığı uluslararası hukuka aykırı saldırıyla başlayan gerilimin, son gelişmelerin ardından kalıcı bir çatışmaya dönüşme riski bulunmaktadır” denildi. İngiltere, Çin, Almanya, İtalya ve Avrupa Birliği yetkilileri taraflara tansiyonu düşürme çağrısı yaptı.
]]>Peki İran ve İsrail’in askeri güçleri ve savunma kapasiteleri ne durumda? Ülkelerin nükleer silahları var mı?

İRAN’IN EKSİĞİ MODERN HAVA SAVUNMASI
İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari’ye göre İran, Cumartesi gecesi başlayan saldırısında 170 insansız hava aracı, hiçbiri İsrail topraklarına girmeyen 30 seyir füzesi ile bir kısmı İsrail’e ulaşan en az 110 balistik füze kullandı.
İran, İsrail’den çok daha büyük bir coğrafyaya ve nüfusa sahip. Yaklaşık 90 milyon nüfuslu ülke, İsrail’in neredeyse 10 katı büyüklüğünde. Ama bu İran’ın daha büyük bir askeri güç olduğu anlamına gelmiyor. İran yıllar içinde füze ve insansız hava araçlarına büyük yatırımlar yaptı.
Kendisine ait geniş bir cephaneliğe sahip olmakla birlikte İran’ın en büyük eksiği modern hava savunma sistemleri ve savaş uçakları.
Rusya’nın, Tahran’ın Ukrayna savaşında Moskova’ya verdiği askeri desteğe karşılık olarak bunları geliştirmek için İran ile iş birliği yaptığına inanılıyor. İran’ın gönderdiği Şahed adlı insansız hava araçlarını Rusya’nın üretmeye çalıştığı da bildiriliyor.

İSRAİL’DE HANGİ SAVAŞ UÇAKLARI VAR?
İsrail ise dünyanın en gelişmiş hava kuvvetlerinden birine sahip.
Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün (IISS) hazırladığı, küresel askeri kapasiteleri değerlendiren ve savunma bütçelerini içeren rapora göre İsrail F-15, F-16 ve en yeni F-35 uçakları da dahil olmak üzere en az 14 savaş uçağı filosuna sahip.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) küresel silah transferlerine ilişkin yayınladığı son araştırmasına göre 2019-2023 yılları arasında İsrail’in silah ithalatının yüzde 69’u ABD, yüzde 30’u ise Almanya’dan gerçekleştirildi.

GELİŞMİŞ HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
İsrail bunun yanı sıra dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden birine sahip.
10 yıldan uzun süredir kullanılan Demir Kubbe, İsrailli savunma şirketi Rafael ile İsrail devletine ait Hava ve Uzay Sanayileri kurumu tarafından ortak geliştirildi.
İsrail basınında yer alan haberlerde, üretiminin ilk etapta tamamen ülkenin kendi kaynaklarından karşılanması planlanıyordu.
Ancak seri üretime geçilmesinin ardından ABD’den alınan finansal destek karşılığında sistem bileşenlerinin yarısı ABD’de üretilmeye başlandı.
Demir Kubbe, roket, füze ve havan toplu gibi kısa menzilli saldırılara karşı kullanılıyor.

İRAN VE İSRAİL’İN NÜKLEER SİLAHLARI VAR MI?
İsrail’in kendi nükleer silahları olduğu düşünülüyor ancak bu konudaki resmi açıklamalarında muğlak yanıtlar vermeyi sürdürüyor.
İran’ın nükleer silahı olmadığına inanılıyor ve Tahran yönetimi sivil nükleer programını nükleer silah geliştirmek için kullanmaya çalıştığı yönündeki iddiaları reddediyor.
Geçen yıl Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran’ın yer altındaki Fordo adlı nükleer tesisinde yüzde 83,7 saflığa kadar zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları tespit etmişti.
Zenginleştirilmiş uranyum, nükleer yakıtın yanı sıra nükleer silah yapımında da kullanılabiliyor.
Nükleer silah için uranyumun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesi gerekiyor.

İran, yanıt olarak zenginleştirme seviyelerinde “istenmeyen dalgalanmalar” meydana gelmiş olabileceğini söyledi.
Tahran yönetimi, 2015 yılında ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya ile imzaladığı bir nükleer anlaşma kapsamında sadece düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretmeyi kabul etmişti.
Ancak eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları sürdürme kararı almasından bu yana anlaşma çökmeye yakın.
Tahran yönetimi anlaşmayı ihlal ederek iki yılı aşkın süredir uranyumu yüzde 60 saflığa kadar zenginleştiriyor.
]]>
Mısırlı yetkililer, Katar merkezli bir basın kuruluşuna, ABD’nin, Tahran’ın füze ve insansız hava aracı saldırısına yanıt olarak İran’a büyük bir saldırı düzenlememesi karşılığında İsrail’in güney Gazze kenti Refah’a operasyon planını kabul ettiğini söyledi.
Adı açıklanmayan bir yetkili, Al-Araby Al-Jadeed’e şöyle konuştu: “Amerikan yönetimi, İran’a karşı geniş çaplı bir saldırı düzenlememek karşılığında işgal hükümetinin Refah’a askeri operasyonla ilgili daha önce sunduğu planı kabul etti.”
Mısırlı yetkililer, Mısır’ın planlanan operasyonun olası etkileriyle başa çıkabilmesi için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.
Dört Hamas taburunun Refah’ta konuşlandığına ve Şeridi’nin diğer bölgelerindeki çatışmalardan kaçan bir milyondan fazla sivilin oraya sığındığına inanılıyor. Dünyanın dört bir yanından pek çok lider ve STK bu nedenle operasyona karşı çıkıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu birçok kez Refah operasyonu planlarını onayladığını iddia etti ve yakın zamanda da operasyon için bir tarih belirlendiğini söyledi.
ABC News’e konuşan ABD’li bir yetkili, zamanlamanın değişebileceğini kabul ederken, İsrail’in Fısıh Bayramı’nın bitiminden önce İran’a saldırı düzenlemesinin pek mümkün görünmediğini söyledi.
Yahudi bayramı Pazartesi akşamı başlıyor ve 30 Nisan’a kadar sürüyor.
Ağ ayrıca İsrailli kaynakların, İslam Cumhuriyeti’nin Pazar günü erken saatlerde düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırısına yanıt olarak İsrail’in geçtiğimiz hafta İran’a saldırı planlarından iki kez hazırlandığını ve ardından vazgeçtiğini söylediğini aktarıyor.
ABD, İran’ın geçen hafta sonu İsrail’e düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırısını kınayan Birleşmiş Milletler’deki 48 ülkeden oluşan gruba liderlik ediyor.
Ülkeler, saldırının “önemli hasara ve can kaybına neden olabileceğine” dikkat çekti. Açıklamada, “İsrail’e fırlatılan silahların birçok bölge devletinin hava sahasını ihlal ederek bu ülkelerdeki masum insanların hayatlarını riske atmasını ve Kudüs’teki kutsal mekanların yakınındaki hava sahasını geçiyor gibi görünmesini de kınıyoruz” denildi.
ABD, veto kullanmamak için Filistin’in devlet olma sürecini engellemek için diğer BMGK üyeleriyle lobi yapıyor
G7 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları Çarşamba günkü toplantı sonrasında yayınlanan ortak açıklamada, “İran’ın istikrarsızlaştırıcı bölgesel faaliyetleri desteklemek için silah edinme, üretme veya transfer etme yeteneğini azaltmak için gelecekte alınacak her türlü önlemin yakın koordinasyonunu sağlayacaklarını” söylediler.
BM’nin Filistin topraklarındaki insan hakları özel raportörü Francesca Albanese, Gazze’ye 25.000 ton patlayıcı atıldığını ve bunların “büyük ölçüde yapay zeka (AI) tarafından belirlenen hedefler” söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
ABD, İran’a büyük bir saldırı düzenlememesi karşılığında İsrail’in Refah planını kabul etti
İsrail’in Fısıh Bayramı’nın bitiminden önce İran’ı vurma ihtimali düşük
ABD, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısını kınayan 48 BM üyesinden oluşan gruba liderlik ediyor
G7 maliye şefleri İran yaptırımları konusunda ‘yakın koordinasyon’ sözü verdi
BM uzmanı: Gazze’ye büyük oranda yapay zeka kullanılarak 25.000 ton patlayıcı atıldı1. KARŞILIK VERİLMEZ GERİLİM DÜŞER
İsrail’in önündeki seçeneklerden ilki İran’ın misillemesine karşılık vermemek. Bu seçeneğin gerçekleşmesinde en büyük payın ABD’nin yapacağı baskı olacağı belirtiliyor. ABD Başkanı Joe Biden’ın 13 Nisan’daki saldırının ardından yaptığı ilk açıklamada İsrail’in savunmasına olan desteklerini sürdürecekleri yönündeki açıklamasını İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya verdiği “karşı saldırıda yanınızda olmayız” mesajı izlemişti. ABD yönetimi o günden beri İsrail’e 300’den fazla dron ve füzeyle gerçekleşen saldırının önlenmiş olmasını ‘zafer sayması’ ve yeni bir saldırı düzenlememesi yönünde telkinlerde bulunuyor. Biden yönetimi Tahran’a karşı diplomatik bir tepki koyulmasını isterken, son olarak ABD Savunma Bakanı Lloyd J. Austin’in İsrailli mevkidaşı Yoav Gallant ile telefonda görüştüğü ve ABD’nin İsrail’e karşı saldırı başlatmaması yönünde çağrıda bulunduğunu söylediği belirtiliyor. Ancak İsrail’den sert açıklamalar, Tel Aviv yönetiminin bu seçeneğe odaklanmadığına işaret ediyor.
2. VEKİL GÜÇLERE SINIRLI OPERASYON
Tel Aviv yönetiminin bir diğer seçeneği ise doğrudan İran topraklarını hedef almak yerine Tahran’ın Suriye, Irak, Lübnan gibi ülkelerdeki vekil güçlerine saldırarak misillemenin kapsamını sınırlandırmak. Amerikan NBC televizyonuna konuşan ABD’li savunma yetkilileri İsrail’in bu seçeneği ciddi şekilde değerlendirdiği görüşünde. ABD tarafı İsrailli yetkililerle olan önceki görüşmelerinde, Tel Aviv’in bu yönde bir adım atılacağına yönelik sinyaller verdiğini söylüyor. ABD’li yetkililer ayrıca tüm müttefiklerinin İsrail’i bölgesel bir savaşı tetiklememesi yönünde uyardığını belirterek, aksi yönde bir girişimin İran’a karşı oluşan savunma cephesinde de çatlaklara neden olacağı değerlendirmesini yapıyor. Daha önce de Ortadoğu’da İran destekli milis güçlerini vuran İsrail ordusu, bu bağlamda İran’ın en büyük destekçisi Lübnan Hizbullah’ına ait mevzileri de sık sık hedef alıyor. İsrail ordusu dün de Hizbullah’ın Lübnan’ın güneyindeki mevzilerine hava saldırısında bulundu. 3 Hizbullah komutanının öldürüldüğünü duyuruldu.
3. KORKUTAN SENARYO İRAN’A DİREKT SALDIRI
İsrail-İran geriliminde en korkulan senaryo ise Tel Aviv yönetiminin rest çekerek doğrudan İran’ı hedef alması. İran’ın “olası saldırıya misliyle yanıt verilecek” açıklamalarıyla birlikte okunduğunda bir misilleme döngüsü yaratması ve bölgesel bir savaşı tetikleme ihtimali bulunan bu adım, İsrailli üst düzey yetkililerin söylemlerine bakılınca Tel Aviv tarafından tamamen reddedilmiş değil. Netanyahu hükümetinde şahin kanadı temsil eden Savunma Bakanı Gallant ve ona yakın ordu temsilcileri İran’a karşılık verileceği yönünde açıklamalar yaparken, 7 Ekim’den bu yana Netanyahu üzerinde etkili olan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben Gvir gibi aşırı sağcı isimlerin de el yükseltme çağrısı devam ediyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Rafael Grossi’nin İran’ın 13 Nisan saldırısı sonrası bir günlüğüne nükleer tesislerini kapattığı açıklamasını yapması, Tahran yönetiminin de İsrail’in doğrudan saldırıya başvurabileceğini değerlendirdiğine işaret ediyor.
]]>ÇOK ULUSLU SAVUNMA
ABD, İngiltere, Fransa ve Ürdün’ün de katıldığı müşterek savunma operasyonunda, Pentagon sözcüsü Patrick Ryder’ın açıklamasına göre, 81 İHA ve en az 6 balistik füze ABD tarafından düşürüldü. İngiltere de Kıbrıs’taki üssünden havalanan RAF jet uçaklarıyla İran saldırısına müdahale ederken, Ürdün’ün kendi hava sahasına giren dron ve füzeleri imha ettiği belirtiliyor. Fransa’nın ise füze ve dronların tespit ve takibinde operasyona katkı sağladığı aktarılıyor. İsrail, çok uluslu savunma operasyonunda müttefiklerinden ciddi bir katkı almış olmasına rağmen yine de balistik füzeler ve seyir füzelerinin çok büyük bir kısmını oldukça maliyetli olan kendi savunma sistemleri ile karşıladı.
BİR FÜZE 3.5 MİLYON DOLAR
İsrail’in savunmasını önleme için havalanan savaş uçaklarının yanı sıra uzun menzilli balistik füzelere karşı koruma görevini üstlenen Arrow (Ok) 2 ve Arrow 3 sistemleri ile orta menzilli füzelere karşı koruma sağlayan Davud Sapanı hava savunma sistemi oluşturdu. İsrail medyasına değerlendirmelerde bulunan eski İsrail Genelkurmay Müsteşarı Tuğgeneral Ram Aminah, savunma operasyonunun İsrail’e 1-1.35 milyar dolara mal olduğunu söyledi. Bu sistemlerde kullanılan bir Arrow füzesinin 3.5 milyon dolara ve bir Magic Wand (Sihirli Değnek) füzesinin ise 1 milyon dolara mal olduğunu söyleyen Aminah, söz konusu maliyet hesabına savaş uçaklarının havalanma masraflarını dahil etmediğini belirtti.
İRAN GÖRECE DAHA AZ HARCADI
İran’ın 300’den fazla silahla gerçekleştirdiği saldırısı görece daha az maliyetli. Tahran yetkilileri ürettikleri silahların maliyetlerini resmen açıklamasa da uluslararası kuruluşlar ve İran’ın silah ihraç ettiği ülkelerin açıklamaları, İran cephaneliğinin ortalama maliyetlerini ortaya koyuyor. İran’ın kullandığı belirtilen, alçak irtifada seyreden ve 50 kg patlayıcı taşıyabilen kamikaze dron klasmanındaki Şahid 136’ların piyasa fiyatı 20 bin dolar. İran’ın gönderdiği 120 balistik füzenin Heybar Şekan ve Emad füzelerinden oluştuğu belirtiliyor. Bu füzelerin de piyasa maliyeti 300 bin dolar. İran’ın saldırıda kullandığı en pahalı silahı ise 30 adet fırlatılan Paveh 351 seyir füzeleri. Rus ordusunun da kullandığı bu füzelerin tanesi 6 milyon dolar.
TAHRAN’DA FÜZELER TEL AVİV’DE KAPTAN BİDEN

İran’ın başkenti Tahran’da propaganda amaçlı füze afişleri dikkat çekerken İsrail başkenti Tel Aviv’de ise bir duvara ABD Başkanı Joe Biden’ı İsrail bayrağı şeklindeki kalkanıyla koruma yapan çizgi kahraman Kaptan Amerika şeklinde tasvir eden bir grafiti yapıldı.
OLAN 7 YAŞINDAKİ BEDEVİ KIZINA OLDU
İRAN’ın 300’den fazla dron ve füzeyle gerçekleştirdiği saldırıdan yalnızca 9 balistik füzenin İsrail hava sahasına girerek infilak ettiği belirtiliyor. Bu füzelerden 5’i Beerşeba kentinin 15 km dışındaki Nevatim hava üssüne, 4’ü ise Necef Çölü’ndeki Negev hava üssüne isabet etti. Füzelerin üslerde ciddi bir hasara neden olmadığı belirtilirken, ailesiyle Necef çölünde yaşayan 7 yaşındaki Bedevi kız çocuğu Amina al-Hasoni saldırıdan zarar gören tek kişi oldu. İsrail devletinin resmen tanımadığı ve bu yüzden temel hizmetlerden mahrum kalan Bedevi nüfusu, çöldeki derme çatma evlerde yaşıyor. Bedevilerin, bomba sığınakları bulunmazken, küçük kızın İsrail’in önleyici füzelerinden birinin şarapnelleriyle yaralandığı belirtiliyor. Uykudayken başından yaralanan küçük kızın durumunun kritik olduğu belirtiliyor.
]]>Axios’ta Barak Ravid’in üç İsrailli yetkiliye dayandırdığı habere göre, İran’ın İsrail’e hava saldırısı başlatmasının ardından cumartesi gecesi savaş kabinesi toplantısında bakanlar Benny Gantz ve Gadi Eisenkot, Başbakan Netanyahu’ya derhal karşı saldırı yapması yönünde baskı yaptı.
Başbakanlık ise bu raporu “gerçeğin tam tersi” olarak nitelendirerek yalanladı. Gantz ve Eisenkot’un, İsrail’in İran bombardımanına yanıt vermek için ne kadar uzun süre beklerse, bunu yaparken o kadar az uluslararası destek alacağını savundukları bildirildi.
Ayrıca, İran drone’ları hâlâ İsrail’e doğru giderken başlatılan acil bir karşı saldırının başka bir dalgayı savuşturacağını ve mübadeleyi sona erdireceğini iddia ettiler.
Söz konusu habere göre Netanyahu ve savaş kabinesinin diğer üyeleri, acil bir karşı saldırıyı reddettiler ve bunun yerine İran saldırısının ne kadar can kaybına ve ne kadar hasara yol açtığını görmek için beklemeyi seçtiler
Associated Press haber ajansı, İran’ın İsrail’e yönelik yüzlerce balistik füze ve insansız hava aracının fırlatılmasını içeren misilleme saldırısının, ABD’li yetkililerin beklediğinin “en üst noktasında” olduğunu bildiriyor.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililere atıfta bulunan kurum, yüksek engelleme oranına rağmen İran’ın amacının “yok etmek ve kayıplara neden olmak” olduğunu ve başarılı olması halinde saldırıların Ortadoğu’da “kontrol edilemeyen” bir tırmanışa neden olacağını söyledi. .
ABD başkanı , Washington’un İran’ın misilleme saldırılarına tepkisini görüşmek üzere Kongre liderlerini İsrail’e 14 milyar dolarlık yardımı içeren bir harcama tasarısını geçirmeye çağırdı.
Biden’la görüşen Cumhuriyetçi Meclis Başkanı Mike Johnson, Fox News’e partisinin “İsrail’in yanında durmanın gerekliliğini” anladığını ve bu hafta harcama paketini ilerletmeye çalışacağını söyledi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD Avrupa Komutanlığı muhripleri tarafından desteklenen ABD kuvvetlerinin, dün gece İran ve Yemen’den İsrail’e yönelik 80’den fazla tek yönlü saldırı uçağını ve en az altı balistik füzeyi imha ettiğini söyledi.
srail ordusunun sözcüsü Daniel Hagari, Pazartesi günü yerel saatle 00:00’dan (GMT Pazar 21:00) itibaren İsrail genelinde eğitim faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını söyledi.
Times of Israel’in haberine göre, 1000’den fazla kişinin bir araya gelmesine yönelik kısıtlamaların da kaldırıldığını ve spor etkinliklerinin ve konserlerin devam etmesine izin verildiğini söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
İsrailli bakanlar Gantz ve Eizenkot, İran’a derhal karşı saldırı yapılmasını istedi
İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırısı ABD’li yetkililerin beklediğinin ‘en üst seviyesindeydi’
Biden, ABD Temsilciler Meclisi’nden İsrail’e 14 milyar dolarlık yardım öngören tasarıyı geçirmesini istedi
ABD ordusu, dün geceki saldırıda İran ve Yemen’den fırlatılan 80 İHA ve 6 füzenin imha edildiğini açıkladı
İsrail okullar ve toplantılara yönelik kısıtlamaları kaldırdı5 SAAT SÜRDÜ
Yaklaşık 170 “Şahid” insansız hava aracı, 30’dan fazla seyir füzesi ve 120’den fazla balistik füzeyle gerçekleştirilen saldırı 5 saate yayıldı. İlk İHA dalgası İsrail’e yerel saatle sabah 02.00 civarında ulaştı. Ülke genelinde sirenler çalındı, İsrail semaları hava savunma sistemi Demir Kubbe tarafından önlenen füze ve dronların patlamalarıyla aydınlandı. Tel Aviv, Kudüs ve nükleer santrala ev sahipliği yapan Dimona saldırıların hedefleri arasındaydı. Füze ve dronların büyük çoğunluğu İran topraklarından fırlatılırken, bazılarının Irak ve Yemen’den geldiği bildirildi.

BİR ÜSTE HAFİF HASAR
Dronların fırlatılmasıyla İsrail ile beraber Ürdün ve Irak hava sahalarını kapattı, Ürdün kısa süreli olağanüstü hal ilan etti. Suriye, Rus yapımı Pantsir savunma sistemlerini başkent Şam çevresine yerleştirdi ve askeri üsleri yüksek alarma geçirdi. Kısa süre sonra İsrail ordusu, İran’ın attığı 300’den fazla dron ve füzenin “yüzde 99’unun” durdurulduğunu açıkladı. Suriye hava sahası üzerinde uçan Şahid dronlarının çoğu, İsrail’deki hedeflerine ulaşamadan düşürüldü. Ordu sözcüsü Daniel Hagari, yalnızca “az sayıda” balistik füzenin İsrail topraklarına ulaşabildiğini söyledi. Füzelerin bazılarının İsrail’in güneyindeki Nevatim Hava Üssü’ne düştüğünü söyleyen Hagari, yalnızca “hafif yapısal hasara neden olduklarını” belirtti.

İsrail hava savunma sistemleri İran füzelerine karşı faaliyete geçti.
‘BİRLİKTE KAZANACAĞIZ’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın saldırısının ardından ilk kamuoyu açıklamasında “Ele geçirdik, kontrol altına aldık. Birlikte kazanacağız” ifadelerini kullandı. İsrailli yetkililer, doğrudan İran’ın saldırılarından kaynaklanan herhangi bir yaralanma olmadığını açıkladı. 7 yaşındaki bir kız çocuğu, önleyici füzeden atılan şarapnel parçalarıyla ağır yaralanırken, hafif yaralanan veya panik atak geçiren 31 kişi tedavi altına alındı. Irak, Ürdün, Lübnan ve İsrail dün sabah itibarıyla hava sahalarını yeniden uçuşa açtı.
ABD, İNGİLTERE VE FRANSA YARDIM ETTİ
– İran’dan fırlatılan onlarca dron ve füzenin yüzde 99’unu durdurduğunu açıklayan İsrail ordusuna başarıyı çok katmanlı hava savunma sistemi getirdi. İsrail savunması ABD’nin uyarısıyla devreye girdi. Şahid dronlarını ve füzeleri İsrail’e ait F35 savaş jetleri karşıladı. İsrail uçaklarına ABD jetleri ve İngiliz Kraliyet hava kuvvetlerinin uçakları destek verdi. Uçakları aşabilen dron ve füzeler ise hava savunma sistemlerine takıldı. Balistik füzelerin büyük bölümü “The Arrow” (Ok) hava savunma sistemi ile engellendi. ABD ile geliştirilen ve atmosferin dışında görev yapan Arrow, uzun menzilli füzeleri engellemek için tasarlandı. Orta menzilli füzeleri engelleyen “David’s Sling” (Davud’un Kapanı) ve Amerikan hava savunma sistemi Patriot’ların yanı sıra, Şahid dronlarını engellemede en etkili olan sistemlerden biri de “Iron Dome” (Demir Kubbe) oldu. Fransız askeri kaynakları ise İran’dan fırlatılan insansız hava araçları ve füzelerin izlenmesine ve tespit edilmesine yardımcı olduğunu belirtti.

ABD’nin Akdeniz’e konuşlandırdığı savaş gemileri de İran dron ve füzelerine önleme yaptı.
LÜBNAN CEPHESİ DE ALEVLENDİ
– İran’ın İsrail’e yönelik saldırıları, Gazze savaşının başladığı 7 Ekim’den bu yana hareketli olan Lübnan-İsrail sınırını alevlendirdi. İran destekli Hizbullah, İran’ın saldırısına Lübnan sınırından fırlattığı roketlerle katıldı. Grup, İsrail’in ilhak ettiği Golan Tepeleri’nde bulunan üç İsrail askeri mevzisine “düzinelerce Katyuşa roketi” fırlattığını açıkladı. İsrail ordusu, bir saat içerisinde Lübnan’dan İsrail’e 55’ten fazla roket atıldığını bildirdi. İran saldırısının sona ermesinin ardından, İsrail dün Lübnan’ın doğusunda, Suriye sınırına yakın bir Hizbullah bölgesini vurarak saldırıya karşılık verildiğini açıkladı.

İran’ın başkenti Tahran’da yüzlerce kişi saldırıları kutlamak için sokaklara döküldü.
FİDAN’DAN TELEFON DİPLOMASİSİ: ‘GERİLİM TIRMANMASIN’
– Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgede tansiyonu yükselten Tahran’ın İsrail’e yönelik hava saldırısının ardından ABD, İran ve İngiliz mevkidaşlarıyla görüştü. ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesinde İsrail üzerinde etkisi olan ülkelerin gerilimin tırmandırılmaması için en doğru mesajları vermesi gerektiğini ifade eden Fidan, dün telefonla görüştüğü İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’a da, Türkiye’nin İran’ın 13 Nisan gecesi İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği misillemenin ardından bölgede tansiyonu artıracak adımların sona ermesini arzu ettiğini söyledi. Fidan dün ayrıca İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

TEPKİLER
Batı’dan İsrail’e destek Doğu endişeli
– Altı ayı geride bırakan Gazze saldırıları sebebiyle dünyadan tepki çeken İsrail, İran saldırılarının ardından pek çok ülkeden destek aldı. İngiltere, Almanya, Kanada, Fransa ve Avrupa Birliği (AB) İran’ın saldırılarını kınadı. Mısır, Suudi Arabistan ve Çin ise Ortadoğu’ya yayılan gerginlikle ilgili “ciddi endişe duyduklarını” bildirdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dün acil toplandı.
– Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İran’ın İsrail’e yönelik hava saldırılarını kınadı, bölgede gerginliğin daha da artmaması için taraflara azami itidal çağrısında bulundu.

– Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını bildirdi.
– AB Konseyi Başkanı Charles Michel, “Bölgesel gerilimin daha da artmasını önlemek için her şey yapılmalı. Daha fazla kan dökülmesinin önüne geçilmeli” mesajını paylaştı.
– G7 (ABD, İtalya, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere ve Kanada) ülke liderleri ise İran’ın hava saldırısını oy birliğiyle kınayan ve İsrail’le tam dayanışma içinde olduklarını belirten bir açıklama yayımladı.
– AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de “İran’ın İsrail’e yönelik bariz ve haksız saldırısını şiddetle kınıyorum. Artık tüm aktörlerin gerilimi daha da artırmaktan kaçınması ve bölgede istikrarın yeniden sağlanması için çalışması gerekiyor” mesajını paylaştı.

– İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, “İran rejiminin İsrail’e yönelik pervasız saldırısını en güçlü ifadelerle kınıyorum. İran bir kez daha arka bahçesinde kaos tohumları ekmeye niyetli olduğunu göstermiştir” açıklamasında bulundu.

– Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, “Fransa, İran’ın İsrail’e karşı başlattığı saldırıyı en sert şekilde kınıyor” dedi.
– Almanya Hükümet sözcüsü, Şansölye Olaf Scholz’un, “Tahran’daki rejimin İsrail topraklarına başlattığı ağır hava saldırılarını şiddetle kınadığını” bildirdi.
– Mısır Dışişleri Bakanlığı, düşmanlıkların tırmanmasından duyduğu “derin endişeyi” dile getirdi ve “maksimum itidal” çağrısında bulundu.
– Suudi Dışişleri Bakanlığı, “askeri gerilimin tırmanmasından” duyduğu endişeyi dile getirerek, “tüm taraflara azami itidal göstermeleri ve bölgeyi ve halklarını savaş tehlikelerinden korumaları” çağrısı yaptı.
– Çin Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı “Gazze çatışmasının son yayılımı” olarak nitelendirerek “çatışmanın sona ermesi gerektiğini” vurguladı.
– Rusya Dışişleri Bakanlığı “bölgedeki son tehlikeli gerilimden aşırı endişe duyulduğunu” dile getirdi. Bakanlık, yaptığı açıklamada, “Mevcut sorunları siyasi ve diplomatik yollarla çözme konusunda bölge devletlerine güveniyoruz” dedi.
]]>ONLARCA İHA YOLLADI
Açıklamada “Siyonist varlığın Suriye’deki İran konsolosluğunu hedef alma suçuna karşılık olarak insansız hava araçları ve füzeler kullanarak bir operasyon başlattık. Operasyon, işgal altındaki topraklarda belirli hedefleri vurmak için düzinelerce füze ve insansız hava aracıyla gerçekleştirildi” denildi. İran Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da “Bize saldırmak için hava sahasını veya topraklarını açan herhangi bir ülke kesin cevabımızı alacaktır” denildi. İsrail medyasına göre İHA saldırıları, İran’ın da aralarında olduğu üç ülkenin toprakları üzerinden gerçekleştiriliyor. İran’ın saldırıda kullandığı belirtilen Şahid-136 kamikaze İHA’lar saatte 180km hıza sahip. İran-İsrail arası kuş uçumu mesafe 1600 km. İran, operasyonun adını ‘Gerçek Vaat’ olarak açıkladı.

SAATLER SÜRECEK
Geceyarısına doğru İsrail ordusu İran’ın İsrail’e insansız hava aracı fırlattığını açıkladı. Ordu sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, dronların ulaşmasının birkaç saat alacağını ve dalgalar halinde olacağını söyledi. Hagari İsrail’in hazırlıklı olduğunu da belirtti. Bununla birlikte Beyaz Saray, İran’ın devam eden hava saldırısına karşı İsrail’in savunması için destek sağlayacaklarını açıkladı. Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Adrienne Watson, “ABD, İsrail halkının yanında yer alacak ve İran’dan gelen bu tehditlere karşı İsrail’in savunmasını destekleyecektir” dedi.
BEYAZ SARAY’DA TOPLANTI
ABD Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray Durum Odası’nda devletin en üst kademesini topladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Savunma sistemlerimiz yerleştirildi ve hem savunma hem de saldırı konusunda her türlü senaryoya hazırız” yorumunu yaparak İsrail’in yanında yer aldıkları ve verdikleri destekten dolayı ABD, İngiltere ve Fransa’ya takdirlerini iletmişti. İran’dan gelen saldırı haberleri üzerine Netanyahu, savaş kabinesini topladı. ABD İsrail’in hava savunmasına destek vermek için uçak gemisi USS Eisenhower’ın Kızıldeniz’in kuzeyine çekmiş diğer savaş gemilerini de yeniden konumlandırmıştı.

Amerikan USS Eisenhower uçak gemisi İsrail’in savunması için Kızıldeniz’de konumlandırıldı.
İSRAİL’DE OKULLAR TATİL
İsrail’de gergin bir hava hakimken, ülkede yeni önlemler alındı. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari yaptığı açıklamada, ülkede tüm eğitim faaliyetlerine ara verildiğini belirtti. Ülke genelinde uyarı yapılan yerler hariç bin kişiye kadar toplanmaya izin verildi, açık havada çalışmaya ve iş yerlerine ise kısıtlama getirilmedi.
HAVA SAHALARI KAPATILDI
Ürdün, “bölgedeki tehlikelerin artması” nedeniyle hava sahasının tüm uçuşlara geçici olarak kapatıldığını açıkladı. Açıklamada, bu uygulamanın, gelişmelere göre güncellenip kontrol edileceği belirtildi. Pegasus Havayolları, İran’a bugün yapılacak seferlerin iptal edildiğini açıkladı. Irak resmi haber ajansı INA’ya konuşan Ulaştırma Bakanı Rezzak es-Sadavi’de hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığını açıkladı. İsrail’e destek olmak için ABD ve İngiliz savaş uçaklarının da havalandığı bildirildi.
BIDEN TATİLİNİ YARIDA KESTİ
ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi ile Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla Delaware’deki tatilini yarıda keserek başkent Washington’a döndü.
TRUMP: ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI ÇIKABİLİR
ESKİ ABD Başkanı ve kasım ayındaki başkanlık seçimlerinin favori adayı Donald Trump, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı süren savaşının dünya savaşına dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Florida’nın Palm Beach kentinde önceki gün düzenlediği basın toplantısında Trump, “İsrail’de olanlar dünya savaşına dönüşebilir” diyerek halefi Başkan Joe Biden’ın ne yaptığını bilmediğini öne sürdü.

UKRAYNA UYARISI YAPTI
Rusya ve Ukranya savaşının da dünya savaşına dönüşme riski olduğunu belirten Trump, kendisi iktidarda olsa Ukrayna-Rusya savaşının hiç çıkmayacağını iddia etti. Başkan Biden’ı da eleştiren Trump “İki cümleyi bir araya getiremeyen, sahnede inmek için basamakları bulamayan bir başkanımız var. Ne yaptığını bilmeyen bir başkanımız var. Bu da dünya savaşına neden olabilir. 5 Kasım’a yedi aydan daha kısa süre var ama insanlar beceriksizse bu epey uzun bir zamandır” diye konuştu.
Irak, İran’ın İHA saldırılarının ardından hava sahasını kapattığını açıkladı.
Beyaz Saray’dan da İran’ın başlattığı İHA saldırısı sonrası açıklamalar geldi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “İran, İsrail’e hava saldırısı başlattı. İsrail’in güvenliğine desteğimiz tam. ABD, İran’dan gelen tehditlere karşı (İsrail’in) savunmasını destekleyecek.” ifadelerine yer verildi.
İran’ın misilleme saldırısı için hazırlıklarına devam eden İsrail’de gergin bekleyiş sürüyor. Dünyada tüm gözler bu iki ülkenin üzerine çevrilirken, Ürdün kendi güvenliği için adım attı. Devlete ait Mamlaka haber ajansına göre, Ürdün hükümeti ülkenin hava sahasını bu geceden itibaren tüm uçuşlara geçici olarak kapatacak.
İran’dan çok sayıda insansız hava aracı (İHA) İsrail’e doğru havalandı. İsrail Havaalanları İdaresi (IAA) tarafından yapılan açıklamada, İran’ın saldırısı nedeniyle İsrail hava sahasının yerel saatle 00.30’dan itibaren kapatılacağı belirtildi. Açıklamada, uçuşların yeniden ne zaman başlayacağına ilişkin ayrıntıya yer verilmezken, gelişmelere göre güncelleme yapılacağı aktarıldı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari yaptığı açıklamada, İran’dan fırlatılan çok sayıda insansız hava aracının İsrail’e doğru ilerlediğini belirtti.
IDF’nin İHA’ları izlediğini belirten Hagari, İHA’ların ülkeye ulaşmalarının birkaç saat alacağını kaydetti. Hagari, başka saldırılar olması halinde IDF’nin kamuoyunu bilgilendireceğini söyledi. Ülkede sirenlerin yalnızca İHA’ların İsrail hava sahasına girdiğinde çalacağını kaydeden Hagari, IDF’nin hedefleri mümkün olduğunca erken imha etmek için çalışacağını vurguladı.
İran devlet televizyonu, İsrail’e insansız hava araçlarıyla kapsamlı saldırı başlatıldığını duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan açıklamada, “Siyonist rejimin Şam’daki İran büyükelçiliğinin konsolosluk bölümüne saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri, Siyonist rejimin topraklarındaki belirli hedefleri düzinelerce insansız hava aracı ve füzeyle hedef aldı.” denildi.
ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray Durum Odası’nda devletin en üst kademesini toplayacağı bildirildi. Biden’ın başkanlık yapacağı toplantıya ise Savunma Bakanı Lloyd Austin, Dışişleri Bakanı Blinken, Genelkurmay Başkanı Brown, CIA Direktörü Bill Burns, Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Orta Doğu Direktörü Brett McGurk’un katılacağı belirtildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı videolu açıklamada, İsrail’in İran’dan gelecek doğrudan bir saldırıya hazır olduğunu ve aynı şekilde karşılık vereceğini söyledi. Netanyahu, “Son yıllarda ve hatta son haftalarda İsrail, İran’dan gelebilecek doğrudan bir saldırı ihtimaline karşı hazırlık yapmaktadır. Savunma sistemlerimiz konuşlandırıldı ve hem savunmada hem de saldırıda her türlü senaryoya hazırlıklıyız. İsrail devleti güçlüdür, IDF güçlüdür, halk güçlüdür” dedi.
ABD, İngiltere, Fransa’nın yanı sıra birçok ülkenin İsrail’in yanında durduğunu belirten Netanyahu, “Net bir ilke belirledim. Kim bize zarar verirse, biz de onlara zarar vereceğiz. Kendimizi her türlü tehdide karşı savunacağız ve bunu sakince, kararlılıkla yapacağız” ifadelerini kullandı.
İsrail vatandaşlarına da seslenen Netanyahu, “Siz İsrail vatandaşlarının da sükunetinizi koruduğunuzu biliyorum. Sizleri İç Cephe Komutanlığı’nın direktiflerini dinlemeye davet ediyorum. Birlikte ayaktayız ve Tanrı’nın yardımıyla tüm düşmanlarımızın üstesinden geleceğiz” şeklinde konuştu.
İsrail Ordu Sözcüsü: İHA’ların İsrail’e ulaşması saatler alacak. Hava savunma sistemimiz bu saldırıya hazır.
İsrail Devlet Televizyonu’nun haberine göre, İran’ın İHA saldırısı başlattığını duyurdu.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail-İran gerilimi nedeniyle tatilini yarıda kesip Washington’a döndü. El Cezire’ye konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili ise İran’ın pazar günü İsrail’e saldıracağını iddia etti.
İran’ın beklenen misilleme saldırısı nedeniyle İsrail’de gergin bir hava hakimken, ülkede yeni önlemler alınmaya devam ediyor. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari yaptığı açıklamada, saldırı tehdidi nedeniyle ülkede tüm eğitim faaliyetlerine ara verildiğini belirtti. Sivillerin toplanmasına yönelik yeni kısıtlamaların da getirildiğini duyuran Hagari, toplantı ve buluşmaların bin kişiyle sınırlandırıldığını aktardı. Hagari, pazartesi saat 23.00’e kadar sürecek olan kısıtlamaların okul gezileri ve kamplar için de geçerli olduğunu söyledi. Hagari, İsrail’in hava savunmasının “alarmda” olduğunu ve “düzinelerce uçağın gökyüzünde hazır beklediğini” ifade etti.
İsrail, İran’ın beklenen misilleme saldırısına hazırlanmaya devam ediyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant saldırıya karşı alınan tedbirlere ilişkin yaptığı açıklamada, ABD ve batılı ülkelerin İsrail’e savunma ve karşılık verme konusunda “yeni kabiliyetler” sağladığını belirtti. Gallant, “İran ve işbirlikçilerinin İsrail’e karşı planladıkları saldırıyı yakından takip ediyoruz. Son günlerde hava savunma sistemimizi ve saldırı sistemimizi güçlendirdik” dedi.
Gallant, “İran bir terör devletidir. Dünya şimdi buna her zamankinden daha fazla maruz kalmaktadır. Vatandaşlarımızı bu terörizme karşı korumaya kararlıyız ve buna yanıt vermenin bir yolunu bulacağız” şeklinde konuştu. Gallant, sivillerin İsrail Savunma Kuvvetleri’nin talimatlarına uyması ve İç Cephe Komutanlığı’nın direktifleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nda İsrail bağlantılı bir kargo gemisini ele geçirmesinin ardından Dışişleri Bakanı Israel Katz, Tahran’ın korsanlık yaptığını ve bunun için yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi. Katz, “Hamaney’in Ayetullah rejimi, Hamas’ın suçlarını destekleyen cani bir rejimdir ve şu anda uluslararası hukuku ihlal eden bir korsan operasyonu yürütmektedir” dedi
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 33 bin 686’ya, yaralı sayısının ise 76 bin 309’a yükseldiği açıklandı.
İsrail ordusu Gazze Şeridi’ne ayrım gözetmeksizin gerçekleştirdiği saldırılarını 190 gündür sürdürüyor. Filistin Sivil Savunma ekipleri, İsrail askerlerinin 7 Nisan’da çekildiği Han Yunus kentinin El-Amal mahallesi ve Hamad kasabasında 16 sivilin cansız bedenine ulaştı. Cenazeler Gazze Şeridi’nin merkezinde bulunan Deir el-Balah kentindeki El Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirilirken, kimlik tespitlerinin yapılacağı öğrenildi.
IDF Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, İngilizce yaptığı video açıklamasında İran’ı, “durumu daha da tırmandırmayı seçmenin sonuçlarına katlanacağı” konusunda uyardı.
Videonun yayınlanması, İran İslam Devrim Muhafızları Donanması’nın Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail’e bağlı bir konteyner gemisini ele geçirmesinin ardından geldi.
Hagari olaydan bahsetmiyor ve olayın daha önce çekilmiş olabileceğini belirtiyor ancak “İran, Ortadoğu ve ötesindeki terör vekillerini finanse ediyor, eğitiyor ve silahlandırıyor” diyor.
İran, İsrail bağlantılı gemiye Hürmüz Boğazı yakınlarında Devrim Muhafızları tarafından el konulduğunu doğruladı.
İran’ın Tasnim haber ajansı, İsrail’e bağlı MSC ARIES konteyner gemisine el konulmasının Devrim Muhafızları Donanması tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.
İran’ın devlet haber ajansı IRNA, el konulan geminin İran karasularına nakledildiğini duyurdu. Portekiz bandıralı konteyner gemisinin İsrailli milyarder iş adamı Eyal Ofer’e ait Zodiac Grubu’na bağlı “MSC Aries” olduğu belirtildi.
Operasyon daha önce Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları tarafından rapor edilmişti. Söz konusu raporda olayın Umman Körfezi’nde, Emirlik liman kenti Fujairah açıklarında gerçekleştiği bilgisine yer verilmişti.
Hollanda tarafından yapılan açıklamada Tahran’daki Büyükelçiliğinin yarın önlem amacıyla kapatılacağı kaydedildi. Hollanda Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran ve İsrail arasında artan gerilime atıfta bulunularak Hollanda’nın Tahran’daki Büyükelçiliğinin tedbir amacıyla yarın kapalı olacağı belirtildi. Açıklamada, büyükelçiliğin pazartesi günü açılıp açılmayacağına ise daha yarın karar verileceği aktarıldı.
İsrail’in İran Konsolosluğuna saldırı düzenlemesinin ardından bölgede gerilim artıyor. Alman hava yolu şirketi Lufthansa’nın ardından Avusturya Havayolları da Tahran uçuşlarını 6 gün askıya aldı. Avusturya Havayolları’ndan yapılan açıklamada, Tahran uçuşlarının 18 Nisan’a kadar durdurulduğu kaydedildi. Açıklamada, İran hava sahasından geçen rotaların değiştirileceği aktarılırken yolcu ve mürettebatın güvenliğinin son derece önemli olduğu kaydedildi.
Wall Street Journal’da yer alan habere göre, ABD, İran’ın İsrail’e doğrudan saldırısını önlemek, İsrail’i ve bölgedeki Amerikan güçlerini korumak için savaş gemilerini harekete geçirdi.

IDF, kısa bir süre önce Güney Lübnan’ın Rihan bölgesinde büyük bir Hizbullah yerleşkesini vurduğunu açıkladı. IDF’ye göre yerleşkede birkaç bina ve bir askeri karakol yer alıyordu. Saldırı, Hizbullah’ın dün gece İsrail’in kuzeyine fırlattığı 40’tan fazla roketten oluşan barajın ardından geldi.
Alman havayolu Lufthansa, İran’ın önümüzdeki günlerde İsrail’e misilleme amaçlı bir saldırı düzenleyeceği yönündeki spekülasyonlar nedeniyle uçaklarının artık İran hava sahasını kullanmayacağını söyledi.
Bir şirket sözcüsü, “Mevcut durum nedeniyle Lufthansa, Tahran’a ve Tahran’dan uçuşlarını 18 Nisan Perşembe gününe kadar askıya alıyor” dedi.
Times of Israel IDF’nin teyakkuz halinde olduğunu ‘İsrail, İran saldırısına karşı yüksek alarma geçiyor’ manşeti ile duyurdu.
İki ABD istihbarat kaynağı CNN’e, ABD’nin İran’ın insansız hava araçları ve seyir füzeleri gibi askeri varlıkları ülke içinde hareket ettirdiğini gördüğünü söyledi.
Kaynaklardan biri, ABD’nin İran’ın 100 kadar seyir füzesi hazırladığını gözlemlediğini söyledi. Haberde, manevraların olası bir karşı saldırıyı caydırmak amacıyla Tahran tarafından yapılmış olabileceği belirtiliyor.
İsrailli gazete bu gelişmeyi ‘Bu, İsrail topraklarındaki hedefler de dahil olmak üzere İsrail hedeflerine yönelik olası bir İran saldırısının sinyalini veren son gelişmedir’ yorumu ile okurlarına duyurdu.
Axios’a konuşan üç ABD’li yetkili, İran’ın bu hafta başında birçok Arap ülkesi aracılığıyla Biden yönetimine bir mesaj gönderdiğini söyledi: ABD, İsrail ile İran arasındaki çatışmaya müdahil olursa bölgedeki ABD kuvvetlerine saldırılacak.

Haberde ‘İran’ın mesajı, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının ardından ABD’nin devreye girmesi durumunda bölgedeki ABD üslerine saldırılacağı yönündeydi.’ denildi.
CNN’in iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre ABD, İsrail’e fırlatılan her türlü silahı durdurmaya çalışacak. ABD Donanması’nın Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinden atılan füzeleri ve insansız hava araçlarını durduracak yetenekteki gemileri Kızıldeniz’de bulunuyor.

Ülkenin ayrıca Irak’ta ve kuzeydoğu Suriye’de, fırlatılma yerlerine bağlı olarak kuzey İsrail’i hedef alan insansız hava araçlarını ve roketleri potansiyel olarak engelleyebilecek güçleri bulunuyor.
Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Halid Meşal, Doha’daki bir etkinlikte konuştu. İsrail’in Çarşamba günü Gazze’de düzenlediği hava saldırısında öldürülen Hamas lideri İsmail Haniye’nin ailesinin yasını tutmak için düzenlenen bir etkinlikte konuşan Meşal, grubun “düşmanı yakında yeneceğini” söyledi. Meşal sürgünde yaşıyor ve Hamas’ın diasporadaki siyasi ofisinin başında bulunuyor.
Cuma günü bölgesel gerilimler doruğa ulaşırken ABD Başkanı Joe Biden, İran’ın İsrail’e “er ya da geç” bir misilleme saldırısı beklediğini söyledi. Basın toplantısında konuşan Biden, bunun, kendisinin açıklamayacağını söylediği gizli bilgilere dayandığını ima etti.
Canlı Anlatım Özeti
Irak hava sahasını kapattı
Beyaz Saray: İran, İsrail’e hava saldırısı başlattı
Ürdün hava sahasını bu gece kapatacak
İsrail hava sahası kapatacak
İsrail: İran İHA’ları ülkeye doğru ilerliyor
İRAN SALDIRIYI DOĞRULADI
BIDEN’DAN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI
Netanyahu: Her türlü senaryoya hazırlıklıyız
İsrail: Hava savunma sistemimiz hazır
İran İHA saldırısı başlattı
Flaş İddia: İran pazar günü vuracak
İsrail’de eğitime ara verildi
Gallant: Savunma ve saldırı sistemimizi güçlendirdik
Katz, İran’a ‘korsan operasyonu’ nedeniyle yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi
Gazze’de can kaybı 33 bin 634’e yükseldi
İsrail ordusunun çekildiği Han Yunus’ta 16 sivilin cansız bedenine ulaşıldı
İsrail’den ilk açıklama geldi: Sonuçlarına katlanırsınız
İran dünyaya duyurdu: İsrail bağlantılı gemiye el konuldu
Hollanda, Tahran Büyükelçiliği’ni kapatıyor
Avusturya Havayolları da Tahran uçuşlarını durdurdu
ABD, İran Saldırısı Durumunda İsrail’i Savunmak İçin Savaş Gemilerini Harekete Geçiriyor
IDF, Güney Lübnan’daki büyük Hizbullah yerleşkesini vurduğunu açıkladı
Lufthansa, uçakların artık İran hava sahasını kullanmadığını açıkladı
İran seyir füzelerini hareket ettiriyor
İran’dan ABD’ye net mesaj: Uzak durmazsanız vururuz
CNN: ABD, İsrail’e fırlatılan silahları engellemeye çalışacak
Hamas ‘düşmanı yakında bozguna uğratma’ sözü verdi
Biden: İran er ya da geç saldıracakO GENERAL BÖLGEDE
Medyada çıkan ‘İran yanıt verecek’ iddialarının yanı sıra Amerikan Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Michael Erik Kurilla’nın İsrail’e giderek üst düzey yetkililerle görüşmesi de durumun vahametini gösteren bir diğer işaret oldu. Terör örgütü PKK/YPG ile zaman zaman görüşen Kurilla, ABD’nin bölgedeki en üst düzey askeri yetkilisi. ABD Başkanı Joe Biden, önceki gün İran ve ona bağlı gruplardan gelebilecek tehditlere karşı İsrail’e desteklerinin tam olduğunu belirterek, “İsrail’in güvenliğini korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuşmuştu. İran daha önce de kendisini hedef alan Amerikan ve İsrail kaynaklı saldırılara karşı yanıt vereceklerine dair ‘yüksek tondan’ açıklamalar yapsa da kapsamlı bir saldırı düzenlememişti.

Michael Erik Kurilla – Yoav Gallant
EN KÖTÜ SENARYOYA HAZIRLIK
Amerikan medyasından benzer bir iddia da CBS News’ten geldi. Tel Aviv hükümetinin en kötü senaryoya karşı hazırlandığı belirtilen haberde İran ordusu ve ona bağlı ‘vekil güçlerin’ 100’den fazla İnsansız Hava Aracı (İHA) ve düzinelerce füze ile İsrail’e saldırabileceği aktarıldı. Bununla birlikte İsrail’in kendisini savunmasının kolay olmayabileceği dile getirildi.
GALLANT: KARŞILIK VERİRİZ
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant telefonda görüştüğü Amerikalı mevkidaşı Lloyd Austin’e, İran’ın kendilerine düzenleyeceği her saldırıya, uygun şekilde yanıt vereceklerini söylerken ABD’li yetkililer, İran’ın İsrail’e karşı kapsamlı ancak bölgesel bir savaş çıkarmayacak bir misillemede bulunacağını düşünüyor. Bir diğer telefon görüşmesi de İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ile İranlı mevkidaşı Hüseyin Emirabdullahiyan arasında oldu. İngiliz bakan, İranlı mevkidaşına gerilimi daha fazla artırmaması çağrısı yaptı.
ABD SAVAŞ GEMİLERİNİ GÖNDERİYOR
Öte yandan ABD, İran’ın beklenen saldırısını önlemeyi umarak, İsrail’i ve bölgedeki Amerikan güçlerini korumak için savaş gemilerini harekete geçirdi. ABD Başkanı Joe Biden, İran’ı, “Yapma! İsrail’in savunması için kendimizi adadık” diyerek son kez uyardı. Biden, İran’ın er ya da geç İsrail’e saldıracağını belirtti.

Hamas’ın elindeki rehinelerin geri dönmesini ve savaşın bitmesini isteyen İsrailliler gösteri düzenliyor.
HİZBULLAH’TAN İSRAİL’E FÜZE SALDIRISI
Hizbullah, dün gece İsrail’in kuzeyindeki askeri üssüne onlarca katyuşa füzesi fırlattığını duyurdu. İsrail, 40 adet füzenin bir kısmının hava savunma sistemiyle imha edildiğini, geri kalanının da boş arazilere düştüğünü açıkladı. Saldırıyla ilgili İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, herhangi bir can kaybının yaşanmadığı aktarıldı.
AMERİKA VE FRANSA DİPLOMATLARINI UYARDI
Washington, İran’ın saldırı düzenleyebileceği endişesi üzerine İsrail’deki elçilik çalışanlarına seyahat kısıtlaması getirdi. İsrail’de görevli ABD’li diplomatik personele, Kudüs ve çevresi ile Tel Aviv ve Beerşeba bölgeleri dışına çıkmamaları uyarısı yapıldı. Diplomatik misyonlarda hareketliliğe Fransa da katıldı. Paris yönetimi vatandaşlarına, İran, Lübnan, İsrail ve Filistin topraklarına seyahat etmemeleri için uyarıda bulunurken İran’da ikamet eden Fransız diplomatların ailelerini tahliye kararı aldı.
BİLGİ NOTU
İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına 1 Nisan’da düzenlenen saldırıda İran Devrim Muhafızları’ndan ikisi general rütbesinde yedi kişi ölmüştü. İran saldırıdan İsrail’i sorumlu tutarak misillemede bulunacağını bildirmişti.
]]>
ABD’li yayın kuruluşu CNN, ABD başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanayhu arasında geçen telefon konuşmasının detaylarını okuyucuları ile paylaştı ve Netanayhu’nun Biden’ın tehditlerine hızlı yanıt verdiğini öne sürdü.
CNN’e göre Biden telefon görüşmesinde Netanyahu’nun derhal yapmasını istediği şeyleri şöyle sıraladı:Kuzey Gazze’ye giden Erez geçiş kapısının açılması, İsrail’in güneyindeki Aşdod limanının açılması ve Kerem Şalom üzerinden gelen malzeme miktarının önemli ölçüde artırılması.
Netanyahu Biden’ın talimatlarına tek cümle ile cevap verdi: “Joe, bunu yapacağız.”
Ancak Biden sadece bununla ikna olmadı Netanyahu’ya hamlelerini akşama kadar duyurması konusunda ısrar etti. İsrail kabinesi aynı akşam kuşatma altındaki bölgeye giren insani yardımın artırılmasına yönelik bu üç tedbiri onayladı.
IDF, Gazze Şeridi’nde dört askerinin daha öldürüldüğünü duyurdu. IDF verilerine göre 6 aydır devam eden savaşta 604 asker, yedek asker ve yerel güvenlik görevlisi öldürüldü, 3 bin 193 kişi de yaralandı.
Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri bugün Kahire’de devam edecek. Hamas Siyasi Büro Üyesi Basem Naim müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, Hamas’ın temel taleplerinden geri adım atmayacağını vurguladı. Naim, “Talep ettiğimiz şey herhangi bir müzakerenin parçası olmamalı. Çünkü ateşkes için müzakere ettiğimizde bu ateşkese doğru gittiğimiz anlamına gelir. Ateşkesi müzakere ediyorsak, bu 7 Ekim’den sonra Gazze’yi işgal eden İsrail birliklerinin Gazze Şeridi’ni terk etmesi gerektiği anlamına gelir” dedi.
İsrail henüz kendi delegasyonunu göndereceğini resmi olarak duyurmadı ancak Axios’un haberine göre İsrail savaş kabinesi, dün gece Tel Aviv’deki büyük protestoların ardından müzakereleri tekrar görüşmek için bu sabah toplanma kararı aldı.
İsrail, Hizbullah’ın kendilerine ait bir insansız hava aracını düşürmesinin ardından Lübnan’ın doğusuna hava saldırısı düzenledi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, savaş uçaklarının doğudaki Baalbek kentinde Hizbullah’a ait bir askeri kompleksi ve diğer üç tesisi vurduğu belirtildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları başkent Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde de tepkilere neden oluyor. İsrail halkının hükümet aleyhinde gösterileri birçok şehirde devam ederken, Hayfa şehrinde düzenlenen gösteride İsrail iç istihbarat servisi Shin Bet’in eski Başkanı Ami Ayalon konuşma yaptı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına değinen Ayalon, “Gazze’deki askeri harekat sınırları zorluyor. Askerlerimiz birkaç hafta önce işgal edilen yerleri yeniden işgal etmeye zorlanıyor. Askerler, öfke ve nefret dolu bir halkın polis gücü haline geliyorlar” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaşın ertesi gününü tartışmama kararını bir felaket olarak yorumlayan Ayalon, “Siyasi bir hedef olmadan savaş, kimsenin sonunu bilmediği sürekli bir savaşa dönüşür” ifadelerini kullandı.
İsrail’in dört bir yanında hükümet aleyhinde protestolar devam ediyor. Başkent Tel Aviv’de bir araya gelen yaklaşık 100 bin kişi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin Gazze Şeridi’ndeki politikasını protesto etti.
Erken seçim çağrısında bulunan kalabalık, esir anlaşmasının kabul edilmesini talep etti. İsrail bayrakları ve hükümet aleyhinde sloganların yer aldığı pankartlar taşıyan İsrailli göstericiler, Netanyahu hükümetini istifaya çağıran sloganlar attı.
İsrail polisin göstericilere müdahale etmesinin ardından yaşanan arbedede yere düşen 2 kadına sağlık görevlileri tarafından müdahale edilirken, bir göstericinin de gözaltına alındığı öğrenildi. Protestocular farklı noktalarda ateş yaktı.
Canlı Anlatım Özeti
Özel görüşmenin detayları sızdı!
IDF açıkladı: 604 İsrail askeri hayatını kaybetti
Kahire’deki ateşkes görüşmeleri
İsrail Lübnan’ın doğusunu bombaladı
Shin Bet’in eski Başkanı Ayalon’dan itiraf gibi sözler
100 bin kişi sokaklarda! Netanyahu’ya istifa çağrısıBELİRSİZLİK KORKUTUYOR
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve ülkenin dini lideri Ayetullah Humeyni’nin “intikam sözü” vermesinin ardından Tahran’ın ne zaman ve nereye saldıracağı belirsizliğini koruyor. Altıncı ayına giren Gazze Savaşı’nda Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’de destek verdiği gruplarla İsrail ve ABD güçlerine saldıran İran’ın bir ilki gerçekleştirerek, doğrudan kendi topraklarından İsrail’e saldırması halinde, Ortadoğu’da zaten çalkantılı olan durumun hızla tırmanmasından korkuluyor.
‘DOĞRUDAN SALDIRACAĞIZ’
İran’ın, Suriye’deki askeri güçlerini “alarma” geçirdiği bildirildi. Amerikan New York Times gazetesine konuşan iki İranlı yetkili, Tahran’ın caydırıcılık için “doğrudan İsrail’e saldırma kararı aldığını” söyledi. Cuma günü Şam saldırısında ölen Devrim Muhafızları üyeleri için Tahran’da düzenlenen cenaze töreninde konuşan ordu başkomutanı Hüseyin Selami, “Cesur adamlarımız Siyonist rejimi cezalandıracak. Düşmanlarımızın eylemlerinin cevapsız kalmayacağı konusunda uyarıyoruz” dedi. Cenaze töreninde videosu yayınlanan İran destekli Lübnanlı Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da “İran’dan her an yanıt gelebileceği ve her olasılığa hazırlıklı olunması gerektiği” uyarısında bulundu.
Diğer yandan Amerikan basınına konuşan ABD’li yetkililer, İran’ın saldırısının “kaçınılmaz” olduğunu ve destek verdiği gruplar aracılığıyla değil doğrudan kendisinden geleceğine inandıklarını söyledi. Washington ve Tel Aviv hükümetleri, ABD ve İsrail varlıklarının ve personelinin hedef alınma riskiyle karşı karşıya olduğunu öngörüyor. Amerikan istihbaratına göre İran Ramazan Bayramı’na kadar kamikaze dronlar ve seyir füzeleriyle İsrail’in diplomatik temsilciliklerini hedef alacak.
ABD’DEN İRAN’A MESAJ
İsrail topraklarına yapılacak herhangi bir misillemenin muhtemelen sivillerden ziyade askeri veya istihbarat hedeflerine odaklanacağı tahmin ediliyor. Tahran’ı “Ortadoğu’daki gerilimi daha da tırmandırmamak adına Amerikan üsleri ve yapılarına saldırmama” konusunda uyaran Washington, her ihtimale karşı bölgede yüksek alarma geçmiş durumda.
İSRAİLLİLER STOK YAPIYOR
İSRAİL, Tahran’dan gelen tehditlerin hemen ardından ordusunu yüksek alarm durumuna geçirmiş, askeri personelin tüm izinlerini iptal ederek ek hava savunma birimlerini savaşa hazır hale getirmişti. Askeri teyakkuz haline karşın yetkililerin halka yönelik “paniğe gerek yok” açıklamaları ise etkili olmadı. İsrailliler jeneratör, yiyecek ve nakit para stoklamaya başladı. Ordunun “bazı tehditleri etkisiz hale getirmek için” bölgede GPS sinyallerini bozmaya başladığını açıklaması paniği daha da artırdı. İsrail medyasına konuşan market zinciri sahipleri, su ve jeneratör stoklarının kısa süre içinde tükendiğini söylerken bazı bölgelerde belediyeler, sakinlerine “her türlü senaryoya hazırlıklı olma” çağrısı yaptı.
GAZZE’DE MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLIYOR
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde ateşkes ve esir takası müzakerelerinin Mısır’ın başkenti Kahire’de yeniden başlayacağı belirtildi. Müzakerelere CIA Direktörü Bill Burns, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve İsrail heyeti ile Hamas’ın önde gelen isimlerinden oluşan bir heyetin katılacağı bilgisine yer verildi.
]]>
Hizbullah savaşçıları, dün Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Kudüs Günü münasebetiyle düzenlenen mitingde Filistin bayraklarıyla yürüdüler. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah törende yaptığı açıklamada, Şam’daki konsolosluklarına düzenlenen ve iki İranlı general ile beş subayın ölümüne yol açan hava saldırısına İran’ın vereceği yanıtın ‘kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.
İran’ın bu hafta başlarında Şam’daki konsolosluk binalarından birine düzenlenen saldırı sonrası misilleme hazırlığında olduğu iddiası dünyayı alarma geçirdi. CNN International’da yer alan bilgilere göre ABD, İran’ın gelecek hafta Orta Doğu’daki İsrail ve ABD hedeflerine saldırı düzenlemesini bekliyor.
ABD SALDIRININ KAÇINILMAZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR
CNN’e konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, ABD’nin İran’ın misilleme saldırısını kaçınılmaz olarak görüyor ve bu yönde hazırlıklar yapıyor. Biden yönetimine göre bölgedeki en kötü senaryo İran’ın İsrail’i doğrudan vurması. Çünkü bu Gazze’deki çatışmayı bölgesel bir düzeye taşıyabilir.
İRAN DOĞRUDAN YANIT KARARI ALDI
Bölgedeki ABD ve İsrail askerleri yüksek alarma geçerken, ABD’li New York Times gazetesine konuşan üst düzey İranlı bir kaynak, İran’ın tüm silahlı kuvvetlerini yüksek alarm durumuna geçirdiğini ve caydırıcılık sağlamak için İran’ın Şam saldırısına doğrudan yanıt vermesi yönünde karar alındığını söyledi. İsrailli bir savunma yetkilisi de askeri analistlerin aynı sonuca vardıklarını, İran’ın İsrail’e doğrudan saldıracağını düşündüklerini açıkladı.
CBS News, ABD’nin, İran’ın bir dizi insansız hava aracı ve seyir füzesini içeren bir saldırı planladığını gösteren istihbaratlar elde edildiğini yazdı. Yayın organına konuşan ABD’li yetkililer, İran’ın beklenen tepkisinin zamanlamasını ve hedefini bilmediklerini ancak bunun önümüzdeki hafta Ramazan bitmeden gerçekleşebileceğini söylediler.
İsrail, ABD baskısı nedeni ile Gazze’ye daha fazla yardım sağlanması için Beit Hanoon (Erez) sınır kapısını açmayı kabul etti. Yardım kuruluşları geçiş kapısının açılmasının bölgenin kuzeyindeki bazı acıları hafifletmeye yardımcı olacağını, ancak acil bir ateşkes sağlanmadığı sürece buradaki felaketin önlenmesinin pek mümkün olmadığını söylüyor.
ABD’li ve İsrailli müzakerecilerin, ateşkese dayalı bir anlaşmaya varmak için hafta sonu Kahire’de yeni bir girişimde bulunması bekleniyor. AFP haber ajansına konuşan üst düzey bir yetkili, ABD Başkanı Joe Biden’ın görüşmeler öncesinde Mısır ve Katar liderlerine bir mektup yazarak onlara Hamas’a baskıyı artırmaları için çağrıda bulunduğunu açıkladı.
Beyaz Saray müzakerelerin bu hafta sonu Kahire’de yapılacağını doğruladı ancak CIA direktörü Bill Burns’ün görüşmelere İsrail istihbarat şefi David Barnea, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Thani ve Mısır istihbarat şefiyle birlikte katılacağı yönündeki haberler hakkında yorumda bulunmadı.
Beyaz Saray’ın açıklamasına göre Biden, Netanyahu’yla yaptığı telefon görüşmesinde desteklerinin devamı için sivillere zarar verilmesini ve insani sorunları önlemek için adımlar atması gerektiğini söyledi.Bu insani yardım koridorlarının açılmasını Biden’ın özel olarak istediği anlaşılıyor.
ABD Ulusal Güvenlik Konseyi, İsrail’in duyurduğu adımları memnuniyetle karşıladıklarını ve şimdi “tamamen ve çabucak uygulanması gerektiğini” vurguladı.Biden, World Central Kitchen (WCK) adlı yardım kuruluşu çalışanlarının İsrail tarafından öldürülmesinden sonra Netanyahu ile görüştü.
Biden, İsrail’e verilen koşulsuz askeri yardımı azaltması yönünde baskı altındaydı. Biden yaklaşık 6 aydır devam eden Gazze’ye saldırılar konusundaki söylemini keskinleştirdi. Ancak ABD’den İsrail’e bomba, füze ve cephane sevkiyatı kesintisiz devam etti.
Canlı Anlatım Özeti
Hizbullah’tan gövde gösterisi! ‘İran’ın misillemesi kaçınılmaz’
Orta Doğu adeta alarma geçti! İran misillemesine karşı hazırlıklar başladı
İsrail Erez kapısını açmayı kabul etti
Ateşkes müzakerelere bu hafta sonu Kahire’de! Biden’dan Hamas’a baskı çağrısı
Biden söylemini keskinleştirdiBASKI ÜST SEVİYEDE
Perşembe günü Netanyahu ile telefonda konuşan Biden, Beyaz Saray’ın yaptığı açıklamaya göre “insani yardım çalışanlarına yönelik saldırıların ve Gazze’deki genel insani durumun kabul edilemez olduğunu” iletti. Özellikle bu hafta başında İsrail ordusunun bir insani yardım kuruluşunun araçlarını vurması ve aralarında 1 Amerikalı ve 3 İngiliz olmak üzere 7 insani yardım çalışanını öldürmesi üzerine Amerikan başkanı üzerindeki “İsrail politikanı değiştir” baskısı en üst seviyeye ulaştı.

DURUMU DEĞERLENDİRECEĞİZ
Buna göre görüşmede Biden, Netanyahu’ya İsrail’in sivillerin zarar görmemesine, yardım çalışanlarının güvenliğine yönelik bir dizi spesifik, somut ve ölçülebilir adımı duyurması ve uygulaması gerektiğini iletti. ABD’nin Gazze’ye ilişkin politikasının, İsrail’in bu adımlara ilişkin acil eylemine ilişkin değerlendirmeye göre belirleneceğini açıkça belirtti.
HEMEN İŞE Mİ YARADI
Sık sık İsrail dostu olduğunu hatırlatan Biden’ın, Netanyahu’ya ültimatomu sonrası aynı gün içinde İsrail savaş kabinesi, Gazze’ye daha fazla yardımın geçişini sağlamak için Erez sınır kapısının 7 Ekim’den bu yana ilk kez açılacağını duyurdu. Ayrıca Aşdod limanının da yardımların geçişi için kullanılabileceği bildirildi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü Adrienne Watson, kararı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi ve bu adımların uygulanıp uygulanmayacağını takip edeceklerini ekledi.

İSRAİL İKİ SUBAYI GÖREVDEN ALDI
İsrail, Gazze’de düzenlenen saldırıda, World Central Kitchen mensubu yedi yardım çalışanının hayatını kaybetmesine yönelik inceleme sonucunda ordunun ciddi hataları olduğunu tespit etti. İnceleme sonucunda albay ve binbaşı rütbesinde iki subayın görevden alınmasına ve güney kuvvetler komutanının da aralarında yer aldığı kıdemli subayların kınanmasına karar verildi.
FİRST LADY ETKİLİ OLDU
Sadece Amerika’da değil dünya çapında da desteklediği bu katliamı durdurması için eleştiri oklarının hedefi olan Başkan Biden’a en büyük baskının kendi evinden geldiği öğrenildi. Biden’ın salı günü düzenlediği Ramazan etkinliğinde yer alan bir katılımcıdan alıntı yapan The New York Times gazetesi, başkanın İsrail’e verdiği destek nedeniyle eşinin memnun olmadığını söylediğini aktardı. Jill Biden’ın eşine “Savaşı durdur, hemen durdur” diye ısrar ettiği iddia edildi.

Jill Biden
BM İNSAN HAKLARI KONSEYİ: İSRAİL’E SİLAH SATIŞINI DURDURUN
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Gazze’de sürdürdüğü savaş nedeniyle İsrail’e tüm silah satışlarının durdurulmasını talep eden tasarıyı kabul etti. Karar, Konseyin 47 üye devletinden 28’inin lehte, altısının karşı ve 13’ünün çekimser oyuyla geçti. Metinde ülkelere “uluslararası insani hukukun daha fazla ihlal edilmesini önlemek için İsrail’e silah, mühimmat ve diğer askeri teçhizatın satışını, transferini durdurma” çağrısında bulunuldu. Pakistan’ın Arnavutluk dışındaki tüm İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri adına Konsey’e sunduğu kararda “derhal ateşkes ve acil insani yardım” çağrısında bulunuldu. ABD, Almanya, Arjantin, Bulgaristan, Malavi ve Paraguay taslağa hayır oyu verirken, gerekçe olarak metinde Hamas’ın saldırısının kınanması gösterildi. Kararın bağlayıcılığı bulunmasa da İsrail’e artan baskıyı ortaya koyuyor. İsrail’e en büyük silah desteğini sağlayan ABD ve Almanya’nın ret kararı vermesi ise dikkat çekti.
MCDONALDS’TAN İSRAİL KARARI! ŞUBELERİNİ GERİ ALIYOR
Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana Müslüman toplumlar başta olmak üzere birçok ülkede boykot edilen ABD merkezli gıda şirketi McDonald’s, İsrail’deki bayilik haklarını geri alma kararı verdi. McDonald’s tarafından yapılan açıklamada yaklaşık 30 yıldır markanın İsrail’deki restoranlarını işleten Alonyal şirketiyle yapılan anlaşma sonucu, bu ülkedeki 225 restoranın işletme haklarının geri alınacağı bildirildi. McDonald’s satın alım sonrası İsrail’deki faaliyetlerin ve çalışanların “aynı koşullarda” sürdürüleceğini açıklarken, satış koşullarıyla ilgili başka bir ayrıntı paylaşmadı.

BOYKOT ETKİLİ OLDU
Alonyal şirketi, zincirin İsrail’deki mağazalarından İsrailli askerlere binlerce bedava yiyecek dağıtmış, olay büyük tepki çekmişti. Birçok Müslüman ülkede McDonalds’a karşı boykot kampanyası başlatılmış, şirketin satış rakamları ciddi oranda düşmüştü. Şirket ocak ayında yayımladığı raporda savaş nedeniyle Ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgede satışların etkilendiğini duyurmuştu. McDonald’s son dört yılda ilk kez bir çeyrekteki satış hedeflerini kaçırmıştı. Şirketin dünya genelindeki 40 bin restoranının yüzde 5’i Ortadoğu ülkelerinde bulunuyor.
İRAN’DAN İSRAİL’E BİR TEHDİT DAHA: ‘FIRTINA YAKLAŞIYOR’
İran, İsrail’in Şam büyükelçiliğini hedef alan ve 7 Devrim Muhafızları mensubunun öldüğü saldırının ardından, İsrail’e yönelik misilleme tehdidini sürdürüyor. İran yönetimindeki aşırı muhafazakâr Tehran Times gazesi, Ramazan ayının son cumasında Filistin’e desteği ifade etmek için protestoların düzenlendiği “Kudüs Günü” için hazırlanan sayısı için “Fırtına yaklaşıyor” başlığını attı ve “Yakında Kudüs’te dua edeceğiz” ifadesini kullandı.

TEL AVİV ALARMDA
Ülkenin dini lideri Ayetullah Humeyni’yi Mescid-i Aksa’da dua ederken tasvir eden bir fotoğrafa yer veren gazete, “Siyonist rejim günden güne zayıflayarak yok olacağı güne yaklaşıyor” sözlerini de alıntıladı. İsrail, Tahran ve onun destekçilerine karşı topraklarına doğrudan bir saldırı düzenlenebileceği endişesiyle, ordu mensuplarının izinlerini iptal etmek gibi adımlarla güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkarmıştı. Ayrıca sosyal medyada İsraillilerin gıda stoğu yaptığına dair iddialar mevcut.
]]>‘KASITLI SALDIRI’
WCK tarafından duyurulan saldırıda, ikisi zırhlı olmak üzere üç araçlık kurum konvoyunun Gazze’nin sahil şeridindeki Deyr el-Belah’ta “çatışmadan arındırılmış bölge” üzerinde hedef alındığı belirtildi. Kurum çalışanlarının saldırıdan önce bölgedeki depoya deniz yoluyla Gazze’ye getirilen 100 tonluk gıda yardımını boşalttığı kaydedildi. WCK’nın CEO’su Erin Gore, havadan görülebilmeleri için tavanlarına kurumun logosu giydirilen araçların vurulmasını “kasıtlı saldırı” ve “affedilemez” olarak nitelendirdi.
‘BU İNSANLAR MELEKTİ’
WCK’nın kurucusu dünyaca ünlü İspanyol şef Jose Andres de saldırıyı kınadı. Hayatını kaybeden çalışma arkadaşları için derin üzüntü duyduğunu belirten Andres, “Bu insanlar melekler. Onlarla Ukrayna’da, Gazze’de, Türkiye’de, Fas’ta, Bahamalar’da, Endonezya’da omuz omuza hizmet ettim” ifadelerini kullandı. Bu arada ABD Başkanı Joe Biden, Andres’i arayarak taziyelerini iletti ve büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Biden’ın insani yardım görevlilerinin korunması gerektiğini İsrail’e açık bir şekilde ileteceği bildirildi.

NETANYAHU ‘KAZA’ DEDİ
İsrail’in saldırısına birçok ülke sert tepki gösterdi. BM, Avrupa Birliği, ABD, İngiltere, İspanya, Polonya ve Çin başta olmak üzere birçok ülke İsrail’den saldırıya ilişkin açıklama talep ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırının “istemeden” gerçekleştiğini savundu. “Ne yazık ki Gazze Şeridi’ndeki masum insanları vuran istemsiz ve trajik bir olay meydana geldi” açıklamasını yapan Netanyahu, ilgili tüm devletlerle irtibat halinde olduklarını ve böyle bir olayın yeniden yaşanmasını engellemek için her şeyi yapacaklarını ifade etti. Haaretz gazetesinde yer alan bir haberde, saldırının kazara meydana gelmediği iddia edildi. Haberde, İsrail ordusunun silahlı bir Hamas militanının konvoya dahil olduğu şüphesiyle araçları hedef aldığı ve peş peşe üç füze ateşlediği öne sürüldü. Ayrıca İsrail basınında yer alan haberlere göre, son iki araca yaralıları taşımaya çalışırken saldırı devam etti.
YARDIMLARI ETKİLER Mİ
İngiliz medyasında saldırıda ölen 3 İngiliz vatandaşının kimlikleri John Chapman, James Henderson ve James Kirby olarak açıklandı. İsrail’in saldırısı, bölgede faaliyet gösteren diğer uluslararası yardım kuruluşlarının çalışanları arasında endişe dalgasına yol açtı. Gazze’de ilk kez yabancı çalışanlar hayatını kaybederken, Amerikan Yakın Doğu Mülteci Yardımı sivil toplum kuruluşu bölgedeki faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
ALTUN’DAN KINAMA
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ‘vahşi saldırıyı’ kınayarak “İsrail, uluslararası toplumun hafızasında derin iz bırakan insan hakları ihlallerine son vermeli, işlediği savaş suçlarından sorumlu tutulmalıdır. Gıdanın silah olarak kullanıldığı Gazze’de insani yardımın ulaştırılması, baş gösteren kıtlığın önlenmesi için hayati öneme sahiptir” dedi. Öte yandan, İsrail Savunma Bakanlığına bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğünün (COGAT) internet sitesindeki verilere göre Türkiye, Gazze Şeridi’ne en çok insani yardım ulaştıran 2’nci ülke oldu.
]]>‘EN ÇİRKİN MANZARA’
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından hastane kompleksine giren sivil savunma ve yardım ekipleri gördükleri manzara karşısında dehşete düştü. Gazze Sivil Savunma sözcüsü Mahmud Bassal, “Buradaki manzara 7 Ekim’den bu ana kadar gördüğümüz en çirkin manzaralardan biri” ifadelerini kullanırken, İsrail askerlerinin binalara çok ciddi seviyede zarar verdiği ve hastanenin tıp merkezi olarak kullanılamayacak hale geldiğini aktardı. Hastanede bulunan çok sayıda sağlık personeli ve yerinden edilmiş Filistinli, Fransız haber ajansı AFP’ye komplekste en az 20 cesedin bulunduğunu ve bunların bazılarının askeri araçlar tarafından ezilmiş gibi göründüğünü aktardı.
‘ASKERİ ARAÇLAR EZDİ’
Gazze’deki sağlık bakanlığı bir açıklama yayımlayarak, hastane kompleksinin içinde ve çevresinde onlarca ceset bulunduğunu duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü de İsrail’in operasyonları nedeniyle tıbbi yardım alamayan 21 hastanın hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
TÜRK DIŞİŞLERİ’NDEN TEPKİ
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari konuyla ilgili dün yaptığı açıklamada Hamas ve İslami Cihad militanlarının Şifa’da yeniden toplandıklarını öne süren istihbarata dayanarak mart ayı ortasında operasyon başlatıldığını söyledi. Hagari, 513 kişinin tutuklandığını, 200 militanın öldürüldüğünü belirtti. Öte yandan, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “İsrail makamlarının son altı ayda işlediği suçlar, insanlık tarihi boyunca yaşanmış en büyük barbarlıklar arasında yerini almıştır. Bu suçları işleyen herkes yargılanacak, bu suçlara göz yumanların isimleri tarihe birer kara leke olarak geçecektir” denildi.

Ekim ayında İsrail’in operasyonlarının başlaması üzerine binlerce kişi El Şifa hastanesi yerleşkesine sığınmıştı.
İSRAİL ŞAM’DA İRAN’IN ELÇİLİK BİNASINI VURDU… 2’Sİ GENERAL 7 KİŞİ ÖLDÜ
İSRAİL dün Suriye’nin başkenti Şam’a yönelik saldırı düzenledi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre İran Büyükelçiliği’ne bitişik bir binanın hedef alındığı saldırıda 7 kişi hayatını kaybetti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada ise saldırının, İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına yönelik olduğu, Tuğgeneral Muhammed Rıza Zahidi ve Tuğgeneral Muhammed Hadi Hac Rahimi ile 5 yetkilinin hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı. İran’ın Şam Büyükelçisi Hüseyin Ekberi, İsrail’in İran’ın Şam Büyükelçiliği yerleşkesindeki konsolosluk binasını F-35 savaş uçaklarından fırlatılan 6 füzeyle hedef aldığını açıkladı. Ekberi, İsrail’in saldırısına ülkesinin “hızlı, doğrudan ve güçlü” şekilde karşılık vereceğini ifade etti. Suriye’de son aylarda defalarca İran’a ait hedeflere hava saldırıları düzenleyen İsrail ise şu ana kadar saldırıyı üstlenmedi. Bu arada İsrail, diplomatik misyonlarında alarm durumuna geçtiğini duyurdu.

RUSYA: İRAN TOPRAĞI VURULDU
Rusya Savunma Bakanlığı tarafından X’te yapılan açıklamada, “İran topraklarına yönelik bir saldırıdır, çünkü İran büyükelçiliği İran toprağı olarak kabul edilmektedir” denildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller da konuya ilişkin, “Genel bir prensip olarak bölgede tansiyonun yükselmesinden endişe duyarız” dedi.
NETANYAHU’YA İSYAN BÜYÜYOR
İSRAİL’de on binlerce kişi rehinelerin serbest bırakılması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle sokağa döküldü. 7 Ekim’den bu yana gerçekleştirilen gösterilerin en büyüğünde, pazar akşamı yaklaşık 100 bin kişi Kudüs’teki protestolara katıldı. Göstericiler Netanyahu’yu istifaya davet eden ve “yıkanlar onaramaz” yazan dövizler taşıyarak seçim çağrısı yaptı. Protestonun organizatörü gruplar, meclis önünde dört gün boyunca çadırlarda kalacaklarını açıkladı. Polis ekipleriyle göstericiler arasında yer yer arbede yaşanırken, polis yollara barikat kuran eylemcileri dağıtmak için üstlerine “kokarca suyu” olarak adlandırılan kötü kokulu bir su sıktı.


David Barnea – Binyamin Netanyahu
UAD’DEN ÜÇ YENİ TEDBİR
Netanyahu’nun ateşkes anlaşmasına istekli olmadığı iddialarının yanında Gazze’deki insani krizin tırmanmasıyla Uluslararası Adalet Divanı’ndan (UAD) İsrail’e uyarı niteliğinde bir çağrı geldi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin UAD’de İsrail aleyhine açtığı soykırım davasında 26 Ocak’ta açıklanan tedbir kararlarından bu yana Gazze’deki durumun daha da kötüleştiği belirtilirken mahkeme üç yeni tedbir daha açıkladı.
İsrailli yargıcın da destek verdiği ilk tedbirde Gazze’deki Filistinlilere gıda, su, elektrik, yakıt, barınma, giyim ve hijyen ihtiyaçlarının yanı sıra tıbbi malzeme ve tıbbi bakım da dahil olmak üzere acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin sağlanması talep edildi. Divan, ikinci tedbir kararında İsrail ordusunun Gazze’de ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını engellememek dahil olmak üzere Filistinlilerin haklarını hiçbir şekilde ihlal etmemesini istedi. UAD, üçüncü tedbir kararında ise verilen ek tedbirlere ilişkin İsrail’den aldığı önlemleri bir ay içerisinde Divan’a raporlamasına talep etti.
TEK YOL ATEŞKES
UAD Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam, karara ek olarak yaptığı açıklamasında, açlık ve insani yardımların ulaştırılmasının engellenmesinin Soykırım Sözleşmesi’nin “ihlali” olabileceğini belirterek, insani yardımlar olmayınca Gazze’deki Filistinlilerin ‘var olma hakkı’nın tehdit altında bulunduğunu dile getirdi. Hâkimlerin önemli bir kısmı ise ateşkes yapılmasını tedbirlerin uygulanmasının tek yolu olarak işaret etti.
EUROVISION TEMSİLCİLERİNDEN ATEŞKES ÇAĞRISI
Belçika, Portekiz, İngiltere, İrlanda, İsviçre, Norveç, Danimarka, Litvanya, Finlandiya ve San Marino’yu Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek sanatçılar, Gazze’de acil ve sürdürülebilir ateşkes çağrısında bulundu.
NETANYAHU HEYET GÖNDERMEYİ KABUL ETTİ
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes ve rehine takası görüşmelerine katılmak üzere Şin Bet ve Mossad adına iki heyetin Doha ve Kahire’ye gitmesine onay verdiğini açıkladı.
BİDEN: ARAPLAR İSRAİL’İ TANIMAYA HAZIR
Kasım ayında ABD’de gerçekleşecek Başkanlık Seçimi için kampanyasını sürdüren ABD Başkanı Joe Biden, Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinin İsrail’i tamamen tanımaya hazır olduklarını söyledi. “Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve Katar da dahil olmak üzere diğer tüm Arap ülkeleriyle birlikte çalışıyorum. İsrail’i tamamen tanımaya hazırlar” diyen Biden, konunun Filistin meselesiyle doğrudan ilgili olduğuna işaret ederek, “Gazze sonrası bir plan ve iki devletli çözüme doğru bir gidişat olmalı” ifadelerini kullandı. Öte yandan katıldığı kampanya etkinliğinde Biden’ın sözleri dört kez Gazze’de derhal ateşkes çağrısında bulunan protestocular tarafından kesildi.

RAPOR: GAZZE YAŞANMAZ HALDE
Gazze’deki savaşın izi, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun resmi raporuna da yansıdı. 7 Ekim’den bu yana İsrail’in yerle bir ettiği Gazze Şeridi’ndeki konutların yüzde 70’inden fazlasının yaşanmaz hale geldiği belirtildi. Büronun 30 Mart Filistin Toprak Günü dolayısıyla yayınladığı raporda, İsrail ordusunun 31 binden fazla binayı yıktığı, 17 bin binanın ağır, 41 binden fazla binanın ise orta derecede hasar gördüğü aktarıldı. Hasarlı binaların 100’den fazlasının BM’ye ait olduğu vurgulanırken, toplam konut sayısının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan 290 bin konutun kısmi olarak kullanılamaz hale geldiği kaydedildi.

İSRAİL HALEP’İ VURDU: 42 ÖLÜ
İsrail’in Suriye’nin Halep vilayetine hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 6 Hizbullah üyesi ve 36 Suriyeli asker olmak üzere en az 42 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail saldırılarının gece yarısından sonra Halep havaalanı yakınındaki Lübnan Hizbullah’ına ait bir roket deposunu hedef aldığını aktardı.

5 AYDIR EN BÜYÜK KAYIP
İsrail, Suriye iç savaşının başından beri zaman zaman Suriye’yi hedef alıyor. Ancak son saldırı, Suriye ordusunun tek seferde en yüksek kayıp verdiği İsrail saldırısı oldu. Halep vilayetinin diğer bölgelerinde de İran yanlısı grupların kontrolündeki mühimmat depolarının ve silah üretim yerlerinin hedef alındığı kaydedildi. Suriye Devlet Haber Ajansı SANA, saldırılarda sivil ölümleri de yaşandığını öne sürdü. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanani, saldırıların “Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu” belirterek “bölgedeki krizi sürdürmeye ve genişletmeye yönelik İsrail girişimi” olarak nitelendirdi.
MOSKOVA’DAN TEPKİ
– Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova: “Suriye’ye yönelik, ülkenin egemenliğini ve uluslararası hukukun temel normlarını ihlal eden bu tür eylemler kabul edilemez” dedi. Rusya, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın en önemli destekçilerinden biri olarak biliniyor.
ABBAS YENİ FİLİSTİN KABİNESİNİ AÇIKLADI
Özellikle ABD’nin savaş sonrası Gazze’deki idareyi almasını istediği Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi’nde yeni kabine açıklandı. Yaklaşık yirmi yıldır Filistin Yönetimi’nin başında bulunan ve son dönemde reform yapması yönünde uluslararası baskılarla karşılaşan Mahmud Abbas, başkanlık kararnamesiyle yeni hükümeti duyurdu. Abbas’ın bu ayın başında atadığı eski danışmanı Muhammed Mustafa’nın başbakanlığında kurulan yeni kabinede 23 bakan bulunurken, göreve gelen isimlerin tanınmamış kişiler olması dikkat çekti. ABD’de eğitim gören ve siyasi açıdan bağımsız bir ekonomist olan Mustafa, teknokrat bir hükümet kurma ve Gazze’nin yeniden inşası için bağımsız güven fonu oluşturma sözü verdi. Kabinedeki en az 5 bakanın Gazze’den olduğu belirtilirken, bu kişilerin nerede olduğu ise bilinmiyor. Öte yandan Hamas bir açıklama yayımlayarak “gayrimeşru” olarak nitelendirdiği yeni hükümeti reddetti ve tüm Filistinli gruplara “güç paylaşımı hükümeti” kurulması çağrısı yaptı.

Mahmud Abbas – Muhammed Mustafa
]]>
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Washington D.C’ye ilk ziyaretini gerçekleştiren İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Blinken görüşmede, ABD’nin Refah’ta bulunan 1.4 milyondan fazla Filistinli sivili daha da tehlikeye atacak büyük bir kara operasyonuna karşı olduğunu yineledi
Blinken, hem İsrail’in güvenliğini sağlayacak hem de Filistinli sivilleri koruyacak büyük bir kara operasyonuna “alternatiflerin olduğunu” ifade etti. Blinken ayrıca Gazze’deki sivillerin ihtiyaçlarını karşılamak için insani yardımın derhal artırılması ve sürdürülmesi ihtiyacını da ele aldı.
İsrail Savunma Bakanı Gallant, Washington temasları çerçevesinde ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ile de bir araya gelecek.
BM Güvenlik Konseyi’nde dün yapılan oylamada 14 üye evet oyu verirken ABD çekimser kaldı. Cezayir’in Gazze’de acil ateşkesin sağlanmasını öngören tasarı ABD’nin çekimser oy kullanmasıyla kabul edilmiş oldu. İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD’nin çekimser oyuna tepki göstererek, “Amerika Birleşik Devletleri BM’deki politikasından vazgeçmiştir. Ne yazık ki ABD, rehinelerin serbest bırakılması şartına bağlı olmayan bir ateşkes çağrısında bulunan yeni kararı veto etmedi. Bu durum, ABD’nin savaşın başından bu yana Güvenlik Konseyi’nde sergilediği tutarlı tutumdan açık bir sapma teşkil etmektedir. Bu karar Hamas’a, uluslararası baskının İsrail’i rehinelerimiz serbest bırakılmadan ateşkesi kabul etmeye zorlayacağı ve böylece hem savaş çabalarına hem de rehinelerin serbest bırakılması çabalarına zarar vereceği umudunu vermektedir” dedi.
WASHINGTON ZİYARETİ İPTAL
Netanyahu, geçtiğimiz günlerde ABD’nin BM politikasında değişiklik yapması durumunda Washington’ı ziyaret etme planının iptal edileceğini söylemişti. BM’deki oylamanın ardından açıklama yapan İsrail Başbakanlığı Basın Ofisi, “Başbakan Netanyahu dün gece yaptığı açıklamada, ABD’nin ilkeli politikasından sapması ve bu zararlı kararı veto etmemesi halinde, İsrail heyetinin ABD ziyaretini iptal edeceğini açıkça ifade etti. ABD’nin tutumundaki değişiklik ışığında Başbakan Netanyahu heyetin İsrail’de kalmasına karar verdi” ifadelerini kullandı.
CENTCOM’dan yapılan açıklamada, “ABD Merkez Komutanlığı, devam eden çatışmalardan etkilenen sivillere temel yardım sağlamak amacıyla 25 Mart 2024 tarihinde saat 12.10’da kuzey Gazze’ye havadan insani yardım operasyonu gerçekleştirdi. Ortak operasyonda iki adet C-17 ABD Hava Kuvvetleri uçağı ve ABD insani yardım malzemelerinin havadan ulaştırılmasında uzmanlaşmış ABD ordusu askerleri yer aldı. ABD C-17 uçakları 46 binden fazla yemeye hazır gıda paketini büyük bir ihtiyaç bölgesi olan kuzey Gazze’ye bırakarak sivillerin kritik yardıma erişimini sağladı” denildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in bölgedeki insan hakları ihlalleri ve savaş suçu sayılabilecek eylemlerine dair raporunu BM Güvenlik Konseyi’ne sundu. İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yönelik soykırıma varan eylemlerinin uzun süredir devam eden yerleşimci ve sömürgeci bir sürecin son aşaması olduğu vurgulanan raporda, “Bu süreç, yetmiş yılı aşkın bir süredir devam etmekte ve Filistin halkını demografik, kültürel, ekonomik ve siyasi olarak baskı altına alarak yerinden etmeye, topraklarını ve kaynaklarını gasp etmeye ve kontrol etmeye çalışmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
“MAKUL KANITLAR VAR”
Raporda, Filistinlilere yönelik eylemler arasında bir gruba mensup kişilerin öldürülmesi, ciddi bedensel veya zihinsel zarara uğratılması ve fiziksel yıkıma yol açacak yaşam koşullarına kasıtlı olarak maruz bırakılması gibi suçların yer aldığı vurgulandı. Filistinlilere karşı soykırım eşiğinin aşıldığına dair “makul kanıtlar” olduğu belirtilen raporda, ayrıca İsrail’in korunan bir grubun tamamına ve yaşam alanlarına fiilen “terörist” ya da “terörist destekçisi” muamelesi yaparak, her şeyi ve herkesi “öldürülebilir veya yok edilebilir hale getirdiği” kaydedildi.
Canlı Anlatım Özeti
Blinken: “Refah kentine yönelik kara operasyonuna alternatifler var”
BM’de ateşkes oylaması kabul edildi: İsrail, ABD ziyaretini iptal etti
CENTCOM: Gazze’ye 46 bin gıda paketi gönderildi
BM Filistin raportörü Gazze’de soykırıma dikkat çekti: “Makul kanıtlar var”BAŞARISIZLIK AFFEDİLEMEZ
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kararın kabul edilmesini, X isimli platform üzerinden yorumladı. “Güvenlik Konseyi, Gazze konusunda uzun süredir beklenen, derhal ateşkes sağlanmasını ve tüm rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep eden bir kararı az önce onayladı” diyen Guterres, “Bu kararın mutlaka uygulanması gerekiyor. Başarısızlık affedilemez olacaktır” diye ekledi.
ABD KISMEN DESTEKLEDİ
Çin ve Rusya’nın yanı sıra Birleşmiş Milletler’deki 22 ülkeli Arap Grubu’nun da desteklediği tasarının başarılı oylamasından sonra konuşan ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, tasarının içindeki hedeflerden bazılarını tamamen desteklediklerini ancak Hamas’ın kınanması metne eklenmediği içi ‘Evet’ oyu veremediklerini belirtti.
ABD’Lİ ELÇİNİN SÖZLERİ
Büyükelçi Thomas-Greenfield, “Konseyin, herhangi bir ateşkesin tüm rehinelerin serbest bırakılmasıyla birlikte gelmesi gerektiğini açıkça ifade etmesi önemliydi. Daha da önemlisi, ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması, kıtlığın giderek arttığı bir dönemde Gazze’ye çok daha fazla insani yardımın ulaşmasını sağlayacak ve düşmanlıkların sürdürülebilir bir şekilde durdurulması için çalışma fırsatı sunacaktır” dedi.
POLİTİKAMIZ DEĞİŞMEDİ
Karardan sonra Hürriyet’in de aralarında bulunduğu basın mensuplarına konuşan Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby, “Oyumuz, politikamızda bir değişikliği temsil etmiyor, tekrar ediyorum, değişiklik temsil etmiyor” dedi ve şunları ekledi: “Biz hâla bir ateşkes görmek istiyoruz. Biz bütün rehinelerin dönmesini görmek istiyoruz ve biz Gazze halkına daha fazla insani yardımın verildiğini görmek istiyoruz.” ABD, geçtiğimiz hafta cuma günü BMGK’ya bir ateşkes tasarısı sunmuş ancak o tasarı, Rusya ve Çin tarafından “karar taslağında kayıtsız şartsız ateşkes çağrısı olmaması” sebebiyle veto edilmişti.
RAMAZANDA ACİL ATEŞKES
Kararda, BMGK’nın Filistin meselesine ilişkin şimdiye kadar kabul edilen kararları hatırlatılarak, tüm tarafların uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukuna uyma yükümlülüğü bulunduğu belirtildi.
Kararda, Gazze Şeridi’ndeki korkunç insani durum hakkında derin endişe duyulduğunun altı çizilerek, Mısır, Katar ve ABD tarafından yürütülen diplomatik çabalar tasdik edildi. “Ramazan ayında tüm tarafların saygı duyacağı acil ateşkes sağlanması, bunun sürdürülebilir ateşkese yol açması ve tüm rehinelerin acil ve koşulsuz serbest bırakılması” talep edilen kararda, rehinelerin insani ve tıbbi yardımlarının karşılanması için erişim sağlanması istendi.

NETANYAHU ABD’YE TEPKİ GÖSTERDİ
GAZZE’de sürdürülebilir ateşkese dönüşecek şekilde ramazan ayında acilen ateşkes sağlanması talep edilen tasarının kabul edilmesi sonrası İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington’a daha önceden planlanmış olan bir İsrail heyeti ziyaretini iptal etti. Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, İsrail liderinin Stratejik İlişkiler Bakanı Ron Dermer başkanlığındaki İsrail heyetinin Washington ziyaretini iptal ettiği bildirildi. Açıklamada, “ABD daha birkaç gün önce ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması arasında bağlantı kuran BMGK’daki istikrarlı pozisyonundan çekilmiştir. Bu geri çekilme hem savaş çabalarına hem de rehinelerin serbest bırakılması çabalarına zarar vermektedir çünkü Hamas’a rehineleri serbest bırakmadan ateşkesin onaylanabileceğine dair uluslararası baskı oluşturulduğu umudunu vermektedir” dendi.
TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: OLUMLU BİR ADIM
BMGK karar tasarısının onaylanmasına ilişkin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “BM Güvenlik Konseyi’nin, Ramazan ayı boyunca Gazze’de acil ateşkes ilan edilmesini ve ayrıca Gazze’ye insani erişim sağlanmasını talep eden kararını olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, İsrail’in bu kararın gereklerini bir an evvel yerine getirmesidir. Gazze’deki insani felaketin sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunabilmesi için uluslararası kamuoyunu İsrail’e karşı ortak bir tutum takınmaya çağırıyoruz” denildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de kararı ümit veren bir gelişme olarak yorumladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çelik, “Kuşkusuz bu karar, başta küresel vicdanı temsil eden Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan olmak üzere küresel vicdana kulak veren liderlerin yürüttükleri yoğun diplomasinin sonucudur. Bu kararın, en kısa zaman ‘kalıcı’ bir ateşkese yol açması gerektiğine inanıyoruz” dedi. (ANKARA)
HAMAS: MEMNUNUZ
Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, “BMGK’nin bugün yaptığı acil ateşkes çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz. Her iki taraftaki esirlerin serbest bırakılmasına izin veren bir esir takası sürecine bir an önce girişmeye hazır olduğumuzu teyit ediyoruz” denildi.
KARAR BAĞLAYICI MI DEĞİL Mİ:
BM Şartı’nın 25. Maddesi’ne göre, BMGK’da alınan kararlar bağlayıcı nitelikte. Ancak ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield’in BM oturumunda, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller’ın basın toplantısında BMGK kararı için “bağlayıcı değil” ifadeleri ilk günden tepkilere neden oldu.
PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK:
İsrail’in, şu andan itibaren ateşkes şartlarına uyması beklenirken, aksine İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz da, dün kararın açıklanmasının ardından “ateşi kesmeyeceğiz açıklaması” yapması, İsrail’in karara uymayacağı sinyalini vermiş durumda.
İSRAİL KARARA UYMAZSA NE OLUR:
İsrail karara uymazsa herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı konusunda şuan için BM’den bir açıklama yok ancak BMKG isterse barış gücü gönderme, ekonomik yaptırımlar ya da tampon bölge oluşturma gibi yaptırım kararları da alabilir.
]]>7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'de bir müzik festivaline yaptığı baskında kaçırdığı kişiler arasında 23 yaşındaki Alman vatandaşı Shani Louk da vardı. Louk'un cansız bedenine Gazze Şeridi'nde ulaşıldı.
Filistin halkına yönelik saldırılar aralıksız devam ederken, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde 3 tutsağın cansız bedenine casino siteleri ulaşıldığını duyurdu. Ordu sözcüsü Daniel Hagari, "Shani Louk, Amit Buskila ve İzak Gelernter'in cansız bedenlerine ulaşıldı. Onlar Hamas tarafından 7 Ekim'deki Nova müzik festivalinden kaçarken öldürüldü ve bedenleri Gazze'ye getirildi" ifadelerini kullandı.
Alman vatandaşı olan 23 yaşındaki genç kadının ailesi yaşadıkları süreci anlattı. Louk'un babası Nissim Louk, "Kızımın bedeni tam ve çok güzel ve sanki canlıymış gibi. Vücudunun durumunun bu şekilde olması bir mucize. Sanırım yeraltındaki tüneller çok soğuk olduğu için bedeni iyi korunmuş. Halen dövmelerini görebiliyorsunuz ve ten rengi değişmemiş" dedi.
Shani Louk'un annesi Ricarda Louk da, "Ordu geldi ve Shani'nin bedeninin İsrail'e getirildiğini söyledi. Onun geri gelmesine sevindik ve onu uygun bir şekilde toprağa verebileceğiz" ifadelerini kullandı.
]]>‘TRAJEDİ DEĞİL REZALET’
Karadan yardım girmesine izin verilmediği için yaklaşık 7 bin kamyonluk yardım konvoyunun beklediği Refah kapısının önünde konuşan Guterres, “Bu sınırda, kalp kırıklığını ve kalpsizliği görüyoruz. Kapıların bir tarafında yardım kamyonlarından oluşan uzun bir sıra, diğer tarafında açlığın uzun gölgesi” şeklinde konuştu. İsrail ordusunun 1.5 milyon kişinin sığındığı Refah’a operasyonun hem Filistinliler, hem rehineler hem de bölgedeki herkes için çok daha kötü olacağını ifade eden BM şefi, “Gazze’yi gerçek anlamda hayat kurtaran yardımlarla doldurmanın zamanı geldi. Seçim açık: Ya yardım ya da açlık. Sınırın Mısır tarafında engellenen yardım kamyonları, trajediden de öte ahlaki bir rezalettir” dedi.
ANTİSEMİTİZM SUÇLAMASI
Gazze’deki insani krizle ilgili BM’ye bağlı yardım kuruluşlarını suçlayan İsrail, BM Şefi’nin ziyaretini de “terörü cesaretlendirmek” olarak nitelendirildi. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, Guterres’e “BM, onun liderliğinde terörü barındıran ve cesaretlendiren Yahudi ve İsrail karşıtı bir yapı haline geldi” suçlamasında bulundu. Katz ayrıca, ABD Kongresi’nin BM Filistin ajansı UNRWA’ya fonu askıya almasının “Guterres’in güvenoyunu kaybettiğinin göstergesi” olduğunu da belirtti.
Bu arada Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze’nin kuzeyine UNRWA’nın gıda yardım konvoylarına izin vermeyeceğini bildirdiğini açıkladı.
GAZZE’Yİ VURAN DRONLARI AB FONLAMIŞ
– SİVİL toplum örgütleri Statewatch ve Informationsstelle Militarisierung (IMI), Avrupa Birliği’nin İsrail’in Gazze’deki yıkıcı savaşında kullandığı insansız hava aracı (İHA) teknolojisinin finansmanına yardım ettiğini ortaya çıkardı. İki kuruluşun ortak raporunda “AB fonlarının askeri projelerde kullanılması yasak olmasına rağmen İsrail askeri şirketleri ve kurumlarının, son yıllarda İHA geliştirmek için Avrupa’dan “milyonlarca Euro hibe aldığı” belirtildi.
SAVAŞTA KULLANILDILAR
Rapora göre, İsrail Savunma Bakanlığı son yıllarda AB destekli en az iki insansız hava aracı araştırma projesine (ResponDrone ve UnderSec) dahil oldu. Raporda, her iki projenin de “askeri sahada kullanılma potansiyeli” taşıdığına vurgu yapıldı. Bunlardan ResponDrone, “acil durum hizmetleri ve arama kurtarma operasyonları” için İHA geliştirdiği gerekçesiyle AB’den yaklaşık 8 milyon Euro fon aldı. Hamas’ın 7 Ekim saldırısının ardından “enerjisinin tamamını İsrail ordusunu Gazze’de desteklemeye yönlendirdiğini” açıklayan İHA üreticisi Xtend de Avrupa fonlarından faydalanan şirketlerden biri. İsrail ordusu ve ABD Savunma Bakanlığı’yla sözleşme imzalayan Xtend, AB’nin “Horizon Europa” fonundan “araştırma ve geliştirme” için 50 bin Euro hibe aldı.
SÜLALE BOYU KATLİAM
Filistinliler dün, gün boyu İsrail saldırısının bombaladığı binaların enkazı altında mahsur kalan insanları kurtarmaya çalışırken can kaybının artması bekleniyor. Saldırıdan yaralı kurtulan 19 yaşındaki Muhammed el-Tabatibi, El Aksa Şehitleri Hastanesi’nde AFP Ajansı’na yaptığı açıklamada “Bu annem, bu babam, bu teyzem, bunlar da erkek kardeşlerim. Annem ve teyzem sahur için yemek hazırlıyordu. Hepsi şehit oldular” diyerek yaşadıklarını anlattı. Filistin haber ajansı WAFA’ya göre İsrail ordusuna ait uçaklar Nuseyrat kampı dışında farklı noktalara da saldırı düzenledi, 80’den fazla kişi öldü.
İSRAİL: HEDEF HAMAS’TI
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Nuseyrat’taki saldırıda Hamas’ın hedef alındığı iddia edildi. Aralarında keskin nişancı timi komutanının da bulunduğu en az 15 Hamas militanının öldürüldüğü öne sürülürken hayatını kaybeden sivillere dair ise herhangi bir açıklama yapılmadı. Dünkü saldırılarla birlikte Gazze Şeridi’nde 163 gündür sürdürülen saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 31 bin 553’e yükselirken 73 bin 546 kişi de yaralandı.
8 BİN KİŞİ ENKAZ ALTINDA
Washington Post’un haberine göre binlerce Filistinlinin akıbeti bilinmiyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne başvuran aileler, sokaklardaki cesetlerin ve İsrail güçleri tarafından gözaltına alınan sivillerin fotoğraflarını araştırıyor. Kayıp birçok ismin enkaz altında kaldığı tahmin ediliyor. Yerel uzmanlar, enkaz altında hâlâ 8 binden fazla ölünün bulunduğunu değerlendiriyor. Diğer yandan İsrailli insan hakları grubu HaMoked’in genel müdürü Jessica Montell, Gazze’de gözaltına alınan sivillerin durumuna dair soru dilekçelerine yanıt alamadıklarını belirtti. Montell, ekim sonundan beri 425 Filistinlinin Gazze’de gözaltına alındığını tahmin ettiklerini söyledi.
ABD UYARILARINA RAĞMEN NETANYAHU REFAH’A OPERASYONU ONAYLADI
HAMAS’ın önceki gün teklif ettiği ateşkes planını gerçekçi bulmayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki milyonlarca sivilin bölgede sığındığı tek şehir olan Refah’a düzenlenmesi muhtemel askeri operasyona onay verildiğini duyurdu. Filistinli örgüt, Gazze’de altı haftalık yeni bir ateşkes ve 20 ila 50 arasında Filistinli tutuklunun serbest bırakılması karşılığında 42 İsrailli rehinenin teslim edilmesini önermişti. İsrail hükümetinden yapılan açıklamada, operasyona yeşil ışık yakılmasının yanı sıra müzakerelere devam edilmesi için Doha’ya yeni bir heyetin gönderileceği de aktarıldı. Bugün tarafların Katar’da yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.
ABD NE TEPKİ VERECEK
ABD Başkanı Joe Biden, Refah’a kara saldırısını ‘kırmızı çizgi’ sayacağını açıklamıştı. ABD’li yetkililer daha sonra bu tutumu yumuşatarak sivillere yönelik inandırıcı bir plan olmaksızın Refah’a harekâta karşı olduklarını belirtmişti. Şimdi Beyaz Saray’ın İsrail’e Refah konusunda ne tepki vereceğini değerlendirdiği bildiriliyor.
]]>
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama emri çıkarma maltepe escort ihtimaline karşı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, büyükelçiliklere "Hazırlıklı olun" talimatı gönderdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama emri çıkarma ihtimaline karşı harekete geçti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından ataşehir escort İsrailli yetkililer hakkında tutuklama emri çıkarılması ihtimalinde oluşabilecek yansımalara karşı dünyadaki büyükelçiliklerinden hazırlıklı olmalarını istedi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın, ciddi bir Yahudi ve İsrail karşıtı olaylar dalgasına karşı tüm İsrail misyonlarına derhal hazırlanmaları talimatını verdiği" aktarıldı. Katz'ın ayrıca, muhtemel eylemlere hazırlık kapsamında yurt dışındaki Yahudi örgütlerini de dahil etme ve yetkililerle koordineli olarak Yahudi kurumları etrafındaki güvenliğin güçlendirilmesi talimatı verdiği belirtilen açıklamada, UCM'nin İsrailli yetkililer aleyhine bir tutuklama kararı çıkarmamasını bekledikleri ifade edildi.
İsrailli gazeteci ve siyasi analist Ben Caspit ise "Walla" sitesi için kaleme aldığı yazıda, Başbakan Netanyahu'nun tutuklama kararını engellemek adına yoğun telefon trafiği yürüttüğünü, başta ABD Başkanı Joe Biden olmak üzere liderlere "durmaksızın telefonla baskı yaptığını" aktardı.
Caspit, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun UCM tarafından kendisi ümraniye escort hakkında bir tutuklama emri çıkarılması olasılığı konusunda "alışılmadık şekilde gergin" olduğunu da kaydetti.
Netanyahu'nun olası karara ilişkin "gerginliği" İsrailli Maariv gazetesine de yansımıştı. Gazete, Lahey'deki UCM tarafından tutuklama emri çıkarılma ihtimali nedeniyle Netanyahu'nun "doğal olmayan bir şekilde korktuğunu ve gergin" olduğu aktarmıştı.
Öte yandan Jerusalem Post'a konuşan İsrailli bir diplomat, ABD yönetiminin sessizliğine dikkati çekerek, "(ABD Başkanı Joe) Biden nerede? İsrail, potansiyel olarak günah keçisi ilan edilecekken neden sessiz kalıyor?" sorusunu yöneltti. İsrailli diplomat, ABD'nin açık veya taktiksel desteği olmadan UCM'nin Başbakan Netanyahu ve İsrail ordusunun üst düzey yöneticilerine karşı harekete geçemeyeceğini savundu.
]]>BM soruşturmasına göre, bir İsrail tankı geçen yıl Lübnan’da “kimliği açıkça belli olan bir grup gazeteciye” ateş açtığında bir Reuters muhabirini öldürmüştü.
13 Ekim’de gazeteci Issam Abdallah’ın öldürüldüğü, 6 gazetecinin de yaralandığı olayı BM ekibi araştırdı. Soruşturmada olay sırasında herhangi bir çatışma yaşanmadığı tespit edilirken, raporda sivillere ateş açılmasının uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı Kararını ihlal ettiği belirtildi. Raporda, saldırının nedeninin bilinmediği belirtildi.
İstihbarat şirketi “Buzzilla”nın Maariv için yaptığı özel bir analiz, son üç haftadır Gazze’deki Arapça sosyal medyadaki genel söylemin genel olarak Hamas’a ve onun Gazze’deki liderine yönelik olumlu olduğunu gözler önüne serdi. Bir başka İsrail gazetesi Jerusalem Post bu gelişmeyi ‘Sinwar sığınakta bile hâlâ Gazze’nin kralı’ başlığı ile okurlarına duyurdu.
Politico’nun haberine göre, ABD’li yetkililer İsrailli mevkidaşlarına, Biden yönetiminin Gazze’nin en güneydeki şehri Refah’ta, “yüksek değerli” Hamas hedeflerine öncelik verecek ve geniş çaplı bir saldırıdan vazgeçecek sınırlı bir operasyonu destekleyeceğini iletti.
Politico haberini adlarının açıklanmaması koşulu ile konuşan 4 ABD’li yetkiliye dayandırdı. Yetkililer Politico’ya, üst düzey yönetim yetkililerinin özel toplantılarda İsraillilere, ABD’nin Gazze’nin başka yerlerinde olduğu gibi tam ölçekli bir savaş yerine Refah’ta “terörle mücadele operasyonları” stratejisini destekleyeceğini söylediğini söyledi.
İsrailli bir yetkili ise, Politico’ya Gazze’ye operasyonun kaçınılmaz olduğunu söyledi. Haaretz bu gelişmeyi ‘İsrail, İsrail’in Refah’ı işgal etmemesi halinde Hamas liderlerine karşı İsrail saldırısını destekleyecek’ manşeti ile okurlarına duyurdu.
ABD ordusu, Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinde dört insansız hava sistemini ve bir karadan havaya füzeyi imha ettiğini açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise İran destekli Husilerin Yemen’den Aden Körfezi’ne bir gemisavar balistik füze fırlattığını, ancak bunun hiçbir gemiye zarar vermediğini söyledi.
IDF, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine saldırdığını bildirdi. Açıklamaya göre, Hava Kuvvetleri kısa bir süre önce Hizbullah’ın birçok yerindeki askeri binalara saldırırken, İsrail ordusu da Çarşamba günü erken saatlerde Lübnan’a topçu ateşi açmıştı.
Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah, Ramazan ayında yaptığı konuşmada, ‘İsrail, Hamas’ı ezmek amacıyla savaşa girdi. Bugün, altı ay sonra, İsrail, Hamas’la aracılar aracılığıyla müzakerelere başlıyor. Bu, İsrail’in yenilgisinin bir işaretidir’ dedi.
Canlı Anlatım Özeti
BM soruşturması: IDF’nin tank ateşi Lübnan’da ‘kimliği açıkça belli’ olan gazeteciyi öldürdü
İsrail’den itiraf gibi haber: Sinwar sığınakta bile hâlâ Gazze’nin kralı
Politico ABD’nin ‘Refah’ desteğini yazdı
ABD ordusu, Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinde 4 insansız hava sistemini imha ettiğini açıkladı
IDF: Hava Kuvvetleri Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine saldırdı
Hizbullah lideri: İsrail’in Hamas’la müzakereleri ‘yenilgi’ işaretidir
İsrail, İran'ın Şam'daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan'da hava saldırısı düzenlemesinin ardından Orta Doğu'da tansiyon yükselirken, Tahran'dan beklenen adım geldi. İsrail'in saldırısının karşılıksız kalmayacağını açıklayan İran harekete geçti.
İsrail devlet televizyonu KANN, İran'ın İsrail'e İHA saldırısı başlattığını açıkladı. Saldırıda 50-100 arası kamikaze dron kullanıldığı belirtildi. İran devlet televizyonundan yapılan açıklamada, " İsrail'e insansız hava araçlarıyla kapsamlı saldırı başlatıldı." ifadeleri yer aldı.
Gelen bilgilere göre İHA'lar Irak'tan kalktı. İran, Irak hava sahasını tamamen Gaziantep Çarşı Escort kapatırken ABD ve İsrail saldırının başladığını doğruladı. İsrail'in hava sahasının bu gece 00.30'dan itibaren uçuşlara kapatılacağı duyuruldu.
İsrail Ordu Radyosu, "İran'dan gönderilen İHA'ların saat 02.00 – 04.00 arasında İsrail'e ulaşacağını bekliyoruz." açıklaması yaptı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Siyonist rejimin Şam'daki İran büyükelçiliğinin konsolosluk bölümüne saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri, Siyonist rejimin topraklarındaki belirli hedefleri düzinelerce insansız hava aracı ve füzeyle hedef aldı." dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan ilk açıklama geldi. Netanyahu, "İsrail Devleti güçlüdür, İsrail ordusu güçlüdür, İsrail halkı güçlüdür. Birlikte ayakta duracağız ve Tanrı'nın yardımıyla birlikte tüm düşmanlarımızı yeneceğiz. Her türlü duruma hazırız. Bize zarar verene biz ağır zarar vereceğiz." diyerek İran'ı tehdit etti.
]]>DESTEK AÇIKLAMASI
İsrailli bakan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Gazze’de görev yapan ve kendilerine zarar vermeye çalışan Gazzeli güruha karşı mükemmel bir davranış sergileyen kahraman askerlerimize tam destek verilmelidir” dedi. Gazze Şeridi’nde aylardır açlığa mahkûm edilen Filistinlilere yardımların kesilmesi gerektiğini de ifade eden Ben Gvir, gönderilen yardımların Hamas’a nefes olduğunu ve İsrail askerlerinin hayatlarını tehlikeye attığını öne sürdü.

FİLİSTİNLİLERE DÜŞMAN
16 yaşında, ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan aşırı milliyetçi bir hareket olan Kach’a katılan ve 18 yaşındayken sergilediği aşırılıklar sebebiyle askerliğe alınmayan Ben Gvir, 1994 yılında işgal altındaki El Halil’deki İbrahimi Camii’nde 29 Filistinliyi vurarak öldüren İsrailli terörist Baruch Goldstein’ın hayranı olarak da biliniyor. Knesset’ten altı vekile sahip Yahudi Gücü Partisi’nin liderliğini yürüten İsrailli bakan, ülkenin son dönemdeki en aşırı figürlerinden biri olarak öne çıkıyor.
İSRAİL’DEN İNKAR
Öte yandan SkyNews, yaşananların perde arkasına dair yeni detayları paylaştı. Olayın önceki gün, hava henüz aydınlanmamışken meydana geldiği belirtilen haberde, yaralanan kişilerin tanıklığı aktarıldı. Görgü tanıklarına göre Filistinlilerin seyir halindeki kamyonlardan un çuvalı ve konserve ürünlerini çekerek alması üzerine İsrail askerleri kalabalığa ateş açtı. Ateş kesildikten sonra dağılan siviller konvoya geri dönünce askerler tekrar tetiğe bastı. İsrailli yetkililer ise kalabalığa değil havaya uyarı ateşi açıldığını, ölen kişilerin yaşanan izdiham sonucu ezilerek hayatını kaybettiğini iddia etti. Diğer yandan öldürülen ve yaralananların kaldırıldığı hastanedeki görevliler ise yaralanmaların ateşli silahlar sebebiyle olduğunu açıkladı.

BM VE İSRAİL BİRBİRİNİ SUÇLUYOR
Birleşmiş Milletler, 7 Ekim’de başlayan çatışmalar sebebiyle 2.3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insanların en az yüzde 80’inin yerinden edildiğini ve çok zor şartlar altında yaşama mücadelesi verdiğini belirtiyor. BM’ye bağlı kuruluşlar, İsrail’in hareket ve iletişimi kısıtladığı için bölgeye insani yardım gönderilemediğinden şikâyet ederken İsrail hükümeti ise kısıtlamaları redderek BM’yi suçluyor. Saldırı sırasında yardım dağıtan kuruluşlardan biri olan İngiltere merkezli ‘Ummah Welfare Trust’ın mütevelli heyeti üyesi Muhammad Ahmad, gıda yardımının dağıtılacağı yerin koordinatlarının İsrail güçleriyle paylaşıldığını aktardı.
TEPKİ ÇOK AMA…
– Brezilya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü operasyonu etik ve yasal bir sınırı kalmadığını vurgulandı.
– Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, yardım TIR’larını bekleyen Filistinlilerin İsrail güçleri tarafından öldürülmesi karşısında ‘şok’ olduğunu söylerken Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, olaydan ‘derin rahatsızlık’ duyduğunu ifade etti.
– Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, İsrail askerlerinin yardım bekleyen insanlara ateş açmasıyla ilgili ‘bağımsız bir soruşturma’ istedi.
– Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, İsrail’i kınadıkları ifade ederken Tel Aviv hükümetini sivillerin güvenliğini ciddiyetle korumaya çağırdı.
– BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de acil insani ateşkes istedi.
]]>
ABD’li yayın organı CNN ‘katliam’ olarak değerlendirdiği İsrail saldırısı sonrası bölgedeki görgü tanıklarına ulaştı.Görgü tanıklarına göre, İsrail güçleri ateş etmeye başladığında insanlar yeni gelen yardım kamyonlarının etrafında toplanmıştı.
Bir görgü tanığı CNN’e tüm kaosun İsrail güçlerinin ateş açmasıyla başladığını söyledi ve kurbanların çoğunun kamyonlar altında kalarak ezildiğini anlattı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, hükümetinin İsrail’den silah alımını askıya aldığını açıklayarak, ölümcül olayı “soykırım” olarak nitelendirdi ve şiddet olaylarından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu: “Yiyecek isteyen 100’den fazla Filistinli Netanyahu tarafından öldürüldü. Dünya güçleri kabul etmek istemese de buna soykırım deniyor”
Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho İsrail katliamına tepki gösterdiği açıklamasında “Gazze’de yardım almaya çalışırken hayatını kaybeden 100 kişinin durumu beni derinden sarstı. Siviller uluslararası insancıl hukuk kapsamında güvende olmalıdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici önlemlerine uygun olarak acil bir ateşkes ve insani yardıma güvenli erişim için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares saldırıyı kabul edilemez olarak değerlendirdi ve “Düzinelerce Filistinli sivilin yiyecek beklerken ölmesi, Gazze’de yaşananların kabul edilemez olduğunu ve ateşkesin aciliyetinin altını çiziyor.” dedi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı ‘trajik’ olarak değerlendirdiği olaydan sonra yaptığı açıklamada “İsrail askerlerinin gıdaya erişmeye çalışan sivillere ateş açma hakkı yoktur” ifadesini kullandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell de benzer şekilde saldırının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
ABD, Cezayir tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve Gazze’de gıda yardımı bekleyen 100’den fazla Filistinlinin öldürülmesinden İsrail’in sorumlu tutulmasını öngören açıklamayı engelledi.
Filistin’in BM Büyükelçisi Riyad Mansur gazetecilere yaptığı açıklamada, bildirinin ABD hariç BMGK’nın 15 üyesinin tamamı tarafından desteklendiğini söyledi.ABD Büyükelçisi Robert Wood ise savunmasında “Sahadaki tüm gerçeklere sahip değiliz, sorun da bu” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açmasından sonra yaptığı açıklamada Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyelerini İsrail’in kendini savunabilmesi için askeri yardım tasarısını geçirmeye çağırdı. Biden Cumhuriyetçilerinin oylamayı reddettiği paketin aynı zamanda ‘Filistin halkına insani yardım’ sağlayacağını öne sürdü.
Gazze Şeridi’nde yüz binlerce Filistinli açlık tehlikesiyle mücadele ederken, hastanelerde çocuklar yetersiz beslenme sebebiyle yaşamını yitirirken dün İsrail askerleri yeni bir katliam daha gerçekleştirdi. Gazze kenti yakınında bulunan el-Raşid Caddesi üzerinde yiyecek dağıtan konvoyu bekleyen Filistinli sivillere ateş açan İsrail kuvvetleri en az 107 kişiyi öldürdü, 760 kişiyi de yaraladı.
İsrail ordusu yüzlerce Filistinlinin yardım kamyonlarının etrafında toplandığını gösteren bir video yayımladı. Ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
Görgü tanıkları CNN’e konuştu: İnsanlar yardım kamyonlarının altında kaldı
İsrail katliamına tepki yağıyor
ABD, Gazze katliamından İsrail’i sorumlu tutacak BMGK açıklamasını engelledi
Biden’dan katliam sonrası İsrail’e yardım çağrısı
İsrail görüntüleri yayınladıABD’li yayın organı CNN ‘katliam’ olarak değerlendirdiği İsrail saldırısı sonrası bölgedeki görgü tanıklarına ulaştı.Görgü tanıklarına göre, İsrail güçleri ateş etmeye başladığında insanlar yeni gelen yardım kamyonlarının etrafında toplanmıştı.
Bir görgü tanığı CNN’e tüm kaosun İsrail güçlerinin ateş açmasıyla başladığını söyledi ve kurbanların çoğunun kamyonlar altında kalarak ezildiğini anlattı.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, hükümetinin İsrail’den silah alımını askıya aldığını açıklayarak, ölümcül olayı “soykırım” olarak nitelendirdi ve şiddet olaylarından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu: “Yiyecek isteyen 100’den fazla Filistinli Netanyahu tarafından öldürüldü. Dünya güçleri kabul etmek istemese de buna soykırım deniyor”
Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho İsrail katliamına tepki gösterdiği açıklamasında “Gazze’de yardım almaya çalışırken hayatını kaybeden 100 kişinin durumu beni derinden sarstı. Siviller uluslararası insancıl hukuk kapsamında güvende olmalıdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici önlemlerine uygun olarak acil bir ateşkes ve insani yardıma güvenli erişim için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares saldırıyı kabul edilemez olarak değerlendirdi ve “Düzinelerce Filistinli sivilin yiyecek beklerken ölmesi, Gazze’de yaşananların kabul edilemez olduğunu ve ateşkesin aciliyetinin altını çiziyor.” dedi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı ‘trajik’ olarak değerlendirdiği olaydan sonra yaptığı açıklamada “İsrail askerlerinin gıdaya erişmeye çalışan sivillere ateş açma hakkı yoktur” ifadesini kullandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell de benzer şekilde saldırının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
ABD, Cezayir tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve Gazze’de gıda yardımı bekleyen 100’den fazla Filistinlinin öldürülmesinden İsrail’in sorumlu tutulmasını öngören açıklamayı engelledi.
Filistin’in BM Büyükelçisi Riyad Mansur gazetecilere yaptığı açıklamada, bildirinin ABD hariç BMGK’nın 15 üyesinin tamamı tarafından desteklendiğini söyledi.ABD Büyükelçisi Robert Wood ise savunmasında “Sahadaki tüm gerçeklere sahip değiliz, sorun da bu” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açmasından sonra yaptığı açıklamada Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyelerini İsrail’in kendini savunabilmesi için askeri yardım tasarısını geçirmeye çağırdı. Biden Cumhuriyetçilerinin oylamayı reddettiği paketin aynı zamanda ‘Filistin halkına insani yardım’ sağlayacağını öne sürdü.
Gazze Şeridi’nde yüz binlerce Filistinli açlık tehlikesiyle mücadele ederken, hastanelerde çocuklar yetersiz beslenme sebebiyle yaşamını yitirirken dün İsrail askerleri yeni bir katliam daha gerçekleştirdi. Gazze kenti yakınında bulunan el-Raşid Caddesi üzerinde yiyecek dağıtan konvoyu bekleyen Filistinli sivillere ateş açan İsrail kuvvetleri en az 107 kişiyi öldürdü, 760 kişiyi de yaraladı.
İsrail ordusu yüzlerce Filistinlinin yardım kamyonlarının etrafında toplandığını gösteren bir video yayımladı. Ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
Görgü tanıkları CNN’e konuştu: İnsanlar yardım kamyonlarının altında kaldı
İsrail katliamına tepki yağıyor
ABD, Gazze katliamından İsrail’i sorumlu tutacak BMGK açıklamasını engelledi
Biden’dan katliam sonrası İsrail’e yardım çağrısı
İsrail görüntüleri yayınladıBÜYÜK ÇARESİZLİK
Yaralıların kaldırıldığı Kamal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hussam Ebu Safia, yaralıların durumunun kritik olduğunu ve acil cerrahi müdahale gerektirdiğinin altını çizerken “Ameliyathanemiz bile yok. Çaresizce sadece ilk yardım yapabiliyoruz” diye konuştu. Ölen ve yaralananların bir kısmı eşek arabalarıyla taşınmak zorunda kalırken, bir kısmı da saatlerce yerde kaldı. Filistin Kızılayı Sözcüsü Raed al-Nims de aylardır bombardıman ve açlık altında olduklarını ifade ederken İsrail ordusunun yardım TIR’larını savaş silahı olarak kullandığını aktardı.

KORKUP ATEŞ AÇTILAR
Görgü tanıklarına göre İsrail ordusu, yardım bekleyen kalabalığın üzerine ölüm yağdırdı. Topçu bombardımanı ve ateşli silahların kullanıldığına dair iddialar hastane yetkilileri tarafından doğrulanırken İsrail medyasına konuşan ordu yetkilileri, kalabalığın bazı üyelerinin yardım dağıtımını denetlemekle görevli İsrail güçlerine tehlikeli bir şekilde yaklaşmaları üzerine askerlerin ateş açtığını söyledi. AFP’ye konuşan kaynaklar da yaklaşık 30 yardım tırının bölgede bulunan İsrail tanklarına yakın bir noktada durduğunu, binlerce Filistinlinin yardımlara ulaşmak için koşarken kalabalığa tanklarla ateş açıldığını dile getirdi. Bazı yerel kaynaklar tankların ölü ve yaralıların üzerinden geçtiğini de öne sürdü. İsrail ordusu olayın soruşturulduğunu açıklarken akla savaşın başında verilen yüksek yetkiler geldi. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Tüm kısıtlamaları kaldırdım, taarruza geçiyoruz” ifadesini kullanmıştı.
BİLEREK VURDULAR
Gazze hükümeti, İsrail’in insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısının ‘kasıtlı ve planlı’ olduğunu açıkladı. “İşgal ordusu, hedef alınan kalabalığın, bölgeye insani yardım almak için geldiğini biliyordu, ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü” denildi. Hamas ise İsrail’i, ‘savaş suçları tarihinde bile benzeri görülmemiş iğrenç bir katliam’ yapmakla suçlarken yürütülen ‘rehine’ müzakerelerinin sonlandırılabileceğini duyurdu.

İsrail kuvvetlerinin, Gazze’de gıda yardımı bekleyen yüzlerce kişilik kalabalığa ateş açması sonucu en az 107 Filistinli öldü, 760 kişi de yaralandı. İsrail ordusu, ölümlerin büyük çoğunluğunun izdihamdan kaynaklandığını iddia etti.
DIŞİŞLERİ’NDEN KINAMA
Türk Dışişleri Bakanlığı saldırıyı kınayarak, ‘İsrail’in işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklediğini’ bildirdi.
Avrupa Parlamentosu milletvekilleri ve BM yetkilileri de saldırıyı kınayan açıklamalar yayınladı. Mısır ve Ürdün dışişleri bakanlıkları da sivil ve silahsız Filistinlileri insanlık dışı bir şekilde hedef alınmasını kınadıklarını açıkladı.
BIDEN: ‘İKİ FARKLI BAKIŞ AÇISI VAR İNCELİYORUZ’
ABD Başkanı Joe Biden da Hamas ve İsrail tarafından iki farklı iddia olduğunu, konuyu incelediklerini söyledi. Ayrıca daha önce pazartesi günü ateşkes olabilir açıklamasını da güncelleyerek “Muhtemelen bu pazartesi değil ancak halen ümitliyim” dedi. Öte yandan İsrail Ordusu, askerlerinin yardım bekleyen kalabalığa açtığı ateşte 10’dan fazla Filistinlinin ölmediğini savundu. Kendini aklamak için drone görüntüsü paylaşarak kendi senaryosuna ikna etmeye çalıştı.
BEBEKLER AÇLIKTAN ÖLÜYOR
Saldırının hemen öncesinde gelen bir haber ise bölgedeki açlığın ne seviyede olduğunu ortaya koydu. Kamal Advan Hastanesi yetkilileri, önceki gün yedi çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastanede yaşamını yitirdiğini açıkladı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Filistin’e yardım ajansı UNRWA, X üzerinden yaptığı duyuruda Gazze’de çocukların susuzluk ve yetersiz beslenmeden öldüğü yönündeki raporların ‘korkunç’ olduğunu belirtti. Açıklamada yedi çocuğun daha kritik durumda olduğu ifade edildi. Öte yandan 7 Ekim’den bu yana İsrail tarafından Gazze Şeridi’nde çoğunluğu çocuk ve kadın olmak üzere öldürülen Filistinlilerin sayısının 30 bini aştığı bildirildi.
]]>FAZLA MI ‘İYİMSER’
Biden’ın sözlerinin ardından İsrail ve Hamas arasındaki müzakerelerde başrolü üstelenen Katar’dan açıklama geldi. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid El Ensari, “müzakerelerde büyük bir ilerleme kaydedilmediğini” belirtti. Ancak Katar’ın “iyimser olmaya devam ettiğini” kaydetti. Hamas sözcüsü Basem Naim, henüz resmi olarak “herhangi bir yeni teklif” almadığını ve süreçte aşılması gereken büyük boşluklar bulunduğunu belirtti. Amerikan CNN’e konuşan İsrailli yetkililer ise müzakere sürecinde gelişme yaşandığını kabul etse de “Biden’ın fazla iyimser yorumlar yaptığını” ifade etti. Bu arada Biden, programda, “Siyonist olmanız için Yahudi olmanıza gerek yok. Ben bir siyonistim, İsrail olmasaydı, dünyada tek bir Yahudi bile güvende olmazdı” ifadelerini kullandı.
AĞIR MAHKûMLAR BIRAKILACAK
Öte yandan İsrail medyası, bir heyetin anlaşma taslağını görüşmek üzere Katar’ın başkenti Doha’ya gittiğini bildirdi. Amerikan New York Times’a konuşan İsrailli yetkililere göre, Hamas’a anlaşmayı kabul etmesi için baskı yapmak isteyen İsrail hükümeti, Gazze’de rehin tutulan 15 İsrailli kadın askere karşılık “terörizmden hüküm giymiş Hamaslı mahkûmları bırakmayı” kabul etmeye hazır. Buna göre, beş İsrailli kadın asker için İsrail, “büyük saldırılardan sorumlu olduğuna inanılan üç ağır” mahkûmu serbest bırakacak. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce pek çok kez olası bir takas anlaşmasında, “yüksek profilli” Hamaslıların bırakılmasına karşı çıkmıştı. Ancak halihazırda büyük uluslararası baskı altında olan hükümetin, ramazan ayında da saldırıları sürdürmekten yana olmadığı değerlendiriliyor.
ÇADIR GİDECEK HASTANELER TAMİR EDİLECEK
* Haftalarca süren müzakarelerle Paris’te şekillenen anlaşma taslağına göre, 6 hafta sürmesi beklenen ve ramazan ayını kapsayan ateşkes sırasında kadın, çocuk ve yaşlı rehineler Filistinli mahkûmlarla takas edilecek.
* Hamas, kadınlar, 19 yaş altı çocuklar, 50 yaş üstü yaşlılar ve hastalar da dahil olmak üzere 40 İsrailli rehineyi serbest bırakacak. Karşılığında 400 Filistinli mahkûm, tekrar tutuklanmama sözü verilerek serbest bırakılacak.
* Bu sürede yerinden edilmiş Filistinli kadın, çocuk ve yaşlıların Gazze’nin kuzeyine dönüşüne izin verilecek. Ayrıca bölgeye günde 500 yardım kamyonu girecek ve binlerce çadır evsiz kalanlara teslim edilecek. Savaşta hasar görmüş fırın ve hastaneler de onarılacak.

YARDIMA HÜCUM
Ramazan ayı yaklaşırken Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan verilere göre, Gazze’ye gıda ve ilaç taşıyan kamyonların günlük ortalama sayısı sürekli azalıyor. Uluslararası kuruluşlar, bölgede açlığın kıtlık seviyesine ulaştığı uyarılarında bulunurken, 9 ile 21 Şubat arasında Gazze’ye yalnızca 57 yardım kamyonu girdi. Son olarak Ürdün ordusu, bölgeye havadan paraşütle insani yardım bıraktı. Yüzlerce Filistinli, un, süt, et gibi gıdaları içeren yardım paketlerini alabilmek için Akdeniz sahilinde toplandı. Bölgeden gelen görüntülerde Filistinlilerin denize düşen bazı paketleri almak için balıkçı tekneleriyle açıldığı görüldü.
]]>
ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’de geçici bir ateşkes anlaşmasına Pazartesi’ye kadar varılmasını umduğunu söyledi.
Katar’daki ateşkes görüşmelerinde İsrail ve Hamas yetkililerinin anlaşmaya yaklaştığı haberleri gelirken, New York’ta gazetecilere konuşan ABD Başkanı Joe Biden’dan ateşkes anlaşmasının en geç Pazartesi günü başlayabileceğine dair bir açıklama geldi.
Biden, ulusal güvenlik danışmanının kendisine, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını da içeren ateşkes anlaşmasının yakın olduğunu söylediğini kaydetti.
İsrail ve Hamas yetkilileri Katar’da arabulucularla ayrı ayrı görüşerek müzakereler yürütüyor.
Biden, gazetecilerin sorusu üzerine, “Ulusal güvenlik danışmanım bana yaklaştığımızı söyledi. Yakınız. Henüz işimiz bitmedi. Umudum önümüzdeki Pazartesiye kadar anlaşmaya varılması” dedi.
Yunanistan, ticari gemiciliği Yemen’deki Husi militanlarının saldırılarından korumak amacıyla Kızıldeniz’de Avrupa Birliği’nin yürüttüğü deniz güvenliği operasyonuna katılmayı ve bu operasyona liderlik etmeyi resmen kabul etti.
Misyon, Yunan donanması Cdre’nin komutası altında, Yunanistan’ın orta kesimindeki Larissa’daki bir askeri üsten yürütülecek. Savunma Bakanı Nikos Dendias, Atina yakınlarındaki bir deniz üssünde bulunan donanma firkateyni Hydra’yı ziyaret ederken, “Hepimiz bu operasyona katılımın riskler, önemli riskler içerdiğini anlıyoruz” dedi.
Fırkateyn görev için Pazartesi günü geç saatlerde yola çıktı. Yunan yetkililere göre Almanya, İtalya ve Fransa da Hydra’ya katılarak görev için savaş gemileri sağlayacak, İtalya ise taktik komutayı üstlenecek.
AB, geçtiğimiz günlerde Husilere karşı ‘Aspides’ operasyonunu onaylamıştı
Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri, Gazze Şeridi kıyısı açıklarına havadan yardım atışı gerçekleştirdi; bu, İsrail yetkililerinin yardımların bölgeye karayoluyla girmesine kısıtlama getirdiği bir dönemde milyonlarca Filistinliye çok ihtiyaç duyulan yardımı ulaştırmak için şimdiye kadarki en büyük havadan yardım operasyonu olarak kayıtlara geçti.
Al Jazeera’ye göre, Paris’teki son görüşmelerde ortaya çıkan rehine anlaşması çerçevesinin bir parçası olarak İsrail, aralarında ‘ağır suçlardan’ mahkum olanlar da dahil yaklaşık 400 Filistinli mahkumu serbest bırakmayı kabul etti.
Haberde, İsrail’in, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasıyla birlikte altı haftalık ateşkes kapsamında güçlerini Gazze’nin kalabalık bölgelerinden çekmeyi ve keşif uçuşlarını günde 8 saat durdurmayı önerdiği belirtiliyor.
Wafa haber ajansının haberine göre, İsrail ordusu Tubas şehrine ve işgal altındaki Batı Şeria’nın yakınındaki El Fara kampına düzenlediği baskınlarda üç Filistinli erkeği vurarak öldürdü.
ABD ordusu, Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinden Kızıldeniz’e doğru fırlatılmaya hazırlanan üç insansız su üstü gemisini ve iki gemisavar seyir füzesini imha ettiğini açıkladı.
Suudi Arabistan, Abu Dabi’deki Dünya Ticaret Örgütü konferansının oturum aralarında etkileşimlerini gösteren viral bir videonun ardından ticaret bakanı ile İsrailli mevkidaşı arasında bir toplantı gerçekleştiğini yalanladı.
Canlı Anlatım Özeti
Biden, Gazze’de ateşkes anlaşmasına Pazartesiye kadar varılabileceğini söyledi
Yunanistan, Kızıldeniz’deki AB deniz güvenliği operasyonuna liderlik etmeyi kabul etti
Ürdün Hava Kuvvetleri Gazze kıyısı açıklarına insani yardım ulaştırdı
İsrail, Paris’teki rehine görüşmelerinde 400 Filistinli mahkumun serbest bırakılması konusunda anlaştı
İsrail ordusu Tubas ve Far’a kampına düzenlediği baskınlarda 3 Filistinliyi öldürdü
ABD ordusu, Husilerin drone botlarını ve gemisavar seyir füzelerini imha ettiğini açıkladı
Suudi Arabistan, ticaret bakanının İsrailli mevkidaşı Barkat ile resmi görüşme yaptığını yalanladı
]]>
İsrail’in Kızıldeniz liman kenti Eilat güne siren sesleri ile uyandı. Husiler, Eilat’a çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracı ateşledi.
IDF’den konu ile ilgili yapılan açıklamada uzun menzilli Arrow hava savunma sisteminin, Yemen’de fırlatılan, Kızıldeniz üzerinden İsrail’e doğru giden bir füzeyi önlediğini bilgisine yer verdi.
Bu sabahki Arrow müdahalesi, bir balistik füzeye yönelik altıncı müdahaleydi ve bunların tamamı Gazze’deki savaşın ortasında meydana geldi. Husilerin son aylarda fırlattığı seyir füzeleri ve insansız hava araçları, İsrail savaş uçakları tarafından etkisiz hale getirildi.
Amerikalı yetkililer CNN’e, Ramazan ayının başlamasından önceki iki haftanın kritik olduğunu ve yalnızca rehinelerin serbest bırakılmasının çatışmaların duraklatılmasını ve belki de savaşın sona ermesini kolaylaştıracağını söyledi.
Lübnanlı grup, çok sayıda İsrail üssünü hedef aldığını ve İsrail’in Metula ve Matzuva kasabalarına roket ateşlediğini söyledi.
Hizbullah, askeri operasyonlarını duyuran açıklamalarında genellikle Gazze’deki Filistinlileri desteklediklerini belirtiyor ancak grup, Çarşamba günkü bazı saldırılarının İsrail’in Güney Lübnan’daki sivil evlerini bombalamasına da yanıt olduğunu söyledi.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah yakın zamanda yaptığı bir konuşmada İsrail’in Lübnanlı sivilleri öldürmesinin bedelini “kanla” ödeyeceğini ilan etmişti.
BM insani yardım kuruluşunun (OCHA) son verilerine göre Çarşamba günü Gazze’ye hayati önem taşıyan insani yardım taşıyan yalnızca dört kamyon girdi.
OCHA verilerine göre, yardım taşıyan kamyonlar 9 ile 15 Şubat arasında her gün ortalama 47 kamyonun Gazze’ye girdiğini gösteriyor; bu sayı, önceki hafta günde 133 kamyonla karşılaştırıldığında ciddi bir düşüş.
Mısır dışişleri bakanı Sameh Shoukry ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan Al Saud, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısının oturum aralarında bir araya geldi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, iki bakan, ülkelerinin “İsrail’in Refah şehrine yönelik herhangi bir askeri operasyonunu kesinlikle reddetmesi ve Filistinlileri topraklarından zorla tahliye etme girişimlerini” tartıştı.
Hamas’la bağlantılı Filistinli medya kuruluşları, İsrail’in, en güneydeki Refah şehri de dahil olmak üzere Gazze Şeridi’ne gece boyunca saldırı düzenlediğini bildirdi.
ABD ordusu yaptığı açıklamada, Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinden gelen yedi gemisavar füzeyi, bir füze fırlatıcıyı ve bir insansız hava aracını imha ettiğini söyledi.
Canlı Anlatım Özeti
IDF, Arrow sisteminin Husi saldırısında Kızıldeniz üzerindeki füzeyi düşürdüğünü doğruladı
ABD Ramazan’dan önce rehine anlaşması istiyor
Hizbullah Çarşamba günü İsrail’e 13 saldırı düzenlediğini açıkladı
Uydu görüntüleri Refah sınır kapısında bekleyen yüzlerce kamyonu gösteriyor
Mısır ve Suudi Arabistan İsrail’in Refah saldırı planını ‘kesinlikle reddediyor’
Refah ve Gazze’nin diğer bölgelerinde gece boyunca İsrail saldırıları bildirildi
ABD ordusu Husi füzelerini ve insansız hava aracını imha ettiğini açıkladı
1.5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah’ta insanlar kalacak yer bulmakta sorun yaşıyor. Bazı aileler boş çiftliklere sığınırken, çocuklar tavuk kafeslerinde uyumak zorunda kalıyor.
NETANYAHU KARARLI
Önceki akşam Kudüs’te basın toplantısı düzenleyen Netanyahu, Refah’a harekât düzenlenmesinde kararlı olduklarını belirtti. ABD ve İsrail’in bazı Batılı müttefikleri yaklaşık 1.5 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin son sığınağı olan kente yönelik bir saldırının felakete yol açabileceği uyarıları yoğunlaşsa da Tel Aviv yönetimi geri adım atmıyor. Basın toplantısında, “Refah’a girmemizi engellemeye çalışanlar aslında bize ‘Savaşı kaybedin’ diyor” diyen Netanyahu, bu konuda herhangi bir baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. Netanyahu, Biden ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD liderine “İsrail’in tam bir zafer elde edene kadar savaşacağını ve buna Refah’ın da dahil olduğunu söylediğini” aktardı.
YENİ SİLAH TESLİMATI
ABD yönetimi Netanyahu’ya Refah ve ateşkes baskısı kurmaya çalışırken, bir yandan da İsrail’e silah göndermeye devam ediyor. Amerikan Wall Street Journal gazetesine göre Biden yönetimi İsrail’e 10 milyonlarca dolarlık silah gönderme hazırlığında. Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer söz konusu teslimatın yaklaşık bin adet MK-82 bombası, bombalara hassas yönlendirme sağlayan KMU-572 ve FMU-139 bomba fitillerini içerdiğini söylüyor.
FİNANSMAN SORUNU
-Savaş sonrasında Gazze’nin idaresini Ramallah merkezli Filistin Yönetimi’nin devralmasını isteyen Biden yönetiminin önündeki bir diğer sorun da Ramallah’ın finansmanı. Amerikan basınına göre ABD’li yetkililer Ramallah’ın şubat ayı sonunda memur maaşlarını ödemek ve temel hizmetleri sağlamak için gereken parasının tükenebileceği uyarısını yapıyor. Filistin Yönetimi’nin bu aşamada yaşayacağı bir finansal zaafiyetin, Washington’ın savaş sonrasına dair senaryolarını zayıflatabileceği öngörülüyor.

ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ TIKANDI
-GEÇTİĞİMİZ haftalarda İsrail ve arabulucu ülkeler arasında Paris’te başlayan ve daha sonra Kahire’de devam eden ateşkes müzakerelerinin tıkandığı belirtiliyor. Paris’te oluşturulan anlaşma taslağıyla birlikte ivme kazanan görüşmeler, Hamas ve İsrail’in özellikle “kalıcı ateşkes” konusundaki derin beklenti ayrılığı sonrası durgunlaşmıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu önceki akşam yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın isteği üzerine bir heyeti Kahire’ye gönderdiğini ama Hamas’ın “hayali istekleri” nedeniyle bir ilerleme kaydetmenin mümkün olmadığını söyledi. Görüşmelere arabuluculuk eden Katar Başbakanı Muhammed el-Sani de görüşmelerin çok iyi gitmediğini belirterek, İsrail’in ateşkes için rehineleri şart koşmasını gösterdi. El-Sani, “İçinde bulunduğumuz ikilem bu ve ne yazık ki birçok ülke tarafından suistimal ediliyor; ateşkesi sağlamak için rehine anlaşmasının şart olması gerekiyor. Bu şart olmamalı” ifadelerini kullandı.
]]>
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, resmi ziyarette bulunduğu Arnavutluk’ta Başbakan Edi Rama ile bir araya geldi. Blinken ve Rama, görüşmenin ardından basın toplantısı için kamera karşısına geçti. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Blinken, Ramazan ayının başlamasından önce İsrail ve Hamas arasında esir takası anlaşması sağlanmasına yönelik, “Rehineler konusunda bildiğiniz gibi ABD, Katar ve Mısır’ın İsrail’le birlikte çalışarak ortaya koyduğu bir teklifi Hamas’a sunduk. Yaklaşık 1 hafta önce Hamas’tan bir cevap aldık. Bu cevabın bir anlaşmaya varmak için çalışma ihtimali sunduğuna inanıyoruz. Şu anda Katar’dan, Mısır’dan ve İsrail’den mevkidaşlarımızla bunun üzerinde çalışma sürecindeyiz ve bir anlaşmaya varma hedefiyle bu konuda çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bunun (rehine anlaşması) mümkün olduğuna inanıyorum” dedi.
Blinken, “Çözülmesi gereken çok ama çok zor sorunlar var, ancak ilerlemek ve bir anlaşmaya varıp varamayacağımızı görmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya kararlıyız. Başarının ne olduğunu biliyoruz. 105 rehinenin serbest bırakılmasıyla, askeri operasyonlara ara verilmesiyle ve umutsuzluğa kapılan insanlara giden insani yardımın önemli ölçüde genişletilmesiyle sonuçlanan ilk anlaşmayı sağladığımızda bunu elde etmiştik. Burada bir anlaşmaya varılabilirse, elbette listemizin başında yer alan rehineleri ailelerine kavuşturmak var, ama aynı zamanda (çatışmalara) uzun bir ara verilmesi de mümkün olacak ve bu da başka birçok fayda sağlayacak” şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Joe Biden, dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Biden ve Netanyahu, yaklaşık 40 dakika süren telefon görüşmesinde devam eden ateşkes ve esirlerin serbest bırakılmasına yönelik müzakereleri görüştü.
ABD Başkanı Biden, esirlerin en kısa sürede serbest bırakılmasına yönelik çalışmalara ara vermeden devam edeceklerini bir kez daha ifade etti.
Gazze’deki son durumu da ele alan Biden ve Netanyahu, insani yardımın “çaresizlik” içerisindeki Filistinlilere ulaştırılmasının aciliyetini görüştü. Refah’taki duruma değinen Biden, İsrail’in Refah kentinde sivillerin güvenliğinin sağlanması konusunda inandırıcı ve uygulanabilir bir plan olmadan saldırmaması gerektiğini vurguladı.
İsrail Gazze Şeridi’ne yönelik ayrım gözetmeksizin gerçekleştirdiği saldırıları sürdürüyor. İsrail askerlerinin Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Han Yunus’ta baskın gerçekleştirerek kışlaya çevirdiği Nasser Hastanesi’ndeki kriz giderek derinleşiyor.
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, hastanede elektrik kesintisi ve oksijen cihazlarının çalışmaması sonucu yoğun bakımdaki 3 hastanın hayatını kaybettiği duyuruldu.
Açıklamada, “Hastane kompleksinin artık tamamen onların kontrolü altında olduğunu göz önünde bulundurarak İsrail işgal güçlerini hastaların ve personelin hayatından sorumlu tutuyoruz. Tüm uluslararası kuruluşlara, hastaları ve personeli kurtarmak için hızlı bir şekilde duruma müdahale etme çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca 2 iki kadının elektrik ve su olmadan “insanlık dışı” şartlarda doğum yaptığı belirtildi.
Canlı Anlatım Özeti
Blinken: “Rehine anlaşması mümkün, çözülmesi gereken sorunlar var”
Biden’dan İsrail’e bir uyarı daha
Nasser Hastanesi’nde 3 kişi hayatını kaybettiÇEVRE BİNALARI BOMBALADILAR
İsrail ordusunun, saldırılardan kaçan yüzbinlerce kişinin sığındığı Mısır sınırındaki Refah’a yönelik yeni bir kara harekâtına başlamasından endişe edilirken İsrail özel kuvvetleri, önceki gece saat sabaha karşı 01.00 sularında gerçekleştirdiği bir operasyonla Refah’ta bir evde tutulan iki İsrailli rehineyi kurtardı. 7 Ekim’den bu yana Hamas’ın elinde olan rehineler Fernando Marman (61) ve Louis Har’ın (70) durumlarının iyi olduğu açıklandı. Operasyon sırasında düzenlenen hava bombardımanıyla 100’ü aşkın Filistinli sivilin hayatını kaybettiği belirtilirken yüzlerce yaralının da kentteki hastanelere kaldırıldığı kaydedildi. Sabah gün ağardığında kentteki yıkımın büyüklüğü ortaya çıkarken Refah’ta yaşayan Ebu Suhhaib, çatışmalarla ilgili ‘Cehennemin kapıları açılmış gibiydi’ yorumunda bulundu.
HELİKOPTERLE ÇIKARILDILAR
İsrail ordu sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, dün sabah yaptığı basın toplantısında, kurtarma operasyonuna dair detayları paylaştı. “Refah’ın kalbindeki hedefe ulaşmak çok karmaşıktı” ifadesini kullanan İsrailli sözcü, askerlerin gece saat 01.49’da bir binanın ikinci katında bulunan daireye girerek rehineleri koruyan üç Hamas militanını öldürdüğünü ve rehineleri dışarıya çıkararak zırhlı araca bindirdiğini, ardından da iki ismin askerlerle birlikte helikopter aracılığıyla Gazze’den çıkarıldığını söyledi. Ordu ve İsrail İç İstihbarat Servisi Şin Bet’in yaklaşık bir saat süren bu operasyon için uzun süredir hazırlandığını aktaran Sözcü Daniel Hagari, operasyon sırasında çevre binalardan kendilerine ateş açılması üzerine hava kuvvetlerinin bu binaları bombaladığını söyledi.

İsrailli rehineler Luis Har ve Fernando Simon Marman yakınlarına kavuştu.
SALDIRILARDA 3 REHİNE ÖLDÜ
Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği dünkü saldırılarda ağır yaralanan 8 esirden 3’ünün öldüğünü duyurdu. Kassam Tugayları tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında son 96 saatte 2 İsrailli esirin öldüğü, 8’inin ağır yaralandığı belirtilmişti. Öte yandan kurtarılan rehineler Marman ve Har, 7 Ekim’de Hamaslı direnişçiler tarafından Kibbutz Nir Yitzhak’tan Gazze’ye kaçırılmıştı. Kaçırılanlar arasında Marman’ın kız kardeşi ve Har’ın ortağı olan 62 yaşındaki Clara Marman, onun kız kardeşi 59 yaşındaki Gabriela Leimberg ve Gabriela’nın 17 yaşındaki kızı Mia Leimberg de vardı. Kurtarılan iki rehine, Sheba Tıp Merkezi’nde aileleriyle buluştu. İsrail medyasına konuşan aile üyelerinden bazıları, ikilinin günlerce aç kaldığını ve çok zayıfladıklarını belirtti.
ANKARA’DAN REFAH ÇAĞRISI
İsrail’in Refah’ı hedef alan saldırılarına Ankara’dan tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun Refah’taki sivilleri hedef alan saldırılarının, Gazze’deki insani trajediyi çok daha vahim boyutlara taşıdığını ve bölgede kalıcı bir ateşkesin teminine yönelik çabalara zarar verdiğini belirtti. Açıklamada, harekâtın, Gazze’deki Filistinlileri kendi topraklarından sürme planının bir parçası olarak değerlendirildiği vurgulanırken “BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere, uluslararası toplumu İsrail’i durdurmak için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Bilgi Notu: İsrail ilk rehine operasyonunu 30 Ekim’de düzenlemiş İsrailli kadın asker Ori Megidish (19) kurtarılmıştı. Aralık ayında gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise kurtarılmak istenen rehine hayatını kaybetmişti.
]]>Filistin Kızılayı, Gazze’nin güneyinde 1.5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah kentine “şiddetli bir saldırı” yapıldığını ve ölüler olduğunu duyurdu. Görgü tanıkları kentin kuzeyine ve merkezine hava saldırıları yapıldığını kaydetti. Hamas Sağlık Bakanlığı yetkilileri 50’den fazla kişinin öldürüldüğünü duyuruyor.
Biden yönetiminden üst düzey bir yetkili Pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze’de tutulan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için aşamalı bir çerçeve anlaşması üzerinde çalışan müzakerecilerin son birkaç hafta içinde “gerçek ilerleme” kaydettiğini söyledi.
Yetkili, rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasının, Başkan Joe Biden ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında Pazar günü yapılan 45 dakikalık telefon görüşmesinin ana odağı olduğunu , ancak hâlâ kapatılacak bazı “önemli” boşluklar bulunduğunu söyledi
İsrail, Gazze’de Hamas’ın esaretinde olan iki rehineyi güvenli bir şekilde kurtarmayı başardığını duyurdu. Fernando Simon Marman (60) ve Norberto Louis Har (70) adlı iki kişi, İsrail Silahlı Kuvvetleri, Shin Bet ve İsrail Polisi’nin Refah’ta düzenlediği ortak operasyonla İsrail’e getirdi.
İsrailli askerlerin, Gazze’de gözaltına aldıkları kişilerin elleri ve gözleri bağlıyken çektikleri videoları internette paylaşması, uluslararası hukukun ihlali olabilir. BBC’ye konuşan hukukçular, savaş hukukuna göre gözaltına alınan kişilerin aşağılama veya kamuya teşhir edilmesinin yasak olduğunu söylüyor.
BBC’nin doğrulama servisi BBC Verify, Kasım’dan bu yana İsrailli askerlerin paylaştığı yüzlerce saatlik videoları izleyerek gözaltındaki sekiz kişiyi teşhis etti. Israil ordusu, videolardan birini çeken bir askerin sözleşmesinin feshedildiğini, bu tür videoların ordunun değerlerini yansıtmadığını belirtti.
BBC videoda okulun logosunun yer alması sayesinde, buranın Gazze’nin kuzeyindeki Gazze Koleji binası olduğunu tespit etti. Videonun geri kalanında da gözaltındaki Filistinlinin bir sokakta çıplak ayak yürüdüğü görülüyor.

Konu hakkında bir açıklama yapan İsrail ordusu görüntünün sorgulama sırasında çekildiğini, Filistinli kişinin yaralı olmadığını, görüntüleri yayımlayan askerin sözleşmesinin feshedildiğini aktardı. Letova’nın paylaştığı videolardan bir diğerinde de gözaltındaki yüzlerce Filistinlinin bir stadyuma götürüldüğü görülüyor.
BBC stadyumun Gazze’deki Yarmuk Stadı olduğunu tespit etti. Videoda gözaltındaki kişilerin çoğunun kıyafeti, yalnızca iç çamaşırları kalana kadar çıkarılmış. Bazılarının gözleri bağlanmış ve yerde diz çökmeye zorlanmış. Stadyumda, üç kadının da aralarında olduğu bir grubun diz çöktüğü kalenin üstüne İsrail bayrağı asılmış.
Kadraja birden fazla kere giren bir İsrail askeri, çekildiğinin farkında gözüküyor. Üniformasındaki işaretlerden bir yarbay veya tabur komutanı olduğu anlaşılıyor. Letova’nın YouTube hesabında paylaşılan bu iki video da, BBC’nin İsrail ordusuyla temasa geçmesinden kısa süre sonra silindi.

Başka bir İsrail askeri tarafından TikTok’a yüklenen iki videoda gözleri bağlanarak gözaltına alınmış Filistinliler yer alıyor. Silahlı İsrailli askerler bu kişilerin yanlarında poz veriyor. 14 Aralık’ta paylaşılan bir videonun arka planında İbranice bir rap şarkısı var. BBC videoda baş parmağını kaldırarak poz veren İsrailli askerin adının Ilya Blank olduğunu tespit etti.
Paylaştığı başka bir videoda da gözü bağlanarak yere yatırılmış bir adamın etrafında, İsrail askeri olduğu anlaşılan kişiler bulunuyor. Videolarında kullanılan fotoğrafların bir kısmının Gazze’nin kuzeyinde çekildiğini tespit ettik. İsrail ordusu ve TikTok’la iletişime geçmemizin ardından videolar kaldırıldı.

BM danışmanı Dr. Mark Ellis, savaş esirlerinin aşağılanmaması, küçük düşürülmemesi ve kamuoyunda onlara yönelik merak uyandırılmaması gerektiğini söylüyor:
“İnsanları iç çamaşırlarıyla yürütüp bunu videoya almak kesinlikle bu kuralın ihlalidir. Mevcut kurallar bu yapılanların hiçbirine izin vermez.”
İsrail medyasında yer alan haberlere göre, İsrailli bir iş insanının, Türkiye’deki bir üreticiden aldığı 900 dolarlık İsrail bayrakları siparişi hizmeti reddedildi.
Suudi gazetesi Şarku’l- Avsa’nın haberine göre, Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad El Sani ile yeni bir Filistin birlik hükümetini görüşecek. Ayrıntılar hâlâ kısıtlı ancak habere göre bu yeni hükümet, doğası gereği teknokratik olacak ve siyasi olmaktan ziyade uzmanlar tarafından yönetilecek
Canlı Anlatım Özeti
İsrail’den Refah’a hava saldırısı
ABD, Gazze’deki rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin çerçeve konusunda ‘gerçek ilerleme’ görüyor
İsrail, Gazze’de Hamas’ın esaretinden iki rehinenin kurtarıldığını duyurdu
İsrail askerlerinin çektiği ve BBC’nin teyit ettiği videolar uluslararası hukukun ihlali olabilir
Türk fabrikası, İsrail bayraklarını üretmeyi reddetti
Abbas’tan Filistin birlik hükümeti hamlesiNETANYAHU KENDİ DERDİNDE
7 Ekim Hamas saldırılarının ardından siyasi kariyerinin en büyük sınamasıyla karşı karşıya kalan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, karar verirken pamuk ipliğine bağlı iktidarını kurtarmayı düşünüyor. Netanyahu, Hamas’ın elindeki rehinelerin baskısı, aşırı sağcıların sürekli sarstığı kırılgan koalisyonu ve en büyük müttefiki ABD’nin artan ikazlarının arasında, kalıcı ateşkes ihtimalini kesin bir dille reddediyor. Hamas’ı yok etme ve “tam zafer” elde etme hedefleri ulaşılamaz olarak değerlendirilse de iç kamuoyu desteğini bu yolla geri kazanabileceğini uman Netanyahu, iktidarda kalabilmek için ateşkesi ve Gazze’nin geleceğini konuşma aşamasına geçmek istemiyor.
HAMAS BÖLÜNMÜŞ DURUMDA
Elinde kalan rehineleri savaşı durdurmak için en büyük koz olarak kullanan Hamas’ın lider kadrosu, ateşkes anlaşmasının kapsamı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor. İsrail ordusuyla çatışmalardan bitkin düşen “askeri” kadro ile Katar’da bulunan siyasi kadronun öncelikleri çatışıyor. İsrail ordusu, 7 Ekim saldırısının sorumlu liderlerini yakalamak için Gazze’yi yerle bir ederken, bölge sorumlusu Yahya Sinvar ve beraberindekiler bir an önce anlaşmaya ulaşmak istiyor. Başta İsmail Haniye olmak üzere siyasi büro ise olası anlaşmayla binlerce Filistinli mahkûmun serbest bırakılması, Gazze’nin yeniden inşası ve İsrail’in bölgeden geri çekilmesi gibi ciddi kazanımların peşinde.
ABD KARAR VEREMİYOR
Tisdall’a göre, bir yandan İsrail’e sarsılmaz desteğini her fırsatta yineleyen, diğer yandan artan iç ve küresel kamuoyu baskısı yüzünden Netanyahu’yu durdurmaya çalışan ABD yönetimi ise Gazze’deki savaşı, Ortadoğu’da daha kapsamlı bir çözüme ulaşmak için fırsat olarak görüyor. Bir yandan “düşmanlıkların kalıcı şekilde sona ermesini” isterken, bir yandan da “kalıcı ateşkese” karşı çıkmaya devam ediyor. Washington’ın uzun vadeli pazarlığı, İsrail’in bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmesi amacına kilitlenmiş durumda. Aralarındaki gerilim gittikçe artsa da ABD’nin nüfuzu, Netanyahu’ya açıktan karşı çıkmayı reddettiği sürece sınırlı kalıyor.
REHİNELERE KARŞILIK SİNVAR’A SÜRGÜN
Amerikan NBC haber sitesi, İsrail’in Gazze’de kalan 136 rehinenin tamamının serbest bırakılması karşılığında Hamas lideri Yahya Sinvar’ın Gazze Şeridi’nden ayrılmasına izin vermeye hazır olduğunu yazdı. Altı İsrailli yetkiliye dayandırılan habere göre, Hamas’a tüm rehinelerin salınması halinde, Sinvar’ın “Arafat gibi gitmesine” izin verilmesi teklifi sunulması gündemde. Bu hafta İsrail basınında ABD ve Tel Aviv’in “üst düzey Hamas üyelerinin sürgüne gönderilmesine ilişkin bir planı” görüştükleri yönünde haberler çıkmıştı. Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Tunus’a güvenli geçişi garanti edildikten sonra 1982’de Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan ayrılmıştı.
]]>FAALİYETLER DURABİLİR
UNRWA’nın X hesabından yapılan paylaşımda, “Gazze’de her gün, sadece ekmek ve su bulmak için mücadele günü” ifadesini kullandı. Gazze Şeridi’nde temiz suya erişimin bir ölüm kalım meselesi haline geldiğinin vurgulandığı açıklamada, sorunun çözülememesi halinde daha fazla insanın hastalık nedeniyle hayatını kaybedebileceği uyarısında bulunuldu. Kurum ayrıca yardımların sürmemesi halinde bölgedeki faaliyetlerini şubat sonrası durdurmak zorunda kalacağını duyurdu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres daha önce UNRWA’nın Gazze’deki insani yardım çalışmalarının belkemiği olduğunu belirterek yardımlarını askıya alan ülkelere sürdürme çağrısı yapmıştı.
TEMİZ SU YOK
Amerikan CNN’in konuyla ilgili haberinde, bölgede neredeyse her çocuğun ishal olduğu ve yetersiz beslendiği bildirilirken, insanların çimenleri yediği ve temiz suya ulaşamadığı için kirli su içtiği aktarıldı. Yardım kamyonlarının az da olsa Gazze Şeridi’ne girdiği ancak insanların yardıma ulaşabilmek için birbiriyle yarıştığının anlatıldığı CNN’in haberinde, insanların soğukta yiyecek bulmak için saatlerce yürüdüğü ve İsrail saldırılarına maruz kalma riskiyle karşı karşıya olduğu aktarıldı.

‘AÇLIK BOMBADAN KÖTÜ’
Mısır sınırındaki Refah’ta hem İsrail’in saldırılarından korunmaya çalışan hem de yaşam mücadelesi veren 38 yaşındaki yedi çocuk annesi Hanadi Gamal Saed El Jamara, karınlarını kemiren açlıktan sadece uykuyla uzaklaştıklarını ifade etti. Yavaş yavaş öldüklerini söyleyen çaresiz anne, “Bence bombayla ölmek daha iyi, en azından şehit oluruz. Ama şimdi açlık ve susuzluktan ölüyoruz” diye konuştu. UNRWA’nın İletişim Sorumlusu Temara er-Rifai de her 2 bin kişiye bir duş kabini ve her 500 kişiye de bir tuvaletin düştüğü bilgisini paylaştı. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini de yaptığı açıklamada, UNRWA’yı zayıflatmanın değil, güçlendirmenin zamanı olduğunu belirtti.
KATAR: ‘HAMAS ATEŞKESE ÖN ONAYI VERDİ’
Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail-Hamas çatışmalarının 6 hafta süreyle durmasını ve esir takasını içeren ateşkes anlaşmasına Hamas’ın ‘ön onay’ verdiğini duyurdu. Fransa’nın başkenti Paris’te ABD’li ve Mısırlı yetkililerin katılımıyla hazırlanan anlaşmanın sonuç verdiğini açıklayan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed El-Ensari, İsrail tarafından onaylanan öneriye Hamas tarafından da ön onay geldiğini ve yanıt beklediklerini söyledi. “Önümüzde hala zorlu bir yol var” diyen El-Ensari, “İyimseriz çünkü her iki taraf da artık bir sonraki duraklamaya yol açacak öneri üzerinde anlaştı” dedi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Gazze’deki savaşın başlangıcından bu yana altıncı kez Ortadoğu’yu ziyaret etmeye hazırlanıyor. Haftasonu gerçekleştirilecek ziyaretlerin gündem maddeleri arasında Gazze’nin yeniden inşası, insani yardımın arttırılması ve esirlerin serbest bırakılması konularının bulunduğu belirtildi.
Bilgi notu: İsrail’in bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına katıldığı iddiası sonrası aralarında ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu çok sayıda ülke ajansa finansal yardımlarını durdurmuştu.
]]>‘ASKERİ REJİM KURACAĞIZ’
Aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi’nin lideri ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Kudüs Uluslararası Kongre Merkezi’nde karnaval benzeri bir atmosferde gerçekleşen konferansta yaptığı konuşmada, “İnşallah Gazze’ye yeniden yerleşeceğiz ve galip geleceğiz” ifadesini kullandı. Bu arada Smotrich, Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamada da, İsrail ordusunun Gazze’de askeri bir rejim kuracağını ve İsrail askerlerinin Gazze’de kalması konusunda tüm kabine üyelerinin hemfikir olduğunu ileri sürdü.
Konferansa katılan bakanlar ve milletvekilleri, sözde ‘Zafer ve Gazze’de Yerleşimin Yenilenmesi’ isimli anlaşmayı imzaladı. İki ismin yanı sıra, etkinliğe katılan Netanyahu’nun iktidardaki Likud partisinden İletişim Bakanı Shlomo Karhi, aşırı sağcı bakanların söylemlerini daha da ileriye taşıyarak, Gazzeli sivillerin artık bölgeyi terk etmek istediklerini söylemeye zorlanabileceğini savundu.
RAMALLAH’TAN TEPKİ
İsrailli bakanların düzenlediği konferansa Ramallah merkezli Filistin Yönetimi tepki gösterdi. Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, konferansın, Uluslararası Adalet Divanının kararlarına açık bir meydan okuma ve Filistinlileri zorla yerinden etmeye yönelik aleni bir kışkırtma olduğu belirtildi.
İsrail’de ana muhalefet lideri Yair Lapid de konferansa tepki gösterdi. Lapid, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Konferans, İsrail’e uluslararası çapta zarar veriyor ve görüşmeleri süren muhtemel esir takası anlaşmasını baltalıyor. Bu konferans İsrail askerlerini tehlikeye atıyor. Böyle bir etkinliğin düzenlenmesi korkunç bir sorumsuzluktan ibarettir” ifadelerini kullandı.

ABD İLE GÖRÜŞ AYRILIĞI
Başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok küresel aktör, Gazze’nin toprak bütünlüğünün korunması, Filistinlilerin Gazze’den çıkarılmaması ve bölgenin geleceğini sadece Filistinlilerin belirleyeceğine dair kırmızı çizgilerini birçok kez belirtmiş olsa da, İsrail’in savaş sonrası Gazze’nin geleceğinde söz hakkı iddia ettiği biliniyor. Öte yandan, Beyaz Saray sözcüsü John Kirby, yorumlar hakkında dün yaptığı açıklamada, “Sorumsuz, umursamaz, kışkırtıcı” ifadelerini kullandı ve bu yorumların Binyamin Netanyahu’nun kabinesindeki yalnızca “birkaç” bakanı kapsadığını söyledi.
BİLGİ NOTU:
İsrail ordusu, 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın ardından Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmiş, 1970’te de ilk yerleşim alanını inşa etmişti. Gazze’deki toplam 21 Yahudi yerleşim bölgesi, 2005’te İsrail ordusunun çekilmesiyle tahliye edilmişti.
İSRAİL’DEN KUZEYDE OPERASYON SİNYALİ
İSRAİL Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail birliklerinin ülkenin Lübnan ile kuzey sınırına yakın bölgesinde çok yakında harekete geçeceğini söyledi. Gallant, “Çok yakında harekete geçecekler ve kuzeydeki birlikler güçlendirilecek” diyerek kuzeyde operasyon sinyali verdi. İsrail ordu radyosu GLZ de, Gazze’nin kuzeyinde 2 bin kadar Hamas savaşçısı kaldığını, İsrail güçlerinin, kalan Hamas direnişçilerine baskınlar gerçekleştireceğini ve gerekirse kapsamlı bir operasyon başlatılacağını duyurdu.
]]>
YETERİNCE KANIT VAR
Mahkeme, Gazze’deki “insanlık trajedisinin boyutunun son derece farkında olduğunu ve devam eden can kaybı ve insanların acılarından derin endişe duyduğunu” belirtti. Kararı duyuran mahkeme başkanı Amerikalı yargıç Joan Donoghue, İsrail aleyhine iddiaların ‘makul seviyede’ ispatlandığını kaydetti. İsrail’in saldırılarına maruz kalan Gazzelilerin, BM Soykırım Sözleşmesi’nin 2’nci maddesindeki “korunan grup” tanımına girdiğini belirten Donoghue, İsrail’in soykırım suçlamasının düşürülmesi talebini reddererek, mahkemenin davayı görme yetkisi olduğunu bildirdi.

Filistinli gruplar Adalet Divanı yakınlarında gösteri düzenledi.
O SÖZLER KAYDA GEÇTİ
Mahkeme, İsrail’e karşı soykırım davasının devamına karar verirken, delil olarak, Savunma Bakanı Yoav Gallant, dönemin Enerji Bakanı Yisrael Katz ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Filistinlilere yönelik soykırım suçu kapsamında değerlendirilebilecek sözlerini hatırlattı. Donoghue, Gallant’ın “Gazze’de insan-hayvanlarla savaşıyoruz” ve “Filistinlilere bir damla su yok” sözlerini alıntıladı.
İSRAİL RAPOR SUNACAK
Gazze’deki felaket boyutundaki insani durumun, tedbir kararı vermesini gerektirecek düzeyde “acil tehlike” teşkil ettiğini belirten mahkeme, İsrail’e, “soykırım suçu anlamına gelecek tüm adımları önleme ve cezalandırma talimatı” verdi. Adalet Divanı, aynı zamanda İsrail’den, ordu güçlerinin soykırım suçu işlememesini garanti etmesini ve insani durumu düzeltmesini de istedi. İsrail’in tüm önlemleri “kendi gücü ile” alması gerekiyor. 15’e karşı 2 oyla alınan karara göre, İsrail alınan tüm önlemlerle ilgili bir ay içinde mahkemeye rapor sunacak. Bu rapor Güney Afrika’yla da paylaşılacak. Mahkeme ayrıca Hamas’ın elindeki tüm rehinelerin derhal serbest bırakılmasını da talep etti. UAD’nin kararı İsrail basınında da yankı buldu. Times of Israel “Adalet Divanı İsrail aleyhine karar verdi. Soykırımı önlemek için her türlü önlemi alma çağrısı yaptı fakat ateşkese hükmetmedi” derken Jerusalem Post ”Mahkeme soykırımı önle dedi, Gazze’deki savaşı bitirme emri vermedi” başlığını attı.
BUNDAN SONRA NE OLACAK
– Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasının tamamının değerlendirilmesinin yıllar alması bekleniyor. Ancak UAD’nin verdiği ilk hukuki kararın, diplomatik ve siyasi sonuçları olacak. Mahkemenin tedbirleri bağlayıcı ancak İsrail’in uymaması halinde bir yaptırım gücü bulunmuyor.
– İsrail Başbakanı Netanyahu geçtiğimiz günlerde mahkeme kararına uymayacaklarını ve savaşa devam edeceklerini açıkça ilan etmişti. Ancak kararın, İsrail üzerine uluslararası kamuoyu baskısını artırması bekleniyor.
– Karar, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin Gazze’deki savaşa bakışını da etkilemesinin yanı sıra BM Genel Kurulunda Gazze’de ateşkes karar tasarılarını veto eden ABD’nin de tavrında değişime neden olabilir.

Lahey’de bir grup İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını isteyen eylem yaptı.
FİLİSTİN MEMNUN İSRAİL TEPKİLİ
-GÜNEY AFRİKA: UAD’de davayı açan taraf Güney Afrika, hızlı kararından dolayı mahkemeye teşekkür ederek “tedbirleri memnuniyetle karşıladığını ve İsrail’in mahkeme kararlarının uygulanmasını engelleyecek bir harekette bulunmamasını içtenlikle umduğunu” belirtti.
-FİLİSTİN: UAD’nin kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Filistin Dışişleri Bakanlığı, “Karar, hiçbir devletin hukukun üstünde olmadığını hatırlattı” açıklamasında bulundu.
-HAMAS: İsrail’e yönelik 7 Ekim baskınıyla krizi başlatan Hamas, UAD’nin kararını memnuniyetle karşıladı. Gruptan yapılan açıklamada “Adalet Divanı’nın kararı İsrail’in izole edilmesine ve Gazze’de işlediği suçların ortaya çıkarılmasına katkıda bulunan önemli bir gelişmedir” denildi.
-İSRAİL: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir video mesaj yayınlayarak “İsrail’e yöneltilen soykırım suçlaması sadece yanlış değil, aynı zamanda çirkindir” dedi. Netanyahu “İsrail’in uluslararası hukuka bağlı kalarak kendisini savunmaya devam edeceğini” söyledi.
-AB: Avrupa Birliği (AB) ise, Adalet Divanı’nın kararının eksiksiz, derhal ve etkili bir şekilde uygulanmasını beklediğini duyurdu. Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada “Uluslararası Adalet Divanı’nın kararları taraflar için bağlayıcıdır ve taraflar bu kararlara uymak zorundadır” ifadesine yer verildi.
-TÜRKİYE: Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “Adalet Divanı’nda İsrail hakkında verilen ara karar, İsrail’e karşı insanlık cephesinin haklılığını ispatlar nitelikte atılan ilk adım olması açısından önemlidir” dedi.
İSRAİL BASINI: ACİL ATEŞKES İSTEMEDİ
İsrail basını, Adalet Divanı’nda acil ateşkes çağrısı yapılmamasını olumlu bir gelişme olarak verirken, alınan kararın yine de diplomatik açıdan bir darbe olduğu yorumunu yaptı.
-Haaretz gazetesi: Adalet Divanı Gazze savaşını durdurma kararı vermekten kaçınırken, ara kararında İsrail’in sivilleri korumak için tüm tedbirleri alması ve kışkırtmayı cezalandırması gerektiğini belirtti.
-Times of Israel: Adalet Divanı 15’e karşı 2 oyla İsrail’den Filistinlilerin öldürülmesini ve yaralanmasını önlemek için derhal harekete geçilmesini istedi. Savaşın sona erdirilmesini talep etmekten kaçındı.
-Jerusalem Post: İhtiyati tedbir kararının çıkarılması bile İsrail için sert bir diplomatik darbe olarak görülüyor. Güney Afrika’nın soykırım iddiasına bir meşruiyet kazandırıyor.
-Ynetnews: Adalet Divanı, Güney Afrika’nın talep ettiği gibi Gazze’deki çatışmaların sona erdirilmesini talep etmedi. Mahkeme, 17 yargıçlı heyetin çoğunluğunun verdiği kapsamlı bir kararla İsrail’in Gazze’de soykırımı önlemek için elinden gelen tüm tedbirleri almasına hükmetti.
BİLGİ NOTU
İsrail’in Gazze’de 142 gündür sürdürdüğü saldırıların bilançosu gittikçe ağırlaşıyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de en az 26 bin 83 kişi hayatını kaybetti, 64 bin 487 kişi de yaralandı. Can kaybının üçte ikisini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. 8 binden fazla kişi ise kayıp.
]]>DEĞİŞİM ÇABASI
İsrail’in şu aşamada iki devletli çözüm ya da barış yerine savaşı öne çıkaran yaklaşımda ısrar etmesi AB’nin önündeki en önemli zorluklardan biri. Buna rağmen AB mevcut çatışma ortamının ötesine bakmakta kararlı. Şu ana kadar AB’nin iki taraf arasında barış sağlama ya da iki devletli çözüm konusunda elle tutulur bir etki sağladığını söylemek zor. Bununla birlikte gelinen aşamda mevcut dinamikleri değiştirme çabası net şekilde hissediliyor. Netanyahu iki devletli çözümü hiçbir zaman bir opsiyon olarak görmedi, yeni olan ise bu konuda giderek artan bir uluslararası baskının bulunması.
TEK ÇIKIŞ YOLU
AB, iki devletli çözümün tek çıkış yolu olduğu görüşünde. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell geçtiğimiz günlerde, “İsrail reddetmekte ısrar etse de uluslararası toplum tarafından yapılacak baskılarla iki devletli çözümün barış getireceğine inanıyoruz” dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, “Filistinlilerin egemenliğe ve devlet kurmaya hakkı var. Fransa, bu hedefe ulaşmak için verdiği taahhüde sadık kalacak” derken İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, iki devletin barış için tek çözüm olduğunun altını çizdi. İsrail’e baskı konusunda ihtiyatı elden bırakmayan Almanya da iki devletli çözümden yana.

Josep Borrell
Baskı sadece AB’yle sınırlı değil. İsrail’in en büyük destekçisi ABD iki devletli çözümün uzun vadeli istikrar için hayati olduğu görüşünde. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de önceki gün yaptığı açıklamada, “İsrailliler ve Filistinliler için iki devletli çözümün kabul edilmemesi ve Filistin halkının devlet olma hakkının reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu” söyledi. Davos Ekonomik Forumu’nda da iki devletli çözüm neredeyse tüm siyasi liderler tarafından tekrarlandı.
ON MADDELİK PLAN
Borrell, İsrail-Filistin çatışmasına kapsamlı bir çözüm için on maddelik bir plan hazırladı. Yan yana yaşayan bağımsız bir Filistin ve İsrail planın odağında yer alıyor. Tarafların güçlü bir uluslararası müdahale olmaksızın yakın zamanda doğrudan barış müzakerelerine başlamalarının gerçekçi olmadığının vurgulandığı belgede, “Barış Hazırlık Konferansı” öneriliyor. Buna göre, AB, ABD, BM ve Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Arap Ligi’nin katılacağı konferansın bir yıl içinde barış planının çerçvesini tasarlaması ve olası barış görüşmelerinin temelini oluşturması tavsiye ediliyor. Barış Destekleme Paketi hazırlanması da güvenlik güvencelerinin önemine dikkat çekilen planın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor.
ABD İSTİHBARATI: İSRAİL, HEDEFLERİNİN ÇOK GERİSİNDE KALDI
– İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 25 bin 105’e, yaralı sayısı 62 bin 681’e çıkarken, ABD istihbaratının tahminine göre İsrail ordusunun Hamas’ı yok etme hedefinin çok uzağında kaldığı iddia edildi. Amerikan Wall Street Journal gazetesinin ABD istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail güçlerinin savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana Hamas savaşçılarının yüzde 20 ila 30’unu öldürdüğü tahmin ediliyor. Haberde, söz konusu sayının, İsrail’in Hamas’ı yok etme hedefinin şu ana kadar altında kaldığını ve Gazze Şeridi’nin büyük bir bölümünü harabeye çeviren aylar süren savaştan sonra dayanıklılığını gösterdiği ifade edildi. Askeri uzmanlar Hamas üyelerinin mevcut duruma ‘adapte olduğuna’ dikkat çekerken, hareketin hâlâ İsrail’i ve Gazze’deki İsrail güçlerini aylarca hedef almaya devam edecek yeterli mühimmata sahip olduğu belirtildi.

NETANYAHU: HAMAS’IN ÖNERİSİNİ REDDETTİK
– İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın 16 sayfalık bir rapor yayınlamasının ardından yaptığı açıklamada, “Rehinelerimizin serbest bırakılması karşılığında Hamas, savaşın sona ermesini, güçlerimizin Gazze’den çekilmesini, tüm katillerin serbest bırakılmasını talep ediyor. Bunu kabul edersek, askerlerimiz boşuna ölmüş olacak. Bunu kabul edersek, vatandaşlarımızın güvenliğini garanti edemeyiz” şeklinde açıklama yaptı.
]]>‘SOYKIRIM NİYETİ VAR’
Hollanda’nın Lahey kentinde görülen duruşmanın ilk günü Güney Afrikalı hukuk heyeti iddialarını gerekçeleriyle birlikte yargıçlarla seks shop paylaşırken İsrail’e ‘Gazzelilere yönelik bilinçli eylemlerinin soykırım niyetini taşıdığı’ suçlamasını yöneltti. Tel Aviv’i temsil eden hukukçular savunmalarını bugün sunacak. Güney Afrika kadıköy erotik shop tarafını Güney Afrikalı uluslararası hukuk profesörü John Dugard başkanlığındaki hukukçular, İsrail tarafını ise İngiliz hukukçu Malcolm Shaw temsil ediyor.

İsrail’in savunma ekibinde Dışişleri Bakanlığı hukuk danışmanı Tal Becker, İngiliz Prof. Malcolm Shaw ve Adalet Bakanı kadıköy sex shop Yardımcısı Gilad Noam yer alıyor.
GÜNEY AFRİKA’NIN ŞİKÂYETİ
Davanın merkezinde 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi yer alıyor. Güney Afrika, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ilk insan hakları antlaşması olan sözleşmenin İsrail ordusunun Gazze’deki eylemleriyle ihlal edildiğini öne sürüyor. Sözleşmeye taraf olan herhangi bir devlet, çatışmayla bir bağlantısı olmasa bile, bir diğerine karşı UAD’de dava açabiliyor. İsrail ve Güney Afrika sözleşmeye taraf ülkeler arasında yer alıyor.

Güney Afrika ekibinde Adalet Bakanı Ronald Lamola ve Güney Afrika’nın Hollanda Büyükelçisi Vusimuzi Madonsela da yer aldı.
‘DÜNYA MAHKEMESİ’ DENİYOR
Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan ve ‘dünya mahkemesi’ olarak kabul edilen UAD, BM’nin en üst düzey yargı organı. UAD, devletler arasındaki uluslararası uyuşmazlıklar hakkında karar veriyor. Yine Lahey’de bulunan ve çoğu UAD ile karıştırılan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise benzer suçlamalarda bireyleri yargılıyor. Divan farklı ülkelerden 15 hakimden oluşuyor. Kararları bağlayıcı olsa da bir yaptırımı bulunmuyor.

Lahey’de Filistin’in yanı sıra İsrail’e destek gösterileri de yapıldı.
76 YILDIR BASKI VAR
Hukuk Profesörü John Dugard liderliğindeki Güney Afrika hukuk ekibinde ilk sözü Güney Afrika Adalet Bakanı Ronald Lamola aldı. “İsrail’in Filistin’deki şiddet ve yıkımı 7 Ekim 2023’te başlamadı” diyen Lamola, Filistinlilerin 76 yıldır, her gün sistematik baskı ve şiddete maruz kaldığını ifade etti. “Bir devletin topraklarına yapılan hiçbir silahlı saldırı, ne kadar ciddi olursa olsun, sözleşme ihlallerine gerekçe sağlayamaz” diyen Güney Afrikalı bakan, İsrail’in çizgiyi aştığını vurguladı.
NETANYAHU’NUN O SÖZLERİ
Güney Afrika’yı temsil eden avukatlardan Tembeka Ngcukaitobi de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail askerlerine yaptığı bir konuşmada Tevrat’ta İsrailoğulları’nın düşmanı farz edilen Amalek toplumuna yaptığı göndermeyi dile getirdi. Netanyahu’nun gönderme yaptığı Tevrat’ın o bölümünde “Şimdi git, Amaleklilere saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür” ifadeleri yer alıyor. Avukatlar, İsrailli bazı bakanların Gazzeliler aleyhine yaptığı açıklamaları da soykırım niyeti olarak yorumladı.
BM RAPORTÖRLERİ MEMNUN
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin internet sitesinde yayımlanan 30’dan fazla raportörün imzası olan açıklamada, davanın memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Taraflar, kararlara saygı duymaya ve uygulamaya çağırıldı.
KANITLARIN BİR KISMI ANADOLU AJANSI’NDAN
– Güney Afrika ekibinden Adila Hassim toplu mezarların fotoğraflarını yargıçlara göstererek, İsrail’in kullandığı bombaların etkisinden ve güvenli olarak ilan edilen alanların bile bombalanmasından söz etti. Hassim’in gösterdiği fotoğrafların ‘Anadolu Ajansı’ imzalı olması dikkat çekti. AA Foto Muhabiri Fadi Alwhidi tarafından çekilen ve kanıt olarak sunulan fotoğrafta, Gazze’de 23 Aralık’ta Beyt Lahya kentinde enkaz altından çıkarılan cansız bedenlerin, Endonezya Hastanesi’nin yakınında hazırlanan toplu mezara defnedildiği görülüyor.

Anadolu Ajansı’nın toplu mezar fotoğrafı da dosyaya dahil edildi.
ŞİMDİ NE OLACAK
– Güney Afrika, 29 Aralık’taki yazılı başvurusunda, mahkemeden İsrail aleyhine 9 ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesini talep etmişti.
– Bunların arasında, İsrail’in, Gazze’deki askeri operasyonları derhal durdurması, Filistinlilere yönelik soykırımın önlemesi için gerekli tedbirleri alması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönerek yeterli gıda, su, yakıt, tıbbi ve hijyen malzemeleri başta olmak üzere insani yardıma erişimlerini sağlaması gibi maddeler yer alıyor.
– İsrail gazetesi Haaretz, adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdığı haberde, UAD’nin Güney Afrika’nın taleplerini kabul etmesi ve İsrail’e karşı tedbir kararı vermesi ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti. Kararın bir yaptırımı olmasa da İsrail üzerindeki baskıyı ve BM Güvenlik Konseyi’nde ‘korunması’nı engelleyebileceği değerlendiriliyor.
İSRAİL GÜNEY AFRİKA’YI SUÇLADI “HAMAS’IN YASAL KOLUSUNUZ”
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasındaki ilk duruşma sonrası açıklama yaptı. Güney Afrika’nın Hamas’ın yasal bir kolu olduğu iddia edilen açıklamada, Güney Afrikalı hukuk ekibi de ‘Hamas’ın mahkemedeki temsilcileri’ olmakla suçlandı. Tel Aviv yönetimi, Güney Afrika’yı Hamas üyelerinin İsrail’e sızıp insanları infaz etmesi ve kaçırmasını görmezden gelmekle itham etti.

Binyamin Netanyahu
NETANYAHU ÇARK ETTİ
Duruşma öncesinde İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki halkı yerinden etme ve bölgeyi işgal etme niyetinde olduğu iddiaları Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından reddedildi. “İsrail’in Gazze’yi kalıcı olarak işgal etme ya da sivil halkı yerinden etme niyeti yoktur” diyen Netanyahu, Filistin halkıyla değil, Hamas ile savaştıklarını iddia etti.
]]>‘ZORLA GÖÇ KABUL EDİLEMEZ’
Netanyahu ve kabinesinin defalarca ortaya attığı “Filistinliler Gazze’den çıkarılmalı” tezinin kesinlikle kabul edilemez olduğunun altını çizen Blinken, “Netanyahu’ya Filistinli sivillerin koşullar izin verir vermez evlerine dönebilmeleri gerektiğini açıkça ifade ettim. Gazze’den ayrılmaları yönünde baskı yapılmamalı. Başbakan’a da söylediğim gibi ABD, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesini savunan her türlü öneriyi kesin olarak reddediyor” ifadelerini kullandı. Yakın zamanda bir Filistin devletinin kurulmasını engellediği için gurur duyduğunu dahi kamuoyu önünde paylaşan Netanyahu, ABD’nin “savaş sonrası Gazze planına” Washington çevrelerinde bir engel olarak görülüyor. Bu konuya da değinen Bliken, bölgede barışın sadece “Filistin devletine giden yolu içeren bölgesel bir yaklaşım” ile gerçekleşebileceğini söyledi.

GAZZE’YE BM MİSYONU
İsrail hükümeti ile bir anlaşma sağladıklarını belirten Blinken, bu suretle Birleşmiş Milletler (BM) misyonunun Gazze’nin kuzeyine girebileceğini duyurdu. “Bu misyon, yerinden edilmiş Filistinlilerin kuzeydeki evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak için ne yapılması gerektiğini belirleyecek” diyen Blinken, söz konusu sürecin güvenlik, altyapı ve insani zorlukların aşılmasından sonra başlayabileceğini kaydetti.
SİVİL KAYIPLAR VURGUSU
Sivil ölümlerine dikkat çeken Blinken, “Gazzelilere, özellikle de çocuklara yönelik kayıplar çok yüksek” dedi. Buna rağmen ABD’nin İsrail’e verdiği askeri desteğin azalma göstermemesi bazı çevrelerde iki yüzlü bir tavır olarak yorumlanıyor. Görüşmelerin ardından yazılı açıklama yayımlayan ABD Dışişleri Bakanlığı, Blinken’ın temasları sırasında İsrail’e “sivillerin daha fazla zarar görmesinden kaçınmanın ve Gazze’deki sivil altyapının korunmasının önemini vurguladığını” aktardı.
AŞIRI SAĞ ETKİSİ
Netanyahu’nun kararlarında, kendi siyasi kariyerini koalisyon ortağı aşırı sağcı isimlere korumak için taviz vermesinin de etkili olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Kabinenin en aşırılıkçı isimlerinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Blinken’ın Tel Aviv’de olduğu salı günü sosyal medya hesabından, “Sayın Bakan Blinken, Hamas’la yumuşak konuşmanın zamanı değil, o büyük sopayı kullanmanın zamanı” paylaşımıyla ABD’nin çatışmaları dindirme çabalarına karşı bir mesaj verdi. Söz konusu durumun Washington’da rahatsızlık yarattığı belirtiliyor. Nitekim, ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz ay yaptığı eleştiri dolu konuşmasında Ben Gvir’i direkt olarak hedef almıştı. Biden, “Kendisi (Netanyahu) iyi bir dost ama bence değişmesi gerekiyor, hükümetiyle de. Bu, İsrail tarihindeki en muhafazakâr hükümet. Ben Gvir, arkadaşları ve yeni gelenler, iki devletli çözümle ilgili uzaktan yakından hiçbir şeyi istemiyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

Blinken’ın konvoyu Batı Şeria’ya vardığında protestocular “Blinken dışarı” sloganları attı.
BLINKEN: HAMAS’I TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAK İMKÂNSIZ
İsrail basınında yer alan haberlere göre, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın, Ortadoğu turu kapsamında görüştüğü İsrail Savaş Kabinesi bakanlarına, “Hamas’ı tamamen ortadan kaldırmak imkansız. Sizin istekleriniz olduğu gibi Filistinlilerin de istekleri var. Bunu kabul etmelisiniz.” dediği, ‘Gazze’deki savaşın ertesi günü’ planı olarak ABD’nin iki devletli çözümü uygulama talebini ilettiği öğrenildi. Öte yandan Blinken dün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüştü. Görüşmede Blinken, Abbas’a “Washington’ın, Filistin devletinin kurulmasına yönelik somut adımları desteklediğini” söyledi. Abbas ise “Gazze Şeridi’nin Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunun” altını çizerek “hiçbir Filistinlinin yerinden edilmesine izin vermeyeceklerini” söyledi.
]]>İSRAİL RESMEN ÜSTLENMEDİ
İsrail saldırıyı resmi olarak üstlenmese de suikastın arkasında olduğu şüphe götürmez bir gerçek olarak ifade ediliyor. İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari, Aruri’nin öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada saldırı ve savunma olarak her yerde en üst düzey hazırlık seviyesinde olduklarını vurgularken İsrail Başbakanı Netanyahu’nun sözcüsü Mark Regev de Aruri’nin uğradığı suikastın, Hizbullah’ı değil, Hamas’ı hedef aldığını belirtti. İsrail genelde bu tür saldırıları resmen üstlenmemeyi tercih eder.

Dün açıklama yapan Mossad Direktörü David Barnea ise Aruri suikastinin arkasında olduklarını söylemeden, “Her Arap anne şunu bilmelidir ki, eğer oğulları 7 Ekim katliamına ortak olduysa, kendi kanı kendi ellerindedir” diye konuştu. Barnea, İsrail’in bir savaşın ortasında olduğunu belirterek, “Mossad, tıpkı 50 yıl önce olduğu gibi, 7 Ekim’in arkasındaki isimlerle hesaplaşmasını yapmak zorunda” diye konuştu.
SUİKASTLARIN İLKİ İDDİASI
2011- 2015 yılları arasında bir dönem Türkiye’de yaşayan ve Hamas’ın askeri kanadı El Kassam Tugayları’nın kurucularından biri olarak gösterilen Aruri’nin öldürülmesinin, Gazze Şeridi’ndeki savaşın genişlemesine yol açabileceği belirtilirken ABD medyasında yer alan haberlerde ise Aruri suikastı, İsrail’in Hamas’ın yöneticilerini hedef alacağı suikastlar dizisinin ilk halkası olarak işaret edildi.
NETANYAHU TEHDİT ETMİŞTİ
Saldırıda Aruri’nin yanı sıra, Hamas’ın Kassam Tugayları komutanlarından Samir Fendi, uzun süredir Hamas ve Kassam Tugayları içerisinde çeşitli liderlik rollerinde bulunan Azzam El-Akra, Mahmud Zeki Şahin, Muhammed El-Rayes, Muhammed Başaşa, Ahmed Hammoud da öldürüldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, nerede olurlarsa olsunlar Hamas yöneticilerine ulaşacaklarını belirtmiş, Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas yöneticilerinin artık birer ölü olduklarını öne sürmüştü.

Salih el Aruri’nin Ramallah’taki annesi taziyeleri kabul etti.
ÖRGÜTÜN ÜST DÜZEY İSMİYDİ
– 1966, Ramallah doğumlu olan Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri’nin çocukluk yılları 1967 yılında Batı Şeria’nın İsrail tarafından işgale uğramasının yol açtığı krizlerin ortasında geçti.
– 1980’li yılların sonunda üniversiteden mezun olan Aruri bu dönemde Hamas’a katıldı. Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları’nın kurucularından biri oldu.
– 1990’ların başında birçok kez gözaltına alındı ve 1992’de Batı Şeria’daki İzzeddin El Kassam Tugayları’nın ilk hücrelerini oluşturduğu suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2007’de serbest bırakılsa da üç ay sonra tekrar tutuklandı.
– Aruri, 2011’de İsrailli asker Gilad Şalid’e karşılık serbest bırakılan bin 27 Filistinli mahkûmdan biriydi.
– ABD Maliye Bakanlığı 2015 yılında Aruri’yi “Küresel Terörist” listesine dahil etmiş ve hakkında bilgi paylaşılması karşılığında 5 milyon dolar para ödülü koymuştu.
– Ankara ile Tel Aviv arasında 2016’daki ‘normalleşme’ öncesi Türkiye’den, 2017’de ise Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez monarşilerinin baskıları sonucu Katar’dan ayrılmak durumunda kaldı. Bir süredir Lübnan’da yaşayan Aruri, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ile yakın temas halindeydi.
– Aruri, aynı zamanda örgütün Batı Şeria lideri olarak da tanınıyordu. Özellikle 2020 yılı ve sonrasında Hamas’ın bölgede gücünü arttırmasının sebeplerinden biri olarak Aruri’nin çalışmaları gösteriliyordu.
– Ramallah’ın Arura köyünde El Cezire muhabirine konuşan Hamas yöneticisinin annesi Ayşe Aruri, oğlunu 20 yıldır görmediğini belirterek, çok üzüldüğünü ancak ‘şehadet haberini’ uzun zamandır beklediğini söyledi.
]]>BAKANDAN TEHDİT
Hizbullah’ın gerçekleştirdiği taciz saldırılarına işaret eden Gantz, Lübnan sınırındaki durumun değişmesi gerektiğini vurguladı. İsrail-Lübnan sınırında olası bir büyük çaplı çatışmayı önlemek için ‘diplomatik çözüm’ imkânının azalmaya başladığını ifade eden Gantz, “Tüm dünya ve Beyrut’taki hükümet, İsrail’in kuzeyindeki insanlara yönelik saldırıları engellemek için harekete geçmeli. Eğer Hizbullah sınırdan geri çekilmezse, bunu İsrail ordusu yapar” şeklinde konuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (solda), Savunma Bakanı Yoav Gallant (ortada) ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz (sağda) önceki akşam ortak basın toplantısı düzenledi.
HAZIR OLMALIYIZ
Dışişleri Bakanı Eli Cohen de Lübnan sınırında yaptığı incelemelerin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Hizbullah’ı sert bir dille uyardı. Hizbullah’a Lübnan’ın İsrail sınırından çekilme çağrısı yapan İsrailli bakan, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı işaret ederek, “Sıranın kendisine geldiğini anlamalı” ifadesini kullandı. İsrail’den Hizbullah’ı hedef alan bir diğer açıklama da İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’den geldi. Hizbullah’la mücadeleyi yürüten kuzey cephesi için bir dizi yeni planı onayladığını belirten Halevi, “Gerektiğinde hücuma hazır olmalıyız” diye konuştu. İsrail medyasından Walla News’in haberine göre ise Hizbullah, hedef alınmaları korkusuyla İsrail sınırındaki elit birliklerini Lübnan sınırındaki köylerin kuzeyine kaydırdı.
CEPHANE HAZIR
İsrail’in Yediot Ahronot gazetesinin hafta başındaki haberinde ABD’nin İsrail’e silah sevkiyatındaki artışa dikkat çekilerek, İsrail ordusunun Hizbullah ile olası bir savaşa hazırlandığı belirtilmişti. İsrail Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkiliye dayandırılan haberde, ordunun Hizbullah’a karşı geniş çaplı bir savaşa hazırlıklı olmak için depolarını doldurduğu ifade edilmişti.
İsrail’in hafta başında Suriye’de düzenlediği hava saldırısında İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey ismi Seyid Razi Musavi’yi öldürmesi gerilimin yayılacağına dair endişeleri arttırmıştı.
HAMAS’I FİNANSE EDİYORLAR İDDİASI
BATI ŞERİA’DA DÖVİZ BÜROLARINA BASKIN
İSRAİL’in Gazze’deki saldırıları devam ederken diğer yanda işgal altındaki Batı Şeria’ya düzenlediği baskınlar da sürüyor. İsrail ordusuna ait birlikler dün, Ramallah, El Bireh, el Halil, Halhul, Nablus, Cenin, Tulkarem ve Eriha kentlerine ondan fazla baskın düzenledi. Baskınların hedefinde ise Hamas’ın faaliyetlerini finanse etmek için kullanıldığı öne sürülen döviz büroları vardı. El Cezire’nin iddiasına göre, toplamda altı döviz bürosuna yapılan baskınlarda bulunan 2,7 milyon dolara el konuldu. Filistin Para Politikası Kurumu’ndan (PMA) yapılan açıklamada, baskınların uluslararası hukuku ihlal eden ve Filistin bankacılık sektörüne ve ekonomisine olan güveni baltalamayı amaçlayan bir eylem olduğu belirtildi.
]]>Raporda, olaydan önce 10 Aralık’ta İsrail askerlerinin Şucaiyye’de bir tünel kuyusunun yanında İbranice “Yardım edin” yazılı bir not ile yanında bir Hamas ajanına ait bir kimlik kartı bulunduğu belirtildi. Notun Şucaiyye’de esirlerin varlığıyla bağlantılı olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı ve askerlerin bunun Hamas’ın kendilerini pusuya düşürme girişimi olduğunu değerlendirdiği aktarılan raporda, Şucaiyye’de aynı gün Hamas ve İsrail askerleri arasında bir binada çıkan çatışmada askerlerin İbranice “İmdat” ve “Rehineler” diye bağırıldığını duyduğu ancak askerlerin bunu Hamas’ın kendilerini pusuya düşürme girişimi olduğunu değerlendirdiği ifade edildi.
Raporda, askerlerin 18 Aralık’ta çatışmanın yaşandığı binayı taradığı ve çatışmada ölen Oketz adlı köpeğin üzerindeki kameranın üç esirin yardım çığlıklarını kaydettiğini fark ettikleri aktarılarak, çatışmanın ardından esirlerin binadan kaçtıklarının değerlendirildiği ifade edildi.
Raporda, 14 Aralık’ta esirlerin öldürüldüğü yere yaklaşık 200 metre mesafedeki bir binanın yan tarafında İbranice “SOS” ve “Yardım edin, 3 rehine” yazılarının dron görüntülerinde tespit edildiği belirtilerek, “Binanın yakınında, güçlerin Şucaiyye bölgesinde karşılaştığı, genellikle bubi tuzaklı alanlarda bulunan mavi variller görüldü. Bu nedenle bunun bir tuzak olduğundan şüphelenildi” denildi.
Esirlerin bulunduğu her iki bina hakkında da herhangi bir istihbarat olmadığı ifade edilen raporda, “Konuyla ilgili değerlendirmelerin bir parçası olarak, özel kuvvetler tugayları her çatışma bölgesinde, bir kuvvetin içinde esirler bulunan bir bina tespit etmesi halinde müdahale için derhal hazır olacak şekilde hazırlanmıştır” denildi.
“IDF ASKERLERİ KARMAŞIK ÇATIŞMA DURUMLARI YAŞADI”
Sahadaki güçlerin esirlerle karşılaşabilecekleri konusunda yeterli farkındalığa sahip olmadığı belirtilen raporda, “Olaya karışan IDF askerleri olaydan önceki günlerde karmaşık çatışma durumları yaşamış ve bir tehdide karşı yüksek alarm durumundaydılar. Çatışmalar sırasında düşmanın aldatmacalarıyla ve onları patlayıcılarla donatılmış kuyulara ve binalara çekme girişimleriyle karşılaştılar” denildi.
“IDF BU OLAYDA ESİRLERİ KURTARMA GÖREVİNDE BAŞARISIZ OLMUŞTUR”
İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi yaptığı açıklamada, “IDF bu olayda esirleri kurtarma görevinde başarısız olmuştur. Tüm komuta zinciri bu zor olaydan kendini sorumlu hissetmekte, bu sonuçtan üzüntü duymakta ve üç esirin ailelerinin acısını paylaşmaktadır” dedi.
İsrailli esirlerin vurulmasının “önlenebileceğini” ancak “olayda kötü niyet olmadığını ve askerlerin o anda olayı en iyi şekilde anlayarak doğru eylemi gerçekleştirdiklerini” söyleyen Halevi, “Esirlere ateş açılmamalıydı, bu ateş risk ve durumla örtüşmüyordu. Bununla birlikte, bu ateş karmaşık koşullar ve uzun süreli bir tehdit altında yoğun çatışma koşullarında gerçekleştirildi” dedi.
“BASKI VE OPERASYONEL ORTAM ASKERLERİN BU HUSUSLARI UYGULAMASINI ZORLAŞTIRDI”
Acil bir tehdit veya düşman tanımlamasının yapılmadığı durumlarda ateş etmeden önce inceleme yapılması gerektiğini aktaran Halevi, “Bu eylem, diğer hususların yanı sıra, kuvvetlerimizin kuvvetlerimize ateş açmasını önlemek için gereklidir. Bu olayda, üç esir tehditkar bir şekilde hareket etmemiş ve beyaz bayrak kaldırmışlardır. Baskı ve operasyonel ortam askerlerin bu hususları uygulamasını zorlaştırdı” dedi.
Halevi ayrıca, tüm komutanlara soruşturmayı gözden geçirmeleri ve kuvvetleri arasında esirlerle ilgili farkındalığı artırmaları talimatını verdi.
İSRAİLLİ 3 ESİRİN ÖLDÜRÜLMESİ
Gazze Şeridi’nde 15 Aralık’ta Şucaiyye bölgesinde İsrailli bir asker, tehdit olarak tanımladığı İsrailli 3 esire ateş açarak 2’sini öldürmüştü. 3’üncü esir ise yakındaki bir binaya kaçarak saklanmıştı. Olay yerindeki komutanlar, üçüncü kişinin kimliğinin tespit edilebilmesi için askerlere ateşi kesmeleri emrini vermiş, yaklaşık 15 dakika sonra komutanlardan biri binadan İbranice “Yardım edin” ve “Bana ateş ediyorlar” diye bağırdığını duymuştu. Komutan binadaki kişiye de “binadan çıkmasını” söylemiş ancak yakındaki bir tanktan gelen gürültü nedeniyle komutanın emrini duymayan iki asker İsrailli esiri vurarak öldürmüştü.
IDF, açılan ateşin ardından vurulan kişilerin esir olduklarından şüphelenerek, cesetleri kimlik tespiti için İsrail’e nakletmişti. İsrailli esirlerin, olay sırasında yarı çıplak olduğu ve ellerinden beyaz bayrak taşıdığı ortaya çıkmıştı.
KABUS SENARYOSU DENİYORDU… KORKULAN OLUYOR MU?
İsrail birlikleri Gazze’ye havadan karadan ve denizden saldırmaya devam ederken, İsrail ve Lübnan arasındaki gerilim de giderek yükseliyor. Savaşın başladığı günden bu yana Lübnan Hizbullahı’nın savaşa dahil olarak yeni bir cephe açması İsrail için ‘bir kabus senaryosu’ olarak değerlendiriliyordu. Görünen o ki bu kabus artık İsrail’in kapısında…

“BİR YOL AYRIMINDAYIZ, YA ÇEKİLİRSİNİZ YA DA BİZ ÇEKERİZ”
Hizbullah bu hafta İsrail’e çok sayıda saldırı düzenledi. Bu saldırılar arasında iki İsrailli Hıristiyan’ın yaralandığı bir Rum Ortodoks kilisesi de vardı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sözcüsü Eylon Levy, dün yaptığı açıklamada, “Şu anda bir yol ayrımındayız. Ya Hizbullah, BM’nin 1701 sayılı Kararı uyarınca İsrail sınırından çekilir, ya da biz kendimiz çekeriz.” dedi ve ekledi;
“Hizbullah Lübnan’ı tamamen gereksiz bir savaşa, Hamas’ın başlattığı savaşa sürüklüyor. Bölgemiz daha geniş bir savaşı hak etmiyor.”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kuzeyindeki askerleri ziyaret ettiği sırada yaptığı açıklamada, “Eğer Hizbullah topyekûn bir savaş başlatmaya karar verirse o zaman kendi elleriyle Beyrut’u ve Güney Lübnan’ı Gazze’ye ve Han Yunus’a çevirirler” demişti.
“ZAMAN DARALIYOR” İSRAİL ORDUSU ALARMA GEÇTİ…
Savaş kabinesi üyesi Benny Gantz ise gazetecilere verdiği demeçte, “Dünyanın her yerindeki dostlarımıza şunu söylüyorum: Diplomatik çözüm için zaman daralıyor. Eğer dünya ve Lübnan hükümeti Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştırmak için harekete geçmezse bunu İsrail Silahlı Kuvvetleri yapacaktır.” ifadelerini kullandı.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da bu hafta başında İsrail’in artık çok cepheli bir savaş yürüttüğünü duyurmuştu. İsrail Ordusu Lübnan sınırındaki kuzey komutanlığının alarma geçtiğini duyururken, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi de “Gerekirse saldırmaya hazır olmamız lazım” dedi.

ABD MEDYASINDAN HİZBULLAH UYARISI
ABD’li Washington Post gazetesi savaşın Lübnan’ı da kapsayacağına dair göstergelerin arttığına dikkat çekti ve “Hizbullah, yaklaşık 150.000 füzeyi kapsadığı tahmin edilen geniş bir cephaneliğe sahip, savaşçıları iyi eğitilmiş. Lübnan’la yapılacak bir savaş şüphesiz bölgedeki acıyı artıracaktır.” ifadelerini kullandı.
New York Times gazetesi ise İsrailli yetkililerin savaşı ikinci bir cepheye taşımaya hazır olduklarını vurguladı.
Daha geniş bir savaş tehdidi, Gazze’deki çatışmanın başlangıcından bu yana ABD ve müttefiklerinin en büyük endişelerinden biri oldu. Bu endişe, ABD’yi Doğu Akdeniz’e iki uçak gemisi göndermeye sevk etti.

HİZBULLAH HAMAS’TAN ÇOK DAHA CİDDİ BİR TEHDİT
İsrail ve Hizbullah son olarak 2006 yılında gerçekleşen ve 34 gün süren ‘Lübnan Savaşı’nda karşı karşıya geldiler. Her iki taraf da zafer ilan etse de savaşın kazananı olmadı, kaybedenler ise Lübnanlı siviller oldu. Çatışmalar 1.100’den fazla Lübnan vatandaşı ve 165 İsraillinin ölümüyle sonuçlandı.
Tel Aviv yönetimi, 2006’dan beri Hizbullah ile savaşa dönmekten kaçınsa da, İsrail ile Lübnan arasında yer alan BM kontrolündeki Mavi Hat’ta gerilim yaz boyunca yüksekti. 7 Ekim’de patlak veren çatışmalarla bu gerilim zirveye tırmandı.
Hizbullah’ın tam zamanlı ve yedek askerler de dahil olmak üzere toplamda 60.000 savaşçısının olduğu, 2006 yılında 14 bin olan füze stokunun da şu anda 150 bine çıktığı düşünülüyor.
Analistler hassas güdümlü füzelerden oluşan geniş cephaneliği ve binlerce deneyimli savaşçısı ile Hizbullah’ın İsrail için Hamas’tan çok daha ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
]]>

