
“Türkiye’de ilk kez göreceğiniz sahne teknikleri kullanılacak”
Stadyum gösterisi için çok özel bir sahne hazırladığını vurgulayan Mustafa Erdoğan, “Türkiye’de ilk kez göreceğiniz sahne teknikleri kullanılacak. Bizim kendi geliştirdiğimiz aynalar sistemiyle özel bir ışık sistemi kuracağız. Sonsuz uzamlar oluşturan lazerlerle yapılan holografik bir görsel şölen hazırlamaktayız” dedi.
Erdoğan, 25 yıl boyunca dünyanın en büyük organizasyonlarında sahne aldıklarını anımsatarak şöyle devam etti:
“2008 yılında Pekin Olimpiyatları’nın kültür programının açılışını biz yaptık. Asya Olimpiyatları’nda vardık, Formula 1’de vardık. Eurovision şarkı yarışmasında vardık. Kış Olimpiyatları yaptık, Avrupa Gençlik Olimpiyatları yaptık. Bu konuda çok deneyimli bir topluluğuz. Eksi 30 derecede 1 ayda Erzurum’da Kış Olimpiyatları gerçekleştirdik. Bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi olimpiyatlar arasında sayılıyor. Bu deneyim ve bu birikimle 2 Haziran’ı sabırsızlıkla bekliyoruz. İlk günkü gibi heyecanlıyım.”
Gösteriye dünya starları davet edildi
25 yılda dünya starlarıyla birçok programda birlikte sahne aldıklarını anlatan Mustafa Erdoğan “Gelebilenler gelecek, gelemeyenler video çekerek tebriklerini iletip bizimle ilgili gözlemlerini anlatacaklar. Türkiye’de birlikte sahne aldığımız birlikte projeler ürettiğimiz değerli sanatçıları da o gün davet ettik, onlar da bizimle birlikte olacaklar. Şahane bir gösteri olacak” dedi.
Anadolu Ateşi’nin 1999’da ilk başladığında gazete ilanıyla dansçılarını seçtiğinden bahseden Erdoğan, “Parçaları birleştirerek çalışıyoruz. Gaziantep okulu bir bölümü çalışıyor, Ankara okulu 2 bölümü çalışıyor. İzmir okulu 4 bölümü çalışıyor. Çin’de bulunan arkadaşlar provada 25. Yıl gösterisinin provasını yapıyorlar. Ondan sonra akşam yapacakları temsile hazırlanıyorlar. Anadolu Ateşi’nin ilk yıllarında gazete ilanıyla topladığımız amatör dansçıları eğitmek 2 yıl geceli gündüzlü devam etti ama şimdi şahane bir avantajımız var. 12 dans akademisi var. 4 -5 yaşında başlayan çocuklar şu an her iki grupta da büyükleriyle beraber dans ediyorlar. Bu daha kaliteli dansçı yetiştirme imkânı veriyor bize. Bir de dünya sahnelerinde edindiğimiz deneyimle her geçen gün kostümleri yeniliyoruz, yeni koreografi, yeni müzikler ekliyoruz, dinamik bir grup sürekli kendini yeniliyor” diye konuştu.
Yılmaz Erdoğan ile müzikal projemiz var
Mustafa Erdoğan, kardeşi Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı İnci Taneleri dizisindeki Dilber dansının başarısında Anadolu Ateşi’nin de bir katkısı olduğunu, eğitmeninin Anadolu Ateşi’nin eski dansçılarından biri olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca kardeşi Yılmaz Erdoğan ile beraber bir müzikal yazmayı düşündüklerini belirtti.
]]>
Gösterinin ilk sahnesi bir davulcunun köye gelip savaşın başladığını ve eli silah tutan her gencin cepheye çağrıldığını duyurmasıyla başladı. Bunun üzerine anneler evlatlarına kına yakıp cepheye uğurladı. Genç yaşta ailesini ve sevdiklerini bırakarak vatanı için savaşmaya giden Hasan’ın geride bıraktığı annesiyle mektuplaşması duygusal anlar yaşattı. Çanakkale Savaşı’nın ruhunu, zaferini ve gururunu danslarla, müziklerle ve performanslarıyla aktaran oyuncular, bağımsızlık söz konusu olduğunda Türk ulusunun ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha hatırlattı. Gösteri sonunda şehit mezarlığı sergilendi ve vatanı için şehitlik makamına ulaşan askerler tekrardan anıldı. 1 saat 20 dakika süren müzikal izleyicilerden büyük beğeni topladı.
‘GURUR VE ONUR DOLUYUZ’
Demirören Medya ve Teknoloji MTAL Müdürü Atila Ertoğan, “Bugün gurur ve onur doluyuz çünkü tarihimizin en hüzünlü ve onurlu savaşın anma programını gerçekleştiriyoruz. Burada öğrencilerimizle ve Adım Adım Türkiye ekibiyle birlikteyiz. Kurtuluş Savaşı’na da bir şekilde zemin hazırlayan tarihimizdeki en büyük zaferi, coşkuyla anacağız. Çok mutlu ve gururluyuz” dedi.
‘ÇANAKKALE’NİN RUHUNU İLİKLERİNİZE KADAR HİSSEDECEKSİNİZ’
Gösteride yer alan Demirören Medya ve Teknoloji MTAL Müdür Yardımcısı Gülümser Alan ise “Bugün çocuklarımızda birlikte burada bir sahne gösterisinde bulunacağız. Gösteriyi izlediğinizde Çanakkale’nin ruhunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz, bundan eminiz. Acısını, savaşını, barışını ve zaferini hem dans hem de tiyatroyla birlikte aktaracağız. Çanakkale Savaşı döneminde gençlerin doğduğu günden askere gidip şehit olduğu ana kadar aşama aşama işlediğimiz bir program. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğundan yetişkinliğine ve Gazilik ünvanına kadar olan sürecini de izliyor olacaksınız. Öğrencilerimle birlikte böyle bir programda yer aldığım için çok mutluyum. Hem onlar hem de benim için güzel bir anı oldu” diye konuştu.
Adım Adım Türkiye Genel Sanat Yönetmeni ve Demirören Medya ve Teknoloji MTAL’de Müzik Öğretmenliği yapan Murat Atabay da “18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Haftası dolayısıyla Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Adım Adım Türkiye iş birliğinde 1 saat 20 dakikalık danslı bir tiyatro hazırladık. Yaklaşık 100 dansçı tiyatral danslarla, drama ve halk dansları ile Çanakkale ruhunu yansıtacak. Gösteriyi izlediğinizde büyük bir gurur hissedeceksiniz. Çanakkale şehitlerinin ruhunu burada temsil etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.
‘BU RUHU HERKESE ANLATMAK İÇİN BÜTÜN ÇABAYI GÖSTERDİK’
Sultangazi Aşık Sümmani Ortokulu’nda Fen Bilimleri Öğretmenliği yapan Nur Cansu Yaşar ise “2019 yılından beri Adım Adım Türkiye’deyim. Çanakkale çok büyük bir destan, biz izleyenlere bunu aktarmak için elimizden gelen ne varsa yaptık. Gerek Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin gerek bizim öğretmen arkadaşlarımızla birlikte bu ruhu ve zaferi herkese anlatmak için bütün çabayı gösterdik. 3 aydır çalışıyoruz ama ister 3 yıl, ister 30 yıl çalışalım Çanakkale’yi anlamak ve onu hissetmek çok derinlik isteyen bir şey. Bunu izleyenlere bir nebze de olsa fark ettirebilirsek çok mutlu olacağız. Bu gururu bütün öğretmen arkadaşlarımızla birlikte yaşayacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.
‘TARİHİMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ZAFER’
Demirören Medya ve Teknoloji MTAL Radyo ve Televizyon Bölümü’nden 9’uncu sınıf öğrencisi Bengi Gezer de “Burada 15 yaşında savaşa giden gençleri canlandırıyoruz. Umarım çok güzel olacak, heyecanlıyız. Çanakkale Zaferi, tarihimiz için çok önemli bir zafer. Her sene anmaya çalışıyoruz. Bu sene de böyle bir etkinlikle daha da şahlandırmak istedik” dedi. Aynı bölümde öğrencilerinden Seden Maraş ise “Burada büyüklerimizle birlikte atalarımızın bizim için savaşmış olduğu ve bize emanet ettikleri bu topraklarda savaşan şehitlerimizi anmak için buradayız. Büyüklerimizle birlikte güzel bir gösteri düzenledik. Birkaç aydır çalışıyoruz, umuyorum ki hepimiz bu duyguları en iyi şekilde aktaracağız. Bizim yaşımızda şehit olan ve savaşa giden gençleri canlandırıyoruz, o yüzden çok heyecanlıyım” ifadelerini kullandı.
]]>
– Çok heyecanlıyım. Hayatımda ilk defa heyecandan uçuk çıkardım. Çünkü çok büyük bir işe kalkıştım. Etrafımdaki birçok kişinin de kaygısı vardı. “Beceremezsen hayal kırıklığına uğrarsın” gibi yorumlarda bulundular. Ama niyeyse içimden bir ses bana, başkaları benim için korkarken kendim için çok cesaretli olmam gerektiğini söylüyor.
◊ Böyle büyük bir gösteriyi aklınıza düşüren ne oldu?
– Ben bir Ricky Gervais hayranıyım. Onun bir “Armageddon” gösterisi var, kocaman bir kalabalığın karşısına çıkıyor. Görünce “Bu neden Türkiye’de olmasın ve neden bunu bir kadın başaramasın?” dedim. Aslında “Armageddon” bu fikri sadece ateşleyen kısım. Yoksa benim stadyum hayalim vardı. Yapımcımız bir gün Nejat Uygur’dan bahsetti. Nejat Uygur bir şehre gidiyor ve orada salonlar yetmiyor, stadyuma çıkarmak zorunda kalıyorlar. Halkı selamlıyor. O hikâye benim kafama oturdu bir kere. O gün bugündür WhatsApp grubumuzun adı bile “Yasemin Arena” oldu. Biz o enerjiyi çağırdık yani.
◊ Hazırlıklar nasıl gidiyor?
– Çok güzel. 35 dansçımız var. Ben 35 yaşında bu hikâyeyi başlattığım için 35 dansçı olsun dedik, onu simgelesin diye. Sık sık serum yiyorum ayakta kalabilmek adına.

AİLEMİ SEYİRCİME ŞİKÂYET EDİYORUM
◊ Anneniz de sizi ilk kez izleyecek. Bu zamana kadar neden izlemedi?
– Ben cesaret edemedim.
◊ “Gelme” mi dediniz?
– Dedim. Ben 1.5 yıldır terapi alıyorum. Kendimi bu sürece hazırladım; annemin, babamın beni izlemesine. Çünkü aslında komedi bir nevi yaşadığın şeyi şaka yoluyla şikâyet etmek demek. Ben ailemi 4 yıldır seyircime şikâyet ediyorum. Ama şimdi “Şikâyet ettiğim insanlar bakın onlar” diyorum. O yüzden o kadar kolay bir süreç değil benim için.
◊ Gösteri sonrası anne-babanıza terapi gerekir mi?
– Annem zaten kazanacağım parayı hesaplayınca o onu çok mutlu edecek! (Gülüyor)
HEM GÜLDÜRÜP HEM AĞLATIYORUZ
◊ Ağlatmak güldürmekten daha kolaydır derler, sizce siz hangi yönünüzle güldürmeyi başarıyorsunuz?
– Aslında biz hem güldürüp hem ağlatıyoruz. Gösteride çok derin bir anne-kız ilişkisi var. O ilişki hem güldürüyor hem izleyene kendi gerçeğini hatırlattığı için ağlatıyor.
BİRİLERİ İÇİN İDOLÜM O BANA YETER
◊ Türkiye’de böyle büyük bir arenada stand-up yapan ilk kadın komedyen olacaksınız. Bu nasıl bir haz veriyor?
– Bu bana hazdan ziyade çok büyük bir yük veriyor. Çünkü bir şeyi ilk yaparsan, onun ne kadar önemli olduğunu anlatmak zorunda olan da sensin demektir. Ben şu anda hem önemli bir şey yapıyorum hem de “Bakın önemli bir şey yapıyorum” diyorum. Bu çok zor. Benden sonra gelen kadın komedyenler o yolları çok daha rahat aşacaklar. Biz hep erkeğin yaptığını daha değerli buluruz. Bu stand-up’ta da geçerlidir. Ben bunun için çok büyük bir savaş veriyorum. Mesela AVM’de küçücük bir kız gördüm, 16 yaşında. “Sen olmak istiyorum” dedi. Bu kadar güzel bir şey olabilir mi? Gözünün içine bakarak “Benden daha iyisi ol” dedim. İnsanın en keyif aldığı şey idol olabilmek biri için. Şu anda birileri için idolüm, o bana yetiyor.
SEKTÖR BENİ
MARATONA SOKTU
◊ Hep böyle hırslı ve azimli miydiniz?
– Ben kendimi azimli zannederdim, azimli artı hırslıymışım onu anladım. Çünkü her geçen gün hedef yükseltiyorum. Yakında stand-up mitingi yapacağım! Oraya doğru gidiyor bu. Ne zaman ki ilk gösterimin biletleri 36 saatte tükendi, bana bir zehir bulaştı. Ve ben ondan sonra her gösterimin biletlerinin böyle tükenmesini istedim.
◊ Şaşırdınız mı biletler tükenince?
– Çok şaşırmıştım. Hiç kimsenin aklına benim gösterimin biletlerinin 36 saatte tükenebileceği gelmedi. Yurtdışına gösteri koydular, yurtdışındaki organizatör “Bu kızın biletleri burada satar mı?” dedi, 6 saatte tükendi biletler. Hızlı başladığım için farkında olmadan sektör beni maratona soktu. Sonra benim tek görevim topu yere düşürmemek oldu.
◊ Ülker Sports Arena’yı dolduracak mısınız sizce?
– İnşallah. Dolmazsa da canım sağ olsun. Ben bu işe baş koydum, denedim. Bugüne kadar denemeyenlerin karşısında denedim diyebilen tarafım. Çok büyük bir adım atıyorum şu anda. Bir kadın komedyen yapacağı en iyi şeyi yapsın istiyorum. 20 yıl sonrasına çalışıyorum, bugüne değil.
◊ Gösterinizin dışında başka projeleriniz var mı?
– Dijital platform için 8 bölümlük bir dizi yazıyorum.
◊ Yine komedi mi?
– Komedi-dram. Hem güleceğiz, hem ağlayacağız.
◊ İnsanlar sizi izleyerek deşarj oluyor. Siz nasıl deşarj olursunuz?
– Terapiye giderek. Terapiye başlamadan önce uyuyarak, yemek yiyerek deşarj olurdum. O yüzden kilo aldım.
◊ Çok mu duygusalsınız?
– Çok. Bence her komedyen duygusaldır. Kavramlar karşıtlarıyla vardır diyorlar ya, bir insan ne kadar gülüyorsa o kadar ağlıyordur.
◊ En çok ne ağlatır sizi?
– Birinin bana yalan söylemesi çok ağlatır. Yalana hiçbir şekilde tahammülüm yok.
◊ En çok neye veya kime gülersiniz?
– Herkese. Bence herkesin komik bir tarafı var, kimse bunun farkında değil.
BEN DİŞİ GÖZÜKMEKTEN KORKMUŞUM
◊ Bir röportajınızda “Şık ve bakımlı olunca komik olamıyorum” demişsiniz…
– Artık olabiliyorum. Bu da terapiyle oldu. Çünkü ben aslında kilonun ve fazla doğallığın arkasına sığınmışım. Bazı şeyleri beceremediğim için. Becerebildiğimi görünce komik olmaya engel olmadığını gördüm. Bir kadın hem güzel hem komik olabilir. Kendini nasıl yansıttığınla alakalı. Ben güzel olmaktan, dişi gözükmekten korkmuşum, o korkumu yendim. Yetiştirilme tarzım, ailem, abilerim her şey bunun etkeniymiş.
HERKES KENDİ HAYALİNİ ALIP GELSİN
◊ 20 Şubat’taki gösteriniz için seyircilere nasıl seslenmek istersiniz?
– İyi şeyler gördüğümüz zaman iyi şeylerin olacağına daha çok inanırız. O akşam da Türk izleyicisi bir kadının bir şeyi hayal ettiğinde sonuna kadar gidebildiğini görecek. O nedenle herkes kendi hayalini alıp gelsin, bu akşamı kendine kerteriz alsın. Ve kendi hayalini gerçekleştireceğini kafasına koyarak çıksın oradan.
]]>