Gemi – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Wed, 07 Feb 2024 09:00:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yüzen mahallede yeni hayat https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:00:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3705 Herkesin ne yapabilirim diye elinden gelenin fazlasını ortaya koyduğu, acıların en sıcak olduğu o günlerde bir haber geldi. Bir enerji şirketi devasa gemilerinden birini İskenderun Limanı’na yanaştırmış ve depremzedelere açmıştı. ‘Vay’ dedi herkes. ‘Ne de güzel düşünmüşler”.

Gemilerin sahibi Karadeniz Holding. Zaten öğrendik ki gemilerden biri, şirketi 1948’de kuran Rauf Osman Karadeniz’le adaş, Rauf Bey Lifeship adını taşıyor. Diğer gemi ise Süheyla Sultan adında. Süheyla Hanım da Rauf Osman Bey’in eşi. Holding’in dünya genelinde enerji odaklı projelerde çalışan 36 Powership ve LNG gemisinden oluşan bir
filosu var.

DÜNYADA SIK RASTLANMIYOR

Depremin üzerinden bir yıl geçti. Her iki gemi de aynı noktada depremzedelerin ihtiyaçlarına çare oluyor. Aradan geçen bir yılda bu devasa yüzer mahallelerde neler olduğunu Süheyla Hanım ve Rauf Bey’in torunu, şirketin üçüncü kuşak temsilcilerinden Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Harezi Yılmaz ile konuştuk.

Merak ettim, acaba gemilerin afetlerde akut ihtiyacı karşılaması dünyada sık rastlanılan bir durum mu? Zeynep Harezi Yılmaz’ın yanıtı netti: “Hayır. Dünyada farklı farklı hastane gemileri var. Cruise ve ship’ler bu tür yardımlar için kullanılmaya müsait. Ama bunu bir yaşam kenti olarak kurgulamak ve acil durumlarda sağlık merkezi olarak kullanmak ilk defa bizim şirketimiz tarafından yapıldı.”

Zeynep Harezi Yılmaz

Yılmaz’dan öğreniyorum ki, Rauf Karadeniz’in oğulları (kendisinin de dayıları oluyor) Orhan ve Osman Karadeniz, bu büyük gemilerden birini petrol platformlarında ya da mühendislik projelerinde çalışırken barınma amaçlı kullanmış. Ama altı yıl önce gerçekleşen İstanbul depreminde yönetim bir karar alarak, gemiyi olası bir İstanbul depremi için hazırlamış. Yılmaz şöyle anlatıyor hikâyeyi: “Gemide çocuk  parkları, revir, kreşler, sınıflar tasarladık.  Hazır bir şekilde İstanbul depremine faydası olur diye tersanemizde duruyordu. Bir de İngiltere ve İrlanda arasındaki hızlı feribot seferini yapan dünyanın en hızlı feribotu olan Stella adında bir feribot almıştık. Onu da açıkçası yüzer ofis olarak kullanıyorduk. 6 Şubat’ta hemen Süheyla Sultan (Anneannemin ismi) Lifeship’in içini donatmak için harekete geçtik. Klimadan çamaşır makinelerine kadar ne gerekiyorsa tam teçhizatla donattık. Kreşlerin içine oyuncaklar, kütüphaneye kitaplar koyduk. 14 gün içinde tüm hazırlıkları tamamlayarak hızlı bir şekilde yolladık. Satın aldığımız ve Rauf Bey adını verdiğimiz feribotu da deprem bölgesine gönderdik. Gemileri kaşam kentine çevirdik.”

4 BİN YATAK

Süheyla Sultan ve Rauf Bey gemieri toplam 4 bin yatakla hemen hizmete açılmış. Yılmaz, “Rauf Bey’i yatılı okul yaptık. Nisan-haziran arasında hızlandırılmış etütler başlattık” diyor.

Rauf Bey yurt olurken Süheyla Sultan’ı da bütün ailelerin girebildiği bir yaşam kenti yaptıklarını söylüyor Yılmaz. Sözlerini şöyle sürdürüyor: “Travma yaşayan kişilerin üreterek iyileşmesinin mümkün olabileceği düşüncesiyle kaymakamlıkla birlikte hemen bir Halk Eğitim Merkezi kurduk. Çocuklara ve kadınlara eğitim verildi. Burada üretilen ürünleri hem sosyal medyada hem de çevremize satmalarına yardımcı oluyoruz. 12 Mart’tan itibaren Süheyla Sultan’da toplam bin 601 kişi kaldı. Kimi ilk günden bu yana, kimi de dönüşümlü olarak orada. Gemilerden biri depremde zarar gören Osman Ökten Anadolu Lisesi’ne ev sahipliği yapıyor.”

Peki gemiler daha ne kadar deprem bölgesinde kalacak? Zeynep Harezi Yılmaz, “Bize ihtiyaç oldukça buradayız” diye yanıtlıyor soruyu.

BUNDAN SONRASI VAKIFTA

-Deprem sonrasında yaşanılanlar, ailenin uzun yıllardır aklında olan bir planın hayata geçirilmesine de vesile olmuş. Yılmaz, “Bu projeler yıllardır gönlümüzde yatan vakıf kurma isteğimizi harekete geçirdi. Yürüttüğümüz projeler vardı çok da gerek duymuyorduk. Ancak gemilerin deprem bölgesine gitmesiyle birlikte vakıf kurma fikrini hayata geçirme kararı aldık. Ve Tek Dünya Karadeniz Vakfı’nı kurduk.  ‘Tek Dünya’ dedemin bir şiiriydi. Oradaki sözler bize de kılavuzluk ediyor” diye anlatıyor vakfı. Tek Dünya Karadeniz Vakfı hem deprem bölgesindeki projeleri koordine edecek hem de uzun yıllardır kız çocuklarının eğitimine odaklanan Girl Power burs projesinin sürdürülebilirliğini sağlayacak. 

Vakfın odağında kadın, çocuk ve eğitim var.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/feed/ 0
Elektroniğe Kızıldeniz zammı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektronige-kizildeniz-zammi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektronige-kizildeniz-zammi/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:03:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3105 Husilerin Kızıldeniz’den geçen ticari gemilere saldırmaya devam etmesi, taşımacılık maliyetlerinin fırlamasına ve iç piyasada ithal ürün fiyatlarının artmasına yol açtı.

Küresel nakliye firmaları, Kızıldeniz’e girmemek için rotalarını Ümit Burnu üzerinden Afrika’nın güney ucuna yönlendirmeye başlamıştı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Kızıldeniz’deki saldırılar nedeniyle Süveyş Kanalı’ndan haftalık geçişlerin son iki ayda yüzde 42 azaldığını duyurdu. Analiz sağlayıcısı MarineTraffic verilerine göre, dünyanın en büyük deniz lojistiği şirketlerinden biri olan Maersk, yine dünyanın en büyük konteyner şirketi Mediterranean Shipping Company (MSC), İngiliz enerji şirketi BP Kızıldeniz geçişlerini askıya alınca buradaki gemi trafiği yüzde 20 azaldı. Ümit Burnu’ndan geçişler ise yaklaşık yüzde 30 arttı.

Türkiye’yi ilgilendiren kuru yük gemileri Süveyş Kanalı’nı kullanmaya devam etse de Türk dış ticaretini asıl olarak etkileyen büyük konteyner gemileri personellerini riske atmamak için Süveyş’e girmeye cesaret edemiyor. Bu da teslim sürelerini uzattığı için stok maliyetlerinin artması tehdidi yaratırken; aynı zamanda iç piyasadaki fiyatların da zamlanmasına yol açtı.

MALİYET 3 KAT ARTTI

Hürriyet’e konuşan İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak, ilk saldırılardan sonra bir haftada yüzde 20-60 aralığında artan küresel taşımacılık maliyetlerinin, gelinen noktada yüzde 200-300 aralığında arttığını; bu durumun iç piyasada özellikle elektronik ürün fiyatlarının yüzde 20-25 artmasıyla sonuçlandığını anlattı.

Saldırılardan önce Türkiye’den Çin’e giden 20’lik konteyner fiyatlarının 500-600 iken halihazırda 1500-2 bin dolara çıktığı bilgisini veren Bayrak, Çin’den Türkiye’ye gelen konteynerlerin ise 6 bin dolar ila 7 bin 500 dolara yükselerek yaklaşık 3 kat arttığını ifade etti.

TESLİM SÜRELERİ 50 GÜNE ÇIKTI

Şanghay’dan İstanbul’a 30 günde gelen bir geminin artık 50 günde geldiğini belirten Bayrak, teslim süreleri uzadığı için boş konteynerlere talebin arttığını, bunun da boş konteyner fiyatlarını yüzde 30 artırdığını kaydetti.

Saldırıların etkisiyle navlun bedellerinin yükseldiğini; artan sefer sürelerinden dolayı hem sigorta hem personel maliyetlerinin fırladığını aktaran Bayrak, “Bir geminin aylık personel maliyeti 100 bin dolardan 120 bin dolara çıktı. Tüm dünyada navlun maliyetleri yüzde 30 civarında yükseldi. Tüm bunlar taşımacılık maliyetlerine eklendi. İthalata dayalı olmayan tekstil, tarım ürünlerinde rekabet şansı doğdu” dedi.

Bayrak, “Ancak iç piyasada makine ve buna bağlı sanayi ürünlerinin maliyetlerinde yaşanan artışlar, elektronik ürünler başta olmak üzere, kimyasal ürünlerde fiyatların yüzde 20-25 yükselmesiyle sonuçlandı” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE 2 MİLYAR DOLARLIK İLAVE MALİYET

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Şener, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede “Asya’dan Türkiye’ye her yıl 570 konteyner taşınıyor. Bunların maliyetlerinde yaklaşık 3 bin 500- 4 bin dolarlık artış oldu. Bu da toplamda 2 milyar dolarlık ilave maliyet demek” dedi. “Bunu her ne kadar nakliyeci ödüyor gibi görünse de vatandaşa, iç piyasaya yansıyor” diyen Şener, “Bir diğer sorun da 20 günde teslim edilen ürünler 50-55 günde teslim edilince artık 50 günlük sipariş verilir oldu. Bu da stok maliyetlerini artıracak” diye konuştu.

SÜVEYŞ’TEN GEÇİŞLER YÜZDE 67 AZALDI

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’ndan (UNCTAD) geçen hafta yapılan açıklamada, Süveyş’ten haftalık konteyner gemisi geçişlerinin bir yıl öncesine kıyasla yüzde 67 düştüğü belirtildi. Şanghay’dan ortalama konteyner taşımacılığı spot fiyatlarının geçen yıl aralık ayı başından bu yana iki kattan fazla arttığı belirtilen açıklamada, Şanghay’dan Avrupa’ya olan sevkiyatlar için de fiyatların üç kattan fazla arttığı aktarıldı. Açıklamada, ortalama konteyner spot navlun fiyatlarında geçen yılın aralık ayının son haftasında yaşanan 500 dolarlık artışın bugüne kadarki en yüksek haftalık artış olduğu bildirildi. Ayrıca, ABD’nin Batı kıyısına giden sevkiyatların rotası Süveyş’ten geçmese de fiyatlarının ortalamanın üzerine çıktığı ve yüzde 162 arttığı kaydedildi.

YOL 10 BİN MİL SÜRE 1 AY UZUYOR

Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babu’l Mendeb Boğazı’ndan geçen gemiler Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’den Akdeniz’e ulaşıyor. Kızıldeniz yolunu kullanmayan gemiler Afrika’yı dolanarak Ümit Burnu’na yöneliyor. Türkiye özelinde ise, Kızıldeniz’den geçip Mersin’e gelecek bir gemi Cebelitarık’tan geçiyor ve bu da kat edilen yolu 10 bin mil civarında artırdığı gibi teslim sürelerini de yaklaşık bir ay kadar uzatıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektronige-kizildeniz-zammi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Gemicilik sektöründe ihracat 2 milyar doları aşacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-gemicilik-sektorunde-ihracat-2-milyar-dolari-asacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-gemicilik-sektorunde-ihracat-2-milyar-dolari-asacak/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:36:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1442 Bakan Uraloğlu bir dizi programa katılmak için Yalova’ya geldi. Sanmar Altınova Tersanesi’nde yapımı tamamlanan ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü filosuna katılacak Kurtarma 17 ve Kurtarma 18 römorkörlerinin teslim alma törenine katılan Uraloğlu, özellikle son 21 yılda denizlerde birçok önemli politikayı hayata geçirdiklerini vurguladı.

Türk bayrağının denizcilik sektöründe dünyanın en prestijli bayrakları arasında dalgalandığını belirten Uraloğlu, “2003 yılına kadar maalesef neredeyse sadece Tuzla’ya sıkıştırılmış, can çekişen bir gemi sanayi sektörümüz vardı. Tersaneciliğimizi, tüm kıyılarımıza yayacak politikalar geliştirdik ve yatırım yapacak sektör temsilcilerimizin önünü açtık. Sayısal ve kapasite olarak, geçmişten bugüne sektörümüze bakacak olursak, 2002 yılında 37 olan tersane sayımız 85’e, yıllık üretim kapasitemizi ise 550 bin dedveyt tondan 4,79 milyon dedveyt tona yükselttik. Tersanelerimizdeki bakım-onarım hacmi de 35 milyon dedveyt tona çıktı. Gemi sanayimizin inovatif, çevreci ve alternatif enerji kullanma yeteneği ile rekabet gücü gün geçtikçe artmakta, ihracat kapasitesi ile ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır” diye konuştu.

Türkiye’nin gemi inşa sanayisinde gemi siparişinde dünyada 7’nci, gemi sökümünde dünyada 4’üncü, Avrupa’da ise lider olduğunun altını çizen Uraloğlu, “Gemi sanayimizin ihracat rakamı, kasım sonu itibarıyla tüm Türkiye’de 1,7 milyar , Yalova’da ise 661 milyon dolar olmuştur. Türkiye, gemi sanayi ihracat rakamının önemli bölümü Yalova’da üretilmiştir. Yıl sonu itibarıyla da sektör ihracatının 2 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz. Gemi siparişinde dünyada 7’nci gemi sökümünde ise dünyada 4’üncü ve Avrupa’da lider konumda olan gemi inşa sanayimiz, bizler için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi. 

‘BİRÇOK YENİLİKÇİ PROJEDE TÜRK MÜHENDİSLERİNİN İMZASI VAR’

Türkiye’nin, balıkçı gemisi inşasında en büyük rakibi İspanya’yı geride bırakarak, en fazla ihracat yapan ülke olduğunu belirten Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Çalışmalarına hız kesmeden devam eden gemi inşa sanayimiz, dünya balıkçılığında önde olan ülkelere balık avlama ve canlı balık taşıma gemisi ihracatı yapan bir konuma gelmiştir. Dünyanın ilk hibrit balıkçı gemisi, full elektrikli feribot, LNG-hibrit-elektrikli römorkör, katamaran enerji gemisi gibi birçok yenilikçi projede, Türk mühendislerinin imzası var. Bugün Yalova’da 31 faal tersane ve 7 tekne imal yerinin yanında, inşası devam eden 2 tersane yatırımı daha bulunmaktadır. Yeni inşa tesislerinin yanında, bölgede bulunan 13 yüzer havuz ve 2 kuru havuz ile Yalova, Avrupa’nın en iyi bakım-onarım tersanelerine sahiptir. Bölgedeki planlanan toplam tersane alanı yaklaşık 3,4 milyon metrekare olup, yatırımı tamamlanmış mevcut alanların toplamı 2,8 milyon metrekareyi geçmiştir. Halen bölgede uygun alanlarda tersane kurulmasına yönelik planlama çalışmaları da devam etmektedir.”

‘STRATEJİMİZ SADECE TİCARİ BÜYÜMEYİ DEĞİL; GÜVENLİĞİ DE AMAÇLIYOR’

Denizcilik sektöründe uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmayı hedeflediklerini vurgulayan Uraloğlu, “Bu amaç doğrultusunda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’mizin denizlerinde seyir emniyetini, can, mal ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik yatırımlarımızı tüm hızıyla sürdürüyoruz. Ülkemizin deniz ticaretindeki büyüme stratejisi, denizcilik sektöründe uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor. Bu strateji, sadece ticari anlamda büyümeyi değil; aynı zamanda denizlerimizin güvenliğini, seyir emniyetini ve çevre koruma standartlarını da en üst seviyede tutmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, görev ve sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirmek için sürekli olarak gelişen teknolojiye ayak uydurmakta ve filosunu güçlendirmektedir” dedi.

‘GÜÇLENEN FİLOMUZ KARARLILIĞIMIZI VE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMEKTEDİR’

Acil müdahale ve kurtarma operasyon kabiliyetlerinin artırılmasında Kurtarma 17 ve Kurtarma 18 römorkörlerinin etkin bir rol oynayacağını belirten Uraloğlu, “Kurtarma 17 ve Kurtarma 18’in katılımları ile daha da güçlenen filomuz, ülkemizin denizcilik alanındaki kararlılığını ve gücünü bir kez daha göstermektedir. Bu römorkörler, yerli inşa edilerek modern teknolojiyle donatılmıştır. Denizlerimizin tüm zorlu koşullarda bile çevresel hassasiyet ile insan hayatı için özverili bir şekilde görevlerini sürdüren, uzman ve deneyimli personelimiz ile birlikte her türlü acil duruma 7/24 hazır bir şekilde hizmet vereceklerdir” diye konuştu

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-gemicilik-sektorunde-ihracat-2-milyar-dolari-asacak/feed/ 0