Fiyat – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Son dakika… İşte en ucuz sıfır otomobiller… Mutlaka pazarlık edin https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15666 Otomobil fiyatlarında dengelenme süreci başladı. Gerek durağan seyreden kur, gerek satış hacminin düşmesi gerekse de yatırım araçlarının getirilerinin artması otomobile olan talebi bir miktar kıstı.

Markalar ise bu nedenle fiyatlarını dengeli şekilde ayarlamaya başladı.

Ticaret Bakanlığı’nın sıfır ve ikinci el otomobil ticaretine yönelik attığı adımlar da meyvelerini verdi.

OTOMOBİL DURDUĞU YERDE MASRAF, MEVDUAT GARANTİ GETİRİ

Otomobil alan birisi aracı çalıştırmadan park halinde tutsa da sabit giderleri oluyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi, zorunlu trafik sigortası, opsiyon olarak da olsa kasko, muayene, yıllık periyodik bakım derken en düşük maliyetli otomobilin bile 50 bin lira civarında masrafı oluyor. Ancak bugünkü mevduat faizi koşullarında 1 milyon lira faize bir aylık bağlandığında getirisi 50 bin lira civarında gerçekleşiyor. Başka bir deyişle otomobile ihtiyacı olmayan birisi parasını yatırım araçlarında değerlendirerek daha fazla getiri sağlayabilir.

(Not: Mevduat faizi getirisi bankadan bankaya değişkenlik gösterebilir. Enflasyon ve diğer yatırım araçları karşısında getiri oranı düşük ya da yüksek olabilir. Garanti getirisi ve yüzdesel getiri oranı ortalama olarak bilindiği için mevduat faizi örnek gösterilmiştir. Yatırım tercihlerine göre 1 milyon liraya daha yüksek getirilerin olabileceği yatırım araçları olabilir)

SATMAK ZORLAŞTI

Sıfır ya da ikinci el otomobilleri satmak zorlaştı. Bazı markalarda 2023 model araçlar hala satışta duruyor ve kampanya üzerine kampanya yaparak bu araçları elden çıkarmayı hedefliyorlar.

EN UCUZ SIFIR OTOMOBİL BELLİ OLDU

Mayıs ayının en ucuz sıfır otomobili belli oldu. Hyundai i10 835 binle birinci sıraya otururken KIA Picanto 850 bin lirayla ikinci oldu. Renault Clio 942 bin lirayla üçüncü sırada yer aldı. Dördüncü sırada ise Citroen C3 bulunuyor.

OTOMOBİL YATIRIM ARACI OLMAKTAN UZAKLAŞTI

Fiyatlardaki dengelenme, arz ve talebin değişkenlik göstermesi otomobili yatırım aracı olmaktan çıkardı. Sıfır otomobili alıp garajda bekletenler satamadıkları için her geçen gün zarar etmeye devam ediyor.

SIFIR OTOMOBİL ALIRKEN DİKKAT

Sıfır otomobil alırken sıfır diye kontrol etmemezlik yapmayın. Sıfır araçlarda da hatalar olabiliyor, kontrollerinizi yapıp teslim alın. Bayilerde boya ölçüm cihazları bulunduğundan dolayı boyasını kontrol edebilir, parçaların vida-somun birleşim yerlerinde oynama olup olmadığını gözle muayene edebilirsiniz.

Araç fiyatında anlaşma yaparken mutlaka küçük de olsa aksesuar talep etmeyi unutmayın, satışta zorlandıkları için aksesuarı vereceklerdir.

MUTLAKA PAZARLIK EDİN, FİYAT DÜŞÜRECEKLERDİR

Sıfır olsa da pazarlık etmeyi unutmayın. Bayiler satışlardan çok büyük karlar etmese de ilerleyen zamanda yetkili servis hizmeti vereceği için büyük kazançlar elde edeceklerdir. Örnek vermek gerekirse basit bir yağ değişimi periyodik bakımında aynı ürünleri alıp kendiniz yaptırmaya kalksanız 2 bin lira civarında ödeme yapacakken yetkili servis sizden 5-6 bin lira ücret talep edebilir. Elbette ki yetkili serviste yapılan bakımlar aracın garanti süresi içinde oluşacak olumsuzluklara yönelik teminat sağlıyor, bu avantajı da unutulmamalı. (Bu tutar örnektir, ultra lüks, supersport otomobillerin bakımlarıyla kıyaslanmamalı)

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/feed/ 0
Elektrikli araçlar araziye çıkıyor… Alman Mercedes 45 yıllık ikonik G-Serisi’ni elektriğin gücüyle daha kabiliyetli yaptı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:52:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15562 ALMAN üretici Mercedes-Benz ilk kez 1975 yılında seri üretimine başladığı ve geride kalan 45 yılda marka için tam anlamıyla bir ikona dönüşen G-Serisi’ni elektrik çağına taşıdı. Dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip G-Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu G 580’nin ilk test sürüşü Fransa’nın Montpellier kentinde gerçekleştirildi. Türkiye’den Hürriyet’in katıldığı test sürüşü, Alman üreticinin elektrikli araç çağını Off-Road yani zorlu arazi koşulları için nasıl önemli bir fırsata dönüştürdüğünü de ortaya koydu. Öyle ki, dışardan bakıldığında G-Serisi’nin ‘kutu’ tasarımını koruyan ve elektrikli olduğunu neredeyse anlaşılmayan G 580, araziye çıktığında ailenin benzinli (G 500) ve dizel (G 450) versiyonlarından daha kabiliyetli olduğunu otomotiv gazetecilerine kanıtladı.

4 ELEKTRİKLİ MOTOR

Hatta bunun üzerine çıkarak G 580’e içten yanmalı motora sahip kardeşlerinin yapamayacağı kabiliyetler ekledi. Peki, bunu nasıl yaptı? Tabi ki, elektrik gücünün avantajları ve üzerine fazlaca kafa yorulmuş mühendislikle. Şöyle anlatalım; G 580, her biri 145 beygir güç üreten ve tekerleklerin yakınında konumlanan 4 elektrikli motoruyla toplamda 580 beygir (432 kW) güç ve 1164 Nm torka sahip aktarma organlarıyla birlikte geliyor. Bu güç 3 tonun üzerinde ağırlığa sahip devasa aracı 4.7 saniyede 100 km/s hıza (G 63’ten sadece 0.2 saniye daha yavaş) ulaştırabiliyor.

85 CM’LİK SU GEÇİŞİ

G 580’e üstün Off-Road özelliklerini veren teknolojinin temelinde ise 4 motorun her birinin kendi iki vitesli diş kutusuna sahip olması yatıyor. Değiştirilebilir düşük oranlı şanzıman özelliği sayesinde aracın aktarma organları geleneksel difransiyel kilitlerine ihtiyaç duymuyor. Markanın ismini Low Range koyduğu bu sistem G 580’nin 35 derecelik bir eğimi basitçe kat edebilmesine ve 85 cm derinlikteki sudan normal bir su birikintisinden geçer gibi geçebilmesine olanak sağlıyor.

473 KM MENZİLİ VAR

Gövdesi bir merdiven şasisi üzerine inşa edilen elektrikli G, gücünü aracın hemen altında konumlanan ve arazide darbelere karşı 26 mm kalınlığındaki karbon malzeme tarafından korunan 116 kWh’lık bataryalardan alıyor. Nikel-Manganez-Kobalt kimyaya sahip bu batarya araca WLTP’ye göre 473 km’ye kadar sürüş menzili sağlıyor. 200 kW’ye kadar hızlı şarjı destekleyen G 580 yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Bu arada, aracın arkasındaki imza niteliğindeki stepne alanının yerinde ise şarj kablolarının koyulabileceği bir alan bulunuyor.

G 63 AMG KADAR HIZLI FİYATI DAHA UYGUN

EYLÜL ayında Türkiye’de satışa sunulması beklenen G 580 bu yıl sınırlı adette gelebilecek ancak tamamen elektrikli olduğu için muhtemelen yüzde 60’lık ÖTV diliminde konumlanacak. Bu durumda fiyatı yaklaşık 10-12 milyon TL seviyelerinde olacak. Özellikleri bakımından 585 beygir gücündeki G 63 AMG ile karşılaştırılan G 580 bu kapsamda önemli bir fiyat avantajı da sağlayacak. Çünkü, yüzde 220 ÖTV diliminde yer alan G 63 AMG’nin fiyatı 12 Mayıs itibarıyla 19 milyon 242 bin TL. Bu arada en uygun fiyatlı G Serisi, G 400’ün fiyatı da 14 milyon 128 bin TL.

TANK DÖNÜŞÜ YAPIYOR

G 580’deki değiştirilebilir düşük oranlı şanzıman özelliği sayesinde aracın aktarma organları geleneksel difransiyel kilitlerine ihtiyaç duyulmuyor. Markanın ismini ‘Low Range’ koyduğu bu sistem makyajla birlikte diğer G-Serileri’ne de gelen “Offroad Cocpit” kısayolu üzerinden kontrol ediliyor. Buradaki G-TURN özelliğiyle tank dönüşü yapılabiliyor, bu modla araç kendi etrafında yaklaşık 2.5 tur atabiliyor. G-STEERING özelliği ise tek tuşla arka tekerlekleri kitleyerek içten yanmalı araçlara göre çok daha keskin dönüşe imkân tanıyor.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/feed/ 0
Fahiş fiyatta para cezalarını artıran teklif komisyondan geçti: Sattığının arkasında durmayana ağır ceza https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:18:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15330 Fahiş fiyat uygulamaları ve stokçulukta para cezalarını ağırlaştıran torba yasa teklifi Meclis Sanayi, Ticaret ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu’ndan geçti. Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı hükümlerin yanı sıra Tüketicinin Korunması Hakkında Yasayı da değiştiren torba teklifle, üretici veya ithalatçı firmaların satış sonrası hizmetlerinde yeni kurallar getiriliyor. Düzenleme kapsamında, dayanıklı tüketim malları, taşıtlar ve elektronik başta olmak üzere birçok sektörde tüketiciyi korumaya yönelik cezalar öngörülüyor.

SATIŞ SONRASI MERCEK ALTINDA

Buna göre, yetkili servislerde malları süresinde teslim veya monte etmeyenlere her bir ürün için 2 bin 250 lira para cezası uygulanacak. İhlalin ağırlığına göre bu cezanın miktarı ürün bedelinin yüzde 10’una kadar çıkabilecek. Satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi almayan firmalar, 1 milyon 115 bin lira ceza ödeyecek. Asgari servis sayısı şartını sağlamayan şirketlere her servis için 124 bin lira ceza kesilecek. Bakanlıkça oluşturulan sisteme kayıt yapılmaması veya kaydın güncellenmemesi durumunda ise her bir servis istasyonu için 18 bin lira ceza uygulanacak.

İNTERNETTE YANILTANA YAPTIRIM KARARI

İnternet ortamında tüketiciyi yanıltan tanıtımlar için Reklam Kurulu devreye girecek. Kurul, aldatıcı ürünün internet sayfasından çıkarılması için bildirimde bulunacak. Bu uyarıya karşın 24 saat içinde içeriğin çıkarılmaması halinde pazarlanan ürüne erişim engellenecek. Muhatap şirket bildirimi alacak şartları sağlamıyorsa doğrudan erişimin engellenmesi kararı verilecek. Teknik olarak içeriğe erişimin engellenemediği veya engelleme yoluyla aykırılığın önlenemediği durumlarda internet sitesi tümden kapatılacak.

VARANK: KENDİMİZE ÇEKİDÜZEN VERMELİYİZ

-Komisyon Başkanı Mustafa Varank, tasarruf talepleriyle ilgili özeleştiri yaparak şunları söyledi: “Biz cezalara bile TBMM olarak popülist yaklaşıyoruz. Niye? Çünkü oradan belki bir oy gelir diye siyaset yapmaya çalışıyoruz. Onun için kendimize bakmamız lazım. Vatandaşa örnek olacaksak ilk başta bunu TBMM’de göstermemiz lazım. Vatandaşın beklentilerini karşılayacak şekilde kendimize çekidüzen vermemiz lazım. ‘Araba’ diyorsak TBMM’deki arabalara bakmamız lazım, ‘Yemek fiyatları’ diyorsak buradaki yemek fiyatlarına bakmamız lazım. Çünkü sokakta vatandaş bize bunun serzenişini gerçekten yapıyor.”

549 BİN TL’YE KİRALIK PAZAR TEZGÂHI

Anlık piyasa verilerinin ele alındığı toplantıda, kişi başı 60 lira hesaplanan kuruyemiş ikram tabağı, ekşi maya ekmek fişi ve pazar tezgâhı ilanları tek tek tartışıldı. Pazar tezgâhında kiralamayı kaldıran düzenlemeyi savunan Komisyon Başkanı Mustafa Varank, bir internet sitesinden ilanları bilgisayardan açarak, “Bak, ‘kiracısı üstünde 4 tahta cumartesi/Bahçesehir Pazartürk’ 549 bin lira kiraya vermiş.Böyle kiralamalar olmasın, belediyelerin hakkı buralar” dedi.

Bu arada, CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan da, toplantıda ikram edilen lüks kuruyemiş tabağını gündeme getirerek, “Bakın önümüzde kuruyemiş var. Fahiş fiyat diyoruz değil mi? Tavuk ile et fiyatı arasında, kilosu 400 lira. Valla, bunu yersek Başkanım, adam başı 60 lira zararımız var” dedi. Bunun üzerine Varank, görevlilere talimat vererek, “Şu kuruyemişleri koydurmayalım. Madem örnek olmamız lazım; biz bunları koydurmayalım bundan sonra. Arkadaşlarımız not alsınlar” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/feed/ 0
‘Restoranda eskisi gibi harcanmıyor’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:48:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14687 Restoran ve kafelerdeki fiyat artışı, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Hükümet, vatandaşın sürpriz fiyatlarla karşılaşmaması ve mağduriyet yaşamaması için 1 Ocak 2024 itibarıyla lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde fiyat listelerinin giriş kapısı ve masalara koyulmasını zorunlu hale getirmişti. O tarihten itibaren denetimler hızlandırıldı, milyonları bulan cezalar kesildi. Nisan ayı ortalarında Hürriyet’in dikkat çektiği çay, kahve, kurabiye fiyatları geniş yankı buldu. 110 TL’lik kurabiye sembol oldu ve tepkiler sosyal medyada çığ gibi büyüdü. “Boykot edelim” denildi. 20-21 Nisan tarihlerinde restoran, kafe gibi mekânlar boykot edildi. Sonuçlarınden etkilenen işyerleri olurken sektörün çatı örgütlerinden, “Biz bu işi masaya yatıralım” yanıtı geldi. Geçtiğimiz haftalarda ayrıca, yine Hürriyet sayfalarından vatandaşların dikkati bu kez adisyona eklenen ‘servis ücreti’ne çekildi. ‘Bahşiş’in hesaba eklenmesine tepkiler yağdı.

‘ANLATMAMIZ LAZIM’

Önceki akşam, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nin (TURYİD) yönetim kurulundaki isimler, bir grup gazeteciyle bir araya geldiler. “Bir de bizi dinleyin” dediler. Dinledik, notlar aldık. TURYİD Başkanı Kaya Demirer, ‘restoran matematiği’nin bütün hesaplarını çıkardığını söyledi; “Bu işin matematiği artık tutmuyor” dedi.

Boykot ile gelinen noktada restoranlar ve vatandaşın karşı karşıya kalmasından üzüntü duyduklarının altını çizerek şunları söyledi: “Restoranlardaki fiyat artışı boykut seviyesine geldi. Biz de restoranlarda ne, ne oranda artıyor artık bunu açıklama ihtiyacı duyduk. Restoranın matematiğini çıkardık. Satır satır yazdık. Ham madde ve insan kaynakları giderleri enflasyonun üzerinde artmış durumda. Bu işin çözümü restoranları boykot etmek, bizi suçlu göstermek değil. 2022’den beri matematik tutmuyor. Bizim bu durumdan el ele vererek, sabırla, hızlıca çıkmamız gerek.”

MÜŞTERİ HARCAMIYOR

Kaya Demirer ve yönetimdeki isimler restoran matematiğini şöyle anlattı: “Son beş yılda restoran matematiğinde giderlerin ortalama artış hızı yüzde 900. Benzin 2022’de 5 TL, bugün 43 TL. Bizim ana giderlerimiz olan yiyecek ve içecek, et, süt ürünlerinde fiyat artışı yüzde 700, asgari ücret yüzde 600 arttı. Ama gelirlerimiz aynı oranda artmadı. Her segmentte müşteri bir alta kaydı. Lükse geliyorsa orta segmente gitmeye başladı. Gelen de artık masayı donatmıyor. Paylaşıyor. Misafir azaldı. Her segment için geçerli bu. Cirolar azaldı. Boykot çok etkili olmadı ama sektörün tepkisini çekti. Hiç mi yok kötüye kullananlar, elbette var. 30 yıldır bu işi yapıyoruz. Ben domatesi kaça alacağımla ilgili iyi-kötü bir fikre sahiptim. Artık değilim. Fiyat algısı kaybolunca, güven de kayboldu.”

TURİZM KÖTÜ ETKİLENEBİLİR

Kaya Demirer, turizmin de fiyat artışlarından etkilenebileceğini söyledi. Demirer, “Son dört yılda yüzde 700 artan hammadde fiyatları bir yanda yüzde 400’e yakın artan diğer yanda. Bu ne demek, fiyatların iki misli daha pahalı olması zorunluluğu demek. O zaman siz Euro bazında zam yapıyorsunuz. Çünkü kur enflasyonun altında arttı. Turist eski fiyatları bulamıyor. Bu hepimiz için sorun. Biz bu işten hep birlikte, sabırla, hızlıca çıkmalıyız. Bu mutlaka bir yerde dengelenecek. İnsanlar sosyalleşmek istiyor. Ama 2022’den beri müşteri bize ‘Senin istediğin para benim cebimde yok’ diyor. Biz diyoruz ki bu yazı turizmle kurtarabilirsek, 2024 sonundaki yüzde 35’lik enflasyon hedefi yönetilebilir bir düzey olur. Sonrasında zaten insanlar yine bize gelecektir. Pandemi sonrası bunu gördük. O güne kadar el ele vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

RESTORAN İHRACATINA TEMETTÜ ÇÖZÜMÜ 

TURYİD Başkanı Demirer, restoran ihracatının artırılması için de Ticaret Bakanlığı’na öneri sunacaklarını belirtti. Demirer, şöyle konuştu: “Sayın bakan ile konuşacağımız konulardan biri de restoran ihracatı. Yurtdışında açılan restoranlar bir ekonomi yaratıyor. Masa örtüsünden peçetesine Türkiye’deki üreticileri de etkileyen bir fayda yaratıyor. Ama restoranlar Turquality programından çıkarıldı. Kötü örnekler nedeniyle bu karar alındı. Biz bu işin sivil toplum kuruluşuyuz. Birlikte bir çalışma yürütülmesini talep ediyoruz. Üç destek verilmeli; yatırım, kira, temettü. O restorandaki yerli payına göre yatırım desteği verilmeli. Asıl büyük destek ise temettüde olmalı. Temettüsünü Türkiye’ye getirene destek verilmeli. Yurtdışında restoranı olan 200 üyemiz var. Bu önemli bir kaynak yaratır.” 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/feed/ 0
Taksi plakasında büyük kayıp! Alanların zararı artıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:18:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14618 İstanbul’da çalışan ticari taksilerin plaka fiyatları geriliyor. Geçtiğimiz Aralık ayında 7 milyon liraya satılan ticari taksi plakaları 5.4 milyon liraya kadar geriledi ve alıcı bulmakta zorlanıyor.

Taksi plakası piyasasında da arz ve talebe göre fiyat belirlenirken arzın fazla talebin ise düşük olması nedeniyle plaka fiyatları gerilemesini sürdürüyor.

KİRASI 30 BİN LİRA, OTOMOBİLİ 1 MİLYONA MAL OLUYOR

Ticari taksi plakası alıp galericiler üzerinden kiraya verenler aylık 30 bin lira gelir elde ediyor. Taksi plakası yerine liralaşma stratejisi kapsamında mevduata 5.4 milyon lira bir aylık vadede yatırılsa yıllık yüzde 58 faizle aylık ortalama net 241 bin lira getiri sağlıyor.

ARALIK’TA 7 MİLYON LİRAYA PLAKA ALAN KİŞİ ZARARDA

Aralık ayında 7 milyon liraya İstanbul ticari taksi plakası alan kişi her ay 30 bin lira kira geliri elde etse 6 ayda toplamda 180 bin lira getiri sağlamış oldu. Ancak 7 milyon lira bağladığı taksi plakası fiyatı 5.4 milyon liraya geriledi ve yatırımı nedeniyle 6 ayda 1 milyon 420 bin lira kaybı oldu.
Plakasını kiraya vermeyip kendisi esnaflık yapsaydı yaklaşık 1 milyon liraya otomobil almak zorunda kalacaktı ve böylece zararı yaklaşık 2 milyon liraya ulaşacaktı. Enflasyonist ortamda enflasyon da hesabın içine katıldığında yatırım kaybı derinleşiyor.

Ticari taksiye giren araçların fiyatları yüzde 50-70 oranında değer kaybı yaşıyor ve satışı uzun sürebiliyor.

MEVDUATA YATIRSA NE OLACAKTI?

Aralık 2023’ten şu ana kadar (Mayıs 2024) 7 milyon lirasını mevduata yıllık yüzde 55 oranında faizle yatıran birisi bileşik faizle yaklaşık 2 milyon lira gelir elde etmiş olacaktı. Ancak yatırım tercihini taksi plakası alarak kullanan kişiler zarar etmiş oldu.

PLAKA SAHİBİ VERGİ DE ÖDÜYOR

Taksi plakası sahipleri kazanç üzerinden vergi ödemesi de yapıyor. Bu da ekstraya girdiği için kiradan elde edilen gelir yine düşmüş oluyor.

TAKSİ PLAKASI SAHİPLERİNİN BÜYÜK KISMI KİRAYA VERİYOR

Taksi plakası sahiplerinin çok büyük kısmı plakalarını kiraya vermeyi tercih ediyor. Otomobil alarak taksicilik yapan plaka sahiplerinin kazançları kiraya göre yüksek olsa da yapılan masraflar, ölümlü kaza riskleri, şoför bulma problemleri, arıza-bakım giderleri, fenni muayene, lastik masrafı, kaza riski, taksimetre ayar ücreti gibi birçok kalemdeki giderle karşı karşıya kalınıyor.

TAKSİCİ OLMAK İÇİN NE GEREKİYOR?

İstanbul’da taksici olmak oldukça kolay. Adli sicil kaydı, en az22, en fazla 65 yaş aralığında olmak, en az 2 yıllık sürücü belgesine sahip olmak, göz ve dahiliye uzman doktorundan onaylı 6 ayı geçmemiş sağlık raporu, psikiyatr onaylı psikoteknik raporu, ehliyet GBT sorgu kaydı, alkol ve psikotrop madde kullanım test raporu, 1 adet biyometrik fotoğrafı olan herkes İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak toplu taşıma kullanım kartını temin edebiliyor.

FAİZLER HEP YÜKSEK KALMAYABİLİR

Faizlerin hep yüksek kalması ihtimali bulunmuyor. Para politikaları değiştiğinde mevduat faizleri gerileme yaşayabilir. Kısa zaman önce mevduat faizleri oldukça düşük seviyelerdeydi. Faizlerin düştüğü ortamda mal fiyatlarında hızlı yükselişler yaşanabiliyor. Yatırım yaparken paranın zaman değeri ve alırken kazanma mantığıyla hareket etmek gerekiyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/feed/ 0
Fahiş fiyat verene milyarlık ceza yolda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:06:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14031 Ticaret Bakanlığı, bir yıl içinde üç kez ihlal yapan işletmeyi altı güne kadar kapatabilecek.

AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin’in ilk imzacı olduğu torba yasa teklifini dün AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler açıkladı. Meclis komisyonlarında gelecek hafta görüşülecek teklife göre, tedarik zincirindeki haksız ticari uygulamalarda bir yıl içerisinde kesilecek toplam para cezasının üst sınırı artırılacak. Yıllık toplam para cezasının miktarı; küçük ölçekli işletmeler için 20 milyon, orta ölçekli işletmeler için 200 milyon, büyük ölçekli işletmeler için de 1 milyar liraya ulaşabilecek. Bu cezalar mevcut yasada sırasıyla 5, 50 ve 250 milyon lira olarak uygulanıyor.

İHLAL BAŞINA 12 MİLYON LİRA

Fahiş fiyat artışı ve haksız fiyat uygulanması halinde her bir aykırılık için 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar ceza kesilecek. Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerce, piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici uygulama yapılması halinde ceza miktarı, yine her bir aykırılık için 1 ila 12 milyon lira arasında olacak. Ticaret Bakanlığı; fahiş fiyat, stokçuluk veya Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu kararına aykırılık halinde bir yıl içinde üçten fazla ceza alan işletmeyi 6 güne kadar kapatabilecek.

GÜLER: 10 KAT ARTIRIYORUZ

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, “Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk ekonomimizin dengesini bozmakta ve vatandaşın aleyhine dengesizlikler ortaya çıkarabilmektedir. Bugüne kadar uygulanan para cezalarını artırıyoruz. Fahiş fiyatta ceza tutarını 100 binden 1 milyona, stokçuluk için öngörülen ceza tutarını ise her bir aykırılık için 1 milyon TL’den 12 milyon TL’ye kadar artırıyoruz. Aldatıcı reklamların internet üzerinden yayınlanması halinde tüketiciyi korumak için Reklam Kurulu’nun hızlı bir şekilde erişimin engellenmesi kararı verebilmesi yönünde düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Ayrıca Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturmaların sürelerinin uzamasının önüne geçilmesini amaçlayan düzenlemeler de bulunuyor” dedi.

İŞTE YENİ YAPTIRIMLAR

SERVİSLERE YENİ DÜZEN: Servis istasyonlarında mal veya hizmetin satışından kaçınanlar hakkında her bir ihlal için 2 bin 250 liradan az olmamak üzere para cezası uygulanacak. Ceza ürünün toplam satış fiyatının yüzde 10’una çıkabilecek. Görünür “özel servis” ibaresi kullanmayan istasyonlara 18 bin lira ceza uygulanacak.

LİSANSLI DEPOLAR: Lisanslı depoculuk tarifesinin üzerinde ücret talep ve tahsil eden, ürün miktarında kesinti yapan işletmeler, 250 bin ila 1 milyon lira arasında ceza ödeyecek. Analiz ve sınıflandırma işlemi yapılmadan depo işlemi yapılması, aletlerde periyodik bakımların yapılmaması, koruma şartlarına uyulmaması nedeniyle ürünün sınıf ve kalitesinde farklılık tespit edilmesi halinde 200 bin lira ceza uygulanacak. Bu cezanın bir yıl içinde toplam tutarı 1 milyon lirayı aşmayacak.

PAZAR TEZGÂHI: Pazar tezgâhları artık kiralanmayacak. Kapalı pazar yerlerinde “sınırlı ayni hak yöntemi” ile kiralama kaldırılıyor. Pazar tezgâhları yalnızca tahsis yöntemiyle kullandırılacak.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/feed/ 0
Tavuk etine ihracat sınırlaması getirildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:09:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13229 Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

Bilindiği gibi, kümes hayvancılığı ve beyaz et sektöründe dünyanın en önemli üretici ve ihracatçı ülkeleri arasında yer alan ülkemizde, yıllardır süregelen üretim ve ihracattaki doğru politikalar ile mevcut üretim hacmine ulaşılmış, sektör uzun yıllardır iç talep ile yurt dışı talebi bir arada karşılayabilecek kabiliyeti muhafaza etmiştir. 

Son yıllarda yaşanan bölgesel ve küresel riskler, küresel gıda fiyat endeksi üzerinde yukarı yönlü bir eğilim oluşturmuş ve özellikle temel tarım ürünlerinde ülkelerin iç piyasa arzını koruma faaliyetlerini ortaya çıkarmıştır. 

Buna bağlı olarak, muhtelif ürünler ile birlikte ülkemizde de tüketim açısından en önemli hayvansal protein aracı olan kümes hayvancılığı ürünleri de 2023 yılının Mayıs ayı içerisinde İhracı Kayda Bağlı Mallar Listesine alınmıştı.

Bununla beraber, 2024 yılının ilk aylarında tavuk eti fiyatlarındaki artış hızının genel enflasyonun, yem ve enerji gibi maliyet kalemleri ile kurundaki aylık fiyat değişimlerinin çok üzerine çıktığı gözlemlenmiştir. Bu durum, söz konusu ürün grubunda olağan piyasa şartlarının dışına çıkıldığını ve olağan fiyatlama davranışlarının bozulduğunu göstermiştir. 

Fiyat oluşumları izlenirken üretim ve ihracat gelişimleri analiz edilmiş, iç ve dış talepte muhtemel senaryolar titizlikle tetkik edilmiş, ilgili kamu kurumları ve sektörel kuruluşlar ile istişareler gerçekleştirilerek, üretim, tüketim, dış ticaret ve fiyat oluşumları kapsamında detaylı bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

Tüketim alışkanlıklarındaki ve iç talepte yaşanan değişimlerin, spekülatif fiyat yükselişlerini beraberinde getirdiği görülmüştür. Yapılan analizler iç piyasada tüketici refahının korunabilmesi için arz yönlü sıkıntılara mahal verilmemesini teminen, söz konusu ürün ihracatına yönelik bir takım düzenlemeler yapılması gerekliliğini ispat etmiştir. 

Bununla birlikte, sektörde ölçek ekonomisinin sürdürülebilmesi,  iç talepte yaşanabilecek dalgalanmaların üretim kaybına sebebiyet vermemesi  ve yoğun çabalar ile kazanılan ihracat pazarlarının korunabilmesinin de ülkemizin ekonomik menfaatleri açısından önemli olduğu değerlendirilmiştir. 

Ticaret Bakanlığımız tarafından, başta Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili resmi ve sektörel kuruluşlar ile yapılan istişareler ve çalışmalar sonucunda, bütün ve parça dahil olmak üzere, tavuk eti ihracatının 1 Mayıs 2024 tarihinden 31 Aralık 2024 tarihine kadar, aylık bazda azami 10 bin ton, toplamda ise bu yıl sonuna kadar 80 bin ton olacak şekilde sınırlandırılmasına karar verilmiştir. 

Diğer taraftan, tavuk eti ürünleri satışlarındaki fiyat artışları 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında incelenmek üzere, 1.10.2022-31.10.2023 tarihleri dönemini kapsayacak şekilde 16 üretici firmaya Ticaret Bakanlığımız müfettişlerince denetimler gerçekleştirilmiştir. Söz konusu denetimler sonucunda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından aykırılık yaptığı tespit edilen 8 firma hakkında idari para cezaları verilmiştir.

Ancak, son dönemde tavukçuluk sektöründe fahiş fiyat artışı yapıldığına ilişkin şikayet başvuruları sebebiyle, tavukçuluk sektöründe faaliyet gösteren 16 firma hakkında Ticaret Bakanlığımız müfettişlerince denetimlere geçtiğimiz günlerde yeniden başlanmıştır. 

Ayrıca, Rekabet Kurumu tarafından da 04.01.2024 tarihinde beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı firmalar hakkında açılan  soruşturmanın gerekli idari para cezaları ile  sonuçlandırıldığı ve ilgili firmalara 26.4.2024 tarihinde tebliğ edildiği öğrenilmiştir. 

Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili resmi kuruluşlar ve sektörel kuruluşlar ile koordinasyon halinde çalışarak, ülkemizin tarım ürünleri politikaları ve muhtelif gıda ürünlerinin iç ve dış ticaretinde yapılan düzenlemelerin temel amaçları; dünyada ortaya çıkan yeni eğilimler de dikkate alınarak, yurt içi üretim ve tüketim dengesinin korunması; önceliğimiz olarak yurt içi tüketimin vatandaşlarımız için makul fiyatlarla karşılanması, gıda arz güvenliğinin önündeki tehditlerin bertaraf edilerek ülkemizde sürdürülebilir gıda arzının sağlanmasıdır. 

Önümüzdeki dönemde de, Ticaret Bakanlığımızca, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere, ilgili devlet kuruluşları ve ilgili özel sektör kuruluşları ile güçlü bir işbirliği yapılarak, gıda arzının ve güvenliğinin korunması, halkımızın gıdaya makul fiyatlarla ulaşımının kolaylaştırılması ve gıda piyasalarında oluşabilecek spekülasyonların önlenmesine yönelik olarak görev ve yetki alanımızda bulunan bütün politika ve denetim araçlarına kararlılıkla başvurulacaktır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/feed/ 0
Kasaplar ‘kanat’sız kaldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:09:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12422 İstanbul’da kırmızı etin kilosu 600 lira, antrikot ise 700 lirayı bulan fiyatlarla satılıyor. Karkas etin fiyatı 380 lirayken kuşbaşı etin kilogram fiyatı ise 600 liraya alıcısını arıyor. Artan kırmızı et fiyatları vatandaşların beyaz ete yönelmesine neden oldu. Beyaz etteki talebin yükselmesi nedeniyle 9 günlük Ramazan Bayramı tatilini İstanbul’da geçirenler tatilin son günlerinde kasap ve marketlerde tavuk kanat bulamadı. Hafta sonları da benzer durum yaşandığı belirtilirken İstanbul Kasaplar Odası üyesi Veysel Günal, “Önümüzde yaz sezonu var, yaz sezonunda tavuk kanat bulunamayacak” uyarısında bulundu.

20 KOLİ YERİNE 5 KOLİ GELDİ”

Günal, “Bayram nedeniyle tavuk siparişi verdik, 20 koli yerine 5 koli geldi. 100 kilo kanat yerine 10 kilo gönderdiler. İstanbul’un tamamına yetecek kadar mal sevk edilmedi. Parça ürün yaptıkları için tavuk kısıtlı geldi. Mangal sezonu olduğu için, 9 gün de arada bir tatil olduğu için tabii bu da tavuk firmalarında büyük bir fırsatçılığa sebep oldu. Tavuk parçalamalarda yüzde 20 oranında kar marjı çok. Bugün tavuğu kasap parçalasaydı, parçalama imkanı olsaydı, tavuğu yüksek bir rakamdan sipariş verirdi ve budunu, kanadını kendi çıkarırdı. Yaz sezonu, mangal sezonu derken maalesef bugün kanat 200 lira bandını geçti. Vatandaşın en doyurucu maddesi tavuk olduğu için, tavuğun yanı sıra ete de çok zam yapıldığı için vatandaş tavuğa yöneldi. Bayram zamanında vatandaşlar hiçbir kasapta, hiçbir markette tavuk bulamadı. Kanat 200 lira bandında. Bize 165 lira olarak gelişi var, tabii bu semtten semte değişiyor. Vatandaşımızın bir yiyecek maddesi tavuk olduğu için bu kadar zammı da yapmasınlar” ifadelerini kullandı.

BEYAZ ETE YÖNELDİLER

Günal , “Bundan 1 ay önce karkas etin fiyatı 280 liraydı, şu anda ise 380 lira bandında. Ramazan ayından çıktık, o zaman kuşbaşı eti 480 liraya satıyorduk, şu anda 600 lira. Vatandaş kırmızı ete yanaşamıyor. Tavuk ise vatandaşın tercih ettiği gıda maddesi; ama maliyetleri yüksek. Burada kasabın bir suçu yok. Kırmızı eti alanlar beyaz ete yönlendiği için fiyatlar ondan aksadı. En büyük neden parçalama tavuğu firmalar yetiştiremediği için, istediği fiyata geçiş yaptı“ dedi.

Bayram döneminde tavuk satışlarında yaşanan sıkıntının firmaların eksik ürün tedariğinden kaynaklandığını söyleyen kasap Recep Özçelik ise şunları söyledi: “Ürünlere 15 günde bir zam geliyor. Etlere haftada 2 kere zam geliyor. Firmalar bizlere siparişleri eksik gönderiyorlar ki, vatandaşa ürünler elimizde yok diyelim ardından da zam gelsin diye.”

TAVUK FİYATINDA ARTIŞ DEVAM EDECEK SİNYALİ

BEYAZ ette uzun süredir yaşanan haftalık fiyat artışlarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söyleyen Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Abdullah Koç, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede bu artışların her pazartesi günü bir miktar hissedileceğini belirtti. Tavuk ürünlerinde son yıllarda ciddi bir üretim düşüşü olduğuna dikkat çeken Koç, “Geçen yıl üretim oldukça düşük kaldı. Bu yılın başında üretimde bir toparlanma var ancak yetersiz. Fiyat artışlarının asıl nedeni de sanayiciler. Bizde yaklaşık bir yıldır tavuk eti fiyatları değişmedi. Biz sözleşme ile satış yapıyoruz. Sözleşmelerde de fiyatlar hiç artmadı. Biz yetiştirdiğimiz hayvanları sanayicilere veriyoruz. Onlar eti işliyor ve kasaplara satıyor. Üretimi de kısanlar bizzat sanayiciler. Onlar fiyatları belirliyor” dedi.

HER MANGAL DÖNEMİNDE FİYATLAR ARTIRILIYOR

Her yıl mayıs ayına yaklaşırken sanayicilerin daha fazla zam yapmak istediğini anlatan Koç, “Burada bir kesim yaklaşan mangal sezonu öncesinde fiyatları yukarı doğru çekmek istiyor. Zaten geçmiş dönemde kırmızı et çok yüksek seviyelerde seyrederken beyaz et aşırı ucuz kalmıştı. Daha sonra beyaz ette de gerekli ölçüde artış oldu. Ancak bu artış devam edecek. Biz yaz sonuna kadar artışların sürekli olarak vatandaşa yansıtılacağını ardından da fiyatlarda bir düşüş olacağını düşünüyoruz. Ancak bir haftada yüzde 30, yüzde 45 gibi artışlar olacağını düşünmüyoruz. Piyasa da bu yönde iddialar dolaşsa da fiyat artışları uzun vadeye yayılacak” diye konuştu. Koç, fiyat artışlarında sanayicilerin önemli bir ağırlığı olduğunu söyledi.

Abdullah Koç, piyasada güncel olarak arzın talebi karşılamadığını bu durumun da önümüzdeki süreçte devam edeceğini aktardı. Koç, beyaz ete talebin yüksek olduğu önceki yıllarda üreticilerin ellerinde stok ürünleri piyasaya sürdüğünü ancak bu yıl üretimdeki yetersizlik yüzünden böyle bir imkanın olmadığını ve üreticinin hazırlıksız olduğunu vurguladı. Koç, şu an çeşitli kasap odalarının sanayicilerden tonlarca ürün talep etmesine rağmen, bu taleplerin oldukça az bir kısmına karşılık verilebildiğini dile getirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/feed/ 0
Kolejler Oxford’la yarışıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kolejler-oxfordla-yarisiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kolejler-oxfordla-yarisiyor/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:21:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8925 Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili maddesine göre, özel okullarda ara sınıfların tavan ücreti ÜFE-TÜFE formülüyle sınırlandırılıyor. Bu da yaklaşık yüzde 56’lık bir zam oranını ortaya çıkarıyor. Ancak 1, 5 ve 9’uncu sınıflarda yani kademe başlangıçlarında özel okullar fiyatlarını belirlemekte serbest. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde çocuklarını özel okula göndermek isteyen ailelerin ortalama 200 bin TL ile 450 bin TL’yi gözden çıkarması gerekiyor.

VADELİDE YÜKSEK FAİZ

Diğer yandan özel okullarda eğitim tüm günü kapsadığı için çocukların okulda öğle yemeği yemesi gerekiyor. Yüzde 10 KDV ve ek hizmet ücretlerini ekleyince velinin cebinden çıkacak olan tutar daha da artıyor. Bazı okullarda ise fiyatlar 1 milyon TL’ye kadar çıkıyor. Örneğin Hisar Okulları’nın 5’inci sınıflarında bu yıl peşin öğrenim ücreti KDV dahil 850 bin TL’yi bulurken, toplamda 117 bin 700 TL istenen sabah, öğle ve ikindi beslenmesiyle fiyat 968 bin TL’ye çıkıyor. 11 ay vadeli ödeme seçeneğinde ise ödenmesi gereken rakam 1 milyon 528 bin TL. Okulun 9’uncu sınıfında da 950 bin TL olan yıllık öğrenim ücreti 11 aylık taksit istenirse 1 milyon 500 bin TL’yi buluyor.

Yabancı okullarda önümüzdeki yılın ücretlerini açıklayanlar arasından Saint Joseph’te yeni kayıt tutarı 675 bin TL olarak duyurulurken, bu fiyat 4 taksitte 712 bin TL, 8 taksitte 750 bin TL’yi buluyor. Saint-Michel Fransız Lisesi’nde de peşin ödeme tutarı 538 bin 927 TL. Kredi kartı ile peşin ödenmesi halinde 549 bin TL isteniyor. St. Georg Avusturya Lisesi’nde ise belirlenen ücret 500 bin TL. Bu ücret 10 taksitli ödemede 550 bin TL’ye çıkıyor.

HİSAR OKULLARI’NDAN AÇIKLAMA: FİYATIMIZ YÜKSEK ÇÜNKÜ...

* Hisar Okulları tarafından yapılan yazılı açıklamada ise çok tartışılan yeni kayıt ücretleri ve vadelide yüksek faiz oranıyla ilgili şöyle denildi: “Hisar mezunları ABD’de Harvard, Yale, Columbia, Princeton, Stanford, Brown University; İngiltere’de Imperial College London, UCL, King’s College gibi dünyanın en iyi üniversitelerine burslu olarak kabul edilme başarısını gösteriyor. Ara sınıflardaki ücret artış oranı, zorunlu kılınan tavan oran yüzde 56.895 seviyesinde. Başlangıç seviyesindeki artışlar da yönetmelik doğrultusunda, ekonomik koşulların değişimlerine ilişkin devletin ilgili kurumlarının hazırladığı finansal öngörü raporları dikkate alınarak belirlenmiştir. Bu ücretlere yemek ve KDV dahildir.”

YURTDIŞINDA OKUL FİYATLARI

* İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde harçlar bölümlere göre bugünkü kur karşılığı yaklaşık 1 milyon 350 bin TL ile 2 milyon TL arasında değişiyor.

* Harvard Üniversitesi’nin 2023-2024 akademik yılı için eğitim ücreti 1 milyon 750 bin TL’ydi. Bu yıl Harvard’da eğitim alan bir öğrenci yurt, yemek gibi ek hizmetlerle birlikte yaklaşık 2 milyon 500 bin TL ödedi.

* Yale Üniversitesi’nde ise 2024-2025 yılında öğrenim görecek yabancı öğrenciler için okul harcı yaklaşık 2 milyon 150 bin TL. Yurt ve yemek ücretleri de hesaba girince Yale için 2 milyon 821 bin 577 TL ödenmesi gerekiyor.

* Brown Üniversitesi önümüzdeki yıl fiyatını 2 milyon 200 bin TL civarında açıklarken, Columbia Üniversitesi’nde bu rakam 2 milyon 100 bin TL.

* Priceton Üniversitesi’nde ise 2 milyon TL olan öğrenim, diğer masraflar eklenince 2 milyon 800 bin TL’yi buluyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kolejler-oxfordla-yarisiyor/feed/ 0
Merkez Bankası, PPK özetini açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/#respond Sun, 26 May 2024 21:09:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8557 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette, Şubat ayı enflasyonunda ücret ve geriye doğru endeksleme davranışının devam eden yansımalarının hissedildiği belirtildi. Raporda Ramazan ayına özgü unsurların etkisinin belirgin olduğu gıda fiyatlarının öne çıktığı ifade edildi.

Metinde şu ifadeler yer aldı:

“Küresel büyüme görünümü yatay seyretmekte, işgücü piyasalarındaki sıkılık ise devam etmektedir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2023 yılı dördüncü çeyrek yıllık büyümesi yüzde 1,76 olarak gerçekleşerek bir önceki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında yatay bir seyir izlemiştir. 2024 yılı ilk çeyreğine ilişkin tahminler ise yüzde 1,85 düzeyindedir. Bu çerçevede, küresel ekonomide geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan yavaşlamanın son çeyrekte de devam ettiği ve küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyrini sürdürdüğü değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, gerek ihracat ağırlıklı küresel büyüme görünümü gerekse ocak ve şubat ayı PMI verileri, iktisadi faaliyette 2023 yılı son çeyreğine göre ılımlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Enflasyonda kalıcı düşüş sağlamak amacıyla sıkı para politikalarının sürdürülmesi ve jeopolitik risklerin varlığı 2024 yılında küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir.

Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri, küresel enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini ima etmektedir. 2023 yılında enflasyonda görülen keskin düşüşe rağmen birçok ülkede, özellikle hizmet enflasyonundaki katılık dikkat çekmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde faiz indirimleri parasal sıkılığı koruyacak şekilde sürdürülürken, gelişmiş ülke merkez bankalarının da 2024 yılı içerisinde faiz indirimlerine başlamaları beklenmektedir. Ancak, merkez bankalarının son dönem iletişimleri ve ABD ocak ve şubat enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi sonucunda piyasa fiyatlamaları önceki PPK dönemine kıyasla daha temkinli bir indirim patikasına işaret etmektedir. GOÜ’lere yönelen portföy akımları, ocak ayı başından itibaren görülen yavaşlamanın ardından, risk iştahındaki olumlu seyre bağlı olarak son haftalarda yeniden artış göstermiştir.

 

PARASAL VE FİNANSAL KOŞULLAR

Bir önceki PPK döneminden bu yana toplam kredi büyümesinde ivmelenme gözlenmiştir. Bireysel kredilerin 4 haftalık ortalama büyüme oranları önceki PPK toplantısı haftasından bu yana artarak, yüzde 4,12 seviyesinde gerçekleşmiştir. İhtiyaç kredilerinde ve bireysel kredi kartlarında bu oran sırasıyla yüzde 4,59 ve yüzde 5,34 seviyesindedir. Taşıt kredileri ise yüzde 0,59 azalarak yılbaşından bu yana sergilediği zayıf seyrine devam etmiştir. Diğer taraftan, Türk lirası ve kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerin aynı dönemde 4 haftalık ortalama artış oranları sırasıyla yüzde 3,34 ve 1,28 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mart ayı içinde yapılan düzenlemelerle finansal koşullar sıkılaştırılmış, para politikası aktarımı desteklenmiştir. Bu kapsamda, Türk lirası ticari ve ihtiyaç kredileri için aylık büyüme kısıtları yüzde 2’ye düşürülmüş, uygulamanın etkinliğini artırmak amacıyla büyüme kısıtlarının aşılması durumunda menkul kıymet tesisine ek olarak zorunlu karşılık tesisi getirilmiştir. Kredi kartı nakit çekim ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami faiz oranları ihtiyaç kredi faizleri ile uyumlu olarak yüzde 4,42’den yüzde 5’e yükseltilmiştir. Öte yandan, Türk lirası mevduatın desteklenmesi amacıyla, tüzel kişiler için Türk lirası pay artış hedefi getirilmiş, gerçek kişi Türk lirası pay artış hedefleri mevcut eğilimler çerçevesinde kalibre edilmiş ve hedeflere ulaşılamaması durumundaki komisyon oranları artırılmış, yenileme ve Türk lirasına geçiş hedefini sağlayan bankalar için zorunlu karşılık tesisi üzerinden faiz ödemesi (katılım bankaları için indirim uygulaması) vadesiz ve 1 aya kadar vadeli mevduatı kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Türk lirası cinsinden yükümlülükler için 14 günlük dönemde ortalama olarak tesis edilen zorunlu karşılık tutarının bir kısmının bloke olarak tutulmasına karar verilmiştir.

Finansal koşulları sıkılaştırıcı yönde atılan adımların da etkisiyle Türk lirası ticari kredi faizleri ve ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı-KMH hariç) faizleri önceki PPK toplantı haftasından bu yana sırasıyla 6,27 puan ve 15,3 puan artarak, yüzde 59,6 ve yüzde 76,0 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde sınırlı artış gösteren konut kredisi ve taşıt kredisi faizleri 15 Mart 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 42,7 ve yüzde 43,1 olarak gerçekleşmiştir. Mart ayı PPK kararı ve alınan makroihtiyati tedbirler ile kredi büyümesinde dengelenme öngörülmektedir.

Parasal aktarım mekanizmasını destekleyici makroihtiyati tedbirlerin etkisi ile geçtiğimiz PPK dönemine göre 2,81 puan artan Türk lirası mevduat faizleri 15 Mart itibarıyla yüzde 49,6 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, düşük tutarlı tasarruf mevduatları ile yüksek tutarlı mevduatlara önerilen faizler arasındaki farkın da devam ettiği gözlenmiştir. Söz konusu gelişmelerin yurt içi talepte dengelenme süreci üzerindeki etkileri yakından takip edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri önceki PPK dönemine kıyasla 6,31 milyar ABD doları azalarak 15 Mart 2024 itibarıyla 127,9 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Küresel risk iştahındaki iyileşmeye karşın, kısa vadeli yurt içi belirsizliklerin etkisiyle Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (Credit Default Swap-CDS) 43 baz puan artışla 20 Mart 2024 itibarıyla 337 baz puan seviyesine yükselmiştir. Benzer şekilde, Türk lirasının 1 ve 12 ay vadeli kur oynaklığı 20 Mart 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 8,6 ve yüzde 19,5 seviyelerine yükselmiştir. 2023 yılı haziran ayından itibaren 2,02 milyar ABD doları Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına ve 2,55 milyar ABD doları senedi piyasasına olmak üzere toplam 4,57 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Öte yandan, son dönemde yaşanan risk primi ve kur oynaklıklarındaki artışlara net portföy çıkışlarının eşlik ettiği gözlenmiştir.

 

TALEP VE ÜRETİM

2023 yılının son çeyreğinde iktisadi faaliyet güçlü seyretmiştir. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYİH) verileri, söz konusu dönemde özel tüketimin yıllık büyümeye katkısında düşüş ve net ihracatın negatif katkısında azalmaya işaret etmektedir. Ancak, GSYİH verileri çeyreklik bazda değerlendirildiğinde, 2023 yılının son çeyreğinde özel tüketimin büyümeye katkısında hızlanma, net ihracatın büyümeye katkısında ise, pozitif olmakla birlikte, bir önceki çeyreğe kıyasla azalma gözlenmektedir. Bu çerçevede, yılın son çeyreğinde fiyat indirim kampanyaları ile beklenen ücret güncellemeleri kaynaklı öne çekilen talep güdüsünün talepteki dengelenmeyi zayıflattığı değerlendirilmektedir.

Tüketim malı ve altın ithalatı yavaşlayarak cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Ocak ayında, TÜİK tarafından temel yıl ve hesaplama değişikliği yapılarak yayımlanan perakende satış hacim endeksi, aylık bazda yükseliş eğilimini sürdürmüş, çeyreklik bazda ise endeksin büyümesi hızlanmıştır. Buna karşılık, ticaret satış hacim endeksi aylık bazda azalmış, bir önceki çeyreğe göre ise yatay seyretmiştir. Benzer şekilde, ocak ayına ait sektörel ciro ve hizmet üretim endeksleri, hizmetler sektöründe daha zayıf bir faaliyete işaret etmiştir. Bir önceki çeyrekte gerileyen imalat sanayi firmalarının kayıtlı iç piyasa siparişleri, ücret güncellemelerinin gerçekleştiği yılın ilk çeyreğinde yeniden artış kaydetmiştir. Öte yandan, bu dönemde firmaların gelecek üç aydaki iç piyasa sipariş beklentileri düşmüştür. Kartla yapılan harcamalar ise artışını mart ayında da sürdürmüştür. Firma görüşmeleri, yılın ilk çeyreğinde ücret artışları, firmaların ilave kampanyaları ve öne çekilen talep etkisiyle yurt içi satışların çeyreklik bazda arttığını ima etmektedir. Bu çerçevede, talebin mevcut seviyesi enflasyon üzerinde bir risk unsuru olarak görülmeye devam etmektedir.

Ocak ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yatay seyrederken, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,1 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda ise ocak ayı itibarıyla yüzde 1,4 oranında artmıştır. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sanayi kapasite kullanım oranı yüzde 77 seviyesinde gerçekleşerek tarihsel ortalamalarının sınırlı üzerinde seyretmiştir.

Ocak ayı itibarıyla mevsimsellikten arındırılmış istihdam, çeyreklik bazda yüzde 1,1 oranında artarak 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı artmıştır. İşsizlik oranı, çeyreklik bazda 0,2 puan artarak yüzde 9,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, işgücü piyasasında talebin sınırlı bir miktar güç kaybettiğine işaret etmektedir.

Ocak ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığı aylık bazda 7,9 milyar ABD doları düşerek 37,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Söz konusu gerilemede, ihracattaki artış, altın dış ticaret açığındaki güçlü azalış ve enerji fiyatlarında yıllık bazda devam eden düşüş etkili olurken, altın ve enerji hariç dış ticaret açığındaki azalış sürmüştür. Şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracatın yatay seyrettiğini, ithalatın aylık bazda yükseldiğini göstermektedir. Mart ayı için yüksek frekanslı verilerle beraber değerlendirildiğinde üç aylık ortalama eğilim, ihracat ve ithalatta yatay bir seyir ima etmektedir.

Mevcut veriler çerçevesinde tahminler, ilk çeyrekte mevsimsellikten arındırılmış olarak tüketim malı ithalatında sınırlı bir düşüşe işaret etmektedir. Altın ithalatı ise tarihsel ortalamaları etrafında seyrederken, yıllıklandırılmış olarak altın dengesindeki iyileşme eğilimi sürmektedir. Diğer taraftan, ocak ayı itibarıyla yıllıklandırılmış hizmetler dengesi fazlası aylık bazda değişmeyerek 52 milyar ABD doları olmuştur. Güçlü ve yıl geneline yayılmış olarak seyreden turizm gelirleri, cari dengeye katkı sunmaya devam etmektedir.

Cari açığın finansman tarafında, yıllıklandırılmış olarak bankacılık sektörünün uzun vadeli borç çevirme oranı 2023 yılının son iki ayında yüzde 100’ün üzerine çıkmış, 2024 yılının ocak ayında ise yüzde 121 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 95 civarında olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı finansman imkanlarında güçlü görünüm sürmektedir.

ENFLASYON GELİŞMELERİ

Şubat ayında, aylık manşet enflasyon ve enflasyonun ana eğilimi gerilemekle beraber Enflasyon Raporu tahmin patikasında öngörülenin üzerinde seyretmiştir. Tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 4,53 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 2,21 puan artışla yüzde 67,1 olmuştur. Bu dönemde hizmet, gıda ve enerji gruplarının yıllık enflasyona olan katkısı yükselirken, temel mal ile alkol-tütün-altın gruplarının katkısı gerilemiştir.

Şubat ayı tüketici enflasyonu artışında ücret ve geriye doğru endeksleme davranışının devam eden yansımalarının hissedildiği hizmet fiyatlarının yanı sıra Ramazan ayına özgü unsurların etkisinin belirgin olduğu gıda fiyatları öne çıkmıştır. Bu dönemde özellikle kırmızı et ve bağlantılı işlenmiş et ürünleri ile çiğ süt referans fiyat artışının yansımalarının izlendiği süt ve süt ürünleri fiyatlarında artış oranı belirgin olmuştur. Gıda grubu doğrudan etkilerinin yanı sıra yemek hizmetleri kanalıyla dolaylı olarak da manşet enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Enerji grubu aylık enflasyonunun ana belirleyicisi jeopolitik gelişmeler, petrol üretimine ilişkin alınan kararlar ve gerileyen stok seviyeleri neticesinde yükselen petrol fiyatları ile Türk lirasının seyrini takiben akaryakıt kalemi olurken, bedelsiz doğal gaz kullanımının aylık tüketici enflasyonuna mekanik etkisi 0,01 puan ile oldukça sınırlı kalmıştır. Temel mal grubu aylık enflasyonu şubat ayında zayıflamış, dayanıklı mallar başta olmak üzere bu grupta fiyatlar ılımlı bir oranda yükselmiştir. 2024 yılı ilk çeyreğinde yurt içi talepte devam eden dirençli seyir maliyet artışlarının fiyatlara geçişini kolaylaştırmıştır. Hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır.

Şubat ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet enflasyonu öncülüğünde, öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C endekslerinin aylık artış oranları sırasıyla yüzde 4,3 ve yüzde 4,2 seviyelerinde gerçekleşerek önceki aya göre zayıflasa da halen yüksek seyretmiştir. B ve C endekslerinde mevsimsellikten arındırılmış üç aylık ortalama artışlar sırasıyla yüzde 4,8 ve yüzde 5,2 olarak ölçülmüştür Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada ocak ayına kıyasla güçlenirken, temel mal ve hizmet gruplarında yavaşlama kaydetmiştir. Bu dönemde yayılım endeksi önceki aya kıyasla sınırlı bir miktar yükselirken, Medyan, SATRIM ve diğer ana eğilim göstergeleri gerileme kaydetmiştir.

Şubat ayında, alt gruplar bazında gıda sonrasında en yüksek fiyat artışı aylık bazda yavaşlamasına karşın öngörülenden yüksek bir seyir izleyen hizmet kaleminde olmuştur. Hizmet grubunda fiyat artışları, geçmiş enflasyona endeksleme davranışı ve ücret ayarlamalarının devam eden yansımalarıyla, genele yayılan bir görünüm arz etmiştir. Ücret artışlarının maliyet yönlü etkisi gerek mal gerekse hizmetlerde fiyatlara nispeten hızlı bir biçimde yansırken, talep yönlü etkisi zamana yayılmakta ve maliyet yönlü etkilere kıyasla daha fazla belirsizlik içermektedir. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip etmektedir.

Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Yıllık enflasyon temel mal grubunda şubat ayında yüzde 54 seviyesindeyken, hizmet sektöründe yaklaşık yüzde 94 ile 40 puan daha yukarıdadır. Hizmet sektörüne ait yayılım endeksi şubat ayında tarihsel ortalamasının yaklaşık yüzde 40’ı kadar üzerinde seyrederek, artışların bir miktar güç kaybetmekle beraber sektör geneline yayılmaya devam ettiğini göstermektedir. Bu bakımdan, yakın dönem tüketici enflasyonu gerçekleşmeleri dikkate alındığında, belirli hizmet sektörü kalemlerinde enflasyonun bir süre daha yüksek seyretme riski bulunmaktadır. Kira, eğitim ve sigorta gibi belirli hizmet sektörlerinin bu bağlamda öne çıkacağı değerlendirilmektedir.

Kira yıllık enflasyonu yüksek bir seviyede seyretmektedir. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, kira artış oranında şubat ayında başlayan yavaşlamanın mart ayında devam edeceğini ima etse de mevcut seviyeler Enflasyon Raporu’nda öngörülenin üzerindedir. Eğitim hizmetlerinde ise özel okul ücretleri kaynaklı yüksek oranlı artışlar izlenmektedir. Geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin yüksek olduğu ve ücret gelişmelerinden de etkilenen özel okul ücretlerinin, fiyat açıklama tarihlerine bağlı olarak temmuz ayına kadar kademeli olarak Tüketici Fiyat Endeksine yansıyacağı dikkate alındığında, bu kanaldan hizmet enflasyonunun yakın dönemde olumsuz yönde etkilenme riski bulunmaktadır. Sigorta hizmetlerindeki gelişmeleri ulaştırma sigortası sürüklemiş, burada son iki ayda zorunlu trafik sigortası fiyatlarındaki yükselişler dikkat çekmiştir.

Yurt içi üretici fiyatları şubat ayında yüzde 3,74 oranında yükselirken yıllık enflasyon 3,09 puan artışla yüzde 47,3 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları şubat ayında yatay seyrederken, dayanıklı ve dayanıksız tüketim malları gruplarında fiyatlar belirgin artış sergilemiştir. Yıllık enflasyon sermaye malı kaleminde görece yatay seyrederken diğer alt gruplarda artış kaydetmiştir.

2023 yılı ekim ayından itibaren gerileyen küresel emtia fiyatlarında, ocak ayında başlayan artış eğilimi şubat ayında da devam etmiştir. Şubat ayında alt kırılım bazında küresel enerji fiyatları artış eğilimini korurken, son aylarda yataya yakın seyreden enerji dışı emtia fiyatları da kısmen yatay seyrini sürdürmüştür. Mart ayının ilk üç haftası itibarıyla gerek enerji gerekse de enerji dışı emtia fiyatlarının yükselmekte olduğu izlenmektedir.
Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi şubat ayında tarihsel eğiliminde seyretmiştir. Şubat ayında bir miktar gerileyen küresel navlun ücretleri, mart ayında da azalma eğilimini devam ettirmekle beraber yüksek seyrini sürdürmektedir. Ocak ayında uzayan tedarikçilerin teslimat sürelerinde şubat ayında önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Taşımacılık maliyetlerinin izleyen aylardaki gelişimi ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip edilecek bir unsurdur.
Orta vadeli enflasyon beklentilerinde gerileme devam ederken, 2024 ve 2025 yıl sonu enflasyon beklentileri yükselmiştir. Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 37,8’den 1,08 puan düşüşle yüzde 36,7; gelecek yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 23,1’den 0,38 puan düşüşle yüzde 22,7 seviyesine gerilemiştir. Öte yandan, cari yıl sonu enflasyon beklentisi 1,23 puan artışla yüzde 44,2 olarak ölçülmüştür. Gelecek yıl sonuna ilişkin enflasyon beklentisi de yüzde 25,2’den 1,09 puan artışla 26,3 seviyesine yükselmiştir. Beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 12,3’den 0,51 puan yukarı yönlü güncellemeyle yüzde 12,8 olmuştur. Enflasyon beklentilerinin mevcut seyri, enflasyon görünümünü üzerinde yukarı yönlü risk teşkil etmektedir.

Öncü göstergeler, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde yavaşlamaya işaret etmektedir. Diğer taraftan, söz konusu yavaşlamaya rağmen, ana eğilimin Enflasyon Raporu’nda öngörülen düzeyin bir miktar üzerinde olduğu değerlendirilmektedir. Öncü verilere göre, mart ayında fiyat artışları temel mal grubunda önceki aya kıyasla bir miktar yükselirken enerji başta olmak üzere diğer gruplarda yavaşlamaktadır. Ramazan ayının da etkisiyle bir önceki ay önemli ölçüde yükselen gıda fiyatlarında, sebze fiyatlarının da etkisiyle bu dönemde daha ılımlı artışlar gözlenmektedir. Hizmetlerde de aylık fiyat artışının yüksek seyretmekle birlikte şubat ayına kıyasla güç kaybedeceği öngörülmektedir. Diğer taraftan, öncü göstergeler, kur geçişkenliği yüksek ve hızlı olan dayanıklı tüketim malları fiyat artışlarında bir önceki aya kıyasla daha yüksek bir seyre işaret etmektedir. Böylelikle mart ayı enflasyon görünümünde, kur ve emtia fiyat gelişmeleri, dirençli seyreden yurt içi talep ve ramazan ayına özgü bir önceki aydan sarkan unsurların (özellikle kırmızı et üzerinde) etkisi hissedilirken, geriye doğru endeksleme eğiliminin yansımalarının sürdüğü ve özellikle eğitim hizmetleri fiyatlarında artışların devam ettiği izlenmektedir.

PARA POLİTİKASI

Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 45’ten yüzde 50 düzeyine yükseltilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, operasyonel çerçevede değişikliğe giderek, Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar vermiştir.

Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak politika faizinin artırılmasına karar vermiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir.

Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürmektedir. Kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir. TCMB tarafından yapılan düzenlemelere ilişkin etki analizleri söz konusu çerçevenin tüm bileşenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarıyla birlikte bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılmaktadır.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.

Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/feed/ 0
Hızla artan fiyatlar tarihi seviyede: Dünya ‘kakao’ krizinin eşiğinde https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/#respond Sun, 05 May 2024 21:36:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8072 Dünyanın şekeri önümüzdeki günlerde biraz düşebilir. Bunun nedeni ise küresel kakao çekirdeği arzındaki azalış. Son 3 yıldır en büyük kakao çekirdeği üreticilerinden olan Gana, Fildişi Sahili ve Ekvador’da ciddi rekolte kayıpları yaşanıyor. Rekolte düşerken kakao fiyatları da hızla yukarı doğru tırmanıyor.

TARİHİ REKOR GELDİ

Trading Ecomomics verilerine göre 2024’ün başından itibaren yüzde 99.24 fiyat artışı yaşayan kakao fiyatları bu hafta 8 bin 493 doları görerek tarihi rekorunu kırdı. Fiyatlar karşısında Gana ve Fildişi Sahilleri başta olmak üzere çok sayıda üretici ülkedeki fabrikalar çekirdek temin etmekte zorlandığı için ya üretimini bitirdi ya da üretime ara verdi.

Batı Afrika’daki kakao fabrikalarının üretimde kesintiye gitmesi ise uluslararası piyasalarda paniğe neden oldu. Çünkü, çikolata üreticileri bu tesislere ihtiyaç duyuyor. Arz tarafında yaşanan bu gelişmelere paralel olarak da çikolata fiyatlarında önümüzdeki dönemde daha zamlı etiketler tüketicinin karşısına çıkabilir.

ÇİKOLATAYI ETKİLİYOR

Uluslararası Kakao Örgütü yılın başında, dünyada iki yıldır devam eden kakao çekirdeği kıtlığının 2024’te de devam edeceğini ve bunun fiyatları etkileyeceğini bildirmişti. Popüler çikolata markaları olan Hershey ve Cadbury de çikolata sektöründeki ek fiyat artışlarının sorumlusu olarak kakao maliyetlerini işaret etti.

‘FİYATLARA ACİL TEDARİK ETKİSİ’

-KAKAODAKİ rekolte düşüşlerinin altını çizen İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, “3 yıllık düşüş süreci stokların da erimesine neden oldu” dedi. Kakao çekirdeği miktarının toplam ihtiyacın 550 bin ton kadar altında olduğunu belirten Taycı, “İklim krizi bunda çok etkili olsa da artan maliyetler yüzünden köylülerin kakao ağaçlarına iyi bakamaması rekoltenin düşmesine neden oluyor. Kakao yağı ve kakao tozu fiyatları artış gösterirken mal ihtiyacı olup da alamayan ve kullanıcıların hararetle mala yönelmeleri, açıkta bulunanları acil tedarik peşine koşmaları son 2 aylık süreçte fiyatların daha da hızla artmasına neden oldu” dedi.

ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞACAK

-KAKAO üretiminde gözler yeni hasatlara çevrildi. İHBİR Başkanı Kazım Taycı, “Nisan hasadında mahsul beklenenden az olacak. Haziranda rekolte  toparlamazsa kakao borsasında düşüşün gerçekleşmesi zor. Artan fiyatlara rağmen ülkemizde kakao yağı ve kakao tozuna erişimde şu aşamada bir sorun yok. Ancak yeni hasat kötü olursa ürünlere erişimimiz daha da zorlaşacak” ifadelerini kullandı.

YARIM ASIRLIK REKOR GELDİ

-Şubat başında bir ton kakao çekirdeğinin fiyatı 1977’den bu yana ilk kez 5 bin doları bulurken, bir haftadan kısa bir süre sonra fiyatlar 47 yıl önceki rekoru aşarak ton başına 5.5 bin dolara yükselmişti. Son veriler, Fildişi Sahili çiftçilerinin 1 Ekim’den 10 Mart’a kadar limanlara 1.22 milyon ton kakao sevk ettiğini gösterdi; bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 düşüş demek.

UZUN VADELİ ÇÖZÜM ARAYIŞINDALAR

-Mondelēz International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, ise şunları söyledi: “İklimsel nedenlere bağlı beklenmedik bir sorun yaşanıyor. Dünya sürdürülebilir olmayan kakao üretiminin bir bedelini ödüyor. Üretim daha sürdürülebilir yollarla yapılmalıydı. Aniden karşımıza çıkan bu krizin etkilerini üreticiler iki yıldır yansıtmak zorundaydı. Bundan sonrasını da tahmin etmek zor. Şirketler sorunun bir kısmını uzun vadeli anlaşmalar yaparak aşmaya çalışıyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/feed/ 0
Ticaret Bakanlığı açıkladı: 212 milyon lira ceza kesildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/#respond Fri, 03 May 2024 21:27:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8038 Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

Hepinizin bildiği üzere, Bakanlığımızın görev ve yetki alanı geniş olup 85 milyon vatandaşımızın her birine karşı birçok sorumluluğumuz bulunmaktadır. Adil ve rekabetçi bir iç piyasa ile istikrarlı bir iç ticaret ortamı tesis etmek Ticaret Bakanlığımızın en temel hedeflerinden biridir.

Bu hedeflerimizi gerçekleştirmek, ticaretin istismar edilmesini engellemek ve vatandaşlarımızın memnuniyetini sağlamak amacıyla gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bu doğrultuda, piyasa bozucu ve tüketiciyi yanıltıcı davranışlara yönelik gerekli tedbirleri aldık ve almaya devam ediyoruz.

Fahiş fiyat ve stokçulukla olan mücadelemiz kararlılıkla devam etmekte olup bu alana yönelik denetim faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde devam etmektedir.

  • Bu kapsamda, 2023 yılında 135.104.257 TL, 2024 yılında ise 77.071.973 TL olmak üzere toplamda 212.176.230 TL idari para cezası uygulandı. Bu alanda aldığımız tedbirler sonucunda; piyasa dengesini bozmaya ve haksız kazanç elde etmeye yönelik faaliyetlerin önüne geçilmesi noktasında önemli mesafeler kat ettik.
  • Diğer yandan 81 ilde Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla da piyasa denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir. Bu kapsamda 2023 yılında 124.188 adet firmanın 4.021.080 adet ürünü denetlenmiş olup 43.864 adet aykırı ürüne 96.851.871 TL idari para cezası uygulandı. 2024 yılının ilk iki ayında ise 43.590 adet firmanın 1.053.440 adet ürünü denetlenmiş olup 9.117 aykırı ürüne 34.666.798 TL idari para cezası kesilmiştir.

Bu anlamda, Ticaret Bakanlığı olarak iç ticaret alanında otomotiv ve emlak sektörlerinde pek çok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk.

  • Otomotiv sektöründe geçtiğimiz dönem yaşanan tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak ve sektörde adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısını tesis etmek üzere önemli düzenlemeleri hayata geçirdik.
  • Bu kapsamda; 6 ay 6 bin kilometre olarak bilinen pazarlama ve satış kısıtlamasına ilişkin düzenlemeyi hayata geçirdik ve bu düzenlemeye aykırı satışları noterlikler nezdinde engelledik.
  • Ayrıca, işletmeler için uygulanan bu kısıtlamayı 1 yıl içinde 3’ten fazla satış yapan bireysel satıcıları da kapsayacak şekilde genişlettik.
  • Söz konusu düzenlemenin otomotiv piyasasında, arz ve talebin dengelenmesine yönelik olumlu etkilerini göz önünde bulundurarak, 7 Aralık 2023 tarihinde yapmış olduğumuz yönetmelik değişikliği ile anılan düzenlemenin uygulama süresini 1 Temmuz 2024 tarihine kadar uzattık.
  • Ayrıca, motosiklet piyasasında yaşanan benzer olumsuzlukların ve haksız ticari kazançların önüne geçilmesi ve kamuoyunda oluşan beklentinin karşılanması amacıyla motosikletleri de aynı kapsama aldık.
  • Yine, ikinci el taşıtların sıfır fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanmasını 1 Temmuz 2024 tarihine kadar yasakladık.
  • Bir başka düzenlememiz ile otomobil yetkili bayilerinin, satıştan kaçınma, liste fiyatının üzerinde fiyat talep etme ve alıcıyı aksesuar almaya veya takasa zorlama gibi vatandaşlarımızın taşıta ulaşmasını zorlaştırıcı faaliyetlerde bulunmasını da menettik.
  • Otomotiv sektörüne yönelik bu düzenlemelerimize uymayanlar hakkında ülkemizin dört bir yanında yoğun denetim faaliyetleri yürütüyoruz. Bu denetimlerimiz kapsamında bugüne kadar 258 firmayı denetledik ve toplam 688 firmaya 404.741.914 TL idari para cezası uyguladık.

Otomotiv sektöründe olduğu gibi emlak sektöründe de yaşanan gerçeklikten uzak, spekülatif fiyat artışları sonucu oluşan tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak ve sektörde adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısını yeniden tesis etmek üzere çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.

Bu kapsamda, konut satış ilanlarını yakından takip ediyor ve ilan fiyatlarında haksız ve adil olmayan artışlar yaparak haksız ticari uygulamalarda bulunan emlak işletmelerine göz açtırmıyoruz.

  • Ayrıca, yetki belgesiz taşınmaz ticareti yaptığı tespit edilen işletmeler ile Yönetmelikte yer alan diğer hükümlere aykırı faaliyet gösteren emlak işletmelerine de gerekli denetimleri yapıyor ve idari müeyyideler uyguluyoruz.
  • Bu kapsamda emlak sektörüne yönelik denetimlerimiz sonucunda toplam 338 işletmeye yaklaşık 100 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.
  • Son olarak, yaptığımız düzenlemelerle, gerek otomotiv gerekse emlak sektöründe, ilan platformlarına, ilan verenlerin kimlik ve iletişim bilgilerini doğrulama, bununla birlikte, ilan verme yetkilerinin bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğü getirdik.
  • Böylece Ticaret Bakanlığı olarak otomotiv, emlak, haksız fiyat, fiyat etiketi ve diğer iç ticaret mevzuatı kapsamında yürüttüğümüz denetim faaliyetleri neticesinde 2023 ve 2024 yıllarında toplam 848.240.387 TL. idari para cezası uygulamış durumdayız.

Ticaret Bakanlığı olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gayretimizle; başta temel gıda ve ihtiyaç malzemeleri olmakla birlikte vatandaşlarımızın mağdur olabileceği ve piyasa dengesi ile ticari akışın olumsuz etkilenebileceği diğer sektör ve ürünler de takibimiz altında olacaktır.

Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde de daha iyi işleyen ve daha adil bir tedarik zinciri oluşturulması ile haksız ticari uygulamaların önüne geçilmesine yönelik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/feed/ 0
İstanbul’da iftar tarifesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:12:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7671 Ramazan başladı, ilk iftarlar yapıldı. Her yıl olduğu gibi yine oteller, restoranlar, lokantalar iftar mönülerini hazırladı, herkes kendine göre tanıtımını yaptı. Bu yıl iftar mönülerinin fiyatları 2023’e göre yüzde 100 ila 150 arasında artmış durumda. Bunun en büyük nedeni olarak et fiyatlarına gelen zam gösteriliyor. Yine de İstanbul’da iftarın maliyetini şöyle bir araştırınca makasın oldukça açıldığını gördük. Lüks restoran ve otellere de sorduk, semt lokantalarına da. Örneğin, İstanbul Bakırköy’de bir restoran çorba, tavuk, salata ve içecekten oluşan mönüyü 249 TL’ye satarken, Boğaz’da 5 yıldızlı bir otelda iftar kişi başı 4 bin 100 TL’ye ulaşıyor.

BOĞAZ TARİFESİ

İstanbul’da iftar yapmak için en pahalı yerlerin başında bu yıl da Çırağan Sarayı geliyor. Sarayın bilinen mekânı Tuğra restoranda geleneksel Türk yemeklerinden oluşan set mönü iftar yemeği kişi başı 4 bin 100 TL olarak belirlenmiş. Yine Boğaz’da bulunan Beşiktaş’taki Four Seasons Hotel’in açık büfe restoranında fiyatın kişi başı 4 bin 150 TL olduğunu görüyoruz. Aynı otelin ocakbaşı restoranında set menü fiyatı ise 3 bin 450 TL şeklinde. Four Seasons’ın Sultanahmet’te bulunan otelinde ise iftar yapmak için 3 bin 150 TL’yi cebe koymak gerek. Beşiktaş’ta bulunan Raffles Hotel’de canlı fasıl eşliğinde açık büfe iftar programının fiyatı da kişi başı 3 bin 950 TL olarak belirlenmiş. Açık büfe hizmet veren Beşiktaş Swissôtel The Bosphorus’ta ise kişi başı fiyat 2 bin 750 TL.

RESTORANDA 1.000 TL’Yİ GEÇİYOR

İstanbul’daki ünlü restoranlara da iftar fiyatlarını sorduk. Ümraniye’deki Ramazan Bingöl Restaurant’da iftar yapılmak istenirse kişi başı 1.400 TL ödenmesi gerekiyor. Ataşehir’deki Kaşıbeyaz’da iftar yemeği kişi başı 1.700 TL. Eminönü’deki Hamdi Restoran’da ise mönü fiyatı 1.600 TL. İstanbul’un bilinen mekânları Florya’daki Develi’de kişi başı 1.850 TL, Beşiktaş’taki Lokanta Feriye’de 2.450 TL iftar mönüsüne fiyat biçilmiş. İftarını daha uygun fiyata ama yine Boğaz manzarasında açmak isteyenler için de Boğaz’da dört saatlik fasıl ve semazen eşliğinde tekne turu ve iftar mönüsü ise 499 TL’ye mal oluyor.

İSTEĞE GÖRE MÖNÜ

Lüksten biraz uzaklaşalım, orta seviye restoranlara bakalım dedik. İftariyelik, çorba, ana yemek, tatlı ve içecekten oluşan mönüler 400 ila 900 TL arasında değişiyor. Bazı restoranlar fiks menü yapmazken ‘alakart’ şeklinde hizmet vermeye devam ediyor. İstanbul Acıbadem’de bulunan bir restoranda rastladığımız gibi iftar saatinde alınan ana yemeğin yanına çorba ve iftariyeliği ücretsiz sunanlar da var.

Esnaf lokantalarında ise fiyatlar daha da uyguna geliyor. İstanbul’da bulunan bazı esnaf lokantalarında fiks mönü belirlenmemiş ancak lokanta sahipleri iftar saatinde yemek çeşitlerinin artacağını ve isteğe göre yemek alınabileceğini belirttiler.

EVDE İFTAR

Öte yandan ‘Bu fiyatlara evde iftar yaparım’ diyenler de oldukça fazla. Çünkü maliyeti daha uyguna geliyor. İftar sofralarının vazgeçilmezi hurmanın kilogram fiyatı çeşidine göre ortalama 300 lira, pastırmanın da kilogramı 1.500 liradan satılıyor. İftariyelik tabaklarını süsleyen zeytinin ortalama kilogram fiyatı 200 lira, bir kalıp beyaz peynirin fiyatı ise ortalama 250 lira. Ramazan tatlısı olan güllacın paket fiyatı da marketlerde 169.90 lira. Evde yemek hazırlamak için baklagil, et, yağ gibi malzemeler de eklenirse 4 kişilik bir ailenin haftalık alışverişi ortalama 4-5 bin liraya geliyor.

TOPLU DAVETLER KİŞİ BAŞI 150 TL

Eğer büyük bir iftar daveti verilmek istenirse catering firmalarının da Ramazan’a özel hazırladığı iftar mönüleri bulunuyor. Biz de birkaç firmadan fiyat aldık. Çorba, tavuk-pilav, salata, tatlı ve içecekten oluşan menüler kişi başı ortalama 130 ila 150 TL arasında değişiyor. Kırmızı etli mönüler ise ortalama 150 ila 200 TL şeklinde. İftar verilecek kişi sayısı arttıkça bu fiyatlar üzerinden indirim yapılıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/feed/ 0
Tezgâhlar ramazana hazır… Haftalık sahur alışverişi en az 2 bin lira https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:45:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7532 RAMAZAN 11 Mart Pazartesi günü başlıyor. İlk sahura bu gece kalkılacak. Her yıl olduğu gibi yine ramazana hazırlık trafiği gözleniyor. İstanbul’un alışveriş merkezi Eminönü’nde de Ramazan alışverişi başladı, iftarın vazgeçilmezi hurma tezgâhlarda yerini aldı. Vatandaşlar Eminönü’nü en uygun fiyatlarla alışveriş yapmak için tercih ediyor. Biz de onlarla birlikte Eminönü’ne gittik, çarşı pazarın nabzını tuttuk, fiyatları araştırdık. Eminönü tezgâhlarında en çok satılan ürünler her ramazan olduğu gibi bu yıl da hurma, süt ürünleri ve zeytindi. Çarşıda geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış var. Bu oran hurmada yüzde 100’ü buluyor. Geçen sene 120 TL’ye satılan en uygun Kudüs hurmasının fiyatı bu sene 260 TL.

ET ÜRÜNLERİNE TALEP AZALDI

Esnaf Erdal Yusufoğlu, son 15 gündür ramazan alışverişi için çarşıda hareketlilik yaşandığını belirtti. Eski Ramazanlar gibi bir hareketlilik yaşanmadığını söyleyen Yusufoğlu, “Sokakta kalabalık var ama alışveriş yok. Geçen seneyle benzer hareketlilik var. Süt ürünleri ağırlıklı olarak talep ediliyor. Et ürünleri satışlarında ortalama yüzde 80 azalma var. Mesela tereyağı, pastırma, kavurmada düşüşler var. İnsanlar kilo ile değil gramla alışveriş yapıyor” dedi. Yusufoğlu, “Geçen sene eski kaşarın kilosu 190 TL’ydi şimdi 280 TL. 80 liraya sattığımız zeytin 150 lira oldu. Çünkü hammadde, işçi maliyetleri yükseldi. Et ürünlerine de yüzde 40 zam geldi. Pastırma şu an 1.500 TL, ramazanın ortalarına doğru yeni ürün geldiğinde 1.700 TL olacak. Geçen sene 890 TL idi” diye konuştu. Esnaf Yusufoğlu ayrıca beyaz peynir fiyatlarının Eminönü’nde yüzde 40 daha uygun olduğunu da belirtti.

PASTIRMA 1500 LİRADAN BAŞLIYOR

Et fiyatlarına gelen zam iftarlıklardan pastırma fiyatlarına da yansıdı. Geçen sene ramazan ayında 890 lira civarında olan Kayseri pastırması bu yıl 1.500 liradan başlıyor. Esnafın söylediğine göre, fiyatlara yeni zam gelebilir. Mısır Çarşısı’nda Kayseri pastırmanın kilogramı 1640 TL, antrikot pastırmanın kilogramı ise 1.940 TL. Kavurmanın kilosu ise 990 TL-1.250 TL arasında.

HAFTALIK SAHURUN FATURASI

EMİNÖNÜ’nde fiyatlar değişken. Örneğin, en uygun zeytinin kilosu 150 TL iken Gemlik zeytini ortalama 250 TL’den, başka bir tezgâhta lüks gemlik zeytini ise 329 TL’den satılıyor. Kudüs hurmasının kilogram fiyatı 260 lira iken ‘lüks Kudüs hurma’ 300 ila 450 TL arasında, Medine hurması ise 350 TL ila 480 TL’ye tezgâhta. Mısır Çarşısı’nda ise hurma fiyatları 770 TL’ye çıkıyor. Vatandaşlar da ramazan için son hazırlıkları yaptıklarını ve özellikle sahur için peynir, zeytin aldıklarını söyledi. Hesaplamalara göre dört kişilik bir aile için bir haftalık kahvaltılık ve iftariyelik alışverişine verilen para en az 2 bin TL tutuyor, ürünlerin gramajı arttıkça fiyat da artıyor. Bu fiyata iftar yemeği ve tatlısı da eklenirse haftalık en az 4 bin TL’lik hesaplama çıkıyor.

RAMAZAN KOLİLERİ 299-769 TL

RAMAZAN kolisine talep geçen yıla oranla yüzde 10 artış gösterdi. Alışveriş platformu Avansas’ın verilerine göre, ramazan kolileri bu yıl 299 TL ila 769 TL arasında satışa sunuluyor. Kurumların daha çok büyük boy ramazan kolisi satın aldığını belirten Avansas yetkilileri, koli içinde en çok Türk kahvesi, çay ve küp şeker tercih edildiğini söyledi.

‘ALIŞVERİŞLER İSRAFA YOL AÇMASIN’

RAMAZAN ayında artan alışverişlerin israfa yol açmaması için vatandaşlara uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ramazan ayında en çok ekmek ve pidenin israf edildiğini hatırlattı. Palandöken, “Piyasada özellikle gıda ürünlerinde fırsatçıların fiyat artışı yaptığı bu dönemde israftan ne kadar kaçınırsak ürünlere talep düşecek, fiyatlar da artmayacaktır” dedi. 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/feed/ 0
Geçen seneden devreden stok yeni hasatla birleşti arz fazlası oluştu… Gözler yine zeytinyağında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:25:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7499 “ZEYTİNYAĞINDA arz yönünde bir sıkıntımız yok ama eğer yeni adımlar atılmazsa stoklarda bu kadar fazla ürün varken bizler zarar göreceğiz. Elimizde geçen sezondan kalan binlerce ton zeytinyağı var. Şimdi yeni sezon ürünleri geldi. Zeytinyağında yeni sorunumuz da bu kadar fazla stok oluşması…”

Bu sözlerin sahibi Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Başkanı Ali Uçar. Dikkat çektiği konu ise yakın dönemde Türkiye’deki zeytinyağı arzını kontrol etmek için uygulanan dökme yağ ihracatındaki kısıtlama kararı. Uçar’a göre bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

BEKLENTİ 180 BİN TON

Zira, zeytinyağının çok uzun süre saklanan bir ürün olmadığını vurguluyor Uçar. Geçen yıldan yaklaşık 150 bin ton zeytinyağı stokunun devrettiğini söyleyen ATO Başkanı Uçar, “2023/2024 sezonunda ise yaklaşık 180 bin tonluk bir rekolte beklentisi söz konusu. Ayrıca Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracatta kullanılmak üzere Afrin’den gelen 50 bin ton daha zeytinyağı var. Yani 360-380 bin ton seviyesinde bir zeytinyağından bahsediyoruz. İç tüketimimizi düştükten sonra 200 bin ton zeytinyağı kalıyor geriye. Ancak bu yağ bekledikçe bozulacak ve kalitesi düşecek” dedi.

GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Stoklarda bu kadar zeytinyağı fazlalığı oluşmasının ana nedeninin ihracat kısıtlaması olduğunu dile getiren Uçar, “Bu karardaki ana amaç iç pazardaki dengeyi sağlayabilmekti. Ayrıca daha yüksek fiyata satılabilen ambalajlı yağ ihracatına yönlendirme amacı vardı. Karardan sonra ambalajlı zeytinyağ ihracatı sadece yüzde 5 arttı. Yani istenilen etki olmadı. Bu kadar zeytinyağının değer kaybına uğramaması için kısıtlama kararının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Uçar, bu kadar stok fazlası olan bir ortamda üreticilerin de ellerindeki yağları bazı bölgelerde 220 liraya bile zor satabildiğinin, çoğu zaman satmakta zorlandığının altını çizdi.

SAHTECİLİĞİ ARTIRIYOR

ZEYTİNYAĞINDA yakın dönemde gerçekleşen hızlı fiyat yükselişinin sahte ve tağşiş ürünlerde artışa neden olduğunu söyleyen Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Fiyatların bu kadar yüksek olması sahtecileri de buraya çekti. Hala sahteciliğin önüne geçilemiyor. En büyük sıkıntılarımızdan biri bu. 5 litre zeytinyağı internetteki pazaryerlerinde 500 liraya satılıyor. Ayvalık zeytinyağı coğrafi işaret aldı. Tüm Türkiye’de bu isimle satılıyor ama bizim o kadar üretimimiz yok çoğu sahte” dedi.

YAĞ BEKLEDİKÇE KALİTE AB STANDARDINDAN UZAKLAŞIYOR

ZEYTİNYAĞINDAKİ stok sorununa dikkat çeken diğer bir isim de Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek. Türkiye’nin ciddi miktarda zeytinyağı elinde tutmaya başladığını ifade eden Kürlek, ”Ticaret Bakanlığı’nın dökme yağda uyguladığı ihracat kısıtlaması elimizdeki stokların bu kadar birikmesinde en önemli etken. Ancak bu kadar yağı uzun süreli tutamayız. Zeytinyağı beklediği zaman kalitesi düşüyor. Avrupa Birliği (AB) standartlarından uzaklaşıyor. Kalitesi düşen yağı iyi fiyata satamayız. Ve yeni hasat dönemine doğru gidiyoruz. Eğer ihracat kısıtlamaları üreticiyi rahatlatacak şekilde yeniden gözden geçirilmezse çiftçiler bu durumdan negatif etkilenir. Çiftçiler zeytinyağını güncel fiyatının altında satmak zorunda kalabilir. Zeytinyağı piyasasında fiyat istikrarı sağlanabilmesi adına zeytin ağacı dikimleri hızlandırılmalı. Ağaç varlığı 190 milyondan 300 milyona çıkmalı” dedi.

KAMPANYALAR BAŞLADI

Aralık ayından önce litresi 300 liranın altında olan sızma zeytinyağ fiyatları hızla 500 liranın üstüne tırmandı. Bazı ürünlerde litre fiyatları hızla 700 liranın üstüne çıktı. Ancak son bir ayda fiyatlar 400 ila 500 lira arsına geriledi. Sektör temsilcilerine göre ellerindeki stokları eritmek isteyen çok sayıda firma kampanyalara yöneliyor.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/feed/ 0
Ev sahibi tekliflere açık… Satılık konutlar ilanda bekliyor pazarlık artıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:21:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7494 Artan fiyatlar, yüksek faiz oranı, krediye erişim sorunu ve mevduat seçeneği konut satışlarında düşüşe neden oldu. 2023 yılında 9 yılın en düşük konut satışı gerçekleşirken, yılın ilk ayında da yaklaşık 80 bin satışla son 11 ayın en kötüsü görüldü. Yaşanan durgunluk ikinci el piyasada dengeleri değiştirdi. Satılık ev ilanlarında ‘pazarlık payı var’ notlarının artışı dikkat çekerken, sektör temsilcileri yüzde 10-15 indirime sıcak bakıldığını, hatta takas ya da senetli alımlar da yapıldığını dile getirdi.

ALICI AZALINCA BEKLENTİ DEĞİŞTİ

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, konut piyasasında durgunluk arttıkça, geçtiğimiz aylarda başlayan pazarlık marjının açıldığını anlattı. “Alıcı azalınca ev sahibinin beklentileri değişti” diyen Akçam, “Ne olsa satılır döneminde hatalı fiyat verenler yüzde 20’ye kadar indirim yapıyor, köpük eriyor. Onun dışında ihtiyacı olan doğru fiyat da olsa yüzde 10-15 indirime sıcak bakıyor. Söz gelimi 3 milyon liralık bir evde 2.9 milyon teklifi elinin tersiyle itiyorlardı. Şimdi 2.5 milyon lirayı rahatlıkla sunuyoruz. Bugünlerde ihtiyacı olan kesim fiyatlar ve faizler nedeniyle ev alamıyor, yatırımcı ise çoğu zaman mevduata gidiyor. Piyasa daha çok evini satıp yenisini alanlarla dönüyor” ifadelerini kullandı.

İKİNCİ ELDE SENETLİ SATIŞ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, yaşanan durgunluk nedeniyle ev sahiplerinin artık ‘tekliflere açığım’ noktasına geldiğini söyledi. Akdoğan, “Yaşanan durgunluk nedeniyle pazarlık 5-6 aydır var ama artık öyle bir noktaya geldi ki, ev sahipleri geçmişte hiç yüzüne bakmayacakları teklifleri inceliyor. Mesela geçtiğimiz günlerde bir satıcı, 3 milyon liralık bir işlemde 600 bin liralık kısmı senet olarak almayı kabul etti. Küçük bir arsa-tarlası olan ve hatta aracı olan takası öneriyor ve değerlendiriliyor. Burada önemli olan satıcının ihtiyaç durumu. Çok acil krizi olan yüzde 20 ve hatta üzerinde indirim yapabilir, ya da başta belirlediği fiyat çok yüksekse düşebilir. Ama makul pazarlık oranı yüzde 10 bandı diyebiliriz” şeklinde konuştu.

İLANDA KALMA SÜRESİ UZADI

Konut piyasasında canlılık ölçütü olarak kullanılan satılık konut ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren ‘kapatılan ilan yaşı’ da durgunluğu gösterdi. Sahibinden.com, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırlanan şubat raporunda, kapatılan ilan yaşının ülke genelinde ve İstanbul, Ankara ve İzmir’de arttığı belirtildi. Ocakta bir önceki aya kıyasla kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 5 gün, İstanbul’da 5.5 gün, Ankara’da 5.3 gün, İzmir’de ise 9 gün uzadı. Son verilere göre kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 66.9 gün, İstanbul’da 72.6 gün, Ankara’da 52.9 gün ve İzmir’de 84.4 gün oldu.

FİYAT ARTIŞI ENFLASYONUN ALTINDA KALDI

Talep düşüşünü değerlendiren İstanbul Gayrimenkul Değerleme (İGD) Yönetici Ortağı Dr. Ahmet Büyükduman, “Konut piyasasında krediye erişimin talebi zayıflatmasının yanı sıra alternatif yatırım araçlarının getirilerinin görece cazip hale gelmesi kısa vadede konutu bir yatırım alternatifi olmaktan çıkarmış görünüyor. Ayrıca kiralama piyasasına müdahaleler de kiraya vermek üzere konut edinim isteğini oldukça zayıflattı. Bu nedenlerle talep şimdilik zayıf” dedi. TCMB verilerine göre fiyat artış hızınca ciddi gerileme olduğunu belirten Ahmet Büyükduman, “Geçen yıl ocakta yüzde 6.9 olan aylık fiyat artışı bu yıl ocakta yüzde 1.1’e geriledi. Aylıkta son 4 yılın en yavaş artışı görüldü. Ayrıca bu artışlar enflasyon oranının altında kaldığından reel olarak bir azalışa işaret ediyor. Konut fiyat artışlarının süreceğini, ancak bu artışların bir süre daha enflasyon oranının altında kalmaya devam edeceğini düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/feed/ 0
Altında ‘alış’ makası açıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7405 Son bir haftadır fiyatları rekor üstüne rekor kırıyor. Piyasadaki bu hareketlilik, altının alış fiyatları arasındaki makası ilk kez 100 liranın üzerine taşıdı. Dün Kuyumcukent’te 3 bin 773 TL’den, Kapalıçarşı’da 3 bin 820 TL’den işlem gören çeyrek altın, aynı gün İstanbul’un farklı ilçelerindeki kuyumcularda 3 bin 900 TL’yi aştı.

Hürriyet’e konuşan Kuyumcukent esnafı Veysi Amcalar, altın fiyatlarında oynaklığın olmadığı dönemlerde lokasyonuna göre 50-60 lira arasında değişen bu farkın son günlerde ilk kez 100 lirayı aştığını, hatta lokasyona göre 150 liraya kadar çıktığını söyledi.

İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, “Semt kuyumcularıyla çarşı arasındaki makas doğal, ancak son günlerde bu makas açıldı. Altının ons fiyatı bir saat içinde aşırı inip çıktığı için kuyumcular da makası açık tutuyor. Çünkü satınca yerine koyabilirler mi koyamazlar mı emin olamıyorlar” diye konuştu.

‘ANİ YÜKSELİNCE MAKASI AÇTILAR’

46 yıllık kuyumcu Veysi Amcalar, aradaki makasın açılmasının nedenlerine ilişkin “Semtlerde satılan altın her zaman daha pahalı. Sadece sarrafiye değil, bir küpe de alsanız fiyat farkı var. Son günlerde fiyatlar çok ani yükselince aradaki makası biraz daha açtılar” diye konuştu.

İKO Başkanı Atayık da, söz konusu farkın aslında 6 aydır olduğunu ancak son bir ayda daha görünür hale geldiğini ifade etti.

‘ZAMAN VE YOL FARKI’

Hürriyet’e açıklamalarda bulunan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise, “Serbest piyasa… Fiyat hızlı yükseldiğinde kuyumcu da kendini oynaklığa karşı garantiye almak istiyor” diye konuştu. Benzer durumun döviz işlemlerinde de oluştuğunu anımsatan Yıldırımtürk, “Kapalıçarşı’da döviz alış satışı arasında 10 kuruş fark var. Ancak Çarşı’dan çıkıp Çemberlitaş’a giderseniz bu fark 50 kuruşa, Sirkeci’de 70 kuruşa, Kadıköy’de 1 liraya çıkabiliyor. Dövizde nasılsa altında da merkezden uzaklaştıkça fiyat farkı oluyor. Bunu zaman ve yol farkı olarak değerlendirmek daha doğru” değerlendirmesinde bulundu.

GLOBALDE YÜKSELİYOR

Hem ons hem de fiyatlarında rekor üstüne rekor kırılıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri yaklaşırken değerli metalde de yükseliş hızlanıyor. Altının ons fiyatı dün 2 bin 161 dolarla tüm zamanların zirvesini görürken, gram altın fiyatı da 2 bin 330 TL’nin üzerini gördü. Hem dolar cinsi ons fiyatlarındaki yükseliş hem de dolar/TL kurundaki artış, TL cinsi altın fiyatlarında hızlı yükselişi beraberinde getirdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimlerine başlayacak olması, altın fiyatlarında artışları da beraberinde getiriyor.

FİYATLAR EŞİTLENDİ

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, geçmiş yıllarda üretildiği için daha uyguna satılan eski tarihli altın fiyatlarının, yenisinin fiyatlarını yakaladığını söyledi. Yıldırımtürk, “Piyasada çeyrek ve konusunda sıkıntı var. Esnaf, ‘fiyat düşer, elimde yüksek maliyetli ürün kalır’ düşüncesiyle elindeki altını Darphane’ye götürüp çeyrek ya da Cumhuriyet altını bastırmak istemiyor. Bu yüzden altın bulunamayabiliyor. Son bir aydır var bu durum” diye konuştu. Bu sıkıntının bir nedeni de altın ithalatına getirilen kotadan kaynaklanıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/feed/ 0
B segmentinde fiyat ortalaması 1.4 milyon liraya C segmentinde 1.9 milyon liraya ulaştı… Otomobil fiyatlarında yatay seyir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:49:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6934 GEÇTİĞİMİZ yıl kur, enflasyon ve küresel maliyet artışları nedeniyle bazı dönemlerde ayda 2-3 kez zamlanan sıfır otomobil fiyatları, son dört ayda önceki aylara kıyasla daha yatay bir seyir izledi. Hürriyet en çok satan segmentlerde son 4 ayda yaşanan fiyat artışlarını inceledi. Buna göre, en çok satan segmentlerde yaşanan dört aylık fiyat artışları yüzde 6 ila 10 arasında gerçekleşti.

Şubat 2024 sonu itibarıyla C segmentinde (orta sınıf) ortalama fiyat 1.9 milyon TL’ye ulaşırken, D segmentinde fiyat ortalaması 3.5 milyon TL’ye yaklaştı. Kasım 2023’ten bu yana çok büyük artışlar olmamasına rağmen, Renault Clio, Peugeot 208 ve Hyundai i20 gibi modellerin bulunduğu B segmentinde (küçük sınıf) bile artık ortalama fiyatın 1.4 milyon TL’nin üzerine çıkması sıfır otomobile ulaşmanın ne kadar zorlaştığını yeniden gözler önüne serdi.

EN ÇOK ARTIŞ B SEGMENTİNDE

Otomotiv veri şirketi Cardata’nın Hürriyet için yaptığı çalışmaya göre, Kasım 2023 itibarıyla satılan tüm modellerin fiyat ortalaması 1 milyon 772 bin TL olan C segmentinde son 4 aylık dönemde fiyatlar yüzde 6.9 arttı. Şubat 2024 sonu itibarıyla Fiat Egea, Renault Megane Sedan ve Toyota Corolla gibi modellerin yer aldığı bu segmentte fiyat ortalaması 1 milyon 895 bin TL’ye çıktı. Kasım 2023 – Şubat 2024 aralığında B segmentinde fiyatların diğer segmentlere kıyasla daha çok arttığı görüldü. Kasım 2023’te B segmentinde satılan sıfır otomobillerin fiyat ortalaması 1 milyon 266 bin TL seviyesindeyken, Şubat 2024 itibarıyla ortalama fiyatlar yüzde 10.7 artarak 1 milyon 402 bin TL seviyesine yükseldi.

D SEGMENTİNDE ORTALAMA 3.5 MİLYON

Segmentler büyüdükçe fiyat artış hızları aynı oranda azaldı. Bu kapsamda, Kasım 2023 itibarıyla 3 milyon 271 bin TL olan D segmenti (orta-üst sınıf) fiyat ortalaması Şubat 2024 sonu itibarıyla 3 milyon 489 bin TL seviyelerine geldi. BMW 4 Serisi, Mercedes-Benz C serisi, Skoda Super B gibi modellerin bulunduğu bu segmentteki 4 aylık fiyat artışı yüzde 6.6 olarak gerçekleşti. Diğer yandan, yatırım amaçlı talebin de etkisiyle satış rekorları kırdığı 2023 yılında sıfır otomobil fiyatları ortalama yüzde 70 artmıştı.

ÇİNLİLERDEN HİBRİT ATAĞI

GEÇEN yıl Türkiye’ye damgasını vuran markalardan birisi şüphesiz Çinli üretici Chery’di. Pazara girdiği ilk yıl olan 2023 yılında üç SUV modeliyle 40 bin 590 adet satış rakamına ulaşan Chery’nin, 2024 yılında elektrikliler de olmak üzere yeni modellerini ve daha üst sınıftaki Jaecoo gibi markalarını Türkiye’ye getireceği biliniyordu. Ancak, Ticaret Bakanlığı’nın Gümrük Birliği ve STA ülkeleri dışından ithal edilen elektrikli araçlara yönelik yeni şartları Chery’nin de bazı stratejilerini değiştirdi. Omoda 5’in tamamen elektrikli versiyonunun Türkiye’ye gelişini erteleyen marka, bunun yerine yeni nesil Plug-In Hybrid (PHEV) motorlu otomobilleri ilk kez bu yıl satışa çıkaracak.

ArrIzo 8 PHEV

SON ÇEYREKTE GELİYOR

Chery yetkililerinin geçtiğimiz hafta düzenlediği online toplantıda Hürriyet ile paylaştığı bilgilere göre, Türkiye’de satılacak Plug-In Hybrid motorlu ilk Chery modeli Sedan gövde tipindeki Arrizo 8 olacak. Son çeyrek itibarıyla satışına başlanacak Arrizo 8 PHEV, 1.5 litrelik benzinli ve iki adet elektromotor olmak üzere toplamda 3 motorun bulunduğu hibrit bir motor sistemine sahip olacak. Araçta bulunan 18.3 kWh’lık batarya dışardan şarj edilebilecek ve 115 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüşe imkân tanıyacak. Aracın bataryası, yüzde 30’dan yüzde 80’e kadar 19 dakikada (25 santigrat derecenin altında) şarj olabilecek.

1.400 KM MENZİL

Chery’nin ilk kez Ekim 2023’te tanıttığı 115 kW güç ve 220 Nm tork üreten QPower mimarisine bu sahip motorun karma yakıt tüketimi 100 km’de 4.2 litre olacak. Bu sayede araç 1.400 km sürüş menziline ulaşacak. Chery yetkililerin Hürriyet ile paylaştığı bilgilere göre, Arrizo 8’in 1.5 litrelik benzinli versiyonu da son çeyrekte gelecek. 2025 itibarıyla Chery ürün gamındaki diğer otomobillerin de PHEV versiyonları üretilecel ve Türkiye’de satılacak. Bu arada, Çinli BYD’de de Seal U’nun PHEV versiyonunu 2. çeyrekte getirme kararı almıştı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/feed/ 0
Konutta 11 ayın en düşük satışı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:09:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5010 Konut satışlarında düşüş yeni yılda da devam etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülke genelinde konut satışları ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17.8 azalarak 80 bin 308 oldu. Böylece yıllık düşüş serisinden altıncı aya girilirken, aynı zamanda son 11 ayın en düşük satışı gerçekleşti.

Krediye erişim sorunu ve yüksek faiz nedeniyle banka kredili satışlar da azaldı. Ocak ayında kredili satışlar yıllık 63.5 düşüş göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde kredili satışların payı sadece yüzde 7.4 olarak gerçekleşti. Peşin ve senet gibi diğer konut satışlar da yüzde 8.7 azalarak 74 bin 393 olurken, toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92.6’ya ulaştı.

Fiyat avantajı nedeniyle ikinci el konutlar ön planda olmaya devam etti. Ocakta sıfır konut satışı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.2 azalarak 25 bin 263 oldu ve toplam satıştan yüzde 31.5 pay aldı. İkinci el konut satışları ise yüzde 21.6 gerileyerek 55 bin 45 oldu. Böylece ikinci el satışın payı yüzde 68.5 olarak hesaplandı.

YABANCIDA %50 GERİLEME

Yabancılara konut satışları ocakta yıllık yüzde 50.5 azalarak 2 bin 61 oldu, tüm satışlar içinde payı yüzde 2.6 olarak açıklandı. Yabancılara konut satışlarında ilk sırayı 747 konut ile Antalya aldı. Antalya’yı 710 konut ile İstanbul ve 211 konut ile Mersin izledi. Savaş sonrası Türkiye’den ev alan yabancılar listesinde zirveye çıkan Rusya yerini korumaya devam etti. Ocak ayında Rusya vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Onları sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

NEDEN DÜŞÜYOR?

1. Yüksek fiyatlar nedeniyle dar ve orta gelirli ev sahibi olamıyor. TCMB verilerine göre, 100 metrekare evde ortalama fiyat ülke genelinde 3 milyon lirayı aştı, İstanbul’da 4.5 milyona yaklaştı.

2. Bankaların kredi iştahsızlığı ve yüksek faizler alıcıları zorluyor. Örneğin kamu bankasından dahi 120 ay vadeyle 2 milyon lira konut kredisi çekildiğinde, yüzde 3.89 faizle aylık ödeme yaklaşık 78 bin 600 lira oluyor. Bu rakam birçok hanenin aylık toplam gelirini aşıyor.

3. Yatırım için ev almayı planlayanlar da piyasadan çekiliyor. Kiralara getirilen zam sınırlamasından sonra BDDK’nın evi olanlara getirdiği kredi kısıtlaması yatırım amaçlı alımların düşmesine neden oluyor. Söz konusu kısıtlama nedeniyle tüketici kendisinin, eşinin ya da 18 yaşından küçük çocuğunun evi varsa ve yeni bir ev daha isterse, evin değerinin yüzde 90’ı değil, en çok yüzde 22.5’i kadar kredi çekebiliyor.

4. Son iki yılda arsa-tarla talebinde büyük artış yaşanıyor. Gayrimenkule yatırım yapmak isteyenlerin bir kısmı da konut yerine arsayı seçiyor.

5. Ayrıca mevduatın cazibesi nedeniyle de bir kesim yatırımcı bu alana yöneliyor.

4 YILIN EN YAVAŞ FİYAT ARTIŞI

Türkiye Cumhuriyet (TCMB) verilerine göre Türkiye’de konut fiyatları aralıkta bir önceki aya göre yüzde 1.15 arttı. Böylece Kasım 2019’dan bu yana en yavaş artış görüldü. Yıllık artış ise yüzde 75.5 olarak açıklanırken, bu da son iki yılın en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti. TCMB verilerine göre ülke genelinde ortalama metrekare fiyatı 30 bin 487 liraya çıktı. Üç büyük ile baktığımızda ise fiyat artışında İstanbul’un son sırada yer aldığı görüldü. İstanbul’da yıllık artış ülke ortalamasının da altında kalarak yüzde 61.8 oldu, ortalama metrekare fiyatı 44 bin 293 liraya çıktı. İzmir’de artış yüzde 75.6, ortalama metrekare fiyatı 35 bin 640 lira olurken, Ankara’da artış yüzde 92.3, ortalama metrekare fiyatı 23 bin 855 lira olarak açıklandı.

DAR GELİRLİ FIRSAT BEKLİYOR

Dar ve orta gelirli haneler ev sahibi olmak için yeni bir konut kampanyası bekliyor. Geçen sene konut kredi faizlerinin düşeceği, vade süresinin uzayacağı bir kampanya bekleniyordu, ancak gerçekleşmedi.

Türkiye’de ev sahipliği oranının giderek gerilediğine dikkat çeken sektör temsilcileri, kamu öncülüğünde ‘evi olmayanlara’ özel düşük faizli bir kampanya yapılması halinde piyasanın canlanacağını dile getiriyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/feed/ 0
7 bin liralık mont 5 bin liraya, 5 bin liralık ayakkabı 3 bin liraya getiriliyor… Yurtdışından alışverişte patlama https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:33:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3906 VATANDAŞIN geçen yıl ‘yerli’ kartlarla yurtdışından yaptığı online alışverişlerdeki büyüme hızı, yurtiçinde yapılan online alışveriş büyüme hızını solladı. Yüksek maliyetler, enflasyona bağlı olarak artan fiyatlar ve vergiler, vatandaşın yurtdışından yaptığı online alışverişleri bir yılda 2 kattan fazla artırdı.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2023’te yerli kartlar (Raporda içerde kullanılan kredi kartları ‘yerli’ olarak nitelendirilmiş) ile yurtdışından yapılan online alışverişler bir önceki yıla kıyasla yüzde 135.5 artarak 115 milyar TL’yi aştı. Yurtiçinde yapılan online alışverişlerin işlem tutarı ise 2023’te yıllık bazda yüzde 99.7 arttı.

2019’da 12 milyar TL olan yerli kartlar ile yurtdışından yapılan online alışverişlerin işlem tutarının, 2023’te 115 milyar TL’yi aşarak 5 yılda 9 kat birden artması dikkat çekti.

‘VERGİ DE ÖDESEN TÜRKİYE’DEN UCUZ’

Yurtdışından yapılan oline alışverişlerin artmasının temel nedeni, ürünlerin gümrük vergisine rağmen iç pazardan daha ucuza satılıyor olması.

Bu farkın nedenlerini Hürriyet’e anlatan IdeaSoft CEO’su ve TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun Özkara, bu durumun, sipariş verilen ülkedeki enflasyonun ve o ülkede o ürüne uygulanan vergilerin Türkiye’deki enflasyon ve vergi oranlarına kıyasla daha düşük olmasından kaynaklandığını söyledi. Özkara, “Türkiye’deki firmaların ürün fiyatlama konusunda bir miktar daha enflasyonist yaklaşım içinde olmaları da bir diğer neden” diye konuştu.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi’ye göre ise, e-ticaretteki lojistik maliyetlerin 5-10 yıl öncesine göre azalması, vergisi ödendiği halde ürünün yurtdışından daha ucuza gelmesini sağlıyor.

FİYATLAMA FARKI

Söz konusu fiyat farklarının genele yayılmadığını, yani Türkiye’deki her ürünün Avrupa’dan daha pahalı olmadığının da altını çizen Ekmekçi, “Tabii şu var: Enflasyonist bir ortamda olduğumuz için tedarikçiler o malı yerine koyacakları fiyattan fiyatlama yapıyor. ‘ ilerleyen dönemde hangi seviyede olacak’ hesabı üzerinden fiyatlama yaptıkları, yani ‘aldığı maliyetten değil, yerine koyacağı maliyetten’ fiyatlama yaptıkları için bu durum ürünün fiyatını da artırıyor” diye konuştu.

Ayrıca, aynı ürünün yurtiçinde satılması halinde o ürünün fiyatına ithalat vergisinin, ÖTV ve KDV’nin de ekleneceğini söyleyen Ekmekçi, şöyle devam etti: “Şirket kâr edecek ve kurumlar vergisi de ödeyecek. Halbuki tüketici aynı ürünü yurtdışından direkt sipariş verdiğinde yüzde 20 vergi ödeyerek tüketebiliyor. Bazı durumlarda Türkiye’den daha ucuza geliyor. Fakat şunu belirtmek gerekir: Bu devamlılığı olan bir durum değil. Çünkü bu alışverişlerde limit var. Sık sık almaya başladığınızda devamlılığı olmayan bir durum bu yüzden.”

EN AZ 1000 TL DAHA KÂRLI

PEKİ, fiyatlar gerçekten de yurt dışında daha mı avantajlı?

Yurt dışı satıcıları da kapsayan online ticaret platformlarındaki fiyatlar ile yurtiçindeki online fiyatları karşılaştırdığımızda şöyle bir tablo çıkıyor: En çok talep gördüğü belirtilen elektronik ürünlerden, bilgisayar parçalarından başlayalım; yurtiçinde 7 bin 200 lira olan bir anakart mesela… Yurtiçinde online fiyatı 6-7 bin lira aralığında değişirken; yurt dışı satıcılarda bu fiyat vergiler dahil 4 bin 945 liraya iniyor. Avrupa’dan sipariş verilecek bir işlemci vergiler dahil 4 bin 454 liraya satılırken, yurtiçinde bu fiyat 5 bin 300-5 bin 900 lira aralığında değişiyor.

Benzer durum hazır giyim ve ayakkabı ürünlerinde de mevcut. Dünya çapında bilinen bir hazır giyim markasının bir spor ayakkabısı modeli yurtiçinde 7 bin 699,90 TL’ye satılırken; aynı markanın aynı model ürünü yurt dışı satıcılarda 3 bin 601 TL’ye düşebiliyor. Başka bir küresel markanın erkek montu yurtiçinde 7 bin TL civarında iken aynı modelin farklı renkleri yurt dışı satıcılarda 4 bin 300-5 bin TL aralığında değişiyor.

EN ÇOK TALEP ELEKTRONİĞE

TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun Özkara’nın Hürriyet’e verdiği bilgiye göre, yurt dışından yapılan online alışverişlerde ev elektroniği, küçük ev aletleri ve diğer elektrik elektronik ürünler en çok talep gören ürünler arasında öne çıktı. Özkara, bunun ürün kategorilerine uygulanan vergi farklılıklarından kaynaklandığını belirtti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/feed/ 0
Turizmde test yılı olacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:30:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3903 27’nci EMITT Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı 6 Şubat’ta kapılarını açtı ve 9 Şubat’a kadar devam edecek. Fuarda Türkiye’de 2023 Turizm Raporu ve turizm ekonomisi ile 2024’e dair beklentiler konuşuldu. EMITT Turizm Fuarı’nda değerlendirmelerde bulunan TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, “2023 iyi başlayan bir yıldı ama deprem felaketi bizi çok etkiledi. Depremin etkisi haziran ayına kadar devam etti. 2023, zor olan ama sonuçları iyi olan bir yıldı. 2024 ise 2019’dan sonra test yılı olacak. Çünkü Türkiye’de bir fiyat artışı oldu. Bu fiyat artışlarının dünyada kabullenilebilmesi için bir test yılı olacak. Bu sene turist sayısından daha çok turizm gelirlerini düşünmeliyiz, fiyatları geldiği seviyede tutmamız önemli olacak. 2024 yılında dünya turizminde de büyüme gerçekleşecek, öngörüler 2019’un üzerinde. Hem turizm hareketinin hem de turizm gelirinin artacağı bir yıl olacak” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE TATİL, HAK ETTİĞİ FİYATA GELMELİ’

Otel fiyatlarının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada arttığını belirten Yağcı, “Tüm bunlara rağmen Türkiye; ürün, fiyat ve kalite dengesi konusunda öncü. Türkiye bu konudaki avantajını kaybetmiş durumda değil. Türkiye ucuz destinasyon diye biliniyordu şimdi hedefimiz bunu aşmak. Türkiye dünyada hak ettiği fiyattan satılan bir destinasyon olma mücadelesi veriyor. 2024 yılında geldiğimiz seviyeyi korumak açısından stratejik bir yıl olacağını öngörüyorum. Otellerimiz hak ettiği fiyata satmalı. 3 yıldızlı otel 5 yıldızlı fiyata değil 3 yıldızlı otel fiyatına, 5 yıldızlı otelin de 5 yıldızlı otel fiyatına satılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

UZAK DESTİNASYONLARDA ARTIŞ

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, “2023 yılında turist ve turizm geliri arttı ama otel doluluklarında yüzde 10 gerileme oldu. Doluluk oranlarımız düşerken oda fiyatlarımız da yükseldi. İstanbul başta olmak üzere şehir otellerindeki doluluklar istediğimiz gibi olmadı. Türkiye seyahat edilmek istenen destinasyonların başında geliyor. Fakat dünyadaki bütün turizmcilerin tek dileği savaşların durması. Barışın olmadığı yerde turizm hareketlerini konuşmak mümkün değil. 2024 yılı için ise şehir otellerinde nisan ayına kadar bir hareket görmüyoruz. Nisandan sonra hedefleri aşarız. 2024’ün 2023’ü aratmayacağını ve çok daha iyi bir yıl olacağını düşünüyoruz” dedi. Eresin, uzak destinasyonlardan artış gözlemlediklerini belirterek, “Asıl odaklandığımız pazarlar; Latin Amerika, Arjantin, Şili, Kolombiya, Hindistan, Japonya. Avrupa’da bir sakinlik söz konusu. Komşularımızda savaş varken Avrupa’dan çok büyük artışlar beklemiyoruz” dedi.

Türkiye Turizm Yatırımları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naile Göçen Çukurova ise, “2024’ün başlarındayız. Genel resme baktığımızda ana pazarlarımız Almanya ve İngiltere için rezervasyonların iyi geçtiği ile ilgili bilgiler alıyoruz. Rusya ile ilgili belirsizlikler olduğu ama olumlu geçmesiyle ilgi beklentilerimiz var” dedi. Turizmde markalaşmaya ihtiyaç olduğunu belirten Çukurova, “20 bin konaklama belgeli tesisimiz var. 60 otel zincirinin 44’ü yerli 16’sı yabancı, bunların da toplam 947 tesisi var. 20 bin tesiste 947 marka olması, bizim fiyatlarda standartlarımızı yükseltebiliyor. Bizim markalaşmaya ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

600 MİLYON EURO’LUK İŞ HACMİ

EMITT Fuar Direktörü Hacer Aydın, fuarla ilgili Hürriyet’e özel yaptığı açıklamada, fuarda geçen sene 500 milyon ’luk bir iş hacmi yaratıldığını, bu sene ise 600 milyon Euro hedeflediklerini söyledi. Aydın, “600’ün üzerinde katılımcı, 50 ülke var. 300’ün üzerinde tur operatörü de fuarda. Türkiye’ye gelip daha fazla para harcayabilecek destinasyonlardan tur operatörlerini davet ettik. Onlarla katılımcılar birebir görüşme yapabiliyor. Buradaki hareketlilik yüzde 75’in üzerinde. Geçen sene ziyaretçi sayımız ise 28 bindi. Bu sene yüzde 100’den fazla artış bekliyoruz. 2025 yılında da fuara en az 2 salon daha eklemek istiyoruz ve 1000 katılımcıya ulaşmak hedefimiz” dedi.

YENİ PAZARLAR

Bu sene fuarda ciddi bir yurtdışı katılımcısı olduğunu belirten Aydın, “Yeni destinasyonlar var. Venezuela, Cezayir ilk defa geldiler. Maldivler, Mısır uzun bir aradan sonra yeniden fuardalar. İtalya da son 15 senedir gelmiyordu ve bu yıl çok büyük bir katılımla geldi. Önümüzdeki sene İspanya, Yunan Adaları, Uzak Doğu, Dubai, Suudi Arabistan gibi pazarlardan da fuara katılım bekliyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/feed/ 0
Markalı üründen kopuş hızlandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/markali-urunden-kopus-hizlandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/markali-urunden-kopus-hizlandi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:18:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1598 GIDADAN hazır giyime tüm perakende ürünlerinde artan fiyatlar vatandaşı daha hesaplı seçenek arayışına itince ‘marka sadakati’ erozyona uğradı. Perakendecilerin anlattığına göre, tüketiciler gelir grubuna göre ya temel ihtiyaç ürünlerine yöneldi ya devamlı müşterisi olduğu bir hazır giyim markasından koparak bir alt markaya yöneldi ya da müdavimi olduğu restorana daha az gitti.

Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, “Tüketicilerin önemli bir bölümü ekonomik durgunluk yaşandığını düşünüyor ve harcamalarını ona göre şekillendiriyor. Marka sadakati düşüyor” derken; TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat ise, bu yıl bir önceki yıla kıyasla en az yüzde 20 oranında bir alt markaya kayışın yaşandığı tahmininde bulundu.

Şeref Fayat

HER GELİR GRUBUNDA VAR

Fayat, bu durumu “Her tüketicinin vazgeçtiği bir rakam vardır. Alacağınız ürün o rakamın üzerine çıktığı anda o parayı vermek istemezsiniz. Bu psikolojik bir şey. ‘Bir gömleğe, bir pantolona bu para verilmez’ noktasına gelirsiniz” sözleriyle ifade etti.

Bu durumun, fiyat artış hızının yüksek olduğu dönemlerde her gelir grubunda yaşandığını söyleyen Fayat, “Enflasyonist dönemlerde hep böyle olur, bir alt segmente kayış yaşanır. Hazır giyim de bundan ayrı değil. Dolayısıyla marka sadakatinin erozyona uğradığı, tüketicinin ‘bir alt markalarda neler varmış, bakayım’ dediği veya alışverişi ötelediği bir durum söz konusu. Bu bütün toplumda, her gelir grubunda var” dedi.

‘2024’TE DERİNLEŞİR’

Bu yıl ciroların enflasyon etkisiyle yüzde 100’ün üzerine çıktığı, satış adetlerinin ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 5 küçüldüğü bilgisini veren Fayat, 2024’ün ilk çeyreğinden sonra iç piyasadaki daralmanın daha hızlı olacağı öngörüsünde bulundu. Fayat bu yüzden, marka sadakatindeki erozyonun gelecek sene derinleşerek süreceğine işaret etti: “Bu yıl ciroda eksilme yok ama adet bazlı satışlarda düşüş var. Yani daha az ürünü daha pahalıya almışız. Yeni yılın ilk aylarında ücret artışları refah artışı hissi verip harcamayı tetikleyecektir ama sıkı para politikası devam edeceği için ilk çeyrekten sonra iç piyasadaki daralmayı çok sert hissedeceğimizi düşünüyorum.”

EN HIZLI KOPUŞ TEMİZLİKTE

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün ise vatandaşın, fiyatları artsa da temel gıdada kalite aramaya devam ettiği; markalı üründeki en fazla kopuşun temizlik ürünlerinde hissedildiği bilgisini verdi. Düzgün’ün aktardığına göre zincir marketlerden alışveriş yapan tüketicinin marka tercihi azalmadı ama markalı ürünler içinde daha az kaliteli bir markaya kayış oldu. Markalı ürünleri terk ettiği kategori ise deterjan, çeşitli toz ve sıvı temizleyiciler gibi temizlik ürünleri şeklindeydi.

Ömer Düzgün

‘BEĞENİRSE ESKİSİNE DÖNMÜYOR’

İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere, daha alt marka ürünlere şans veren tüketicinin, aldığı bu üründen memnun kaldıktan sonra eski alışkanlığı olan markaya dönmediğini, dolayısıyla markadan kopuşun kalıcı hale geldiğini söyledi. Benzer durumun market markalı ürünlerde de görüldüğünü; markalı ürünle market markalı ürünün fiyatı arasındaki makas genişleyince, talebin market markasına kaydığını kaydeden Güzeldere, “Örneğin bir bulaşık deterjanı 50 lira, aynı ürünün market markalısı 25 lira. Aradaki fark ne kadar büyükse markadan kopuş da o kadar hızlı oluyor. Dolayısıyla market markalı ürünlerin toplam ciro içindeki payı da artıyor” ifadelerine yer verdi.

Faruk Güzeldere

‘MÜDAVİMLER DAHA AZ GELİR OLDU’

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, marka kopuşlarının restoranlar için de geçerli olduğuna dikkat çekti. Artan girdi maliyetleri kadar fiyat artışı yapamadıkları bir dönem yaşandığını söyleyen Demirer, “İnsanlar sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için yine dışarı çıkıyor ama sürekli gittiği mekândan fiyat nedeniyle fedakârlık yapıyor. Bir alt segmente gidiyor. Dolayısıyla restoranların müdavimleri seyrekleşiyor. Gelenler de eskisinden daha az tüketim yapıyor” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/markali-urunden-kopus-hizlandi/feed/ 0
Ünlü spekülatör açıkladı: Yatırımcısını sevindirecek mi? İşte Bitcoin’de 2024 yılında beklenen fiyatlar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-spekulator-acikladi-yatirimcisini-sevindirecek-mi-iste-bitcoinde-2024-yilinda-beklenen-fiyatlar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-spekulator-acikladi-yatirimcisini-sevindirecek-mi-iste-bitcoinde-2024-yilinda-beklenen-fiyatlar/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:15:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1580 Yılın en çok kazandıran yatırım aracı kripto para birimi oldu. Aslında Bitcoin 2023 yılını çalkantılı bir şekilde geçirdi. 2022 yılında iflas başvurusunda bulunan kripto borsası FTX’in CEO’su Sam Bankman-Fried, 2023 yılında kendisine yöneltilen 7 suçtan suçlu bulundu. Ayrıca bir diğer kriptor borsası Binance’nin CEO’su Chanpeng Zao, ABD Hükümeti tarafından kesilen 4,3 milyar dolarlık cezayı kabul etti ve şirketin CEO’luğundan istifa etti. Tüm bu gelişmelere karşın Bitcoin 2023’ü yükselişle geçirerek yatırımcısını sevindirdi. Sektör, en büyük 2022 yılında sert düşen ve 2023 yılına 16 bin 547 seviyesinden başlayan Bitcoin, 2023’ün son gününda 42 bin 65 dolar seviyesine kadar yükselmişti. Bitcoin yatırımcısına 2023 yılında yüzde 154 oranında kazandırmış oldu.

BITCOIN’DEN YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ 

Uzmanlar 2024 yılında da Bitcoin’in yatırımcısını sevindireceği görüşünde. CNBC’e konuşan sektörün önde gelen isimleri, özellikle ABD’nin ilk Bitcoin EFT’sini (Bitcoin yatırım fonu) kabul edeceği beklentisi ile dijital paranın 2024’te yükseleceğini düşünüyor. Bu durum, yatırımcıların bir borsaya gidip Bitcoin fiyatını takip eden bir hisseyi satın alabilecekleri anlamına geliyor. Sektör bunun daha geniş bir yatırımcı yelpazesini, özellikle de büyük kurumsal yatırımcıları çekeceğini umuyor. Ayrıca 2024 yılında her 4 yılda bir gerçekleşen Bitcoin halving (yarılanma) olayı gerçekleşecek. Her dört yılda bir gerçekleşen yarılanma , Bitcoin’in blokzincir kodunda yazılı bir durum. Madencilerin bitcoin madenciliği karşılığında aldıkları ödüller her halving sonrası yarıya inmekte. Bu durum ise 21 milyon olan Bitcoin arzının korunmasını sağlıyor. Önceki halving dönemlerinden sonra Bitcoin fiyatlarında artışlar yaşanmıştı. 

MOBIUS: 60 BİN DOLARA ULAŞABİLİR

Tüm bu gelişmelerin ışığında 2024 için sıra dışı tahminler geliyor. Bunlardan biri de ünlü yatırımcı Mark Mobius’un tahmini. Mobius 2022’de Bitcoin’in 20 bin dolara gerileyeceğini doğru tahmin etmişti. Şimdi de Mobius ABD’nin ilk EFT’yi onaylayacağının beklentisi ile 2024’te 60 bin dolara ulaşabileceğini ifade ediyor. 

Kripto madenciliği şirketi Bit Mining’in baş ekonomisti Youwei Yang, Bitcoin’in 2024 yılıda 75 bin dolara ulaşabileceğine inanıyor. Yang, beklenen fiyat artışını Bitcoin ETF’sinin onaylanmasına bağlıyor. Yang’a göre bu onaylanma ile Bitcoin’e daha yüksek kurumsal yatırım yapılacak. Ayrıca bu yıl gerçekleşecek olan Bitcoin yarılanması da arzı kısıtlayarak fiyatların artmaını sağlayacak. Yang CNBC’ye, “Bitcoin’in 2024′te 25 bin ila 75 bin dolar, 2025′te ise 45 bin ila 130 bin dolar arasında işlem göreceğini tahmin ediyorum” dedi. Ancak Luna ve FTX gibi büyük kripto borsalarının çöküşlerini de hatırlatan Yang, yatırımcıları dikkatli olmaları konusunda uyardı. 

İŞTE DİĞER TAHMİNLER

EFT onayı ve halving ile fiyatların artmasını bekleyen diğer uzmanlardan biri ise CoinShare araştırma başkanı James Butterfill. Butterfill bu gelişmeler ışığında Bitcoin’in 80 bin dolara çıkabileceğini söylüyor. Kripto para borsası olan Nexo’nun kurucu ortağı Antoni Trenchev ise, Bitcoin’in 2024′te 100 bin dolara ulaşabileceğine inanıyor. Finans kuruluşu Standard Chartered de Bitcoin’in 100 bin dolara ulaşacağını tahmin edenler listesine dahil oluyor. Ancak 2024 yılı için en yüksek fiyat tahmininde bulunan kuruluş ise CoinFund. Firmanın yönetici ortağı Seth Ginns, Bitcoin’in 2024 yılında 500 bin dolar seviyelerine kadar çıkabileceğini tahmin etmekte. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/unlu-spekulator-acikladi-yatirimcisini-sevindirecek-mi-iste-bitcoinde-2024-yilinda-beklenen-fiyatlar/feed/ 0
Rengarenk yılbaşı hediyeleri Eminönü’nde… 10 liradan 10 bin liraya hediye fikirleri https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rengarenk-yilbasi-hediyeleri-eminonunde-10-liradan-10-bin-liraya-hediye-fikirleri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rengarenk-yilbasi-hediyeleri-eminonunde-10-liradan-10-bin-liraya-hediye-fikirleri/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:06:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1461 Yarın yılın son günü. Yılbaşı heyecanı evlerde, sokaklarda, dükkânlarda hissediliyor. Yılbaşı aynı zamanda hediyeleşmenin de günü. Hediye denilince de akla çeşit çeşit ürünlerin bulunduğu Eminönü geliyor. Burada hem ekonomik hem de her zevke uygun alternatifler bulmak mümkün. 10 liraya da ürün bulabilirsiniz, 10 bin liraya da. Özellikle hediyelik eşya çarşısı Şark Han bu yıl rengarenk donatılmış. Dükkânlar yılbaşı süsleri, kar küreleri, mumlar ve çok daha fazlasıyla yeni yıl ruhunu yansıtıyor. Çarşı son derece hareketli. Herkes sevdiklerine hediye bulma telaşına girmiş durumda. Çarşı esnafı, “Artık son günlere girdik. Hediyesini alan aldı ama son günlere bırakanlar için birçok çeşit sunuyoruz” diyor.

ÇEŞİT FAZLA SATIŞLAR İYİ

Biz de Eminönü, Tahtakale, Şark Han’ı gezdik; ailesine, arkadaşına, sevdiklerine yılbaşı hediyesi almak için hediye alternatiflerini ve fiyatlarını araştırdık.

Şark Han’da yılbaşı süsleri satan Ertuğrul Soysal, çarşıdaki hareketlilikten memnun olduğunu söyledi. Soysal, “Bu yıl geçen seneye göre dükkâna çok fazla çeşit getirdik. O yüzden satışlarımız da iyi gitti. Hatta gelen turistler kendi bölgelerine de ürün istedi, kargoyla gönderdik. En çok kar küreleri, kupalar, yılbaşı desenli mumlar ve yılbaşı ağaç süsleri satıldı” dedi. Tahtakale’de yılbaşı süsleri satan başka bir esnaf ise “Satışlar iyi gitti. Hatta bu yıl en çok Türkler alışveriş yaptı. Bunun nedeninin evlerde kutlama yapanların sayısının artması olduğunu düşünüyorum. Yılın son günleri fiyatları da biraz düşürdük. Özellikle kokina ve yılbaşı ağacı süslerini çok sattık” diyerek çarşıdaki hareketliliği aktardı.

EN UYGUNUNDAN EN PAHALIYA

Tahtakale’de daha çok yılbaşı ağacı ve süsleri satılıyor. Yılbaşı ağaçlarının fiyatı 200 TL’den başlıyor, 2 bin TL’ye kadar çıkıyor. Ağaç süslerinin ise paketi 50 liradan başlıyor, 150 liraya kadar çeşit bulmak mümkün.  Kokina ise her dükkânda var. Demeti için en uygun 50 lira şeklinde fiyat aldık, buketi ise 250 lira. Ağaç için ışıklar var. Onların da fiyatı 100 liradan başlıyor. Vatandaşlar bazı ürünlere ‘pahalı’ dese de en uygun fiyatların Eminönü’nde olduğunu söylüyor.

Şark Han’da ise fiyatlar ve ürünler daha da çeşitleniyor. Han’da 10 liraya yılbaşı konseptli minik magnetler ve bardak altlıkları da var 10 bin liraya müzikli, büyük ve hareketli lunapark şeklinde hediyelik eşya da.

YILBAŞI HEDİYE SEÇENEKLERİ

– En çok tercih edilen kar küreleri: 60-350 TL

– Yılbaşı konsepli yeni yıl kupaları: 60 TL

– Yılbaşı ağacı mumlar: 40-90 TL

– Yılbaşı topu şeklinde mumlar: 4’lü paket 120 TL

– Paket  mum: 50 TL

– Nihale: 20 TL

– Bardak altlığı: 10 TL

– Peluş Noel baba figürleri: 800-2.500 TL

– Yılbaşı desenli tabaklar: 60 TL

– Biblolar: 500 TL

– Bere ve şapkalar:100 TL

– Yılbaşı desenli çorap: 60 TL

– Pijama takımları: 300 TL

– Tombala: 20-30-40 TL

– Desenli saç taçları: 75 TL

– Hareketli, müzikli hediyelik eşyalar: 1.300-10.000 TL

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rengarenk-yilbasi-hediyeleri-eminonunde-10-liradan-10-bin-liraya-hediye-fikirleri/feed/ 0
Marketlerde etiket değiştirme mesaisi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-etiket-degistirme-mesaisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-etiket-degistirme-mesaisi/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:39:03 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1446 Asgari ücret 27 Aralık Çarşamba günü akşam saatlerinde açıklandı. Açıklamanın ardından kamuoyunda 3 harfli marketler olarak anılan market zincirlerinde etiketler değiştirilmeye başlandı. Bir marketin, çalışanlarına 27 Aralık akşamı attığı ‘etiket değiştirme mesaisi’ mesajı da tartışmalara neden oldu. Öte yandan marketlerde ki etiketler kontrol edildiğinde, asgari ücret zammının açıklanması sonrasında 27-28-29 Aralık itibariyle birçok ürüne zam yapıldığı görüldü. Tüketici Federasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, cezaların artırılması yönünde çağrı yaparken vatandaşları da fark ettikleri an şikayette bulunmaları gerektiğini hatırlattı.

‘ASGARİ ARACIN AÇIKLANDIĞI GÜNÜN AKŞAMI YİNE ETİKETLERLE OYNANDI’

“Asgari ücret açıklanmadan zamlar yapılmaya başlandı” diyen Ağaoğlu, “Asgari aracın açıklandığı günün akşamı yine etiketlerle oynandı. Geçmişte ‘ arttı, akaryakıt fiyatları yükseldi’ derlerdi. Şimdi mazeretleri ne? Temmuz’dan bu yana dolarda ki artış yüzde 10 dolaylarında. Oysa temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde ki fiyat artışları yüzde 20 ile 40 aralığında gidiyor” dedi.

‘BİZLERİN UCUZ DİYE TERCİH ETTİĞİMİZ 3 HARFLİLERİN ÜÇÜ DE MAALESEF FİYATLARI DEĞİŞTİRDİLER’

Etiketlerdeki fiyat değişikliği tarihlerine bakıldığında, asgari ücretin açıklandığı akşam itibariyle yapıldığının da altını çizen Ağaoğlu, “Zaten bir süredir asgari ücret tartışılıyordu ve etiketlerde fiyatlar yükseliyor. Kimsenin böyle gerekçesiz, haksız fiyat artışı yapmaya imkana kavuşacağını zannetmemesi lazım. Burası demokratik hukuk devleti. Bu noktada rekabet kurulu ceza uygularken, haksız fiyat artışı değerlendirme kurulu daha Aralık toplantısında birçok firmaya para cezası uygulamışken bunlar pervasızca etiketleri değiştiriyorlar. Piyasa da hakim olan zincir marketler, özellikle bizlerin ucuz diye tercih ettiğimiz 3 harflilerin üçü de dün akşam maalesef fiyatları değiştirdiler. Sebep, asgari ücret arttık. İyi de o asgari ücret vatandaşın cebine girmedi. İşin kötü tarafı şudur, bunlar önümüzde ki ay da asgari ücret arttı, personel giderlerimiz yükseldi diyerek yeniden zam yapacaklar. Bunu için mutlaka geçmişte olduğu gibi alış fiyatı, satış fiyatıyla birlikte yazılsın” diye konuştu.

‘CEZALAR CİRO İLE ORANTILI OLMALI, İFŞA EDİLMELİ, ISRARLA YAPILIYORSA KAPATILMALI’

“Her şeyden önce ambalajlı ürünlerin üzerine tavsiye edilen satış fiyatı mutlaka yazılmalı” diyen Aydın Ağaoğlu, ” Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı cezalar, rekabet kurulunun yaptığı gibi ciro üzerinden hesaplanmalı. 500 bin liralık bir ceza, mahalle bakkalını, manavını, esnafını batırır ama binlerce mağazası olan zincir marketi için belki birkaç dakikalık cirosu tutarındadır. Cezalar ciro ile orantılanmalı, ifşa edilmeli, ısrarla yapılıyorsa kapatılma getirilmeli, o zamları kapatmaya rağmen ısrarla devam ettiriyorsa ebediyen ticaretten men edilmelidir” ifadelerini kullandı.

‘ÇALIŞANLARA, MÜDÜRLERİNE MESAJ GÖNDERDİLER’

Kurumsal marketlerin çalışanlarına gönderdikleri etiket değiştirme mesaisi mesajlarını da değerlendiren Ağaoğlu, ” Asgari ücret akşamüzeri açıklandı. Saat 20 civarı bazı 3 harfli zincir marketlerde; çalışanlara, müdürlerine mesaj gönderilerek fiyat etiketi için mesaiye kalınması ve personel ayarlanması istendi. Bunu da yalanlamadılar. Tüm tüketiciler, bilinçli bir birey olarak etiketleri kontrol etsinler, fiyat değişiklik tarihine baksınlar. Asgari ücretle bağlantılı bu süreçte, Aralık ayında fiyatları fahiş artan ürünleri ellerindeki cep telefonları ile fotoğraflarını, videolarını çekip Ticaret Bakanlığı bünyesindeki haksız fiyat değerlendirme kuruluna internet üzerinden kolayca aktarsınlar ki bunlar karşılıksız kalmasın” dedi.

‘FİYATLAR DEĞİŞMEMİŞ DEDİLER BENDE BIRAKIP ÇIKTIM’

Marketlerdeki etiket değişikliklerine tepki gösteren Mehmet Sertcan, “Asgari ücret gelmeden bir zam gelmişti, asgari ücret söylendi yine zam geldi. Yılbaşından sonra bir ayar çekip yine zam gelecek” dedi. Alaattin Örnekoğlu ise, “Fiyatlar o kadar değişiyor ki, 3 harflilerden bir tanesine girdim. Yumurta alacaktım, baktım 53 lira. Kasaya geldim, 59 lira dedi. Orada 53 liraya yazıyor dedim. Her halde fiyatlar değişmemiş dediler bende bırakıp çıktım” diye konuştu.

‘BİR GÜN ALDIĞIMIZI ERTESİ GÜN ALAMIYORUZ’

Fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu düşünen Sabiha Yılmaz de, “Onun asgari ücretle alakası yok bence, zaten her gün değişiyor. Bir gün aldığımızı ertesi gün alamıyoruz. Market personellerine de maaş gelecek, onlarda maaşlarını Ocak’ta zamlı alacaklar” dedi. Nuran Bulut ise, “Bu devletin görevi, denetlemesi gerekiyor. Bu kadar basit. Siz, biz müdehale edemeyiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-etiket-degistirme-mesaisi/feed/ 0