ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Adana’da gerçekleştirilen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne (TEKNOFEST) katılan gençlere tavsiyelerde bulundu. Varank, gençlerden hayallerinin peşinden koşmalarını isteyip, ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret verdi.
Adana’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST’e katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Komisyon üyeleri, Demirören Medya Grubu’nun standını ziyaret etti. Komisyon üyeleri, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle de bir araya geldi. Komisyon Başkanı Mustafa Varank da stand içerisinde yer alan podcast odasında Radyo D’nin konuğu oldu.
‘TÜRKİYE’NİN SAHİPLENDİĞİ BİR MARKA’
TEKNOFEST’in Türkiye’nin sahiplendiği bir marka haline geldiğini anlatan Varank, “TEKNOFEST’te yarışmacı kardeşlerimize farklı kategorilerde yarışacakları görevler veriyoruz. Bu alanda proje ve fikirlerini ortaya koyan gençlerimiz yarışıyorlar. Neticede en güzel fikir ve ürünü ortaya koymaya çalışıyorlar. Gençlerimiz aynı zamanda insansız sualtı araçlarından nükleer teknolojilere kadar farklı alanlarda projeler ortaya koyarak yarışmayı gerçekleştiriyor. İlerde bu alanlarda çalışma yapacak gençlerimizi yönlendirebilmek, onlara yatırım yapabilmek ve onların eğitimlerine katkı sağlayabilmek adına çok önemli” dedi.
‘BU YIL TEKNOFEST’E 1 MİLYON 650 BİN GENÇ KATILDI’
TEKNOFEST’e vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Varank, festivalin çok güzel geçtiğini kaydetti. Varank, gençlere, hayallerinin peşinden koşmaları ve ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret veren Varank, devletin bu alanda çeşitli destekler sunduğunu da vurgulayarak, “Gençlere öğüdümüz şu olsun; mutlaka hayallerinin peşinden koşsunlar, ‘Ben yapamam’ demesinler, ‘Ben başaramam’ demesinler, ‘Bu zor’ demesinler. Hayal etsinler ve o hayallerinin peşinden gitsinler. Bu yıl TEKNOFEST’e 1 milyon 650 bin genç katıldı. Dünyada bu manada çok gencin katıldığı teknoloji etkinliği yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ilgi artarak devam edecek” diye konuştu.
Haber-Kamera: Narin KAZAK/ADANA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Girift İHA takımı, 2 yıllık çalışmayla yeni nesil dikey iniş ve kalkış yapabilen uçuş sistemi kullanan İHA’yı üretti.
Projenin patentini alan 12 kişilik ekip, İHA’nın yanı sıra geliştirdikleri akıllı mühimmat teknolojisiyle, İHA’dan fırlatıldıktan sonra konumuyla anlık takibi sağlanabiliyor, hem de düşman eline geçmesini önlemek için kendini imha etme özelliğini taşıyor.
Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST Adana’da sergilenen İHA, tampon bölgeler arasındaki görüntü işleme yaparak tarayabilirken, saatte 120 kilometre hızla 400 metre irtifada seyir alabiliyor.
Öğrencilerden takım pilotu Emre Yılmaz, AA muhabirine, 19-23 Eylül’de TEKNOFEST Kahramanmaraş’ta Uluslararası İnsansız Hava Aracı Yarışması’nda finalist olduklarını söyledi.
İHA’nın tasarım ve yazılımının kendilerine ait olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“İnsansız hava aracına entegre ettiğimiz, görüntüleme sistemi yardımıyla belirlenen alanlar taranarak, akıllı mühimmatlar bırakılıyor. Yine bu mühimmatları takımımız geliştirdi. Bırakılan akıllı mühimmatlar, kendi geliştirdiğimiz yer istasyonu tarafından kontrol ediliyor.”
Yılmaz, mühimmatın anlık takip edilebildiğini belirterek, “Akıllı mühimmat anlık olarak bırakıldığı yerin konum bilgisini, yükseklik, basınç, nem gibi bilgileri yer istasyonuna iletiyor. Akıllı mühimmat yakınında insan hareketi algılandığında, üzerinde bulunan sensörler aracılığıyla kendisini patlatarak, görevini sonlandırmış oluyor.” diye konuştu.
Aracın kompozit malzemeden üretildiğini anlatan Yılmaz, projelerini daha da geliştirmek için çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kente 30 kilometre uzaklıktaki Yücetepe köyündeki vatandaşlar, yıllardır geleneksel yöntemlerle ceviz hasadı yapıyor.
Muhtarın cami hoparlöründen duyuru yapmasıyla bir araya gelen köylüler, 5 kilometre mesafedeki vadiye gelerek ceviz topluyor.
Köylüler, yamaçlarda bulunan yaklaşık 5 bin ağaçtan tek tek topladıkları cevizi, çuvallara dolduruyor, bir kısmını satıyor bir kısmını ise kışın tüketiyor.
Vahdettin Akçan, geleneksel yöntemlerle yapılan hasadın her yıl festival havasında geçtiğini söyledi.
Köyde yıllardır ceviz hasadı yaptıklarını anlatan Akçan, “Ceviz hasadı yaklaşık 10 gün sürüyor. Herkes yılın bu mevsiminde heyecanla ceviz hasadını bekliyor. Yaklaşık 5 bin ceviz ağacımız var. Cevizleri traktör ve atlarla getiriyoruz. Herkese eşit dağıtılıyor.” dedi.
Köylülerden Ramazan Yıldırım, “109 yıldır bu gelenek var. Herkes bu uygulamadan memnun. Bir sıkıntımız yok. Muhtarımız belli bir gün seçiyor ve köylülerle birlikte ceviz topluyoruz. Bu ay bir festival gibi. Heyecan var.” diye konuştu.
Ailesiyle ceviz toplayan Sevgi Akçan, “Ceviz toplama çok meşakkatli. Dik yamaçlardan yürümek çok zor. Geçen yıllarda ağaçtan düşüp ölenler de oldu. Burası köyün ortak ceviz bahçesi. Herkes istediği gibi toplayabiliyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan hizmet alan kadın, çocuk ve yaşlıların, atölye çalışmaları ile ortaya koyduğu el emeği ürünlerinden oluşturulan sergi, AnkaraKültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilere sunuldu.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’ne 17 kuruluş ile katıldı. Festival kapsamında Başkent Millet Bahçesi’nde yer alan festival alanında 8 çadır kuruldu. 30 stantta bakanlıktan hizmet alan çocuk, yaşlı ve kadınların el emeği ürünleri ve kadın kooperatiflerinin ürünleri sergiye çıkarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Hilal Gürpınar, sergi alanını ziyaret ederek, ürünleri inceledi.
‘BU SANAT ATÖLYELERİNİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ’
Gürpınar, festivalde yer almanın gurur verici olduğunu belirterek, “Bizler İl Müdürlüğü olarak kadın, çocuk, yaşlı, engelli bireylerin günün birçok saatini geçirebildiği ve iyileştirme süreçlerine destek olan bu sanat atölyelerini çok kıymetli buluyoruz. Bugün burada Ankara’da misafir ettiğimiz Filistinli kardeşlerimizin de el emeği ürünleri var” dedi.
‘BU, DÜNYADA BİR İLK’
Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 2 yıldır kalan Yunus Tavşancı (62), “Huzurevimizin ve bakanlığımızın destekleriyle el ürünlerini günlük yaşantımızda yapıyoruz. Bizler açısından çok hoş, eğlenceli. Severek ve isteyerek yapıyoruz. Kristal taş’ diye adlandırılan boncuktan oluşan tablolar yapıyorum” diye konuştu. 75’inci Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 3 yıldır kalan emekli öğretmen Nergis Öziş (67) de “Boncuklarım dünyada tektir. Kalença mantığıyla tabloya dönüştürüyorum. Bu, dünyada bir ilk. Şimdi de seramiklerle çalışıyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir dizi program için Sakarya’ya gelen Dervişoğlu, Ferizli Belediyesini ziyaret etti, Belediye Başkanı Mehmet Ata’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra Ferizli Tarım Festivali’nin açılışına katılan Dervişoğlu, 15 Eylül’de Hendek ilçesindeki makarna fabrikasında meydana gelen patlamada hayatını kaybeden işçiye Allah’tan rahmet, yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Dervişoğlu, Türkiye’de tarımın iktidarın yıllardır süregelen yanlış politikaları nedeniyle bitme noktasına getirildiğini savundu.
“Üreticilere fırsat eşitliği sağlamak en temel önceliğimizdir”
Dervişoğlu, tarıma yönelik planladıkları çalışmalardan bahsederek, şunları kaydetti:
“Adalet, hürriyet ve eşitlik özlemimiz ve ihtiyacımız var. Bütün bu problemleri, bunun için yaşıyoruz. İYİ Parti olarak tarım sektörünün her bir paydaşına, her çiftçiye, her işçiye sözümüz; bu üç vazgeçilmez unsuru yeniden tesis etmek olacaktır. Üreticilere fırsat eşitliği sağlamak en temel önceliğimizdir. Türkiye’nin neresinden olursa olsun her çiftçimiz, aynı desteklere ve aynı imkanlara sahip olmalıdır. Tarım desteklemeleri adil bir şekilde dağıtılmalı ve yalnızca belirli bölgeler değil, tüm Türkiye’nin üreticileri kazanmalıdır. Bu ülkenin her köşesindeki çiftçiye aynı fırsatları sunacağız ki herkesin ürünü aynı bereketle buluşsun.”
Çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Dervişoğlu, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi.
Dervişoğlu, Türkiye’nin fındık üretiminde dünyanın ihtiyacının yüzde 70’ini karşıladığını dile getirerek, “Ancak fındık üreticilerimiz de tıpkı diğer tarım sektörleri gibi adaletsiz fiyat politikalarına maruz kalıyor. Fındık hem Ferizli hem de Türkiye’nin ekonomisi için vazgeçilmez bir değerdir. Bu değeri koruyacak politikalar üretmek de kaçınılmazdır. Benim inancım; bir elin verdiği alın terinin diğer elde ekmeğe dönüşmediği bir düzenin adaletsiz olduğu şeklindedir. Biz teri alın terine, emeği hakka çevirecek bir adalet sistemini kuracağız ki her vatandaş ülkesinden ve o ülkeyi yönetenlerden razı olsun.” ifadelerini kullandı.
Yerli üretimi teşvik edip çiftçiye üretimde bağımsızlık kazandırmanın öncelik olması gerektiğine işaret eden Dervişoğlu, “Toprağına zincir vurulan çiftçi bize göre hür değildir. Allah’ın izniyle bu zincirleri hep birlikte kıracak, çiftçimizi toprağında özgür hale getireceğiz. Tarım bu coğrafyanın, güzel ülkemizin en güçlü miraslarından biridir. Bu mirası gelecek kuşaklara taşımakla mükellefiz.” diye konuştu.
Ferizli Belediye Başkanı Ata, Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç ve Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Ali Şener Bayraktar’ın da konuşma yaptığı programa, Ferizli Kaymakamı Hasan Balcı, İYİ Parti İl Başkanı Ahmet Uçak, parti yöneticileri, ilçe belediye başkanları ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Konuşmaların ardından Dervişoğlu ve katılımcılar, festival alanını gezdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkoğlu ilçesindeki TCDD Lojistik Merkezi’nde organize edilen uluslararası İHA yarışmasına başvuran 685 takımdan, tüm süreci başarıyla tamamlayan Türkiye, Azerbaycan, Endonezya, Malezya, Özbekistan ve Pakistan’daki 14 ilden 44 takım finalist oldu.
Liseler arası İHA yarışmasında da 1648 takımdan tüm süreci başarıyla tamamlayan 12 ilden 29’u finalist olmaya hak kazandı.
Türkiye’deki Gençlik ve Spor Bakanlığı gençlik merkezleri, BİLSEM, deneyap teknoloji atölyeleri, bilim merkezleri ve bilim atölyelerinin lise seviyesindeki öğrencileri ile ulusal ve uluslararası ön lisans, lisans ve lisans üstü öğrencilerinden oluşan katılımcılar, yarışmanın arama-kurtarma, ilk yardım, istihbarat toplama, yangın söndürme, terörle mücadele ve taşımacılık alanlarında yeteneklerini sergileyecek.
23 Eylül’de sona erecek uluslararası İHA yarışlarında birinci takıma 150 bin, ikinci takıma 120 bin, üçüncü takıma 100 bin lira ödül verilecek.
Liseler arası İHA yarışlarındaysa ilk sıradaki takım 100 bin, ikinci takım 80 bin ve üçüncü takım 60 bin lira alacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmancık Belediyesince düzenlenen Pırlanta Pirinç Kültür ve Sanat Festivali kapsamında D 100 kara yolu yakınlarındaki Koyunbaba Türbesi önünde dev kazanlarla pilav pişirildi.
Osmancık Belediye Başkan Yardımcıları Kadir Eskiadam ve Ahmet Özoğlu, D 100 kara yolundan geçen araçları durdurarak, sürücü ve araçlarda bulunanlara ikram etti.
Eskiadam ve Özoğlu, pilav ikram ettikleri kişileri festival kapsamında düzenlenen “Ayıkla pirincin taşını” adlı yarışmaya katılmaya davet etti.
Yeni mahsul pirincin içine gizlenen taşı bulan yarışmacılara 5’er kilogram, bulamayanlara ise 1’er kilogramlık pirinç hediye edildi.
Eskiadam, AA muhabirine, Pırlanta Pirinç Kültür ve Sanat Festivali etkinliklerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi.
Etkinliklerle Osmancık pirincini tanıtmayı hedeflediklerini belirten Eskiadam, bu amaçla D 100 kara yolundan geçenlere pilav ikram ettiklerini dile getirdi.
Güzel bir etkinlik olduğunu belirten Eskiadam, “İlçemizden geçenler Osmancık pirinci ile yapılan pilavının tadına bakma fırsatı buldu. Pilav ikramımız sırasında yarışmalar da düzenledik. Çok renkli, eğlenceli bir etkinlik oldu. Festivalimiz güzel etkinliklerle devam ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğünce Antalya’da bu yıl 31’incisi düzenlenen “Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali”, yarın perdelerini aralayacak.
Aspendos Antik Tiyatrosu ev sahipliğinde Giuseppe Verdi’nin 3 perdelik “Aida” operasıyla başlayacak festival, 26 Eylül’e kadar devam edecek.
DOB Genel Koordinatörü ve sanatçısı Oğuz Sırmalı, AA muhabirine, festivalin 31 yıldır Aspendos Antik Tiyatrosu’nda birbirinden özel opera ve baleleri, uluslararası toplulukları seyircilerle buluşturduğunu söyledi.
Bu yıl yine titizlikle çalışarak çok özel bir festival hazırladıklarını belirten Sırmalı, “Aspendos’u özel kılan 2 bin yıllık antik tiyatroda oynanması, sahnesi ve izleyici kapasitesinin çok büyük olması. Dolayısıyla burada klasik müzik ve opera repertuvarının en büyük, en görkemli eserlerini sahneleyebilme fırsatı yakalıyoruz. Bu yıl yine çok özel bir festival hazırladık. Örneğin bu sene yine ‘Aida’ operasını, ‘Kuğu Gölü’ balesini sahneleyeceğiz. Bunlar çok dev prodüksiyonlar, büyük bütçeli ve sanatsal olarak çok üst düzeyde eserler.” diye konuştu.
“İzleyici sayımız her geçen yıl artıyor”
DOB Genel Müdürlüğünün tüm festivallerinde en görkemli eserleri seyirciyle buluşturduğunun altını çizen Sırmalı, Aspendos’un da Avrupa’da ve dünyada bulunduğu yer itibarıyla en büyük festivallerden biri olduğunu vurguladı.
Festivalin Türk sanatseverlerin yanı sıra yabancı turistlerden de ilgi gördüğüne değinen Sırmalı, şöyle devam etti:
“Kente tatil yapan turistlerimiz böyle bir sanatsal festivali kaçırmak istemiyor. Kar amacı güdülmediği için ücretlerimiz Avrupa’daki emsallerine oranla biraz daha düşük durumda çünkü bizler sanatı halka ulaştırma hedefiyle bu çalışmaları yürütüyoruz. İzleyici sayımız her geçen yıl artıyor. Her yıl daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Geçen yıl Aspendos’ta yaklaşık 11 bin 300 seyirci ağırlamıştık. Bu sene 12 bin seyircinin üzerine çıkmayı hedefliyoruz.”
“Çok görkemli ve yoğun bir program hazırladık”
Antalya DOB Müdürü ve Festival Başkanı Akın Ulutaş ise 1994’ten bu yana düzenlenen festivalin Avrupa’nın 6 büyük festivalinden biri olduğunu söyledi.
Seyirciyle buluşmayı heyecanla beklediklerini belirten Ulutaş, “Bu yıl yine sanatseverlerimiz için çok görkemli ve yoğun bir program hazırladık. 13 Eylül’de açılışı görkemli ‘Aida’ operasıyla yapacağız. Ardından ‘Opera Gala Gecesi Konseri’ ve ‘Kuğu Gölü’ balesi sahnelenecek. Dünyaca ünlü KazakistanAstana Bale Topluluğu festivalde ‘Carmen ve Tango Ateşi’ eserini sergileyecek. Festivalimizin finalini ‘Tosca’ operasıyla yapacağız. Festivalde yurt dışından 3 solist sanatçı da bizlerle olacak. Bu yıl ‘Aida’ ve ‘Tosca’ operalarında dünyaca ünlü yabancı solist sanatçılarımızı ağırlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Her yıl dünyaca ünlü opera sanatçılarını davet ederek festivali çeşitlendirdiklerine dikkati çeken Ulutaş, ilerleyen yıllarda yabancı sanatçıların yer aldığı temsilleri artırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Ulutaş, bu yıl DOB bünyesindeki festivallerin izleyici sayısında rekorlar kırdığına değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sene tüm festivallerimiz rekora koşuyor. Yılın son festivali de Aspendos olacak. Bu sene 11 bin izleyici sayısını geçmeyi, her sene olduğu gibi rekoru hedefliyoruz. Zaten son 3 sezondur hep rekor seviyeye ulaşmıştık. Festivalle ilgili yoğun bir tanıtım çalışması yürüttük. Sadece kentimizde değil, çevre illerde hatta İstanbul’da bile festivalin 40 lokasyonda tanıtımı yapılıyor çünkü Antalya Türkiye’nin turizmde gözbebeği olduğu için festival kültür turizmine de katkı sağlıyor. O yüzden tüm Türkiye’den, kentimizden yerli ve yabancı turistler katılım sağlıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taşköprü Belediyesinin organizasyonları için CIOFF aracılığıyla ilçeye gelen Güney Kore Halk Dansları ekibi, Toplu Sünnet Töreni’nde gösteri sundu.
Ekiple ilçeye gelen Muammer Arslan, AA muhabirine, CIOFF’un dünyanın en büyük kültür kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.
CIOFF’un UNESCO’nun yol arkadaşı olduğuna işaret eden Arslan, “Dünyada 125’e yakın üye ülkesi, 350’ye yakın da uluslararası festivali vardır. Taşköprü Uluslararası Kültür ve Sarımsak Festivali, bu 350’nin içindeki bir festival. Bu sene 36’ncısını yapacaktık fakat tasarruf tedbirleri nedeniyle iptal edildi. Biletlerini alan grupları misafir ediyoruz, o nedenle Kore grubunu ilçemizde misafir ettik.” diye konuştu.
Gönüllülük esasına göre çalışan bir kuruluş olduklarını dile getiren Arslan, “CIOFF gönüllülük esasına göre çalışan bir kuruluştur. Profesyonel değildir, tamamen amatördür. Amacımız, kültürel değişime yardımcı olmaktır.” diye konuştu.
Festivallere yurt dışından yabancı halk oyunları gruplarını getirdiklerini, Türkiye’den de yurt dışındaki festivallere Türk grupların gönderilmesine yardımcı olduklarını anlatan Arslan, bu sayede kültürel değişime büyük katkı sağladıklarını vurguladı.
Arslan, dünyanın en çok festival yapılan ülkelerinden birinin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Türkiye’nin 81 ilinin 81’inde de uluslararası festival yapılmaktadır. 23 Nisan’da çocuk festivalleri vardır. Biz, Türkiye’de 12 festivali organize ediyoruz. Bunların bir kısmı çocuk, bir kısmı da büyüklerin geldiği festivaldir. Her yıl 1200-1500 arası folklorcu Türkiye’deki festivallere katılmak için geliyor. Türkiye’den de pandemiden önce her yıl yaklaşık 15 grubu festivallere gönderiyorduk. Bu sene şu ana kadar 5 grubu uluslararası festivallere ülkemizi temsilen gönderdik. Vize problemleri nedeniyle gruplarımızı göndermede zorluk yaşıyoruz.”
Özellikle çocuk festivallerinde kültürel kaynaşmanın daha fazla gerçekleştiğinin altını çizen Arslan, “23 Nisan, büyük kaynaşma sağlıyor. 9-12 yaş arasındaki çocukları Türkiye’de aynı yaştaki çocukları bulunan ailelerin yanında misafir ediyoruz. O çocuk 1 hafta aile ile Türk kültürünü yaşıyor, öğreniyor. Onları da kendi ülkesine davet ediyor. Böylece kültürel değişim yaşanıyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’dan dünyaya açılan lezzetler bu festivalde
ANTALYA – Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali başladı.
“Antalya’dan Dünya’ya” mottosuyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 3.sü gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılışı Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.
” Türkiye’nin misafir odası Antalya”
Karaalioğlu Parkı’nda düzenlenen açılış töreni töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türk milletinin misafirperverliğine dikkat çekerek, her yıl milyonlarca turist ağırlayan Antalya’nın Türkiye’nin misafir odası olduğunu söyledi. Şahin, şu ifadelere yer verdi: “Milletimizin kültüründe evlerimizde misafire en güzel köşeyi ayırırız. Dünyada misafir odası diye bir kavramı olan başka bir millet var mı, sanmıyorum. En güzel koltukları misafir odamıza koyarız, kapısı bayramdan bayrama misafir geldikçe açılır. Ayrıca en güzel tabakları, bardakları, çanakları misafirimize ayırırız. Türkiye’nin misafir odası da Antalya’dır, çünkü senede yurt dışından 17 milyon misafir ağırlıyoruz, Türkiye’den gelenleri de sayarsak senede 23 milyon misafir ağırlıyoruz. Biz misafirimize odamızı, kalbimizi ayrıca soframızı da açarız. Bizim soframıza misafir geldiği zaman, elimizde ne varsa misafirimize ikram ederiz. Dünyanın en zengin mutfaklarından biri de Türk mutfağıdır. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin tanıtımında şu mottoyu kullanıyor; “Herkes Türk mutfağını sever”, gerçekten herkes Türk mutfağını seviyor. Müthiş zengin bir mutfak. Şimdi Türkiye’nin misafir odasında Türkiye’nin mutfağını kuruyoruz. Antalya’da Halil İbrahim sofrası kuruyoruz, en güzel yemeklerimizle beraber dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Böylece Türkiye’yi dünyaya Antalya tanıtıyor”.
“Artık tropik meyveleri de meşhur olan bir Antalya var”
Foodfest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin Antalya için şart olduğuna dikkat çeken Antalya Valisi Hulusi Şahin, tropikal meyvelerin Antalya topraklarında yetişmesinin ayrıcalık olduğunun altını çizdi. Şahin, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Türkiye’nin gastronomi zenginliklerinin dünyaca tanınması için bu festival önemli bir adım. Ben bazen dostlara tropik meyvelerden hediye gönderiyorum, “İçine kullanma kılavuzu koy, nasıl yiyeceğimizi bilemiyoruz” diyorlar. Ekvator çizgisine bu kadar uzak olup da tropikal meyvelerin yetiştiği tek yer Antalya, nasıl değerli bir yerde yaşadığımızın en güzel örneği. Yeni bir hikaye yazıyoruz, artık tropik meyveleri de meşhur olan bir Antalya var. Bundan yıllar sonra çok farklı ürünler karşımıza çıkacak, böyle bir su böyle bir güneş böyle bir coğrafyası olan Antalya dünyanın en güzel yeridir. Atatürk boşuna dememiş, dünyanın en güzel yerindeyiz ve bunu tanıtım için kullanacağız. Dünyanın en güzel yerine sahip çıkacağız, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir sanayi yapacağız. Denizimizi kumsalımızı şehrimizi ormanımızı suyumuzu koruyacağız.”
“Gastronominin başkenti olmalıyız”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert ise tarımın başkenti Antalya’nın örtü altı tarımda ülke üretiminin yarısını karşıladığına dikkat çekerek, “Antalya’mız yerel mahsulleri, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 18 coğrafi işaretli ürünleri ile turizm, tarım ve ekonomimiz için büyük bir değer sağlamaktadır. Antalya’mızın her zeytin dalı, her narenciye ağacı, her coğrafi işaretli ürünü, milletimizin gücünü ve medeniyetimizin köklü yapısını simgeler. Bu nedenle, Antalya’nın mutfağını desteklemek, sadece bu kenti değil, tüm ülkemizi güçlendirmektir. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gastronomi başkenti olmaya aday olan kadim bir şehirdir” diye konuştu.
“38 tropikal meyve Alanya ve Gazipaşa’da yetişiyor”
İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin bu yılki teması olan tropikal meyvelere vurgu yaparak, yaklaşık 38 tropikal meyvenin Antalya topraklarında üretildiğini kaydetti. Cansel, şöyle devam etti: “Antalya, turizmin ve tarımın başkenti. Yılda 25 milyon turist ağırlayan kentimizde gastronomi severlerin de bir durağı olmasını, kültür sanat anlamında bir destinasyon olmamız hedefiyle bu festivali başlattık. Bu festivalimizde üç gün boyunca 1 milyonu aşkın ziyaretçi ağırlıyoruz. Her yıl bir coğrafi işaretli ürünümüzü tema olarak seçiyoruz. Bu yıl temayı tropikal meyveler olarak belirledik. Antalya’mızda mevsim itibarıyla uygun olan Alanya ve Gazipaşa ilçemizde tropikal meyvelerimiz yetişiyor, yaklaşık 38 tropikal meyve Alanya ve Gazipaşa’da yetişiyor. Biz bu yıl coğrafi işaretli olan Alanya avokadosunu öne çıkarttık. Festivalimize tüm Antalya halkını davet ediyoruz.”
Açılış tropikal meyvelerle
Konuşmalardan sonra protokol üyelerinin avokado, ejder meyvesi, longan, muz, lime limon, yıldız meyvesi, pasiflora çarkıfelek, ananas, guava, mango ve papaya meyvelerinden oluşan tropikal meyveler sepetlerini açmasıyla 3. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali başladı. Ardından Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert ve protokol üyeleri alanda kurulan ve yerel lezzetlerin sunulduğu stantları ziyaret ederek, esnafa hayırlı işler diledi ve vatandaşlarla sohbet etti.
Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Kaş Belediye Başkanı Erol Demirhan, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek ve çok sayıda davetli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, aronya hasadına katıldı
YALOVA – Yalova Valiliği koordinesinde düzenlenen Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Festivali, aronya hasadıyla başladı. Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi olan aronyanın hasadı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaşı’ın duasının ardından gerçekleştirildi.
Yalova’da ilk kez düzenlenen Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Festivali çerçevesinde Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde aronya hasadı gerçekleştirildi. 6-7 eylül tarihlerinde düzenlenen festivalin açılış hasadında konuşan Enstitü Müdürü Dr. Yılmaz Boz, aronyanın Türkiye’de ilk kez kivi gibi Yalova’da üretilmeye başladığını söyledi. Boz, ar-ge çalışmalarının sonucunu görmenin de mutluluğunu duyduklarını ifade etti.
Yalova Tarım ve Orman İl Müdürü Selçuk Yaman ise Türkiye’nin yüzölçümü olarak en küçük ili olan Yalova’nın yüzde 62’sinin de orman olduğunu hatırlattı. Bu nedenle ekonomik anlamda birim alandan getirisi yüksek ürünlerin Yalova’da üretilmesi gerektiğini dile getiren Yaman, “Aronya da tıp ki süs bitkileri gibi, kesme çiçek gibi, kivi gibi bitkilerden bir tanesi. 2012 yılında burada Araştırma Enstitüsü bu meyvenin çalışmalarına başladı. Biz de İl Müdürlüğü olarak başladık. İlk parselimizi 10 dekar olarak ilimizde kurduk ve buradan başladık. 2017 ile 2022 yılı arasında aronyaya yaptığımız yatırım yaklaşık 5.9 milyon lira, kamu yatırımı. Burada 144 çiftçimize 369 dekar alanda bahçe tesis ettik. Sadece bununla yetinmedik. 2020 yılında organik olarak bu işi yapalım dedik. Organik aronya ile ilgili 42 tane üreticimizi bu işin içine soktuk. 212 dekar alanda organik aronya üretimi Yalova’mızda yapılmakta. Bu da bizim aronya üretimimizin yüzde 42’lik kısmın denk gelmekte” diye konuştu.
Aronya için meyve suyu sıkıma, kurutma tesislerini de kurduklarını ifade eden Yaman, kendisinden önce Yalova’da görev yapan ve törene katılan İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar’a bugüne kadar yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti. .
Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın duasının ardından kesilen kurdeleyle aronya hasadı yapıldı.
Festival çerçevesinde sonrasında ise Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanına kortej yapıldı. Ardından da meydanda düzenlenen program halk oyunu gösterileriyle başladı.
“Aronyanın memleketi Yalova”
Burada konuşma yapan Yalova Valisi Hülya Kaya, “Aronya Festivali yapmamızın sebebi, aronyanın ilk Türkiye’ye girişi Yalova. Yani memleketi Yalova. Nasıl Kayseri mantısıyla anılıyorsa, diğer bazı illerimizim kendine özel bazı ürünleri varsa Yalova’nın da aronyası var. Buradan yola çıkarak bir festival hazırlığına girdik. Geçen senelerde çok güzel çalışmalar yapıldı. Hep beraber aronyanın yaygınlaştırılması, üreticiyle, toprakla buluşması, tescillenmesi, coğrafi işaretin alınmasıyla ilgili çok büyük emek verildi. Dolayısıyla bu emeği bir şekilde taçlandıralım istedik” dedi.
Kaya, en güzel aronyanın Yalova’da üretildiğini kaydetti.
2 gün sürecek festival boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenmeye devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal Belediyesi, 9 ülkeden 17 halk oyunu grubunun katılacağı 3. Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 5 gün boyunca sürecek ve dünyaca ünlü halk oyunları gruplarının yer alacağı festival, bu yıl da büyük bir görsel şölen oluşturacak.
Dünyaca ünlü dans grupları bu festivalde
Kartallılara farklı ulusların kültür ve danslarını tanıma olanağı sunmak, Kartal’ın kültürel zenginliklerinin uluslararası alanda tanıtımını sağlamak amacıyla düzenlenen festival, bu yıl da unutulmaz anlara sahne olacak. Festivalde, Türkiye başta olmak üzere; Gürcistan, Sırbistan, Polonya, Kolombiya, İran, Meksika, Yunanistan, Azerbaycan, Macaristan olmak üzere 9 ülkeden 17 dünyaca ünlü halk oyunu grubu ve 550 sanatçı sahne alacak. Festival öncesi Kartal Belediyesi meclis salonunda düzenlenen programla katılımcılara plaket takdim edildi.
“Festival için heyecanlıyız”
Plaket takdiminde konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, “Kartal, geçmişi büyük başarılarla dolu halk oyunları dediğimizde akla ilk gelen ilçe. Dolayısıyla bu mirası, bu kültürü yaşatmak için hep birlikte bir çaba harcıyoruz. Halk oyunları komitemizle, çalışma arkadaşlarımızla, gelen misafirimizi burada ağırlamaktan çok mutluyuz, heyecanlıyız. Birlikte Kartal’da güzel etkinlikleri gerçekleştirmiş olacağız. Bunu gerçekleştirirken de aslında kültürün folklorun birbirine ne kadar yakın olduğunu göreceğiz. Önyargılar ortadan kalkacak, kültür ve sanat buluşması aynı zamanda insanlığın bir araya geldiği en özel anlardan bir tanesi, orada ülkeler, isimler, sıfatlar devreden çıkıyor. Birbirinden güzel, örf, adet ve yöreyi, halk oyunlarını görme imkanımız oluyor. Bu organizasyona katılımınız için hepinize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇÖLDE DJ MAHMUT ORHAN ENERJiSi
Türk DJ Mahmut Orhan 13 Nisan Cumartesi günü sahnedeydi.
Coachella gibi ikonik bir etkinlikte performans sergilenmesi gurur verici.
Mahmut
Orhan’ın
Coachella konser listesinde yer alması, etkileyici sahnesi, kalabalığın enerjisi onun kendi alanında nasıl bir yetenek olduğunu bir kez daha ispatladı.
TÜRK MiMARDAN COACHELLA HEYKELi
Issız çölü renk, ışık ve tasarımlarıyla yeniden yaratan isimlerden biri de Güvenç Özel’di. Teknoloji uzmanı, mimar ve Kaliforniya Üniversitesi’nde profesörlük yapan Özel geçen sene Coachella Müzik ve Sanat Festivali tarafından eser yaratmak üzere görevlendirilen nadir sanatçılardan biri. Holoflux adını verdiği eser ışık ve grafikler arasında geçiş yapıp değişik renk şemalarını yansıtıyor.
]]>Festival’in ilk durağı Adana’da bünyesine dahil edilen 12’nci Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı oldu.
Bu sene 13-21 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek karnaval bugün düzenlenecek etkinliklerle başladı.
“KARNAVAL HER SENE DAHA FAZLA İNSANA ULAŞIYOR”
Adana Müze Kompleksi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, her sene katılımcı sayısının daha fazla arttığına dikkat çekerek, “Bir bölgede, bir şehirde 4 sene önce başlattığımız kültür yolu yolculuğuna bugün Anadolu’nun 7 bölgesinde 16 şehirde devam ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi her yılda Kültür Yolu Festivali’ne dahil ettiğimiz şehirlerin sayısını artırıyoruz. 2028’de ise 35 şehre festivali yaymaya çalışacağız. Kültür yolu festivalleri birçok amaca hizmet ediyor. Her yaş ve her kesimden vatandaşımıza sanatın her türlüsüne rahat bir şekilde ulaşması asıl amacımız. Festivalin gerçekleştiği şehrin başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada bilinilirliği artırmak ikinci hedefimiz. Festivali gerçekleştirirken hem kültür ve sanatı desteklemiş hem de sanatçılarımıza destek oluyoruz. Şehirlerimizin markalaşmasını sağlıyoruz. Kültür Yolu Festivali’ni gerçekleştirirken şehrin mevcut devam eden festivalleriyle entegre olmasını sağlıyoruz. Kendi isimleriyle daha zengin, daha etkili bir şekilde gelişmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ANTALYA İLE NOKTALAYACAĞIZ”
Kültür Yolu Festivali kapsamında birçok ilde düzenlenecek programı anlatan Bakan Ersoy, “Kültür Yolu Festivali, Portakal Çiçeği Karnavalı ile birlikte gerçekleşiyor. Gaziantep’te Uluslararası Gastronomi Festivaliyle, Konya’da müzik festivali, Nevşehir’de balon festivaliyle beraber festivallerimizi gerçekleştiriyoruz. Adana’nın önemi bu sene kültür yolu festivali Adana ile başlıyor. 8 aya yakın bir süreyle festival devam edecek. Adana’yı Şanlıurfa izliyor oradan Bursa, sonra da Samsun’a geçiyoruz. İlk 4 şehir bu sene festival ile ilk kez tanışan şehirlerimiz. Kültür Yolu Festivali’ni bu sene Antalya ile noktalayacağız” dedi.
“TÜRKİYE GENELİNDE 40 BİN SANATÇI KATILACAK”
Adana’da bin, Türkiye’de 40 bin sanatçının festival kapsamında etkinlikler düzenleyeceğini aktaran Bakan Ersoy, “Özellikle Merkez Park ve Atatürk Parkı’nda sahneler kurduk. Bu sahnelerimizde Türkiye’nin önemli sanatçıları konserler verecek. 30 noktada etkinlikler olacak ve yaklaşık 500’e yakın etkinlik olacak. Adana’da bin sanatçı, Türkiye genelinde 40 bin sanatçı katılacak. 8 ayda 7 bine yakın etkinlik gerçekleşecek” diye konuştu.
“ULUSLARARASI KURUM VE KURULUŞLARA DAHA FAZLA YER VERİYORUZ”
Dijital etkinliklere de önem verdiklerini anlatan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, daha sonra şunları söyledi:
“18 metre yüksekliğinde holoflaks gösterisi olacak. Atatürk olmazsa olmazımız. Atatürk Kültür Yolu’nda dijital performansını da karnaval sırasında sanatseverlerle buluşturmayı planlıyoruz. 7’den 70’e her kesimden vatandaşımıza hitap eden birçok etkinlikle vatandaşlarımızı buluşturacağız. Kültür Yolu Festivali 8 ay boyunca dünyada en uzun süreli, en fazla sanatçı ve katılımcısıyla bir marka haline geldi. Bu nedenle artık uluslararası kurum ve kuruluşlara daha fazla yer veriyoruz. Bundan sonrada bu şekilde devam edeceğiz. Hem katılan şehir sayısını hem de katılımcı sayısını artırmayı planlıyoruz.”
Bakan Ersoy, konuşmasının ardından basın mensuplarıyla festival hakkında toplantı gerçekleştirdi.
ÜNLÜ İSİMLERİN KONSERLERİ ADANA’YI COŞTURACAK
Mert Demir, Haluk Levent, Fatma Turgut, Emircan İğrek, Köfn Merkez Park’ta, Gece Yolcuları, Kafadar gibi birçok farklı müzisyen ve grup ise Atatürk Parkı’nda sahne alacak. İsmail Altunsaray ile Öykü Gürman Atatürk Parkı’nda Neşet Ertaş türkülerini seslendirecek.
ŞEHRİN DÖRT BİR YANI SERGİ ALANI OLACAK
Uluslararası platformlarda büyük başarı elde eden Refik Anadol’un “Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları” veri heykeli Anıt Müze’de sergilenecek. Ayrıca, festivale özel olarak üretilen, festival rotasındaki şehirlerin ikonik yapıları ve Türkiye’nin tarih ve kültür zenginliğinin vurgulandığı, “Atatürk Kültür Yolunda” adlı eser, yapay zeka algoritması kullanılarak Tren Garı’nda festival ziyaretçilerinin beğenisine sunulacak. Eserde, festival rotasındaki 16 şehrin ikonik mimari yapıları, Türkiye’nin tarih ve kültür zenginliğinin önemli birer sembolü olarak sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Atatürk’ün bu şehirlerde ziyaret ettiği önemli yapılar, yapay zeka destekli dijital sanatla yeniden hayat bulacak.

Gelenek ile gelecek arasında bir köprü kurarak sanatın evrensel etkisini vurgulayan “Eskizden Piksele Dijital Sanat: Anadolu Edition” sergisi, restore edilerek müzeye dönüştürülen ve festivale özel hazırlanan birçok sergiye ev sahipliği yapacak olan Milli Mensucat Fabrikası’nda sanatseverlerle buluşacak. Sergi, Anadolu’nun derinliklerinde dijital sanatın yeni ve heyecan verici ifadeleriyle birleşerek, sanatseverleri benzersiz bir keşfe çıkaracak. Adana Müze Kompleksi, festival için özel olarak hazırlanan sergilerden “Matraki: Bir Osmanlı Yıldızı’’na ev sahipliği yapacak. Matrakçı Nasuh’un “Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn-i Sultân Süleymân Hân” eserindeki menzil rotası ile Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin benzer noktalarından yola çıkarak hazırlanan bu özel sergi Kent Müzesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sergide geleneksel ve modern sanat disiplinlerinden, klasik minyatür, hat, çini, modern minyatür ve resim alanlarında eserler üretecek sanatçılar Matrakçı Nasuh’un “Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han’’ eserinde yer alan şehir resimlerini sanatseverlerle buluşturacak. Sanatını, organik kavramı üzerine kurgulayan Fulya Alışır’ın “Odyssey /Arayış” adını verdiği sergisi, Tarım Müzesi’nde olacak. Sergi, pamuğun işlenebilir, şekillendirilebilir, yumuşak ve organik yapısı nedeniyle, bu organik malzemenin organik formlarla ve bu forma eşlik eden köklerle her türlü kaynağıyla tekrar bağlanma yolculuğunda olan insanı ele alacak. Müze Kompleksi bahçesine kurulan sahnede konserler ve söyleşiler düzenlenecek.
SEZON BOYU KAPALI GİŞE YAPAN OYUNLAR SAHNELENECEK
Festival kapsamında birçok tiyatro oyunu da sahnelenecek. Adana’daki Ramazanoğlu Kültür Merkezi ile 01 Burda PGM, Devlet Tiyatrolarının kapalı gişe eserlerine ev sahipliği yapacak. Yan yana dairelerde birbirlerinden habersiz benzer dertlerle boğuşan üç yalnız, kentli kadının hayatla ve kendileriyle baş etme maceralarının anlatıldığı “Kadınlar, Filler ve Saireler”, Majestik Tiyatrosu’nu yeniden açmak için büyük bir maceraya atılan beş kadının öyküsünün anlatıldığı “Majestik”, radyo icat ederek zengin olma hayali kuran beş kafadarın başından geçen olayları konu alan “Radyo-yu Hümayun”, bireylerin medya ve toplumsal gerçeklikle olan çatışmalarını dramatik bir şekilde sahneye taşıyan “Yüzleşme”, Amerikan lobotomisinin öncüsü olan Dr Freeman’nın, uyguladığı tedavi yöntemini ülkenin dört bir yanını dolaşarak tanıttığı sırada başına gelenleri anlatan “Lobotomobilin Üç Seferi” festival kapsamında sahnelenecek. Merkez Park’ta, dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” kurulacak. Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca çocuk köylerinde olacak.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ COŞKUSU İLE FESTİVAL SONA ERECEK
Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın Renkli Karnaval Korteji başta olmak üzere, gelenekselleşen Kortej Kostümleri Yarışması, Su Korteji, Portakallı Lezzetler Yarışması, Portakal Çiçeği Halk Koşusu, Rengarenk Fest, Portakal Çiçeği Satranç Turnuvası, Portakal Çiçeği Kamp Alanı Etkinlikleri, TJK – Portakal Çiçeği Koşusu, TJK Pony Club, Lezzet Etkinlikleri, Adana Hediyelikleri Stant Alanları gibi birçok etkinlik de Adana’da karnavalseverlerle buluşacak.
TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ HAKKINDA:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen, Türkiye Kültür Yolu Festivali, şehirlerin somut ve somut olmayan miraslarını herkesle buluşturmayı, şehirlerimizi marka şehirler haline getirmeyi hedefleyen bir Kültür ve turizm atılımı. Türkiye’nin en büyük ve en zengin marka projelerinden olan; özgün kültür ve sanatımızı, uluslararası kültür-sanat formlarıyla harmanlayarak şehirlerimizin tarihi ve doğal dokusu içinde halkımızla buluşturan Türkiye Kültür Yolu Festivali etkinlikleri bu yıl dördüncü kez yapılacak. 2021 yılında İstanbul’da ilk adımın atılan, dört yıl içinde; Avrupa’nın en seçkin kültür sanat festivallerini bünyesinde barındıran Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine kabul edilen, Türkiye Kültür Yolu Festivali 2024 yılında Türkiye’nin 7 bölgesindeki 16 şehrimizde düzenlenecek yaygınlığa ulaştı. ‘Kültür ve Sanatla Bütünleşmiş Bir Turizm’ vizyonuyla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivali olma özelliğini de taşıyor. Konser, sahne gösterileri, sinema, sergi, atölye, çocuk etkinlikleri, tematik sokak sahneleri, gezici sahneler, söyleşiler gibi pek çok etkinlikle her yaşa ve her kesime seçenek sunan festival aracılığıyla, her yaş ve kesimden vatandaşın kültür ve sanatın her dalına kolay ve yoğun şekilde erişim sağlamaları hedefleniyor. 2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan festivale her geçen dönem Türkiye ve dünyadan farklı sanatçıları ve sanat kurumları dâhil edildi. 2023 yılına gelindiğinde festivale katılım sağlayan sanatçı sayısı 34 bin seviyesine ulaştı. Bu yılki hedef ise 40 bin sanatçı. Festival rotalarında başta yaklaşık 80 mekân yer alıyordu. Artan şehir sayısı ile birlikte kapsamı büyüyen festivalde mekân sayısı 2023 yılı itibariyle 500’ün üzerine çıktı. 2024 yılında da yeni eklenen 5 şehirle birlikte etkinlik düzenlenecek mekân sayısının 600’ün üzerine çıkması hedefleniyor.
]]>