
Verilere bakınca sanayiciden terziye iş dünyasında neden işgücü problemi olduğunu anlamak mümkün değil. Eğitim ile sahanın bir türlü aynı eksende buluşamaması yılların sorunu. Organize sanayi bölgeleri, ticaret ve sanayi odaları, ihracatçılar hep birlikte ihtiyaçlarına uygun genç işgücünün eğitilmesi için projeler geliştiriyorlar.
Geçtiğimiz günlerde bir araya geldiğim Atmaca Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adem Atmaca’nın da gündeminde meslek liseleri vardı. Bin 200 kişinin istihdam edildiği bir şirketin ikinci kuşak temsilcisi olarak ara eleman sorunu onun şirketinin de sürdürülebilirlik başlıkları arasındaydı. “Bir hayalim var” dedi bana.
Büyük büyük pazar paylarından, yurtdışında devasa satın alma planlarından bahsedecek sandım. Meğer hayali meslek liseleriyle ilgiliymiş. Hem de bugüne kadar yapılanlardan biraz farklı olarak…

ÖĞRETMENLERİ ELE ALALIM
Adem Atmaca’nın nihai amacı meslek liseleriyle ilgili bugüne kadar ortaya konulanlardan çok farklı değil; o da iş dünyasının işine yarayacak, değer katacak gençlerin mezun olmasını hayal ediyor. Ama bunun için geliştirdiği program, öğrencileri değil meslek liselerindeki öğretmenleri hedef alıyor. Yani hayali, meslek liselerinin öğretmenlerine yönelik bir tür ‘yüksek lisans’ niteliğindeki eğitim modeli ile öğrencilerin niteliklerini artırmak.
Bunun için şirketin kurucusu, Adem Atmaca’nın da babasının adını taşıyan Hayrettin Atmaca Vakfı’nın desteğiyle Sunny Mesleki Eğitim Akademisi kuruldu.
Adem Atmaca, “Biz sanayiciler olarak ara eleman sorununun bizzat muhatablarıyız” dedi ve akademinin ilk adım olarak şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Esenyurt’ta harekete geçtiğini söyledi.
Atmaca’nın verdiği bilgilere göre Esenyurt, Türkiye’nin ihracatında önemli bir ilçe. Bunu da şöyle açıkladı: “Tek başına ihracatın yüzde 6’sını yapan Esenyurt’ta çok büyük fabrikalar var. İlçe sınırları içinde sekiz de meslek lisesi bulunuyor. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı ile ilk protokolü bu ilçe bazında imzaladık. Nisan ayında eğitimler başladı.”

FABRİKAYA GELECEKLER
Sunny Akademi’nin eğitmenleri kim olacak? Adem Atmaca şöyle yanıtladı sorumu: “Biz bir model oluşturduk. Özel bir müfredat hazırladık. Amaç sahayı daha iyi göstermek. Bu nedenle eğitmenler de sahadan. Örneğin ben finans kökenliyim, muhasebe öğretmenlerine faydam dokunur. Kendi doktora hocalarımla bir müfredat çalıştım. Fabrikalarımızdaki diğer uzmanlar da böyle. İhtisas alanları belirledik. Bu program öğretmenler için bir yüksek lisans niteliğinde olacak. Ayrıca öğretmenlerin belirlediği sınırlı sayıda öğrenci de katılabilecek. Derslerin bir kısmı fabrikalarda bir kısmı liselerde verilecek.”

Adem Atmaca’nın bahsettiği müfredatta altı ana başlık var: Finansal okur yazarlık (finansal dolaşım–şirket nakit akışı), muhasebe uygulamaları (hesap işleyiş düzeni – genel muhasebe), televizyon teknolojisi ve içeriği, yalın üretim (kanban + Kaizen + Endüstri 4.0 bileşenleri), display teknolojileri, pazarlama.

YIL SONUNDA 15 FABRİKA DAHA
Adem Atmaca, Sunny Akademi’de kurdukları bu modelin önce Esenyurt’taki tüm fabrikalara, arkasından da tüm Türkiye’ye yayılmasını hayal ediyor. Bunu iş dünyasıyla da paylaşmış. Destek de gördüğünü söyledi. “Yıl sonunda Esenyurt’ta bir zirve düzenleyeceğiz. Buraya tüm sanayi kuruluşlarını davet edeceğiz. Oluşturduğumuz modeli onlara anlatacağız. Ve diyeceğiz ki, bu modele siz de katılın. Biz 15 sanayi kuruluşunun daha modele katılacağını düşünüyorum” dedi.
]]>70’E YAKINI YERLİ
Fabrikada üretilen araçlar için gerekli olan parçaların önemli kısmının Türk tedarikçilerden temin edildiğini belirten Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, satın alma sonrası yedi Türk tedarikçinin Romanya’da tesis açtığını veya mevcut kapasitesini artırdığını belirtirken, “Yeni kurulanlarla birlikte Romanya’da bulunan 10’a yakın Türk tedarikçiden araçlarımız için parça temin ediyoruz. Sadece buradaki Türk tedarikçilerden değil, otomobil modelimiz Puma için Türkiye’den 20, hafif ticari araç modelimiz Courier için Türkiye’den 60 tedarikçiyle çalışıyoruz. Toplamda 70’e yakın yerli tedarikçi Türkiye’den veya buradaki tesisinden Craivoa fabrikamıza hizmet veriyor” dedi.

‘SERMAYE ÇIKIŞI DEĞİLDİ DEVLET OLUMLU BAKTI’
FORD’un Romanya’da fabrika satın almasının ardından yapılan sermaye çıkışı iddialarını da yanıtlayan Özyurt, “Yeniköy’de Ford Transit Custom ve diğer markanın (VW Transporter) üretimine karar verilmesi sonrası yer problemi oldu. Courier’i hazırlıyorduk ve bunu üretecek bir yer lazımdı. Türkiye’deki fabrikalarımızın kapasitesini yaptığımız ilave yatırımlarla en üst seviyeye çıkarmıştık. Sonucunda Ford’a Craiova fabrikasını satın almayı biz talep ettik. Zaten artık global bir marka olmayı da kafamıza koymuştuk. Devletimiz de tedarikçilerimiz de bu durumu pozitifi olarak karşıladı, herhangi bir sermaye çıkışı veya negatif olarak karşılamadılar” diye konuştu.
490 MİLYON EURO YATIRIM
Geçtiğimiz hafta Ford Otosan’ın davetlisi olarak katıldığımız fabrika gezisinde Ford Otosan Craiova Başkanı Müjdat Tiryaki ve Ford Otosan Lideri Josephine Payne ile birlikte gazetecilere açıklamalarda bulunan Özyurt, 2022-25 arasında yeni nesil Courier’in üretimi için 490 milyon Euro yatırım yaptıklarını kaydederken, fabrikanın kapasitesinin bu süreçte 250 binden 272 bin adede çıkarıldığını ve 1.300 kişilik ilave istihdam sağlanarak çalışan sayısının 6 bin 300’e ulaştığını dile getirdi. Craiova fabrikasında Puma ve Courier aynı hat üzerinde üretiliyor. Ford Otosan iki modelin de yüzde 100 elektrikli versiyonunu 2024 yılında üretmeye başlayarak elektrifikasyonda vites yükseltmeyi hedefliyor. Fabrikada ayrıca, 1.0 litrelik EcoBoost motorlarının üretimi de yapılıyor.
TREN HATTINI AÇIP ‘TÜRKİYE’DE ÜRETMİŞ GİBİ’ SATACAK
Romanya fabrikasındaki yeni modelleri devreye almasının ardından lojistik maliyetleri düşürecek adımlar da arayan Ford Otosan, fabrikanın içerisinden tren hattı geçmesinin avantajını kullanarak Türkiye’deki tüketicilere daha uygun fiyata araç satışı da yapabilir. Bu kapsamda, Romanya-Kocaeli arasında 1000 kilometre uzunluğundaki tren hattı bu yılın ilk yarısında devreye alınacak. Tren hattı sayesinde araçların sevkiyat süresinin azalacağını ve lojistik maliyetlerin düşeceğini belirten Güven Özyurt, konuyla ilgili sorularımıza, 2-3 yıl içerisinde Romanya’da üretmek ile Türkiye’de üretmek arasındaki farkın azalacağı ve bunun tüketicilerin satın alma maliyeti açısından fayda sağlamasını bekledikleri yanıtını verdi.
]]>

USTALAR GİTTİ
Kahramanmaraş’taki iplik sanayicisinin sorunlarından biri de insan kaynağı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na göre bölgede eleman sıkıntısı hep vardı ama depremden sonra dengeler daha da bozuldu.
Uzun yıllardır dede mesleği olarak bölgede tekstil fabrikalarının anahtar teslim kurulumunu yapan Teco Tekstil’in sahibi Fatih Zülkadiroğlu ise iplik fabrikalarındaki usta sıkıntısına dikkat çekti. Zülkadiroğlu, “Fabrikalar zaten iş yapamıyor. Depremde hasar alanlar vardı. Kendini toparlayanlar da düşük kapasiteyle çalışıyor. Maraş’ta iplik makineleri satılıyor. Sıfır makine alımları da yok.
Elindeki ipliği maliyetine satabilene helal olsun deniliyor. Çalıştığımız bir sanayici var 23 fabrikasından sadece birini çalıştırıyor. O da elindeki ustalar gitmesin diye” durumu özetledi.

Peki ustalar ne yapıyor? Zülkadiroğlu, bölgedeki iplik ustalarının yüzde 25’inin göç ettiğini belirtti. Zülkadiroğlu şöyle devam etti: “Ben şu anda deprem bölgesindeki pamuk tarak makinesini aldım Pakistan’a yükleyeceğim. Çünkü burada çalıştıramıyoruz. İplik ve dokuma ustaları Denizli’de, Bursa’da, İstanbul’da iş buldu. Özbekistan’a, Türkmenistan’a gidenler var. Arıyorum, ‘gelin diyorum. ‘Artık dönmem’ diyorlar. Her yerde ustalar kıymetli olduğu için gittikleri şirketlerde ev kiraları ödeniyormuş, araba da verenler olmuş. Maaşları da burada alacağından yüzde 50 yüksekmiş. Tekstilde çalışan 154 bin sigortalı işçi var Maraş’ta. Yüzde 25’i göçtü. Dönmek de istemiyor.”
Zülkadiroğlu’nun ana işi tekstil makineleri. İkinci el ya da sıfır makineleri fabrikalara kuruyor. Sıfırdan fabrika teslim ediyor. Ama depremin ardından yıllardır çalıştığı bu pazarda büyük bir fırsatçılık yapıldığını belirtti Zülkadiroğlu: “Şu anda Mısır, Hindistan, Pakistan Türkiye’den makine alıyor. Maraş’ın iplik makinelerini buralara taşıyoruz. Ama bir problem var. Depremin yarattığı sıkıntıyı bu adamlar biliyor ve 10 liralık makineye 3 lira fiyat veriyorlar. Bu nedenle sanayici satmak istemiyor. Zor durumda kalanlar satıyor. Bir yılda 5 milyon ’luk makine satıldı.”

İPLİK STOKLARI DA BİRİKTİ
-SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, eleman sıkıntısının depremden sonra arttığını belirterek şunları söyledi: “Bu global resesyonla da ilgili. İplik ithalatı çok fazla. Türkmenistan ve Özbekistan’dan ucuza mal geliyor. Anti damping olmasına rağmen ihraç kaydıyla getiriyorlar. Tekstil durgun. Bazı tesisler devreye girmedi. Konfeksiyon yürümeli ki iplik tesisleri de çalışsın. Konfeksiyonda sıkıntı olduğu için iplik stokları birikti. Kapasiteler geriledi. Haziranda faizler toparlarsa yeniden canlanır” dedi.

DÖNECEKLERİNE İNANIYORUM
-KİPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz de şehirde insan kaynağı sorunu yaşandığını, göçün bunda etkili olduğunu belirtti.

Öksüz, “Mavi yaka tarafında sıkıntı var. İnşaatı tercih ediyorlar. Kalıcı konutlar yavaş yaaş teslim dilmeye başlandı. Ben inanıyorum ki kalıcı konutlar geldikkten sonra herkes dönecek. İşler şimdi yavaş ama fabrikalar tam kapasite devreye girdiğinde sorun daha net hissedilir. Yine de ben kalıcı konutların tamamlanmasıyla ustaların şehre döneceğini düşünüyorum” diye konuştu.
]]>