2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün İlkadım ilçesinde yer alan Fatma Çavuş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinin dışında Gazi Devlet Hastanesi Poliklinik girişi karşısındaki otobüs durağının yanında meydana geldi. İddiaya göre, teneffüs zilinin çalmasının ardından birkaç öğrenci dışarıda bulunan seyyar satıcıdan yiyecek almak istedi. Bunu gören Tarih Öğretmeni Fatih Kıran, öğrencileri uyardı. Burada eşinin seyyar satıcı tezgahının olduğu alanda bulunan sağlık çalışanı ile öğretmen arasında başlayan sözlü tartışma kavgaya dönüştü. Kavga, çevredeki vatandaşların araya girmesiyle sonlandırıldı. Eğitim-Bir-Sen üyeleri ile okuldaki öğretmenler lisenin önünde basın açıklaması yaptılar.
“Hukuki sürecin takipçisi olacağız”
Okul önünde basın açıklamasında bulunan Eğitim-Bir-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Yıldız, “Kendilerine emanet edilmiş öğrencilerimizi dış etkenlerden koruyabilmek adına nöbet görevini ifa eden arkadaşımız, Fatih öğretmenimiz saldırı ve darba maruz kalmıştır. Okullar kamu hizmet veren yerlerdir. Her birinde yüzlerce yavrumuzun eğitim gördüğü okullarımızın diğer kamu kurumlarının güvenliğinden çok daha önemli ve önceliklidir. Okullar, eğitim müesseseleri kaba kuvvet ile sorun çözülecek yerler değildir. Kaba kuvvet ile toplumun her kesiminde ortaya çıkacak sonuç maalesef sıkıntı, stres, üzüntü getirmekten başka hiçbir şey ortaya çıkartmaz. Eğitimciler her fırsatta kolayca itilip, kakılacak sahipsiz insanlar değildir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun içerisinde öğretmenlerimize gösterilen bu tür saldırıların caydırıcı olması noktasında yasal düzenlemenin yapılabilmesi için Eğitim-Bir-Sen olarak çok mücadele ettik. Geç kalınsa bile meslek kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte bundan sonra bu tür olumsuz hadiselerle daha az karşılaşacağız ya da hiç karşılaşmayacağız. İstiyoruz ki toplumun hiçbir kesiminde şiddet olmasın. Şiddetin her türlüsüne karşıyız. Kaybettiğimiz değerlerimizi yeniden canlandırmak adına, geleceğimizi inşa eden öğretmenlerimizin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Arkadaşımıza tekrar geçmiş olsun diyor, hukuki sürecin takipçisi olduğunu belirtiyorum” dedi.
Olayın tanığı konuştu
Olayın tanığı olduğunu belirten Hakan Akkaya ise “Sonradan öğretmen olduğunu öğrendiğimiz kişi ile burada eşinin tezgahı olan uzun boylu şahıs arasında önce sözlü tartışma oldu. Sonra da kavga etmeye başladılar. Keşke böyle bir olay olmasaydı. Öğretmen olduğunu bilmiyorduk, üzerinde bir yaka kartı veya herhangi bir şey yoktu. Olay okulun dışında otobüs durağının orada oldu. Bir anda neye uğradığımızı şaşırdık ve kavgayı ayırdık” diye konuştu.
Olay sonrası her iki tarafın da darp raporu alarak birbirlerinden şikayetçi oldukları öğrenildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rektörlükten yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi işbirliğiyle organize edilen programın Bursa EskişehirBilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından yürütülen Bursa ayağına, mühendislik fakültelerinde eğitim gören öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) ve Mudanya Üniversitesinden öğrencilerin de dahil edildiği programın ilk dersi, BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve BEBKA Genel Sekreteri Sabri Bayram’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Bayram, ders öncesi yaptığı konuşmada, programın 17 kalkınma ajansı vasıtasıyla 23 ilde uygulandığını bildirdi.
BEBKA sorumluluk alanındaki illerden 5 bin 160 kişinin programa başvurduğunu belirten Bayram, “Başvurular değerlendirildi ve 944 kişi seçildi. Online eğitimlerin ardından sınava girenler arasından 85 kişi seçildi ve programa dahil edildi. Gelişen teknolojilerle ülkemizin dijital altyapısının güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Bunun için de sizin gibi siber güvenlik uzmanlarına ihtiyaç duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Rektör Yılmaz da eğitimlere katılmaya hak kazanan öğrencilerden çok büyük beklentileri olduğunu kaydederek, “Ülkemizin savunma ve güvenlik geleceğine değerli katkılar sunacağınıza inanıyoruz. Girişimcilik anlamında da bu eğitimlerin ardından mevcut ekosisteme dahil olabilir ve kuracağınız şirketlerde değerli projelere imza atabilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.
Program kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek teknik eğitimleri başarıyla tamamlayacak öğrenciler, çeşitli ödevler, görevler ve sınavlar aracılığıyla değerlendirilecek. Başarılı olanlar “Bootcamp” programına katılmaya hak kazanarak, Siber Vatan takımlarına seçilecek ve Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi koordinasyonunda çeşitli firmalarda stajyer olarak istihdam edilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FKGAL Havacılık Kulübü öğrencileri, tasarladıkları insansız hava aracıyla ABD’de dünyanın dört bir yanından üniversite ve lise düzeyinde takımların yarışacağı SUAS 2025’e katılacak.
Ekibin çalışmalarını AA muhabirine anlatan öğretmen Semra Aktaş, T3 Vakfı’nda eğitim gören öğrencilerinin TEKNOFEST yarışmalarına katıldıklarını, okuldaki havacılık kulübünü ise 3 yıl önce kurduklarını söyledi.
Kulübün takım kaptanı 11. sınıf öğrencisi Mert Tayfur ise ilk sene kulübün altyapı çalışmalarının yapıldığını, sonraki yıllarda sponsorların desteğiyle okul bünyesinde atölye kurduklarını belirtti.
Atölyede 3 farklı insansız hava aracı prototipi geliştirip uçuşlarını yaptıktan sonra yurt dışındaki yarışmaları araştırmaya başladıklarını anlatan Tayfur, “Amerika’daki SUAS 2025 yarışmasına başvurduk ve kabul aldık. Yarışma 24-26 Haziran’da düzenlenecek.” dedi.
SUAS’ın dünya çapında en prestijli insansız hava aracı yarışması olduğunun altını çizen Tayfur, “Yarışmaya 20 farklı ülkenin hem askeri hem sivil yüksek öğretim kurumları katılım sağlıyor. Ülkemizde bu yarışmaya katılmış lise yok, az sayıda üniversite takımımız düzenli olarak katılıyor. Biz bu sene ilke imza atarak, bu yarışmadan kabul alan ilk Türk lise takımı olduk.” diye konuştu.
Tayfur, Türkiye’nin gelecekte daha iyi yerlerde olabilmesi için çalıştıklarını, bu nedenle bu alana yöneldiklerini sözlerine ekledi.
“Amacımız dışa bağımlılığı azaltmak”
Kulüp üyesi 11. sınıf öğrencisi Erdem Kürşat Bakır da yarışma için otonom şekilde çalışan insansız hava aracı istendiğini, tasarımını ve yazılımını yaptıktan sonra ürettikleri araçla yarışmaya kabul edildiklerini anlattı.
ABD’de düzenlenecek yarışmaya Türkiye’den 8 üniversitenin katılacağını aktaran Bakır, şunları kaydetti:
“Özellikle BAYKAR, TUSAŞ gibi şirketlere özenerek bu yola çıktık. İleride buralarda çalışma hayaliyle bu işlere başladık. Yerli ve milli teknoloji üretmek sadece bizim için değil, bütün Türkiye için önemli. Amacımız dışa bağımlılığı azaltmak.”
Okul müdürü Muhammet Atilla ise gençlerin çalışmalarını gurur ve mutlulukla takip ettiklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TREDAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, TEDAŞ Gelişim Yönetim Dairesi Başkanlığı Eğitim Müdürlüğü personelince tanıtımı yapılan Dijital Atölye Sistemi’nin kurulumu TREDAŞ Teknik Eğitim Merkezinde yapıldı.
Eğitim süreçlerinde çalışanların teknik bilgi ve becerilerini modern teknolojilerle geliştirmeyi hedefleyen Dijital Atölye Sistemi ile TREDAŞ’ta simülasyon tabanlı eğitimler, sanal gerçeklik destekli öğrenme araçları ve sektörel deneyim kazandıran uygulamalı modüller, eğitim süreçlerinin bir parçası haline gelecek.
Elektrik dağıtım sektörü çalışanlarının karşılaşabileceği 400’den fazla senaryoyu simüle ederek eğitim süreçlerini daha erişilebilir ve etkili hale getiren Dijital Atölye Sistemi, çalışanların mesleki gelişimine katkıda bulunurken, zorlu saha koşullarında karşılaşılabilecek risklerin simülasyon ortamında önceden tatbik edilmesini sağlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencileri, şehrin güney destinasyonunda bulunan tarihi yerleri gezdi.
Geyve’de Alifuatpaşa Kuva-yi Milliye Müzesi ve 2. Bayezid Köprüsü’nü ziyaret eden öğrenciler, daha sonra Pamukova’daki Esentepe Seyir Terası’ndan Pamukova Ovası’nın manzarasını izledi.
Şehrin tarihi dokusuna dair birçok eseri yerinde inceleme fırsatı bulan öğrenciler, tarihi Taraklı evleri, tarihi çınar ağacı, tarihi Yunuspaşa Camisi ve hamamını ziyaret etti.
Sakarya’da ücretsiz film gösterimi gerçekleştirilecek
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kültür-sanat etkinlikleri kapsamında 10 Aralık Salı günü “Raşomon” isimli film, Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) saat 19.00’da gösterime girecek.
Film gösteriminin ardından Araştırma Görevlisi Dr. Muzaffer Musab Yılmaz, sinemaseverlerle film hakkında söyleşi gerçekleştirecek.
Hendek’te anaokulu öğrencilerine masal atölyesi etkinliği düzenlendi
Hendek Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün koordinesinde, çocukların hayal gücünü geliştirmek, eğlenerek öğrenmelerini sağlamak amacıyla Ticaret Merkezi Konferans Salonu’nda masal atölyesi etkinliği yapıldı.
Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, geleceğin teminatı çocukların eğitimine ve okul hayatlarına katkı sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, “Bu tür etkinliklerle çocuklarımızın hayal gücünü geliştirmeyi, onları eğlenirken öğrenmeye teşvik etmeyi amaçlıyoruz. ‘Masal Saati’ etkinliğimizde farklı masallarla çocuklarımızı buluşturduk. Eğlenirken öğrenmelerini sağlayan bu tür programları artırarak sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özvar, Hitit ÜniversitesiÇorum Sosyal Meslek Yüksekokulu Ethem ErkoçKonferans Salonu’nda düzenlenen “Gençlik Sohbetleri-8” etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf üniversitesi olmak üzere 208 üniversite bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de üniversite öğrencisi sayısının 4,8 milyonu örgün eğitimde 7,5 milyon civarında olduğunu belirten Özvar, 185 bin civarında da öğretim elemanı olduğunu ifade etti.
2000’li yıllardan sonra Türkiye’de üniversite sayısının ciddi oranda arttığını, Anadolu’nun dört bir yanına üniversite kurulduğuna dikkati çeken Özvar, “Türkiye’nin son 20-25 yılında yaptığı en önemli, büyük yatırımlardan bir tanesi, sizlerin bu salonda, bu üniversitelerde, bu okullarda okutabilme başarısı gösterebilmesidir.” dedi.
YÖK olarak öğrencilerin beklentilerini ölçmek amacıyla öğrenci memnuniyet anketi yaptıklarını belirten Özvar, “Muazzam bir katılım var. Türkiye genelinde katılan öğrenci sayısı 263 bini buldu. Üniversitelerin eğitim, öğretim, araştırma, geliştirme, kampüs, yemekhane, kafe, ders, dersin işlenişi gibi konularda öğrencilerin verdiği bilgileri çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz. Çıkan sonuçlara göre güçlü olan tarafları devam ettirmeyi, iyileştirmeye açık olan tarafları da üniversitelerimizle paylaşıyoruz.” diye konuştu.
Öğrencilerin ankette ortalama 50 dakika kaldığını, verdikleri geri bildirimin kendileri için çok önemli olduğunu söyleyen Özvar, her yıl anket yapacaklarını dile getirdi.
Özvar, “Ankette öğrencilere, ‘Önümüzdeki 5 yıl içinde ihtiyaç duyduğunuz ve kapatmak istediğiniz beceri açığını sıralayınız’ şeklinde soru yöneltildi. İlk sırada yabancı dil, ikinci sırada iletişim çıktı. Öğrencimiz çok gerçekçi, kendisinde neyin eksik olduğuna dair çok gerçekçi kanaati var. Beşinci sırada ise kodlama var. Öğrencilerden aldığımız geri dönüşle ilgili hocalarla istişare ediyoruz. Yabancı dil konusunda böyle bir geri bildirim olunca, ‘Öğrencilerimizin uluslararası standartlarda mezun olana kadar en azından B2 düzeyinde İngilizce bilir vaziyette nasıl mezun ederiz?’ diye düşünmeye başladık. Bu konuda bir çalışma içindeyiz.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de yükseköğretimde yabancı dil eğitimiyle alakalı uluslararası standart bulunmadığını, buna standart getirmeyi hedeflediklerini belirten Özvar, “Düşüncemiz, öğrencilerimizin mezun olduklarında en az B2 düzeyinde İngilizce bilerek mezun kılmak. Eğer yapabilirsek belki C1 düzeyini de düşünüyoruz.” dedi.
Özvar, daha sonra Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek, burada Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve akademisyenlerden yürüttükleri bilimsel çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Üniversitesi tarafından 6-7 Aralık tarihlerinde Gençlik ve Gelecek Politikaları” temasıyla SOSYALFEST Ideathon Yarışması hazırlandı. Üniversite öğrencilerinin inovatif düşünme becerilerini geliştirmesi için fırsat sunan yarışmada katılımcılar, yoğun ve eğlenceli bir takım çalışması ve beyin fırtınası süreciyle geleceği şekillendirecek projeler üretme deneyimi yaşayacak.
SOSYALFEST İdeathon Yarışmasının açılışı Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisinde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan açılışta konuşan KBÜ Rektörü Prof.Dr. Fatih Kırışık, Ideathon’un ortaya çıkışı ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Kırışık, “SOSYALFEST Ideathon bir fikir olarak nasıl ortaya çıkarılır? Nasıl sosyal model haline getirilir? Bunu projelendirmek için neler yapılır? Fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir? Bir buluş, sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir ideathon etkinliğiyle bir aradayız. Tabii bu kolay bir şey değil. Bunu öğrenmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Bunu nasıl yapacağız? ya problem odaklı bir yöntemi izleyebiliriz ya da herhangi bir alanda yenilikçi, dünyada olmayan bir yaklaşım geliştirebiliriz” dedi.
“Bizim dünyada bir önderlik yapabilmemiz için yeni buluşlara, modellere ve keşiflere ihtiyacımız var” diyen Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla bizim kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek buluşturmamız, bulmamız gerekiyor. İşte SOSYALFEST Ideathonunun iki perspektifinin temel mantığı budur. Birincisi ya ülkemizde veya dünyada yaşanan problemlere çözüm üretecek yeni modeller, yaklaşımlar geliştirmek ya da herhangi bir alanda yeni bir teori, yeni bir fikir, yeni bir yaklaşım, yeni bir sosyal model üretmekten geçiyor. Dünyanın buna ihtiyacı var mı? diye baktığımızda gerçekten dünya, sosyal alanda yaşadığı çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle yoğun olarak boğuşuyor. Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. İşte bunların hepsini dönüştürecek, değiştirecek dünyayı bütün insanlığın sevgi ve gençlik içerisinde yaşayabileceği bir Barış Adası’na döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, yeni sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara, teorilere çok büyük ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili”
Gençlerin fikirlerine ve geleceğine yatırım yapılmasının gerektiğini vurgulayan Kırışık, “Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı ve çağı bize açabilir. Bu maksatla ideathonu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu ideathonun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları. İkisi de bizim için son derece önemli. Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili. Gençliğimize güvenmemiz gerekiyor. Gençliğimize değer vermemiz gerekiyor. Gençliğimizin fikirlerine, hayatına, geleceğine yatırım yapmamız gerekiyor. Bunu da Sosyal Bilimlerle büyük ölçüde başarabiliriz. Onların fikirlerini geleceğe yönelik olarak nasıl projelendirebiliriz, nasıl geliştirebiliriz, eğitimlerini en iyi şekilde onların da katkıları ve katılımlarıyla nasıl sağlayabiliriz diye çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.
Kırışık, gençlik ve gelecek politikalarının SOSYALFEST Ideathonu’nun temasını oluşturduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Bu stratejik alanda hem gençliğimizi geliştirmek hem de gençliğimizin gelecek perspektifini, gelecek öngörüsünü ortaya koymak açısından son derece önemli bir tema ortaya çıkmıştır. Yapacağımız eğitimlerle, kıymetli uzmanlarımızın katkıları ve fikirleriyle gençliğimize gelecek politikaları konusunda sorunları çözücü, problemlere çözümler üretici, yenilikçi sosyal modeller geliştirici yaklaşımlar üretmeyi, böylelikle geleceği inşa etmeyi sağlayacağız.”
Konuşmanın ardından yarışma bünyesinde verilecek eğitimlere geçildi. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Mustafa Şentop, ” Türkiye’nin, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı var. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor” dedi.
Samsun’a bazı ziyaretler ve etkinliklere katılmak üzere gelen eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Türkiye’de Anayasalar ve Siyaset’ konulu programa katıldı. Programda Vali Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, üniversitenin öğretim görevlileri ve öğrenciler yer aldı. Burada konuşan Şentop, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Devleti ve milleti tahkim etmek gerektiğine dair genel kanaat oluştu ve hükümet sistemi değişmiş oldu. Anayasaların siyasetin alanını kapatan, örten yaklaşımı büyük ölçüde burada tasfiye edilmiş ve normalleşmiş oldu. Bir de Türkiye’nin halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan bir anayasaya ihtiyacı var. Bu sadece sembolik şey değil ama öyle düşünülse bile kıymetli bir şeydir. Bugüne kadar anayasaları darbeciler yapmış. Önemli değişiklikler yapılmış amenna ama sonuçta Türkiye’de sivil, halkın seçtiklerinin bir anayasası olması lazım. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor. Hazırlandığı zamanki düşünceler, mülahazalar, oturmuş olan toplumsal yapı, Türkiye’nin beklentileri ve büyüklüğü-hacmi çok değişmiş. Üzerinden uzun yıllar geçmiş. Bugünün ve bundan sonraki Türkiye’nin, geleceğin Türkiye’sinin anayasasının halkın seçtiklerinin katılımı ile onların önceliği ile hazırlanması gerekiyor” diye konuştu.
’14 MAYIS 1950 SİYASETİN ZAFERİ OLARAK GÖRÜLÜR’
1950 ve sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi konularından değinen Şentop, “Ben konumuz olan anayasa ve siyaset derken bunların ilişkisinden bahsetmiyorum aslında. Siyasetin alanı olan birçok konu anayasalarda düzenlenmek suretiyle anayasaların alanını işgal etmiştir. Türkiye’de bir düşünce adamı ’27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle 2’nci Dünya Savaşı’nı darbeciler tarafından mağluplar arasında geçirilmiştir’ diyor. ve hakikaten bu anlayışla anayasa hazırlanıyor. Anayasaları ve siyaseti birbirlerinin alternatifi olarak burada tasarlıyorum. 1950’den 1960’a kadarki dönemde serbest seçimler yapılıyordu. Daha önce Türkiye’yi uzun süre yönetmiş bürokratik siyasi etik kazanamıyor. Bir siyasi parti olarak demiyorum bunu. CHP siyasi parti olarak seçimleri 14 Mayıs 1950’de kaybediyor ama o zamana kadar CHP bürokratik siyasi elitin bütünleştiği bir yapıydı. Daha sonra 1954’te, 1957’de yapılan seçimleri kaybediyor. Dolayısıyla Türkiye’de seçimle iktidara gelemeyen bir siyasi görüşün seçim olmadan nasıl iktidara gelebileceği konusu konuşuluyor. Bunun akla gelen ilk yolu da askeri darbedir. Bu darbeyle ilgili hazırlıklar zaten 1954 seçimleri sonrasında başlıyor. 14 Mayıs 1950 siyasetin zaferi olarak görülür. 27 Mayıs 1960 da bürokrasinin rövanşı olarak görülmektedir. Darbeyi yaptınız ancak Türkiye’yi bu şekilde yönetmek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü Türkiye uluslararası konjonktürün etkisiyle çok partili bir hayata geçmiştir. Sizin 15 sene sonra Türkiye’yi seçimsiz tek partili döneme döndürmeniz mümkün değildir. O yüzden seçimi kazanamasa da iktidara getirecek, kaybetse de iktidarda tutacak bir formül arandı. İşte anayasa siyaset ikilemindeki anlayışla siyasetin alanını büyük ölçüde daraltan bir yaklaşımla hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, program bitiminde Prof. Dr. Mustafa Şentop’a sertifika takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KBÜ Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde iki gün sürecek programda, katılımcılar, alanında uzman mentörlerden inovasyon ve girişimciliğe dair eğitim alacak, tasarım odaklı düşünmeyi öğrenecek ve takım arkadaşlarıyla fikirleri sistematik birer projeye dönüştürmeye çalışacak.
Programın ilk gününde Kuveyt Türk İnovasyon Müdürlüğü Yöneticisi Döndü Acar ve Lonca Girişimcilik Merkezi Startup Programları Yöneticisi Faruk Yücegög, öğrencilere eğitim verdi ve mentörlük desteği sağladı.
Etkinlik kapsamında, yarın fikirlerin sunumları gerçekleştirilecek.
Programda konuşan KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, 2-3 Mart’ta Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali’ni başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sosyalfest’in kendileri için Türkiye’de ilk olması açısından son derece önem taşıdığını belirten Kırışık, “Bunu başarıyla gerçekleştirmemizin ülkemiz açısından çok önemli bir çağın başlangıcına işaret ettiğini ifade edebilirim çünkü mühendislik sahasında elde ettiğimiz başarıların bir benzerini sosyal bilimler sahasında elde etmemiz son derece büyük bir önem taşıyor.” dedi.
Kırışık, sosyal problemleri çözmek ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak sosyal yenilikçi yaklaşımları geliştirmek açısından Sosyalfest’in son derece önemli rol üstlendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Büyük katılımlara sahne olan, 4 bine yakın sosyal modelin geldiği, Türkiye’de çığır açan çok önemli bir sosyal bilimler festivalini gerçekleştirmiş olduk. Artık adım adım ikinci aşamaya geçiyoruz. Sosyalfest Ideathon ile bir fikir nasıl ortaya çıkarılır, nasıl sosyal model haline getirilir, bunu projelendirmek için neler yapılır, fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir, bir buluş sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir Ideathon etkinliğiyle bir aradayız.”
Yeni buluşlara ihtiyaç duyulduğunu anlatan Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek oluşturmamız, bulmamız gerekiyor.” dedi.
Kırışık, dünyanın sosyal alanda çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle boğuştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. Dünyayı bütün insanlığın sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği bir barış adasına döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara ve teorilere çok büyük ihtiyacımız var. Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı, yeni çağı bize açabilir. Bu maksatla Ideathon’u gerçekleştirmek istiyoruz. Bu Ideathon’umuzun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları.”
Etkinliğe katılanlara teşekkür eden Kırışık, “Yine yeni bir hayale yelken açtığımız bugünlerde inşallah Türkiye’nin ve dünyanın problemlerini çözecek yeni yaklaşımlar gerçekleştireceğimizi, ortaya koyacağımızı, yeni teoriler, fikirler belirleyeceğimizi ve dünyanın ortaya koymuş olduğumuz bu sosyal sistemlerle kendi problemlerini çözdüğü, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir dünya haline gelmesini ümit ediyorum.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyenin Mustafa Cankara Kongre Merkezi’nde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Özel Eğitim Uygulama Okulunca düzenlenen etkinliğe, Kaymakam Vedat Yılmaz, Belediye Başkanı Özer Kasap, Cumhuriyet Başsavcısı Nurettin Günel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu, siyasi partilerin ilçe başkanları, okul müdürleri engelli aileleri ve engelli çocuklar katıldı.
Beypazarı Kaymakamı Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, engellilere sağlanacak imkan ve destekle onların hayatlarının kolaylaşacağını söyledi.
Yılmaz, “Onlarında bize vereceği çok şey var. Bu bilinç ve farkındalığı toplum içerisinde yayarsak, bu anlamda bu anlatma istediği bakış açısı ne kadar doğru bir şekilde toplumda yayılmış olacağını göreceğiz.” dedi.
Belediye Başkanı Kasap da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün yalnızca farkındalık oluşturma için değil, aynı zamanda kalpleri birbirine açmak, engelleri birlikte aşmak ve eşit bir hayatı hep birlikte inşa etmek için bir fırsat olduğunu anlattı.
ETİ Soda A.Ş. Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Levent Yüksel’in de konuşma yaptığı etkinlikte engelli çocuklar çeşitli gösterilerde bulundu, şiirler okudu, koro eşliğinde seslendirmelerde bulundu ve halk oyunu gösterisi yaptı.
Daha sonra engellilerin hazırladığı el sanatı sergisi ziyaret edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’de, 100’üncü Yıl Atatürk İlkokulu’nda ücretli öğretmenlik yapan Meltem Solak (33), çocuğuna vurduğu iddiasıyla veli Ö.E. (36) tarafından darbedildi. Taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Veli Ö.E. hakkında ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 5 taksitle 1680 TL adli para cezası kararı veren mahkeme, sanık hakkında 5 yıl suç işlememek şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Körfez ilçesi Çamlıtepe Mahallesi’ndeki 100’üncü Yıl Atatürk İlkokulu’nda ücretli öğretmenlik yapan Meltem Solak, 30 Mayıs’ta okulun bahçesinde çocuğuna vurduğu gerekçesiyle veli Ö.E. tarafından iddiaya göre önce sözlü saldırıya uğradı, ardından da darbedildi. Araya giren öğretmenlerin ihbarıyla okula polis ekipleri sevk edildi. Polisin, Körfez Devlet Hastanesi’ne götürdüğü Meltem Solak, darp raporu alıp ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Ö.E. isimli veli, gözaltına alındı. Ö.E. de darbedildiği gerekçesiyle Solak’tan şikayetçi oldu.
‘KESİNLİKLE VURMADIĞIMI SÖYLEDİM’
Öğretmen Solak, emniyetteki ifadesinde, “Okulun bahçesindeyken öğrencimin annesi, ‘Sen benim çocuğuma vuramazsın’ şeklinde bağırarak üzerime yürüdü. Ben de öğrencinin okuldayken arkadaşının boğazını sıktığını, bu yüzden sadece uyardığımı ve elimdeki defterle sırtına yavaş bir şekilde dokunduğumu, kesinlikle vurmadığımı söyledim. Ancak veli bana inanmadı ve ‘Sen benim çocuğuma nasıl vurursun’, ‘Sen kimsin de benim çocuğuma dokunursun’ şeklinde yüksek sesle bağırarak iki eliyle göğsümden itti. Ben de kendimden uzaklaştırmak için onu ittirdim. Akabinde benim kollarıma tırnaklarını geçirdi ve tekme attı” dediği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından Ö.E. hakkında ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan iddianame hazırlandı. Öğretmen Meltem Solak hakkında ise ‘Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’ verildi. Veli Ö.E., savcılıkta verdiği ifadede öğretmenin oğluna vurduğunu duyması üzerine okula gittiğini, orada öğretmen Solak ile karşılaştıklarını söyledi. Öğretmene oğluna neden vurduğunu sorması üzerine öğretmenin iddiaları reddettiği ve o sırada tartıştıklarını söyleyen Ö.E., öğretmenin kendisine çok yaklaştığı için ittiğini, ayrılacağı sırada da Solak’ın kendisine vurduğunu, bunun üzerine kendisinin de öğretmene vurduğunu söyledi. Savcı, Ö.E.’nin ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 1,5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Körfez 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Solak ve avukatı, veli Ö.E.’nin cezalandırılmasını talep etti. Tarafları dinleyen mahkeme, Ö.E.’nin ‘Kamu görevlisine karşı basit yaralama’ suçundan 5 taksitle ödeme kaydıyla 1680 TL adli para cezası verdi. Mahkeme, sanık hakkında 5 yıl suç işlememek şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN-Nabi YAZICI/KÖRFEZ(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’te özel eğitimli çocuklar kış kampı etkinliğinde hem karın keyfini çıkardı hem de doyasıya eğlendi.
Safranbolu Yardımlaşma Dayanışma Offroad Kulübü Şafak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezindeki özel çocuklar için kış kampı etkinliği hazırladı. Okullarından arazi araçlarıyla alınan öğrenciler Beştepeler Mesire Alanına götürüldü. Burada beyaz örtüyle kaplanan doğanın eşsiz güzellikleri arasında kartopu oynayıp şarkılar söyleyen çocuklar, unutulmaz anlar yaşadı.
YARDOFF Başkanı Mehmet Tunç, “Özel çocuklarımızın yüzündeki gülümseme bizim için her şeyden daha değerli. Onlarla geçirdiğimiz her an, bizim için büyük bir mutluluk. Onların neşesi, bizim en büyük ödülümüzdür” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığınca, öğrencilerin fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi, gıda okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmesi, gıda güvenliği ve kalitesinin artırılmasının sağlanması, geleneksel tatlarla buluşturulması ve gıda israfının engellenmesi hedefiyle yürütülen “Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Projesi” Durmuş Tufan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde de uygulandı.
Öğrenciler, proje kapsamında okul bahçesindeki 100 metrekarelik alana patates tohumlarını ekti.
Etkinlikte öğrencilere sağlıklı beslenmenin önemi ve ambalajlı gıdalar yerine geleneksel Türk mutfağına yönelik ev yapımı yemeklerin faydaları anlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünsal Tülbentçi İlköğretim Okulu’nda 5’nci sınıf öğrencisi Süleyman Topaloğlu’nun parmağı akıllı tahtanın çerçevesine sıkıştı. Öğretmenlerin uğraşları sonuç vermeyince Safranbolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinden yardım istenildi. Okula gelen ekiplerin uğraşlarıyla öğrencinin parmağı sıkıştığı yerden kurtarıldı. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA, Filistin’in El Halil kentinde zihinsel engelli çocuk ve gençlerin rehabilitasyonu için önemli bir projeyi hayata geçirdi. 2012 yılından bu yana sabun, mum, çömlek üretimi gibi eğitimlerle zihinsel engelli bireylere hizmet veren Dura Engellilere Yardım Derneği ve TİKA iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında, derneğe tişört ve kupa baskı makineleri, dikiş-nakış makinesi, ambalajlama makineleri, CNC cihazı ve bilgisayar desteği sağlandı.
Yaklaşık 40 zihinsel engelli çocuk ve genççe mesleki eğitim yoluyla rehabilitasyon imkanı sunan proje ile merkezin faaliyetleri genişletilerek daha fazla çocuğa ve gence ulaşılması hedefleniyor. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>19 Mayıs İlkokulu’nda yürütülen “Kültürün İzinde Projesi” kapsamında 4. sınıf öğrencileri, evlerinde bulunan ve eskiden kullanılan gaz lambası, radyo, televizyon, daktilo gibi eşyaları okula getirdi.
Öğrencilerin getirdiği eşyalarla okulda sergi açıldı. Yöresel kıyafet giyen öğrenciler, sergiyi gezenlere eski eşyalarla ilgili bilgi verdi.
Okul Müdürü Ahmet Demirel, projenin öğrenciler için önemli bir çalışma olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da bir kadın öğretmenin ağabeyi, kardeşinin okulda tartıştığı 2 öğretmeni tekme tokat dövdü. O anlar saniye saniye görüntülendi.
Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmen ile ders programıyla ilgili tartıştı. Bunun üzerine kadın öğretmen durumu ağabeyine anlattı.
Ağabeyi dehşet saçtı
Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken şahıs, kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye kaldırırken öğretmenlerin durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenler kendilerini darp eden şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sulatan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez ile merkez personelinin katılımı ile gerçekleştirilen devir teslim töreninde Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı, müdürlük görevini Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a devretti.
Rektörlük Makamında düzenlenen törende Rektör Çakmak, şimdiye kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalar ve sunduğu katkılardan dolayı Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı’ya teşekkür ederken görevi devralan Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a yeni görevinde başarılar diledi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araçların ehliyet, muayene, emniyet kemeri, kamera, lastik, yangın tüpü gibi donanımları eksiksiz bir biçimde kontrol edildi. Denetim sürecinde, güzergah planlamaları ve öğrenci taşıma kurallarına yönelik inceleme yapıldı.
Denetlemeye, Çıldır İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Yıldız, İlçe Şube Müdürü Mete Coşkun, JandarmaAstsubay Kıdemli Üstçavuş Birgül Oral ve Polis Memuru Tolga Avşar katıldı. Denetlemede araçların eksiksiz olması memnuniyetle karşılanırken denetleme komisyonu şoförlere teşekkür etti. – ARDAHAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fethiye Belediyesi Meclis Salonu’ndaki toplantıda, 4’ü gündem dışı olmak üzere, 14 madde görüşüldü. Oturum, meclisin kasım ayı karar özetlerinin okunmasıyla başladı.
Buna göre, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve S.S. Kadın Girişimi Üretim İşletme ve Kalkınma Kooperatifi iş birliği çerçevesinde, ilçede bulunan resmi ve bağımsız anaokulları öğrencilerinin sağlıklı beslenmelerine destek olmak için yumurta üretim tesisinde üretilen günlük, taze yumurtaların ücretsiz dağıtımını organize etmesi ve bunun için “Sosyal Yardım Destek İşbirliği Protokolleri” düzenlemesi için Belediye Başkanı Alim Karaca’ya oy birliği ile yetki verildi. Toplantıda tüm Belediye Meclis üyelerine yumurta üretim tesisinde üretilen günlük yumurtalardan hediye edildi.
Toplantıda, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyeliğine Melek Gözde Gürsoy, Kardeş Şehir İlişkisi Talepleri Komisyonu üyeliğine Ünal Karaisaoğlu seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, gençlere tarihi ve kültürel bir deneyim yaşatmak amacıyla İstanbul’a gezi düzenledi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen geziye, mahalle temsilcileri, Gençlik Kulübü üyeleri ve mahallelerden seçilen gönüllü gençler olmak üzere yaklaşık 150 kişi katıldı. Katılımcılar, gezinin ilk kısmında Fatih Cankurtaran’daki tesislerde keyifli bir kahvaltı yaptı. Ardından İstanbul’un tarihi zenginliklerini keşfe çıkan gençler, Yedikuleler, Sultanahmet Camii ve Meydanı, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı gibi önemli turistik ve kültürel noktaları ziyaret etti.
Gezi, Eminönü sahilinde balık ekmek ikramı ile son buldu. Gençler, İstanbul’daki unutulmaz deneyimlerinin ardından Düzce’ye döndü. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Aksoy, Eskişehir’de İŞKUR’dan hibe desteği alan engelli girişimcileri ziyaret etti. Aksoy’a ziyareti sırasında İŞKUR İl Müdürü Fatih Acar da eşlik etti. İŞKUR tarafından sağlanan hibe desteğinin önemine değinen Aksoy, hastalığından dolayı yüzde 80 engeli bulunan ve İŞKUR’dan 150 bin TL destek alan giyim dükkanı işletmecisi Esin Demirel’i başarısından dolayı tebrik etti. Eskişehir’de toplam 17 işletmenin İŞKUR desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Aksoy, engelli bireylerin ekonomik hayatın içerisinde yer almaları ve ayaklarının üzerinde durabilmelerini amaçladıklarını dile getirdi. Devlet olarak engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak ve onların topluma katılımlarını sağlamak için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirten Aksoy, İŞKUR hibe desteği sayesinde engelli bireylerin kendi işletmesini kurmasının ülke için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.
Butik sahibi Esin Demirel, “Engelli hibe desteğiyle böyle bir proje gerçekleştirdik. Bu süreç içinde çok yardımcı oldular sağ olsunlar” diyerek Vali Aksoy’a teşekkür etti.
“Eskişehir genelinde 17 engelli girişimci İŞKUR’un hibe desteğinden yararlanarak işletme açtı”
Aksoy, bir sonraki ziyaretini yüzde 50 oranında işitme engeli bulunan ve İŞKUR’dan 90 bin TL destek alan Cüneyt Büyükören’in işletmesine gerçekleştirdi. Aksoy, “Eskişehir genelinde baktığımızda 17 engellinin İŞKUR desteğinden yararlanıp işletme açtığını görüyoruz. Sadece 2024 yılında 6 işletmemiz bu desteklerden yararlandı. Amacımız bunların sayısının artması ve toplumda daha fazla engelli işletmelerin olmasının sağlanması. Bu anlamda arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz, kutluyoruz. Kendilerinin bu anlamdaki faaliyetlerinin diğer engelliler için de örnek oluşturmasını temenni ediyorum” diyerek Büyükören’den işletmesiyle ilgili bilgiler aldı. Ziyaretin sonunda Büyükören, Vali Hüseyin Aksoy’a isminin yazılı olduğu kutuda kendi üretimi olan parfümü hediye etti. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’nın Eğirdir ilçesinde 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte engelli bireyler üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Isparta’da engelli bireyler ve aileleri, Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret etti. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte 25 engelli birey, Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Bölümü’ndaki tatlı, meyve atölyesi ve çiçek atölyesini ziyaret etti. Engelli bireyle üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Haber-Kamera: Kemal ERBEN/ EĞİRDİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesi Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmenle ders programıyla ilgili tartıştı. Olayın ardından kadın öğretmen, durumu ağabeyine anlattı. Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken, şahıs kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye götürürken, öğretmenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenlerin şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sancaktepe Belediyesi, ilçenin çehresini değiştirecek ve vatandaşların yaşam kalitesini artıracak yeni projeleri hayata geçirmek için kolları sıvadı. Eğitimden çevreye, kültürden spor alanlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu projeler, ilçenin modern ve yaşanabilir bir yer olma yolunda önemli bir adım atmasını sağlayacak. Sancaktepe Belediyesi tarafından hayata geçirilecek projelerin temel atma töreni aralık ayında İstanbul Büyükşrhir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımı ile gerçekleşecek.
Sancaktepe Belediyesi bu kapsamda 10 bin metrekare yeni park, 3 Yuvamız Sancaktepe Kreşi, 1 Aile sağlığı Merkezi, 1 Sosyal Tesis, 1 İletişim Merkezi, 8 yeni parkı ve içinde futbol, basketbol ve voleybol sahasının olduğu spor merkezini ilçe halkının hizmetine sunacak.
Belediye Başkanı Alper Yeğin, tüm projelerde halkın görüş ve ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirterek, “Sancaktepe için çalışıyor, birlikte başarıyoruz. Yakın gelecekte bu projelerin tamamlanmasıyla birlikte, Sancaktepeli komşularımız modern bir şehirde yaşamanın keyfini sürecek” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giresun Belediyesi’nden yapılan açıklamada Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından petshop sahiplerine yönelik eğitim programı düzenleneceği bildirildi.
Açıklamada, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ile ilgili yönetmeliğe göre, ev ve süs hayvanları satan işletmelere yönelik belediyeler tarafından eğitim düzenlenmesinin ve bu eğitim sonucunda katılımcılara eğitim sertifikası verilmesinin istendiği belirtildi.
Bu kapsamda kentte hizmet veren ev ve süs hayvanı satışı yapan işletme sahipleri ile yeni işletme açmak isteyenlere, 9-12 Aralık 2024 tarihlerinde Belediye Nikah Salonu’nda eğitim verileceği ifade edildi. Eğitime katılmak isteyenlerin Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne müracaat etmeleri gerektiği belirtildi.
Eğitim hakkında 0 454 225 85 28 numaralı telefondan bilgi alınabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSTİBAM) ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “Bağ, Bahçe, Çiçek” seminerlerinin ilki DÜSTİBAM Botanik Bahçesi Müzesi ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. DÜSTİBAM Müdürü Prof. Dr. Necmi Aksoy’un açılış konuşması ile başlayan programa konuşmacı olarak Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi Ziraat Teknikeri Mehmet Ali Altıokka katıldı.
Düzce Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin kuruluşunda verdikleri destekten dolayı Düzce ve Sakarya Belediyelerine teşekkür eden Prof. Dr. Necmi Aksoy, Botanik Bahçesi’nde çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki bulunduğunu söyledi. Tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden çok değerli bir doğaya sahip olan Düzce’de bu bitkilerin
çok farklı türlerinin yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Aksoy, “Bilim insanları olarak bu türlerin çalışmalarını yaparak, korunmalarını ve üretilmelerini sağlamalıyız” dedi.
Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin kuruluşu, tasarımı, hedefleri ve gerçekleştirdikleri faaliyetlerden bahseden Altıokka, “Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği” başlıklı sunumunda tıbbi ve aromatik bitkilerin neden yetiştirilmesi gerektiğini anlattı. Doğadan toplanması, kültüre alınması ve tarla hazırlık aşamalarını ayrıntılı bir şekilde ele alan Altıokka, sulama sistemleri, toprak ve gübre çeşitleri, hasat, kurutma, muhafaza yöntemleri, hibe ve teşvik gibi birçok konu hakkında bilgiler verdi. Bilinçsiz kullanımın önüne geçmek amacıyla etiket levhaları kullanılması gerektiğini ifade eden Altıokka, dünyada 72 bin bitkinin tıbbi amaçla kullanıldığını vurguladı. Çin ve Hindistan’ın tıbbi ve aromatik bitkilerin hem üretiminde hem de kullanımında dünyada ilk sıralarda olduğunu belirten Altıokka, bu bitkilerin ülkemizde ise sanayi, sağlık ve turizm sektörlerinde kullanıldığını söyledi. Altıokka, doğadan bilinçsizce toplanması sonucu türlerin tehlikeye girdiğine dikkat çekerek, “Bitki türlerinin tarımının yapılmasıyla kaliteli ve istenen miktarda ürün temini sağlanması garanti altına alınmış olur ve doğal türlerimizde kurtulmuş olur” dedi.
Soru-cevap bölümüyle devam eden program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stanford Üniversitesi araştırmacılarının SCOPUS indeks veri tabanına göre toplam atıf sayısı, patent sayısı, h-indeks, hm-indeks, makale sayısı ve nitelikli yayın sayısı gibi uluslararası kriterler kullanarak hazırladığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”, “Yıllık Etki” ve “Kariyer Boyu Etki” olmak üzere iki kategoride açıklandı.
İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Burhan Ateş, Prof. Dr. Alaattin Esen, Doç. Dr. Ahmet Ulu, Prof. Dr. Nusret Tan, Doç. Dr. Alptekin Ulutaş, Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Behice Erci, Doç. Dr. Erman Yıldız, Prof. Dr. Sezai Yılmaz, Prof. Dr. Hikmet Sis, Prof. Dr. İsmail Özdemir ve Prof. Dr. Serkan Benk, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları 2023 Etki Sıralaması”nda yer aldı.
Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Nusret Tan, Prof. Dr. Paki Turgut, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Hikmet Sis ve Prof. Dr. Murat Erdemoğlu, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Kariyer Boyu Etki Sıralaması”na girdi.
Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen törende, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne giren öğretim üyeleri ile üniversitesinin Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bin içinde yer alan öğrencilerine Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından başarı belgesi verildi.
Rektör Prof. Dr. Akpolat, gazetecilere, Stanford Üniversitesi araştırmacılarının hazırladığı Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alan öğretim üyelerini tebrik ederek, bazı akademik personelin hem “Yıllık Etki”, hem de “Kariyer Boyu Etki” sıralamasına girdiğini söyledi.
İnönü Üniversitesinin üniversite sıralamalarında 1500 plus seviyesindeyken bu yıl 1100-1200 aralığına ilerlediğini dile getiren Akpolat, bir akademik izlem ofisi oluşturduklarını ve başarılı olan öğretim üyelerini ödüllendirip önlerini açacaklarını kaydetti.
Prof. Dr. Akpolat, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bine giren öğrencilerine bu yıl ilk kez burs vereceklerini ve bu uygulamayı her yıl devam ettirmeye çalışacaklarını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’umuzun geleceğine yön verecek 2025 yılı bütçesiyle alakalı yaptığı değerlendirmede, ” Bütçemizi, şehrimizin önceliklerine ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillendirerek, her alanda kalkınmayı hedefleyen projelere kaynak ayırdık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, kültür ve sosyal projelerden tarım ve turizme kadar tüm alanlarda Erzurum’un güçlü geleceği için planlamalarımızı gerçekleştirdik. 2025 yılı, şehrimiz için yatırım ve hamle yılı olacak. Erzurum’u kalkındıracak, vatandaşlarımızın hayat kalitesini artıracak projelere öncelik vererek, hizmet yolculuğumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Şehrimizi daha yaşanabilir, daha modern ve daha güçlü bir Erzurum yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Yaşlı Sağlığı ve Bakımı Uygulama ve Araştırma Merkezince yürütülen Sağlıklı Aktif Yaş Alma Programı ile Fethiye Gençlik Merkezi işbirliğinde, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfının desteğiyle, “10 Parmağımda 10 Marifet” projesi hayata geçirildi.
Proje kapsamında, 60 yaş üzeri kişilerle çocuklar tarafından ilçedeki gençlik merkezinin bahçe duvarına resim yapıldı.
MSKÜ Yaşlı Sağlığı ve Bakımı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Cemil Yavuz, gazetecilere, 60 yaş üzeri büyüklerin topluma örnek olduğunu söyledi.
60 yaş üstü bireylerin katıldıkları programda birtakım dersler işlendiğini, sosyal sorumluluk projeleri yürüttüklerini anlatan Yavuz, “10 Parmağımda 10 Marifet Projesi kapsamında 60 yaş üstü bireyler de yer aldı. Merkezin duvarları çocuklarla renklendirildi. Kuşakları bir araya getirdik. Çok güzel bir proje oldu.” diye konuştu.
Fethiye Gençlik Merkezi Müdürü Fatma Yağlı da 60 yaş üstü bireyler ve gençlik merkezine üye çocukların çalışmasıyla merkezin duvarının rengarenk olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacasu İlçe Emniyet Amirliği, Kuyucak Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) iş birliğiyle Sosyal Dayanışma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, kadınlara aile içi şiddet, kadına karşı şiddetle mücadele, “Kadına El Kalkmaz” ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında önemli bilgiler verildi. Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve mağdurlara destek sağlanması amacıyla başlatılan bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin, ilçedeki kadınların bilinçlenmesine ve güvenli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamasının hedeflendiği eğitimde kursiyerlere şiddetle mücadelede alınabilecek önlemler ve yasal haklar hakkında detaylı bilgiler sunuldu. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halkın birçok alanda sağlığı ve güvenliğini koruma anlamında faaliyetlerini sürdüren Zabıta Müdürlüğü ekipleri, şehirdeki okul kantinleri yanı sıra kırtasiye ürünü satan işyerlerini denetledi. Okul kantinlerinde; genel temizlik, ürünlerin saklanma ve muhafaza şartları, son kullanma tarihleri başta olmak üzere birçok başlıkta incelemelerde bulunan Zabıta Müdürlüğü görevlileri yasaklı ve zararlı ürün olup olmadığı konularını da araştırarak, gerekli durumlarda bilgilendirme ve uyarılarda bulundu. Kırtasiye ürünü satan yerleri de denetleyen ekipler, ürün etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırarak herhangi olumsuz bir durumun olup olmadığını kontrol ettiler.
Denetimlerin birçok alanda belirli takvim dahilinde süreceğini ifade eden görevliler, vatandaşların olumsuz bir durumla karşılaşmaları halinde 153 numaralı Zabıta Müdürlüğü telefonlarıyla iletişime geçebilecekleri bilgisini verdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yenişehir Belediyesi, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle ebeveynlere ücretsiz eğitim veriyor. 2019 yılında başlatılan proje ile ebeveynlere erken çocukluk gelişim dönemlerinin özellikleri, yaş gruplarına yönelik oyun ve destek sistemleri, aile olmanın önemi ve aile olgusunun gelişim dönemlerine etkisi anlatılıyor; okul öncesi eğitim, yeni doğan temel eğitimi ve rehberlik ile psikolojik danışmanlık eğitimleri veriliyor.
Eğitimler uzman akademisyenler tarafından veriliyor
“Her aile bir okuldur” ve “Öğrenen anne-baba gelişen çocuk” sloganıyla verilen eğitimlerin ardından ebeveynler, çocuklarının erken dönemdeki gelişim süreçleri hakkında daha fazla bilgiye sahip oluyor. Marmara Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yürüten Marmara Aile Becerileri Eğitim Programı’nda (MABEP) görevli uzman akademisyenler tarafından çevrimiçi verilen eğitimlerle çocukların sağlıklı gelişimine rehberlik ediliyor.
Eğitimlerden önce klinik psikolog aracılığıyla çocukların gelişimsel değerlendirmeleri de yapılırken, ailelere eğitimde kullanacakları kitap setleri ve çocuklar için eğitici oyuncaklar ücretsiz olarak veriliyor. Projeye dahil olan aileler ayrıca Yenişehir Belediyesi’nin proje kapsamında kurduğu Bebek Kütüphanesi’nden de yararlanabiliyor.
Eğitimlere katılmak isteyen veya proje hakkında detaylı bilgi almak isteyen ebeveynler, ‘0324 327 46 40’ telefon numarasını arayarak, projenin yürütüldüğü Yenişehir Belediyesi Akademi’ye ulaşabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haklar ve özgürlükler insana özgü olduğu gibi uygulanan adalet ve yapılan zulüm/şiddet de insana yöneliktir. Bu sebeple biz yalnızca kadına değil erkek, kadın ve çocuk olarak insana ve hatta bütün canlılara yönelik şiddet olduğu inancındayız. Yaratılış yüceliğini kavrayamamış olup Peygamberler tarafından tebliğ edilen İlahî yasalardan sapmış olan erkek ve kadın güçlü insanlar –tarihi dönemler boyunca- zayıf buldukları insanlara karşı şiddet uygulamışlardır. Erkeklere nazaran zayıf oldukları için kadınlar şiddetin daha çok mağduru olmuşlardır, olmaktadırlar ve sebepler giderilmedikçe olmaya da devam edeceklerdir.
Şiddetin Türleri ve Sistemden ve Şahıslardan Kaynaklanması
Fiziksel, cinsel, ruhsal ve ekonomik olmak üzere çeşitlere ayrılan ve her toplumda ve kültürel düzeyde kadınlara yönelik olarak uygulanan şiddetin pek tabiidir ki sistemden ve şahıslardan kaynaklanan sosyal ve kişisel sebepleri vardır. Biz bu sebeplere ana hatlarıyla ve on madde halinde değinmeye çalışacağız.
I. Allah’a ve Onun Huzurunda Sorgulanacağımıza İman Zaafı
Bu zaaf şiddetin ana kaynağıdır.
Şiddetin ana sebebi Yaratıcımız olan Allah’a îman yetersizliğimiz ve O’nun huzurunda bütün iradeli davranışlarımızdan ötürü sorgulanacağımıza ve özellikle uyguladığımız zulüm nitelikli şiddetimizden ötürü Cehennem azabına uğratılabileceğimize inanç yokluğu veya zaafımızdır. (Necm 53/38-41)
Çare: İman Zaafını Giderici Yaygın Eğitimdir
II. Cezaların Yetersizliği
Ceza Suçun Birebir Aynısı Olmalı/Affı ve Tazminatı da İçermelidir
Cezaların caydırıcı nitelikte olması gerekir. Bunun için cezanın suçun cinsinden olup bire bir aynısı olması; af ve tazminat gibi alternatifleri de içermesi gerekir.(Bakara 2/178, İsra 17/33)
Şiddet uygulayan kişi, mağdurlarınca veya öldürdüğü şahsın varislerince affedilmemesi veya tazminata rıza gösterilmemesi durumunda işlediği zulmün aynısıyla cezalandırılmalıdır.
Ceza Caydırıcı ve Kişisel Olmalıdır
Şiddete maruz kalanların veya varislerinin müdahil olmadığı ve yalnızca hapis cezalarının uygulandığı sistem adil ve caydırıcı olmaktan uzaktır. Üstelik bu sistem mağdurların veya öldürülenin varislerinin adalet beklentilerini karşılamamakta, acılarını dindirmemekte ve intikam ateşlerini söndürmemektedir.
Ayrıca uzun yıllar hapis cezası verilen katilin örneğin karısını kocasızlığa, çocuklarını ilgisizliğe ve anasını babasını da mutsuzluğa itmek gibi ruhsal şiddet türlerini içermektedir.
Çare: Bir an önce jakoben laiklik şartlanmaları aşılarak açıklanan adil ceza sistemine geçilmelidir. Aklın, bilimin ve insanlık tecrübelerinin gereği budur. Bunun içindir ki Yüce Rabbibimiz “Ey akıl ve gönül birlikteliği oluşturmuş gerçek akıl sahipleri! Bire bir ceza sisteminde sizin için hayat vardır.” buyurmaktadır. (Bakara 2/179)
III. Boşanma Sisteminin Doğal ve İnsana Saygılı Olmayışı
İslam Hukuku’uda olduğu gibi boşanma sistemi tarafların mağduriyetine sebebiyet vermeksizin kocaya ve kadına tek taraflı olarak boşama-boşanma hakkını vermelidir. (Bakara 228, Talak 1-2) Oysaki yürürlükteki sistemimizde taraflardan birinin boşanmak istememesi durumunda davalar yıllarca sürüncemede kalmakta, bu da haklı olan güçlü tarafı şiddete yönlendirmektedir.
Çare: Boşanma sistemini düzeltmek ve kolaylaştırmaktır.
IV. Alkollü İçkiler Kullanımının Doğal Görülmesi
İstatistikler açıkça göstermektedir ki ülkemizde işlenen cinayetlerin ve yapılan trafik kazalarının başlıca sebeplerinden biri alkollü içkiler olduğu gibi kadınlara ve çocuklara yönelik aile içi şiddetin ana nedenlerinden biri de alkollü içkilerdir.
Çare: Alkollü içkilere karşı dîn ve akıl-bilim öncülüğünde kültürel bir mücadele başlatmaktır. (Maide 5/90-91)V.
V. Söz Taşıyıcılığından Kaynaklanan Çevresel Baskı
Uygulan şiddetlerin ve şiddetin ileri boyutu olan cinayetlerin çevreye yayılan yıkıcı dedikodulardan kaynaklanabildiği de bir gerçektir. Özellikle namusların ancak cinayetle temizlenebileceği cahiliyet yargısının hakim olduğu bölgelerde genelde bir kısmı gerçek de olmayan cinsel ilişki dedikoduları mânevi baskı oluşturarak şiddete yöneltmektedir.
Çare: Yüce dinimizin de yasakladığı dedikoduculuğa karşı ahlâkî bir seferberlik başlatılmalı, şiddete sebebiyet veren dedikoduların/ söz taşıyıcılığın yapılan şiddetin günahına bizi de ortak ettiği bilinci insanımıza aşılanmalıdır. (Hucurat 49/5)
VI. Ailenin Onayı Alınmadan Yapılan Evlilikler ve Oluşturulan Haram Birliktelikler
Aile baskısıyla oluşan veya ailenin tecrübelerinden yararlanmaksızın yapılan evlilikler ya da aileden gizli olarak oluşturulan haram nitelikli birliktelikler bir süre sonra ihtilaflara sebep olabilmekte ve ailesinin korumasından da yoksun olan kadın şiddete uğrayabilmektedir. Özellikle birliktelikler kadın tarafından sona erdirilmek istendiğinde ayrılmak istemeyen erkeğin şiddet göstermesine sebep olmaktadır.
Çare: Haram birlikteliklere karşı kültürel mücadele başlatmak ve kız çocuklarına üniversite eğitimini aileden koparmadan ana babanın bulunduğu şehirde yaptırmaktır.
VII. Medyamızın Yıkıcı Etkileri
Yazılı ve özellikle görsel medyada (sinama/televizyon dizileri) cinsel özgürlüklere davet çıkarılmakta, geleneklerimiz ve İslâmi inançlarımızla çelişen ilişkiler biçimi doğalmış gibi ısrarla ve özendirici bir şekilde aktarılmaktadır.
Karma Eğitim Ve Çalışma Sisteminin Katkı Verici Tesirleri
Karma eğitim ve çalışma sistemi de bu olumsuzluğa zemin oluşturmaktadır. Bu durum erkekler yanı sıra kızları-kadınları çevrenin ve ailenin onaylamayacağı bir şekilde sözlü ve fiili ilişkilere itmekte, bu da yukarıda açıklanan sosyal baskının oluşmasına ve şiddete yol açmaktadır.
Çare: Medyamızın sorumlu kültür politikaları izlemesini sağlamaktır.
VIII. Kıskançlık Anlayışımız
Kıskançlık insan doğasında var olan ve bilinçle kullanılması halinde bir erdemdir; Peygamberimizin diliyle “Kıskançlık imandandır.” Ancak varsayımlara ve hak ihlaline dayanan ve sonuçta eşe haksız baskı kurulmasına neden kılınan kıskançlık muhatabını bunaltıcı ve yıkıcıdır. Mesela eşlerden birinin diğerine;
1.) Delilsiz olarak ilişkisi olduğu suçlamasında bulunması,
2.) Eşlerden birinin boşanmak istemesi halinde diğerinin karşı çıkması,
Boşanan kadının yeni bir evlilik yapmasına engel olunması,
Genç yaşta dul kalan kadınların evliliğinin yerilmesi,
Bütün bunlar dinimizin de kabul etmediği; “Allah’ın razı olmadığı” kıskançlık türleridir. (İbn Mace Hn.1446)
Olumsuz kıskançlığın ruhsal şiddet yanı sıra fiili şiddete dönüşebildiği de bir gerçektir.
Çare: Kıskançlık anlayışımızı İslâm’la düzeltmektir.
IX. Yanlış veya Bilinçsiz Geleneksel Dîn Anlayışımız
İslâm Dîni’in temel amacı insanları insanların zulmünden korumaktır. İnsan olarak sahip olduğumuz Hakların çiğnenmesini engellemektir. Bu sebeple doğru din anlayışına göre mesela:
Kız çocuğu onaylamadığı evliğe zorlanamaz.
Zulmeden/şiddet uygulayan kocaya karşı sabredilmesi dinin gereği değildir.
Boşanma bir haktır, gerektiğinde kullanılması görevdir.
Namusu cinayetle temizleme istemi karanlık bir cehalettir ve Cehennem’e götürücü günahtır. İslâm Toplumu’nda bile dört şahitle tespit edilebilecek zinanın Kur’ânî cezası yargı kararıyla yalnızca 100 sopadır.( Nûr 2 )
Adet halinde olmayan ve hastalığı bulunmayan kadının kocasının arzularını erteleme hakkı yoktur.
Çare: Doğru din anlayışını yerleştirerek dinden kaynaklanabilecek şiddeti engellemektir.
X. Aile Hayatının Bir ibadet Hayatı Olduğunun Bilinmeyişi
Aile hayatının kuruluşunun ve eşlerin karşılıklı görevlerinin ibadet olduğu bilincinden yoksunluğun getirdiği sorumsuzluk ve basit problemlere karşı dahi gösterilen sabırsızlık giderek şiddete dönüşebilmektedir.
İbadet Allah’ın Kur’ânî emirlerine itaat ibadet olduğu için Ailenin kurulması ve kocanın nafakayı temin etmesi, dış etkilerden koruması, gereğinde öğüt vermesi, kocalık görevini yapması, eşiyle iyi geçinmesi ve kadının kadınlık görevlerini yapması, cinsel haramlardan korunması ve meşru isteklerinde kocaya saygılı olması Rabbimizin buyrukları olarak İbadettir. İbadet olduğu ve dolayısıyla ebedi hayatın mutluluğunu sağlacak oluşu eşleri daha hoş görülü ve sabırlı yapabilmektedir.
Çare: Aile hayatını güçlendirici kültür politikaları izlemektir.
Yukarıda 10 madde halinde özetlediğimiz kadına şiddet sebeplerinin her biri dinimizde haram kılınan türden işlemlerdir. Şiddetten korunmak istiyorsak kulaktan dolma dine değil Kur’ân’a ve Peygamberi buyruklara dayanan İslâm’a yönelmemiz gerekmektedir. İslâm’ın insanı yaratan Rabbimizin koyduğu düzen olduğu unutulmamalıdır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görgü tanıklarının şaşkın bakışları arasında gerçekleşen kazada, uçak parçaları caddeye saçıldı. Salı günü meydana gelen kazada, “Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi” olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez hayatını kaybetti.
Ürkütücü görüntülerde, eğitim uçuşu sırasında uçağın aniden yere çakıldığı görülüyor. La Libertad şehrinin en işlek caddelerinden biri olan Eleodoro Solorzano Caddesi’nde gerçekleşen kazada, uçak ters dönerek yolun ortasına düştü. Uçağın yere çarpmasıyla saçılan parçalardan biri, son anda manevra yapmaya çalışan bir motosikletliye çarparak yaralanmasına neden oldu. Kazada ayrıca bir beyaz otomobil de kısmen hasar gördü.
Ekvador Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada, “Kurumumuzun askeri ve sivil personeli, ‘Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi’ olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez’in üzücü kaybı nedeniyle yas tutuyor. Ailelerine ve dostlarına en içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Yüce Tanrı’ya, onların ruhlarını kutsal krallığında kabul etmesi için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ekvador Yüksek Askeri Havacılık Okulu’na ait uçağın düşüş nedeni araştırılıyor. Yetkililer, kaza kurbanlarının ailelerine destek sağlandığını belirtti. Motosikletlinin yaralanma derecesi henüz netlik kazanmadı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADETA FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYORLAR
7’si kız 15 öğrenciden oluşan ekip masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarının yanı sıra çeşitli okullara tenis masası ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi üretim yapan meslek lisesi bu şekilde yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere ise her ay iş yoğunluğuna göre ücret ödeniyor.
“UYGULAMALI DERSLERE DAHA ÇOK AĞIRLIK VERİYORUZ”
Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, üç yıldır tüm okullara masa, sıra, dolap gibi ürünler ürettiklerini belirterek, “Bu okuldan mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz.” dedi.
“25 ANAOKULUNA MOBİLYA YAPTIK”
11 ve 12’nci sınıf öğrencilerden seçilen 15 öğrenciyle bu işi yaptıklarını söyleyen Öter, “Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” diye konuştu.
“YILLIK CİROMUZ 5 MİLYON LİRA CİVARINDA”
Geçtiğimiz yıl Hakkari’de 55 okula tenis masası ürettiklerini ifade eden Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, BŞEÜ Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı ve Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yurdakul, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Hilal Kahveci ve Doç. İrfan Dönmez ile Seramik ve Cam Bölümü Başkanı Doç. Leyla Kubat’ın katılımlarıyla gerçekleşti.
BŞEÜ, Resim Bölümü öğrencilerinden Beyza Topbaş, İmran Kuştul, Nazrın Abıshova, Pınar Jabraılova, Rabia Sevim, Reyyan Özdemir, Tayyibe Özgün, Vetha Topal, Yusuf Bayraktar ve Zeliha Koca tarafından uygulanan; malzeme, sırlama ve pişirim aşamalarında Seranit Seramik’in katkılarıyla desteklenen çalışmalar, GSF Dekanlığında sergilendi.
“GSF bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor”
Rektör Zafer Asım Kaplancıklı açıklamasında; “BŞEÜ Üniversitesi genelinde, bölüm ve birimlerde değerlendirilmek üzere disiplinlerarası alanda ürünler üreten Seramik Yüzeylerde Resim dersi; seramik yüzeylerin resim öğrencileri tarafından değerlendirilmesi konusunda ülkemiz genelindeki benzer programlar ve müfredatlar arasında tek, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi (GSF) bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’ın İpekyolu ilçesindeki Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım Bölümü öğrencileri, Van ve ilçeleriyle Hakkari’deki okul ve kurumların masa, sıra, dolap ve kütüphane rafı ihtiyacını karşılıyor. Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 7’si kız 15 öğrenciyle yılda yaklaşık 5 milyona lira ciro yaparak okul bütçesine katkı sağladıklarını söyledi.
Kentte 1500 öğrencinin eğitim gördüğü, 110 öğretmenin görev yaptığı Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, masa, sıra, dolap ve kütüphane rafları yapılarak okul bütçesine katkı sağlanıyor. Okulun Mobilya ve İç Mekan Tasarım bölümünde okuyan 7’si kız, 15 öğrenci, bölüm öğretmenleriyle yaptığı çalışmada Van ve Hakkari’deki çeşitli okullara masa tenisi ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi çalışan meslek lisesi, 1 yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere her ay işin yoğunluğuna göre ücret de ödeniyor.
’15 ÖĞRENCİYLE BU İŞİ YAPIYORUZ’
Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 3 yıldır tüm okulların masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarını ürettiklerini belirterek, “Van ve ilçelerindeki bütün okullarla çevre illere kütüphane, masa, sıra, öğretmen masası ve dolapları gibi bütün işleri burada üretiyoruz. Her yıl 15 öğrenci bu işlerde çalışıp, işin yoğunluğuna, büyüklüğüne bağlı olarak ortalama asgari ücret kadar para alıyor. Ama işin yoğunluğu az olduğu zaman asgari ücretin altında ücret alıyorlar. Bu okulda mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıflarda toplamda 100’e yakın öğrencimiz var. 11 ve 12’nci sınıflarda her yıl 7’si kız, 15 öğrenciyle bu işi yapıyoruz. Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” dedi.
‘OKULUMUZ FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYOR’
Hakkari’den de geçen yıl 55 okula tenis masası ürettiklerini söyleyen Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor” diye konuştu. Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı Bölümü öğrencisi Erhan Maskan ise hem meslek öğrendiklerini hem de para kazanıp aile bütçelerine katkıda bulunduklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde Valiliği tarafından yapılan açıklamada gerçekleştirilen bu tür ziyaretlerin; çocukların yaşam şartlarını yerinde değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğrudan belirlemek ve onlarla daha yakın bir iletişim kurmak amacı taşıdığı ifade edildi. Çocukların mutluluğunu ve yaşam standartlarını artırmayı hedefleyen bu çalışmaların devam edeceği vurgulandı. Ziyaretin ardından Hilal Ünal ve Çetin Tutaş’ın Çocuk Evleri Sitesi personeli ile görüşerek, denetim sonuçlarını değerlendirdiği ve çocukların huzur ve güven içerisinde yaşamlarını sürdürebilmeleri adına gereken konular üzerinde istişarelerde bulunduğu belirtildi.
Öte yandan yapılan açıklamada bu etkinliklerle Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün çocukların yanında olma kararlılığının bir göstergesi olarak devam edeceği ifade edildi. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması tarafından Çine Akçaova Anaokulu öğrencilerine yönelik eğitim verildi. 32 öğrenci ve 3 öğretmene; önce yaya eğitimi, genel trafik kuralları, okul servislerinde inme ve binme kuralları, bisiklet binme kuralları, motosiklet ve skuter gibi araçlarda kask kullanımı ve önemi, araçlarda emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafikte görünürlük ile yaya ve okul geçitlerinde hareket tarzı konularında bilgilendirmelerde buldu. Minik öğrencilere yönelik uygulamalı eğitimin verildiği program sonunda öğrencilere boyama kitabı, silgi, kalem ve bayrak hediye edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis’in Tatvan ilçesi Mehmet Zeki Peker İlkokulunda görev yapan 4’ü kadın 6 öğretmen, okulda yaptıkları yenilemelerle öğrencilerinin yüreklerine dokunuyor.
Tatvan ilçesine bağlı Eğritaş köyünde bulunan Mehmet Zeki Peker İlkokulunda görev yapan ve zaman zaman okulun temizliği başta olmak üzere boya, badana ve tamirat işleri dahil her türlü işi üstlenen 4’ü kadın 6 öğretmen, fedakarca çalışarak öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Bitlis’teki fedakar öğretmenlerin Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla köy okulunu yenileyerek eğitim ortamını daha verimli hale getirmeleri, eğitim camiası için de oldukça anlamlı bir örnek teşkil ediyor. Öğretmenler, hem okulun fiziki şartlarını iyileştirerek hem de öğrencilerin eğitimine olan katkılarını artırarak büyük bir fedakarlık örneği sergiliyor. Öğrencilerin de öğretmenlerine olan sevgi ve saygıları, öğretmenlerin azim ve gayretlerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Öğretmenlerin bu tür girişimleri, sadece fiziksel ortamı değil aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırarak eğitimde daha başarılı sonuçlar elde edilmesine katkı sağlıyor.
Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle boya malzemesi alıp, okulu tamamen boyayarak güzelleştiren ve öğrenciler için daha cazip hale getiren öğretmenler, ders saatleri dışındaki boş vakitlerinde gönüllü olarak okulu yenilediklerini söylediler. Mehmet Zeki Peker İlkokulu Müdürü Sinem Ünlü, “Okulumuzda 6 öğretmen olarak görev yapıyoruz ve okulumuzu dönüştürmeye karar verdik. İlçe merkezindeki okulların depolarında kalan eski veya kullanılmayan malzemeleri tamir ederek, kullanılmalarını sağladık. Böylelikle çocuklarımıza da geri dönüşüm dersi vermiş olduk. Okulumuz öğretmenleri ve personelimiz tamirat ve boya işiyle çok ilgilendiler. Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hüseyin Uludağ ve şube müdürlerimiz bu konudaki tüm isteklerimizi yerine getirerek, imkanlar dahilinde destek sağladılar. Bu yaptığımız belki öğretmenin iş tanımına girmeyebilir ama burası bir dağ köyü ve bizim yaptığımız yarım saatlik işler, öğrencilerimize bir yıllık mutluluk kazandırıyor. Bizim amacımız buradaki çocuklara hayal kurmayı öğretmek ve ileride bir meslek sahibi olmanın bilincini işlemektir. Çocukların bizi görünce “Evet ben de ileride bir öğretmen olabilirim” diye düşünmeleri bizi çok mutlu ediyor. İnşallah, okulumuzda daha güzel şeyler yapmaya çalışacağız” dedi.
Eğitim ve öğretimin yanı sıra, iyi yönde örnek bireyler olmanın önemini öğrencilere aşılamaya çalıştıklarını ifade eden Ünlü, “Okulumuz 5 sınıftan oluşmakta ve 50 öğrencimiz var. Derslerimizde çocuklarımıza ileriye gitmelerini sağlıyoruz ve aynı zamanda değerler eğitimine de çok önem veriyoruz. Çocukların ileride ahlaklı ve iyi bir insan olabilmeleri için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Ayrıca, buradaki çocukların fırsat eşitliği konusunda bir şeylerden mahrum kalmamaları için elimizden gelen tüm imkanları öne sürüyoruz. Merkezdeki çocukların imkanlarıyla eşit olmaları konusunda elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Öte yandan yenilenen okulda öğretmenleriyle buluşan öğrenciler, öğretmenlerin gününü kutlayarak kendilerine teşekkür ettiler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hikmet Kiler Fen Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Alper Gezeravcı, ilk Türk astronot olarak uzay yolculuğu süreci hakkında bilgiler verdi. Alper Gezeravcı, Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte uzay yolculuğu deneyimlerini ve Türkiye’nin uzay programı hakkında bilgiler paylaştı.
Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Gezeravcı, onlara bilim, teknoloji ve uzay alanlarında ilham vererek kariyer hedeflerine ulaşma konusunda motivasyon sağladı. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, SİBERAY programı çerçevesinde MuratlıAnadolu Lisesi ve Hacıilbey Ortaokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Eğitimlerde, güvenli ve bilinçli internet kullanımı, siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığının zararları, yasa dışı bahis ve teknoloji bağımlılığı gibi konularda kapsamlı bilgilendirme yapıldı.
Ekipler, dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditlere karşı nasıl önlem alınması gerektiğini anlatırken, sosyal medya bağımlılığının öğrencilerin akademik ve sosyal hayatlarına etkileri üzerinde durdu. Ayrıca yasa dışı bahis ve siber zorbalık gibi suçların bireylere maddi ve manevi zararlar verebileceği vurgulandı.
Yetkililer, öğrencilerin teknolojiyi daha sağlıklı kullanmaları ve dijital dünyada güvenliklerini sağlamaları için dikkat etmeleri gereken noktaları aktardı. Eğitimin ardından öğrenciler, programın faydalı olduğunu belirterek, teknolojiyi daha güvenli ve kontrollü kullanma konusunda bilinçlendiklerini ifade etti.
Yetkililer, bu tür bilgilendirme çalışmalarının il genelinde devam edeceğini ve gençlerin dijital dünyada karşılaşabilecekleri tehlikelerden korunmaları için farkındalık faaliyetlerinin süreceğini açıkladı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen ve AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Üyeleri Nedim Büyüknacar ve Yusuf Kara, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ile çok sayıda sanayici ve davetlinin katıldığı seminer, sanayicilere hem ilham verdi hem de global iş dünyasında başarının formüllerini sundu.
“Geleceği iyi okuyup doğru pozisyon almalıyız”
Süreyya Ciliv, işletmelerin globalleşmenin gerekliliklerini anlaması ve geleceği okuyarak doğru adımları atması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya nüfusunun yüzde 1’ine sahip olduğunu ancak, dünya ekonomisinin yüzde 99’unun Türkiye dışında olduğunu belirten Ciliv, “Sadece Türkiye’ye odaklanarak global rekabet ortamında başarılı olamazsınız. Globalleşmek, yeni pazarlara açılmak ve inovatif çözümlerle fark oluşturmak bir zorunluluktur” dedi.
“İnovasyon: fikirden faydaya”
Ciliv, inovasyonun yalnızca fikir üretmek olmadığını, bu fikirlerin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşmesinin esas başarıyı getirdiğini belirtti. Şirketlerin yenilikçi ve girişimci çalışanları teşvik etmesi gerektiğini söyleyen Ciliv, “İnovasyon, şirketinizi global pazarlarda rekabetçi hale getiren en önemli güçtür” dedi.
“Akıllı sistemler rekabette fark oluşturur”
Akıllı sistemlerin iş süreçlerini optimize etme ve verimliliği artırma konusundaki önemine değinen Ciliv, yapay zeka ve büyük veri analiziyle işletmelerin rekabet avantajı kazanabileceğini belirterek, şu önerilerde bulundu:
“Makinelerinizi ve süreçlerinizi akıllı sistemlerle donatın. Bu, hem maliyetleri düşürür hem de süreçleri hızlandırır. Akıllı sistemler, şirketlerin global pazarlarda öne çıkması için kritik bir role sahiptir.”
“Adana sanayisinin geleceği sizin elinizde”
Ciliv, Adana’nın Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin geleceğinin sanayicilerin yenilikçi adımlarıyla daha iyi yerlere geleceğini belirterek, “Adana, geçmişiyle büyük bir sanayi şehri. Ancak Adana’yı yeniden canlandıracak olan sizlersiniz. Globalleşmeye açık, yenilikçi ve girişimci şirketlerle Adana, hak ettiği yerlere ulaşacaktır” görüşünü dile getirdi.
Takım ruhunun önemi
Ciliv, müşteri odaklılığın ve takım ruhunun şirketleri ileri taşıyacağını belirterek şunları kaydetti:
“Müşteriniz için vazgeçilmez bir marka olmalısınız. Bunun yolu, müşteriye özel çözümler üretmek ve benzersiz bir deneyim sunmaktan geçer. Ayrıca, iş dünyası bir takım oyunudur. Doğru insanlarla güçlü bir takım kurarak başarıyı yakalayabilirsiniz.”
Seminerden öne çıkan vurgular
Süreyya Ciliv, globalleşme ve inovasyonun, şirketlerin sürdürülebilir büyümesi için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Ciliv, kıllı sistemlerin, veri analizi ve yapay zeka kullanımıyla iş süreçlerini optimize ederek işletmelere büyük bir rekabet avantajı sunduğunu belirtti. Ayrıca, müşteri odaklı yaklaşımın şirketlerin başarısında kritik bir rol oynadığını ve müşteriye değer sunan farklı ve güvenilir hizmetlerin vazgeçilmez olduğunu ifade eden Ciliv, güçlü bir takım ruhunun, yenilikçi ve girişimci bireylerle dolu ekiplerin, işletmeleri global başarıya taşıyacağını söyledi.
Seminerin sonunda bir panel düzenlendi. Panelde, global iş dünyasında başarılı olmanın yolları, girişimcilik ekosistemi ve teknolojinin şirketlere sunduğu fırsatlar detaylı bir şekilde ele alındı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplum Destekli Polislik ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Soğukkuyu Camii Kur’an-ı Kerim Kursu ve Hacı Sabri Kur’an-ı Kerim Kursu’nda eğitim gören kursiyerlere ve eğitmenlere önemli bilgiler aktardı. Ekipler, dolandırıcılıkla mücadelede alınabilecek tedbirleri detaylı şekilde anlatırken, yankesicilik ve hırsızlık suçlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Kadınların acil durumlarda yardım almasını sağlayan Kadın Destek Uygulaması (KADES) da tanıtıldı. Polisler, uygulamanın nasıl indirileceği ve kullanılacağına dair bilgiler vererek katılımcılara teknolojinin suçla mücadelede nasıl etkin şekilde kullanılabileceğini gösterdi.
Yetkililer, dolandırıcıların özellikle telefon ve internet üzerinden gerçekleştirdiği yöntemlere dikkat çekerek, tanımadıkları numaralardan gelen şüpheli aramalara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Ayrıca, şüpheli bir durumla karşılaşıldığında hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiği ifade edildi.
Katılımcılar, emniyet güçlerinin bu bilgilendirme faaliyetlerinden memnuniyet duyduklarını belirterek dolandırıcılıkla mücadelede daha bilinçli hale geldiklerini ifade etti. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya Teknik Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü Başkanı Bilişim Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, gelişen teknolojiyle beraber internet siteleri ve oyunlar üzerinden yürütülen bilinçaltı faaliyetlerinin yanı sıra kıyafet üzerindeki yazılarla da çeşitli subliminal mesajlar verildiğini belirtti. Doç. Dr. Küçükbezirci, “Üzerimizde bulunan tişörtlerde ne yazdığı konusunu yıllardan beri eleştiriyoruz, araştırıyoruz. İnsanları bu konuda uyarıyoruz. Bizim buradaki amacımız, özellikle tişört yazıları konusunda insanları bu konuda aydınlatmaya, bilgilendirmeye çalışıyoruz; bakıp görmek, görüp fark etmek yani farkındalık oluşturmak. Tişörtlerde neler var denildiğinde, tişörtlerdeki yazılarla genellikle olumsuz mesajlar veriliyor. Bu olumsuz mesajların içerisinde cinsellik içeren, insan öldürmekle alakalı olan mesajlar var. Onun haricinde ülkemizi kötüleyen mesajlar var. O kadar çok mesajlar var ki örneğin İslamofobi ile alakalı tişört yazıları var. Yani İslam düşmanlığıyla alakalı yazılar var. Bugün Filistin’de yaşanan, yapılan katliamla alakalı yıllar öncesinde bir tişört yazısı; hamile kadın, tüfeğin dürbününde bu hamile bayan var, altında da Türkçe olarak söylüyorum ‘bir taşla iki kuş yazıyor’ tişörtün altında. Kadını öldürmek, toplumu öldürmek demektir. Çocuğu öldürmek, o bebeği öldürmek de toplumun geleceğini öldürmektir” dedi.
“Toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz”
Subliminal mesajların her yerde olduğunun altını çizen Doç. Dr. Küçükbezirci, “Fakat insanlara sorduğum zaman tişörtünde ne yazıyor diye, böyle eğilip bakıyor, okuyamıyorum ya da sırtında yazıyorsa diyor ki, ‘Nasıl okuyabilirim ki.’ Ben de diyorum ki ‘Ya kardeşim bunu alırken ya da ne bileyim evdeyken hiç çıkartıp bakmıyor musun.’ Bakıyorum cevabını alıyorum ama bu sefer İngilizce bilmiyorum diyorlar. Ben de cep telefonumu gösteriyorum, burada uygulamalar var, tüm dünya dillerini biliyor. Siz tişörtünüzde ne yazdığını, uygulamaya yazdığınız zaman orada ne olduğunu Türkçe olarak görebiliyorsunuz. Yani dolayısıyla anlayabiliyorsunuz. Fakat ben şu sözü de çok kullanıyorum; ‘Biz yerli ve milli olarak, toplum olarak en çok mazeret üretiyoruz.’ İşte nereden bileyim, ben İngilizce bilmiyorum, Almanca bilmiyorum ya da şu dili bilmiyorum diyorum ama işte o sözlükte yazıyor. Dijital dünyanın bize sağlamış olduğu olumlu yönlerden bir tanesi bu. İstediğiniz zaman orada sözlüğe girip ne yazdığını görebiliyorsunuz” şeklinde konuştu.
“Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz”
Küçükbezirci, “Benim özellikle toplumumuza tavsiyem, tişört alırken özellikle bilmediğiniz yazıları alıp, birilerinin amaçlarına aracı olmayın. Yürüyen billboard olmayın, en büyük söylediğim söz de bu. Yani bu konuyla alakalı en yaygın olarak yürüyen billboard oluyorsunuz. Gönüllü olarak birilerinin mesajlarını taşıyorsunuz olumsuz anlamda. O yüzden de dikkat etmek gerekiyor” diye konuştu.
Yazılı kıyafet giyen gençlerden bazıları bilinçli olarak kullanmadıklarını söylerken, çoğunluğu yazının anlamını bilmeden giydiklerini belirtti. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERÜ Fen Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Araştırma Dekanlığı Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emrah Tıraş, AA muhabirine, düşük voltajda çalışabilen dedektörlerin daha az enerji harcadığı için büyük avantaj sağladığını söyledi.
Bu kapsamda düşük voltajda çalışabilen, silikon tabanlı, alan etkili nükleer radyasyon dedektörlerinin üretimi için proje hazırladıklarını anlatan Tıraş, tasarladıkları küçük çaptaki dedektörleri 1 santimetreye 1 santimetre kapalı yüzey alanında ürettiklerini belirtti.
Projelerinin TÜBİTAK 1001 Projesi kapsamında 2 milyon TL destek aldığını anlatan Tıraş, “Bu projenin ön çalışmalarına Erciyes Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nde başladık. Aynı zamanda bu projemiz için BoluAbant İzzet Baysal Üniversitesi Nükleer Radyasyon Dedektörleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÜRDAM) ile ortak çalışıyoruz. Projemizde Doç. Dr. Şenol Kaya’nın danışmanlığında bu çalışmayı yürütüyoruz. Projenin temiz oda çalışmaları ERÜ Nanoteknoloji Araştırma Merkezinde, karakterizasyonu, yüzey analiz testleri bizim laboratuvarlarımızda gerçekleştirilecek. Ancak daha sonraki aşamada bazı testlerinin NÜRDAM’da yapılmasını amaçlıyoruz.” diye konuştu.
Tıraş, bu tür radyasyon dedektörlerinin birçok alanda kullanılabildiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Öncelikle nükleer radyasyon ölçümlerinde, dozimetrik ölçümlerde bunları kullanabiliriz. Savunma sanayinde, uzay projelerimizde, uydu projelerimizde uzaydaki radyasyonun ölçümü konusunda rahatlıkla kullanabiliriz. Aynı zamanda hem gamaya hem de nötrona duyarlı dedektörler ürettiğimiz zaman bunları uluslararası hızlandırıcı deneylerinde, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezindeki (CERN) ve Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’ndaki (Fermilab) nötrino deneylerinde kullanabiliriz. 28-30 volt gibi düşük voltajda çalışabilmesi, aslında birkaç pilin bile vereceği güçle çalışıyor olması büyük avantaj. Üretim aşamalarında tabii ki zorluklar var. Çünkü temiz odada çok hassas üretimler yapmanız gerekiyor. Ancak bunları başarıyla ürettikten sonra düzgün bir şekilde kapsüle yerleştirebilirseniz uluslararası büyük deneylerde, su Çerenkov dedektörlerinde, sintilasyon dedektörlerinde de kullanılabilir.”
Üç yıl sürecek projenin devamında şu anda ikili işbirliği içinde oldukları ABD’deki Iowa Üniversitesinde NASA’nın ortak projesini yapan bir ekiple çalışmayı hedeflediklerini ifade eden Tıraş, şöyle devam etti:
“Onlara bu projeyle alakalı İngilizce özet metni gönderdik. Şu anda NASA için uydular tasarlıyorlar, ekiple görüşme aşamasındayız. Burada üretmiş olduğumuz RadFET (Radyasyona Duyarlı Alan Etkili Transistörler Dedektörleri) dedektörlerinin onlar da kabul ederlerse ilerleyen süreçte uydulara entegre edilmesini ve uzaydaki radyasyon ölçümlerinde, gama ve nötron ölçümlerinde de kullanılmalarını amaçlıyoruz. Bu gerçekleşecek olursa tabii ki de bu proje 3 yılla sınırlı olmayacak. İlerleyen zamanlarda daha büyük çaplı RadFET dedektörlerinin gama ve nötronlar için üretilmesi amacıyla Avrupa Birliği projelerinden fon desteği almayı da amaçlıyoruz.”
Projenin araştırmacılarından Nijeryalı Saleh Abubakar da radyasyon dedektörleri alanında doktora yaptığını belirterek şimdi de silikon tabanlı ince filmlerden radyasyon dedektörleri geliştirdiklerini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz yazar Philip Ridley’in kaleme aldığı, Can Utku’nun çevirisini yaptığı oyunu, Emre Basalak yönetti.
Basalak, prömiyer öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunun “yüz yüze tiyatro”nun bir örneği olduğunu söyledi.
Işıltılı Haşerat’ın seyircinin de oyunun içinde olduğu, hem sarsıcı hem de çarpıcı bir form içinde yazıldığını anlatan Basalak, oyunu Türkiye’deki seyirci profilini dikkate alarak “brechtyen” bir formla seyirciye sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Bu yeni biçimle birlikte oyun, seyirciyi sorgulatmaya yönelik bir hale büründü. Yazarın yazdığı haliyle oyun ‘an’ içinde seyirciyi sarsarken, son formuyla birlikte seyircide ‘sonuca’ yönelik bir etki yapmak istedik. Oyun aslında çok doğru bir dramatik aksiyonla, bir tragedya gibi yazılan ve günün sonunda karakomikin çok güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Biz de oyunun bu açık yapıt olma halini ‘brechtyen’ bir üslupla birleştirerek, eseri düşündürücü ve tek perdelik bir oyun haline getirdik.”
Basalak, oyunun yeni doğacak çocukları için iyi bir gelecek planlayan Ollie ve Jill çiftinin hikayesini anlattığını aktararak, şunları kaydetti:
“Çiftimiz evlerine gelen bir mektupla tek bir kuruş ödemeden ev sahibi olacaklarının haberini alırlar. Hayli zor koşullar altında yaşayan Ollie ve Jill için gelen haber fazlasıyla şaşırtıcı olsa da bir şekilde bu yeni eve taşınırlar. Yetkililere sordukları, ‘bu evi neden bize veriyorsunuz?’ sorusunun cevabını ise eve taşındıktan sonra alırlar. Yeni çiftimizin evi, ‘evsizler’ tarafından sürekli ziyaret edilen bir evdir. Bir süre sonra evde boğuşmalar, ölümler ve cinayetler yaşanmaya başlar ve her cinayet sonrasında evin her bir odası, kim neredeyse öldüyse, yenilenmeye başlar. İnsanoğlunun doyumsuzluğunun ve aç gözlülüğünün nerelere kadar varabileceğini anlatan oyunumuzla, bu karmaşık kapitalist çağın ve onun döngülerinin bir alegorisini sunmak istedik.”
Zeynep Mataracı Bektaş, Tunca Soysal, Ecesu Sevindik, Zeynep Sönmez, Ali Ertekin, Seyithan Tokkarabudak, Nuri Cabaroğlu ve Sertaç Korkmaz’ın rol aldığı oyun, bugün, 22 ve 23 Kasım’da Üsküdar Tekel Sahne’de, 28-30 Kasım’da ise Garibaldi Salon 2’de sahnelenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Keban Kapalı Spor Salonunda, 5-20 Kasım’da düzenlenen turnuvaya Keban Meslek Yüksekokulunda bulunan 8 programdan öğrenciler katıldı.
Turnuvada final maçı Çevre Koruma ve Kontrol Programı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programında okuyan öğrenciler arasında oynandı.
Turnuvada Çevre ve Koruma Kontrol Programı öğrencileri birinci oldu.
Öğrencilere Fırat Üniversitesi Keban Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Haşim Pıhtılı tarafından kupa verildi.
Doç. Dr. Pıhtılı yaptığı konuşmada, sportif etkinliklerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, sporun tabana yayılması ve sportif etkinliklerin birleştirici ruhunun öğrencilere hissettirilmesi amacıyla voleybol turnuvası düzenlediklerini belirterek, turnuvada katkılarını esirgemeyen başta Keban Kaymakamımız Furkan Atalık olmak üzere Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Murat Keskin’e, hakemlik ve koordinatörlük yapan Yusuf Aydemir’e teşekkür etti.
Turnuvanın galibi olan Çevre ve Koruma Kontrol Programı öğrencileri daha sonra davul zurna eşliğinde eğlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kitap okuma etkinliğinde, dünyaca ünlü İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in Othello, adlı kitabı okunarak sohbet tadında incelendi.
Osmangazi Düşünce Atölyesi, kitapseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Bu buluşmalar kapsamında Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Nurettin Örük, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde William Shakespeare’in Othello kitabını okuyarak, sanatseverlerle inceledi. Okuma etkinliğine katılan kitap meraklıları, insanın hayatta karşılaştığı durumlara karşı neye inanıp neye inanmak istemediğine veya neye kanıp neye kanmamayı tercih ettiğine dair durumları Othello, düşüncesinde değerlendirdi. Othello oyununda Lago karakteri, söylediklerine inanmayı ve sevdiği insana bunları sorup araştırarak doğrusunu bulmaya çabalamadan körü körüne bir inancın peşinden giderek kendi trajik sonunu hazırlıyor. Düzenlenen etkinlikte, bu durum temele alınarak kişi ve insanlar üzerinde değerlendirilip keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.
Sohbet tadında geçen söyleşiye katılan kitapseverler, keyifli ve bilgi dolu geçen etkinlikte uzun uzun not aldı. Söyleşiye katılan yurttaşlar, böyle güzel etkinlikler düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde okulun ikinci katından beton zemine düşen 16 yaşındaki kız öğrenci hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşitli aranjmanlar ve buketlerle vatandaşların isteklerini karşılamaya çalışan esnaf, siparişleri yetiştirmek için de hummalı bir çalışma yürütüyor. Çiçekçi Buğra Kaan Aras, Öğretmenler Günü için beklentilerin yüksek olduğunu ve müşterilerin taleplerinin çok olduğunu söyledi. Aras, “Öğretmenler Günü çiçekçiler için en yoğun mesailerden bir tanesi, hem okullardan hem de bireysel müşterilerden talep alıyoruz. Siparişleri tamamlayabilmek için de yoğun mesai yapıyoruz” dedi.
Bir diğer çiçekçi Serkan Erel ise artan talepler karşısında toptancılardan fazla ürün sipariş ettiklerini ve ürünlerin gelmesini beklediklerini belirtti. Erel, “Yoğunluk her yıl olduğu gibi bu yıl da fazla. Siparişleri almaya devam ederken stokları tamamlayıp yeni ürün talep ettik. Çiçeklerin taze ve kaliteli olmasını önemsiyoruz” diye konuştu. Çiçekçilerde erken başlayan mesaide öğretmenler için özel yapım çiçekler ve gül, siparişlerde ilk sırada yer alıyor. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde eğitim gördüğü lisenin 1’inci kat penceresinden düşen Beril S. (16), hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde İzmit ilçesine bağlı Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. 10’uncu sınıf öğrencisi Beril S., henüz bilinmeyen bir nedenle okulun 1’inci katındaki pencereden düştü. Kızın düştüğünü görenlerin ihbarıyla okula polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Olay yerindeki ilk müdahale sonrası Beril S. önce İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da KocaeliŞehir Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan Beril S. kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Fakültesi öğrencileri üniversite tarafından yetiştirilen kivileri hasat etti
SAMSUN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından özel yetiştirilen kiviler, Bahçe Bitkileri Bölümü öğrencilerince arazi uygulaması kapsamında hasat edildi. OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Asıl amaç derstir. Kiviyi tanımak, kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” dedi.
OMÜ Ziraat Fakültesi öğrencileri derslerini sınıf ortamının yanı sıra arazide uygulamalı olarak da işliyor. Atakum ilçesi Kaya Güney Mahallesi’ndeki Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstasyonu, öğrencilerin en verimli şekilde eğitim alması için birçok imkanı bünyesinde bulunduruyor. Birçok meyvenin ve sebzenin yetiştirilmesine tanıklık eden öğrenciler, arazi uygulaması kapsamında kivi bahçesine girerek hasat yaptı.
“Kiviye dokunuyor, kiviyi tanıyorlar”
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Öğrencilerimizle birlikte kivi hasadı yapıyoruz. Bu sene çok kurak bir yıldı. Burayı yeterince sulayamadık. O nedenle meyvelerimiz biraz küçük oldu. Öğrencilerimiz kuraklıkta ne oluyor, meyve ne kadar büyüyebiliyor bunu görme fırsatı buldu. Dişi ve erkek bitkileri görüyorlar. Budamanın önemini anlıyorlar. Bazı ağaçlar çok güzel budanmış ve onlarda daha iri meyveler var. Dolayısıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi için uygulamalı eğitim çok önemli. Asıl amaç ders. Kiviyi tanıma ve kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” diye konuştu.
“Mühendislik için önden hazırlık”
Ziraat Fakültesi öğrencisi Eylül Comart, “Uygulama için buradayız. Kivi hasadına başladık. Derslerde uygulama bizler için çok iyi oluyor. Kendimiz hasadı yapıyoruz. Mühendislik için önden bir hazırlık oluyor” şeklinde konuştu.
Öğrenci Zehra Çakıcılar, “Bahçe bitkileri genel meyvecilik dersinde uygulama yapmaya geliyoruz. Kivi, fındık, kestane gibi hasatlar yapıyoruz. Bunlar ileriye dönük yatırım olarak bize geri dönüş oluyor” ifadelerini kullandı.
Ziraat Fakültesi’nde öğrenci ve aynı zamanda Samsun’daki bir okulda öğretmen olan Selçuk Yıldırım, “Bu tarım sevdası bu yaştan sonra bizi öğrenciliğe itti. Eğitimde en büyük sorunlardan bir tanesi eğitimin teoride kalması, pratiğe geçmemesidir. Fakültemizin çok geniş uygulama sahaları mevcut. Bu noktada fakültemiz gerçekten çok avantajlı. Bağcılıkta, kivide, kestanede uygulamalar yapıyoruz” açıklamasında bulundu.
Öğrenciler kivi hasadının yanı sıra istasyonda yetiştirilen kestane, fındık, mantar gibi mahsullerin de hasatlarını yaparak uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre; Bilecik merkez Edebali Ortaokulu’ndan Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni olarak çalışan Şadan Gülalioğlu merdivenler inerken ayağının kayması sonucu düştü. Yerde yatan öğretmenlerini gören öğrencileri hemen durumu müdüre haber verdi. Yerde hareketsiz şekilde yatan öğretmenin ilk olarak yüksekten düştüğü tahmin edilse de öğretmenin ayağının kayması sonucu düştüğü anlaşıldı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri Şadan öğretmene yaptıkları ilk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5 okulun katıldığı bu organizasyonda, genç güreşçiler yeteneklerini sergileyebilmek için kıyasıya bir mücadele verdi.
Gençler A Kategorisinde 55 kg’da İbrahim Beken, 60 kg’da Muhammet Ali Aktaş, 65 KG’da Ahmet Ediz Yıldırım, 80 kg’da Ahmet Ersoy, 92 kg’da Oğuz Eren Karabıyık birincilik elde etti.
Gençler B Kategorisinde 41-45 kg’da Alperen Özdemir, 60 kg’da Yusuf Özgül, 65 kg’da M. Bilal Atabey, 71 kg’da Ahmet Enes Özdek birinci, 80 kg’da Ali Özgün birinci, Umutcan Çiçek ikinci, Kuzey Topçu üçüncü, 92 kg’da Seyit Ahmet Balcı birinci, Raşit Aksoy ikinci oldu.
Müsabakalar sonucunda düzenlenen ödül töreni ile dereceye giren sporcularımıza madalya ve kupaları takdim edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şişli’de “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası” dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Küçükay, Türkiye’de bilimsel diş hekimliğinin kuruluşunun 116. yılında olduklarını söyledi.
Prof. Dr. Küçükay, bu sabah Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda Taksim’deki anıta çelenk koyup ona teşekkür ettiklerini dile getirdi.
Ağız ve diş hastalıklarının önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkati çeken Küçükay, “Eğer koruyucu hekimliği önceleyebilirsek bu sorunlardan kurtulabilme şansımız var ama ne yazık ki bugün hala o düzeye gelebilmiş değiliz.” dedi.
Prof. Dr. Küçükay, ağız ve dişlerin genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, diş hekimliği fakültelerinin sayısının sınırlandırılması gerektiğini anlattı.
İstanbul’daki 4-5 belediyeyle birlikte hızlı şekilde Prof. Dr. İnci Oktay’ın başkanlığında projeler dizisine başlayacaklarını aktaran Küçükay, şunları kaydetti:
“Hatay’da öğrencilere yönelik İstanbul Dişhekimleri Odası, Hatay Dişhekimleri Odası ve Samandağ Belediyesi işbirliğiyle bir ağız ve diş sağlığı farkındalığı yaratmak için çalışmalarımıza başladık. İlkokul ve ortaokul düzeyindeki 10 bin öğrencinin ağız ve diş sağlığı durumu saptanacak. Sonra bunlar takip edilecek. Çünkü biz sadece saptayıp ‘Durum budur.’ demekle kalmak istemiyoruz. Onlara ağız diş sağlığı farkındalığını anlattıktan sonra neler değişiyor, bunun da devamında takibini yapacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut soyal medya hesabı üzerinden Yusuf Tekin’e tepki gösterdi. Bulut’un açıklamsı şu şekilde:
“Tarikatların gözdesi, gerici eğitimin koruyucusu, laik eğitimin düşmanı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ne tarih biliyor ne de kendini. Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturmasının yeteri kadar utanç verdiği yetmezmiş gibi yalanlarını dinlemek de ayrı bir eziyet. Tarihi “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Fesli Kadir’den öğrendiği çok belli. Bu ülkede, hiçbir zaman camilerin kapısına kilit vurulmadı, camiler ahıra çevrilmedi, vatandaşın Kur’an öğrenmesi yasaklanmadı”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sporda ve eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında dezavantajlı mahallelerdeki çocuklar için yeni bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından dezavantajlı mahallelerde kurulan 11 Dayanışma Noktasından velileriyle birlikte alınan çocuklar, sportif yetenek ölçümü uygulamasına dahil edildi. 8-10 yaş arasındaki çocukların geleceğine yön vermek amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ücretsiz sportif yetenek ölçümü uygulaması velileri de memnun etti. Çocuklar ayrıca Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Buz Sporları Salonu’nda paten yapma keyfi yaşadı.
“Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak”
Projeye ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızın ara tatilde verimli vakit geçirmeleri için bu çalışmayı başlattık. Hem çocuklarımızın sportif yeteneklerinin hangi alanda olduğuyla ilgili ölçümler yapılıyor, hem de buz sporlarıyla buluşmalarını sağlıyoruz. 11 Dayanışma Noktasından aldığımız çocuklarımızın keyifli vakit geçirmelerine de destek sağlıyoruz. Bu projeyle İzmir’in spor kenti olması yolunda katkı sağlayacağımızı düşünüyorum. Yeni yeteneklerin keşfedilmesinde de etkili olacak. Dezavantajlı bölgelerde çocuklarımızın bütün imkanlara eşit ulaşımını desteklemek bizim sorumluluğumuzda. Çocukların spora ulaşımını kolaylaştırmak, yeteneklerini tespit etmek ve bu yetenek doğrultusunda spor alanındaki gelişimine katkı sunmak bizim görevimiz” dedi.
Çocukların 15 istasyonda ölçüme aldıklarını aktaran Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı eğitmeni Kader Ener, “Bizim buradaki amacımız 8-9-10 yaşlarındaki çocuklarımızı alıp hangi branşlarda başarılı olduğunu bulup yönlendirme yapabilmek. Ege Üniversitesi ile bir protokol yapıldı. Hocalarımız ile sistemi oturttuk. Biz burada ölçümleri alıyoruz. Biz de sonuçlara göre ailelere çocuklarınızı hangi branşa yönlendirirseniz daha faydalı olur diyerek yardımcı oluyoruz. Öncelikle çocukları spora yönlendirmek istiyoruz. Daha sonra daha iyi yerlere gelmeleri için destekte bulunuyoruz” diye konuştu.
“İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler”
Uygulama kapsamında etkinliğe katılan çocuklar ve velileri, duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
-Veli Ayşe Acar: “Birinci Kadriye’den geliyoruz. Spor için buradayız. Bu hizmetler için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Bunların devamını da istiyoruz. Başkan’ımıza da teşekkür ediyoruz.”
-Veli Hülya Acar: “Büyükşehir Belediyesi, bize çok güzel hizmetler veriyor. Etkinliklere çocuklarımız katılıyor. Teşekkür ediyoruz. Burada olmaktan dolayı mutluyum. İleride belki çocuğum kendini geliştirecek, sporcu olacak. Bu projeyi devam ettirirlerse daha mutlu oluruz.”
-Veli Bahar Duman: “Büyükşehir Belediyesi çocuklarımız için güzel etkinlikler yapıyor. Teşekkürler. İnşallah çocuklarımız da sporda başarılı olurlar, dereceye girerler. Güzel projeler olursa her zaman katılmak için buradayız.”
-Sadiye Özarman: “Spor yaptım, buz pistinde paten kaydım. Çok güzel geçti. Çok mutluyum.”
-Nuda Evin Paşa: “Zıplama, boy ölçümü, kol ölçümü yapıldı. Hocalar çok iyi yönlendiriyorlar. Büyüyünce beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum. Spor branşı olarak da koşuyu seviyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protokol ile birlikte sendika üyeleri Fizyomer tarafından verilen sağlık hizmetlerinden indirimli şekilde faydalanabilecek. İmzalanan protokole ilişkin konuşan Eğitim Bir-Sen Başkan Yardımcısı Eyüp Ünal, “Bu sözleşme sayesinde Memur-Sen Konfederasyonu çatısı altındaki 12 sendikamızın (Eğitim Bir-Sen, Ulaştırma Memur-Sen, Bayındır Memur Sen, Toç Bir-Sen, Büro Memur, Sen Sağlık Sen, Diyanet Sen, Bem Bir Sen, Enerji Bir Sen, Birlik Haber Sen, Kültür Memur Sen ve Emekli Memur Sen) üyeleri ve bakmakla yükümlü oldukları yakınları bu indirimli sağlık hizmetinden faydalanabilecek” dedi.
Fizyomer Terapia Şirket Müdürü Recep Balcılar ise; protokol çerçevesinde sendika üyelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Dahiliye, Radyoloji, Getat, Estetik Birimi, Zayıflama Birimi ve Laboratuvar hizmetlerinden indirimli yararlanabileceklerini belirtti. Balcılar, Eğitim-Bir-Sen üyelerine verecekleri indirimli sağlık hizmetinin hayırlı olmasını diledi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GASTROENTEROLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Nihat Okçu, kalın bağırsakta oluşan poliplerin tespit edilmesi durumunda kanser riskinin yüzde 90 oranında önlenebildiğini söyledi. Prof. Dr. Okçu, “Kolon kanserlerinin riski 50 yaşından sonra artmaktadır. Bu nedenle kolonoskopi yaptırmayı ihmal etmeyin” dedi.
Birçok kanser riskinin önüne geçmek, yapılan erken teşhis ve tedavi yöntemleriyle mümkün. Bunların başında halk arasında bağırsak kanseri olarak bilinen kolon kanseri geliyor. Bağırsak kanserlerinin oluşum ve tedavi sürecini Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihat Okçu anlattı. Poliplerin vücutta kanser riskini tetiklediğini söyleyen Prof. Dr. Okçu, “Polipler en sık olarak kalın bağırsakta, ikinci sırada midede, nadiren de olsa ince bağırsakta görülebilir. Şekilleri mantara benzeyen ve bağırsak boşluğuna uzanan kitlelerdir. Polipler vücutta kanser yapan lezyonlardır” diye konuştu.
‘POLİPLERİN TESPİTİ KANSER RİSKİNİ EN AZA İNDİRİYOR’
Poliplerin tespit edilmesi kanser oluşumunun da önüne geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Okçu, “Birtakım kanserler vardır ki görüldüğü bölgede kanserleşmeden önce birtakım öncü lezyonlara sebep olurlar. Bu öncü lezyonları zamanında tespit edersek, kanseri de önlemiş oluyoruz. Vücutta prostat kanseri, kalın bağırsak kanserleri önlenebilir kanserlerdir. Yine kadınlarda meme kanserinde öncü lezyonlar tespit edildiğinde önüne geçilebilir. Kalın bağırsak kanserleri dünyada çok sık görülmektedir. Dünya genelinde en sık görülen 10 kanser türü sıralamasında üçüncü sırada yer almaktadır. Ölüm sebepleri arasında ise kalın bağırsak kanseri ikinci sıradadır” ifadelerini kullandı.
‘BAŞARI ORANI YÜZDE 90’
Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90 oranında polipler üzerinde geliştiğinin altını çizen Prof. Dr. Okçu, “Poliplerin yüzde 30’u tanı konulduğu zaman kanserleşme riskine meyilli olan oluşumlardır. Polipleri zamanında tespit ettiğimiz, tanısını koyduğumuz ve tedavisini yaptığımız zaman, kalın bağırsak kanserlerini de önleyebiliyoruz. Bu polipler çıkarıldığı zaman yüzde 90 oranında kanser oluşumunun önüne geçmiş oluyoruz. Hastalığın herhangi bir belirtisi yoktur. Ancak hastaya kolonoskopi yaptığımız zaman tespit edebiliyoruz. Nadiren de olsa şüphe edeceğimiz birtakım klinik belirtiler de olabiliyor. Bunlar arasında hastanın dışkısında kan görmesi, son zamanlarda dışkı alışkanlıklarında olan değişiklikler ve bağırsak düzensizliği olabilir” dedi.
50 YAŞ UYARISI
Kolon poliplerinin tanısında en iyi tarama tekniğinin kolonoskopi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Okçu, son olarak şunları söyledi:
“Ailesinde kalın bağırsak kanseri olan kişiler, kronik iltihaplı hastalıklar, genetik sendromları bulunan hastalarda polip riski yüksektir. Kolon kanserlerinin riski elli yaşından sonra artmaktadır. 50 yaşından sonra toplumu taradığımız zaman insanların yüzde 25’inde polip görebiliyoruz. 60 yaşın üzerinde bu oran yüzde 30, 70 yaşın üzerinde ise yüzde 70’e dayanıyor. Bu nedenle 50 yaşından sonra mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKANLIĞINI sanatçı Gülben Ergen’in yaptığı Çocuklar Gülsün Diye Derneği, 55’inci anaokulunu Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde açtı.
Karakeçi Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ana okulunun açılışı nedeniyle düzenlenen törene; Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Siverek Kaymakamı Musa Aydemir, Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, sanatçı Gülben Ergen ile mahalle sakinleri katıldı.
Yaklaşık 100 öğrencinin okul öncesi eğitim alabileceği anaokulunun açılışında konuşan Gülben Ergen; “Dernek olarak 55’inci anaokululuzu açıyoruz. Bunun için çok mutluyum. Cumhuriyetimizin 101’inci yıl dönümünü tekrar kutluyoruz. Diyarbakır’da Narin adına yapacağımız anaokulumuzun inşaatı devam ediyor, bunun için de ayrıca mutluyum. Çocukların canı yanmasın, çocuklar öldürülmesin, okul öncesi eğitimle sevgiyle saygıyla şefkatle büyüsünler” dedi.
Konuşmaların ardından okulun açılışı yapıldı. Protokol üyeleri ile sınıfları dolaşan Gülben Ergen daha sonra minik öğrencilerin hazırladığı sıra gecesi gösterisine eşlik edip, çocuklarla halay çekerek eğlendi.
Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN – ŞANLIURFA-DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zahit Çetin İlkokulu öğrencileri, öğretmenlerinin desteğiyle Cumhuriyet’in ilan edildiğini duyuran temsili gazete hazırladı.
Kasket takan ve yelek giyen öğrenciler, Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünü etkinlikleri kapsamında, öğretmenleri eşliğinde hazırladıkları gazeteyi Cumhuriyet Meydanı’nda “yazıyor yazıyor” şeklinde seslenerek dağıttı.
Zahit Çetin İlkokulu Müdürü Erşat Yıldızhan, Cumhuriyet’in ilanının 101. yıl dönümünü hazırladıkları gazeteyle kutladıklarını belirterek, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet İlkokulu ile Türk Kızılay işbirliğinde okul bahçesinde düzenlenen programda, vatandaşlar kan bağışında bulundu.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Yenen, kan bağışının önemini anlatarak, ” Cumhuriyet Bayramı’ndan önce, Cumhuriyet İlkokulumuzda, öğrencilerimizi bilinçlendirmek amacıyla yaptığımız faaliyetlerin birini gerçekleştiriyoruz. Geleceğimizin mimarı çocuklarımıza Kızılay’ın ve kan bağışının önemini kavratmak adına bu tür faaliyetlerin tekrarlanması bizi sevindiriyor.” dedi.
Kampanyada, Cumhuriyet’in kuruluş yılına atfen 1923 ünite kan bağışı hedeflendiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kaledere Mahallesi’ndeki yurtta kalan Ordu Üniversitesi 1’inci sınıf öğrencisi Latif Karadağlı (20), arkadaşlarına banyo yapacağını söyledi. Gencin uzun süre banyodan çıkmaması üzerine arkadaşları, durumu güvenlik görevlilerine bildirdi. Kilitli banyo kapısının açılmasıyla genç, asılı halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede hayatını kaybettiği belirlenen gencin cansız bedeni Ünye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de bir lisede veli toplantısına katılan Suphi Tuzun (55), lavaboya gittikten sonra okulun kapısı kapatılınca yaklaşık 1 saat mahsur kaldı.
Olay, merkez Toroslar ilçesinde Çağdaşkent Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Okulda düzenlenen veli toplantısına katılan Suphi Tuzun, konferans salonundan ayrılarak lavaboya gitti. Tuzun’un lavaboda olduğu sırada toplantı sona erdi. Velilerin ve öğretmenlerin okuldan ayrılmasının ardından kapılar kilitlendi. Suphi Tuzun, okulda kimseyi göremeyince toplantının bittiğini düşünerek binayı terk etmek istedi. Çıkış kapısına yönelen Suphi Tuzun, kilitli olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine okula itfaiye ekipleri sevk edildi. Olayı haber alan okul yetkilileri de liseye geldi. Tuzun’un yeri tespit edilerek kilitli kapı açıldı. Okul binasından çıkan Suphi Tuzun, “Okulu kapatmadan önce ‘Kimse var?’ mı diye bağırmanız gerekiyor. Ben lavabodaydım. Havadan mı girdim” diye tepki gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenköy Kur’an Kursu’nda eğitimini tamamlayan 40 hafız için Pendik Müftülüğü tarafından Çarşı Camisi’nde “Erenköy Kuran Kursu 8. Hafızlık İcazet Merasimi” düzenlendi.
Törende, hafız öğrenciler, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ve Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan’ın karşısında Kur’an tilaveti yaptı.
Törende konuşan Erbaş, hayırlı bir merasimde bulunduklarını vurgulayarak, “Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki ‘Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir’. Kur’an’ı öğrenenler, onların hocaları yani öğretenler burada. En hayırlı insanların bulunduğu yerdeki merasim de en hayırlı merasimdir. Bu hafızlık merasimi, sevgili Peygamberimizin bu müjdesine nail olmamıza vesile olur inşallah.” diye konuştu.
Kur’an-ı Kerim’in hıfzının Allah tarafından bir müjde olarak anlatıldığını belirten Erbaş, şöyle devam etti:
“‘Şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik, onun muhafaza edeni de biziz’. Rabb’imiz böyle buyuruyor. Hafızlarımız eliyle zihinleri ve gönülleri vasıtasıyla Cenabıhak, Kur’an-ı Kerim’i muhafaza ediyor. Ne mutlu hafızlarımızın buna vesile olması. İlk günden, Peygamber Efendimizin zamanından itibaren bugüne kadar milyonlarca hafızımız buna vesile oldu. Kıyamete kadar da milyonlarca, belki milyarlarca hafızımız buna vesile olacak, bu müjdeye nail olacak. Peygamber Efendimiz, onları şu hadisi şerifiyle müjdeliyor, ‘Kur’an-ı Kerim’i hıfzedip okuyan kimseler, Allah’ın şerefli melekleriyle beraberdir’. Ne mutlu Allah’ın şerefli melekleriyle birlikte olmak, hafızlarımız için büyük bir müjde.”
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hafızlık geleneği ve faaliyetlerini günbegün artırıp geliştirdiklerini dile getiren Erbaş, “2 bini aşkın yatılı Kur’an kursumuz oldu artık ülkemizde. Yatılı Kur’an kurslarımıza, hafızlık yaptırdığımız bu kurslara desteği olan bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. 85 bin kadar talebemiz, Kur’an kurslarımızda hafızlık yapıyorlar. Onlar için dua ediyoruz. Rabb’im onlara kolaylık versin.” ifadesini kullandı.
“Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini bütün insanlığa hatırlatmaya devam edeceğiz”
Erbaş, Kur’an-ı Kerim’e hayat kitabı ve rehberi denildiğini aktararak, şunları kaydetti:
“Kur’an-ı Kerim’i öğrenmekten amaç anlamak. anlamaktan amaç yaşamak, hayatımızı Kur’an-ı Kerim’e göre tanzim etmek. Rehberimiz Kur’an’dır, Peygamber Efendimizdir. Peygamber Efendimize nasip olmuş en büyük mucize Kur’an-ı Kerim’dir. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen bir kitaptır. Onun için çoluğumuzla çocuğumuzla ailemizle akrabalarımızla komşularımızla hep birlikte Kur’an’ın rehberliğinde hayatımızı devam ettirmeye gayret edelim. Peygamber Efendimiz bütün insanlara Kur’an-ı hatırlattı. Şimdi sıra bizde. Bizler de hatırlatacağız. Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini, bütün insanlığa, ailemize, gençlerimize, çocuklarımıza hatırlatmaya devam edeceğiz. Bu bize verilmiş en büyük vazifedir, Cenabıhakk’ın emridir. Hatırlatmaktan geri durmayalım, hatırlatmayı ihmal etmeyelim. Çocuklarımıza ibadetlerini, namaz kılmalarını hatırlatalım.”
Ali Erbaş, hafızları ve eğitim veren hocaları tebrik etti.
Konuşmaların ardından 40 hafız, Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan riyasetinde icazetlerini aldı. Hafızlara icazet belgelerini, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş verdi.
Törene, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı İhsan Erkul, Zümrüt Vakfı Başkanı Cihat Aslanoğlu ile Pendik kaymakamı, ilçe milli eğitim müdürü ve belediye başkanı da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adana’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST’e katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Komisyon üyeleri, Demirören Medya Grubu’nun standını ziyaret etti. Komisyon üyeleri, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle de bir araya geldi. Komisyon Başkanı Mustafa Varank da stand içerisinde yer alan podcast odasında Radyo D’nin konuğu oldu.
‘TÜRKİYE’NİN SAHİPLENDİĞİ BİR MARKA’
TEKNOFEST’in Türkiye’nin sahiplendiği bir marka haline geldiğini anlatan Varank, “TEKNOFEST’te yarışmacı kardeşlerimize farklı kategorilerde yarışacakları görevler veriyoruz. Bu alanda proje ve fikirlerini ortaya koyan gençlerimiz yarışıyorlar. Neticede en güzel fikir ve ürünü ortaya koymaya çalışıyorlar. Gençlerimiz aynı zamanda insansız sualtı araçlarından nükleer teknolojilere kadar farklı alanlarda projeler ortaya koyarak yarışmayı gerçekleştiriyor. İlerde bu alanlarda çalışma yapacak gençlerimizi yönlendirebilmek, onlara yatırım yapabilmek ve onların eğitimlerine katkı sağlayabilmek adına çok önemli” dedi.
‘BU YIL TEKNOFEST’E 1 MİLYON 650 BİN GENÇ KATILDI’
TEKNOFEST’e vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Varank, festivalin çok güzel geçtiğini kaydetti. Varank, gençlere, hayallerinin peşinden koşmaları ve ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret veren Varank, devletin bu alanda çeşitli destekler sunduğunu da vurgulayarak, “Gençlere öğüdümüz şu olsun; mutlaka hayallerinin peşinden koşsunlar, ‘Ben yapamam’ demesinler, ‘Ben başaramam’ demesinler, ‘Bu zor’ demesinler. Hayal etsinler ve o hayallerinin peşinden gitsinler. Bu yıl TEKNOFEST’e 1 milyon 650 bin genç katıldı. Dünyada bu manada çok gencin katıldığı teknoloji etkinliği yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ilgi artarak devam edecek” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Adana’da gerçekleştirilen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne (TEKNOFEST) katılan gençlere tavsiyelerde bulundu. Varank, gençlerden hayallerinin peşinden koşmalarını isteyip, ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret verdi.
Adana’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST’e katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Komisyon üyeleri, Demirören Medya Grubu’nun standını ziyaret etti. Komisyon üyeleri, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle de bir araya geldi. Komisyon Başkanı Mustafa Varank da stand içerisinde yer alan podcast odasında Radyo D’nin konuğu oldu.
‘TÜRKİYE’NİN SAHİPLENDİĞİ BİR MARKA’
TEKNOFEST’in Türkiye’nin sahiplendiği bir marka haline geldiğini anlatan Varank, “TEKNOFEST’te yarışmacı kardeşlerimize farklı kategorilerde yarışacakları görevler veriyoruz. Bu alanda proje ve fikirlerini ortaya koyan gençlerimiz yarışıyorlar. Neticede en güzel fikir ve ürünü ortaya koymaya çalışıyorlar. Gençlerimiz aynı zamanda insansız sualtı araçlarından nükleer teknolojilere kadar farklı alanlarda projeler ortaya koyarak yarışmayı gerçekleştiriyor. İlerde bu alanlarda çalışma yapacak gençlerimizi yönlendirebilmek, onlara yatırım yapabilmek ve onların eğitimlerine katkı sağlayabilmek adına çok önemli” dedi.
‘BU YIL TEKNOFEST’E 1 MİLYON 650 BİN GENÇ KATILDI’
TEKNOFEST’e vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Varank, festivalin çok güzel geçtiğini kaydetti. Varank, gençlere, hayallerinin peşinden koşmaları ve ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret veren Varank, devletin bu alanda çeşitli destekler sunduğunu da vurgulayarak, “Gençlere öğüdümüz şu olsun; mutlaka hayallerinin peşinden koşsunlar, ‘Ben yapamam’ demesinler, ‘Ben başaramam’ demesinler, ‘Bu zor’ demesinler. Hayal etsinler ve o hayallerinin peşinden gitsinler. Bu yıl TEKNOFEST’e 1 milyon 650 bin genç katıldı. Dünyada bu manada çok gencin katıldığı teknoloji etkinliği yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ilgi artarak devam edecek” diye konuştu.
Haber-Kamera: Narin KAZAK/ADANA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli ziyaretler için Kayseri‘ye geldi. Bakan Tekin’in kentteki programları, basına kapalı olarak gerçekleşti.
Bakan Yusuf Tekin, sabah saatlerinde geldiği kentte, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte yapımı devam eden Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi’nde incelemelerde bulundu. Ardından Kayseri Lisesi’nde ‘Öğretmenler Odası Buluşmaları’ programına katılan Bakan Tekin, tarihi lisenin önünde, öğretmen ve öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılandı. Kayseri Lisesi’ndeki program öncesi açıklama yapan Yusuf Tekin, “Okulu görelim. Çok güzel bir okul. Burada inşallah güzel bir toplantı yapacağız. Ben böyle köklü okulları seviyorum. Bütün okullarımız böyle bir geleneğe sahip olsun istiyorum” dedi.
Engelli öğretmenler ve ‘Piktes’ için atama bekleyen öğretmen adayları, Bakan Tekin’e kadro istediklerini söyledi. Program, basına kapalı oturumda devam etti.
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IĞDIR’da 204 arkadaşıyla birlikte işten çıkarılan Sibel Yavuz’un (30) ilkokul 1’inci sınıf öğrencisi kızı Ecrin Mina Yavuz (6), ödevlerini oturma eyleminin sürdüğü çadırda yapıyor.
Kentte ’31 Mart Yerel Seçimleri’nde, Belediye Başkanlığı görevine gelen DEM Parti’li Mehmet Nuri Güneş tarafından 5 Temmuz’da gönderilen SMS ile iş akitleri sona eren 204 işçi, 8 Temmuz’da başladıkları oturma eylemini sürdürüyor. Belediye binası önüne kurdukları çadırda eylem yapan işçilerden Sibel Yavuz’un, Hüsnü Özyeğin İlkokulu 1’inci sınıf öğrencisi kızı Ecrin Mina, ödevlerini burada yapıyor. Sabah saatlerinde çadıra gelen Ecrin Mina, öğleden sonra okuluna gidiyor.
Belediyeye ait kütüphanede çalışırken DEM Parti’li belediye yönetimi tarafından temizlik işlerine görevlendirildikten sonra işine son verildiğini belirten Sibel Yavuz, “Eylem sebebiyle 1’inci sınıfa giden kızım Ecrin Mina’nın ödevlerini evde yapamıyoruz. Onunla çadırda derslerini tamamlıyoruz. İşsiz olduğumuz için kırtasiye malzemelerini alamıyoruz. İnşallah bir an evvel işimize döneriz” dedi.
Annesinin de katıldığı eylem sebebiyle vaktinin çoğunu çadırda geçirdiği belirten Ecrin Mina, çok fazla ses olması sebebiyle ev ödevlerini yaparken zorlandığını söyledi. Ecrin Mina, annesinin bir an evvel işine geri dönmesini istedi.
Bu arada Belediye-İş Sendikası Iğdır Şube Başkanı Himmet Bozan, haklarını geri alıncaya kadar eylemlerinin süreceğini bildirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Girift İHA takımı, 2 yıllık çalışmayla yeni nesil dikey iniş ve kalkış yapabilen uçuş sistemi kullanan İHA’yı üretti.
Projenin patentini alan 12 kişilik ekip, İHA’nın yanı sıra geliştirdikleri akıllı mühimmat teknolojisiyle, İHA’dan fırlatıldıktan sonra konumuyla anlık takibi sağlanabiliyor, hem de düşman eline geçmesini önlemek için kendini imha etme özelliğini taşıyor.
Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST Adana’da sergilenen İHA, tampon bölgeler arasındaki görüntü işleme yaparak tarayabilirken, saatte 120 kilometre hızla 400 metre irtifada seyir alabiliyor.
Öğrencilerden takım pilotu Emre Yılmaz, AA muhabirine, 19-23 Eylül’de TEKNOFEST Kahramanmaraş’ta Uluslararası İnsansız Hava Aracı Yarışması’nda finalist olduklarını söyledi.
İHA’nın tasarım ve yazılımının kendilerine ait olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“İnsansız hava aracına entegre ettiğimiz, görüntüleme sistemi yardımıyla belirlenen alanlar taranarak, akıllı mühimmatlar bırakılıyor. Yine bu mühimmatları takımımız geliştirdi. Bırakılan akıllı mühimmatlar, kendi geliştirdiğimiz yer istasyonu tarafından kontrol ediliyor.”
Yılmaz, mühimmatın anlık takip edilebildiğini belirterek, “Akıllı mühimmat anlık olarak bırakıldığı yerin konum bilgisini, yükseklik, basınç, nem gibi bilgileri yer istasyonuna iletiyor. Akıllı mühimmat yakınında insan hareketi algılandığında, üzerinde bulunan sensörler aracılığıyla kendisini patlatarak, görevini sonlandırmış oluyor.” diye konuştu.
Aracın kompozit malzemeden üretildiğini anlatan Yılmaz, projelerini daha da geliştirmek için çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖSYM Başkanı Ersoy, yarın başlayacak Uluslararası Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Sempozyumu hakkında açıklama yaptı. Ersoy, sempozyumun 3 gün süreceğini belirterek, “Uluslararası düzeyde düzenlenmiş ilk ölçme, seçme ve yerleştirme sempozyumu olacak. Beklentimizin çok üzerinde bir başvuru ile karşılaştık. Gördük ki böyle bir sempozyuma çok ihtiyaç varmış. Sempozyuma, dünya çapında bilinen, alanında yetkin hocalarımızın katılımı olacak. Sempozyum ile ölçme ve değerlendirme alanına güncel bir bakış sunulmasını hedefliyoruz. Gerçekleştireceğimiz sempozyum ile sadece Türkiye’deki değil dünya genelindeki sınav uygulamalarına yön vermeyi, bakış sunmayı hedefliyoruz. Cuma günü başlayıp pazar günü sona erecek olan sempozyumu görüyoruz ki birçok ülkedeki ölçme ve değerlendirme hocaları, uzmanlar yakinen takip ediyor olacak. Sınav uygulamalarının genel olarak masaya yatırılacağı sempozyumda, ölçme ve değerlendirme alanında uluslararası düzeyde yeni yaklaşım ve gelişmeler, yapay zeka tabanlı ölçme ve değerlendirmeyle ilgili uygulamalar ve yenilikler, elektronik tabanlı sınav uygulamalarının daha da yaygınlaştırılması ve daha birçok başlık ele alınacak” dedi.
ÖSYM’nin 50’nci yılı kapsamında gerçekleştirilecek sempozyum bir başlangıç olacağını aktaran Ersoy, “Bu çalışmayı geleneksel hale getirip devam ettirmeyi planlıyoruz. Ölçme ve değerlendirmeye buradan yön verilsin, uygulamalar burada tartışılsın ve en verimli uygulama bu zeminde hayata geçsin istiyoruz” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Telekom GAMEON tarafından düzenlenen ve toplam 400 bin TL ödül havuzuna sahip GAMEON Valorant Turnuvası’nda finalist takımlar belli oldu. Galatasaray Espor ve Galakticos’un karşılaşacağı final mücadelesi ESA, Espor Arena’da yaşanacak. Girişlerin ücretsiz olduğu final etkinliğinde kapılar 28 EylülCumartesi günü saat 15: 00’de açılacak. Beş maçlık final serisi ise saat 16: 30’da başlayacak.
Galatasaray Espor ile Galakticos’un karşı karşıya geleceği final, ESA Espor Arena’da Esporun sevilen isimlerinin ve birçok influencer’ın katılımıyla düzenlenecek. Finalde ayrıca GAMEON etkinlik alanı oyunseverleri birçok sürpriz hediye ile bekliyor olacak. ESA Espor Arena’ya izlemeye gelemeyenler için maçlar GAMEON Twitch & YouTube ve Tivibu Spor 4 kanallarından canlı yayınlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 81 il 25 bölge müdürlüğünde başlatılan projeyle Türkiye’deki 6 bin 178 yeni vakfa eğitimler veriliyor.
Eğitimlerde, kamu ve sivil toplum kuruluşu işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağlamak, vakıfların ihtiyaçları ve sorunları hakkında istişarelerde bulunmak, vakıflara mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmak amaçlanıyor.
Bu kapsamda, Ankara Bölge Müdürlüğünce verilen eğitimlere 534 vakıf temsilcisi katıldı.
Eğitimler, Türkiye genelinde bölge müdürlükleri aracılığıyla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cevdet Kırpık, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, ERÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Afşın Alper Cerit, Dr. Oktay Musa Kayırga ile akademisyenler ve idari personel katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun; “Erciyes Üniversitesi kalite süreçlerinden, beş yıllık kalite sürecini almış Türkiye’deki birkaç sayılı üniversiteden birisidir. Ana değerlendirme sürecinde de başarıyla tamamlamış bir üniversiteyiz ve kurumsal kalite süreçlerini de bu bağlamda üniversitemizde yaygınlaştırmak, toparlamak bizim en temel görevlerimiz arasındadır.” ifadelerini kullandı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de konuşmasında; “10 yıl önce kalite çalışmalarına odaklandık. Yükseköğretim kalite kurulunun kalite ile alakalı mevzuatı çıkmadan önce üniversitemize dokümantasyon çalışmalarıyla başlayan kalite çalışmaları, arkasından iç kalite güvence sistemleri kurmaya evrildik ve iki tane iç kalite güvence sistemli üniversite olarak bu on yıllık süre içerisinde kurmuş olduk” şeklinde konuştu. ERÜ Kalite ve Strateji Geliştirme Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Koçer konuşmasında şunları söyledi;
“Strateji dediğimiz zaman üç tane unsur bizim için çok önemli. Birincisi çevreyle olan ilişkilerin düzenlenmesi, ikinci önemli nokta rekabette üstünlük sağlayabilmek, üçüncü önemli nokta ise bunları sağlayabilmek için kaynaklarımızı nereye aktarabileceğimiz. Aslında kalite dediğimiz zaman biz stratejik hedeflere ulaştıracak unsurların güvence altına alınmasını kastediyoruz.”
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek ‘Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi’ hakkında bilgiler verdi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Fakültesi bahçesinde düzenlenen çalıştayda seramikler, yaklaşık 900 derece sıcaklıkta pişirilmeye bırakıldı.
Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli, yaptığı açıklamada, bölgenin kil kaynakları bakımından zengin olduğunu söyledi.
Bölgede istihdam olanaklarını artırmayı hedeflediklerini aktaran Şevli, “Amacımız, Van’da seramiğin ham maddesine ve farklı renklerde seramik oluşturan kil türlerine nerelerde ulaşabileceğimizi araştırmak. Bu araştırmalarla hem geleneksel seramik sanatını Van’da yaşatmayı, hem de endüstriyel seramik üretimi için ham madde kaynaklarını tespit ederek istihdam olanaklarını artırmayı hedefliyoruz. Bu sayede gençlerimize ve sanatçılarımıza yeni iş fırsatları sunabiliriz.” dedi.
Seramik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Emrah Pek ise bu tekniğin özellikle seramik sanatçıları tarafından sık kullandığını belirtti.
Tekniğin detaylarından söz eden Pek, şunları kaydetti:
“Bu pişirim tekniği, aslında ilkel bir yöntemdir ve diğer pişirim tekniklerinden farklıdır. İlk çağlardan beri uygulanan bu teknik, çukur kazılarak yapılır. Çukurun içinde seramik ürünler, organik malzemelerle özellikle odunlarla desteklenerek pişirilir. Ürünler, közlerin içinde kor haline gelerek pişmeye bırakılır. Hala çeşitli sanat projelerinde uygulanan bir tekniktir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkoğlu ilçesindeki TCDD Lojistik Merkezi’nde organize edilen uluslararası İHA yarışmasına başvuran 685 takımdan, tüm süreci başarıyla tamamlayan Türkiye, Azerbaycan, Endonezya, Malezya, Özbekistan ve Pakistan’daki 14 ilden 44 takım finalist oldu.
Liseler arası İHA yarışmasında da 1648 takımdan tüm süreci başarıyla tamamlayan 12 ilden 29’u finalist olmaya hak kazandı.
Türkiye’deki Gençlik ve Spor Bakanlığı gençlik merkezleri, BİLSEM, deneyap teknoloji atölyeleri, bilim merkezleri ve bilim atölyelerinin lise seviyesindeki öğrencileri ile ulusal ve uluslararası ön lisans, lisans ve lisans üstü öğrencilerinden oluşan katılımcılar, yarışmanın arama-kurtarma, ilk yardım, istihbarat toplama, yangın söndürme, terörle mücadele ve taşımacılık alanlarında yeteneklerini sergileyecek.
23 Eylül’de sona erecek uluslararası İHA yarışlarında birinci takıma 150 bin, ikinci takıma 120 bin, üçüncü takıma 100 bin lira ödül verilecek.
Liseler arası İHA yarışlarındaysa ilk sıradaki takım 100 bin, ikinci takım 80 bin ve üçüncü takım 60 bin lira alacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla ilçe genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki 195 okulda bulunan kantinlere yönelik denetimlerine başlayan Altındağ Belediyesi zabıta ekipleri, ilk olarak Cebeci Ortaokulu ile Ankara Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu.
İlçedeki 87 okulun kantin denetimini gerçekleştiren ekipler, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı kontrolü, kantinlerin hijyen ve fiziki koşulları ile belediye vergi levhası ve genel temizliğin yanı sıra ürünlerin ambalajlarındaki son kullanma tarihleri, gıda maddelerinin sağlık şartlarına uygunluğunu da inceledi.
Denetimlerde ayrıca, mutfak içi rafların ve tezgah üstlerinin temizliği ile ilgili kontroller gerçekleştirirken ekipler, uyulması gereken kurallarla ilgili de kantin yöneticilerini ve çalışanlarını bilgilendirdi.
Gerekli koşulları taşımayan kantin işletmelerine cezai işlemlerin uygulandığı denetimler, ilçe genelinde belirli aralıklarla devam edecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medipol Sağlık Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre, uygulama kapsamında hastaların güvenliği hastaneye girişlerinden itibaren tüm işlemlerinin temelinde tutuluyor.
Hemşirelerin eğitimi için düzenlenen bu simülasyonda, bir hastane odasında yapılabilecek tüm hatalar simüle edilerek, hemşirelerin bu hataları tespit etmesi bekleniyor. Hemşireler, gruplara ayrıldıktan sonra, simüle edilen hastanın durumu hakkında bilgi alıyor ve kısa bir süre içinde odaya girerek yapılan hataları belirlemeye çalışıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Meryem Kapancı, 1999’da yayımlanan Uluslararası Tıp Enstitüsü’nün “Hata İnsan İçindir” raporunun dünya genelinde hasta güvenliğini ön plana çıkardığını kaydetti.
“Hastanemizde de her şeyin merkezinde hasta güvenliği bulunmaktadır”
Kapancı, “Hastanemizde de her şeyin merkezinde hasta güvenliği bulunmaktadır. Hemşirelik hizmetleri eğitim programımızda 10 günü kapsayan hasta güvenliği hedefleri çerçevesinde yapılandırılmış bir hemşirelik oryantasyonumuz bulunuyor. Bu oryantasyon eğitiminin finalini ise hastanemizde hazırladığımız ‘Hatalar Odası Simülasyon Uygulaması’yla sonlandırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öğrenmeyi pekiştirmek amacıyla oryantasyon eğitimi sonunda çalışanların teste tabi tutulduğunu belirten Kapancı, şunları kaydetti:
“Hatalar Odası Simülasyon Uygulaması için eğitimcilerimiz hatalı uygulamalarla donatılmış bir hasta odası hazırlıyor ve simulehasta senaryosu oluşturuyorlar. Bu senaryoyu kendilerine verilen süre içinde inceleyen hemşirelerimizin simülasyon odasına girerek olabildiğince çok hatayı tespit etmeleri gerekiyor. Daha sonra birkaç dakika içinde belirledikleri tüm hataları yine belirli bir süre içinde yazmalarını bekliyoruz. Hazırladıkları bu liste eğitimcilerimiz tarafından gözden geçirildikten sonra doğru ve eksik tespitler hakkında hemşirelerimize geribildirim yaparak eğitimi pekiştirmiş oluyoruz.”
Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde görev yapan Hemşire Semanur Işık da oryantasyon programlarının gelişimlerine büyük katkı sağladığını aktararak, “Hastaya olan yaklaşımımıza da büyük etkisi bulunuyor. Bizlere bilgi anlamında da beceri ve donanım katıyor. Hatalar Odası’ndaki senaryonun bir benzerini de günlük hayatta yaşıyoruz. Bu sayede daha soğukkanlı ve doğru adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Hasta güvenliğinin 6 önemli hedefi var. Bunları daha iyi kavramamıza ve pratik yapmamıza öncü oluyor. Hastanın yattığı yatağın frenlerinin açık olmasından yerdeki su birikintisine, dosya numarasının kontrol edilmesinden doğru ilacın kullanımına kadar birçok uygulamanın üzerinden geçmiş oluyoruz.” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>150 BİN TL EVLİLİK KREDİSİ KİMLER ALABİLİR?
Evlenecek gençlerin desteklenmesi projesi olan Aile ve Gençlik Fonu’na Osmaniye de eklendi. İşte 48 ay vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, 150 bin lira kredi desteğine ilişkin detaylar.

E-DEVLET EVLİLİK KREDİSİ ŞARTLARI NELERDİR?
Projeden yararlanmak üzere başvuru yapacak kişi, 6 Şubat 2023 tarihinde ve başvuru anında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri veya Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde ikamet etmelidir.
Evlenecek çiftlerin her ikisi de aşağıdaki şartları taşımalı:
• Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
• Başvuru tarihi itibarıyla 18-29 yaş arasında olmak (30 yaşından gün almamış olmak),
• 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 il (Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa) dışında taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmamak,
• Çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması ve son aya ait gelirleri toplamı 2 asgari ücretten fazla olmamak,
• Başvuru tarihi itibarıyla resmi nikâh tarihine en az 2 ay en fazla 6 ay kalmış olmak,
• Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmek,
• Affa uğramış olsa bile; devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, bunların kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamak.

FAİZSİZ EVLİLİK KREDİSİ BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
e- Devlet üzerinden başvuru aşamasında gerekli olan yerleşim yeri belgesi, tapu bilgileri, adli sicil kaydı ilgili kurumdan online olarak alınabiliyor. Yıllık gelir beyanı da e-Devlet üzerinden bildiriliyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, ayrıca Aile ve Gençlik Fonu’nun pilot uygulamasının 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen 4 il ve 2 ilçede başlattıklarını hatırlattı. “İlk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’dan başvuruları aldık. Yakın zamanda da doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta da başvuru almaya başladık. Bu kapsamda bugüne kadar Aile ve Gençlik Fonu’na 12 bin 519 genç çiftimiz başvurdu ve şartları yerine getiren 3 bin 963 çiftimiz krediden faydalandı. Bu rakamlar tabii ki de önümüzdeki süreçlerde artarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.
BAŞURU İÇİN TIKLAYINIZ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Osmaniye temaslarının ardından karayoluyla Hatay’a geçti. Bakan Göktaş ilk olarak Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde inşa edilen Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi’nin açılışına katıldı.
Açılışta konuşan Bakan Göktaş, “Hatay’da sadece yeni bir yaşam alanının kapılarını açmıyor aynı zamanda çocuklarımıza güzel bir gelecek sunmanın heyecanını yaşıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bir şekilde yetişmeleri, ülkemizin gelişiminin ve refahının teminatıdır. Bir çocuğa verilen destek ve güven, onların kendilerine olan inancını da ayrıca güçlendirir. Sahip olduğu potansiyeli gerçekleştirdiğinde ise hem kendine daha iyi bir gelecek kurmasını sağlar hem de bir parçası olduğu toplumun geleceğine katkı sunar. Bu anlamda çocuklarımıza iyi bir eğitim vermek, sağlıklı bir çevrede büyümelerini sağlamak ve onların güvenliğini korumak hepimizin ortak görevidir. Bu anlamda Bakanlık olarak, herhangi bir sebeple ailesinden uzak düşmüş çocuklarımıza, devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek yeni modellerle hizmet sunuyoruz” dedi.
“14 bin 659 çocuğumuzun aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz”
Bakan Göktaş, bakanlık olarak Türkiye’nin dört bir yanında 14 bin 659 çocuğun aile ortamında büyümesini sağladıklarını belirterek “Bugün, Türkiye’nin dört bir yanında, 14 bin 659 çocuğumuzun sevgi dolu bir aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz. Hatay’da ise 2 çocuk evleri sitesiyle, 62 çocuğumuza koruma ve bakım hizmeti sunuyoruz. Bu gün açılışını gerçekleştirdiğimiz çocuk evleri sitesiyle 80 çocuğumuzu daha hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek yaşam alanı oluşturduk” dedi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TUSAŞ’ta görevliyken trafik kazasında vefat eden Serdar Demir’in hayalini gerçekleştirdiklerini dile getirerek “Bu gün açılışını yaptığımız Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi bizim için ayrıca bir önemi var. Bu proje aslında neredeyse 3 yıl önce elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden kıymetli kardeşimiz TUSAŞ kurumsal pazarlama ve iletişim başkanı Serdar Demir’in bir hayaliydi. Serdar kardeşimiz hayatını hayır işlerine vakfetmiş çok kıymetli bir kardeşimizdi” dedi.
Açılışta, çocuk evleri sitesine adı verilen Serdar Demir’in ailesi, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve il protokolü yer aldı. – HATAY
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyarette öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Tekin, öğretmen ve öğrencilerden kurulu müzik topluluğunun konserini dinledi, onlarla bir süre sohbet etti.
Öğretmenlerin, Öğretmenlik Mesleği Kanunu hakkındaki sorusu üzerine Tekin, “Bilindiği gibi Öğretmenlik Mesleği Kanunu düzenlemesi, Meclisimizde ele alınacak. Konu Meclisimizin takdirindedir. Yasalaşması halinde hemen uygulamaya geçeceğiz.” dedi.
Öğretmenler, bakanlığın bu yıl hayata geçirdiği ilkokul 1. sınıf şubeleri ile sınıf öğretmenleri ve ortaokul 5. sınıf şubelerinin e-Okul sistemi üzerinden otomatik olarak belirlendiği uygulamadan dolayı Bakan Tekin’e teşekkür etti.
İstişare kültürüne önem verdiklerini belirten Tekin, öğretmenlerin sahadaki uygulamalara yönelik görüş ve önerilerini dikkate alarak yol haritası belirlediklerini, tüm imkanlarıyla öğretmenlerin yanında yer almaya devam edeceklerini söyledi.
Buluşmada Bakan Tekin, öğretmenlerden Yavuz Keleş, Sevcan Eser ve Yavuz Selim Yıldırım’a doğum günü sürprizi yaptı, pasta kesti.
Bakan Tekin, daha sonra okulun sanat sokağını ve atölyeleri gezerek okulda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’nın Yumurtalık Belediyesi öğrencileri ücretsiz çorba ikram etmeye başladı. Vatandaşlar ise 15 lira karşılığında çorba içebiliyor.
Yumurtalık Belediyesi’ne ait ‘Güney Yıldızı Büfesi’nde çay ve simidi 5 liraya temin eden Yumurtalıklı ailelerin öğrenci çocukları şimdi de ücretsiz çorba servisi imkanına kavuştu. Dileyen öğrenciler çorbanın yanında ekmek de yiyebiliyor. Türkiye’nin geleceğinin çocuklar olduğuna dikkat çeken Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, Yumurtalık’taki 1 yüksekokul, 1 lise, 8 ortaokul, 1 Halk Eğitim Merkezi ve 14 ilkokuldaki tüm öğrencilerin bu imkandan gönül rahatlığıyla faydalanabileceğini, ayrıca vatandaşların da 15 lira karşılığında çorba içebileceğini belirtti.
Yarınların Türkiye’sinin öğrenciler ve gençlerle şekilleneceğini hatırlatan Başkan Altıok, Ancak, genel ekonomik gidişat malum, pek iyi değil. Öğrencilerimiz servis, yurt, kırtasiye, giyim-kuşam ve daha birçok konuda ekonomik zorluklarla karşılaşıyor. Yumurtalık’taki tüm okullarda eğitim-öğretim gören binlerce öğrencimize ve ailelerine bir nebze olsun ekonomik katkı sunmak amacıyla ücretsiz çorba projemizi hayata geçirdik diye konuştu.
AFİYET OLSUN
Yumurtalık Ayas merkez sahilde, belediyeye ait Güney Yıldızı Büfesi’nde, simit ve çayı 5 liraya sunduklarını, hizmete ek olarak, artık öğrencilerin ücretsiz çorba ikramından da faydalanabileceğini kaydeden Altıok, Ayrıca, vatandaşlarımızı da düşünerek çorba fiyatını 15 lira gibi makul bir seviyede tuttuk. Yumurtalık Belediyesi olarak, sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik anlayışımızdan taviz vermeden halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımız, gençlerimiz ve vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla bu imkanlardan faydalanabilir. Afiyet olsun diye konuştu.
Haber-Kamera YUMURTALIK,(Adana),
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu başvuruları için bugün itibarıyla Osmaniye’den de başvuruların alındığını duyurdu.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gençlerimizin temeli sağlam, güçlü bir aile kurmalarına imkan sağlayan Aile ve Gençlik Fonu için bugün itibarıyla Osmaniye’den de başvuruları almaya başlıyoruz. Ayrıca 2 asgari ücreti aşmama şeklindeki gelir kriterini kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkardık. Tüm gençlerimiz için hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi sahalarında oynanan mücadelede Milli Takımın gollerini 22 ile 45. dakikalarda Mustafa Duru, 37. dakikada Adnan Efe Fettahoğlu ve 48. dakikada Hasan Mert Tuncel atarken, Danimarka‘nın gollerini 11. dakikada Malthe Mortensen ve 74. dakikada Omran Khatar kaydetti.
Turnuvanın diğer maçında Portekiz ile Romanya 0-0 berabere kaldı.
Bu sonuçların ardından U16 Milli Takımı, son maçlar öncesinde aldığı iki galibiyetle turnuvayı lider olarak bitirmeyi garantiledi. Ay-yıldızlılar Romanya, Danimarka ve Portekiz’in mücadele ettiği turnuvada şampiyon oldu.
Son maçlar, 18 Eylül Çarşamba günü Türkiye-Portekiz ve Danimarka-Romanya arasında oynanacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve TerbiyeKurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, İTO YK Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, rektör yardımcıları, üniversiteninakademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Açılış dersi Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala tarafından verildi.

“İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ’NDE GEÇMİŞİMLE GURUR DUYUYORUM”
2024-2025 akademik yılının açılış töreninde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, öğrencilere ve üniversite camiasına hitap etti.
Üniversitede öğretim üyeliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Bolat, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin iş dünyası ile olan güçlü iş birliği ve uluslararasılaşma konusundaki başarılarının altını çizdi. Yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyen Bakan Bolat, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Türkiye’de itibarlı ve marka bir üniversite haline gelmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.
Bakan Bolat, Türkiye’nin geleceği için iyi donanımlı, bilgi ve beceri sahibi bireylerin yetiştirilmesinin en öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin bu doğrultuda stratejik kurumlar olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Üniversitelerin sadece eğitim vermekle kalmayıp, ARGE faaliyetleri ve üretilen bilginin toplumla buluşturulması gerektiğini söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bu alanda çok başarılı bir örnek olduğunu ifade eden Bolat, iş dünyası ile kurulan sağlam bağların önemini hatırlattı.

Konuşmasında, Türkiye’nin eğitimde son yıllarda kaydettiği önemli ilerlemelere de değinen Bakan Bolat, üniversite sayılarının artması, akademisyenlerin desteklenmesi ve öğrencilere sunulan imkanların genişlemesiyle Türkiye’nin uluslararası bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. Bugün Türkiye’de 340 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Ticaret Bakanı Bolat, bu durumun Türkiye’nin eğitimdeki başarısını ve uluslararası alandaki etkinliğini gösterdiğini ifade etti.
Bakan Bolat, öğrencilere yönelik mesajlarında, üniversite hayatının sadece bir başlangıç olduğunu, eğitimin hayat boyu devam ettiğini vurguladı. Üniversite diplomasının, hayat üniversitesinde başarılı olmak için bir adım olduğunu söyleyen Bakan Bolat, öğrencilere meraklı, çözüm odaklı ve sürekli kendini yenileyen bireyler olmalarını tavsiye etti. Yabancı dil öğrenmenin ve yurt dışı deneyimlerinin önemine dikkat çeken Bakan Bolat, gençlerin aldıkları eğitimleri Türkiye’nin geleceğine katkı sağlamak için kullanmaları gerektiğini belirtti.
Son olarak, Türkiye’nin büyük bir yarış içinde olduğunu hatırlatan Ticaret Bakanı Bolat, gençlerin güçlü, cesur ve enerjik bir şekilde bu yarışta yer alarak ülkemizi daha ileriye taşıyacaklarını dile getirdi. 2024-2025 akademik yılının İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne ve tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.
“BARIŞ VE HUZURUN ÜNİVERSİTESİ”
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, 2024-2025 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin yeni dönem hedeflerini ve vizyonunu paylaştı. Prof. Dr. Şimşek, 26 bin 176 mezunu geride bırakarak yeni akademik yıla başlarken, bu yıl aramıza katılan 1800’e yakın yeni öğrencinin de üniversite ailesine katılmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, uluslararası alanda güçlü iş birlikleri ve genişleyen Erasmus ağıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, Türkiye ve Türk dünyasının farklı üniversiteleriyle akademik ve araştırma faaliyetlerini zenginleştirmeye devam edeceğini vurguladı.

Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin sosyal sorumluluk anlayışına da dikkat çekerek, dünya genelinde yaşanan insanlık dramlarına karşı duyarlılık göstermenin önemine değindi. Özellikle Gazze’de yaşanan zulme vurgu yapan Prof. Dr. Şimşek, İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak bu tür olaylara sessiz kalınmaması gerektiğini kaydederek “Üniversite olarak, öğrencilerimize barış, adalet ve insan haklarının değerini hissettirecek eğitimler vermeye ve etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin güçlü vizyonu, bilgi ve tecrübe birikimiyle uluslararası bilim dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğini söyleyen Prof. Dr. Şimşek, “Barış ve huzurun üniversitesi” olma yolunda ilerlerken, çağdaş, ancak manevi değerlerini unutmayan bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE YENİLİKLERLE YENİ DÖNEME HAZIRLIK
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, 2024-2025 akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin uluslararası alanda büyüyen iş birliklerine dikkat çekti. Dr. Kuralay, Özbekistan’ın Buhara Devlet Üniversitesi ve Taşkent Dokumacılık ve Sanayi Üniversitesi ile ortak dersler başlattıklarını hatırlatarak bu yenilikçi adımın, iki ülke arasında akademik iş birliğini güçlendirdiğini ve diğer kardeş ülkelerle de benzer iş birliklerinin devam edeceğini vurguladı.
Dr. Kuralay, konuşmasında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere verdiği önemi de vurguladı. 82 ülkeden bin 155 uluslararası öğrenciyi bünyesinde barındıran üniversitenin, bu öğrencileri misafir olarak değil, kendi öğrencileri olarak gördüğünü belirten Dr. Kuralay, uluslararası öğrencilerin kültür elçisi olarak yetiştirildiğini ifade etti.

Ayrıca, uluslararası öğrencilere sosyal medyada ve kamuoyunda yürütülen kara propagandalara karşı duruşlarını net bir şekilde sergileyeceklerini ekleyen Dr. Kuralay, yaz döneminde üniversiteye yapılan yeniliklerden bahsetti. Dr. Kuralay, üniversite girişinde yer alan koridorun “Ticaret Cadde” olarak yeniden düzenlendiğini ve öğrencilerin bu alanı daha verimli kullanmaları için hizmete açıldığını açıkladı. Ayrıca, konferans salonunun üzerindeki az bilinen alanın “Sadabat Bahçe” olarak düzenlendiğini belirten Dr. Kuralay, bu alanda satranç, mini futbol, teraslar ve dinlenme alanları gibi sosyal olanaklar sunularak öğrencilere yeni bir nefes alma alanı yaratıldığını ifade etti.
Dr. Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Eminönü’ndeki eski Ticaret Odası binasının restorasyonunun tamamlandığını ve bu binada enstitüler, hazırlık okulu ve Sürekli Eğitim Merkezinin yer alacağını müjdeledi. Bu yeniliklerle, üniversitenin hem öğrencilerine hem de akademik kadrosuna daha modern ve işlevsel bir eğitim ortamı sunmayı hedeflediğini kaydeden Dr. Kuralay, üniversitenin güçlü bir vizyonla, uluslararası iş birlikleri ve yenilenen altyapısı ile eğitim yolculuğuna emin adımlarla devam edeceğini sözlerine ekledi.
MEHMET DEVELİOĞLU’NDAN ÖĞRENCİLERE ÖNEMLİ TAVSİYELER
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve üniversitenin Mütevelli Heyet Üyesi Mehmet Develioğlu, üniversitenin öğrencilere sunduğu imkanları ve kariyer yolculuklarında onlara rehberlik edecek projeleri vurguladı. Develioğlu, İstanbul Ticaret Odası’nın 800 bini aşkın üyesiyle iş dünyası, kamu ve üniversite arasındaki iş birliğine özel önem verdiklerini belirtti ve bu sinerjinin öğrencilerin eğitim hayatında ne denli büyük katkılar sağladığını dile getirdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak, öğrencilerin teorik ve pratik eğitimi bir arada alabileceği bir ortam yaratmaya çalıştıklarını ifade eden Develioğlu, üniversitemizin sanayi ve ticaretin merkezi olan İstanbul’da böyle bir eğitim modelini başarıyla sürdürdüğünü söyledi.

Develioğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin her yıl 150 öğrenciye staj imkânı sunduğunu ve mezunların %80’inin eğitim aldıkları alanda istihdam edildiğini vurgulayarak, öğrencilerin kariyer yolculuklarında İstanbul Ticaret Odası’nın desteklediği Öğrenci Hamili Projesi gibi programlarla yanlarında olduklarını belirtti. Ayrıca, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca girişimci olmaları ve bilgi hazinelerini geliştirmeleri için cesaretlendiren Develioğlu, tüm gayretlerinin öğrencilerin en iyi eğitimi almasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Son olarak, yeni akademik yılın hayırlı ve verimli geçmesi dileklerini ileten Develioğlu, üniversitemizin mütevelli heyetinin ve yönetim kurulunun, öğrencilerin en iyi imkanlarla buluşturulması için sürekli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, yeni dönemde tüm öğrencilerin başarılı bir yıl geçirmelerini temenni etti.
İTO’NUN KÖKLÜ MİRASI ÜNİVERSİTEMİZE GÜÇ KATIYOR
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı ve Üniversitenin Mütevelli Heyeti Üyesi Dr. Erhan Erken, akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, İTO’nun kurumsal gücünün üniversiteye büyük katkı sağladığını vurguladı. Dr. Erken, 2001 yılında üniversitenin kuruluş sürecinde aktif bir rol aldığını belirterek, “İTO’nun 142 yıllık geçmişi ve kurumsal ağırlığı, üniversitemizin bugün geldiği noktada büyük bir etkiye sahip” dedi.
Dr. Erken, üniversitenin hem mesleki eğitim hem de bilimsel alanda önemli katkılar sunduğunu ifade ederek “Üniversitemizin iş dünyasıyla kurduğu güçlü bağların, öğrencilerimizin mezuniyet sonrası kariyerlerinde önemli bir avantaj sağlıyor. İTO ve üniversitemizin iş birliği, hem ticaret hem de bilim dünyasında senkronize çalışmayı gerektiriyor. Bu, kolay bir görev değil, ancak hep birlikte bu zorluğun üstesinden geliyoruz” dedi.

Son olarak, üniversitenin 20 yıllık sürecinde önemli mesafeler kat ettiğini dile getiren Dr. Erken, Gazze’deki zorlu şartlara da dikkat çekerek, “Eğitim her coğrafyada büyük önem taşıyor. Gazze’de şu anda üniversitelerin bulunmaması, o bölgedeki sıkıntıların bir göstergesi. Zulüm altındaki insanların kurtulmasını diliyorum,” ifadelerini kullandı.
Dr. Erhan Erken, üniversitemizin gelecekte daha da büyük başarılara imza atacağına olan inancını yineledi.
“İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM EKOSİSTEMİNDE ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR”
Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli de açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin eğitim ekosistemindeki yerini vurguladı.
Akademik yaşamının büyük bir kısmını bu üniversitede geçirdiğini belirten Prof. Dr. Demirli, “Mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin yeni yönetimine hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

Üniversitenin, nitelikli insan gücü yetiştirme noktasında önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirli, yükseköğretimin okul öncesinden başlayan eğitim sürecinin en kritik tamamlayıcısı olduğunu belirterek, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin kendine özgü ağırlığı ve bağımsız yapısıyla eğitim dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu, bu durumu üniversiteden ayrıldıktan sonra daha da yakından gözlemlediğini söyledi.
Konuşmasını, “Yeni akademik yılın hepimiz için hayırlı olmasını diliyor, üniversitemizin başarılarının devamını temenni ediyorum,” sözleriyle tamamlayan Prof. Dr. Demirli, kıymetli hocalarıyla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
“DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN”
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy ise akademik yılı açılışında yaptığı konuşmada, ÖSYM’nin 50. yılını kutladığını ve her yıl 13 milyon kişiye sınav yaptıklarını belirtti. Bu yıl 3 milyon 120 bin adayın sınavını başarıyla gerçekleştirdiklerini ve 980 bin öğrencinin yerleştirilmesinden mutluluk duyduklarını ifade eden Ersoy, üniversitelerin temel görevlerinin eğitim, AR-GE ve toplumsal fayda sağlamak olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Ersoy, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin güçlü finansal destek, yetkin akademisyen kadrosu ve toplumsal katkılarıyla Türkiye’nin yeni yüzyılında önemli bir rol üstleneceğini belirterek, “İstanbul Ticaret Üniversitesi, geçmişteki İbni Sina, Farabi, Cezeri gibi bilim insanları çıkaran bu topraklardan, gelecekte de Aziz Sancar ve İskender Pala gibi isimler yetiştirecek” dedi.

Konuşmasında Gazze’deki duruma da değinen Prof. Dr. Ersoy, Gazze’de akademisyen ve öğrencilerin açılış yapamadığını belirterek, İsrail’in zulmünün sona ermesi ve Filistin’in özgürlüğü için temennide bulundu.
Son olarak, Prof. Dr. Ersoy, ÖSYM’nin uluslararası alanda önemli adımlar attığını belirtti. TR-YÖS adıyla uluslararası öğrenci sınavını başlattıklarını, şubat ayında e-TEP sınavını hayata geçireceklerini ve Türkiye’de YKS sınavının e-sınav formatında yılda birden fazla yapılması için çalışmaların sürdüğünü duyurdu.
Prof. Dr. Ersoy, bu yeniliklerin Türk eğitim sistemine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, akademik yılın hayırlı olmasını diledi.
AÇILIŞ DERSİ PROF. DR. İSKENDER PALA’DAN
Akademik yılı açılış töreninde, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala’nın ders niteliğindeki açılış dersinde, gençlere önemli mesajlar verdi. Prof. Dr. Pala, konuşmasında Mevlâna’nın Mesnevisinden ve daha önce Çin Denemeleri isimli bir kitaptan okuduğu bir hikâyeden yola çıkarak, okçuluk metaforuyla bilgi ve başarı yolculuğunu ele aldı. Öğrencilere, derslerinde ve hayatlarında sadece diploma hedefiyle değil, gerçek bir öğrenme amacıyla ilerlemeleri gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Pala, hikâye anlatımıyla başarıya ulaşmanın sabır ve özveri gerektirdiğini, sadece teknik bilgiyle değil, içsel yolculukla da gelişim sağlanabileceğini ifade etti. Chi Chang ve ustası Veifi üzerinden, en iyi olmanın yolunun sürekli kendini aşmak ve öğrenci olmayı asla bırakmamak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Pala, öğrencilerin üniversitedeki olanakları sonuna kadar kullanmaları gerektiğini, aksi halde bu fırsatları kullanmak isteyen birçok genç olduğunu hatırlattı.
Pala, öğrencilere İstanbul’daki eğitim hayatlarının, kendilerine sunulan imkanları değerlendirerek en iyi şekilde değerlendirmeleri gerektiğini vurgularken, başarıya ulaşmanın en yakın rakiplerini geçmekle değil, sınıfın genel seviyesini yükseltmekle mümkün olacağını belirterek, öğrencilerin birbirlerine karşı rekabetçi olmaları gerektiğini, bu rekabetin başarıya giden yolu açacağını söyledi.
Son olarak, Prof. Dr. İskender Pala, öğrencilerin kendilerini sadece diplomaya değil, gerçek bilgiye adaması gerektiğini, bu yolda sabırla ve azimle ilerleyenlerin büyük başarılar elde edebileceğini vurguladı. Pala’nın açılış dersi, öğrencilere akademik ve kişisel gelişimlerinde ilham kaynağı olacak önemli dersler sundu.
Muhammed Furkan GüneşHaberler.com – Eğitim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odunpazarı Belediyesi’nin “Halk için Halk Merkezleri” sloganı ile çalışmalarını yürüttüğü; 18 Halk Merkezi, yeni döneme hazırlanıyor. Sonbahar – kış döneminde birçok branşta açacağı atölyeler ile fark oluşturacak olan Halk Merkezlerinde, ön kayıtlar başladı. Dikiş, iğne oyası, ahşap ev dekorasyonu, resim, mefruşat, amigurumi, keçe, matematik, Fen bilgisi, Türkçe, İngilizce (Çocuk-yetişkin), modellerle eğlenceli matematik, takı, tığ örücülüğü, doll art, örgü, satranç, okuma, yazma, ahşap ev dekorasyonu, çini, aşçılık, keçe, pastacılık, punch, geri dönüşüm branşlarında açılacak olmak üzere 25 ayrı branşta açılacak atölyeler için kayıtlar, 20 Eylül Cuma günü sona erecek. Sabahın erken saatlerinde 17 farklı mahallede bulunan 18 halk merkezine giden kadınlar, halk merkezlerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Yeni dönemde halk merkezlerinde yer alacak atölyelerle ilgili bilgi de alan kadınlar, istedikleri atölyelere ön kayıtlarını yaptırdı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin‘e teşekkür eden Ercan, şehre bir kadın elinin değdiğinin çok açık olduğunu belirtti. Bakırcılar Çarşısı’nda yerel esnaf ile sohbet ederek ziyaretine başlayan Ercan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal, kültürel ve değerler eğitimi alanındaki çalışmalarını yerinde inceledi. Belediye tarafından yürütülen Yaz Okulları programının 110.000 öğrenciye ulaştığını öğrendiğinde şaşkınlığını gizleyemedi, Dünyada bu nüfusta ülkeler olduğunu vurgulayan Ercan bu kadar çocuğa ve gence dokunmanın gurur verici olduğunu beyan etti.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Değerler Eğitimi Şube Müdürü Selçuk Öztürk ile birlikte Değerler Eğitimi Yaz Okulları’nı ziyaret eden Ercan, eğitmen kadrosunun kalitesine hayran kaldığını ve gelecek nesillerin zeki ve donanımlı olması için her şeyin yapıldığını zeminin oluştuğunu dile getirdi. Ayrıca, yüzme havuzları ve spor merkezlerini gezen Ercan, belediyenin şehrin her köşesini ilmek ilmek dokuduğunu ve çocuklara ücretsiz dersler verilerek fırsat eşitliği sağlandığını yerinde gördü.

GASMEK Güvenevler Sanat Merkezi’ni de ziyaret eden Ercan, burada verilen mesleki kursların ücretsiz olduğunu ve bu merkezleri “Ücretsiz Halk Üniversitesi” olarak nitelendirdi. Ziyaretinin sonunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin yaz okulları kapanış programına konuşmacı olarak katılan Ercan, yaklaşık 5 bin öğrenciyle gerçekleştirilen programın unutulmaz bir atmosferde geçtiğini belirtti.

Ercan, ziyaretinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile bir araya gelerek, Yapay zeka, kitaplar ve gençlik üzerine sohbet etti. Ercan, en kısa zamanda ailesiyle birlikte Gaziantep’i yeniden ziyaret edeceğini ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖLÜMÜNE AŞK FİLMİ KONUSU NEDİR?
Altınel ailesinin yanında uzun yıllardır bahçıvanlık yapan Tahsin, evde beş aydır hizmetçi olarak çalışan güzel Ayperi’ye abayı yakar. Ailenin tatile çıkmasıyla, Ayperi’ye açılmakta, aşkını itiraf etmekte zorlanan Tahsin’in aradığı fırsatı ayağına gelir. Fakat ailesiyle gitmeyen evin haylaz oğlu Timuçin’in gece yarısı aniden arkadaşlarıyla birlikte eve gelmesi her şeyi değiştirir. Parti yapacaklardır. Modern kölelerine buyurur; “bu gece sabaha kadar uyumak yok!”.
Timuçin, Tahsin ile Ayperi’ye kötü davranmakla kalmaz, gecenin o saatinde hizmet etmek zorunda bırakır. Burnundan soluyan Tahsin’in eli kolu bağlıdır. Ayperi’nin Tarçın yerine yanlışlıkla elmaların üstüne fare zehri dökmesi olayların çığırından çıkmasına neden olur. Artık Ayperi ve Tahsin 5 kişinin ölümünden sorumlu birer katildirler.
Tahsin ve Ayperi ilk şoku ve paniği atlattıktan sonra cesetleri gömmeye karar verirler. Güya böylece olaydan paçayı sıyıracaklardır. Fakat Ayperi’nin ayarı bozuk refleksleri devreye girer ve her şey o kadar ters gider ki ‘kazara’ ölümlerin ve olayların arkası kesilmez. Tahsin ile Ayperi kendilerini ölümle dans eden, aşka göz kırpan bir oyunun içinde bulurlar. Üstelik başlarına kadın ticareti yapan tuhaf, karanlık kargocular musallat olmuştur. Onları izleyen gizemli yabancı ise olanların üstüne tuz biber eker.
Bakalım Tahsin ile Ayperi giriştikleri ölümcül komik mücadeleden sağ salim çıkabilecekler mi? Tahsin biricik aşkına kavuşabilecek mi?
ÖLÜMÜNE AŞK FİLMİ OYUNCULARI VE KADROSU
Oyuncular: Murat Akkoyunlu, Fulya Zenginer, Suat Zungur, Ayten Uncuoğlu, Bülent Çolak ve Kaan Yılmaz.
Osman DemirHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, X hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Bakanlık olarak öğretmenlerimizin taleplerini mümkün olduğunca karşılamak, huzurlu ve mutlu bir ortamda çalışmasını sağlamak önceliklerimiz arasındadır. Bu kapsamda öğretmenlerimizle güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. 2024 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliğine başvuruda bulunan öğretmenlerimizin atamasını gerçekleştirerek taleplerini karşılamıştık. Tercih ettiği eğitim kurumlarından birine atanamayan öğretmen arkadaşlarımızın mağdur olmamaları için mazeretlerinin bulunduğu ildeki eğitim kurumlarımıza atamalarını gerçekleştireceğiz. Mazerete bağlı yer değişikliğinde tercih ettiği eğitim kurumlarına atanamayan öğretmenlerimizin 22-23 Ağustos 2024 tarihleri arasında sistem üzerinden atama başvuruları alınacak, 26 Ağustos 2024 tarihinde atamaları gerçekleşecektir.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakuplu Mahallesi’ndeki Çağdaş Yaşam Profesör Ahmet Merdivenci İlkokulu’nda çocuklarıyla eylem yapan bir grup veli, okullarının fiziki imkanlarının ve bulunduğu sokağın ikili eğitime uygun olmadığını belirtti.
Okul bahçesi ve sokağın çok dar, çevresinde ise inşaatların olmasından şikayet eden veliler, şu an bile giriş çıkışlarda sorun yaşandığını, iki okulun aynı binada eğitime devam etmesinin çevrede trafik ve güvenlik sorununu artabileceğine dikkati çekti.
Kararın öğrencilerin eğitimini de olumsuz etkileyeceğini dile getiren veliler, bu nedenle ikili eğitim için çevresi ve şartları daha müsait olan okulların tercih edilmesini talep etti.
Grup adına açıklama yapan Turan Aksoylar, okulun fiziki yapısının ilkokul öğrencilerine göre yapıldığını ve geçen yıl eğitim-öğretime açıldığını belirterek, “Bu okulda ortaokul öğrencilerinin okuması mümkün değil çünkü sıralarımız, koridorlarımız, bahçemiz ilkokul öğrencilerine göre yapılmış.” dedi.
Sokağın fiziksel imkanının iki okulun birleştirilmesi için uygun olmadığını dile getiren Aksoylar, şunları kaydetti:
“Öte yandan okulumuzda anaokulu açılmıştır. Anaokulu öğrencileri 4, 5, 6 yaşında. Ortaokul öğrencileri 13-14 yaşında. İlkokulumuz yerine alternatif olarak Beylikdüzü’nde Azem Yükseloğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi var. Burada ikili değil birleştirilerek bile eğitim görülebilir. Başka okullar da var.” ifadelerini kullandı.
Veliler, karardan dönülmesini istedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde düzenlenen imza töreninde protokol hakkında bilgi veren ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, ÇTSO olarak ÇOMÜ ile “İşletmede Mesleki Eğitim Programı” kapsamında önemli bir protokole imza attıklarını belirtti.
Bu protokolün, ÇOMÜ öğrencilerinin öğrenim gördükleri alanla ilgili, teknolojik bakımdan beceri ve deneyim kazanmasına katkı sunacağını, oda kapsamında faaliyet gösteren üyelerle planlı faaliyetlerde bulunmalarına olanak sağlayıp eğitim ve iş dünyası arasında güçlü bir köprü kuracağını belirten Semizoğlu, bu programın staj programlarının çok ötesinde öğrencilere gerçek anlamda bir mesleki eğitim ve deneyim kazandıracağını kaydetti.
Semizoğlu, “İşletmede Mesleki Eğitim Programı”na katkı sağlamak üzere imzalanan protokol için desteklerinden dolayı ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu’na teşekkür etti.
Protokol töreninde, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, yönetim kurulu üyeleri Volkan Temiz ve Berkin Karaca, Genel Sekreter Sema Sandal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Levent Dalyancı, Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Öğretim Görevlisi Dr. Savaş Gürdal, Genel Sekreter Oğuz Ünal, Genel Sekreter Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Tanju Güdük hazır bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin, 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvurularının alınacağını ve 26 Ağustos tarihinde atamaların gerçekleştirileceğini açıkladı.
Bakan Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığınca, mazerete bağlı yer değişikliği kapsamında başvuruda bulunan öğretmenlerin büyük oranda ataması yapılarak talepleri karşılandı. Tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamaları ise mazeretlerinin bulunduğu il milli eğitim müdürlüklerine yapılacak; böylece alanlarında ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atamaları sağlanacak. Bu kapsamda mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvuruları alınacak, atamalar ise 26 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEB, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu 6 ilin valiliğine, konuya ilişkin yazı gönderdi.
Yazıda, “Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır” ifadelerine yer verilerek, bu kurallara uymayan okulların isimlerini belirtilen çerçevede değiştirmeleri talimatı verildi.
Yazıda, 6 ildeki toplam 30 okulun adlarının söz konusu kanun maddesine aykırı olduğunun anlaşıldığı belirtilerek, yeni bir isim teklif etmelerini istendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, üniversitenin içinde yer alan duvarlara öğrenciler tarafından Gazze’ye dikkat çekmek için yapılan grafitilere ilişkin, çalışmada yer alan tüm öğrencilere teşekkür etti.
Özcoşar, “Birlikte hareket ettiğimiz sürece, mazlumların sesi daha gür çıkacak ve adaletin tesis edilmesi adına önemli adımlar atılacaktır. Gazze’nin yanında durmak yalnızca bir eylem değil, insanlığın bir gereğidir. Üniversite olarak bu bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Çalışmada yer alan öğrencilerden Merve Günlüoğlu da yapılan çalışmanın sadece estetik bir değer taşımanın ötesinde, derin bir mesajın da taşıyıcısı olduğunu dile getirerek, her bir fırça darbesinin zulme karşı duruşlarını ve mazlumun yanında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Günlüoğlu, renklerin, şekillerin ve kelimelerin birleşimiyle oluşturulan eserlerin izleyenlerin ruhuna dokunarak, onları düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuklara 20’den fazla branşta kurs vereceklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Melikgazi Belediyesi olarak yılın her döneminde çeşitli branşlarda verdiğimiz kurslarımızla vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz MELMEK kurslarımız arasında sanat, spor, müzik, dini eğitim, bilim ve teknoloji olmak üzere birçok alanda kurslarımız yer alıyor. Geleceğimiz olan çocuklarımızın, ilgi duydukları alanda, uzman eğitmenler eşliğinde kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. 20’den fazla branşta düzenleyeceğimiz kurslarımız çocuklarımızın ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirmelerine, sosyalleşebilmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve yeni arkadaşlıklar kurmalarına da yardımcı olacak. Toplam 17 sosyal tesisimizde haftanın her günü olmak üzere kurslarımızı düzenliyoruz. Ücretsiz olarak hizmet verecek “Çocuk Meclisi” kursumuza kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerimiz www.melikgazi.bel.tr adresinden başvuru yapabilirler. Kurslarımızın hayırlara vesile olmasını dilerim.” dedi.
Fedakar Gülderen, Alparslan Türkeş, Necip Fazıl Kısakürek, Danışmentgazi, Belsin, Selçuklu, Yeniköy, Toki, İldem, İldem 2, Şirintepe, Esenyurt, Gökkent, Tınaztepe, Gesi Fatih, Tavlusun Sosyal Tesisleri ve Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezi olmak üzere toplamda 17 farklı sosyal tesiste verilecek olan Çocuk Meclisi kurs kayıtları hakkında detaylı bilgi almak için www.melikgazi.bel.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Organize sanayi bölgelerinde ve organize sanayi bölgeleri dışında açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için her eğitim-öğretim döneminde yapılacak desteğe ilişkin tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, organize sanayi bölgelerinde açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrenciler için 2024-25 eğitim öğretim döneminde verilecek en yüksek destek tutarı, Motorlu Araçlar Teknolojisi ve Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanları için 57.501 TL; Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören Öğrenciler İçin en yüksek Eğitim ve Öğretim desteği ise Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanında 36.218 TL olarak belirlendi.
Belirlenen destek tutarları, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak. Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Milli Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Leyla Coşkun
ANILAR HEM GÜLDÜRDÜ HEM DUYGULANDIRDI
Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) katıldığımız ilk dersi Sultangazi Dostluk İlkokulu 2’nci sınıf öğretmeni Leyla Coşkun verdi. 11 yıllık sınıf öğretmeni olan Coşkun’un dersi ‘İletişim’di. Üniversitenin sınıf öğretmenliği bölümü 3’üncü sınıf öğrencileri dersi büyük bir ilgiyle takip etti. Yaklaşık 50 öğrencinin bulunduğu sınıfta ders sırasında büyük bir sessizlik ve dikkat hakimdi. Öğrencilerin bir kısmı Coşkun’u dinlerken not almayı da ihmal etmedi. 11 yıllık meslek hayatı boyunca öğrencileriyle kurduğu iletişim şekillerini ve yaşadıklarını anlatan Coşkun, bazı anılarında sınıfı kahkahaya bazılarında ise hüzne boğdu. Öğrenciler, dersin sonunda akıllarına takılan pek çok soruyu sorma şansı yakaladı.

‘BU DERS UNUTULMAZLARIM ARASINA GİRDİ’
Öğretmen Leyla Coşkun, üniversitedeki ikinci dersini anlattığına dikkat çekerek, “Tecrübelerimi paylaşmak bana çok iyi hissettiriyor. Üniversite öğrencilerinin mezun olduktan sonrası için soru işaretleri olduğunu hissediyorum. Bu derslerle de onlara bazı cevaplar verebildiğimi düşünüyorum. Anlattıklarımın onların yoluna ışık olacağına inanıyorum” dedi. Öğrencilerden Emre Güneş, “Hocamızın verdiği bilgiler çok değerliydi. Bu zamana kadar aldığımız akademik bilgilerin yanı sıra öğretmenliği neden yapmamız gerektiğini anladık” diye konuştu. Zeynep Zahide Yıldırım ise, “Çok etkili bir dersti. Özellikle Leyla Öğretmen’in Van’da görev yaptığı dönemlere ait anıları bize umut oldu. Genelde hep akademik eğitim alıyoruz ama bu ders unutulmazlarım arasına girdi” dedi.

‘BİZE GÜÇ VERİYOR’
İkinci durağımız ise Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülden Uyanık’ın öğretmenlerle buluşacağı Kadıköy Sulhiye Ersoy Anaokulu oldu. Prof. Dr. Uyanık, anaokulu öğretmenlerine ‘2024 Okul Öncesi Eğitim Programı’nı anlattı. Ayrıca Prof. Dr. Uyanık, öğretmenlerin derslerinde uyguladığı programlarla ilgili tavsiyeler verdi. Derse katılan öğretmenlerden Derya Kılıç, “Akademisyenlerin bize her alanda destek olmasından yana çok mutluyum. Üniversitelerin, hala okulların arkasında olduğunu bilmek bize güç veriyor” diye konuştu. Havva Kurnaz ise, “Proje iki tarafa da büyük destek sağlıyor. Bu noktada projenin bir paydaşı olduğum için mutluyum. Umarım uzun yıllar devam eder” dedi.

TECRÜBELER, GENÇ KUŞAKLA BULUŞUYOR
Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü: “Projemizin en büyük farkı sınıfta bizzat öğretmenlik yapan, tecrübe edinmiş ve uygulamanın içinden gelen öğretmenlerimizin üniversitelerdeki eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarıyla buluşması. Öğretmenlerimizin sahada karşılaştığı sorunlar, uygulamadaki yenilikçi çözüm önerileri, öğretim teknik ve yöntemlerindeki tecrübeleri genç kuşakla buluşuyor. Alanlarında fark yaratan öğretmenlerimiz projede yer alıyor. Ayrıca en az 10 yıllık tecrübelerinin de olması gerekiyor.”

Verilere bakınca sanayiciden terziye iş dünyasında neden işgücü problemi olduğunu anlamak mümkün değil. Eğitim ile sahanın bir türlü aynı eksende buluşamaması yılların sorunu. Organize sanayi bölgeleri, ticaret ve sanayi odaları, ihracatçılar hep birlikte ihtiyaçlarına uygun genç işgücünün eğitilmesi için projeler geliştiriyorlar.
Geçtiğimiz günlerde bir araya geldiğim Atmaca Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adem Atmaca’nın da gündeminde meslek liseleri vardı. Bin 200 kişinin istihdam edildiği bir şirketin ikinci kuşak temsilcisi olarak ara eleman sorunu onun şirketinin de sürdürülebilirlik başlıkları arasındaydı. “Bir hayalim var” dedi bana.
Büyük büyük pazar paylarından, yurtdışında devasa satın alma planlarından bahsedecek sandım. Meğer hayali meslek liseleriyle ilgiliymiş. Hem de bugüne kadar yapılanlardan biraz farklı olarak…

ÖĞRETMENLERİ ELE ALALIM
Adem Atmaca’nın nihai amacı meslek liseleriyle ilgili bugüne kadar ortaya konulanlardan çok farklı değil; o da iş dünyasının işine yarayacak, değer katacak gençlerin mezun olmasını hayal ediyor. Ama bunun için geliştirdiği program, öğrencileri değil meslek liselerindeki öğretmenleri hedef alıyor. Yani hayali, meslek liselerinin öğretmenlerine yönelik bir tür ‘yüksek lisans’ niteliğindeki eğitim modeli ile öğrencilerin niteliklerini artırmak.
Bunun için şirketin kurucusu, Adem Atmaca’nın da babasının adını taşıyan Hayrettin Atmaca Vakfı’nın desteğiyle Sunny Mesleki Eğitim Akademisi kuruldu.
Adem Atmaca, “Biz sanayiciler olarak ara eleman sorununun bizzat muhatablarıyız” dedi ve akademinin ilk adım olarak şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Esenyurt’ta harekete geçtiğini söyledi.
Atmaca’nın verdiği bilgilere göre Esenyurt, Türkiye’nin ihracatında önemli bir ilçe. Bunu da şöyle açıkladı: “Tek başına ihracatın yüzde 6’sını yapan Esenyurt’ta çok büyük fabrikalar var. İlçe sınırları içinde sekiz de meslek lisesi bulunuyor. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı ile ilk protokolü bu ilçe bazında imzaladık. Nisan ayında eğitimler başladı.”

FABRİKAYA GELECEKLER
Sunny Akademi’nin eğitmenleri kim olacak? Adem Atmaca şöyle yanıtladı sorumu: “Biz bir model oluşturduk. Özel bir müfredat hazırladık. Amaç sahayı daha iyi göstermek. Bu nedenle eğitmenler de sahadan. Örneğin ben finans kökenliyim, muhasebe öğretmenlerine faydam dokunur. Kendi doktora hocalarımla bir müfredat çalıştım. Fabrikalarımızdaki diğer uzmanlar da böyle. İhtisas alanları belirledik. Bu program öğretmenler için bir yüksek lisans niteliğinde olacak. Ayrıca öğretmenlerin belirlediği sınırlı sayıda öğrenci de katılabilecek. Derslerin bir kısmı fabrikalarda bir kısmı liselerde verilecek.”

Adem Atmaca’nın bahsettiği müfredatta altı ana başlık var: Finansal okur yazarlık (finansal dolaşım–şirket nakit akışı), muhasebe uygulamaları (hesap işleyiş düzeni – genel muhasebe), televizyon teknolojisi ve içeriği, yalın üretim (kanban + Kaizen + Endüstri 4.0 bileşenleri), display teknolojileri, pazarlama.

YIL SONUNDA 15 FABRİKA DAHA
Adem Atmaca, Sunny Akademi’de kurdukları bu modelin önce Esenyurt’taki tüm fabrikalara, arkasından da tüm Türkiye’ye yayılmasını hayal ediyor. Bunu iş dünyasıyla da paylaşmış. Destek de gördüğünü söyledi. “Yıl sonunda Esenyurt’ta bir zirve düzenleyeceğiz. Buraya tüm sanayi kuruluşlarını davet edeceğiz. Oluşturduğumuz modeli onlara anlatacağız. Ve diyeceğiz ki, bu modele siz de katılın. Biz 15 sanayi kuruluşunun daha modele katılacağını düşünüyorum” dedi.
]]>
AKADEMİK BAŞARIDA FİZİKSEL AKTİVİTE
“Spor kültürünün, spor ahlakının değişmesi ancak eğitim öğretim ortamlarıyla mümkün olur. Bu nedenle bu projeyi önemsiyoruz. Bilimsel araştırmalar, akademik başarı için çocukların fiziksel aktivite yapmasının elzem olduğunu gösteriyor.

OECD ÜLKELERİNDE STK’LAR EĞİTİMİN İÇİNDE
OECD ülkelerindeki eğitim öğretim ortamındaki başarılarla Türkiye’yi kıyaslıyoruz. Bahsedilen ülkelerin tamamında sivil alanların eğitim öğretim sürecine katkısı Türkiye’nin katbekat üstünde. STK’lar yüzde 40’a yakın eğitim ortamının içerisindeler. Bizde bu rakam yüzde 5’lerin altında. Bize katkı veren bütün STK’lara teşekkür ediyorum. STK’larla birlikte çalışmaya, protokol imzalamaya devam edeceğiz.
SPORTİF VE AKADEMİK EĞİTİM BİR ARADA
Tematik liseler kapsamında spor liseleri kurmuştuk. Lisenin sanat eğitimi için geç olduğunu düşünerek müzik ilk ve ortaokulu projeleri başlattık. Bu konuda ortak çalışabileceğimiz paydaşlar varsa sportif ve akademik eğitimin bir arada verileceği okul türleri için de harekete geçebiliriz.

SPOR SALONU YAPILAN OKULDA BEDEN DERSİ ARTAR
Bizimle çalışmak isteyen her türlü federasyonla çalışmaya açığız. Gençlik ve Spor Bakanımız spor aktivite gibi derslerin artırılması gerektiğini söyledi. Ben de buradan Sayın Bak’a diyorum ki; 56 bin okulumuz var. Önüne spor salonu yaptığınız her okulda beden eğitimi derslerinin sayısını artıracağımızı taahhüt ediyorum . Bahçesine yüzme havuzu yaptığınız her okulumuza seçmeli yüzme dersi koyacağız.”

BAŞLAMA VURUŞU BAKAN TEKİN’DEN
Basın toplantısı sonrasında TFF tesislerinde bir gösteri maçı düzenlendi. Milli formayı taşıyan miniklerin maçının başlama vuruşunu Bakan Tekin ve TFF Başkanı Büyükekşi yaptı. Daha sonra Hamit Altıntop, Selçuk Şahin ve Gökhan Gönül de oyuna girdi.

BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNİ ARTIRMANIZI İSTİYORUZ
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: “Daha önce yetenek taraması yaparak 4.5 milyon çocuğumuza ulaşmıştık. Bu çocuklarımızı ilgili branşlara yönlendirdik. Yine okul spor kulüpleri kurmaya devam ediyoruz. Sadece İstanbul’da 3 bin okul spor kulübü kurduk. Sayın Milli Eğitim Bakanım, beden eğitimi derslerini artırmanızı istiyoruz. Daha çok beden dersi, yüzme dersi istiyoruz. Lütfen bunu dikkate almanızı rica ediyorum. Obezite artıyor. Spor oldukça önemli. Onun için herkesi spor yapmaya, yüzmeye davet ediyoruz. Spor kültürünü artırmaya devam edeceğiz.”
HEDEF 2 MİLYON 400 BİN ÖĞRENCİYE ULAŞMAK
TFF Gelişim Direktörü Oğuz Çetin Futbol Gelişim Projesi’nin gelişimini ve hedeflerini şöyle anlattı: Bireysellikten, teknoloji bağımlılığından, obeziteden uzak, spor ahlakını benimseyen çocuklar yetiştirmek için gerçekleştirilen, okul futboluna yönelik bu proje FIFA ve UEFA tarafından da destekleniyor. 20 milyonun üzerinde çocuk ve gence sahibiz. 2023 Eylül’de, 100 bin çocuk hedefiyle 16 ilde 640 ilk ve ortaokulda başlayan projede; ilkokullarda 200 bin, ortaokullarda 280 bin öğrencimizin katılımı sağlandı. Amacımız her sene bunu büyütmek. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında bunu 41 ile çıkarmak bu kapsamda 1640 ilk ve ortaokulda 512 bin ilkokul öğrencisine, 717 bin ortaokul öğrencisine ulaşmak. 2025-2026 eğitim takviminde 61 ilde bir milyon 800 binden fazla, 2026-2027’ de ise 81 ilde 2 milyon 400 binden fazla öğrenciye ulaşmak istiyoruz.
YÜZLERCE TOPLANTI YAPILDI
“Yeni müfredatı yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşacağız. Önümüzdeki yüzyılı, ‘Türkiye Yüzyılı’ haline dönüştürmek için çocuklardan hayal kurabilmelerini arzu ediyoruz. Müfredatımız dolayısıyla bu eksene oturuyor. Evrensel, uluslararası modellerden yararlanarak kendi değerlerimizi de sistemin içerisine yerleştirerek özgün bir model üretmeye çaba sarf ettik. Bu süreçte müfredat değişikliğine dair 20’nin üzerinde çalıştay düzenlendi. Sonrasında da her bir ders için oluşturulan ekipler yüzlerce toplantı yaparak ilan edeceğimiz müfredatın hazırlıklarını tamamladı. Bu süre içerisinde sadece yaz aylarından itibaren bugüne kadar 1000’den fazla öğretmen ve akademisyen ile toplantılar yaptık, 260 akademisyen 700’ün üzerinde de öğretmenimiz bu toplantılara sürekli katıldı. Aynı şekilde Bakanlık merkez teşkilatındaki bütün birimler bu konuda bir seferberlik ilan etti.
GÖRÜŞ VE ÖNERİ PAYLAŞABİLİRLER
Herkesle ortak çalışmak istiyoruz. ‘Bu ülkenin eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek istiyorum’ diyen her kim varsa üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, eğitim alanında çalışan kuruluşlar, siyasetçiler, bürokratlar katkı sunabilir. Herkese açık bir çalışmayı paylaştıktan sonra biraz önce saydığım kişilerden her kim arzu ediyorsa ‘https://gorusoneri.meb.gov.tr/’ adresinden girerek görüş ve önerilerini paylaşabilir.
BİR HAFTA BOYUNCA ASKIDA KALACAK
Yeni müfredatın bir hafta boyunca askıda kalmasını planlıyoruz. Öneri ve görüşler, eğer yoğun bir şekilde gelmeye devam ederse süreyi uzatabiliriz. Ama uzun zamandır tartışıldığı için herkesin bence bu konuda birikimi ve hazırlığı olduğunu varsayıyorum. Bir haftanın sonunda da modeli son eleştiri, görüş, öneri ve paylaşımlar doğrultusunda revize edip uygulanmak üzere onaylamış olacağız.
KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK OLARAK ALGILANMAMALI
Bu yapılan çalışmayı çok kapsamlı bir değişiklik olarak algılamamak lazım. Bu, bir sürecin sonucunda aşamalı olarak gelinen bir nokta. Daha önceki yıllarda yapılan tedrici değişikliklerin her birisi aslında bu süreci besleyen ve tamamlayan unsurlar. Tüm bu değişiklikler, onun üzerine inşa edilen kapsamlı ve son noktanın konulduğu değişiklik olacak. Kuşkusuz kamuoyunda bu konuda eleştiriler ve öneriler olacak. Eğitimle ilgili konu, üzerinde insanların çok rahat uzlaşabileceği bir nokta değil. Bunları çok doğal karşılıyorum. Çünkü eğitim böyle bir alan. Bu da eğitimi aslında zenginleştiriyor. Biz bütün bu düşüncelerden özümseyerek bir toplumsal fayda üretmeye çalışıyoruz.
EYLÜL AYINDA UYGULANACAK
Hazırladığımız program, gelecek eğitim öğretim yılından itibaren her kademenin birinci sınıfında uygulanacak. 4 sınıf düzeyi olan okul öncesi, ilkokul 1’inci sınıf, ortaokul 5’inci sınıf ve lise 9’uncu sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren yeni programımızı uygulamaya başlayacağız. Kademeli geçişin yapılacağı sınıflarla ilgili Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bu yıl ders kitabı başvurusu kabul etmedi. Bu sınıfların kitaplarını doğrudan ilgili genel müdürlükler yazıyor. Ayrıca bilgi, dijital, finansal, görsel, kültür, vatandaşlık, veri, sürdürülebilirlik ve sanat okuryazarlığı olmak üzere 9 okuryazarlık türü belirledik. Bilgiye erişim konusunda çocuklarımız zaten yeterince kaynağa sahipler ama o edindikleri bilgiyi doğru okuma anlamında çocuklarımıza biz beceri kazandırmak istiyoruz. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi sistemler ile müfredat kıyasladığında ortada ciddi bir problemle karşı karşıya kalıyoruz. Ülke bazlı yaptığımız karşılaştırmalarda, müfredatımızın muadillerinden 2 kata yakın bir düzeyde daha ağır olduğunu gördük. Bunu doğal karşılıyorum. Çünkü bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde ‘şu bilgiye de erişsin çocuklar’ denilerek bunlar hep müfredatın içerisine yerleştirilmiş. Fakat zamanla bu ülkeler müfredatlarını revize ederken artık bilgi edinmedeki kolaylıklardan hareketle onları çıkartarak azaltmışlar, seyreltmişler. En son toplantımızda baktığımızda, Japonya ve İngiltere ile de kıyasladık ve bizdeki öğrenme çıktıklarının yüzde 50 fazla olduğunu tespit ettik. Bu, bizi çocuklarımızın kazanımları sağlıklı edinemediği sonucuna eriştiriyor.

BESTE YAPABİLDİĞİMİ 5 YIL ÖNCE FARK ETTİM
“2019 yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan bir yarışmada, İstanbul için yazılmış bir öğretmen marşı istendiğini duydum. Besteyi yaptım ve çok beğenildi. O zamana kadar da müzikle iç içeydim ama beste yapabileceğimin farkında değildim, o yarışmadan sonra beste yapmaya başladım. Öğretmenim Marşı çok beğenilince dönemin İl MEM yetkilileri benden TBMM’nin kuruluşunun 100’üncü yılına özel bir beste yapmamı istedi. TBMM 100. Yıl Marşı’nı, pandemi koşullarında 100 öğrenci dijital ortamdan söyledi ve İstanbul’daki tüm okulların zillerinden çalındı. Bugünlerde ise 23 Nisan için yazdığım yeni besteye bir klip çekildi. Bu klibin bir kısmını okulda bir bölümünü de Dolmabahçe Sarayı’nda tamamladık.
ÖZEL GÜN MARŞLARI ONDAN SORULUR
Şehit öğretmenler için yaptığım ‘Aybükeler biziz Necmettinler biz bayrağım dalgalan biz her yerdeyiz’ gibi sözleri olan bir bestem de dahil, yayınlanan 10 yayınlanmayan 100’ü geçkin bestem var. İnsanlar genelde sınıf öğretmeni olmama rağmen eğitimde müziği bu kadar kullanmamı ve müzik üretmemi ilginç buluyor. Kendimi bildim bileli müziğe karşı ilgim var. Küçükken 4-5 yaşlarında elimde saç fırçasıyla ayna karşısında şarkı söylüyordum. İlkokul öğretmenim yeteneğimi fark etmişti ve tüm etkinliklerde hatta bazen sınıfta şarkı söylememi istedi, beni teşvik etti. O yaşlarda konservatuvardan sonra müzik öğretmeni olabileceğimi bilmiyordum. Yönlendiren de olmadı. Küçük yaş grubundaki çocuklarla ilgilenmek için sınıf öğretmenliğini seçtim. Sınıf öğretmenliği okumama rağmen üniversiteye gittiğimde ilk yaptığım iş Türk sanat müziği korosuna girmek oldu. Öğretmenliğe başlayınca da müzikten haliyle hiç kopmadım. İlk görev yerim Bitlis’te korolar çıkardım. Sonra İstanbul’a geldiğimde öğretmenlerden oluşan bir koro oluşturdum. Geçen yıl ise İstanbul Valiliğinin Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’deki 23 Nisan programında 160 kişilik bir orkestrayı yönettim. Orada da bestelediğim 100’üncü yıl 23 Nisan Marşı da dahil 4 şarkı söyledik.

KONSERVATUVARDA KANUN ÖĞRENİYOR
Güzel besteler ortaya çıkardığımı görünce bu alanda eğitim almak ve işin matematiğini de öğrenmek istedim. Konservatuvara girmeye karar verdim ve Büyükçekmece Belediyesi Konservatuvarı Türk Musikisi’nde eğitim almaya başladım. Şu an 2’nci sınıf öğrencisiyim. Bağlama ve piyanoya ek kanun öğrenmeye başladım. Bestelerimde artık kanun da kullanıyorum. Kanun seçmemin sebebi ilgimin hep Türk sanat müziğine olmasından.”

23 NİSAN MARŞI SÖZLERİ
Vurgunuz doğuştan ay ve yıldıza
Şanlı bayrağım dalgalan aşkla
Kuruldu meclis büyük inançla
23 Nisan’da Ankara’mızda
Dalgalan bayrağım sevinçle bugün
Neşeyle koşun çocuklar bugün
23 Nisan en mutlu bayram
Atamızdan armağan bu güzel vatan
Gururla söyleyin tüm şarkıları
Bayraklarla süsleyin hep sokakları
Milli egemenlik günüdür bugün
Şanlı tarihin yazıldığı gün
LİSE TAMAMLAMA ORANI YÜZDE 15 ARTTI
İlkokul tamamlama oranı 2017-2018 eğitim öğretim döneminde yüzde 98,4 olurken; bu oran 2022-2023 eğitim öğretim döneminde yüzde 98,5’e çıktı. 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde yüzde 90,2 olan ortaokul tamamlama oranı, 2022-2023 eğitim öğretim döneminde yüzde 96,3 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı ise yüzde 65,1’den yüzde 80,3’e yükseldi. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2022-2023 eğitim öğretim döneminde bu oran erkek çocuklar için yüzde 78,8, kız çocuklar için yüzde 81,8 oldu.
ÖZEL EĞİTİM ALAN ÖĞRENCİLERİN ORANI YÜZDE 2,6
Türkiye genelinde 2022-2023 eğitim öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 19 milyon 904 bin 679 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,6’sını erkek, yüzde 48,4’ünü kız öğrenciler oluşturdu. Özel eğitim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 507 bin 804 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 2,6’sını oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 63,3’ünü erkek öğrenciler, yüzde 36,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu. Ailelerin beyanlarına göre; 2-14 yaş grubundaki çocukların yüzde 1,5 ile en fazla öğrenmede ve yürümede zorluk çektiği ortaya çıktı. Aynı yaş grubundaki çocukların yüzde 1’inin konuşmada, yüzde 0,8’inin görmede, yüzde 0,4’ünün ise duymada zorluk çektiği belirtildi.
İLK NEDEN ZEHİRLENMELER VE YARALANMALAR
2022 yılında 1-17 yaş grubunda en fazla çocuk ölümleri, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 1275 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 866 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 635 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 385 çocuk hayatını kaybetti. 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken; 2022 yılında binde 9,2’ye düştü. 2009-2022 yılları arasında bebek ölüm hızının erkek bebekler için binde 14,6’dan binde 9,9’a, kız bebekler için binde 13,1’den binde 8,4’e düştüğü görüldü. Doğumdan sonraki 5 yıl içinde ölme olasılığını ifade eden 5 yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken; 2022 yılında binde 11,2’ye düştü. 2009-2022 yılları arasında 5 yaş altı ölüm hızının erkek çocuklar için binde 18,5’ten binde 12,1’e, kız çocuklar için binde 16,8’den binde 10,2’ye düştüğü görüldü.
]]>
EN FAZLA ARTIŞ EĞİTİMDE
TÜİK mart ayı verilerine göre ana harcama grupları itibarıyla mart ayında en fazla artış eğitim grubunda oldu. Eğitim grubu yüzde 13.08 oranında arttı. Haberleşme aylık bazda artan ikinci ana grup oldu. Bu gruptaki artış da yüzde 5.65 olarak gerçekleşti. Lokanta ve oteller yüzde 3.95, eğlence ve kültür yüzde 3.74, konut yüzde 3.42 ve gıda grubundaki artış da yüzde 3.40 oldu. Yıllık bazda da eğitim grubu ilk sırada yer aldı. Eğitim grubundaki yıllık artış yüzde 104.07 olurken, eğitimi yüzde 94.97 ile lokanta ve oteller, yüzde 80.25 ile sağlık, yüzde 79.92 ile ulaştırma ve 70.41 ile
gıda izledi.
ORTAÖĞRETİM MARTTA YÜZDE 21.30 ARTTI
Mart ayında en yüksek artış yüzde 21.30 ile orta öğretimde yaşandı. Kuzu eti yüzde 18.58 artarken, dana eti yüzde 14.65, kümes hayvanları eti yüzde 12.19 oranında artış gösterdi. Mücevheratlardaki artış yüzde 10.37 olurken, yatak odası mobilyalarındaki artış yüzde 6.03, taze meyvelerdeki artış da yüzde 4.99 oldu. Margarindeki artış yüzde 4.84, yemek odası ve oturma odası mobilyalarındaki artış yüzde 4.61, yiyecek hizmetlerindeki artış da yüzde 4.54 oldu.
ÖNGÖRÜMÜZ DOĞRULTUSUNDA
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada aylık enflasyonun öngörüleri doğrultusunda mart ayında gerilediğini belirterek şöyle devam etti: “Para politikasındaki ilave sıkılaşma talepteki dengelenmeye önemli katkı sağlarken, dış finansman imkânlarının daha da artması makro finansal istikrarı güçlendirecektir. Deprem hariç harcama kontrolüyle sıkılaşacak maliye politikası ile birlikte tüm bu gelişmeler enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlayacak ve dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız.”
İŞYERİ KİRA ARTIŞ ORANI BELLİ OLDU
ENFLASYON rakamlarının açıklanmasıyla işyeri kira artış oranı da belli oldu. Buna göre; bu ay sözleşmesi yenilenen işyeri kiracılarına TÜFE 12 ay ortalamasına göre en çok yüzde 57.50 zam yapılacak. Mülk sahibi dilerse daha düşük oran belirleyecek, ancak bu oranı aşamayacak. Kira zam oranı anlamına da gelen TÜFE 12 ay ortalaması 2022 sonunda yüzde 70’i aşarken, 2023 yılı ikinci yarısından sonra yüzde 50 bandına inmişti. Son açıklanan mart verisi, benzer seviye olmakla birlikte son 9 ayın en yüksek oranı olarak da dikkat çekti. Konut kiralarında ise zam sınırı sürüyor. Bu sınırlamaya göre 2 Temmuz tarihine kadar sözleşmesi yenilenecek konut kiracılarına en çok yüzde 25 zam yapılacak. Haziran 2022’de getirilen, sonra bir yıl daha uzatılan kiraya zam sınırlamasının bu tarih itibarıyla sona ermesi bekleniyor.
]]>SEYİTGAZİ BELEDİYESİ HANGİ PARTİDE?
2019 yerel seçimlerinde Seyitgazi için 10.513 oy kullanıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Başkan adayı Uğur Tepe %52.51 oy alarak belediye seçimlerini kazandı. Şu anda Seyitgazi Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetiliyor.
SEYİTGAZİ BELEDİYE BAŞKANI UĞUR TEPE KİMDİR?
Uğur Tepe, 5 Mayıs 1976 yılında Eskişehir, Kırka’ da doğmuştur.
Öğretmen, Siyasetçi ve Seyitgazi Belediye Başkanı’dır.
İlkokul ve ortaokul öğrenimini Kırka ’da, lise öğrenimini ise Eskişehir Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ‘Elektronik’ bölümde tamamlamıştır. Üniversite öğrenimini Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği bölümünde tamamlayarak 1998 yılında mezun olmuştur.
Meslek hayatına Eskişehir Gelişim Kolejinde ‘Bilgisayar Öğretmeni’ olarak başlamıştır. Bu süreçte Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Öğretim Teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimini almıştır.
2004 yılında Eskişehir Atatürk Endüstri Meslek Lisesi Bilgisayar Öğretmeni olarak atanmıştır. Bir süre Bilgisayar Öğretmenliği yaptıktan sonra Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri alanına geçiş yapmıştır. Bu süreçte yazmış olduğu Leonardo da Vinci Mesleki Eğitimi Geliştirme projesi başarılı olmuş ve 1 ay Almanya’da yaşamıştır.
Eğitimciliğin yanı sıra Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif üyeliği vardır ve yöneticilik yapmıştır.
Kırkalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ( 2004-2019)
Eskişehir Bilişim Derneği ( 2004- ..)
1988 yılında lisanslı olarak Kırka Boraks Spor Kulübünde futbol hayatına başlamıştır.
1991-2013 yılları arasında Kırka Belediyesi Spor Kulübünde amatör olarak futbol oynamıştır.
Sosyal mücadele ruhuna sahip olan Uğur Tepe, çevresinin de teşviki ile ‘Daha Güzel ve Yaşanabilir Bir Seyitgazi’ için 31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Seyitgazi Belediye Başkan Adayı olmuştur, kazanmıştır ve hala devam etmektedir.
Evli ve 2 çocuk babasıdır.Uğur Tepe, 5 Mayıs 1976 yılında Eskişehir, Kırka’ da doğmuştur.
Öğretmen, Siyasetçi ve Seyitgazi Belediye Başkanı’dır.
İlkokul ve ortaokul öğrenimini Kırka ’da, lise öğrenimini ise Eskişehir Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ‘Elektronik’ bölümde tamamlamıştır. Üniversite öğrenimini Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği bölümünde tamamlayarak 1998 yılında mezun olmuştur.
Meslek hayatına Eskişehir Gelişim Kolejinde ‘Bilgisayar Öğretmeni’ olarak başlamıştır. Bu süreçte Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Öğretim Teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimini almıştır.
2004 yılında Eskişehir Atatürk Endüstri Meslek Lisesi Bilgisayar Öğretmeni olarak atanmıştır. Bir süre Bilgisayar Öğretmenliği yaptıktan sonra Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri alanına geçiş yapmıştır. Bu süreçte yazmış olduğu Leonardo da Vinci Mesleki Eğitimi Geliştirme projesi başarılı olmuş ve 1 ay Almanya’da yaşamıştır.
Eğitimciliğin yanı sıra Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif üyeliği vardır ve yöneticilik yapmıştır.
Kırkalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ( 2004-2019)
Eskişehir Bilişim Derneği ( 2004- ..)
1988 yılında lisanslı olarak Kırka Boraks Spor Kulübünde futbol hayatına başlamıştır.
1991-2013 yılları arasında Kırka Belediyesi Spor Kulübünde amatör olarak futbol oynamıştır.
Sosyal mücadele ruhuna sahip olan Uğur Tepe, çevresinin de teşviki ile ‘Daha Güzel ve Yaşanabilir Bir Seyitgazi’ için 31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Seyitgazi Belediye Başkan Adayı olmuştur, kazanmıştır ve hala devam etmektedir.
Evli ve 2 çocuk babasıdır.
]]>30 farklı ülkeden yaklaşık 200 eğitim kurumunun katıldığı IEFT Yurtdışı Eğitim ve Kariyer Fuarı, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlendi. Kolej, dil ve yaz okulu ile üniversitelerin yerini aldığı fuarı yaklaşık 15 bin kişi ziyaret etti. IEFT Fuarları Müdürü Selime Tokoğlu, önceki yıllara kıyasla bu yıl öğrencilerin ABD yerine Avrupa ülkelerini tercih etmeye başladığını belirterek, şunları söyledi:
ÜCRETSİZ ÜNİVERSİTE
“İngiltere, Kanada ve Amerika’ya her zaman bir talep var. Fakat son yıllarda Avrupa ülkeleri daha çok tercih edilmeye başlandı. Bunun sebebi ise Avrupa’daki eğitim kurumlarının fiyatların daha uygun olması ile oradaki üniversitelerin dünya üniversite sıralama kuruluşlarında üst sıralarda yer alması. Kanada ve İngiltere çalışma izni ve dil eğitimi açısından avantajlı. Bu sebeple çok tercih edilen ülkelerden. Ancak son birkaç yıldır Avrupa ülkelerinden en çok Almanya’ya yoğun bir talep olduğunu görüyoruz.
Buradaki en büyük etken hem konumu hem de oradaki devlet üniversitelerinin ücretsiz olması. Öğrenciler sadece harç ödeyerek eğitim alabiliyor. Almanya’daki vakıf üniversiteleri de uygun fiyatta eğitim veriyor. Almanya’yı İtalya ve Polonya takip ediyor.
HANGİ ALANLAR
Öğrenciler bu ülkelerde en çok mühendislik, işletme, bilgisayar bilimleri ve tıp eğitimine yöneliyor. Yurtdışında dil eğitimi almak her zaman çok popülerdi ancak son zamanlarda lisans ve yüksek lisans eğitimleri öne çıkmaya başladı. Öğrenciler üniversite eğitimlerini bu ülkelerde tamamlayıp sonrasında iyi bir iş sahibi olmayı ve nitelikli bir kariyer yapmayı istiyorlar. Diğer yandan Türkiye, yurtdışındaki okulların ilgisini çekiyor. Bu çift taraflı bir süreç. Türkiye’deki öğrenciler yurtdışındaki okullara bakarken, yurtdışındaki okullar da Türk öğrencilerini kazanmak istiyor. Çünkü yurtdışındaki okullar Türk öğrencilerini çalışkan, azimli ve disiplinli olarak görüyorlar.”

YILDA 100 BİN ÖĞRENCİ
Dil eğitimi, lisans, yüksek lisans, Work and Travel gibi yurtdışında tercih edilen tüm programlar nedeniyle yılda yaklaşık 100 bin öğrencinin yurtdışına eğitim almaya gittiğini belirten Tokoğlu, “Bu rakam hiçbir zaman azalmıyor hatta artarak devam ediyor. Sadece öğrencilerin lokasyon tercihleri zaman zaman değişiklik gösterebiliyor” diye konuştu.
ASYA DA YERİNİ ALDI
* Fuara bu yıl Çin, Japonya ve Kore gibi Asya ülkelerinin de katıldığını dile getiren Tokoğlu, “Kaliteli eğitim ve burs seçenekleri nedeniyle son yıllarda bu ülkeler de tercih edilmeye başlandı. Özelikle Japonya, teknoloji konusunda verdiği eğitimle dünya çapında öne çıkıyor. Kore de sağladığı burs fırsatlarıyla öğrencilerin ilgisini ciddi anlamda çekiyor” dedi.
Tıp ve mühendislik istiyorlar
* Fuarı ziyaret eden velilerden Nuray Pehlivanoğlu, Alman Lisesi’nde okuyan 14 yaşındaki çocuğunun eğitimi hakkında bilgi almaya geldiğini söyleyerek, “Almanya’daki okullarla ilgileniyoruz” dedi.
* Kızı 12’nci sınıf öğrencisi olan Gizem Özsoy da “Hedefimiz mühendislik olduğu için daha çok Almanya’daki üniversiteleri inceliyoruz. Londra’da da yaz ve dil okullarına bakıyoruz. Kızım bu yıl kesin yurtdışına gidecek” diye konuştu.
* 12’nci sınıf öğrencisi Rana Elif Demir de üniversite eğitimini Almanya’da almak isteyenlerden: “Almanya’daki üniversitelerde okumak istiyorum. Çünkü tıp ya da moleküler biyoloji alanında lisans eğitimi almayı düşünüyorum.”
* 11’inci sınıf öğrencilerinden Şimal Altınkılıç ve Zeynep Naz Gündüz ise “Polonya ve İtalya’daki üniversitelere bakıyoruz. Çünkü bu ülkelerin eğitimleri daha iyi ve ekonomik açıdan daha uygun” diye konuştular.
DENKLİK İÇİN YKS ŞART
* YÖK, bu yıldan itibaren yurtdışı yükseköğretim kurumlarına kayıtta YKS puanı gerektiğine ilişkin karar aldı. Karara göre, lise eğitimlerini Türkiye’de tamamlayan ancak yurtdışında lisans eğitimi görmek isteyen öğrenciler arasından 15 Mart’tan sonra kayıt yaptıranların mezuniyet sonrası denklik alabilmesi için YKS’ye girmiş olması şart.
]]>Çalışmada, Türk eğitim sisteminin 100 yıllık gelişim süreci; ‘bütçe’, ‘okul öncesi’, ‘ilkokul’, ‘ortaokul’, ‘ortaöğretim’, ‘yükseköğretim’, ‘özel öğretim’, ‘özel eğitim’, ‘yaygın eğitim’, ‘uluslararası sınav sonuçları’ konu başlıkları etrafında yıllar itibarıyla karşılaştırmalı olarak paylaşıldı.
Bu kapsamda 100 yıllık süreçteki resmî derslik verilerinin artışı dikkat çekti. Buna göre, 1923-2003’te 343 bin 194 olan derslik sayısı, 2023’te 613 bin 785’e yükseldi. Çalışmada yer verilen sayılar, son 20 yıl içinde, 80 yılda yapılmış derslik sayısından daha fazla derslik yapıldığını gösterdi.
Türkiye’de 1923-1924 eğitim öğretim yılında toplam 5 bin 133 okul bulunurken 50 yıl sonra 1972-1973 eğitim öğretim yılında bu sayı, 43 bin 620’ye, Cumhuriyetin 100. yılında ise yaklaşık 15 kat artarak 74 bin 549’a ulaştı.
ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN SAYILARINDA ARTIŞ
Geçen 100 yılda öğrenci sayılarındaki değişim de dikkati çekti. 1923-1924 eğitim öğretim yılında toplam 361 bin 514 öğrencinin bulunduğu Türkiye’de, öğrenci sayısı 50 yıl sonra 1972-1973 eğitim öğretim yılında 6 milyon 733 bin 890’a ulaştı.
Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlandığı 2023-2024 eğitim öğretim yılında ise öğrenci sayısı yaklaşık 53 kat artarak 19 milyon 126 bin 106 oldu.
Cumhuriyetin ilan edildiği 1923-1924 eğitim öğretim yılında ülkede toplam 12 bin 266 öğretmen görev yaparken, 50 yıl sonra 1972-1973 eğitim öğretim yılında bu sayı 209 bin 49’a, Cumhuriyetin 100. yılında yaklaşık 93 kat artışla 1 milyon 146 bin 177’ye yükseldi.
100 YIL SONRA OKUL BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYILARI
1923-1924 yıllarından günümüze ilkokul başına düşen öğrenci sayısı 70’ten 220’ye, ortaokullarda 82’den 274’e, genel ortaöğretimde 54’ten 390’a, mesleki teknik ortaöğretimde 102’den 362’ye, yükseköğretimde ise 324’ten 1618’e çıktı.
1923-1924 ve 2022-2023 yılı verilerine karşılaştırmalı olarak bakıldığında, 1923-1924’te ilkokullarda 33 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayısının, 2022-2023 eğitim öğretim yılında 18’e düştüğü, ortaokullarda 7’den 14’e, genel ortaöğretimde 2’den 13’e çıktığı, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise 11’de sabit kaldığı görüldü.
İlköğretimde okullaşma oranı 1927’de yüzde 23 iken 2023’te yüzde 95,29’a yükseldi.
Bakanlığın çalışmasında, şehir ve köy resmî ilkokul sayıları ve oranları da verildi. Buna göre, 1931-1932 yılında yüzde 18 olan şehir ilkokul oranı 2022-2023’e gelindiğinde yüzde 75,87’ye yükseldi; yüzde 82 olan köy ilkokul oranı ise 2022-2023’te yüzde 24,12’ye düştü.
BURS MİKTARLARI ARTIRILDI
Çalışmada, 2002-2023 yılı ile 2023-2024 eğitim öğretim yılı arasında öğrencilere verilen burs bilgileri de özetlendi. Buna göre, 2002-2003 eğitim öğretim yılında 13,06 lira olan burs miktarından 109 bin 894 öğrenci yararlandı.
2023-2024 eğitim öğretim yılında ise burs miktarı 1514,13 liraya, yararlanan öğrenci sayısı ise 365 bin 703’e yükseldi.
KÜTÜPHANE SAYISI 20 YILDA 3 KAT ARTTI
2002-2003 eğitim öğretim yılında ülkede 14 bin 478 olan kütüphane sayısı 2022-2023 eğitim öğretim yılında 3,3 kat civarında artışla 46 bin 828’e; 16 bilim sanat merkezi (BİLSEM) sayısı yaklaşık 24,5 kat artarak 393’e; 2 bin 791 spor salonu sayısı yaklaşık 4,3 kat artışla 12 bin 206’ya, 21 bin 849 laboratuvar sayısı yaklaşık 2,42 kat artışla 52 bin 954’ye, 1489 pansiyon sayısı yaklaşık 2 kat artışla 3 bin 43’e çıktı.
Geçmişten Günümüze Sayılarla Eğitim (1923-2023) verilerine ulaşmak için tıklayınız.
]]>GENÇLERİ CESARETLENDİRMEYİ AMAÇLIYOR
TEV Mütevelliler Heyeti Başkanı Ömer M. Koç, TEV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş ve TEV Genel Müdürü Banu Taşkın’ın ev sahipliğinde düzenlenen tanıtım toplantısına, yeni bursiyerlerin yanı sıra TEV üyeleri ve destekçileri katıldı.
“TEV Mütevelliler Heyeti Başkanı Ömer M. Koç yaptığı konuşmada şunları söyledi: “56 yıl önce Vehbi Koç önderliğinde kurulan Türk Eğitim Vakfı; eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla, bugüne kadar 280 binden fazla burs imkânı sağladı, ülkemizin dört bir yanında inşa ettiği eğitim kurumlarıyla çağdaş nesiller yetişmesine katkıda bulundu. Sadece 2023 – 2024 öğretim yılında yurt içinde 17 bin 700 yurt dışında ise 179 gencimiz Türk Eğitim Vakfı’nın yüksek lisans ve doktora bursları ile eğitimlerine devam ediyor. Türk Eğitim Vakfı; geleceğin liderleri olarak görmeyi arzu ettiği bu gençlere yalnızca maddi destek vermekle kalmayıp; onları üstün başarılarından dolayı onurlandırmayı ve ülkemizin geleceğinde söz sahibi olma konusunda cesaretlendirmeyi amaçlıyor.”
137 LİDER ADAYINA ‘MERHABA’
Kendisi de eski bir TEV bursiyeri olan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş ise şöyle konuştu: “Yeni eğitim öğretim yılında 137 lider adayına daha merhaba diyoruz. Başarılarıyla adından söz ettiren gençlerimizin gelecekte üstlenecekleri rollerin ise ülkemizin ve dünyanın dönüşümüne önemli katkılar sunacağına eminim.”
BURSİYERLER ANLATTI
Buket Filiz (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi): Çok küçük yaşlardan beri sanatın farklı yönlerine ilgi duydum. 2018’de tiyatro, diksiyon ve şan dersleri aldım. Tiyatro eğitmenim şan alanındaki yeteneğimi fark edince, opera alanına yönelmeye başladım. 2022’de MSÜ Opera Ana Sanat Dalı’nı kazandım. Genç kadınlar olarak geçmişten günümüze kadar sanatın içinde var olduk ve var olmaya devam edeceğiz. TEV’de bunun sağlanmasında çok önemli bir rol oynuyor.
Eren Kesim (ODTÜ Matematik): Kendimi tanıtmak istesem kuracağım ilk cümle ‘ben matematiği seviyorum’ olur. Ancak her zaman etrafınızdakiler bu sevgiyle neler yapabileceğinizi gösterebilecek durumda değildir. Yönlendirmeye aç kalırsınız. Etrafındakileri anlayabilen ve şekilendirebilen bir bilim insanı olmak istiyorum. Bu konuda bilim ve eğitimin kesiştiği noktanın köklü temsilcilerinden biri olan TEV’in bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum.
BURSİYERLER NASIL SEÇİLİYOR?
TEV Üstün Başarı Bursu adayları, YKS’de ilk 5 bine giren ve burs programına başvuran öğrenciler arasından seçiliyor. 4 aşamalı olarak yürütülen seçim sürecinin ilk aşamasında bu yıl 6 bin başvuru yapıldı. Şartları sağlayan 5 binden fazla öğrenciye Genel Yetenek Testi ve Kişilik Envanteri uygulandı; her alandan en yüksek puanları alan 400 aday kompozisyon sınavına davet edildi. Uzmanlar tarafından okunan ve puanlandırılan kompozisyon sınavıyla her alandan en başarılı bulunan 156 öğrenci son aşama olan mülakata davet edildi. Burs almaya hak kazanan 137 öğrencinin 110’u başarı bursu 27’si sanat bursu kapsamında eğitim desteği almaya hak kazandı. Ayrıca, aynı koşulları sağlayan ve hazırlık sınıfından 1. sınıfa ve 2. sınıfa geçen öğrenciler de programa başvurabiliyor. Öğrencilerin başvuruda bulunabilmesi için hazırlık sınıfını başarıyla geçmeleri, 1. sınıfı da en az 3,50 not ortalaması ile tamamlamış olmaları gerekiyor.
Sanat alanında ise piyano, arp, gitar, yaylı çalgılar, üflemeli ve vurmalı çalgılar ile plastik sanatlar alanlarından 2’nci sınıfa geçmiş ve en az 3,20 ortalamaya sahip öğrenciler burs başvurusunda bulunabiliyor.
KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,5 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ
Hayat Tabloları sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi 2020-2022 döneminde Türkiye geneli için 77,5 yıl iken kadınlarda 80,3 yıl, erkeklerde 74,8 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,5 yıl olduğu görüldü.
DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 57,0 YIL OLDU
Hayat Tabloları sonuçlarına göre, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2020-2022 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 58,4 yıl iken kadınlarda 57,0 yıl, erkeklerde 59,7 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,7 yıl daha uzun olduğu görüldü.
KADINLARDA OBEZİTE ORANI %23,6 OLDU
Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerin %20,2’sinin obez, %35,6’sının ise obez öncesi durumda olduğu görüldü. Obez bireylerin oranı cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların %23,6’sının obez ve %30,9’unun obez öncesi durumda, erkeklerin %16,8’inin obez ve %40,4’ünün obez öncesi durumda olduğu görüldü.
ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,5 YIL OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2022 yılında Türkiye genelinde 9,2 yıl, kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl oldu.
EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %86,7 OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2022 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2022 yılında %91,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2022 yılında kadınlarda %86,7, erkeklerde ise %96,1 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %21,6 OLDU
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2022 yılında %23,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2022 yılında kadınlarda %21,6, erkeklerde ise %25,5 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI %68,8 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %53,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %35,1, erkeklerde ise %71,4 oldu.
İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %13,9, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %36,1, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,0 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,8 oldu.
KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %47,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %30,4, erkeklerde ise %65,0 oldu.
En yüksek istihdam oranı %54,1 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %33,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı, %37,4 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %18,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek erkek istihdam oranı, %72,8 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.
KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI %16,1 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2022 yılında %9,8 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %16,1, erkeklerde ise %6,7 oldu.
HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI %28,0 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2022 yılında %60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2022 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %28,0, erkeklerin istihdam oranının ise %90,5 olduğu görüldü.
CİNSİYETLER ARASI ÜCRET VEYA KAZANÇ FARKI TÜM EĞİTİM DÜZEYLERİNDE ERKEK LEHİNE GERÇEKLEŞTİ
Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret veya kazanç farkının erkek ücret veya kazancına yüzdesel oranı olarak tanımlanmaktadır. Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark %17,1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark %12,4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise, en yüksek fark %19,6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise %14,5 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti.
KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI %27,3 OLDU
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2023 yılında %27,3 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2023 yılında %72,7 oldu.
KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI %19,9 OLDU
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2023 yıl sonu itibarıyla 599 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 480 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2023 yılında %19,9 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI %33,9 OLDU
Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2022-2023 öğretim yılında %33,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2022-2023 öğretim yılında %40,8 oldu.
ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI %19,6 OLDU
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre şirketlerde üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2022 yılında %19,6 oldu.
KADIN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) PERSONELİNİN ORANI %34,1 OLDU
Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır.
Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2022 yılında 93 bin 41 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,1’ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,5, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %31,0, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %27,3 oldu.
ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 25,7 OLDU
Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2023 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,3 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,0 yaş, erkeklerde 32,7 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa oldu.
KADINLARIN %16,2’SİNİN EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ
ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2022 yılında kadınların %38,9’unun kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %16,2, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %42,8 olduğu görüldü.
KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI %74,9 OLDU
Boşanma İstatistiklerine göre 2023 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,9 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,1 oldu.
İNTERNET KULLANAN KADINLARIN ORANI %83,3 OLDU
Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerin İnternet kullanım oranı %87,1 oldu. Bu oran kadınlarda %83,3 iken erkeklerde %90,9 oldu.
KADINLARIN %27,4’Ü YAŞADIĞI ÇEVREDE GECE YALNIZ YÜRÜRKEN KENDİNİ GÜVENSİZ HİSSETTİ
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı %18,9 iken bu oran kadınlarda %27,4, erkeklerde %10,2 oldu. Kadınların %56,3’ü, erkeklerin ise %75,8’i yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetti.
Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2023 yılında %4,6 iken bu oran kadınlarda %6,3, erkeklerde %2,7 oldu. Kadınların %83,4’ü, erkeklerin ise %90,8’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetti.
]]>
Pınar Aktaş
‘AİLE GİBİ OLDUK’
Öğretmen Pınar Aktaş, “Köye geldiğimde 2 saatlik bir mesafenin olduğunu gördüm. Okula geldiğimde de farklı bir şaşkınlık içerisindeydim. Okulda sadece 1 öğrenci vardı. Daha öncelerde görev yaptığım okullarda kalabalık sınıflar vardı. Tabii ki o da farklı bir deneyim ama bir öğrencinin olması çok farklı bir deneyim. Eğitim konusunda daha farklı üzerine düştüm. Eğitiminden kesinlikle geri çekilmedim, daha çok önem verdim. Öğrencimin hem öğretmeni hem okul arkadaşıyım.

İsmail Bozkurt
Öğrencimle badminton, satranç, futbol tarzı oyunları oynuyoruz. Teneffüslerimizi bu şekilde değerlendirebiliyoruz. Ders işlerken eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum. Okuldan soğumamasını sağlıyorum. Sabah sobayı yakıyorum. İsmail’in gelmesini bekliyorum. O geldikten sonra dersimizi işliyoruz. Bazen olumsuz hava koşulları olabiliyor.

O zaman da evine giderek ona ders veriyorum. Orada eksikliğini tamamlamaya çalışıyorum. İsmail neşeli, çalışkan, söylenenleri çabuk kavrayabilen bir öğrenci. İleride güzel bir yerde olacağını düşünüyorum. Burada tek öğretmen olduğum için önem veriliyor. Biz birer aile gibi olduk. Öğretmenden ziyade abla da oldum, arkadaş da oldum. Bu sayede aileyle de çok samimi olduk” diye konuştu.

İsmail Bozkurt ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Veysi Bozkurt
‘BİR ÖĞRENCİMİZİ DAHİ KAYBEDECEK DURUMUMUZ YOK’
Zor bir coğrafyada kalan öğretmen Pınar Aktaş’ın büyük fedakârlık yaptığını ifade eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Veysi Bozkurt da “Burası bizim narin okullarımızdan bir tanesi. Doğayla iç içe. Ancak şu özelliği var; tek öğrencisi olan bir okulumuz. Milli Eğitim Bakanlığımızın geçen sene çıkartmış olduğu yönetmelik dahilinde, tek öğrenci dahi olsa biz tüm okullarımızı fırsat eşitliği dahilinde öğretmen görevlendirip, kendilerine gerekli eğitim hizmetlerini sunuyoruz. Geleceğin nesillerini yetiştirmede, bir öğrencimizi dahi kaybedecek durumumuz yok. Etrafı dağlarla çevrili, kış şartlarının çok ağır geçtiği bu bölgemizde bir kadın öğretmenimizin tek başına burada bulunup, bu hizmeti icra etmesi gerçekten kolay bir şey değil” ifadelerini kullandı.

‘OKULUMU VE ÖĞRETMENİMİ ÇOK SEVİYORUM’
Büyüyünce polis olmak istediğini söyleyen İsmail Bozkurt da “Okulumu ve öğretmenimi çok seviyorum. Tek öğrenci olmama rağmen sıkılmıyorum. Çünkü öğretmenimle hem ders yapıyoruz hem de oyun oynuyoruz. Öğretmenim bana çok iyi davranıyor. Benim 2 tane yavru keçim var. Okul bittikten sonra keçilerimin yanına gidiyorum. Onlarla oynuyorum” dedi.
ÖĞRETMEN SAYISI İKİ KATINA ÇIKTI
Milli Eğitim Bakanlığı kurulduğu yıllardan itibaren eğitim için çok ciddi yatırımlar ve fedakarlıklar yapıldı. Biz de Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri olarak bugüne kadar olanlardan daha fazla derslik, daha fazla öğretmen ataması gibi daha fazlasını yapmak için seferberlik ilan ettik. Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de derslik ve öğretmen sayıları minimum iki katına çıktı. İzmir gibi bir şehirde artan nüfusa göre değişen eğitim ve öğretim ihtiyaçları için güncellemeleri yapmak istedik.
YEREL SEÇİMLERİ ÖNEMSİYORUZ
Yerel seçimler yaklaşıyor ve bu bizi yakından ilgilendiriyor. Gerek öğretmenlerimiz, gerek 20 milyona yaklaşan öğrencilerimiz, gerekse okul inşa ettiğimiz gayrimenkullerimiz için yerel yönetimlerle yakın ilişkiler yürütüyoruz. Onlardan destek aldığımız yerlerde işlerimiz çok rahat yürüyor. Hem bize destek oluyorlar hem de kütüphane spor salonu gibi çalışmalar yapıyorlar. Bazı belediyelerde üzerinde okul inşa edebileceğimiz arazi bulmakta zorlanıyoruz, bazı bölgelerde ruhsatlandırma sorunları yaşıyoruz. Böyle olunca yatırımlar gecikiyor.
İZMİR’E 90 PROJE
Eğitim ve öğretim sorumluluğu sadece MEB’in, öğretmenlerin ya da yöneticilerin üstüne kalabilecek bir yük değil. Aileler, siyasetçiler, mülkiye amirlerinin de desteğini bekliyoruz. Bu anlamda bir sorun yaşamazsak ve yerel yönetimlerin de desteğini alırsak iki yıl içinde tasarladığımız yatırımlarımız var. İzmir için fen lisesi, mesleki ve teknik anadolu lisesi, spor, anaokulu, ilkokul ve pansiyonları kapsayan 90 projemiz mevcut. Bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, birkaçı da ihalesine çıkılmış imarların çıkarılması bekleniyor.
DERSLİK SAYISI 33 BİNE ULAŞACAK
2024 yatırım programı açısından yeniden yapılması düşünülen ve deprem sonrası güçlendirme kararı alınan okullarımız var. İzmir için 956 dersliğe tekabul eden 23 yeni okul projesini de programımıza aldık. 17 okulumuzda deprem güçlendirme çalışmalarını bu yıl tamamlayacağız. 48 okulu da güçlendirme sürecine alıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda İzmir’de mevcut 30 bin derslik 33 binin üstüne çıkmış olacak. Yüzde 10 derslik artışı öngörüyoruz.
İKİ GASTRONOMİ LİSESİ
Diğer yandan biz mesleki teknik eğitim ile sportif ve sanatsal eğitime çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren başlaması için adım attık. Ankara’da müzik ilkokulu projelendirdik. Ortaokulu ve lisesi de olacak. İzmir’de de bu anlamda sanat ilkokulu yapmak istiyoruz. Bunun ortaokul ve lisesini de yapabiliriz diye konuştuk. Lokasyonu belirleyip alt yapısını sağlayacağız. Yatırım planlarımız arasına aldık. Diğer yandan mesleki eğitimde ara eleman sorununu çözmek için çalışıyoruz. İstanbul’da da gastronomi lisesi hayata geçireceğiz. Boğaza nazır bir uygulama restoranı olacak. Bir örneğini de İzmir’de yapacağız.”
Gözden Kaçmasın
‘Tarihi kararların alındığı yerde tarihi kararlar alacağız’
Hürriyet.com.tr
Personel eksikliğinin bugünlerde zirve yaptığını vurgulayan Bekir Topuz, “Artık işçi ithalatı yapmamız gerekiyor. Ancak dışarıdan getirdiğimiz işçiler bir takvim ve programa bağlı olmalı. Dikkatli davranırsak işçi ithalatı olumlu katkı yapar. Özellikle turizm gibi sektörlerin büyümesi, artan ihracat ortamı bu sorunu daha da büyütüyor. Ancak Türkiye’de yaşayan insanlar işçi ihtiyacını artık maalesef karşılayamıyor. Paydaş olduğumuz tüm alanlarda bu böyle” ifadelerini kullandı.

‘MÜHENDİS DEĞİL İŞÇİ LAZIM’
“Bize mühendis değil, vasıfsız işçi lazım” diyen Bekir Topuz, “Fabrikalarımızda mühendise 25 bin lira, işçiye ise 35 bin lira veriyoruz. Ama mühendise, ‘Gel sen bu makinenin başına geç, ustanın yaptığı işi sana öğretelim, sadece burada dur, 40 bin lira verelim’ diyoruz. Mühendis bunu kabul etmiyor ve bize, ‘Benim işim masada oturmak’ diyor. Yani günün sonunda ihtiyacımızı kimse karşılamıyor. Bu sıkıntı büyüyor” şeklinde konuştu.

Bekir Topuz
CİDDİ SIKINTILAR YAŞANABİLİR
YILLARDIR mesleki eğitimi en öncelikli faaliyet alanlarından biri olarak gördüklerini anlatan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan da TÜSİD Başkanı’nın dile getirdiği soruna “Sanayimizin katma değerli üretime geçmesi ve yüksek teknoloji alanlarına yönelebilmesi için nitelikli işgücüne yani ‘aranan eleman’a büyük ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde, nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması ve verimliliğin artması da hız kazanıyor. Şirketlerin yetişmiş insan kaynağı ile buluşması gittikçe önem kazanıyor. İnsan kaynaklarını geliştirmeyen şirketlerin işgücü piyasasına yeni gelen gençlerle buluşma noktasında ciddi sıkıntı hatta yaşadıkları bir dönemden geçmekteyiz” yorumunu yaptı.

Erdal Bahçıvan
Bahçıvan, şunları söyledi:
REKABET GÜCÜ DÜŞÜYOR
“Bugün sanayide nitelikli eleman bulamama sorununun; üretimde kapasite artışlarının sağlanamaması, termin sürelerindeki belirsizlik, ülkemizin uluslararası rekabet üstünlüğü ve gelişmişlik seviyesinin önünde engel oluşturduğunu söyleyebiliriz. Buradan hareketle; ülke olarak sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabilmesi için beşeri sermayenin yani insanın niteliğinin geliştirilmesi son derece önemli. Bireylerin kaliteli eğitimle buluşması ülkelerin sosyo-ekonomik ve kültürel gelişimlerinde rol oynayan en önemli faktörlerden birini oluşturuyor. Bu süreçte ise eğitim ve yeteneklerin gelişimi için mesleki eğitimin önemi kuşkusuz ön plana çıkıyor. Biz de bu kapsamda mesleki eğitime yönelik projeler geliştiriyoruz. İnsana yapılan yatırımın, o ülkenin insan gücünün ve dolayısıyla üretim sürecinde yer alan insan faktörünün niteliğini artırdığını görebiliyoruz. Bu nedenle nitelikli istihdam için mesleki eğitimin her yönden destek ve teşviğe ihtiyaç duyduğunun altını çizmek istiyorum. Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının kendi alanlarında istihdam oranları birçok alanda yüzde 10’un altında kalırken İSO MEİP okullarında bu oranlar belirli alanlarda yüzde 90’lara kadar ulaştı.”
‘MESLEK LİSELERİNDEN ELEMAN YETİŞMİYOR’
TÜM üyelerden gelen bildirimlerin başında işçi bulma sorunu bulunduğunu belirten İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Tüm dünyada dijitalleşme anlamında yaşanan hızlı değişimin yanı sıra iş dünyasının ihtiyacına uygun yeterli sayıda çalışanın üniversite ve meslek liselerinden yetişmiyor olmasını, bu sorunun kök nedenleri olarak görüyoruz.Bu sorunu çözmek amacıyla meslek liselerinin, üniversitelerin, iş dünyasının çalışma programlarının gözden geçirilmesi, dünya genelinde uygulanan yeni trendlerin yakından izlenerek uygulamaya alınmasının yanı sıra yeşil dönüşüme ve dijital dönüşüme uyum sağlayan işletmelere de yönelik çalışan yetiştirilmesinin önemli olduğu kanaatindeyiz” dedi.

Mahmut Özgener
Özgener, şunları şöyledi:
MÜFREDAT VURGUSU
“Özellikle meslek liselerinin sorunun çözümüne yönelik ihtiyaca karşılık verebilmesi için iş dünyası ile işbirliği içerisinde olması ve de müfredatı buna göre belirlemesi önem arz etmekte. İşgücüne ulaşmada karşılaşılan zorlukların aşılması için İŞKUR tarafından verimli çalışmalar yapılıyor, ancak İŞKUR portalının iş arayan kişinin talebini portala girebileceği, işverenin iş arayan adaylara kolay ve hızlı bir şekilde ulaşıp değerlendirebileceği, adayları iş görüşmesine çağırabileceği bir formatta düzenlenmesinin yararlı olacağına inanıyoruz. Bununla birlikte; İŞ-KUR’un veri tabanının, sadece başvuru yaparak İşkur’a kayıt yaptıranlar dışında, mevcutta bulunan tüm işgücünü kapsayacak hale getirilmesinin de önemli olduğunu düşünüyoruz.”

‘EĞİTİMDEKİ EKSİKLİĞİ BİZ TAMAMLAMAK ZORUNDAYIZ’
SANAYİCİ için en büyük sorunlardan birinin üniversite eğitimi alan personelin yeterli niteliğe ulaşamaması olduğunu söyleyen Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, işgücü sorununa ilişkin şunları söyledi: “Üniversitelerde yeterli eğitim verilemediği için sanayiciler olarak biz bu eksikliği tamamlamak istiyoruz. Ancak bu hem maliyet hem zaman demek. Bazı durumlarda taraf bu konuda da sabırlı davranmıyor. Dolayısıyla katma değerli üretime geçmek için gerekli olan personeli bulmakta da çok zorlanıyoruz. Ar-Ge ve tasarım aşaması bunlardan biri. Bu işin en temelden eğitim seviyesinde düzeltilmesi gerekiyor. Konfor alanlarının dışına çıkılması, herkesin kendine yatırım yapması da ayrı bir unsur olmalı.”

Ramazan Kaya
İNŞAATTA DA İŞÇİ YOK
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) son raporuna göre; inşaatlar da işgücü açığı sorunu yaşıyor. Raporda demirci, kalıpçı, iş makinesi operatörü, hatta düz işçi gibi mavi yaka olarak nitelendirilen orta kademe eleman bulmakta zorluk yaşayan sektörde, ücretlerin geçen yıl sonunda aylık 150 bin TL seviyelerine kadar çıktığı belirtildi. Yaşanan bu sorun TÜİK’in inşaat maliyet endeksi verilerine de yansıdı. Aralık sonuçlarına göre malzeme endeksi yıllık yüzde 54.26 artarken, işçilik endeksindeki artış yüzde 111.83 oldu.
YENİ EĞİTİM MODELLERİ GETİRİYORUZ
MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ali Karagöz, mesleki eğitimde fırsat eşitliğini karşılamaya ve erişimi kolaylaştırmaya yönelik yeni uygulamanın detaylarını şöyle anlattı:

“Meslek liselilerin istihdamının kolaylaştırılması için yeni okul türleri tanımlamıyoruz. Mesleki eğitim merkezleri ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin mevcut yapısı içine yeni eğitim modelleri getiriyoruz. Bunun sonucunda, mesleki ve teknik eğitim kurumlarının kendilerini yenilemesi, değişen ve dönüşen sistemlere entegre olması, sektörün talep ettiği nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılaması, öğrencilerin edindikleri bilgi ve beceriler sonucunda istihdam edilebilmelerinin kolaylaştırılması sağlanmış olacak.
İŞLETMEYE YAKIN ‘BÖLGE OKULU’
Bu modellerden biri ‘bölge okulu.’ Bölge okullarımız, işletmelerin yoğun olduğu yerlerde ve pansiyonlu olacak. İşletme eğitimine tam erişemeyen 11’inci sınıflarda okuyan öğrencilerimiz için bölge okullarımızda yeni kontenjanlar açacağız. Bu öğrencilerimiz, başarılarına bağlı olarak okulun barınma imkânından yararlanacak ve işletme eğitimleri dâhil tüm eğitimlerini bu okullarda alacaklar. Böylece 11’inci sınıflarda da ‘işletmelerde meslek eğitimi’ni hayata geçireceğiz.
‘İHTİSAS OKULLARI’NDA MESLEKİ KÜMELENME
Meslek liselerinde 53 alanda 114 dalda eğitim veriyoruz. Bu alanlar içinde birbirlerini destekleyen ve aynı eğitim ortamlarında olabilecek mesleki kümelenmeler oluşturarak ‘ihtisas’ okullarını hayata geçireceğiz. Eğitim ortamlarının daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak olan ihtisas okullarında aynı zamanda AR-GE faaliyetleri de yürütülecek.
‘SEKTÖR İÇİ’ ÜRETİME DAHİL
‘Sektör içi’ özelliğe sahip okullarda ise üretim kabiliyeti çok güçlü ve kapasitesi büyük işletmelerin üretim altyapısıyla meslek ve teknik eğitim sürecini buluşturacağız. . Öğrencilerimiz 9 ve 10’uncu sınıfta işletmenin içinde açılmış okulda eğitim alacaklar. 11 ve 12’inci sınıfta ise o işletmenin üretim hattına dâhil olacaklar.
‘SEKTÖRE ENTEGRE’DE SANAYİ BÖLGESİNE NAKİL
Bu modelde mesleki ve teknik eğitim kurumlarımızın içindeki alanların sektörle ilişkilendirilmeleri sağlanacak, öğrencilerin sektörel yoğunluğun bulunduğu yerlerdeki işletmelerde mesleki eğitime katılmaları sağlanacak ve böylece mesleki yeterlilikleri artırılacak. Bu modele meslek liselerinin 11 ve 12’inci sınıf öğrencileri dahil olacak. Bölge okulu ve sektöre entegre özellikli okul programımızda, okulun bulunduğu kayıt alanı dışındaki diğer mesleki ve teknik eğitim veren liselerde öğrenim gören ve 10’uncu sınıfı tamamlayan belli niteliklere sahip öğrencilerin nakil ve geçişleri yapılacak. Bunun için nakil kontenjanları oluşturulacak. Sanayinin az geliştiği bölgelerdeki öğrencilerin parasız yatılılık imkânlarından yararlandırılmasıyla sanayisi gelişmiş bölgelerde eğitim almalarının yolu açılmış olacak.”
KONTENJANLARI DUYURACAĞIZ
“Bu okullarımızın kontenjanlarını belirledikten sonra duyuruya çıkaracağız. Öğrencilerimiz ve velilerimiz, duyurularımızı takip etsinler. Öğrencilerimiz başvurularını E-okul üzerinden yapabilecek. ”.
‘STEM’İN EKSİKLERİNİ TAMAMLAYAN SİSTEM
Harezmi Eğitim Modeli, öğrenciye insanı, insan için faydalı olanı üretme düşüncesini katan ve bunu disiplinler arası bir mantıkla sunan bir sistem. Bugün en yüksek teknoloji yapay zekâ, yarın başka bir şey olabilir dün farklıydı. Neticede bu bir araç. Burada amaç sadece bilgisayar bilimlerini, robotik ve kodlamayı, yapay zekayı öğretmek değil. Bunun yanında sosyal, duygusal, eleştirel becerileri, işin ahlaki tarafını da beraberinde vermek.
MÜFREDATTA KÖKTEN DEĞİŞİM
Bilgi temelli müfredattan beceri örgüsü temelli müfredata geliyoruz. Paradigmal bir değişim geliyor. Bu sistem ‘değerlerin’, eğitim modeli içinde organik şekilde yer aldığı bir sistem. Yani doğrudan ‘evladım yalan söyleme, dürüst ol’ diyerek değil, değerleri farkında olmadan çocuğa kazandırmayı sağlayan bir sistem. Bizim milli ve manevi değerlerimiz bilimin alternatifi değildir, bilim de milli manevi değerlerimizin alternatifi değildir. Ne bilimden vazgeçeriz ne milli manevi değerlerimizden vazgeçeriz. Bu ikisi beraber işleyecek. Müfredatta da bunu göreceğiz. Bilimsel, sosyal, kavramsal, duygusal tüm beceriler bir örgü içinde çalışacak. Yeni müfredatta bunu da göreceğiz. ‘Harezmi Eğitim Modeli’nin müfredatı etkileyen değil, bugünü ön gören bir yapısı var. Bu ikisi birbirinden çok farklı. Bugün itibarıyla yeni müfredattaki mantığı ve yaklaşımı destekleyecek bir model olarak duruyor.”
YAZ TATİLİ KISALACAK MI?
MEB Bakan Yardımcısı Yelkenci, halihazırda 180 olan eğitim gün sayısının 200’e çıkarılmasıyla ve yaz tatilinin kısaltılmasıyla ilgili söylentilerle ilgili de “O konuyla ilgili verilmiş bir karar yok, mevcut durum devam ediyor. Konuşulanlar spekülasyon” dedi.
HAREZMİ EĞİTİM MODELİ NEDİR?
İstanbul Milli Eğitim Müdürü olarak 2016 yılında görev yaparken Yelkenci tarafından geliştirilen ve bugün 61 ilde ve 638 okulda uygulanan Harezmi Eğitim Modeli, çocukların teknolojiyi kullanarak nasıl üretebileceklerini keşfetmelerinin yanında; güvenli, etik ve ahlaki değerleri özümseyerek, bilimsel araştırma yöntemleri belirlemeyi esas alan bir süreç. Bu sistemde öğrenciler çalışmalarını öğretmenleriyle güncelleyebiliyor. Tek bir öğretmenin disiplinleri birleştirmeye çalışması yerine farklı branşlardan 4 öğretmen bir arada dersi tasarlıyor ve birlikte sınıfa giriyorlar. Tasarlayarak ve yaparak öğrenen öğrenciler kendi öğrenme süreçlerini kendileri yönetiyor ve okulu eğlenceli bir yer olarak benimsiyor.
FAALİYET SAATLERİ DEĞİŞTİ
Okulların dışında halen faaliyet göstermekte olan sosyal etkinlik merkezleri ve çeşitli kursların verildiği diğer kurumlarda, günlük çalışmalar saat 07.00 ile 23.00 saatleri arasında yapılıyor, zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin devam ettiği programlarda ise eğitimler 07.00-19.00 saatleri arasında gerçekleştirilebiliyordu. Yayımlanan son yönetmeliğe göre zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin devam ettiği programlarda eğitimler 21.00’ kadar sürebilecek. Diğer yandan bu kurumlarda Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerine aykırı, öğrencilerin psikososyal gelişimine katkı sağlamayan etkinlik ya da kutlamaların yapılamayacağı belirtildi.
SORUŞTURMA SÜRECİNDE KURUMLAR DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR
MEB’e bir başka kuruma dönüşmek, yani farklı bir alanda eğitim vermek için başvuru yapan özel öğretim kurumları ilgili kanun hükümlerini karşılaması durumunda gerekli izni alabiliyor. Ancak üzerinde soruşturma yürütülen kurumlara, soruşturma sonuçlanana kadar gerekli izinler verilmiyordu. Yayımlanan yönetmeliğe göre; soruşturması devam eden kurum soruşturmayı yürütenlerden alacağı ön raporla talep ettiği dönüşümü yapabilecek. Eğer ilgili kanun kapsamında belirtilen şartları taşımadığı tespit edilirse dönüşümü yapılan kurumun izinleri ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.
YABANCI UYRUKLU ÖĞRETMENE ÖN İZİN
Yabancı uyruklu eğitim personeline ön izin belgesi düzenlenebilmesi için istenen denklik belgesinin temin işlemleri uzun sürebiliyor ve birtakım mağduriyetler yaşanabiliyordu. Bunun önlenmesi amacıyla yeni yönetmelikte, denklik belgesini ibraz edemeyen personelin en fazla iki yıl boyunca denklik için başvuru yaptığına dair belge ile ön izin işlemleri yapılabilecek.
BAKANLIĞIN ONAYLADIĞI KİTAPLAR ZORUNLU
Yönetmelik doğrultusunda özel öğretim kurum müdür ve müdür yardımcılarına verilen görev ve yetkilere yenileri eklendi. Buna göre, derslerde Bakanlık tarafından onaylanan ders kitaplarının okutulmasını sağlayacaklar. Ayrıca ilgili mevzuata uygun olarak kaynaştırma ya da bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarını takip ve koordine etmeleri ve eğitim personelini görevlendirmeleri gerekiyor.
ÖZEL MESLEK LİSELERİNE ÜCRET DÜZENLEMESİ
Organize sanayi bölgesinde açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde eğitim ve öğretim desteği kapsamında olma şartı aranmadan öğrencilerden öğrenim ücreti alınmıyordu. Ancak yeni kararla sadece eğitim öğrenim desteği kapsamında olan öğrencilerden öğrenim ücreti alınmaması kararlaştırıldı. Yani organize sanayi bölgelerinde açılan meslek liselerinden teşvik kapsamında olmayan alanlara öğrenci kabul etmek isteyen kurumların bu öğrencilerden ücret alabilmeleri sağlandı.
KURUM AÇILIŞINDA DEĞİŞİKLİK
Özel öğretim kurumlarının açılışı, devri ve nakli gibi işlemlerde ibrazı zorunlu olan bina tapu senedi ile yapı kullanım izin belgesiyle ilgili de değişikliğe gidildi. Bu belgelerin temin edilmesine yönelik güçlük göz önüne alınarak bu işlemlerde ‘bina tapu senedi’ yerine ‘tapu senedi’ istenecek. Ayrıca yapı kullanım izninin aranmamasına yönelik düzenleme yapıldı. Kısmen veya tamamen Hazine ve özel bütçeli idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazlar üzerinde özel öğretim kurumu açılmasına da imkan tanındı.
YERLEŞTİRME İŞLEMLERİ MERKEZİ OLARAK YAPILACAK
Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda ücretsiz okutmada öncelik sağlanan, harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocukların yerleştirme işlemleri yayınlanan yeni yönetmelikte değiştirildi. Buna göre artık işlemler merkezi olarak gerçekleştirilecek.
MİLLETLER ARASI OKULLARA ONAY ŞARTI
Özel öğretim kurumlarının açılmasına yönelik bir dizi değişikliği içeren yönetmeliğe göre, milletlerarası özel öğretim kurumları dışında kalan, Türk programı uygulayan yabancı okulların kullandıkları ders kitapları, haritalar ve diğer eğitim öğretim materyalleri için Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’ndan onay almaları gerekecek.
Genelgede, işletmelerdeki mesleki eğitim sürecine ilişkin, “2024 yılına mahsus olmak üzere şubat ve mart aylarında, sonraki yıllarda ise çalışma takvimi esas alınarak ağustos ayı sonuna kadar yapılacak ilgili tüm toplantılarda iş sağlığı ve güvenliği konuları gündeme alınacaktır” ifadesine yer verilerek, bu konudaki denetimlerin artırılması istendi. Yazıda ayrıca mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındaki yönetici, öğretmen ve diğer tüm tarafların desteğiyle iş sağlığı ve güvenliği konusunda farkındalıkların artırılması ve bu konuda yapılacak çalışmalara yüksek hassasiyet gösterilmesi gerektiği de vurgulandı.
MÜFETTİŞLER DENETLEYECEK
Ayrıca, Mesleki Eğitim Kanunu’nun “denetleme ve ceza” hükümlerini düzenleyen madde doğrultusunda, işletmelerde verilen mesleki eğitim süreçleri; müfredata ve ilgili mevzuata uygunluk açısından oda veya birlik temsilcilerinin katılımıyla bakanlık müfettişleri veya eğitim müfettişlerince denetlenecek.
ACİL GÜNDEMLİ TOPLANTILARI
Bakanlık bu kararların yanında, “valilikler”, “il/ilçe milli eğitim müdürlükleri”, “mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları” ve “işletmeler” olmak üzere 4 kurum ve kuruluşun daha mesleki eğitimde iş sağlığı ve güvenliği alanlarında yapacağı işlemleri de madde madde belirledi. Bu kapsamda valiliklerce yapılacak işlemler şöyle olacak:
– İl istihdam ve mesleki eğitim kurulu, “iş sağlığı ve güvenliği acil gündemi” ile valinin başkanlığında ve ilgili tüm tarafların eksiksiz katılımıyla 2024 yılı Şubat ayı sonuna kadar toplanacak.
– İşletmelerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerine göre iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alması ve valilikçe takibinin yapılması sağlanacak.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİ DE TOPLANTILARA KATILACAK
– İşletmelerin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerle ilgili raporlarını, 2024 yılı Mart ayı sonuna kadar il istihdam ve mesleki eğitim kuruluna teslim etmesi, sonraki yıllarda ise bu işlemlerin ağustos ayı sonuna kadar tamamlaması gerekecek. Mesleki Eğitim Kanunu’nun 41’inci maddesi kapsamında, müfettişlerce yapılan denetim sonucu hazırlanan raporlar, valilikçe değerlendirilecek.
– Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında 2024 yılı mart ayında, sonraki yıllarda ise ağustos ayında yapılacak toplantılara, sektör ve işletme temsilcileri katılacak.
İŞLETMELERİN ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLECEK
Milli eğitim müdürlüklerince yapılacak bazı işlemler ise şöyle:
– İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri bünyesindeki komisyonların mesleki eğitim ve staj yapılması uygun gördüğü işletmeler, yükümlülüklerini ilgili kanunlara göre yerine getirmesi yönüyle bu ay içerisinde yeniden değerlendirilecek. Uygun görülmeyen işletmelerle ilgili olarak sözleşmelerin feshine ilişkin görüşler, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına bildirilecek.
– İşletmelerde mesleki eğitim ve staj yapılması uygun görülmeyen işletmelere şartlarını iyileştirmediği sürece öğrenci yerleştirilmeyecek.
– İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde görevli iş sağlığı ile güvenliği uzmanlarınca atölye ve laboratuvar öğretmenlerine alanlarına özel risk değerlendirme eğitimi, mart sonuna kadar verilecek.
UYGUN OLMAYAN İŞLETMELERİN SÖZLEŞMELERİ FESHEDİLECEK
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarınca yapılacak bazı işlemler şöyle:
– İl ve ilçe milli eğitim müdürlüğü işletme belirleme komisyonunca mesleki eğitim ve staj yapılması uygun görülmeyen işletmelerle sözleşmelerin feshine ilişkin iş ve işlemler yapılacak, işletmelere şartlarını iyileştirmediği sürece öğrenci yerleştirilmeyecek.
– Okulda oluşturulan işletme belirleme komisyonu kararına göre kapsama alınan işletmeler bu ay içerisinde yeniden değerlendirilecek.
– Okullarda yönetici, öğretmen ve personelin, iş sağlığı ve güvenliği farkındalık eğitimleri, daha önce alınıp alınmadığına bakılmadan bu ay içerisinde olacak.
– Bakanlık aldığı yeni kararla, öğretmen ve yöneticilerin yanı sıra öğrencilere de iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri getirdi. Bu kapsamda mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilere tüm sınıf seviyelerinde bu ay içerisinde, diğer yıllarda ise her ders yılının başında en az 8 saat olmak üzere, “mesleki eğitimde iş sağlığı ve güvenliği” eğitimi verilecek.
İŞ KAZALARI ÖNLEMLERİ ALINACAK
İşletmelerce yapılacak bazı işlemler şöyle olacak:
– İşletmeler, ilgili kanun ve yönetmelik esaslarına göre, mesleki eğitim ve staj yapan öğrencilerin iş kazaları ve meslek hastalıklarından korunması, teşhis ve tedavileri için gerekli önlemleri alacak.
– Öğrencilere, koordinatör öğretmen gözetiminde eğitici personel ile usta öğreticilerin katılımıyla iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile iş yerine özgü tanıtım ve güvenlik eğitimleri verilecek.
– İşletmelerde mesleki eğitim ve staj çalışmasından sorumlu eğitici personel veya usta öğreticilerin öğrencinin eğitim aldığı aynı alanda ustalık/usta öğreticilik belgesine sahip olması gerekecek.
]]>
Taner Karabulut
KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ
Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, “Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek” dedi.

Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen
ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ
Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de “AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.
Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, “İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım” ifadelerini kullandı.

Alp Sanalan
SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK
YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi: “Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.”

Hayal Aylin Hantaş
HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR
Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:
“Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.”
]]>İTALYA
İtalya’da makine, endüstri, elektrik, elektronik, otomotiv, uçak ve işletme mühendisliği alanında yüksek lisans yapmak isteyenler için TEV FIAT-TOFAŞ Burs Fonu 2 yıllık ücretsiz eğitim imkanı sunuyor. Program sadece yeni adayları kapsıyor. Politecnico di Milano, Politecnico di Torino, Università di Roma, Università di Bologna, Università di Firenze gibi 11 teknik üniversitede geçerli olan bursun miktarı ise 26 bin 335 euro.
35 yaşın altındaki ve YÖK’e bağlı bir üniversiteden lisans diploması olan tüm Türk vatandaşları bu bursa başvurabiliyor. 4.0 üzerinden 3.0 veya 100 üzerinden 76.5 minimum not ortalaması şartı da aranan burs için adayın İngilizce dil yeterliliği belgesi de olması gerekiyor.
UKRAYNA
Ukrayna Hükümeti tarafından lisans, yüksek lisans, doktora öğrencilerine sağlanan burs programının 2024-2025 dönemi başvuruları da başladı. Lisans ve yüksek lisans alanlarında toplamda 5, doktora alanında ise 2 kişiye burs tahsis edildi. Burslar; beşeri bilimler, sosyal bilimler ve teknik bilimler alanlarında verilecek. Son başvuru tarihi 15 Mart.
ÇİN
Eğitimini Çin’de yapmak isteyenler için de Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti tarafından lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve akademisyenlere burs sağlanıyor. Başvuruları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınan burslardan faydalanmak için Çince bilmek şart. Bursun son başvuru tarihi 19 Ocak. Lisans programlarına başvurmak için 25 yaşın altında, yüksek lisans için de 35 yaşın altında olmak gerekiyor. Başvurular MEB’in burs programları sayfası üzerinden yapılabiliyor.
ABD
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) üniversitelerde lisansüstü öğrenim görmek isteyen Türk öğrenciler için Fulbright’ın yüksek lisans ve doktora burslarına başvurular başladı. Bir akademik yıl için 50 bin dolara kadar burs imkânının sunulduğu programda, 1.000 dolar kitap, 350 dolar yerleşme masrafı, üniversite sağlık sigortası ve gidiş-dönüş uçak bileti karşılanıyor. Not ortalaması ve akademik düzeyde ileri derecede İngilizce bilgisi istenen program için son başvuru tarihi 18 Mart. Bu yıl burslara lisans programı mezunları ya da en geç Temmuz 2025’te mezun olacaklar başvurabiliyor. Burs için mezuniyet not ortalaması da önemseniyor. Ortalamanın 4.00’lük sistemi kullanan üniversiteler için en az 3.00 veya 100’lük sistemi kullanan üniversiteler için en az 76.66 olması gerekiyor.
FRANSA
Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği 2024 araştırma bursları başvuruları 19 Ocak 2024’e kadar uzatıldı. Hareketlilik bursları Türk araştırmacılar için akademik kariyerlerinin farklı aşamalarında Fransız araştırma ekipleri ile etkileşim içinde bulunmalarına olanak sağlıyor. İleri düzeyde araştırma bursu olan bu program Fransa ve Türkiye arasında yeni bilimsel işbirliklerinin doğmasını hedefliyor. Aday olmak için, eğitim kurumuyla iletişime geçmek şart. Başvurunun Büyükelçiliğe kurum tarafından yollanması gerekiyor.
Diğer yandan Türk Eğitim Vakfı ile Fransa Büyükelçiliği Yüksek Lisans öğrenimi için 2004 yılından beri Fransa’da ortaklaşa yaşam gideri bursu veriyor. Burs süresi 10 ay ve başvuruda her hangi bir alan sınırlaması yok. Ancak eğitim dili Fransızca veya İngilizce olan programlar bu bursun kapsamında yer alıyor. Son başvuru tarihi ise 15 Şubat.
MACARİSTAN
Son yılların popüler eğitim lokasyonlarından olan Macaristan’da hükümet tarafından yürütülen Stipendium Hungaricum bursu, eğitim ve yaşam maliyetlerini kapsıyor. Eğitim bedelinin yanı sıra 110 euro aylık burs, 100 euro konaklama desteği ve sağlık sigortası da ödeniyor. Bu program, Macaristan’daki yükseköğretim kurumlarında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde öğrenim görmek isteyen uluslararası öğrencilere finansal destek sağlamayı amaçlıyor. Önümüzdeki yıl 55 lisans, 85 yüksek lisans, 55 doktora ve 5 kısa dönemli burs olmak üzere 200 öğrenciye burs verilecek. Burs için başvuru belgelerinin son yüklenme tarihi 15 Ocak.
Lisans için başvuran adayların lise mezuniyet belgelerini sunması gerekiyor. Diğer seviyeler için de bir önceki seviyenin mezuniyet belgesi isteniyor. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek başvurunun Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla her iki ülkeye de yapılması gerekiyor.
ALMANYA
TEV ve Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD), 1998’den beri birlikte Almanya’da çeşitli alanlarda yüksek lisans bursu veriyor. Performans sanatları dışında bütün alanlara burs için başvuru yapılabiliyor. Her yıl 45 öğrenci seçiliyor ve 2 yıllık eğitim için ortalama 25 bin euro burs veriliyor. Almanya’daki devlet üniversiteleri ile devlet tarafından akredite üniversitelere başvuru yapılabiliyor. Eğer başvurduğunuz program ücretli ise bu ücret ödenmiyor. 35 yaşın altındaki ve YÖK’e bağlı bir üniversiteden lisans diploması olan tüm Türk vatandaşları bu bursa başvurabiliyor. 4.0 üzerinden 3.0 veya 100 üzerinden 76.5 minimum not ortalaması şartı aranan burs için adayın İngilizce ya da Almanca dil yeterliliği belgesi de olması gerekiyor. Son başvuru tarihi ise 1 Şubat.