Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom, 10 yılı aşkın süredir hızlandırma programı PİLOT ile yenilikçi girişimlerin büyümelerinde öncü rol oynarken, girişim sermayesi şirketi Türk Telekom Ventures ve TT Ventures GSYF ile geleceğin teknolojilerine odaklanan girişimlere yatırım yapıyor; küresel iş birlikleri ile girişimlerin küresel pazarda büyümesine destek oluyor. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen şirket, bugüne kadar sağlıktan eğitime, üretken yapay zeka çözümlerinden görüntü işleme ve büyük veri çözümlerine kadar pek çok alandaki girişime önemli katkılar sağladı.
“Sağlıkta teknoloji ile insan odaklı bir dijital dönüşüm hedefliyoruz”
Türk Telekom Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “Türkiye’nin en fazla yatırım yapan teknoloji şirketlerinden şirket olarak, birçok sektörün dijitalleşmesine öncülük ederken, özellikle girişim ekosistemini güçlendirecek girişimlere odaklanıyoruz. Girişimlere sunduğumuz hızlandırma programları ve yatırım fırsatları ile girişimcilik ve inovasyon kültürünün gelişmesine katkı sağlıyoruz. Gelişen teknolojilerin yaşamın her noktasında olduğu gibi sağlık alanında da önemli fark oluşturduğunu biliyoruz. Yaptığımız işlerin merkezine insanı ve sunabileceğimiz değeri koyarak sağlık sektörü de dahil olmak üzere pek çok alanda dijitalleşmeye katkı sunuyoruz. Bu kapsamda dijital patoloji alanında hizmet sunan yerli yazılım şirketi Virasoft ve yapay zeka destekli sesli sağlık asistanı Albert Health önemli yatırımlarımız arasında bulunuyor. TT Ventures PİLOT mezunlarından Aivisiontech sporda ve çalışma hayatında sağlık için yapay zeka çözümleri geliştirirken, Hevi AI yapay zeka destekli sistemleriyle kritik sağlık problemlerine yönelik teşhis süreçlerini hızlandırıyor. Yatırımcısı olduğumuz TT Ventures PİLOT mezunu aile teknolojileri alanında faaliyet gösteren Kidolog, 7/24 online uzman desteği ile bugüne kadar 35’ten fazla ülkede, ailelere hizmet ihracatı gerçekleştirdi. Bu yenilikçi girişimlerle insan yaşamını iyileştirmeyi amaçlayan dijital çözümlerin yaygınlaşmasına ve girişimlerin dünyaya açılmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi.
Aivisiontech: Sporda ve çalışma hayatında sağlık için yapay zeka çözümleri
Spor ve sağlık alanlarında inovatif yapay zeka çözümleri geliştiren teknoloji şirketi Aivisiontech, geliştirdiği ai4sports platformu ile sporcuların antrenman öncesi ve sonrası termal görüntülerini analiz ederek kas yorgunluğu ve sakatlık riskini 15 saniye içinde değerlendiren bir sistem sunuyor. Spor takımlarına yönelik sunulan çözümlerle takımların teknik ekiplerine yapay zeka tabanlı destek veriliyor. Kamu hastanelerine yönelik geliştirilen uygun fiyatlı çözümlerle de hasta değerlendirme süreçleri kolaylaştırılıyor.
Hevi AI: Sağlık hizmetlerini dönüştüren yapay zeka çözümleri
TT Ventures PİLOT programından 2020 yılında mezun olan Hevi AI, sağlık sektörüne yapay zeka tabanlı çözümler sunuyor. Hevi AI’ın ürün portföyü, kritik sağlık problemlerine yönelik teşhis süreçlerini hızlandıran ve teşhis doğruluğunu artıran yapay zeka destekli çözümler ile küresel pazarlarda kolay uyarlama imkanı sağlıyor. Azerbaycan, Ukrayna ve Bulgaristan’da hizmet veren Hevi AI 2025 yılı itibarıyla Katar pazarına giriş yapmayı hedefliyor. Ürünlerini kamu sağlığı alanında erişilebilir hale getirerek Türkiye’de sağlık sektörünün dijitalleşmesine katkı sağlıyor.
Virasoft: Kanser teşhisinde yapay zeka destekli çözümler
Yapay zeka destekli karar destek algoritmaları, iş akışı çözümleri ve telepatoloji platformlarıyla kanser teşhisi ve tedavisini iyileştirmeye odaklanan Virasoft, yılda 400 bin vaka ile 20’den fazla kurumda patologların iş akışını ve karar alma süreçlerini destekliyor. New York’taki merkez ofisi ve İstanbul’daki Ar-Ge ekibiyle küresel genişleme yolunda adımlar atan Virasoft, Singapur, Malezya, Gürcistan, Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerde de demo süreçlerini sürdürmektedir.
Kidolog: Ebeveynler için teknoloji destekli danışmanlık
Ebeveynlere ihtiyaç duyabilecekleri birçok alanda multidisipliner bir yaklaşımla online destek sağlayan bir aile teknolojisi şirketi olan Kidolog, 10 farklı kategoride, doğrulanmış ve alanında profesyonel uzmanlardan 7/24 online destek sunuyor. Sağlık Bakanlığı onaylı sistemleri; e-Devlet, e-Nabız ve e-Reçete entegrasyonlarıyla güvenilirlik sağlayan Kidolog, bugüne kadar 35’ten fazla ülkede ailelere hizmet ihracatı gerçekleştirdi.
Albert Health: Yapay zeka destekli sesli sağlık asistanı
Kronik hastalara tedavilerini yönetmede yardımcı olan sesli bir sağlık asistanı olarak Albert Health, Türkiye’nin ‘ilk’ sesli sağlık asistanı olarak tanımlanıyor. Düzenli kullanılan ilaçlar için hatırlatmalar yapıp tansiyon, şeker ve nabız değerlerini kaydediyor. Bu sayede sağlık ölçümleri kayıt altında tutuluyor ve sağlık takibi yapmak kolaylaşıyor. Her yaştan insanın kullanabileceği arayüze sahip olan sistemde hastaların tüm sağlık ölçümlerini sesli komut sistemiyle de kaydederek doktoruyla ya da yakınlarıyla paylaşıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘SON 22 YILDA 9 BİN 500 PROJEYE 47 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) aracılığıyla dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladıklarını kaydeden Kacır, “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretimi için hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımız kapsamında, firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını Ar-Ge aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz ‘Dijital Dönüşüm’ çağrısıyla toplam yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan, aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin yer aldığı 42 projenin önünü açtık” diye konuştu.
‘KOBİ’LERİMİZİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN 10 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’
Bakan Kacır, KOSGEB’in destek programlarını yeniden kurguladıklarını belirterek, “Ülkemizde KOBİ’lerin hamisi ve en büyük destekçisi KOSGEB’in destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırıyoruz. Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerimizin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladık. Uluslararası finans kuruluşlarıyla da iş birliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu vesileyle bugün itibariyle yeni KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı’nın duyurusunu yapmaktan memnuniyet duyuyorum. Program kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini arttırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile iş birliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı; dijital dönüşüm ve olgunluk değerlendirme analizi gerçekleştirerek, dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlıyoruz. Uygulamamızdaki ilk finansal kuruluş olarak Türkiye Ekonomi Bankası’nı bu iş birliğinin tarafı olduğu için tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde diğer finans kuruluşlarını da programa dahil ederek programın kapsamını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.
‘KOBİ’LERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZDIR’
Küresel anlamda olumsuz gelişmelerin yol açtığı olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeyi başardığını vurgulayan Kacır, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, 255,8 milyar ihracatla rekor kırdık, son 13 yıl boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Geçtiğimiz yıl imalat sanayi ihracatımız 241 milyar dolar ile en yüksek değere yükselerek toplam ihracattan yüzde 94,2 pay aldı. Sizlerin de takdir ettiği üzere büyümede aslan payı sanayimizindir. Ekonomik ve sosyal kalkınmamızda kritik bir yere sahip olan KOBİ’lerimiz, sanayi çarklarının en önemli dişlisidir. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında attığımız adımlarda imalat sanayi işletmelerimizin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerimiz olmazsa olmazımızdır. Bu sebeple tüm imkanlarımızla ülkemizin potansiyeline inanan, büyük ve güçlü Türkiye idealine gönül veren vizyoner, çalışkan iş insanlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi haline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atarken imalat sanayimizin ikiz dönüşümünü de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.
Bakan Kacır, konuşmasının ardından toplantıya katılan iş insanları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>Tarım ve teknoloji alanında faaliyetlerini sürdüren Agrotech’in bağlı ortaklığı Grid, Dubai Türk İş Konseyi (TBC) ile yeni bir anlaşmaya imza attı. Grid, dijital dönüşüm sürecinin önemli bir ayağı olarak planlanan TBC Web Platform projesi için TBC’nin iş ortağı olurken; Dubai’de düzenlenen imza törenine Dubai Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk, TBC Bilişim Komitesi Lideri Görkem Çokçetin, Grid Grup Şirket Kurucusu Murat Teksöz ve Grid Ortadoğu Bölge Sorumlusu İlker Torlak katıldı.
2004 yılında Dubai Ticaret Odası çatısı altında kurulan ve Dubai'deki Türk iş dünyasını temsil eden tek sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteren Türk İş Konseyi, Türkiye ile iş yapmak isteyen Türk ve uluslararası profesyoneller, Türk şirketleri ve uluslararası firmalar için bir iş bağlantı noktası olmayı hedefliyor.
15 yılı aşkın süredir bilişim teknolojileri, e-ticaret, e-devlet, e-sağlık çözümleri, proje yönetimi için teknoloji, finans ve üretim alanında uçtan uca hizmet veren bir sistem entegratörü olan Grid ise 23'ten fazla ülkede faaliyet gösterirken; 2023 yılında Agrotech bünyesinde halka arz olarak binin üzerinde çalışanıyla sektörde lider konumda bulunuyor.

‘HEDEFLERİMİZ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM’
TBC Başkanı Kanat Kutluk iş birliğiyle ilgili olarak, “Grid’in geniş sektörel deneyimi ve başarıları ile TBC Web platformumuzu etkin bir şekilde hayata geçireceğimize inanıyorum. Bu işbirliği, Dubai Türk İş Konseyi olarak dijital dönüşüm hedeflerimiz için önemli bir adım olacak. Web platform projesi ile TBC’nin verimliliğini artırmak, üyelik süreçlerini hızlandırmak ve otomatikleştirmek ve etkileşimli bir iletişim merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu platformun sağlamış olduğu yapay zeka temelli e-ticaret yapısı ile üyelerimizin anlaşmalı üye iş yerlerinden daha hızlı ve verimli hizmet alabileceği bir sistemide kurgulamaktayız” diye konuştu.
‘BÖLGEDE ÖNEMLİ BİR SİSTEM ENTEGRATÖRÜ OLMAK İSTİYORUZ’
Grid Şirket Kurucusu Murat Teksöz, “Dubai Türk İş Konseyi ile iş birliği yapmaktan, böylesi stratejik projenin ihalesini kazanmaktan ötürü büyük gurur duyuyoruz. TBC'nin dijital dönüşümüne katkıda bulunacağız. Aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri’nde başta e-ticaret olmak üzere dijital dönüşüm projelerine yatırımlarımızı TBC desteği ile hızlandırarak bölgede önemli bir sistem entegratörü olmak istiyoruz” dedi.
]]>Teknoloji ve strateji değerlendirmesi yapacakları 1 milyar lira ve üzeri düzeyde yatırım projeleri için 284 üründen oluşan ‘Stratejik Öncelikli Ürün Listesi’ni ve 261 başlıktan oluşan ‘Teknoloji Alanları Listesi’ni kamuoyuna paylaştıklarını hatırlatan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önümüzdeki süreçte işletmelerimizin üretkenliğini arttırma ve ülkemizin değer oluşturan üretim gücünü daha da pekiştirme hedefiyle ileri teknoloji ve yüksek katma değere odaklanan yatırımlar için sunduğumuz finansman desteklerini kesintisiz şekilde devam ettireceğiz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz Dijital Dönüşüm Destek Programı, yatırım teşvik sistemimizin ana uygulamalarından biri haline gelecek. Bu program aracılığıyla dijital dönüşüme yönelik yatırımları teşvik mekanizmamızda öncelikli alanlar arasına alacağız. Tabii dijital dönüşümün sunduğu rekabet avantajlarından tam anlamıyla yararlanabilmek adına uluslararası ortaklıkları da önemsiyoruz. ‘ler başta olmak üzere firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek için 8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık. Bu program sayesinde işletmelerimize ülkemizde hayata geçirilecek Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri aracılığıyla Avrupa genelindeki gelişmiş altyapılara erişim imkanı sunacak, yatırım öncesi test gerçekleştirme ve yatırımcı bulma desteği sağlayacağız.”
“DİJİTAL DÖNÜŞÜM ALANINDA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ POLİTİKA VE STRATEJİLERİN ODAĞINDA İNSAN KAYNAĞIMIZA DİJİTAL YETKİNLİKLER KAZANDIRMAK VAR”
Dijital dönüşüm alanında yürütülen politika ve stratejilerin odağında insan kaynağına dijital yetkinlikler kazandırmanın var olduğunu söyleyen Kacır, “8 model fabrikalarımızla farkındalık eğitimlerinden öğren-dönüş programlarına, proje uygulamadan iş birliği oluşturmaya kadar geniş bir yelpazede işletmelerimizin verimliliğini artıracak programları hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde model fabrika sayısını 14’e çıkaracağız. Üniversite-sanayi iş birliği örneği ‘Sektör Kampüs’te programımızla 93 firmamızı 84 üniversitemiz ile eşleştirdik. Programla üniversite öğrencilerimize yapay zekâ, endüstride dijital dönüşüm ve ileri imalat uygulamaları gibi alanlarda en güncel bilgileri sektör profesyonellerinin katkısıyla öğrenme imkanı sunduk. Bu programı önümüzdeki dönemde Yükseköğretim Kurulumuzla birlikte kalıcı olarak yapılandırmayı amaçlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“TEKNOFEST İLE MİLYONLARCA GENCİMİZE ULAŞARAK, GİRİŞİMCİLİK RUHUNU VE KRİTİK TEKNOLOJİLERDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE FİKRİNİ PERÇİNLİYORUZ”
“TEKNOFEST ile milyonlarca gencimize ulaşarak, girişimcilik ruhunu ve kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye fikrini perçinliyoruz” diyen Kacır, “81 şehirde kurduğumuz ‘DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’ ve düzenlediğimiz TEKNOFEST’ler ile insan kaynağımızı erken yaşlardan itibaren inovasyona, dijital dönüşüme hazırlıyoruz. Dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağıyla beraber girişimciliği verimliliğin bir diğer ana unsuru olarak görüyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sağladığımız desteklerle teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Her ölçekteki şirkette Ar-Ge ve yenilikler amaçlıyoruz“ diye konuştu.
“22 YILDA SAYILARINI 2’DEN 101’E YÜKSELTTİĞİMİZ TEKNOPARKLARIMIZ BUGÜN 10 BİNDEN FAZLA TEKNOLOJİ GİRİŞİMİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR”
Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yaptıklarını vurgulayan Kacır, “22 yılda sayılarını 2’den 101’e yükselttiğimiz teknoparklarımız bugün 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapıyor. Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yaptık. Bu yatırımlar bir kaldıraç etkisi oluşturdu ve böylelikle bu girişimler toplam 23,1 milyar lira sermaye kaynağına erişti. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci desteğimizle 2 bin 293 teknoloji girişimi kuruldu. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile birlikte başlattığımız Tech-InvesTR programında 4,6 milyar liralı sermayesini harekete geçirdik. Ar-Ge teşviklerimizden yüksek düzeyde yararlanan Ar-Ge merkezleri ile teknopark firmalarımız, yaptığımız düzenleme çerçevesinde erken aşama teknoloji girişimlerine 755 milyon lira ortalıklık gerçekleştirdi. Girişimcilik ekosistemimizi küresel cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan Turcorn 100 programını başlattık” dedi.
Kacır, 2030 yılına kadar Türkiye’den çıkaracakları 100 bin teknoloji girişimi içinden 100 girişimin milyar dolar değeri aşmasını sağlayacaklarını vurguladı.
“TÜRK GENÇLERİNİN HEDEFLERİNE HUDUT, HAYALLERİNE KISIT GETİRİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
“Türk gençlerinin hedeflerine hudut, hayallerine kısıt getirilmesine izin vermeyeceğiz” diyen Kacır, “5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyo-teknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, finans teknolojilerinden uzay endüstrisine birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştireceğiz. Türk gençlerinin hedeflerine hudut, hayallerine kısıt getirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
“MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NDE NİHAİ HEDEFİMİZ TAM BAĞIMSIZ VE MÜREFFEH BİR TÜRKİYE İLE KRİTİK TEKNOLOJİLERDE YERLİ, MİLLİ VE GÜÇLÜ ÜRETİM KABİLİYETİ”
Milli Teknoloji Hamlesi’nde nihai hedeflerinin tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye ile kritik teknolojilerde yerli, milli ve güçlü üretim kabiliyeti olduğunu ifade eden Bakan Kacır, “İlk astronotumuz Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay bilim misyonumuz gibi ufkun ötesinde programlarla Türkiye Yüzyılı’nı bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve gençlerimizle birlikte inşa edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Teknoloji Hamlesi’nde nihai hedefimiz tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye ile kritik teknolojilerde yerli, milli ve güçlü üretim kabiliyeti. Bu kabiliyeti geliştirmek için düzenlenen ve bugünkü fuarın ana teması olan gelecek için teknolojilerin ülkemizde gelişimi, ilerlemesi ve olgunlaşması amacıyla tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, özellikle son yıllarda Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarına ayrılan kaynağı artırdıklarını vurguladı. Savunma sanayiinin Ar-Ge harcaması 2002 yılında 50 milyon dolar mertebesinde iken, günümüzde bu rakamın 2 milyar doları aştığının altını çizen Görgün, “Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bugüne değin 74 Ar-Ge projesini tamamlamış durumdayız, 67 Ar-Ge projesini de yürütme faaliyetlerimiz devam ediyor. Bu projelerin toplam bedeli 10 milyar TL’nin üzerinde bir rakama karşılık geliyor. Bu projelerin etkisi mali büyüklüklerinin çok çok ötesinde” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayiinde kullanılan çiplerin bir tırnak ucundan daha küçük olmasına karşın 100 cep telefonundan daha yüksek bir çıkış gücüne sahip olması gerektiğini söyleyen Görgün, şu ifadeleri kullandı:
“Gururla söylüyorum ki haberleşme alanında ülkemiz dünyanın süper ligi seviyesinde yer almakta. Biliyorsunuz Alper Gezeravcı şu an Dünya’ya dönüyor ve geçtiğimiz günlerde birçok kez uzaydan dünyamıza seslendi. Bugün özellikle uydu haberleşme sistemlerinde cep telefonu sinyalinin trilyonda biri seviyesindeki bir sinyali 36 bin kilometreden alıp, işleyip anlamlı hale getiriyoruz. Burada kısaca özetlediğim projelerden çok daha fazlasını sahip olduğumuz derinlemesine mühendislik yetkinliği, detay ve hassas üretim yeteneği, uluslararası kalite standartları ile entegre süreç ve proje yönetim yeterliliği ve çevresel şartlar ile uyumlu sürdürülebilir üretim ilkelerimizle yönetebiliyoruz. Hamdolsun.“
]]>