Emine Erdoğan’ın desteklediği israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini sağlayan ‘Sıfır Atık Projesi’nin en önemli ayaklarından ‘Depozito Yönetim Sistemi’nin (DYS) tüm hazırlıkları tamamlandı.
Hem altyapısı ile hem de sistemin uygulanmasıyla dünyaya örnek olacak Depozito Yönetim Sistemi’nde Türkiye genelinde pilot uygulama aşamasına gelindi.
ALTYAPI TAMAM, SIRA İADE NOKTALARINDA
Hem ekonomi hem çevre ve insan sağlığı açısından önemli olan sistemin altyapısı hazır. Sisteme kayıtlar da büyük oranda gerçekleşti. Şimdi sıra depozito iade noktalarının oluşturulmasında. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) yönetiminde, başta market zincirleri olmak üzere birçok noktada oluşturulacak iade noktalarının 2024 yılı içerisinde devreye alınması planlanmakta. İade noktalarında boş ambalajlar tüketicilerden elden teslim alınabileceği gibi, kurulumuna hızla başlanacak olan Depozito İade Makineleri (DİM) de uygulamaya alınacak. Tüketicilerin başlıca temas noktası olacak olan DİM’ler Depozito Yönetim Sistemi için büyük önem taşıyor. Tüketicilerin getirdiği cam, polietilen tereftalat (PET) ve alüminyumdan yapılmış olan tek kullanımlık ambalajları kabul eden ‘Depozito İade Makineleri’ (DİM), ambalajların her birinin şeklini, boyutlarını ve özel DYS logosunu kontrol ediyor ve onaylama işlemini gerçekleştirerek mobil uygulama üzerinden tüketiciye depozito iade bedelini ödüyor.
İADE NOKTALARINI BU YIL HER YERDE GÖRECEĞİZ
Halihazırda Yalova, Kızılcahamam gibi pilot uygulama bölgelerinde kamu noktalarında hem yerli hem yabancı DİM’ler sayesinde, vatandaşlar mevcutta dolaşımda olan tek kullanımlık içecek ambalajlarını iade ederek iade puanı ve parayı almaya hak kazanabiliyor. Depozito sistemi kapsamında DİM’leri önümüzdeki dönemde hemen hemen her yerde görebileceğiz. Gelecek 3 yılda tüm ülke genelinde 30 bin DİM’in kurulumu planlanıyor. Türkiye Çevre Ajansı’nın belirleyeceği depozito bedeli ürünlerin satış ücretine dahil olacak, ancak iade edilen ambalajla bu bedelin de tüketiciye iade edilecek olması sebebiyle tüketicilerin DİM’leri yoğun olarak kullanması bekleniyor. Sistem dahilinde yıllık 20 milyar adet iade edilen ambalaj hacmi oluşması öngörülüyor; bu da günde 55 milyon adet ambalaja tekabül ediyor. Bu veriler, DİM’lerin tüketicilerin büyük bir kısmı tarafından çok yoğun olarak kullanılacağını gösteriyor.
Geniş coğrafyamız ve yüksek nüfusumuz göz önünde tutulduğunda tüketicilerin sisteme erişimin kolaylaşması amacıyla yüksek sayıda otomatın marketlere ve benzeri satış noktalarına, restoran ve otellere yerleştirilmesi planlanıyor. Bu da yerli üreticiler için önemli bir fırsat yaratıyor. Ayrıca, DİM’lerin dünyadaki pazarı düşünüldüğünde ihracatta yeni bir kapı oluşturma potansiyeli de yüksek.
AMBALAJLARDA DYS LOGOSU OLACAK
Türkiye’de ilk başta içeceklerin piyasaya sürülmesinde kullanılan cam, polietilen tereftalat (PET) türünde plastik ve alüminyum türünde metal malzemeden yapılmış olan tek kullanımlık ambalajlar öncelikli olarak zorunlu depozito uygulaması kapsamına alınacak.
Tüketicilerin sahte, kaçak ve kayıt dışı üretilen içecekleri tüketmemesi ve depozitoya tabi olan ambalajlı içeceklerin kolayca ayrıştırılabilmesi için, sisteme dahil olan içeceklerin etiket veya ambalajlarında, depozito programına dahil olduklarını gösteren Depozito Yönetim Sistemi logosu (DYS Logosu) yer alacak. Depozito uygulaması kapsamındaki içeceklerin DYS logolu etiketleri, özel ve kopyalanamaz bir mürekkeple basılıyor.
ÖZEL MÜREKKEPLİ, KOPYALANAMAZ ETİKET
Depozito Yönetim Sistemi (DYS) Logosu’nun ambalajlar üzerine uygulamasında kullanılan özel güvenlik mürekkebinin sahtesinin üretilmesi söz konusu değil. Özel güvenlik mürekkebi sahip olduğu ayrıştırıcı özellikler sayesinde özel cihazlarla kontrol edildiğinden, içecek ambalajının üstündeki DYS logosunun Depozito Yönetim Sistemi özel güvenlik mürekkebini taşıyıp taşımadığı anlaşılabiliyor. Mürekkep projeye özel tasarlandığı için piyasadan doğrudan veya dolaylı yöntemler ile temin edilmesi mümkün değil. Sadece proje kapsamında yetki belgesi almış ambalaj ve etiket üreticileri özel güvenlik mürekkebini kullanma hakkına sahip olacak.
SİSTEMİN GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ
Mürekkep tasarımı, üretim aşamaları ve mürekkebin dağıtılması ile kullanılması, kısaca tüm tedarik zincirinde çok az sayıda kurum yetkili. Üstelik mürekkebin şişe ve kutulara nasıl uygulanması gerektiği de yine özel bir uzmanlık gerektiriyor. Bu özel yöntemler ve kısıtlı erişim sayesinde özel güvenlikli mürekkep elde ediliyor. DYS logosu üzerinde kullanılan özel güvenlikli mürekkep aynı zamanda tersine mühendislik yollarıyla da yeniden üretilemez özellikte.
DYS logolu özel etiketler, sistemin sağlıklı ve güvenli işlemesini sağlarken diğer taraftan sistemin kötü niyetli kullanımının da önüne geçiyor. Depozito makineleri sadece DYS logosu taşıyan özel etiketli ürünleri kabul edecek. Böylece, kayıt dışı üretim yapılan içeceklerin sisteme girmesi engellenmiş olacak.
FİRMALAR UYUM SAĞLADI
Üretici firmalar ve ürünler de sisteme büyük çoğunlukta uyum sağladı. Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) 30.12.2022 tarihli ‘Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi Uygulamalarına İlişkin Duyurusu’na göre 1 Ağustos 2023 tarihinden itibaren içecek ambalajları üzerinde ‘Depozito Yönetim Sistemi İşareti (logosu)’ zorunlu olarak kullanılmaya başlandı. Yüksek güvenlik özelliklerine sahip etiketlerin basımı için özel yetkilendirilen baskı tesisleri de sisteme hazır hale geldi. Şu ana kadar özel yetkilendirilen baskı tesisleri, proje kapsamında sisteme dahil olacak ürünlerin tamamına yakınının özel etiketlerini basacak kapasiteye sahip.
TÜM ÜRETİCİLER SİSTEMDE
Çok sayıda firma Depozito Yönetim Sistemi logosu ile üretime geçti ve DYS logolu ürünleri market raflarında yer almaya başladı. DYS logosu olmayan ürünler satılamayacağı için firmalar hızlı bir şekilde onay süreçlerini tamamlıyorlar. Böylece önümüzdeki günlerde market raflarında DYS logolu daha fazla ürün göreceğiz.
TÜRKİYE ÇEVRE AJANSI YÖNETECEK
Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yönetilecek. Sistem, tek kullanımlık ambalajlı ürünleri piyasaya sürecek firmalar, perakende sektörü oyuncuları ve tüketiciler gibi çoklu bir yapıdan ve çeşitli süreçlerden oluşuyor. Süreç, depozitolu ambalajın TÜÇA tarafından belirlenen kriterlere uygun üretilerek piyasaya arz edilmesi ile başlayıp boş ambalajın toplanarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmesi ile tamamlanan bir döngüde işleyecek.
SİSTEMİN İŞLEYİŞİ
Sistem şöyle işleyecek:
Ambalajlı içeceği piyasa süren firmalar, Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kaydolacak. Bu firmalar, DYS logolarını, özel güvenlikli mürekkep ve basım tekniğiyle ambalajlar üzerine uygulayacak.
Türkiye Çevre Ajansı, depozito fiyatıyla ilgili düzenlemeyi yapacak ve kamuoyuna açıklayacak.
Firmalar piyasaya sürdüğü her ürünün depozito bedelini Türkiye Çevre Ajansı’na ödeyecek. Firmalar sisteme aktarmış olduğu bu depozito bedelini market, bakkal gibi satış noktalarına yaptıkları ürün satışı ile tahsil edecekler.
Market, bakkal gibi satış noktaları da depozito ücretini ödeyerek aldıkları ambalajlı ürünlerin, tüketicilere satışında depozito ücretini tahsil edecekler.
Depozito Yönetim Sistemi’nin sağlıklı işlemesi için en önemli aşama tüketicilerin sisteme katıldığı bölüm olacak. Tüketiciler, depozito ücretini ödeyerek aldıkları tek kullanımlık ambalajlı ürünleri tükettikten sonra, boş ambalajları depozito iade makinelerine iade ettiklerinde DBYS Mobil Uygulaması aracılığıyla depozito bedellerini geri alabilecekler.
Sürecin bundan sonraki bölümü tabi ki biraz daha teknik ve tüketicilerden bağımsız işleyecek. Ama asıl ekonomiye katkı burada başlıyor.
Tüketicilerden gelen boş ambalajların teslim alındığı ve depozito bedellerinin iade edildiği noktalarda Depozito İade Makineleri olacak. Makineler, ambalajları ayrıştırarak alacak. Depozitolu boş ambalajlar, TÜÇA’nın yetkilendirmesiyle boş ambalaj taşıyıcıları tarafından depo/aktarma merkezlerine, doğrulama tesislerine ve son olarak da geri dönüşüm tesislerine teslim edilecek. Sistem dahilinde geri dönüşümü sağlanan malzemelerin türü ve miktarına göre belirlenen hurda geliri ise sisteme gelir olarak aktarılacak.
SİSTEMİN ÇEVREYE, EKONOMİYE BÜYÜK KATKISI VAR
DYS’nin çevre başta olmak üzere insan sağlığı ve ekonomiye önemli katkıları var. Döngüsel ekonominin önemli oyuncularından atıkların, geri dönüşümü ve geri kazanımı tüm dünyada artık çok önemli hale geldi. Hatta atıklar, ülkelerin ekonomileri için önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor.
Depozito Yönetim Sisteminin hayata geçmesiyle ilk etapta 20-25 milyar ambalaj geri dönüşüme kazandırılacak. Bu sayede 37 bin ton sera gazı emisyonu azaltılırken, 1,3 milyar kWh enerji tasarrufu ve 3,6 milyon varil petrolden tasarruf sağlanacak. Sanayide ise temiz bir geri dönüşüm imkânı sağlayacak.
Proje kapsamında, 20 yıllık süreçte 100 milyar lira tasarruf ve 20 bin vatandaşa da doğrudan istihdam alanı açılacak.
İthal edilen ham maddelerin yeniden üretimde kullanması sayesinde üretime ve istihdama katkı sağlanacak. Piyasaya sürülen içecek ambalajlarının ham maddesi için yıllık 150-200 milyon dolara yakın gerçekleşen ithalat hacmi önemli oranda düşürülerek cari açığın yönetilmesine kayda değer bir katkı sağlanmış olacak.
TÜRKİYE DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK
Son teknolojilerle tüm hazırlıklarının tamamlandığı Depozito Yönetim Sistemi, devreye girince Türkiye çevre konusunda batılı ülkelere fark atacak. ‘Sıfır Atık’ konusunda dünyaya öncülük eden Türkiye, depozito iadesi konusunda da liderlik edecek. Almanya ve Danimarka’dan sonra Avrupa’da sistemi kapsamlı olarak uygulamaya alan üçüncü ülke olacak.
Çevre bilincinin yükseldiği dünyamızda toplam 350 milyon nüfusa ulaşan 20’den fazla ülkede ulusal yönetmeliklerle belirlenmiş resmi depozito sistemleri işlemekte. Yeni ülkeler de benzer sistemleri hayata geçirmek üzere hazırlıklarını sürdürüyorlar. 2026 yılında 70 ayrı ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon nüfusu kapsayacak şekilde depozito sistemlerinin kapsamının hızla genişlemesi, yayılması bekleniyor. Avrupa Birliği’nde 2027’ye kadar tüm ülkelerin depozito iade sistemine geçmesi hedefleniyor. Almanya başta olmak üzere Finlandiya, Norveç, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler sistemi hayata geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı eyaletlerde, Kanada’nın bazı bölgelerinde ve Avustralya’da sistem işliyor.
]]>Depozito konusunda tüm bilinmesi gerekenleri Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz ile konuştuk. İşte ev sahipleri ve kiracıların yasal hakları…
FAİZ HAKKI VAR MI?
Depozito iadesinin geçmişte ödenen rakamla olmayacağını belirten Kiraz, şunları söyledi: “Depozito bedeli için 1 Temmuz 2012 öncesi eski Borçlar Kanunu’nda bir muhafaza şekli yoktu. Ancak yeni Borçlar Kanunu’nun 342. maddesine göre, depozito hem mal sahibinin hem de kiracının taraf olduğu ‘vadeli bir hesaba’ yatırılmalı ya da kıymetli evrak şeklinde veriliyor ise banka kasasında muhafaza edilmeli. Böylece ödenen bedelin enflasyondan etkilenmemesi ve kiracının hak kaybına uğramaması hedeflenir. Ancak piyasada bunun uygulanmadığını, direk ev sahiplerine elden verildiğini ya da havale yapıldığını görüyoruz.

Ali Güvenç Kiraz
Gelelim iade şekline… Depozito eski Borçlar Kanunu kapsamında, yani 1 Temmuz 2012 öncesinde yapılmış bir kira sözleşmesi kapsamında alınmış ise iade edilirken tüm yıllara yönelik yasal faiz ilave edilerek geri ödenmeli. Sonrasında yapıldıysa ve yasada yer aldığı şekli ile vadeli bir hesaba değil, elden veya banka havalesi yolu ile ödenmiş ise güncel kira bedeli kadar ödenmeli. Örneğin 1 Ocak 2014 tarihinde aylık 5 bin TL kira bedeli ile imzalanan sözleşme kapsamında 3 kira bedeli kadar, yani 15 bin TL depozito verildiyse, 1 Ocak 2024 tarihinde sözleşme sona erdiğinde ve kiracı taşınmazı tahliye ettiğinde bölgede güncel kira rayicine bakılır. Güncel değer aylık 30 bin TL ise depozito 3 aylık kira bedeli 90 bin TL olarak geri ödenir. Burada önemli detay şu; kiracının güncel ödediği kira bedeli değil, bölgenin güncel kira değeri dikkate alınır.”
NE ZAMAN ÖDEME ALINIR?
Peki kiracı depozito ödemesini ne zaman geri alır? “Depozito ancak kira sözleşmesi sona ermişse ödenebilir” diyen Kiraz şu bilgileri paylaştı: “Kira sözleşmesi ya haklı sebeplerin varlığı halinde mal sahibi tarafından, kira sözleşmesinin süresi bitmeden önce bildirim yaparak ve yasal sürelere uyması kaydıyla kiracı tarafından ya da tahliye davası açılması halinde tahliye davasının kesinleşmesi sonrasında hak edilecektir. Kiracı eğer sözleşmeyi fesih etmeden ve anahtarları da teslim etmeden kiralanan taşınmazdan ayrılırsa, kira borcu devam edeceği gibi depozito iade hakkı da oluşmaz.
Ayrıca kiracı tahliye ederken mal sahibine taşınmazda tüm giderleri kapattığını (elektrik, su, doğalgaz gibi) apartman veya site aidat borcunu ödediğini, yine taşınmazda kullanım kaynaklı olmayan hasarlar oluşmadığını ispat ederse depozito bedelinin iadesini talep edebilir. Kiracı ve mal sahibi depozitoyu bankaya vadeli mevduat hesabına yatırmışlar ise kiraya veren kiracıya depozitonun geri iadesine yönelik bir dava açtığını veya icra takibi yaptığını yazılı olarak bildirmezse, kiracı üç ay içinde başvurduğunda banka depozitoyu iade etmek zorundadır.”
DOLARLA ÖDEYEN NE YAPACAK?
Depozitoyu yabancı para cinsinden ödeyenlerin de kafası karışık. Çünkü aradan geçen zamanda kurda ciddi değişimler oldu. Öncelikle depozitonun yasa gereği yabancı para cinsinden ödenemeyeceğini hatırlatan Kiraz, “Ancak taraflar bu yasağa rağmen yabancı para cinsinden depozito almışlar ve bu depozito vadeli ortak bir hesaba yatırılmamış ise Yargıtay diyor ki; mal sahibi kiracısına depozitoyu yabancı para cinsinden hatta vade farkını da ilave ederek ödemek zorunda” şeklinde konuştu.

HANGİ DURUMDA İADE EDİLMEZ?
Depozito, evde meydana gelebilecek hasarlara karşı alınan bir teminat olduğu için kimi durumlarda ev sahibi iadesini yapmayabilir. Ancak ‘kullanım kaynaklı’ durumların ödememe gerekçesi olamayacağına dikkat çeken Kiraz şunları söyledi: “Mesela; boya badana yapılmaması depozito ödememe veya mahsup edilmesi gerekçesi olamaz. Taşınmazda oluşan kullanımı aşan hasarlar, ayıplar ancak depozito iadesini engeller veya mahsubuna yol açabilir. Örneğin kiracı odaları birleştirmiş, duvarları delmiş, aidat ödememiş ise mal sahibi depozitoyu iade etmeyeceği gibi, depozito değerini aşan hasar varsa bunu da ayrıca talep edebilir. Kiracı haksız yere depozitosuna el konulursa icra takibi yapmak suretiyle veya doğrudan depozito iadesine yönelik dava açmak suretiyle bunu talep edebilir.”
KİRA YERİNE SAYILMAZ
Çoğunlukla kiracılar depozitosunu geri alamama endişesiyle ‘son ay kiramı ödemiyorum, depozito alacağıma say’ diyebiliyor. Ancak Ali Güvenç Kiraz böyle bir mahsuplaşmanın mümkün olmadığını söyledi: “Depozito hiçbir şekilde kiraya sayılamaz ve mahsup edilemez.”
EV SATILIRSA KİM ÖDEYECEK?
Kiralara gelen yüzde 25 zam sınırı nedeniyle birçok ev sahibi evini satma yoluna gitti. Bu durumda kiracı ‘Depozitomu kim verecek?’ sorusunu sormaya başladı. Kiraz, “Kiracılı evin satışı halinde kira sözleşmesinin hak ve yükümlülüklerinin tarafı yeni malik olur. Kiracı taşınmazı tahliye ettiğinde yeni malik depozitoyu kiracıya ödemek zorunda. Ev satıldığında eski malik yeni malike depozito bedelini göndermeli. Ancak bunu yapmaz ve depozitoyu yeni malik kiracıya öderse, bu bedeli ondan dava yoluyla isteyebilir” ifadelerini kullandı.
YENİ KİRACIYA İKİ ÖNEMLİ UYARI
Avukat Kiraz, kiralık ev arayanlar için iki önemli uyarıda bulundu. Kiraz: “Yasa gereği depozito için üst sınır vardır, en fazla 3 aylık kira bedeli olarak alınabilir. Bundan daha az olabilir ama fazla olamaz. Ayrıca depozitonun ödeme yöntemi de kritik bir konu. Depozito kira sözleşmesi imzalandığı tarihte ‘sözleşmeye yazılmış ise’ elden, banka havalesi yolu ile ödenebilir. Eğer depozito sözleşmeye yazılmamış ve elden ödenmiş ise geri alınması ciddi bir ispat sorunu oluşturacağı için mutlaka ek bir para makbuzu alınarak ve makbuza kira depozito bedeli yazılarak ödenmelidir.”
]]>