Bin Lira – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Son dakika… İşte en ucuz sıfır otomobiller… Mutlaka pazarlık edin https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15666 Otomobil fiyatlarında dengelenme süreci başladı. Gerek durağan seyreden kur, gerek satış hacminin düşmesi gerekse de yatırım araçlarının getirilerinin artması otomobile olan talebi bir miktar kıstı.

Markalar ise bu nedenle fiyatlarını dengeli şekilde ayarlamaya başladı.

Ticaret Bakanlığı’nın sıfır ve ikinci el otomobil ticaretine yönelik attığı adımlar da meyvelerini verdi.

OTOMOBİL DURDUĞU YERDE MASRAF, MEVDUAT GARANTİ GETİRİ

Otomobil alan birisi aracı çalıştırmadan park halinde tutsa da sabit giderleri oluyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi, zorunlu trafik sigortası, opsiyon olarak da olsa kasko, muayene, yıllık periyodik bakım derken en düşük maliyetli otomobilin bile 50 bin lira civarında masrafı oluyor. Ancak bugünkü mevduat faizi koşullarında 1 milyon lira faize bir aylık bağlandığında getirisi 50 bin lira civarında gerçekleşiyor. Başka bir deyişle otomobile ihtiyacı olmayan birisi parasını yatırım araçlarında değerlendirerek daha fazla getiri sağlayabilir.

(Not: Mevduat faizi getirisi bankadan bankaya değişkenlik gösterebilir. Enflasyon ve diğer yatırım araçları karşısında getiri oranı düşük ya da yüksek olabilir. Garanti getirisi ve yüzdesel getiri oranı ortalama olarak bilindiği için mevduat faizi örnek gösterilmiştir. Yatırım tercihlerine göre 1 milyon liraya daha yüksek getirilerin olabileceği yatırım araçları olabilir)

SATMAK ZORLAŞTI

Sıfır ya da ikinci el otomobilleri satmak zorlaştı. Bazı markalarda 2023 model araçlar hala satışta duruyor ve kampanya üzerine kampanya yaparak bu araçları elden çıkarmayı hedefliyorlar.

EN UCUZ SIFIR OTOMOBİL BELLİ OLDU

Mayıs ayının en ucuz sıfır otomobili belli oldu. Hyundai i10 835 binle birinci sıraya otururken KIA Picanto 850 bin lirayla ikinci oldu. Renault Clio 942 bin lirayla üçüncü sırada yer aldı. Dördüncü sırada ise Citroen C3 bulunuyor.

OTOMOBİL YATIRIM ARACI OLMAKTAN UZAKLAŞTI

Fiyatlardaki dengelenme, arz ve talebin değişkenlik göstermesi otomobili yatırım aracı olmaktan çıkardı. Sıfır otomobili alıp garajda bekletenler satamadıkları için her geçen gün zarar etmeye devam ediyor.

SIFIR OTOMOBİL ALIRKEN DİKKAT

Sıfır otomobil alırken sıfır diye kontrol etmemezlik yapmayın. Sıfır araçlarda da hatalar olabiliyor, kontrollerinizi yapıp teslim alın. Bayilerde boya ölçüm cihazları bulunduğundan dolayı boyasını kontrol edebilir, parçaların vida-somun birleşim yerlerinde oynama olup olmadığını gözle muayene edebilirsiniz.

Araç fiyatında anlaşma yaparken mutlaka küçük de olsa aksesuar talep etmeyi unutmayın, satışta zorlandıkları için aksesuarı vereceklerdir.

MUTLAKA PAZARLIK EDİN, FİYAT DÜŞÜRECEKLERDİR

Sıfır olsa da pazarlık etmeyi unutmayın. Bayiler satışlardan çok büyük karlar etmese de ilerleyen zamanda yetkili servis hizmeti vereceği için büyük kazançlar elde edeceklerdir. Örnek vermek gerekirse basit bir yağ değişimi periyodik bakımında aynı ürünleri alıp kendiniz yaptırmaya kalksanız 2 bin lira civarında ödeme yapacakken yetkili servis sizden 5-6 bin lira ücret talep edebilir. Elbette ki yetkili serviste yapılan bakımlar aracın garanti süresi içinde oluşacak olumsuzluklara yönelik teminat sağlıyor, bu avantajı da unutulmamalı. (Bu tutar örnektir, ultra lüks, supersport otomobillerin bakımlarıyla kıyaslanmamalı)

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/feed/ 0
Kredi kartı olanlar dikkat! Faiz oranı yükseldi… İşte ödeyeceğiniz para https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:16:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9833 Kredi kartına olan talep artarken yapılan düzenlemeler kredi kartı kullanımını caydırmak üzerine olsa da vatandaşların kartlı alışverişleri ya da nakit çekimleri hız kesmeden devam ediyor.

Birçok kredi kartı sahibi, kredi kartını ödeme aracı yerine borçlanma aracı olarak kullandığından önü alınamaz bir sarmalın içine girmiş oluyor. A kartından nakit avans çekip B kartının borcunun asgarisini yatırarak ayı geçirmeye çalışan kişiler hem nakit avansa faiz ödüyor hem de diğer kartın asgari borcunu ödediği için kalan dönem borcuna faiz işliyor. Çift taraflı olarak faiz yükü altına giren kişi bu nedenden ötürü gelir/gider dengesini sağlayamadığı için borçlarını kapatamıyor.

FAİZ ORANI YÜKSELTİLDİ

Yapılan son düzenlemeyle birlikte kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranı yüzde 3.66’dan yüzde 4.25’e yükseldi.

Kısa bir örnekle açıklamak gerekirse 50 bin lira kredi kartına dönem borcu olan birisi yüzde 40 olan asgari ödemesi 20 bin lirayı yaptıktan sonra geriye kalan 30 bin lira için bankaya diğer hesap kesim tarihine kadar 1530 lira faiz ödemesi gerekiyor. Sadece akdi faiz oranı değil, toplam faiz tutarı üzerinden yüzde 5 BSMV, yüzde 15 de KKDF ödemesi gerekiyor.

BANKALAR DA PARANIN MALİYETİNİ DÜŞÜNÜYOR

Bankalar kredi kartı kullanıcılarına sağladıkları limitlerle bir ay boyunca alışveriş ya da nakit avans imkanı sağlıyor. Nakit avansta günlük faiz işliyor. Alışverişte eğer dönem borcu son ödeme tarihinde tamamen kapatılırsa banka bu harcamalardan kart kullanıcısı yönünden hiçbir gelir elde edemiyor. POS kullanımı nedeniyle sadece işletmeler üzerinden komisyon geliri elde ediyor. Böyle bir ticarette banka sadece işyeri komisyonuyla tek taraflı kazanç elde ettiği için faiz geliri düşüyor ve alışveriş için kullanılan ve yaklaşık 40 gün sonra ödenen paradan hiçbir gelir elde edemiyor. Başka bir deyişle dönem içinde 50 bin liralık alışveriş yapan birisi son ödeme tarihinde 50 bin lirayı bankaya yatırırsa ve borcunu kapatırsa banka burada yaklaşık yıllık yüzde 55 mevduat faizini hesapladığımızda aylık yüzde 4.58 oranında zarar yazmış oluyor.

KREDİ KARTI KULLANIRKEN DİKKAT EDİN

Kredi kartıyla yapılan harcamanın tamamını son ödeme tarihinde ödenmesiyle birlikte dönem borcu sıfırlanmış oluyor. Böylece bankaya herhangi bir faiz ödenmeden bankanın müşterisine verdiği kredibilite yaklaşık 40 gün faizsiz olarak kullanılabiliyor. Böylece banka 40 gün boyunca faiz almadan beklemiş oluyor.

Ancak ülkemizde dönem borcunun tamamını ödeyen kişi sayısı oldukça az. Limiti 25 bin liraya kadar olan kartlarda asgari ödeme tutarı toplam dönem borcunun yüzde 20’si, 25 bin lira limitin üstünde kartı bulunanların asgari ödeme tutarı toplam borcun yüzde 40’ı kadar oluyor. Başka bir örnekle ilerlemek gerekirse 10 bin liralık harcama 25 bin lira limiti olan bir kartla yapılırsa asgari ödeme tutarı 2000 lira oluyor. Yine 10 bin liralık harcama yapılan ancak limiti 25 bin liranın üzerinde olan kredi kartına en az 4 bin lira ödeme yapılması gerekiyor. Ödeme yapılmayan kısım ertesi ayki ekstre döneminde yüzde 4.25 aylık faiz eklenerek banka tarafından ödenmesi isteniyor.

KREDİ KARTIYLA VERGİ KAÇIRMANIN DA ÖNÜNE GEÇİLİYOR

Kredi kartı kullanıldığında vergi kaçırmanın da önüne geçiliyor. Fiş ya da fatura kesildiği için ve ödeme kaydedici cihaz olduğundan vergi kaçırmak mümkün olmuyor.

İŞLETMELERDEN KOMİSYON ALINIYOR

Kredi kartıyla işlem yapıldığında bankalar işletmelerden belli oranlarda komisyon talep ediyor. Bankalar ertesi gün ödeme talep eden üye işyerlerinden yüzde 3-4 civarında komisyon kesebiliyor. Başka bir deyişle bugün yapılan 100 liralık alışveriş için banka işletmeden yüzde 3 oranında komisyon kesip parasını yarın hesabına geçiyor. Yine farklı bir açıdan bakarsak 100 liraya satılan malın 3 lirası bankaya, geri kalan 97 lirası da işletmenin hesabına geçiyor. Böylece işletme sahibi kredi kartıyla yapılan alışverişte otomatik olarak yüzde 3 civarında iskonto veriyor.

KREDİ KARTI NASIL KULLANILMALI?

Tasarruflarınızdan sonra kalan bütçenizi harcamak için koruyun.

Kredi kartı harcaması yaparken bütçeniz dahilinde ödeyebileceğiniz kadar harcama yapın. Sizin olmayan bir parayı harcar gibi davranmayın. Bu size ilerleyen zamanda borçlanma alışkanlığı getirecektir.

Kredi kartına faizsiz taksit imkanlarından yararlanın ancak hesap döneminde tüm borcu ödeyeceğiniz kadar taksitler edinin. Geliriniz 30 bin ancak taksit miktarınız 20 bin liraysa bu sizin geçinmenizi zorlaştıracak ve hayatınızı idame ettirecek parayı bulmakta zorlanırsınız.

Kredi kartı dönem borcunun tamamını ödemeye çalışın. Tamamını ödeyemiyorsanız imkanlarınız dahilinde en fazla ödemeyi yapıp faiz sarmalına girmekten sakının.

Kredi kartı harcamanızı ödemek için bir önceki ayki gelirinizden para ayırın. Böylece yeni aydaki maaş ya da geliriniz bir sonraki ayın kredi kartı dönem borcunu karşılayabilecek seviyede oluşur.

Çok acil ihtiyaç olmadıkça kredi kartıyla nakit çekim yapmaktan sakının.

Bankalar kredi kartının asgarisini ödeyen müşterilerini daha çok sever. Çünkü böyle müşteriler bankaya faiz getirisi sağlar. Dönem borcunun tamamını ödeyen kişiler ise bankanın verdiği limit dahilinde bankanın parasını yaklaşık 40 gün faizsiz kullanmış olur ve bu müşteriler bankalar tarafından sevilmez.

Kredi kartınızı borçlanma aracı değil ödeme aracı olarak görün ve bütçenizde karşılığı olan harcamalar yapın.

Kredi kartı ödemesinin gününü geçirmeyin, bu durum kredi notunuza direkt etki eder ve kredibiliteniz düşer.

Kredi kartı alırken yıllık üyelik ücretlerine dikkat edin ve eğer üyelik ücreti talep edilirse bankayla görüşerek ücretin iptalini ya da puan/bonus olarak karta geri yüklenmesini isteyin.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/feed/ 0
Yazlık almak da kiralamak da zor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:13:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8917 Yaklaşan bayram tatili ve havaların ısınmasıyla hatırlanan yaz nedeniyle gözler Ege ve Akdeniz kıyılarına çevrildi. Bu yıl da yüzbinlerce hane tercihini yazlık kiralamaktan yana kullanacak. İmkânı olanlar ve uzun dönem kalmayı düşünenler satın alma seçeneğini de değerlendirecek. Peki bu yıl tatil bölgelerinde fiyatlar ve kiralar nasıl? Gelin, TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Sertan Ünal’ın hazırladığı araştırmadan yola çıkarak yazlık piyasasını mercek altına alalım…

MUĞLA

BODRUM İLK SIRADA

-Yaz tatilinin popüler ilçesi Bodrum hem ortalama kira hem de satış fiyatında zirvede. Bölgede Mart 2023-Mart 2024 döneminde metrekare satış fiyatı yaklaşık yüzde 66 arttı ve 200 bin liraya kadar çıktı. Böylece 100 metrekare evde ortalama fiyat 20 milyon liraya ulaştı. Villa tipi 2+1 yazlığın haftalık kirası ise ortalama 60 bin lira.

-Araştırma sonuçlarına göre, Fethiye’de ise yine yaklaşık yüzde 66 artışla ortalama metrekare satış fiyatı 50 bin TL’ye ulaştı. Bu bölgede 4 kişilik 2+1 bir yazlık için hesaplanan ortalama haftalık kira bedeli ise 30 bin lira.

SEZONLUK KİRA 20-25 MİLYON TL

-TSKB’nin araştırması ortalama rakamları veriyor. Peki, her zaman tartışılan lüks adreslerde tablo bu yıl nasıl? Emlak ilan sitelerinden ve kiralama şirketlerinden edindiğimiz bilgiler bu kadarına pes dedirtiyor. Gölköy’de lüks bir sitesinde 5+1, 500 metrekare villa için yaz aylarında sezonluk (3-4 ay) kira 20-25 milyon lira. Otel hizmetleri ve kahvaltı dahil konaklamada 4+1 rezidans dairenin 3 aylık kirası 28 milyon lirayı aşarken, 5+1 villa seçenler kahvaltı dahil aylık 27 milyon 700 bin lira ödüyor. Aynı sitede 500-600 metrekare villaların satış fiyatları da ilanlara göre 500 milyon liraya kadar çıkıyor.

-Yine aynı bölgede bir başka lüks sitede ise yüksek sezonda 2+1 için aylık yaklaşık 1.3 milyon lira, 3+1 için 1.9 lira, 4+1 için 2.1 milyon lira kira isteniyor. 4+1 evi 6 aylık kiralamanın bedeli yaklaşık 5.4 milyon lirayı buluyor.

İZMİR

ÇEŞME VE URLA BÜTÇEYİ ZORLUYOR

-İzmir’in yazlık kesimlerinden Foça’da birim satış verilerindeki yıllık artış yaklaşık 70, Çeşme’de yüzde 75, Urla’da yüzde 72 civarında. İzmir doğası, yeni konut projeleri ve ulaşım avantajıyla son yıllarda öne çıkıyor.

-Üst gelir grubuna sahip kişilerin tercih ettiği Çeşme ve Urla’da metrekare satış fiyatları 175-200 bin lira bandından. Haftalık kiralar ise yine 2+1 villa tipi evlerde Çeşme’de ortalama 50 bin, Urla’da ise 35 bin lira.

-Foça’da ise satış fiyatları görece daha uygun olsa da kiralamalar bütçeleri zorluyor. Bölgede ortalama metrekare satış fiyatı 75 bin lira, haftalık kira için istenen ortalama tutar ise 35 bin lira.

ANTALYA

HAFTALIK KİRA 35 BİN TL’DEN BAŞLIYOR

-Rusya Ukrayna savaşı sonrası kiraların uçuşa geçtiği Antalya’da gerileyen taleple fiyat ve kira artışı da dizginlendi. Ancak sezonunda yazlık evlerde uygun seçenek bulmak zor. Manzara avantajı ve ferah havası ile öne çıkan Alanya’da ortalama metrekare satış fiyatı 50 bin liraya çıktı. 2+1 bir evin kirası için bugün istenen ortalama bedel ise 35 bin lira.

-Yabancı turistlerin ağırlıkta olduğu Kaş’ta ise metrekare satış fiyatı 80 bin liraya, haftalık kiralar ise 60 bin liraya ulaşmış durumda.

-Turistik yapılaşmanın daha yaygın olduğu, villa, otel, apart otel ve pansiyon tipi yapılaşmaları barındıran Kemer ise şehir merkezine yakın olması, kıyı boyunca ünlü sahilleri olması, bölgede doğal güzellikler yer alması gibi nedenlerle tercih ediliyor. Yapılan araştırmaya göre bu bölgede ortalama metrekare satış fiyatı 60 bin lira olurken, haftalık ortalama kira 40 bin liraya çıktı.

AYDIN

DİDİM VE KUŞADASI’NDA HAFTALIK FATURA 25 BİN

-TSKB’nin raporunda; İngiliz turistlerin tercih ettiği Aydın’ın Didim ilçesinin, emekli nüfusun şehir hayatından yazlık kesimlere göçünde de kilit konumunda olduğu ifade ediliyor. Bölgede yıllık fiyat artışı yüzde 80 olsa da, villa fiyatlarının Kuşadası villa fiyatlarına yeni yeni ulaştığı belirtiliyor. Didim’de arsa sayısı fazla olduğu için yeni projelere sıkça rastlanıyor ve bölgede orta ve orta üstü gelirliye hitap eden seçenekler de yer alıyor. Didim’de ortalama metrekare fiyatı 45 bin lira, haftalık ortalama kira bedeli 25 bin lira olarak hesaplanırken,

-Kuşadası’nda ortalama metrekare fiyatı 52 bin 500 lira, haftalık kira ise yine 25 bin lira seviyesinde.

BALIKESİR

EDREMİT’TE ORTA GELİRLİ İÇİN SEÇENEKLER VAR

-Balıkesir’in Ege Denizi kıyısında olan yazlık bölgeleri, yapılan havalimanı, İstanbul-İzmir otobanı ile daha çok tercih edilmeye başlandı. TSKB’nin araştırmasına göre, Edremit’te 2023 yılında yazlık konutların ortalama metrekare fiyatı 30 bin lirayken, bu sene 50 bin liraya ulaştı.

-Diğer yandan Ayvalık tarihi güzellikleri, doğası, konumu ve eski Rum evleri dokusu nedeniyle çok ilgi gören, turizm potansiyeli yüksek bir bölge. Arzın kısıtlı olduğu bölgede, yeni imara açılan alan olmaması sebebiyle mevcut yapıların restore edilerek satışa ve kiralamaya sunulduğu görülüyor. 2023 yılında yazlık konutların metrekare fiyatı 60 bin lirayken, bu sene 110 bin liraya çıktı. Yazlık kiralamaları genelde 3 ay üzerinden yapılırken, haftalıklarda Edremit’te gerekli bütçe ortalama 15 bin lira, Ayvalık’ta ise 30 bin lira.

ÇANAKKALE

TALEPLE BİRLİKTE FİYAT VE KİRALAR ARTTI

-Son dönemde talebin arttığı Ayvacık ilçesinde müstakil ya da az katlı apartmanlara olan talebin arttığı,  birçok yazlık amaçlı villa ile 2-3 katlı sitelerin inşa edildiği görülüyor. Bölgede geçen yıl 30 bin lira olan metrekare satış fiyatının 50 bin liraya ulaştığı, haftalık kiralama bedelinin de ortalama 35 bin lira olduğu belirtiliyor.

-Son yılların popüler adreslerinden Bozcaada’da ise günlük, haftalık kiralamalar öne çıkıyor. İlan sitesinde yer alan bilgiye göre temmuz ayında Bozcaada’da 4 kişi kalınacak bir evde gecelik 5-6 bin liraya seçenekler var. Evin büyüklüğüne, konumuna ve sunduğu imkânlara göre gecelik fiyat 10 bin lirayı aşıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/feed/ 0
Bir yıl sonra kamu ve vatandaşın deprem mesaisinde artılar, eksiler… Topyekün hazırlığı sürdürmek şart https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:24:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3768 TÜRKİYE’de 1999 yılı öncesinde yapılan inşaatlarda maalesef etkin bir denetim mekanizması işlemedi. O günün şartlarında, var olan malzemeler ve bilgilerle binalar yapıldı. Mühendislik hizmeti olmadan ve hatta ruhsat dahi alınmadan şehirler büyüdü. Müteahhitler kendi ifadeleriyle deniz kumuyla yaptı çoğu projesini. Ev sahipleri gelecek aflara güvenip temelsiz binalarına kat çıkmaktan çekinmedi. Gelen her af yeni suiistimalleri beraberinde getirdi.

1999 sonrası yapılan düzenlemelerle adım adım iyileştirmeler olsa da, bu düzenlemeler çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldı. Mevzuata uymayanlar ve hatalara göz yumanlar telafisi imkânsız sonuçlara neden oldu. 6 Şubat’ta tüm Türkiye’yi yasa boğan büyük acı ihmaller zincirinin sonucuydu…

DÖNÜŞÜM NASIL BAŞLADI

Oysa 2012 yılında çıkarılan kentsel dönüşüm yasası ile inşaat sektörünün kötü geçmişi temize çekilecek, tüm riskli binalar bir bir yenilenecekti. Ancak süreç sağlıklı başlamadı ve bu nedenle de istenilen sonucu vermedi.

Elbette yapılan çok başarılı örnek projeler oldu. Özellikle kamu eliyle yapılan birçok dönüşüm projesiyle binlerce hane sağlıklı evlere kavuştu. Ama dönüşüme bakış açısı ‘5 katı yıkıp 10 kat yapalım’ olunca kaybeden şehirler oldu. Özel sektör doğası gereği kâr aradı, dönüşüme riskli yerden değil rantı yüksek yerden başladı. Vatandaşın beklentisi yükseldi, bir evine iki istedi, pazarlıklar yıllar aldı. Mali ve teknik gücü yetersiz şirketler ‘Dönüşümde ben de varım’ dedi ama inşaatları yarım bıraktı. Yeni ev hayali kuranlar elindekinden de oldu…

SON BİR YILDA NELER DEĞİŞTİ

Alınan derslerle yıllar içinde vatandaşı koruyan, sektörü disipline eden birçok düzenleme hayata geçti. Gelin, birlikte son bir yıldır atılan adımlara ve ihtiyaçlara bakalım…

MÜHENDİSLERE TECRÜBE ŞARTI GELDİ

– Deprem sonrası ‘yetkin mühendislik’ kavramı sıkça gündeme geldi. Yeni mezun bir mühendisin istediği büyüklükte bir projede yer alması eleştirildi. Mayıs 2023’te ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ güncellendi ve mühendislerin mesleki tecrübesine göre iş almasının önü açıldı. Bir diğer ciddi sorun da kiralık diplomalar oldu. Hürriyet yazarı Sedat Ergin ve Ekonomi Müdürü Sefer Levent, ‘pasif mühendis skandalını’ köşelerinde sıkça ele aldı. Mühendisliğin sadece kâğıt üzerinde olduğu, onlarca yapı denetim firmasının mühendisi değil ‘diplomayı’ çalıştırdığı kamuoyu ile paylaşıldı.

– Hem yetkin mühendislik hem de pasif mühendislik sorununu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç’e sordum. Cevabını aynen aktarıyorum: “Maalesef her iki sorunu da çözemedik. Yapılan yönetmelik değişikliği mühendisin görev yılına göre iş alması ile ilgili. Bu yetkin mühendislik anlamına gelmez. Bilgi ve deneyimin ispatlanması gerekir. Bu da dünyada sınav, puan ve zorunlu eğitim sistemi ile sağlanır.

– Diploma kiralama sorununu ise birkaç kuralla değiştirmek zor. Bu bir kültür ve bu kültürün yerleşmesi için cezai yaptırımları artması, işini iyi yapanlar için iyi imkânlarla ödüllendirme sağlanması gerekir. Ülkemizde inşaat kültürünün gelişmesi için radikal önlemler alınmalı. Bir yapı, sahibi kim olursa olsun kamusal bir varlıktır. Bu nedenle kâr-zarar hesabı ile değil, güvenliği önceleyen yaklaşımla projelendirilmeli ve denetlenmeli. Yapı denetim şirketleri, kâr-zarar hesabı yapan işletmeler olmaktan çıkarılmalı. Bugün bu şirketlerin en büyük gideri mühendis maaşı ve bu alanda tasarrufa gidiliyor. Denetim hizmetlerinin şirketleşmeye açılması bataklığa yol açtı ve bu sistem değişmeli.”

YENİ DÖNÜŞÜM YASASI HAZIRLANDI

Depremin üzerinden geçen bir yılda atılan en radikal adımlardan biri yeni dönüşüm yasası oldu. Teknik detayları bir yana bırakırsak yapılan en temel değişimler şunlar:

Geçmişte dönüşüm yapılması için arsa payının 2/3 çoğunluğu gerekiyordu, şimdi yüzde 50+1 yeterli olacak. Yani çoğunluk evet derse bina dönüşecek. 

Riskli kararı ve yıkım için evlere tek tek tebligat gitmeyecek, E-Devlet ve muhtarlıklarla bildirilecek. Böylece zaman kaybı önlenecek.

Kimse risk tespiti ya da yıkım için ‘kapımı açmıyorum’ diyemeyecek, zorla girilecek.

Yeni yerleşim yerleri dışında mevcutta yerleşim olan alanlar da rezerv alan ilan edilecek.

Dar gelirli evini dönüştüremiyorsa kamu maliyeti ödeyecek, eve ortak olacak. Ev sahibi ve eşi ömür boyu evde kira ödemeden kalacak, borcunu öderse tapusunu alacak. Ancak bu yeni model birçok soru işaretine yol açtığı için vatandaşa tüm yönleriyle anlatılması, mülkiyet hakkının korunması şart.

KAMPANYALAR DEVREYE GİRDİ

6 Şubat’ta büyük yıkıma uğrayan illerde kamu eliyle konutlar yapılırken, bir de evini kendi dönüştürmek isteyenler için ‘Yerinde Dönüşüm’ kampanyası başlatıldı. Konutlar içinde 750 bin lira kredi, 750 bin lira hibe, ahırlı köy evleri içinde 1 milyon lira kredi 750 bin lira hibe, işyeri için de 400 bin lira kredi, 400 bin lira hibe verildiği açıklandı. Krediler 2 yıl ödemesiz ve 10 yıl faizsiz olacak şekilde planlandı. Sonrasında İstanbul özelinde ‘Yarısı Bizden’ dönüşüm kampanyası açıklandı. Buna göre de; 100 bin lirası kira desteği, 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası uygun şartlarda kredi şeklinde her ev için 1.5 milyon lira destek sağlanacağı belirtildi. Kredilerin ödenmesinin evler tamamlandıktan sonra başlayacağı, ilk yıl faizsiz olacağı ve kalan yıllarda kredi maliyet oranının TÜFE’nin yarısı kadar olacağı açıklandı.

Her iki kampanyada da hibeler ve faizsiz ödeme imkânları dönüşümü desteklemesi açısından çok kıymetli. Bununla birlikte vatandaş cephesinde sorunlar şöyle: artan inşaat maliyetleri nedeniyle verilen destek tutarları kimi bölgelerde yeterli olmuyor, inşaatı kamu kurumunun değil özel sektörün yapması doğru firma nasıl bulunur endişesi yaratıyor, dönüşüm için yüzde 50+1 anlaşma yeterken İstanbul kampanyası için yüzde 100 uzlaşı istenmesi vatandaşı zorluyor ve Yarısı Bizden kampanyasının İstanbul dışındaki illerde de yapılması bekleniyor.

KİRA VE KREDİ DESTEKLERİ ARTTI

Evi dönüşüme giren vatandaşa verilen faiz destekli dönüşüm kredisi ve kira desteğinde son bir yılda iyileştirmeler yapıldı.

İstanbul’da aylık kira desteği 5 bin 500 liraya, Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir’de 4 bin 500 liraya yükseldi. Diğer illerde de yeni yılda 3 bin ila 3 bin 750 lira seviyesine çıkarıldı. Destek miktarının artması olumlu bir adım olsa da; bugün gelinen noktada rakamlar oldukça düşük. İstanbul’da aylık ortalama kira bedeli 17 bin lirayı aşmışken, 5 bin 500 lira destek dar ve orta gelirli haneleri zorluyor. Bu nedenle kira desteğinin artması ya da vatandaşa ‘geçici kiralık konut’ imkânı sunulması bekleniyor.

Gelelim kredilere… Bu kapsamda konut yapım ve konut edinme için 1 milyon 250 bin lira, işyeri yapım için 800 bin lira, işyeri edinme için 350 bin lira, güçlendirme için 320 bin lira kredi imkânı sağlanıyor. Devlet destekli dönüşüm kredisinde şu an güncel faiz oranı yüzde 3.89 seviyesinde. Kamunun yüzde 0.70 desteği ile oran standart konutta yüzde 3.19’a düşüyor. Ne var ki yüksek faizler bu desteğin kullanımını imkânsız hale getiriyor. Bu nedenle bu alanda iyileştirme bekleniyor. Öte yandan yasa gereği kira ve kredi destekleri de aynı zamanda kullanılamıyor, birinin seçilmesi gerekiyor. Beklenti iki desteğin birlikte sunulması.

Özetle; Madem Türkiye deprem ülkesi, madem ki yeni felaketler kapıda binalarımızı depreme hazırlamak, yenilerini kuralına uygun yapmak zorundayız. İlgili bakanlıklar, yerel yönetimler, vatandaş ve hatta özel sektör topyekûn seferberliğin parçası olmalı. 6 Şubat sonrası nasıl tüm ülke acıda tek yürek olduysak, işte bugün de aynı acılar yaşanmasın diye birlikte işe koyulmalıyız. Beklenecek zaman yok…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/feed/ 0