Bilim – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Fri, 04 Oct 2024 13:00:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Uydu internet hizmeti Starlink, 4 milyon kullanıcıya ulaştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uydu-internet-hizmeti-starlink-4-milyon-kullaniciya-ulasti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uydu-internet-hizmeti-starlink-4-milyon-kullaniciya-ulasti/#respond Fri, 04 Oct 2024 13:00:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uydu-internet-hizmeti-starlink-4-milyon-kullaniciya-ulasti/ Uydu internet hizmeti Starlink, 4 milyon kullanıcıya ulaştı

Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, dünyanın ulaşılamayan her noktasına internet götürme projesi kapsamında, yeni Starlink uydularını fırlatmaya devam ediyor.

SpaceX’in alçak dünya yörüngesindeki Starlink uydu sayısı 6 bini aşarken, şirketin 12 bin Starlink uydusunu yörüngeye yerleştirme izni var.

4 MİLYON KULLANICIYA ULAŞTI

Elon Musk’ın SpaceX şirketi tarafından geliştirilen uydu internet hizmeti Starlink, büyük bir başarıya imza atarak 4 milyon kullanıcıya ulaştı.

Bu önemli dönüm noktası, uydu internet teknolojisinin hızla yaygınlaştığının ve dünya genelinde internet erişiminde yeni bir çığır açtığının bir göstergesi.

Starlink; Aralık 2022’de 1 milyon aboneye, Eylül 2023’te 2 milyon aboneye ve Mayıs ayında 3 milyona ulaşmıştı.

Uydu internet teknolojileri hızla gelişmeye devam ediyor ve Starlink gibi projeler, dünya genelinde internet erişimini daha da demokratikleştirecek.

Önümüzdeki yıllarda, uydu internetin hayatımızın her alanında daha fazla yer alacağı öngörülüyor.

ensonhaber iconMuhammet Karal
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uydu-internet-hizmeti-starlink-4-milyon-kullaniciya-ulasti/feed/ 0
Elektron hızlandırıcısı faaliyete geçti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:28:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14785 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı (TARLA) Elektron Hızlandırıcısının Devreye Alma Törenine katıldı. Kacır, Faz-1 20 meV (em-ivi) demet hattıyla, yerli donanım ve yetkinlikleriyle ülkemizin süper iletken elektron hızlandırıcı teknolojisine sahip, dünyada 4 ülke arasında yer almasını sağlayan tesisisin hayırlı olması temennisinde bulundu.

ÖZEL ÖNEME HAİZ

Bilgiyi üretme ve uygulamaya geçirme kapasitesinin geliştirilmesi, yüksek katma değerli ürün ve hizmetleri destekleyecek nitelikte Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin artırılmasında, araştırma altyapılarının özel bir öneme haiz olduğunu hatırlatan Kacır, “Sağlık teknolojilerinden nano-malzemelere, güneş enerjisi teknolojilerinden astrofizik ve uzay gözlemlerine, birçok alanda faaliyet gösteren araştırma altyapılarımızı; ülkemizin bilim temelli kalkınmasında itici bir güç olarak görüyoruz. 6550 sayılı Kanun kapsamında yeterlikleri onaylanan araştırma altyapılarımızın her biri; etkin Ar-Ge yönetim kapasitesine sahip. Ülkemiz için öncelikli ve kritik alanlarda araştırmalar yapan, nitelikli Ar-Ge personelini bünyesinde bulunduran merkezler konumunda.” dedi.

ARAŞTIRMA ALTYAPILARI KOMİSYONU

Kamu kaynaklarıyla kurulmuş ulusal araştırma altyapılarının bilgi, teknoloji ve insan kaynağı geliştirme performanslarını Araştırma Altyapıları Komisyonu koordinasyonunda yakından takip ettiklerini kaydeden Kacır, “Komisyonumuzun 2017’den günümüze yeterliklerini onayladığı 10 ulusal araştırma altyapımızda ülkemizin aydınlık geleceğine ışık tutacak 800’e yakın nitelikli Ar-Ge personeli çalışmalarını sürdürüyor. Araştırma altyapılarımız sadece geçtiğimiz yıl 360’tan fazla proje yürüttü ve 549 etki faktörü yüksek yayın gerçekleştirdi. 2017’den bu yana komisyonumuz onayıyla toplam 2 milyar 284 milyon lira ödeneği araştırma altyapılarına aktardık. 2024 yılı için ise 926 milyon lira ödenek tahsisi yapıldı.” ifadesini kullandı.

SÜPER İLETKEN HIZLANDIRMA TEKNOLOJİSİ

Bugüne kadar 35 milyon avro kaynak tahsis edilen Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı’nın (TARLA) süper iletken hızlandırma teknolojisini kullanarak elektron hızlandırma kabiliyetini Türkiye’ye kazandırdığını belirten Kacır, “TARLA’nın yaptığı bilimsel çalışmalar; bizlere en küçüğün doğasını anlatacak, dolayısıyla bize en büyüğün işleyişi hakkında da ipuçları verecek. Işık hızında elektronların üretimi gibi sahip olduğu teknoloji altyapısı ve yeteneğiyle TARLA, uygulamalı temel bilim ve mühendislik dallarında araştırmaların önünü açacak. Özellikle elektron hızlandırıcısıyla radyasyon yönetiminde elde edeceğimiz bilgi birikimi ve kabiliyetler; sağlık gibi birçok öncelikli alanda ulusal ihtiyaçlarımıza cevap verecek.” dedi.

EŞİK AŞILDI

TARLA’nın yerli medikal linak tasarımı ve üretimini yapabilecek ulusal bir araştırma tesisi olarak hizmet verebileceğini belirten Kacır şöyle devam etti: “Hızlandırıcımızda, ayrıca havacılık ve uzay sanayiinin ihtiyaç duyduğu yüksek radyasyon ve ısı gibi zorlayıcı dış faktörlere dayanıklı özgün malzemelerin ülkemizde test edilmesi, geliştirilmesi ve üretilmesinde yararlanılabilecek. Devreye aldığımız elektron hızlandırıcısı tüm fazlarıyla tamamlandığında parçacık fiziği, nükleer fizik, biyoteknoloji ve nanoteknoloji, genetik, malzeme, endüstri, metroloji, çevre, kimya, ilaç, maden, enerji, savunma, uzay, iletişim gibi pek çok alanda araştırma, eğitim ve uygulama imkânını sağlayacak. Öncül teknolojilerin geliştirilmesi için altyapı olanağı sağlayacak olan yüksek teknolojiye sahip bu tesis; kurulumunun en kritik aşaması olan Faz-1 elektron hızlandırıcısının devreye alınması ile ülkemizin hızlandırıcı teknolojilerine dayalı bilimsel kapasitesinin gelişimi için önemli bir eşiği aşmış oldu.”

TARİHİ BAŞARI

TARLA bünyesinde 2’si Avrupa Birliği, 9’u da TÜBİTAK destekli olmak üzere 11 proje yürütüldüğü bilgisini paylaşan Kacır, “Ürdün’de yer alan ve Orta Doğu’nun sinkrotron tesisi barındıran ilk büyük uluslararası araştırma merkezi SESAME’de; Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından sürdürülen projede, Türk X-Işını demet hattının üretim, kurulum ve ilk işletim sürecinin tamamı TARLA tarafından yürütülmektedir. Ülkemizde bilginin teknolojiye dönüşümü ve uluslararası yetkinlik transferi açsından tarihi bir başarı. TARLA’nın hızlandırıcısının tam kapasiteyle devreye alınması için gerekli desteği sağlamaya devam edeceğiz. Yürütülen öncül ve özgün Ar-Ge çalışmalarına hız kazandıracağız.” dedi.

TEKNOLOJİYE YÖN VEREN ÜLKE

Millî Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, yeni araştırma altyapılarıyla teknolojinin takipçisi değil, teknolojiye yön veren bir ülke olma yönündeki kararlılıklarını sürdüreceklerini bilgisini paylaşan Kacır, “TARLA; bünyesindeki karakterizasyon, lazer, çevre ve biyoteknoloji laboratuvarıyla Türk bilimine katkı sağlamak için çalışmalarına devam edecek, kendi öz yeterliliğini sürdürebilir hâle getirecek. Böylesine önemli bir tesisin önümüzdeki süreçte ismini, ulusal ve uluslararası mecrada daha fazla duyacağımızdan hiç şüphem yok. Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde kıymet vermeye devam ederek; ülkemizin kritik teknolojileri millî olarak geliştirebilmesi, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunması için sahip olduğu yetkinlikleri daha ileriye taşıyacağız. Bilim insanlarımız, ülkemizdeki uygun şartlar ve desteklerle bilim dünyasında öncü ve yenilikçi çalışmalarıyla adlarından söz ettirmeye devam edecekler.” diye konuştu.

Bakan Kacır, törenin ardından Elektron Hızlandırıcısı Kontrol Odasına geçti. Kacır, burada sistemi çalıştırarak Elektron Hızlandırıcısını devreye aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/feed/ 0
Kadınlara ‘iş’in kapılarını açan saraylı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:46:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7407 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre dünya cinsiyet eşitliği konusunda bu hızla ilerlerse kadın ve erkeğın her alanda aynı çizgide hizalanması 160 yıl sürecek. Böyle raporlar olumlu anlamda farkındalık yaratmayı hedefliyormuş gibi görünse de birilerine ‘artık vazgeçin’ deme cesaretini de veriyor. Oysa bundan tam 110 yıl önce çakılan bir kıvılcıma tutunmak, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha tetikleyici olabilir.

KAFKASLAR’DAN YILDIZ SARAYI’NA

Bu yazı işte o kıvılcımı, onu ateşleyen 20 yaşındaki genç bir kadını anlatıyor. Nuriye Ulviye. Yaşasaydı bugün 131 yaşında olacaktı. O’nun başlattığı hareket sayesinde Türkiye’de kadınların yüksek eğitim almalarına yol açıldığı belirtiliyor. Bu nedenle 21 yıldır Bilim Kadınları’nı destekleyen L’Oreal, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kampanyasının odağına Nuriye Ulviye’yi koydu. Nuriye  Ulviye’nin çıkardığı Osmanlı’nın ilk kadın hakları dergisi Kadınlar Dünyası’nın 1913’te basılan ilk sayısı orijinaliyle birlikte günümüz Türkçe’siyle L’oreal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’in sunumuyla basıldı.

Nuriye Ulviye Mevlan Civelek hakkında kaynaklar Balıkesir’in Gönen ilçesinde 1893 yılında doğduğunu söylüyor. Ancak babası Mahmut Yediç ve annesi Safiye Hanım Çerkes. Rus İmparatorluğu tarafından Kafkaslar’dan sürülen aile önce Trabzon, ardından Balıkesir’e göçüyor. Aile maddi sıkıntılarla başa çıkamayınca altı yaşındaki kızları Nuriye Ulviye’yi Yıldız Sarayı’na göndermeyi seçiyor. Nuriye saray terbiyesiyle büyüyor. 13 yaşındayken kendisinden yaşça hayli büyük olan ll. Abdülhamid’in süt kardeşi Hulusi Bey ile evlendiriliyor.

20 YAŞINDA FARK YARATTI

Hulusi Bey yedi yıl sonra hayatını kaybedince Nuriye, 20 yaşında dul kalıyor. Yaşamını kadınların hayatını değiştirmeye adıyor. 4 Nisan 1913’te ‘Kadınlar Dünyası’ dergisini çıkarıyor. Bu, Osmanlı’da ilk kadın hakları dergisi. Daha da cesaret verici adım dergiden bir ay sonra kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını, kıyafet haklarını iyileştirmek amacıyla Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’ni (Osmanlı Kadın Hakları Savunma Derneği) kurmak oluyor. Nuriye Ulviye, bir süre sonra Rifat Mevlan ile evleniyor. Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergi olarak döneme damga vuruyor.

Nuriye Ulviye’nin yazılarında anlattıkları ile aslında 8 Mart 2024’te altı çizilenler arasında çok da fark yok. Kadınların yüksek öğretim hakkı, işyerlerinde eşit ücret alması ve memuriyet hakları gibi konulara yoğunlaştığı görülüyor. Ayrıca, kadınların peçe yerine başörtüsü takabilmeleri, evliliklerinde eşit haklara sahip olmaları ve düzenlenmiş evlilik uygulamalarına karşı çıkmaları gerektiğini savunuyor. Bu yazılar bazı kampanyaları ateşliyor ve  ilk kez bir telefon bürosunda yedi kadının çalışmaya başlamasında etkili olduğu belirtiliyor. Aynı şekilde 1914’te kadınların yüksek öğrenim görebilmesi için İnâs Darülfünu’nun da aynı etkiyle kurulduğu inkar edilmiyor.

Nuriye Ulviye’nin sarayda başlayan hayatı, daha sonra evlendiği hekim Antakyalı Ali Muharrem Civelek’in memleketinde son buluduğunda 1931’i gösteriyordu. Onun yaktığı ateş bugün de kadın hakları mücadelesini alevlendiriyor.

BİLİM KADINLARI FİNLANDİYA’NIN ÖNÜNDE

Bilimde kadınların gücünün arttığını pandemiden bu yana daha iyi gözlemliyoruz. İyileşmenin arkasında kız çocuklarını STEM alanlarına yönlendiren projelerin etkisi var. Bir yandan da kadınların bilimsel çalışmalarını destekleyen, fonlayan uzun soluklu projelerin hakkını teslim etmek gerek. İşte bunlardan biri L’Oreal’in Bilim Kadınları İçin projesi. Globalde 25 yıl önce başladı. Türkiye’de de 20 yıldır devam ediyor. Ben de ilk günden beri projenin takipçisiyim. Ne oldu, nerelere geldi diye merak ettim. L’Oréal Türkiye Ülke Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’e sordum.

YEDİ NOBEL’Lİ KADIN

25 yılda Bilim Kadınları İçin programına 150 milletten 4 binden fazla kadın başvurmuş. Malum, 40 yaş altı bilim kadınları bu programa katılabiliyor. Sandıkçı, programın etkisi konusunda iddialı, “Çok çarpıcı bir rakamla özetlemem gerekirse 1901’den beri verilen 640 Nobel bilim ödülünden sadece 26’sının kadınlara verilmiş durumda. Bunların 7’si ise L’Oréal Grup’un da ödüllendirdiği kadınlar” dedi.

Türkiye’nin nasıl bir performansı var peki? İşte Sandıkçı’nın yanıtı: “Türkiye’de bu alanda önemli bir gelişme yaşandığını söyleyebiliriz.  Türkiye’de bilimin tüm seviyelerinde yüzde 40’a yaklaşan kadın temsiliyetine ulaşmasında etkimiz olduğunu düşünüyorum. Doğal bilimler ve mühendislikte yüzde 35, sosyal ve beşeri bilimlerde yüzde 43 olacak şekilde kayda değer bir ilerleme var. Bu oran Fransa’da yüzde 27, Hollanda’da yüzde 25, Almanya’da yüzde 28 ve Finlandiya’da yüzde 32. 21 yılda 120 genç bilim kadınına destek olduk. Ülkemizden 5 bilim kadını Uluslararası Yükselen Yetenek seçildi. Biri de Uluslararası Üstün Yetenek ödülü kazandı.” Beni en çok Finlandiya kıyaslaması etkiledi. Demek eğitimde bir dünya markası olan Finlandiya’dan daha çok bilim kadını yetiştirmişiz. Programın bu yıl ki aşağına başvurular 15 Mayıs’a  kadar devam edecek.

BİLİMLE HAYATA DOKUNDULAR

– Bilim Kadınları İçin programının kahramanları var. Örneğin ‘Türkiye’nin En Genç Profesörü” Seda Keskin Avcı, bir bilim dergisi tarafından “Dünyanın En Seçkin 20 Bilim Kadını” listesine dahil edildi. 

– Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü alan beş bilim kadınından biri, kanseri kendi hücrelerimizle yenmek üzerine bir proje geliştiren Duygu Sağ. Ayrıca mesane kanserinin tanı ve tedavisinin kişiselleştirilmesi üzerine çalışan Serap Erkek, uydu teknolojilerindeki radyasyon etkileri üzerine çalışan Bilge Demirköz, kanser hücrelerindeki etkileşim ağlarının sırrını matematiksel formüllerle ortaya çıkaran yazılımlar geliştiren Nurcan Tunçbağ, ilaçların etkinliğini hastalar üzerinde test edilmeden görebilmek için yapay hücre zarı şeklindeki deneysel platformlar geliştiren Ahu Arslan Yıldız da önemli isimler arasında.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/feed/ 0
Bakan Kacır: Seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:09:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7280 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi temaslarda bulunmak üzere Batman’a geldi. Batman Valiliği’ne kendi kullandığı TOGG ile gelen Kacır, Valilik Şeref Defteri’ni imzalayarak kentteki çalışmalar hakkında Vali Ekrem Canalp’ten bilgi aldı. Kacır’ı AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, AK Parti Batman Belediye Başkan adayı Adil Sebati Ceylan, AK Parti İl Başkanı Akif Gür ile vali yardımcıları karşıladı. Kacır, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Necat Nasıroğlu Külliyesi’nde bulunan gençlik merkezi ve kütüphanenin açılışını gerçekleştirerek, külliye içindeki Hatice Nasıroğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Batman’ı TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz’ projesinin tanıtım törenine katıldı.

‘TÜM İLÇELERİMİZDE TÜBİTAK KİTAPLIKLARI KURUYORUZ’

Törende konuşan Kacır, bilgiye erişimi kolaylaştırdıklarını belirterek, “TÜBİTAK, Batman Valiliğimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz iş birliğinde; bilimi toplumla buluşturan projemizle, Batman’da anaokulundan liseye kadar 492 okulumuza 160 binin üzerinde popüler bilim kitabı ve binlerce dergi armağan etmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Projemize İstanbul ile başlamış, geçtiğimiz hafta da Eskişehir’de devam etmiştik. Bugün de ülkemizin güzide şehirlerinden Batman’dayız. Batman merkezdeki tüm okullarımıza 75 bin kitap armağan etmiştik ama bugün sadece Batman merkezde değil; Hasankeyf’ten Gercüş’e, Beşiri ve Kozluk’tan Sason’a kadar tüm ilçelerimizde TÜBİTAK kitaplıkları kuruyor, çocuklarımız ve gençlerimizin bilime ilgisini artırıyoruz. Bilgiye erişimi kolaylaştırıp, onların ufkunu genişletmeyi amaçladığımız projemizin TEKNOFEST kuşağı gençlerimiz, tüm Batmanlı öğrencilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlenen TEKNOFEST’leri 4,5 milyon kişinin ziyaret ettiğini belirten Kacır, “Cumhuriyetimizin ikinci asrında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘tam bağımsızlık’ anlayışıyla kutlu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Ülkemiz için insan kaynağımıza gereken yatırımı yapıyor, bilim ve teknolojide güçlenen, kendinden emin, ayakları yere sağlam basan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’nda; 7’den 77’ye adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, aziz milletimize İstanbul, Ankara ve İzmir’de 3 TEKNOFEST armağan ederek, 4,5 milyonun üzerinde ziyaretçinin katılımıyla Milli Teknoloji Hamlesi’nin coşkusunu yaşadık. Gençlerimizin geleceğe dair ufkunu şekillendirdiğimiz TEKNOFEST’lerde; biyoteknolojiden roket mühendisliğine, yapay zekadan iklim teknolojilerine kadar 44 teknoloji yarışmasında 1 milyon gencimizin rekabetine şahit olduk. TEKNOFEST kuşağımızın; akamete uğramış bilim ve teknoloji yolculuğumuzu yeniden dirilten, geleceğin Türkiye’sine giden yolun köşe taşlarını döşeyen, yarınlarımız adına ümidimizi yeşerten nesil olacağından hiç şüphem yok. 81 ilimizin tamamında kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde 16 bin ortaokul ve lise öğrencimize; robotik kodlamadan, tasarımdan programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine birçok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıl ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz” diye konuştu.

’10 BİLİM MERKEZİMİZDE 11 MİLYON ZİYARETÇİMİZİ AĞIRLADIK’

Kacır, hizmet veren 10 büyük ölçekli bilim merkezini 11 milyon kişinin ziyaret ettiğini ifade ederek, şöyle dedi:

“Öte yandan bilim merkezlerimiz vasıtasıyla genç nesillerimizi bilimle buluşturuyor, onları denemeye ve keşfetmeye teşvik ediyoruz. Hizmet vermekte olan 10 büyük ölçekli bilim merkezimizde bugüne kadar 11 milyon ziyaretçi ağırladık. Ayrıca ziyarete açık ilçe ölçeğindeki 15 bilim merkezimizde 850 bin gencimizi bilimin atölyeleriyle buluşturduk. İnşallah yakın zamanda da Necat Nasıroğlu Vakfı’nın önderliğinde, Batman da bir bilim merkezine kavuşacak, orayı da TÜBİTAK eliyle güçlendirecek, inşallah Batman’ın bilim insanlarının, mühendislerinin, araştırmacılarının yetişeceği bilim merkezine Batman’ı kavuşturacağız. Bilimin temelinde, merak ve keşfetme arzusu yatıyor. İnsanoğlu merak ettikçe okur, okudukça merakı artar. Bu anlayışla TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’yla 30 yılı aşkın bir süredir her yaştan okura sesleniyor, bilime yönelik ilgiyi ve merakı artırıyoruz. Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık. Geride bıraktığımız yılda; 37’si yeni olmak üzere toplam 204 kitapta, 2 milyon 700 bini aşan basım adedine eriştik. Bu yılın ilk 2 ayında popüler bilim dergilerine abone sayımızı yüzde 162 artırarak 568 bine çıkardık.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/feed/ 0
Bilim Tarihi mezunlarının ders verebilmesi için çalışıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-tarihi-mezunlarinin-ders-verebilmesi-icin-calisiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-tarihi-mezunlarinin-ders-verebilmesi-icin-calisiyoruz/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:07:07 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6464 İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan İslam tarihi, bilim ve teknoloji alanında çalışmalarıyla tanınmış Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına “100’üncü Doğum Yılında Vefa” ve “Arap-İslam Bilimler Tarihi Kitap Lansmanı” etkinliğine katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin şunları söyledi:

BİLİM TARİHİ DERSLERİ İÇİN ÇALIŞMA
“2016 yılında müfredatımızda revizyonlar yapmıştık. Bilim tarihi ile ilgili dersleri de seçimlik dersler kategorisine koymuştuk. Bugünlerde müfredatla ilgili revizyonlarımız var. Bu revizyonlarımızın önemli parçalarından biri çocuklarımızın gençlerimizin bu anlamda hepsinin temsil ettiği, geçmişi geleceği okumaktan haz aldığı, onur duyduğu bir kuşak yetiştirmek istiyoruz. Fuat Sezgin Hoca da dahil olmak üzere bu anlamda hususları yerleştireceğiz. Bilim tarihi derslerini kimin okutacağı şeklinde bir tartışma da var. Bilim tarihi lisans programlarından mezun olan arkadaşlarımızın ‘bilim tarihi’ derslerini vermesi için değişiklik gündemimizde.

BATI’YA GÜR BİR SEDAYLA SESLENMİŞTİ
1994 yılında araştırma görevlisi olarak başlarken o zamanki hocam bana; ‘akademisyenlik sıradan bir meslek değil, sen kendine bir yaşam tarzı seçiyorsun’ demişti. Ancak etrafımdaki akademisyenlerin büyük çoğunluğu mesleğine bir memuriyet olarak bakıyordu. Ben ilk defa Fuat Sezgin hocayla tanıştığımda bu işin gerçekten bir yaşam tarzı olduğunu hissettim. Günde kaç saat çalıştın sorusuna gülerek cevap verirdi, çünkü hayal edemeyeceğiniz kadar çok çalışırdı. Fuat Sezgin Hoca bu eseriyle Batı’ya gür bir sedayla ‘Medeniyetin geçmişini inkar ederseniz, sizin bildiğiniz tarih masaldan ibarettir’ anlamına gelecek bir meydan okumuştur. Medeniyet tarihine farklı bir ışık tutacak çabası olduğunu düşünüyorum. Doğu medeniyetlerinin batı medeniyetlerine beşiklik yaptığını bilimsel eserlerle dünyaya tanıtmıştır. MEB olarak bizim temel hedeflerimizden biri bu tür kuşaklar yetiştirmek.

28 ŞUBAT’IN EĞİTİME TAHRİBATI
Bu etkinliğin 28 Şubat tarihine denk gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum. Bu dönemde en büyük tahribatı alan eğitim sektörüdür. İmam hatiplerde katsayı engelinden tutun meslek liselerinin itibarsızlaştırılmasına kadar bir sürü etkisi olduğunu hepimiz biliyoruz. 28 Şubat’ta pek çok akademisyenin görevine son verildi. Türkiye’deki bilimsel yapı ciddi şekilde tahrip edildi.”
Etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan ve vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çankaya ile üniversiteleri rektörleri katıldı. 2018’de hayatını kaybeden Prof. Dr. Sezgin’in ölümünden sonra Türkçeye çevirisi tamamlanan 17 ciltlik Arap-İslam Bilimler Tarihi eseri GAS’nin (Geschichte des Arabischen Schrifttums) tanıtımında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bilim tarihi bölümünde lisans eğitimi gören öğrencilerin okullarda ders verebileceğinin önünü açan çalışmaların başlatıldığını açıklarken, Bilal Erdoğan ise kendisine bu çalışma için teşekkür etti.

PROF DR. SEZGİN’İN EN ÖNEMLİ HEDEFLERİNDENDİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise konuşmasında şunları söyledi: “Hocamızın değerini geç zamanlarda idrak edebildik. Ülkemizin vesayetle, darbelerle boğuştuğu bir dönemde ülkesinden uzak yaşamak zorunda bırakılan hocamız İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulunmaz eserlerini, çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle Almanca olarak yayınlamak zorunda kalmıştı. Almanya’daki kütüphanesini Türkiye’ye getirmek, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmek kıymetli hocamızın en önemli hedeflerindendi. Müslüman ilim insanlarının oluşturduğu bilgi birikiminin, insanlığın yolunu nasıl aydınlattığını yaptığımız çalışmalarla hep birlikte keşfediyoruz. 17 ciltlik bu eserin tercümesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Gözden Kaçmasın

#TOGG#MEB

Bakan Tekin’e öğrencilerden TOGG talebiHürriyet.com.tr

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-tarihi-mezunlarinin-ders-verebilmesi-icin-calisiyoruz/feed/ 0
Eğitimde gün sayısı artacak mı? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/egitimde-gun-sayisi-artacak-mi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/egitimde-gun-sayisi-artacak-mi/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:57:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4973 Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, İstanbul Ataşehir Zübeyde Hanım Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen ‘Harezmi Eğitim Modeli Öğretmen Eğitimi’ kapanış programına katıldı. Bir hafta süren eğitimlerde 27 ilden 450 öğretmen bulundu. Konuşmasına, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 2016 yılında İstanbul’da 5 okulda başlatılan, bugün 61 ilde ve 638 okulda uygulanan Harezmi Eğitim Modelini tanıtarak başlayan Yelkenci; bilimsel çalışmaları ve ahlaki değerlerin temelini bir arada sunan bu sistemin yeni müfredatı ön gören ve destekleyen bir eğitim modeli olduğunu söyledi. Bakan Yardımcısı Yelkenci sözlerine şöyle devam etti:

‘STEM’İN EKSİKLERİNİ TAMAMLAYAN SİSTEM
Harezmi Eğitim Modeli, öğrenciye insanı, insan için faydalı olanı üretme düşüncesini katan ve bunu disiplinler arası bir mantıkla sunan bir sistem. Bugün en yüksek teknoloji yapay zekâ, yarın başka bir şey olabilir dün farklıydı. Neticede bu bir araç. Burada amaç sadece bilgisayar bilimlerini, robotik ve kodlamayı, yapay zekayı öğretmek değil. Bunun yanında sosyal, duygusal, eleştirel becerileri, işin ahlaki tarafını da beraberinde vermek.

MÜFREDATTA KÖKTEN DEĞİŞİM
Bilgi temelli müfredattan beceri örgüsü temelli müfredata geliyoruz. Paradigmal bir değişim geliyor. Bu sistem ‘değerlerin’, eğitim modeli içinde organik şekilde yer aldığı bir sistem. Yani doğrudan ‘evladım yalan söyleme, dürüst ol’ diyerek değil, değerleri farkında olmadan çocuğa kazandırmayı sağlayan bir sistem. Bizim milli ve manevi değerlerimiz bilimin alternatifi değildir, bilim de milli manevi değerlerimizin alternatifi değildir. Ne bilimden vazgeçeriz ne milli manevi değerlerimizden vazgeçeriz. Bu ikisi beraber işleyecek. Müfredatta da bunu göreceğiz. Bilimsel, sosyal, kavramsal, duygusal tüm beceriler bir örgü içinde çalışacak. Yeni müfredatta bunu da göreceğiz. ‘Harezmi Eğitim Modeli’nin müfredatı etkileyen değil, bugünü ön gören bir yapısı var. Bu ikisi birbirinden çok farklı. Bugün itibarıyla yeni müfredattaki mantığı ve yaklaşımı destekleyecek bir model olarak duruyor.”

YAZ TATİLİ KISALACAK MI?
MEB Bakan Yardımcısı Yelkenci, halihazırda 180 olan eğitim gün sayısının 200’e çıkarılmasıyla ve yaz tatilinin kısaltılmasıyla ilgili söylentilerle ilgili de “O konuyla ilgili verilmiş bir karar yok, mevcut durum devam ediyor. Konuşulanlar spekülasyon” dedi.

HAREZMİ EĞİTİM MODELİ NEDİR?
İstanbul Milli Eğitim Müdürü olarak 2016 yılında görev yaparken Yelkenci tarafından geliştirilen ve bugün 61 ilde ve 638 okulda uygulanan Harezmi Eğitim Modeli, çocukların teknolojiyi kullanarak nasıl üretebileceklerini keşfetmelerinin yanında; güvenli, etik ve ahlaki değerleri özümseyerek, bilimsel araştırma yöntemleri belirlemeyi esas alan bir süreç. Bu sistemde öğrenciler çalışmalarını öğretmenleriyle güncelleyebiliyor. Tek bir öğretmenin disiplinleri birleştirmeye çalışması yerine farklı branşlardan 4 öğretmen bir arada dersi tasarlıyor ve birlikte sınıfa giriyorlar. Tasarlayarak ve yaparak öğrenen öğrenciler kendi öğrenme süreçlerini kendileri yönetiyor ve okulu eğlenceli bir yer olarak benimsiyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/egitimde-gun-sayisi-artacak-mi/feed/ 0