Palazzo Grazioli, 25 yıl boyunca İtalyan siyaseti için büyük önem taşıdı. Ülkenin en zengin işadamlarından biriyken dört kez başbakanlık koltuğuna oturan Milanolu Berlusconi, siyasete atılmasının ardından 1995 ila 2020 yılları arasında burayı Roma’daki konutu olarak kullandı. Ülkeye popülizmi getiren lider, siyaseti şekillendiren önemli görüşmeleri burada yapıyordu ve Vladimir Putin gibi önemli uluslararası bazı özel konuklarını da burada ağırlıyordu.
“KOMÜNİSTLER ÇETESİ” BERLUSCONI’NİN EVİNDE
Seks skandalları nedeniyle birçok davayla karşı karşıya kalan Berlusconi, “bunga bunga” ya da “şık akşam yemekleri” olarak anılan meşhur partilerini Milano’daki villasının yanı sıra, kiracı olduğu Palazzo Grazioli’de de düzenliyordu. Görkemli binanın bu ana katındaki Berlusconi’nin yatak odasında yakın dostu olan Rus lider Vladimir Putin’in ona hediye ettiği yatak da bulunuyordu. 55 ülkeden 450’ye yakın üyesi bulunan 112 yıllık İtalya Yabancı Basın Derneği’nin Başkanı ve DHA Roma muhabiri Esma Çakır, şehrin merkezindeki önceki dernek binasını, lüks otele dönüştürüleceği için bırakmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Üçüncü kez başkanlık görevini yürüten Çakır, Berlusconi’nin eski evine taşınmanın kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Yaklaşık bir buçuk yıl önce bize kira desteği veren Bakanlıktan binayı boşaltmamız gerektiği söylendiğinde çok üzüldük. Çünkü Aşk Çeşmesi’nin (Trevi Çeşmesi) hemen arkasında çok merkezi bir konumdaydı. Bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak, Roma’nın merkezinde bir bina bulmak neredeyse imkânsızdı. 2 ay kadar süren arayışın sonunda çaresizdik. Bunu gören bir emlak danışmanı bize ‘Aslında Berlusconi’nin eski evi var ve 3 yıldır boş, ama siz gazetecilerin ilgilenmeyeceğini düşünerek hiç söylemedim’ dedi. İlk tepkimiz kahkaha atmak oldu. ‘Bir daha o meşhur evi görme fırsatı ne zaman bulacağız’, diyerek gidip bakalım dedik. İlk görüşte çok etkilendik ve buraya karar verdik.”
Aylar süren zahmetli çalışmaların ardından burayı modern bir ofise dönüştürdüklerini anlatan Çakır, yabancı ve İtalyan basınının bu taşınma hikayesine çok ilgi gösterdiğini belirterek, “İki nedenden dolayı; Berlusconi’nin evi olması ve onun biz yabancı gazetecilerle ‘kavgalı’ olması. Yaklaşık 25 yıl önce bizim dernekte düzenlediği basın toplantısında kendisine zor ve eleştirel sorular yöneltmişti. Ondan sonra bir daha da adım atmamış derneğe,” dedi.

‘BUZLARI ERİTMEK İÇİN ISRARLA DAVET ETTİM’
Onun evine taşınmalarının güldüren bir tesadüf olduğunu belirten Çakır, “Çünkü Berlusconi İtalya’daki yabancı gazetecileri, özellikle ‘bunga bunga partileri’ üzerine yaptıkları eleştirel haberlerden dolayı ‘komünistler’ olarak yaftalıyordu, bütün muhaliflerine yaptığı gibi. Bir geleneği hiçe sayarak derneğimizde basın toplantısı düzenlemeyi reddeden tek ülkenin siyasi lideriydi. Buzları kırmak için başkanlıklarım döneminde onu ısrarla davet ettim parti lideri olarak, ama kesin bir dille bunu reddetti” ifadelerini kullandı.
MELONI: BERLUSCONI, BU KOMÜNİSTLERİN EVİNE TAŞINDIĞINI GÖRSE NE HİSSEDERDİ
Şubat sonunda yabancı gazetecilerin düzenlediği akşam yemeğine katılan Başbakan Giorgia Meloni, burada yaptığı esprili konuşmada, “Kendi deyimiyle bu komünistler çetesinin onun evine taşınıyor olmasına ilişkin Berlusconi’nin göklerden neler hissetmekte olduğunu bilemiyorum. Ancak hayatta böyle şeyler de oluyor,” diyerek gülmüştü. Berlusconi, siyasi hayatına önemli katkı sağladığı Giorgia Meloni’nin liderliğindeki mevcut hükümetin de koalisyon ortağıydı.
AÇILIŞI CUMHURBAŞKANI MATTARELLA YAPTI
Dernek binasının açılışı, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, ölümünden sonra Berlusconi’nin partisi Haydi İtalya’nın liderliğini üstlenen Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso’nun katılımıyla Salı günü gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Mattarella’nın eşliğinde kurdeleyi kesen ve törende bir konuşma yapan dernek başkanı Esma Çakır, kendileri için büyük önemi olan bir günde devletin üst düzey temsilcilerinin katılımından onur duyduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Mattarella ise, daveti için Çakır’a teşekkür ederek, yabancı gazetecilerin ülkelerindeki varlığının ve özgür basının kendileri için mühim olduğunun altını çizdi.
Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de ülkelerinde çalışan yabancı muhabirlerin İtalya’nın yurtdışındaki imajını oluşturmaya yardımcı olmada önemli bir rol oynadığını ifade ederek, “Savaşların yaşandığı bir dönemde, barışın gelmesi için de sizin katkınız bizim için önemli,” dedi.
]]>Ancak Titanik’in kazandığı uluslararası başarı bu iki oyuncuyu da bir anda, kelimenin tam anlamıyla bir gecede dünya çapında birer yıldıza dönüştürdü. Zaten ikisinin kariyeri de Titanik sonrasında deyim yerindeyse aldı başını gitti.

BİR GECEDE YILDIZ OLDU AMA…
48 yaşındaki İngiliz yıldız Kate Winslet tam 5 kez Oscar’a aday oldu. 2008’de başrolünü oynadığı The Reader filmiyle de En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kucakladı. Titanik’in kazandığı başarıdan sonra büyük yeteneğinin de yardımıyla aldığı roller ve ortaya koyduğu performans hep eleştirmenlerden tam not aldı.
Tüm bu başarılara rağmen, hayatında çok büyük önemi olsa da Winslet aradan geçen 24 yıldan sonra bir anda kazandığı bu büyük ünden nasıl nefret ettiğini itiraf etti. Titanik’te oynadıktan sonra bir dünya yıldızı olmanın adeta hayatını mahvettiğini anlattı…

Kate Winslet Titanik ile belki de o günlerde hiç ummadığı bir şöhrete kavuştu… Ama kendi anlattığına göre bu şöretin bedeli ağır olmuştu
“ÜNLÜ OLMAK KORKUNÇ BİR ŞEYDİ”
Başarılı aktris o günleri “Belli bir şekilde görünmek ya da belli bir şey olmak zorundaymışım gibi hissettim ve o dönemde medyanın müdahalesi çok önemli olduğu için hayatım oldukça tatsızdı” diye anlatıyor.
Kate Winslet ünlendikten sonra yaşadıklarını “Gazeteciler her zaman ‘Titanik’ten sonra her şeyi yapabilirdiniz ama yine de bu küçük şeyleri yapmayı seçtiniz’ derlerdi… ben de ‘Evet, emin olun yaptım! Çünkü, tahmin edin ne oldu, ünlü olmak korkunç bir şeydi” diye anlatıyor.

“BASIN BANA ZORBALIK YAPTI”
Tatsız yönlerine rağmen Titanik’te oynamaktan pişman olmadığını söyleyen Kate Winslet yine de hemen kendini koruma moduna geçtiğini söylüyor. Bunun sebebinin de ünlenmesiyle birlikte hemen basın tarafından zorbalığa uğraması olduğunu söylüyor.
“Dürüst olmak gerekirse kendimi oldukça zorbalığa uğramış hissettim. “Sadece ‘Tamam, bu korkunç bir şey ve umarım geçer’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Ve kesinlikle geçti ama aynı zamanda ünlü olmak buysa, ünlü olmaya hazır olmadığımı fark etmemi sağladı, teşekkürler. Hayır, kesinlikle değil.”

Winslet’in büyük yeteneği hiç tartışılmadı, o da zaten kariyeri boyunca elde ettiği başarılarla bunu çoktan kanıtlamıştı… Ancak başka yıldızlar gibi giyinmeyen, estetikten kaçan, mesleğini nasıl göründüğünün önüne koyan yıldız isim her zaman fiziği yüzünden basına konu oldu
HER ŞEYİNİ DİDİK DİDİK İNCELEDİLER, YILDIZLIĞI GÖRÜNTÜSÜNE YAKIŞTIRAMADILAR
Ani şöhreti için “Bir günden diğerine gece ve gündüz gibi farklıydı” diyen Kate Winslet sadece o dönemde değil kariyerinin ilerleyen yıllarında da birçok haksız eleştiriye maruz kaldı.
“Oldukça fazla kişisel fiziksel incelemeye maruz kaldım ve oldukça fazla eleştirildim İngiliz basını aslında bana karşı oldukça kaba davrandı” diyen kraliyet nişanı sahibi yıldız isim Titanik’te rol aldığında bir Hollywood yıldızına göre fazla “tombul” bulunmuş, bedeni, giydikleri, görüntüsü deyim yerindeyse parça pinçik edilip incelenerek hedef tahtasına konmuştu.

ADI “TOMBUL KIZ” KALDI
Hollywood’un estetiksiz, yaşıyla barışık ve spot ışıklarından uzakta, sessiz sakin bir hayatı seçen yıldızlarından olan Kate Winslet, Titanik sonrasında, başka filmlerle başarı hatta Oscar kazandığında bile alışılmış bir yıldız görüntüsünde olmadığı için aynı türde eleştirilerin hedefi olmuştu.
Hatta Titanik sonrasında basın ona “tombul kız” diye isim takmış ve basın da konuyu gündemden düşürmemek için sürekli Winslet’i haber yapmıştı. Ufak tefek olsa da hâlâ devam eden bu tür sözleri artık umursamamayı öğrendiğini söyleyen Winslet rol arkadaşı DiCaprio ile dostluğundan da çok mutlu.

O FİLMDEKİ ROL ARKADAŞI ŞİMDİ ÇOK YAKIN DOSTU OLDU
İkili Titanik’ten sonra Revolutionary Road filminde de karı kocayı canlandırmıştı. Yıllar boyunca da yakın arkadaş olarak kalmaya devam ettiler. Titanik’te oynadıklarında kendisi 22 Leonardo Di Caprio ise 23 yaşında olan Winslet rol arkadaşı için “Uzun, sıska, koordinasyonsuz uzuvlardan oluşan bir karmaşaydı. Kendine karşı çok özgürdü ve gerçekten coşkulu bir enerjisi vardı. Ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum, ‘Oh, bu eğlenceli olacak. Kesinlikle iyi anlaşacağız”.
]]>