Aşı – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Fri, 16 Aug 2024 00:23:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yüzlerce can alan virüs Avrupa’ya sıçradı! Afrika dışındaki ilk vakayı açıkladılar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/#respond Fri, 16 Aug 2024 00:23:00 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/ Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 'küresel acil durum' ilan ettiği ve Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (MPox) virüsünün 'daha bulaşıcı' bir varyantı, İsveç'te tespit edildi. DSÖ, bu salgın nedeniyle 'küresel acil durum' ilan etmişti. Afrika'da en çok etkilenen ülke Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu. Ülke, yeni bir türün yanı sıra hastalık gözetimi ve aşı eksikliğiyle eryaman escort mücadele ediyor. Ayrıca, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Afrika'da da yeni salgınlar bildirildi.

Maymun Çiçeği virüsü Afrika'nın dışına çıktı. İsveç'te ilk maymun çiçeği vakası görüldü. Avrupa sınırlarına da sıçrayan hastalık için gözler şimdi resmi makamlarda.

DSÖ, Çarşamba günü aldığı kararla Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (Mpox) virüsü salgını nedeniyle "küresel acil durum" ilan etti. DSÖ, kasım ayında yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) virüsün cinsel yolla bulaştığını ilk kez doğrulamış, Afrikalı bilim insanları ise bu durumun hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu.
 

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki M çiçeği salgınları, aşılar ve antiviral tedavilerin yanı sıra yüksek risk gruplarına yönelik halk sağlığı mesajlarının yardımıyla kontrol altına alındı. Ancak geçtiğimiz aylarda çok sayıda ülkede salgınların görüldüğü Afrika escort eryaman kıtasının bazı bölgelerinde neredeyse hiç aşı bulunmuyor.

"AFRİKA DIŞINDA İLK KEZ TESPİT ETTİK, DAHA TEHLİKELİ BİR VARYANT"

Afrika kıtasında bu gelişmeler yaşanırken virüs Avrupa'da da ilk kez İsveç'te görüldü. İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Jakob Forssmed düzenlediği basın toplantısında, "Öğleden sonra İsveç'te daha ciddi bir tür olan ve Clade I olarak adlandırılan bir maymun çiçeği vakası olduğunu teyit ettik" dedi.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu vakanın maymun çiçeği virüsünün tehlikeli bir varyantı olan Clade I'in Afrika dışında ilk kez tespit edildiği aktarılarak, hastanın başkent Stockholm'de olduğu ifade edildi.

AFRİKA'DA 470 ÖLÜM KAYDA GEÇTİ

Afrika'da en kötü etkilenen ülke, bu yıl en büyük salgında 12 binden fazla vaka ve en az 470 ölüm kaydeden Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu.

Ülke, teşhis için yapılan testlerde belli olmadığı anlaşılan tehlikeli yeni bir türün yanı sıra düzensiz hastalık gözetimi ve aşı ve tedavi eksikliğiyle mücadele ediyor.

En son 2022 yılında bir M çiçeği vakası kaydeden Güney Afrika da eryaman escort bayan bu yıl yeni bir salgın bildirdi. Enfeksiyonun en çok uzak bölgelerde görüldüğü Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yetkililer, hastalığın yayılmasını yavaşlatmak için hükümet tarafından yürütülen çabalara yardımcı olmak üzere halka destek çağrısında bulundu.

Doğu Afrika Topluluğu bölgesel bloğu da, bölgedeki beş ülkeye sınırı olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki hastalık konusunda üye ülkeleri uyaran bir bildiri yayınladı. Bu ülkelerden biri olan Burundi şimdiden üç vakayı doğruladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/feed/ 0
AstraZeneca aylar sonra itiraf etti: Kovid aşısı nadir görülen bir yan etkiye sahip https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/astrazeneca-aylar-sonra-itiraf-etti-kovid-asisi-nadir-gorulen-bir-yan-etkiye-sahip/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/astrazeneca-aylar-sonra-itiraf-etti-kovid-asisi-nadir-gorulen-bir-yan-etkiye-sahip/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:03:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13079 2021 yılının Nisan ayında olduğu Kovid aşısı sonrası beyninde pıhtı atan ve beynindeki kalıcı hasar nedeni ile çalışamayacak hale gelen iki çocuk babası Jamie Scott’un geçtiğimiz yıl ilaç devi AstraZeneca’ya dava açtı.

Aşı sonrası benzer sorunları yaşadığını iddia eden 51 kişi de mahkemeye gidince olay toplu bir davaya dönüştü. Avukatlar AstraZeneca-Oxford aşısının “kusurlu” olduğunu ve aşının bir çok aile üzerinde yıkıcı bir yan etki olduğunu öne sürüyor, AstraZeneca ise bu iddiaları şiddetle reddediyor.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere aşı 50’den fazla ülkede kullanılan AstraZeneca aşısı Türkiye’de kullanılmamıştı.

ŞİRKET AYLAR SONRA İTİRAF ETTİ: AŞI TTS’YE NEDEN OLABİLİR

Şirket davaya Mayıs ayında verdiği ilk cevapta “Sorunun aşıdan kaynaklandığını kabul etmiyoruz” demişti, ancak yoğun hukuki çatışmaların ardından, Şubat ayında verdiği savunmada Oxford Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği aşının nadir durumlarda TTS‘ye neden olabileceğini itiraf etti.

TTS NEDİR, BELİRTİLERİ NELERDİR?

Özellikle AstraZeneca ve Johnson & Johnson gibi Kovid aşıları ile ilişkilendirilen Thrombosis with Thrombocytopenia Syndrome (TTS), kan pıhtılarının oluştuğu ve aynı zamanda trombosit sayısının düştüğü tıbbi bir durumdur. Bu pıhtılar, genellikle vücudun çeşitli bölgelerinde, özellikle beyin, karın veya bacaklardaki derin venler gibi büyük damarlarda oluşabilir.

TTS’nin mekanizması tam olarak anlaşılmamış olsa da, aşı ile bağlantılı olduğu düşünülen bir bağışıklık yanıtıyla ilişkilendirilmiştir. Özellikle, aşıdan sonra vücudun bağışıklık sistemi, trombositleri hedef alabilen antikorlar üretebilir ve bu da trombositopeniye (düşük trombosit sayısı) ve aynı zamanda kan pıhtılarının oluşumuna yol açabilir.

TTS’nin semptomları arasında şiddetli baş ağrısı, gözde görme problemleri, bacak veya kollarda ağrı ve şişlik, nefes darlığı, karın ağrısı ve kanama bulunabilir. TTS, çok nadir bir durumdur ve genellikle Covid-19 aşılarının milyonlarca dozundan sadece birkaçında görülür. Ancak, semptomlar ortaya çıktığında ciddi olabilir ve tıbbi müdahale gerektirebilir.

100 MİLYON EURO TAZMİNAT! ŞİRKETİN ÖDEME YAPMASININ ÖNÜ AÇILDI

AstraZeneca’nın Yüksek Mahkeme’ye hukuki savunma olarak yaptığı itiraf, ilaç firmasının, belirli yasal vakalarda ödeme yapılmasına yol açabilecek.

Yüksek Mahkeme’ye dava açan mağdurlar ve yakınları, değeri 100 milyon £’a kadar olduğu tahmin edilen tazminatlar talep ediyor.

Şimdiye kadar davaya müdahale etmeyi reddeden İngiliz hükümeti AstraZeneca’nın yasal masraflarını karşılama taahhüdünde bulundu.

“İNGİLİZ BİLİMİNİN ZAFERİ” OLARAK MÜJDELENMİŞTİ, ARTIK KULLANILMIYOR

Piyasaya sürüldüğü sırada dönemin başbakanı Boris Johnson tarafından “İngiliz biliminin zaferi” olarak müjdelenen aşı, artık Birleşik Krallık’ta kullanılmıyor.

Aşının kullanıma sunulmasından sonraki aylarda, bilim insanları aşının ciddi yan etkilerini tespit etmiş, daha sonra da AstraZeneca riskinin Kovid’in yarattığı zarardan daha ağır basması nedeniyle 40 yaşın altındakilere alternatif bir aşı teklif edilmesi önerilmişti.

50 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE UYGULANDI, 73 KİŞİ ÖLDÜ

Yapılan çalışmalarda pıhtılaşmanın görüldüğü vakaların yaklaşık üçte ikisinin kadın olduğu tespit edildi. Hayatını kaybedenlerin de 18 ila 79 yaşlarında olduğu verilendirildi. İngiltere’de 50 milyondan fazla kişiye uygulanan AstraZeneca aşısı, 73 ölüm ile ilişkilendiriliyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/astrazeneca-aylar-sonra-itiraf-etti-kovid-asisi-nadir-gorulen-bir-yan-etkiye-sahip/feed/ 0
Bilim dünyası da şaşkın… Tam 217 doz Covid aşısı oldu! ‘Yan etkiye dair hiçbir kanıt bulamadık’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-dunyasi-da-saskin-tam-217-doz-covid-asisi-oldu-yan-etkiye-dair-hicbir-kanit-bulamadik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-dunyasi-da-saskin-tam-217-doz-covid-asisi-oldu-yan-etkiye-dair-hicbir-kanit-bulamadik/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:36:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7342 Almanya, Magdeburg’da yaşayan 62 yaşında bir adamın 29 ay içerisinde kendi isteğiyle 217 doz Covid aşısı olduğu ortaya çıktı. Bu ilginç hiper-aşılama vakasının raporu The Lancet Infectious Disease dergisinde yayınlandı. Rapora göre, adamın sadece 9 ay içerisinde en az 130 doz aşı olduğu ispatlandı.

Erlangen-Nürnberg Üniversitesi’nden araştırmacılar, isimsiz deneğin sağlık durumunun iyi göründüğünü ve herhangi bir olumsuz yan etki yaşamadığını söyledi. Üniversitenin mikrobiyoloji bölümünden Dr. Kilian Schober, “Vakayı gazete haberlerinden öğrendik. Daha sonra kendisiyle temasa geçtik ve onu Erlangen’de çeşitli testlere tabi tutmaya davet ettik. Bunu yapmakla çok ilgilendi” dedi.

PANDEMİ BOYUNCA HİÇ COVID GEÇİRMEMİŞ

62 yaşındaki adam araştırma için gönüllü olarak tıbbi bilgi, kan ve tükürük örneği vermeyi kabul etti.

Dr. Schober, bağışıklık sisteminin bu kadar çok aşıyla aşırı uyarılmasının, bazı bağışıklık hücrelerini yıpratarak vücudun hastalıklarla başarılı bir şekilde mücadele etme yeteneğini engelleyebileceğinden endişeliydi. Ancak araştırmacılar hiçbir yan etkiye dair kanıt bulamadı.

Dahası, SARS-CoV-2 antijen testleri, PCR’lar ve nükleokapsid serolojisi tekrar tekrar negatif çıktı. Bu da adamın pandemi süresince ve sonrasında SARS-CoV-2 enfeksiyonu geçirdiğine dair hiçbir belirtinin olmadığı anlamına geliyor.

217 dozun büyük kısmının mRNA aşılarından (BioNTech veya Moderna) oluştuğu hiper-aşılama vakasında, normal aşılanmalara kıyasla daha fazla antikor ve T hücre bağışıklığı gözlemlendi. Rapora göre, adamın vücudundaki antikorlar Omikron varyantını normal 3 doz aşılanmışlara kıyasla 11,5 kat daha fazla nötralize ediyor.

SALGIN HASTALIKLAR SAVAŞLARDAN DAHA FAZLA İNSANI ÖLDÜRÜYOR

Biz de 217 doz ile bilim dünyasını şaşkına uğratan hiper-aşılama vakasını Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ümit Savaşcı ile konuştuk.

Önerilen dozların üzerinde aşı yapılmasının koruyuculuk anlamında gerekli olmadığının altını çizen Savaşçı, “Aşırı aşılamanın hem yan etkileri olabilir hem de maliyet anlamında sağlık sistemine zararı söz konusu” dedi.

Prof. Dr. Ümit Savaşcı, “Aşılar gerekli durumlarda, gerekli dozlarda, risk altındaki kişilere uygulandığı zaman sadece bireyleri değil halk sağlığını da koruyor. Salgın hastalıklar, savaşlardan bile daha fazla insanın ölümüne neden oluyor” ifadelerine yer verdi.

13 ÜLKEDE 99 MİLYON KİŞİ ÜZERİNDE ANALİZLER YAPILDI

mRNA aşılarıyla ilgili yapılan son araştırmalarının sonuçlarını paylaşan Savaşçı şu detayları verdi:

En son 13 ülkede 99 milyon kişi üzerinde yapılan analizlere göre, mRNA aşılarının yan etkileri arasında miyokardit (kalp kası iltihabı) ve perikardit (kalp zarı iltihabı) başta olmak üzere herhangi bir hastalık riskini artırması bulunmuyor.

Pandemide, aşılanma süreçlerinde ve sonrasında birçok hastalığın sebebi olarak aşılar gösterildi, gösterilmeye de devam ediyor. Aşılarla ilgili bir ön yargı zaten bazı insanlarda vardı, günümüzde de devam ediyor. Ancak şunu söyleyebilirim ki, benim görev aldığım hastanede günde yaklaşık 5 bin kişiye Covid aşısı yapılıyordu. Aşılama sırasında da sonrasında da lokal alerjik yan etkiler dışında endişe yaratacak hiçbir yan etkiye rastlamadık.

217 doz Covid aşısı yaptıran 62 yaşındaki adamda da hiçbir yan etkiye rastlanmamış olmasını, aşıların hastalıklara sebep olmadığı konusunda oldukça anlamlı bir veri olarak değerlendiriyorum.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bilim-dunyasi-da-saskin-tam-217-doz-covid-asisi-oldu-yan-etkiye-dair-hicbir-kanit-bulamadik/feed/ 0
İşte hayvancılığın yol haritası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:45:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6551 Bakan Yumaklı planlanan çalışmaları şöyle anlattı:

-“2024-2028 yılları arasında uygulayacağımız hayvancılık yol haritamızı 10 madde olarak belirledik. Yeni sistemde, hayvansal üretimi planlıyoruz. Üretimin, maliyet, kapasite ve pazarlama imkânları doğrultusunda planlanmasını ve ürünlerin bölgesel bazlı nerede ne kadar üretileceğine dair üretim modelini oluşturduk.

AİLE İŞLETMESİNE İLAVE DESTEK

-Mevcut modelde aşısı ve kaydı olan her buzağıya destek veriyorduk. Yeni modelde buzağının yanı sıra, aşısı ve kaydı yapılan her kuzu ve oğlak için de destek veriyoruz.

-Mevcut desteklemelerimizde işletme büyüklüğüne göre belirli sınırlandırmalar vardı. Yeni desteklemelerimizde bu sınırlandırmaları kaldırıp, üreten herkese ürettiği kadar destek veriyoruz.

-Aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ve ilave destek veriyoruz.

KADIN VE GENÇLERE ÖNEMLİ KATKI

-İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ilave destek veriyoruz. Örneğin, sahibi kadın olan bir aile işletmesi düşünelim. Tüm şartları yerine getirdiğinde, buzağı başına mevcut modelde 2 bin 68 lira destek alırken, yeni sistemde, ilave verdiğimiz aile işletmesi, kadın desteği ve diğer verimlilik destekleriyle 5 bin 200 lira alacak. Eğer bu işletme, ari işletme olursa ilave destek vereceğiz ve bu rakam buzağı başına 7 bin 900 liraya kadar çıkabilecek.

-Diğer taraftan besici aile işletmesi, besilik olarak 20 buzağısını kesime kadar beslerse ve bu verimlilik kriterlerine uygun bir süreç olması durumunda, kesim anında dana başına ilave olarak 4 bin 500 liraya kadar destek alabilecek.

ARİ İŞLETMELER ARTIRILACAK

-Yol haritamızın önemli başlıklarından biri de anaç hayvan üretiminin artırılması. Suni tohumlama, yerli sperma, soy kütüğü, ari işletme gibi verimliliği yükselten destekleri artırarak vermeye devam edeceğiz. Ari işletme sayısını bin 136’dan 2024 yılında 2 bine, 2025 yılında ise 2 bin 500’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, hastalıktan ari işletmelerde cinsiyeti belirli sperma kullanımını teşvik ediyoruz.

AŞI ÖNLEMİ DEVREYE GİRECEK

-Buzağı kayıplarını azaltmak için, ilk etapta 200 bin gebe sığırı aşılayacağız. Kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, ülke genelindeki tüm küçükbaş hayvanlara bu yıl içinde koyun keçi çiçek aşısı, yeni doğan tüm küçükbaş hayvanlara ise koyun keçi vebası aşısı yapılacak.

-Hayvan hareketliliğinin kontrolü amacıyla Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları açıyoruz. Buradaki amacımız, hastalıklı hayvanın başka bir bölgeye giderek hastalığın yayılmasını engellemek.

-Buzağı ve kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, her ilçede eğitimler düzenliyoruz. Bu yıl ve gelecek yıl içinde 100 bin yetiştiriciye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yapacağız.”

3 YILDA İTHALAT SONA ERECEK

-”kendi kendine yetebilmek için çalışmalar yapılıyor” diyen Bakan Yumaklı şu ifadeleri kullandı: “Ama bugün başlasanız süt sığırcılığında iki yıl, besicilikte üç yıl ve üzeri zaman içinde çalışmalar kendini gösterebilecektir. Karkas et ile ilgili fiyat artışı yok, tersine iki haftadır düşüş var. Temel amacımız üreticimiz zarar etmesin, ancak makul olandan fazla da kâr oluşmasın. Haksız kazanca yol açacak ne varsa, bunlara zerre kadar tahammül etmiyoruz. Amacımız en geç üç yılda ithalat konusunu sona erdirmek. 2023 yılında 2 milyon 245 bin olan çiftçi sayısı, bugün itibarıyla 2 milyon 328 bin 502 oldu. 156 milyon dekar alan da 157 milyon dekar alana yükseldi. Yol haritamız için tüm taraflarla konuştuk. Bu konu Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile ilgili. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü de (TİGEM) artık vites artıracak.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/feed/ 0
Bakan Yumaklı 200 bin gebe sığırı aşılayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:33:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6197 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin 2024-2028 hayvancılık yol haritasını paylaştı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) Gazi Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında hayvan hastalıkları ile mücadele, anaç hayvan üretimini arttırma, ‘Islah Eylem Planı’ gibi konu başlıkları masaya yatırıldı.

“SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİNİ YAYGINLAŞTIRIYORUZ”

Kırmızı et, beyaz et, süt ve yumurtada; kaliteli, yeterli ve sağlıklı üretiminin devamlılığı için suyu merkeze alan ve doğal kaynakların korunduğu bir sistemle üretim planladıklarını kaydeden Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimin en temel girdisi kaliteli kaba yem üretim kapasitesini, Mera varlığımızı ve yapılarını, Pazarlama imkanlarını dikkate alarak gerçekleştiriyoruz. Hem alıcıyı hem satıcıyı güvence altına alan sözleşmeli üretim modelini yaygınlaştırıyoruz” diye konuştu.

“ÜRETEN HERKESE ÜRETTİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”

Aşısı ve kaydı olan her buzağıya destek verdiklerini hatırlatan Bakan Yumaklı, “Mevcut desteklemelerimizde işletme büyüklüğüne göre belirli sınırlandırmalar vardı. Yeni desteklemelerimizde bu sınırlandırmaları kaldırıp, üreten herkese ürettiği kadar destek veriyoruz” ifadesini kullandı.

“İLK DEFA GENÇ VE KADIN ÜRETİCİLERİMİZE YÜZDE 70 İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ilave destek verdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, “Bu sayede aile işletmeleri temel destekle aynı oranda ilave destek alarak en az iki kat destek almış olacak. Kırsalda üretimin ana direği olan kadınlara ve geleceğimizin teminatı gençlere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ilave destek veriyoruz. Ayrıca suni tohumlama, yerli sperma, soy kütüğü, ari işletme gibi verimliliği artırıcı destekleri artırarak vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

SAHİBİ KADIN OLAN AİLE İŞLETMELERİ DAHA FAZLA DESTEK ALACAK

Yeni destekleme modelinden örnek veren Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:
“Mesela sahibi kadın olan bir aile işletmesi düşünelim. Tüm şartları yerine getirdiğinde, buzağı başına mevcut modelde 2 bin 68 lira destek alırken, yeni sistemde, ilave verdiğimiz aile işletmesi, kadın desteği ve diğer verimlilik destekleriyle 5 bin 200 lira alacak. Yani 2 buçuk kat fazla destek alacak. Eğer bu işletme, ari işletme olursa ilave destek vereceğiz ve bu rakam buzağı başına 7 bin 900 liraya kadar çıkabilecek. Böylece desteği yaklaşık 4 kat artmış olacak.”

Bakan Yumaklı, besici aile işletmelerin 20 buzağıyı kesimine kadar beslediği takdirde, kesim anında dana başına ilave olarak 4 bin 500 liraya kadar destek verileceğini belirtti.

IPARD KREDİ ÜST LİMİTİ 40 MİLYON LİRADAN 60 MİLYON LİRAYA ÇIKARTILDI

Kırsal kalkınma destek programlarından biri olan IPARD desteklerini 42 ilden 81 ile yaygınlaştırıldığını ve faydalanıcı sayısını arttırdıklarını dile getiren Bakan Yumaklı, “Sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim oranları uyguluyoruz. Ayrıca hayvancılıkta işletme başına 40 milyon lira olarak verilen kredi üst limitini 60 milyon liraya, eğer ari işletme olursa 80 milyon liraya çıkardık” ifadelerine yer verdi.

ARİ İŞLETME SAYISININ 2024 YILINDA 2 BİN 500’E ÇIKARTILMASI HEDEFLENİYOR

Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Vereceğimiz ilave desteklerle ari işletme sayısını bin 136’dan 2024 yılında 2 bine, 2025 yılında ise 2 bin 500’e çıkarmayı hedefliyoruz. Hastalıktan ari işletmelerden, ülkenin ihtiyacı olan genetik kapasitesi yüksek anaç hayvan üretimini sağlamış olacağız”

ŞAP AŞISI SAYISI 2 DOZDAN 3’E ÇIKARTILDI

Hayvansal hastalıklara karşı alınan tedbirlere değinen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bulaşıcı hastalıklardan koruyucu aşı uygulamasını da yaygınlaştırıyoruz. Şap hastalığına karşı her yıl rutin olarak 2 doz uygulanan aşı sayısını bu yıl 3’e çıkarttık. Bu ek aşının ücretini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Aile işletmelerinde buzağı, kuzu ve oğlak sağlığını koruyucu tedbirlere ağırlık vererek gerekli aşı desteğini bakanlık olarak biz sağlayacağız. Buzağı kayıplarını azaltmak için, ilk etapta 200 bin gebe sığırı aşılayacağız. Kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, ülke genelindeki tüm küçükbaş hayvanlara bu yıl içinde koyun keçi çiçek aşısı, yeni doğan tüm küçükbaş hayvanlara ise koyun keçi vebası aşısı yapılacak. Bahsettiğim tüm bu aşıların ücretlerini bakanlık olarak biz karşılayacağız.”

VETERİNER YOL KONTROL VE DENETİM İSTASYONLARI AÇILIYOR

Hayvansal hareketliliğin kontrolü amacıyla Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları açacaklarına işaret eden Bakan Yumaklı, “Buradaki amacımız, hastalıklı hayvanın başka bir bölgeye giderek hastalığın yayılmasını engellemek. Ayrıca bu istasyonlarda yapılan kontrollerle hastalığa yerinde ve erken müdahale etmek. 7 gün 24 saat görev yapacak bu istasyonlardan ilkini Erzurum’da açtık. Önümüzdeki günlerde ikincisini Elazığ’da açıyoruz. Yılsonunda bu sayıyı 7’ye çıkartacağız” kaydetti.

VETERİNER TIBBİ ÜRÜN KONTROL MERKEZİ OLUŞTURULACAK

Pendik Veteriner Kontrol Enstitü Müdürlüğü’n yeni bir Ulusal Aşı Üretim Tesisi kurduklarına dikkati çeken Yumaklı, “Burada daha modern ve teknolojik imkanlarla yüksek kapasiteli aşı üretimleri gerçekleştireceğiz. Ayrıca Veteriner Tıbbi Ürün Kontrol Merkezini de oluşturuyoruz. Burada da her türlü ilaç, aşı ve tıbbi malzemenin testlerini yapacağız” dedi.

100 BİN YETİŞTİRİCİYE FARKINDALIK EĞİTİMİ VERİLECEK

Buzağı ve kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla her ilçede eğitimler düzenlediklerini belirten Yumaklı, bu yıl ve gelecek yıl içinde 100 bin yetiştiriciye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yapacaklarını aktardı.

SOĞUK ZİNCİR İZLEME SİSTEMİ KURULACAK

Bunun yanı sıra Yumaklı, hayvan hastalıklarından korunmak amacıyla aşıların ve ilaçların üretimden uygulama aşamasına kadar geçen süreçte, soğuk zincir izleme sisteminin bu yılın ilk yarısında kuracaklarını belirtti.

“DİŞİ BUZAĞILARA İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Bir başka hedeflerinin ise anaç hayvan üretiminin arttırılması olduğunu dile getiren Yumaklı, “Bu kapsamda; hastalıktan ari işletmelerde cinsiyeti belirli sperma kullanımını teşvik ediyoruz. Anaç hayvan sayısının arttırılması amacıyla dişi buzağılara ilave destek veriyoruz. Bir diğer önemli adımımız ise TİGEM ve ESK iş birliğinde hayata geçireceğimiz yeni bir proje” dedi.

TİGEM İŞLETMELERİ DAMIZLIK MERKEZİ OLACAK

‘Yerli Üreticimizi Güçlendirmek’ parolasıyla yola çıktıklarına işaret eden Yumaklı, söz konusu projede TİGEM işletmelerinin damızlık merkezi olacağını söyledi. ESK’nın desteğiyle sayıları artacak damızlık aile işletmelerine uygun maliyetle dağıtılacağını söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bu sayede yerli üreticinin damızlık ihtiyacını kamu güvencesiyle kaşılaşmış olacaklarını belirtti.

Türkiye’de en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkına vurgu yapan Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

“Ülkemizde en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkında yaklaşık 22 bin hayvanı verimlilik durumlarını genetik olarak ortaya koyarak referans popülasyonumuzu oluşturduk. Bu sayıyı her geçen yıl artırıyoruz. 2024 yılında artık bu ırktan doğan buzağılarda genetik yapısına bakarak, damızlık değerini belirlemeye başladık. Bu testi yaptıran yetiştiricilerimizin test maliyetini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yine bu yıl içerisinde ülkemizde sayısı en fazla ikinci ırk olan Simental ırkında da genetik testler ile damızlık değerini belirlemeye başlıyoruz. Her iki ırk için bu hizmeti yetiştiricimizin hizmetine sunuyoruz. Bu testin yaygınlaşması amacıyla Genomik Test Merkezi’ni Haziran 2024’te Ankara’da açmış olacağız. Genomik seleksiyon ve embriyo transferi yöntemiyle, yüksek genetik kapasiteli üretim boğalarını Ocak 2025’te üretmeye başlıyoruz.”

Açıklamalarını tamamlayan Bakan Yumaklı, gazeteciler ile birlikte hatıra fotoğrafı çekindi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/feed/ 0
DSÖ uyardı: Rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 95’i HPV kaynaklı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-uyardi-rahim-agzi-kanseri-vakalarinin-yuzde-95i-hpv-kaynakli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-uyardi-rahim-agzi-kanseri-vakalarinin-yuzde-95i-hpv-kaynakli/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:42:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=1749 DSÖ, rahim ağzı kanseri farkındalık ayı kapsamında yaptığı açıklamada, “Rahim ağzı kanserinin yüzde 95’inden fazlası insan papilloma virüsünden (HPV) kaynaklanmaktadır. HPV’ye karşı profilaktik aşılama ve kanser öncesi lezyonların taranması ve tedavisi rahim ağzı kanserini önlemenin etkili yollarıdır ve çok uygun maliyetlidir” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA KADINLAR ARASINDA EN SIK GÖRÜLEN 4’ÜNCÜ KANSER TÜRÜ”

DSÖ, Rahim Ağzı Kanserini Ortadan Kaldırma Girişimi adında başlattıkları eylem hakkında, “Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiği ve etkili bir şekilde tedavi edildiği sürece önlenebilir ve tedavi edilebilir. Ancak 2018 yılında 300 binden fazla kadının hayatına mal olan hastalık, dünya çapında kadınlar arasında en sık görülen 4’üncü kanser türüdür.

Çok az hastalık küresel eşitsizlikleri rahim ağzı kanseri kadar yansıtıyor. 2018’deki ölümlerin neredeyse yüzde 90’ı düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldi. Bir halk sağlığı sorunu olarak rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılmasına rehberlik etmek için iddialı, uyumlu ve kapsayıcı bir strateji geliştirildi.

Mayıs 2018’de DSÖ küresel bir eylem çağrısı yaptı. Ağustos 2020’de Dünya Sağlık Asamblesi rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılmasına yönelik Küresel Stratejiyi kabul etti. Rahim ağzı kanserini ortadan kaldırmak için tüm ülkelerin insidans (hastalık oranı) oranını 100 bin kadında 4’ün altında tutması ve bu oranı koruması gerekmektedir. Bu hedefe ulaşmak üç temel hedef vardır. Bu hedefler, aşılama, tarama ve tedavi.” dedi.

ÜÇ TEMEL HEDEF: AŞILAMA,TARAMA VE TEDAVİ

Bu kapsamda DSÖ yapılan eylemler ile ilgili, 2020 yılından itibaren genç kızlardan yüzde 90’ının 15 yaşına kadar aşılandığını, kadınların yüzde 70’i 45 yaşına kadar yüksek performanslı testler ile tarandığını ve tedavi gören kadınların yüzde 90’ının da tedavilerinin bittiğini ifade etti. DSÖ, üç temel hedef olarak ifade ettiği aşılama, tarama ve tedavi eylemlerinin sonucu olarak ortaya çıkan 90-70-90 kavramı ile ilgili, “Gelecek yüzyılda rahim ağzı kanserini ortadan kaldırma yoluna girebilmek için her ülkenin 2030 yılına kadar 90-70-90 hedeflerine ulaşması gerekiyor” dedi.

DSÖ, HPV virüsüne karşı aşının önemine vurgu yaparak, aşının tüm yaş grupları için farklı bir dozu olduğuna da dikkat çekti. Aşı olması gereken en önemli yaş grubunun 9-14 yaş aralığındaki genç kızlar olduğunun altı çizilerek, “2023 yılı itibarıyla dünya çapında 6 adet HPV aşısı mevcuttur. Hepsi, çoğu rahim ağzı kanserine neden olan ve HPV enfeksiyonunu ve rahim ağzı kanserini önlemede güvenli ve etkili olduğu gösterilen yüksek riskli HPV tipleri 16 ve 18’e karşı koruma sağlar. Bağışıklık sistemi zayıf olduğu veya HIV (AIDS) ile enfekte olduğu bilinen kişiler için minimum 2 doz ve uygun olduğunda 3 doz gereklidir” denildi. 2022’de yapılan açıklamada rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 70’inde görülen HPV, 2023 itibarıyla yüzde 95’e ulaştığı ifade edildi.

“RAHİM AĞZI KANSERİNİ ORTADAN KALDIRMA YOLUNDAYIZ”

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, rahim ağzı kanserine yakalanmamak için aşının önemine dikkat çekti. Ghebreyesus, “ HPV virüsüne karşı aşılama ve hastalığın erken ve etkili taraması ve tedavisi ile büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olan Rahim Ağzı Kanserini ortadan kaldırma yolundayız. Başarı, tüm ülkelerde kadınların ve kızların bu hayat kurtaran araçlara erişimini engelleyen eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için tüm ortakların birlikte çalışmasını gerektirir. Bu Rahim Ağzı Kanseri farkındalık ayında, DSÖ Aşı, tarama ve tedavinin sürekli olarak genişletilmesi çağrısında bulunarak, Rahim Ağzı Kanseri Eliminasyon Girişimi aracılığıyla bu önlenebilir hastalıktan arınmış bir dünyaya olan bağlılığını yeniden teyit etmektedir.

2023’te HPV aşısını uygulamaya koyan Bangladeş, Endonezya, Nijerya ve diğer ülkeleri tebrik ediyorum ve bu kritik gündemdeki ilerlemeyi hızlandırmak için 2024’te daha fazlasını desteklemeye hazırız” ifadelerini kullandı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-uyardi-rahim-agzi-kanseri-vakalarinin-yuzde-95i-hpv-kaynakli/feed/ 0