Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mikati, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” diyerek selamladı. Erdoğan ve Mikati birbirlerine heyetlerini takdim etti.
Başkan Erdoğan ve Mikati, merdivenlerde Türkiye ve Lübnan bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.

İkili ve heyetler arası görüşmeye geçen Erdoğan ve Mikati, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.


“LÜBNAN’DA 1 MİLYONDAN FAZLA İNSAN YERLERİNDEN EDİLDİ”
Başkan Erdoğan, Başbakan Mikati ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Lübnan’ın tıpkı Filistin gibi geride bırakılan yılı, İsrail tehdidi ve saldırganlığıyla tamamladığını belirten Erdoğan, Lübnan’da bugün ateşkes sağlanmış olsa da ateşkese giden süreçte 1 milyondan fazla insanın yerlerinden edildiğini, 4 binden fazla Lübnanlının ise İsrail tarafından katledildiğini söyledi. Erdoğan, Lübnan’da hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.
Bunun, İsrail’in Lübnan’a ilk saldırısı olmadığını dile getiren Erdoğan, geçmişte de Lübnan’ın benzer tacizlere muhatap olduğunu hatırlattı.
“İSRAİL HÜKÜMETİ GERÇEĞİ ANLAMAK İSTEMİYOR”
Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelinen noktada herkes şunu görmelidir. Lübnan’ın güvenliği, bölgenin istikrarından ayrı değerlendirilemez. Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış sağlanmadan da bölgemiz huzura kavuşamaz. Her fırsatta ifade ettiğim bir hakikati bugün tekrar vurguluyorum. Her kim daha fazla kan dökerek, daha fazla yıkarak, yok ederek, sivil katlederek güvenliğini artıracağına inanıyorsa vahim bir yanlışın içindedir. İsrail hükümetinin hala bu gerçeği anlamadığına, daha doğrusu anlamak istemediğine şahit oluyoruz. Türkiye, İsrail saldırganlığına karşı elindeki tüm imkanlarla Lübnan’ın arkasında durmuş, insani yardımlarını sürdürmüştür.”
Bu süreçte Mikati ile istişare halinde olduklarını aktaran Erdoğan, Mikati’yi ülkesinin bu zor döneminde sergilediği liderlikten ötürü tebrik etti. Erdoğan, kendisiyle ve heyetiyle bugün yaptıkları istişareleri bu arka plan ışığında gerçekleştirdiklerini vurguladı.

“İsrail’in ateşkese harfiyen uyması ve Lübnan’da yol açtığı zararı tazmin etmesi için uluslararası toplum tarafından baskının sürdürülmesi gereklidir” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirtti.
“SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI ÜLKEMİZİN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİ BİR KONUDUR”
Türkiye ile Lübnan arasında çok geniş bir yelpazede işbirliği bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bugünkü görüşmelerde bu işbirliğinin geliştirilmesi noktasında atılabilecek adımları ele aldıklarını dile getirdi. Lübnan halkının birliğine ve iç barışına katkılarını sürdüreceklerini, Lübnan’ın istikrarını hedef alan her türlü teşebbüsün karşısında olduklarını belirten Erdoğan, bunu Mikati’ye de çok net bir biçimde ifade ettiğini aktardı.
Mikati ile Suriye’deki gelişmeleri de etraflıca değerlendirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Suriye’de artık yeni bir dönem başlamıştır. Suriye’nin iki önemli komşusu olarak birlikte hareket etmemiz gerektiği hususunda mutabıkız. Suriye’nin istikrarı, bölgenin istikrarı demektir. Suriye’deki kargaşanın sıkıntısını da son 13 yıldır tüm bölge çekmiştir. Tıpkı bizim gibi Lübnan da Suriyeli kardeşlerimize tereddütsüz kucağını açmış, ev sahipliği yapmıştır. Suriye’nin yeniden imarıyla günlük yaşamın normalleşmesi önceliğimizdir. Tüm kesimlerin temsil edildiği kapsayıcı ve kuşatıcı daimi bir idarenin teşkili Suriyeliler kadar biz bölge ülkeleri için de önem arz etmektedir. Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması da aynı şekilde ülkemizin asla taviz vermeyeceği bir başka husustur. İlk günden beri bölücü emellerle ilgili tutumumuzun ne olduğunu söyledik, tüm dünyaya ilan ettik, kararlılığımızı ortaya koyduk.
Türkiye, bu süreçte, ihtilafın başından bu yana yaptığı gibi Suriye halkının yanında duracak, gereken her türlü katkıyı sağlayacaktır. Suriyeli kardeşlerimize buradan şu mesajı iletmek istiyorum. Bu dönem birlik içinde, dayanışma içinde, karşılıklı uzlaşı ve teenniyle hareket edilmesi gereken kritik bir dönemdir. Basiret ve ferasetiyle Suriye halkının, Allah’ın izniyle bu süreci alnının akıyla yöneteceğine yürekten inanıyorum. Türkiye ve Lübnan olarak müşterek hedefimiz, Suriye’yi yeni bir şevkle ayağa kaldırmaktır. Biz, kardeşliğimizin ve komşuluğumuzun gereği neyse dün olduğu gibi bugün ve yarın da yapmaya devam edeceğiz. Tabii bu sürecin başarıyla sonuçlanması için uluslararası toplumun güçlü desteğine ihtiyaç var. Suriye’nin istikrarının, bölgenin istikrarı anlamına geldiğini bilen herkesin bu sürece katkı vermesini bekliyor, bunu da samimiyetle arzu ediyoruz.”
Başkan Erdoğan, Başbakan Mikati’ye ziyaretleri için teşekkür etti ve istişarelerin hayırlara vesile olmasını diledi.

“ZORLU DÖNEMDE TÜRKİYE DESTEK ÜLKESİ OLMUŞTUR”
Lübnan Başbakanı Mikati, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Türkiye’nin, Lübnan’a ve halkına karşı beslediği duygulardan dolayı minnettar olduğunu dile getiren Mikati, “Lübnan’ın içinden geçtiği tarih boyunca her çetrefilli ve zorlu dönemde Türkiye destek ülkesi olmuştur.” dedi.

Mikati, “Her zaman olduğu gibi zat-ı devletlerinin konuyla yakinen ilgisini gördük. Özellikle de insani ve siyasi bağlamda İsrail saldırılarına maruz kaldığımız süreçte gösterdiğiniz yardım, dayanışma ve destek bizim için çok büyük anlam taşımaktadır.” ifadesini kullanarak, bunun yeni bir şey olmadığını söyledi.
Türkiye’nin, Lübnan’da olup biten bütün gelişmeleri yakından takip ettiğine dikkati çeken Mikati, ülkesinin aylardan beri İsrail’in saldırıları neticesinde ekonomik, toplumsal ve çevresel bağlamda ciddi zararlara maruz kaldığını vurguladı.
Mikati, bu saldırıların halen durmadığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Her gün gerçekleşen ihlallerle de devam etmektedir. İsrail ateşkese uygun davranmamaktadır ve ateşkeste belirtilen hususlara bağlı kalmamaktadır. Sizler, hem uluslararası hem bölgemizde hem de Arap ülkeleri ile çok geniş ilişki ağına sahipsiniz. Bu bağlamda, İsrail saldırıları neticesinde zarar görmüş olan ülkelerin desteklenmesi hususunda üzerinize düşen rolü fazlasıyla yapacağınıza inanıyorum.”
Özellikle bölgede, son dönemlerde siyasi anlamda ciddi dönüşümler ve değişimler yaşandığına dikkati çeken Mikati, bu bağlamda Suriye’nin görüldüğünü ve özellikle İsrail’e bir fırsat doğduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİMİZ ÖNEMLİ”
Bunun durdurulması için baskı yapılması gerektiğini vurgulayan Mikati, “Bizler de Suriye’nin birliği, özgürlüğü ve tüm topraklarında tam anlamıyla egemenliğini destekliyoruz ve bu bağlamda sizin de ifade ettiğiniz tüm hususların altını çizerek ben de katılıyorum. Lübnan olarak bu bağlamda Türkiye ile iş birliğimiz önemli. Karşılıklı komşuluk ve saygı çerçevesinde, yeni dönemde, Suriye ile de iyi bir komşuluk ilişkisi kuracağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Mikati, gelecek dönemlerde dayanışma ve işbirliği için yeni kapıların aralanacağını belirterek, ikili görüşmede de bu hususlara değinildiğini söyledi.
Lübnan’ın kriz yaşadığını hatırlatan Mikati, “Belki de ekonomik, mali ve sosyal her anlamda çok kötü diyebileceğimiz bir kriz yaşadı. Ancak şunu öğrendik, önce Allah’a, daha sonra Lübnan’ın dostlarına ve özellikle de Türkiye’ye güvenmemiz gerektiğini öğrendik.” dedi.
ERDOĞAN, MİKATİ ONURUNA YEMEK VERDİ
Öte yandan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Necib Mikati onuruna yemek verdi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki yemek, basına kapalı gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Çoksesli Korosu, Dünya Koro Günü dolayısıyla CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da, “Birlikte Söyle” konseriyle müzikseverlere buluştu.
Şef Burak Onur Erdem’in yönettiği konserde, CSO sanatçıları ve Orkestra Akademik Başkent, 400 kişilik koroya eşlik etti.
Mozart’ın “Requiem”inden bölümler ile Giacomo Puccini’nin “Requiem” eserinin seslendirildiği konsere Ankaralı müzikseverler ilgi gösterdi.
“2025’te dünyada barış istiyoruz”
Şef Erdem, konser öncesi AA muhabirine, CSO sanatçıları ile Orkestra Akademik Başkent’in katılımıyla dünyanın en önemli koro eserlerinden Mozart Requiem’i seslendireceklerini söyledi.
Erdem, “Herkes şarkı söyleyebiliyor ve herkesin sesi var. En demokratik müzik yapma şekillerinden biri koroda söylemektir. Dünya Koro Günü’nde 12 şehirden 400 kişi bugün buraya geldi. Program biterken Arvo Part’ın ‘Da Pacem Domine’ yani ‘bize barış getir’ eserini seslendireceğiz. 2025’te dünyada barış istiyoruz. Ankara’dan dünyaya barış yayılsın istiyoruz.” dedi.
Şef Erdem, Puccini Requiem eserini geçen ay hayatını kaybeden koro üyeleri Levent Oktay Kaya’ya ithaf ettiklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesabı üzerinden belediyenin emeklilere yaptığı yardıma ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“2024, ‘Emekliler Yılı’ ilan edildi ancak maalesef emeklilerimiz için yoksulluk ve çaresizliğe çözüm olmadı. Yıllarca çalışıp birikim yapmayı hayal eden emeklilerimiz, ekonomi politikaları nedeniyle bugün en temel hak olan gıda ve barınma ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumdalar. Ancak biz 17 aydır bu duruma seyirci kalmak yerine emeklilerimiz için kaynaklarımızı seferber etmeye devam ediyoruz. Emeklilerimiz hak ettiği onurlu bir yaşama kavuşuncaya kadar da desteklerimiz sürecek.
Belediyemiz, asgari düzeyde emekli maaşı alan ve ekonomik zorluk yaşayan 54.309 emekli vatandaşımıza, Başkent Kart aracılığıyla hane başı 1.500 TL olmak üzere toplamda 81.463.500,00 TL Ödeme gerçekleştirmiştir.Bu yıl, destek alan emeklilerimize 12. kez, toplamda ise 17. kez ödeme yapılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyenin Mustafa Cankara Kongre Merkezi’nde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Özel Eğitim Uygulama Okulunca düzenlenen etkinliğe, Kaymakam Vedat Yılmaz, Belediye Başkanı Özer Kasap, Cumhuriyet Başsavcısı Nurettin Günel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu, siyasi partilerin ilçe başkanları, okul müdürleri engelli aileleri ve engelli çocuklar katıldı.
Beypazarı Kaymakamı Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, engellilere sağlanacak imkan ve destekle onların hayatlarının kolaylaşacağını söyledi.
Yılmaz, “Onlarında bize vereceği çok şey var. Bu bilinç ve farkındalığı toplum içerisinde yayarsak, bu anlamda bu anlatma istediği bakış açısı ne kadar doğru bir şekilde toplumda yayılmış olacağını göreceğiz.” dedi.
Belediye Başkanı Kasap da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün yalnızca farkındalık oluşturma için değil, aynı zamanda kalpleri birbirine açmak, engelleri birlikte aşmak ve eşit bir hayatı hep birlikte inşa etmek için bir fırsat olduğunu anlattı.
ETİ Soda A.Ş. Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Levent Yüksel’in de konuşma yaptığı etkinlikte engelli çocuklar çeşitli gösterilerde bulundu, şiirler okudu, koro eşliğinde seslendirmelerde bulundu ve halk oyunu gösterisi yaptı.
Daha sonra engellilerin hazırladığı el sanatı sergisi ziyaret edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, “Geçinemiyoruz” diyerek Mersin’den başlattıkları yürüyüşün son durağı olan Ankara’ya ulaştı. Ankara’nın girişinde emeklileri CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Nazım Sağlam ve ilçe örgütü karşıladı. Gölbaşı’nın meydanında basın açıklaması yapan 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt şöyle konuştu:
“Adım adım ülkemizin ortak zenginliği olan kamu işletmeleri yok pahasına yabancı tekellere ve yerli iş birlikçilerine peşkeş çekildi, sömürünün en kaba biçimi olan altta kalanın canı çıksın modeli uygulandı. Özal’dan sonra gelen hükümetler de küçük nüanslarla aynı sistemin yürütücüsü oldular. AKP hükümetleri ise özelleştirmenin açık ara şampiyonudur. Mevcut iktidarın bugüne kadar yaptıkları bundan sonra yapacaklarının da aynasıdır.Onu demokratik yollardan iktidardan göndermek boynumuzun borcu olsun. Bizim de desteğimizle iktidara gelecek olan halk hükümetine tavsiyemiz, Cumhuriyet değerleri gereğince yeniden kamucu, planlı karma ekonomik sisteme geçmesidir.
“Sağlıklı beslenemiyoruz, yeterince ısınamıyoruz”
Sermayeye değil emekçiye bütçe… Biz bu haldeyken meclise sunulan 2025 yılı bütçe taslağına baktık ve gördük ki, büyük bir pişkinlikle emekliye emekçiye kemerlerinizi daha fazla sıkın deniliyor. Bir eli yağda bir eli balda ekonomiciler, bize açlık ve sefaletin devamına razı olmamızı uygun görmüşler. Buna karşın büyük holdinglerin ve dolar milyarderlerinin rant ve faiz gelirlerini garanti etmeyi kendilerine görev saymışlar. Razı olmayacağız. Kış kapıya dayandı feryadımızı duyun. Yaz aylarında bile karnımızı zar zor doyururken, en ucuz gıda ürününe nasıl ulaşırım diye çabalarken, şimdi de elektrik doğalgaz faturalarıyla, odun kömür ödemeleriyle boğuşmaya başladık.Her şey ateş pahası. Sağlıklı beslenemiyoruz, yeterince ısınamıyoruz, artık barınamıyoruz, sağlığımız tehlike altında, sağlık hizmetlerine vaktinde kavuşamıyoruz. Yıllardır feryat ediyoruz, duymuyorsunuz. Emekliye sağır olan kulaklarınız duysun diye bu yaşımızda yollara düşmekten başka çare bırakmadınız bize. Yürüyüşümüzü 30 Kasım 2024’de Ankara/ Tandoğan’a taşıyacağız.”
2021 Tüm Emekliler Sendikası’na mensup emekliler ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:
“Biz sendikal haklarımızı istiyoruz. Sendikamız kapatılıyor, biz sürekli sendika açmak zorunda kalıyoruz. İntibat yasasını ve statü yasasını istiyoruz. Çünkü emeklilerin nefes alması gerekiyor. Hepimizin psikolojisi bozuldu. Hiç rahat yaşayamıyoruz. Uykularımız kaçıyor. Çünkü ekonomik düzeyde rahat değiliz. Bundan ötürü iktidara ve saraya sesimizi duyurmak için yürüdük.”
“Ayakta kalma mücadelesi veriyor emekli”
“Emeklilerin çektiği problem çok. Bir kere kirasını ödeyemiyor, tedavilerini alamıyor, sağlık sorunları yaşıyor, mutluluk sorunları yaşıyor, beslenme sorunları yaşıyor, ulaşım sorunları yaşıyor. Maaşından birçok vergi kesiliyor, tatil yapamıyor. Yani hiçbir şeyi, sosyalitesi yok. Sadece ayakta kalma mücadelesi veriyor emekli. Ne yapacak bu emekli? Yani dünyadaki emeklilerle bizi kıyaslarsak 300 dolar emekli maaşı mı iyi 2000 dolar emekli maaşı mı iyi Avrupa ile kıyaslarsak?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BİRİNCİLİK İÇİN YARIŞACAK
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AKAY FOF Roket Takımı’nca tasarlanan ve “BİRGÜL” adı verilen roket, 2023 yılındaki TEKNOFEST’te roket yarışmasında orta irtifa kategorisinde finale kalmaya hak kazandı. Çalışmalarını sürdüren, 10 kişiden oluşan grup, özelliklerini geliştirdikleri roketleriyle TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emircan Babat, geliştirdikleri roketleriyle yaptıkları simülasyonlarda başarılı olduklarını söyledi. Roketlerinin 3 kilometre irtifaya çıkabildiğine işaret eden Babat, “Bu yıl finale kaldık ve roketimizi uçuracağız. Hava muhalefeti nedeniyle yarışma ertelendi ancak biz Ankara’da olacağını umuyoruz. Roketimizi hazırladık ve bitirdik şuanda uçuş için bekliyoruz. Farklı bölümlerden arkadaşlarımızla birleşerek bir çalışma yaptık. Biz gençler olarak milli teknoloji hareketi kapsamında üzerimize düşeni her daim yapmaya hazırız. Bu yıl roket yarışmasına katılıyoruz ancak seneye farklı kategorilerden de katılabiliriz” diye konuştu.

“RAKİP DEĞİLİZ”
Roketin teknik özelliklerden bahseden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi Kübra Yayla ekip olarak güzel bir çalışma ile roketi tamamladıklarını dile getirdi. Yayla, “Bizim devre kartlarımız özgün sistemle çalışıyoruz. Bizim kriterlerimiz rastgele belirlenmiyor. Donanımsal ve yazılımsal olarak aviyonik sistemle tamamlayıp roketi kurtarmış oluyoruz. Bu üniversitede roket takımı yoktu. Biz aslında diğer öğrencilere öncü olmak istiyoruz. Birbirimize rakip gibi bakmıyoruz. Diğer takımlarla da dirsek teması yaparak projemizi sürdürüyoruz” dedi.

ALT YAPIMIZ GAYET GÜÇLÜ
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güneş ise öğrencilerinin başarılarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz çeşitli yarışmalara katılıyorlar. Üniversitemizdeki atölyeler bu öğrencilerimizin kendilerini geliştirmesi anlamında çok katkı sağlıyor. Biz havacılık alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlendik. Bunun içinde özerk bir yapımız var. Diğer fakültelerden ayrılıyoruz. Altyapımız gayet güçlü. Bunların bilinciyle de çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAHÇELİ’DEN İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları üzerinden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldı. Belediye başkanlarının işlerini bırakıp adaylığa soyunmalarını eleştiren Bahçeli, bunun nankörlük olduğunu söyledi.

“BU KAFA NORMAL BİR KAFA DEĞİLDİR”
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “CHP’li belediyelerin müzikli eğlence ve konser şölenlerine hazine kaynaklarını astronomik şekilde peşkeş çekmeleri, israfa gömülmeleri, sıra vatandaşlarımıza gelince bir tas çorba ile bir tabak pilavı reva görmeleri, maskeleri düşüren kepazeliktir. Neymiş, bir sanatçıya ödenen para 69 milyon lira değil de 45 milyon liraymış. Bu kafa normal bir kafa değildir.
“ŞİMDİDEN ADAYLIĞA SOYUNMALARI İSTANBUL VE ANKARA’YA NANKÖRLÜKTÜR”
Bu tevil hamulesini kaldırmaya kimsenin takati de yetmeyecektir. Suçluların telaşıyla kıvrananların şifreli özrü kabahatlerinden büyüktür. Haydi halkımızdan utanmadınız, be hey densizler, be hey sonradan görmeler Allah’tan da mı korkmadınız? Belediye başkanlarının işi gücü bırakıp bugünden cumhurbaşkanı adaylığına soyunmaları, anketlerin palavralarıyla caka satmaları en başta İstanbul ve Ankara’ya nankörlük, kendi adlarına da namertliktir.”
Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözüne atıfta bulunan Bahçeli, “Lafları boş, siyasetleri kof, karınları tok, eserleri yoktur. Milletimiz, bu yeteneksiz, iş bilmez, adap bilmez, vefa bilmez kifayetsiz muhterislere muhtaç ve mecbur olamaz, olmamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI GÜNDEMDE
Edinilen bilgilere göre, Bahçeli’nin açıklaması için AK Parti’de Erdoğan’ın katılımı ile henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadı. Ancak, parti yöneticileri ve milletvekilleri kendi aralarında Bahçeli’nin açıklamalarıyla ilgili görüşlerini dile getiriyor.
“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE SAYIMIZ YETMİYOR”
Türkiye gazetesinden yer alan habere göre AK Parti’de Bahçeli’nin açıklamaları konusunda “Mevcut durumda zaten bunun iki yolu var. Biri anayasa değişikliği, diğeri de Meclis’in seçim kararı alması. Anayasa değişikliğine sayımız yetmiyor, Meclis’in seçim kararı almasında da muhalefetin desteği gerekiyor. Anayasa ihtimali, Meclis’in seçim kararı alması ihtimalinden daha zor. Ancak Meclis’in seçim kararı alarak seçime gidilmesi formülü üzerinde durabiliriz.
“SEÇİMİ 2027’DE TARTIŞMAYA BAŞLAYABİLİRİZ”
Çünkü o gün geldiğinde, muhalefet ‘seçimden kaçıyor’ görüntüsü vermek istemez. Şu anda 2028’den önce bir seçim kesinlikle gündemde değil. Meclis’ten seçim kararı alınacaksa, bunu 2027’de tartışmaya başlayabiliriz” değerlendirmesi yapılıyor.
ERDOĞAN’IN BUGÜNE KADARKİ EN NET AÇIKLAMASI
Öte yandan “Rabb’im ömür milletimiz de onay verdikçe Türkiye’ye hizmete devam edeceğiz” diyerek Bahçeli’ye teşekkür eden Erdoğan’ın da üçüncü defa aday olmak istediğine yönelik bugüne kadarki ‘en net açıklama’ olarak nitelendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“50 ANKETİN HEPSİNDE BİRİNCİ ÇIKIYORUM”
Saldırıların bilinçli bir şekilde yapıldığını öne süren Yavaş, “Son 50 anketin hepsinde birinci çıkıyorum. 1 hafta 10 gündür bana acımasız bir saldırı var. Bu saldırı maalesef sağlı sollu yapılıyor. Buna dikkat çekilmesini istiyorum. Bizim veremeyeceğimiz hesap yok” ifadelerine yer verdi.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘MİT’ İDDİASI
CHP lideri Özgür Özel, “Birilerinin Milli İstihbarat Teşkilatı’na ‘Ankara Büyükşehir’i de soruşturmalara karıştırın’ şeklinde talimat verdiğini duydum” şeklindeki sözlerine de açıklık getiren Yavaş, “Cumhurbaşkanlığı’ndan birileri MİT’e talimat verdi. ‘Aman efendim, bir şeyleri araştırın, Ankara Büyükşehir’i de bu soruşturmalara karıştırın’ diye bir yaklaşımı olduğunu duymuş durumdayım. Bu konu hakkında da kısa sürede Sayın MİT Başkanı’nın duyarlılık gösterip bizi bilgilendirmesini bekliyorum” dedi.
Olgun KızıltepeHaberler.com – PolitikaMansur YavaşPolitikaGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu milletvekilleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi başlattı. Öğretmen atamalarında yaşanan mülakat skandalına dikkati çekmek için başlatılan eyleme, çevredeki yurttaşlar ile akademisyenler, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri destek verdi.
Bakanlık önünde basın açıklaması yapan Özçağdaş, şunları söyledi:
“Bugün 29 Ekim. Cumhuriyetimizin 101’inci yılı. Ülkenin dört bir yanında Cumhuriyetimizi coşkuyla kutladık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu bu Cumhuriyet 101’inci yılına ulaştı. İlelebet devam etmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Geçtiğimiz hafta içerisinde terör olayında şehitlerimiz oldu. Ankara’da yurttaşlarımızı kaybettik. Ondan önceki dönemlerde kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, can dostlarımız Türkiye’nin dört bir yanında şiddet olaylarının ardı arkası gelmedi. Ancak İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi olarak buna itiraz ettik. ‘Korkmuyoruz’ dedik. ‘Bu Cumhuriyet aziz şehitlerimizin kanlarıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının ferasetleriyle kuruldu’ dedik ve bugün büyük bir coşkuyla Cumhuriyeti kutladık. Bugün saat 22.00’de buradayız. Çünkü mülakatların sonuçları saat 22.00’de açıklandı. O yüzden bu saatte buradayız. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeyiz. Çünkü gençlere bunları yaşatanlar işte bu bakanlıkta, bu binada, bu haksızlığı üretmeye devam ediyorlar. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeyiz.
‘Bir ülke Cumhurbaşkanı’na güvenemeyecekse kime güvenecek?’
Kamuoyunun gözü önünde büyük bir zulüm gerçekleşiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Nisan 2023’te ‘mülakatları kaldırıyoruz’ dedi. 12 Mayıs 2023’te dönemin Milli Eğitim BakanıMahmut Özer’e ‘gerçekten mi?’ diye sorulduğunda, ‘Evet artık KPSS’yle alacağız’ dendi. AKP iktidar olduğunda 68 bin olan atanmayan öğretmen sayısı bir milyona ulaşmıştı ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçim öncesinde gençlere, genç öğretmenlere en büyük vaatlerinden birisi buydu. Yurttaşlarımız güvendiler. Sonuçta siyasilerin verdikleri söze güvenmek durumundaydılar ama seçimlerden sonra hiçbir şey olmamış gibi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ‘mülakatları yapacağız’ dedi ve ‘mülakatları eskisi gibi yapmayacağız, mülakatları, mülakat gibi yapacağız’ dedi. Şimdi ben buradan öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Sadece 11 Nisan 2023’teki sözünü hatırlatmıyorum. 1 Nisan 2023’te ‘Biz verdiği sözü göreve gelince unutanlardan, sandık ufukta görününce vaat bohçasını açıp seçim sonrası üzerine yatanlardan değiliz. Biz sözüne, kavline sadık, vaatlerinin arkasında duran Cumhur İttifakıyız. Milletimizin beklentilerini boşa çıkarmamakta kararlıyız’ demiş. Bir ülke Cumhurbaşkanı’na güvenemeyecekse kime güvenecek? Sayfa 345’te seçim vaadiniz duruyor. Siz bu ülkenin genç öğretmenlerine mülakatı kaldırdığınızı söylediniz. Yetmedi bakanınız söyledi. ‘Biz mülakatları mülakat gibi yapacağız’ dediniz. Bu ne demek? ‘Biz 22 yıldır yanlış işler yaptık. 22 yıldır partizanca davrandık. Şimdi böyle yapmayacağız’ Bu bir itiraftır.
‘Hemşehrilik duygusuyla, sempatiyle bazı mülakat heyetleri çok yüksek puanlar verdiler’
Mülakatlar için tedbirler aldıklarını söyledi Sayın Bakan. Kameralar kuracaklarmış. Öğretmenlere kodlar vereceklermiş. Hiç kimse kimsenin kim olduğunu bilmeyecekmiş. Görüşmeler kayıt altına alınacakmış. Sorular kurayla çekilecekmiş. Sözlü sınav bittiği anda puanlar verilecekmiş ve asla değiştirilmeyecekmiş. Ne oldu peki böyle mi oldu? Mülakatlar böyle olmadı. Biz Sayın Bakan’a aylarca seslendik. Danıştay’da sendikalarla birlikte bunun iptali için dava açtık. Sayın Bakan’a şunu söyledik, ‘Siz çok iyi niyetli bile olsanız, mülakatları mülakat gibi yapsanız, Türkiye’nin dört bir yanında farklı mülakat heyetleri, farklı kişileri gördüklerinden görüşmece etkisi devreye girer ve ülke çapında böyle bir mülakat hakkaniyetle yapılamaz dedik. Tam da böyle oldu. Türkiye’nin bazı illerinde kimi hemşehrilik duygusuyla -hadi partizanca, torpil, ayrımcılık demeyelim- hemşehrilik duygusuyla, sempatiyle bazı mülakat heyetleri çok yüksek puanlar verdiler. Her şey ortada. Bazı iller beş puan, altı puan, yedi puan, fazladan puanlar verdiler. Peki ne oldu? Kırk beşinci sıradakiler iki yüzlere gitti. Seksenlerdekiler yüz yetmişlere, yüz doksanlara gitti. Bu adaletsizlik değil midir, bu zulüm değil midir?
‘Mülakat nesnel bir ölçme değerlendirme aracı olamaz ülke çapında uygulandığında’
Sayın Bakan arada bir skandal yaşandı. Mülakat sonuçları ilan edildi. Bir saat on beş dakika. İki gün boyunca dut yemiş bülbül gibi konuşmadı. ‘Sayın Bakan bu nedir?’ dediler. ‘Konumuz basketbol’ dedi. On binlerce öğretmenle alay ettiler. Sonra her zamanki gibi Sayın Bakan’ın suçlu olmadığı bilgi işlem dairesinde birisinin suçlu olduğu anlaşıldı. Konu kapandı. Peki sonra ne oldu? Mülakat sonuçları açıklandı. Mülakat açıklandı ama çok ilginç bir şey oldu. Sıralamalar açıklanmadı. Ben buradan Sayın Yusuf Tekin’e soruyorum. Neden korkuyorsun? Bir sınavda asıl açıklaman gereken sıralama değil mi? Neden sıralamayı açıklamıyorsun? Neden korkuyorsun? Toplumda büyük intihal yaratacağını biliyorsun çünkü. Yaptığınız adaletsizliklerin sonucunun herkes tarafından görüleceğini biliyorsunuz çünkü. Mülakat nesnel bir ölçme değerlendirme aracı olamaz ülke çapında uygulandığında. Kimi mülakat grupları notu kıt olur, kimi mülakat grupları notu bol olur. Sonuç aylarca, yıllarca çalışmış olan gözü yaşlı öğretmenlere olur.
“İntihar edeceğim’ diyen öğretmenleri duyuyor musun?’
Buradan Sayın Bakan’a sesleniyorum. Sosyal medyayı takip ediyor musunuz? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin paylaşımlarını retweet ettiğinizi görüyorum. Onu takip ediyorsun. ‘İntihar edeceğim’ diyen öğretmenleri duyuyor musun? ‘Deprem bölgesinde sabaha kadar çalıştım. Ben bu notu hak ettim. Benim elimde notlar yuvarlandı. Başka illerde bol kepçeyle verildi. Benim Ne günahın vardı’ diyen öğretmenleri duyuyor musun? Siz nasıl zalim insanlarsınız? Söz verdiğiniz halde sözünüzü tutmayan nasıl riyakar insanlarsınız? Ben buradan sayın Bakan’a sesleniyorum, mülakat zulmünü durdurun.
‘Sabaha kadar bir uyarı için oturma eylemi gerçekleştireceğiz’
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleriyle beraber, genel başkan yardımcılarımız, parti meclisi üyelerimiz, sendika temsilcilerimiz sağ olsunlar buradalar. Ankara İl Örgütümüz, İl Başkanımız burada. Parti meclisi üyelerimiz burada. Sabaha kadar bir uyarı için oturma eylemi gerçekleştireceğiz. Sabah saatlerinde Sayın Bakan’a istifası için bir belge sunacağım. Ardından da Ankara Adliyesi’ne giderek Sayın Bakan’la ilgili görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacağız.
‘Öğretmenlerimizi KPSS sonuçlarıyla atayın’
Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na kendi sözünü yeniden hatırlatıyorum. Mülakat meselesi diyelim ki kötü niyetli olmasa bile tamamıyla büyük bir zulüm haline dönüşmüştür. Büyük bir haksızlıktır. Aylarca yıllarca çalışan öğretmenlerimizin haklarına girilmiştir. Bu çılgınlıktan vazgeçin. Seçim öncesi sözünüzü tutun. Öğretmenlerimizi KPSS sonuçlarıyla atayın. Sabaha kadar buradayız. Sayın Yusuf Tekin’e sesleniyorum. Buraya gelirken bir sergi koymuşlar. Sanatı sevmenizden gerçekten mutlu oldum. Zira bir önceki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sanatın içine tükürmekte, Cumhurbaşkanınız da ‘ucube’ deyip heykel yıktırmaktaydı. Dolayısıyla sanat alanındaki gelişmelerinizin, eğitimde sanat, sanatın eğitimi konularına da yansımasını beklerim. Kapıda yiyecek malzemeler koyduğunuzu gördüm. Siz bir önceki Bakan, Mahmut Özer’in okul öncesindeki çocuklara verdiği bir öğün yemeği kaldırmış bir Bakan’sınız. Bu yemekleri bize vermeyin. Bu içecekleri bize vermeyin. Deprem bölgesinde, diğer illerde yoksulluk çeken öğrencilere verin.
‘542 gündür okullara öğretmen atayamamış bir iktidarsınız’
Bir okulu temizlemeyi başaramayanlara, Milli Eğitimin bütçesini istenildiği şekilde arttıramayanlara, ‘öğretmenlere zulüm yapmayın’ diyorum. Son olarak şunu söyleyeyim. 20 bin öğretmen atamasından bahsediyoruz. Bir önceki yıl emekli olan öğretmen sayısı 23 bin 670. Siz emekli öğretmen kadar bile öğretmen atayamamış bir iktidarsınız. 542 gündür okullara öğretmen atayamamış bir iktidarsınız. Bakanın Eylül başındaki açıklamasına göre geçen yıl 60 bin açık varmış. Yine bir açıklamasına göre yüzde 95 tamammış. Yani 48 bin açık var. Eğer 23 bin 670 öğretmen bu sayıya dahil değilse 83 bin 670 öğretmen açığı var. 20 bin öğretmen ataması nedir? Üstelik bunu da yapamadınız.
’85 bin ücretli öğretmeni köle düzenine hapsettiniz’
Bugün 29 Ekim’deyiz. 2 Eylül’de okullar açıldı. Geçen yıla göre, 23 bin 670 öğretmen eksik olduğuna göre bu kadar okulda dersler yapılamıyor demektir. 85 bin ücretli öğretmeni köle düzenine hapsettiniz. Başka bir sektörde yapılsa vergi memurlarıyla, iş müfettişleriyle baskın yaparsınız. Asgari ücretin altında insan çalıştırıyorsunuz. 8 bin liraya temizlikçi almaya çalıştınız. Bir zulüm iktidarısınız. Buradan Sayın Bakan’ı uyarıyorum. Yarın kendisiyle ilgili suç duyurusunda da bulunacağız. Sayın Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyorum. Bu mülakatta verdiğiniz sözleri tutun. Bunlar olmazsa yine burada olacağız. Bu olana kadar burada olacağız. Bu öğretmenlere yaptığınız zulmün yanınıza kar kalmaması için her koşulda, her gün, her saat bununla ilgili mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Saat 22.00’de başlayan eylem, sabah 09.00’da sona erecek. Oturma eyleminin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Mamak ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkarak yön tabelası direğine çarpan otomobildeki 4 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi yaralandı.
Kaza, gece saatlerinde Mamak ilçesi Yakup Abdal Mahallesi’nde meydana geldi. 06 DDC 719 plakalı otomobil, ismi henüz öğrenilemeyen sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu yön tabelası direğine çarptı. Çarpmanın şiddetiyle hurdaya dönen otomobildeki 5 kişi araçta sıkışırken, çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan 5 kişi bulundukları yerden çıkarılırken, yapılan kontrolde 2’si kadın 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 1 kişinin ise yaralandığı tespit edildi. Yaralı ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken, yaşamını yitiren 4 kişinin cansız bedeni ise kaza yerindeki inceleme sonrası morga götürüldü.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde Mamak ilçesi Yakup Abdal Mahallesi’nde 06 DDC 719 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan yön tabelası direğine çarptı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Ekipler araçta bulunan 4 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada yaralanan 1 kişi ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Göreve geldiğiniz altı aydan beri sokak köpeklerini belediyenin kadrolu bekçisi yapmak dışında ne yaptınız?
Pardon unuttum! Bir de kendini Etimesgut Kent Tiyatrosu’na genel sanat yönetmeni atadı.
Öte yandan ulaşım ve trafik sorunu yüzünden Etimesgutlular isyan ediyor.
Göksu Park’ta çoğalan sokak köpekleri yüzünden insanlar çocuklarını parka götüremiyor ve sokaklarda kirlilik arttı.
Ama Beşikçioğlu geceleri uyumadan dizide rol almanın hesabını yapıyor ve bunu da bir özveri olarak anlatıyor.
Şaka gibi. Belediye de başkanlar, müdürler varmış onlar işi yürütürler diyor.
O zaman niye sizi belediye başkanı seçti bu halk?
Belediye başkanlığı tam mesai isteyen bir iş. Hatta bazen 7/24 çalışılması gerekiyor.
İşte paraşütle bir oyuncu başkan koltuğuna oturtulursa olacağı bu!
Efsane aktör Arnold Schwarzenegger bile Kaliforniya Valisi olduğunda oyunculuğu bırakmıştı! Ama bizim başkan, “Dizide de oynarım. Ben yorulmam” diyor.
Yahu bize ne sizin yorulup yorulmamanızdan.
Dizideki başrol ücretini Etimesgut halkı mı alacak?
Başkan seçildiğinde niye göbek atıp oynadığı şimdi anlaşıldı.
Erdal Beşikçioğlu, düzeni kurmuş, arada köpeklerle ilgili tweet’ler paylaşıp sosyal medya belediyeciliği yapacak.
Dizide oynayacak, kendini genel yönetmen atadığı tiyatroda arkadaşlarıyla takılacak.
Güzel iş!
***
ÇİN ARAÇLARININ SIRRI
Geçtiğimiz hafta Japonya’nın Chubu bölgesinde çok sayıda parçalarına ayrılmış Çin yapımı elektrikli otomobilin yer aldığı bir workshop düzenlendi.
Japon yedek parça üreticileri, rakiplerinin elektrikli araçlarını ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı buldu.
Donanım Haber’e göre en çarpıcı izlenim, otomobillerdeki parça sayısının önemli ölçüde düşük olmasıydı.
Çinli üreticiler, farklı parçaları bir araya getiren entegre sistemler kullanarak üretim süreçlerini basitleştiriyor.
Örneğin BYD’nin 2022’de piyasaya sürdüğü ATTO 3 aracında kullanılan elektrikli tahrik sisteminin sadece sekiz parçadan oluşması, bu durumun en iyi örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Söz konusu parçalar arasında motor, inverter ve dişli kutusu gibi ana bileşenler var.
Çinli markalar, araçlarının ağırlığını azaltıp, aynı bileşenleri farklı modellerde de kullanarak üretim sürecini daha da verimli hale getiriyor.
Bu sayede büyük ölçekte üretim yapmak mümkün oluyor ve maliyetler daha da azalıyor.
Bu workshop Çin’in nasıl kısa sürede ucuz maliyetli araç ürettiklerinin özeti gibi olmuş.
Batılı dev otomobil markaları hem kaliteli hem de düşük maliyetli elektrikli araçlar üretip Çin’le rekabet edebilecekler mi bunu zaman gösterecek.
Başta Amerika ve Avrupa ülkelerinin Çin üretimi elektrikli araçlarla yüksek vergi uygulamasının nedeni de Çin’le rekabet edememelerinden kaynaklanıyor.
***
BELGESELLERE KONU OLACAK BAŞARI
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde bölgedeki 11 ilde büyük bir yıkım yaşanmıştı.
Depremden kısa bir süre sonra hemen yeni konutların inşaatına başlandı.
Ve bir yıl gibi kısa sürede birçok insan yeni evine kavuştu.
Son üç ayda 66 bin 403 konut, köy evi ve işyerinin ihalesi daha yapıldı.
Hatay, Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Kilis ve Osmaniye’de 1900 şantiyede, 153 bin personel 7/24 mesai yapıyor.

Son açıklamaya göre; Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Osmaniye, Şanlıurfa, Elazığ, Adana ve Kilis’te şu ana kadar tam 101 bin 254 konut hak sahiplerine teslim edildi.
2024’ün sonuna kadar ise 199 bin 20 konut, 2 bin 668 ticari alan olmak üzere toplam 201 bin 688 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edilmesi bekleniyor.
2025 yılının sonuna kadar 417 bin 543’ü konut 35 bin 391’i ticari ünite olmak üzere 452 bin 934 bağımsız bölüm daha inşa edilerek depremzedelere teslim edilecek.
Bu kadar kısa bir sürede bu kadar konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edilecek olması dünya tarihinde bile eşine az rastlanacak bir başarıdır.
Belgesellere, tarih kitaplarına konu olacak bu başarıda emeği geçen herkesi kutlamak gerek.
***
YENİ KREDİ KARTI KURALI
Alışverişlerde 7 bin TL ve üzeri harcamaların banka ve kredi kartı ile yapılması zorunlu hale geldi.
Yani “Kredi kartı kullanmam, ben nakit öderim” diyenler de artık işlemlerini ya banka üzerinden ya da kredi kartıyla yapmak zorunda.
Tebliğe aykırı işlem yapan yani nakit ödeyen de nakit alan da ayrı ayrı ceza alacak.
Faturasız, fişsiz yani vergi kaçırarak ticaret yapanları, kayıt dışı ekonomiyi bitirme anlamında önemli bir gelişme bu. Ayrıca vergi artışı ve kara para aklamanın zorlaşması demek.

Örneğin kuyumcular hem nakit para kabul ediyorlar hem de fiş fatura kesmiyorlardı.
Artık kartla satış yapmak zorundalar.
Tabii önemli olan bu yasayı uygulamak.
Ülkemizde kağıt üstünde kalmış birçok yasa var.
Bu yasayla birlikte kredi kartı kullanımı daha da artacak ve bankalar bu işten epey karlı çıkacak. Devlette de daha çok vergi alacak.
Vatandaşın da bazı kazanımlar elde etmesi gerekir. En azından kredi kartı faiz oranları düşürülmeli.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EK PUAN YENİDEN GÜNDEMDE
Tüm bu açıklamaların ardından gözler merkezi sınavlara çevrildi. MEB ve ÖSYM merkezi sınavların geleceğini gündemine aldı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselere Geçiş Sınavı’nın (LGS) uygulanması, sosyal projelerin puanlamaya dahil edilmesi, öğrencilerin spor ve sanat aktivitelerinin de değerlendirilmesi yönünde bir sistemin hayata geçirilmesi için çalışmalar başladı. Spor ve sanat dallarında başarılı olan öğrencilere merkezi sınavlarda ek puan verilmesi konusu da yeniden gündeme alındı.

SEMPOZYUM DÜZENLENECEK
Merkezi sınavlara ilişkin ÖSYM, Milli Eğitim Bakanlığı ile 4-6 Ekim 2024’te Ankara’da Uluslararası Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Sempozyumu düzenleyecek. Ölçme ve değerlendirme alanında kapsamlı araştırmaların sunulacağı sempozyumda, Türkiye’de ilköğretimden ortaöğretim kademesine geçişte uygulanan Liselere Geçiş Sınavı (LGS), ortaöğretimden yükseköğretim kademesine geçişte uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve geleceğin sınav modelleri de masaya yatırılacak. Ölçme ve değerlendirmede dijitalleşme, yenilikçi ölçme ve değerlendirme uygulamaları, ölçme ve değerlendirmede yapay zekâ uygulamaları, ölçme ve değerlendirmede alternatif materyaller (VR/AR, Göz izleme, EEG vb.), becerilerin ölçülmesi gibi konular da sempozyumda ele alınacak konular arasında yer alıyor.
EZBERE YÖNLENDİRİYOR
Türkiye’nin eğitim alanındaki en büyük düşünce kuruluşlarından biri olan TEDMEM de konuyu ”Yeni Bir Eğitim Anlayışı Şart” başlıklı raporunda gündeme getirmişti. Raporda sınavlarla ilgili dikkat çeken bazı tespitler şöyle:
Türkiye’de kademeler arası geçişte uygulanan sınavlar eğitim öğretime hizmet etme aracı olmaktan çıkarak amaç haline gelmiştir.
Sınavların yapısı, kapsamı ve bireylerin gelecek hayatlarına etkisi üzerinden oluşan kitlesel rekabet, öğrencileri okul dışı kaynaklara, özel derslere ve özel öğretim kurslarına mecbur bırakmaktadır. Bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirmektedir.
Okul dışı kaynaklar velilere ağır bir ekonomik yük getirmekte, bir yandan da öğrenci, öğretmen ve velileri etkileyerek toplumsal travmaya neden olmaktadır. Ailelerin aile yaşamı ve düzeni büyük ölçüde sınava endeksli hale gelmektedir.
Okulda verilen eğitim, yalnızca sınavda çıkacak dersler ve konulara indirgenmektedir. Sınav odaklı bir eğitim sistemi, temel eğitimde dahi öğrencilerin yalnızca ölçülebilir ve ezberlenmiş bilgilerini kıymetlendirilmekte, öğrencilerin bütünsel gelişimini ve iyi olma halini arka plana itmektedir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda, ” Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez” dedi.
Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eşi Nursen Yavaş’ın ev sahipliğinde bir resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Mansur Yavaş, ülke coğrafyasında savaşların art arda gerçekleştiğine değinerek, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a saldırılarına dikkat çekti. Yavaş, “Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez. Bu yaşananlar uluslararası hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Barışın sağlanması için acilen diyalog ve uzlaşıya ihtiyaç vardır” dedi.
‘ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ BİR ORTAM SAĞLANMALIDIR’
Uluslararası toplumun insani yardımları hızlandırması ve bu trajediyi sona erdirmek için ortak çaba göstermesi gerektiğine değinen Yavaş, “Her bir canlının yaşama hakkına saygı gösterilmeli ve geleceğimizin teminatı olan çocuklar için güvenli bir ortam sağlanmalıdır. Unutmayalım ki barış yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda insanlık onurunun gereğidir. Tüm ülkeleri bu trajediyi durdurmak ve dayanışma için adaletin sağlanmasına davet ediyoruz. Birlikte daha güvenli bir gelecek için el birliğiyle çalışalım. Nitekim bu noktada fikrimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi yurtta barış, dünyada barıştır. Göreve geldiğimiz günden beri tarihi sorumluluğumuzun farkında olarak Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu mirasa ve gönlünde özel bir yeri olduğunu ifade ettiği Ankara halkına layık olmak için var gücümüze çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, KKTC Başbakanı Üstel ile Ankara’da görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan bilgilendirmeye göre, Kadıköy’deki yat kulübünde düzenlenen törende, uluslararası petrol ve doğal gaz uzmanı Aydın Özü’ye, İstanbul Fahri Konsolosu atama belgesi takdim edildi.
Törene, Sri Lanka’ya atanan ilk Türkiye Büyükelçisi olan İskender Okyay, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, diplomatlar, fahri konsoloslar, iş dünyasından temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Geleneksel Sri Lanka yağ lambasının yakılmasıyla başlayan törende katılımcılara bu geleneğin amacı ve önemine ilişkin bilgi verildi.
Büyükelçi Dissanayake’nin sunumuyla devam eden etkinlikte, Fahri Konsolos Özü’nün görev ve sorumlulukları ile konsolosluk yetki alanı tanıtıldı.
Sri Lanka’nın tarihi, bağımsızlık sonrası gelişmeleri ve Osmanlı Devleti döneminden bu yana iki ülke arasındaki güçlü dostluk bağları anlatıldı.
Dissanayake, Sri Lanka’nın, Türk turistler de dahil olmak üzere artan popülaritesine ve Sri Lanka’nın Colombo Limanı’nın 2024’ün ilk çeyreğinde Alphaliner tarafından dünyanın en hızlı büyüyen limanı olarak gösterildiğine dikkati çekti.
İki ülke ilişkilerinde tarihi süreç
Görev belgesini kabul eden Özü de Türkiye ve Sri Lanka arasında uzun geçmişe dayanan ilişkilere işaret ederek şunları söyledi:
“Her iki ülke de Sri Lanka’nın bağımsızlığını kazandığı 1948’de resmi diplomatik ilişkiler kurmuş olmasına rağmen büyükelçilikler çok daha sonra kurulmuştur. İlki 2012’de Ankara’da, ardından 2013’te Kolombo’da. İki büyükelçiliğin kurulmasından bu yana siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler hızla ilerlemiştir. Sri Lanka’nın İstanbul Fahri Konsolosu olarak hizmet etmekten derin bir onur ve mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki diğer Sri Lanka Fahri Konsolosları ile birlikte Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliği ile çalışarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştireceğim ve Türkiye’ye çeşitli amaçlarla gelen veya burada yaşayan Sri Lanka vatandaşlarının çıkarlarını koruyacağım.”
Törende konuklara geleneksel Sri Lanka lezzetleri ve Saf Seylan çayı ikram edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 81 il 25 bölge müdürlüğünde başlatılan projeyle Türkiye’deki 6 bin 178 yeni vakfa eğitimler veriliyor.
Eğitimlerde, kamu ve sivil toplum kuruluşu işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağlamak, vakıfların ihtiyaçları ve sorunları hakkında istişarelerde bulunmak, vakıflara mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmak amaçlanıyor.
Bu kapsamda, Ankara Bölge Müdürlüğünce verilen eğitimlere 534 vakıf temsilcisi katıldı.
Eğitimler, Türkiye genelinde bölge müdürlükleri aracılığıyla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan hizmet alan kadın, çocuk ve yaşlıların, atölye çalışmaları ile ortaya koyduğu el emeği ürünlerinden oluşturulan sergi, AnkaraKültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilere sunuldu.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’ne 17 kuruluş ile katıldı. Festival kapsamında Başkent Millet Bahçesi’nde yer alan festival alanında 8 çadır kuruldu. 30 stantta bakanlıktan hizmet alan çocuk, yaşlı ve kadınların el emeği ürünleri ve kadın kooperatiflerinin ürünleri sergiye çıkarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Hilal Gürpınar, sergi alanını ziyaret ederek, ürünleri inceledi.
‘BU SANAT ATÖLYELERİNİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ’
Gürpınar, festivalde yer almanın gurur verici olduğunu belirterek, “Bizler İl Müdürlüğü olarak kadın, çocuk, yaşlı, engelli bireylerin günün birçok saatini geçirebildiği ve iyileştirme süreçlerine destek olan bu sanat atölyelerini çok kıymetli buluyoruz. Bugün burada Ankara’da misafir ettiğimiz Filistinli kardeşlerimizin de el emeği ürünleri var” dedi.
‘BU, DÜNYADA BİR İLK’
Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 2 yıldır kalan Yunus Tavşancı (62), “Huzurevimizin ve bakanlığımızın destekleriyle el ürünlerini günlük yaşantımızda yapıyoruz. Bizler açısından çok hoş, eğlenceli. Severek ve isteyerek yapıyoruz. Kristal taş’ diye adlandırılan boncuktan oluşan tablolar yapıyorum” diye konuştu. 75’inci Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 3 yıldır kalan emekli öğretmen Nergis Öziş (67) de “Boncuklarım dünyada tektir. Kalença mantığıyla tabloya dönüştürüyorum. Bu, dünyada bir ilk. Şimdi de seramiklerle çalışıyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara TZOB Otel’de gerçekleşen genel kurulda başkanlık için, mevcut başkan Nahit Şahin ile bir önceki başkan Murat Pazan yarıştı.
Başkanlık için oylama öncesi yönetim kurulu faaliyet ve mali açıdan ibra edildi.
Toplam 218 delegenin katıldığı genel kurulda 128 oy alan Nahit Şahin, yeniden başkan oldu. Murat Pazan ise 89 oy aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı.
Seçimden sonra camiaya seslenen Nahit Şahin, hep beraber federasyona katkı sağlayacaklarını belirterek, “Biz bir aileyiz, herkesin başkanıyız. Bütün kulüplerimize aynı davranacağız. Herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Hafta sonu milli maçımız var. Yarın işbaşı yapmamız lazım, herkese tekrar teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
Nahit Şahin’in yönetim kurulu asil üyeleri şu şekilde:
Nahit Şahin, Şefik Aygöl, Osman Yurt, Tuncay Gündüz, Sercan İlker Ertan, Hüseyin Kuriş, Selçuk Görgülü, Emir Can Kefeli, Yavuz Kaan Akın, Engin Kömürcü, Hamza Taş.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ankara İl Koordinasyon Kurulu (İKK), ’19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nde Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. TMMOB Başkanı Emin Koramaz, “Genç meslektaşlarımız arasında işsizlik oranı yüzde 40’lara ulaşmış durumda. Yeni mezun üyelerimizin iş bulma süresi 18 aya kadar uzadı. İş bulabilen üyelerimizin ezici bir çoğunluğu meslek alanları dışında çalışmak zorunda kalıyor” dedi.
TMMOB Ankara İKK, 100 bin mühendis, mimar ve şehir plancısının iş bırakma eylemi yaptığı 19 Eylül 1979’un 45. yıl dönümünde Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. TMMOB, iş bırakmaların yıl dönümünü ’19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’ olarak kutluyor.
TMMOB Ankara İKK Sekreteri Seyit Ali Korkmaz’ın ardından konuşan TMMOB Başkanı Emin Koramaz, şunları söyledi:
“Bundan tam 45 beş yıl önce, gerçekleştirilen o görkemli eylem, meslek uygulama alanlarımızda dışa bağımlı politikaları teşhir etmek, mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için yapılmıştı. Aradan geçen uzun yıllara rağmen biz mühendis, mimar ve şehir plancılarının gündemi hiç değişmedi. Tam tersine sorunlarımız katlanarak büyüdü. Neoliberal ekonomi politikaları, özelleştirme uygulamaları ve toplumsal kalkınma hedeflerinden vazgeçilmesi sonucu meslek uygulama alanlarımız gün geçtikçe daraltıldı. Mesleğimizin kamusal içeriği boşaltıldı.
“TMMOB’nin meslek alanlarına ilişkin düzenleme ve denetleme yetkisi kısıtlandı”
Yapı denetimi, iş güvenliği gibi ticarileştirilmemesi, kamucu bir anlayışla yürütülmesi gereken pek çok mühendislik hizmeti bile piyasaya açılarak şirketler için kar kapısı haline getirildi. Art arda yapılan mevzuat düzenlemeleriyle mühendislerin, mimarların, plancıların anayasal örgütü olan TMMOB’nin meslek alanlarına ilişkin düzenleme ve denetleme yetkisi kısıtlandı. Asgari ücret belirleme yetkimiz elimizden alınarak ve SGK ile yaptığımız protokol tek yanlı olarak fesh edilerek üyelerimiz piyasa aktörlerine karşı tümüyle savunmasız bırakıldı.
“Yeni mezun üyelerimizin iş bulma süresi 18 aya kadar uzadı”
Mühendislik, mimarlık ve planlama eğitiminin de içi boşaltıldı. İstihdam boyutu gözetilmeden, hiçbir gereksinime dayandırılmadan, gerekli alt yapı oluşturulmadan açılan bölüm ve fakültelerle bir yandan teknik eğitimin kalitesi düşürülürken, diğer yandan da işsizliğe, düşük ücretlere, esnek güvencesiz çalışmaya zemin yaratıldı. Geldiğimiz aşamada; genç meslektaşlarımız arasında işsizlik oranı yüzde 40’lara ulaşmış durumda. Yeni mezun üyelerimizin iş bulma süresi 18 aya kadar uzadı. İş bulabilen üyelerimizin ezici bir çoğunluğu meslek alanları dışında çalışmak zorunda kalıyor.
“Genç meslektaşlarımız geleceğini yurt dışında arıyor”
Görece iyi eğitim alan köklü üniversitelerden mezun olan genç meslektaşlarımız geleceğini yurt dışında arıyor. İş güvencesine sahip olmamak, çalışma koşullarının giderek ağırlaşması, yetersiz ücret, işsizlik tehlikesi, sigortasız çalıştırılma, fazla çalıştırma, iş saatleri ihlali; sosyal hak ve özlük hakkı ihlalleri, insan onuruna yaraşır emeklilik sürecini yaşayamama ortak sorunumuz haline geldi. Biz mühendis, mimar ve plancılar, bilimi ve doğal kaynakları toplumun hizmetine sunan bir mesleği uyguluyoruz. Tarımsal ve sanayi üretiminin itici gücüyüz. Ülke imarında, enerji üretim ve dağıtımının tüm aşamalarında, iletişim sektöründe, madenlerimizin bulunup işletilmesinde ciddi görevler üstleniyoruz. Ülke sanayisinin, tarımının, doğal çevrenin, ormanlarımızın, tarihi kültürel varlıklarımızın korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara taşınması asli sorumluluğumuz. Bu boyutuyla bakıldığında, bilimi, tekniği, mühendisliği, mimarlığı, plancılığı, üretimi, yatırımı, insanı doğayı dışlayan, dışa bağımlı piyasacı politika ve uygulamaların yıkıcı sonuçları yalnızca biz mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşam koşullarını kötüleştirmekle sınırlı kalmıyor.
“Satılan her kamu işletmesi, satılan her fabrika, talan edilen her tarım alanı hepimizin yaşam alanı”
Ülkemizin, mühendislik, mimarlık ve plancılık birikimine sahip çıkmak aslında tüm toplumun geleceğine sahip çıkmak demektir. Unutmayalım, satılan her kamu işletmesi, satılan her fabrika, talan edilen her tarım alanı, yağmaya açılan yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz hepimizin yaşam alanıdır, geçim kaynağımızdır. Çocuklarımızın geleceğidir. Bu acı tablo bizlere kaybedilmekte olan bir geleceği işaret etmektedir. Bizler, bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancıları bilimi ve teknolojiyi esas alan, üreten kalkınan, sanayileşen, tarımda kendi kendine yeten hakça bölüşen bir ülke istiyoruz. Dış girdilere bağımlı olmayan; kamu yararı gözeten; sosyal refah-sosyal hukuk devleti anlayışını benimseyen; erişilebilir, nitelikli, ücretsiz sağlık, eğitim, sosyal güvenlik hizmetlerini hedefleyen; doğayla, tarihle ve insanla barışık; istihdam, emek ve halk odaklı bir kalkınma planlamasının yaşama geçirilmesini istiyoruz. Bizler, bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancıları yıllardır artan sorunlarımıza artık bir çözüm istiyoruz.
“Ücret ve hak kayıplarımızın giderilmesini istiyoruz”
Adil bir gelir dağılımı istiyoruz. Ücretli kesimlerin omzuna yıkılan vergi yükünün hafifletilmesini, bütçe gelirlerinin büyük oranda kar, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayandırılmasını istiyoruz. Yeni mühendislik, mimarlık, planlama bölüm ve fakültelerinin açılması, program ve kontenjanlarının belirlenmesi süreçlerinde TMMOB ve bağlı odalarının olumlu görüşlerinin şart koşulmasını, mevcut bölüm ve fakültelerin bu boyutuyla gözden geçirilmesini istiyoruz. İşsiz üyelerimize istihdam alanları açılmasını istiyoruz. Ücret ve hak kayıplarımızın giderilmesini istiyoruz. Güvenli ve güvenceli çalışma koşulları istiyoruz. Açlık sınırında yaşamaya mahkum edilen tüm emekliler gibi emekli maaşlarımızın yükseltilmesini istiyoruz.
“Ücret denetimi protokolünün yeniden yürürlüğe girmeli”
Mühendis, mimar ve şehir plancısı istihdamında, almış olduğumuz, eğitim, vermiş olduğumuz hizmet ve üstlenmiş olduğumuz sorumluluğun niteliğine uygun ve insanca yaşanacak bir asgari ücret belirlenmesini istiyoruz. Düşük ücretler ve kayıt dışı çalıştırılmaya karşı geçmişte SGK ile TMMOB arasında imzalanan, daha sonra iptal edilen ücret denetimi protokolünün yeniden yürürlüğe girmesini istiyoruz, TMMOB ve Odaların elinden alınan mühendis, mimar ve şehir plancısı asgari ücreti belirleme yetkisi ile kamusal mesleki denetim yetkilerinin iade edilmesini istiyoruz.
“Kamuda daha fazla istihdam istiyoruz”
Kamuda daha fazla istihdam istiyoruz. Kamu çalışanı üyelerimizin ek göstergelerinin, risk, sorumluluk ve özel hizmet tazminatlarının eşdeğer kadrolara uygun olarak güncellenmesini ve yükseltilmesini istiyoruz. Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının özlük haklarında iyileştirme istiyoruz, liyakate dayalı bir kamu yönetimi istiyoruz. Özelleştirme uygulamalarına son verilmesini, kamucu politikalara dönülmesini, kamu yatırımlarının ve kamuda istihdamın artırılmasını istiyoruz, mühendislik, mimarlık ve şehir planlamayı yok sayan, bilime ve tekniğe aykırı mevzuat ve uygulamalara son verilmesini istiyoruz. Kısacası insan onuruna uygun bir yaşam, insan onuruna yaraşır bir gelecek istiyoruz. Bütün bunları sadece kendimiz için değil tüm halkımız için istiyoruz ve böylesi bir gelecek için mücadele ediyoruz.
“Sorunlarımızın, ülkemizin ve halkımızın sorunlarından bağımsız olmadığının bilincindeyiz”
Çünkü bizler, bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancıları; sorunlarımızın, ülkemizin ve halkımızın sorunlarından bağımsız olmadığının bilincindeyiz. ve birlikte mücadele etmezsek yaşadığımız sorunların daha da büyüyeceğini çok iyi biliyoruz. ‘Dayanışma Günü’ olarak ilan ettiğimiz bu önemli günde herkes duysun, herkes bilsin ki; bizler, bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancıları, dün olduğu gibi bugün de, meslek alanlarımızı, meslektaşlarımızı ve ülkemizin geleceğini teslim almaya çalışan hiçbir zor ve baskıya karşı sessiz kalmayacağız. Dün ne yaptıysak bugün de iyiden ve güzelden yana olanı, umutlu ve aydınlık olanı seçeceğiz. 45 yıl önce üretimden gelen gücüyle tarihin akışına müdahale eden meslektaşlarımızın izinde, mesleğimizin ve ülkemizin geleceği için durmaksızın mücadele edeceğiz. Tüm halkımızı mücadelemizde bizlerle olmaya, bizlerle dayanışmaya ve gücümüze güç katmaya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla ilçe genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki 195 okulda bulunan kantinlere yönelik denetimlerine başlayan Altındağ Belediyesi zabıta ekipleri, ilk olarak Cebeci Ortaokulu ile Ankara Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu.
İlçedeki 87 okulun kantin denetimini gerçekleştiren ekipler, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı kontrolü, kantinlerin hijyen ve fiziki koşulları ile belediye vergi levhası ve genel temizliğin yanı sıra ürünlerin ambalajlarındaki son kullanma tarihleri, gıda maddelerinin sağlık şartlarına uygunluğunu da inceledi.
Denetimlerde ayrıca, mutfak içi rafların ve tezgah üstlerinin temizliği ile ilgili kontroller gerçekleştirirken ekipler, uyulması gereken kurallarla ilgili de kantin yöneticilerini ve çalışanlarını bilgilendirdi.
Gerekli koşulları taşımayan kantin işletmelerine cezai işlemlerin uygulandığı denetimler, ilçe genelinde belirli aralıklarla devam edecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Atlı Polis Grup Amiri Mahmut Kılınç, Kütahyalılara atlarla ve yaptıkları görevler ilgili olarak bilgiler verdi. Kılınç, “Kütahya valimiz Musa Işın’ın daveti üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Atlı Polis Grup Amirliği’nden görevlendirilen Alaz, Tuğrul, Ayyüce, Asutay, Göktürk ve Murat isimli atlar ve binicileri ile Kütahya ilimizde 30 Ağustos Zafer Bayramı, Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri ve kent merkezinde devriye görevleri ifa edilmiştir. Halkımızın yoğun ilgisine teşekkür ederiz” dedi.
Kütahyalı vatandaşlar da, devriye sırasında atları bir süre severek, atlı polislere görevlerinden başarılar dilediler. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan tatlı imalathanesinde 19 Ağustos’ta meydana geldi. İddialara göre, imalathanede tatlı ustası olarak çalışan İsmail Can Seçkin, iş yerinde çalıştığı sırada 4 metrelik merdivenden düşerek ağır yaralandı. Yaralanan Seçkin, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin yapılmasının ardından hastaneye sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi gören Seçkin’in yakınları, Seçkin’in yaklaşık 4 aydır sigortasız çalıştığını, kazanın meydana gelmesinin ardından sigorta girişi yapılana kadar olay yerinde bekletildiğini iddia etti. E-Devlet kayıtlarında ise Seçkin’in sigortasının 19 Ağustos’ta yapıldığını ve belirli aralıklarla sigorta giriş çıkışı yapıldığı görüldü.
“Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı”
Kardeşinin düştüğünü ve kafasını çarptığı gerekçesiyle arandığını belirten Halil İbrahim Seçkin, “Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı. Düşmüş gibi değil kafası kocaman olmuştu, neredeyse büyüklüğü iki katına çıkmıştı. Her tarafı kan revan içindeydi ve üstünde iş kıyafetleri vardı. Ben hastaneye geldiğimde olay çok ciddi durumdaydı. Doktor ‘kafasının önünden arkasına cam kırığı gibi kadar çatlaklar var, bu darbe çok kötü bir darbe ve kardeşine bizim yapabileceğimiz bir şey yok’ dedi” diye konuştu.
“Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar”
Seçkin, kardeşinin tatlı imalathanesinde 8 yıldır çalıştığını ve bu süre zarfında birden fazla sigorta girişinin olduğunu belirterek, “Giriş ve çıkış yapmışlar. En son yine 4 ay sonra çıkışını vermişler. Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar. 8 senedir aynı yerde düzenli çalışıyor ve kardeşim düştükten sonra yapılmış” dedi.
Seçkin, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırılan ve yoğun bakımda tedavi altına alınan kardeşinin yüzde 95 oranında felçli kalabileceğini dile getirdi.
“Herkes bizi görünce arkasını dönüyor”
Oğlu İsmail Seçkin’in kaza geçirdiği imalathaneye gittiklerini dile getiren anne Emine Alaca, “Herkes bizi görünce arkasını dönüyor. Bizi çalışanlarla konuşturmadılar. Bizi çember içerisine aldılar ki hiç kimseyle konuşmayalım. Biz iş yerinden bir arkadaşını aradık ve yanında kim vardı? Diye sorduk. O da ‘abla düştüğünde ben hiçbir şey görmedim. Sadece ambulans geldiğinde biz 7-8 kişi içeri girdik’ dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay; Kaman ilçesi Savcılı Büyükoba köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Ankara’dan ailesinin yanına ziyarete gelen ve emekli zabıta olduğu öğrenilen S.K., bir süre sonra evin bahçesine kendini astı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk müdahalede S.K.’nın hayatını kaybettiği öğrenilirken, evde güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri de inceleme yaptı. S.K.’nın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından Kaman ilçe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Kızılcahamam ilçesi Şahinler Mahallesi’nde öğle saatlerinde başlayan orman yangını, Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Demirler köyüne sıçradı. Ankara Büyükşehir Belediyesi yangına 16 araç ve 35 personelle müdahale etti.
Kızılcahamam’daki yangının ardından Çamlıdere Kuşçular- Avdan Mahalleleri arasında çıkan ve ormanlık alana sıçrayan bir yangın daha başladı. Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş, Çamlıdere’deki yangına 44 araç ve 66 personelle müdahale edildiğini ve çalışmaların havadan ve karadan aralıksız sürdüğünü belirtti. Yavaş, şunları kaydetti:
“Kızılcahamam Şahinler Mahallesi’nde, 16 araç ve 35 personelle müdahale edilen yangının ardından, Çamlıdere Kuşcular-Avdan Mahalleleri arasında çıkan ve ormanlık alana sıçrayan ot yangınına geçildi. Toplamda 44 araç ve 66 personel, Keresteciler, Batıkent, Etimesgut, Altınpark, Başkent OSB ve ASO OSB’den gelen destekle yangına müdahale ediyoruz. Havadan ve karadan çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, sabah saatlerinde Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde meydana geldi. Kısa sürede büyüyen yangın, Bolu’nun Gerede ilçesine sıçradı. Ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahaleyi sürdürürken, yangında hasar gören alanlar dron ile görüntülendi. Görüntülerde yanan alanlar ve ormanlık alandan yükselen dumanlar yer aldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinin Şahinler Mahallesi’nde saat 12.30 sıralarında orman yangını çıktı. Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen yangın, Bolu’nun Gerede ilçesi Demirler köyü mevkisine sıçradı.
Yangına, Orman Genel Müdürlüğü personeli ile Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Bolu Belediyesi itfaiye ekipleri müdahale ediyor. Söndürme çalışmalarına askeri helikopterler de katılıyor.
Bolu Valiliği: 67 vatandaşımız tahliye edildi, can kaybı yok
Öte yandan Bolu Valiliği’nden yapılan açıklamada, yangına 4 helikopter, 18 arazöz, 102 araç/iş makinası ve 260 personel ile müdahale edildiği belirtildi. Yangının, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldığı ifade edilen açıklamada, “Demirler köyünden başta yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve engelliler olmak üzere 67 vatandaşımız tedbir amaçlı güvenli bölgelere tahliye edilmiştir. Yangında herhangi bir can kaybı bulunmamaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gerede’de devam eden yangın söndürme çalışmalarına destek için Eskişehir, Ankara, Çankırı, Zonguldak, Düzce ve Sakarya’dan ekiplerin bölgeye sevk edildiğini açıkladı.
AFAD’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün saat 12.28 sıralarında Gerede ilçesi Demirler köyü mevkiinde orman yangını meydana gelmiştir. İlgili tüm kurum ve kuruluşlarımız yangın söndürme çalışmalarına ilk andan itibaren başlamış olup; müdahale çalışmaları havadan ve karadan aralıksız devam etmektedir. Demirler köyünde tedbir amacıyla 36 hane tahliye edilerek güvenli bölgeye alınmıştır. Çalışmalara destek vermek amacıyla Eskişehir, Ankara, Çankırı, Zonguldak, Düzce ve Sakarya il AFAD müdürlüklerimizden ekipler bölgeye sevk edilmiştir. Gelişmeleri takip ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEB, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu 6 ilin valiliğine, konuya ilişkin yazı gönderdi.
Yazıda, “Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır” ifadelerine yer verilerek, bu kurallara uymayan okulların isimlerini belirtilen çerçevede değiştirmeleri talimatı verildi.
Yazıda, 6 ildeki toplam 30 okulun adlarının söz konusu kanun maddesine aykırı olduğunun anlaşıldığı belirtilerek, yeni bir isim teklif etmelerini istendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu kapsamda, bir ay boyunca mobilya imalatçıları ve imalata katkıda bulunan ilişkili sektörlerde saha denetimi yapıldı. Mobilyacıların imalatçı veya satıcı olarak örgütlendiği İstanbul’da MODOKO ve MASKO, Ankara’da da Siteler gibi yerler başta olmak üzere, üretimin yoğun olduğu 29 kentte faaliyette bulunan mükelleflere denetim gerçekleştirildi. Mobilyanın ham maddeden mamul aşamasına gelinceye kadar üretim zincirinde yer alan tüm sektörler denetim planına dahil edildi.
Bu kapsamda, ağaç ve orman ürünleri toptan satışı, ham mobilya imalatı, kesim, boya, vernik gibi fason iş yapanlar, hırdavatçılar, kumaş ve sünger gibi yardımcı ürünleri satanlar, avize, cam, aksesuar, halı, kilim, perde satışı yapanlarla toptan ve perakende mobilya satışı gerçekleştirenler denetlendi. Denetimlerde, kayıt dışı faaliyet, işletmeye ait olmayan POS cihazı kullanımı, IBAN aracılığıyla yapılan tahsilatlarda belge düzenlenmesi, başkasına ait banka hesapları üzerinden tahsilat yapılması, işletmede belge düzenine uyum, doğru KDV oranı uygulanması, kayıt dışı işçi çalıştırılması ile iş yeri kira bedelinin banka kanalıyla ödenmesi gibi hususlar kontrol edildi.
42,3 MİLYON LİRA HASILATIN KAYIT DIŞI BIRAKILDIĞI TESPİT EDİLDİ
Buna göre, bir ay boyunca mobilya ve bağlantılı sektörlerde 17 bin 258 mükellef denetlendi ve yaklaşık 53 milyon lira suistimal cezası kesildi. Denetimlerde, 42,3 milyon lira hasılatın kayıt dışı bırakıldığı tespit edildi, 61 mükellefte KDV oranlarının uygulanmasına ilişkin uyumsuzluk bulundu. Ekipler, 4 bin 727 mükellefin başkasına ait IBAN’ı kullanarak tahsilat yaptığını, 61 mükellefin de işletmeye ait olmayan POS cihazı kullandığını tespit etti.
463 FİRMANIN MÜKELLEFİYET KAYDI YOK
Denetimlerde 463 iş yerinin mükellefiyet kaydı olmadan çalıştığı saptanırken 52 işçinin kayıt dışı çalıştığı görüldü ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildi. Gelir İdaresi, iş yerlerinin giriş çıkışlarında sevkiyat yapan araçların gerekli belge düzenine uyup uymadığını da eş zamanlı kontrol etti. Kayıt dışı çalıştığı tespit edilen ve kayıt uyumsuzluğu bulunan firmalarda fiili envanter çalışması yapılarak, mal sayımı gerçekleştirildi. Ekiplerce yapılan tespitler tasnif edilerek gerekli vergi incelemelerine de başlandı.
“ÇALIŞMALAR TÜM MÜKELLEFLER KAYIT ALTINA ALININCAYA KADAR DEVAM EDECEK”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de konuya ilişkin değerlendirmesinde, gerekli denetim ve yoklama çalışmalarının tüm mükellefler kayıt altına alınıncaya kadar devam edeceğini, denetimlerin her sektörde artarak süreceğini söyledi. Bu alandaki mücadelenin dozunu artıracaklarını vurgulayan Şimşek, “Çok kazanandan ve kayıt dışı olandan vergi almak için ne gerekiyorsa yapacağız. Denetimlerimiz, sektörler kayıt dışı faaliyet gösterenlere odaklanıyor. ‘Maliye mutlaka kapınızı çalacak’ demiştik, başta kayıt dışı olanlar olmak üzere, çok kazanıp az vergi verenleri denetlemeye devam edeceğiz.” dedi.
Şimşek, kayıt dışılıkla her alanda etkin yöntemlerle mücadele ettiklerine dikkati çekerek, dürüst mükelleflerin de her zaman yanında olduklarını vurguladı. Maliye ekiplerinin sürekli sahada olacağını dile getiren Şimşek, hedefin vergide adalet ve etkinlik olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“AVRUPA’DA ALTINCI, DÜNYADA DA SEKİZİNCİ HIZLI TREN İŞLETMECİLİĞİNİ YAPTIK”
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, 2002-2023 yılları arasında demir yollarında ciddi yatırımlar yapıldığını belirterek, “İyileştirme, yenileme ve kalkınma hamlelerini gerçekleştirdik. Ana yurdumuzu demir ağlarla örülmesine, vizyonuna sahip çıktık. 22 yıl içinde demir yollarına 57 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Demir yollarımızı tamamen elden geçirdik ve yeniledik. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu, 13 bin 919 kilometreye yükselttik, 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi yarım asırlık hayalimiz olan yüksek hızlı tren işletmeciliğiyle tanıştırdık ve Avrupa’da altıncı, dünyada da sekizinci hızlı tren işletmeciliğini yaptık.İlk olarak 2009 yılında faaliyete geçirdiğimiz Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattını, sonrasında Ankara-Konya, Ankara-İstanbul hatları takip etti. Son olarak 26 Nisan 2023 yılında Ankara-Sivas hızlı tren hattını açtık. Ankara-Sivas hızlı tren hattıyla Ankara-Sivas arasındaki mesafe 603 kilometreden 405 kilometreye, 12 saatlik yol süresini de 2 saate indirerek Ankara-Yozgat arasını da bir saate düşürdük. Hattımızda Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızelili, Sivas bulunmaktadır.” diye konuştu.

“2009 YILINDAN BU YANA 85 MİLYON YOLCU TAŞIDIK”
Sivas-İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren hattıyla ilgili bilgiler vern Boyraz, “Kırıkkale, Yozgat, Sivas illerimizle Ankara merkezli hızlı tren ana ağına bağlanması ile bu illerimizde yaşayan yaklaşık 1,3 milyon vatandaşımızın hızlı trenle seyahat etmesine vesile olduk. Açıldığı günden bugüne bir milyonun üzerinde yolcu seyahat etti. Şimdi de sizlerle birlikte yüksek hızlı trenlerimiz ile Sivas-İstanbul aktarmasız ekspres seferlerini başlatmanın mutluluğunu, heyecanını ve coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz. Ankara-Sivas arasında yüksek hızlı tren seferleri, 3 geliş, 3 gidiş olarak yapılmaktadır. Sivas ve Ankara’dan yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yolcularımızdan gelen aktarmasız Sivas-İstanbul seferleri talepleri doğrultusunda artık bu seferlerden biri İstanbul’a devam edecek şekilde planlanmıştır. Bizim burada Söğütlüçeşme İstasyonu’nda uğurlayacağımız tren gibi Sivas’tan da öğlen saat 13’te hareket eden yüksek hızlı tren seferi, bugünden itibaren aktarmasız olarak İstanbul’a devam edecektir. 483 yol kapasitesine sahip setler kullanılacak, işletilecek bu ekspres hatlar İstanbul’dan 8.40’ten kalkacak, Sivas’tan da 13.30’da kalkacak.Trenlerimiz İstanbul Sivas arasında Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, Pendik istasyonlarında duruş sağlayacak. Elbette ki ilerleyen günlerdeki taleplere göre tekrar bazı değişiklikler yapılabilir. Yüksek hızlı trenlerle hizmete girdiği 2009 yılından bu yana 85 milyon yolcu taşıdık. Şimdi İstanbul seferlerinde de bu sayıyı daha da arttırmaya başlayacağız. Biraz önce hareket edecek trenle ilgili bilgiler aldığımızda toplam 803 yolcumuza biletlenme yapılmış. Bunun 370 tanesi İstanbul’dan direkt Sivas’a giden Sivaslı yolcular oluyor.” dedi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2023 yılı Trafik Hacim Bilgileri istatistiklerini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye’de ulaşımın tüm modlarında çağ atlatan yatırımlar ve atılımlar yaptıklarını belirten Bakan Uraloğlu, karayollarının, ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu söyledi. Uraloğlu, karayollarında yapılan yüksek standartlı yollarla Türkiye’nin dört bir yanında konforlu ve güvenli ulaşımı sağladıklarının altını çizerek, “Ülkemizin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine yüksek standartlı bölünmüş yollarla bağladık. Vatandaşlarımız artık yolculuklarında karayolunu da tercih ediyor.” diye konuştu.
“TRAFİK HACİMLERİ METROPOL GEÇİŞLERİNDE ARTIYOR”
Ülke genelinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yol ağında gerçekleştirilen ölçümlerde trafik hacimlerinin metropol geçişlerinde ve Karadeniz Sahil Yolu gibi bölgesel hizmet veren akslarda artış görüldüğünün altını çizen Bakan Uraloğlu, “En çok trafik hacmi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde oluştu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde trafik hacmi 240 bin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ise 190 bin oldu. İstanbul-Tekirdağ Devlet Yolu’nun bazı kesimlerinde Yıllık Ortalama Günlük Trafik (YOGT) miktarı 100 bini aştı. İstanbul-Kocaeli Devlet Yolu’nun çeşitli noktalarında 70 bini aşmaktadır. İstanbul Havalimanı’na bağlantı sağlayan yol kesiminde ise trafik 100 bini geçti” ifadelerini kullandı.

“ANKARA HAVALİMANI GÜZERGAHINI KULLANAN ARAÇ SAYISI GÜNDE 70 BİNİ BULDU”
Yıllık Ortalama Günlük Trafik miktarlarının yüksek olduğu kesimlere dair açıklamalar yapan Bakan Uraloğlu, “İzmir şehir merkezindeki KGM sorumluluğundaki bazı kesimlerde trafiğin 70 binin üzerine çıktı. Konya şehir geçişindeki kesimlerde trafik 100 bini aşıyor. Ankara-Sincan-Yenikent güzergahındaki bazı kesimlerde 100 binin üzerine çıktı. Ankara Havalimanı’na erişim sağlayan güzergahta bazı kesimlerde ise günlük araç sayısı 70 bini aştı. Ankara-Gölbaşı arasında da her gün 80 bin araç seyahat etti. Ankara’yı Polatlı tarafına bağlayan Ankara-Temelli Yolu’nu da her gün 60 binin üzerinde araç kullandı” şeklinde konuştu. Uraloğlu, Ankara’nın şehir içi trafiğini rahatlatan önemli yollardan biri olan Eskişehir Çevre Yolu’nda da trafik hacminin günlük 70 binin üzerinde olduğunu vurguladı.
“KARADENİZ SAHİL YOLU GÜNDE 90 BİN ARAÇ TRAFİĞİ ALIYOR”
Bakan Uraloğlu, Gaziantep için büyük öneme sahip Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım sağlayan yol kesiminde ise günlü trafiğin 70 bini geçtiğini kaydetti. Samsun’da ise Samsun Çevre Yolu’nun önemli oranda trafik alan yollardın bir diğeri olduğunu kaydederek Çevre Yolu’nun her gün 60 bin araç tarafından kullanıldığını kaydetti. Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nda ise en fazla yoğunlaşan kesimin Trabzon geçişi olduğunu vurgulayarak trafik hacminin 90 bine ulaştığını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN YOLUNU AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Bakan Uraloğlu, yüksek trafik alan yollardan biri olan Antalya-Alanya Yolu’nda da günlük araç hacminin 90 bini bulduğunu kaydederek Bursa-Karacabey Yolu’nda 70 bin sınırının da aşıldığını kaydetti. Uraloğlu şözlerini şöyle sürdürdü:
“Otoyol kesimlerinde; Çatalca-İzmit güzergahındaki çeşitli noktalarda 100 bin, Mahmutbey-Çamlıca güzergahında 100 bin, Kuzey Marmara Otoyolu’nda çeşitli noktalarda 90 bin, Ankara Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Bursa Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, İzmir Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Adana Çevre Yolu’ndaki çeşitli kesimlerde trafik hacminin 90 bine ulaştığı görülüyor. 2003 yılından bu yana ülke genelindeki trafik hacminin yüzde 195 artarak 154,5 milyar taşıt x km değerine ulaştı. Bu sayılar, bu yolları yaparak ne kadar yerinde bir karar verdiğimizin de en büyük kanıtıdır. Bizler hizmet için, vatandaşlarımızın konforu için yol yapmaya, Türkiye’nin yolunu açmaya devam edeceğiz.”
]]>“ANKARA’NIN RAYLI SİSTEM HATTINI 103,6 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”
Ankara için Türkiye Yüzyılı vizyonu ile dünya başkentlerine yakışır bir şekilde eserler üretme gayretinde çalıştıklarını ifade eden Uraloğlu, 2018 yılında modernize ederek hizmete alınan Başkentray’ ile Eskişehir ve İstanbul Yolu’ndaki trafiğin büyük oranda azaldığının altını çizdi. Uraloğlu, Ankaralıların ulaşımında büyük kolaylıklar sağlayan birçok metro hattını hayata geçirdiklerini belirterek, “Ankaralıların yıllarıdır beklediği Kızılay -Çayyolu, Batıkent – Sincan-Törekent ve Tandoğan – Keçiören metro hatlarını hizmete açtık. Geçen yıl da Keçiören’den Kızılay’a aktarmasız metro ulaşımı sağlayan Atatürk Kültür Merkezi-Gar-Kızılay Metrosu’nu açtık. Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak Ankara’daki raylı sistem hat uzunluğu 103,6 kilometreye çıkardık” diye konuştu.
2024 yılının başından bu yana bakanlık olarak, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattının son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe kesimini, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı sistem hattını ve Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hatlarını hizmete açtıklarını hatırlatarak, “Sadece İstanbul’da çalışmıyoruz, Ankara’da; Batıkent-Sincan, Kızılay-Çayyolu, Keçiören-Atatürk Kültür Merkezi Metrolarını ve BAŞKENTRAY’ı Kayseri’de; Anafartalar-YHT Gar Tramvayı’nı, Antalya’da; Expo Havalimanı Tramvay Hattını, İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ile ortak bir çalışma yaparak İZBAN’ı hayata geçirdik. Gaziantep’te de yine Büyükşehir ile birlikte çalışarak GAZİRAY’ı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik. Türkiye genelinde 416 kilometre kent içi raylı sistem projesini tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk” şeklinde konuştu.
“MEVCUT TÜM DEMİRYOLU HATLARI TAMAMEN YENİLENDİ”
Son 22 yılda Türkiye’de demiryollarında ciddi yatırımlar yapıldığını, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleriyle de Türkiye’nin adeta çehresini değiştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, mevcut tüm demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini ve 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğunun 13 bin 919 kilometreye yükseldiğini söyledi. 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğinin altını çizen Uraloğlu, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğumuzu 8 bin 46 kilometreye 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğumuzu ise 7 bin 142 kilometreye çıkardıklarını vurguladı.
“BAŞKENTRAY’I GÜNDE 60 BİN YOLCU KULLANIYOR”
Başkentray’ın açıldığı 12 Nisan 2018 tarihinden bu yana 89 milyon kişiye hizmet verdiğini, açıklayan Bakan Uraloğlu, Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapmaya başladığını söyledi. Başkentray Projesi kapsamında mevcut demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini belirten Uraloğlu, söz konusu hattın yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa edildiğini vurguladı. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti yapılmaya başlandığının altını çizen Uraloğlu Proje kapsamında, Ankara-Marşandiz arası 4 hattan 6 hatta, Marşandiz-Sincan arasının 3 hattın 5 hatta, Ankara-Kayaş arasının ise 2 hattan 4 hatta çıkarıldığını söyledi. 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa edildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık. 6 yıl gibi kısa bir sürede Başkentray’da bugüne kadar 89 Milyon yolcu taşıdık. Ankaralı vatandaşlarımız Başkentray’ın konforunu çok sevdi. Başkentray’ı her gün tam tamına 60 bin yolcu kullanıyor” diye konuştu.
]]>“SEYAHAT SÜRESİNİ 1 SAAT 25 DAKİKAYA DÜŞÜRDÜK”
Hızlı tren hatlarının vatandaşlara tarafından hızının yanı sıra konforu nedeniyle de tercih edildiğini belirten Uraloğlu, “Hızlı tren hatlarımız doğrudan ulaştığı şehirlere rahat, konforlu ve çok hızlı ulaşım imkanı sunuyor. YHT’ler ile otobüs bağlantısıyla; Bursa, Antalya, Manavgat, Alanya, Adana ve Mersin’e kombine taşımacılık yapılıyor” dedi. Bakan Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattının ilk hizmete giren YHT hattı olması nedeniyle Türkiye’nin “gözbebeği” olduğunu vurgulayarak, “Hizmete alındığında Ankara Eskişehir arası karayolu ile yaklaşık 4 saat sürüyordu. Bu seyahat süresini 1 saat 25 dakikaya düşürdük. Halen Ankara-Eskişehir arasında 2+2 olmak üzere günde karşılıklı 4 sefer yapıyoruz. Aynı zamanda Ankara İstanbul YHT lerde bu hatta hizmet veriyor. Ankara-Eskişehir hattında açılışından bu yana 05 Nisan 2024 tarihine kadar tam tamına 20 milyon 419 bin 448 yolcu taşındı. Sadece geçen yıl taşınan yolcu sayısı 641 bin 657’e ulaştı. 2023 yılında her Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treni ortalama bin 758 yolcu taşıdı. 2024 yılında ise 5 Nisan’a kadar toplam yolcu sayısı 78 bin 575’e ulaştı ve her Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treni ortalama bin 455 yolcu taşıdı. Bu rakamlar bile ne vatandaşlarımızın konforu için kadar doğru bir yatırım yaptığımızın kanıtıdır” diye konuştu.
“VATANDAŞIMIZ BU KONFORDAN VE BU HIZDAN MEMNUN KALDI”
Bakan Uraloğlu, hızlı, konforlu ve güvenilir hizmetiyle öne çıkan YHT’lerin yaptığı her seferin neredeyse tam dolu olarak hareket ettiğine işaret ederek, “Her gün yaklaşık 35-40 bin kişi YHT konforuyla seyahat ediyor. YHT artı otobüs ya da YHT artı tren bağlantısıyla gerçekleştirilen kombine taşımacılıklarımızı bile önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor. Bu nedenle YHT hatları çok yüksek oranda tercih ediliyor. Vatandaşımız bu konfordan ve bu hızdan çok memnun kaldı. Çünkü YHT hatları ile seyahat etmek şehir içinde seyahat etmekten daha hızlı ve daha konforlu hale geldi” ifadelerini kullandı.
]]>“ANKARA’YA GELECEK TURİST SAYISINI 5 MİLYON HEDEFLİYORUZ”
Programda konuşan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Bolat “Anadolujet’te Ankara’yı yurdun çeşitli yerlerine bağlıyordu. Peki şimdi ne değişiyor ? Ajet’imiz 2024 yılında 104 uçakla ve 24 milyon yolcuyla bütçeleyerek başlıyor. 1.8 milyar gelirimiz olacak. 2028 yılında ise uçak sayısını 200’e çıkarmaya çalışacağız. Gelirimiz de 4.1 milyar dolar olacak. Bugün ‘Yeniden merhaba Ankara’ derken, AJet’in hem Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan hem de Ankara’dan ülkemizi dünyaya açan kapıları olacak. Ankara’yı 2024 yılı yaz tarifemizde 22 ülke 31 şehir ve haftalık 137 frekansta Avrupa’ya Ortadoğu’ya ve ön Asya’ya bağlıyoruz. 2028 yılında ise bu sayı 34 ülke 50 şehir ve 300 frekans olacak. Tabii Türk Hava Yolları’nda da daha önce koyduğumuz 10 yıllık hedeflere 5 yılda ulaştığımız çok oldu. Burada da ümit ediyoruz ki 2028 hedeflerimize daha kısa zamanda ulaşabiliriz. Bunun için de güçlü bir ekosistem kurmamız gerekiyor. Bugün Hizmet İhracatı Birliği’nin Yönetim Kurulu Üyeleri aramızda, onlarla beraber ülkemizi dünyaya Ankara’yı dünyaya nasıl bağlayabiliriz bunu konuşacağız. Ülkemizde kültürel miras olarak UNESCO listesinde olan 21 tarihi alanımız var. Almanya’da bu sayı 50’nin üzerinde. Fransa’da da 50’nin üzerinde Amerika’da 30’un üzerinde. Ama geçici miras listesinde olan 90’dan fazla yerimiz var. Ankara’yı baz aldığımızda 2 tane UNESCO miras listesinde yer var. AJet olarak biz Ankara’da güçlü bir ekosistem kurarak 5 yıl sonra Ankara’ya gelecek turist sayısını 5 milyon hedefliyoruz. Bunun için otelcilerle tur operastörleri ve acentalarla birlikte çalışacağız” dedi.
“3’ÜNCÜ ORTAĞIMIZ DA DİZİ FİLM SEKTÖRÜ OLACAK”
Bolat “AJet olarak çeşitli paketler getirerek Ankara’ya yurt dışından gelecek kişiler aileleriyle geldiklerinde özel paketler sunacağız. İstanbul’a geçen sene 20 milyonun üzerinde turist geldi. Ankara’da da bu rakama ulaşabileceğimize inanıyoruz. Yurt dışından Türkiye’ye 310 bin öğrenci geliyor. Ankara’ya düşen belli bir pay var. Bu öğrencilerin aileleriyle ilgili programlar yapacağız. Yani biz Ankara’ya 2028 yılında 5 milyon turist ve 5 milyar dolar gelir getirmek üzere programlar yapacağız. İstanbul’un önemli turizm noktalarından biri Kız Kulesi. 3 otobüs dolusu Meksika’lı turist Üsküdar’da Kız Kulesi’nin karşısında iniyor. Birer simit ve çay veriyorlar ellerine, bunları yerken Kız Kulesi’ni seyrediyorlar. Bu ritüel nasıl doğmuş? Türk dizilerinde böyle bir sahne geçiyor ve o sahneden dolayı Meksika’dan gelen turistler bunu yapıyorlar. 450 milyon Güney Amerika’lı bugün Türk dizileri seyrediyor. EBO kanalının en çok izlenen 10 programının 9 tanesi Türk dizisi. El Clasico maçı oynanıyor bizim diziler 1 numarada El Clacico 3 numarada. Bizim 3’üncü ortağımız da dizi film sektörü olacak. Buradaki arkadaşlarla beraber Youtuber’larla çalışarak Ankara’yı dünyaya tanıtacağız. Ankara’nın dünyaya tanıtılmasına katkıda bulunacağız” diye konuştu.
“31 MART’TA OPERASYONLARINA BAŞLAYACAK”
AnadoluJet’in olan izinlerin çoğunu aldık. 30 Mart’ı 31’e bağlayan gece artık tamamen Ajet operasyonu olarak şirketimiz operasyonlarına başlayacak şuan da 7’nci uçağımızda kendi mülkiyetine geçiyor. Yeni nesil gelen kiraladığımız uçakların hepsi Ajet boyalı olarak gelecek.
MÜŞTERİ ODAKLI MARKA
AJet Genel Müdürü Kerem Sarp ise AJet’in sadece ismini değiştirmekle kalmadığını aynı zamanda THY’nin güçlü mirası üzerine inşa edilen, kendi yolunu çizen yenilikçi ve müşteri odaklı bir marka olarak havacılık sektöründe önemli bir oyuncu olarak yoluna devam edeceğini söyledi.
“GÖBEK ADI ANKARAJET OLSUN”
Tanıtım programında kutlama pastası kesildiği sırada Ankara Valisi Vasip Şahin ” AJet’in yanına bir de göbek adı koyalım o da AnkaraJet olsun. İnşallah Ankara’ya katkıda bulunacaktır. Hayırlı olsun” dedi.
]]>Yaz ayları geldi derken mayıs ayında çok sayıda ataşehir escort kentte yaşanan şiddetli yağışla birlikte vatandaşlar neye uğradığını şaşırdı. Etkili olan sağanak ve dolu nedeniyle çok sayıda tarım arazisinde hasar oluştu. Her biri ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri görenleri şaşkına çevirdi.
Ankara Polatlı'da öğle saatlerinde etkili olan dolu yağışı nedeniyle ekili tarım arazilerinde hasar oluştu. İlçedeki sağanak nedeniyle de bazı mahallerde sel meydana geldi. Taşkın ve ataşehir escort su baskınları nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ankara Valiliği, Meteoroloji'nin uyarısının ardından vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Yapılan açıklamada, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı hazırlıklı olması gerektiği belirtildi.
Eskişehir'in Çifteler ilçesinde şiddetli yağmur ve dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. Ceviz büyüklüğündeki dolu tanelerinin isabet ettiği bir otomobilin arka camı kırıldı
Bilecik'te öğleden sonra başlaya yağış kısa sürerken, ilçelerinde adeta hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış, arkasını doluya bırakınca vatandaşlar neye uğradığı şaşırdı. Yer yer ceviz büyüklüğünde dolu yağdığı görülürken, Söğüt Kapalı Pazar çatısına düşen dolu parçacıklarının çıkardığı sesin şiddeti yaşananları gözler önüne serdi. İlçe bağlı Çaltı ve Yakacık dolu şiddetli olurken, bazı seralarda hasarlar oluştu.
Kars'ta sabah erken saatlerde başlayan sağanak, yerini fındık büyüklüğünde doluya bıraktı. Yaklaşık 5 dakika süren dolu, kent merkezini beyaza bürüdü. Doluya şerifali escort hazırlıksız yakalananlar, şemsiyelerle korunmaya çalışırken, bazı kişiler ise iş yerlerine sığındı. Yağışın ardından vatandaşlar ev ve iş yerlerine biriken dolu ve dökülen yaprakları temizledi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı son tahmin raporunda Bursa için "Sarı" kodlu uyarı verildi. Sağanak beklenen Bursa'nın Yenişehir ilçesinde başlayan dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. İlçe merkezindeki halkın otobüs durakları ile iş yerlerine sığındığı dolu yağışı bir süre sonra yerini yağmura bıraktı. Dolu ve sağanak özellikle ekili arazilerde zarara yol açtı.
Bursa Valiliği'nin 'sarı kodlu uyarıda bulunduğu yağışların, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik, Gürsu, Kestel, Harmancık, Orhaneli, Büyükorhan, Keles, Yenişehir, İznik, Orhangazi ve İnegöl'de de etkili olması bekleniyor. Yağışların 24 Mayıs saat 06.00'ya kadar devam edeceği, metrekareye de 21-50 kilogram yağış düşmesinin beklendiği belirtildi.
Manisa'da 14.30 sıralarında ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Yaklaşık 10 dakika süren yağışın ardından ilçenin birçok noktası beyaza büründü. Dolu, tarım arazilerinde zarara yol açtı. Doluya yakalananlar kapalı alanlar ve saçak altlarına sığındı. İlçede bazı ev ve iş yerlerinin çatıları zarar görürken, araçlarda hasar meydana geldi.
İşte Türkiye'nin çeşitli noktalarında dolu yağışından geriye kalan manzaralar.
]]>Bakan Mehmet Fatih Kacır, yaptığı konuşmada, gittikleri her yerde halkın yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını belirterek, “Aziz Türk milleti kimin çalıştığının, kimin Anadolu toprakları adına mücadele verdiğinin çok iyi farkında. İşte bu anlayışla, bu millet 22 yıldır Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her daim yanında. Geride bıraktığımız, 22 yılda yürüttüğümüz her mücadeleyi, verdiğimiz her kavgayı; bu toprakların varlığı, birliği, dirliği adına aziz milletimizle birlikte gerçekleştirdik” dedi.
‘ÖNÜMÜZE ÇIKAN TUZAKLARI, OYUNLARI BOZDUK’
Türkiye’nin son 22 yılını, demokrasi ve kalkınma eksiklerini tamamlamakla geçirdiğini belirten Bakan Kacır, “Önümüze çıkan tuzakları, oyunları bozduk, engelleri aştık. Altyapısıyla, üstyapısıyla, güvenliğiyle, tüm imkanlarıyla, küresel gelişmiş ülkeler ligi hedefiyle Türkiye’de muazzam işlere hep birlikte imza attık, eser ve hizmet siyasetinin meyvelerini topladıkça ortaya çıkan kıymeti her zaman aziz milletimizle paylaştık. En nihayetinde şöyle bir baktığımızda, hastanelerden otoyollara, köprülerden barajlara, toplu konutlardan eğitim imkanlarına, sosyal devlet anlayışıyla tüm Türkiye’yi uçtan uça donatmışız. Yerli ve milli bir bakış açısıyla hareket etmiş ve milli teknoloji hamlesi hedeflerimizi birer birer gerçekleştirmişiz. Milletimizin 60 yıllık hayali olan Türkiye’nin otomobili Togg, mavi sulardaki güvencemiz TCG Anadolu, savaş paradigmalarını değiştiren insansız hava araçlarımız, SİHA’larımız, dosta güven düşmana korku veren Akıncı, Kızılelma ve yakın zamanda ilk uçuşunu gerçekleştiren milli muharip uçağımız Kaan. Hepsi bu topraklarda en güzeline ve en iyisine layık aziz Türk milletinin” diye konuştu.
’80 TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURDUK’
Ankara, İstanbul ve İzmir’de düzenlenen TEKNOFEST’lere 4,5 milyondan fazla insanın katıldığına dikkat çeken Bakan Kacır, “İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağımız, ülke tarihimizde nice engellemelere maruz kalmış bilim ve teknoloji yolculuğumuzun gelecekteki yol göstericileri, öncüleri, akıncıları olacak. TEKNOFEST kuşağımızın sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarmayı boynumuzun borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla 80 teknoloji atölyesi kurduk. Gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırdık. Robotik kodlamadan tasarımı programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi alanda gençlerimize 36 aylık teknoloji eğitimleri sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘TEKNOLOJİYE SAHİP DEVLETLER GÜÇLÜ OLACAK’
AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok ise 21’inci asrın teknoloji ve bilim asrı olduğunu belirterek, “Teknolojiye sahip olan devletler, 21’inci yüzyılın güçlü milletleri ve refah toplumları olacak. Son 30 yılda dünyada çok şey değişti. Güçlü devlet olmanın temel yolu da bilgi ve teknolojiye sahip olmaktan geçiyor. Bugün Togg aracımız var. İthal ediyorduk, şu an ihracatını yapıyoruz. Dünyanın ilk 3’ündeyiz ve dünyaya satıyoruz. Togg, ilk ürettiğimiz araç olmasına rağmen en gelişmiş teknolojiyle ürettiğimiz bir araçtır. 22 yıl önce tankının tamirini yapamayan Türkiye’den, Altay tankıyla bugün dünyanın en gelişmiş tankını üreten ve dünyaya satan Türkiye var” dedi.
]]>
YHT HATLARINI 84 MİLYON YOLCU KULLANDI
Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 10 bin 948 km olan hat uzunluğunu, şu anda 13 bin 919 kilometreye yükselttiklerini ve 2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettiklerini kaydederek, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğunu ise 8 bin 46 kilometreye çıkardıklarını bildirdi. Bakan Uraloğlu, 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğunun ise 7 bin 142 kilometreye yükseldiğini vurgulayarak, Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6’ncı Dünya’da 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık. Uzun yıllar vatandaşlarımızın tercih etmediği demiryolu seyahatlerini artık hızlı ve konforlu seyahat isteyenlerin ilk adresine dönüştürdük. 2009 yılında Eskişehir-Ankara hattı ile ülkemizde ilk Yüksek Hızlı Tren ile tanışan şehir Eskişehir oldu.
Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliği, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve elbette son olarak geçen yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas güzergâhlarında devam ediyor. Bugüne kadar yüksek hızlı tren hatlarımızda yolculuk yapan toplam yolcu sayısı 84 milyona ulaştı. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla dolaylı hizmet vererek ülkemiz nüfusunun yüzde 50’sine ulaşıyor” diye konuştu.
DOĞU-BATI HIZLI DEMİRYOLU KORİDORUNUN ANA OMURGASI
Uraloğlu, Ankara-Sivas Hattı’nın ise sadece iki şehri birbirine bağlayan bir hat olmadığını vurgulayarak bu hattın aynı zamanda Edirne’den Kars’a uzanan Doğu-Batı hızlı demiryolu koridorunun ana omurgası olduğunu söyledi. Yapımını planlanan Ankara-Kayseri Hızlı Tren hattının da bu hatta bağlanacağını belirten Uraloğlu, “Yine, Samsun ile Ankara’yı bağlayacak hızlı tren hattımız da Delice üzerinden Ankara-Sivas Hattımıza bağlanacak. Tabi, Sivas’ın devamında; Sivas-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars hızlı tren projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara hızlı tren bağlantısı da sağlanmış olacak” dedi.

ANKARA-SİVAS YHT HATTI’NDA 885 BİN YOLCU SEYAHAT ETTİ
Bakan Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattının hizmete girmesi ile karayoluyla ortalama 5,5 saat, tren yoluyla 12 saat süren Sivas-Ankara seyahat süresini 2,5 saate, Ankara-Yozgat arasını da 1,5 saate indirdiklerini anımsattı. Sorgun ile Ankara arasının 1 saat 40 dakikaya indiğini belirten Uraloğlu, proje ile Kırıkkale, Yozgat ve Sivas’ın Ankara merkezli hızlı tren ağına bağlandığını vurgulayarak, “Yaklaşık 1,4 milyon kişi doğrudan hızlı trenle seyahat etme imkanına kavuştu. Ankara-Sivas YHT hattımızda açıldığı günden bu yana 885 bin yolcu taşıdık” dedi.
SORGUN’A 240 BİN YOLCU KAPASİTELİ YHT GARI
Hat üzerinde Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli ve Sivas olmak üzere 8 istasyon bulunduğunu da anımsatan Uraloğlu, ilk etapta Kırıkkale, Yozgat ve Sivas Hızlı Tren garlarını inşa ettiklerini hatırlattı. Uraloğlu, “Şimdi bu eşsiz hattımıza yakışan diğer Hızlı Tren garlarımızdan Sorgun Garını hizmete alacağız. Sorgun Garı’nı 12 bin m2 alan üzerine 240 bin yolcu kapasiteli olarak inşa ettik. 980 m2 kapalı bina alanı ile garın içerisinde 100 araç ve 5 otobüs kapasiteli otopark, 1 alt geçit, 2 peron, bekleme salonu başta olmak üzere birçok sosyal donatısıyla hizmet verecek. Garımız modern ve estetik tasarımlarıyla Ankara-Sivas Hızlı Tren hattına yakışacak şekilde inşa edildi” diye konuştu.
3 BİN 600 KİLOMETRE HIZLI TREN HATTINDA YAPIM ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Bakan Uraloğlu, 2053 yılı hedefleri doğrultusunda karayollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını da yüzde 57’ye düşürmeyi amaçladıklarını, demiryollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını ise yüzde 22’ye çıkarmayı planladıklarını açıkladı. Demiryollarının yolcu taşımacılığında da yıllık ortalama 19 milyon olan yolcu sayısını da 270 milyona çıkarmayı hedeflediklerini bildiren Uraloğlu, “Bu hedefleri yakalamak için de demiryolu ağımızın gelişmesi amacıyla; Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Karaman-Ulukışla-Mersi ve Yerköy-Kayseri hatlarında olmak üzere Toplam 3 Bin 600 kilometre Hızlı Tren hattında yapım çalışmalarımız devam ediyor. 2028 yılı sonuna kadar demiryolu hat uzunluğumuzu 17 bin 657 kilometreye çıkaracağız. 2053 yılı Ulaştırma ve Lojistik ana planımıza göre de demiryolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi. Uraloğlu, Ankara’dan Kapıkule’ye kadar planlanan hızlı tren hatlarıyla Orta Koridoru önemli bir şekilde destekleyici bir ulaşım ağını tamamlayacaklarının altını çizdi. Uraloğlu, Sorgun’da vatandaşların taleplerini de bildiklerini anlatarak, Sorgun’un girişindeki 7 adet kavşakla ilgili çalışmaları da yapacaklarını bildirdi.
]]>BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞU 29 BİN 400 KİLOMETREYE ULAŞTI
2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devralınan bölünmüş yol uzunluğunu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını anlatan Uraloğlu, bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayısını ise 77’ye yükselttiklerini söyledi. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunun 774 kilometreye çıktığını belirten Uraloğlu, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu ise 753 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. Uraloğlu, “Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi köprülerinin yanı sıra Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı tren hattı inşa ettik. Asya ve Avrupa Kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü -Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık” dedi.
TÜRKSAT 6A İLE UYDU TEKNOLOJİLERİ ALANINDA TEKNİK DEVRİM GERÇEKLEŞECEK
Bakan Uraloğlu, iletişim altyapısının 22 yıl önce Afrika seviyelerinde olduğunu vurgulayarak yapılan yatırımlar sayesinde iletişim altyapısında Türkiye’nin çağ atladığını da ifade etti. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonesinin olduğunu kaydeden Uraloğlu, fiber altyapı uzunluğunu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdıklarını, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini anlattı. Uraloğlu, “Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

ANKARA’DA 31 MİLYAR LİRALIK 22 PROJE DEVAM EDİYOR
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir yanına yatırım yapmaya devam ederken Başkent Ankara için de durmadan, yorulmadan çalışmaya devam ettiklerini vurguladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, 466 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu ise 1.196 kilometreye, 446 kilometre olan bitümlü sıcak karışım yol uzunluğunu da 1.172 kilometreye yükselttiklerini anlattı. Yeni projelere de devam ettiklerini kaydeden Uraloğlu, “Ankara’da halen devam eden 31 milyar 360 milyon proje bedeliyle yol yapım, kavşak, viyadük, üst yapı iyileştirmesi, alt geçit ve tarihi köprü onarımları gibi 22 adet karayolu projesi gerçekleştiriyoruz” açıklamasında bulundu.
YILDA 9,6 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK
Ankara’da yapımı devam eden projelerden 3 önemli karayolu projesinin doğrudan Nallıhan ile ilgili olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, söz konusu projelerin Beypazarı-Nallıhan Yolu ile Nallıhan – Taşkesti ve Nallıhan – Dokurcun üstyapı onarımının yanı sıra bugün açılışını gerçekleştirdikleri Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları Projesi olduğunu açıkladı. Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları’nın Ankara-Beypazarı-Nallıhan-İstanbul güzergâhı üzerinde bulunduğunu anımsatan Uraloğlu, “Toplam 4 şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardındaki projemiz kapsamında çift tüplü olarak hayata geçirdiğimiz 1.278 metre uzunluğundaki Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli’ni, 270 metre uzunluğunda Nallıhan Köprüsü’nü inşa ettik. Bağlantı yolları ile birlikte projemizin toplam uzunluğu 5 kilometreye ulaşıyor. Projemiz hayata geçmeden önce hizmet veren 2,7 km’lik mevcut yolumuzda acil durumlar için hizmet vermeye devam edecek. Bu yol ile zamandan 6,3 milyon lira, akaryakıttan 3,3 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 9,6 milyon lira tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
NALLIHAN KÖPRÜSÜ VE NALLIHAN KUŞ CENNETİ TÜNELİ İLE KARBON EMİSYONU 394 TON AZALACAK
Bakan Uraloğlu, tüm ulaştırma projelerinde olduğu gibi, karayolu faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde de çevre dostu düzenlemeler geliştirdiklerini anlattı. Doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliğine yönelik ziyaretler için “Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Ankara’nın ve Türkiye’nin en önemli tabiat varlıklarından biri olduğunu kaydeden Uraloğlu, kuş göç yolu üzerinde bulunan sahanın, göç eden kuşların beslenmeleri, dinlenmeleri ve barınmaları için uğrak yer olduğunu anımsattı. Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları’nı yaparken bu nedenle hassas davrandıklarını da açıklayan Uraloğlu, “Tıpkı Osmangazi Köprümüzü projelendirirken, göçmen kuşların bir başka konaklama noktası olan Hersek Lagünü’nü korumak adına gösterilen hassasiyet gibi, otoyollarımızda ekolojik köprüler inşa ederek yaban hayatını korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak adına gösterilen hassasiyet gibi aynı yaklaşımı burada da gösterdik. Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına olumsuz bir etki oluşturmadan, tünel ve sulak alan içerisine dolgu veya ayağın gelmediği eğik ayaklı dengeli konsol köprü inşa ettik. Ayrıca bölgede hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı da tesis ettik. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 394 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlamış olduk” diye konuştu.
2024 YILINDA YENİLİKÇİ PROJELERE DEVAM EDİLECEK
Bakan Uraloğlu, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu ile çalıştıklarını söyleyerek yeni projelerle Ankara’ya yatırıma devam edeceklerini ifade etti. 22 yıldır olduğu gibi, 2024 yılında da yenilikçi projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını anlatan Uraloğlu, “Ankara-İstanbul yeni Otoyolu, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Treni proje çalışmalarına başladık. Her iki projenin de Nallıhan’dan geçeceğini sizlere müjdelemek isterim. Hem Nallıhan’ın hem Ankara’nın hem de ülkemizin ulaşım altyapısını daha da güçlendireceğiz. Ancak şunu da söylüyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve Belediye Baykanlarımızla birlikte daha iyi çalışabiliriz. İnşallah 31 Mart yerel seçimleri sonrasında da sizlerin desteğiyle ve belediyelerimizle birlikte büyük projelere imza atacağız” dedi.
]]>