YENİ LİDER ŞARA DUYURDU
Suriye‘de yeni yönetimin lideri Ahmet Şara bugün yaptığı açıklamada Baas rejimini deviren silahlı gruplarla kendilerini feshetme ve Savunma Bakanlığı çatısı altında birleşme konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu. Şara’nın açıkladığı bu gelişme Suriye‘de kurulacak 300 bin kişilik yeni ordu için atılan ilk adım şeklinde yorumlandı.
Suriye’de yeni yönetimin lideri Ahmet Şara.
ORDU ŞEMASI MUHALİF KOMUTANLARLA PAYLAŞILDI
Şam’da yeni yönetimin savunma bakanı Murhaf Ebu Kasra başkanlığında başlayan toplantıda bölge, grup ayrımı olmaksızın tüm Suriye‘nin korumasını üstlenecek ordu şeması muhalif komutanlarla paylaşıldı. Kurumların ihdası ve askerî hiyerarşiye dair detaylar paylaşıldı.
Savunma bakanı Murhaf Ebu Kasra.
İLK ETAPTA ACİL OLARAK 80 BİN KİŞİLİK ORDU KURULACAK
Suriyeli General Ahmed Osman yaptığı değerlendirmede acil olarak 70-80 bin kişilik ordu iskeletinin oluşturulacağını söyledi. Suriye ile ilgili uluslararası müzakere süreçlerinde askerî temsilci olarak görev yapan Humus asıllı General Osman, geçtiğimiz günlerde ülkenin yeni lideri Ahmet eş-Şara ile özel bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Suriyeli General Ahmed Osman.
“HEDEF 300 BİN KİŞİLİK ORDU KURMAK”
General Ahmed Osman ” Şam’ın hedefi önümüzdeki bir-bir buçuk yıl içerisinde 300 bin kişilik bir ordu yapılanması oluşturmak. Hem içerideki hassas durum ve İsrail tehdidi bunu zorunlu kılıyor. Esad rejimi düştüğü gün 470 bin kişilik polis, ordu, istihbarat gücüne sahipti. Ancak o yapı İsrail ya da başka bir tehdit için değil; kendi halkına karşı konumlanmıştı. Artık bu durum değişti. Şu an İdlib’ten gelen 40-0 bin kişilik eski HTŞ gücü, SMO’dan katılacak 50 bin tecrübeli asker ve rejimde suça karışmamış subaylar, istihbarat görevlileri ve erlerle yeni ordu kısa sürede 150-200 bine ulaşır. Esad’ın verdiği koordinatlarla mahvedilen askerî altyapımızı da çok kısa sürede yeniden toparlarız. Bu noktada Türkiye’nin askerî desteği de olağanüstü önem taşıyor” dedi.
“PKK VE DEAŞ BİTİRİLECEK”
Devrim sonrası kurulan hükûmet ülkenin hiçbir noktasında farklı askerî, siyasi yapıya izin verilmeyeceğini deklare etti. PKK-YPG yönetimi 8 Aralık’tan bugüne Şam’a sayısız görüşme başvurusunda bulundu. İlk talepleri PKK/YPG’nin mevcut hâli ile Suriye ordusuna katılımı olan terör cephesi daha sonra silahsızlandırılmayı ve salt siyasi entegrasyon talebini iletti. Yapılan diyalog çağrılarına ek Şam’dan bürokrasi, milletvekilliği ve bakanlık kontenjanı istendiği bilgisine ulaştı. Şam yönetimi ise tüm işgal alanlarının şartsız teslim edilmesi gerektiğini aksi hâlde ilk operasyonun PKK terör koridoruna gerçekleşeceğini ifade etti.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaAhmed OsmanGüncelSuriyeDünyaŞara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TEKNİK BİR SORUN YAŞIYORUZ”
Şu anda tüm uçuşlarda teknik bir sorun yaşadıklarını belirten yetkililer ABD genelindeki uçuşların durdurulmasının nedenini ise henüz açıklamadı.
“MÜMKÜN OLAN EN KISA SÜREDE DÜZELTMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Seyahat edecek yolcuları çevrimiçi olarak rahatlatmaya çalışan Havacılık Dairesi ise “Ekibimiz şu anda onarımları tamamlamak için çalışıyor. Tahmini bir zaman dilimi belirtilmedi ancak bunu mümkün olan en kısa sürede düzeltmeye çalışıyorlar” açıklamasında bulundu.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaHavacılık
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ebu Safiyye, gazetecilere gönderdiği sesli mesajında, hastanenin tank mermileri ve kurşunlarla doğrudan hedef alındığını belirterek, “Bu saldırılar, duvarları delip çocuk ve yenidoğan servisleri dahil olmak üzere birçok bölümü ciddi şekilde tahrip etti.” dedi.
“Hastaneye ve doktorlara karşı daha önce görülmemiş bir saldırı var. Doktorlar bir noktada toplanmak zorunda kaldı ve şu an anormal bir saldırıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullanan Ebu Safiyye, duvarları delen mermilerin ciddi hasara yol açtığını vurgulayarak, uluslararası toplumu yaşananlardan sorumlu tuttu.
Gazze Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada da “Hastane, şu anda daha önce benzeri görülmemiş bir yoğunluk ve şiddetle bombalanıyor.” ifadelerine yer verildi.
Bakanlık, saldırıların bombalar ve tank ateşiyle gerçekleştirildiğini belirterek, “Dünyayı bu olaylardan sorumlu tutuyoruz ve acılarımız karşısında sorumluluk üstlenmelerini talep ediyoruz.” çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Dünya, sağlık sistemini korumakta sessiz ve çaresiz kalamaz. Herkesin gözü önünde saldırıya uğruyoruz ve dünya buna rağmen sessiz kalıyor.” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Ordu Radyosu, saldırının İsrail tarafından düzenlenmediğini belirtildi. Saldırının Amerika Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından düzenlendiği açıklandı. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada Husilere ait karargâhın ve silah deposunun vurulduğu ifade edildi.
ABD-Birleşik Krallık koalisyonu, Sana’dan sonra Yemen’in liman kenti Hudeyde’yi de bombaladı.
Aynı operasyonda, Husiler tarafından Amerikan unsurları hedef alınarak atılan çok sayıda insansız hava haracı da etkisi hale getirildi.
CENTCOM açıklamasında, söz konusu saldırının, ABD ve koalisyon personelini, bölgesel ortaklarını ve uluslararası deniz taşımacılığını koruma konusundaki kararlılığının bir yansıması olduğu belirtildi.
REKLAM
CENTCOM Conducts Airstrikes Against Iran-Backed Houthi Missile Storage and Command/Control Facilities in Yemen
TAMPA, Fla. – U.S. Central Command (CENTCOM) forces conducted precision airstrikes against a missile storage facility and a command-and-control facility operated by… pic.twitter.com/YRWWQJIweP
— U.S. Central Command (@CENTCOM) December 21, 2024
Yemenli Husiler, geçtiğimiz gece İsrail’in başkenti Sana’ya hipersonik balistik füzeyle saldırı düzenledi ve füzelerden en az bir tanesi Tel Aviv’e isabet etti. İsrail Ordu Yetkilileri ise Husilere karşı ciddi bir saldırıya hazırlandıklarını ve bu saldırı için başka ülkelerden de destek aradıklarını ifade ettiler.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALMANYA’NIN EN BÜYÜK PARTİSİ: HRİSTİYAN DEMOKRAT BİRLİĞİ (CDU/CSU)
Almanya’da Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ile Hristiyan Sosyal Birliğinin (CSU) adayları ortak belirlendi. İki partinin belirlediği çatı aday, CDU Genel Başkanı Friedrich Merz oldu. CDU ile CSU Almanya’da kardeş partiler olarak biliniyor. CDU, Almanya’nın genelinde etkin bir partiyken CSU daha çok Bavyera’da nüfûz elde etmiş bir parti olarak ön plana çıkıyor. İki partinin ittifakı ise Almanya’da Birlik (Union) olarak isimlendiriliyor.
Seçim anketlerinde ise CDU Genel Başkanı Friedrich Merz rakiplerinin epey önünde görünüyor. ZDF tarafından yayımlanan son ankete göre CDU/CSU’nun oy oranı %31 olarak kaydedildi. CDU/CSU’nun oy oranı son aylarda pek değişmedi, anketlerde istikrar kazandığı rapor edildi.
REKLAMKISA TARİHÇESİ VE POLİTİKALARI
CDU/CSU’nun parti politikaları ise daha çok muhafazakar değerleri yansıtıyor. 1945 yılında Berlin’in Sovyetler Birliği tarafından ele geçirilmesinin hemen ardından kurulan parti eski yanlışları tekrarlamamak adına bütün Almanya’yı kapsayıcı bir politika ile hareket etti. Katolik, protestan ayırt etmeksizin toplumun tüm kesimlerini kucaklayan CDU ekonomide ise savaş sonrası zor ekonomik koşulları dikkate alarak sosyal demokrasiye uygun politikalar benimsedi.
Ancak CDU anlayış olarak daha çok liberal-muhafazakâr bir değerler sistemine sahip ve sol ekonomi politikalarından zamanla uzaklaşmıştır. CDU bugün ılımlı liberal bir konumdadır, sosyal yardımları göz ardı etmediği gibi sosyalist politikalardan da uzaktır. CDU, nihai olarak özel mülkiyete ve aile kavramına önem vermekte; bunların devlet tarafından müdahale edilecek alanlar olmadını söylemektedir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve daha çok ABD etkisinde olan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ilk şansölyesi Konrad Adenauer da CDU üyesidir. Adenauer bu görevi 1963 yılına kadar sürdürmüştür. Bu da CDU’nun daha çok ABD etkisinde kalmasına neden olmuştur çünkü Marshall yardımlarından en çok faydalanan ülkelerin başında Almanya gelmektedir.
CDU’nun hristiyanlıkla olan bağı ise ruhbanlık boyutunda değil tamamen kültürel boyuttadır. Hristiyanlığın muhafazakâr öğelerine sahip çıkan parti herhangi bir din adamı sınıfının üstünlüğünü ise reddeder. Parti diğer yandan okullarda din eğitiminin sürmesi gerektiğini belirtir.
REKLAM
CDU muhafazakar eğilimlerini göçmen politikasına da taşıyor ve parti yeni seçim programında
Almanya’nın daha fazla göçmen kabul etmemesi gerektiği yönünde bir politika benimseyeceğini açıkladı. Bununla beraber İsrail’in daha fazla desteklenmesi yönündeki görüşler de parti programında ön plana çıktı.
Son olarak CDU’nun dış politikasını inceleyecek olursak, CDU’nun Avrupa’nın bütünleşmesinden yana olduğunu söylenebilir. CDU, Avrupa Birliği’nin kurulmasına ve gelişimine önemli katkılar sundu. Ancak CDU, Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılım sürecine pek olumlu yaklaşmadı ve daima
mesafeli bir tutum sergiledi.
ŞANSÖLYE OLAF SCHOLZ’UN PARTİSİ: Sosyal Demokrat Parti (SPD)
Seçimlerin bir diğer adayı ise hâlihazırdaki Almanya Şansölyesi Olaf Scholz. Olaf Scholz Almanya’nın en köklü partisi olan Sosyal Demokrat Partinin (SPD) adayı. ZDF tarafından yayımlanan son ankete göre SPD’nin oy oranı %15. SPD’nin oy oranı geçtiğimiz yıla göre yaklaşık 1 puan düşmüş görünüyor, bunda yaşanan enerji krizi ve Ukrayna Savaşı’nda takınılan tutum önemli rol oynuyor. Bazı Alman vatandaşları, Almanya’nın savaşa bu derece müdâhil olmasını doğru bulmuyor.
REKLAMKISA TARİHÇESİ VE POLİTİKALARI
SPD, Almanya tarihi ve sosyalizm açısından önemli bir konumda bulunuyor. Almanya’nın en eski partisi olan SPD, 1875 yılında sosyalizmin şafağında kuruldu. 1840’ların başında sanayileşmeye başlayan Almanya, İngiltere’ye göre geç ama hızlı bir biçimde kapitalist ekonomiye entegre oldu. Burjuva sınıfının hızlı yükselişi sayesinde üretimini artıran Almanya’da eş zamanlı olarak işçi sınıfı da ortaya çıkmaya başladı. İşçi sınıfının taleplerini dile getirecek bir parti kurulması artık zorunlu hâle geldi ve SPD 27 Mayıs 1875 tarihinde kuruldu.
Parti özellikle 1878 tarihinde ilan edilen anti-sosyalist kanunlar sonrasında daha da popülerlik kazandı ve 1880’lerin sonundan 1930’lara kadar Avrupa’nın en büyük sosyalist partisi oldu. Hatta kimi entelektüeller sosyalist devrimin Rusya’da değil Almanya’da olmasını bekliyordu. Ancak SPD Nazilerin 1933 yılında başa gelmesinden sonra sürgün edildi ve kapatıldı.
SOL LİBERALİZME EVRİLME DÖNEMİ
1945’ten tekrardan toparlanan SPD bir süre daha ortodoks sosyalist politikaları izledikten sonra dönemin entelektüel ve politika atmosferinden de etkilenerek ortodoks sosyalist politikaları Godesberg Programı ile terk etti. Godesberg Progamı, SPD’nin artık katı sosyalizmden sol liberteryen/liberal politikalara geçişini simgeleyen bir belgedir. Godesberg programına göre özel mülkiyetin, çok büyük sosyal eşitsizliklere yol açmadığı sürece meşru olduğunu ilân ediliyor ve SPD’nin katı sosyalizmi terk ettiğini duyuruluyordu.
REKLAM
Programın yayımlandığı dönemde Adorno ve Horkheimer gibi Alman filozoflar da marksist sosyalizm anlayışının geçersiz olduğunu öne sürüyor ve daha ılımlı bir sosyalizmi vaz ediyordu. Ayrıca Stalin’in uyguladığı sert politikalar da kimi entelektüelleri ortodoks sosyalizmden uzaklaştırdı.
SPD işte bu sol liberal değişimle birlikte 1969 yılında iktidara geldi ve 1982 yılına kadar da iktidarı bırakmadı. SPD’nin son temsilcisi olan Olaf Scholz ise 2021 yılından beri Almanya’yı yönetiyor.
SPD, her ne kadar değişim geçirse de sol geleneğin önemli bir temsilcisi olmaya devam ediyor. SPD’nin seçim programında işçi ve emekli hakları ve mültecilerin korunması maddeleri ön plana çıkıyor. SPD ayrıca sol liberal bir tutum sergileyerek Ukrayna Savaşı’nda sert tavır almaktan kaçınıyor ve aynı zamanda İsrail’in Gazze’yi işgal planına da karşı çıkıyor.
ALMANYA’NIN İKLİM, ÇEVRE ve TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ SAVUNUCULARI: YEŞİLLER
23 Şubat’ta yapılacak seçimlerde Yeşillerin adayı Robert Habeck olarak belirlendi. ZDF tarafından yapılan son ankete göre Habeck’in oy oranı %14. Yeşiller de tıpkı SPD gibi geçtiğimiz yıla göre 1 puan kaybetmiş görünüyor. Ancak yine de oy oranı ile parlementoda kilit parti olmayı sürdürecek.
POLİTİKALARI
Yeşiller Partisi, sadece Almanya için değil dünya siyaset tarihi açısından da kendine özgü bir konumda bulunuyor. Parti, SPD gibi sosyal adalete önem verirken bunun çevre ve iklim politikalarından ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini iddia ediyor. Parti aynı zamanda LGBT ve benzeri azınlık grupların korunmasının da toplumsal adalet açısından gerekli olduğunu savunarak diğer partilerden göre daha net bir tavır takınıyor.
Yeşiller aynı zamanda feminizm ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramlarına vurgu yaparak politikayı sadece ekonomik, dini ve etnik açıdan değerlendirmekten kaçınıyor.
ALMANYA’DA YÜKSELEN AŞIRI SAĞIN PARTİSİ: ALMANYA İÇİN ALTERNATİF (AfD)
Almanya’da son senelerde ön plana çıkan ve aşırı sağcı söylemleriyle zaman zaman endişe uyandıran Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) adayı ise Alice Weidel. AfD, anketlerdeki başarısıyla ön plana çıkıyor. ZDF’nin son anketine göre AfD’nin oy oranı %19. AfD bu oy oranıyla
CDU/CSU’dan sonra Almanya’daki en büyük parti.
TARİHÇESİ VE POLİTİKALARI
AfD Almanya’nın en yeni partilerinden biri ve Avrupa yükselen aşırı sağın Almanya’daki temsilcisi konumunda bulunuyor. 2013 yılında kurulan parti ilk seçiminde %5 barajını aşamadı ancak yine de adından söz ettirdi. 2021 yılında yapılan Almanya Federal seçimlerinde %10 oy alarak en büyük 5. parti olan AfD çok kısa sürede 2. sıraya yükseldi. Çok büyük bir değişiklik olmazsa AfD 2025’te parlementodaki en büyük 2. parti olacak.
AfD özellikle milliyetçi politikaları ile ön plana çıkıyor ve Avrupa Birliğinin Almanya’nın ulusal çıkarlarıyla çeliştiğini iddia ediyor. Parti bu özelliği ile ulusalcı bir politik tutum sergiliyor. Diğer yandan Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını isteyen AfD NATO’nun genel politikalarıyla da ters düşüyor.
AfD Lideri Weidel ise aşırı sağcı olduklarına dair yorumları redderek “Biz aşırı sağcı değil, liberteryen muhafazakârız.” dedi ve Avrupa Birliğini sosyalist yapısının Avrupa’yı mahvettiğini iddia etti.
Daha korumacı ve içe kapanmacı bir anlayışa sahip olan AfD göçmen politikalarına da mesafeli yaklaşarak aşırı sağ popülizminin etkisiyle Almanya’da ciddi anlamda destekçi topladı. AfD’nin hükûmette söz sahibi olmasını istemeyen diğer partilerin ise daha geniş bir koalisyon kurmak
zorunda kalacağına dair yorumlar yapılıyor.
ALMANYA’DA HALKIN EN ÖNEMLİ SORUNLARI
ZDF tarafından yapılan ankette Alman halkına en çok rahatsız oldukları konular soruldu. Verilen cevaplarda göçmenler ve ekonomi ön plana çıktı. Katılımcıların %34’ü ekonomiyi en büyük sorun olarak belirtirken %23’ü göçmenleri en büyük sorun olarak tanımladı. Olaf Scholz’a oy kaybettiren
enerji konusunu en büyük problem olarak değerlendiren vatandaşların oranı ise %15.
Yararlanılan kaynaklar: Tilman Mayer: Alman Hristiyan Demokrat Birliğinin Muhafazakar Politikaları
Yayın Organları: ZDF-HEUTE, Welt, AA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Financial Times’ın haberi de bu söylemleri güçlendirdi. Financial Times’ın haberine göre Donald Trump’ın danışmanı olan 3 yetkili, Trump’ın Ukrayna’ya yapılan silah sevkiyatını durdurmayacağı veya azaltmayacağını söyledi. Donald Trump’ın ayrıca bütün NATO ülkelerinin gayrisafi milli hasılalarının %5’ini savunmaya ayırmasını isteyeceği ifade edildi. NATO ülkeleri hâlihazırda gayrisafi milli hasılalarının %2-3’ünü savunmaya ayırıyor. Bu savunma harcamalarının ikiye katlanması demek ki birçok ülke için önemli bir oran.
REKLAM
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise geçtiğimiz günlerde Brüksel’de toplanan Avrupa Konseyi toplantısının ardından verdiği demeçte “Sadece ateşkesten bahsedilmesini doğru bulmuyorum. Diyelim ki ateşkes oldu ve 5 ay sonra Putin vazgeçti. O zaman ne yapacağız? Gerçekçi bir barış için sahada güçlü olmak zorundayız.” diyerek ateşkes sözünün fazla iyimser olduğunu ifade etti.
Antony Blinken ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamda “Biz Ukrayna’ya yardım paketlerini artırarak Donald Trump yönetimine de daha güçlü bir pozisyon bırakmış olacağız.”
diyerek Rusya ile savaşın süreceğine dair tahminini dile getirdi.
Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey ise “Bu savaş ne kadar sürerse biz de o zamana kadar Ukrayna’nın yanında olacağız. Birleşik Krallık Ukrayna’ya yapılan
yardımların bir koordinatörü pozisyonunda ve bu misyonunu sürdürecek” dedi.
JOHN MEARSHEİMER: TRUMP SAVAŞLARI BİTİREMEZ
Dünyaca ünlü uluslararası ilişkiler uzmanı John Mearsheimer, ‘Thinkers Forum’ isimli Youtube kanalında yayınlanan röportajında, Ukrayna Savaşı ve Donald ile ilgili yorumlarda bulundu. Mearsheimer, Donald Trump’ın Ukrayna Savaşı’nı bitirmesinin imkansız olduğunu iddia etti.
Mearsheimer’a göre hiçbir ABD Başkanının Rusya’nın koşullarını kabul etmesi mümkün değil. Mearsheimer “Rusya, Ukrayna’nın hiçbir şekilde NATO’ya alınmamasını ve silahsızlandırılmasını istiyor. Bu bir kere kabul edilebilir bir şey değil.” dedi.
Diğer yandan Mearsheimer “Rusya Donetsk, Zaporijya, Luhansk ve Herson’un ilhâkının kabulünü istiyor ki bu da kabulü çok zor bir koşul.” diyerek barışın şu anlık mümkün görünmediğini belirtti.
Mearsheimer realist uluslararası ilişkiler kuramına göre ABD’nin Rusya ile olan çatışmadan kaçamayacağını ve taviz veremeyeceğini düşünüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EL YAZISI HAFIZA EGZERSİZİ
El yazısı yazmanın beyindeki motor, duyusal ve bilişsel süreçleri bir araya getiren karmaşık bir eylem olduğunu ifade eden Alp “Yazı yazarken, motor korteks el hareketlerini yönetir” dedi. El yazısı sürecinin yalnızca motor becerilerle sınırlı olmadığına vurgu yapan Alp “Harflerin şekillendirilmesi ve birbirine bağlanması, beynin görsel ve mekânsal işleme yeteneğini de artırır. Bu nedenle el yazısı, beyin gelişimi ve bilişsel süreçler için bütünsel bir egzersiz işlevi görür” diye konuştu.
HIZLI ANCAK YETERSİZ
Klavye yazımının hız açısından avantaj sağlasa da, bazı durumlarda dezavantaj oluşturabileceğine Alp şöyle konuştu: devam etti:
“Araştırmalar, klavye ile hızlı yazmanın bireylerin yazdıklarını daha az düşündüklerini ve dolayısıyla bilgiyi daha az işlediklerini gösteriyor. Öte yandan, klavye yazımı, kısa sürede çok miktarda bilgi not almak veya hızlı iletişim kurmak gerektiğinde pratik bir çözüm sunar. Ancak derin öğrenme ve bilgiyi zihinde işleme açısından, el yazısının beyin üzerinde daha kapsamlı ve olumlu bir etkisi olduğu biliniyor”

KALICI ÖĞRENME SAĞLIYOR
El yazısıyla not almak bilgilerin daha uzun süre hatırlanmasını sağlıyor. Bir çalışmada, el yazısıyla not alan bireylerin, klavye ile not alan bireylere göre daha iyi kavramsal anlayış geliştirdiği ve bilgileri daha uzun süre hatırladığının bulunduğunu dile getiren Alp “El yazısıyla yazmanın yavaş olması, bireyin yazdığı konuyu derinlemesine düşünmesini sağlar. Özellikle dil öğrenimi veya matematik gibi konularda el yazısıyla çalışmanın öğrenme üzerindeki etkisi büyüktür. Bu yüzden eğitim alanında el yazısı hâlâ önemli bir araç olarak kabul edilmektedir” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anestezi Çeşitleri Nelerdir? Anestezi, tıbbi işlemler sırasında ağrı ve rahatsızlığı önlemek için kullanılan bir yöntemdir ve üç ana çeşidi vardır:
1.GENEL ANESTEZİ
Genel anestezi, hastanın bilincini tamamen kaybetmesini sağlayarak tüm vücudunu uyuşturan bir anestezi türüdür. Bu sayede, hasta cerrahi işlem sırasında ağrı ve rahatsızlık hissetmeden operasyon geçirebilir. Genel olarak, büyük cerrahi müdahalelerde kullanılır.
2.BÖLGESEL ANESTEZİ
Bölgesel anestezi, vücudun belirli bir bölgesinin uyuşturulmasını sağlayan bir anestezi türüdür. Bu yöntemle, hastanın bilinci açık kalır ancak uyuşturulan bölgede ağrı hissi ortadan kalkar. Örneğin, epidural anestezi doğum sırasında sıkça kullanılan bir bölgesel anestezi türüdür.
3.LOKAL ANESTEZİ
Vücuttaki küçük bir bölgeyi uyuşturmak için yapılan bir anestezi türüdür. Bu uygulama sayesinde, sadece belirli bir alan uyuşturulur ve hasta bilincini kaybetmeden işlem yapılır. Çoğunlukla diş çekimi veya küçük cilt işlemleri gibi kısa ve basit tıbbi müdahalelerde kullanılır.
Bu anestezi türleri, uygulanacak işlemin türüne ve hastanın durumuna göre seçilir. Her birinin kendine özgü avantajları ve kullanım alanları vardır.
Anestezi Nasıl Yapılır?
Anestezi, cerrahi işlemler sırasında ağrı ve rahatsızlığı önlemek için kullanılan bir yöntemdir ve uygulanma şekli anestezi türüne göre değişir. Genel olarak anestezi uygulama adımları ise şu şekilde:
1.GENEL ANESTEZİ
Hastanın tamamen bilinçsiz hale getirilmesi için damar yoluyla veya inhalasyon yoluyla anestezik ilaçlar verilir. Bu ilaçlar, hastanın bilincini kaybetmesini ve ağrı hissetmemesini sağlar.
2.BÖLGESEL ANESTEZİ
Vücudun belirli bir bölgesinin uyuşturulması için anestezik ilaçlar, omurilik çevresine (epidural veya spinal anestezi) veya sinir blokları yoluyla enjekte edilir. Bu yöntemle, hastanın bilinci açık kalır ancak uyuşturulan bölgede ağrı hissi ortadan kalkar.
3.LOKAL ANESTEZİ
Küçük bir alanın uyuşturulması için anestezik ilaçlar doğrudan cilt altına enjekte edilir. Bu yöntem, diş çekimi veya küçük cilt işlemleri gibi kısa ve basit tıbbi müdahalelerde kullanılır.
Her anestezi türü, hastanın durumuna ve yapılacak işlemin türüne göre seçilir ve uygulanır. Anestezi uzmanı, hastanın sağlık durumu ve işlem gereksinimlerine göre en uygun anestezi yöntemini belirler ve uygular.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEKTÖR ODAKLI DÖNÜŞÜM
YÖK Başkanı Erol Özvar, bir önceki yıla göre doktora mezunu sayısının artmasını sevindirici olarak değerlendirirken Türkiye’nin son 10 yılda doktora mezun sayısındaki artış oranı bakımından Avrupa’da ilk sırada yer aldığını belirtti. Doktora programlarına ilişkin yeni bir çalışma başlatıldığını bildiren Özvar, “Doktora derecesi sadece üniversiteden kadro almanın bir aracı olarak görülmekten çıkmalıdır. Artık ülkemizde doktora mezunu veren programlar sadece üniversitelere öğretim elemanı değil aynı zamanda iş dünyasına ve sanayiye hizmet verecek ve bu sektörlerde çalışmaya uygun bir şekilde yetiştirilecektir” dedi. Özvar, “Doktoraya yönelik yeni müfredat çalışmaları yürütüyoruz. Sektör ve iş dünyasının temsilcilerinin de görüşlerini alıyoruz. Artık doktora mezunlarının üniversite dışında çok daha geniş bir alanda hizmet vermesini hedefliyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1.Basamak Yoğun Bakım Nedir?
Hastanelerin yoğun bakım üniteleri hastalıkların sınıfına, acil durumuna ve ciddiyetine göre birkaç basamağa ayrılır. Her basamakta yatan hastanın sağlık hikayesi farklıdır ve müdahale eden sağlık çalışanlarının uzmanlık alanı da çalıştığı basamağa göredir. 1. basamak yoğun bakımda yatan hastalar şöyle sıralanabilir;
Yoğun bakım üniteleri yoğun çalışma ve özen gerektiren, oldukça hareketli ortamlardır.
1.Basamak Yoğun Bakım Hastaları İyileşir mi?
1. basamak yoğun bakımda yatan hastalar diğer yoğun bakım üniteleri hastalarına göre daha az risk taşıyan hastalar olduğu için tedavileri yapılır ve taburcu edilirler. 1. Basamak yoğun bakımda takibi yapılan hastalar doktorların kararına göre ya servise alınır ya da taburcu edilirler. Doktorlar gereken incelemeleri ve tetkikleri yaptıktan sonra nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine karar verirler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1.Basamak Yoğun Bakım Nedir?
Hastanelerin yoğun bakım üniteleri hastalıkların sınıfına, acil durumuna ve ciddiyetine göre birkaç basamağa ayrılır. Her basamakta yatan hastanın sağlık hikayesi farklıdır ve müdahale eden sağlık çalışanlarının uzmanlık alanı da çalıştığı basamağa göredir. 1. basamak yoğun bakımda yatan hastalar şöyle sıralanabilir;
Yoğun bakım üniteleri yoğun çalışma ve özen gerektiren, oldukça hareketli ortamlardır.
1.Basamak Yoğun Bakım Hastaları İyileşir mi?
1. basamak yoğun bakımda yatan hastalar diğer yoğun bakım üniteleri hastalarına göre daha az risk taşıyan hastalar olduğu için tedavileri yapılır ve taburcu edilirler. 1. Basamak yoğun bakımda takibi yapılan hastalar doktorların kararına göre ya servise alınır ya da taburcu edilirler. Doktorlar gereken incelemeleri ve tetkikleri yaptıktan sonra nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine karar verirler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İADE EDİLDİLER
Irak GüvenlikMedya Ağı tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Esad rejimine bağlı bin 905 askerin Suriye makamlarının çıkardığı aftan yararlanmaları üzerine El-Kaim Sınır Kapısı’ndan Suriye tarafına teslim edildiği duyuruldu.
YAZILI TAAHHÜTNAME ALINDI
Askerlerin gitmeden önce ailelerine geri dönmeleri hususunda kendilerinden yazılı taahhütnamenin alındığına dikkat çekilen açıklamada, Irak Savunma Bakanlığı’nın elindeki silahların da kurulacak yeni Suriye hükümetine teslim edileceği ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>61 yıllık Baas rejimi çökerken, eli kanlı lider Beşar Esad çaldığı paralarla kaçtı.
Esad kaçtı ancak, arkasında işlediği suçların canlı kanıtları kaldı.
Rejim sürecinde boş yere Sednaya Hapishanesi’nde tutsak olan mahkumlar, yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor.
Sednaya Hapishanesi’nde yıllarca süren işkenceler sonucu binlerce insan hayatını kaybetti.
Hayatta kalanlar ise, acı ve travmalarla dolu bir yaşam sürerek yaşayan ölüler haline geldi.
İŞKENCE GÖRDÜĞÜ HÜCREYİ ZİYARET ETTİ
O mahkumlardan biri de olan Amar Musa. Eski mahkum Musa, Sednaya’ya gelerek hapishanedeki işkenceleri kendi hücresinde anlattı.
Sednaya’da mahkumların ayakta yürümesinin yasak olduğunu belirten Musa, “Çömelerek yürüyorduk, hatta sürünerek yürümek zorunda kalıyorduk, kafasını kaldıran ölürdü” dedi.

ÖNCEKİ HALİNDEN ESER YOK
Sednaya Hapishanesi’nde kaldığı hücrenin önünde yaşadıklarını anlatan Musa, gardiyanların kendilerini iplerle bağladığını söyleyerek, “Bizi iplerle belimizden bağlıyorlardı, koğuşta da böyleydi çoğu zaman. Gardiyanlar ‘eğer bu ipleri çözerseniz ölürsünüz’ derdi” diye konuştu.
Sednaya Hapishanesi’ne girmeden önce kilolu olduğunu ve gördüğü işkenceler sonucu zayıfladığını kaydeden Musa, önceki halinin fotoğraflarını cep telefonundan göstererek ”İnanabiliyor musunuz bu benim Sednaya’ya girmeden önceki halim. Boynumdaki kolye bana dar geliyordu şimdi ise boynumdan düşüyor” dedi.

“KOĞUŞTA ÜST ÜSTE YATARDIK”
Koğuşlarda çok fazla kişinin kaldığını söyleyen Musa, “İnsanî şartlar dışında üst üste yatmak zorunda kalırdık. Hepimiz üst üste yatardık. Yaşı büyük olan mahkumlar koğuşun arka tarafında, genç olanlar ise ön tarafında yatardı” diye konuştu.
“BEN ÖLMEDİM BEŞAR ESAD”
Kaldığı koğuşun kapısında zafer işareti yapan Amar Musa, devrik lider Esad’a seslenerek “Esad, ben ölmedim, yaşıyorum ve buradayım. Burası benim ilk kaldığım koğuş, burada 7 ay geçirdim sonrasında ise beni başka hücreye aldılar” dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Orta Afrika ülkesi Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Kinşasa şehrinin kuzeydoğusundaki Fimi Nehri’nde 100’den fazla yolcu taşıyan bir tekne alabora oldu.
Yetkililer, aralarında çocukların da bulunduğu 25 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin kaybolduğunu aktardı.
ÖLÜ SAYISI ARTABİLİR
Nehirde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ve ölü sayısının artmasından endişe edildiği bildirildi.
Kinşasa’nın kuzeydoğusundaki Inongo kasabasından hareket eden teknenin aşırı yük nedeniyle alabora olduğu düşünülüyor.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Uluslararası savaş suçları savcısı Stephen Rapp salı günü yaptığı açıklamada, Suriye’deki toplu mezarlardan çıkan delillerin, devrik lider Beşşar Esad döneminde devletin işlettiği “ölüm makinesini” ortaya çıkardığını bildirdi. Savcı, 2013’ten bu yana 100 binden fazla kişinin işkence görüp öldürüldüğünü tahmin ediyor.

Şam yakınlarındaki Kutayfe ve Necha kasabalarındaki iki toplu mezarı ziyaret ettikten sonra konuşan Rapp, Reuters’a şunları söyledi: “Bu ölüm makinesinde kaybolan ve işkenceyle öldürülen 100 binden fazla insan var.”
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

YENİ İNSAN KALINTILARI BULUNDU
Esad rejiminin devrilmesinin ardından ülkenin farklı noktalarında arama-tarama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında Esad zulmünün neredeyse her gün yeni bir toplu mezarı keşfediliyor.
İlk başta Şam’a 20 kilometre uzaklıktaki El-Hüseyiniye bölgesinde 75 bin kişinin gömüldüğü iddia edilen toplu mezar bulunmuştu. Ardından Şam’ın dışındaki Bağdat Köprüsü bölgesinde yeni bir toplu mezar bulundu.

Bugün de Şam’ın Zeynebiyye bölgesinde bir depoda 20’ye yakın insan kalıntıları bulundu.
Toplu mezardakilerin Sednaya hapishanesi dahil çeşitli hapishanelerde öldürülen mahkumlar olduğu değerlendiriliyor.

KEMİK DOLU ÇUVALLAR BULUNDU
Şam’ın çıkışında yer alan Bağdat köprüsü civarın yeni bir toplu mezar keşfedildi. Alanda yapılan çalışmalarda beton kapakları bulunan derin çukurlar içerisinde çuvallar bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, ABD Hava Kuvvetleri Husilerin karargâhını hedef aldı.
CENTCOM Conducts Precision Airstrike Against Iran-Backed Houthi Facility in Yemen
On Dec. 16 Yemen time, U.S. Central Command (CENTCOM) forces conducted a precision airstrike against a key command and control facility operated by Iran-backed Houthis within Houthi-controlled… pic.twitter.com/DlZ9SQcAqX
— U.S. Central Command (@CENTCOM) December 16, 2024
İsrail basını ise Hizbullah’tan sonra yeni hedefin Husiler olacağını ve Husilere karşı ciddi hava saldırılarının başlayacağını iddia ediyordu.
Düzenlenen hava saldırısının şiddeti ise henüz belli değil.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak uzmanlar, bu toparlanmanın sürdürülebilir olması için Suriye Merkez Bankası’nın acil reformlar yapması gerektiğini vurguluyor. Dolar ile işlem yapmayı suç sayan yasaların kaldırılması, döviz kurunun tek bir seviyede sabitlenmesi ve döviz bürolarının faaliyetlerinin yasal bir çerçeveye oturtulması bu reformların başında geliyor. Esad rejimi döneminde kullanılan beş farklı döviz kuru, piyasalarda büyük bir kaosa ve ekonomik istikrarsızlığa yol açmıştı.
REKLAM
Uluslararası Destek ve Reformların Önemi
Suriye lirasının bu hızlı yükselişi, uluslararası yardımların henüz başlamamış olması ve Merkez Bankası’nın dış mevduatlarla desteklenmemesi gibi olumsuz koşullara rağmen gerçekleşiyor. Bu durum, ekonomistler tarafından hem umut verici hem de şaşırtıcı olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, yaptırımların devam etmesi, sınırların kapalı olması ve üretimin henüz başlamamış olması gibi sorunlar, liranın uzun vadede sürdürülebilir bir yükseliş trendi yakalayıp yakalayamayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Musbah, bu dönemin kritik bir fırsat sunduğunu ve güven ortamının sürmesi durumunda liranın dolar karşısında 5.000 seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngörüyor. Ancak bunun için yalnızca siyasi istikrar değil, yurt dışındaki Suriyeli iş insanlarının ülkeye geri dönmesi ve yatırımlarını yeniden başlatması gerekiyor. “Yatırımların geri dönmesi, yalnızca ekonomik değil, psikolojik bir dönüm noktası olacaktır,” diyor Musbah.
REKLAM
Geçici Hükümetin Hedefleri
Geçici hükümetin başkanı Muhammed Beşir, ekonominin mevcut durumunu “kasalarda yalnızca değersizleşmiş Suriye lirası var” şeklinde tanımlasa da, halkı umutlu olmaya ve yeniden inşa sürecine katkıda bulunmaya çağırıyor. Beşir’in öncelikleri arasında güvenliğin yeniden sağlanması, milyonlarca Suriyelinin ülkeye dönüşünün teşvik edilmesi ve temel hizmetlerin yeniden işler hale getirilmesi yer alıyor. Beşir, “Halkımızın karanlıkta yaşamasına izin veremeyiz. Elektrik, su ve gıda gibi temel sorunlara acil çözüm bulmalıyız,” diyor.
Piyasalarda Canlanma ve Liranın Geleceği
Ekonomik gazeteci Kasım Şerif, Suriye lirasındaki toparlanmanın etkilerinin elektrik arzındaki iyileşme ve yakıt bulunabilirliğinin artması gibi temel hizmetlerdeki gelişmelerle daha da güçlendiğini belirtiyor. Şerif, Lübnan ve Türkiye’den dönen mültecilerin yanında getirdikleri dövizlerle liraya olan talebi artırdığını ve bu durumun piyasalardaki hareketliliği hızlandırdığını söylüyor.
REKLAM
Öte yandan, temel tüketim maddelerinde yaşanan fiyat düşüşleri de dikkat çekici. Şekerin kilosu iki hafta önce 15.000 lirayken, geçen hafta 10.000 liraya kadar geriledi. Bu düşüş, yağ, temizlik ürünleri ve sebze-meyve fiyatlarına da yansıdı.
Yeni Bir Başlangıç Mümkün mü?
Suriye lirasındaki toparlanma, halk arasında yeni bir umut dalgası yaratmış durumda. Ancak bu sürecin sürdürülebilir olması, yalnızca ekonomik reformlarla değil, siyasi istikrarın sağlanması ve uluslararası desteğin devreye girmesiyle mümkün olacak. Geçici hükümetin hedefleri doğrultusunda güven ortamının devam etmesi, Suriye’nin ekonomik toparlanma sürecinde belirleyici bir rol oynayacak.
Suriye, tarihinin en kritik dönemlerinden birinden geçerken, halkın, iş dünyasının ve uluslararası toplumun desteği, ülkenin geleceğini belirleyecek en önemli faktörler arasında yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trump ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili daha detaylı yorumlarda bulunarak “Bu ordu savaşlarda yıpranmamış. Savaşlarla ve çatışmalarla tükenmemiş.” dedi
Donald Trump, Suriye’de yaşananlara da değinerek “Suriye’de çok belirsizlik var, olacakların anahtarı Türkiye’de” diyerek Türkiye’nin bölgedeki rolüne vurgu yaptı.
Donald Trump ayrıca Suriyeli muhaliflerin Türkiye ile ilişkilerine dair de açıklamalarda bulundu. Trump “Suriye’de yönetimi ele geçirenler Türkiye tarafından kontrol ediliyor. Bu sorun değil. Türkiye fazla can kaybına neden olmadan kontrolü sağladı.” dedi.
Donald Trump, ABD askerlerinin Suriye’de ölmesini istemediğini de söyleyerek Suriye’ye ABD’nin müdahil olmayacağına dair yaptığı yorumları yineledi. Donald Trump “Askerlerimizin öldürülmesini istemem. Zaten artık olmaz diye düşünüyorum çünkü bir taraf yok edildi.” diyerek Beşar Esad’ın devrilmesi sonrası ABD askerlerinin daha güvende olduğuna dair yorumlarda bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplamda 92 Rus gemisi Avrupa Birliği ülkelerinin limanlarına giriş yapamayacak. İlgili gemiler Avrupa Birliği tarafından yüksek risk taşıyan gemiler olarak adlandırılarak her türlü ulaşım faaliyetinden men edildi. Avrupa Birliğinden yapılan açıklamada gemilerin çevreye de zarar verdiği belirtildi.
Avrupa Birliği esas olarak bu kararla Rusya’nın ekonomik gelir kaynaklarını azaltma hedefinde. Avrupa Birliğinden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi “AB yaptırımları Rusya’ya karşı tavrımızın merkezinde yer almaya devam edecek. Rusya’nın Ukrayna’ya açmış olduğu haksız savaşın teknolojik ve ekonomik kaynaklarını kesintiye uğratarak Kremlin’i savaşı finanse etme gücünden mahrum bırakacağız.” denildi.
REKLAM
Gemilerin yanı sıra bazı Rus vatandaşları da yaptırım listesine eklendi.
Ukrayna Volodimir Zelenskiy ise X hesabından yaptığı açıklamada yaptırım kararını mutlulukla karşıladığını bildirdi.
I welcome the 15th EU sanctions package against Russia. Continued pressure is critical to prevent Russia from adapting or exploiting loopholes to fund its war crimes.
I welcome the decision to target Putin’s shadow fleet of oil tankers, which supports Russia’s energy sector,…
— Volodymyr Zelenskyy / Володимир Зеленський (@ZelenskyyUa) December 16, 2024
Zelenskiy, “Rus savaş makinesinin dayandığı nokta petrol gelirleridir. Petrol gelirleri olmazsa Rusya gerçek ve âdil bir barış görüşmesini reddedemeyecektir.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>The Times’a verdiği röportajda Colani “İsrail’in Suriye’ye müdahelesinin gerekçesi İran ve Hizbullah’tı. Onlar artık yok bu sebeple gerekçe de ortadan kalktı.” dedi.
Colani, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasına dönmeye hazır olduklarını ve bu konuda Birleşmiş Milletlerin aracılığını kabul ettiklerini ifade etti.
Colani İsrail’le savaş iddialarına ilişkin ise “Ne İsrail’le ne de bir başka ülkeyle savaşmak istemiyoruz. Suriye’nin İsrail’e düzenlenen saldırılarda kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz. Suriyelilerin nefes almaya ihtiyacı var.” diyerek savaşmanın şu an ülkesinin durumuyla örtüşmediğini belirtti.
Colani ayrıca uluslararası topluma seslenerek Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasını talep etti.
Colani diğer yandan şeriat iddialarını da ciddiye almadı ve Yeni Suriye, doğal bir yapıda olacak dedi. Colani konuyla ilgili “Suriye bireysel özgürlüklere müdahalede bulunmayacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aşırı sol partilerin aksine uzlaşmaya daha açık olan Fransa aşırı sağının önemli temsilcisi Marine Le Pen, siyasi partilerin daha düzenli bir şekilde bir araya gelmesi gerektiğini söyleyerek istişareye verdiği önemi vurguladı. Le Pen, Bayrou ile yaptığı görüşme sonrası “Bu iyi bir yöntem” diyerek Bayrou ile olan iletişime değer verdiğini gösterdi.
Michel Barnier ise muhalefetle iletişimini oldukça kısıtlı tutmuş ve bu durumdan ötürü yoğun eleştiri almıştı. Barnier’in aksine Bayrou ise muhalefet partileri ile dirsek temasını artırıyor. Bayrou, bütçe konusunda yaşanan problemlerin de tartışılabileceğini söyleyerek orta yolun bulunabileceğine işaret etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunan basınında yer alan haberlere göre, akşam saatlerinde iki kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı.
Kayıp sayısının 30’un üzerinde olduğu tahmin edilen kazada yetkililer, ölü sayısının 7’ye yükseldiğini kaydetti.
Bölgede, Yunan Sahil Güvenliği’ne ait bir kurtarma gemisi, dört ticari gemi, Yunan Hava Kuvvetleri’ne ait bir Super Puma helikopteri, İtalyan Donanması’na ait bir fırkateyn ve helikopter arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
Girit Adası’nın güneyindeki Gavda Adası açıklarında, 14 Aralık’ta düzensiz göçmenleri taşıyan bir bot, Yunanistan’a ulaşmaya çalışırken alabora olmuştu.
Kazada şu ana kadar 39 kişi kurtarılmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Suriye’deki son gelişmeler ile Gazze’deki durum ele alındı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmede Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler ele alınırken Netanyahu, Trump’tan destek talep ederek “İran’a ve vekil güçlerine karşı zaferi tamamlamamız gerekiyor.” dedi. Donald Trump ise Netanyahu’ya destek mesajı verdi.
Hamas, Hizbullah ve Beşar Esad’ın güç kaybetmesinin ardından İran’a yönelik bir saldırının olacağına dair İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’dan da işaretler gelmeye başladı. Katz, İsrail Hava Kuvvetlerinin İran’a yönelik bir saldırıya hazırlandığını bildirdi
Donald Trump geçtiğimiz hafta Time Dergisi’ne bir röportaj vermiş ve İran ile savaş ihtimalinin olduğunu belirtmişti. Donald Trump ayrıca Hamas’ın elinde bulunan rehinelerin göreve başlama tarihi olan 20 Ocak 2025’ten önce serbest bırakılmaması hâlinde Orta Doğu’yu cehenneme çevireceğini söylemişti.
Yeni seçilen ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Netanyahu ve ekibi şimdiye kadar çağrılarına olumlu yanıt aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’deki mevcut gelişmeler ışığında BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher’ı Suriye’deki geçici hükümetle insani yardımı artırmak için angaje olması adına Şam’a gönderdiğini bildiren Guterres, Fletcher’ın bugün Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şara (Ebu Muhammed el-Culani) ve geçici yönetimin Başbakanı Muhammed el Beşir ile görüştüğünü kaydetti.
AA’nın haberine göre; Guterres, “Geçici hükümetin insani yardım çalışanları dahil sivilleri koruma taahhüdünü memnuniyetle karşılıyorum.” ifadesini kullandı.
Ayrıca geçici hükümetin tüm sınır kapılarından tam insani erişime izin verme, insani yardım çalışanları için izin ve vize işlemlerindeki bürokrasiyi kaldırma, sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlama ve daha geniş insani yardım topluluğu ile gerçekçi ve pratik bir diyalog başlatma yönündeki anlaşmalarını da memnuniyetle karşıladığını dile getiren Guterres, “Suriye halkı daha iyi bir gelecek inşa etme fırsatını değerlendirirken uluslararası toplumun da onların yanında durması gerekmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; açıklamada, aynı okulda öğrenci olan 17 yaşındaki şüphelinin, saldırıda biri öğretmen diğeri öğrenci iki kişiyi vurarak öldürdüğü, en az 6 kişiyi yaraladığı ve daha sonra olay yerinde intihar ettiği kaydedildi.
Yetkililer, 17 yaşındaki kız öğrencinin hangi motivasyonla bu saldırıyı düzenlediğini araştırdıklarını ifade etti.
Polis yetkilileri, ilk açıklamalarında, 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 7 kişinin de yaralandığını bildirmişti. Sabahki ilk açıklamadan sonra yeni bir açıklama yapan polis yetkilileri, saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısını 2 olarak düzeltti.
Abundant Life Hristiyan Okulunun lise seviyesine kadar yaklaşık 390 öğrenciye eğitim verdiği belirtiliyor.
ABD BAŞKANI BIDEN BİLGİLENDİRİLDİ
Öte yandan, Beyaz Saray’dan saldırıyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın olaya ilişkin bilgilendirildiği bildirildi.
CNN’nin konuyla ilgili haberinde, ABD’de 2024 yılında 83 okula silahlı saldırı düzenlendiği ve bu yılın 2008’den bu yana en fazla okul saldırısı yaşanan yıl olduğu kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Genel Kurulda Helal Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bütçeleri ele alınacak.
“LAF ATMAK İSTEYENLER DEMOKRATİK HAKLARINI KULLANABİLİR”
Genelde gerginliklerle gündeme gelen bütçe görüşmelerinde bu kez güldüren anlar yaşandı. Meclis’te söz alarak kürsüye gelen AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez’in sözleri vekilleri güldürdü. Kendisini eleştirerek sözlerine başlayan Çilez, “Genel Kurul’da arkadaşlarımız konuşurken bazen araya girip, laf atıyorum. Konuşmam esnasında da çok fazla kürsüye çıkmıyorum ama, bütçede konuşma imkanı buldum. Laf atmak isteyenler demokratik haklarını kullanabilir, serbesttir” ifadelerini kullandı. Çilez’in sözlerine vekiller ise kahkahalarıyla karşılık verdi.

MilletvekiliHasan ÇilezMeclis TvAK PartiPolitikaSözlerAmasyaHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İŞTE MİRASIN NEDENİ
Vasiyetinde mirasının büyük bir kısmını köye bırakmayı kararlaştıran Thiberville’nin bıraktığı tutar, köyün yıllık bütçesinin beş katına denk geliyor. Mirasının bir kısmını da muhasebecisine bırakan Thiberville, kalan 10 milyon euroyu da soy isminin geldiği köye bıraktı.
BILD’in haberine göre; Thiberville Belediye Başkanı Guy Paris, haberi ilk aldığında şaşkınlığını gizleyemedi. Paris, “Noter arayıp bizi bilgilendirdiğinde çok şaşırmıştım, ama miktarı öğrenince daha da büyük bir şok yaşadım” ifadelerini kullandı.
İLK İŞ KÖYÜN BORÇLARINI ÖDEDİLER
Mirastan kalan parayla ilk iş olarak köyün 407 bin euro tutarındaki borçları ödendi. Geri kalan fonlarla altyapı projeleri ve kamu hizmetleri geliştirileceği öğrenildi. Planlar arasında bir oyun alanının yenilenmesi, ilkokulun enerji tasarrufu için modernize edilmesi, yeni bir itfaiye binası ve futbol sahasına sentetik çim yapılması yer alıyor.
ADINA ANIT YAPILACAK
Roger Thiberville’in külleri de köy mezarlığına defnedildi. Köyde, onun adını ve cömertliğini onurlandıracak bir anıt da yapılacak. Bu jest, küçük bir köyün büyük bir mirasla nasıl değişebileceğinin güzel bir örneği olarak hafızalara kazındı.
EkonomiFransaFinansYaşamDünyaMiras
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayelerinde, ‘İletişimde Yapay Zeka: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm’ temasıyla 13-14 Aralık tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Forumu’nun (Stratcom Summit’24) açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik mesajının okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Fahrettin Altun gerçekleştirdi.
‘TÜRKİYE İLETİŞİM MODELİ DE BU ANLAYIŞIN EN ÖNEMLİ TEZAHÜRÜDÜR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda okunan mesajında ” Türkiye’nin samimi duruşu ve fedakarane gayretleriyle zihinlerdeki yeri daha da belirginleşen ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuz, adaleti, emniyeti ve hakikati merkeze alan bir iletişim anlayışıyla şekillenmektedir. Binlerce yıllık devlet tecrübemizden ve kadim değerlerimizden aldığımız ilhamla oluşturduğumuz ‘Türkiye İletişim Modeli’ de bu anlayışın en önemli tezahürüdür. Türkiye İletişim Modeli, ekonomiden kültür ve sanata, dış politikadan turizme, sanayi ve teknolojiden eğitime uzanan geniş bir yelpazede ülkemizin asıl potansiyelini göz önünde bulunduran yenilikçi bir iletişim stratejisidir. Türkiye İletişim Modeli, güçlünün değil haklının sesini duyurmak için cesur ve ilkeli habercilik anlayışından taviz vermeyen bir yaklaşımın ürünüdür. İletişim Başkanlığımız, TRT’miz ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın gayretleriyle İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bugüne devam eden katliamından bütün dünyanın haberdar olmasını sağlamak, bu yaklaşımın en somut çıktılarından biri olmuştur” ifadelerine yer verdi.
‘GÜÇLÜ BİR SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞI KURUYORUZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sibel güvenlikle ilgili uzun süredir bir çalışma sürdürüyoruz. ve olgunlaştırmış durumdayız. Türkiye’de yeni bir kurumsal yapı oluşturacağız. Cumhurbaşkanlığımıza bağlı güçlü bir Siber Güvenlik Başkanlığı kuruyoruz. Bu şekilde ürünleri, şirketleri, süreçleri akredite eden, denetleyen ve doğru bir şekilde, emniyetli bir şekilde bu süreçlerin yönetimine katkı sunan kurumsal yapımızı bir adım daha ileriye taşıyacağız. Meclisimizin gündemi müsait olduğu anda bu kanunun meclisimize sunacağız. Ayrıca cumhurbaşkanlığımızın kararnamesi ile onu tamamlayıcı bir düzenleme gerçekleştireceğiz. Yapay zekanın getirdiği fırsatları en iyi şekilde değerlendirirken riskleri en aza indirmek için kapsayıcı ve çok boyutlu politikalara ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Türkiye olarak Milli Teknoloji Hamlemiz ve Dijital Gelecek vizyonumuz doğrultusunda yapay zeka ekosistemimizi güçlendiriyor, tüm süreci yönetme gayreti içinde ilerliyoruz. 2021 yılında yayımlanan 5 yıllık Ulusal Yapay Zeka Stratejimizi belirlemiştik. Stratejimizin odağında yapay zeka teknolojilerine ilişkin insan kaynağımızı geliştirmek, teknik altyapımızı kuvvetlendirmek ve kaliteli veriye erişimi kolaylaştırmak var” dedi.
‘SURİYE’YE MÜDAHALE EDİLMESİNİ KESİNLİKLE DOĞRU BULMUYORUZ’
Yılmaz, Suriye’nin dış müdahaleden bağımsız yeniden inşa edilmesi gerektiğine vurgu yaparak “Suriye’de uzun süredir devam eden otoriter bir rejimi devrildi ve Suriye halkı yeni bir dönem başlattı. Bu yeni dönem bir geçiş süreci ile birlikte devam ediyor. Tabii ki birçok belirsizlikleri içeriyor, tabii ki birçok riskleri içeriyor. Ancak Suriye’nin geleceği için büyük umutlar da içerdiğini ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak bizim temennimiz bu geçiş sürecinin en sağlıklı şekilde işlemesi ve tüm Suriye halkını kapsayacak şekilde farklı dinlerden farklı mezheplerden, farklı kimliklerden, Suriye halkının tamamını kapsayan içeren bir anlayışla devam etmesidir. Suriyeliler bunu hak ediyor. Suriye Suriyelilerindir diyoruz. Dışarıdan Suriye’ye müdahale edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu halk çok büyük acılar çekti. Suriye’de istikrarsızlığı arttıracak, Suriye halkına yeni maliyetler oluşturacak dış müdahalelere kesinlikle karşı olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum. Bir taraftan Türkiye’ye dönük terör tehditlerini engellerken, bununla mücadele ederken, diğer taraftan Suriye’nin yeniden inşası ve ekonomisi ile siyasetiyle güven ortamında insanların yaşadığı bir coğrafyaya dönüşmesi konusunda her türlü gayreti sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘DİJİTAL İÇERİKLERİN YAKLAŞIK YÜZDE 15’İNİN YAPAY ZEKA TARAFINDAN ÜRETİLİYOR’
İletişim Başkanı Altun ise, “Yapay zeka yatırımları bugün itibariyle 200 milyar dolara yaklaşmış durumda ve bu yatırımlar günden güne artıyor. Sağlıktan finansa, eğitimden e-ticarete, mal üretiminden askeri alanlara ve elbette medya-iletişim alanına kadar birçok sahada yapay zeka çalışmaları hız kazanıyor. Yapılan araştırmalar 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 500 milyondan fazla insanın, yapay zeka tabanlı uygulamaları aktif olarak kullandığını ortaya koyuyor. Yine 2024 yılı itibarıyla tüm dijital içeriklerin yaklaşık yüzde 15’inin yapay zeka tarafından üretiliyor oluşu da bir diğer çarpıcı veri olarak karşımızda bulunuyor. Yapay zeka eliyle üretilen yalan ve dezanformatif içerikler, ulusal düzlemde olduğu kadar uluslararası düzlemde de toplumlar arası kutuplaşmayı körüklüyor. Bunu fırsat bilen dijital nefret merkezleri; ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslamofobi, nefret söylemi gibi yıkıcı fikirlerle toplumları ifsat ediyor” diye konuştu.
‘ÜLKEMIZ SURIYE’DE MAZLUMUN YANINDA, ZALIMINSE TAM KARŞISINDA DURMUŞTUR’
Ülkemizin bölgede ve küresel alanda barış için çalıştığını belirten Altun, “İki gün önce Etiyopya ve Somali arasında imzalanan Ankara Antlaşması, ülkemizin bu yöndeki çalışmalarının, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın barış diplomasinin en son ve somut örneklerinden biri olduğu gibi aynı zamanda Türkiye’nin dünya siyasetine nasıl etki ettiğini, sadece Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Karadeniz jeopolitiğini değil, Afrika jeopolitiğini de etkileyen önemli bir küresel oyuncu olduğunu da gözler önüne sermektedir. Ülkemiz, milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapmış, Suriye’de mazlumun yanında, zaliminse tam karşısında durmuştur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye olarak Suriye’nin ve Suriyeli kardeşlerimizin barış ve huzur içinde yaşaması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Şunu tekrar, güçlü bir şekilde vurgulamak isterim; Biz şuna inanıyoruz. Suriye üzerinde yapılacak siyasi, coğrafi ve etnik mühendislik girişimlerini kabul etmemiz asla mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün İlkadım ilçesinde yer alan Fatma Çavuş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinin dışında Gazi Devlet Hastanesi Poliklinik girişi karşısındaki otobüs durağının yanında meydana geldi. İddiaya göre, teneffüs zilinin çalmasının ardından birkaç öğrenci dışarıda bulunan seyyar satıcıdan yiyecek almak istedi. Bunu gören Tarih Öğretmeni Fatih Kıran, öğrencileri uyardı. Burada eşinin seyyar satıcı tezgahının olduğu alanda bulunan sağlık çalışanı ile öğretmen arasında başlayan sözlü tartışma kavgaya dönüştü. Kavga, çevredeki vatandaşların araya girmesiyle sonlandırıldı. Eğitim-Bir-Sen üyeleri ile okuldaki öğretmenler lisenin önünde basın açıklaması yaptılar.
“Hukuki sürecin takipçisi olacağız”
Okul önünde basın açıklamasında bulunan Eğitim-Bir-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Yıldız, “Kendilerine emanet edilmiş öğrencilerimizi dış etkenlerden koruyabilmek adına nöbet görevini ifa eden arkadaşımız, Fatih öğretmenimiz saldırı ve darba maruz kalmıştır. Okullar kamu hizmet veren yerlerdir. Her birinde yüzlerce yavrumuzun eğitim gördüğü okullarımızın diğer kamu kurumlarının güvenliğinden çok daha önemli ve önceliklidir. Okullar, eğitim müesseseleri kaba kuvvet ile sorun çözülecek yerler değildir. Kaba kuvvet ile toplumun her kesiminde ortaya çıkacak sonuç maalesef sıkıntı, stres, üzüntü getirmekten başka hiçbir şey ortaya çıkartmaz. Eğitimciler her fırsatta kolayca itilip, kakılacak sahipsiz insanlar değildir. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun içerisinde öğretmenlerimize gösterilen bu tür saldırıların caydırıcı olması noktasında yasal düzenlemenin yapılabilmesi için Eğitim-Bir-Sen olarak çok mücadele ettik. Geç kalınsa bile meslek kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte bundan sonra bu tür olumsuz hadiselerle daha az karşılaşacağız ya da hiç karşılaşmayacağız. İstiyoruz ki toplumun hiçbir kesiminde şiddet olmasın. Şiddetin her türlüsüne karşıyız. Kaybettiğimiz değerlerimizi yeniden canlandırmak adına, geleceğimizi inşa eden öğretmenlerimizin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Arkadaşımıza tekrar geçmiş olsun diyor, hukuki sürecin takipçisi olduğunu belirtiyorum” dedi.
Olayın tanığı konuştu
Olayın tanığı olduğunu belirten Hakan Akkaya ise “Sonradan öğretmen olduğunu öğrendiğimiz kişi ile burada eşinin tezgahı olan uzun boylu şahıs arasında önce sözlü tartışma oldu. Sonra da kavga etmeye başladılar. Keşke böyle bir olay olmasaydı. Öğretmen olduğunu bilmiyorduk, üzerinde bir yaka kartı veya herhangi bir şey yoktu. Olay okulun dışında otobüs durağının orada oldu. Bir anda neye uğradığımızı şaşırdık ve kavgayı ayırdık” diye konuştu.
Olay sonrası her iki tarafın da darp raporu alarak birbirlerinden şikayetçi oldukları öğrenildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklu sanık Hüseyin El Hammud ve avukatlar hazır bulundu. Hammud, mahkemede verdiği ifadesinde pişman olduğunu söyledi. Mahkeme tarafından “kasten adam öldürme” suçundan yargılanan tutuklu sanık Hüseyin El Hammud’a haksız tahrik indirimi uygulanarak toplam 25 yıl hapis cezası verildi.
Olay
24 Kasım 2023 tarihinde Kocasinan ilçesine bağlı Gevhernesibe Mahallesi Gür Sokak üzerinde bulunan bir apartmanın son katında meydana gelen olayda, yabancı uyruklu şahıslar arasında henüz bilinmeyen bir sebepten kavga çıktı. Silahın da kullanıldığı kavgada Muhammed Alhalaf ve Ahmet Alhalaf, silahla vuruldu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yapılan ilk müdahalede şahısların hayatını kaybettiği belirlendi. Çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, evde inceleme yaptı. Ölen şahısların cansız bedenleri de yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Turgutlu ilçesinde uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi U.T. tarafından silahla vurularak yaralanan 29 yaşındaki Kamuran Tat ve boşanma aşamasındaki eşi M.Y. tarafından silahlı saldırıya uğrayarak yoğun bakımda tedavisi devam eden Mehtap Yarbeğ’in ailesini Turgutlu Devlet Hastanesi’nde ziyaret ederek destek verdi.
Hastane ziyareti sonrasında yaşanan şiddet olaylarını kınayan Başkan Zeyrek, bu tür olayların son bulmasını istedi. Başkan Zeyrek, “Bunun artık son bulmasını istiyorum. Bu olaylara son demek istiyorum. Bunlar için de yetkili makamların bu faaliyette, eylemde bulunan kişilere de en ağır cezaları vermelerini istiyorum çünkü cezalar caydırıcı olmazsa bu olayların sonuna gelinemiyor. Az önce Başhekimin verdiği bilgilerde son 6 ayda Turgutlu Devlet Hastanesi’nde 79 kadınımız şiddet gördüğü için tedavi altına alınmış. Bu kabul edilebilir değil. Hem Manisa’mız hem de ülkemizin en ana sorunlarından birisidir kadına şiddet” dedi.
“Şiddet gören kadınlarımızın yanındayız”
Başkan Zeyrek, “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak geçen hafta Manisa Barosu ile yaptığımız anlaşmayla birlikte şiddet gören kadınlarımızın hukuk mücadelesinde yanlarında olduğumuzu, onlara avukat desteğini her zaman ücretsiz bir şekilde vereceğimize dair protokol yaptık. Bu farkındalığı oluşturmak ve onlara sahip çıkmak için atılmış bir adımdır. Keşke bu avukatlara, bu hukuk süreçlerine hiç gerek kalmasa. Kadınlarımız özgürce, güvenli bir Manisa’da, güvenli bir ülkede istedikleri gibi yaşam haklarına sahip olsa. Bu bizim en büyük temennimiz ve isteğimizdir. Biz şiddet gören kadınlarımızın bugün olduğu gibi yarın da her zaman için yanında olacağız ama kadınlarımızı hastanede ziyarette değil, kadın kooperatiflerinde istihdam oluşturdukları mekanlarında ve güzel günlerde ziyaret etmek, buluşmak istiyoruz. Bugün tekrar söylüyorum, son olmasını istiyorum. Hukuk mücadelesinde onların yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ettik. Son kez de ben savcılarımıza, hakimlerimize bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Adaletimize sonuna kadar güveniyorum. Bu eylemde bulunan herkesin de en üst dereceden ceza almasını kendilerinden talep ediyorum. Bu davaların da her zaman için takipçisi olacağımı bir kez daha dile getirmek istiyorum” diye konuştu. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü personeli Polis Memuru Serdar Gülcan, devriye sırasında fenalaştı. Hemen yanındaki arkadaşı tarafından Denizli Devlet Hastanesine kaldırılan Gülcan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Gülcan için görev yaptığı Denizli İl Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi.
Törene; Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, protokol üyeleri, polis memurları ve Gülcan’ın ailesi katıldı.
Törende polis memurunun çocuğunun gözyaşları herkesi duygulandırdı. Gülcan, buradaki törenin ardından memleketi Manisa’nın Gördes ilçesi Evciler Mahallesi’nde toprağa verilecek. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında yaşandı. Odada kalan Selahattin Ayan, 15 Mart’ta iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemede odanın kuzey duvarında bir kurşun izi tespit eden ekipler, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek buldu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerasından Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı.
Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, “Selahattin Ayan’ın odasına 19.45’te girdikleri saat ile saat 19.47 arasında 2 dakikalık süreçte Selahattin Ayan’ı öldürdükleri değerlendirilmektedir” ifadeleri yer alırken, sanıklar Çiçek ve Üzel hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Davanın üçüncü duruşmasında tutuklu sanıklar Çiçek ve Üzel, maktulün babası Atilla Ayan, annesi Gülcan Ayan ile taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme başkanı, dosya içindeki DVD’lerin çözümlerinin yapılması için bilirkişiye verildiğini, bilirkişi tarafından verilen dilekçede DVD’lerin bozuk olduğu ve bu yüzden rapor hazırlanamadığını belirttiğini söyledi. Daha sonra, olayın tek tanığı olduğu iddia edilen Ç.K. dinlendi.
Evde iftar yaparken silah sesine benzer bir ses ve ardından dışarıdan birilerinin “Arkadaşımıza bir şey olmuş” diye yüksek sesle konuştuğunu duyduğunu ifade eden tanık Ç.K., “Ben de kapıyı açıp baktım, biri ‘arkadaşımıza bir şey olmuş, biri öldürmüş mü yaralamış mı’ gibi bir şeyler söylüyordu. Sonra da polisler geldi. Silah sesi duymamla dışarı çıkmam arasında ne kadar zaman geçtiğini tam olarak hatırlamıyorum. 10-15 dakika geçmiş olabilir. Dışarıda olan şahsa ‘duyduğum ses silah sesiymiş demek ki’ dedim. O da bana ‘sen duydun mu’ diye sordu. Ben de ‘duydum ama silah sesi olduğunu düşünmemiştim’ dedim. Sonra o şahıs içeride olan diğerine ‘gel dokunma oralara’ dedi. İçerideki de ‘ölmüş olabilir’ dedi. Başka konuşma olmadı” dedi.
“Balkondan inme imkanı vardı”
Cinayetin işlendiği 22 numaralı odanın tahta kapısının sürekli açık olduğunu, demir parmaklı kapının kapalı olduğunu gördüğünü belirten tanık Ç.K., demir parmaklı kapının ise kilitli olmaması halinde sürgünün çekilmesiyle açılabileceğini söyledi. Avukatların sorusu üzerine Ç.K., sanıklardan hangisinin içeride hangisinin dışarıda olduğunu hatırlamadığını belirterek, “Şükrü dışarıda olabilir tam hatırlamıyorum” dedi. Tanık başka bir soru üzerine de koridorda tek çıkış kapısının olduğunu, ayrıca balkondan inme imkanının olduğunu da belirtti.
Mahkeme savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.
“Parmak izi varsa silahı sıkmıştır”
Daha sonra müştekiler ile sanıklara söz verildi. Öldürülen Selahattin Ayan’ın babası Atilla Ayan, olaydaki en büyük maddi delilin suç aleti olduğunu belirterek, “Kimse bundan bahsetmiyor. Tabanca sanık Şükrü’nün üzerinde bulunmuştur. Silah üzerinde parmak izi olması da olmaması da aleyhinedir. Parmak izi yoksa silinmiştir. Parmak izi varsa zaten silahı kendisi kullanmıştır. Odada bulunan dolabın içinden silahı aldığını söylüyor” dedi.
Suçlamaları kabul etmeyen sanıklardan Hıdır Üzel, önceki beyanlarını tekrarladığını belirterek, olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu söyleyip, gerekirse adli kontrolle tahliyesinin verilmesini istedi.
Sanık Şükrü Çiçek de 10 aydır suçsuz yere cezaevinde olduğunu savunup, “Arkadaşımın öldürülüşüne mi üzüleyim kendi halime mi? Şaşırdım. Benim de ailem var. Ben içeride onlar dışarıda mağduruz” diyerek tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 61 yıllık kanlı rejimin devrilmesinin ardından Esad’ın halkına uyguladığı işkenceler gün yüzüne çıkarak, dünya gündemine oturdu. Rejimin çöküşü sonrası ailelerin kayıp durumdaki yakınlarını bulmak için akın ettiği “Esad’ın ölüm kampı” Sednaya Hapishanesi’nde arayış sürüyor. İdam edilen tutukluların cansız bedenlerinin pres makisinden geçirildiği, kalıntılarının torbaya doldurulup dışarı atıldığı hapishanede rejimden geriye kalan belgeleri inceleyen aileler, yakınlarının izine ulaşmaya çalışıyor.
Türkiye’den yardım talebi
Hapishanede yakınlarını arayan aileler, ülkenin özgürleşmesine verilen destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür etti. Aileler, hapishanedeki çalışmalarda gerekli teçhizatın sağlanması için Türkiye’den yardım talep etti. Yakınını aramaya gelen bir Suriyeli, Beşar Esad’a tepki göstererek, “Bu bir cani, bir katil. Her şeyi yok etti, insanları yok etti, hayvanları, taşları bile yok etti. ABD Başkanı Donald Trump’tan Esad rejimi ve çetesinin yargılanmasını talep ediyoruz” dedi.
Başka bir Suriyeli ise ülkenin özgürleşmesine verilen desteği işaret ederek, “Türkiye’ye teşekkürler, Erdoğan’a teşekkürler. Onun sayesinde bütün bunlar gerçekleşti” diye konuştu.
Aramalar için teçhizat talebinde bulunan bir Suriyeli, “Teknoloji sadece Suriye halkının aleyhine kullanıldı. Şu an elimizde imkanlarla çocuklarımızı kurtarmaya çalışıyoruz. Bizi batıdan doğuya kadar yok eden bu teknolojiyle yer altında mahsur kalan insanlarımızı kurtarmak istiyoruz. Bunlar insandır, hayvan değildir” dedi.
Erdoğan’a teşekkür eden Suriyeli, “Bunlar Halep, Deyrizor ve büyük şehirlerden. Bunlar 2013’te Şam’da gözaltına alındılar. Bu insanları unutun diyorlar. Biz Suriyeliyiz ama Türkçe biliyoruz. Bu adamın oğlu üniversitede öğrenciydi. Lazkiye’de gözaltına alınmış. Nerede olduğunu bilmiyor. Esad rejiminin adamları her gün bir yerde olduğunu söylüyor, amaçları para almaktır” ifadelerini kullandı.
Başka biri ise kayıp yakınının fotoğrafını göstererek, 2013’ten bu yana kendisinden haber alamadıklarını dile getirdi.
Türkçe konuşarak yardım isteyen Suriyeli, “Türkiye ve bütün dünya ülkelerinden, yer altında mahsur kalan insanları kurtarmak için bize gerekli malzemeleri temin etmesini istiyoruz” dedi.
Fırınlar dikkat çekti
Rejim güçlerinin işkence yaptıkları mahkumlardan bazılarını yakarak öldürdükleri iddia edilen alanlar da görüntülendi. Sobaların içinde bulunan küller dikkat çekti. Ürkütücü karanlık odalarda yer alan birçok fırında da benzer şekilde küllerin bulunduğu görüldü.
Yatak bile olmayan hücreler
Ağır kokunun hakim olduğu hapishanede koridorlar ve diğer birçok alanda normal bir şekilde gezmenin oldukça güç olduğu gözlemlendi. Ayrıca hücrelerde yatak
bulunmadığı, yalnızca bez parçalarının yer aldığı görüldü. – ŞAM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beykoz Belediyesi ve TÜM BEL-SEN arasında 8 aydır devam eden müzakereler sonrası 6 Aralık Cuma günü yapılan toplantıda Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile anlaşma sağlanmıştı. İmza töreni gününde ise Başkan Köseler, anlaşma sürecinden vazgeçtiğini belirterek toplu iş sözleşmesini iptal etti. Alınan karar sonrası bugün öğle saatlerinde Beykoz Belediye binası önünde toplanan personel, diğer ilçelerde sözleşme sürecinin tamamlandığını belirterek Başkan Köseler’in toplu iş sözleşmeni imzalamasını istedi. Slogan atan personel yapılan basın açıklaması sonrası polis gözetiminde olaysız bir şekilde dağıldı.
“Emekçinin hakları üzerinden tasarruf yapılmasını kabul etmiyoruz”
Yapılan basın açıklamasında, ” Anadolu Yakası’nda yetkili olduğumuz Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Adalar ve Tuzla belediyelerinde imzaladığımız emekçilerin hak ve ücretleri üzerinde ciddi kazanımlarla sonuçlanan toplu iş sözleşmelerinin bir benzerini de Beykoz Belediyesi’nde imzalamak için belediye yönetimi ile görüşmelere başladık. Tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen belediye yönetiminin emekçilerin haklarına karşı duyarsız tavrı ve sıfır zam dayatması bizlerce anlaşılabilir değildir. Yönetme kabiliyeti olmayan liyakatsiz yöneticilerin faturasını biz emekçiler ödemek zorunda kalıyoruz. Kamu kaynağı olmadığı söylemini kabul etmiyoruz. Kurumların şeffaf hesap verebilir bir anlayışla kaynaklarını doğru kullandığı takdirde herhangi bir mali sıkıntı yaşamayacağını biz emekçiler çok iyi biliyoruz. Bizler, Beykoz halkına hizmet veren emekçileriz ancak geçinemiyoruz. Emekçinin hakları üzerinden tasarruf yapılmasını kabul etmiyoruz. Ücret taleplerimiz kurumların bütçelerini sıkıntıya sokacak durumda değildir. Beykoz Belediyesi’nin yıllık bütçesinin yüzde 2’sini talep ediyoruz. Buradan Beykoz Belediye başkanına soruyoruz; belediye emekçileri bütçenin yüzde 2’sini bile hak etmiyor mu?” ifadelerine yer verildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL’DEN SURİYE’DE KRİTİK NOKTALARA SALDIRI
İsrail, terörist grupların eline geçebileceğini öne sürerek Suriye’deki kimyasal silah stoklarını, radar sistemlerini, Rus yapımı hava savunma füzeleri ve Scud füze depolarını ve donanmaya ait roket taşıyıcı gemileri vurdu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, aşırılık yanlılarının eline geçmesini önlemek için kimyasal silah ve uzun menzilli füzelerin hedef alındığını iddia etti.
350’DEN FAZLA SALDIRI DÜZENLENDİ
İsrail, Suriye’deki geçiş dönemini fırsat bilerek önce Golan Tepeleri’ndeki kontrol ettiği alanı genişletti. Suriye’de yeni hükümet kurulmadan İsrail ordusu, bu ülkedeki askeri üslere ve kritik askeri birimlere 350’den fazla saldırı düzenledi.
SURİYE’NİN ASKERİ YETENEKLERİNİN YÜZDE 70’İ YOK OLDU
İsrail Hava Kuvvetleri çok sayıda füze bataryasını da hedef aldı. İsrail’in, Suriye ordusuna ait insansız hava araçları, savaş uçakları, saldırı helikopterleri, radarlar, tanklar ve uçak hangarları dahil olmak üzere bir dizi silah sistemini hedef aldığı biliniyor. İsrail askeri sözcüsü Avichay Adraee, bu saldırıların Suriye’nin askeri yeteneklerinin yüzde 70’inden fazlasını yok ettiğini söyledi. İsrail ayrıca, başta Lazkiye olmak üzere, Suriye donanmasına ait üsleri ve savaş gemilerini de vurdu. İsrail ayrıca 15 donanma gemisinin demirlediği Mina Al-Bayda’da Suriye donanma tesisine de saldırdı. İsrail hava saldırısı Şam, Humus, Tartus, Lazkiye ve Palmira’yı hedef aldı.
HEDEFLERİ KİM BİLDİRDİ?
İsrail’in Suriye’ye yönelik kritik bölgelere saldırılarına tepkiler sürerken, saldırıların eski Suriye yönetimindeki bir bakan ile koordine edildiği iddia edildi. Sızdırılan belgelere dayandırılan haberde, eski Suriye Savunma Bakanı Korgeneral Ali Mahmud Abbas ile İsrailli aracılar arasında şifreli mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iddia edilen iş birliği gündeme getirildi. Haberdeki belgeler, “Mousa” olarak tanımlanan bir İsrail ajanının Esad rejimiyle iletişim kurduğunu ve Şam ve Halep yakınlarındaki İran mevzilerine saldırıları koordine ettiği iddiasını da ortaya koydu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmada tutuklu sanık (16) R.K. yer aldı, diğer tutuklu sanık (20) E.Y. ise SEGBİS yoluyla duruşmaya katıldı.
Duruşma kapalı oturumda gerçekleşti.
Duruşmanın sona ermesinin ardından CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, CHP Parti Meclis Üyeleri Bedirhan Berk Doğru ve Berker Esen, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, ilçe belediye başkanları, CHP İl Başkanı Özgür Taşmerdivenli, parti üyeleri ve avukatlar adliye önünde toplandı.
Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, davayı yakından takip ettiklerini söyledi.
Suçluların en ağır cezayı almasını istediklerini ifade eden Aydın, “Er ya da geç adalet tecelli edecek. Hiç kimse hukukun arkasına sığınarak, suçluları korumaya çalışmasın. Adaletin tecelli etmesi için bizler buradayız.” dedi.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ise adalete güvendiklerini belirtti.
Siyasiler olarak tedirgin oldukları dile getiren Nallar, “Bizler de siyasiler olarak tedirginiz. Ailelerimiz, eşlerimiz, çocuklarımız evde tedirgin. Nerelere girip çıktığımız belli değil, sürekli vatandaşlarla iç içeyiz. İşlem yaptığımız, ceza kestiğimiz insanlar oluyor. Böyle durumlarda biz de yanımızda bir polisle mi güvenlikle mi dolaşacağız? Belimize tabanca takıp mı gezeceğiz? Özgür bir şekilde gezmek istiyoruz. Bu silahlanmaya ‘dur’ diyoruz.” diye konuştu.
Avukat Ali Gümüş de adalet arayışında olduklarını vurguladı.
Sanıkların kasten adam öldürme suçundan yargılandıklarını ifade eden Gümüş, şunları kaydetti:
“Kasten adam öldürmeden yargılanan 2 kişinin duruşmasına avukat meslektaşlarımla beraber katıldık. Dosyadaki tüm deliller toplandı. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına müteakip, 7 Ocak tarihinde adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir. Huzurda sanıkların biz pişmanlığını görmedik. Cezalandırılmalarını arzu ediyoruz.”
Olay
18 Ağustos’ta Gazioğlu Mahallesi’nde bir akaryakıt istasyonunda Süleymanpaşa Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Can Ekiciler, uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanmış, olayın ardından kaçan 3 zanlı jandarma ekiplerince yakalanmıştı.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden R.K. ve E.Y. tutuklanmış, diğer zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Saldırıda ağır yaralanan Ekiciler, kaldırıldığı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]> Davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Vekili tarafından Mahkememizde açılmış kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil davalarında aşağıda malikleri, tapuda kayıtlı olduğu yer,ada, parsel numarası , vasfı ile kamulaştırılan alanı belirtilen ve davacı İdare tarafından kamulaştırılan taşınmazlar ile ilgili olarak 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Yasanın 10.maddeleri kapsamındaki tescil davalarında; Kamulaştırma Kanununun ilgili maddesine göre belirlenecek kamulaştırma bedellerinin hak sahipleri adına Karacabey Vakıf Bank Şubesine yatırılacağı,Davalıların, konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerini davetiyenin tebliğitarihinden itibaren 10 gün içinde Mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,
Maliklerin çıkartılan meşruhatlı davetiyenin kendilerine tebliğinden itibaren 30 gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri, açılacak davalarda husumetin Bursa İdare Mahkemesi’ne yöneltilmesi gerektiği, 30 gün içinde idari yargıda iptal davası açanların dava açtıklarını ve yürütmeyi durdurma kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde kamulaştırma işlemlerinin kesinleşeceği ve Mahkemenin tespitedeceği kamulaştırma bedeli üzerinden dava konusu taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescil edileceği,
Mahkemenin davetine uymayanlar hakkında yokluklarında yargılama ve işlem yapılacağı hususları ayrı ayrı ihtar olunur. Keyfiyet ilanen tebliğ olunur.
Kamulaştırma ve yargılama ile ilgili diğer bilgiler aşağıdadır.22/11/2024
KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZLARINDosya Noİl-İlçeKöyAda-ParselYüzölçümüVasfıMalik/lerKamulaştırılacak Alan2024/699 EsasBursa
KaracabeySeyranMahallesi1475 parsel1.800,00 m²KanalLevent Vehbi Uysal
Güniz Meliha KönümanTAMAMI2024/700 EsasBursa KaracabeyTophisar Mahallesi2419 parsel 2426 parsel129.954,50 m²
68.527,54 m²Çiftlik Binası ve Tarla
TarlaÖmer Sezai Akaltın
Candan Dilek Akaltın1.116,70 m² mülkiyet
580,24 m² daimi irtifak
——————
789,30 m² mülkiyet
394,29 m² daimi irtifak2024/701 EsasBursa KaracabeyTophisar Mahallesi2425 parsel68.527,53 m²TarlaMurat Bilginer
Behice Jale Haraç766,17 m² mülkiyet
383,08 m² daimi irtifak2024/702 EsasBursa KaracabeyDağkadı Mahallesi4 parsel15.400,00 m²TarlaHüseyin Kaya2.492,12 m² mülkiyet
993,88 m² daimi irifak
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138505
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçundan mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı 04/10/2024 tarihli ilamı ile 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-f(son), 52/2-3,52/4,53/1,2,3, 58/6-7 maddeleri gereğince 4 YIL HAPİS- 2.000.TL ADLİ PARA- Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılmasına- Hükmolunan Hapis Cezasının Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine karar verilen Cemalettin ve Alime oğlu, 30/03/1976 Uşak Doğumlu Uşak ili Merkez İlçesi Ünalan Mahallesi nüfusuna kayıtlı ÖZCAN BARTIN tüm aramalara rağmen bulanamamış, gerekçeli karar tebliğ edilememiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 29. Maddesi gereğince hüküm özetinin GAZETEDE İLANEN TEBLİĞİNE,
Hüküm fıkrasının ilan tarihinden itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağına, karara karşı istinaf hakkı bulunup tebliğ tarihini takip eden ilk gün başlamak kaydı ile 2 hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tutanağa bağlanmak üzere mahkememiz kalem personeline yapılacak müracaat ile başka yerde bulunması halinde ise mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi kalem personeline tutanak tutulmak üzere müracaat süreti ile veya Ceza İnfaz Kurumu Tutukevinde beyanda bulunmak üzere veya bu yolla gönderilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yoluna başvurabileceği hususu İLANEN TEBLİĞ OLUNUR.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02137439
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESAS No : 2024/940
KARAR No : 2024/1244
KARAR TARİHİ :18/11/2024
SIFATI : Sanık
ADI SOYADI :Cuma ŞAHİN
BABA ADI :Hamo
DOĞUMYERİ VE TARİHİ: Gaziantep 11/10/1987
SUÇ : Hükümlü ve Tutuklu Kaçması
CEZA : Mahkumiyet / 4 Ay 15 Gün
Mahkememizin 2024/940 Esas 2024/1244Karar sayılı dosyasında sanıkCuma ŞAHİNhakkında verilen gerekçeli kararın yukarıda açık kimliği yazılı sanığın adresinin tespit edilememiş olmasından dolayı 7201 Sayılı Tebligat Esasının 29 ve 30.maddeleri gereğince sanık hakkında verilen hükmün ilanen tebliğine, aynı Yasanın 31.maddesi gereğince, ilanın yayınlandığı tarihten itibaren 15 gün sonra tebliğ yapılmış sayılacağı, ilan masraflarının sanıktan tahsil olunacağı hususu ilanen tebliğ olunur.10/12/2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138910
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESAS NO : 2024/813 Esas
AYDEMİR GÜLER ile arasında mahkememizde görülmekte olan Gaipliğe Karar Verilmesi davası nedeniyle;
Gaipliğine karar verilmesi talep edilen MEHMET AYDIN GÜLER ‘ ın gaipliği hakkında kendisini bilen, tanıyan, görenlerin veya bizzat kendisinin günü saat mahkemede hazır olması, aksi takdirde yargılamaya yokluğunda devam edilerek GAİPLİĞİNE karar verileceği ilanen tebliğ olunur. 21/08/2024
GAİPADI SOYADI : MEHMET AYDIN GÜLER
BABA ADI : TAYYAR
ANA ADI : FATMA
DOĞUM TARİHİ : 10/08/1965
DOĞUM YERİ : İSTANBUL
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138514
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]> 1- Mülkiyeti Belediyemize ait aşağıdaki tabloda belirtilen taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 45. maddesi gereğince “Açık teklif usulü” ile mülkiyeti satılacaktır.
2- İhale 24/12/2024 Salı günü saat 14.20’da başlayıp 17.00’da sona erecek olup, Bayındır Belediye Başkanlığı Meclis Salonunda toplanan Encümen huzurunda yapılacaktır.
3- Taşınmaza ait geniş ve teferruatlı bilgiyi içeren şartnameyi satın almak için her gün çalışma saatleri içerisinde Belediyemiz Mali Hizmetler Müdürlüğü veznesine veya VakıfBank TR76 0001 5001 5800 7318 8117 28 nolu Bayındır Belediye Başkanlığı hesabına 750,00-TL ücret yatırılıp temin edilebilir.
4- İhaleye katılabilmek için; İhalesine iştirak edilecek taşınmazın geçici teminat bedelini veya buna ilişkin yasada ön görülen teminat karşılıklarının en geç ihale günü saat 12.00 ye kadar Belediyemiz Mali Hizmetler Müdürlüğü veznesine veya VakıfBank TR76 0001 5001 5800 7318 8117 28 nolu Bayındır Belediye Başkanlığı hesabına yatırılması gerekmektedir. İhaleden doğacak tüm masraflar (ilan bedeli, damga vergisi, resmi vergi, harç, K.D.V. gibi giderler) alıcıya ait olacaktır.
5- İhaleye girmek için isteklilerden şu şartlar aranır;
5-1) İhaleye girmek isteyen;
a) Yasal yerleşim sahibi olmaları,
b) İlgili kurumdan borcunun olmadığına dair yazı almaları,
c) Tebligat için Türkiye’de adres göstermeleri,
d) Gerçek kişilerin T.C. Kimlik numarasını, Tüzel kişilerin ise vergi kimlik numarasını bildirmeleri,
e) Geçici teminatı yatırmış olmaları,
f) Özel Hukuk Tüzel kişilerinin, yukarıda belirtilen şartlardan ayrı olarak, idare merkezlerinin bulunduğu Ticaret veya Sanayi Odasından yahut benzeri mesleki kuruluştan İhalenin yapıldığı yıl içinde alınmış sicil kayıt belgesi ile Tüzel kişilik adına ihaleye katılacak veya teklifte bulunacak kişilerin Tüzel kişiliği temsile tam yetkili olduklarını gösterir Noterlikçe tasdik edilmiş imza sirkülerini veya vekaletnameyi vermeleri; Kamu Tüzel kişilerinin ise yukarıda (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen şartlardan ayrı olarak tüzel kişilik adına ihaleye katılacak veya teklifte bulunacak kişilerin Tüzel kişiliği temsile yetkili olduğunu belirtir belgeyi vermeleri şarttır.
g) Şartname bedeli makbuzu getirmiş olmaları,
İsteklinin :
5-2) Gerçek kişi olması halinde; İlgilisine göre ticaret, sanayi odası veya esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olduğunu gösterir belge ve imza sirküsü(Noterden)
5-3) Tüzel kişi olması halinde; tüzel kişiliğin İdare merkezinin bulunduğu yerin kayıtlı bulunduğu Ticaret veya sanayi odasından veya benzeri bir makamdan, ihalenin yapıldığı yıl içerisinde alınmış tüzel kişiliğin sicile kayıtlı olduğuna dair belge ve tüzel kişiliğin noterden tasdikli imza sirküsü.
-Özel Hukuk Tüzel kişileri ihaleye katılmaları halinde Genel Merkezlerinin bulunduğu yerin Resmi Makamlarından iş bu ihalenin ilanından sonra alınmış olan faaliyette bulunduğuna dair belgenin ibrazı, Genel Kurullarından gayrimenkul alınması hususundaki Genel Kurul kararının noterden tasdikli suretini ibraz etmesi ve ihaleye girecek temsile yetkili kılınan şahsın noter tasdikli suretinin ibrazı ve yetkilinin noter tasdikli imza sirküsü
5-4) Ortak girişimci olması halinde ; ortak girişimcinin ilgilisine göre ticaret ve sanayi odalarından veya esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olduğunu gösterir belge ve imza sirküsü (noterden) oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin her birinin bu maddenin (a) ve (b)’deki esaslara göre temin edecekleri belge ve ortak girişim beyannamesi ile ortaklık sözleşmesi vermesi gerekmektedir.
5-5) İstekliler adına ihaleye vekil iştirak ediyor ise istekli adına teklifte bulunacak kimselerin noter onaylı veya noterden alınmış vekaletnamelerinin bulunması (Yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının ise bulunduğu ülkenin Konsolosluğunca onaylanmış olması gerekir).
5-6) İhale şartnamesinin 2. maddesinde yazılı miktarda geçici teminat vermesi.
5-7) İhale şartnamesi alındığına dair makbuz ile geçici teminat makbuzunu ibraz etmesi gerekmektedir.
Sıra NoMevkiiAdaParselAlanCinsiMuhammen
BedeliGeçici
Teminatıİhale Tarihiİhale Saati1Yeşilova (Çıplak)107104821.020,82Zeytinlik2.102.082,0063.062,4624/12/202414:202Yeşilova (Çıplak)10712203.238,84Zeytinlik874.486,8026.234,6024/12/202414:303Çiftçigediği138113.700,00Bağ ve Zeytinli Tarla6.987.000,00209.610,0024/12/2024 14:404Dernekli2361845,77Zeytinlik296.019,508.880,5824/12/2024 14:505Elifli102155983,95Zeytinlik688.765,0020.662,9524/12/2024 15:006Ergenli2037014.302,14Zeytinli Tarla3.484.733,40104.542,0024/12/2024 15:107Kızılcaova159651304,23Kavaklık495.607,4014.868,2224/12/2024 15:208Furunlu104130700,55Arsa500.192,7015.005,7824/12/2024 15:309Furunlu1041273.392,69Arsa1.499.568,9844.987,0624/12/2024 15:4010Furunlu1343192.356,20Arsa951.904,8028.557,1424/12/2024 15:5011Furunlu1221227,37Arsa300.128,409.003,8524/12/2024 16:0012Furunlu1224366,75Arsa400.124,2512.003,7224/12/2024 16:1013Yusuflu101704158,14Arsa300.149,729.004,4924/12/2024 16:2014Yeşilova (Çıplak)1071178875,40Zeytinlik647.796,0019.433,8824/12/2024 16:3015Elifli171143408,40Arsa4.788.802,00143.664,0624/12/2024 16:4016Ergenli1173167380,75Zeytinlik1.771.380,0053.141,4024/12/2024 16:5017Dernekli227152423,51Zeytinlik1.248.107,6537.443,2224/12/2024 17:00
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02139073
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Büyükelçi Köroğlu’na yeni görevini tebliğ etti.

BÜYÜKELÇİLİK 12 YIL ÖNCE FAALİYETLERİNİ DURDURMUŞTU
Suriye’nin Şam kentinde diplomatik misyonların yoğunlaştığı Ravda Meyda yakınlarında bulunan Türk Büyükelçiliği, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş ancak 26 Mart 2012’de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.

Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye’ye dönmüştü.
Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu ise faaliyetlerine devam etmişti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESAS NO: 2024/489 Esas
DAVALI: FİLİZ TURANERİ -İbrahim kızı, 1963 Gaza doğumlu, Yeni Belediye Otogarı Saraycık Mevkii Aksaraymah. No 4 Hatay Merkez/ HATAY
Davacı HALİT TURANERİ tarafından aleyhinize açılan Boşanma davasında; davalı ile 27/07/1994 yılında evlendiklerini, tarafların aralarında çıkan şiddetli geçimsizlik ve anlaşmazlık nedeniyle fiili olarak ayrıldıklarını, birbirleri ile olan iletişimlerinin koptuğunu, evlilik birliğinin kayıt üzerinde kaldığını belirterek, tarafların boşanmalarına karar verilmesine ilişkin dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin belirtilen adresinize tebligatla gönderilmiş olup, tebliğ yapılamadığından ve adres araştırmasından da netice alınamadığından dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir.
6100 sayılı H.M.K’nun 122/1 maddesi gereğince dava dilekçesinin tebliğinden itibaren Mahkememize 2 hafta içinde aynı kanunun 129. maddesindeki hususları içerir şekilde (ve mevcut yazılı belgelerinizi ekleyerek, elinizde olmayanlar hakkında bulundukları yerler hakkında açıklama yaparak ) cevap dilekçesi vermek suretiyle davaya cevap verebileceğiniz, aksi takdirde; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağınız ihtar olunur.
Ön inceleme duruşma günü: 24/01/2025 günü saat: 10:40’da duruşmanız olup, 6100 sayılı H.M.K’nun 139. Maddesi uyarınca Sulh için hazırlık yapmanız, duruşmaya gelmemeniz ve yargılamaya devam edilmesi halinde yokluğunuzda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğiniz, davetiyenin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde dilekçenizde gösterdiğiniz ancak henüz sunmadığınız belgeleri mahkemeye sunmanız veya getirilecek belgeler için gerekli açıklamaları yapmanız, verilen süre içinde yerine getirilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız İHTAR olunur.
Dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü davetiyesi yerine geçerli olmak üzere tarafınıza ilanen tebliğ olunur.
İş bu ilan yayımlandığı tarihten itibaren 7 gün sonra yapılmış sayılacaktır.
İLAN OLUNUR.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138517
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>T.C. İSTANBUL GAYRİMENKUL SATIŞ İCRA DAİRESİ 2024/3143 ESAS
TAŞINMAZIN GAZETE VEYA İNTERNET HABER SİTESİ İLANI
Bir borçtan dolayı aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/3143 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, muhammen kıymeti ve önemli vasıfları:
Taşınmazın Özellikleri : İSTANBUL İl, BAYRAMPAŞA İlçe , SAĞMALCILAR Mahalle/Mevki , METRİS AF. ÜSTÜ Köyü , 0 Ada No , 6327 Parsel No , 30/110 Arsa Paylı , 112,25 Yüz Ölçümlü , 3. KAT 4 NOLU Bağımsız Bölümün tamamı niteliğindedir. Adresi: Yıldırım Mahallesi Kınalıada Sok. No 53/4 Bayrampaşa / İSTANBUL
Kıymeti: 7.000.000,00 TL KDV Oranı: %1
Artırma Bilgileri1.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 03/02/2025 – 14:40
Bitiş Tarih ve Saati : 10/02/2025 – 14:402.ArtırmaBaşlangıç Tarih ve Saati : 03/03/2025 – 14:40
Bitiş Tarih ve Saati : 10/03/2025 – 14:40
10/12/2024 (İİK m.114 ve m.126)
(*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138938
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Davacılar Devlas Devrek Lastik Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Davalılar Devrek Maliye Hazinesi adına Devrek Mal Müdürlüğü ve Devrek Belediye Başkanlığı, arasında mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil (Zilyetliğe Dayalı) davası nedeniyle; Dava konusu; Zonguldak ili, Devrek İlçesi, İsmetpaşa Mahallesi hudutları dahilinde bulunan ve 50 ada 38-45-3 numaralı parseller arasında kalan, dosyamız arasında bulunan krokide A harfi ile gösterilen, yüz ölçümü 430.23 m² olan dava konusu tapusuz taşınmazın, tescil koşullarının oluşmadığını bilen ya da taşınmazda hak iddia edenlerin ilan tarihinden itibaren 3 ay içerisinde itiraz davası açabilecekleri veya Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/96 Esas sayılı dosyasına itirazda bulunabilecekleri, belirtilen süre içerisinde itiraz eden bulunmaması ya da itiraz yerinde görülmez ise ve davacının iddiası ispatlanmış olursa dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verileceği hususu 4721 Sayılı TMK’ 713/4-5 Maddeleri Uyarınca ilan olunur.27.11.2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138947
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DAVALI: NİMET ÜZÜM – 11507567484
İZMİR ili, ÖDEMİŞ ilçesi, KONAKLI mah/köy, 105 Cilt, 234 Aile sıra no, 21 sırada nüfusa kayıtlı, NİYAZİ ve HAFİZE oğlu/kızı, 15/05/1973 dogumlu,
Davacı Aysel Bayar tarafından davalılar Fatma Erkal, Muammer Erkal, Nimet Çiftpınar, Nimet Üzüm, Tülay Soyuer’ e açılan kat mülkiyetinden kaynaklı ortak yerlerdeki onarım ve çatı onarım davasının yapılan yargılamasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz olan İzmir ili, Ödemiş ilçesi, Atatürk mah. 303 ada, 14 parselsayılı taşınmaza ilişkin Ortak alanlardan olan çatının uzun yıllardır bakım görmediği için yıpranmış olması nedeniyle mimari projeye uygun bir şekilde izolasyonlu çatı yapılmasının, Ortak alanlardan olan apartman boşluğunun boya ve badanasının gerekip gerekmediğinin, apartmanın giriş kapısının ve merdiven korkuluklarının tamirinin ve boyanmasının, apartmanın ortak alanlarından olan bodrum katının aşırı şekilde bakımsız ve kullanılamaz bir şekilde olması nedeniyle buranın bakımı ve kullanılabilir hale getirilmesinin, bodrum kattan arka bahçeye çıkış kapısının yapılmasının, Apartmanın ortak alanlarından olan elektrik panosunun ve elektrik saatlerinin yenilenmesi ve düzenlenmesinin, Terasta bulunan ve kullanılmayan güneş enerjilerinin sökülmesinin, Projeye göre arka bahçede daha önceden bulunan duvarın yeniden yapılmasının, Binanın ortak kullanımında olan asansörün halen tehlike arz edip etmediğinin, asansörün yenilenmesinin ve tamirat ve bakımının gerekip gerekmediğinin tespit edilen eksik işlerin onarım ve yeniden yapım için ne kadar bir işçilik ve malzeme ne kadarlık bir masraf gerektirdiğinin tespiti ile belirlenen masrafın Kat Mülkiyeti Kanununun 20/b maddesi gereğince arsa payları oranında davalılardan toplanmasına, tahsiline, gerçekleşek harcamanın toplanan avansı aştığı takdirde aşan kısmın da davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davalılardan Nimet Üzüm’ edava dilekçesinde belirtilen adreslerine tensip zaptı ve dava dilekçesini bildirir davetiye çıkarılmış olup, adreste tanınmadığınız gerekçesiyle tebligatınız yapılamamıştır. Adres araştırmasından da bir netice alınamadığından dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününün T.K.’ nun 28-31 maddeleri uyarınca ilanen tebliğine, ilandan itibaren 7 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağına ve bu tarihten sonra 2 hafta içinde cevap ve delil sunmanıza, aksi halde HMK 128. Maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen hususların inkar edilmiş sayılacağı ve Durusma Günü: 11/02/2025 günü saat: 09:00′ da duruşmada bizzat hazır bulunmanız veya kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz, aksi taktirde yargılamaya yokluğunuzda devam olunacağı hususu, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02139032
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aşağıda kamulaştırmaya ilişkin özet bilgileri aşağıda belirtilen taşınmazlar TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI tarafından kamulaştırılmış olup, mahkememizde 4650 sayılı kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu gereğince tescil davası açılmıştır.Son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde İdari Yargıda iptal veya Adli Yargıda maddi hatalara karşı düzeltme davası açılabileceği, açılan davalarda
husumetin TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI’na yöneltilmesi gerekmektedir. 30 gün içinde idari yargıda iptal davası açıldığı ve yürütmeyi durdurma kararı alındığı belgelenmediği takdirde kamulaştırma işlemi kesinleşecek olup, mahkememizce tespit edilecek bedel üzerinden taşınmazlar davacı
kurum adına tescil edilecektir.
KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZ BİLGİLERİ
İli İlçesi Mahalle Ada/ParselKamulaştırılan Alan Malikin T.C. No Adı Soyadı
Kahramanmaraş Nurhak Pınarbaşı 174/3 Taşınmazın Tamamı 34730048346 HÜSEYİN YILDIZ
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02138083
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALİBU, 11 Aralık (Xinhua) — Güney Kaliforniya’nın Malibu bölgesinde çıkan büyük bir orman yangınının, salı günü itibarıyla yaklaşık 10,9 kilometrekarelik bir alana yayılması üzerine bölge halkı tahliye edilmeye başlandı.
“Franklin Yangını” olarak adlandırılan bu yangın, pazartesi gecesi Los Angeles County’deki Malibu Creek Eyalet Parkı yakınlarında çıkmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAMANEY’DEN DİKKAT ÇEKEN İFADELER
Esad’ın ülkeden kaçışı sonrasında ilk kez konuşan İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney dikkat çeken ifadeler kullandı. Hamaney, “Esad’ın düşüşünün ABD ve İsrail’in ortak planının sonucu olduğunu” öne sürdü.
“KANITLARIMIZ VAR”
İran’ın dini lideri “Suriye’de olanların ortak bir Amerikan-Siyonist planının sonucu olduğuna dair hiçbir şüphe olmamalı. Evet, komşu bir devlet açık bir rol oynadı ve oynamaya devam ediyor. Bu herkes tarafından görülebilir. Ancak asıl komplocu, birincil planlayıcı ve komuta odası ABD ve Siyonist rejimde bulunuyor. Kanıtlarımız var ve bu kanıt şüpheye yer bırakmıyor” şeklinde konuştu.
“İRAN DAHA DA GÜÇLENECEK”
Hamaney, Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra İsrail karşıtı “direnişin” zayıflamasının Tahran’ın gücünü azaltmayacağını söyledi. Hamaney “direnişin anlamını bilmeden, direniş zayıfladığında İslami İran’ın da zayıflayacağını düşünüyor. İran güçlü ve kudretli ve daha da güçlenecek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de, Suriyeli vatandaşların en çok yaşadığı bölgelerden biri de Konak ilçesine bağlı Basmane bölgesi. Ülkelerinde başlayan iç savaş sonrası İzmir’e gelen ve yerleşen Suriyeler, Beşar Esad’ın devrilmesini sevinçle karşılıyor.
Gelişmeleri yakından takip eden Suriyeli bazı esnaf, 1-2 ay içerisinde ülkelerine dönmek istediğini söyledi. Yavaş yavaş hazırlık yaptıklarını ifade eden esnaf, akrabalarının Suriye’de bulunduğunu ve orada yaşamak istediğini ifade ediyor.
Bazısı dükkan kapattı, bazısı dönüş hazırlığında
Diyaaddin Salim isimli esnaf, ailesinin Şam’da olduğunu anlattı. 2-3 içerisinde Suriye’ye dönmek istediğini aktaran Salim, hazırlıklara başladıklarını dile getirdi. Diyaddin Salim, ” Türkiye’yi çok seviyorum, çok güzel. Bize kapısını açtı. Ülkemizdeki gelişmeleri merakla takip ediyoruz. Ekonomik olarak biraz zorlanıyoruz; kira, su, elektrik pahalı. Suriye’de evimizde var. Evliyim, 4 çocuğum var. Hepsi burada, beraber gideceğiz” dedi.
Kimi esnaf ise Türkiye’ye yerleştiğini, hayatlarından memnun olduğu dile getirirken, bazı esnafın dükkanını kapattığı ve ülkesine döndüğü öğrenildi.
İnternetten eşya ilanları veriliyor
Rejimin çökmesinin ardından İzmir’de yaşayan Suriyeli vatandaşlarında internet üzerinden eşyalarını satışa çıkardığı görüldü. Sosyal medya üzerinde çok sayıda eşya ilanının yer aldığı gözlemlenirken, ilanlarda “acil” yazılarının yazması dikkat çekti. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAŞARIR VE AKÇAY KATILIYOR
İki partinin kurmayları arasında temas kuruldu. CHP ve MHP’li grup başkanvekilleri ve hukukçu vekiller bugün saat 13.30’da Meclis’te bir araya geldi. CHP adına toplantıya Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi katılacak. Toplantıya MHP adına ise Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile SakaryaMilletvekili Levent Bülbül katılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BRUGELETTE, 11 Aralık (Xinhua) — Belçika’daki Pairi Daiza Hayvanat Bahçesi’nde doğan üç dev panda Tian Bao, Bao Di ve Bao Mei, salı günü Çin’e dönüş yolculuğuna çıktı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki panda koruma programında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 27 Kasım’da muhalif gruplar, Esad’a karşı saldırı başlatmış ve 61 yıllık Baas rejimi sona ermişti. Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında terör örgütü PKK/YPG’den kurtardığı Tel Rıfat’ta kilometrelerce uzunluğunda tüneller bulunmuştu. SMO askerleri, tünelleri tespit etmeye devam ediyor. Askerlerin yaptığı keşiflerde tünelin bir ucunda yer altından kaçış için kurulan asansör sistemi ortaya çıktı. Tünele evlerin bahçelerinden girildiğini fark eden SMO askerleri, uzunluğu 40 kilometre olduğu tahmin edilen tünellerde çalışmalarını sürdürüyor.
“Tünelde mühimmat bulunan odalar var”
Tel Rıfat’taki SMO askeri Ebu Ahmed, “Neredeyse iki saat yürüdük. Tünel çok uzun, hala devam ediyoruz. Amcamın avlusunun altından geçiyor, bir tarlada üzeri kapalı halde. Sanki bir yer altı şehrini ziyaret etmişsiniz gibi” ifadelerini kullandı.
SMO askeri Abu Ali ise yaptığı açıklamada, “Tel Rıfat şehrinde her gün yeni bir sistemle açılan bir tünel keşfediyoruz. Hastanenin kuzeyinde her 200-300 metrede bir açıklık tespit ediyoruz ve her gün tünele giden yeni bir giriş görüyoruz. İçinde elektrik, su kuyusu, banyolar ve silah mühimmatının bulunduğu odalar var. Bu tüneller çok önemli bir yapı. Bu tünellerde saklanıyorlar, böylece asla bulunmuyorlar” şeklinde konuştu. – TEL RIFAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SÜHEYL HASAN TECAVÜZ ETMEDİK KIZ BIRAKMADI”
Hapishanede Müslüman kadınlara yönelik sistematik cinsel saldırıları anlatan kadın şu ifadeleri kullandı:
“Kızıl Kaplan denilen o Süheyl Hasan (Esad’ın komutanı) beni 3 ay boyunca sorguladı. Süheyl Hasan tecavüz etmedik kız bırakmadı. Bir gün Zebedanlı bir kızı aldılar. Artık ne kadar tecavüz ettilerse sürükleyerek getirdiler. Kız bitmiş, ağlayarak bana ‘Anacığım bana şöyle yaptılar, böyle yaptılar.’ dedi. Ben delirdim, başladım kapıyı dövmeye, “Allah lanet etsin, kafirler, domuzlar” ağzıma ne geldiyse söylüyorum. Beni alıp kısım şefine götürdüler adı Gassan İsmail. ‘Bunu boğazlayın, kesin, parçalayın, ne yaparsanız yapın’ dedi. Beni bir odaya götürdüler, mezbaha gibiydi. Yerlerde boğazlanmış, parçalanmış cesetler vardı. Sonra beni kazık odasına götürdüler. Benimle beraber Kadem’den Üm Ziyad’ı da götürdüler. Kadının Guseyne adında bir kızı vardı çiçek gibi bakmaya kıyamazsın. Odaya girdik içeride 10 tane kazık var gençleri oturtmuşlar. Her birinin altında böyle tepsi gibi kan durmuş.”
“GENÇLERİN CESETLERİNİ ÇUVALLARLA KAMYONETLERE DOLDURDULAR”
“Bir manzara gördüm ki gözümün önünden hiç gitmez.” diyen kadın, “Bizim kısmın önündeki alanda gençlerin cesetlerini çuvallarla kamyonetlere doldurdular. Kia kamyonetlere. Bir sürü kamyonet hepsini doldurdular hepsinin de altından şarıl şarıl kan akıyordu.” dedi.
“HAPSE GİREN İLK KIZA ÖNCE HAPİSHANE MÜDÜRÜ TECAVÜZ EDERDİ”
Kendisini bir odaya kapattıklarını ifade eden kadın, “Bir ara beni odaya koydular içeride 70 tane kız var. Bir baktım odanın içi kızlarla dolu. Her şehirden kızlar vardı. Herkese aynı işkence ve tecavüz. Ayrım yok. Hapishane gibi değil, akıl hastanesi gibiydi. Bir kız tamamen aklını kaybetmişti. Hapishane müdürünün ismi Ahmet Aliye’ydi. Hapse giren her kızı ilk önce o soyup tecavüz ederdi.” sözleriyle kan dondurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salı günü görülen davada Yargıç Susan Johnson, 31 yaşındaki Redden’ı “zihinsel rahatsızlığı olan suçlu” olarak nitelendirdi ve toplam yedi suçtan mahkum etti. Redden ayrıca 61 bin dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.
Ocak ayında yaşanan olayda Redden, Yargıç Mary Kay Holthus’un masasının üzerinden atlayarak saldırmış ve sosyal medyada “uçan suç makinesi” olarak anılmaya başlanmıştı. Güvenlik görevlileri tarafından güçlükle durdurulan saldırıda Yargıç Holthus hafif yaralanmıştı.
Duruşmada söz alan Redden, “Ben kötü biri değilim. Çocukluğumdan beri sorunlarım var” savunmasını yaptı. Ancak Yargıç Johnson, doktor raporlarına dayanarak Redden’ın doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini belirterek bu savunmayı reddetti.
Redden’ın 2050’li yıllarda şartlı tahliye şansı olacağı belirtildi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SON DERECE NİTELİKLİ BİR ADAY”
Trump, Guilfoyle hakkında şu ifadelere yer verdi: “Kimberly uzun yıllardır yakın bir dost ve müttefik. Hukuk, medya ve siyaset alanındaki geniş deneyimi, keskin zekâsıyla birleşince, ABD’yi temsil etmek ve çıkarlarını korumak için son derece nitelikli bir adaydır”
“TRUMP’IN GÜNDEMİNİ YERİNE GETİRMEYİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM”
Sosyal medya hesabından Trump’ın adaylık teklifini kabul ettiğini duyuran Guilfoyle, şu ifadeleri kullandı:
Başkan Trump’ın Yunanistan’a büyükelçi olarak atanması yönündeki adaylığını kabul etmekten onur duyuyorum ve ABD Senatosu’nun desteğini kazanmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Başkan Trump’ın tarihi zaferi, Amerikan halkına ve dünya çapındaki özgürlük sever müttefiklere umut ve iyimserlik getiriyor.
Amerika’nın kuruluşunu şekillendiren, Yunanistan’da doğan demokratik değerlerdi. Ve şimdi, hem yurt içinde hem yurt dışında daha iyi günler getirerek bu tarihi onurlandırma fırsatına sahibiz. Büyükelçi olarak Trump’ın gündemini yerine getirmeyi, Yunan müttefiklerimizi desteklemeyi ve yeni bir barış ve refah dönemini başlatmayı sabırsızlıkla bekliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özvar, Hitit ÜniversitesiÇorum Sosyal Meslek Yüksekokulu Ethem ErkoçKonferans Salonu’nda düzenlenen “Gençlik Sohbetleri-8” etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf üniversitesi olmak üzere 208 üniversite bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de üniversite öğrencisi sayısının 4,8 milyonu örgün eğitimde 7,5 milyon civarında olduğunu belirten Özvar, 185 bin civarında da öğretim elemanı olduğunu ifade etti.
2000’li yıllardan sonra Türkiye’de üniversite sayısının ciddi oranda arttığını, Anadolu’nun dört bir yanına üniversite kurulduğuna dikkati çeken Özvar, “Türkiye’nin son 20-25 yılında yaptığı en önemli, büyük yatırımlardan bir tanesi, sizlerin bu salonda, bu üniversitelerde, bu okullarda okutabilme başarısı gösterebilmesidir.” dedi.
YÖK olarak öğrencilerin beklentilerini ölçmek amacıyla öğrenci memnuniyet anketi yaptıklarını belirten Özvar, “Muazzam bir katılım var. Türkiye genelinde katılan öğrenci sayısı 263 bini buldu. Üniversitelerin eğitim, öğretim, araştırma, geliştirme, kampüs, yemekhane, kafe, ders, dersin işlenişi gibi konularda öğrencilerin verdiği bilgileri çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz. Çıkan sonuçlara göre güçlü olan tarafları devam ettirmeyi, iyileştirmeye açık olan tarafları da üniversitelerimizle paylaşıyoruz.” diye konuştu.
Öğrencilerin ankette ortalama 50 dakika kaldığını, verdikleri geri bildirimin kendileri için çok önemli olduğunu söyleyen Özvar, her yıl anket yapacaklarını dile getirdi.
Özvar, “Ankette öğrencilere, ‘Önümüzdeki 5 yıl içinde ihtiyaç duyduğunuz ve kapatmak istediğiniz beceri açığını sıralayınız’ şeklinde soru yöneltildi. İlk sırada yabancı dil, ikinci sırada iletişim çıktı. Öğrencimiz çok gerçekçi, kendisinde neyin eksik olduğuna dair çok gerçekçi kanaati var. Beşinci sırada ise kodlama var. Öğrencilerden aldığımız geri dönüşle ilgili hocalarla istişare ediyoruz. Yabancı dil konusunda böyle bir geri bildirim olunca, ‘Öğrencilerimizin uluslararası standartlarda mezun olana kadar en azından B2 düzeyinde İngilizce bilir vaziyette nasıl mezun ederiz?’ diye düşünmeye başladık. Bu konuda bir çalışma içindeyiz.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de yükseköğretimde yabancı dil eğitimiyle alakalı uluslararası standart bulunmadığını, buna standart getirmeyi hedeflediklerini belirten Özvar, “Düşüncemiz, öğrencilerimizin mezun olduklarında en az B2 düzeyinde İngilizce bilerek mezun kılmak. Eğer yapabilirsek belki C1 düzeyini de düşünüyoruz.” dedi.
Özvar, daha sonra Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek, burada Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve akademisyenlerden yürüttükleri bilimsel çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Veliaht Prens ve Prenses, Türkiye ziyareti kapsamında Çırağan Sarayı’nda, Türk Japon Vakfı’nın doğal afetlere karşı farkındalık yaratmak amacıyla öğrencilere yönelik düzenlediği afet riski azaltma projesi katılımcılarıyla bir araya geldi.
Veliaht çift, öğrencilerin yarışma kapsamında hazırladığı projeleri inceledi.
Öğrencilerden projeleri hakkında bilgi alan Veliaht Prens ve Prenses, öğrencileri ve yarışmanın kazananlarını başarılarından dolayı tebrik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Üniversitesi tarafından 6-7 Aralık tarihlerinde Gençlik ve Gelecek Politikaları” temasıyla SOSYALFEST Ideathon Yarışması hazırlandı. Üniversite öğrencilerinin inovatif düşünme becerilerini geliştirmesi için fırsat sunan yarışmada katılımcılar, yoğun ve eğlenceli bir takım çalışması ve beyin fırtınası süreciyle geleceği şekillendirecek projeler üretme deneyimi yaşayacak.
SOSYALFEST İdeathon Yarışmasının açılışı Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisinde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan açılışta konuşan KBÜ Rektörü Prof.Dr. Fatih Kırışık, Ideathon’un ortaya çıkışı ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Kırışık, “SOSYALFEST Ideathon bir fikir olarak nasıl ortaya çıkarılır? Nasıl sosyal model haline getirilir? Bunu projelendirmek için neler yapılır? Fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir? Bir buluş, sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir ideathon etkinliğiyle bir aradayız. Tabii bu kolay bir şey değil. Bunu öğrenmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Bunu nasıl yapacağız? ya problem odaklı bir yöntemi izleyebiliriz ya da herhangi bir alanda yenilikçi, dünyada olmayan bir yaklaşım geliştirebiliriz” dedi.
“Bizim dünyada bir önderlik yapabilmemiz için yeni buluşlara, modellere ve keşiflere ihtiyacımız var” diyen Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla bizim kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek buluşturmamız, bulmamız gerekiyor. İşte SOSYALFEST Ideathonunun iki perspektifinin temel mantığı budur. Birincisi ya ülkemizde veya dünyada yaşanan problemlere çözüm üretecek yeni modeller, yaklaşımlar geliştirmek ya da herhangi bir alanda yeni bir teori, yeni bir fikir, yeni bir yaklaşım, yeni bir sosyal model üretmekten geçiyor. Dünyanın buna ihtiyacı var mı? diye baktığımızda gerçekten dünya, sosyal alanda yaşadığı çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle yoğun olarak boğuşuyor. Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. İşte bunların hepsini dönüştürecek, değiştirecek dünyayı bütün insanlığın sevgi ve gençlik içerisinde yaşayabileceği bir Barış Adası’na döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, yeni sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara, teorilere çok büyük ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili”
Gençlerin fikirlerine ve geleceğine yatırım yapılmasının gerektiğini vurgulayan Kırışık, “Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı ve çağı bize açabilir. Bu maksatla ideathonu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu ideathonun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları. İkisi de bizim için son derece önemli. Gençlik politikaları geleceğin şekillendirilmesinde oldukça önemli ve etkili. Gençliğimize güvenmemiz gerekiyor. Gençliğimize değer vermemiz gerekiyor. Gençliğimizin fikirlerine, hayatına, geleceğine yatırım yapmamız gerekiyor. Bunu da Sosyal Bilimlerle büyük ölçüde başarabiliriz. Onların fikirlerini geleceğe yönelik olarak nasıl projelendirebiliriz, nasıl geliştirebiliriz, eğitimlerini en iyi şekilde onların da katkıları ve katılımlarıyla nasıl sağlayabiliriz diye çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.
Kırışık, gençlik ve gelecek politikalarının SOSYALFEST Ideathonu’nun temasını oluşturduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Bu stratejik alanda hem gençliğimizi geliştirmek hem de gençliğimizin gelecek perspektifini, gelecek öngörüsünü ortaya koymak açısından son derece önemli bir tema ortaya çıkmıştır. Yapacağımız eğitimlerle, kıymetli uzmanlarımızın katkıları ve fikirleriyle gençliğimize gelecek politikaları konusunda sorunları çözücü, problemlere çözümler üretici, yenilikçi sosyal modeller geliştirici yaklaşımlar üretmeyi, böylelikle geleceği inşa etmeyi sağlayacağız.”
Konuşmanın ardından yarışma bünyesinde verilecek eğitimlere geçildi. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Bir Hoca ve Usta Olarak Teoman Duralı” başlıklı söyleşi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Duralı’nın son dönemin çok önemli düşünürlerinden olduğunu belirterek, “Doğu’yu ve Batı’yı çok iyi biliyor. Mensubu olduğu coğrafyayı, kültürü, medeniyeti, inancı çok önemsiyor. Bu coğrafyanın, kültürün bir mensubu olmaktan iftihar ediyor ama geniş bir pergelle bir dünya görüşü ortaya koyuyor ve kendi düşünce yapımızı zorluyor. Yeni sınırlar açmaya çalışıyor. Bütün bunları yaparken de hakikaten insan olarak da istisnai bir kimliği, kişiliği temsil ediyor.” dedi.
“O, ötelerin ötesini kurcalayan bir çilingirdir”
Teoman Duralı’nın yakın dostlarından Prof. Dr. Durmuş Günay da Duralı’nın dünya tarihine, dünyaya, yeryüzüne ve varlıklara bütüncül bakan bir filozof, düşünür olduğunun altını çizerek, bir kavram mühendisi olduğunu söyledi.
Duralı’nın Türkiye’de “felsefe bilim” kavramını yeniden ortaya koyduğunu belirten ve bu alanda ilk çalışma yapan kişilerden olduğuna işaret eden Günay, şunları kaydetti:
“Teoman Hoca için 3 önemli yolculuk vardır. Birincisi fiziki coğrafyada, ikincisi metafizik coğrafyada, üçüncüsü de tarihte yolculuktur. O, ötelerin ötesini kurcalayan bir çilingirdir. Var olanın görünüşünün arkasında bilim, onun arkasında da felsefe durur. Hoca, düşüncelerinin yüzde 70’ini seyahatlerinden, yüzde 30’unu okumalarından edinmiştir. Teoman Hoca, 74 yıllık ömründe kitap, dergi, makale, şiir, konferans, konuşma, anılar, radyo ve televizyon olmak üzere bini aşkın çalışma yapmıştır. Düşünen, yazan ve konuşan, billur, sahici ve halis bir düşünürdür. Sahici olmasından maksadım şudur: Kendine ait hususlarda eleştirel bir dil kullanmakta çekinmez.”
“Teoman Hoca’nın olaylara dokunuş biçiminin önemli olduğunu düşünüyorum”
Duralı’nın öğrencilerinden İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu da 1985’ten vefatına kadar hocası ile iletişimde olduklarını dile getirerek, Duralı’nın 28 Şubat sürecinde üniversitede yalnız bırakılan başörtülü kızların yanında olduğunu ve onlarla sohbet ettiğini anlattı.
Fazlıoğlu, birçok kez hocasını kendisinden korumak amacıyla yazdıklarını yayımlamadığını belirterek, “Teoman Hoca’nın fikriyatı bir kenara, onun pratik yaşantılarının da olaylara dokunuş biçiminin de önemli olduğunu düşünüyorum. Biz fikirlerinden istifade ettiğimiz kişiye ‘hoca’ deriz. Bir hoca illa bize ders vermek zorunda değil. Aristoteles de İbn-i Sina da Kant da bizim hocamızdır ama bir kişinin usta olabilmesi için kişiye dokunması lazım. Bana fikirlerini eylemlerinde temsil edip yol göstermesi lazım. Teoman Hoca’ya da o yüzden biz usta diyoruz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Yayla Gül Ceran Karataş da hocası Duralı’nın seyahatlerine ve “insan olma kavramı” çalışmalarına değindi.
Prof. Dr. Teoman Duralı’nın oğlu Prof. Dr. Deniz Duralı da programı düzenleyen herkese teşekkür ederek, “Buradaki anıları duyarak çok mutlu oldum. İnsan konusu hep ilgimi çekti. Babam hem yaş hem millet olarak hiçbir insanı ayırt etmezdi ve iyi manada insanlardan beslenirdi. Bana her gün esnafla, taksiciyle olan konuşmalarını anlatırdı, onlardan bir şey kapardı. Dünyayı geziyordu. Gezdiği yerlerde müzeleri anlatmazdı. Önce coğrafyadan bahsederdi, sonra karşılaştığı insanları, o insanlardan öğrendiklerini anlatırdı. İnsana yaklaşımı konusunda mümkün oldukça babamı örnek almaya çalıştım.” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Mustafa Şentop, ” Türkiye’nin, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı var. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor” dedi.
Samsun’a bazı ziyaretler ve etkinliklere katılmak üzere gelen eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Türkiye’de Anayasalar ve Siyaset’ konulu programa katıldı. Programda Vali Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, üniversitenin öğretim görevlileri ve öğrenciler yer aldı. Burada konuşan Şentop, halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Devleti ve milleti tahkim etmek gerektiğine dair genel kanaat oluştu ve hükümet sistemi değişmiş oldu. Anayasaların siyasetin alanını kapatan, örten yaklaşımı büyük ölçüde burada tasfiye edilmiş ve normalleşmiş oldu. Bir de Türkiye’nin halkın seçmiş olduğu bir parlamento tarafından yapılan bir anayasaya ihtiyacı var. Bu sadece sembolik şey değil ama öyle düşünülse bile kıymetli bir şeydir. Bugüne kadar anayasaları darbeciler yapmış. Önemli değişiklikler yapılmış amenna ama sonuçta Türkiye’de sivil, halkın seçtiklerinin bir anayasası olması lazım. Anayasalar da yaşayan her varlık gibi zaman içerisinde eskiyor. Hazırlandığı zamanki düşünceler, mülahazalar, oturmuş olan toplumsal yapı, Türkiye’nin beklentileri ve büyüklüğü-hacmi çok değişmiş. Üzerinden uzun yıllar geçmiş. Bugünün ve bundan sonraki Türkiye’nin, geleceğin Türkiye’sinin anayasasının halkın seçtiklerinin katılımı ile onların önceliği ile hazırlanması gerekiyor” diye konuştu.
’14 MAYIS 1950 SİYASETİN ZAFERİ OLARAK GÖRÜLÜR’
1950 ve sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi konularından değinen Şentop, “Ben konumuz olan anayasa ve siyaset derken bunların ilişkisinden bahsetmiyorum aslında. Siyasetin alanı olan birçok konu anayasalarda düzenlenmek suretiyle anayasaların alanını işgal etmiştir. Türkiye’de bir düşünce adamı ’27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle 2’nci Dünya Savaşı’nı darbeciler tarafından mağluplar arasında geçirilmiştir’ diyor. ve hakikaten bu anlayışla anayasa hazırlanıyor. Anayasaları ve siyaseti birbirlerinin alternatifi olarak burada tasarlıyorum. 1950’den 1960’a kadarki dönemde serbest seçimler yapılıyordu. Daha önce Türkiye’yi uzun süre yönetmiş bürokratik siyasi etik kazanamıyor. Bir siyasi parti olarak demiyorum bunu. CHP siyasi parti olarak seçimleri 14 Mayıs 1950’de kaybediyor ama o zamana kadar CHP bürokratik siyasi elitin bütünleştiği bir yapıydı. Daha sonra 1954’te, 1957’de yapılan seçimleri kaybediyor. Dolayısıyla Türkiye’de seçimle iktidara gelemeyen bir siyasi görüşün seçim olmadan nasıl iktidara gelebileceği konusu konuşuluyor. Bunun akla gelen ilk yolu da askeri darbedir. Bu darbeyle ilgili hazırlıklar zaten 1954 seçimleri sonrasında başlıyor. 14 Mayıs 1950 siyasetin zaferi olarak görülür. 27 Mayıs 1960 da bürokrasinin rövanşı olarak görülmektedir. Darbeyi yaptınız ancak Türkiye’yi bu şekilde yönetmek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü Türkiye uluslararası konjonktürün etkisiyle çok partili bir hayata geçmiştir. Sizin 15 sene sonra Türkiye’yi seçimsiz tek partili döneme döndürmeniz mümkün değildir. O yüzden seçimi kazanamasa da iktidara getirecek, kaybetse de iktidarda tutacak bir formül arandı. İşte anayasa siyaset ikilemindeki anlayışla siyasetin alanını büyük ölçüde daraltan bir yaklaşımla hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, program bitiminde Prof. Dr. Mustafa Şentop’a sertifika takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KBÜ Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde iki gün sürecek programda, katılımcılar, alanında uzman mentörlerden inovasyon ve girişimciliğe dair eğitim alacak, tasarım odaklı düşünmeyi öğrenecek ve takım arkadaşlarıyla fikirleri sistematik birer projeye dönüştürmeye çalışacak.
Programın ilk gününde Kuveyt Türk İnovasyon Müdürlüğü Yöneticisi Döndü Acar ve Lonca Girişimcilik Merkezi Startup Programları Yöneticisi Faruk Yücegög, öğrencilere eğitim verdi ve mentörlük desteği sağladı.
Etkinlik kapsamında, yarın fikirlerin sunumları gerçekleştirilecek.
Programda konuşan KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, 2-3 Mart’ta Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali’ni başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sosyalfest’in kendileri için Türkiye’de ilk olması açısından son derece önem taşıdığını belirten Kırışık, “Bunu başarıyla gerçekleştirmemizin ülkemiz açısından çok önemli bir çağın başlangıcına işaret ettiğini ifade edebilirim çünkü mühendislik sahasında elde ettiğimiz başarıların bir benzerini sosyal bilimler sahasında elde etmemiz son derece büyük bir önem taşıyor.” dedi.
Kırışık, sosyal problemleri çözmek ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak sosyal yenilikçi yaklaşımları geliştirmek açısından Sosyalfest’in son derece önemli rol üstlendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Büyük katılımlara sahne olan, 4 bine yakın sosyal modelin geldiği, Türkiye’de çığır açan çok önemli bir sosyal bilimler festivalini gerçekleştirmiş olduk. Artık adım adım ikinci aşamaya geçiyoruz. Sosyalfest Ideathon ile bir fikir nasıl ortaya çıkarılır, nasıl sosyal model haline getirilir, bunu projelendirmek için neler yapılır, fikrin ana kaynağı ya da kaynakları nelerdir, bir buluş sosyal bilimlerde nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevap bulacağımız, cevap arayacağımız bir Ideathon etkinliğiyle bir aradayız.”
Yeni buluşlara ihtiyaç duyulduğunu anlatan Kırışık, “Başkasını takip ederek en fazla ikinci olabiliriz. Dolayısıyla kendi özgün fikirlerimizi, kültürümüzden, medeniyetimizden, kendi kaynaklarımızdan, coğrafyamızdan esinlenerek oluşturmamız, bulmamız gerekiyor.” dedi.
Kırışık, dünyanın sosyal alanda çalkantılarla, sorunlarla, problemlerle boğuştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Giderek artan savaşlar, açlık, kıtlık ve hastalık sorunlarını dünyanın gündemine daha yaygın bir şekilde getiriyor. Dünyayı bütün insanlığın sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği bir barış adasına döndürecek yeni fikirlere, yenilikçi yaklaşımlara, sosyal modellere, problemleri çözücü yaklaşımlara ve teorilere çok büyük ihtiyacımız var. Bu mühendislik sahasından bile çok daha önemli bir yeni kapıyı, yeni çağı bize açabilir. Bu maksatla Ideathon’u gerçekleştirmek istiyoruz. Bu Ideathon’umuzun ilk teması gençlik ve gelecek politikaları.”
Etkinliğe katılanlara teşekkür eden Kırışık, “Yine yeni bir hayale yelken açtığımız bugünlerde inşallah Türkiye’nin ve dünyanın problemlerini çözecek yeni yaklaşımlar gerçekleştireceğimizi, ortaya koyacağımızı, yeni teoriler, fikirler belirleyeceğimizi ve dünyanın ortaya koymuş olduğumuz bu sosyal sistemlerle kendi problemlerini çözdüğü, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir dünya haline gelmesini ümit ediyorum.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SICAK GELİŞMELER YAŞANIYOR
Bölgedeki ilerleyişini sürdüren muhalifler herhangi bir müdahaleyle karşılaşmazken bölgeden gelen son haber de büyük ses getirdi.
HUMUS’A 5 KM KALDI
Muhaliflerin başkent Şam öncesi son kale olarak nitelendirilen Humus kentine ulaşmasına 5 km kaldığı ifade edildi. Ajanslara göre Esad rejimi Humus’ta ilerleyişi engellemek için kritik noktalara hava saldırısı düzenledi.
İKİ KENTİN ARASI YALNIZCA 2 SAAT
Humus ile Şam arası 163 km ve yaklaşık iki saatlik mesafede. Muhaliflerin Humus’u da ele geçirmesi durumunda önlerinde Şam’dan önce son durak olan El Nabek vilayeti kalıyor.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELER
Suriye‘nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında 27 Kasım’da Esed rejimi güçleriyle, rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı.30 Kasım’da Halep’in merkezinin büyük bölümünü rejim güçlerinden alan rejim karşıtı gruplar, aynıgün tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlamıştı.
Gruplar, şiddetli çatışmaların ardından 5 Aralık’ta Hama kent merkezini rejim güçlerinden almıştı. Suriye Milli Ordusunun Halep kırsalında 1 Aralık’ta terör örgütü PKK/YPG’ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu’nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi terörden kurtarılmıştı.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaOperasyonGüncelSuriyeDünyaİdlibŞam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, terörle mücadelede her cephede kararlılıkla yol alıyor ve bu çabaya terör bağlantılı siyasi faaliyetler de dahil ediliyor. Bu çerçevede, terör örgütleriyle ilişkisi tespit edilen belediyelere kayyum atamaları devam ediyor.
İlk olarak CHP’li Esenyurt ve DEM yönetimindeki Mardin, Batman ve Tunceli belediyelerinde başlayan bu süreç, terörle bağlantısı belirlenen diğer belediyelere de adım adım genişliyor.
Terörle bağlantılı oldukları ya da terör örgütlerine destek verdikleri suçlamasıyla görevden alınan belediye başkanlarının yerine kayyum atanması, DEM Parti tarafından TBMM’de protesto ediliyor.
İLGİLİ HABEREkrem İmamoğlu, kayyum atamalarını Almanlara şikayet etti
OTURMA EYLEMİ YAPTILAR
DEM Parti milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı tarafından “terörle bağlantı ve terör örgütlerine destek” suçlamasıyla görevden alınan belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasını protesto etmek amacıyla TBMM’de bir oturma eylemi gerçekleştirdi.
Eylem sırasında “Kayyum değil, demokrasi” ve “Eş başkanlık mor çizgimizdir” ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşıyan vekiller, Kürtçe sloganlarla tepkilerini dile getirdi.
İLGİLİ HABERAsal Araştırma’dan kayyum anketi
İLGİLİ HABERVan’ın Bahçesaray Belediyesi’ne kayyum atandı
İLGİLİ HABERKayyum atanmıştı: Tunceli’de belediyenin sosyal medya hesabının ismi değiştirildiKaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, VTB Bankası tarafından düzenlenen “Rusya Çağırıyor” uluslararası yatırım forumunda yaptığı konuşmada, Batı’nın Rusya’ya yönelik ekonomik stratejilerini ve küresel etkilerini değerlendirdi. Putin, Batı’nın Rusya’yı ekonomik alanda yenilgiye uğratma çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek, bu girişimlerin tersine, çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşumunu hızlandırdığını ifade etti.
Putin, Batılı liderlerin Rusya ile işbirliği yapan ülkelere baskı yaptığını ve yaptırım tehditleriyle engel olmaya çalıştığını dile getirerek, “Dünya hızla değişiyor ve her şey eskisi gibi kontrol edilemiyor. Bu eylemleriyle çok kutuplu dünyanın temellerini daha da sağlamlaştırıyorlar” dedi.
“TRUMP’IN MUHALİFLERİ, DOLARIN STATÜSÜNÜ SARSTI”
ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın, BRICS ülkelerini dolardan uzaklaşmamaları ve yeni bir para birimi oluşturmamaları konusunda uyarmasına da değinen Putin, küresel dengelerin artık farklı bir yöne evrildiğine işaret etti:
Trump, Beyaz Saray’dan uzak kaldığı dört yıl içinde dünya ve Amerikan ekonomisi ciddi değişimler yaşadı. Bu süreçte Trump’ın siyasi muhalifleri, doların rezerv para birimi statüsünü sarsacak adımlar attı.

“ABD, ORTA DOĞU’DA AGRESİFPOLİTİKA İZLİYOR”
Orta Doğu’daki ABD politikalarını da eleştiren Putin, şu ifadeleri kullandı:
Washington, bölgede agresif bir strateji izliyor. Bu durum, bölgedeki direniş hareketlerinin karşı tepkisini tetikliyor ve ekonomik işleyişe zarar veriyor. Lojistik rotalar aksıyor, birçok nakliyeci artık Afrika’yı dolaşarak alternatif yollar arıyor.
İRAN İLE İLİŞKİLER
Rusya ile İran arasındaki işbirliğine değinen Putin, ikili ilişkilerin istikrarlı ve yapıcı bir şekilde ilerlediğini belirterek, yıl sonunda ticaret hacminde kayda değer bir artış beklediklerini söyledi. Lojistik, enerji, sanayi ve güvenlik gibi alanlarda önemli projelerin sürdüğünü vurgulayan Putin, İran ile kapsamlı bir işbirliği anlaşmasının imzalanmak üzere olduğunu da açıkladı.
Batılı ülkelerle ilişkilerin iyileşmesinin kaçınılmaz olduğunu dile getiren Putin, bu sürecin zaman alacağını ancak kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esad rejimi güçleriyle 6 gündür çatışan Heyet Tahrir Şam’ın başını çektiği silahlı muhalif gruplar, Hama ili istikametinde bazı küçük yerleşim yerlerini ele geçirdi.

Halep kent merkezinin büyük bölümünü ve İdlib ilinin tümünü rejim güçlerinden geri alan silahlı gruplar, İdlib’in güneyinde yer alan rejim kontrolündeki Hama’da da Celime, Elzeka, Beridec, Cübbeyin, Tel Meleh, Kırkat, Muğayyir ve Mabtan yerleşimleri ile Gab Ovası’nda Tüveyne, Huveyz, Şeria ve Bab Taka köylerini kontrolü altına aldı.
REKLAMMUHALİFLER HAMA’DA 16 YERLEŞİM BÖLGESİNİ ALDI
Heyet Tahrir Şam’ın başını çektiği rejim karşıtı gruplar ayrıca, Hama’nın kuzeyinde Van Vastani, Madbaa, Ebru Seyf köyleri ve Suran ilçesini kontrol altına aldı.
Muhalif silahlı gruplar, Hama kent merkezi yakınlarında İran destekli grupların kaldığı bir yeri de hedef aldı.
Muhalif silahlı gruplar ayrıca kurdukları özel birlik Şahin Tugayları ile Hama merkezi ve çevresinde kamikaze dron saldırıları düzenliyor.
Hama çevresinde kamikaze dronlarla rejim üst düzey komutanlarının toplantı merkezleri hedef alındı. Bunlar arasında Ebu Seyf ve El Maatbah bulunuyor.

Gruplar, 30 Kasım’da rejim güçlerine üstünlük sağladıkları Hama’nın kuzeyindeki Taybetul İmam, Keferzeyte, Keferenbude, Hilfeye, Madik Kalesi, Latamine, Soran, Kirnez, Maardis, Hammaiyet ve Termele yerleşimlerini hakimiyetleri altına almıştı.
Silahlı gruplar, Hama’nın M5 kara yolu üzerindeki en önemli ilçelerinden biri Morik ilçesini de rejim güçlerinden almıştı.
REKLAMPKK/YPG’NİN YERİNDEN ETTĞİ TEL RIFATLILAR İLÇELERİNE DÖNÜYOR
Terör örgütü PKK/YPG’nin Tel Rıfat ilçesini işgali sırasında yerinden ettiği siviller, Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında terör örgütünden kurtarılan ilçelerine dönüyor.
Operasyon kapsamında Tel Rıfat sahasını terör örgütü PKK/YPG’den kurtaran SMO, ilçe merkezindeki tünel ve tuzaklamalara karşı tedbirler alarak, sivillerin güvenli dönüşünü sağlamaya çalışıyor.
RUS SAVAŞ UÇAKLARININ HAVA SALDIRISINDA 17 KİŞİ ÖLDÜ
Rusya’ya ait savaş uçaklarının Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de farklı noktalara düzenlediği hava saldırılarında 17 kişi hayatını kaybetti, 55 kişi yaralandı.
Sivil Savunma kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İdlib merkezdeki İbn-i Sina Hastanesi’ne yapılan 3 hava saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti, 43 kişi yaralandı.
REKLAM
İdlib’in kuzeyinde yer alan Maarratmisrin bölgesine yapılan hava saldırılarında 7 kişi öldü, 12 kişi yaralandı.
Rus savaş uçaklarının İdlib’in güneyindeki Maaratünnuman bölgesine düzenlediği hava saldırısında da 2 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca, Beşar Esad rejimine ait savaş uçakları, Halep kent merkezinde yer alan ve çoğunlukla Hristiyanların ikamet ettiği Mahattat Bağdad Mahallesi’ne hava saldırısı düzenledi.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELER
Suriye’nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında, 27 Kasım’da, Esad rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı.
28 Kasım’da Halep’in batı kırsalından merkeze doğru hızla ilerleyen rejim karşıtı silahlı gruplar, 30 Kasım’da merkezin büyük bölümünü ele geçirmişti.

30 Kasım’da Han Şeyhun ilçesini alarak tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlayan silahlı gruplar, Hama ilinde de çatışarak ilerleyişini sürdürüyor.
Suriye Milli Ordusu’nun Halep kırsalında 1 Aralık’ta terör örgütü PKK/YPG’ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu’nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi terörden kurtarıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aşırı sağ ve sol partilerin Başbakan Michel Barnier’e karşı güvensizlik önergesi vermesinin ardından Fransız hükümetin bu hafta içinde düşmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Ulusal Ralli (RN) lideri Marine Le Pen parlamentoda, “Fransızların canına tak etti” diyerek eylül ayı başında Başbakan olan Barnier’in işleri daha da kötüleştirdiğini ve görevden alınması gerektiğini söyledi. Parti, hükümete karşı gensoru önergesi verdi.
Bir son dakika sürprizi olmazsa Barnier’in kırılgan koalisyonu, 1962’den bu yana güvensizlik oylamasıyla düşürülen ilk Fransız hükümeti olacak.
REKLAM
RN milletvekilleri ve sol ittifakın toplam sayısı Barnier’i devirmek için yeterli oya sahip. Le Pen de partisinin kendi tasarısına ek olarak sol ittifakın güvensizlik tasarısına oy vereceğini doğruladı. Oylamanın yarın yapılması bekleniyor.
Partiler gensoruyu, Barnier’in dün erken saatlerde sosyal güvenlik yasa tasarısını oylama yapılmaksızın parlamentodan geçirmeye çalışacağını söylemesinin ardından verdi. Barnier hükümetini garanti altına almak için son dakikada Le Pen’in partisine siyasi taviz verse de, RN Barner’e destek vermeyi reddetti.
Sol görüşlü France Unbowed’dan Mathilde Panot, “Demokrasinin bu kaçıncı inkârı karşısında hükümeti kınayacağız. Michel Barnier hükümeti ve Emmanuel Macron’un Cumhurbaşkanlığı nedeniyle siyasi kaos içinde yaşıyoruz” diyerek hükümete tepkisini gösterdi.
Fransa’da sistem nasıl?
Fransa, Yarı Başkanlık sistemiyle yönetilen bir ülke. Cumhurbaşkanı halkoylamasıyla seçiliyor ve icracı yetkilere sahip. Aynı zamanda başbakanın da olduğu sistemde parlamento seçimleri hükümeti şekillendiriyor.
REKLAM
Cumhurbaşkanının en çok oyu alan partinin Başbakan adayını ataması bir teamül, ancak zorunluluk değil.
Temmuz ayındaki seçimleri sol ittifak kazansa da Cumhurbaşkanı Macron sol ittifakın Başbakan adayını atamamış, merkez sağdan Barnier’i atamıştı. Barnier hükümetinin güvenoyuna aşırı sağcı Le Pen’in partisi RN destek vermişti.
Aşırı sol, aşırı sağ ve merkez sağ arasında üçe bölünmüş Fransız parlamentosunda hükümetin düşmesi kararı çıkarsa, ABD Seçilmiş Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a yeniden girmesine haftalar kala Almanya’nın da seçim sürecine girmesiyle birlikte Avrupa’nın kalbinde bir boşluk ortaya çıkacak.
Barnier’den çağrı: Destek vermeyin
Başakan Barnier ise milletvekillerini gensoruya destek vermemeye çağırdı.
“Bir karar anındayız. Hükümet düşerse Fransızlar, bireylerin çıkarlarını ülkenin geleceğinin önüne koyduğumuz için bizi affetmeyecektir” diyerek hükümetinin kaderini, siyasi olarak üç parçaya bölünmüş parlamentonun ellerine bıraktı.
REKLAM
Barnier’in azınlık hükümeti ayakta kalabilmek için RN desteğine güveniyordu. Ancak Fransa’nın giderek artan kamu açığını 60 milyar avroluk vergi artışları ve harcama kesintileriyle dizginlemeyi amaçlayan bütçe tasarısı, bu zayıf bağı kopardı.
“Le Pen’e büyük tavizler verdik, kazanımlarını neden kaybetmek istesin?”
Barnier’in çevresi ve Le Pen taraftarları birbirlerini suçlayarak bir anlaşmaya varmak için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Barnier’e yakın bir kaynak, Başbakanın Le Pen’e büyük tavizler verdiğini ve hükümeti düşürmek için oy kullanmanın bu kazanımları kaybetmek anlamına geleceğini söyledi.
Reuters’a konuşan kaynak, “Elde ettiği tüm kazanımları feda etmeye hazır mı?” diye sordu.
Eğer parlamento 20 Aralık’a kadar bütçeyi kabul etmezse, geçici hükümet anayasal yetkilerini kullanarak bütçeyi kararnameyle geçirebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Listede Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Nadia Murad, Fransa’da yıllardır eşi tarafından uyuşturularak başka erkeklerin tecavüze uğradığı ortaya çıkan ve bu konuda kamusal alanda mücadele yürüten Gisèle Pelicot ve Türkiye’den iklim aktivisti Nejla Işık yer aldı.
NEJLA IŞIK KİMDİR?
2023 Temmuz ayında Muğla İkizköy’deki kömür maden sahasının genişletilmesi için Akbelen Ormanı’nda yapılan ağaç kesimine karşı uzun süre eylem yapılmıştı. Nejla Işık, bu süreçte Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine karşı tutulan nöbetlere destek vermişti.
REKLAM
2024 yerel seçimlerinde Muğla’nın İkizköy mahallesinin muhtarı seçilen çiftçi Nejla Işık, 5 yıldır ağaç kesimine karşı mücadele veriyor.
BBC 100 KADIN LİSTESİ NEDİR?
İngiliz yayın kuruluşu BBC, her yıl dünyanın dört bir yanından ilham kaynağı ve etkili olan 100 kadını içeren bir liste açıklıyor.
Bu yılın kadınlar üzerindeki etkisini, dünyaları değişirken toplumsal değişiklik yaratmaya çalışan kadınları kutlayarak vurguluyor. Bu liste iklim acil durumunun etkilerini araştırma hedefini de koruyor ve kendi toplumlarında iklim krizinin etkileri ile mücadele eden öncülere dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’te özel eğitimli çocuklar kış kampı etkinliğinde hem karın keyfini çıkardı hem de doyasıya eğlendi.
Safranbolu Yardımlaşma Dayanışma Offroad Kulübü Şafak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezindeki özel çocuklar için kış kampı etkinliği hazırladı. Okullarından arazi araçlarıyla alınan öğrenciler Beştepeler Mesire Alanına götürüldü. Burada beyaz örtüyle kaplanan doğanın eşsiz güzellikleri arasında kartopu oynayıp şarkılar söyleyen çocuklar, unutulmaz anlar yaşadı.
YARDOFF Başkanı Mehmet Tunç, “Özel çocuklarımızın yüzündeki gülümseme bizim için her şeyden daha değerli. Onlarla geçirdiğimiz her an, bizim için büyük bir mutluluk. Onların neşesi, bizim en büyük ödülümüzdür” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığınca, öğrencilerin fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi, gıda okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmesi, gıda güvenliği ve kalitesinin artırılmasının sağlanması, geleneksel tatlarla buluşturulması ve gıda israfının engellenmesi hedefiyle yürütülen “Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Projesi” Durmuş Tufan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde de uygulandı.
Öğrenciler, proje kapsamında okul bahçesindeki 100 metrekarelik alana patates tohumlarını ekti.
Etkinlikte öğrencilere sağlıklı beslenmenin önemi ve ambalajlı gıdalar yerine geleneksel Türk mutfağına yönelik ev yapımı yemeklerin faydaları anlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünsal Tülbentçi İlköğretim Okulu’nda 5’nci sınıf öğrencisi Süleyman Topaloğlu’nun parmağı akıllı tahtanın çerçevesine sıkıştı. Öğretmenlerin uğraşları sonuç vermeyince Safranbolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinden yardım istenildi. Okula gelen ekiplerin uğraşlarıyla öğrencinin parmağı sıkıştığı yerden kurtarıldı. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA, Filistin’in El Halil kentinde zihinsel engelli çocuk ve gençlerin rehabilitasyonu için önemli bir projeyi hayata geçirdi. 2012 yılından bu yana sabun, mum, çömlek üretimi gibi eğitimlerle zihinsel engelli bireylere hizmet veren Dura Engellilere Yardım Derneği ve TİKA iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında, derneğe tişört ve kupa baskı makineleri, dikiş-nakış makinesi, ambalajlama makineleri, CNC cihazı ve bilgisayar desteği sağlandı.
Yaklaşık 40 zihinsel engelli çocuk ve genççe mesleki eğitim yoluyla rehabilitasyon imkanı sunan proje ile merkezin faaliyetleri genişletilerek daha fazla çocuğa ve gence ulaşılması hedefleniyor. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>19 Mayıs İlkokulu’nda yürütülen “Kültürün İzinde Projesi” kapsamında 4. sınıf öğrencileri, evlerinde bulunan ve eskiden kullanılan gaz lambası, radyo, televizyon, daktilo gibi eşyaları okula getirdi.
Öğrencilerin getirdiği eşyalarla okulda sergi açıldı. Yöresel kıyafet giyen öğrenciler, sergiyi gezenlere eski eşyalarla ilgili bilgi verdi.
Okul Müdürü Ahmet Demirel, projenin öğrenciler için önemli bir çalışma olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da bir kadın öğretmenin ağabeyi, kardeşinin okulda tartıştığı 2 öğretmeni tekme tokat dövdü. O anlar saniye saniye görüntülendi.
Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmen ile ders programıyla ilgili tartıştı. Bunun üzerine kadın öğretmen durumu ağabeyine anlattı.
Ağabeyi dehşet saçtı
Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken şahıs, kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye kaldırırken öğretmenlerin durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenler kendilerini darp eden şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sulatan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez ile merkez personelinin katılımı ile gerçekleştirilen devir teslim töreninde Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı, müdürlük görevini Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a devretti.
Rektörlük Makamında düzenlenen törende Rektör Çakmak, şimdiye kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalar ve sunduğu katkılardan dolayı Dr. Öğr. Üyesi Işıl Karabey Aksakallı’ya teşekkür ederken görevi devralan Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan’a yeni görevinde başarılar diledi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araçların ehliyet, muayene, emniyet kemeri, kamera, lastik, yangın tüpü gibi donanımları eksiksiz bir biçimde kontrol edildi. Denetim sürecinde, güzergah planlamaları ve öğrenci taşıma kurallarına yönelik inceleme yapıldı.
Denetlemeye, Çıldır İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Yıldız, İlçe Şube Müdürü Mete Coşkun, JandarmaAstsubay Kıdemli Üstçavuş Birgül Oral ve Polis Memuru Tolga Avşar katıldı. Denetlemede araçların eksiksiz olması memnuniyetle karşılanırken denetleme komisyonu şoförlere teşekkür etti. – ARDAHAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fethiye Belediyesi Meclis Salonu’ndaki toplantıda, 4’ü gündem dışı olmak üzere, 14 madde görüşüldü. Oturum, meclisin kasım ayı karar özetlerinin okunmasıyla başladı.
Buna göre, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve S.S. Kadın Girişimi Üretim İşletme ve Kalkınma Kooperatifi iş birliği çerçevesinde, ilçede bulunan resmi ve bağımsız anaokulları öğrencilerinin sağlıklı beslenmelerine destek olmak için yumurta üretim tesisinde üretilen günlük, taze yumurtaların ücretsiz dağıtımını organize etmesi ve bunun için “Sosyal Yardım Destek İşbirliği Protokolleri” düzenlemesi için Belediye Başkanı Alim Karaca’ya oy birliği ile yetki verildi. Toplantıda tüm Belediye Meclis üyelerine yumurta üretim tesisinde üretilen günlük yumurtalardan hediye edildi.
Toplantıda, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyeliğine Melek Gözde Gürsoy, Kardeş Şehir İlişkisi Talepleri Komisyonu üyeliğine Ünal Karaisaoğlu seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, gençlere tarihi ve kültürel bir deneyim yaşatmak amacıyla İstanbul’a gezi düzenledi. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen geziye, mahalle temsilcileri, Gençlik Kulübü üyeleri ve mahallelerden seçilen gönüllü gençler olmak üzere yaklaşık 150 kişi katıldı. Katılımcılar, gezinin ilk kısmında Fatih Cankurtaran’daki tesislerde keyifli bir kahvaltı yaptı. Ardından İstanbul’un tarihi zenginliklerini keşfe çıkan gençler, Yedikuleler, Sultanahmet Camii ve Meydanı, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı gibi önemli turistik ve kültürel noktaları ziyaret etti.
Gezi, Eminönü sahilinde balık ekmek ikramı ile son buldu. Gençler, İstanbul’daki unutulmaz deneyimlerinin ardından Düzce’ye döndü. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Aksoy, Eskişehir’de İŞKUR’dan hibe desteği alan engelli girişimcileri ziyaret etti. Aksoy’a ziyareti sırasında İŞKUR İl Müdürü Fatih Acar da eşlik etti. İŞKUR tarafından sağlanan hibe desteğinin önemine değinen Aksoy, hastalığından dolayı yüzde 80 engeli bulunan ve İŞKUR’dan 150 bin TL destek alan giyim dükkanı işletmecisi Esin Demirel’i başarısından dolayı tebrik etti. Eskişehir’de toplam 17 işletmenin İŞKUR desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Aksoy, engelli bireylerin ekonomik hayatın içerisinde yer almaları ve ayaklarının üzerinde durabilmelerini amaçladıklarını dile getirdi. Devlet olarak engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak ve onların topluma katılımlarını sağlamak için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirten Aksoy, İŞKUR hibe desteği sayesinde engelli bireylerin kendi işletmesini kurmasının ülke için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.
Butik sahibi Esin Demirel, “Engelli hibe desteğiyle böyle bir proje gerçekleştirdik. Bu süreç içinde çok yardımcı oldular sağ olsunlar” diyerek Vali Aksoy’a teşekkür etti.
“Eskişehir genelinde 17 engelli girişimci İŞKUR’un hibe desteğinden yararlanarak işletme açtı”
Aksoy, bir sonraki ziyaretini yüzde 50 oranında işitme engeli bulunan ve İŞKUR’dan 90 bin TL destek alan Cüneyt Büyükören’in işletmesine gerçekleştirdi. Aksoy, “Eskişehir genelinde baktığımızda 17 engellinin İŞKUR desteğinden yararlanıp işletme açtığını görüyoruz. Sadece 2024 yılında 6 işletmemiz bu desteklerden yararlandı. Amacımız bunların sayısının artması ve toplumda daha fazla engelli işletmelerin olmasının sağlanması. Bu anlamda arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz, kutluyoruz. Kendilerinin bu anlamdaki faaliyetlerinin diğer engelliler için de örnek oluşturmasını temenni ediyorum” diyerek Büyükören’den işletmesiyle ilgili bilgiler aldı. Ziyaretin sonunda Büyükören, Vali Hüseyin Aksoy’a isminin yazılı olduğu kutuda kendi üretimi olan parfümü hediye etti. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’nın Eğirdir ilçesinde 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte engelli bireyler üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Isparta’da engelli bireyler ve aileleri, Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret etti. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte 25 engelli birey, Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Bölümü’ndaki tatlı, meyve atölyesi ve çiçek atölyesini ziyaret etti. Engelli bireyle üniversite öğrencileriyle eğlenceli vakit geçirdi.
Haber-Kamera: Kemal ERBEN/ EĞİRDİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz 28 Kasım Perşembe günü merkez Yüreğir ilçesi Camili Akarca Mahallesi’nde bulunan Camili Akarca Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, okulda öğretmenlik yapan bir kadın, aynı okulda görev yapan bir öğretmenle ders programıyla ilgili tartıştı. Olayın ardından kadın öğretmen, durumu ağabeyine anlattı. Sabah saatlerinde okula gelen ağabey, kız kardeşinin tartıştığı öğretmeni ve kavgayı ayırmak için araya giren başka bir öğretmeni tekme tokat dövdü. Öğretmenler kendilerini odaya kilitlerken, şahıs kapıyı tekmeleyip öğretmenlere adeta dehşet yaşattı. Şahıs, daha sonra hiçbir şey olmamış gibi okuldan uzaklaştı. O anlar ise saniye saniye okulun güvenlik kamerasına yansıdı. İhbar üzerine okula ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri öğretmenleri hastaneye götürürken, öğretmenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Darp raporu alan öğretmenlerin şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sancaktepe Belediyesi, ilçenin çehresini değiştirecek ve vatandaşların yaşam kalitesini artıracak yeni projeleri hayata geçirmek için kolları sıvadı. Eğitimden çevreye, kültürden spor alanlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu projeler, ilçenin modern ve yaşanabilir bir yer olma yolunda önemli bir adım atmasını sağlayacak. Sancaktepe Belediyesi tarafından hayata geçirilecek projelerin temel atma töreni aralık ayında İstanbul Büyükşrhir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımı ile gerçekleşecek.
Sancaktepe Belediyesi bu kapsamda 10 bin metrekare yeni park, 3 Yuvamız Sancaktepe Kreşi, 1 Aile sağlığı Merkezi, 1 Sosyal Tesis, 1 İletişim Merkezi, 8 yeni parkı ve içinde futbol, basketbol ve voleybol sahasının olduğu spor merkezini ilçe halkının hizmetine sunacak.
Belediye Başkanı Alper Yeğin, tüm projelerde halkın görüş ve ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirterek, “Sancaktepe için çalışıyor, birlikte başarıyoruz. Yakın gelecekte bu projelerin tamamlanmasıyla birlikte, Sancaktepeli komşularımız modern bir şehirde yaşamanın keyfini sürecek” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giresun Belediyesi’nden yapılan açıklamada Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından petshop sahiplerine yönelik eğitim programı düzenleneceği bildirildi.
Açıklamada, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ile ilgili yönetmeliğe göre, ev ve süs hayvanları satan işletmelere yönelik belediyeler tarafından eğitim düzenlenmesinin ve bu eğitim sonucunda katılımcılara eğitim sertifikası verilmesinin istendiği belirtildi.
Bu kapsamda kentte hizmet veren ev ve süs hayvanı satışı yapan işletme sahipleri ile yeni işletme açmak isteyenlere, 9-12 Aralık 2024 tarihlerinde Belediye Nikah Salonu’nda eğitim verileceği ifade edildi. Eğitime katılmak isteyenlerin Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne müracaat etmeleri gerektiği belirtildi.
Eğitim hakkında 0 454 225 85 28 numaralı telefondan bilgi alınabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSTİBAM) ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “Bağ, Bahçe, Çiçek” seminerlerinin ilki DÜSTİBAM Botanik Bahçesi Müzesi ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. DÜSTİBAM Müdürü Prof. Dr. Necmi Aksoy’un açılış konuşması ile başlayan programa konuşmacı olarak Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi Ziraat Teknikeri Mehmet Ali Altıokka katıldı.
Düzce Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin kuruluşunda verdikleri destekten dolayı Düzce ve Sakarya Belediyelerine teşekkür eden Prof. Dr. Necmi Aksoy, Botanik Bahçesi’nde çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki bulunduğunu söyledi. Tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden çok değerli bir doğaya sahip olan Düzce’de bu bitkilerin
çok farklı türlerinin yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Aksoy, “Bilim insanları olarak bu türlerin çalışmalarını yaparak, korunmalarını ve üretilmelerini sağlamalıyız” dedi.
Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin kuruluşu, tasarımı, hedefleri ve gerçekleştirdikleri faaliyetlerden bahseden Altıokka, “Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği” başlıklı sunumunda tıbbi ve aromatik bitkilerin neden yetiştirilmesi gerektiğini anlattı. Doğadan toplanması, kültüre alınması ve tarla hazırlık aşamalarını ayrıntılı bir şekilde ele alan Altıokka, sulama sistemleri, toprak ve gübre çeşitleri, hasat, kurutma, muhafaza yöntemleri, hibe ve teşvik gibi birçok konu hakkında bilgiler verdi. Bilinçsiz kullanımın önüne geçmek amacıyla etiket levhaları kullanılması gerektiğini ifade eden Altıokka, dünyada 72 bin bitkinin tıbbi amaçla kullanıldığını vurguladı. Çin ve Hindistan’ın tıbbi ve aromatik bitkilerin hem üretiminde hem de kullanımında dünyada ilk sıralarda olduğunu belirten Altıokka, bu bitkilerin ülkemizde ise sanayi, sağlık ve turizm sektörlerinde kullanıldığını söyledi. Altıokka, doğadan bilinçsizce toplanması sonucu türlerin tehlikeye girdiğine dikkat çekerek, “Bitki türlerinin tarımının yapılmasıyla kaliteli ve istenen miktarda ürün temini sağlanması garanti altına alınmış olur ve doğal türlerimizde kurtulmuş olur” dedi.
Soru-cevap bölümüyle devam eden program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Stanford Üniversitesi araştırmacılarının SCOPUS indeks veri tabanına göre toplam atıf sayısı, patent sayısı, h-indeks, hm-indeks, makale sayısı ve nitelikli yayın sayısı gibi uluslararası kriterler kullanarak hazırladığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”, “Yıllık Etki” ve “Kariyer Boyu Etki” olmak üzere iki kategoride açıklandı.
İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Burhan Ateş, Prof. Dr. Alaattin Esen, Doç. Dr. Ahmet Ulu, Prof. Dr. Nusret Tan, Doç. Dr. Alptekin Ulutaş, Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Behice Erci, Doç. Dr. Erman Yıldız, Prof. Dr. Sezai Yılmaz, Prof. Dr. Hikmet Sis, Prof. Dr. İsmail Özdemir ve Prof. Dr. Serkan Benk, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları 2023 Etki Sıralaması”nda yer aldı.
Prof. Dr. Brian Irving Carr, Prof. Dr. Ahmet Sami Akbulut, Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Prof. Dr. Nusret Tan, Prof. Dr. Paki Turgut, Prof. Dr. Canan Akmil Başar, Prof. Dr. Hikmet Sis ve Prof. Dr. Murat Erdemoğlu, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Kariyer Boyu Etki Sıralaması”na girdi.
Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen törende, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne giren öğretim üyeleri ile üniversitesinin Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bin içinde yer alan öğrencilerine Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından başarı belgesi verildi.
Rektör Prof. Dr. Akpolat, gazetecilere, Stanford Üniversitesi araştırmacılarının hazırladığı Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alan öğretim üyelerini tebrik ederek, bazı akademik personelin hem “Yıllık Etki”, hem de “Kariyer Boyu Etki” sıralamasına girdiğini söyledi.
İnönü Üniversitesinin üniversite sıralamalarında 1500 plus seviyesindeyken bu yıl 1100-1200 aralığına ilerlediğini dile getiren Akpolat, bir akademik izlem ofisi oluşturduklarını ve başarılı olan öğretim üyelerini ödüllendirip önlerini açacaklarını kaydetti.
Prof. Dr. Akpolat, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ilk 10 bine giren öğrencilerine bu yıl ilk kez burs vereceklerini ve bu uygulamayı her yıl devam ettirmeye çalışacaklarını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz aylarda Resmi Gazetede yayınlanan atama kararları kapsamında Bilecik İl Müftülüğüne atanarak görevine başlayan Ahmet Dilek’i Pazaryeri Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman ziyaret etti. Kaymakam Kahraman’ı makamında ağırlayan Müftü Dilek hayırlı olsun dileklerini kabul etti. İkili Pazaryeri’nde yapılacak yatırımlar görüşürken, karşılıklı fikir alışverişi yaptılar. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Derecik Mahallesi 23 Nisan Caddesi’ndeki sabah saat 07.55’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa Türkmen’in kullandığı 55 ACS 308 plakalı otomobil ile Merve Macit Akın yönetimindeki otomobil çarpıştı. Kazada yoldan çıkıp boş tarlaya uçan otomobilin sürücüsü Merve Macit Akın yaralandı. Yaralı kadın, ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.
Aynı yerde sürekli kaza meydana geldiği belirtildi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Halit Ç.’nin evinde ruhsatsız silahlar olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler bunun üzerine söz konusu kişinin evine baskın yaptı.
Polis evde yaptığı aramada kitaplığın içerisindeki kitapların aralarına zulalanmış 5 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız tüfek ve bunlara ait 116 mermi ele geçirdi.
Gözaltına alınan şüpheli Halit Ç. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevke edildi. Halit Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün sabah saatlerinde İstanbul Esenyurt Selahaddin Eyyubi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre önceki akşam Çerkezköy’de bir düğünde halay esnasında kız ve erkek tarafı arasında tartışma yaşandı. Çıkan kavgada gelin tarafından bir kişi darp edildi.
Ertesi sabah gelin tarafından bir grup ellerinde sopalarla erkek tarafının bulunduğu Esenyurt’taki bir sokağa gitti. Taraflar arasında çıkan sopalı kavgada sokak adeta savaş alanına döndü. Olayda şahıslar karşı taraftan bir kişinin aracının camını vurarak kırdı. İhbarla olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri konu ile ilgili çalışma yaparken yaşanan kavga anları cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’i birçok ulusal ve uluslararası buluşmada temsil eden Başkan Subaşı, birçok belediye başkanı, yönetici ve temsilcinin bir araya geldiği buluşmaya katıldı. Büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve parti örgütlerinden binlerce kişinin katıldığı buluşmada yerel yönetimlerdeki çalışmalar ele alındı.
“Daha güzel daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz”
Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak daha güzel ve daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanarak, ” Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde Ankara’da düzenlenen ‘Halkın Belediyesi Halkın İradesi’ toplantısına katıldık. Halkımızın umutlarının birleştiği, vatandaşlarımızın aydınlık bir geleceğin anahtarı olarak işaret ettiği Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak daha güzel ve daha parlak yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün akşam Tokat’a gittiği esnada Çorum’un Sungurlu ilçesinde trafik kazası geçiren Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Çorum’daki müdahalenin ardından Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada tedavisi devam edilen Başkan Yazıcıoğlu’nun göğsünde kırık tespit edildi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erkan Gökçe, başkan Yazıcıoğlu’nun son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Gökçe, başkan Yazıcıoğlu’nun bir kaç güne taburcu edileceğini söyledi.
“Genel durumu iyi, birkaç gün misafir edeceğiz”
Başkan Yazıcıoğlu’nda müdahale gerektirmeyen bir kırık olduğunu söyleyen TOGÜ Başhekimi Prof. Dr. Erkan Gökçe, “Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu dün gece 12.00 gibi hastanemize sevk edildi. Yaptığımız incelemelerde göğüs kafesinde iman tahtası dediğimiz kemiğin ön yüzeyinde küçük bir kırık gördük. Herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmeyen sadece takip edilerek incelenmesi gereken bir kırığımız var. Ona yönelik başkanımızın semptomatik dediğimiz ağrılarına yönelik ağrı kesici tedavilerini uygulamaktayız. Şu anda takip etmekteyiz. Genel durumu çok iyi. Başkanımıza acil şifalar diliyoruz. Bir iki gün konuk edeceğiz. Takip edeceğiz. Ağrılar azaldığı zaman da taburcu edeceğiz” dedi. – TOKAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZLANDA seçimlerinde Sosyal Demokrat İttifak birinci parti oldu.
İzlanda’da 30 Kasım’da yapılan seçimler sonucunda 2021 seçimlerinde yüzde 9 oy ile 6 milletvekili kazanan Sosyal Demokrat İttifak, yüzde 21’in üzerinde oy alarak milletvekili sayısın 15’e yükseltti.
Son 4 seçimin birincisi, iktidardaki Bağımsızlık Partisi ise yüzde 19 oy alırken milletvekili sayısı 16’dan 14’e düştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkanı Joe Biden, daha önce verdiği sözün aksine, vergi kaçırmaktan ve silah edinmede usulsüzlük yapmaktan suçlanan oğlu Hunter Biden’ı affetti.
ABD Başkanı Joe Biden, yazılı bir açıklama yaparak, oğlu Hunter Biden için kullandığı af yetkisinin gerekçelerini kamuoyu ile paylaştı. Biden, “Bugün oğlum Hunter için bir af imzaladım. Göreve geldiğim günden itibaren Adalet Bakanlığı’nın kararlarına müdahale etmeyeceğimi söyledim ve oğlumun haksız şekilde yargılandığını izlerken de sözümü tuttum. Hunter’ı mahvetmeye çalışırken beni de mahvetmeye çalıştılar. Yeter artık” ifadesini kullandı.
ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçilerin, davayı kendi aleyhine kullanmak için her şeyi yaptıklarını ve adaletin dışına çıktıklarını savunan Biden, Hunter’la ilgili davanın ‘siyasi bir intikam’ meselesine dönüştürüldüğünü iddia etti.
Biden, “Adalet sistemine inanıyorum ancak bununla boğuşurken, aynı zamanda haksız bir politikanın da bu sürece bulaştığına ve bunun adaletin bozulmasına yol açtığına inanıyorum. Umarım, Amerikalılar bir babanın ve bir başkanın neden bu kararı verdiğini anlayacaktır” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi Köpek Eğitim Merkezinde aldıkları eğitimlerin ardından görev yapmaya başlayan hassas burunlu köpekler, polislerin iş yükünü hafifletiyor. Operasyonlarda suçlulara karşı alınan başarılarda pay sahibi olan Giz, Felix, Atena ve Odin isimli hassas burunlu köpekler, Konya’yı 7 ile bağlayan karayollarında aralıksız çalışmalara katılarak zehir tacirlerine vurulan darbede büyük rol oynuyor.
“Yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz”
Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi narkotik köpeği eğitimcisi polis memuru Sedat Yılmaz, “Konya coğrafi konum olarak Türkiye’nin tam ortasında yer alıyor. Birçok ili birbirine bağlayan konumda bulunduğu için, lojistik olarak da araç trafiği olarak da en yoğun yerlerden birisi. O yüzden 24 saat çalışarak sevkiyatın durması ve yasaklı maddeleri yakalamak için elimizden geleni yapıyoruz. Sabah şubeye geldiğimizde öncelikle arama köpeklerimizi kontrol ediyoruz. Çünkü geceden herhangi bir sıkıntı yaşayan veya herhangi bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalan var mı diye onların açıkçası hayatta olup olmadığını kontrol ediyoruz. Sonra hepsini birer birer çıkararak barınaklarını temizliyoruz, ihtiyaçlarını gideriyoruz o şekilde güne başlıyoruz. Daha sonra eğer görevimiz yoksa köpeklerle çeşitli aramalar yapıyoruz. Çünkü bu köpekler devamlı aramak ve antrenman yapmak zorunda. O maddelere duyarlılığını biz zinde tutmak istiyoruz. O maddeleri unutmaması için devamlı burada veya çeşitli farklı yerlere gidiyoruz. Araç aramalarımız, kamyon aramalarımız oluyor. Bu şekilde günümüzü geçiriyoruz. Görev olursa da ekibin istediği yere aracımızla birlikte köpeğimizi alarak uygulama noktaları, kent giriş çıkışları bu tarz yerlerde hazır bulunuyoruz” dedi.
“Köpeğimiz araç üzerinde saklanan herhangi bir maddeyi tepki göstererek bulmamızı sağlıyor”
Narkotik köpeğinin narkotik personelinin en büyük yardımcısı olduğuna dikkat çeken polis memuru Sedat Yılmaz, “Bizle birlikte görev alıyor. Her köpeğin kendine ait bir idarecisi vardır. Bir idareci farklı iki köpeğe bakamaz kesinlikle. Biz görevlere gittiğimizde çok büyük hangarlarla karşılaşıyoruz. Buranın nereden baksanız belki yarım saat, bir saat arama personeli çalışma yaptığında çok uzun sürebilecek aramaların köpeğimizle 10 dakika içerisinde sağlıklı bir şekilde aramamızı tamamlıyoruz. Farklı bir detay ise, şüphelendiğimiz araçlarda bazen zula yapılmış oluyor ve bu gözle görülmeyecek yerler oluyor. Köpeğimiz, personelimiz bakmadan önce onun işini kolaylaştırmak adına ve bulmasını sağlaması için maddenin araç üzerinde saklanan herhangi bir yerinde bize tepki göstererek o yeri daha kolay bulmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.
“Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor”
Köpeklerin çalışması hakkında bilgi veren Yılmaz, “Şu an 11 yaşında bir köpeğimiz var. Emekliliği neredeyse yaklaşmak üzere, son günlerini geçiriyor. Bu köpeğimizi çok fazla yormamaya çalışıyoruz. Bir arama yaptıktan sonra 5 – 10 dakika veya köpeğin haline göre dinlendiğini hissettiğimiz an tekrardan diğer aramaya geçebiliyoruz. Diğer genç köpeklerimiz ise tamamen koklayıp koklamadığını gözlemleyerek anlayabiliyoruz yorulduğunu. Zaten yorulduğunda nefes almaktan koklamayı ikisini aynı anda yapamadıkları için koklamadığını gördüğümüzde köpeğin yorulduğunu anlıyoruz. Yorulan köpeğin zaten dili dışarıda oluyor, bunu gözlemleyerek tespit edebiliyoruz. Ben 3 arama yapar, 4 arama yapar bu şekilde söylesem olmaz çünkü onu kendimiz gözlemlememiz lazım. Çok büyük bir alandır, bir aramada yorulabilir, küçük alanlardır 3 arama, 4 arama gerçekleştirebiliriz. Bu köpekler kesinlikle madde bağımlısı değildir. Köpeklerimiz tamamen oyun odaklı, oyuncağını aramaya dair bir arama gerçekleştiriyor. Aradığı maddeyle oyuncağı özdeşleştiğinden aslında oyuncağını aradığı için insanlar, bunu madde bağımlısı olarak tahmin ediyor. Kesinlikle öyle değil” diye konuştu. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Romanya’da dün gerçekleştirilen seçimlerde oy sayma işlemleri sürüyor. Romanya Daimi Seçim Otoritesi (AEP) tarafından yayınlanan resmi verilere göre, oyların yüzde 99,48’inin sayılmasıyla birlikte Başbakan Marcel Ciolacu liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti’nin (PSD) oy oranı yüzde 22,58 oldu. PSD’nin güven tazalediği seçimlerde Avrupa’ya muhalif George Simion liderliğindeki aşırı sağcı Rumenlerin Birlik İttifakı (AUR) ise yüzde 18,17 oranında oy alarak ikinci sırada yer aldı.
Parlamentoda temsil edilecek partiler belli oldu
İktidar koalisyonunun ortağı Ulusal Liberal Parti’nin (PNL) oy oranı yüzde 14,39 olurken, Cumhurbaşkanı adaylarından Elena Lasconi liderliğindeki AB yanlısı Romanya Birliğini Kurtarın (USR) partisinin oy oranı ise yüzde 12,13 seviyesinde kaldı. Covid-19 salgını sırasında aşıya muhalif tavrıyla popülerlik kazanan aşırı sağcı siyasetçi Diana Sosoaca liderliğindeki SOS Romania partisi ise yüzde 7,63 oy oranı ile yüzde 5’lik seçim barajını aşmayı başardı.
Yüzde 6,46 oranında oy alan Romanya’daki Macarların Demokratik Birliği (UDMR) ve yüzde 6,28 oranında oy alan aşırı sağcı Gençlerin Partisi (POT) de barajı geçerek parlamentoda temsil edilecek partiler arasında yer aldı.
“Romanyalılar, siyasetçi sınıfına önemli bir mesaj gönderdi”
İktidar partisi PSD’nin liderliğini üstlenen Başbakan Marcel Ciolacu, sonuçların belli olmasının ardından gerçekleştirdiği basın toplantısında, seçim sonuçlarını dikkatli bir şekilde değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Açıklamasında Ciolacu, “Romanyalılar, siyasetçi sınıfına önemli bir mesaj gönderdi” dedi. Seçmenlerin verdikleri mesajı anladıklarını vurgulayan Ciolacu, Avrupa Birliği ile kalkınmaya devam ederken ülkenin geleneksel ve dini değerlerini koruyacaklarını söyledi.
“Bu, Romanya’nın yeniden doğduğu bir andır”
Aşırı sağcı AUR partisinin genç lideri George Simion ise seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “yerleşik düzene karşı elde edilen kazanımların Romanya için bir dönüm noktası” olduğunu söyledi. Simion, “Bu, ortak irademizle Romanya’nın yeniden doğduğu bir andır” şeklinde konuştu.
Katılım oranı yüzde 52,3
Romanya Parlamentosunu oluşturan iki alt meclis olan Temsilciler Meclisi ve Senato’nun üyelerinin belirlendiği genel seçime katılım, 2004 yılından bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Yerel saatle 21.00 itibarıyla oy kullanma işleminin sona ermesiyle birlikte genel seçime katılım oranı yüzde 52,3 olarak açıklanırken, yaklaşık 9,4 milyon seçmen oy kullandı. – BÜKREŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ı Asya’nın kalbi olarak tanımladı ve ülkenin Çin, Rusya ve Türk-İslam dünyası arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Afganistan’ın tarih boyunca, İskender’den Moğollara kadar birçok güç için önemli bir geçiş noktası olduğunu belirtti.
19. yüzyılda Afganistan’ın Rusya ve İngiltere arasında “Büyük Oyun”un merkezi olduğunu hatırlatan Şeyhanlıoğlu, bu dönemde Afganistan’ın Hindistan için bir tampon bölge görevi gördüğünü ifade etti. 20. ve 21. yüzyıllarda ise ülkenin sırasıyla Sovyetler Birliği ve ABD tarafından işgal edildiğini, ancak her iki gücün de burada tutunamadığını belirtti.
Afganistan’ın günümüzde Çin’in Kuşak-Yol Projesi ve Orta Asya enerji kaynaklarının aktarımı için kilit bir role sahip olduğunu söyleyen Şeyhanlıoğlu, ülkenin bağımsızlık mücadelesini kazanarak işgallerden kurtulmasının önemine dikkat çekti.
İslam dünyasının Afganistan’a sorumluluğu
Afganistan’ın bağımsızlık mücadelesi ve toparlanma çabalarını desteklemenin İslam dünyasının sorumluluğu olduğunu vurgulayan Hüseyin Şeyhanlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Afganistan, İslam dünyasının tarih boyunca en büyük destekçilerinden biri olmuştur. 1923’te Türkiye’yi tanıyan ilk devlet Afganistan’dır. Bugün ise İslam ülkelerinin, ekonomik kalkınma ve altyapı geliştirme projeleriyle Afganistan’a destek olmaları gerekmektedir.”
Afganistan’ın yıllarca süren işgallerden sonra büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Şeyhanlıoğlu, özellikle uyuşturucu üretiminin ciddi şekilde azaltıldığını ve ekonomik toparlanma sürecinin başladığını belirtti. Çin ile Afganistan arasında 60 milyar dolarlık ticari anlaşmaların imzalandığını hatırlatarak, bu iş birliklerinin Afganistan için bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
“Mevlana insani yardım paktı” önerisi
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ın kalkınması ve refahı için “Mevlana İnsani Yardım Paktı” adı altında bir dayanışma önerisinde bulundu. Bu paketin, eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlarda Afganistan’a destek sağlamayı amaçladığını ifade etti.
Şeyhanlıoğlu, Afganistan’ın yalnızca bölgesel bir güç olmadığını, aynı zamanda Türk dünyası ve İslam dünyasının stratejik bir müttefiki olduğunu belirtti. Şeyhanlıoğlu, “Afganistan’ı korumak ve desteklemek, 21. yüzyılın felaketleriyle yüzleşen İslam dünyası için bir vefa borcudur” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Didim İlçe Jandarma Komutanlığınca tarihi eser kaçakçılığına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre Didim ilçesi Balat Mahallesi’nde R.S., R.T., B.A., K.Ç., A.Y. ve Y.B. isimli şüpheli şahıslar tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yaptıkları esnada suçüstü yakalandı. Kazı yapılan alanda yapılan araştırma ve aramada 1 adet jeneratör, 2 adet tarihi obje ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi. Yakalanarak gözaltına alınan 6 şüpheli hakkında başlatılan adli süreç devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’umuzun geleceğine yön verecek 2025 yılı bütçesiyle alakalı yaptığı değerlendirmede, ” Bütçemizi, şehrimizin önceliklerine ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillendirerek, her alanda kalkınmayı hedefleyen projelere kaynak ayırdık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, kültür ve sosyal projelerden tarım ve turizme kadar tüm alanlarda Erzurum’un güçlü geleceği için planlamalarımızı gerçekleştirdik. 2025 yılı, şehrimiz için yatırım ve hamle yılı olacak. Erzurum’u kalkındıracak, vatandaşlarımızın hayat kalitesini artıracak projelere öncelik vererek, hizmet yolculuğumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Şehrimizi daha yaşanabilir, daha modern ve daha güçlü bir Erzurum yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON , Trabzonspor Kulübü, Alanyaspor mağlubiyeti sonrası karşılaşmanın hakemine tepki gösterdi. Bordo-mavililerden yapılan açıklamada TFF ve MHK’nın yok hükmünde olduğu ifade edildi.
Süper Lig’in 14’üncü haftasında deplasmanda Alanyaspor ile karşılaşan ve sahadan 2-1 mağlup ayrılan bordo-mavililer maç sonunda karşılaşmanın hakemine tepki gösterdi. Bordo-mavili kulübün, “TFF ve MHK Yok Hükmündedir” başlığı ile yayınladığı açıklamasında, Türk futbolunun temel ilkelerinin hiçe sayıldığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu akşam Alanya’da, Türk futbolunun onuruna bir darbe daha indirilmiştir. Adaletin tecelli etmesi gereken müsabakada alınan kararlarla yalnızca maçın değil, futbolun değerleri de ters yüz edilmiştir. Ancak bu yaşananlar bireysel hatadan ziyade, köklü bir sistem sorununun aynasıdır. Trabzonspor Kulübü olarak artık gerçekleri yüksek sesle dile getiriyoruz. Bu çarpık düzen, sadece hakemlerin yetersizliklerinden kaynaklanmamaktadır. Kararların arkasındaki yapılar, Türk futbolunun temel ilkelerini hiçe sayan TFF ve MHK’dır.
* TFF ve MHK, Türk futbolunun adaletini sağlama görevini tamamen yitirmiştir. Bu akşam yaşananlar; liyakatsizlik, tutarsızlık ve organize çıkar düzeninin ne kadar derinleştiğini bir kez daha göstermiştir.
* VAR teknolojisi gibi adalet için kullanılan sistemler, bugün güç odaklarının oyun alanına dönüşmüştür. Hakem Burak Pakkan ile VAR hakemi Direnç Tunusluoğlu’nun performansı, yalnızca ihmal değil, adaletin sistematik şekilde engellendiğinin kanıtıdır.
* Bu yapıların tek başına Trabzonspor’un değil, tüm Türk futbolunun bütünlüğüne zarar verdiği açıktır.
Artık çok net söylüyoruz: TFF ve MHK, bizim için hiçbir hüküm ifade etmemektedir. Bu kurumlar, adaleti sağlamak bir yana, Türk futboluna duyulan güveni tamamen yok etmişlerdir. Trabzonspor olarak, alın terimizin böylesine hoyratça harcanmasına asla izin vermeyeceğiz.
Bu çağrı yalnız bugüne değil, geleceğe de yöneliktir. Adaletin olmadığı bir düzende, düzen diye dayatılan şey yalnızca kaostur. Trabzonspor, Türk futbolunda hakkaniyet ve liyakat mücadelesinin bayraktarı olmaya devam edecek, bu çürümüş yapıyla kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir.
Tüm futbol kamuoyunu, bu adaletsizliğe karşı ortak bir irade sergilemeye ve Türk futbolunun hak ettiği şeffaf geleceği inşa etmeye çağırıyoruz. Çünkü futbol, yalnızca bir oyun değil, adaletin sahada hayat bulduğu bir meydandır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hayri Gür Spor Salonu’nda dün başlayan Trabzonspor Olağan Seçimli Genel Kurulu Toplantı’nda, bugün Divan Başkanı Hakan Orhan’ın anonsunun ardından oy verme işlemine yapıldı. Başkan Ertuğrul Doğan’ın tek aday olarak girdiği seçimde, 15 sandıkta 9 bin 906 üyenin oy verme hakkı bulunuyor. Bordo-mavili kulübün 57 yıllık tarihinde 49. yönetim kurulu seçilecek. Yeni yönetim kurulu, 3 yıllığına göreve gelecek.
Trabzonspor’da tek listeyle seçimlere giden başkan Ertuğrul Doğan’ın listesinde şöyle:
Zeyyat Kafkas, Ali Haydar Gedikli, Taner Fikret Saral, Sami Kahraman, Kemal Ertürk, Serkan Kılıç, Nevzat Kaya, İbrahim Şahinkaya, Cihan Emre Yazıcı, Derviş Köz, Çoşkun Öztür, Murat İskender, Gözde Atasoy ve Semih Hekimoğlu.
Yedek listede ise Hüseyin Ekşi, Ali Beyazlı, Fatih Çolak, İmdat Yılmaz, Serkan Necat Soylu, Rıfat Çebi ve Mustafa Cem Aşık bulunuyor.
Kurullar da belirlenecek
Trabzonspor’un olağan seçimli genel kurulunda kurullarda seçim yapılacak. Denetim Kurulu Başkanlığı için İsmet Keskin ve Disiplin Kurulu Başkanlığı için Av. Haluk Raci Gençosmanoğlu tek liste ile seçimlere girecek. Sicil Kurulu Başkanlığı için de 5 aday bulunuyor. Mevcut Başkan Hasan Basri Halisçelik’in yeniden aday olduğu seçimlerde Seykan Gülen, İsmail İnan, Kahraman Altuntaş ve Serdar İsaoğlu sicil kurulu başkanlığı için yarışacak. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN’ın İnsan Hakları Konseyi Genel Sekreteri Garibabadi, İsrail’in BM Genel Kurulu’ndan çıkarılması gerektiğini söyledi.
İran İnsan Hakları Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Kazım Garibabadi, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndan çıkarılması için dört üst düzey BM yetkilisine başvurduklarını bildirdi. Garibabadi açıklamasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Ekonomik ve Sosyal Konsey Başkanı Robert Rey, BM Kadın Komisyonu Başkanı ABD al-Aziz Umm al-Wasil ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’e çağrıda bulundu.
Kazım Garibabadi başvurusunda, İsrail’in BM’den ihraç edilme cezasına çarptırılması gerektiğini ve çok sayıda BM üyesinin, İsrail’in BM Genel Kurulu üyeliğinin sona erdirilmesi yönünde talepleri olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lala Paşa Camii avlusunda toplanan sağlık çalışanları yaptıkları kısa yürüyüşün ardından Yakutiye Medresesi önünde basın açıklaması yaptı.
Atatürk üniversitesi Araştırma Hastanesi Çocuk psikiyatri Asistan Doktoru Özgür Esmeray burada yaptığı açıklamada, “7 Ekim’den bu yana 55 haftadır Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
“Selam olsun canlarıyla, kanlarıyla vatanlarında kalmanın ve özgürlüğün bedelini ödeyen izzet sahibi, Gazze Halkına! Selam olsun şehadet rüyasıyla, ölüm pahasına mesleklerinden vazgeçmeyen Gazze’nin şeref ve haysiyet timsali hekim ve sağlık çalışanlarına! Selam olsun zulme karşı elinden ve dilinden geleni esirgemeyen, kararlılıkla protestolara ve boykota devam eden vicdanlı insanlara” diye konuşmasına başlayan Özgür Esmeray, “Gazze’deki dehşet verici ablukanın 421. gününde, sessiz yürüyüşümüzün 55. haftasında bildirimizi okumak için toplanmış bulunuyoruz. Dostlarım, Bizler uzun zamandır ayaktayız, Arakandaki Müslümanların başına gelenleri duyduk ayağa kalktık, mitingler yaptık. Doğu Türkistan’da Müslümanların başının derde girdiğini duyduk, oradaki problemlerin arttığını öğrendik yine ayağa kalktık protestolar, yürüyüşler yaptık, Hindistan’daki müslümanların başına gelenleri duyduk onlar için mitingler yaptık, onlar için yürüyüşler yaptık, Filistin ve Kudüs için farklı zamanlarda yine ayaktaydık yine yürüyüşler yapıyorduk, yine mitingler yapıyorduk, hatırlayın yakın geçmişte de Bosna’da yapılan zulümler için abilerimiz ablalarımız ayaktaydı. 7 Ekimden bu yana ise Gazze için sürekli meydanlardayız, sokaklardayız yürüyüşler yapıyoruz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bazıları soruyor ne işe yaradı bu yaptıklarınız, siz bunları yapınca zalim zulmünü mü bıraktı. Yoksa sloganlarınız füzeleri mi durdurdu. Kesinlikle ama kesinlikle çok işe yaradı dostlarım. Bizler ülkemizi yönetenlere dedik ki bizim yüreğimiz orada, yine bizler dünyaya dedik ki sizler insanları insanlığından uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz ama biz onlardan değiliz ve olmayacağız, bizler başkasının dertleriyle dertlenen insanlarız dedik. Ama her şeyden ve hepsinden önemlisi bizler kalbimizi koruduk dostlarım, biz duyduğumuz zülme sessiz kalmadık eğer kalsaydık kabul edecek ve diri olan yüreğimizi ölüme terk edecektik. Kalbimizi korumanın yolu ayakta olmaktan, sessiz kalmamaktan geçiyor” diye konuştu.
Memleketin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini bir yılı aşkın bir süredir, büyük bir endişe ve öfke ile takip ettiklerini belirten Özgür Esmeray açıklamasını şöyle sürdürdü; “Sahada çalışan gazetecilerden, Gazzeli meslektaşlarımızdan, insani ve uluslararası yardım çalışmaları yapan kuruluş ve organizasyonlardan bize ulaşan bilgiler; durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Gazze’deki ablukanın; insani yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna, yardım ekipleri ve su kaynaklarına yönelik yoğun saldırılarla birlikte kasten organize edilmiş bir kıtlığa sebep olduğuna tanık olmaktayız. Şu anda nüfusun yüzde 96’sı giderek artan gıda güvensizliği ile karşı karşıyadır. Gazze’nin her yerinde; insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla; sivil çocuklara, kadınlara ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştirilmektedir. %90’ı sivil olmak üzere 50.000’den fazla insan İsrail saldırılarında katledildi. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkın süredir evlerinden sürülen, güvencesiz şartlar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız. Ne yazık ki Gazze’de işlenen suçlar bunlarla da bitmemektedir; Gazze’de sağlık sistemi kasıtlı olarak yok edilmekte. Yasadışı abluka; tıbbi ekipman ve ilaçların tedarikini engellemektedir. Gazzeli meslektaşlarımıza yardım etmek isteyen uluslararası tıbbi ve cerrahi ekipler bölgeye ulaşamamaktadır. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılar, bilhassa sağlık tesislerini hedef almaktadır. Sağlık hizmeti veren yapıların yüzde 89’u çalışamaz hale getirilmiş, Sağlık çalışanlarından 1015’i öldürülmüş, 300’ü gözaltına alınmıştır. Bu anlamda, soykırımın sonuçlarının önlenmesi ve iyileştirilmesinde; sağlık sisteminin, hastanelerin ve sağlık profesyonellerinin rolü büyük önem arz etmektedir. Sağlık çalışanları ve sağlığı koruyanlar olarak bizim için değerlerimiz, en az teknik becerilerimiz kadar önemlidir. Bu soykırıma seyirci kalacak değiliz! Bu nedenle memleketimizin her tarafından yükselen seslerimizi; sivillerin hedef alınmadığı, güvenli şartlarda çalışabilmeyi talep eden Gazzeli meslektaşlarımızın sesleriyle birleştiriyoruz. Bizler tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapacağına inanıyor; herkesi bu apaçık zulme karşı elinden, dilinden gelen her şeyi yapmaya ve boykota davet ediyoruz.”
Basın açıklamasının ardından yapılan duanın ardından protesto yürüyüşü sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hoiby’nin avukatı Oyvind Bratlien, yaptığı açıklamada, müvekkilinin hiç gözaltına alınmamasının gerektiğini savunarak, dün akşam salıverildiğini doğruladı.

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit
Marius Borg Hoiby, “bilinci yerinde olmayan ya da başka nedenlerle eyleme karşı koyamayan birine cinsel saldırıda bulunduğu” iddiasıyla 18 Kasım’da gözaltına alınmıştı.
Emniyet yetkilileri, hakkındaki ikinci tecavüz suçlaması nedeniyle Hoiby’nin gözaltı süresinin iki haftaya çıkarılması amacıyla talepte bulunmuştu.
REKLAM
Norveç’te bu tür cinsel saldırı suçları için en fazla 10 yıl hapis cezası veriliyor.
Hoiby’nin daha önce de sürücü belgesiz araç kullanma, kişiye zarar verme ve benzeri yasa ihlallerine karıştığı belirtiliyor.
*Haberin görseli AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdoğan ve Bin Tarık’ın huzurunda, iki ülke arasında 10 anlaşma imzalandı.
İmza altına alınan anlaşmalar şöyle:
– “Ordu Yardımlaşma Kurumu ve Umman Yatırım Otoritesi Arasında Ortak Girişim Kurulması Anlaşması”
– “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Umman Sultanlığı Ticaret, Sanayi ve Yatırım Teşvik Bakanlığı Arasında Yatırım İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”
– “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Umman Sultanlığı Hükümeti Arasında Tarım, Hayvancılık, Balıkçılık ve Su Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”
REKLAM
– “Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Umman Sultanlığı Küçük ve Ortak Ölçekli İşletmeleri Geliştirme Otoritesi Arasında Mutabakat Zaptı”
– “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Umman Sultanlığı Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliği Anlaşması”
– “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Umman Sultanlığı Merkez Bankası Arasında Mutabakat Zaptı”
– “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Umman Sultanlığı Hükümeti Arasında Çalışma ve İstihdam Alanlarında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı”
– “Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Umman Sultanlığı Kültür, Spor ve Gençlik Bakanlığı Arasında Kültür Alanında Mutabakat Zaptı”
– “Diplomasi Akademisi tarafından temsil edilen Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Diplomasi Akademisi tarafından temsil edilen Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanlığı Arasında Diplomatik Çalışmalar ve Eğitim Alanında Mutabakat Zaptı”
– “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Umman Sultanlığı Dışişleri Bakanlığı Arasında Siyasi İstişarelere İlişkin Mutabakat Zaptı”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan açıklamalar
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Borrell, “İsrail’in uluslararası hukuka uyduğuna kim inanır? Kesinlikle ben değil.” ifadesini kullandı.
AA muhabirinin “O halde AB ülkeleri İsrail’in uluslararası hukuka uyduğuna inandıkları için mi destek vermeye devam ediyor yoksa Yahudi toplumuna duydukları tarihsel borçları nedeniyle mi?” sorusuna Borrell, şu yanıtı verdi:
“Kesinlikle çok önemli bir rol oynuyor. Alman meslektaşlarım her zaman ‘İsrail Devleti’ni desteklememiz bizim için varlık nedeni (raison d’etait)’ diyor. Diğerleri böyle bir hisse sahip değil. İspanya’da böyle bir his yok. Belçika’da da yok. Ancak AB’nin bazı üye devletleri, İsrail’i korumak ve davranışlarını anlamaya hazır olmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyor.”
“Gerçekleri inkar edemezsiniz.” ifadesini kullanan Borrell, şunları kaydetti:
“Evet, belki de Yahudilere yaptıklarınızdan dolayı suçlusunuz. Ancak inanın bana, Filistinliler bundan sorumlu değil. Bu Filistinlilerin suçu değil. Tarihinizle ilgili bir sorununuz varsa, çözmeye çalışın ancak bunun bedelini başkalarına ödetmeyin. Bunu bu kadar açık bir şekilde söylediğim için üzgünüm ancak olan biten çok dramatik. Olan biten çok korkunç.”
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırıların birinci hedefi haline gelen Lübnan’ın güneyindeki Sur kentine dönen Lübnanlılar, tahrip olan yollar ve yıkılmış binalarla karşılaştı.
Sur Su Dairesi Başkanı Tarık Berekat bölgeye gelerek yıkımı incelemesinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ukrayna’nın nükleer silaha sahip olmasına hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini belirten Vladimir Putin, böylesi bir durumda ellerinde bulunan her türlü silaha başvurarak karşılık vereceklerini söyledi.
Vladimir Putin ayrıca Batı’da bu türden iddiaları gündeme getirenlerin de sorumsuz olduğunu ve dünya barışını tehlikeye attığını ifade etti. Putin, “Bu insanlar omuzlarında hiçbir sorumluluk hissetmiyor.” dedi.
Rusya Devlet Başkanı ayrıca, Ukrayna’nın nükleer silaha sahip olmasının uluslararası anlaşmalara da aykırı olacağını belirtti. Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasına ve kitle imha silahlarının yasaklanmasına atıfta bulunan Putin, bu türden atılacak adımların uluslararası hukukun yok sayılması anlamına geleceğini vurguladı.
Vladimir Putin, Ukrayna’nın Sovyetler’den devraldığı bütün mirası da kaybettiğini söyledi. Putin, Ukrayna’nın bir zamanlar oldukça gelişmiş bir endüstriye sahip olduğunu ancak şu an geçmişten çok uzakta bulunduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada Weiss ve beraberindekiler, Goldknopf’e, Gazze’nin farklı bölgelerine Yahudilerin yerleştirilmesi amacıyla yasa dışı yerleşimler inşa edilmesi planlanan yerlerin bulunduğu haritayı sundu.
Goldknopf, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne Yahudilerin yerleştirilmesi çağrısında bulunarak, bunun 7 Ekim’e ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki tutuklama emrine “cevap olacağını” ileri sürdü.
İsrail kabinesinde yer alan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de işgal edilen Gazze’ye Yahudilerin yerleştirilmesi çağrısı yapmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun 26 Kasım Salı günü gerçekleştirdiği saldırılarda 78 kişinin hayatını kaybettiği, 266 kişinin yaralandığı belirtildi.
Bununla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 3 bin 961’e, yaralı sayısının da 16 bin 520’ye yükseldiği bildirildi.
Açıklamada, daha önceki saldırılarda yıkılan binaların enkazından cansız bedenlerin çıkarılmaya devam ettiği ve can kaybının bu nedenle arttığı ifade edildi.
Doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşılması adına enkaz altından çıkarılmaya çalışılan naaşları da kapsayacak şekilde tüm veriler üzerinde kapsamlı bir inceleme başlatıldığı ve kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Bakanlığın, tüm bu araştırma ve incelemeler neticesinde İsrail saldırılarında kaydedilen can kaybına ilişkin nihai rapor yayınlayacağı kaydedildi.
Lübnan ile İsrail arasında varılan ateşkes antlaşması 27 Kasım Çarşamba günü yerel saatle 04.00 (TSİ 05.00) itibarıyla yürürlüğe girmişti.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacasu İlçe Emniyet Amirliği, Kuyucak Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) iş birliğiyle Sosyal Dayanışma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, kadınlara aile içi şiddet, kadına karşı şiddetle mücadele, “Kadına El Kalkmaz” ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında önemli bilgiler verildi. Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve mağdurlara destek sağlanması amacıyla başlatılan bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin, ilçedeki kadınların bilinçlenmesine ve güvenli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamasının hedeflendiği eğitimde kursiyerlere şiddetle mücadelede alınabilecek önlemler ve yasal haklar hakkında detaylı bilgiler sunuldu. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halkın birçok alanda sağlığı ve güvenliğini koruma anlamında faaliyetlerini sürdüren Zabıta Müdürlüğü ekipleri, şehirdeki okul kantinleri yanı sıra kırtasiye ürünü satan işyerlerini denetledi. Okul kantinlerinde; genel temizlik, ürünlerin saklanma ve muhafaza şartları, son kullanma tarihleri başta olmak üzere birçok başlıkta incelemelerde bulunan Zabıta Müdürlüğü görevlileri yasaklı ve zararlı ürün olup olmadığı konularını da araştırarak, gerekli durumlarda bilgilendirme ve uyarılarda bulundu. Kırtasiye ürünü satan yerleri de denetleyen ekipler, ürün etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırarak herhangi olumsuz bir durumun olup olmadığını kontrol ettiler.
Denetimlerin birçok alanda belirli takvim dahilinde süreceğini ifade eden görevliler, vatandaşların olumsuz bir durumla karşılaşmaları halinde 153 numaralı Zabıta Müdürlüğü telefonlarıyla iletişime geçebilecekleri bilgisini verdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yenişehir Belediyesi, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle ebeveynlere ücretsiz eğitim veriyor. 2019 yılında başlatılan proje ile ebeveynlere erken çocukluk gelişim dönemlerinin özellikleri, yaş gruplarına yönelik oyun ve destek sistemleri, aile olmanın önemi ve aile olgusunun gelişim dönemlerine etkisi anlatılıyor; okul öncesi eğitim, yeni doğan temel eğitimi ve rehberlik ile psikolojik danışmanlık eğitimleri veriliyor.
Eğitimler uzman akademisyenler tarafından veriliyor
“Her aile bir okuldur” ve “Öğrenen anne-baba gelişen çocuk” sloganıyla verilen eğitimlerin ardından ebeveynler, çocuklarının erken dönemdeki gelişim süreçleri hakkında daha fazla bilgiye sahip oluyor. Marmara Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yürüten Marmara Aile Becerileri Eğitim Programı’nda (MABEP) görevli uzman akademisyenler tarafından çevrimiçi verilen eğitimlerle çocukların sağlıklı gelişimine rehberlik ediliyor.
Eğitimlerden önce klinik psikolog aracılığıyla çocukların gelişimsel değerlendirmeleri de yapılırken, ailelere eğitimde kullanacakları kitap setleri ve çocuklar için eğitici oyuncaklar ücretsiz olarak veriliyor. Projeye dahil olan aileler ayrıca Yenişehir Belediyesi’nin proje kapsamında kurduğu Bebek Kütüphanesi’nden de yararlanabiliyor.
Eğitimlere katılmak isteyen veya proje hakkında detaylı bilgi almak isteyen ebeveynler, ‘0324 327 46 40’ telefon numarasını arayarak, projenin yürütüldüğü Yenişehir Belediyesi Akademi’ye ulaşabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haklar ve özgürlükler insana özgü olduğu gibi uygulanan adalet ve yapılan zulüm/şiddet de insana yöneliktir. Bu sebeple biz yalnızca kadına değil erkek, kadın ve çocuk olarak insana ve hatta bütün canlılara yönelik şiddet olduğu inancındayız. Yaratılış yüceliğini kavrayamamış olup Peygamberler tarafından tebliğ edilen İlahî yasalardan sapmış olan erkek ve kadın güçlü insanlar –tarihi dönemler boyunca- zayıf buldukları insanlara karşı şiddet uygulamışlardır. Erkeklere nazaran zayıf oldukları için kadınlar şiddetin daha çok mağduru olmuşlardır, olmaktadırlar ve sebepler giderilmedikçe olmaya da devam edeceklerdir.
Şiddetin Türleri ve Sistemden ve Şahıslardan Kaynaklanması
Fiziksel, cinsel, ruhsal ve ekonomik olmak üzere çeşitlere ayrılan ve her toplumda ve kültürel düzeyde kadınlara yönelik olarak uygulanan şiddetin pek tabiidir ki sistemden ve şahıslardan kaynaklanan sosyal ve kişisel sebepleri vardır. Biz bu sebeplere ana hatlarıyla ve on madde halinde değinmeye çalışacağız.
I. Allah’a ve Onun Huzurunda Sorgulanacağımıza İman Zaafı
Bu zaaf şiddetin ana kaynağıdır.
Şiddetin ana sebebi Yaratıcımız olan Allah’a îman yetersizliğimiz ve O’nun huzurunda bütün iradeli davranışlarımızdan ötürü sorgulanacağımıza ve özellikle uyguladığımız zulüm nitelikli şiddetimizden ötürü Cehennem azabına uğratılabileceğimize inanç yokluğu veya zaafımızdır. (Necm 53/38-41)
Çare: İman Zaafını Giderici Yaygın Eğitimdir
II. Cezaların Yetersizliği
Ceza Suçun Birebir Aynısı Olmalı/Affı ve Tazminatı da İçermelidir
Cezaların caydırıcı nitelikte olması gerekir. Bunun için cezanın suçun cinsinden olup bire bir aynısı olması; af ve tazminat gibi alternatifleri de içermesi gerekir.(Bakara 2/178, İsra 17/33)
Şiddet uygulayan kişi, mağdurlarınca veya öldürdüğü şahsın varislerince affedilmemesi veya tazminata rıza gösterilmemesi durumunda işlediği zulmün aynısıyla cezalandırılmalıdır.
Ceza Caydırıcı ve Kişisel Olmalıdır
Şiddete maruz kalanların veya varislerinin müdahil olmadığı ve yalnızca hapis cezalarının uygulandığı sistem adil ve caydırıcı olmaktan uzaktır. Üstelik bu sistem mağdurların veya öldürülenin varislerinin adalet beklentilerini karşılamamakta, acılarını dindirmemekte ve intikam ateşlerini söndürmemektedir.
Ayrıca uzun yıllar hapis cezası verilen katilin örneğin karısını kocasızlığa, çocuklarını ilgisizliğe ve anasını babasını da mutsuzluğa itmek gibi ruhsal şiddet türlerini içermektedir.
Çare: Bir an önce jakoben laiklik şartlanmaları aşılarak açıklanan adil ceza sistemine geçilmelidir. Aklın, bilimin ve insanlık tecrübelerinin gereği budur. Bunun içindir ki Yüce Rabbibimiz “Ey akıl ve gönül birlikteliği oluşturmuş gerçek akıl sahipleri! Bire bir ceza sisteminde sizin için hayat vardır.” buyurmaktadır. (Bakara 2/179)
III. Boşanma Sisteminin Doğal ve İnsana Saygılı Olmayışı
İslam Hukuku’uda olduğu gibi boşanma sistemi tarafların mağduriyetine sebebiyet vermeksizin kocaya ve kadına tek taraflı olarak boşama-boşanma hakkını vermelidir. (Bakara 228, Talak 1-2) Oysaki yürürlükteki sistemimizde taraflardan birinin boşanmak istememesi durumunda davalar yıllarca sürüncemede kalmakta, bu da haklı olan güçlü tarafı şiddete yönlendirmektedir.
Çare: Boşanma sistemini düzeltmek ve kolaylaştırmaktır.
IV. Alkollü İçkiler Kullanımının Doğal Görülmesi
İstatistikler açıkça göstermektedir ki ülkemizde işlenen cinayetlerin ve yapılan trafik kazalarının başlıca sebeplerinden biri alkollü içkiler olduğu gibi kadınlara ve çocuklara yönelik aile içi şiddetin ana nedenlerinden biri de alkollü içkilerdir.
Çare: Alkollü içkilere karşı dîn ve akıl-bilim öncülüğünde kültürel bir mücadele başlatmaktır. (Maide 5/90-91)V.
V. Söz Taşıyıcılığından Kaynaklanan Çevresel Baskı
Uygulan şiddetlerin ve şiddetin ileri boyutu olan cinayetlerin çevreye yayılan yıkıcı dedikodulardan kaynaklanabildiği de bir gerçektir. Özellikle namusların ancak cinayetle temizlenebileceği cahiliyet yargısının hakim olduğu bölgelerde genelde bir kısmı gerçek de olmayan cinsel ilişki dedikoduları mânevi baskı oluşturarak şiddete yöneltmektedir.
Çare: Yüce dinimizin de yasakladığı dedikoduculuğa karşı ahlâkî bir seferberlik başlatılmalı, şiddete sebebiyet veren dedikoduların/ söz taşıyıcılığın yapılan şiddetin günahına bizi de ortak ettiği bilinci insanımıza aşılanmalıdır. (Hucurat 49/5)
VI. Ailenin Onayı Alınmadan Yapılan Evlilikler ve Oluşturulan Haram Birliktelikler
Aile baskısıyla oluşan veya ailenin tecrübelerinden yararlanmaksızın yapılan evlilikler ya da aileden gizli olarak oluşturulan haram nitelikli birliktelikler bir süre sonra ihtilaflara sebep olabilmekte ve ailesinin korumasından da yoksun olan kadın şiddete uğrayabilmektedir. Özellikle birliktelikler kadın tarafından sona erdirilmek istendiğinde ayrılmak istemeyen erkeğin şiddet göstermesine sebep olmaktadır.
Çare: Haram birlikteliklere karşı kültürel mücadele başlatmak ve kız çocuklarına üniversite eğitimini aileden koparmadan ana babanın bulunduğu şehirde yaptırmaktır.
VII. Medyamızın Yıkıcı Etkileri
Yazılı ve özellikle görsel medyada (sinama/televizyon dizileri) cinsel özgürlüklere davet çıkarılmakta, geleneklerimiz ve İslâmi inançlarımızla çelişen ilişkiler biçimi doğalmış gibi ısrarla ve özendirici bir şekilde aktarılmaktadır.
Karma Eğitim Ve Çalışma Sisteminin Katkı Verici Tesirleri
Karma eğitim ve çalışma sistemi de bu olumsuzluğa zemin oluşturmaktadır. Bu durum erkekler yanı sıra kızları-kadınları çevrenin ve ailenin onaylamayacağı bir şekilde sözlü ve fiili ilişkilere itmekte, bu da yukarıda açıklanan sosyal baskının oluşmasına ve şiddete yol açmaktadır.
Çare: Medyamızın sorumlu kültür politikaları izlemesini sağlamaktır.
VIII. Kıskançlık Anlayışımız
Kıskançlık insan doğasında var olan ve bilinçle kullanılması halinde bir erdemdir; Peygamberimizin diliyle “Kıskançlık imandandır.” Ancak varsayımlara ve hak ihlaline dayanan ve sonuçta eşe haksız baskı kurulmasına neden kılınan kıskançlık muhatabını bunaltıcı ve yıkıcıdır. Mesela eşlerden birinin diğerine;
1.) Delilsiz olarak ilişkisi olduğu suçlamasında bulunması,
2.) Eşlerden birinin boşanmak istemesi halinde diğerinin karşı çıkması,
Boşanan kadının yeni bir evlilik yapmasına engel olunması,
Genç yaşta dul kalan kadınların evliliğinin yerilmesi,
Bütün bunlar dinimizin de kabul etmediği; “Allah’ın razı olmadığı” kıskançlık türleridir. (İbn Mace Hn.1446)
Olumsuz kıskançlığın ruhsal şiddet yanı sıra fiili şiddete dönüşebildiği de bir gerçektir.
Çare: Kıskançlık anlayışımızı İslâm’la düzeltmektir.
IX. Yanlış veya Bilinçsiz Geleneksel Dîn Anlayışımız
İslâm Dîni’in temel amacı insanları insanların zulmünden korumaktır. İnsan olarak sahip olduğumuz Hakların çiğnenmesini engellemektir. Bu sebeple doğru din anlayışına göre mesela:
Kız çocuğu onaylamadığı evliğe zorlanamaz.
Zulmeden/şiddet uygulayan kocaya karşı sabredilmesi dinin gereği değildir.
Boşanma bir haktır, gerektiğinde kullanılması görevdir.
Namusu cinayetle temizleme istemi karanlık bir cehalettir ve Cehennem’e götürücü günahtır. İslâm Toplumu’nda bile dört şahitle tespit edilebilecek zinanın Kur’ânî cezası yargı kararıyla yalnızca 100 sopadır.( Nûr 2 )
Adet halinde olmayan ve hastalığı bulunmayan kadının kocasının arzularını erteleme hakkı yoktur.
Çare: Doğru din anlayışını yerleştirerek dinden kaynaklanabilecek şiddeti engellemektir.
X. Aile Hayatının Bir ibadet Hayatı Olduğunun Bilinmeyişi
Aile hayatının kuruluşunun ve eşlerin karşılıklı görevlerinin ibadet olduğu bilincinden yoksunluğun getirdiği sorumsuzluk ve basit problemlere karşı dahi gösterilen sabırsızlık giderek şiddete dönüşebilmektedir.
İbadet Allah’ın Kur’ânî emirlerine itaat ibadet olduğu için Ailenin kurulması ve kocanın nafakayı temin etmesi, dış etkilerden koruması, gereğinde öğüt vermesi, kocalık görevini yapması, eşiyle iyi geçinmesi ve kadının kadınlık görevlerini yapması, cinsel haramlardan korunması ve meşru isteklerinde kocaya saygılı olması Rabbimizin buyrukları olarak İbadettir. İbadet olduğu ve dolayısıyla ebedi hayatın mutluluğunu sağlacak oluşu eşleri daha hoş görülü ve sabırlı yapabilmektedir.
Çare: Aile hayatını güçlendirici kültür politikaları izlemektir.
Yukarıda 10 madde halinde özetlediğimiz kadına şiddet sebeplerinin her biri dinimizde haram kılınan türden işlemlerdir. Şiddetten korunmak istiyorsak kulaktan dolma dine değil Kur’ân’a ve Peygamberi buyruklara dayanan İslâm’a yönelmemiz gerekmektedir. İslâm’ın insanı yaratan Rabbimizin koyduğu düzen olduğu unutulmamalıdır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görgü tanıklarının şaşkın bakışları arasında gerçekleşen kazada, uçak parçaları caddeye saçıldı. Salı günü meydana gelen kazada, “Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi” olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez hayatını kaybetti.
Ürkütücü görüntülerde, eğitim uçuşu sırasında uçağın aniden yere çakıldığı görülüyor. La Libertad şehrinin en işlek caddelerinden biri olan Eleodoro Solorzano Caddesi’nde gerçekleşen kazada, uçak ters dönerek yolun ortasına düştü. Uçağın yere çarpmasıyla saçılan parçalardan biri, son anda manevra yapmaya çalışan bir motosikletliye çarparak yaralanmasına neden oldu. Kazada ayrıca bir beyaz otomobil de kısmen hasar gördü.
Ekvador Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada, “Kurumumuzun askeri ve sivil personeli, ‘Havanın Hanımefendisi ve Şövalyesi’ olarak tanınan Kaptan Diana Estefaníaiz Solis ve Teğmen Juan Andrés Pacheco Ramírez’in üzücü kaybı nedeniyle yas tutuyor. Ailelerine ve dostlarına en içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Yüce Tanrı’ya, onların ruhlarını kutsal krallığında kabul etmesi için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ekvador Yüksek Askeri Havacılık Okulu’na ait uçağın düşüş nedeni araştırılıyor. Yetkililer, kaza kurbanlarının ailelerine destek sağlandığını belirtti. Motosikletlinin yaralanma derecesi henüz netlik kazanmadı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADETA FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYORLAR
7’si kız 15 öğrenciden oluşan ekip masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarının yanı sıra çeşitli okullara tenis masası ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi üretim yapan meslek lisesi bu şekilde yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere ise her ay iş yoğunluğuna göre ücret ödeniyor.
“UYGULAMALI DERSLERE DAHA ÇOK AĞIRLIK VERİYORUZ”
Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, üç yıldır tüm okullara masa, sıra, dolap gibi ürünler ürettiklerini belirterek, “Bu okuldan mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz.” dedi.
“25 ANAOKULUNA MOBİLYA YAPTIK”
11 ve 12’nci sınıf öğrencilerden seçilen 15 öğrenciyle bu işi yaptıklarını söyleyen Öter, “Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” diye konuştu.
“YILLIK CİROMUZ 5 MİLYON LİRA CİVARINDA”
Geçtiğimiz yıl Hakkari’de 55 okula tenis masası ürettiklerini ifade eden Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, BŞEÜ Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı ve Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yurdakul, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Hilal Kahveci ve Doç. İrfan Dönmez ile Seramik ve Cam Bölümü Başkanı Doç. Leyla Kubat’ın katılımlarıyla gerçekleşti.
BŞEÜ, Resim Bölümü öğrencilerinden Beyza Topbaş, İmran Kuştul, Nazrın Abıshova, Pınar Jabraılova, Rabia Sevim, Reyyan Özdemir, Tayyibe Özgün, Vetha Topal, Yusuf Bayraktar ve Zeliha Koca tarafından uygulanan; malzeme, sırlama ve pişirim aşamalarında Seranit Seramik’in katkılarıyla desteklenen çalışmalar, GSF Dekanlığında sergilendi.
“GSF bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor”
Rektör Zafer Asım Kaplancıklı açıklamasında; “BŞEÜ Üniversitesi genelinde, bölüm ve birimlerde değerlendirilmek üzere disiplinlerarası alanda ürünler üreten Seramik Yüzeylerde Resim dersi; seramik yüzeylerin resim öğrencileri tarafından değerlendirilmesi konusunda ülkemiz genelindeki benzer programlar ve müfredatlar arasında tek, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi (GSF) bünyesinde ise ilk ders olma özelliği taşıyor” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’ın İpekyolu ilçesindeki Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarım Bölümü öğrencileri, Van ve ilçeleriyle Hakkari’deki okul ve kurumların masa, sıra, dolap ve kütüphane rafı ihtiyacını karşılıyor. Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 7’si kız 15 öğrenciyle yılda yaklaşık 5 milyona lira ciro yaparak okul bütçesine katkı sağladıklarını söyledi.
Kentte 1500 öğrencinin eğitim gördüğü, 110 öğretmenin görev yaptığı Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, masa, sıra, dolap ve kütüphane rafları yapılarak okul bütçesine katkı sağlanıyor. Okulun Mobilya ve İç Mekan Tasarım bölümünde okuyan 7’si kız, 15 öğrenci, bölüm öğretmenleriyle yaptığı çalışmada Van ve Hakkari’deki çeşitli okullara masa tenisi ve basketbol potası da üretti. Fabrika gibi çalışan meslek lisesi, 1 yılda 5 milyon lira ciro yaptı. Üretim yapan öğrencilere her ay işin yoğunluğuna göre ücret de ödeniyor.
’15 ÖĞRENCİYLE BU İŞİ YAPIYORUZ’
Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya Bölümü Öğretmeni ve Alan Şefi Hazım Öter, 3 yıldır tüm okulların masa, sıra, dolap ve kütüphane raflarını ürettiklerini belirterek, “Van ve ilçelerindeki bütün okullarla çevre illere kütüphane, masa, sıra, öğretmen masası ve dolapları gibi bütün işleri burada üretiyoruz. Her yıl 15 öğrenci bu işlerde çalışıp, işin yoğunluğuna, büyüklüğüne bağlı olarak ortalama asgari ücret kadar para alıyor. Ama işin yoğunluğu az olduğu zaman asgari ücretin altında ücret alıyorlar. Bu okulda mezun olan öğrencilerimiz usta öğreticilik belgeleri alabiliyorlar. Aldıkları belgelerle kendilerine iş yerleri de açabiliyorlar. Teorik eğitimin dışında uygulamalı derslere daha çok ağırlık veriyoruz. 9, 10, 11 ve 12’nci sınıflarda toplamda 100’e yakın öğrencimiz var. 11 ve 12’nci sınıflarda her yıl 7’si kız, 15 öğrenciyle bu işi yapıyoruz. Ders saati dışında ve hafta sonunda bu işleri yapıyoruz. Bu yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bize verdiği sipariş listesine göre yaklaşık 25 anaokuluna idareci odalarıyla kütüphanelerinin masa, sandalye ve dolapların tümünü biz yaptık.” dedi.
‘OKULUMUZ FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYOR’
Hakkari’den de geçen yıl 55 okula tenis masası ürettiklerini söyleyen Öter, “55 okula da kütüphane yaptık. Van Büyükşehir ve İpekyolu Belediyelerinin bize verdiği işlere bağlı olarak okullara kütüphane yaptık. Geçen yıldan bu yana 220 okulu kütüphanesinin dolap, masa ve sandalyelerini ürettik. Yıllık ciromuz her yıl 5 milyon lira civarında. Okulumuz adeta fabrika gibi çalışıyor” diye konuştu. Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı Bölümü öğrencisi Erhan Maskan ise hem meslek öğrendiklerini hem de para kazanıp aile bütçelerine katkıda bulunduklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde Valiliği tarafından yapılan açıklamada gerçekleştirilen bu tür ziyaretlerin; çocukların yaşam şartlarını yerinde değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğrudan belirlemek ve onlarla daha yakın bir iletişim kurmak amacı taşıdığı ifade edildi. Çocukların mutluluğunu ve yaşam standartlarını artırmayı hedefleyen bu çalışmaların devam edeceği vurgulandı. Ziyaretin ardından Hilal Ünal ve Çetin Tutaş’ın Çocuk Evleri Sitesi personeli ile görüşerek, denetim sonuçlarını değerlendirdiği ve çocukların huzur ve güven içerisinde yaşamlarını sürdürebilmeleri adına gereken konular üzerinde istişarelerde bulunduğu belirtildi.
Öte yandan yapılan açıklamada bu etkinliklerle Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün çocukların yanında olma kararlılığının bir göstergesi olarak devam edeceği ifade edildi. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB ‘ DİSİPLİNSİZLİK’ DİYOR
Teğmenlerin Yüksek Disiplin Kurulu’na sevkine ilişkin geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı, soruşturma gerekçesinin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı olmadığını, teğmenlerin törenden önce 7 kez reddedilmesine rağmen kılıçlı yemin ederek emir-komuta zincirini bozduğunu ifade etti.
ERDOĞAN’DAN TALİMAT: ÇOK SERT GİTMEYİN
Ordudan ihraç edilmesi istenen teğmenlere ilişkin bugün yaşanan sıcak gelişme ise hükümete yakınlığı ile bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin köşesinde yer verdiği iddialar oldu. Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’le birlikte katıldığı bir toplantıda aralarında geçen konuşmayı aktardı. Selvi’nin yazısına göre, Bakan Güler’in “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde disiplinden taviz veremeyiz” sözleri sonrası Erdoğan “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bu tür oluşumlara müsamaha gösteremeyiz. Oysa bu dönem üç kız birinci oldu. Bu gururu yaşadık. Törenlere katılıp kendilerine plaketlerini verdim. Kendileriyle sohbet ettim. Bu kızlar Anadolu’yu yansıtıyor dedim. Ama bu sevinci tam olarak yaşayamadan yemin olayı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Selvi ayrıca Erdoğan konuşmasını tamamladıktan sonra Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e dönerek, “Çok sert gitmeyin” diye talimat verdiğini aktardı.
KOMUTANLARI GÖREVDEN ALINDI
Mezuniyet töreninde görev alan Alay Komutan Yardımcısı, Tabur Komutanı ve Bölük Komutanı hakkında da tören öncesinde gerekli tedbirleri almadıkları ve eylem esnasında müdahalede bulunmadıkları gerekçesi disiplin soruşturması başlatılmıştı. Teğmenlerin Topçu Okulu’ndaki Tabur Komutanı Binbaşı S.İ. ise dün görevden alınmış, görevden alınan binbaşının veda mesajı ise dikkat çekmişti.
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Söz konusu mezuniyet törenine bizzat katılan ve harp okulu birincilerine plaketlerini bizzat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eylül ayında konuya ilişkin “Kılıçları kime çekiyorsun? Bunlarla ilgili olarak gerekli bütün araştırmalar yapılıyor. Oradaki birkaç tane kendini bilmez de temizlenecek. Bunlar kaç kişi olursa olsun ordumuzda bulunması mümkün değildir” açıklamasında bulunmuştu.

Milli Savunma BakanıRecep Tayyip ErdoğanKara Harp OkuluYaşar GülerPolitika3-sayfaTeğmenYaşamDünyaTörenTSK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL VE HİZBULLAH ATEŞKESE ÇOK YAKIN
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dün gece İsrailli yetkililerle yaptığı güvenlik istişareleri sırasında Hizbullah’la yeni ortaya çıkan ateşkes anlaşmasını “prensipte” onayladığı öne sürüldü. CNN International’ın haberine göre hükümete yakın kaynaklar, İsrail’in Lübnan hükümetine ilettiği anlaşmanın bazı ayrıntıları konusunda hâlâ çekinceleri olduğunu söyledi.
36 SAAT İÇİNDE AÇIKLAYACAKLAR
Reuters’ın aktardığı habere göre, Lübnanlı 4 üst düzey kaynak ABD Başkanı Joe Biden ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Hizbullah ile İsrail arasında 36 saat içinde ateşkes ilan etmesinin beklendiğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanlığı ve Beyaz Saray henüz söz konusu durum hakkında bir açıklama yapmadı.
3 AŞAMADAN OLUŞUYOR
İsrail merkezli yayın organı Haaretz ise ateşkes önerisinin 3 aşamadan oluştuğunu iddia etti. Birinci aşamada Hizbullah güçleri Litani Nehri’nin kuzeyine çekilecek. Bu adımı İsrail güçlerinin konuşlu olduğu Lübnan sınırlarından çekilmesi izleyecek. Üçüncü ve son aşamada ise İsrail ve Lübnan arasında tartışma konusu olan sınır bölgelerinin tespit edilmesi için müzakereler start alacak. Öte yandan Hizbullah’ın çekildiği bölgelere ise Lübnan ordusu yerleşecek.
Söz konusu plan, 2006’da Hizbullah ile İsrail arasındaki savaşı sona erdiren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor.
“İLERLEME KAYDEDİLDİ”
Öte yandan İsrail Hükümet Sözcüsü David Mencer, Lübnan’da ateşkese doğru ilerlendiğini ancak ele alınması gereken bazı “sorunlar” olduğunu belirtti. İsrail devlet televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan bir yetkili ise, Lübnan’da ateşkese varılması için yürütülen müzakerelerde “önemli ilerleme kaydedildiğini” söyledi. İsrailli yetkili, Lübnan’da ateşkese “her zamankinden daha yakın olunduğunu” dile getirerek, “Sürpriz olmazsa gelecek günlerde bir anlaşma (ateşkes) olabilir.” ifadesini kullandı.

Uluslararası İlişkilerPolitikaFransaLübnanİsrailDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gazze’de soykırım faaliyetleri yürüten İsrail, aylar önce namlusunu Lübnan’a da doğrulttu.
Özellikle başkent Lübnan’ı hedef alan katliamcı ordu, saldırılarına durmaksızın devam ediyor.
Son olarak Lübnan’ın güneyindeki Sarba ve Ain Qana kasabalarını hedef alan İsrail ordusu, Burj Shemali ilçesini vurdu.
TAHLİYE ÇAĞRISININ ARDINDAN SALDIRDILAR
İsrail güçleri, başkent Beyrut’un güneyini de hedef aldı. Beyrut’un güneyindeki Al-Shiyah bölgesine tahliye uyarısı yapan İsrail güçleri, yaklaşık 40 dakika sonra saldırı düzenledi.

O ANLAR KAMERATA YANSIDI
Çok katlı bir binayı hedef alan İsrail güçlerinin vurma anları kameraya yansıdı.
Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair bir açıklama yapılmadı.
5 KİŞİ ÖLDÜ
Qotrani ve Deir Qanoun Ras Al-Ain kasabalarına da saldırı gerçekleştiren İsrail güçleri, can kayıplarına neden oldu.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırıda 5 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi.
3 ÖLÜ, 3 YARALI
Açıklamada, Qotrani kasabasına düzenlenen saldırıda 3 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği, 3 sağlık görevlisinin yaralandığı kaydedildi.
Deir Qanoun Ras Al-Ain kasabasına düzenlenen saldırıda da 2 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çağan Irmak Kültür Merkezi’ndeki kongreye AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir MilletvekiliMahmut Atilla Kaya ve partililer katıldı.
Kongrede mevcut başkan Serdar Kısaağa yeniden seçildi.
Saygılı, kongredeki konuşmasında, omuzlarında büyük ve güçlü Türkiye’nin sorumluluğunu taşıdıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı mücadelesini sürdüreceklerini anlatan Saygılı, “Bizim davamız dili dualı olanların, kalbi hasbi çarpanların, gözü kıblede olanların davasıdır. Bizim davamız bize ‘muhtar bile olamazsınız’ diyenlerin, bizi memleketin üvey evladı görenlerinin, bizi ötekileştirenlerin anlayamayacağı bir davadır.” dedi.
Saygılı, İzmir için gece gündüz çalıştıklarını, kente faydalı olma mücadelesi verdiklerini anlattı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kentte planlanan ikinci çevre yoluyla ilgili eleştirisini hatırlatan Saygılı, şunları kaydetti:
“23 yıldır siz bu şehrin, körfezini mahvettiniz. Derelerin bütün pisliklerinden evsel atıklara kadar körfeze attınız, utanmıyorsunuz da Cumhurbaşkanımızın direkt talimatıyla, Bakanlığımızın direkt uğraşısıyla, 34 kurumdan 8 ay içerisinde alınan onaylarla, ÇED raporuyla başlanılan bir mücadele ile nasıl dalga geçersiniz. Bu nasıl bir kafa, siz bu kafayla bu şehri nasıl yöneteceksiniz. İkinci çevre yolu proje güzergahı, toplam 41 kilometre, 37,5 metre genişliğinde, üç çarpı iki şeritte bir yol.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kitap okuma etkinliğinde, dünyaca ünlü İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in Othello, adlı kitabı okunarak sohbet tadında incelendi.
Osmangazi Düşünce Atölyesi, kitapseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Bu buluşmalar kapsamında Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Nurettin Örük, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde William Shakespeare’in Othello kitabını okuyarak, sanatseverlerle inceledi. Okuma etkinliğine katılan kitap meraklıları, insanın hayatta karşılaştığı durumlara karşı neye inanıp neye inanmak istemediğine veya neye kanıp neye kanmamayı tercih ettiğine dair durumları Othello, düşüncesinde değerlendirdi. Othello oyununda Lago karakteri, söylediklerine inanmayı ve sevdiği insana bunları sorup araştırarak doğrusunu bulmaya çabalamadan körü körüne bir inancın peşinden giderek kendi trajik sonunu hazırlıyor. Düzenlenen etkinlikte, bu durum temele alınarak kişi ve insanlar üzerinde değerlendirilip keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.
Sohbet tadında geçen söyleşiye katılan kitapseverler, keyifli ve bilgi dolu geçen etkinlikte uzun uzun not aldı. Söyleşiye katılan yurttaşlar, böyle güzel etkinlikler düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde okulun ikinci katından beton zemine düşen 16 yaşındaki kız öğrenci hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, sabah saatlerinde Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. Beril S. isimli 10. sınıf öğrencisi, henüz bilinmeyen bir sebeple ikinci kattan düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Beril S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne, buradan da Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Beril, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşitli aranjmanlar ve buketlerle vatandaşların isteklerini karşılamaya çalışan esnaf, siparişleri yetiştirmek için de hummalı bir çalışma yürütüyor. Çiçekçi Buğra Kaan Aras, Öğretmenler Günü için beklentilerin yüksek olduğunu ve müşterilerin taleplerinin çok olduğunu söyledi. Aras, “Öğretmenler Günü çiçekçiler için en yoğun mesailerden bir tanesi, hem okullardan hem de bireysel müşterilerden talep alıyoruz. Siparişleri tamamlayabilmek için de yoğun mesai yapıyoruz” dedi.
Bir diğer çiçekçi Serkan Erel ise artan talepler karşısında toptancılardan fazla ürün sipariş ettiklerini ve ürünlerin gelmesini beklediklerini belirtti. Erel, “Yoğunluk her yıl olduğu gibi bu yıl da fazla. Siparişleri almaya devam ederken stokları tamamlayıp yeni ürün talep ettik. Çiçeklerin taze ve kaliteli olmasını önemsiyoruz” diye konuştu. Çiçekçilerde erken başlayan mesaide öğretmenler için özel yapım çiçekler ve gül, siparişlerde ilk sırada yer alıyor. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde eğitim gördüğü lisenin 1’inci kat penceresinden düşen Beril S. (16), hayatını kaybetti.
Olay, sabah saatlerinde İzmit ilçesine bağlı Serdar Mahallesi’ndeki Muammer Dereli Fen Lisesi’nde meydana geldi. 10’uncu sınıf öğrencisi Beril S., henüz bilinmeyen bir nedenle okulun 1’inci katındaki pencereden düştü. Kızın düştüğünü görenlerin ihbarıyla okula polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Olay yerindeki ilk müdahale sonrası Beril S. önce İzmit Seka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da KocaeliŞehir Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan Beril S. kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Fakültesi öğrencileri üniversite tarafından yetiştirilen kivileri hasat etti
SAMSUN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından özel yetiştirilen kiviler, Bahçe Bitkileri Bölümü öğrencilerince arazi uygulaması kapsamında hasat edildi. OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Asıl amaç derstir. Kiviyi tanımak, kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” dedi.
OMÜ Ziraat Fakültesi öğrencileri derslerini sınıf ortamının yanı sıra arazide uygulamalı olarak da işliyor. Atakum ilçesi Kaya Güney Mahallesi’ndeki Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstasyonu, öğrencilerin en verimli şekilde eğitim alması için birçok imkanı bünyesinde bulunduruyor. Birçok meyvenin ve sebzenin yetiştirilmesine tanıklık eden öğrenciler, arazi uygulaması kapsamında kivi bahçesine girerek hasat yaptı.
“Kiviye dokunuyor, kiviyi tanıyorlar”
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, “Öğrencilerimizle birlikte kivi hasadı yapıyoruz. Bu sene çok kurak bir yıldı. Burayı yeterince sulayamadık. O nedenle meyvelerimiz biraz küçük oldu. Öğrencilerimiz kuraklıkta ne oluyor, meyve ne kadar büyüyebiliyor bunu görme fırsatı buldu. Dişi ve erkek bitkileri görüyorlar. Budamanın önemini anlıyorlar. Bazı ağaçlar çok güzel budanmış ve onlarda daha iri meyveler var. Dolayısıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi için uygulamalı eğitim çok önemli. Asıl amaç ders. Kiviyi tanıma ve kivi hasadında nelere dikkat edilmeli gibi bilgileri öğrencilerimizin uygulamalı olarak öğrenmesi çok güzel” diye konuştu.
“Mühendislik için önden hazırlık”
Ziraat Fakültesi öğrencisi Eylül Comart, “Uygulama için buradayız. Kivi hasadına başladık. Derslerde uygulama bizler için çok iyi oluyor. Kendimiz hasadı yapıyoruz. Mühendislik için önden bir hazırlık oluyor” şeklinde konuştu.
Öğrenci Zehra Çakıcılar, “Bahçe bitkileri genel meyvecilik dersinde uygulama yapmaya geliyoruz. Kivi, fındık, kestane gibi hasatlar yapıyoruz. Bunlar ileriye dönük yatırım olarak bize geri dönüş oluyor” ifadelerini kullandı.
Ziraat Fakültesi’nde öğrenci ve aynı zamanda Samsun’daki bir okulda öğretmen olan Selçuk Yıldırım, “Bu tarım sevdası bu yaştan sonra bizi öğrenciliğe itti. Eğitimde en büyük sorunlardan bir tanesi eğitimin teoride kalması, pratiğe geçmemesidir. Fakültemizin çok geniş uygulama sahaları mevcut. Bu noktada fakültemiz gerçekten çok avantajlı. Bağcılıkta, kivide, kestanede uygulamalar yapıyoruz” açıklamasında bulundu.
Öğrenciler kivi hasadının yanı sıra istasyonda yetiştirilen kestane, fındık, mantar gibi mahsullerin de hasatlarını yaparak uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre; Bilecik merkez Edebali Ortaokulu’ndan Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni olarak çalışan Şadan Gülalioğlu merdivenler inerken ayağının kayması sonucu düştü. Yerde yatan öğretmenlerini gören öğrencileri hemen durumu müdüre haber verdi. Yerde hareketsiz şekilde yatan öğretmenin ilk olarak yüksekten düştüğü tahmin edilse de öğretmenin ayağının kayması sonucu düştüğü anlaşıldı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri Şadan öğretmene yaptıkları ilk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5 okulun katıldığı bu organizasyonda, genç güreşçiler yeteneklerini sergileyebilmek için kıyasıya bir mücadele verdi.
Gençler A Kategorisinde 55 kg’da İbrahim Beken, 60 kg’da Muhammet Ali Aktaş, 65 KG’da Ahmet Ediz Yıldırım, 80 kg’da Ahmet Ersoy, 92 kg’da Oğuz Eren Karabıyık birincilik elde etti.
Gençler B Kategorisinde 41-45 kg’da Alperen Özdemir, 60 kg’da Yusuf Özgül, 65 kg’da M. Bilal Atabey, 71 kg’da Ahmet Enes Özdek birinci, 80 kg’da Ali Özgün birinci, Umutcan Çiçek ikinci, Kuzey Topçu üçüncü, 92 kg’da Seyit Ahmet Balcı birinci, Raşit Aksoy ikinci oldu.
Müsabakalar sonucunda düzenlenen ödül töreni ile dereceye giren sporcularımıza madalya ve kupaları takdim edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur; Ayvalık’ta AK Parti İlçe Başkanlığı’na Betül Akın’ın seçildiği genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, partisinin 22 yılının Türk Milleti’nin teveccühü ile iktidarda geçtiğini belirterek, “Hem genel idarede bakanlıklarımızın eliyle, hem de yerel yönetimlerde halkımızın, vatandaşlarımızın güçlü desteğiyle 22 yıl boyunca girmiş olduğumuz 17 seçimde ipi göğüsledik. Bu süreçte Türkiye tarihinin en büyük demokrasi hamlelerini gerçekleştirdik. Buraya gelmeden önce Cuma günü MYK toplantımız vardı. Cumhurbaşkanımız sıklıkla ifade ediyor. 22 yıllık süreçte partimizin yaptığı bu dev hamleleri sıklıkla milletimize hatırlatmamız gerekiyor. Ama önce partililer olarak bizlerin bunları unutmaması lazım. Bazen içinde bulunduğumuz o döngüler içerisinde, hayat gailesi içerisinde nereden nereye geldiğimizi görmemiz lazım. Mesela ben eski başbakana yazar kasanın fırlatıldığı günü çok iyi biliyorum. Çok iyi hatırlıyorum. Mesleğe ilk başladığım ilk gündü. Türkiye’nin sadece bir saat içerisinde yaşadığı olumsuz manadaki ekonomik değişimi, o 1999 depreminin hemen akabindeki o dönemin başbakanının, “Ben yurt dışından gelen deprem yardımlarıyla memurun maaşını ödedim” dediğini ben hiçbir zaman unutmuyorum. İşte o dönemdeki Türkiye’den, İsrail’den satın alıp, bize kullandırılmayan İHA’lardan bugün yüzde 80 savunma sanayinde yerliliğe ulaştığımız bir Türkiye” dedi.
Türkiye’nin; hastanelerde rehin kalan hastalar, hastanelerde rehin kalan cenazeler, bulunamayan parayla bile satın alınamayan ilaçların olduğu karanlık dönemleri atlattığını vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Uygur, “Türkiye bunları yaşadı. Hak ve özgürlükler anlamındaki mağduriyetler hepimizin gözü önünde cereyan etti. Şimdi ise artık uluslar arası alanda da sözü dinlenen bir lider ve Türkiye var. Ülkemizde yaşayan 85 milyon her bir ferdin özlemiydi bu. “One Minute” diyebilen bir lider. “Dünya 5’ten büyüktür” diyebilen bir lider. “Daha adil bir dünya mümkündür” diyen bir lider. Dünya’daki dış politikaya yön veren bir lider. Dünya mazlumlarına umut olan bir lider. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan ile bizler Eski Türkiye’den, bu günlere geldik” ifadelerini kullandı.
“Zor demek istemiyorum ama kolay olmayan bir süreçten geçiyoruz”
Gabar’da terör ile mücadele edilirken, bugün Gabar’dan petrol çıkarıldığını aktaran Belgin Uygur, ” Hakkari’de terör ile mücadele vardı, şimdi orada turizmin zirvesindeyiz. Her gün bir şehit haberi ve terör saldırına uğradığımız bir Türkiye’den, bugünkü güçlü bir Türkiye’ye ulaştık. 11 ilimizi gerçekten çok büyük bir yıkıma uğratan bir depremin hemen akabinde; yaraların hızlıca sarılması ve konutların hızlıca yapılmasıyla, konutlar teslim ediliyor. Zor demek istemiyorum ama kolay olmayan bir süreçten geçiyoruz. Pandeminin ekonomik etkileri, Ukrayna- Rusya savaşının olumsuz etkileri ve tabii ki depremin ekonomik etkilerine karşı bir yandan ekonomik tedbirler alırken, öbür taraftan da milletimizin her bir ferdinin o kontrol alanını sıkıntıya sokmamak anlamında, devletin yine bütün imkanlarını seferber etmeye çalışıyoruz. İnşallah, Allah’ın izniyle de en kısa zamanda toparlayıp, milletimizin her bir ferdinin ekonomik manada, bu fiyat artışlarından en az etkilenmesini sağlayarak, ülke ekonomimizi refah seviyesine çıkartabilmeye yönelik çabalarımızı da olumlu yönde ilerletmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup’taki son maçında yarın deplasmanda karşılaşacağı Karadağ maçı için Kayseri’den özel uçakla ayrıldı.
UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup 5’inci maçında Galler ile Kayseri’de karşılaşan ve 0-0 berabere kalan A Milli Futbol Takımı, kentteki hazırlıklarını tamamladı. Ay yıldızlı takım dün KayserisporRecep Mamur Tesisleri’nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanın ardından bugün de Kadir Has Stadyumu’nda antrenman gerçekleştirdi. Milliler, antrenmanın ardından konakladığı otele gelerek, Kayseri’den ayrıldı. A Milli Takımı konakladıkları otelde coşkulu kalabalık beklerken, futbolcular da taraftarların formalarını imzaladı. Ay-yıldızlı temsilcimiz Erkilet Havalimanı’ndan saat 16.00’da havalanan özel uçakla Karadağ’a hareket etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ESKİŞEHİR) – Öğretmen atamalarında yapılan mülakatlara tepki gösteren Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, “Torpil ve adam kayırmanın diğer adı olan bu mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir” dedi.
Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, düzenlediği basın toplantısında mülakatın kaldırılması gerektiğini söyledi. Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’in ısrarla mülakatın devam edeceğini söylediğini belirten Arslan, şöyle konuştu:
“Şu anda atama bekleyen öğretmen sayısı 1 milyon. Mülakata başvuran öğretmen sayısı 60 bin. Ancak atanacağı söylenen öğretmen sayısı yalnızca 20 bin. Üstelik bu 20 bin öğretmenin belirleneceği tarih de oldukça dikkat çekici: 23 Kasım, yani Öğretmenler Günü’nden bir gün önce. Dört yıllık fakülteyi bitiriyorsunuz, ardından KPSS’ye giriyorsunuz. Bu yetmiyormuş gibi, bir de mülakata alınarak eleniyorsunuz. Seçim zamanında verilen vaatlere ne oldu? Mevcut hükümet mülakatı kaldıracağını söylemişti. Ancak bugün, o vaatlerin hepsi unutulmuş durumda. Üstelik Bakan, mülakatların devam edeceğini ısrarla dile getiriyor.
“Keyfiyete dayalı olarak yapılan değerlendirmeler”
Peki, mülakat sistemi nedir? Mülakat, 20 ilde 245 merkezde hiçbir objektif kritere dayanmadan oluşturulan komisyonlar tarafından yürütülen bir sistemdir. Tamamen keyfiyete dayalı olarak yapılan değerlendirmelerle, iyi bir öğretmen olup olmayacağınıza karar veriliyor. Yani, bu sistem torpil ve adam kayırmanın bir diğer adıdır. Bunun en açık örneği, Elazığ İl Başkanı’nın sözleridir. İl Başkanı, ‘Elbette referans olarak isimler alacağız, bu gayet normal’ diyerek, torpilin artık nasıl normalleştiğini açıkça gözler önüne sermiştir. İşte sözün bittiği yer burasıdır.”
“Mülakat sistemi, maalesef adaletli bir şekilde işlemiyor”
Fadime Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Mülakatlar sonucunda sıralaması değiştirilen bin 100 öğretmen için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Ne var ki bunda?’ diyerek, durumun ciddiyetini küçümseyici bir tavır sergilemiştir. Bir öğretmen bile haksızlığa uğruyorsa bunu konuşmamız gerekirken, bin 100 öğretmenin sıralamasının değiştirilmesi karşısında böyle bir yaklaşım kabul edilemez. Bu, yine sözün bittiği noktadır. Mülakat sistemi, maalesef adaletli bir şekilde işlemiyor. Biz Eğitim-İş olarak, mülakatların derhal kaldırılmasını talep ediyoruz. Eğer bir anne, ‘Çocuğumun eline ders çalışsın diye tablet verdim’ diyerek ekranlarda ağlıyorsa, bir şehit çocuğu mülakatta elenip kahroluyorsa ya da mülakatta elendiği için bir öğretmen intihar ediyorsa, artık durup düşünmenin vakti gelmiştir. Eğitim-İş olarak uyarıyoruz: Torpil ve adam kayırmanın diğer adı olan bu mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Çakırlar Yalı Mahallesi’nde 17 Kasım gecesi saat 02.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2017 yılında Samsun’da bir müteahhidin damadı tarafından öldürülmesi olayıyla ilgili tutuklanan 3 kişiden biri olan ve yargılandığı mahkemece 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Bora K.(49), 7 yıldır bulunduğu cezaevinden izinli olarak çıktı ve cezaevi arkadaşı Batuhan Ö.(28) ile kendi evinde buluştu. Burada alkol alan arkadaşlardan ev sahibi Bora K.’nin aynı binada oturan akrabası Kani Timur Ünal (52) da aynı eve geldi. İddiaya göre, çıkan tartışmada Bora K., Kani Timur Ünal’ı tabancayla ateş açarak sağ dizinden yaraladı. Bu sırada eve Arife B.(22) adlı kadın da geldi ve Ünal’ı evde yaralı olarak gördü. Yaralı akrabasını evde bırakan Bora K. ile Batuhan Ö. ve Arife B. evden ayrıldı. Bora K. geceyi gittiği otelde geçirdi. Batuhan Ö. aldığı alkolün etkisinden kurtulduktan sonra vicdan azabı duyduğunu belirterek polise ihbarda bulundu. Olaydan 20 saat sonra Bora K.’nin evine çilingir yardımıyla giren Samsun Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüCinayet Büro Amirliği ekipleri, bacağından vurulan Kani Timur Ünal’ı kan kaybından ölmüş olarak buldu. Polis, Bora K.’yi kaldığı otelde yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili Batuhan Ö. ve 1 çocuk annesi Arife B. de gözaltına alındı. Bora K., ölen akrabasının kazara kendi kendini vurduğunu ileri sürdü. Batuhan Ö. de ölen şahsı Bora K.’nin vurduğunu iddia etti.
Cinayet Büro Amirliğinde sorguları tamamlanan 3 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipler kentte KADES uygulamasını tanıttı. Polis ekipleri, yaklaşık 800 kişiye uygulama hakkında aydınlatıcı bilgi vererek, 200 broşür dağıttı.
Polis ekipleri ayrıca, dolandırıcılık konusunda da vatandaşları bilgilendirdi. – KIRKLARELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Plaka tanıma sistemine takılan tır ekiplerce didik didik arandı
AKSARAY – Aksaray’da emniyetin plaka tanıma sisteminde alarm veren tır, emniyeti harekete geçirdi. Tır narkotik ekiplerince didik didik arandı.
Olay, E-90 Karayolu üzeri Makas mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Aksaray – Adana Karayolu üzerinden Aksaray’a giriş yapan 33 ATU 225 plakalı tır, Adana ve E-90 karayolu plaka tanıma sisteminde emniyete aranan araç alarmı verdi. Bunun üzerine araç plakası tüm istasyonlara bildirilirken harekete geçen ekipler çok geçmeden tırı E-90 karayolu üzerinde durdurdu. İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şubesi ekipleri tarafından alınan tır Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından didik didik arandı. Mersin’den İstanbul’a yük götürdüğü öğrenilen tırda geniş çaplı arama yapan NSM ekipleri herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmazken yapılan kontrollerin ardından tır sürücüsüne yol verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 14 Kasım’da Ereğli Kapı Mahallesi Bediüzzaman Bulvarı Selçuklu Parkı yakınında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çarşıdan evine gitmek için otobüs durağına giden H.A. (43) isimli kadın, kimliği belirsiz bir kişi tarafından kalçasından bıçaklanarak yaralandı. Kadının arkasından sessizce yaklaşarak kadını bıçaklayan şahıs hızla olay yerinden kaçarak kayıplara karışırken yaralı kadın ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olayın ardından Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca geniş çaplı araştırma ve soruşturma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri şahsın peşine düştü. Görgü tanıklarının ve yaralı kadının verdiği eşkalden yola çıkan Cinayet Büro Amirliği ekipleri bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini de alarak 22 saatlik görüntüleri titizlikle izleyip şahsın kaldığı ev tespit etti. Operasyonla O.D. (45) isimli şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen O.D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terör örgütü PKK adına izinsiz gösteriler organize edip durdurduğu otobüste terör propagandası yapan şahsa yolcular tepki gösterdi
BATMAN – Batman’da terör örgütü PKK yandaşları tarafından gerçekleştirilen izinsiz gösterileri organize ederek, belediye otobüsünde terör örgütünün propagandasını yapan şahıs tutuklandı. Ortaya çıkan görüntülerde, şahsın örgütün propagandasını yaptığı yolcuların tepkisiyle karşılaştığı görüldü.
Edinilen bilgilere göre, Batman İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük’ün terörle iltisaklı olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşen hapis cezası ve yürütülen terör soruşturmaları nedeniyle görevden alınmasının ardından PKK/KCK terör örgütünün yayın organlarından yapılan çağrılar doğrultusunda kentte sokak olayları organize ederek, durdurduğu belediye otobüsünü işlevsiz hale getirip terör örgütü propagandası yaptığı belirlenen şahsın yakalanması için çalışma başlattı. Belediye otobüsünün kamera kayıtlarını inceleyen ekipler, otobüsü durdurarak terör propagandası yapan kişinin Y.K. olduğunu belirledi. Görüntülerde otobüsteki yolcuların tepki göstermesi üzerine Y.K.’nin yolcuları sindirmeye çalıştığı belirlendi. Polis ekiplerinin şafak vakti belirlenen adrese düzenlediği operasyonla Y.K. yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğüne götürülen şahıs, emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Y.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aksaray’da hatalı parklara geçit vermeyen İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri engelli park yerlerine park edilen ve trafiği olumsuz etkileyen araçlar başta olmak üzere hatalı parklanmalara geçit vermiyor. Gece gündüz devriye atan trafik ekipleri Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde devriye atarken bir kamyonun kaldırımda park halinde olduğunu gördü. Araç plakasından sahibine ulaşmaya çalışan ekipler kamyonun tescil bilgilerinden sahibine ulaşamadı. Bunun üzerine kamyonun plakasına 691 lira para cezası kesen trafik ekipleri gece gündüz devriyelerinde gelen ihbarların yanı sıra hatalı ve yanlış parklara da müsaade etmiyor. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları sürerken, Kızıldeniz’de bir şüpheli saldırı girişimi daha yaşandı. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Ajansı’ndan (UKMTO) yapılan açıklamada Yemen’in Muha kentinin 46 km batısında seyreden bir geminin yakınına füze düştüğü bildirildi. Başarısız saldırının ardından geminin rotasına devam ettiği kaydedilirken, mürettebatın güvende olduğu aktarıldı. Geminin adı ya da rotası hakkında detaylı bilgi verilmedi. – SANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE – Edirne merkezli İstanbul, Tekirdağ ve Kırklareli illerinde 7 adrese yönelik olarak yapılan eş zamanlı ‘change’ operasyonu sonucu gözaltına alınan 8 şüpheliden 5’i tutuklandı.
Edirne İl Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), asayiş ve istihbarat şubesi ekiplerince koordineli çalışma yapıldı.
Yapılan çalışmalar sonucu son 1 buçuk yıl içerisinde Bulgaristan’dan getirilen çeşitli marka ve modeldeki araçların Türkiye’de yasal olmayan bir şekilde Türk vatandaşlarına satışının yapıldığı, satışı yapılan araçların parçalanarak oto yedek parça olarak kullanıldığı ve change yapılarak TR plaka takılarak ülkemiz sınırları içerisinde kullanıldığı tespit edildi.
Edirne’nin de aralarında olduğu İstanbul, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi ve Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde 7 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda S.P.Z, A.N.Z, M.G.D, D.S.I, M.S, A.B.G, A.E, S.S. isimli 4’ü Türk ve Bulgar plakalı araç ile birlikte 4’ü Bulgar şahıs olmak üzere toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Adreslerde yapılan aramalarda suç unsuru tespit edilememiş olup A. E’nin İstanbul’da ve M. S’nin Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan iş yerlerinde yapılan aramalarda,
3 adet araç, 11 adet araç beyni, 8 adet yabancı araç belgeleri, 3 adet oto immobilizer, 6 adet araç anahtarı, 3 adet elektronik kilit tertibatı, 4 adet plaka TR plaka ele geçirildi.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen tahkikat sonucu adli makamlara sevk edilen şüphelilerden S.P.Z, A.N.Z, M.G.D, M.S. ve A.E isimli 5 şüpheli şahıs tutuklandı. D.S.I, A.B.G, S.S isimli 3 şahıs ise mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) İrşad Başkanlığı ile Almanya İslam Konseyi ve Menar İslam Araştırmaları Enstitüsünün birlikte düzenlediği “Çoğunluk Toplumunda Dini Söylem” temalı çalıştayda, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tekin, Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Canatan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zübeyir Nişancı ve yazar Nazife Şişman konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Tekin, dinin, insan hayatına, evrene ve eşyaya dair en kapsamlı bakış açısını ifade eden bir olgu ve sadece bir kurallar manzumesi olmanın ötesinde insanın varoluşsal sorunlarına cevap veren yegane alan olduğunu söyledi.
Dinin anlatımında, tenzihi, teşbihi ve sembolik dil gibi dilsel sanatların kullanılabileceğini de ifade eden Tekin, din dilinin insanı inşa edici bir niteliği olması gerektiğini kaydetti.
Doç. Dr. Nişancı da dini hitabın şeklinin ve mahiyetinin Müslümanları etkilediğini belirterek, Hz. Musa ile Firavun arasındaki iletişimin Kur’an-ı Kerim’de anlatılmasından örnekler verdi.
Dini hitabın bireyler üzerindeki etkisini anlatan Prof. Dr. Canatan ise kullanılan dilin duygusal ikna yöntemlerine dayandığını, herkesin kolayca anlayabileceği dil ve sembollerle ifade edilmesi gerektiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut soyal medya hesabı üzerinden Yusuf Tekin’e tepki gösterdi. Bulut’un açıklamsı şu şekilde:
“Tarikatların gözdesi, gerici eğitimin koruyucusu, laik eğitimin düşmanı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ne tarih biliyor ne de kendini. Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturmasının yeteri kadar utanç verdiği yetmezmiş gibi yalanlarını dinlemek de ayrı bir eziyet. Tarihi “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Fesli Kadir’den öğrendiği çok belli. Bu ülkede, hiçbir zaman camilerin kapısına kilit vurulmadı, camiler ahıra çevrilmedi, vatandaşın Kur’an öğrenmesi yasaklanmadı”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAHÇELİ’DEN İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları üzerinden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldı. Belediye başkanlarının işlerini bırakıp adaylığa soyunmalarını eleştiren Bahçeli, bunun nankörlük olduğunu söyledi.

“BU KAFA NORMAL BİR KAFA DEĞİLDİR”
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “CHP’li belediyelerin müzikli eğlence ve konser şölenlerine hazine kaynaklarını astronomik şekilde peşkeş çekmeleri, israfa gömülmeleri, sıra vatandaşlarımıza gelince bir tas çorba ile bir tabak pilavı reva görmeleri, maskeleri düşüren kepazeliktir. Neymiş, bir sanatçıya ödenen para 69 milyon lira değil de 45 milyon liraymış. Bu kafa normal bir kafa değildir.
“ŞİMDİDEN ADAYLIĞA SOYUNMALARI İSTANBUL VE ANKARA’YA NANKÖRLÜKTÜR”
Bu tevil hamulesini kaldırmaya kimsenin takati de yetmeyecektir. Suçluların telaşıyla kıvrananların şifreli özrü kabahatlerinden büyüktür. Haydi halkımızdan utanmadınız, be hey densizler, be hey sonradan görmeler Allah’tan da mı korkmadınız? Belediye başkanlarının işi gücü bırakıp bugünden cumhurbaşkanı adaylığına soyunmaları, anketlerin palavralarıyla caka satmaları en başta İstanbul ve Ankara’ya nankörlük, kendi adlarına da namertliktir.”
Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözüne atıfta bulunan Bahçeli, “Lafları boş, siyasetleri kof, karınları tok, eserleri yoktur. Milletimiz, bu yeteneksiz, iş bilmez, adap bilmez, vefa bilmez kifayetsiz muhterislere muhtaç ve mecbur olamaz, olmamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, İl Genel Meclisi toplantı salonunda düzenlenen “Burdur Sivil Toplum Buluşması” programında yaptığı konuşmada, dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasinin Türk demokrasisi olduğunu söyledi.
Seçilmiş başbakanları darağacında asılmış, 70 yıllık çok partili siyasi hayatta, 5 kere darbeler ve darbe teşebbüsleriyle yolu kesilmeye çalışılmış bir milletin evlatları olduklarını ifade eden Kurtulmuş, “Her darbe teşebbüsünden sonra millet yeniden iradesine sahip çıkarak ortaya çıkmış ve kendi demokrasisini tahkim etmiştir. TBMM Başkanı olarak söyleyebilirim ki bugün dünyanın temsil gücü en yüksek parlamentolarından birisi TBMM’dir. 14 siyasi parti var, bunlardan 6 tanesinin Meclis’te grubu var. TBMM’de konuşarak, tartışarak millete ait her meselenin müzakere edilebildiği bir demokratik ortamı rahatlıkla inşa ediyor ve bu ortamı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Kurtulmuş, Türkiye demokrasisinin kalitesini, vasıflarını artırmanın en önemli hedefleri arasında olduğunu vurgulayarak, bir diğer önemli hedefin de Türkiye’nin ekonomik gücünün daha da ileriye götürülmesi olduğunu belirtti.
Türkiye’nin alım gücü bakımından dünyanın en büyük ekonomilerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önde gelen ekonomilerden biri haline gelmesi için her türlü ekonomik gelişmenin önünü açmak, desteklemek, güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada devletin, kamu kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluk, bu alanlarda yapılacak işleri kolaylaştırmak. Yatırımcıların, özellikle özel sektörün önünü açmak ve çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kurulabilmesi için mücadele etmektir.”
“Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek noktaya geldi”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanındaki hamlelerinin dünyada ilgiyle ve dikkatle takip edildiğini söyledi.
İHA ve SiHA’larda dünyadaki en önde gelen 2-3 ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bugün helikopter motorunun tamamını, uçak motorunun da büyük kısmını yapabildiğini belirtti.
Kurtulmuş, Türkiye’de çok güçlü bir mühendislik ordusunun yetiştiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Milli savunma sanayi sektöründe çalışan Türkiye’deki mühendislerin yaş ortalaması 33’dür. ABD’deki mühendislerin yaş ortalaması 50 küsurdur. Bundan sonra savunma sanayisinde Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek bir noktaya gelmişlerdir. Bakın, TUSAŞ’da 2 hafta önce yaşanan saldırılardan hemen sonra hastanelerde yaralılarımızı ziyaret ettik. Saldırılardan kurtulmuş, hastanede yatan insanlar, eli kolu sarılı, kafası gözü sarılı. O vaziyette ‘Kalkacağız, hemen işimizin başına gideceğiz ve daha güçlü bir şekilde üretmeye, daha güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.’ diyorlar. Allah’a şükür böylesine şuurlu bir şekilde var olan genç kadrolarımız, mühendis ve yönetici kadrolarımız var. Bu yüksek teknolojilerin sadece savunma alanında değil, her alanda fevkalade iyi yetişmiş gençlerimizin olduğunu gittiğimiz birçok kurumda görüyor ve bununla iftihar ediyoruz. Bundan 10 sene evvel, 20 sene evvel hayal zannettiğimiz alanlarda, Türkiye’nin yüksek teknolojililerle önünün hızla açılmaya başladığı, hakikaten tarihi bir fırsatın arifesinde olduğumuz açıktır. Dolayısıyla teknoloji ve sanayi alanındaki yatırımlarımızı güçlendirmeye, bu alanlarda gücümüzü artırmayı, ekonomik olarak Türkiye’nin daha güçlü bir ekonomi haline gelmesini temin edeceğiz.”
“Bundan sonra dünya tek kutuplu olmayacak”
Kurtulmuş, Türkiye’nin eğitim alanındaki öneminden bahsederek, sadece sistem kurmanın, yatırımlar yapmanın yeterli olmayacağını söyledi.
Bunları hem daha ileriye götürmek hem de daha iyi şekilde korumak için nitelikli insan gücüne ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, yeni kurulmasına rağmen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin dünyada ilk 1500 üniversiteden biri olmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, Türkiye’nin eğitim alanında önemli mesafeler aldığını, milletin hiçbir zaman bir yerde durmadığını ifade ederek, bu coğrafyada koşmaktan başka çare olmadığını vurguladı.
Herkesin aynı istikamete bakıp, aynı istikamete oklarını atacağını anlatan Kurtulmuş, “Birimiz Hanya’ya diğerimiz Konya’ya gidersek yol yürümemiz mümkün değildir. Hanya’ya gideni de avlarlar Konya’ya gideni de. Dolayısıyla milletçe hep birlikte büyük hedeflere doğru yürümek, ikinci asrına girdiğimiz Cumhuriyetimizin bu asrını tüm milletimizin seferber olma ruhuyla bir ‘Türkiye Yüzyılı’ haline getirmek, sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye’yi gerçekleştirmek hepimizin ayrı ayrı sorumluluğudur.” diye konuştu.
Türkiye’nin uluslararası alandaki gücünü tahkim ederek yola devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Dünya yeni bir döneme giriyor. ABD’nin, 2022’nin yaz aylarında Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açıldı. Nasıl Berlin duvarının yıkılması dünyada yeni bir dönemi başlattı, yani iki kutuplu bir sistemi sona erdirdiyse Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesiyle de Amerika’nın tek başına idare ettiğini zannettiği dünya sistemi çöktü. Şimdi yeni bir sistem, Amerika son zamanlarda ne yapacak? ‘Trump geldi şöyle mi böyle mi olur?’ diye sepetlerindeki pamukları dökmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte dünya tek kutuplu bir dünya olmayacak. Bir tek ülkenin ya da bölgenin yönettiği dünya olmayacak. Dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor. Dünyanın her bölgesinde birden fazla gücün, etkisinin olduğu çok fazla güç denklemlerinin geçerli olduğu yeni bir döneme doğru gidiyoruz.”
“Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor”
Numan Kurtulmuş, bu süreçte Türkiye’nin hem bölgesinde hem yeryüzünde etkili bir siyasal güç olarak, etkili bir ülke olarak adından en çok bahsettirecek ülkelerden birisi olduğuna işaret etti. Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Çok kutuplu dünya sisteminin içerisinde gücü hem Doğu hem Batı ile hem zengin hem gelişmekte olan ülkelerle hem Müslüman coğrafyasıyla hem diğer dünyanın bütün coğrafyasıyla Asya’sı, Afrika’sı, Latin Amerika’sı, Rusya’sı ile Çin’i ile Avrupa Birliği ile Amerika ile tüm dünya merkezleriyle bir tek eksen üzerinde ilişkilerimizi geliştireceğiz ve daha güçlü olacağız. Yıllardır ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor.’ deniyor ya Türkiye’nin ekseni kaymıyor, Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. Bizim kendi milli eksenimizi tahkim etmek, milli menfaatlerimizi esas alan dış politikayı çok daha güçlü hale getirmek mecburiyetimiz var. Nasıl içeride dirliği birliği sağladıysak, dışarda da inşallah yakın çevremizden başlayarak normalleşme süreçleri çerçevesinde bölgemizdeki ülkelerle olan sorunları da hızlı şekilde telafi edip, yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz.”
Türkiye’nin güçlü olabilmesinin yolunun tek tek şehirlerin gücünden geçtiğine değinen Kurtulmuş, ülkenin tüm şehirlerinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi gerektiğini aktardı.
Kurtulmuş, Burdur’un da tarımdan tarihi yapılarına, üniversitesine kadar önemli potansiyele sahip olduğunu, sivil toplum kuruluşlarının halkın sesini siyasete yansıtabilecek güçlü çalışmalar içinde olması gerektiğini sözlerine ekledi.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kazakistan, Suriye krizine çözüm bulmak amacıyla 2017 yılında başlatılan Astana süreci toplantılarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Toplantı kapsamında garantör ülkeler, Türkiye, Rusya ve İran heyetleri ile Suriye rejimi ve muhalefet temsilcileri arasındaki görüşmeler dün başlarken, bugün ise toplantının ana oturumu yapıldı. Oturumda Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, toplantının sonuç bildirisini okudu.
Garantör ülkeler, uluslararası topluma Gazze’ye engelsiz insani erişim sağlama çağrısı yaptı
Bildiride, Astana süreci garantörleri İran, Rusya ve Türkiye’nin İsrail’in Gazze’de devam eden katliamları ve suç teşkil eden saldırılarının yanı sıra Lübnan ve Batı Şeria’daki saldırganlığını şiddetle kınadığı ve derin endişe duyduğu belirtilerek, “(Garantör ülkeler) Başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma acil ve kalıcı ateşkes ve Gazze’ye engelsiz insani erişimi sağlanması çağrısı yaptı” ifadeleri kullanıldı.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Lübnan’da acil ateşkes çağrısında bulunmuşlar, BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 Sayılı Kararının (2006) uygulanmasının altını çizmişler ve toplu sivil ölümlerin yanı sıra büyük çaplı altyapı yıkımına uğrayan Lübnan’a acil insani yardım ulaştırılmasının lüzumunu vurgulamışlardır. İsrail silahlı kuvvetleri tarafından UNIFIL’in kasıtlı olarak hedef alınmasına dair büyük kaygılarını dile getirmişlerdir” denildi.
Garantör ülkeler Türkiye, Rusya ve İran’ın BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), BM kuruluşları ve tüm insani yardım kuruluşlarının, Lübnan’daki çatışmaların tırmanmasının ardından Lübnan’dan Suriye’ye geçmek zorunda kalanlara yönelik acil müdahale tedbirleri geliştirmesi gerektiğini vurguladığı aktarılan bildiride, “(Garantör ülkeler) İsrail’in Suriye’deki tüm askeri saldırılarını kınadı. Bu eylemlerin uluslararası hukuku, uluslararası insancıl hukuku, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, bölgedeki istikrarı bozduğunu ve gerilimi tırmandırdığını kabul etmiş, bu saldırılara son verilmesi çağrısında bulundu” denildi.
Bildiride, Türkiye, Rusya ve İran’ın, Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün yanı sıra BM Şartı’nın hedef ve ilkelerine olan sarsılmaz bağlılıklarını teyit ettikleri kaydedildi.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Terörle mücadele, Suriyelilerin BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin katılımıyla Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmeleri için uygun koşullar oluşturmak, siyasi süreci yoğunlaştırmak ve tüm Suriyelilere engelsiz insani yardım akışını sağlamak amacıyla Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, iyi niyet ve iyi komşuluk temelinde yeniden tesis etmeye yönelik çabaların önemini vurguladı” ifadeleri kullanıldı.
Bildiride, “(Garantör ülkeler) Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatan ve sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere, komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma konularında birlikte çalışmaya devam etme yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir. 23 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da TUSAŞ binasına yönelik gerçekleştirilen saldırı dahil olmak üzere, terörist grupların eylemlerini ve Suriye’nin muhtelif bölgelerinde, farklı isimlerle faaliyet gösteren ve sivil tesisleri hedef alarak sivil kayıplara neden olan terörist grupları kınamışlardır. Suriye’nin kuzeyine dair alınan tüm kararların bütünüyle tatbik edilmesinin lüzumuna dikkat çekmişlerdir” denildi.
Garantör ülkelerin, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki (İGAB) üçüncü taraflarca durumu daha da istikrarsızlaştırabilecek her türlü yıkıcı faaliyetin önlenmesinin önemini vurguladığı kaydedilen bildiride, “(Garantör ülkeler) Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu kınadı ve bölgede kalıcı güvenlik ve istikrarın ancak bu ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde elde edilebileceğin konusunda mutabık kaldı. Suriye’ye ait olması gereken petrol ve diğer kaynakların devam eden yasadışı ele koyma ve transferini reddettiklerini yineledi. Bu unsurların ve tek taraflı yaptırımların Suriye’deki ekonomik durumu olumsuz etkilediğini vurguladı. Terör destekçisi ülkelerin, Suriye devletinin birliğine zarar veren eylemlerini kınadılar” denildi.
Bildiride, Rusya, Türkiye ve İran’ın 23. tur Astana görüşmelerinin 2025 yılının ilk yarısında yapılmasına karar verdikleri belirtildi.
BM ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin yer aldığı görüşmelere gözlemci olarak Ürdün, Irak ve Lübnan heyetleri de katıldı. 21. tur Astana görüşmeleri, bu yılın ocak ayında yapılmıştı. – ASTANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Orgeneral Kurtoğlu beraberindeki heyet ile gerçekleştirdiği Valilik ziyaretinde, şeref defterini imzaladı.
Kurtoğlu daha sonra Vali Kemal Kızılkaya ile görüştü.
Kızılkaya, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Medeniyetimizin doğup yeşerdiği, bereketiyle tarihe geçmiş gönül coğrafyamızın eşsiz güzellikleri, böyle devam ederse yalnızca hatıralarımızda yaşayan birer masal olarak kalacak. Çocuklarımıza böyle karanlık ve ümitsiz bir gelecek miras bırakmayı kabul edemeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı (COP29) kapsamında düzenlenen Dünya Liderleri İklim Zirvesi’ne katılmak için gerçekleştirdiği resmi ziyarete eşlik eden Emine Erdoğan, ‘Ekolojik Eğitim’ başlıklı etkinlikte iklim gönüllüsü gençlerle buluştu. Emine Erdoğan, himayesindeki Sıfır Atık Projesi çerçevesinde kurulan Sıfır Atık Vakfı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva’nın başkanlığını yürüttüğü Haydar Aliyev Vakfı ve Özbekistan Zamin Uluslararası Halk Vakfı işbirliğinde düzenlenen etkinlikteki konuşmasında, kardeş Azerbaycan’da gençlerle buluşmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. COP29’un hayırlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, Azerbaycan’ı örnek ev sahipliğinden dolayı kutladı.
‘TÜRK DÜNYASI’NDAN YAKILAN MEŞALE, UMUTLARIMIZI TAZELİYOR’
Bilim insanlarının iklim krizinin boyutlarının hesaplanabilir veya öngörülebilir olmaktan çıktığına ilişkin sözlerine dikkati çeken Emine Erdoğan, artık her yeni yaz mevsiminin, ‘tarihin en sıcağı’ olarak kayıtlara geçtiğini, ‘şimdiye dek görülen en şiddetli yağış, en büyük kuraklık, en yıkıcı sel’ gibi rekor tanımlamaların daha sık duyulduğunu dile getirdi.
Emine Erdoğan, “Geleceğe dair bütün senaryoların iyimserliğini kaybettiği bir dönemde, Türk dünyasından yakılan meşale, umutlarımızı tazeliyor. İçinde bulunduğumuz bu karanlık tabloya karşı en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, bir umut ışığı. Sorun artık bizden uzaktaki bir yerde, kutuplarda buzulların erimesiyle ya da hayatımızda görmediğimiz canlıların neslinin tükenmesiyle sınırlı değil. Sorun olduğumuz yerde, evimizde, soframızda, soluduğumuz havada, içtiğimiz suda” diye konuştu.
Araştırmaların bu gidişat ile gelecek 25 yıl içinde gıda üretiminin yarısının kaybedilebileceğini gösterdiğini belirten Emine Erdoğan, “Dünyadaki sıcaklık artışının tetiklediği, doğal afetler, açlık ve kuraklık, iklim göçlerini ve çatışmaları daha da şiddetlendiriyor” dedi.
Türk milletlerinin ana vatanı Orta Asya’nın da bu küresel sorunun etkilerini derinden yaşadığına dikkati çeken Emine Erdoğan, “Medeniyetimizin doğup yeşerdiği, bereketiyle tarihe geçmiş gönül coğrafyamızın eşsiz güzellikleri, böyle devam ederse yalnızca hatıralarımızda yaşayan birer masal olarak kalacak. Çocuklarımıza böyle karanlık ve ümitsiz bir gelecek miras bırakmayı kabul edemeyiz” değerlendirmesini yaptı.
Yeryüzüne emanet nazarıyla bakan, toprağını yurt bilip sahip çıkan gençlerin, daha yaşanabilir bir dünya için en büyük güvence olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, “Bu yok oluşu tersine çevirecek dönüşümün öncüleri olacak yegane umudumuzsunuz. Ne mutlu size ki en güzel yaşlarınızda etrafınızı saran tüketim kültürünün sahte haz çağrılarına değil, o hazzın yok etmek üzere olduğu tabiatın yardım çığlığına kulak veriyorsunuz. Şunu çok iyi bilmenizi isterim, hayalini kurduğunuz doğa dostu bir yaşam modeli, içinde yaşadığınız coğrafyanın kültür ve inanç kodlarında saklı” diye konuştu.
Emine Erdoğan, Türk kültüründe doğanın yalnızca insanlığın evi ve vatanı değil, aynı zamanda hayat felsefesini şekillendiren eşsiz bir ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Unutmayın ki iklim değişikliği sorunu, son yüzyılın ürettiği bir sorun. ve sizler, bundan çok daha köklü ve vicdan yüklü bir mirasın emanetçilerisiniz. Yaşadığı çağın imkanlarıyla geçmişten aldığı gücü birleştiren sizler, inanıyorum ki başlattığımızı tamamlayacak, bu gidişatı tersine çevireceksiniz. Türkiye olarak 2017’de himayemde başlattığımız ve kısa sürede küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi de gücünü bilhassa gençlerden alıyor. 7 senede 7 kıtaya yayılan projemiz, doğanın geçirdiği tahribatın tamirinin hala mümkün olduğunu gösteriyor. Şu bir gerçek ki, iklim krizi, ülke sınırlarını aşan, siyaset üstü bir meseledir.”
‘BEYANIMIZA 40’DAN FAZLA DEVLET BAŞKANI EŞİ DESTEK VERDİ’
Bu kapsamda, öncelikle ortak bir çerçevede buluşmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ‘Küresel İyi Niyet Beyanı’nı imzaladığını anımsatan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün beyanımıza 40’dan fazla devlet başkanı eşi ve uluslararası temsilci imzasıyla destek verdi. İyi Niyet Beyanı’nın dijital imzaya açılmasıyla dünyanın dört bir yanından, farklı kültür ve milliyetten on binlerce insan çevre dostu bir yaşam sözü verdi. Her birinizi imzanızla hareketimize destek vermeye, bu büyük ‘sıfır atık’ ailesine dahil olmaya davet ediyorum.”
Emine Erdoğan, başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu bünyesinde, iyi örneklerin bulunması ve çoğaltılması üzerine çalıştıklarını vurgulayarak, “Değişimi bekleyen değil, değişimi başlatan gençlere çok ihtiyacımız var. Gerek Türkiye olarak gerekse Birleşmiş Milletler çatısındaki projelerimiz kapsamında, tüm imkan ve araçlarımızla çevre gönüllüsü gençlerimizin her zaman destekçisi olacağımızı bilmenizi isterim” diye konuştu.
Emine Erdoğan, buluşmanın gerçekleşmesine vesile olan Mihriban Aliyeva’nın yanı sıra Haydar Aliyev Vakfı, Sıfır Atık Vakfı, Özbekistan Zamin Uluslararası Halk Vakfı ve Birleşmiş Milletler ile programda emeği geçenlere şükranlarını sunarak, daha adil ve yaşanabilir bir dünyada yeniden buluşabilmeyi diledi.
MİHRİBAN ALİYEVA’DAN EMİNE ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
Mihriban Aliyeva da konuşmasında Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nden bahsederek, “Farklı projelerde çevreyi koruduğu için hem kendi miraslarını hem bizim mirasımızı koruduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un eşi Aygül Caparova ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in eşi Ziroat Mirziyoyeva da ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
GENÇLERİN KALKINMASINA YÖNELİK STRATEJİ BELGESİ İMZALANDI
Konuşmaların ardından gençlerin kalkınmasına yönelik strateji belgesi imzalandı. İmzayı Türkiye adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum attı. Programa, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da katıldı. Ardından Emine Erdoğan, lider eşleri ve bakanlar Kurum ve Yumaklı ile Sıfır Atık Vakfı ve Haydar Aliyev Vakfı tarafından açılacak ‘Dayanışma Merkezi’ adlı ortak pavilyonu ziyaret etti.
Buradaki stantları gezen Emine Erdoğan, farkındalık oluşturmak üzere geliştirilen ‘Düşünce Taşı’ adlı bölümde plastik kirliliğiyle mücadele için taş attı. Ardından Emine Erdoğan, Bakan Yumaklı ile Azerbaycan’ın Shamaki Bölgesi’ne canlı bağlanarak, ağaç dikme kampanyasını başlattı.
‘SIFIR ATIK’ TEMALI ÜLKE STANDINI GEZDİ
Emine Erdoğan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın lider eşleri ve bakanlar Kurum ve Yumaklı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ‘Sıfır Atık’ temalı ülke pavilyonunu da gezdi. COP29 kapsamında hazırlanan ve ‘Sıfır Atık Projesi’nin detaylarının zengin içerikler ile anlatıldığı pavilyonda lider eşleri, özellikle ziyaretçiler için hazırlanan “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı okuyup, dijital olarak imzalanabilinen ekranları inceledi.
Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik gibi konulardaki çalışmalarının tanıtıldığı içeriklerin yer aldığı beş farklı led ekran ve dijital kioskların olduğu alanı gezen lider eşleri, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler ile nesli tükenmekte olan hayvanların dijital tanıtımlarının yapıldığı hologramlar hakkında da bilgi aldı. Hologramlarda turna, Anadolu parsı ve karakulak ile Eber sarısı, İtecik lalesi ve ters lale yer aldı.
Daha sonra Emine Erdoğan, lider eşleriyle tabandan tavana led ekranlarla çevrelenen ve insanlığın doğaya verdiği zararı ve bunların yarattığı sorunların soyut bir dille anlatıldığı, Türkiye’nin sıfır atık ve 2053 net sıfır emisyon hedeflerine vurgu yapılan ‘Sonsuzluk Odası’nı da gezerek, birlikte fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri Töreni’ne katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş törenin ardından STK temsilcileri ile bir araya geldi. İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda Burdurlu STK temsilcilerine hitap eden Numan Kurtulmuş Burdur’un tarımdan tarihi yapılarına, üniversitesine kadar önemli potansiyele sahip olduğunu belirterek sivil toplum kuruluşlarının halkın sesini siyasete yansıtabilecek güçlü çalışmalar içinde olması gerektiğini belirtti. Kurtulmuş “Anadolu coğrafyasının bugüne kadar sürekli birtakım türbülansların, mücadelelerin içinde olmuş, çok şükür bugüne kadar Türkiye güçlü bir ülke olarak varlığını sürdürmüştür. Bölgede özellikle bundan sonraki süreçte birtakım gelişmelerin ortaya çıkacağını, bu gelişmelerin artarak devam edeceğini ve hiç şüphesiz bu bölgede olan her bir gelişmenin doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’ye etkileyeceğini, etkilemekte olduğunu biliyoruz. Onun için öncelikle dünyadaki, bölgedeki gelişmelere hazırlıklı olmak, büyük devlet refleksiyle ve büyük millet refleksiyle bunlara karşı cevaplarımızı hazırlamamız, kendimizi güçlü şekilde tahkim etme mecburiyetimiz vardır. Her şeylerden önce bu bölgede güçlü şekilde ayakta durabilmenin ötesinde bizim koşmak mecburiyetimiz var. Bölge halkları Türkiye’nin güçlü bir liderliğine muhtaçtır. Bunu neredeyse gittiğimiz tüm uluslararası platformlarda açık açık yüzümüze söylüyorlar” dedi.
“Bir asır evvel ne oyunlar oynuyorlarsa şimdi de aynısını yapıyorlar”
“Bir asır evvel Osmanlı Cihan Devleti’nin dağılma sürecinde hangi oyunlar oynandıysa bugün de aynı oyunlar oynanıyor” diyen Kurtulmuş, “Kurdurulan terör örgütleriyle Osmanlı Cihan Devleti parçalanma sürecinin içerisine nasıl sürüklendiyse, bugün de aynı şekilde emperyalist güçler yıllardır bölgemizde ve Türkiye’de terör örgütlerine destek veriyorlar. Bu örgütlerin hepsinin silah destekleri, istihbarat destekleri, lojistik destekleri, siyasi destekleri kimler tarafından sağlanıyor. Bu büyük güçler, bu terör örgütlerinin arkasında durmasın inanın birkaç gün içerisinde yıkılır giderler. Afrika’da insanların içecek yarım bardak suyu yok. Yarım lokma ekmeği yok. Ellerinde on binlerce dolarlık ölüm makineleri var. Orada Boko Haram isimli örgüt kurduruyorlar. Başka uluslardaki örgütleri oraya taşıyorlar. Her ülke arasında terör örgütleri vasıtasıyla sınır ihtilafları çıkartarak birbirlerine düşman hale getiriyorlar. Bu oyunu bozmak zorundayız” ifadesinde bulundu.
“Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir”
“Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir” diyen Kurtulmuş, “Artık Allah’ın izniyle terörün sıfırlandığı, terörün artık sınırlarımız içerisinde hiçbir şekilde hüküm sürmediği bir Türkiye’yi kurmak mecburiyetindeyiz. Bunun için en büyük güvencemiz milletimizin birlik ve beraberlik ruhudur. Bu kadar çok uğraşmalarına, bu kadar çok fitne fesat çıkartmaya çalışmalarına rağmen, bu memlekette Türk’ün Kürt’le, Kürt’ün Türk’le bir problemi yoktur. Bu ülkede Alevi’yle Sünni arasındaki kadim dostluğu, kardeşliği bozacak hiçbir güç emeline ulaşamamıştır. Ne Alevi’nin Sünni’yle ne de Sünni’nin Alevi’yle bir problemi yoktur. Dolayısıyla bunu güçlü bir şekilde sağlayarak yolumuza devam edeceğiz. Siyasi görüşlerimiz, dünya görüşlerimiz, çözümlemelerimiz farklı olabilir. Türkiye’nin geleceğine yönelik tekliflerimiz farklı olabilir. Her birimizin durduğumuz noktada mezheplerimiz, meşreplerimiz, etnik kökenlerimiz farklı olabilir ama hep birlikte Türkiye’yi oluşturuyoruz ve hep birlikte 85 milyon büyük milletin fertleri olarak ay-yıldızlı bayrağın altında yaşıyoruz.” sözlerini sarf etti.
“Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir”
“Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş “Seçilmiş başbakanları dar ağacında asılmış bir milletin evlatlarıyız. 70 yıllık çok partili siyasi hayatımızda 5 defa darbe ve darbe teşebbüsleri ile yolu kesilmeye çalışılmış bir milletiz. Ama her darbe teşebbüsünden sonra millet yeniden milli idareye sahip çıkarak ortaya çıkmış ve kendi demokrasisini tahkim etmiştir. Bugün TBMM Başkanı olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki dünyanın temsil gücü en yüksek parlamentolarından birisi TBMM’dir. Dolayısıyla bizim demokrasimizi arttırmak, Türkiye demokrasisinin vasıflarını, kalitesini arttırmakta en önemli hedeflerimizden biridir.” dedi.
“Ekonomiyi güçlendirmek için özel sektörün önünü açmamız lazım”
Bir diğer önemli hedeflerinin Türkiye’nin ekonomik gücünün daha da ileriye götürülmesi olduğunu da söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bugün Türkiye çok şükür dünyanın alım gücü bakımından en büyük ekonomilerinden birisidir ama bu yetmez. İnşallah önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önde gelen ekonomilerden biri haline gelmesi için her türlü ekonomik gelişmenin önünü açmak, desteklemek, güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada devletin, kamunun kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluk bu alanlarda yapılacak olan işleri kolaylaştırmak, yatırımcıların özellikle özel sektörün önünü açmak ve çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kurulabilmesi için mücadele etmektir” ifadelerine yer verdi.
“İHA ve SİHA’larda dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz”
Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanındaki hamlelerinin dünyada ilgiyle ve dikkatle takip edildiğini dile getiren Kurtulmuş, “İHA ve SiHA’larda dünyadaki en önde gelen 2-3 ülkesinden birisiyiz. Türkiye’nin bugün helikopter motorunu tamamıyla yapabildiği, uçak motorunun da büyük kısmını yapabildiği Türkiye’nin önemli milli savunma araç ve gereçlerini üretebildiği bir nokta olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin sadece bu üretim kapasitesinin dışında bir de çok güçlü bir mühendislik ordusunun yetiştiğini iftihar ile söyleyebiliriz. Milli savunma sanayi sektöründe çalışan Türkiye’deki mühendislerin yaş ortalaması 33’dür. ABD’deki mühendislerin yaş ortalaması 50 küsurdur. Bundan sonra savunma sanayisinde Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek bir noktaya gelmişlerdir. Bakın, TUSAŞ’da 2 hafta önce yaşanan saldırılardan hemen sonra hastanelerde yaralılarımızı ziyaret ettik. Saldırılardan kurtulmuş, hastanede yatan insanlar, eli kolu sarılı, kafası gözü sarılı. O vaziyette ‘Kalkacağız, hemen işimizin başına gideceğiz ve daha güçlü bir şekilde üretmeye, daha güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.’ diyorlar. Allah’a şükür böylesine şuurlu bir şekilde var olan genç kadrolarımız, mühendis ve yönetici kadrolarımız var. Bu yüksek teknolojilerin sadece savunma alanında değil, her alanda fevkalade iyi yetişmiş gençlerimizin olduğunu gittiğimiz birçok kurumda görüyor ve bununla iftihar ediyoruz. Bundan 10 sene evvel, 20 sene evvel hayal zannettiğimiz alanlarda, Türkiye’nin yüksek teknolojililerle önünün hızla açılmaya başladığı, hakikaten tarihi bir fırsatın arifesinde olduğumuz açıktır. Dolayısıyla teknoloji alanında, sanayi alanındaki yatırımlarımızı güçlendirmeye, bu alanlarda gücümüzü artırmayı, ekonomik olarak Türkiye’nin daha güçlü bir ekonomi haline gelmesini temin edeceğiz” dedi.
“Dünyada artık tek güç yok birden fazla güç var”
Dünyanın yeni bir döneme girdiğini söyleyen Numan Kurtulmuş artık dünyada tek bir ülkenin hakim olduğu değil çok fazla ülkenin söz sahibi olduğu bir döneme girildiğini belirterek, “ABD’nin, 2022’nin yaz aylarında Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle birlikte dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açıldı. Nasıl Berlin duvarının yıkılması dünyada yeni bir dönemi başlattı, yani iki kutuplu bir sistemi sona erdirdiyse Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesiyle de Amerika’nın tek başına idare ettiğini zannettiği dünya sistemi çöktü. Şimdi yeni bir sistem, Amerika son zamanlarda ne yapacak? ‘Trump geldi şöyle mi böyle mi olur’ diye eteklerindeki pamukları dökmeye çalışıyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte dünya tek kutuplu bir dünya olmayacak. Bir tek ülkenin ya da bölgenin yönettiği dünya olmayacak. Dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor. Dünyanın her bölgesinde birden fazla gücün, etkisinin olduğu çok fazla güç denklemlerinin geçerli olduğu yeni bir döneme doğru gidiyoruz” dedi.
“Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor”
Bu süreçte Türkiye’nin hem bölgesinde hem yeryüzünde etkili bir siyasal güç olarak, etkili bir ülke olarak adından en çok bahsettirecek ülkelerden birisi olduğuna belirten Kurtulmuş, “Çok kutuplu dünya sisteminin içerisinde gücü hem Doğu hem Batı ile hem zengin hem gelişmekte olan ülkelerle hem Müslüman coğrafyasıyla hem diğer dünyanın bütün coğrafyasıyla Asya’sı, Afrika’sı, Latin Amerika’sı, Rusya’sı ile Çin’i ile Avrupa Birliği ile Amerika ile tüm dünya merkezleriyle bir tek eksek üzerinde ilişkilerimizi geliştireceğiz ve daha güçlü olacağız. Yıllardır ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor’ deniyor ya Türkiye’nin ekseni kaymıyor, Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. Bizim kendi milli eksenimizi tahkim etmek, milli menfaatlerimizi esas alan dış politikayı çok daha güçlü hale getirmek mecburiyetimiz var. Nasıl içerde dirliği birliği sağladıysak dışarda da inşallah yakın çevremizden başlayarak normalleşme süreçleri çerçevesinde bölgemizdeki ülkelerle olan sorunları da hızlı şekilde telafi edip, yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin güçlü olabilmesinin yolunun tek tek şehirlerin gücünden geçiyor. Ülkenin tüm şehirlerinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi gerekiyor” diye konuştu. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, COP29 kapsamında BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı unvanıyla COP29 Mavi Bölge’deki alanda BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü.
Görüşmede, Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Projesi’ne ilişkin çalışmalar başta olmak üzere iklim değişikliğiyle mücadele ve çevre konuları ele alındı.
Emine Erdoğan, görüşmede ayrıca, başkanlığını yürüttüğü BM Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu’nun çalışmaları hakkında da Guterres’e bilgi verdi.
Görüşmede Emine Erdoğan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘OY VERSİNLER YA DA VERMESİNLER ANTALYA’DA HİZMET FIRTINASI KOPARDIK’
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Serik ilçesi Belek bölgesindeki 5 yıldızlı bir otelde düzenlenen ve uluslararası sivil havacılık sektörünün bir araya gelerek yapay zeka ve havacılık alanındaki gelişmelerin konuşulduğu ‘AI In The Sky A Unified Approach With ICAO’ çalıştayından sonra Antalya Valiliği’ni ziyaret etti. Bakan Uraloğlu’na Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri Mustafa Köse, Atay Uslu ve AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin eşlik etti. Valilikte basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından Bakan Uraloğlu, AK Parti Antalya İl Başkanlığı’na geçti. Burada da basına kapalı partililerle bir araya gelen Uraloğlu, daha sonra Kızılkaya-Bozova- Korkuteli yolunun açılışına gitti.
Açılışta konuşan Bakan Uraloğlu, Antalya’nın turizm kentinin yanı sıra yatırımların da merkezi olduğunu söyledi. Seçimde partisinin belediye başkanlıklarının kaybedilmesine rağmen yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini belirten Uraloğlu, “Belediyeleri bizde olsun ya da olmasın. Antalya’yı her anlamda büyütmek ve geliştirmek için oy versin ya da vermesinler Antalya için projelerimizi sürdürdük sürdürmeye de devam edeceğiz” dedi.
Antalya’da yapılan hizmetleri de anlatan Uraloğlu şöyle konuştu:
“Antalya’da adeta hizmet fırtınası kopardık. 2002 yılından bu yana Antalya’nın ulaşım ve iletişim projelerine 190 milyar 500 milyon lira kaynak aktardık. 2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye 122 kilometre olan sıcak asfaltını ise 1022 kilometreye yükselttik. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Köprülü kavşakları bitirip ulaşıma açtık. Turizm cenneti beldelerin ulaşımını kolaylaştırdık. Bugün 41 milyar 600 milyon 23 ayrı karayolu projesinde de çalışmaya devam ediyoruz. 1 ay önce Antalya- Alanya otoyolu yapımını başlatan projenin sözleşmesini de yaptık. 84 kilometresi ana gövde 38 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere 122 kilometre uzunluğunda projelendirdik. Serik’ten itibaren Alanya’ya kadar 7 farklı seviyeli kavşak ve toplam 11 bin 300 metre uzunluğunda 8 tünel, 7 bin 30 metre uzunluğunda 19 viyadük inşa edeceğiz.”
Proje kapsamında trafiğin azalacağını ve bu nedenle turist ve vatandaşların da memnun olacağını belirten Bakan Uraloğlu, zamandan 6 milyar lira, akaryakıttan 600 milyon lira yıllık tasarruf gerçekleştirileceğini ifade etti.
Bakan Uraloğlu, açılışın ardından Antalya Havalimanı’ndaki genişleme çalışmalarını yerinde inceledi. Yeni VIP önünde açıklama yapan Bakan Uraloğlu, Antalya’nın Türkiye için parlayan bir yıldız olduğunu söyledi. Antalya Havalimanı’nın yetersiz olacağını daha önceden gördüklerini ve çalışmaları başlattığını belirten Bakan Uraloğlu, “927 milyon Avro’luk yani yaklaşık 1 milyar Avro’luk bir yatırım yapılıyor. 8,5 milyar Avro’luk kira bedeli sunulmuş olacak. 2,1 milyar Avro’luk kesimini de alıp hazineye peşin olarak 2022 yılında vermiştik” dedi.
Havalimanının sene sonunda tamamlanmış olacağını da kaydeden Bakan Uraloğlu, “93 bin metrekare olan dış hatları 231 bin metrekareye, 37 bin metrekare olan iç hatları da 75 bin metrekareye büyütmüş olacağız. 35 milyon olan terminal kapasitemizi 82 milyona çıkacağız. Bugün 35 milyonu aştık. Bu ihtiyaç zaten ortaya çıkmış durumda. Yüzde 90’ları geçtik birinci fazda. Sene sonunda inşaat bitmiş olacak ve önümüzdeki sene hizmete açılmış olacak” dedi.
Uçaklar için 20 köprü sayısını da artırdıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, “İç hatlarda 5, dış hatlarda 9 olmak üzere 14 köprü ilave ediyoruz. Çok daha hızlı ve pratik şekilde uçağa geçiş olacak. Yeni bir kule inşaatımız da olacak” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu açıklamanın ardından kentten ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GELEN TRENİ FARK ETMEDİ
Rusya’nın başkenti Moskova’nın kuzeyinde bulunan Sergiyev Posad kentinde geçtiğimiz 6 Kasım tarihinde kulaklıkla müzik dinleyerek hemzemin geçitten karşıdan karşıya geçen kız, gelen treni fark etmeyerek altında kaldı.
TRENİN ALTINDAN SAPASAĞLAM ÇIKTI
Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri yayınlanarak, kızın kazadan sağ kurtulduğu ve yara almadığı aktarıldı.
Rus demiryolları, bölge savcılığının kazayla ilgili soruşturma başlattığını belirterek, “Koruyucu melekleriniz yanınızda olsa da kulaklık ve benzeri araçlar bazen kötü yol arkadaşları olabilir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HAKAN SEKMEN KURTARILAMADI
İhbarın ardından 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri olay yerine geldi. Yaralılardan Erkan Sekmen Amerikan Hastanesi’ne kaldırılırken diğer yaralılar Bodrum Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Vücudunun büyük bölümünde yanıklar oluşan 2 çocuk babası Hakan Sekmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Ağır yaralanan Erkan Sekmen’in hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Öte yandan bölge sakinleri iki kardeş arasında daha önce de sık sık kavga çıktığını dile getirdiler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI GÜNDEMDE
Edinilen bilgilere göre, Bahçeli’nin açıklaması için AK Parti’de Erdoğan’ın katılımı ile henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadı. Ancak, parti yöneticileri ve milletvekilleri kendi aralarında Bahçeli’nin açıklamalarıyla ilgili görüşlerini dile getiriyor.
“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE SAYIMIZ YETMİYOR”
Türkiye gazetesinden yer alan habere göre AK Parti’de Bahçeli’nin açıklamaları konusunda “Mevcut durumda zaten bunun iki yolu var. Biri anayasa değişikliği, diğeri de Meclis’in seçim kararı alması. Anayasa değişikliğine sayımız yetmiyor, Meclis’in seçim kararı almasında da muhalefetin desteği gerekiyor. Anayasa ihtimali, Meclis’in seçim kararı alması ihtimalinden daha zor. Ancak Meclis’in seçim kararı alarak seçime gidilmesi formülü üzerinde durabiliriz.
“SEÇİMİ 2027’DE TARTIŞMAYA BAŞLAYABİLİRİZ”
Çünkü o gün geldiğinde, muhalefet ‘seçimden kaçıyor’ görüntüsü vermek istemez. Şu anda 2028’den önce bir seçim kesinlikle gündemde değil. Meclis’ten seçim kararı alınacaksa, bunu 2027’de tartışmaya başlayabiliriz” değerlendirmesi yapılıyor.
ERDOĞAN’IN BUGÜNE KADARKİ EN NET AÇIKLAMASI
Öte yandan “Rabb’im ömür milletimiz de onay verdikçe Türkiye’ye hizmete devam edeceğiz” diyerek Bahçeli’ye teşekkür eden Erdoğan’ın da üçüncü defa aday olmak istediğine yönelik bugüne kadarki ‘en net açıklama’ olarak nitelendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu çerçevede yunus ekiplerince hafta sonu yapılan uygulamalarda Ovaeymir Mahallesi’nde İ.K. isimli şahıstan 1 adet ruhsatsız tabanca ve 11 adet fişek, Ata Mahallesi’nde A.T. isimli şahıstan da 1 adet ruhsatsız tabanca ve 7 adet fişek ele geçirildi. Ayrıca hırsızlık, dolandırıcılık ve çeşitli suçlardan aranan 4 şahıs da yakalandı. Çestepe Mahallesi’nde ise durdurulan İ.Ş. isimli şüpheli şahısın üzerinde 2.90 gram metamfetamin olmak üzere toplam 7 şüpheli yakalandı. Yapılan 2 günlük çalışmalar kapsamında ise 1 adet çalıntı motosiklet yakalanarak sahibine teslim edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalaycıoğlu CHP’li vekile partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirilmesi ihtimaline karşılık CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağını sordu. Ali Mahir Başarır, bu konuda CHP yönetimi olarak yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirterek “Ekrem beyden kolay kolay vazgeçmeyiz” ifadelerini kullandı.
“VAZGEÇMEYİZ”
CHP’li Ali Mahir Başarır açıklamalarına şöyle devam etti: Öncelikle istinaf o cesareti gösterir mi bilemiyorum, göstermemesi en büyük muradım ve onlara önerim yapmayın bu kötülüğü bu ülkeye ama Yargıtay’dan bu karar mutlaka dönecektir. Ekrem beye bu cezayı veremeyecekler. O zaman ülkeye başka noktaya gider, olmaz. Kendisine bu yapıldı. Ne oldu? bir ay siyasi yasaklı kaldı ve ondan sonra siyasete döndü ve ülkeyi yönetti. Kendisine yapılan bu kötülüğü başkasına yapmayacaktır diye düşünüyorum, yapmamalı diye düşünüyorum. Çok üst düzey tepkiler olur. Büyük olaylar olur. Biz bunu kabullenemeyiz. Bizim için cinnet meselesi. 86 milyon için de böyle olmalı çünkü hukuki bir karar olmaz sipariş bir karar olur. Sipariş bir kararla Türkiye’nin bu kadar sevilen ve Cumhurbaşkanlığı adaylarından bir kişiye yasak koymak kabulleneceğimiz birşey değil. Yani bunlar kabullenmedi “Ekrem bey olmadı o olsun” demeyiz. bunu herkes bilsin. Yani Ekrem beyden kolay kolay vazgeçmeyiz. Bunu bilsin yani Tayyip bey. Bizim için çok kıymetli. Benim için zaten çok kıymetli birisi, değerli birisi. Ekrem İmamoğlu bizim için, parti için bir değer. Bunu hep söylüyorum. Akıllarından bile geçirmesinler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımı ile MHP Genel Merkezi önüne ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ nedeniyle ‘Biz kardeşiz’ temasıyla göknar, sedir ve ladin ağaçları dikildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılında başlattığı ’11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ kapsamında, MHP ‘Biz kardeşiz’ temasıyla ağaç dikme kampanyası başlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımı ile genel merkez önüne de 3 ağaç dikildi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, basın mensuplarına açıklama yaparak, “Çam ağacının 3 türü var. Eş kenar üçgen kenarları eşit açıları 60 derece olan üçgenlerdir. Önemlidir, toplum hayatında önemlidir. Göknar, Cumhurbaşkanlığı yürütmedir, yasama ‘mavi ladin’, bağımsız yargıyı ‘sedir’ olarak nitelendirebilirsiniz. Bu da devlet yapımıza uygun bir yaklaşımdır. Her şeyin bir anlamı vardır” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK ÜÇGENİNİN ALTINDA HUZUN İÇİNDE YAŞAMAK’
MHP’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin milli ağaçlandırma günü münasebetiyle, ‘Biz Kardeşiz Ağaçları’ genel merkezin önüne dikildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin köklü bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’ni kucaklayan anlayışı ifade etmesi bakımından, ‘göknar’ yürütmeyi, ‘sedir’ yargıyı, ‘ladin’ yasamayı tanımlamaktadır. Bahçeli’nin 1 Ekim’den sonra başlattığı sürecin ardından köknar, sedir, ladin eş kenar olması münasebetiyle vatanın hudutlarının tüm paydaşlarımızda herkese eşit eş kenar üçgenin iç açılarının 60 santimetre olarak bilinmesinde, tüm milletimizin eşit hak ve hürriyete sahip olunan Türk üçgenin altında huzur içinde yaşamak nitelendirilmesi yapıldı” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Derik ilçesinde terör saldırısında görevi başındayken şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, ölümünün 8’inci yıl dönümünde memleketi Sakarya’da kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Derik’te 8 yıl önce makamında uğradığı terör saldırısında şehit olan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk için Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki mezarı başında anma programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Sakarya Müftüsü Mehmet Aşık’ın duasının ardından şehit kaymakamın mezarına karanfil bırakıldı. Programa şehidin annesi Fatma Safitürk ve eşi Ayşegül Safitürk ile İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, İl Emniyet Müdürü Selçuk Doğuş, İl Jandarma Komutan Nejdet Karaca, ilçe protokolü ve Safitürk’ün yakınları katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile birlikte geldiği ziyarette Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından karşılandı. Kurtulmuş, ziyaretin ardından, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde yapılan Ege Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende, Vali Süleyman Elban, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da yer aldı. Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Üniversiteler Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan yerlerdir. Üniversitelerimiz Türkiye’nin gelişmesinin, kalkınmasının, daha ileriye gitmesinin, dünyayla yarışabilmesinin en önemli merkezlerinden birisidir. İzmir’de Ege Üniversitesi de gerçekten Türkiye’de bilim hayatının öncülerinden olmuş. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Nice zor, fırtınalı günleri geride bıraktık. Bu kadar zorluktan nasıl çıktık buraya geldik derseniz, üç anahtar kelimeyi ifade etmek isterim. Bunlardan biri milli birlik ve beraberliktir. Bir diğerinin demokratik uzlaşma kültürü olduğunu ifade etmek isterim. Bir diğeri ise kalkınmacılıktır. Türkiye en zor şartlarda bile hep karşısına bir hedef olarak ‘Kalkınmacılığı’ koymuştur” dedi.
Türkiye’nin bugün sahip olduğu muazzam potansiyeliyle, önünde kendisini bekleyen fevkalade imkan ve fırsatlarla yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili ülkelerden birisi olmaya aday olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bugün Türkiye’de 209 üniversitemiz var, 7,5 milyon evladımız bu üniversitelerde eğitim alıyor. Sayıları artık 10 binlerle ifade edilen bir öğretim üyesi kadrosuna sahibiz. Bu Türkiye için büyük bir gelişmedir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇOK KUTUPLULUĞUN NİMETLERİNDEN İSTİFADE EDECEĞİ DÖNEM OLACAK’
Türkiye’nin hava alanında bir tane araç üretemezken bugün milli savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Piyade tüfeğinin kurşununu üretemeyen bir Türkiye’den hayranlıkla izlendiği bir konuma gelinmiştir. Dolayısıyla bu kadar büyük imkan ve fırsatları olan Türkiye için önümüzdeki dönem, çok kutupluluğun nimetlerinden istifade edeceği bir dönem olacak. Bu süre içerisinde hem siyaset hem de akademi dünyamızın en önemli sorumluluklarından birisi yeni oluşacak dünya sisteminin insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde oluşması için fikir üretmek ve teklifleri ortaya sunmaktır. Bugün dünya, iklim değişikliklerinden çatışmalara, işgallere, küresel ölçekte dünyanın her tarafını ilgilendiren göçmen krizlerinden, yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına kadar, çok alanda, yoğun problemlerle boğuşmaktadır. Bu süreç içerisinde bütün sorunlarla ilgili küresel bir kurum mevcuttur. Dünyada açlığı, kıtlığı önlemek için FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) diye bir kuruluş vardır ama maalesef sadece kağıt üzerinde bir kuruluştur. Dünyada göçmen meselesini halletmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) diye bir kuruluş var ama bu kurum dünyadaki göçmen meselesini halledebilecek en ufak bir imkana sahip değildir. İklim krizleriyle ilgili anlaşmalar, organizasyonlar vardır ama hiçbir sorun neredeyse ele alınamamaktadır. Ayrıca dünyada barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler diye kocaman bir bina ve o Birleşmiş Milletler’in içerisinde muhteşem bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vardır. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çatışmayı önleyememektedir. Ayrıca bu çatışma bölgelerine gitsinler diye birtakım Birleşmiş Milletler Barış Gücü misyonları vardır. Bunların da çoğu hemen hemen işlevsiz, kontrolsüz bir hale gelmiştir. Uluslararası Adalet Divanı vardır. En son İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. Türkiye olarak biz de o davaya müdahiliz. Oradan İsrail aleyhine birtakım kararlar çıkmasına rağmen uygulanabildi mi? Bütün bu kurumların hemen hepsi maalesef uygulamalarında başarısız olan, işlevleri ortadan kalkmış birtakım kurumlar haline gelmiştir” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI KURUMLARIN BAŞARILI OLMALARI İÇİN MEŞRUİYET SAHİBİ OLMALARI GEREKİR’
Uluslararası kurumların başarılı bir şekilde devam edebilmeleri için üç tane temel şartı yerine getirmeleri gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bunlardan birincisi kendi alanlarında istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri. İkincisiyse meşruiyet sahibi olmalarıdır. Herkese eşit davranan, herkese karşı adil davranan bir meşruiyet içerisinde hareket etmeleridir. Üçüncüsüyse etki alanlarındaki insanlara, bütün insanlığa güvence sunabilmeleridir. Bu kurumlardan hangisi istikrarlıdır? Hangisinin meşruiyeti vardır? Hangisinin insanoğluna herhangi bir güvence verdiği görülmüştür? Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir. 7 Ekim’de İsrail’in yoğun saldırılarından sonra, 14-15 uluslararası toplantıya katıldım. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; başlangıçta ülkelerin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrail’i savunurken; şimdi bu soykırım, bu insanlık suçları, bardağı taşırmış olan bu katliamlar hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanımız bütün bunları uluslararası platformlarda söylerken belki çok fazla taraftar bulmuyordu ama 14 ay sonunda geldiğimiz noktada bizim açıktan söylediklerimiz karşısında takdirlerini ve tebriklerini ifade ediyorlar.”
‘HAKLININ HAKKININ ALINDIĞI BİR BAKIŞ AÇISININ ORTAYA KONULMASI LAZIM’
Katıldığı uluslararası bir oturuma değinen Kurtulmuş, “İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının konuşulma hakkı gelmiştir’ dedim. Ancak Türkiye’nin temsilcisi bunu söyleyebilir. Ancak böylesine büyük bir antiemperyalist mücadelenin içinden geçen bir milletin evladı bunu söyleyebilir. Çoğu bizatihi toplandıktan sonra geldiler, tebrik ettiler. Dünyada yeni bir sistemin kurulmasının vakti gelmiştir. Türkiye öncü olacak ülkelerden birisidir. Türkiye’nin siyaseti ve akademisi bu konuda hayati tarihi rolü oynayacak. Yeni bir dünya sistemi kurulacaksa dört tane temel noktayı ifade etmek istiyorum. Yeni bir dünya kurulacaksa şu andaki sistemin en temel yanılgılarından birisi olan güçlünün hakkını almak üzere kurulmuş olan bu uluslararası sistemin kodlarından mutlaka uzaklaşmak hatta bu konuları tamamen silmek, haklının hakkının alındığı ve teslim edildiği bir bakış açısının ortaya konulması lazım. Filistinlilere İsraillilerin yapmış olduğunun milyonda birini Filistin yapsaydı bütün dünya başlarına yıkılırdı. Çünkü öteki adamın İsrail hükümetine destekleri vardı. Gazze’de çok insan öldü. Hepimiz her gün seyrettiklerimizde, duyduklarımızda, haber aldıklarımızda kahroluyoruz. Artık sözün bittiği yer. Bugünkü küresel sistemin ikinci temel yanılgısı, dünya sistemini kuranlar sadece dünyayı değil bütün kainatı babalarının malı gibi görürler” dedi.
‘DÜNYA HİÇ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR’
‘Dünya hiç kimsenin, hiçbir milletin, hiçbir siyasetin, hiçbir ülkenin babasının malı değildir’ diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Dünya 8 milyar insanın ortak yeridir. Bize de mülk olarak verilmiş değil, mirasçı olarak devredilmiştir. İklim anlaşmalarından sonuç çıkmamasının temel nedenlerinden birisi budur. İklim sözleşmeleri üzerinden birtakım siyasi manevra yapanların önce şunun hesabını vermesi lazım. ‘Kalkınma’ adı altında dünyanın bütün imkanlarını sömürmek isteyen bu zihniyetin büyük payı vardır. Üçüncü temel meseleyse insanlar arasında bir eşitsizlik anlayışı söz konusudur. Irk ayrımcılığı, göçmen karşıtlığı ve bugün İsrail’in yaptığı saldırıların arkasındaki temel mesele insanlar arasında hiyerarşidir. Kendilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci, üçüncü sınıf görüyorlar. Yeni sistemden bahsedeceksek insanların yaradılışta eşitliği prensibini içselleştirmiş anlayışı ortaya koymak zorundayız. Yeni sistemin dördüncü temel ilkesi ise milletlerin, devletlerin egemenlikte eşitlik prensibi olmasıdır. Bir Afrika’daki ufak bir devletin herhangi bir Batılı ülkeden, egemenlik bakımından bir farkı yoktur, olmamalıdır. Hiçbir devlet bir diğerinden üstün değildir. Biz farklı bir milletiz. Hiçbir zaman emperyalizmin boyunluğuna girmedik. Şu İzmir’den düşmanı nasıl denize attığımızı, hangi yoğunluklarla attığımızı dün gibi hatırlıyoruz. Bu Anadolu topraklarına girdiğimizden bu yana hangi büyük güçlerle de mücadeleler verdiğimizi biliyoruz. Hiçbir zaman köleleştirilmedik. Hiçbir zaman emperyalizmin çizmesi altında kalmadık. Hiçbir zaman bu milletin asli evlatlarından başka kimseden ise emir almadık.”
‘SAĞLIK KONUSUNDA AR-GE MUTFAĞI OLMAK İSTİYORUZ’
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Ege Üniversitesi’nin 70’inci yılında sağlık temalı logomuzu da sizinle paylaşıyorum. Sağlık konusunda Ar-Ge mutfağı olmak istiyoruz. Köklü üniversitemizi ulusal ve uluslararası arenada hak ettiğimiz noktaya taşıma hedefiyle attığımız tüm adımlar sizlerle daha güçlenmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İzmir Valiliği’ni ziyaret etti. Burada polis tören mangası tarafından karşılanan TBMM Başkanı Kurtulmuş’a, İzmir Valisi Süleyman Elban eşlik etti. Valilik şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, daha sonrada İzmir İktisat Kongresi Binası’na geçerek sivil toplum buluşmasına katıldı.
Siyasette çok önem verdikleri alanlardan birisinin de sivil toplumlar olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Sivil toplum; milletin gönüllü olarak organize olduğu, belli alanlarda odaklanarak, o odaklandıkları alanlarda kamunun dışında milletin menfaatlerine uygun bir şekilde faaliyet icra ettikleri alandır. Siyasetin ne kadar güçlü olduğunun önemli göstergelerinden birisi de sivil toplumun gücüdür. Sivil toplum ne kadar güçlüyse milletin siyaset mekanizmasına olan desteği ve katkısı da o kadar güçlüdür. Tarihsel olarak Cumhuriyet’imizin 2. asrını idrak ediyoruz. Bu sene Cumhuriyet’in 101. yılını kutladık. Bu 2. asrın ilk yıl dönümü demek. Önümüzde uzun bir süre var. Geçtiğimiz bir asırın içerisinde nice zorluklar ve güçlüklerle ülkemiz büyük bir mesafe kat etti. Geldiğimiz nokta hiç de küçümsenmeyecek bir noktadır. Bugün Türkiye, kendi adından dünyanın dört bir tarafında söz ettiren, sözünün kıymetinin arttığı bir ülke haline gelmiştir; ancak bizim milletimizin bir temel özelliği var. Hiçbir zaman önündeki mevcut durumla yetinmez. Mutlaka önüne yeni hedefler koyar. O hedeflere ulaşabilmek için imkanlarını seferber eder ve her hedefi gerçekleştirerek hep daha ileriye gider. Bizim de önümüzdeki hedefimiz Cumhuriyet’in ikinci asrını, dünyada birçok yerde çok daha etkili bir Türkiye haline gelmek. Bilimde, sanatta, sporda, sanayide, teknolojide, uluslararası ilişkilerde, bölgesel denklemlerde çok daha güçlü bir hale gelebilmek. Türkiye Yüzyılı dediğimiz yeni dönemin kapılarını sonuna kadar açmaktır. Herkesin elindeki imkanları sonuna kadar ve ortak hedefler, milli hedefler doğrultusunda kullanabilmesi lazım. Türkiye yüzyılından kastımız tek cümle; sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye demektir” açıklamalarında bulundu.
“Sivil toplumun güçlü olması, sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır”
Bir ülkenin sözünün güçlü olması için önce millet-devlet kaynaşmasının gerçekleşmesi, devletin bütün kurumlarıyla birlikte etkin kurumsal bir kapasiteye, güçlü bir ekonomiye, güçlü bir bilim hayatına sahip olması, sanayi ve teknoloji alanında da dünya milletleriyle rekabet edebilecek bir güce ulaşabilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Sivil toplumun da güçlü olması sözü güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi olacaktır. Dosta güven düşmana korku salacak bir Türkiye. Bunu sadece savunma sanayi olarak söylemiyoruz. Dostlarımızın başarımızı gördükçe sevindiği, düşmanlarımızın görünce çekindiği bir Türkiye kurmak önümüzdeki yüzyılın asıl hedefidir. Güveni ve istikrarı sağlayarak yolumuza devam edersek, Türkiye bu hedeflerini gerçekleştirecektir. Fikirlerimiz, dünya görüşümüz, siyasetimiz farklı olsa da hepimizin aynı istikamete yürümeliyiz. Bu ülkenin daha güçlü olması için mücadele etmeli ve ülkeyi kalkındırmak için gayretli olmalıyız.”
“Yeni dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir”
Önümüzdeki dönemin dünyada yeni gelişmeleri yaşayacağımız bir dönem olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, artık eskisi gibi sadece bir ülke ya da güç merkezinin söylediği istikamette dünyadaki gelişmelerin olmayacağını ifade etti. Sözlerini sürdüren Kurtulmuş, şunları aktardı:
“Dünya çok kutuplu düzene gidiyor ve artık dünyanın her yerinde farklı güç merkezlerinin ortaya çıkacağı gelişmeyi yaşayacağız. Bu dönemin en avantajlı ülkesi artık Türkiye’dir. Hem nüfusu hem ekonomik potansiyeli hem okuma yazma oranı hem jeostratejik önemi itibariyle dünyanın neredeyse tam merkezinde olan bir ülkedir. Kuzeyle de batıyla da doğuyla da güneyle de iletişim kurabilen ender ülkelerden birisidir. Ukrayna ile Rusya arasında devam eden gerilim ve çatışma döneminde neredeyse dünyada her iki tarafta görüşebilen tek ülke Türkiye oldu. Bizim en temel özelliklerimiz, karşılıklı rıza ve müzakere ile işlerin çözülmesi için diplomasi masasını sürekli açık tutmaktır. En zor konularda bile karşılıklı müzakere ile çözülmesinden başka yolu yoktur. Türkiye kendi milli eksenini takip ederek önümüzdeki dönemde karşımıza çıkacak fırsatları değerlendirecektir.”
“Türkiye’nin bir tane eksen vardır, o da kendi milli eksenidir”
“Türkiye ne zaman tam bağımsızlık yolunda adım atsa, kendi milli menfaatleri önceleyen süreç içine girse ve bazı oluşumlara karşı şahsiyetli duruşunu ortaya koysa, birileri ‘Türkiye’nin eksenini kaydırıyorsunuz’ diyor” diye konuşan Kurtulmuş, “Türkiye ekseni ne Doğu ne Batı’dır, Türkiye’nin bir tane eksen vardır o da kendi milli eksenidir. Bu milli ekseni takip ederken Avrupa ile de Amerika ile de doğu ile de batı ile de Müslüman dünyası ile de Hıristiyan dünyası ile de görüşeceğiz, müzakere edeceğiz alışverişimiz olacak. Bizim birisine dost olmamız için başkasına düşman olmamıza gerek yok. Tek önceliğimiz ülkemizin menfaatidir. Türkiye önümüzdeki dönemde çok daha güçlü olarak yoluna devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
“Filistin meselesi bugün başlamadı”
Orta Doğu coğrafyasında yaşananların bir tesadüf olmadığına işaret eden Kurtulmuş, ” İsrail’in saldırıları arkasında yatan husus, Filistin meselesi bugün başlamadı. 1917’de Osmanlı, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kaldığında İngiliz manda yönetiminin oraya gelmesiyle başladı. Önce o coğrafyada Yahudi yerleşim alanlarını açmaya ve eşzamanlı terör örgütünü kurarak İsrail’in kuruluşunu hazırladılar, bu oyunun birinci perdesiydi. İkinci perde ise ABD’nin Irak’ı işgali işe başladı. Sonra bu coğrafyada iki fay hattı üzerinden ülkeleri paramparça etmeye başladılar; birisi ırkçılık, diğeri mezhep. Irak, Suriye, YemenLibya parçalandı, Mısır yönetilemez hale geldi. Hepsi bir şekilde siyasi türbülansın içine sokuldu. Bu kadar parçalanmaya çalışan bu coğrafyada istikrar adası olarak Türkiye bu günlere kadar geldi ve çok daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir” açıklamalarına yer verdi.
“Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı düşmanlığı yoktur, ispatı da İzmir’dir”
Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle kendi içimizi düzenlememiz, memleketimize ayrılık meselesini tamamıyla kenarı bırakmamız ve özellikle terör örgütleri vasıtasıyla hizaya sokulmaya çalışılan bu coğrafyaya inat terörün sıfırlandığı bir Türkiye’yi oluşturmak mecburiyetindeyiz. 40 yılı aşkın süredir bu memlekette etnik fitneyi oluşturmaya, ayrılıkçı siyaseti terör örgütleri marifetiyle kökleştirmeye çalışmalarına rağmen bu memlekette Türk’ün Kürt’ün birbirine karşı en ufak düşmanlığı yoktur, bunun ispatı da İzmir şehrinin kendisidir.”
“Türkiye’nin teknolojide ilerleyebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız”
Güçlü ve büyük Türkiye etrafında buluşmaktan başka çarenin olmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Karşımızdaki emperyal planın, böl-parçala-iradesiz hale getir ve yönet şeklindeki tecelli ettiğini gördükten sonra bizim büyük bir imparatorluk birikimine sahip millet olarak başak yolu tercih etmemiz düşünülemez. Obamızı düzenleyeceğiz, farklılıklarımız zenginlik olarak görüp yolumuza devam edeceğiz. Demokrasimizi, fikir özgürlüklerini geliştireceğiz, Türkiye’deki güçlü siyaset mekanizmalarını daha güçlü hale getireceğiz. Türkiye’nin sanayileşmesi, teknolojide ileriye gidebilmesi için her türlü çalışmayı yapacağız. Devlet ve millet olarak el ele mücadeleyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
“Bazen STK gücü hükümetlerin gücünden daha etkilidir”
“Yüksek teknoloji ve yüksek teknolojilere dayalı Savunma Sanayi başta olmak üzere her alanda daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” diye konuşan Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:
“Üniversitelerimizin daha güçlü hale gelmesi için hep beraber gayret edeceğiz. Bu ülkenin gençlerinin milli ve manevi değerler ekseninde daha güçlü gençler olması için gayret sarf edeceğiz. Bu fırsatların varlığı bizi çok daha dikkatli, birlik beraberlik içinde olmaya itiyor. Yardımlaşarak, birbirimize destek olarak yolumuza devam edeceğiz. Gönümüz arzu eder ki sivil toplum kuruluşlarımız kendi alanında ana akım olsun. Türkiye’nin hatta dünyanın en iyisi olsun. Bazen STK gücü hükümetlerin, devletin gücünden daha etkilidir. Devlet olarak bizim vazifemiz de sizlere, insanlığa ve ülkemize yapacağınız desteklere de sizlere yardımcı olmaktır.”
“Sivil toplumun en güçlü olduğu şehir İzmir”
İzmir Valisi Süleyman Elban ise Türkiye’de sivil toplumun en güçlü olduğu şehrin İzmir olduğunu belirterek, “Bu şehrin birçok özelliği var. Burası kurtuluşun, kuruluşun şehri. Özellikle kurtuluş mücadelesinde kahramanlıklarıyla destanlaşmış bir şehir ama bu şehir sivil toplum Türkiye’nin birçok yerinde göremeyeceğin kadar güçlü. Her birisi kurulduğu ve amaç edildiği tüzüklerinde belirtilen hedeflerine ulaşmak için samimi olarak gayret ederek kendilerinden ve enerjilerinden feragat ediyor” diye belirtti.
Programa ayrıca; önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, partililer ve sivil toplum kuruluşları katıldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP merkezli 9 ilde, polisin düzenlediği operasyonda 6 farklı ülkedeki 7 firmayı 74 milyon TL dolandırdıkları suçlamasıyla gözaltına alınan 19 şüpheliden 11’i tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 6 farklı ülkeden 7 firmanın internet üzerinden dolandırıldıklarını belirterek şikayette bulunmaları üzerine çalışma başlattı. Ekipler, çalışma sonrası 6 farklı ülkedeki firmaları 74 milyon TL dolandıranların kimliklerini belirleyerek, 5 Kasım’da 9 farklı ildeki 19 şüphelinin adreslerine eş zamanlı operasyon düzenledi. Özel harekat ekiplerinin de katıldığı operasyonlarda 19 şüpheli gözaltına alınırken, yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile çek ve doküman ele geçirildi. Operasyon kapsamında ayrıca şüphelilere ait 40 milyon TL değerindeki taşınır ve taşınmazlara da el konuldu.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11’i tutuklanırken, 8’i ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Haber: Hasan KIRMIZITAŞ – Kamera: GAZİANTEP – DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FİDANLAR TOPRAKLA BULUŞTU
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında, İzmir’de 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süre ağaçların yanarak yok olduğu Karşıyaka’da Seyir Terası Bölgesi’ndeki fidan dikim etkinliğine katıldı. Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de her yaz mevsiminde çıkan orman yangınlarının sadece ağaçların ya da birtakım canlıların yanmasına değil, halkın ciğerlerinin de yanmasına neden olduğunu söyleyerek, “Dünyadaki mevsimlere göre farklı bölgelerde yoğun orman yangınlarıyla karşılaşıyoruz. Çünkü insan hatalarıyla olan yangınlar bir yana, esas itibarıyla iklim krizi, kuraklık ve aşırı sıcaklık yüzünden çok sayıda orman yangınına şahit oluyoruz. Türkiye’de yaşanan yangınların yüzde 90’ından fazlası, insan hatalarından oluyor. Herkesin çevreye duyarlı hale getirilmesi, bu yangınları önlemek açısından çok değerli. Yeni neslin ağaçları cansız nesne şeklinde görerek değil de her birisine sevgi ve şefkatle yaklaşan nesiller olarak yetişmelerini sağlamalıyız” dedi.
‘YERYÜZÜ BABAMIZIN MALI DEĞİLDİR’
Orman yangınlarından korunmanın yolunun önce eğitimden başladığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bugün gençlerimizi bir araya getirmiş olmak önemli bir derstir. Türkiye esasında su bakımından zengin olan bir yer değildir. Uyanık olmalı, son yıllarda artan orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi her yıl biraz daha arttırarak devam ettirmeliyiz. Hem kurumsal kapasitemizi arttırıyoruz hem araç-gereçlerimizi arttırıyoruz. Ormancı kardeşlerin eğitimlerini profesyonel hale getiriyoruz. Önce koruyup sonra yeşillendirip mevcut olana da gözümüzün içi gibi bakmalıyız. Atalarımız bize hayatla haşır neşir olmayı öğretti. Hepimizin büyükleri fidan dikmiş, ağaç yetiştirmiştir. Kültürümüzde dikili ağacı olmamak bir eksikliktir. Genç nesillere dikili ağacı olmanın kainatla, evrenle barışık olmanın da bir göstergesi olduğunu öğretmemiz lazım. İnsanoğlunun modern çağlardaki en büyük yanılgısı emrine amade kılınan dünyanın ve kainatın zenginliklerini hemen şimdi bitirerek, bunu imkan olarak görmesidir. Babasının mülkü gibi görüp, bunu sınırsız bir iştahla gelir elde etmek için kullanmasıdır” ifadelerini kullandı.
‘YOLA DEVAM EDECEĞİZ’
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın birçok yerinde ormanların açılarak oraların birtakım rant yerleri haline getirildiğini biliyoruz. Sanayileşmeyle birlikte nehirlerin zehir akar hale geldiğini biliyoruz. Başta Amazon ormanları olmak üzere dünyanın birçok yerinde kainatın en önemli varlıklarının nasıl talan edildiğini biliyoruz. Dolayısıyla insanoğlunun önce bu yanılgıdan kurtulması lazım. Yeryüzü bizim babamızın malı değildir. Bizim üzerimize düşen, gördüğümüz şeyi kendi malımız gibi almak, onu mülk edinmek değildir. Yeryüzünün bize miras bırakıldığını ve bunu en iyi şekilde devretmemiz gerektiğini nesillerimize öğretmeliyiz. Dünyanın kendi babasının malıymış gibi olduğunu düşünenlerin dünyaya vereceği hiçbir şey yoktur. Onlar sadece tahribattır, sadece dünya nimetlerinin talan edilmesidir. Başta orman varlıklarımızı arttırarak, koruyarak, bilinçlendirmeye devam ederek yola devam edeceğiz. Hz. Peygamber’in bize öğrettiği şey, ‘Kıyametin koptuğunu duysanız elinizdeki fidanı dikin’. Bu sözüyle ‘Yeryüzünde bizden sonra yaşayacak olanların hakkını verin’ demek istiyor.”
‘BU ALANA 1 MİLYON 100 BİN FİDAN DİKİLECEK’
İzmir Valisi Süleyman Elban da Karşıyaka’da 15 Ağustos’ta başlayan ve 3 günden daha uzun süren yangınının orman teşkilatı ve tüm kurumların katkısıyla söndürüldüğünü belirterek, “Yangın, bu yoğun ve fedakar çalışmalarla, 80 kilometrenin üzerine çıkan rüzgar şartlarına rağmen, insanüstü bir çabayla kısa sürede söndürüldü. Orman yangını sırasında ve söndükten hemen sonra bu alanın her metrekaresinin ağaçlandırılacağını söyledik. Ayın 18’inde orman yangını bittikten 10 gün sonra 28 Ağustos’ta alanda temizlik ve ağaçlandırma çalışması ile ilgili hazırlıklara başladık” dedi.
Bu sahada hazırlıkların tamamlandığını söyleyen Vali Elban, şöyle devam etti:
“Mart 2025’e kadar bu alana 1 milyon 100 bin fidan ve 8 ton tohum atarak 2 bin 900 hektarlık yangından etkilenen alandaki 1580 hektarlık orman alanını yeniden ayağa kaldıracağız. 1320 hektarlık alandaki yerleşim yeri ve mera dışında kalan orman olmayan yerleri de ağaçlandıracağız. Dolayısıyla daha fazla ağaca kavuşturacağız. Bu alanın birkaç sene sonra yemyeşil orman olduğunu hep birlikte nefes olduğunu göreceğiz. Bu yaz dönemi ilimiz genelinde yangından etkilenen tüm alanda ağaçlandırma çalışmaları başladı.”
Eski Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir MilletvekiliMehmet Kasapoğlu da hem bugün hem yarınlar için fidanların toprakla buluşturulacağını dile getirerek, “Toprak, su, canlı bir mirasın ötesinde birer emanettir. Çevre dostu, ağaç dostu bir neslin yetişmesi için güçlü çalışmalarımızı birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kurtulmuş ve protokol üyeleri alana fidan dikti.
Nevra UÇKAÇ/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, farklı suçlardan arananların yakalanması için kent genelinde 4- 10 Kasım’da çalışma yapıldı.
Çalışmada, aralarında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 5 yıl hapis cezası bulunan 2 kişinin de olduğu 34 kişi yakalandı.
Yakalananlardan 20’si emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı, 14 kişi ise sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi 2024 Yılı Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç başkanlığında, Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan Büyükkılıç, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 86’ncı yıl dönümü dolayısıyla rahmetle, saygıyla andıklarını ifade etti. Mecliste 41 asıl, 48 ek olmak üzere toplam 89 gündem maddesi meclis üyelerince müzakere edilerek, karara bağlandı.
Başakpınar Mahallesi’nin futbol sahası çimleri yenileniyor
Mecliste, Talas İlçesi Başakpınar Mahallesi Okul Sokak adresinde yer alan futbol sahasının çimlerinin sentetik çim ile değiştirilmesi işi hususunda Kayseri Valiliği tarafından Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ödenek aktarılması için Kayseri Valiliği ile protokol imzalamaya Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya Genel Sekreter Av. Hüseyin Beyhan’a yetki verilmesi talebi görüşüldü.
Talep, meclis üyelerince oy birliği ile kabul edilirken, Başkan Büyükkılıç, “Sayın Valimize ve kıymetli ekibine teşekkür ediyoruz. Yapılacak protokol doğrultusunda Başakpınar bölgemizde önemli tesisin sahası yenilenecek. Talas Belediyemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“İnşallah yıl sonu hedefimiz var”
Kayseri Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut, Rüzgar Enerjisi Santrali projesi ile ilgili son durumu paylaşarak, “RES ile tüm temellerimiz bitti, sadece montaj aşamamız kaldı. Yakın zamanda türbinlerimiz burada olacak. İnşallah yılsonu hedefimiz var. Yılsonuna 21 megavatlık 3 türbinimizi döndürmeye gayretimiz var. O da Kayseri Ulaşım A.Ş.’nin tüm enerji ihtiyacını karşılıyor, üstüne bir misli daha enerji üretiyor. Ciddi bir tesis” diye konuştu.
3 ilçeye ek bütçe
Büyükşehir Meclisi’nde ayrıca Kocasinan Belediyesi’ne 175 milyon TL, Hacılar Belediyesi’ne 100 milyon TL ve Sarız Belediyesi’ne ise 5 milyon TL ek bütçesi verilmesi kararı, oy birliği ile kabul edildi.
“Sahabiye’mizde son noktaya gelindi”
Meclis üyeleri, Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi II. Uygulama etabı yapım işlerinin 6306 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kat karşılığı yöntemi ile yaptırılması hususunda Kayseri Büyükşehir Belediyesi, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Kayseri İmar ve İnşaat Ticaret A.Ş. ile ortak protokol imzalanması için Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya görevlendireceği bir kişiye yetki verilmesi talebini görüştü. Başkan Büyükkılıç, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bakanımıza teşekkür ediyorum. Sahabiye’nin bu projesi ile ilgili Emlak Konut ile bizi eşleştirmek suretiyle gerekli kararlar alındı, Sahabiye’mizde son noktaya gelindi” ifadelerini kullandı. Talep, meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi.
Kayseri’de manda varlığının ıslahı amacıyla Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği üyelerine yüzde 50 hibeli 100 adet damızlık erkek manda dağıtımı yapılması için Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Kayseri İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği arasında yapılacak olan Ortak İş Birliği Protokolünü imzalamak üzere Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç veya görevlendireceği kişiye yetki verilmesi talebi de görüşüldü. Talep, oy birliği ile kabul edildi.
Gündem maddeleri ile ilgili meclis üyelerinin görüşlerinin alındığı meclis toplantısının ardından, Başkan Büyükkılıç, mecliste alınan kararların hayırlı olması temennisinde bulundu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Yenimahalle ilçesinde, alacak tartışmasında Hasan Hüseyin Y.’nin tabanca ile vurduğu Ahmet İ. hayatını kaybetti, Fatih T. yaralandı.
Olay, saat 13.00 sıralarında Yenimahalle ilçesi Turgut Özal Mahallesindeki plazada meydana geldi. Ahmet İ. ve Fatih T., aralarında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunan Hasan Hüseyin Y.’nin plazadaki ofisine gitti. Burada taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Hasan Hüseyin Y., Ahmet İ.’nin üzerindeki tabancayı alarak ateş etti. Ahmet İ. ve Fatih T., kanlar içinde yere yığılırken, Hasan Hüseyin Y. kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ahmet İ.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Fatih T. ilk müdahalesinden sonra Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Olay yerine gelen Ahmet İ.’nin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Yapılan incelemeden sonra Ahmet İ.’nin cesedi Ankara Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bey, Yeşilyurt, Yeşilyuva Mahalleri ve bir gezici olmak üzere Seyhan Belediyesi tarafından hizmete açılan kent lokantaları yurttaşlara ekonomik, sağlıklı ve lezzetli yemekler sunmaya devam ediyor. 3 çeşit yemeğin 50 liraya satıldığı kent lokantaları, oldukça rağbet görüyor. Aynı zamanda hiç ödeme yapamayacak durumda olan vatandaşlar için de “Askıda Yemek” uygulaması çare oluyor. Geçen hafta Yeşilyurt Kent Lokantası’nın coşkulu açılış töreninde “Askıda Yemek” uygulamasına bağış yapan iş insanları Mehmet İzlemek, Nadir Vurankaya, Ali Refah Keskin, Onur Aktakaş ve Mustafa Göregen’e plaket takdim edildi. Törende sırasında kent lokantasına bağış yapan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı da katılımcılardan alkış aldı.
“Askıda Yemek” uygulaması
Kent lokantalarının Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin markası haline geldiğini belirten Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, ” Kent yoksulluğunun giderek derinleştiği ülkemizde, sosyal politikalarımızla yoksulluğa çare olmaya çalışıyoruz. Seyhan Kent lokantalarımızda 50 lira karşılığında 3 çeşit yemeği hem ekonomik hem de sağlıklı bir şekilde sunarak vatandaşlarımızın evlerine sıcak yemek götürmelerini sağlıyoruz. Toplumun bütün kesimlerinin yoksullaştığı bu dönemde, kentimizde yaşayan herkes kent lokantalarımızdaki bu imkandan faydalanabiliyor. “Askıda Yemek” uygulamamızla hiç ödeme yapamayacak durumda olan vatandaşlarımız ile insan onuruna yaraşır şekilde dayanışma gösteriyoruz” dedi.
Dayanışma gösteren bağışçılara teşekkür
Ekonomik durumu iyi olan vatandaşların kent lokantalarındaki “Askıda Yemek” uygulamasına katkı sağlayarak dayanışma ve eşitlik anlayışına destek olduklarını ifade eden Başkan Tekin, “Bu kapsamda geçtiğimiz hafta Yeşilyurt Kent Lokantamızın açılışında “Askıda Yemek” uygulamamıza destek veren değerli iş insanlarına teşekkür plaketlerini takdim etmiştik. Bu vesileyle dayanışma gösteren Değerli Yüreğir Belediye Başkanımız Ali Demirçalı’ ya ve değerli iş insanlarına tekrar teşekkür ederken, ekonomik durumu iyi olan herkesi “Askıda Yemek” uygulamamıza destek olmaya çağırıyorum. Elbette asıl çözümün bu yoksulluğun ve yoksunluğun bitirilmesi olduğunu biliyoruz. Bunu da birlik içinde, omuz omuza vererek, dayanışmayla başarabiliriz” diye konuştu. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile birlikte geldiği ziyarette Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından karşılandı. Kurtulmuş, ziyaretin ardından, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde yapılan Ege Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende, Vali Süleyman Elban, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da yer aldı. Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Üniversiteler Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan yerlerdir. Üniversitelerimiz Türkiye’nin gelişmesinin, kalkınmasının, daha ileriye gitmesinin, dünyayla yarışabilmesinin en önemli merkezlerinden birisidir. İzmir’de Ege Üniversitesi de gerçekten Türkiye’de bilim hayatının öncülerinden olmuş. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Nice zor, fırtınalı günleri geride bıraktık. Bu kadar zorluktan nasıl çıktık buraya geldik derseniz, üç anahtar kelimeyi ifade etmek isterim. Bunlardan biri milli birlik ve beraberliktir. Bir diğerinin demokratik uzlaşma kültürü olduğunu ifade etmek isterim. Bir diğeri ise kalkınmacılıktır. Türkiye en zor şartlarda bile hep karşısına bir hedef olarak ‘Kalkınmacılığı’ koymuştur” dedi. Türkiye’nin bugün sahip olduğu muazzam potansiyeliyle, önünde kendisini bekleyen fevkalade imkan ve fırsatlarla yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili ülkelerden birisi olmaya aday olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bugün Türkiye’de 209 üniversitemiz var, 7,5 milyon evladımız bu üniversitelerde eğitim alıyor. Sayıları artık 10 binlerle ifade edilen bir öğretim üyesi kadrosuna sahibiz. Bu Türkiye için büyük bir gelişmedir” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇOK KUTUPLULUĞUN NİMETLERİNDEN İSTİFADE EDECEĞİ DÖNEM OLACAK’
Türkiye’nin hava alanında bir tane araç üretemezken bugün milli savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Piyade tüfeğinin kurşununu üretemeyen bir Türkiye’den hayranlıkla izlendiği bir konuma gelinmiştir. Dolayısıyla bu kadar büyük imkan ve fırsatları olan Türkiye için önümüzdeki dönem, çok kutupluluğun nimetlerinden istifade edeceği bir dönem olacak. Bu süre içerisinde hem siyaset hem de akademi dünyamızın en önemli sorumluluklarından birisi yeni oluşacak dünya sisteminin insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde oluşması için fikir üretmek ve teklifleri ortaya sunmaktır. Bugün dünya, iklim değişikliklerinden çatışmalara, işgallere, küresel ölçekte dünyanın her tarafını ilgilendiren göçmen krizlerinden, yabancı düşmanlığına, İslam karşıtlığına kadar, çok alanda, yoğun problemlerle boğuşmaktadır. Bu süreç içerisinde bütün sorunlarla ilgili küresel bir kurum mevcuttur. Dünyada açlığı, kıtlığı önlemek için FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) diye bir kuruluş vardır ama maalesef sadece kağıt üzerinde bir kuruluştur. Dünyada göçmen meselesini halletmek için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) diye bir kuruluş var ama bu kurum dünyadaki göçmen meselesini halledebilecek en ufak bir imkana sahip değildir. İklim krizleriyle ilgili anlaşmalar, organizasyonlar vardır ama hiçbir sorun neredeyse ele alınamamaktadır. Ayrıca dünyada barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler diye kocaman bir bina ve o Birleşmiş Milletler’in içerisinde muhteşem bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vardır. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çatışmayı önleyememektedir. Ayrıca bu çatışma bölgelerine gitsinler diye birtakım Birleşmiş Milletler Barış Gücü misyonları vardır. Bunların da çoğu hemen hemen işlevsiz, kontrolsüz bir hale gelmiştir. Uluslararası Adalet Divanı vardır. En son İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. Türkiye olarak biz de o davaya müdahiliz. Oradan İsrail aleyhine birtakım kararlar çıkmasına rağmen uygulanabildi mi? Bütün bu kurumların hemen hepsi maalesef uygulamalarında başarısız olan, işlevleri ortadan kalkmış birtakım kurumlar haline gelmiştir” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI KURUMLARIN BAŞARILI OLMALARI İÇİN MEŞRUİYET SAHİBİ OLMALARI GEREKİR’
Uluslararası kurumların başarılı bir şekilde devam edebilmeleri için üç tane temel şartı yerine getirmeleri gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Bunlardan birincisi kendi alanlarında istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri. İkincisiyse meşruiyet sahibi olmalarıdır. Herkese eşit davranan, herkese karşı adil davranan bir meşruiyet içerisinde hareket etmeleridir. Üçüncüsüyse etki alanlarındaki insanlara, bütün insanlığa güvence sunabilmeleridir. Bu kurumlardan hangisi istikrarlıdır? Hangisinin meşruiyeti vardır? Hangisinin insanoğluna herhangi bir güvence verdiği görülmüştür? Gazze, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birisidir. İddialı bir şekilde söylüyorum ki bundan sonra ne uluslararası sistem eskisi gibi devam edecek ne İsrail bu şekilde saldırganlıklarını sürdürebilecek ne de Filistin davası bu haliyle devam edecektir. Filistin davası için yeni bir dönem başlamıştır. İsrail için de yeni bir dönem başlamıştır ama hepsinden önemlisi dünya için yeni bir dönemin kurulması artık kaçınılmaz olarak ihtiyaç haline gelmiştir. 7 Ekim’de İsrail’in yoğun saldırılarından sonra, 14-15 uluslararası toplantıya katıldım. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; başlangıçta ülkelerin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrail’i savunurken; şimdi bu soykırım, bu insanlık suçları, bardağı taşırmış olan bu katliamlar hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanımız bütün bunları uluslararası platformlarda söylerken belki çok fazla taraftar bulmuyordu ama 14 ay sonunda geldiğimiz noktada bizim açıktan söylediklerimiz karşısında takdirlerini ve tebriklerini ifade ediyorlar.”
‘HAKLININ HAKKININ ALINDIĞI BİR BAKIŞ AÇISININ ORTAYA KONULMASI LAZIM’
Katıldığı uluslararası bir oturuma değinen Kurtulmuş, “İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının konuşulma hakkı gelmiştir’ dedim. Ancak Türkiye’nin temsilcisi bunu söyleyebilir. Ancak böylesine büyük bir antiemperyalist mücadelenin içinden geçen bir milletin evladı bunu söyleyebilir. Çoğu bizatihi toplandıktan sonra geldiler, tebrik ettiler. Dünyada yeni bir sistemin kurulmasının vakti gelmiştir. Türkiye öncü olacak ülkelerden birisidir. Türkiye’nin siyaseti ve akademisi bu konuda hayati tarihi rolü oynayacak. Yeni bir dünya sistemi kurulacaksa dört tane temel noktayı ifade etmek istiyorum. Yeni bir dünya kurulacaksa şu andaki sistemin en temel yanılgılarından birisi olan güçlünün hakkını almak üzere kurulmuş olan bu uluslararası sistemin kodlarından mutlaka uzaklaşmak hatta bu konuları tamamen silmek, haklının hakkının alındığı ve teslim edildiği bir bakış açısının ortaya konulması lazım. Filistinlilere İsraillilerin yapmış olduğunun milyonda birini Filistin yapsaydı bütün dünya başlarına yıkılırdı. Çünkü öteki adamın İsrail hükümetine destekleri vardı. Gazze’de çok insan öldü. Hepimiz her gün seyrettiklerimizde, duyduklarımızda, haber aldıklarımızda kahroluyoruz. Artık sözün bittiği yer. Bugünkü küresel sistemin ikinci temel yanılgısı, dünya sistemini kuranlar sadece dünyayı değil bütün kainatı babalarının malı gibi görürler” dedi.
‘DÜNYA HİÇ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR’
‘Dünya hiç kimsenin, hiçbir milletin, hiçbir siyasetin, hiçbir ülkenin babasının malı değildir’ diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Dünya 8 milyar insanın ortak yeridir. Bize de mülk olarak verilmiş değil, mirasçı olarak devredilmiştir. İklim anlaşmalarından sonuç çıkmamasının temel nedenlerinden birisi budur. İklim sözleşmeleri üzerinden birtakım siyasi manevra yapanların önce şunun hesabını vermesi lazım. ‘Kalkınma’ adı altında dünyanın bütün imkanlarını sömürmek isteyen bu zihniyetin büyük payı vardır. Üçüncü temel meseleyse insanlar arasında bir eşitsizlik anlayışı söz konusudur. Irk ayrımcılığı, göçmen karşıtlığı ve bugün İsrail’in yaptığı saldırıların arkasındaki temel mesele insanlar arasında hiyerarşidir. Kendilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci, üçüncü sınıf görüyorlar. Yeni sistemden bahsedeceksek insanların yaradılışta eşitliği prensibini içselleştirmiş anlayışı ortaya koymak zorundayız. Yeni sistemin dördüncü temel ilkesi ise milletlerin, devletlerin egemenlikte eşitlik prensibi olmasıdır. Bir Afrika’daki ufak bir devletin herhangi bir Batılı ülkeden, egemenlik bakımından bir farkı yoktur, olmamalıdır. Hiçbir devlet bir diğerinden üstün değildir. Biz farklı bir milletiz. Hiçbir zaman emperyalizmin boyunluğuna girmedik. Şu İzmir’den düşmanı nasıl denize attığımızı, hangi yoğunluklarla attığımızı dün gibi hatırlıyoruz. Bu Anadolu topraklarına girdiğimizden bu yana hangi büyük güçlerle de mücadeleler verdiğimizi biliyoruz. Hiçbir zaman köleleştirilmedik. Hiçbir zaman emperyalizmin çizmesi altında kalmadık. Hiçbir zaman bu milletin asli evlatlarından başka kimseden ise emir almadık.”
‘SAĞLIK KONUSUNDA AR-GE MUTFAĞI OLMAK İSTİYORUZ’
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise “Ege Üniversitesi’nin 70’inci yılında sağlık temalı logomuzu da sizinle paylaşıyorum. Sağlık konusunda Ar-Ge mutfağı olmak istiyoruz. Köklü üniversitemizi ulusal ve uluslararası arenada hak ettiğimiz noktaya taşıma hedefiyle attığımız tüm adımlar sizlerle daha güçlenmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir’de Kılıçözü Sanayi Sitesi yakınlarında dün gece iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de ağır yaralandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, silahlı kavga sonucunda M.İ.’yi öldüren ve R.Ö.’yü ağır yaralayan U.K., M.K., İ.Y. ve H.O. isimli şüphelileri kısa sürede yakaladı. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan zanlılar, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 11 Kasım (Xinhua) — Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, eski bir Çin şiirinden o ünlü dizeyi alıntılayarak, “Gerçek dostlar aralarındaki mesafe ne olursa olsun her zaman birbirlerine yakın hissederler” dedi. Xi, bu ifadeyi ülkesinin Latin Amerika ve Karayipler’deki ülkelerle ilişkilerini tanımlamak için kullandı.
Xi, Peru’yu Çin’in Pasifik ötesindeki komşusu olarak tanımlıyor. İki ülke arasında binlerce mil mesafe olsa da bu ayın sonunda açılması planlanan liman bu “komşuluk ilişkilerini” daha da artıracak.
Peru’nun başkenti Lima’nın yaklaşık 78 kilometre kuzeyinde yer alan Chancay, doğal bir derin su limanı olarak dikkat çekiyor. Faaliyete geçtiğinde okyanuslara açılan önemli bir kapı ve Güney Pasifik’te önemli bir merkez haline gelecek olan liman, Şili, Ekvador, Kolombiya, Brezilya ve Paraguay gibi ülkelerden gelen kargonun yeniden dağıtılmasını sağlayacak. Ayrıca liman sayesinde Güney Amerika ve Asya arasındaki deniz kargo süresi 45 günden 23 güne inerek yarı yarıya azalacak.
Chancay Limanı, Xi’nin belirleyici rol oynadığı Çin-Peru ortak işbirliğinin öne çıkan projelerinden biri. Haziran ayında Beijing’e yaptığı ziyaret sırasında Peru Devlet Başkanı Dina Boluarte ile gerçekleştirdiği görüşmede Xi, limanın zamanında tamamlanması ve Çin ile Latin Amerika arasında yeni bir kara-deniz koridoru haline getirilmesi için ortak çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.
Xi, Perulu mevkidaşına, “‘Chancay’den Shanghai’a’, Peru’da slogan haline gelmiş durumda ve iki ülke arasında karşılıklı fayda sağlayan işbirliğinin parlak geleceğine işaret ediyor” dedi.
Chancay ve Shanghai’ın şaşırtıcı derecede birbirine benzeyen İspanyolca telaffuzları, bazılarının kafalarını karıştırsa da Chancay’ın gelecekte Peru’nun Shanghai’ına dönüşebileceğini umut eden Peru halkı, bu sloganı tutkuyla benimsiyor.
Kuşak ve Yol işbirliği projesinin amiral gemisi konumunda olan liman, sadece iki ülke arasındaki ticareti artırmakla kalmayacak, aynı zamanda kıta içi ve ötesinde bağlantılılığı da güçlendirecek.
Çin ve Latin Amerika son on yılda Cumhurbaşkanı Xi tarafından önerilen Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında ortaklar haline geldi. Şimdiye kadar bölgedeki 22 ülke, Çin ile inisiyatife yönelik işbirliği belgeleri imzaladı. Bu işbirlikleri sonucunda Brezilya’daki Belo Monte Hidroelektrik Santrali ultra yüksek gerilim iletim hattı, Arjantin’deki Belgrano Cargas demiryolu ve Jamaika Kuzey-Güney Otoyolu gibi ortaklaşa projeler inşa edildi.
Xi, “Çin ve Latin Amerika’nın güçlü ekonomik tamamlayıcı yönleri var. Kalkınma stratejileri de karşılıklı olarak uyumlu ve işbirliğini güçlendirmek için doğal avantajlara sahipler” dedi.
Çin, 2012 yılından bu yana Latin Amerika’nın en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda. İki taraf arasındaki ticaret, 2022 yılında önceki yıla göre yüzde 7,7 artarak 485,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu tarafından kısa süre önce yayımlanan rapora göre Çin, bu yıl bölgenin en hızlı büyüyen ihracat pazarı olacak.
Chancay Limanı ile birlikte Çin ve Latin Amerika arasındaki ticaretin daha da artması bekleniyor. Chancay Mega Liman Projesi Müdür Yardımcısı David Gamero, “Chancay Limanı, Peru’nun deniz yoluyla nakliye verimliliğini artırmasına ve Asya ile ticari işbirliğini derinleştirmesine yardımcı olacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜRESEL Güney olarak ifade edilen, uluslararası ilişkilerde söz sahibi ve gelişmekte olan ülkelerin bir araya geldiği zirve, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde başladı. 11-13 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyon Küresel Güney’in medya alanında gelişiminin ve dönüşümünün tartışılmasına zemin hazırlıyor.
41 ÜLKE, 307 KATILIMCI
Asya kıtası dışında ilk defa düzenlenen ‘Global South Media and Think Tank Summit’ 41 ülkeden 300’ü aşkın medya mensubu, yönetici, diplomat ve hükümetlerin iletişim sorumlularını bir araya getiriyor. Rusya’dan Endonezya’ya; Arjantin’den Güney Afrika’ya kadar geniş yelpazede katılımcıya ev sahipliği yapan Sao Paulo Zirvesi’ne Türkiye’den DHA ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi ve Ankara Küresel Danışmanlık Grubu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı davet edildi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin global alanda söz sahibi haber ajanslarından Xinhua’nın desteğiyle geçekleştirilen zirvede İngilizcenin yanı sıra Portekizce, Çince, İspanyolca, Fransızca, Rusça ve Arapça simultane çeviriler yapılıyor.
KÜRESEL GÜNEY MEDYASININ GELİŞİMİ DESTEKLENİYOR
Globalleşen dünyada yeni iletişim teknolojilerinin etkisi, gelişmekte olan ülkelerin çok dilli tarafsız yayın yapabilmesi, doğu habere ulaşım, haber alma özgürlüğünün sınırlarının belirlenmesi, dünyadaki gelişmelerin Küresel Güney ülkeleri tarafından haberleştirme süreçlerinin reflekslerinin geliştirilmesi ve benzer başlıklarda 32 oturumun yapılacağı zirve Xinhua Genel Müdürü Fu Hua ve Brezilya İletişim Bakanı Jean Lima’nın ortak açılış konuşmasıyla başladı. Zirve, açılış konuşmalarının da özetiyle Küresel Güney’in medya alanında kuvvet kazanmasını ve dünya basınında söz sahibi olabilmek için hangi adımların atılıp atılmamasının gerektiğinin bir think-tank zemininde münazara edilmesini amaçlıyor.
3 GÜN SÜRECEK
11-13 Kasım tarihleri arasında devam edecek olan Küresel Güney Medya Zirvesi, 46 konuşmacıya ev sahipliği yapacak. Bir sonraki ev sahibi ülkenin hangisi olacağının da ortak kararla alınacağı organizasyonda gün boyu paneller düzenlenecek. Zirvenin yarınki konu başlıklarını ‘Yeni Çağ’da Karşılıklı İş birliği ve Fayda’, ‘Medeniyetler Arasında Haber Paylaşımı Konusunda Açıklık ve Kapsayıcılık’, ‘Dezenformasyonla Mücadelede Ortaklaşa Çözümler ve Doğru Habere Teşvik’ oluşturacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret düzenlediği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirve Toplantısı’na katıldı. Zirvede hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in Gazze ve diğer Filistin topraklarında gerçekleştirdiği katliamlarda bugüne kadar yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 50 bin Filistinli şehit oldu. Şehitlerimiz arasında siyasetçiler, direniş önderleri ve Hamas’ın siyasi kanadında ateşkes ve barış için gayret gösteren kardeşlerimiz bulunuyor” dedi.
Konuşmasında şehitlere rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu hükümeti bir yandan İran’a yönelik askeri gerilimi tırmandırırken diğer yandan Lübnan’a saldırılarını sürdürüyor. İsrail insani yardımların dahi Gazze’ye ulaştırılmasına tahammül edemiyor, sevk edilen yardım malzemelerini aylardır Mısır’da bekletiyor. Bir yandan acil ateşkes sağlanmasına odaklanırken diğer yandan Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması konusunda acil çözüm yolları bulmamız şarttır. Türkiye bugüne kadar Gazze’ye 84 bin tondan fazla yardım malzemesi göndermiştir. Engellemeler kalktığında çok daha fazlasını göndermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.
“İsrail’in amacı Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir”
“İsrail Parlamentosu geçtiğimiz günlerde BM yardım kuruluşu UNRWA’yı yasaklamak suretiyle iki devletli çözümü ortadan kaldırmayı, Filistinli mültecilerin ana vatanlarına dönüşüne engel olmayı amaçlamaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in amacı Gazze’ye yerleşmek, Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria’daki Filistin varlığını yok etmek ve nihayetinde ilhak etmektir. Adım adım buraya doğru gidiş söz konusudur, buna engel olmalıyız. Bir avuç batılı ülke İsrail’e askeri, siyasi, ekonomik ve moral açıdan her türlü desteği verirken Müslüman ülkelerin tepki göstermekte yetersiz kalması maalesef sahadaki durumun buraya gelmesine yol açmıştır. Uluslararası hukuk ve BM şartı temelinde Filistin’de soykırım suçu işleyenlere özellikle zorlayıcı tedbirler alınması için girişimlerimizi eş güdümlü halinde sürdürmemiz fevkalade önemlidir. Aramızdaki görüş ve tutum farklılıklarının ortak davalarımızda bize ayak bağı olmasına izin veremeyiz. Filistinli kardeşlerimizin de kendi içlerinde milli birlik sağlayabilmelerini gönülden arzu ediyoruz. Bunu da ayrıca teşvik ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“İslam ülkeleri olarak İsrail’e karşı atılabilecek adımlara öncülük etmeliyiz. Her şeyden önce İsrail’e silah ambargosu uygulanması, İsrail ile ticaretin sonlandırılması ve İsrail’in saldırganlığı sona ermedikçe uluslararası alanda tecrit edilmesi son derece mühimdir. İsrail’e silah satışının durdurulması aralarında Güvenlik Konseyi’nin daimi 2 üyesinin de bulunduğu girişimimize 52 ülke ve iki uluslararası teşkilat destek vermiştir. Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı nezdinde açılan davaya teşkilat üyeleri başta olmak üzere azami sayıda ülkenin müdahil olmasını teşvik etmeliyiz. Türkiye olarak İsrail’e yönelik ticari kısıtlamaları yürürlüğe koyduk. Netanyahu hükümetine Filistin topraklarını işgalinin maliyeti olduğunu hissettirecek somut ve gerçekçi tüm önerileri hayata geçirmeye hazırız. BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanı’nın istişari kararının hayata geçirilmesine ilişkin Filistin kararını 18 Eylül’de kabul etti. Bunun uygulanmasını yakından takip etmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Mevcut İsrail hükümetinin rızasını aramak suretiyle iki devletli bir çözüme ulaşmanın imkansızlığını hepimiz görüyoruz. Bu şartlar altında daha fazla ülkenin Filistin devletini tanımasını teşvik etmeliyiz. Nitekim 7 Ekim’den bu yana 9 ülke daha Filistin’i tanıdı. Güvenlik Konseyi’ndeki direncin de aşılarak Filistin devletinin BM üyesi olduğu günleri göreceğimize inanıyorum. İki devletli çözümü ilerletmek için 30- 31 Ekim tarihlerinde Riyad’da düzenlenen Uluslararası İttifak Toplantısı’na 90’dan fazla ülkenin katılması ümit vericidir. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi’nin Filistin meselesinde tek ses ve tek yürek olduğunu tüm dünyaya göstermesini Rabbimden niyaz ediyor, alınacak kararların tüm ülkeler tarafından takip edilmesini ümit ediyorum” – RİYAD
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Bodrum açıklarında fiber tekne içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Gemisi tarafından hareketli fiber tekne durdurularak içerisindeki 4 düzensiz göçmen ile beraberinde 3 çocuk yakalandı. Tekne içerisindeki 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi de gözaltına alındı. Yine aynı gün içerisinde meydana gelen bir diğer düzensiz göçmen olayında ise Sahil Güvenlik Mobil Radarı tarafından tespit edilen hareketli lastik bot, Sahil Güvenlik Botları tarafından durduruldu. Bot içerisindeki 4’ü çocuk 26 düzensiz göçmen yakalandı. Botta bulunan 1 kişi göçmenlerin yasadışı yollardan Yunan adalarına geçişini organize ettiği gerekçesiyle gözaltına altına alındı. Yakalanan toplam 33 düzensiz göçmen Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi. 2 olayda gözaltına alınan 3 şüpheliyle ilgili adli işlemlere başlandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SBB Meclisi Kasım Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan başkanlığında yapıldı. Melis Toplantı Salonu’nda 7’si gündem dışı olmak üzere toplam 64 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda Başkan Doğan, önemli açıklamalarda bulundu.
“1,5 milyar dolarlık ihracat ile Samsun’un büyümesi dar kapsamlı olacaktır”
İhracat rakamlarını artırmak için çalışmalara hız verdiklerini belirten Başkan Doğan, ” Türkiye Yüzyılı’nda Samsun’umuzun da parlayan bir yıldız olması için hep beraber koşturuyoruz. Yeni OSB kıyı kenar çizgisi işinde ve diğer işlerde milletvekillerimizin Meclis’te oluşturdukları birlik ve beraberlikle işlerimiz hızlı bir şekilde yürüyor. OSB’lerdeki Samsun dışından gelecek yatırımlar konusunda önümüzdeki günlerde ilginin ve sayının arttığını hep birlikte yaşayacağız. Bugün 1,5 milyar dolar ihracat rakamındaki Samsun’un büyümesi, gelişmesi maalesef çok dar kapsamlı olarak yürümekte. İhracat rakamlarını arttırabilecek, sanayi rakamlarını yukarıya taşıyacak firmalarla Samsun, 4-5 milyar dolar ihracat rakamlarını bulduğunda şehrin gelişmesi, turizmi, milli gelirden aldığı pay, belediye mali bütçeleri, güçleri ve kuvvetleri paralel bir şekilde artacaktır. İnşallah şehrimizi bu duruma hazır hale getirmek için bir gayret göstermek durumundayız. Havza OSB ilçe ve çevresine, Tekkeköy OSB’leri çevresine önemli bir istihdam ve yerleşim imkanı da sağlamış olacaktır. Bu nedenle planlamalarımızı, kentsel dönüşüm ihtiyaçlarımızı bu kapsamda değerlendirmek durumundayız” ifadelerini kullandı.
Gülsan ve Eski Sanayi Sitesi’nin akıbeti
Gülsan ve Eski Sanayi Siteleri hakkında bilgi veren Başkan Halit Doğan, “Gülsan Sanayi Sitesi ve Eski Sanayi Sitesi olan bölgelerle alakalı kentsel dönüşüm modeli ile yolumuza devam etmekle alakalı gündem maddesi de bu ay görüşülecek. Komisyonda konu etraflıca tartışılacak. Bu şekilde bir modelle hem AVM arkasındaki bölgenin TOKİ’lere olan kısmının hem Gülsan’daki bazı şikayetleri olan vatandaşlarımızın da şikayetlerinin de ortadan kaldırılması adına hem oralardaki yaşam alanlarıyla biraz daha Doğu Park ile bağlanan, 24 saat yaşamın olduğu bir alanı da inşallah hep beraber ortaya çıkarmış olacağız. Hem kentsel dönüşümü hem Gülsan Sanayi Sitesi ile alakalı yapacağımız işlerle ilgili gündem maddeleri komisyonlarda değerlendirilecektir” diye konuştu.
“Sanki bakım merkezimizde 3 bin hayvan varmış gibi bir yaygara koparıldı”
Hayvan rehabilitasyon merkezi hakkında sosyal medyada çıkan iddialara da cevap veren Başkan Doğan, “Hayvan barınağımızla alakalı birkaç gün önce sosyal medyada oluşan bir durum oldu. Merkezin önünde de eylem yapanlar oldu. Arkadaşlarımıza da dedik, içeri alın ve gezsinler talimatını verdik. Tüm meclis üyeleri de istedikleri saatte istedikleri yeri gezebilirler. Samsun’un geçici bakım merkezi Türkiye’nin bu konudaki en örnek merkezlerinden bir tanesidir. Bu kadar marka bir yerimiz varken bunun adının farklı şekillerde kullanılıyor olmasına hep beraber karşı çıkmamız lazım. Beni herkesin tanıdığı sanatçılardan da arayanlar oldu. Onlara da istedikleri saatte Samsun’a gelerek bana haber vermeden merkezi gezebileceklerini söyledim. Barınağı gezdikten sonra eksiklerimizi de söyleyebilirler. Sanki bakım merkezimizde 3 bin hayvan varmış gibi bir yaygara koparıldı. Sayımız bin 700 civarında. Kapasitemiz 3 bin civarında. İlçe belediyelerinin getirdiği hayvanları ameliyat, kısırlaştırma gibi operasyonlarda tüm desteği vermeye gayret ediyoruz. En sonunda eylem yapan dernek 30 hayvanı sahiplenmek istedi. 30 tane hayvanı kulak küpeleri ile bile zimmetleyerek sahiplendirdik. Belli günlerde hayvanları gezdirmek, yasaklı ırkları gezdirmek istediklerini söylediler. Onlara da izin verdik. Hayvanları da gezdirebiliyorlar. Şehirde saldırganlığından insanların endişe ettiği hayvanları toplayan belediyelerimizden hayvanları alıyoruz. Misafir ediyoruz. Barınakta çalışan tüm arkadaşlar, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes var orada. 1 tane hayvan öldürsek şimdiye kadar dünya gündeminde olurduk. Kesinlikle böyle bir şeyin içerisinde olmamız mümkün değil. Onların yaşam hakkına en az onlar kadar hassasiyet gösteriyorum. Barınak çalışanları da bu hassasiyetimi bilirler” şeklinde konuştu.
Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki dükkanlar
Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki dükkanların son durumuna da değinen Doğan şunları söyledi:
“Toybelen’de SBB olarak aldığımız 501 adet dükkan vardı. Bunları ödüyoruz ama kalan borcumuza TEFE-TÜFE oranında sürekli fark geldiği için yani seçimden sonra 400 milyon TL ödedik. Bu kadar borç ödememize rağmen 2 miyar TL’lik borç devam ediyordu. Hem buradaki dükkanları kentsel dönüşüm amacıyla kullanılmasını sağlamak hem de bu dükkanları biz de alsak vatandaşa satmış olacağız. TOKİ’nin şartları vatandaş için daha iyi olabilir düşüncesiyle Murat Kurum Bakanımızla konuştuk, kendisi yardımcı oldu. Ödediğimiz para kadarını SBB olarak satın aldık. Tapu işlemleri yapılıyor. Geri kalanlarıyla alakalı bir protokolle vazgeçme yaptık. Dükkanlar tekrar TOKİ’ye bırakılmış oldu. Gülsan Sanayi Sitesi’nde de orada dükkanı olup aynı zamanda esnaflık yapanlara Toybelen Sanayi Sitesi’nden 1,6 milyon TL gibi rakamlara dükkanlar verildi. Bu dükkanı alan vatandaşlar ödemelerini yüzde 10 peşinatla verdiler, yukarıya taşındıktan sonra da taksitleri başlamış olacak. Söyleşmeleri sabitti. Orada kamulaştırma yaptığımız, dükkanını kiraya veren kendisi kullanmayan kişilerin Toybelen’den dükkan alamadığı için bir mağduriyetleri söz konusu. Emlak Konut ve TOKİ’ye devrettiğimiz dükkanları yeniden orada dükkanı olanlarla bir pazarlık konusu yapacağız. Dolayısıyla Toybelen’den dükkan alma şanslarını da sağlamış olacağız. Bu yüzden oradaki kamulaştırma işlerini kentsel dönüşüm işlemine dönüştürmek durumundayız. Şartları da komisyonda görüşülür. Alanın da yaşaması için bir kısmı ticaret olur içerisinde. Alanın tümüyle ticaret olması gibi bir durum söz konusu olmaz. Yoğunluğu düşük bir imar çalışmamız olacaktır.”
64 maddenin tamamı kabul edilerek gündeme alınırken, hafta içi komisyonlarda görüşülecek maddeler, son meclis toplantısında karara bağlanacak. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göç ve Diaspora Vakfı tarafından Fatih’te bir otelde düzenlenen basın toplantısında “Türkiye Göçmen Hareketliliği Raporu” açıklandı.
Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Recep Seyyar, hazırladıkları raporun sonuçlarına göre, Türkiye’de göçle ilgili oluşturulmuş algıların yanlış bilgiye dayandığını söyledi.
Türkiye’nin dünyanın mülteci toplanma alanı olmadığını belirten Seyyar, “Türkiye’de sığınmacı varlığı yoğunluklu olarak var. Suriyeliler ana gündemimizi oluşturuyor.” dedi.
Sığınmacıların bir ülkeye savaş, ağır insan hakları ihlali ve benzeri sebeplerle geldiğini aktaran Seyyar, “Türkiye Göçmen Hareketliliği Raporu”nda yer alan yabancı uyruklu düzenli göçmen verileri ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’ye gelen giden yabancı uyruklu düzenli göçmen verilerinin yer aldığı bir grafikte, 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelen düzenli göçmen sayılarında ciddi bir düşüş olduğu görülmekte. Türkiye’den ayrılan göçmen sayılarında da ciddi bir artış görülmekte. Daha önce Türkiye’ye yerleşmiş, bu ülkede yaşamak isteyen, düzenli bir şekilde hukuki, hukukun kendisine tanımladığı statüler ile burada bulunmak isteyen insanlar da artık Türkiye’den ayrılmakta.”
Uluslararası göç verileri üzerinden raporu değerlendiren Seyyar, “Türkiye, göçmen sayısı itibarıyla dünyada 12. ülke. En çok göçmeni barındıran ülke biz değiliz. 2021 yılı itibarıyla son 3 yıldır Türkiye’ye artık Suriyeli akını yok. Suriyelilere geçici koruma kimliği vermeyi durdurduk. Dolayısıyla 2021 yılından beri sığınmacı gelmemesine, gönüllü geri dönüş süreciyle 500 binden fazla Suriyelinin geri dönmüş olmasına rağmen, hala sığınmacı nüfusunda biz 2. sıradayız ama dünya göçmen varlığında 12. sıradayız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye 2021 yılı itibariyle sığınmacı akını durdu
Vakfın “Türkiye Göç Hareketliliği Raporu”nda (2016-2023), Türkiye’nin sığınmacı sayısı bakımından dünyada 2. sırada olduğu ancak 2021 itibariyle sığınmacı akınının durduğu belirtiliyor. Türkiye’deki esas sorunun yeni sığınmacıların gelişi değil, 12 yıl önce sığınmacı olarak gelenlerin hala bu statüde kalmaya devam etmesi olduğu vurgulanan raporda, göçmen nüfusunun ülke nüfusuna oranının yüzde 7 olduğu, bu oranla dünya sıralamasında 102. sırada bulunduğu ve genel göçmen nüfusu bakımından ise dünyada 12. sırada yer aldığı bildirildi.
Türkiye’de eğitim sistemine dahil edilen sığınmacı gençlerin, eğitimlerini tamamladıktan sonra başka ülkelere göç etmeleri nedeniyle büyük bir kayıp yaşandığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin eğitim süreçlerinde destek verdiği bu gençlerin, tam üretim çağında Batılı ülkeler tarafından “nitelikli göçmen” olarak kabul edilerek devşirilmesinin Türkiye için ciddi bir kayıp olduğu vurgulandı.
Bu duruma karşı çözüm olarak, eğitim süreçlerini tamamlayarak dil yeterliliği sağlayan gençlerin Türkiye’de kalıcı bir statü elde etmeleri öneriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hızlı yemek restoran zinciri Burger King’in karşılaştırılabilir satışları üçüncü çeyrekte yüzde 0,7 ve Popeyes’ın yüzde 4 düştü. Tim Hortons, Burger King, Popeyes ve Firehouse Subs gibi zincirlerin sahibi Restaurant Brands International (RBI), yılın üçüncü çeyreğine dair bilançosunu yayımladı.

Buna göre, RBI’nın geliri 2024’ün üçüncü çeyreğinde yüzde 25 artışla 2,29 milyar dolara yükseldi. Ancak şirketin geliri 2,31 milyar dolar olan piyasa beklentisinin altında kaldı. RBI’nın net karı ise yüzde 2 azalışla 357 milyon dolara geriledi. Şirket, 2023’ün aynı döneminde 364 milyon dolar net kar elde etmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şirketin geçen yılın üçüncü çeyreğinde 90 sent olan hisse başına karı da, bu yılın aynı çeyreğinde 93 sente ulaştı. Piyasa beklentileri, şirketin hisse başına 95 sent kar bildirmesi yönündeydi.
RBI’nın küresel karşılaştırılabilir satışları bu dönemde yüzde 0,3 artarken, uluslararası pazarlarda karşılaştırılabilir satışlarda yüzde 1,8 yükseliş yaşandı.

Öte yandan, Burger King’in karşılaştırılabilir satışları yüzde 0,7, Popeyes’in yüzde 4 ve Firehouse Subs’ın yüzde 4,8 azalırken, Tim Hortons ise yüzde 2,3 artış kaydetti.

Bilanço açıklamasında değerlendirmelerine yer verilen RBI Üst Yöneticisi (CEO) Josh Kobza, ekim ayında karşılaştırılabilir satışlarda iyileşme gördüklerini belirtti.
Burger King, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle boykotların hedefi haline gelen firmalar arasında yer almıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ARAMIZDAKİ GÜVEN SARSILDI” MESAJI
Gallant’ın görevden alınmasına ilişkin açıklamada, Netanyahu’nun “(Gallant ile) Aramızdaki güven sarsıldı. Çok kez aramızdaki boşluğu kapatmaya çalıştım ama bu daha da genişledi” ifadesi dikkati çekti. İsrail basınında yer alan haberde, görevden alınan Gallant’ın yerine Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın yeni Savunma Bakanı olarak atandığı belirtildi.
Katz’ın yerine Dışişleri Bakanlığı koltuğuna ise Netanyahu’nun eski rakibi, yeni müttefiki Gideon Saar’ın oturacağı kaydedildi.

NETANYAHU’DAN GALLANT’A ŞOK SUÇLAMA: İSRAİL DÜŞMANLARINA YARDIM EDİYOR!
Netanyahu, Gallant’ı dolaylı olarak “İsrail’in düşmanlarına” yardım etmekle suçladı Netanyahu, kararı sonrası yayımladığı görüntülü mesajda Gallant’ı hedef aldı. Gazze Şeridi’ne saldırıların ilk aylarında Gallant ile arasında “güven olduğunu” ileri süren Netanyahu, “Ancak son aylarda benimle Savunma Bakanı arasındaki bu güven kırıldı” dedi. Netanyahu, Gazze’ye yönelik saldırıların idaresine ilişkin Gallant ile anlaşamadıklarını ve Savunma Bakanı’nın kabine kararlarını “ihlal eden kararlar ve açıklamalar” yaptığını savundu. Savunma Bakanı’na yönelik eleştirilerini sürdüren Netanyahu, Gallant’ı “dolaylı olarak İsrail’in düşmanlarına yardım etmekle” suçladı. Görevden alınma kararı sonrası Gallant, istifa mektubunu Netanyahu’ya sundu.
AŞIRI SAĞCI BAKANDAN NETANYAHU’YA DESTEK
İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun, Gallant’ı görevden alması kararına destek verdi. Ben-Gvir, sık sık sosyal medyadan atıştığı Gallant’ı görevden alması nedeniyle Netanyahu’yu tebrik etti. Öte yandan muhalefet partileri, Gallant’ın görevden alınmasına tepki göstermek için halkı protestoya çağırdı.


2023’TE DE GÖREVDEN ALMAK İSTEMİŞTİ
Netanyahu ile Gallant’ın arasının açık olduğu biliniyordu. Netanyahu, Mart 2023’te “Yargı reformu” girişimini kamuoyu önünde açıkça eleştirmesi nedeniyle Gallant’ı görevden alma teşebbüsünde bulunmuştu. Ancak ülke genelindeki yoğun protestolar nedeniyle Netanyahu bu kararından geri adım atmıştı. Gazze’ye yönelik saldırıların yanı sıra Lübnan konusunda da Netanyahu ile Gallant’ın farklı görüşleri savundukları biliniyor. Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze’deki işgalin kalıcı olmasını isterken, Gallant, Gazze içerisinin Filistin yönetimine devredilmesini istediğini dile getirmişti. İkilinin arasının bozuk olması nedeniyle Netanyahu ile Gallant, Gazze’ye saldırıların ilk günlerinden sonra ayrı ayrı basın toplantıları yapmıştı. Ayrıca Gallant’ın Lübnan’a kara saldırısına karşı olduğuna ilişkin İsrail basınına haberler yansısa da Savunma Bakanı bunun aksi yönde açıklamalarda bulunmuştu.
Savunma Bakanı Yoav Gallant açıklamasında,”İsrail Devleti’nin güvenliği her zaman hayatımın misyonu olmuştur ve öyle kalacaktır” dedi.
İsrail basını, Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ı Savunma Bakanı, Gideon Saar’ı ise Dışişleri Bakanı olarak atadığını yazdı.

“SAVAŞ PUSULASIZ İLERLİYOR”
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Başbakan Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerine gönderdiği mektupta, “savaşın pusulasız ilerlediği” uyarısı yaptığı ve “savaşın hedeflerinin güncellenmesi gerektiğini” istediği belirtilmişti.
Gallant, “Mevcut durumda geçerli bir pusula, güncellenmiş savaş hedefleri olmaksızın, harekatın işleyişine ve hükümetin kararlarına zarar veriyor. Öncelikle İran ve İsrail’in doğrudan karşılıklı çatışması gibi savaştaki büyük gelişmeler, tüm alanların bağlantılarını kurarak tartışmayı, savaşın hedeflerini güncellemeyi gerektiriyor.” ifadesini kullanmıştı.

İsrail’de çok sayıda kişi Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Savunma Bakanı Yoav Gallant’ı görevden almasını protesto etmek için sokaklara döküldü.

Netanyahu’nun kararını protesto etmek için çok sayıda kişi başkent Tel Aviv’deki Ayalon Caddesi’nde toplanmaya başladı. Caddeyi trafiğe kapatıp ateş yakan göstericiler Netanyahu hükümeti karşıtı sloganlar attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD başkanlık seçimlerini henüz resmi olan sonuçlara göre kazanan Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, zafer konuşması yaparak “47. başkan seçilmem dolayısıyla Amerikan halkına teşekkür ediyorum.” dedi.

ABD’nin 47. başkanı olan Trump’a dünyanın birçok ülkesinden tebrik mesajı geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD başkanlık seçiminde zaferini ilan eden Donald Trump’ı tebrik etti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“YENİDEN GÜVEN VADEDİYOR”
Netanyahu, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump’ın “büyük bir zafer” kazandığını belirtti. Netanyahu, “Beyaz Saray’a tarihi geri dönüşünüz, Amerika için yeni bir başlangıç ve İsrail ile Amerika arasındaki büyük ittifaka güçlü bir yeniden güven vadediyor.” açıklamasında bulundu.

“TARİHİN EN BÜYÜK GERİ DÖNÜŞÜ”
Trump’ı tebrik eden ilk liderlerden biri olan Netanyahu, zaferini ilan eden Trump’ın başkanlık seçiminde “tarihin en büyük geri dönüşünü” yaptığını savundu.

NETANYAHU’DAN TRUMP’A TELEFON
Netanyahu yayınladığı tebrik mesajının ardından Trump’ı telefonla da arayarak tebrik etti. İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu ile Trump’ın telefonda görüştüğü belirtildi.
“Samimi ve sıcak” geçtiği söylenen görüşmede, Netanyahu’nun Trump’ı seçim başarısından dolayı tebrik ettiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisinin Taşköprü İlçe Kongresi’ne katılmak üzere memleketi Kastamonu’da bulunan AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, dün akşam saatlerinde rahatsızlandı.
Göğüs ağrısı şikayetiyle Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen Uluay’ın kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. Anjiyo yapılan Uluay’ın hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi. Hastanenin koroner yoğun bakım servisine kaldırılan Uluay’ın tedavisi sürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HİÇ KİMSENİN GÜCÜ VE KUDRETİ YETMEZ”
Görevden uzaklaştırılan belediye başkanları ile ortak bir siyasi görüşe sahip olmadıklarını vurgulayan Çömez, hukukun evrensel kurallarının uygulanmamasına karşı olduklarını söyledi. Çömez, “Teröristbaşını bu parlamentonun çatısı altında konuşturmaya, bu parlamentonun sınırları içerisine sokmaya hiç kimsenin gücü ve kudreti yetmez. Başta Genel Başkanımız olmak üzere 30 tane İYİ Parti milletvekilinin cesedini çiğner, onu öyle konuşturursunuz. Bunu yapmaya hiç kimsenin gücü ve kudreti yetmez. Fakat burada bir siyasal süreç çalıştırılıyor, bir siyasal operasyon yapılıyor ve yapılan operasyonun arkasında da iktidarın koltuğunu koruyabilmek, koltuğunu tahkim edebilmek, yeniden seçilebilmek gibi bir oyun kurgusu var. Bunu reddediyoruz. Hukuk, adalet, insanlık, hakkaniyet diyoruz ve olaylara bu perspektiften bakıyoruz” dedi.
*Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erbakan, partisinin genel merkezindeki il başkanları toplantısı öncesinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de yaşayanların geleceğe dair endişe içinde olduklarını ileri süren Erbakan, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehdidin güven ve ahlak bunalımı olduğunu söyledi.
REKLAM
Devlet ve siyaset kurumlarına yönelik güvenin azaldığını ifade eden Erbakan, “İnsanlarımızın, güven duyacakları bir iktidara, ana muhalefete, siyaset kurumuna ihtiyacı var. Şeffaf, adil ve ahlaklı bir düzen her insanın ve her toplumun ihtiyacıdır.” diye konuştu.
Ülkede borç, faiz ve vergi ekonomisinin uygulandığını iddia eden Erbakan, 2025 yılında dar gelirlilerin ekonomik anlamda daha zor bir süreçle karşı karşıya kalacaklarını savundu.
Daha sonra basın mensuplarının soruları cevaplayan Erbakan, yeni yılda belirlenecek asgari ücret rakamlarına ilişkin soruya, iki asgari ücret alan bir hanenin en azından yoksulluk sınırında bir gelire sahip olması gerektiğini dile getirdi. Erbakan, “Yeniden Refah olarak yüzde 20-25’lik bir artışın hemen şubat ve mart ayında yine açlık sınırının altında kalacağını ifade ediyoruz. Asgari ücretin en azından 35 bin lira seviyesine gelmesi gerektiğini söylüyoruz.” dedi.
Erbakan, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve görevinden uzaklaştırılmasıyla ilgili soruya ilişkin de şunları kaydetti:
“Türkiye’de yıllardan beri yaşadığımız hukuki süreçler, yargıya, adalet kurumuna güvenin sarsılması dolayısıyla içimiz tam manasıyla rahat değil. İktidarın söylediklerinin doğru olmasını, bunun siyasi bir süreç değil, hukuki bir süreç olmasını temenni ediyoruz. Ancak burada kayyum atanması yerine, belediye meclisinin görevlendireceği bir belediye başkan vekilinin bu görevi yapmasının daha uygun olacağını ifade ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda gelecek yasama yılı için bazı hedefler belirlediklerini dile getiren Özel, emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler ve esnaflar ile ilgili verdikleri kavganın bütçe maratonuna yansımasını istediklerini belirtti.
İktidarın asgari ücretlilere yüzde 20 zam verme niyetinde olduğunu ifade eden Özel, normal enflasyon oranında zam yapılsa asgari ücretin 25 bin lira olacağını ancak hissedilen enflasyon oranında zam yapılması durumunda 30 bin lira olması gerektiğini dile getirdi.
Özel, toplantıda, 6 kamuoyu araştırma şirketinin verileri üzerinden CHP’nin oy oranlarına ilişkin değerlendirmeler yapıldığını aktardı.
REKLAMESENYURT TARTIŞMASI
Görevden alınan partisinin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i, tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde pazartesi günü ziyaret etmek istediklerini ve bu konuda Adalet Bakanlığına başvuruda bulunduklarını belirten Özel, Bakanlığın prosedürü tamamlamasını beklediklerini bildirdi.
MANSUR YAVAŞ’IN MİTİNGE KATILMAMASI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Özer’e destek için yapılan Esenyurt mitingine gelmemesine ve aralarında bir kırgınlık olup olmadığına ilişkin soru üzerine Özel, şunları söyledi:
“Herhangi bir kırgınlık olmaz. Mansur Bey’in açıklaması son derece sağlıklı, kayyuma karşı olduğunu bir hukukçu kimliğiyle dile getirmiş. Mansur Bey bir kente neden küssün? Esenyurt haksızlığa uğramış. Mansur Bey de Esenyurt’un sorununa hukuki bir açıdan yaklaşıyor. Şu kadarını söyleyeyim, biz hiçbir belediye başkanına zorla, mutlaka geleceksiniz, burada yoklama vereceksiniz demedik.”
Esenyurt mitingine Yavaş’ın katılmaması üzerinden kötü niyetli spekülasyon yapıldığını öne süren Özel, partisinden başka belediye başkanları ve milletvekillerinin de programları nedeniyle mitinge katılamadığını hatırlattı.
REKLAMNORMALLEŞME AÇIKLAMASI
Siyasette normalleşme tartışmalarına değinen Özel, siyasi parti liderlerinin birbiriyle görüşmesinin normal olduğunu, eskiden liderlerin görüşmediği anormal durumun bittiğini söyledi.
Normalleşme sürecinin ana öznesinin liderler değil, liderlerin oy aldığı seçmenlerle barışmak olduğunun altını çizen Özel, “Bu asla terk etmeyeceğimiz bir konu. Ama Tayyip Bey bize kayyum atayacak biz de normalleşeceğiz, buna susacağız. Böyle bir şey yok. Ben demiştim en sert muhalefeti yaparım.” ifadelerini kullandı.
Özel, şöyle devam etti:
“Ana muhalefetin yapması gereken normallerin içinde iktidarla el sıkışıp bayramlaşmak ya da iktidarla ihtiyaç duyduğunda görüşmek de miting yapmak da vardır, Esenyurt’taki en sert tepkiyi göstermek de vardır. Normali bu. Ben ana muhalefet partisinin yapması gereken normalleri terk etmem, devam ederim. Ama esas toplumun bir anlam yüklediği normalleşme süreci var. O, Tayyip Erdoğan’la ilişki geliştirmek değil, onunla veya Devlet Bahçeli’yle kısır kavgalar etmek yerine, onların engel olamayacağı bir şekilde kitlelerine ulaşmak. Bu, bütün anketlerde görülüyor ki başarılmış durumda. Bu konuda en ufak bir geri adımımız olmaz.”
REKLAMADAYLIK TARTIŞMALARI
Toplantıda, partisinin cumhurbaşkanı adayının konuşulup konuşulmadığı sorusuna Özel, “İçeride hep şu konuşuldu, ‘Herhangi bir aday tartışması partiye zarar veriyor.’ O yüzden isimler zikrederek aday tartışmak doğru değil.” cevabını verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da cumhurbaşkanlığı adaylığı konuşmayı doğru bulmadığını ancak iktidarı değiştirmek için yola çıktıklarını vurgulayan beyanlarının kıymetli olduğunu söyleyen Özel, “Ekrem Başkan da ben de bütün Cumhuriyet Halk Partililer bu iktidarı değiştirmek için yola çıktık. Daha 1,5 yıl önce genel başkan adaylığımın gündeme geldiği süreçte de ‘sorumluluksa sorumluluk, fedakarlıksa fedakarlık’ dedim. Biz o noktadayız. Ekrem Başkanın da Cumhuriyet Halk Partisinin de mutabık olduğu konu, ‘dönüp dolaşıp iki isim etrafındaki tartışmalar partiye ivme kazandırmıyor.’ O yüzden onu aday belirleme sürecine bırakmak lazım. Herkesin var gücüyle partiyi güçlendirmeye çalışması gerekir.” diye konuştu.
KÜRT MESELESİ ÇÖZÜMÜNDE CHP’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ NEDİR?
“Kürt meselesinin çözümünde CHP’nin kırmızı çizgisi nedir?” sorusu üzerine Özel, “Kırmızı çizgileri konuşursa herkes, kimse kimseyle oturup bir şey konuşamaz.” ifadesini kullandı.
Özel, CHP’nin net olarak ortaya koyduğu perspektifin ise TBMM çatısı altında hiçbir partinin dışlanmadığı, demokratik, kimsenin kimseyi kandırmadığı, samimi, şeffaf toplumsal mutabakat aranması olduğunu ifade etti.
Toplumsal mutabakatın olmazsa olmaz bir tarafının da şehit aileleri ve gaziler olduğuna işaret eden Özel, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın Mecliste konuşturulması gibi bir durumu doğru bulmadıklarını, buna Gazi Meclisin, şehit ailelerinin ve gazilerin de rıza göstereceğini düşünmediğini söyledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, TBMM Grubu Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında konuştu.
İmamoğlu, “Nereye gitsem ekonomiden sağlığa, adaletten eğitime her alanda bir çöküş tablosuyla karşı karşıyayız. Herkes sorunlarını ifade ederken, sorunlarının sebebini de çok iyi biliyor. Kimin, hangi uygulamaların ülkemizi böylesi bir sürece taşıdığını çok net ifade ediyorlar. CHP’liler olarak bize sorumluluğumuzu hatırlatıyorlar” dedi.
REKLAM“TEK GÜÇ OLARAK CHP’Yİ GÖRÜYORLAR”
“Her gün biraz daha ağır bir bunalıma sürüklenen 86 milyondan bahsediyorum” diyen İmamoğlu, “Halkımız bir kez daha topluma ilham olan, kurucu irade gibi bir irade göstermemizi, tekrar ayağa kalkarak itibarlı bir devlet, her bireyini eşit bir birey olarak seven, kucaklayan, kucaklanan bir ortamın varlığını, sürecin hayata geçirilmesini bekliyorlar. Nereye gitsem, avaz avaz millet bizi çağırıyor ve bizden bu söylediğim sorumluluğumuzu taşımamızı bekliyor. Adaletsizliklerle kuşatılsa da yerel seçimde bu iktidara karşı durma bilincini gösteren, bizi birinci parti yapan milletimizin bizi çağırdığını hissetmenizi istiyorum. Bu kahredici tabloyu değiştirebilecek tek güç olarak CHP’yi görüyorlar” ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN’A TAZMİNAT DAVASI YANITI
“Halkımızın içine sürüklendiği ekonomik bunalımdan, adalet krizinden, demokrasi krizinden bizden başka çıkarak, bilinci en yüksek seviyede taşıyacak başka ortam yok” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Tam da bu nedenle iktidarlarının devamını her geçen gün başka başka kumpaslar kurarak, sağlamaya gayret ediyorlar. Yeni bir yargı tacizini de taze taze bize yaşattılar. Esenyurt Meydanı’ndaki haklı sözlerimiz, ifadelerimiz ve hatırlatmalarımıza sayın Cumhurbaşkanı kızmış. Hemen avukatına talimat vermiş bana ve Sayın Genel Başkanımıza 1’er milyon liralık tazminat davası açmış. 65 yaşına gelmiş, 40 yılını yaklaşık Türkiye’nin bilim dünyasına ayırmış, Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer’in kişilik haklarını ayaklar altına alırlarken, bizim onlara sorduğumuz gerçek ve kanıtlı sorularımızı kişilik haklarını saldırı olarak görmüşler.
REKLAM
Neymiş kamuoyu önünde küçük düşmüş. Bizim ne kişilerle ne de kişilikleriyle meselemiz olmaz. Ta ki kişilikleri memlekete zarar verir hale gelene kadar. Bizi, cumhuriyetin var oluş sebeplerini yerle bir ederek, milletimizi ülkemizi devletimizi dünyaya sefil ve rezil ederlerken, bunları yaptıkları an tam da bu noktada gereken sözü söylemeyi, gereken soruyu sormayı asla geride bırakmayız. Açıkçası benim konuşmam tam da bu eksendeydi.”
ALİ YERLİKAYA’YA ‘FETÖ’ YANITI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “Şehrin emini terör yandaşı olamaz” sözünü hatırlatan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ne kadar uydurma safsata bir kısım cümleleri içeren iddianameyi okuduğumda ben o iddianameyi yere fırlattım. Utanç duydum. 10 yıl önceki telefon görüşmesiyle birini terörist ilan eden anlayış, o itham açıkçası dün o sözü söyleyen İçişleri Bakanı’na döner bumerang gibi vurur.
Şimdi buradan hatırlatma yapmak isterim. 10 yıl önce Fetullah Gülen’e nasıl övgüler düzdüğünü hatırlatayım. 10 yıl önce Türkiye’de ‘Türkçe Olimpiyatları geldiği aşamayla maşallahı hak ediyor’ diyen sensin. Organizasyonu düzenleyen sensin, İçişleri Bakanı olan zat sensin. Sponsor katkısı sağlayan da sensin. 10 yıl önce terör örgütüyle kol kola olan sensin. Ne diyelim şimdi? Dönüp senin söylediğin sözleri sana mı ifade edelim? Tam olarak senin cümlelerini de o döneme dair seçersen şöyle mi diyelim? ‘Sureti haktan görünüp, diğer taraftan fikriyle zikriyle terör örgütüyle bir olunmaz’ deyip sana mı hatırlatalım. İçişleri Bakanı terör yandaşı olamaz mı diyelim? Nasıl hoşunuza gitti mi sayın İçişleri Bakanı? Siz önce bakanlığınızı kim yönetiyor ona bakın. Ben İçişleri Bakanı’na seslenmek istiyorum. Sana bile haksızlık yapılsa, ona bile karşı duracak insanlar var bu salonda.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması sonrası Esenyurt’ta düzenlenen mitinge katılmaması hakkında açıklama yaptı.
Köksal, “Afyonkarahisar Belediyesini nasıl ve kiminle yöneteceğime Afyonkarahisar halkıyla birlikte karar veririm. Doğrularımı söylemekten hiçbir zaman çekinmem. Nerede ne zaman olacağımı başkaları değil ben bilirim. Gel deyince gelen git deyince giden sorgulamadan hareket edenlerden olmadım. Bizi kendinizle karıştırmayın. Habur’da davulla zurnayla teröristleri karşılayanların, bebek katili Apo’nun Gazi Meclise çağrılmasına “aman beni görevden alırlar.” diye tek kelime edemeyenlerin, sümüklü FETÖ’nün önünde fotoğraf çektirmek için birbirini ezip sıraya girenlerin benim milliyetçiliğimi sorgulamak haddi de değildir hakkı da değildir. Milliyetçiliğimin zekatı bile size fazla gelir” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KANAAT ÖNDERİNİ CEZAEVİNE GÖNDERDİLER”
“Gözümüz Silivri’de, elimiz kulağımız Esenyurt’ta. Birazdan arkadaşlarımızla istişaremizi yapacağız. Esenyurt’u boş bırakmayacağız. Milletvekili arkadaşlarımız ve biz, her zaman orada olacağız. Esenyurtlular, Esenyurt’u bunların elinden aldı ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne verdiler. Yalanla, dolanla bir profesörü bir bölücü örgütle yaftalayıp görevinden aldılar. Oraya belediye meclisinden bir üye seçmek yerine, Beyoğlu’nu kazandığımızda ‘bu binadan çıkın’ diyen kişiyi gelip buraya atadılar. Bir kanaat önderini cezaevine gönderdiler.
REKLAM“ESENYURT’A RANT İÇİN GELİYORLAR”
Esenyurt’u 100 bin nüfustan 1 milyon nüfusa getirip kent suçları müzesi haline getirdiler. Esenyurt’a rant için geliyorlar.
Biz dün Adalet Bakanlığı’na resmi talebimizi ilettik. Tutukluların milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesi Adalet Bakanlığı’nda bir prosedürün tamamlanmasıyla gerçekleşiyor. Mesai bitimine kadar tamamlanmadığı ve bize bildirilmediği için, bugün oraya gidip ziyarette de bir aksaklık olmasını istemediğimiz için, Adalet Bakanlığı’nın gerekli resmi prosedürü tamamlamasını bekliyoruz.
“PAZARTESİ İÇİN TALEBİMİZ VAR”
Bir kötü niyet ifade etmek istemem. Mutlaka dünün yoğunluğu içinde mesai saati içinde onu yetiştiremediler. Pazartesi günü ziyaretle ilgili bir talebimiz var. Onu bugün yeniledik. Adalet Bakanlığı tarafından bu işlemin yapılmasını bekliyoruz. Pazartesi günü Silivri’ye gidip sevgili başkanımızı ziyaret etme niyetindeyiz. Adalet Bakanlığı ile arkadaşlarımız iletişim halinde.
“BAŞKANLARIMIZIN YÜZDE 60’I KATILAMADI”
Mansur Bey, bizimle aynı duyguyla tertiplenmiş bir başka etkinliğe de katıldı. Belediye başkanlarına 1 gün sonra şurada olun dediğinizde onların öyle 1 gün sonra her zaman orada olma imkanları olmaz. Biz zaten önemli mazeretlere ve belediye başkanlarının ertelenemeyecek programlarına son derece saygılıyız.
Ayrıca sadece üç belediye başkanı yok. Belki belediye başkanlarımızın yüzde 60’ı katılamadı; yüzde 40’ı katıldı. 150’nin üzerinde belediye başkanı buraya geldi gelemeyenler daha çok. Bu çağrıya uymamaktan değil, yaptıkları kamu görevini aksatmama zorunluluğundan.
“10 YILLIK PARTİ ÜYEMİZDİ”
Bu pişkinlik, Hitler ve ekibinde olsaydı; Ruslar Berlin’e girmek üzereyken Berlin düşmek üzereyken kamplara gidip derlerdi ki; ‘hepimiz aynı gemideyiz arkadaşlar’. Yılmaz Bey’in (Tunç) paylaşımını gördüm. Akın Gürlek üzerinden incinmişler anlaşılan.
Sen iki kişiden birinin oyunu almış bir bilim insanını, bir kanaat önderini, bir profesörü on yıllık parti üyemi terör örgütü üyesi diye Silivri’ye koyacaksın sonra bu lafları duyunca, incindik. ‘Yargıya talimat manasına geliyor’ diyor.
Adam bumerang gibi atıyoruz atıyoruz geri geliyor. Yeni kumpaslara ihtiyaç var, yaparsa Akın yapar’ dediler. Bu işe tepki gösterince ‘incindik’. Hakikaten akıl alır gibi değil. Çok şey söylenir ama gerçek gündemin dışına çıkmak istemiyoruz.
“BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE TERÖRİST DİYORLAR”
Yalova Belediyesi’nden belediye başkanı uzaklaştırıldığında belediye meclisinden vekil seçmişlerdi. Ama burada terörü gerekçe gösterdiler. Hem yapılan işte utanmazlık var hem de milletin aklıyla alay eder bir küstahlık var. Esenyurt’taki belediye meclisindeki üyelerin hepsine terörist diyorlar ama esas olan bizim Esenyurt’taki araziye ihtiyacımız var gerçeği.
“SİNE-İ MİLLET FELAKET OLUR”
Sine-i Millet ile ilgili düşüncemizi söyledik. Ben Kemal Bey’in böyle bir öneride bulunduğunu bilmiyordum. Ancak bu isteğin ardında hükümete yakın hesaplar vardı. AK Parti’nin her şeyi yapabilme kapasitesini biliyorsunuz. Öyle bir şeyde biz çekilsek, tekrar aday olamayız ve 90 gün sonra tekrar ara seçim yapılır ve o kentlerde AK Parti’nin vekilleri seçilir. 400 vekil ile Anayasa’yı istediği gibi değiştirir. Bu felaket olur.
“CHP’NİN ADAY SORUNU YOK”
Erken seçim için en net mücadeleyi veriyoruz. Sine-i Millet’i savunmak tuzağa düşmektir. Sayın genel başkan zaten bunu bilir. Kendisi de ‘ara seçim değil, genel seçim istesinler’ demiştir. CHP, seçime hazır durumda ve aday belirleme durumunda en geniş mutabakatı sağlayacağız. Partinin yetkili organları var hep birlikte oturup konuşup belirleyeceğiz.
CHP’nin aday sorunu yok. Biz gel diyoruz, kaçıyor. Hangi damat hangi bakan aday olacak. Buyurun açıklasınlar, biz hemen açıklarız. Bu operasyondan sonra İBB mi var, kafaları hiç karışmasın alınlarını karışlarız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Blinken, ABD’nin halihazırda Rusya’da 10 bin civarında Kuzey Kore askerinin olduğunu değerlendirdiklerini belirterek, “En son bilgiler, bu Kuzey Kore güçlerinden 8 bininin Kursk bölgesine konuşlandırıldığını gösteriyor.” diye konuştu.
Blinken, bu birliklerin, Ukrayna güçlerine karşı çatışmaya girdiğini henüz görmediklerini ancak gelecek günlerde bunun olacağını tahmin ettiklerini ifade etti.
Savunma Bakanı Austin de Rusya’nın Kuzey Kore askerlerini topçuluk ve siper temizleme dahil temel piyade operasyonları üzerine eğittiği yönünde değerlendirmeleri olduğunu aktararak, “Tüm bunlar, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı tercih ettiği savaşta bu yabancı güçleri ön cephe operasyonlarında kullanmayı amaçladığını güçlü şekilde gösteriyor.” dedi.
Rusya’nın Kuzey Kore askerlerine Rus üniforması ve ekipmanları da sağladığını kaydeden Austin, “Eğer Kuzey Kore birlikleri Ukrayna’ya karşı muharebe veya cephede destek operasyonlarına girerse kendilerini meşru askeri hedef haline getirecektir.” diye konuştu.
Austin, gelişmeleri bölgedeki diğer müttefik ve ortaklarla istişare halinde yakından izlediklerini bildirdi.

KUZEY KORE’NİN DAHLİ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziranda Kuzey Kore’ye resmi ziyarette bulunmuş, taraflar arasında “kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması” imzalanmıştı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 25 Ekim’deki açıklamasında, Rusya’nın Kuzey Kore askerlerini ilk muharebe bölgelerine 27-28 Ekim’de konuşlandıracağını öğrendiklerini duyurmuştu.
Beyaz Saray’dan da aynı gün yapılan açıklamada Ukrayna ile savaşmak üzere Rusya’ya 3 binden fazla askerin getirildiği ve bu askerlerin bazılarının muhtemelen Kursk bölgesine yerleştirildiği açıklanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BeşiktaşFutbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar:
“VAR’ın bu pozisyonlara müdahale etmemesi enteresan”
İSTANBUL – Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, VAR haakemlerinin bazı pozisyonlarda müdahale etmemesine anlam veremediğini belirterek, “Artık hakemlerin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında oynanan derbi mücadelesinde deplasmanda Galatasaray ile karşılaşan Beşiktaş, sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, “Hakemler hakkında konuşmamaya ve laf söylememeye çabalıyoruz, uğraşıyoruz ama hakemler değişmiyor. Dakika 16’da Davinson Sanchez, Immobile’nin böğrüne vuruyor, kasti bir hareket. Hakem devam diyor, faul yok. Dakika 28, yine Davinson Sanchez, bu sefer Rafa Silva’ya kung fu yapıyor. Faul bile yok, pozisyon devam ediyor. Sonra lehimize verilen faul sonrası duran toptan gol yiyoruz. VAR’ın bu pozisyonlara müdahale etmemesi enteresan. Federasyon Başkanımız, hakem hatası olur ama VAR hatasını affetmem demişti. Oradaki müdahale direk Rafa Silva’nın kaval kemiğine yapılan bir hareket ve kırmızı kartlık bir hareket. Dakika 53’te Barış Alper’in arkadan yaptığı bir hareket var. İkinci sarı karttan oyundan atılması gerekiyordu. Yine es geçildi. Nihayet Davinson Sanchez 63. dakikada yaptığı sert faulden sonra kart görüyor. Değişen bir şey yok. Türk futbolunda yine futbol oynamaya çalışan takımlara yazık oluyor. Üzülüyoruz. Türkiye’de Hocalar, oyuncular, MHK’lar, federasyonlar değişiyor ama hakemler değişmiyor. Artık hakemlerin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Maalesef Türk futboluna yazık oluyor” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:
“Şu anda iyi bir yoldayız”
“4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim”
“Kazanarak devam etmemiz gerekiyor”
İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hak ettikleri bir galibiyet aldıklarını söyleyerek, iyi bir yolda olduklarını ifade etti. Buruk ayrıca hedeflerinin ligdeki üstünlüklerini devam ettirmek ve Avrupa’da ilk 8’e kalmak olduğunu ifade etti.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Beşiktaş’ı 2-1’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sözlerine 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başladı.
Böyle maçları iyi oynadıklarını söyleyen Buruk, “Bu maçları iyi oynadığımızı hep söyledim. Bu maçların adaptasyonunun bizim açımızdan hep iyi olduğunu söyledim. Bugün saha içerisinde aynı ciddiyetle oynadık. 4-4-2 sistemi ile başladık. Daha çok üreteceğimiz yerler olabilirdi. Öne geçtik, öne geçtikten sonra rakibimize net pozisyonlar vermedik. 2-0’ı yakaladık, iki forvetli oyunumuza devam ettik. Son dakika gol yedik. Gol yemek istemiyorduk, rakibinizi maçın içerisine alıyorsunuz. Averajların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hak ettiğimiz maç oldu. Maçın genelinde üstün olduğumuz yeler vardı. Çok iyi bir takıma kaşı oynadık. Pas oyunun iyi oynayan bir takım. Çok net pozisyonlar vermeden maçı bitirdik. Geçiş hücumunu etkili yapıyorlardı. Maç sonlarında 3. golü de bulabilirdik. Bizim açımızdan güzel bir karşılaşma oldu. Oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Bu muhteşem atmosferi yapan taraftarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim”
Derbiye 4-4-2 sistemiyle çıkmasının hatırlatılması üzerine 51 yaşındaki teknik adam, “Beşiktaş çok merkezi kalabalık olan bir takım. Hareketli bir rakibe karşı oynadı. İki forvetimizin daha iyi yapabileceği ne olabilirdi, Ndour’u alıp, geriye oynatıp, baskılara gidebilirdik. Çok fazla stoperlere baskı yaptığımız yerler oldu. İki forvetle oyunla rakibimize az pozisyon verdik. Hücumda daha ektili olsaydık, skoru daha yukarılara taşıyabilirdik. Top bizdeyken farklı dizilişleri da uygulamaya çalıştık. Rakiplerimize göre bundan sonraki maçlarda karar vereceğiz. 4-4-2’ye göre az pozisyon verdiğimizi söyleyebilirim” şeklinde konuştu.
“Şu anda iyi bir yoldayız”
Sezon başından sonra takımın şu anki durumunun sorulması üzerine Okan Buruk, şunları söyledi:
“Bu yazla ilgili bizim için en büyük dezavantaj yazın milli maçların olmasıydı. Savunma bölgesinde yaşadığımız sıkıntılar sezona kötü başlamamızın etkenlerinden biriydi. Bugün de orijinal sol bekle oynamadık. Savunma anlamında Davinson olmadığı maçlar sıkıntılı başladı. Ligin içerisinde bunlar olacak. Avrupa’da zaman zaman bunları yaşayabiliyorsun. Genel olarak sakatlıklar dışında form tutan, kazanmaya devam eden bir takım var. 10 maçın 9’unu kazandık. Tek kazanamadığımız maç ilk 3-0 önde olduğumuz ve 3-3 berabere kaldığımız Kasımpaşa maçı. Avrupa’daki iddiamız devam ediyor, ilk 8’e hedeflerimiz devam ediyor. Bence iyi yoldayız. Ligde puan olarak iyi durumdayız. Rakiplerimizin önündeyiz. Bay haftası olacak, Tottenham maçı ile Avrupa’ya başlayacağız. Bir süreç yaşıyoruz. Gelen oyunculara hep bir süreç vermek gerekiyor. Şu anda iyi bir yoldayız.”
“Kazanarak devam etmemiz gerekiyor”
Süper Lig’de yakaladıkları puan farkı için ise Buruk, “Lig yeni başladı. Bugün kazandık, avantaj yakaladık ama ligin çok başı ve bütün takımların puan kaybetme ihtimali var. Avantaj yakalıyorsunuz ama çok erken. Aynı konsantrasyonu sürdürmemiz gerekiyor. Kazanarak devam etmemiz gerekiyor. Bu puan farkını yukarıya doğru açmamız gerekiyor. Önümüzdeki ay Avrupa ile birlikte daha zor bir fikstüre gireceğiz. Deplasmana gidip, içeride oynayacağımız 3 gün arayla maçlar olacak. Hedefimiz ligdeki üstünlüğümüzü devam ettirmek ve Avrupa’da ilk 8’e kalmak. İki tarafa da adapte olmamız gerekiyor. Bu süreçte bütün oyuncularıma süre vermem gereken maçlar da olacak” ifadelerini kullandı.
Antrenmanda duran top çalıştıklarını belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “İyi taç atanınızın olması lazım. Ismail Jakobs geldikten sonra 3-4 gol taç atışlarından başlamasıyla bulduk. Duran topu iyi kullanan, iyi kafacılara, boy ortalaması yüksek bir takımız. Maç öncesi çalışıyoruz. Sadece çalışmakla da olmuyor. Hem İyi atanın hem iyi vuranınızın olması gerekiyor. Her rakibe göre duran toplarına göre çalışıyoruz. Bu da bize sonuç getiriyor. Maçların kilitlendiği yerde duran toplar size maç kazandırabiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel:
“Rakibimiz, geçen seneden beri hem federasyonun hem de MHK’nın kucağından inmemiştir”
“İnanıyorum ki sezon sonu şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz”
İSTANBUL – Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, rakip Galatasaray Kulübü’nün maç sonu yaptığı sosyal medya paylaşımının kabul edilemez olduğunu aktararak, “Rakibimiz bu akşam yine edebiyle sevinememiştir” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında derbide Beşiktaş, Galatasaray’a konuk oldu. Siyah-beyazlılar, sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Karşılaşmanın ardında Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hakem yönetiminden memnun olmadığını belirten Yücel, “Bu akşam sahada oynayan takım Beşiktaş’tı. Hak eden takım da Beşiktaş’tı. Maalesef 2 tane şanssız gol yedik. Maçı bu anlamda kaybettik. Ben inanıyorum ki sezon sonu şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz. Yeter ki biz böyle oynamaya ve mücadele etmeye devam edelim. Biz sevilmek için sevmedik Beşiktaş’ı. Şampiyon olamasak da ağlamayız. En azından deriz ki; genç hakemlerimiz hata yaptı. Ama haksızlık yapılması ciğerimize, yüreğimize dokunuyor. Çok ağırımıza gidiyor. Rakibimiz maçı 10 kişi hatta 9 kişi kalması gerekirken 11 kişiyle maçı tamamlıyor” diye konuştu.
Galatasaray Kulübü’nün maç sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma atıfta bulunan Hüseyin Yücel, “Rakibimiz yine bu akşam yine edebiyle sevinememiştir. Geçen sene salıncak paylaşımı yapan rakibimiz, yine bir gaflete imza atmıştır. Bu paylaşımı yapan rakibimiz, geçen seneden beri hem federasyonun hem de MHK’nın kucağından inmemiştir” şeklinde konuştu.
TürkiyeFutbol Federayonu’na seslenen Yücel, “Federasyon ve MHK’dan rica ediyorum; madem yabancı hakem getiremiyorsunuz, bundan sonra bizim maçlarımıza deneyimli hakem ataması yapmasınlar. Genç hakem ataması yapsınlar. Bu tip hakemlerin kafasında maçlara çıkmadan önce bin tane tepki dolaşıyor” açıklamalarında bulundu.
RAMS Park’ta takımlarını destekleyen siyah-beyazlı taraftarlar hakkında da konuşan Hüseyin Yücel, “Taraftarımıza çok teşekkür ediyorum. Tribünleri doldurarak 90 dakika boyunca takımımızı yalnız bırakmadılar” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz:
“Eleştiriler beni çok ilgilendirmiyor, sadece performansıma bakıyorum”
“Hocamızın güveni bizim için çok önemli
“Burası Galatasaray, bu formanın yükü çok fazla”
“İyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum”
“Kerem gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz”
İSTANBUL – Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz, 2-1 kazandıkları Beşiktaş derbisinin ardından yaptığı açıklamada, “Serimiz devam ediyor, bunu bozmaya niyetimiz yok” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında derbide Beşiktaş’ı ağırlayan Galatasaray, rakibini 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Galatasaray’ın milli futbolcusu Barış Alper Yılmaz, basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Galibiyetten dolayı mutluluklarını dile getiren Yılmaz, “Öncelikle çok mutluyuz. Cumhuriyet Bayramımız da kutlu olsun. Serimiz devam ediyor, bunu bozmaya niyetimiz yok. Gerçekten çok iyi bir mücadele vardı saha içerisinde. Çok da güzel bir atmosfer vardı. Taraftarlarımıza armağan olsun” diye konuştu.
“Eleştiriler beni çok ilgilendirmiyor, sadece performansıma bakıyorum”
Performansının düştüğüne dair eleştirilerle ilgili açıklama yapan Yılmaz, “Eleştiriler tabii ki de olacaktır. Bunlar beni çok ilgilendirmiyor açıkçası. Ben sadece kendi performansıma bakıyorum. Kendime çok vakit ayırıyorum. Çok yoğun bir sezondan geçtim ama Galatasaray’da oynadığım sürece eleştiriler olacaktır. Kendi açımdan hiçbir sıkıntı görmüyorum” ifadelerini kullandı.
“Hocamızın güveni bizim için çok önemli”
Derbiye sol bek başlayıp sağ bek bitirmesi ve birçok farklı mevkide görev alabilmesiyle alakalı konuşan başarılı futbolcu, “Burası Galatasaray. Bu formanın yükü çok fazla. Hocam bana şans veriyor. Ben hırslı bir çocuğum. Hiçbir zaman korkmadım. Mücadele etmeniz lazım. Kötü oynayabilirsiniz ama kötü koşamazsınız. Bugün bana sağ bek, yarın sol bek der ama ben hücum oyuncusuyum. Hocamın kararı. Hocam da iki gün önce bir operasyon geçirdi. Ona da geçmiş olsun diyorum. Burada bizi yalnız bırakmadı, bizimle beraber oldu. Çok farklı bir hoca. Onun güveni bizim için çok önemli” sözlerini kaydetti.
“İyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum”
Geçtiğimiz günlerde oynanan Elfsborg maçında oyundan çıkarken kameralara yansıyan görüntüsüne ilişkin konuya açıklık da getiren milli oyuncu, “Oyundan çıktığımda kenara doğru gelirken bir kardeşimize forma vermek istedim, içimden geldi. O sıra geçerken de güvenlik ağabeyimizle tartıştım. Gerçekten aklım almıyor. Farklı bir şeye yormuşlar. Bizi örnek almaya çalışan çok sayıda kardeşimiz var. İmajımı kötülemeye çalışıyorlar. Ama benim çok umurumda değil. Ben onlara iyi bir Barış Alper Yılmaz imajı vermek istiyorum” şeklinde konuştu.
“Kerem gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz”
Portekiz ekibi Benfica’da gollerine devam eden eski takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu ile ilgili de açıklama yapan 24 yaşındaki futbolcu, “Kerem’in maşallahı var, gerçekten çok iyi ilerliyor. O gol attıkça biz de burada çok mutlu oluyoruz. Herkesin kendi hayalleri, hedefleri var. O da peşinden devam ediyor. Gerçekten onun adına çok seviniyoruz” sözlerini dile getirdi.
Son olarak yorgunluğuyla ilgili yapılan yorumların sorulması üzerine de konuşan Barış Alper Yılmaz, “Yoğun bir tempodan çıktım. Zaman zaman istediklerimi yapamıyorum. Tabii ki de biraz dinlenmeye ihtiyacımız var. Gerçekten kolay değil. Üst üste maçlar oynuyoruz. Bu süreçte çok dinlenmeye çalışıyorum açıkçası. Dinleneceğiz ve devam edeceğiz bir şekilde” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Galatasaray- Beşiktaş karşılaşması sonrasında saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dilekleri iletirken, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Galatasaray-Beşiktaş karşılaşması sonrasında fiziki saldırıya uğrayan A Spor muhabiri Emre Kaplan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Saldırıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır. Spor, dostluk ve kardeşliktir. Sporun şiddetle gündeme gelmesi kabul edilemez. Şiddetin her türlüsünü kınıyor, bu gibi olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’te Cumhuriyet’in 101. yılı etkinlikleri çerçevesinde yüzlerce kişinin katılımı ile fener alayı gerçekleştirildi.
Karabük Valiliği tarafından organize edilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları fener alayı etkinliği ile devam etti. Beşbinevler Mahallesi’nde toplanan vatandaşlar, ellerinde metrelerce uzunluktaki Türk bayrağı ve meşalelerle 100. Yıl Mahallesi’ne yürüdü. Yürüyüşün ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile devam eden programda konuşan Vali Mustafa Yavuz, Cumhuriyet’in 101 yıl önce büyük zorluklarla kurulduğunu belirtti.
Konuşmanın ardından program sona erdi.
Fener alayına, Vali Yavuz’un eşi Süreyya Yavuz, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 101 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüyüş düzenlendi.
Mersin’de Cumhuriyet Bayramı’nın 101’inci yıl kutlamaları sürüyor. Mersin Valiliği’nce düzenlenen kutlama etkinlikleri kapsamında yürüyüş, merkez Yenişehir ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’ndaki Mersin İdman Yurdu Meydanı’ndan başladı. Vatandaşların 101 metrelik Türk bayrağını taşıdığı yürüyüş Suphi Öner Öğretmenevi’nde son buldu. Etkinliğin sonunda saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Yürüyüşün ardından konuşan Vali Ali Hamza Pehlivan, şanlı ve mübarek Türk bayrağının çok kıymetli olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) bünyesinde görev yapan Türk Temsil Heyet Başkanlığınca, Sultan Murat Kışlası’nda etkinlik düzenlendi.
Türk Armoni Yıldızları Orkestrası (TÜRKAY), etkinlik kapsamında konser verdi.
Konsere, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Celal Doğan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, CHP MersinMilletvekiliTalat Dinçer, KDTP milletvekilleri Fidan Brina Jılta ve Enis Kervan, Kosova Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Zafer Sağlam ile çok sayıda davetli katıldı.
Konser öncesi selamlama konuşması yapan Albay Sağlam, davetlilerin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle andı.
Yaklaşık 2 saat süren konserde Türkiye ve Kosova’nın sevilen şarkıları, TÜRKAY sanatçıları tarafından seslendirildi.
Konserde ayrıca Kosovalı sanatçılar Tolga Kazaz ve Ela Kazaz da sahne aldı.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılı, Kosova’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Priştine Yunus Emre Enstitüsünce, Türkiye’nin Priştine Büyükelçiliği ve Ziraat Bankası’nın destekleriyle Priştine’de, Kosova, Türkiye ve Arnavutluk’tan gelen sanatçıların eserlerinin yer aldığı “Sanatın dilinden Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılı” sergisi açıldı.
Yenilikçi Türk Hareket Partisi de Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle Prizren’de geniş katılımlı resepsiyon verdi.
Ayrıca Türk Gençleri Platformu ve Tüm Gençler El Ele Derneği tarafından Prizren Yunus Emre Enstitüsü salonunda “Atatürk ve Cumhuriyet” paneli düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ve Gümrük Muhafaza ekipleri, Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Gümrük Sahası’nda yaptıkları çalışmalarda bir çekiciye bağlı dorsede şüpheli durum tespit etti. Yapılan aramada dorsede 142 kilogram sıvı metamfetamin bulundu. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.
Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamada, “Zehir tacirlerine geçit yok” denilerek, uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medyada yayılan görüntüler üzerine soruşturma başlattı. Ekiplerin yaptığı çalışmalarda E.A. isimli motosiklet sürücüsünün trafiğe tehlikeye düşürdüğü görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştığı görüldü. Görüntülerin birinde, polis ekiplerine, “4 silindir makina için bu ses normal, ben böyle apaçi gibi bir sürücü de değilim” derken, başka bir paylaşımında ise makas atarken ki görüntüleri yer aldı. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan E.A.’ya Karayolları Trafik Kanunun ‘Dikiz aynasız araç kullanmak’ suçundan bin 506 lira, ‘Makas atmak’ suçundan 6 bin 439 lira, ‘Takip mesafesine riayet etmemek’ suçundan 690 lira, ‘Saygısızca araç kullanmak’ suçundan 690 lira olmak üzere toplamda 9 bin 325 lira para cezası uygulandı. E.A. hakkında ayrıca ‘Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ maddesinden de adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE ŞERİDİ – İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti.
İsrail, Gazze Şeridi’nde yine sivillerin sığındığı okulu hedef aldı. İsrail güçlerinin bölgenin kuzeyindeki Şati Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı Asmaa Okulu’na düzenlediği saldırıda 3’ü gazeteci 9 sivil hayatını kaybetti. Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, saldırıda hayatını kaybeden Filistinli gazetecilerin Saed Radwan, Hamza Abu Salmiya ve Al- Hanin Mahmoud Baroud olduğu bildirildi. Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim tarihinden bu yana öldürülen gazeteci sayısının 180’e yükseldiği aktarıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Yönetim Başkanlığı Deprem Dairesi verilerine göre, bugün saat 17.56’da merkez üssü Efe Denizi olan Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında 10.27 kilometre mesafede 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 9.02 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, kentte kısa süreli paniğe neden oldu. İlk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en iyi pilotları arasında yer alan Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul’daki Maltepe Sahil Parkı’nda gösteri uçuşu yapacak. Ay yıldızı gövdesinde gururla taşıyan SOLOTÜRK, 28 Ekim günü saat 16.00’da selamlama uçuşu, 29 Ekim’de de saat 16.00’da gösteri uçuşu gerçekleştirecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Siirt Şubesi öncülüğünde, Siirt Filistin Dayanışma Platformu tarafından 15 TemmuzDemokrasi Meydanı’nda önceki gün başlayan etkinlikte, temsili “Gazze Han Yunus Çadırı ve Cibaliya Mülteci Kampı” oluşturuldu.
İHH İl Temsilcisi Mehmet Faruk Süzgün, yaptığı açıklamada, 3 gün süren etkinlikte yaklaşık 6 bin kişiye ulaştıklarını söyledi.
Gazze’de devam eden insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla gelecek günlerde farklı etkinlikler de gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getiren Süzgün, şunları kaydetti:
“İHH öncülüğünde sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlediğimiz etkinlik yoğun ilgi gördü. Üç gün süren ve bugün sona eren etkinlikle İsrail’in Filistin’de uyguladığı soykırımı ve oradaki insanların acılarını burada görsellerle yansıttık. İki birimden oluşan etkinliklerde Gazze Han Yunus Çadırı ve Cibaliya Mülteci Kampı’nı temsili olarak yansıttık. Halkımız iyi bir teveccüh gösterdi.”
Etkinliğe katılan Mesut Karanfil de İsrail’in bir yıldan fazladır Gazze’de sürdürdüğü soykırıma sessiz kalamadıklarını söyledi.
Uluslararası kamuoyunda zulüm karşısında sesini yükseltmesini isteyen Karanfil, “Allah bu acıları bir daha yaşatmasın. İnşallah Filistin halkı zafere ulaşacaktır. Kudüs özgürdür, özgür kalacak.” dedi.
Özgür Ögetürk de etkinliğe çocuklarıyla katıldığını ifade ederek, “Çok etkilendik. Orada çekilen zulmü en azından çocuklarımıza aktarmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Türk Kızılay Siirt Şubesi de etkinlikte vatandaşlara su ve yemek ikramında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Ayvacık ilçesi açıklarında Riçhter ölçeğine göre 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Çevre illerden de hissedilen depremde, ilk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi’nden alınan bilgiye göre saat 17.56’da Ege Denizi’nde merkez üssü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin 10,27 kilometre açığında 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 9,2 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Ayvacık’ın Babakale, Kocaköy, Bademli, Koyunevi ve Gülpınar köyleri ile çevre illerden de hissedildi. Deprem, kısa süreli paniğe neden oldu.
VALİ TORAMAN: OLUMSUZLUK YAŞANMADI
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, depremle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ege Denizi’nde meydana gelen deprem ile alakalı olarak ilgili birimlerimize şu ana kadar her hangi bir olumsuz ihbar intikal etmemiştir. Tarama faaliyetlerimiz, takibimiz devam etmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağdat’ın doğusundaki Filistin Caddesi bölgesinde soğutma cihazlarının bulunduğu büyük bir depoda, henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Söz konusu yangından kaynaklı dumanlar, Bağdat’ın birçok noktasından görüldü.
Irak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mikdad Miri, bakanlığa bağlı itfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmek üzere olay yerine intikal ettiğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFAD’ın paylaşımına göre, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki deprem saat 17.56’da 4.3 büyüklüğünde ve yerin 9.02 km kilometre derinliğinde meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 17.56’da, merkez üssü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 9,02 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’den İran’a misilleme! Haberi Görüntüle
İsrail’in, İran’a yönelik düzenlediği misilleme saldırısı 3.5 saat sürerken, operasyon 3 dalga halinde 20 noktayı kapsadı.
Başta İran’ın başkenti Tahran olmak üzere Huzistan ve İlam eyaletleri vurulurken, Suriye’nin başkenti Şam ve Humus kenti de vuruldu.
3.5 saat, 20 nokta
İsrail, operasyonun başarıyla sonuçlandığını ve İran’da 20 noktadaki onlarca stratejik askeri tesisin vurulduğunu açıkladı.
İran, İsrail’in 20 noktayı vurduğu bilgisini yalanlarken, hava savunma sistemlerinin İsrail saldırısını büyük ölçüde engellediğini, ölü veya yaralı olmadığını, hasarın ‘sınırlı’ seviyede kaldığını duyurdu. İran, İsrail’in zayıf bir saldırı gerçekleştirdiğini ve bunu açıklamalarla büyütmeye çalıştığını öne sürdü.
İran ordusu, saldırıda iki askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
REKLAM
İran: İsrail saldırılarında sınırlı hasar meydana geldi Haberi Görüntüle
İran Dışişleri Bakanlığı, İran’ın ‘dış saldırgan eylemlere karşı kendini savunma hakkı ve yükümlülüğü’ olduğunu belirtti.
İsrail saldırısının uluslararası hukukun ihlali olduğunu söyleyen bakanlık, Tahran’ın bölgesel barış ve güvenliğe yönelik sorumluluklarının farkında olduğunu vurguladı.
“Başarıyla tamamladık”
İsrail, İran’a düzenledikleri saldırının başarıyla tamamlandığını bildirdi.
Açıklamada, “Eğer İran’daki rejim tansiyonu yeniden yükseltmeye karar verirse buna karşılık vermek zorunda kalacağız.” ifadesi kullanıldı.
İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da İran’a yönelik saldırının sona erdiği belirtilerek, “Uçaklarımız güvenli bir şekilde eve döndü.” denildi. İran ise İsrail’in saldırılarına cevap vermeye hazırlıklı olduklarını ve “orantılı karşılık” verileceğini bildirdi.
Saldırılar sırasında ülkedeki tüm uçuşları askıya alan İran, ülke genelinde uçuşların yerel saatle 09.00 itibarıyla yeniden başladığını duyurdu.
Dünyadan tepkiler
Beyaz Saray, İsrail’in saldırısı öncesi Başkan Biden ve Demokratların Başkan adayı ve mevcut Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in bilgilendirildiğini duyurdu. İsrail’in yanında olduklarını ve saldırının İsrail’in meşru müdafaa hakkı olduğunu açıklayan Beyaz Saray’dan, “İsrail, İran saldırısına karşılık verdi ve bizim açımızdan bu noktada sona ermeli. İran karşılık verirse, İsrail’i savunacağız” açıklaması geldi.
Beyaz Saray: İsrail, meşru müdafaa hakkını kullandı Haberi Görüntüle
Suudi Arabistan, İran’ın hedef alınmasını ‘egemenliğinin ihlali’ ve ‘uluslararası yasaların ihlali’ olduğunu belirterek kınadı. Tüm taraflara azami itidal çağrısında bulunan Riyad yönetimi, uluslararası toplumu bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi için harekete geçmeye davet etti.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, İran’a gerçekleştirilen saldırıyı kınadı. İtidal ve diplomasi çağrısı yaptı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran’ın İsrail’in saldırısına karşılık vermemesi gerektiğini belirterek tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, İran’ı vurdu Haberi Görüntüle
İran’a “çok daha ağır bedel ödetebileceklerini ve aslında bunu yapmaları gerektiğini” belirten Lapid, “şer ekseninin başı” diye tanımladığı İran’ın saldırıları nedeniyle “daha ağır bedel ödemesi gerektiğini” ileri sürdü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>McDonald’s’ın Quarter Pounder hamburgerleriyle bağlantılı olduğu bildirilen hastalık nedeniyle rahatsızlanan kişi sayısının 75’e yükseldiği belirtilerek, 22 kişinin hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.
Soruşturma kapsamında hamburgerlerde kullanılan soğan dilimlerinin kullanılmasının durdurulduğu ve durumun gözlemlendiği bildirildi.
ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne bağlı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) şu uyarıda bulundu:
“Bu salgındaki gerçek hasta sayısı muhtemelen bildirilen sayıdan çok daha yüksek ve salgın bilinen hastalıkların görüldüğü eyaletlerle sınırlı olmayabilir.”
Salgın ilk olarak Colorado’da ortaya çıktıktan sonra ağırlıklı olarak ABD’nin batı ve orta batısını etkiledi.
Yetkililer 27 Eylül ile 11 Ekim arasında Colorado, Iowa, Kansas, Missouri, Montana, Nebraska, Oregon, Utah, Wyoming ve Wisconsin’de şikâyetlerin bildirildiğini açıkladı. En fazla vaka Colorado’da 27 ile görülürken, onu 9 vakayla Nebraska’nin takip ettiği ifade edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, İran’ın en büyük destekçisi olduğu iki grupla; Hamas ve Hizbullah’la 7 Ekim’den beri çatışma içinde. Bir yılı aşkın süren savaşta İsrail, Gazze ve Lübnan’da sivil ayırmaksızın saldırılar düzenlerken, Hamas’ın liderleri Haniye ve Sinvar ile Hizbullah’ın lideri Nasrallah ile komuta kademesinin çoğu öldürüldü.
13 Nisan’da başlayan karşılıklı misillemeler
Uzun yıllardır İran ve İsrail arasındaki gerginlik devam ediyor ancak 13 Nisan tarihine kadar İran ve İsrail hiçbir zaman doğrudan birbiriyle savaşmamıştı.
İsrail’in İran’ın Şam Konsolosluğu’nu bombalaması ve içinde iki üst düzey komutanın da bulunduğu yedi Devrim Muhafızı subayının ölmesinin ardından İran, 13 Nisan’da İsrail’e doğrudan saldırı düzenleyerek insansız hava araçları ve füzelerle saldırdı.
19 Nisan’da ise İsrail saldırıya cevap vererek İran’ın İsfahan kentini vurdu.
İsrail’den İran’a İHA saldırısı! Haberi Görüntüle
1 Ekim’de İran, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın 27 Eylül’de Beyrut’un güney banliyölerinde düzenlenen bir hava saldırısında öldürülmesinin ve Hamas lideri İsmail Haniye’nin 31 Temmuz’da İran’ın başkentinde öldürülmesinin intikamını almak için İsrail’e 180’den fazla füze fırlattı.
İran, İsrail’e doğru füzeleri ateşledi Haberi Görüntüle
Bugün ise İsrail günlerdir beklenen saldırısını gerçekleştirdi. Tahran’ın ay başındaki saldırılarına misilleme yaptığını söyleyen İsrail, İran’daki askeri mevzileri vurdu. 3.5 saat süren saldırıda 20 hedefin vurulduğu bildirilirken, İran İsrail’in saldırısının büyük ölçüde engellendiğini açıkladı.
Tahran, İsrail’e karşı saldırı için hazırlıklı olduğunu duyurdu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: İran, 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırısında bulunmuştu. Tel Aviv yönetimi, İran’ın bu saldırısına karşılık verileceğini bildirmişti. İran medyası, gece saatlerinde İsrail’in Tahran’ın batısı ve güneybatısında bazı askeri üsleri hedef aldığını ve hava savunma sistemlerinin karşılık verdiğini duyurdu. İsrail ordusu da İran’da askeri hedeflere saldırı düzenlediğini açıkladı.

Saldırılardan bir kaç saat sonra Tahran’da şiddetli patlama sesleri yeniden duyuldu. İran devlet televizyonu, seslerin Tahran’ın doğusundan geldiğini ve İsrail’in saldırısına karşı hava savunma sistemlerinden ateşlenen füzelerden kaynaklandığını belirtti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL SÖZCÜSÜ KONUŞTU
IDF Sözcüsü Daniel Hagari saldırılar sonrası yaptığı açıklamada, “Uçaklarımız kısa bir süre önce İran’daki askeri hedefleri vurduktan sonra güvenli bir şekilde geri döndü. Bu, İran’ın son aylarda İsrail Devleti’ne yönelik saldırılarına yanıttı. Misilleme saldırısı tamamlandı ve hedeflerine ulaşıldı” dedi.
SON DAKİKA | İsrail’den İran’a misilleme saldırısı! İsrail’den açıklama

“MESAJIMIZ AÇIK!”
Hagari olası bir karşı saldırı konusunda ise, “İran’daki rejim gerilimi tırmandırma hatasına düşerse, karşılık vermek zorunda kalacağız. Mesajımız açıktır: İsrail’i tehdit eden ve bölgeyi daha geniş bir gerilime sürüklemek isteyen herkes ağır bir bedel ödeyecektir” ifadelerini kullandı.

OPERASYONUN ADI: TÖVBE GÜNLERİ
İsrail medyası, gece hava saldırısı düzenlenen İran’ın karşılık vermesi durumunda ABD’nin İsrail’i savunacağı mesajının Tahran’a iletildiğini bildirdi.
İsrail basınına göre misilleme operasyonuna “Tövbe günleri” adı verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerel seçim yetkililerinin videodaki zarf ve materyallerin “kurula ait ya da kurul tarafından dağıtılan gerçek materyaller olmadığını” açıkladığını aktaran yetkililer, “Rus aktörlerin geçmişteki dezenformasyon faaliyetleri de dahil olmak üzere daha önceki faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, postalanan oy pusulalarının Pensilvanya’da yırtıldığını gösteren sahte videonun Rus aktörler tarafından hazırlandığını değerlendirdiklerini” bildirdi.

Yetkililer, bu eylemin, “Rusya’nın ABD seçimlerinin dürüstlüğü hakkında asılsız iddialar ortaya atma ve Amerikalılar arasındaki bölünmeleri körükleme yönündeki geniş çaplı çabalarının bir parçası” olduğunu vurgulayarak, Rusya’nın, ABD’de 5 Kasım’da düzenlenecek başkanlık seçimleri öncesi ve sonrasındaki süreçte de benzer dezenformasyon faaliyetlerini sürdürmesini beklediklerini ifade etti.
Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, “sahte” olarak nitelendirdikleri videonun seçimleri nasıl etkileyebileceği konusunda “endişeli olduklarını” dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Dün akşamdan itibaren 47 terör hedefinin vurulduğu Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki hava harekatlarında, ilk belirlemelere göre 2’si üst düzey olmak üzere 59 terörist etkisiz hale getirilmiştir.” ifadeleri yer aldı.
TERÖR HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Suriye ve Irak’ın kuzeyinde bulunan terör örgütü PKK/YPG hedeflerini imha etti.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, MİT, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik terör saldırısının ardından Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar düzenledi.
Operasyonlarda, örgüte ait enerji-altyapı binası, lojistik ve mühimmat deposu gibi çok sayıda stratejik nokta hedef alındı.
Terör örgütü PKK/YPG’ye karşı planlanan hedefe ulaşılıncaya kadar MİT’in operasyonlarına aralıksız devam edeceği vurgulandı.
OĞUL NETANYAHU’DAN SKANDAL PAYLAŞIM
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu, terör organlarına yakın bir sitenin “Türkiye, Kuzey Suriye’deki Kürt hedeflerini vuruyor.” içerikli haberine şu yorumu yaptı:
Türkler, Kürtlere soykırım yapıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Character.AI”ın ürettiği yapay zeka temelli konuşma botundaki sanal karakterin, şubat ayında gönderdiği “En kısa sürede evine dön.” mesajının ardından Sewell Setzer III isimli çocuğun, silahla intihar etmesinden aylar sonra Setzer’in annesi şirkete dava açtı.
Sanal karakterin kendisini “gerçek insan, lisanslı psikoterapist ve yetişkin sevgili” olarak tanıttığını iddia eden anne, çocuğunun intihara meyilli düşüncelerini paylaşmasına rağmen şirketin kimseyi bilgilendirmemesinden şikayetçi olduğunu ifade etti.

Character.AI sözcüsü ise yaptığı açıklamada, “Kullanıcılarımızdan birinin trajik ölümünden dolayı oldukça üzgünüz. Ailesine başsağlığı diliyoruz. Şirket olarak kullanıcılarımızın güvenliğini çok ciddiye alıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Şirket, “rıza dışı cinsel içeriğe, cinsel eylemlerin grafiksel veya spesifik tanımlarına, intiharın teşvik ve tasvir edilmesine” izin verilmediğini bildirdi. Şirketin siber güvenlik müdürü Jerry Ruoti de, sisteme reşit olmayan kullanıcılar için ek güvenlik önlemleri ekleyeceklerini duyurdu.


BABASININ SİLAHIYLA İNTİHAR ETTİ
Daha önce sanal karakterle konuşmalarında intihara meyilli düşüncelerini paylaşan Setzer, babasının silahıyla hayatına son vermişti.
Konuya ilişkin haberlerde, hafif derecede Asperger sendromu bulunan Setzer’in, konuştuğu sanal karaktere duygusal hisler beslemeye başladığı, ailesi ve arkadaşlarından koparak kendini dış dünyaya kapattığı kaydedilmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Gazze’de 7 Ekim 2023’ten beri soykırım gerçekleştiriyor. Siyonist rejime dünyanın yanı sıra ülkenin içinden de ağır eleştiriler geliyor. Eski bir asker ve üst düzey İsrail yetkilisi katliama tepki gösterdi.

KATİL NETANYAHU’YU ELEŞTİRİYOR
Dört İsrail başbakanına hizmet etmiş ve ülkenin Ulusal Güvenlik Konseyi başkan yardımcılığını yapmış olan Eran Etzion, devletin en üst kademelerinde güvenilen bir isim.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Başbakan Binyamin Netanyahu’yu uzun süredir eleştiren Etzion, aynı zamanda yıllarca kamu hizmetinde bulunmasıyla geniş çapta saygı kazanmış bir isim.

İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR REDDEDİLMELİ
Eski bir asker olan Etzion, İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyinde savaş suçları işleme potansiyeli olduğu konusunda uyardı. İsrail askerlerinin insanlık dışı uygulamaları reddetmeleri gerektiğini ifade etti.

SİVİLLER TEHLİKEDE
İsrail ordusunun Gazze’ye saldırılarını sürdürmesi nedeniyle on binlerce kişi Cibaliye’den kaçıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hava saldırısında 4’ü çocuk en az 16 Filistinlinin yaşamını yitirdiği aktarılan haberde, İsrail ordusunun kuzeydeki Gazze kentinde de düzenlediği hava saldırılarında bir kişinin öldüğüne işaret edildi.
Haberde, İsrail ordusunun güneydeki Refah kentinde bir motosikleti hedef alması sonucu bazı vatandaşların yaralandığı kaydedildi.

KATLEDİLENLERİN SAYISI ARTIYOR
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 42 bin 847 Filistinli öldü, 100 bin 544 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yürütülen nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili soruşturmada kapsamında sosyal medya hesapları üzerinden ‘Elektronik eşya çekilişinden hediye kazandınız’ vaadi ile kişilerle iletişime geçip katılım ve gümrük vergisi ücreti gibi banka hesaplarına para gönderten şahıslar tespit edildi.
Polis ekiplerince yapılan çalışmalar çerçevesinde Osmaniye’de 4, Adana’da 1, İstanbul’da ise 1 şahsın olduğu tespit edildi. Belirlenen adresler polis ekiplerince tek tek basıldı. Yapılan baskında şahısların adresleri arandı. Şahısların adreslerinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu. Gözaltına alınan toplam 6 şahıs, getirildiği Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan 6 şahıs, Adıyaman Adliyesi’nde sevk edildikleri adli makamlarca adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Peru’nun başkenti Lima’da şiddet olaylarının artmasının ardından toplu taşıma sendikalarının liderliğinde otobüs şoförleri bu ay 3’üncü kez greve gitti. Şoförler, Devlet Başkanı Dina Boluarte’nin istifasını ve parlamentonun feshedilmesi çağrısında bulunarak, organize suçlara karşı daha sıkı tedbirlerin uygulanmasını talep etti. Artan gasp ve şiddet olaylarından bıkan küçük işletme sahipleri de şoförlere destek vererek greve katıldı.
Başkentte toplu ulaşımı durma noktasına getiren grev nedeniyle güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. Başkent dışında Cuzco, Huacho, Ayacucho ve Piura gibi şehirlerde de şoförler greve gitti.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Joe Biden gibi dünya liderlerinin gelecek ay APEC Asya-Pasifik Zirvesi için Lima’ya gelmesi beklenirken, zirve sırasında Boluarte karşıtı 72 saatlik bir gösteri düzenleneceği duyuruldu. – LİMA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IDF Sözcüsü Avichay Adraee, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada kente tahliye çağrısında bulunarak, “Belirtilen bölgelerden hemen uzaklaşıp, kuzeye, Avali Nehri’ne doğru gitmelisiniz. Hizbullah tesislerinin ve silahlarının yakınında olan herkes hayatını tehlikeye atıyor” ifadesini kullanmıştı.

UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE
Akdeniz kıyısında yer alan Tyre, bölgenin en eski ve tarihi açıdan en önemli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. En az 4 bin yıllık bir yerleşim yeri olan şehir, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, çete üyeleri ele geçirdikleri mahallelerde otomatik silahlarını havaya kaldırdı ve tezahürat yaptı. Çete koalisyonu kendilerinin bir parçası olmayanların “kül haline getirileceği” konusunda uyardı.
Port-au-Prince’in yüzde 80’ini kontrol eden çeteler, saldırıları haber yapan gazetecileri tehdit etti ve isimlerini zikredip öldürülmelerini emretti.
Haiti Ulusal Polisi, pazar günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin birkaç bölgenin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı.
Başbakan Garry Conille, pazartesi günü başkentin mahallelerindeki saldırıları görüşmek üzere acil bir toplantı düzenledi. Üst düzey yetkilileri koruyan elit birimlerden birkaç yüz polis ve askerin derhal geri çağrılacağını, ardından saldırı altındaki mahallelerde görevlendirilebileceklerini duyurdu.
Başbakan, “Yakın zamanda kurtarılan stratejik mahalleleri terk etmeyeceğiz. Vatandaşlarımızın güvenliği pazarlığa açık değildir,” açıklamasında bulundu.

HALK YERİNDEN EDİLDİ
BM’nin Uluslararası Göç Örgütü’nün pazartesi günü yayınladığı rapora göre, çete koalisyonunun mahallelere düzenlediği baskınlar ve saldırılar sonucunda 4.200’den fazla kişi kaçmak zorunda kaldı.
Evsiz kalanların %60’tan fazlası, son yıllarda çete şiddeti nedeniyle evlerini kaybeden insanlara ev sahipliği yapan halihazırda kalabalık olan geçici barınaklara taşındı. Rapora göre diğerleri de okul, kilise ve sağlık merkezine sığındı.

SUÇ ÇETELERİ HÜKÜMETE KARŞI İTTİFAK YAPTI
Çete koalisyonu, düşman olan iki büyük suç örgütü federasyonunun birleşmesiyle Eylül 2023’te kuruldu. Şubat ayından itibaren kritik hükümet altyapılarına büyük ölçekli saldırılar başlattılar. Saldırılar sonrası, eski Haiti Başbakanı Ariel Henry istifa etti.
ABD’de dünya çapındaki şiddet çatışmalarla ilgili veri toplayan kar amacı gütmeyen kuruluş ACLED’in bu ay yayınladığı rapora göre, koalisyon kurulduktan sonra çeteler arasındaki silahlı çatışmalar, önceki altı aya kıyasla Mart-Ağustos döneminde %78 oranında azaldı.
Raporda, “Çete koalisyonunun güçlenmesi, suç örgütü üyelerinin kaynaklarını iç çatışmalara girmek yerine yasa dışı faaliyetlere ve güvenlik güçleriyle çatışmalara odaklanmalarını sağladığı” ifade edildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada askerlerle bir araya gelen Gallant, onlara hitaben, “İran’a saldırdıktan sonra herkes sizin hazırlık ve eğitim sürecinde neler yaptığınızı anlayacak.” ifadesini kullandı.
İran, 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırısında bulunmuştu. Tel Aviv yönetimi, İran’ın bu saldırısına karşılık verileceğini bildirmişti.

ABD UYARMIŞTI
İsrail’in Kanal 13 televizyonunda yer alan haberde, ABD’nin Tel Aviv’den İran’a yapacağı saldırıyı “yumuşatmasını” istediği iddia edilmişti.
Bu iddiaya ilişkin İsrail yönetiminden ise bir açıklama yapılmadı. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bugün Tel Aviv’de yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a yanıtının “gerginliği artırmaması” uyarısında bulunmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmasından bu yana 310 sağlık çalışanını gözaltına aldığını aktaran Burş, saldırılarda 1047 sağlık çalışanının da yaşamını yitirdiğini kaydetti.

İSRAİL SAVAŞ SUÇLARINI GENİŞLETİYOR
Gazze’nin kuzeyinde sağlık sisteminin felakete sürüklendiğini dile getiren Burş, şöyle devam etti:
“İsrail ordusu, kuzeydeki hastaneleri kuşatmaya devam ediyor ve vatandaşları öldürüyor. İnsanları zorla yerlerinden ediyor ve sığınma merkezlerinden çıkartıyor. Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerde ilaç, su ve gıda yok. İsrail ordusu uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye girişine izin vermiyor. Gazze’nin kuzeyindeki durum içler acısı. İsrail ordusu, dünyanın gözü önünde savaş suçları işliyor.”

HASTANELER KUŞATMA ALTINDA
Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi Başhekimi Mervan Sultan da 55 yaşındaki siroz hastası Filistinli kadının, oksijen yetersizliği ve İsrail güçlerinin hastaneyi kuşatması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Defin işlemi için dışarı çıkamadıklarını aktaran Mervan, cenazenin hasta içerisine defnedileceğini kaydetti.
Mervan, geçen cumartesi yoğun bakımda hayatını kaybeden iki hastayla birlikte kuşatma nedeniyle hastanelerinde ölen hasta sayısının 3’e çıktığını söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Gazze’yi bombalamasının üstünden bir yıldan fazla zaman geçmişken, yayınlanan yeni bir rapor kentin toparlanmasının yüzyıllar süreceğini bildiriyor.

350 YIL SÜRECEK
BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı pazartesi günü yayınladığı bir raporda, eğer savaş yarın sona ererse Gazze’nin savaş öncesi duruma dönmesinin 350 yıl sürebileceğini belirtti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Mevcut savaş, tüm mahallelerin yok olması ve kritik altyapıların harabeye dönmesiyle birlikte bölge genelinde şaşırtıcı bir yıkıma neden oldu. Yeniden inşa başlamadan önce, parçalanan bedenlerle ve patlamamış mühimmatla dolu moloz birikintilerinin temizlenmesi gerekecek.

Raporda, “Bir ateşkes sağlandığında, Ekim 2023 öncesi statükoya geri dönmek Gazze’yi toparlanma ve sürdürülebilir kalkınma için gereken yola sokmayacaktır. 2007-2022 büyüme eğilimi, ortalama %0,4 büyüme oranıyla geri dönerse, Gazze’nin sadece 2022 GSYİH seviyelerine dönmesi 350 yıl sürecektir,” ifadeleri kullanıldı.

SAVAŞIN EKONOMİK BİLANÇOSU AĞIR
Ocak ayı sonunda Dünya Bankası Gazze’de 18,5 milyar dolarlık hasar tahmininde bulundu. Bu rakam Batı Şeria ve Gazze’nin 2022’deki birleşik ekonomik çıktısına yakındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarına, Irak İslami Direniş Örgütü’nden misilleme geldi. Örgütten yapılan açıklamada, Lübnan’ın Tabarja bölgesindeki 1, Ürdün Vadisi’ndeki 2 ve Suriye’ye ait işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki 1 hayati önemdeki İsrail hedefine yönelik İHA saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırıların İsrail’e misilleme olarak yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Tüm operasyonlarımız, işgale karşı direnişimizin devamı, Filistin ve Lübnan’daki halkımıza destek ve İsrail’in çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere sivillere karşı sürdürdüğü katliamlara karşılık niteliğindedir” ifadeleri kullanıldı. Irak İslami Direniş Örgütü’nün “düşmanın kalelerini artan bir yoğunlukla vurmayı sürdüreceği” kaydedildi. – BAĞDAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de polis ekiplerinin gerçekleştirdiği asayiş uygulamasında 3’ü hükümlü 8 kişi yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Melikgazi İlçesi Gesi Fatih Mahallesi’nde 4 farklı noktada sabit, 3 farklı noktada seyir halinde toplam 25 ekip ve 61 personel ile asayiş uygulaması gerçekleştirdi. Denetimlerde 149 araç ve 405 kişinin kimlik sorgulaması yapıldı. Çeşitli suçlardan aranan 3’ü hükümlü 8 kişi yakalandı. Aramalarda 80 gram uyuşturucu ve tabanca ele geçirildi. Trafik kurallarına uymayan ve eksik evrakları bulunan sürücülere toplam 19 bin 947 TL para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda, siyah-beyaz renkli bir köpek asansöre girerken, yaşlı sahibi bazı çantaları almak için dışarıda kaldı. Adam asansöre binmeye çalışırken kapılar kapandı. Bu sırada köpeğin tasması ve göğüs bağı kapıya sıkıştı. Asansör yukarı doğru hareket etmeye başlayınca köpek havada asılı kaldı. Korku dolu anlar yaşayan hayvan, şans eseri tasmanın kopmasıyla yere düştü ve ciddi bir yara almadan kurtuldu.
Geçen yıl Brezilya’da da benzer bir olay yaşanmıştı. 11 yaşındaki Thiago Magalhães, köpeği Milú ile asansöre binmişti. Kapıya sıkışan tasma nedeniyle köpek tavana doğru çekilirken, küçük çocuğun hızlı düşünmesi faciayı önledi. Magalhães tasmayı tutarak köpeğinin boğulmasını engelledi. İkisi de düşmesine rağmen ciddi bir yaralanma olmadı.
Veteriner uzmanlar, evcil hayvan sahiplerini asansör kullanımında dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Tasmanın kısa tutulması, mümkünse hayvanın kucakta taşınması ve kolay çözülebilen tasma kullanılması öneriliyor. Özellikle otomatik kapılı asansörlerde bu tür kazaların sık yaşandığı belirtiliyor.
Bu olayların ardından, pek çok hayvan sahibi asansörlerdeki güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar ise asansör kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaları sık sık hatırlatmaya devam ediyor.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PİYASADA YEŞİL ENERJİ, PETROL VE GAZI GERİDE BIRAKTI
Alınan bilgiye göre yılın 9 ayında küresel enerji sektöründe Suudi Aramco’nun öncülük ettiği petrol ve gaz devlerinin piyasa değeri toplamda 174 milyar dolar erirken, yeşil enerji şirketlerinin piyasa değeri 291,4 milyar dolar arttı.
Yeşil enerji şirketlerine bakıldığında, en fazla piyasa değerine sahip şirket 172,3 milyar dolarla ABD merkezli NextEra Energy oldu. Bu şirketi, 96,7 milyar dolar ile İspanyol Iberdrola, 68,66 milyar dolarla ABD’li GE Vernova, 37,43 milyar dolarla Hindistan merkezli Adani Green Energy ve 24,92 milyar dolarla Çin’li Sungrow Power Supply takip etti.
EN FAZLA KAZANDIRAN YEŞİL ENERJİ ŞİRKETLERİNDE NEXTERA ENERGY ZİRVEDE
Şirketlerin yılın 9 ayındaki dolar bazlı getirileri dikkate alındığında, NextEra Energy hisseleri bu dönemde yüzde 28 değer kazandı. Şirket son dönemde yapay zekadan kaynaklanan veri merkezi büyümesinin bir sonucu olarak yenilenebilir enerji ve altyapı talebindeki olumlu artışlar ile değerlendi.
Aynı dönemde, İngiliz Electricity North West şirketini satın alarak İngiltere’deki yatırımlarını artıran Iberdrola’nın hisse senedi değeri yüzde 16 yükseldi. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) da şirkete 329 milyon dolarlık sürdürülebilir enerji kredisi verdi, şirket bu krediyle büyük ölçüde kömüre bağımlı olan Fas, Polonya ve Vietnam gibi bir dizi ülkede yenilenebilir enerji projelerini finanse edecek.
GE Vernova’nın, 2. çeyrek itibarıyla hisse değeri yüzde 15 yükselirken, şirket, General Electric’in üç ayrı şirkete bölünmesiyle kurulmuştu. Şirket, batı yarımküredeki en büyük rüzgar projesi olması beklenen Pattern Energy’nin SunZia rüzgar projesi için 2,4 GW sipariş aldığını duyurmuştu.
Söz konusu dönemde, TotalEnergies ile Hindistan’daki güneş enerjisi projeleriyle ilgili anlaşma imzalayan Hindistan merkezli Adani Green Energy’in hisse senedi değeri yüzde 19 arttı.
Yakın zamanda Birleşik Krallık’ta pil depolama projesi için sözleşme imzalayan Sungrow Power Supply da bu dönemde yatırımcısına kazandırırken, şirketin hisse değeri 9 ayda yüzde 8,8 yükseldi. Şirket, ayrıca Suudi Arabistan yatırım firması Algihaz Holding tarafından Orta Doğu Krallığı’nda dünyanın en büyük şebeke dışı enerji depolama projesinin inşası için görevlendirildi.
PETROL ŞİRKETLERİ DE YEŞİL ENERJİYE YATIRIM YAPIYOR
Petrol ve gaz şirketleri de karbon yakalama teknolojileri ve petrokimya sektöründe emisyonları azaltmak için yatırımlar yaparken, dünyada enerji alanında trendlerin değiştiği ve değişmeye devam edileceği öngörülüyor.
Eylül ayı sonu itibarıyla petrol ve gaz şirketleri içerisinde en büyük piyasa değerine sahip şirket 1 trilyon 739,5 milyar dolarla Suudi Arabistan merkezli Saudi Aramco oldu.
Bu şirketi 554,6 milyar dolar ile ABD merkezli ExxonMobil, 273,6 milyar dolar ile Chevron, 228 milyar dolar ile Çin merkezli PetroChina ve 209,1 milyar dolar ile İngiltere merkezli Shell takip etti.
Saudi Aramco, petrol fiyatlarındaki düşüş ve Suudi hükümetinin likiditeyi arttırmak için sattığı hisse senetleri nedeniyle yılın 9 ayında hisse değerinde dolar bazlı yüzde 22’lik kayıp yaşadı.
DÜNYA DEVLERİ ROTAYI YEŞİL ENERJİYE ÇEVİRDİ
ExxonMobil ise yılın başından itibaren hisse senedi değerini yüzde 15 artırdı. Bu dönemde ABD’deki kaya gazı üretimini artırmak amacıyla Pioneer Natural Resources’ı 60 milyar dolara satın alarak günlük petrol üretimini arttıran şirket aynı zamanda karbon yakalama ve düşük karbonlu enerji yatırımlarına büyük bütçeler ayırarak yeşil enerji yatırımlarını devam ettiriyor.
Chevron hisseleri aynı dönemde yüzde 1 kayıp yaşarken, Permian Havzası’nda rekor üretim gerçekleştirdi. Yenilenebilir enerji ve karbon yakalama alanında büyümeyi hedefleyen şirketin yenilenebilir enerji ve dizel projelerine hız verdiği görülüyor.
PetroChina’nın hisse senedi değeri yılın 9 ayında yüzde 19 yükseldi. Yeni teşviklerle birlikte piyasa değerini artıran şirket, rüzgar ve güneş enerjisi projelerini hayata geçirirken, karbon yakalama ve depolama işlemlerine de devam ediyor. Öte yandan, ilk yarıda petrol ve doğal gaz üretimini ve satışlarını da arttırmıştı.
Shell ise bu dönemde yüzde 1 gerilerken, Avrupa’daki durgunluk ve Çin başta olmak üzere diğer büyük pazarlardaki zayıf taleple piyasaya yeni rafinerilerin katılması söz konusu performansta etkili oldu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pittsburgh Steelers ile New York Jets arasında oynanan ve Trump’ın da VIP locasından takip ettiği maçın üçüncü çeyreğinde, dikkat çekici kıyafetiyle tribünden sahaya atlayan Rose, elindeki pankartla siyasi mesaj verdi. Modelin “Trump, sınırı güvene al. Kamala, açık sınır” yazılı pankartla 40 yarda çizgisine kadar koştuğu görüldü.
Parlak renkli üst giyimi ve diz üstü çizmeleriyle dikkatleri üzerine çeken model, üç güvenlik görevlisi tarafından yakalanarak sahadan çıkarıldı. Olay nedeniyle maç kısa süre durdu. Yayıncı kuruluş NBC Sports, bu sırada kameraları tribünlere çevirdi.
Sosyal medya hesabından Trump destekçisi olduğunu açıkça gösteren Rose’un, yakın zamanda yüzüne “Maga” (Make America Great Again – Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) dövmesi yaptırdığı video da büyük yankı uyandırmıştı.
Olayın yaşandığı Pennsylvania eyaleti, 5 Kasım’daki başkanlık seçimlerinde kritik öneme sahip. Trump, maç sonrası bir McDonald’s restoranını ziyaret ederek araç servisinde müşterilere sipariş dağıttı.
ABD’de spor müsabakalarında siyasi protestolar sıkça yaşanıyor. Özellikle büyük organizasyonlarda çeşitli sebeplerle sahaya girerek protesto yapan kişiler, güvenlik önlemlerine rağmen zaman zaman karşılaşmaların durmasına neden oluyor.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OSIMHEN DE 30 KİŞİLİK LİSTEDE
IFFHS’nin düzenlediği dünyanın en iyi futbolcusu ödülünde 2024 yılının adayları belli oldu. 30 kişilik aday listesinde Victor Osimhen de yer aldı. İşte aday listesi;
RÖVEŞATASI DÜNYAYI SALLADI
Son oynanan Antalyaspor maçında sansasyonel bir gol atan Osimhen, röveşatasıyla hem Türkiye hem de dünya gündemine oturmuştu. Öte yandan Nijeryalı forvet, 2.32 metre yüksekliğe çıktı. Bu gol, dünya futbol tarihinde 2.30 metre barajını geçen 2 röveşata golü arasında yer aldı. 25 yaşındaki golcü, tarihte en yüksekten atılan röveşata golü olan Cristiano Ronaldo’nun 2.38 metreden attığı gole de çok yaklaştı.

GALATASARAY PERFORMANSI
Sezon başında İtalyan ekibi Napoli’den kiralanan Victor Osimhen’in sarı-kırmızılılardaki kariyeri rüya gibi başladı. Osimhen, Cimbom ile4’ü ilk 11 olmak üzere 5 maça çıktı. 25 yaşındaki golcü futbolcu, bu karşılaşmalarda 3 gol ve 3 asistlik performans sergiledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olayın görgü tanıkları tarafından kaydedilen görüntülerde, yaklaşık 60 kişilik grubun park alanında eğlendiği sırada beklenmedik bir leopar saldırısıyla karşı karşıya kaldığı görülüyor. Başlangıçta hayvana “gel, gel” diye seslenerek onu çağıran grup, leoparın ağaçların arasından aniden fırlamasıyla büyük korku yaşadı.
Leoparın ilk saldırdığı kişi, 23 yaşındaki Akash Kushwaha oldu. Times of India’nın haberine göre, saldırıda ayrıca görev dışı bir polis memuru ve bir kadın da yaralandı. İki kişinin başından ciddi şekilde yaralandığı bildirildi.
Görüntülerde, yaralı kişiye yardım etmek için dört kişinin cesurca geri döndüğü anlar da yer alıyor. Yaşanan panik sırasında kaçışan diğer piknikçiler ise hafif yaralanmalarla kurtuldu.
Yerel yetkililer, vahşi hayvanlarla karşılaşıldığında onları kışkırtmaktan kaçınılması ve güvenli mesafenin korunması konusunda uyarılarda bulundu.
Son dönemde dünya genelinde benzer vahşi hayvan saldırıları da dikkat çekiyor. Japonya’da bir yunusun saldırısına uğrayan 23 yaşındaki Takuma Goto’nun ciddi şekilde yaralanması ve Honduras’ta bir turistin köpekbalığı saldırısına uğraması, insan-vahşi hayvan karşılaşmalarının tehlikelerini gözler önüne seriyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İran için casusluk yapmakla” suçlanan kişilerin Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı yerleşkesi, İsrail ordusuna ait 2 hava üssü ve Demir Kubbe bataryalarının bulunduğu noktaların fotoğraflarını çektiği ve bilgi topladığı öne sürüldü.
Tutuklanan kişilerden bazılarının 2 yıldan bu yana “İran için casusluk yaptığı” iddia edilen açıklamada, söz konusu 7 kişinin tamamının İsrail vatandaşı olduğu ve aralarında askerlikten firar eden bir kişinin de bulunduğu aktarıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Patel, “Haberleri gördüm ancak sunabileceğim hiçbir şey yok. ABD’de yaşayan özel şahısları ilgilendiren konularda yorum yapmam.” diyerek soruyu geçiştirdi.
AA’nın haberine göre; Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby de çevrim içi düzenlediği basın toplantısında, FETÖ elebaşının ölümü konusunda Washington ile Ankara arasında bir iletişim olup olmadığı yönündeki soruya “Şu anda bir şey yok.” diyerek yanıt verdi.
*Haberin fotoğrafı Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çok sayıda sivilin öldürüldüğüne dair raporlar olduğunu dile getiren Deschauer, özellikle Gazze Şeridi’nin yardım malzemelerinden mahrum kalmasının çok endişe verici olduğunu ifade etti.
Deschauer, sivil ölümlerine ilişkin raporların korkunç olduğuna dikkati çekerek, “Burada bunu bir kez daha açıkça vurgulamak istiyorum, İsrail’in operasyonlarını gerçekleştirirken meşru müdafaa hakkı ile uluslararası insancıl hukukun dar sınırlarına uyması gerekiyor. Bu tür raporları gördüğünüzde ciddi soru işaretleri var ve bu doğrultuda onları uluslararası hukukun gerekliliklerine uymaya çağırıyoruz.” dedi.
Ayrıca Deschauer, İsrail’in Lübnan’daki BM barış güçlerine yönelik saldırılarıyla ilgili “endişelerini” yineledi.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 42 bin 603 Filistinli öldü, 99 bin 795 kişi yaralandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında olduğu birçok liderin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından ağırlanacağını söyleyen Uşakov, yapılması planlanan ikili görüşmelerin başlıkları ile ilgili de bilgi verdi. Erdoğan ve Putin arasında yapılması planlanan görüşmeyle ilgili bilgi aktaran Uşakov, “Putin ve Erdoğan, 23 Ekim tarihinde Kazan’da görüşecek. Liderler bu zirvede Türkiye’de kurulması planlanan doğalgaz merkezini ele alacaklar” ifadelerini kullandı.
Yuri Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in BRICS Zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Laos Devlet Başkanı Thongloun Sisoulith, Moritanya Devlet Başkanı Mohamed Ould Ghazwani, Vietnam Başbakanı Pham Minh Trinh ve Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce ile de görüşme yapmayı planladığını belirtti. Uşakov, zirvede 22’si üst düzey olmak üzere 36 ülkenin temsil edileceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan resmi ajansı NNA’da yer alan haberde, İsrail’in başkent Beyrut’u hava saldırılarıyla hedef almaya başladığı belirtildi.
İsrail savaş uçaklarının başkent Beyrut’un el-Avzai bölgesini ilk kez bombaladığı aktarılan haberde, Beyrut’un güneyindeki Hureyk Mahallesi’ne de hava saldırılarının düzenlendiği ifade edildi.
Haberde, Beyrut’un güneyindeki Cenah bölgesinde yer alan Refik Hariri Devlet Hastanesi yakınlarına da bir hava saldırısının düzenlendiği bilgisi paylaşıldı.
HİZBULLAH’IN KALESİ OLARAK NİTELENDİRİLEN BAZI NOKTALARI HEDEF ALACAKLAR
İsrail ordu sözcülerinden Avichay Adraee da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın kalesi olarak nitelendirilen bazı noktaları hava saldırılarıyla hedef alacaklarını belirtti.
REKLAM
Diğer sözcü Daniel Hagari de dün gece Lübnan vatandaşlarına yaptıkları uyarıların ardından çoğu Beyrut’ta olmak üzere 20 noktayı vurduklarını kaydetti.
Dün gece Hizbullah’a ait Karz-ı Hasen kurumu (faizsiz dayanışma) şubelerini hedef aldıklarını aktaran Hagai, ilerleyen saatlerde de Beyrut’un güneyine saldırılarını sürdüreceklerini ifade etti.
Beyrut’taki bir hastanenin altında Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın sığınak olarak kullandığı yeri tespit ettiklerini iddia eden Hagari, şöyle devam etti:
“Şu anda Hasan Nasrallah’ın Beyrut merkezindeki es-Sahil Hastanesinin altında özel sığınak olarak kullandığı yeri keşfettik. Bu sığınak içinde yüz milyonlarca dolarlık kağıt para ve altın tutuluyor. Bu paraların çoğu Lübnanlı vatandaşlardan alındı.”
İSRAİL’İN LÜBNAN’DA ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 2 BİN 483 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
REKLAM
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 2 bin 483 kişi öldü, 11 bin 628 kişi yaralandı.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle Lübnan’da 100 binlerce kişinin yerinden edildiği tahmin ediliyor.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Lübnan hükümeti yerinden edilen kişilerden 486 binden fazlasının Suriye’ye göç ettiğini açıkladı.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kaledere Mahallesi’ndeki yurtta kalan Ordu Üniversitesi 1’inci sınıf öğrencisi Latif Karadağlı (20), arkadaşlarına banyo yapacağını söyledi. Gencin uzun süre banyodan çıkmaması üzerine arkadaşları, durumu güvenlik görevlilerine bildirdi. Kilitli banyo kapısının açılmasıyla genç, asılı halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede hayatını kaybettiği belirlenen gencin cansız bedeni Ünye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de bir lisede veli toplantısına katılan Suphi Tuzun (55), lavaboya gittikten sonra okulun kapısı kapatılınca yaklaşık 1 saat mahsur kaldı.
Olay, merkez Toroslar ilçesinde Çağdaşkent Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Okulda düzenlenen veli toplantısına katılan Suphi Tuzun, konferans salonundan ayrılarak lavaboya gitti. Tuzun’un lavaboda olduğu sırada toplantı sona erdi. Velilerin ve öğretmenlerin okuldan ayrılmasının ardından kapılar kilitlendi. Suphi Tuzun, okulda kimseyi göremeyince toplantının bittiğini düşünerek binayı terk etmek istedi. Çıkış kapısına yönelen Suphi Tuzun, kilitli olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine okula itfaiye ekipleri sevk edildi. Olayı haber alan okul yetkilileri de liseye geldi. Tuzun’un yeri tespit edilerek kilitli kapı açıldı. Okul binasından çıkan Suphi Tuzun, “Okulu kapatmadan önce ‘Kimse var?’ mı diye bağırmanız gerekiyor. Ben lavabodaydım. Havadan mı girdim” diye tepki gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenköy Kur’an Kursu’nda eğitimini tamamlayan 40 hafız için Pendik Müftülüğü tarafından Çarşı Camisi’nde “Erenköy Kuran Kursu 8. Hafızlık İcazet Merasimi” düzenlendi.
Törende, hafız öğrenciler, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ve Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan’ın karşısında Kur’an tilaveti yaptı.
Törende konuşan Erbaş, hayırlı bir merasimde bulunduklarını vurgulayarak, “Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki ‘Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir’. Kur’an’ı öğrenenler, onların hocaları yani öğretenler burada. En hayırlı insanların bulunduğu yerdeki merasim de en hayırlı merasimdir. Bu hafızlık merasimi, sevgili Peygamberimizin bu müjdesine nail olmamıza vesile olur inşallah.” diye konuştu.
Kur’an-ı Kerim’in hıfzının Allah tarafından bir müjde olarak anlatıldığını belirten Erbaş, şöyle devam etti:
“‘Şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik, onun muhafaza edeni de biziz’. Rabb’imiz böyle buyuruyor. Hafızlarımız eliyle zihinleri ve gönülleri vasıtasıyla Cenabıhak, Kur’an-ı Kerim’i muhafaza ediyor. Ne mutlu hafızlarımızın buna vesile olması. İlk günden, Peygamber Efendimizin zamanından itibaren bugüne kadar milyonlarca hafızımız buna vesile oldu. Kıyamete kadar da milyonlarca, belki milyarlarca hafızımız buna vesile olacak, bu müjdeye nail olacak. Peygamber Efendimiz, onları şu hadisi şerifiyle müjdeliyor, ‘Kur’an-ı Kerim’i hıfzedip okuyan kimseler, Allah’ın şerefli melekleriyle beraberdir’. Ne mutlu Allah’ın şerefli melekleriyle birlikte olmak, hafızlarımız için büyük bir müjde.”
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hafızlık geleneği ve faaliyetlerini günbegün artırıp geliştirdiklerini dile getiren Erbaş, “2 bini aşkın yatılı Kur’an kursumuz oldu artık ülkemizde. Yatılı Kur’an kurslarımıza, hafızlık yaptırdığımız bu kurslara desteği olan bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. 85 bin kadar talebemiz, Kur’an kurslarımızda hafızlık yapıyorlar. Onlar için dua ediyoruz. Rabb’im onlara kolaylık versin.” ifadesini kullandı.
“Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini bütün insanlığa hatırlatmaya devam edeceğiz”
Erbaş, Kur’an-ı Kerim’e hayat kitabı ve rehberi denildiğini aktararak, şunları kaydetti:
“Kur’an-ı Kerim’i öğrenmekten amaç anlamak. anlamaktan amaç yaşamak, hayatımızı Kur’an-ı Kerim’e göre tanzim etmek. Rehberimiz Kur’an’dır, Peygamber Efendimizdir. Peygamber Efendimize nasip olmuş en büyük mucize Kur’an-ı Kerim’dir. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen bir kitaptır. Onun için çoluğumuzla çocuğumuzla ailemizle akrabalarımızla komşularımızla hep birlikte Kur’an’ın rehberliğinde hayatımızı devam ettirmeye gayret edelim. Peygamber Efendimiz bütün insanlara Kur’an-ı hatırlattı. Şimdi sıra bizde. Bizler de hatırlatacağız. Kur’an’ın ilkelerini, emirlerini, bütün insanlığa, ailemize, gençlerimize, çocuklarımıza hatırlatmaya devam edeceğiz. Bu bize verilmiş en büyük vazifedir, Cenabıhakk’ın emridir. Hatırlatmaktan geri durmayalım, hatırlatmayı ihmal etmeyelim. Çocuklarımıza ibadetlerini, namaz kılmalarını hatırlatalım.”
Ali Erbaş, hafızları ve eğitim veren hocaları tebrik etti.
Konuşmaların ardından 40 hafız, Reis-ül Kurra Mustafa Demirkan riyasetinde icazetlerini aldı. Hafızlara icazet belgelerini, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş verdi.
Törene, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı İhsan Erkul, Zümrüt Vakfı Başkanı Cihat Aslanoğlu ile Pendik kaymakamı, ilçe milli eğitim müdürü ve belediye başkanı da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EK PUAN YENİDEN GÜNDEMDE
Tüm bu açıklamaların ardından gözler merkezi sınavlara çevrildi. MEB ve ÖSYM merkezi sınavların geleceğini gündemine aldı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselere Geçiş Sınavı’nın (LGS) uygulanması, sosyal projelerin puanlamaya dahil edilmesi, öğrencilerin spor ve sanat aktivitelerinin de değerlendirilmesi yönünde bir sistemin hayata geçirilmesi için çalışmalar başladı. Spor ve sanat dallarında başarılı olan öğrencilere merkezi sınavlarda ek puan verilmesi konusu da yeniden gündeme alındı.

SEMPOZYUM DÜZENLENECEK
Merkezi sınavlara ilişkin ÖSYM, Milli Eğitim Bakanlığı ile 4-6 Ekim 2024’te Ankara’da Uluslararası Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Sempozyumu düzenleyecek. Ölçme ve değerlendirme alanında kapsamlı araştırmaların sunulacağı sempozyumda, Türkiye’de ilköğretimden ortaöğretim kademesine geçişte uygulanan Liselere Geçiş Sınavı (LGS), ortaöğretimden yükseköğretim kademesine geçişte uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve geleceğin sınav modelleri de masaya yatırılacak. Ölçme ve değerlendirmede dijitalleşme, yenilikçi ölçme ve değerlendirme uygulamaları, ölçme ve değerlendirmede yapay zekâ uygulamaları, ölçme ve değerlendirmede alternatif materyaller (VR/AR, Göz izleme, EEG vb.), becerilerin ölçülmesi gibi konular da sempozyumda ele alınacak konular arasında yer alıyor.
EZBERE YÖNLENDİRİYOR
Türkiye’nin eğitim alanındaki en büyük düşünce kuruluşlarından biri olan TEDMEM de konuyu ”Yeni Bir Eğitim Anlayışı Şart” başlıklı raporunda gündeme getirmişti. Raporda sınavlarla ilgili dikkat çeken bazı tespitler şöyle:
Türkiye’de kademeler arası geçişte uygulanan sınavlar eğitim öğretime hizmet etme aracı olmaktan çıkarak amaç haline gelmiştir.
Sınavların yapısı, kapsamı ve bireylerin gelecek hayatlarına etkisi üzerinden oluşan kitlesel rekabet, öğrencileri okul dışı kaynaklara, özel derslere ve özel öğretim kurslarına mecbur bırakmaktadır. Bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirmektedir.
Okul dışı kaynaklar velilere ağır bir ekonomik yük getirmekte, bir yandan da öğrenci, öğretmen ve velileri etkileyerek toplumsal travmaya neden olmaktadır. Ailelerin aile yaşamı ve düzeni büyük ölçüde sınava endeksli hale gelmektedir.
Okulda verilen eğitim, yalnızca sınavda çıkacak dersler ve konulara indirgenmektedir. Sınav odaklı bir eğitim sistemi, temel eğitimde dahi öğrencilerin yalnızca ölçülebilir ve ezberlenmiş bilgilerini kıymetlendirilmekte, öğrencilerin bütünsel gelişimini ve iyi olma halini arka plana itmektedir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Web sayfası ve sosyal medya hesaplarından oluşan platformda, yönetmenliğini Bora Severcan’ın üstlendiği 12 ana başlık altında 8-10 dakikalık toplam 27 bölümden oluşan “Ailem” dizi filmi bulunuyor. Yapımda iki ailenin çocuklarının 1. sınıftan 12. sınıfa olan okul-aile-çocuk ekseninde toplumsal konular ele alındı. Platformda ayrıca ergenlik dönemindeki çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği, dijital mecranın ne şekilde doğru kullanılabileceği gibi konularda çocuk-ebeveyn ilişkisini güçlendirecek videolar, konunun uzmanları ile yapılan söyleşiler de yayımlanacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Allahuekber Dağları Nerede?
Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Allahuekber Dağları, Erzurum, Kars ve Ardahan illerinin sınırlarının kesiştiği bölgede yer alır. Bu dağ sırası, yaklaşık 40 km uzunluğunda ve 20 km genişliğindedir. En yüksek noktası olan Allahuekber Tepe, 3.120 metre yüksekliğe sahiptir. Dağlar, özellikle Sarıkamış Harekâtı sırasında yaşanan trajik olaylarla tarihi bir öneme sahiptir ve bu nedenle 2004 yılında Sarıkamış-Allahuekber Dağları Millî Parkı ilan edilmiştir. Bu dağlık alan, zengin bitki örtüsü ve çeşitli hayvan türlerine ev sahipliği yapmakta ve bu da onu önemli bir doğal yaşam alanı haline getirmektedir.
Allahuekber Dağları’na Nasıl Gidilir?
Allahuekber Dağları’na ulaşmak için en uygun ve hızlı seçenek havayolu seyahatidir. Bölgeye en yakın havalimanları Kars ve Erzurum’da bulunur. Kars Havalimanı’ndan veya Erzurum Havalimanı’ndan araç kiralanarak veya toplu taşıma kullanılarak Sarıkamış ilçesine ulaşılabilir. Sarıkamış’tan Allahuekber Dağları Milli Parkı’na gitmek için ise özel araç veya taksi tercih edilebilir. Kış aylarında bölgeye gitmeyi planlıyorsanız, yol koşullarını ve hava durumunu dikkate alarak hazırlıklı olmanız önemlidir. Ayrıca, doğa yürüyüşü ve kamp gibi aktiviteleri yapacakların, gerekli ekipmanları unutmamaları gerekir.
Allahuekber Dağları’nın Özellikleri Neler?
Allahuekber Dağları’nın özellikleri incelendiğinde şu bilgilere ulaşmak mümkündür:
Erzurum, Kars ve Ardahan illerinin sınırlarında yer alır.
En yüksek noktası Allahuekber Tepe, 3.120 metre yüksekliğindedir.
Yaklaşık 40 km uzunluğunda ve 20 km genişliğindedir.
Tektonik kıvrım dağlarıdır ve oluşumu Arap Levhası ile Anadolu Levhası’nın çarpışmasına dayanır.
Sarıkamış Harekâtı sırasında önemli bir rol oynamış ve bu nedenle 2004 yılında Sarıkamış-Allahuekber Dağları Millî Parkı ilan edilmiştir.
Zengin bitki örtüsü ve çeşitli hayvan türlerine ev sahipliği yapar.
Dağcılık, trekking ve doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler için uygun bir yerdir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bugün burada bu vesileyle birkaç hususu belirtmek istiyorum; Türkiye’nin her tarafında göreve geldiğimiz 2002 yılında kıyaslanmayacak kadar derslikler yaptık. 2002 yılında iktidara geldiğimizde derslik sayısı geçen süre içerisinde neredeyse üç kat atmış durumda Sadece İstanbul’da 2002 yılında 40.000 derslik vardı, şu anda ise 105.000 halihazırda dersliğimiz var. Neredeyse 3-4 kat daha fazla derslik yaptık, aynı zamanda öğretmen sayısında büyük bir artış söz konusu şu anda 1.100.000 öğretmen kadrosuyla eğitim üretimi sürdürüyoruz. 800 öğretmen bu 20 yıl periyodu içerisinde atanmıştır. Bu rakamlar bize hükumetimizin eğitim ve öğretime verdiği önemi gösteriyor.Sayın cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu süreci yürüten tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Bu kampüste 321 derslik var, 8 tane lisemiz olacak bu kampüste, aynı zamanda sosyal donatı alanları, spor salonları , ayrıca kız ve erkek öğrencilerimiz için bir kız yurdu , bir de erkek yurdu bulunmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin ibadetlerini yapmaları için bir de cami yapıldı. Ayrıca İstanbul’un tamamına hizmet edebilecek bir gözlem merkezi, bir bilim merkezi de oluşturduk. Bu kampüs dört dörtlük bir kampüs oldu emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.Bakan Tekin programının ardında AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığında ‘Türkiye Buluşmaları Programına’ katılarak partilerle bir araya geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de her zaman özel günlere ayrı önem verildiğini belirten Tekin, çocukların da okula başlama tarihlerini unutmamasını istediklerini söyledi.
Besni’de eğitim konusunda gösterdikleri duyarlılıklarından dolayı hayırseverlere teşekkür eden Tekin, şöyle konuştu:
“Elimizden geldiğince depremin yaralarını sarmak için üstümüze düşeni yapmaya gayret ediyoruz. Depremin yaralarını sarmak adına okul yatırımları da yapıyoruz. Cumhurbaşkanımız ‘6 Şubat günü kaç derslik varsa 11 ilimizde yüzde 10 derslik sayısını artırmamız lazım’ diye talimat verdi. Besni’de 6 Şubat’taki derslik sayısının yüzde 13 üstüne çıktık. Besni özelinde depremi yaşadığınız günkü okul sayısına ek olarak 13 okul, 133 derslik, mevcutları yapıyoruz. Bunu sadece biz değil bu anlamda hayırseverlerimizin katkıları da var. Onlara teşekkür ediyoruz.”
Bakan Tekin, eğitimin sadece okullarda verilen bilgi odaklı bir şey olmadığını, aynı zamanda toplumun değerlerini sahiplenme ve gelecek kuşaklara aktarma meselesi olduğunu ifade etti.
Hayırseverlerin yaptığı okulların açılışlarına katılmaya çalıştığını anlatan Tekin, emek veren ve birikimini eğitime yatıran duyarlı vatandaşlara teşekkür etti.
Bakan Tekin, daha sonra sanatçı Latif Doğan tarafından yaptırılan Ayşe-Seydi Vakkas Doğan Camisi’nin açılışını gerçekleştirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLELER DE EĞİTİME KATILACAK
İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ile bir protokol hazırlıklarının olduğunu kaydeden Yentür, “Bu protokolle afet eğitimi, afet farkındalığı ve afet yönetimiyle ilgili öğretmen arkadaşlarımıza ve okul yöneticilerimize bir program eşliğinde sertifikasyon yapacağız. Bilimle değeri buluşturarak inşallah bu özellikle ortaokullarımızdan başlayarak bu eğitimi yapacağız” bilgisini verdi. Velinin içinde olmadığı bir afet eğitiminin yarım kalacağını da vurgulayan Yentür, “Bu da aile birliklerimizden başlayarak 2024-2025 eğitim-öğretimi yılında afet eğitimiyle ilgili ciddi çalışmaları hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER: Rapora göre, Türkiye’deki üniversitelerde uluslararası öğrenci ve öğretim elemanı sayısında artış kaydedildi. Uluslararası öğrenci oranı yüzde 6.23’ten yüzde 7.1’e yükselirken, değişim programları kapsamında Türkiye’ye gelen öğretim elemanı sayısı da arttı. Değişim programları kapsamında üniversite başına düşen uluslararası öğretim elemanı oranı, 2023 yılında 13.2’den 16.6’ya çıkarak gelişim gösterdi.

BİLİMSEL ÜRETKENLİK: 2022 yılında endeksli dergi ve kitaplarda kurum adresli yayın sayısı 87 bin 355 iken, 2023 yılında bu sayı 89 bin 334’e yükseldi. 2023 yılında Türkiye’deki 188 üniversitenin endeksli dergi ve kitaplarda ulusal işbirlikli yayın ortalaması yüzde 52 seviyesinde gerçekleşti. Üniversitesektör işbirliğiyle yapılan yayınların oranı da yükselirken, 63 üniversitenin yayınlarına yapılan atıf sayısı dünya ortalamasının üzerinde oldu. YÜKSELİŞ DEVAM EDİYOR:
THE SIRALAMASINDA 75 ÜNİVERSİTE: Türk üniversiteleri dünya üniversite sıralama sistemlerinde yükselmeye devam ediyor. 2022 yılında Times Higher Education (THE) sıralamasında Türkiye’den 58 üniversite yer alırken, 2023 yılında bu sayı 75’e yükseldi. Quacquarelli Symonds (QS) sıralama sisteminde ise 2022’de 24 üniversite bulunurken, 2023’te 25 üniversite sıralamada yer aldı. Ayrıca dünyanın en prestijli sıralamaları olan THE’da 3, QS’te ise 2 Türk üniversitesi, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi.
SOSYAL SORUMLULUK: 4 bin 827 sosyal sorumluluk projesi ile sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa yönelik 8 bin 763 faaliyet gerçekleştirilirken, öğrenciler tarafından 10 bin 75 sosyal sorumluluk projesi yürütüldü. Yaklaşık 2 milyon öğrenci, Türkiye’deki üniversite kulüplerinde aktif olarak görev aldı. Toplamda 15 bin 194 öğrenci, kulübü ile sosyal sorumluluk projelerine katılarak topluma katkı sağladı. 98 üniversiteden 337 öğrenci topluluğu, uluslararası kuruluşlara üyelikleriyle de global düzeyde etkileşimde bulundu.

ÖZVAR’DAN YAPAY ZEKÂ VURGUSU
Raporla ilgili değerlendirmede bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar üniversitelerdeki yapay zekâ çalışmalarına vurgu yaptı. Özvar “Dünyada yaşanan son derece hızlı ve köklü teknolojik gelişmeler yükseköğretimin yapısının yeniden tanımlanmasını ve organizasyonunu zorunlu hale getirmiştir. Özellikle yapay zekâ alanındaki gelişmeler yükseköğretimde çok derin bir etki oluşturmuştur” dedi. Uluslararasılaşma konusunda önemli gelişmeler yaşandığına vurgu yapan Özvar, “Gerçekleştirilen çok sayıdaki çalışma ve projeden iki başlık öne çıkmaktadır: Türkiye- Azerbaycan Üniversitesi’nin kurulması ve ‘Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi’ hazırlık çalışmalarının başlatılması” bilgisini verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘YANLIŞ BEYAN’ UYARISI
Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve başarı durumuna ilişkin bilgiler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kamu kurumları aracılığıyla teyit edilecek. Yapılan değerlendirme sonucunda mevzuata uygun olan öğrencilere burs ya da öğrenim kredisi tahsis edilecek. Başvuru sırasında yanlış beyanda bulunan öğrencilerin başvuruları geçersiz sayılacak. Başvuruda özel durum beyan eden öğrencilerin belge göndermesi gerekmiyor. Ayrıca başvuru ekranında özel durum beyan eden şehit ve gazi çocukları, şehit bekâr ise bekar kardeşi, gazi bekâr ise kendisi, anne ve babası vefat edenler, tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile yüzde 40 ve üzerinde engelli olanlar, lise ve dengi öğrenimlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı sevgi evlerinde tamamlayanlar, Darüşşafaka Lisesi’nden mezun olanlar ve milli sporcuların bilgileri Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kontrol edilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı, Ayvalık açıklarında can salları düzensiz göçmenler olduğu bilgisi üzerine bölgeye sahil güvenlik botları gönderdi.
Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına itilen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 70 göçmen düzenlenen operasyonla kurtarıldı.
Sahil Güvenlik Mobil Radarı “MORAD-12” sayesinde Ayvalık açıklarındaki lastik botta düzensiz göçmenlerin bulunduğunu tespit eden Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti.
Sahil Güvenlik botu “KB-115” ve “KB-111” ile bölgeye ulaşan ekipler, 23’ü çocuk 57 düzensiz göçmeni yakaladı.
Cunda Adası’ndaki Sahil Güvenlik Komutanlığına getirilen düzensiz göçmenlere yiyecek, içecek, ilaç ve tıbbi malzeme yardımında bulunuldu.
Düzensiz göçmenlerin Balıkesir İl Göç İdaresine teslim edileceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZİNCAN’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasında, 9 işçinin toprak altında kalıp yaşamını yitirdiği Anagold Maden Ocağı’nın kapıları, aylar sonra basına açıldı. Firmanın hukuk direktörü Cem Aktolgalı, olay sonrası bütün politika ve prosedürleri gözden geçirdiklerini ve tüm çalışanlarını eğitime aldıklarını belirterek, “Teknik imkanlarımızı tesisimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Hiçbir eksiğimiz olmadan yeniden faaliyete geçmek istiyoruz” dedi.
İliç ilçesindeki altın madeni sahasında 13 Şubat’ta meydana gelen heyelanda, 9 işçi toprak altında kaldı. İş makineleri ile yüzlerce personelin katıldığı ve aylar süren aramalar sonunda işçilerin cansız bedenlerine ulaşıldı. İşçiler memleketlerinde toprağa verilirken, olayla ilgili soruşturmada 12 kişi tutuklandı. Mahkeme süreci devam ederken hazırlanan bilirkişi raporlarıyla 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest kalırken; kıdemli jeoteknik mühendisi Ali Rıza Kandemir, İş Sağlığı Güvenliği müdürü Selçuk Özdemir, proje müdürü Shaun Swartz, operasyon başkanı Lain Guille, tasarım dizayn firmasından da Ömer Ardıç’ın tutuklulukları devam ediyor.
Heyelan sonrası 9 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağının kapıları aylar sonra basın mensuplarına açıldı. Hukuk Direktörü Cem Aktolgalı, Kurumsal İletişim Müdürü Onur Acar, olaydan sonra maden ocağında yapılan çalışmaları ve alınan güvenlik önlemlerini basın mensuplarına anlattı. Liç sahasındaki yığının yüzde 80’inin taşındığını belirten Aktolgalı ve Acar, basın mensuplarına göçük yaşanan alan ile üretim yapılan sahayı gezdirdi.
50 KİŞİYİ TAHLİYE ETTİLER
Maden ocağındaki heyelanda 9 çalışma arkadaşlarını kaybettiğini hatırlatan Aktolgalı, “Olaydan önce orada 50 kişilik ekip sabah çalışmaya başlamıştı. Hemen çatlaklar görülünce bizim iş yeri eğitimimizde var, her çalışan arkadaşımız işi durdurabilir güvenli olmadığını gördüğünde. Çatlakları gören arkadaşlarımız aslında eylem planına göre görevleri olmamasına rağmen 50 arkadaşımızı oradan tahliye ettiler” dedi.
Bölge halkının maden ocağının açılmasını istediğini ileri süren Aktolgalı, “Aslında burası bir madencilik ilçesi oldu. Çalışanlarımızın yüzde 60’ı ilçeden. Bölge halkı açılmamızı istiyor. Burada 600’den fazla çalışanımız vardı. 187 kişiyi ağustos ayında çıkardık. Onlar için ciddi bir paket önerdik, arkadaşlarımız da kabul etti. Zaten yeniden işçiye ihtiyacımız olduğunda ilgili arkadaşlara gideceğiz. Halen 400 çalışanımız bizimle beraber. Yine yüklenici olarak çok sayıda yerel firmayla çalışmalarımız devam etmekte. Çalışanlarımızın durumu bizim için hayati öneme sahip. Olabildiğince çalışanlarımızla devam etmek istiyoruz” diye konuştu.
Maden ocağındaki göçükten sonra teknolojik yatırımlarını artırdıklarını belirten Aktolgalı, şunları söyledi:
“Maden ocağında 4 radarla izleme yapıyoruz. Gelecek olan yeni radarlarımız var. Tekrar bütün politika ve prosedürlerimizi gözden geçiriyoruz. Şu anda çalışmaların tam bir güvenlikle yapılması önemli. Bütün çalışanlarımızı yeniden eğitim süreçlerine aldık. Teknik imkanlarımızı, tesisimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Hiçbir eksiğimiz olmadan yeniden faaliyete geçmek istiyoruz.”
Personel sayılarıyla ilgili bilgi veren Kurumsal İletişim Müdürü Onur Acar, “Taşeronlarımızla birlikte yaklaşık 3 bin kişiye yakındık. 630 kişilik Anagold firmasından 187 kişiyle maalesef yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Taşeronlarımızdan da ilk etapta 400 kişi, akabinde de 300 kişi gibi bir işten çıkarma söz konusu oldu. Şimdi hem taşeronlar hem biz mümkün olduğunca çalışanlarımızı tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filistin’in Moskova Büyükelçiliği ile Venezuela’nın Moskova Büyükelçiliğinin organizasyonuyla yapılan etkinliğe, Filistin’in Büyükelçisi Abdel Hafız Nofal, Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Jesus Rafael Salazar Velasquez ve çok sayıda Filistin, Rus ve Venezuela vatandaşı katıldı.
Etkinliğe Filistin bayraklarıyla katılanlar, Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun saldırılarında hayatını kaybedenlerin anısına çiçek bıraktı, Filistin lehine sloganlar attı.
Filistin’in Moskova Büyükelçisi Nofal, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını belirterek, “Gazze’de olanlar, İsrail tarafından yaratılan büyük bir sorun. İsrail bir yıldır Hamas’ın eylemlerini gerekçe göstererek sivillere saldırılar düzenliyor.” dedi.
Buna karşı çıktıklarını söyleyen Nofal, “40 binden fazla Filistinli öldürüldü, 100 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze yok ediliyor. Okullar bombalandığı için 645 bin Filistinli eğitim göremiyor. Hastaneler, camiler, kiliseler, binalar, yollar yok edildi. Yarın saldırılar durdurulursa Gazze’nin yeniden inşa edilmesi için 90 milyar dolara ve 10 yıla ihtiyaç var.” diye konuştu.
Filistinlilerin gıdaya ihtiyaçları olduğuna işaret eden Nofal, Gazze’de barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Venezuela’nın Moskova Büyükelçisi Velasquez de Filistin, Yemen, Lübnan gibi İslam ülkelerindeki halklara uygulanan soykırıma karşı çıktıklarını belirterek, “İsrail, ABD ve Anglosakson ülkelerin desteğiyle ayrımcılık ve zulüm uyguluyor.” ifadesini kullandı.
Latin Amerika ülkelerinin İsrail’in eylemlerine karşı çıktığını söyleyen Velasquez, şöyle devam etti:
” Çocuk, kadın ve sivillere uygulanan soykırıma karşı çıkıyoruz. Buna göz yumamayız ve bunu kenardan izleyemeyiz. İsrailliler Gazze Şeridi’ni harabeye dönüştürdü. Buradaki insanlar, gıdaya erişimden, serbest hareket etmekten, sağlık hizmetlerinden yoksun. Filistin halkının yok edilmesine karşı çıkıyoruz ve bunun durdurulmasını istiyoruz. Filistin devletinin tanınması gerekiyor. Ancak bu şekilde barış sağlanabilir.”
Velasquez, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatıyla birçok ülkede İsrail ve ABD’nin eylemlerine karşı etkinlikler düzenleneceğini söyledi.
“Gazze’de halk yok ediliyor”
Etkinliğe katılan Rus vatandaşlarından Oksana Hokonova, AA muhabirine, Filistinlileri desteklemek için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirerek, “İlk önce Gazze’de durum beni bir Müslüman olarak rahatsız ediyor. Ancak Filistin’i desteklemek için mutlaka Müslüman olmaya gerek yok, insan olmak lazım. Bu durum bizi endişelendiriyor.” dedi.
Uluslararası toplumun Gazze’de akan kanın durdurulması için yeterince adım atmadığını söyleyen Hokonova, “Gazze’de halk tamamıyla yok ediliyor, etnik temizlik yapılıyor.” diye konuştu.
Moskova’da eğitim gören Venezuelalı öğrencilerden Alberto Alava da Filistin halkını desteklediklerini belirterek, “Gazze’deki trajedinin sona ermesini, Filistin halkının huzur içinde yaşamasını istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da çeşitli temaslarda bulunan TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanvekili Göka, Köln’deki Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Genel Merkezinde basına açıklamada bulundu.
Göka, Avrupa Konseyi’nde Müslüman karşıtı ırkçılık sorununun çözülmesi için siyasi muhataplarıyla görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
Göka, “Avrupa Konseyi’ndeki siyasi muhataplarımız birçok rakamları biliyorlar, bu konunun çok ehemmiyeti olduğunu da görüyorlar. Fakat biliyorsunuz medyada Müslümana saldırı olduğunda konu farklı işlenir, Müslüman saldırırsa farklı işleniyor. Medyada önyargısız ve tarafsız bir yayın yapılması gerekiyor. Sonuçta ırkçılık herkesi tehdit eden bir zehirdir.” dedi.
Aşırı sağ partilerin birçok ülkede etkin durumda olduklarını ve Müslümanlara karşı önyargı içeren bir dille herkesi aynı kefeye koyduklarını belirten Göka, şöyle devam etti:
“Bu insan hakları açısından da kabul edilemez bir durum. Dolayısıyla önyargılı yaklaşmamak, durumları objektif şekilde ele almak lazım. Biz bu olayları takibin içerisinde oluyoruz ve buradaki makamların da olayları ciddiye alıp hızla sonuçlandırmalarını bekliyoruz. Burada herkesin çok sorumlu davranması lazım. Yani sivil toplum kuruluşlarının da medyanın da siyasetçilerin de herkesin çok daha sorumlu olması gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda, ” Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez” dedi.
Ankara’nın Başkent oluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eşi Nursen Yavaş’ın ev sahipliğinde bir resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Mansur Yavaş, ülke coğrafyasında savaşların art arda gerçekleştiğine değinerek, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a saldırılarına dikkat çekti. Yavaş, “Gazze’deki durum, tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağıdır. Sivil kayıplar, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisi inkar edilemez. Bu yaşananlar uluslararası hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Barışın sağlanması için acilen diyalog ve uzlaşıya ihtiyaç vardır” dedi.
‘ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ BİR ORTAM SAĞLANMALIDIR’
Uluslararası toplumun insani yardımları hızlandırması ve bu trajediyi sona erdirmek için ortak çaba göstermesi gerektiğine değinen Yavaş, “Her bir canlının yaşama hakkına saygı gösterilmeli ve geleceğimizin teminatı olan çocuklar için güvenli bir ortam sağlanmalıdır. Unutmayalım ki barış yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda insanlık onurunun gereğidir. Tüm ülkeleri bu trajediyi durdurmak ve dayanışma için adaletin sağlanmasına davet ediyoruz. Birlikte daha güvenli bir gelecek için el birliğiyle çalışalım. Nitekim bu noktada fikrimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi yurtta barış, dünyada barıştır. Göreve geldiğimiz günden beri tarihi sorumluluğumuzun farkında olarak Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu mirasa ve gönlünde özel bir yeri olduğunu ifade ettiği Ankara halkına layık olmak için var gücümüze çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ACİL DURUM EKİPLERİ SEVK EDİLDİ
Bakanlığın Telegram kanalından yapılan açıklamaya göre, Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’nin başkenti Coharkale’de bir benzin istasyonunda patlama meydana geldi, olay yerine acil durum ekipleri sevk edildi.
Benzin istasyonunun infilak etmesi sonucu yükselen ateş topu şehrin birçok yerinden görüldü. 2’si çocuk olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer ölenlerin aynı aileden olduğunu belirtti.
GÖRÜNTÜLER DEHŞETE DÜŞÜRDÜ
Benzin istasyonunun infilak ettiği anda, patlamanın yarattığı şok dalgasından ötürü yere yıkılan çok sayıda insanın yaralananlar arasında olduğu belirtildi. Yerel kaynaklar benzin istasyonunda birden fazla patlamanın olduğunu aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) tarafından Hard Enduro Dünya Şampiyonası’na dahil edilen 10 Ekim’de başlayan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, dağ etabının ardından ödül töreniyle sona erdi.
Kemer Enduro Motosiklet Kulübü tarafından 15’incisi düzenlenen yarışa, 42 ülkeden 420 sporcu katıldı.
Alman sporcu Manuel Lettenbichler, organizasyonda zirvede yer aldı. Lettenbichler, finişe gelince gözyaşlarına hakim olamadı. İkinciliği İngiliz Graham Jarvis, üçüncülüğü ise İspanyol sporcu Mario Roman elde etti.
Manuel Lettenbichler, yaptığı açıklamada, “Eminim ki herkes çok yorgun, hava çok sıcak. Dün orman etabında bir kaza geçirdim. Birinci olduğum için çok mutluyum. Final etabında da başarı elde etmek istiyorum.” dedi.
Dereceye giren sporculara ödülleri törenle verildi
Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı’nın ardından 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesinde düzenlenen törenle dereceye giren sporculara ödülleri verildi.
İlk üçte yer alan sporculara ödüllerini Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Ogün Baysan ile World Hard Enduro Direktörü Winni Kerschhaggl takdim etti.
Vali Şahin, yaptığı konuşmada, “Denizden gökyüzüne yapılan müthiş bir dünya organizasyonunu Antalya’da tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Daha da önemli organizasyonlar gelecek. Antalya’ya yakışan, Antalya’nın muhteşem doğasına, coğrafyasına, denizine, dağına, ormanına yakışan etkinlikleri yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Federasyon Başkanı Baysan da “Bundan sonra bu organizasyonu Kemer Kulübü ile birlikte çok daha iyi noktalara getireceğiz. Benim amacım burada artık Türk sporcuları da görmek.” değerlendirmesinde bulundu.
Sea To Sky Organizatörü Semih Özdemir ise “Dünya şampiyonası olduğu için son bölümde, yarışın son 45 kilometresinde özellikle zorlaştırdık ve etap teknik hale geldi. Bunu yarışçılar da söyledi. Zor bir yarış oldu. Sea To Sky tarihinde hiçbir yarış bu kadar uzun sürmemişti. 4 saat 45 dakikada tamamladılar, efor harcadılar. Kendilerini tebrik ediyoruz.” açıklamasını yaptı.
Şampiyona, İspanya’da gerçekleştirilecek 7. ayak yarışıyla sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” dedi.
BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde yapılan İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Destici, İsrail’in Gazze ve Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin, “Bugün katledilen çocuklar ve masum kadınlar, başka dinden de olsalardı, başka coğrafyada da yaşasalardı yine mazlumların tarafında olacaktık. Her zaman mazlumların yanında duracağız. Bu duruşu siyasetin gereği olarak görmüyoruz, insanlığın bir gereği olarak görüyoruz. Konunun bir diğer yönü, bölgemizin dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğidir. Kudüs’te, Gazze’de, Filistin’de Müslümanların yok edilmesini, İsrail’in sınırlarını Türkiye’nin sınırlarına taşıyan arzımevut hayalini kademe kademe ilerletilmeye çalışıldığı; Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın ve Türkiye’nin parçalanarak, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi, İran’ın kuzeybatısında ve Türkiye’nin güney doğusunda bir terör devleti kurulması projesini yok sayamayız, görmezden asla gelemeyiz. Bu süreçte, ‘Filistin’de yaşananlardan bize ne’ diye ortalıkta dolaşan, farklı ideolojilerin maskesini takmış sayısız siyasetçi, sözde akademisyen, sözde gazeteci kılıklı provokatörler gördük. Kendilerini elbette ciddiye almıyoruz ama yaşananların anormalliğini ortaya koymak ve vatandaşımıza göstermek mecburiyetindeyiz. 30 bini kadın ve çocuk 50 bin sivilin ölümünden rahatsız olacak bir vicdana, yaşananların Türkiye ile ilgilisini anlayacak akla sahip olmayanlara milletin kaderini teslim edecek değiliz” dedi.
‘HİÇBİR ZAMAN SİYASİ PARTİ OLARAK KABUL ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ’
Bir süredir, ‘çözüm süreci’, ‘diyalog’ ve ‘uzlaşma’ terimleri üzerinden terör örgütü uzantılarını meşrulaştırma çabalarının gündeme taşındığını söyleyen Destici, “Gazeteci arkadaşlarımızın soru sormalarına gerek kalmadan, hiçbir zaman değişmemiş ve değişmeyecek olan duruşumuzu, düşüncelerimizi, tekrar anlamayanların, anlamazlıktan gelenlerin ya da anlamamakta direnenlerin anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum. Terör örgütünün talimatı ile kurulmuş, yöneticilerini, adaylarını, politikalarını, söylemlerini kanlı bir terör örgütünün belirlediği bir topluluğu hiçbir zaman siyasi parti olarak kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Ülkelerinde şiddetle iltisaklı olan, şiddeti yöntem olarak belirlemiş hiçbir yapılanma ve faaliyetin demokrasi zemininde hiçbir yerde bulunmasına izin vermeyen Batılı ülkeler, 40 binin üzerinde ölüme neden olmuş bir terör örgütünün uzantılarını, bağrımıza, devletimize, demokrasimize, sosyal hayatımıza hançer gibi sokmalarında iyi niyet görmüyorum, aramıyorum” diye konuştu.
‘AYNI YILANLARA ISIRILMAMALIYIZ’
“Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” diyen Destici, “Bakınız, terör örgütünün siyasi partisi pazar günü Diyarbakır’da, İmralı canisi, 40 bin kişinin katili, terörist başına, özgürlük diye miting yapmak istiyor. Bakın, çözüm sürecinin sözünün bile edilmesi nelere cesaret veriyor, bunu görmek lazım. Geçmişte yaşananları hepimiz biliyoruz. Aynı yılanlara, aynı deliklerden ısırılmamalıyız. Valiler, ‘Hiçbir siyasi partinin bu eylemlerine müsaade yoktur’ diyor. Hasta adam Ahmet Türk çıkıyor, diyor ki; ‘Geri adım atmayacağız.’ Ne oldu? Sen ne zaman iyileştin? Ölüyordun hastanede. Bir başka terörist milletvekili çıkıyor, devlete meydan okuyor ama Diyarbakır Valimizi ve İçişleri Bakanlığımızı tebrik ediyorum” dedi.
‘İDAM CEZASI MUTLAKA GERİ GETİRİLMELİDİR’
Son günlerde yaşanan toplumsal olayların infiale neden olduğunu söyleyen Destici, infaz sisteminde değişiklikler yapılması gerektiğini ve caydırıcılık ilkesinin yeniden tesis edilebilmesi için ceza oranlarının artırılması önerisinde bulundu. Destici, “Tahliyesiz müebbet hapis cezası geri getirilmelidir. İdam, Türkiye ve Müslüman Türk milleti için bir zarurettir. İdam cezası, bugünün Türkiye’si için mecburiyettir ve idam cezası mutlaka ama mutlaka geri getirilmelidir. Bu gerçekleri ilk kez ve sadece BBP dile getirdi ve dile getirmeye devam edecektir. Çünkü BBP milletin vicdanı ve güvencesidir” diye konuştu.
Haber-Kamera: Aliekber METE-Celal ATALAY/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’den Bulgaristan’a giden 106 metre boyundaki B Line isimli kuru yük gemisinin Beşiktaş Akıntıburnu önlerinde makine arızası yapması nedeniyle çift yönlü gemi trafiğine kapatılan İstanbul Boğazı, geminin Ahırkapı Demir Sahası’na çekilmesinin ardından tekrar gemi trafiğine açıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “B Line isimli gemi, İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimiz koordinasyonunda kılavuz kaptanımız refakatinde ve
römorkörlerimizin eşliğinde Ahırkapı’ya emniyetle demirletildi” ifadeleri yer aldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Innsbruck Meydanı’nda başlayan ve Steglitz metro durağına kadar süren Filistin’e destek yürüyüşünde, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına tepki gösterildi.
Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte “Soykırımı fonlamayı durdurun”, “Cinayetleri durdurun”, “Almanya finanse ediyor, İsrail bombalıyor”, “Filistin’e özgürlük”, “Gazze’nin işgaline hayır” sloganları atıldı.
Geniş güvenlik önlemleri alan polis, gösteri esnasında zaman zaman çıkan arbedede bazı yürüyüşçüleri kısa süreliğine gözaltına aldı. Kimlik tespiti yapılmasının ardından bu kişiler salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, depremde hasar gören Kiremitocağı Mahallesi’ndeki cami, hayırsever Nihat Yılmaz tarafından yeniden yaptırıldı.
“Kiremitocağı Mahallesi Ertan-Nihat Yılmaz Camii” adını alan cami, Düzce Valisi Selçuk Aslan, AK Parti Düzce MilletvekiliErcan Öztürk ve protokolün katılımıyla ibadete açıldı.
Vali Aslan, desteklerinden dolayı hayırsever Yılmaz ailesine teşekkür ederek, vatandaşları hayırda yarışanlardan olmaya davet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale’de sağanak; cadde ve sokaklar suyla doldu (2)
ÇANAKKALE’nin Biga ilçesinde saat 16.30 sırlarından sağanak yağış, dolu ve kuvvetli rüzgar etkili oldu. İlçeye bağlı çevre köylerde sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. kentte bazı cadde ve sokaklar suyla doldu. O anlar vatandaşlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Louisville Courier Journal’ın elde ettiği tutuklama tutanağında Kentucky Eyalet Polisi Polis Memuru David Jones, “Ekipler olay yerine geldiğinde arka bahçede ölü bir kadın buldu. Aynı zamanda cesedin yanında kanlı eşyalar ile çimenlerde sürüklenmeye bağlı kan izleri vardı” dedi. Yetkililere göre, arama emriyle polisler Torilena’yı evden çıkardı ve onu kanlar içinde buldu. Mahkeme kayıtlarına göre, araştırmacılar mutfakta vücut parçalarının bulunduğu paslanmaz çelik bir tencere buldular ve tencerenin hâlâ sıcak olduğu belirtildi.

Torilena, eyalet polisine göre bir cesedin kötüye kullanımı, fiziksel delillerle oynama ve hükümet operasyonlarını engelleme suçlamalarıyla tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da meteorolojinin uyarılarının ardından akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Taksim Meydanı’nda yağmura yakalananlar otobüs durağına sığındı. Turistler ise yağmurun altında fotoğraf çektirdi.
İstanbul’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Taksim Meydanı’nda yağmurda ıslanmak istemeyenler otobüs duraklarına sığındı. Bazı vatandaşlar ve turistler ise yağmurun altına fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarıyer’deki başkonsolosluk önünde toplanan grup adına açıklama yapan Kongre Koordinatörü ve BitlisEren Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Palabıyık, İsrail’in işgal ve istila girişimine karşı Gazze halkının verdiği mücadelenin din, ahlak ve uluslararası hukuk açısından meşru ve onurlu olduğunu söyledi.
Filistin ve özelde Gazze’nin, Osmanlı mirası ve cihadın son kalesi olduğunu vurgulayan Palabıyık, şöyle konuştu:
“Gazze, günümüzün okçular tepesidir. Gazze düşmemelidir. Devletimiz ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız, tam anlamıyla Gazze’nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın son grup toplantısında, ‘Bedeli ne olursa olsun İsrail’in karşısında duracağız.’ sözü, özellikle akademik dünyaya ve halkımıza güç vermiş ve Cumhurbaşkanı’mız küresel vicdanın sesi olmuştur. ABD’nin parlamentosunda katil Netanyahu’yu ayakta alkışlaması asla kabul gören bir tavır değildir. Bugün burada olmamızın sebebi, bu ayıbı ve utanmazlığı küresel vicdana duyurmak ve katili alkışlayanları kabul etmediğimizi vurgulamaktır.”
Gruptakiler, açıklamanın ardından Gazze’de hayatını kaybedenler için dua etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HİÇBİR ZAMAN SİYASİ PARTİ OLARAK KABUL ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ”
Bir süredir, ‘çözüm süreci’, ‘diyalog’ ve ‘uzlaşma’ terimleri üzerinden terör örgütü uzantılarını meşrulaştırma çabalarının gündeme taşındığını söyleyen Destici, “Gazeteci arkadaşlarımızın soru sormalarına gerek kalmadan, hiçbir zaman değişmemiş ve değişmeyecek olan duruşumuzu, düşüncelerimizi, tekrar anlamayanların, anlamazlıktan gelenlerin ya da anlamamakta direnenlerin anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum. Terör örgütünün talimatı ile kurulmuş, yöneticilerini, adaylarını, politikalarını, söylemlerini kanlı bir terör örgütünün belirlediği bir topluluğu hiçbir zaman siyasi parti olarak kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Ülkelerinde şiddetle iltisaklı olan, şiddeti yöntem olarak belirlemiş hiçbir yapılanma ve faaliyetin demokrasi zemininde hiçbir yerde bulunmasına izin vermeyen Batılı ülkeler, 40 binin üzerinde ölüme neden olmuş bir terör örgütünün uzantılarını, bağrımıza, devletimize, demokrasimize, sosyal hayatımıza hançer gibi sokmalarında iyi niyet görmüyorum, aramıyorum” diye konuştu.
“AYNI YILANLARA ISIRILMAMALIYIZ”
“Duruşumuzun çok iyi anlaşılması bakımından bir kere daha altını çizerek söylüyorum; çözüm süreci, diyalog, uzlaşma gibi şekere bulanmış zehirlerin, milletimize yeniden yutturulmasına asla rıza göstermeyecek ve izin vermeyeceğiz” diyen Destici, “Bakınız, terör örgütünün siyasi partisi pazar günü Diyarbakır’da, İmralı canisi, 40 bin kişinin katili, terörist başına, özgürlük diye miting yapmak istiyor. Bakın, çözüm sürecinin sözünün bile edilmesi nelere cesaret veriyor, bunu görmek lazım. Geçmişte yaşananları hepimiz biliyoruz. Aynı yılanlara, aynı deliklerden ısırılmamalıyız. Valiler, ‘Hiçbir siyasi partinin bu eylemlerine müsaade yoktur’ diyor. Hasta adam Ahmet Türk çıkıyor, diyor ki; ‘Geri adım atmayacağız.’ Ne oldu? Sen ne zaman iyileştin? Ölüyordun hastanede. Bir başka terörist milletvekili çıkıyor, devlete meydan okuyor ama Diyarbakır Valimizi ve İçişleri Bakanlığımızı tebrik ediyorum” dedi.
“İDAM CEZASI MUTLAKA GERİ GETİRİLMELİDİR”
Son günlerde yaşanan toplumsal olayların infiale neden olduğunu söyleyen Destici, infaz sisteminde değişiklikler yapılması gerektiğini ve caydırıcılık ilkesinin yeniden tesis edilebilmesi için ceza oranlarının artırılması önerisinde bulundu. Destici, “Tahliyesiz müebbet hapis cezası geri getirilmelidir. İdam, Türkiye ve Müslüman Türk milleti için bir zarurettir. İdam cezası, bugünün Türkiye’si için mecburiyettir ve idam cezası mutlaka ama mutlaka geri getirilmelidir. Bu gerçekleri ilk kez ve sadece BBP dile getirdi ve dile getirmeye devam edecektir. Çünkü BBP milletin vicdanı ve güvencesidir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİGA’DA DA ETKİLİ OLDU
Çanakkale’de Gelibolu’nun ardından Biga ilçesinde de saat 16.30 sıralarında sağanak, dolu ve kuvvetli rüzgar etkili oldu. İlçeye bağlı çevre köylerde sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Kentte bazı cadde ve sokaklar suyla dolarken,o anlar vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.
Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Borrell, İspanyol “20minutos” isimli haber sitesine Ukrayna’da süren savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ukraynalılar dahil pek çok insanın savaşın bir an önce sona ermesini istediğini belirten Borrell, “Ancak önemli olan nasıl biteceği. Eğer Ukrayna’yı desteklemeyi bırakırsak savaş 15 gün içinde biter. Ancak Putin hedeflerine ulaşmış olur.” ifadelerini kullandı.
Böylesi bir durumun hem Ukrayna hem de Avrupa’nın güvenliği için risk olduğunu anlatan Borrell, “Zamanı geldiğinde müzakerelerin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne uygun koşullarda yapılabilmesini sağlamak için mümkün olan her şeyi yapmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Borrell, AB Yüksek Temsilcisi olarak görev yaptığı 5 sene için özeleştiride de bulunarak şunları kaydetti:
“Bu pozisyon muazzam bir tevazu dersidir çünkü insanlığın sorunlarını çözmenin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. İnsanların aptallığı karşısında ne kadar zeka ve çaba harcandığını görüyorsunuz. Eğer çalışmalar adanmışlık, adanmış saatler ve çaba ile değerlendirilseydi, muhtemelen yüksek bir notu hak ederdim. Ancak sonuçlara göre değerlendirilmesi gerekseydi, bunlar benim arzu ettiğim şeyler olmaktan çok uzak.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin, Lübnan Uluslararası İşadamları Derneği Başkanı Wajih Bizri ile Lübnan ekonomisinde yaşanan son gelişmeleri konuştu.
Çetiner Çetin: İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı işgal harekatı ciddi bir endişe kaynağı oldu. Lübnan’da ve yurt dışında oldukça fazla sayıda Lübnanlı iş insanı mevcut. Bu işgalin Lübnanlı iş insanları üzerindeki etkisi nedir ve özellikle ekonomiye nasıl yansıdı?
REKLAM
Wajih Bizri: Lübnan zaten uzun süredir ekonomik zorluklarla boğuşan bir ülke. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, yıllardır süregelen siyasi istikrarsızlıklar ve bölgesel sorunlar nedeniyle oldukça derinleşmiş durumda. Ancak İsrail’in başlattığı işgal girişimi ve özellikle sivil yerleşim bölgelerine yönelik düzenlediği yoğun saldırılar, durumu daha da kötüleştirdi. Lübnan ekonomisi bu işgalden çok ciddi bir şekilde etkilenmiş durumda. İthalat ve ihracat büyük oranda sekteye uğradı, çünkü İsrail’in saldırıları, ülkemizin geniş bir kesimini hedef alıyor. Sanayiciler ve tüccarlar iş yerlerine ulaşmakta büyük zorluklar yaşıyor. Birçok fabrika, atölye ve ticari işletme kapanmak zorunda kaldı. İş merkezlerinin, limanların ve ekonomik faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, ekonomiyi iyice çökertti. Ne yazık ki bu saldırılar, İsrail’in iddia ettiği gibi yalnızca militanlara yönelik değil; bu, açıkça sivillere karşı işlenmiş bir suçtur. Bombardımanların hedefinde büyük ölçüde sivil yerleşim yerleri var ve bu da iş dünyası için büyük bir felakete yol açıyor.

Çetiner Çetin: Lübnanlı iş insanları ve yabancı yatırımcılarla sık sık bir araya geliyorsunuz. İsrail işgalinin Lübnan ekonomisi üzerindeki baskısı özellikle hangi sektörlerde kendini gösteriyor?
Wajih Bizri: Lübnan ekonomisi, özellikle son yıllarda zorluklarla karşı karşıyaydı. Ancak İsrail’in saldırıları ekonomiyi her açıdan çok olumsuz etkiliyor. Lübnan’da iş dünyası büyük bir belirsizlik içerisinde. Özellikle ticaret, inşaat ve sanayi gibi kritik sektörlerde ciddi bir durgunluk yaşanıyor. Saldırıların devam etmesi durumunda, geniş çaplı bir göç dalgası da kaçınılmaz olacak. Lübnanlılar bombardımanlardan kaçarak ülkenin çeşitli bölgelerine sığınıyorlar ve bu durum ekonomik aktiviteyi daha da durma noktasına getiriyor. Eğer İsrail’in saldırıları uzun süre devam ederse, Lübnan ekonomisi üzerinde büyük ve kalıcı bir hasar bırakacak. Birçok fabrika ve işletme, savaşın yarattığı belirsizlikten dolayı kapalı ve bu da iş dünyasında tam anlamıyla bir donma yaşanmasına neden oluyor. Savaşın ekonomiye olan etkisi sadece ticari faaliyetlerin durması değil, aynı zamanda işgücü kaybı, sermaye çıkışı ve genel bir ekonomik çöküşe doğru ilerlemeye neden oluyor.
REKLAM
Çetiner Çetin: 1975-1990 yılları arasında ülkenizde iç savaş yaşandı, 2006 yılında ise İsrail’in işgal girişimine şahit oldunuz. Tüm bu süreçler Lübnan ekonomisinde ve iş dünyasında derin yaralar açtı. İsrail’in bu son saldırıları, Lübnan ekonomisinde ne tür yaralar açacak?
Wajih Bizri: Şu anki durum, 2006’daki saldırılardan çok daha kötü. Çünkü İsrail’in şu an kullandığı silahlar çok daha yıkıcı ve geniş alanları etkiliyor. 2006 yılında İsrail’in hedef aldığı alanlar, bugünkünden çok daha sınırlıydı. Bugün ise Lübnan’ın nüfus yoğunluğunun bulunduğu bölgeler ve altyapı tesisleri doğrudan hedef alınmış durumda. Bu saldırılar, ekonomik açıdan 2006’ya göre çok daha büyük hasarlara neden olacak. Üstelik 2019’da Lübnan’da başlayan ekonomik çöküş de işgalden önce ekonomiyi kırılgan bir hale getirmişti. Dolayısıyla ne tüccarlar ne de sanayiciler bu saldırılara ve sürekli bombardımana karşı koyacak durumda değiller. İsrail ile olan bu sorun, sadece birkaç haftalık bir mesele değil; bu, bir yılı aşkın süredir devam eden bir süreç. Durum böyle devam ederse, ekonominin toparlanması için umutlar giderek azalacak. 2006’daki kriz bir aydan daha kısa sürede aşılmıştı, ancak bu seferki kriz, hem süre hem de etkileri açısından çok daha yıkıcı olacak.
REKLAM
Çetiner Çetin: Lübnan ekonomisi, liman patlaması sonrasında zaten çok kırılgan bir hale gelmişti. İsrail’in işgal girişiminden bağımsız olarak, Lübnan’ın ekonomik gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce toparlanma şansı var mı?
Wajih Bizri: 2019’da başlayan ve hala devam eden bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bankalardaki mevduatlar donduruldu, insanlar paralarına ulaşmakta zorlanıyor ve ekonomik aktiviteler durma noktasına geldi. Ancak yaklaşık bir yıl önce, ekonomi yavaş yavaş toparlanma belirtileri göstermeye başlamıştı. Fakat İsrail’in bu son saldırıları, bizi 2019’daki çöküşten bile daha kötü bir duruma sürükleyebilir. Lübnanlılar olarak birçok kriz atlattık ve her seferinde yeniden toparlanmayı başardık. Lübnanlı iş insanları, Lübnan’ı yeniden inşa etme azmini hiçbir zaman kaybetmedi. Ülkemiz defalarca İsrail saldırılarına ve işgallerine maruz kaldı, ama her seferinde yeniden ayağa kalktık. Ancak bu seferki saldırıların uzun sürmesi, toparlanma sürecini çok daha zor hale getirecek.
Çetiner Çetin: Lübnan’da siyaset ve ekonomi her zaman birbirine paralel gitmiştir. Lübnanlı iş insanları olarak ülkenizdeki siyasi tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyaset, ekonominizi nasıl etkiliyor?
REKLAM
Wajih Bizri: Lübnan’daki siyasi gerilimler, ülkeye büyük zarar veriyor. Siyasetçiler arasındaki uzlaşı eksikliği, sosyal, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa neden oluyor. Lübnan’daki siyasi farklılıklar, her sektörde olduğu gibi iş dünyasında da belirsizlik yaratıyor. İş insanları, siyasi gerginliklerden olumsuz etkileniyor. Lübnanlı siyasetçilerin son yıllarda yaşananlardan ders alması ve bu tekrarlayan siyasi krizleri bir daha yaşatmaması gerekiyor. Gelecekte siyaset yapmak isteyenlerin, ülkenin çıkarlarını daha fazla gözetmesi gerekiyor. Lübnan, siyasi farklılıkların bedelini çok ağır ödedi ve bu bedel, sadece ekonomik değil; sosyal ve politik istikrar açısından da büyük kayıplara neden oldu. Lübnan’ın geleceği için daha sağduyulu ve uzlaşıya dayalı bir siyaset anlayışı şart.

Çetiner Çetin: Lübnanlı iş insanları Türk şirketlerine nasıl bakıyor? Türk iş dünyasıyla olan ilişkileriniz nasıl ilerliyor?
Wajih Bizri: Son 20 yılda, Lübnanlı ve Türk iş insanları arasında oldukça güçlü ve verimli ilişkiler kuruldu. Türk İş Konseyi Başkanı olarak, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin sadece Lübnan’la sınırlı olmadığını, aynı zamanda Lübnan dışındaki iş gezilerinde de bu işbirliğinin geliştiğini belirtmek isterim. Özellikle Afrika’daki ticari faaliyetlerde Lübnanlı ve Türk iş insanları arasında büyük ortaklıklar kuruldu. Bu ortaklıklar, inşaat sektörü başta olmak üzere birçok alanda başarılı sonuçlar verdi. Türk ve Lübnanlı iş insanları, Lübnan’da ve yurtdışında birlikte çalışarak büyük projelere imza attılar. Ortak inşaat projeleri, iki ülke arasındaki işbirliğinin en önemli örneklerinden biri haline geldi.
Çetiner Çetin: Türkiye’nin Lübnan ve Orta Doğu’daki politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Wajih Bizri: Türkiye her zaman Arap halklarının yanında yer almış bir ülke. Türkiye’nin Lübnan’a verdiği destek, kriz anlarında her zaman çok belirgin olmuştur. Özellikle insani yardım konusunda Türkiye, İsrail saldırıları sırasında Lübnan’a ilk yardım elini uzatan ülkelerden biridir. Ayrıca, Türkiye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları da Lübnan’a sürekli olarak insani yardımlar göndermektedir. Bu yardımlar, Lübnan halkı için büyük bir destek kaynağı olmuştur. Türkiye, sadece devlet düzeyinde değil, özel sektör aracılığıyla da Lübnan’a yardımlarını sürdürmektedir. Özellikle sağlık alanında yapılan yardımlar, Lübnan için hayati önem taşımaktadır. Örneğin, Sayda bölgesinde Türkiye’nin sağladığı en büyük yardım, bir hastane inşası olmuştur. Türkiye’nin Lübnan’a yönelik yardımları, Lübnan’ın yeniden ayağa kalkmasında önemli bir rol oynuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CBS kanalının “60 Minutes” adlı programına katılan Harris, “60 Minutes” boyunca vaatlerini ve perspektifini anlattı.
Harris ile yapılan röportaj yayınlanmadan önce CBS muhabiri Scott Pelley, Trump’ı da başka bir gün aynı programa davet ettiğini ama Trump’ın katılımını geçen hafta iptal ettiğini duyurdu.
“Ukrayna olmadan Rusya ile masaya oturmam”
Çizdiği ekonomik planları savunan Harris, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya ‘yakın müttefik’ demeyi reddetti. Harris Ukrayna ile ilgili ise, Ukrayna olmadan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile barış görüşmeleri için masaya oturmayacağını söyledi.
REKLAM
Harris, milyonlarca yeni konut inşa etme planları, yeni ebeveynler için vergi indirimleri ve yeni ev alacaklar için 25 bin dolar peşinat yardımını içeren ekonomik önerilerini nasıl finanse edeceği konusunda ısrarlı sorularla başa çıkmaya çalıştı. Başkan Yardımcısı Harris, ülkenin milyarderlerinin ve en büyük şirketlerinin vergilerini artırma sözü verdi.
“Burada gerçek dünyayla karşı karşıyayız” diyen Harris, Kongre’yi ülkenin en çok kazananlarının vergilerini artırmaya nasıl ikna edeceği sorusuna, Başkan olması halinde kendisini dinleyecek vekiller olduğu cevabını verdi.
Federal Bütçe Komitesi’nin yayınladığı bir rapora göre Harris’in ekonomik vaatleri federal borcun 2035 yılına kadar 8,1 trilyon dolar kadar artmasına neden olabilir.
Harris röportajda, “Amerika’nın ekonomisini güçlendirme konusundaki düşüncelerim açısından miyop olmayı göze alamam. Ben dindar bir kamu görevlisiyim. Aynı zamanda bir kapitalist olduğumu ve hükümetin sınırlarını bildiğimi de biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Netanyahu sorusuna ‘kaçamak’ cevap
Harris, Netanyahu’nun ‘gerçekten yakın bir müttefik’ olup olmadığı şeklindeki çetrefilli sorunun etrafından dolaşarak şunları söyledi: “Asıl soru şu: Amerikan halkı ile İsrail halkı arasında önemli bir ittifak var mı? Ve bu sorunun cevabı evettir.”
REKLAM
Harris, Biden’ın dış politika yaklaşımına yakın duracağının bir işareti olarak İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu söylüyor. Bunun yanında, çok fazla masum Filistinlinin öldürüldüğünü de ekliyor.
Ukrayna’nın geleceğiyle ilgili bir soruya Harris, Putin’le ülkenin Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy’yi dahil etmeden savaşı sona erdirmeyi tartışmak üzere ikili bir görüşmeyi kategorik olarak reddetti: “Ukrayna olmadan mı? Hayır.”
Harris ayrıca Trump’ın göreve gelmesi halinde neler olabileceği konusunda bir kez daha uyarıda bulundu:
“Donald Trump Başkan olsaydı, Putin şu anda Kiev’de oturuyor olurdu. ‘İlk günden bu işi bitirebileceğinden’ bahsediyor. Bunun ne olduğunu biliyorsunuz. Bu teslim olmakla ilgili.”
Harris, geçmişte olduğu gibi ‘değerlerinin değişmediği’ konusunda ısrar ederek ideolojik olarak siyasi merkeze kaydığını savundu.
Harris’e ayrıca geçtiğimiz ay Oprah Winfrey ile gerçekleştirdiği bir etkinlik sırasında sahip olduğunu söylediği silah da soruldu: “Eğer biri evime girerse, vurulacak” demiş ve sunucu ile izleyicilerin gülüşmelerine neden olmuştu. “60 Minutes” programında Harris, bir Glock’u olduğunu söyledi. Hiç ateş edip etmediği sorulduğunda ise güldü: “Elbette ateş ettim. Atış poligonunda.”
Röportajın bir bölümünde Harris’le hangi konularda anlaşamadıkları sorulan Başkan Yardımcısı adayı, arkadaşı Tim Walz da vardı. Walz utangaç bir gülümsemeyle Harris’in muhtemelen kamuoyu önünde yaptığı yorumlarda “biraz daha dikkatli” olmasını dilediğini söyledi.
Walz, ‘patolojik yalancı’ olarak nitelendirdiği Trump ile kendisi arasına keskin bir çizgi çekti ve seçmenlerin ona güvenmeleri gerektiğini söyledi. “Zaman zaman ahmak olduğumu kabul ediyorum ama bana en yakın olanlar sözümü tuttuğumu bilirler” dedi.
Başkan adayı Kamala Harris ve yardımcısı Walz, program, podcast ve miting temposunu en yükseğe çekmiş durumda.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İran Sivil Havacılık Kurumu sözcüsü Jafar Yazarlou, bazı havalimanlarında bu gece yapılması planlanan uçuşların iptaline ilişkin açıklama yaptı. Yazarlou, açıklamasında “Ülke genelindeki havalimanlarından yapılacak uçuşlar, bu akşam saat 21.00’den itibaren, 7 Ekim’den başlayarak pazartesi sabahı 06.00’ya kadar iptal edilmiştir” ifadesine yer verdi.
İptal nedenine değinmeyen Yazarlou, uçuşlardaki değişiklikler ve bilet ücretinin iade yöntemine ilişkin bilgilendirmenin daha sonra yapılacağını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Boğazı’nda Kumkale önlerinde 24 metre uzunluğunda, içinde 2 kişi bulunan tekne makine arızası yaparak sürüklenmeye başladı. Tekne kaptanının durumu Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne (VTS) bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait ‘KIYEM-1’ hızlı tahlisiye botu sevk edildi.
‘KIYEM-1’ hızlı tahlisiye botu tarafından yedeklenen tekne Karanlık Liman bölgesinde emniyet altına alındı. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırı başlattığı Lübnan’dan ayrılan, aralarında Türklerin de olduğu 358 kişi Mersin’in Silifke ilçesine geldi.
İsrail’in saldırı düzenlediği Lübnan’dan ayrılmak isteyen farklı ülke vatandaşları, bindirildikleri 4’üncü gemiyle Tripoli limanından yola çıktı. Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na yanaşan gemiden inen, aralarında çocukların da olduğu 358 kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından minibüslerle ilçeden ayrıldı. Yabancı uyrukluların, Türkiye’deki farklı havalimanlarından ülkelerine gönderileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

İRAN DETAY VERMEDEN İPTAL KARARINI DUYURDU
İran ve İsrail arasındaki gerilim devam ederken, İran’da tüm uçuşlar yarına kadar iptal edildi. İran basınının İran Sivil Havacılık Örgütü sözcüsüne dayandırdığı haberlerde, İran’daki tüm havalimanlarında uçuşların yerel saatle 21.00’dan yarın yerel saatle 06.00’a kadar iptal edildiği bildirildi. Haberlerde, sözcünün daha fazla ayrıntı vermediği ve operasyonel kısıtlamalar nedeniyle uçuşların iptal edildiğini söylediği aktarıldı.

İRANLI YETKİLİ: İSRAİL SALDIRISI BÜYÜK OLMAYACAK
İsminin açıklanmasını istemeyen İranlı bir güvenlik yetkilisi, İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırıları sonrasında Tel Aviv yönetiminin İran’a misilleme tehditlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail’in önemli ve stratejik siyasi, askeri ve ekonomik bir merkezi hedef almasını beklemediklerini aktaran söz konusu yetkili, “Bunun sınırlı ve küçük çaplı bir girişim olacağını ve (İsrail’in) İran’ın güvenlik açısından kırmızı çizgilerini aşmayacağını, sabır sınırlarını zorlamayacağını düşünüyoruz” dedi.
İranlı yetkili, şöyle devam etti:
Bu muhtemel saldırı sonrasında İsrailliler İran’ın saldırısını yanıtsız bırakmadıklarını öne sürebilir ve bir diğer yandan da küresel çapta bir medya propagandası başlatarak önemli bir hedefi vurdukları telkininde bulunabilir. İranlı yetkili ayrıca, İsrail’in bundan sonraki süreçte Lübnan ve Filistin’le ilgilenmesini önlemek için İran’ın çeşitli bölgelerinde protestolar düzenlenmesi için planlamalar yaptığını savundu.

TEL AVİV’İN “ÇOK GÜÇLÜ” MİSİLLEME TEHDİTLERİ
İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırılarından sonra Tel Aviv yönetiminden “çok güçlü” misilleme tehditleri gelmişti. İsrail medyası, Tel Aviv’in, İran’ın saldırısına karşılık ülkedeki petrol ve nükleer tesislerin yanı sıra Tahran’daki İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in konutu, Cumhurbaşkanlığı ofisi ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun merkez binasının muhtemel hedefler arasında değerlendirildiğini iddia etmişti. İsrail’in tehditlerine karşılık ise İranlı askeri yetkililer, herhangi bir saldırıya İsrail’in tüm enerji tesislerini ve altyapısını hedef alarak karşılık verecek
İRAN PETROL BAKANINDAN EN BÜYÜK TERMİNALE ZİYARET
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Petrol Bakanı Paknejad, Buşehr eyaletine yaptığı ziyaret sırasında petrol tesislerini ziyaret etmek için Hark Adası’na gitti. Adadaki petrol tesislerinin üst düzey yöneticileri tarafından karşılanan İranlı Bakanın, ülkenin en büyük petrol terminaline ev sahipliği yapan adadaki tesisleri ziyaret edeceği belirtildi. Petrol Bakanı Paknejad, dün de Aseluye kentindeki doğal gaz tesislerini ziyaret etmişti.
GÖZLER O TESİSLERE ÇEVRİLMİŞTİ
İran’ın 1 Ekim’de İsrail’e düzenlediği füze saldırılarından sonra İsrail’in enerji, petrol ve nükleer tesislere saldırı tehdidinde bulunması üzerine gözler İran’ın stratejik öneme sahip tesislerine çevrildi. İsrail’in İran’ın petrol tesislerine saldırı yapmayı planladığına dair gelen tehditler üzerine İran Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Ali Fedevi, önceki gün yaptığı açıklamada, herhangi bir saldırıya İsrail’in tüm enerji tesislerini hedef alarak karşılık vereceklerini söylemişti.
BIDEN’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Joe Biden da önceki gün yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a ne şekilde tepki vereceği hususunda halen net karar vermediğini belirterek, “Eğer onların yerinde olsam petrol sahalarından farklı alternatifleri düşünürdüm.” ifadelerini kullanmıştı. Ülkenin güneyindeki Buşehr eyaletinin yaklaşık 50 kilometre açıklarında yer alan Hark Adası, devlete ait İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) tarafından kurulan devasa petrol depolama tanklarına ev sahipliği yapıyor. Ada ayrıca İran’ın en büyük petrol ihracat terminaline de sahip. Burada, tankerlere yüklenen ham petrol, dünya pazarlarına sevk ediliyor. Petrol ihracatının büyük kısmı bu adadan yapılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’da Aydın Kanza Parkı’nda bir araya gelen Antalya Kudüs Platformu, kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizler taşıdı, slogan ve tekbirler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Alanda yapılan duaların ardından grup adına konuşan Antalya Kudüs Platformu üyesi Mustafa Erduran, 7 Ekim 2023’te toprakları işgal edilmiş, soykırıma maruz kalmış, yalnız bırakılmış Filistin halkının insani çırpınışı temsil ettiğini söyledi.
İnsanlık tarihinin iyilerle kötülerin mücadelesinden ibaret olduğunu dile getiren Erduran, “Bizler tüm insanlığın can, mal, akıl, nesil ve inanç emniyetlerinin sağlandığı adil bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bu uğurda mücadele ediyoruz.” dedi.
Isparta
Kentteki STK üyeleri ve vatandaşlar ellerindeki dövizlerle Filistin’e destek vermek amacıyla Isparta Belediyesi önünde toplanarak slogan ve tekbirler eşliğinde Isparta Valiliği önüne kadar yürüdü.
Isparta Gençlik Merkezi tarafından açılan sergide, İsrail’in Gazze saldırılarında yaralananların fotoğrafları sergilendi.
Grup adına konuşan Filistin İnisiyatifi Başkanı Ali Osman Altunbaşak, İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığını söyledi.
Etkinliğe Isparta Valisi Abdullah Erin, AK Parti Isparta Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun da katıldı.
Burdur
Burdur’da Köprübaşı mevkisinde toplanan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizlerle Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı.
Meydanda yere Filistin’de hayatlarını kaybedenlerin fotoğrafları, çocuk kıyafetleri ve kanlı kefenlere sarılmış bebek maketleri bırakıldı.
Burdur Kudüs Platformu Sözcüsü Oktay Akgün, yaptığı konuşmada, İsrail, Gazze’de 1 yıldır soykırım yaptığını kaydetti.
Dünyanın bu suskunluğunun insanları katleden hastaneleri, okulları, ibadethaneleri bombalayan soykırımcıları ve kandan beslenen katilleri cesaretlendirdiğini belirten Akgün, yaşananların insanlığın vicdanını kanattığını söyledi.
Kur’an-ı Kerim okunması ve dua edilmesinin ardından kalabalık dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gümüşhane’de sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından Gazze işgalinin 1’inci yıl dönümünü protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Kent merkezinde bulunan Fatih Parkı önünde toplanan kalabalık ellerinde ‘Katil ABD Ortadoğu’dan Defol’ ve ‘Katil İsrail, Filistin’den Defol’ yazılı pankartlarla yürüyerek İsrail aleyhine sloganlar attı.
15 Temmuz Zafer Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından tüm STK’ler adına basın açıklamasına okuyan AGD Gümüşhane Şube Başkanı Furkan Ustakurt, Gazze işgalinin ve Müslümanlara yapılan zulmün bir an önce sona ermesi gerektiğini söyleyerek, “Batı’yı arkasına alan İsrail, bütün bölgeyi ateşe vermeye başladı. Geçen yıl Gazze’de başlayan vahşet ve soykırım bugün Lübnan ve Yemen’e de sıçramış durumda. Bugün bu meydanda, Filistin halkının haklı mücadelesine ve direnişine destek olmak, Gazze’den sonra Lübnan’a sıçrayan, Yemen’i de hedef alan bu alçakça işgale, katliam ve soykırıma dur demek için buradayız. Türkiye, uzun zamandır bu uyarıyı yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın geçen haftaki uyarısı bu noktada çok önemli. İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye olacaktır. Emperyalist stratejilerle Siyonist İsrail’in arz-ı mevud hedefi birbiriyle örtüşüyor. Doğu Akdeniz’deki savaş gemilerini, katil rejime yapılan silah yardımlarını başka nasıl açıklayabiliriz? Kirli bir oyunla karşı karşıyayız. Onun için tekrar altını çizmekte fayda var: Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar” dedi.
Basın açıklamasının ardından yapılan duaların ardından grup dağıldı. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarınınım birinci yıl dönümü dolayısıyla Filistin halkına destek amacıyla yürüyüş düzenlendi.
Filistin Destek Platformu tarafından İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yıl dönümü nedeniyle yürüyüş yapıldı. Tren garı önünde toplanan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar “Direnişe Selam Siyonizme Lanet” pankartıyla birlikte İnönü Bulvarı üzerinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı yürüyüşte İsrail’in saldırılarına sloganlarla tepki gösterilirken, Filistin’e destek amaçlı dövizler taşındı. Yürüyüşün ardından platform adına basın açıklaması yapan Anadolu GençlikSivas Şube Başkanı Emre Altun, “Tüm dünyada insani ve islami değerleri kuşanmış vicdan sahibi haklar siyonist işgal politikalarını, katliamlarını protesto etmek ve Filistin direnişine destek olmak için meydanlarda. Bu dava sadece Filistin ve Gazze halkının davası değildir. Azgın bebek katillerinin utanç verici vahşetine karşı vicdan sahibi insanların ortak davasıdır. Bu dava sadece son bir yılda işlenen katliamlara değil bir asırdır devam eden soykırıma karşı olanların ve terör devletlerinin zulümleri karşısında yürekleri sızlayan ümmetin ortak davasıdır. Bu dava bölge haklarının ortak davasıdır” dedi.
Haber-Kamera: Uğur YİĞİT/SİVAS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş Adamı Murat Doğusoy, Zeynep ve Nazan Doğusoylu’nun babası, Avukat Erdinç Okanlı’nın kayınpederi Ahmet Bahattin Doğusoylu (90) önceki gün hayatını kaybetti. etti. Ahmet Bahattin Doğusoylu’nun Solakzade Camii’nde kılanan cenaze namazına Atatürk ÜniversitesiRektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Erzurum Baro Başkanı Av Talat Göğebakan, Av. Naci Turan, GençlikSpor Müdürü Levent Çakmur, Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Mustafa Güvenli, Palandöken eski Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Bülent Engin, Doğusoylu Ailesi, yakınları, eş ve dostları katıldı
Ahmet Bahattin Doğusoylu’nun cenazesi Abdurrahmangazi Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalova Gönüllü Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (GÖNÜLDER) tarafından organize edilen etkinlikte, “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganıyla Deprem Anıtı’ndan 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi.
Türkiye ve Filistin bayraklarının açıldığı yürüyüşe katılan vatandaşlar, İsrail aleyhine sloganlar atarak tekbir getirdi.
Yürüyüş sonrası basın açıklamasını okuyan GÖNÜLDER Sözcüsü Hacı Ömer Anlayışlı, İsrail’in bölgede yaptığı soykırımla ilgili bilgiler verdi.
İsrail’in saldırılarına destek veren Batılı ülkeleri eleştiren Anlayışlı, soykırımcı rejimin insanlığın başına gelmiş en büyük felaketlerden olduğunu söyledi.
Anlayışlı, yıllardır belirli aralıklarla devam eden vahşi katliam ve işgal eylemleriyle sabıkalı İsrail’in özellikle bir yıldan beri, Filistin’de soykırım suçunu en vahşi şekilde işlediğini belirterek, şunları kaydetti:
“365 gündür kesintisiz devam eden saldırılar sonucu on binlerce çocuk, kadın, yaşlı, hasta ve engelli ve yüzlerce gazeteci, sağlık çalışanı, insanı yardım çalışanı katledilmiştir. İsrail’in terörü karşısında BM ve AB gibi uluslararası örgütler engelleyici bir rol üstlenmedikleri gibi, İsrail’i koruyup kollamaktadırlar. AB’ye üye ülkeler İsrail’e silah ve para desteğinde bulunurken, BM Güvenlik Konseyi, İsrail terör örgütünün dokunulmazlığını tescilleyen bir rol üstlenmiştir. Uluslararası ilişkilerde ‘İsrail istisnacılığı’ olarak tanımlanan bu tavır, uluslararası mekanizmaları, hukuku, insan hakları sözleşmelerini işlevsizleştirmiş, uluslararası sistemin ana aktörü olan emperyalist batı ülkeleri bu siyonist soykırımın ortağı
olmuşlardır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Sivil Toplum Platformunca (ESTP), İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını 365’inci gününde “Direnişe selam, siyonizme lanet” mottosuyla protesto etmek için öğlen namazı sonrası tarihi LalapaşaCami bahçesinde program düzenlendi.
Programda sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve vatandaşlar, taşıdıkları döviz, Türk ve Filistin bayraklarıyla Filistin’e destek verdi.
Grup adına basın açıklaması yapan Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa Karataş, İsrail’in 365 gündür Gazze’de soykırım yaptığını söyledi.
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını lanetleyen Karataş, “Dünyanın bu suskunluğu çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları ve ibadethaneleri bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor.” dedi.
Karataş, bazı Batılı ülkelerin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu alkışladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Siyonist İsrail, 7 Ekim’den bu yana 17 bini çocuk, 11 bin 500’ü kadın olmak üzere 42 binden fazla Filistinli masumu katletti. Bunlar resmi rakamlar, 97 binden fazla yaralı ve on binlerce kayıp var. Bunlar istatistiki rakam değil bunların her biri insan, her biri kardeşimiz. Bunlar, bizim evlatlarımız, annelerimiz ve bacılarımız. Bunlar, insan vicdanını kanatan gerçekler.”
Gruptakiler, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ederek dağıldı.
Erzincan
Erzincan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki göstermek amacıyla “Soykırıma İsyan, Filistine Destek Yürüşü” düzenlendi.
Öğle namazı sonrası Cami Kebir Camisi’nin avlusunda toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Kızılay Meydanı’na yürüdü.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından grup adına basın açıklaması yapan Diyanet-Sen Erzincan Şube Başkanı Zakir Yıldız, İsrail’in 365 gündür çocuk kadın demeden Gazze’de soykırım uyguladığını anımsattı.
Dünyanın bu suskunluğunun çoğu çocuk ve kadın 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendirdiğini belirten Yıldız, şöyle konuştu:
“Batılı emperyalist güçler, İslam’a ve Müslümanlara düşmanlıklarını İsrail denen siyonist katil çete eliyle gerçekleştiriyor. Söz konusu Müslümanlar olunca bugüne kadar iddia ettikleri demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi bütün değerlerini çiğnemeleri bundan. Aklın, idrakin ve vicdanın rafa kalktığı bu kör bir inanç, emperyalizmin desteği ile dünyayı bir cehennem çukuruna sürüklüyor.”
Basın açıklaması, duanın ardından sona erdi.
Kars
Kars’ta Memur-Sen Şubesinin öncülüğünde bir araya gelen STK’ler, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıları kınadı.
Sultan Alpaslan Külliyesi önünde toplanan grup, döviz ve pankartlarla Faikbey Caddesi’nde yürüyerek Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı yanındaki parka geldi.
Memur-Sen Kars Şube Başkanı Ahmet Altun, saldırıları kınadı.
Siyonist İsrail’in Gazze’de 365 gündür soykırım yaptığına dikkati çeken Altun, şunları dile getirdi:
“Dünya kör, dünya sağır, dünya suskun. Dünyanın bu suskunluğu, çoğu çocuk ve kadın kırk 42 binden fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor. Çocukları öldürmeyi itikatlarının gereği sayan devlet görünümlü sapkın terör örgütü, emperyalist sistemin koruması altında bölgeyi kan gölüne çeviriyor ve soykırım siyasetini bütün bölgeye yayıyor.”
Ardahan
Ardahan’da İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının birinci yılında tepki göstermek amacıyla “Soykırıma Hayır” yürüyüşü düzenlendi.
Kentte ikindi namazı sonrası Merkez Camisi önünde toplanan sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Milli Egemenlik Parkı’na yürüdü.
Burada yapılan açıklamaların ardından yürüyüş tamamlandı.
Iğdır
Iğdır’da Tansu Çiller Caddesi’nde toplanan kalabalık, Vali Yolu Caddesi’nden Millet Bahçesine yürüdü.
“Filistin’e Destek Platformu” tarafından düzenlenen etkinlikte Vali Ercan Turan, İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya ve vatandaşlardan oluşan kalabalık, “Kahrolsun İsrail” sloganları attı.
Millet Bahçesi’nde Filistin temalı resim sergisi ve basın açıklaması düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul aniden bastıran ve kısa süren gök gürültülü sağanak yağışın etkisine girdi. Saat 16.15 sıralarında Esenyurt, Küçükçekmece, Bağcılar gibi semtlerde görülen şiddetli yağış sırasında şiddetli rüzgar da etkili oldu. Yağışın başladığı dakikalarda da Meteoroloji Genel Müdürlüğü uyarı yayınladı. Uyarıda şu bilgilere yer verildi:
“Ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı…”
“Meteoroloji radarından alınan veriler ve yapılan son değerlendirmelere göre önümüzdeki 2 saatlik periyotta İstanbul’da yerel gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Yağışların kısa sürede yerel kuvvetli olacağı tahmin edildiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İran’a yönelik açıklamalar yaptı. İran’ın 2 İsrail hava üssünü vuran saldırısına değinen Gallant, “İranlılar hava kuvvetlerinin kabiliyetlerine dokunmadı. Hiçbir uçak hasar görmedi, hiçbir filo devre dışı kalmadı” dedi.
İran’a tehdit dolu mesajlar gönderen Gallant, “İran’ın İsrail’e zarar vermeye çalışırsa sonu Gazze ya da Beyrut gibi olabilir. Bize zarar verme girişiminin bizi harekete geçmekten alıkoyacağını düşünenler Gazze ve Beyrut’a bir göz atmalı. Hem savunmada hem de hücumda güçlüyüz ve bunu istediğimiz şekilde, istediğimiz zamanda ve istediğimiz yerde hayata geçireceğiz. ve bunlar bizim için sadece bir açıklama ya da sadece bir yönlendirme değil, bir çalışma planıdır” ifadelerini kullandı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PAPA Franciscus, uluslararası topluma barış çağrısında bulundu.
Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, uluslararası topluma barış çağrısı yaptı.
Papa, Vatikan’ın Aziz Petrus Meydanı’na bakan ofisinin penceresinden gerçekleştirdiği geleneksel pazar duasının ardından uluslararası gelişmelere ilişkin mesaj verdi.
Katoliklerin ruhani lideri, “Tarihimizin bu dramatik anında, savaş rüzgarları tüm halklar ile ulusları acıya sürüklerken, Filistinliler, Gazze’de ve diğer bölgelerde büyük acı çekiyor. Bunlar çoğunlukla masum siviller ve insani yardım alması gerekenler. Lübnan dahil tüm cephelerde derhal ateşkes çağrısında bulunuyorum. Lübnanlılar için, özellikle de güneyde köylerini terk etmek zorunda kalanlar için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Papa Franciscus, yarının 7 Ekim 2023’ün yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, esirlerin serbest bırakılması isteğini de dile getirdi.
Papa, yarın dünya barışı için dua ve oruç günü olacağını söyleyerek, “Uluslararası topluma, intikam sarmalına son vermeleri ve İran’ın birkaç gün önce gerçekleştirdiği gibi bölgede daha büyük bir savaşa yol açabilecek saldırıların artık tekrarlanmaması çağrısında bulunuyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Patlamalardan kısa süre önce İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya hesabından bazı bölgeleri içeren bir harita yayımlayarak haritada işaretli olan bölge sakinlerinden bulundukları yerleri acilen tahliye etmelerini istemişti.
Adraee, saldırıların ardından yaptığı açıklamada ise Beyrut’ta Hizbullah hedeflerine saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
İsrail Ordu Sözcüsü, Beyrut’un güneyindeki başka noktalara da Hizbullah’a ait olduğu iddiasıyla saldırı tehdidinde bulundu.
Öte yandan Lübnan’da yayın yapan özel MTV kanalı ise Beyrut’un güneyindeki Hizbullah’a ait Al Manar televizyonuna ait stüdyolarda yangın çıktığını bildirdi.
– İsrail’in Lübnan’da şiddetlenen saldırılarında 1411 kişi öldü
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1411 kişi öldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerikan haber kanalı MSNBC’ye dün konuk olan Panetta, İsrail’in İran’a tüm gücüyle saldırması halinde Ortadoğu’da tam ölçekli bir savaşın çıkacağını savundu.

Bölgedeki kriz sürerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi emellerini bilmenin zor olduğunu söyleyen Panetta, “Çünkü açıkçası İsrail’in hayatta kalmak için savaştığını düşünüyorum. Bence İsrail’de son birkaç haftadır yaşanan hareketliliğin ana odağının bu” dedi.
REKLAM
Eski CIA Direktörü, Lübnan’a düzenlenen saldırıların ve İran’ın gönderdiği füzelerin ardından artık meselenin “İsrail’in İran’a nasıl karşılık vereceği” olduğunu söyledi.
İsrail’in hedeflerine diplomatik çözüm olmadan ulaşamayacağını vurgulayan Panetta, Ortadoğu’daki çatışmaların gidişatının İsrail’in İran’a nasıl yanıt vereceğine bağlı olduğunu savundu.
“LİDER KADRO, ASKERİ TESİSLER, NÜKLEER HEDEFLER VURULABİLİR”
Panetta, “İsrail, İran’ın lider kadrosunu, askeri tesislerini, enerji hedeflerini veya nükleer hedefleri vurabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilinde. Hangi hedefi vuracakları bize hem İran’ın nasıl karşılık vereceğine hem de Ortadoğu’da tam ölçekli bir savaşın başlayıp başlamayacağına dair çok şey gösterecek” diye konuştu.
Panetta, “Asıl önemli olan, İsrail’in sınırlı bir yanıt verip vermeyeceği. İsrail her şeyi göze alırsa, İran da karşılık verir. Öyle bir andayız ki ya Ortadoğu’daki savaşı sınırlandırmanın bir yolunu bulacağız ya da elimizde tam ölçekli bir savaş olacak” ifadelerini kullandı.
*Haberin görselleri AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail resmen itiraf etti Haberi Görüntüle
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suriye’nin başkenti Şam’da yaptığı açıklamada, İsrail’in muhtemel saldırısına verilecek yanıtın “net” olduğunu söyledi. Arakçi, “Her eyleme, İran’dan orantılı, benzer ve hatta daha güçlü bir yanıt gelecek” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırılarda Kaim Camisi çevresi, Burc el-Beracine, Haret Hıreyk’teki Seyyid eş-Şuheda Kompleksi çevresi, Ruveys, Ebyad ve Şuveyfat’taki el-Ecniha el-Hamse bölgeleri hedef alındı.
İsrail, Dahiye’deki Burc el-Beracine, Ayn es-Sikke bölgesini 4 füze ile vurdu. Dahiye’nin Haret Hıreyk-Camus bölgesi de hava saldırılarının hedefi oldu.
Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail hava saldırıları sonucu Dahiye çevresinde çıkan yangınları söndürmek için itfaiye ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
REKLAMDOĞU VE GÜNEYE HAVA SALDIRILARI
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Nebatıye ili ile Sur ilçesi ve doğusundaki Bekaa bölgesine yoğun saldırılar düzenledi.
Bekaa bölgesinde, Saad Nayil kasabasındaki bir eve düzenlenen İsrail saldırısında 1 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca, sabah saatlerinde Raşayya ilçesinin Rafid kasabasında el-Ebrar Okulu müdürünün evine düzenlenen İsrail hava saldırısı sonucu okul müdürü yaşamını yitirdi.
İsrail ordusunun Bekaa bölgesinin kuzeyindeki Ayn kasabasına dün düzenlediği saldırıda yaralanan Lübnan Kızılhaçı ekibinden bir kadının bugün hayatını kaybettiği bildirildi.
Lübnan’ın güneyindeki Sur ilçesine bağlı Cuveyye kasabasında bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısında 4 kişi öldü, bir kişi ise yaralandı.
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde düzenlediği hava saldırılarında 6 kişi hayatını kaybetti.
Vilayetin Cibeyl kasabasında ise İsrail’e ait bir insansız hava aracı Şehit Salah Gandur Hastanesi’nin yanında bulunan bir camiyi güdümlü füzeyle hedef aldı. Saldırı sonucu camide hasar meydana geldi.
TOPLAM 25 KİŞİ ÖLDÜ
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in sabah saatlerinden bu yana Lübnan’ın güneyindeki Nebatıye, Bekaa, Baalbek Hirmil, Cebel Lübnan ile başkent Beyrut’taki kasaba ve köylere düzenlediği hava saldırıları sonucunda 25 kişinin hayatını kaybettiğini, 127 kişinin yaralandığını bildirdi.
30 FÜZE
İsrail Ordu Radyosu, Lübnan topraklarından İsrail’in kuzeyindeki yerleşim bölgelerine yaklaşık 30 füze fırlatıldığını ve bunların çoğunun hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Radyo, internet sitesinde yaptığı açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Yukarı Celile bölgesindeki birçok yerleşim yerinde uyarı sirenlerinin çaldığını kaydetti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir, arşivdendir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adraee, Cibaliye’deki Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezinin “Hamas tarafından kullanılan komuta merkezi” olarak kullanıldığını ve merkezde “İsrail ve İsrail ordusuna karşı operasyonların planlandığını” iddia etti.
Gazze’nin kuzey bölgelerine İsrail’in son 5 aydır “en şiddetli saldırıları” yaptığı belirtiliyor.
Filistin Sivil Savunma Birimi Sözcüsü Mahmud Basal, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde çok sayıda meskun bölgeyi hedef aldığını ve enkaz altında kalanlara ulaşamadıklarını bildirdi.
REKLAM
Saldırılarda Beyt Hanun’da 5 ve Cibaliye’de 7 Filistinlinin hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini belirten Basal, Filistinli ailelerin evlerine yönelik saldırılarda da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını ifade etti.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 41 bin 825 Filistinli öldü, 96 bin 910 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir, arşivdendir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eylemcilere hitap eden konuşmacılar, Gazze’ye yönelik saldırılara rağmen Hollanda, ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Batılı hükümetlerin İsrail’e destek vermesini eleştirdi ve Lübnan’a da sıçrayan savaşın sonlandırılması için uluslararası kurumların ve mahkemelerin harekete geçmesini beklediklerini dile getirdi.
Göstericilere hitap eden Denk Partisi Meclis Grup Başkanı ve Milletvekili Stephan van Baarle, Hollanda’nın da aralarında bulunduğu pek çok Batılı hükümetin, Filistin’de yaşanan soykırımın suç ortağı olduğunu belirtti.
Göstericiler, konuşmaların ardından çok sayıda turistik mekanın bulunduğu caddelerden geçerek Müzeler Meydanı’na yürüdü.
“Nehirden denize kadar Filistin özgür olacak” pankartı taşıyan göstericiler, “Ateşkes, şimdi”, “Soykırımı durdur” ve “Filistin’de soykırım yaşanıyor” yazılı dövizler taşıdı.
Filistin bayraklarının taşındığı gösteride, “Özgür Filistin”, “Özgür Lübnan”, “Yazıklar olsun Hollanda, Yazıklar olsun Wilders, elleriniz kanlı” ve “İsrail bombalıyor, Hollanda ödüyor” sloganları atıldı.
Yürüyüş güzergahındaki işletmelerde bulunanlar, slogan ve alkışlarla gruba destek verdi.
Yaklaşık 3 saat süren eylem, Müzeler Meydanı’ndaki konuşmalarla sona erdi.
İSVEÇ
İsveç’in başkenti Stockholm’de İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırıları protesto edildi. Başkentin Odenplan bölgesinde toplanan göstericiler, İsveç Dışişleri Bakanlığına doğru yürüyüşe geçti.
Göstericiler, “Katil İsrail Filistin’den defol” ve “Katil İsrail Lübnan’dan defol” sloganları attı.
Filistin ve Lübnan bayrakları taşıyan protestocular, Gazze’deki “soykırımın” ve son günlerde Lübnan’da artan İsrail saldırılarının durdurulmasını istedi.
İsveçli aktivist Benjamin Robol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in soykırımını kınamak için gösteri yaptıklarını ifade etti.
Robol, “Bir yıldır devam eden korkunç soykırım için bir kez daha buradayız. Orta Doğu ve tüm dünyada barışı sağlamak için sistemin değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun savaşı giderek büyüyor ve tüm bunlar emperyalizm yüzünden oluyor. Bu nedenle sistemin temelinden mücadele etmeliyiz.” dedi.
Netanyahu’nun iktidarda kalmak için savaşı sürdürdüğünü belirten Robol, “Netanyahu, İran’ı provoke etmeye çalışıyor ve bence tek istediği ABD’yi savaşa dahil etmek.” diye konuştu.
İsveç Sol Parti Milletvekili Nadja Awad da İsveç hükümetinin İsrail’in Filistin ve Lübnan’da yaptıklarına karşı durması gerektiğini söyledi.
İNGİLTERE
İngiltere’de yüz binlerce kişi İsrail’in Gazze saldırılarının birinci yılında Gazze’de ve Lübnan’da acil ateşkes ile İngiltere’nin İsrail’e silah satışını durdurma çağrısıyla yürüdü. Başkent Londra’daki Russell Meydanı’nda toplanan eylemciler, yaklaşık 3 kilometrelik güzergahı takip ederek Başbakanlık Ofisi 10 Numara’nın bulunduğu Downing Sokağı girişinde toplandı.
İsrail’in Gazze saldırılarının başlangıcından bu yana bir grup Filistin destekçisi ve barış yanlısı sivil toplum örgütünün çağrısıyla gerçekleştirilen 20’inci ulusal eyleme eski İskoçya Bölgesel Başbakanı Hamza Yusuf da katıldı.
Eylemciler İsrail’in Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarına tepki göstererek, “Nehirden denize Filistin özgür olacak”, “Elini Gazze’den çek, elini Lübnan’dan çek” ve “Hemen ateşkes” sloganları attı.
Yürüyüş güzergahında toplanan bir grup İsrail destekçisi de karşı eylem düzenlerken polisin ve yürüyüş organizatörlerinin aldığı önlemler sayesinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Filistin destekçisi göstericilerin arasına karışan bazı İsrail destekçilerinin pankartlar açarak yaptığı eylemler ise polisinin aldığı hızlı önlemler sonucu herhangi bir gerginlik yaşanmadan sona erdi.
Yürüyüşün sona erdiği Downin Sokağı girişinde kurulan platformdan göstericilere seslenen Filistin’in İngiltere’deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, son bir yıldır geçen her an İsrail’in bir savaş suçu işlendiğini kaydetti.
Zomlot, Filistin’de 76 yıldır bir etnik temizlik, soykırım ve katliam gerçekleştiğini belirterek, “76 yıldır en temel hakkımız olan özgürlük, kendi kaderimizi tayin etme ve ana yurdumuza dönme haklarımız görmezden gelindi.” diye konuştu.
Filistin halkının 3’te 2’sinin yerinden edildiğini kaydeden Zomlot, “İsrail’e bir mesajım var. İşgal ettiğiniz her ülkede kaybedeceksiniz, bombaladığınız her şehirde kaybedeceksiniz, attığınız her bombada kaybedeceksiniz, aldığınız her canda kaybedeceksiniz. Tek bir stratejiniz var o da toplu şiddet. İsrail’in sonsuz işgalden başka bir gelecek vizyonu yok.” dedi.
Eski İskoçya Bölgesel Başbakanı Yusuf da konuşmasında önceki hükümette yer alan Muhafazakar Partili siyasetçilere seslenerek, “Bu yürüyüşleri nasıl nefret yürüyüşü olarak tanımlarsınız? Bu insanlar milletimizin vicdanını temsil etmek için toplandı.” ifadelerini kullandı.
Yusuf, her din, ırk ve görüşten insanın Gazze ve Lübnan halkına destek vermek için yürüdüğünü belirterek, “Bugün ve gelecekte sizinle olmaya devam edeceğiz.” dedi.
Yürüyüşün organizatörlerinden Filistin Dayanışma Kampanyası, İsrail’in Gazze saldırılarının 1. yılında yapılan eyleme 300 bin kişiden fazla göstericinin katıldığını açıkladı.
FRANSA
Fransa’nın başkenti Paris’te binlerce kişi, İsrail’in saldırılarına maruz kalan Filistin ve Lübnan’a destek için gösteri düzenledi. Filistin ve Lübnan destekçileri, Paris’teki ünlü Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi.
İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına tepki gösteren binlerce gösterici, Clichy Meydanı’na kadar yürüdü.
Ellerinde Filistin ve Lübnan bayrakları ile “İsrail’i silahlandırmaya son verin” ve “Emperyalizme karşı direniş” yazılı afişler taşıyan göstericiler, “Yaşasın Filistin” ve “Hepimiz Beyrut’un evlatlarıyız” sloganları attı.
Omuzlarında siyah ve kırmızı renklerde kefiye takan göstericiler, İsrail’e silah sevkiyatının durdurulmasını talep etti.
Bir kişi, gösteriye elinde Kubbetu’s Sahra Camisi’nin maketiyle katılırken bir diğer gösterici eylem boyunca Filistin’i temsilen karpuz maketi taşıdı.
Bazı eylemciler, bir McDonald’s şubesinin vitrinine “Filistin yaşayacak” ve “Gazze’deki katliamı durdurun” yazılı çıkartmalar yapıştırarak bu markayı boykot etme çağrısında bulundu.
Gösterici Lina Bertin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının 1 yıldır devam etmesini “utanç verici” bulduğunu belirtti.
Bertin, İsrail’i destekleyen markaları boykot etmekten başka elinden gelen bir şey olmadığını belirterek, “Daha fazla ne yapabilirim bilmiyorum. 1 yıl oldu, çok uzun bir süre. Sesimiz duyulmuyor.” dedi.
Lina Bertin, Avrupa ülkelerinin İsrail’i finanse etmeyi durdurması ve Tel Aviv hükümeti ile olan bağlarını kesmesi gerektiğini vurguladı.
Soyadını vermeyen Myriam isimli öğrenci ise zaman geçtikçe tarihteki aynı hataların tekrarlandığını düşündüğünü belirtti. Myriam, “İsrail’in yayılmacı ve emperyalist bir politika güttüğünü düşünüyorum.
Batılılar buna izin veriyor çünkü bundan çıkar sağlıyorlar; para kazanabildikleri sürece insanlık ve bombaların altında ölenler umurlarında değil.” değerlendirmesinde bulundu.
İSPANYA
İspanya’da sivil toplum kuruluşları (STK) ve sol görüşlü siyasi partilerin çağrılarıyla, İsrail’in Gazze’deki soykırımının 1. yılı dolayısıyla üç gün sürecek ülke genelindeki gösteriler başladı.
Filistin ile Devlet Dayanışma Ağı (RESCOP) adlı STK’nın öncülük ettiği gösterilerin, 5-7 Eylül tarihleri arasında Madrid, Barselona, Bilbao, Zaragoza, Valensiya, Granada, Malaga, Cadiz, Sevilya, Santander, Salamanca ve Büyük Kanarya gibi 50’den fazla şehirde yapılacağı duyuruldu.
Başkent Madrid’de kent merkezinde yapılan ve Filistin bayraklarının taşındığı yürüyüşe, aralarında bazı sanatçılar ve siyasetçilerin de olduğu binlerce kişi katıldı.
“Bu bir savaş değil soykırım”, “Sessiz kalma soykırıma ortak olma”, “Nehirden denize Filistin kazanacak”, “Katil Netanyahu”, “İsrail’in suç ortakları ABD ve AB” sloganları ve dövizleri gösteride öne çıktı.
İspanyol STK’lar yayımladıkları manifestoda, İspanya hükümetine ve diğer Avrupa Birliği ülkelerine İsrail ile diplomatik, askeri, ekonomik, siyasi, kültürel tüm ilişkileri kesme çağrısında bulunarak, “Soykırımı durdurmak için etkili önlemlere ihtiyacımız var. Uluslararası toplumun eylemsizliği İsrail’in cezasız kalmasına neden oluyor. Sessizlik, İsrail’in sahip olduğu cezasızlık rejimini körüklüyor. Bu sadece Filistin için değil, uluslararası düzen için de çok tehlikeli bir emsal teşkil ediyor.” açıklamasında bulundu.
İsrail ordusunun saldırılarının başladığı 7 Eylül 2023’den bu yana Gazze’de her 3 binadan 2’sinin yıkıldığı, 42 binden fazla insanın öldürüldüğü, milyonlarca insanın yerlerinden edildiği vurgulanan manifestoda, “acil ve kalıcı ateşkes ilan edilmesi, İsrail’in 76 yıldır devam eden Filistin’deki işgalinin ve sömürgeciliğinin sona ermesi” çağrısı yapıldı.
Ayrıca, “özellikle Uluslararası Adalet Divanı önünde İsrail’in yargılanmasında Güney Afrika’nın yanında durulması ve siyonist devletin hesap vermesinde daha aktif bir rol oynanması” talep edildi.
Gösteriler, 6 ve 7 Eylül tarihlerinde de devam edecek.
İTALYA
İtalya’nın başkenti Roma’da, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının birinci yılı dolayısıyla düzenlenen protesto gösterisinde olaylar çıktı.
Roma Emniyet Müdürlüğünün 7 Ekim 2023’ün yıl dönümüne denk gelmesi sebebiyle bugün için koyduğu gösteri yasağına rağmen binlerce kişi, başkent Roma’daki Ostiense Meydanı’nda bir araya geldi.
Göstericiler, İsrail’in Gazze ile Batı Şeria’daki saldırıları ve Lübnan’a yönelik saldırılarına tepki gösterdi, Filistinlilere destek ve dayanışmalarını ifade etti.
İsrail’i protesto eden göstericiler, sık sık “Özgür Filistin”, “Soykırım dursun”, Filistin’e özgürlük”, “Katil, terörist, siyonist devlet İsrail”, “Katil Netanyahu” ve “Katil Meloni” sloganları attı.
Güvenlik güçleri, geniş önlemler alarak Ostiense Meydanı’nın çıkışlarını kapattı. Göstericiler de bir süre sonra meydan içinde yürüyüşe geçti.
Meydandan çıkmak isteyen göstericilerle güvenlik güçleri karşı karşıya geldi ve şiddetli bir arbede yaşandı.
Arbede sırasında bazı göstericilerin şişeler atması üzerine güvenlik güçleri de biber gazı ve tazyikli su sıktı.
Arbede çatışmaya dönüştükten sonra güvenlik güçleri, biber gazına ek olarak coplu müdahalede bulunarak meydandaki göstericileri dağıttı.
İtalyan basınında yer alan ilk bilgilere göre, olaylarda en az 3 gösterici, 26’sı polis, 4’ü mali polis olmak üzere 30 güvenlik görevlisi yaralandı. Göstericilerin başlarından yaralanmış olabileceği belirtildi.
ANSA haber ajansı, olaylarda en az 4 göstericinin gözaltına alındığını açıkladı.
SIRBİSTAN
“Sırbistan’da Filistin Halkına Destek” isimli grup tarafından başkentteki Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen gösteriye katılan kalabalık, “İsrail çocukları öldürüyor, ABD katilleri koruyor” yazılı döviz açtı.
Gösteriyi organize eden gruptan yapılan açıklamada, Filistin halkının bir yıldır soykırıma maruz kaldığı ifade edilerek, İsrail’in Lübnan’a da yeni saldırılar başlattığı anımsatıldı.
Açıklamada, Sırbistan’ın da İsrail’e silah gönderen ülkeler arasında olduğunu ve bunu kınadıkları kaydedildi.
Kalabalık, daha sonra meydandan Savunma Bakanlığına yürüdü.
ALMANYA
Filistin derneklerinin, başkent Berlin’de İsrail soykırımı ve polis şiddetini protesto etmek üzere düzenlediği gösteriye binlerce kişi katıldı.
Berlin Emniyet Teşkilatı binası önünde toplanan göstericiler, daha sonra Filistin ve Lübnan bayraklarıyla Friedrich Caddesi’ne kadar yürüdü.
İsrail’in Gazze’ye ve Lübnan’a yönelik saldırılarına tepki gösterilen eylemde, “Almanya finanse ediyor, İsrail bombalıyor”, “Filistin’e özgürlük”, “Terörist İsrail”, “Boykot İsrail” ve “Soykırımı durdurun” sloganları atıldı.
Göstericiler üzerinde “İsrail’in kanlı soykırımını durdurun. Ateşkes şimdi”, “Filistin ve Lübnan’da sudan fazla kan akıyor”, “Demokrasinin şiddete değil, saygıya ihtiyacı var”, “Bizimle olman için Müslüman olmana gerek yok, İnsan olman yeterli” ve “Filistin özgür kalacak” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.
Eylemde yapılan konuşmalarda 1 yıldan beri devam eden Filistin’e destek gösterilerine polisin sebepsiz müdahale ettiği vurgulandı.
Eylemciler, polisin baskılarına boyun eğmeyeceklerini ve gösterilerin bundan sonra da süreceğini açıkladı.
Basına da tepki gösteren eylemciler, Alman medyasının gerçekleri yansıtmadığı söyledi. Yürüyüş güzergahı üzerinde toplanan İsrail yanlısı bir grup, İsrail bayrakları açarak yürüyüşü provoke etmeye çalıştı.
Polis, Filistin’e destek eylemine katılanlar ile provokasyon yapanlar arasına polis araçlarını koyarak gerilimin artmasını önledi. Gösterinin sonunda polis 3 kişiyi gözaltına aldı.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Beyrut’u bombalıyor Haberi Görüntüle
İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari “İran’ın saldırısı Nevatim Üssü’nü vurdu ancak hava kuvvetleri savaşçılarından hiçbiri zarar görmedi” dedi.
Hagari, “İran’ın füze saldırısına cevabımız İsrail’in en doğru olduğuna karar verdiği zamanda gelecek” diye konuştu.
NETANYAHU: İRAN BİZE YÜZLERCE FÜZEYLE SALDIRDI
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yaptığı televizyon konuşmasında İsrail’in İran’ın misilleme amaçlı füze saldırısına karşılık vereceğini bir kez daha ifade etti.
İran’ın “tarihin en büyük balistik füze saldırısında İsrail topraklarına yüzlerce füze ateşlediğini” söyleyen Netanyahu, bu saldırılara yanıt verme tehdidinde bulunarak, “Kendisini savunmak ve bu saldırılara karşılık vermek İsrail’in görevi ve hakkıdır, bunu yapacağız.” diye konuştu.
Netanyahu, “İran, bize karşı olan tüm tehditlerin arkasında duruyor. Dünyada hiçbir ülke böyle bir saldırıyı kabul etmedi, edemezdi, İsrail de kabul etmeyecek” dedi…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası toplumun bugün “Hamas’ın korkunç faaliyetleri”ni kınaması gerektiğini belirten Guterres, aynı zamanda doğal olarak 7 Ekim’de meydana gelen olaylara odaklanılması gerektiğini ifade etti.
Guterres, kurbanlar ve yakınlarıyla dayanışma içinde olduğunu kaydetti.
“7 Ekim’in ardından korkunç bir şiddet dalgası boy gösterdi.” diyen BM Genel Sekreteri, İsrail’in 7 Ekim’in ardından başlattığı saldırıların Gazze halkının hayatını yıktığını ve korkunç acılara maruz bıraktığını dile getirdi.
Guterres, şimdi de Lübnan halkının acıya maruz bırakıldığını belirterek, “Artık esirleri serbest bırakma, silahları susturma ve bölgeyi saran acıyı durdurma zamanı. Şimdi barış, uluslararası hukuk ve adalet zamanı.” dedi.
İsrail, Filistin ve diğer ülkeler için kalıcı çözüm amacıyla çalışmaktan vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Guterres, ancak bu şekilde bölge ülkelerinin barış, onur ve saygı içinde birlikte yaşayabileceğine dikkati çekti.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Ben gazeteciyim. Lütfen yalan haberi durdurun” diye bağıran kişi, kendini ateşe vermeye çalıştı.
Protesto alanında bir kişi su atarak ateşi söndürmeye çalışırken, polis de kendini yakmaya çalışan kişiye müdahale etti.
Söz konusu kişinin kolunda yanıklar olduğu görüldü.
Görgü tanıkları, kendini ateşe veren kişinin “CBS’te gazeteci olduğunu” söylediğini ve “CBS’in Gazze’de yalan haber yaptığını” dile getirdiğini belirtti.
– Gazze için kendini yakan protestocuların sayısı artıyor
İsrail’e verdiği destek nedeniyle şu ana kadar ABD’de, bugünküyle birlikte 4 eylemci kendini yakma protestosu gerçekleştirdi.
REKLAM
İlk olarak Georgia eyaletinin Atlanta şehrinde, kimliği açıklanmayan bir kişi, 1 Aralık 2023’te ABD’nin İsrail’e destek politikalarını protesto etmek için İsrail’in Atlanta Başkonsolosluğu önünde kendini yakmıştı.
Ağır yaralanan şahıs hastaneye kaldırılırken yetkililer protesto sırasında şahsın yanında Filistin bayrağının bulunduğunu açıklamıştı. Söz konusu kişinin ismi, yaşı veya cinsiyeti gizli tutuldu.
ABD Hava Kuvvetlerinde aktif görevde olan 25 yaşındaki Aaron Bushnell’in, 24 Şubat 2024’te İsrail’in Washington Büyükelçiliği önünde gerçekleştirdiği kendini yakma eylemi ise en çok ses getiren protesto oldu.
Bushnell, telefonunu kurarak sosyal medyadan canlı verdiği eyleminde, üzerinde askeri üniforması olduğu halde, “Artık soykırım suçuna iştirak etmeyeceğim” demiş ve başından aşağı benzin dökerek kendisini ateşe vermişti. Dakikalarca nefesi kesilene kadar “Filistin’e özgürlük” diye bağıran Bushnell hayatını kaybetmişti.
ABD’nin Boston kentinde ise 11 Eylül’de, sosyal medyada kendini Matt Nelson olarak tanıtan kişi “Gazze’deki soykırımı” protesto eden bir video paylaştıktan sonra kendini ateşe vermişti.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, 5,7 büyüklüğündeki depremin yerin 30 kilometre derinliğinde oluştuğu belirtildi.
Depremde can ya da mal kaybı olup olmadığına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adana’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST’e katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Komisyon üyeleri, Demirören Medya Grubu’nun standını ziyaret etti. Komisyon üyeleri, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle de bir araya geldi. Komisyon Başkanı Mustafa Varank da stand içerisinde yer alan podcast odasında Radyo D’nin konuğu oldu.
‘TÜRKİYE’NİN SAHİPLENDİĞİ BİR MARKA’
TEKNOFEST’in Türkiye’nin sahiplendiği bir marka haline geldiğini anlatan Varank, “TEKNOFEST’te yarışmacı kardeşlerimize farklı kategorilerde yarışacakları görevler veriyoruz. Bu alanda proje ve fikirlerini ortaya koyan gençlerimiz yarışıyorlar. Neticede en güzel fikir ve ürünü ortaya koymaya çalışıyorlar. Gençlerimiz aynı zamanda insansız sualtı araçlarından nükleer teknolojilere kadar farklı alanlarda projeler ortaya koyarak yarışmayı gerçekleştiriyor. İlerde bu alanlarda çalışma yapacak gençlerimizi yönlendirebilmek, onlara yatırım yapabilmek ve onların eğitimlerine katkı sağlayabilmek adına çok önemli” dedi.
‘BU YIL TEKNOFEST’E 1 MİLYON 650 BİN GENÇ KATILDI’
TEKNOFEST’e vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Varank, festivalin çok güzel geçtiğini kaydetti. Varank, gençlere, hayallerinin peşinden koşmaları ve ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret veren Varank, devletin bu alanda çeşitli destekler sunduğunu da vurgulayarak, “Gençlere öğüdümüz şu olsun; mutlaka hayallerinin peşinden koşsunlar, ‘Ben yapamam’ demesinler, ‘Ben başaramam’ demesinler, ‘Bu zor’ demesinler. Hayal etsinler ve o hayallerinin peşinden gitsinler. Bu yıl TEKNOFEST’e 1 milyon 650 bin genç katıldı. Dünyada bu manada çok gencin katıldığı teknoloji etkinliği yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ilgi artarak devam edecek” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Adana’da gerçekleştirilen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne (TEKNOFEST) katılan gençlere tavsiyelerde bulundu. Varank, gençlerden hayallerinin peşinden koşmalarını isteyip, ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret verdi.
Adana’da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST’e katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Komisyon üyeleri, Demirören Medya Grubu’nun standını ziyaret etti. Komisyon üyeleri, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle de bir araya geldi. Komisyon Başkanı Mustafa Varank da stand içerisinde yer alan podcast odasında Radyo D’nin konuğu oldu.
‘TÜRKİYE’NİN SAHİPLENDİĞİ BİR MARKA’
TEKNOFEST’in Türkiye’nin sahiplendiği bir marka haline geldiğini anlatan Varank, “TEKNOFEST’te yarışmacı kardeşlerimize farklı kategorilerde yarışacakları görevler veriyoruz. Bu alanda proje ve fikirlerini ortaya koyan gençlerimiz yarışıyorlar. Neticede en güzel fikir ve ürünü ortaya koymaya çalışıyorlar. Gençlerimiz aynı zamanda insansız sualtı araçlarından nükleer teknolojilere kadar farklı alanlarda projeler ortaya koyarak yarışmayı gerçekleştiriyor. İlerde bu alanlarda çalışma yapacak gençlerimizi yönlendirebilmek, onlara yatırım yapabilmek ve onların eğitimlerine katkı sağlayabilmek adına çok önemli” dedi.
‘BU YIL TEKNOFEST’E 1 MİLYON 650 BİN GENÇ KATILDI’
TEKNOFEST’e vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Varank, festivalin çok güzel geçtiğini kaydetti. Varank, gençlere, hayallerinin peşinden koşmaları ve ‘Ben yapamam’ dememeleri konusunda cesaret veren Varank, devletin bu alanda çeşitli destekler sunduğunu da vurgulayarak, “Gençlere öğüdümüz şu olsun; mutlaka hayallerinin peşinden koşsunlar, ‘Ben yapamam’ demesinler, ‘Ben başaramam’ demesinler, ‘Bu zor’ demesinler. Hayal etsinler ve o hayallerinin peşinden gitsinler. Bu yıl TEKNOFEST’e 1 milyon 650 bin genç katıldı. Dünyada bu manada çok gencin katıldığı teknoloji etkinliği yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bu ilgi artarak devam edecek” diye konuştu.
Haber-Kamera: Narin KAZAK/ADANA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli ziyaretler için Kayseri‘ye geldi. Bakan Tekin’in kentteki programları, basına kapalı olarak gerçekleşti.
Bakan Yusuf Tekin, sabah saatlerinde geldiği kentte, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte yapımı devam eden Havacılık ve Uzay Bilimleri Lisesi’nde incelemelerde bulundu. Ardından Kayseri Lisesi’nde ‘Öğretmenler Odası Buluşmaları’ programına katılan Bakan Tekin, tarihi lisenin önünde, öğretmen ve öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılandı. Kayseri Lisesi’ndeki program öncesi açıklama yapan Yusuf Tekin, “Okulu görelim. Çok güzel bir okul. Burada inşallah güzel bir toplantı yapacağız. Ben böyle köklü okulları seviyorum. Bütün okullarımız böyle bir geleneğe sahip olsun istiyorum” dedi.
Engelli öğretmenler ve ‘Piktes’ için atama bekleyen öğretmen adayları, Bakan Tekin’e kadro istediklerini söyledi. Program, basına kapalı oturumda devam etti.
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IĞDIR’da 204 arkadaşıyla birlikte işten çıkarılan Sibel Yavuz’un (30) ilkokul 1’inci sınıf öğrencisi kızı Ecrin Mina Yavuz (6), ödevlerini oturma eyleminin sürdüğü çadırda yapıyor.
Kentte ’31 Mart Yerel Seçimleri’nde, Belediye Başkanlığı görevine gelen DEM Parti’li Mehmet Nuri Güneş tarafından 5 Temmuz’da gönderilen SMS ile iş akitleri sona eren 204 işçi, 8 Temmuz’da başladıkları oturma eylemini sürdürüyor. Belediye binası önüne kurdukları çadırda eylem yapan işçilerden Sibel Yavuz’un, Hüsnü Özyeğin İlkokulu 1’inci sınıf öğrencisi kızı Ecrin Mina, ödevlerini burada yapıyor. Sabah saatlerinde çadıra gelen Ecrin Mina, öğleden sonra okuluna gidiyor.
Belediyeye ait kütüphanede çalışırken DEM Parti’li belediye yönetimi tarafından temizlik işlerine görevlendirildikten sonra işine son verildiğini belirten Sibel Yavuz, “Eylem sebebiyle 1’inci sınıfa giden kızım Ecrin Mina’nın ödevlerini evde yapamıyoruz. Onunla çadırda derslerini tamamlıyoruz. İşsiz olduğumuz için kırtasiye malzemelerini alamıyoruz. İnşallah bir an evvel işimize döneriz” dedi.
Annesinin de katıldığı eylem sebebiyle vaktinin çoğunu çadırda geçirdiği belirten Ecrin Mina, çok fazla ses olması sebebiyle ev ödevlerini yaparken zorlandığını söyledi. Ecrin Mina, annesinin bir an evvel işine geri dönmesini istedi.
Bu arada Belediye-İş Sendikası Iğdır Şube Başkanı Himmet Bozan, haklarını geri alıncaya kadar eylemlerinin süreceğini bildirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Girift İHA takımı, 2 yıllık çalışmayla yeni nesil dikey iniş ve kalkış yapabilen uçuş sistemi kullanan İHA’yı üretti.
Projenin patentini alan 12 kişilik ekip, İHA’nın yanı sıra geliştirdikleri akıllı mühimmat teknolojisiyle, İHA’dan fırlatıldıktan sonra konumuyla anlık takibi sağlanabiliyor, hem de düşman eline geçmesini önlemek için kendini imha etme özelliğini taşıyor.
Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST Adana’da sergilenen İHA, tampon bölgeler arasındaki görüntü işleme yaparak tarayabilirken, saatte 120 kilometre hızla 400 metre irtifada seyir alabiliyor.
Öğrencilerden takım pilotu Emre Yılmaz, AA muhabirine, 19-23 Eylül’de TEKNOFEST Kahramanmaraş’ta Uluslararası İnsansız Hava Aracı Yarışması’nda finalist olduklarını söyledi.
İHA’nın tasarım ve yazılımının kendilerine ait olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“İnsansız hava aracına entegre ettiğimiz, görüntüleme sistemi yardımıyla belirlenen alanlar taranarak, akıllı mühimmatlar bırakılıyor. Yine bu mühimmatları takımımız geliştirdi. Bırakılan akıllı mühimmatlar, kendi geliştirdiğimiz yer istasyonu tarafından kontrol ediliyor.”
Yılmaz, mühimmatın anlık takip edilebildiğini belirterek, “Akıllı mühimmat anlık olarak bırakıldığı yerin konum bilgisini, yükseklik, basınç, nem gibi bilgileri yer istasyonuna iletiyor. Akıllı mühimmat yakınında insan hareketi algılandığında, üzerinde bulunan sensörler aracılığıyla kendisini patlatarak, görevini sonlandırmış oluyor.” diye konuştu.
Aracın kompozit malzemeden üretildiğini anlatan Yılmaz, projelerini daha da geliştirmek için çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bugün Bahçeli ile görüşen Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, Bahçeli’nin o anlara ilişkin kendisine yaptığı açıklamayı şöyle ifade etti:
“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN KONUŞMASI BENİ HAREKETE GEÇİRDİ”
Burhan’ın paylaştığı bilgilere göre Bahçeli “Beni harekete geçiren Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmadır” dedi ve Erdoğan’ın Meclis açılışındaki ‘İktidar ve muhalefetiyle hasımlarımıza korku verecek bir şekilde çalışması elzemdir’ şeklindeki konuşması üzerine DEM Partililerin elini sıkma kararı aldığını belirtti.

“KENDİ ÜLKEMİZDE BARIŞI SAĞLAMAK LAZIM”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’te düzenlenen yeni yasama yılı resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlamış, Özel ve Bakırhan ile tokalaşmasının sorulmasına karşılık Bahçeli, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım” yanıtını vermişti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖLENLER ARASINDA SAĞLIK GÖREVLİLERİ VAR
İsrail’in saldırılarına ilişkin bilgi veren Lübnan resmi ajansı NNA, saldırıda aralarında sağlık çalışanlarının da bulunduğu 7 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de kayıp olduğu belirtildi. İsrail savaş uçaklarının saldırısında Ayterun beldesindeki sağlık merkezi tamamen yıkıldı.

ÖLÜ SAYISI 1928 OLDU
Lübnan hükümetine bağlı Afet Risk Yönetimi Biriminden yapılan açıklamada, 8 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında ölenler, yaralananlar ve saldırılar nedeniyle yerinden edilenlere ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, son iki gün içinde çoğunluğu güney bölgeler ve başkent Beyrut’un Dahiye bölgesi olmak üzere Lübnan’ın çeşitli noktalarına yaklaşık 134 hava saldırısı düzenlendiği kaydedildi. İsrail saldırıları nedeniyle 8 Ekim’den bu yana 1 milyon 200 bin kişinin yerinden, bu kişilerden 160 bin 200’ünün sığınma merkezlerine yerleştirildiği belirtildi. Son 24 saatte İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 55 kişinin daha hayatını kaybettiği, 156 kişinin de yaralandığı kaydedildi. Yaşanan son kayıplarla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 1928, yaralı sayısının da 9 bin 290 olduğu bildirildi.

HİZBULLAH, İSRAİL’E AİT 3 TANKI İMHA ETTİĞİNİ DUYURDU
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Misgav Am ve Kfar Giladi yerleşimleri arasında İsrail askerlerinin bulunduğu bir noktanın “tam isabetle” vurulduğu belirtildi. İsrail’in kuzeyinde yer alan Abirim’de bir başka askeri noktanın daha vurulduğu, Misgav Am ile Lübnan’ın El-Adise kasabası arasındaki İsrail askerlerinin hedef alındığı saldırıda ise ölen ve yaralananların olduğu ifade edildi. Lübnan’ın güneyindeki Marun er-Ras kasabasına doğru ilerleyen İsrail’e ait 3 tankın güdümlü füzelerle imha edildiği, kasabaya sızmaya çalışan piyade güçlerini hedef alan saldırıda da ölen ve yaralananların olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca Lübnan sınırı yakınlarındaki İsrail’in Shtula yerleşiminde askerlere yönelik isabetli bir saldırı gerçekleştirildiği, kasabanın doğusunda ilerleyen İsrail askerlerinin kurşun yağmuruna tutulduğu ve buradaki çatışmaların devam ettiği bilgisi verildi.

İSRAİL’İN KUZEYİNDEKİ BAZI BÖLGELERDE ELEKTRİK KESİLDİ
İsrail’deki Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Lübnan’dan atılan füzeler, Yukarı Celile’deki Kfar HaNassi’de bir eve doğrudan isabet etti. Saldırı can kaybı ya da yaralanmaya yol açmadı. Lübnan’dan atılan füzeler, Ayelet Hashahar’daki tarım bölgesinde ise yangına neden oldu.Ayrıca Yukarı Celile’deki Mahanayim ile Kafr HaNassi’de de elektrik kesintisi yaşandı. İsrail polisi ise füzelerin düşmesinin ardından Yukarı Celile’deki mülklerin bazılarında hasar oluştuğuna dair ihbarlar aldıklarını aktardı. İsrail, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, Lübnan’dan yaklaşık 100 füze atıldığını tespit ettiklerini; yaklaşık iki saatte Batı Celile’nin açık alanlarına düşen füzelerin bir kişinin yaralanmasına ve maddi hasara neden olduğu aktarmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vatandaşın TBMM’den beklentilerine değinen AK Parti Milletvekili Oğuz Üçüncü, “Tartışma olsun, hatta sert de olabilir ama özellikle burada partilerin birbirleriyle olan münasebetlerinin topluma da yansımalarının, toplumdaki gerginliklere yer yer sebebiyet verdiğini vatandaşlarımız bizlerle paylaştı. İkinci beklenti ekonomi. Özellikle cuma namazı ve vakit namazı sonrası vatandaşla yaptığımız hasbihalde emekli büyüklerimiz bir yandan tatlı tatlı eleştirirken, öte yandan da geçimin zorluklarından, hayat pahalılığının getirmiş olduğu sıkıntılardan haklı olarak bahsettiler. Aynı hayatı yaşıyoruz, aynı hayatın içerisindeyiz. Biz de elbette bu artışlardan etkileniyoruz. Oradaki insanlarımız sabırlı olduklarını, bu sürecin çözümünün hızlı olmayacağını anladıklarını, ancak eşit davranılması gerektiğini, herkesin kemer sıkması gerektiğinin altını kalın kalın çizdiler. Bunu yaparken de yer yer tatlı sert uyarıları da oldu. Özellikle bundan sonra yapılacak uygulamaların; EYT ve benzeri çalışmaların maliyetlerinin topluma getirmiş olduğu yükümlülüklerin iyi hesaplanması gerektiğini ve toplumsal baskının bazen konularda yoğunlaşsa bile bunun neye mal olacağının iyi hesaplanması gerektiğini de söylüyorlar. Haklı eleştirileri var ama aynı zamanda biz hem hükümet olarak hem devlet yönetimindeki büyüklerimiz olarak burada denge politikası gütmek mecburiyetindeyiz. İnsanlarımız özellikle hayat pahalılığıyla ilgili, enflasyonla ilgili yani fiyat artışlarının frenlenmesiyle ilgili beklentilerini ifade ediyorlar ve o konuda da eğilimin artık aşağı yönlü olması gerektiğini ve bunun sahada hissedilebilir olması gerektiğini de hatırlatıyorlar.
“YAPMAMIZ GEREKEN VERGİDE ADALETİ SAĞLAMAK”
Üçüncü sözlerine şöyle devam etti: “Yapmamız gereken, verginin kendisini değil, verginin tabanını, vergi ödeyen insanların sayısını eşit şekilde yükseltmek ve özellikle lüks ve benzer harcamalar yapan bir kesimin vergiye yansımayan bir durumu varsa onunla ilgili gerekli çalışmaları yapmak. Burada bir sermaye düşmanlığından ziyade yatırımla lüks harcamanın ayrımını yapmak suretiyle, oradaki vergiyi de dengelemek suretiyle bir çalışma yapmak. Burada önemli olan, yatırımların önünün kesilmemesi. Yüksek faizlerin tabi bir anlamda paranızı mevduatta tutma gibi bir cazibesi var, bunu görerek buna rağmen yatırım yapan herkesi teşvik etmek, onların çok önemli bir işlev gördüğünü bilmek, ihracata yönelmiş, katma değer üreten sanayicimizin ve işadamlarının işlerini kolaylaştırmak, daha büyük piyasalara açılmak için çalışmalarını yükseltmek.
“ERKEN SEÇİMİN ŞU AN ZAMANI DEĞİL”
Orta Vadeli Programı titizlikle uygulamaya çalışan, bu uğurda yer yer vatandaşlarımızdan sert eleştirilere maruz kalan ve muhatap olan iktidar partisinin bu dönemde programın başarıya ulaşmasını gerektirirken, bu yöndeki çalışmaları yoğunlaştırmamız gerekirken erken seçim tartışmasının boş bir tartışma olduğunu, ülkeye karşı sorumsuzluk olduğuna inanıyorum. Nitekim insanlarımız son bir sene içerisinde siyasi tercihlerini kullandılar. Gerek Cumhurbaşkanlığı seçimimizde gerek Meclis seçimlerimizde, yerel seçimlerde iradelerini ortaya koydular. Özellikle yerel seçimlerde iktidar partisine sarı kart göstermek suretiyle mesaj vermiş oldular. Bizim şu an sorumluluğumuz OVP’yi uygulamak, enflasyondaki düşüşün devamını sağlamak, ama bunları yaparken de bu ülkenin bulunmuş olduğu coğrafya itibarıyla hangi ateş çemberi içerisinde yer aldığını da unutmadan bunları yapmak. Erken seçimin şu an zamanı değil.
“TÜRKİYE ADİL BİR DÜZENİN KURULMASINA ÖNCÜLÜK EDECEK”
Özellikle Batı devletlerinin uluslararası hukuk diye Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaştan sonra telkinlerini hatırlıyoruz ve Rusya’nın yerine İsrail’i, Ukrayna’nın yerine Filistin’i koyduğunuzda bakıyorsunuz şu an İsrail’e dur diyen uluslararası toplum yok. Mahalledeki küçük çocuk herkese meydan okuyor. Niye okuyabiliyor? Çünkü arkasında abisi duruyor sürekli. Bu böyle olduğu müddetçe hem uluslararası hukuk hem uluslararası hukuk sistemi ve aynı zamanda bunun geçerliliği gün be gün soru işaretiyle devam ediyor. Bundan sonra hangi devlet uluslararası hukuka uysun? Yapmamız gereken şey, ülke olarak güçlü olmak ve mazlumların sesini duyurmaya devam etmek. Bu zulümler bir gün bitecek ve yerine adil, refah içerisinde yaşayabileceğimiz bir dünyanın inşası için Türkiye öncü olacak.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SİYASETİN ÇÖZMESİ GEREKEN KONULAR VAR”
Saadet Partisi Milletvekili Çalışkan şöyle konuştu: “Temmuz tatili oluşunda çok gergin bir dönem yaşadık. Bu başlangıçta muhtemelen yarım kalan dosyaların tamamlanması, o gerginliğin devam edeceği anlaşılıyor. Ülkemizde birtakım insanlar ülkenin gergin ortamından menfaat elde ettiğini düşünüyor. Bu doğru değil. Siyasetin çözmesi gereken sorunlar var. Geçtiğimiz yıl toplam 70 kanun görüşüldü, 50’si uluslararası sözleşmeler. Yalnızca 20’si, ki bunların 13’ü torba yasa. Dolayısıyla çıkan 7 tane yasa var. Maden yasası, turizm yasası, vergi yasası gibi ve çok kadük kalan bir dönem yaşadık. Temennim, bu dönem biraz daha faydalı bir dönem olsun. Dolu konular, milletin, memleketin yararına kanunlar müzakere edilsin, ama bugünden ortaya çıkan tabloya bakacak olursak, iyimser misiniz derseniz çok iyimser olduğumu söyleyemem ama artık ateş bacayı sardı.
“CUMHURBAŞKANI TEHLİKEYİ GÖRDÜ”
Bir yılı aşkın bir süredir Gazze’de devam eden savaş yeni bir boyut kazandı. Küresel statüye geçti. Siyonist işgalci katiller sadece Gazze’de soykırım uygulamıyor, Lübnan’a, Suriye‘ye, Irak’a, İran‘a, Yemen’e aynı anda 5 ayrı hedef seçtiler ama şunu net bilmeliyiz ki bu 5 hedeften sonraki hedef direkt Türkiye. Artık bunu da Sayın Cumhurbaşkanı gördüğü için bir taraftan Mısır Cumhurbaşkanı ile barış imzalama noktasına gitti, bir taraftan da Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a zeytin dalı uzatıyor. Netice alınmıyor henüz ama mutlaka yapılması gerekir, çünkü gerçekten çok tehlikeli boyuttayız.
“TÜRKİYE BÖLGE ÜLKELERİYLE ORTAK ADIMLAR ATMALI”
Önümüzdeki yasama döneminde cari kanunlar mutlaka görüşülecek, ama esas gündemde olması gereken şey şu: etrafımızdaki ateş çemberi. Buna yönelik hangi adımlar atılabilir, bunlar olmalı. Bugüne kadar yapıldığı gibi tribünlere mesaj vererek “Katil İsrail” deyip de üçüncü ülkeler üzerinden eğer İsrail‘e yakıt göndermeye devam edersek bu ateş bizi bizzat yakar. Bir kere samimiyet gerekir. Bugün tehlike çok ciddi boyutta. Bu bir felaket tellallığı değil, düpedüz yaşadığımız hadiseler. Bu açıdan Türkiye eğer adım atarsa yeterince kararlı bir duruş ortaya koymalı, sonra da bölgedeki, mesela İran ile, Suriye ile, Mısır ile, Pakistan ile bölge ülkeleriyle adım atarak bu ateşin frenlenmesine katkısı olabilir. İsrail bölgede bir ada ülkesi. Etrafı tümüyle Müslüman ülkelerle kuşatılmış, sarılmış ülke. Dolayısıyla bu işgalci katillere hava sahamızı, kara sularımızı kapatsak İsrail nefes bile alamaz. Ama görüyoruz ki bugün iktidar, ülkemizdeki protestoları bile yönlendiriyor. Gidin falanca kafeyi basın ama sakın BOTAŞ’a laf etmeyin. Gidin falan meydanda fotoğraf sergisi düzenleyin, ama bir taraftan da iktidara yönelecek gerçekçi adım isteyen protesto olursa yabancıysa sınır dışı ediliyor, yerliyse coplanıyor. Böyle bir ikiyüzlü tavırla maalesef karşı karşıyayız. Gazze’de yaşanan, Lübnan’da yaşanan soykırıma acilen samimi adım atılmalı, derhal tepki gösterilmeli.
Deprem bölgesindeki insanların mağduriyetleri aynen sürüyor. Bu noktada bölgeye günübirlik bakan göndererek, poz vererek değil, gerçekçi adımlar atılarak iş yapılmalı. Elbette bazı adımlar atıldı ama ihtiyaç karşısında bu yapılanlar son derece yetersiz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Muhalefete yüklenen Özdağ, “Muhalefetin bugün Meclis’te çıkan hiçbir kanuna kesinlikle dahli olmuyor. Komisyonlardan rahatlıkla geçiyor, geliyor. Ve milletimize sesleniyorum. Bizi ne bekliyor, onları ne bekliyor? Bu 15 ay içinde çıkardıkları bu 70 kanun sizi zengin ettiyse, mutlu ettiyse bunlara oy vermeye devam edin. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde parlamento çok güçlü olacaktı, parlamento milletvekillerinin kanun teklifleriyle yönetilecekti; asla böyle bir şey söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.
“2027’DE ERKEN SEÇİM OLACAK”
Özdağ açıklamasına şöyle devam etti: “Sayın Erdoğan geçmişte de Sayın Devlet Bahçeli ile beraber seçim olmayacağını söyledi. 15 gün sonra erken seçim kararı almışlardı. Sayın Erdoğan ve arkadaşları kendilerinin lehine ne zaman olacaksa o zaman erken seçim kararı alırlar çünkü kendisi tekrar aday olmak istiyor. Bugün getirmiş oldukları Anayasa değişikliği teklifi de Sayın Erdoğan’ı tekrar aday yapmak adına yapılacak bir anayasa değişikliği teklifidir. Dördüncü kez seçtirmek içindir. %40+1’i oluşturmak için yapılan bir hamledir. Erken seçim olacak ama 2027’de olacak.”
“SİYASİ PARTİ KANUNUNA İHYACIMIZ VAR”
Türkiye‘nin bir anayasaya ihtiyacı var mı? Var. Ama bu anayasayı bu Meclis yapamaz. Mevcut anayasaya uymayanlar yeni anayasa yapamazlar. Bizim Bakanlara verdiğimiz önerilere cevap verilmiyor. Buna cevap vermemenin cezası müebbet hapistir. Siyasi parti kanununa ihtiyacımız var. Meclis iç tüzüğüne ihtiyacımız var.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL “İSTENMEYEN ADAM” İLAN ETTİ
Guterres’in yaptığı itidal çağrısı Tel Aviv yönetimini ise epey kızdırdı. İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ülkeye girişini yasakladı.
“İRAN’IN SALDIRISINI YETERİNCE KINAMADI” SUÇLAMASI
İsrail‘in, Guterres’i “istenmeyen kişi” ilan ederek, İran’ın dünkü füze saldırısını “yeterince kınamadığı” için bu kararı aldığı bildirildi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres.
“GUTERRES, BM TARİHİNDE BİR LEKE OLARAK HATIRLANACAKTIR”
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Genel Sekreter Guterres hakkında, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bugün İsrail‘de istenmeyen kişi ilan edildi ve ülkeye girişi yasaklandı. İran’ın İsrail‘e yönelik saldırısını kesin bir dille kınayamayan biri, İsrail topraklarına ayak basmayı hak etmiyor demektir.
Bu Genel Sekreter, 7 Ekim’de Hamas tarafından gerçekleştirilen katliamı ve cinsel vahşeti henüz kınamamış ve Hamas’ın terör örgütü ilan edilmesi için herhangi bir çaba sarf etmemiştir. Hamas, Hizbullah, Husiler ve şimdi de küresel terörün anavatanı olan İran’dan teröristlere, tecavüzcülere ve katillere destek veren bir Genel Sekreter, BM tarihinde bir leke olarak hatırlanacaktır. İsrail, Guterres olsun ya da olmasın, vatandaşlarını savunmaya ve ulusal onurunu korumaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Erdem AksoyHaberler.com – Dünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İRAN Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanarak sert bir yanıt verdiklerini açıkladı. Pezeşkiyan, “Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la bir çatışmaya girmeyin” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna karşı İran’ın verdiği tepkiyi savundu. Pezeşkiyan, “Meşru haklarımız çerçevesinde ve bölgedeki barış ve güvenlik için İsrail’in saldırılarına karşılık verdik. Bu adım, İran’ın çıkarlarını ve vatandaşlarını korumak için atılmıştır” ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya hitaben konuşan Pezeşkiyan, “İran savaş yanlısı bir ülke değil, ancak her tehdide kararlılıkla karşılık verir. Bu sadece gücümüzün küçük bir kısmı. İran’la çatışmaya girmeyin” uyarısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Buradan bir kez daha Gazze’de acil kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması çağrımızı tekrarlıyorum. Lübnan halkının ve hükümetinin de bu süreçte yanında olmamız gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Stubb’u Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bildiğiniz üzere Finlandiya geçtiğimiz sene NATO üyesi olmuştur. Dostluk bağlarımıza NATO müttefikliğinin eklenmesi, ikili iş birliğimizi yeni bir boyuta taşımıştır. Bugün de görüşmelerimiz vesilesiyle kıymetli mevkidaşımla Türkiye-Finlandiya ilişkilerini geliştirme yönünde ortak irademizi teyit ettik. İkili ticaret hacmimiz bir önceki yıla kıyasla geçtiğimiz sene yaklaşık yüzde 6’lık artış göstererek 2,2 milyar dolar seviyesini aşmıştır. Müşterek gayretlerimizle 5 milyar dolarlık hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Önümüzdeki sene Finlandiya’da düzenlemeyi planladığımız Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu Toplantısını bu bakımdan önemsiyoruz” dedi.
‘BU ALANDA ATILAN ADIMLAR MEMNUNİYETLE TAKİP EDİYORUZ’
Erdoğan, görüşmede NATO müttefikleri olarak savunma sanayi alanındaki iş birliğini de ele aldıklarını ifade ederek, “Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği sürecinde üçlü muhtırayla tesis ettiğimiz daimi ortak mekanizma, terörle mücadele iş birliğimizin güçlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu alanda atılan adımları da memnuniyetle takip ediyoruz. Tabii beklentilerimizi de en üst düzeyde aktarıyoruz” diye konuştu.
‘İŞ BİRLİĞİMİZİ DERİNLEŞTİRMENİN KÜRESEL MEYDAN OKUMALARLA MÜCADELE BAKIMINDAN ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ’
Erdoğan, Türkiye’nin kalıcı barış, istikrar ve refah ortamının tesisi için ara buluculuk konusunda öncü bir rol oynadığını belirterek şunları söyledi:
“Finlandiya ile Arabuluculuk Dostlar Grubunun eş başkanlığını yürütmekteyiz. Bu alandaki iş birliğimizi derinleştirmenin, küresel meydan okumalarla mücadele bakımından önemli olduğuna inanıyoruz. Görüşmelerimizde ikili münasebetlerimizin yanı sıra Gazze’de yaşanan soykırım, Lübnan’a sıçrayan Orta Doğu yangını ile Türk- Avrupa Birliği ilişkileri başta olacak şekilde güncel meseleleri değerlendirdik. Finlandiya’nın Avrupa Birliği’ne üyelik sürecimize yönelik desteğini artırarak sürdürmesine dair beklentimi Sayın Stubb ile paylaştım. İstişarelerimizde Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan desteğimizin bir kez daha altını çizdik. Ukrayna’daki yıkımın bir an evvel son bulması ile adil ve nihai bir çözüme ulaşılmasının ancak diplomasi yoluyla mümkün olduğuna dair kanaatimi Sayın Cumhurbaşkanına ifade ettim”
‘FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASI DAHA BÜYÜK ANLAM İFADE EDİYOR’
Erdoğan, Gazze ve Lübnan’a yönelik İsrail saldırganlığının da gündemlerinin odağında yer aldığını vurgulayarak, “İsrail’in katliamlarıyla ilgili tavrımızı hem Birleşmiş Milletler’de hem de bugün Meclisimizde açık yüreklilikle dile getirdim. İsrail’in hakka, hukuka aykırı işgal ve ilhak arayışına karşı tavrımız, tüm devletlerin ve uluslararası kuruluşların asli görevidir. Buradan bir kez daha Gazze’de acil kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması çağrımızı tekrarlıyorum. Lübnan halkının ve hükümetinin de bu süreçte yanında olmamız gerekiyor. Güvenlik Konseyi başta olmak üzere barışı ve güvenliği sağlamakla görevli uluslararası teşkilatların etkisiz kaldığı bu ortamda Filistin Devleti’nin tanınması, daha büyük anlam ve önem ifade ediyor. 7 Ekim’den bu yana 9 ülke Filistin Devleti’ni tanımıştır. Hala bunu yapmayan ülkelere Filistin Devleti’ni tanıma çağrımızı tekrarlıyoruz” diye konuştu.
Finlandiyalı bir gazetecinin, Finlandiya’nın ve İsveç’in NATO’ya üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanma süreciyle ilgili bir sorusu üzerine Erdoğan, “Finlandiya’yı biz öyle zannedildiği gibi bekletmedik” diye yanıt verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışı kapsamında düzenlenen resepsiyona katıldı. Tunç, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Narin Güran cinayetine ilişkin bir soru üzerine Tunç, şöyle konuştu:
“Narin evladımızla ilgili soruşturma devam ediyor. 21 Ağustos’ta Narin kızımız kaybolmuştu, 19 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Sağ salim bulmak için yüzlerce insan seferber oldu ama maalesef acı bir olayla karşı karşıya kaldık. Narin evladımızı bu şekilde hunharca katledenlerle ilgili adli soruşturmanın başından beri etkin bir şekilde devam ettiğini söyleyebeliriz. Burada özellikle soruşturma gizli, birçok husus kamuoyuna yansımayabilir yansımadı da. İfadeler kamuoyuna yansıyor çünkü ifadeler gizlilik kapsamında değil. Bu arada tabii ifadelerden herkes tahmin yürütmeye devam ediyor basın-yayın kuruluşlarında. Bu anlamda onu da söyleyelim soruşturmanın gizliliği esas ve bu soruşturmanın gizliliğine ve selametine etki etmemek lazım. Bu konuda hepimizin sorumlu davranması lazım.
“Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu”
Tespit edilen adli tıp raporları var, DNA test bulguları var. Hem Narin kızımızdan elde edilen bulgular hem de tespit edilen plakalı araçlardan elde edilen DNA’lar kriminal incelemeye tabi tutuldu. Hem Van’da hem Diyarbakır’da hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda… Tüm bu bulguların hepsi dosyada mevcut. HTS kayıtları, geriye dönük kim kiminle görüşüyor ve baz çakışmaları, kim hangi zamanda, nerede kimlerle buluşmuş tüm bu baz çakışmaları, daraltılmış baz çakışmaları son zamanda yapılıyor. Sonradan tespit edilen kameralar var, bu kameralar toplandı. Bazı evlerde konulmuş kameralar tespit edildi, bunlar TÜBİTAK incelemesine tabi tutuldu. Çünkü orada ses ve görüntü incelemesi yapmak gerekiyor. O boğuk seslerin özellikle konuşmaların netleştirilmesiyle ilgili teknik bir çalışma yürütülüyor.
“28 şüpheli var, 12’si cezaevinde”
Tüm bunlar, ifadeler 28 şüpheli var 12’si cezaevinde tutuklu. Dolayısıyla hem onların ifadeleri, sonradan çelişkili ifadeler ve sonrasında yeniden ifadeler alınıyor. Tüm bunların hepsi değerlendirilecek. Tüm deliller Cumhuriyet başsavcaılarımız tarafından etkin bir şekilde değerlendirilecek, sonunda bir iddianame ortaya çıkacak ve Narin evladımızın katilleri yargı huzuruna çıkarılıp Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır cezaya çarptırılacaktır. Bu konuda milletimizin herhangi bir şüphesi olmasın. Etkin bir şekilde soruşturma devam ediyor. Hatta bir ara yayın yasağı getirildi. Buna bazı eleştiriler oldu ‘acaba ne gizleniyor’ gibi. Yayın yasağı da kaldırıldı ama kaldırılması demek her şeyi olur olmaz bazı ifadelerle soruşturmayı yanlış yöne sevk edecek şeylerden de kaçınmak lazım. Bu konuda basının da duyarlılığına şimdiden taşekkür ederiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, ayağa kalkma tartışmaları ile ilgili “Seneye geldiğinde ekstra şartlar oluşmaz, bu meclise bir saygısızlık olmazsa ve seneye kadar seçim yapılmazsa yine ayağa kalkarız. Ondan sonraki senesi yok zaten. O zaman Sayın Erdoğan’ın grubu Cumhuriyet Halk Partili bir cumhurbaşkanı için kalkacak” dedi.
CHP Lideri Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘ayağa kalkma’ tartışmaları ile ilgili açıklamasının sorulması üzerine, “Bu açıklamanın cevap verilecek bir kısmı var. Onun yeri bu yüce çatı değil. Parti içi bir meseleye burada cevap vermema ama cevap verilecek bir kısmı var. Katıldığım tarafı da şu; Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten sadece halk için ayağa kalkar. Biz 31 Mart seçimlerinden sonra Ankara’da emekliler için ayağa kalktık. Yerel seçimlerden sonra ilk miting ne zaman yapılmış diye geçmişe bakarsanız yıllar sonra olduğunu görürsünüz. Emekçiler için Gebze’de ayağa kalktık. Tarımdaki sorunları duyduk Rize’de çay üreticileri için ayağa kalktık. Gaziantep’te fıstık üreticileri, Hayrabolu’da fındık üreticileri ve Fındık üreticileri için ayağa kalktık. Manisa’da tarımın bütün sorunları için ayağa kalktık. Atanamayan öğretmenler için ayağa kalktık. Yani biz halk için yerel seçim zaferinden sonra hiç oturmadık. Ben 5 Kasım sürecine giderken de bugüne gelirken de çizgimizde bir milim sapma yok. Dün böyle dediğimizi başka türlü yapmıyoruz. Millet de bunu takdir etti 47 yıl sonra bizi birinci parti yaptı. Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22 yıllık süreçte ilk kez önüne geçildi, hem de öyle böyle önüne geçilmedi. Biz ne yaptığımızı biliyoruz ve inanılmaz biçimde toplumsal karşılığı var. O yüzden içim çok rahat ama bahsettiniz paylaşımın cevap verilmesi gereken diğer kısmına burada yanıt vermem parti terbiyeme uymaz” dedi
‘YİNE AYAĞA KALKARIZ’
Özgür Özel, ayağa kalkma tartışmaları ile ilgili, “Biz bugüne kadar Abdullah Gül’e her zaman, Erdoğan’a 4 kez kalktık ama siyasi tansiyona göre kalkmadığımız da oldu. Ben siyasetin böyle gündeme gelmesinin millete yararı olduğunu düşünmüyorum. Biz makama saygıdan dolayı gelirken yeminine uygun bir konuşma bekleyerek ayağa kalktık. Konuşma bir siyasi parti lideri konuşmasıydı, giderken kalkmadık. Seneye geldiğinde ekstra şartlar oluşmaz, bu meclise bir saygısızlık olmazsa ve seneye kadar seçim yapılmazsa yine ayağa kalkarız. Ondan sonraki senesi yok zaten. O zaman Sayın Erdoğan’ın grubu Cumhuriyet Halk Partili bir cumhurbaşkanına kalkacak. Normalleşme dediğimiz; Devlet Bey’e DEM ile de el sıkıştırır, emeklinin, çiftçinin, esnafın, işçinin, memurun sorunu konuşulsun diye, ayağa kalktı kalkmadı tartışmalarını bir kenara bırakır milletin derdini konuşturur” ifadelerini kullandı.
‘FİLİSTİN’E ÖZEL UÇAK OPSİYONUNU KULLANARAK GİDECEĞİZ’
Gazze ve İsrail konusundaki gelişmeleri de değerlendiren Özel, “İsrail’in geçen sene Kasım ayından beri, devlet terörü yaptığını her zaman söylüyoruz. Söylemeye de devam edeceğiz. Başta ikinci başkanı olduğum Sosyalist Enternasyonal olmak üzere dünyanın her yerinde bu meseleyi dikkatlere sunuyorum ve Filistin için destek istiyorum” diye konuştu.
Filistin’e gidip gitmeyeceği sorulması üzerine konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı;
“Mahmut Abbas yaptığımız telefon görüşmesinde ben ’15 Nisan’da Filistin’e gelecektim, sözleşmiştik’ deyince ‘Özgür Özel ve CHP bizden gün beklemez, geleceği günü bize bildirir’ dedi. Özel uçak opsiyonunu da kullanarak gideceğiz. Dışişleri Bakanlığı ‘Güvenliğinizi sağladığımız gün uçuşa izin vereceğiz’ dedi. Bu ayın sonuna doğru bir tarih vereceklerini söylediler. Ayrıca biz Filistin’de Ramallah’ta Sosyalist Enternasyonal toplantısı tertip etmek için konuştuk. Bu konuyu da oraya gittiğimizde görüşeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis’te verdiği resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, “Güzel bir başlangıç. Gönlümüz arzu eder ki TBMM’de nezaket, siyasi olgunluk içerisinde, her türlü konuyu alabildiğince tartışan ama sonuçta bu tartışmalarını siyasi nezaket sınırları içerisinde gerçekleştiren bir dönemi icra edelim.” diye konuştu.
Meclisin önceki yasama yılında bin 512 saat çalıştığına dikkati çeken Kurtulmuş, zaman zaman ortaya çıkan, karşı tarafı yok sayan kaba sözlerin ya da birtakım şiddet görüntülerinin TBMM’nin siyasi olgunluğunun üzerine bir gölge gibi düştüğünü, bunun olmaması gerektiğini ifade etti.
Bunun için gelecek günlerde bütün partilerle bu konuların görüşülebileceği bir zeminin oluşması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Hele hele çevremiz bir ateş çemberi değil artık bir ateş çukuruna dönüşmüşken, bu bölgedeki devletlerin neredeyse varlığı, egemenliği büyük tehlikeler altındayken, Türkiye, siyonizmin ve Netanyahu hükümetinin nihai hedefinde olan bir ülkeyken bizim basit meseleleri, kavga, ayrışma vesilesi haline getirmek gibi bir lüksümüz olamaz. Dolayısıyla siyasi tartışmalarımızı yapacağız, her türlü siyasi mücadelemizi vereceğiz ama olgunluk içerisinde Türkiye’nin milli menfaatlerinde bir araya gelmeyi başaran bir üslupla çalışmalarımıza devam edeceğiz diye ümit ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın verimli geçmesini dileyerek, yeni anayasa yapımı ve Meclis İçtüzüğünde değişiklik yapılması gibi önemli köklü değişikliklerin gündeme gelmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Kurtulmuş, partilerin bununla ilgili görüşlerini ortaya koyacağını belirtti.
“Siyasi partilerimizin vaatlerinden cesaret alarak yola çıktık”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmelere ne zaman başlanacağına ilişkin soru üzerine, “Hemen Meclis açıldıktan sonra önemli konularımızdan birisi bu olacak.” dedi.
Geçen sene yaptıkları görüşmelerde hemen hemen hiçbir partinin kapıyı kapatmadığını anlatan Kurtulmuş, Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin tamamının ya seçim beyannamelerinde ya parti programlarında “yeni anayasa”dan veya anayasada köklü değişikliklerden bahsedildiğini belirtti.
Kurtulmuş, “Çalışmalarımıza başlarken biraz da partilerimizin geçmiş dönemlerde ortaya koyduğu bu vaatlerinden cesaret alarak yola çıktık. Nihayetinde Türkiye’nin özgürlükçü, demokrat, kapsayıcı, kuşatıcı ve gerçekten güçler ayırımı prensibini esas alan çağdaş bir anayasaya ihtiyacı var. Bu anayasayı yapabilirse bu Meclis yapar.” değerlendirmesinde bulundu.
Bir yıl içerisinde bütün bu konuların olgunlaşacağını dile getiren Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, hukuk camiasının, bir takım kanaat gruplarının, kimin fikri varsa tartışılması; Anadolu’nun bir çok yerinde yapılan toplantılarla bu görüşlerin gündeme gelmesini temin etmek gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, “TBMM Başkanı olarak benim bu süreçte yapacağım şey; olgun, açık, şeffaf ve herkesin işin içerisinde olduğu, herkesin görüşlerine itibar edildiği bir müzakere sürecini yürütebilmektir. Burada iyi niyetli, samimi olarak görüşler ortaya çıkarsa; ben sonuç alabileceğimizi ümit ediyorum.” diye konuştu.
“Meclis çalışmasına başlasın, zaten çok yoğun yasama faaliyetleri de işin içerisinde, süratle en kısa zamanda partilerle görüşmeyi başlatacağız.” diyen Kurtulmuş, bir partinin ya da partilerin anayasası olamayacağına, partilerin anayasa teklifi olabileceğine işaret etti.
En doğrusunun parlamentoda en yüksek konsensüse ulaşabilmek olduğunu da belirten Kurtulmuş, “Bunun için de parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin önyargısız bir şekilde bir araya gelmesi, müzakere etmesi gerekir. Biz, bu sürecin şeffaf ve açık bir şekilde yürütülmesini temin etmeye çalışacağız.” şeklinde konuştu.
Can Atalay kararı
Meclis Başkanı Kurtulmuş, yeni yasama yılında Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin tutumunun nasıl olacağı sorusuna, şöyle yanıt verdi:
“Hukuken TBMM Başkanlığının ya da TBMM’nin herhangi bir şekilde kendisini bir mahkeme yerine koyarak tutuklu ya da hükümlü bir sanığı salıverme yetkisi yoktur. Ama TBMM’nin, Anayasadan bahsediyoruz, Türkiye’de yüksek yargı organları dahil bütün anayasal kurumların yetkilerini, görev ve sorumluluklarını yeniden gözden geçirme yetkisi vardır. Bunu karıştırmamak lazım. Bizim bir şey istiyor olmamız ya da herhangi bir arkadaşımızın bir şey istiyor olması başka bir şey; ama bunun yasal zemininin mevcut olup olmadığı da başka bir şey. Burada kesinleşmiş bir yargı hükmü karşısında TBMM’nin kendisini yargı yerine koyarak herhangi bir şahsı bırakabilme, şahsın hükümlülüğünü ya da tutukluluğunu ortadan kaldırabilme imkanı yoktur, böyle bir gücü yoktur. Meclis gerekirse bu yüksek yargı organlarının fonksiyonlarını yeniden gözden geçirir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 3. Yasama Yılı resepsiyonunda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile Milletçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli kısa süre sohbet etti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından verilen TBMM 28. Dönem 3. Yasama Yılı resepsiyonunda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir araya gelerek tokalaştı. Bahçeli ve Özel, ayaküstü kısa bir süre sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

AÇIKLAMALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Orta Doğu’de en sıcak gecelerden biri yaşanırken İsrail ve İran’dan açıklamalar peş peşe geldi. İran’ın BM Daimi Temsilciliği, İsrail cevap vermeye kalkarsa daha yıkıcı bir karşılık geleceği uyarısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da Netanyahu’ya bir mesaj göndererek, “Bu yalnızca gücümüzün bir parçasıydı. İran ile çatışmaya girmeyin” dedi.

“BU GECE ORTA DOĞU’DA GÜÇLÜ SALDIRI DÜZENLEYECEĞİZ”
Yerel basında çıkan haberlere göre, İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, İran’ın füze saldırılarına ilişkin İsrailli gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Hagari, İran’ın düzenlediği füze saldırılarının İsrail Hava Kuvvetlerinde herhangi bir hasara yol açmadığını savundu. İsrail Hava Kuvvetlerinin “tam kapasite” faaliyet gösterdiğini söyleyen Hagari, “İsrail Hava Kuvvetleri tam kapasiteyle faaliyet göstermeye devam ediyor ve bu gece de geçtiğimiz yıl olduğu gibi Orta Doğu’ya güçlü saldırılar düzenlemeye devam edecek.” ifadelerini kullandı. Hagari, Orta Doğu’da düzenleyecekleri saldırıların hedefinde İran’ın olup olmayacağına ise değinmedi. İsrail Ordu Sözcüsü, bu akşam düzenlediği basın toplantısında, İran’ın füze saldırılarının “bedeli olacağını” ve karşılık verileceğini söylemişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan bilgilendirmeye göre, Kadıköy’deki yat kulübünde düzenlenen törende, uluslararası petrol ve doğal gaz uzmanı Aydın Özü’ye, İstanbul Fahri Konsolosu atama belgesi takdim edildi.
Törene, Sri Lanka’ya atanan ilk Türkiye Büyükelçisi olan İskender Okyay, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, diplomatlar, fahri konsoloslar, iş dünyasından temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Geleneksel Sri Lanka yağ lambasının yakılmasıyla başlayan törende katılımcılara bu geleneğin amacı ve önemine ilişkin bilgi verildi.
Büyükelçi Dissanayake’nin sunumuyla devam eden etkinlikte, Fahri Konsolos Özü’nün görev ve sorumlulukları ile konsolosluk yetki alanı tanıtıldı.
Sri Lanka’nın tarihi, bağımsızlık sonrası gelişmeleri ve Osmanlı Devleti döneminden bu yana iki ülke arasındaki güçlü dostluk bağları anlatıldı.
Dissanayake, Sri Lanka’nın, Türk turistler de dahil olmak üzere artan popülaritesine ve Sri Lanka’nın Colombo Limanı’nın 2024’ün ilk çeyreğinde Alphaliner tarafından dünyanın en hızlı büyüyen limanı olarak gösterildiğine dikkati çekti.
İki ülke ilişkilerinde tarihi süreç
Görev belgesini kabul eden Özü de Türkiye ve Sri Lanka arasında uzun geçmişe dayanan ilişkilere işaret ederek şunları söyledi:
“Her iki ülke de Sri Lanka’nın bağımsızlığını kazandığı 1948’de resmi diplomatik ilişkiler kurmuş olmasına rağmen büyükelçilikler çok daha sonra kurulmuştur. İlki 2012’de Ankara’da, ardından 2013’te Kolombo’da. İki büyükelçiliğin kurulmasından bu yana siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler hızla ilerlemiştir. Sri Lanka’nın İstanbul Fahri Konsolosu olarak hizmet etmekten derin bir onur ve mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki diğer Sri Lanka Fahri Konsolosları ile birlikte Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçiliği ile çalışarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştireceğim ve Türkiye’ye çeşitli amaçlarla gelen veya burada yaşayan Sri Lanka vatandaşlarının çıkarlarını koruyacağım.”
Törende konuklara geleneksel Sri Lanka lezzetleri ve Saf Seylan çayı ikram edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’DEN TOKALAŞMA YANITI: KENDİ ÜLKEMİZDE BARIŞI SAĞLAMAK LAZIM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’te düzenlenen yeni yasama yılı resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM Genel Kurulunda yeni yasama yılı açılışı sırasında Özel ve Bakırhan ile tokalaşmasının sorulmasına karşılık Bahçeli, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım.” yanıtını verdi.

Devlet Bahçeli, bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni yasama yılı açılışında İsrail’e yönelik uyarılarını sorması üzerine, Erdoğan’ın muhtemel gelişmeler üzerinde kararlı bir şekilde durduğunu ve bu manada Türk milletini de uyardığını belirtti.
“EL SIKMA DEĞERLENDİRMENİN İŞARETİDİR”
Başka bir gazetecinin, “Bugün Özgür Özel’e sizin sert eleştirileriniz oldu ama sonra tokalaşmaya geldi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Bahçeli, “El sıkma değerlendirmenin işaretidir.” ifadesini kullandı. MHP lideri Bahçeli, “DEM parti ile de bir temasınız oldu. Bir başsağlığı dilemişiniz.” sözleri üzerine de “Evet, doğrudur.” dedi.

İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırısıyla ilgili soru üzerine Bahçeli, “İran başından beri belli bir zaman aralığında müdahale etmeyi düşünen ifadeleri vardı, demek ki bugün gerçekleştirmiş oldu.” ifadesini kullandı. Bir gazetecinin HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasa’nın ilk dört maddesine ilişkin sözlerini ve sonrasında yaşanan tartışmaları hatırlatması üzerine Bahçeli, “O tartışmalar bitmiştir. Onlara sorun bizim için değişen bir şey yok.” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan Bahçeli, resepsiyonda milli paralimpik sporcularıyla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD eski Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı yazılı açıklamada İran’ın İsrail’e yönelik yaklaşan saldırısı konusunda uyarılarda bulunarak, mevcut ABD yönetiminin dış politika ve ulusal güvenlik konularında başarısız olduğunu ifade etti.
ABD eski Başkanı Donald Trump, mevcut ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i ülkeyi kaosa sürüklemekle suçladı. Biden ve Harris’in uluslararası tehditlerle, özellikle de İran’dan gelen tehlikelerle ilgili gelişmelerden habersiz olduğunu belirten Trump, yönetimin ülkeyi ‘sahipsiz’ bıraktığını ifade etti. Trump açıklamasında, ” Dünya yanıyor ve kontrol tamamen kaybedilmiş durumda. Ülkeyi yöneten kimse yok. Başkan Joe Biden’ın olmadığı bir yönetim var ve sürekli bağış toplamakla meşgul olan Başkan Yardımcısı Kamala Harris tamamen kayıp. Kimse işin başında değil ve Biden mı yoksa Kamala mı daha kafası karışık, belli değil. İkisi de ne olduğunu bilmiyor” dedi. Trump, kendi başkanlık döneminde İran’ın tamamen kontrol altında olduğunu belirterek, “Ben başkanken, İran tamamen kontrol altındaydı. Nakit sıkıntısı içindeydiler, tamamen kuşatılmış durumdaydılar ve bir anlaşma yapmak için çaresizdiler. Kamala onlara Amerikan parasıyla yardım etti ve o zamandan beri her yere terör ihraç ediyorlar ve Orta Doğu’yu paramparça ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEMOKRASİ ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, ” Türkiye’yi bu iki kutuplu siyasete hapsetmeyen bir çıkış kapısını önemli görüyoruz” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Babacan, Gelecek Partisi ile birleşme konusunun gündeme gelmesi hakkında sorulan soruyu, “Gelecek Partisi’nden arkadaşlarımız çok sevdiğimiz arkadaşlarımız, yıllarca beraber emek harcadığımız arkadaşlarımız. Dolayısıyla, birlikte olma arzusu var ama bugün olmaz yarın olur, bakarız” diye yanıtladı.
DEVA partisinin yeni yasama yılında mecliste grup kurup kuramayacağı ile ilgili soruyu değerlendiren Babacan, “Demokrat Partili bazı arkadaşlar tarafından dillendirildi. Ama öyle anlıyoruz ki parti genel merkezlerinde henüz bu formülle ilgili bir değerlendirme yapılmamış. Parti genel merkezlerinde konuşulur, ondan sonra ne yapılır bilemiyorum. Bütün partilerle şu anda iletişim içerisindeyiz. Milletvekillerimiz bütün partilerle iletişim içerisinde. Ama şu önemli; Türkiye için daha geniş bir birliktelik, beraberlik ve Türkiye’yi bu iki kutuplu siyasete hapsetmeyen bir çıkış kapısını önemli görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışındaki konuşmasına ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugünkü ifadelerini naif buldum” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda 28’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılı açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DEM Partili milletvekillerin el sıkışmasına ilişkin bir soruya “TBMM, ne zaman yasama yılı açılsa o süreci çok doğru yönetiyor. TBMM’deki milletvekilleri tarihin kendilerine yüklediği sorumluluğun gereğini yerine getiriyor. Bugünkü yaşanan hiçbir şey benim için sürpriz değildi. Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partili milletvekillerin elini sıkması, jest yapıp onların yanına gitmesi geçmiş dönemlerde de yaşanan bir durum. Devlet Bey oraya gitmese de zaten DEM Partililer Devlet Bey’e geliyordu. Siyasi parti sözcüleri zaman zaman amacı aşan açıklamalarda bulunuyorlar ama bu onların medeni ölçüler içerisinde sürdürdüğü ilişkiye halel getirmiyor. Böyle bir durum yaşandı” yanıtını verdi.
‘TBMM’NİN MEHABETİNE UYGUN BİR TAVIR SERGİLİYORUZ’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ayakta karşılanmasına ilişkin de konuşan Dervişoğlu, “Bugün belki bir eksiklik ikmal edilmiştir diye düşünüyorum. Biz dünden bugüne TBMM’nin mehabetine uygun bir tavır sergiliyoruz. Milletvekilliği sorumluluğu üstlenen bütün arkadaşlarımız da aynı duyarlılığı sergiliyor” diye konuştu.
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açılış konuşmasına ilişkin bir başka soru üzerine ise şu ifadeleri kullandı;
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugünkü ifadelerini naif buldum. Diğer konuşmalarına oranla siyasi gelişmelerde yaşanan yumuşamanın kendisinden kaynaklı olduğunu gösterir gibiydi. Ama Türkiye’de sertlik üzerinden değil doğruların dile getirilmesi üzerinden bazen keskin bir dile ihtiyaç var. Bozduğunuz şeyleri düzeltince ondan bir takdir görmeniz mümkün ama onun taltifini beklemek siyasette karşılığı olan bir şey değil. Biz bu zamana kadar olup bitenlere bakarak siyasi yolculuğumuzu sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusunun İran’ın İsrail topraklarına balistik füzelerle saldırdığını açıklamasının ardından İran’dan da bir açıklama geldi. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu, X hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“İran vatandaşlarını ve çıkarlarını hedef alan, İran İslam Cumhuriyeti’nin ulusal egemenliğini ihlal eden Siyonist rejimin terörist eylemlerine karşı İran’ın hukuki, rasyonel ve meşru cevabı layıkıyla gerçekleştirildi. Siyonist rejim karşılık vermeye veya daha fazla kötülük yapmaya cüret ederse, ezici bir yanıtla karşılaşacaktır. Bölgesel devletlere ve Siyonistlerin destekçilerine rejimden ayrılmaları tavsiye edilir.”
Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’e fırlatılan balistik füzelerin sorumluluğunu üstlendiği açıklamada, saldırının Hamas Lideri İsmail Haniye, Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ve Nasrallah ile birlikte Devrim Muhafızları Komutanı Abbas Nilfuruşan’ın öldürülmelerine misilleme olarak yapıldığını söyledi.
Devrim muhafızları, İsrail’in karşılık vermesi halinde Kudüs’ü tekrardan hedef alacaklarını belirtti.
İsrail sivillerin sığınaklardan çıkabileceğini açıkladı
İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, İsrail’in İran’ın füze saldırısına karşılık vereceğini söyledi. Hagari “Savunma ve saldırı konularında yüksek alarm durumundayız, İsrail vatandaşlarını koruyacağız. Bu (füze) saldırısının sonuçları olacak. Planlarımız var ve harekete geçeceğimiz zamanı ve yeri biz seçeceğiz” dedi. Daniel Hagari, İran’dan İsrail’e yönelik ek bir tehdit olmadığını bu doğrultuda sivillere sığınaklardan çıkabileceklerinin bildirildiğini açıkladı.Çok sayıda füzenin düşürüldüğünü ifade eden Hagari, “Ülkenin merkezinde ve güney bölgelerinde bazı hasarlar var,” dedi. İsrail ordusu sözcüsü herhangi can kaybı bilgisi vermedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkındaki açıklamasına dair konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Parti adayını belirleyecek, onun dışında bir aday söz konusu değil. O adayın etrafında tüm parti kenetlenecek ve seçimi kazanacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Genel Başkanı Lars Klingbeil, parti merkezinde görüştü. Görüşmenin ardından iki genel başkan Cumhuriyet Halk Partisi-Almanya Sosyal Demokrat Partisi Siyasi İşbirliği Mutabakatı’nı imzaladı. İmzaların atılmasının ardından açıklamalarda bulunan Özel, “Almanya ülkemiz dışında en fazla Türk kökenlinin yaşadığı ülke. Yurttaşlarımızın karşılıklı etkileşimi ülkelerimiz arasındaki etkileşime de olanak tanıyor. Türkler Avrupa’da yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığından olumsuz yönde etkileniyorlar. Ancak Almanya’da özellikle sosyal demokrat ve sol iktidarların yıllar önce başlattığı doğru entegrasyon politikalarıyla Almanya’da bulunan Türkler bu olumsuz etkilerin minimize edildiği bir ülkede yaşıyorlar. ve tüm Türk vatandaşlarımız Türkiye’de bir siyasi tercihleri ne olursa olsun Almanya’da geçmişteki kazanımlarının sosyal demokratların ve solcuların iktidar dönemlerinde olduğunu biliyorlar ve bunu Türkiye’de anlatıyor olmaları çok kıymetli. Bu vesileyle Almanya’da yükselen aşırı sağ tehdidini seçim sandığında bertaraf edileceğine olan inancımı da vurgulamak isterim. Almanya ve Almanya’nın iktidar partisi SPD’yle böylesine köklü ilişkilerimiz var” diye konuştu.
‘SEÇİMİ KAZANACAĞIZ’
ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili yaptığı açıklamaya ilişkin soruya da cevap veren Özgür Özel, “Mansur Bey’in sorusunu ikiye ayırıyorum. Birincisi ‘Mutlaka kazacağız’, buna yürekten katılıyorum. İkincisi ‘Partim aday gösterirse’ bu da parti disiplinini vurgulaması açısından önemli. ‘CHP’nin birden fazla adayı olur mu’ gibi tartışmaların önünü kesen bir mevzu. Partinin kararına saygı duyması kendisinden beklenen yaklaşımdır. ‘Mutlaka kazanacağız’ derken bahsettiği parti de Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bence son derece kuvvetli bir cümle. Bunun dışında CHP artık aday tartışmalarını bir kenara bırakıyor. Kazanma konusunda mutabakatımız var. Parti adayını belirleyecek, onun dışında bir aday söz konusu değil. O adayın etrafında tüm parti kenetlenecek ve seçimi kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Büyük Çatak köyünde yaşayan Delal M. (30) evinde tartıştığı eşi Sıla M’ye (18) silahla ateş etti.
Komşuların ihbarı üzerine köye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Sıla M’nin cenazesi otopsi için Harakani Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Çiftin 7 aylık bebeklerinin olduğu öğrenildi.
Gözaltına alınan Delal M, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’nin eski Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, Kuzey Carolina’daki seçim kampanyası etkinliğinde İran’ı hedef aldı.
ABD istihbaratının “İran’dan kaynaklı gerçek ve spesifik suikast tehditlerine” ilişkin brifing almasından bir gün sonra Trump, İran’ın “şehirlerini yerle bir etmekle” tehdit etti.
” ‘ÜLKENİZİ YERLE BİR EDERİM’ DERDİM”
Trump, “Eğer ben başkan olsaydım, tehditte bulunan ülkeye, ki mevcut durumda bu İran oluyor, eğer bu kişiye herhangi bir şekilde zarar verirseniz, en büyük şehirlerinizi ve ülkenizi yerle bir ederiz derdim. Sizi yerle bir ederiz derdim” dedi.
Trump ayrıca, “Bildiğiniz üzere, hayatıma yönelik iki suikast girişimi oldu ve bunlara İran’ın dahli söz konusu olabilir de olmayabilir de. Muhtemelen İran’la ilgisi var. Ama yine de bilemiyorum” ifadelerini kullandı.
“ÖNDE GELEN ADAYI TEHDİT EDİYORLAR”
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu çerçevesinde New York’ta bulunduğuna dikkat çeken Trump, “Bu arada, İran Cumhurbaşkanı bu hafta ülkemizde bulunuyor ve kendisi kalabalık bir güvenlik gücü tarafından korunuyor. Buna rağmen, ülkemizin eski başkanı ve ABD’nin bir sonraki başkanı olma yolundaki önde gelen adayı tehdit ediyorlar” şeklinde konuştu.
Trump, bugün daha önce sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklamada ise İran’ın birkaç hamle yaptığını, başarısız olduğunu fakat tekrar deneyeceğini söylemişti.
Kendisine ait “Truth Social” isimli platformda yayınladığı açıklamada Trump, ABD ordusunun tamamının “izlemede ve beklemede” olduğunu yazmıştı.

SUİKAST GİRİŞİMLERİ
Trump, 13 Temmuz’da Pensilvanya eyaletinde yer alan Butler yakınlarındaki bir seçim mitinginde silahlı saldırıya uğramış ve sağ kulağından yaralanmıştı.
Olayda bir miting katılımcısı hayatını kaybetmiş, saldırgan ise Gizli Servis tarafından etkisiz hale getirilmişti.
İki ay içerisinde iki defa suikast girişimine maruz kalan Trump’a yönelik ikinci suikast girişimi ise 15 Eylül’de Florida’da kendisine ait golf sahasında golf oynadığı sırada meydana gelmişti.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI), golf sahası dışında çalılıkta bulunan bir kişinin tüfekle Trump’a nişan alırken fark edildiğini ve şüphelinin golf sahası yakınlarında gözaltına alındığını açıklamıştı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Paris’teki temasları kapsamında ilk olarak OECD Genel Merkezi’nde, OECD Genel Sekreteri Sayın Mathias Cormann ile bir araya geldi.
Bakan Işıkhan, OECD’nin kurucu üyelerinden biri olarak Türkiye’nin OECD ile sürdürdüğü yakın ve güçlü işbirliğine verilen öneme dikkat çekerek, görüşmede ele alınacak konuların bu işbirliğinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına yürekten inandığını ifade etti. OECD’nin, küresel düzeyde ekonomik ve sosyal refahın artırılmasına yönelik kapsamlı analizleri ve kanıta dayalı politika önerilini yakından takip ettiklerini ve bu katkıları son derece değerli bulduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, “OECD’nin sunduğu veri ve analizler, sadece üye ülkelerin politikalarına değil, küresel çapta uluslararası politika geliştirme sürecine de yön vermektedir. OECD ayrıca, ülkeler arasında deneyim paylaşımına olanak tanıyan bir platform sunarak, küresel düzeyde karşılaştığımız sorunlara ortak çözümler üretmemize olanak sağlamaktadır. OECD’nin ortaya koyduğu analiz ve politika önerileri, yalnızca üye ülkeleri için değil, aynı zamanda uluslararası kuruluşlar için de bir kılavuz niteliği taşımaktadır. Bunun en son örneği, geçtiğimiz Temmuz ayında G20 Dönem Başkanı Brezilya’nın ev sahipliğinde düzenlenen G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları Toplantısı’nda OECD’nin ILO ile birlikte G20 Hedefleri kapsamında sunduğu kapsamlı analizlerdir. Bu çalışma, bir yandan bu hedefler kapsamında G20 üyesi ülkelerdeki ilerlemeyi analiz ederken, diğer yandan da Ülkemizin kadın istihdamı konusunda başarılı bir şekilde yürüttüğü İş Pozitif Programı gibi G20 üye ülkelerinin iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasına olanak sağlamıştır” dedi.
‘OECD İSTİHDAM, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİTESİ ÇATISI ALTINDAKİ FAALİYETLER BAKANLIĞIMIZIN VİZYONU İLE TAM BİR UYUM İÇERİSİNDE’
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, OECD ile uzun yıllardır devam eden güçlü işbirliğinden duyduğu memnuniyeti belirten Bakan Işıkhan, “Özellikle ‘İstihdam, Çalışma ve Sosyal İşler Komitesi (ELSAC)’ ve bu Komite altında faaliyet gösteren İstihdam, Sosyal Politika ve Göç Çalışma Gruplarındaki aktif katılımımız, Bakanlığımızın bu işbirliğine verdiği önemin en somut bir göstergesidir. ELSAC çatısı altında çalışmalarımız, nitelikli istihdam fırsatları yaratma, gelir dağılımındaki adaletsizlikleri azaltma, uluslararası göçü yönetme ve sosyal koruma sistemlerini güçlendirme gibi kritik konuları kapsamaktadır. Bu hususlar, Bakanlığımızın vizyonu ile tam bir uyum içerisindedir” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, OECD’nin sunduğu uzmanlık, analiz ve analitik desteğin, Bakanlığın politika geliştirme süreçlerine doğrudan katma değer sağladığını ve karar alma mekanizmalarını daha etkili ve isabetli hale getirdiğini söyleyerek, bunun da ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Bakan Işıkhan ayrıca, ELSAC kapsamında yürütülen bazı çalışmaların gönüllü katkıya dayanmasının, verilerin karşılaştırılabilirliğini ve elde edilen sonuçların kapsayıcılığını sınırlandırdığını vurgulayarak, bazı kritik alanlarda gönüllülüğe dayalı faaliyetlerin tüm üye ülkelerin katılımını içerecek şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakanlık olarak OECD ile yeşil dönüşüm alanında Türkiye’deki bölgesel işgücü piyasaları için fırsatlar ve zorlukları ele alacak projeler üzerinde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Bakan Işıkhan, “Bu çalışmaların, 2024-2028 dönemini kapsayan Ulusal İstihdam Stratejimizin yeşil dönüşüm odağına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bakanlığımız, ELSAC dışındaki OECD Komitelerine ve Programlarına da katılım ve katkı sağlamaktadır. Örneğin ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde iş yaratma, sosyal katılım ve ekonomik büyümeye yönelik yenilikçi yaklaşımlarla desteklemek için oluşturulan OECD Yerel İstihdam ve Ekonomik Kalkınma Programı kapsamında aktif olarak rol almaktayız. Bu ve benzeri Programlardan Bakanlık olarak daha fazla yararlanmak istiyoruz” İfadelerini kullandı.
‘2026 YILINDA OECD BECERİLER ZİRVESİ’Nİ ÜLKEMİZDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’
Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün, üretim süreçlerinden çalışma modellerine kadar işgücü piyasasını her yönüyle etkileyen köklü değişimlere yol açtığını ifade eden Bakan Işıkhan, “Bu dönüşüm, mevcut mesleklerin gerektirdiği becerilerin hızla değişmesini zorunlu kılarken, yüksek teknolojiye dayalı yeni meslekler için yeni beceri ihtiyaçlarını da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla, işgücü piyasasının gereksinimleriyle uyumlu becerilerin geliştirilmesi, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması için kritik bir öneme sahiptir. Bu inançla Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde, hem geleceğin işlerine yönelik insan kaynaklarının geliştirilmesi, hem de istihdam hizmetlerinin dijitalleştirilmesine yönelik birçok önemli adım atmıştır” dedi.
Bu çerçevede işgücü piyasasının gereksinimlerine uyumlu becerilerin geliştirilmesinin her zaman Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen Bakan Işıkhan, “2016 yılından bu yana düzenli olarak düzenlenen OECD Beceriler Zirveleri, toplumlarımıza değer katan ve ekonomik büyümeyi destekleyen beceri politikalarının geliştirilmesi açısından önemli bir platform olmuştur. Bu çerçevede Türkiye olarak, 2026 yılında ev sahipliğini yapacağımız OECD Beceriler Zirvesi’ni gerçekleştirerek, bu küresel çabayı güçlü bir şekilde devam ettirme konusunda büyük bir heyecan duyuyoruz. Zirvenin, OECD üyesi ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendireceğine, en iyi uygulamaların paylaşılmasına ve beceri reformlarının etkilerinin değerlendirilmesine olanak sağlayacağına inanıyoruz. Bu bağlamda Türkiye olarak, Zirvenin başarılı geçmesi için her türlü katkıyı sağlamaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. OECD’nin de desteğiyle, 2026 Beceriler Zirvesi’nin, katılımcı tüm ülkeler için somut kazanımlar sağlayacak bir başarı hikayesine dönüşeceğine eminim” ifadelerini kullandı.
‘TÜM ULUSLARARASI KURULUŞLARI FİLİSTİN’DEKİ İNSANİ KRİZE SON VERMEK İÇİN AKTİF ROL ALMAYA DAVET EDİYORUM’
Gazze’de yaşanan insanlık dışı katliamı en güçlü ifadelerle kınadığını belirten Bakan Işıkhan, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı ve güçlü liderliği altında, Türkiye’nin, Filistin halkının yaşam hakkı mücadelesinde her zaman yanında olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu trajedi karşısında uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, OECD başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları, Filistin halkına destek olmak ve bu insani krize son vermek için aktif rol almaya ve girişimlerde bulunmaya davet ediyorum.” Şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, Paris’te Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya geldi.Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Paris’e giden Bakan Işıkhan, burada Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile de bir araya geldi. Yurt dışındaki vatandaşların sosyal yaşamda ve çalışma hayatında karşılaştıkları zorlukların farkında olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yurtdışındaki birimlerimiz vasıtasıyla üzerimize düşen görevleri hakkıyla yerine getirme konusunda her türlü hassasiyeti gösterdiğimizden emin olun. Sunduğumuz hizmetlerin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılmasına yönelik yoğun mesai harcıyoruz. Bu yönde geçtiğimiz günlerde Maltepe Üniversitesi ile yurt dışında yaşayan Türklere dair ortak çalışmalar yapılmasına ilişkin bir işbirliği protokolü imzaladık” dedi. Bakan Işıkhan, “Çeşitli sebeplerle dünyanın dört bir yanında yaşamını sürdüren soydaşlarımızın ve vatandaşlarımızın en büyük destekçisi olarak, bu protokolle temel hedefimiz, buralarda yaşadığınız süre zarfında ortaya çıkan veya şekil değiştiren sorunlarınızı bilimsel ve doğru olarak tespit etmek ve bu sorunların çözümüne yönelik etkin çözüm önerileri geliştirmek üzere araştırmalar yürütmek, projeler, sempozyum ve çalıştaylar düzenlemektir.” ifadelerini kullanarak, hızla küreselleşen dünyada hangi ülkede yaşarsa yaşasın, arada coğrafi mesafeler olsa da toplumların kader birliği içerisinde hareket etmesi gerekliliğini ortaya koydu.
‘DÜNYANIN NERESİNDE İHTİYAÇ SAHİBİ GÖRSE İMDADINA KOŞAN BİR ÜLKEYİZ’
Değişen bölgesel güç dengeleri ve gelişen teknik araçlarla birlikte ortak hareket imkanının her geçen gün daha kolaylaştığına dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Dünyanın neresinde bir ihtiyaç sahibi görse imdadına koşan bir ülke, koruyup kollayan büyük bir medeniyetin mirasçıları olarak, yurt dışında yaşayan soydaşlarımız, vatandaşlarımız elbette bu kabiliyetin nimetlerinden yararlanan grupların başında geliyor. Bu hususta özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaç, talep ve sorunlarıyla ilgilenme noktasında ülkemiz oldukça ilerlemiş durumda” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, bilişim sistemlerinin çok hızlı ilerlemesi sebebiyle devletin vatandaşlara sağladığı hizmetlerin bu hıza ayak uydurmasının, özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlar için çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Bakanlık olarak, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, çalışma ve sosyal güvenliğe ilişkin tüm işlem ve başvurularını Müşavirlik ve Ataşeliklerimiz, birimlerimizin olmadığı yerlerde ise Dışişleri Bakanlığımızın yurt dışı birimleri vasıtasıyla dijital olarak yapabilmesi için çalışmalara başladık. Bu kapsamda, tüm başvuruları elektronik ortama taşıyarak, vatandaşlarımızın zaman ve maddi açıdan tasarruf yapmaları şu an en önemli gündem maddelerimizden birisidir. Bunun hukuki ve teknik altyapı hazırlıklarını Sosyal Güvenlik Kurumumuz, İş Kurumu Genel Müdürlüğümüz, Dışişleri Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığımız ile birlikte yürütmekteyiz” dedi.
‘YURT DIŞI TEŞKİLATI BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ (YTYBS) İLE DAHA HIZLI VE SAĞLIKLI HİZMET SAĞLIYORUZ’
2019 yılında uygulamaya alınan Yurt Dışı Teşkilatı Bilgi Yönetim Sistemi (YTYBS) ile yurt dışındaki vatandaşların sigorta ile ilgili bilgilerini anlık olarak sorgulayabildiğini ve bu anlamda daha hızlı ve sağlıklı hizmet verdiklerini söyleyen Bakan Işıkhan, “Sistemi sürekli güncelleyerek yeni hizmetler ekliyoruz. Ülkemizde bulunan vatandaşlarımız tarafından yurt dışı teşkilatımıza yapılacak başvurular ve gönderilecek evrakın, 81 SGK İl Müdürlüğü vasıtasıyla elektronik olarak yurt dışı birimlerimize iletilmesini sağladık. Evvelce, vatandaşlarımız bu evrakları fiziki posta ile göndermek durumunda kaldığından, postanın ulaşmaması, zarar görmesi ve zaman kaybı gibi sorunlar yaşanmaktaydı. Bu sistemle birlikte, çok şükür, bu sorunların hepsini bertaraf etmiş bulunmaktayız” dedi.
Bakan Işıkhan, hükümet olarak yurt dışından emekli olan vatandaşlar için çeşitli düzenlemeler yaptıklarını ifade ederek, “Yurt dışından emekli olan vatandaşlarımızın Ülkemize araçlarıyla gelmeleri durumunda 2 yıl olan araç bulundurma süresini 4 yıla çıkarttık. Bu işlemler için Konsolosluklara onaylatılan yurt dışı emeklilik belgesinin de sistemimiz üzerinden (YTYBS) doğrudan ilgili gümrük idarelerine gönderilmesini sağlamayı planlıyoruz. Bununla, özellikle emekli vatandaşlarımızı ve kıymetli büyüklerimizi bir zahmetten daha kurtaracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye olarak, Bakanlık olarak, yaşadığınız zorluklarla mücadele noktasında desteğimizin artarak devam edeceğinden hiç şüpheniz olmasın” ifadelerine yer verdi.
‘KUVVETLİ BİR TOPLUM OLABİLMEK İÇİN BİRLİK VE BERABERLİK RUHUNU KAYBETMEMEMİZ GEREKİYOR’
Fransa’da bulunan vatandaşların, Türkiye ile Fransa arasında bir dostluk köprüsü oluşturduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, “İki ülkenin birbirini daha iyi anlamalarına, Türkiye’nin buradaki konumunun daha da güçlendirilmesine, Türk ve Fransa halkları arasındaki bağların pekiştirilmesine önemli katkılar sağlıyorsunuz. Sizlerin hayatın neredeyse her alanında gösterdiğiniz başarıyla, Fransa toplumu içerisinde elde ettiğiniz saygın konumla her zaman iftihar ediyoruz. Sizlerin, mensubu bulunduğunuz çeşitli iş çevreleri, meslek örgütleri ve eğitim kurumları aracılığıyla Fransa’da ülkemizin sesini duyurduğunuzu ve ülkemizi başarıyla temsil ettiğinizi biliyoruz. Vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde hiçbir şekilde ayrımcılığa maruz kalmaksızın yaşamlarını müreffeh bir biçimde sürdürmelerini sağlamak temel gayemizdir” İfadelerini kullandı.Bakan Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti, “Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımız birlikte hareket edebildikleri, işbirliği yapabildikleri ölçüde seslerini duyurabiliyorlar. Kuvvetli bir toplum olabilmek, birlik ve beraberlik ruhunu asla kaybetmememizi gerektiriyor. Bütünlük içerisinde hareket, görüş ve düşünce farklılıkları ne olursa olsun, ortak davalarda birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde hareket etmekten ve yerel koşullara uyum sağlamaktan geçiyor. Derneklerimizin şimdiye kadar olduğu gibi Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluklarımız ile yakın temas ve işbirliğini sürdürmesi önemlidir. Buradaki temsilcilerimiz, her türlü sorununuzun çözümünde sizlere yardımcı olmaya devam edecek, imkanlar ölçüsünde gerekli desteği vereceklerdir.”
Bakan Işıkhan, resmi ziyaretleri kapsamında Paris’te Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Yunus Demirer ile bir araya geldi. Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdüren Büyükelçi ve Büyükelçilik personellerine başarılar diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pera Film, Othon Cinema ve AvusturyaKültür Ofisi işbirliğiyle düzenlenen program kapsamında, Amerikalı yönetmenin 8 diyalogsuz kısa filminin gösterimi yapıldı.
Amerikan avangart sinemasının ikinci kuşağında yer alan, dünyanın pek çok bölgesinde gösterimler gerçekleştirmiş bir yönetmen olan Eve Heller, gösterimlerin ardından izleyenlerle bir araya geldi.
Heller, sinemaya küçük yaşlarda ilgi duymaya başladığını belirterek, sinemadaki iletişim gücünün kendisini çok etkilediğini söyledi.
Filmlerinin tamamına yakınının buluntu görüntülerden oluştuğuna dikkati çeken Heller, “Filmlerimde izleyenlere düşünmek için bir boşluk oluşturmak istiyorum. Ben, kaybolmuş bir dünyanın içinde yaşıyorum. Hayatımdaki bazı olayların izlerini takip ederek, yaşadığım durumu seyirciye aktarmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de fotoğrafın zamanı değiştiren gücünden yararlanıyorum.” dedi.
Heller, tekrarlanan unsurların, sinemasında önemli bir yer tuttuğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
“Filmlerim, kaybolan tarihten geriye kalan yansımalar olarak görülebilir. Bir filmimde, restoranın içine kamera koydum ve burada insanların kim olduklarının kamera aynasında görünmesini sağladım. Orada, insanların, farkında olmaksızın, kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve çözülen hayatları görmemiz mümkün hale geliyor.”
Yoğun bir katılımın gözlendiği etkinlik, izleyenlerin sorularıyla sona erdi.
Eve Heller hakkında
Avangart film yapımcısı Eve Heller, ABD’de doğdu ve burada Paul Sharits, Tony Conrad, Abigail Child, Peggy Ahwesh ve Peter Hutton gibi birinci ve ikinci nesil Amerikalı deneysel film yapımcılarıyla çalıştı.
Heller, 1970’lerin sonlarından bu yana, filmin sanatsal olanakları, rüyalar, hafıza ve zamanla ilişkisi hakkında karmaşıklık ve merakla karakterize edilen eserler üretti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Defne ilçesi Aknehir Mahallesi’nde Asi Nehri içerisinde ceset görüldüğünün ihbar verilmesi üzerine bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye giden Hatay Büyükşehir Belediyesi, İtfaiye Daire Başkanlığı su altı ve su üstü arama kurtarma ekipleri cesedi bulmak için çalışma başlattı. Ekiplerin yaklaşık bir saat süren arama-kurtarma faaliyeti neticesinde kıyıdan 45 metre uzaklıktaki akıntı içerisinde takılan 65 yaşlarındaki A.C. isimli şahsın cesedine ulaşıldı. Yapılan kontrollerde şahsın kolluk kuvvetlerine kayıp ihbarında bulunan vatandaş olduğu tespit edildi. Şahsın cesedi olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi için morga kaldırıldı. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CAN KAYBI 384’E YÜKSELDİ
Myanmar’daki askeri yönetim, Yagi Tayfunu’ndan kaynaklanan şiddetli yağışlar sonucu meydana gelen sel ve toprak kaymalarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, 384 kişinin hayatını kaybettiği, 89 kişinin ise halen kayıp olduğu ifade edildi. Ülkenin Kayah ve Kayin eyaletlerinin de aralarında bulunduğu birçok bölgesinin tayfundan ciddi şekilde etkilendiği belirtilen açıklamada, yolların, köprülerin, evlerin ve okulların zarar gördüğü bilgisi verildi.

Myanmar askeri yönetim lideri General Min Aung Hlaing, diğer askeri yetkililer eşliğinde tayfundan etkilenen bölgeleri ziyaret etmiş ve buralardaki kurtarma, yardım ve rehabilitasyon çalışmalarını denetlemişti. Yagi Tayfunu, yaklaşık bir haftadır Vietnam’ın kuzeyi, Laos, Tayland ve Myanmar’ı kasıp kavurarak bölgede yüzlerce insanın ölümüyle sonuçlanan sel ve toprak kaymalarına neden oldu.

AFETTEN ETKİLENEN KİŞİ SAYISI 1 MİLYONA YAKIN
Bu arada, Birleşmiş Milletlerden (BM) yapılan açıklamada, Myanmar’da afetten etkilenen kişi sayısının 887 bini bulduğu ifade edildi. Öte yandan, askeri yönetim, hafta başında afetle mücadele kapsamında yabancı ülkeler ve yardım organizasyonlarından destek istemişti.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CENİN – İsrail askerleri Batı Şeria’nın Kabatiya kasabasında, öldürdükleri 3 Filistinlinin cansız bedenini bir evin çatısından aşağı attı.
İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin Valiliğine bağlı Kabatiya kasabasına dün akşam saatlerinde baskın düzenledi. İsrail’in yaklaşık 10 saat süren geniş çaplı saldırılarında 7 Filistinli hayatını kaybetti, 11 Filistinli ise yaralandı.
Yerel kaynaklar tarafından yapılan açıklamada İsrail askerlerinin kuşatılan bir evin çatısında öldürdüğü 3 Filistinlinin cansız bedenini bir evin çatısından attığı ve cenazelerin daha sonra İsrail’e ait buldozerlerle olay yerinden alındığı ifade edildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, en az 3 İsrail askerinin bir Filistinlinin cansız bedenini tekmeleyerek çatıdan aşağı attığı görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçede iki gündür etkili olan sağanak, yüksek yerleşim yerlerinde yerini kara bıraktı.
İlçe merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan kırsal Yolmaçayır Mahallesi’nde kar yağdı.
Mevsimin ilk karıyla beraber mahalle beyaza büründü.
Güne beyaz örtüyle başlayan mahalleli, her yıl kasım ve aralıkta yağan karı görünce şaşırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2023 genel seçimleri, siyasette dengeleri değiştirdi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun verdiği milletvekillikleri ile Meclis’e giren partiler CHP’de değişen yönetim ve genel başkandan sonra adeta ortada kaldı..
Kimileri grup kurarken, şimdilerde ise tamamen birleşme konusu gündemde.
DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin birleşme müzakereleri sürüyor..
Geçtiğimiz günlerde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile görüşen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bu kez Saadet Partisi’nin kapısını çaldı.
KARAMOLLAOĞLU İLE GÖRÜŞTÜ
Partiden yapılan açıklamaya göre, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Genel Merkez’deki makamında görüştü.
Davutoğlu’na görüşmede genel başkan yardımcıları Hasan Seymen ve Alaattin Fırat da eşlik etti.
Görüşmeye dair herhangi bir açıklama yapılmadı.
İLGİLİ HABERGelecek ve DEVA’nın birleşme süreci: Ahmet Davutoğlu adaylık ilanı istedi
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Yalçınkaya Kaynak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla ilçe genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki 195 okulda bulunan kantinlere yönelik denetimlerine başlayan Altındağ Belediyesi zabıta ekipleri, ilk olarak Cebeci Ortaokulu ile Ankara Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu.
İlçedeki 87 okulun kantin denetimini gerçekleştiren ekipler, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı kontrolü, kantinlerin hijyen ve fiziki koşulları ile belediye vergi levhası ve genel temizliğin yanı sıra ürünlerin ambalajlarındaki son kullanma tarihleri, gıda maddelerinin sağlık şartlarına uygunluğunu da inceledi.
Denetimlerde ayrıca, mutfak içi rafların ve tezgah üstlerinin temizliği ile ilgili kontroller gerçekleştirirken ekipler, uyulması gereken kurallarla ilgili de kantin yöneticilerini ve çalışanlarını bilgilendirdi.
Gerekli koşulları taşımayan kantin işletmelerine cezai işlemlerin uygulandığı denetimler, ilçe genelinde belirli aralıklarla devam edecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medipol Sağlık Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre, uygulama kapsamında hastaların güvenliği hastaneye girişlerinden itibaren tüm işlemlerinin temelinde tutuluyor.
Hemşirelerin eğitimi için düzenlenen bu simülasyonda, bir hastane odasında yapılabilecek tüm hatalar simüle edilerek, hemşirelerin bu hataları tespit etmesi bekleniyor. Hemşireler, gruplara ayrıldıktan sonra, simüle edilen hastanın durumu hakkında bilgi alıyor ve kısa bir süre içinde odaya girerek yapılan hataları belirlemeye çalışıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Meryem Kapancı, 1999’da yayımlanan Uluslararası Tıp Enstitüsü’nün “Hata İnsan İçindir” raporunun dünya genelinde hasta güvenliğini ön plana çıkardığını kaydetti.
“Hastanemizde de her şeyin merkezinde hasta güvenliği bulunmaktadır”
Kapancı, “Hastanemizde de her şeyin merkezinde hasta güvenliği bulunmaktadır. Hemşirelik hizmetleri eğitim programımızda 10 günü kapsayan hasta güvenliği hedefleri çerçevesinde yapılandırılmış bir hemşirelik oryantasyonumuz bulunuyor. Bu oryantasyon eğitiminin finalini ise hastanemizde hazırladığımız ‘Hatalar Odası Simülasyon Uygulaması’yla sonlandırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öğrenmeyi pekiştirmek amacıyla oryantasyon eğitimi sonunda çalışanların teste tabi tutulduğunu belirten Kapancı, şunları kaydetti:
“Hatalar Odası Simülasyon Uygulaması için eğitimcilerimiz hatalı uygulamalarla donatılmış bir hasta odası hazırlıyor ve simulehasta senaryosu oluşturuyorlar. Bu senaryoyu kendilerine verilen süre içinde inceleyen hemşirelerimizin simülasyon odasına girerek olabildiğince çok hatayı tespit etmeleri gerekiyor. Daha sonra birkaç dakika içinde belirledikleri tüm hataları yine belirli bir süre içinde yazmalarını bekliyoruz. Hazırladıkları bu liste eğitimcilerimiz tarafından gözden geçirildikten sonra doğru ve eksik tespitler hakkında hemşirelerimize geribildirim yaparak eğitimi pekiştirmiş oluyoruz.”
Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde görev yapan Hemşire Semanur Işık da oryantasyon programlarının gelişimlerine büyük katkı sağladığını aktararak, “Hastaya olan yaklaşımımıza da büyük etkisi bulunuyor. Bizlere bilgi anlamında da beceri ve donanım katıyor. Hatalar Odası’ndaki senaryonun bir benzerini de günlük hayatta yaşıyoruz. Bu sayede daha soğukkanlı ve doğru adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Hasta güvenliğinin 6 önemli hedefi var. Bunları daha iyi kavramamıza ve pratik yapmamıza öncü oluyor. Hastanın yattığı yatağın frenlerinin açık olmasından yerdeki su birikintisine, dosya numarasının kontrol edilmesinden doğru ilacın kullanımına kadar birçok uygulamanın üzerinden geçmiş oluyoruz.” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>150 BİN TL EVLİLİK KREDİSİ KİMLER ALABİLİR?
Evlenecek gençlerin desteklenmesi projesi olan Aile ve Gençlik Fonu’na Osmaniye de eklendi. İşte 48 ay vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, 150 bin lira kredi desteğine ilişkin detaylar.

E-DEVLET EVLİLİK KREDİSİ ŞARTLARI NELERDİR?
Projeden yararlanmak üzere başvuru yapacak kişi, 6 Şubat 2023 tarihinde ve başvuru anında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri veya Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde ikamet etmelidir.
Evlenecek çiftlerin her ikisi de aşağıdaki şartları taşımalı:
• Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
• Başvuru tarihi itibarıyla 18-29 yaş arasında olmak (30 yaşından gün almamış olmak),
• 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 il (Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa) dışında taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmamak,
• Çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması ve son aya ait gelirleri toplamı 2 asgari ücretten fazla olmamak,
• Başvuru tarihi itibarıyla resmi nikâh tarihine en az 2 ay en fazla 6 ay kalmış olmak,
• Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmek,
• Affa uğramış olsa bile; devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, bunların kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamak.

FAİZSİZ EVLİLİK KREDİSİ BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
e- Devlet üzerinden başvuru aşamasında gerekli olan yerleşim yeri belgesi, tapu bilgileri, adli sicil kaydı ilgili kurumdan online olarak alınabiliyor. Yıllık gelir beyanı da e-Devlet üzerinden bildiriliyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, ayrıca Aile ve Gençlik Fonu’nun pilot uygulamasının 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen 4 il ve 2 ilçede başlattıklarını hatırlattı. “İlk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’dan başvuruları aldık. Yakın zamanda da doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta da başvuru almaya başladık. Bu kapsamda bugüne kadar Aile ve Gençlik Fonu’na 12 bin 519 genç çiftimiz başvurdu ve şartları yerine getiren 3 bin 963 çiftimiz krediden faydalandı. Bu rakamlar tabii ki de önümüzdeki süreçlerde artarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.
BAŞURU İÇİN TIKLAYINIZ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Osmaniye temaslarının ardından karayoluyla Hatay’a geçti. Bakan Göktaş ilk olarak Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde inşa edilen Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi’nin açılışına katıldı.
Açılışta konuşan Bakan Göktaş, “Hatay’da sadece yeni bir yaşam alanının kapılarını açmıyor aynı zamanda çocuklarımıza güzel bir gelecek sunmanın heyecanını yaşıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bir şekilde yetişmeleri, ülkemizin gelişiminin ve refahının teminatıdır. Bir çocuğa verilen destek ve güven, onların kendilerine olan inancını da ayrıca güçlendirir. Sahip olduğu potansiyeli gerçekleştirdiğinde ise hem kendine daha iyi bir gelecek kurmasını sağlar hem de bir parçası olduğu toplumun geleceğine katkı sunar. Bu anlamda çocuklarımıza iyi bir eğitim vermek, sağlıklı bir çevrede büyümelerini sağlamak ve onların güvenliğini korumak hepimizin ortak görevidir. Bu anlamda Bakanlık olarak, herhangi bir sebeple ailesinden uzak düşmüş çocuklarımıza, devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek yeni modellerle hizmet sunuyoruz” dedi.
“14 bin 659 çocuğumuzun aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz”
Bakan Göktaş, bakanlık olarak Türkiye’nin dört bir yanında 14 bin 659 çocuğun aile ortamında büyümesini sağladıklarını belirterek “Bugün, Türkiye’nin dört bir yanında, 14 bin 659 çocuğumuzun sevgi dolu bir aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz. Hatay’da ise 2 çocuk evleri sitesiyle, 62 çocuğumuza koruma ve bakım hizmeti sunuyoruz. Bu gün açılışını gerçekleştirdiğimiz çocuk evleri sitesiyle 80 çocuğumuzu daha hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek yaşam alanı oluşturduk” dedi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TUSAŞ’ta görevliyken trafik kazasında vefat eden Serdar Demir’in hayalini gerçekleştirdiklerini dile getirerek “Bu gün açılışını yaptığımız Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi bizim için ayrıca bir önemi var. Bu proje aslında neredeyse 3 yıl önce elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden kıymetli kardeşimiz TUSAŞ kurumsal pazarlama ve iletişim başkanı Serdar Demir’in bir hayaliydi. Serdar kardeşimiz hayatını hayır işlerine vakfetmiş çok kıymetli bir kardeşimizdi” dedi.
Açılışta, çocuk evleri sitesine adı verilen Serdar Demir’in ailesi, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve il protokolü yer aldı. – HATAY
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyarette öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Tekin, öğretmen ve öğrencilerden kurulu müzik topluluğunun konserini dinledi, onlarla bir süre sohbet etti.
Öğretmenlerin, Öğretmenlik Mesleği Kanunu hakkındaki sorusu üzerine Tekin, “Bilindiği gibi Öğretmenlik Mesleği Kanunu düzenlemesi, Meclisimizde ele alınacak. Konu Meclisimizin takdirindedir. Yasalaşması halinde hemen uygulamaya geçeceğiz.” dedi.
Öğretmenler, bakanlığın bu yıl hayata geçirdiği ilkokul 1. sınıf şubeleri ile sınıf öğretmenleri ve ortaokul 5. sınıf şubelerinin e-Okul sistemi üzerinden otomatik olarak belirlendiği uygulamadan dolayı Bakan Tekin’e teşekkür etti.
İstişare kültürüne önem verdiklerini belirten Tekin, öğretmenlerin sahadaki uygulamalara yönelik görüş ve önerilerini dikkate alarak yol haritası belirlediklerini, tüm imkanlarıyla öğretmenlerin yanında yer almaya devam edeceklerini söyledi.
Buluşmada Bakan Tekin, öğretmenlerden Yavuz Keleş, Sevcan Eser ve Yavuz Selim Yıldırım’a doğum günü sürprizi yaptı, pasta kesti.
Bakan Tekin, daha sonra okulun sanat sokağını ve atölyeleri gezerek okulda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’nın Yumurtalık Belediyesi öğrencileri ücretsiz çorba ikram etmeye başladı. Vatandaşlar ise 15 lira karşılığında çorba içebiliyor.
Yumurtalık Belediyesi’ne ait ‘Güney Yıldızı Büfesi’nde çay ve simidi 5 liraya temin eden Yumurtalıklı ailelerin öğrenci çocukları şimdi de ücretsiz çorba servisi imkanına kavuştu. Dileyen öğrenciler çorbanın yanında ekmek de yiyebiliyor. Türkiye’nin geleceğinin çocuklar olduğuna dikkat çeken Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, Yumurtalık’taki 1 yüksekokul, 1 lise, 8 ortaokul, 1 Halk Eğitim Merkezi ve 14 ilkokuldaki tüm öğrencilerin bu imkandan gönül rahatlığıyla faydalanabileceğini, ayrıca vatandaşların da 15 lira karşılığında çorba içebileceğini belirtti.
Yarınların Türkiye’sinin öğrenciler ve gençlerle şekilleneceğini hatırlatan Başkan Altıok, Ancak, genel ekonomik gidişat malum, pek iyi değil. Öğrencilerimiz servis, yurt, kırtasiye, giyim-kuşam ve daha birçok konuda ekonomik zorluklarla karşılaşıyor. Yumurtalık’taki tüm okullarda eğitim-öğretim gören binlerce öğrencimize ve ailelerine bir nebze olsun ekonomik katkı sunmak amacıyla ücretsiz çorba projemizi hayata geçirdik diye konuştu.
AFİYET OLSUN
Yumurtalık Ayas merkez sahilde, belediyeye ait Güney Yıldızı Büfesi’nde, simit ve çayı 5 liraya sunduklarını, hizmete ek olarak, artık öğrencilerin ücretsiz çorba ikramından da faydalanabileceğini kaydeden Altıok, Ayrıca, vatandaşlarımızı da düşünerek çorba fiyatını 15 lira gibi makul bir seviyede tuttuk. Yumurtalık Belediyesi olarak, sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik anlayışımızdan taviz vermeden halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımız, gençlerimiz ve vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla bu imkanlardan faydalanabilir. Afiyet olsun diye konuştu.
Haber-Kamera YUMURTALIK,(Adana),
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu başvuruları için bugün itibarıyla Osmaniye’den de başvuruların alındığını duyurdu.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gençlerimizin temeli sağlam, güçlü bir aile kurmalarına imkan sağlayan Aile ve Gençlik Fonu için bugün itibarıyla Osmaniye’den de başvuruları almaya başlıyoruz. Ayrıca 2 asgari ücreti aşmama şeklindeki gelir kriterini kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkardık. Tüm gençlerimiz için hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi sahalarında oynanan mücadelede Milli Takımın gollerini 22 ile 45. dakikalarda Mustafa Duru, 37. dakikada Adnan Efe Fettahoğlu ve 48. dakikada Hasan Mert Tuncel atarken, Danimarka‘nın gollerini 11. dakikada Malthe Mortensen ve 74. dakikada Omran Khatar kaydetti.
Turnuvanın diğer maçında Portekiz ile Romanya 0-0 berabere kaldı.
Bu sonuçların ardından U16 Milli Takımı, son maçlar öncesinde aldığı iki galibiyetle turnuvayı lider olarak bitirmeyi garantiledi. Ay-yıldızlılar Romanya, Danimarka ve Portekiz’in mücadele ettiği turnuvada şampiyon oldu.
Son maçlar, 18 Eylül Çarşamba günü Türkiye-Portekiz ve Danimarka-Romanya arasında oynanacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve TerbiyeKurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, İTO YK Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, rektör yardımcıları, üniversiteninakademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Açılış dersi Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala tarafından verildi.

“İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ’NDE GEÇMİŞİMLE GURUR DUYUYORUM”
2024-2025 akademik yılının açılış töreninde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, öğrencilere ve üniversite camiasına hitap etti.
Üniversitede öğretim üyeliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Bolat, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin iş dünyası ile olan güçlü iş birliği ve uluslararasılaşma konusundaki başarılarının altını çizdi. Yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyen Bakan Bolat, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Türkiye’de itibarlı ve marka bir üniversite haline gelmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.
Bakan Bolat, Türkiye’nin geleceği için iyi donanımlı, bilgi ve beceri sahibi bireylerin yetiştirilmesinin en öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin bu doğrultuda stratejik kurumlar olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Üniversitelerin sadece eğitim vermekle kalmayıp, ARGE faaliyetleri ve üretilen bilginin toplumla buluşturulması gerektiğini söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bu alanda çok başarılı bir örnek olduğunu ifade eden Bolat, iş dünyası ile kurulan sağlam bağların önemini hatırlattı.

Konuşmasında, Türkiye’nin eğitimde son yıllarda kaydettiği önemli ilerlemelere de değinen Bakan Bolat, üniversite sayılarının artması, akademisyenlerin desteklenmesi ve öğrencilere sunulan imkanların genişlemesiyle Türkiye’nin uluslararası bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. Bugün Türkiye’de 340 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Ticaret Bakanı Bolat, bu durumun Türkiye’nin eğitimdeki başarısını ve uluslararası alandaki etkinliğini gösterdiğini ifade etti.
Bakan Bolat, öğrencilere yönelik mesajlarında, üniversite hayatının sadece bir başlangıç olduğunu, eğitimin hayat boyu devam ettiğini vurguladı. Üniversite diplomasının, hayat üniversitesinde başarılı olmak için bir adım olduğunu söyleyen Bakan Bolat, öğrencilere meraklı, çözüm odaklı ve sürekli kendini yenileyen bireyler olmalarını tavsiye etti. Yabancı dil öğrenmenin ve yurt dışı deneyimlerinin önemine dikkat çeken Bakan Bolat, gençlerin aldıkları eğitimleri Türkiye’nin geleceğine katkı sağlamak için kullanmaları gerektiğini belirtti.
Son olarak, Türkiye’nin büyük bir yarış içinde olduğunu hatırlatan Ticaret Bakanı Bolat, gençlerin güçlü, cesur ve enerjik bir şekilde bu yarışta yer alarak ülkemizi daha ileriye taşıyacaklarını dile getirdi. 2024-2025 akademik yılının İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne ve tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.
“BARIŞ VE HUZURUN ÜNİVERSİTESİ”
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, 2024-2025 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin yeni dönem hedeflerini ve vizyonunu paylaştı. Prof. Dr. Şimşek, 26 bin 176 mezunu geride bırakarak yeni akademik yıla başlarken, bu yıl aramıza katılan 1800’e yakın yeni öğrencinin de üniversite ailesine katılmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, uluslararası alanda güçlü iş birlikleri ve genişleyen Erasmus ağıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, Türkiye ve Türk dünyasının farklı üniversiteleriyle akademik ve araştırma faaliyetlerini zenginleştirmeye devam edeceğini vurguladı.

Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin sosyal sorumluluk anlayışına da dikkat çekerek, dünya genelinde yaşanan insanlık dramlarına karşı duyarlılık göstermenin önemine değindi. Özellikle Gazze’de yaşanan zulme vurgu yapan Prof. Dr. Şimşek, İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak bu tür olaylara sessiz kalınmaması gerektiğini kaydederek “Üniversite olarak, öğrencilerimize barış, adalet ve insan haklarının değerini hissettirecek eğitimler vermeye ve etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin güçlü vizyonu, bilgi ve tecrübe birikimiyle uluslararası bilim dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğini söyleyen Prof. Dr. Şimşek, “Barış ve huzurun üniversitesi” olma yolunda ilerlerken, çağdaş, ancak manevi değerlerini unutmayan bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE YENİLİKLERLE YENİ DÖNEME HAZIRLIK
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, 2024-2025 akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin uluslararası alanda büyüyen iş birliklerine dikkat çekti. Dr. Kuralay, Özbekistan’ın Buhara Devlet Üniversitesi ve Taşkent Dokumacılık ve Sanayi Üniversitesi ile ortak dersler başlattıklarını hatırlatarak bu yenilikçi adımın, iki ülke arasında akademik iş birliğini güçlendirdiğini ve diğer kardeş ülkelerle de benzer iş birliklerinin devam edeceğini vurguladı.
Dr. Kuralay, konuşmasında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere verdiği önemi de vurguladı. 82 ülkeden bin 155 uluslararası öğrenciyi bünyesinde barındıran üniversitenin, bu öğrencileri misafir olarak değil, kendi öğrencileri olarak gördüğünü belirten Dr. Kuralay, uluslararası öğrencilerin kültür elçisi olarak yetiştirildiğini ifade etti.

Ayrıca, uluslararası öğrencilere sosyal medyada ve kamuoyunda yürütülen kara propagandalara karşı duruşlarını net bir şekilde sergileyeceklerini ekleyen Dr. Kuralay, yaz döneminde üniversiteye yapılan yeniliklerden bahsetti. Dr. Kuralay, üniversite girişinde yer alan koridorun “Ticaret Cadde” olarak yeniden düzenlendiğini ve öğrencilerin bu alanı daha verimli kullanmaları için hizmete açıldığını açıkladı. Ayrıca, konferans salonunun üzerindeki az bilinen alanın “Sadabat Bahçe” olarak düzenlendiğini belirten Dr. Kuralay, bu alanda satranç, mini futbol, teraslar ve dinlenme alanları gibi sosyal olanaklar sunularak öğrencilere yeni bir nefes alma alanı yaratıldığını ifade etti.
Dr. Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Eminönü’ndeki eski Ticaret Odası binasının restorasyonunun tamamlandığını ve bu binada enstitüler, hazırlık okulu ve Sürekli Eğitim Merkezinin yer alacağını müjdeledi. Bu yeniliklerle, üniversitenin hem öğrencilerine hem de akademik kadrosuna daha modern ve işlevsel bir eğitim ortamı sunmayı hedeflediğini kaydeden Dr. Kuralay, üniversitenin güçlü bir vizyonla, uluslararası iş birlikleri ve yenilenen altyapısı ile eğitim yolculuğuna emin adımlarla devam edeceğini sözlerine ekledi.
MEHMET DEVELİOĞLU’NDAN ÖĞRENCİLERE ÖNEMLİ TAVSİYELER
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve üniversitenin Mütevelli Heyet Üyesi Mehmet Develioğlu, üniversitenin öğrencilere sunduğu imkanları ve kariyer yolculuklarında onlara rehberlik edecek projeleri vurguladı. Develioğlu, İstanbul Ticaret Odası’nın 800 bini aşkın üyesiyle iş dünyası, kamu ve üniversite arasındaki iş birliğine özel önem verdiklerini belirtti ve bu sinerjinin öğrencilerin eğitim hayatında ne denli büyük katkılar sağladığını dile getirdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak, öğrencilerin teorik ve pratik eğitimi bir arada alabileceği bir ortam yaratmaya çalıştıklarını ifade eden Develioğlu, üniversitemizin sanayi ve ticaretin merkezi olan İstanbul’da böyle bir eğitim modelini başarıyla sürdürdüğünü söyledi.

Develioğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin her yıl 150 öğrenciye staj imkânı sunduğunu ve mezunların %80’inin eğitim aldıkları alanda istihdam edildiğini vurgulayarak, öğrencilerin kariyer yolculuklarında İstanbul Ticaret Odası’nın desteklediği Öğrenci Hamili Projesi gibi programlarla yanlarında olduklarını belirtti. Ayrıca, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca girişimci olmaları ve bilgi hazinelerini geliştirmeleri için cesaretlendiren Develioğlu, tüm gayretlerinin öğrencilerin en iyi eğitimi almasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Son olarak, yeni akademik yılın hayırlı ve verimli geçmesi dileklerini ileten Develioğlu, üniversitemizin mütevelli heyetinin ve yönetim kurulunun, öğrencilerin en iyi imkanlarla buluşturulması için sürekli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, yeni dönemde tüm öğrencilerin başarılı bir yıl geçirmelerini temenni etti.
İTO’NUN KÖKLÜ MİRASI ÜNİVERSİTEMİZE GÜÇ KATIYOR
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı ve Üniversitenin Mütevelli Heyeti Üyesi Dr. Erhan Erken, akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, İTO’nun kurumsal gücünün üniversiteye büyük katkı sağladığını vurguladı. Dr. Erken, 2001 yılında üniversitenin kuruluş sürecinde aktif bir rol aldığını belirterek, “İTO’nun 142 yıllık geçmişi ve kurumsal ağırlığı, üniversitemizin bugün geldiği noktada büyük bir etkiye sahip” dedi.
Dr. Erken, üniversitenin hem mesleki eğitim hem de bilimsel alanda önemli katkılar sunduğunu ifade ederek “Üniversitemizin iş dünyasıyla kurduğu güçlü bağların, öğrencilerimizin mezuniyet sonrası kariyerlerinde önemli bir avantaj sağlıyor. İTO ve üniversitemizin iş birliği, hem ticaret hem de bilim dünyasında senkronize çalışmayı gerektiriyor. Bu, kolay bir görev değil, ancak hep birlikte bu zorluğun üstesinden geliyoruz” dedi.

Son olarak, üniversitenin 20 yıllık sürecinde önemli mesafeler kat ettiğini dile getiren Dr. Erken, Gazze’deki zorlu şartlara da dikkat çekerek, “Eğitim her coğrafyada büyük önem taşıyor. Gazze’de şu anda üniversitelerin bulunmaması, o bölgedeki sıkıntıların bir göstergesi. Zulüm altındaki insanların kurtulmasını diliyorum,” ifadelerini kullandı.
Dr. Erhan Erken, üniversitemizin gelecekte daha da büyük başarılara imza atacağına olan inancını yineledi.
“İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM EKOSİSTEMİNDE ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR”
Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihat Demirli de açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin eğitim ekosistemindeki yerini vurguladı.
Akademik yaşamının büyük bir kısmını bu üniversitede geçirdiğini belirten Prof. Dr. Demirli, “Mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin yeni yönetimine hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

Üniversitenin, nitelikli insan gücü yetiştirme noktasında önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirli, yükseköğretimin okul öncesinden başlayan eğitim sürecinin en kritik tamamlayıcısı olduğunu belirterek, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin kendine özgü ağırlığı ve bağımsız yapısıyla eğitim dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu, bu durumu üniversiteden ayrıldıktan sonra daha da yakından gözlemlediğini söyledi.
Konuşmasını, “Yeni akademik yılın hepimiz için hayırlı olmasını diliyor, üniversitemizin başarılarının devamını temenni ediyorum,” sözleriyle tamamlayan Prof. Dr. Demirli, kıymetli hocalarıyla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
“DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN”
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy ise akademik yılı açılışında yaptığı konuşmada, ÖSYM’nin 50. yılını kutladığını ve her yıl 13 milyon kişiye sınav yaptıklarını belirtti. Bu yıl 3 milyon 120 bin adayın sınavını başarıyla gerçekleştirdiklerini ve 980 bin öğrencinin yerleştirilmesinden mutluluk duyduklarını ifade eden Ersoy, üniversitelerin temel görevlerinin eğitim, AR-GE ve toplumsal fayda sağlamak olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Ersoy, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin güçlü finansal destek, yetkin akademisyen kadrosu ve toplumsal katkılarıyla Türkiye’nin yeni yüzyılında önemli bir rol üstleneceğini belirterek, “İstanbul Ticaret Üniversitesi, geçmişteki İbni Sina, Farabi, Cezeri gibi bilim insanları çıkaran bu topraklardan, gelecekte de Aziz Sancar ve İskender Pala gibi isimler yetiştirecek” dedi.

Konuşmasında Gazze’deki duruma da değinen Prof. Dr. Ersoy, Gazze’de akademisyen ve öğrencilerin açılış yapamadığını belirterek, İsrail’in zulmünün sona ermesi ve Filistin’in özgürlüğü için temennide bulundu.
Son olarak, Prof. Dr. Ersoy, ÖSYM’nin uluslararası alanda önemli adımlar attığını belirtti. TR-YÖS adıyla uluslararası öğrenci sınavını başlattıklarını, şubat ayında e-TEP sınavını hayata geçireceklerini ve Türkiye’de YKS sınavının e-sınav formatında yılda birden fazla yapılması için çalışmaların sürdüğünü duyurdu.
Prof. Dr. Ersoy, bu yeniliklerin Türk eğitim sistemine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, akademik yılın hayırlı olmasını diledi.
AÇILIŞ DERSİ PROF. DR. İSKENDER PALA’DAN
Akademik yılı açılış töreninde, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala’nın ders niteliğindeki açılış dersinde, gençlere önemli mesajlar verdi. Prof. Dr. Pala, konuşmasında Mevlâna’nın Mesnevisinden ve daha önce Çin Denemeleri isimli bir kitaptan okuduğu bir hikâyeden yola çıkarak, okçuluk metaforuyla bilgi ve başarı yolculuğunu ele aldı. Öğrencilere, derslerinde ve hayatlarında sadece diploma hedefiyle değil, gerçek bir öğrenme amacıyla ilerlemeleri gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Pala, hikâye anlatımıyla başarıya ulaşmanın sabır ve özveri gerektirdiğini, sadece teknik bilgiyle değil, içsel yolculukla da gelişim sağlanabileceğini ifade etti. Chi Chang ve ustası Veifi üzerinden, en iyi olmanın yolunun sürekli kendini aşmak ve öğrenci olmayı asla bırakmamak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Pala, öğrencilerin üniversitedeki olanakları sonuna kadar kullanmaları gerektiğini, aksi halde bu fırsatları kullanmak isteyen birçok genç olduğunu hatırlattı.
Pala, öğrencilere İstanbul’daki eğitim hayatlarının, kendilerine sunulan imkanları değerlendirerek en iyi şekilde değerlendirmeleri gerektiğini vurgularken, başarıya ulaşmanın en yakın rakiplerini geçmekle değil, sınıfın genel seviyesini yükseltmekle mümkün olacağını belirterek, öğrencilerin birbirlerine karşı rekabetçi olmaları gerektiğini, bu rekabetin başarıya giden yolu açacağını söyledi.
Son olarak, Prof. Dr. İskender Pala, öğrencilerin kendilerini sadece diplomaya değil, gerçek bilgiye adaması gerektiğini, bu yolda sabırla ve azimle ilerleyenlerin büyük başarılar elde edebileceğini vurguladı. Pala’nın açılış dersi, öğrencilere akademik ve kişisel gelişimlerinde ilham kaynağı olacak önemli dersler sundu.
Muhammed Furkan GüneşHaberler.com – Eğitim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rowe, Trump’ın Florida’daki yerleşkesinde, başkan olduğu günlerdeki gibi “en üst düzeyde” güvenlik hizmeti aldığını ve kendisinin de bunun farkında olduğunu söyledi.
“Başkan (Joe) Biden, eski Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı (Kamala) Harris için en üst düzeyde koruma istediğini açıkça belirtti.” diyen Rowe, Gizli Servis olarak güvenlikle ilgili en hassas detaylarda bile dikkatli olduklarını kaydetti.
Şüpheli Ryan Wesley Routh’un 11 saat civarında çalılıklarda yatarak beklemiş olabileceğini ancak görüş açısında Trump’ın olmadığını vurguladı.
ROUTH, AFGAN PARALI SAVAŞÇILARI UKRAYNA’DA SAVAŞTIRMAK İSTİYORMUŞ
Öte yandan FBI’ın Miami Ofisi yetkilisi Jeffrey Veltri de olayı tüm boyutlarıyla incelediklerini ve şüphelinin ailesi ve yakınlarıyla görüştüklerini belirterek, “FBI, Donald Trump’a yönelik suikast girişimi olarak görülen olayı ‘oldukça ciddi’ şeklinde değerlendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Şüpheli Routh’un, olay esnasında sosyal medya platformları üzerinde aktif şekilde çevrim içi görünür olduğunu kaydeden FBI yetkilisi, Routh’un tüm sosyal medya hesaplarının incelendiğini söyledi.
Veltri ayrıca, şüphelinin “Afganistan’dan paralı savaşçılar bularak onların Ukrayna’da savaşmasını istediği” paylaşımları olduğunu da belirtti.
Şüphelinin yalnız mı yoksa başkaları ile mi çalışıp çalışmadığı sorusunu halen araştırdıklarını ifade eden Veltri, Routh’un aracı, cep telefonu ve diğer elektronik araçları için arama izni alıp daha kapsamlı bulgulara ulaşmayı hedeflediklerini de belirtti.
Söz alan bölge polisi yetkilileri ise şüphelinin yanında AK-47 tarzı seri numarası silinmiş bir tüfek, dijital kamera, çanta ve biraz da yiyecek bulduklarını anlattı.
OLAY
Trump’ın, 15 Eylül akşamı Florida’da bulunduğu yerin civarında silah sesleri duyulmuş ardından da kendisinin güvende olduğu bildirilmişti.
Seçim kampanyası iletişim direktörü Steven Cheung, “Başkan Trump, civarda silah sesleri duyulduktan sonra güvende. Şu anda başka ayrıntı yok.” bilgisini paylaşmıştı.
Trump’ın büyük oğlu Donald Trump Jr, X hesabından, yerel kolluk kuvvetlerince olaydan sonra sahadaki çalılıklarda AK-47 silahının bulunduğunu ve bir şüphelinin yakalandığını açıklamıştı.
AP’ye konuşan kaynaklar, Gizli Servis ajanının, korumakla görevli olduğu Trump golf oynarken şüpheliye silahla ateş açtığını belirtmişti.
Trump, destekçilerine attığı e-postada “asla pes etmeyeceğini” vurgulayarak, “Etrafımda silah sesleri duyuldu ancak söylentiler kontrolden çıkmadan şunları söylemek istiyorum: İyiyim ve güvendeyim.” ifadesini kullanmıştı.
Eski Başkan Trump, 13 Temmuz’da Pensilvanya’daki miting sırasında uğradığı suikast girişiminden kulağından aldığı yara ile kurtulmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÜÇ NESİL BİR ARADA
Al Jazeera’daki farklı bir haberde ise Gazze Şeridi’ndeki mezarlıklarındaki soykırım izleri ele alındı. Artık mezarlıklarda üç neslin bir arada gömüldüğü belirtildi. Anneanne, anne ve çocukları ya da dede, baba ve çocuklarının yan yana defnedildiği kaydedildi. Gazze’de kısmen ayakta kalan hastanelerde tedavileri devam edenler de yine aynı ailelerin fertlerinden oluşuyor. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana süren saldırılarında şimdiye kadar 11 binden fazla çocuk yaşamını yitirdi.

OKUL VE FIRINLAR HEDEFTE
İsrailordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde “3 katliam” gerçekleştirdiği, bu saldırılarda 20 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 76 Filistinlinin yaralandığı belirtildi. Hedef alınan yerlerden birisi BM kontrolünde olan ve sivillerin sığındığı okul oldu. Okulda 5 sivil öldü. İsrail savaş uçakları ayrıca Han Yunus kentinin batısındaki El-Mevasi bölgesinde yerinden edilenlerin sığındığı Sumud Mülteci Kampı’ndaki ekmek fırınına hava saldırısı düzenledi. Fırının etrafındaki 7 kişi öldü.

YAHUDİ TERÖRİSTLER OKULA SALDIRDI
İşgalci İsrail ordusunun desteklediği Yahudi terörist yerleşimciler Batı Şeria’da yine Filistinli sivillere saldırdı. Yerleşimciler, Arab Keabine Okulu’na sopalarla saldırırak Filistinli öğrencileri dövdü.
İSRAİL SİVİLLERİ SİLAHLANDIRIYOR
İSRAIL ordusunun Lübnan sınırındaki köylerde bulunan sivilleri silahlandırmaya başladığı ortaya çıktı. İsrail merkezli Hayom gazetesine göre ise işgalci İsrail ordusu Ürdün sırındaki bölgelerde de siperler kazmaya başladı. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Lübnan’a yönelik büyük bir saldırıya karşı olması nedeniyle Savunma Bakanı Yoav Gallant’ı görevden almayı değerlendirdiği öne sürüldü.
FİLİSTİNLİ DAĞCI AĞRI ZİRVESİNE TIRMANDI
Türkiye’nin en yüksek noktası olan 5 bin 137 metre yüksekliğindeki Ağrı Dağı’na tırmanış yapan Filistinli Musa Abdul Ullah, Filistin’de şehit olan arkadaşına ve çocuklarına adadığı tırmanışı zirvede Filistin bayrağını dalgalandırarak tamamladı. Recep ÇİRİK-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Biden’ın helikopterinden indikten sonra Beyaz Saray’a girerken basın mensuplarına yaptığı ve helikopter sesinden dolayı duyulmayan açıklamasını teyit eden Beyaz Saray, “Evet aradı, ancak görüşme olmadı.” değerlendirmesini yaptı.
Öte yandan Biden’ın söz konusu videosunu paylaşan Beyaz Saray muhabirlerinin paylaşımlarına göre ABD Başkanı, basın mensuplarına, “Onu aradım ancak müsait değildi, daha sonra yine deneyeceğim.” ifadeleriyle sesleniyor.
OLAY
Eski ABD Başkanı Trump’ın, 15 Eylül akşamı Florida’da bulunduğu golf sahasının civarında silah sesleri duyulmuş ardından kendisinin güvende olduğu bildirilmişti.
Trump’ın büyük oğlu Donald Trump Jr, X hesabından, yerel kolluk kuvvetlerince olaydan sonra sahadaki çalılıklarda AK-47 silahının bulunduğunu ve bir şüphelinin yakalandığını açıklamıştı.
AP’ye konuşan kaynaklar, Gizli Servis ajanının, korumakla görevli olduğu Trump golf oynarken şüpheliye silahla ateş açtığını belirtmişti.
Trump, destekçilerine attığı e-postada “asla pes etmeyeceğini” vurgulayarak, “Etrafımda silah sesleri duyuldu ancak söylentiler kontrolden çıkmadan şunları söylemek istiyorum: İyiyim ve güvendeyim.” ifadesini kullanmıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Trump’a yönelik “suikast girişimi gibi görünen olayı” soruşturduğunu açıklamıştı.
ABD Başkanı Joe Biden, olaya ilişkin “Gizli Servisin daha fazla yardıma ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Trump, 13 Temmuz’da Pensilvanya’daki miting sırasında uğradığı suikast girişiminden kulağından aldığı yara ile kurtulmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, aralarında alacak-verecek meselesi bulunan O.Ç. ve U.B., akşam saatlerinde İpekli Evler Caddesi’nde buluştu. Konuşmak için buluşan şahıslar arasında çıkan tartışma, kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada O.Ç., üzerinde bulunan bıçakla U.B.’yi yaralayarak olay yerinden kaçtı. Kavgayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yüzünden yaralanan U.B., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olaydan sonra kaçan O.Ç. ise polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 21.40 sıralarında Topçular Mahallesi Rami Kışla Caddesi üzerinde bulunan bir düğün salonunda meydana geldi. İddiaya göre oto tamir dükkanının üzerinde bulunan iki katlı bir düğün salonunun 1’inci katına kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından patlayıcı madde atıldı. Şüpheli şahıslar daha sonra düğün salonunun dışında silahla etrafa ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtı. Salonun 2’nci katında düğüne gelen vatandaşlar patlama sonrası kendilerini dışarı atarak durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Olay yeri inceleme ekipleri ve salonda uzun süre incelemelerde bulundu.
Meydana gelen saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken ekipler, şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EYÜPSULTAN’da motosikletle gelen şüpheliler, düğün salonuna patlayıcı madde attıktan sonra çevreye ateş açarak kaçtılar. Düğün programı sırasında yaşanan saldırıda şans eseri yaralanan olmazken, polis kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, saat 22.40 sıralarında Topçular Mahallesi Rami Kışla Caddesi üzerinde bulunan bir düğün salonunda meydana geldi. İddiaya göre, oto tamir dükkanının üzerinde bulunan iki katlı düğün salonunun birinci katına kimliği belirsiz kişiler tarafından patlayıcı madde atıldı. Salonda meydana gelen patlamanın ardından büyük panik yaşanırken, şüpheliler çevreye silahla ateş açarak motosikletle kaçtı.
DÜĞÜNE KATILANLAR PANİK YAŞADI
Patlamanın ardından iki katlı düğün salonunun üst katında düğüne katılanlar panikle salonu terk etti. Patlamanın salonun boş olan katında gerçekleşmesi nedeniyle şans eseri yaralanan olmazken, adrese çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine gelen Terörle Mücadele Şube’ye bağlı ekipler ve bomba uzmanları patlayıcı maddenin türü ile ilgili inceleme yaparken, diğer ekipler de çevreye geniş güvenlik önlemi aldı. Uzun süre düğün salonunda inceleme yapan polis ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seçim kampanyasını yürüten ekibi, Trump golf sahasında olduğu sırada, “yakınlarında” silah sesleri duyulduğunu ve durumunun iyi olduğunu açıklamıştı.
Olayla ilgili bölgedeki güvenlik birimleri, FBI ve Gizli Servis bir basın toplantısı düzenledi. Yerel saatle 13:30 sularında Gizli Servis’e bölgede silah sesleri duyulduğu ihbarı yapıldığı açıklandı.
Buna göre, ihbarın ardından polis alanı hızla kapattı.
Gizli Servis, Trump’ın golf sahasındaylen, bir delik önünde durmakla sorumlu bir ajanının, bir ucu çalılıklardan dışarı çıkmış bir tüfek gördüğünü ve hızla buraya ateş açtığını açıkladı.
Olay yerinden siyah bir Nissan ile kaçan şüpheli görgü tanıklarının yardımıyla bulundu ve gözaltına alındı.
Şüphelinin görüldüğü çalılıktan dürbünlü bir AK-47 tipi tüfek, iki sırt çantası ve bir GoPro kamera ele geçirildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Donald Trump, yazılı açıklamasında, “Yakınımda silah sesleri duydum ancak söylentiler kontrolden çıkmadan önce şunu duymanızı istedim: Güvendeyim ve iyiyim!” ifadelerini kullandı.
Trump mesajında, “hiçbirşeyin kendisini yavaşlatamayacağını” ve “asla teslim olmayacağını” da belirtti.
Kasım ayındaki başkanlık seçiminde Trump’a karşı yarışan ABD Başkan Yardımcısı ve Demokrat Parti adayı Kamala Harris, X hesabından yaptığı açıklamada, “Eski başkan Trump ve Florida’daki mülkü yakınlarında silah sesleri duyulduğuna dair haberler aldım, güvende olduğuna sevindim. Şiddetin Amerika’da yeri yoktur” dedi.
Trump’a 13 Temmuz’da Pennsylvania eyaletinde yaptığı seçim mitingi sırasında bir suikast girişimi düzenlenmişti.
FBI olay yerinde öldürülen şüphelinin 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks olduğunu ancak motivasyonunun bilinmediğini açıklamıştı.
Olay sırasında Trump’ı izleyen bir kişi ölmüş ve iki kişi de yaralanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narin’in babası Arif Güran: Dayı- yeğen olmuş, hepsi akraba bile olsa bu işten vazgeçmem (2)
Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolan ve arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın defnedildiği Tavşantepe Mahallesi’ndeki ziyaretinin ardından iş insanı Ferit Kaya ile Narin’in babası Arif Güran arasındaki görüşme, cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Kaya ile sohbet eden Baba Arif Güran, “Akraba olmuş, dayı- yeğen olmuş. Akraba olduğu zaman diyor ‘Dayımdır, yeğenimizdir.’ Hepsi akraba bile olsa ben vazgeçmem. Bunu herkes de biliyor. Kimin parmağı bu işte, kimin parmağı varsa da devlet delillerle çıkardıktan sonra. Ciğersiz oldukları için gelip beni öldürseydiler. Gelip öcünü benden alsaydılar” dedi.
‘AĞABEY, O ÇOCUĞUN YERİ MEZAR DEĞİL, YERİ ŞU ANDA OKUL’
Kaya ise Narin’in yerinin okul olduğunu belirterek, “Ağabey, o çocuğun yeri mezar değil, o çocuğun yeri şu anda okul. Böyle bir şey yok. 8 yaşındaki bir çocuk” diye konuştu.
‘O NAMUSSUZLUK YAPTI, ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜ, BU SÜREÇTE BÜTÜN ÇOCUKLARIMIZI OKULDAN ETTİ’
Yanında bulunan Narin’in amcası Erhan Güran ise “20 nüfuslu bir yer, 90- 100 nüfusluk değil. Onların da hepsi akraba. Kendi aralarında toplantı yapıyorlar, şey yapıyorlar ki. O namussuzluk yaptı, çocuğu öldürdü, bu süreçte bütün çocuklarımızı okuldan etti. Kimse okula gitmiyor. İşte biz böyle bir toplumuz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Galatasaray evinde Çaykur Rizespor ile karşılaşıyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, son oynadıkları Adana Demirspor maçının 11’ine göre Rize karşısında 5 değişiklik yaptı. Buruk; Metehan Baltacı, Elias Jelert, Kerem Demirbay, sakatlığı bulunan Mauro Icardi ve Benfica’ya transfer olan Kerem Aktürkoğlu’nun yerine Davinson Sanchez, Ismail Jakobs, Gabriel Sara, Yunus Akgün ve Victor Osimhen’e görev verdi.
Sarı-kırmızılılarda sakatlıkları bulunan Mauro Icardi ve Hakim Ziyech’in tedavileri ise devam ediyor.
Victor Osimhen ve Ismail Jakobs ilk maçında 11’de
Galatasaray’ın yeni futbolcuları Nijeryalı golcü Victor Osimhen ile Senegalli futbolcu Ismail Jakobs, Çaykur Rizespor mücadelesine 11 başladı. İlk maçında 11’de görev Osimhen ve Jakobs’a müsabaka öncesi taraftarlar yoğun ilgi gösterdi ve tribünlere çağırdı.
Bir diğer transfer Macar futbolcu Roland Sallai ise müsabakayı tribünden takip etti.
Davinson Sanchez 4 maç sonra 11’de başladı
Hatayaspor maçında sakatlanan Kolombiyalı defans oyuncusu Davinson Sanchez, tedavisinin tamamlanmasının ardından milli takım arasındaki antrenmanlarda takımla çalıştı. Davinson, Rize karşılaşmasıyla 2’si Süper Lig, 2’si de UEFA Şampiyonlar Ligi play-off maçı olmak üzere 4 müsabaka sonra 11’de başladı.
Yunus Akgün de bu sezon ilk kez bir resmi maçta 11’de şans buldu.
Sarı-kırmızılılar karşılaşmaya; Fernanado Muslera, Kaan Ayhan, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Dries Mertens, Yunus Akgün ve Victor Osimhen 11’i ile başladı.
Yedeklerde ise Günay Güvenç, Eyüp Aydın, Kerem Demirbay, Berkan Kutlu, Elias Jelert, Victor Nelsson, Yusuf Demir, Michy Batshuayi, Efe Akman ve Metehan Baltacı bekledi.
Tribünler doldu
Galatasaray taraftarı, Rizespor mücadelesinde takımlarını yalnız bırakmadı. RAMS Park’ta oynanan müsabakada tribünleri tamamen dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, maç öncesinde oyuncuları tek tek tribünlere çağırarak destek oldu.
Galatasaraylı taraftarlar, Diyarbakır’da cinayet sonucu hayatını kaybeden 8 yaşındaki Narin Güran’ı unutmadı ve ‘Bir çocuk sadece saklambaç oynarken kaybolmalı’ pankartını açtı.
Metin Oktay unutulmadı
Taraftarlar ayrıca 13 Eylül’de vefat yıl dönümü olan ‘Taçsız Kral’ lakaplı eski futbolcuları Metin Oktay için tribünlere ‘Taçsız kral, tek aşkıydı Galatasaray, senin gibi Cimbomluyu unutur mu bu taraftar?’ ve ‘Seni sevenleri bir kez üzdün 13.09.1991’ pankartları astı.
Geçtiğimiz günlerde vefat eden Galatasaray Divan Kurulu Üyesi ve eski sporcusu Prof. Dr. Nur Danişmend için de maç öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konyaspor’a kendi sahasında 1-0 kaybeden Samsunspor’da Teknik Direktör Tomas Reis, maç sonu basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi. Reis, kaybettikleri için üzgün olduklarını dile getiren Thomas Reis, “Bugün bizim günümüz değildi. Takım olarak iyi oynamadık. Milli ara bize iyi gelmedi. Milli takıma giden oyuncular çok uzaktan geldi. Kötü bir gol yiyerek maçı kaybettik. Hakem de en iyi gününde değildi. 2 penaltımız verilebilirdi. Maçın hakkı 0-0’dı. Bundan sonra önümüzdeki maçlara daha iyi çalışacağız. Takım olarak iyi değildik. Hakem de oyunu biraz durdurdu. Takım olarak ne yaptığımız çok önemli. Daha iyi oynamamız gerekiyor. Beşiktaş maçına göre topla oynama oranımız yüksekti. Oyunun çok durması ve yere yatmasından çok oyuncularımın durumu beni ilgilendiriyor. Kendi evimizde 2 maç oynadık ikisini de kaybettik ve gol atamadık. Bunu düzeltmemiz gerekiyor” dedi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 5’inci haftasında Galatasaray, evinde Çaykur Rizespor ile karşı karşıya geldi. RAMS Park’ta saat 20: 00’de başlayan karşılaşmayı Arda Kardeşler yönetti. Arda Kardeşler’in yardımcılıklarını ise Hakan Yemişken ve Abdullah Uğur Sarı üstlendi.
VICTOR OSIMHEN İLK 11’DE
Galatasaray’ın yaz transfer döneminde İtalya Serie A ekibi Napoli’den 1 yıllığına kiralık olarak kadrosuna kattığı Victor Osimhen, sarı-kırmızılı formayla ilk maçına çıktı. Çaykur Rizespor karşılaşmasına 11’de başlayan 25 yaşındaki Nijeryalı santrfora karşılaşma öncesinde sarı-kırmızılı taraftarlar yoğun sevgi gösterisinde bulundu.
ISMAIL JAKOBS GÖRÜCÜYE ÇIKTI
Sarı-kırmızılı ekibin yaz transfer dönemindeki transferlerinden Ismail Jakobs da ilk kez Galatasaray formasını terletti. Fransa Ligue 1 temsilcisi Monaco’dan zorunlu satın alma opsiyonu ile kiralanan 25 yaşındaki Senegalli sol bek, Çaykur Rizespor karşılaşmasında ilk 11’de yer aldı. İlk kez Galatasaray taraftarı önünde maça çıkan Jakobs’a maç öncesi büyük ilgi gösterildi.
DAVINSON SANCHEZ 4 MAÇ SONRA FORMASINA KAVUŞTU
Galatasaray’ın 28 yaşındaki Kolombiyalı stoperi Davinson Sanchez, 4 maç sonra Çaykur Rizespor maçıyla birlikte sarı-kırmızılı formasına kavuştu. Süper Lig’in ilk haftasında oynanan Hatayspor karşılaşmasında sakatlanan Sanchez; Konyaspor, Adana Demirspor ve UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda oynanan Young Boys maçlarında sakatlığı sebebiyle forma giyememişti. Bir süredir sahalardan uzak kalan Kolombiyalı stoper, Çaykur Rizespor maçıyla ilk 11’deki yerini tekrardan almış oldu.
NARİN GÜRAN UNUTULMADI
Sarı-kırmızılı taraftarlar, Narin Güran’ı unutmadı. Diyarbakır’da cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin için “Bir çocuk saklambaç oynarken kaybolmamalı” pankartı açtı.
İki takım karşılaşmaya şu 11’ler ile çıktı:
Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Torreira, Sara, Yunus Akgün, Mertens, Barış Alper Yılmaz, Osimhen
Çaykur Rizespor: Grbic, Taha Şahin, Alikulov, Mocsi, Anıl Yaşar, Hojer, Mithat Pala, Papanikolaou, Olawoyin, Akintola, Sowe
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 17.00 sıralarında Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi 1502. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz motosikletli 2 kişi, sokak üzerindeki gecekonduya kurşun yağdırarak olay yerinden uzaklaştı. Saldırganların silahından çıkan kurşunlarla o sırada bahçede bulunan KOAH hastası Ali Osman Güler (73) ve komşusu Kadir Himmetoğlu (35) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak, olayla ilgili inceleme başlattı. Bacağından yaralanan Ali Osman Güler ve kolundan yaralanan Kadir Himmetoğlu, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, polis ekiplerinin saldırganları arama çalışmaları ise devam ediyor.
Mahalle sakinlerinden Salih Aksu, “Duyduğuma göre motosikletle geçmişler. Geçerken tarayıp gitmişler. 2 tane yaralı vardı. Buna benzer olaylar sık oluyor. Hatta bizim evin arka balkon camına bile aşağıdan kurşun geldi. Kamera için yukarı direk koyuldu ama kaç ay geçmesine rağmen kamera takmadılar. Olay sonrası polisler geldi, iki tane ambulans geldi. Yaralıları götürdüler. Olay yeri inceleme ekipleri geldi ve burada inceleme yaptılar” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Dere Mahallesi’nde ikamet eden Adnan S. (50), aynı binada oturan ev sahibi K.A. (69) ile evine tahliye için icra memurlarını gönderdiği için tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle kiracı Adnan S., ev sahibi K.A’yı önce yumrukladı, sonrasında ise elindeki bıçakla cinsel organını kesti. Gözü dönen kiracı, bununla da yetinmeyerek yaşlı adamın kestiği cinsel organını ağzına sokmaya çalıştı. K.A’nın yere düşmesiyle olay yerinden ayrılan Adnan S., daha sonra polise giderek teslim oldu. Kiracısı tarafından cinsel organı kesilen ev sahibi K.A., olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafından Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak ameliyata alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı ise, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kiracının polise verdiği ifade kan dondurdu
Ev sahibinin cinsel organını kestikten sonra teslim olan Adnan S., polise verdiği ifadede ise şunları söyledi:
“K.A. ev sahibim olur. Ben bahçe katında ikamet ederim, K.A. 2 üst katımda ikamet eder. K.A. tahliye olmam için önceki tarihte icra yoluna başvurmuş ve tahliyemiz kesinleşmişti. Kesinleşmeden sonra kendisi ile kira konusunu konuştuk, icrayı uygulamayacağını, icrayı kaldıracağını söyledi. Yaklaşık 1 yıldan fazla süredir sorunsuz otururum. Bugün eşim beni arayarak, ‘İcra memurları geldi. Evden çıkartacaklarmış bizi’ dedi. Ben eve gittiğimde memurlar evden ayrılmıştı. Evde bulunurken eşim televizyonun kablosunu kırmış, ben de tadilat yapmak için kırmızı siyah renkli sapı olan bıçak ile televizyon kablosunu tamir ediyordum. Evim zemin katta olduğundan ve bahçeyi gördüğünden orada bahçede uğraşan ev sahibim K.A.’yı gördüm. İkametimin kapı ağzına çıktım, o da yanıma geldi. K.’ya ‘Biz zaten anlaşmıştık, bu icra nereden çıktı’ dedim. K. bana ‘Ben adamın anasını işte böyle s..’ dedi. Bu hakaret üzerine bir anda K’ya bir kez yumrukla vurdum. K.A. yakamı tuttu. Elimle onu itekledim, boştaki elimle onun bol olan pantolonunu biraz aşağı ve öne doğru çektim. Diğer elimdeki bıçakla kemer bölgesinden aşağı doğru kıyafetlerini kestim. Sonra boştaki elimle cinsel organını tuttum. Elimde bulunan kırmızı siyah renkli bıçakla da cinsel organını kestim. Bu bıçakla bilerek isteyerek K.’nın yanına gelmedim. İş yaptığımdan elimde unutmuşum. Böyle bir olayın planını yapmadım, bana hakaret edince aniden bu olay gerçekleşti. Bu cinsel organının parçasını ne yaptığımı tam olarak hatırlamıyorum. Ancak ağzına sokmak istediğimi biliyorum. Ağzı kapalı olduğundan böyle bir şey yapmam mümkün olmadı. K.A. yere düşünce de ‘Adamın s… ağzında olmaz yerinde olur’ dedim. Olay biter bitmez K.A’yı orada bırakarak hemen elimdeki bıçakla polis merkezine gelerek teslim oldum. Olay bu şekilde olmuştur, harici bir suçlamayı kabul etmiyorum.” – YALOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Germiyan Kampüsü karşısındaki Hüseyin Acar’a ait işletmede buluşan 12 Eylül mağduru ülkücüler, burada hasret giderip cezaevinde asılan ve cezaevinden çıktıktan sonra vefat eden dostlarını rahmet ve dualarla andılar. Farklı illerden gelen 300 ülkücüyü işletmesinde ağırlayan Hüseyin Acar, “Gönül dostlarımızı bir arada tutmak, halleşme ve helalleşme toplantısını yapma niyetiyle bir araya geldik. Bundan dolayı mutluyuz ve Kütahya ev sahipliği yaptığı için memnunuz. Kütahya’mızı tanıtmış olduk” dedi.
Basın açıklaması yapan Yusuf Ziya Akdoğan, “12 Eylül öncesi olaylar sebebiyle cezaevlerinde yatıp işkence gören, yanındaki hücreden kardeşlerinin alınıp idama götürüldüğü bir toplulukla beraberiz. O dönemleri birebir yaşayan arkadaşlarımızla beraberiz. Bunu biz geleneksel olarak yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin geneline hitap etmek durumundayız ama belirli bir bölgesinde Kütahya merkeze yakın oturan arkadaşlarımızı davet ettik. Burada gördüğünüz kişiler en az 10 yıl yatmış insanlar. Afyon, Kütahya, Eskişehir, İzmir, Manisa, Balıkesir, Muğla, Burdur illerinden arkadaşlarımız var. Hiçbir kimseden izin almadan kendi çapımızda kendi arkadaşlarımızla, kendi imkanlarımızla bu toplantıları tertip ediyoruz. Belli bir yaşa geldik, değişik hastalıklarla uğraşıyoruz. Bugün göreceğimiz arkadaşlarımızı belki bir dahaki toplantıda göremeyeceğiz. Bu bir halleşme, helalleşme toplantısıdır. Buraya gelmek isteyip de gelemeyen arkadaşlarımız var. Kimi yoğun bakımlarda, kimi acil serviste, kimi evinde hastalığı çekiyor. Geçen seferlerde gelen arkadaşlarımız bugün aramızda yok. Amerikan emperyalizmine bağlı ihtilalin Türkiye’de gerçekleştirdiği darbe, Türkiye’yi bugünkü açmazlara getirmiştir. Biz bunun altını ısrarla çiziyoruz. Çünkü Türk milleti büyük operasyonlar yedi. Gençliğimizin üzerinde çok büyük oyunlar oynandı. Esnafımız, öğrencilerimiz, iş adamlarımız, köylülerimiz, işçilerimiz üzerinde halen oynanmaya devam ediyor. Biz bu çirkin gidişe o dönemleri yaşamış da tecrübe kazanmış insanlar olarak, o günün gençleri bugünün orta yaşlıları olarak gençliğe bir takım mesajlar vermek için böyle bir basın açıklaması yapmayı uygun gördük” diye konuştu.
Programın sonunda farklı illerden gelen 12 Eylül mağduru ülkücüler, darbe sürecinde yaşadıklarını anlattılar. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CENAZEDE KONUŞAMAYAN ÖZEL, KURTULMUŞ’LA TARTIŞTI
İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince başından vurularak öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi, Aydın’ın Didim ilçesinde son yolculuğuna uğurlanırken, cenaze törenine CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş arasındaki polemik damga vurdu. Konuşma yapamayan Özel, Kurtulmuş’a, “Ağzımızdan çıkan iki çift lafın çok yerde kıymeti olur. ‘Tarafsızım’ deyip böyle yapmak olmadı” dedi. Kurtulmuş ise “Kardeş, benden farklı bir şey mi söyleyeceksin?” yanıtını verdi.
AK PARTİLİ DAĞ: ÖZEL’İN CENAZE ADABINI BİLMEDİĞİNE DAHA ÖNCE DE ŞAHİT OLMUŞTUK
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ yaptığı açıklamada, Özel’e sert tepki gösterdi. Dağ, şunları söyledi: “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cenaze adabını bilmediğine, şehitlere saygısı olmadığına daha önce de şahit olmuştuk. Bugün Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesinde bir kez daha gördük.
“BELLİ Kİ ‘NE OLDUM DELİSİ’ EDASIYLA KENDİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR”
Şehidimizin babasının hemen yanında Sn. Numan Kurtulmuş ile “ben niye konuşmadım” kavgasına tutuşmayı hedeflemiş ancak Sn. Meclis Başkanımız bu şımarık tavırlara karşı ağırlığını koruyarak kendisinin prim yapmasına izin vermemiştir. Sn. Özgür Özel belli ki “ne oldum delisi” edasıyla her yerde kendini göstermeye çalışıyor. Şov yapmak istiyorsa İzmir Fuar açılışı gibi birçok mecra buna müsaittir. Ancak böylesi bir günde bunu yapmaya çalışması yakışık almamıştır. Bazen susmak da sorumlu bir siyasetçinin davranışıdır.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’un 3. haftası’nda oynanan Elazığspor – Nazillispor maçı öncesi anıldı. Maç öncesi seremonisinde maraton tribünden açılan pankartta “Madem kıyacaktınız,neden adını Narin koydunuz” sözleri yer aldı. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BABA GÜRAN: HEPSİ AKRABA BİLE OLSA BU İŞTEN VAZGEÇMEM
Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolan ve arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın defnedildiği Tavşantepe Mahallesi’ndeki ziyaretinin ardından iş insanı Ferit Kaya ile Narin’in babası Arif Güran arasındaki görüşme, cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Kaya ile sohbet eden Baba Arif Güran, “Akraba olmuş, dayı- yeğen olmuş. Akraba olduğu zaman diyor ‘Dayımdır, yeğenimizdir.’ Hepsi akraba bile olsa ben vazgeçmem. Bunu herkes de biliyor. Kimin parmağı bu işte, kimin parmağı varsa da devlet delillerle çıkardıktan sonra. Ciğersiz oldukları için gelip beni öldürseydiler. Gelip öcünü benden alsaydılar” dedi.
‘AĞABEY, O ÇOCUĞUN YERİ MEZAR DEĞİL, YERİ ŞU ANDA OKUL’
Kaya ise Narin’in yerinin okul olduğunu belirterek, “Ağabey, o çocuğun yeri mezar değil, o çocuğun yeri şu anda okul. Böyle bir şey yok. 8 yaşındaki bir çocuk” diye konuştu.
‘O NAMUSSUZLUK YAPTI, ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜ, BU SÜREÇTE BÜTÜN ÇOCUKLARIMIZI OKULDAN ETTİ’
Yanında bulunan Narin’in amcası Erhan Güran ise “20 nüfuslu bir yer, 90- 100 nüfusluk değil. Onların da hepsi akraba. Kendi aralarında toplantı yapıyorlar, şey yapıyorlar ki. O namussuzluk yaptı, çocuğu öldürdü, bu süreçte bütün çocuklarımızı okuldan etti. Kimse okula gitmiyor. İşte biz böyle bir toplumuz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti’nin “Türkiye Buluşmaları” kapsamında Gümüşhane’de bir otelde düzenlenen programa katılan Şen, Mart 2025’te il kongreleri tamamlanarak mayıs ayında büyük kongrenin yapılacağını söyledi.
Şen, 31 Mart seçimlerinde bekledikleri sonuçları alamadıklarını ifade ederek, “Ama biz şuna inanırız, ‘Olanda hayır vardır.’ Cumhurbaşkanı’mızın seçimden sonra yaptığı ilk MYK toplantısındaki ilk cümlesi budur, ‘Olanda hayır vardır.’ Bu hayır nedir? Nasıl olacaktır? Nasıl tecelli edecektir? Bunu zaman içinde göreceğiz. Ama ben şöyle kestiriyorum ki 2028’de hayır doğacak bundan. Dolasıyla yediğimiz yemeği, içtiğimiz suyu, gördüğümüz rüyayı, yaptığımız konuşmayı, her şeyi 2028’e göre yapacağız.” diye konuştu.
Mustafa Şen, 31 Mart seçimlerinde ikinci parti olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Evet olabilir. Bir yerde hata yaptık. Milletimiz böyle takdir etti. Milletimizin takdirini yeniden kazanmak için ne yapacağız? Bir yerlerde yanlış yapmışız demek ki. Bu yanlışları bulacağız, düzelteceğiz. Doğruları yapacağız. Milletimiz bizi her zaman olduğu gibi tekrar birinci parti yapacak. 20 tane gol attın. Bir tane gol yedin diye insan moralini bozar mı? Karalar bağlar mı? Hayır. Ne yapacaksın? Başında dünyanın en iyi teknik direktörü var, bir dahaki maçlara bakacaksın. Öbür liglere, öbür senelere bakacaksın. Nasıl yapacaksın? Basit. Oyuncu değişikliği yapacaksın. Daha iyi bir oyun planı yapacaksın. Sonra daha iyi bir strateji, daha iyi antrenmanlar ve maç senin. Senin zaten alışık olduğun bir şey bu. Herkesten iyi bildiğin bir şey. Biz de böyle yapacağız. Kongre süreci budur. Oyuncu değişiklikleri yapacağız. Cumhurbaşkanı’mız birkaç toplantıda söyledi. Dedi ki ‘Bazı arkadaşlarımızın yorulduğunu görüyoruz. Yorulan arkadaşlarımızdan müsaade isteyeceğiz. Onlara teşekkür edeceğiz.’ Şu an Teşkilat Başkanlığımız bütün il, ilçe ve beldeler için bu çalışmayı yapıyor.”
Çalışmalar sonucunda herkesin değişmeyeceğini dile getiren Şen, “Kurum kültürü ölür. Kurum kültürü olmayan bir kurum ayakta kalamaz. Gelenekler, hafızalar devam edecek.” ifadesini kullandı.
“Bizim muhalefet partilerinin derdi yok”
Şen, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini eleştirerek şunları söyledi:
“Bakın İstanbul’a. Allah rızası için sıfırdan geliştirilmiş ve başlanmış bir tane İstanbul ölçeğinde iş yok. Destekçileri veryansın ediyorlar. Diyorlar ki ‘Su bu, su. Bu su, elektrikten nasıl daha pahalı olabiliyor? Hadi oldu, boş evde bu kadar nasıl olabilir?’ Neden böyle? Çünkü dert yok. Bizim muhalefet partilerinin derdi yok. İzmir. Deniz öldü. Bir gölden, dereden, bir su birikintisinden bahsetmiyorum. Allah’ın denizi öldü. AK Partisizlikten milleti korkutmuş olmayım. Hayır, sadece örnekleri gösteriyorum. AK Parti yerel iktidarda olsaydı, yani belediyeler bizde olsaydı ve Cumhur İttifakı orada olsaydı İzmir Körfezi öyle olur muydu? Ege Denizi öyle ölür müydü? Deniz kenarı olan bir şehir ozon kokar, oksijen kokar, deniz kokar. İzmir başka bir şey kokuyor. Balıklar öldü. Yüzbinlerce, milyonlarcası öldü. Deniz öldü çünkü. Sayın başkan diyor ki ‘Bakan gelsin, temizlesin.’ İyi de bakan mı kirletti orayı? Siz orada ne yapıyorsunuz yıllardır? Bir 5 sene ne yaptınız? Ondan önceki 5 sene ne yaptınız? İzmir halkı size niye oy verdi?”
Ankara Büyükşehir Belediyesini de eleştiren Şen, “Ankara da aynısı. Ankara ölçeğinde, başkent ölçeğinde yapılmış, sıfırdan yapılmış bir tane proje yok. Başkentimiz oldu baş köy. Ankara’da trafik yoktu. Bazıları Melih Bey’e kızıyor. Melih Bey Ankara’ya çok büyük hizmetler yaptı. Şimdi görüyor onu herkes. Biz şehirlerimizi, ülkemizi bu halde bırakmayacağımıza göre ne yapacağız? Daha çok çalışacağız. Milletimizin daha çok içinde olacağız. Daha çok derdini dinleyeceğiz.” dedi.
“Dinleyeceğiz ve çözeceğiz, çözüyoruz”
Şen, fiyatlar ve emekli maaşlarına ilişkin eleştirilere değinerek şunları kaydetti:
“Diyorlar ki ‘Fiyatlar şöyle.’ Doğru söylüyor. Vatandaş sert de söyleyebilir, yumuşak da söyleyebilir. Dediği doğru mu? Doğru. Fiyatlar yüksek ama düşürüyoruz. Doğrultuyoruz hatayı, düzeltiyoruz. ya da emekli maaşları. Vatandaş doğru söylüyor. Evet, artırdık. Kat olarak 20 sene öncesine göre oranlarsanız yüksek ama bugünkü fiyatların aşağısında, düşük kalıyor. Vatandaş da bunu söylüyor. Doğru söylüyor. Biraz sert söylüyor. Ne yapalım, o da onun karakteri. Bir şey diyemezsin. Dinleyeceğiz ve çözeceğiz, çözüyoruz. Nitekim araştırmaların sonuçları bende. Vatandaş diyor ki çözüm yine AK Parti. Bırakmıyor AK Parti’yi. Vatandaş AK Parti’yi bırakmazken, seçmen AK Parti’yi bırakmazken AK Parti seçmeni nasıl bırakabilir? Böyle bir hakkı yok. O yüzden sokaklarda olacağız. Kahvelerde olacağız, iş yerlerinde olacağız. Evleri ziyaret edeceğiz. Parkları ziyaret edeceğiz ve beraber olacağız. Dert hepimizin derdi. Ülke hepimizin ülkesi. Bu bayrak hepimizin bayrağı.”
Programa, AK Parti Gümüşhane MilletvekiliCelalettin Köse, Giresun Milletvekili Ali Temür ve Nazım Elmas, Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Malatya Milletvekili İhsan Koca, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, ilçe ve belde belediye başkanları ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DERS İÇERİKLERİ SADELEŞTİRİLDİ
Hayata geçirilen yeni müfredat ise kademeli olarak uygulanmaya başlayacak. Anasınıflarının yanı sıra 1, 5 ve 9. sınıflarda uygulanacak olan müfredat ile ders içeriklerinin yüzde 35 oranında sadeleştirilmesi sağlandı.

Hazırlanan yeni kitaplarda, karekodlar içerisinde etkinlikler, animasyonlar, simülasyonlar, dijital tarih, artırılmış gerçeklik ve yapay zekayla desteklenmiş uygulamalara da yer verilecek. Öğrencilere ücretsiz ders kitaplarının dağıtımı tamamlanırken, yeni modele ilişkin öğretmenlere de gerekli eğitimlerin verildiği açıklandı. Bu yıl mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek bir dizi yeni uygulama da hayata geçirilecek. Üretim sektöründeki nitelikli eleman teminini hızlandıracak adımlar çerçevesinde, bu yıldan itibaren mesleki ve teknik Anadolu liselerinin bünyelerinde meslek ortaokulları açılacak. 9 ilde belirlenen 9 spor lisesi bünyesinde de ülkenin ilk “spor ortaokulları” öğrencilerini ağırlamaya başlayacak.

SINIF ANNESİ UYGULAMASI YOK
Öte yandan ilkokul 1. sınıf şubeleri ile sınıf öğretmenleri ve ortaokul 5. sınıf şubeleri, e-Okul sistemi üzerinden otomatik olarak ilk kez belirlendi. Bakanlıkça bu yıl okul ile aile işbirliğini güçlendirmek amacıyla “Velivizyon” platformu da hayata geçirildi. Sınıf annesi uygulamasına ise bu yıl da izin verilmeyecek. Ayrıca veliler randevusuz şekilde okula gelemeyecek. Sınıflarda cep telefonu kullanımı yasağı sürecek. İlkokul ve ortaokula başlayan öğrenciler, belirlenen alanlarda ağaç dikecek ve öğrenim süreci boyunca diktiği ağacın takibini yapacak. Okullarda su tasarrufu, atık yönetimi, çevre bilinciyle ilgili eğitimler verilecek. Okul bahçelerinin daha çevreci görünüme kavuşması için çaba gösterilecek.
TATİL TARİHLERİ
Birinci dönem ara tatil tarihi 11-15 Kasım olarak belirlendi. Yeni eğitim öğretim yılı birinci dönemi 17 Ocak 2025 Cuma günü tamamlanacak. Yarıyıl tatili, 20 Ocak 2025 Pazartesi günü başlayacak ve 31 Ocak’ta sona erecek. 3 Şubat’ta başlayacak olan ikinci dönem, 20 Haziran 2025 Cuma günü son bulacak. İkinci dönem ara tatili ise 31 Mart 2025 Pazartesi günü başlayıp, 4 Nisan’da tamamlanacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğretim programlarının dijitalleşmesini ve öğretmenlere rehberlik etmeyi amaçlayan, kapsamlı bir dijital ekosistem olarak tasarlanan bu platform üzerinden öğretim programları, ders kitapları, program okuryazarlığına ilişkin içerikler, program modülleri ve tanıtım videoları gibi zengin kaynaklara ulaşılabileceğini belirten Tekin, şunları kaydetti:
“ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN İHTİYAÇLARINA EN İYİ ŞEKİLDE CEVAP VERMEYİ HEDEFLİYORUZ”
“Ayrıca uygulama sürecinde ortaya çıkacak ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli olarak güncellenerek büyümeye devam edecek bir yapıda tasarlanan web sayfamızla öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin eğitim süreci içinde gelişen ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap vermeyi hedefliyoruz. Bu değerli çalışmanın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BM 78. Genel Kurul Başkanı Dennis Francis, halefine oturum başkanı tokmağını devrederek Kurulun 78. dönemini kapattı. Haziranda BM 79. Genel Kurul Başkanlığına seçilen Kamerun’un adayı Philemon Yang ise yemin ederek görevi devraldı.
En temel önceliğinin sürdürülebilir ekonomik büyüme olacağını ifade eden Yang, bir başka önceliğinin ise barış ve güvenlik olacağını dile getirdi. Yang, silahlar yerine çatışmaları engellemeye odaklanmak gerektiğini belirterek, BM Genel Kurulunun çatışmaları çözmek için çabalarını yoğunlaştırmasını isteyeceğini söyledi.
İnsan haklarının korunmasına da ağırlık vereceğini ifade eden Yang, uluslararası hukuk çerçevelerinin güçlendirilmesi için çalışacağını bildirdi.

“ÇOK FAZLA HUSUS İÇİN ÇÖZÜM GEREKİYOR”
Genel Kurulda konuşma yapan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de geçen yılın çok “fırtınalı” geçtiğini, yoksulluk, adaletsizlik, çatışma ve şiddetin sürdüğünü dile getirdi.
Guterres, geçen yılın aynı zamanda kayda geçmiş en sıcak yıl olduğunu anımsatarak, “Ancak yine de 78. oturumu birlikte hareket ederek başarabileceklerimizin umudu ve ilhamıyla kapatıyoruz.” dedi.
79. dönemde üye ülkelere birçok görev düştüğünü ifade eden Guterres, “Burası çözümlerin üretildiği yer ve çok fazla husus için çözüm gerekiyor.” diye konuştu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“GAZZE’DEKİ ÖLÜM VE YIKIM HİÇ GÖRMEDİĞİMİZ DÜZEYDE”
BM 78. Genel Kurul Başkanı Dennis Francis de yürüttüğü görevin kendisine “bir ömürlük gurur” verdiğini dile getirdi. Francis, görevi boyunca BM Şartı prensiplerine bağlı kaldığını ifade etti.

Farklı koşullar nedeniyle İsrail ve Filistinlilerle sahada bir araya gelemediğini belirten Francis, buradaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve her görüşmesinde gündeme getirdiğini söyledi. Francis, mevcut çabaların ateşkes ve uzun vadede siyasi çözümle sonuçlanmasını kalpten dilediğini dile getirdi.
İnsan eliyle oluşturulan acının dünya genelinde arttığını ancak bunun en görünürlerinden birinin Gazze olduğunu vurgulayan Francis, “Son bir yılda burada gördüğümüz ölüm ve yıkım on yıllardır hiç görmediğimiz düzeyde.” ifadesini kullandı.

FİLİSTİN İÇİN TARİHİ ANLAR
BM Genel Kurulunda 10 Mayıs’ta kabul edilen kararda, Filistin’in BM üyeliğinin BM Güvenlik Konseyinde tekrar görüşülmesi ve gözlemci statüsünde olan Filistin’e bazı ilave haklar tanınmasını talep eden karar kabul edilmişti.
Kararda, Filistin’in Genel Kurul oturumlarına, BM organları tarafından düzenlenen toplantılara ve BM konferanslarına katılımını sağlayacak şekilde bazı düzenlemelerin kabul edilmesi talep edilmiş, bunun “istisnai olmak kaydıyla ve emsal teşkil etmeyecek şekilde” yapılması istenmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Joly, İsrail’e silah satışı için 30 izni askıya aldıklarını ve Kanada yapımı mühimmatın İsrail ordusuna satışı için bir ABD şirketiyle yapılan sözleşmeyi iptal ettiklerini belirtti. Kanada silahlarının satışının aracı bir ülke üzerinden İsrail’e satılmasının anlaşmazlık konusu olduğuna işaret eden Joly, ABD’li şirket General Dynamics’in bu tür ticari işlemlerinin “kesinlikle yasak” olduğunu aktardı.
Joly, “Gazze’ye hiçbir şekilde silah veya silah teçhizatı göndermeyeceğiz. Nokta.” ifadesini kullandı. Kanada’nın en büyük Müslüman insan hakları örgütü olan Kanada Müslümanları Ulusal Konseyi (NCCM), Bakan Joly’nin kararına destek verdi.
NCCM’nin sosyal medya platformu X üzerinden yayınladığı paylaşımda, “Bakan Joly, Kanada’nın İsrail’e yönelik silah yasağı politikasının yürürlükte kaldığını belirterek açık bir mesaj verdi.” ifadeleri kullanıldı.
İNGİLTERE DE LİSANS İZİNLERİNİ İPTAL ETMİŞTİ
İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, 2 Eylül’de parlamentoda yaptığı konuşmada, ülkesinin İsrail’e bazı silahların satışını askıya alacağını duyurmuştu. Bakan Lammy, İngiltere’nin silah ihracat lisanslarının “uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlal edilmesi veya bunun kolaylaştırılması için kullanılabileceğine dair açık risk” bulunduğunu tespit eden incelemenin ardından kararın alındığını belirtmişti.
Lammy, 350 lisansın yaklaşık 30’unun askıya alınacağını belirterek, “Bunun gibi bir çatışma karşısında İngiltere’nin ihracat lisanslarını gözden geçirmek bu hükümetin yasal görevidir. Bu genel bir yasak ya da silah ambargosu değil.” ifadelerini kullanmıştı.
İngiltere İş ve Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana ülkeden İsrail’e silah, askeri teçhizat ve diğer kontrollü ürünlerin satışı için 100’den fazla ihracat lisansına onay verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HER TÜRLÜ İDDİA EN İNCE AYRINTISINA KADAR ARAŞTIRILIYOR”
YÖK’ün diploma ve denklik sahteciliklerine ilişkin her türlü iddia ve ihbarları titizlikle incelediği bildirilen açıklamada, gerekli görülen durumlarda yasal işlemlerin uygulandığı ve söz konusu sahtecilikleri adli ve idari mercilere bildirildiği kaydedildi. Gündeme getirilen konularla ilgili Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığına her türlü iddianın en ince ayrıntısına kadar araştırılması talimatı verildiği vurgulanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“İDARİ VE İŞLEM CEZALARI UYGULANMAKTADIR”
“Tespitlere bağlı olarak gerektiğinde idari ve işlem cezaları uygulanmaktadır. Ayrıca adli vaka olması nedeniyle tespiti yapılan sahtecilikler hakkında adli merciler bilgilendirilmektedir. Kurulumuz, muhtemel sahteliklerin önüne geçmek için yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin bilgilerinin YÖKSİS’e aktarılmasını sağlamakta ve bütün kurum ve kuruluşlara e-Devlet kapısı üzerinden (Yükseköğretim Mezun Belgesi Doğrulama) belge doğrulaması yapma imkanı vermektedir. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen karekodlu e-Denklik belgelerinin de YÖKSİS’teki ‘denklik sorgulama’ ekranından doğrulanması yapılabilmektedir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya’da Venedik kentinin Lido Yarımadası’nda 28 Ağustos’ta başlayan dünyanın en eski sinema festivali Uluslararası Venedik Film Festivali, ödül töreniyle sona erdi.
Festivalin en iyi filmine verilen büyük ödül “Altın Aslan”ı, yönetmenliğini İspanyol rejisör Almodovar’ın üstlendiği “The Room Next Door” filmi aldı.
En iyi yönetmene verilen “Gümüş Aslan” ödülüne de “The Brutalist” filminin ABD’li yönetmeni Brady Corbet layık görüldü.
Gecede, en iyi erkek oyuncu ödülünü (Coppa Volpi) “The Quiet Son” filminde gösterdiği performansla Fransız aktör Vincent Lindon alırken, en iyi kadın oyuncu ödülüne (Coppa Volpi) “Babygirl” filmindeki rolüyle aktris Nicole Kidman layık görüldü.
Festivalde ana yarışma kategorisinde en iyi senaryo ödülü ise “Ainda Estou Aqui (I’m still here)” filminin senaristleri Murilo Hauser ve Heitor Lorega’ya verildi.
YAHUDİ YÖNETMENDEN ONURLU DURUŞ
Gecede ödül alan pek çok ismin sahnedeki konuşmalarında, İsrail’in Gazze’de yaklaşık bir yıldır devam eden saldırılarını güçlü şekilde kınaması dikkati çekti.
Festivalde gelecek vadeden yönetmenlere verilen “Geleceğin Aslanı” ödülünü kazanan “Familiar Touch” filminin Yahudi yönetmeni Sarah Friedland da ödülünü Gazze’de devam eden işgal nedeniyle Filistinlilere adadı.

“ÖDÜLÜ SOYKIRIMIN 336’NCI GÜNÜNDE KABUL EDİYORUM”
Friedland, ödül konuşmasında, Filistin halkına dayanışmasını dile getirerek, “Bu ödülü, İsrail’in Gazze’deki soykırımının 336. gününde ve işgalin 76. yılında kabul ediyorum.” dedi. Friedland’ın konuşması, salondakilerden büyük alkış aldı.
Diğer yandan, çok sayıda İtalyan sanatçı da Gazze’de devam eden “soykırıma” dair festival yönetimini sessiz kaldığı ve İsrail yapımı filmlerin gösterilmesine izin verdiği gerekçesiyle tepki gösterdi.
Bu arada, 82. Uluslararası Venedik Film Festivali’nin, 27 Ağustos – 6 Eylül 2025 tarihlerinde yapılacağı açıklandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Yusuf Balıkçı
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İpekyolu Belediyesi önünde açtıkları çadırda eylemlerini sürdüren işçilerle bir araya gelen HAK-İŞ İl Başkanı Fatih Akdeniz, gazetecilere, belediyelerden çıkarılan işçilerin hukuk mücadelesinin devam ettiğini söyledi.
İşçilerin açtıkları davalarda kararların çıkmaya başladığını belirten Akdeniz, Van 5. İş Mahkemesinde, görevlerine son verilen 21 işçi için “iş feshinin geçersizliğine ve işe iadelerine” karar verildiğini ifade etti.
Yaklaşık 4 ay önce işten çıkarılan işçiler ile ailelerinin mağdur edildiğini aktaran Akdeniz, şunları kaydetti:
“Kurduğumuz çadırlarda nöbet tutuyoruz. Hukuki süreçlerimiz devam ediyor. İşten çıkarılan işçilerin mücadelesi için eylemlerimiz sürüyor. Mevcut çalışan arkadaşlarımız baskılara maruz kalıyor ve hakları ödenmiyor. Pazartesi günü okullar açılıyor. İşten çıkarılan işçiler, çocuklarına okul malzemesi alamıyor. Belediye başkanları halkın sorunlarıyla ilgilenmek zorundadır. Açılan davaların olumlu sonuçlanması bizi sevindiriyor. Bu kararlar diğer davalar için de emsal olacaktır.”
Sendika avukatı Osman Sarı da “Van’da hukuksuz şekilde sendikamız üyeleri işten çıkarılmıştır. Bugün itibarıyla Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı BELVAN şirketinde 18 ve Tuşba Belediyesinde 3 kişinin iade davası kazanılmıştır. Mahkemece fesihlerin geçersizliğine, davacıların işe iadesine ve buna bağlı olarak tazminata hükmedilmiştir. Dolayısıyla söz konusu işten çıkarmaların haksız olduğu kanıtlanmıştır.” diye konuştu.
Davayı kazanan işçilerden Ömer Aslan da “Burada haklı davamızı sürdürüyoruz. Bugün de mahkemeyi kazandık. Arkadaşlarımız davalarını kazanacaklar. Eylemlerimizle birlikte büyük bir direniş örneği sergiledik.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vadişehir Projesi’nde birinci etapta 598, ikinci etapta ise 428 konut, 9 Eylül Pazartesi gününden itibaren hak sahiplerine teslim edilecek.
Projedeki üçüncü ve dördüncü etap konutların ise yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Kalanların bitirilmesiyle toplam 3 bin 109 konut, hak sahiplerine teslim edilmiş olacak.
“Yıl sonu itibarıyla 3 bin 109 konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız”
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konutların bulunduğu bölgedeki incelemelerinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının TOKİ aracılığıyla Eskişehir’e binlerce konut kazandırdığını söyledi.
İlk iki etap için hak sahiplerinin yüzde 1 KDV ödeyeceğini belirten Albayrak, diğer etaplarla ilgili Bakanlık ve TOKİ’nin çalışmalarına devam ettiğini bildirdi.
Vadişehir’deki tüm dairelerin anahtarları verildiğinde, TOKİ’nin Eskişehir’de yaptırarak sahiplerine teslim ettiği konut sayısının 15 bine yaklaşacağını dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:
“Özellikle altını çizmek gerekir ki 25 yılda 24 daireyi dahi yapamayanlar, 60’a çıkartmaya çaba gösterenler buraya gelsinler, sanatı ve sanatkarlığı görmüş olsunlar. Gerçekten her yer ev, her yer konut. Yıl sonu itibarıyla 3 bin 109 konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Bunun için de ayrı bir mutluluk yaşıyoruz. Reklam ve ikram belediyeciliği devam eden bir belediye anlayışı olduğu sürece bu şehre kentsel dönüşüm anlayışında hiçbir şey yapmayacaklarına adımız kadar eminiz. CHP ve zihniyetinin yapmış olduğu tek şey reklam yaparak, ikram ederek, bazı şeyleri manipüle ederek de süreci yönetmeye çalışıyorlar. Buraya gelsinler ve iş nasıl yapılır, mazeret üretmeden sonuç nasıl alınır görsünler.”
Eskişehir’in gereksiz tartışmalarla zaman kaybettiğini vurgulayan Albayrak, Eskişehir’in gündeminin kentsel dönüşüm, susuzluk ve trafiğe yoğunlaşması gerektiğini anlattı.
Deprem riskine dikkati çeken Albayrak, “Deprem olduğunda hiç kimseyi affetmeyecek, Allah korusun herkes enkazın altında kalacak. Bundan dolayı 25 yıldır bir çivi dahi çakmayanlar, bugün medyaya, reklama harcadığı parayı kentsel dönüşüme harcamayanlar, bir şey olduğunda bunun vicdan azabı çekmeyecekler mi? Akabinde susuzluk konusunda 25 yıldır çalışma yapılmadı, yapılmıyor. Üçüncüsü ise trafikle alakalı önemli noktalarda bulvarlar açılmalı, köprülü kavşaklar yapılmalı. Eskişehir büyüyor, araç sayımız çoğalıyor. Belediyeler, bu 3 önemli konuyu gündemde tutmalı ancak onlar hala konuyu farklı noktalara çekiyorlar.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Girne Askeri Hastanesi’nin hizmete başlaması, KKTC vatandaşı şehit yakınları ve gazilere Türkiye’de tanınacak haklara ilişkin iki ayrı protokol imzaladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Yeni Girne Askeri Hastanesi’nin hizmete açılmasıyla ilgili açıklamasında, “İlk olarak, Sayın Başbakan ile Yeni Girne Askeri Hastanesinin KKTC’li vatandaşlarımıza hizmet etmesine yönelik Protokolü imza altına aldık. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte adada hastane seviyesinde sağlık hizmeti sunumuna başlayan asker hastanemiz, çeşitli lokasyonlarda farklı isimlerle varlığını devam ettirmiştir. 2005 yılından itibaren Girne Asker Hastanesi ismiyle hizmet veren hastanemiz, gerek fiziki gerek sosyal gerekse de tıbbi imkanları geliştirilerek yeni binasına taşınmıştır ve yakın zamanda tam kapasite ile faaliyete geçecektir. Mevcut durumda Hastanemiz; Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve ailelerine, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve Kuzey Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri personeline hizmet vermekteydi. Başbakan Üstel ile bugün imzaladığımız Protokol ile hastanenin, yeni dönemde hizmeti aksatmayacak ölçüde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına ve burada yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da sağlık hizmeti sunması sağlanacaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sağlık sistemine önemli katkı sağlayacağı değerlendirilen ve modern sistemlerle donatılan yeni hastanemizde hak sahiplerine üstün donanımda ve kaliteli sağlık hizmeti sunulması amaçlanmaktadır. Bu vesileyle hastanenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
‘AYRIM YAPMADIĞIMIZIN GÖSTERGESİDİR’
Yılmaz, imzalanan diğer protokolün ise Kıbrıs Türkleri’nin hürriyeti için elli yıl önce omuz omuza çarpışanlar arasında ayrım yapılmadığının göstergesi olduğunu belirtti. Yılmaz şu ifadeleri kullandı:
“Ayrıca KKTC vatandaşı şehit yakınları ve gazilere Türkiye’de tanınacak haklara ilişkin bir protokol daha imzaladık. Bu protokol ile KKTC vatandaşı şehit yakını ve gazilerin, Türkiye’de bulundukları süre zarfınca, ülkemizdeki şehit yakını ve gazilere sağlanan haklardan yararlandırılması sağlanacaktır. Böylece, KKTC vatandaşı şehit yakını ve gazilerimiz sosyal tesislerden yararlanma hakkı, Kredi ve Yurtlar Kurumu burs önceliği gibi birçok hak, indirim ve muafiyetten yararlanabilecek. Bu protokol, Kıbrıs Türkleri’nin hürriyeti için elli yıl önce omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçiklerimiz ve Mücahitlerimiz arasında bir ayrım yapmadığımızın da bir göstergesidir. Yarım asır önce olduğu gibi bugün de yine tek yüreğiz, sırt sırtayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladıkları üzere KKTC bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Önümüzdeki dönemde Türkiye Cumhuriyetinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına her alanda desteği artarak devam edecektir. Anavatan olarak tüm imkan ve kabiliyetlerimizle KKTC’nin yanında olduğumuzu ve Ada’daki kardeşlerimizin huzur ve güvenliğine desteğimizi her daim sürdüreceğimizi ifade etmek isterim. Kendi kendine yeten bir KKTC’nin inşası ve müreffeh yarınlara ulaşması için Türkiye olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düşen yiğitlerin aziz ruhları şad olsun. Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Belediye Meclisinde tansiyon yükseldi. Kütahya Belediye Meclisi’nde CHP’li Himmet Sarıyar’ın, CHP Genel Merkezinin gönderdiği, yeni eğitim öğretim yılında AK Parti iktidarının, Türkiye Yüzyılı mavi kitapçığını ve eğitim politikasını eleştiren metni okuması üzerine, AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri, CHP’li Meclis üyelerine tepki gösterdi. Bu sırada üyeler arasında sert tartışmalar yaşandı.
AK Parti ve MHP meclis üyeleri, “Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi değil, burası Kütahya Belediye Meclisidir, siyaset yeri değildir” diyerek toplantıyı terk etti. Metnin okunmasının ardından AK Parti ve MHP belediye meclis üyeleri, meclis toplantısına geri döndüler. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” İsrail’in Batı Şeria’daki işgal karşıtı sivil bir protestoya karşı yaptığı barbarca müdahaleyi lanetliyor, saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet niyaz ediyorum dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail askerleri tarafından Batı Şeria’nın Nablus kentinde gerçekleştirilen sivil ve barışçıl bir eyleme yapılan vahşice saldırı sırasında hayatını kaybeden vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet diliyor, bu hain saldırıyı lanetliyorum. Uzun yıllardır soykırımcı politika ve saldırılarla on binlerce masumu katleden İsrail’in, uluslararası mahkemeler önünde, işlediği tüm suçların hesabını vermesi için gereken tüm adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD seçimleri yaklaşırken adayların vaat kampanyaları da devam ediyor.
Seçimin en tartışmalı adayı olan eski ABD Başkanı Donald Trump, ilginç vaatlerine yenilerini ekledi.
“PENTAGON’U UFO GÖRÜNTÜLERİNİ YAYINLAMAYA TEŞVİK EDER MİSİNİZ”
Trump’ı programına konuk eden yayıncı Lex Fridman, “Pentagon birkaç UFO videosu yayınladı, savaş pilotlarından anekdotlar var. İnsanlar daha fazla görüntünün yayınlanmasını istiyor. Siz Pentagon’u bu konuda teşvik eder misiniz?” sorusunu yöneltti.

YENİ UFO GÖTÜNTÜLERİNİ YAYINLAMAYA HAZIR
Trump ise hızla cevap vererek, “Evet, kesinlikle yaparım. Bunu yapmak zorundayım. Bunu çok isterim.” dedi.
Bu, Trump’ın UFO’lardan ilk kez bahsetmesi değil.
Trump, daha önce Logan Paul ile yaptığı bir podcast yayınında, başka gezegenlerde yaşam olabileceğini belirtmiş, ancak bununla ilgili tam bir inanca sahip olmadığını ifade etmişti.
“KENNEDY SUİKASTI BELGELERİ KONUSUNDA BASKI ALTINDAYIM”
UFO’ların dünyaya ulaşabilecek teknolojiye sahip olup olmadıkları sorulduğunda Trump, “İnanan biri miyim? Hayır, bunu söyleyemem. Ancak ciddi insanlar bana, gökyüzünde çok tuhaf şeyler gördüklerini söylüyorlar.” şeklinde konuştu.
Trump, eski Başkan John F. Kennedy’nin 1963’teki suikastı ile ilgili belgeleri açıklama konusunda da baskı gördüğünü söyledi.

“Kennedy konusunda da baskı altındayım. Çok belge açıkladım, ancak bazı insanlar bana bu belgeleri tamamen açıklamam için yalvardı. Ama çok erken bir tarihte bunu yapacağım.” dedi.
“EPSTEIN BELGELERİNİ AÇIKLAMAKTA SAKINCA GÖRMÜYORUM”
Ayrıca, cinsel suçlardan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile ilgili daha fazla belgeyi açıklama isteğinde olduğunu belirten Trump, “Ben Epstein’ın adasına gitmedim, neyse ki. Ama birçok kişi gitti.” dedi.
Kennedy dosyalarının Epstein dosyalarından farklı olduğunu vurgulayan Trump, “Kennedy olayı çok eski. Bazı insanlar için tehlikeli olabilir. Ancak Epstein ile ilgili belgeleri açıklamakta bir sakınca görmüyorum.” ifadelerini kullandı


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik içerisinde kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botu KB-119 tarafından Yunan unsurlarınca Türk karasularına geri itilen 2’si çocuk 19 kaçak göçmen kurtarıldı. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti’ye katılacağı iddialarına da yanıt veren Gülpınar, “Bir dönem Urfa Belediye Başkanıyım. Derdim, bir dönem başarılı bir şekilde başkanlığı yapıp, çekip gitmek. Benim için Urfa’da siyaset bitti, ne milletvekili adayıyım, ne büyükşehir belediye başkanı adayıyım. Genel siyaset için aynı şeyi söylemiyorum. Benim yapmak istediğim siyasete yeni bir anlayış getirmek. Şeffaf olalım, net olalım. Ben halka sorarım. Halk şu anda şu pozisyonumdan memnun. Bu pozisyonu inşallah devam ettireceğim. Bugün gelirken uçakta bir arkadaş geldi, tanımıyordum. Urfa’da esnaf. Orhan Altun diye bir kardeşimiz. ‘Allah için sana oy verdik, yıllarca AK Parti’ye oy verdim’ dedi. ‘Ne olur bir yere gitme, bağımsız kal’ dedi. Ben de ‘hiç merak etme’ dedim. 15 gündür oyun mu oynuyorum. Halk bağımsız kalmamdan memnun, bir yere geçmiyorum. Halka sordum bağımsız kalacağım” dedi.
Kasım Gülpınar’ın açıklamalarından satırbaşları;
“Olması gereken olmadığı için, kurallar, kanunlar, tertip, görevini yapması gerekenler görevini yapmadığı için AK Parti’den ayrılmak zorunda kaldım. Bu vebale rağmen önünüzde net veriler olduğu halde. Her zaman söyledim, Cumhurbaşkanının liderliği her zaman ayrıdır.
“EN GÜZEL MAKAMLARI BIRAKIP RİSK ALDIM”
Halk ne derse o olur. Şimdi makam, mevki benim için önemli değil. En güzel makamları bırakıp risk aldım. Demokraside yüzde 100 kazanacağını kimse diyemez. Bütün bu riskleri aldım, mevcut durumum, pozisyonum çok daha iyi makamdı. Urfa Belediye Başkanlığı şerefli, haysiyetli tabii. Bazı belediye başkanlığı başka belediyeye geçiyor, teşekkür ediyorlar, sıfır borçla. Ben de bunu diyebilseydim. Hükümet para gönderiyor, siz o parayı verimli şekilde kullanabilirdiniz. Şimdi borçlarla, alacaklarla uğraşmaktan dünya kadar sıkıntı yaşadık. Şuraya gelirken bile telefonlar aldık. Şimdi halka rağmen siyaset olmaz dedik.
“CHP’DEN DE TEKLİF GELDİ”
Hemen hemen bütün partiler teklifte bulundu. Tercihimizi Refah’tan yana kullandık. CHP’den de teklif geldi. Milletvekilliği döneminde CHP’den teklif geldi. Bunları detaylandırıp, kendimizi ağırdan satalım diye malzeme haline getirmedik hiçbir zaman. Bu süreçte tercihimizi kullandık. Bu işe ilk aracı olan yereldeki arkadaşımız. Genel merkezle irtibata geçti, sonra genel merkez bizimle irtibata geçti. Ben tercihimi buradan yana kullandım. Babamın siyasete başlangıç yaptığı yer orası, siyasete kendimizin yakın hissettiğimiz yer. Saadet de söyledi. Orada da birtakım arkadaşlarımız var. Saadet’ten ‘gel bizden aday ol’ diye bir söylem oldu. Başka yerlerden de olabilirdi.
TURGUT ÖZAL ÖRNEĞİ
Ben kibre kaçacak laflar kullanmaktan imtina ediyorum. O kadar şeylerle karşılaştım ki, hangisine cevap vereyim, hangisine vermeyeyim gerçekten kafam karışık. Bir tanesi ‘onun babası da öyleydi, zamanında MSP’den adaydı sonra Anavatan’a geçti’ dedi. MSP 80’de lağvedilmiş bir parti. ANAP 80’de kurulmuş bir parti. Özal 1977’de İzmir’den MSP adayı idi. Babam da Şanlıurfa MSP adayıydı. İkisi de seçilemedi. Kader onları Anavatan Partisi çatısı altında birleştirdi. İkisi de milli görüşçü.
“OLUR OLMADIK YERLERDEN BANA SALDIRMAYA BAŞLADILAR”
Şimdi bir keramet mevzu çıktı. Sürekli beni eleştiriyorlar. Refah Partisi’nin farklı siyaset izleyeceğini düşündüm. Şimdi burada iseniz çok iyi, kapının dışına çıktığında sizden kötüsü yok, istediğiniz kadar hizmetiniz olsun. Bu siyaset dar çerçeveden kurtulması lazım. Önce insanlar kendini bir tartsın, hatasını görmeye gayret etsin. Olur olmadık yerden bana saldırmaya başladılar. Peki kendi hatanı sorguladın mı? Nerede hata yaptık dedin mi? Sürekli ‘Kasım Gülpınar, kerameti kendinde zannetmesin’ dediler. Tasavvufta kimi keramet sahibi olduğunu bilir, kimi bilmez. Bilen de imtina eder. Peki bu keramet niye Urfa’da sergilendi ki. Refah’ın kerameti orada mı çıktı ortaya? Biz isterdik ki devam edelim.
‘Kendimi kendinde zannetmesin’ deniliyor, haşa! Ne kerameti. Sadece Urfa’da kazanmışsın büyükşehir olarak. Madem keramet gösterdiniz, neden sadece Urfa’da gösterdiniz ki. İlk günden beri, hiç kimse farkında değil. Aday tanıtımın olduğu gün salonu terk ettim. Aslında o gün bırakıyordum adaylığı. Bizden önce aday belirlenmiş. Biz diyoruz ki ‘bu adayların bir kısmı olmaz, bazılarını değiştirmemiz lazım, benim getireceğim arkadaşlar var, benden başarı bekliyorsunuz, oraya en iyi adayları götürmek zorundayım’.
“O GÜN BIRAKIYORDUM, GERİ DÖNDÜRDÜLER”
Sabah toplantıya geldim, bir baktım arkadaşımız gelmiş ‘sahneye çıkacağım’ diyor. Bu sefer biz bir kenara çekip hemşehrimizi ikna etmeye çalışıyoruz. Aday tanıtım toplantısında bununla uğraşıyorum. ‘Bu olmaz’ deyip arabaya bindim. O gün bırakıyordum, geri döndürdüler. Bir partide bir adayın başka adayı ikna etmesi benim görevim mi? Süreç başla başladı. Seçim döneminde aynı sıkıntılar yaşandı. Bazı görüşmelerimizde eksiklik oldu ama kimse bir sorun tespit etme, sorunu çözme gibi gayret etme içinde değildi. Genel başkanı hiç aramadım. Görevi gerekeni yapmasını gerekenler görevini yapmak zorundadır.
Geldik encümen tespitine, adaylar tam istediğimiz gibi olmadı. Bu sefer birileri benimle kavgaya tutuştu ‘bizim adamımız olsun’ diye. Urfa’da yeni bir siyasi anlayış, yeni hareket. Kısa bir süre kalmış. Maalesef hiç sevmediğim, yapılması gerekmeyen Makyavelist bir anlayışla hareket etmek zorundayız dedim.
“AYNI ŞEYİ KARŞIMDA BULUNCA MÜCADELE EDEMEM”
Beni genel başkana şikayet ettiler ‘bizim adamları koymuyor, teşkilatı koymuyor’ diye. Madem öyle koyduk adayları. Zorla kaybettirmek için adeta. Seçimler geldi. Üstü kapalı şantajlar, tehditvari şeyler. Başka yerden sıkıntılar. İstifa ederiz modunda insanlar vardı. Sık sık ikna etme çalışıyoruz. En son bardağı taşıyan noktaya geliyorum.
Bana tebligat yapılıyor, yerelden yapılıyor. 6 ilçede kongre kararı alınmış. Hayırlı olsun. Ben Urfa’da Refah Partisi’nin tek büyükşehir belediye başkanı olarak partim kongre kararı almışsa, hangi 6 ilçe ise, büyükşehir belediye başkanı en azından nezaketen sormaya gerek yok muydu? Ben de ‘tamam’ dedim. Ben AK Parti’de neyin mücadelesini yaptım. Aynı şeyi karşımda bulunca oturup, bunlarla mücadele edemem. Maaşları nasıl ödeyeceğim gibi düşünürken oturup bunlarla mı uğraşayım? AK Parti’de de zaman zaman bu düşünceler vardı, yukarıyı da bu şekilde yanıltıyorlardı. Ben hiçbir pazarlığa girmem, bir şey talep de etmem. Kongre yapılırken birinin gelip de ‘6 ilçede kongre kararı aldık’ diye tebligat gibi sunması, görüşümüzün alınması siyaset anlayışıma uygun değil. AK Parti’den ayrılma sebebinin benzeri burada cereyan etti. O zaman niye AK Parti’yi niye bıraktım ki?
Kongre yapılırken birinin gelip de ‘6 ilçede kongre kararı aldık’ diye tebligat gibi sunması, görüşümüzün alınması siyaset anlayışıma uygun değil. AK Parti’den ayrılma sebebinin benzeri burada cereyan etti. O zaman niye AK Parti’yi niye bıraktım ki? Mehmet Altınöz Bey beni aradı. Mehmet Bey’e ‘Ben halka soracağım, halkın fikrini alacağım’ dedim. Sadece AK Parti değil ki, diğerleriyle görüştüm. İstifa ettikten sonra 3 ayrı partiden daha teklif geldi. O isimleri söylemem, o bizde kalsın, ileride belki kitap yazarız. Sonrasında sayın Altınöz’le görüşmedik. Zaman zaman AK Partili arkadaşlarımla görüşüyorum. Dostluğumuz devam ediyor.
“NE AK PARTİ’DEN TEKLİF GELDİ NE BENDEN GİTTİ”
Açıkçası ne AK Parti’den teklif geldi ne benden gitti. Urfalı bir arkadaşımız aracı oldu. Bizim belediye olarak Bakanlığa gidip dosyalarımızı sunarız. Bu görüşmede böyle bir şey söz konusu oldu. ‘Hiçbir şey diyemem, halk ne diyorsa odur’ dedim. Halkın onayı olmadan kendi başıma bir şey yaparsam orada bana gelecek leke, beni zedeleyecek argümanlar benim için önemlidir. Seçimde herkes bize oy verdi. 80 yaşında delikanlılarla karşılaştım. Bana ‘hayatımızda ilk defa bir sağ partiye oy vereceğiz’ dediler. Yıllarca CHP’ye oy vermişler. DEM’li, HDP’liler de bana oy verdiler. MHP, AK Parti, İYİ Partilisi herkes bize oy verdi. Onların fikrini almadan tek başıma hareket etmem mümkün değil.
“BAZILARI HAKSIZLIK OLARAK GÖRDÜ”
Beni davet ettiklerinde AK Parti’deydim. AK Parti usullere göre beni aday yapsaydı belki bu insanlar AK Parti’ye verecekti belki vermeyecekti. Bazıları haksızlık olarak gördü bana yapılanları. Solcusu, sağcısı bizim meselede herkes kendinden bir hikaye buldu. Aslında anket hiç yapmam. O işlere girmem. Halk bana ulaştı. Çok ciddi irtibat kanallarımız var bizim. Meclis toplantısı oldu. Meclis’te dedim ki ‘sizden 15 gün müsaade istiyorum’. 2 günlük süreçte infial koptu. 15 gün boyunca halk ne diyorsa onu yapacağım dedim. Mehmet Bey’e de onu söyledim. Beni günde onlarca insan arıyor, mesaj atıyor. İstanbul’a geldim, Kapalıçarşı’yı gezdim. İş Urfa’yı da geçmiş. Bayburtlu, Maraşlı’yla da oturdum.
Halka soruyorum ‘AK Parti’ye geçsem nasıl olur?’ diyorum. Genel kanaat ‘geçme’ deniyor. Geçmişte benim gönlümde büyükelçilik vardı; fakat olmadı. Yaşım 54. Lambordini çekseniz altıma ben ona binemem. 25 yaşında verseniz binerdim. Benim görevim Urfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Şunu söyledim, bir şart bu. ‘Her zaman bir araya gelelim, görüşelim, sakın bana makam teklifiyle gelmeyin’ dedim.
“HALK BAĞIMSIZ KALMAMDAN MEMNUN, BİR YERE GEÇMİYORUM”
‘Ben dünyevi olarak hiçbir makama artık talip değilim’ dedim. Zaten bir dönem Urfa Belediye Başkanıyım. Derdim, bir dönem başarılı bir şekilde başkanlığı yapıp, çekip gitmek. Benim için Urfa’da siyaset bitti, ne milletvekili adayıyım, ne büyükşehir belediye başkanı adayıyım. Genel siyaset için aynı şeyi söylemiyorum.
Benim yapmak istediğim siyasete yeni bir anlayış getirmek. Şeffaf olalım, net olalım. Ben halka sorarım. Halk şu anda şu pozisyonumdan memnun. Bu pozisyonu inşallah devam ettireceğim. Bugün gelirken uçakta bir arkadaş geldi, tanımıyordum. Urfa’da esnaf. Orhan Altun diye bir kardeşimiz. ‘Allah için sana oy verdik, yıllarca AK Parti’ye oy verdim’ dedi. ‘Ne olur bir yere gitme, bağımsız kal’ dedi. Ben de ‘hiç merak etme’ dedim. 15 gündür oyun mu oynuyorum. Halk bağımsız kalmamdan memnun, bir yere geçmiyorum. Halka sordum bağımsız kalacağım.
Aslında benim hatam orada. Fatih Bey’i arayıp ona ‘efendim böyle durum var, ayrılıyorum’ diyerek helallik istemem lazımdı. Şimdi ben bunu yapsam ‘Kasım Bey düzeltelim’ diyecekti. Ben burada değilim. Benim fıtratım buna elvermiyor. Bu sıkıntıları AK Parti’de yaşadım. Benim söylememle düzelme orada kurumsal bir yapının olmadığını gösteriyor. Benim burada tek hedefim bağımsız belediye başkanı olarak sonuna kadar Allah nasip ederse bu işi götürmek. Sonrası Allah kerim. Pragmatist düşünsem Makyavelist mantık olsaydı AK Parti’ye geçerdim.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN’da yer alan haberde, “Assaraf, 35 yıldır sürdürdüğü görevinden istifa edeceği kararını açıkladı.” ifadeleri kullanıldı. Bunun polis teşkilatında son 24 saatte gelen ikinci istifa olduğu vurgulanan haberde, polis teşkilatının kuzey bölge şefi Shoki Tahaukha’nın da görevinden istifa ettiği aktarıldı.
Böylece 2024 yılında polis teşkilatından istifa eden üst düzey yetkili sayısının 6’ya çıktığına dikkati çekilen haberde, polis yetkililerin istifa nedenlerine ilişkin bilgi verilmedi.
LEVY’NİN TAYİNİNDEN BERİ 3. İSTİFA
İsrail merkezli “Walla” sitesinin haberi ise Daniel Levy’nin İsrail Polis Komiserliğine tayin edildiğinden beri üçüncü istifanın gerçekleştiğine işaret edildi. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından aday gösterilen Levy, temmuz ayında polis komiseri olarak göreve başlamıştı.
Öte yandan; İsrail Ordusu dün yaptığı açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tamir Yadai’nin, “kişisel sebeplerden ötürü” görevinden istifa ettiğini duyurdu. Yadai, son üç yıldır Kara Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapıyordu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İmamoğlu, “Çevre Şehircilik Bakanlığı bugün bir açıklama yaptı ve yıkıma başladıklarını duyurdu. Sahadaki son durum nedir? İBB ekipleriyle bakanlık ekipleri arasında bir çatışma mı var?” sorusu üzerine şunları söyledi: “Sosyal medya bakanlığı hüzünle izliyorum arkadaşlar hüzünle. Ve milletimiz adına kötü bir sınav veriyorlar vermeye devam ediyorlar. Bir kaç örnek vereceğim? Bu konuda çok fazla kendimi de yormak istemiyorum. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz minvalinde burada bir şey, bir oyuncak bulduk üstünde ne yaparız diye devletin bütün kurallarını imha ederek, yok ederek hareket etme anlayışı tam da Bakanlığa ve bu talimatı veren Bakana yakışıyor. Bunlar vitrinde durmak ve hani bir bir kişinin gözündeki spor etkinliğinde söyleyeyim. Hani madalya kürsüsünde birinci mi olacağım, ikinci mi olacağım, üçüncü mü olacağım?
“24 SENEDİR İZLEMİŞLER”
O bir kişinin gözünde bir yere oturmaya çalışan arkadaşlar. Üzülüyorum bu tür seviyelere inmelerine. Çünkü devletin önemli bir kurumunda görev yapıyorlar. Acı olan ne biliyor musunuz? 94 -2018, 24 senedir izlemişler. 24 sene sonra bütün milletin ekranlarda izlediği, sonra da suç örgütü diye yargılanan bir kişi ismi Adnan Oktar hapse atılıyor. 24 sene sonra göstermelik bir yıkım yapıyorlar. Sonra burada bir işte malum süreç, bir yabancı kişi geliyor, bir mülkiyet alıyor, izin alıyor bu hususi süreçler işliyor. Ve Büyükşehir Belediyesi zaten tutanakları tutuyor. Garip olan zaten yıkım programı olan yere bugün İBB sokulmuyor ve orada Büyükşehir Belediyesi hiçbir haber vermeden işlem yapma gayretinde.

“BUNLARA TENEKEDEN BİRER MADALYA YOLLAYACAK MİLLET SANDIKTA”
Peki aynı Bakan, aynı yönetim, tekrar ifade edeceğim, milletin gözünün içine bunu soka soka anlatacağım ki milletimiz bunu görsün. Bu arkadaşların gözüne bunu böyle hani sokarak anlatacağım. Çünkü boğazın kıyısında bizim kamulaştırmamıza da engel olacak bir biçimde boğazın kıyısında kaldırımda Üsküdar meydanın önünde bir alana günübirlik tesis alanı diye yapı yapılması için imar veren bir anlayış kendini ispat etmek için paralıyor. Daha kötüsü biz oraları yıkarken önümüze polisi dizen de bunlar. Bizim polisimizi, üç otobüs polisimizi orada önümüze dizen de bunlar. Şimdi bunlar kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Ama kötü olan ne biliyor musunuz gene millete dönük bir aklama değil. Bir kişinin gözünde parlama aklaması bu. Bunlara tenekeden birer madalya yollayacak millet sandıkta, tenekeden. Ve inşallah boyunlarında gezdirirler. Bu şehrin muhafızı belli bu şehrin muhafızı olan insanlar belli.

“MUHAFIZ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Biz Allah’ın izniyle o boğaza bakan askeri alanlarda yaptıkları kuleleri bilen birisi olarak, açtığımız davaları bilen birisi olarak, tek bir metrekareye tek bir imar rantı çıkartmayan birisi olarak, yüzlerce noktada imar çıkartan, parsel bazlı küçücük parsellere bile hala Şehircilik Bakanlığı’nda imar tasarlayan akla karşı mücadele etmeye muhafız olmaya devam edeceğiz. Bu muhafızlığımız büyük bir muhafızlığıdır. Bugün İstanbul muhafızlığıdır, yarın Türkiye muhafızlığıdır. Bu konuda çok başarılı ve iyi bir ekibe, iyi anlayışa sahibiz. Arkamızda da on milyonlarca vatandaşımız var. Ne yaparlarsa yapsınlar nafile. Devletin bir kurumunu temsil ettikleri için hallerini hüzünle izliyorum.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 53 yaşındaki Faslı Dr. Mahmad Rafie, eşi ve çocukları ile birlikte geçtiğimiz Perşembe günü havayolu üzerinden uçakla İstanbul Havalimanı’na geldi. Dünya Müslüman Alimler Birliği üyesi ve aynı zamanda Hayırsever ve Adalet Grubu’nun Bilim Kurulu Üyesi olan Dr. Rafie’nin, aile üyeleri ile birlikte turistik gezi için gittiği üçüncü bir ülkeden Fas’ın başkenti Rabat’a dönmek üzere geldiği Türkiye’de İstanbul Havaalanı’nda pasaport polisi tarafından gözaltına alındı. Rafie’nin, Türkiye’ye “girişi yasaklı” listesinde adı geçtiği ve pasaportundaki ‘tahdit’ gerekçesi ile bu işleme tabi tutulduğu öğrenildi. Rafie’nin, sınır dışı işlemi için İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün İstanbul’daki geri gönderme merkezlerinden birine götürüldüğü aktarıldı.
İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan ve götürüldüğü Geri Gönderme Merkezi’nde 5 gündür tutulan Dr. Mahmad Rafie’nin aile üyelerinin ise ülkelerine gittikleri belirtildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, katıldığı bir devlet televizyonunda halka seslendi.
Yeni hükümetin iç ve dış politikalarına dair değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, ülkede hissedilen yüksek enflasyon hakkında atılacak adımlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
“BİZ HALKN SORUNLARINI ÇÖZMEK İSTİYORUZ”
Adalet ve ayrımcılık konusuna vurgu yapan Pezeşkiyan, “Biz halkın sorunlarını çözmek istiyoruz. Bizim odak noktamız insanların memnuniyetidir.
ABD ve Avrupa tarafından ağır yaptırımlara maruz kalıyoruz ancak halka nazik davranmalıyız. Ayrımcılığı ortadan kaldırmalı, adalet aramalı ve yoksunluğun ortadan kaldırılması için çalışmalıyız.” diye konuştu.

“DÜNYAYLA OLAN SORUNLARI ÇÖZMEK ZORUNDAYIZ”
Ekonomik sorunlara da işaret eden Pezeşkiyan, halkın mevcut durumu ve yüksek enflasyonu hissettiğini, enflasyon sorununu çözmek için çalışmalara başladıklarını belirtti.
Pezeşkiyan, “Ülke içindeki farklılıkları, komşularımızla ve dünyayla olan sorunları çözmek zorundayız. Zaten ekonomi dış meselelerle ilgilidir.” dedi.
“100 MİLYAR DOLAR YABANCI YATIRIMA İHTİYAÇ VAR”
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in dikkati çektiği ekonomide yüzde 8 büyüme konusunda yabancı yatırıma ihtiyaç duyduklarını anlatan Pezeşkiyan, şöyle konuştu:
“Uzmanlar yüzde 8 büyüme için 200 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacımız olduğunu düşünüyor. Bu, ülke içinde sermayenin ve verimliliğin artmasıyla mümkün fakat ülkede sahip olduğumuz toplam sermaye 100 milyar doları geçmiyor.
Dolayısıyla 100 milyar dolar yabancı yatırıma ihtiyacımız var. Bu da bizim dış ilişkilerimizle, dünyayla, komşularımızla ve yurt dışındaki İranlılarla ilişkilerimizle ilgilidir.”
İNTERNET YASAKLARINA İŞARET ETTİ
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ülkedeki internet yasaklarına işaret ederek, “Halkın rahatlığı için siber alana ilişkin kuralları Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ile Siber Alan Yüksek Konseyinde belirleyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycanlılar, Milli Meclis üyelerini belirlemek için 7. kez sandık başına gidiyor.
6 milyon 421 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 125 sandalyelik meclis için 990 aday yarışıyor.
Oy verme işlemi yerel saatle 19.00’a kadar devam edecek. Resmi olmayan ilk sonuçların bugün akşam saatlerinde açıklanacağı öngörülüyor.
KARABAĞ’DA DA SANDIKLAR KURULDU
Azerbaycan’ın Ermenistan işgalinden kurtardığı bölgelerde de sandıklar kuruldu. Böylece 30 yıl aradan sonra ilk kez Azerbaycan’ın tüm topraklarında milletvekili seçimi yapılıyor.
Karabağ’ın sembol şehri Şuşa’da bir zamanlar ayrılıkçı Ermeni yönetimin “başkent” olarak kullandığı Hankendi’de, Hocalı’da, Hocavend’de, Ağdere’de, Ağdam’da, Cebrayıl’da, Fuzuli’de, Zengilan’da, Gubadlı’da, Laçın’da ve Kelbecer’de 42 binden fazla seçmen oy kullanacak.

SEÇİM TARİHİ ÖNE ALINMIŞTI
Azerbaycan Milli Meclisi, ülkenin 11-22 Kasım’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29 Taraflar Konferansı’na (COP 29) ev sahipliği yapacak olması dolayısıyla “Meclisi feshetmesi ve kasımda yapılması planlanan genel seçimlerin iki ay öne alınması” için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e başvuruda bulunmuştu.
Cumhurbaşkanı Aliyev, Milli Meclisi feshederek genel seçimlerin 1 Eylül’de yapılması yönünde karar almıştı.

44 GÜNLÜK KARABAĞ SAVAŞI
Ermeniler, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, uluslararası hukuk ve tüm anlaşmalara göre Azerbaycan’ın sayılan Karabağ’ı katliamlar yaparak işgal etti.
10 Aralık 1991’de Azerbaycanlıların boykot ettiği ve yalnız Ermenilerin katıldığı referandum sonucu gerekçe gösterilerek, 6 Ocak 1992’de de sözde bağımsızlık ilan edildi.
Ermenistan dahil hiçbir ülke veya uluslararası kuruluş, Karabağ’daki sözde yönetimi tanımadı.
Azerbaycan’ın 2020’de başlattığı ve 44 gün süren Vatan Savaşı sonunda Ermenistan yenilgisini onayladı.

ERMENİLER SİLAH BIRAKTI
Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında 10 Kasım 2020’de imzalanan üçlü bildiriye göre Ermenistan silahlı güçlerini Karabağ’dan çekmeyi kabul etti.
Geçen 3 yılda bölgedeki silahlı gruplar anlaşmaya uymayınca Azerbaycan, bölgenin silahsızlandırılması ve sözde yönetimin kendini feshetmesi için 19 Eylül 2023’te lokal antiterör operasyonu düzenledi.
24 saat süren operasyon sonucu Ermeniler silah bırakmak zorunda kaldı.
Bakü yönetimi, entegrasyon sürecinin başarıyla yürütülebilmesi için sözde yönetimin kendini feshetmesini istiyordu.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 7 Ekim’de Hamas tarafından rehin alınan, 2’si kadın 4’ü erkek olmak üzere 6 kişinin cesedine ulaşıldığını duyurdu.
Cesetlerin “Carmel Gat, Eden Yerushalmi, Hersh Goldberg-Polin, Alexander Lobanov, Almog Sarusi ve Başçavuş Ori Danino’ya ait olduğu açıklandı.
ABD Başkanı Joe Biden, sosyal medya üzerinden yayınladığı başsağlığı mesajında cesedine ulaşılan Hersh Goldberg-Polin’in ABD vatandaşı olduğunu açıkladı.
“YIKILDIM VE ÖFKELENDİM”
ABD Başkanı Biden, yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:
“İsrail güçleri Refah kentinin altındaki bir tünelde Hamas tarafından tutulan altı rehinenin cesedini buldu. Hamas’ın bu acımasız teröristleri tarafından öldürülen rehinelerden birinin Hersh Goldberg-Polin adında bir Amerikan vatandaşı olduğunu teyit ettik.
Yıkılmış durumdayım ve öfkeliyim. Hersh, 7 Ekim’de İsrail’de barış için düzenlenen bir müzik festivaline katılırken vahşice saldırıya uğrayan masumlar arasındaydı. Hamas’ın vahşi katliamı sırasında arkadaşlarına ve yabancılara yardım ederken kolunu kaybetti.

“TARİF EDİLEMEYECEK DERİN BİR KEDER YAŞIYORUM”
Henüz 23 yaşındaydı. Dünyayı gezmeyi planlıyordu. Anne ve babası Jon ve Rachel’ı tanıdım. Akla hayale gelmeyecek şeylere katlanırken bile cesur, bilge ve kararlı davrandılar.
Oğullarının ve vicdansız koşullarda tutulan tüm rehinelerin amansız ve bastırılamaz savunucuları oldular. Onlara hayranım ve onlarla birlikte kelimelerin ifade edemeyeceği kadar derin bir keder yaşıyorum. Bu gece tüm Amerikalıların, tıpkı Jill ve benim gibi, onlara dua edeceğini biliyorum.
“HAMAS LİDERLERİ BU SUÇLARIN BEDELİNİ ÖDEYECEK”
Sevgili Hersh’ü onlara güvenli bir şekilde ulaştırmak için yorulmak bilmeden çalıştım ve onun ölüm haberiyle kalbim kırıldı. Bu trajik olduğu kadar kınanacak bir durum.
Hiç şüpheniz olmasın, Hamas liderleri bu suçların bedelini ödeyecek. Ve biz de kalan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak bir anlaşma için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”


Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’de esir yakınları hükümete yönelik baskılarını artırırken, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan 6 esirin cansız bedenine ulaşıldığını duyurdu.
“ESİRLER, BİZ ULAŞMADAN KISA SÜRE ÖNCE ÖLDÜRMÜŞ OLABİLİR”
IDF Sözcüsü Daniel Hagari yaptığı açıklamada, dün Refah şehrinde çatışmalar sırasında bir tünelde bulunan Carmel Gat, İsrail-ABD vatandaşı Hersh Goldberg-Polin, Eden Yerushalmi, Alexander Lobanov, Almog Sarusi ve Ori Danino’nun cansız bedenlerinin İsrail’e getirildiğini söyledi. Hagari, ilk tahminlere göre esirlerin bulunmalarından kısa bir süre önce öldürüldüğünü söyledi.
İSRAİL, 7 EKİM’DEN BERİ 8 ESİR KURTARABİLDİ
İsrail ordusu, 27 Ağustos’ta 52 yaşındaki Qaid Farhan al-Qadi adlı İsrailli esiri düzenlendiği operasyonla kurtarmıştı. Sağlık durumunun iyi olduğu açıklanan al-Qadi, İsrail güçleri tarafından 7 Ekim’den bu yana kurtarılan 8’inci esir olmuştu.
NETANYAHU, HAMAS’LA ANLAŞMADIĞI İÇİN ELEŞTİRİLİYOR
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümeti, rehinelerin iadesi konusunda Hamas’la bir anlaşma sağlayamadığı için onları ölüme terk etmekle suçlanıyor.
İsrailli esirlerin yakınları, Netanyahu hükümetinden Hamas ile esirlerin takasını da içeren ateşkes anlaşmasını imzalaması için protesto gösterileri düzenliyor.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 331 gündür süren saldırıları hakkında bir açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saat içinde gerçekleştirdiği 3 ayrı katliamda 47 kişinin hayatını kaybettiği, 94 kişinin ise yaralandığı bildirildi.
GAZZE’DE ACI BİLANÇO ARTIYOR
7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 738’e, yaralı sayısının ise 94 bin 154’e ulaştığı belirtildi.
Bakanlık, ayrıca enkaz altında ve yol kenarlarında hâlâ ölülerin bulunduğunu, ancak İsrail güçlerinin engellemeleri nedeniyle sağlık ekipleri ve sivil savunma görevlilerinin bu cenazelere ulaşmakta zorlandığını vurguladı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Gazze’de Filistinlilere yönelik katliamlarının bir benzerini bu kez de Batı Şeria’da uygulamaya koyuldu.
Bu nedenle Filistinli gruplar, çeşitli yöntemlerle direnişlerini sürdürüyor.
İbranice yayın yapan Maariv gazetesinin haberinde göre, Batı Şeria’nın güneyindeki El Halil kentinde bulunan Terkumya beldesinde bir araçtan İsrail polisinin bulunduğu bir araca silahlı saldırı düzenlendi.
3 İSRAİL POLİSİNİ ÖLDÜRÜP KAÇTILAR
Saldırıda 3 İsrail polisi öldü.
Saldırganlar olay yerinden kaçmayı başarırken, İsrail polisi faillerin bulunması için geniş çaplı arama başlattı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi için anlaşma imzalanması ve Netanyahu hükümetinin istifası için her hafta cumartesi günü protesto düzenleniyor.
Bu hafta da İsrail genelinde on binlerce kişi, Gazze’deki esirlerin geri getirilmesi amacıyla imzalanacak ateşkes anlaşması için isteksiz siyasi iradeyi eleştirdi, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifası ve erken seçim taleplerini yineledi.
Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin çeşitli noktalarında hükümetin istifası ve esirlerin geri getirilmesi talep edildi.
İsrail hükümetini ateşkes anlaşmasına yanaşmamakla suçlayan esir aileleri, yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nde ateşkes ve karşılıklı esir takası için anlaşmanın temmuzda hazır olduğunu ancak Netanyahu’nun eklediği yeni maddelerle süreci sabote ettiğini belirtti.
Özellikle, Netanyahu’nun anlaşma taslağına eklediği “İsrail’in Mısır-Gazze sınır hattındaki Philadelphi Koridoru’nda hakimiyetini sürdürmesi”ne ilişkin maddeye işaret eden İsrailli esir yakınları, İsrail’in kaderinin artık bu koridora bağlı olduğunu, Netanyahu’nun bunu “anlaşmayı tıkamak” için kullandığını kaydetti.
İsrail’in 7 Ekim’de Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı “Philadelphi Koridoru’nda” kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.
Öte yandan, İsrail, müzakerelere varan süreçte Gazze Şeridi’ndeki şiddetini sürdürüyor.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oh, it’s home again, and home again, America for me!
I want a ship that’s westward bound to plough the rolling sea,
To the bléssed Land of Room Enough beyond the ocean bars,
Where the air is full of sunlight and the flag is full of stars – Henry Van Dyke
Farewell, Türkiye pic.twitter.com/PWGtZF8WGy
— Jeff Flake (@JeffFlake) August 31, 2024
Kişisel Instagram hesabından gece saatlerinde bir fotoğraf paylaşan Flake, Birkaç saat sonra İstanbul’dan ABD’ye giden uçağa bineceğim.” ifadelerini kullandı.
Flake paylaşımında 19. yüzyılda ABD Büyükelçisi olarak yurtdışında görev yapmış şair Henry Van Dyke’ın bir şiirine yer verdi ve “Elveda Türkiye” sözlerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycanlılar, Milli Meclis üyelerini belirlemek için 7. kez sandık başına gidiyor.
6 milyon 421 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 125 sandalyelik meclis için 990 aday yarışıyor.

Oy verme işlemi yerel saatle 19.00’a kadar devam edecek. Resmi olmayan ilk sonuçların bugün akşam saatlerinde açıklanacağı öngörülüyor.
Azerbaycan’ın Ermenistan işgalinden kurtardığı bölgelerde de sandıklar kuruldu. Böylece 30 yıl aradan sonra ilk kez Azerbaycan’ın tüm topraklarında milletvekili seçimi yapılıyor.
REKLAM
Karabağ’ın sembol şehri Şuşa’da bir zamanlar ayrılıkçı Ermeni yönetimin “başkent” olarak kullandığı Hankendi’de, Hocalı’da, Hocavend’de, Ağdere’de, Ağdam’da, Cebrayıl’da, Fuzuli’de, Zengilan’da, Gubadlı’da, Laçın’da ve Kelbecer’de 42 binden fazla seçmen oy kullanacak.
Seçim öne alınmıştı
Azerbaycan Milli Meclisi, ülkenin 11-22 Kasım’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29 Taraflar Konferansı’na (COP 29) ev sahipliği yapacak olması dolayısıyla “Meclisi feshetmesi ve kasımda yapılması planlanan genel seçimlerin iki ay öne alınması” için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e başvuruda bulunmuştu.
Cumhurbaşkanı Aliyev, Milli Meclisi feshederek genel seçimlerin 1 Eylül’de yapılması yönünde karar almıştı.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE KASABISÜREKLİ İŞGALİ ONAYLADI
İsrail Güvenlik Kabinesi, Mısır-Gazze Şeridi sınırındaki Philadelphi Koridoru’nda İsrail askerlerinin işgalinin devam etmesini onayladı. Philadelphi Koridoru’ndaki işgalin devam etmesi başta olmak üzere Gazze Kasabı Binyamin Netanyahu’nun olası mutabakat için getirdiği şartlar nedeniyle İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerin çıkmaza girdiği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) yapılan yazılı açıklamada, son günlerde dolandırıcıların kurum isimleri kullanarak SMS ve sosyal medya üzerinden üniversite öğrencilerine ulaştığı ve burs vaadiyle öğrencilere banka hesabı açtırdıklarının tespit edildiği belirtildi.
Açıklamada, “Bu hesapların yasa dışı şekilde kullanıldığı, öğrencilerden para istendiği şikayetleri kamuoyunda yer almış ve bu şikayetler kurumumuza da ulaşmıştır. Öğrencilerimizin burs vaadiyle kendilerine iletilen mesajlara itibar etmemeleri önemlidir.” ifadelerine yer verildi.
YÖK DESTEK BURSU’NA ÖĞRENCİ BAŞVURUSU OLMADIĞI BELİRTİLDİ
YÖK Destek Bursları’na ilişkin duyuruların Kurul’un resmi internet sayfasından takip edilmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, YÖK tarafından devlet üniversitelerinde fizik, kimya, biyoloji, matematik bölümlerine kayıt yaptıran belirli başarı kriterlerindeki öğrencilere verilen YÖK Destek Bursu’na hiçbir şekilde öğrenci başvurusunun olmadığı vurgulandı.
DOLANDIRICILIĞA KARŞI UYARI
Bu yönde gelen SMS mesajlarına itibar edilmemesi istendi. Ayrıca öğrencilere, banka hesaplarının yasa dışı amaçlar için kullanılması ve siber dolandırıcılık konularında dikkatli olmaları uyarısı yapıldı.
YÖK DESTEK BURSU
Açıklamada, YÖK Destek Bursu’na ilişkin şu ifadelere yer verildi:
YÖK Destek Bursu için herhangi bir başvuru yapılmaz. YÖK tarafından belirli başarı kriterlerini yerine getiren öğrencilere doğrudan verilir.
Devlet üniversitelerinde desteklenmesine karar verilen lisans programlarına ilk 15 tercihi arasında yer veren ve bunlardan bir tanesine ilk 3 sırada yerleşip kayıt olan öğrencilere Yükseköğretim Kurulunca belirlenen miktarda ve sürede Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına aylık olarak verilir. 2024-2025 eğitim öğretim yılı için fizik, kimya, biyoloji, matematik programlarındaki öğrencilerin desteklenmesine karar verilmiştir.
YÖK kararı ile belirlenen öğrenci ve burs tutarları ilgili üniversitelere bildirilir. YÖK tarafından üniversitelere iletilen bursların kaynak aktarım süreci, öğrenci ve üniversite arasında yürütülür. Burs almaya hak kazanan öğrencilere üniversiteler aracılığıyla kaynak aktarımı yapılır.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sabah saat 10.00’da Osmaneli Kaymakamı Yüksel Ünal ve Belediye Başkanı Bekir Torun Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından JandarmaAstsubay Çavuş Taha Muhammet Tok, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Tok, “Bugün asil Türk milleti ve kahraman Türk ordusunun Başkumandanı Atatürk’ün emrinde 102 yıl önce gerçekleştirdiği Büyük Zaferi Kutlamak için toplanmış bulunuyoruz. Tarih sürecinde ordu-millet olduğunu, zulme, esarete ve tahakküme boyun eğmeyeceğini mazisinde bulunan büyük zaferlerle tüm dünyaya kanıtlamıştır. 30 Ağustos; Türk milletinin kurtuluş mücadelesinin dünyayı şaşkına çevirdiği gündür. 30 Ağustos; Türk milletinin ordusuyla el ele vererek nelere kadir olduğunun ispat edildiği gündür. 30 Ağustos; Türk milletinin mayasında bulunan hürriyet ve istiklal aşkının, birlik ve bütünlük bilincinin, esaret ve tahakküme boyun eğmeme kararlılığının perçinlendiği gündür. 30 Ağustos Zaferi ile bu vatanı bizlere armağan eden Atatürk liderliğindeki ordumuzun, Komutanlarımızın ve cephelerde canını vermiş, kanını dökmüş adsız şehitlerimizin, gazilerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyoruz. Aziz şehitlerimiz, bizlerde sizler gibi vatan için ölmeye yeminli, azimli ve inançlıyız. Bizlere bıraktığınız eserleri sonsuza kadar yaşatacağımıza yüce Türk ulusunun mutluluğu, vatanın bölünmez bütünlüğü için mücadele edeceğimize ve karşımıza çıkacak iç ve dış her türlü tehdidi yok edeceğimize söz veriyoruz. Ruhlarınız şad olsun. Bu duygu ve düşüncelerim ile başta Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, mukaddes vatanımız için canı pahasına görev yapan şehitlerimizi, gazilerimizi, günümüzde terör eylemlerinde şehit olan Türk Silahlı Kuvvetleri ile güvenlik güçleri mensuplarımızı ve hayatını yitiren vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Şanlı zaferin 102’inci yıl dönümü Türk milletine kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
Programda daha sonra ilçe mezarlığında bulunan şehitlik ziyaret edildi. Şehitlikte ilçe müftülüğünde görevli imam hatipler Kur’an-ı Kerim okudular. İlçe Vaizi Salih Doğanay yaptığı dua ile program sona erdi.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama programına Osmaneli Kaymakamı Yüksel Ünal, Belediye Başkanı Bekir Torun, Cumhuriyet Savcısı İsmail Küçükdağ, Emniyet Müdürü Zafer Şenocak, Jandarma Komutan Vekili Kıdemli Başçavuş Mehmet Özkan Okumuş, İl Genel Meclis üyeleri, askeri personel, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, sivil toplum örgütleri, şehit yakınları ve gaziler katıldı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Bingöl’de Hükumet Konağı önünde tören düzenlendi. Törene Vali Ahmet Hamdi Usta, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, MSB Askeralma Genel Müdürü Tümgeneral Hurşit Ağırcan, kamu kurum müdürleri, STK temsilcileri, jandarma, emniyet personeli, gazi ve şehit aileleriyle vatandaşlar katıldı.
Törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunmasının ardından, Atatürk Anıtı’na Valilik ve Bingöl Belediyesi çelenkleri sunuldu. Günün anlam ve önemine binaen yapılan konuşmanın ardından İstiklal Marşı okunarak saygı duruşunda bulunuldu. – BİNGÖL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zafer Bayramı kutlamaları Fevzipaşa Caddesi’nde gerçekleştirildi. Vali Osman Hacıbektaşoğlu ile Belediye Başkanı Tahsin Erdem törene katılanların bayramını tebrik etti.
İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün önemini anlatan şiirler okundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının da okunduğu törende Garnizon Komutanı Personel Binbaşı Ayhan Kafalı Zafer Bayramı ile ilgili bir konuşma yaptı. Yöresel oyunların sergilendiği törende KaradenizEreğli’den bisikletle gelen sporculara ödüllerinin verilmesinin ardından kortej geçişi yapıldı. Muharip gaziler, polis ve jandarmanın yanı sıra sporcular ile resmi araçların geçişinin ardından tören sona erdi.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu töreni düzenleyenleri tebrik ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Törene milletvekilleri, protokol üyeleri ve daire amirleri de katıldı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hükümet Konağının bahçesinde düzenlenen törende, Atatürk heykeline çelenk sunulurken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve öneminin belirtildiği konuşmanın ardından tören son buldu.
Törene Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, Yüksekova İlçe Jandarma Komutan Vekili Emirhan Bedir, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcısı Hanifi Kul, Esendere Belde Belediye Başkanı Dırbaz Büyüksu, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, STK başkanları katıldı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuyucak’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yıl dönümü kutlama programı Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunma töreniyle başladı. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama programında Kuyucak Kaymakamı Fehmi Sinan Niyazi ve Belediye Başkanı Uğur Doğanca tarafından Atatürk anıtına çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması başlayan program, günün anlam ve önemini belirten konuşma ile devam etti. Programın son bölümünde Kuyucak Belediyesi Halk Oyunları Ekibi gösteri gerçekleştirdi.
“Bu kan, yine aynı kandır; bu ruh, yine aynı ruhtur”
Günün anlam ve öneminde dair bir konuşma yapan Kuyucak İlçe Jandarma Komutanlığı Personeli J.Asb.Üstçavuş. Ufuk Çetin: “Bugün tarihte emsali görülmemiş yurtseverlik ve eşsiz kahramanlık zaferlerinden birisi olan 30 Ağustos Zaferi’nin 102. yıldönümünü heyecan ve gururla kutlamanın kıvancı içindeyiz. Büyük Türk Milleti ve kahraman ordumuz, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, her karışı ‘şehit’ kanıyla sulanmış, bin yıllık kutsal vatan topraklarımızı parçalayarak, milletimizin istikbal ve istiklalini hedef alan işgalci güçlere karşı, 26 Ağustos şafağında başlayan ve 30 Ağustos 1922’de muhteşem bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Türk Milletinin maküs talihini yenerek, milletimizin bağımsız ve hür yaşama iradesi tüm dünyaya haykırılmıştır. 30 Ağustos Zaferi; ölümüne vuruştuğumuz, emperyalizmi yendiğimiz, fedakarlığın, yiğitliğin, kahramanlığın şaha kalktığı, esaretin bittiği, bağımsızlığa ve özgürlüğe kavuştuğumuz, Anadolu’nun sonsuza kadar Türk Yurdu olarak kalacağının belgesi, ebedi bekamızın, hürriyet ve istikbalimizin ölümsüz abidesi olmuştur. Her safhası büyük bir ustalıkla planlanmış, hazırlanılmış idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu muazzam harekatla; Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri taktik ve dehası, Türk Ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığı tarih sayfalarında asla unutulmayacak yerini almış, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda temel taşı olmuş ve dünyada diğer esaret altındaki uluslara da örnek teşkil etmiştir. 102 yıl önce, sayı, silah ve teknoloji olarak kendisinden çok üstün olan düşman karşısında, yüreğindeki vatan sevgisi, sarsılmaz iradesi ve üstün cesaret ile milletini ve ülkesini, kanının son damlasına kadar koruyan Türk Askerinin bugün de bu uğurda aynı inanç ve azimle, canını seve seve feda edeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu kan, yine aynı kandır; bu ruh, yine aynı ruhtur. Bu duygu ve düşüncelerle bize bu büyük zaferi kazandıran büyük önder gazı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları basta olmak üzere, ebediyete intikal etmiş komutanlarımızın ve tüm şehitlerimizin azız ruhları önünde saygı ile eğilir, kahraman gazilerimize şükran ve minnetlerimizi sunarız” dedi.
Başkan Doğanca’dan kutlamalara davet
Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, Zafer Bayramı coşkusunun 5 Eylül tarihine kadar süreceğini ve kutlama etkinliklerinin bir hafta boyunca süreceğini ifade ederek: “Kuyucak Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla akşam saat 20.30’da Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak olan Fener Alayı yürüyüşü ve saat 21.30’da Cumhuriyet Meydanı’nda dev ekranda Atatürk filmi gösterimde olacak. Kutlamalar 5 Eylül akşamı Ayna konseri ile son bulacak. Tüm vatandaşlarımızı coşkuyu hep birlikte yaşamaya davet ediyorum” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrailli yetkililer tarafından defalarca tutuklanan ve kötü muamelelere maruz kalan Amro, çekimleri TRT World ekipleri tarafından, işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen “Kutsal İşgal” belgeselinin Atlas Sineması’nda yapılan galası öncesinde AA muhabirine, Filistinlilerin hakları için devam eden mücadelelerini anlattı.
Filistin davasına verdiği kararlı destekten ötürü Türkiye’ye şükranlarını ifade eden Amro, belgesellerin anlatı kontrolü mücadelesinde oynadığı önemli role işaret etti.
Amro, İsrail’in kendisini demokratik göstermesine karşı çıkmanın önemli olduğunun altını çizerek “Bu belgesel, bence İsrail işgalini dünyadaki herkese duyurmak için bir araç.” diye konuştu.
Filistinli aktivist Amro, “Kutsal İşgal” gibi belgesellerin İsrail hükümeti tarafından sıklıkla yayılan yanıltıcı anlatıları ortadan kaldırmak için gerçek kanıtları kullanarak İsrail işgali ve apartheid’ın arkasındaki gerçeği ortaya koymada güçlü araçlar olarak hizmet ettiğini vurguladı.
“Biz Filistinliler asla vazgeçmeyiz”
Kurucusu olduğu “Yerleşimlere Karşı Gençlik” grubunun Filistin direnişinde aktif bir güç olmaya devam ettiğine işaret eden Amro, tutuklamalar ve devam eden tehditler de dahil olmak üzere, aktivistlik konusunda ödediği kişisel bedellere rağmen bu yöndeki kararlığını koruduğunu vurguladı.
Amro, “Biz Filistinliler asla vazgeçmeyiz ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.
Filistinli aktivist Amro, grubun Filistinlileri ve destekçilerini işgale karşı birleştirmek için şiddetsiz direnişi, yasal aktivizmi ve küresel kampanyaları sürdürdüğünü ve Filistin toplumunu güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
“Batı Şeria’da Filistinlilere karşı duyurulmamış bir savaş var”
İsrail’in hem Gazze’de hem de Batı Şeria’da uyguladığı şiddete dikkati çeken Amro, 7 Ekim 2023’ten önce ve sonra defalarca tutuklandığını anlattı.
Amro, “Gazze’deki Filistinlilere yönelik gerçek bir soykırım savaşı var ve Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik de gizli, duyurulmamış bir savaş var.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaçırılma, gözaltına alınma ve işkence görme de dahil olmak üzere, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı acımasız koşulları ayrıntılı biçimde anlatan Amro, bu zorluklara rağmen direnme kararlılığını dile getirdi.
Amro, “Filistinlilerin sessizce ölmelerini istiyorlar ama biz bunu reddediyoruz ve pes etmeyeceğiz.” dedi.
Filistinli aktivist, “Özgürlüğümüzü, adaletimizi ve eşitliğimizi elde edene ve İsrail’i işgalden ve apartheid’dan sorumlu tutana kadar savaşmaya, direnmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Filistinli protestocuları vuruyorlar”
Amro, Batı Şeria’da İsrail’in yoğunlaştırdığı baskılar karşısında Filistinlilerin direniş stratejilerini değiştirmek zorunda kaldıklarını belirtti.
İsrail’in baskıları altında barışçıl protestoların neredeyse imkansız hale geldiğine dikkati çeken Amro, “7 Ekim’den sonra artık barışçıl protesto yapamıyoruz. Filistinli protestocuları vuruyorlar. Onları öldürüyorlar.” ifadelerini kullandı.
Amro, bu nedenle odak noktalarının insan hakları ihlallerini belgelemeye, fon ve Filistinli ailelerin topraklarında kalabilmelerini sağlamaya kaydırdıklarını belirterek “Şu anda Filistinliler olarak gerçek bir varoluş mücadelesi içindeyiz. Bizim varoluşumuz, direniştir.” değerlendirmesini yaptı.
İsrail’in, Filistinlilerin sesini kesmek ve onları dünyadan izole etmek istediğini kaydeden Amro, “Bu topraklardaki varlığımız, sıcak noktalardaki varlığımız, topraklarımızdaki varlığımız bugünlerde ana hedefimizdir.” dedi.
“Adınızı tarihteki kara listeye yazıyorsunuz”
Amro, İsrail’i destekleyenleri duruşlarını yeniden gözden geçirmeye çağırarak “İsrail’i destekleyenler ‘apartheid’ı destekliyor’ demektir. İşgali destekliyorsunuz ve adınızı tarihteki kara listeye yazıyorsunuz.” mesajını paylaştı.
Filistinli aktivist, İsrail destekçilerini sahadaki gerçekler konusunda kendilerini eğitmeye ve işgal, apartheid ve ırkçılığın sürdürülmesindeki rollerinin farkına varmaya çağırdı.
Amro, belgesellerin küresel izleyiciye gerçeği göstermedeki önemini bir kez daha hatırlatarak insanları, İsrail işgalinin gerçekleri hakkında daha fazla bilgi edinmeye çağırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü Polisleri, terör örgütü DEAŞ’ın İstanbul’da eylem hazırlığında olduğunu tespit etti. Yapılan çalışmalarda Suriye’de bomba yapımı ve bombalı terör saldırısı eğitimleri alan Cemal A.Y.’nin, terör örgütü DEAŞ’ın sözde üst düzey sorumlularından terör saldırısı talimatı aldıktan sonra kaçak yollarla ülkemize geldiği tespit edildi. İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, terörist Cemal A.Y.’nın DEAŞ tarafından Bağcılar’da bir adrese yerleştirildiği ve burada saklandığını tespit etti.
İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Polisleri harekete geçti ve söz konusu adrese Özel Harekat destekli operasyon düzenledi. İstanbul’da bombalı terör saldırısı hazırlığında olduğu tespit edilen Cemal A.Y., terör örgütü DEAŞ’ın hedeflediği terör saldırısını gerçekleştiremeden operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Baskın düzenlenen adreste çok sayıda örgütsel içerikli doküman ve dijital materyal bulundu. El konulan doküman ve dijital materyaller incelemeye alındı. Adresteki yatağın altından da bir kılıç ele geçirildi.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen terörist Cemal A.Y. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın yeni Emniyet Müdürü İlker Arslan, 29 Ağustos günü görevine başladı. Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde resmi törenle karşılanan İlker Arslan ilk ziyaretini Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’nin olduğu birime yaptı.
Üsküp’te İçişleri müşavirliği görevinde bulunan ve daha önce Tanık Koruma Daire Başkanlığı da yapmış olan İlker Arslan, Antalya Emniyet Müdürü Orhan Çevik’in yerine atandı. Yeni müdür Arslan, 13 gün sonra Antalya Emniyet Müdürü olarak yeri görevine başladı. İlker Arslan, Antalya Emniyet Müdürlüğü binasında resmi törenle karşılandı. Personel tarafından çiçek takdim edilen karşılamada, emniyet müdür yardımcıları, birim amirleri ve personel yer aldı. Arslan, daha sonra personeliyle toplantı yaptı.Törene ait görüntüler Antalya Emniyet Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından şu duyuruyla yayınlandı: “Antalya İl Emniyet Müdürü olarak atanan İl Emniyet Müdürümüz Sayın İlker Arslan, il emniyet müdür yardımcılarımız ile birim amirlerimiz ve personelimiz tarafından emniyet müdürlüğümüz hizmet binası önünde törenle karşılandı.”
İLK ZİYARETİNİ YAPTI
Karşılamada töreninden sonra yeni makamına geçen İlker Arslan, ilk ziyaretini ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi birimine yaptı. Emniyet Müdürlüğü’nün sosyal medya hesaplarından bu ziyaretle ilgili de şu duyuru yapıldı: “Emniyet Müdürümüz Sayın İlker Arslan ilimizde göreve başlamasının ardından Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğümüzü ziyaret ederek Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) çalışmalarını yerinde izledi. İl Emniyet Müdürümüz Sayın İlker Arslan, ilimizdeki mevcut kamu güvenliğinin devamının sağlanmasında önemli payı olan KGYS kameralarından işlek meydanlar, cadde, sokak ve park gibi kamuya açık alanlar ile ilgili bilgi aldı.”
HABER: Mehmet ÇINAR/ ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayram kutlamaları çerçevesinde Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve protokol üyeleri kent merkezindeki Kocatepe Parkı’ndaki Atatürk büstüne çelenk sunumu gerçekleştirdi. Törene daire müdürlerinin İkmal ve Garnizon Komutanı TuğgeneralFatih Dağlı ve askeri erkan, gazilerde katıldı. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Şehri Zonguldak
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ili olan Zonguldak Bolu Müstakil Mutasarrıflığına bağlıydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1920 yılında yaptığı idari düzenlemeler ile Kastamonu’ya bağlanmış, aynı yıl mayıs ayında ise mutasarrıflık düzenlenen Zonguldak, 1 Nisan 1924 tarihinde yürürlüğe giren ve sancakların kaldırılmasını içeren Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 60. maddesine göre vilayet olmuştur. Böylece Zonguldak cumhuriyetimizin ilk ili olma unvanını almıştır.
Sanayi faaliyetleri nedeniyle 1990 yılına kadar Türkiye’nin en kalabalık illerinden biri olan Zonguldak’ın nüfusu Karabük ve Bartın’ın il olması nedeniyle azalmıştır.
Zonguldak Şehri Adını Nereden Alır?
Zonguldak adının kökeni üzerine çeşitli teoriler bulunmaktadır. Yaygın olarak kabul gören görüş, Fransızca kökenli “Zone Ghali” yani “Ghali Bölgesi” anlamını taşıyan ifadeden geldiği yönündedir. Bölge Fransız maden şirketlerinin etkin olduğu dönemlerde bu isimle anılmış ve zamanla Zonguldak adını almış olabilir.
Şehrin ismiyle ilgili başka teori ise Zonguldak isminin Rumca küçük sandık manasındaki “sanduka” kelimesinden türediği şeklindedir. Ancak bu ikinci teori, tarihçiler arasında daha az kabul görmektedir.
Halk arasındaki bir rivayet ise sisli bir havada Zonguldak’a gelen bir gemi kaptanının buraya “zongalık” demesi şehrin ismini belirlemiştir. “Zongalık” kelimesi sazlık, ağaçlık manasına gelir. Ayrıca Zonguldak isminin semer otu anlamına gelen “zongura” kelimesinden türediği başka bir görüştür. Yerel halk tarafından kullanılan “Göldağı” sözcüğünün değişmesiyle şehrin adının ortaya çıktığı görüşünün yanında Fransızların buraya “Jungle” kelimesinden geldiği de düşünülebilir. Osmanlı’da ise şehrin adı XVI. yüzyılda tutulan kayıtlarda “Songuldayık” olarak geçmektedir.
Zonguldak İlinin Tarihi
Dört bin yıl öncesine uzanan bir tarihe sahip olan Zonguldak, Kastamonu ve Bartın illerinin bulunduğu bölgeye tarih öncesi dönemlerde Paflagonya denmekteydi. Homeros’un İlyada destanında bahsedilen ve Zonguldak’ın da içinde bulunduğu bölgenin bir Milet yerleşiminin üzerinde bulunduğu düşünülmektedir. Bölgeye ilk yerleşenlerin ise Hattiler, Hititler ve Frig toplulukları olduğu bilinmektedir. Bugünkü Zonguldak’ta M.Ö. VIII. yüzyıldan beri ticaret yapmak amacıyla limanlar kurulmuştur. M.Ö. IV. yüzyıla kadar Pers egemenliğine giren bu bölge Büyük İskender’in eline geçmiştir. Daha sonra Pontus Devleti’ne dahil olan Zonguldak, M. S. I. yüzyılda kadar Roma İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalmış, ardından da Bizans toprağı olmuştur.
Zonguldak Ereğli bölgesinin en önemli özelliklerinden biri ise Hristiyanlığın yayıldığı ilk yerlerden biri olmasıdır. Hz. İsa’nın havarisi olan Adreas, burada bulunan Kutsal İbadet Mağaraları’nda ilk ayinlerini gerçekleştirmiştir.
1084 yılında Selçuklular tarafından fethedilen Zonguldak ve çevresi önce Ceneviz, daha sonra da Candaroğulları’nın hakimiyetine girmiştir. 1460 yılında ise Fatih Sultan Mehmet’in Amasra’yı ele geçirmesiyle Zonguldak sonunda Osmanlıların eline geçmiştir. 1829 yılında, II. Mahmut döneminde Zonguldak ve çevresinde ilk kömür bulunmuştur. 1848 yılında da ilk kömür ocakları burada açılmıştır. Ocaklar Belçikalı ve Fransız şirketleri tarafından işletilmiştir.
Zonguldak limanından I. Dünya Savaşı sırasında Sarıkamış’a malzeme gönderilmiş ve Kurtuluş Savaşı’nda Sovyet hükümeti ile ilişkiler buradan kurulmuştur. 1919 yılında Fransız işgaline uğrayan Zonguldak, Kurtuluş Savaşı sonunda tüm ülke gibi işgalden kurtulmuş ve 1924 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ili olmuştur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haydarpaşa Garı Nerede, Hangi İlçede?
Haydarpaşa Garı, İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Kadıköy ilçesinde bulunur. Boğazın kalbinde bulunan bu gar manzarasıyla da oldukça etkileyici bir konuma sahiptir. Tam olarak Haydarpaşa mahallesinde yer alan Haydarpaşa Tren Garı merkezi bir bölgede olmasıyla her türlü ulaşımı mümkün kılıyor.
Haydarpaşa Tren Garı Yol Tarifi İle Nasıl Gidilir?
Merkezi konumda bulunması sebebiyle İstanbul’un her yerinden ulaşımı sağlanabilen Haydarpaşa Tren Garı’na Marmaray, metrobüs, otobüs, vapur, minibüs gibi toplu taşıma seçenekleri kullanılarak gidilebilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AÜ HANGİ ÜNİVERSİTE?
AÜ kısaltması, Anadolu Üniversitesi’ne aittir. Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’de yer alır. Temelde 1958 yılında kurulan Anadolu Üniversitesi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en büyük üniversiteleri arasındadır. Çağdaş, dinamik ve yenilikçi bir üniversite olarak da bilinir.
AÜ yani Anadolu Üniversitesi ilk olarak 1958 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi olarak kurulmuştur ve 1982 yılında Anadolu Üniversitesi’ne dönüştürülmüştür. Kısaltması olan “AÜ” terimini ise isminin baş harflerinden almıştır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanlı Divane Ören Yeri Nerede ve Nasıl Gidilir?
Kanlı Divane Ören Yeri, Mersin ilinin Erdemli ilçesinde ve Kumkuyu Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Mersin’in merkezine yaklaşık 90 kilometre uzaklıktadır. Kanlı Divane Ören Yeri’ne nasıl ulaşabileceğinizle ilgili merak edilenler ise şu şekilde:
Mersin’den hareket edin ve Erdemli yönüne doğru devam edin. Mersin- Antalya karayolu (D400) üzerinde Erdemli tabelalarını takip ederek Erdemli’ye ulaşın. Bu yol, şehir merkezinden yaklaşık 70-80 kilometre uzaklıktadır.
Erdemli’ye vardığınızda, Kumkuyu Köyü yönüne ilerleyin. Erdemli merkezden Kumkuyu Köyü’ne doğru 15-20 kilometrelik bir yol almanız gerekecek. Kumkuyu Köyü tabelalarını takip edebilirsiniz.
Kumkuyu Köyü’ne vardığınızda, köyün içinden geçen yolları kullanarak Kanlı Divane Ören Yeri’ne yönelin. Ören yeri genellikle köyün kenarında yer almaktadır, bu yüzden yerel tabelalar veya köy halkından yardım alabilirsiniz.
Mersin’den Erdemli’ye D400 karayolu üzerinden gidip, Erdemli’den Kumkuyu Köyü yönüne dönmeniz en hızlı ve kolay yol olacaktır. Kumkuyu Köyü’ne vardığınızda, köy içindeki yönlendirmeleri takip ederek Kanlı Divane Ören Yeri’ne ulaşabilirsiniz.
Kendi aracınız yoksa Mersin’den araç kiralama seçeneğini değerlendirebilirsiniz. Bu şekilde, yol boyunca rahatça hareket edebilir ve bölgeyi daha iyi keşfedebilirsiniz.
Mersin’den Erdemli’ye otobüs veya dolmuş ile ulaşabilirsiniz. Erdemli’den Kumkuyu Köyü’ne ulaşmak için yerel taşıma seçeneklerini veya taksiyi kullanabilirsiniz.
Kanlı Divane Ören Yeri’nin tam olarak nerede olduğunu anlamakta zorlanırsanız, Kumkuyu Köyü’ndeki yerel halktan veya köydeki işletmelerden bilgi alabilirsiniz.
Kanlı Divane Ören Yeri Giriş Ücreti Ne Kadar?
Mersin’in Erdemli ilçesindeki Kanlı Divane Ören Yeri haftanın her günü açıktır. Sabah 08.00 ile akşam 17.00 arasında hizmet vermektedir. Bu saatler içinde ören yerine giriş yapabilirsiniz. Giriş ücreti kişi başı 60 TL’dir. Bu ücret, ören yerinin bakım ve koruma masraflarını karşılamak için alınmaktadır. Müze Kart, Kanlı Divane Ören Yeri’nde geçerlidir. Eğer bir Müze Kartınız varsa, giriş ücretinden muaf olabilir veya belirli bir indirim alabilirsiniz. Ziyaretinizi planlarken, bu bilgileri göz önünde bulundurmak ise giriş sürecini ve maliyetleri daha iyi belirlemenize yardımcı olacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe Parkı Nerede, Hangi İlçede?
Fenerbahçe Parkı göz alıcı manzarası ve doğal alanıyla İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Kadıköy ilçesinde bulunmaktadır.
Fenerbahçe Parkı Yol Tarifi ile Nasıl Gidilir?
Fenerbahçe Parkı’na nasıl gidebilirim sorusuna sunulan alternatifler çok fazla olmasa da ulaşım kolaylığına sahip bir konumdadır. Toplu taşımayla gitmek isteyen ziyaretçiler FB1 ve FB2 otobüs hatlarını tercih edebilir. Özel araç tercih eden ziyaretçiler ise Fenerbahçe Stadyumu’ndan Fener Kalamış Caddesini takip ederek parka ulaşabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kasık Neresi?
Türk Dil Kurumu sözlüğüne bakıldığında kasık, insan vücudunun karın ile uyluk arasında kalan bölüm olarak tanımlanır. Yani kasık, karın ile uyluk bölgesinin ortasında yer alır. Başka bir deyişle batın ve uyluk yani but arasındaki birleşme yeridir.
Anatomiye ilgisi olan pek çok insanın öğrenmek için can attığı terimler arasında yer alan kasık, her insanda bulunur. Bazen alt karın bölgesinde, bacakların pelvis ile birleştiği kısımda ağrı yaşanabilir. Bu ağrı ise kasık ağrısı olarak bilinir.
Kasık Nerede Başlar ve Biter?
Uyluk ile karın kısmının arasında yer alan kasık, insan vücudunun sağ ve sol taraflarında yer alır. Vücudun sağ ve solunda olan kasık bölgesi, mide ve baldır bölgelerinin arasında yani bacakların başladığı kısımdadır. Kasık bölgesi, bacakların hareketlerine destek sağlamakla görevlidir. Bu nedenle herhangi bir kasık ağrısının yaşanması, bacak hareketlerini zorlaştırabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trakya Neresi?
Trakya, doğal güzellikleriyle de dikkat çeker. Şelaleler, ormanlar, göller ve deniz kıyıları bölgenin önemli doğal zenginliklerindendir. Trakya bölgesi, tarih, kültür ve coğrafya açısından zengin bir bölgedir. Doğu ve Batı Trakya olarak ikiye ayrılması siyasi sınırların bir sonucu olsa da, bu iki bölge arasında kültürel ve tarihsel bağlar oldukça güçlüdür.
Doğu ve Batı Trakya Bölgesi Neresi, Hangi İller Yer Alıyor?
Doğu Trakya
Türkiye sınırları içerisinde kalan kısım:
Edirne
Kırklareli
Tekirdağ
İstanbul (Avrupa Yakası)
Çanakkale (Avrupa yakasında kalan Gelibolu Yarımadası)
Coğrafi konumu: Meriç Nehri’nin doğusunda yer alır.
Önemli şehirler: Edirne (tarihi başkent), Kırklareli, Tekirdağ, Malkara, Çorlu gibi şehirler bu bölgede bulunur.
Özellikleri: Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alması, verimli tarım arazileri, doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirası ile bilinir.
Batı Trakya
Yunanistan sınırları içerisinde kalan kısım:
Rodop (Rodopi) İli
İskeçe (Xanthi) İli
Gümülcine (Komotini) İli
Dedeağaç (Alexandroupoli) İli
Coğrafi konumu: Meriç Nehri’nin batısında yer alır.
Önemli şehirler: İskeçe, Gümülcine, Dedeağaç gibi şehirler bu bölgede bulunur.
Özellikleri: Türkiye ile olan yakınlığı, Türk nüfusunun yoğun olduğu bir bölge olması, zengin tarihi ve kültürel dokusu ile bilinir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yoros Kalesi Tarihi
Anadolukavağı Kalesi ile Ceneviz Kalesi olarak da bilinen Yoros Kalesi karşı kıyısındaki Rumelikavağı’nda inşa edilen bir başka kaleyle birlikte boğaza yapılan girişleri denetlemek ve Anadolu’dan yani karadan gelecek tehlikeleri bertaraf etmek amacıyla yapılmıştır. Bir tepenin üstünde inşa edilmiş olan Yoros Kalesi aslında bir Ceneviz yapısı değil, muhtemelen Doğu Roma yapısıdır. Çünkü kalenin kulelerinden birinde Yunanca yazılmış bir kitabe bulunur ve bu kitabeyle kalenin Bizans yapısı olduğu anlaşılmaktadır.
Yoros Kalesi XIV. yüzyılda Şile Kalesi’yle beraber Türklerin hakimiyetine girmiş, fakat kısa bir süre sonra Cenevizlilerin eline geçmiştir. XIV. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlıların İstanbul’un Anadolu yakasını tamamen almaları ile yine Türklerin hakimiyetine giren Yoros Kalesi, II. Beyazid zamanında onarılmış ve içine bir mescit inşa edilmiştir. Ayrıca bir hamam da yapılan kalede XVIII. yüzyılda 25 adet ev bulunan bir Türk mahallesi olduğunu ve muhafız 20 kişilik bir muhafızın da bulunduğu bilinmektedir. Bugün, Yoros Kalesi’nin büyük bir kısmı ayakta durmakta ve ziyaretçilere tarihin izlerini sunmaktadır.
Yoros Kalesi Özellikleri
Bizans ve Osmanlı dönemlerinde stratejik bir askeri üs olarak kullanılan Yoros Kalesi, muhteşem bir manzaraya sahip olmasının yanı sıra, mimari özellikleriyle de dikkat çekmektedir. Kale dikdörtgen planlı bir yapıya sahip olup, yüksek surlarla çevrilidir. Surların üzerinde yer alan kuleler, kalenin savunma amacıyla inşa edildiğini göstermektedir. Kalenin içinde çeşitli yapılar, depo alanları ve su sarnıçları yer almaktadır.
Uzunluğu 500 metre olan Yoros Kalesi Karadeniz’e paralel bir arazide bulunur. Kalenin en geniş yeri 60 metre, en dar yeri ise 13 metredir.
Adının nereden geldiği tam olarak bilinmese de “Yoros” kelimesinin “Kutsal yer” anlamına gelen “Hieron” sözcüğünden geldiği düşünülmektedir. Ama “Ourios” sözcüğü “Yoros” sözcüğüne fonetik olarak daha yakın olduğu için kalenin ismini bu kelimeden alması daha büyük olasılıktır. “Ourios” Antik Yunan Tanrısı Zeus’un sıfatlarından biri olan olan “uygun rüzgarlar” anlamına gelir. Bir diğer ihtimal de “Yoros” adının “dağ” anlamını taşıyan “oros” sözcüğünden gelmiş olabileceğidir.
Yoros Kalesi’nin çevresi ise doğal güzelliklerle kaplıdır ve bu da ziyaretçilere hem tarih hem de doğa ile iç içe bir deneyim sunar.
Yoros Kalesi Nerede?
Yoros Kalesi, İstanbul’un Anadolu yakasında, Beykoz ilçesine bağlı Anadolukavağı semtinde yer alır. Kale İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan en dar noktasında, deniz seviyesinden yaklaşık 60 metre yükseklikte konumlanmıştır. Rumeli Hisarı’na karşı konumlanmış olan Yoros Kalesi’nin bulunduğu bu stratejik konum yapıldığı dönemlerde ve Osmanlı zamanında hem savunma hem de gözetleme amacıyla seçilmiştir. Bugün, kalenin bulunduğu bölge, İstanbul’un en popüler gezi ve piknik alanlarından biri haline gelmiştir.
Yoros Kalesi’ne Nasıl Gidilir?
Yoros Kalesi’ne ulaşım kolaydır. İstanbul’un merkezi noktalarından herhangi birinden Beykoz’a toplu taşıma araçlarıyla ulaşabilir, ardından Anadolukavağı’na giden minibüslerle kaleye varılabilir. Ayrıca Boğaz turu yapan vapurlarla Anadolukavağı’na gelinerek kısa bir yürüyüş ile Yoros Kalesi’ne ulaşmak da mümkündür. Özel araçla gelmek isteyenler ise Beykoz üzerinden Anadolukavağı’na yönelip buradan kaleyi işaret eden tabelaları takip edebilirler. Yol boyunca muhteşem Boğaz manzaraları eşliğinde keyifli bir yolculuk yapılacaktır.
Yoros Kalesi Girişi Ücretli Mi?
Yoros Kalesi’ne giriş ücretsizdir. Ziyaretçiler kaleyi ve çevresindeki alanları diledikleri gibi gezebilirler. Kaleye çıkarken manzarayı izlemek için durulduğunda kafe ve restoranlara rastlanacaktır. Bu tesislerde yiyip içerek muhteşem manzaranın tadını çıkarmanız tavsiye edilir. Ayrıca düzlüklerde piknik yapılabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şerefiye Sarnıcı Nerede, Hangi İlçede?
İstanbul’un meşhur sarnıçlarından biri olan Şerefiye Sarnıcı, Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından 428-443 yılları arasında Fatih ilçesinde inşa edilmiştir. Şerefiye Sarnıcı yol tarifi araştırıldığında; Divan Yolu Caddesi, Piyer Loti Caddesi, Boyacı Ahmet Sokak ve Dostluk Yurdu Sokak tarafından sınırlanan yapı adasının güneyinde konumlandığı görülür. Şerefiye Sarnıcı aynı zamanda “Theodosius Sarnıcı” olarak da bilinir.
Şerefiye Sarnıcı Yol Tarifi ile Nasıl Gidilir?
Şerefiye Sarnıcı İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunmaktadır.
Anadolu yakasından gelecekler için yol tarifi yapacak olursak eğer:
Kadıköy’den Eminönü yönüne giden vapurlarla karşıya geçtikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Çemberlitaş durağında indiğinizde Şerefiye Sarnıcı’na ulaşabilirsiniz.
Üsküdar’dan Marmarayı kullanarak Sirkeci durağından indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Çemberlitaş durağında indiğinizde Şerefiye Sarnıcı’na ulaşabilirsiniz.
Ümraniye’den Üsküdar-Çekmeköy metrosuna binerek Üsküdar son durakta ininiz. Buradan Marmaraya aktarma yaparak Sirkeci durağında indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Çemberlitaş durağında indiğinizde Şerefiye Sarnıcı’na ulaşabilirsiniz.
Kartal, Pendik, Maltepe taraflarından geliyorsanız Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı metrosu ile Ayrılıkçeşme istasyonunda indikten sonra Marmaraya aktarma yapıp Marmaray ile Sirkeci durağından indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Çemberlitaş durağında indiğinizde Şerefiye Sarnıcı’na ulaşabilirsiniz.
Avrupa Yakasından gelecekler için yol tarifi yapacak olursak eğer:
Büyükçekmece, Esenyurt, Avcılar, Küçükçekmece, Bahçelievler taraflarından geliyorsanız Metrobüs ile Cevizlibağ durağında indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Çemberlitaş durağında indiğinizde Şerefiye Sarnıcı’na ulaşabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şakak Neresi?
Şakak, başımızın yan taraflarında, gözlerin hemen arkasında ve kulakların önünde yer alan bölgedir. Alın ile kulak arasında kalan bu çukurumsu bölge, anatomik olarak temporal kemik olarak adlandırılan bir kemik tarafından çevrelenir. Bu bölgede yüz sinirleri ve duyusal sinirler yoğunlaşmıştır. Bu sinirler, yüz ifadelerimizi kontrol etmemizi, duyuları algılamamızı ve baş ağrılarının oluşmasına neden olabilecek sinirsel aktiviteleri içerir.
Şakak Bölgesi Nerede Yer Alır?
Şakak, başımızda yer alan önemli bir bölgedir ve birçok önemli işlevi vardır. Şakak bölgesinde bulunan kaslar, çiğneme ve yüz ifadeleri gibi hareketlerde rol oynar ve temporal arter adı verilen büyük bir atardamar bulunur. Bu damar, beyne kan taşır ve şakak bölgesindeki nabzı hissetmemizi sağlar. Şakak ağrısı, günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen yaygın bir şikayettir. Şakak ağrısının nedenlerini belirlemek ve uygun tedaviyi almak için bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Egypt Neresi?
Mısır (İngilizce: Egypt), Kuzey Afrika’da yer alan bir ülkedir. Aynı zamanda Sina Yarımadası ile Asya kıtasına da uzanır. Mısır, antik uygarlıkları, piramitleri, Nil Nehri, firavunlar dönemi kalıntıları ve zengin kültürel mirası ile tanınır. Başkenti Kahire’dir. Tarih boyunca Mısır, büyük imparatorlukların merkezi olmuş ve önemli bir kültürel ve ticari geçiş noktası olarak bilinmiştir. Diğer adı, “Mısır Arap Cumhuriyeti”dir, ancak genel olarak Mısır adıyla bilinir. Mısır, dünyanın en uzun nehri olan Nil Nehri boyunca uzanır ve antik uygarlıkları, piramitleri, Sfenks’i ve firavunlar dönemi ile ünlüdür. Mısır, hem tarihi hem de kültürel mirasıyla önemli bir turizm merkezidir. Ekonomisi büyük ölçüde turizm, tarım ve petrol üzerine kuruludur.
Egypt’e Neden Mısır Diyoruz?
Mısır ülkesinin Türkçe adı olan “Mısır,” Arapça’daki “مصر” (Misr) kelimesinden gelmektedir. “Misr” kelimesi Arapça’da, “şehir” veya “medeni yerleşim” anlamında kullanılır. Ancak Mısır (Misr) özel olarak bu ülkeye atıfta bulunur. Bu isim, Arapça’da İslam fetihlerinden sonra yaygın olarak kullanılmıştır.
Antik Mısır’da ise ülkeye “Kemet” denirdi, bu isim “kara toprak” anlamına gelmektedir ve verimli Nil Nehri vadisine atıfta bulunur. Yunanlar, bu ülkeye “Aigyptos” adını verdiler ve bu isim zamanla “Egypt” olarak Batı dillerine geçti.
Sonuç olarak, Mısır’ın ismi Arapçadan türetilmiştir ve ülkenin İslam fetihleri sonrasında kazandığı bir addır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özgürlük Parkı Nerede, Hangi Otobüs Gider?
Özgürlük Parkı, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Kadıköy ilçesinin Göztepe semtinde bulunuyor. Göztepe’nin merkezinde konumlanan park, hem yerli hem de turistler tarafından sıkça ziyaret ediliyor. Özgürlük Parkı’na ulaşım oldukça kolay. Hem toplu taşıma araçlarıyla hem de özel aracınızla parka ulaşabilirsiniz.
Toplu Taşıma ile Ulaşım
Otobüs: Özgürlük Parkı’na giden otobüs hatları şunlardır:
FB1,KADIKÖY – FENERBAHÇE
GZ1,KADIKÖY – GÖZTEPE
KADIKÖY – KARTAL (MINIBÜS YOLU’NDAN),Kadıköy – Kartal (Minibüs Yolu’ndan)
KADIKÖY – PENDIK,Pendik – Kadıköy
KADIKÖY-TÜCCARBAŞI-KAZASKER-İÇERENKÖY-K.BAKKALKÖY,Kadıköy – Küçükbakkalköy
ER1,Kadiköy-Kadiköy Çarşi
2,Harem Peronlar 2 -Üstbostanci
9K,Atatürk Mahallesi Peronlar -Kadiköy
10B,Kadiköy-Üstbostanci
10E,Kadiköy-Esatpaşa
10G,Kadiköy-Eşref Bitlis Caddesi
14AK,Nişantepe -Kadiköy
14CE,Yeşiltepe Son Durak -Kadiköy
14ES,Sarigazi Garaji -Şehit Prof.Dr İlhan Varank Eğitim Ve Araştirma Hastanesi
14Y,Yavuztürk Siteler -Kadiköy
14ÇK,Şehit Şahinbey-Kadiköy
14ŞB,Kadiköy-Şehit Şahinbey
15SK,Kadiköy-Sultan Murat Caddesi
15YK,Kadiköy-Küçüksu Kasri
15ÇK,Sağlik Ocaği –Kadiköy
Göztepe Özgürlük Parkı Yol Tarifi ile Nasıl Gidilir?
Herhangi bir navigasyon cihazını kullanarak parkın konumunu görebilir ve adım adım yol tarifi alabilirsiniz.
Özel Araç ile Ulaşım
Özel aracınızla parka gelmeyi tercih ederseniz, parkın çevresinde bulunan otoparklardan birini kullanabilirsiniz. Ancak, özellikle hafta sonları park yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Bu nedenle toplu taşımayı tercih etmeniz daha pratik olabilir.
Metro: M4 (Kadıköy-Tavşantepe) metro hattını kullanarak Göztepe durağında inebilir ve ardından kısa bir yürüyüşle parka ulaşabilirsiniz.
Özetle, Özgürlük Parkı, hem doğayla iç içe olmak hem de şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyenler için ideal bir yer. Toplu taşıma veya özel araçla kolayca ulaşabileceğiniz parkta, hem kendiniz hem de sevdikleriniz için keyifli bir gün geçirebilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sedir Adası Nerede, Hangi İlçede?
Sedir Adası, Muğla’nın Ula ilçesi sınırlarındaki Gökova Körfezinin doğusunda, altın sarısı rengindeki ince kumlu Kleopatra Plajı ile tanınan, bölgenin en sıradışı yerlerinden biridir. Akyaka’ya 27 km, Marmaris’e ise 23 km uzaklıktaki adada Kedrai Antik Kenti’nin kalıntıları bulunur.
Muğla Sedir Adası Yol Tarifi ile Nasıl Gidilir?
Sedir Adası, Muğla’nın Ula ilçesi sınırları içerisinde, Gökova Körfezinin doğusunda yer alan üçlü ada grubunun en büyüğüdür. Konum olarak Marmaris’e daha yakın olmasına rağmen ada grubu idari olarak Ula ilçesine bağlıdır.
Sedir Adası’na en yakın havalimanı Muğla’nın Dalaman ilçesinde. Dalaman Havalimanı, Sedir Adası’na 90 km uzaklıkta.
Marmaris’e bağlı Çamlı köyünden teknelerle ulaşılan Sedir Adası’na arabayla gitmek için Marmaris-Muğla Karayolu’nun 12. kilometresinde bulunan yol ayrımından Çamlı yönüne doğru sapmanız ve 6 km giderek Çamlı iskelesine varmanız gerekiyor.
Tekneye kadar aracınızla geldiyseniz burada belirli bir ücret ödeyerek adaya geçebiliyorsunuz. Ada müze alanı olduğundan ayrıca giriş için belirli bir ücret ödemeniz gerekiyor.
Geliboyu köyünden kalkan tekneler de ulaşım için alternatifler arasındadır. Adaya Akyaka sahilinden kalkan tekne turlarıyla ulaşabilirsiniz.
Otobüsle Sedir Adası’na ulaşım için ise Akyaka ya da Marmaris’e gelip bu iki noktadan kalkan dolmuşları kullanarak Çamlı köyüne gidip, teknelerle adaya geçebilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BBP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmede Filistin, Türk dünyası, Irak’ta yapılan anlaşmalarla ilgili devam eden süreç ve AB ile ilişkiler değerlendirildi.
Destici’ye ziyaretinde partisinin başkanlık divanı üyeleri de eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 Ekim tarihinden beri İsrail ablukası altında olan Filistin topraklarında kanlı saldırılar devam ediyor…
Soykırım katliamının ayyuka çıktığı Batı Şeria’da, bu saldırılara bir yenisi daha eklendi.
İsrail devlet televizyonu KAN, ordunun yeni saldırısına dair bilgi verdi.
“GENİŞ ÇAPLI OPERASYON”
Haberde, ordunun Batı Şeria’nın kuzeyinde “geniş çaplı operasyon” başlattığı belirtildi.
İsrail güvenlik güçlerinin Batı Şeria’nın Cenin ve Tulkerim kentlerinde eş zamanlı harekete geçtiğine işaret edilen haberde, Kara Kuvvetlerine destek için savaş helikopterleri ve insansız hava araçlarının (İHA) kaldırıldığı ifade edildi.

FİLİSTİN SAĞLIK BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI
Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin Cenin kentine düzenlediği baskında 2 kişinin öldürüldüğü ve 3 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
HASTANELERİN ÇEVRESİNİ KUŞATTILAR
Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan habere göre de İsrail ordusu, çok sayıda zırhlı araçlarla Cenin kentine girerek İbn-i Sina Hastanesi yakınına konuşlandı.
İsrail ordusu, Cenin kentinin güneyinde İHA’dan atılan füzeyle bir aracı hedef aldı. Filistin Kızılayı, söz konusu araçta 3 kişinin cansız bedenine ulaştıklarını belirtti.

AMBULANSLARIN ÇALIŞMASINI ENGELLEDİLER
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim kentine de batıdan giren İsrail güçleri, kentteki hastanelere baskın yaptı ve kuşatma altına aldı.
Ambulansların çalıştırılmasına engel olan İsrail askerleri, ambulansların bazılarında arama yaptı.
Tulkerim’deki Nur Şems Mülteci Kampı’na İHA’yla saldırı düzenlendi, saldırı sonucu yaralıların olduğu ancak İsrail’in bölgeyi kuşatmaya aldığı için ambulansların giremediği bilgisi paylaşıldı.
YARALILARA ULAŞMAKTA ZORLUK YAŞANIYOR
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tubas kentinde yer alan Faria Mülteci Kampına da baskın düzenleyen İsrail ordusu, İHA’larla bölgede yoğun uçuşlarını sürdürüyor.
Faria Mülteci Kampına İHA’yla düzenlenen saldırıda da 2 gencin yaşamını yitirdiği ve bazıların yaralandığı belirtilirken, Filistin Kızılayı ekiplerinin de İsrail engelleri nedeniyle bölgedeki yaralılara ulaşmakta zorluk çektiği kaydedildi.
İSRAİL ORDUSU VE DİRENİŞ GRUPLARI ÇATIŞTI
İsrail askerleri, Batı Şeria’daki Kalkilya kentine de Filistinlilerin evlerine baskınlar düzenledi.
Bu arada Filistinli direniş grupları da İsrail askerleriyle çatışmalara girdikleri yönünde açıklamalar yaptı.









Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Filistin topraklarını işgal eden İsrail ordusu, kanlı saldırılarına devam ediyor.
Orta Doğu’da katliam yapan İsrail ordusu, savaştan kaçan sivillerin sığındığı hastane ve mülteci kamplarını hedef alıyor.
İSRAİL ORDUSU 10 SİVİLİ KATLETTİ
İsrail ordusu, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tubas kenti yakınlarında yer alan El-Faria Mülteci Kampı’na, Kalkilya kentine ve başka bazı beldelere de baskınlar düzenledi.
Hastane çevrelerini de kuşatan İsrail saldırılarında 10 kişi hayatını kaybetti.

BAKAN KATZ SALDIRIYI DESTEKLEDİ
Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, “İran’ın Ürdün’den silah kaçırarak burada kapsamlı bir terör yapısı kurmaya çalıştığını” belirterek, saldırının bu yapıyı kırmak için düzenlendiğini ileri sürdü.
“BATI ŞERİA’DA, GAZZE’DEKİ GİBİ DAVRANILMASI GEREK”
Katz, İsrail’in Batı Şeria’daki “tehdide karşı Gazze’deki gibi muamele etmeleri gerektiğini” savunarak buradaki Filistinlilerin de “Gazze’de yapıldığı gibi topluca zorla yerinden edilmesi” gibi tüm adımların atılması gerektiğini iddia etti.
Katz, “bunun her şey için bir savaş olduğunu ve kazanmaları gerektiğini” dile getirdi.
662 SİVİL KATLEDİLDİ
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 662’ye yükseldi.
Batı Şeria’nın kuzeyindeki kentler ve buradaki mülteci kampları, 7 Ekim’den beri İsrail’in yoğun şiddetine ve bölgede sivil halkın cezalandırıldığı altyapı yıkımına maruz kalıyor.
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim, Cenin, Tubas gibi kentlerde mülteci kampları Filistinli silahlı direniş gruplarının varlığıyla tanınıyor.

GASBEDİLEN TOPRAKLARA YERLEŞİM YERİ YAPILACAK
İsrail 7 Ekim’den itibaren uluslararası hukuka aykırı biçimde işgal altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin topraklarının gasbına hız vermişti.
Filistin topraklarının ve haklarının gasbedilmesinin öncülüğünü yapan aşırı sağcı figürlerin kritik roller aldığı Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, Batı Şeria’da 10 bin dönümden fazla Filistin toprağını tek taraflı “gasbettiklerini” duyurmuştu.
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Batı Şeria’da Filistin topraklarını birbirinden ayıracak Filistinlilerden gasbedilen topraklarda İsrailliler için yeni yasa dışı yerleşim yerleri planlarını açıklamıştı.


Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde sivilleri hedef alıyor. Sivil yerleşim yerlerine bomba yağdıran İsrail güçlerinin bu soykırımını dünya sessizce izliyor.
Günden güne artan saldırılar bölgedeki yaşam belirtilerini günden güne yok ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte İsrail tarafından düzenlenen 4 saldırıda 58 sivilin hayatını kaybettiği, 131 sivilin ise yaralandığı bildirildi.
40 BİN 534 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Gazze Şeridi’nin dört bir yanında devam eden saldırıların 327 günlük bilançosunun da yer aldığı açıklamada, can kaybının 40 bin 534’e, yaralı sayısının ise 93 bin 778’e yükseldiği aktarıldı.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere’de Maidenhead kentinde yaşayan Zoe Doyle isimli kadın, hamile olduğundan habersiz bir şekilde hayatını sürdürüyordu.
Ailesiyle birlikte kampa giden Doyle, hayatının en büyük sürprizlerinden birini yaşadı.
İngiliz kadının kampta başlayan karın ağrısı bir türlü son bulmadı.
GİTTİĞİ KAMPTA DOĞUM YAPTI
Doyle karın ağrılarının yediği ‘bozuk tavuktan’ kaynaklandığını düşünse de gerçek çok farklı çıktı.
Daily Mail’deki habere göre; 38 yaşındaki Doyle, gittiği kampta doğum yaptı.
Ağrıları şiddetlendikçe düşük yaptığını sanan Doyle, önce eşini uyandırdı.

HİÇBİR BELİRTİ GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEDİ
Ancak eşi Stuart Doyle, bir bebeğin başını gördü ve çadırda doğumu gerçekleştirdi.
Doyle, doğuma kadar hamilelik belirtisi yaşamadığını, düzenli adet gördüğünü hatta doğumdan iki ay önce Türkiye’ye uçtuğunu bile söyledi.
Öte yandan Doyle, sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadığını söyledi.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Koronavirüs salgını sonrası dünya yeni bir tehlikeyle karşı karşıya: Maymun Çiçeği virüsü.
Afrika’dan yayıldığı tespit edilen virüs, birçok ülkede tespit edildi.
SALGIN İÇİN TOPLANTI DÜZENLENDİ
Enfekte olan kişi sayısı artarken, yeni bir pandemiye sebep olacağından korkulan maymun çiçeği virüsü hakkında bilgilendirmeler de hız kesmeden devam ediyor.
Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, Afrika’da çoğalan maymun çiçeği virüsü vakalarına dair bir toplantı gerçekleştirdi.

“SADECE AFRİKA’NIN DEĞİL, TÜM DÜNYANIN SORUNU”
Tplantıda konuşan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Genel Müdürü Jean Kaseya, maymun çiçeği virüsü salgınının sadece Afrika’nın değil tüm dünyanın sorunu olduğunu belirtti.
Kaseya, düzenlediği basın toplantısında M çiçeği salgınıyla ilgili gelişmeleri aktardı.
622 ÖLÜM TESPİT EDİLDİ
Maymun çiçeği salgınını sadece Afrika’nın sağlık sorunu olarak görmenin uygun olmayacağını belirten Kaseya, 26 Ağustos itibarıyla 13 Afrika Birliği (AfB) üyesi ülkede toplam 22 bin 863 vaka ve 622 ölüm tespit edildiği bilgisini paylaştı.

EN ÇOK ETKİLENEN BÖLGE AFRİKA
Kaseya, “Maymun çiçeği öncelikle Afrika’da ama aynı zamanda küresel olarak da önemli bir sağlık sorunudur.” dedi.
AfB olarak salgınla mücadele için çalışmaları sürdüğünü ifade eden Kaseya, Orta Afrika’nın salgından en çok etkilenen bölge olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ
M çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.

VİRÜSÜN BELİRTİLERİ
İlk belirtiler, virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.
Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.


Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son zamanlarda sivrisinek kaynaklı ölümlerde artış yaşanıyor.
Son vaka ABD’nin New Hampshire eyaletinde kayıtlara geçti.
BİR KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Nadir görülen ve sivrisinekler tarafından bulaşan Doğu At Ensefaliti (EEE) virüsü nedeniyle bir kişi hayatını kaybetti.
New Hampshire Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı (DHHS), “New Hampshire’da en son 2014 yılında EEE virüsü kaynaklı insan enfeksiyonu bildirilmişti. O dönemde üç insan enfeksiyonu tespit edilmiş ve bunlardan ikisi ölümle sonuçlanmıştı.” dedi.
ENDİŞELER ARTTI
Bu yeni enfeksiyon ve ölüm haberi, New England genelinde EEE riskinin arttığı yönündeki endişelerin yükselmesinin ardından geldi.
Yetkililer, bu tehdidin iklim değişikliği nedeniyle daha da kötüleştiğine inanıyor.

DOĞU AT ENSEFALİTİ BELİRTİLERİ ARASINDA NELER VAR?
Bu ayın başlarında Massachusetts eyaletinde, 80’li yaşlarındaki bir adamın EEE virüsü taşıdığı tespit edilmişti.
Eyalet yetkilileri, halka gönüllü olarak açık hava sokağa çıkma yasağına uymalarını, kamu parklarının kapatıldığını ve sivrisinek popülasyonunu kontrol altına almak için hava ve kara ilaçlamalarının başlatıldığını duyurdu.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre, Doğu At Ensefaliti belirtileri arasında ateş, baş ağrısı, kusma, ishal, nöbetler, davranış değişiklikleri ve uyuklama yer alıyor.
Hastalık, beyin ve omurilik zarlarının iltihaplanması gibi ciddi nörolojik hastalıklara da yol açabilir.
Enfekte olanların yaklaşık yüzde 30’u hayatını kaybederken, hayatta kalan birçok kişi ise kalıcı fiziksel veya zihinsel etkilerle mücadele etmek zorunda kalıyor.
15 yaş altı ve 50 yaş üstü bireyler, daha yüksek risk grubunda yer alıyor. Şu anda hastalığa karşı etkili bir aşı veya tedavi bulunmuyor.
Sağlık yetkilileri, sivrisinek ısırıklarından korunmak için böcek kovucu kullanılması, dışarıda koruyucu giysiler giyilmesi ve evlerin çevresindeki durgun su kaynaklarının yok edilmesi gerektiğini tavsiye ediyor.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orta Doğu’da korkulan oldu. İsrail gece saatlerinde Hizbullah hedeflerini vurmaya başladı. Lübnan da İsrail hedeflerine saldırılar gerçekleştirdi. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik geniş çaplı bir saldırı hazırlığında olduğunu öne sürerek, Lübnan’ın güneyine “önleyici” saldırıların başlattıklarını açıkladı. Hagari, yaptığı açıklamada, “Az önce Lübnan’dan İsrail topraklarına füze ve roketli saldırılar düzenlendi. Bunun üzerine İsrail bölgelerinde sirenler aktifleştirildi.” dedi. Hizbullah lideri Nasrallah’tan da beklenen açıklama geldi.

“ASKERİ HEDEFLERİ VURMAMIZ GEREKTİĞİNE KARAR VERDİK”
Hizbullah lideri Nasrallah, “Operasyonun adı Erbain operasyonu, hedefimiz İsrail’deki siviller ya da altyapı değildi, askeri hedefleri vurmamız gerektiğine karar verdik. İsrail’in Glilot Askeri İstihbarat Üssü’nü hedef aldık. Dünya Amerikalıların Netanyahu’yu Gazze’ye yönelik saldırıyı durdurmaya zorlayabileceğini biliyor. İsrail’e saldırının erteleme nedenlerinden biri ateşkes görüşmeleriydi, İsrail’e saldırıları durdurması için fırsat vermek istedik.” dedi.
İSRAİL’E 320 FÜZE ATEŞLENDİ
Hizbullah’tan gün içinde gelen açıklamada, saldırıların geçen ay üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’ün öldürülmesine misilleme olarak düzenlendiği belirtildi. Saldırıların ilk aşamasının tamamlandığı kaydedildi. Saldırılarda 320’den fazla Katyuşa roketiyle insansız hava araçlarının kullanıldığı ve İsrail’e ait 11 askeri noktanın vurulduğu açıklandı.

NE OLDU?
İsrail ordusu, Hizbullah’ın İsrail’i hedef almayı planladığını iddia ederek Lübnan’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurmuştu. Bunun ardından Hizbullah, 30 Temmuz’da Beyrut’ta üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’e düzenlenen suikasta karşı İsrail’e misilleme saldırısı başlattığını açıklamıştı.
Hizbullah, misilleme saldırısında 320 roketin yanı sıra bir dizi insansız hava aracıyla (İHA) İsrail ordusuna ait noktaların hedef alındığını ifade etmişti. İsrail ordusu, Lübnan’a bu sabah düzenlediği saldırılara 100 kadar savaş uçağının katıldığını, İsrail’in kuzeyini ve merkezini vuracak şekilde konumlanan füze rampalarından 40’ının vurulduğunu öne sürmüştü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, “Bu sabah La Grande Motte sinagoguna, açıkça suç teşkil eden bir kundaklama girişiminde bulunulmuştur. Yahudi yurttaşlarımıza ve belediyeye tam desteğimi sunmak ve Cumhurbaşkanının talebi üzerine failin bulunması için tüm imkânlar seferber edilmektedir” dedi.
Fransa’da Sinagog’u kundaklama girişimi! | Video
Fransız basınında yer alan haberlere göre, patlama La Grande-Motte’deki Beth Yaacov sinagogunun dışında iki arabanın ateşe verilmesi sonucu meydana geldi, yetkililer araçlardan birinde gaz kapsülü bulunduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Katil İsrail, Gazze Şeridi’nde masum sivilleri hedef almaya devam ediyor. İsrail ordusunun sabah saatlerinde kente düzenlediği saldırılarda 15 Filistinli öldü, bazı kişiler de yaralandı.

Nasır Tıp Kompleksi’nden bir yetkili, yaptığı açıklamada, İsrail’in sabah saatlerinden itibaren kente düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesinin hastaneye ulaştığını söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL ORDUSU REFAH’TA BİNALARI YENİDEN HEDEF ALDI
Görgü tanıkları da İsrail ordusunun Refah’ta şehir merkezindeki El-Avde Camii yakınındaki evleri ve binaları yeniden bombaladığını İsrail askeri buldozerlerinin de kentteki Doğu Mezarlığı’nı yıkmaya başladığını dile getirdi.
Görgü tanıkları, İsrail topçusunun Refah şehrinin batısındaki bölgeleri bombaladığını, bombalamanın Tel es-Sultan mahallesine odaklandığını ve bunun büyük bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

İHA SALDIRISINDA 4 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ise El-Avde Hastanesi’nden bir yetkili, Nusayrat kampının kuzeyinde Sıyam ailesine ait bir evin insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması sonucu 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi.

BUREYC MÜLTECİ KAMPI DA HEDEF ALINDI
Gazze Sivil Savunma Servisi de Bureyc Mülteci Kampında yakacak odun toplayan iki gencin hedef alınması sonucu bir Filistinlinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını bildirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, fırtınada batan “Bayesian” isimli lüks yatta kaybolan 6 kişi için pazartesiden bu yana süren çalışmalar, bugün son kayıp kişinin naaşının çıkarılmasıyla tamamlandı.

İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı su altı arama robotu ve dalgıçlar ile İtalyan itfaiyesinden dalgıçlar, yaklaşık 50 metre derinlikteki arama çalışmaları sonucu çarşamba günü 4 kişiyi, dün İngiliz milyarder iş insanı Mike Lynch’in cesedini ve bugün de 18 yaşındaki kızı Hannah olduğu düşünülen 6. kayıp kişinin cansız bedenini çıkardı. Cenaze, kimlik tespiti için morga kaldırıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

FACİADA ÖLÜ SAYISI 7’YE ULAŞTI
Böylece, olay günü cesedi bulunan yatın aşçısı Recaldo Thomas’ın ardından kayıp 6. kişiye de ulaşılmasıyla faciada hayatını kaybedenlerin sayısı 7 oldu. Olaydan yattaki 22 kişi etkilendi, 15 kişi çevredeki tekne tarafından kurtarıldı.

LÜKS YAT NASIL BATTI? EN SIK DİLE GETİRİLEN SENARYO…
Basında yer alan haberlerde böylesine lüks bir yatın nasıl çok kısa sürede battığı sorgulanıyor. Fırtına sırasında geminin en az iki kapısının açık kaldığı ve buradan kolay şekilde su almış olabileceği en sık dile getirilen senaryolardan.

Haberlerde yatta cansız bedenlerine ulaşılan kayıp 6 kişinin de kaçmaya çalıştıkları sırada teknenin su alması sonucu battıkları ifade edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzey kesimindeki farklı bölgelere saldırı başlatacağını duyurarak buradaki Filistinlerden bir kez daha göç etmelerini istedi. Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, yerinden edilen Filistinlilere karşı zorunlu göçü silah olarak kullanmaya devam ediyor.

YENİ TAHLİYE EMRİ VERİLDİ
İsrail ordusu yaptığı yazılı açıklamada, Megazi bölgesindeki bazı kısımlar, Selahaddin Caddesi’ndeki bazı sokaklar ile Gazze Şeridi’nin ortası kesiminde yer alan Faruk ve Emel bölgelerinin boşaltılması çağrısında bulundu. Gazze’nin kuzey kesiminde yer alan Es-Salatin, el-Atatira, es-Seyfa ve el-Kerame’de bazı bölgelere saldırı düzenleneceği belirtilerek söz konusu yerlerin boşaltılması istenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Ordu “tahliye” kararının alınmasının nedenlerine ilişkin çeşitli iddialar ortaya atarak, söz konusu bölgelerde yaşayanların “güvenli bölge” olduğunu öne sürerek “Gazze’nin batı kısmına sığınmaları” çağrısında bulundu. İsrail ordusu, sonuncusu dün akşam olmak üzere, Gazze’de son bir hafta içinde “güvenli” olduğu iddia edilen bölgenin bazı kısımları dahil olmak üzere 5 ayrı sözde “tahliye emri” yayımladı.

HAMAS HEYETİ KAHİRE’DE
Hamas bugün yaptığı açıklamada, Mısır’da devam eden ateşkes müzakerelerinde son gelişmeleri dinlemek üzere Kahire’ye bir heyet göndereceğini ifade etti. Hamas’tan yapılan açıklamada, “Dr. Halil el-Hayyeh başkanlığındaki Hamas heyeti, Mısır ve Katar’daki arabulucuların daveti üzerine, Kahire’de gerçekleştirilen müzakerelerin sonuçlarını dinlemek üzere bu akşam Kahire’ye varacak. Hamas, Biden Deklarasyonu ve Güvenlik Konseyi kararı temelinde 2 Temmuz’da üzerinde mutabık kaldığı hususlara bağlılığını teyit etmektedir. Hamas üzerinde anlaşmaya varılanları uygulamaya hazır olduğunu teyit ederken, işgale baskı yapılması ve anlaşmaya varılmasını engellemekten vazgeçmesi çağrısında bulunur” denildi.

“HAZIRIZ” MESAJI
Haniye suikastı sonrası İsrail’e intikam saldırısında bulunması beklenen İran kanadından da yeni bir açıklama geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çin Halk Kurtuluş Ordusunun yayın organı “PLA Daily” gazetesinde yayımlanan makalede projenin ortaya çıkış hikayesinin yanı sıra savaş uçağının özelliklerine geniş yer verildi.

KAAN’IN ÖZELLİKLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Makalede KAAN’ın “Türkiye’nin bağımsız geliştirdiği yerli beşinci nesil uçak” olduğu, süper manevra, süpersonik seyir, radar gizliliği ve süper algılama kabiliyetleri bakımından “beşinci nesil” olarak adlandırılmayı hak ettiği vurgulandı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

TÜRKİYE’NİN PROJEYİ HAYATA GEÇİRMESİNE ETKİ EDEN SEBEPLERE DEĞİNİLDİ
Savunma Sanayii İcra Komitesinin, Milli Muharip Uçak Projesi’nin başlatıldığını 2010 yılının sonunda duyurduğu, Ağustos 2016’da Savunma Bakanlığı ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) arasında 20 milyar dolar geliştirme bütçesi öngörülen sözleşmenin imzalandığı kaydedilen makalede, Türkiye’nin projeyi hayata geçirmesine etki eden sebeplere değinildi.

Makalede NATO üyesi Türkiye’nin uzun yıllar ABD ile askeri ve siyasi işbirliğini sürdürdüğü, 2002 gibi erken bir tarihte F-35 savaş uçağı programına katıldığı ve 900’den fazla parçanın üretiminde yer aldığı ancak Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini alacağının ortaya çıkmasıyla ABD’nin anlaşmayı tek taraflı feshederek Türkiye’yi F-35 Projesi’nden dışladığı belirtildi.

“DÜNYADA ‘BEŞİNCİ NESİL UÇAK KULÜBÜ’NE GİREN AZ SAYIDA ÜLKEDEN BİRİ…”
Bu durumun Türk Hava Kuvvetlerinin güç inşasına ciddi darbe vurduğu fakat Türkiye’yi kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştirme konusunda daha kararlı hale getirdiği vurgulanan makalede, “Dünyada ‘beşinci nesil uçak kulübüne’ giren az sayıda ülkeden biri olmak, Türk halkını mutlu ediyor.” ifadesine yer verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda, bölgede büyük bir kaosu da beraberinde getirdi. İran ve Lübnan’ın da dahil olduğu gerilim, İsrail’in Haniye’ye suikast düzenlemesiyle zirveye ulaştı.
İran’ın her an misilleme yapacağı söylentilerinin ardından ABD’li yetkilerden önemli bir açıklama geldi. El Arabiya televizyonuna konuşan bir yetkili, İran’ın intikam saldırısına ilişkin yeni bir istihbarat aldıklarını duyurdu. Washington’ın İran ve Hizbullah’tan misilleme beklediğini aktaran ABD yetkilisi El Arabiya televizyonuna, “İranlılar bu kararı aldıktan sonra 12 ila 24 saat içinde saldırıyı başlatmaya muktedir” ifadelerini kullandı.

İsmi güvenlik gerekçeleri nedeniyle gizli tutulan ABD’li yetkili, İran ile Hizbullah’ın tam olarak ne yapacakları konusunda resmin hala belirsiz olduğunu söyledi. Hizbullah’ın, “İsrail’in kalbine saldıracağının” beklendiğini söyleyen yetkili, bölgedeki ABD askeri güçleri konusunda, öngörülebilir gelecekte yerlerinde kalacakları beklentisinin olduğunu aktardı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

HAMAS’TAN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR
Hamas’ın silahlı kolu İzzeddin El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda İsrail askerlerini öldürdüğünü ve yaraladığını duyurdu. Yapılan yazılı açıklamada, Kassam Tugaylarıyla İsrail askerleri arasında Zeytun Mahallesi’nin güneyinde çatışmalar yaşandığı aktarıldı.

Çıkan şiddetli çatışmalar sonucu İsrail askerleri saflarında ölü ve yaralılar olduğu kaydedildi. Ölü ve yaralı askerlerin tahliyesi için İsrail ordusuna ait helikopterin bölgeye iniş yaptığı belirtilirken, İsrail ordusundan ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

SEFERBERLİK ÇAĞRISI
El Aksa TV’nin yayınladığı habere göre Hamas, Gazze halkını desteklemek için bir günlük seferberlik çağrısında bulundu. Haberde, “Hamas, dünyanın dört bir yanındaki insanları Cuma günü, Gazze ve Kudüs’ün savunulması ve kitlesel zafer günü olması için toplanmaya ve seferber olmaya çağırıyor” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, Mısır’ın, İsrail ordusunun Philadelphia eksenindeki varlığına ilişkin güncellenmiş haritaları Hamas’a teslim etmeyi kabul ettiği iddia edildi. Haberde, 21 Ağustos Çarşamba akşamı Netanyahu ile Biden arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Netanyahu’nun, Biden’ın baskısıyla özellikle iki şartına yanıt vermeyi kabul ettiği aktarıldı.

Haberde, Netanyahu’nun, Biden’ın Philadelphia koridorunun deniz yolunun bir kilometresinin tahliye edilmesi ve askeri alanların minimum sayıda olmasıyla yetinilmesi talebini kabul ettiği ifade edildi. Televizyonun haberinde, Netanyahu’nun, İsrail ordu güçlerinin Philadelphia’da kalması konusunda Hamas’ın onayının alınması halinde, “Gazze Şeridi’nin kuzeyini güneyinden ayıran Netzarim ekseni nedeniyle” onlarla yapılacak anlaşmayı baltalamayacağı sözünü verdiği aktarıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Başbakan Netanyahu’nun, Filistinli direnişçilerin ve silahların Netzarim’de kuzeye geçişini engelleyecek Amerikan çözümünü kabul ettiği ve İsrail ordusunun kontrolünde kontrol noktaları veya askeri alanlar kurulması talebinden vazgeçtiği dile getirilen açıklamada, ABD’nin Netzarim eksenine ilişkin çözümünün mahiyetine açıklık getirilmedi.

Mısırlıların konuya ilişkin ayrıntıları alarak Hamas’a teslim ettiği, ancak İsraillilerin Hamas’ın öneri hakkında ne düşündüğünü bilmediği ifade edilen açıklamada, İsrail müzakere heyetinin, Hamas’ın bu teklifi kabul etmeyeceğine inandığı aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 KİŞİ ÖLDÜ, 4 KİŞİ YARALANDI
Wuppertal Polis Sözcüsü Alexander Kresta, gazetecilere yaptığı açıklamada, yerel saatle 21.37’de çok sayıda tanığın telefonla polis merkezini arayarak bir kişinin insanlara bıçakla saldırdığı ihbarında bulunduğunu söyledi.
Saldırıda 3 kişinin öldüğü bilgisini paylaşan Kresta, en az 4 kişinin de ağır yaralandığını, ancak bu sayının değişebileceğini belirtti.
Kresta, saldırganın arandığını, saldırgana ilişkin çok fazla bilgiye sahip olmadıklarını, çoğu şok içinde olan tanıkların dinlenerek saldırgan hakkında bilgi alınacağını kaydetti.

FESTİVALE SALDIRI
Solinger Tageblatt gazetesinin haberine göre, saldırı Solingen şehrinin 650 yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen festivalde gerçekleşti.
Haberde, saldırının ardından polisin halktan şehir merkezini terk etmelerini istediği kaydedildi.
Solingen Belediyesinden yapılan açıklamada, “Çeşitlilik Festivali” ismini taşıyan ve 25 Ağustos Pazar gününe kadar sürmesi planlanan festivalde 24 ve 25 Ağustos’ta yapılacak etkinliklerin iptal edildiği aktarıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Direnen diğer dört kişi hastaneye kaldırılmış, bunlardan biri hastanede ölmüştür. Rehineleri kurtarmak için düzenlenen özel bir operasyon sırasında, Rusya Federal Cezaevi Servisi Volgograd Bölge Departmanı ve Rosgvardiya çalışanları dört suçluyu da tasfiye etti. Haydutların suç faaliyetleri sonucunda dört hükümlü yaralandı.

Rehinelerin kurtarılması operasyonuna katılan çalışanlar arasında can kaybı yaşanmadı. Federal Cezaların İnfazı Servisi yönetimi ve personeli, resmi görevlerini yerine getirirken hayatını kaybeden çalışanların ailelerine ve arkadaşlarına derin taziyelerini sunar. Rusya Federal Ceza İnfaz Kurumu, Volgograd bölgesindeki Rusya Federal Ceza İnfaz Kurumu IK-19’da meydana gelen rehin alma eylemi sırasında mağdur olan çalışanların ailelerine gerekli tüm yardımı sağlayacaktır” denildi.
Operasyonla mahkumlar tarafından rehin alınan çalışanları ve diğer tutukluları kurtaran Rusya Ulusal Muhfazılar’ından yapılan açıklamada, “Volgograd Bölgesi’ndeki Rosgvardia özel kuvvetlerine bağlı keskin nişancılar, koloni çalışanlarını rehin alan dört mahkumu dört isabetli atışla etkisiz hale getirdi, rehineler serbest bırakıldı” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni eğitim-öğretim dönemi, 9 Eylül 2024 tarihinde başlayacak.
Yeni sezon başlamadan önce ise Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler harekete geçti ve 81 ilde eş zamanlı olarak denetimler başlattı.
Bu çerçevede 81 ilde eş zamanlı olarak kalem, defter, çanta, silgi gibi kırtasiye ürünleri denetildi.
FİYAT, ETİKET VE ÜRÜN GÜVENLİĞİ İNCELENDİ
Kırtasiye dükkanlarında denetim yapan ekipler; fiyat, etiket ve ürün güvenliğini inceledi.
Denetimde ürünlerin etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatına bakıldı.
ÇOCUKLAR İÇİN ÜRETİLMİŞ ÜRÜNLERE DE BAKILDI
Denetimlerde çocuklar için üretilmiş kırtasiye ürünleri de incelendi. Bu kapsamda ürünlerin oyuncak yönetmeliğinde yer alan ‘CE’ sertifikası ve yaş uyarısı gibi bilgilerin olup olmadığı kontrol edildi. Öte yandan denetlenen işletmede mevzuata aykırı bir duruma rastlanmadı.










Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Okullar 9 Eylül’de açılıyor…
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi ziyarette bulunmak üzere geldiği Kilis’te AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı.
Burada açıklamada bulunan Bakan Tekin, Türkiye’de son 20 yılda önemli işler yapıldığını söyledi.
“DEVRİM NİTELİĞİNDE ŞEYLERDEN BAHSEDİYORUZ”
Türkiye’deki okullarda eskisi gibi sınıf mevcudu olmadığını anlatan Tekin, şöyle konuştu:
Şu an Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı kademeler arası farklılık gösterilmesi kaydıyla 20-22 bandında. 60 kişilik sınıflar artık 20-22 kişilik sınıflarda eğitim öğretim hayatına devam ediyor. Bakın o tarihte sahip olduğumuz derslik sayısını iki kattan daha fazla arttırmış durumdayız. Bu esnada yıkılan ya da bakım onarımını yeniden yaptığımız derslikler de hariç, sıfır yaptıklarımızı söylüyorum. O tarihte bu ülkede var olan öğretmen sayısını iki katından daha fazla arttırmış durumdayız. Yine aynı şekilde emekli olanlar, ayrılanlar, yine o sayının içerisindedir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısını aynı şekilde azaltmış durumdayız. Bunların hepsine birisi objektif olarak baksa dediğim gibi adını kapatalım, AK Parti değil de yani dünyanın başka bir yerinde yapıldı desek gerçekten devrim niteliğinde şeylerden bahsediyoruz.
Okullardaki internet altyapısının da güçlendirildiğini dile getiren Bakan Tekin, sınıfların son sistemlerle donatıldığını ifade ederek, EBA’nın eğitimdeki önemine işaret etti.

“BİZE ÖZGÜ BİR MODEL ÜRETTİK”
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne ilişkin de açıklamalarda bulunan Tekin, şunları kaydetti:
Eğitim içeriğiyle ilgili olarak da özellikle son günlerde tartışma konusu olarak kamuoyunda da paylaştığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili bir iki cümle söyleyeceğim. Üç tane şey yaptık. Dedik ki, dünyanın her tarafında, her ülke evrensel göstergeleri ve evrensel verileri alarak kendi sosyal, toplumsal, siyasal yapısını göz önünde bulundurarak kendine özgü bir model üretiyor. Finlandiya modeli diyorsunuz. Singapur modeli diyorsunuz. Güney Kore modeli diyorsunuz. Peki Türkiye Modeli deyince niye rahatsız oluyoruz? Türkiye kendine ait bir modeli üretemez mi arkadaşlar? Türkiye Modeli ürettik diyorum. Bana muhalefet diyor ki, ‘Üretemezsin’. Niye diyorum, ‘Türkiye üretemez.’ diyorlar. Bu kadar aşağılık kompleksiyle hareket eden bir yapıda olmamalıyız. Bizim yaptığımız birinci şey bu. Biz dünyadaki genel ortak uygulamaları aldık. Üstüne kendi referans değerlerimizi koyduk ve bize özgü bir model ürettik. Ben artık bununla övünüyorum. Diyorum ki Türkiye’nin eğitim öğretim sürecinde kendine özgü bir modeli var. Bundan da gurur duyuyorum.
Bakan Tekin, bu anlamda çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Çocuklarımız, bizim sahip olduğumuz bu ülkeyi bir arada tutan, bizi bir arada tutan temel değerlerimize sahip olmuyor. Böyle yetiştiği için eleştiri yapıyoruz. Benim yaptığım üçüncü şey de bu. Çocuklarımızın bizi bir arada millet yapan, bu ülkeye, devlete, bayrağa canı pahasına sahip çıkacak şekilde yetişmesi için müfredatın içerisine bu değerleri koyduk. Ne bunlar? Şefkat, merhamet, vatanseverlik, ülke sevgisi ve millet sevgisi. Peki bunları koymak kötü bir şey mi arkadaşlar?” diye konuştu.

OKULLAR 9 EYÜL’DE AÇILACAK
Okulların 9 Eylül’de açılacağını hatırlatan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
Çocuklarımız, 1. sınıf, 5. sınıf ve 9. sınıflarda, yani her kademenin ilk sınıfında yeni yaptığımız bu modelle eğitim-öğretime başlayacaklar inşallah. İnanıyorum ki sizin, Anadolu insanının, bütün Türk milletinin istediği, arzuladığı bir eğitim öğretim modeli ortaya çıkarmış olduk. Bize ait değerleri çocuklarımıza vermek isteyen ve aynı zamanda da evrensel ilkelerle örtüşen bir model geliştirdik. Bu modeli bir yıl içerisinde geliştirmedik. Ben 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığında müsteşar olarak göreve başladım. O günden beri bu konuyla ilgili çalışıyoruz. Dolayısıyla bu iş yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın ürünü. Eğitim-öğretim sürecinde altyapı, fiziki altyapıyla ilgili her şeyi yaptık. Şimdi ufak tefek eksikliklerimiz kaldı. Onları da gideriyoruz. Üstüne şimdi içeriği dolduracak, gerçekten bize özgü, bizim değerlerimizi yansıtan ama evrensel uygulamalardan kopuk olmayan, evrensel uygulamaları da bünyesinde barındıran Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni hayata geçirmiş olduk. İnşallah hayırlı uğurlu olur.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğretmen atamalarında yeni bir gelişme yaşandı..
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), öğretmenlerin mazerete bağlı yer değişikliği başvurularına ilişkin açıklama yaptı.
MAZERET NEDENİYLE YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI: ATAMA SÜRECİ VE TARİHLERİ AÇIKLANDI
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Milli Eğitim Bakanlığınca, mazerete bağlı yer değişikliği kapsamında başvuruda bulunan öğretmenlerin büyük oranda ataması yapılarak talepleri karşılandı. Tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamaları ise mazeretlerinin bulunduğu il milli eğitim müdürlüklerine yapılacak; böylece alanlarında ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atamaları sağlanacak. Bu kapsamda mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvuruları alınacak, atamalar ise 26 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek.”

BAKAN TEKİN’DEN “HAYIRLI OLSUN” PAYLAŞIMI
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ataması gerçekleşen öğretmenlere hayırlı olsun dileğinde bulundu.
Bakanlık olarak öğretmenlerin taleplerini mümkün olduğunca karşılamanın, huzurlu ve mutlu bir ortamda çalışmalarını sağlamanın öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“2024 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliğine başvuruda bulunan öğretmenlerimizin atamasını gerçekleştirerek taleplerini karşılamıştık. Tercih ettiği eğitim kurumlarından birine atanamayan öğretmen arkadaşlarımızın mağdur olmamaları için mazeretlerinin bulunduğu ildeki eğitim kurumlarımıza atamalarını gerçekleştireceğiz. Mazerete bağlı yer değişikliğinde tercih ettiği eğitim kurumlarına atanamayan öğretmenlerimizin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden atama başvuruları alınacak, 26 Ağustos’ta atamaları gerçekleşecektir.”
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, X hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Bakanlık olarak öğretmenlerimizin taleplerini mümkün olduğunca karşılamak, huzurlu ve mutlu bir ortamda çalışmasını sağlamak önceliklerimiz arasındadır. Bu kapsamda öğretmenlerimizle güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. 2024 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliğine başvuruda bulunan öğretmenlerimizin atamasını gerçekleştirerek taleplerini karşılamıştık. Tercih ettiği eğitim kurumlarından birine atanamayan öğretmen arkadaşlarımızın mağdur olmamaları için mazeretlerinin bulunduğu ildeki eğitim kurumlarımıza atamalarını gerçekleştireceğiz. Mazerete bağlı yer değişikliğinde tercih ettiği eğitim kurumlarına atanamayan öğretmenlerimizin 22-23 Ağustos 2024 tarihleri arasında sistem üzerinden atama başvuruları alınacak, 26 Ağustos 2024 tarihinde atamaları gerçekleşecektir.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakuplu Mahallesi’ndeki Çağdaş Yaşam Profesör Ahmet Merdivenci İlkokulu’nda çocuklarıyla eylem yapan bir grup veli, okullarının fiziki imkanlarının ve bulunduğu sokağın ikili eğitime uygun olmadığını belirtti.
Okul bahçesi ve sokağın çok dar, çevresinde ise inşaatların olmasından şikayet eden veliler, şu an bile giriş çıkışlarda sorun yaşandığını, iki okulun aynı binada eğitime devam etmesinin çevrede trafik ve güvenlik sorununu artabileceğine dikkati çekti.
Kararın öğrencilerin eğitimini de olumsuz etkileyeceğini dile getiren veliler, bu nedenle ikili eğitim için çevresi ve şartları daha müsait olan okulların tercih edilmesini talep etti.
Grup adına açıklama yapan Turan Aksoylar, okulun fiziki yapısının ilkokul öğrencilerine göre yapıldığını ve geçen yıl eğitim-öğretime açıldığını belirterek, “Bu okulda ortaokul öğrencilerinin okuması mümkün değil çünkü sıralarımız, koridorlarımız, bahçemiz ilkokul öğrencilerine göre yapılmış.” dedi.
Sokağın fiziksel imkanının iki okulun birleştirilmesi için uygun olmadığını dile getiren Aksoylar, şunları kaydetti:
“Öte yandan okulumuzda anaokulu açılmıştır. Anaokulu öğrencileri 4, 5, 6 yaşında. Ortaokul öğrencileri 13-14 yaşında. İlkokulumuz yerine alternatif olarak Beylikdüzü’nde Azem Yükseloğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi var. Burada ikili değil birleştirilerek bile eğitim görülebilir. Başka okullar da var.” ifadelerini kullandı.
Veliler, karardan dönülmesini istedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde düzenlenen imza töreninde protokol hakkında bilgi veren ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, ÇTSO olarak ÇOMÜ ile “İşletmede Mesleki Eğitim Programı” kapsamında önemli bir protokole imza attıklarını belirtti.
Bu protokolün, ÇOMÜ öğrencilerinin öğrenim gördükleri alanla ilgili, teknolojik bakımdan beceri ve deneyim kazanmasına katkı sunacağını, oda kapsamında faaliyet gösteren üyelerle planlı faaliyetlerde bulunmalarına olanak sağlayıp eğitim ve iş dünyası arasında güçlü bir köprü kuracağını belirten Semizoğlu, bu programın staj programlarının çok ötesinde öğrencilere gerçek anlamda bir mesleki eğitim ve deneyim kazandıracağını kaydetti.
Semizoğlu, “İşletmede Mesleki Eğitim Programı”na katkı sağlamak üzere imzalanan protokol için desteklerinden dolayı ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu’na teşekkür etti.
Protokol töreninde, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, yönetim kurulu üyeleri Volkan Temiz ve Berkin Karaca, Genel Sekreter Sema Sandal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Levent Dalyancı, Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Öğretim Görevlisi Dr. Savaş Gürdal, Genel Sekreter Oğuz Ünal, Genel Sekreter Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Tanju Güdük hazır bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin, 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvurularının alınacağını ve 26 Ağustos tarihinde atamaların gerçekleştirileceğini açıkladı.
Bakan Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığınca, mazerete bağlı yer değişikliği kapsamında başvuruda bulunan öğretmenlerin büyük oranda ataması yapılarak talepleri karşılandı. Tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamaları ise mazeretlerinin bulunduğu il milli eğitim müdürlüklerine yapılacak; böylece alanlarında ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atamaları sağlanacak. Bu kapsamda mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvuruları alınacak, atamalar ise 26 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Kızılcahamam ilçesi Şahinler Mahallesi’nde öğle saatlerinde başlayan orman yangını, Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Demirler köyüne sıçradı. Ankara Büyükşehir Belediyesi yangına 16 araç ve 35 personelle müdahale etti.
Kızılcahamam’daki yangının ardından Çamlıdere Kuşçular- Avdan Mahalleleri arasında çıkan ve ormanlık alana sıçrayan bir yangın daha başladı. Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş, Çamlıdere’deki yangına 44 araç ve 66 personelle müdahale edildiğini ve çalışmaların havadan ve karadan aralıksız sürdüğünü belirtti. Yavaş, şunları kaydetti:
“Kızılcahamam Şahinler Mahallesi’nde, 16 araç ve 35 personelle müdahale edilen yangının ardından, Çamlıdere Kuşcular-Avdan Mahalleleri arasında çıkan ve ormanlık alana sıçrayan ot yangınına geçildi. Toplamda 44 araç ve 66 personel, Keresteciler, Batıkent, Etimesgut, Altınpark, Başkent OSB ve ASO OSB’den gelen destekle yangına müdahale ediyoruz. Havadan ve karadan çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, sabah saatlerinde Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde meydana geldi. Kısa sürede büyüyen yangın, Bolu’nun Gerede ilçesine sıçradı. Ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahaleyi sürdürürken, yangında hasar gören alanlar dron ile görüntülendi. Görüntülerde yanan alanlar ve ormanlık alandan yükselen dumanlar yer aldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İtalyan basınında çıkan haberlere göre, fırtına nedeniyle battığı belirtilen “Bayesian” isimli lüks yatta kaybolan 6 kişinin bulunması için pazartesiden bu yana süren çalışmalar sonuç verdi.
İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı su altı arama robotu ile İtalyan itfaiyesinden dalgıçlar, yaklaşık 50 metre derinlikteki arama çalışmaları sonucunda, bugün ilk olarak biri erkek, diğeri kadına ait 2 cesedi yatın enkazından çıkardı. Çıkarılan cesetlerin, İngiliz milyarder iş insanı Mike Lynch ile kızı Hannah’a ait olduğu belirtildi.
Ekipler, Lynch ve kızının ardından, 3 kişinin cesedini daha enkazda tespit edip çıkardı. Cesetlere kimlik tespiti ve otopsi yapılacağı kaydedildi.
Böylece ilk gün cesedi bulunan aşçı Recaldo Thomas ile olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 6’ya çıktı.
Ekiplerin, yatın enkazında, kayıp son kişiyi arama çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.
İtalyan basınındaki haberlerde, kayıp kişiler arasında Morgan Stanley International’ın başkanı Jonathan Bloomer ve eşi Anne Elizabeth Judith Bloomer, Lynch’in ABD’li avukatı Chris Morvillo ile eşi Neda Morvillo’nun olduğu belirtildi.
Bu arada, olayla ilgili soruşturma kapsamında “Bayesian” yatının kaptanı 51 yaşındaki James Catfield’ın dün akşam 2 saat boyunca sorgulandığı basına yansıdı.
Basında çıkan haberlerde, böylesine lüks bir yatın nasıl çok kısa sürede battığı sorgulanırken, fırtına sırasında geminin en az iki kapısının açık kaldığı ve buradan kolay şekilde su almış olabileceği ifade edildi.
Lüks yat “Bayesian”ın batması
İtalya’nın Palermo kentinin 20 kilometre doğusundaki Porticello kasabası açıklarında demirli “Bayesian” isimli lüks yat, 19 Ağustos sabahı yerel saatle 05.00 sıralarında çıkan fırtınada batmıştı.
Bölgedeki teknelerin yardımıyla “Bayesian”da bulunan 22 kişiden ilk aşamada 15’i kurtarılmış, 1 kişinin cesedi bulunmuş, 6 kişinin de kayıp olduğu bildirilmişti.
Olayla ilgili Termini Imerese kentindeki cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatırken, İngiltere’den uzman ve müfettişlerden oluşan bir ekibin de olayı soruşturmak üzere Sicilya’ya geldiği basına yansımıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karakaya köyündeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Bölgeye 1 helikopter, 7 arazöz ve 1 su ikmal aracı ile 50 personel yönlendirildi.
Ekiplerin havadan ve karadan müdahale ettiği yangın kontrol altına alındı.
Yangında 10 hektarlık meşelik alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BANGKOK – Tayland’da bir kişi, evinin tuvaletini kullandığı sırada klozetin içinden çıkan 3,5 metrelik pitonun saldırısına uğradı.
Güney Asya ülkesi Tayland’da geçtiğimiz günlerde evindeki tuvalete kullanan bir kişiye, klozetin içinden çıkan piton saldırdı. Yılan eliyle yakalayıp klozetten çıkarmaya çalışan Thanat Thangtewanon isimli ev sahibi, başarılı olamayınca yılanı tuvalet fırçasıyla öldürdü.
Komşuları tarafından hastaneye kaldırılan Thanat’ın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Tuvaletten çıkartılan 3,5 metrelik yılanın zehirsiz bir piton türü olduğu tespit edildi.
Thanat, yaptığı açıklamada, niyetinin yılanı öldürmek olmadığını, ancak ısırıldığı için korktuğunu ve bir an önce hastaneye gitmek istediğini ifade etti. Thanat, ayrıca sağlık durumuna ilişkin, yapılan kan testlerinin temiz olduğunu, yalnızca ısırık nedeniyle vücudunda yara oluştuğunu belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinin Şahinler Mahallesi’nde saat 12.30 sıralarında orman yangını çıktı. Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen yangın, Bolu’nun Gerede ilçesi Demirler köyü mevkisine sıçradı.
Yangına, Orman Genel Müdürlüğü personeli ile Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Bolu Belediyesi itfaiye ekipleri müdahale ediyor. Söndürme çalışmalarına askeri helikopterler de katılıyor.
Bolu Valiliği: 67 vatandaşımız tahliye edildi, can kaybı yok
Öte yandan Bolu Valiliği’nden yapılan açıklamada, yangına 4 helikopter, 18 arazöz, 102 araç/iş makinası ve 260 personel ile müdahale edildiği belirtildi. Yangının, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldığı ifade edilen açıklamada, “Demirler köyünden başta yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve engelliler olmak üzere 67 vatandaşımız tedbir amaçlı güvenli bölgelere tahliye edilmiştir. Yangında herhangi bir can kaybı bulunmamaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında seyir halindeki lastik botta düzensiz göçmenlerin bulunduğunu tespit etti.
Bölgeye, Sahil Güvenlik botları ” TCSG-905 ve KB-4304″ sevk edildi. Ekipler, fiber karinalı lastik botta bulunan 19 düzensiz göçmen ve göçmen kaçakçısı olduğu öne sürülen 1 şüpheliyi yakaladı.
Karaya çıkarılan yabancı uyruklular Ayvacık Geri Gönderme Merkezine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Menderes ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Yangın, saat 14.00 sıralarında Menderes ilçesi Deli Ömerli Mahallesi’nde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı ormanlık alanda çıkan yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı; 3 uçak, 8 helikopter, 29 arazöz, 10 su ikmal, 5 dozer ve 5 yer ekibi görevlendirildi. Ekiplerin yangına havadan ve karadan müdahalesinin sürdüğü öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Marmaris açıklarında lastik botta düzensiz göçmenlerin olduğu bilgisi üzerine bölgeye sahil güvenlik botları yönlendirildi.
Ekipler, durdurdukları lastik bottaki 5’i çocuk 18 düzensiz göçmeni yakaladı. Göçmen kaçakçılığı yaptığı şüphesiyle bir kişi gözaltına alındı.
Datça ilçesi açıklarında da düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik bot Sahil Güvenlik ekiplerince durdurularak içindeki 5’i çocuk 23 düzensiz göçmen yakalandı.
Ortaca ilçesi açıklarında ise can salında düzensiz göçmenlerin olduğu bilgisi üzerine bölgeye ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri, Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen can salındaki 2’si çocuk 22 düzensiz göçmeni kurtardı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gerede’de devam eden yangın söndürme çalışmalarına destek için Eskişehir, Ankara, Çankırı, Zonguldak, Düzce ve Sakarya’dan ekiplerin bölgeye sevk edildiğini açıkladı.
AFAD’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün saat 12.28 sıralarında Gerede ilçesi Demirler köyü mevkiinde orman yangını meydana gelmiştir. İlgili tüm kurum ve kuruluşlarımız yangın söndürme çalışmalarına ilk andan itibaren başlamış olup; müdahale çalışmaları havadan ve karadan aralıksız devam etmektedir. Demirler köyünde tedbir amacıyla 36 hane tahliye edilerek güvenli bölgeye alınmıştır. Çalışmalara destek vermek amacıyla Eskişehir, Ankara, Çankırı, Zonguldak, Düzce ve Sakarya il AFAD müdürlüklerimizden ekipler bölgeye sevk edilmiştir. Gelişmeleri takip ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEB, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu 6 ilin valiliğine, konuya ilişkin yazı gönderdi.
Yazıda, “Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır” ifadelerine yer verilerek, bu kurallara uymayan okulların isimlerini belirtilen çerçevede değiştirmeleri talimatı verildi.
Yazıda, 6 ildeki toplam 30 okulun adlarının söz konusu kanun maddesine aykırı olduğunun anlaşıldığı belirtilerek, yeni bir isim teklif etmelerini istendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, üniversitenin içinde yer alan duvarlara öğrenciler tarafından Gazze’ye dikkat çekmek için yapılan grafitilere ilişkin, çalışmada yer alan tüm öğrencilere teşekkür etti.
Özcoşar, “Birlikte hareket ettiğimiz sürece, mazlumların sesi daha gür çıkacak ve adaletin tesis edilmesi adına önemli adımlar atılacaktır. Gazze’nin yanında durmak yalnızca bir eylem değil, insanlığın bir gereğidir. Üniversite olarak bu bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Çalışmada yer alan öğrencilerden Merve Günlüoğlu da yapılan çalışmanın sadece estetik bir değer taşımanın ötesinde, derin bir mesajın da taşıyıcısı olduğunu dile getirerek, her bir fırça darbesinin zulme karşı duruşlarını ve mazlumun yanında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Günlüoğlu, renklerin, şekillerin ve kelimelerin birleşimiyle oluşturulan eserlerin izleyenlerin ruhuna dokunarak, onları düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuklara 20’den fazla branşta kurs vereceklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Melikgazi Belediyesi olarak yılın her döneminde çeşitli branşlarda verdiğimiz kurslarımızla vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz MELMEK kurslarımız arasında sanat, spor, müzik, dini eğitim, bilim ve teknoloji olmak üzere birçok alanda kurslarımız yer alıyor. Geleceğimiz olan çocuklarımızın, ilgi duydukları alanda, uzman eğitmenler eşliğinde kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. 20’den fazla branşta düzenleyeceğimiz kurslarımız çocuklarımızın ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirmelerine, sosyalleşebilmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve yeni arkadaşlıklar kurmalarına da yardımcı olacak. Toplam 17 sosyal tesisimizde haftanın her günü olmak üzere kurslarımızı düzenliyoruz. Ücretsiz olarak hizmet verecek “Çocuk Meclisi” kursumuza kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerimiz www.melikgazi.bel.tr adresinden başvuru yapabilirler. Kurslarımızın hayırlara vesile olmasını dilerim.” dedi.
Fedakar Gülderen, Alparslan Türkeş, Necip Fazıl Kısakürek, Danışmentgazi, Belsin, Selçuklu, Yeniköy, Toki, İldem, İldem 2, Şirintepe, Esenyurt, Gökkent, Tınaztepe, Gesi Fatih, Tavlusun Sosyal Tesisleri ve Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezi olmak üzere toplamda 17 farklı sosyal tesiste verilecek olan Çocuk Meclisi kurs kayıtları hakkında detaylı bilgi almak için www.melikgazi.bel.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Organize sanayi bölgelerinde ve organize sanayi bölgeleri dışında açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için her eğitim-öğretim döneminde yapılacak desteğe ilişkin tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, organize sanayi bölgelerinde açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrenciler için 2024-25 eğitim öğretim döneminde verilecek en yüksek destek tutarı, Motorlu Araçlar Teknolojisi ve Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanları için 57.501 TL; Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören Öğrenciler İçin en yüksek Eğitim ve Öğretim desteği ise Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanında 36.218 TL olarak belirlendi.
Belirlenen destek tutarları, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak. Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Milli Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Söz konusu İsrail askeri araçlarının Refah kentinin batısındaki Tel Sultan Mahallesi’ndeki spor sahası yakınında vurulduğu kaydedildi.
İsrail askerleri arasında ölen ya da yaralananlara ilişkin ise bilgi verilmedi.
Öte yandan Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerine sızan İsrail askerleri ile Filistinli direniş grupları arasındaki çatışmaların sürdüğü aktarıldı.
İsrail ordusundan ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TUFFAH MAHALLESİ’NDE 4 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
İsrail savaş uçaklarının, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde sivil bir aracı bombalaması sonucu 4 Filistinli öldü, birçok kişi yaralandı.
Ayrıca, İsrail ordusuna ait topçu birlikleri Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesini bombaladı.

NE OLMUŞTU?
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 314’ü çocuk, 10 bin 980’i kadın olmak üzere 40 bin 139 Filistinli öldü, 92 bin 743 kişi yaralandı.


Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanlığına bağlı ekiplerin yürüttüğü çalışmada, ilk aşamada incelenen toplam 242 evden 146’sının kullanılamaz durumda olduğu belirtildi.
Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlerde, Vrilisia ile Halandri’ye kadar yayılan yangında 104 kilometrekarelik alanın yandığı belirtilmişti.
Atina Ulusal Gözlemevi de son 8 yılda Atina’yı da kapsayan Attiki bölgesinde 450 kilometrekare ormanlık alanın yandığını ve bunun bölgenin toplam ormanlık alanının yüzde 37’sini oluşturduğunu açıklamıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Blinken, “İsrail’in güvenliliğine bağlılığımızı yineliyoruz. 7 Ekim’den itibaren bunu pratik olarak uyguluyoruz. Bölgeye askeri varlığımızı kaydırdık. Bu varlık, tahrik değil bilakis caydırmak içindi. Eğer ki bir saldırı gerçekleşirse bunu önlemek için hazırız.” dedi.
Bölgede olası bir saldırıyı önlemek için yoğun diplomatik çaba içinde olduklarını ifade eden Blinken, hedeflerinin, askeri bir çatışmayı önlemek, bu gerçekleşirse de bunu bertaraf etmek olduğunu belirtti.
Blinken, tüm taraflardan tek taraflı adımlardan kaçınmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hükümetlerimiz arasındaki işbirliğiyle Gazze’de bir ateşkes ve buradaki İsaillilerin getirilmesi için bir anlaşma sağlamaya çalıştık. Amacımız, Gazze’deki esirlerin getirilmesi, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Gazze’deki Filistinlilerin can sağlığını güvenceye almak ve çektiği sorunları sona erdirmek.”
YENİ TEKLİFİN İÇERİĞİNE İLİŞKİN DETAY YOK
Geçen hafta ABD Başkanı Joe Biden’ın Doha’da “aradaki boşlukları kapatacak” yeni bir teklif sunduğunu kaydeden Blinken, yeni teklifteki maddeleri açıklamadı.
Blinken, anlaşma için ön şartlar konusunda ısrarcı olacağını açıklayan Netanyahu’nun “boşlukları kapatan yeni teklifi kabul ettiğini” duyurdu.
İsrail’in talepleri doğrultusunda boşlukları kapatan anlaşmayı “Hamas’ın kabul etmesi gerektiğini” dile getiren Blinken, ateşkes müzakerelerinden vazgeçmeyeceklerini, anlaşma olmadığı müddetçe, daha fazla İsrailli esirin hayatını kaybedebileceğini ve bu süreçteki olayların anlaşmayı imkansız hale getirmese de erteleyebileceğini aktardı.
İsrail’den sonra Mısır ve Katar’a gideceğini söyleyen Blinken, Netanyahu’nun “kalıcı ateşkese razı olup olmadığıyla ilgili soruya” kaçamak cevap verdi.
Hamas’ın anlaşmaya ikna edilmesi gerektiğini yineleyen Blinken, “anlaşmanın aşamalarla ilerleyeceği” yanıtını verdi.
ABD’nin sunduğu, “boşlukları kapattığı” ifade edilen İsrail’in taleplerini de içeren anlaşma taslağının “aşamalarla ilerleyeceğini” belirten Blinken, “Birinci aşamada 6 hafta esirler karşılıklı serbest bırakılacak. İkinci aşamada da kalıcı ateşkes için müzakereler devam edecek. Uzman ekipler bu aşamalar üzerinde çalışıyor.” ifadesini kullandı.
Blinken, İsrail istihbarat direktörlerinin Katar veya Mısır’da gerçekleşen görüşmelere gideceğini belirterek, “Hamas’ın önce anlaşmayı kabul etmesi sonra da aşamaları müzakere etmesi gerektiğini” dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BUNU YAPMAYI ÇOK İSTERİM”
Elon Musk, geçtiğimiz hafta sosyal medya platformu X üzerinde Donald Trump ile bir canlı yayın gerçekleştirmiş ve “ülkenin iyiliği için seçimleri Trump’ın kazanması gerektiğini” söylemişti. Yayın sırasında Musk, Trump’a hükümetin etkin çalışmasına ilişkin bir başkanlık komisyonu kurulmasını ve bu komisyonun başına da kendisinin atanması teklifinde bulunmuştu. Trump, bu teklife “Bunu yapmayı çok isterim” diye cevap vermişti.

Elon Musk, 2016’daki seçimlerde Hillary Clinton, 2020’deki seçimlerde de Joe Biden’ı desteklemişti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öte yandan Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, Dura beldesine baskın düzenleyen İsrail askerleri ile Filistinliler arasında çatışma çıktı.
Haberde, İsrail askerlerinin Filistinlilere yönelik mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz kullandığı, Filistinlilerin de taşlarla karşılık verdiği olaylarda, 2 Filistinlinin yaralandığı vurgulandı.
Böylece işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında ölen Filistinlilerin sayısı 636 oldu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023’ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buna göre, Harris’i destekleyen Demokrat seçmenlerin oy oranı yüzde 83 iken, Cumhuriyetçilerin yüzde 80’i Trump’ın kazanacağı görüşünde.
Genel olarak ABD’li seçmenlerin yüzde 48’i seçimlerde Harris hakkında olumlu düşünürken, yüzde 41’i ise Trump’ı destekliyor.
Harris, kadın seçmenler arasında daha popülerken, Trump ise erkekler tarafından daha çok tercih ediliyor.
AP’nin NORC Halkla İlişkiler Merkezi ile daha önce yaptığı ankette, ABD’lilerin Trump’ı ekonomi yönetimi, Harris’i ise demokrasiye bağlılıkta iyi bulduğu belirlenmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeden 40 binden fazla masum sivili katleden Tel Aviv yönetimi, İsrail ordusuna “savaşın şiddetini artırma” talimatı verdi.

İsrail’deki Walla News’in haberine göre, hükümetteki politika ve güvenlik kabinesi, son dönemde İsrail’in ateşkes müzakerelerindeki konumunu güçlendirmek için orduya Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşın şiddetini artırma talimatı verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Buna ilişkin İsrail makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail ordusunun özellikle Gazze Şeridi’nin güneyinde, geniş çaplı yıkımın yanı sıra yüzlerce Filistinlinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan saldırıları artarak sürüyor.

“BU KARAR, SİVİLLERİ HEDEF ALAN VAŞİLİKLERİNDE ISRAR ETMELERİNİN GÖSTERGESİDİR”
Öte yandan, Hamas, ateşkes ve esir değişimiyle ilgili müzakerelerdeki konumunu güçlendirme amacıyla İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki çatışmaların şiddetini artırma kararını kınadı.
Hamas’ın Siyasi Büro üyesi İzzet Er-Rişk, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu karar, Gazze Şeridi’ndeki halkımıza yönelik faşist saldırıların yeniden yoğunlaşması ve savunmasız sivilleri hedef alma konusundaki vahşiliklerinde ısrar etmelerinin göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

“TÜM DÜNYAYI SİYONİST-NAZİ REJİMİN GERÇEKLİĞİYLE KARŞI KAŞRIYA BIRAKIYOR”
Rişk, ABD’nin İsrail’e desteğine ve dünyanın bu soykırım savaşı karşısındaki suskun sorumsuzluğuna dikkati çekerek, “Bu karar, tüm dünyayı cinayete ve teröre susamış bu cani Siyonist-Nazi rejimin (İsrail) gerçekliğiyle karşı karşıya bırakıyor.” ifadelerine yer verdi.
Hamas, dün yaptığı yazılı açıklamada da, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takası anlaşmasına karşı engeller koyduğunu açıkladı.
İsrail ile Hamas arasında, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes sağlanması ve esir takasının yapılması için yürütülen müzakereler 15-16 Ağustos’ta Doha’da yapılmıştı.
“İyi geçtiği” açıklanan Doha’daki müzakerelere Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns, Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ve Mossad Direktörü David Barnea’nın başkanlığındaki heyetler katılmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Söz konusu saldırının ardından Filistinli gazeteci İbrahim Muharib’den haber alınamadı.
Kayıp olan Muharib’in cansız bedeni Hamad kenti yakınlarında bulundu.
Filistinli gazeteci Selma el-Kaddumi de dün İsrail ordusunun Hamed’de görev başındaki bir grup gazeteciye açtığı ateş sonucu yaralanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Katil İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde kadın, çocuk ve yaşlı ayırt etmeden binlerce masum sivili katletti.
Filistin’in haklı davasına destek veren Türkiye, ilk günden itibaren ateşkes için diplomasi trafiğini sürdürüyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ateşkes için birçok liderle telefonda görüştü. Ancak İsrail’in soykırıma varan vahşeti büyütmesiyle Türkiye, mayıs ayında İsrail ile tüm ticari ilişkileri durdurdu.

TÜRKİYE’NİN KARARI İSRAİL’DE ÇARŞI PAZARI VURDU
Bu durum, İsrail’de çarşı ve pazarı olumsuz etkiledi. Bilindiği üzere Tel Aviv yönetimi, sebze-meyve ithalatının neredeyse tamamını Türkiye ve Ürdün’den yapıyordu.
Türkiye’nin ardından Ürdün’den ithal edilen tarım ürünlerinde kolera tespit edilmesi ve ithalatın durdurulması nedeniyle İsrail’de meyve sebze fiyatları fırladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL BASININDA GENİŞ YER BULDU
Ülkede sebze-meyve fiyatlarının artması İsrail basınında da geniş yer buldu. “Ankara’nın boykotunun pazarları vurduğu” ifadeleri kullanılan haberlerde; Türkiye ile yaşanan kriz nedeniyle ithalatçıların, malların da daha pahalı olduğu daha uzak ülkelerden ürün satın almak zorunda kaldığı vurgulanıyor.

Öte yandan, Türkiye’nin boykot kararı sonrası İsrail’de fiyatı en çok artan ürünlerin başında domates ve salatalık geliyor. İsrail, söz konusu ürünleri büyük oranda Türkiye’den ithal ediyordu.
Türkiye’nin ticaret yasağından önce satılan biber, üzüm, patlıcan gibi ürünlerde de ortalama 3-4 şekellik (36 TL) bir artış yaşandı.

“YEREL ÜRETİM DÜŞTÜ”
Diğer yandan İsrail Çiftçi Konseyi Üyesi İbrahim Mavasi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ülkede sebze meyve fiyatlarının artışındaki etkenlerden birini Gazze’nin üretici statüsünden tüketici durumuna geçmesi olarak göstermişti.
Tarımda artan maliyet nedeniyle yerel üretimin düştüğüne dikkati çeken Mavasi, bir ton domatesi üretmenin maliyetinin 3300 İsrail şekeline (yaklaşık 885 dolar) yükseldiğini, bu nedenle ürünlerin tüketiciye yüksek fiyatlarla ulaştığını aktarmıştı.
Mavasi, üretimde maliyetin azaltılması için çiftçilere devletten daha fazla teşvik sağlanmasını talep etmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adebanjo, silahlı kişilerin, 15 Nisan’da Benue eyaletine bağlı Otukpo bölgesinde kaçırdığı 20 tıp öğrencisinin serbest bırakılması için 50 milyon (yaklaşık 1,1 milyon lira) fidye istediğini kaydetti.
Öte yandan, Benue Polis Sözcüsü Catherine Anene, yaptığı açıklamada, kaçırılanları kurtarmak için çalışma sürdürüldüğünü duyurdu.
Silahlı kişiler, 15 Nisan’da Benue eyaletinden Enugu eyaletine giden tıp öğrencilerinin olduğu otobüse Otukpo bölgesinde düzenlendiği saldırıda 20 tip öğrencisi kaçırılmıştı.
Ülkede insan kaçırma suçunun cezası idam olmasına rağmen fidye için kaçırma olaylarına sıkça rastlanıyor. Silahlı kişiler, genelde ülkenin kuzeyindeki köyleri, okulları ve yolcuları hedef alarak fidye talep ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BARIŞ ANLAŞMASININ İMZALANMASI İÇİN DESTEĞE HAZIRIZ”
Toplantıda açıklama yapan Putin, “Azerbaycan ve Ermenistan arasında bir barış anlaşmasının imzalanmasının genişletilmesi, sınırın belirlenmesi veya çizilmesi ve daha önce birçok kez görüşüldüğü gibi lojistik ve ekonomik çözümlerin çözümü için yapabileceğimiz bir şey varsa, destek olanakları ekstra hazırız.

Azerbaycan ziyaretimden döndüğümde Başbakan Nikol Paşinyan ile iletişim halindeyken görüşmelerin sonuçlarını bildireceğim” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siyonist İsrail rejimi, ateşkes görüşmelerine rağmen halkı zorla aç ve susuz bırakarak büyük bir insani felakete yol açtığı Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına devam ediyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 25 kişi hayatını kaybetti, 72 kişi de yaralandı. Deyr el-Belah kentindeki bir evin bombalanması soncu bir anne ve 6 çocuğu öldü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hedef alınan evin El-Attar ailesine ait ve 6 çocuktan 4’ünün ikiz olduğu belirtildi. İsrail ordusunun Nusayrat Mülteci Kampı’nda El-Yazici ailesine ait, bir evi bombalaması sonucu ise 4 kişi yaşamını yitirdi.

Gazze Şeridi’nin doğusunda konuşlanan İsrail topçu birlikleri de Megazi Mülteci Kampı ve Bureyc Mülteci Kampı, Deyr el-Belah kenti ve El-Masdar kasabasına yoğun topçu ateşi açtı.

İsrail insansız hava aracından (İHA) Abasan el-Kebira kasabasındaki Misbah ailesine ait bir eve yapılan saldırıda, 4 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze’deki durumla ilgili görüşmelerin sürdüğünü belirten Biden, “Pes etmiyoruz. (Gazze’de ateşkes) Halen mümkün.” ifadesini kullandı.
İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze Şeridi’nde ateşkese varılması amacıyla Katar’ın başkenti Doha’da 15-16 Ağustos’ta müzakereler yapılmıştı.
“İyi geçtiği” açıklanan Doha’daki müzakerelere Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü Bill Burns, Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ve İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad Direktörü David Barnea’nın başkanlığındaki heyetler katılmıştı.
Tarafların haftaya Mısır’ın başkenti Kahire’de ateşkes müzakerelerine devam edeceği bildirilmişti.
Biden, 16 Ağustos’ta Beyaz Saray’da düzenlenen etkinlik öncesi, Gazze’de olası ateşkes anlaşmasına ilişkin, “Hiç olmadığı kadar yakınız.” açıklamasında bulunmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze Şeridi’nde ateşkese varılması amacıyla Katar’ın başkenti Doha’da 15-16 Ağustos’ta gerçekleştirilen müzakerelerde istenilen sonuç elde edilemedi.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Hamas yetkilileri, hafta sonu Türkiye’yle temas kurarak, İsrail ile müzakere sürecine dair bilgi verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hamas yetkilileri, ABD’lilerin müzakerelerin gidişatına ilişkin “pembe bir tablo çizdiğini” ancak müzakerelerdeki gerçek durumun böyle olmadığına dikkati çekti.

Hamas’a göre, İsrail’in öne sürdüğü şartlar daha önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 10 Haziran’da desteklenen senaryonun ve Hamas’ın 2 Temmuz’da onayladığı şartların bile gerisine düşmüş durumda.

Buna göre İsrail, Hamas’ın İsrail’in Philadelphi Koridoru’ndaki varlığını kabul etmesini; Netzarim Koridoru’ndaki kontrol noktaları ile güneyden kuzeye geçen Gazzelileri denetlemeyi ve Hamas’ın serbest bırakılmasını istediği yaklaşık 300 mahkumdan oluşan listeden 100 ismi veto edebilmeyi istiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde, patlamada 50 yaşlarında bir erkeğin hayatını kaybettiği belirtildi. Olayın saldırı girişimi ihtimalini değerlendirmek üzere İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in soruşturmaya katıldığı aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Berhum, Gazze’de “Savaşın başlamasından bu yana 4. kez basın aracımız, kaskımız, yeleğimiz olmasına rağmen hedef alındık. Han Yunus’un kuzeyinde, İsrail’in güvenli dediği, yerinden edilen Filistinlilerin yoğun olduğu bir bölgeye haber yapmak için gittik.” dedi.
Saldırıya ilişkin Berhum, “Tepelerde konuşlu keskin nişancı İsrail askerleri doğrudan bizi hedef aldı. Hem araca hem de aracın etrafına ateş ettiler. Biz araçtan 5 metre uzaklaştıktan sonra yaklaşık 15 dakika boyunca ateş etmeye devam ettiler.” diye konuştu.
Berhum, Gazze’de güvenli hiçbir yerin bulunmadığına vurgu yaparak, “İsrail askerleri herhangi bir uyarı yapmadan, doğrudan hedef alıyorlar. Aracımızı doğrudan hedef aldılar, aracın ön camı, yanımızdaki kameramanımız hedef alındı.” ifadelerini kullandı.
TRT Arabi Gazze Muhabiri, İsrail ordusunun 4 ay önce düzenlediği saldırıda ayağını kaybettiğini hatırlattı.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ SALDIRIYI LANETLEDİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Berhum’a, TRT’ye ve basın camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Berhum’a yapılan saldırıyı lanetlediklerini belirten Yılmaz, “Bu saldırılar mazlum Filistin halkına yönelik olarak işlenen ve insanlığın kolektif hafızasına kazınan savaş ve insanlık suçlarını örtemeyecektir.” ifadesini kullandı.
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: NETANYAHU ŞEBEKESİ HER TÜRLÜ İNSANİ DEĞERİN DÜŞMANIDIR
AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Netanyahu şebekesi her türlü insani değerin düşmanıdır.” ifadesini kullandı.
İsrail’in TRT Arabi Gazze Muhabiri Sami Berhum’a yönelik saldırısını lanetleyen Çelik, hem TRT ailesine hem basın camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Ömer Çelik, şu değerlendirmeleri yaptı:
“TRT ve Anadolu Ajansımız Gazze’de insanlık için büyük bir vazifeyi yerine getirmektedir. Netanyahu ve şebekesi ise işlediği katliamların duyulmasını engellemeye çalışmaktadır. Herhangi bir sağlık ekibinin bile giremediği şartlarda bütün bir insanlık vicdanı adına doğruyu aktarmak üzere ölümü göze alan kardeşlerimizi bir kez daha selamlıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emekli ABD subayı Stanislav Krapivnik, Russia Today’a verdiği röportajda Ukrayna’nın Kursk bölgesine gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonu değerlendirdi, tüm Avrupa’da felakete yol açabilecek bir tehlikeye dikkat çekti.

NÜKLEER FELAKETE YOL AÇABİLİR
Krapivnik, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Kursk Nükleer Santrali’ni vurması durumunda Avrupa’nın büyük bir nükleer felaketle karşı karşıya kalabileceğini belirterek, yeni bir çernobilin yaşanabileceğine dikkat çekti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“NÜKLEER ERİMEYE NEDEN OLACAK”
Kursk Nükleer Santrali’nin soğutma sisteminin hedef alınması halinde Fukuşima ya da Çernobil’dekine benzer bir olaya yol açabilecek ‘nükleer erimeye’ neden olacağını söyleyen Krapivnik, rüzgarın kuzeybatıdan esmesiyle de Avrupa’nın büyük bölümünü etkileyeceğini ifade etti.

O ÜLKELERE DİKKAT ÇEKTİ
Krapivnik, olası bir serpintinin “Polonya, Almanya, Danimarka ve İskandinav ülkelerine” ulaşacağını belirterek, Kursk Nükleer Santrali’ndeki bir erimenin bölgeyi yaşanmaz duruma getireceğini söyledi.

ROSATOM UYARMIŞTI: DURUM KÖTÜYE GİDİYOR
Öte yandan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, Ukrayna’nın saldırıları nedeniyle Zaporijya ve Kursk’ta nükleer güç santralleri etrafındaki durumun kötüleştiğini bildirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze’de ateşkes, iki devletli çözüm ve bölgede uzun vadeli güvenlik ve istikrara ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı makalede, 7 Ekim’den bu yana Gazze dışında Lübnan’da da tansiyonun arttığı, İran’ın bölgeyi daha büyük bir savaşa götürecek şekilde gerginliği tırmandırdığı belirtildi.
Makalede, şiddet döngüsüne şahitlik edildiği ve durumun yanlış hesaplamayla daha derin ve çözülemez hale gelme riski taşıdığı vurgulanarak, gerginliği artırmaya meyilli olan bu döngünün siyasi çözümü daha da zor hale getirdiğine işaret edildi.
Fransa ve İngiltere’nin ulusal çıkarı ve güvenliği, Avrupa ve Orta Doğu’nun güvenliği için iki ülkenin birlikte çalıştığı kaydedilen makalede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri olarak sadece ortak çıkarlara sahip olmadıkları, aynı zamanda İsrail’in ve işgal altındaki Filistin topraklarının güvenliği ile tüm bölgenin istikrarına karşı sorumluluklarının bulunduğu bildirildi.
Makalede, Katar’ın başkenti Doha’daki ateşkes ve esir takası müzakerelerinin Gazze’de acil ateşkes, esirlerin salıverilmesi ve bölgenin istikrarı için hayati önem taşıdığı belirtildi.
Ateşkes olmadığı takdirde Gazze’deki insani durumun kötüleşeceği anlatılan makalede, tüm insani yardım örgütlerindeki cesur sağlık çalışanlarının çocuk felci salgınını önlemek için adeta yarış içinde bulundukları ancak yalnızca güvenli olduğu zaman aşılama yapabildikleri ifade edildi.
“YALNIZCA SİYASİ BİR ÇÖZÜM, YOLU GÖZLENEN BARIŞI SAĞLAYABİLİR”
Makalede, barış için hiçbir zaman geç olmadığının ve topyekun bir savaşın kimsenin çıkarına olmayacağının altı çizildi.
Diplomasiye gereken desteğin verilmesi gerektiği vurgulanan makalede, “Herhangi bir İran saldırısının, Gazze için süren ateşkes müzakerelerini baltalamak dışında, yıkıcı sonuçları olacaktır.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Makalede, bir anlaşmanın sivillerin çektiği acılara son vereceği, güvenlik hissini inşa edeceği ve iki devletli çözüme giden yolu açacağına işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
“Hiçbir bahane ve gecikme kabul edilemez. Hepimiz bir araya gelmeliyiz. Barış için birleşmeliyiz. Yalnızca siyasi bir çözüm, yolu gözlenen barışı sağlayabilir. Bu yüzden sadece ateşkes istemiyoruz, aynı zamanda İsrail, Hizbullah ve Lübnan’ı da gerginliği BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde çözmek için ABD öncülüğünde başlatılan müzakerelere katılmaya çağırıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SOYKIRIMI DURDURUN” ÇAĞRISI
Buradan yürüyüşe geçen göstericiler, Filistin bayrakları ile “Bir soykırım diğerini haklı çıkarmaz”, “Almanya’nın sessizliği suç ortaklığıdır”, “15 bin çocuk öldürüldü” ve “Bütün ebeveynler aynı dilde ağlar” yazılı pankart ve dövizler taşıdı.
Eylemde, “Cinayeti ve savaşı durdurun”, “Göreceksiniz Filistin özgür olacak”, “Hepimiz Filistinliyiz”, “Çocuk katili İsrail”, “Soykırımı durdurun” ve “İsrail terör devletidir” sloganları atıldı.

BİRÇOK GÖSTERİCİ GÖZALTINA ALINDI
Yürüyüş güzergahı üzerinde bulunan Axel Springer Medya Grubu binası önünde toplanan bir grup, İsrail bayrakları açarak gösteriyi provoke etmeye çalıştı.
Filistin’e destek eylemine katılanlar ile provokasyon yapmaya çalışanların arasına giren polis ekipleri gerilimin artmasını önledi.
Göstericiler eylemi uzun süre bu bölgede sürdürdü. Polis eylemin sonlandırıldığı anonsu yaparak göstericilerin ayrılmalarını istedi. Bu çağrıya uymayan göstericiler ile polis arasında zaman zaman arbede yaşandı ve birçok gösterici gözaltına alındı.
Berlin’de Gazze’ye destek gösterisi! Alman polisinden insalık dışı müdahale
Alman polisi bir göstericiye müdahale ederken yerlerde sürükledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde son 24 saatte gerçekleştirdiği 2 katliamda ölen 25 kişinin cenazelerinin hastanelere ulaştığı, saldırılar sonucu 72 kişinin de yaralandığı belirtildi.
40 BİN 99’A YÜKSELDİ
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 99’a, yaralı sayısının da 92 bin 609’a yükseldiği kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılamanın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev eşi Mihriban Aliyeva ile birlikte Putin’i evlerinde ağırladı. Putin, İlham Aliyev ve Mihriban Aliyeva birlikte yemek yedi.
Putin, yarın da Aliyev’le bir araya gelecek. Liderler, Rusya-Azerbaycan ilişkilerini, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini, güncel uluslararası ve bölgesel konuları da müzakere edecek.
Ziyaret kapsamında Putin ve Aliyev ortak bildiri imzalayacak, ayrıca iki ülke arasında bir dizi anlaşmalara imza atılacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Han Yunus’un kuzey ve batı bölgelerini ağır topçu atışları ve hava saldırılarıyla vurduğunu belirtti.
İsrail askeri araçlarından yeni saldırı noktalarına yakın olan Asda bölgesinde yerinden edilen sivillerin sığındığı çadırlarının bulunduğu bölgelere makineli tüfeklerle ateş açıldı.
Saldırılar sonucu ölen ve yaralananlara ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
İsrail ordu güçleri, yaklaşık 1,7 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı Mevasi’de “insani bölge” olarak ilan edilen bölgeden sadece birkaç yüz metre uzakta bulunuyor.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 16 Ağustos’ta sosyal medya hesabından yeni bir harita paylaşarak Deyr el-Belah kentinin doğusundaki bölgelerin yanı sıra Han Yunus’a bağlı El-Karara, El-Mevasi, Cela, Hamed ve Nasr bölgelerinin boşaltılmasını istemişti.
Adraee’nin paylaştığı haritada, İsrail’in “güvenli bölge” ilan ettiği ve yerinden edilen 1 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Mevasi’nin bazı kısımlarının da yer alması dikkati çekmişti.
İsrail savaş uçakları Cuma günü yerleşimlerin olduğu Hamed Mahallesi’ndeki bazı konutları yerle bir etmişti.
Katar Devleti’nin eski Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin adını taşıyan ve 2 bin 500 dairenin yer aldığı Hamed Mahallesi, Gazze’nin yeniden imar programı kapsamında Doha’nın yaptığı 407 milyon dolarlık bağışın ardından 2012’de inşa edilmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da Türkiye’nin günlerdir mücadele ettiği orman yangınları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kurum’un açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“Son günlerde yaşadığımız yangınlar sebebiyle bir kez daha aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Bildiğiniz gibi İzmir’imizin Karşıyaka ilçesinde rüzgarında etkisiyle yangın yerleşim yerlerine ve sanayi bölgelerine sıçradı. 5 ayrı hasar tespit ekibimiz, bakan yardımcımız yangından etkilenen tüm illerde Tarım ve Orman Bakanlığı’mızın koordinasyonunda süreci anbean takip etmektedir. Ekiplerimizle yangından etkilenen tüm bölgelerde soğutma işlemlerinin başlamasına müteakip hasar tespiti çalışmalarını yürütmektedir.
İzmir’de 52 bina 97 bağımsız bölümde incelemelerimizi yaptık. Bunlardan 43 bina, 45 bağımsız bölümün yangından etkilendiğini ağır, yıkık ya da orta hasarlı olduğunu tespitini yapmış olduk. An itibariyle yangın kontrol altına alındı ve soğutma çalışmaları devam ediyor. Yine Tire ve dün gece başlayan Urla yangınında; soğutma çalışmalarının bitmesiyle, hasar tespitlerimizi oralarda da süratle yapacağız.
Bununla beraber Manisa’mızın Gördes ilçesine bağlı Boyalı mahallemizde çıkan orman yangını nedeniyle de Karayakup köyümüz yangından etkilendi. Boyalı ve Karayakup köylerimizde soğutma çalışmalarının bittiği alanlarda hasar tespit çalışmalarını ekiplerimizi yürütüyorlar. 3 ekibimizi bölgeye gönderdik. Şu anda 46 binamızda, 66 bağımsız bölümde incelemelerimizi yaptık. 36 bina, 52 bağımsız bölümün etkilendiğini ağır, yıkık ya da orta hasarlı olduğunu tespit ettik. Her yangında, depremde, selde milletimizi yalnız bırakmadık, bu yangınlarda da yaralarımızı hızlıca saracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım Bakanı Yumaklı: İzmir Yaman’lardaki yangın, an itibariyle kontrol altına alındı.
BoluGöynük’teki yangın da kontrol altında.
ManisaGördes’teki ve Uşak’taki yangının enerjisi büyük ölçüde kontrol altına alındı.
5 yangın kontrol altına alınmaya çok yakın. Akşama doğru güncelleme yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 15 Ağustos akşamı çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen, ev ve iş yerlerine sıçrayan orman yangınının ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangın bölgesinde açıklamalarda bulundu. İzmir Yamanlar’daki yangının kontrol altına alındığını aktaran Bakan Yumaklı, “Bölgede soğutma çalışmalarımız devam edecek. Menderes’teki yangında bütün gece boyu arkadaşlarımızın karadan olabildiği kadarki müdahalesi ve yangının çıkış anından gün batımına kadarki olan süreçte hava araçlarıyla birlikte o da belli bir alana kıstırılmıştı. Enerjisi düşürüldü. Şu anda 4 uçak 11 helikopterle çok yoğun bir şekilde karadan da arkadaşlarımız müdahale ediyorlar. Kontrol altına alınmaya en yakın olan yangınlardan bir tanesi” diye konuştu.
Urla’daki yangın kontrol altında
Dün akşam saatlerinde Urla’da çıkan yangınla ilgili son durumu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti:
“İzmir Urla- Çeşme’de makilik alanda çıkan bir yangındı. Ekiplerimiz, oraya intikal etti ve müdahaleye başladılar. Yakında bir site vardı. Buranın risk altında olduğu düşüncesiyle Valilik tarafından boşaltılmasına karar verildi. Burası da tahliye edildi. Zarar gören herhangi bir ev ya da bir can kaybı ya da yaralanma yok. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Burası da kontrol altında diyoruz.”
Bolu yangını kontrol altında
Ülke genelindeki diğer yangınlar ile ilgili de bilgiler paylaşan Bakan Yumaklı, “Diğer yangın da Bolu Göynük’teydi. Burası da sarp araziler, uçurumlarla dolu büyük ve geniş bir alandı. Burayla ilgili de kontrol edildi bilgisini veriyorum. Burada da soğutma çalışmaları devam edecek. Bölgedeki ağaç yapısı itibarıyla zaman zaman küçük tütmeler görülebilir. Fakat endişelendirecek bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
” Aydın’daki yangın iyiye gidiyor”
Aydın Bozdağ’da 5 uçak, 11 helikopterle ve çok kara ekibiyle müdahale edilen, 3 gündür devam eden bir yangının olduğuna değinen Bakan Yumaklı, “Bayrak direğini bile adeta yerinden sökercesine bir rüzgar vardı orada. Buna rağmen arkadaşlarımız belli bir olgunluğa getirdiler. Çok çok iyi gidiyor. Burası da kontrol altında bilgisi verilmeye en yakın olan hatta kısmen kontrol altında diyebileceğimiz yangınlardan bir tanesi” şeklinde konuştu.
” Gördes’teki yangının enerjisi ciddi şekilde düşürüldü”
Manisa’nın Gördes ilçesinde de günlerdir devam eden yangına dair bilgiler paylaşan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Çok uzun ve geniş bir alana bir hat şeklinde yayılmış, şiddetli rüzgar sebebiyle bir yangın söz konusuydu. Burada da 1 uçak 10 helikopterle çok ciddi bir kara gücüyle müdahale devam ediyor. Buranın da yine enerjisi ciddi bir şekilde düşürüldü. Sadece bir noktası kaldı. Arkadaşlar oraya odaklandı. Burası da yine kontrol edildi bilgisi verilmeye en yakın yangınlardan bir tanesi.”
Bakan Yumaklı, diğer yangınlara ilişkin ise şunları söyledi:
” Karabük Ovacık’ta da 2 helikopterle birlikte müdahale sürüyor. Ulaşılamayan kayalık alanlar var. Burasının enerjisi çok ciddi bir şekilde düşürülmüş vaziyette. Zaman zaman tütmeler görülebilir. Bunlar soğutmalardan da kaynaklanıyor. Burası da kontrol edildi bilgisi verilmeye yakın yangınlardan bir tanesi. UşakEşme’deki yangına 4 helikopter ve kara ekiplerimiz müdahale ediyorlar. Buranın da enerjisi ciddi bir şekilde düşürüldü. Burada da tek bir nokta kaldı. Arkadaşlarımız buraya yoğunlaşmış vaziyetteler. Kalan 5 yangın kontrol edilmeye en yakın vaziyette.”
Ağaçlandırma çağrısı
Yanan bölgelerle ilgili ağaçlandırma çağrısında da bulunan Yumaklı, “Buraları da yeniden ağaçlandıracağız. Herkesi 11 Kasım’daki Milli Ağaçlandırma Bayramımızda bu hasarı hep birlikte gidermeye davet ediyorum” diye konuştu.
“Pazar gününe kadar hassasiyet gerekiyor”
Yangınlara karşı vatandaşları uyaran Yumaklı, son olarak şunları ekledi:
“Önümüzdeki hafta pazar gününe kadar çok yoğun bir hassasiyet gerekiyor hepimiz için. Eğer mümkünse kapalı alanların dışında açık alanlarda bir kibrit bile çakmayalım. Bir ateş veya alev oluşturacak herhangi bir eylemde bulunmayalım. Çünkü çok basit bir şeyin bile nelere mal olduğunu burada günlerdir hepimiz yaşadık. 15 Eylül’e kadar bizim hassasiyetimiz sürecek.” – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgin, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalan 2 milyon 300 bin kişiden yaklaşık yüzde 85’inin yerinden edildiğini belirtti.
Resmi rakamlara göre, İsrail’in saldırılarında yaklaşık 40 bin kişinin hayatını kaybettiğini, ölen çocukların sayısının ise 16 bini geçtiğini hatırlatan Bilgin, enkaz altında 10 binden fazla Filistinli kaldığını ve bölgenin adeta toplu mezar haline geldiğini ifade etti.
Yaşamla ölüm arasındaki çizginin kaybolduğu Gazze’de Dünya Doktorları’nın 78 kişilik ekibiple çalıştığını dile getiren Bilgin, bölgede insani yardım çalışanlarının da saldırıların hedefi olduğuna dikkati çekti.
Çatışma ve kriz bölgelerinde canları pahasına görev yapan insani yardım çalışanlarına destek verilmesi çağrısında bulunan Bilgin, “7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında yaklaşık 300 insani yardım çalışanı hayatını kaybetti. Veriler, Gazze’de son 10 ayda hayatını kaybeden insani yardım çalışanlarının, 2021 ve 2022’de dünya genelinde yaşamını yitiren insani yardım çalışanlarından daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Doktorları da bu saldırılardan yüksek oranda etkileniyor. Aylardır Gazze’de olan ekip, İsrail bombardımanına ve gıdasızlığa maruz kalıyor. 19 Ağustos İnsani Yardım Günü’nde ‘yardımcılara yardım’ çağrısı yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bilgin, Dünya Doktorları’nın verilerine göre Gazze’de 122’si çocuk 2 bin kanser, 1500 diyalize ihtiyaç duyan böbrek hastası, 45 bin kardiyovasküler hastalık teşhisi konmuş kişi ile 485 binden fazla ruh sağlığı bozukluğu vakası bulunduğunu aktardı.
Gazze sağlık sistemindeki tahribatın geri dönülemez noktaya ulaştığını vurgulayan Bilgin, şunları kaydetti:
“Gazze’deki hastanelerin sadece yüzde 44’ü kısmen işlevsel durumda. Yalnızca 1400 yatak kapasitesi var. Birinci basamak sağlık tesislerinin yüzde 45’i, 8 sahra hastanesinin ise sadece 4’ü tam kapasiteyle çalışabilir durumda. Gazze’de binlerce hasta, insani yardım personeli ve yerinden edilmiş insanın hayatı, büyük risk altında. Dünya Doktorları olarak tüm devletlere sivillerin, hastaların, sağlık personelinin korunmasına yönelik acil adım atılması, tam, güvenli ve engelsiz insani yardıma erişim için İsrail hükümetine her türlü baskının uygulanması çağrısında bulunuyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan resmi ajansı NNA’nın geçtiği habere göre, İsrail ordusuna ait hava araçları sınır bölgesinde yer alan Ayta eş Şaab beldesine hava saldırısı düzenledi.
Seyir halindeki bir motosikletin hedef alındığı saldırıda 1 kişinin öldüğü ve 1 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Haberde, ölen ve yaralanan kişilerin kimlik bilgileri hakkında detay paylaşılmadı.
İsrail ordusu, son haftalarda Lübnan’da seyir halindeki motosiklet ve araçlara düzenlediği birçok saldırıda İran destekli Hizbullah mensuplarını hedef almıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal medyada paylaşılan videolarda, Thames Nehri ve yakındaki Waterloo Köprüsü üzerinden tarihi binadan havaya yükselen gri dumanlar görülüyor.
Somerset House müdürlüğü, yangının binanın batı kanadında çıktığını ve “o bölgede sanat eseri bulunmadığını” söyledi.
Henüz bildirilen bir yaralanma olmadı.
Öğle saatlerinde çıkan yangının nedeni henüz bilinmiyor.
Londra İtfaiyesi, Somerset House’un yangın nedeniyle kapatıldığını söyledi.
Somerset House, X hesabından, “binanın küçük bir bölümünde çıkan yangın nedeniyle, alanın şu anda kapalı olduğu” ifade edildi. Bugün gerçekleşecek etkinliklerin iptal olduğu duyuruldu.
Yoğun duman nedeniyle, insanlara bölgeden uzak durmaları, yerel işletmelere pencere ve kapılarını kapalı tutmaları söylendi.
Somerset House, Orta Çağ’dan 20. yüzyıla kadar uzanan eserler de dahil olmak üzere Samuel Courtauld Trust koleksiyonunun bulunduğu Courtauld Galerisi’ne de ev sahipliği yapıyor.
Vincent Van Gogh’un Sargılı Kulaklı Otoportresi, Courtauld Koleksiyonu’nun bir parçası.
Galeri ayrıca Edouard Manet, Claude Monet ve Paul Cezanne’ın eserlerine de ev sahipliği yapıyor.
Somerset House Trust Müdürü Jonathan Reekie, yangının fark edilmesiyle binanın hemen tahliye edildiğini söyledi. BBC’ye yaptığı açıklamada, “Herkes güvende, binanın o bölümünde sanat eseri yok” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA – Uşak’ın Eşme ilçesinde otluk alanda çıkıp ormanlık ve meşelik alana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale devam ederken, yangın Manisa sınırını aştı. Sınırda bulunan Manisa’nın Sarıgöl ilçesindeki 1 köy tedbir amaçlı boşaltıldı.
Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Dereli Köyünde öğleden sonra başlayan orman yangınına müdahale devam ederken alevler, rüzgarın da etkisiyle 4 gündür Gördes yangınıyla mücadele eden Manisa il sınırına dayandı. Manisa’nın Uşak sınırındaki ilçesi Sarıgöl’ün Şeyhdavutlar köyü ve köye bağlı Demirciler’in tedbir amaçlı boşaltıldığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Beydini ile Alınca Köyü arasındaki yangını söndürme çalışmalarında 32 saat geride kaldı. Gün içerisinde havadan da helikopter desteği verilen yangına 205 personel ve 75 araçla da karadan müdahale ediliyor. Havanın kararmasıyla yangının yayıldığı alan ortaya çıkarken, iş makineleri arazözlerin giriş yazmadıkları yerlere yol açma çalışması gerçekleştiriyor. Yangının karayoluna yaklaşması üzerine yolun bir bölümü ulaşıma kapatıldı.
Sarp ve engebeli araziye doğru devam eden yangını söndürme çalışmaları sürüyor. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Beydini ve Alınca köyü arasındaki ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmaları 29 saattir sürüyor. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Vali Mustafa Yavuz ve AK PartiMilletvekiliCem Şahin ile bölgeye gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
İncelemelerin ardından gazetecilere konuşan Vali Yavuz, dün başlayan orman yangının gece boyunca devam ettiğini belirterek, “Aslında rüzgarın etkisini yitirdiği saatlerde kısmen yavaşladı ama rüzgarın etkisini artırmasıyla yeniden hareketlendi. Özellikle yangının engebeli, sarp bir arazide olması nedeniyle müdahalede çeşitli zorluklar yaşıyoruz” dedi.
“Yangın 40 hektarlık alanda etkisini devam ettiriyor”
Dün yangının başladığı saat itibariyle 75 araç ve 205 personelle yangına canla ve başla müdahale edildiğini ifade eden Yavuz, “Şu anda da yaklaşık olarak 38-40 hektarlık bir alanda etkisini devam ettiriyor. Özellikle doğu ve batı kısmında yangınımız şuanda devam ediyor. O noktalarda arkadaşlarımız yol açmak suretiyle ve arazözler vasıtasıyla hortumları döşeyerek suyla müdahale ediyorlar. Karadan müdahalenin yanı sıra aynı zamanda bugün havanın ışımasıyla birlikte iki helikopterimiz yangına gün boyunca müdahale ettiler. Hem havadan hem karadan müdahale ediliyor. Tek sevindirici taraf. Dün de söylemiştim. Yakın bir yerleşim yerimizin olmaması. Bu saate kadar herhangi bir cana zararın gelmemesi bu anlamda işin sevindirici tarafı ama diğer taraftan tabii akciğerlerimiz olan, yeşil vatanımız olan ormanlarımızın da zarar görmesi bizleri üzüyor” diye konuştu.
Yavuz, beklentilerinin yangını kısa sürede söndürmek olduğunu aktardı.
Yangın için gece planlamasının yapılacağını kaydeden Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ise, “Bakanımızın talimatı üzerine bölgedeki tüm Orman Genel Müdürlüğü teşkilatı ve AFAD teşkilatının imkanlarını buraya seferber ettik. Umarım bu gece ormandaki enerjinin soğutulması ve ardında da kontrol altına alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, devletin tüm imkanlarıyla yangın bölgesinde olduğunu belirterek, “Arkadaşlarımız kontrol altına almak amacıyla gerekli çalışmaları yürütüyorlar. İnşallah ümidimiz bu çalışmaların neticesini en kısa süreç içerisinde görmek” dedi. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Menderes ilçesi Şaşal Mahallesi’nde yeni bir orman yangını çıktı.
Menderes’te çıkan yangına İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri yangına havadan ve karadan müdahaleye başladı. Öte yandan, Karşıyaka Yamanlar Dağı’ndaki orman yangını devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polat, Dedeler köyündeki İl Afet Koordinasyon Merkezi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, zorlu arazi şartlarında yangını söndürmek için büyük mücadele verildiğini söyledi.
Polat, çevresi 30 kilometreye yaklaşan, içindeki farklı bölgelerde yerleşim yerleri, ticari müesseseler, fabrikalar ve tesisler bulunan bir alandan bahsettiğini dile getirdi.
Bunların işlerini zorlaştıran unsurlar olduğunu ve yangını söndürme süresini uzatan sebeplerin de başında geldiğini belirten Polat, “Başlangıçta birbirinden uzak 12 farklı noktada yangın devam etmekteyken 3. gün itibarıyla bu noktayı 3’e indirmiş bulunmaktayız. Diğer noktalarda yangın sönümlenmiş ve oranın personeli ve araçları da henüz söndürülmemiş alanlara kaydırılmış ve oralarda kümelendirilmiş bulunmaktadır. Bu sevindirici bir durum. Zaman zaman ulaşılamayan noktalarda parlamalar ve enerji artımları görülmektedir. O yüzden bugün şu saat itibarıyla yangının kontrol altına alındığını teknik olarak söyleyemeyiz. Bölgenin ağaç yapısı kara çam ağırlıklı, yüksek enerjiyle yanan, sürprizler yapabilen bir ağaç türü. Bu vesileyle henüz yangının kontrol altına alındığını söyleyemeyiz.” diye konuştu.
“Hava aracı eksikliği varmış gibi oluşturulan spekülasyonlar doğru değil”
Bir basın mensubunun “Hava araçlarının su temini noktasında bir sorun yaşanıyor mu?” sorusuna karşılık Polat, hava araçlarının su temini noktasında hiçbir sorun yaşanmadığını, su kaynağının bölgeye çok yakın olduğunu söyledi.
Sünnet Göleti’nden su temin ettiklerini, bunun bir avantaj olduğunu dile getiren Polat, bölgede geniş yüzeyi olan bir su kaynağı bulunmadığı için uçak yerine sadece helikopter desteği verebildiklerini ifade etti.
Polat, başlangıçta 11, 12, 13’lere kadar çıkan hava aracı desteğinin 3 gün içinde değişik sayılarda devam ettiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunları ikmal ihtiyaçları ve çalışma saati ihtiyaçları, gece çalışıp çalışmama gibi kısıtlarından dolayı devamlı havada göremiyor olabilirsiniz. Bu da bazı spekülasyonlara sebep oluyor. Aynı zamanda yangın alanının çok geniş olması, birbirinden farklı ve birbirini görmeyen alanların bulunması da diğer tarafta çalışan hava aracının bu taraftan görülmemesi sanki hava aracı eksikliği varmış gibi bir spekülasyonlar oluşturuldu. Kesinlikle bu doğru bir şey değildir. Türkiye’mizin farklı noktalarında ortaya çıkan yangınlarla da cansiparane mücadele ettiğimiz için bu yangının gerektirdiği sayıda hava aracını intikal ettirmiş ve çalıştırmış bulunmaktayız. Hava araçlarımız gün batımıyla tabii çalışamayacak. Kontrol altına alındıktan sonra soğutma çalışmalarına da katılacaklar yer yer.”
“Hiçbir yerleşim yerimiz şu anda tehdit altında değildir”
“Yangın herhangi bir yerleşim yerine sıçradı mı?” sorusu sorulan Polat, yerleşim yerinin güvence altına alınmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini dile getirerek, “Şunu kesin söyleyebilirim, hiçbir yerleşim yerimiz şu anda tehdit altında değildir. Her geçen gün daha da rahatlatılmıştır çünkü amacımız ilk önce yerleşim yerlerinin korunması, insanların can ve mal güvenliklerinin sağlanması, özellikle ticari müesseselerimizin zarar görmemesi üzerine kurulmuştu. Sarp arazide ilk yapabileceğimiz şey buydu. Bunda da başarılı olduk çok şükür. Evlerine dönmeleriyle ilgili konularda Sayın Valimiz de burada Valilikle yapacağımız toplantılarda karar verilecektir.” diye konuştu.
Vali Erkan Kılıç da bazı medya kuruluşlarında yer alan “Göynük’te evlerin yandığı, ağır hasarlı evlerin bulunduğu, çok sayıda hayvanın telef olduğu” şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, böyle bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını bildirdi.
Şu an zarar gören ev bulunmadığını belirten Kılıç, “Hayvanlarla ilgili herhangi bir şey yok. Tüm tedbirler alınmış, Sayın Bakan Yardımcımızın da ifade ettikleri gibi her yerde yeterli araç gerecimiz var. Jandarmamız, AFAD’ımız, orman personeli, her tarafı sıkı tutuyoruz şu anda. Çok şükür bu saate kadar iyi geldik. İnşallah bundan sonra da kısa sürede bu yangını tamamen kontrol altına alırız.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YANGIN BÖLGESİ İHA’DAN GÖRÜNDÜ
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle Muğla Kavaklıdere’ye ulaşan yangında havanın kararmasıyla birlikte uçak ve helikopterlerin müdahalesi sona erirken müdahale için gece görüşlü helikopter devreye girdi. Yangına kara unsurlarının yanı sıra gece görüşlü helikopterin müdahalesi devam ediyor. Öte yandan, yangın İnsasız Hava Aracı(İHA) tarafından görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cenevre’nin merkezindeki Cornavin Tren Garı’nda toplanan 100’ü aşkın kişi Filistin’e destek gösterisi düzenledi.
Garda oturma eylemi gerçekleştiren eylemciler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında öldürülenlerin sayısının 40 bini aşmasına ve özellikle bebeklerin öldürülmesine tepki gösterdi.
İsrail’in Gazze’de yaptıklarını “soykırım” olarak niteleyen göstericiler, çocuk ölümlerinin durmasını taleplerini içeren pankartlar açtı.
Sık sık Filistin lehine slogan atan göstericiler, yerlere ölen bebekleri simgelemek için çocuk ayakkabıları ve oyuncaklar koydu.
Yaklaşık bir saat süren eylem, olaysız sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havanın kararmasıyla birlikte uçak ve helikopterlerin müdahalesi sona ererken, gece görüşlü helikopterler devreye girdi. Yangına, kara ekiplerinin yanı sıra gece görüşlü helikopterlerle müdahale sürerken, İnsansız Hava Aracı (İHA) tarafından çekilen görüntüler yangının boyutunu gözler önüne serdi. Yangın bölgesinde söndürme çalışmaları aralıksız sürüyor. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Gördes ilçesi Boyalı Mahallesi’nde geçtiğimiz Çarşamba günü çıkan ve Cuma günü de Salihli ilçesine sıçrayan yangına söndürme çalışmaları 80 saattir havadan ve karadan devam ediyor.
Gördes’in Boyalı, Karayakup, Çağlayan, Yeniköy, Malkoca ve Dalkara, Mahalleleri ile Salihli’nin Kale, Kemer, Kurttutan ve Hacıhıdır, Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerini etkileyen yangında, ormanlık alanların yanı sıra tarımsal alanlar zarar gördü. Rüzgarın da etkisiyle büyük bir alanda etkili olan yangına kontrol altına almak için 1 uçak, 3 helikopter, 93 söndürme ekibi, 34 su ikmal aracı, 26 iş makinesi, 7 AFAD ekibi, 5 emniyet ekibi, 30 jandarma timi, 4 jandarma ve TOMA olmak üzere 529 personel, gece gündüz demeden mücadele veriyor.
Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan ve Salihli İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Doğukan Karaaslan, geniş bir alanda etkili olan yangını söndürme çalışmalarını yakından takip etti.
Öte yandan 5’inci gününe giren orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİRİNCİ DEĞİŞMEDİ
Sıralamada Türkiye’den en iyi dereceyi 52’inci olan Koç Üniversitesi aldı. Koç Üniversitesi genç yıl aynı listede 55’inci sıradaydı. 2023’te 89’uncu sırada olan Sabancı Üniversitesi ise bu yıl 54’üncü sıraya yükseldi. Böylelikle listede ilk 100’de Türkiye’den iki üniversite yer aldı. Üçüncü sırayı 201–250 bandından 154’üncülüğe yükselen Bilkent Üniversitesi aldı. Bilkent’i de 173’üncü sırada yer alan Bahçeşehir Üniversitesi takip etti.
ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ GERİLEDİ
Geçen yıl Türkiye üniversiteleri arasında 5’inci sırada yer alan Çankaya Üniversitesi Türkiye sıralamasındaki yerini korumakla birlikte 101–150 bandından 201–250 bandına geriledi. Geçen yıl 251–300 bandında olan Özyeğin Üniversitesi de bu yıl 201-250 bandına yükseldi. . Akdeniz Üniversitesi ise 501 bandından yükselerek 251–300 aralığına girerek Türkiye’nin en iyi 7’inci genç üniversitesi oldu. Necmettin Erbakan ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji üniversiteleri de aynı bantta sıralandı. Türkiye’nin 10’uncu en genç üniversitesi olan Bartın Üniversitesi ise bu yıl ilk kez sıralamada yer aldı.
YERİNİ KİMSEYE KAPTIRMADI
THE Dünya üniversiteleri sıralamasında 32’inci olan ve en genç üniversiteler sıralamasında geçtiğimiz yıl ilk sırada yer alan Nanyang Teknoloji Üniversitesi yerini bu sene de korudu. Paris Araştırma Üniversitesi geçtiğimiz yıl üçüncüyken bu yıl ikinciliğe yükseldi. Bu yıl ilk 10’da Fransa’dan 4 üniversite yer aldı. Geçen yılın ikincisi Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ise bu yıl üçüncülüğe geriledi.
LARİLK 500’DEKİ GENÇ TÜRK ÜNİVERSİTELERİ
| Koç Üniversitesi | 52 |
| Sabancı Üniversitesi | 54 |
| Bilkent Üniversitesi | 154 |
| Bahçeşehir Üniversitesi | 173 |
| Çankaya Üniversitesi | 201–250 |
| Özyegin Üniversitesi | 201–250 |
| Akdeniz Üniversitesi | 251–300 |
| Necmettin Erbakan Üniversitesi | 301–350 |
| TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi | 301–350 |
| Bartin Üniversitesi | 351–400 |
| Firat Üniversitesi | 351–400 |
| Istanbul Bilgi Üniversitesi | 351–400 |
| Bezmiâlem Vakif Üniversitesi | 401–500 |
| Dokuz Eylül Üniversitesi | 401–500 |
| Düzce Üniversitesi | 401–500 |
| Erciyes Üniversitesi | 401–500 |
| Gebze Teknik Üniversitesi | 401–500 |
| İstanbul Medeniyet Üniversitesi | 401–500 |
| İzmir Teknoloji Enstitüsü | 401–500 |
| Selçuk Üniversitesi | 401–500 |
| Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi | 401–500 |
DÜNYANIN EN İYİ 10 GENÇ ÜNİVERSİTESİ
| Kurum adı | Ülke |
| 1) Nanyang Teknoloji Üniversitesi | Singapur |
| 2) Paris Sciences et Lettres – PSL Araştırma Üniversitesi | Fransa |
| 3) Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi | Hong Kong |
| 4) Hong Kong Şehir Üniversitesi | Hong Kong |
| 5) Paris-Saclay Üniversitesi | Fransa |
| 6) Paris Politeknik Enstitüsü | Fransa |
| 7) Hong Kong Politeknik Enstitüsü | Hong Kong |
| 8) Sorbonne Üniversitesi | Fransa |
| 9) Pohang Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (POSTECH) | Güney Kore |
| 10) Maastricht Üniversitesi | Hollanda |

MUTLULUK VE GURUR VERİCİ
Prof. Dr. Yusuf Leblebici – Sabancı Üniversitesi Rektörü: “Dünyanın En İyi Üniversiteleri Listesi’nin yayınlandığı Times Higher Education (THE) 2024 sıralamasında bir kez daha başarıyla yer almaktan onur duyuyoruz. Sıralama özelinde Türkiye’den ilk yüze giren en genç üniversitelerin başında yer almak ve dünya sıralamasına da ilk yüz arasına, 54’üncü sıradan girmiş olmak ayrıca mutluluk ve gurur verici. Her zaman altını çizdiğimiz gibi akademik olarak fark yaratan disiplinlerarası çalışmalar ve yenilikçi eğitim anlayışımızla birçok araştırma projesini hayata geçiriyor ve bu anlamda bir dünya üniversitesi olarak örnek olmayı hedefliyoruz. Bir araştırma üniversitesi olarak tüm fakülte ve merkezlerimizde geliştirdiğimiz projelerimizde uluslararası destek alıyoruz. Dünya çapında ses getiren çalışmalarımız ile Türkiye’nin en iyisi olmayı sürdürmek dışında dünya genelinde önde gelen bir araştırma üniversitesi olma hedefiyle ilerliyoruz. Bu sıralama sonuçları da gösteriyor ki hedefimize doğru sağlam adımlarla yaklaşıyoruz. Akademik kadromuz ve öğrencilerimiz ile çok daha büyük başarılar bizi bekliyor.”

GENÇLER ARASINDA EGZERSİZİN BİR YAŞAM ALIŞKANLIĞINA DÖNÜŞMESİNİ HEDEFLİYORUZ
Tanıtım töreninde konuşan YÖK Başkanı Özvar, “Kalkınma planlarında bireylerin spora aktif katılımlarını teşvik etmek, sporu bir yaşam tarzı olarak benimsetebilmek ve okullardan başlayarak örgütlü biçimde kitlelere yayılmasını sağlamak Türk spor politikalarında temel ilke olarak ifade edilmektedir. Küresel salgın ve dijital bağımlılık nedeniyle özellikle son yıllarda gençlerimiz arasında ortaya çıkan fiziksel aktivite yetersizliği önemli bir sorun haline gelmiştir. Yapılan araştırmalar üniversite öğrencilerinin yüzde 83’ünün ‘sedanter yaşam tarzı’ yani fiziksel aktivitenin hiç olmadığı ya da düzensiz olduğu bir yaşam tarzına sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Bu nedenle kampüslerimizde öncelikli olarak fiziksel aktivite ve düzenli egzersize katılımı artırmak için gerekli eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılarak, gençlerde spor yapma bilincinin artırılması ve gençler arasında egzersizin bir yaşam alışkanlığına dönüşmesini hedefliyoruz. Bugün ilanını gerçekleştirdiğimiz Spor Dostu Kampüs Projesi ile üniversite öğrencilerinin ders dışı zamanlarının değerlendirilmesi, gençlerimizin beden ve ruh sağlıklarının korunması ve dengeli gelişim süreçlerine destek sağlanması, gençlerimiz başta olmak üzere, kampüslerimizde yaşayan herkesin spor ve fiziksel aktiviteye özendirilmesi ve düzenli spor yapmanın bir yaşam felsefesi haline getirilmesi, kampüslerde bulunan spor tesislerinin ve aktivitelerin geliştirilmesi, spor faaliyetlerinde paydaşlarla iş birliklerinin arttırılması, öğrenci toplulukları ve kulüplerinin yaygınlaştırılarak sportif faaliyetlerinin arttırılması, dezavantajlı ve desteğe ihtiyacı olan öğrencilerin spor faaliyetlerine katılımlarının sağlanması, üniversitelerimizin akademik ve idari personelinin de fiziksel aktivitelerinin desteklenmesi ve spor yapmalarının sağlanması, üniversitelerimizde spor dostu ve sağlıklı kampüslerin oluşturulması ile ilgili farkındalığın artmasına katkı sağlanması hedeflenmektedir” diye konuştu.

ÜNİVERSİTELERİMİZİN BU ALANDAKİ PERFORMANSLARI YILLIK OLARAK ÖLÇÜLECEK
Başkan Özvar şunları söyledi: “Bugün üniversitelerimizin çoğu, en son teknolojiyle donatılmış modern spor tesislerine sahiptir. Spor Dostu Kampüs Projesi ile öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın sağlıklı yaşam biçimlerini sürdürmelerine ve spor yapmalarına destek olmayı hedeflemekteyiz. Yükseköğretim Kurulu olarak; alan uzmanı akademisyenlerimiz, çeşitli üniversitelerimizin sağlık, spor ve kültür daire başkanları ve Üniversite Spor Oyunları Federasyonumuz başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla uzun süreden beri yaptığımız istişareler sonunda geliştirdiğimiz Spor Dostu Kampüs Değerlendirme Kriterleri aracılığıyla üniversitelerimizin bu alandaki performansları yıllık olarak ölçülecektir. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Yükseköğretim Kurulu olarak bu hazırlanan performans kriterleri arasında; üniversitenin spor dostu kampüs yaklaşımı ile ilgili misyon ve vizyona ve buna dayalı bir stratejiye sahip olup olmadığından kampüste sağlıklı yaşam ve spor faaliyetlerine yönelik ulusal ve uluslararası sertifikalara; kampüs sakinlerine yönelik bağımlılıkla mücadele amacıyla koruyucu/önleyici farkındalık çalışmalarının yapılıp yapılmadığına kadar birçok ölçüt yer almaktadır. Ayrıca üniversitelerimizde gerçekleşen ulusal ve uluslararası müsabakalar, bireysel spor faaliyetleri, takım sporları, zihinsel aktiviteler ile tesislerin bakım, güvenlik ve temizliğinin ölçülmesi gibi birçok konu da kriterler arasında yer almaktadır. Üniversitelerimiz tarafından yapılacak başvurular, tarafsız ve alanında uzman panelistler tarafından değerlendirilecek ve değerlendirme sonuçları her yıl 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında kamuoyumuzla paylaşılacaktır. Ayrıca her yıl düzenli olarak yayımladığımız Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporunda da bu alana yer vermeyi düşünüyoruz. Spor Dostu Kampüs Projesi’ni Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte yürüteceğiz. Gençlik ve Spor Bakanlığının üniversitelerimize sağladığı spor altyapısı imkanlarıyla beraber bakanlığın diğer imkanlarından da istifade etmek suretiyle üniversite öğrencilerimizi düzenli spor yapmaya teşvik eden üniversitelerimizi ön plana çıkarmaya ve sıralamada bu üniversitelerimize Yükseköğretim Kurulu ve Bakanlığımız tarafından belirlenen muhtelif bayraklar teslim edilecektir. Her yıl bu sıralama yoluyla üniversitelerimizin spora yapmış olduğu katkı ölçüsünde sıralaması değerlendirilecektir. Projenin üniversitelerimiz, öğrencilerimiz ve personelimiz için hayırlı olmasını diliyor hepinizi saygıyla selamlıyorum” şeklinde konmuştu.
ERSÖZ: ÖNEMLİ BİR PROJEYİ HAYATA GEÇİRMİŞ BULUNUYORUZ
Projenin tanıtımında konuşan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Halis Yunus Ersöz, “Sporun kitleselleşmesi, sporun tabana yayılması anlamında, belki de bizim ülkemizde üniversite gençliğinin sporla teması bağlamında önemli bir projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Elit sporcu yetiştirme başka bir politika, sporun küreselleşmesi başka bir politikadır. Bu yaptığımız proje ile sporun kitleselleşmesini hep beraber sağlamış olacağız. Üniversite okuyan ve zamanın büyük bir kesimini istemediğimiz ortamlarda geçiren gençlerimizi sporu yaşamlarının bir parçası haline getirmeyi inşallah bu projeyle sağlamışı olacağız. Bakanlık olarak bu yıl hareketlilik yılı ilan ettik. Hem fiziksel hem akademik hem de kültürel hareketlilik yılı ilan ettik. Üniversite öğrencilerimiz, en yaygın hizmeti verdiğimiz, yurt hizmetleri sunduğumuz üniversite öğrencilerimize ilişkin hem geziler, kamp programları, sportif aktiviteler, hem de fiziksel aktiviteyi nasıl yaygınlaştırırız diye hep beraber çalışıyoruz. Bu anlamda Spor Dostu Kampüs projesiyle üniversitelerimizin sıralanıyor olması önemlidir. Eminim ki öğrencilerimiz idarecilerimizden daha hızlı bir şekilde projemizin yanında duracaklardır. Hep beraber projeyi geliştireceklerdir. Bugüne kadar YÖK ile yaptığımız genç ofisler etkin bir şekilde çalışıyor. Gönüllük dersini bu sene 160 bin kişi aldı. Bizim bakanlığımızın 3 binin üzerinde spor tesisi var. Ülkenin fizik kapasitesi ve insan kaynağı yeterli. Önemli olan bu insan kaynağını ve fiziki kapasiteyi birlikte değerlendirelim” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen müsabakalar sonucu başarı ile dönen sporculara protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi. Lansman fotoğraf çeklimi ile son buldu.
]]>
Hastaneden çıktıktan sonra eve geçen Tuğçe, geçmiş dosyaları inceleyip Eren’e yardım etti.
‘Aradığın kişi seri katil değil de kiralık katil olabilir mi’ sorusuyla babasına farklı bir açıdan bakması gerektiğini söyledi.
NEVZAT, OKTAY’I ÖLDÜRDÜ
Oktay’ı kaçıran Nevzat, Yeliz’in ‘Oktay’ı bırak’ demesine rağmen söyleneni yapmadı ve açığa çıkmamak için Oktay’ı öldürdü.
Eski aşkı Zümrüt’e kocasını öldürmek için yardım edeceğini söyleyen Osman bir zehir hazırladı.
Rafet, Bülent Kısmetov’un yanına gidip ‘Duydum ki beni arıyormuşsunuz, Bülent Bey zahmet etmesin kendim gideyim ayağına’ sözleriyle kendini tanıttı.
Kısmetov ‘Kim taktı seni benim peşime’ diye sordu. Rafet de ‘Benim derdim para, kim verirse ona çalışırım’ dedi.
Rafet, para karşılığı Yekta’ya çalıştığını söyledi.

Eren edindiği bilgileri İclal Savcı ile paylaştı. Şüphelilerin banka hesaplarını incelemek istediğini İclal’e bildirdi.
20 yıl önce oğlu öldürülen Meral, Ilgaz ile görüşmek için adliyeye geldi. Her şeyi anlatan Meral, ‘Bir anne için en zoru evladını kaybetmek’ sözleriyle, kızı Yeliz’in abisi ve yengesini öldürdüğünü Ilgaz’a anlattı ve ifadesinin kayda geçmesini istemedi.
Çınar’ı kurtarmak için harekete geçen Ceylin, Dilan’a ulaştı.
‘Ömrün boyunca polisten kaçamazsın, kendi isteğinle teslim olursan cezan hafifler. Onlara her şeyi anlatmak zorundasın’
Ceylin’in söylediklerini düşünen Dilan, teklifini kabul etti.

Oktay’ın asistanı, Ilgaz’ı arayıp ‘Oktay Bey size bir kutu bıraktı’ dedi. Ilgaz da kutuyu almak için verilen adrese doğru yola çıktı.
Bülent Kımetov, Yekta’yı arayıp yemeğe davet etti; ‘İclal Savcı’dan kurtulmanın bir yolunu buldum’
Yekta mecbur kalıp, teklifi kabul etti.
Merdan Dede, taksi durağına gidip Osman’ın durumunu sordu. Durak yetkilisi Osman’ın bir süredir durağa gelmediğini söyledi. Eve dönen Merdan, Osman’ın odasını karıştırdı. Kutu içindeki zehir buldu.
Oktay’ın bıraktığı kutuyu almaya gitti. Ceylin de eşini ziyaret etti ama onu odasında bulamadı. Telefon açıp nerede olduğunu sordu. Melis, Ilgaz’ı Oktay’ın odasına alıp kutunun yerini gösterip dışarı çıktı. Kutunun içinden ekmek bıçağı çıktı. Ilgaz, Oktay’ın nerede olduğunu sordu yurt dışına çıktığını öğrendi.

Ilgaz, Eren’i arayıp ‘Oktay’ın peşinde polis yok muydu’ diye sordu. ‘Vardı’ cevabını alınca kontrol etmelerini istedi. Eren, Oktay’ın kaçtığını Ilgaz’a bildirdi.
Ilgaz tam arabasına binecekken arkadan aldığı darbeyle yere yığıldı. Nevzat ve adamı Ilgaz’ı bir arabanın bagajına koydu.

Osman hazırladığı zehri, Zümrüt’ün eşinin ilaçlarının arasına koydu.
Dilan’ın ifadesinden sonra Ceylin, Çınar’ın cezaevinden çıkmasının önünde engel kalmadığını Yekta ile paylaştı.
Okul çıkışı bekleyen Mercan, babası gelmeyince ağlamaya başladı. Öğretmeni de Ceylin’i arayıp haber verdi. Duruşmadan çıkan Ceylin, Ilgaz’a ulaşmaya çalıştı.
Mercan’ı okuldan alan Ceylin kızını havuza götürdü.

YEKTA İÇİN İTİRAF VAKTİ
Başına geleceklerden habersiz Bülent Kısmetov ile yemekte buluşan Yekta bir şeylerden şüphelenmeye başladı. Yemeğini yiyip masadan kalmak isteyen Yekta, engellemeyle karşılaştı. Kısmetov, ‘Yekta için itiraf vakti’ sözleriyle Yekta’dan her şeyi anlatmasını istedi. Köşeye sıkışan Yekta, ne yapacağını bilemedi. Kısmetov’un adamları tarafından darp edilen Yekta, bir arabaya bindirildi daha sonra bir köşeye bırakıldı. İclal, Yekta ve Rafet’in Kısmetov’u cezaevine göndermek için birlikte hareket ettiği ortaya çıktı.
ADLİYEDE BÜYÜK TELAŞ
Ilgaz’a ulaşamayan Eren, İcal’in odasına gidip son durumu anlattı. Olaya dahil olan Efe, Başsavcıdan onay alıp telefon takibi başlatmayı teklif etti.
Adliye ve emniyette büyük bir telaş başladı. Ekipler Ilgaz’ın en son gittiği yere doğru harekete geçti.

OSMAN HER ŞEYİ ÖĞRENDİ
Gizlice Zümrüt’ün odasına geçen Osman, başına geleceklerden habersiz şekilde Zümrüt’ü beklemeye başladı. Odaya gelen Zümrüt, sevgilisini arayıp olanları anlattı. Osman da konuşulanları duyunca büyük şok yaşadı. Zümrüt’ten hesap sordu. Evin güvenlik görevlisi Osman’I dışarı attı. Eve giden Osman’a Merdan Dede yardım etti.

ÖLMEK İSTEMİYORUM
Kendine gelen Ilgaz, elleri ve ayakları bağlı bir şekilde nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Nevzat’ı karşısında gören Ilgaz, ‘Kimsin’ diye sordu. Nevzat’ın cevabı ise, ‘Evet, sayın Savcım nasıl ölmek istersiniz’ oldu.

Ilgaz, ‘Sen o kişisin, insanları nasıl ölmek istiyorsa öyle öldürüyorsun. Seri katil değil, kiralık katilsin. Seni de Yeliz tuttu’ karşılığını verdi.
Nevzat, ‘Nasıl ölmek istersiniz’ diye tekrarladı. Ilgaz ise, ‘Bilmiyorum, çünkü ölmek istemiyorum’ cevabını verdi.
ILGAZ, BIÇAĞI OFİSTE BIRAKTI
Ilgaz’ın en son bulunduğu yere giden ekip, Oktay’ın odasında arama yaptı. Eren, kasada bir kağıda sarılı şekilde bıçak buldu. Yeliz kendisine gelen kutuyu açtı, içinden fil figürü çıktı. Daha sonra Ilgaz’ın görüntülerine yer verildi. Oktay’ın ofisine giderken takip edildiğini anlayan Ilgaz’ın kutuyu alıp, bıçağı ofise bıraktığı anlar ekranlara yansıdı.

EKİP ILGAZ’IN PEŞİNDE
Olay yeri inceleme ekibi Ilgaz’ın arabasının otoparkta olduğunu tespit etti, hemen incelemeye başladı. Ekip, Ilgaz’ın otoparka giriş görüntülerini izledi. Takip eden aracı tespit etti.
Nevzat, tekrar Ilgaz’a nasıl ölmek istediğini sordu. Daha sonra Ilgaz ile sohbet etti. Nevzat, kendi hikayesini anlattı; ‘Babam kasaptı, ilk o verdiği bıçağı elime. Hayvanı ürkütmeden okşaya okşaya kurban etmeyi öğretti bana. Sonra okudum Subay oldum, meslekte kendimi de buldum. Babam yanına çağırdı, ‘amcanı öldür’ dedi. Ben sözünden çıkmazdım babamın ikiletmedim, öldürdüm amcamı. Hiç üzülmedim de, sonra yakaladılar cezaevine girdim. İçeride bir adam vardı, eziyorlardı. Bunun derdini çözdüm, sonra duyan geldi. Neticesinde bir düzen kurdum kendime. Sonuç olarak buradayım’
CEYLİN, YELİZ’E SALDIRDI
İfade için emniyete gelen Yeliz, Ceylin’in saldırısına uğradı. Ceylin’i sakinleştirmek Eren’e düştü.
Gözyaşlarına boğulan Ceylin’e İclal destek olmaya çalıştı.
Sorguya giren Yeliz, suçlamaları reddetti.

ILGAZ NEREDE?
Ekiple işbirliği yapan Ceylin, Yeliz’in bulunduğu odaya girip Ilgaz’ın nerede olduğunu sordu. Yeliz de ‘bıçağı ver söyleyeceğim’ karşılığını verdi. Bıçağı Yeliz’in avukatına götüren Ceylin, Ilgaz’ın yerini öğrendi.

Nevzat’ın bulunduğu çiftliğe baskın yapan ekipler Oktay’ın cesedini buldu. Ilgaz’a ise ulaşılamadı.
Ilgaz’ın kravatını bulan Ceylin, sinir krizi geçirdi.
Nevzat ve adamı, Ilgaz’ı alıp deniz kenarına götürdü. Elleri kolları bağlı bir şekilde orada bırakıp gitti.

]]>
◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Reyting listelerinin de hep üst sıralarındasınız. Nedir bu başarının sırrı?
– Ekran önü her iş, izleyici takdiri ile başarılı olabilir. Bizi de yıllardır ilgileri, alakaları ile başarılı kılan izleyicilerimize en içten sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Biz, güncel ve gündem olan, halkın genelinin ilgisini çeken haberleri ele alıyoruz.
İnsanlar, öncelikle bizi kabullendi ve samimi buldu. Söylediklerimize itibar ediyorlar, eksik olmasınlar. Ben de olayları ele alırken, yaşanmışlıklarım, hatalarım ve şahit olduklarımdan yaptığım çıkarımları sentezleyip düşüncelerimi aktarıyorum. Yorumlarım izleyicilere mantıklı geliyor, ilgi görüyor. Meşrebimiz de çok benimsedi, izleyiciler bizi artık ailelerinden biri olarak görüyor.
◊ Çıtayı her daim yüksek tutmanın zorlukları neler?
– Zirvede olmanın iklim şartları vardır. Bunlara psikolojik olarak hazır olmanız gerekiyor. Aile gibi çok sağlam bir ekibimiz var.
HATALARIM BENİ, BEN YAPTI
◊ Programda yaptığınız yorumlar gündem oluyor. Buna karşı bakışınız nedir?
– Ben, Yeşilçam’da ilk filmimi çektiğimde 16 yaşımdaydım. 1984’te, Banu Alkan ile “Mavi Yolculuk”. 40 yıldır bu piyasadayım, 70’ten fazla film ve dizide başrol oynadım. Kariyerim öncesinde de bir hayatım vardı. 56 yaşında, ikinci evliliğini yapmış, üç çocuk babası bir adamım. Yaşadığım hayattan çıkarttığım, aldığım dersler var.
Hatalarım da oldu. Tüm bunlar da beni, ben yaptı. Kendim gibi olabilip hakaret etmeden, fikirlerimi açıkça söyleyip, bu özelliklerimle kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Düşüncelerimin halkta karşılık bulması bazı zihin yapılarını rahatsız ediyor. Ben de cevap verme zorunluluğu hissedebiliyorum. Tecrübeli de olsam nihayetinde insanım. Hoş, sosyal medyada saldırıya uğramayan başarılı insan yok!
1000 bölüm canlı yayın yapmak çok zor
◊ Geçtiğimiz günlerde “Neler Oluyor Hayatta” 1000’inci bölümü ile ekrandaydı. Dile kolay, büyük gurur 1000. bölüm. 1’inci ve 1000. bölümü göz önüne alırsak bu başarı dolu yolculuğu bize nasıl anlatırsınız?
– Hakan Ural: Bugünün dünyasında bir işte muvaffak olmak, 1000 bölüm canlı yayın yapmak çok zor. Bir de ele aldığımız konuları göz önüne alırsak, mucize gerçekten. Allah’ıma hamdolsun; öncelikle sevdiğim bir işte, devamlılık ve başarı nasip ettiği için. Sonra da tüm ekip arkadaşlarıma minnettarım, sonuçta hep birlikte ortaya koyduğumuz bir iş. Herkesin emeği var. Nur Tuğba’ya ayrıca müteşekkirim. Harika bir ekran ortağı. Uzun lafın kısası, şu an çalıştığım gibi bir ekibe sahip olduğum için çok şanslıyım.
– Nur Tuğba Namlı: Emek ve sevgiden oluşan bir yol bu. Düşünsenize herkesin evde olduğu pandemi döneminde bile biz yayın yaptık. Beraber güldük, beraber ağladık, hüzünlendik, kahkaha attık… O kadar tarifi zor ki… Dile kolay 1000 tane yayında buluştuk seyircimizle. Var olsunlar. Hep karşılıklı sevgimiz daim olsun.
NUR TUĞBA NAMLI: HAYATTAKİ HER ŞEYE POZİTİF BAKIYORUM
◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Ekrandaki enerjiniz her daim pozitif… Peki, sizin hayatınızda neler oluyor?
– Ben çok düzenli bir aile hayatı yaşıyorum. En çok aile hayatının düzeninden, sevgisinden besleniyorum. Sanırım bu beni hep enerjik ve pozitif tutuyor. Bu arada kendimi bildim bileli her şeyde bir hayır vardır mantığı ile hareket ederim. Her olayın pozitif yönü benim daha mutlu olmama neden olur. Şu an hayatımın tam anlamıyla ne istediğimi bildiğim, hatta ne istemediğimi de bildiğim dönemindeyim diyebilirim.
◊ Sevilen bir insansınız. Bu durum sizi bazen şaşırtıyor mu? Unutmadığınız bir anınız var mı mesela?
– Sevgi her zaman karşıya geçer. İşimi o kadar severek yapıyorum ki, çok şükür çok güzel bir bağ kuruluyor seyircimizle ve bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Aklımda kalan anlar o kadar çok ki… 3 çocuğumun hamilelik sürecini seyircimizle birlikte yaşamam, Aren’in doğumundan 1 ay bile geçmeden ekrana dönmem… Bunlar hem büyük macera hem de büyük anılar oldu bana. Lohusalığımı bile ekranda yaşadım.
İŞ HAYATI BENİ BESLİYOR
◊ Yoğun hayat temponuzun içinde kendinize sık sık hatırlattığınız, çok sevdiğiniz bir alıntı ya da bir söz var mıdır?
– İşimi o kadar seviyorum ki gerçekten bunu hep söylüyorum. Çalışırken daha mutlu, daha özgüvenli, daha aşk dolu, hayata daha pozitif bakan bir Nur Tuğba oluyorum. Kısaca iş hayatı beni her yönden besliyor. Hayat gerçekten çok tempolu.
Bazen bir bakıyorum akşam olmuş ve yine yeniden tempo başlıyor. Arden artık 8 yaşında, kızım Eliz 5 oldu neredeyse, Aren ise henüz 18 aylık. Hepsinin birbirinden ayrı beklentileri, istekleri var. Hepsine yetişmeye çalışırken kendimi de unutmamaya çalışıyorum elimden geldiğince. Alıntıdan ziyade ben hep her şeye pozitif bakmaya çalışıyorum. Dolayısıyla beni motive eden cümle genelde “hayat yaşamaya değer”.
]]>










