
Datça ilçesi Kargı Kızılova mevkisinde geçen yıl 29 Kasım’da barakada yalnız yaşayan Halil Çevik’ten haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Bir süre önce eşinden boşandığı öğrenilen 2 çocuk babası Çevik’in yaşadığı barakada olmadığını tespit eden ekipler, bölgede arama çalışması başlattı.

Ekipler, barakanın yakınında Çevik’in hareketsiz halde yerde yattığını gördü. Yapılan kontrolde Çevik’in hayatını kaybettiği belirlendi. İncelemede Çevik’in pompalı tüfekle başından vurulduğu tespit edildi. Halil Çevik’in cansız bedeni, incelemenin ardından Datça Devlet Hastanesi Kurumu’nun morguna kaldırıldı. Çevik’in ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

‘ELLERİNİ, AYAKLARINI BAĞLAYIP SÜRÜKLEMEYE ÇALIŞTIM’
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde Datça Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olay yerinde Çevik’e ait kan izleri dışında bahçe çitlerinde başka birine ait kan izi bulundu. İlk olarak Çevik’i tanıyan 13 kişiden kan örneği alındı ancak tespit yapılamadı. Baz istasyonu kayıtlarına göre 978 kişinin bölgeden hizmet aldığı belirlendi. 978 kişiye ait kimlik bilgilerini tespit eden ve bu kişilerin olay yeri bağlantısını inceleyen ekipler, şüpheli olarak çoban M.Y.D.’yi (16) gözaltına aldı. M.Y.D.’den alınan kan örneğiyle olay yerindeki kan izinin aynı olduğu anlaşıldı.

Şüpheli, polisteki ilk ifadesinde olaydan 2 gün önce hayvanlarından birinin Çevik’e ait bahçeye kaçtığını, yakalamak için peşinden bahçeye girdiği sırada Çevik’in kendisini pompalı tüfeği doğrultup, ‘Buraya girmeyin, seni öldürürüm’ diyerek tehdit ettiğini ileri sürdü. M.Y.D., ifadesinde, olay gününü de anlatarak, “Ruhsatsız av tüfeğini alıp, olay yerine gittim. Çevik’i başına ateş ettim. Yere düştü. Ellerini ve ayaklarını bağlayıp, sürüklemeye çalıştım daha sonra korkup, çitlerden atladım” dedi.

SAVCILIKTA FARKLI İFADE VERDİ
M.Y.D., savcılıkta verdiği ifadede ise cinayeti Çevik tarafından uğradığı cinsel istismar nedeniyle işlediğini söyledi. Suç aleti av tüfeğini de teslim eden şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp, Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan “Türkiye’nin en kalabalık ilçeleri” listesinde dikkat çeken bir detay yer aldı. İstanbul’un o ilçesinin nüfusu 57 şehri geride bıraktı. İşte o liste…

TÜRKİYE’NİN EN KALABALIK İLÇELERİ BELLİ OLDU! İLK SIRADA…
İstanbul Pendik
743.774

İstanbul Bağcılar
744.351

Adana Seyhan
787.771

İstanbul Küçükçekmece
792.030
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu sırada hareket eden TIR, kör noktadaki Çelik’in görmeyerek çarptı. Durumu fark eden TIR sürücüsü aracı durdurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Hüseyin Çelik, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Çelik, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Jandarma ekipleri, TIR sürücüsünü gözaltına aldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD merkezli internet sitesi Global Firepower, dünyanın en güçlü hava kuvvetleri listesini açıkladı. İHA/SİHA teknolojisinde attığı önemli adımlarla Türkiye, listeye damga vurdu. Peki Türkiye dünyanın en güçlü hava kuvvetleri listesinde kaçıncı sırada? İşte 2024’ün en iyileri…

İŞTE DÜNYANIN EN GÜÇLÜ HAVA KUVVETLERİ VE TÜRKİYE’NİN SIRALAMASI
100- TANZANYA

99 – SENEGAL

98 PARAGUAY

97 ÇAD
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adreslerde yapılan aramalarda ise, bina girişinde 2 koli muhtelif markalarda boş alkol şişeleri, 25 litrelik 5 adet bidon içerisinde toplam 125 litre etil alkol, ikamet içerisinde ağzı kapalı halde 2 adet ambalajlı şişede içime hazır alkol, paketlenmiş halde 21 şişe içime hazır ambalajlı alkol ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Polikliniği’ne karnında şişlik, halsizlik ve bulantı gibi şikayetlerle başvuran Mustafa Tutam’ın yapılan tetkikler sonucunda, karnında kitle olduğu belirlendi. Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alim Koşar başkanlığındaki ekip ameliyat kararı aldı. Hastanın karnındaki 13 kilogram ağırlığındaki kitle, geçen hafta başarılı bir operasyonla çıkarıldı.

‘TÜM KARNİ DOLDURAN BİR KİTLEYDİ’
Prof. Dr. Alim Koşar, “Halsizlik, bulantı, karında şişlik, iştahsızlık gibi şikayetlerle bize başvuran hastamıza yapılan tetkikler sonucunda büyük boyutta kitle saptandı. Yaklaşık 35- 40 santim civarında bir kitleydi. Bu tür kitlelerde tek tedavi şansı, cerrahi müdahale ile tamamen çıkarmaktır ki hastaya fayda sağlayabilsin. Ameliyat kararı verdik fakat çok riskli bir ameliyattı. Çünkü tüm karnı dolduran bir kitleydi. Tüm organlar ve damarlarla iç içe olan bir kitleydi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Organlara zarar vermeden, ciddi bir kanamaya sebep olmadan çıkarmak ve kitleyi tamamen temizlemek çok önemliydi. Bu tür kitlelerin cerrahisi, alanında uzman tecrübeli ekip gerektirir. Ciddi komplikasyonlara açık ameliyatlardır. Kitleyi bütün bir halde ve hiçbir parça bırakmadan başarılı bir ameliyatla aldık. Sorunsuz bir operasyon gerçekleştirdik. 30 yıllık meslek hayatımda batın içinden çıkarttığım en büyük kitle” dedi.

‘DÜNYAYA YENİDEN GELMİŞ GİBİYİM’
Sağlığına kavuşan Mustafa Tutam ise ameliyatın ardından oldukça rahatladığını belirterek, “Dünyaya yeniden gelmiş gibiyim. Ameliyatımda bulunan hocalarımıza, üniversitemize, hastanemiz yönetimine ve tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Sağlığıma kavuştum. Kendimi çok iyi hissediyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
7 suç kaydı olduğu belirlenen kadın”müstehcenlik” suçundan sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. Gönül S.’nin canlı video paylaşıl siteleri üzerinden yayın açarak içeriklerini para karşılığı sattığı belirlendi. Pornografik içerikleri ‘X’ platformu üzerinden de tüm kullanıcılara açık olarak yayınladığı öne sürüldü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şarkıcı Ebru Polat yıllar sonra avukatlık mesleğine geri. Döndü hedeflerinin arasında ise dolandırcılık çetesini çökertmek yer alıyor. İddiaya göre İstanbul’da Melek Aydoğdu sahibi olduğu Aydoğdu Grup Ldt. Şti. adı altında ev hanımlarını evde sabun paketleyerek ek gelir vaadiyle dolandırıyordu.

4 BİN LİRALIK KARGO ÜCRETİ
Sosyal medyada ‘Evde Paketleme’ (a.adres1) isimli hesap üzerinden yaptığı paylaşımlarda, ev hanımların ev ekonomisine destek olmaları için sabun paketleme imkanı sağlıyordu. Aydoğdu, ilk olarak ev hanımlarından 500 TL talep ediyor, ürünleri gönderdikten sonra ise 4 bin TL kargo ücreti istiyordu. Bunu ödemek istemeyen ev hanımlarını ise i icraya vermekle tehdit ettiği ve çok sayıda mağdur olduğu iddia edildi.

FOTOĞRAFINI KULLANIP GÜVEN KAZANMAK İSTEDİLER
İddiaya göre ev hanımlarını hedef alan Melek Aydoğdu, sosyal medya üzerinden kendisini takip eden kişilerin güvenini kazanmak amacıyla ünlü ve tanınmış isimleri sanki onu destekliyormuş gibi paylaşımlar yapıyordu. Ebru Polat, şans eseri takipçileri sayesinde Aydoğdu’nun kendi ismini de kullandığını öğrendi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Ev hanımları, Ebru Polat’a sosyal medya üzerinden mesajlar göndererek bilgi almak istedi. Aldığı mesajlar karşısında şaşkınlık yaşayan Ebru Polat, soluğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alarak suç duyurusunda bulundu.
MESLEĞE DÖNDÜ DOLANDIRICILAR HEDEFİ OLDU
Suç duyurusu sonrası basın açıklamasında bulunan Ebru Polat, uzun bir aradan sonra avukatlık mesleğine geri döndüğünü belirterek, “Mesleğe döner dönmez çok büyük bir dolandırıcılık çetesinin üzerine çöktük. Özellikle ev hanımlarını hedef alan, ‘evinizde sabun paketleyeceğiz ama güven açısından bizlere 500 TL yatırmanız gerekiyor’ diyen bir çete var. Ürünleri gönderdikten sonra da, ‘size ürünleri gönderdik, kargo parası tuttu, 4 bin TL daha göndermeniz gerekiyor’ diyorlar. Ev hanımları da istedikleri parayı göndermeyi kabul etmediklerinde tehdit etmeye başlıyorlar” şeklinde konuştu.

“AVUKAT OLDUĞUMU BİLMİYORLARDI”
Çetenin yaklaşık iki yıldır faaliyet sürdüğü, yüzlerce kişinin mağdur olduğunu ve kendisinin de fotoşop kurbanı olduğunu ifade eden Polat, “Aynı zamanda avukat olduğumu da bilmiyorlardı. Ben de bunu görür görmez birçok kişiyi uyardım ve hemen gelip şikayette bulundum. Kim olduklarını da tespit ettik. Haklarında da soruşturma başladı” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaza sonucu Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi 9. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Yağmur Özçelebi, hayatını kaybetti. 1 öğrenci ise yaralandı. Kaza sonrası olay yerine 112 acil yardım ve polis ekibi sevk edildi. Kazanın, öğrencilerin okula gidişi sırasında yaşandığı bildirildi. Yaralanan öğrenci hastaneye kaldırıldı. Kaza sonrası okul servisi ile tırın sürücüsü polisler tarafından gözaltına alındı.

TOPLANTIYI YARIDA KESİP OLAY YERİNE GİTTİ
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Çeşme’deki toplantısını yarıda keserek kaza yerine gitti. Yahşi’nin, kazayla ilgili yetkililerden bilgi alacağı ve yaralı öğrencilerin aileleriyle bir araya geleceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jane Schoenbrun’un yazıp yönettiği psikolojik korku türünde film, iki lise öğrencisinin tutkuyla sevdikleri televizyon dizisi üzerinden kendi gerçekliklerini ve kimliklerini sorgulamaya başladıkları bir hikâyeye sahip. Birçok sitenin ve eleştirmenin listesinde üst sıralarda yer alan filmin, bir çeşit büyüme hikayesini konu aldığı ve özellikle sonlara doğru korkutucu hale geldiği vurgulanıyor. Yapımcıları arasında Emma Stone’un da yer aldığı film, prömiyerini Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirdi. A24 yapımı film, Kuzey Amerika’da geçtiğimiz mayıs ayında vizyon girdi. (Türkiye’de vizyona girmedi)
Nosferatu
Bram Stoker’a telif vermemek için Kont Drakula’nın adını değiştiren 1922 tarihli Alman sinema klasiği, 19xx’de Werner Herzog tarafından yeniden çevrilmiş ve çok olumlu tepkiler almıştı. Robert Eggers imzalı üçüncü çevrim de eleştirmenlerin gönlünü fethetmişe benziyor. Her yeni filmiyle hayran kitlesinin sayısını artıran Eggers’in 2015’den bu yana üzerine çalıştığı film, dünya prömiyerini 2 Aralık’ta Berlin’de yaptı. ABD’de 25 Aralık’ta seyircilerle buluşacak “Nosferatu”, basın gösterimlerinin ardından eleştirmenler tarafından 2024’ün en iyi korku filmlerinden biri olarak gösterildi. Filmin oyuncu kadrosunda Bill Skarsgård, Nicholas Hoult, Lily-Rose Depp, Aaron Taylor-Johnson, Emma Corrin, Ralph Ineson, Simon McBurney ve Willem Dafoe gibi isimler yer alıyor. (Türkiye gösterim tarihi: 3 Ocak 2025)
Oddity
Hunharca işlenen bir cinayete kurban giden ikiz kardeşinin esrarengiz ölümünü çözmeye çalışan Dani Timmins’in (Carolyn Bracken) hikâyesi… Hayaletlerin eksik olmadığı bir antika dükkânı işleten Dani Timmins, gözleri görmeyen ve medyumluk yeteneklerine sahip bir kadındır. “Folk horror” ve “slasher” gibi alt türleri bir araya getirdiği söylenen film, hikâyesi ve yönetmenliğiyle çok olumlu eleştiriler aldı. Geçtiğimiz bahar aylarında çeşitli festivallerde gösterilen ve ABD’de yaz aylarında vizyona giren filmi Damian McCarthy yazıp yönetti. (Türkiye’de vizyona girmedi)
In Flames
Urdu dilinde çekilen Pakistan – Kanada ortak yapımı “In Flames”, Zarrar Kahn’ın yazıp yönettiği doğa üstü bir korku filmi. Kahn, Karaçi’de geçen ilk uzun konulu filminde, geçmişten gelen vizyonların etkisinden kurtulamayan genç Meryem ile annesi Feriha’nın giderek zorlaşan hayatını konu alıyor. Evin erkeğinin ölümünün ardından iki kadın, ataerkil ve bağnaz toplumsal yapının içinde ayakta durmaya çalışıyorlar. 2023’te Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde gösterilen, Kuzey Amerika prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan “In Flames”, gösterime girdiği ABD, Kanada ve İngiltere’de eleştirmenlerden yüksek notlar aldı. Geçtiğimiz yıl, Pakistan’ın Oscar adayı olduğunu da belirtelim. (Türkiye’de vizyona girmedi)
The Devil’s Bath
(Des Teufels Bad)
18. Yüzyıl’da geçen film, bir araştırma kitabını ve dönemin mahkeme kayıtlarını temel alıyor. Film, bir bebeğin ölümü ve kadına yönelik şiddetle açılıyor. Daha sonra yeni evlenen ve birlikte yaşamaya başlayan Agnes ile Wolf’u tanıyoruz. Agnes daha ilk günlerden evliliğin mutluluk getiremeyeceğini anlıyor ve olaylar gelişmeye başlıyor. Avusturyalı sinemacılar Veronika Franz ve Severin Fiala’nın yazıp yönettiği “The Devil’s Bath”, geçtiğimiz şubat ayında gerçekleşen 74. Berlin Film Festivali’nin ana yarışmasına seçilen filmlerden biriydi. ABD’de Tribeca Film Festivali’nde gösterilen ve 21 Haziran’da sınırlı sayıda vizyona giren film, Avusturya’nın Oscar aday adayı olarak seçildi. (Türkiye’de vizyona girmedi)
Red Rooms
(Les chambres rouges)
Montreal’de yaşayan model Kelly-Anne, ülkenin gündemine yerleşen Ludovic Chevalier duruşmasına katılır. Chevalier, “dark web” denen yasa dışı internet ortamında para karşılığında üç genç kızın öldürülmesini paylaştığı gerekçesiyle yargılanmaktadır. Mahkeme her şeyiyle bir medya sirkine dönüşmüştür. İnsanların gerçek cinayetleri izlemek için para ödediği kesindir ama Chevalier’nin masum olduğuna inanan çok kişi vardır. Kelly-Anne, olayı giderek takıntı haline getirir. Kanadalı sinemacı Pascal Plante’ın yazıp yönettiği film, dünya prömiyerini yaptığı Karlovy Vary başta olmak üzere birçok festivalde gösterildi. Film, Kanada ve ABD dışında toplam 7 ülkede vizyona girdi. (Türkiye’de vizyona girmedi)
Cevher
(The Substance)
Gençliğini, güzelliğini kullandıktan sonra Hollywood’un merhametsizce unuttuğu yıldızlardan biri olan Elisabeth Sparkle (Demi Moore), yeniden genç olmak için karşısına çıkan fırsatı kaçırmak istemez. İçinden çıkacak başka bir bedende gençliğin tadını yeniden çıkarmak ister. Ama genç versiyonuyla nöbetleşe sürdürdüğü yaşam, bir noktadan sonra bir kabusa döner. Filmi yazan ve yöneten Coralie Fargeat, “body horror” adı verilen alt türün örneğini verirken anlatımı ve biçimsel yanıyla öne çıkan bir işe imza atıyor. Filmin halen MUBI içeriğinde yer aldığını belirtelim. (Türkiye’de 1 Kasım 2024’te vizyona girdi)
Cambaz
(Longlegs)
Filmin ana karakteri FBI Ajanı Lee Harker (Maika Monroe), güçlü bir altıncı hisse sahip olsa da görevlendirildiği seri katil soruşturmasında dedektiflik becerileri ve zekasıyla yaklaşıyor olaya. Şefinin beklentilerini boşa çıkarmıyor, soruşturmada önemli bulgulara ulaşıyor. Buna karşılık, alışageldiğimiz tarzda bir seri katil filmi seyretmiyoruz. Yönetmen Osgood Perkins, doğaüstünün giderek her şeye hâkim olduğu karanlık bir gizeme doğru sürüklüyor bizi. Diğer bir deyişle, seri katil öyküsünün içinden doğaüstü korku gerilim filmi çıkarıyor. Osgood Perkins, yönetmen olarak dikkat çekici bir çalışma koyuyor ortaya. Karanlık, ışık / gölge oyunları, hızlı kurgu, CGI kullanımı gibi farklı sinemasal araçları ölçülü kullanıp, abartılı korku şovlarına başvurmadan gerilimi yükseltebiliyor. Eski usul diyemeyeceğim sade, sakin ama seyircinin ilgisini elinden hiç kaçırmayan bir üslubu var Perkins’in. (Türkiye’de 6 Eylül 2024’te gösterime girdi)
Sevgilim Kaç
(Strange Darling)
Finaldeki epilog dahil altı ayrı bölümden oluşan filmi yazan ve yöneten JT Mollner “nonlinear” diye adlandırılan hikâye anlatma tarzını tercih ediyor. Filme, hikâyenin üçüncü bölümüyle başlıyor; beşinci bölüme atlıyor ve üçüncü sekansta her şeyin başına dönüyor. Dördüncü ve ikinci bölümlerin ardından iki ardışık sekansla hikâyesini sona erdiriyor. Karışık gibi görünebilecek bu sıçramalı zaman akışı, filmi seyrederken mükemmel bir hikâye anlatımına dönüşüyor. Merak ve gerilim unsurunu sürekli ayakta tutması bir yana filmin ruhunu yansıtan, alt metni şekillendiren bir hikâye kurgusu bekliyor seyirciyi. Kafa karıştırmıyor, tam aksine zihni açıyor. Mollner, film boyunca isimlerini öğrenemediğimiz kadın (Willa Fitzgerald) ve erkek (Kyle Gallner) karakterlerinin bakış açısını değişken olarak kullanıyor. Filmin kırılma noktaları, bakış açımızın aniden değiştiği o kritik anlarla ilgili… (Türkiye’de 30 Ağustos 2024’te vizyona girdi)
Şeytanla Bir Gece
(Late Night with the Devil)
Colin ve Cameron Cairnes’in yazıp yönettiği film, 1977 yılında geçiyor ve hikâyesini canlı yayınlanan bir talk şov üzerine kuruyor. Film, talk şov sunucusu Jack Delroy’un (David Dastmalchian) Cadılar Bayramı’nda, gecenin anlamına uygun bir içerikle seyircilerin karşısına çıkmasını anlatıyor. Delroy ve ekibinin konuk listesinin ilk iki sırasında, ruhlarla bağ kuran medyum Christou (Fayssal Bazzi) ve doğaüstü olaylara kesinlikle inanmayan, stüdyoya her şeyin illüzyon olduğunu kanıtlamaya gelen eski sihirbaz Carmichael Haig (Ian Bliss) var. Sorunlar, terslikler medyumun gösterisiyle başlıyor ama kanal yönetimi ile sponsorlar yayının gidişatından memnun kalınca, ‘devam’ kararı alınıyor. Tarikat katliamından sağ çıkan ve Şeytan tarafından ele geçirildiği iddia edilen genç Lilly D’Abo (Ingrid Torelli) ve onunla yakından ilgilenen para-psikolog June Ross-Mitchell’in (Laura Gordon) programa dahil olmasıyla olaylar sadece izleyicilerin değil, yayıncıların da hiç beklemediği yerlere doğru gidiyor. Sihirbaz ile para-psikolog arasındaki tartışmanın gerilimi giderek yükselirken, seyircilerin doğaüstü olup olmadığına dair kesin karar veremediği gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Film, türün yaygın örneklerinin aksine korku gerilim unsurlarını ikinci yarısına, hatta son bölüme kadar saklıyor. (Türkiye’de 31 Mayıs 2024’te gösterime girdi)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cansu Dere’nin başrolünde yer aldığı final yapan popüler dizilerden Sadakatsiz’de canlandırdığı Derin karakteri ile ünlenen ve şimdilerde de Aras Bulut İynemli, Uğur Polat, Taner Ölmez, Onur Saylak ve Ahsen Eroğlu gibi isimlerin kadrosunda yer aldığı Deha dizisi ile ekranlarda boy gösteren Sezen her açıklaması ve her kıyafetiyle gündem olmaya devam ediyor.
GALANIN GÜZELİ
Özel hayatı, samimi itirafları ve rol aldığı yapımlardaki başarısı ile çok konuşulan Sezen son olarak Kerem Bürsin’le başrolünü paylaştığı Şımarık filminin galasına damga vurdu.
Geceye yeşil saten elbisesi ile katılan Melis Sezen kırmızı ruju ve açık saçları ile takipçilerinden tam not aldı. Ünlü ismin bu hali çok beğenildi.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan, 2008 yılında hayatlarını birleştirdi ve 2009 yılında Su adında kızları dünyaya geldi.
Evlendikten sonra oyunculuğu bırakan Yağmur Atacan 2008’den beri ekrandan uzak.
Önceki gün samimi açıklamalarda bulunan Atacan, oyunculuğu özlediğini söyledi.
“SETLERİ ÖZLÜYORUM”
Ünlü isim, “Oyunculuğu o dönem bunaldığım için bıraktım. Aynı evde iki kişi, bir çocukla zorlanıyorduk. Ama setleri özlüyorum. Dönmek için hayatımı düzenlemeye çalışıyorum. Son birkaç senedir kendimi hor kullandım” dedi.Pınar Altuğ da “Yağmur’un çekimleri çok zorluydu. ‘Doktorlar’da rol alırken evlendiğimiz gün eve sabah 07.00’de geldi” diye konuştu.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Bağcılar ve Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, ilçelerindeki okullara yılbaşı kutlamalarıyla ilgili yazı gönderdi. Bu yılbaşıyla ilgili yapılan uyarı yazısı sosyal medyada gündem oldu.
İddiaya göre yazıda milli ve manevi kültür değerlerine aykırı olduğu ifade edilen noel ve yılbaşı etkinliklerinin yapılmaması istendi. Okul ve sınıflarda yılbaşı süslemesi yapılmaması da talep edildi.
Bu yazıyı sosyal medyada gören Mustafa Sandal çok sinirlendi.
“1 OCAK’TA İZİN YAPILMASIN”
Sandal “İnsanların yeni yıla ‘merhaba’ demesine karışma cüreti! Madem yeni yıla hoş geldin demek zorunuza gidiyor, bu kararı verenler 1 Ocak’ta izin yapmasın. Biz, onlara inat ‘duble’ kutlayacağız!” dedi.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meghan Markle ve Prens Harry’den yeni bir adım geldi.
Meghan Markle ile Prens Harry, yıllar sonra yeniden aile fotoğraflarını paylaştı.
Çift, 5 yaşındaki oğulları Archie ile 3 yaşındaki kızları Lilibet, yayınlanan yeni yıl kartında yer aldı.
“NEŞELİ BİR YIL DİLERİZ”
Çift, çıkardıkları karta; “Mutlu bir Noel tatili ve neşeli bir yeni yıl diliyoruz” diye yazdı.
Archie; taht sırasında 6, Lilibet ise 7’nci sırada bulunuyor.
EN ÇOK AİLE FOTOĞRAFI DİKKATİ ÇEKTİ
Noel ve yeni yıl için iyi dileklerini sunan çiftin, bu yıl Nijerya ve Kolombiya’ya yaptıkları seyahatler sırasında çekilmiş fotoğraflarından oluşan kartta en çok aile karesi dikkat çekti.

40 yaşındaki Prens Harry ile 43 yaşındaki Meghan Markle’ın çocukları en son, Aralık 2022’de bir dijital platformda yayınlanmaya başlayan Harry ve Meghan belgeselinde görülmüştü.



Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk pop müziğinin yıldız ismi Derya Uluğ, özel hayatı ve sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık magazin gündeminde yer alıyor.
Fit vücut yapısıyla dikkat çeken şarkıcı, bu kez cesur bir imaj değişikliğiyle karşımıza çıktı.
FENERBHAÇELİ DERYA İMAJ YENİLEDİ
Kahverengi saçlarından vazgeçen Derya Uluğ, yeni yıla yeni saçlarıyla girdi. Saçlarını sarıya boyatan ünlü şarkıcı, ayrıca, sarı elbisesiyle de büyük beğeni topladı.
Uluğ’un bu yeni tarzı, sosyal medyada adeta yorum yağmuruna tutuldu. Özellikle Fenerbahçeli olan ünlü şarkıcıya taraftar beğeni yağdırdı.







Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeşilçam’ın unutulmaz ünlü oyuncularından Harika Avcı sonunda sessizliğini bozdu.
Geçtiğimiz günlerde Avcı’nın kendini eve kapattığını, kimseyle görüşmediğini iddia edilmişti.
Ancak bu açıklamalar ve iddialar Harika Avcı’yı rahatsız etti. Kendisinin olduğu iddia edilen bir fotoğrafa dair de konuşan Harika Avcı, Onur Akay’a gündem yaratan açıklamalarda bulundu.
“O EVDE OTURAN KADIN BEN DEĞİLİM”
Harika Avcı “Üç yıldır hep bu haberler biter diye bekledim ama bitmeyince sizi aradım. O evde oturan, en son çekilen o fotoğraftaki kişi ben değilim, bana benziyor mu? Benim köpeğim de yok.
“TESETTÜRE GİRDİM”
Ben intihara da teşebbüs etmedim. 17 yıl önce sahneleri bıraktım. Mafya beni zorla sahneye çıkarırdı. Ben 11 yıl önce tesettüre girdim, ailemle oturuyorum. Bu tesettür konusunun da istismar edilmemesi için konuşmadım. İsterseniz tesettürü yazmayın.
“İNTİHAR ETMEDİM”
Kime inanmak istediğinize siz karar verin artık. Sizden bana inanmanızı beklemiyorum. Bence aynı adrese gidip çekim yaparsanız daha sağlıklı olur.” dedi.
Bakırköy’de yaşamadığını söyleyen Harika Avcı “Ailemin evinde oturuyorum. Ev bizim. Oturduğum semti söylemiyorum yarın bu semtte de sorunlar olur. İşimde gücümdeyim. Alışverişimi yapıyorum. Uyku problemim var. 3 yıl önce sinir krizi geçirdim krizim geçmedi. Hastanede yattım, darp edildim. Şarkı sözlerimi çaldılar. Şarkı sözlerinin tamamı benim. Ben yazdım. İspat edemedim.” dedi.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünlü şarkıcı Hadise, konuk olduğu bir programda özel hayatına dair birçok itirafta bulundu. Özellikle Sinan Akçıl ile ilgili söyledikleriyle çok konuşulan Hadise’nin “Şu şarkı keşke benim olsaydı diyerek andığın bir şarkı var mı?” sorusuna verdiği yanıt da dikkat çekti. “Var ama söylemeyeceğim çünkü alan şarkıcıyı hiç sevmiyorum” diyen Hadise’nin açıklaması çok konuşulmuştu.
Hadise’nin “Hiç sevmiyorum” dediği meslektaşının Demet Akalın olduğu iddia edildi.
Geçtiğimiz saatlerde ise Demet Akalın, Hadise ile kanlı bıçaklı olduğu bilinen Ebru Güneş’le birlikte bir paylaşım yaparak dikkatleri üzerine çekti.
“EN ÇOK ÖZLENEN”
Ebru Güneş’le pozlarına “En çok özlenenle kavuştuk” notunu düştü. İkilinin karesi sosyal medyada gündem oldu.
“EBRU GÜNDEŞ’İN TARAFINDAYIM”
Daha önce Hadise’nin rol aldığı Esas Oğlan filmiyle ilgili düşünceleri sorulan Akalın, magazin dünyasında yankı uyandıracak ifadeler kullandı. Konuşmasında, “Hadise’nin filmini izlemedim, izlemeyi de düşünmüyorum. Ben Ebru Gündeş’in tarafındayım, duruşum belli. Allah herkesin yolunu açık etsin” diyerek gündem meydana getirdi.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ceyda Düvenci, kendisi gibi oyuncu olan Bülent Şakrak ile 2015 yılında evlenmişti. Şakrak’tan Ali adında bir oğlu bulunan Düvenci, 8 yıl süren evliliğini 10 Temmuz 2023’te sonlandırmıştı.
Boşanma olayını çabuk atlatan ve yeni hayatına çabuk adapte olan Ceyda Düvenci, iş insanı Güçlü Mete ile yeni bir ilişkiye adım attı.
Daha önce verdiği bir röportajda çok mutlu olduğunu dile getiren Düvenci, evlilik sorularına verdiği yanıtla dikkat çekti.
“HER GÜNÜM SÜRPRİZ”
Ceyda Düvenci ise “Benim için hayat zaten her gün sağlıklı uyanıyorsam, sevdiklerimle uyanıyorsam yeni bir sürpriz güzel bir sürpriz. Geçen gün Nükhet Duru dedi; bana doğum günüm ne zaman diye soruyorlar ‘bugün diyorum’ dedi. Ben de öyle düşünüyorum çok mutluyum, çok huzurluyum hayatımda böyle devam etmesi de en güzel sürpriz” dedi.
“Evlilik defteri kapandı mı?” sorusu üzerine ise oyuncu “Hayatta hiçbir şeyle vedalaşmam her zaman merhaba derim” yanıtını verdi.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aleyna Tilki, şoförüyle yollarını ayırdığını açıklayarak yeni şoför aradığını belirtti.
Şarkıcı yaptığı o paylaşımda; “Magazinde sürekli yanımda gördüğünüz arabamı kullanan şoförümle yollarımızı ayırdık. Yeni şoför arıyorum” ifadelerine yer verdi.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kongre Merkezi’nde performans sergileyen topluluk, toplamda 100 dansçı ve kendilerine ait bir orkestra ile seyirci karşısına çıktı.
Gürcistan Ulusal Balesi, folklorik temaları, modern dans unsurlarıyla harmanlıyor ve Gürcü halkının kahramanlık ve mücadele tarihini dansla sahneye taşıyor.
Topluluğun sahne kostümleri de Gürcü halkının tarihini, kültürünü ve geleneklerini yansıtıyor.
Önceki yıl büyük ilgi gören ve biletleri tamamen tükenen bu gösterisiyle Türkiye’ye beşinci kez gelen Gürcistan Ulusal Balesi “Sukhishvili”, 1945 yılında Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından kuruldu.
Topluluk yarın BursaMerinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde, 10 Aralık’ta ise Ankara TED Koleji Ata Sahne’de sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa’da İslam kültür sanatı dalında çalışmalar yapan Sabah Ülkesi Kültür Sanat Derneği tarafından İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Merkezi’nde, bu yıl ilki düzenlenen etkinlik çerçevesinde, hüsn-i hat, tezhip, ebru, çini geometrik desenler, illüstrasyon ve herbaryum sanatı örneklerinin sunulduğu sanat sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, yaptığı açılış konuşmada, sanatın İslam kültüründeki derin köklerine değinerek, İslam sanat ve zarafetinin İslam beldelerinde kendini gösterdiğini söyledi.
Ergün, “Müslümanlar olarak estetiği ve manevi değerlerimizi sanat yoluyla ifade etmek, Avrupa’da da bu değerleri görünür kılmak bizim için önemli bir sorumluluktur.” dedi.
Sabah Ülkesi Kültür Sanat Derneği Başkanı Hattat Ünal Ünalan da sergi ve atölye programları hakkında bilgi verdi.
Açılışa ayrıca, Türkiye’nin Köln Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Muhterem Dilbirliği ve IGMG yetkililerinin yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.
15 Aralık’a kadar sürecek Sanat Haftası çerçevesinde serginin yanı sıra çeşitli atölyelerde katılımcılara uygulamalı teknikler öğretilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Çoksesli Korosu, Dünya Koro Günü dolayısıyla CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da, “Birlikte Söyle” konseriyle müzikseverlere buluştu.
Şef Burak Onur Erdem’in yönettiği konserde, CSO sanatçıları ve Orkestra Akademik Başkent, 400 kişilik koroya eşlik etti.
Mozart’ın “Requiem”inden bölümler ile Giacomo Puccini’nin “Requiem” eserinin seslendirildiği konsere Ankaralı müzikseverler ilgi gösterdi.
“2025’te dünyada barış istiyoruz”
Şef Erdem, konser öncesi AA muhabirine, CSO sanatçıları ile Orkestra Akademik Başkent’in katılımıyla dünyanın en önemli koro eserlerinden Mozart Requiem’i seslendireceklerini söyledi.
Erdem, “Herkes şarkı söyleyebiliyor ve herkesin sesi var. En demokratik müzik yapma şekillerinden biri koroda söylemektir. Dünya Koro Günü’nde 12 şehirden 400 kişi bugün buraya geldi. Program biterken Arvo Part’ın ‘Da Pacem Domine’ yani ‘bize barış getir’ eserini seslendireceğiz. 2025’te dünyada barış istiyoruz. Ankara’dan dünyaya barış yayılsın istiyoruz.” dedi.
Şef Erdem, Puccini Requiem eserini geçen ay hayatını kaybeden koro üyeleri Levent Oktay Kaya’ya ithaf ettiklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CEM GELİNOĞLU SORDU, SİNEMA İZLEYİCİSİ SEÇTİ
Cem Gelinoğlu ile birlikte Eda Akalın, Engin Türkoğlu ve çocuk oyuncu Melisa Duru Ünal’ın komedi dolu performanslarını buluşturan ‘Tur Rehberi’nin afişi belli oldu. Cem Gelinoğlu, sosyal medya üzerinden takipçileri ile Tur Rehberi’nin alternatif afişlerini eğlenceli bir video ile paylaştı ve en çok beğendiklerini seçmelerini istedi. Takipçilerin büyük bir çoğunluğunun ortak kararıyla filmin afişi de netleşti.
Eşi benzeri olmayan tur rehberi Ercüment’in eğlenceli hikayesini anlatan ‘Tur Rehberi’, sinema filmi, 1 Ocak 2025’te seyirci ile buluşacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antalya’nın Demre ilçesinde dünyada ‘Noel Baba’ olarak bilinen Aziz Nikolaos’un adını taşıyan kilisedeki kazı çalışmalarında, bölgenin tarihine ışık tutacak tarihi bir keşif yapıldı.
Kiliseyi güneyden çevreleyen iki katlı yapının alt katındaki sondaj çalışmalarında bir lahit açığa çıkarıldı.
Kilisenin avlusunu güneyden sınırlandıran 2 katlı yapı içinde yürütülen sondaj çalışmalarında tespit edilen lahitle ilgili kazı ekibi şu ana kadar kapak kısmını yüzeye çıkardı.
Kazı çalışmaları dikkatli bir şekilde sürdürülen lahit, Orta Çağ döneminde bölgede meydana gelen deprem ve tsunami sonrasında alüvyonlarla kaplanan, eski dönem kilisesine ait zeminin altından çıktı.
AZİZ NIKOLAOS’IN MEZARI OLABİLECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR
Kaynaklara göre Myra’da kutsal temenos veya nekropol yakınında bir yere gömüldüğü bilinen Aziz Nikolaos’a ait mezar olabileceği de değerlendiriliyor.
6 Aralık ölüm yıl dönümü olan Aziz Nikolaos’un mezarıyla ilgili büyük heyecan yaratan lahit bulgunun toprak altında kalan kısmının kazılarda ortaya çıkarılması ve yapılacak bilimsel çalışmalarla bilgiler daha da netleşecek.
2 METREYE YAKINI DAHA TOPRAK ALTINDA
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kilisedeki kazı çalışmaları ve ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında devam eden kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan lahdin kilisenin avlusunu güneyden sınırlandıran 20 metre uzunluğundaki iki katlı yapının içerisinde bulunduğunu açıkladı.
Doç. Dr. Fındık, şunları söyledi:
Söz konusu yapının içindeki sondaj çalışmalarında sürpriz bir lahitle karşılaştık. Bezemesiz lahit grubu içinde yer alan bu eser yerel taştan yapılmış olup, kapağı hafif yüksek beşik çatılıdır. Dar yüzde yarı dairesel çıkıntı oluşturan kapağın tutamağı bulunur. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki lahdin toprak altındaki bölümünün 1,5-2 metre yüksekliğe sahip olduğu tahmin ediliyor.
İlk değerlendirmelere göre bölgedeki lahit tipleri ile benzerliği dikkati çekiyor. Ayrıca sondajda lahde ulaşmadan önce çok sayıda pişmiş toprak kandil parçası ve hayvan kemiği ortaya çıkarıldı. Aziz Nikolaos Kilisesi kazılarında ilk defa ‘in situ’ olduğunu düşündüğümüz bir lahitle karşılaşıyoruz.
Aziz Nikolaos’un mezarını barındırdığı düşünülen kilisenin çok yakınında bir lahit ortaya çıkarılmış olması bizi son derece heyecanlandırmaktadır. Proje kapsamında lahdin bulunduğu mekanın kazı çalışmaları ve restorasyonunu tamamlayarak ülkemiz turizmine kazandırmaktan mutluluk duyacağız.

ORTA ÇAĞ DÖNEMİ KALINTISININ ALTINDAN ÇIKTI
Orta Çağ dönemindeki tsunami sonrasında alüvyonlarla kaplanmış olan kilisenin eski dönemine ait zeminde ortaya çıkan lahitle alakalı bilgi veren Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, tsunami sonrası oluşan çok kumlu ve çakıllı tabakayı kaldırdıklarında, altında lahitle karşılaştıklarını açıkladı.
Yakında bu konuyla ilişkili jeologların da geleceklerini, bunu araştıracakları ve inceleyeceklerini ifade eden Doç. Dr. Fındık, “Çünkü aynı zamanda buranın tarihinde seller ve tsunamiler olmuş, biliyoruz. Dolayısıyla bu çok önemli bir veri, lahdin de olasılıkla henüz bilmediğimiz bir tarihte bir sel ya da tsunaminin getirdiği bu çakıl ve kum tabakasıyla kaplandığını, o nedenle günümüze sağlam bir şekilde ulaşabildiğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.
YEREL MALZEME KİREÇ TAŞINDAN YAPILMIŞ
Lahdin hemen üzerinde bir duvar yer aldığını belirten Doç. Dr. Fındık, “Bu duvar bize şunu gösteriyor aslında, lahit gördüğünüz gibi duvardan daha alt seviyede ve bu duvarın yapıldığı dönemde olasılıkla sel baskını diye şimdilik adlandıralım. Bu kum tabakasının altında kaldığı için lahit, o duvarın yapıldığı dönemde onu göremediler. O nedenle günümüzde bu şekilde sağlam bir şekilde ulaşabildi. Lahit aslında yerel bir malzemeden, kireç taşından yapılmış. Son derece sade, bezemesiz bir lahit ama aynı zamanda bölgesel karakter de gösteriyor. Şu an için tarihi konusunda henüz bir şey söylemek için erken. Çünkü sadece lahdi değil, lahidin çevresindeki diğer buluntuları da değerlendiriyoruz. Ve bilimsel çalışmayı gerçekleştirdikten sonra lahdin tarihiyle ilgili bilgileri bilim dünyasıyla paylaşacağız” diye konuştu.

MYRA’NIN KUTSAL TEMENOS ALANINA YAKIN
Bu lahidin neden bu kadar önemli olduğuna dair de açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, “Burası gördüğünüz gibi aslında bir yapının içi. Bir mekan var ve ondan da öncesinde bir başka yapıyla karşılaşıyoruz. Yapı kalıntılarıyla, mimari verilerle karşılaşıyoruz. Biz 5’inci yüzyıl kaynaklarını incelediğimizde ve sonrasındaki Aziz Nikolaos’la ilgili kaynakları incelediğimizde Aziz’in Myra kentinin kutsal temenos alanına, yani mezarlık alanına, yakınına gömüldüğünü biliyoruz. Ve bu veri aslında bugüne kadar açığa çıkarılmış kilisedeki in situ, yani kazılar çalışmasında açığa çıkarılmış ilk lahit olarak söz edebiliriz” dedi.
‘AZİZ NİKOLAOS’UN BURAYA GÖMÜLDÜĞÜNÜ KANITLAYAN VERİLERDEN’
Bu verinin önemini de açıklayan Doç. Dr. Fındık, “Kaynakları doğrulayıcı bir arkeolojik bulgu olarak görüyoruz. Yani Aziz Nikolaos’un bugüne kadar mezar yeriyle ilgili tartışmalar hala devam ederken, biz bu lahit sayesinde şunu önerebiliyoruz; Gerçekten Aziz, Myra Kenti’nin kutsal temenosuna yani nekropol alanının yakınına bir yere gömülmüştür. Bu da şu demektir aslında, olasılıkla lahit daha erken bir evreye gitse bile bize Aziz Nikolaos’un gerçekten buraya gömüldüğünü kanıtlayan verilerden. Yani kilisede gerçekten Aziz Nikolaos’un mezarının bulunduğuna ilişkin verilerden birini oluşturuyor. Bir diğer deyişle aslında dönem kaynaklarını doğrulayıcı bir veri sunuyor bize” diye konuştu.

LAHDİN GÖMÜLÜ KISMINDA KİTABE OLABİLİR
Şu ana kadarki kazılarda sadece kapak kısmı görülebilen lahdin zemine gömülü kalan kısmıyla ilgili kazı çalışmalarının devam edeceğini belirten Doç. Dr. Fındık, lahdin devamının gömülü olduğunu da söyledi. Doç. Dr. Fındık, “1,5-2 metre daha aşağıya, yani lahdin konulduğu döneme, evreye ineceğiz. Bu da çok daha aşağıda demek ve ondan sonra olasılıkla lahdin yan yüzeyinde bir kitabe bekliyoruz. En büyük beklentimiz bu yönde daha doğrusu. Kitabeyle birlikte de lahdi aydınlatmış olacağız” dedi.
KİLİSE MEZARININ YANINA İNŞA EDİLMİŞ
Kilisedeki ilk kazı çalışmalarının 1989’da başladığından da bahseden Doç. Dr. Ebru Fatma Fındık, bu kilisenin Aziz Nikolaos’un mezar yerinin yakınına yapılmış kilise olarak tanımlandığını söyledi.
6’ncı yüzyıldaki kaynakların da Aziz Nikolaos’un mezar yerinin Myra’da olduğunu belgelediğini anlatan Doç. Dr. Fındık, “Bilindiği üzere Aziz Nikolaos, Patara’da doğmuş ve Myra’da psikoposluk yapmıştır. Ölümünden sonra da burada gömülü olduğunu kaynaklar belgelemektedir. Araştırmacılar 529 yılındaki depremden sonra Aziz’in mezar yerinin yakınında bir kilise inşa edilmiş olabileceğini öne sürer. Bu kilise 6’ncı yüzyıldaki kilise, olasılıkla bir bazilikaydı. Bu bazilikaya ait verileri 2022 yılındaki sondaj çalışmalarımız sırasında açığa çıkarmıştık ilk defa. 6’ncı yüzyılda inşa edildiği düşünülen bazilikanın olasılıkla bir deprem sonrasında tahrip olmasının ardından 8’inci ya da 10’uncu yüzyıllarda yapı bugün görünen kubbeli yapı planında yeniden inşa edilmiştir” dedi.

DÜNYA ‘NOEL BABA’ OLARAK BİLİYOR
Tüm dünyanın ‘Noel Baba’ olarak tanıdığı Aziz Nikolaos, Likya Birliği Meclis Binası’na ev sahipliği yapan dönemin önemli liman şehirlerinden Patara’da zengin bir buğday tüccarının oğlu olarak dünyaya geldi. Kaş ilçesindeki Patara’dan Demre ilçesindeki Myra’ya geçen Aziz Nikolaos, uzun yıllar burada yaşadı ve M.S. 4’üncü yüzyılda psikoposluk yaptı ve ölümünden sonra burada gömüldü.
KİLİSE ANIT MÜZEYE DÖNÜŞTÜ
Myra Piskoposu olarak 365 yılının 6 Aralık günü 65 yaşında öldüğüne inanılan Aziz Nikolaos’un, Demre’de adını taşıyan Aziz Nikolaos Kilisesi, Hristiyan dünyasında özellikle Ortodokslar için kutsal değere sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Aziz Nikolaos Anıt Müzesi’ne dönüştürülen kiliseyi, her yıl binlerce turist ziyaret ediyor.

‘NOEL BABA’ FİGÜRÜNÜN ESİN KAYNAĞI
Yaşam öyküsünde geçen üç küçük çocuğu kurtarması ve ihtiyacı olanlara gizlice yardımda bulunmasıyla tanınan Aziz Nikolaos, popüler bir imge olan ‘Noel Baba’ figürünün ortaya çıkmasındaki esin kaynağı. Kilise duvarlarında Aziz Nikolaos’a ait freskler yer alırken, bir de ona ait olduğu düşünülen balık pulları ve akanthus yapraklarıyla süslü Roma Dönemi’ne ait lahit bulunuyor.
MEZARI BU KİLİSEDE
Bugün mezarının olduğuna inanılan kilise, Antalya’nın Demre ilçesinde bulunuyor. Bu kilisenin güneyindeki mezar odasında azizin yaşamına ait duvar resimleri Türkiye’de benzersiz. Hristiyan dünyasının saygı duyulan azizlerinden olan Nikolaos, özellikle Rus Ortodoks inancında iyileştirici gücü ve hastalara şifa vermesi dolayısıyla çok önemli yere sahip. Bu nedenle her yıl binlerce turist kiliseye gelerek mezarı olduğuna inanılan mermer lahdin önünde dilekte bulunup, dua ediyor.

İNANÇ TURİZMİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ
Özellikle Hristiyan Ortodokslar için büyük öneme sahip kilisede her yıl Aziz Nikolaos’un ölüm yıl dönümü 6 Aralık günü ayin düzenleniyor. Kiliseye yılda 500 binin üzerinde Ortodoks ziyaretçi geliyor.
Öte yandan 2022 yılındaki kazılarda Akdeniz’de suların yükselmesi ve alüvyonlarla kaplanmasıyla 7-8 metre gömülmesi öncesindeki, 3-4’üncü yüzyıldaki kilisenin naos (ana) kısmında, Aziz Nikolaos’un yaşadığı ve ayak bastığı mozaik zemin de ortaya çıkarılmıştı.



Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ve Azerbaycan ortaklığında tarihi proje…
Azerbaycan Atabeyleri belgesel filmi galası yapıldı.
Şahdah Film ile Türk yapım şirketi İkinciyeni Film tarafından sinema filmi tarzında çekilen belgeselin galası, Bakü’nün çağdaş mimari sembollerinden Haydar Aliyev Merkezi’nde gerçekleştirildi.
ÇOK SAYIDA İSİM KATILDI
Galaya, Azerbaycan Kültür Bakanı Adil Kerimli, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev, Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanı Ferit Gayıbov, filmin oyuncu kadrosu ile kültür, sanat ve siyaset camiasından çok sayıda isim katıldı.
Filmin oyuncu kadrosunun büyük ilgi gördüğü galada, davetliler oyuncularla fotoğraf çektirdi.

“DEVAMINI GETİRMEK İSTİYORUZ”
Filmin yapımcısı Önder Furkan Besli, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, filmin Azerbaycan’daki bu janrda ilk iş olduğunu, bunun devamını da getirmek istediklerini söyledi.
Besli, “Güzel şeyler yapacağımızı düşünüyoruz. Azerbaycan sanat camiasının isteği de bizi heyecanlandırıyor. Azerbaycan kardeş ülkemiz. Türk tarihinde okuduğumuz şeylerin burayla ne kadar alakalı olduğunu da gördük. Kültürlerin benzer olduğunu çok iyi biliyorduk. Tarihimizin de benzer olduğunu gördük. Bu, bize bir taraftan da misyon yüklüyor. Bu misyonu hakkıyla yerine getirmek istiyoruz.” dedi.

“TÜRK DÜNYASINDA ÖNEMLİ BİR KARŞILIK BULACAK”
Filmin yönetmeni Mecit Güven de sinema tadında belgesel film olan Azerbaycan Atabeyleri filminin daha sonra yapılacak işler için inançlarını artırdığını dile getirdi.
Güven, Türkiye-Azerbaycan ortaklığında daha iyi işler yapmayı ümit ettiklerini belirterek şöyle konuştu:
Ben, bir yönetmen olarak 70’in üzerinde tarih konulu iş yaptım fakat buraya geldiğimde çok önemli bir şeyi dikkatten kaçırdığımızı gördüm. Atabeyler devletiyle alakalı henüz hiçbir iş yapılmamıştı. Bu işten sonra şimdiye kadar gölgede kalmış fakat çok önemli, özellikle Selçuklu döneminde bu coğrafyaya bu kadar etki etmiş birçok karakterin gün yüzüne çıkarak Türk dünyasında çok büyük bir karşılık yaratacağını düşünüyoruz.

“BU ROLÜ CANLANDIRMAKTAN BÜYÜK GURUR DUYUYORUM”
Filmde Şemseddin Eldeniz rolünü canlandıran Zabit Samedov, Azerbaycan tarihinde çok önemli bir şahsı canlandırmaktan gurur duyduğunu ifade etti.
Samedov, daha önce Kuruluş Osman dizisinde oynadığını, dolayısıyla tarihi filmler konusunda tecrübeli olduğunu belirterek, Şemseddin Eldeniz’i en iyi şekilde canlandırmak için elinden geleni yaptığını kaydetti.

ÇEKİM EKİBİNDE TÜRK VE AZERBAYCANLILAR YER ALDI
Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminde bugünkü Azerbaycan topraklarında yaşanan olayları anlatan filmin yaklaşık 100 kişilik çekim ekibinde Türk ve Azerbaycanlı çalışanlar yer alırken, rollerin tamamını Azerbaycanlı aktörler oynadı.
Çekimlerinde Azerbaycan’ın tarihi mekanları kullanılan film, yakın zamanda Azerbaycan sinema salonlarında gösterime girecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖRGÜTSEL DOKÜMAN VE DİJİTAL MATERYAL ELE GEÇİRİLDİ
3 şüphelinin yakalandığı operasyonda, yasaklı yayın dahilinde bulunan örgütsel doküman, örgütü simgeleyen bez parçaları ile şüphelilere ait dijital materyal ele geçirildi.
Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Denizler ve okyanusların şu ana kadar sadece yüzde 5’i keşfedildi. Günümüzde teknolojinin geldiği son nokta göz önüne alındığında bu oran oldukça düşük. Ancak bazı kuruluşlar yaptığı araştırmalarla denizin derinliklerine ışık tutmayı başarıyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA), denizlerin derinliklerinde yaşayan 10 ilginç canlıyı görüntülemeyi başardı. İşte o canlılar…

Derin denizlerde yaşayan denizanası

Sifonofor

Dumbo ahtapotu

Deniz hıyarı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kazanın haber verilmesiyle olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay 28 Kasım’da İstanbulFatih’te bulunan bir kargo şirketinde meydana geldi.

Sabah işyerini açan E.Y., içerisinde yaklaşık 4 milyon TL değerinde döviz olan kasanın yerinde olmadığını görerek polise haber verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hırsızları yakalamak için çalışma başlatan polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izledi.

Ekipler, kimlikleri tespit edilen şüpheliler Bahaddin G.(24) ile Adem K.’yi(22) gözaltına aldı. Şüphelilerin üzerinde 1 ruhsatsız tabanca ve buna ait 44 mermi ele geçirildi.

Daha önce de suç kayıtları olduğu tespit edilen şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
13’Ü ADLİ KONTROL ŞARTI İLE SERBEST BIRAKILDI
Tamamlanan yasal işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen şüphelilerden terör örgütüne üye olma suçundan M.Y. isimli şahıs tutuklanırken diğer 13 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüpheli şahıs hakkında ise yasal sürecin devam ettiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EMEKLİ MAAŞI ZAMMI 2025 HESAPLAMA TABLOSU GÜNCEL
Emekli maaşı zam oranları için kritik veriler netleşiyor! Temmuz-Ekim dönemi için açıklanan 4 aylık verilere göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı yüzde 12,06 olarak belirlenmişti. Bugün açıklanan kasım ayı enflasyon verisiyle birlikte 5 aylık enflasyon farkı kesinleşti ve emekli maaşı zam oranları yeniden hesaplandı.

Kasım ayı enflasyon verisiyle birlikte emekli maaşı zam oranları netleşti! TÜİK’in açıkladığı verilere göre kasımda enflasyon aylık bazda yüzde 2,24 artarken, yıllık enflasyon yüzde 47,09’a geriledi. Bu gelişmeyle birlikte 5 aylık kesinleşen enflasyon farkına göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yapılacak zam oranı yüzde 14,57 oldu. Yeni zam oranıyla birlikte en düşük emekli maaşı 14.321 TL’yi buluyor.


SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
5 aylık orana göre Ocak 2025 emekli maaşı;

5 AYLIK ORANA GÖRE MEMUR EMEKLİSİ MAAŞLARI
Kesinleşen 5 aylık rakamlarla memur emeklisi maaşları da güncellendi.
İşte rakamlar:

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri yayınladı, Türkiye’nin en kalabalık ilçeler listesi belli oldu. Listeye İstanbul’un o ilçesi damga vurdu. Nüfus bazında 57 şehri geride bırakan o ilçe, Türkiye’nin en kalabalık ilçesi oldu.

TÜRKİYE’NİN EN KALABALIK İLÇELERİ GÜNCEL LİSTESİ AÇIKLANDI
İstanbul Pendik
743.774

İstanbul Bağcılar
744.351

Adana Seyhan
787.771

İstanbul Küçükçekmece
792.030
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Palandöken ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde 24 Mayıs günü Halil Ciğerli, 2 yıldır şiddetli geçimsizlik yaşadığı eşi Hangül Ciğerli’yi uyuduğu sırada başına tabancayla 2 el ateş ederek öldürdü.

Bir süre sonra elinde silahı ile sokağa çıkan Ciğerli, polisi arayıp eşini öldürdüğünü ve teslim olmak istediğini söyledi. Adrese gelen polis ekipleri, Ciğerli’yi gözaltına aldı. Halil Ciğerli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Halil Ciğerli hakkında Erzurum 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tutuklu sanık Ciğerli, ilk kez hakim karşısına çıktı. Bir süreden beri eşiyle arasında geçimsizlik olduğunu anlatan Ciğerli, “Eşimle uzun zamandır aramızda geçimsizlik vardı. Olay günü oğlumun evden ayrılmasından sonra daha önceden temin ettiğim tabanca ile eşim uyuduğu sırada başına 2 el ateş ettim. İlk ateşten sonra ölmediğini düşündüm. Bu sebeple ikinci kez ateş ettim” dedi.

SAVCI, AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ
Cumhuriyet savcısı, ilk duruşmada sanık ile ilgili mütalaasını açıkladı.

Savcı, mütalaasında Halil Ciğerli’nin ‘Eşe karşı, kadına karşı tasarlayarak ve kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Duruşma, sanık avukatının ek süre talebi sonrası ertelendi
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEK İSTEĞİM AİLEME BAKABİLMEK
Evini ve eşyalarını kaybettikten sonra Erzincanlı olan eşinin memleketine gelen 58 yaşındaki Ramazanoğlu baldızının evinde küçük bir miktar kira ile kaldığını 1 çocuğunu olduğunu geçimini ve eşya alabilmek için mesleği olan çantacılığı sürdürdüğünü söyledi. Yaptığı çantaların çizimini ve modelini kendisinin belirlediğini söyleyen Nusret Ramazanoğlu; Eşim Erzincanlı. Eşimde 1992 depremini Erzincan’da yaşamış. Hatay’da tanıştık. Hatay depremini de yaşadı. Burada kayınvalidemin evinin bahçesinde odunluk olarak geçen yere işlerimi yapabileceğim bir atölye kurdum. Yaptığım ürünlerin tamamı el emeğim. Fakat sadece yazları çalışabiliyorum. Kışın soğuk olduğu için burada da soba olmadığından çalışamıyorum. Yaptığım ürünleri gören komşular ve komşularımın tavsiye ettiği vatandaşlar alıyor. Depremden dolayı zaten eşyam da kalmamıştı. Hem ailemi geçindirmek Hem de eşya ihtiyaçlarımı gidermem lazım. Sizlere ulaşan komşularımdan Allah Razı olsun. Sizlerde geldiniz sesim olursanız çok sevinirim. Benim sizden ricam Sayım Valim çok iyiliksever olduğunu biliyorum. Buradan Sayın valimizden ben sadece yaz kış çok sevdiğim bu işimi devam ettirebileceğim bir yer. Buradan çok ayrılamadığım için Sayın valime de ulaşamadım. Sizler vesilesiyle ulaşabilirsem ve Valimiz Hamza Aydoğdu bu konuda bana yardımcı olursa çok duacı olurum. Tek isteğim aileme bakabilmek” dedi.

EL EMEĞİ İLE YAPILAN ÇANTALARI HERKES GÖRMELİ
Mahalleden komşusu olan Yaşar Şahin, ben Nusret Bey’in yan komşusuyum. Komşun depremden sonra Antakya’dan geldi. Geldiğinden beri engelli olmasına rağmen gördüğünüz bu çantaları el emeğiyle dikiyor. Gördüğüm kadarıyla elinden geldiğince satmaya çalışıyor. Vatandaşlar bu çantaları değil mağazalarda satılan çantaları tercih ediyor. Komşumun el emeği ile yaptığı bu çantaları herkesin görmesi ve alması lazım ki komşumda nasiplensin ailesini geçindirebilsin. Bende Erzincanlı olarak Sayın valimden istirhamım komşuma yardımcı olması”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEK TARAFLI BİR BAKIŞ
Öncelikle şunu söyleyeyim, Uğur Dündar’ı kimsenin linç ettiği yok. Haberin medyaya yansıdığı ilk günden beri, Uğur Dündar’ın da açıklamalarına yer veriyoruz. Faruk Bey, sadece işine gelen bölümleri yazısına almış anlaşılan. Yoksa böyle bir detayı gözden kaçırmış olamazdı. Tek taraflılığı bırakıp, nesnel yaklaşsa Uğur Dündar’ın sosyal medya paylaşımlarına haberin içinde yer verdiğimizi görürdü…
Uğur Dündar davanın medyaya yansıdığı ilk günden beri iki kız kardeş ve annelerini hedef gösteren birçok açıklama yaptı hem ekranlardan hem de sosyal medyasından. Bir zahmet onlara da yer verseydiniz yazınızda Faruk Bey. Ama verir mi vermez… Bir kadına yönelik ‘Yüz kızartıcı belgeler yayınlayacağım… İçinizden tükürme duygusu geçecek’ sözlerine de iki kelam etseydiniz. Kadına şiddetin, hedef göstermenin, itibarsızlaştırmaya çalışmanın en somut örneğidir bu sözler. Niye bunlar için bir şey demediniz? Nerede sizin nesnelliğiniz? Bizi suçladığınız ‘tek taraflılığı’ siz yapıyorsunuz…

Adli Tıp sürecine dair Dilara Gülatan’ın itirazlarını haber yapmanın neresi düşmanlık? Uğur Dündar’a soru sormanın neresi önyargılı bir tavır? Gazeteciliğin en temel kuralıdır soru sormak.
İlk günden beri Uğur Dündar tamamen karşı tarafı hor gören bir tavır sergiliyor. Buna da iki kelam etseydiniz keşke. Ama etmezsiniz… Hani diyorsunuz ya; ‘Haberler, nesnelliği yok eden duygularından arınmalı; somut veriler ve mesleki kurallar üzerinden ilerlemeliydi’ diye, bu tavsiyenizi önce siz kendinize uygulayın. Tek taraflı yayıncılığı siz yapıyorsunuz. Önyargılı olduğunuzun kanıtını da yazınızla gösterdiniz. Tutturmuşsunuz bir ‘yandaş’ söylemi, o doğrultuda gidiyorsunuz. Politik olarak kendinize yakın gördüğünüz bir gazeteciyi canhıraş savunmak adına onun yanlışlarını dile getirmemek bence en büyük yandaşlıktır. Bozacının şahidi şıracıdır misali Uğur Dündar’ın yanlışlarını yazmamaya, görmemeye devam ediyorsunuz. Sonra da nesnellikten, tarafsızlıktan bahsediyorsunuz, komik gerçekten…

DÜNDAR ‘5 ŞÜPHE’ HAKKINDA KONUŞMUYOR
Uğur Dündar’ın ayarları bozuldu! Dündar, kendisine babalık davası açan Dilara Gülatan’ı ve annesi Suphiye Orancı’yı hedef alıp “Çarşamba akşamı TV’de program yapıp anne Suphiye Orancı hakkındaki yüz kızartıcı belgeleri açıklayacağım. İçinizden tükürme duygusu geçecek” diye tehditler savurmuştu. Ancak Dündar yaptığı programda bu konuya hiç değinmedi. Halbuki elinde gerçekten sağlam belgeler olsa o yayını yapar, aynı belgeleri de mahkemeye sunardı. Öte yandan Dündar, GÜNAYDIN’ın babalık davasıyla ilgili 5 şüpheli durum hakkında da tek kelime etmiyor. Çünkü Dilara Gülatan’ın avukatlarının yaptıkları itirazın haklı gerekçeleri olduğunu o da biliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şam’ın estetik doktoru Alper Eskalen ile aşk yaşadığı öğrenildi. Bir süre ilişkilerini gözlerden uzak yaşayan çift, beraberliklerini ilan etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Uğur Dündar’a açılan babalık davasını haber yapmamız bazılarını çok rahatsız etmiş anlaşılan. Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici her zamanki gibi tek taraflı yorumlamış yapılan haberleri.

Uzun uzun da yazı döşemiş, Uğur Dündar’ı linç ediyormuşuz. Artık muhalif olacağım diye nasıl bir evreye geçtiyse Faruk Bildirici, gerçeklik algısını da kaybetmiş anlaşılan. Yazısında baştan aşağıya bizi suçlayıcı bir üslup kullanmış. Ama Uğur Dündar’a toz kondurmamış. Yani tam anlamıyla ‘mağdur edebiyatı’ yapmış… Mağdur da tabii ki Uğur Dündar ona göre. İki kız kardeşin mağduriyeti umurunda bile değil Faruk Bey’in…

TEK TARAFLI BİR BAKIŞ
Öncelikle şunu söyleyeyim, Uğur Dündar’ı kimsenin linç ettiği yok. Haberin medyaya yansıdığı ilk günden beri, Uğur Dündar’ın da açıklamalarına yer veriyoruz. Faruk Bey, sadece işine gelen bölümleri yazısına almış anlaşılan. Yoksa böyle bir detayı gözden kaçırmış olamazdı. Tek taraflılığı bırakıp, nesnel yaklaşsa Uğur Dündar’ın sosyal medya paylaşımlarına haberin içinde yer verdiğimizi görürdü…

Uğur Dündar davanın medyaya yansıdığı ilk günden beri iki kız kardeş ve annelerini hedef gösteren birçok açıklama yaptı hem ekranlardan hem de sosyal medyasından. Bir zahmet onlara da yer verseydiniz yazınızda Faruk Bey. Ama verir mi vermez…

Bir kadına yönelik ‘Yüz kızartıcı belgeler yayınlayacağım… İçinizden tükürme duygusu geçecek’ sözlerine de iki kelam etseydiniz. Kadına şiddetin, hedef göstermenin, itibarsızlaştırmaya çalışmanın en somut örneğidir bu sözler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray’ın yıldız futbolcusu Mauro Icardi ile Arjantinli model Wanda Nara arasında boşanma davasının nerede açılacağı konusunda da anlaşmazlık çıktı.
Icardi’nin davanın Türkiye’de açılmasını istediği yönünde iddialar var.
Nara ise Türkiye’deki boşanma davalarında ‘zina’nın haklı gerekçe sayılmasından dolayı davanın Arjantin’de görülmesi için çabalıyor.
Çiftin her attığı adım Arjantin basınında gündem yaratıyor.

Dava Türkiye’de açılırsa Icardi’den büyük tazminat koparma peşinde olan Nara, borçlu bile çıkabilir!
Kocasını defalarca aldatan, sevgilileriyle yatakta fotoğraflar paylaşan Nara, Icardi’ye tazminat bile ödemek zorunda kalabilir.
Zaten Icardi de eşi Wanda Nara’nın “cinsiyete dayalı şiddet” suçlamasıyla kendisi hakkında açtığı davanın duruşmasına katılmadı.

Nara’nın avukatı Ana Rosenfeld ise Icardi’nin avukatının duruşmanın ertelenmesi talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini açıkladı.

Ayrıca Rosenfeld, Icardi’nin Türkiye’de ikamet ettiğini hatırlatarak, “Bu dava ülke dışına taşabilir; Türkçe öğrenmek zorunda kalacağım” dedi.

Yani davanın Türkiye’ye taşınma ihtimali var ve Icardi de ‘beni Türk adaletine teslim edin’ der gibi hareket ediyor.
Bu olayda çok tartıştığımız, eksikleri bulunan Türk yargı sisteminin birçok ülkeye göre aile kurumunu koruyan daha sağlam yasalar olduğunu görmüş olduk.
Icardi gibi yakışıklı, karizmatik, milyonlarca hayranı ve serveti olan bir futbol yıldızı, yaşadığı haksızlıklara ve aldatmalara rağmen Nara’dan neden vazgeçmedi? Anlamak mümkün değil.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hafta içi her gün atv’de yayınlanan, birbirinden farklı hikâyeleri ekranlara taşımaya devam eden Esra Erol’da, gün içerisinde yayınlanan 100 programın yer aldığı reyting ölçümünde Tüm Kişiler kategorisinde %6,59 izlenme oranı ve %26,50 izlenme payı alarak birinci sıraya yerleşti.

Kuruluş Osman
#KuruluşOsman etiketiyle sosyal medyada Türkiye gündeminde yer alan ‘Kuruluş Osman’, 172. Bölümüyle Tüm Kişiler’de %6,03 izlenme oranı ve %15,30 izlenme payıyla Kuruluş Osman Tüm Kişiler’de en çok izlenen dizi olarak ikinci sıraya yerleşti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm Bakanlığının desteklediği, Murat Çeri’nin yönettiği filmin 2026 yılında vizyona girmesi planlanıyor. ‘Bir Adam Yaratmak’, ilerleyen zamanlarda uluslararası festivallerde de yer alacak ve Kısakürek’in eseri dünyaya tanıtılacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dava Türkiye’de açılırsa Icardi’den büyük tazminat koparma peşinde olan Nara, borçlu bile çıkabilir!
Kocasını defalarca aldatan, sevgilileriyle yatakta fotoğraflar paylaşan Nara, Icardi’ye tazminat bile ödemek zorunda kalabilir.
Zaten Icardi de eşi Wanda Nara’nın “cinsiyete dayalı şiddet” suçlamasıyla kendisi hakkında açtığı davanın duruşmasına katılmadı.
Nara’nın avukatı Ana Rosenfeld ise Icardi’nin avukatının duruşmanın ertelenmesi talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini açıkladı.
Ayrıca Rosenfeld, Icardi’nin Türkiye’de ikamet ettiğini hatırlatarak, “Bu dava ülke dışına taşabilir; Türkçe öğrenmek zorunda kalacağım” dedi.
Yani davanın Türkiye’ye taşınma ihtimali var ve Icardi de ‘beni Türk adaletine teslim edin’ der gibi hareket ediyor.
Bu olayda çok tartıştığımız, eksikleri bulunan Türk yargı sisteminin birçok ülkeye göre aile kurumunu koruyan daha sağlam yasalar olduğunu görmüş olduk.
Icardi gibi yakışıklı, karizmatik, milyonlarca hayranı ve serveti olan bir futbol yıldızı, yaşadığı haksızlıklara ve aldatmalara rağmen Nara’dan neden vazgeçmedi? Anlamak mümkün değil.
Elbette Icardi’nin de hataları var. Takım arkadaşının eşiyle yaşadığı birliktelik ona Arjantin Milli Takımı’nın kapılarını kapattı.
Seri A’da üst üste gol kralı olup, Paris Saint Germain’e rekor bir ücretle transfer olan Icardi’nin hayatında Nara olmasaydı belki de bugün futbolun zirvesinde olacaktı.
Nara olmasaydı yolu Türkiye’ye de düşmezdi elbette.
***
BAKAN MEMİŞOĞLU’NU BÜYÜK BİR MÜCADELE BEKLİYOR!
Yenidoğan çetesi skandalı patladıktan sonra bu çetenin buz dağının görünen kısmı olduğunu benim gibi bazı yazar ve yorumcular gündeme getirmişti.
Özel hastanelerde gereksiz testlerden gereksiz ameliyatlara, doktorların vesikalık fotoğraf ister gibi MR istemesine ve bu alanda dünya birincisi olmamızdan sezaryen ile doğum oranlarında Avrupa birinci olmamıza kadar birçok alanda usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı tekrar tartışma konusu olmuştu.

Zaten bazı özel hastanelerin SGK’yı zarara sokacak şekilde ticarethane gibi yönetildiğini vatandaş görüyordu.
Yenidoğan çetesi skandalından sonra beklenti özel hastanelerde kapsamlı bir mevzuat değişikliğine gidilmesiydi.
Ve önceki gün beklediğim açıklama Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan geldi:
“Özel hastaneler mevzuatını tamamen yeniliyoruz…
Kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerin tamamı aynı standartta hizmet vermek zorunda.” Savcıların Yenidoğan çetesi soruşturmasını büyük gizlilikle yürütüp, gerekli delillerin toplamasında Bakan Memişoğlu’nun soğukkanlı ve kararlı duruşunun da etkisi oldu.
Bakan Memişoğlu’nu şimdi daha büyük bir savaş bekliyor.
Eğer özel hastanelerin mevzuatını tamamen yenilerse, çürük elmaları ayıklayıp, devleti ve vatandaşı soyan uygulamaları ortadan kaldırırsa memleket adına büyük bir işe imza atabilir.
Ama bu savaşta Bakan Memişoğlu’nun karşısında milyar dolarların döndüğü devasa bir özel hastane sektörü olacak!
Umarım Bakan Memişoğlu özel hastanelerin mevzuatında radikal değişiklik yapma konusunda samimidir.
Gerekli değişiklikler yapılırsa, kazanan devletimiz ve Türk halkı olur.
***
GÜVENLİMOTOKURYELERGELİYOR
Sayıları iki milyonu bulan motokuryelere yeni düzenlemeler geliyor.
Kurye olacak kişilerde mesleki yeterlilik sertifikası zorunlu olacak ve adli sicil kaydının temiz olması şartı aranacak.
Ayrıca geliştirilmesi düşünülen Kurye Bilgi Sistemi ile tüm kuryeler kayıt altına alınacak.
Pandemiyle birlikte sayıları hızla artan motokuryelerde büyük bir denetimsizlik vardı.

Kuryeler arasında ehliyetsiz, 18 yaşından küçük, hatta birçok suç işlemiş sabıkalı çalışanlar var.
Bu kişiler trafik kurallarına uymuyor ve bazen de güvenlik sorunu yaşatıyorlardı.
Yeni düzenlemeyle artık kapınızı açtığınız motokuryeler sertifikalı, güvenli insanlar olacak.
Tabii yeni düzenleme kâğıt üzerinde kalmazsa!
Motokuryelerin iş güvenliği açısından yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu hatırlatalım.
Sipariş başına ve bir süre kısıtlamasıyla çalıştırılan motokuryeler zamanla yarıştıkları için birçok trafik kazası yaşanıyor.
Motokuryelerden hayatını kaybedenler oluyor.
Kurye şirketleri de daha insancıl, güvenli bir çalışma sistemi oluşturmak zorunda. Devletimiz bu konuda da adımlar atmalı.
***
TRAFİK TIKANIKLIĞI FİYATLANDIRMASI
Geçtiğimiz hafta artık okulların bile kapalı olduğu günlerde İstanbul’da trafik yoğunluğunun yüzde 90’lara ulaştığını yazmıştım.
Ve trafik tıkanıklığı fiyatlandırması merkezi bölgelerde araç sayısı sınırlaması gibi bazı önerilerim olmuştu.
Dün İstanbul’da trafik tıkanıklığı fiyatlandırması kapsamında belirli noktalara araçla girişlerin ücretli olması yönünde bir çalışmanın olduğuna dair haberler çıktı.

Planın devreye alınması halinde pilot bölge olarak Eminönü seçilecek.
Daha sonra Kadıköy, Beyoğlu gibi yoğun yerlere doğru genişleyecek. Ayrıca çevreye zarar veren araçlardan daha fazla ücret alınacak.
Çevreye zarar veren araçlarla ilgili de 14 Temmuz 2023 tarihinde Paris Belediyesi’nin yoğun şehir merkezleriyle uyumsuz cip, SUV gibi araçlardan daha yüksek park ücreti alınma kararının Türkiye’de de uygulanmasını önermiştim.
Aklın yolu birdir!
Geç de olsa İstanbul trafiğini biraz olsun rahatlatacak önlemler alınacak gibi gözüküyor.
***
Altyazı
“Toplum da, içinde yer alan insanlar kadar korkaktır. Ve bu insanlar da demokrasi için fazla aptaldır. İnsanların nitelikleri bir kelimeyle ifade edilebilir: İkiyüzlülük.” (Nymphomaniac)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Burada ne yazsam tarif etmek için yetersiz olacak. En iyisi bu muazzam tecrübeyi yerinde yaşamak. Ne yalan söyleyeyim, bu maceradan sonra ailemle birlikte piramitlere yapmayı düşündüğüm geziyi iptal ettim. Parası da cebimde kaldı…
Çıkışta ukalalık yapıp yöneticilere “Osmanlı dönemindeki Topkapı Sarayı’na ya da Kapadokya’ya bir sanal gezi hazırlamaya ne dersiniz?” diye sordum. Dedim ya ukalalık yaptım diye, meğer çoktan hazırlıklarına başlamışlar bile…
Müzeverse aylarca açık kalacak. Giriş; yetişkinler için 900, çocuklar ve gruplar için 700’er lira. Ama son kuruşuna kadar değer. Kefili benim. Maddi imkanı ve vakti müsait olanlar, özellikle çocuklarını alıp gitsinler. Eminim bol bol dua alacağım…
TRT bildiğiniz gibi
80’li yıllarda TRT’nin canlı yayınladığı maçlarda ses önceden gelir, görüntüsü ise bir-iki saniye sonra ulaşır, izleyiciler fıtık olurdu.
Çarşamba gecesi Monaco ile Benfica arasındaki Şampiyonlar Ligi maçını izlemek üzere koltuğuma kuruldum. Ne var ki TRT’nin müzmin hastalığı nüksetmişti. Spiker, maçı sanki cam küreye bakarak anlatıyor, onun “kehanetleri” iki saniye sonra ekranda gerçekleşiyordu. 6 dakika boyunca bu işkence devam etti. Sonunda bir yetkilinin kulağı çınlamış olmalı ki senkron sorununu halletti.
Yahu yıl olmuş 2024… Elâlem kafamıza gözlük geçirip bizi Mısır piramitlerinin üzerinde uçuruyor, siz hâlâ kendinizi Necefli Maşrapa döneminden kurtaramıyorsunuz…
Gerçek ne kaldı ki?
Döviz büroları sahte 50 ve 100 dolarlık banknotların artması yüzünden dolar bozmayı reddediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın taklit ve tağşiş listesi kabardıkça kabarıyor. Arının dokunmadığı bal, içinde süt olmayan peynir ve tereyağı, zeytinden başka her bitkinin içinde yüzdüğü zeytinyağı üretmeyi başardık. (!)
Sahte emlakçılar tarafından 10 kişiye birden satılan ya da kiralanan evler, ortaokul mezunu olup da ameliyata giren sözde beyin cerrahı profesörler, kendini doktor olarak tanıtıp para karşılığı hatalı sevk yaparak yeni doğan bebeleri öldüren ambulans şoförleri, 5 dolara istediğiniz kişilerin kimlik bilgilerini paylaşan dijital mecralar…
Her şey sahte… Peki ne gerçek? Dolandırılmaya pek müsait olduğumuz…
Gaf’let kürsüsü
Hindistan’da, içinde düğünden dönenlerin olduğu ve navigasyon kullanan araç, Google Maps’in yönlendirdiği tamamlanmamış köprüden düştü. Araçtakiler hayatlarını kaybetti.
Zap’tiye
Yakında at etinin içinden sucuk çıktığına sevinir hale geleceğiz!..

Ne demiş?
Yozgat’ta açılan yeni derneğin ismi: “Karısı Evde Temizlik Yapan Oturacak Yer Bulamayan Emekli Erkekler Derneği Lokali.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cenazeye katılamayacak olanlar üzgündü. Neyse ki, Yiğiter Ailesi buna bir çözüm buldu! Umran Bey’in Belçika’daki cenaze törenini canlı yayınlamaya karar verdiler! Tören, önceki gün bir cenaze evinde gerçekleşti. Orada cenaze namazı kılındı ve sonra da şehir mezarlığına defnedildi. Törenden önce ailenin gönderdiği linkten canlı yayına bağlanan Umran Yiğiter’in sevenleri, telefon ve bilgisayar ekranından cenaze törenine katıldı ve sanal da olsa son görevlerini yerine getirdiler. Ben de Umran Yiğiter’e Allah’tan rahmet diliyorum.
HANIMAĞA’YA BİR TORUN DAHA GELDİ
Hanımağa lakaplı ünlü iş kadını Nadire İçkale’nin altıncı torunu dünyaya geldi. Büyük oğlu ile gelini Ozan-Özge İçkale sayesinde Temmuz 2005’te ilk torunu Buke’yi kucağına alan Nadire Hanım’a, altıncı torun mutluluğunu yaşatan kişiler ise, küçük oğlu ile gelini Ömer-Anna İçkale oldu.

Uzun bir flört döneminden sonra önceki yıl en yakınlarına bile haber vermeden nikah masasına oturan Ömer Bey ve Rus eşi Anna Hanım, geçen hafta Deniz adını verdikleri kızlarını kucaklarına aldı. Umarım kızlarını sağlıkla büyütürler.
İSTANBUL’DAGÖRÜCÜYE ÇIKTI
Türk Hava Yolları’nın ünlü sanatçımız Refik Anadol ile birlikte hazırladığı ve ilk gösteriminin en prestijli sanat fuarı Art Basel’de yapıldığı, insanların iç dünyasını yansıtan portrelerin yer aldığı sanat projesi ‘Inner Portrait’, Türkiye’de görücüye çıktı.

AKM’de sergilenmeye başlayan eser için önceki akşam bir açılış daveti düzenledi.

Davet, iş, cemiyet ve sanat dünyasından birçok ünlü ismi bir araya getirdi. Konuklar, önümüzdeki dönemde dünyanın başka bölgelerinde de sergilenmesi planlanan esere hayran kaldı. ‘Inner Portrait’, 1 Aralık’a kadar sergilenecek, bence kaçırmayın.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Selin Şekerci, son dönemde sık sık gündem olan genç oyuncuların yüksek ücretler aldığı hakkındaki söylemleri değerlendirdi. Şekerci; “Ben genç oyuncu kategorisine giriyor muyum hâlâ bilmiyorum. Eskiye göre başka şartlarda çalışılıyor. Ben, oyuncunun bir günahı olmadığını düşünüyorum. Çünkü yapımcı da o parayı vermesin o zaman” diye konuştu.
REKLAM
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÖNCEDEN PLAN YAPMAYI SEVMİYORUM”
Ezgi Eyüboğlu, yılbaşı için tatil planının olup olmadığı sorulması üzerine “Daha bir ay var. Önceden plan yapmayı sevmiyorum” ifadelerini kullandı.
“KADIN OLARAK ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM”
Oyunculuk sektöründe kadın – erkeklerin eşit ücretler almamasıyla ilgili de konuşan Ezgi Eyüboğlu, gazetecilerin, “Siz bu durumu hissettiniz mi?” şeklindeki sorusuna; “Bütün dünyada olan ve konuşulan bir şey. Koşulları konuşurken kadın olarak elimden geleni yapıyorum. Daha fazlası elimden gelmiyor. Hepimizin hissettiği durum” diye yanıt verdi.
“AŞK YOK”
Ezgi Eyüboğlu ilişki sorularına ise, “Aşk hayatı yok” karşılığını verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BREZİLYA’DAN FORMA ALDIM”
Keyifli halleriyle dikkat çeken Hafsanur Sancaktutan; “Brezilya’da olabildiğince forma topladım. Bir tanesini de Kubilay’a aldım” dedi.
“KUBİLAY ÇOK ROMANTİK”
Yurt dışında olduğu sırada Kubilay Aka’nın kendisine çiçek göndermesi hakkında da konuşan Hafsanur Sancaktutan; “Bana oraya çiçek yolladı, ben ‘Herhalde Kubilay’dan değildir’ dedim ama çok romantik ya. En sevdiğim özelliklerinden birisi…” ifadelerini kullandı.
“ADAM YOK’ DEDİM ÂLÂSINI BULDUM”
Geçtiğimiz aylarda “Kimse yok. Ortalıkta adam kalmadı” şeklindeki sözleriyle dikkat çeken Sancaktutan, ayrıca “Adam yok’ dedim âlâsını buldum” diyerek sevgilisi Kubilay Akay’a övgü dolu sözlerde bulundu.
SEVGİLİSİNİ GÖRMEK İÇİN 3 SAATLİĞİNE ÜLKE DEĞİŞTİRMİŞTİ
Öte yandan Kubilay Aka, geçtiğimiz haftalarda Mipcom Fuarı için Fransa’nın Cannes şehrine gitmişti. Hafsanur Sancaktutan da sevgilisini görebilmek için 3 saatliğine Kubilay Aka’nın yanına gitmişti. Birlikte birkaç saat vakit geçiren ikili, daha sonra birlikte dönmüştü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gösterime; filmlere oy veren Akademi üyeleri, filmin yönetmeni Zeki Demirkubuz ile oyuncusu Cem Davran katıldı. Konuklar arasında Miss Turkey 2024 birincisi İdil Bilgen de yer aldı.
Zeki Demirkubuz ve Cem Davran ile çektirdiği fotoğrafı paylaşan İdil Bilgen; “Değerli film yapımcısı, senarist ve yönetmen sayın Zeki Demirkubuz’un yönettiği, Türkiye’nin 2025 Oscar adayı filmin New York’taki Türk Konsolosluğu’nda gerçekleştirilen gösterimine katılmaktan büyük onur duydum” dedi.
İdil Bilgen, şöyle devam etti; “Bu, Türkiye’nin uluslararası sahnede temsil edilmesi için önemli bir başarı. Kayda değer çabaları ve üstün başarıları için yönetmeni ve tüm kadroyu yürekten tebrik ediyorum. Değerli Zeki Demirkubuz bey ve Cem Davran bey ile tanışma fırsatı bulmak benim için gerçekten özeldi. Ayrıca, New York Türk Konsolosluğu’na nazik daveti için en içten şükranlarımı sunuyorum.”
Başkonsolos Ahmet Yazal ve eşi Zeynep Yazal ile olan fotoğraflarını paylaşan İdil Bilgen, duygularını şöyle dile getirdi; “Değerli New York Başkonsolosumuz Sayın Ahmet Yazal ve sevgili eşi Sayın Zeynep Yazal ile ‘Hayat’ın başarısını kutlamak üzere Türkiye’nin 2025 Oscar’ı En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film adaylığı ile bir araya gelmek çok değerli bir andı.”
Son olarak, filmin afişinin önünde poz veren İdil Bilgen; “Türkiye’nin New York Başkonsolosu’nun zarif misafirperverliği altında ‘Hayat’ın başarısını kutlamak için harika bir an. Bunun bir parçası olmak benim için gerçekten bir onurdu. Ülkemin prestijli uluslararası platformlarda gösterdiği olağanüstü başarılardan dolayı, özellikle de 2025’te En İyi Uluslararası Film Oscar adayı olarak bir kez daha gurur duyuyorum” şeklinde ifadelerde bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dilan Çiçek Deniz de geceye katılan ünlü isimler arasındaydı. Basın mensupları ile kısaca sohbet eden oyuncu, sevgilisi Rafael Cemo ile gittikleri ABD seyahatinden de bahsetti. Deniz; “Harika bir deneyim oldu benim için. Belki önemli görüşmeler de yapmışızdır” diyerek güldü.
Eda Ece, annelikle ilgili samimi açıklamalarda bulundu. “Annelik çok güzel gidiyor. Onu görseniz yemek istersiniz, çok tatlı” diyen oyuncu, mutluluğunu gizleyemedi. Oğlunun 8 aylık olduğunu belirten Eda Ece; “Hep anne olmak istiyordum. Çocuklara bayılıyorum” sözleriyle annelik hayalini gerçekleştirmiş olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
Sinem Kobal da basın mensuplarıyla sohbet etti. Yeni projesinde bir gazeteciyi canlandıran Kobal, rolü hakkında, “Bir gazeteciyi canlandırmak benim için çok ama çok keyifliydi. Gazetecilik mesleğine başlamak hiç kolay değildir, sizler de bilirsiniz. Haydi başladınız, bu sektörde kendinize bir yer edinmek en zor iştir. Burada bunları anlatıyoruz” dedi.
Basın mensuplarının, “Kenan İmirzalıoğlu ile bir röportaja imza atsanız ona ne sorardınız?” sorusuna ise “Of, çok heyecanlanırdım. Hiç kolay değil. Herkesin merak ettiği bir soru sorabilirdim. Genç kalmasının sırrı çok iyi mesela. Yılların yakışıklı bir oyuncusu kendisi. Eşim diye demiyorum” diyerek güldü.
31’inci yaşını sevgilisi Hakan Sabancı ile birlikte Mısır’da kutlayan Hande Erçel, evlilikle ilgili sorular karşısında, “Bunlar özel konular. Burada konuşmayalım” diyerek bu konuda yorum yapmaktan kaçındı.
Selin Şekerci de geceye katılan ünlü isimler arasındaydı. Şekerci, basın mensupları ile bir araya gelince, “Eski sevgiliniz ile arkadaş kalır mısınız?” sorusuna “Hepsiyle arkadaş kalıyorum.” dedi. Eski aşkı İbrahim Selim ile pişti olan Selin Şekerci; “Gördükçe birbirimizi selamlaşıyoruz tabii” diyerek güldü.
Ünlü müzisyen Ozan Doğulu, sevgilisi Hera ve kızı Arya ile birlikte davete katıldı. Doğulu, kızı ve sevgilisiyle birlikte sahne alacak olmanın heyecanını paylaştı. “Arya, amcası Kenan ile de sahneye çıktı. Şimdiden onu yetiştirmeye başladık. Hera da beş senede, beşe katladı, kızım da beş senede beşe katladı. Benden mutlusu yok” diyen Doğulu, hem ailesi hem kariyeriyle gurur duyduğunu belirtti.
Sahnede babasıyla birlikte olmanın kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını ifade eden Arya Doğulu ise “Babam ile aynı sahnede olmak benim için harika bir duygu. O benim arkamda bir güç. Babam ve amcam sahnedeyken ise o enerji dokunulamaz bir enerji” sözleriyle heyecanını dile getirdi.
Meltem Cumbul, yer aldığı projede Halil Ergün ile sette tartıştığına dair çıkan iddialar hakkında konuştu. Cumbul; “Reytinglerimiz düşük olduğu için dizi devam etmedi. Hayal kırıklığı yaşamadım. Tartışma falan yok, ben Halil Ergün ile çalışmaktan keyif aldım. Çok sevdiğim ve çok saydığım bir büyüğümdür” dedi.
Geçtiğimiz günlerde şarkıcı Buray ile düet yapan Nesrin Cavadzade, müzik kariyerine yeşil ışık yaktı. “Şarkı söylemeyi çok seviyorum. Yeter artık oyunculuk, sahnelere çıkacağım” diyerek esprili bir şekilde gülümseyen oyuncu; “Ekibim de böyle şeyler söylüyor, neden olmasın diyorum. Sahneye çıksam benim şovum Beyonce gibi olurdu” sözleriyle iddialı bir açıklamada bulundu.
Davete katılan bir diğer isim de Rabia Soytürk’dü. Basın mensupları ile kısaca sohbet eden Soytürk, spor ve özel hayatı hakkında konuştu. Oyuncu, “İşim gereği fiziğime dikkat etmem gerekiyor. Ben fazla yemek yiyen birisiyim. Yemek yemek için spor yapıyorum diyebilirim” diyerek güldü. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yapılan bir anket ile birlikte ‘En seksi kadın’ seçilen Zeynep Bastık hakkında konuşan Rabia Soytürk; “Amacım ve hedefim bu değil. Türkiye’nin bütün kadınları güzel. Zeynep Bastık da güzel bir kadın. Seçilmesi çok normal” diye konuştu.
Özgü Kaya
Hande Subaşı
Engin Hepileri – Beyza Şekerci
Hane Ataizi
Özgü Kaya
Damla Sönmez
Selin Şekerci – Sezin Akbaşoğulları
Öznur Serçeler
Çağlar Ertuğrul
İbrahim Selim
Pelin Akil
Ayşegül Aldinç – Birce Akalay
Devrim Özkan
Tuba Ünsal
Tuba Ünsal
Bige Önal
Elçin Sangu
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk‘ten Nazif Şahin Karpuz’un haberine göre; Hande Erçel ile Hakan Sabancı, İstanbul Havalimanı’nda objektiflere yansıdı.
“TATİLİMİZ ÇOK GÜZEL GEÇTİ”
Havalimanı’nda gazetecilerin kendisi için aldığı pastadaki mumları üfleyen Hande Erçel, tatilinin nasıl geçtiği sorulması üzerine; “Tatilimiz çok güzel geçti, her şey harikaydı” ifadelerini kullandı.
“NE DİYEBİLİRİM Kİ”
Hande Erçel, ayrıca gazetecilerin, Hakan Sabancı’nın ağabeyi Hacı Sabancı’nın eşi Nazlı Sabancı ile ilgili olarak, “Nazlı hanım yakın dostluğunuz hakkında neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine; “Ne diyebilirim ki… Her şey çok yolunda” diyerek memnuniyetini dile getirdi ve teşekkür etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ÖYLE BİR ŞEY YOK”
Kutlamaya sevgilisi Lucas Torreira ile katılan Devrim Özkan mekân çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kısa bir süre önce Torreira ile sevgilisinin doğup büyüdüğü yer olan Uruguay’a giden ve oradan romantik bir evlilik teklifi aldığı yönündeki iddiaları yalanlayan Özkan; “Şu an öyle bir şey yok. Olduğu zaman söz, söyleriz” dedi.
“HER ZAMAN TAKTIĞIM YÜZÜĞÜM”
Devrim Özkan ardından muhabirlerin parmağındaki yüzükle ilgili soruları karşısında ise “Bu benim her zaman taktığım yüzüğüm” diyerek utangaç bir tavır sergiledi.
İKİNCİ BEBEK GELİYOR
Galatasaraylı futbolcu Abdülkerim Bardakçı da kızı Alara ve eşi Zara ile birlikte katılan isimler arasında yer aldı. Zara Hanım’ın hamile olduğu dikkatlerden kaçmadı. Zara Hanım’ın karnının iyice büyüdüğü görüldü. Ünlü futbolcu, bebeğin cinsiyetine dair herhangi bir açıklamada bulunmadı.
Galatasaraylı futbolcu Barış Alper Yılmaz da geceye katılan isimler arasındaydı. Mekân çıkışında gazetecilere selam veren Yılmaz, daha sonra hızlı adımlarla otomobiline binip oradan ayrıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk‘ten Nazif Şahin Karpuz’un haberine göre; Melise Döngel, kız kardeşi Elif Döngel’in doğum gününü sevgilisi Kerem Atakan Kesgin ile birlikte Bebek’deki bir mekânda kutladı.
Mekân çıkışında sevgilisiyle birlikte ilk kez görüntülenen Melisa Döngel, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.
Oyuncu, sevgilisi ve kız kardeşi ile hızlı adımlarla yürüyüp bir taksiye binip oradan ayrıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekranların en ünlü yakışıklı oyuncularından Şükrü Özyılmaz, uzun zamandır sosyal medyanın ünlü fenomenlerinden Sibil Çetinkaya ile birlikte.
Ünlü fenomen geçtiğimiz günlerde geçirdiği ev kazasını Instagram’dan duyurmuştu.
Yakışıklı oyuncu Şükrü Özyıldız’la devam eden ilişkisiyle de gündemde olan Çetinkaya, takipçilerine yaşadığı zor anları şu şekilde aktarmıştı:
“Maalesef korkunç bir pazar geçiriyorum. Kaynar bir su bardağındaki çay, bacaklarıma, kasıklarıma ve kasık içi bölgeme dökülerek büyük acılara yol açtı. Saatlerdir hıçkırarak ağlıyorum. Görüntüyü paylaşmak istemiyorum, ama acım çok yoğun. Şu an iz bırakmaması için elimden geleni yapıyorum. Allah beterinden korusun, kaza diyelim. Şu an çok daha iyiyim. Mesajlarınız için çok teşekkür ederim.”
Sibil Çetinkaya zor günler geçirdikten sonra Esas Oğlan galasında ortaya çıktı.
“ESAS OĞLANIM”
Sevgilisi Şükrü Özyıldız’ın başrolde oynadığı dizinin galasında cesur tarzıyla boy gösteren fenomen “Ben esas oğlanımı buldum” notuyla pozlarını paylaştı.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şu sıralar sık sık aşk hayatıyla gündemde olan ekranların güzel oyuncularından İlayda Alişan, önceki akşam bir markanın yüzü olarak katıldığı davette mavi mini elbisesiyle göz kamaştırdı.
TAKİPÇİLERİ BEĞENDİ
Davetteki zarif şıklığıyla dikkat çeken Alişan, elbisesiyle verdiği pozları ardı ardına sosyal medya hesabından paylaştı.
Takipçilerinden yoğun ilgi gören paylaşımlara beğeni ve övgü dolu yorumlar yağdı.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuklar Duymasın dizisindeki performansıyla dikkat çektikten sonra setlere uzun bir ara veren Pınar Altuğ, bir süredir sosyal medya paylaşımlarıyla gündem oluyor.
Altuğ, önceki akşam bir etkinliğe katıldı. Samimi açıklamalar yapan ünlü oyuncu, dizi teklifleri hakkında konuştu.
Basın mensuplarıyla sohbet eden Pınar Altuğ, ekranlara dönüp dönmeyeceğiyle ilgili konuştu.
Gelen teklifleri ve rolleri beğenmediğini söyleyen oyuncu “Zaman zaman bazı şeyler geliyor ama içinde olmaktan mutlu olacağım şey gelmedi. Ben de özledim. ” ifadelerini kullandı.
“BENDEN KÖYLÜ KADIN ÇIKMAZ”
Altuğ, “Ters köşe bir rol olur mu?” sorusuna, “Olabilir tabii… Bu tipin müsade edeceği ters köşe olur. Kötü kadın olabilir. Köylü kadın çıkmaz benden. ” yanıtını verdi.





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekranların sevilen dizilerinden başrolünde Mert Ramazan Demir ve Afra Saraçoğlu’nun olduğu Yalı Çapkını’nda yeni gelişmeler var.
Dizide ayrılıklar devam ediyor. Geldiği günden beri tartışma konusu olan ve diziye hiç yakışmadığı hatta Ferit karakteri karşısında yaşlı durduğu düşünülen Akil’den kötü haber geldi.
DİYAR’IN ROLÜ BİTTİ
İddiaya göre bu sezon başında dizinin ekibine Diyar karakteriyle dahil olan Pelin Akil de ekipten ayrılıyor.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz yazar Philip Ridley’in kaleme aldığı, Can Utku’nun çevirisini yaptığı oyunu, Emre Basalak yönetti.
Basalak, prömiyer öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunun “yüz yüze tiyatro”nun bir örneği olduğunu söyledi.
Işıltılı Haşerat’ın seyircinin de oyunun içinde olduğu, hem sarsıcı hem de çarpıcı bir form içinde yazıldığını anlatan Basalak, oyunu Türkiye’deki seyirci profilini dikkate alarak “brechtyen” bir formla seyirciye sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Bu yeni biçimle birlikte oyun, seyirciyi sorgulatmaya yönelik bir hale büründü. Yazarın yazdığı haliyle oyun ‘an’ içinde seyirciyi sarsarken, son formuyla birlikte seyircide ‘sonuca’ yönelik bir etki yapmak istedik. Oyun aslında çok doğru bir dramatik aksiyonla, bir tragedya gibi yazılan ve günün sonunda karakomikin çok güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Biz de oyunun bu açık yapıt olma halini ‘brechtyen’ bir üslupla birleştirerek, eseri düşündürücü ve tek perdelik bir oyun haline getirdik.”
Basalak, oyunun yeni doğacak çocukları için iyi bir gelecek planlayan Ollie ve Jill çiftinin hikayesini anlattığını aktararak, şunları kaydetti:
“Çiftimiz evlerine gelen bir mektupla tek bir kuruş ödemeden ev sahibi olacaklarının haberini alırlar. Hayli zor koşullar altında yaşayan Ollie ve Jill için gelen haber fazlasıyla şaşırtıcı olsa da bir şekilde bu yeni eve taşınırlar. Yetkililere sordukları, ‘bu evi neden bize veriyorsunuz?’ sorusunun cevabını ise eve taşındıktan sonra alırlar. Yeni çiftimizin evi, ‘evsizler’ tarafından sürekli ziyaret edilen bir evdir. Bir süre sonra evde boğuşmalar, ölümler ve cinayetler yaşanmaya başlar ve her cinayet sonrasında evin her bir odası, kim neredeyse öldüyse, yenilenmeye başlar. İnsanoğlunun doyumsuzluğunun ve aç gözlülüğünün nerelere kadar varabileceğini anlatan oyunumuzla, bu karmaşık kapitalist çağın ve onun döngülerinin bir alegorisini sunmak istedik.”
Zeynep Mataracı Bektaş, Tunca Soysal, Ecesu Sevindik, Zeynep Sönmez, Ali Ertekin, Seyithan Tokkarabudak, Nuri Cabaroğlu ve Sertaç Korkmaz’ın rol aldığı oyun, bugün, 22 ve 23 Kasım’da Üsküdar Tekel Sahne’de, 28-30 Kasım’da ise Garibaldi Salon 2’de sahnelenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa yakasında 4 ilçede meydana gelen motosiklet hırsızlığı olayları üzerine polis ekipleri çalışma başlattı.

Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri 2 aylık çalışma sonucunda şüphelilerin hırsızlık yaptığı anların güvenlik kameraları tarafından görüntülendiğini tespit etti. Görüntülerde kasklı şüphelilerin kilitlerini kırdıkları motosikletleri çaldıkları anlar görülüyor.
Avrupa Yakası’nda 16 motosiklet hırsızlığı olayının failleri yakalandı | Video

5 KİŞİ TUTUKLANDI
Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri tarafından Beylikdüzü, Bahçelievler, Küçükçekmece ve Kağıthane’deki 8 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda yakalanan 7 şüpheliden 5’i tutuklanarak Metris Cezaevine gönderildi.2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘AYNI GÜN İÇERİSİNDE BULDUK’
Mücahit Değirmenci’nin park halindeki motosikleti 27 Ağustos Salı günü yaşadığı sitenin bahçesinden çalındı. Sabah motosikletinin yerinde olmadığını fark eden Değirmenci, “Motorumu normal açık bir otoparkta, sitenin otoparkında durduruyordum. Orada 1 ay kadar sorunsuz bir şekilde durdu. Bir gün direkt gelmişler, otoparkın otomatik kapısı var. İlk önce otomatiğini bozup sonra içeri giriyorlar, biraz açık bırakıyorlar.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün saat 17.02 sıralarında İstanbul Küçükçekmece ilçesi Atakent Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.Ş.(19) isimli sürücü yağışlı havada direksiyon hakimiyetini kaybederek o esnada kaldırımda yürüyen Şengül Ayyıldız isimli hemşireye çaptı.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri hemşireyi hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtulamayan Atakent 3. Etap Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Şengül hemşire hayatını kaybetti. Polis ekipleri tarafından yakalanan sürücü E.Ş. bugün sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak ceza evine gönderildi. Feci kaza anı da saniye saniye kameraya yansıdı.

Olay anını anlatan Aile hekimi Gülcan Feza Kuşçu, “Doktor arkadaş tarafından arandım. Güvenlik görevlisi arkadaş ona haber vermiş sizin hemşireniz yolda yatıyor diye. Koştum yanına gittim ilk önce ölü sandım. Ağzı açık gözü açık şekilde yatıyordu. Baktım solunumu yerinde kalbi çalışıyor.

112’yi aradım bu arada da bacağının ezik kopmuş olduğunu gördüm. Ambulans geldi biraz beklediler hangi hastaneye götürebiliriz diye. Sonra Kanuni hastanesine götürüldü. İç kanaması varmış kalp durması da olmuş. Ameliyata alındıktan sonra kanamayı durduramayıp hemşire hanımı kaybediyoruz” diye koştu.

“HARİKA BİR İNSANDI…”
Şengül hemşirenin çok iyi bir insan olduğunu söyleyen Feza Kuşçu, “Benim hemşiremdi 15 yıldır birlikteydim. Çok tatlı çok iyi bir insandı. Görüşmediği tanışmadığı insan yoktu. Harika bir insandı ben halen daha inanamıyorum. Şoktayım hala gelecek gibi. Çarpıp geri çekilmiş ve gövdeden çarptığı için büyük ihtimalle iç organ kanamaları ondan olmuş. Driftle gelen bir çocukmuş. Zaten bu bölgede tamamen driftler yapılıyormuş. Burada daha önce çok kazalar olmuş. Bunların engellenmesini istiyorum. Bizim canımız gitti başka canlar gitmesin” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.

14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ZİNCİRLEME KUSUR
Olayla ilgili 5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesi ile Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.

CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmasını tamamladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksir nedeniyle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.

“İDDİALARI KABUL ETMİYORUM”
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar yargılanmaya başlandı. Davanın dün görülen 2’nci duruşmasına, bugünkü 2’nci oturumla devam edildi. Konak’ta çalışma yapmadıklarını söyleyen taşeron firma yetkilisi Halit Özpelit, Demircan A.Ş. ile sözleşmeyi sözlü olarak sonlandırdıklarını söyledi. Özpelit, “Yaptığım sözleşmeyi sonradan hatırladım. Kısa süreli bir çalışmamız odu. Sonra sözleşmenin iptal olduğunu düşünerek geçen celsede ‘Sözleşmem yok’ dedim. Olay yerinde çalışmadım. Konak’ta başka yerde, Güzelyalı ve Karabağlar’da çalıştık. Demircan A.Ş., alt taşeron olarak bizle başka yerler için anlaştı. Sonradan para konusunda anlaşmazlık yaşayınca sözleşmeyi sonlandırdık. Demircanlar’ın cevabı, doğrudur. Ahmet Çelik’in beyanından bellidir. Onların işlerini bu dönemde takip eden Ahmet Çelik’tir. Aleyhimdeki iddiaları kabul etmiyorum” diye konuştu. Ardından dinlenen İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay, “Amcam beni çocuğu olarak görüyordu. Şikayetçiyim” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocukların hem eğlendiği hem de Kurumun ve mesleklerle ilgili bilgi edindiği ziyaretin ardından İŞKUR İl Müdürü Okan Şentürk, “Çocuklar bizim geleceğimiz. İŞKUR olarak erken yaşta meslek bilinci kazandırmayı çok önemsiyoruz. İlköğretim, lise, üniversite her eğitim düzeyine yönelik farklı uygulamalarla çocuklara ve gençlere meslek seçimi ve meslek edinmenin önemini anlatmaya çalışıyoruz. Bugün de çocuklarımızı yormadan eğlendirerek mesleklerle ilgili bilinç oluşturmaya çalıştık. Bir çocuğun bile aklında kaldıysa bizim için kardır” dedi. Dernek tarafından yapılan açıklamada; “Çocuklar için El Ele Yardımlaşma Derneği olarak, gençlerimizi ve çocuklarımızı sevgiyle, merhametle yetiştirerek aydınlık bir geleceğe hazırlamanın önemine inanıyoruz. Bu amaçla köylerimizdeki gençlerimizi ve çocuklarımızı, devletimizin güler yüzünü temsil eden kurumlarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşadık” ifadelerine yer verildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün Zonguldak’ta meydana geldi. Hüseyin Can Şahin, eski sevgilisi Elif E. ile yolda karşılaşınca taraflar arasında tartışma çıktı.

Şahin, yanındaki bıçakla Elif E.’yi karnından bıçakladı. Elif E.’nin ablası Ecem E. de Şahin’e engel olmaya çalışırken, sağ göğsüne isabet eden bıçakla hafif yaralandı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Olay yerinden koşarak kaçan Şahin, daha sonra yakalandı. Yaralı abla-kardeş, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

TUTUKLANDI
Abla-kardeşin ayakta tedavi gördüğü ve aynı akşam taburcu edildikleri ifade edildi. Hüseyin Can Şahin’in, polise verdiği ifadede, evlilik aşamasındayken kendisinden ayrılan Elif E. ile caddede karşılaştığını, kendisine hakaret edince sinirlenerek olayı gerçekleştirdiğini söylediği öğrenildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Şahin, adliyeye sevk edildi. Şahin, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle kent merkezi Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı.

Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.

14 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, 1 şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan şüphelilerden Zekeriya T. daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit, gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ZİNCİRLEME KUSUR
Olayla ilgili 5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı. Olaya birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesi ile Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.

CEZALAR YARI ORANDA ARTIRILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturmasını tamamladı. İddianamede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrik Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu, 42 kişi hakkında ‘Taksirle öldürme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksir nedeniyle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 22/3’ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22,5’ar yıla çıkarılması talep edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polis ekiplerinin yaptığı inceleme-soruşturma neticesinde,hayatını kaybeden Çelikkaya’nın evinde yapılan aramada, “Başıma bir iş gelirse sorumlusu İ.T’dir” yazılı bir mektup buldu. Şüpheli İ.T, polis ekipleri tarafından gözaltına alınarak,emniyetteki sorgusunun ardından çıkarıldığı Çorlu Adliyesinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emre G., İstanbul Havalimanı’nda yakalanarak gözaltına alındı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Yasal işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Emre G. tutuklanarak cezaevine yerleştirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hastaneye kaldırılan E.Y. tedavi altına alınırken, Y.Ç. ise kayıplara karıştı. Geceyi inşaatlarda geçiren Y.Ç., Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Polisteki sorgusu tamamlanan Y.Ç bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ersoy, kültür varlıklarının keşfedildiği andan itibaren korunması, güvenle geleceğe taşınması ve yurt dışına kaçırılmasını önlemek için tüm güçleriyle çalıştıklarını belirterek, “Bu bilincin küçük yaşlarda başladığını çok iyi biliyoruz. ‘Kültürel Miras Koruyucuları’ uygulamamızla çocuklarımızı ve gençlerimizi bu konuda eğitiyor, kültürümüzü güvence altına alıyoruz. Bu kapsamda Marmaris Evren Paşa Ortaokulu öğrencileri, kültür mirasımızı koruma bilinciyle kendi yazdıkları şarkıyı seslendirerek harika bir projeye imza attılar. UNESCO Uluslararası Kültür Varlığı Kaçakçılığı ile Mücadele Günü’nde, bu değerli katkıları için gençlerimize gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
Bakan Ersoy Marmarisli öğrencilerin şarkısını paylaştı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayburt’ta Picasso tablosu bulundu… İl Jandarma Komutanlığı’nın tarihi eser ticareti ve izinsiz kazı suçlarına yönelik çalışmalarında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden çıkarılan eserlerin, batı illerine satılmak üzere hazırlandığı ve bir kısmının da yurt dışına çıkarılacağı yönünde bilgi üzerine harekete geçti.

21 şüpheliyi takibe alan ekipler, 14 ilde belirlenen ikamet, araç ve iş yerlerine eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda; Osmanlı dönemine ait 3 bin 72 sikke, Doğu Roma ve Bizans dönemine ait yaklaşık bin yıllık olduğu değerlendirilen 178 sikke ve çeşitli tarihi eser nitelikteki objeler ele geçirildi.

Operasyonların Bayburt ayağında, şüphelilerin 6 milyon avro değer biçip satışa sundukları, ressam Pablo Picasso’ya ait olduğu ileri sürülen nü tablo da ele geçirildi.

Tablonun gerçek olup olmadığının belirlenmesi için çalışma başlatılırken, operasyon kapsamında yakalanan 21 şüpheli de gözaltına alındı.

Şüphelilerden 19’u jandarmadaki ifadeleri sonrası serbest bırakılırken, 2 şüpheli ise sevk edildiği adliyede çıkarıldıkları hakimlik tarafından adli kontrol tedbiriyle serbest kaldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçerisinde 8 kişinin bulunduğu araç refüjdeki incir ağaçlarına çarparak durdu.
Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi.
Sağlık ekipleri, yaptığı kontrolde, işçilerden Gülbeyaz Alak’ın (54) olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
Yaralanan 7 kişi ise, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ramazan Kaplan (51) idaresindeki 78 SR 246 plakalı otomobil Eflani istikametine seyir halindeyken karşı istikametten gelen Turan Kaya(24) idaresindeki 26 LA 343 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada sürücüler ile birlikte Sudenaz Şenel (20), Gamze Şenel (26), Beyhan Şenel (44), Zeynep Şenel (10), Esma Kaya (23) ve Ahmet Özdemir (40) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Safranbolu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralıların tedavileri sürüyor.

Kaza ile ilgili inceleme başlatılırken otomobil sürücülerinden Turan Kaya’nın Kastamonu Pınarbaşı İlçe Emniyet Amirliğinde polis olarak görev yaptığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, İslahiye ilçesi Çamlıca Mahallesi Kemal Balıkesirli Caddesindeki bir apartmanda yaşandı.

İddiaya göre, Yeşilyurt Mahallesi’nde bulunan atık su arıtma tesisinde görevli personel 31 yaşındaki Fatih Ekşi’den yakınları ve iş arkadaşları uzun süre haber alamayınca durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi.

İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yardımıyla girilen evde Fatih Ekşi’nin cansız bedeni ile karşılaşıldı. Cenaze, olay yerinde tamamlanan işlemlerin ardından adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. İntihar şüphesi üzerinde durulan olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9’U KADIN 286 KİŞİ YAKALANDI
Elebaşılığını kırmızı bültenle aranan ve yurt dışında tutuklu bulunan Ramazan Bayğara’nın yaptığı örgüte üye 286 şüphelinin yakalanması için Adana merkezli İstanbul, Ankara, İzmir, Osmaniye, Mersin, Niğde, Bursa, Antalya, Şanlıurfa, Gaziantep, Kırklareli, Batman, Mardin, Muş ve Sakarya’da belirlenen çok sayıda adrese 10 Kasım’da şafak vakti eş zamanlı baskın yapıldı. Operasyonda 9’u kadın 286 şüpheli gözaltına alındı.
SİLAH, EL BOMBASI VE PARA ELE GEÇİRİLDİ
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 43 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız tüfek, 5 Kalaşnikof piyade tüfeği, 2 otomatik silah, 4 el bombası, muhtelif miktarda uyuşturucu madde, çok miktarda döviz ve Türk lirası ile çok sayıda dijital materyal ile telsiz ele geçirildi. Ayrıca 8 konut, 2 arsa, 1 otomobil, 4 motosiklet ve 19 banka hesabına geçici olarak el konuldu.
GÜVENLİK ÖNLEMİYLE ADLİYEYE GÖTÜRÜLDÜLER
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi’ne götürülen şüphelilerin sorguları tamamlandı. Emniyet yerleşkesi ve Adana Adliye’sine giden güzergahta çok sayıda özel harekat, trafik ve motorize yunus ekibi geniş güvenlik önlemi aldı. Önlemlere polis helikopteri de havadan destek verdi.
Gözaltındaki şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün otobüslere bindirilerek adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 207’si tutuklandı, 69’u adli kontrol şartı, 10’u savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANLI SOFRALARINDA YERİNİ ALDI
Porselene hayranlık duyan Avrupa Sarayları, Kralların olağanüstü maddi destekleriyle ancak 17. Yüzyılda ilk porseleni yapabildi. Neredeyse 1100 yıllık bu tarihsel fark Çin porselenlerine ulaşılamaz bir ilgi kazandırıyor. Çin sarayı tarafından desteklenen bu çok nitelikli sanat ürünleri Çin sarayı ve talep eden yerel müşteriler haricinde özellikle İpek Yolu ticareti ekseninde Hint, Pers, Moğol, Ortadoğu, Arap, Selçuklu ve nihayetinde Osmanlı Saray sofralarında ve sarayın dekorasyonunda hayranlık uyandırdı ve talep gördü.
Şu an Avrupa müzayedelerinde Avrupa’nın kendi tarihsel üretimleri olan özellikle klasik dekoratif eserler Avrupalı ya da global alıcılar tarafından ilgi görmezken, yalnızca Ortadoğulu son birkaç alıcının ilgisini çekiyor. Uluslararası sanat piyasasındaki bu konjonktürde Avrupa’daki büyük ve küçük müzayede evleri altı ayda bir yaptıkları Çin sanatı müzayedelerini neredeyse ayda bir kez olmak üzere düzenleniyor.
DÜNYA SANAT TARİHİNE DERİN İZ BIRAKTI
Avrupalı sanat tüccarları ve sanat yatırımcıları ticari hedeflerinin önemli bir kısmını Çin sanatına yöneltmiş gibi görünüyor. Tüm dünya sanat tarihine derin bir iz bırakmış olan Çin sanatları ve sanat tarihinin bu en derinlikli dalına ilgi çekmek adına, Rumeli Müzayede tarafından gerçekleştirilecek Çin Porselenleri müzayede sergisinin ilki 10 Kasım 2024 saat 15:00’de www.rumelimuzayede.com adresinde gerçekleşecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAYRANLARI İKİYE BÖLÜNDÜ
Mor renklerde sütyen-gömlek ve pantolon kombiniyle davete katılan Beren Saat’in tercihi, hayranlarını da ikiye böldü. Ünlü oyuncunun tarzını basit bulanlar kadar beğenenler de oldu.
İşte Beren Saat’in o kostümü;

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu ve yönetmen Hamdi Alkan evinin kapılarını açtı. Alkan’ın evini görenler inanamadı. Evdeki o detaylar dikkat çekti. İşte Hamdi Alkan’ın dikkat çeken o evi! Evrim Akın ile Ev Gezmesi, son bölümünde yaptığı televizyon projeleri, oyunculuğu ve özel hayatıyla adından sıkça söz ettiren Hamdi Alkan’ın evine konuk olmuştu…

Tarihi eserlere düşkünlüğü ile bilinen Alkan’ın kızıyla yaşadığı apartman dairesi, içine girer girmez sanat galerisindeymiş hissi yaratıyor…

TABLO VE ANTİKA OBJELERLE SÜSLENMİŞ
Antrede boydan boya uzanan aynalı dolap, eve ayrı bir derinlik katıyor. Ünlü ismin neredeyse tüm duvarları tablo ve antika objelerle süslenmiş durumda.

Hamdi Alkan, Türk Dili’nde basılmış tiyatro oyunlarının neredeyse yüzde 99’unu evinde tutuyor. Sadece antre değil, evin her odasında tarihi objeler dikkat çekiyor.

Hamdi Alkan, 500 yıllık kitabın da bulunduğu koleksiyonuna gözü gibi bakıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray’ın sevilen futbolcusu Mauro Icardi, eşi Wanda Nara’yla inişli çıkışlı ilişkisiyle yine gündeme geldi.

BARIŞMA İDDİALARI KUVVETLENMİŞTİ
Geçtiğimiz gün Arjantin’e ailesinin yanına giden Icardi’nin Wanda Nara’yla paylaşım yapması barışma iddialarını kuvvetlendirmişti.

ICARDİ’YLE BARIŞMA YOK!
Ancak Nara’Nın dün sevgilisiyle yaptığı paylaşım magazin gündemine oturdu. Wanda Nara’nın yeni sevgilisi L-Gante ile yakınlaştığı paylaşımı Icardi’yle barışma olmadığını ortaya koydu.

NARA’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA!
Wanda Nara, bugün akşam saatlerinde Icardi’yle olan ilişkisi hakkında açıklama yaptı.

“MUTSUZ BİR İLİŞKİDE KALAMAM…”
Nara açıklamasında, “Ayrıyım ve istediğim kişiyle olmakta özgürüm. Çocuklarımın masraflarını tek başıma karşılıyorum. Aile fotoğrafı yüzünden mutsuz bir ilişkide kalamam. Mutluyken mutluydum evet ama bu bittiğinde yoluma devam etmek çok normal ve en samimi durum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsun’da meydana gelen esrarengiz olayda, 41 yaşındaki Murat Gezer prefabrik ev inşaatında çalışmak için 25 Ekim’de Artvin’in Şavşat ilçesine geldi.

Prefabrik ev inşaatında çalışan işçiler 26 Ekim’de jandarmaya Gezer’in kaybolduğu yönünde ihbarda bulundu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İhbar üzerine bölgede jandarma ekiplerince başlatılan arama kurtarama çalışmaları 11. gününde de sürüyor.

4 BİN 96 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENİYOR
İz takip, arama kurtarma ve kadavra köpeklerinin de kullanıldığı arama çalışmalarının 80 personelle sürdüğü bildirildi.

Öte yandan bölgede farklı noktalardaki kameralardan alınan 4 bin 96 saatlik görüntü incelemesinin ise devam ettiği bildirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ARABANIN KORNASI ZANNETTİM”
Kazadan sürücü ile araçta bulunan eşi U.C. ve kızı F.C. yara almadan kurtuldu. Hafif ticari araç çekici ile otoparka götürüldü, tren ise yoluna devam etti. Sürücü Celaleddin C., “İlyas köyünden geliyorum. Bariyer kapalı değildi. Korna sesini arkamdan gelen arabanın kornası zannettim” dedi.
Yolcu treni hafif ticari araca çarptı | Video
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Altınordu ilçesi Saray Mahallesi’ndeki Gazi İlk ve Ortaokulu’nda 2 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin, okulun Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Banu Kaya, 24 Eylül, 10 Ekim, 24 Ekim ve 31 Ekim tarihlerinde hakim karşısına çıktı. 31 Ekim tarihinde görülen karar duruşmasında, diğer 3 duruşmada sanığın tutuklanması hususunda mütalaa sunan savcılık, son duruşmada ise ‘suçun vasıf ve mahiyeti, verilmesi muhtemel ceza ve tutuklulukta geçen süre ile birlikte değerlendirildiğinde öğretmen Banu Kaya’nın tahliye edilmesi’ yönünde mütalaa verdi.
4 YIL 5 AY HAPİS CEZASI ALMIŞTI
Mahkeme heyeti sanığa, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verirken, trafik düzeninin gerektirdiği özen yükümlülüğün aykırı davranışı nedeniyle 2 yıl süreyle sürücü belgesini kullanmaktan yasaklanmasını kararlaştırmıştı.
TAHLİYE EDİLDİ
Sanık avukatı ve savcılık, öğretmen Banu Kaya için tahliye talebinde bulundu. Tutuklanma kararı veren Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesi talebi reddetti, bir üst merci olan Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise ‘sanık Banu Kaya’nın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre nazara alınarak sanığın tahliyesine’ karar verdi, ayrıca sanığa yurtdışına çıkma yasağı uygulandı.

“SEVİNÇ VE HEYECANLA OKULUNA BAŞLAMIŞTI, CENAZESİNİ ALDIK”
Tahliye talebine tepki gösteren baba Yakup Arslan, “Küçük kızım Miray Arslan, 2 Eylül 2024 tarihinde büyük bir heyecan ve sevinçle Gazi İlkokulu’nda birinci sınıfa başladı. Çocuğumuzun ve ailesi olarak bizlerin sevinci çok kısa sürdü. Çocuğumuzu eğitim öğretim için gönderdiğimiz okuldan cenazesiyle geri aldık.

Çocuğumuzun ölümüne aynı okulda görevli bir öğretmenin sebep olması bizlerin acısını daha da katladı. Çocuğumuzun ölümüne neden olan öğretmenin asli ve tam kusurlu olduğu adli tıp raporuyla sabittir. Sanık hakkında Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmış, mahkemece sanık olması muhtemelen kastla eylemini gerçekleştirdiğine dair delillere rağmen avukatlarımızın buna dair tüm talepleri reddedilerek sanık hakkında taksirle ölüme sebep olmaktan dört yıl beş ay on gün hapis cezası ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti. Dosyada dinlenen tanıkların çocuğumuzu öldüren öğretmenin aracıyla okul bahçesine kontrolsüz giriş yapması nedeniyle daha önce de uyarıldığını ifade etmiş olmalarına rağmen bu durum da mahkemece dikkate alınmamıştır” dedi.

“BU KARAR ACIMIZI KATLADI”
“Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesince tutukluluğun devam etmesine karar verilmişken, bu karardan 1 gün sonra sanık ve savcılık tutukluluğa itiraz etmiş, tahliye talebinde bulunmuştur. Sanık ve savcılığın tahliye talebi, kararı veren Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesince reddedilmiş, üst merci olan Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise sanık ve savcılığın talebini kabul ederek, tahliyesine karar vermiştir” diyen baba Yakup Arslan, “Okul bahçesinde küçük kızımın ölümüne asli ve tam kusuruyla neden olan sanık sadece 2 ay cezaevinde kalmıştır. Bu karar aile olarak acımızı katladı.
Çocuğumuzun ölümüne mi, yoksa çocuğumuzun ölümüne neden olan kişinin sadece 2 ay cezaevinde kalmasına mı üzülelim? Bu tahliye kararı karşı karşısında şaşırdık, üzüntü içerisindeyiz. Bunu kabul edebilmemiz ve anlayabilmemiz mümkün değildir. Suçların cezasız kalmasını küçük çocukları asli ve tam kusuruyla öldürenlerin yalnızca 2 ay cezaevinde kalmasını kabul etmiyoruz. Devletimizden adalet bekliyoruz. 2 Eylül tarihinde kızımızı kaybettik, 10 gün olmadan iddianame düzenlendi, bu süreçte 4 duruşmaya girdik, deliller toplanmadı ve taleplerimiz reddedildi. Bu işin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

OLAYIN GEÇMİŞİ
Altınordu ilçesi Gazi İlk ve Ortaokulu’nda 2 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen olayda, uyum haftası kapsamında ilk kez okula giden birinci sınıf öğrencisi Miray Arslan’a (7), okul bahçesindeki demir kapının önünde, okulun Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Banu Kaya 52 BK 790 plakalı Mercedes GLB 200 marka cipi ile çocuğu fark edemeyerek çarpmış, cipin altına kalarak ağır yaralanan Miray Arslan, kaldırıldığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BALKONDAN ATLAYACAĞINI DÜŞÜNÜP ATEŞ ETTİM”
Şüpheli Hakan Araz ifadesinde 3 yıllık evlilikleri süresince geçimsizlik yaşadıklarını, olaydan önce eşinin uzaklaştırma kararı çıkardığını ve ihlal ettiği için eşinin bir dönem kadın sığınma evinde kaldığını söyledi. Eşi eve döndüğünde tatile gideceklerini öne süren ve bu nedenle çocukları kendi ailesinin yanına gönderdiğini söyleyen Araz, olay gününü anlattı. Sabaha karşı zil çaldığını belirten şüpheli, “Delikten baktım polis gelmişti. Polisleri göndermesini istedim çünkü ruhsatsız silah vardı. Polisler sert şekilde kapıya vurunca kapının önüne çekyat koydum. Balkondan bakınca özel harekatın da geldiğini gördüm. Küfredip “İşte geldiler’ diyerek bağırdı. Silahı almaya çalıştı. Balkondan atlayacağını düşünerek 7-8 el ateş ettim” diyerek ilginç bir savunma yaptı.
SAVCILIK “PLANLI CİNAYET” DEDİ
Savcılık Emine Ülkü Araz’ın şikayetçi olduğu diğer dosyaları da inceleyerek cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. Genç kadının evlilikleri boyunca şiddet gördüğü ve eşi tarafından kısıtlandığı için boşanmak istediğini belirleyen savcılık, Hakan Araz’ın ise ‘seni öldürüp çocuklarla kaçacağım, sen yapacağını yap, ben sana yapacağımı biliyorum’ şeklinde tehdit ettiğini belirtti. Şüphelinin olaydan kısa bir süre önce silah satın aldığını da kaydeden savcılık, çocukları planlı şekilde ailesinin yanına gönderdiğini aktardı. Savcılık, “Maktul, aralarındaki geçimsizlik nedeniyle boşanmak istediğini şüpheliye söyledi. Şüphelinin kendisine yönelik eylemleri nedeniyle şikayet hakkını kullanmaya başladıktan sonra şüpheli maktulü öldürme kararı aldı” dedi. “Tasarlayarak yakın akrabayı öldürme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 17 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.
“BİZDE BOŞANMA OLMAZ, ÖLÜM OLUR”
Öte yandan dava kapsamında Emine Ülkü Araz’ın annesi ifade verdi. Acılı anne Zehra Özyalvaç, olaydan önce kızının şiddet gördüğünü söyleyerek, “Kızım bununla ilgili bana darp videoları göndermişti. Kızım sürekli boşanmak istiyordu. Hakan kabul etmiyordu. ‘Bizde boşanma olmaz sadece ölüm olur’ diyordu. Kızım bir süre sığınma evinde kaldı. Bana ‘elbet bir gün Emine evine dönecek, ben bunu onun yanına bırakmayacağım’ diyordu. Tehditle sığınma evinden çıkardı” diyerek çıktıktan 10 gün sonra cinayetin gerçekleştiğini anlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güvenlik kamerasına yansıyan kaza sonrası bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan yaralılar, ekiplerin müdahalesiyle kurtarılıp, ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan Fadimana Özkan, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı, oğlu Abdulsamet Özkan ise tedavisinin ardından taburcu oldu. Kazada ölen Özkan’ın, bedensel engelli oğlu Abdulsamet Özkan’ı gezdirmek için çıktığı öğrenildi.

PARA CEZASI
Kazada ayağında kırıklar oluşan diğer sürücü Doğan Çelik’in ehliyetsiz olduğu ve aracın da çalıştığı iş yerinin sahibine ait olduğu belirlendi. Çelik ifadesinde, ”Ana yola çıkan aracı gördüm. Hemen frene bastım, durduramayınca da çarptım” dedi.


Ailesinin isteği üzerine Doğan Çelik, tedavisine sevk edildiği Kahramanmaraş’ta bir hastanede devam edecek. Tedavisinin ardından da Çelik’in gözaltına alınıp adliyeye çıkarılacağı belirtildi. Çelik hakkında, ayrıca, ‘Ehliyetsiz araç kullanmak’ suçundan 12 bin 977 TL, araç sahibine ise ‘Ehliyetsiz kişiye araç kullandırmak’ suçundan aynı miktarda idari para cezası uygulandığı bildirildi…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘KURBANLIK İÇİN GETİRMİŞTİK’
Telef olan hayvanların sahibi Nihat Ergenç, “Şu ana kadar 25 ya da 30 hayvan tam sayısını bilmiyorum. Bir tanesini kurtardık, gerisi içeride. Bu hayvanları kurbanlık için getirmiştik. Herhalde elektrikten çıktı. Ben de şimdi yeni Çatalca’dan geldim. Ben gelene kadar iş işten geçmişti.” dedi. Ekipler, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlattı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, farklı noktalarda alkol uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Son olarak merkez Yıldırım ilçesi Ortabağlar Mahallesi Ankara Yolu Caddesi üzerinde alkol uygulaması yapan ekipler, araçları bir bir durdurarak kontrol etti.

Ana arter üzerinde ekipleri gören sürücüler ara sokaklara kaçmaya çalışsa da yine karşılarında polis ekiplerini buldu. Kaçmak isteyen sürücüler bir sokak üzerinde trafik oluşturdu. O anlar kameraya yansıdı.
Ayakta zor yürüyen sürücü çekim yapan gazeteciyi görünce alkolmetreye üflemedi | Video

Öte yandan uygulama noktasına takılan 16 AS plakalı otomobil sürücüsü İbrahim M., arkadaşı ile beraber yürümekte zorlandı. Polis ekiplerinin alkolmetre uzattığı İbrahim M., gazetecilerin çekim yaptığını görünce alkolmetreyi üflemekten vazgeçti.

Polis memuru ‘Üflemeyi reddedersen ehliyetin 2 yıl gidecek, cezan da 18 bin lira olacak’ diye uyardı. ‘Reddetme hakkın var, hakkını kullanabilirsin’ diye ekleyen memura, ‘Abi ben üflemeyeceğim’ diyen sürücünün ehliyetine 2 yıl el konulurken, 18 bin 452 lira da idari para cezası kesildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SINIR KAPISINDA ÖNLEM ALINDI
Şüphelinin yakalanması için çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Çelik’in cinayetin ardından kentten ayrıldığını tespit etti. Soruşturmayı derinleştiren polis, Nazmi Çelik’in yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığını belirledi. Durumun bildirilmesi üzerine İpsala Sınır Kapısı’nda güvenlik önlemi alındı. Göçmen kaçakçılarıyla anlaşıp, Yunanistan’a gitmek üzere kamyonete binen Çelik, sınır kapısında güvenlik güçleri tarafından yakalandı.

TUTUKLANDI
Gözaltına alınıp, Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Nazmi Çelik, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Edirne Adliyesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile mahkemeye çıkarılan Çelik, tutuklandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın merkez dışındaki en büyük, Güney Marmara’nın ise nüfus bakımından ikinci büyük ilçesi olan İnegöl’de, sonbahar renkleri ile güzel görüntüler oluştu. Sarı ve yeşilin tonlarına bürünen meyve bahçeleri dronla havadan görüntülendi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, 2023 yılı sonu itibarıyla, 299 bin 203 kişiyle Bursa’nın merkez dışındaki en büyük, Güney Marmara’nın ise ikinci büyük ilçesi olan İnegöl, sonbaharın gelmesi ile sarı ve yeşilin çeşitli tonlarına büründü. Santa Maria cinsi armut, şeftali ve elma bahçelerindeki renk cümbüşü, dronla havadan görüntülendi.
Yağlıboya peyzaj tablosunu aratmayan görüntüler, fotoğraf sanatçısı Şaban Kılıçcı’nın objektifine yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte işlediği suçtan dolayı yıllarca hapiste yatan 65 yaşındaki Alaattin Acur, içerdeyken “Çıktığımda Allah’ın evi olan camiye bekçi, hizmetçi olacağım” sözünü yerine getirdi. Acur özgürlüğüne kavuştuktan sonra Eskişehir’de bulunan Yalaman Camii’nde temizlik işlerine başladı. Geçmişte günlük 6 deste paranın elinden geçtiğini söyleyen Acur, tövbe ettikten sonra burada cemaat dışında tuvaleti kullananlardan aldığı bozukluklar ile geçiniyor. Gençliğinde gece kazandığı haram paranın sabaha kalmadığını ve bir çorba dahi içemediğini belirten Acur, şimdi ise kazandığı paranın bereketli olduğuna değindi.
50 yıldır gurbette
Annesi öldükten sonra üvey abileriyle geçinemeyen ve 15 yaşında Erzurum’daki evinden kaçan Acur, 50 yıldır gurbette olmanın hüznünü yaşıyor. Temizlediği caminin bir bölümünde kalan Alaattin Acur’dan, esnaf ve cami cemaati de memnun.
“Allah’ın evini temizliyorum, Allah’ın evinde de yatıyorum”
Konuyla alakalı konuşan 65 yaşındaki Alaattin Acur, “Allah’ın evini temizliyorum, Allah’ın evinde de yatıyorum. Pis yollardaydım, ömrüm cezaevinde geçti. Burada yatıyorum, buraları temizleyip duruyorum. Maaş falan yok, sadece tuvaletten kazancım var. Cemaat de lavaboya girmiyor, 25-30 müşterim var, Allah bin bereket versin. Oraya sebil koydum, vatandaş geliyor içiyor. ‘Allah razı olsun’ diyor, ben de mutlu oluyorum. Memleketin çakalı bitmiyor. 15 yaşındaydım, evden kaçtım. Üvey abilerimin dedikleri bana ters geldi, annem öldü. Gurbete gittim. 1974 yılında gitmiştim, sene 2024 oldu. 50 senedir gurbetteydim, yoruldum” dedi.
“6 deste para geliyordu ama sabah çay çorba içmeye para yoktu”
Hapisten çıktıktan sonra Allah’a bir camide çalışacağı konusunda dua eden Alaattin Acur’un bu dileği gerçekleşti. İllegal işlere tövbe eden Acur, “En son, ‘Allah’ım çıkınca senin evine bekçi, hizmetçi olacağım’ dedim. Allah da kabul etti. Buraları siliyorum, süpürüyorum, temizliyorum ve burada da yatıyorum. Tövbe ettim. Sonu yok, her gün 5-6 deste para geliyordu ama sabah çay çorba içmeye para yoktu. Hiç olmazsa burada cebim para gördü. Ben inkar etmem, aşımı, ekmeğimi yiyorum, komşular yemek getiriyor. Burada yiyorum, içiyorum, yatıyorum. Bu hayata lanet olsun dedim, böyle yaptım. Şu an mutluyum. Perşembe günü yukarıdaki dershaneyi, kadınların orayı ve aşağıyı makineyle temizliyorum. Geleli 7 buçuk ay oldu, lavabolara pislikten girilmiyordu. Peçete koyuyorum, kireç sökücü, çamaşır suyu ve sıvı sabun alıyorum” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Aydın İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Çine İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tarihi eser kaçakçılığına yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında elinde bulunan tarihi eserleri satmak amacıyla gelen B.Ş. isimli şüphelinin üzerinde ve aracında arama yapıldı. Aramalarda; 130 adet gümüş sikke, 2 adet gümüş mühür, 4 adet altın sikke, 9 adet obje olmak üzere toplam 145 adet Roma ve Bizans Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen tarihi eser ele geçirildi. B.Ş. isimli şüpheli gözaltına alınırken, tarihi eser olduğu değerlendirilen malzemelerin Müze Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKANLIĞINI sanatçı Gülben Ergen’in yaptığı Çocuklar Gülsün Diye Derneği, 55’inci anaokulunu Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde açtı.
Karakeçi Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ana okulunun açılışı nedeniyle düzenlenen törene; Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Siverek Kaymakamı Musa Aydemir, Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, sanatçı Gülben Ergen ile mahalle sakinleri katıldı.
Yaklaşık 100 öğrencinin okul öncesi eğitim alabileceği anaokulunun açılışında konuşan Gülben Ergen; “Dernek olarak 55’inci anaokululuzu açıyoruz. Bunun için çok mutluyum. Cumhuriyetimizin 101’inci yıl dönümünü tekrar kutluyoruz. Diyarbakır’da Narin adına yapacağımız anaokulumuzun inşaatı devam ediyor, bunun için de ayrıca mutluyum. Çocukların canı yanmasın, çocuklar öldürülmesin, okul öncesi eğitimle sevgiyle saygıyla şefkatle büyüsünler” dedi.
Konuşmaların ardından okulun açılışı yapıldı. Protokol üyeleri ile sınıfları dolaşan Gülben Ergen daha sonra minik öğrencilerin hazırladığı sıra gecesi gösterisine eşlik edip, çocuklarla halay çekerek eğlendi.
Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN – ŞANLIURFA-DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere yayınlarından Retail and LeisureInternational’nin (RLI) düzenlediği, 2024 yılı RLI Global Awards ödülleri sahiplerini buldu.
Alışveriş merkezleri ile perakende ve eğlence dünyasındaki en iyi projelerin yarıştığı organizasyonda bu yıl ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ ödülünü Downtown Bursa Eğlence ve Yaşam Merkezi aldı.
Asya, Avrupa ve Ortadoğu’dan önde gelen projelerin yarıştığı, dünya perakende ve eğlence sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan Global RLI Awards 2024’te Downtown Bursa Yaşam ve Eğlence Merkezi de ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ kategorisinde ödüle layık görülerek uluslararası arenada başarı elde etti.
YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLERLE ALIŞVERİŞ DENEYİMİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ
Atış Grup adına ödülü alan Atış Şirketler Grubu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Testicioğlu, “Asya, Avrupa ve Ortadoğu kıtalarından katılan yüzlerce proje arasından ön elemeyi geçerek 10 farklı ülkeden 75’e yakın projenin değerlendirildiği Global RLI Awards 2024’te, Türkiye’nin en büyük karma projelerinden biri olan Downtown Bursa Yaşam ve Eğlence Merkezi projemiz, Global RLI Awards 2024’te ‘Uluslararası Perakende ve Eğlence Destinasyonu’ kategorisinde ödüle layık görülmesi şirketimiz ve markamız için büyük bir gurur. 200’ü aşkın ulusal ve uluslararası seçkin markayla ziyaretçilerimize sunduğumuz benzersiz alışveriş deneyimi, yenilikçi yaklaşımımız ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışımızla sektörde fark oluşturmaya devam ediyoruz. Şehrimize ve ülkemize sağladığımız katkılar, uluslararası standartlarda projeler geliştirme konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANİYELİ Adem Yağmur (27), Müslüman olduktan sonra ‘Aslı’ ismini alan İngiltere vatandaşı Ashleigh Tayla Farmer (27) ile evlenip, 3 gün 3 gece düğün yaptı. Çift, düğünün sonunda köprüde buluşup, ‘Köprüden geçti gelin’ geleneği de yerine getirdi.
Muğla’nın Marmaris ilçesinde barmen olarak çalışan Adem Yağmur, 2018’de İngiltere’den tatil için ülkeye gelen Ashleigh Tayla Farmer ile tanıştı. Sevgili olan ikili, tatilin sona ermesine rağmen sık sık telefonla görüşerek bağlarını koparmadı. Farmer, 2020 yılında erkek arkadaşının ailesi ile tanışmak için geldiği Osmaniye’de İl Müftülüğü’ne başvurarak İslam dinini tercih edip, Müslüman oldu. Farmer, Aslı ismini aldı. 6 yıldır ilişkilerini sürdüren çift, evlenmeye karar verdi. Adem ile Aslı, Osmaniye’de düzenlenen geleneksel davullu, zurnalı Türk düğünüyle dünyaevine girdi. 3 gün 3 gece süren düğünde davetliler, çalınan müzik eşliğinde oyunlar oynayıp, çiftin mutluluklarına ortak oldu. Düğün sonunda ‘Köprüden geçti gelin’ geleneği yerine getirildi. Gelin-damat, Karaçay Köprüsü’nden davul-zurna ile çalınan ‘Köprüden geçti gelin’ türküsüyle karşıya geçerek geleneği gerçekleştirdi. Düğüne katılanlar, çifte ömür boyu mutluluklar diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’de arkadaş katili şüpheli polisten kaçamadı.
Bornova’da birlikte içki içtiği arkadaşıyla tartışmaya başlayan Hasan Kocayılmaz, arkadaşı Ali Takım’ı belinden bıçakladı.
Takım kanlar içerisinde yere yığılırken, şüpheli ise olay yerinden kaçtı.
ARKADAŞI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ
Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Takım, hayatını kaybetti.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin Torbalı ilçesinde saklandığı adresi belirledi.

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Operasyonla gözaltına alınan Kocayılmaz, ifadesinde; çok alkollü olduğunu, aralarında bir anda çıkan tartışma sonucu olayı gerçekleştirdiğini söyledi.
TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Hasan Kocayılmaz, tutuklandı.
Öte yandan Kocayılmaz ile Takım’ın tartıştığı, şüphelinin de olay yerinden uzaklaştığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İki çocuk annesi Bengü son 1,5 yıldır mutsuz haliyle dikkat çekiyordu. Hatta ayrılık iddialarından sonra bir konserinde, şarkısına başlamadan önce durup dururken hıçkıra hıçkıra ağlamasıyla gündem olmuştu.
Daha önce ayrılık iddialarını yalanlayan magazin dünyasının ünlü çifti, dün Beykoz Adliyesi’nde 10 dakikada boşandı. 6 yıllık evlilik tek celsede, anlaşmalı olarak bitti.
Tek celsede biten evliliğin merak edilen nedenini, Aramızda Kalmasın programının sunucusu Müge Dağıstanlı açıkladı.
Dağıstanlı, biten evlilikle ilgili şunları söyledi:
“EVLİLİĞİ KURTARACAĞINI SANDI”
‘Bengü ailesine çok düşkün. İzmir Çeşme’de yazlıkları var. Çocuklarını alıp yazlığa gidiyor, tatile gidiyor ama görüntülerde hiç Selim Selimoğlu yok. 1,5 yıl önce duyduk… Bu iddiayı Bengü kapattı. ‘Her ailede tatsızlıklar olabilir, yenebileceğimizi düşünüyoruz’ dedi.
“İHANET YOK”
Ama 1 yıl öncede kesin olarak boşanma kararı aldıkları geldi. Hatta Bengü dava açmak üzere harekete geçmişti ve bu durumu doğrulamıştı. Fakat Selim Selimoğlu’nun biraz evden kopmasıyla ilgili bir durum bu. Bir ihanet, başka bir durum yok. Selimoğlu’nun işleri Yalova’da haftanın iki üç günü gidiyor. Bengü daha çok çocuklarının ve kendisinin yanında olmasını istemiş olabilir. Bazen fiziki ayrılıklarda kopukluk yaşanmasına neden olabiliyor.”

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da feci trafik kazası…
Avcılar’da seyreden damperli kamyon sürücüsü, Yeşilkent Mahallesi’nde direksiyon hakimiyetini kaybetti.
Moloz yüklü kamyon yokuştan kayarak park halindeki otomobile çarptı, ardından da bir iş yerinin bürosuna girdi.
İŞ YERİNE DALDI
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekipler çevrede güvenlik önlemi aldı. Kazada şans eseri kimse yaralanmadı.
“YAYALARA ÇARPMAMAK İÇİN…”
Kazayı gören Yüksel Yavuz, “Freni boşaldı. Bu büyük ve yüklü bir araç. Karşıdan gelen araç ve yayalara çarpmamak için direksiyonu kırdı. Allah’tan ölen ya da yaralanan olmadı” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü isim gündemden düşmüyor…
Seda Bakan, Hadise, Şükrü Özyıldız ve Serhat Teoman’ı buluşturan, yönetmenliğini Şenol Sönmez’in üstlendiği “Esas Oğlan” dizisi yakında izleyiciyle buluşacak.
Dizinin yönetmeni Şenol Sönmez ile aşk yaşadığı iddia edilen yıldız, 22 Ekim’de 39 yaşına bastı.
DİLBER’E GÖNDERME YAPTI
Doğum günü kareleriyle adından söz ettiren Hadise, ünlü dizi karakteri “Dilber”e gönderme yaptı.
Ünlü şarkıcı, yaptığı paylaşıma “Dilber, evin barkın yok mu? YOK!” notunu düştü.

BEĞENİ YAĞDI
İnci Taneleri dizisinde yer alan Dilber karakterine gönderme yapan şarkıcının paylaşımına beğeni yağdı.
YENİ AŞKI ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan Esas Oğlan dizisinde Seda Bakan ile başrolleri paylaşan şarkıcının, yönetmen Şenol Sönmez ile aşk yaşadığı iddia edildi.
Arkadaşlıkla başlayan bu birlikteliğin 2 aydır gözlerden uzak sürdüğü öğrenildi.

ESAS OĞLAN HAKKINDA
Ekranın iki başarılı ismi Seda Bakan ve ilk kez oyuncu olarak kamera karşısına geçen Hadise dizide başrolleri paylaşıyor.
Seda Bakan ve Hadise’ye “Esas Oğlan”da Şükrü Özyıldız ve Serhat Teoman eşlik ediyor.

Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da kahreden cinayet…
Şişli ilçesi Feriköy’de kaybolan 6 yaşındaki Şirin Elmas Hanilçi’nin cansız bedeni Feriköy Mezarlığı’nda bulundu.
AİLESİ YARDIM TALEBİNDE BULUNMUŞTU
Kızlarını arayan aile bir televizyon programına katılarak yardım talebinde de bulunmuştu.
Bölgedeki kamera kayıtlarını inceleyen güvenlik güçleri, dün gece saatlerinde alınan bir ihbarla çalışma alanını daralttı.

KAĞIT TOPLAYICISI YAKALANDI
Bir kişi cinayet şüphelisi olarak gözaltına alındı.
SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Suçunu itiraf eden 49 yaşındaki M.Ö.’nün yer göstermesi üzerine 6 yaşındaki kızın cansız bedeni Feriköy Mezarlığı’nda bulundu.
Hanilçi’nin kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu’nun yapacağı incelemeyle ortaya çıkacak.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Kağıt toplayıcısı olduğu öğrenilen katil zanlısı ise polisteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.
Öte yandan cinayet şüphelisi M.Ö.,’nün daha önceden de suç kaydının olduğu öğrenildi.

“BENDEN PARA İSTEDİ”
Gözaltına alınan M.Ö.’nün ifadesinde şunları söyledi:
Yanıma geldi. Para istedi. Vermeyeceğimi söyledim. Peşimi bırakmadı. Para istemeyi sürdürdü. Canımı sıktı. Ben de sinirlendim, mezarlığın orada boğarak öldürdüm. Sonra üzerini çalılarla örterek cesedi gizlemeye çalıştım.
“BOĞULARAK ÖLDÜRÜLMÜŞ”
Olaya ilişkin emniyetten paylaşılan bilgi notunda şu ifadelere yer verildi:
Çalışmaların devamında, şüpheli M. Ö.isimli şahıs Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ve Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince ilimiz Şişli ilçesinde yakalanmış, yapılan görüşmede; çocuğu mezarlık içerisinde boğarak öldürdüğünü beyan etmiş, ceset şüpheli şahsın göstermiş olduğu yerde bulunmuş olup; konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.

CENAZE ADLİ TIPTAN ALINDI
Bugün öğlen saatlerinde otopsi işlemi tamamlanan Elmas Hanilçi’nin naaşı babası İbrahim Hanilçi’ye teslim edildi.
Adli Tıp Kurumu önüne gelen Anne Yeter Hanilçi güçlükle ayakta dururken anneyi yakınları teselli etmeye çalıştı.
Baba İbrahim Hanilçi de gözyaşlarına hakim olamadı.
Cenaze Zincirlikuyu Gasilhanesi’ne götürüldü.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ekim ayında sanayi grubu sektörlerinden otomotiv endüstrisi yaklaşık 3,6 milyar dolarlık ihracata imza attı.
Söz konusu sektörü, 2,5 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 1,6 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü takip etti.
İHRACATINI EN FAZLA ARTIRAN SEKTÖR
Ekim ayında ihracatını en fazla artıran sektör yüzde 78 ile gemi ve yat sektörü oldu.
Türkiye ihracatının yüzde 70,9’unu gerçekleştiren sanayi grubunun dış satımı geçen ay yüzde 4,9 artışla 16,6 milyar dolar olarak hesaplandı.
Ekimde, ihracatın yüzde 14,4’ünü oluşturan tarım grubunda yüzde 5,5’lik yükselişle yaklaşık 3,4 milyar dolarlık, ihracatın yüzde 2,4’ünü oluşturan madencilik grubunda ise yüzde 13,8’lik artışla 567,4 milyon dolarlık dış satım yapıldı.
İLK KEZ İHRACAT YAPAN FİRMA SAYISI
Ekim ayında 1.374 firma ilk kez ihracat yaparken, kilogram birim değeri yüzde 7 artışla 1,56 dolara ulaştı.
Geçen ay 64 il ihracatını artırdı.

EN FAZLA İHRACAT ALMANYA’YA GERÇEKLEŞTİ
Ekim ayında 122 ülkeye ihracat artarken, en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke 1,6 milyar dolarla Almanya, 1,3 milyar dolarla ABD ve 1,2 milyar dolarla Birleşik Krallık oldu.
EN FAZLA İHRACAT YAPAN İL: İSTANBUL
Bu dönemde en çok ihracat yapan ilk 3 kent ise 7,9 milyar dolarla İstanbul, 1,8 milyar dolarla Kocaeli ve 1,6 milyar dolarla Bursa olarak sıralandı.
İLGİLİ HABEREkim 2024 ihracatı 23,6 milyar dolarla Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdıKaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle 18 ilaç daha geri ödeme listesine alındı.
Düzenlemeyi içeren “SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, Resmi Gazete’de yayınlandı.
Düzenlemeyle lenfoma, multipl myelom ve meme kanseri tedavisinde kullanılan immunoterapi ve akıllı ilaçların da yer aldığı 11’i yerli üretim 18 ilaç daha geri ödeme listesine dahil edildi.
VEDAT IŞIKHAN DUYURDU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım gerçekleştirdi.
ÇOCUK HASTALAR İÇİN TIBBİ MAMA LİSTEDE
Bakan Işıkhan paylaşımında, 10 antipsikotik ilaç, 5 kanser ilacı, 1 psöriazis ilacı, 1 vazodilatör şok ve özofagus varis kanaması için acil müdahale ilacı, 1 kronik böbrek yetmezliği bulunan çocuk hastalar için tıbbi mamanın geri ödeme listesine dahil edildiğini bildirdi.
“İLAÇLAR SÖZLEŞMELİ ECZANELERDEN TEMİN EDİLEBİLİR”
Vatandaşların ilaçları SKK ile sözleşmeli eczanelerden temin edebileceklerini belirten Işıkhan, “İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni eder, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür dilerim.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘Çocukların uygunsuz görüntüsünü indirme, yayma, paylaşma’ suçuna karşı geniş çaplı çalışma başlattı.
Bu kapsamda 10 şüphelinin kimliği tespit edildi.
EŞ ZAMANLI OPERASYON
Şüpheliler insansız hava aracı desteğiyle gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda gözaltına alındı.
Adreslerdeki aramalarda suçla alakalı olduğu değerlendirilen çok sayıda dijital malzeme ele geçirildi.
9 SAPIK TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 9 şüpheli çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı, 1 şüpheli ise emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.


Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 11. haftasında Bülent Uygun’un ekibi Sivasspor, evinde İlhan Palut’un yönetimindeki Rizespor’u 2-1 yendi.
Hakem Cihan Aydın’ın yönetiminde 4 Eylül Stadyumu’nda oynanan maçın ilk yarısını konuk ekip Rizespor 1-0 önde kapatırken, gol Dal Varesanovic’in ayağından geldi.
İkinci devreye hızlı başlayan Sivasspor ise 49 ve 61. dakikalarda Noah Sonko’nun atttığı 2 gol ile sahadan 2-1’şlik galibiyetle ayrılmayı başardı.

UĞUR ÇİFTÇİ FENERBAHÇE MAÇINDA CEZALI
Sivasspor’da Uğur Çiftçi, 72. dakikada ikinci sarı kart sonrası gördüğü kırmızı kart ile takımını 10 kişi bıraktı. Uğur Çiftçi, Fenerbahçe maçında forma giyemeyecek.
Bu sonuçla birlikte ligde üst üste 3. galibiyetini alan Sivasspor puanını 17’ye yükseltirken, 2 maç aranın ardından kaybeden Rizespor 10 puanda kaldı.
Ligin bir sonraki maç haftasında Sivasspor deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşırken, Rizespor sahasında Trabzonspor ile karşılaşacak.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka Çarşısı’nda kuyumculuk yapan 41 yaşındaki İ.K.’nin işlettiği Ses İşhanı’ndaki dükkâna yüksek kar vaadiyle altınlarını emanet eden vatandaşlar, iş yerinin kapalı ve tamamen boş olduğunu fark etti. İ.K.’ye telefonla ulaşamayan ve kendisinden haber alamayan birçok kişi, altınlarının çalındığı iddiasıyla savcılığa giderek şikayette bulundu.
“4 YILDIR SÜREKLİ ALIŞVERİŞ YAPIYORDUK”
5 bin lira değerindeki altın bilekliğini İ.K.’ye bırakan Tahsin Adıgüzel, kuyumcuyu yerinde bulamayınca şaşkına döndü. Adıgüzel, dört yıldır tanıdığı ve sürekli alışveriş yaptığı İ.K. hakkında,
Bugüne kadar güven veren, dürüst biri gibi görünüyordu. Bir gün dükkânda ‘Cenaze nedeniyle kapalıyız’ yazısını gördük, ancak sonraki gün açık bulduk ve emanetteki bilekliği sorduk. İlerleyen günlerde gidip geldiğimizde dükkânın sürekli kapalı olduğunu gördük ve adamın ortadan kaybolduğunu öğrendik
ifadelerini kullandı.

DİĞER KUYUMCULARDAN DA BORÇ ALDI
Ayrıca, İ.K.’nin çevredeki diğer kuyumculardan da borç altın aldığı iddia edilirken, olayla ilgili soruşturma kapsamında kendisini bulmak için arama çalışmaları devam ediyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir döneme damga vuran Sihirli Annem dizisinde canlandırdığı Tuğçe karakteri ile adından söz ettirdi.
O ünlü isim Damla Ersubaşı.
AMELİYAT OLDU
Ersubaşı, 2018 yılında mide küçültme ameliyatı olmuş 6,5 ayda 41 kilo vermişti.
Ünlü oyuncu her geçen gün daha da zayıflıyor.

UMREYE GİTTİ
Ersubaşı, son olarak Umre’ye gitti.
FOTOĞRAF PAYLAŞTI
Orada çektiği pozları Instagram hesabından paylaşan Ersubaşı, “Kim ki Kabe’ye gider, Allah ona rahmet eder. Her kişi hanesine sevdiğini davet eder” notunu yazdı.
İşte Damla Ersubaşı’nın o paylaşımı:

Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SUPHİ TEKİNER KİMDİR?
1957 yılında amatör olarak çıktığı tiyatro sahnesi, onu Yeşilçam’ın en ünlü oyuncu ve senaristlerinden biri yaptı. 1960 yılında ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Tekiner, 1957 yılında ise günümüze kadar izlenmeye devam eden ‘Hanzo’ filmini kaleme aldı ve senaristlik kariyerine başladı.

UNUTULMAZ ESERLERİ KALEME ALDI!
Arkasında sayısız unutulmaz eser bırakan Tekiner, 52 dizi ve filmde kamera karşısına geçti. Suphi Tekiner, aynı zamanda Türk sinemasına yıllara meydan okuyan filmler kazandırdı. 2006 yılında ‘Binbir Gece’ dizisinde rol aldı. Tekiner, Hanzo, Umudumuz Şaban, Tokatçı, Aile Şerefi gibi Türk sinemasının unutulmaz eserlerini kaleme aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birçok başarılı yapımda rol alan oyuncu Vural Çelik, 51 yaşında hayatını kaybetti. Üsküdar’daki evinde ölü bulunan ünlü oyuncunun kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi.

ÜNLÜ İSİMLER YALNIZ BIRAKMADI
Ünlü oyuncu Çelik’in cenaze törenine ailesinin yanı sıra Pınar Altuğ, Ceyhun Fersoy, Birol Güven, Sarp Apak, Şoray Uzun ve Yavuz Seçkin gibi birçok arkadaşı ve sevenleri katıldı.

CENAZE TÖRENİNE GÜLSE BİRSEL VE ATA DEMİRER KATILMADI
Cenazeye katılmayan ve küs oldukları bilinen Gülse Birsel, cenaze törenine katılmazken sosyal medyadan bugün bir açıklama yaptı ancak açıklamayı daha sonra sildi.

“YANLIŞ KARARDI BENCE”
Gülse Birsel yaptığı açıklamada, “Vural’a vedam” notuyla Vural Çelik’in ardından, “Son sezona girerken, ayrılmak istediğini söylediğinde ben dahil birkaç oyuncu arkadaşım vazgeçirmeye çalıştık. Ücret, saatler, senaryodaki yeri gibi şikayetleri vardı. Belki ısrar etmemi, yapımcıyı arayıp onsuz olmaz dememi bekledi. Yanlış karardı bence” dedi.

“KEŞKE BENİMLE İLGİLİ YAKIŞIKSIZ CÜMLELER ETMESEYDİ”
Ayrıca Birsel, “Keşke son sezonda da beraber oynasaydık. Ve keşke birkaç ay sonra bir TV programında benimle ilgili mana verilemez, yakışıksız cümleler etmeseydi. (Tabii kimse iş arkadaşıyla tek sebepten 16 yıl iletişimi kesmez. Ama sonraki yıllardaki hataları, yanlışları burada anlatmaya gerek de yok, yakışık da almaz.) ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ATV ekranlarının en çok izlenen ve en çok para kazandıran yarışması Kim Milyoner Olmak İster, izleyicileri yine ekran başına kilitledi.

Oktay Kaynarca’nın sunumuyla ekranlara gelen yarışmada, başarılı performanslar yer aldı.
Kim Milyoner Olmak İster’de 1 milyon TL’lik soruyu açtıracaktı!
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu hafta programa katılan Çağrı Uslu isimli yarışmacı, ikinci baraj sorusuna kadar kolaylıkla ulaştı.

Yarışmacı, 300 bin TL değerindeki onuncu soruyu da doğru cevaplayarak 500 bin TL’lik soruyu görmeye hak kazandı.
Kim Milyoner Olmak İster’de 1 milyon TL’lik soruyu açtıracaktı! Yarışmacı öyle bir karar verdi ki…

Yarışmacının 11’inci soruda karşısına, “Eski milli futbolcu ve teknik direktör Sergen Yalçın’ın tam adı nedir?” sorusu çıktı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinehane’nin yapımcılığında hayata geçirilen ‘Kayıp Kamyon’ filmi seyirciyle buluştu. Hikâyesi Ercan Uçar’a ait olan, senaryosunu Kamuran Süner’le birlikte yazan Ekrem Arslan’ın yönettiği filmde Bülent Emin Yarar; başrolü Yetkin Dikinciler ve genç yetenek Ülkü Hilal Çiftçi ile paylaşıyor. Emekli zabıta memuru ‘Vasıf’ı canlandıran deneyimli oyuncuyla, filmi ve kariyerini konuştuk…
Sizi pek vizyon filmlerinde görmeye alışık değiliz. Genelde ‘sanat filmi’ diye tabir edilen filmlerde boy gösteriyorsunuz. Bu projeye nasıl ikna oldunuz?
Evet haklısın. Genelde ben çok vizyon filmi yapan bir insan olmadım. Fakat bunda başka bir sıcaklık hissettim. Hatırlarsınız ben bir dönem çok popüler olan ‘Süper Baba’ dizisinin sonuna yetişmiştim. Bu filmde de oradaki sıcaklığı, samimiyeti buldum. İçinde her türlü güzelliğin, rengin olduğu bir film. Bu yüzden de bana iyi geldi. Yetkin (Dikinciler) de olunca tamam dedim.
Yetkin Bey’in de kadroda yer alması iyi hissettirdi değil mi?
Yetkin’le başrolü paylaşmak çok güzel. Biz birbirimizi yıllardır tanırız. Aynı oyunda oynuyoruz biliyorsunuz. ‘Profesyonel’, 15. yılında. Bir ara ailemizden fazla birbirimizi görüyorduk. Her türlü güzelliği yaşayabiliyoruz onunla. Tanıdığın biriyle oynamak büyük konfor.

Nasıl bir karakterde izleyecek seyirci sizi?
Ben ‘Vasıf’ adlı karakteri canlandırıyorum. Emekli bir zabıta memuru. Zeynep adında torunu var. Talihsiz bir kaza sonucu kızını ve damadını kaybetmiş. 15 yaşındaki torunuyla aynı evi paylaşıyorlar. Torunuyla kuşak çatışması yaşayan, teknolojiyi yakalayamayan ama hayatını tamamen torununa adamış, zaman zaman aksi zaman zaman esprili bir karakter. Sevdim ‘Vasıf’ı.
Bir de yakın arkadaşı ‘Fehmi’ var değil mi?
Evet, Yetkin’in güzelleştirdiği, oynadığı ‘Fehmi’ karakteri, ‘Vasıf’ın en yakın arkadaşı. Arada atışıyorlar ama genelde iyi anlaşıyorlar. Sonra kayıp kamyonun peşine düşüyorlar beraber.
Nedir bu kayıp kamyon hikâyesi?
‘Vasıf’akrabasından miras kalan kamyonu satmış ama ruhsat hâlâ onun üstüne. Bu kamyon da Engin Hepileri’nin oynadığı karakterin eline geçmiş. Ama yıllar içinde kamyonun vergi borcu ödenmemiş. Kamyonu bulurlarsa anca o vergi borcunun silineceğini öğrenince, torunu Zeynep ve Fehmi’yle beraber kamyonu aramaya çıkıyorlar. Hep iyi insanlar var filmde.

ÖDÜLLÜ BİR SENARYOSU VAR
Peki, bu filmde ağlayacak mıyız?
Bilmem, ben ağladım. Ödüllü bir senaryo bu. Dolayısıyla beklentinin büyük olduğunun farkındayız. Mesaj kaygımız da yok açıkçası. Filmde yüzleşmeler var. Dostluğun önemini, yol arkadaşlığının kıymetini göreceksiniz. Seyircinin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Yaşadığımız son dönemdeki şiddet olayları tadımızı kaçırdı. Bu film biraz nefes almamızı sağlayacaktır.
Ana akımda olmamanızın özel bir tercihi var mı?
Ben daha tiyatro ağırlıklı gidiyorum. Ana akım bir işte yer almak tüm zamanımı, enerjimi alıyor. Onu yaşamak istemiyorum. Sinemada da bakıyorum hep bağımsız filmler yapmışım genelde. Bu benim tercihim. Çünkü ben tiyatroya daha fazla vakit ayırmak istiyorum. Şimdi 3 tane oyunum var mesela. Sonuçta her şey para değil.
Artık paraya ihtiyacım yok mu diyorsunuz?
Hayır, bu hep böyleydi. Para kazanma odaklı hareket etmedim hiç. Bir kere geliyoruz dünyaya. En çok kazanan, en beğenilen oyuncu, en çok takdir insan olmak istemiyorum. Biraz uzak kalıyorum.

YALNIZ KALMAYI SEVİYORUM
Şöhret peki?
Magazinel bir durumum yok, bana o daha zor geliyor. Yalnız kalmayı daha çok seviyorum. Vapura biniyorum mesela. Hayattaki en büyük eğlencemdir benim. Bir dönem ‘Arka Sıradakiler’ diye bir dizide oynuyordum hiçbir şeye binemiyordum. Kalabalığa karışamıyordum. Özgürlüğümün kısıtlanmasını istemiyorum, sıradan yaşamak istiyorum. O yüzden yazın da Bodrum’a değil Kuzey Ege’ye kaçıyorum.
Filmde dede-torun kuşak çatışması yaşanıyor. Sizin yeni kuşakla aranız nasıl?
Yeni nesille aram iyi. Konservatuvarda derslere giriyorum. Yol arkadaşlığı yapıyorum o meslektaşlarıma. Kuşak farkını tabii ki hissediyorum ama hayatı zorlaştıracak durumda değil. Gelecek nesilden umutluyum.
Yeni nesil demişken genç oyuncu Ülkü Hilal Çiftçi için ne söylemek istersiniz?
Hilal çok yetenekli çok iyi bir ışık. Çok güzel anlaştık. Umarım çok güzel bir yol olur onun için.

‘PROFESYONEL’İ3-4 KEZİZLEYEN VAR
Profesyonel 15.yılında hâlâ çok izleniyor.Neye bağlıyorsunuz builgiyi?
Duşan Kovaçeviç çokönemli bir yazar. Tanıştığımızda,“Profesyoneldramaturjisi en iyi olanoyunum” demişti. Gerçekteneskimeyen bir metnivar. Yetkin’le de çok iyi biruyumumuz var. O bizimiçin keyif. Turne olsa dagitsek diyoruz hatta.
Bilet bulamayanlarsizden talepte buluyormu?
Bulunmaz mı? Bizbuna şöyle çözüm bulduk.Her oyuna Yetkin’le benkendi cebimizden bilet alıpisteyen arkadaşlarımızaveriyoruz. Hiç izlemeyenolduğu kadar 3-4 kere izleyenoluyor.
SAHNE BENİM İÇİN İLAÇ
Devlet Tiyatrolarıbünyesinde para kazandığıhalde sahneye çıkmayanoyuncularla ilgili bir tartışmavardı… Bu konuyu nasıldeğerlendiriyorsunuz?
Genelde Devlet Tiyatroları hep çalkantılıdır. Ben hiçbir arkadaşımı suçlu göremiyorum. Herkesin farklı gerekçeleri olabilir. Kimisi zaman içinde sahne korkusu yaşamaya başlayabilir, sağlıkla ilgili sorunu olabilir. Emin olun, maddi anlamda da sanıldığı kadar büyük bir karşılığı yok. Kimseyi suçlamak istemem. Ancak, sahne benim için ilaç, ben evde oturmak istemezdim. Ama kurumda seyirciyle dolması gereken boş sahneler var. Onların dolması, tiyatro sahnelerinin artması lazım. İstanbul’da Türkiye genelinde sahnenin artması lazım. Çok büyük ilgi var her yerde. Daha iyi olabilir noktasındayım.
KOMEDİ Mİ DRAM MI DİYE AYRIM YAPMAM
Dram ağırlıklı ciddi rollerde görüyoruzsizi ama komik tarafınız da var. Komediyi çoksevmiyor musunuz?
Aslında severim ama ben komedi mi dram mı diye ayrım yapmam. Hayatta da dramla komedi iç içe. Bir gülüyoruz bir ağlıyoruz. Ben her türlü rengin içine girmekten zevk alıyorum. Buradan tutturdum böyle devam edeyim diye düşünmedim hiç. O zaman heyecanlanmıyorum. Komedinin de dramın da kör göze parmak yapılanını sevmiyorum. Hepsi kararında, dengeli olmalı. O daha keyifli geliyor bana. Beni heyecanlandıran her rolü severim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HABERLERE KONU OLMUŞTU
Emlak piyasası her gün farklı bir olayla anılıyor! Bu kez de bir ev sahibi, Fazıl Say’ın adını kullandı. Ünlü piyanist, Nişantaşı’nda yan yana iki apartmanın bahçe katlarını satın alıp aradaki perde duvarlarını yıktırarak tek daire yapmıştı.

Haberlere konu olan bu ev şimdi de emlak piyasasında konuşulur oldu.

İLGİNÇ TELEFON KONUŞMASI
Fazıl Say’ın bir komşusu, geçtiğimiz günlerde aynı apartmanda yer alan dairesini 17 milyon liraya satmak için ilan verdi. Ancak ilanı görüp arayanlar ev sahibiyle ilginç bir diyalog yaşadı.

Ünlü piyanistin komşusu, eve talip olan kişileri etkileyip satışı hızlı gerçekleştirmek için “Fazıl Say’a da komşu olacaksınız” diyerek reklam yaptı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bununla birlikte, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, pandaların diplomatik bir unsur olduğunu vurgulaması ve işbirliğine devam etmeye istekli olduklarını açıklaması, bu ilişkinin devam edeceğine dair umut verdi. Peki bu sevimli pandalar neden sürekli geri gönderilip duruyor? Birçok kişi, pandaların yaşlandıkları için Çin’e dönmeleri gerektiği bilgisini verse de, bu süreç siyasi arenada farklı yorumlanıyor. Pandaların ABD’deki varlığı, hem turizm hem de diplomasi açısından önemli bir sembol haline geldi. Ziyaretçiler, pandaların kişiliklerine, alışkanlıklarına aşina olup onlarla bağ kuruyorlar. Dev pandaların bir nevi insanların en yakın dostu haline gelmesi bu sevginin en büyük kanıtı. Çin’in pandalar üzerinde sıkı bir kontrol uyguladığı ve doğaya yeniden kazandırma programlarında sınırlı başarı sağladığı ise başka bir tartışma konusu. Tüm bu gelişmeler ışığında, Washington’da yeniden sahne alan dev pandalar, ABD-Çin ilişkilerinde belki de bir yumuşama döneminin işareti olabilir mi? Bakalım hep birlikte izleyip göreceğiz…
ŞEMSİYE TEKNOLOJİYLE BULUŞTU
Bir düşünün, dışarıda yağmur yağıyor, siz elleriniz serbest şekilde yürüyorsunuz ve kafanızın üstünde bir drone, sadık bir dost gibi sizi yağmurdan korumak için uçuyor. İşte teknoloji dünyasının son harikası: Drone Brella! Şemsiyenin evrimi diye buna denir! Bu yenilikçi şemsiye, basit bir mekanizma üzerine kurulmuş bir drone’dan fazlası.

Artık şemsiyeyi taşımak zorunda kalmayacaksınız; o sizi takip edecek. Hem de sadece başınızın üstünde durup yağmurdan korumakla kalmıyor, rüzgara karşı dengede kalmayı da başarıyor. Yağmurlu günlerde caddeler uçan şemsiyelerle dolu, bir nevi gökyüzü balosu gibi. Bu teknolojiye bayıldık ve şimdiden hepimizin bu fikre aşık olacağına eminim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Uzun zamandır bu kadar sağlam bir senaryoya rastlamamıştım. Buna Ekrem Arslan’ın özenli ve yaratıcı rejisi de eklenince ortaya eli yüzü düzgün bir seyirlik çıkmış. Eleştirebileceğim tek konu, finalin biraz sarkmasıydı.
Oyunculuklara gelince: Bülent Emin Yarar yıldızlaşıyor gibi görünse de senaryonun gizli yükünü Yetkin Dikinciler’in enfes oyunculuğu çekiyor. Her zamanki mütevazılığıyla bir adım geride duruyor ama karşısında benim gibi bir yeteneksiz olsa beni bile oynatır vallahi…
Film beni su gibi duru bir oyuncuyla da tanıştırdı. Ülkü Hilal Çiftçi… Hem harika oynuyor hem de billur gibi bir sesi var. Galada merak ederek müzik eğitimi alıp almadığını sordum. Almıyormuş. Yüce Mevla’m bazen konservatuarları gidip bazı kullarının içine kuruyor demek ki…
Sinehane’nin seyircilere yeni hediyesi Kayıp Kamyon; savaş, afet ve vahşetle örülü şu travmatik günlerde “sakinleştirici papatya çayı” tadında bir film. Bu terapiyi kaçırmayın.
Bir güzel insan daha…
Artık şuna iyice emin oldum, Allah iyi yürekli güzel insanları bu dünyada daha fazla eziyet görmesinler diye tez zamanda yanına alıyor. Bu sefer de altın kalpli Hasan Yalnızoğlu henüz 49 yaşındayken hayata veda etti.
Mükemmel bir dansçı (Anadolu Ateşi’nin baş dansçısı olarak tanınmıştı), pes etmeyen bir sporcu ve savaşçı (Survivor), yetenekli bir oyuncuydu. Hepsinden önemlisi de sert ve vahşi görünümüyle taban tabana zıt kadife kalbiydi.

Övdüğümde de eleştirdiğimde de arar, “Abi yazdıklarını not ettim, hep aklımda kalacak, gözünü üzerimden ayırma” derdi.
Hayatında bir kez mağlup oldu, o da pankreas kanserine… Survivor’a 107 kilo başlayıp 87 kilo bitirerek bu alanda da şampiyonluğu kimseye bırakmamıştı. Umarım hastalığının ilerlemesinde bu yoksunluğun payı olmamıştır.
Güle güle benim altın kalpli kardeşim…
Arka Sokaklar’dan isyan
Vahşi çocuk cinayetlerine bir büyük tepki ve isyan da Kanal D’nin dizisi Arka Sokaklar’dan geldi. Bu akşam yayınlanacak bölümün tanıtımında uzaktaki bir köy ve ekiplerin yaptığı dere kenarındaki arama görüntüleri eşliğinde Rıza Müdür gazetecilere açıklamada bulunuyordu:
“Bu sessizlik kimseyi kurtarmayacak. (O sırada ekrana Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar’ sözü yansıdı) Maalesef koruyamadık. Memleketin kim bilir hangi köşesinde yine çığlıklar yükselecek. Feryatlar, ağıtlar… Sonrası? Bir avuç toprak… En sonunda da unutacağız. Leyla gibi, Narin gibi, Gülistan gibi unutulacak. Sonrası yine karanlık. Ama o soru hâlâ cevaplanmamış olacak. Katil kim? Boşuna sormayın, bilmiyorum. ‘Bu nasıl memleket?’ Yakama yapışıp bağıra çağıra sorun: ‘Bu nasıl karanlık?’ diye…
Oturup size sabaha kadar anlatayım. Ama bana katil kim diye sormayın. Çünkü onu biz hariç herkes biliyor…”
Gaf kürsüsü
National Geographic’deki Korsanlar belgeselinde yaralanan korsanın dişindeki modern amalgam dolguyu görmeyeyim mi?

Zap’tiye
Sonunda bir de “Kuvöz Çetesi” sahibi olduk. Para uğruna 12 yeni doğan hayatını kaybetti. Göbek bağıyla asılmaları vaciptir!
Ne demiş?
Teknoloji fuarını ziyaret eden bir aktivist, İsrail standındaki yetkililere sordu: “Bebek öldürme teknolojisi hangi tarafta?”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaan Yıldırım, geçtiğimiz yıl İngiltere, Cambridge’de Pınar Deniz’e evlenme teklifi etmiş ve “evet” yanıtını almıştı.

‘EVET EVLENİYORUZ”
Uzun süredir kendisi gibi oyuncu Kaan Yıldırım ile aşk yaşayan Pınar Deniz, geçtiğimiz hafta evleneceklerini “Şimdi şöyle, bütün yaz boyunca ‘evleniyor evleniyor’ yazdınız, evet evleniyoruz” sözleriyle doğrulamıştı.

Pınar Deniz ile Kaan Yıldırım, İtalya’nın başkenti Roma’da sade bir nikah töreniyle dünyaevine girdi.

İtalya’nın başkenti Roma’da düzenledikleri sade bir tören ile dünyaevine giren çift uzun süre magazin manşetlerinde yerini aldı.

Nilahtan önce bebek bekledikleri duyulan ünlü çiftin nikahında Pınar Deniz’in ailesinin olmaması dikkat çekmişti. Deniz ise bu durumu ‘vize sorunu’ diyerek açıklamıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güvenli sürüşe önem vermedikleri için hem kendilerini hem de başkalarının hayatını riske atıyorlar.
Kaldırımda sürüyorlar, sinyal kullanmıyorlar, yaya geçidinde durmuyorlar, şerit ihlali yapıyorlar, egzoz bağırtıyorlar, kaldırımlara park ederek yayalara yürüyecek alan bırakmıyorlar, ters yönde sürüyorlar, kask takmıyorlar vs.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2024 yılının ilk sekiz ayında motosikletlerin karıştığı kazaların yüzde 65.9’unun sürücü kusurundan kaynaklandığını ve trafik denetimleri artırılacağını açıklamıştı.
Denetimlerin artmasının elbette faydası olur ama önce sıkı bir eğitim şart!
Motosiklet ehliyeti almak zorlaştırılmalı!
En önemlisi; kurye şirketlerinin motosiklet sürücülerini kuralsızlığa ve güvensiz sürüşe teşvik eden “Ne kadar çok teslimat o kadar çok para” diye özetleyebileceğimiz ücret politikasının değiştirilmesi için yasal bir çalışma yapılmalı!
***
MİLYARLIK FUTBOLCULARLA SÖZLEŞME KOMEDİSİ
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sporcuların takibe alındığını ve son üç yılda yaklaşık 5 milyar liralık kayıt dışı gelir saptandığını duyurmuştu.
Başta futbolcular olmak üzere milyon dolarlar kazanan birçok sporcunun gerçekte ödemesi gerektiği vergiyi ödemediği biliniyordu.
Meğer durum daha vahimmiş. Hürriyet’ten Mehmet Arslan, yüksek geliri olan bazı futbolcuların asgari ücret üzerinden vergi verdiğini yazdı.
Oyuncularla iki farklı sözleşme imzalanıyormuş.

Biri Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderiliyor.
Kulüp bu sözleşme üzerinden futbolcu stopajlarını ve vergilerini ödüyor.
Diğer sözleşme de futbolcu ile kulüp arasında imzalanıyor.
Örneğin yılda 1 milyon euro kazanan bir futbolcu, 17 bin 2 TL’ye imza atıyor.
Böylece milyon dolarlık sporcular asgari ücret üzerinden vergi veriyorlar.
Aslında bu yöntemde de biliniyordu ama görmezden geliniyordu. Şimdi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı bu komediyi ortadan kaldırmak istiyor.
Kulüp başkanları yakında yine vergileri ödeyemiyoruz diye devletten yardım isteyebilirler.
İşte bu noktada devletin kararlı olması gerekiyor. Vergi adaleti sağlanmalı.
***
KİRAYI ELDEN ÖDEYENLER…
Dün Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre elden kira ödeme devri sona erdi.
Artık iş yeri ve konut kiraları, tahsilat ve ödemeler banka veya PTT aracılığıyla yapılacak.
Elden ödeme yapan kiracı ve ödemeyi alan ev sahibi ise en az 5 bin TL cezayla karşı karşıya gelecek.
5 bin TL cezayı öder elden almaya devam ederim diye düşünenler varsa yanılıyorlar.

Cezanın en düşük miktarı 5 bin TL! Kiranın miktarına göre ceza artabilir.
Ayrıca bir takvim yılı içinde kesilecek cezanın üst sınırı da 20 milyon liraya çıkarıldı.
Çok geç alınmış doğru bir karar bu.
Konut ve iş yeri sahipleri arasında uzun yıllardır kirayı elden alanlar vardı.
Böylece mal sahipleri vergi ödemiyorlar ya da düşük ödüyorlardı.
Şimdi kirayı elden ödeyen kiracılar da ceza yiyecekleri için mal sahipleri ve kiracılar arasında tartışma ve kavgalar çıkabilir.
Mal sahipleri kira artışına gidebilirler lakin kiracıların elinde artık önemli bir koz var.
Kirayı elden istemeye devam eden ya da yeni yasa gereği kira artışına giden mal sahiplerini şikayet edebilirler.
***
KATİL KİRALAMA SİTESİ!
İngiltere’de teknoloji gazetecisi Karl Miller ve meslektaşı Chris Monteiro, dört yıllık uzun bir araştırma sonucunda insanların kiralık katil ya da kundakçı tutabilecekleri bir sitenin çözülmesine yardımcı oldular.
DonanımHaber’de olayla ilgili detaylı bir haber çıktı. Konu ilginç için, paylaşmak istedim: Bir alış veriş sitesi gibi görünen bu platformda sıradan insanlar birinin öldürülmesini veya evinin yakılmasını istiyor, bununla ilgili detaylı bilgileri sunuyor ve katil kiralamak istiyorlardı.
Kiralık katil tutmak isteyenler ise sıradan insanlardı.
Sevgilisinin kendisini aldattığını düşünen adam, ortağını ortadan kaldırarak şirkete konmak isteyen iş adamı, babasının mirasına göz diken evlat hiç çekinmeden ölüm emri verebiliyordu.

Gazeteciler işin derinine indikleri zaman ise gerçek ortaya çıktı. Rumen bir kişi tarafından yönetilen bu site aslında sahte kiralık katiller ayarlıyordu.
Verilen ölüm görevlerini ise polis baskını ya da yanlış adres gibi bahanelerle yerine getiremiyordu ve daha fazla para istiyordu.
Yani sitenin sahibi dolandırıcıydı.
Asıl önemli olan ölüm emrini verenlerin sıradan insanlar olmasıydı. Bu insanların yarın bu suçu işlemeyeceklerine dair bir garanti yok. Bu araştırma haberinden sonra 11 farklı ülkede güvenlik güçleri operasyonlar düzenledi.
34 kişi tutuklandı. Bazı tutukluların evlerinde silah ve patlayıcı bulundu.
Bu olay ‘siber polis’ departmanlarının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Yurtdışında özellikle cinsel suçları önlemeye yönelik polisler sahte siteler kurabiliyor ya da mevcut sitelere sahte kimliklerle suçlu avına çıkıyorlar. Ülkemizde de bu yöntemler deneniyordur diye düşünüyorum. Acaba bizim polis teşkilatı kiralık katil hizmeti sunan sahte bir site açsa kaç kişi bu siteden kiralık katil tutmaya çalışır?
Bu yemi yutan çok olur!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2003-2012 yılları arasında ekrana gelen Sihirli Annem adlı dizide “Suzan” ve “Betüş” karakterlerine hayat veren Zuhal Topal ile İnci Türkay, proje bittikten sonra da arkadaşlıklarını devam ettirdi.

Zaman zaman bir araya gelen ikili, uzun bir aradan sonra yeniden buluştu

LONDRA’DA BULUŞTULAR
Londra’ya giden Zuhal Topal, eski rol arkadaşı İnci Türkay’ı ziyarete gitti. Topal, bu anları “Canım İnciciğime ziyarete geldim” notuyla paylaştı.

“DOSTLUĞUMUZ HİÇ BİTMEDİ”
Öte yandan ünlü oyuncular, geçtiğimiz yıl da Londra’da bir araya gelmişti. Zuhal Topal, İnci Türkay’la sarıldığı anları “Araya mesafeler girsede 22 yıllık dostluğumuz hiç bitmedi. Canım İnci’m yerin ben de apayrı. Çok özlemişiz birbirimizi. Zaman geriye aksın” notuyla paylaşmıştı.

İlk bölümü 2003 yılında yayınlanan ve uzun yıllar yayın hayatına devam eden Sihirli Annem dizisinde ‘Betüş’ karakterine hayat veren İnci Türkay, bir süredir gözlerden uzakta!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönem ekranlarda fırtınalar estiren Oktay Kaynarca, Mehmet Akif Alakurt, Selin Demiratar ve Serenay Sarıkaya’nın başrolünde yer aldığı Adanalı dizisinde Pınar karakterini canlandıran Tuğçe Özbudak baştan aşağı değişti.

Üstelik eski halinden eser kalmayan ünlü ismin değişen sadece yüz hatları da değil…

Tuğçe Özbudak’ın fiziği de bambaşka bir hal almış.

Özbudak, geçirdiği estetik operasyonların ardından tanınmayacak hale geldi.

Instagram’da paylaştığı yaz pozlarıyla dikkat çeken ünlü ismin son halini görenler şoke oluyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aşklarının ilk başladığı zamanlardan bu yana magazin kulislerinin en çok konuştuğu çiftlerden olmayı başaran Kadir Doğulu ile Neslihan Atagül’den geçtiğimiz aylarda bebek müjdesi geldi!

SOSYAL MEDYADAN DUYURDULAR
Ünlü çift, bir erkek bebek beklediklerini sosyal medyada duyurdu.

BÜYÜYEN KARNIYLA YENİ POZ!
3 aylık hamile olan Neslihan Atagül, bugün sosyal medyada yeni bir paylaşım yaptı.

KARNI BURNUNDA POZUNA YORUM YAĞDI!
Karnı burnunda poz veren ünlü oyuncuya beğeni ve yorum yağdı.

İşte Neslihan Atagül’ün o pozu!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eda Evliyagil’in başına gelenleri okuduğunuzda, sizin de benim gibi ağzınızın bir karış açık kalacağına eminim! Eda-Sarp Evliyagil çiftinin oğulları Can Pars’ın eline okulda kıymık batmış. Eda Hanım da, oğlunu okuldan alıp o ünlü grubun Maslak’taki hastanesinin acil servisine götürmüş.

Görevliler kayıt yaparken fiyatı da söylemiş. Eda Hanım’dan o kıymığı çıkarmak için ne kadar istemişler biliyor musunuz? Tam tamına 15 bin TL… Hali vakti oldukça yerinde olmasına rağmen Eda Hanım, tabiri caizse ‘kazıklanmak’ istememiş ve oğlunu bir eczaneye götürmüş.

Eczacı iki dakikada kıymığı çıkarmış ve üstelik para bile almamış. Şimdi o özel hastanenin yaptığına ne demeli! Aslında söylenecek çok şey var ama neyse…
OKURLARIYLA BİR ARAYA GELDİ
Başarılı girişimci iş insanı ve toplum gönüllüsü Kadriye Olgar, yazarlığa soyunmuştu. Yaşama sevincini asla kaybetmeden, hayatın yokuşlarını nasıl tırmandığını, sert virajlarını nasıl döndüğünü ve uçurumlarını nasıl aştığını tüm samimiyetiyle anlattığı

‘Hayatın Şifreleri’ adlı kitabıyla kısa sürede en çok satanlar listesine girmişti. Kadriye Hanım, tecrübelerinden ve iş yaşamındaki deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı kitabı için hafta içinde imza günü düzenledi. Okurlarının yoğun ilgi gösterdiği imza gününde, 51 yıllık eşi Güven Bey ve dostları da Kadriye Hanım’ı yalnız bırakmadı.
AŞK DEĞİLTESADÜFMÜŞ
Geçen ay, 90’lı yılların sonunda büyük aşk yaşayan Cem Cantaş ile Aslıgül Atasagun’un, küllenen aşklarının 25 yıl sonra tekrar alevlendiği dedikodusu gündeme bomba gibi düşmüştü! Rastladığım birkaç farklı kişi de ex aşıkları birlikte gördüğünü söyleyince ben de inanmıştım.

Önceki gün karşılaştığım Aslıgül Hanım’a bu iddiaları sordum; doğru olmadığını söyledi. Tesadüfen birkaç kez üst üste ortak arkadaşlarının özel günlerinde karşılaşmışlar. Medeni iki insan gibi sohbet etmişler. Ancak arkadaşlıktan öte bir durum yokmuş. Dedikoduculara duyurulur.
İLK ETKİNLİK GAZİANTEP’TE
İş insanı Füsun Kuran, geçen yıl bir grup yardımsever arkadaşıyla toplumsal fayda yaratmak hedefiyle İyi ki Vakfı’nı kurmuştu. Filantropi, etki yatırımı ve stratejik bağış yönetimi konusunda Türkiye’de bir referans noktası olma hedefini taşıyan vakıf, önceki gün ilk destek projesini açıkladı:

Çocuk Edebiyatı Zirvesi. Proje, Türkiye’deki eğitim ve okuryazarlık sorunlarına çözüm üretmek amacıyla dijital kitapların yaygınlaşmasını desteklemeyi hedefliyor. Projenin ilk etkinliği, depremden etkilenen çocukların moral ve motivasyonlarını artırmak amacıyla Gaziantep’te düzenlenecek. Emeği geçen herkesin gönlüne sağlık.
ZAMANSIZ TASARIMLAR ÇOK SEVİLDİ
Birçok ünlü moda markası ‘bir sezon giy at’ stratejisiyle insanları tüketime zorlarken bazı marka ve tasarımcılar ise sürdürülebilir moda için çaba gösteriyor. Ebru Güngör ve Yasemin Çelebi de onlardan.

Güngör ve Çelebi, kurdukları moda markasıyla kadınlara, uzun süre kullanabilecekleri zamansız tasarımlar sunuyor. Güngör ve Çelebi, önceki gün, Moda Danışmanı Aysun Kaba’nın ev sahipliğinde yeni sonbahar-kış koleksiyonunu tanıttı. Davete katılan ünlü konuklar, koleksiyonu öve öve bitiremedi.
UYDURAMAMIŞ!
Bir yarışma programında ünlenen, ardından müzik dünyasında adından söz ettirmeye başlayan Aleyna Kalaycıoğlu’nu hafta içinde bir davette gördüm. Görünen o ki; genç şarkıcı katıldığı davette spor bir şıklık ortaya koymak istemiş.

Ancak bol denim pantolonu, süet çizmesi, desenli büstiyeri ve şişme montu ile farklı bir kombin yapmak istese de maalesef olmamış. En başta giydikleri arasında bir uyum yok. Her geçen gün işinde yükselen Aleyna, bence giyim-kuşam konusunda profesyonel bir yardım almaya başlasa iyi olacak…
TREND RADARI
Bu sezon büyük logolar popülerliklerini minimal ve sade tasarımlara bırakacak. Düz silüetlere sahip çantalar sezonun zarafet temsilcileri.

Bu kış çizmelerin boyu yükseliyor. Sık sık göreceğimiz hafif salaş diz üstü çizmeler, sezonun en popüler modellerinden…

Baştan ayağa kahverengi giyeceğiniz dönem geldi. Sonbaharın en dikkat çekici rengi kahve oldu. Tek renk stillerde en çok kullanılacak olanlar ise koyu tonları olacak.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİKROPLARI ÖLDÜRÜR
Sağlık için çok faydalı olan yoğurt bakterileri, bağırsaktaki mikropları öldürüyor. Karaciğer ve cilt hastalıkları ile damar sertliği ve sinir hastalıklarının önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca kolesterolü de düşürüyor. Yoğurt, vitamin ve minerallerden zengin içeriği ve lezzetli tadı ile çok sevilen bir yiyecektir. Aynı zamanda Türk yemek kültüründe de pek çok yemeklerin içinde veya yanında vazgeçilmez ana maddelerden biridir. Bu açıdan yoğurt besleyici içeriği sayesinde herhangi bir yasak veya hastalık durumu yoksa uzmanlar tarafından sıklıkla önerilen bir besindir.

KALSIYUM DEPOSU
Yoğurt, protein içeriği yüksek bir gıdadır. Bu açıdan besleyici özelliğinin de fazla olduğu söylenebilir. Ek gıdaya başlanan bebeklerde yoğurdun bu besleyicilik özelliğinden yararlanılarak bebeklere verilebilir. Diğer yandan zengin kalsiyum içeriği ile ön plana çıkan yoğurt; potasyum, magnezyum gibi minerallerden de zengindir. Zengin mineral içeriğinin yanı sıra B grubu vitaminleri ile A ve E vitaminleri bakımından da güçlü bir içeriği vardır. Aynı zamanda fermantasyon ile elde edildiğinden çeşitli probiyotikler de içerir.
YOĞURDUN FAYDALARI NELERDİR?
Yoğurt, içerdiği probiyotikler sayesinde sindirim sistemi sağlığını olumlu etkiler. Probiyotikler, bağırsak florasının sağlıklı bakteri dengesini destekler. Aynı zamanda bağırsaklarda hastalığa sebep olacak faktörlere karşı bağırsakların iç kısmında bir koruma tabakası oluşturur. Bu açıdan bağırsakların korunması sadece sindirim sistemi sağlığını değil aynı zamanda bağışıklık sistemini de olumlu etkilemektedir. Çünkü bağırsak sağlığı ile bağışıklık sistemi sağlığı birbirine paraleldir denilebilir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olur. Yoğurt, sütün fermantasyonu sonucu üretildiği için laktoz miktarı süte göre daha düşüktür. Toplumda laktoz intoleransı (sütü sindirememe) olan kişiler sütün içerisindeki laktozu sindiremezler. Ancak laktik asit fermantasyonu işleminden sonra yoğurdun laktozu büyük oranda düşer. Yoğurt, laktoz intoleransı olan insanlar için daha kolay sindirilebilir bir alternatif olabilir.

Yoğurt, protein içeriği yüksek gıdalardan biridir. Bu açıdan vücudun kasları için destekleyici özelliği vardır. Bu özelliğinden dolayı protein ihtiyacı çok olan bebekler, çocuklar, yetersiz beslenen kişiler, protein kaybına sebep olan hastalık durumlarında sağlık profesyonelleri tarafından önerilen bir besindir. Ayrıca yine protein içeriği yüksek olduğu için uzun süre tokluk hissi sağlar. Bu açıdan özellikle sağlıklı kilo yönetiminde sıklıkla tercih edilir. Yoğurt, en çok kalsiyum içeriğinden zengin olması ile bilinen bir besindir. Yeterli ölçüde vücuda alınan kalsiyum kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu açıdan özellikle osteoporoz gibi hastalıklara karşı koruyucu olabilir. Diş sağlığı için de vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyumun alımı açısından günlük beslenmede mutlaka yer verilmelidir. Diğer yandan kalsiyum kas sağlığı ve kasların hareketinde önemli bir yere sahiptir. Bu açıdan günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için yoğurt sağlıklı bir yiyecek olarak tercih edilebilir. Yoğurdun faydalarından bir diğeri ise kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olmasıdır. Yoğurt, kalsiyum ve diğer faydalı bileşenleri sayesinde kan kolesterol seviyesinde düşüşe yardımcı olur. Kısacası yoğurt, sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Yoğurdun faydalarından yararlanabilmek için alanında uzman bir beslenme uzmanının önerdiği porsiyon miktarına dikkat edilmesi önemlidir.
EV YAPIMI YOĞURT
MALZEMELER
1 lt organik inek sütü
1 yemek kaşığı ev yapımı yoğurt veya 1 yemek kaşığı hazır yoğurt
YAPILIŞI: Sütü 10 dakika kaynatıyoruz. Kaynattığımız sütün ılınmasını bekliyoruz. Doğru ısıyı yakalamak için kontrol ettiğimizde; parmağımızın yanmaması gerekiyor ancak bir sıcaklık hissetmeliyiz. Sütün ısısı istediğimiz noktaya geldiğinde, bir yemek kaşığı yoğurdun içine ılık sütten biraz döküp karıştırıyoruz. Daha sonra sütlü yoğurtlu karışımı ılık sütün içine ilave ediyoruz ve karıştırıyoruz. Üzerini iyice kapatıp kalın bir örtü, havlu ya da battaniye ile etrafını sarıyoruz.
NOT: Sütü bir yemek kaşığı tereyağı ile de mayalayabiliriz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hasan G.: Kanka ben onu halledeceğim. Bugün bizim para yatsın en azından onu bir kurtaralım. Ondan sonra aile ile ameliyat için konuşacağım. 150 bin fiyat çekeceğim. Uygun mu?
Doğukan T.: Tamam ama hasta çok dayanmaz haberin olsun, akciğerleri boydan boya kapanmış.
Hasan G.: O çocuk ölecek rüyamda gördüm.
Doğukan T.: Satürasyonu 10’a kadar düşmüş, yani çok dayanmaz, sevkini hızlıca yapmamız lazım. Ölürse başımıza da sıkıntı olacak.
Hasan G.: Doğukan sen çocuğu bugün yaşat tamam mı? Gidip babayla anayla görüşeceğim bugün parayı alacağım. Bugün bir alem yaparız, o parayı bir kurtarayım.
Şu vicdansızlığa bakar mısınız? Sanki hayata tutunmaya çalışan bebelerden değil, hastaneyi basan hamam böceklerinden söz ediyorlar. Şeytan bunlara asistan bile olamaz.
Yok, yok bu iş böyle olmayacak, artık iyice belli oldu. “Bize oy verirseniz, çocuk katillerine idamı geri getireceğiz” diyen parti, tek başına iktidar olur. Şuraya yazıyorum.
Domuz kazığı
Köşemize sürekli katkı veren okurumuz Memduh Öksüz, son günlerin popüler konusu gıda terörizmine değinmiş: “Peygamberimiz ‘Bizi aldatan bizden değildir’ buyurduğuna göre bunlara domuz dememde bir beis yoktur sanırım.
Domuz eti haram, domuzluk edip fırsatla yolmak haram değil mi ey domuzlar?
Kırmızı et yiyemediği için zincir marketten kanat alıyorum anama, belki yer diye. Bir markanın ürününün kilosu 230 lira eyvallah ona da eyvallah da ne işi var pakette kanatın içine saklanmış 3-4 bagetin? Bir başka firmanın süzme peynirini aldık. ‘Süzme ağırlık 600 gr. net 840 gr.’ yazıyor. Kaseyi açtık, 240 gr. peynir 600 gr. su koymuşlar kaba. Hangisini yazayım? Bir başka firmanın labne peynirini aldık. Vallahi labnenin yanından geçmemiş. Yoğurt kıvamında sulu bir peynirimsi dokudan ibaret.
Yahu fiyattan ayrı, kaliteden ayrı kazıklıyorsunuz bizi. En çok tercih edilen ürününüz bu zaten: Kazık!..”
Annen varsa gerisi kolay
Bir dönem hayatıma düstur edindiğim gerçek öyküyü sosyal medyada görüp hatırlayınca size de aktarmaya karar verdim:
Çocuk, öğretmeninin “Sadece annen okuyacak” diye sıkı sıkı tembihlediği notu eve getirip annesine verdi. Kadın okuyunca gözyaşlarına boğuldu. Sonra notu oğluna da okudu: “Oğlunuz bir dahi. Bizim okulumuz ise ona çok küçük. Elimizde ona iyi eğitim verecek kadromuz bulunmadığı için okuldan alıp evde eğitmeniz daha doğru olacaktır…”

O çocuk, ünlü bilim adamı ve mucit Edison’dan başkası değildir. Yıllar sonra evinin tavan arasını düzenlerken annesine yazılmış o notu bulur. Aslında şöyle yazmaktadır: “Oğlunuz zeka olarak yetersizdir ve herhangi bir şey öğrenmesi imkansızdır. Bu nedenle artık okula gelmesine gerek yoktur…”
Edison daha sonra hayatını anlatırken şöyle yazacaktır: “Edison diye bildiğiniz kişi aslında çok da zeki olmamasına rağmen sadece annesinin çabasıyla bilim adamı olabilen biridir…”
Unutmayın, Allah’tan sonra en büyük yaratıcı annedir…
Gaflet kürsüsü
Sözcü TV’nin haber sitesinde Hamas lideri Sinvar’ın şehit edildiği haberi “İsrail, Hamas’ı tek tek indiriyor” başlığıyla verilmesin mi?
Ne demiş?
Trafik polisi çevirme sırasında şoföre soruyor: “Alkol var mı?” Zil zurna sarhoş şoför cevap veriyor: “Var ama bize kadar…”
Zap’tiye
Modacılar ne düşünüyor bilmiyorum ama bana göre bu yılın modası deli gömleği.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
O zaman konuştuğum Elif Hanım, “İkinci hayatıma başladım” demişti. Duydum ki, Elif Hanım, ikinci hayatının ilk aşkını da bulmuş! Evet yanlış okumadınız… Sosyete kulislerinde, bugünlerde Top 10 dedikodu listesinin bir numarasında bu var. Dedikoduya göre, Elif Dürüst, önemli bir koleksiyoner olan iş insanı Öner Kocabeyoğlu ile aşk yaşıyormuş.

Uzun süredir adı kimseyle anılmayan, önceki yıl verdiği bir röportajında, “Aşkı hayatımdan çıkardım, aşkı artık gençlere bıraktım” diyen Elif Hanım’ın bu kararını Öner Bey değiştirtmeyi başarmış anlaşılan. Sanat koleksiyoneri Öner Kocabeyoğlu ile YouTube’da sanat programı yapan Elif Dürüst’ün birçok ortak yönünün olduğu kesin. Dolayısıyla bu aşk uzun soluklu olacaktır diye düşünüyorum.
KARSU MÜJDEYİ VERDİ
Yeteneği kadar samimiyetiyle de herkesin sevgisini kazanan şarkıcı Karsu’dan müjdeli haber var! Temmuz sonu davullu-zurnalı bir düğünle Hollandalı sevgilisi Mike Schrama ile evlenen Karsu, anne olmaya hazırlanıyor.

Müjdeyi sosyal medya hesabından veren Karsu, paylaşımına “Kalplerimiz aşkla dolup taşıyor. Seni kollarımıza almak için sabırsızlanıyoruz küçük bebek” notunu düştü. Henüz üç aylık gelin olan Karsu da sanırım hamile olduğunu öğrendikten sonra nikah masasına oturdu. Ya da Hollandalı eniştemiz ‘Speedy Mike (Hızlı Mike) lakabını alacak!!!
SANAT TUTKUNLARI DOKTORUYALNIZ BIRAKMADI
Mesleğindeki başarısı kadar sanatçı kimliğiyle de adından söz ettiren Psikiyatrist Dr. Rahşan Düren, uzun süredir üretim sürecindeydi. Düren, pentür ve duvar resmi çalışmalarından oluşan yedinci kişisel sergisi ‘Verwegenheit’ı önceki gün sanat tutkunlarıyla buluşturdu.

“Bu serginin içeriği deneyimin, eğitimin, öğrenmenin, büyümenin ve küçülmenin bir çıktısıdır” diyen Düren, Beyoğlu’nun tarihi mekanlarından birinde sergilen eserleri için bir açılış daveti verdi. Açılışına birçok ünlü ismin katıldığı sergi, 31 Aralık’a kadar devam edecek; bilginize…
‘RAHMİBABA’YAANLAMLI KUTLAMA
Spor ve iş dünyasının önemli isimleri, Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’ndaki açılışta bir araya geldi. Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, açılışta, kulübün yaşayan en eski üyesi Rahmi Koç’a sürpriz bir doğum günü kutlaması organize etti.

Başkanın, 9 Ekim’de 94 yaşına basan Rahmi Bey için yaptırdığı pastanın üzerinde, “Ne zaman ihtiyacımız olsa, oldun yanımızda. Bu büyük taraftar bunları unutmaz asla Rahmi Baba” yazıyordu. Başkanın, üzerinde sicil numarası ve isminin yer aldığı Beşiktaş formasıyla Payidar 1903 koleksiyonunu da hediye ettiği Rahmi Koç, bu jestler karşısında çok duygulandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Televizyon ekranlarında yayınlandığı 2008 ve 2012 arasındaki dönemde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Akasya Durağı dizisinin oyuncularının yıllar içerisindeki değişimleriyle ilgi odağı oluyor. Bu isimlerden biri de Sinan’ın Gülibik’i Aslı Altaylar…

Bir döneme damga vuran dizilerden biri olan Akasya Durağı’nda Zeki Alasya, Levent Üngan, Cezmi Baskın, Aslı Altaylar, Onur Şan ve Pelin Sönmez başrolleri paylaşıyordu.

Dizinin oyuncuları son halleriyle gündeme geldi. Akasya Durağı oyuncularının şimdiki halleri dizinin fanatikleri tarafından oldukça merak ediliyor.

Akasya Durağı dizisinde Sinan’ın eşi Gülibik olarak rol alan Altaylar, son yıllarda Bizim Hikaye, Arka Sokaklar, Çocukluk dizileriyle ekran karşısına geçti. Gülbin karakteriyle hafızalara kazındı.

Ünlü oyuncunun son halini görenler şaşkınlığını gizleyemedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Göreve geldiğiniz altı aydan beri sokak köpeklerini belediyenin kadrolu bekçisi yapmak dışında ne yaptınız?
Pardon unuttum! Bir de kendini Etimesgut Kent Tiyatrosu’na genel sanat yönetmeni atadı.
Öte yandan ulaşım ve trafik sorunu yüzünden Etimesgutlular isyan ediyor.
Göksu Park’ta çoğalan sokak köpekleri yüzünden insanlar çocuklarını parka götüremiyor ve sokaklarda kirlilik arttı.
Ama Beşikçioğlu geceleri uyumadan dizide rol almanın hesabını yapıyor ve bunu da bir özveri olarak anlatıyor.
Şaka gibi. Belediye de başkanlar, müdürler varmış onlar işi yürütürler diyor.
O zaman niye sizi belediye başkanı seçti bu halk?
Belediye başkanlığı tam mesai isteyen bir iş. Hatta bazen 7/24 çalışılması gerekiyor.
İşte paraşütle bir oyuncu başkan koltuğuna oturtulursa olacağı bu!
Efsane aktör Arnold Schwarzenegger bile Kaliforniya Valisi olduğunda oyunculuğu bırakmıştı! Ama bizim başkan, “Dizide de oynarım. Ben yorulmam” diyor.
Yahu bize ne sizin yorulup yorulmamanızdan.
Dizideki başrol ücretini Etimesgut halkı mı alacak?
Başkan seçildiğinde niye göbek atıp oynadığı şimdi anlaşıldı.
Erdal Beşikçioğlu, düzeni kurmuş, arada köpeklerle ilgili tweet’ler paylaşıp sosyal medya belediyeciliği yapacak.
Dizide oynayacak, kendini genel yönetmen atadığı tiyatroda arkadaşlarıyla takılacak.
Güzel iş!
***
ÇİN ARAÇLARININ SIRRI
Geçtiğimiz hafta Japonya’nın Chubu bölgesinde çok sayıda parçalarına ayrılmış Çin yapımı elektrikli otomobilin yer aldığı bir workshop düzenlendi.
Japon yedek parça üreticileri, rakiplerinin elektrikli araçlarını ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı buldu.
Donanım Haber’e göre en çarpıcı izlenim, otomobillerdeki parça sayısının önemli ölçüde düşük olmasıydı.
Çinli üreticiler, farklı parçaları bir araya getiren entegre sistemler kullanarak üretim süreçlerini basitleştiriyor.
Örneğin BYD’nin 2022’de piyasaya sürdüğü ATTO 3 aracında kullanılan elektrikli tahrik sisteminin sadece sekiz parçadan oluşması, bu durumun en iyi örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Söz konusu parçalar arasında motor, inverter ve dişli kutusu gibi ana bileşenler var.
Çinli markalar, araçlarının ağırlığını azaltıp, aynı bileşenleri farklı modellerde de kullanarak üretim sürecini daha da verimli hale getiriyor.
Bu sayede büyük ölçekte üretim yapmak mümkün oluyor ve maliyetler daha da azalıyor.
Bu workshop Çin’in nasıl kısa sürede ucuz maliyetli araç ürettiklerinin özeti gibi olmuş.
Batılı dev otomobil markaları hem kaliteli hem de düşük maliyetli elektrikli araçlar üretip Çin’le rekabet edebilecekler mi bunu zaman gösterecek.
Başta Amerika ve Avrupa ülkelerinin Çin üretimi elektrikli araçlarla yüksek vergi uygulamasının nedeni de Çin’le rekabet edememelerinden kaynaklanıyor.
***
BELGESELLERE KONU OLACAK BAŞARI
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde bölgedeki 11 ilde büyük bir yıkım yaşanmıştı.
Depremden kısa bir süre sonra hemen yeni konutların inşaatına başlandı.
Ve bir yıl gibi kısa sürede birçok insan yeni evine kavuştu.
Son üç ayda 66 bin 403 konut, köy evi ve işyerinin ihalesi daha yapıldı.
Hatay, Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Kilis ve Osmaniye’de 1900 şantiyede, 153 bin personel 7/24 mesai yapıyor.

Son açıklamaya göre; Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Osmaniye, Şanlıurfa, Elazığ, Adana ve Kilis’te şu ana kadar tam 101 bin 254 konut hak sahiplerine teslim edildi.
2024’ün sonuna kadar ise 199 bin 20 konut, 2 bin 668 ticari alan olmak üzere toplam 201 bin 688 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edilmesi bekleniyor.
2025 yılının sonuna kadar 417 bin 543’ü konut 35 bin 391’i ticari ünite olmak üzere 452 bin 934 bağımsız bölüm daha inşa edilerek depremzedelere teslim edilecek.
Bu kadar kısa bir sürede bu kadar konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edilecek olması dünya tarihinde bile eşine az rastlanacak bir başarıdır.
Belgesellere, tarih kitaplarına konu olacak bu başarıda emeği geçen herkesi kutlamak gerek.
***
YENİ KREDİ KARTI KURALI
Alışverişlerde 7 bin TL ve üzeri harcamaların banka ve kredi kartı ile yapılması zorunlu hale geldi.
Yani “Kredi kartı kullanmam, ben nakit öderim” diyenler de artık işlemlerini ya banka üzerinden ya da kredi kartıyla yapmak zorunda.
Tebliğe aykırı işlem yapan yani nakit ödeyen de nakit alan da ayrı ayrı ceza alacak.
Faturasız, fişsiz yani vergi kaçırarak ticaret yapanları, kayıt dışı ekonomiyi bitirme anlamında önemli bir gelişme bu. Ayrıca vergi artışı ve kara para aklamanın zorlaşması demek.

Örneğin kuyumcular hem nakit para kabul ediyorlar hem de fiş fatura kesmiyorlardı.
Artık kartla satış yapmak zorundalar.
Tabii önemli olan bu yasayı uygulamak.
Ülkemizde kağıt üstünde kalmış birçok yasa var.
Bu yasayla birlikte kredi kartı kullanımı daha da artacak ve bankalar bu işten epey karlı çıkacak. Devlette de daha çok vergi alacak.
Vatandaşın da bazı kazanımlar elde etmesi gerekir. En azından kredi kartı faiz oranları düşürülmeli.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Durumu öğrendiğimde transferin iç yüzünü biraz araştırdım.
Orchard’ın son dönemde Türk müzik piyasasına yaptığı yatırımlar ve buna bağlı yükselişinin yanı sıra farklı sebeplere de ulaştım.

Belive’in bir müzik dağıtım şirketi olmakla birlikte bu yıl yaptığı satın almayla müzik yapımcılığına girmesi, dolayısıyla sektördeki tekelleşme çabasının yanı sıra altyapısal sorunların da bu dev transferin gerçekleşmesinde büyük rol aldığı söylentiler arasında.
Neticede bize transferin iki ucunda yer alan şirketi de tebrik etmek düşer.
ÇEVRE DUYARLILIĞI İÇİN KOLLARI SIVADI
Türkiye’yi karış karış gezerek sokakların ve çevrenin temiz tutulması, atıkların doğru yönetimi, çevre bilincinin artırılması için çalışmalarını sürdüren Atma Derneği, projeyi anlatmak üzere geçtiğimiz hafta Balıkesir’deydi.

Atma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Ersoy, “Böyle etkinlikler toplumun çevre duyarlılığını geliştirmek açısından büyük önem taşımakta. Bu yolda amacımız doğaya karşı daha duyarlı ve farkındalıklı toplum haline dönüşebilmek” dedi. Türkiye’nin sokaklarını temiz tutmak için toplumun her kesiminde farkındalık yaratmayı amaçlayan Atma Derneği için Sinan Akçıl da ‘Atma’ şarkısını yeniden düzenlemişti.
SANATI GENİŞKİTLELERE ULAŞTIRACAK
Sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla İva Sanat’ın dijital platformunda yer alan sanatçılar ilk kez fiziksel olarak ‘Sanatta Hayat Var’ karma sergisi ile Ortaköy’de sanatseverler ile buluştu.

Hayat’ın organizasyonuyla gerçekleşen sergide en dikkatimi çeken daha önce Eskişehir’de 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Festivali’nde yer alan ahşap sanatçısı Aytekin Batmaz’ın eserleri oldu. Hobi olarak başladığı ahşap oymaya tutku ile bağlanıp Ortaköy’de atölye açan Aytekin Batmaz, ahşap oyma sanatını ileri seviyeye taşıyarak yaptığı eserlerle oradaydı. Yaklaşık 120 eserin bulunduğu karma sergi, 27 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.

ABİLİK YAPTI
Saruhan Hünel, kardeşi Aslı Hünel’e ilginç bir sürpriz yaptı. Saruhan Hünel, ‘İstanbul Bundan Bahsetsin’ single’ını çıkaran Aslı Hünel’in albüm ilanlarını İstanbul’un birçok yerindeki billboardlara koydurdu. Hünel, abisinin bu sürprizi karşısında çok mutlu oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinehane’nin yapımcılığında hayata geçirilen ‘Kayıp Kamyon’ filmi seyirciyle buluştu. Hikâyesi Ercan Uçar’a ait olan, senaryosunu Kamuran Süner’le birlikte yazan Ekrem Arslan’ın yönettiği filmde Bülent Emin Yarar; başrolü Yetkin Dikinciler ve genç yetenek Ülkü Hilal Çiftçi ile paylaşıyor. Emekli zabıta memuru ‘Vasıf’ı canlandıran deneyimli oyuncuyla, filmi ve kariyerini konuştuk…
Sizi pek vizyon filmlerinde görmeye alışık değiliz. Genelde ‘sanat filmi’ diye tabir edilen filmlerde boy gösteriyorsunuz. Bu projeye nasıl ikna oldunuz?
Evet haklısın. Genelde ben çok vizyon filmi yapan bir insan olmadım. Fakat bunda başka bir sıcaklık hissettim. Hatırlarsınız ben bir dönem çok popüler olan ‘Süper Baba’ dizisinin sonuna yetişmiştim. Bu filmde de oradaki sıcaklığı, samimiyeti buldum. İçinde her türlü güzelliğin, rengin olduğu bir film. Bu yüzden de bana iyi geldi. Yetkin (Dikinciler) de olunca tamam dedim.
Yetkin Bey’in de kadroda yer alması iyi hissettirdi değil mi?
Yetkin’le başrolü paylaşmak çok güzel. Biz birbirimizi yıllardır tanırız. Aynı oyunda oynuyoruz biliyorsunuz. ‘Profesyonel’, 15. yılında. Bir ara ailemizden fazla birbirimizi görüyorduk. Her türlü güzelliği yaşayabiliyoruz onunla. Tanıdığın biriyle oynamak büyük konfor.

Nasıl bir karakterde izleyecek seyirci sizi?
Ben ‘Vasıf’ adlı karakteri canlandırıyorum. Emekli bir zabıta memuru. Zeynep adında torunu var. Talihsiz bir kaza sonucu kızını ve damadını kaybetmiş. 15 yaşındaki torunuyla aynı evi paylaşıyorlar. Torunuyla kuşak çatışması yaşayan, teknolojiyi yakalayamayan ama hayatını tamamen torununa adamış, zaman zaman aksi zaman zaman esprili bir karakter. Sevdim ‘Vasıf’ı.
Bir de yakın arkadaşı ‘Fehmi’ var değil mi?
Evet, Yetkin’in güzelleştirdiği, oynadığı ‘Fehmi’ karakteri, ‘Vasıf’ın en yakın arkadaşı. Arada atışıyorlar ama genelde iyi anlaşıyorlar. Sonra kayıp kamyonun peşine düşüyorlar beraber.
Nedir bu kayıp kamyon hikâyesi?
‘Vasıf’akrabasından miras kalan kamyonu satmış ama ruhsat hâlâ onun üstüne. Bu kamyon da Engin Hepileri’nin oynadığı karakterin eline geçmiş. Ama yıllar içinde kamyonun vergi borcu ödenmemiş. Kamyonu bulurlarsa anca o vergi borcunun silineceğini öğrenince, torunu Zeynep ve Fehmi’yle beraber kamyonu aramaya çıkıyorlar. Hep iyi insanlar var filmde.

ÖDÜLLÜ BİR SENARYOSU VAR
Peki, bu filmde ağlayacak mıyız?
Bilmem, ben ağladım. Ödüllü bir senaryo bu. Dolayısıyla beklentinin büyük olduğunun farkındayız. Mesaj kaygımız da yok açıkçası. Filmde yüzleşmeler var. Dostluğun önemini, yol arkadaşlığının kıymetini göreceksiniz. Seyircinin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Yaşadığımız son dönemdeki şiddet olayları tadımızı kaçırdı. Bu film biraz nefes almamızı sağlayacaktır.
Ana akımda olmamanızın özel bir tercihi var mı?
Ben daha tiyatro ağırlıklı gidiyorum. Ana akım bir işte yer almak tüm zamanımı, enerjimi alıyor. Onu yaşamak istemiyorum. Sinemada da bakıyorum hep bağımsız filmler yapmışım genelde. Bu benim tercihim. Çünkü ben tiyatroya daha fazla vakit ayırmak istiyorum. Şimdi 3 tane oyunum var mesela. Sonuçta her şey para değil.
Artık paraya ihtiyacım yok mu diyorsunuz?
Hayır, bu hep böyleydi. Para kazanma odaklı hareket etmedim hiç. Bir kere geliyoruz dünyaya. En çok kazanan, en beğenilen oyuncu, en çok takdir insan olmak istemiyorum. Biraz uzak kalıyorum.

YALNIZ KALMAYI SEVİYORUM
Şöhret peki?
Magazinel bir durumum yok, bana o daha zor geliyor. Yalnız kalmayı daha çok seviyorum. Vapura biniyorum mesela. Hayattaki en büyük eğlencemdir benim. Bir dönem ‘Arka Sıradakiler’ diye bir dizide oynuyordum hiçbir şeye binemiyordum. Kalabalığa karışamıyordum. Özgürlüğümün kısıtlanmasını istemiyorum, sıradan yaşamak istiyorum. O yüzden yazın da Bodrum’a değil Kuzey Ege’ye kaçıyorum.
Filmde dede-torun kuşak çatışması yaşanıyor. Sizin yeni kuşakla aranız nasıl?
Yeni nesille aram iyi. Konservatuvarda derslere giriyorum. Yol arkadaşlığı yapıyorum o meslektaşlarıma. Kuşak farkını tabii ki hissediyorum ama hayatı zorlaştıracak durumda değil. Gelecek nesilden umutluyum.
Yeni nesil demişken genç oyuncu Ülkü Hilal Çiftçi için ne söylemek istersiniz?
Hilal çok yetenekli çok iyi bir ışık. Çok güzel anlaştık. Umarım çok güzel bir yol olur onun için.

‘PROFESYONEL’İ 3-4 KEZ İZLEYEN VAR
Profesyonel 15. yılında hâlâ çok izleniyor. Neye bağlıyorsunuz bu ilgiyi?
Duşan Kovaçeviç çok önemli bir yazar. Tanıştığımızda, “Profesyonel dramaturjisi en iyi olan oyunum” demişti. Gerçekten eskimeyen bir metni var. Yetkin’le de çok iyi bir uyumumuz var. O bizim için keyif. Turne olsa da gitsek diyoruz hatta.
Bilet bulamayanlar sizden talepte buluyor mu?
Bulunmaz mı? Biz buna şöyle çözüm bulduk. Her oyuna Yetkin’le ben kendi cebimizden bilet alıp isteyen arkadaşlarımıza veriyoruz. Hiç izlemeyen olduğu kadar 3-4 kere izleyen oluyor.
Kayıp Kamyon İlk Fragman | 18 Ekim’de Sinemalarda!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
166.Bölüm:
ALAEDDİN BEY’İN AKIBETİ NEDİR?
Oynanan büyük oyuna ve bütün engellere rağmen Karadin Kalesi, Kayı mülkü olur. Osman Bey, Karadin Kalesi’ni fethederken surlarda mancınıklara maruz kalmış olan Alaeddin Bey’in akıbeti ne olacaktır?

KOMUTAN LUCAS’IN HAİN PLANI
Komutan Lucas büyük bir plan içindedir. Osman Bey’in ve Karesi Bey’i tahlil edip, zayıf yönlerini bulup ikisini karşı karşıya getirmek ister. Lucas, ikisini bekleyen çok acı bir son olduğunu söyler. Öte yandan elindeki kutsal emanetleri silah olarak kullanmayı düşünmektedir. Lucas, iki büyük Türk beyi için nasıl bir hamle yapacaktır? Osman Bey’in obasına büyük bir haber gelir. Kutsal emanetler çalınmıştır. Bu haber karşısında büyük bir öfke ve üzüntü duyan Osman Bey’in kutsal emanetleri bulmak için ilk hamlesi ne olacaktır? Osman Bey ve Komutan Lucas karşı karşıya gelir. Osman Bey, kutsal emanetlerle alakalı Lucas’ı tehdit eder. Osman Bey, Lucas’ın kurduğu oyuna rağmen kutsal emanetleri bulabilecek midir?
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KARADİN KALESİ KİMİN HÜKMÜNDE OLACAK?
Karadin’in fethi, fetihte boy gösteren beyliklerin de ağzını sulandırmaktadır. Begüm Hatun da Bayhan Bey de kalenin kendilerine verilmesini istemektedir. Bala Hatun ise Begüm’ü gözünün hiç tutmadığını söyler. Osman Bey kaleyi kime verecektir?

ORHAN BEY, HOLOFİRA’YA EVLENME TEKLİFİ EDİYOR
Osman Bey’in fetih için kurduğu sofraya davetsiz misafir olarak Holofira gelir. Lucas’ın emriyle gelen Holofira, Osman Bey’e ne söyleyecektir? Aylar sonra ilk kez karşılaşan Orhan Bey ve Holofira arasındaki aşk ilk günkü kadar tazedir. Orhan Bey, aşkını haykırır ve Holofira ile evlenmek istediğini söyler. Orhan Bey’in evlilik teklifine Holofira ne cevap verecektir?

SARUCA VE YUSUF’UN REKABETİ
Saruca ve Yusuf ise Fatma Hatun’un gönlünü kazanmak için ilk hamlelerini yapmaya hazırlanırlar. Fatma Hatun ve bu ikili arasında neler olacaktır? Hangisi Fatma Hatun’un gönlünü kazanmaya yaklaşacaktır?
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1998-1999 yıllarında yayınlanan “Çarli” adlı dizide “Cilvenaz” karakterine can veren Mine Çağlar Kondu, uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam sürüyor.

Çarli sonrası birkaç dizide rol alan Mine Çağlar Kondu, evlendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Mine Çağlar Kondu, sevgilisi Sertaç Sevim ile sade bir nikah töreniyle dünyaevine girdi.

Bir dönemin ünlü ismi, mutlu gününden kareleri sosyal medya hesabından paylaştı.

Öte yandan Kondu, oyunculuğu bıraktı ve şimdilerde veterinerlik yapıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aşkları doludizgin devam eden çiftten Lucas Torreira, çektirdikleri ayna pozunu sosyal medya hesabından yayınladı.

Uzun bir ayrılık sürecinden sonra barışan Lucas Torreira ve Devrim Özkan çifti, yakın gelecekte evlenmeyi planlıyor. İddiaya göre birlikteliklerinde ikinci baharı yaşayan ünlü ikili için önlerinde iki tarih var.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Antalya’da tatil yapan Özkan’ın doğum günü için sevgilisi çifte kutlama düzenledi.

Ünlü oyuncu, gündüz saatlerinde plajda vakit geçirirken bir anda karşısında pastayla gelen arkadaşlarını görünce şaşkınlığını gizleyemedi.

Torreira, akşam saatlerinde de yine sevgilisine sürpriz bir kutlama yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu ve sunucu Eser Yenenler ile Miss Turkey 2015’in dördüncü güzeli seçilen Berfu Yenenler, 2019 yılında nikah masasına oturmuştu. İki çocukları olan çift, mutlu evlilikleriyle magazin camiasının mercek altına alınan çiftleri arasında yer aldı.

Berfu Yenenler ile oyuncu ve sunucu Eser Yenenler, ilk evlatları Kuzey’i, evlendikleri sene kucaklarına almıştı. Çiftin, 2021 yılında ise oğulları Mete dünyaya gelmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KUZEY 5 YAŞINDA!
Yenenler çiftinin 2021 yılında dünyaya gelen oğulları Kuzey, geçtiğimiz gün 5. yaşına girdi. Berfu Yenenler ve Eser Yenenler, sosyal medya hesaplarından oğullarının doğum günü karelerini duygusal notlarla yayınladılar.

“DAHA İYİ BİR ANNELİK YOLCULUĞU HAYAL EDEMEZDİM”
Berfu Yenenler, paylaşımına “İyi ki doğdun ilk göz ağrım. Daha iyi bir annelik yolculuğu hayal edemezdim… Hep gül ki güneşler açsın. Seni çok seviyorum küçük adam Kuzey Emmi” notunu düştü.

“BU OLAĞANÜSTÜ ANLARIN ÜSTÜNDEN 5 YIL GEÇMESİNE İNANAMIYORUM”
Eser Yenenler ise paylaşımında, “Tüm bu olağanüstü anların üstünden 5 yıl geçmesine inanamıyorum. Seni çok seviyorum oğlum. İyi ki doğdun Kuzey’im” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Issız Adam filminde oynadığı ‘Alper’ rolüyle adından söz ettiren oyuncu Cemal Hünal, hayranlarını üzen bir haberle gündeme geldi.

48 yaşındaki karizmatik oyuncu, 2011 yılında keman sanatçısı ve oyuncu Lale Cangal ile olan ilişkisini evlilikle taçlandırmıştı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Cemal Hünal’ın 13 yıllık evliliği 10 dakikada bitti.

Hünal’ın eşi Lale Cangal’a açtığı boşanma davası karara bağlandı.

Duruşma başlamadan önce İstanbul Aile Mahkemesi’nin önüne gelen Hünal, burada bir kenara geçip duruşma saatinin gelmesini kitap okuyarak bekledi. Mahkeme mübaşirinin tarafların isimlerini seslenmesinin ardından salona geçildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Damla Ersubaşı, fit görüntüsüyle sosyal medyada gündem oldu. Takipçileri ünlü oyuncunun nasıl zayıfladığını merak etti.

İşte ünlü oyuncunun formda kalmasının sırrı…
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

6,5 ayda 41 kilo veren genç oyuncu Damla Ersubaşı, zayıflama sürecini ve yaşadığı sıkıntıları anlatmıştı.

Ben diyeti denedim, sporu denedim ama hiçbir şekilde kilo veremedim, vücudum yağ yakmıyordu.

90 kilogramdım %45 yağ oranı vardı. Son çarem ameliyat olmaktı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Perihan Abla’ dizisinde ‘Şakir’, ‘Süper Baba’da ‘Fiko’ karakteri ile hafızalara kazınan usta oyuncu Şevket Altuğ, son olarak 2002 yılında ‘Unutma Beni’ adlı dizide ekranlarda boy göstermişti. ‘Aile Şerefi’, ‘Hababam Sınıfı’, ‘Gülen Gözler’ ve ‘Tokatçı’ gibi Türk sinemasının unutulmaz yapımlarında rol alan Şevket Altuğ, uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam sürüyor.

11 kez Altın Portakal Sinema Ödülü alarak sinema tarihine adını yazdıran Şevket Altuğ, yıllar sonra ortaya çıktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Ailesiyle birlikte Datça’da yaşayan Altuğ, bir berberde görüntülenmişti..

Şevket Altuğ’un fotoğrafları sosyal medyada paylaşılmıştı

İŞTE ŞEVKET ALTUĞ’UN SON HALİ
Yeşilçam’ın usta oyuncusu Şevket Altuğ, uzun bir aradan sonra sosyal medya hesabından doğum gününde paylaşım yapmıştı. 81 yaşına giren usta oyuncu doğum günü pastasıyla böyle poz vermişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü şarkıcı Taylor Swift, şarkıları ve özel hayatıyla hep gündemde olan ve merak edilen sanatçılar arasında yer alıyor.

Ünlü şarkıcı bu kez yepyeni haberle gündeme geldi. Ünlü şarkıcı, servetini açıkladı ve birçok ünlü şarkıcıyı geride bıraktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

RİHANNA’YI GERİDE BIRAKTI
Taylor Swift, 1,6 milyar dolarlık servetiyle 1,4 milyar dolarlık serveti olan Rihanna’yı geride bıraktı ve listenin ikinci sırasında yer aldı.

DÜNYANIN EN ZENGİN KADIN MÜZİSYENİ OLDU!
Böylece Taylor Swift dünyanın en zengin kadın müzisyeni oldu.

JAY-Z İLK SIRADA
Swift, 2,5 milyar dolarlık serveti olan ve ilk sırada olan Jay-Z’nin hemen ardından ikinci sırada yer alıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gelibolulu Mustafa Ali’nin Osmanlı tarihinin birincil kaynakları arasında yerini alan Künhü’l-Ahbâr isimli ünlü eserinin Osmanlı tarihini ele aldığı son iki cildi yayınlandı.
Toplam 10 yazma nüsha üzerinden 5 cilt halinde tenkitli metni hazırlanan Künhü’l-Ahbâr’ın da ilk iki cildi 2020 yılında, 3’üncü cildi 2021 yılında neşredildi.
Son iki cildin neşri ile ise külliyat tamama erdirildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da Rami Kütüphanesi’nde “Künhü’l Ahba” kitabının tanıtım toplantısına katıldı.
ESER OSMANLI TARİHİ ANLATIYOR
Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, burada gerçekleştirdiği konuşmada “Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı” faaliyetleri hakkında bilgi vererek, yazarın Hazreti Adem ile başlayan Peygamberler tarihinden 1596 yılında gerçekleşen Eğri Seferi’ne kadar ki Osmanlı tarihine uzanan dönemi içine aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Bugün, Gelibolulu Mustafa Ali’nin Künhü’l-Ahbâr isimli ünlü eserinin son iki cildinin de neşredilmesiyle tamamlanan, son derece kapsamlı bir çalışmanın sizlere ve kamuoyuna takdimi için bir aradayız. Bu çalışmanın banisi ise Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız. Adını belki yüksek perdeden çok sık duymuyoruz. Sessizce yürüttükleri özverili çalışmaların önemini anlamak da bazılarına zor geliyor. Nedir, ne iş yapar Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı? Ben vizyon, misyon gibi bürokratik metinlere girmeden hemen ifade edeyim. Başkanlığımız, kadim tarihimiz boyunca her alanda edindiğimiz bilgi ve birikimimizi koruyan, muhafaza eden, yaşatan ve gerek bugüne ulaştıran gerekse yarına aktaran bir hafızadır.
“YAZMA ESERLER ÖNEMLİ”
Neden önemlidir sorusuna da şöyle bir örnekle cevap vereyim: Yapay zekânın çoktan telefonlarımızda yerini aldığı günümüzün bilgi ve teknoloji dünyası, kâğıt ve mürekkepten bir temel üzerinde yükselmektedir. İşte biz bu muazzam temele ‘yazma eserler’ diyoruz. Önemi bu derece aşikârdır.

“BENZERSİZ VE PAHA BİÇİLMEZ BİR MİRAS BU”
Tıp, matematik, yazılım, robotik, astronomi, felsefe, edebiyat, hukuk… Fikirden fiile insanlığa eşsiz yollar açan, ufkumuzu aydınlatan, yarınlara yol almamızı sağlayan her ne bilgi, her ne ilim ararsak; kimi zaman temel çıkış noktasıyla, kimi zaman bugün hala geçerli olan esaslarıyla yazma eserlerde karşımıza çıkıyor. Ülkemiz topraklarında ve gönül coğrafyamızın her köşesinde, çağları aşan dehalarıyla nice alimler bilgilerini bu eserlerin sayfalarına emanet etmişler. Böylesi benzersiz ve paha biçilmez bir miras bu. Üstelik söz konusu eserlerimiz; eşsiz bir ciltle başlayarak minyatür, ebru, hat ve tezhip gibi kadim sanatlarımızın nadide örneklerini barındıran başlı başına birer kültür varlığı, birer sanat eseri olma özelliği de taşıyorlar. Yani sadece içerikleriyle değil bir nesne olarak varlıklarıyla da bilgiyi muhafaza ediyor, aktarıyorlar.
“BUGÜNKÜ BULUŞLARIN BİR KISMI TÜRK-İSLAM MEDENİYETİNDE DOĞDU”
Burada şu gerçeğin altını gururla ve önemle çizmek isterim: Günümüzde hayranlıkla takip ettiğimiz nice teknolojik gelişmeyi ve muhteşem bilimsel ilerlemeleri mümkün kılan buluşların, keşiflerin ve bilgilerin büyük bir kısmı, günümüzden yüzlerce yıl önce Türk-İslam medeniyetinde doğmuş, kök salıp dünyayı aydınlatmıştır. Bunu asla unutmamamız gerekiyor. Unutturmak için devlet politikası düzeyinde çalışmalar yapanların, insan medeniyetine dair her şeyi kendine mâl etme çabasında olanların varlığı hepimizce malum.

“YAZMA ESERLERİMİZ, HEDEFLERE ULAŞMAMIZI SAĞLAYACAK TEMİNATLARIMIZDAN BİRİDİR”
Bakan Ersoy, “Türklere önce kendi tarihlerini unutturmamız, manevi değerlerinden uzaklaştırmamız gerek” fikrini dillendiren askeri, dini ve siyasi liderler, bürokratların dün de olduğunu, bugün bulunduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü.
Açık açık söylediler, söylüyorlar. Biz ise büyük Türk düşünürü Farabi’nin öğüdünü tutup uzun konuşanı kısa dinleyeceğiz. Onların sloganlarına ve parlak söylemlerine değil gerçeklere kulak verip o gerçekleri ayakta tutmak için çalışacağız. Özümüze sahip çıkacak, kadim medeniyet hafızamızı diri tutacağız. Bu da yetmez… Düşünerek, keşfederek, geliştirerek, üreterek, inşa ederek yarının medeniyetinde de kendi izimizi bırakacak, onu biçimlendiren aktörlerden biri olacağız. İşte bizi geçmişimize bağlayıp geleceğimize ilham olarak, bu amaç ve hedeflere ulaşmamızı sağlayacak teminatlarımızdan biridir yazma eserlerimiz.
2011 yılında kurulan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı söz konusu bu teminatın muhafızlığını yapmaktadır. Başkanlığımızın temel hedefleri; yazma eserleri en sağlıklı şekilde geleceğe ulaştırmak, en kullanılabilir şekilde hizmete sunmak ve en işlevsel şekilde yeniden üretmektir. Bu hedefler doğrultusunda çok hassas restorasyon süreçleri, bilimsel analiz, AR-GE, durum tespit, kimyasal ve biyolojik belgeleme çalışmaları yapılmaktadır. Kurulduğu günden beri yapılan çalışmalarla 3 bin 673 eser restore edilerek ihya edilmiştir. 22 bin eser de müzayedelerden ya da şahıslardan satın alınarak başkanlığımızın arşivine kazandırılmıştır.
Bunun yanında “Yazma Eserlerin Korunması Projesi” çerçevesinde sayısallaştırma ve görüntü kalitesinin iyileştirilmesi çalışmaları da devam etmektedir. Sayısallaştırılan eserler “Yazma Eserler Veritabanı” adıyla geliştirilmiş bir platformda okuyucuya sunulmaktadır. Bu platformda hâlihazırda 616 bin eserin künye bilgisi, 450 bin eserin dijital görüntüsü yer almakta; bu görüntüler, üye olan herkesin evinden bile ulaşabileceği şekilde hizmete sunulmaktadır. Belki de bu yoğun mesainin en değerli ödülü, en önemli noktası da burada yatmaktadır ki o nokta, söz konusu bütün bu eserleri ulaşılır kılarak toplumsal ilgiyi artırmaktır. İşte Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi’nin Künhü’l-Ahbâr eseri bu yolda attığımız en kapsamlı çalışmalardan biri olmuştur.

“TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞIMIZ BUGÜNE KADAR 307 CİLT ESER YAYINLADI”
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nınbugüne kadar 307 cilt eser yayınladığına vurgu yapan Bakan Ersoy, “Toplam 10 yazma nüsha üzerinden beş cilt halinde tenkitli metni hazırlanan Künhü’l-Ahbâr’ın da ilk iki cildi 2020 yılında, 3. cildi 2021 yılında neşredilmiştir. Külliyatı tamama erdiren ve Osmanlı tarihinin ele alındığı son iki cildin neşri ise bu kıymetli toplantı vesilesiyle kültür, ilim ve düşünce dünyamızın kullanımına sunulmuş oluyor.” açıklamasını yaptı.
“KÜNHÜ’L-AHBÂR, GELİBOLULU MUSTAFA ÂLÎ EFENDİ KÜLLİYATI İÇİNDEKİ EN EN DEĞERLİ ESER”
Bakan Ersoy, kitabın tanıtıldığı toplantıdaki açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Künhü’l-Ahbâr, Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi külliyatı içindeki en kapsamlı ve muhtemelen en değerli eserdir. Kendisinin “rükün” olarak ifade ettiği dört bölümden oluşan eser Hazreti Âdem ile başlayan Peygamberler tarihinden 1596 yılında gerçekleşen Eğri Seferine kadar ki Osmanlı tarihine uzanan muazzam bir dönemi içine alır. Peygamberlerin hayatları, birçok devlet adamı, âlim ve şairin biyografileri, hanedanların tarihleri, şiirler derken çok zengin bir kaynak vücuda getirilmiştir. Osmanlı Tarihi açısından şunu da belirtmek gerekir ki Mustafa Âlî Efendi kendi asrındaki çok sayıda devlet adamı, âlim ve şair ile bizzat görüşüp onlardan aktarımlarda bulunduğu için Künhü’l-Ahbâr, özelde 16. yüzyıl, genelde ise Osmanlı tarihinin birincil kaynakları arasında yerini almıştır. Bu külliyatı okumadan ve incelemeden Osmanlı İmparatorluğu’nun en ihtişamlı asrını tam olarak anlamak ve yorumlamak zor olacaktır.
ATATÜRK’ÜN TARİH YAZMAYA VERDİĞİ ÖNEME VURGU
Hani, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ya ‘Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.’ diye, Mustafa Âlî Efendi de yüzyıllar öncesinde aynı hassasiyeti kendisine rehber edinmiştir. O; sahih olmayan bilgiye itibar etmemeye, hadiseleri araştırıp inceleyerek nakletmeye, sahte bilgi ve hikâyelerden sakınmaya, olayları saptırmadan ve abartmadan nakletmeye önem vermiştir. Tarih ilmiyle uğraşan herkese de bu yolu öğütlemiş, kendisi de daha önceki tarihçilerin aktardığı bilgileri tetkik ederek eserlerinde nakletmiştir. Öyle ki en hacimli eseri olan Künhü’l-Ahbâr’ı kaleme alırken hadis külliyatlarına, biyografi ve ansiklopedilere; tarih, ahlak, siyaset, coğrafya, hukuk ve edebiyat alanlarından 200 civarında tarihî kaynağa başvurmuştur.

ESERE EMEK VERENLERE TEŞEKKÜR
Ben böylesi muazzam bir eserin editörlüğünü üstlenen Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Sayın Derya Örs’e, eseri yayına hazırlayan Sayın Suat Donuk’a, eserin yayına hazırlık sürecini koordine eden Sayın Göker İnan’a, kitapla ilgili oturumumuza katılan Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Sayın Erhan Afyoncu’ya ve Yazma Eserler Kurumu Başkanımız Sayın Coşkun Yılmaz’ın şahsında bütün Başkanlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
“RAMİ KÜTÜPHANESİ TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN DE VAZGEÇİLMEZ BİR DURAĞI”
Tarihten konuşuyoruz ve ne güzeldir ki bunu da tarihin duvarları içinde yapıyoruz. Hizmete açıldığı günden bugüne yaklaşık 4 milyon ziyaretçi ağırlayan Rami Kütüphanesi, ne denli doğru ve önemli bir proje olduğunu çok net şekilde ortaya koymuştur. Bir kütüphane olarak 30 binden fazla üyeyi kütüphane ailesine katmasının yanında, sosyal bir yaşam alanı olarak 4 bin 700’den fazla ulusal ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmış, her yaş ve kesimden 610 binden fazla katılımcıyı bu etkinliklerde ağırlamıştır. İstanbul’umuzun en gözde mekânlarından biri olarak Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin de vazgeçilmez bir durağı olmuştur.
Rami Kütüphanesi muazzam bir restorasyon, konservasyon ve yeniden işlevlendirme hikayesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilgi ve himayeleriyle kapılarını bugüne ve geleceğe açan bu muazzam eser Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımıza bağlı olarak kurulan dünyanın en iyi kitap restorasyon laboratuvarlarından birisi olan, kitap şifahanemizi de barındırmaktadır.
Her taşına, her koridoru ve duvarına tarihin sindiği Rami Kütüphanesinde bu çalışmaların başarılarıyla yürütülüyor olması; eserin amacına hizmet ettiğini görmek beni fazlasıyla mutlu ve memnun ediyor. Eserin yeni eserlere, hizmetin yeni hizmetlere vesile olması gerçekten çok güzel. Tarihin duvarları arasında tarihin sayfalarını, sözlerini, seslerini muhafaza ve ihya etmek, çocuklarımıza böylesi bir miras bırakmak çok değerli. İnşallah daha niceleri ile onların mirasını büyütecek ve zenginleştireceğiz.
GELİBOLULU MUSTAFA ÂLÎ EFENDİ ANILDI
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken öncelikle bize Künhü’l- Ahbâr gibi bir eseri miras bırakan âlim ve devlet adamı Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi’nin şahsında, eşsiz Türk-İslam Medeniyetini bina eden bütün ecdadımızı saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyorum. Bu eser vesilesiyle geçmişimizden geleceğimize sayfa sayfa, cilt cilt nice eserlerin aktarılmasını mümkün kılan, mirasımızı ve hafızamızı koruyan bütün kurum, kuruluş ve şahıslara; uzmanlarımıza, akademisyenlerimize, yayıncılarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Aslı Didari
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amerika televizyonlarının fenomen dizisi ‘Shameless’tan uyarlanan ‘Bizim Hikaye’ adlı dizide Kiraz karakterine hayat veren çocuk oyuncu Zeynep Selimoğlu, büyüdü güzeller güzeli bir genç kız oldu.

Bizim Hikaye’nin Kiraz’ı son haliyle herkesi kendisine hayran bıraktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

‘Bizim Hikaye’ yayınlandığı döneme gerek oyucu kadrosu, gerekse konusuyla damga vurmuştu.

Başrollerinde Hazal Kaya, Burak Deniz gibi başarılı isimlerin yer aldığı sevilen dizide küçük kardeşlerden Kiraz karakterine hayat veren Zeynep Selimoğlu, şimdiki halini görenler gözlerine inanamadı.

Dizi yayınlanırken küçük bir kız olan Selimoğlu, artık kocaman bir genç kız.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özel hayatı ile de gündemden düşmeyen Brooke Shields’in son hali merak konusu oldu. Milyonların tanıdığı isim Mavi Göl filmiyle ünlense de tiyatro oyunlarında da büyük beğeni aldı.

Güzelliği nedeniyle çocuk yaşlarda travmatik süreçlerden geçen Brooke Shields, genç bir kız olduğunda ekranların en güzel kadın oyuncusu kabul edilmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

1965 yılında New York’da dünyaya gelen Brooke Shields, çok güzel bir bebek olduğu için henüz 11 aylıkken modellik kariyerine başladı.

14 yaşında Vogue dergisinin kapağında yer alan Shields, erkek iç çamaşırı reklamlarında bile rol aldı.

Çocuk pornografisinin ele alındığı 1978 yapımı Pretty Baby filminde genelevde yaşayan bir çocuğu canlandıran Brooke Shields, çok kez çıplak bir şekilde kamera karşısına geçti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cenaze töreninde Serpil Çakmaklı ve Nuri Alço gibi birkaç ünlü vardı.
Oysa Ahu Tuğba’nın resmi cenaze törenleri düzenlenen, ünlü insanların cenazesine akın ettiği birçok sanatçıdan daha çok toplumsal faydası vardı!
Şuh bakışı ve güzelliğiyle Türk erkeklerin ‘sarışın’ sevdasının baş mimarıydı.
Ergenler, çıplaklık, cinsellik gibi o dönem sinemada ve ekranda gösterilmesi tabu olan kavramları biraz da Tuğba’nın canlandırdığı karakterlerden öğrendi.
80’lerde Nuri Alço ile başarılı bir ikili oldular. Aslında Ahu Tuğba filmlerinde gazozuna, içeceğine ilaç konulup kötü yola düşürülürken çocuklara ve gençlere önemli mesajlar veriyordu.
Özellikle Tarık Akan’ın polis rolünü canlandırdığı ‘Beyaz Ölüm’, ‘Yosma’ ve ‘Kayıp Kızlar’ filmlerinde Tuğba, uyuşturucu ve fuhuş batağına düşmüş kızları canlandırırken ailelerin çocuklarına verdiği nasihatleri perdeye taşıyordu.
Tuğba, ‘kötü kadın’ rollerinde bile öğreticiydi. Ayrıca dönemin ahlaki değerlerine göre hep sıra dışı, cesur karakterleri canlandırdı.
Aldatıldı, kötü yola düştü ama hep dik başlı, güçlü kadın oldu.
Kemal Sunal ile ‘Dokunmayın Şabanıma’ ve ‘Banker Bilo’ filmleriyle komedi oynarken bile gençlere faydalı mesajlar veriyordu.
Elbette herkes gibi hataları vardı. Son dönemde yersiz magazinsel şovlara girdi ama sinemaya toplumsal fayda açısından yaklaşırsak Ahu Tuğba’nın canlandırdığı karakterler gençler için uyarıcı mesajlarla doluydu.
Bugün baktığınızda basit, hatta komik gözüken Ahu Tuğba filmleri aslında sosyolojik açıdan toplum üzerinde önemli bir etkiye sahipti.
Kamu spotu gibi bir kadındı.
***
CAMI AVLUSUNDA ‘DERİN MAGAZİN’
1 Eylül’de Miami’deki evinde ölü bulunduktan sonra Ahu Tuğba’nın naaşı bazı sorunlar nedeniyle haftalar sonra Türkiye’ye getirilebildi.
Ve üç gün önce Teşvikiye Camii’nde kılınan namazla son yolculuğuna uğurlandı.
Yine her ünlü cenazesinde eleştirdiğimiz olaylar yaşandı.
Ne yazık ki, cenazeleri dost, arkadaş buluşması, hasret giderme anı olarak görenler var.

Elbette merhabalaşır, kısa sohbet edersin ama bunu Meriç Erkan ve Yaşar Alptekin gibi birbirlerine sarılarak kahkahalar atarak yapmamalısın.
Cenazelerde yas havası hakim olmalı ve vakur olunmalı.
‘Cenazeci’ TikTok’çuları da yine işbaşındaydı.
Acılı aileyi rahatsız edecek derecede çekimler, canlı yayınlar yaptılar.
En kötüsü ise Tuğba’nın yakın arkadaşı gazeteci Olcay Ünal Sert’in “Peki Ahu Hanım’la yaptığınız son röportajı anlatır mısınız?” sorusu üzerine gülümseyerek “‘Kocamı Bülent Ersoy ile bastım’ demişti” diye yanıt vermesi oldu.
Cenaze namazı öncesi eski defterleri açmaya ne gerek var!
Cami avlusu ‘derin magazin’ sohbeti yapma yeri mi?
***
İYİ BİR EVLAT
Birçoğumuz, Ahu Tuğba’nın kızı Anjelik Calvin’i annesinin cenaze töreninde tanıdı.
Meriç Erkan’ın cenazedeki garip davranışları karşısında Anjelik’in sağduyulu tavrı ve konuşmaları dikkat çekiciydi.
Düzgün Türkçesi, dini bilgisiyle çoğumuzu ters köşeye yatırdı.
1993 yılında dünyaya gelen Anjelik de tıpkı annesi gibi iyi eğitim almış.

Henüz 13 yaşındayken New York Film Academy ve farklı okullarda oyunculuk, tiyatro eğitimi almaya başlayan Anjelik, Florida’daki Everglades University’nin Siyaset ve İletişim bölümlerini bitirdikten sonra kendine farklı bir kariyer çizmiş.
Florida’daki polis akademisinde eğitim alan Anjelik, rehine kurtarma gibi riskli görevler üstlenmiş.
Instagram’daki yorumlardan ve aldığı binlerce beğeniden Türk halkının da Anjelik’i çok sevdiği anlaşılıyor.
“Hayırlı evlat”, “Sen geri dönmesene, biz seni çok sevdik” gibi birçok olumlu yorum vardı.
Ahu Tuğba, iyi bir evlat yetiştirmiş.
***
‘ÇAKAR’A ÇÖZÜM BULUNMALI
Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, 19 – 26 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 aracı kontrol etti.
Hız ihlalinden, emniyet kemeri kullanmamaya kadar binlerce ceza kesildi.
Bu cezalar arasında benim dikkatimi çeken ise 17 bin 962 kişinin sürücü belgesiz araç kullanması oldu!

Bu yüksek bir rakam.
Ve tüm uyarılara ve cezalara rağmen sadece bir haftada ışıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 272 sürücüye işlem yapılması da düşündürücü.
Yollarda ehliyetsiz araç kullanan ve ‘çakar’ mevzuatını suiistimal eden kaç sürücü var acaba?
Özellikle usulsüz ‘çakar’ kullanımına karşı sıkı denetimler yapılmalı.
***
Altyazı
“Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durum.” (Fight Club)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir Yeşilçam yıldızı; Ahu Tuğba da aramızdan ayrıldı.
Daha televizyonun olmadığı, internetin ışık hızı uzaklıkta olduğu 70’lerin sonu ve 80’lere damgasını vuran Tuğba şu an yerli kadın oyuncu olarak aklınıza ilk kim geliyorsa ondan kat kat daha popülerdi diyebilirim.

Z Kuşağı onu Meriç Erkan ve Banu Alkan’la girdiği saçma magazinsel kapışmalarıyla tanıdı ama o 1955 yılında varlıklı bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelip, şimdilerde LGS’de üst sıralarda yer alanların girebildiği İstanbul Amerikan Kız Lisesi ve Robert Lisesi’nde okumuştu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tuğba’nın hayatı Kanada’da Concordia Üniversitesi’nin İngiliz Dili bölümünde okurken efsane yönetmen Metin Erksan tarafından Beyoğlu’nda gezerken görüp film teklifi etmesiyle tamamen değişti.
Erksan o gün Beyoğlu’nda görmeseydi büyük ihtimalle Tuğba’nın akademik bir kariyeri olacaktı.

70’lerin sonlarından itibaren Yeşilçam’a damgasını vurdu.
1980’lerde zirvedeydi. 90’larda video kaset furyasıyla da her eve girdi.
Gazino sanatçısı oldu, 87’de müzik albümü çıkardı. 10 kez evlendi.

Cenaze töreninde Serpil Çakmaklı ve Nuri Alço gibi birkaç ünlü vardı.
Oysa Ahu Tuğba’nın resmi cenaze törenleri düzenlenen, ünlü insanların cenazesine akın ettiği birçok sanatçıdan daha çok toplumsal faydası vardı!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeşilçam’ın en güzel kadınlarından Serpil Çakmaklı için zaman adeta durmuş. Devlet Kuşu, Yılanların Öcü, Yaktı Beni, Yaşamak Bu Değil, İtirazım Var gibi sayısız pek çok Yeşilçam filminde rol alan Serpil Çakmaklı’nın son hali sosyal medyayı salladı.

Yeşilçam’ın en güzel, en cüretkar isimlerinden Serpil Çakmaklı yıllara meydan okuyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Artık 62 yaşında olan Serpil Çakmaklı fit hali ve güzelliğiyle yaşıtlarını hatta genç kızları bile kıskandırıyor.

Yalçın Dümer ile yaşadığı büyük aşkla hafızalara kazınan Serpil ÇakmaklıYeşilçam’da bir çok ünlü isimler başrol olma fırsatını yakalamıştı.

Güzelliği dillere destan olan Serpil Çakmaklı şimdilerde hayranlarıyla sosyal medya üzerinden buluşuyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KREM ŞANTİLİ KURABİYE
MALZEMELER
1 paket sade krem şanti
1 su bardağı sıvı yağ
2.5 su bardağı un
YAPILIŞI: Krem şanti ve sıvı yağı karıştırıyoruz. Üzerine unu azar azar ilave edip bir yandan da yoğuruyoruz. Hamurdan cevizden biraz küçük parçalar koparıyoruz. Avuç içerisinde yuvarlayıp biraz aralıklı olacak şekilde fırın tepsisine diziyoruz. Fırın tepsisini yağlamıyoruz. Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında, fansız programda 15-20 dakika kadar altı hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. İsterseniz üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.

PİRİNÇ UNLU KURABİYE
MALZEMELER
1 adet yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı pirinç unu
125 gr. margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un
YAPILIŞI: Un hariç bütün malzemeyi karıştırıyoruz. Sonra yavaş yavaş unu ekleyip yoğuruyoruz ve şekil veriyoruz. Pembeleşmeyecek şekilde pişiriyoruz.
ÇİKOLATALI TOZ PUDİNGLİ KURABİYE
MALZEMELER
1 paket kakaolu toz puding
1 su bardağı sıvı yağ
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 tepeleme yemek kaşığı pudra şekeri
2-2.5 su bardağı un
YAPILIŞI: Toz puding, sıvı yağ, kabartma tozu ve pudra şekerini harmanlıyoruz. Yavaş yavaş un ilavesiyle yoğuruyoruz. Elimizde yuvarlayıp kurabiye şekli veriyoruz. Tepsiye diziyoruz. 175 derecede 15-20 dakika arası pişiriyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2.Bölüm Özeti:
En zor anında Begüm’ün yanında olamayan Zuhal büyük bir suçluluk duygusuyla sarsılır.

Babası Çetin’den gelen suçlamalarla mutluluğu hak etmediğine inanan Zuhal aşkı bir kez daha geri çevirir.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu sırada Aslı’nın düğün günü gelip çatmıştır.

Ancak aniden gelen bir haber düğünün seyrini tamamen değiştirir.
Karadut 2. bölüm fragmanı: “O küçük sürprizler, ilahinin planıdır…”

Erdem kardeşlere beklenmedik bir yardım eli uzanır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mayısta evlenen Yusuf, İstanbul’a gelemedi ama Komşu’ya gitti. Yusuf’un cumartesi günü Yunanistan’ın Olympiakos takımına transfer olduğu açıklandı. Yani, Yusuf Yazıcı ile geçen ay hamile olduğunu açıkladığı eşi Melisa Aslı Pamuk, İstanbul’da kurmak istedikleri yuvalarını Komşu’da, Atina’da kuracak. Öğrendiğime göre Yusuf ve Melisa bu transfere çok sevinmiş.

Hele çocukları olacağı için İstanbul’a uçakla bir saat uzaklıktaki Atina’da yaşamanın hayatlarını kolaylaştıracağını düşünüyormuş. Bu arada oğlunun olacağını öğrendiğim Melisa, çocuğunu Atina’da mı yoksa İstanbul’da doğuracak bilmiyorum ama Atina’da büyüteceği kesin. Umarım Komşu’daki yuvalarında mutlu olurlar.
İKİ KİŞİLİK OYUNA BÜYÜK ÖVGÜ
Zincirlikuyu’daki sanat merkezinde, cuma günü harika bir oyunun prömiyeri vardı. Serhan Yiğit’in yazıp Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği ve Kerem Alışık ile Evrim Alasya’nın oynadığı ‘Aşk Biter mi?’ adlı iki kişilik oyun şimdilerde herkesin dilinde.

Ben gidemedim ama izleyenler anlata anlata bitiremiyor. Oyunculuktan dekora, metinden müziklerine kadar övgü alan oyunun finalinde, izleyiciler tüm ekibi dakikalarca ayakta alkışlamış.

Etkili hikayesinin yanı sıra Alışık ve Alasya’nın seslendirdiği şiir ve şarkılar eşliğinde aşkı anlatan oyunu çok merak ettim; izlemek için ilk fırsatta gideceğim.
VAKIFTANYENİ BİR SERGİ
Sanat şehirde kol geziyor! İnci Aksoy’un sanatı ve sanatçıyı destelemek için kurduğu EKAV (Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı), geçen hafta yeni bir sergi daha açtı.

Çalışmaları yurtdışında ilgiyle izlenen, bilim teknoloji ve sanatın kesişim noktalarında disiplinler arası eserler üreten akademisyen Dr. Pınar Yoldaş “Evrimsel Form” (Evolutionary Form) adlı üçüncü kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Serginin açılışı, sanatçı, koleksiyonerler ve sanat tutkunu ünlü isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Pınar Yoldaş’ın sergisi 31 Ekim’e kadar gezilebilir; bilginize.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Telat Yılmaz, 9 Aralık 2021’de akşam saatlerinde parkta alkol altıktan sonra evine gitti. Telat Yılmaz’ın sürekli alkol almasından ve kumar bağımlısı olmasından dolayı rahatsız olan eşi Gülsenem Yılmaz eşini uyardı. Bunun üzerine çift tartışmaya başladı.

Tartışmamanın kavgaya dönüşmesi üzerine Telat Yılmaz, mutfakta yemek hazırlayan eşinin elinden ekmek bıçağını alarak Gülsenem Yılmaz’ı göğüs, kol ve sırt bölgesinden 6 kez bıçakladı. Psikopat koca, eşinin öldüğü anlayınca sabaha kadar başında bekledi.

Sabah kız kardeşi Necla Yılmaz’ın evine giderek yaptıklarını anlatan Telat Yılmaz daha sonra Antalya Döşemealtı Polis Merkezi Amirliğine giderek teslim oldu.

“BUGÜNE KADAR HİÇ BİZE HİÇ BABALIK YAPMADI”
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Telat Yılmaz hakkında ‘eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle iddianame düzenlendi.

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, maktulün oğlu Kayhan Yılmaz mahkemedeki ifadesinde “Babam bize hayatımız boyunca maddi ve manevi zararlar verdi. Bugüne kadar hep anneme bir şey olur mu korkusuyla yaşadım. Babamın hep alkol ve kumar sorunu vardı.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İlk ve orta derece okulların açılmasının ardından üniversiteler de eğitim dönemine önümüzdeki haftadan itibaren başlayacak. Siber suçlular hedefine ulaşabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyor. Dolandırıcılar gündemi ve hedef kitlenin beklentilerini yakından takip ederek tuzağına düşürebileceği kurbanlarının ilgisini çekebilecek konuları araştırıyorlar. Üniversite öğrencilerini hedef alan siber suçluların en çok başvurduğu yöntemlerin başında istihdam dolandırıcılığı geliyor.

İş arama platformlarında sahte iş ilanları yayımlayarak genellikle gerçek olamayacak kadar iyi görünen hileli istihdam teklifleri yaratıyorlar.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bunun için esnek zaman dilimlerinde ve evden çalışmaya uygun, yüklü bir maaş almaya imkân veren pozisyonlar sunuyorlar. Kimlik hırsızlığı ile tuzağa düşürdükleri kişilerin verilerini kullanarak onların adına banka hesapları açabiliyor, kimliklerini sahte belgeler oluşturmak için kullanabiliyorlar.
SABAH’a konuşan siber güvenlik yetkilileri dolandırıcıların gençleri tuzağa düşüren diğer yöntemleri ise şöyle sıraladı:

-BURS DOLANDIRICILIĞI: Dolandırıcılar, çeşitli şekillerde hileli burslar oluşturarak maddi yardım arayan öğrencileri avlamaya çalışırlar. Aracı kurum olduklarını söyleyerek belli bir ücret talep edebildikleri gibi kimlik hırsızlığı için de elde ettikleri verileri kullanabilirler.
-SOSYAL MEDYA DOLANDIRICILIKLARI: Sosyal medya çoğu genç için dijital oyun alanı olduğundan, girişimci dolandırıcılar onları, zamanlarının çoğunu geçirdikleri yerde hedeflemeye çalışırlar. Sosyal medya dolandırıcılığı çeşitli şekil ve boyutlarda olabilir. Dolandırıcılar kurbanlarıyla yarışmalara veya çekilişlere katılma teklifleri içeren mesajlar aracılığıyla doğrudan iletişime geçebilirler ancak yine de paylaşılan bağlantı, gençleri cihazlarını zararlı yazılımlarla istila edecek veya hassas bilgilerini onlardan almaya çalışacak hileli bir web sitesine yönlendirecektir.
ARKADAŞLIK TEKLİFLERİNE KANMAYIN
-İNDİRİMLİ LÜKS ÜRÜNLER: İnternette artan bir başka yaygın aldatmaca ise sosyal medyada yayımlanan sahte reklamlarla, düşük fiyatlarla lüks ürün satışı tekliflerine yönlendiren içeriklerdir. Dolandırıcılar, tekliflerini gençlere cazip hale getirmek için pahalı olan markalardan kıyafetler, onlara hitap edecek markalar ve ürünler sunmaya çalışırlar. Bu hile, bu ürünlerin geniş bir yelpazesini sunan sahte bir e-ticaret sitesi oluşturmaktan ibarettir ancak satın alma işleminden sonra, size ya bir sahte ürün gönderirler ya da hiçbir şey göndermezler. En kötü senaryoda, kredi kartı bilgilerinizi paylaştıysanız siber suçlular bu bilgileri kullanarak kartınızdan izinsiz harcamalar yapacaktır.
-ROMANTİK DOLANDIRICILIKLAR: Dijital çağdaki birçok şeyde olduğu gibi, romantizm arayışı bile çevrimiçi hale geldi. Çevrimiçi arkadaşlık platformları romantizm dolandırıcıları için bol ödüllü bir avlanma alanı. Siber suçlular kurbanlarını genellikle sosyal medyada arayarak onlara özel mesaj yoluyla ulaşırlar. Hile genellikle hedeflerinin çekici bulacağı bir kişiyi taklit etmekten ibarettir. Dolandırıcı daha sonra nihai hedeflerine yani kurbanının parasına ulaşana kadar onları kandırmaya devam edecektir.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
-Cazip görünen bir iş teklifine rastlarsanız şüpheli bir şey olup olmadığını görmek için şirketle ilgili hızlı bir web araması yapın. Kişisel bilgilerinizi yalnızca işe alındıktan sonra, maaşınızı alabilmek için paylaşmanız gerekeceğini unutmayın.
-Eğer bir burs arıyorsanız yine bir web araması yapın. Doğrudan ofisleriyle iletişime geçerek bursu sunan kuruluşun meşru olup olmadığını kontrol edin. İşlem ya da avans ücreti gibi ödemeler yapmayın.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEM Otoyolu Kavacık mevkisi ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde yoğunlaşan sis bulutu nedeniyle sürücüler kontrollü ilerledi.
Sis sebebiyle deniz seferlerinde herhangi bir aksama yaşanmadı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik uygulamasına göre kent genelindeki trafik yoğunluğu saat 07.50 itibarıyla yüzde 47 olarak ölçüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından KO-MEK müzik branşı eğitmenleri ve solist Nuray Polat Gündoğan’ın hazırladığı, ‘Kalpten Kalbe Bir Yol Vardır Neşet Ertaş Anma Konseri’, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Nuray Polat’ın seslendirdiği birbirinden güzel Neşet Ertaş eserlerinin yer aldığı anma etkinliğine kalabalık bir sanatsever grubu katıldı. Solist olarak Nuray Polat Gündoğan’ın yer aldığı gecede, bağlamada Mahir Gündoğan ve Özgür Yazıcı, gitarda Refik Uğur Tan, neyde Adil Perktaş, kemanda İsmet Yıldız ve Emine İriş, ritim perküsyon Emirhan Avcı, bas gitar Erdem Çubukçuoğlu, klavyede Deniz Arslan yer alırken bateride ise Serkan Hamamcıoğlu yer aldı.
REKLAM
Duygu dolu anların yanı sıra oldukça eğlenceli dakikaların yaşandığı geceye Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz, Yaygın Eğitim Şube Müdürü Lokman Ceyhan ve çok sayıda davetli katıldı. Konsere katılan davetliler solist Nuray Polat’ın seslendirdiği eserlere her birlikte eşlik ederek çalınan hareketli parçalarla da oynayarak günün yorgunluğunu attı.

Gece sonunda solist Nuray Polat’ın Gaziler Günü dolayısıyla seslendirdiği Çanakkale Türküsü salondan uzun süre alkış aldı.Konser sonrasında duygularını aktaran dinleyicilerden Necla Ak Gözdeoglu; “Bizim gibi türküseverler için böyle etkinliklerin olması çok güzel. KO-MEK’e böyle güzel ve anlamlı konsere imza attığı için teşekkür ediyorum” dedi.
REKLAM
Bir diğer dinleyici Gencay Zavatcu ise “KO-MEK’in yabancısı değilim daha önce yaptıkları programlara da katıldım. Konu usta Neşet Ertaş olunca gelmemek imkansız. Ben de ailemle birlikte bu güzel organizasyona gelerek keyif dolu dakikalar yaşadım. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

Seslendirdikleri bir birinden güzel eserlerle dinleyenlere hoş seda bırakan müzisyenlere gece sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş çiçek taktim etti. Abiş, “Neşet Ertaş’ı anma programında bir arada olduğumuz için herkese teşekkür ediyorum. Türkiye’ye, hatta dünyaya ün salmış bir sanat büyüğümüzü, ölümünün 12’nci yılında bu güzel eserlerle andığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güçlü oyuncu kadrosu, izleyen herkesi duygudan duyguya taşıyacak gerçek hikâyesi, içinde geçtiği dönemi eşsiz bir dille anlatan, çekimleri ve kurgusuyla sezonun en çok merak edilen yapımı ‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’ dev prodüksiyonu ile de Türk sinema tarihinde özel bir yere konumlanacak.
DEV PRODÜKSİYON DEV BÜTÇE
Yönetmen Yağız Alp Akaydın, filmde gerçek karakterlere hayat veren Salih Bademci, Ertan Saban, Ahmet R. Şungar, Birce Akalay, Melis Sezen, Şifanur Gül, Mehmet Özgür, Emre Karayel ve Bensu Soral ve Okan Yalabık, 1930’lu yılların Türkiye’sinde bir avuç genç, yetenekli ve azimli insanın, henüz kurulmuş bir cumhuriyette kültür devriminin başlangıcı olarak kabul edilen, gurur ve umut dolu gerçek bir hikayeyi nefes kesen bir anlatımla gözler önüne serecek.
REKLAM
Ön hazırlıkları 250 kişilik bir prodüksiyon ekibiyle 1.5 yıl süren ve 2024 Mart ayında sete çıkan dev bütçeli yapım, Türk sinema tarihinin en büyük prodüksiyonlarından biri olacak.

SADECE MEKÂNLAR DEĞİL, HER BİR OBJE İÇİN TİTİZLİKLE ÇALIŞILDI
Tarihe not düşülmüş, yazılı ve görsel kaynaklara geçmiş hikayenin yaşandığı 17 ayrı mekan orijinaline sadık kalınarak 30 kişilik sanat ekibiyle yeniden düzenlendi. Mekanlar kadar, filmin içinde kullanılan objeler, kostümler ve sahnelerin çekimleri için de 5 aylık bir araştırma gerçekleştirildi.

8 ATÖLYE 8 HAFTA BOYUNCA KOSTÜM ÜRETTİ
Filmin ana oyuncu kadrosuyla beraber filmde yer alan 3.500 figüran için; 2.500 adet kostüm, 2 bin çift özel ayakkabı üretildi. Filmin taşıyıcı hikâyesi opera sahnesinde 500 seyirci, Sofya balosu sahnesinde de 600 figüran özel hazırlanmış kostüm giydi.

Filmde Bensu Soral’ın hayat verdiği ‘Miti’nin Mustafa Kemal ile dans ettiği sahnede kullanılan büyüleyici gece elbisesi için ise 300m organze kumaş kullanılırken, özellikle ana karakterlerin giyeceği günlük kostümlerin gerçekliğini sağlamak için tüm parçalar tek tek elde zımparalanarak renkleri solduruldu.
Dönemin en vazgeçilmez aksesuarı şapkaların bir bölümü Londra’dan bir bölümü ise özel koleksiyonerlerin koleksiyonlarından temin edildi.

GERÇEK BİR OLAYIN BEYAZPERDEYE TAŞINMASINDAN DAHA FAZLASI
1,5 yıl süren hazırlık çalışmalarının ardından 8 haftada Ankara’da çekilen ‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’ filmi sadece bir hikâye anlatmıyor; oyunculukları, mekanları, kostümleri, ışığı ve müzikleri ile her bir sahnesinde yaşatacağı hüzün, mutluluk, heyecan ve gururla izleyicisini o yıllardaki bu eşsiz mücadeleye ortak ediyor.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Julien’s Müzayede Evi’nin düzenlediği açık artırmada, dizinin ikonik turuncu kanepesinin kopyası, 29 bin 250 dolara (yaklaşık 1 milyon TL) satıldı.
Kopyasına ödenen bu ücret, kanepenin ne denli ikonik olduğunu gözler önüne serdi.
Başlangıçta 2 bin ila 3 bin dolar arasında bir fiyata satılacağı tahmin edilen turuncu kadife kanepe, müzayedenin en çok değer biçilen parçası oldu.
Kanepe, sevilen sitcom’un 10 sezonu boyunca kurgusal kafe Central Perk’te kullanıldı.
Metal bir kutu tabanına vidalanmış bir tahta parçasına yapıştırılan sarışın bir Trol bebeğinin stüdyo yapımı rekreasyonu için yalnızca 300 – 500 dolar beklenirken, bir ‘Friends’ hayranı bu obje için 9 bin 100 dolar ödedi.
Dizide Lisa Kudrow tarafından canlandırılan Phoebe’nin suni kürk süslemeli ve altın işlemeli çiçeklerden oluşan dış giyimi açık artırmada 5 bin 200 dolara satıldı.
Moda ustası Rachel Green’i canlandıran Jennifer Aniston’ın dizide giydiği gri kazak için beklenti 1000 ila 1500 dolar kadardı. Ancak kazak, 6 bin 500 dolara alıcı buldu.
Monica Geller’ı canlandıran Courteney Cox’un giydiği örgü kazağın 1000 ile 1500 dolar arasında bir fiyata satılması bekleniyordu.
Dizinin hayranı, kazağa 2 bin 2750 dolar ödedi.
Joey Tribbiani’yi canlandıran Matt LeBlanc’ın 10’uncu sezonda giydiği kısa kollu gömlek için de beklenti 1000 ila 1500 dolardı.
Çizgili gömlek, 3 bin 250 dolara satıldı.
Dizide Chandler Bing’i canlandıran ve geçen yıl hayatını kaybeden Matthew Perry’nin giydiği kazak da 1000 – 1500 dolara satılması beklenirken, daha yüksek fiyata alıcı buldu.
Gri kazak için 6 bin 500 dolar ödendi.
Müzayede, dizinin yapım şirketi Warner Bros. ile iş birliği içinde gerçekleştirildi.
22 Eylül 1994’te başlayan ‘Friends’, dünya çapında büyük ilgi gördü. 10 sezon boyunca devam eden dizi, Mayıs 2004’te sona erdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Selami Şahin, sosyal medya hesabında Zeki Müren’i 1985’te eşi Didem Şahin ile nişan yüzüklerini takarken çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak andı.

Selami Şahin, Zeki Müren’i hoca niteliğinde tanımlayarak; “Türkçeyi doğru kullanışı, yorumu ve duruşuyla hep örnek aldım. İlk tanışmamız 1970 yıllarında Sıraselviler’de bir kahve dükkânında oldu. Ben o zamanlar çok gençtim, daha Zeki bey ile tanışmadan önce ona 2 tane şarkı vermiştim. Biri ‘Yaprak Yeşili Gözlerin’, diğeri ise ’Aç Kapıyı Gardiyan’. Beni o gün Maksim Gazinosu’na davet etti ve yeni bir albüm yapacağını, bu albümü de benim yönetmemi istediğini söyledi. O günden sonra 7 – 8 albümünü ben yönettim ve 50’ye yakın şarkımı seslendirdi. Zeki Müren’in yapımcısı olma şerefine nail oldum.
REKLAM
“Eşim Didem ile nişan yüzüklerimizi taktı. Oğlum Lider Şahin’in ismini o koydu. Yani anlayacağınız yaşantımdaki önemi, yeri çok ama çok büyük. Benim eskimeyen dostum, nur içinde yat” notunu düştü.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yönetmen Steven Spielberg, ünlü çifti süper yatında misafir etti.
Portofino’ya demir atan yatta görüntülenen Gwyneth Paltrow ile Brad Falchuk, yatın kıç kısmından denize girdi.
Brad Falchuk, denize atlarken böyle görüntülendi.
Eşinin ardından Gwyneth Paltrow da denize girdi.
Çift, sık sık romantik anlar yaşadı.
Gwyneth Paltrow ile Brad Falchuk, denizin ve güneşin tadını çıkardıktan sonra Steven Spielberg ve arkadaşlarıyla sohbet ederken objektiflere yansıdı.
Steven Spielberg’ün, 357 metre uzunluğundaki 5 katlı yatı 250 milyon dolar değerinde.
EN ZENGİN 2’İNCİ ÜNLÜ
Hollywood’un en önemli yönetmenleri arasında gösterilen Steven Spielberg, ‘Schindler’s List’, ‘Back to the Future’, ‘Jurassic Park’, ‘Indiana Jones’ ve ‘Transformers’ gibi filmlere imzasını attı.
Steven Spielberg, 4.8 milyar dolarlık servetiyle Forbes’ın bu yıl açıkladığı ‘En Zengin Ünlüler’ listesinde ikinci sırada yer almıştı. Birinci ise 5.5 milyar dolarlık servetiyle film yapımcısı George Lucas olmuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oyuncular, şarkıcılar, aktivistler, modeller Place de l’Opéra’daki podyumda boy gösterdi.
Bu yılki etkinliğin teması, kadınların güçlenmesini, katılımını ve kız kardeşliğini kutlayan ‘Değerinizi Yürütün’ olarak belirlendi.
Hollywood’un ikonik yıldızı ve aynı zamanda bir aktivist olan Jane Fonda, podyumun en dikkat çeken ismi oldu.
86 yaşındaki Oscar’lı oyuncu metalik renkte bir trençkot ve spor ayakkbıyla podyumda parladı.
Gösterinin bir başka dikkat çeken ismi, ünlü oyuncu Eva Longoria oldu.
Beyaz tülden bir kıyafetle yürüyen 49 yaşındaki oyuncu, podyuma elinde rujla çıktı.
Dudağına ruj sürerek pozlar veren Eva Longoria, defilenin ünlü modelleriyle de el ele yürüdü.
Günümüzün en ünlü modelleri arasında yer alan Kendall Jenner ve Cara Delevingne ile birlikte 1990’lı yılların en ünlü modelleri arasında yer alan Heidi Klum da gösteride boy gösterdi.
Kendall Jenner kırmızı elbisesiyle tezahüratlar podyuma çıktığında, sahne ekranına “Değerinizi kutlayın”, “Güzellik bir sestir”, “Farklı olmaya cesaret edin”, “Değerinizi kucaklayın”, “Siz buna değersiniz” yazıları yansıtıldı.
Defilede şarkıcı Camila Cabello, oyuncu Andie MacDowell ve ‘Bridgerton’ dizisi yıldızı Simone Ashley de en dikkat çeken isimlerden oldu.
İşte Paris Moda Haftası’na damga vuran defileye katılan isimler…
Heidi Klum
Cara Delevingne
Andie MacDowell
Aishwarya Rai
Cindy Bruna
Aishwarya Rai
Kendall Jenner
Luma Grothe
Larissa Manoela
Pia Wurtzbach
Simone Ashley
Yseult
Lena Gercke
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 81 il 25 bölge müdürlüğünde başlatılan projeyle Türkiye’deki 6 bin 178 yeni vakfa eğitimler veriliyor.
Eğitimlerde, kamu ve sivil toplum kuruluşu işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağlamak, vakıfların ihtiyaçları ve sorunları hakkında istişarelerde bulunmak, vakıflara mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmak amaçlanıyor.
Bu kapsamda, Ankara Bölge Müdürlüğünce verilen eğitimlere 534 vakıf temsilcisi katıldı.
Eğitimler, Türkiye genelinde bölge müdürlükleri aracılığıyla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cevdet Kırpık, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, ERÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Afşın Alper Cerit, Dr. Oktay Musa Kayırga ile akademisyenler ve idari personel katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun; “Erciyes Üniversitesi kalite süreçlerinden, beş yıllık kalite sürecini almış Türkiye’deki birkaç sayılı üniversiteden birisidir. Ana değerlendirme sürecinde de başarıyla tamamlamış bir üniversiteyiz ve kurumsal kalite süreçlerini de bu bağlamda üniversitemizde yaygınlaştırmak, toparlamak bizim en temel görevlerimiz arasındadır.” ifadelerini kullandı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de konuşmasında; “10 yıl önce kalite çalışmalarına odaklandık. Yükseköğretim kalite kurulunun kalite ile alakalı mevzuatı çıkmadan önce üniversitemize dokümantasyon çalışmalarıyla başlayan kalite çalışmaları, arkasından iç kalite güvence sistemleri kurmaya evrildik ve iki tane iç kalite güvence sistemli üniversite olarak bu on yıllık süre içerisinde kurmuş olduk” şeklinde konuştu. ERÜ Kalite ve Strateji Geliştirme Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Koçer konuşmasında şunları söyledi;
“Strateji dediğimiz zaman üç tane unsur bizim için çok önemli. Birincisi çevreyle olan ilişkilerin düzenlenmesi, ikinci önemli nokta rekabette üstünlük sağlayabilmek, üçüncü önemli nokta ise bunları sağlayabilmek için kaynaklarımızı nereye aktarabileceğimiz. Aslında kalite dediğimiz zaman biz stratejik hedeflere ulaştıracak unsurların güvence altına alınmasını kastediyoruz.”
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek ‘Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi’ hakkında bilgiler verdi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihi Ağalar Konağı’ndaki yarışmada, jüri üyeleri ve il protokolü yöresel hamur işleri, et ve sebze yemekleri ile Ahi sofrasındaki lezzetleri tadarak değerlendirme yaptı.
Yarışmada, yöresel hamur işleri kategorisinde “Kayseri yağlaması” ile Zeliha Deniz, Ahi sofrası kategorisinde “Beşamel soslu Ahi dürümü” ile Murat Sarıgül, et ve sebze yemeğinde ise “İncikli Ahi pilavı” ile Enver Demirkıran birinciliği elde etti.
Yarışmanın ardından konuşan Vali Yardımcısı İsmail Çetinkaya, her yıl yapıldığı gibi bu yılda “Ahi Sofrası Yöresel Yemek Yarışması”nın başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Ahiliğin temel felsefesinin işin kaliteli yapılması olduğuna dikkati çeken Çetinkaya, “Dolayısıyla yarışmaya katılanların hepsi de kalitelerini, yeteneklerini ortaya koydular. Jürimiz de gerekli değerlendirmeyi yaparak bugünün kazananlarını belirledi. Benim gözümde hepsi yarışmanın birincisidir çünkü bu her şeyden önce bir cesaret işidir, emek ve alın teridir.” dedi.
Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk de yarışmaya 72 kişinin katıldığını belirterek, birincilere 4, ikincilere 3, üçüncülere 2 ve dördüncülere de birer çeyrek altın verildiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, dereceye girenlere ödüllerini verdi.
Öte yandan, kutlamalar kapsamında Cacabey Meydanı’nda açılışı yapılan Kırşehir Fuarı gezildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan hizmet alan kadın, çocuk ve yaşlıların, atölye çalışmaları ile ortaya koyduğu el emeği ürünlerinden oluşturulan sergi, AnkaraKültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilere sunuldu.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali’ne 17 kuruluş ile katıldı. Festival kapsamında Başkent Millet Bahçesi’nde yer alan festival alanında 8 çadır kuruldu. 30 stantta bakanlıktan hizmet alan çocuk, yaşlı ve kadınların el emeği ürünleri ve kadın kooperatiflerinin ürünleri sergiye çıkarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Hilal Gürpınar, sergi alanını ziyaret ederek, ürünleri inceledi.
‘BU SANAT ATÖLYELERİNİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ’
Gürpınar, festivalde yer almanın gurur verici olduğunu belirterek, “Bizler İl Müdürlüğü olarak kadın, çocuk, yaşlı, engelli bireylerin günün birçok saatini geçirebildiği ve iyileştirme süreçlerine destek olan bu sanat atölyelerini çok kıymetli buluyoruz. Bugün burada Ankara’da misafir ettiğimiz Filistinli kardeşlerimizin de el emeği ürünleri var” dedi.
‘BU, DÜNYADA BİR İLK’
Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 2 yıldır kalan Yunus Tavşancı (62), “Huzurevimizin ve bakanlığımızın destekleriyle el ürünlerini günlük yaşantımızda yapıyoruz. Bizler açısından çok hoş, eğlenceli. Severek ve isteyerek yapıyoruz. Kristal taş’ diye adlandırılan boncuktan oluşan tablolar yapıyorum” diye konuştu. 75’inci Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 3 yıldır kalan emekli öğretmen Nergis Öziş (67) de “Boncuklarım dünyada tektir. Kalença mantığıyla tabloya dönüştürüyorum. Bu, dünyada bir ilk. Şimdi de seramiklerle çalışıyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanat Güneşi Zeki Müren, vefatından bu yana olduğu gibi TSK Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı iş birliğinde Bodrum’da anılıyor. Müren’in Bodrum’da yer alan ve müze olarak kullanılan evinde Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii İmamı Şeref Aran, Adliye Camii İmamı Sait Alpogan ve Tepecik Camii İmamı Yüksel Kılınçarslan tarafından mevlit okundu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı yetkilileri ile çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte Sanat Güneşi Zeki Müren için dualar okundu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, etkinlikte yaptığı konuşmada Zeki Müren’i rahmetle anarak; “Sanat Güneşimizin ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı’na teşekkür ediyorum. Her sene bizleri yalnız bırakmıyorlar, sanatçımızı Bodrum’da beraber anıyoruz. Sanatçımız güzel eserler bıraktı, ebedi yaşayacaktır” dedi.
Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu da Müren’in bağışlarıyla kendisine minnettar olduklarını ifade ederek “Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun” dedi.
Türk Eğitim Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş ile Mehmetçik Vakfı Başkanı İsmail Şanlı ise Zeki Müren’in sağlığında ortaya koyduğu eserler ve yaşamının sonunda da bağışlarıyla gönüllere taht kurduğunu dile getirdi. Anma etkinliğinde evinin önünde de lokma dağıtıldı.
Zeki Müren’in anma etkinlikleri kapsamında bu akşam (Salı) saat 20.00’da Antik Tiyatro’da Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde Hakan Aysev- Umut Akyürek Konseri düzenlenecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Belediye Başkan Yardımcısı Serap Saruhan, Belediye Meclis Üyeleri Emre Karslı ve Mehmet Karakoç eşliğinde misafirlerini kabul eden Başkan Vekili Mahmet Akif Şanlı; ‘Yılın Ahisi’ seçilen Zekeriya Kükremez’i tebrik etti. Şanlı, “Bizim kültürümüzde Ahilik; kardeşlik, birlik, beraberlik gibi değerleri özünde toplayarak ticaret ile ahlakı buluşturmaktadır. Ben değerli esnafımız ve yılın ahisi Sayın Zekeriya Kükremez’i tebrik ediyorum. Değerli ahilerimizin çalışma disiplini ve ahlaki değerlerinin yeni yetişen genç çırak ve kalfalarımıza birer öğüt niteliğinde olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Karşılıklı iyi niyet dilekleri ve sohbetin ardından Belediye Başkan Vekili Şanlı ve Belediye Başkan Yardımcısı Serap Saruhan, ‘Yılın Ahisi’ Zekeriya Kükremez’e Ahilik kaftanını giydirerek başarılarının devamını diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören ünlü yönetmen, senarist ve yapımcı Tomris Giritlioğlu 67 yaşında hayatını kaybetti. Türk sinemasına önemli eserler kazandıran Giritlioğlu için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Giritlioğlu’nun ailesi ve yakınları dışında sanat camiasından birçok ünlü isim katıldı.
“Hikayeleri anlatma biçimi ona özeldi”
Tomris Giritlioğlu’nun sektörde kadın olmayı çok iyi başardığını dile getiren oyuncu Cansel Elçin, “Benim mentörümdü, mesleki annemdi. Son 10 senedir zaten kendisi piyasadan çekildi. Onun yokluğunu da fark ediyoruz. Hikayeleri anlatma biçimi ona özeldi. Çok güzel anlatıyordu hikayeleri. Sektörde bir kadın olmak zor. Onu da çok iyi başarıyordu. Bu yüzden de dışardan kendisi sert gözüküyor olabilirdi. O erkek egemenliğine karşı duran bir pozisyonuydu. Sektör için büyük bir kayıp. Sadece oyuncu değil, yönetmen ve senarist de yetiştirdi. Bundan sonra bizim görevimiz de onun öğrettiklerini aktarmak” ifadelerini kullandı.
“Hepimizin üzerinde de çok büyük emeği var”
Giritlioğlu’nun sektörde birçok oyuncu üzerinde emeği olduğunu belirten oyuncu Fırat Tanış, “Tomris Hanım bir okuldu. Deveye hendek atlattı. Hepimizin üzerinde de çok büyük emeği var. Biz zaman zaman karşılaşıp merhabalaşırdık. Hastalığı zannedersem ki son zamanlarda ilerlemişti” dedi.
“Bizi sektöre kazandıran bir duayendi”
Giritlioğlu’nun bir duayen olduğunu söyleyen oyuncu Hüseyin Avni Dalyan, “Hepimizin başı sağ olsun. Sektörün başı sağ olsun. Bizi sektöre kazandıran bir duayendi. Bizim kendimizde göremediğimiz şeyi o gördü. O bunu siz yaparsınız dedi. Hakikaten sektörde yeri doldurulamayacak insanlardan diyebiliriz çünkü Tomris Giritlioğlu her şeydi” diye konuştu.
“Çok değerli bir sanatçıyı kaybettik”
Çok değerli bir sanatçıyı kaybettiklerini belirten Belçim Bilgin, “Bir kadın olarak bizim sektörümüzde hiç kimsenin yapamaz dediği her şeyi yapmış olması ve daha bir sürü şey aslında Tomris Giritlioğlu kelimelerle anlamsızlaşıyor onu anlatmak. Onun bıraktığı izleri de öyle. Çok değerli bir sanatçıyı kaybettik. Ama onun bıraktığı bütün değerler bizimle yaşamaya devam edecek” dedi.
Tomris Giritlioğlu için ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Giritlioğlu’nun naaşı 25 Eylül Çarşamba günü Antakya Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cenaze, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından Torun Center’da Giritlioğlu adına anma töreni düzenlendikten sonra Teşvikiye Camisi’ne getirildi.
Sanatçının ailesinin, dostlarının ve sevenlerinin katıldığı cenazede taziyeleri oğlu Ilgaz Giritlioğlu kabul etti.
Oyuncu Hüseyin Avni Danyal, AA muhabirine. Giritlioğlu’nun çok büyük bir değer olduğunu belirterek, “Beni Ankara’dan getirip televizyon dünyasına sokan Tomris Giritlioğlu’dur. Benim için çok değerli.” dedi.
Giritlioğlu’nun çok kapsamlı bir insan olduğuna işaret eden Danyal, “Çevirmen, yapımcı, yönetmen her şeyden bilgi sahibidir. Hastalığından dolayı çok fazla ziyaretçi kabul etmiyordu. Telefon görüşmeleri yaptık. En son zannediyorum 2 yıl önce falan karşılaşmıştık. Ondan sonra sadece telefonla görüşebildik.” şeklinde konuştu.
“Hepimizin hayatında çok önemli yeri var”
Oyuncu Bülent İnal ise Giritlioğlu’nun yaptığı işlerde toplumsal yaralara parmak bastığını dile getirerek, “Hepimizin hayatında çok önemli bir yeri var. Sektöre birçok insan yetiştirdi. Birçok insanın hayatını değiştirdi. Onlardan biri de benim. Şu an burada sadece oyuncu değil, yönetmen, yazar, teknik kadro birçok insana şans verdi. Çok önemli işler yaptı. Bizim için çok özel biriydi. Çok özleyeceğiz, ruhu şad olsun.” ifadelerini kullandı.
Oyuncu Belçim Bilgin ise Giritlioğlu’nun çok özel bir hikaye anlatıcısı olduğunu vurgulayarak, “Dert edindiği hikayeler, pek çok açıdan bir sürü insana elinin değmiş olması, hayatlarının değiştirilmiş olması, çok erdemli bir kadın olması, bir kadın olarak bizim endüstrimizde hiç kimsenin yapamaz dediği her şeyi yapmış olması ve daha bir sürü şey var. Çok değerli bir insanı, sanatçıyı kaybettik.” görüşünü paylaştı.
Teşvikiye Camisi’nden alkışlarla uğurlanan Giritlioğlu’nun cenazesi yarın Antakya Asri Mezarlığına defnedilecek.
Tomris Giritlioğlu hakkında
Sanatçı, 1957’de Hataylı bir ailenin çocuğu olarak Konya’da dünyaya geldi ve TED Ankara Koleji’nde eğitim gördü.
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olduktan sonra üniversite döneminde sinema yönetmeni olmaya karar veren Giritlioğlu, TRT’de çevirmenlik ve asistanlık yaptı.
Yönetmenliğe belgesellerle başlayan Giritlioğlu, ilk uzun metrajlı filmi “Suyun Öte Yanı” ile birçok ödül kazandı.
Tomris Giritlioğlu, 1999’da yönetmenliğini yaptığı, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülüne layık görülen “Salkım Hanımın Taneleri” ile ün kazandı.
Emekliliğinin ardından özel televizyonlar için dizi projeleri üreten Giritlioğlu, Türkiye’de dönem dizilerinin öncüsü oldu.
“Kurşun Yarası”, “Çemberimde Gül Oya”, “Hatırla Sevgili”, “Asi”, “Gönülçelen” gibi pek çok yapımda proje tasarımcısı ve yapımcı olarak görev alan Giritlioğlu, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 67 yaşında yaşama veda etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Sahabiye Mahallesi Ahievran Caddesi’ndeki çalışmaları denetledi.
Burada açıklamalarda bulunan Çolakbayrakdar, ekiplerin yoğun şekilde sahada çalıştığını, en kısa sürede fiziki çalışmaları tamamlayarak kentin kalbinde yemyeşil bir dokuyu hayata geçireceklerini belirtti.
Çevre düzenleme çalışması kapsamında Orduevi’nden başlayıp Büyükşehir Belediyesine kadar uzanan Ahievran Caddesi’nde toplam 13 bin metrekare alanda 250 otopark, genişletilmiş yeşil alanlar, oturma grupları, gölgelikler, üç kuru havuz, farklı bitki örtüleri ve peyzaj çalışmaları ile LED ışıklandırmalar yer alacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ’da Mehmet Emin Sualp’in, fidan dikmek isterken mozaik izlerine rastlayınca tarlasında yapılan kazı çalışmalarında 84 metrekarelik tek parça halinde Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait olduğu düşünülen taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, bölgedeki incelemesinde, “Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser” dedi.
Kent merkezine 14 kilometre mesafedeki Salkaya köyünde yaşayan Mehmet Emin Sualp, 2020 yılında satın aldığı ve fidan dikmek için çukur açtığı tarlasında, geçen yıl ağustos ayında, çeşitli desenlerde mozaik yapısının olduğunu keşfetti. Tarihi bir kalıntı olduğunu düşünen Sualp, durumu Elazığ Müze Müdürlüğü ile jandarma ekiplerine bildirdi. Ekiplerin bölgedeki incelemelerinde, Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne ait bir taban mozaiği olduğu belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı ve kurtarma çalışmalarında, 84 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Mozaiğin aslan, dağ keçisi, ördek, tazı, geyik, sülün, domuz, ayı, kaz, Anadolu leoparı gibi hayvan figürleri ile çeşitli ağaç ve bitki türlerinin tasvir ettiği görüldü. Devam eden çalışmalarda bölgede bir kilise ve mahzen de gün yüzüne çıkarıldı.
‘YENİDEN KAZI GEREKEN ALANLAR TESPİT EDERSEK, DEVAM EDECEĞİZ’
Bugün bölgede incelemelerde bulunan Vali Numan Hatipoğlu, “Burada bir vatandaşımız, tarlasında fidan dikerken bazı kalıntılara rastladı ve durumu müzeye bildirdi. Kazılar sonucunda bölgede oldukça büyük bir mozaik parçası ortaya çıktı. Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser. Tarla sahibini, bu durumu fark eden vatandaşımızı tebrik ediyorum. Eğer bölgede yeniden kazı yapmamız gereken alanlar tespit edersek, bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yapacağımız çalışmalar sonucunda bölgede sergi ve teşhire uygun sayıda tarihi eser ortaya çıkarsa, bu konuda farklı stratejiler geliştireceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşmezse, bu tarihi eserleri Elazığ merkezimizde sergilemek için hazırlık yapacağız. Mozaiğin üzerinde Anadolu’ya özgü çeşitli hayvanlar, örneğin ayı, domuz, Anadolu leoparı ve bölgede yaygın olarak bulunan geyik türleri ile av tazıları canlı bir şekilde tasvir edilmiş. Ayrıca, bölgenin ağaç dokusuna dair figürler de yer almakta. Bu eserlerin Roma dönemi ve erken Bizans dönemine ait olduğu düşünülüyor” diye konuştu.
‘FİDAN DİKERKEN FARK ETTİM’
Arsasını 4 yıl önce 120 bin liraya satın aldığını belirten Mehmet Emin Sualp, “2020 yılında bu arsayı bağ ve bahçe amaçlı satın aldık. Fidan dikmeye başladığımızda bu taban mozaiğini keşfettim. Bunun farkında olarak müzeye başvurduk. O günden beri sahadayım, çalışıyorum ve elimden geleni yapıyorum. Mozaiğin üzerinde 10-15 hayvan figürü ile 4 ağaç tasviri bulunuyor. Bu arsayı o zaman 120 bin TL’ye aldık, ancak şu anki değeri ölçülemez. Elbette bunun en doğru değerini müzemiz bilir; zira burası ve yanındaki 19 parsel tescilli yapıya dahildir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Bursa’nın yetiştirdiği en önemli sanatçılardan olan Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren, vefatının 28’inci yıl dönümünde kabri başında sevenleri tarafından anıldı. Daha sonra Bursa Kent Müzesi’nde Zeki Müren adına sahne kıyafetleri, gözlükleri, ayakkabıları, piyanosu, plakları ve birçok kişisel eşyasıyla hazırlanan sergiyi gezen Sanat Güneşi’nin hayranları, zamanda yolculuk yaparak usta sanatçıyı bir kez daha özlemle andı.
Türkiye’nin ‘Sanat Güneşi’ olan Zeki Müren, vefatının 28’inci yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi, TSK Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı tarafından hazırlanan törenle Emirsultan’daki mezarı başında sevenleri tarafından anıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkan Vekili Güney Özkılınç, TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka, Mehmetçik Vakfı Bursa Temsilcisi Emekli Albay Levend Üzüm, Zeki Müren’in aile üyeleri, Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Törenin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından TEV ve Mehmetçik Vakfı işbirliğiyle Bursa Kent Müzesi’nde açılan ‘Elbet Bir Gün Buluşacağız’ temalı Zeki Müren sergisi, sevenleri tarafından ziyaret edildi. Eserleriyle yüreklere dokunan Zeki Müren’i anlatan sergide, sanatçının vasiyeti üzerine bağışladığı kişisel eşyalardan oluşan koleksiyonlar yer alıyor. Sanatçıya ait sahne kıyafetlerini, gözlükleri, ayakkabılarını, piyanosunu, plaklarını ve birçok kişisel eşyasının yanı sıra bizzat kendi yazdığı bestelerini, mektuplarını notlarını yakından inceleyen Zeki Müren hayranları, zamanda yolculuk yaparak ‘Sanat Güneşi’ni bir kez daha andı.
Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, müzedeki hatıra defterine duygularını yazarak Zeki Müren’i andı. Ölümünün 28’inci yıldönümünde Zeki Müren’i önce kabri başında daha sonra Bursa Kent Müzesi’nde andıklarını söyleyen Gazioğlu, Bursa’da doğup büyüyen ve Türkiye’ye mal olan usta sanatçının yıllar geçse de unutulmayacağını ve sevgiyle anılacağını ifade etti.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Bursa’nın ve Türkiye’nin değeri olan Zeki Müren’i aramızdan ayrılışının 28. Yıldönümünde özlemle andıklarını söyledi. Mezarı başındaki törenin ardından Bursa Kent Müzesi’ndeki Zeki Müren sergisini gezerek usta sanatçıyı yad ettiklerini dile getiren Yıldız, tüm Bursalıları ve sanatseverleri sergiyi ziyaret etmeye davet etti.
Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ise Zeki Müren’in Hisar Mahallesi’nde doğup büyüdüğünü ve çocukluğunu Bursa’da geçirdiğini hatırlattı. Zeki Müren’in etrafında hep bir Bursa öyküsü bulunduğunu anlatan Özkılınç, Zeki Müren’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bir kültür mirası olduğunu söyledi.
TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka, Sanat Güneşi’nin maddi ve manevi mirasını yaşatmanın ve binlerce gencin eğitim hayatına ışık olabilmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.
Mehmetçik Vakfı Bursa Temsilcisi Emekli Albay Levend Üzüm ise vakfın en önemli bağışçılarından biri olan Zeki Müren’i her zaman özlemle anacaklarını ve mirasına sahip çıkacaklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Salkaya köyünde geçen yıl ağustos ayında tarlasına vişne fidanı dikmek için çukur açan Mehmet Emin Sualp’ın toprağın altında renkli ve desenli bir yapının olduğunu fark ederek Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgede başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan erken Bizans ya da Roma dönemine ait olduğu sanılan ve yaklaşık 84 metrekare olduğu belirlenen taban mozaiğinin üzerinde devam eden çalışmalarda Anadolu leoparı, kurt, domuz, dağ keçisi, geyik, tazı ve sülün gibi hayvanların resmedildiği anlaşıldı.
Mozaik çevresinde yapılan yeni kazılarda ise kilise ve şarap imalathanesi olarak kullanıldığı tahmin edilen çeşitli duvar kalıntıları ile yapılar da gün yüzüne çıkarıldı.
“Bu tarihi eseri Elazığ’da sergilemek için hazırlayacağız”
Vali Numan Hatipoğlu, alanda incemeler yaptı, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürü Ziya Kılınç ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ’dan bilgi aldı.
Gazetecilere açıklama yapan Hatipoğlu, taban mozaiğinin tarihi açıdan çok değerli olduğunu belirtti.
Hatipoğlu, “Bir vatandaşımız tarlasında vişne fidanı dikimi sırasında bu kalıntılara rastlıyor. Sonrasında müzemize haber veriyor. Burada yaptığımız kazılar neticesinde bölgede hemen hemen en büyük mozaik parçalarından birisi ortaya çıkıyor. Yaklaşık 84 metrekare genişliğinde bölgedeki hayvan varlıklarının resmedildiği bir mozaik, tek parça halinde ve muazzam bir eser. Taban mozaiklerinin üzerine Anadolu leoparı, kurt, domuz, dağ keçisi, geyik, tazı gibi havyanlar resmedilmiş.” dedi.
Bu tarihi mozaiğin bulunmasına vesile olan vatandaşı tebrik ettiğini dile getiren Hatipoğlu, Elazığ Müze Müdürlüğünün de kazı çalışmasıyla güzel bir eseri gün ışığına çıkardığını kaydetti.
Hatipoğlu, alanda gerektiğinde yine kazı çalışması yapılabileceğini belirterek, şunları söyledi:
“Yapacağımız çalışmaların neticesinde eğer bölgede sergi ve teşhire uygun miktarda tarihi eser ortaya çıkarsa burayla ilgili farklı bir strateji geliştireceğiz. Olmazsa da burada şu an itibarıyla sizlerin de gördüğü bu tarihi eseri Elazığ merkezimizde sergilemek için hazırlayacağız.”
Mozaikte hayvan figürlerinin yanı sıra bölgenin ağaç dokusuyla ilgili figürlerin de olduğuna işaret eden Hatipoğlu, mozaik yapının Roma dönemi ve erken Bizans dönemi diyebilecekleri bir döneme ait olduğunun değerlendirildiğini ifade etti.
Tarlasına fidan dikmek için çukur açtığı sırada mozaik yapıyı fark eden Mehmet Emin Sualp de böylesine önemli tarihi bir yapının gün ışığına çıkarılmasına vesile olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Alanda kazı ekibinin yürüttüğü çalışmalara katkı sunduğunu anlatan Sualp, şöyle dedi:
“2020 yılında bu tarlayı satın aldım. Geçen yıl tarlama ağaç dikerken bu mozaiğe rastladım. Tabanı daha sonra yarım metrekare kadar genişlettim ve taban mozaiği olduğunu fark ettim. Durumu Müze Müdürlüğümüze bildirdim. Süreç bu şekilde gelişti. Kazılar devam ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla kardeş şehir Bulgaristan’ın Mestanlı Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel sünnet şöleninde yüzlerce çocuk erkekliğe ilk adımını attı. Törene, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in yanı sıra Bursa MilletvekiliHasan Öztürk, Mestanlı Belediye Başkanı İlknur Kazım, Filibe Başkonsolosu Korhan Küngerü, Koşukavak (Krumovgrad) Belediye Başkanı Sebihan Mehmed, Kızılağaç (Kirkovo) Belediye Başkanı Şinasi Süleyman, Eğridere (Ardino) Belediye Başkanı İzzet Şaban ve HÖH milletvekili Pavlin Kristev, HÖH Kırcali Başkanı Resmi Murad, Mestanlı Meclis Başkanı Ersin Ömer, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Pınar Işıkyıldız ve BURFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Işıkyıldız katıldı.
Başkan Bozbey, sünnet şöleninin çocuklar için hayırlı olmasını dileyerek sağlıklı, mutlu ve başarılı bir ömür sürmelerini temenni etti.
Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de Bursa ve Mestanlı arasında kurulan kardeşlik köprüsünün, her gün güçlenerek büyümeye devam edeceğini belirtti.
Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, daha sonra beraberindekilerle birlikte inşaatı devam eden Naim Süleymanoğlu Müzesi ve Naim Süleymanoğlu Anı Evi’ni ziyaret etti.
Ziyaretler kapsamında Mestanlı Belediye Başkanı İlknur Kazım’ı da makamında ziyaret eden Başkan Bozbey, Bulgaristan ve Türkiye arasındaki dostluk bağlarını güçlendirmek için üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti. Başkan Bozbey, “Özellikle Bursa’da yaşayan Bulgaristan göçmenleriyle olan ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi, kültürel ve sosyal projelerin hayata geçirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Bu tür ziyaretlerin, iki şehir arasındaki bağları kuvvetlendireceğine inanıyoruz” dedi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sanatçı dostları Metin Arolat’a veda etmek için cenaze törenine akın etti! 52 yaşında hayatını kaybeden Metin Arolat’ı sanatçı dostları ve sevenleri gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurladı…

Metin Arolat’ın cenazesi Teşvikiye Camisi’ne getirildi.

Dostları ünlü sanatçıya veda etmek için törende hazır bulundu.
Şarkıcı Metin Arolat için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi | Video

Metin Arolat’ın naaşı cenaze namazı sonrası memleketi İzmir’e gönderildi.

Metin Arolat için İzmir Beşikçioğlu Camisi’nde de yarın cenaze namazı kılınacak ve sanatçı Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Nisa Bölükbaşı, geçen haziran ayında nişanlandığı fenomen Yiğit İnandı ile nikah masasına oturdu. Çift, sade bir törenle dünyaevine girdi.

“NİKÂH YAPIP GELİYORUZ”
Nisa Bölükbaşı, nişanlısının nikâh öncesi verdiği pozu Instagram hesabından “Biz bir nikâh yapıp geliyoruz” notuyla yayınladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

Nisa Bölükbaşı’nın şampiyonluğu yarışması sonrası tartışmalara çok konu olmuştu. ‘SMS olmasaydı kazanamazdı’ denilen Nisa Bölükbaşı sosyal medyada yapılan yorumlara cevap vermişti.

‘EVİMDE KOCAMAN BİR KUPA VAR’
Bölükbaşı, açtığı canlı yayında SMS muhabbeti yapanlara şu ifadeleri kullanmıştı:
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Hayat Bilgisi”, “Kavak Yelleri”, “Suskunlar” ve “İstanbullu Gelin” gibi dizilerde oynayan ve başarılı performansıyla ilgi çeken ünlü oyuncu Aslı Enver, sürpriz bir şekilde Berkin Gökbudak’la hayatını birleştirmişti.

4 TEMMUZ’DA KIZLARINA KAVUŞTULAR
Sessiz sedasız evlenen çiftten kısa süre sonra bebek müjdesi gelmişti. Ünlü çiftin ardından Elay adında bir de kızları oldu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Mutlu birlikteliği ile göz dolduran Aslı Enver şimdi de kız kardeşiyle gündeme geldi.

Enver’in sır gibi sakladığı kız kardeşini ilk kez görenler ikizi sandı.

Ünlü oyuncunun gözlerden uzak yaşayan kız kardeşi Anıl Enver, güzelliğiyle herkesin dikkatini çekti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kör Nokta 1.Bölüm Özeti:
Aslım Gencer, geleceği parlak bir avukattır ve ailesinin yıllardır yanlarında çalışmakta olduğu ailenin oğlu Cihan Alptekin ile uzun zamandır birliktedir.

İki genç ailelerine bunu açıklamak ve evleneceklerini söylemek için doğru zamanı kollamaktadır. Fakat Cihan’ın kız kardeşi İpek’in doğum günü gecesinde yaşanan büyük bir trafik kazası, Cihan’ın da Aslım’ın da hayatını sonsuza kadar değiştirir.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yaşanan bu kazadan sonra artık hiç kimse eski hayatlarına geri dönemeyecektir.

Aslım’ın en yakın arkadaşı Gece de dahil olmak üzere herkes büyük bir suç ortaklığıyla kazanın gerçek sorumlusunu saklayacaktır.

Kör Nokta 1. Bölüm Fragmanı yayınlandı! | Video
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2019’da Emmy ödülü kazanan usta oyuncu Haluk Bilginer ikinci kez Uluslararası Emmy Ödülleri’nde aday gösterildi.

Şahsiyet dizisinde Agah Beyoğlu karakterini canlandıran Bilginer, başarılı performansı ile kamuoyunda takdir kazanmıştı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Usta oyuncu Şahsiyet dizisin ikinci sezonundaki performansıyla da “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ödüle aday gösterildi.

Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Türkiye’yi dizi dalında “Safir” temsil edecek. Bilginer, ise En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde ülkemizi temsil edecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Televizyon ekranlarında yayınlandığı 2008 ve 2012 arasındaki dönemde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Akasya Durağı dizisinin oyuncularının yıllar içerisindeki değişimleriyle ilgi odağı oluyor. Yayınlanan tekrarlarıyla izleyciyi ekrana kilitlemeyi başaran Akasya Durağı oyuncularının şimdiki halleri dizinin fanatikleri tarafından merak ediliyor.

Bu isimlerden biri de Akasya Durağı’nın çocuk yıldızı Erimşah Bora. Dizide Sinan ve Gülbin çiftinin oğlu Can’ı canlandıran Erimşah Bora, dizi final yaptıktan sonra adeta sırra kadem bastı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Akasya Durağı’nda şoför Sinan’ın haylaz oğlu Can’a hayat veren Erimşah Bora yıllar sonra ortaya çıktı. Erimşah Bora’nın yeni mesleği ve değişimi duyanları çok şaşırttı.

Şimdilerde 26 yaşında olan Erimşah Bora’nın son hali ağızları açık bıraktı.

Akasya Durağı’nın haylaz Can’ı Erimşah Bora değişimi ile ‘yok artık’ dedirtti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
6 yıllık birlikteliklerini nikah masasına taşıyan ünlü oyuncular Meriç Aral ile Serkan Keskin’in düğünü renkli anlara sahne oldu.

Sanat camiasından düğün haberleri ardı ardına geldi. Pınar Deniz ile Kaan Yıldırım’dan sonra 6 yıldır birlikte olan ve düğünleri sürekli ertelenen oyuncu çift Meriç Aral ile Serkan Keskin de dün akşam gerçekleşen ve oldukça samimi, sıcak görüntülerin geldiği bir düğün ile evlendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Son derece sade ve naif bir gelinlik tercih eden güzel oyuncu Meriç Aral’ın gelin buketi de oldukça romantik bir tercih olarak yorumlandı…

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

Etiler’de gerçekleşen törende gelinin ve damadın şahitliğini yakın arkadaşlarının yanı sıra Efe Tuncer ve Birkan Sokullu üstlendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çift, İtalya’nın başkenti Roma’da sade bir nikâh töreniyle dünya evine girdi.
Pınar Deniz ile Kaan Yıldırım, nikâh sonrasında Roma turu yaptı.
Çift, Roma sokaklarında çekilen fotoğaflarını sosyal medya hesaplarından yayımladı.
Pınar Deniz ile Kaan Yıldırım, sonrasında yakın dostlarıyla bu özel günü akşam yemeğiyle kutladı.
Çift, fotoğraflarına nikâh günleri olan “17.09.2024” tarihini not düştü.
Öte yandan Pınar Deniz, 1.5 aylık hamile. Çift, ilk kez anne ve baba olacak olmanın sevincini de yaşıyor.
Kaan Yıldırım, geçtiğimiz yıl, İngiltere’nin Cambridge eyaletinde Pınar Deniz’e evlenme teklifi etmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melek Mosso; “Yeri Var adlı parçam çıktı, çok güzel geri dönüşler aldım, onun keyfini sürüyorum. Konserlerim de devam ediyor. Bu yıl sahnelerimde çok daha fazla detaya yer vereceğiz, dünya starlarını takip ediyoruz, çok güzel görsel şovlar olacak” dedi.
“SEVGİMİZ BİR İŞİMİZ AYRI OLSUN”
Oyuncu Serkan Sağdıç ile evliliğin çok güzel devam ettiğini söyleyen 35 yaşındaki şarkıcı, “Çok eğleniyoruz, evde bol bol dans ediyoruz; DJ’lik yapıyor, kendi kendimize çalıp, söylemeyi seviyoruz” ifadelerini kullandı.
Melek Mosso ayrıca, “Eşinizle aynı sektörde olmak ister misiniz?” şeklindeki soruya ise “O bu işlere girmesin, sektörel anlamda çok iç içe olmayı istemem. Sevgimiz bir işimiz ayrı olsun, ‘Çok görüşmek, tez ayrılık getirir’ derler. Bence biraz özlemek gerekiyor” yanıtını verdi.
“HAMİLE DEĞİLİM”
Öte yandan hamile olduğu iddialarına da açıklık getiren Melek Mosso; “Arkadaşlar buradan söylüyorum, kilo aldım biraz, hamile değilim” dedi.
“KİTLE SAYGI VE SEVGİYİ KARIŞTIRDI”
Ayrıca son dönemde birçok şarkıcının sahnesine seyriciler tarafından çeşitli maddeler atılmış ve bunun son örneğini ise Simge Sağın yaşamıştı. Sağın’ın Gaziantep konserinde yüzüne bir buket çiçek ve telefon fırlatılmıştı. Konuyla ilgili düşünceleri sorulan Melek Mosso; “Benim de daha önce başıma geldi, ayağım şişmişti. Dinleyici kitlesi, saygı ve sevgiyi karıştırıyor. Kafama çiçek atmayın, aramıza telefon girmesin, şarkımı dinleyin, bana eşlik edin çok zor değil bunu yapmak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Ne olmuş Nazan sana?’ diye soruyorsunuz. Ne olacak güzelim, zamanın eli değmiş diyeceksiniz” diyen Nazan Öncel, yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Daha sonra sözlerine; “Yüzüme bakıyorsunuz; 15… Yaşımı soruyorsunuz 105… Öyle komik durumlara düşmek istemem açıkçası” şeklinde devam eden 68 yaşındaki şarkıcı, estetik operasyonlara dair eleştirilerde bulundu.
“HAYAT BU, HİÇ BELLİ OLMAZ”
Nazan Öncel; “Hayat bu, hiç belli olmaz. Belki bir gün hiç beklenmedik bir aşka toslarsam, tükürdüğümü de yalarım” diyerek, aşkın her yaşta mümkün olabileceğinin altını çizdi.
“KENDİME KIYAMAM”
Estetiğe karşı duyduğu saygıyı da ekleyen Nazan Öncel; “Ama yine de kendime kıyamam doğrusu. Böyle geldim, böyle gitmek isterim” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BU OFİS HERKESİ YARGILAMAYA KARARLIDIR”
New York Güney Bölgesi Savcısı Damian Williams, duruşma sonrası düzenlediği basın toplantısında; “Bu ofis; ne kadar güçlü, zengin veya ünlü olursanız olun, seks ticareti yapan herkesi soruşturmaya ve yargılamaya kararlıdır” ifadelerini kullandı.
Yardımcı ABD Savcısı Emily Johnson (solda), 18 Eylül 2024 Çarşamba günü New York’taki federal mahkemede Sean ‘Diddy’ Combs (sağdan ikinci) için kefalet duruşması sırasında tutukluluk talebini sunuyor. Combs’a avukatları Marc Agnifilo (soldan ikinci) ve Teny Garagos eşlik ediyordu.
İddianamede Sean Combs ve ortaklarının, “kadın kurbanları, genellikle romantik bir ilişki bahanesiyle kandırdıkları, zorla cinsel ilişkiye ve uyuşturucu kullanmaya zorladıkları” iddia edildi.
Sean Combs’un avukatı Marc Agnifilo ise müvekkilinin “kusurlu bir insan olduğunu ancak suçlu olmadığını” ileri sürdü.
“HİÇBİRİNİ YAPMADIM”
Öte yandan Sean Combs, sosyal medya hesabından bulunduğu paylaşımda; “Yeter artık. Hızlı para kazanmak isteyen kişiler tarafından bana karşı mide bulandırıcı iddialarda bulunuldu. Kesinlikle açık olmak gerekirse iddia edilen korkunç şeylerin hiçbirini yapmadım. Adım, ailem ve gerçek için savaşacağım” ifadelerini kullandı.
REKLAMESKİ KIZ ARKADAŞI DA DAVA AÇMIŞTI
Eski kız arkadaşı şarkıcı Cassie Ventura, 2023’ün kasım ayında kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla Sean Combs hakkında dava açmıştı.
CNN International da mayısta Combs’un Ventura’ya fiziksel şiddette bulunduğunu gösteren bir video yayınlamış, Sean Combs, yaptıklarından dolayı özür dilemişti.
Sean Combs ve eski kız arkadaşı Cassie Ventura
Cassie Ventura’nın açtığı davanın ardından Sean Combs’a yönelik cinsel saldırı suçlamaları artarak devam etmişti.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, 25 Martta Sean Combs’un Los Angeles ve Miami’deki evleri için arama emri çıkarmış ve buralara baskın düzenlemişti.
Fotoğraflar: AP, Shutterstock
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdemir, “öğretmenlerine bu büyük başarı için teşekkür ediyorum. Muhsin Said evladımızın da başarılarının devamını diliyorum,” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile tutuksuz olarak yargılanan ablası Nihal Candan hazır bulundu. Duruşmaya bir kısım tutuklu sanıklar ile taraf avukatları ve müştekiler de katıldı.

“ARACIMIN GELECEĞİ SÖYLENDİ, TESLİM EDİLMEDİ”
Duruşmada beyanda bulunan ve dolandırıldığı dönemde Sarıkamış İlçe Nüfus Müdürü olan müşteki Özkan Yıldız, “Beraber çalıştığım arkadaşlarımdan biri aracını değiştirmek için İstanbul’a gideceğini söyleyerek yıllık izin istedi. Hacı İsrafil Sağlam aracılığı ile araç temin edildiğini söyledi. Bu şahsın İstanbul’da bağlantıları olduğunu, kiralık arabaları ihale ile satın aldıklarını piyasadan satın alıp yüzde 15-20 daha ucuza satın aldıklarını söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Ayrıca tanıdıklarına uygun fiyatlı verdiklerini de belirtti. Bana bir araç listesi gönderildi. Ben de oradan bir araç seçtim. Kendi aracım ile takas yapmak istedim. Eşime vekalet vermiştim, kendi aracımın başka biri üzerine devrini gerçekleştirdik. Daha sonra bana gönderilen IBAN numarasına para da gönderdim. 20 gün içerisinde aracımın geleceği söylendi. Araç teslim edilmedi, süreç uzadı. Bu nedenle Hacı İsrafil Sağlam beni aradı.

“90 BİN TL GÖNDERDİM”
‘Deprem sebebi ile işler uzadı vergi dairelerinde sıkıntı var araçları vergiden düşüremedik bu nedenle gecikme var sizin aracınız teslim edilecek merak etmeyin’ dedi. Süreç biraz daha uzayınca Hacı İsrafil ile yazışmalara devam ettik. Aracım teslim edilmedi. Savcılığa şikayette bulunduk. Benim aracım 450 bin TL’ye sayıldı üzerine de 90 bin TL gönderdim” ifadelerini kullandı.

NİHAL CANDAN, KARDEŞİNE MORAL VERDİ: SENİN İÇİN GİYİNDİM
Öte yandan duruşma esnasında Bahar Candan ablası Nihal Candan’a “Çok güzel olmuşsun” dedi. Nihal Candan ise kardeşine, “Senin için giydim, seni çok seviyorum” dedi.
ÖRGÜT LİDERİNİN YANINDA GÖRÜLDÜLER
İddianamede 4 milyon 500 TL zarara uğradığını belirten ve mimar olan dolandırıcılık mağduru Sinan Damgacı ise örgüt lideri Onur Apaydın ile yediği bir yemekte Bahar ve Nihal Candan’ı gördüğünü söyledi. Damgacı, “Bu bayanlar araç ile ilgili bir konuda konuşmadı. Sadece Bahar Candan bir kere Onur Apaydın’dan para istedi. İşlerin içindelerse şikayetçiyim” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmede, Ayşenur Ezgi Eygi’nin öldürülmesine ilişkin Filistin’de başlatılan soruşturma dosyasıyla ilgili kapsamlı bir dosyanın Adalet Bakanlığına teslim edildiğini bildiren Tunç, Eygi’nin Filistin’deki soykırım suçunu, katliamı protesto etmek için barışçıl bir gösteride bulunduğu sırada İsrail askerlerince şehit edildiğini anımsattı.
Eygi’nin öldürülmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından iç hukuktan kaynaklanan yetkinin kullanılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını hatırlatan Tunç, “Bu soruşturma kapsamında da gerekli adli yardım talebini Filistin Devleti’ne Dışişleri Bakanlığımız aracılığıyla ulaştırdık. Filistin’de başlatılan bir soruşturma vardı. Bu soruşturmayla ilgili olarak toplanan delillerle, oradaki yapılan otopsi işlemleriyle ilgili tüm belge, bilgi, görüntülerin tamamı dosya kapsamında bugün sayın Büyükelçi tarafından takdim edildi.” bilgisini paylaştı.

Bakan Tunç, Eygi’nin ölümünün ardından Filistin’de otopsi işlemi yapıldığını, ardından İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığınca da otopsi işlemi gerçekleştirildiğini aktararak, “Ayşenur Ezgi kardeşimizin uzaktan ateş edilerek, sol kulağının arka tarafında bir mermi çekirdeğinin beyne hasar vermesi sebebiyle şehit olduğu, öldürüldüğüne yönelik adli tıp kurumumuz rapor verdi. Mermi çekirdeği henüz Filistin adli makamlarının elinde, onunla ilgili talebimiz var, mermi çekirdeğinin burada yeniden incelenmesi ve bu konuda ek rapor gerekirse bununla ilgili çalışmalarımızı da sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca da Filistin adli makamlarından gelen dosyayla soruşturmanın sürdürüleceğini kaydeden Tunç, “Bu konudaki gerekli yakalama kararı ne gerekiyorsa bu konudaki çalışmaları, kararları verecekler.” dedi.
Tunç, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan haklarının savunulması adına çalışmaların başlatıldığını söyleyerek, “Özellikle toplanan delilleri ve oluşturulan raporları, dosyaları, adli makamlarımızdaki tüm belge, bilgileri Uluslararası Adalet Divanı’nda görülmekte olan soykırım davasına da takdim edeceğiz. O davaya katılma talebinde bulunmuştuk. Davanın başından bu yana zaten beyanlarımızı hem sözlü hem yazılı Uluslararası Adalet Divanı’na intikal ettirmiştik. Şimdi Ayşenur Ezgi kardeşimizin dosyasını da o davaya intikal ettireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde devam eden soruşturmaya da Eygi ile ilgili tüm bilgi, belgeleri, raporları delil olarak sunacaklarını belirten Tunç, “Yine Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin gündemine de Ayşenur’un katledilişi, şehit edilişiyle ilgili oradaki işlenen suçlarla alakalı raporumuzu İnsan Hakları Konseyinin gündemine de taşıyacağız.” bilgisini paylaştı.
“ULUSLARARASI KURULUŞLAR BU SOYKIRIMI ÖNLEMEYE YETMEDİ”
Adalet Bakanı Tunç, 7 Ekim’den bu yana Filistin’de 40 binden fazla Filistinlinin şehit edildiğini, bunların yüzde 80’inin kadın ve çocuklardan oluştuğunu söyledi.
“Dünyanın gözü önünde bir soykırım suçu işleniyor. Uluslararası kuruluşlar, bu soykırımı önlemeye maalesef yetmedi.” değerlendirmesinde bulunan Tunç, uluslararası sistemin bu konuda yetersiz ve duyarsız olduğunu vurguladı.
İsrail yönetiminin alınan kararlara uymadığını, “terör örgütü” gibi hareket ettiğini kaydeden Tunç, şöyle konuştu:
“Orada katliamları dünyanın gözü önünde sürdürmeye devam eden, oradaki savaşı daha da yaymaya çalışan bir yapı var. Biz Türkiye olarak mazlumların yanında olmaya, Filistinli kardeşlerimizin hakkını, hukukunu savunmaya devam edeceğiz. Vatandaşımız olan Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin de hakkını, hukukunu hem ulusal anlamda hem de uluslararası hukuk anlamında sonuna kadar takip edeceğiz. Sorumluların tespit edilip cezalandırılmasıyla ilgili süreci de takip edeceğiz.”
Bakan Tunç, Eygi’nin şehit edilmesine ilişkin Türkiye ve Filistin’in adli yardımlaşma kapsamında soruşturmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Yabancı bir ülkede Türk vatandaşına karşı yabancı tarafından işlenmiş bir suç konusu var.” dedi.
“AYŞENUR’UN HEDEF ALINARAK, PLANLI BİR ŞEKİLDE ATEŞ AÇILARAK ŞEHİT EDİLDİ”
Adalet Bakanı Tunç, Eygi’nin otopsi ön raporuna ilişkin, “Elimizdeki deliller şunu gösteriyor; Ayşenur’un hedef alınarak, planlı bir şekilde ateş açılarak, barışçıl gösteri bitmek üzereyken arkadan ateş açılarak, hedef gösterilerek, hedef alınarak şehit edildiğini düşünüyoruz. Deliller o yönde.” diye konuştu.
Eygi’nin takip edildiğini düşündüklerini dile getiren Tunç, ABD’de öğrenim gören Eygi’nin mezuniyet töreninde Filistin’deki çocuk ve kadın katliamının durdurulması adına Filistin bayrağı açtığını anımsattı.
Bakan Tunç, şöyle devam etti:
“Ayşenur, Amerika Birleşik Devletleri’nde üniversiteden bu sene mezun oldu ve mezuniyet töreni de haziran ayındaydı. Mezuniyet töreninde Filistin bayrağı açarak Filistin’deki çocuk katliamının, kadın katliamının durdurulmasıyla ilgili çağrıda bulundu. Soykırım suçunun işlendiğini ve bütün dünyanın buna duyarlı olması gerektiğini ve insan hakları mücadelesine devam edeceğini Filistin bayrağı açarak mezuniyet töreninde gösterdi. Oradan itibaren bir takip söz konusu olduğunu düşünüyoruz. Filistin’deki o barışçıl gösteride de onun hedef alınıp şehit edildiği yönünde dosyadaki bilgi belgelerin ağırlık kazandığını görüyoruz.”
Bakan Tunç, Eygi’nin İzmir’deki otopsisinde mermi çekirdeğine ait 6 milimetrik parçanın çıkarıldığını belirterek, “Tabii asıl diğer deliller yine Filistin’deki delillerle beraber birleştirildiğinde gerçek ortaya çıkacak.” dedi.
ABD’Lİ YETKİLİLERE “EYGİ” TEPKİSİ
Tunç, bazı ABD’li yetkililerin Eygi’nin ölümü sonrası yaptıkları bazı açıklamalara tepki gösterdi. Adaletin yerini bulacağını belirten Tunç, şunları kaydetti:
“Henüz daha Ayşenur hastaneye kaldırılmışken, daha otopsi sonucu belli değilken Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın ve bazı yetkililerin ‘bunun bir kaza kurşunu olduğu’, işte ‘seken kurşun olduğu’ yönündeki beyanları, bunların ne kadar bilimden uzak, tamamen taraflı, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını istememelerinden ve karartmaya yönelik çabalarının olduğunu açıkça gösteriyor. Adalet yerini bulacak, biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Ayşenur Ezgi Eygi kardeşimizin hakkını, hukukunu sonuna kadar savunacağız.”
“EYGİ İKİ ÜLKENİN DE ŞEHİDİ”
Filistin’in Ankara Büyükelçisi Mustafa da Bakan Tunç ile görüşmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her zaman Filistin’in yanında yer aldığını ifade etti.
Eygi’nin hem Türkiye’nin hem de Filistin’in şehidi olduğunu dile getiren Mustafa, Eygi’nin öldürülmesini kabul etmediklerini belirterek, kanının yerde kalmaması adına Türkiye ile her türlü iş birliğini yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kavgaya Sercan B. yanındaki kardeşleri Serkan B. (32), Taylan B. (26) da dahil oldu. Köse bir ara eline geçirdiği içki şişesini kırarak savurdu. Kavgada Sercan B., yanındaki çakıyla Köse’yi ve yanındaki sevgilisi Sibel Kabadayı’yı yaraladı. Urla Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Köse, hayatını kaybetti. Sercan B. ile kardeşleri Serkan B. ve Taylan B., polis ekiplerine teslim oldu. Polisteki işlemlerin ardından 3 kardeş, çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.

BÜTÜN SANIKLAR TAHLİYE EDİLDİ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianamede 3 kardeş hakkında ‘İştirak halinde kasten öldürme’ suçlamasıyla müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Sercan B.’nin tutuklu olarak yargılandığı davanın son duruşmasında mahkeme heyeti, sanığı yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verip tahliye etti. Böylece davada hiç tutuklu sanık kalmadı.

HSK HAREKETE GEÇTİ
Yaşananların ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından bütün sanıkların tahliye edilmesiyle ilgili soruşturma başlatıldı. HSK 2. Dairesi tarafından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Mithat Özçakmaktaşı, Mahkeme üyeleri Serap Kahraman ve Gül Kılıç ile sanığın tahliyesi konusunda mütalaa veren İzmir Cumhuriyet Savcısı Osman Aykurt açığa alındı. Soruşturma kapsamında HSK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından müfettiş görevlendirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kazanın ardından olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yetkililer, kaza nedenine ilişkin incelemelerini sürdürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarpmanın şiddetiyle otomobil içerisinde sıkışan otomobil sürücüsü Hasan Başer ile yolcu konumunda bulunan İsmail Ç. (59), Kula İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.
1 ÖLÜ, 1 AĞIR YARALI
Hafif ticari araç sürücüsünün olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirlenirken, kazada ağır yaralanan İsmail Ç. ise Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Başer’in cansız bedeni ise Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kula Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Öte yandan kaza sebebiyle İzmir-Ankara D300 karayolunun Uşak istikametinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasıyla trafik akışı normal seyrine döndü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kazada sürücü Sinan Kodaz olay yerinde yaşamını yitirirken, yanında bulunan Fatma Y. yaralandı. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı Fatma Y., Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza ile ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Hayrettin Öztaşçı, Ceyhun Tuzcu, taraf avukatları ve maktul Umut Emre Aytekin’in annesi Nermin Kıvrak katıldı.

‘ÖLDÜĞÜNÜ OLAYDAN SAATLER SONRA ÖĞRENDİK’
Sanık Hayrettin Öztaşçı savunmasında, olaydan önceki akşam sanık Ceyhun Tuzcu’yla parkta oturup, şarkı sözü yazdıklarını, telefon şarjı bittiği için restorana gittiklerini söyledi. Öztaşçı savunmasının devamında “Gece saat 04.00 sıralarında Ceyhun Tuzcu’yla kahve aldık, Rahmetli masaya geldi. ‘Siz yemek mi yediniz.’ dedi. Ben kafamı kaldırıp baktım. Ceyhun ‘yok abi, bizden öncekiler yemiştir’ dedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Maktul bize ‘Siz ne yapıyorsunuz’ dedi. Bizde ‘kahve içiyoruz’ dedik. Sinkaflı küfrederek ‘evde için’ dedi. Sonra yerine gitti, biz kafasının güzel olduğunu anladık. Sonra yine geldi. Gözleriyle gözümüze kitlendi. ‘Niye hala buradasınız’ dedi. Küfürler etti.

Kasaya doğru giderken hala söyleniyordu. Bizde yanına gittik. Ben yumruk attım. Düşecek gibi oldu, düşmesin diye tuttum. Beraber yere düştük. Nefesini kontrol ettiler, yaşıyordu. Öldüğünü olaydan saatler sonra öğrendik” dedi.

‘ÖLMESI HİÇ AKLIMDA YOKTU’
Sanık Ceyhun Tuzcu ifadesinde, “Olay günü telefonun şarjı bittiği için restorana gittik, kahve almaya gittim, masaya geri döndüğümde ise masaya maktul gelerek küfürler etti. ‘Dua et o kahveyi suratına çarpmıyorum’ dedi. Maktul sürekli küfretti. Bize bekleyin deyip parmağını sallayarak gitti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kan donduran olay geçtiğimiz yıl haziran ayında Eskişehir’in Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi Sağın Sokak’ta meydana gelen olayda spor eğitmeni Gamze C., arkadaşı ile yürüdüğü esnada arkasından koşarak gelen 3 ay önce ayrıldığı eski sevgilisi Fatih D.’nin bıçaklı saldırısına uğradı.

Olayda vücudunun çeşitli yerlerine aldığı 15 bıçak darbesiyle yaralanan Gamze C., Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan ve polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda yakalanan eski sevgili Fatih D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına, hakkında 14 yıldan 24 yıla kadar hapis talep edilen tutuklu sanık Fatih D. ve taraf avukatları katıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“YAPMIŞ OLSAM ALNIMIN AKIYLA YATARIM”
Mahkeme heyeti tarafından verilen sözde, eski sevgilisi tarafından iftiraya uğradığını belirten tutuklu sanık Fatih D., “Başka erkeklerle ilişkisi olduğunu öğrendiğim zaman ayrılmak istedim. Kendisine daha önceden vermiş olduğum borcu da istedim. Uzaklaştırma kararı yalan beyanlarla ve iftiralarla alındı. Benim işlemediğim suçları sundular. Ailesiyle ilgili tehdit suçları üzerime atıldı. Bunların hepsi üzerine atılı suçlardır.

Yaklaşık 200 cumhuriyet altını ve 2 milyon 250 bin TL dolandırdılar. Takip ettiğim söyleniyor. Zaten yerini biliyordum, öldürüp bıçaklama niyetim olsa gidip dükkanında yapardım. Aynı gün karakolda tehdit mesajı attığımı söylemişler fakat teslim etmemişler. Tekrar istendiğinde de sunamadılar. Yapmış olsam yaptım der anlımın akıyla yatarım. Savcı mütalaada çelişkiye düşmüştür. Olay anının mütalaa açıklaması ile güvenlik kamerası görüntüsü farklıdır” dedi.

“ÖLDÜRMEK İSTESEM…”
Karşısındaki kişinin kadın olmasından dolayı üst mertebeden ceza talep edildiğini ve olayda bıçak kullanmadığını söyleyen Fatih D., “Bıçak bende yoktu. Ben bıçakla vurmadım, telefonla vurdum. Kadın olmanın avantajını kullanarak en üstten cezalandırılmamı istiyorlar. Bıçakta parmak izim var mı yok mu bilmiyorum. Anam avradım olsun öldürmek istesem orada öldürürdüm. Bıçak bende yoktu bu nettir. Ben hiçbir şekilde o bıçağı taşımadım” diye konuştu.
Mahkeme heyeti tarafından karar öncesi son sözü sorulan tutuklu sanık Fatih D., 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesiyle ilgili kanunun kötüye kullanıldığını belirterek, “Ben yalan beyan veren kadınların ve doğru beyan veren kadınların karakolda ayrılmasını istiyorum. Devletimizden 6284 yasasını iyi ve kötü kullanan kadınları ayırt etmesini istiyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Fatih D. hakkında kararını açıkladı. Sanık hakkında, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 18 yıl, ‘Israrlı takip’ suçundan 1 yıl 6 ay ve ‘Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkındaki kanuna muhalefet’ suçundan 1 ay hapis cezasına karar verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmancık Belediyesince düzenlenen Pırlanta Pirinç Kültür ve Sanat Festivali kapsamında D 100 kara yolu yakınlarındaki Koyunbaba Türbesi önünde dev kazanlarla pilav pişirildi.
Osmancık Belediye Başkan Yardımcıları Kadir Eskiadam ve Ahmet Özoğlu, D 100 kara yolundan geçen araçları durdurarak, sürücü ve araçlarda bulunanlara ikram etti.
Eskiadam ve Özoğlu, pilav ikram ettikleri kişileri festival kapsamında düzenlenen “Ayıkla pirincin taşını” adlı yarışmaya katılmaya davet etti.
Yeni mahsul pirincin içine gizlenen taşı bulan yarışmacılara 5’er kilogram, bulamayanlara ise 1’er kilogramlık pirinç hediye edildi.
Eskiadam, AA muhabirine, Pırlanta Pirinç Kültür ve Sanat Festivali etkinliklerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi.
Etkinliklerle Osmancık pirincini tanıtmayı hedeflediklerini belirten Eskiadam, bu amaçla D 100 kara yolundan geçenlere pilav ikram ettiklerini dile getirdi.
Güzel bir etkinlik olduğunu belirten Eskiadam, “İlçemizden geçenler Osmancık pirinci ile yapılan pilavının tadına bakma fırsatı buldu. Pilav ikramımız sırasında yarışmalar da düzenledik. Çok renkli, eğlenceli bir etkinlik oldu. Festivalimiz güzel etkinliklerle devam ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜZEL Aşklar Diyarı 23 Eylül Pazartesi günü ilk bölümü ile Kanal D’de ekrana gelecek. Dizide ‘Cihangir Alaca’yı canlandıracak olan Özgür Emre Yıldırım, “Cihangir’in kara mizah yapan, ironik bir tarafı olmasını istiyorum. Benim böyle bir tarafım var. İroni ve kara mizah severim” dedi.
Dizide Hakim Alaca’nın (Halil Ergün) en büyük torunu Cihangir Alaca’ya hayat veren Özgür Emre Yıldırım, oynadığı karakterden özel hayatına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Yıldırım, Güzel Aşklar Diyarı sayesinde Kapadokya’yı görme fırsatı bulduğuna değinerek “Kapadokya’ya ilk defa geliyorum. Hatta bu yüzden de biraz utanıyorum. İstanbul, Ege, oralarda çok kaldım. İç Anadolu ve Doğu Anadolu’yu çok ziyaret etme şansım olmadı. Bunu da bir başlangıç olarak görüyorum” diye konuştu.
‘TUTKULU BİR KARAKTER’
Cihangir’in de kendisi gibi tutkulu biri olduğunu, karaktere kendinden de bir şeyler katmak istediğini söyleyen oyuncu, “Cihangir’in kara mizah yapan, ironik bir tarafı olmasını istiyorum. Benim böyle bir tarafım var. İroni, kara mizah severim. Yönetmenimiz ve senaristlerle bu uyumu yakalarsak kendimden katmak istediğim bir şeyler var” ifadelerini kullandı.
‘AİLEME BUNU YAPAMAM’
Yıldırım, dedesini çok küçük yaşta kaybettiğini anlatarak “Dedelerimin eksikliğini hissederim ancak; babamla ve ailemle ilişkilerim çok güçlüdür. Anne, baba, kardeş böyle sımsıkı, sıcak bir aileyizdir. Cihangir hırsları için belki sevdiklerini göz ardı edebilecek bir karakter olsa da ben bunu yapamam” diye konuştu.
‘KİMDEN NE ÇIKACAĞI BELLİ DEĞİL’
Dizinin en güçlü yanının draması olduğunu vurgulayan oyuncu, “Güzel Aşklar Diyarı’nda bizi şaşırtan hikayeler ve karakterler olacak. Kimden ne çıkacağını tahmin edemeyeceğimiz bir durum var. Hatta hikayede bazı kilit noktalar var. Bizim bile sorumlusunun kim olduğunu bilmediğimiz olaylar var” değerlendirmesini yaptı.
MAHSUN KIRMIZIGÜL İMZALI
Yönetmen koltuğunda Mahsun Kırmızıgül’ün oturduğu, Güzel Aşklar Diyarı’nın yapımcılığını ise Fatih Aksoy üstleniyor. Özlem İnci Hekimoğlu ve Nil Güleç Ünsal’ın kaleme aldığı dizinin oyuncu kadrosunda Halil Ergün, Özgü Kaya, Burak Berkay Akgül, Meltem Cumbul, Melis Birkan, Ege Kökenli, Özgür Emre Yıldırım, Ekin Aksoy, Berkan Şal, Ali Başar, İbrahim Dizlek, Miray Akay, Yankı Ayhan, Yunus Narin, Ersel Şibil, Mustafa Arda Işık, Işıltı Su Alyanak, Lidya Atlik gibi isimler yer alıyor.
Güzel Aşklar Diyarı, 23 Eylül Pazartesi’den itibaren her pazartesi Kanal D’de ekrana gelecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorum Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Çorum ile Gimhae belediyeleri arasında imzalanan “kardeş şehir protokolü” kapsamında 212 tarihi eserin Seul ve Gimhae müzelerinde sergilenmesinin kararlaştırıldığı hatırlatıldı.
Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çorum Belediyesi, Gimhae Belediyesi ve Güney Kore Gimhae Ulusal Müzesi’nin işbirliği yaptığı aktarılan açıklamada, 212 eserin 7 Ekim’de başlayacak sergide 6 ay sergileneceği kaydedildi.
Açıklamada, görüşlerine yer verilen Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, kentin turizmini geliştirmek üzere önemli bir işbirliği yaptıklarını belirtti.
Aşgın, “Çorum, Hattuşa, Boğazkale, Alacahöyük’te ve Çorum Müzemizdeki arkeolojik eserler 7 Ekim 2024-2 Şubat 2025 tarihlerinde Güney Kore’nin Gimhae şehrindeki ulusal müzede, ardından Güney Kore’nin başkenti olan Seul’de sergilenecek.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme başkanı öncelikli olarak sanık avukatlarını dinleyeceğini ardından ara karar vereceklerini belirtti. Savunmaların ardından mütalaasını açıklamak üzere söz alan Cumhuriyet savcısı, Barış Kurt, Kanber Keskin, Bora Kaplan tanık dinlenme talebinin reddine, 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen polisler dosyasının birleştirilme talebinin reddine karar verilmesini talep etti. Tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Barış Kurt, Bora Kaplan, Deniz Urcan, Emir Akyol, Fethi Koyuncu, Hasan Aslantaş, Hasancan Saraçoğlu, Kanber Keskin, Levent Erdoğan, Mahmut Gökhan Çanga, Muhammed Kaplan, Mutlu Ayaş, Sercan Keleş, Tansel Aktan, Uğur Pekşen, Umutcan Yıldırım, Yusuf İzzet Savaş’ın üzerine atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli delil olmasından dolayı tutukluluk halinin devamına karar verilmesini mahkeme heyetinden talep etti.
Tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirleri devamına ve diğer sanıklar, Erdoğan Kaplan, Serdar Sertçelik, Berke Kırıcı, Rıdvan Teke hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenilmesine şeklinde mütalaasını sundu.
Sanıklar hakkındaki ara kararını veren mahkeme, tutuklu ve tutuksuz sanıkların mevcut hallerine devamına, Erdoğan Kaplan, Serdar Sertçelik, Berke Kırıcı, Rıdvan Teke hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenilmesine karar verildi.
Mahkeme, Serdar Sertçelik’in yurtdışından iadesinin beklenilmesine ve 13. Asliye Ceza Mahkemesinde ki dosyanın birleştirilme talebini reddetti. Bir sonraki duruşma 11 Ekim’de görülecek.
NE OLMUŞTU?
İddianamede, Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticileri Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik hakkında “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, “kasten öldürme”, “nitelikli kasten öldürme”, 7 kişiye yönelik “kasten yaralama”, 2 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, 2 kişiye yönelik “nitelikli yağma”, “eziyet”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “suç üstlenme” ve 2 kez “suçluyu kayırma” suçlarından biri ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TekirdağMalkara’da oturan Bakiye Yeniçeri, kızı S.Y.’yi 2 Ağustos’ta Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdü. Anne Yeniçeri, vücudunda morluklar olan çocuğunun bıraktığı komşusu tarafından düşürüldüğünü ve yaralandığını söyledi. Muayenesi yapılan S.Y., daha sonra ailesine teslim edilerek evine gönderildi.

Aile, 8 Eylül akşamı S.Y.’yi yeniden Malkara Devlet Hastanesi’ne götürdü. Baygın haldeki S.Y.’yi muayene eden doktorlar, darp izleri ve morlukları görünce durumu polise bildirdi. Durumu ağır olan S.Y., Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Muayene edilen S.Y.’nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi, vücudunda fiziksel şiddete uğradığına yönelik bulgular elde edildi ve ameliyat edildi. Hastane ayrıca S.Y.’den aldığı DNA örneklerini incelenmek üzere Tekirdağ Adli Tıp Kurumu’na gönderdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ABLASI KORUMA ALTINDA
Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de aile ve komşuların bilgisine başvurdu.

Bakiye Yeniçeri, kızının bıraktığı komşularında televizyon ünitesinden düşerek yaralandığını iddia etti. Müdürlük, anne ve üvey baba Sanlı Ö. hakkında suç duyurusunda bulunurken, ailenin 5 yaşındaki diğer kızları koruma altına alındı.

5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Gizlilik kararı alınan soruşturma kapsamında, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bakiye Yeniçeri’nin de aralarında bulunduğu 5 kişiyi gözaltına aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
20 Eylül’de İstanbul’da organize edilen konser, Kutluer’in Rusya’dan almış olduğu ödüllerin şerefine gerçekleştirilecek. Konserde Rusya Federasyonu Başkonsolosu’nun yanı sıra seçkin davetliler de yer alacak. Kazandığı ödüllere ilişkin açıklamalarda bulunan Kutluer, “Altın BraVo ödülünü Moskova’daki ünlü Bolshoi Tiyatrosunda Tchaikovski Senfoni Orkestrası ve Şef Vladimir Fedoseyev gibi dünya çapındaki müzisyenlerle birlikte almaktan büyük mutluluk ve onur duydum” ifadelerini kullandı…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağır yaralanan Ulusoy, olay yerine çağrılan 112 ambulansı ile Bartın Devlet Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı. Evli ve 3 çocuk babası olduğu öğrenilen Ulusoy yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1955’ten günümüze kadar yayın hayatını sürdüren Hüryurt Gazetesi Sahibi Erol Hüryurt’un vefatı sevenleri ve meslektaşları arasında üzüntü ile karşılandı.
Renkli kişiliği, kendine has üslubu, cesareti, bilgisi, tecrübesi, yetiştirdiği gazeteciler ve Kars’ın önemli meseleleri konusunda açık sözlülükle savunduğu fikirleriyle; sevilen ve sayılan gazeteci Erol Hüryurt, bugün Işıklı Cami de kılınacak öğlen namazına müteakiben Yeni Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verilecek. – KARS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanal D‘nin yeni dizisi Güzel Aşklar Diyarı, çarpıcı bir ön izleme sahnesiyle daha yayınlanmadan konuşulmaya başlandı. Dizinin başrol oyuncusu Özgü Kaya’nın kanlı gelinliğiyle ağladığı sahne, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Kıraç’ın yorumladığı ‘Söğüdün yaprağı narindir, narin’ dizeleriyle başlayan ‘Zeynebim’ türküsü, izleyen herkesi duygulandırdı.
Yeni sezonun en iddialı projeleri arasında yer alan Güzel Aşklar Diyarı, ekrana gelmek için gün sayıyor. Güçlü oyuncu kadrosu, etkileyici çekimleri ve başarılı rejisiyle dikkat çeken diziden ilk kez bir ön izleme sahnesi yayınlandı. Özgü Kaya’nın canlandırdığı ‘Deniz’ karakterinin kanlar içindeki gelinliğiyle duş aldığı ve ablası Ünzile’nin (Melis Birkan) o gelinliği ağlayarak çözdüğü sahne, Kıraç’ın seslendirdiği “Zeynebim” türküsünde geçen ‘Söğüdün yaprağı narindir, narin…’ mısrası eşliğinde ekrana geldi. Video, Kanal D’nin sosyal medya hesaplarından ise, “Hayat narin bir çiçek… Bir kez koparılınca, geriye acından başka bir şey kalmıyor.” notuyla paylaşıldı.
KAPADOKYA’DA İMKANSIZ AŞK…
Dizinin ilk bölümünde özgürlüğüne düşkün Deniz (Özgü Kaya) ile aile bağları güçlü olan Arhan’ın (Burak Berkay Akgül) aşkı anlatılıyor. Ailelerin karşı duruşuna rağmen Kapadokya’nın büyülü atmosferinde gerçekleşen masalsı düğün, faili meçhul bir cinayetle kana bulanıyor. Dizinin çekimleri için tüm Kapadokya adım adım incelendi. Senaryoya en uygun mekanlar titizlikle seçildi. Dizinin çekildiği yerler ve mekanlar şimdiden merak konusu oldu.
MAHSUN KIRMIZIGÜL İMZALI, DEV KADROLU
Yönetmen koltuğunda Mahsun Kırmızıgül’ün oturduğu, Güzel Aşklar Diyarı’nın yapımını Med Yapım ve Boyut Film, yapımcılığını ise Fatih Aksoy üstleniyor. Özlem İnci Hekimoğlu ve Nil Güleç Ünsal’ın kaleme aldığı dizinin oyuncu kadrosunda Halil Ergün, Özgü Kaya, Burak Berkay Akgül, Meltem Cumbul, Melis Birkan, Ege Kökenli, Özgür Emre Yıldırım, Ekin Aksoy, Berkan Şal, Ali Başar, İbrahim Dizlek, Miray Akay, Yankı Ayhan, Yunus Narin, Ersel Şibil, Mustafa Arda Işık, Işıltı Su Alyanak ve Lidya Atlik gibi isimler yer alıyor.
Güzel Aşklar Diyarı’nın çok yakında Kanal D’de ekrana geleceği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan örtü, Mevlid Kandili’nde ikindi namazını müteakip Vakıflar Bölge Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen törenle yerine konuldu.
Törende, Emir Sultan‘ın ruhlarına ithafen 600 Hatm-i Şerifin duası İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır tarafından yapıldı, ardından sanduka örtüsü açıldı.
Törenin ardından Emir Sultan Hamamı’nda 2 bin kişilik etli pilav vatandaşlara ikram edildi.
Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Dr. Haluk Yıldız, Olgunlaşma Enstitüsü yetkilileri ile vatandaşlar katıldı.
Emir Sultan
14’ncü yüzyılın sonlarına doğru Osmanlıların kuruluş devrinde Bursa’da yaşayan, tefsir, hadis, kelam alimi ve mutasavvıf Emir Sultan, peygamber soyundan geldiği için “Emir”, gönülleri fethettiği için “Sultan” ünvanı aldı.
Türbe ise Emir Sultan’ın eşi ve Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun tarafından 15. yüzyılda yaptırılan külliyenin içinde yer alıyor. Yapı, 1804 yılında Sultan III. Selim’in cami ve türbeyi yeniden inşa etmesiyle bugünkü halini aldı. 1845 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Türk Barok üslubunda onarımı sağlandı. 1868’de Sultan Abdülaziz tarafından yeniden onarımı yaptırıldı.
Sekizgen planlı yapının üzeri kubbeyle örtülü. Türbenin içini Türk Barok üslubunda kalem işleri süslüyor.
Türbede, Emir Sultan Hazretleri ile eşi Hundi Hatun, oğulları Emir Ali ve iki kızlarına ait sandukalar yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜZCE’de Adem Karagülle (84), gördüğü rüya sonrası kendisine mezar yeri satın alıp, mezar taşını yaptırdı. Mezar taşında Karagülle’nin doğum tarihi yazarken, ölüm tarihi ise boş bırakıldı. Karagülle, “Bir gece rüyamda cama birisi tıkladı. Berat Kandili’nden bir gece sonrasıydı. ‘Kalk burada ne yatıyorsun, git mezar taşını yaptırsana’ dedi. Ben de bunun üzerine etkilenip kendi mezar taşımı yaptırdım” diye konuştu.
Çamköy Mahallesi’nde yaşayan Adem Karagülle, emekli olduktan sonra yaşadığı evin bahçesindeki ağaca ahşap kulübe inşa etmek için çalışmalara başladı. Karagülle, 30 metre yüksekliğindeki ağaca, günler süren çalışmayla ahşap kulübe yaparken, evden yemekleri oraya ulaştırabilmek için teleferik sistemi kurdu. Merdivenle ağaç kulübeye tırmanan Karagülle burada hem vakit geçirip hem de ibadetlerini yapıyor. Karagülle, ayrıca her gün evinin bahçesindeki spor aletlerinde düzenli olarak egzersiz yapıyor. Adem Karagülle, ayrıca gördüğü rüya sonrası kendisine mezar yeri satın alıp, mezar taşını yaptırdı. Mezar taşında Karagülle’nin doğum tarihi yazarken, ölüm tarihi ise boş bırakıldı.
Çam ağacındaki ahşap kulübeyi 2020’de yaptığını belirten Karagülle, “İnşaat malzemelerini çıkartmak biraz zor oldu ama başardım. Ağaçta olduğum için en büyük misafirim kuşlar, onlar beni yalnız bırakmıyor. Kulübeye çıkabilmem için spor yapmam şart. Her gün düzenli olarak spor yapıyorum” dedi.
Kendisine mezar yeri satın alıp, mezar taşını yaptırdığını söyleyen Karagülle, “Mezar taşını bir gece gördüğüm rüyanın ardından yaptırdım. Bir gece rüyamda cama birisi tıkladı. Berat Kandili’nden bir gece sonrasıydı. ‘Kalk burada ne yatıyorsun, git mezar taşını yaptırsana’ dedi. Ben de bunun üzerine etkilenip kendi mezar taşımı yaptırdım” ifadelerini kullandı.
HABER-KAMERA: Musa KESKİN/DÜZCE,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlit Kandili dolayısıyla kentin en büyük camilerinden olan Eski Camii’inde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda mevlit okundu, ilahiler seslendirildi, salavatlar getirildi ve namaz kılınarak dualar edildi.
Camide gecenin önemine ilişkin vaaz veren İl Müftüsü Ercan Aksu, bu gece alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyaya teşrif ettiği gece olduğunu belirtti. Mevlit Kandili münasebetiyle İl Müftülüğü’ne bağlı tüm camilerde kandil programları düzenlendi. Düzenlenen programlara katılan vatandaşlar Hazreti Peygamber’i dua, salavat ve Mevlid-i şeriflerle andı. Program Hafızlık Kur’an Kursu öğrencileri ve görevlilerimizin icra ettiği programda vatandaşlar kandilini tebrik etti. Program yapılan dua ile son buldu. – EDİRNE
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 13.00 sıralarında bir okul inşaatında meydana geldi.

Paralarını alamadığını iddia eden işçilerle müteahhit ve beraberindeki grup arasında tartışma çıktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tartışma kısa sürede büyüyerek taşlı, sopalı kavgaya dönüştü. Bu sırada bir işçi, yanındaki tabancayı ateşledi. Tabancadan çıkan mermi, 23 yaşındaki Ömer Faruk A.’nın sağ koluna isabet etti. İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi.

Ömer Faruk A., sağlık ekibinin ilk müdahalesi sonrası ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kavgada taş, sopa ve darp nedeniyle yaralanan 5 kişi de hastaneye götürüldü. Kavgaya karışan 20’ye yakın kişi polis tarafından gözaltına alındı. Kavga anları kameraya yansırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dr. Yılmaz Şahutoğlu, çocuklarının ve eşinin ismini yaşatmak için ortaokul yaptırmaya karar vererek Hatay Valiliği’ne başvurmuştu. Yapılan başvurular sonrası Dr. Şahutoğlu’nun evlatlarının ve eşinin ismini yaşatacağı okulun temeli Ocak ayında atılmıştı.

Yaklaşık 7 ay süren hummalı çalışma sonrası Zeynep, Deniz, Cavide Şahutoğlu Ortaokulu’nun inşa süresi tamamlandı. Son sistem teknolojiyle donatılan okul, yeni eğitim öğretim döneminde afetzede öğrencilere hizmet etmeye vermeye başladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“MADDE BAĞIMLISI ANNESİNİ ÖLDÜRMüŞ 2 GÜN BERABER YAŞAMIŞ”
Mahalle sakini İlhan Ataç “Burada 22-23 yaşlarında madde bağımlısı bir genç vardı. Annesini evde ölü buldular. 2-3 gün olduğu söyleniyor. Çocuk bıçaklamış daha sonra ağzına yastık koymuş. Bu çocuk daha önce de mahallede yabancı madde kullanıyordu. Mahallede bağırıyor, çocuklar korkuyordu.. Çocuk burada annesiyle beraber yaşıyor. O gece de komşulardan görenler olmuş. Annesi işe gitmeyince şüphelenmişler. ‘Annen nerede’ diye sormuşlar. Daha sonra annesini görünce polise haber vermişler.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Genç, tamirciyi aracına alıp İnegöl merkezdeki bir telefoncuya gitti. Osmaniye Mahallesi Ahmet Akyollu Caddesi üzerinde faaliyet gösteren telefon tamircisine telefon gösterildi. Tamirci ise ekranın sökülüp bakılması gerektiğini söyleyince 24 yaşındaki Hüseyin K. ile 37 yaşındaki Sunullah G. arasında tartışma alevlendi. Tartışma bir anda kavgaya dönüştü. Kavgada Hüseyin K. aracından aldığı baltayla Sunullah G.’ye saldırdı. Balta darbesiyle Sunullah G. yaralandı. O sırada olay yerine yakın olan polis ekipleri kavgaya müdahale ederken şahısları ayırdı. Şüpheli gözaltına alınırken, yaralı ise polis otosuyla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekipler, bir süre kahvehanede oturan Hüseyin Aydın’ın, arkadaşı tarafından evinin yakınına bırakıldıktan sonra kaybolduğunu belirledi. Ekipler ayrıca Aydın’ın Çanakkale-İzmir kara yolunda yaklaşık 3 kilometre daha yürüdüğünü de tespit etti. Çalışmalar bugün 25’inci gününe girerken, tarlada çalışan işçiler tarafından Aydın’a benzer bir kişiyi gördüklerine yönelik yapılan ihbar sonrası mahalleye 3 kilometre uzaklıktaki Yeşilköy mevkiinde Karakoç Deresi ve çevresinde yoğunlaştı. Jandarma ekiplerinin çalışmasına İzmir İl Jandarma Komutanlığı kadavra köpeği ‘Pedal’ ile DSİ iş makinası da katıldı. İş makinası yardımıyla kuruyan deredeki sazlıklar kaldırılarak, çevresi aranıyor. Aydın’ı arama çalışmaları devam ederken, ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Okul yönetiminin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, Kaymak’a ilk müdahaleyi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Berkay Ali Akkaya yaptı. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Kaymak’ın kalbinin durduğunu belirledi. Sağlık görevlilerinin kalp masajı yaptığı Kaymak, hayata döndürülemedi.

“BİRDEN YERE YIĞILMIŞ”
Mert Kaymak’ın cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kalp krizi ihtimali üzerinde durulurken, Kaymak’ın ölüm nedeni, yapılacak otopsinin ardından belli olacak. Bu arada Kaymak’ın bilinen bir hastalığının olmadığı öğrenildi. Kaymak ailesi, Kavaklıdere Mahallesi’ndeki evlerinde taziyelerini kabul etti. Mert Kaymak’ın babası Rıfat Kaymak, “Birden yere yığılmış, kalbini çalıştıramamışlar. Bütün bildiğimiz bu” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Operasyon sürecinde şüphelilerin uzun süre izlendiği ve terör örgütüyle olan bağlantılarının net bir şekilde ortaya konduğu öğrenildi. Kırıkkale Emniyeti’nin başarılı operasyonuyla gözaltına alınan şahıslar, emniyetteki sorgularının ardından sınır dışı edilmek üzere ilgili kurumlara teslim edildi. Söz konusu operasyon, terör örgütü DEAŞ’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin önlenmesi adına önemli bir adım olarak görüldü
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Törende konuşan Vali Mustafa Koç, açılışı yapılan İsmail Atik İlkokulunun geleceği şekillendirecek nesillerin yetişmesine vesile olacağını belirterek, “Bugün açılışını yaptığımız bu okul, geleceğimizi şekillendirecek nesillerin yetişmesine vesile olacak; gençlerimizin ülkemize ve milletimize faydalı bireyler olarak hayata atılmalarını sağlayacaktır. Bu anlamlı eserin ilimize kazandırılmasında büyük katkıları olan Volkan Atik Bey’e en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Volkan Bey, kıymetli babası merhum İsmail Atik’in ismini bu okul ile ölümsüzleştirerek Ağrı’nın eğitim hayatına büyük bir katkı sundu” dedi.

Eğitime katkılarından dolayı diğer hayırseverlere de teşekkür eden Vali Koç, “Bu topraklarda eğitime ve geleceğe katkı sunan değerli hayırseverlerimizden İbrahim Çeçen, Hayrettin Atmaca, Şinasi Ünsal, Bişar Çoktin ve adını burada zikredemediğimiz nice kıymetli hemşehrilerimize de gönülden teşekkür ediyorum. Onların her biri, eğitime yaptıkları bu katkılarla geleceğe atılmış güçlü birer imza bırakıyorlar. Hep birlikte daha güçlü, daha aydınlık bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi de hayırsever iş insanı Volkan Atik’in anlamlı bir esere imza attığını belirterek, “Hayırsever iş adamımız Sayın Volkan Atik Bey, kıymetli babaları merhum İsmail Atik’in hatırasına yakışır bir okul inşa ettirerek şehrimize büyük bir armağan bıraktı. Onun bu anlamlı ve büyük katkısı sadece bir bina değil, aynı zamanda buradaki çocuklarımızın geleceğini şekillendirecek, onları hayata hazır hale getirecek bir yuva olacaktır” dedi.

Hayırsever iş insanı Volkan Atik ise, duygusal anlar yaşadığını belirterek, “Benim için ve ailem için hakikaten çok önemli bir günün içerisindeyiz. Bugün çok farklı bir duygu içerisindeyim. Arkanızda bulunan ev benim doğduğum ev ve bu doğduğum evin bahçesinde bugün konuşuyor olmak benim için çok büyük bir mutluluk. Hakikaten çok gurur verici. Babam İsmail Atik, çağdaşlığa, modern görüşe, dünya vatandaşı olmaya ve özellikle eğitime çok önem veren bir kişiliğe sahipti. Bizleri de hep bu çerçevede yetiştirmeye gayret gösterdi. Bu okuldan da bu manada çok değerli öğrenciler çıkmasını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek de yaptığı konuşmada, İsmail Atik İlkokulunun geleceğe atılmış güçlü bir adım olduğunu ifade ederek, “Sayın Volkan Atik’in babasının adına bu anlamlı yatırımı yapmış olması, eğitime olan inancın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendisi sadece babasının hatırasını yaşatmakla kalmadı, aynı zamanda yüzlerce çocuğumuzun geleceğine ışık tutacak bir eğitim yuvası inşa etti” dedi.

Konuşmaların ardından Vali Mustafa Koç, hayırsever iş insanı Volkan Atik’e plaket takdim etti. Törenin ardından Vali Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, iş insanı Volkan Atik ve diğer katılımcılar, davul eşliğinde halay çekti. Kurdele kesimiyle okulun açılışı yapılırken, Vali Koç ve beraberindekiler okulu gezip öğrencilerle bir araya geldi. Daha sonra Volkan Atik’in kendi doğduğu evi restore ederek dönüştürdüğü Nevra Atik Çocuk Kütüphanesi Oyun Evi de ziyaret edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin gündemi Diyarbakır’da hayattan koparılan Narin Güran’dı. 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin’in 19 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Çuval içerisinde bulunan Narin’in ölümünü aydınlatmak için derinlemesine soruşturma başlatıldı.

Narin Güran cinayeti ile ilgili yürütülen soruşturmada adliyedeki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 9 şüpheliden anne Yüksel Güran (44) ve ağabeyi Enes Güran’ın (18), amcası Fuat Güran (42), kuzeni Muhammed Kaya, yengesi Maşallah Güran (46) ile kızı Birsen Güran, (19), halasının eşi Mehmet Şevket Kaya, tutuklu amca Salim Güran’ın işçileri Mehmet Selim Atasoy (40) tutuklandı. 15 yaşından küçük olan diğer işçisi R.A. ise 15 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle adli kontrolle serbest bırakıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Narin Güran’ın babası Arif Güran, serbest bırakıldıktan sonra ilk kez açıklama yaptı. İşte Baba Arif Güran’ın açıklamalarından satır başları:

“İlk günden beri demişiz, devlet zaten burada. temennim kızımın sağ olmasıydı. Ölü bulunması bile… Şu an kızımın bir mezarı bile olması.. Bu soruşturma ile ilgili zaten gizlilik kararı var. Devlet elinden gelenin fazlasını yapıyor. Allah’ın izniyle, kim olursa olsun, kim yakalanmışsa, kim tutuklanmışsa, illa ki bunu devlet çıkaracak. Savcıya verdiğim ilk ifadem de, ikinci ifadem de, son ifadem de aynıdır. Bu soruşturmanın selameti için devlet herkesi alabilir.
Türk halkı benim kızıma sahip çıkmıştır, allah onlardan razı olsun.
SON DAKİKA | Narin Güran’ın babası Arif Güran’dan ilk açıklama!

“FENOMENLER KIZIMDAN YARARLANMASIN”
Tanımadığım insanların kızımın fotoğrafını çekmesi, fenomenlerin kızımdan nemalanmasını istemiyorum. Ben kızımın acısını yaşayamıyorum. Rica ediyorum.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir taraftanda 112 acil servis ekiplerine haber verildi. Olay yerine gelen 112 Acil servis ekipleri çocuğu Alaşehir Özel Sarıkız Hastanesi acil servisine götürdüler. Acil servise gelen Mert yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. MertKaymak’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği tahmin ediliyor. Mert Kaymak kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Acılı aile Kavaklıdere Mahallesi’ndeki evlerinde taziyelerini kabul ederken, baba Rıfat Kaymak, “İki arkadaş arkadan giderken yere yığılmış. Müdahale etmişler ama, kalbi cevap vermemiş. Bütün bildiğimiz bu” dedi. Jandarma olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ISO 2024 ATHAN CUP sporcuların resmi geçidi ile başladı. Spor şenliğine Endonezya Türkiye Büyükelçisi Achmad Rizal Purname de katıldı. 75 müsabaka çerçevesinde gerçekleşen müsabaka Türkiye Endonezya gençlik kardeşlik bütünleşmesi çerçevesinde Altındağ Gençlik Merkezi Tesislerinde 2 gün sürdü.

Spor şenliğine gençler büyük ilgi gösterirken etkinliğe katılanlar voleybol, futbol, taç, tenis, satranç ve sinema ve konser faaliyetlerinden de yararlandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır’da Narin Güran’ın ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gözaltı kararları verildi.
Soruşturmada anne Yüksel Güran’ın alınan ifadelerde adı geçen Narin Güran’ın tutuklanan amcası Fuat Güran’ın eşi Hediye Güran Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Bağlar İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alındı. Anne Yüksel Güran sorgusunda ‘biz Hediye ile birlikte evde yatıyorduk’ ifadelerini kullanmıştı.

SALİH GÜRAN YENİDEN İFADEYE ÇAĞRILDI
Öte yandan, Amca Salih Güran yeniden ifadesi için adliyeye getirildi. Soruşturmayı yürüten savcı ifadesini alıyor

8 ZANLI TUTUKLANDI
Jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından adliyeye çıkarılan 22 kişi savcılık ifadesi tamamlandı. Aralarında anne Yüksel Güran ile kokunda daha önce diş izi olduğu için gözaltına alınan ve serbest bırakılan ağabey Enes Güran kasten öldürme suçuna iştirak etmekten, kuzenleri Muhammet Kaya ile Birsen Güran, yengesi Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçileri Mehmet Selim Atasoy ve Ramazan Atasoy ile enişte Mehmet Şevket Kaya suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etmekten, amca Fuat Güran suç delillerini yok etmekten tutuklanma talebiyle mahkeme sevk edildi.


BABA ARİF GÜRAN SERBEST BIRAKILDI
Kuzen Melike Güran suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etmekten, amcalar Kurtuluş Güran ile Ömer Faruk Güran ise suç delillerini yok etmekten adli kontrolle salıverildi.
Soruşturma kapsamında baba Arif Güran, kuzenler Osman, Devran ve Uğurcan Güran, yenge Melek Güran, Salim Güran’ın işçisi Ömer Yıldız, amcalar Barış, Memduh ve Halil İbrahim Güran, hala Azize Kaya salıverildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIZ ÇOCUKLARINA MÜSTEHCEN SÖZLER
Antalya‘da sosyal medya fenomeni iki kişi, kız çocuklarına ilişkin müstehcen sözleri nedeniyle gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Bazı basın yayın organları ile sosyal medya hesaplarında internet aracılığı ile müstehcen içerikli konuşmalar ve yayınlar yapıldığı haberlerinin yer alması üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur.
“JAHREİN RUMUZLU A.S. OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR”
X (Twitter) isimli sosyal medya platformu üzerinden ‘RockerpuckEvil’ kullanıcı adı ve ‘Pungent 666’ rumuzu ile yöneticisi olduğu ‘sohbet odası’ başlıklı açık kaynaklarda yer alan canlı sohbet odasında toplumun genel ahlakına ve genel değer yargılarına uygun olmayan konuşmalar yapıldığı görülmüştür. Bahse konu konuşmalar incelendiğinde, RockerpuckEvil kullanıcı isimli Pungent 666 rumuzlu X hesabı kullanıcısının E.K. isimli şahıs olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ‘Jahrein’ isimli/rumuzlu kullanıcının Twitch isimli sosyal medya platformunda yaptığı canlı yayında benzer içerikli konuşmalar yaptığı görülmüş, yapılan incelemeler neticesinde ‘Jahrein’ isimli/rumuzlu kullanıcının A.S. isimli şahıs olduğu tespit edilmiştir. E.K. ve A.S. isimli şahıslar 12.09.2024 günü Emniyet Müdürlüğümüz Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerimiz tarafından gözaltına alınarak haklarında; Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesi’ne göre müstehcenlik suçundan işlem başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ATEŞLİ ANNE”
Hamilelik heyecanı yaşayan güzel oyuncu, siyah mini tulumuyla boy boy poz verdi. Karnı oldukça belirginleşen Melisa Aslı Pamuk, pozlarını “Ateşli anne” notuyla takipçilerinin beğenisine sundu. Oyuncunun hamile olduğunu yeni öğrenen meslektaşı Aybüke Pusat da “Nee” yorumu yaparak nazar boncuğu koydu. Oyuncunun pozlarına beğeni ve yorum yağdı.




Ecem AltanHaberler.com – Magazin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANSER tedavisi sırasında yaşama tutunma mücadelesiyle insanlara umut olan Neslican Tay’ın hayat hikayesini konu alan sinema filmi ‘Demir Kadın: Neslican’ televizyonlarda ilk kez ekrana geliyor. Başrollerini Naz Çağla Irmak, Yurdaer Okur ve İlker Aksum’un paylaştığı film, bugün saat 20: 00’de Kanal D’de yayınlanacak.
2023 yılı yapımı filmin yönetmenliğini Özgür Bakar üstleniyor. Gerçek bir hayat hikayesini konu alan filmde kanser teşhisi konan Neslican Tay’ın zorlu tedavi süreci aktarılıyor. Kanser hastası olduğunu öğrendikten sonra diğer kanser hastalarına umut olmak amacıyla sosyal medya hesabından tedavi sürecini ve yaşadıklarını anlatan Neslican Tay, 2019 yılında yaşamını yitirmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğünce Antalya’da bu yıl 31’incisi düzenlenen “Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali”, yarın perdelerini aralayacak.
Aspendos Antik Tiyatrosu ev sahipliğinde Giuseppe Verdi’nin 3 perdelik “Aida” operasıyla başlayacak festival, 26 Eylül’e kadar devam edecek.
DOB Genel Koordinatörü ve sanatçısı Oğuz Sırmalı, AA muhabirine, festivalin 31 yıldır Aspendos Antik Tiyatrosu’nda birbirinden özel opera ve baleleri, uluslararası toplulukları seyircilerle buluşturduğunu söyledi.
Bu yıl yine titizlikle çalışarak çok özel bir festival hazırladıklarını belirten Sırmalı, “Aspendos’u özel kılan 2 bin yıllık antik tiyatroda oynanması, sahnesi ve izleyici kapasitesinin çok büyük olması. Dolayısıyla burada klasik müzik ve opera repertuvarının en büyük, en görkemli eserlerini sahneleyebilme fırsatı yakalıyoruz. Bu yıl yine çok özel bir festival hazırladık. Örneğin bu sene yine ‘Aida’ operasını, ‘Kuğu Gölü’ balesini sahneleyeceğiz. Bunlar çok dev prodüksiyonlar, büyük bütçeli ve sanatsal olarak çok üst düzeyde eserler.” diye konuştu.
“İzleyici sayımız her geçen yıl artıyor”
DOB Genel Müdürlüğünün tüm festivallerinde en görkemli eserleri seyirciyle buluşturduğunun altını çizen Sırmalı, Aspendos’un da Avrupa’da ve dünyada bulunduğu yer itibarıyla en büyük festivallerden biri olduğunu vurguladı.
Festivalin Türk sanatseverlerin yanı sıra yabancı turistlerden de ilgi gördüğüne değinen Sırmalı, şöyle devam etti:
“Kente tatil yapan turistlerimiz böyle bir sanatsal festivali kaçırmak istemiyor. Kar amacı güdülmediği için ücretlerimiz Avrupa’daki emsallerine oranla biraz daha düşük durumda çünkü bizler sanatı halka ulaştırma hedefiyle bu çalışmaları yürütüyoruz. İzleyici sayımız her geçen yıl artıyor. Her yıl daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Geçen yıl Aspendos’ta yaklaşık 11 bin 300 seyirci ağırlamıştık. Bu sene 12 bin seyircinin üzerine çıkmayı hedefliyoruz.”
“Çok görkemli ve yoğun bir program hazırladık”
Antalya DOB Müdürü ve Festival Başkanı Akın Ulutaş ise 1994’ten bu yana düzenlenen festivalin Avrupa’nın 6 büyük festivalinden biri olduğunu söyledi.
Seyirciyle buluşmayı heyecanla beklediklerini belirten Ulutaş, “Bu yıl yine sanatseverlerimiz için çok görkemli ve yoğun bir program hazırladık. 13 Eylül’de açılışı görkemli ‘Aida’ operasıyla yapacağız. Ardından ‘Opera Gala Gecesi Konseri’ ve ‘Kuğu Gölü’ balesi sahnelenecek. Dünyaca ünlü KazakistanAstana Bale Topluluğu festivalde ‘Carmen ve Tango Ateşi’ eserini sergileyecek. Festivalimizin finalini ‘Tosca’ operasıyla yapacağız. Festivalde yurt dışından 3 solist sanatçı da bizlerle olacak. Bu yıl ‘Aida’ ve ‘Tosca’ operalarında dünyaca ünlü yabancı solist sanatçılarımızı ağırlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Her yıl dünyaca ünlü opera sanatçılarını davet ederek festivali çeşitlendirdiklerine dikkati çeken Ulutaş, ilerleyen yıllarda yabancı sanatçıların yer aldığı temsilleri artırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Ulutaş, bu yıl DOB bünyesindeki festivallerin izleyici sayısında rekorlar kırdığına değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sene tüm festivallerimiz rekora koşuyor. Yılın son festivali de Aspendos olacak. Bu sene 11 bin izleyici sayısını geçmeyi, her sene olduğu gibi rekoru hedefliyoruz. Zaten son 3 sezondur hep rekor seviyeye ulaşmıştık. Festivalle ilgili yoğun bir tanıtım çalışması yürüttük. Sadece kentimizde değil, çevre illerde hatta İstanbul’da bile festivalin 40 lokasyonda tanıtımı yapılıyor çünkü Antalya Türkiye’nin turizmde gözbebeği olduğu için festival kültür turizmine de katkı sağlıyor. O yüzden tüm Türkiye’den, kentimizden yerli ve yabancı turistler katılım sağlıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu yıl 13-15 Eylül tarihleri arasında Aksu’da gerçekleştirilecek festivale Alanya Belediyesi, geniş kapsamlı bir çadır kurarak Yörük kültürünün zenginliklerini katılımcılarla buluşturacak. Festivalde Alanya Belediyesi, Yörük göçlerinde kullanılan mutfak eşyaları, tarım aletleri, kilimler, dokuma tezgahları, geleneksel kıyafetler ve çobanların kullandığı malzemeleri sergileyecek. Ayrıca çadırda Siyah Beyaz Alanya Fotoğrafları Sergisi de açılacak. 40 ülkenin katılımıyla düzenlenecek olan festivalde Alanya Belediyesi, misafirlere özel ikramlar da sunacak. Yörük kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret eden Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, “Bu yıl da büyük bir çadır kurarak kültürümüzü en iyi şekilde tanıtmayı ve bu köklü mirasın yaşatılmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ortaokul ve liseyi Karabük’te tamamladıktan sonra kazandığı İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesini ikinci sınıfta bırakan Öztürk, askerliğini yapmasından bir süre sonra babasını yalnız bırakmamak için doğup büyüdüğü Eflani ilçesine bağlı Emirler köyüne döndü.
Tarım ve hayvancılığı modern yöntemlerle köylülere aktarmaya çalışan Öztürk, 50 yaşlarında eski eşyaları biriktirmeye başladı. Geçmişte köydeki gündelik işlerde kullanılan heybe, eyer, bakır kaplar, seferler tasları, çanak çömlek, lambalar ve tarım aletlerini toplayan Öztürk’ün evinde yağlı, sulu ve guaj boyayla çizdiği çok sayıda resim bulunuyor.
“Çöpten aldım, yıkadım büyük bir müzeye dönüştürdüm”
Öztürk, AA muhabirine, köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraştığını ancak 50 yaşına geldiğinde yeni arayışlar içine girdiğini anlattı.
Bu düşüncelerle yaptığı işleri yeterli görmediğini dile getiren Öztürk, “Ben iyi bir ressamım. Karabük Demir-Çelik Lisesi’nde iyi hocalarım vardı. ‘Ben bunların hakkını nasıl öderim?’ diye resim yapmaya başladım. Şiirlerimi topladım. Şiirlerimi kitaba dönüştürdüm, 3 kitap bastırdım.” dedi.
Öztürk, bir süre sonra çevresinde bulunan köydeki gündelik işlerde kullanılan eşyaları da toplamaya başladığını belirterek, “İşte çanak, çömlek, heybe… Sokağa atılan şeyleri topladım, çöpten aldım, yıkadım büyük bir müzeye dönüştürdüm. Aynı zamanda yağlı boya, sulu boya ve guaj boya yüzlerce tablo yaptım. Bu eserler birikti. Odaya sığmaz oldu.” diye konuştu.
Çok sayıda şiir yazdığını, Eflani’nin örfünü, adetini, düğünlerini, çocuk oyunlarını, atasözlerini ve deyimlerini içeren kitap hazırladığını belirten Öztürk, Eflani’nin örf adet, gelenek ve görenekleri kitabının 1200 sayfa tuttuğunu, 7-8 sene kaldığı İstanbul’u tanıtmak için de “Metropol Sokakları” isimli kitap yazdığını kaydetti.
Öztürk, köyünden İstanbul’a göç eden vatandaşların evlerindeki antika eserlerin çoğunu çöpe attığına değinerek, “Antika eserler olduğunu anladım ve heybe, eyer, bakır kapları, seferler taslarını, çanakları, çömlekleri topladım. Bunları temizledim. Evimde büyük bir müze oluşturdum.” şeklinde konuştu.
Kendisini il ve ilçeden yetkililerin de ziyaret ettiğini anlatan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Beni desteklediler. Ben daha şevkle çalıştım. Yazdım, çizdim o kadar çoğaldı ki artık evimde bu eserleri koyacak yer kalmadı. Ben bunlardan para da istemiyorum. Bunları güzel Eflani’me bağışlamak istiyorum. Bir müze kurulmasını arzu ediyorum. Öğrencilere örnek olmak istiyorum. Köyde okula giden çocuklar, ‘Fahri amca biz senin gibi olmak istiyoruz.’ diyorlar. Eflani’mize bir müze istiyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN Büyükşehir Belediyesince yapılan çalışmalarla, Gürpınar ilçesindeki tarihi Hoşap Kalesi ışıklandırıldı. Kale, yeni görünümüyle ilgi çekti.
Mahmudi beyi Sarı Süleyman Bey tarafından 1643 yılında yaptırılan Gürpınar ilçesindeki tarihi Hoşap Kalesi, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmayla ışıklandırıldı. Tarihi kale, ışıklandırma ile yeni bir görünüme kavuşurken, gece görünümü de çevreye ayrı güzellik kattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu yeni sezonda, birbirinden güzel oyunlarıyla izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Ünlü oyuncu Kubilay Penbeklioğlu yönetimindeki tiyatro ekibi, provasını sürdürdükleri Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı oyunla Ekim ayında start verecek. William Shakespeare’in aşk ve rüyalar üzerine kaleme aldığı en büyük komedisi olan oyun, tiyatroseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.
“Yepyeni isimlerle, yepyeni oyunlarla Manisalıların karşısında olacağız”
Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, kültürel etkinliklere ekim ayında tiyatro ile daha fazla renk katacaklarını belirten Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, şu açıklamalarda bulundu, “Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu olarak, bu yıl Ekim ayının ilk haftasında William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı oyunuyla perdelerimizi açacağız. Yeni oyunlar, yeni izleyicilerle yeni hedeflere koşacağız. Eminim ki bu kadar genç, enerjik ve yetenekli arkadaşlarımızla çok daha iyi yerlere varacağız. Belediyemiz destekleriyle bizi şımarttı. Biz de bunun karşılığını vermek için canla başla çalışıyoruz. Manisa’ya yeni bir soluk getireceğiz. Manisalıların yeniden tiyatroyla buluşmalarını sağlayacağız. Yepyeni isimlerle, yepyeni oyunlarla Manisalıların karşısında olacağız. Manisa’yı çok seviyoruz, her şey Manisa için.”
Hem komik hem fantastik
William Shakespeare’in merkezine bir aşk hikayesini yerleştirdiği ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ isimli komedyası, bu aşk hikayesi üzerinden döneminin toplumsal değerlerini de gözler önüne seriyor. Ana teması aşk ve evlilik olan oyun, Antik Yunanistan’da bir düğün şenliğinde geçiyor. Karışık ilişkiler üzerinden bu iki kavramın komikliğine vurgu yapıldığı Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda “Karşılıklı sevginin önüne kim nasıl bir engel koyabilir?” sorusu irdeleniyor. Her şeyin geçiciliğinin yanında aşkın kalıcılığı ve er ya da geç bütün yanlışların üstesinden gelebilme gücünün eğlenceli bir dille izleyiciye aktarıldığı oyunda, hem gerçek hem de hayali öğelere yer verilirken, mitolojik öğelere de çokta başvuruluyor. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Beşpınar köyünde atıl durumdaki ilkokul binası, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bölgeye yönelik hazırlanan okul projeleri kapsamında 1925’te yaptırıldı.
Babası gibi okulun mezunlarından olan iş insanı Kenan Yavuz, köyde birçok kişinin çocukluk anılarına şahitlik eden ancak uzun zamandır atıl haldeki okulun yaşatılması amacıyla çalışma yapmaya karar verdi.
Bu doğrultuda Kenan Yavuz Kültür Vakfınca geçen yıl başlatılan restorasyon çalışmalarıyla taş duvarları ortaya çıkarılan okul binasının çatısı, pencereleri ve kapıları tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden yapıldı.
İçerisi geçmişte kullanılmış eşyalarla süslenip köy odası şeklinde tasarlanacak bina başta kadınlar olmak üzere köy sakinleri için sosyal tesise dönüştürülecek.
“Bu güzelliği yaşatmanın gururunu yaşıyoruz”
Beşpınar köyündeki Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nin de kurucusu olan Kenan Yavuz, AA muhabirine, okul binasının Cumhuriyet’in ilk yıllarında köylerde başlatılan eğitim seferberliğinin ilk örneklerinden olduğunu söyledi.
Yaklaşık 100 yıllık tarihe sahip binanın, tarihi kimliğiyle eğitime verilen önemi gösteren özgün bir yapı olduğuna dikkati çeken Yavuz, “Kenan Yavuz Kültür Vakfı olarak binanın restorasyonunu gerçekleştirdik ve müzemizin kurulu olduğu Beşpınar köyümüzde sosyal tesis olarak kullanıma açacağız. Köyümüze başka bir okul yapıldığı için geçmişte de sosyal tesis olarak kullanılmıştı ancak tarihi kimliği hasar görmüştü. Tekrar özgün haline çevirerek bu güzelliği yaşatmanın gururunu yaşıyoruz.” diye konuştu.
“Öğretmenlerimiz köylülerimizle bizlerle iç içe yaşardı”
Yavuz, binanın kendisi başta olmak üzere köydeki birçok kişinin çocukluk anılarına şahitlik ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Babam bu okuldan 1944 yılında mezun oldu. Ben 1970’te mezun oldum. Bir sınıfta 50 kişi okurduk. Öğretmenlerimizin inanılmaz disiplini altında bu okuldan çok başarılı öğrenciler, iş insanları, bürokratlar çıktı. Çok güzel, köklü bir eğitim sistemi vardı ve öğretmenlerimiz köylülerimizle bizlerle iç içe yaşardı. Çocukları aileleriyle birlikte yaşardı, köyde kalırlardı. Kışın sıfırın altında 20 derecede, kar altında geceleri dolaşarak öğrencilerin ödevlerini yapıp yapmadıklarını kontrol ederlerdi. Doğrusu eski günleri özlüyoruz.”
Burada okurken çocukluk hayallerinden birinin başarılı olup köyüne dönerek bir şeyler yapmak olduğunu dile getiren Yavuz, şunları kaydetti:
“Bir geri dönüş vurgusu vardı benim hayallerimde. Sonuçta da buraya dünya çapında bir müze kurduk. Köyümüze bugün yurt içi ve yurt dışından yıllık 50 bin ziyaretçi geliyor. Çok önemli kültür ve sanat merkezi olduk. Dünyanın her tarafından müzemizle işbirliği yapmak isteyen sanatçılarla müzelerle karşı karşıyayız. Bu inanılmaz bir gurur vesilesi. Anadolu’nun her köyü ayrı güzelliğe, ayrı kültürel zenginliğe sahip. Bu zenginliklerimizi daha fazla görünür kılmamız gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taşköprü Belediyesinin organizasyonları için CIOFF aracılığıyla ilçeye gelen Güney Kore Halk Dansları ekibi, Toplu Sünnet Töreni’nde gösteri sundu.
Ekiple ilçeye gelen Muammer Arslan, AA muhabirine, CIOFF’un dünyanın en büyük kültür kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.
CIOFF’un UNESCO’nun yol arkadaşı olduğuna işaret eden Arslan, “Dünyada 125’e yakın üye ülkesi, 350’ye yakın da uluslararası festivali vardır. Taşköprü Uluslararası Kültür ve Sarımsak Festivali, bu 350’nin içindeki bir festival. Bu sene 36’ncısını yapacaktık fakat tasarruf tedbirleri nedeniyle iptal edildi. Biletlerini alan grupları misafir ediyoruz, o nedenle Kore grubunu ilçemizde misafir ettik.” diye konuştu.
Gönüllülük esasına göre çalışan bir kuruluş olduklarını dile getiren Arslan, “CIOFF gönüllülük esasına göre çalışan bir kuruluştur. Profesyonel değildir, tamamen amatördür. Amacımız, kültürel değişime yardımcı olmaktır.” diye konuştu.
Festivallere yurt dışından yabancı halk oyunları gruplarını getirdiklerini, Türkiye’den de yurt dışındaki festivallere Türk grupların gönderilmesine yardımcı olduklarını anlatan Arslan, bu sayede kültürel değişime büyük katkı sağladıklarını vurguladı.
Arslan, dünyanın en çok festival yapılan ülkelerinden birinin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Türkiye’nin 81 ilinin 81’inde de uluslararası festival yapılmaktadır. 23 Nisan’da çocuk festivalleri vardır. Biz, Türkiye’de 12 festivali organize ediyoruz. Bunların bir kısmı çocuk, bir kısmı da büyüklerin geldiği festivaldir. Her yıl 1200-1500 arası folklorcu Türkiye’deki festivallere katılmak için geliyor. Türkiye’den de pandemiden önce her yıl yaklaşık 15 grubu festivallere gönderiyorduk. Bu sene şu ana kadar 5 grubu uluslararası festivallere ülkemizi temsilen gönderdik. Vize problemleri nedeniyle gruplarımızı göndermede zorluk yaşıyoruz.”
Özellikle çocuk festivallerinde kültürel kaynaşmanın daha fazla gerçekleştiğinin altını çizen Arslan, “23 Nisan, büyük kaynaşma sağlıyor. 9-12 yaş arasındaki çocukları Türkiye’de aynı yaştaki çocukları bulunan ailelerin yanında misafir ediyoruz. O çocuk 1 hafta aile ile Türk kültürünü yaşıyor, öğreniyor. Onları da kendi ülkesine davet ediyor. Böylece kültürel değişim yaşanıyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in Araban ilçesinde çoğu toprak altında olmakla beraber yer yer sur ve burç yapılarına ait duvar izlerinin görüldüğü bir höyük üzerine yapılan tarihi Raban Kalesi üzerindeki İç Kale Cami, restorasyon çalışması ile onarılmayı bekliyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinden etkilenen tarihi caminin ön kısmında göçük meydana gelmesiyle o tarihten bu yana hiçbir onarım çalışması başlatılmazken, Gaziantep’teki depremden etkilenen camii ve minarelerde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona doğru gelindi. İlçe ve bölge halkı ise İç Kale Cami’nin de restorasyon çalışması yapılarak onarılması için yetkililerden destek beklediklerini dile getirdi.
Gaziantep Valiliği YİKOP tarafından Kültür Katkı Payları Fonu’ndan ayrılan kaynakla, 2014 yılında aslına uygun olarak restorasyonuna başlanılan Araban Raban Kalesi İç Kale Cami, 2018 yılında restorasyon çalışması tamamlanmasıyla Gaziantep protokol üyeleri ve bölge halkının katılımı ile bölge halkının hizmetine sunulmuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel
Özgür Özel, gece saatlerinde X hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi: Diyarbakır’da evladımız Narin’in hepimizi kahreden ölüm haberi ve Tunceli’de 4 askerimizin şehit olması nedeniyle yarın genel merkezimizde 101’inci kuruluş yıl dönümümüz kapsamında önceden planlanan Şevval Sam konserini değerli sanatçımızla görüşerek, fikir birliği içinde ileri bir tarihe erteleme kararı aldık. Hepimizin bir kez daha başı sağ olsun.

Şevval Sam
“EVLATLARIMIZIN ACISINI DERİNDEN HİSSEDİYORUZ”
Şevval Şam da Özgür Özel’in X’teki açıklamasını alıntılayarak; “9 Eylül’de gerçekleştirmeyi planladığımız CHP’nin 101’inci yıl kutlama konserimizi, ülkemizin yaşadığı acı kayıplar ve masum Narin’in vefatı sebebiyle iptal etmiş bulunuyoruz. Kaybettiğimiz evlatlarımızın acısını derinden hissediyor, onların ailelerine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum. Kalbimizdeki bu derin yarayı sararken, daha güzel günlerde bir araya gelmeyi umuyorum. Sevgilerimle” ifadelerini kullandı.
9 Eylül’de gerçekleştirmeyi planladığımız Chp’nin 101.Yıl kutlama konserimizi, ülkemizin yaşadığı acı kayıplar ve masum Narin’in vefatı sebebiyle iptal etmiş bulunuyoruz. Kaybettiğimiz evlatlarımızın acısını derinden hissediyor, onların ailelerine ve tüm sevenlerine sabır… https://t.co/vDcBKguGZR
— Şevval Sam (@sevvalsam) September 8, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün, tek erkekler finalinde ABD’li Taylor Fritz ile İtalyan Jannik Sinner karşı karşıya geldi. Sinner, seyircisi önünde oynayan Fritz’i 2 saat 16 dakika sonunda 6 – 3, 6 – 4 ve 7 – 5’lik setlerle 3 – 0 mağlup ederek kupanın sahibi oldu.
2024 Avustralya Açık Tenis Turnuvası sonrası kariyerindeki ikinci grand slam şampiyonluğuna uzanan 23 yaşındaki İtalyan raket, bu sezon 6’ncı, kariyerindeki 16’ncı tekler şampiyonluğunu elde etti.
Bu heyecanlı maçın Taylor Swift ile Travis Kelce çiftinden Jon Bon Jovi’ye, Eddie Redmayne’den Jon Hamm’e ünlü seyircileri vardı. İşte 2024 ABD Açık Tenis Turnuvası’nın tribününden yansıyan ünlü manzaraları…
Taylor Swift ve Travis Kelce
Eddie Redmayne ve Anna Wintour
Jon Bon Jovi
Matthew McConaughey
Jon Hamm ve Anna Osceola
Justin Theroux ve Nicole Brydon Bloom
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’ye şahsi aracıyla gelen şarkıcı Kıraç, konser alanını bulamayınca yolu ilçedeki vatandaşlara sordu. Ünlü şarkıcı, sosyal medya hesabından konser alanını bulamayınca yaşadıklarını paylaştı.
Kıraç, Havsa’da konser alanını bulamayınca bir vatandaştan, “Selamünaleyküm, ağabey Kıraç konseri varmış ne tarafta?” diyerek yardım istedi.
Şarkıcıyı tanımayan vatandaş, Kıraç’a; “Aşağıda merkez var, terminalin hemen orası” şeklinde cevap verdi.
Ünlü şarkıcının vatandaşla yaşadığı o anlar, sosyal medyada viral oldu.

Konser yerini bulan Kıraç, akşam ise hayranlarıyla buluşarak, sevilen şarkılarını seslendirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yılmaz Erdoğan’ın nikâh şahitliğini yaptığı düğüne Demet Akbağ, Ali Poyrazoğlu, Ezgi Mola, Oya Başar ve Hazar Ergüçlü’nün de aralarında olduğu çok sayıda ünlü katıldı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir Aras; Erling Haaland formasını, teknik direktör Pep Guardiola ve Belçikalı Kevin De Bruyne’ye imzalattı.
8 yaşındaki Emir Aras’ın bu özel anlarını, babası Engin Altan Düzyatan, sosyal medya hesabından paylaştı.
Engin Altan Düzyatan, paylaşıma; “Beni ve oğlumu ağırladığınız için teşekkür ederim. Bizim için inanılmaz bir deneyimdi” notunu düştü.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Komedi unsuru yüksek bir hikayeyi yakında vizyona taşıyacak filme; Burak Elmas, Çelik Erişçi, Fikret Orman, Erkut Usta, Burak Karabacak, Metin Şen ve Ozan Güven gibi alanlarında birbirinden başarılı isimler konuk oldu ve sette eğlenceli anlar ortaya çıktı.

Yılın iddialı komedi filmlerinden olan Leydi Di’nin kadrosunda; Mahir İpek, Özge Özder, Safa Sarı, Bestemsu Özdemir, Arif Pişkin, Celil Nalçakan, Muharrem Türkseven, Hakan Örge, Fırat Topkorur, Ömür Arpacı, Osman Albayrak, Anıl Çelik, Elif Verit, Burak Pamuk, Ekin Pasvanoğlu gibi usta isimler yer alıyor
Dürüst ve sadık bir Yeminli Malî Müşavir olan Nevzat Kesik (Mahir İpek), manevi oğlu muhasebeci Güven (Safa Sarı) tarafından bir dolandırıcılık planının içine düşer. Güven, büyük aşkı Maya (Bestemsu Özdemir) ile birlikte Nevzat’ın müşterisi Aziz’i (Celil Nalçakan) dolandırıp kaçmak için harekete geçer. Ancak Maya’nın çalıştığı Leydi Di Pavyon’unun sakinleri, Aziz’in alacaklıları derken oyun içinde yeni oyunlar kurulur, plan kontrolden çıkar. Haklı haksız, mafya, polis derken büyük ganimet kimde kalacak, Nevzat masumiyetini nasıl ispat edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’dan dünyaya açılan lezzetler bu festivalde
ANTALYA – Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali başladı.
“Antalya’dan Dünya’ya” mottosuyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 3.sü gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılışı Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.
” Türkiye’nin misafir odası Antalya”
Karaalioğlu Parkı’nda düzenlenen açılış töreni töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türk milletinin misafirperverliğine dikkat çekerek, her yıl milyonlarca turist ağırlayan Antalya’nın Türkiye’nin misafir odası olduğunu söyledi. Şahin, şu ifadelere yer verdi: “Milletimizin kültüründe evlerimizde misafire en güzel köşeyi ayırırız. Dünyada misafir odası diye bir kavramı olan başka bir millet var mı, sanmıyorum. En güzel koltukları misafir odamıza koyarız, kapısı bayramdan bayrama misafir geldikçe açılır. Ayrıca en güzel tabakları, bardakları, çanakları misafirimize ayırırız. Türkiye’nin misafir odası da Antalya’dır, çünkü senede yurt dışından 17 milyon misafir ağırlıyoruz, Türkiye’den gelenleri de sayarsak senede 23 milyon misafir ağırlıyoruz. Biz misafirimize odamızı, kalbimizi ayrıca soframızı da açarız. Bizim soframıza misafir geldiği zaman, elimizde ne varsa misafirimize ikram ederiz. Dünyanın en zengin mutfaklarından biri de Türk mutfağıdır. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin tanıtımında şu mottoyu kullanıyor; “Herkes Türk mutfağını sever”, gerçekten herkes Türk mutfağını seviyor. Müthiş zengin bir mutfak. Şimdi Türkiye’nin misafir odasında Türkiye’nin mutfağını kuruyoruz. Antalya’da Halil İbrahim sofrası kuruyoruz, en güzel yemeklerimizle beraber dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Böylece Türkiye’yi dünyaya Antalya tanıtıyor”.
“Artık tropik meyveleri de meşhur olan bir Antalya var”
Foodfest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin Antalya için şart olduğuna dikkat çeken Antalya Valisi Hulusi Şahin, tropikal meyvelerin Antalya topraklarında yetişmesinin ayrıcalık olduğunun altını çizdi. Şahin, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Türkiye’nin gastronomi zenginliklerinin dünyaca tanınması için bu festival önemli bir adım. Ben bazen dostlara tropik meyvelerden hediye gönderiyorum, “İçine kullanma kılavuzu koy, nasıl yiyeceğimizi bilemiyoruz” diyorlar. Ekvator çizgisine bu kadar uzak olup da tropikal meyvelerin yetiştiği tek yer Antalya, nasıl değerli bir yerde yaşadığımızın en güzel örneği. Yeni bir hikaye yazıyoruz, artık tropik meyveleri de meşhur olan bir Antalya var. Bundan yıllar sonra çok farklı ürünler karşımıza çıkacak, böyle bir su böyle bir güneş böyle bir coğrafyası olan Antalya dünyanın en güzel yeridir. Atatürk boşuna dememiş, dünyanın en güzel yerindeyiz ve bunu tanıtım için kullanacağız. Dünyanın en güzel yerine sahip çıkacağız, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir sanayi yapacağız. Denizimizi kumsalımızı şehrimizi ormanımızı suyumuzu koruyacağız.”
“Gastronominin başkenti olmalıyız”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert ise tarımın başkenti Antalya’nın örtü altı tarımda ülke üretiminin yarısını karşıladığına dikkat çekerek, “Antalya’mız yerel mahsulleri, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 18 coğrafi işaretli ürünleri ile turizm, tarım ve ekonomimiz için büyük bir değer sağlamaktadır. Antalya’mızın her zeytin dalı, her narenciye ağacı, her coğrafi işaretli ürünü, milletimizin gücünü ve medeniyetimizin köklü yapısını simgeler. Bu nedenle, Antalya’nın mutfağını desteklemek, sadece bu kenti değil, tüm ülkemizi güçlendirmektir. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gastronomi başkenti olmaya aday olan kadim bir şehirdir” diye konuştu.
“38 tropikal meyve Alanya ve Gazipaşa’da yetişiyor”
İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin bu yılki teması olan tropikal meyvelere vurgu yaparak, yaklaşık 38 tropikal meyvenin Antalya topraklarında üretildiğini kaydetti. Cansel, şöyle devam etti: “Antalya, turizmin ve tarımın başkenti. Yılda 25 milyon turist ağırlayan kentimizde gastronomi severlerin de bir durağı olmasını, kültür sanat anlamında bir destinasyon olmamız hedefiyle bu festivali başlattık. Bu festivalimizde üç gün boyunca 1 milyonu aşkın ziyaretçi ağırlıyoruz. Her yıl bir coğrafi işaretli ürünümüzü tema olarak seçiyoruz. Bu yıl temayı tropikal meyveler olarak belirledik. Antalya’mızda mevsim itibarıyla uygun olan Alanya ve Gazipaşa ilçemizde tropikal meyvelerimiz yetişiyor, yaklaşık 38 tropikal meyve Alanya ve Gazipaşa’da yetişiyor. Biz bu yıl coğrafi işaretli olan Alanya avokadosunu öne çıkarttık. Festivalimize tüm Antalya halkını davet ediyoruz.”
Açılış tropikal meyvelerle
Konuşmalardan sonra protokol üyelerinin avokado, ejder meyvesi, longan, muz, lime limon, yıldız meyvesi, pasiflora çarkıfelek, ananas, guava, mango ve papaya meyvelerinden oluşan tropikal meyveler sepetlerini açmasıyla 3. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali başladı. Ardından Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert ve protokol üyeleri alanda kurulan ve yerel lezzetlerin sunulduğu stantları ziyaret ederek, esnafa hayırlı işler diledi ve vatandaşlarla sohbet etti.
Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Sert, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Kaş Belediye Başkanı Erol Demirhan, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek ve çok sayıda davetli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, aronya hasadına katıldı
YALOVA – Yalova Valiliği koordinesinde düzenlenen Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Festivali, aronya hasadıyla başladı. Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi olan aronyanın hasadı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaşı’ın duasının ardından gerçekleştirildi.
Yalova’da ilk kez düzenlenen Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Festivali çerçevesinde Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde aronya hasadı gerçekleştirildi. 6-7 eylül tarihlerinde düzenlenen festivalin açılış hasadında konuşan Enstitü Müdürü Dr. Yılmaz Boz, aronyanın Türkiye’de ilk kez kivi gibi Yalova’da üretilmeye başladığını söyledi. Boz, ar-ge çalışmalarının sonucunu görmenin de mutluluğunu duyduklarını ifade etti.
Yalova Tarım ve Orman İl Müdürü Selçuk Yaman ise Türkiye’nin yüzölçümü olarak en küçük ili olan Yalova’nın yüzde 62’sinin de orman olduğunu hatırlattı. Bu nedenle ekonomik anlamda birim alandan getirisi yüksek ürünlerin Yalova’da üretilmesi gerektiğini dile getiren Yaman, “Aronya da tıp ki süs bitkileri gibi, kesme çiçek gibi, kivi gibi bitkilerden bir tanesi. 2012 yılında burada Araştırma Enstitüsü bu meyvenin çalışmalarına başladı. Biz de İl Müdürlüğü olarak başladık. İlk parselimizi 10 dekar olarak ilimizde kurduk ve buradan başladık. 2017 ile 2022 yılı arasında aronyaya yaptığımız yatırım yaklaşık 5.9 milyon lira, kamu yatırımı. Burada 144 çiftçimize 369 dekar alanda bahçe tesis ettik. Sadece bununla yetinmedik. 2020 yılında organik olarak bu işi yapalım dedik. Organik aronya ile ilgili 42 tane üreticimizi bu işin içine soktuk. 212 dekar alanda organik aronya üretimi Yalova’mızda yapılmakta. Bu da bizim aronya üretimimizin yüzde 42’lik kısmın denk gelmekte” diye konuştu.
Aronya için meyve suyu sıkıma, kurutma tesislerini de kurduklarını ifade eden Yaman, kendisinden önce Yalova’da görev yapan ve törene katılan İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar’a bugüne kadar yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti. .
Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın duasının ardından kesilen kurdeleyle aronya hasadı yapıldı.
Festival çerçevesinde sonrasında ise Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanına kortej yapıldı. Ardından da meydanda düzenlenen program halk oyunu gösterileriyle başladı.
“Aronyanın memleketi Yalova”
Burada konuşma yapan Yalova Valisi Hülya Kaya, “Aronya Festivali yapmamızın sebebi, aronyanın ilk Türkiye’ye girişi Yalova. Yani memleketi Yalova. Nasıl Kayseri mantısıyla anılıyorsa, diğer bazı illerimizim kendine özel bazı ürünleri varsa Yalova’nın da aronyası var. Buradan yola çıkarak bir festival hazırlığına girdik. Geçen senelerde çok güzel çalışmalar yapıldı. Hep beraber aronyanın yaygınlaştırılması, üreticiyle, toprakla buluşması, tescillenmesi, coğrafi işaretin alınmasıyla ilgili çok büyük emek verildi. Dolayısıyla bu emeği bir şekilde taçlandıralım istedik” dedi.
Kaya, en güzel aronyanın Yalova’da üretildiğini kaydetti.
2 gün sürecek festival boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenmeye devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
63 yaşındaki Safiye Soyman, 24 yıldır MS hastalığıyla mücadele eden oğlu Harun Akaröz’ü 40 gün önce kaybetti.

Evlat acısıyla derin bir üzüntü yaşayan Safiye Soyman, bugün oğlu Harun Akaröz için mevlit okuttu ve yemek dağıttı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

“KÖY HALKI BİZİ YALNIZ BIRAKMADI”
Oğlunun çok sevdiği Ağlasun ilçesi Yeşilbaşköy’ü hiç unutmayacaklarını söyleyen Safiye Soyman, “Vallahi o kadar güzel bir topluluk oldu ki oğlumu yalnız bırakmadılar. Oğlumun vefat ettiği köy Yeşilbaşköy. Kırkını burada yapalım dedik. Allah razı olsun köy halkı bizi yalnız bırakmadı. Binlerce insan geldi. Allah razı olsun, duasını yaptırdık. Evde de biraz sonra mevlit yapacağız, Kur’an-ı Kerim okunacak” dedi.

“NE KADAR SEVİLİYORMUŞ BENİM OĞLUM…”
Ayrıca Soyman, “Gelen bütün köydeki dostlarımız şeref verdiler, Allah razı olsun. Diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Oğlumun mekanı cennet olsun. Zaten biliyorsunuz çok genç vefat etti. Bütün arayan soran herkese, gelen giden herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Oğlumun vefatıyla Türkiye yerinden oynadı, ne kadar seviliyormuş benim oğlum. Allah razı olsun herkesten, çok teşekkür ederim” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aşklarının ilk başladığı zamanlardan bu yana magazin kulislerinin en çok konuştuğu çiftlerden olmayı başaran Kadir Doğulu ile Neslihan Atagül’den son olarak bebek müjdesi gelmişti.

32 yaşında anne olmaya hazırlanan oyuncu Neslihan Atagül’ün karnı günden güne büyüyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADI
Bugün bir paylaşım yapan ünlü oyuncu, annesinin doğum gününü kutladı.

ÖPÜCÜKLERE BOĞDU!
Ünlü oyuncu, annesini öpücüklere boğdu. İşte Neslihan Atagül’ün annesiyle o paylaşımı!

Aşklarının ilk başladığı zamanlardan bu yana magazin kulislerinin en çok konuştuğu çiftlerden olmayı başaran Kadir Doğulu ile Neslihan Atagül’den son olarak bebek müjdesi gelmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinema salonları bu hafta da dopdolu. Hem de 13 yeni filmle. İşte 5 Eylül 2024 Perşembe günü vizyona girmesi beklenen filmler…
Eşkıya
Yavuz Turgul’un yazıp yönettiği, Şener Şen ve Uğur Yücel’in başrol oynadığı 1996 yapımı Eşkıya filmi, hapse düşmesine neden olan arkadaşının peşine düşen bir adamın hikayesini anlatıyor.
Film, vizyona girdiği yıl 2 milyon 600 bin kişilik izlenme oranıyla döneminin rekoruna imza attı.
Her Şey Çok Güzel Olacak
Cem Yılmaz’ın ilk sinema filmi olma özelliğini taşıyan “Her Şey Çok Güzel Olacak”ın yönetmen koltuğunda Ömer Vargı oturuyor.
Başrollerini Cem Yılmaz, Mazhar Alanson ve Ceyda Düvenci’nin paylaştığı komedi ve dram türündeki film, uzun yıllar görüşmeyen iki kardeşin macerasını konu ediniyor.

Gecenin Nakaratı
Romantik komedi türündeki Gecenin Nakaratı filminin yönetmenliğini Jale Atabey üstleniyor. Başrollerinde Buğra Gülsoy, Duygu Mercan ve Aslı Bekiroğlu’nun rol aldığı yapımın konusu kısaca şöyle:
Bora, sokak müzisyenidir. Her akşam İstanbul’un farklı yerlerinde gitar çalıp, o geceyi geçirecek parayı toplamaya çalışır. Bir akşam eve dönerken yolları Ilgaz ile kesişir. Ilgaz kendinden yaşça biraz büyük kocası Teoman’a boşanma davası açmıştır. Teoman yeraltı dünyasından biridir. Ilgaz’ın kendinden boşanmasını asla istemiyordur.
Her Renkte Aşk
Yönetmen koltuğunda Alp Can Yolyapan’ın oturduğu romantik komedi türündeki Her Renkte Aşk filmi, boyacılık yapan üç kız kardeşin hikayesini konu ediniyor. Filmin oyuncu kadrosunda Selçuk Kılıç, Cahit Kayaoğlu ve Özlem Gezgin yer alıyor.

8X8
Haftanın gerilim ve dram türündeki diğer yerli sinema filmi “8X8″in başrollerini Ece Yüksel, Alican Yücesoy ve Halil Babür paylaşıyor.
Genç bir çiftin tatil için kiraladıkları, deniz kenarındaki bir evde yaşananları konu alan filmin yönetmen koltuğunda Kıvanç Sezer oturuyor.
İllegal Aşk
Romantik komedi türündeki İllegal Aşk, aşık olduğu kadın için canını dişine takan bir adamın, istemeden kendisini içinde bulduğu illegal olaylar silsilesini işliyor. Burak Sarımola, Eylül İlbey ve Burak Alka’nın başrolde yer aldığı filmin yönetmenliğini ise Buğra Kekik yapıyor.
Iska
Haftanın belgesel türündeki yapımı Iska, Beşiktaş’ın eski kalecilerinden Fevzi Tuncay’ın, Galatasaray karşısında topu ıska geçmesi sonrası değişen hayat hikayesini konu ediniyor. Yönetmenliğini Mert Erez’in yaptığı belgeselde, çok sayıda futbolcu ve spor yorumcusunun röportajlarına yer veriliyor.

Hellboy: The Crooked Man
Türkçe dublaj seçeneğiyle beyaz perdede izleyicilerin karşısına çıkacak korku ve aksiyon türündeki “Hellboy: The Crooked Man” filminde; Jack Kesy, Jefferson White ve Leah McNamara oynuyor.
ABD, Almanya ve Birleşik Krallık ortak yapımı filmin yönetmen koltuğuna ise Brian Taylor oturuyor.
Cambaz
Osgood Perkins’in yönetmenliğindeki gerilim, korku ve suç türündeki “Cambaz”, bir türlü yakalanamayan ve gizemli metotlarıyla birçok insanın ölümünden sorumlu olan bir seri katili yakalamaya çalışan FBI ajanı Lee Harker’ın tüyler ürpertici soruşturma sürecini anlatıyor.
ABD, Kanada ortak yapımı filmin oyuncu kadrosunda Maika Monroe, Nicolas Cage ve Blair Underwood gibi isimler bulunuyor.
Beterböcek Beterböcek
Tim Burton’un yönettiği korku, komedi ve fantastik türündeki devam filmi “Beterböcek Beterböcek”, yaşanan bir trajediden sonra Deetz Ailesi’nin eve geri dönmesini ve Lydia’nın kızını bulma çabasını beyaz perdeye yansıtıyor.
ABD yapımı filmin oyuncuları arasında Jenna Ortega, Michael Keaton ve Winona Ryder yer alıyor.
Ucube: Son Efsun
Korku türünü sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen yerli yapım “Ucube: Son Efsun”un yönetmenliğini Raziye Sultan üstleniyor.
Özge Soyal, Zehra Fatma Kızıl ve Deniz Erinç’in rol aldığı film, büyücülerin yaşadığı efsunlu köye gelen Melek ve Ufuk çiftinin başından geçen paranormal olayları izleyiciyle buluşturuyor.

İkizler Takımı
Animasyon ve macera türündeki İkizler Takımı’nın yönetmen koltuğunu Philippe Duchene ve Cuvelier Jean-Baptiste paylaşıyor.
Fransa ve Kanada ortak yapımı animasyon film, fantastik yaratıklar ve tehlikeli canavarlarla dolu hayali bir dünyada gizemli bir şekilde kaybolan ikiz kardeşini arayan Zak’ın maceralarını aktarıyor.
Bogey ve Prenses: Gizemli Macera
Animasyon film Bogey ve Prenses: Gizemli Macera, babasının krallığından kaçan Prenses Barbara’nın ormanda başına gelen tatlı maceraları ele alıyor. Rusya yapımı filmin yönetmenliğini Maksim Volkov yapıyor.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erzurum’da yıllardan beridir kesintisiz olarak çıkardığı Fırfirik dergisi ile kent yaşamına mizahi yaklaşımlarla farkındalık oluşturan Gazeteci ve Karikatürist Vedat Refahiyeli, Kültür Yolu Festivali çerçevesinde açtığı Karikatür Evi ile ilgi odağı oldu.
ZİYARETÇİLERLE DOLDU TAŞTI
Erzurum Kalesi’nin olduğu alanda açılan Karikatür Evi ziyaretçilerle dolup taşarken usta gazeteci Vedat Refahiyeli, karikatür meraklılarına atölyesinde bir yanda deneyimlerini aktarırken bir yanda da karikatür çizmenin inceliklerini anlatıyor.


Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de tarihi eserleri gün yüzüne çıkartmak için yapılan çalışmalar aynı anda farklı bölgelerde devam ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde gerçekleşen 3 bin 750 yıl öncesine ait eserlerin görsellerini kamuoyu ile paylaştı.
Kazılarda bulunan silindir mühür, Anadolu’nun doğu ile batı arasındaki ticaret yollarındaki kritik rolü açısından önem taşıyor.
KEŞİF, ANADOLU’NUN TİCARET YOLLARINDAKİ ROLÜNÜ SERGİLEDİ
Bakan Ersoy’un, “Tavşanlı Höyük’te 3 bin 750 yıllık keşif” başlığı ile aktardığı bilgiler şöyle:
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirdiğimiz kazılar, 3 bin 750 yıllık bir silindir mührün gün yüzüne çıkmasıyla Anadolu’nun tarihine yeni bir ışık tuttu. Bu değerli bulgu, Anadolu’nun doğu ile batı arasındaki ticaret yollarındaki kritik rolünü gözler önüne seriyor. Tavşanlı Höyük, kültürel mirasımızın zenginliğini ve çeşitliliğini bir kez daha kanıtladı.
“ÇALIŞMALARA DEVAM…”
Ersoy, paylaşımında Türkiye’nin dört bir yanındaki kültürel değerleri koruma ve geleceğe miras bırakma yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edildiğini belirterek, projede çalışan Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı ve kazı ekibine teşekkür etti.



Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılan Yıldız Sarayı’nı 26 günde 197 bin kişi gezdi.
Pazartesi dışında haftanın her günü gezilebilen Yıldız Sarayı’nda günlük ortalama 7 bin 500 kişi ağırlandı.
Yıldız Sarayı’nı ziyaret edenlerin sayısı, geçtiğimiz hafta sonu ise zirveye ulaştı.
Pazar gününü Yıldız Sarayı’nda tarih ve doğa ile iç içe geçirmek isteyenlerin sayısı 9 bin 584 olarak kayıtlara geçti.
TARİHTE İLK KEZ ZİYARET EDİLİYOR
Uzun yıllar devam eden restorasyon, konservasyon ve peyzaj çalışmalarının ardından müze – saray olarak kapılarını açan Yıldız Sarayı’nda; Büyük ve Küçük Mabeyn Köşkü, Çit Kasrı, Limonluk Kasr-ı Hümayunu, Sultan II. Abdülhamid’in şahsi kütüphanesi ve Has Bahçe tarihinde ilk kez ziyaret edilebiliyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, 1 EYLÜL’E KADAR ÜCRETSİZ ZİYARET EDİLEBİLECEĞİNİ AÇIKLADI
Kapıları dünyaya kapanan ve yaklaşık 100 yıl sonra ziyarete açılan Yıldız Sarayı, Osmanlı Devleti’nin son yönetim merkeziydi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı’nın 1 Eylül’e kadar ücretsiz bir şekilde halkın ziyaretine açık olacağını açıklamıştı. Saray, pazartesi dışında her gün 9.00 – 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.



Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halk oyunları ekipleri ve vatandaşlardan oluşan gruplar Sivas Valiliği ve bazı kurumların organizesinde Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi.
Davul zurna eşliğinde 1058 kişi gruplar halinde Sivas ağırlaması halayını çekti. Halay sırasında güzel görüntüler ortaya çıktı.
Halayın ardından meydanda toplanan bazı vatandaşlar da Sivas yöresine ait halaylar çekti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Magazin Adası’nda yer alan habere, adı sürekli partnerdi Doğukan Güngör ile anılan güzel oyuncunun bir süredir adının aşk dedikodularına karıştığı Ata Ayyıldız ile ilk kez görüntülendi. İkili, önce gün Mardin’deki bir düğüne katılarak samimi görüntüler verdi. Oldukça keyifli oldukları görülen ikili, düğün sonrası sosyal medya hesaplarından bir açıklama ve fotoğraf paylaşmadı.
Sıla Türkoğlu’nun Doğa rolünü oynadığı Kızılcık Şerbeti’nin merakla beklenen yeni sezon çekimleri de geçtiğimiz günlerde başladı.
İşte Sıla Türkoğlu ve sevgilisinden ilk kareler…



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlülerin tatil sezonu devam ediyor.
Ünlü sosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı ise tatili bitmeyen isimlerden biri.
Subaşı bu kez Bali’de…
Ünlü isim kızı Melisa Ilıcalı ile Bali’yi geziyor.
BALİ TATİLİ PAYLAŞIMLARI
Acun Ilıcalı’dan olan kızı ile zaman geçiren Subaşı, Instagram paylaşımlarını da ihmal etmiyor.
Ünlü fenomenin yaptığı paylaşımlar da takipçiler tarafından beğeni yağmuruna tutuluyor.
İşte Subaşı’nın Bali paylaşımları:




Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin konuştuğu olay 21 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşandı. Narin Güran’ın kaybolmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada kolunda diş izlerine rastlanan ağabeyi gözaltına alınmış ancak bir süre sonra serbest bırakılmıştı.

NARİN GÜRAN’IN AMCASI SAMİ GÜRAN GÖZALTINDA!
Arama çalışmalarında 12. güne girilirken Narin’in amcası Sami Güran gözaltına alındı. İddialara göre amca Sami Güran’ın telefonundaki uygulama aracılığıyla tüm mesaj ve aramaları sildiği ortaya çıktı. Sami Güran’ın telefonundaki tüm mesaj ve arama kayıtlarını silmek için özel bir uygulama kullandığı öne sürüldü.
Diyarbakır’da kaybolan Narin her yerde aranıyor! Narin Güran’ın amcası gözaltına alındı | Video
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

DNA NARİN’E AİT ÇIKTI!
Amcaya ait aracın koltuğunda bulunan DNA ile Narin Güran’ın kıyafetleri ve battaniyesinden alınan DNA örneği ise aynı çıktı. Ayrıca amca Sami Güran’ın, Narin’in son görüldüğü andan 15 dakika sonra köyden ayrıldığı ve telefonunun 1 saat boyunca kapalı olduğu iddiası ortaya atıldı.

NARİN GÜRAN’IN BASASI: KIZIMIZI İSTİYORUZ…
Narin’in babası Arif Güran ise son açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Herhangi bir şey söyleyemeyiz. Bugün valilik dese anne, baba, amca, dayı gözaltına alınmış; Doğrudur. Baba burada, anne evde. İfadeye herkes gidiyor, ben bile gitmişim.

Eşim gitmiş, oğlum gitmiş. Bizim köylülerimiz gitmiş. Bu yalan haberlerle artık yemin ederim, kızımızın acısını yaşayamıyoruz. Bizi eziyorlar. Bu sosyal medyada olan bu küfürler ayıptır. Kızımızı istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan, Alaca ilçesine bağlı Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Doç. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam ediyor.

Sağlam bir şekilde bulunan ve aydınlatma aracı olarak kullanılan kandil toprak ve sırlı bir yapıdan oluşuyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“ÇOK ŞEYLERİ ANLAMAMIZI SAĞLADI”
Kalehisar Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Kemal Şahin, 2021 yılında yapılan kazılarda sağlam bir kandil örneğine rastladıklarını belirterek, “Kandil aydınlatma aracı olarak kullanılıyor. Topraktan ve içi sırlı. Benzer örnekleri Kudaabad Sarayı’nda çıktı. Konya Karatay Medresesinde örnekleri sergileniyor. Birebir aynısı olanlar var. Bu yönüyle çok önemli. Ankara’da kale civarında yapılan kazılarda yarım kandil bulundu. O da burada bulunan kandilin benzeri. Burada bulunan bir kandil örneği dahi çok şeyleri anlamamızı sağladı” dedi.

Çorum Müzesi’nde yer alan 1.Alaadin Keykubat dönemine ait kitabe hakkında da açıklamada bulunan Doç. Dr. Kemal Şahin, “Kitabe bize 1.Alaadin Keykubat veriyor. Dönem içerisinde 1.Alaadin Keykubat vizyonu en iyi olan sultanlardan birisidir. Zehirlenerek öldürülmeseydi belki bir Moğol saldırısı olmayacaktı. Belki Anadolu Selçuklu Devleti daha uzun süre yaşacaktı. Ama Anadolu Selçuklularını anlayabilmek içinde 1.Alaadin Keykubat dönemini çok iyi bilmek gerekiyor.

Bu dönem içerisinde çok büyük bir yapılaşma var. Çünkü 1218 ila 1238 yılları çok önemli. Erken dönem yapıları dediğimiz süreçte 12. Yüzyılın sonu 13. Yüzyılın başlarında Anadolu’daki yerel geleneklerin etkileriyle oluşan bir sanatsal anlayış var. Ama 1224’ten sonra kuralların konulduğu geniş yapılar yapılıyor. Bu bağlama düşündüğümüzde 1.Alaadin Keykubat dönemi her yönüyle çok önemli. Bunun için daha geniş bulgulara ihtiyaç var. Kalehisar’ın bunu sağlayabileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce Gündoğdu Mahallesi’ndeki Motorcu Balıkçı Barınağı’nda organize edilen törene, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Belediye Başkanı Rahmi Metin ve diğer ilgililer katıldı.
Rize Belediyesi Halk Oyunları ekibi, folklor gösterisi sundu.
Vali Baydaş, buradaki konuşmasında, “Geçen yılı 22 bin ton avla kapatmış olduk. Bu sene dua ediyoruz. İnşallah bu sezon kazasız, belasız ve bereketli geçsin. Bol, bereketli ürünler alalım. Hem bu işi yapanlar kazansın hem de vatandaşlarımız bol balık yesin.” dedi.
Pasta kesilmesi ve havai fişek gösterisinin ardından balıkçılar “Vira bismillah” diyerek teknelerle denize açıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Camide taziyeleri Turkuvaz Reklam Satış Gurup Başkanı ve İcra Kurulu üyesi Didem Ural Gücüm kabul etti. Cenazeye Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Serhat Albayrak, A Haber Genel Müdürü Abdülhalik Çimen, ATV Genel Müdürü Hacı Ali Türkaslan ve bir çok yönetici ve akrabaları katıldı.

İbrahim Halil Ural’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, Zincirlikuyu Mezarlığı Camii’nden ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında polislerin omzunda cenaze aracına taşındı. Ural sevenlerinin gözyaşları arasında Anadolu Hisarı Mezarlığı’nda toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Polimetil-metakrilat (PMMA) içeren dolgu maddesinin vücutta yayılması, üreme organlarını etkileyebiliyor. Jennifer’ın vakasını inceleyen Dr. Carlos Rios, durumu “yaşam ve ölüm meselesi” olarak nitelendirdi.
17 yaşından beri 30’dan fazla estetik işlem geçiren Jennifer, 2022’de beden dismorfik bozukluğu teşhisi aldıktan sonra operasyonları bıraktı. Şimdi Kolombiya’da rekonstrüktif cerrahi bekliyor.
Jennifer, “Kısıtlamalarım çok ciddi ve geleceğin ne getireceğini bilmiyorum. Herkes duygusal sağlığına dikkat etseydi, estetik işlemler daha az olurdu. Ancak bilinçli yapıldığı sürece plastik cerrahiye karşı değilim,” dedi.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Küçükçekmece’de bir kişinin hayatını kaybettiği, 2’si ağır 51 kişinin yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin savcılığın sevk yazısına ulaşıldı.

METROBÜS DEHŞETİNDE YENİ DETAYLAR
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında savcılığın mahkemeye gönderdiği sevk yazısında soruşturma ve şüphelilerle ilgili detaylar yer aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sevk yazısında, olay tarihinde “M3070” sayılı metrobüsün sürücüsü D.M.Ç’nin, hızını yol yapısına uyarlamadığı, yanlış manevra ve yetersiz frenleme yaptığı gerekçesiyle kusurlu olduğu belirtildi.

Metrobüs sürücülerinin yol çalışmasını rahatlıkla fark edebilecekleri, göze çarpacak ikaz ve işaret levhalarının yeterli olmadığı bildirilen yazıda, yetkili birim sorumlusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Müdürü M.E. ve Müdür Yardımcısı A.Y. ile metrobüs saha amiri olarak görev yapan Ş.Y. ve yüklenici firmanın şantiye şefi M.S.K’nin de kazada kusurlu oldukları değerlendirildi.

5 KİŞİ TUTUKLANDI
Delillerin tamamının toplanmamış olduğu hususuna yer verilen yazıda, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5 şüphelinin tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildikleri bildirildi.
Küçükçekmece’de 1 kişinin hayatını kaybettiği 2’si ağır 53 kişinin de yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen saha amiri Şafak yıldız, metrobüs şoförü Düzgün Murat Çetin, İBB bölge müdürü Murat Er, İBB bölge müdür yardımcısı Ahmet Yıldırım ve firma şantiye şefi Muhammet Sertaç Kazıcı savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildi. 3 kişi ise serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay yerine gelen polis ekipleri, yurt dışına kaçırılma vaadiyle kandırılmış 1’i kadın, 6’sı erkek toplamda 7 göçmen ve kamyonetin şoförünü yakaladı. Polisin geldiğini gören bazı göçmenler kaçmaya çalışırken yakalandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kazada çapa motoru yaklaşık 100 metre sürüklenirken anne Leyla Acar olay yerinde hayatını kaybederken sürücü Orhan Acar ile çocukları Esma ve Muaz Acar olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan çocuklar Esma ve Muaz Acar doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Baba Orhan Acar’ın ise tedavisi sürdüğü öğrenildi. Olay yerine çok sayıda AFAD, UMKE, ambulans, itfaiye ve jandarma ekibi yönlendirilirken kaza yerinde TCDD tarafından konulan ‘Burası hemzemin geçit değildir. Geçmeye çalışma, geçmek tehlikeli ve yasaktır’ yazısı dikkat çekti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SOYADIMI KULLANMASIN, ŞARKILARIMI SÖYLEMESİN”
Kızının düğününe dahi katılmayan ve bu süreçte gözlerden uzak hayatına devam eden Ferdi Tayfur, avukatı aracılığıyla bir açıklama yaparak kızına soyadını kullanmaması ve ticari faaliyetlerinde isim hakkı almak istediğini belirtti. Tayfur’un avukatı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Müvekkilim Sayın Ferdi Tayfur ve kızı Tuğçe Aydın arasında gelişen birtakım özel nedenlerden dolayı müvekkilimizin ‘Tayfur’ soyadının Tuğçe Aydın tarafından gerek görsel gerekse işitsel olarak ticari amaçlarla kullanılmasına ve müvekkilimizin kendisine ait eserlerin Tuğçe Aydın tarafından sosyal medya, dijital mecralar ve sahnelerde okunmasına rızasının olmadığını ve ayrıca Tuğçe Aydın’ın işletmiş olduğu ‘Tuğçe Tayfur Store’ isimli mağazasından kaynaklı müvekkilimizin isim hakkı alacağının bulunduğunu ve gerek müvekkilimiz Sayın Ferdi Tayfur, yeğenleri gerekse akrabaları hakkında sosyal medya ve dijital mecralarda herhangi bir açıklama veya söylemlerde bulunmaması adına Tuğçe Aydın’ı bilgilendirmekle bu açıklamalarımızı da kamuoyuna duyurmaktayız. Yapmış olduğumuz açıklamalara itibar edilmemesi durumunda gerek Tuğçe Aydın gerekse Tuğçe Aydın ile beraber iş yapan ve hareket eden şahıs veya şirketler hakkında tüm yasal haklarımızı saklı tutmakla beraber Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağımızı bildiririz.”
Tayfur, avukatının açıklamasını Instagram hesabından yayınlayarak “Böyle olmasını istemezdim” dedi.


Ecem AltanHaberler.com – Magazin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NECDET SAKAOĞLU ÖLDÜ MÜ?
Alfa Yayınları, Necdet Sakaoğlu’nun vefatıyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Sakaoğlu, yalnızca akademik çevrelere değil, geniş okur kitlelerine de hitap eden çalışmalarıyla tanındı. Coğrafya, kültür ve kent konularını titizlikle işleyerek Türkiye’deki tarih araştırmalarına önemli katkılar sağladı. Onu, tarihe olan sevgisi ve bilgeliğiyle daima hatırlayacağız. Kıymetli yazarımızın ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz” denildi.
NECDET SAKAOĞLU NEDEN ÖLDÜ?
Yerel tarih, kent tarihi, Selçuklu ve Osmanlı tarihi, ayrıca eğitim tarihi konularında önemli çalışmaları bulunan Sakaoğlu, birçok gazete, dergi ve ansiklopedide makaleler yayımlamıştı. Cenazesi, bugün ikindi namazının ardından Amasra şehir mezarlığında toprağa verilecek.
NECDET SAKAOĞLU KİMDİR?
Necdet Sakaoğlu, 29 Eylül 1939 yılında Divriği’nde doğdu. Yerel tarih, kent tarihi, Selçuklu tarihi, Osmanlı tarihi ve eğitim tarihi konularındaki çalışmaları ile bilinen Türk tarihçi, öğretmen ve yazardır.
1939’da Sivas, Divriği’de doğan Sakaoğlu, Divriği Atatürk İlkokulu’nu (1951), Nuri Demirağ ortaokulu (1954), Sivas valisi Muammer Bey’in yaptırdığı öğretmen okulunu (1957) ve en son olarak da, İstanbul Çapa’daki kitabesinde adı “Dârül-Muallimat-ı Aliye” olan Eğitim Enstitüsü’nü bitirmiştir. Tarih, folklor ve edebiyat alanlarında araştırmaları vardır.

Eserleri
Çeşitli gazete, dergi ve ansiklopedilerde makaleleri yayımlanmıştır. Yayımlanmış çeşitli kitapları bulunmaktadır. Bu kitaplardan bazıları şunlardır:
Türk Anadolu’da Mengücekoğulları,
Amasra’nın Üç Bin Yılı,
Osmanlı Eğitim Tarihi.”
Yerel tarih, kent tarihi, Selçuklu, Osmanlı ve eğitim tarihleri konularında çalışmaları olan Sakaoğlu’nun yayımlanmış eserleri
Çeşm-i Cihan Amasra (1966),
Türk Anadolu’da Mengücekoğulları (1971, Ali Naci Karacan Armağanı),
Divriği’de Ev Mimarisi (1978),
Anadolu Derebeyi Ocaklarından Köse Paşa Hanedanı (1984, Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilimler Ödülü),
Tanzimat Tarihi Sözlüğü (1985),
Osmanlı Eğitim Tarihi (1990),
Cumhuriyet Dönemi Eğitim Tarihi (1991),
Osmanlı Kentleri ve Yabancı Gezginler (1995),
Milli Mücadele Albümü (1998),
Bu Mülkün Sultanları-36 Osmanlı Padişahı (1999),
Tarihi, Mekânları, Kitabeleri, Anıları ile Saray-ı Hümayun – Topkapı Sarayı (2002),
İstanbul’un Tarihi Kimliği (2003),
Osmanlı’dan Günümüze Eğitim Tarihi (2003).
Bostanzâde Yahya’nın Târih-i Saf/Tuhfetü’l-Ahbâb adlı eserini, Duru Tarih adıyla günümüz Türkçesine çevirmiştir. (1969, Ali Naci Karacan Armağanı),
Yazıcıoğlu Ahmed Bîcan’ın Dürr-i Meknun’unu yayımlamıştır (1999).
Tanzimat’tan Cumhuriyete TarihSözlüğü
Osmanlı Tarihi Sözlüğü
Süreli yayınlarda yayımlanmış makaleleri vardır.
Atatürk Düşüncesi (1995) Ord. Prof. Reşat Kaynar’la; Binbir Gün Binbir Gece- İstanbul’da Eğlence Hayatının Tarihi (1999); Osmanlı’da Zenaatten Sanata Cilt I: Esnaf ve Zenaatkârlar (1999), Cilt II: Sanatlar ve Sanatkârlar (2000), Osmanlı Dünyasından Yansımalar (2000),
Avrupa Yolunda Bir Padişah; Sultan Abdülmecid (2001),
Derinin Anadolu’da Bin Yıllık Tarihi (2002) Nuri Akbayar’la ortak çalışmalarıdır.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas’ın Altınyayla ilçesinde yer alan ve yaklaşık iki asırlık olduğu tahmin edilen bin mezar taşı, zamanın derinliklerinde gizemini sürdürüyor. İlçe halkı tarafından “Eski Mezarlık” olarak adlandırılan bu alandaki mezarların, tarihi ve kültürel anlamda büyük bir önem taşıyor, ancak mezarların kime ait oldukları ve geçmişleri hakkında pek fazla bilgi bulunmuyor. Kimi iki metreyi bulan taşları görenler hayrete düşüyor. İnsan boyunu aşan mezarlara kimsenin gelip gitmediğini belirten ilçe sakinlerinden 86 yaşındaki Kadir Yılmaz, “Sen öldükten sonra seni kimse hatırlamaz. Gelip giden kimse yok. Bazı taşların üzerinde yazılar var fakat kimse bilmiyor ki yazılar okunsun” dedi.
“Kimsesiz öylece unutulmuş gitmiş”
Buradaki mezarları kimsenin bilmediğini söyleyen Yılmaz, “Buradaki mezarlın bir ucunda sahibi olan yeni mezarlar var. Kimin yattığı biliniyor. Fakat genel itibariyle buradaki mezarlar kimin bilmiyoruz. Yaklaşık iki asırlık bine yakın mezar var. Fakat kimse tam tarihi bilmiyor. Kimse gelip gitmiyor. Buranın tarihiyle ilgili soracağımız kimse de yok ki sorup öğrenelim. Kimsesiz öylece unutulmuş gitmiş. Bazı taşlarla eski tarihlere ait bir şeyler yazılı ama ne yazdığını okuyabilen ve anlayabilen yok” şeklinde konuştu. – SİVAS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’da 2 bin 700 yıllık geçmişe dayanan Aigai Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarına Türkiye’nin farklı üniversitelerinden katılan 22 gönüllü öğrenci, mesleği sahada öğreniyor. Öğrendikleri teorik bilgileri, pratiğe dönüştürme imkanı bulan gönüllü öğrenciler, tarihin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlıyor.
Batı Anadolu’da kurulan 12 Aiol Kenti’nden biri olan, Yunusemre ilçesi Yuntdağı Köseler Mahallesi’ndeki 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip Aigai Antik Kenti’nde, 2024 yılı kazı çalışmaları sürüyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Aliağa Belediyesi’nin de sponsorluğundaki kazılarda, görev alan gönüllü öğrenciler, saha tecrübesi elde ediyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Gönüllüyüz Biz’ projesi kapsamında, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nden 22 öğrenci, kazı alanında çalışmak, saha tecrübesi edinmek ve aldıkları teorik eğitimleri pratiğe dönüştürmek için gönüllü olarak arkeolojik kazılara katılıyor. Öğrendikleri teorik bilgileri, pratiğe dönüştürme imkanı bulan gönüllü öğrenciler, 2 bin 700 yıllık tarihe tanıklık ederek, tarihin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlıyor.
‘BU KAZILARI BİR OKUL OLARAK GÖRÜYORUZ’
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Arkeolojik kazılardaki en önemli unsurlardan biri öğrenciler. Bu kazıları bir okul olarak görüyoruz. Bizim açımızdan öğrenciler aslında eğitimlerinin devamını burada gerçekleştiriyorlar. Buralar, üniversitelerdeki teorik eğitimin pratiğe dönüştürüldüğü yerler. Elimizden geldiğince öğrencilerimizi burada bir okuldaymış gibi yetiştirmek istiyoruz. Onlar artık gelecek nesillerin arkeologları olacak. Bizim çalışmalarımıza devam edecekler. Bu bakımdan çok önemli ve eğitimin bir parçası olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
‘AYDA ORTALAMA 25 BİN ZİYARETÇİ AĞIRLIYORUZ’
Prof. Dr. Sezgin, Aigai Antik Kenti’ni ortalama yılda 25 bin kişinin ziyaret ettiğini belirtip, “Normalde kayıt tutmuyoruz ama kazılarla birlikte kentin tanınırlığı arttıkça ziyaretçi sayımız arttı. Bizim gözlemlediğimiz kadarıyla yıldan yıla ciddi bir ziyaret artışı var. Tahminimce ayda ortalama 25 bin ziyaretçi ağırlıyoruz. Tabii yazın şu an bulunduğumuz sezonda havanın sıcak olması, antik kentin biraz tırmanılması gereken bir yerde olması nedeniyle ziyaretçi sayısı düşebiliyor. Ancak özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında çok ciddi ziyaretçi geliyor” dedi.
Kazılara gönüllü katılan Dokuz Eylül Üniversitesi 2’nci sınıf öğrencisi Hasan Göksu da ilk kazı çalışmasının heyecanını yaşadığını, öğrendiklerini sahada uygulayarak öğrenmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖLÜMÜNE AŞK FİLMİ KONUSU NEDİR?
Altınel ailesinin yanında uzun yıllardır bahçıvanlık yapan Tahsin, evde beş aydır hizmetçi olarak çalışan güzel Ayperi’ye abayı yakar. Ailenin tatile çıkmasıyla, Ayperi’ye açılmakta, aşkını itiraf etmekte zorlanan Tahsin’in aradığı fırsatı ayağına gelir. Fakat ailesiyle gitmeyen evin haylaz oğlu Timuçin’in gece yarısı aniden arkadaşlarıyla birlikte eve gelmesi her şeyi değiştirir. Parti yapacaklardır. Modern kölelerine buyurur; “bu gece sabaha kadar uyumak yok!”.
Timuçin, Tahsin ile Ayperi’ye kötü davranmakla kalmaz, gecenin o saatinde hizmet etmek zorunda bırakır. Burnundan soluyan Tahsin’in eli kolu bağlıdır. Ayperi’nin Tarçın yerine yanlışlıkla elmaların üstüne fare zehri dökmesi olayların çığırından çıkmasına neden olur. Artık Ayperi ve Tahsin 5 kişinin ölümünden sorumlu birer katildirler.
Tahsin ve Ayperi ilk şoku ve paniği atlattıktan sonra cesetleri gömmeye karar verirler. Güya böylece olaydan paçayı sıyıracaklardır. Fakat Ayperi’nin ayarı bozuk refleksleri devreye girer ve her şey o kadar ters gider ki ‘kazara’ ölümlerin ve olayların arkası kesilmez. Tahsin ile Ayperi kendilerini ölümle dans eden, aşka göz kırpan bir oyunun içinde bulurlar. Üstelik başlarına kadın ticareti yapan tuhaf, karanlık kargocular musallat olmuştur. Onları izleyen gizemli yabancı ise olanların üstüne tuz biber eker.
Bakalım Tahsin ile Ayperi giriştikleri ölümcül komik mücadeleden sağ salim çıkabilecekler mi? Tahsin biricik aşkına kavuşabilecek mi?
ÖLÜMÜNE AŞK FİLMİ OYUNCULARI VE KADROSU
Oyuncular: Murat Akkoyunlu, Fulya Zenginer, Suat Zungur, Ayten Uncuoğlu, Bülent Çolak ve Kaan Yılmaz.
Osman DemirHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAYAT FİLMİ OSCAR ADAYI MI?
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin Oscar adayını, Zeki Demirkubuz’un yazıp yönettiği “Hayat” filmi olarak belirledi.

HAYAT FİLMİ KONUSU NEDİR?
Filmde, babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran’la yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.

HAYAT FİLMİ OYUNCULARI KİMLER?
Miray Daner, Burak Dakak, Cem Davran, Umut Kurt, Melis Birkan, Osman Alkaş, Ozan Dağara, Doğu Demirkol, Kayhan Açıkgöz, Muttalip Müjdeci, Seyit Nizam Yılmaz, Berfun Başel, Hande Özen, Özlem Türkad ve Caner Cindoruk bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSMANİYE’de Hacer Cafri (73), 66 yıldır kentin coğrafi işaretli ürün olan Karatepe kilimlerini dokuyor. Cafri, doğal kök boyalarla hazırlanan ve tezgahlarda üretilen kilim dokumayı gelecek kuşaklara aktarmak istediğini belirterek, “El emeği göz nuru, sağlığım el verdiği sürece kilim dokumaya devam edeceğim” dedi.
Kadirli ilçesi Karatepe köyünde yaşayan Hacer Cafri, 7 yaşındayken annesi ve ablalarından kilim dokumasını öğrendi. Kilim dokumayı 66 yıldır sürdüren Cafri, 1972’de kurulan ve halen faaliyetlerine devam eden Karatepe Kilim Kooperatifi aracılığıyla da dokuma sanatını yaşatıyor. Osmaniye‘nin kültürel mirası ve el emeği göz nuru olan ve 2021 yılında da tescil alan Karatepe kilimleri, yüzyıllardır aynı yöntemle yapılarak dokunuyor. Doğal kök boyalarla hazırlanan ve dokuma tezgahlarında hazırlanan el emeği göz nuru Karatepe kilimleri Osmaniye‘nin ulusal ve uluslararası tanıtımında önemli bir rol üstleniyor.
‘ÇOK KİLİM DOKUDUM’
Hacer Cafri, kilim dokumaya 7 yaşında başladığını ve Osmaniye dışında kilim dokumak için kooperatife gelen çok sayıda kişiye kilim dokuma sanatını öğrettiğini söyledi. Annesinin kilim dokuma ustası olduğunu ifade den Cafri, “Annem, ablalarımla kilim dokurdu. Ben de yanlarında bu sanatı öğrendim. Sonra ablalarım evlenip gittiler. Annemle hep kilim dokudum. Şimdiki gibi o zamanlar kooperatif falan yoktu. Biri gelir ‘Bize kilim doku’ derdi. Parasıyla dokur, satardık. Sonra ben evlendim, buraya gelin geldim. Teyzemin oğlu olan kaynım, Karatepe Kilim Kooperatifi’ni kurdu. Burada da çok kilim dokudum” dedi.
‘KOOPERATİF SAYESİNDE ÇOK KİŞİ KİLİM DOKUMA SANATINI ÖĞRENDİ’
Karatepe kilimlerinin zamanla çok ünlendiğini belirten Cafri, birçok sanatçının da köye gelerek kilim dokuduğunu ve onlara öğrettiğini söyledi. Cafri, “Kooperatif kurulduktan sonra buraya sanatçılarımızdan Türkan Şoray geldi, kilim dokudu. Diğer yandan Belkıs Akkale geldi. O da kilim dokudu, buraları gezdi, gitti. Tabii zamanla Karatepe kilimimiz ünlendi. Kaynım, dokuduğumuz kilimleri dış ülkelere götürdü, oralarda da sattı. Kök boyaları için dağlardan çam kabuğu ve zakkum gibi bitkilerden kesip getirdik. Koca koca kazanlarda kaynatıp ipleri boyadık. Hepsini kendi ellerimizle yaptık. Şu anda çevre köylerde kooperatif sayesinde çok sayıda kilim dokuma tezgahları kuruldu. Oralarda da kurslar verilip kilim dokuma sanatı öğretildi. Kooperatif sayesinde çok kişi faydalandı, halen de faydalanıyor” diye konuştu.
‘KİLİM DOKUMAYI ÖĞRENEN BİR KİŞİ AİLESİNİ GEÇİNDİRİR’
Kilim dokumanın öyle bakıldığı gibi zor olmadığına değinen Hacer Cafri, “Zor gibi ama tezgahın başına oturup dokumaya başlarsan hiç zor değil. Şurayı da doldurayım, şu nakışı yapayım derken bakıveriyorsun bitiveriyor. Kolay, zor değil. Parası da bol, kilim dokumayı öğrenen bir kişi ailesini de geçindirir. Benim kocam öleli 40 sene oldu, 4 çocukla kaldım. Ben çocuklarımı kilim dokuyarak kazandığım parayla büyüttüm. Bir kilimi ben 4 günde bitirirdim. Kilim dokumak çok güzel, bir sanat. Ama şimdi çok kilimler dokunuyor, çok kursları var. Bugüne kadar çok kişiye kilim dokuma sanatını öğrettim. Kars’tan, Uşak’tan, Çıldır’dan kilim dokumayı öğrenmek için çok gelen oldu. Hepsine de kilim dokuma sanatını öğrettik” ifadelerini kullandı.
‘EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ ATKISI VE ÇÖZGÜSÜNÜN YÜN OLMASI’
Karatepe Kilim Kooperatifi Başkanı Yüksel Cafri ise Karatepe kiliminin özelliği ve tarihçesi ile ilgili, “Karatepe kilimi 1972 yılında kurulan kooperatif ile başlıyor. Daha önce Hitit döneminde bu yörede dokunan kilimlerin aynısını, kooperatif vasıtasıyla şu anda da dokuyoruz. Kilimimiz en büyük özelliği ise atkısı ve çözgüsünün yün olmasıdır. Boyayı biz kendimiz yapıyoruz. Ana maddemiz olan yün iplerimizi kök boya usulü ile kendimiz boyuyoruz. 2020 yılının 12’nci ayında Türk Patent Kurumuna biz müracaatımızı yaptık ve çok kısa bir zamanda 6 aylık bir sürede 2021 yılının Haziran ayında onaylandı, coğrafi işaret belgesi Karatepe kilimi olarak şu anda tescil belgemizi almış bulunmaktayız. Karatepe kiliminin en büyük özelliği de deseninin bu yöreye ait olması ve rengini vermemesidir” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28 AĞUSTOS ÇARŞAMBA TV YAYIN AKIŞIATV YAYIN AKIŞI
06:20 Bir Küçük Gün Işığı
08:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Sen Anlat Karadeniz
13:00 ATV Gün Ortası
14:00 Mutlu Aile Defteri (Yerli Sinema)
16:00 Alan
19:00 ATV Ana Haber
20:00 Alan
00:20 Safir
03:10 Tatar Ramazan
05:10 Bir Küçük Gün Işığı
KANAL D YAYIN AKIŞI
07:00 Öyle Bir Geçer Zaman Ki
09:00 Neler Oluyor Hayatta?
11:00 Magazin D Yaz
12:00 Kanal D Gün Arası
13:00 Gelinim Mutfakta
16:00 Ayazın Sonu Güneş
17:15 Evrim Akın İle Ev Gezmesi
18:40 Kanal D Ana Haber
20:00 Shrek 2 Yabancı Sinema)
21:30 Shrek 2 (Yabancı Sinema)
23:30 Yalan
02:00 Güneşi Beklerken
04:30 Kalbim Ege’de Kaldı
SHOW TV YAYIN AKIŞI
06:00 Yeni Gelin
08:00 Bu Sabah
10:00 Aile
12:30 Ezgi Sertel İle Gelin Evi
15:00 Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme
18:30 Show Ana Haber
20:00 Güldür Güldür Show
23:45 İyi Aile Çocuğu (Yerli Sinema)
01:30 Kayıp İnci (Yerli Sinema)
03:30 Ezgi Sertel İle Gelin Evi
STAR TV YAYIN AKIŞI
07:00 Güne Başlarken
09:45 Songül ve Uğur İle Sana Değer
13:00 Zahide Yetiş İle Yeniden Başlasak
16:15 Kiralık Aşk
19:00 Star Haber
20:00 Neşeli Günler (Yerli Sinema)
22:00 Nalan (Yerli Sinema)
00:15 Nalan (Yerli Sinema)
02:00 Yalı Çapkını
04:00 Dürüye’nin Güğümleri
05:30 Kiralık Aşk
TV8 YAYIN AKIŞI
06:00 Dizi
07:15 8’de Sağlık
08:30 Doğduğun Ev Kaderindir
09:45 MasterChef Türkiye
13:45 Gazete Magazin Yaz
16:00 Zuhal Topal’la Yemekteyiz
20:00 MasterChef Türkiye
00:15 Zuhal Topal’la Yemekteyiz
02:30 Gazete Magazin Yaz
04:30 Doğduğun Ev Kaderindir
TRT 1 YAYIN AKIŞI
05:50 İstiklal Marşı ve Günün Program Akışı
06:00 Şehirden Uzakta
10:00 Kara Ağaç Destanı
13:20 Lingo Türkiye
14:40 Gönül Dağı
17:50 İddiaların Aksine
18:00 Ana Haber
19:00 Avrupa Konferans Ligi Play Off Karş. “Başakşehir-St. Patrick’s Athletic”
22:00 Şampiyonlar Ligi Play Off Karş. “Slavia Prag-Lille”
00:10 Komşuluk Halleri (Yabancı Sinema)
01:50 Gönül Dağı
04:30 3’te 3
05:30 Şehrime Hoş Geldiniz
NOW YAYIN AKIŞI
08:30 Çalar Saat
10:00 Çağla İle Yeni Bir Gün
12:00 Aşk Mantık İntikam
13:00 En Hamarat Benim
16:15 Fatih Ürek İle Gelin Görümce
19:00 NOW Ana Haber
20:00 Ölümüne Aşk (Yerli Sinema)
22:15 Bizim Köylü (Yerli Sinema)
00:30 Fatih Ürek İle Gelin Görümce
02:45 Mucize Doktor
05:00 Yasak Elma
06:00 Fatih Ürek İle Gelin Görümce
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
Salon’un yıl sonuna kadar ağırlayacağı isimler arasında kökleri Filistin’e uzanan, günümüz avant-pop sahnesinin en ilginç sanatçılarından Lana Lubany; yılın keşfi olmaya aday İngiliz dörtlü OMA; Yunanistan’ın güncel indie-pop öncüsü Monsieur Minimal; elektronik müzikle tutku dolu ilişkisini her notasında hissettiren Hollandalı müzisyen Thomas Azier ve güneşli, hedonist Fransız Rivierası’ndan Bon Entendeur yer alıyor. Bağlamacı ve multi-enstrümantalist Derya Yıldırım’a dünyanın dört bir yanından müzisyenlerin katıldığı saykedelik müzik kolektifi Derya Yıldırım & Grup Şimşek de Salon’un sonbahar programında.
Konser Programı
+1 Komedi Salonu Sunar: Fred Armisen’s “Comedy for Musicians but Everyone is Welcome”
28 Eylül Cumartesi 21.00
29 Eylül Pazar 19.00
Emmy adayı Portlandia dizisinin yaratıcılarından, komedyen, yazar, yapımcı ve müzisyen Fred Armisen, müzikli komedi şovu “Comedy for Musicians but Everyone is Welcome” ile Salon’un sonbahar sezonunu kahkaha ve müzik eşliğinde açılıyor. Saturday Night Live hayranları tarafından 11 sezon boyunca izleyenleri kırıp geçiren taklit ve karakterleriyle hatırlanan Armisen’in komedi kariyerinden önce, Şikagolu post-punk grubu Trenchmouth ve Blue Man Group’la başlayan bir müzisyenlik geçmişi de bulunuyor. HBO’nun Los Espookys (yazar, oyuncu ve yapımcı) ve Our Flag Means Death (oyuncu) dizileri, Judd Apatow’un The Bubble’ı (oyuncu), Amazon’un Forever’ı (oyuncu ve yapımcı), gişe rekorları kıran animasyon filmi Super Mario Bros (seslendirme), kendisine iki Emmy adaylığı getiren IFC şovu Documentary Now (yazar, oyuncu, yapımcı) ve daha pek çok başka yapım Armisen’in imzasını taşıyor. Çok yakında ikinci sezonuyla ekranlara dönecek Netflix hiti Wednesday’de Uncle Fester rolüyle karşımıza çıkacak olan Armisen, yine ikinci sezonunu sabırsızlıkla beklediğimiz bir diğer Netflix yapımı Unstable’da Rob Lowe ile birlikte oynuyor. “Comedy for Musicians but Everyone is Welcome”, Armisen’in müzikal kabiliyetlerini de sergilediği ilk hibrit stand-up komedisi, Netflix’te de yayımlanan Standup for Drummers performanslarına dayanıyor. Bu şovda Salon dostlarını, müzisyen hayatının komik kesitlerine dair kurnaz gözlemler ve şaşılacak derecede iyi bir indie müzik performansı bekliyor. Tamamen İngilizce gerçekleştirilecek performansta çeviri desteği bulunmayacak.

Garanti BBVA Konserleri: Monsieur Minimal
19 Ekim Cumartesi 21.00
Haziran sonunda +1 Sunar: Gezgin Salon Festivali’ne komşudan konuk olan ve kişisel müzik listelerimize hızlı bir giriş yapan, Yunanistan’ın güncel indie-pop öncüsü Monsieur Minimal 2008’de önce Lollipop albümünden “Love Story” ile genç aşıklara eşlik etti. Sahnede geçen uzun yılların ardından gelen ilk albümünden sonra Atina’ya taşınan sanatçının, şehrin karanlık ruhunu müziğine yansıttığı Pasta Flora ve Minimal to Maximal albümleri de burada doğdu, ama onun en karanlık hâlini 2015’te çıkardığı dördüncü albümü High Times’da dinledik; “Gaidadelic” ile ruhumuzun en kuytu köşelerine kadar uzandı. 2020’de gelen “East” ve “hysteria” sözcüklerini birleştirdiği Easteria albümünün ardından, soul, funk, disko ve indie’den ustalıkla ödünç aldığı unsurlarla kariyerinin başat albümlerinden olacağı belli Seven’ı 6 Haziran’da çıkardı. Monsieur Minimal, akılda kalıcı melodileri sevenler için sonbaharda yeniden İstanbul’a, 60 ve 70’lerden alınmış rüya kesitleri, vintage synth ve gitarlar, şehvetli bir vokal ile bu sefer Salon’a geliyor.

+1 Sunar: Thomas Azier
26 Ekim Cumartesi 21.00
Elektronik müzikle tutku dolu ilişkisini her notasında, ağzından çıkan her sözcükte hissettiren Hollandalı müzisyen, besteci ve yapımcı Thomas Azier, aralarında Diplo ve Stromae gibi isimlerin de yer aldığı birçok sanatçıyla çalıştı. Henüz 19 yaşındayken, kendi müzikal kimliğini bulmak amacıyla doğduğu Hollanda’dan Berlin’e taşınan sanatçı, Berlin’in tekno kulüplerinden aldığı ilhamla ilk albümü Hylas’ı 2014’te yayımladı. 2017’de yayımlanan ikinci albümü Rouge’un yaratım sürecinde sonradan taşındığı Paris büyük rol oynadı. Her iki albümü de Hollanda’nın en prestijli müzik ödüllerinden Edison Ödülü’ne layık görülen müzisyenin Paris’ten New York’a, Berlin’den Amsterdam’a uzanan yolculuğu dizüstü bilgisayar ve USB mikrofon ile otellerde ve kiralık dairelerde kaydettiği Stray’e hayat verdi. Love, Disorderly’de kelime oyunlarına başvurdu, A Collection of Broken Ideas’da 20’şer dakikalık iki caz doğaçlamasına yer verdi, The Inventory of Our Desire ile pandemiden çıkışı kutladı. Thomas Azier, beş yıl önce Türkiye’deki ilk konserini verdiği Salon’a dönüyor.

+1 Sunar: Bon Entendeur
1 Kasım Cuma 21.00
2 Kasım Cumartesi 21.00
Saklı kalmış disko klasiklerini bulup çıkarma ve yeniden yorumlamaya hevesli iki arkadaş ve müzikseverin sahne ismi olan Bon Entendeur, güneşli, hedonist Fransız Rivierası’ndan gelen bir müzik kolektifi. 2019’daki çıkış albümleri Aller-Retour, 60 ve 70’lerden şarkıların, dönem politikacılarının demeçleri gibi envai çeşit kültürel malzemeyle birlikte mikslenmiş versiyonlarından oluşuyordu. Bu amatör çalışmaları izleyen albümleri tam bir zaferdi: Bir platin plağa, platin satan “Le temps est bon” teklisi gibi hitlere sahip oldu. Albümü Londra’daki Electric 218K Brixton, Francofolies de Montréal ve France Rock’ın New York Central Park’taki yaz festivalini de kapsayan yok satan bir tur izledi. Dinleyenleri dansa kaldıran, gündüzü geceye çeviren ikinci albüm Minuit’nin ardından Salon’a da konuk olan ikili, iki yıl boyunca yeniden stüdyoya kapandı, Fransa’nın müzik mirasının kuytu köşelerine indi ve on iki şarkıdan oluşan Rivages isimli bir hazineyle gün yüzüne çıktı.

+1 Sunar: Lana Lubany
22 Kasım Cuma 21.00
Kökleri Filistin’e uzanan, Amerikalı fakat İngiltere’de yerleşik, günümüz avant-pop sahnesinin en ilginç sanatçılarından Lana Lubany 90’ların başında doğdu. Klasik müzikten folk ve dream pop’a kadar uzanan müzik merakı onu kendi elektronik prodüksiyonlarını yapmaya yönelten sanatçı Arapça ve İngilizce vokaller üzerine modern dokunuşların öne çıktığı eklektik, iki dilli, alternatif bir pop yapıyor. Lubany’nin alametifarikası olan buğulu sesi onu şimdiden The Guardian, NME gibi yayınların radarına soktu, BBC Introducing’de geniş bir dinleyici kitlesiyle tanıştırdı. 2022’deki teklisi “The Snake” ile Arap ve Batı etkilerini harmanlayan müziğine dikkatleri çekti. Bir sanatçı, söz yazarı ve prodüktör olarak büyümeye, eleştirmenlerden övgüler almaya ve yeni üretimleriyle merak konusu olmaya devam eden Lana, ardından “Sanity” ve “Clones” çok sevildi. 2023’teki ilk kısaçaları The Holy Land ile avant-pop sahnesindeki yerini sağlamlaştırdı.

Derya Yıldırım & Grup Şimşek
23 Kasım Cumartesi 21.00
Bağlamacı ve multi-enstrümantalist Derya Yıldırım, Hamburg’un çokkültürlü bir mahallesinde dünyaya geldi ve ailesinin yanı sıra komşu toplulukların kültür ve müziğinden etkilendi; piyano, saksofon ve gitarın yanında bağlama öğrendi. 2014’te başlayan Derya Yıldırım ve Grup Şimşek birlikteliği, yoluna iki albüm ve bir kısaçalar ile devam etti. Anadolu folk, 1970’ler Türkçe rock, saykedelya, pop ve cazı altın oranda karıştırma becerileriyle Almanya’da müthiş bir üne sahip olan grup, büyük ölçüde davulcu, perküsyoncu, besteci ve marimba sanatçısı Greta Eacott’un katkıları sayesinde, 1960’lar ve 70’lerin Anadolu etkilerini çağdaş bir beste ve ritim yaklaşımıyla yorumluyor. Bu yaz Big Crown Records ailesine katılan ve 2025 baharına yeni albümlerinin müjdesini veren, dünyanın dört bir yanından müzisyenlerin katıldığı saykedelik müzik kolektifi Derya Yıldırım & Grup Şimşek şimdi ise büyük Amerika turunun hemen ardından ve yeni albümün hemen öncesinde Salon’da.

+1 Sunar: OMA
7 Aralık Cumartesi 21.00
Hip-hop’a büyük bir tutkuyla yaklaşıyor olsa da enstrümanların başrolde olduğu müzikleri Wax Poetic’e veya İngiltere’nin meşhur trip-hop akımına da göz kırpan OMA, İngiltere’nin zengin müzik sahnesinin yeni cevherlerinden. Yaratıcı enerjileri enstrüman hakimiyetlerinde zirve yapan İngiliz dörtlü OMA sektörde tek başına yürümeyi tercih etti, müzikal yolculuklarına Instagram ve TikTok’ta viral olan Dr Dre, Nas, MF DOOM, Lauryn Hill, 2Pac ve pek çok başka hip-hop efsanesinden klasik parçaların yeniden yorumlarıyla adım attı. Bir fırtına etkisi yaratan bu cover’ları ilk albümleri Bread ’n’ Butter’a hayat verdi. Albümü Taboo (Black Eyed Peas), Harry Mack, Shing02, SiR ve güneyli hip-hop efsanesi Bun B gibi sanatçılarla sahne performansları ve işbirlikleri izledi. Yılın keşfi olmaya aday OMA, herkesi şaşırtacak ve bir o kadar da eğlendirecek bir performansla Salon sahnesinde olacak.
REKLAM28 Eylül 2024 Cumartesi+1 Komedi Salonu Sunar: Fred Armisen’s “Comedy for Musicians but Everyone is Welcome”29 Eylül 2024 Pazar+1 Komedi Salonu Sunar: Fred Armisen’s “Comedy for Musicians but Everyone is Welcome”19 Ekim 2024 CumartesiGaranti BBVA Konserleri: Monsieur Minimal26 Ekim 2024 Cumartesi+1 Sunar: Thomas Azier1 Kasım 2024 Cuma+1 Sunar: Bon Entendeur2 Kasım 2024 Cumartesi+1 Sunar: Bon Entendeur22 Kasım 2024 Cuma+1 Sunar: Lana Lubany23 Kasım 2024 CumartesiDerya Yıldırım & Grup Şimşek7 Aralık 2024 Cumartesi+1 Sunar: OMA
BİLETLER 29 AĞUSTOS’TA SATIŞTA
Salon İKSV’nin sonbahar sezonu biletleri 28 Ağustos Çarşamba günü saat 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 29 Ağustos Perşembe günü saat 14.30’da genel satışa açılacak. Biletler Passo’dan ve İKSV gişesinden (pazar günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) alınabilecek.
Öğrenci bileti fiyatları Eczacıbaşı Genç Bilet projesi kapsamında 20 TL olacak.
Mastercard® sahiplerine yıl boyunca Salon İKSV etkinlikleri %10 indirimli.
Garanti BBVA kredi kartlarıyla Garanti BBVA Konserleri kapsamında gerçekleşecek Monsieur Minimal konserinde tam bilet kategorisinden 2 bilet alan ilk 100 kişi, %50 indirimden faydalanacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müze, bilgisayar sanatının öncü isimlerinden Vera Molnár’ın sanatsal pratiğine odaklanan yeni bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
19 Eylül’de açılacak Vera Molnár’ın İzinde sergisi, sanatçıdan ve onun çığır açan çalışmalarından ilham alan 15 güncel sanatçının eserlerini bir araya getiriyor.
REKLAM
Aralarında Antoine Schmitt, Refik Anadol, Erwin Steller, Mark Wilson ve Casey Reas’ın bulunduğu sanatçıların, Molnár’ın çalışma yöntemlerini kullanarak veya görsel dünyasına atıfta bulunarak video ve artırılmış gerçeklik gibi modern medya araçlarıyla ürettikleri eserler, Vera Molnar’ın eserleriyle birlikte sanatseverlerin karşısına çıkacak.
Arno Beck, Aurèce Vettier, Iskra Velitchkova, Mario Klingemann, Nake Frieder, Patrick Lichty, Samuel Yan, Snow Yunxue Fu, Tamiko Thiel ve U2P050, sergide eserleriyle yerini alan diğer sanatçılar.
DİJİTAL SANATIN İKONİK ÖNCÜSÜ: VERA MOLNÁR
1960’larda basit algoritmalarla deneysel çalışmalar yaparak sistematik görsel serilerinin çizimlerini yapan Vera Molnár, Sorbonne Üniversitesi’nin bilgisayar merkezinde yaptığı çalışmalarla, dijital işler üreten ilk sanatçılardan biri oldu.
1970’lerden itibaren delikli kâğıtlar üzerine plotter çizimleri yaptı, sanatçı olan eşiyle beraber Fortran programlama dilinde yazılan benzersiz bir sistem olan ve algoritmada “%1 düzensizliğe” izin veren “Molnárt sistemi”ni geliştirdi. Molnár bu sistemi plotter çizimlerine ve daha sonra grafik ve resim serilerine de uyguladı.
Molnár’ın seçtiği ustaların çalışmalarından esinlenen Hommage serileri ise Cézanne’ın Mont Sainte-Victoire adlı eseri, Dürer’in Melancolia I’inden alıntılanmış sihirli kare çeşitlemeleri ve Klee, Monet, Mondrian ve Malevich eserlerinin yeniden yorumlamalarından oluşuyor.
Geçtiğimiz yıl 99 yaşında hayata veda eden Vera Molnár’a bir saygı duruşu niteliğindeki Vera Molnár’ın İzinde, Pera Müzesi’nin bir diğer yeni sergisi Hesaplar ve Tesadüfler’le eş zamanlı olarak, 19 Eylül 2024 – 26 Ocak 2025 arasında sanatseverlerle buluşacak.
Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10.00-19.00, Pazar günleri 12.00-18.00 saatleri arasında gezilebilir. Cuma günleri “Uzun Cuma” kapsamında 18.00-22.00 arası tüm ziyaretçiler, Çarşamba günleri ise “Genç Çarşamba” kapsamında tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ödüller, 23 Eylül Pazartesi günü düzenlenecek törenle sahiplerine sunulacak.
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 23-29 Eylül’de gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 Eylül’de Türk müziğinin güçlü sesi Sertab Erener, 6 Eylül’de Kuzeyin Oğlu Volkan Konak ve 7 Eylül’de Türk pop müziğin yıldız ismi Hande Yener Maximum Uniq Açıkhava sahnesinde olacak. 8 Eylül’de unutulmaz şarkılarıyla Serdar Ortaç, 13 Eylül’de başarılı grup Dolu Kadehi Ters Tut ve 14 Eylül’de yeni sahne konsepti ‘Erol Evgin’le Dans Et’le Erol Evgin konser maratonuna devam edecek. 18 Eylül’de eğlenceli sahnesiyle Şevval Sam, 20 Eylül’de şarkıları ve yorumuyla son döneme damga vuran Melike Şahin, 21 Eylül’de tüm zamanların en iyi Dj’lerinden Carl Cox ve 29 Eylül’de Türk popunun yıldız ismi Kenan Doğulu Maximum Uniq Açıkhava’da sevenleriyle buluşacak.
REKLAM
TİYATRO DANS VE MÜZİK
Maximum Uniq Açıkhava’da tiyatro oyunları, müzikal ve dans gösterileriyle eğlence katlanacak. 5 Eylül’de şöhreti sınırları aşan Anadolu Ateşi, 16 Eylül’de Şener Şen’in başrolünde yer aldığı Zengin Mutfağı, 19 Eylül’de etkileyici hikayesiyle Hamiyet Müzikal, 25 ve 30 Eylül’de Demet Akbağ ve Salih Bademci’nin yer aldığı kadrosuyla Aydınlıkevler Maximum Uniq Açıkhava’da olacak.

BEYNELMİLEL BİR BULUŞMA
Beynelmilel Bir Buluşma isimli etkinlikle Selda Bağcan, Kym Mazelle, Kum ve Dj Artemis 28 Eylül’de Maximum Uniq Açıkhava’da, farklı müzik tarzlarının ve kültürlerin buluştuğu sıra dışı bir buluşmaya imza atacak.

MAXIMUM UNIQ AÇIKHAVA EYLÜL AYI ETKİNLİKLERİ
1 EYLÜL PAZAR… POSTMODERN JUKEBOX
3 EYLÜL SALI… SERTAB ERENER
5 EYLÜL PERŞEMBE… ANADOLU ATEŞİ
6 EYLÜL CUMA… VOLKAN KONAK
7 EYLÜL CUMARTESİ… HANDE YENER
8 EYLÜL PAZAR… SERDAR ORTAÇ
13 EYLÜL CUMA… DOLU KADEHİ TERS TUT
14 EYLÜL CUMARTESİ... EROL EVGİN’LE DANS ET
16 EYLÜL PAZARTESİ… ZENGİN MUTFAĞI
18 EYLÜL ÇARŞAMBA… ŞEVVAL SAM
19 EYLÜL PERŞEMBE... HAMİYET MÜZİKAL
20 EYLÜL CUMA… MELİKE ŞAHİN
21 EYLÜL CUMARTESİ… CARL COX
25 EYLÜL ÇARŞAMBA… AYDINLIKEVLER
28 EYLÜL CUMARTESİ… SELDA BAĞCAN
29 EYLÜL PAZAR… KENAN DOĞULU
30 EYLÜL PAZARTESİ… AYDINLIKEVLER

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SENİN VE EVLİ OLDUĞUN ADAM İÇİN HAZIRLADIĞIM VİDEO DURUYOR”
Deniz’in ailesini silmesine sinirlenen kız kardeşi Güler, gelinlerini suçlayarak “Türlü oyunlarıyla ağabeyimi bizden uzaklaştırdı” dedi. Özcan Deniz de kardeşine sinirlenerek akşam saatlerinde “Evet Yurda Hanım! Akşamı bekle birtanem” diyerek gözdağı verdi. Ünlü şarkıcı gece yarısı yeni bir paylaşım yaparak “Beni durdurdular. Sen her zaman ailenin en saygısızı ve en sinsisiydin. Kendin gibi biriylesin ve oğluna dua et. Ama merak etme! Senin ve birlikte olduğun o evli barklı adam için hazırladığım video duruyor ve bir saygısızlığını daha bekliyor” ifadelerini kullandı.

NE OLDU?
İlk evliliğinden dünyaya gelen oğlu ile yeni eşi Samar Dadgar ile fotoğrafını yayınlayan Özcan Deniz, “Sizi çok seviyorum. Canım oğlum benim, canım karım. Canımsınız. Ben artık kim için yaşadığımı biliyorum ve de çok mutluyum. Hiç olmadığım kadar da hafif ve güçlüyüm. Strese girmek isteyen girebilir” diyerek aile üyelerine sırtını döndüğünü duyurdu.
KIZ KARDEŞTEN GELİNE SUÇLAMA: OYUNLARIYLA AĞABEYİMİ BİZDEN SOĞUTTU
Ağabeyinin paylaşımının ardından sinirlenen Yurda Güler, Deniz’in eşi Samar Dadgar’ı hedef alarak şunları söyledi: “İşin aslı şudur ki: Birinci evliliği bitmeden İran’dan buraya meşhur olmak ve ona ulaşmak için gelen bu kızı, biz hiç tasvip etmedik, daha da detayına onu yaralamamak için girmeyeceğim. Bu kız türlü şekilde oyunlarla, çok zekice hamlelerini, bize ağabeyimin düşman olmasını sağladı ve kışın ortasında annesini ve kız kardeşini evden kovdurttu ki; biz o dönemde ağabeyimin evinde onunla yaşamaya muhtaç olduğumuzdan değil; yine yaşı küçük bir kızla yaptığı, olmayacak bir evliliği, birbirlerine girerek sonlandırdıkları, boşanma sürecinde onu ve Kuzeyi yalnız bırakmamak içindi. Bizi kovduran kız şimdi de, ailesini tamamen uzaklaştırdı!”

“FİGÜRAN OLMAK İÇİN GELEN KIZI HAYATININ BAŞROLÜ YAPTI”
“Bu kadının tesiriyle ailesini düşman bilen yaşının getirdiği yaşlanma hissinin verdiği her erkeğin yaşadığı dönemsel buhran ve bunalımını bir yardım alarak sonlandırmasının, hep aynı şeyleri yaşamaması açısından yararlı olacağını düşünüyorum. Filmlerinde figüran olmak için İran’dan buraya gelmiş, kendinden yaşça küçük bir kızı kendinin hayatının başrolü yapmış olabilir ama bir önceki evliliğinde olduğu gibi, kendi çizgisinde olmayan yaşça küçük bu kızların ona yaşattığı her olumsuzluğu aile olarak o tek başına yaşamadı, hep beraber yaşadık!”
GELİNDEN, GÖRÜMCEYE CEVAP: BENİM GÜCÜM SİZİN KARANLIK YANINIZA YETMEZ
Yurda Güler’in sözlerine cevap veren Özcan Deniz’in eşi Samar Dadgar ise Instagram hesabından cevap vererek “O seviyeye düşmeyeceğim. Sizle sizin gibiler uğraşsın. Benim gücüm sizin karanlık yanınıza yetmez. Başta sona iftira ve yalan dahasını kuracak kadar vakit ayıramam mutluluğumla meşgulüm. İsteyen istediğini desin, konuşsun. Benim tek bir bildiğim var beni bilen, seven ailem. (Özcan ve Kuzey) Gerisi sizin olsun” dedi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönem şarkıları ile adından oldukça söz ettiren Nadide Sultan, 2014 yılında film ve reklam yönetmeni Hakan Yonat ile evlenmiş ardından bir de çocuk sahibi olmuştu. İşine eski temposunda devam etmeyen Nadide Sultan zamanının çoğunu oğlu Kaan’a ayırdı.
10 YIL SONRA
Ünlü şarkıcı, önceki gün evliliğinin 10. yılını kutladı. Tam 10 yıl önce eşi ile aynı yerde evlendiklerini dile getiren Nadide Sultan, “Eşim bana çok özel bir sürpriz hazırladı. Haberim olmadan planlamış.10 yıl sonra aynı yerde hem tatil yaptık; hem de evlilik yıldönümümüzü kutladık” dedi.
Duygu dolu anlar yaşayan çift, objektiflere poz vererek o anı da ölümsüzleştirdi.
Bu özel günde duygularını kâğıda döken ve yazdığı mektupla eşine teşekkürlerini sunan Nadide Sultan “Teknoloji ilerlese de birden aklıma mektup yazmak geldi. Hayatımda olduğu için, varlığı için, sayesinde anne olduğum için çok teşekkür ettim. Duygularımı yazıya dökerek bu mektubu kendisine verdim” dedi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönem İbo Show’un en dikkat çeken oryantallerinden Didem Kınalı, 2022 yılında Cihangir’de dubleks daire satın almıştı.
O dönem açıklamalar yapan Kınalı “Mütevazi bir ev ve içi harap durumda. Köpek bağlasan durmaz. Evin rayiç değeri belki 300 bin TL bile değil ama Cihangir’in acayip bir semt olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Fırsatçılar bir milyon TL’den kapı açıyorlar. O fiyata bulursanız öpün başınıza koyun. 1 artı 1 evlerin kirası 16 bin TL. Bir yıldır araştırıyorum ancak bütçeme uygun bir ev bulabildim. Son kuruşuma kadar ev için verdiğimden evin içerisini yaptıramadım” demişti.
Kınalı aldığı evi yavaş yavaş yeniledi ve kendi tarzına göre dekore etti. Kınalı 2 katlı 3 odalı evinin kapılarını da Evrim Akın’a açtı.
MİMAR TUTTU
Oryantal olarak tanınan Kınalı evinin içini mimarla anlaşarak dekore ettiğini açıkladı. Ancak ünlü isim mimarla sorunlar yaşadığını da söyledi.

Tadilat yaptırırken evi de baştan yaratan Didem Kınalı’nın gold detaylara sahip evinin balkonunu da çok dikkat çekti.

Evin, İstanbul manzarasıyla büyüleyen balkonunun oldukça huzur verdiğini söyleyen şarkıcı, eve 3 ay önce taşındığını da söyledi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yıllar sonra yarım kalan aşklarını tamamlamak için tekrardan evlenen Jennifer Lopez ile Ben Affleck’in aylardır ayrılık haberleriyle gündeme geliyor.
Büyük umutlarla evlnen Jennifer Lopez ile Ben Affleck, iki yıllık evliliklerini sonlandırma kararı aldı. 20 yıl sonra bir araya gelen çiftin neden ayrıldığına dair birçok iddia ortaya atıldı.

Lopez, düğün törenlerinin yıl dönümüne denk gelen Salı günü, Los Angeles’taki mahkemeye başvurarak Ben Affleck’e boşanma davası açtı.
LOPEZ’İ ALDATTI
Page Six’in haberine göre, Ben Affleck, Lopez’i değiştiğine inandırdı.
İddiaya göre Ben Affleck ünlü şarkıcı Jennifer Lopez’i, siyasetçi Robert Kennedy’nin 36 yaşındaki kızı Kick Kennedy ile aldatıyor.
Kick Kennedy 1963’te uğradığı suikast sonucu öldürülen ABD Başkanı John F. Kennedy’nin yeğeni Robert Kennedy’nin kızı.




Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Özge Özpirinçci, uzun süredir birliktelik yaşadığı meslektaşı Burak Yamantürk’le 2021 yılında evlendi.

Bu mutlu evliliklerini sürdüren Özge Özpirinçci ve Burak Yamantürk, ilk çocukları Mercan’ı aynı yıl kucaklarına aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

EŞİYLE FOTOĞRAFINI PAYLAŞTI
Ünlü çift, bugün aşk dolu bir paylaşım yaptı. Özge Özpirinçci, eşi Burak Yamantürk’le fotoğraflarını paylaştı.

“BÜYÜLENDİĞİM MANZARA”
Özpirinçci paylaşımının altına, “Bu yaz da görünce büyülendiğim bir manzara! Arkamızda da kayalıklar işte…
” notunu ekledi.

Ünlü oyuncu Özge Özpirinçci, uzun süredir birliktelik yaşadığı meslektaşı Burak Yamantürk’le 2021 yılında evlendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıya, ilçe Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı, AK PartiKarabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, CHP Karabük MilletvekiliCevdet Akay, Belediye Başkanı Elif Köse, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar ile çeşitli dernek, vakıf, STK ve oda başkanları katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Elif Köse, “UNESCO’ya dahil edilişimizin 30’uncu yılı ve bu döneme tanıklık ettiğimiz için ben kendi adıma çok şanslı hissediyorum. Bu anlamlı tarihi 3 gün boyunca dolu dolu etkinliklerle süslemek istedik. Bu dönemde görevde olan sizlere Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüzle birlikte kafa yorduğumuz birtakım projeleri düzenlenen bu toplantı ile önermek istedik” dedi.
Başkan Köse’nin konuşmasının ardından Belediye’nin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Bahadır Acar, hazırladıkları projelerin detaylarını içeren bir sunum yaptı. Acar, projelerin ilçenin kültürel mirasını koruma ve tanıtma amacı taşıdığını belirtti. Sunumda, 30’uncu yıla özel olarak planlanan etkinlikler, sergiler, kültürel festivaller ve eğitim programları gibi çeşitli projeler hakkında bilgiler verildi.
Sunumda ayrıca, ilçenin kültürel mirasını daha kapsamlı bir şekilde tanıtmayı hedefleyen müze projeleri de ele alındı. Müze Bilimci Selmin Kangal, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliklerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak için yeni müze projelerinin detaylarını paylaştı. Bu projelerin, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin ilçenin tarihine ve kültürüne dair daha derinlemesine bilgi edinmelerini sağlayacağı ifade edildi.
Toplantıda katılımcılar, 30’uncu yıla özel projelerin uygulanabilirliğini ve etkisini tartışarak, ortak bir yol haritası oluşturma yönünde fikir alışverişinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi önünde gerçekleşen sergide, denetimli serbestlikten yararlananların, “Sıfır Atık Projesi” kapsamında atık malzemelerden yaptığı eserler yer aldı.
Açılış töreninde konuşan Fethiye Cumhuriyet Başsavcısı Günşafak Karartı, “özgürleşen eller” temalı serginin toplumsal farkındalık yaratmak için düzenlendiğini söyledi.
Yükümlülerin geri dönüşüm malzemelerinden ürettikleri el ürünleri sergisinin çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlarken, toplumsal dayanışmayı da artıran anlamlı bir etkinlik olduğunu belirten Karartı, “Bu tür projeler, hem bireylere hem de topluma olumlu etkiler bırakırken geleceğe dair umudumuzu arttırmaktadır.” ifadesini kullandı.
Fethiye Denetimli Serbestlik Müdürü Mesut Akdülger ise projenin amacının haklarında denetimli serbestlik kararı bulunan kişilerin, boş zamanlarını verimli değerlendirmelerini sağlamak olduğunu belirtti.
Törene Fethiye Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak filmleri belli oldu. 16 kategoride Altın Koza Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak 11 film, Feride Çiçekoğlu, Janet Barış ve Mehmet Açar’dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu belirlendi.
11 film yarışacak
Bu yıl jüri karşısına, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğiniz Gibi Değil”, Erkan Tahhuşoğlu’nun “Döngü”, Türker Süer’in “Gecenin Kıyısı”, Hikmet Kerem Özcan’ın “Hakkı”, Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Burak Çevik’in “Hiçbir Şey Yerinde Değil”, Ceylan Özgün Özçelik’in “On Saniye”, Doğuş Algün’ün “Ölü Mevsim”, Zeynep Köprülü’nün “Su Yüzü”, Orhan İnce’nin “Umut” (Hevi) ve Gürcan Keltek’in “Yeni Şafak Solarken” adlı filmleri çıkacak ve sinemaseverlere Altın Koza heyecanı yaşatacaklar.
Türkiye’de ilk kez Adana’da
Eylül’de Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak “Gecenin Kıyısı” ve “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Karlovy Vary Film Festivali’nde gösterilen “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ve Locarno Film Festivali’nin Ana Yarışması’nda gösterilen “Yeni Şafak Solarken”, Türkiye’de ilk kez Adana’da izleyici karşısına çıkacak.
“Döngü”, “On Saniye”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hevi) dünya prömiyerlerini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaparken, finalistlerden ayrıca, “Gecenin Kıyısı”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hevi) da yönetmenlerin ilk uzun filmleri olarak festivalde seyirciyle buluşacak.
En iyi filme 1,5 Milyon TL
En İyi Film Ödülü’nün 1 Milyon 500 Bin TL para ödülüyle destekleneceği Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jürisinde, oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile film eleştirmeni ve küratör Müge Turan yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Atina Uluslararası Aylık Sanat Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” dalında yarışan “Türkan: Bir Bilim Kadınının Öyküsü” belgeseli, kategorideki en iyi 3 filmden biri olarak seçilirken, festival komitesi tarafından Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.
Belgeselin yapımcılığını üstlenen ve senaryo ile seslendirmesine de imza atan gazeteci, yazar ve yapımcı Özlem Özdemir, Türkan Saylan’ın dünyaca tanınması gereken bir bir isim olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:
“Öncelikle bu haberin beni ne kadar mutlu ettiğini anlatmaya kelimeler yetmez. İlk yapımcılık deneyimimin bana uluslararası bir festivalde onurlandırılmasını hiç beklemiyordum. Ama en çok da bunun Türkan Saylan’ı anlattığım belgesel ile olması çok kıymetli, kariyerimde mihenk taşı oldu, Türkiye için de gurur verici olduğunu düşünüyorum.”
Belgeseli Cumhuriyet’in 100. yılı için ÇYDD desteğiyle hazırladığını belirten Özlem Özdemir, şöyle devam etti:
“Filmi uygun olduğunu düşündüğüm yerli ve yabancı epeyce festivale gönderdim ama amacım ödülden ziyade insanların Türkan Saylan’dan haberdar olmalarıydı. Bu konuya katkım olduğu için gururluyum. Fikirden yapım aşamasına kadar heyecanımı paylaşan ve yapımının destekçisi olan ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’e bir kez daha teşekkür ederim. Bu yıl yarışmalarda şansının daha çok olabilmesi adına filmi teknik anlamda baştan sona yeniden yaptırdım. Bu konuda şahane bir işe imza atan ve desteğine minnet borçlu olduğum yönetmenim Gülay Ayyıldız Yiğitcan’ın hakkı ödenmez. İki kadın güçlerimizi birleştirdik ve kendi olanaklarımızla Türkan Saylan’a yakışan bir belgesel ortaya çıkardık. Cumhuriyetimizin 100. yılı için ‘Cumhuriyet’in Öncü Kadınları’ adlı bir marka yarattık, bu markanın ilk üretimi ‘Cumhuriyet’in Öncü Kadınları Sergisi’ idi. Türkan Saylan da bir Cumhuriyet kadını olarak serginin parçasıydı. O sergi ve esasen markanın yaratım sürecini de yine çok başarılı kadın olan Açık Holding Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Şehrinaz Kartal Koşbay ile birlikte yaptık. Bu belgesel de o markanın bir ayağı oldu diyebiliriz. 2025’te markamızla birlikte yine kadınların sesi olmak için yeni projelerimiz olacak. Ben Cumhuriyet’i inşa eden kadınların öykülerini anlatıyorum ama ne mutlu ki benim etrafımda da Cumhuriyet’i yükselten kadınlar var ve birlikte bizim hikayelerimizi yazıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dini, askeri ve ekonomik açıdan kendi döneminin önemli yerleşim yerlerinden olduğu belirtilen Şapinuva’da çıkan 4 bin civarında tablet, yaklaşık 3 bin 500 yıl öncesinden devletin idari yapısı, halkın günlük yaşamı ve kültürel alışkanlıkları hakkında bilgi veriyor.
Hititlerin Hattuşa’dan sonraki önemli kentlerinden biri olan Şapinuva’da 1990’da başlayan arkeolojik kazılar, Hitit Üniversitesi bünyesinde devam ediyor.
Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Önder İpek başkanlığında, arkeolog, filolog ve zooarkeologlardan oluşan kazı ekibi, Hititlerin henüz bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla kazı çalışmalarını sürdürüyor.
Kazı Başkanı Önder İpek, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Genel Müdürlüğünün izniyle kısa süre önce kazı sezonuna başladıklarını söyledi.
Geçen yılki kazılarda silo olabileceği değerlendirilen yaklaşık 3 bin 300 yıllık yapı ile bazı işlik yapıların bulunduğunu hatırlatan İpek, bu yıl da kazı çalışmalarında “Hitit silosu” adını verdikleri bölgenin kuzeyine yöneldiklerini anlattı.
İpek, “Şapinuva kentinde, ‘atölyeler, işlikler mahallesi’ olarak adlandırdığımız bölümün kuzeyinde de işlik, atölye olup olmadığını görmek üzere çalışmaya bu alanda başladık. Daha önceki yıllarda yapılan jeofizik çalışmalarına dayanarak bu bölgeye yöneldik. Çalışmalara 4 açma ile başladık ve süreç devam ediyor. İnşallah umduğumuz gibi devam edecek.” dedi.
Şapinuva’da 34 yıldır yapılan kazılarda tarihe ışık tutacak bulgulara ulaşıldığının altını çizen İpek, “Şapinuva kazıları Prof. Dr. Aygül Süel’in ilk kazı çalışmalarıyla başladı. Burada Hitit dönemine ait önemli yapılar, kutsal alan, kurban çukurları açığa çıkarıldı. Bu nedenle diğer Hitit kentlerinden daha farklı bir kent olduğunu, hatta yazılı kaynaklara göre de ikinci bir başkent olduğunu söyleyebileceğimiz bir alanda çalışıyoruz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ortaokul yıllarında tiyatroya merak salan ve alaylı olarak özel tiyatrolarda çalışıp kendini geliştiren 40 yaşındaki Beyaztaş, 2011 yılında yurt dışından bir vantriloğun (karından konuşma sanatçısı) gösterisinden etkilenerek bu alanda çalışmaya başladı.
Eğitim almadan kukla yapımına başlayan Beyaztaş, atölyesinde 9 farklı türde kukla geliştirdi. Özgün ve yöresel tiplemeler, Yeşilçam sanatçıları ve dünya starlarının da kuklalarını yapan Beyaztaş, başta kukla oynatım sanatçıları olmak üzere yurdun dört bir yanına ürün gönderiyor.
Vantrilokluk ile kukla yapım ve oynatımı sanatçılığını sürdüren Beyaztaş, atölyesindeki 300’ü aşkın kuklayla gösteriler hazırlayıp programlara, festivallere ve fuarlara katılarak izleyenlere keyifli anlar yaşatıyor.
Abdullah Beyaztaş, AA muhabirine, kukla yapma ve oynatmanın dışında farklı yaş gruplarına yönelik eğitimler verdiğini söyledi.
İnternette bir vantriloğun videosundan etkilenip bu konuda kendini geliştirmeye çalıştığını belirten Beyaztaş, “Acaba ben de yapabilir miyim diye düşündüm. Çünkü karından konuşma tekliğinde gırtlak aksanı gerekiyor. Belli bir çalışmadan sonra yapabileceğimi gördüm ama biraz yetenek de gerekiyor.” dedi.
Vantriloklukta kendini geliştirdikten sonra 2015’te bir yetenek yarışmasına katıldığını anlatan Beyaztaş, Türkiye’de bu tekniği uygulamalı gösteren ilk kişilerden olduğunu dile getirdi.
“Hayalim, Türkiye’de bu sanat dalında en iyisi olabilmek”
Beyaztaş, vantrilokluğu “Alfabedeki 29 harfin 29’unu da çıkararak ve farklı bir ses tonu kullanarak, kuklayla yapılan komedi ağırlıklı bir stand-up gösterisi” diye tanımladı.
Mesleğini çok sevdiğini ve izleyicilerin tepkisinin kendisi için çok önemli olduğunu vurgulayan Beyaztaş, şunları kaydetti:
“Hayalim, Türkiye’de bu sanat dalında en iyisi olabilmek. Hep yıllarca bunu düşündüm. Aslında ilk hedefim o. Türkiye’de olmayan nitelikte bir kukla atölyesi yapmak istiyorum. Çeşit çeşit, rengarenk, farklı kuklaların bir araya geldiği bu görsel şölen hoşuma gidiyor. Hedefim, Türkiye’nin en iyisi olabilmek; onun için uğraşıyorum. Yeni nesle, bizden sonra gelecek nesle de en güzelini nasıl gösterebiliriz, daha iyisini nasıl yansıtabiliriz; aslında düşüncem bu.”
Vantrilok Beyaztaş, kuklaları sünger, ip, çorap, kil ve çeşitli malzemeler kullanarak yaptığını belirtti.
Bunların tiyatro oyunlarında kullanıldığını dile getiren Beyaztaş, “Bu mesleğe gönül veren, özellikle vantrilok olmak isteyen öğretmenler var. Onların istediği tarzda yapıp gönderiyorum. Ürünlerimizi kukla sanatçılarına, tiyatro sanatçılarına gönderiyoruz. Türkiye’nin birçok yerine, birçok şehrine gönderdim. Belki ileride bir gün yurt dışına da üretimlerimiz olur. Onu da zaman gösterecek.” diye konuştu.
Beyaztaş, çocuklara ve yetişkinlere yönelik projelerinin de olduğunu aktardı.
Kukla ve insan karışımı bir sitcom yapmayı istediğini anlatan Beyaztaş, “Komedi ağırlıklı, dizi formatında, hatta yazdığım bir sinopsis ve bir kara metin var, bir bölümlük. Bunun dışında spor programıyla alakalı bir düşüncem var; komedi ağırlıklı. Çocuklar için yaptığım bir proje var. Farklı bir formatı var ve Türkiye’de bilinmeyen bir alan.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>23-29 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin merakla beklenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda finale kalan 11 film belli oldu. 10’u Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak filmlerden, 5’i de dünya prömiyerini festivalde yapacak.
23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak filmleri belli oldu. 16 kategoride Altın Koza Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak 11 film, Feride Çiçekoğlu, Janet Barış ve Mehmet Açar’dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu belirlendi. Bu yıl jüri karşısına, Vuslat Saraçoğlu’nun ‘Bildiğiniz Gibi Değil’, Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’, Türker Süer’in ‘Gecenin Kıyısı’, Hikmet Kerem Özcan’ın ‘Hakkı’, Murat Fıratoğlu’nun ‘Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri’, Burak Çevik’in ‘Hiçbir Şey Yerinde Değil’, Ceylan Özgün Özçelik’in ‘On Saniye’, Doğuş Algün’ün ‘Ölü Mevsim’, Zeynep Köprülü’nün ‘Su Yüzü’, Orhan İnce’nin ‘Umut (Hevi)’ ve Gürcan Keltek’in ‘Yeni Şafak Solarken’ adlı filmleri çıkacak ve sinemaseverlere Altın Koza heyecanı yaşatacaklar.
TÜRKİYE’DE İLK KEZ ADANA’DA
Eylül’de Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak ‘Gecenin Kıyısı’ ve ‘Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri’, Karlovy Vary Film Festivali’nde gösterilen ‘Hiçbir Şey Yerinde Değil’ ve Locarno Film Festivali’nin Ana Yarışması’nda gösterilen ‘Yeni Şafak Solarken’, Türkiye’de ilk kez Adana’da izleyici karşısına çıkacak. ‘Döngü’, ‘On Saniye’, ‘Ölü Mevsim’, ‘Su Yüzü’ ve ‘Umut (Hevi)’ dünya prömiyerlerini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaparken, finalistlerden ayrıca ‘Gecenin Kıyısı’, ‘Ölü Mevsim’, ‘Su Yüzü’ ve ‘Umut (Hevi)’ da yönetmenlerin ilk uzun filmleri olarak festivalde seyirciyle buluşacak.
1,5 MİLYON LİRA ÖDÜL
En İyi Film Ödülü’nün 1 milyon 500 bin TL ödülüyle destekleneceği Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jürisinde, oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile film eleştirmeni ve küratör Müge Turan yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay, AA muhabirine, Tyana Antik Kenti’nin Kemerhisar beldesinin altında kurulu olduğunu söyledi.
Antik kentin İç Anadolu Bölgesi’ni Gülek Boğazı yoluyla Pozantı üzerinden Akdeniz’e bağlayan bölgede kurulduğunu belirten Doğanay, konumundan dolayı tarihin çok eski dönemlerinden beri birçok ordu ve toplumların geçiş noktası olduğuna dikkati çekti.
Doğanay, Tyana’nın stratejik öneminden dolayı tarih boyunca kesintisiz iskan gördüğüne işaret ederek, “Bu özelliğiyle Anadolu’daki ender kentlerden biridir. Yaptığımız arkeolojik kazılarda milattan önce 2 bin 500’lerde burada bir yerleşim vardı kesinlikle, bunu kanıtlamış olduk. Burada 2016’dan beri Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle arkeolojik kazı, araştırma ve restorasyon çalışmaları yapmaktayız. Kentin bu stratejik öneminden dolayı turizm potansiyeli son derece yüksek.” dedi.
Bu yıl kazılara kemerlerin bulunduğu bölgeden başladıklarını ve genişleterek devam ettireceklerini anlatan Doğanay, şunları kaydetti:
“Hristiyanlığın Anadolu’daki en erken sekizgen planlı ve dünyada sekizgen planlı olarak korunan tek kilisenin büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı. 2024 yılı çalışmalarımız kapsamında kilisenin yan neflerinden (geçit) birisini ortaya çıkarıyoruz. Yani Hristiyanlığın resmi din olmasından kısa bir süre sonra sekizgen planda yapılmış, galeri katı ve üst katı da olan bir kilise. Aynı zamanda piskoposluk kilisesi olması sebebiyle burada bir piskopos sarayının da varlığı söz konusu. O bölgede kazılar yapıyoruz. Bunun dışında bir vaftizhane yapısı var.” diye konuştu.
“Antik dünyanın günümüze kadar gelmiş sekizgen tek kilisesi”
Doğanay, kilisenin restorasyon çalışmalarının ardından kazı alanındaki kemerlerle entegre edilerek gezilebilecek bir alan haline getirilebileceğini aktardı.
Restorasyonun ardından alanı ziyarete açmak istediklerini dile getiren Doğanay, “Kilisenin en önemli özelliği, antik dünyanın günümüze kadar gelmiş sekizgen tek kilisesi ve Hristiyanlığın en erken kilisesi olması. Yaptığımız kazılar neticesinde ortaya çıkarılan buluntularla bunu ispatlamış durumdayız. İleride daha detaylı bilgilere de ulaşacağız.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zeki Sincar şunları söyledi:
“Ne yazık ki sinema sektöründe, futbol liglerine benzer bir fanatik yapı mevcut. Kendilerini birinci ligde, diğerlerini ise ikinci sınıf olarak gösteriyorlar. Kendi egolarını şampiyonlar liginde sananlar, diğer sektör katılımcılarını basına dilenci ya da deli gibi lanse ediyorlar. Kendi görgüsüzlüklerini, kahkahalarını ve alkol kullanımlarını unutup, insanları tartaklamaları ve hor görmeleri beni inanılmaz derecede rahatsız etti. Ayrıca, bu kadar çok korumayla insanları kendilerine yaklaştırmayan bu ego imparatorları, nasıl olur da orada para istendiğini ya da iş istendiğini iddia edebiliyorlar? Tamamen yalan! Ünlü arkadaşlarının bile fotoğraf karesinde olmasını hazmedemeyen ve yıllardır ruhsal sorunlarıyla mücadele eden insanlar, nasıl olur da oradaki katılımcıları deli olarak nitelendirebilir? Şampiyonlar liginde olan bu ego imparatorları, dün bir kez daha insanları hor görmekten ve aşağılamaktan geri kalmadılar.”
Aydemir Akbaş’ın naaşı, Galatasaray Lisesi’nde düzenlenen törenin ardından, Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazıyla Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Şişli Belediyesi’nin dayanışmayı ve yardımlaşmayı güçlendiren “Habitat Live Müzik Festivali’, muhteşem konserleriyle devam ediyor. Metal müzik grubu Pentagram’ın sahne aldığı festivale İstanbullular yoğun ilgi gösterirken önümüzdeki günlerde; Nazan Öncel, Bülent Ortaçgil ve Melis Sökmen gibi sanatçılar da konser verecek.
Şişli Belediyesi tarafından Şişli Habitat Parkı’nda, 28 günde 26 konserin gerçekleşeceği Habitat Live Müzik Festivali, İstanbulluların yoğun katılımıyla devam ediyor. 12 Ağustos’ta başlayan festival, birbirinden muhteşem sanatçıların konserleriyle 8 Eylül’e kadar sürecek. Emin Fındıkoğlu, Ezgi Aktan, Şenay Lambaoğlu, Elif Çağlar, Son Feci Bisiklet, Pentagram ve Dilan Balkay, Lara Di Lara konserleriyle devam eden festivalin bu akşamki konuğu ise Duman grubunun solisti Kaan Tangöze olacak.
Şişli’de Pentagram rüzgarı esti
Festivalde geçen hafta sonu, Pentagram sahne aldı. Yoğun ilgi gören konserde, yüzlerce İstanbullu ve Şişlili, unutulmaz bir gece yaşadı. Dün akşam ise Lara Di Lara, müzikseverlerle buluştu. Her akşam 21.00’de başlayacak festival boyunca müzikseverler; Nazan Öncel, Kaan Tangöze, Bülent Ortaçgil, İlhan Erşahin’s & Istanbul Sessions, Ayşe Tütüncü Kuartet, Şakalı Akustik; Harun Tekin & Koray Candemir, İmer Demirer Kuartet, Melis Sökmen, No Land, Cümbüş Cemmat, Peyk gibi yerli müziğin önde gelen isimlerin şarkılarına eşlik edecek.
Öte yandan müzikseverler, Claudia Madeira (POR), Koffie (HOL), Teshay Makeda (İNG), Sra. Tomasa Daniel Tatita Marquez ve Enzo Avitabile uluslararası isimleri de dinleme şansına sahip olacak.
Biletler yardım paketine dönüşüyor
Festival çerçevesinde düzenlenecek konserlerin bilet ücretleri ise dayanışma paketlerine dönüşüyor. Etkinliğe katılmak isteyen sanatseverler, Mobilet üzerinden karşılarına çıkan ‘yenidoğan paketi’, ‘sokak hayvanlarıyla dayanışma paketi’ ve ‘gıda destek paketi’nden birini seçerek bilet satın alabilecek. Seçilen paketler; yeni doğum yapan ihtiyaç sahibi anneler ile yardıma ihtiyacı olan yurttaşlara gıda paketi ve sokak hayvanlarına mama desteğine dönüşecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hasar almayan Cumhuriyet Mahallesi’ndeki 2 katlı konak için İssos Epiphaneia Antik Kenti’nin kazı ekibince restitüsyon ve restorasyon projesi hazırlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle yürütülen proje kapsamında, 1940’ta taş, kerpiç ve ahşap kullanılarak yaptırılan ve “Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillenen konağın, 2025’te ziyarete açılması hedefleniyor.
Erzin Kaymakamı Onur Özaydın, AA muhabirine, Tıbıkoğlu ailesince yaptırılan konağın, tarih ve kültür açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi.
Restorasyonun yakın zamanda başlayacağını dile getiren Özaydın, “Kentleri yaşatan, ayakta tutan kültürel ve tarihi değerleridir. Dolayısıyla böyle bir konağın ilçemizde turizme kazandırılacak olması bizde heyecan yaratıyor.” dedi.
Özaydın, ilçe kültürünü yansıtan el sanatları eserlerinin konakta sergileneceğini anlattı.
Restorasyonun 2025’te tamamlanması hedefleniyor
Arkeolog Dr. Hasan Onur Tıbıkoğlu da babası Kıbrıs Barış Harekatı muharip gazisi emekli kıdemli albay Mehmet Tıbıkoğlu’na ait yapının, tarihi ve kültürel değer olarak kamu hayatına kazandırılmasına katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.
Proje kapsamında konağın 4 odasının farklı işlevlerde kullanılacağını anlatan Tıbıkoğlu, şöyle konuştu:
“Konakta, Erzin’in ve ailenin tarihini anlatan hafıza müzesi, kütüphane, İssos Epiphaneia Antik Kenti kazılarının çalışma ofisi ile Tıbıkoğlu ailesinin yaşamını sürdürebileceği alan tasarlanacak. Ziyaretçilerin Erzin tarihini öğrenebileceği ve dokunabileceği bir ortam yaratmış olacağız. 2025’ten itibaren konak, Erzin kültürüne, tarihine ve sosyal dokusuna hizmet etmeye başlayacak.”
Konağın sahibi Mehmet Tıbıkoğlu da aile yadigarı konağın restore edilecek olmasını sevinçle karşıladıklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşilkent Mahallesi Musapınarı mevkinde yer alan ve yapımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından üstlenilen Bozüyük Kurtuluş Savaşı Anı Evi’nde çalışmalar çevre ve iç mekan düzenleme faaliyetleriyle sürüyor. İlerleyen günlerde açılışı yapılarak hizmete girmesi planlanan Anı Evi’ni ziyaret eden Başkan Bakkalcıoğlu da çalışmalar hakkında ilgililerden bilgi alarak, alanda incelemelerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vogue dergisine konuşan bir çocuk annesi 43 yaşındaki Olivia Munn, bu yeni operasyon için de bıçak altına yatmanın hayatı için verdiği en iyi karar olduğunu saklamadı.

BİR SEÇİM YAPMAK ZORUNDA KALDI
Komedyen John Mulaney ile nişanlı olan Olivia Munn; rahim ve yumurtalıklarını aldırmakla kendisini yatalak bırakabilecek hormon ilaçları kullanma arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığını anlattı. Bunun için bıçak altına yatmanın da aldığı en iyi karar olduğunu sözlerine ekledi.
Bu son opeasyondan sonra hissettiğini de tam bir çöküş diye nitelendirdi Olivia Munn. “Hayatınız boyunca bu bedenle birlikte oluyorsunuz. Regl oluyorsunuz, doğurganlığı hissediyorsunuz. Bunun aniden elinizden gitmesi zor bir durum” dedi.
Olivia Munn daha önce de iki memesini alındıktan sonra hissettiklerini açık yüreklilikle anlatmıştı.

TESTLERİ ‘TEMİZ’ ÇIKTI, DOKTORUNUN DİKKATİ SAYESİNDE HASTALIK ANLAŞILDI
Tam da film çekimi nedeniyle Almanya’ya gitme planı yaptığı dönemde meme kanserine yakalanan bu ünlü Olivia Munn.
Geçen yıl hem kendisi hem de nişanlısı John Mulaney’i çok sarsan kanser teşhisini ve sonrasında yaşadıklarını People dergisine anlattı Munn.
Bu konuda daha önce de konuşan Munn, kız kardeşiyle birlikte bir dizi test yaptırdıklarını ve sonuçların “temiz” çıktığını öğrendi anlattığına göre.
Fakat bunun ardından doktoru kanser riskini ölçmek için bir başka teste soktu yıldızı. Orada riskin yüksek oldUğu ortaya çıkınca da daha detaylı tetkikler yapıldı.
İşte bunun sonucunda Olivia Munn’un iki memesinde de kötü huylu tümöre rastlandı. Hemen ardından da tedavi başladı.

‘EVDE SOYUNDUM VE AYNAYA BAKTIM… O ZAMAN TAMAMEN YIKILDIM’
Olivia Munn, geçen yıl 24 Mayıs’ta iki memesinin ve tümörlerin alındığı 10 saat süren bir ameliyat geçirdi.
Ondan sonra da estetik cerrahi yardımıyla fiziksel görüntüsü tekrar eski haline geldi. Ama elbette onun yaşadıkları böyle iki cümleye sığdırılacak türden olmadı.
Munn, işte o ameliyattan sonra yaşadıkları hakkında konuştu. Kendisini iki memesi alınmış bir halde aynada görmenin beklediğinden çok daha zor bir durum olduğunu anlattı.
Geçirdiği uzun operasyonun ardından üç gün hastanede kaldı Munn. Sonra da evine gitti ve dinlenmeye çekildi. Bir hafta sonra kontrole gittiğinde ise fiziksel değişimiyle ilk kez ayna karşısında yüzleşti.
“Kendimi ayna karşısında ilk kez o halde gördüm ve şoke oldum” diye anlatmaya başladı Munn. “Her ne kadar doktorum böyle harika göründüğümü söylese de bu görüntü beni uyuşturdu. Bir şoktu. O anda aynaya baktığımı ve hiçbir şey hissetmediğimi hatırlıyorum. Sadece doktorun söylediklerini dinlediğimi hatırlıyorum” diye anlattı o anı.
Olivia Munn her ne kadar o ilk anda şoka girip herhangi bir duyguya kapılmasa da eve gidip bir kez daha ayna karşısına geçtiğinde durum değişti.
O anları da şöyle ifade etti Munn: “Eve gittiğim zaman soyundum ve yeniden aynaya baktım. İşte o anda tamamen yıkıldım.”

YAŞADIKLARINI İLK OLARAK SOSYAL MEDYADAN ANLATTI
Munn, bu yılın mart ayında nişanlısı John Mulaney ile birlikte Oscar ödül törenine katılmıştı. Bunun ardından da o güne kadar gizli tuttuğu bu hastalık öyküsünü anlattı güzel yıldız.
Olivia Munn, sosyal medya paylaşımında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Geçen on ay içinde dört kez operasyon geçirmek zorunda kaldım. Günlerimin büyük bir bölümünü yatakta geçirdim. Sonra da kanserle ilgili hayal edebileceğimden bile çok fazla şey öğrendim.”
Olivia Munn, sürpriz bir şekilde bu süreçte sadece iki kez ağladığını söyledi. Bu durumu da “Sanırım ağlamak için zaman yokmuş gibi geldi bana. Odak noktam daraldı ve açık fikirli kalma yeteneğimi yitirmeme neden olacak duygularımdan arınmaya çalıştım.”
Olivia Munn, hastalığın tedavisi sırasında yaşadıklarını dışarıya fazla yansıtmamayı tercih etti. Enerjisi olduğunda ve oğlunu parka götürdüğü zaman insanların kendisini görmesine izin verdi.
Munn sosyal medya mesajında hastalığını insanlarla paylaşabilmek için de bazı zorlukları aşması gerektiğini yazdı.

İKİ MEMESİ DE ALINDI
Olivia Munn, açıklamasına göre nadir görülen ama çabuk ve hızlı gelişen Luminal B tipi meme kanserine yakalandığını açıkladı.
Üstelik söylediğine göre hastalık iki memesinde de yer etmişti. Biyopsiden 30 gün sonra her iki memesi de operasyonla alındı.
Fakat Munn, yine de kendini şanslı hissediyor. Çünkü kanseri çok fazla zaman ve seçenek bulunan bir süreçte fark edildi.
Güzel oyuncu paylaşımında bu hastalıkla günün birinde yüzleşecek olan her kadının kendisiyle aynı olanaklara sahip olmasını dilediğini de satırlarına ekledi.
Paylaşımını başta doktorlar ve arkadaşları olmak üzere tedavi süresince kendisine destek olan herkese teşekkür ederek bitirdi güzel oyuncu.

Olivia Munn ile Mulaney’in bir tane erkek evlatları bulunuyor.
]]>
DÜNYANIN EN ÜNLÜ BEBEĞİ BÜYÜYÜP EN HÜZÜNLÜ KIZI OLDU
Suri Cruise, o yıllarda dünyanın en gözde Hollywood yıldızlarından olan Tom Cruise ve Katie Holmes’un tek kızı.

Anne ve babasının 2006’daki düğününe annesinin kucağında katılan minik Suri sahip olduğu soyadı, anne ve babasının büyük ünü ve servetine oranla yıllar boyunca gösteri dünyasının en şanssız çocuklarından biri olarak anıldı.
HER ZAMANKİ GİBİ SADE, ŞIK VE VAKUR…
Katie Holmes, serin ve yağmurlu bir New York gününde, elinde kahvesi, gözünde koyu renk güneş gözlükleri, dağınık şekilde toplanmış saçları, rahat jean pantolonu ve oversize kazağıyla görüntülendiğinde yine oldukça sade ancak tarz sahibi bir şıklık yakalamıştı.

Tek başına dolaşan Katie Holmes fotoğraflarını çeken paparazzilere gülümseyerek poz verdikten sonra gözden kayboldu.
Hollywood’un en meşhur ama bir yandan da en şanssız annelerinden biri olan Katie Holmes Annelere Günü’nün geçtiğimiz günlerde 18 yaşına basan, tek çocuğu olan kızı Suri Cruise’la kutluyor.

“Hollywood’un en hüzünlü çocuğu” olarak nam salan Suri Cruise artık 18 yaşında bir genç kız
ARTIK ÜNİVERSİTELİ OLACAK
Suri önümüzdeki haftalarda liseden mezun olacak ve artık üniversiteli bir genç kız olarak yoluna devam edecek.
Bir zamanlar etrafında hiç arkadaşı olmayan, sadece annesiyle görüntülenen, her daim de yüzündeki hüzünlü ifadeyle dikkat çeken Suri artık yaşıtlarıyla gezip tozup eğlenen, mutlu ve sağlıklı bir genç kız.

Suri’nin Eylül sonunda üniversiteye başladığında annesiyle paylaştığı evinden yakında ayrılabileceği anlamına geliyor.
Bu da yıllarca kızını tüm meraklı gözlerden sakınarak büyüten ve ona zarar gelmesin diye adeta kendi hayatını hiçe sayıp yaşamayan Katie Holmes için oldukça zorlu bir süreç demek…

Katie Holmes babası Tom Cruise’un yüz çevirdiği ve 12 yıldır tek bir gün bile görmediği kızını tek başına büyütmek için kariyerinden vazgeçti
ONU KORUMAK İÇİN ÖMRÜNÜ VERDİ
Anne kıza yakın kaynaklar Suri’nin başka eyaletlerdeki üniversitelere de başvurduğunu ama üniversiteye de New York’ta gitmek istediğini söylüyor.
Katie Holmes’un da kızıyla yakın olabilmek için onun New York’ta kalmasını istediği, kızının başarılı okul hayatıyla gurur duysa da korumacı tavrı nedeniyle onun gözünün önünden ayırmak istemediği söyleniyor.

Annesiyle çok yakın bir ilişkisi olan Suri Hollywood’un en büyük yıldızlarından Tom Cruise’un öz kızı olsa da hayatının çok büyük bir bölümünü babasını hiç görmeden yaşadı.
KIZINI 7 YAŞINDAYKEN TERK ETMİŞTİ: ONA SOYADINDAN BAŞKA BİR ŞEY VERMEDİ
Ona hüzünlü bebek ve çocuk denmesinin temel sebebi de bu. Tom Cruise’un kızı Suri’yi en son 2012’de, o 7 yaşındayken gördüğü biliniyor. Yani Suri 12 yıldır babasıyla bir ilişki kurmayı bırakın onu görmedi, konuşmadı bile.
Katie Holmes, aynı tarihte New York’a taşınmış, hem kızını Hollywood’un spot ışıklarından hem de babasından korumak için Los Angeles’tan adeta kaçmıştı.

Katie Holmes kızını hem babasının mensup olduğu Scientology’den hem de paparazzilerin yoğun ilgisinden saklayarak, korumacı bir tavırla yetiştirdi
O gün bu gündür kızının ruh ve beden sağlığını korumak onu babasıyla ilgili olumsuz haberlerden uzak tutmak Katie Holmes’un en önemli amacı oldu.
OYUNCULUK KARİYERİNİ KIZI İÇİN HİÇE SAYDI
Güzel yıldızın bazen aşırıya kaçan bu baskıcı annelik tarzının altında aslında bu yatıyordu.
45 yaşındaki Katie Holmes kariyerinin ilk dönemlerinde başrolünü oynadığı Dawson’s Creek dizisiyle ünlenmişti. Daha sonra sayısız filmde oynamış olsa da kızı Suri doğduktan sonra mesleğinden uzaklaştı.

Holmes’un Tom Cruise’la evliliği usta aktörün onu ve elbette büyüdüğü zaman kızı Suri’yi de Scientology tarikatına katmak istemesi nedeniyle bitmişti.
BU AİLE DRAMININ TAM ORTASINDA SCİENTOLOGY İSMİ VAR
Kızı için böyle bir gelecek istemeyen, kendisi de Scientology’ye katılmayı reddeden Katie Holmes, Curuise’dan adeta kaçarcasına boşanmıştı.
Katie Holmes’un kızı Suri’yi her şeyden ama en çok da bundan uzak tutmak için onu bu kadar koruyup kolladığı yıllardır bilinen bir gerçek.

ONU YANINA ÇEKEMEYECEĞİNİ ANLADIĞI GÜN KIZIYLA OLAN TÜM BAĞLARINI KOPARDI
Üstelik Tom Cruise eski eşinin bu tavrı ve kızı Suri’nin Scientology’den uzaklaştırılması yüzünden kendi öz evladından vazgeçti. Onu yanına çekemeyeceğini anlar anlamaz hayatından çıkardı ve tüm ilişkisini kesti.
Suri Cruise dünyanın en ünlü yıldızlarından bir olan babasından sevgi, ilgi ve şefkat göremeden, onun sadece soyadını taşıyarak büyüdü. Katie Holmes da bu romanları aratmayacak hikâyenin en cesur kahramanı olarak adını Hollywood tarihine en fedakar annelerden biri olarak yazdırmış oldu…

Bunun en çarpıcı örneği de Gigi Hadid. Ünlü model, One Direction üyesi olarak ünlenen eski sevgilisi Zayn Malik ile ilişkisinden dünyaya gelen kızı Khai’nin yüzünü meraklılara göstermemekte kararlı.
Sosyal medya takipçileri minik kızın tulumlarını, ellerini, uzun saçlarını gördü ama yüzünü göremedi bir türlü.
Bir de bu konuda “kararsızlar” ya da sonradan fikrini değiştirenler var. Onlar bir süre bebeklerinin yüzlerinin görünmediği fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor.
Sonra da günün birinde aniden ve kimse beklemezken o gizemli yüzü gözler önüne seriveriyor.
Tıpkı Ireland Baldwin gibi!

ANNELER GÜNÜ ŞEREFİNE KIZININ YÜZÜNÜ AÇTI!
Hollywood’un sekiz çocuklu ünlü yıldızı Alec Baldwn’in en büyük kızı ve ilk göz ağrısı Ireland, geçtiğimiz yılın mayıs ayında dünyaya gelen kızı Holland’ın yüzünü sonunda sosyal medya takipçileriyle paylaştı.
Alec Baldwin ile bir dönemin ünlü yıldızı Kim Basinger’ın olaylı biten evliliğinden dünyaya gelen tek çocuğu olan 28 yaşındaki Ireland, neredeyse doğduğu günden beri kızının fotoğraflarını sosyal medya sayfasından eksik etmedi.
Ama dikkat çeken bir ayrıntı vardı: Minik bebeğin yüzünü hiç göstermedi.
Fakat belli ki Ireland, müzisyen Andre Allen Anjos ile ilişkisinden dünyaya gelen Holland’ı artık daha fazla saklamak istemedi.
Geçen pazar günü kutlanan Anneler Günü şerefine kızının yüzünü ilk kez Instagram sayfasından paylaştı.

Ireland, kızı Holland’ın yüzünü sosyal medya takipçilerine ilk kez gösterdi.

TAMAMEN BİR BALDWIN
1.85’lik boyuyla moda dünyasının en uzun modellerinden biri olan Ireland, minik Holland’ın farklı dönemlerde çekilen bir dizi pozunu paylaştı.
Takipçileri de minik bebeğin pozlarına beğeni ve yorum yağdırdı. Bazı takipçileri Ireland Baldwin ile Andre Allen Anjos’un bebeğinin ikisinin çok güzel bir karışımı olduğunu belirtti.
Birçok takipçisi de minik Holland’ı dedesi Alec Baldwin’e benzetti. Birçok kişi “Holland’da tamamen bir Baldwin görüntüsü var” diyerek görüşünü belirtti.
Ireland Baldwin, kızının yüzünü ilk kez gösterdiği paylaşımlarına bir de duygu dolu mesaj yazdı.

‘BENİ ANNE YAPTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜRLER… SENİNLE GURUR DUYUYORUM’
Kızına “Beni anne yaptığın için teşekkürler” diye seslenen Baldwin sonra devam etti: “Sen benim hayatımı ve bildiğim her şeyi değiştirdin. Bu paylaşımı neden yaptığımı bilmiyorum. Çünkü birincisi sen bunu okuyamıyorsun; ikincisi muhtemelen sen bunu okuyabildiğinde Instagram uzak bir hatıra olacak. Ama ben sana sahip olduğum için çok gururluyum.”

ANNE VE BABASI OLAYLI BİR ŞEKİLDE BOŞANDI
Ireland Baldwin’in annesi Kim Basinger ile babası Alec Baldwin, kariyerlerinin en parlak dönemini yaşadıkları 1993 yılında evlendiler.
Çiftin boşanması resmi olarak 2002 yılında sona erdi. Tek çocukları olan Ireland’ın velayeti nedeniyle de aralarında uzun ve zorlu bir yasal mücadele gerçekleşti. Sonund Ireland’ın velayeti annesi Kim Basinger’da kaldı.
Aslında Ireland’ın bir süre babası Alec Baldwin ile arası çok iyi değildi. Fakat sonra aralarındaki buzları erittiler.
Ireland, şimdi babasının Hilary Baldwin ile evliliğinden dünyaya gelen yeri çocuğuyla da babasıyla da gayet iyi geçiniyor.

‘AİLEM ÜNLÜ OLMASAYDI KİMSE YÜZÜME BAKMAZDI’
Genç model geçen yıl ünlülerin çocuklarının gösteri dünyasında fazla çaba harcamadan şöhret elde etmesiyle ilgili yaptığı açıklamalarla da konuşulmuştu.
“Nepo bebekler” adıyla bilinen ve anne- babalarının şöhretinden yararlanarak kariyer yapan ünlü çocuklarından biri olduğunu saklamadı.
Ireland Baldwin “Annem ve babam ünlü olmasaydı kimse yüzüme bakmazdı” diyecek kadar da açık sözlü davrandı.
Bu arada küçük bir not daha… Zaten bilen biliyor ama bir kez daha hatırlatalım… Ireland Baldwin, şu sıralar kocası Justin Bieber’den bir bebek bekleyen Hailey Baldwin’in de amcasının kızı.

Ireland’ın annesi Kim Basinger, başta Dokuz Buçuk Hafta olmak üzere birçok filmiyle Hollywood’un bir dönemine damgasını vurdu.
]]>Hastaneden çıktıktan sonra eve geçen Tuğçe, geçmiş dosyaları inceleyip Eren’e yardım etti.
‘Aradığın kişi seri katil değil de kiralık katil olabilir mi’ sorusuyla babasına farklı bir açıdan bakması gerektiğini söyledi.
NEVZAT, OKTAY’I ÖLDÜRDÜ
Oktay’ı kaçıran Nevzat, Yeliz’in ‘Oktay’ı bırak’ demesine rağmen söyleneni yapmadı ve açığa çıkmamak için Oktay’ı öldürdü.
Eski aşkı Zümrüt’e kocasını öldürmek için yardım edeceğini söyleyen Osman bir zehir hazırladı.
Rafet, Bülent Kısmetov’un yanına gidip ‘Duydum ki beni arıyormuşsunuz, Bülent Bey zahmet etmesin kendim gideyim ayağına’ sözleriyle kendini tanıttı.
Kısmetov ‘Kim taktı seni benim peşime’ diye sordu. Rafet de ‘Benim derdim para, kim verirse ona çalışırım’ dedi.
Rafet, para karşılığı Yekta’ya çalıştığını söyledi.

Eren edindiği bilgileri İclal Savcı ile paylaştı. Şüphelilerin banka hesaplarını incelemek istediğini İclal’e bildirdi.
20 yıl önce oğlu öldürülen Meral, Ilgaz ile görüşmek için adliyeye geldi. Her şeyi anlatan Meral, ‘Bir anne için en zoru evladını kaybetmek’ sözleriyle, kızı Yeliz’in abisi ve yengesini öldürdüğünü Ilgaz’a anlattı ve ifadesinin kayda geçmesini istemedi.
Çınar’ı kurtarmak için harekete geçen Ceylin, Dilan’a ulaştı.
‘Ömrün boyunca polisten kaçamazsın, kendi isteğinle teslim olursan cezan hafifler. Onlara her şeyi anlatmak zorundasın’
Ceylin’in söylediklerini düşünen Dilan, teklifini kabul etti.

Oktay’ın asistanı, Ilgaz’ı arayıp ‘Oktay Bey size bir kutu bıraktı’ dedi. Ilgaz da kutuyu almak için verilen adrese doğru yola çıktı.
Bülent Kımetov, Yekta’yı arayıp yemeğe davet etti; ‘İclal Savcı’dan kurtulmanın bir yolunu buldum’
Yekta mecbur kalıp, teklifi kabul etti.
Merdan Dede, taksi durağına gidip Osman’ın durumunu sordu. Durak yetkilisi Osman’ın bir süredir durağa gelmediğini söyledi. Eve dönen Merdan, Osman’ın odasını karıştırdı. Kutu içindeki zehir buldu.
Oktay’ın bıraktığı kutuyu almaya gitti. Ceylin de eşini ziyaret etti ama onu odasında bulamadı. Telefon açıp nerede olduğunu sordu. Melis, Ilgaz’ı Oktay’ın odasına alıp kutunun yerini gösterip dışarı çıktı. Kutunun içinden ekmek bıçağı çıktı. Ilgaz, Oktay’ın nerede olduğunu sordu yurt dışına çıktığını öğrendi.

Ilgaz, Eren’i arayıp ‘Oktay’ın peşinde polis yok muydu’ diye sordu. ‘Vardı’ cevabını alınca kontrol etmelerini istedi. Eren, Oktay’ın kaçtığını Ilgaz’a bildirdi.
Ilgaz tam arabasına binecekken arkadan aldığı darbeyle yere yığıldı. Nevzat ve adamı Ilgaz’ı bir arabanın bagajına koydu.

Osman hazırladığı zehri, Zümrüt’ün eşinin ilaçlarının arasına koydu.
Dilan’ın ifadesinden sonra Ceylin, Çınar’ın cezaevinden çıkmasının önünde engel kalmadığını Yekta ile paylaştı.
Okul çıkışı bekleyen Mercan, babası gelmeyince ağlamaya başladı. Öğretmeni de Ceylin’i arayıp haber verdi. Duruşmadan çıkan Ceylin, Ilgaz’a ulaşmaya çalıştı.
Mercan’ı okuldan alan Ceylin kızını havuza götürdü.

YEKTA İÇİN İTİRAF VAKTİ
Başına geleceklerden habersiz Bülent Kısmetov ile yemekte buluşan Yekta bir şeylerden şüphelenmeye başladı. Yemeğini yiyip masadan kalmak isteyen Yekta, engellemeyle karşılaştı. Kısmetov, ‘Yekta için itiraf vakti’ sözleriyle Yekta’dan her şeyi anlatmasını istedi. Köşeye sıkışan Yekta, ne yapacağını bilemedi. Kısmetov’un adamları tarafından darp edilen Yekta, bir arabaya bindirildi daha sonra bir köşeye bırakıldı. İclal, Yekta ve Rafet’in Kısmetov’u cezaevine göndermek için birlikte hareket ettiği ortaya çıktı.
ADLİYEDE BÜYÜK TELAŞ
Ilgaz’a ulaşamayan Eren, İcal’in odasına gidip son durumu anlattı. Olaya dahil olan Efe, Başsavcıdan onay alıp telefon takibi başlatmayı teklif etti.
Adliye ve emniyette büyük bir telaş başladı. Ekipler Ilgaz’ın en son gittiği yere doğru harekete geçti.

OSMAN HER ŞEYİ ÖĞRENDİ
Gizlice Zümrüt’ün odasına geçen Osman, başına geleceklerden habersiz şekilde Zümrüt’ü beklemeye başladı. Odaya gelen Zümrüt, sevgilisini arayıp olanları anlattı. Osman da konuşulanları duyunca büyük şok yaşadı. Zümrüt’ten hesap sordu. Evin güvenlik görevlisi Osman’I dışarı attı. Eve giden Osman’a Merdan Dede yardım etti.

ÖLMEK İSTEMİYORUM
Kendine gelen Ilgaz, elleri ve ayakları bağlı bir şekilde nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Nevzat’ı karşısında gören Ilgaz, ‘Kimsin’ diye sordu. Nevzat’ın cevabı ise, ‘Evet, sayın Savcım nasıl ölmek istersiniz’ oldu.

Ilgaz, ‘Sen o kişisin, insanları nasıl ölmek istiyorsa öyle öldürüyorsun. Seri katil değil, kiralık katilsin. Seni de Yeliz tuttu’ karşılığını verdi.
Nevzat, ‘Nasıl ölmek istersiniz’ diye tekrarladı. Ilgaz ise, ‘Bilmiyorum, çünkü ölmek istemiyorum’ cevabını verdi.
ILGAZ, BIÇAĞI OFİSTE BIRAKTI
Ilgaz’ın en son bulunduğu yere giden ekip, Oktay’ın odasında arama yaptı. Eren, kasada bir kağıda sarılı şekilde bıçak buldu. Yeliz kendisine gelen kutuyu açtı, içinden fil figürü çıktı. Daha sonra Ilgaz’ın görüntülerine yer verildi. Oktay’ın ofisine giderken takip edildiğini anlayan Ilgaz’ın kutuyu alıp, bıçağı ofise bıraktığı anlar ekranlara yansıdı.

EKİP ILGAZ’IN PEŞİNDE
Olay yeri inceleme ekibi Ilgaz’ın arabasının otoparkta olduğunu tespit etti, hemen incelemeye başladı. Ekip, Ilgaz’ın otoparka giriş görüntülerini izledi. Takip eden aracı tespit etti.
Nevzat, tekrar Ilgaz’a nasıl ölmek istediğini sordu. Daha sonra Ilgaz ile sohbet etti. Nevzat, kendi hikayesini anlattı; ‘Babam kasaptı, ilk o verdiği bıçağı elime. Hayvanı ürkütmeden okşaya okşaya kurban etmeyi öğretti bana. Sonra okudum Subay oldum, meslekte kendimi de buldum. Babam yanına çağırdı, ‘amcanı öldür’ dedi. Ben sözünden çıkmazdım babamın ikiletmedim, öldürdüm amcamı. Hiç üzülmedim de, sonra yakaladılar cezaevine girdim. İçeride bir adam vardı, eziyorlardı. Bunun derdini çözdüm, sonra duyan geldi. Neticesinde bir düzen kurdum kendime. Sonuç olarak buradayım’
CEYLİN, YELİZ’E SALDIRDI
İfade için emniyete gelen Yeliz, Ceylin’in saldırısına uğradı. Ceylin’i sakinleştirmek Eren’e düştü.
Gözyaşlarına boğulan Ceylin’e İclal destek olmaya çalıştı.
Sorguya giren Yeliz, suçlamaları reddetti.

ILGAZ NEREDE?
Ekiple işbirliği yapan Ceylin, Yeliz’in bulunduğu odaya girip Ilgaz’ın nerede olduğunu sordu. Yeliz de ‘bıçağı ver söyleyeceğim’ karşılığını verdi. Bıçağı Yeliz’in avukatına götüren Ceylin, Ilgaz’ın yerini öğrendi.

Nevzat’ın bulunduğu çiftliğe baskın yapan ekipler Oktay’ın cesedini buldu. Ilgaz’a ise ulaşılamadı.
Ilgaz’ın kravatını bulan Ceylin, sinir krizi geçirdi.
Nevzat ve adamı, Ilgaz’ı alıp deniz kenarına götürdü. Elleri kolları bağlı bir şekilde orada bırakıp gitti.

]]>
DÜNYANIN EN ÜNLÜ BEBEĞİ BÜYÜYÜP EN HÜZÜNLÜ KIZI OLDU
Suri Cruise, o yıllarda dünyanın en gözde Hollywood yıldızlarından olan Tom Cruise ve Katie Holmes’un tek kızı.

Anne ve babasının 2006’daki düğününe annesinin kucağında katılan minik Suri sahip olduğu soyadı, anne ve babasının büyük ünü ve servetine oranla yıllar boyunca gösteri dünyasının en şanssız çocuklarından biri olarak anıldı.
HER ZAMANKİ GİBİ SADE, ŞIK VE VAKUR…
Katie Holmes, serin ve yağmurlu bir New York gününde, elinde kahvesi, gözünde koyu renk güneş gözlükleri, dağınık şekilde toplanmış saçları, rahat jean pantolonu ve oversize kazağıyla görüntülendiğinde yine oldukça sade ancak tarz sahibi bir şıklık yakalamıştı.

Tek başına dolaşan Katie Holmes fotoğraflarını çeken paparazzilere gülümseyerek poz verdikten sonra gözden kayboldu.
Hollywood’un en meşhur ama bir yandan da en şanssız annelerinden biri olan Katie Holmes Annelere Günü’nün geçtiğimiz günlerde 18 yaşına basan, tek çocuğu olan kızı Suri Cruise’la kutluyor.

ARTIK ÜNİVERSİTELİ OLACAK
Suri önümüzdeki haftalarda liseden mezun olacak ve artık üniversiteli bir genç kız olarak yoluna devam edecek.
Bir zamanlar etrafında hiç arkadaşı olmayan, sadece annesiyle görüntülenen, her daim de yüzündeki hüzünlü ifadeyle dikkat çeken Suri artık yaşıtlarıyla gezip tozup eğlenen, mutlu ve sağlıklı bir genç kız.

Suri’nin Eylül sonunda üniversiteye başladığında annesiyle paylaştığı evinden yakında ayrılabileceği anlamına geliyor.
Bu da yıllarca kızını tüm meraklı gözlerden sakınarak büyüten ve ona zarar gelmesin diye adeta kendi hayatını hiçe sayıp yaşamayan Katie Holmes için oldukça zorlu bir süreç demek…

ONU KORUMAK İÇİN ÖMRÜNÜ VERDİ
Anne kıza yakın kaynaklar Suri’nin başka eyaletlerdeki üniversitelere de başvurduğunu ama üniversiteye de New York’ta gitmek istediğini söylüyor.
Katie Holmes’un da kızıyla yakın olabilmek için onun New York’ta kalmasını istediği, kızının başarılı okul hayatıyla gurur duysa da korumacı tavrı nedeniyle onun gözünün önünden ayırmak istemediği söyleniyor.

Annesiyle çok yakın bir ilişkisi olan Suri Hollywood’un en büyük yıldızlarından Tom Cruise’un öz kızı olsa da hayatının çok büyük bir bölümünü babasını hiç görmeden yaşadı.
KIZINI 7 YAŞINDAYKEN TERK ETMİŞTİ: ONA SOYADINDAN BAŞKA BİR ŞEY VERMEDİ
Ona hüzünlü bebek ve çocuk denmesinin temel sebebi de bu. Tom Cruise’un kızı Suri’yi en son 2012’de, o 7 yaşındayken gördüğü biliniyor. Yani Suri 12 yıldır babasıyla bir ilişki kurmayı bırakın onu görmedi, konuşmadı bile.
Katie Holmes, aynı tarihte New York’a taşınmış, hem kızını Hollywood’un spot ışıklarından hem de babasından korumak için Los Angeles’tan adeta kaçmıştı.

O gün bu gündür kızının ruh ve beden sağlığını korumak onu babasıyla ilgili olumsuz haberlerden uzak tutmak Katie Holmes’un en önemli amacı oldu.
OYUNCULUK KARİYERİNİ KIZI İÇİN HİÇE SAYDI
Güzel yıldızın bazen aşırıya kaçan bu baskıcı annelik tarzının altında aslında bu yatıyordu.
45 yaşındaki Katie Holmes kariyerinin ilk dönemlerinde başrolünü oynadığı Dawson’s Creek dizisiyle ünlenmişti. Daha sonra sayısız filmde oynamış olsa da kızı Suri doğduktan sonra mesleğinden uzaklaştı.

Holmes’un Tom Cruise’la evliliği usta aktörün onu ve elbette büyüdüğü zaman kızı Suri’yi de Scientology tarikatına katmak istemesi nedeniyle bitmişti.
BU AİLE DRAMININ TAM ORTASINDA SCİENTOLOGY İSMİ VAR
Kızı için böyle bir gelecek istemeyen, kendisi de Scientology’ye katılmayı reddeden Katie Holmes, Curuise’dan adeta kaçarcasına boşanmıştı.
Katie Holmes’un kızı Suri’yi her şeyden ama en çok da bundan uzak tutmak için onu bu kadar koruyup kolladığı yıllardır bilinen bir gerçek.

ONU YANINA ÇEKEMEYECEĞİNİ ANLADIĞI GÜN KIZIYLA OLAN TÜM BAĞLARINI KOPARDI
Üstelik Tom Cruise eski eşinin bu tavrı ve kızı Suri’nin Scientology’den uzaklaştırılması yüzünden kendi öz evladından vazgeçti. Onu yanına çekemeyeceğini anlar anlamaz hayatından çıkardı ve tüm ilişkisini kesti.
Suri Cruise dünyanın en ünlü yıldızlarından bir olan babasından sevgi, ilgi ve şefkat göremeden, onun sadece soyadını taşıyarak büyüdü. Katie Holmes da bu romanları aratmayacak hikâyenin en cesur kahramanı olarak adını Hollywood tarihine en fedakar annelerden biri olarak yazdırmış oldu…

KARI KOCA ÇIKTIKLARI GEZİDE ADETA ŞOV YAPTILAR
Tartışmaların göbeğindeki eşi Meghan Markle da bir kez daha onu İngiltere ziyaretinde yalnız bıraktı ve istenmediğini hissettiği bu ülkeye ayak basmadı. Ancak Nijerya gezisinde Harry’nin yanında yerini koşarak aldı.

Harry’nin İngiltere’den bir kez daha elleri boş döndükten hemen sonra başlayan bu gezi çift için adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Tüm haber ajansları Nijerya’da Harry ve Meghan’ın peşine düştü, boy boy fotoğrafları haber sitelerine kondu, katıldıkları etkinlikle de detaylıca yazılıp çizildi.

Meghan Markle İngiltere’de Prenses unvanıyla yaşarken kraliyet ailesinin giyim kuşam konusundaki kurallarına uymaya mecbur kalıyordu… ABD’ye taşınırken prensesliğinden vazgeçen Meghan artık “kendi gibi” olmanın keyfini sürüyor
TAM BİR MODA İKONU GİBİ…
Adeta bir moda ikonu gibi gittiği Nijerya’da giydikleri, halktan gördüğü sevgi ve yaptığı açıklamalarla Meghan Markle gezinin yıldızı oldu. Meghan’ın kendini bu kadar öne çıkarması da kocası Harry’ye soğuk davranan kraliyet ailesine bir mesaj olarak görüldü…

Meghan Nijerya’da yaptığı konuşmada “Yakın zamanda yüzde 43 Nijeryalı olduğumu keşfettim” dedi
Katıldığı kadınlara yönelik bir panelde konuşan Meghan Markle bugünün Anneler Günü olması nedeniyle anne olduktan sonra değişen hayatıyla ilgili duygu dolu bir konuşma yaptı. 5 yaşındaki Prens Archie ve yakın zamanda 3 yaşını bitirecek kızı Lilibet’i anlata anlata bitiremeyen Meghan anne olmanın hep hayali olduğunu anlattı.

Harry ve Meghan çifti ABD’deki yaşamları ve çocuklu hayatlarından fotoğraf karelerini haklarında çekilen belgeselde göstermişti
ÇOCUKLARINI VE ANNELİK MACERASINI ANLATTI
Kraliyet torunları Archie ve Llibet’i anlatırken duygularına zor hakim olan Meghan Markle oğlu ve kızını çok konuşkan ve tatlı diyerek anlattı ve iki çocuklu bir anne olarak ABD’deki hayatıyla ilgili detayları paylaştı.
Meghan dinleyicilere anne olmayı ne kadar çok sevdiğini söyledi ancak ailesini ve kariyerini dengelemenin kendi zorluklarını da beraberinde getirdiğini itiraf etti. Kariyerine çok önem verdiğini ancak anneliği sevdiğini söyleyen Meghan Markle artık hayattaki önceliklerini iki çocuğunun belirlediğini itiraf etti.

Meghan artık bir prenses olmasa da çocukları Archie ve Lilibet prens ve prenses unvanı taşımaya devam ediyor… Kraliyetin torunları artık ABD’de babaanneleriyle bol bol vakit geçiriyorlar
Meghan ayrıca Nijeryalılara kendisini ülkelerinde ağırladıkları için teşekkür etti ve bir “rol model” olmanın hakkını verebileceğini umduğunu söyledi. “Kocamı ve beni bu ülkede… benim ülkemde ağırlama nezaketini gösterdiğiniz için çok teşekkür ediyorum” diyen Meghan Markle ülkenin modasına ayak uydurmak için daha renkli giyinmem gerekiyor, bunu anladım diyerek kalabalığı güldürdü.

“BEN YÜZDE 43 NİJERYALIYIM”
“Kısa bir süre önce yüzde 43 Nijeryalı olduğumu keşfettim” diyen Sussex Düşesi, Prens Harry’ye nişanlandığı günden beri annesinin siyah olması nedeniyle tartışma konusu olmuş, kraliyet ailesine giren ilk “beyaz olmayan” kişi olarak İngiltere’de birçok kez manşetlere taşınmıştı.
Harry ve Meghan İngiltere’den ve tüm kraliyet unvanlarından vazgeçip ABD’ye yerleşme kararı aldıklarında bunun altında yatan en önemli nedenlerden birinin Meghan Markle yönelik ırkçılık olduğunun altını çizmişti.

Meghan Markle anneliğin onu değiştirdiğini artık hayattaki tek önceliğinin iki çocuğu olduğunu söylüyor
AİLE ONU GELİN OLARAK KABUL ETMEDİ… SİYAH KÖKENLERİ HEP TARTIŞMA KONUSU OLDU
Kraliyet geleneklerine çok bağlı olan İngiltere’de Meghan’ın hem Harry’den yaşça büyük, hem evlenip boşanmış hem de oyunculuk yapan biri olması kabul görmemiş, bu evlilik birçokları tarafından uygun bulunmamıştı.
Ancak en büyük tartışma Meghan’ın annesinin siyah olmasıyla ilgili olarak yaşandı. Harry ve Meghan ABD’ye gittiklerinde yaptıkları gündeme bomba gibi düşen açıklamada kraliyet ailesinden “birilerinin” çiftin çocuklarının ten renginin koyu olması olasılığı hakkında endişelendiğini anlatıp, isim vermeden bunu yaşadıkları ırkçılık ve ayrımcılığa örnek göstermişti.

Çünkü kimi zaman evlatlar pek de kendilerine uygun insanlara kalp kapılarını açmayabiliyor. Bazen tecrübesizlikten bazen de gönül ferman dinlemediğinden. Ya da sadece eğlence olsun diye bu türden ilişkilere adım atabiliyor.
İşte o zaman anne ve babaları bir endişe sarar. Üstelik bu durum ünlü ya da ünsüz olsun herkes için aynıdır.

KIZI, DEDESİ YAŞINDAKİ ADAMLA ÖPÜŞTÜ… ÖFKEDEN KÜPLERE BİNDİ
Böyle bir durumun son örneklerinden birini de milyonların yakından tanıdığı bir ünlü yaşamıştı.
Henüz 21 yaşında olan kızı 65’indeki bir restoran işletmecisine gönlünü kaptırdı. Belki bu iş fazla duyulmasa bu kadar sorun etmeyecekti bu yıldız.
Ama olay magazin basınının manşetlerine yansıyınca iş çığırından çıktı. Hatta bu ünlü anne de kendini tutamayıp sosyal medya hesabından kızının ilişkisini onaylamadığını belli eden bir paylaşım yaptı.
İşte şimdi o ünlü anne çok derin bir nefes aldı. Çünkü gencecik kızı ile kızından büyük çocukları olan işletmecinin aşkı bir meltem gibi esti ve geçti.

SAMİMİ ANLARI MANŞETLERE ÇIKTI
Olayı takip edenlerin hemen anladığı gibi kızının, babasından sadece bir yaş küçük bir adamla gönül ilişkisi yaşaması yüzünden zor günler geçiren bu ünlü, tasarımcı ve TV yıldızı Kimora Lee Simons.
49 yaşındaki Simmons ile eski eşi Russell Simmons’ın 21 yaşındaki kızı Aoki Lee Simmons, geçtiğimiz nisan ayında ünlü restoran işletmecisi olan 65 yaşındaki Vittorio Assaf ile kısa bir ilişki yaşadı.
Aoki ile babası Russell’dan sadece bir yaş genç olan Assaf, birlikte ünlülerin gözde tatil beldesi St. Barts adasına gitti.
Tercih ettikleri yer “paparazzi ordusunun pusuya yattığı” bir bölge olunca da aşıkların samimiyeti objektiflere yansıdı. Sonra da tabii ki magazin basınının manşetlerine çıktı, sosyal medyaya yayıldı o görüntüler.

HEM ANNESİ HEM BABASI ÇOK ÜZÜLDÜ
İşte bu durum da Kimora Lee Simmons ile eski eşi Aoki’nin babası girişimci, yazar ve yapımcı Russell Simmons’ı büyük bir endişeye sevk etti.
Anne Kimora sinirlerine zor hakim olarak, baba Russell da yumuşak kalplilikle kızlarına bu yanlış yoldan dönmesi için sosyal medyadan seslendi.
Sonunda eski eşler rahat bir nefes aldı. Çünkü model olma yolunda ilerleyen Aoki ile Vittorio Assaf’ın adı konmamış ilişkisi bitti!

Bu arada Aoki Lee Simmons’ın dünyanın en saygın üniversiteleri arasında yer alan Harvard’dan mezun olduğunu da hatırlatalım.

O FOTOĞRAFLARI GÖRÜNCE UTANMIŞ
Kendisi için gayet sarsıcı olan bu olayın ardından da Kimora Lee Simmons ilk kez sessizliğini bozdu.
TMZ adlı internet sitesine konuşan Simmons, kızının babası yaşındaki sevgilisiyle fotoğraflarını görünce “utandığını” itiraf etti.
Sonra da kızının Assaf ile artık görüşmediğini belirterek “Annesi onu geri aldı” dedi.

KIZININ BİR KURBAĞAYI ÖPERKEN GÖRÜNTÜLENDİĞİNİ SÖYLEDİ
Kızının henüz çok genç olduğu için böyle bir şey yaptığını ekleyen Kimora Lee Simmons, ilginç bir benzetme de yaptı.
O çok bilinen “aradığın prensi buluncaya kadar birçok kurbağayı öpmek zorunda kalırsın” deyişine göndermede bulundu.
Kızı artık eski hayatına döndüğü için çok mutlu olduğunu saklamayan anne “O genç ve çok tatlı bir kız. Sanırım öptüğümüz kurbağaların bir yerlerde yayınlanacağını düşünmüyoruz” dedi.

ARALARINDA CİDDİ BİR İLİŞKİ YOKTU
Bu arada Aoki ile Vittorio Assaf’ın, birlikte gittikleri tatilde son derece samimi bir şekilde öpüşürken görüntülendiklerini hatırlatalım.
Buna rağmen, hem Simmons ailesi hem de magazin basını aslında ikili arasında ciddi bir ilişki olmadığını ısrarla vurguladı.
Aoki’nin kendisinden tam 44 yaş büyük Vittoria Assaf ile fotoğraflarının yayınlanmasından hatta bunların sosyal medyaya sızmasından sonra babası Russell Simmons da sosyal medyadan kızına seslendi.
Aoki’nin istediği zaman kendisini arayabileceğini, ona kapısının her zaman açık olduğunu belirtti.
Anne Kimora Lee Simmons ise kızının fotoğraflarının yayılmasının ardından yine sosyal medya üzerinden “Sabrımın son damlasını kullanıyorum” mesajıyla bu ilişkiyi onaylamadığını ilan etmişti.

ONLARIN EVLİLİĞİNDE YAŞ FARKI VARDI
Belki de Aoki’nin annesi Kimora’nın bu ilişkiye bu kadar karşı çıkmasının nedeni Russell Simmons ile evliliği sırasında aralarındaki yaş farkından kaynaklanan sorunlardı. Çünkü onlar da birbirleriyle yaşıt değil. Aralarında tam 17 yaş fark vardı.
Kimora Lee Simmons ile Russell Simmons, 1998 yılında evlendi, 2009 yılında boşandı. Eski çiftin bu evliliklerinden Aoki dışında 24 yaşında Ming Lee adında başka bir kızı daha bulunuyor.
Kimora Lee Simmons ise 2014 yılında Tim Leissner ile yeni bir evlilik yaptı.

KARISI, ESKİ ENİŞTESİYLE KAÇINCA EVLİLİK SKANDALLA BİTTİ
Aoki Lee Simmons’ın anne ve babasının bu kadar tepkisini çeken ilişki yaşadığı Vittorio Assaf; ünlü bir restoran işletmecisi.
Dünya çapında bilinen bir restoranın kurucularından olan 65 yaşındaki İtalyan iş insanı Vittorio Assaf, 20 yıl boyunca İsveçli model Charlotte Bonstrom ile evliydi.
Fakat bu evlilik 2021 yılında skandal bir biçimde sona erdi. Charlotte, ikiz kardeşinin eski kocasıyla kaçarak Assaf ile evliliğini noktaladı.

ÜNLÜ BİR TASARIMCI VE EKRAN YÜZÜ
Aoki’nin annesi Kimora iş kadını, moda tasarımcısı ve TV yüzü olarak tanınıyor. Russell Simons ile evliliğinden Ming Lee ve Aoki adında iki kızı bulunuyor.
Eski sevgilisi Djimon Hounsou’dan Kenzo adında bir oğlu, şu an evli olduğu Kim Leissner’dan da Wolfe adında başka bir oğlu daha var.
Simmons’ın bir de evlat edindiği Gary adında bir erkek çocuğu daha var. Eski eşi Russell Simmons ise tanınmış bir girişimci ve müzik yapımcısı.

AOKİ, ASSAF’IN OĞLUYLA AYNI YAŞTAYDI: Eski çiftin küçük kızı Aoki’nin aşk yaşadığı Vittorio Assaf ise skandal bir boşanma yaşadığı eski eşi Charlotte Bonstrom ile evliliğinden Vittorio ve Valentina adında iki çocuk sahibi. İşin ilginç yanı Assaf’ın oğlu Vittorio’nın da Karayipler tatilinde birlikte görüntülendiği Aoki gibi 21 yaşında olması.
]]>Yani bir başka deyişle Instagram’da görüp beğendiğiniz birini gerçek hayatta gördüğünüzde tanımanız mümkün bile olmayabilir! Bu arada hem sosyal medyada hem de gerçek hayatta bu genel geçer güzellik anlayışına karşı çıkan, hatta adını bu şekilde duyuranlar da var.
İşte model Iskra Lawrence bunlardan biri.
Onun en önemli özelliği, moda dünyasının, kıvrımlı kadınları dışlayan anlayışını kırmak. Bu konuda ilk adımlarını Instagram’da atan Lawrence, o zamandan bu yana da epey yol kat etti.
Bir yandan kendisi gibi kıvrımlı kadınlara yönelik giyim koleksiyonları hazırlıyor, diğer yandan da bu zayıflık baskısı altında ezilen kadınlara “Kendinizi olduğunuz gibi sevin” diye mesajlar veriyor.

HAYATINDA YENİ BİR HEYECAN VAR… BİR BEBEK DAHA GELİYOR
Ama son dönemde bütün bunların ötesinde Lawrence’ı heyecanlandıran bambaşka bir konu var. Ünlü model ikinci kez anne olmaya hazırlanıyor.
Bir süredir müzisyen Philip Payne ile birlikte olan 32 yaşındaki Lawrence bir kez daha hamile olduğunu sosyal medya sayfasından duyurdu.
Nişanlısı ve küçük oğluyla birlikte verdiği pozları Instagram sayfasında paylaşan Lawrence giderek büyüyen karnını da gözler önüne serdi.
Hem güzel modelin hem nişanlısı Payne’in hem de minik oğullarının aileye katılacak bu yeni üye nedeniyle ne kadar mutlu olduğu da dikkatlerden kaçmadı.

Lawrence mutlu haberi sosyal medya sayfasından duyurdu.

HAMİLELİK ZORLU GEÇİYOR… AMA KARİYERE DE DEVAM!
Lawrence sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa epey zorlu geçen hamileliğine rağmen kariyerini de bir kenara bırakmış değil.
Bundan iki gün önce “Doğurganlık Haftası” kapsamında düsenlenen bir etkinliğe katıldı. New York’taki ünlü Empire States’te düzenlenen etkinlikte karnında bebeğiyle poz da verdi Lawrence.

ÇALDIĞI BÜTÜN KAPILAR YÜZÜNE KAPANMIŞTI
Aslına bakılırsa Iskra Lawrence da tıpkı kendisi gibi kıvrımlı kadınların sözcüsü olan Ashley Graham gibi dikkatleri ilk olarak Instagram’da verdiği pozlarla çekti.
Çünkü o zamana kadar hayali modellik olsa da çaldığı bütün kapılar yüzüne kapanmıştı. Herkes de ona fazla kilolu olduğunu söylüyordu. Ama sonunda ünlü model kendi yolunu çizdi ve amacına da ulaştı.
2000’li yılların ilk yarısında giderek yükselen bedensel olumlama akımı sayesinde de başından beri hayal ettiği noktaya ulaştı.

ANNE VE BABASININ KREDİ KARTLARINI ÇALDIĞINI İTİRAF ETTİ
Her ne kadar şimdi kıvrımlı kadınların sözcüsü konumunda olsa da Iskra Lawrence’ın bu noktaya gelmesi kolay olmadı.
Modellik yapmak isteğiyle çaldığı kapılar “fazla kilolusun” gerekçesiyle yüzüne kapandığı için hep geri dönmek zorunda kalan Lawrence, bir ara zayıflamak için sınırlarını bile zorlamış.
İngiliz model 2019 yılında verdiği bir röportajda sırf kilo vermek için zayıflama ürünleri kullanmaya başladığını, bir süre sonra bunlara bağımlı hale geldiğini söylemişti.
Hatta o dönemde yeteri kadar parası olmadığı için anne ve babasının kredi kartlarını “çaldığını” da itiraf etmişti. Ama bu yaptığı sonraki hayatını yönlendirmesinde ona yardımcı oldu.

TOKSİK DİYET KÜLTÜRÜNÜN PARÇASI OLMAYACAĞIM
Lawrence, adını Instagram paylaşımlarıyla duyurduktan sonra zayıflama ürünleri satan bir firmadan tanıtım yüzü olması için teklif aldı. Fakat bunu reddetti.
Bunun nedenini de “Başkalarının sağlığına zarar vermek istemiyorum” diyerek açıkladı. Lawrence daha o dönemde bugün sık sık eleştirdiği ve “toksik diyet kültürü” diye tanımladığı anlayışa karşı çıkmaya başladı.

OĞLUNU EVDE DÜNYAYA GETİRDİ: Iskra Lawrence, bir süredir Amerikalı müzisyen Philip Payne ile birlikte. Çiftin iki yıl önce bir erkek bebekleri dünyaya geldi. Lawrence, oğlunu evde ve suda doğum yöntemiyle dünyaya getirdi. Kendisine bir sağlık görevlisinin yardımcı olduğu doğumda çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesabından paylaştı.
]]>‘Estetik’ kelimesi geçtiği anda herkes Katie Price’dan ya da namı diğer Jordan’dan söz ettiğimizi anladı zaten.
Bir süredir vergi borçları da dahil eski eşine tazminat borcunu ödemediği için mahkemelikti Price. Bu maddi sıkıntıdan kurtulmak için de çareyi iflas ilan etmekte buldu.
Üstelik konuyla ilgili olarak açılan davaların hiçbir duruşmasına da katılmadı. Sonunda Katie Price’ın en korktuğu olay başına geldi.

BEŞ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE SOKAKTA KALDI
Yıldız, 2014 yılında 1.35 milyon sterlin ödeyerek satın aldığı malikanesini kaybetti.
Bugüne kadar bu evi elinde tutmak için her şeyi yapan Price’a durum 24 Nisan’da gönderilen bir resmi mektupla tebliğ edildi. Yıldıza, bakımsızlığı ve pisliğiyle ünlü malikanesini terk etmesi için belli bir süre verildi.
Bu tebliğe göre 29 Mayıs günü sabah saat 10:00’da da resmi makamlar tarafından Price’ın evi tamamen tahliye edilecek.
Bir başka deyişle bir süredir maddi bir darboğazda olan Katie Price, şimdi farklı evlilik ve ilişkilerinden dünyaya gelen beş çocuğuyla birlikte sokakta kaldı!

ÖNCE OTOMOBİLLERİNİ İCRA MEMURLARI GÖTÜRDÜ
Bir süredir ciddi bir finansal kriz yaşayan Katie Price’ın ilk kayıpları bu yılın şubat ayında başladı.
Eski eşi Alex Reid’e olan tazminat borcunu ödememek için her yolu deneyen Price, önce malikanesinin otoparkında dizi dizi duran lüks otomobillerini kaybetti. İcra memurları bundan iki buçuk ay önce Price’ın evine giderek bütün otomobillerini alıp götürdü.
Aslına bakılırsa Katie Price’ın sadece eski eşine değil kelimenin tam anlamıyla uçan kuşa milyonlarca sterlin borcu var.
Bu nedenle ruh sağlığını yitirdiğini bile itiraf eden yıldızın tek amacı evini korumaktı. Ama o da artık elinden gitti.

ESKİ EŞİNİN ÖZEL GÖRÜNTÜLERİNİ YAYMAKLA SUÇLANDI
Olayın nasıl bu raddeye geldiğine bir bakarsak… Katie Price ile eski bir kafes dövüşçüsü olan Alex Reid, 2010 ile 2012 arasında evli kaldılar. Fakat sonra boşandılar.
Reid’in iddiasına göre eski karısı Katie Price, özel görüntülerinin yer aldığı kayıtları ortaya serdi. Onun ileri sürdüğüne göre Price önce özel ilişkilerine dair gizli kalması gereken bilgileri kamuoyuyla paylaştı.
Daha sonra da 2018 yılında katıldığı Celebrity Big Brother adlı yarışmada Alex’in müstehcen bir video klibini gösterdiği ileri sürüldü.
İşte bunun üzerine eski eşi Alex Reid, Katie Price aleyhine tazminat davası açtı. Price davayı kaybetti ve eski eşine 250 bin sterlin ödemek zorunda bırakıldı.
Ama Price bu tazminatı yıllarca ödemedi. Hatta 2019 yılında sona eren davanın ardından yıldız iflasını ilan etti.

BORÇ BOYUNU AŞTI O HALA ESTETİK DERDİNDE
Bu arada yıldızın borcu olan tek kişi eski eşi Reid’e değildi. Toplamda 3.2 milyon sterlin bir borç batağında Price. Ama estetik operasyonlara para akıttığı halde borçlarını ödemiyor.
İngiliz The Sun gazetesine konuşan bir kaynak “Katie ayda 40 bin sterlin kazancı olduğunu söylüyor. Ama bunun yalan olduğunu herkes biliyor. Bir ayda en az 60 bin sterlin kazanıyor. Para kazanıyor ve borçları var. Bu borçları kazandığı parayla ödemesi gerekiyor… Bu kadar basit” dedi.
Katie Price TV için birçok yapımda kamera karşısına geçiyor. Aynı zamanda modellik çalışmaları da yapıyor. Bunun yanı sıra bazı yan gelirleri de var. Ama yıldız giderek artan borçlarını ödememekte ısrarcı.

ESKİ EŞİ İSTİSMAR İDDİASINDA BULUNDU
Price’a tazminat davası açıp kazanan ve sonunda yıldızın lüks otomobillerinin de icra yoluyla elinden alınmasına neden olan eski eşi Alex Reid, duruşmalar sırasında çarpıcı iddialarda bulunmuştu.
Bunlardan biri de özel görüntülerini kamuoyuna sızdırması dışında iki yıllık evlilikleri süresince Price’ın kendisini sürekli istismar ettiğiydi. Hatta Reid ölüm tehdidi aldığını bile söylemişti.
Sonuç olarak Reid davayı kazandı. Ama Price, 250 bin sterlin tazminatı ona ödemedi.
Price bir TV programı için İrlanda’, Dublinde bulunduğu sırada icra memurları yıldızın, pisliğiyle tanınan malikanesine gidip evde işe yarar ne varsa alıp götürdü.
Ama belli ki onlar borçları ödemeye yetmediğinden sonunda iş Katie Price’ın lüks otomobillerine kadar geldi. Oradan da evine uzandı…

‘BORÇLAR YÜZÜNDEN AKIL SAĞLIĞIMI KAYBETTİM’: Price verdiği bir röportajda bu konuda şunları söylemişti: ” İnsanlar farklı nedenlerle iflas edebilir. Geçen yıl akıl sağlığı açısından çok zor dönemlerden geçtim. Bunu yaşadığınızda önünüze faturalar gelir ve hiçbiriyle baş edemediğiniz için hepsini bir kenara bırakırsınız.”

FARKLI BİRLİKTELİKLERDEN BEŞ ÇOCUK
Katie Price farklı birlikteliklerinden beş tane çocuk sahibi oldu. Kariyerinin yükseldiği dönemlerde şarkıcı Dane Bowers’tan hamile kaldı. Çift ayrıldı ve Price da bebeğini aldırdı.
2002 yılında Manchester United’da oynayan dünyaca ünlü futbolcu Dwight Yorke’tan hamile kaldı. Yorke’tan ayrılmasına rağmen çocuğu Harvey’i doğurdu.
Daha sonra 2005 ile 2009 arasında Peter Andre ile evlendi. Bu evlilikten Princess’in yanı sıra şu anda 18 yaşında olan Junior Savva Andreas adında bir çocuğu oldu.
2010 ile 2012 arasında Alex Reid ile evlendi Price. Son olarak 2013 ile 2021 arasında Kieran Hayer ile evlendi. Bu evlilikten de iki çocuk sahibi oldu.
]]>Ki bu iki kutupluluk bugün bile hala tamamen sona ermiş değil. Hatta bugün olup bitenlere bakarsak bu “ikili kamp” günümüzde eskisinden bile daha belirgin hale geldi.

‘DIANA RUHU’ KRAL CHARLES’A KARŞI!
Yine olayın bir tarafında artık kral olan Charles’ın temsil ettiği taraf var. Diğerinde de birçok kişinin yorumuna göre Prens Harry ve karısı Meghan Markle’ın “asi” davranışlarında vücut bulan Diana ruhu.
Özetlemek gerekirse İngiliz kraliyet uzmanlarına göre sanki 90’lı yıllar yeniden yaşanıyor gibi.
Bu yılın başlarından bu yana önce Kral Charles, ardından da büyük oğlu Prens William’ın karısı Galler Prensesi Kate Middleton’ın yakalandığı kanser nedeniyle sağlık konusuyla gündeme gelen İngiliz kraliyet ailesinde bir tür “geriye dönüş” yaşanıyor son günlerde.
Bunun nedeni de uzun süredir sessizliğe gömülmüş olan Prens Harry ile karısı Meghan Markle’ın yeniden spot ışıklarının altına çıkmış olması.
Babasının kansere yakalandığını öğrendikten sonra yaşadığı ABD’den apar topar Londra’ya koşan Harry ve ailesi bir süreliğine yine ABD’deki hayatlarına dönmüştü.
Ama Harry’nin kurucusu olduğu Invictus Games’in çalışmaları nedeniyle Sussex çifti yeniden dünya sahnesinde belirdi ve ailenin iki kutuplu hali bir kez daha gün yüzüne çıktı.
?

‘PARALEL’ KRALİYET TURU
Harry, karısıyla birlikte Nijerya ziyaretinde şu sıralarda. Üstelik de her ne kadar 2020 yılında kıdemli kraliyet ailesi üyeliğinden ve görevlerinden ayrılırken tam tersini söylemiş olsalar da tıpkı bir “Kraliyet turu” gibi geçiyor bu gezinin her anı.
Invictus Games’e ev sahipliği yapmaya aday olan Nijerya gezisi Harry ve Meghan için 2018 yılında evlendikten hemen sonra çıktıkları ilk kraliyet turunun bir benzeri gibi aynı zamanda.
Üstelik yorumlara göre Meghan Markle o gezide üzerindeki elbiseyle bile İngiliz kraliyet ailesine mesaj gönderdi.
Ama asıl konumuz bu değil. Asıl konumuz Prens Harry ile ailesi özellikle de ailenin başı olan babası Kral Charles arasında giderek açılan uçurum.

ANNESİNİN AİLESİ KOL KANAT GERDİ
Harry, Nijerya öncesi yine kurucusu olduğu Invictus Games için Londra’ya kısa bir ziyarette bulundu. O sırada da babasıyla görüşmek istedi.
Fakat Charles, buna zamanı olmadığını ileri sürerek isteği geri çevirdi. Özetle Harry, randevu alamadığı için babasıyla görüşemedi.
Ama Londra’daki etkinlikte yanında çok önemli birileri vardı. Annesi Diana’nın erkek kardeşi Charles Spencer ile teyzesi Lady Jane Fellowes. Ayrıca Harry’nin anne tarafından kuzenleri George McCorquodale, Ned Spencer ve Louis Spencer da onu yalnız bırakmadı.

‘İNGİLİZ KRALİYET AİLESİ 90’LI YILLARA GERİ GİTTİ’
Zaten kraliyet yorumcularını “İngiliz kraliyet ailesi sanki Diana’nın hayatının son yıllarına yani 1990’lara gitti” diye düşündüren ayrıntı da bu.
Babasının ve ağabeyi William’ın yüz çevirdiği Prens Harry’ye annesi Diana’nın ailesi kol kanat gerdi.
Bu arada Harry’nin yanında bu ziyaret sırasında karısı Meghan Markle’ın bulunmadığını da hatırlatalım.
Harry bu kısa ziyaret sırasında babasını görmek istedi ama resmi ağızların açıklamasına göre Kral Charles’ın uygun vakti olmadığı için bu istek geri çevrildi.
Görünen ve söylenen bu olsa da yine yıllardır aileyi takip eden uzmanlara göre Harry ile ailesi arasındaki uçurum hiç bu kadar derinleşmemişti.
Öte yandan Charles’ın kendi öz oğluyla görüşmek için neden yoğun programını bahane ettiği de merak konusu oldu.

‘NE ZAMAN HARRY’Yİ GÖRSE İÇİNİ BİR ÜZÜNTÜ KAPLIYOR’
İngiliz Daily Mail gazetesinin kraliyet yorumcularından Richard Kay de Buckingham kaynaklarına dayanarak bu konuya açıklık getirdi.
İşte onun bu konudaki satırları: “Yakın arkadaşlarının belirttiğine göre Charles, Harry’yi görebilirdi. Ama onu görmek Charles için her zaman üzücü oluyor.”
Böyle ilk anda kulağa tuhaf gelse de yakın çevresine göre Harry’yi görmek Charles’a geçmişten kalan ve hala kapatılmamış olan bir sürü “defteri” hatırlatıyor.
Bu üzüntü ve gerilim de kanserle mücadele ettiği şu dönemde en son ihtiyacı olan ve iyileşmesini geciktirecek şeyler.
İşte bu yüzden de Harry ile görüşmedi Charles.

‘İKİ OĞLU DA ONU GERİYOR… HUZUR KAYNAĞI KATE’
Yakın çevresine bakılırsa Kral Charles, aslında her iki oğluna dair böyle bir gerilim hissediyor.
Ona bu konuda huzur bulduğu tek kişi büyük oğlu Galler Prensi William’ın karısı Kate Middleton.
Bir de olayın başka bir boyutu var. Yine Harry’yi çocukluğundan bu yana tanıyan bir saray çalışanının ifadesine göre “Harry babasını işine geldiği zaman görebileceğini düşünüyor. Bunun böyle olmadığını anlaması gerek.”

OĞLUNU İSTEMEDİ AMA DAVID BECKHAM İLE GÖRÜŞTÜ: Olaylar ve açıklamalar bu yönde. Bu arada Kral Charles ile ilgili başka bir haber de duyuldu. Oğlu Harry’nin Londra’da bulunduğu saatlerde onun için ayıramadığı zamanının bir bölümünü David Beckham ile özel bir görüşmeye ayırdı. Buckingham’dan gelen haberlere göre Kral Charles ile Beckham, bazı hayır organizasyonları konusunda görüştü.

ELBİSENİN ADI DİKKAT ÇEKİCİ
Bütün bu çekişmeler bir yana bir de işin “Meghan boyutu” var. Harry ile birlikte Londra’ya gitmeyen Meghan, Nijerya gezisinde ise başrolde. Elbette her durumda olduğu gibi bu kez de giyimi kuşamı büyük dikkat çekiyor.
Turun ilk gününde giydiği sırtı açık elbise de çok konuşuldu. Bunun nedeni sadece elbisenin modeli değil taşıdığı isim.
Meghan, gezide Heidi Merrick imzalı maksi bir elbise giydi. Sırtı açık bu modelin adı ise çok dikkat çekici: Windsor. Yani Britanya tahtındaki Mountbatten Windsor ailesinin soyadının bir kısmı.
Tabii ki birçok yoruma göre Meghan bunu bilerek yaptı. Hatta bazı yorumlara bakılırsa bu aslında üzerinde çok da beğenilmeyen elbiseyle aileyi küçük düşürmek, biraz alay etmek istedi.

WILLIAM’DAN KARŞI ATAK: ELİNDE KÜREKLE TEMEL KAZDI
Harry ve Meghan cephesinde bunlar olurken İngiliz kraliyet ailesi de boş durmadı elbette.
Bu iki kutupluluğu gözler önüne seren başka gelişmeler yaşandı. Prens William, karısı Kate’in geçirdiği önemli operasyonun ve kanser tedavisi gördüğünü açıklamasının ardından uzun bir süre sonra ilk kez evinden uzak bir ziyarete gitti.
Hatta onun hastalığının başından beri yanından ayrılmadığı Kate’i bir başına bırakması Prenses’in durumunun iyi olduğu yorumlarına yol açtı.
Kardeşi Harry, karısıyla birlikte Nijerya’da bir tür kraliyet turunda “şov” yaparken William da Windsor da kendi payına düşenleri gerçekleştirdi.
William, bir hastanenin ek binasının temeline ilk küreği bile vurdu.
Onun bu ziyaret sırasındaki neşeli tavırları da Galler ailesinde işlerin yoluna girmeye başladığı yorumlarına neden oldu.

İKİ TARAFTA DA ‘GÖSTERİ’ DEVAM EDİYOR
Özetlemek gerekirse… Düşman kardeşlerin büyük olanı William, kendi ülkesinin topraklarında yanında hasta karısı olmadan, küçüğü Harry de hem yaşadığı ABD’den hem de anavatanından kilometrelerce uzakta Nijerya’da birbirlerine karşı ataklarını sürdürüyorlar.
İngiliz kraliyet ailesi de dünya sahnesinde, spot ışıkları altında bir tür magazin malzemesi olmayı öyle de ya da böyle adından söz ettirmeyi sürdürüyor.
]]>
Senan Levent, Instagram sayfasında “42 yıl… İlk günden bile daha mutlu…” mesajını paylaştı. Tamer Levent ise eşine “Seynoşum……İlk tanıştığımız günden bu güne her şey tek tek gözümün önünden geçer hep….” sözleriyle karşılık verdi.
Ünlü çiftin nikah gününe ait fotoğraf da “42 yıl… Nice mutlu yıllarınız olsun” notuyla sosyal medyada paylaşıldı.

ÜNLÜLERİN NİKAH FOTOĞRAFLARI
İşte yıldızların evet dediği ‘o anlar’ ve anı ölümsüzleştiren fotoğraflar…
‘BİZ EVLENDİK’
Ünlü şarkıcı Yasemin Mori, bir süredir birlikte olduğu Emre Irmak ile evlendi.
42 yaşındaki Mori, sürpriz nikahı sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla duyurdu:
“Emre Irmak & Yasemin Mori Irmak… Hayat biz planlar yaparken başınıza gelenlerdir…”

12 YILLIK YALNIZLIK BİTTİ
Oyuncu Canan Hoşgör, 3 yıldır beraber olduğu işletmeci Yusuf Bakoğlu ile evlendi.
Müjdeli haberi, Hoşgör’ün kızı Zeynep Alkan sosyal medyada duyurdu. Zeynep Alkan, çiftin fotoğraflarını Instagram’da “Annemin nikâhını görmek nasip oldu. Ömür boyu mutluluklar” notuyla paylaştı. Canan Hoşgör, çocukları Zeynep ve Ayşe Alkan’ın babası Hamdi Alkan’la daha önce iki kez evlenmiş; 2012 yılında boşanmıştı.

‘EVET DEDİĞİM GÜN YENİDEN DOĞDUM’
Ünlü oyuncu Perihan Savaş’ın Yılmaz Zafer ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Savaş, geçtiğimiz yıl ocak ayında Melis Ketenci ile nikah masasına oturdu.
Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen düğüne birbirince ünlü isimle katıldı.
Savaş Zafer, evlilik yıl dönümünü sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarla kutladı:
“Bugün birinci yaşımı kutluyorum aslında çünkü geçen sene ‘evet’ dediğim günden itibaren seninle yeniden doğmuş oldum. Nice güzel senelerimize, omuz omuza fıstığım”

ÇOOOK ÖZLEDİM
Perihan Savaş, 1995 yılında hayatını kaybeden eşi Yılmaz Zafer ile nikah fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı.

Savaş, fotoğrafın altına “1 Haziran 1987 hayatımıza imza attık…Çooook özledim adamım” notunu düştü.
‘BUGÜN 54. EVLİLİK YIL DÖNÜMÜMÜZ’
Şarkıcı Fedon Kalyoncu, 1970 yılında nikah masasına oturduğu eşi Eda Kalyoncu ile evlilik yıl dönümü Instagram sayfasında paylaştığı nikah fotoğrafıyla kutladı.
Fedon Kalyoncu siyah beyaz karenin altına şu notu düştü:
“Bugün eşimle 54.evlilik yıl dönümümüz, birlikte sağlıklı daha nice senelere”

48 YIL ÖNCE…
Ekranların aranan isimlerinden Hülya Darcan, 1974 yılında meslektaşı Tanju Korel ile nikah masasına oturdu. Çiftin bu evlilikten Zeynep ve Bergüzar adında iki kızı oldu. Tanju Korel 2005 yılında uzun süre mücadele ettiği akciğer kanserine yenilerek hayatını kaybetti.

Darcan, evlilik yıl dönümünü kaybettiği eşi ile fotoğrafını paylaşarak kutladı.
Ünlü oyuncu nikah günü çekilen karenin altına ’48. yıl… Tek baktığım göz, tek tuttuğum el!’ notunu düştü.

47 YILLIK MUTLULUK
Belkıs Akkale eşi ile 47. evlilik yıl dönümünü Instagram’da paylaştığı fotoğrafla kutladı. Belkıs Akkale ile Sami Doğan Yılmaztürk 1976 yılında nikah masasına oturmuştu.

‘ARALIK 1993’
Şarkıcı Elif Karlı, 2 çocuğunun babası eşi Cengiz Karlı ile nikah günü çekilen fotoğrafını Instagram’da takipçileri ile paylaştı.

Elif Karlı, fotoğrafın altına “Aralık 1993” notunu düştü… Karlı’nın eşi 2023 Ocak ayında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetti.
‘BEN HALA BU ANDAYIM’
Oyuncu Ayşecan Tatari, 2017 yılında meslektaşı Edip Tepeli ile Amerika’da nikah masasına oturmuştu.

Edip Tepeli fotoğrafın altına “Yıllar geçiyor…Ben hala bu anda duruyorum” notunu düştü.
YIL 2006
Yönetmen Kemal Başbuğ, eşi ile Yeşeren Başbuğ ile nikah fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı.

Başbuğ, bu fotoğrafın altına “Yıl 2006… iyi günde ve kötü günde beraberliğimizin 14. Yılını da oğlumuzla birlikte tamamladık. Daha nice mutlu yıllar bizim olsun Karıcım seni ve oğlumu çok seviyorum” notunu düştü.
ÇAĞLA ŞIKEL – EMRE ALTUĞ
Yaklaşık 4 yıl inişli çıkışlı bir ilişki yaşayan manken Çağla Şikel ile aktör ve şarkıcı Emre Altuğ, Sortie’de dünya evine girdi.

Çift, “hayatımızın en özel anıydı” dedikleri nikah törenini çekilen fotoğrafla ölümsüzleştirdi. Çift 7 yıl sonra ayrılık kararı aldı.
ATA DEMİRER – ÖZGE BORAK
Ata Demirer ile Özge Borak böyle evlenmişti. Ancak bu mutluluk mazide kaldı.

BARIŞ MANÇO – LALE MANÇO
Sanatçı Barış Manço, yapımcı Lale Manço ile nikah masasına oturdu.

HÜLYA AVŞAR – KAYA ÇİLİNGİROĞLU
Hülya Avşar işadamı Kaya Çilingiroğlu ile 1997 yılında Paris’te evlendi. Çift o anı böyle ölümsüzleştirdi.

Zehra isimli bir kızları olan Çilingiroğlu ve Avşar, 2005 yılında yollarını ayırdı.
EROL EVGİN – EMEL EVGİN
Erol Evgin, kendisi gibi mimar olan okul arkadaşı Emel Evgin ile 28 Şubat 1973’te evlendi.

İkili tören öncesi böyle poz verdi.
GÖNÜL YAZAR – FAHRETTİN AKÇINAR
Gönül Yazar, işadamı Fahrettin Akçınar ile 1997 yılında Las Vegas’ta evlendi.

Yazar ve Akçınar atılan imzaların ardından objektif karşısına geçti. Gönül Yazar’ın bu evliliği de boşanmayla sonuçlandı.
FATİH TERİM – FULYA TERİM
Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim ilk ve tek evliliğini Fulya Terim ile yaptı.

Buse Terim, bir takipçisinin kendisine gönderdiği ve anne-babasının nikah törenine ait olan bu kareyi “Anne ve babamın düğün fotoğrafı inanmıyorum, nereden buldunuz?” notuyla sayfasında paylaştı.
KİBARİYE – ALİ KÜÇÜKBALÇIK
Şarkıcı Kibariye kendisinden 19 yaş küçük olan Ali Küçükbalçık ile 1999 yılında nikah masasına oturdu. İşte o geceye ait bir fotoğraf.

MEHMET ALİ ERBİL – MUHSİNE KAMİLOĞLU
Mehmet Ali Erbil, ilk evliliğini Muhsine Kamiloğlu ile yaptı ve bu fotoğraf nikahtan hemen önce çekildi.

MUAZZEZ ABACI – HASAN HEYBETLİ
Ünlü assolist Muazzez Abacı, 1998 yılında boşandığı eşi Hasan Heybetli ile bir kez daha nikah masasına oturdu. Çift imza atmadan önce bu pozu verdi.

NEBAHAT ÇEHRE – YILMAZ GÜNEY
Oyuncu Nebahat Çehre kendisi gibi oyuncu olan Yılmaz Güney ile 30 Ocak 1967’de nikah masasına oturdu. Bu fotoğraf Yılmaz Güney’in nikah defterini imzaladığı sırada çekildi.

SAFİYE SOYMAN – ZİYA AKARÖZ
Safiye Soyman, Ziya Akaröz ile evlenirken henüz 13 yaşındaydı.

MEHMET ALİ ERBİL – SEDEF ERBİL
Mehmet Ali Erbil , 21 yaşındaki Bilkent Üniversitesi öğrencisi Sedef Altuntaş’la Ankara’da evlendi. Gizli nikah bu fotoğrafla ortaya çıktı. Bir yıl evli kalan çift sürpriz bir şekilde boşandı.
?

BABA-KIZ HARMAN DALI
2005 yılında kendisi gibi oyuncu olan Ercan Kesal ile nikah masasına oturan Nazan Kesal, babasıyla karşılıklı harmandalı oynadığı fotoğrafı Instagram’da takipçileri ile paylaştı.

◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Reyting listelerinin de hep üst sıralarındasınız. Nedir bu başarının sırrı?
– Ekran önü her iş, izleyici takdiri ile başarılı olabilir. Bizi de yıllardır ilgileri, alakaları ile başarılı kılan izleyicilerimize en içten sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Biz, güncel ve gündem olan, halkın genelinin ilgisini çeken haberleri ele alıyoruz.
İnsanlar, öncelikle bizi kabullendi ve samimi buldu. Söylediklerimize itibar ediyorlar, eksik olmasınlar. Ben de olayları ele alırken, yaşanmışlıklarım, hatalarım ve şahit olduklarımdan yaptığım çıkarımları sentezleyip düşüncelerimi aktarıyorum. Yorumlarım izleyicilere mantıklı geliyor, ilgi görüyor. Meşrebimiz de çok benimsedi, izleyiciler bizi artık ailelerinden biri olarak görüyor.
◊ Çıtayı her daim yüksek tutmanın zorlukları neler?
– Zirvede olmanın iklim şartları vardır. Bunlara psikolojik olarak hazır olmanız gerekiyor. Aile gibi çok sağlam bir ekibimiz var.
HATALARIM BENİ, BEN YAPTI
◊ Programda yaptığınız yorumlar gündem oluyor. Buna karşı bakışınız nedir?
– Ben, Yeşilçam’da ilk filmimi çektiğimde 16 yaşımdaydım. 1984’te, Banu Alkan ile “Mavi Yolculuk”. 40 yıldır bu piyasadayım, 70’ten fazla film ve dizide başrol oynadım. Kariyerim öncesinde de bir hayatım vardı. 56 yaşında, ikinci evliliğini yapmış, üç çocuk babası bir adamım. Yaşadığım hayattan çıkarttığım, aldığım dersler var.
Hatalarım da oldu. Tüm bunlar da beni, ben yaptı. Kendim gibi olabilip hakaret etmeden, fikirlerimi açıkça söyleyip, bu özelliklerimle kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Düşüncelerimin halkta karşılık bulması bazı zihin yapılarını rahatsız ediyor. Ben de cevap verme zorunluluğu hissedebiliyorum. Tecrübeli de olsam nihayetinde insanım. Hoş, sosyal medyada saldırıya uğramayan başarılı insan yok!
1000 bölüm canlı yayın yapmak çok zor
◊ Geçtiğimiz günlerde “Neler Oluyor Hayatta” 1000’inci bölümü ile ekrandaydı. Dile kolay, büyük gurur 1000. bölüm. 1’inci ve 1000. bölümü göz önüne alırsak bu başarı dolu yolculuğu bize nasıl anlatırsınız?
– Hakan Ural: Bugünün dünyasında bir işte muvaffak olmak, 1000 bölüm canlı yayın yapmak çok zor. Bir de ele aldığımız konuları göz önüne alırsak, mucize gerçekten. Allah’ıma hamdolsun; öncelikle sevdiğim bir işte, devamlılık ve başarı nasip ettiği için. Sonra da tüm ekip arkadaşlarıma minnettarım, sonuçta hep birlikte ortaya koyduğumuz bir iş. Herkesin emeği var. Nur Tuğba’ya ayrıca müteşekkirim. Harika bir ekran ortağı. Uzun lafın kısası, şu an çalıştığım gibi bir ekibe sahip olduğum için çok şanslıyım.
– Nur Tuğba Namlı: Emek ve sevgiden oluşan bir yol bu. Düşünsenize herkesin evde olduğu pandemi döneminde bile biz yayın yaptık. Beraber güldük, beraber ağladık, hüzünlendik, kahkaha attık… O kadar tarifi zor ki… Dile kolay 1000 tane yayında buluştuk seyircimizle. Var olsunlar. Hep karşılıklı sevgimiz daim olsun.
NUR TUĞBA NAMLI: HAYATTAKİ HER ŞEYE POZİTİF BAKIYORUM
◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Ekrandaki enerjiniz her daim pozitif… Peki, sizin hayatınızda neler oluyor?
– Ben çok düzenli bir aile hayatı yaşıyorum. En çok aile hayatının düzeninden, sevgisinden besleniyorum. Sanırım bu beni hep enerjik ve pozitif tutuyor. Bu arada kendimi bildim bileli her şeyde bir hayır vardır mantığı ile hareket ederim. Her olayın pozitif yönü benim daha mutlu olmama neden olur. Şu an hayatımın tam anlamıyla ne istediğimi bildiğim, hatta ne istemediğimi de bildiğim dönemindeyim diyebilirim.
◊ Sevilen bir insansınız. Bu durum sizi bazen şaşırtıyor mu? Unutmadığınız bir anınız var mı mesela?
– Sevgi her zaman karşıya geçer. İşimi o kadar severek yapıyorum ki, çok şükür çok güzel bir bağ kuruluyor seyircimizle ve bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Aklımda kalan anlar o kadar çok ki… 3 çocuğumun hamilelik sürecini seyircimizle birlikte yaşamam, Aren’in doğumundan 1 ay bile geçmeden ekrana dönmem… Bunlar hem büyük macera hem de büyük anılar oldu bana. Lohusalığımı bile ekranda yaşadım.
İŞ HAYATI BENİ BESLİYOR
◊ Yoğun hayat temponuzun içinde kendinize sık sık hatırlattığınız, çok sevdiğiniz bir alıntı ya da bir söz var mıdır?
– İşimi o kadar seviyorum ki gerçekten bunu hep söylüyorum. Çalışırken daha mutlu, daha özgüvenli, daha aşk dolu, hayata daha pozitif bakan bir Nur Tuğba oluyorum. Kısaca iş hayatı beni her yönden besliyor. Hayat gerçekten çok tempolu.
Bazen bir bakıyorum akşam olmuş ve yine yeniden tempo başlıyor. Arden artık 8 yaşında, kızım Eliz 5 oldu neredeyse, Aren ise henüz 18 aylık. Hepsinin birbirinden ayrı beklentileri, istekleri var. Hepsine yetişmeye çalışırken kendimi de unutmamaya çalışıyorum elimden geldiğince. Alıntıdan ziyade ben hep her şeye pozitif bakmaya çalışıyorum. Dolayısıyla beni motive eden cümle genelde “hayat yaşamaya değer”.
]]>
İşte bir zamanların ünlü çifti Angelina Jolie ile Brad Pitt hakkında da bu türden iddialar ortada dolanıyor.
Bu dudak uçuklatan iddialara göre Angelina Jolie, altı çocuğunun kafasını eski eşi Brad Pitt’e karşı fikirlerle doldurup onları “zehirlemeye” çalışıyor.

BU KEZ ŞATO İÇİN MAHKEMELİK OLDULAR
Bilindiği gibi çiftin uzatmalı boşanma davası, yasal hesaplaşması hala bitmek bilmedi. Her geçen gün de bu konuda birbirinden çarpıcı tanıklıklar ortaya çıkıyor.
Bunlardan biri de Los Angeles Yüksek Mahkemesi’ne sunulan bir dava dosyasında yer aldı.
Belgelerde yer alan iddialara göre Angelina Jolie, Brad Pitt ile çocuklarının arasını açmaya çalışıyor. Bunun için de elinden geleni ardına koymuyor.
Bütün bu iddialar, çiftin mutlu günlerinde birlikte yaşlanmak amacıyla satın aldıkları Miraval Şatosu’yla ilgili davanın belgelerinde ortaya çıktı.

ANGELINA HİSSELERİNİ SATINCA OLANLAR OLDU
Bir zamanların büyük aşıkları Jolie ve Pitt, Fransa’daki bu şatoda alkollü içecek işine girmişlerdi.
Fakat Jolie, boşanmanın ardından hisselerini Rus iş insanı Yuri Sheffler’e satınca Brad Pitt ile bir de bu konu yüzünden mahkemelik oldular.
İşte bu davanın belgeleri arasında Angelina Jolie’nin eski koruması Tony Webb’in konuya ilişkin ifadesi yer yer alıyor.
Zaten bu “Angelina çocukları Brad Pitt’e karşı dolduruyor” iddiası da 2000 ile 2020 arasında Jolie ile çalışan Webb’e ait.
Eski bir İngiliz SAS komandosu olan Webb, Jolie ile 20 yıl boyunca çalıştığını ama sonra işine son verildiğini anlattı.

JOLIE ÇOCUKLARI BABALARINA KARŞI DOLDURUYOR
Buna gerekçe olarak da ayrılık sonrasında Brad Pitt’in tarafını tutmasını gösterdi. Eski korumanın söylediğine göre kendisiyle birlikte, Pitt’i destekleyen bir başka koruma da işinden oldu.
Tony Webb’in iddiasına göre kendisiyle birlikte işten kovulan meslektaşı ona “Jolie, Brad Pitt’i ziyaretleri sırasında onunla vakit geçirmekten kaçınmaları için çocukları teşvik etmeye çalışıyor. Bunu duydum” dedi.
Jolie’nin asistanı da Webb ve adı açıklanmayan diğer korumaya “Eğer bu konuda konuşursanız Angelina Jolie sizi dava edecek” diye uyardı.

20 YIL ÇALIŞTIKTAN SONRA İŞTEN ATILDI
Hatta Jolie’nin kişisel asistanı ifadesinde “Michael Vieira beni arayarak Pitt ile çocukların velayeti için görülen davalarda tanıklık yapmaktan vazgeçirmeye çalıştı.
Hatta bu konuda ifade verecek iki kişiyi de bu işten caydırmamı istedi. Ben de ona bu konuda yardımcı olamayacağımı söyledim” diye anlattı.
Onun ileri sürdüğüne göre Angelina Jolie; korumaları aralarındaki gizlilik anlaşmasını gerekçe göstererek duruşmalarda tanıklık yapmamaları konusunda uyardı.
Tony Webb anlattığına göre Jolie ile çalışmaya önce film setlerinde başladı. Sonra da 2012 yılından itibaren tüm ailenin yakın korumalığını üstlendi.

KIZI SOYADINI KULLANMADI, OĞLU ‘PİSLİK’ DEDİ
Brad Pitt ile Angelina Jolie’nin altı çocuğundan ikisinin babalarına karşı tavırları uzun zamandır gündemin ilk sıralarında yer alıyor.
Önce çiftin Etiyopyalı kızı Zahara, okuduğu okuldaki bir etkinlikte babasının soyadını kullanmayı reddetti. Tam adı Zahara Marley Jolie Pitt olan genç kız kendini “Ben Zahara Jolie” diyerek tanıttı.
Bunun ardından da Vietnamlı oğulları Pax Thien’in bundan birkaç yıl önce yaptığı bir Instagram paylaşımı ortaya çıktı.

BABASINA ‘DÜNYA ÇAPINDA PİSLİK’ DEDİ
Buna göre Pax Thien, babasının bir Oscar töreni sırasında konuşma yaparken çekilen bir fotoğrafını paylaşıp şu satırları yazdı:
” “Bu dünya çapında pisliğin Babalar Günü kutlu olsun. Sen her zaman ve tekrar ne kadar aşağılık bir insan olduğunu kanıtlıyorsun. Senin yanında korkudan titreyen dört küçük çocuğuna karşı hiçbir empatin yok. Aileme verdiğin zararı asla anlayamayacaksın çünkü bunu yapabilecek durumda değilsin. En yakınlarımın hayatını sürekli olarak cehenneme çevirdin. Kendine ve dünyaya istediğini söyleyebilirsin. Ama gün gelir gerçekler gün ışığına çıkar. Babalar Günü’n kutlu olsun berbat insan” diye yazdı.
Brad Pitt, Angelina Jolie ile boşanmalarının en gerilimli döneminde bir özel jet yolculuğusırasında en büyük oğl Maddox ile tartıştığı iddialarıyla gündeme gelmişti. Hatta Jolie, Pitt’in o sırada Maddox’a şiddet uyguladığını ileri sürmüştü.
Yine iddialara göre Pitt o sırada alkol etkisindeydi. Bundan sonra ise yasal bir soruşturma altına girdi. Ancak “temize “çıktıktan sonra çocuklarına görmesine izin verildi.
Fakat Brad Pitt 2016 yılından bu yana çocuklarıyla birlikte görüntülenmedi Her ne kadar altı çocuğunu görme izni olduğu hatta bunu yaptığı ileri sürülse de belki de kapalı kapılar ardında onlarla görüştüğü için ünlü oyuncu hiç çocuklarıyla birlikte görüntülenmedi.
]]>
EN ZOR ANLARINDA YANINDA HİÇ OLMUYOR
Son yıllarda hep olduğu gibi Harry’nin yanında sevgili eşi Meghan Markle yoktu ve ailesiyle küs olan prens İngiltere’ye tek başına gitti. Kanser olan babası, kavgalı olduğu ağabeyi ve tıpkı babası gibi kanser tedavisi gören yengesi Kate ile görüşüp belki de barışabilme isteği ise gerçekleşmedi.

Meghan Markle Harry’nin İngiltere ziyaretinde ona eşlik etmedi ancak onunla birlikte Niyerja’ya koşa koşa gitti
Ülkesinde 3 gün kalan, barışma umutlarını yine kaybeden Harry İngiltere’den bir başka ziyaret için Nijerya’ya gitti. Bu kezse yanında karısı Meghan Markle da vardı. 2020’de kaçar gibi ayrıldığı İngiltere’ye sadece bir kez, Kraliçe Elizabeth’in cenazesi için giden Meghan kocasına eşlik etmedi.
Prens Harry için artık her zaman zor olan bu memleket yolculukları Charles ve Kate’in kanser olduğunun ortaya çıkmasından beri daha da zorlaştı. Meghan’la evlendikten sonra ailesiyle sıkıntılar yaşamaya başlayan Harry bundan dört yıl önce ailesini de alıp ülkesini terk etmiş, kraliyet unvanlarından da vazgeçmişti.

Harry ve Meghan Nijerya’ya ABD’ye gittikten sonra kurdukları, oğullarının adını taşıyan Acrhwell Vakfı adına gittiler
“SENİNLE DÜNYANIN ÖBÜR UCUNA GELİRİM AMA TEK YER HARİÇ”
Meghan Harry’ye eşlik etmek için İngiltere’ye gitmedi ancak birlikte kurdukları Archwell Vakfı’nın Nijerya’da düzenlediği özel etkinlik için hemen Afrika’ya uçtu…
Nijerya’ya ayak basan Harry ve Meghan çifti ülkede sıcak şekilde karşılandı. Karı koca birbirine yakın tonlarda seçtikleri iklime uygun keten giysileri ve boyunlarına hoş geldin hediyesi olarak takılan Nijerya’ya özgü tahta boncuklu kolyeleriyle poz veren çift etraflarına gülümseyerek poz vermeyi ihmal etmedi.

Meghan ziyaretin ilk gününde giydiği sırtı tamamen açık elbisesiyle çok şık ve zarif görünüyordu
KOCASININ ELİNE SARILDI…
Meghan Markle’ın sırtı neredeyse tamamen açık, bileklerine kadar uzanan elbisesi çok beğenildi. Sussex Düşesi’nin keyfinin de yerinde olduğu ve Harry’ye yakın durup, sürekli elini tutup onunla gülüşüp sohbet etmesi de dikkatlerden kaçmadı.
Ailesinin ona sırt çevirdiği, babası Kral Charles’ın “meşgulüm” diyerek görüşmediği oğlunu saray bahçesinde verdiği partiye davet etmemesi yüzünden artık kendisine ait bir evi bile olmayan ülkesinden kalbi kırık dönen kocasını teselli etmek ve gönlünü almak isteyen Meghan, ona destek çıktı.

ONLARA DUYULAN SEMPATİ BİRKAÇ YILDA TÜKENİVERDİ
ABD’ye taşındıkları günden beri kraliyet ailesinin çoğu üyesi hakkında tartışma yaratacak açıklamalar yapan ve kendilerine ırkçılık ve ayrımcılık yapıldığı gibi çok ciddi iddialar ortaya atan Harry ve Meghan başlarda destek görüyorlar ve aileden dışlanmış olsalar da halkın sempatisini topluyorlardı.

Sussex Düşesi yıllardır kocası Harry’nin en büyük destekçisi olsa da onunla asla İngiltere’ye gitmiyor
Ancak aradan geçen yıllar içinde rüzgar tersine döndü ve bu ikiliye yönelik sempati yerini giderek daha olumsuz duygulara bıraktı. Kamuoyu Harry ve Meghan’ın çoğu söylediğinde samimiyet bulamamaya ve onların inandırıcı olmadığını düşünmeye başladı.
İSTİYOR AMA GİDEMİYOR
“Biz unvan ve servet istemiyoruz, sadece rahat bırakılmak istiyoruz” diyen çiftin ABD’deki hayatlarını da lüks ve pervasızca yaşamaları onları destekleyen insanları Harry ve Meghan’dan uzaklaştırdı. Adı istenmeyen geline çıkan Meghan’ın aslında kocasına İngiltere ziyaretlerinde eşlik etmek istese de yapamadığı uzun süredir konuşuluyor.

Meghan Markle’ın İngiltere’de basının ve halkın ona göstereceği tepkiden çekindiği söyleniyor
Meghan Markle kocasının ailesi tarafından sevgi ve saygı görmediğini, kabul edilmediği ve kucaklanmadığını düşündüğü için de bu aslında son derece doğal.
GÖRECEĞİ TEPKİDEN ÇEKİNİYOR
Ancak Sussex Düşesi’nin kocasını her koşulda yalnız bırakıp İngiltere’ye gitmekten kaçmasının asıl sebebinin basının ülkeye geldiğinde ona alacağı tavır ve belki de halktan bile tepki görmekten korkması olduğu iddia ediliyor.

Bu düğün önemliydi çünkü, o soğuk ülkenin güzel kenti tam 104 yıl sonra ilk kez böyle bir düğüne ev sahipliği yapıyordu. Bir yüzyılı aşkın bir süre sonunda yapılan ilk kraliyet düğünüydü bu.

Aslına bakılırsa aslında yerinde yeller esen ama geride soyadı kalan bir kraliyet ailesinin düğünüydü.
O gün milyonlarca kişinin meraklı gözlerle izlediği o düğünün kahramanları olan gelin ve damat şimdi birlikte minik bebeklerini büyütüyorlar. Yani artık var olmayan bir krallığın veliahtını.
Bu masal gibi öykünün kahramanları Rus İmparatorluğu’nun son çarı Nikolai’nin soyundan gelen George Mihailoviç Romanov ile eşi Rebecca Bettarini.

BEBEK, BABASININ KOPYASI GİBİ
2021 yılında Rusya’nın Saint Petersburg kentinde, yani damadın atalarının bir zamanlar gösterişli bir hayat sürdüğü yerde evlenen George Mihailoviç ile Rebecca Bettarini, bir yıl sonra da ilk bebeklerini kucaklarına aldılar.
O dönemde her ikisi de 40 yaşında olan Grand Dük George Romanov ile Victoria, bebeklerine yine atalarını yad eden bir Alexander ismini seçti. O bebek büyüdü ve artık 3 yaşına geldi.
George ile evlenmek için gerçek adı olan Rebecca’yı Victoria Romanovna olarak resmen değiştiren anne, ailesinin ve tabii ki oğlunun önemli günlerinde Instagram paylaşımları da yapıyor.
Bunun son örneklerinden birini de geçtiğimiz günlerde kutlanan Paskalya sırasında sergiledi. Damadın annesi Grand Düşes Maria Vladimirovna, kocası George ve oğlu Alexander ile poz verdiği bir fotoğrafı paylaştı Victoria.
O karede de minik bebeğin babasına ikizi kadar benzediği dikkatlerden kaçmadı. Birçok takipçisi de bu ayrıntıyı kaçırmadı zaten. Baba ile oğulun benzerliğinin altını çizdi.

Victoria Romanovna ve kocası George, oğullarını aile geleneklerine bağlı olarak yetiştiriyor.

SON RUS ÇARI NİKOLAİ’NİN AKRABASI
Bu ailenin neden bu kadar ilgi çektiğine yani George Mihailoviç Romanov’un, Rusya’nın son çarı 2. Nikolai ile bağlantısına gelirsek…
Romanov ile Bettarini’nin düğününün 104 yıl sonra Rusya’da gerçekleşen ilk kraliyet düğünü olarak nitelendirilmesinin nedeni de bu.
George Mihailoviç Romanov, 1918 yılında Bolşevikler tarafından tüm ailesiyle birlikte kurşuna dizilen son Çar 2. Nikolai’nin kuzeni Grand Dük Kirill’in torunu.
Damat Romanov’un annesi, Düşes Maria Vladimirovna Romanova da soyadını taşıdığı ailenin varisi olarak nitelendiriliyor.

HAYATININ BÜYÜK BÖLÜMÜ ÜLKESİNDEN UZAKTA GEÇTİ
İspanya’da dünyaya gelen George Romanov, hayatının çoğunu Avrupa’da geçirdi İlk kez 1992 yılında Rusya’ya gitti. Şimdi ailesiyle birlikte Moskova’da yaşıyor.
Son yıllarda anne ve baba olmanın mutluluğunu yaşayan çift, 10 yıl romantik bir ilişki yaşadı. Bunun sonunda da evlendi.
Nişanları 2021’de duyuruldu, yüzükler Moskova’da takıldı. Sonra da St. Petersburg’daki St. Isaac Katedrali’nde hayatlarını resmen birleştirdi çift.

KRALİYET ARMALARI YENİDEN CANLANDI
Son Rus çarının soyundan geldiği için de Grand Dük unvanını taşıyan George Romanov’un düğünü Rusya’da 104 yıl sonra yapılan ilk kraliyet düğünü olarak tarihe geçti. Törende Romanov ailesini simgeleyen armalara da yer aldı.
Bettarini’nin uzun kollu ve sade gelinliğinin kuyruğunda ise Romanov ailesinin altın rengi arması işlenmişti.
Gelinliğin en çok dikkat çeken ayrıntılarından biri de Bettarini’nin tacıydı. Damat Grand Dük George Mikhailoviç’in hizmet ettiği Saint Petersburg Deniz Kuvvetleri’ne bir saygı niteliğinde olan bu taç ünlü tasarımcı Chaumet’nin imzasını taşıyor.
Yeri gelmişken Chaume’nin, Fransa İmparatoru Napoleon ve eşi Josephine’in resmi mücevhercisi olduğunu da hatırlatalım.

George ile Victoria’ın düğünü 104 yıl sonra Rusya’da yapılan ilk kraliyet düğünü olarak tarihe geçti.

HAYATI BİRÇOK FİLME VE ROMANA KONU OLDU
Hayatları birçok araştırmaya, romana ve sinema filmine esin kaynağı olan Romanov ailesinden de söz edelim biraz…
Çar 2. Nikolai, kutsallığı olduğuna inanılan Rurik ailesinin yerini alan Romanovlar’ın tahta oturan son temsilcisiydi.
26 Mayıs 1896’da taç giyen 2. Nikolai, aslında o dönemde birbirleriyle akrabalık bağları bulunan tüm Avrupa kraliyet ailesi üyeleri gibi İngiltere Kraliçesi Victoria’nın torunları arasındaydı.
TAÇ GİYME TÖRENİ SIRASINDA BİNLERCE KİŞİ ÖLDÜ
Uzaktan kuzeni olan Çariçe Alexadra Fyodorovna ile evlendi 2. Nikolai. Çiftin Tatyana, Maria, Olga, Anastasia adında dört kızı ile Aleksey adında bir oğlu dünyaya geldi.
Kendi yerine geçmesi planlanan oğlu Aleksey, kısa hayatı boyunca hep sağlık sorunlarıyla boğuştu.
2. Nikolai, babasının ölümü üzerine 1896 yılında tahta çıktı. Tarihte “Kanlı Nikolai” olarak da anılan son çarın taç giyme töreni de bir felakete sahne oldu.
14 Mayıs’ta Moskova yakınlarında düzenlenen taç giyme töreni sırasında izleyicilerin bulunduğu tribünler çöktü ve 1400 kişi yaşamını yitirdi.

TAHTI KARDEŞİNE BIRAKTI AMA…
2. Nikolai, tahta çıktığı tarihten, Bolşevik Devrimi nedeniyle tahtı bırakmak zorunda kaldığı 1917 yılına kadar toplumsal yaşamdan ve ülke gerçeklerinden uzak kaldı.
Oğlunun hastalığı nedeniyle medet umduğu Rasputin gibi mistiklerle sıkı fıkı olan karısının da etkisiyle devlet yönetiminde hayati sayılabilecek hatalar yaptı.
Dış politika konusunda da başarılı olamayan 2. Nikolai, sonunda 1917 yılında Duma’nın da çağrısına uyarak tahtı bıraktı.
2. Nikolai 15 Mart 1917’de kardeşinin lehine tahttan feragat etti. Ama onun sandığı gibi taht kardeşi Mihail’e kalmadı. Mihail, tacı reddetti ve Romanov ailesinin saltanatı sona erdi.

TÜM AİLESİYLE BİRLİKTE KURŞUNA DİZİLDİ, YILLAR SONRA AZİZ İLAN EDİLDİ
2. Nikolai, tahttan feragat etmesinin ardından Bolşevikler tarafından önce St. Petersburg yakınlarındaki Çarskoe Selo’da sonra Tobolsk’ta son olarak da Yekaterinburg’da tutuldu.
Sonunda 16- 17 Temmuz gecesi eşi, çocukları, aile doktoru, uşakları ve aşçısıyla birlikte kaldıkları evin bodrum katında kurşuna dizildi.?
Çar ve ailesinin cesetleri, terk edilmiş bir maden ocağında yakıldı, sonra da ormanlık araziye gömüldü.
Cansız bedenlerinden geriye kalanlar 1979 yılında amatör bir arkeolog tarafından bulundu. Ancak SSCB yönetimi bunu 10 yıl gizli tuttu.
Daha sonra 17 Temmuz 1998’de düzenlenen devlet töreniyle Saint Petersburg’daki St. Peter ve Paul Kalesi’ne defnedildi.
2000 yılında 2. Nikolai “aziz” ilan edildi. 2008 yılında da haksız siyasi baskılar sonucunda idam edildiklerine karar verildi ve ailenin itibarı iade edildi.

KIZI ANASTASIA’NIN ANILARI HALA CANLI
2. Nikolai ve ailesinin trajik öyküsü birçok romana ve filme de konu oldu.
Özellikle kızı Anastasia’nın katliamdan kurtulduğu fikrinden yola çıkan birçok kitap yazıldı ve film çekildi. Hatat zaman zaman kendisinin Anastasia olduğunu ileri sürenler oldu. Ancak bunların hiçbirinin gerçek olmadığı ortaya çıkarıldı.
]]>
KARISINI KAYBEDİNCE HASTALIĞI GİDEREK KÖTÜLEŞTİ
81 yaşındaki ünlü müzisyenin zaten giderek bozulmaya başlayan sağlığı onun adeta eli ayağı ve hayattaki en büyük destekçisi olan sevgili eşi bu dünyadan göçüp gidince daha da kötüledi.

Müzik dünyasının efsane isimlerinden Brian Wilson son zamanlarda üzücü haberlerle gündeme geliyor
Brian Wilson’ın çocukları babalarının “majör nörobilişsel bozukluk” yaşaması nedeniyle mahkemeye başvurmuş ve onun vesayet altına alınması gerektiğini öne sürmüştü.
ARTIK VESAYET ALTINDA YAŞAYACAK
Mahkeme kararı belli oldu ve hakim ailenin bu isteğini onayladı. Yani bundan böyle ünlü şarkıcı kişisel ve tıbbi ihtiyaçlarının karşılanması için gözetim altında olacak.

Yıldız isim 28 yıllık eşini ocak ayında kaybettikten sonra durumu giderek kötüleşmişti
Vesayet kararı Wilson’ın hayatı, birikimi ve diğer her türlü maddi ve yasal durumlar için de vasilerinin kararına tabi yaşayacak olması anlamına geliyor.
28 YIL ELİ AYAĞI OLAN KARISI GİDİNCE HATIRALARI DA ONUNLA BİRLİKTE SİLİNİP GİTTİ…
Brian Wilson’ın çocukları babalarının demansa yakalandığını anneleri yani çok bağlı olduğu eşi Melinda’nın ocak ayında, 77 yaşındayken hayatını kaybetmesinin ardından durumunun giderek kötüleştiğini söyleyerek mahkemeye başvurmuştu.

Demansa yakalanan Brian Wilson çocukları tarafından mahkeme kararıyla vesayet altına alındı
Genelde özellikle de gösteri dünyasında bu tür durumlarda vesayet altına alınmaya çalışılan ünlü isimler buna itiraz ederken Biran Wilson çocuklarının bu başvurusu konusunda kendisi de gönüllü oldu.
Davaya bakan hakim kararı açıklarken ünlü şarkıcının vesayet kararına rıza gösterdiğini hatta kendisine atanan vasilerden oldukça memnun olduğunu belirtti.
Öte yandan Brian Wilson’a atanan vasiler çocukları değil uzun yıllardır birlikte çalıştığı menajeri LeeAnn Hard ve halkla ilişkiler uzmanı Jean Sievers oldu.

7 ÇOCUĞU DURUMUNU SÜREKLİ YAKINDAN TAKİP EDECEK
Wilson’ın yedi çocuğu da babalarının durumundaki herhangi bir değişiklikten bir mesaj zinciriyle haberdar edilmesini ve babaları için herhangi bir tıbbi karar alınmadan önce kendilerine danışılmasını talep etmişlerdi. Yargıç bu talebi kabul etti.
Ünlü şarkıcı artan bakım ihtiyacına ilişkin endişelere rağmen, iki kızı ve uzun süredir bakıcısıyla birlikte yaşadığı evinde bir yürüteç kullanarak ve bakıcısının yardımıyla hala etrafta dolaşabiliyor.

Artık 7 çocuğundan sadece 2’sinin adını haytırlayabilen Brian Wilson’ın uzun yıllar boyunca eli ayağı haline gelen eşinin kaybıyla tamamen çöktüğü söyleniyor
SADECE 2 KIZININ İSMİNİ HATIRLAYABİLİYOR
Ancak hafızasını artık neredeyse tamamen yitiren efsane isim kendisiyle yaşayan iki kızı dışında diğer çocuklarının isimlerini bile hatırlayamaz halde…
Brian Wilson bir kulağı tamamen sağır olmasına rağmen yazdığı ve söylediği şarkılarla bir müzik dâhisi olarak kabul edilmişti. Uzun kariyeri büyük başarılarla dolu olsa da efsane yıldız ömrü boyunca çeşitli ruhsal sorunlarla mücadele etti.
Kariyerinin ilk yıllarında, gençlik dönemlerinde ağır uyuşturucular kullanan Brian Wilson bu yüzden psikolojik sorunlar yaşamış ve kimi zaman halüsinasyonlar gördüğünü itiraf etmişti. Bu korkunç bağımlılıktan kurtulmuş olsa da vücudunda yarattığı tahribat ünlü ismin yıllarca peşini bırakmadı.

Beach Boys mizik tarihinin en sevilen ve başaralı gruplarındandı… Brian Wilson’ın erkek kardeşleri, kuzeni ve çok yakın bir arkadaşlarıyla birlikte kurduğu grup 60’ların başından beri milyonlarca albüm sattı, sayısız ödüle kavuştu
“KALBİM KIRIK, KARIMI VE KURTARICIMI KAYBETTİM”
Wilson, eşi Melinda’nın ölümünü duyuran duygu yüklü bir sosyal medya paylaşımı yapmış ve “Kalbim kırık. Melinda, 28 yıllık sevgili eşim, bu sabah vefat etti. Beş çocuğumuz ve ben gözyaşları içindeyiz.” demişti.
Paylaşımında “Onu kaybettik. Melinda benim karımdan daha fazlasıydı. O benim kurtarıcımdı” diyen Brian Wilson aslında eşiyle 1986’da aşk yaşamaya başlamış ancak evlilikleri 1995’te gerçekleşmişti.

Brian Wilson eşinin kaybettikten sonra sosyal medya hesabından yürek yakan bir paylaşım yapmış, o benim kurtarıcımdı dediği eşi için “Bana bir kariyer sahibi olmam için gereken duygusal güvenceyi verdi. Kalbime yakın olan müziği yapmam için beni cesaretlendirdi. Kalbim kırık” diyerek hayranlarını üzmüştü
İKİ KIZI DA ONUN GİBİ ÜNLÜ ŞARKICILAR OLMUŞTU
Brian Wilson’ın kendisi de bir şarkıcı olan ilk eşi Marilyn Rovell’den Carnie ve Wendy adında iki kızı oldu. Efsane şarkıcının iki kızı da babaları gibi müziği seçtiler ve Wilson Phillips adlı gruplarıyla büyük başarı yakaladılar.
Brian Wilson, son nefesini verene kadar evli kaldığı eşi Melinda ile beş çocuk evlat edindi. Ünlü müzisyenin 7 çocuğundan 6 tane de torunu var…

Tıpkı Kardashian- Jenner ailesinin üyelerinden Kendal Jenner gibi!
Son dönemde ayrıldığı sevgilisi rap şarkıcısı Bad Bunny ile yeniden barıştığı iddialarıyla gündemde olan Kendall Jenner, hayatını masaya yatırdı ve samimi açıklamalar yaptı.
28 yaşına gelen Jenner, Vogue dergisinin konuğu oldu ve neden diğer kardeşleri gibi bu zamana kadar çocuk sahibi olmadığını anlattı.

‘BU YAŞA KADAR ÇOCUĞUM OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORDUM’
Daha gençken 27 yaşına gelinceye kadar çoktan çocuk doğurmuş olacağını düşünmüş Kendall Jenner. Ama yine de şu andaki halinden gayet memnun. Altı kardeş içinde tek çocuksuz kişi olmak da onu rahatsız etmiyor.
Kendall Jenner, dergiye verdiği röportajda annesi Kris Jenner’ın zaman zaman kendisine de artık çocuk yapması ve bir erkekle yerleşik hayata geçmesi konusunda baskı yaptığını anlattı. Top model aslında durumundan memnun olduğunu ve çocuksuz özgürlüğün keyfini çıkardığını da sözlerine ekledi.
Kendall Jenner, bu konuda şunları söyledi: “Bazı günler onlara bakıyorum ve düşünüyorum… Bu gerçekten çok özel bir durum. Aslında biraz farklı olmak hoşuma gidiyor. Ama ben de muhtemelen bir gün yolumu bulacağım.”
Ünlü model, “Eskiden 27 yaşına gelinceye kadar birkaç tane çocuk doğuracağımı düşünürdüm. Şimdi o yaşı geçtim ve kendimi hala genç hissediyorum. Çocuksuz özgürlüğümün keyfini çıkarıyorum” dedi.
Bu arada küçük bir hatırlatma… Kendall Jenner’ın kardeşlerinin, altı aylıktan 14 yaşına kadar uzanan geniş bir yelpazede toplam 14 çocuğu olduğunu hatırlatalım.

ANNESİ ONUN DA ÇOCUK SAHİBİ OLMASINI İSTİYOR
Aslına bakılırsa Kendall Jenner’ın çocuk dünyaya getirmediği için annesi Kris Jenner’dan bir tür baskı görmesi bilinmedik bir durum değil.
Annesi, üstelik de ailece kamera karşısına geçtikleri reality şov programı sırasında Jenner’a bu konuda uzun bir konuşma yapıp onu köşeye sıkıştırmıştı.
Kris Jenner o konuşmada kendisini torun sahibi yapmayan tek çocuğuna “Belki de artık bebek sahibi olma zamanın gelmiştir” dedi.
Bunun üzerine Kendall Jenner da “Bana gençleşmediğimi söylüyorsun anne ama bil bakalım ne oluyor? Bu benim hayatım ve henüz buna hazır değilim” diye yanıt verdi.

KARDEŞLERİNDEN FARKLI
Her ne kadar küçüklüğünden bu yana ailesiyle birlikte kamera karşısına geçiyor olsa da Kendall Jenner, özel hayatını diğer kardeşleri gibi çok da açık etmiyor.
Bu konuda da daha önce verdiği bir röportajda “Bu iki kişinin arasında kalması gereken bir durum. Herkesin her şeyi bilmesi gerekmiyor” demişti.

ÖZEL HAYATI HER ZAMAN GÜNDEMDE
Kendall Jenner, son olarak Bad Bunny ile ilişkisiyle gündeme gelmişti. Ayrılan çift, bu hafta başında gerçekleşen MET Gala gecesinin partisinde samimi şekilde görüntülendi. Geceyi birlikte geçiren Jenner ile Bad Bunny, kaldıkları otelden gizlice ve ayrı ayrı çıktı.
Jenner, Bad Bunny’den önce basketbolcu Devin Booker ile birlikte oldu. İlişkileri ciddi gibi görünse de gençler bir süre sonra yollarını ayırdı.
Kendall Jenner’ın adı bugüne kadar birçok ünlüyle anıldı. Her ne kadar samimi şekilde görüntülenmemeyi başarmış olsalar da magazin basını bunları “tarihe not düştü.”

GİZLESE DE İLİŞKİLERİ HEP KONUŞULDU
Jenner’ın adının aşk söylentilerine karıştığı ünlülerden biri Harry Styles. İddialara göre ikili, 2014 ile 2015 arasında bir yakınlaşma yaşadı. Hatta 2015 yılının aralık ayında, yani yıl sonu tatilinde Anguilla’da bir yat gezisinde görüldüler.
Jenner, 2015 yılında Nick Jonas ile anıldı. Yakın arkadaşı Gigi Hadid de o sıralarda Nick’in kardeşi, Joe ile birlikte anılıyordu.
İşte iddialara göre o yılın yaz aylarında iki yakın arkadaş olan ünlü top model, Jonas kardeşlerle kısa süreli bir ilişki yaşadı. Bir kaynak US Weekly’ye verdiği demeçte o sırada Nick Jonas’ın hayatında kimse olmadığını ve Jenner ile birbirlerinden hoşlandıklarını söyledi.
Jenner, 2017 ile 2018 arasında basketbolcu Blake Griffin ile flört etti. O sırada “Ben iyiyim, o çok tatlı biri” demeci hiçbir zaman unutulmadı. Ama ilişkileri uzun sürmedi.
]]>Azem (Yılmaz Erdoğan), kendisine mesaj atan numaranın Gümüşkaya Şirketler Grubu’na ait olduğunu öğrenince şirkete ait oteli ziyarete gitti. Nehir (Sera Kutlubey), Mahun Hanım’ın (Gülenay Kalkan) kendisi hakkındaki gerçekleri öğreneceği korkusuyla önlemler almaya çalıştı. Arcan (Bora Cengiz), Nehir’e destek olurken Mahun Hanım ise onu ailesi konusunda köşeye sıkıştırdı.

ZERRE ATEŞLE OYNUYOR
Yıldız (Ümit Beste Kargın) ile bir iş kurmaya karar veren Dilber (Hazar Ergüçlü) tefeciden aldıkları para yeterli olmayınca bir kez daha Kamuran‘ın (Deniz Erdoğan) kapısını çaldı. Kamuran bu sefer parayı vereceğini ama faizi ile geri alacağını söyledi. Zerre de (Orkuncan İzan) arkadaşlarına destek olmak için kendince bir çözüm buldu. Bahis oynayarak para kazanmaya çalışan Zerre tüm parayı kaybetti… Dilber ve Yıldız kaybolan paralarını alanın Zerre olduğunu fark edip büyük hayal kırıklığına uğradı…

NECMİ’DEN SERT TEPKİ
Cihan (Kubilay Aka) Reyyaz (Selim Erdoğan) ile konuştuklarını Necmi (Onur Akbay), Nusret (Rıza Kocaoğlu) ve Berzan (Fatih Yücebağ) ile paylaştı. Reyyaz’ın işlerin başına kendilerini geçireceğini ama Aleyna’yı öldürme şartını öne sürdüğünü açıkladı. Eğer Aleyna’yı öldürürlerse daha önce Sırat’ın olan ne varsa onların olacağını söyleyen Cihan’a Nusret’in “Süper lige çıkacağız yani” demesi Necmi’yi çileden çıkarttı. Necmi “Top mu oynuyoruz biz burada?” diyerek arkadaşlarına sert tepki gösterdi.

ZAHİR TAHLİYE OLDU
Kamuran’dan para almadan sahneye çıkmayacağını söyleyen Dilber istediğini elde etti. Dilber dans ederken pavyona Zahir (Mustafa Yıldıran) girdi. Dilber cezaevinden erken çıkan Zahir’i karşısında görünce dünyası başına yıkıldı.

FİNAL SAHNESİ YÜREKLERİ DAĞLADI
İnci Taneleri final sahnesi ile seyircileri bir kez daha ekrana kilitledi. Cihan, Reyyaz’a arkadaşlarını yarı yolda bırakmayacağını ancak; ilişkilerini bozmadan Reyyaz’ın emrettiği işleri de yapabileceğini açıkladı. Reyyaz bu durumu kabullendi ve karar verdiğinde Cihan’ın Aleyna’yı öldürmesi konusunu tekrar açtı. Reyyaz’ın bir kez daha gözüne giren Cihan Sırat’ın yerine geçti. Otoparka artık sahibi olduğu galeriden aldığı arabayla gelen Cihan durumu arkadaşlarına anlattı. Arkadaşlarıyla konuşurken arkadan “Özgür” diye seslenen kişinin ablası olduğunu anlayan Cihan gözyaşlarına boğuldu. Songül Güner’in “Dağlara mı Yazdın” türküsü eşliğinde gelen bu sahne izleyicilerin de yüreğini dağladı.

TÜM KATEGORİLERDE 1’İNCİ
İnci Taneleri’nin 14’üncü bölümü yine izleyicinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Duygusal sahneleri ile dikkat çeken bölüm üç kategoride de yüksek izlenme rakamlarına ulaşarak reytinglerin zirvesine oturdu. Çarpıcı diyalogları ve dram sahneleri ile ekrana gelen bölüm reytinglerin yanı sıra; sosyal medyada da TT listelerinde yer aldı.

GÜÇLÜ KADRO, GÜÇLÜ SENARYO
BKM imzalı “Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” dizisinin güçlü oyuncu kadrosunda Yılmaz Erdoğan ile birlikte Hazar Ergüçlü, Selma Ergeç, Kubilay Aka, Rıza Kocaoğlu, Sera Kutlubey, Güven Kıraç, Yasemin Baştan, Bora Cengiz ve Gülenay Kalkan yer alıyor. Herkesin ‘inci’likli bir hikayesinin olduğu projenin yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez oturuyor.
“Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” yeni bölümleri ile perşembe akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.
]]>
Kral Charles ve Kate Middleton’ın peş peşe kansere yakalanmasıyla sarsılan kraliyet ailesi zaten son birkaç yıldır Prens Harry’nin ailenin en üst düzey üyeleriyle küs olması nedeniyle zor zamanlar geçiriyordu.

Harry’nin üç günlük İngltere ziyareti büyük ses getirdi… Ailesiyle arası bozuk olan ve barışmayı uman prensin elleri bir kez daha boş kaldı
MEMLEKETİNDE YİNE ELLERİ BOŞ KALDI
Harry şubat ayında babası Charles’ın kanser olduğunu duyar duymaz İngiltere’ye koşmuş, onunla sadece 45 dakika görüşebildikten sonra da ABD’ye geri dönmüştü. Harry’nin 8 Mayıs’ta, Invictus için İngiltere’ye gelmeden önce yeniden bir görüşme talep ettiği de biliniyordu.

Invictus Oyunlarının 10 yıl dönümünün kutlandığı bu önemli günde Harry’ye sahip çıkan annesinin ailesi oldu
Ancak Kral Charles’ın bu talebe ret cevabı verdiği, kralın yoğun programı nedeniyle oğlu Harry’yle görüşemeyeceği Harry’nin ekibine resmi olarak Buckingham Sarayı tarafından bildirildi. Harry bir kez daha İngiltere’den eli boş olarak döndü…

Törenler için koşup gelen Prenses Diana’nın ablası Lady Jane Fellowes ve erkek kardeşi Earl Spencer yeğenleriyle bol bol sohbet edip hasret giderdi
NE BABASINI NE DE AĞABEYİ VE YENGESİNİ GÖREBİLDİ
Harry’nin sadece babası Charles’la değil kanserle savaşan yengesi Kate Middleton’la da görüşmeyi ve kendini affettirmeyi arzu ettiği konuşuluyordu. Ancak bu görüşme de elbette sadece bir temenni olarak kaldı.
Harry’nin İngiltere’de bulunduğu 3 gün içinde Kral Charles ve Prens William kendi işleriyle meşgul olmaya devam ettiler. Hatta kanser tedavisine rağmen kraliyet görevlerine geri dönen Charles oğlu Harry’nin bu önemli gününde Buckingham Sarayı’nda yılın ilk bahçe partisine ev sahipliği yaptı.

ONA SAHİP ÇIKAN YİNE DIANA’NIN AİLESİ OLDU
Ancak Harry’nin ülkeden boynu bükük ayrılmasına razı olmayan ve öz babası ve ağabeyi ona sırt dönerken prensi kucaklayan iki isim vardı… Annesi Diana’nın erkek kardeşi Earl Spencer ve ablası Lady Jane Fellowes yeğenlerini bu özel günde yalnız bırakmayıp ona destek çıkan isimler oldular.
Törenlerde hükümet adına İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın eşi Akshata Murty ve Gazi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Johnny Mercer katıldı. Prens Harry için en önemli konuklar ise dayısı Earl Spencer ve teyzesi Lady Jane Fellowes oldu.

Diana’nın milyonları ağlatan cenazesinde erkek kardeşi Earl Spencer Prens Philip, Charles ve yeğenleri Wiiliam’la Harry’nin yanında böyle yürümüştü
YEĞENLERİNİN BOYNU BÜKÜK KALMASIN DİYE KOŞUP GELDİLER
Sussex Dükü törende dayısı ve teyzesiyle sohbet etti, en çok da o anlarda yüzünün güldüğü kameralara yansıdı. Earl Spencer Lady Diana’nın küçük erkek kardeşi, Lady Jane Fellowes ise ablası. Harry son yıllarda babası Charles, üvey annesi Camilla, ağabeyi William ve yengesi Kate’le kavgalı.

Prenses Diana’nın kardeşleri Lady Jane Fellowes, Lady Sarah McCorquodale ve Earl Spencer
Ancak asi prens her zaman annesinin ailesiyle bağlarını çok güçlü tuttu. Hatta hayatının önemli dönemeçlerinde, her ne olursa olsun en büyük ve çoğu zaman tek desteği de onlardan gördü. Harry’nin özellikle Diana’nın ablası, yani teyzesi Lady Jane ile çok yakın bir ilişkisi oldu.

Lady Jane aile içinde ne yaşanırsa yaşansın küçük yeğeni Harry’ye en çok sahip çıkan isimlerden biri oldu
HARRY HER ZAMAN ANNESİNİN AİLESİNE YAKIN KALDI
Teyze Lady Jane, küçük kardeşi Diana’nın emaneti Harry’nin 2018’deki görkemli düğününde konuşma yapmış, ilk çocuğu Prens Archie’yi de, Prens William’dan bile önce, ilk gören kişilerden olmuştu.
Harry 2023’ün ilk günlerinde piyasaya çıkan anı kitabı Spare (Yedek) için yazdığı önsözde gencecik yaşta trajik şekilde ölen annesi Diana’nın kardeşleri Leydi Jane, ablası Leydi Sarah McCorquodale ve Earl Spencer’a özel olarak teşekkürlerini de sunmuştu.

Ancak Harry önsözde yer vermediği ve teşekkür etmediği aile üyeleri Charles, Camilla, William ve Kate’i kitabında yerden yere vurdu. Bu yüzden de aslında kendisi için çok önemli olan bu günde babası ve diğer aile üyeleri yerine ona sadece annesinin ailesinin sahip çıkması çok da şaşırtıcı olmadı…
]]>Hatta söylenenlere göre yeni karısı, yıllar sonra kavuştuğu kocasının eski karısını düpedüz kıskanıyordu. İşte şimdi o yeni eş için derin ve rahat bir nefes alma zamanı geldi. Çünkü kocasının eski karısı nişanlandı!
Böyle anlatınca belki eski ve yeni eşler kafa karıştırıcı olabiliyor. Açıkça söylersek, Ben Affleck’in eski karısı ve üç çocuğunun annesi Jennifer Garner, altı yıldır fazla göz önüne çıkmadan aşk yaşadığı sevgilisi John Miller ile gizlice nişanlandı. Bu cepheden gelen son haberler bu yönde.

YENİ KARISI KISKANÇLIKTAN DELİRİYORDU
Jennifer Garner’ın nişanlanması da Ben Affleck’in yeni karısı Jennifer Lopez için derin bir nefes alma zamanı geldiğini gösteriyor.
Çünkü Lopez, 20 yıl sonra muradına erdiği kocası Ben Affleck’in, eski karısı Jennifer Garner ile bu kadar samimi olmasını kıskanıyordu.
Her ne kadar Ben Affleck, “Eski karımı artık kardeşim gibi görüyorum” dese de Lopez’in içi bir türlü rahat etmiyordu.
Özetle, Jennifer Garner’ın altı yıllık ilişkisi artık ciddileştiğine göre JLo’nun da onu kıskanması için bir neden kalmadı.

ALTI YIL SESSİZ SEDASIZ FLÖRT ETTİLER
Şimdi gelelim olayın asıl kahramanlarına yani Jennifer Garner ile John Miller’a. Aslında onları takip edenlerin bildiği gibi çift, altı yıldır flört ediyor.
Kimi zaman sokaklarda el ele sarmaş dolaş görüntülenseler de ilişkilerini öyle çok da fazla göz önüne çıkarmamaya çalışıyorlar.
ABD magazin basınına konuşan kaynaklara bakılırsa Garner ile Miller, tıpkı ilişkilerini yaşadıkları gibi sessiz sedasız nişanlandılar. Yine bu kaynaklara göre ikisinin de mutluluktan ayakları yerden kesilmiş durumda.

BU KEZ DİĞER YARISINI BULDU
Aslına bakılırsa Jennifer Garner, başarısızlıkla biten iki evlilikten ve dokuz yıl yalnızlıktan sonra nihayetinde aradığı aşkı buldu ünlü yıldıza yakın kaynaklara göre.
Bunlardan biri Life & Style’a yaptığı açıklamada “Jennifer bu kez diğer yarısını buldu. Birbirlerine çok iyi geliyorlar” diye konuştu.
Yine Life & Style’a konuşan aynı kaynağa göre Jennifer Garner, her ne kadar ilk iki evliliği başarısızlıkla bitse de Garner’ın John Miller ile üçüncü kez şansını denemekten yana.
Jennifer Garner ile iş insanı John Miller, 2018 yılından bu yana birlikteler. Onunla tanıştığında da Ben Affleck ile evliliği resmi olarak henüz sonuçlanmıştı. Ama Garner yine de aşka direnmedi.
Bir ara kısa bir ayrılık yaşadılar Miller ile ama sonra tekrar bir araya geldiler. 2020 yılında aşklarına yeniden başlayan çift o zamandan bu yana da ilişkilerini mutlu bir şekilde sürdürüyor.

GEÇMİŞİNDE İKİ BAŞARISIZ EVLİLİK VAR
Jennifer Garner, ilk evliliğini 2000 ile 2004 arasında Scott Foley ile yaptı. Ardından 2005 ile 2015 arasında Ben Affleck ile evli kaldı.
Bu süreçte çiftin üç tane çocuğu oldu. Fakat 10 yıl sonra yollarını ayırdılar. Evlilik, resmi olarak 2018 yılında sona erdi.
]]>
Nehir’in hikayesine yer verildi. İstanbul dışında olan ve İstanbul’a gelir gelmez annesinin mezarını ziyarete giden Nehir’in kardeşi ve babasını mezarlıkta gördüğü anlar ekranlara yansıdı.

Annesinin öldüğü gün babasının gözaltına alındığı anları hatırlayan Nehir, gözyaşlarına boğuldu. Nehir kardeşini takip ettikten bir süre sonra mezarlığa geri dönüp annesine seslendi; ‘Anne sana çok ihtiyacım var. Rüyama gir, bir ses ver. Ne yapacağımı bilmiyorum’
ARCAN İLE TAYFUN ARKADAŞ ÇIKTI
Nehir ile Arcan İstanbul’a dönüşleri şerefine evlerinde parti verdi. Partiye, Piraye’nin kardeşi Tayfun da katıldı. Yakın arkadaşı Sedef ile sohbet eden Nehir, kardeşini ve babasını gördüğünü söyledi. Sedef arkadaşını uyardı; ‘Hiçbir şekilde iletişime geçmeyi düşünmüyorsun değil mi? Senin ailen trafik kazasında öldü ve hiçbir yaşayan akraban yok. Bu bir yalandı ama artık yaşadığımız bir gerçek’

MESAJI SEDEF ATMIŞ
Meltem, Mahun’a Nehir ve Arcan’ın düğünleriyle ilgili sunum yaparken Nehir’e yetiştirme yurdundan telefo geldi. Babasının sesini telefonda duyan Nehir’in elleri titredi. Nehir, Sedef’e yaşadıklarını anlatırken Arcan ile tartıştı. Daha sonra dışarı çıkan ikili Piraye’lerinde olduğu bir partiye katıldı. Tayfun, Arcan’ın yanına gelerek onları pavyona gitmeye davet etti. Nehir isteksiz davranınca ikili bu daveti geri çevirdi.
Arkadaşını ailesinden uzak tutmak için elinden geleni yapan Sedef, Azem’e ‘Çocukların peşini bırak. Sen bir katilsin’ mesajını attı. Azem kendisini takip eden arabanın ‘Gümüşkaya Şirketler Grubu’na kayıtlı olduğunu öğrendi.

Elif, babası Reyyaz hakkındaki gerçeği anlatırken ‘Siz nasıl adamlarsınız, kötü adamlar mı?’ diye sordu. Cihan tam olarak değil cevabını verdi. Elif, ‘O zaman siz babamla aynı değilsiniz’ dedi. Aleyna, Reyyaz’dan kendisini öldürmesini istedi. Reyyaz da ‘zamanı var’ cevabıyla ona karşılık verdi. Elif ile sohbet eden Cihan’ın yanına giden Nusret, arkadaşının kız arkadaşıyla tanıştı. Cihan ve ortakları toplantı yaptı. Reyyaz ile görüşmenin detaylarını anlattı; ‘Reyyaz’ın bize yol vermek için bir şartı var, henüz kararını vermemiş ama işaret çaktığında Aleyna’yı öldürmemizi istiyor. Eğer kabul edersek daha önce Sırat’ın olan ne varsa şimdi bizim olacak.’

Reyyaz, Aleyna’yı affetti. Birlikte yemek yiyen ikili sohbet etti. Reyyaz, ‘Necmi kim’ diye sordu. Aleyna da ‘Cihan’ın ekibinde öyle bir çocuk vardı. O çocuk saf, beni kardeşine mi ne benzetti, acıdı bana’ sözleriyle geçiştirmeye çalıştı.
ZAHİR MÜZİKOLE GELDİ
Zerre, Dilber ve Yıldız’ın parasını bahise yatırdı. İzzet ne olduğunu sorunca, ‘Ben bittim’ dedi. Ayça ailesiyle tekne turuna çıktı. Azem de ders vermek içni tekneye gitti. Azem çorabının yırtık olduğunu Ayça’yla paylaştı ancak ikili bir çözüm bulamadı. Ayça, Azem’e ‘Siz annemle birbirinizden hoşlanıyor musunuz? Çok güzel bakıyorsunuz sürekli birbirinize” dedi. Azem de, “Annenin hayatınızda birisi var şu an” cevabını verdi. Dilber dans ederken mekana Zahir geldi. Koluna yaptırdığı ‘Dilber’ dövmesini gösterdikten sonra Zahir mekandan ayrıldı.

MAHUN’UN SÖZLERİ NEHİR’İ SARSTI
Mahun, Nehir’i yemeğe davet etti. Yemekte, oğlu Arcan’la yaşadıkları tartışmalar yüzünden bir daha düşünmeleri gerektiğini, bu evliliğin ikisini de mutsuz edeceğini söyledi. Bir oğlunu bağımlılık yüzünden kaybettiğini diğer oğlunu korumak isterken onun da bir bağımlıyla evlenmesinin düşündürdüğünü söyledi. Düğüne kız tarafından kimsenin gelmeyecek olması cemiyette kötü anlaşılabileceğini ifade etti.

DİLBER PARASININ ÇALINDIĞINI FARK ETTİ
Azem onu takip eden otomobilin plakasının Arcan’ların otellerinden birisine ait olduğunu görünce hemen harekete geçti. Azem yetkili kişiye yaşadıklarını anlattıktan sonra otelden ayrıldı. Otel müdürü gidip durumu Mahun’a anlattı. Mahun durumdan çok şüphelendi. Nehir, babasının hapisten çıktığı Arcan’la paylaşınca Arcan çok sinirlenerek ailesiyle temas kurmasını istemediğini dile getirdi. Dilber parasının kaybolduğunu fark etti. Dilber ve Yıldız paranın yerini onlar dışında bilen Zerre’den şüphelendi.

YILLAR SONRA YAN YANA
Reyyaz ile Cihan, Sırat’tan kalan galeride görüşme gerçekleştirdi. Reyyaz, “Artık çakallık dönemi bitti, artık beyefendi olacaksın evlat” diyerek galerinin yeni sahibi olduğunu söyledi. Cihan, galeriden ayrılarak otoparka gelip arkadaşlarıyla konuşurken Nehir de, otoparka geldi. Nehir, ‘Özgür’ diye seslenince Cihan ablasını sesinden tanıdı. Yıllar sonra yan yana gelen kardeşler gözyaşları içinde kaldı.
]]>HAYRANLARI YILLARDIR BU HABERİ BEKLİYORDU
Herkesin uzunca bir süredir beklediği haberse dün akşam geldi. Üstelik bu haberi evlilik yeminlerini yeniledikleri, kendi aralarındaki çok özel ve romantik törenle birlikte geldi.

Justin ve Hailey Bieber evlilik yeminlerini yenilemek için Hawaii’ye gittiler
Justin ve Hailey Bieber’ın ilk bebeklerini bekledikleri ünlü modelin büyümüş karnıyla verdiği pozlarla birlikte ortaya çıktı! Hayranlarının yıllardır beklediği haberi veren çift bunu oldukça romantik bir şekilde yaptılar.
BEBEK HABERİNİ EVLİLİK YEMİNLERİNİ YENİLERKEN VERDİLER
Ünlü çift Hawaii’de evlilik yeminlerini yeniledikten sonra o anlarda çekilmiş fotoğraflarını Instagram hesaplarından paylaştılar. Justin Bieber yine başında şapkası, spor giysileriyle bu iki kişilik törene gelmişti.

Ünlü çift bu özel anların fotoğraflarını Instagram hesaplarında paylaştı… Ancak hayaranları için bir de sürprizleri vardı
Hailey Bieber ise Yves Saint Laurent tasarımı zarif dantel bir gelinlik giymiş, gerçekten de ikinci kez gelin olmuştu.
Çiftin hem profesyonel bir fotoğrafçı tarafından çekilmiş pozları vardı hem de Justin Bieber karısının büyümüş karnını tutup kendisine aşkla bakarken fotoğraflarını çekmişti.
BEBEK YAZ SONU GELİYOR!
Hailey Bieber’ın karnının ne kadar büyümüş olduğuna bakılırsa çiftin bebeklerinin yaz sonuna doğru doğabileceği söylendi.

Yıllardır hakkında hamile olduğu söylentileri çıkan Hailey Bieber en sonunda bebek beklediği müjdesini bu fotoğraflarla hayranlarına duyurmuş oldu
30 yaşındaki Justin ve 27 yaşındaki Hailey Bieber evlendiklerinden beri sık sık hamilelik söylentileriyle gündeme gelmişlerdi.
Çiftin verdikleri fotoğraflar, sosyal medyaya düşen videoları hayranları tarafından sürekli didik didik edildi, Hailey elini yanlışlıkla karnının üzerinden bile geçirse hamile olduğu iddia edildi.

Hailey Bieber dantel gelinliği içinde kocası Justin’e böyle poz verdi
EN SONUNDA İSYAN ETTİ… NEREDEYSE HER GÜN HAMİLE OLDUĞU HABERİ ÇIKIYORDU
Bir dönem Hailey Bieber bu haberlerin her gün magazin sayfalarına taşınmasına isyan etmiş “Bir insan nasıl her gün hamile kalır, yeter!” diyerek rahat bırakılmak istediğini söylemişti.
Hatta Instagram hesabından paylaşım da yapan ünlü model en sonunda “Hamile değilim, beni rahat bırakın” yazmak zorunda kalmıştı.

“ANNE OLMAKTAN KORKUYORUM” DEMİŞTİ
Hailey Bieber bunun ardından verdiği bir röportajda aslında anneliği çok arzu ettiğini ancak kocasının ve kendisinin ünü yüzünden çocuk sahibi olmanın ve onu sağlıklı bir şekilde büyütmenin zorlaşacağından korktuğunu itiraf etmişti.
Ünlü model o günlerde birkaç yıl içinde bebek denemelerine başlayacaklarının işaretini de vermişti. Henüz çok genç olduğunu ve annelik için biraz daha beklemek istediğini söyleyen Hailey Bieber için bu bekleyiş nihayet bitmiş oldu…

Hailey Bieber anneliği çok arzuladığını ancak korktuğunu, Justin Bieber da bu konudaki kararların tamamen karısına ait olduğu söylemişti
“ÇOCUK KARARI KARIMA AİTTİR”
Karısına olan aşkını dilinden hiç düşürmeyen Justin Bieber da baba olmak istediği konusunda açık sözlüydü. Ünlü şarkıcı karısının öncelikle başarmak istediği hedefleri olduğunu, annelik kararının tamamen ona ait olduğunu ve kendisinin de bunu sabırla bekleyeceğini söylemişti.
Jusitn Bieber ve Hailey Baldwin ilk olarak 2016’da bir araya gelmiş, bir dargın bir barışık aşklarını sürpriz bir şekilde 2018’de nikah masasına taşımışlardı. 2018’de belediye binasında evlenen çift ertesi yıl da düğün yapmıştı.

Onların söylediğine göre bu durum gerçekten işe yarıyor, çünkü kavgasız gürültüsüz yaşayıp gidiyorlar.
Bu ilginç yaşam tarzını benimseyen ünlü çift, yılların deneyimli oyuncusu Danny DeVito ile ayrı yaşadığı ama boşanmadığı karısı Rhea Perlman.
Özetlemek gerekirse onlar aynı çatı altında yaşamıyorlar ama hala bir aile olarak kalmayı da başardılar.

AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMIYORLAR AMA İLİŞKİLERİ MÜKEMMEL!
Fox News Digital’e konuşan Danny DeVito, karısı Rhea ile yollarını ayırmalarının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini ama hala evli olduklarını ve her zaman birbirlerini desteklediklerini söyledi.
“Her şey iyi gidiyor, biz iyiyiz. Torunlarımız var ve birbirimizi her zaman görüyoruz” dedi.
Danny DeVito iye Rhea Perlman, 1982 yılında evlendiler. Çiftin Lucy, Grace ve Jake adında üç tane çocuğu bulunuyor. Ayrıca ünlü çift çoktan torun sahibi de oldu.
DeVito, her ne kadar karısıyla aynı çatı altında yaşamasalar da işlerin yolunda gittiğini verdiği bir örnekle anlattı: “Dün Lucy’nin doğum günüydü, Onun partisi için hep bir aradaydık. Bir aile partisi yaptık. Aslında biz birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aileyiz.”

42 YILDA ARKADAŞ GİBİ OLDULAR
Danny DeVito, 42 yıl önce başlayan evlilikleri boyunca karısı Rhea ile artık arkadaşa dönüştüklerini ama buna rağmen ilişkilerini sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
Ünlü oyuncu “Rhea ve ben 1970 yılında tanıştık. O kadar uzun süredir birlikteyiz ki zaten beraber büyüdük. Artık birbirimizin ne zaman nasıl hissettiğini gerçekten biliyoruz” diye konuştu.
Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü Danny DeVito: ” Her gün sohbet ediyoruz. Çok fazla konuşuyoruz ve birlikte çok şey yapıyoruz. Üç güzel çocuğumuz var, bir yaşında torunumuz var. Diğeri de yolda. Bu şekilde ailemiz de büyüyor.”
Ünlü oyuncu röportajda yakın zamanda karısı Rhea ve çocuklarıyla birlikte bir hafta sonu tatiline gittiklerini de söyledi. “Bütün aile birlikteydik. Eğer bunu yapabiliyorsanız, durumunuz ne olursa olsun, artık birlikte yaşamasanız bile birlikte oluyorsunuz” diye konuştu.

‘BU KOŞULLARDA NEDEN BOŞANAYIM Kİ!’
Bu konuda sadece Danny DeVito değil karısı Rhea Perlman da aynı fikirde. Bundan birkaç yıl önce katıldığı bir sohbet programında “Boşanmayacağım” diyen Perlman, “Neden boşanayım?” diye sürdürdü sözlerini.
Belli ki o da aynı çatı altında, aynı evde yaşamasalar da evliliği sürdürüp böyle iyi geçirmekten dolayı kendini mutlu hissediyor.
Danny DeVito ile Rhea Perlman, sadece özel hayatlarını paylaşmıyorlar. Geçmişte bazı ortak projeler de gerçekleştirdi. Ünlü çift 1978 yılında Taxi, 1996 yılında da Matilda adlı yapımlarda birlikte kamera karşısına geçti.
İşte Danny DeVito bütün bunlardan dolayı da mutlu. Karısı Rhea ile sadece güzel çocuklar yapmadıklarını aynı zamanda güzel işlere de imza attıklarını düşünüyor.

‘İSTERLERSE ÜSTÜME KUSSUNLAR… ÇOCUKLARIMI ÇOK SEVİYORUM’
Son zamanlarda ise onları en çok mutlu eden torun sahibi olmak. Dany DeVito bu konuda da “Bunun gibisi yok. Bu çok özel bir durum” diye konuştu.
Danny DeVito, sözlerine bakılırsa ailesine gerçekten çok değer veriyor… Bakın bu konuda söyledikleri de bunun kanıtı gibi: “Baba olmayı seviyorum, çocuklarımı seviyorum, onları büyütmeyi seviyorum.. Her ne olursa olsun, üstüme kussalar da ne ne yaparlarsa yapsınlar onları seviyorum” diye konuştu.
Kızlarının karısıyla birlikte yaşadığını belirten Danny DeVito, onların evine sık sık gittiğini de sözlerine ekledi. “Oraya sık sık gidiyorum. Baş belası olmamaya çalışıyorum ama yine de onların evine sık gidiyorum” diye sürdürdü sözlerini.
Torun sahibi olmaya da değinen Danny DeVito, onlarla yaşadığı küçük etkileşimlerden hoşlandığını da sözlerine ekledi. Torun sahibi olmanın evlat sahibi olmaktan çok farklı bir durum olduğunu belirtti.
]]>
Eğer böyle bir aileye mensupsanız hele de üst düzey bir konumdaysanız bütün bu sahip olduklarınızın bedelini ödemeniz gerekir.
Küçük yaştan itibaren belirli kurallara uymak, çok hasta ya da keyifsiz bile olsanız belirli durumlarda gülümsemek zorunda kalmak gibi. Bunlar en hafifi tabii.
Kimi kraliyet ailelerinde öyle istediğinizle evlenemezsiniz… Ailenize uygun birini bulmanız gerekir.

Eğer bu olmuyorsa sahip olduğunuz unvanı ve ayrıcalıkları bir yana bırakmak zorunda da kalabilirsiniz.
Bir de işin gençlik kısmı var… Bir yandan gelecekteki görevlerinize hazırlanırken diğer yandan da hayatınızı bir genç olarak yaşamak istersiniz. İkisini dengede tutmanızı sağlayan bir aileniz varsa iyi..
Ama yoksa dünya magazin basınının diline yani manşetlerine düşmeniz an meselesi.
İşte tam da böyle bir durumda bir kraliyet ailesi üyesi var dünyada… Üstelik sadece kendi ülkesinde değil tüm dünyada milyonlarca hayranı var ve tüm meraklı gözler ona dikilmiş durumda.

LEONOR YİNE GÖREV BAŞINDA
Bu genç kız İspanya’nın gelecekteki kraliçesi Asturias Prensesi Leonor.
Kral Felipe ile Kraliçe Letizia’nın zgeçen yıl 18 yaşına giren kızı Leonor’u ileride birçok ayrıcalıkla ve tabii ki sorumlulukla dolu bir hayat bekliyor. Genç kız da şimdiden bu düzene uymak zorunda.
Ailesinde bir gelenek olduğu üzere şu sıralarda askerlik görevini yapıyor Leonor. Zaragoza Askeri Akademisi’nde başlayan eğitiminin ardından ülkesinin deniz ve hava kuvvetlerinde de askeri eğitimini alacak.
Geçen yılın ekim ayında 18 yaşına girişi büyük törenlerle kutlanan Prenses Leonor için geçen hafta da çok önemli bir an yaşandı.

BABASININ SAĞ KOLU
Prenses ve “askerlik arkadaşları” Madrid’de düzenlenen törende kendisi için çok özel bir yemin törenine katıldı. Babası olan İspanya Kralı Felipe’nin, orduya hizmet için yemin ettiği günün 40’ıncı yıl dönümü kutlandı.
O törende Leonor her zamanki yeşil üniformayı değil tören üniformasını giydi. Anne ve babası da büyük bir gururla kızlarını seyretti.
Felipe ile büyük kızı törenin bir bölümünde de yan yana yer aldı. Ülkelerinin bayrağını öperek hayatları boyunca ordunun hizmetinde olacaklarına dair yemin ettiler.
Leonor o törende bütün diğer grup arkadaşları gibi kırmızı pantolon ve lacivert ceketten oluşan tören üniforması içinde yer aldı.

Geçen haftaki törende Kral Felipe ile Kraliçe Letizia, büyük kızları Leonor’u gururla izledi.

MİLYONLARIN GÖZÜ ONUN ÜZERİNDE
Prenses Leonor, özellikle son bir yıldır dünyada milyonlarca kişinin ilgisini çeken bir veliaht. Durum böyle olunca da her yaptığını milyonlarca meraklı göz izliyor.
Ülkesinin gelecekteki kraliçesi olarak Leonor’un diğer yaşıtları gibi gençliğinin keyfini umursamazca çıkarması da çok mümkün değil.
Son bir buçuk yıldır genellikle askeri üniforma içinde görüntülenen Leonor, geçtiğmizi ay arkadaşlarıyla çıktığı bir gece gezmesinde de görüntülendi.
Yaşıtı arkadaşlarıyla bir kafede oturup uzun uzun sohbet etti Leonor. Eğlenceli saatlerin sonunda da yerinden kalktı ve kendisini görüntülemeye çalışan paparazziden kaçabilmek için hızlıca kendisini bekleyen aracın yolunu tuttu. Ama bu sırada da görüntülenmekten kurtulamadı.
Bu örnekte de olduğu gibi Leonor bir yandan dünyaya gözlerini açtığı ailenin sunduğu olanakların tadını çıkarıyor ama diğer yandan da genç yaşında omuzlarına yüklenen sorumlulukları yerine getiriyor.

Leonor, İngiliz kraliyet ailesinin gelini Kate Middleton’ın ardından dünyanın en çok ilgi çeken kraliyet ailesi üyesi. Güzel Leonor’un kendisinden iki yaş küçük Sofia adında bir de kız kardeşi bulunuyor.

Prenses Leonor, güzelliğiyle dikkat çekiyor.
]]>BİR ZAMANLARIN ASİ KIZI ARTIK BAMBAŞKA BİR HAYAT YAŞIYOR
Lindsay Lohan yetenekli çocuk yıldızdan hayatını erken gelen şöhretin ağırlığıyla harcayan ünlüler tarafına geçmişti.

2000’lerin başlarında yakın arkadaşları Paris Hilton ve Britney Spears’la birlikte hızlı bir gece hatayı yaşıyor ve adı birçok skandala karışıyordu…
Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, hızlı hayatı, art arda yaşadığı hep hüsranla biten aşklar derken Holywood’un asi kızı olup çıkmıştı.
37 YAŞINDA ANNE OLDU, İLK ANNELER GÜNÜ İÇİN SABIRSIZLANIYOR
37 yaşındaki kızıl saçlı güzel uzun zamandır bu eski hayatından eser kalmamışçasına yeni ufuklara yelken açtı. Tıpkı yakın arkadaşı Paris Hilton gibi onun da evlenip yuva kuracağına kimseler inanmıyordu…

Ünlü yıldız uzunca bir süre ortalarda gözükmedikten sonra 2021’de nişanlandığı haberini vererek ortaya çıkmıştı
Ünlü yıldız şimdilerde ise bambaşka heyecanlar yaşıyor. Pazar günü hayatında ilk kez Anneler Günü’nü kutlarken kollarında oğlunu tutacak olan Lindsey Lohan mutluluktan havalara uçuyor.
ÖNCE ORTADAN KAYBOLDU, YILAR SONRA NİŞAN HABERİYLE GERİ DÖNDÜ
Geçmişine adeta sünger çeken ve 2021’de beklenmedik bir haberle finansçı Bader Shammas’la nişanlandığını açıklayan Lindsay Lohan Nsan 2022’de de nikah masasına oturmuştu. Üç yıl birlikte olduktan sonra evlenen çiftin oğulları da 10 ay önce doğdu.

Bir yandan da sinemaya geri dönen güzel yıldız rol aldığı filmin çekimleri biter bitmez kocası ve oğluyla yaşadığı Dubai’ye geri döndü ve bir an önce pazar günü gelsin diye beklemeye başladı.
BU ONUN İLK ANNELER GÜNÜ…
Bu yılki Anneler Günü Lindsey Lohan’ın kendisi de anne olduktan sonra kutlayacağı ilk özel günü olacak.
Oğlunun özenle döşenmiş yatak odasında verdiği pozları Instagram hesabından paylaşan Lohan “İşle geçen yoğun birkaç ayın ardından, ilk Anneler Günüm için zamanında eve dönmek harika!” diye paylaşım yaptı.

Lindsay Lohan ilk Anneler Günü’nü kutlayacak olmanın heyecanını yaşıyor
“BU SEVGİYE SAHİP OLABİLECEĞİMİ DÜŞÜNEMEZDİM”
Annelik macerası hakkında da sık sık samimi açıklamalar yapan Lohan “Bu, asla sahip olamayacağımı sandığım yepyeni, farklı bir sevgi türü” diyor. Ayrıca doğum sonrası vücuduyla gurur duyduğunu ve zayıflamak söz konusu olduğunda kendini sıkmak yerine oğluna odaklandığını söyledi.
Lindsay Lohan “Oğlum Luai’ye o kadar bağlandım ki en son düşündüğüm şey koşu bandına çıkmak oldu” diyerek kadın takipçilerine de doğum sonrası çok güzel göründüklerini ve kendilerine zaman tanımalarını tavsiye etti.

Lohan da birçok ünlü meslektaşı gibi oğlunun yüzünü henüz hiç göstermedi
Evlenip anne olduktan sonra oyunculuğa bakışının da değiştiğini söyleyen Lindsay Lohan rollerini canlandırırken çok duygusallaştığını ve ağladığını da itiraf etti.

Lindsay Lohan doğum kilolarını vermek için acele etmediğini, oğlunun en büyük önceliği olduğunu söylüyor
GÖZDEN KAYBOLMAK İSTEMİŞ
“Gençliğimde yaptığım bazı işlerin paparazziler ve bu tür şeyler tarafından gölgede bırakıldığını hissediyorum ve bu biraz can sıkıcı. Keşke o kısım hiç olmasaydı” diyen Lindsey Lohan için Dubai’deki yaşantısı tüm bu kötü hatıraları geride bırakmak anlamına geliyor…

Dubai’ye 2014’te taşınan ve eşiyle de burada tanışan Lindsey Lohan bir anda ortadan kaybolup nişan haberiyle ortaya çıkmasını da “Dubai’ye gelip ortadan kaybolmak istedim. Burada magazincilerin peşime düşeceği bir hikaye olmadığı sürece, sadece benim işime odaklanmayacaklarını umdum” diyerek anlattı…
]]>Hatta bu durum yıllardır ünlü yıldızın aşk hayatını yakından takip eden beden dili uzmanlarının ve ünlü çöpçatan olarak tanınan kişilerin bile ilgi alanına giriyor.
Brad Pitt’in, bir süredir birlikte olduğu Ines De Ramon ile çıktığı romantik sahil gezintisinin görüntüleri geçen hafta gazete manşetlerini süsledi. İşte orada çiftin giyimi kuşamı da bir kez daha masaya yatırıldı.

Brad Pitt’in, nasıl gerçekten sevdiği kadınlara “dönüştüğü” onlarla nasıl bir uyum sergilediği bir kez daha gündem oldu.
Bundan birkaç yıl önce Pitt’in hayatına giren özel kadınlara uyumlu giyinmesi hatta saç modelini ona göre belirlemesi de uzun bir makaleye konu olmuştu.
Onu da birazdan hatırlayacağız ama önce gelin magazin dünyasının “ünlü çöpçatan” olarak tanıdığı Alessandra Conti’nin söylediklerine bir bakalım.
Ünlüler dünyasında kendisine başvuranları, anlaşabileceklerini düşündüğü başka ünlülerle tanıştıran Conti de Brad Pitt ile Ines de Ramon’un son görüntülerinden yola çıkarak ünlü yıldızın genç sevgilisini gerçekten sevdiğini, benimsediğini, ona ayak uydurmaya çalıştığını ileri sürdü.

Pitt, geçen hafta sevgilisi Ines de Ramon ile çıktığı sahil gezintisinde böyle görüntülenmişti.
Onun yorumuna göre Pitt, Jennifer Aniston ve Angelina Jolie ile olan evliliklerinden Gwyneth Paltrow ve Christina Applegate ile olan ilişkilerine kadar bir kalıp izliyor.
Aslında Conti’ye göre bu davranış, çiftler için olmayacak bir durum değil. Conti bu konuda “Birlikte çok fazla zaman geçiren çiftler birbirlerini ‘aynalama’ eğilimine girer” dedi.
Bu arada bu “aynalama” deyiminin, iki sevgilinin bir aradayken benzer yüz ifadeleri ve beden dilini benimsemesi olduğunu da not düşelim.

MÜTHİŞ BİR EMPATİ YETENEĞİ VAR
Alessandra Conti’nin değindiği bir başka nokta da Brad Pitt’in sevdiği kadınlarla empati yapabilme yeteneği.
Bir oyuncu olduğu için de bu durum onun için çok da zor değil. Brad Pitt, sevdiği kadının hoşlandığı ya da hoşlanmadığı şeylere uyum sağlama konusunda gayet becerikli olduğunu da sözlerine ekledi.
Bu aslında Brad Pitt ile ilgili olarak konuşulan ilk “dönüşüm” değil. Pitt’in uzmanlar tarafından empati olarak nitelendirilen bu özelliği bundan birkaç yıl örce sosyal medyada dolaşan bir makaleye de konu olmuştu.

‘SEVDİĞİ KADINLARA DÖNÜŞEN ADAM’
Bu makale Pitt’in, hayatına giren kadınların fiziksel görünüşlerine, tarzlarına göre her seferinde kendini de “baştan yarattığını” anlatıyordu. Hatta başlığı da manidardı: “Kız arkadaşlarına benzemeyi seven adam.”
Şu anda birlikte olduğu Ines de Ramon ile kumsal gezintisinde uyumlu bir görüntü sergileyen Pitt, daha önce de hayatına giren kadınlarla ya da eski eşleriyle “bir örnek” bir görünüme bürünüyordu.
Tabii ki bunun Brad Pitt’in hayatına giren kadınla sonsuza kadar birlikte kalacağı anlamına gelmediğini de hatırlatarak ünlü yıldızın sevgilileriyle benzer göründüğü anları bir hatırlayalım.

Brad Pitt, uzun süreli ilişki yaşadığı, hatta evliliğin eşiğinden döndüğü Gwyneth Paltrow ile birlikteyken saç modelini bile ona uygun hale getirmişti. Bazen de aksesuarlarıyla sevgilisine uyum sağlıyordu.

Pitt, Juliette Lewis ile birlikte olduğu dönemde de ona sanki kardeşi kadar benziyordu. Bir başka deyişle tıpkı bir bukalemun gibiydi Pitt.

Angelina Jolie ile uzun bir birliktelik yaşayan Pitt, en çok da saç şeklini karısının görüntüsüne uydurmaya çalıştı.

Pitt’in belki de kendini en az benzettiği kişi ilk eşi Jennifer Aniston oldu. Ama onunla birlikteyken de renk uyumuna dikkat ediyordu.

Pitt’in tarzı Jitka Pohledek’in tarzına ne kadar benziyor değil mi?
]]>
ÜNLÜ MİLYARDER GÖNLÜNÜ GENÇ GÜZELE KAPTIRDI
68 yaşındaki Paulson’ın 35 yaşındaki yeni sevgilisi Alina de Almeida ile nişanlandığı ve eski eşiyle şiddetli bir boşanma savaşına girdiği geçen ay ortaya çıkmıştı.

Fon yöneticisi olan John Paulson 5 milyar dolara yakın servetini 2008’de ABD’de emlak piyasasının çötüğü büyük kriz döneminde kazanmıştı
John Paulson’ın 21 yıllık eşi Jenny Paulson da evliliğinin bittiğini, kocasının kendisinden boşanmak istediğini ünlü iş insanı bu uğurda uğraşmaya başladığında haberin basına sızmasıyla öğrenmişti.
YILLARDIR KONUŞULAN BOŞANMA DAVASI: ESKİ EŞ HER ŞEYİ BASINDAN DUYDU
Karısını üç yıl önce terk eden sonra da bir diyetisyen olan Alina de Almeida’yla birlikte olmaya başlayan ünlü milyarder 2021 yılında boşanma davası açtığında haber basına yansımış, başına gelenlerin farkında olmayan eşi de durumu böyle öğrenmişti.

Ünlü iş insanı 21 yıllık eşinden 2 yıldır boşanmaya çalışıyor ancak eski eşler para konusunda bir türlü anlaşamadı
Yaşananların ardından kendini çok aşağılanmış hisseden eski eşi bir de daha boşanma gerçekleşmeden kocasının genç sevgilisiyle alelacele nişanlandığını öğrendi…
YÜZ MİLYONLAR DÖKMEYE HAZIR AMA…
Yılan hikâyesine dönen ve belli ki daha uzun süre devam edecek boşanma davasında John Paulson’ın eski eşi Jenny Paulson’a bir an önce boşanabilmeleri için yüz milyonlarca dolar nakit para teklif ettiği ortaya çıktı.

Jenny Paulson hem genç kadın için terk edilerek hem de hak ettiğinden çok daha az bir boşanma tazminatı teklifiyle karşılaşarak çifte şekilde aşağılandığını söylüyor
Bu teklif kağıt üzerinde iyi gözükse de eski eş Jenny Paulson 21 yıl evli kaldığı ve iki kız çocuğu doğurduğu eşinin kendisine önerdiği bu parayı da çok aşağılayıcı bulmuş. Bunun sebebi ise boşanma davasındaki bir diğer dikkat çekici detay…
“BEN BU KADAR AZ PARAYI HAK ETMİYORUM”
Jenny Paulson, kendisini aldatıp ayrılan eşinin ikin kızlarına değeri milyar dolarlarla ölçülen fonlar bağladığını söylerken kendisine kızlarıyla eşit muamele yapmayan kocası tarafından bir kez daha küçük düşürüldüğünü iddia ediyor.

John Paulson çoktan nişanladındığı Alina de Almeida’yı önemli davetlere yanında götümeye başladı bile… Ancak ünlü milyarder hâlâ yasal olarak boşanmış değil
Paulson “Çocuklardan daha azını almam gerektiği fikri aşağılayıcı ve küçük düşürücü çünkü dünyaya ve kendi kızlarıma verdiği mesaj bu. Bana yıllarca ona hayat arkadaşlığı yapmış eşi gibi davranmalıydı ama bunun tersini yapıyor” dedi.
Jenny Paulson, milyarder kocasının servetinin hepsini 21 yıllık evlilikleri sırasında edindiğini ancak boşanmak için John Paulson’ın ona bu servetin yüzde 5’i bile etmeyen bir pay önerdiğini iddia ediyor.

Jenny Paulson kocasının servetini kendisiyle birlikte lede ettiğini, boşanmak için kendisine önerilen paranın ise sadece bu servetin yüzde 5’i olmasının kabul edilemeyeceğini söylüyor
BOŞANINCA AMERİKA’NIN EN ZENGİN KADINLARINDAN BİRİ OLACAK
Ünlü milyarder ise boşanma tazminatının eski eşini Amerika’nın en zengin kadınlarından biri yapacağını bu yüzden de kaderine razı olup bir an önce şartları kabul etmesini istiyor.

Uğruna yuva yıkılan Alina de Almeida aynı zamanda Instagram fenomeni de olan bir diyetisyen
Eski eş ise bunun sahip olunan dudak uçuklatıcı servetin yanında “harçlık” gibi olduğunu, eski kocasının kızları için kurduğu milyar dolarlık fonlarla kendisini kontrol altında tutmaya çalıştığını söylüyor.
“BU ISRARIM KIZLARIM İÇİN”
Jenny Paulson bu ısrarından vazgeçmeyeceğini ve hak ettiğini alana kadar boşanmayacağını söylüyor. Bunun nedenini ise “Bir dava yıllar sürebilir ve çok pahalı olabilir ama bunu bana saygı duyan kızlarım için yapıyorum ve bir gün onlar da benim gibi eş ve anne olacaklar” diyerek savunuyor…

John Paulson kısa bir süre önce Florida’daki malikanesinde Donald Trump için düzenlediği ve 50 milyon dolar gibi rekor bir bağış topladığı bir davet vermişti… Davet de ev sahibi olarak Paulson’ın nişanlısı Alina de Almeida yer aldı
]]>Rüya mahkemede tanık olarak kürsüye çıktı ve olay gecesi mekana geri döndüğünü itiraf ederek gerçekleri anlattı. Rüya’nın açıklamalarından sonra Fecir serbest bırakılırken; ortada tek şüpheli olarak kalan Azad’ın ise tutuklu yargılanmasına karar verildi. Fecir’in hapisten çıkarken davullu zurnalı kutlamasına tanık olan Azad; amcası Bünyamin’den de sessiz kalma talimatı alınca hayal kırıklığına uğradı ve tek başına kaldığının farkına vardı.

UMUT TANRIKULU DÖNEMİ BAŞLADI!
Fecir’le yaptıkları anlaşmada sözünü tutan Umut, aynı karşılığı Emirkıranlar’dan göremeyince Bünyamin’le karşı karşıya geldi. Umut, Azad’ı kurtarması karşılığında hem babasının tahliye sözünü aldı hem de Harun Yakar’ın kovulmasını sağladı. Hukuk bürosundan ayrılışını bir gösteriye çeviren Harun, “Beni yakan bu ateş, dikkat et, seni kül eder.” sözleriyle Umut’u uyarmayı ihmal etmedi. Harun’un koltuğuna geçen Umut, Azad’ın avukatlığını üstlendi ve onu zayıf karnından vurarak Erdem’i öldürdüğünü itiraf ettirdi. Azad, köşeye sıkışınca; Umut son kozunu kullandı. “Ya seni hiç umursamayan Fecir’i seçeceksin ya da kendi hayatını!” diyerek, onu bu davadan kurtarmak koşuluyla Azad’a bir anlaşma sundu ve babasının dosyasını yeniden açabilmek için Azad ’tan yardım istedi.

HARUN GİZEMLİ KAZANIN ARDINDAKİ GERÇEKLERİN PEŞİNE DÜŞTÜ
Yıllar önce yaşanan kazada, arkadaşı olan savcı Süreyya’nın parmağı olduğunu fark eden Harun; ondan habersiz dosyayı tekrar açtı. Süreyya’ya amacını belli etmeden, kazadaki detayları araştıran Harun; hayatının seyrini değiştiren kazanın arkasında kimler olduğunu bulmak için Alev’den yardım istedi. Peşine düştüğü çeteye ait tüm bilgilerin Harun’da olduğunu öğrenen Alev, ona istediği bilgiyi vermek zorunda kaldı. Dosyadaki gizemli isme ulaşan Harun, onu bulmak için Kadri abisini devreye soktu. Sönmez Karakoç’la buluşmaya giden ikilinin başları belaya girince bu işten sıyrılıp sıyrılamayacakları merak konusu oldu.

UMUT, BABASINI KURTARMAYA ÇOK YAKLAŞTI
Mahkemede Erdem Kubilay cinayetinde ön otopsi raporunun hatalı olduğunu söyleyen Umut; maktulün kesin ölüm sebebinin yüksek doz madde kullanımına bağlı kalp krizi olduğunu iddia etti. Soruşturmada delil karartma olduğunu fark eden Umut’un, raporu yazan adli tıp doktorundan gerçekleri öğrendiği ve Azad’la da bu bilgiyi paylaştığı ortaya çıktı. Amcası Bünyamin’in, oğlunu kurtarmak için kendisini harcadığını öğrenen Azad, Umut’un teklifini kabul etti. Böylece babasının yeniden yargılanması için başvuruda bulunan Umut, Süreyya Savcı’dan başvurunun kabul edildiğini öğrendi. Babasını kurtarmaya çok yaklaşan genç avukatın sevinci ve babasıyla kucaklaşması ise izleyicilerin yüreklerini ısıttı.

RÜYA GERÇEĞİ ÖĞRENDİ!
Rıza’nın yeniden yargılanacağı haberi, Emirkıranlar cephesinde büyük bir şok etkisi yaratırken; bu işte Azad’ın bir parmağı olduğunu anlayan Fecir, öfkeden deliye dönüp Büşra Korkmaz cinayetiyle ilgili konuşunca; Rüya, abisinin Büşra’yı öldürdüğünü duydu. Bunun üzerine Rüya’nın Fecir’in yanında mı duracağı, yoksa Umut’a adalet savaşında destek mi olacağı, dizinin yeni bölümünde cevap bulacak.

MF Yapım imzalı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu dizisinin oyuncu kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip ve Anıl Taşezen gibi usta isimler yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu, çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.
]]>Çünkü ünlüler evlerinde çektikleri fotoğrafları paylaşarak, kendi dünyalarının bazı ayrıntılarını da meraklılara sunuyor.
Oradaki amaç, belki evlerini göstermek değil ama yine de bu işi merak edenler dikkatli bakışlarını ayrıntılar üzerinde dolaştırarak, severek takip ettikleri ünlülerin nasıl evlerde yaşadığını görüyor zaten.

Beckham çiftinin evlerindeki en ünlü köşe bu merdivenler. Kimi zaman tek başlarına kimi zaman aile olarak bu merdivende verdikleri pozları sosyal medya hesaplarından paylaşıyor David ve Victoria Beckham.
Zaman zaman bunu yapanlardan biri de David ve Victoria Beckham çifti.
Onlar da önemli günlerinde ya da sadece espri olsun diye evlerinde çekilen fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşıyorlar.
Elbette bunca servete sahip olan Beckham çiftinin sadece ülkeleri İngiltere’de değil, ABD’de lüks evleri bulunuyor. Ama aile olarak ana merkezleri Londra’da bulunan malikane.

Ünlü çiftin malikanesinin bulunduğu yer “milyonerler sokağı” olarak biliniyor.
Beckham çiftinin, hem dışından hem de içinde göz kamaştıran ve belli ki milyonlar harcanan yuvaları, Kensington’daki lüks Holland Park’ta bulunuyor.
Bu arada yeri gelmişken bu bölgenin halk arasında “milyonerler sokağı” olarak bilindiğini de hatırlatalım.
David ve Victoria Beckham, bu malikaneyi 2013 yılında satın aldı. Victoria dönemi mimarisiyle inşa edilen evlerine 40 milyon dolar ödeyerek satın aldı. Sonra da 10 milyon harcayarak zevklerine göre yeniden elden geçirdi.

Beckham çiftinin evinin odak noktalarından biri de geniş mutfak. Ama orada en çok yemek yapan kişi bu konuya özel bir merakı olan ailenin babası David.
Nicola Anne Peltz ile evleninceye kadar büyük oğulları Brooklyn de dahil Romeo, Cruz ve Harper ile burada mutlu bir hayat sürdürüyor ünlü çift.
Artık ABD’de yaşayan Brooklyn de karısı Nicola ile ana vatanına döndüğünde bu malikanenin kendine ait bölümünde kalıyor.
Beckham çiftinin dört katlı malikanesinde altı tane yatak odası bulunuyor. Ama bu, bu kadar ünlü bir çift için çok sıradan bir ayrıntı.

EVİN ALTINDA KAÇIŞ TÜNELLERİ BİLE VAR
Victoria ve David Beckham’ın malikanesinde kapalı bir yüzme yavuzuyla birlikte her tür donamımın bulunduğu bir spor salonu, Victoria’nın moda çalışmaları için kullandığı podyum, şarap mahzeni bunlara ek olarak bir de tırnak bakım salonu bulunuyor.
Beckham çiftinin malikanesinde ayrı yaşama bölümleri de bulunuyor. Evlenmeden önce Brooklyn’in kendine ait bölümde hem ailesiyle oturup hem de kendine özgü bir hayat sürdüğü biliniyor.
Söylentilere göre Beckham çiftinin malikanesinin altında ayrıntılarını sadece kendilerinin bildiği kaçış tünelleri de bulunuyor.
Ailenin evinin odak noktalarından biri mutfak. Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa barok tarzı mutfağı en çok kullanan kişilerden biri David Beckham.

David Beckham kimi zaman tek başına kimi zaman çocuklarıyla birlikte farklı ülkelerin mutfaklarından yemek tarifleri uyguluyor.
Çünkü dünya mutfaklarına meraklı olan ailenin babası bir zamanlar bu konuda özel kurslara da gitmişti. Öğrendiklerinin uygulamasını bu mutfakta yapıyor, bir başka deyişle hünerlerini sergiliyor David Beckham.
Mutfakta altı gözlü bir soba ve tencere, tava gibi mutfak gereçlerinin tavana asılabileceği aparatlar bulunuyor.
David Beckham, bir dijital platform için hazırlanan belgeselde bu konuda “Bu aletlerin hepsi tertemiz. Onları gayet iyi temizliyorum. Karım da bunu takdir ediyor” diye yarı şaka yarı ciddi konuşmuştu.
Çocukların da zaman zaman babalarıyla birlikte yemek pişirdiği mutfak bol bol gün ışığı alan bir yemek ve dinlenme odasına açılıyor. Bu odada pencerenin hemen yanında özenle tasarlanmış bir masa da yer alıyor.

TAM DONANIMLI SPOR SALONU
Çiftin malikanesindeki spor salonunda ise her tür alet bulunuyor. Zaten Victoria ve David ve zaman zaman burada egzersiz yaparken çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
Tabii ki moda tasarımcısı olan ve Spice Girls dağıldıktan sonra bu konuda iş kuran Victoria Beckham’ın yüzlerce kıyafetini, ayakkabısını ve aksesuarlarını muhafaza ettiği kocaman bir giyinme odası da bulunuyor malikanede.
Bu arada kocası David Beckham’ın da bu konuda ondan hiç geri kalmadığını, onun da kendine ait gayet düzenli bir giyinme odası olduğunu not edelim.

Hem David Beckham hem de eşi Victoria, malikanede kendilerine ait geniş birer giyinme odasına sahip.
Her ne kadar ağırlıklı olarak bu evde yaşasalar da sanmayın ki Beckham çiftinin sadece bir tek mülkü var. Tabii ki öyle değil. Ailenin başka birçok evi de var.
Bunlar arasında en çok bilinen Cotswolds’taki 7.6 milyon dolarlık kır evi. Eski bir ahırdan bozma bu ev de çiftin zevkine göre avuç dolusu para harcanarak yeniden dekore edildi.
David ve Victoria Beckham bir de ABD’de Miami’de 24 milyon dolara bir çatı katı dairesine sahip.

Çiftin sosyal medya takipçileri bu merdivenleri artık ezberledi.
]]>

ÜNLÜLERİN ÇOCUKLARI NEREDEN MEZUN?
Gösteri dünyasının ünlülerinin çocukları er ya da geç anne- baba mesleğine yönelseler de ya da o kulvardan fazla uzaklaşmasalar da farklı alanlarda yüksek öğrenim görüyorlar. Sinema, müzik ve tiyatro alanında isim yapan yıldızların çocukları öğrenim için en çok hangi ülkeleri tercih ediyor ve hangi dallarda eğitim alıyorlar.. İşte yanıtı..
ESKİ EŞLER AYNI KAREDE
Neşe Erberk’in Ayk Gurdikyan ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Alin, üniversiteyi bitirdi. Kızını gurur gününde yalnız bırakmayan Neşe Erberk, fotoğrafları sosyal medya hesabında paylaştı…

“Alin’im mezun oldu. FIU (Florida International University) Psikoloji bölümünü yüksek baṣarıyla bitirdi… ve ṣimdi de master programı için yeni dönemde UM ( University of Miami) ye hazırlık yapıyor… Babası Ayk ve kardeṣi Lara ile bu gurur anını keyifle paylaṣırken gözlerim buğuluydu…”

EFE ÜNİVERSİTE YOLUNDA
Oyuncu çift Ahu Sungur ile Suat Sungur’un oğullarI Ege liseden mezun oluyor. Erenköy ışık Lisesi’nde okuyan Efe, kepli fotoğraflarını Instagram hesabında paylaştı.

Ege Sungur’un öğretmeni bir fotoğrafa “Suyumu sıkıyor gibi görünse de sevginin resmi o” notunu düştü.

NE ARA BU KADAR BÜYÜDÜN SEN?
1995 Türkiye güzeli Demet Şener’in İbrahim Kutluay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı İrem, bu yıl liseyi bitiriyor. Şener, üniversiteye hazılanan kızının kepli fotoğrafını sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.
Demet Şener, altına şu notu düştü:
“Benim güzel,zarif kızım… Ne ara bu kadar büyüdün? Çok yakında 19 yaşına giriyorsun ve liseden mezun olup üniversite eğitimine başlıyorsun. Seninle gurur duyuyorum… Bu yolculukta beni hiç üzmediğin için sana çok teşekkür ediyorum. ‘Bir genç kız hayal et’ deselerdi, bu kadarını tahmin edemezdim. Sen benim hayallerimin ötesinde bir genç kız oldun. Ne mutlu bana ne mutlu sana. Allah yolunu açık etsin… Seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmaya kelimeler yetmez sanırım.seni çok çok çok çok seviyorum…Nerden nereye…çok şükür”
?

İrem’in 1. sınıf fotoğrafını annesi Demet Şener paylaştı.
O ARTIK BİR DOKTOR!
1983 Türkiye ve 1984 Avrupa Güzeli Neşe Erberk’in kızı Selin Gurdikyan, Florida International University’den mezun oldu. Tıp fakültesini başarıyla bitiren Selin Gurdikyan, mezuniyet fotoğrafını Instagram’da takipçileri ile paylaştı.
Gurdikyan fotoğrafın altına şu notu düştü:
“Bir bölümün sonu ve yeni bir kitabın başlangıcı… 3,5 yılın bu kadar çabuk geçeceğini düşünmemiştim. Zaman zaman bu süreçte kaybolduğumda bile her saniyesini sevdim. Eğer siz de benim gibiyseniz ve bazen acele etmek istiyorsanız kendinize hayatın bir kısa mesafe koşusu değil, bir maraton olduğunu hatırlatın. Acele etmeyin. En rastgele anlarda aklınıza gelecek küçük şeylerin tadını çıkarın. Konfor alanınızın veya uzmanlığınızın dışında görünebilecek yeni şeyleri denemekten korkmayın. Çevrenizi keşfedin ve kendinizi keşfedin. Bu senin hayatın ve harika şeyler yapacaksın…”

Selin Gurdikyan, katıldığı 2. Sayfa programında Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi olduğunu, bölüm olarak ise ‘Estetik ve plastik cerrahlık’ düşündüğünü anlatmıştı…
‘OĞLUM BOĞAZİÇİLİ’
Müzisyen, şair Tuna Kiremitçi’nin 18 yaşındaki oğlu Can, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda elde ettiği başarıyla ailesini gururlandırdı.
Sınavdan yüksek puan alan Can, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne yerleşti.
Yaşadığı büyük sevinci takipçileriyle paylaşan ünlü müzisyen duygularını dile getirdi:

“Can’ımız emeklerinin karşılığını Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne girerek aldı ve bizi bir kez daha gururlandırdı. Gerçi bu olmasaydı da sırf oğlumuz olduğu için zaten gururluyduk. Şimdi mutluluğu mutluluğumuz oldu. Yolun açık olsun güzel oğlum.”

Daha önce Yasemin Altan ve İclal Aydın’la nikâh masasına oturan Tuna Kiremitçi, 2014 yılında da pilates eğitmeni Gamze Elgin ile üçüncü evliliğini yapmıştı. Bir kız bebekleri olan çift 2019 yılında anlaşmalı olarak boşanmıştı.
‘DÜNYANIN EN İYİ ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİNİ KAZANDI’
Şarkıcı Ferhat Göçer, 2001 yılında Ayla Göksel ile nikah masasına oturmuş çift 2006 yılında da oğulları Can’ı kucağına almıştı. 2008 yılında yollarını ayıran ikilinin dostlukları devam etmişti.
Ferhan Göçer’in oğlu Can büyüdü üniversiteli oldu. Ünlü şarkıcı sosyal medya hesabından yaşadığı büyük mutluluğu anlattı.

Oğluyla birlikte Londra’ya giden şarkıcı paylaştığı fotoğrafın altına, ‘Dostlar… Oğlum Can dünyanın en iyi ilk 10 üniversitesinden biri olan UCL‘i ( University College London) kazandı… Nasıl gurur, nasıl bir mutluluk anlatamam sizlere, paylaşmak istedim… Başta bizlere hayırlı bir evlat yetiştirmiş olan annesi Ayla ve Can’ın hayatına dokunmuş, emek vermiş herkese sonsuz teşekkürler’ notunu düştü.

GÖZLERİMDEN YAŞLAR SÜZÜLÜYOR
Çocuklarının eğitimi için bir süredir yurtdışında olan Deniz Berdan oğlu Can’ın mezuniyetiyle mutluluğa boğuldu.
Londra’da üniversite eğitimini tamamlayan Can’ın en büyük destekçisi ailesi oldu.
Mezuniyet törenine giden Berdan Ailesi yaşadıkları duygusal anları sosyal medyada paylaştı.

Oğluyla gurur duyduğunu söyleyen ünlü modacı, paylaştığı fotoğrafın altına şu notu düştü:
“Bugün gözümde hala küçük olan oğlumun mezuniyetini ve yeni hayatının başlangıcını kutlamasını izledim.
Bunun çok mutlu bir olay olduğunu biliyorum ama gözlerimden de yaşlar süzülüyor. Bu köklerimizden geliyor tabii, duygusalız.
Canım oğlum seninle çok gurur duyuyorum. Küçük bir çocuktun şimdi inanılmaz bir adam oldun ve her şeyin en iyisini hak ediyorsun.”

MUTLULUĞU TARİF ETMEK ÇOK ZOR
Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ın kızı Ayşe Dilan mezun oldu.
Taylan, Florida’daki ‘Ringling College of Art and Design’ı bitiren kızının kepli fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.
Usta oyuncu altına “Mutluluğu tarif etmek çok zor bazen. Misal şu an perişan mutluyum” notunu düştü.

Ahmet Mümtaz Taylan’ın 2007 yılında evlenip 5 yıl evli kaldığı oyuncu Ayçin İnci’den de tebrik gecikmedi:
“Canım Ayşe’m, güzel kızım sayende kalbim sevinçle doldu, gözlerin hep böyle parlasın, tebrik ederim, başarılarının devamını dilerim”
‘YOLUN AÇIK OLSUN KIZIM’
Ayşe-Sinan Engin çifti, kızları Elif Engin’in Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştu. Stajını tamamlayan Elif Engin, resmen avukat oldu.

Anne Ayşe Engin, kızının cübbeli fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı. Altına da ” Giydiğin bu cübbeyi hayatın boyunca alnının akıyla taşı inşallah… Yolun açık olsun kızım ” notunu düştü.
‘CANIMIN YARISI’
Ünlü şarkıcı Bülent Serttaş’ın kızı Miray, liseyi bitirdi. Serttaş, kızını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tebrik etti.

‘Canımın yarısı Miray’ım. Okul hayatında aldığın iftihar, takdir ve onur belgeleri, tüm yaşamın boyunca seninle birlikte olsun kızım! I Love you…’
ABD’DE ÜNİVERSİTE BİTİRDİ
Ünlü şarkıcı Volkan Konak’ın kızı Şimal Konak üniversiteden mezun oldu.

Büyük gurur yaşayan Konak sosyal medya hesabından kızını tebrik etti. Amerika’da Suffolk Üniversitesi’nde eğitim gören Şimal, işletme bölümünü bitirdi. Kızının mezuniyet törenine katılan Konak, duygularını şu sözlerle dile getirdi: Biricik kızım, yolun açık olsun. Alnında taşıdığın cesur uygarlık ışığı rehberin olsun.
MODACI OLDU
Fatih Terim’in küçük kızı Buse, moda dünyasının tanınan isimlerinden biri…

Terim, ABD’nin New York kentinde moda tasarımı üzerine eğitim gördü.
SİYASAL BİLİMLER MEZUNU
Mehmet Ali Erbil’in büyük kızı Sezin Erbil de siyaset konusunda eğitim gördü.

Erbil, Bilkent Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’sinden mezun oldu.
ABD’DE YÜKSEK LİSANS
Tarık Akan’ın oğlu Barış üregül’ü herkes, babasıyla birlikte kamera karşısına geçtiği Deli Deli Olma filmiyle tanıdı.

Barış Üregül, Bilkent Üniversitesi’nde yazılım mühendisliği okudu. Ardından ABD’ye gidip yüksek lisans yaptı.
LONDRA’DA SAKİN BİR HAYATI VARDI…
Murat Cüreklibaur, usta aktör Cüneyt Arkın’ın büyük oğlu. Yıllar önce henüz küçükken babasıyla birlikte Vatandaş Rıza adlı film için kamera karşısına geçti.

Ama sonra oyunculukla hiç ilgilenmedi. Murat Cüreklibatur, işletme enformatiği okuduktan sonra yüksek lisansını da yazılım sistemleri üzerine yaptı. Arkın Design isimli bir yazılım şirketi kurdu. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte Londra’da sakin bir hayat sürerken babasının izinden gitmeye karar verdi ve oyunculuğa başladı.
HAYATI MALTA’DA DEĞİŞTİ
Ediz Hun’un oğlu Burak, yüksek öğrenimini Malta’da tamamladı.

İş hayatına da yine Malta’da atıldı. Büyük bir ABD firmasının pazarlama direktörü oldu.
‘ANNESİNİN SOYADINDAN YARARLANIYOR’ DEMESİNLER…
Ceren Olcay, ünlü yıldız Zuhal Olcay’ın Zafer Olcay ile olan evliliğinden dünyaya gelen kızı.

“Annesinin soyadından yararlanıyor” denilmesinden çekindiği için edebiyat okudu. Gece Gündüz adlı dizide oynadı. Ama asıl işi tango eğitmenliği.
OYUNCU ANNE BABANIN YÖNETMEN OĞULLARI
Zerrin Tekindor ile Çetin Tekindor’un oğlu Hira Tekindor, Londra’da film yönetmenliği eğitimi gördü.

İşte bunlardan birinin kahramanı olan ünlü oyuncu, aslında bambaşka bir amaçla bir sosyal medya paylaşımı yaptı. Dikkatli gözlerden kaçmayan ayrıntı ise takipçilerinin yüreğini burktu.

KİMSE AYRILACAKLARINA İNANMIYORDU
“Uzun evlilik” ve “27 yıl” deyince herkesin aklına o iki isim geldi kuşkusuz: Hugh Jackman ile Deborra LeeFurness…
Hollywood’un en mutlu çiftlerinden biri olarak gösterilen Jackman ve Furness, bir yastıkta birlikte yaşlanırken geçen yıl ayrılacaklarını açıklayarak milyonlarca kişiyi şaşırttılar.
Hatta bazı hayranlarının sanki kendi evlilikleri bitmiş gibi üzüldüğünü ve bu durumu sosyal medyadan paylaştığını hatırlatalım.
Her neyse…
Sonuç olarak Hugh Jackman ve Deborra LeeFurness’in 1996 yılında başlayan evliliği sona erdi. Bu zor kararın ardından ikisi de kendi hayat yollarına gittiler.
O yüzden de kimi zaman geçmişte el ele çıktıkları kırmızı halıya artık yalnız başlarına çıkıyorlar.

O PAYLAŞIM HAYRANLARININ YÜREĞİNİ BURKTU
Bunun yeni örneklerinden birini de Hugh Jackman, moda dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olan MET Gala gecesinde sergiledi.
Bu arada hemen hatırlatalım, Jackman 2004 yılından bu yana tam altı kez bu özel geceye karısıyla birlikte katıldı ve aşk pozları sergiledi.
Ünlü oyuncu bu yılki MET Gala’ya ise yalnız başına katıldı. Yine her zamanki gibi takım elbisesi içinde gayet şık görünüyordu Jackman.
İlerleyen yıllara ve artık 50’li yaşlarına gelmesine rağmen formunu da gayet güzel korumuştu.
Jackman geceye gitmeden önce evinde çekilen bir fotoğrafını da sosyal medya hesabından paylaştı.
İşte o görüntüde Jackman’ın yakışıklı görüntüsünden gözlerini alabilen takipçileri başka bir ayrıntıya takıldı.

EVİNE MOBİLYA ALSA İYİ OLUR
Hugh Jackman’ın hemen arkasında, önünde poz verdiği pencerenin alt köşesinde bir dizi eşya yer alıyordu: Bir kocaman kase, bir siyah beyaz fotoğraf, bir kek kabı ve kitaplar.
Jackman’ın sıkı takipçileri bu eşyaların geçmiş paylaşımlarda bir rafın üzerinde durduğunu hemen hatırladı.
Tabii ki bu paylaşıma Jackman’ın takipçilerinden yorum yağdı. Birçok takipçisi ünlü oyuncunun dairesine mobilya alması gerektiğini hatırlattı. Bazıları da o büyük kasenin içinde ne olduğunu merak etti.

BİRLİKTE ALTI KEZ AYNI GALAYA KATILMIŞLARDI
Bu arada ünlü oyuncunun paylaşımıyla ilgili takipçilerinin yüreğini burkan başka bir ayrıntı daha vardı.
Üzerindeki takım elbiseyi 2004 yılında giymişti oyuncu. Yani o zaman evli olduğu Deborra LeeFurness ile birlikte katıldığı ilk MET Gala gecesinde.
Zaten kendisinin paylaşımında belirttiğine göre aynı takım elbise, tekrar elden geçirilmiş ve ünlü oyuncunun 20 yıldan bu yana az da olsa değişen bedenine göre yeniden uyarlanmıştı.

MUTLU GÖRÜNÜYOR AMA YAKINLARI VE AİLESİ ENDİŞELİ
Bu arada hemen hatırlatalım kendisi ayrılığın ardından iyi olduğunu söylese de Jackman’ın hayranları onun için kimi zaman endişeleniyor.
Ailesi ve dostları ise 27 yıl gibi uzun bir sürenin ardından yalnız kalan ünlü yıldızı desteklemek için ellerinden geleni yapıyor.
]]>
90 YAŞINDA BÜYÜK SEVİNÇ YAŞADI AMA…
90 yaşındaki yıldız şarkıcı ömrünün sonbaharında bu büyük sevinci yaşarken yanında geçen sene evlendiği eşi Jackie Jacobs ve iki oğlu da vardı. Törende gözler ünlü şarkıcının en büyük oğlu, ilk göz ağrısı olan Francesco Valli’yi aradı.

Efsane şarkıcı Frankie Valli 90 yaşında Şöhretler Kaldırımı’ndaki yıldızına kavuştu… Yanında geçen yıl evlendiği son eşi ve iki oğlu vardı
Frankie Valli iki oğlu Emilio ve Brando ile törene geldi. En büyük oğlunun yanında olmamasının acı sebebi ise kısa süre sonra ortaya çıktı…
İLK OĞLU EN ÖNEMLİ GÜNÜNDE YANINDA YOKTU… BİR DAHA DA OLAMAYACAK
Frankie’nin oğlu Emilio Valli, 8 Nisan’da kardeşi Francesco Valli’ye karşı yasaklama emri için başvuruda bulundu. Mahkeme Francesco Valli’ye, babası Frankie’ye 30 metreden fazla yaklaşamama cezası vermişti.

Herkesin gözleri bu büyük günde ünlü şarkıcının en büyük oğlunu aradı… Bu yokluğun sebebi de kısa süre sonra ortaya çıktı
Bu uzaklaştırma emrinin kalıcı olduğu ve Francesco Valli’nin babasının yanına bir daha yanaşamayacağı da ortaya çıktı. bu mahkeme kararının ardından ise büyük bir aile dramı çıktı.
BABASINI ÖLDÜRMEKLE TAHDİT ETMİŞ!
Efsane şarkıcının 36 yaşındaki oğlunun 90 yaşındaki babasına saldırdığı, fiziki şiddette bulunduğu hatta onu öldürmekle tehdit ettiği ortaya çıktı.

Efsane ismin en büyük oğlunun 90 yaşındaki babasının evini bastığı, onu ölümle tehdit ettiği ve diğer oğullarının da bu yüzden mahkemeye gittiği ortaya çıktı
Oyuncu olan ve birçok film ve dizide irili ufaklı rollerle karşımıza çıkan Francesco Valli’nin babasının evine zorla girmeye çalıştığı ve kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelmesini beklerken onu öldürmekle tehdit ettiği ortaya çıktı.
Francesco Valli en az üç yıl boyunca sadece babasına değil kardeşlerinin de yakınına gelemeyecek ve onlarla hiçbir şekilde temas kuramayacak.

Olayların Francesco Valli’nin uyuşturucu bağımlısı olması ve babası ona bu yüzden para vermeyi kesikten sonra yaşandığı öğreniğldi (Fotoğrafta en sağda)
BABASINI UYUŞTURCU BAĞIMLISI AĞABEYİNDEN KORUMAK DİĞER OĞULLARINA DÜŞTÜ
Kardeşi Emilio ağabeyi Francesco’nun afyon bağımlısı olduğunu ve uyuşturucu satın alabilmek için değerli eşyalarını satmaya başladığını iddia etti.
Emilio Valli mahkemeye verdiği dilekçesinde, 90 yaşındaki babası Frankie’nin “sürekli şiddet tehditleri” nedeniyle Francesco’nun kendisine zarar vereceğinden korktuğunu yazdı.

Bu trajik aile kavgasının sebebinin para olduğu söyleniyor. Efsane şarkıcı uyuşturucu batağına düşen oğluna para vermeyi kesmiş, mirasında pay alması için de uyuşturucu bağımlılığından kurtulmasını, bir tedavi merkezine yatmasını şart koşmuştu.
BABASI PARA VERMEYİ KESİNCE…
Francesco Valli’nin babasının mülklerine girmeye ve onları satmaya çalıştığı da söyleniyor.
“Can’t Take My Eyes Off Of You” şarkısıyla tanınan Frankie Valli 4 kez evlendi. Üç oğlu Francesco, Emilio ve Brando ikinci eşi Randy Clohessy’yle olan evliliğinden doğdu.

Ünlü şarkıcı 2 kızını çok genç yaşta trajik şekilde kaybetmişti
İKİ EVLADINI GENCECİK YAŞTA TOPRAĞA VERMİŞTİ
Ünlü şarkıcının geçmişinde ne yazık ki korkunç bir trajedi daha saklı… Frankie Valli, ilk evliliğini yaptığı Mary Mandel’in kızını kendi kızı gibi büyütmüştü. Celia Valli daha 26 yaşındayken merdivenden düşerek hayatını kaybetti.
Çiftin ortanca kızları Francine Valli de 20 yaşında aşırı doz uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybetmişti. İki kez evlat acısı yaşayan Frakie Valli 90 yaşında da ilk oğlu olan Francesco’dan şiddet görüp ölüm tehdidi almış oldu…
]]>İşte bunlardan biri de Rachel Dillon…Belki de adını ilk kez duyuyorsunuz ama Rachel Dillon, milyonlarca kişinin takibe aldığı bir spor eğitmeni.
Avustralyalı Dillon, geçen hafta kendisi gibi tanınmış bir spor eğitmeni olan Tobi Pearce ile evlendi.

İKİSİ DE MESLEKLERİNDE ÇOK ÜNLÜ
Her ne kadar ikisi de doğrudan gösteri dünyasına mensup olmasalar da kendi alanlarında “en nüfuzlu çift” olarak kabul ediliyor. Yani onlar da kendi mesleklerinde dünyanın önde gelen isimleri arasında.
İşte hayatlarını fiziksel olarak formda kalmaya ve bu konuda insanları eğitmeye adayan bu ikili, geçtiğimiz hafta İtalya’nın en romantik bölgelerinden biri olarak nitelendirilen Amalfi Coast’ta evlendi.
Düğünleri de gösteri dünyasının ünlülerini kıskandıracak kadar gösterişliydi.

HAFTA ORTASI EVLENDİLER
Rachel Dillon ile Tobi Pearce, alışıldığı üzere hafta sonu değil perşembe gününü seçti düğün için.
Dillon da sosyal medya sayfasından hem düğün hem de düğün öncesi hazırlıklarını yansıtan paylaşımlar yaptı.
Hayatının en önemli günü için Rachel Dillon, derin yırtmaçlı ve askısız bir gelinlik tercih etti. Uzun saçlarını toplayan Dillon, görünümünü de uzun bir duvakla tamamladı.
Düğün sırasında Rachel ile Tobi romantik anlar yaşadı. O anlarda da konukları bir yandan gülümsetirken diğer yandan da duygu dolu gözyaşları dökmelerine neden oldu.

ÜVEY KIZI NEDİME OLDU
Bu arada mutlu çiftin çok ilgi çeken bir nedimesi de vardı. Tobi Pearce’in eski sevgilisinden dünyaya gelen küçük kızı Arna. Beş yaşındaki Arna, babasının hayatını birleştirdiği Rachel Dillon’a nedimelik yaptı.
Rachel Dillon ile Tobi Pearce, birbirlerine “ölüm onları ayırıncaya kadar” birlikte kalma sözünü beyaz güllerden oluşan bir kemer altında verdi. Resmen karı- koca olduktan sonra konfeti yağmuru altında birbirlerinin kulağına aşk sözleri fısıldadı.

DUVAKTAKİ MESAJ
Gelin Rachel Dillon’ın sade ama şık gelinliğinin duvağında da bir mesaj saklıydı. Duvağın üzerinde el ile işlenmiş bir ayrıntı vardı: “60 yıllık planım.” İşte bu cümlenin de o gün hayatlarını birleştiren çift için çok farklı bir anlamı var.
Gelinin duvağındaki o işleme, kocasının kendisine geçen yılın eylül ayında yaptığı evlilik teklifi sırasında söylediği bir söze gönderme.
O gün Tobi Pearce, Rachel’a evlenme teklif ederken, önünde diz çökmeden hemen önce “Benim 65 yıllık planım olmanı istiyorum” demişti.
İşte Rachel’ın duvağındaki o işlemeyle, evlilik teklifi sırasındaki o sözlere bir selam gönderdi.
Bu arada gelin Rachel’ın nedimeleri arasında üvey kızının yanı sıra kardeşi Emma, Avustralyalı modeller Isabella Mathers ve Soffia Ribotta da yer aldı. Nedimeleri eşliğinde düğüne hazırlanan gelin o sırada da eğlenceli anlar yaşadı.

GELİN ODASI BİR BAŞKA ALEM: Gelinin saçı yapılırken, gelinliğini giyerken kelimenin tam anlamıyla gelin odasında bir başka düğün daha yapıldı bir başka deyişle. Düğünden bir gece önce de Rachel Dillon ile Tobi Pearce, konuklarıyla birlikte bir akşam yemeği yedi.

Gelin Rachel’ı arkadaşları neşe içinde giydirip düğüne hazırladı.

Rachel, gelinliğini giyip tamamen hazırlanınca da arkadaşlarına poz verdi.

GEÇEN YIL EYLÜL AYINDA NİŞANLANDILAR
Rachel Dillon ile Tobi Pearce, geçtiğimiz yılın eylül ayında nişanlandı. Dillon da bu mutluluğu, sosyal medya sayfasından duyurdu.
Evlilik teklifi de yine İtalya’da Capri’de gerçekleşti. Dillon, takipçilerine sevgilisinin evlilik teklifi sırasında kendisine verdiği iri taşlı yüzüğü de takipçileriyle paylaştı.
]]>
İnsan bu kadar ünlü olunca elbette özel hayatı da ilgi odağına dönüşür. Onun da başına geldi. Çok yakışıklı bir meslektaşıyla evlendi ama sonra boşandı.
Ardından da söylentilere göre yeni bir aşka yelken açtı. Ama kendisi bu konuda o kadar da açık konuşmuyor.
Buraya kadar anlattığımız, Kolombiya’da adını duyurduktan sonra şansını ABD’de denemeye karar veren ve kısa sürede de bu konuda başarı kazanan Sofia Vergara’nın öyküsü…
Meslektaşı Joe Manganiello ile evliliğini bitiren 51 yaşındaki Vergara, son dönemde ortopedik cerrah Justin Saliman ile yakınlaşmasıyla konuşuluyor.
People dergisinin özel sayısına konuk olan Sofia Vergara, hayatı ve ilerleyen yaşıyla birlikte aşka bakışını anlattı. Vergara, eşi Joe Manganiello’dan boşandıktan sonra hayatının nasıl değiştiğini kelimelere döktü.

‘HAYATIMDA BİRİ VAR MI? BELKİ!’
Güzel yıldız, geçen ay resmen sona eren boşanmanın ardından hayatında biri olup olmadığına dair soruya “Belki” diye yanıt verdi.
Justin Saliman ile ilişkisini tamamen yok saymayan Vergara yine de bu tür ilişkilerin zor olduğunu vurguladı.
Modern Family adlı diziyle şöhretin doruğuna çıkan Sofia Vergara, ünlü biri olarak milyonlarca meraklı bakış altında biriyle flört etmenin zorlayıcı olduğunu söyledi.
Bu konuda şöyle konuştu güzel oyuncu ” Çünkü her şey çok abartılıyor. Bazen olup bitenler doğru şekilde yorumlanmıyor. Hayat zaten zor. İlişki kurmak da öyle.”

‘BU YAŞTA SEVGİLİ SEÇME ŞANSIM YOK’
Yaşadıkça insanın bir dizi sorunla karşılaştığını sözlerine ekleyen Vergara “Sonra da hayatının tamamen değiştiğini gördüğünde ‘neler oluyor?’ diye soruyorsun kendine” diye konuştu.
Vergara, aynı röportajda kendisine yöneltilen “Bir daha aynı sektörden biriyle flört edip etmeyeceği” sorusuna da “Tabii ki” diyerek yanıt verdi.
Sofia Vergara bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: ” Demek istiyorum ki, 50’li yaşlarında bir kadın için hayatını paylaşacak birini bulmak zor. Doktor olsun ya da astronot olsun diye seçici davranmayacağım.”

Sofia Vergara bir süredir ortopedik cerrah Justin Saliman ile birlikte görüntüleniyor. Hatta güzel yıldızın dizinin ameliyatını da Saliman yaptı.

ÇOK GENÇ YAŞTA ANNE OLDU
Sofia Vergara ilk evliliğini çok küçük yaşta memleketi Kolombiya’da yaptı. Bu evlilikten şu anda 30’lu yaşlarını süren oğlu Manolo dünyaya geldi.
Boşandıktan sonra ABD’ye taşınan Vergara ikinci evliliğini de meslektaşı Joe Manganiello ile yaptı. 2015 yılında başlayan evliliği bu yıl resmen bitti.
Vergara, gittikleri her yerde mutluluk tablosu sergilediği Manganiello’dan boşanma nedenini de El Pais’e verdiği röportajda anlatmıştı. Güzel yıldız, kendisinden birkaç yaş genç olan Manganiello’nun çocuk sahibi olmak istediğini kendisinin ise buna sıcak bakmadığını söyledi.
“Ben zaten iyi bir anneyim. Bu yaştan sonra anne değil büyükanne olmak istiyorum” diye konuştu.

‘İRİ GÖĞÜSLERİM BENİM PASAPORTUM OLDU’
Aslına bakılırsa Sofia Vergara, hayatı hakkında da gayet açık sözlü. Şöhrete ulaşma konusunda fiziksel görüntüsünün kendisine avantaj sağladığını hiçbir zaman saklamadı güzel oyuncu.
Verdiği bir röportajda bu konuda şunları söyledi: “İri göğüslerim bana nice kapılar açtı. Onlar 20 yaşındayken benim dünyaya açılmak için kullandığım pasaportumdu.”
İspanyol El Pais gazetesine verdiği röportajda Vergara bu konuda da samimi davrandı. Yıldız, verdiği röportajda kariyerinin başında güzelliğinin çok faydasını gördüğünü saklamadı.
“İri göğüslerim ve güzel vücudum bana birçok kapıyı açtı, bu sektöre adım atmamı sağladı. Onlar, 20 yaşındayken dünyaya açılmak için pasaportum oldu. Ama şimdi 51 yaşındayım ve hala buradayım” diye konuştu güzel oyuncu.

Vergara’nın Joe Manganiello ile yaptığı ikinci evlilik de boşanmayla sonuçlandı.

‘AMA BURADA KALMAMI SAĞLAYAN KİŞİLİĞİM OLDU’
Sofia Vergara, fiziksel avantajlarının, kariyerinde büyük yardımı dokunduğunu inkar etmenin saçma olacağını sözlerine ekledi.
Ama yine de değindiği başka bir ayrıntı daha var. Vergara’ya göre güzelliği kariyerine başlamasını sağladı, ama sektörde tutunmasını ve hala yerini korumasını sağlayan ise kişiliği oldu.
Vergara, TV kariyerini sağlamlaştırmasını sağlayan bir başka ayrıntının ise risk alma yeteneği olduğunu da sözlerine ekledi.
Bu konudaki sözleri de ilginç: “Ben beyin ameliyatı yapmıyorum. Bu sadece eğlence. Başıma gelebilecek en kötü şey çirkin göründüğümün ya da rol yeteneğimin olmadığının söylenmesidir. Buna dayanabilirim.”
]]>HARRY İÇİN BÜYÜK BİR FIRSATTI AMA…
Bunu fırsat olarak gören sadece basın ve halk değil… Harry de bu sürecin kopan aile bağlarını tamir etmesini umuyordu. Şubat ayında babası Charles’ın kanser olduğu haberini alır almaz İngiltere’ye koşan Harry onunla sadece 45 dakika görüşüp ABD’ye geri dönmüştü.

Aile içi kavgalar ve halkın sempatini kaybettiği sürece rağmen yine de Harry’yi İngiltere’de sevinçle karşılayan hayranları vardı…
Ardından Kate’in de kanser olması aileyi iyice zor bir durma soktu. İngiltere’yi başta ağabeyi William ve eşi Kate Middleton’la küs şekilde terk eden Harry’nin çok sevdiği baldızının durumuna da çok üzüldüğü söyleniyor.
Karısı Meghan Markle’la birlikte ABD’ye gittikten sonra aileyle ama özellikle de William ve Kate’le ilgili açıklamlar yapan, yazdığı anı kitabı Spare’de de (Yedek) bu kendisine en yakın iki isme adeta saldıran Harry şimdi çok pişman…
İngiltere’ye gelen Sussex Dükünün sadece babasıyla değil bir fırsat bulursa kanserle savaşan baldızı Kate’le de görüşmek istediği ver kendini affettirmeye çalışacağı söyleniyordu. Kral Charles’tan ret cevabı alan ve yoğun programı nedeniyle onunla görüşemeyeceği kendisine bildirilen Harry anlaşılan bir kez daha İngiltere’den elleri boş dönecek.

Harry’nin ülkesine yaptığı bu önemli ziyarette babası Charles’ı ve hatta Kate Middleton’ı da görmeyi çok istediği söyleniyordu ancak asi prens bunu başamadan ABD’ye geri dönecek
“KATE’İ GÖRMEYİ ÇOK İSTİYORDU”
“The King” kitabının yazarı, kraliyet uzmanı gazeteci Christopher Andersen “Harry Kate Middleton ile yeniden bağlantı kurmayı çok istiyor. Bir zamanlar son derece yakındılar ve Harry, Kate’in şok edici videosu aracılığıyla hepimizin öğrendiği gibi öğrendiği kanser teşhisi haberinden çok etkilendi” diyor.
Ancak yine Andersen ve diğer başka birçok uzamana göre bu mümkün olmayacak. ”Kardeşler ve eşleri arasında çok fazla drama yaşandı ve herkesin içinde bir burukluk var. Dolayısıyla, bırakın bir tür uzlaşmayı, Harry ile kraliyet ailesinin geri kalanı arasında bir buluşma ihtimali bile son derece zayıf görünüyor” diyorlar.

Charles’ın ne olursa olsun oğlunu affetmeye hazır olduğu söyleniyor… Ancak ağabey William için aynısını söylemek zor
KRAL CHARLES’IN KALBİ YUMUŞADI AMA WILLIAM İÇİN HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ
Kral Charles’ın kanser olduğunu öğrendiğinden beri küçük oğlu Harry’ye karşı yumuşadığını ancak kitabında karısı Kraliçe Camilla için yazdıklarını da unutmadığı biliniyor. Harry kitabında Camilla’yı “kötü kadın” damgası vurarak anlatmış ve William’la birlikte babalarına onunla evlenmemesi için yalvardıklarını yazmıştı.

William’ın küçük kardeşine öfkesi dinmiyor ve onun karısı Kate’le görüşmesine de asla izin vermeyeceği söyleniyor
WILLIAM: HARRY KARIMIN YANINA BİLE YANAŞAMAZ
Charles için bu affedilmez bir suç ancak kral hem ilerleyen yaşı ve hastalığı hem de aileyi birleştirici rolü yüzünden bunları unutmaya daha hazır. William içinse bu pek mümkün görünmüyor… Galler Prensi ve geleceğin İngiltere kralı William’ın kardeşine tüm kapıları kapattığı hatta Harry için “Karımın yanına bile yanaşamaz” dediği iddia ediliyor…
Kraliyet uzmanları Prens Harry’nin Galler Prensesi’ni ziyaret etmesi için mükemmel bir fırsat olsa da Kate’in bu süreçte etrafında sakin ve olumlu etkilere ihtiyacı olduğu için bu pek olası değil diyorlar.

Harry ve Kate Meghan Markle aileye katılana kadar çok iyi arkadaştılar hatta birbirleriyle sırdaşlık yapıyorlardı…
Bir yandan da Prens William hiçbir şeyin karısının iyileşmesinin önüne geçmesine izin vermeyecektir, ailesine karşı son derece korumacıdır ve Prens Harry’nin kapısına gelip bir kaos yaratmasını hoş karşılamayacaktır yorumları yapılıyor.
KİMSE KOLLARINI AÇIP ONU BEKLEMEYECEK
Harry’nin Galler prensi ve prensesi ile ailesi için çok fazla acı ve üzüntü yarattığını söyleyen kraliyet uzmanları ailesinin kendisini kollarını açarak karşılamasını beklemeden önce inşa etmesi gereken pek çok köprü var diyor.
Galler Prensesi Kate diplomatik bir kişiliğe sahip ve aile içinde barışı sağlayan kişi ama şu anda Prens Harry ile görüşebilecek kadar iyi durumda olmadığı da söyleniyor…

Harry, Wiiliam ve Kate, Harry Meghan Markle’la evlenmeden önce ayrılmaz bir üçlüydü ve birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlardı. William ekibin her zaman daha fazla görev alan, daha ağırbaşlı üyesiyken çok iyi anlaşan Harry ve Kate yıllar içinde çok iyi dost olmuştu.
“AYRILMAZ ÜÇLÜ” 2018’DE AYRILDI…
Tüm bunlarsa Harry ve Meghan’ın 2018’deki düğünleriyle başlayan süreçte değişti, bu üçlünün arasındaki ilişki Maghan’ın devreye girmesiyle adeta tuzla buz oldu.

“Yeni baldızımı sevdim. Onun baldızdan çok kız kardeşim olduğunu hissediyordum, hiç sahip olmadığım ve hep istediğim kız kardeşim ve sonsuza kadar Willy’nin yanında duracağı için mutluydum. Ağabeyim için iyi bir eşti. Birbirlerini gözle görülür biçimde mutlu ediyorlardı ve bu nedenle ben de mutluydum”
Harry kitabında Kate Middleton’dan bahsetmeye böyle başlıyordu. “Kaygısız, tatlı, nazik biriydi… Onu güldürmeyi severdim. Ve bu konuda oldukça iyiydim. Benim şeffaf çocuksu tarafım onun ağır bir şekilde gizlenmiş çocuksu tarafıyla birleşiyordu” diyerek de ne kadar iyi anlaştıklarını anlatıyordu.

“Ne zaman Kate’in Willy’yi benden alacağından endişelensem, kendimi gelecekteki gülme krizlerimizi düşünerek teselli ediyor ve kendime bizimle birlikte gülebilen ciddi bir kız arkadaşım olduğunda her şeyin ne kadar harika olacağını söylüyordum.”
]]>
Survivor All Star’dan elenen son yarışmacı, dün gece netlik kazandı. Tv8 ekranlarında yayınlanan Survivor 2024 All Star’ın 8 Mayıs tarihli son bölümünde, eleme potasındaki isimler eleme düellosunda karşı karşıya geldi. 4 aşamalı oynanan düelloda Furkan, Batuhan, Sercan ve Yunus Emre kazanmak için adeta canını dişine taktı. Nefeslerin tutulduğu oyunun finalinde kaybeden Furkan oldu ve Survivor All Star’a veda etti. Peki, 8 Mayıs 2024 Çarşamba Survivor’dan kim elendi? Bu hafta Survivor’a veda eden isim kim oldu? İşte, Survivor All Star’dan elenen isim ve son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DAN KİM ELENDİ?
Heyecanına hız kesmeden devam eden Survivor All Star’da çarşamba akşamı eleme düellosu izleyenleri ekran başına kilitledi. Bu hafta eleme potasına giren Yunus Emre, Sercan, Furkan ve Batuhan Survivor’da kalmak için karşı karşıya geldi. Öte yandan bu hafta Survivor’dan adaylığını ilk turda sildiren yarışmacılara kuzu tandır, pilav ve probiyotik yoğurt ödülü de verileceği açıklandı. Ayrıca ödülün sahibi olan yarışmacıların iki arkadaşını da ödüle götürme hakkı verildi.

Performans eşleşmesine göre ilk önce Yunus Emre ve Sercan karşı karşıya geldi. Bu etabın sonunda Sercan 5-4 skorla ilk turda kazanarak adaylığını sildirdi. İkinci karşılaşma ise Batuhan ve Furkan arasında oldu. Bu karşılaşmanın kazananı ise 5-1’lik skorla Batuhan oldu. Böylece Batuhan da eleme potasından çıktı.

Üçüncü etapta bu kez Yunus Emre ve Furkan final düellosunda mücadele verdi. 5 olan yarışmacının adaylığının düşeceği oyunda iki yarışmacı da kazanmak için canını dişine taktı. Nefeslerin tutulduğu etapta Yunus Emre 5-1’lik skorla Furkan’a karşı düelloyu kazandı. Böylece Survivor’dan elenen yarışmacı Furkan oldu. Adaya veda eden Furkan son kez duygularını dile getirdi.

‘MENTAL OLARAK YORGUNDUM…’
Survivor’dan elenen Furkan, “Dört buçuk aydır hatta daha fazla belki mücadele ediyoruz. Son iki haftadır mental olarak gerçekten yorgundum. Yani erkek evlatlar annelerine düşkün olur ya benim de annem biraz rahatsızdı buraya gelmeden önce. Annemi çok merak eder oldum, çok özler oldum. Kız arkadaşımı özlüyorum, açım. Herşey üst üste vurdu. Performansımda da zaten bir düşüş olmuştu. Ama bu sene burada olmaktan gerçekten çok mutluyum. Neden mutluyum; izlerken çok merak ettiğim, yarışmak istediğim bir Turabi ile yarıştım. Hızını çok merak ettiğim bir Hilmi Cem vardı karşıda eski şampiyon onunla yarıştım. Kendimi denedim. Çok sevdiğim arkadaşlarım oldu dışarıda görüşeceğim arkadaşlarım oldu. Yani buraya gelince insan ne söyleyeceğini bilmiyor. Şuan tüy gibi hafif hissediyorum. Açıkçası babam, dayım, kız arkadaşım bana kızacaklar. Neden daha fazla mücadele etmedin diye kızacaklar belki de. Ama emin olsunlar gerçekten terimin son damlasına kadar mücadele ettim. Burası çok yorucu. Çıkacak arkadaşlara da şimdiden söyleyeyim. Normal oynadığımız oyunlara da benzemiyor, atmosfer çok farklı. Hakkım geçtiyse birine yani benden taraf helal olsun. Sizleri çok seviyorum. Hatam olduysa yine kusura bakmayın.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI MI?
Survivor yeni bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Fragman yayınlandığı zaman haberlerimizde yer vereceğiz.
Elindeki en büyük kozu sona saklayan Umut, Sude’nin tanık olarak duruşmaya bağlanmasını sağladı.
Fecir’in masumiyetini ispatlayan Umut, müvekkilinin beraatini talep etti.
Alev, elindeki büyük bir delili mahkeme başkanına sundu.
Ogün olay yerine geri dönen biri daha vardı. Kendisi bunu gizleme gereği duysa da baz istasyonlarından alınan raporlar o an orada olduğunu ispatladı… Bu kişi Rüya Emirkıran’dır…
Alev’in ağzından çıkan sözler duruşma salonunda buz gibi rüzgarlar estirdi.
Dizinin yeni bölümünde;
HTS kayıtlarına göre Rüya ve Azad’ın o gece Fecir’in ardından olay yerine gittikleri belirlendi.
Rüya, savunması ile kendisini aklamayı başarırken; bütün oklar Azad’a döndü.
Duruşmanın sonunda Fecir, denetimli serbestlik ile özgürlüğüne kavuştu. Azad ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Umut, dava ile birlikte Bünyamin’in güvenini de kazandı.
Yeni avukatı ile bire bir görüşen Bünyamin, onun isteğini kırmadı ve Harun’un işine son verdi.
Emirkıranlar ile ilişiğinin kesildiğini Fecir’den öğrenen Harun, şirketin ortasında şov yaptı.

Neşet ile buluşan Umut, ona Emirkıranlar’ın baş avukatı olduğunu söyledi. Neşet’in endişesini gören Umut, ona her şeyin bir plan olduğunu söyledi.
Karanlıktan kurtulmak istiyorsan içeride bir ışık yakacaksın. Ben şu anda içerdeyim ve ateş de benim elimde. Rahat ol…
Savcı Alev, adli tıpa giderek Erdem’in otopsi raporunu aldı. Şüphelerinde haklı çıkan Alev, Erdem’in cinayete kurban gittiğini öğrendi.
Çıkışta Rüya ile karşılaşan Alev, Umut’un Emirkıran Holding’te çalışmaya başladığını öğrendi. Rüya’nın kendisini kıskandırmaya çalıştığını fark eden Alev’in de söyleyecek bir sözü vardı:
Avukatınıza söyleyin, Erdem’in itmeye bağlı olarak düştüğü ve cinayete kurban gittiği ortaya çıktı…
Azad’ı hapishanede ziyarete giden Umut, onu gerçekleri itiraf etmesi için zorladı.
Alev’e bir türlü ulaşamayan Umut, çareyi karşısına çıkmakta buldu.

Sevgilisinin Rüya ile yakınlığından rahatsız olan Alev, Umut’un sözleri ile ikna oldu.
Azad’ı kurtaracak hiçbir delil bulamayan Umut, ona sözde az ceza aldırmak için kusursuz bir plan yaptı.
Babasını kurtarmak için büyük bir adım atan Umut, Rüya’yı kullandı.

Emirkıranlar ile akşam yemeğinde buluşan Umut, karşısında Alev’i görünce neye uğradığını şaşırdı.
İlişkisine bu şekilde devam edemeyeceğini söyleyen Alev, Umut’u terk etti: Artık özgürsün…
Azad’ın duruşma günü geldiğinde Rüya ve Umut, salondaki yerlerini aldılar.

Bünyamin ve Fecir’in de hazır bulunduğu duruşmada, Umut beklenmedik bir tanık ile Erdem’in kalp krizi nedeniyle öldüğünü ispatladı.
Günün sonunda tutuklama kararı kaldırılan Azad, özgürlüğüne kavuştu.
Uzun takipler sonucu, Fecir’in doğum günü partisine yasaklı madde taşıyan kişiye ulaşıldı. Polislerin ifade için savcının odasına getirdiği kişi Alev’in babası çıktı.

Azad’ın imzaladığı belgelerle babasının yeniden yargılanması için talepte bulunan Umut’un başvurusu kabul edildi.
Savcı Süreyya vakit kaybetmeden gelişmeleri Bünyamin Emirkıran ile paylaştı:
Rıza Tanrıkulu yeniden yargılanacak…

Dizinin final sahnesinde;
Büyük panik yaşayan Fecir, olayın sorumlusu olarak Azad’ı gördü:
Bu korkak her şeyi anlatmıştır… Büşra Korkmaz’ı nasıl öldürdüğümü… Delilleri nasıl sakladığımı…
Baba-oğulun konuşmalarının hiç beklenmedik bir şahidi vardı: Rüya…
Daha önce birçok kez ailesinin Büşra Korkmaz cinayeti ile alakasının olup olmadığını araştıran Rüya, duydukları ile şoke oldu.
5 yıldır verdiği mücadelenin sonunda babasının yeniden yargılanmasını sağlayan Umut, güzel haberi Rıza’ya da verdi…

]]>
Çünkü ünlüler evlerinde çektikleri fotoğrafları paylaşarak, kendi dünyalarının bazı ayrıntılarını da meraklılara sunuyor.
Oradaki amaç, belki evlerini göstermek değil ama yine de bu işi merak edenler dikkatli bakışlarını ayrıntılar üzerinde dolaştırarak, severek takip ettikleri ünlülerin nasıl evlerde yaşadığını görüyor zaten.

Beckham çiftinin evlerindeki en ünlü köşe bu merdivenler. Kimi zaman tek başlarına kimi zaman aile olarak bu merdivende verdikleri pozları sosyal medya hesaplarından paylaşıyor David ve Victoria Beckham.
Zaman zaman bunu yapanlardan biri de David ve Victoria Beckham çifti.
Onlar da önemli günlerinde ya da sadece espri olsun diye evlerinde çekilen fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşıyorlar.
Elbette bunca servete sahip olan Beckham çiftinin sadece ülkeleri İngiltere’de değil, ABD’de lüks evleri bulunuyor. Ama aile olarak ana merkezleri Londra’da bulunan malikane.

Ünlü çiftin malikanesinin bulunduğu yer “milyonerler sokağı” olarak biliniyor.
Beckham çiftinin, hem dışından hem de içinde göz kamaştıran ve belli ki milyonlar harcanan yuvaları, Kensington’daki lüks Holland Park’ta bulunuyor.
Bu arada yeri gelmişken bu bölgenin halk arasında “milyonerler sokağı” olarak bilindiğini de hatırlatalım.
David ve Victoria Beckham, bu malikaneyi 2013 yılında satın aldı. Victoria dönemi mimarisiyle inşa edilen evlerine 40 milyon dolar ödeyerek satın aldı. Sonra da 10 milyon harcayarak zevklerine göre yeniden elden geçirdi.

Beckham çiftinin evinin odak noktalarından biri de geniş mutfak. Ama orada en çok yemek yapan kişi bu konuya özel bir merakı olan ailenin babası David.
Nicola Anne Peltz ile evleninceye kadar büyük oğulları Brooklyn de dahil Romeo, Cruz ve Harper ile burada mutlu bir hayat sürdürüyor ünlü çift.
Artık ABD’de yaşayan Brooklyn de karısı Nicola ile ana vatanına döndüğünde bu malikanenin kendine ait bölümünde kalıyor.
Beckham çiftinin dört katlı malikanesinde altı tane yatak odası bulunuyor. Ama bu, bu kadar ünlü bir çift için çok sıradan bir ayrıntı.

EVİN ALTINDA KAÇIŞ TÜNELLERİ BİLE VAR
Victoria ve David Beckham’ın malikanesinde kapalı bir yüzme yavuzuyla birlikte her tür donamımın bulunduğu bir spor salonu, Victoria’nın moda çalışmaları için kullandığı podyum, şarap mahzeni bunlara ek olarak bir de tırnak bakım salonu bulunuyor.
Beckham çiftinin malikanesinde ayrı yaşama bölümleri de bulunuyor. Evlenmeden önce Brooklyn’in kendine ait bölümde hem ailesiyle oturup hem de kendine özgü bir hayat sürdüğü biliniyor.
Söylentilere göre Beckham çiftinin malikanesinin altında ayrıntılarını sadece kendilerinin bildiği kaçış tünelleri de bulunuyor.
Ailenin evinin odak noktalarından biri mutfak. Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa barok tarzı mutfağı en çok kullanan kişilerden biri David Beckham.

David Beckham kimi zaman tek başına kimi zaman çocuklarıyla birlikte farklı ülkelerin mutfaklarından yemek tarifleri uyguluyor.
Çünkü dünya mutfaklarına meraklı olan ailenin babası bir zamanlar bu konuda özel kurslara da gitmişti. Öğrendiklerinin uygulamasını bu mutfakta yapıyor, bir başka deyişle hünerlerini sergiliyor David Beckham.
Mutfakta altı gözlü bir soba ve tencere, tava gibi mutfak gereçlerinin tavana asılabileceği aparatlar bulunuyor.
David Beckham, bir dijital platform için hazırlanan belgeselde bu konuda “Bu aletlerin hepsi tertemiz. Onları gayet iyi temizliyorum. Karım da bunu takdir ediyor” diye yarı şaka yarı ciddi konuşmuştu.
Çocukların da zaman zaman babalarıyla birlikte yemek pişirdiği mutfak bol bol gün ışığı alan bir yemek ve dinlenme odasına açılıyor. Bu odada pencerenin hemen yanında özenle tasarlanmış bir masa da yer alıyor.

TAM DONANIMLI SPOR SALONU
Çiftin malikanesindeki spor salonunda ise her tür alet bulunuyor. Zaten Victoria ve David ve zaman zaman burada egzersiz yaparken çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
Tabii ki moda tasarımcısı olan ve Spice Girls dağıldıktan sonra bu konuda iş kuran Victoria Beckham’ın yüzlerce kıyafetini, ayakkabısını ve aksesuarlarını muhafaza ettiği kocaman bir giyinme odası da bulunuyor malikanede.
Bu arada kocası David Beckham’ın da bu konuda ondan hiç geri kalmadığını, onun da kendine ait gayet düzenli bir giyinme odası olduğunu not edelim.

Hem David Beckham hem de eşi Victoria, malikanede kendilerine ait geniş birer giyinme odasına sahip.
Her ne kadar ağırlıklı olarak bu evde yaşasalar da sanmayın ki Beckham çiftinin sadece bir tek mülkü var. Tabii ki öyle değil. Ailenin başka birçok evi de var.
Bunlar arasında en çok bilinen Cotswolds’taki 7.6 milyon dolarlık kır evi. Eski bir ahırdan bozma bu ev de çiftin zevkine göre avuç dolusu para harcanarak yeniden dekore edildi.
David ve Victoria Beckham bir de ABD’de Miami’de 24 milyon dolara bir çatı katı dairesine sahip.

Çiftin sosyal medya takipçileri bu merdivenleri artık ezberledi.
]]>
BURUN AMELİYATI İÇİN KABURGASINDAN BİR PARÇA ALACAKLAR
Yakın zaman önce gözlerinden bir ameliyat geçiren ve operasyondan yeni çıkmış görüntüsü manşetlerden inmeyen ünlü isim burun estetiği yaptırırken kaburgasının bir parçasını kullanacağını açıkladı.

Atomic Kitten grubunda şarkı söylediği yıllarda bu görüntüsüyle ünlenen Kerry Katona yıllar içinde yaptırdığı estetiklerle başka bir görüntüye kavuştu
DOKTORUYLA POZ VERDİ.. ESTETİKTAN VAZGEÇMEYE NİYETİ YOK
Öte yandan daha önce hem yüzünü hem de vücudunun diğer bölgelerini doktorlara teslim edip birçok ameliyat olan ünlü yıldız estetik yaptırmaktan vazgeçmeyeceğini, zaman içinde canı istedikçe ya da ihtiyaç duydukça ameliyat olmaya devam edeceğini de söylüyor.

Yeniden bıçak altına yatmaya hazırlanan ve estetik yaptırmaktan vazgeçmeyeceğini söyleyen Kerry katona doktoruyla poz verdi ve burun ameliyatı için kaburga kemiğinin kullanılacağını söyledi
Bıçak altına yatmaya hazırlanan televizyon yıldızı doktoruyla verdiği pozları Instagram sayfasında paylaştı ve yeni burnunu yapmak için bir kaburgasını aldıracağını söyledi.
Kaburgasından alınan parçayla burun kıkırdağına yeniden şekil verilecek olan Katona aslında bu operasyonu sadece estetik amaçlarla değil biraz da mecburiyetten yaptırıyor.

DÜŞTÜĞÜ UYUŞTURUCU BATAĞI YÜZÜNDEN MECBURİ HALE GELEN BİR OPERASYON…
Ününün zirvesindeyken uyuşturucu bağımlısı olan ve “Bir zamanlar uyuşturucu benim tek arkadaşımdı” itirafında bulunan Kerry Katona burnunda bu yüzden delikler olduğunu ve sıkıntı yaşadığını söyledi.
Uyuşturucu kullanmaya 14 yaşında başlayan Kerry, geçmişte bipolar bozukluğu ve bağımlılık sorunları olduğunu itiraf etmiş, 2008 ve 2010’da iki kez rehabilitasyon merkezine yatmak zorunda kalmıştı.

5 çocuklu ünlü yıldız bir röportajında hayatta hiçbir zaman ünlü olmanın peşine düşmediğini hayalinin her zaman evlenmek ve anne olmak olduğunu itiraf etmişti
Ne yazık ki ünlü şarkıcıyı çocuk yaştayken bu korkunç batağa sürükleyen de kendi annesi olmuştu… Kerry Katona 15 yıldır bu kötü alışkanlığından kurtulduğunu söylüyor.
3 KEZ EVLENDİ AMA MUTLULUĞU BULAMADI
Kerry Katona’nın iflas edip bütün birikimini kaybetmesi ve zor duruma düşmesi de aynı döneme rastlıyor… Üç kez evlenen ünlü şarkıcı aşkta aradığı mutluluğu bir türlü bulamadı.

Brian McFadden’la iki yıl süren evliliğinden iki kızı, Marc Croft’la 3 yıllık evliliğinden tekrar iki kızı, yine üç yıl süren son evliliğinden de bir oğlu oldu…
Kerry Katona son 6 yıldır 35 yaşındaki fitness antrenörü Ryan Mahoney ile birlikte.

Birçok ünlü isim estetikleri belli olmasın diye uğraşıp bunu saklamaya çalışırken Kerry Katona tam tersini yapıp estetiklerini hiç saklamıyor… Hatta çoğu zaman sosyal medya hesabından doktor önerilerinde bulunuyor
İNTERNETTEN TANIŞMIŞLARDI… NİŞANLISINA ÇOCUK YAPMAYACAĞINI BAŞTAN SÖYLEMİŞ
2018 yılında internetteki bir arkadaşlık uygulamasında eşleştikten sonra tanışan ikili koronavüs karantinası birlikte geçirdikten sonra iyice yakınlaşmıştı.
2021’de nişanlanan çift yakın zamanda evlenmeyi hatta bunu da Las Vegas’a kaçıp yapmayı planlıyor.

Kerry Katona ve Ryan Mahoney’in ilişkisi 2018’den beri sürüyor
Kerry Katona yakın zaman önce daha önce evlenmemiş ve çocuğu olmayan nişanlısının kendisinden çocuk istemesi durumunda ona hayır diyeceğini ve isterse başka kapıya gidebileceğini söylemişti.
]]>İnsan bu kadar ünlü olunca elbette özel hayatı da ilgi odağına dönüşür. Onun da başına geldi. Çok yakışıklı bir meslektaşıyla evlendi ama sonra boşandı.
Ardından da söylentilere göre yeni bir aşka yelken açtı. Ama kendisi bu konuda o kadar da açık konuşmuyor.
Buraya kadar anlattığımız, Kolombiya’da adını duyurduktan sonra şansını ABD’de denemeye karar veren ve kısa sürede de bu konuda başarı kazanan Sofia Vergara’nın öyküsü…
Meslektaşı Joe Manganiello ile evliliğini bitiren 51 yaşındaki Vergara, son dönemde ortopedik cerrah Justin Saliman ile yakınlaşmasıyla konuşuluyor.
People dergisinin özel sayısına konuk olan Sofia Vergara, hayatı ve ilerleyen yaşıyla birlikte aşka bakışını anlattı. Vergara, eşi Joe Manganiello’dan boşandıktan sonra hayatının nasıl değiştiğini kelimelere döktü.

‘HAYATIMDA BİRİ VAR MI? BELKİ!’
Güzel yıldız, geçen ay resmen sona eren boşanmanın ardından hayatında biri olup olmadığına dair soruya “Belki” diye yanıt verdi.
Justin Saliman ile ilişkisini tamamen yok saymayan Vergara yine de bu tür ilişkilerin zor olduğunu vurguladı.
Modern Family adlı diziyle şöhretin doruğuna çıkan Sofia Vergara, ünlü biri olarak milyonlarca meraklı bakış altında biriyle flört etmenin zorlayıcı olduğunu söyledi.
Bu konuda şöyle konuştu güzel oyuncu ” Çünkü her şey çok abartılıyor. Bazen olup bitenler doğru şekilde yorumlanmıyor. Hayat zaten zor. İlişki kurmak da öyle.”

‘BU YAŞTA SEVGİLİ SEÇME ŞANSIM YOK’
Yaşadıkça insanın bir dizi sorunla karşılaştığını sözlerine ekleyen Vergara “Sonra da hayatının tamamen değiştiğini gördüğünde ‘neler oluyor?’ diye soruyorsun kendine” diye konuştu.
Vergara, aynı röportajda kendisine yöneltilen “Bir daha aynı sektörden biriyle flört edip etmeyeceği” sorusuna da “Tabii ki” diyerek yanıt verdi.
Sofia Vergara bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: ” Demek istiyorum ki, 50’li yaşlarında bir kadın için hayatını paylaşacak birini bulmak zor. Doktor olsun ya da astronot olsun diye seçici davranmayacağım.”

Sofia Vergara bir süredir ortopedik cerrah Justin Saliman ile birlikte görüntüleniyor. Hatta güzel yıldızın dizinin ameliyatını da Saliman yaptı.

ÇOK GENÇ YAŞTA ANNE OLDU
Sofia Vergara ilk evliliğini çok küçük yaşta memleketi Kolombiya’da yaptı. Bu evlilikten şu anda 30’lu yaşlarını süren oğlu Manolo dünyaya geldi.
Boşandıktan sonra ABD’ye taşınan Vergara ikinci evliliğini de meslektaşı Joe Manganiello ile yaptı. 2015 yılında başlayan evliliği bu yıl resmen bitti.
Vergara, gittikleri her yerde mutluluk tablosu sergilediği Manganiello’dan boşanma nedenini de El Pais’e verdiği röportajda anlatmıştı. Güzel yıldız, kendisinden birkaç yaş genç olan Manganiello’nun çocuk sahibi olmak istediğini kendisinin ise buna sıcak bakmadığını söyledi.
“Ben zaten iyi bir anneyim. Bu yaştan sonra anne değil büyükanne olmak istiyorum” diye konuştu.

‘İRİ GÖĞÜSLERİM BENİM PASAPORTUM OLDU’
Aslına bakılırsa Sofia Vergara, hayatı hakkında da gayet açık sözlü. Şöhrete ulaşma konusunda fiziksel görüntüsünün kendisine avantaj sağladığını hiçbir zaman saklamadı güzel oyuncu.
Verdiği bir röportajda bu konuda şunları söyledi: “İri göğüslerim bana nice kapılar açtı. Onlar 20 yaşındayken benim dünyaya açılmak için kullandığım pasaportumdu.”
İspanyol El Pais gazetesine verdiği röportajda Vergara bu konuda da samimi davrandı. Yıldız, verdiği röportajda kariyerinin başında güzelliğinin çok faydasını gördüğünü saklamadı.
“İri göğüslerim ve güzel vücudum bana birçok kapıyı açtı, bu sektöre adım atmamı sağladı. Onlar, 20 yaşındayken dünyaya açılmak için pasaportum oldu. Ama şimdi 51 yaşındayım ve hala buradayım” diye konuştu güzel oyuncu.

Vergara’nın Joe Manganiello ile yaptığı ikinci evlilik de boşanmayla sonuçlandı.

‘AMA BURADA KALMAMI SAĞLAYAN KİŞİLİĞİM OLDU’
Sofia Vergara, fiziksel avantajlarının, kariyerinde büyük yardımı dokunduğunu inkar etmenin saçma olacağını sözlerine ekledi.
Ama yine de değindiği başka bir ayrıntı daha var. Vergara’ya göre güzelliği kariyerine başlamasını sağladı, ama sektörde tutunmasını ve hala yerini korumasını sağlayan ise kişiliği oldu.
Vergara, TV kariyerini sağlamlaştırmasını sağlayan bir başka ayrıntının ise risk alma yeteneği olduğunu da sözlerine ekledi.
Bu konudaki sözleri de ilginç: “Ben beyin ameliyatı yapmıyorum. Bu sadece eğlence. Başıma gelebilecek en kötü şey çirkin göründüğümün ya da rol yeteneğimin olmadığının söylenmesidir. Buna dayanabilirim.”
]]>
MUTLULUĞU VE HUZURU AŞKLA DOLU ÜÇ ÇOCUKLU YUVASINDA BULDU
Bir yandan şarkıcılık da yapan ve bir albüm çıkaran Kate Hudson katıldığı bir canlı yayında aşk hayatı ve yaklaşan düğün hazırlıkları hakkında konuştu. 45 yaşındaki oyuncu uzun yıllardır 37 yaşındaki söz yazarı ve müzik yapımcısı Danny Fujikawa ile nişanlı.

Kate Hudson ve Danny Fujikawa 7 yıldır birlikteler ve yıllardır da nişanlılar ancak bir türlü evlenme kararı alamadılar
Düğün hazırlıklarından bahseden Hudson “Bu beni çıldırtıyor” diyerek evlilik kararı vermenin kolay bunun hazırlığını yapmanınsa kâbus gibi olduğunu itiraf etti.
7 YIL SONRA NİHAYET HAREKETE GEÇTİLER: SANIRIM ARTIK EVLENECEĞİZ
Artık evleneceği için heyecanlı olduğunu söyleyen ünlü oyuncu düğün yapma fikrininse ta tersi onu hiç heyecanlandırmadığını söylüyor.

Ünlü çitin kızları da 5 yaşına geldi
Danny Fujikawa ile bunu konuştuklarını söyleyen Kate Hudson “Sanırım yakında evleneceğiz” diyerek ufukta bir düğün planı olduğunu açıkladı. Ancak bir düğün planlamak istemediğini sadece bir parti vermenin kendisini için yeterli olduğunu anlattı.

HOLLYWOOD YILDIZI AMA O DA DÜĞÜN MASRAFINDAN ŞİKAYETÇİ
Daha önce 2000 yılında Black Crowes grubunun solisti Chris Robinson’la evlenen ve 2007’de boşanan Kate Hudson “Eğer yeniden evleneceksem bunun hazırlıkları insanı perişan eden bir düğün değil eğlenceli bir parti gibi olmasını istiyorum” diyor.

Ünlü oyuncu hem düğün yapmanın külfetinden hem de masrafından şikayetçi
Milyon dolarlık serveti olan bir Hollywood yıldızı olmasına rağmen düğün organizasyonunun çok pahalı olduğundan da şikayet eden Hudson “‘Vazoya sadece bir çiçek koy’ diyorum. Onlar da ‘50.000 dolar’ diyorlar” diyerek fiyatların cep yaktığını söyledi.

SEVGİLİ OLMADAN ÖNCE 15 YILLIK ARKADAŞTILAR
İlk kez Mayıs 2017’de bir çift olarak kamuoyunun karşısına çıkan Hudson ve Fujikawa aslında aşk yaşamaya başlamadan önce de birbirlerini tanıyorlardı. Hatta tam 15 yıl öncesinden, 2002’den beri iyi arkadaştılar.
İkilinin dostluğu yıllar içinde büyük bir aşka dönüştü. Çift tanışıp arkadaş olduklarında Kate Hudson 23 yaşındaydı ve en büyük çocuğu Ryder’a hamileydi. Hudson 2010-2104 yılları arasında aşk yaşadığı Matt Bellamy’den de ortanca oğlu Bingham’ı doğurmuştu.

3 FARKLI ERKEKTEN ÇOCUĞU OLDU
İlişkileri yedi yıldır devam eden, uzun süredir de nişanlı olan Kate Hudson ve Danny Fujikawa’nın kızları Rani Rose da artık 5 yaşında.
Özel hayatını göz önünde yaşamayı pek sevmeyen Kate Hudson Fujikawa’yle ilişkisi hakkında yaptığı nadir yorumlardan birinde “Onunla bir araya geldiğimiz, bir bebek sahibi olduğumuz ve evlenmeye karar verdiğimiz için çok minnettarım” demişti.

Kate Hudson’ın anne ve babası Goldie Hawn ve Kurt Russell tükenmeyen aşklarının sebebinin hiç evlenmemek olduğunu söylüyorlar
ANNE VE BABASI 41 YILDIR BİRLİKTE AMA HİÇ EVLENMEDİLER
Kete Hudson Hollywood’un iki büyük yıldızı Goldie Hawn ve Kurt Russell’in kızı. Daha doğrusu annesi Goldie Hawn müzisyen eşi Bill Hudson’dan ayrıldığında Kate Hudson daha 18 aylıktı. Goldie Hawn daha sonra Kurt Russell’la aşk yaşamaya başladı.
Öz babası yanında olmadan büyüyen Kate Hudson her zaman Kurt Russell’ı babası bildi. Hatta bir keresinde biyolojik babasının onu yolda görse tanımayacağını bile söyleyen ünlü oyuncu “Benim babam Kurt Russell’dır diyor.

Kendi babası tarafındna bir bebekken terk edilen Kate Hudson için Danny Fujikawa’nın ondan olmayan çocuklarına da sahip çıkması çok değerli
Goldie Hawn ve Kurt Russell bir film setinde başlayan aşklarını 41 yıldır sürdürüyorlar ve Hollywood’un en sevilen ve birbirlerini en çok seven çiftlerinden biri olarak anılıyorlar. Hiç evlenmeyen çift mutluluklarının en büyük sırrının da bu olduğunu söylüyor…
]]>BU YAYINDA SÖYLENENLER GÜNLERDİR GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ
Programın formatı gereği başta Kevin Hart olmak üzere programa davet edilen birçok ünlü arka arkaya sahne alarak yıldız sporcu hakkında sayısız şaka yaptı, şakaların çoğu da programın formatı gereği oldukça sert hatta deyim yerindeyse “bel altı” idi.

Gisele Bündchen ve Tom Brady’nin 2022’de biten evliliği bir kez daha gündemde
Ben Affleck’ten Kim Kardashian’a kadar birçok yıldız isim Brady’yle olan dostluklarını ve anılarını anlatırken konu sık sık ünlü futbolcunun Gisele Bündchen’le evliliği, boşanması ve sonrasında yaşananlara geldi.
ÖZEL HAYATI YİNE HERKESİN DİLİNE DÜŞTÜ
Yayın boyunca tüm özel hayatı bir kez daha gözler önüne serilen Gisele Bündchen’in programda duydukları yüzünden çok üzgün olduğu söyleniyor. Bu üzüntünün temelinde de aslında bir başka hayal kırıklığı var…

Tom Brady’nin katıldığı şaka programında söyledikleri daha doğrusu söylemedikleri Gisele Bündchen’i bir kez daha ihanete uğramış gibi hissettirdi
Çiftin boşanma süreciyle ilgili neredeyse tüm detaylar aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte zaten basına yansımıştı. Gisele Bündchen’in asıl üzüntüsü ise kendisini bir kez daha ihanete uğramış hissetmesi oldu.

Ünlü çiftin 13 yıllık evliliği Tom Brady’nin kariyerini ailesinin önüne koyması nedeniyle bitmişti
YİNE KARİYERİ AİLESİNDEN ÖNCE GELDİ
Ünlü çift 13 yıllık mutlu evliliklerini Tom Brady’nin işini evliliğinin önüne koyduğu gerekçesiyle bitirmişti. Gisele Bündchen’e göre Brady bu programa katılarak, orada söyledikleriyle ve söylenenlere engel olmamasıyla aynı şeyi bir kez daha yapmış oldu.
Yani ünlü model boşandıktan sonra bile ayrıldığı eşinin evliliklerine ihanet edip ününü, gündemde kalma isteğini ve kariyerini kendisinin ve ailesinin önüne koyan ve bundan da hiç pişman olmuş gibi gözükmeyen Tom Brady’ye çok kızgın ve kırgın…

ZATEN EVLİLİĞİ BİTİREN SEBEP DE BUYDU…
Gisele Bündchen ve Tom Brady’nin iki çocuklu mutlu yuvaları 13 yıldan sonra dağılmış, bu beklenmedik ayrılık çok konuşulmuştu. Ortaya birçok farklı iddia atılsa da en sonunda ayrılık sebebinin Gisele Bündchen’in Tom Brady’ye verdiği ültimatom ve sonucunda yaşananlar olduğu ortaya çıkmıştı.
Ünlü model kocasından futbol kariyerini artık sonlandırmasını ve ailesini ihmal etmeyi bırakmasını söylemiş, Brady de “ya kariyerin ya ailen” sözüne rağmen bundan vazgeçmemişti. Gisele Bündchen en sonunda boşanma yoluna gitti…

Tom Brady’den boşanan Gisele Bündchen yoluna yeni bir ilişkiyle devam ediyor… Tom Bdary’nin adı da Rus model Irina Shayk’la anılıyor
BOŞANDIKTAN SONRA SPOR HOCASIYLA AŞK YAŞAMAYA BAŞLAMIŞTI
Canlı yayınlanan bu programda sadece boşanma süreci değil Gisele Bündchen’in Tom Brady’den ayrıldıktan sonraki hayatı da şaka konusu oldu daha doğrusu Kevin Hart Tom Brady’ye bu konuyla ilgili şakalarında epey ter döktürdü.
Tom Brady ile yollarını ayıran Gisele Bündchen jiu-jitsu eğitmeni ve kişisel spor antrenörü Joaquim Valente ile aşk yaşamaya başlamıştı. Kevin Hart ikilinin spor yaparken çekilmiş fotoğraflarını kastederek Brady’ye “Bunun başına geleceğini nasıl anlamadın” diye sordu.

ALDATMA İDDİALARI YİNE GÜNDEMDE
Ünlü komedyen aslında Gisele Bündchen ve Joaquim Valente aşkının çift boşanmadan önce başladığı yani aslında ünlü modelin Tom Brady’yi aldattığı iddialarına gönderme yaptı.
Gisele Bündchen aylarca Joaquim Valente ile aşk yaşadığını inkar etmiş sonrasında da artık bu inkarlar inandırıcılığını kaybedince bu ilişkiyi sahiplenmek zorunda kalmıştı.

Gisele Bündchen’in aşk yaşadığı kişisel spor antrenörü Joaquim Valente’yle ilişkisine Brady’den boşanmadan başladığı iddiaları da bir süredir gündemde
Ancak yıldız isim bu aşkın boşanmadan önce başladığı hatta yuvanın yıkılmasının asıl sebebinin bu ihanet olduğu söylentilerini şiddetle reddetmeye devam ediyor.
EVLİLİĞİ VE ESKİ EŞİYLE İLGİLİ YORUMLARA SESSİZ KALDI
Brady’nin evliliğinin sona ermesi ve Bündchen’in jujitsu koçuyla devam eden ilişkisi hakkında tüm gece boyunca iğnelemeler yapıldı. Ünlü futbol yıldızı ise tüm bunlara karşı sessiz kaldı.

Brady sadece futbol kariyeriyle ilgili kısımlarında konuştu ve kendini savundu. Yakın çevresinden kişilere göre Tom Brady aslında hâlâ ailesi ya da biten evliliğiyle ilgili hiçbir şeyi umursamamaya, sadece kariyerini önemsemeye devam ediyor.
İşte Gisele Bündchen’i en çok üzen ve bir kez daha ihanete uğradığını hissettiren en önemli şey de bu tavır…
]]>
Heyecanını sevenleriyle paylaşan Neşe Erberk, ‘Ve Lara’m da FIU (Florida International University) İṣletme bölümünden iyi derece ile mezun oldu. Böylece üç kız kardeş gururla FIU diplomalarını alarak mezuniyetlerinin keyfini çıkarmaya baṣladılar’ ifadelerini kullandı.
Erberk’in üçüzleri, İşletme, Psikoloji ve TIP fakültelerinde eğitimlerini tamamladılar.

Alin, Lara ve Selin Gurdikyan
ÜNLÜLERİN ÇOCUKLARI NEREDEN MEZUN?
Gösteri dünyasının ünlülerinin çocukları er ya da geç anne- baba mesleğine yönelseler de ya da o kulvardan fazla uzaklaşmasalar da farklı alanlarda yüksek öğrenim görüyorlar. Sinema, müzik ve tiyatro alanında isim yapan yıldızların çocukları öğrenim için en çok hangi ülkeleri tercih ediyor ve hangi dallarda eğitim alıyorlar.. İşte yanıtı..
EFE ÜNİVERSİTE YOLUNDA
Oyuncu çift Ahu Sungur ile Suat Sungur’un oğullarI Ege liseden mezun oluyor. Erenköy ışık Lisesi’nde okuyan Efe, kepli fotoğraflarını Instagram hesabında paylaştı.

Ege Sungur’un öğretmeni bir fotoğrafa “Suyumu sıkıyor gibi görünse de sevginin resmi o” notunu düştü.

NE ARA BU KADAR BÜYÜDÜN SEN?
1995 Türkiye güzeli Demet Şener’in İbrahim Kutluay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı İrem, bu yıl liseyi bitiriyor. Şener, üniversiteye hazılanan kızının kepli fotoğrafını sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.
Demet Şener, altına şu notu düştü:
“Benim güzel,zarif kızım… Ne ara bu kadar büyüdün? Çok yakında 19 yaşına giriyorsun ve liseden mezun olup üniversite eğitimine başlıyorsun. Seninle gurur duyuyorum… Bu yolculukta beni hiç üzmediğin için sana çok teşekkür ediyorum. ‘Bir genç kız hayal et’ deselerdi, bu kadarını tahmin edemezdim. Sen benim hayallerimin ötesinde bir genç kız oldun. Ne mutlu bana ne mutlu sana. Allah yolunu açık etsin… Seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmaya kelimeler yetmez sanırım.seni çok çok çok çok seviyorum…Nerden nereye…çok şükür”
?

İrem’in 1. sınıf fotoğrafını annesi Demet Şener paylaştı.
O ARTIK BİR DOKTOR!
1983 Türkiye ve 1984 Avrupa Güzeli Neşe Erberk’in kızı Selin Gurdikyan, Florida International University’den mezun oldu. Tıp fakültesini başarıyla bitiren Selin Gurdikyan, mezuniyet fotoğrafını Instagram’da takipçileri ile paylaştı.
Gurdikyan fotoğrafın altına şu notu düştü:
“Bir bölümün sonu ve yeni bir kitabın başlangıcı… 3,5 yılın bu kadar çabuk geçeceğini düşünmemiştim. Zaman zaman bu süreçte kaybolduğumda bile her saniyesini sevdim. Eğer siz de benim gibiyseniz ve bazen acele etmek istiyorsanız kendinize hayatın bir kısa mesafe koşusu değil, bir maraton olduğunu hatırlatın. Acele etmeyin. En rastgele anlarda aklınıza gelecek küçük şeylerin tadını çıkarın. Konfor alanınızın veya uzmanlığınızın dışında görünebilecek yeni şeyleri denemekten korkmayın. Çevrenizi keşfedin ve kendinizi keşfedin. Bu senin hayatın ve harika şeyler yapacaksın…”

Selin Gurdikyan, katıldığı 2. Sayfa programında Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi olduğunu, bölüm olarak ise ‘Estetik ve plastik cerrahlık’ düşündüğünü anlatmıştı…
‘OĞLUM BOĞAZİÇİLİ’
Müzisyen, şair Tuna Kiremitçi’nin 18 yaşındaki oğlu Can, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda elde ettiği başarıyla ailesini gururlandırdı.
Sınavdan yüksek puan alan Can, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne yerleşti.
Yaşadığı büyük sevinci takipçileriyle paylaşan ünlü müzisyen duygularını dile getirdi:

“Can’ımız emeklerinin karşılığını Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne girerek aldı ve bizi bir kez daha gururlandırdı. Gerçi bu olmasaydı da sırf oğlumuz olduğu için zaten gururluyduk. Şimdi mutluluğu mutluluğumuz oldu. Yolun açık olsun güzel oğlum.”

Daha önce Yasemin Altan ve İclal Aydın’la nikâh masasına oturan Tuna Kiremitçi, 2014 yılında da pilates eğitmeni Gamze Elgin ile üçüncü evliliğini yapmıştı. Bir kız bebekleri olan çift 2019 yılında anlaşmalı olarak boşanmıştı.
‘DÜNYANIN EN İYİ ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİNİ KAZANDI’
Şarkıcı Ferhat Göçer, 2001 yılında Ayla Göksel ile nikah masasına oturmuş çift 2006 yılında da oğulları Can’ı kucağına almıştı. 2008 yılında yollarını ayıran ikilinin dostlukları devam etmişti.
Ferhan Göçer’in oğlu Can büyüdü üniversiteli oldu. Ünlü şarkıcı sosyal medya hesabından yaşadığı büyük mutluluğu anlattı.

Oğluyla birlikte Londra’ya giden şarkıcı paylaştığı fotoğrafın altına, ‘Dostlar… Oğlum Can dünyanın en iyi ilk 10 üniversitesinden biri olan UCL‘i ( University College London) kazandı… Nasıl gurur, nasıl bir mutluluk anlatamam sizlere, paylaşmak istedim… Başta bizlere hayırlı bir evlat yetiştirmiş olan annesi Ayla ve Can’ın hayatına dokunmuş, emek vermiş herkese sonsuz teşekkürler’ notunu düştü.

GÖZLERİMDEN YAŞLAR SÜZÜLÜYOR
Çocuklarının eğitimi için bir süredir yurtdışında olan Deniz Berdan oğlu Can’ın mezuniyetiyle mutluluğa boğuldu.
Londra’da üniversite eğitimini tamamlayan Can’ın en büyük destekçisi ailesi oldu.
Mezuniyet törenine giden Berdan Ailesi yaşadıkları duygusal anları sosyal medyada paylaştı.

Oğluyla gurur duyduğunu söyleyen ünlü modacı, paylaştığı fotoğrafın altına şu notu düştü:
“Bugün gözümde hala küçük olan oğlumun mezuniyetini ve yeni hayatının başlangıcını kutlamasını izledim.
Bunun çok mutlu bir olay olduğunu biliyorum ama gözlerimden de yaşlar süzülüyor. Bu köklerimizden geliyor tabii, duygusalız.
Canım oğlum seninle çok gurur duyuyorum. Küçük bir çocuktun şimdi inanılmaz bir adam oldun ve her şeyin en iyisini hak ediyorsun.”

MUTLULUĞU TARİF ETMEK ÇOK ZOR
Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ın kızı Ayşe Dilan mezun oldu.
Taylan, Florida’daki ‘Ringling College of Art and Design’ı bitiren kızının kepli fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.
Usta oyuncu altına “Mutluluğu tarif etmek çok zor bazen. Misal şu an perişan mutluyum” notunu düştü.

Ahmet Mümtaz Taylan’ın 2007 yılında evlenip 5 yıl evli kaldığı oyuncu Ayçin İnci’den de tebrik gecikmedi:
“Canım Ayşe’m, güzel kızım sayende kalbim sevinçle doldu, gözlerin hep böyle parlasın, tebrik ederim, başarılarının devamını dilerim”
‘YOLUN AÇIK OLSUN KIZIM’
Ayşe-Sinan Engin çifti, kızları Elif Engin’in Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştu. Stajını tamamlayan Elif Engin, resmen avukat oldu.

Anne Ayşe Engin, kızının cübbeli fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı. Altına da ” Giydiğin bu cübbeyi hayatın boyunca alnının akıyla taşı inşallah… Yolun açık olsun kızım ” notunu düştü.
‘CANIMIN YARISI’
Ünlü şarkıcı Bülent Serttaş’ın kızı Miray, liseyi bitirdi. Serttaş, kızını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tebrik etti.

‘Canımın yarısı Miray’ım. Okul hayatında aldığın iftihar, takdir ve onur belgeleri, tüm yaşamın boyunca seninle birlikte olsun kızım! I Love you…’
ABD’DE ÜNİVERSİTE BİTİRDİ
Ünlü şarkıcı Volkan Konak’ın kızı Şimal Konak üniversiteden mezun oldu.

Büyük gurur yaşayan Konak sosyal medya hesabından kızını tebrik etti. Amerika’da Suffolk Üniversitesi’nde eğitim gören Şimal, işletme bölümünü bitirdi. Kızının mezuniyet törenine katılan Konak, duygularını şu sözlerle dile getirdi: Biricik kızım, yolun açık olsun. Alnında taşıdığın cesur uygarlık ışığı rehberin olsun.
MODACI OLDU
Fatih Terim’in küçük kızı Buse, moda dünyasının tanınan isimlerinden biri…

Terim, ABD’nin New York kentinde moda tasarımı üzerine eğitim gördü.
SİYASAL BİLİMLER MEZUNU
Mehmet Ali Erbil’in büyük kızı Sezin Erbil de siyaset konusunda eğitim gördü.

Erbil, Bilkent Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’sinden mezun oldu.
ABD’DE YÜKSEK LİSANS
Tarık Akan’ın oğlu Barış üregül’ü herkes, babasıyla birlikte kamera karşısına geçtiği Deli Deli Olma filmiyle tanıdı.

Barış Üregül, Bilkent Üniversitesi’nde yazılım mühendisliği okudu. Ardından ABD’ye gidip yüksek lisans yaptı.
LONDRA’DA SAKİN BİR HAYATI VARDI…
Murat Cüreklibaur, usta aktör Cüneyt Arkın’ın büyük oğlu. Yıllar önce henüz küçükken babasıyla birlikte Vatandaş Rıza adlı film için kamera karşısına geçti.

Ama sonra oyunculukla hiç ilgilenmedi. Murat Cüreklibatur, işletme enformatiği okuduktan sonra yüksek lisansını da yazılım sistemleri üzerine yaptı. Arkın Design isimli bir yazılım şirketi kurdu. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte Londra’da sakin bir hayat sürerken babasının izinden gitmeye karar verdi ve oyunculuğa başladı.
HAYATI MALTA’DA DEĞİŞTİ
Ediz Hun’un oğlu Burak, yüksek öğrenimini Malta’da tamamladı.

İş hayatına da yine Malta’da atıldı. Büyük bir ABD firmasının pazarlama direktörü oldu.
‘ANNESİNİN SOYADINDAN YARARLANIYOR’ DEMESİNLER…
Ceren Olcay, ünlü yıldız Zuhal Olcay’ın Zafer Olcay ile olan evliliğinden dünyaya gelen kızı.

“Annesinin soyadından yararlanıyor” denilmesinden çekindiği için edebiyat okudu. Gece Gündüz adlı dizide oynadı. Ama asıl işi tango eğitmenliği.
OYUNCU ANNE BABANIN YÖNETMEN OĞULLARI
Zerrin Tekindor ile Çetin Tekindor’un oğlu Hira Tekindor, Londra’da film yönetmenliği eğitimi gördü.

Kraliyetin bu en üst düzey iki üyesi kanser tedavisi görmeye başladı, zaten göz önünde olan aile iyice mercek altına alındı.
2020’de eşi Meghan Markle ile ABD’ye taşınan Prens Harry’nin aileyle yaşadığı kavga ve küslükler de bu zorlu süreci daha da zorlaştırmış gibi görünüyor. En azından Harry adına…

İngiliz kraliyet ailesi Charles ve Kate Middleton’ın peş peşe kansere yakalanmasıyla sarsılmış durumda
KANSER HABERİNİ ALINCA YUVASINA KOŞTU AMA HER ŞEY 45 DAKİKADA OLUP BİTTİ
Babası Charles’ın kanser olduğunu öğrenir öğrenmez hemen İngiltere’ye koşan Harry onunla sadece 45 dakika görüşebildikten sonra ABD’ye geri dönmüştü.
Kraliyet uzmanları bu hastalıkların aile içinde yıllardır devam eden küslükleri sonlandırmak için bir fırsat olduğunu söyleseler de henüz bu konuda umulan şeylerin hiçbiri yaşanmadı.

Kral Charles kısa süre önce kanserle mücadelesinin ortasında kamu görevlerine geri döndü. Prens Harry de kurucusu olduğu Invictus Oyunlarının 10. yıldönümü için İngiltere’ye geldi.
İNGİLTERE ZİYARETİNİ PLANLARKEN NE HAYALLER KURMUŞTU
Harry’nin bu ziyaret planlanırken babası Charles’la yeniden buluşmak için görüşmelere başladığı biliniyordu. İkilinin bu kez daha uzun bir görüşme gerçekleştirmesi, belki aralarında küslüğün sona ermesini umuyordu herkes.

Harry Invictus Oyunlarının 10. yıldönümü için İngiltere’ye geldi… Bu ziyaretinde de babasıyla görüşmeyi çok istedi… Ancak Buckingham Sarayı kralın yoğun programını öne sürüp bu görüşmenin gerçekleşmeyeceğini bildirdi
Ancak Harry’nin başta babası sonra da ailenin geri kalanıyla barışma umudu anlaşılan başka bir bahara kaldı…
Sussex Dükü Harry’nin sözcüsü bir açıklama yayınladı ve “Dük’ün bu hafta İngiltere’deyken babasıyla görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin çok sayıda soruya ve devam eden spekülasyonlara cevaben, Majestelerinin programının dolu olması nedeniyle maalesef bu mümkün olmayacak” dedi.

BABASINDAN “PROGRAMIM DOLU” CEVABINI ALDI
Yani Harry çok istese de babasıyla yine görüşemeyecek çünkü Buckingham Sarayı kralın oğluna onun yoğun programı nedeniyle meşgul olduğunu bildirmiş…
Açıklamanın devamında “Harry elbette babasının taahhütlerini ve diğer çeşitli önceliklerini anlıyor ve onu yakında görmeyi umuyor” ifadelerine yer verildi.
Ancak bu Harry için bir kez daha büyük bir hayal kırıklığı anlamına geliyor.

Harry ve Meghan bir çift olarak İngiltere’ye en son Kraliçe Elizabeth’in cenazesi için birlikte geldi… Harry o zamandan beri memleketine karısını yanına almadan geliyor
Sussex Dükü, Invictus Oyunlarının 10. yıldönümünü kutlamak üzere Londra’da bulunduğu süre içerisinde birçok etkinliğe katılacak.
Oğlu Invictus Oyunları etkinliğiyle meşgulken, Kral Charles Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kral bugün de Buckingham Sarayı’nda bir bahçe partisine ev sahipliği yapacak.

Tahta çıktığından beri güçlü bir kral portresi çizen Charles’ın küçük oğlu söz konusu olduğunda çok duygusallaştığı söyleniyor
“GÜÇLÜ” KRAL KÜÇÜK OĞLU SÖZ KONUSU OLUNCA DUYGUSALLAŞIYOR
Kraliyet uzmanları Charles’ın şimdiye kadar güçlü bir kral portresi çizdiğini ancak ailesi özellikle de sevgili oğlu Harry söz konusu olduğunda son derece duygusallaştığını söylüyorlar.
Onu gerekli olduğu zamanlarda bile uyarmaktan hatta azarlamaktan çekinen kral için “Sevgili oğlu Harry’nin dahil olduğu durumlar için üzülüyor. Oğullarının son yıllarını bir ızdıraba dönüştürmemesini umuyor ve aralarındaki küslüğü zamanla çözeceklerini umuyor” deniyor.

Kral ölmeden önce iki oğlunun barıştığını görmeyi arzu ediyor
İngiliz kraliyet ailesi uzmanı Hilary Fordwich “Kral Charles, oğulları arasında uzlaşma ihtimalinin çok düşük olmasından dolayı üzüntü duyuyor” dedi.
“BEN ÖLMEDEN OĞULLARIM BARIŞSIN”
Charles ölmeden önce iki çocuğunun arasındaki bu kavganın bitmiş olmasını çok arzu ediyor. Ancak anlaşılan bu konuda kendisi harekete geçip devreye girmedikçe bu pek de mümkün görünmüyor.
Fordwich “Charles Harry’yi kucaklamaya açık olma konusunda tutarlı davrandı” diyor. Ancak kralın etrafındakiler tarafından sürekli Harry’nin niyetleri konusunda temkinli olması yönünde uyarıldığını da ekliyor.

Charles’ın en çok da torunları Archie ve Lilibet’i hiç görememekten hatta onları tanımamaktan dolayı üzgün olduğu söyleniyor
Tüm bu hastalık süreci ve aile kavgaları arasında Kral Charles’ı en çok üzen şeyin ise torunları Prens Archie ve Prenses Lilibet’i görememek ve hatta tanımamak olduğu söyleniyor…
]]>
Survivor All Star’da 4. ve son eleme adayı salı akşamı dokunulmazlık mücadelesi sonrası ada konseyinde belli oldu. TV8 ekranlarında sevenleri ile buluşan Survivor’ın 7 Mayıs 2024 tarihli son bölümünde, dokunulmazlık mücadeleleri devam etti. Konseyde açıklamalarda bulunan Acun Ilıcalı, “Artık Survivor’da yeni bir döneme giriyoruz.” diyerek yeni kuralları duyurdu. Bu hafta Survivor’da eleme adayları, Yunus Emre, Batuhan ve Sercan olarak belirlenmişti. Hız, denge ve gücün ön planda olduğu haftanın son dokunulmazlık oyununu kırmızı takım kazanırken, mavi takımda ise takım arkadaşlarından en fazla oyu alan bir erkek yarışmacı Survivor eleme adayı oldu. 4 adayın da belirlenmesinin ardından, eleme düellosunun eşleşmeleri de şekillendi. Peki, 7 Mayıs 2024 Survivor All Star son eleme adayı kim oldu, eleme potasına kim gitti? İşte, son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DA ELEME ADAYI KİM OLDU?
Büyük finale adım adım yaklaşan Survivor All Star’da dokunulmazlık karşılaşmaları dün gece de devam etti. Dokunulmazlık oyununu kaybeden mavi takımda konsey toplandı. Yarışmacılar ilk olarak adadan gitmesini istedikleri isimler için oylarını verdi. Yapılan oylama sonucu, Furkan 4 oy alarak haftanın son eleme adayı seçildi.

Survivor All Star’da haftanın diğer eleme adayları ise Yunus Emre, Batuhan ve Sercan olmuştu. 4 yarışmacının da belli olmasının ardından düello eşleşmeleri de netlik kazandı.

PERFORMANS EŞLEŞMESİ BELLİ OLDU
Adayların belli olmasının ardından Acun Ilıcalı performansa göre düello eşleşmelerini açıkladı. Ilıcalı, düelloda eşleşmenin Yunus Emre-Sercan, Furkan-Batuhan olduğunu açıkladı.

SURVİVOR DOKUNULMAZLIK OYUNUNU KİM KAZANDI?
Survivor 2024 All Star’da kırmızı ve mavi takım dün gece haftanın 4. ve son dokunulmazlık mücadelesinde karşılaştı. Kazanan takımın ödülü de elde edeceği dokunulmazlık oyununda ilk önce avantaj heyecanı yaşandı. 8 olanın kazanacağı avantaj mücadelesinin finalinde parkura Özgür ve Batuhan çıktı. Heyecan dolu karşılaşmada, Özgür’ün sayısı ile avantajı kırmızı takım 8-2 kazandı.

Dokunulmazlık karşılaşmasının ikinci etabında ise bu kez takımlar bayrak yarışında karşı karşıya geldi. 12 olanın dokunulmazlığın sahibi olacağı oyunun final etabında parkura Seda ve Nefise çıktı. Son sayıyı Nefise’nin almasıyla kırmızı takım bayrak yarışını 12-3 kazandı. Böylece kırmızı takım dokunulmazlığı ve ödülü elde etti.

ACUN ILICALI YENİ KURALLARI AÇIKLADI
Öte yandan dün gece ada konseyinde Acun Ilıcalı Survivor’daki kural değişikliklerini açıkladı. “Artık yeni bir döneme giriyoruz.” diyen Ilıcalı, sistemde yenilik yapılacağını söyledi. Ilıcalı şunları söyledi;

“Survivor’da bundan sonra kadın erkek karışık aday olabileceksiniz. Artık düellolarda erkek ve kadın olma zorunluluğunuz yok. İkinci büyük haberimiz de takımlar haftalık kaptanlık sistemine geçiyor. Üçüncü haberim de Survivor’da haftalar artık 4 gün… Çünkü hızlandırılmış elemeler bu hafta itibariyle başlıyor. Sistemin son detayını da söyleyeceğim. Sistem şöyle olacak; artık 3 dokunulmazlık oynayacaksınız ve 4 aday çıkaracaksınız.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI
Survivor All Star 2024'e hangi yarışmacı veda edecek? Survivor All Star 2024 yeni bölümüyle bu akşam 20.00'de TV8'de. #SurvivorAllStar2024 #SurvivorTürkiye #Survivor #SurvivorAllStar pic.twitter.com/uNj9rI5Ifd
— Survivor Türkiye (@survivorturkiye) May 7, 2024
Artık son bir kez anne olan ünlü şarkıcı zaman zaman bebek yüzünden uykusuz kaldığını söylese de sosyal medya hesabı üzerinden evinden manzaralar sunmaktan da geri kalmıyor.
Bir bakalım kim bu ünlü çift ve çok çocuklu evlerinde neler yaşanıyor.

KOCASINI ÇAMAŞIR KATLARKEN GÖRÜNTÜLEDİ
Bebek maceralarıyla kamuoyunun gündemini epeydir meşgul eden bu ünlü çift; şarkıcı Jessie James Decker ile emekli Amerikan futbolu yıldızı kocası Eric Decker.
Ünlü çift, Jessie James’in artık bu işe bir son verilmesini istediğini söylemesine rağmen geçen şubat ayında dördüncü bebeklerini kucaklarına almıştı.
Jessie James Decker Instagram sayfasından kocasının üstsüz bir şekilde çamaşır katlarken çekilen bir videosunu paylaştı. Şarkıcının bu paylaşımına da Marvin Gaye’in Get’s Get In On adlı parçası eşlik etti.
ESKİ HALİNE DÖNMEYE ÇALIŞIYOR
Jessie James Decken geçen hafta sonu da dördüncü kez doğum yaptıktan sonra değişen fiziksel görünümüne ilişkin bir paylaşım yapmış ve bu paylaşım da çok konuşulmuştu.
Kocası Eric Decker ile evliliğinden sürpriz bir şekilde hamile kalıp dördüncü bebeğini de dünyaya getiren Decker, şimdi yeni hayatına alışmaya ve bedenini eski haline getirmeye uğraşıyor.
Bu uğurda yaptıklarını da kendisiyle ilgili her gelişmeyi ayrıntısıyla paylaştığı sosyal medya hesabından yapıyor Jessie James Decker. Samimiyetinin son örneklerinden birini de yeni Instagram paylaşımıyla sergiledi.
Şarkıcılıktan sonra plaj giyimi koleksiyonu hazırlayarak yeni bir alana da adım atan Decker kendi imzasını taşıyan bikiniyle çekilen iki tane fotoğrafını paylaştı.
Ardından da doğum sonrası eski fiziksel görünümüne kavuşmak için verdiği mücadeleyi anlattı. Kendisi gibi doğumdan sonra bedeniyle yeniden barışmaya çalışan hemcinslerine seslendi.

GEÇEN YILA GÖRE 13 KİLO FAZLAM VAR
Jessie James Decker aslında bu pozlarını paylaşmak istemediğini anlattı. Bunun nedenini de şöyle açıkladı: “Geçen yıla oranla 13 kilo fazlam var. Biliyorum üç ay önce bir bebek dünyaya getirdim. Ama yine de neden benim bedenimin diğerlerinden daha fazla bu kiloları tuttuğunu merak ediyorum” diye yazdı.
Decker, takipçilerine özellikle de kendisi gibi doğum kilolarıyla mücadele eden kadınlara “Kendinize karşı nazik olun” diye seslendi.
Sonra da satırlarını şöyle sürdürdü: ” Dokuz ay karnımızda bir insan büyütüyoruz. Ardından da iyileşmeye başlıyoruz. Eğer benim gibi çocuk emziriyorsanız bedeninizin süt üretmeyi sürdürmesi için kiloya tutunması gerekebilir. O zaman kendinizi rahat bırakın.”

ŞUBAT AYINDA DÖRDÜNCÜ BEBEĞİNİ DÜNYAYA GETİRDİ
Jessie James Decker geçtiğimiz şubat ayında dördüncü bebeklerinin dünyaya geldiğini duyurmuştu. Ünlü şarkıcı ve eşi emekli sporcu Eric Decker’in dünyaya gelen dördüncü bebekleriyle birlikte çocuk defteri de kapandı.
Yine sosyal medyadan anlattığına göre Jessie James Decker, üçüncü doğumun ardından artık yeni bir bebek istemediğini söylüyordu.
Bunun için de kocası Eric Decker’in kısırlaştırma operasyonuz geçirmesini istiyordu. Fakat o Eric Decker’ı ikna edinceye kadar dördüncü kez hamile kaldı.
Çiftin en küçük oğlu bu yılın şubat ayında dünyaya gözlerini açtı. Eric ve Jessie James Decker minik bebeğin dünyaya gelişini de bir sosyal medya paylaşımıyla duyurdu.
Yine de Jessie James artık doğurmamakta kararlı olduğunu gösterince kocası da onu kırmadı ve operasyonu geçirdi.
Jessie James Decker, bundan böyle yeni bir bebek dünyaya getirmeyeceği konusunda sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.
Böylece dördüncü bebekten sonra Jessie James Decker’ın isteği gerçekleşmiş oldu.

BEBEK DEFTERİ KAPANDI
Zaten Jessie James de dördüncü bebeğini dünyaya getirdikten sonra verdiği bir röportajda yaptığı artık bir kez daha anne olmak istemediğini açık bir şekilde ifade etmişti.
O röportajında Denver adını verdikleri dördüncü bebeği dünyaya getirdikten sonra öncekilerden daha uzun bir doğum iznine ayrılacağını belirtti Jessie James.
Bu konuda “Yeni doğmuş bir bebeğim var. Ayrıca toplamda dört çocuk annesiyim. Tam olarak hazır hissetmeden önce işe dönmek için acele etmek istemiyorum” diye konuştu.
Fox Digital’e dört çocuklu hayatı ve gelecek planlarıyla ilgili konuşan Jessie James Decker, bir çocuk daha istemediğini de tekrarladı:”Bu benim son bebeğim. Bu yüzden onunla geçirdiğim zamanların keyfini çıkarmak istiyorum. Bana her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan aileme de vakit ayırmak istiyorum. Benim için aile her şeyden önce gelir.”

GECE UYKUSU YOK!
Jessie James Decker, yeni bebeğini dünyaya getirdikten sonra kendisini en çok zorlayan ayrıntının geceleri uykusuz kalmak olduğunu ekledi. “Şu anda uzun süre uyuyamıyorum. Bebeğimi emziriyorum, bu yüzden de bütün gece uyanık kalıyorum. Bu benim için zor çünkü ben uykuyu severim” dedi Decker.
Sabahın erken saatlerinde uyanan kocası Eric Decker’ın minik Denver’ın bakımını üstlendiğini sonra da kendisinin birkaç saat kesintisiz uyuduğunu sözlerine ekledi.
Jessie James Decker, diğer üç çocuğunun minik Denver’ın bakımı konusunda kendisine yardımcı olduklarını söyledi.
Yeri gelmişken çiftin 9 yaşında Vivianne, 8 yaşında Eric Jd ve 5 yaşında Forrest adında büyük çocukları olduğunu da e
]]>Çok güzeldi güzel olmasına ama onun en çarpıcı yanı gözleriydi. Nadir bulunan bu göz rengi nedeniyle sinemanın efsane yıldızı Elizabeth Taylor’a benzetildi.
Bir başka deyişle tıpkı Taylor gibi menekşe rengi gözleriyle ışıl ışıl bakıyordu dünyaya.
Zaten katıldığı yarışmadan da birincilik tacını giyerek ayrıldı. O artık adını Türkiye’nin en güzel kızları arasına yazdırmıştı.

Türkiye’nin taçlı güzeli, menekşe rengi gözleri nedeniyle Hollywood’un efsane yıldızı Elizabeth Taylor’a benzetiliyordu.
Kısa bir sinema ve müzik deneyiminin ardından evlendi ve kayıplara karıştı. Bu arada başından acı bir olay da geçti ve bunun sonucunda kendini çocuklarına adadı.
Her ne kadar sinema ve müzik dünyasına yıldırım hızıyla girip bir anda önemli bir çıkış yakalamış olsa da uzun süredir sessiz ve sakin, spot ışıklarının uzağında bir hayat sürüyor.
Biz de Türkiye’nin “menekşe gözlü” bu güzellik kraliçesini bir hatırlayalım istedik.

TÜRKİYE’NİN MENEKŞE GÖZLÜ GÜZELİ
O dönemi yaşayanlar kimden söz ettiğimizi hemen anladı zaten. Zaten göz rengi bu konudaki en büyük ipucu: Meltem Doğanay….
1986 yılında Türkiye’nin en güzel kızı seçilen, kısa bir sinema deneyimi yaşayan, hatta gözlerine adanmış bir albüm çıkaran ama sonra kayıplara karışan Meltem Doğanay.
1970 yılında Kütahya’da dünyaya gözlerini açtı Doğanay. Aslında bambaşka bir mesleğe sahip olabilecekken katıldığı 1986 Türkiye Güzeli yarışması onun yönünü değiştirdi.
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Bu arada batı müziği ve klasik Türk müziği eğitimi de aldı.

BİR SİNEMA FİLMİ VE BİR ALBÜM
Doğanay, Türkiye Gazeli seçildikten sonra kısa bir sinema deneyimi yaşadı. Yönetmenliğini Ümit Elçi’nin üstlendiği 1991 tarihli Mem u Zin adlı filmde kamera karşısına geçti. Yine aynı yıl Bir Kadın Düşmanı adlı yapımda kamera karşısına geçti.
Bir süre köşe yazarlığı yaptı. Doğanay 1987 yılında katıldığı Asya Pasifik Güzeli yarışmasında da birinci oldu.
Meltem Doğanay, Meneşke Gözler adlı bir albüm de çıkardı. Fakat bu şekilde hızlı başlayan kariyeri aynı hızla ilerlemedi. Sonradan evlendiği Turan Yüceer ile sakin bir hayat kurdu kendine.

KOCASINI ERKEN KAYBETTİ
Bu arada üç tane çocuk sahibi oldu. Ama mutluluğu çok da uzun sürmedi. Kocasını yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kaybetti.
İşte ondan sonra da kendini bu evlilikten dünyaya gelen üç tane çocuğunu büyütmeye adadı.

‘GÜZELLİK ÇOK ÖNEMLİ DEĞİL’
Bundan birkaç yıl önce tatil yaptığı Akçakoca’da gazetecilere konuşan Doğanay, her ne kadar güzelliği ve menekşe gözleri sayesinde hayatı değişmiş olsa da “Benim için fiziki güzellik önemli değil. Bunun dışındaki değerler güzellikten daha üstün” diye konuştu.
Röportajı verdiği 2018 yılında biraz fazla kilosu olduğunu belirten Doğanay “Eşimi kaybettim: Onun getirdiği depresyon nedeniyle biraz kilo aldım” diyerek kendisi için dünyadaki en önemli şeyin çocukları olduğunu söylemişti.
Güzellik kraliçesi seçilerek renkli dünyaya hızlı bir giriş yapan Meltem Doğanay, kendine bambaşka bir yol çizdi. Türkiye’nin taçlı güzeli, erkek kardeşi Bora ile birlikte bir restoran işletiyor.

HALLE BERRY AĞLADI, O TESELLİ ETTİ
Bu arada Meltem Doğanay ile ilgili başka bir çarpıcı ayrıntı daha var.
Doğanay, 1986 yılında Dünya Güzeli yarışmasında Türkiye’yi temsil etti. O yarışmada rakiplerinden biri de sonradan ünlü bir sinema yıldızı olan Halle Berry idi.
Monster’s Ball adlı filmle kazandığı Oscar sayesinde adını dünya çapında duyuran Berry o yarışmada ABD’yi temsil etmişti.
Meltem Doğanay o yarışmada dereceye giremeyen Berry’nin çok ağladığını belirtip “Yarışma sayesinde çok ağladı. Onu ben teselli ettim” diye konuşmuştu.

ADI GİBİ BİR MELTEM MİSALİ ESİP GEÇTİ
Bir başka deyişle Türkiye’nin magazin dünyasından kelimenin tam anlamıyla adı gibi bir meltem misali esip geçti Doğanay.
Evladının çocuğu, yani canının canı bir anda insanın tüm dünyası olur. Üstelik insan ünlü de olsa sıradan da bu durum değişmiyor.
Tıpkı asırlardır “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” diye tanımlanan Britanya’nın kralına olduğu gibi.

CHARLES’IN İKİ OĞLUNDAN BEŞ TANE TORUNU BULUNUYOR
Artık herkesin ezbere bildiği gibi Kral 3. Charles’ın iki tane oğlu ve iki oğlundan da toplamda beş tane torunu bulunuyor.
Prens William ile Kate Middleton’ın üç tane çocuğu var. Aralarının pek iyi olmadığı küçük oğlu Prens Harry ile karısı Meghan Markle’ın da iki tane çocuğu var.
Kral Charles, büyük oğlu ve ailesi hep yanında olduğu için onun üç çocuğunu sık sık görebiliyor. Zaten en büyük torunu George gelecekte ülkenin kralı olacağı için de onun eğitimiyle yakından ilgilenmesi gerek.
Ama aynı durum Prens Harry ile çocukları için geçerli değil. Onlar artık ABD’de yaşıyorlar. Yani aralarında kocaman bir okyanus ve belki ondan da daha derin bir dizi anlaşmazlık var.
İşte bu durum da ileri sürülenlere göre Charles’ı kimi zaman zorluyor.

OĞLUYLA KÜS AMA O DA TORUNLARINI KENDİNCE SEVİYOR
Her ne kadar kanser olduğunu açıkladıktan sonra oğlu Harry soluğu koşup yanında almış olsa da Kral Charles ona görüşmek için fazla zaman ayıramasa da o da çocuklarını ve torunlarını kendince seviyor.
İngiliz kraliyet ailesinden gelen son haberlere göre Kral Charles, oğlu Harry ile Meghan Markle’dan dünyaya gelen torunu Archie’nin doğum günü için ona hediye göndermek istedi.
Ama iddialara göre bunun için gelini Meghan Markle’ın onayını almak zorunda kaldı.
Gelin bu iddialara şöyle bir bakalım…
Bir süredir kanserle boğuşan 75 yaşındaki Kral Charles, Archie’nin yeni yaşı için ona bir kart ve hediye göndermek istedi.
Kraliyet uzmanı Tom Quinn’e bakılırsa Kral, torunu Archie’ye kendi çizdiği yağlı boya tablolardan birini hediye etmek istedi. Bir de yanında bir kart göndermeyi arzu etti.
Quinn’in Mirror gazetesine yaptığı açıklamaya göre gelini Meghan pahalı hediye sevmediği için kral böyle bir tercihte bulundu.

İDDİAYA GÖRE GELİNİNİ KIZDIRMAK İSTEMEDİ
Fakat yine Tom Quinn’in ileri sürdüğüne göre Charles, her ne kadar araları iyi olmasa da oğlu Harry ile gelini Meghan’ı göndereceği doğum günü hediyesiyle kızdırmak istemedi.
Quinn bu konuda “Kral Charles ve ekibi gönderecekleri hediyenin Harry ve Meghan tarafından yanlış anlaşılabileceğini düşünüyor ve bundan endişe ediyor” diye konuştu.
İngiliz kraliyet ailesine yakın bir kaynak Charles’ın geçmişte büyük torunu George’a doğum gününde el yapımı oymalı bir salıncak aldığını belirtti.
Fakat Harry’nin böyle bir hediyenin Archie için uygun olmayacağını söylediğini de sözlerine ekledi.
İşte bu örnekten yola çıkan Kral Charles ve ekibi de gönderilecek hediyenin Harry ile Meghan’ın hoşuna gitmeyebileceğinden endişe duyuyor ileri sürülenlere göre.

GELİNİYLE KONUŞMAK ZORUNDA KALMASIN DİYE
Yine kraliyet uzmanı Tom Quinn’in iddiasına göre Kral Charles, doğum günü için torunu Archie ile görüntülü bir konuşma yerine sesli bir telefon görüşmesi tercih ettiğini söyledi.
Quinn’in bu konudaki sözleri şöyle: “Aslında Charles’a Archie ile görüntülü bir konuşma yapması önerildi. Fakat yardımcıları bunun iyi bir fikir olmadığı konusunda ısrarcı davrandı.”
Onun sözlerine göre bu düşüncenin temelinde Charles’ın gelini Meghan ile konuşmak zorunda kalmaması yatıyor.
Eğer Kral, Archie’yi sesli bir görüşmeyle arayıp yeni yaşını kutlarsa oğlu Harry ile de bir iki kelime konuşur. Bu şekilde de gelini Meghan Markle ile konuşmak zorunda kalmaz.

6 MAYIS 2019’DA DÜNYAYA GELDİ
Bu arada gelen haberlere göre Harry ile Meghan, oğulları Archie’nin dğum gününü kendi evlerinde sade bir şekilde kutladı.
Öyle büyük ve gösterişli bir kutlama yapılmadı. Bunun yerine mutluluk aile içinde ve çok yakın dostlarla paylaşıldı.
Bunların başında da oyuncuların rol gereği meslektaşlarıyla yakınlaşmaları gereken sahnelerde yer almaları geliyor.
Romantik sahnelerde ya da cinsellik içeren filmlerde oynayan aktörler profesyonellik gereği karşılarındaki oyuncularla belli sınırları hiçbir zaman aşmıyorlar.

Emily Blunt’ın rol aldığı filmlerdeki erkek oyuncularla samimi sahnelerde yaşadıklarını anlattığı yayın epey ses getirdi
Zaten Hollywood’da çok sıkı tutulan kurallar gereği setlerde bu tür zorlayıcı sahneler çekilirken her zaman bir “samimiyet koordinatörü” bulunduruluyor.
SETTE ÖZEL GÖREVLİLER ÇALIŞIYOR
Samimiyet koordinatörleri tiyatro, film ve televizyon yapımında seks sahnelerine veya diğer mahrem sahnelere katılan aktörlerin ve aktrislerin refahını sağlayan ekibin bir üyesi olarak çalışıyorlar.
Şu sıralar Ryan Gosling’le başrolünü paylaştıkları The Fall Guy filmiyle gündemde olan yıldız oyuncu Emily Blunt bu konuyla ilgili yaptığı açıklamayla herkesi şaşkına çevirdi.

Şu sıralar Ryan Gosling’le başrolünü paylaştıkları The Fall Guy filmiyle gündemde olan Emily Blunt öpüşürken zorlandığı ismin Gosling olmadığını, çok iyi anlaştıklarını ve ailecek görüştüklerini söyledi
Geçtiğimiz gün The Howard Stern Show’a katılan ve sohbet esnasında “Kimyamın uyuşmadığı insanlar oldu. Onlarla çalışırken iyi vakit geçirmedim” diyerek başrolü paylaştığı kimi erkek oyuncularla samimi sahneler çekerken ne kadar zorlandığını itiraf etti.
YILDIZ OYUNCUDAN İTİRAF ÜSTÜNE İTİRAF GELDİ
Ünlü sunucu Howard Stern’in ısrarla bu aktörlerin kim olduğunu sorması üzerine sessiz kalan Emily Blunt “Bazen bu garip bir şey. Bazen gerçekten zahmetsiz bir uyum yakalayabilirsiniz, ama bu ekrana yansımaz. Biriyle doğal bir uyumunuz olduğunda bu sahneleri çekmek daha kolay oluyor” dedi.

Blunt ayrıca, bir rol arkadaşıyla kimyası uyuşmadığında onda sevdiği bir şeyler bulup ona konsantre olmaya çalıştığını “Güzel gülüyor olabilirler ya da insanlarla konuşma tarzlarını beğeniyorum. Kibarlar. Yani, rastgele bir şey de olabilir. O kişide sevdiğim bir şey bulup buna odaklanıyorum” diyerek anlattı.
“BAZI ROL ARKADAŞLARIMI ÖPMEK ZORUNDA KALINCA MİDEM BULANDI”
Güzel yıldız bunu çoğu zaman başarsa da kimi zaman sette yaşadığı bu yakınlaşmalar, özellikle de öpüşme sahnelerinde çok zorlandığını itiraf etti.

Emily Blunt ünlü oyuncu ve yönetmen John Krasinski ile evli, eşler A Quiet Place filminde birlikte başrol oynamıştı
Emily Blunt Howard Stern’in sorusu üzerine bazı rol arkadaşlarını öpmesi gereken sahnelerde midesinin bulandığını ve kusamamak için kendisini zor tuttuğunu ağzından kaçırıverdi.
Bu itiraf üzerine de gözler hemen Blunt’ın başrolü paylaştığı Hollywood’un yıldız oyuncularına çevrildi.

Güzel yıldız Tom Cruise’la da Yarının Sınırında filminde rol aldı
GÖZLER HEMEN BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI OYUNCULARA ÇEVRİLDİ
Blunt son yıllarda Jungle Cruise filminde Dwayne Johnson, A Quiet Place filminde eşi John Krasinski ve Oppenheimer filminde Cillian Murphy ile birlikte rol almıştı.

Emily Blunt ve Matt Damon 2011 yapımı Kader Ajanları filminde
Ryan Gosling’le birlikte rol aldığı yeni aksiyon-komedisi The Fall Guy’ın tanıtımı için Stern’ün programına katılan Blunt, 43 yaşındaki Barbie yıldızının kesinlikle birlikte çalışmaktan keyif aldığı bir aktör olduğunun altınız çizdi ve midesini bulandıran kişinin o olmadığı konusunda ısrarcı davrandı.

Emily Blunt ve Cillian Murphy Oppenheimer filminde karı kocayı canlandırmıştı
TEK KONUŞAN O OLMADI: BİR GÜNDE 10 AYRI KİŞİYLE ÖPÜŞMEK ZORUNDA KALIYORDUM
Emily Blunt rol arkadaşlarıyla öpüşmek istemediğini açıklayan tek aktris değil. Bu ayın başlarında Anne Hathaway, oyuncu ajanslarının seçmeler için kendisinden bir günde 10 kadar kişiyle öpüşmesini istediklerini açıklamıştı.
Oyuncular arasındaki uyumu önceden görmek ve çekimlere buna göre başlamak isteyen film şirketleri ve yapımcıların kendisini bu yüzden zorladıklarını söyleyen Anne Hathaway bunu iğrenç bulduğunu söylemişti.

Anne Hathaway de kariyerinin başlarında ekrandaki kimyalarını ölçebilmek için teste tabi tutulduğunu ve bir günde 10 farklı oyuncuyla öpüşmek zorunda kaldığını açıklamıştı
O yıllarda kariyerinin başlarında olduğunu ve sektörde de bu tür durumların normal karşılandığını söyleyen Anne Hathaway, kendisinin de rolleri kaybetmemek için bu durumdan heyecanlıymış gibi davranmaya çalıştığını ancak artık bu tür zorlamaların yapılmadığını söylemişit.
]]>Bir bakalım bu ünlü yıldız kim ve bu ilginç olay nasıl gerçekleşti.

ESKİ AŞKININ SIRRINI AÇIK ETTİ
Son dönemdeki çarpıcı açıklamalarıyla gündem yaratan bu yıldız Tori Spelling’in ta kendisi.
Kocası Dean McDermott ile yollarını ayıran ve beş çocuğuyla kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan 50 yaşındaki Spelling, eski sevgilisinin sırrını yine kendi hazırlayıp sunduğu podcast yayınında gözler önüne serdi.
Önce şöyle bir kısaca geçmişe dönelim. Hollywood’un ünlü yapımcılarından Aaron Spelling’in kızı olan Tori, tabii ki kariyerini soyadı üzerinden kurdu. Gençlik yıllarında da Beverly Hills 90210 adlı dizide kamera karşısına geçti. O sayede de ün kazandı.
Tori Spelling, işte o dizideki rol arkadaşlarından biri olan Jason Priestley ile kısa bir ilişki yaşadı. Yani birçok ünlü gibi bir set aşkına tutuldu.

ÖPÜŞÜRKEN ÖN DİŞİ KIRILDI
Sunduğu Misspelling adlı programda da Priestley ile yaşadığı kısa ömürlü aşkın bugüne kadar gizli kalmış bir sırrını açık etti. Böylece sosyal medya takipçilerinin kendisine yönelttiği fotoğraflarında neden gülmediği sorusuna yanıt vermiş oldu.
Spelling, 1990’ların ikinci yarısında yaz aşkı yaşadığı Priestley’in, öpüşürken ön dişini kırdığını itiraf etti.
Yıldız o dönemi şöyle anlattı: “Kanada’da Vancouver’da bir film çekiyordum. Jason da yine aynı şehirde bir TV şovunu yönetiyordu. Evet.. Eğlenceli bir yaz geçirdik.”
Sonra da o dönemde Jason Priestley ile bir asansörde öpüştüklerini söyledi Spelling. “O asansördeki öpüşme sırasında ön dişim kırıldı. Jason iyi ama agresif bir öpüşme tarzına sahipti” diye anlattı yaşadıklarını.
Spelling sözlerini sonra da şöyle sürdürdü: “Sanırım dişlerimiz o anda birbirine çarptı. Benim de kırılgan dişlerim vardı.”

BU YÜZDEN HALA İSTEDİĞİ KADAR GÜLEMİYOR
Başına gelen bu olaydan sonra diş doktoruna gidip kırılan dişine kaplama yaptırdığını anlattı Spelling.
Ama yine de söylediğine göre bu olay yüzünden özgüveni sarsıldı ve eskisi kadar rahatça gülememeye başladı. Bunu da şu sözlerle anlattı: “Eskiden harika dişlerim vardı. Artık gülümseyemiyorum.”
Tori Spelling’in söylediğine göre sosyal medya sayfasındaki takipçileri en çok onun paylaşımlarında gülmemesine dikkat ediyor. Hatta anlattığına göre ona “Neden gülmüyorsun?” diye soruyorlar. Sonunda kendi sunduğu programında neden gülmediğini de böylece anlatmış oldu Spelling.

AŞK BİTTİ, KISA SÜRE SONRA İKİSİ DE BAŞKALARIYLA EVLENDİ
Jason Priestley, Spelling ile yaşadığı bu kısa aşkın ardından bir süre sonra Ashlee Peterson ile evlendi.
Priestley’in bu ilk evliliği 2000 yılında sona erdi. Boşandıktan beş yıl sonra Naomi Lowde ile hayatını birleştirdi oyuncu.

Tori Spelling ise Charlie Shanian ile hayatını birleştirdi. Fakat sonra bir yapımda birlikte kamera karşısına geçtiği Dean McDermott ile iki yıl öncesine kadar mutlu giden bir evlilik yaptı. Fakat son yıllarda çiftin ilişkisi bozuldu ve ayrılık kararı aldılar.
]]>
Zaten bu sağlık sorunları ortaya çıkmadan önce de yıllardır ailenin içinde yaşanan kavgalar ve küslükler yüzünden manşetlerde hemen her gün kendilerine yer buldular…
KATE ORTALARDA YOK, KRAL GÖREVLERİNE GERİ DÖNDÜ
Kate Middleton kanser olduğunu açıkladığı duygu yüklü videodan sonra bir kez daha gözden kayboldu, evinde, tüm söylentilere kulak tıkayarak bir an önce iyileşmeye çalışıyor.

Kral Charles durumunun söylenenden daha kötü olduğu yönündeki iddialara aldırış etmeden kamu görevlerine geri döndü, güçlü ve sağlıklı bir görüntü vermeye çalışıyor.
Ailenin bu iki üyesi kanserle savaşırken de Kraliçe Camilla ve Prens William onların yokluğunun yarattığı boşluğu doldurmak için arı gibi çalışıyor…
Ailenin okyanus ötesinde yaşayan asi ve küskün gibi isimlerle anılan üyesi Prens Harry ise bu süreçte kaybettiği itibarını kazanma ve en yakın akrabalarıyla arası düzeltme peşinde.

Harry ve Kate bir zamanlar kraliyet ailesinin ayrılmaz ikilisiydi ve aralarında da çok sağlam bir dostluk vardı
HARRY’NİN TEK AMACI ARTIK AİLEYLE BARIŞMAK
Harry, kurucusu ve yüzü olduğu Invictus Oyunlarının 10. yıldönümü münasebetiyle düzenlenecek özel bir tören için haftaya İngiltere’ye gelecek.
Harry’nin tıpkı babasının kanser olduğunu öğrendiğindeki gibi İngiltere’ye gelince ailesiyle görüşmek istediği ve bunun için uğraştığı biliniyor. Sussex Dükü’nün ilk hedefi doğal olarak babası Charles’la görüşebilmek.

Harry şubat ayında haberi alır almaz hemen İngiltere’ye uçmuş ancak Kral Charles ile sadece 45 dakika görüşebildikten sonra ABD’ye geri dönmüştü.
KALBİNİ KIRDIĞI YENGESİNDEN AF DİLEMEK İSTİYOR AMA…
Harry’nin İngiltere ziyaretindeki bir amacının da kansere yakalanan yengesi Kate Middleton’la görülmek olduğu söyleniyor.
Meghan Markle’la evlendikten sonra tüm aileyle ama en başta da ağabeyi William ve yengesi Kate’le arası bozulan Harry’nin Kate kanser olduktan sonra büyük pişmanlık ve üzüntü yaşadığı iddia ediliyordu.

Çok yakın dost olan ve iyi anlaşan iklinin arası Meghan Markle aileye girdikten sonra bozuldu ve bir daha düzelmedi
Bir kraliyet uzmanı, Prenses Kate’in Prens Harry ile görüşmesi için en önemli şartın doğru zamanlama olduğunu söylüyor. Ingrid Seward, Mirror’a yaptığı açıklamada Kate’in kayınbiraderiyle görüşme talebini kabul etmesi için en tepeden bir mesaj gelmesi gerekebileceğini söyledi.
BUNU BAŞARABİLECEK TEK KİŞİ CHARLES!
Yani daha açık şekilde yazarsak çocukları arasındaki bu bitmez kavgadan yılan ve küslükleri bitirmeyi çok arzulayan Kral Charles’ın bu görüşme için devreye girmesi gerekiyor…

Gelinine çok düşkün olduğu bilinen Charles’ın bu konuda devreye girip her şeyi çözebilecek tek isim olduğu söyleniyor
Seward “Kral isterse Kate bunu yapacaktır ama Charles hassas ve anlayışlı bir ruha sahip olduğu için çok sevdiği gelininden böyle bir iyilik istemesi pek olası değil. Doğru zaman olmalı ve şu anda doğru zaman değil.”
WILLIAM GÖRÜŞMEZ AMA HARRY VE KATE’İN ARASINA DA GİRMEZ
Ingrid Seward Prens William’ın Harry ile görüşmek istemesinin “pek olası olmadığını” da sözlerine ekledi. “William’ın yeterince derdi var ve strese ihtiyacı yok diyen kraliyet uzmanı “Ancak bir zamanlar çok yakın oldukları için Harry’nin kanser teşhisinden sonra Kate’i görmek istemesini anlayışla karşılayacaktır” diye de ekledi.

Kate Mddleton’ın bu barışmaya sıcak bakıp bakmadığı ise bilinmiyor. Bir yandan kanserle savaşan güzel prensesin böyle bir yüzleşmeyi bu kritik zamanda reddetmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.
BİR ZAMANLAR ARALARINDAN SU SIZMAZDI
Aslında geçmişte aralarından su sızmayan bir ikili oldukları için Harry ve Kate’in barışması belki de sanıldığından daha kolay gerçekleşecek bir hayal de olabilir yorumları yapılıyor…

Kate Middleton hem Meghan hem de Harry’den hakkında söyledikleri için özür bekliyor ancak ilk adımın Harry’den gelmesi elzem
Kate Middleton 2011’de William’la evlenip aileye girdiğinden hatta William’la evlenmesi kesinleştiğinden beri Prens Harry ve Kate’in arası hep çok iyi olmuştu.
Yaşları da birbirine yakın olan bu iki isim William konumu gereği çok daha ciddi gözükmek ve kraliyet görevlerine koşturmak zorunda kaldıkça aralarında sıkı bir bağ oluştu.
AYRILMAZ ÜÇLÜ İÇİN HER ŞEY 2018’DE DEĞİŞTİ
Ayrılmaz bir üçlü haline gelen William, Harry ve Kate’in 2018 yılına kadar çekilmiş sayısız gülen, eğlenen, derin sohbetlere dalmış haldeki fotoğrafları da bunun en büyük kanıtı.

Meghan Markle ve Kate Middleton arasında yaşanan annlaşmazlık büyük bir krize evrildi ve kraliyeti bir türlü aşılamayan küslüklerle baş başa bıraktı
2018’den sonra resme Meghan Markle’ın girmesi bu arkadaşlığın sona erip ayrılmaz üçlünün birbirine sırt çevirmesinin en büyük sebebi oldu… Harry önce karısını alıp ABD’ye gitti sonra da ailesi hakkında akla hayale gelmez iddialarıyla ortalığı toz duman etti.
Harry’nin gerek verdiği röportajlarda gerekse anı kitabı Spare’de (Yedek) ağabeyi William ve yengesi Kate için ortaya attığı iddialar gerçekten de yenilir yutulur cinsten değil.

William ne olursa olsun kardeşiyle barışmaya yanaşmayacak gibi ancak Harry ve Kate’in aralarını düzeltmelerine müdahale etmeyeceği düşünülüyor
KATE İÇİN SÖYLEDİKLERİNDEN PİŞMAN
Prens ikisini de hem karısı Meghan Markle’a ırkçılık yapmak, düşmanca davranmakla hem de haklarında asılsız haberleri basına sızdırmakla suçlamıştı.
William’ın kardeşine karşı dinmeyen öfkesinin en büyük sebebinin karısı Kate’e yönelik bu iddialar olduğu yıllardır konuşuluyor. Kate Middleton da bu olup bitenlerden çok yara aldı ancak konumu gereği ağzını açıp tek bir kelime bile söyleyemedi.

HER ŞEY SANKİ BİR MUCİZE BAĞLI GİBİ
Harry’nin bir zamanlar çok sevdiği yengesi Kate için sarf ettiği sözlerden kanser teşhisi açıklandığından beri çok pişman olduğu ve en büyük hayalinin de kendisini affettirmek olduğu söyleniyor.
Bakalım Kral Charles hem bir kral hem de kalbi kırık bir baba olarak devreye girip bu bitmeyen küslüğü sonlandırabilecek mi… Bu zaman gösterecek.
]]>Ülkesinin tahtına oturmaya hazırlanan yakışıklı prens, sıradan bir genç kızla tanışıyor. Aralarında aşk doğuyor ve ikili evleniyor.
Günü gelince yani yakışıklı prens tahta çıkınca da kral ve kraliçe oluyorlar. Oluyorlar da masallardaki gibi mutlu mu yaşıyorlar orası bilinmez.
İşte bunun en çarpıcı örneklerinden biri yaşanıyor bir süredir dünya sahnesinde. Önce kısaca bir hatırlayalım neler olduğunu.

DEDİKODULAR ARŞA ÇIKTI
Aslında daha uzun süre tahtında oturmayı planladığı bilinen Danimarka Kraliçesi 2. Margrethe ani bir kararla tahtını, oğlu Frederik’e bıraktı.
Tahtı babasından devraldığı için yani evlilik yoluyla değil kan bağıyla o unvana sahip olduğu için “gerçek kraliçe” olarak adlandırılan Margrethe’nin 2023’ün bitiminde açıkladığı bu karar herkesi şaşırttı ilk anda.
Her ne kadar son yıllarda sağlığı giderek bozulsa da Margrethe’nin tahtını bırakmak için acele etmeyeceği düşünülüyordu.
Ama o kimsenin beklemediği bir anda tahtını oğlu Frederik ile gelini Mary’ye bıraktı. Sonra da kendi köşesine çekildi.
Bunun nedenleri de uzun uzun konuşuldu. Öne çıkan neden ise Kraliçe’nin uslu durmayan oğlu Frederik’in durulup oturmasını sağlamak, daha da önemlisi yuvasını kurtarmasına destek olmaktı.

ÇAPKIN OĞLUNUN YUVASI KURTULSUN DİYE TAHTINI FEDA ETTİ
Çünkü zaten çapkınlık konusunda gençliğinden bu yana “sabıkalı” olan Frederik’in adı son aylarda İspanya’da yaşayan Meksikalı sosyetik Genoveva Casanova ile kaçamak yaptığı dedikodularının arşa çıkmıştı.
Hatta bütün bunlar söylenti düzeyini geçmiş çoktan fotoğraflarla kanıtlanmıştı bile. Bu durum da ülkede büyük olay oldu.
Hatta Danimarka kraliyet ailesinin itibarı bile sarsıldı. Üstelik Margrethe’nin vazgeçemeyeceği bir gerçek vardı.
Her ne kadar Avustralyalı olsa da oğlu Frederik’in karısı yani gelini Mary, Danimarka halkının sevgisini çoktan kazanmış hatta bu konuda asilzade oğlunu bile geride bırakmıştı.
İşte bu yüzden tahtını oğluna bıraktı, onu kral ilan etti. Tabii ki gelini Mary de kraliçe oldu. Üstelik taç giyme töreninden sonra öyle görüntüler ortaya çıktı ki Mary yine kocasını gölgede bıraktı. Sanki bu iş için dünyaya gelmiş, yani kraliçe olmak için doğmuş gibiydi.
Herkes kocası Frederik’in Meksikalı sosyetik Casanova ile fotoğraflarının magazin basınında manşetleri süslemesinden sonra Mary’nin ne yapacağını merak ederken onun bir şey yapmasına çok da gerek kalmadı.
Ki o dönemde Mary’nin ayrılmak istediği, eğer bu gerçekleşirse neler olabileceği de uzun uzun konuşuldu.

GEMİYLE RESMİ ZİYARETE GİTTİLER
Ama sonuç öyle olmadı. Frederik ile Mary, halkın karşısında dört çocuklarıyla birlikte mutluluk tablosu sergilemeye başladılar.
Hatta Danimarka Kralı ve Danimarka Kraliçesi olarak ilk resmi gezilerine de çıktılar bile. Danimarka kraliyet donanmasına ait bir gemiyle komşu ülke İsveç’e gitti Frederik ile Mary.
Onurlarına görkemli bir karşılama töreni gerçekleşti. Dün gece de birçok kraliyet uzmanı tarafından “yılın yemeği” olarak adlandırılan bir buluşma gerçekleşti.
İsveç Kralı Carl Gustaf XVI ile karısı Kraliçe Silvia’nın ev sahipliği yaptığı yemeğin onur konukları tabii ki Danimarka’nın yeni kralı Frederik ile kraliçesi Mary oldu.
Ülkesinin yeni kraliçesi olan 51 yaşındaki Mary, tacı, takıları ve kıyafetiyle bir yıldız gibi parladı.
Bu gösterişli görüntüler de akıllara Mary’nin bütün bunlar için kocasının dünya tarafından öğrenilen ihanetini bağışladığı yorumlarını bir kez daha alevlendirdi.
Aslında hiçbir kraliyet ailesiyle bağlantısı olmayan Avustralyalı Mary Donaldson ile Prens Frederik, Sidney Olimpiyatları sırasında tanıştı.
Aralarında doğan aşk bir süre uzun mesafeli olarak sürdü. Sonunda Mary, Danimarka’ya taşındı; ülkenin dilini öğrendi ve çift evlendi.

BELLİ Kİ İHANETİ ÇOKTAN AFFETTİ
Mary’nin evlenmesinden sonra ortada dolaşan söylentilere göre gençlik yıllarında yakın arkadaşlarına “Ben günün birinde mutlaka bir prens ile evleneceğim” diyordu. Sonunda da amacına ulaştı.
Eğer kocasının ihanetini affetmeseydi de büyük olasılıkla hayatta bugün sahip olduğu konumu elde edemeyecekti.
Bu arada aldatma demişken.. Dün gece Stockholm’deki yemeğe katılan ve ihanetle gündeme gelen tek çift Mary ile Frederik değildi.
Yemeğin ev sahibi İsveç Kralı Carl Gustaf’ın da gçmişte karısını defalarca aldatıtğı dedikodu kulislerinde nhiç güdemkden düşmüyor.
Ama belki onlar artık belli bir yaşın üzerinde oldukları için bu konuda ilk sıralarda yer almadılar.

ONLAR DA İHANET SÖYLENTİLERİYLE GÜNDEME GELDİ
Onların yerine İsveç’in veliaht prensesi Victoria ile kocası Prens Daniel ön plana çıktı. Geçen yıl ortalığı birbirine katan söylentilere göre sıradan bir aileden gelen, eskiden Victoria’nın spor hocasıyken sonradan onunla evlenen Daniel de karısını aldatmıştı.
Söylentiler öylesine yükselmişti ki sonunda Daniel basına “Bu söylentilere inananların aklı başında değildir” demişti. Bir süre boyunca karısıyla birlikte etkinliklerde yer almayan Daniel sonra yeniden ortaya çıktı.
Son dönemde ihanet iddialarıyla gündeme gelen bu iki çifte dair dikkat çeken başka bir ayrıntı daha var.
Her iki çift de söylentilerin yayılmasından bir süre sonra kamuoyu karşısına çıktıklarında birbirlerine karşı eskisinden daha samimi davranmaya ve mutluluk tablosu sergilemeye başladı.

Avustralyalı Mary Donaldson ile Prens Frederik 2004 yılında evlendi. Çiftin dört tane çocuğu bulunuyor.
]]>Anne ya da babadan biri artık hayatta değilse ya da sağlığı o törene katılmasına izin vermeyecek kadar kötüyse? İşte o zaman bütün o mutluluğu eksik kalır… Yüzü gülse de insanın içinde bir yerlerde gözyaşları durmadan akar gider.

ALZHEİMER OLAN ANNESİ DÜĞÜNE KATILAMADI
Tıpkı ünlü oyuncuya olduğu gibi… Rol aldığı diziyle ün kazanan ünlü oyuncu geçtiğimiz hafta hayatını bir süredir birlikte olduğu nişanlısıyla birleştirdi.
Düğünü gerçekten göz alıcıydı ve o da gelinliği içinde çok güzel görünüyordu. Ama bir eksik vardı. Annesi çok hastaydı ve düğününe katılamamıştı.
Ünlü yıldız bunun üzerine annesi de kendisini sevdiğiyle evlenirken görsün diye düğününü bir de onun gözü önünde tekrarladı. İşte o anlarda da anne- kız birbirlerine sarıldılar ve gözyaşları kelimenin tam anlamıyla sel oldu gitti.
Bir bakalım kim bu ünlü ve neden düğününü bir de annesi için tekrarladı.

EVİNİN ARKA BAHÇESİNDE BİR DÜĞÜN DAHA YAPILDI
Bu ünlü rol aldığı Mad Men adlı diziyle tanınan 49 yaşındaki Christina Hendricks. Güzel oyuncu geçtiğimiz hafta George Bianchini ile New Orleans’ta düzenlenen bir düğünle evlendi.
Fakat Alzheimer’e yakalanan ve hastalığı ilerleyen annesi bu düğüne katılamadı. Bunun üzerine Christina Hendricks de o unutulmaz günü bir de annesi için onun evinin arka bahçesinde tekrarladı.
Hendricks, bu ikinci düğününde çekilen pozlarını Instagram sayfasından paylaştı.

‘SEVİNCİMİ PAYLAŞMAMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ’
Bunu neden yaptığını da uzun bir mesaj eşliğinde anlattı güzel oyuncu: “Annem Alzheimer ve New Orleans’taki düğünümüze gelemedi. Bu yüzden biz de düğünümüzü onun arka bahçesine getirdik” diye yazdı.
“Annem her zaman benim en iyi arkadaşımdı” diye yazan Christina Hendricks “Sevgimizi hayatımdaki en büyük destekçi ile paylaşmamam mümkün değildi” diyerek sürdürdü satırlarını.

Hendricks ile Bianchini’nin geçen ayki düğünü New Orleans’ta yapıldı. Çift, nikahtan sonra o kentte gelenek olduğu üzere sokaklarda şemsiyeli geçide katıldı.

Hendricks, gelinliğini giydiği ilk anda gözyaşlarını tutamamış… Bunun nedenini de “Çünkü çok güzeldi” diye anlattı ünlü oyuncu.

NEW ORLEANS’TA EVLENDİLER
Hendricks ile Bianchini, düğünlerini geçtiğimiz 20 Nisan’da yaptı. Güzel oyuncu mutlu günü için dantel ağırlıklı bir gelinlik giydi. Hendrick, düğün için seçtiği gelinliği giydiği ilk anda gözyaşlarını tutamadığını People dergisine verdiği röportajda anlattı.
Bunun nedenini de “Çünkü çok güzeldi” diye anlattı. 76 davetlinin katıldığı törenin ardından yeni evli çift, New Orleans’ta gelenek olduğu üzere caz müziği eşliğinde bir sokak geçidinde yer aldı.
Daha sonra da bir düğün yemeği verildi. Christina Hendricks ile George Bianchini’nin düğün eğlencesi sabahın ilk saatlerine kadar sürdü.

2020 YILINDAN BU YANA FLÖRT EDİYORLAR: Çift, 2018 yılında Good Girls adlı yapımın setinde tanıştı. Bundan iki yıl sonra da flört etmeye başladılar. 2023 yılının mart ayında da Christina Hendrick, sevgilisinden evlenme teklifi aldı.

İLK EVLİLİĞİ BOŞANMAYLA SONUÇLANDI: Bu arada bunun Hendricks’in ikinci evliliği olduğunu hatırlatalım. Güzel oyuncu, ilk evliliğini 2009 ile 2019 arasında Geoffrey Arend ile yaptı.
]]>
Durum öyle bir hale geldi ki belki de İngiliz kraliyet ailesi Charles’ın tahta çıkışının ilk yıl dönümünü daha gösterişli bir şekilde kutlayacağı sıralarda bambaşka sorunlarla uğraşıyor.
Öncelikle Kral 3. Charles, tahta oturdu ama uzun süredir beklediği bu dönemin keyfini bile yeterince çıkaramadı. Çünkü bu yılın ilk döneminde Kral’ın kansere yakalandığı açıklandı.
Bunun şoku atlatılmamıştı ki bu kez de oğlu ve ilk sıradaki veliahtı Prens William’ın karısı Galler Prensesi Kate Middleton’ın kanser olduğu açıklandı. Kısacası İngiliz kraliyet ailesi için açılan yeni sayfaya şu ana kadar çok da güzel anılar yazılmadı.

CHARLOTTE’UN VİDEOSU SOSYAL MEDYADA VİRAL OLDU
Bütün bunlar olurken aile belki de her zamankinden çok daha fazla ilgi odağı ve göz önünde.
Bu arada geçtiğimiz hafta ailenin üzerindeki kara bulutları biraz da olsa dağıtan iki mutlu olay da yaşandı.
Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate Middleton’ın ek küçük oğlu Louis altı yaşına girdi. Ondan bir hafta sonra da kızları Prenses Charlotte 9’uncu yaşını karşıladı.
Kardeşleri arasındaki baskın karakteri ile dikkat çeken Charlotte, yeni yaşını kutladıktan birkaç gün sonra bu kez sosyal medyanın gündemine oturdu.
Bunun nedeni de nasıl sızdığı net olarak anlaşılamayan bir videosu. Bu video sosyal medyada öylesine hızla yayıldı ki küçük Charlotte, ailesinin çok konuşulan diğer üyelerini bile geride bıraktı.

GÖRÜNTÜLER, KUZENİYLE OYNARKEN ÇEKİLDİ
Söz konusu videoda Prenses Charlotte, Charles’ın yeğeni Zara Tindall ile Mike Tindall’ın çocuklarından biri olan kuzeni Lena ile oynarken görülüyor.
Windsor’da çekildiği belirtilen bu video bir sosyal medya kullanıcısının eline geçti ve Tiktok’ta dolaşıma girdi.
Sonra da kısa sürede milyonlarca kişi tarafından paylaşıldı. Son dönemin moda deyişiyle Prenses Charlotte’un kuzeni Lena ile oynarken görüldüğü o video viral oldu. Zaten bu noktadan sonra da tartışmalar başladı.
İngiliz kraliyet ailesiyle ilgili birçok gelişmeyi zaman geçirmeden paylaşan sosyal medya sayfaları video konusunda kendilerine oto sansür uyguladı.
İki küçük kızın oynarken çekilen videosunun aileye özel kalması gerektiğini düşünen bu Instagram sayfaları görüntüleri yayınlamadı.
Hatta tam tersine Charlotte ile Lena’yı oynarken gösteren videoyu yayınlamanın ailenin özel hayatına saygısızlık olduğunu savundular.
?

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Bu arada sosyal medyada sürüp giden tartışmalarda karşıt görüşü savunanlar da vardı. Bunlar da Charlotte ile kuzeni Lena Tindall’ın oynarken çekilen ve sosyal medyada viral olan videonun gayet sempatik olduğunu söyleyenler de oldu.
Ama genel kanı kim olursa olsun iki küçük çocuğun oynarken çekilen videoyu sosyal medyada yaymanın özel hayatın gizliliğini ihlal etmek olduğu yönündeydi.
Söz konusu videonun nasıl olup da sosyal medyaya yayıldığı da merak konusu oldu. Aynı zamanda görüntülerin kimin tarafından çekildiği de merak konusu. Çünkü bu iki ayrıntı net değil.

GÖRÜNTÜLERİ KİMİN ÇEKTİĞİ KONUSUNDA İDDİALAR VAR
Bir iddiaya göre Charlotte ile Lena’yı oynarken gösteren videoyu çeken kişi Kral 3. Charles’ın tek kız kardeşi Anne’in kızı Zara Tindall. Yani Lena’nın annesi.
Bir başka iddiaya göre de videoyu, Zara’nın erkek kardeşi Peter Phillips’in 14 yaşındaki kızı Savannah çekti. Bilmeden sosyal medyada paylaştı ve bu da ailenin bir hayranının eline geçti.
Bu arada söz konusu videonun iki yıl öncesine ait olduğu ve görüntülerde Prens Louis ile Prens George’un da yer aldığı konuşuluyor.
O da beğendiği videoyu sosyal medya hesabından paylaştı. Bunun sonucunda da Charlotte ile Lena’yı oynarken gösteren video viral oldu.
Bu arada söz konusu videoyu paylaşan bazı sosyal medya hesapları görüntüleri sonradan sayfalarından sildi.

GEÇEN HAFTA YENİ YAŞINA GİRDİ
Prenses Charlotte geçtiğimiz hafta 9’uncu doğum gününü kutladı. Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate Middleton resmi sosyal medya sayfalarında o özel günün şerefine küçük Prenses’in fotoğrafını paylaştı. Charlotte’un fotoğrafının annesi Kate Middleton tarafından çekildiğini de hatırlatalım.

Prens William ile halası Prenses Anne’in kızı Zara ve eşi Mike Tindall çok yakın görüşüyorlar. Araları iyi olan iki ailenin çocukları da birbirleriyle çok iyi geçiniyor ve yakın bir şekilde büyüyor.
]]>
Bunların başında da oyuncuların rol gereği meslektaşlarıyla yakınlaşmaları gereken sahnelerde yer almaları geliyor.
Romantik sahnelerde ya da cinsellik içeren filmlerde oynayan aktörler profesyonellik gereği karşılarındaki oyuncularla belli sınırları hiçbir zaman aşmıyorlar.

Emily Blunt’ın rol aldığı filmlerdeki erkek oyuncularla samimi sahnelerde yaşadıklarını anlattığı yayın epey ses getirdi
Zaten Hollywood’da çok sıkı tutulan kurallar gereği setlerde bu tür zorlayıcı sahneler çekilirken her zaman bir “samimiyet koordinatörü” bulunduruluyor.
SETTE ÖZEL GÖREVLİLER ÇALIŞIYOR
Samimiyet koordinatörleri tiyatro, film ve televizyon yapımında seks sahnelerine veya diğer mahrem sahnelere katılan aktörlerin ve aktrislerin refahını sağlayan ekibin bir üyesi olarak çalışıyorlar.
Şu sıralar Ryan Gosling’le başrolünü paylaştıkları The Fall Guy filmiyle gündemde olan yıldız oyuncu Emily Blunt bu konuyla ilgili yaptığı açıklamayla herkesi şaşkına çevirdi.

Şu sıralar Ryan Gosling’le başrolünü paylaştıkları The Fall Guy filmiyle gündemde olan Emily Blunt öpüşürken zorlandığı ismin Gosling olmadığını, çok iyi anlaştıklarını ve ailecek görüştüklerini söyledi
Geçtiğimiz gün The Howard Stern Show’a katılan ve sohbet esnasında “Kimyamın uyuşmadığı insanlar oldu. Onlarla çalışırken iyi vakit geçirmedim” diyerek başrolü paylaştığı kimi erkek oyuncularla samimi sahneler çekerken ne kadar zorlandığını itiraf etti.
YILDIZ OYUNCUDAN İTİRAF ÜSTÜNE İTİRAF GELDİ
Ünlü sunucu Howard Stern’in ısrarla bu aktörlerin kim olduğunu sorması üzerine sessiz kalan Emily Blunt “Bazen bu garip bir şey. Bazen gerçekten zahmetsiz bir uyum yakalayabilirsiniz, ama bu ekrana yansımaz. Biriyle doğal bir uyumunuz olduğunda bu sahneleri çekmek daha kolay oluyor” dedi.

Blunt ayrıca, bir rol arkadaşıyla kimyası uyuşmadığında onda sevdiği bir şeyler bulup ona konsantre olmaya çalıştığını “Güzel gülüyor olabilirler ya da insanlarla konuşma tarzlarını beğeniyorum. Kibarlar. Yani, rastgele bir şey de olabilir. O kişide sevdiğim bir şey bulup buna odaklanıyorum” diyerek anlattı.
“BAZI ROL ARKADAŞLARIMI ÖPMEK ZORUNDA KALINCA MİDEM BULANDI”
Güzel yıldız bunu çoğu zaman başarsa da kimi zaman sette yaşadığı bu yakınlaşmalar, özellikle de öpüşme sahnelerinde çok zorlandığını itiraf etti.

Emily Blunt ünlü oyuncu ve yönetmen John Krasinski ile evli, eşler A Quiet Place filminde birlikte başrol oynamıştı
Emily Blunt Howard Stern’in sorusu üzerine bazı rol arkadaşlarını öpmesi gereken sahnelerde midesinin bulandığını ve kusamamak için kendisini zor tuttuğunu ağzından kaçırıverdi.
Bu itiraf üzerine de gözler hemen Blunt’ın başrolü paylaştığı Hollywood’un yıldız oyuncularına çevrildi.

Güzel yıldız Tom Cruise’la da Yarının Sınırında filminde rol aldı
GÖZLER HEMEN BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI OYUNCULARA ÇEVRİLDİ
Blunt son yıllarda Jungle Cruise filminde Dwayne Johnson, A Quiet Place filminde eşi John Krasinski ve Oppenheimer filminde Cillian Murphy ile birlikte rol almıştı.

Emily Blunt ve Matt Damon 2011 yapımı Kader Ajanları filminde
Ryan Gosling’le birlikte rol aldığı yeni aksiyon-komedisi The Fall Guy’ın tanıtımı için Stern’ün programına katılan Blunt, 43 yaşındaki Barbie yıldızının kesinlikle birlikte çalışmaktan keyif aldığı bir aktör olduğunun altınız çizdi ve midesini bulandıran kişinin o olmadığı konusunda ısrarcı davrandı.

Emily Blunt ve Cillian Murphy Oppenheimer filminde karı kocayı canlandırmıştı
TEK KONUŞAN O OLMADI: BİR GÜNDE 10 AYRI KİŞİYLE ÖPÜŞMEK ZORUNDA KALIYORDUM
Emily Blunt rol arkadaşlarıyla öpüşmek istemediğini açıklayan tek aktris değil. Bu ayın başlarında Anne Hathaway, oyuncu ajanslarının seçmeler için kendisinden bir günde 10 kadar kişiyle öpüşmesini istediklerini açıklamıştı.
Oyuncular arasındaki uyumu önceden görmek ve çekimlere buna göre başlamak isteyen film şirketleri ve yapımcıların kendisini bu yüzden zorladıklarını söyleyen Anne Hathaway bunu iğrenç bulduğunu söylemişti.

Anne Hathaway de kariyerinin başlarında ekrandaki kimyalarını ölçebilmek için teste tabi tutulduğunu ve bir günde 10 farklı oyuncuyla öpüşmek zorunda kaldığını açıklamıştı
O yıllarda kariyerinin başlarında olduğunu ve sektörde de bu tür durumların normal karşılandığını söyleyen Anne Hathaway, kendisinin de rolleri kaybetmemek için bu durumdan heyecanlıymış gibi davranmaya çalıştığını ancak artık bu tür zorlamaların yapılmadığını söylemişit.
]]>Ancak çoğu zaman gerçekçi olmayan bu talep yüzünden çoğu ünlü isim kariyerleri boyunca kendilerini çok sıkı diyetlere sokup, zorlu egzersiz programlarını uygulamadan, rahat bir yaşam süremiyorlar.

Çok değil, bundan 3-4 sene önce Anne Winters sonderece sağlıklı görünen, etrafına ışık saçan genç ve gelecek vaat eden bir yıldızdı
Bu zayıflık “modası” ünlülerin hayranı genç kızları ve kadınları da etkileyerek sayısız insanın sağlığını bozacak derecede kilo verme çabası içine girmelerine de yol açıyor.
BİRKAÇ YIL ÖNCEKİ GÖRÜNTÜSÜYLE ŞİMDİKİ HALİ ÇOK FARKLI…
Her ne kadar son yıllarda beden olumlama akımının da etkisiyle bu baskılar azalmış olsa da bu baskıyı üzerinde hissedip sağlığını kaybedecek noktaya gelen ünlüler de yok değil.

Anne Winters son zamanlarda verdiği kilolarla ve aşırı zayıflamış haliyle dikkat çekiyordu
Buna son örneği de rol aldığı çok izlenen dizilerle tanınan ünlü oyuncu Anne Winters oldu. Instagram hesabından son halini paylaşan ünlü oyuncu yetersiz beslenme nedeniyle bir tedavi merkezine yattığını açıkladı.
29 yaşındaki oyuncu, geçtiğimiz gün takipçileriyle bir video paylaşarak durumunu düzeltebilmek için bir tedaviye başlamak zorunda kaldığını ilk kez açıkladı.

Ünlü oyuncu Instagram hesabından bir video paylaşıp aşırı zayıflamaktan bozulan sağlığı yüzünden bir kliniğe yattığını açıkladı
EN SONUNDA SAĞLIĞI BOZULUNCA BİR KLİNİĞE YATMAK ZORUNDA KALDI
Adı müzik sahnelerinin efsane ismi Cher’in hayatını anlatan biyografik filminde rol alabilecek oyuncular arasında sayılan Anne Winters sosyal medya hesabından takipçilerine seslenerek endişelenmemelerini, bozulan sağlığını düzeltmek için bir merkez bulduğunu yazdı.
Winters videolu paylaşımına hayranlarının ilgisine minnettar olduğunu ve hiçbir zaman sağlığını tehlikeye sokacak kadar zayıflamayı amaçlamadığını söyleyerek başladı….

Ünlü oyuncu hayranlarına “Birçoğunuzun Instagram’da benim için gerçekten endişelendiğinizi biliyorum ve ben de doktorumu ve bunun gibi şeyleri takip ediyorum çünkü bu hale gelmeye çalışmıyordum. Bu kadar zayıflamaya çalışmıyordum, bu kadar zayıf olmak da istemiyorum” diyerek seslendi.
BEDENİNE VERDİĞİ ZARARI FARK EDEMEDİ: BEN BU KADAR ZAYIF OLMAK İSTEMEMİŞTİM!
Anne Winters, sağlığını kaybedecek noktaya kadar zayıfladıktan sonra tedavi için bir merkez bulmakta zorlandığını da, bu tür kliniklerin sadece 26 yaş altı kişilere hizmet verdiğini keşfettiğini de söyledi.

Anne Winters ne kadar zayıfladığını fark etmediğini, sağlığı bozulana kadar durumun farkında olmadığını da itiraf etti
Ünlü oyuncu tedavisi boyunca daha sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeye kararlı olduğunu belirtti ve bedeniyle ilgili hislerinin ve görüntüsünün işinin önüne geçmemesi ve onu kötü bir noktaya taşımaması için çalışmaya söz verdi.
Anne Winters “Yetersiz beslenmenin kontrolü ele geçirdiğinde zihninizin sizi iyi olduğunuza ikna edebileceğini öğrendim… Vücudumun belki de hayatta kalmak için son şanslarını kullanması çılgıncaydı” diyerek içine düştüğü durumu fark edemediğini itiraf etti.

ARTIK KOCASININ MEMLEKETİNDE YAŞAYACAK
2014 yılında Instagram’dan mesajlaşarak tanıştığı ünlü İtalyan model Jeremy Parisi ile onun memleketine taşınmaya hazırlanan Kelly Brook heyecanını saklayamıyor.

Kelly Brook ve Jeremy Parisi düğünlerini de Parisi’nin ailesinin çiftliğinde yapmıştı
Londra’da satın aldığı ve uzun yıllar yenilemek için çok uğraştığı orta çağdan kalma saray yavrusu gibi evini 1 milyon 500 bin sterline satan Brook artık İtalya’da bir zeytinyağı çiftliğinde yaşamaya başlamak için gün sayıyor.
Kelly Brook Jeremy Parisi ile evliliğinin hayatını kolaylaştırdığını, İtalyanca öğrenmeye başladığını ve yeni hayatının doğanın içinde, sade ve huzur dolu olacak olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söylüyor.

Güzel yıldız İtalya’daki yeni hayatına giderek daha fazla ısınıyor ve doğayla iç içe bu hayattan fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaşıyor
Evlendikten sonra oyunculuğu da bıraktığını söyleyen, oynayacağı rollerin evli bir insan olarak onu “tuhaf” duruma düşürmesinden çekindiğini itiraf eden Kelly Brook yine de mesleğinden çok uzak kalamadı.
İngiltere’nin en çok izlenen kanallarında ITV için bir TV programı hazırlayan Kelly Brook bir reality şov olacak programda Kelly Brook çiftçilik yeteneklerini konuşturacak ve topladığı zeytinlerle zeytinyağı ürettiği çiftliğindeki yaşamından kesitler sunacak.

KÖYDE SADE BİR HAYAT
Londra’daki hayatlarından sonra İtalya’ya Jeremy Parisi’nin köyüne yerleşen Kelly Brook “Jeremy ve ben artık evli olduğumuz için hayatımızı çok sadeleştirdik” diyor. Ve evinin çok minimal olduğunu, eşinin de sadece spor yapabileceği bir alanla yetinerek mutlu olduğunu söylüyor.
Jeremy Parisi’nin İtalyan olduğu için sade ve basit ancak oldukça şık zevkleri olduğunu söyleyen Kelly Brook rüya gibi düğünün de Parisi’nin ailesinin çiftliğinde yapmıştı.

Kelly Brook oyunculuğu bırakmıştı ancak İtalya’da zeytin toplarken ve zeytinyağı yaparken başından geçenleri anlatacağı yeni bir televizyon programına hazırlanıyor
Kelly Brook yakışıklı İtalyan modelle 2014 yılında Instagram’da bir mesaj gönderdikten sonra ilişkiye başladı ve sekiz yıl sonra Temmuz 2022’de Parisi’nin ailesine ait Nota Pisani villasında evlendiler.
ZEYTİNYAĞI ÜRETİP PİZZA PİŞİRMEYİ ÖĞRENECEK
Televizyon programını anlatan Kelly Brook İtalya’da tadilat görmesi gereken küçük bir çiftlik evine yerleşecek olan ünlü oyuncu “Orası bir zeytinyağı çiftliği, dolayısıyla biz de işin içine girip zeytin sıkacağız ve pizza pişirmeyi öğreneceğiz, ben de İtalyanca öğreniyorum” dedi.

Kelly Brook ve Jeremy Parisi 2014’te başlayan aşklarını 2022’de nikah masasına taşımıştı
ALDIĞI KİLOLAR ÇOK KONUŞULMUŞTU AMA O BUNLARI HİÇ UMURSAMIYOR
Kelly Brook, 20’li yaşlarındaki ve şimdiki fiziği arasındaki farkları ve moda dünyasının kilo algısını değerlendirirken “Çok tipik, normal görünümlü bir kadın olduğum modellik günlerimde bana çok kıvrımlı derlerdi. Oysa o günlerde şu an olduğumdan çok daha hafiftim” diyor.

Kelly Brook, 2010’lardan itibaren giderek değişen görüntüsü ve aldığı kilolarla çok konuşulmuştu. Ünlü oyuncu “Jeremy bir İtalyan, bu yüzden benim kıvrımlı hatlarımı, kalça ve göğüs ölçülerimi seviyor. Yani bu konuda endişelenmeme hiç gerek yok!” diyor.
]]>
42 yaşındaki Mori, sürpriz nikahı sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla duyurdu:
“Emre Irmak & Yasemin Mori Irmak
Hayat biz planlar yaparken başınıza gelenlerdir…”

ÜNLÜLERİN NİKAH FOTOĞRAFLARI
İşte yıldızların evet dediği ‘o anlar’ ve anı ölümsüzleştiren fotoğraflar…
12 YILLIK YALNIZLIK BİTTİ
Oyuncu Canan Hoşgör, 3 yıldır beraber olduğu işletmeci Yusuf Bakoğlu ile evlendi.
Müjdeli haberi, Hoşgör’ün kızı Zeynep Alkan sosyal medyada duyurdu. Zeynep Alkan, çiftin fotoğraflarını Instagram’da “Annemin nikâhını görmek nasip oldu. Ömür boyu mutluluklar” notuyla paylaştı. Canan Hoşgör, çocukları Zeynep ve Ayşe Alkan’ın babası Hamdi Alkan’la daha önce iki kez evlenmiş; 2012 yılında boşanmıştı.

‘EVET DEDİĞİM GÜN YENİDEN DOĞDUM’
Ünlü oyuncu Perihan Savaş’ın Yılmaz Zafer ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Savaş, geçtiğimiz yıl ocak ayında Melis Ketenci ile nikah masasına oturdu.
Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen düğüne birbirince ünlü isimle katıldı.
Savaş Zafer, evlilik yıl dönümünü sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarla kutladı:
“Bugün birinci yaşımı kutluyorum aslında çünkü geçen sene ‘evet’ dediğim günden itibaren seninle yeniden doğmuş oldum. Nice güzel senelerimize, omuz omuza fıstığım”

ÇOOOK ÖZLEDİM
Perihan Savaş, 1995 yılında hayatını kaybeden eşi Yılmaz Zafer ile nikah fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı.

Savaş, fotoğrafın altına “1 Haziran 1987 hayatımıza imza attık…Çooook özledim adamım” notunu düştü.
‘BUGÜN 54. EVLİLİK YIL DÖNÜMÜMÜZ’
Şarkıcı Fedon Kalyoncu, 1970 yılında nikah masasına oturduğu eşi Eda Kalyoncu ile evlilik yıl dönümü Instagram sayfasında paylaştığı nikah fotoğrafıyla kutladı.
Fedon Kalyoncu siyah beyaz karenin altına şu notu düştü:
“Bugün eşimle 54.evlilik yıl dönümümüz, birlikte sağlıklı daha nice senelere”

48 YIL ÖNCE…
Ekranların aranan isimlerinden Hülya Darcan, 1974 yılında meslektaşı Tanju Korel ile nikah masasına oturdu. Çiftin bu evlilikten Zeynep ve Bergüzar adında iki kızı oldu. Tanju Korel 2005 yılında uzun süre mücadele ettiği akciğer kanserine yenilerek hayatını kaybetti.

Darcan, evlilik yıl dönümünü kaybettiği eşi ile fotoğrafını paylaşarak kutladı.
Ünlü oyuncu nikah günü çekilen karenin altına ’48. yıl… Tek baktığım göz, tek tuttuğum el!’ notunu düştü.

47 YILLIK MUTLULUK
Belkıs Akkale eşi ile 47. evlilik yıl dönümünü Instagram’da paylaştığı fotoğrafla kutladı. Belkıs Akkale ile Sami Doğan Yılmaztürk 1976 yılında nikah masasına oturmuştu.

‘ARALIK 1993’
Şarkıcı Elif Karlı, 2 çocuğunun babası eşi Cengiz Karlı ile nikah günü çekilen fotoğrafını Instagram’da takipçileri ile paylaştı.

Elif Karlı, fotoğrafın altına “Aralık 1993” notunu düştü… Karlı’nın eşi 2023 Ocak ayında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetti.
‘BEN HALA BU ANDAYIM’
Oyuncu Ayşecan Tatari, 2017 yılında meslektaşı Edip Tepeli ile Amerika’da nikah masasına oturmuştu.

Edip Tepeli fotoğrafın altına “Yıllar geçiyor…Ben hala bu anda duruyorum” notunu düştü.
YIL 2006
Yönetmen Kemal Başbuğ, eşi ile Yeşeren Başbuğ ile nikah fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı.

Başbuğ, bu fotoğrafın altına “Yıl 2006… iyi günde ve kötü günde beraberliğimizin 14. Yılını da oğlumuzla birlikte tamamladık. Daha nice mutlu yıllar bizim olsun Karıcım seni ve oğlumu çok seviyorum” notunu düştü.
ÇAĞLA ŞIKEL – EMRE ALTUĞ
Yaklaşık 4 yıl inişli çıkışlı bir ilişki yaşayan manken Çağla Şikel ile aktör ve şarkıcı Emre Altuğ, Sortie’de dünya evine girdi.

Çift, “hayatımızın en özel anıydı” dedikleri nikah törenini çekilen fotoğrafla ölümsüzleştirdi. Çift 7 yıl sonra ayrılık kararı aldı.
ATA DEMİRER – ÖZGE BORAK
Ata Demirer ile Özge Borak böyle evlenmişti. Ancak bu mutluluk mazide kaldı.

BARIŞ MANÇO – LALE MANÇO
Sanatçı Barış Manço, yapımcı Lale Manço ile nikah masasına oturdu.

HÜLYA AVŞAR – KAYA ÇİLİNGİROĞLU
Hülya Avşar işadamı Kaya Çilingiroğlu ile 1997 yılında Paris’te evlendi. Çift o anı böyle ölümsüzleştirdi.

Zehra isimli bir kızları olan Çilingiroğlu ve Avşar, 2005 yılında yollarını ayırdı.
EROL EVGİN – EMEL EVGİN
Erol Evgin, kendisi gibi mimar olan okul arkadaşı Emel Evgin ile 28 Şubat 1973’te evlendi.

İkili tören öncesi böyle poz verdi.
GÖNÜL YAZAR – FAHRETTİN AKÇINAR
Gönül Yazar, işadamı Fahrettin Akçınar ile 1997 yılında Las Vegas’ta evlendi.

Yazar ve Akçınar atılan imzaların ardından objektif karşısına geçti. Gönül Yazar’ın bu evliliği de boşanmayla sonuçlandı.
FATİH TERİM – FULYA TERİM
Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim ilk ve tek evliliğini Fulya Terim ile yaptı.

Buse Terim, bir takipçisinin kendisine gönderdiği ve anne-babasının nikah törenine ait olan bu kareyi “Anne ve babamın düğün fotoğrafı inanmıyorum, nereden buldunuz?” notuyla sayfasında paylaştı.
KİBARİYE – ALİ KÜÇÜKBALÇIK
Şarkıcı Kibariye kendisinden 19 yaş küçük olan Ali Küçükbalçık ile 1999 yılında nikah masasına oturdu. İşte o geceye ait bir fotoğraf.

MEHMET ALİ ERBİL – MUHSİNE KAMİLOĞLU
Mehmet Ali Erbil, ilk evliliğini Muhsine Kamiloğlu ile yaptı ve bu fotoğraf nikahtan hemen önce çekildi.

MUAZZEZ ABACI – HASAN HEYBETLİ
Ünlü assolist Muazzez Abacı, 1998 yılında boşandığı eşi Hasan Heybetli ile bir kez daha nikah masasına oturdu. Çift imza atmadan önce bu pozu verdi.

NEBAHAT ÇEHRE – YILMAZ GÜNEY
Oyuncu Nebahat Çehre kendisi gibi oyuncu olan Yılmaz Güney ile 30 Ocak 1967’de nikah masasına oturdu. Bu fotoğraf Yılmaz Güney’in nikah defterini imzaladığı sırada çekildi.

SAFİYE SOYMAN – ZİYA AKARÖZ
Safiye Soyman, Ziya Akaröz ile evlenirken henüz 13 yaşındaydı.

MEHMET ALİ ERBİL – SEDEF ERBİL
Mehmet Ali Erbil , 21 yaşındaki Bilkent Üniversitesi öğrencisi Sedef Altuntaş’la Ankara’da evlendi. Gizli nikah bu fotoğrafla ortaya çıktı. Bir yıl evli kalan çift sürpriz bir şekilde boşandı.
?

BABA-KIZ HARMAN DALI
2005 yılında kendisi gibi oyuncu olan Ercan Kesal ile nikah masasına oturan Nazan Kesal, babasıyla karşılıklı harmandalı oynadığı fotoğrafı Instagram’da takipçileri ile paylaştı.

Eğlenceli anlarını sosyal medya hesabından yayınlayan Biricik’in fotoğraflarındaki detay dikkatlerden kaçmadı.

ADINI AÇIKLADI
Pastasında ‘Luna’ yazdığı görülen Burcu Biricik, mumları üflemeden önce sevdiklerine duygusal bir konuşma yaptı. Ünlü isim kızına ‘Luna’ adını vereceğini de söyledi.

KLASİK DE VAR, SIRADIŞI DA…
Bazı ünlüler çocukları için klasik isimleri uygun görse de bazılarının tercihleri sıra dışı oluyor. İşte magazin dünyasının en çok konuşulan bebekleri ve isimleri…
Songül Öden anne oldu… İşte kızına verdiği isim
2020 yılında Arman Bıçakçı ile nikah masasına oturan oyuncu Songül Öden anne oldu. Öden, kızına ‘Sone Larin’ adını verdi.

“AŞİRETİMDEN ESİNLENDİM”
Geçtiğimiz yıl İranlı Arezoo Gharlar ile nikah masasına oturan Nihat Doğan oğlunun adını ‘Batıgan’ koydu.
Doğan, kendi aşiretinden esinlendiğini söyledi.

‘SONUNDA SÜSLEYEBİLECEĞİMİZ BİR BEBEK’
Geçtiğimiz mart ayında ikinci kez anne olan Hazal Kaya, kızının adını katıldığı lansmanda açıklamıştı: Leyla Süreyya

DEMET’İN KIZI MAVİ
Oyuncu Demet Evgar 17 Mart’ta işletmeci Levent Babataş ile aile arasında yapılan nikah töreniyle evlenmişti. Hamilelik nedeniyle nikahı erkene çeken çiftin kız bebekleri oldu.

Demet Evgar ile Levent Babataş kızlarına ‘Mavi’ adını verdi.
KURT EFE GELDİ
Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ geçtiğimiz aylarda baba oldu. Tatlıtuğ’un stil danışmanı eşi Başak Dizer bir erkek bebek dünyaya getirdi. Ünlü çift oğullarına ‘Kurt Efe’ adını verdi.

İLK KIZ LALİN İKİNCİ LEYLA
Sinem Kobal, ilk bebeğine ‘Lalin’ adını verdi. Lalin, eski dilde ‘yakut kırmızısı’ anlamında. Sinem Kobal, ikinci bebeğine ise ‘Leyla’ ismini verdi.

KARAN VE KEREM
İki çocuk sahibi olan Fahriye Evcen ile Burak Özçivit’in oğullarının adı Karan ve Kerem.

ALİ-HAN-LEYLA
Bergüzar Korel’in Ali, Han ve Leyla isminde üç çocuğu var.

İKİ KIZ ANNESİ
İki çocuk annesi Seda Bakan, kızlarına Leyla ve Eda adını verdi.

SES ABLA OLDU
Ümit Erdim ve eşi Seda Erdim ilk çocuklarına ‘Ses’ adını vermişti. Ünlü çift ikinci bebeklerine ise Ela adını verdi.

İSMAİL’İN YEMİN’İ
İsmail Hacıoğlu’nun Duygu Kumarki ile evliliğinden dünyaya gelen kızı da sıra dışı bir isme sahip. Minik kızın adı: Yemin!

KLASİKTEN VAZGEÇMEDİ
Esra Erol ve eşi Ali Özbir oğulları için klasik bir isim seçti. Çift ilk çocuklarına İdris Ali, ikinci çocuklarına ise Ömer adını verdi.

KÖTÜLÜKLERDEN UZAK: KAYLA
Irmak Ünal Emre Karabacak ile evliliğinden doğan kızına ‘saf, kötülükten uzak’ anlamlarına gelen Kayla adını verdi. Oğlu için ise Vadi ismini tercih etti.

‘KORUYUCU MELEK’
Işın Karaca, Sedat Doğan ile evliliğinden doğan kızına Sacha Mia adını verdi. Sacha ‘koruyucu melek’ Mia ise ‘parıldayan ışık’ anlamlarına geliyor.

İSMİ MESLEĞİNDEN
Müzisyen Ozan Doğulu’nun 3 kızı var… Lila, Arya ve Elya…

İSTANBUL!
Okan Bayülgen, Şirin Ediger’den olan kızına İstanbul adını verdi.

CENNET BAHÇESİ: ADEN
Burak Kut, minik kızına Aden Bucan ismini verdi. Aden, cennet bahçesi anlamına geliyor.

]]>
Ancak bir ünlü var ki uzun yıllardır abartılı işlemlerle, bu işlemler için doktorlara döktüğü çuval dolusu parayla ve artık tanınmayacak hale gelen yüzüyle anılıyor.

Katie Price estetik bağımlılığı yüzünden tanınmayacak hale gelmesi bir yana maddi anlamda da sıkıntıya düştü ve borçları yüzünden evini kaybetmek üzere
GEÇİRDİĞİ OPERASYONLAR ONU BAMBAŞKA BİR YAPTI… ESKİ HALİNİ HATIRLAYAN YOK!
İngiliz televizyon yıldızı Katie Price gençlik yıllarından beri ekranların önünde ancak onun eski halini hatırlayan bile kalmadı.
Hatta belki ünlü isim kendisi bile gençlik yıllarında nasıl bir görüntüsü olduğunu sadece fotoğraflara bakınca hatırlayabiliyor…

Katie Price’ın 20 yıl önceki haliyle şimdiki görüntüsü arasında dağlar kadar fark var
ADI “ESTETİK BAĞIMLISI” OLDU
Adı yıllardır “estetik bağımlısı” olarak anılan Katie Price dolgularla daha da büyüttüğü yeni dudaklarını sosyal medya hesabından hayranlarıyla paylaştı. Artık kimseye öpücük bile atamayacak hale geldiği söyleyen ünlü oyuncu “Bu bir başlangıç!” demeyi de ihmal etmedi.
45 yaşındaki 5 çocuk annesi Katie Price yıllar içinde sadece yüzünde değil vücudunun her bölgesinde yaptırdığı estetiklerle adeta tanınmaz hale geldi.

Katie Price bir Bratz bebeğine benzeyene kadar estetik yaptırmaktan vazgeçmeyeceğini söylüyor
Price burun estetiği, siluet yüz germe, 3D, kaplamalar, dudak dolguları ve Botoks işlemlerin dışında göğüslerini de tam 16 kez büyüttü!
PARASI TÜKENDİ, BORCA BATTI, EVİ DE ELİNDEN GİTMEK ÜZERE
Artık eski popülerliğini yitiren ve televizyon işleri alamayan Katie Price uzun süredir estetikleri kadar gırtlağına kadar borca batmış ve iflasın eşiğine gelmiş olmasıyla gündemde.
Ünlü ismin milyonluk evi borçları yüzünden hacizli ve mahkemenin uyarılarını da dikkate almadığı, borçlarını ödemek ya da en azından yapılandırmak için hamle yapmaması İngiliz basınında sık sık manşet oluyor.

Katie Price’ın estetik bağımlısı haline gelmesinin altında beden dismorfik bozukluğu var
Katie Price buna rağmen estetiklere para dökmeye devam etmesiyle de eleştiri oklarının hedefinde. Ünlü oyuncunun estetik operasyonlar için 130 bin pounddan fazla para harcadığı biliniyor.
TEK HEDEFİ BİR OYUNCAK BEBEĞE BENZEMEK
Price amacının Barbie bebeklere rakip olarak üretilen “Bratz” bebeklere benzemek olduğunu ve tıpa tıp bir oyuncak bebek gibi görünene kadar durmayacağını söylüyor.
Şubat ayında “Britanya’nın en büyük göğüslerine” sahip olmak amacıyla 16. göğüs büyütme operasyonunu yaptıran Katie Price kalça ve dudak dolgusu yaptırmaya da devam edeceğini söylüyor.

Katie Price 21 yaşında Harvey, 18 yaşında Junior, 16 yaşında Princess, 9 yaşında Jett ve 8 yaşında Bunny adında 5 çocuk annesi.
Ünlü oyuncu uzun yıllardır beden dismorfisi yaşadığını, görüntüsünü kabullenemedi için çok sayıda operasyon yaptırdığını itiraf etmişti.

Katie Price 2 sene önceki halinden bile çok farklı görünüyor…
Beden dismorfik bozukluğu, kişinin görünüşünde algıladığı kusurları saplantı hâline getirmesidir. Bu bozukluğu sergileyen insanlar, biçimsiz veya çirkin olduklarına inanırlar ve görünüşlerinde algıladıkları ya da hayal ettikleri kusurları takıntı hâline getirirler.
ANNESİ: KIZIM BUNLARI MUTSUZLUKTAN YAPIYOR
“Bazen ne zaman çok ileri gittiğimi biliyorum. Uzaylı gibi görünüyorum” diyen Katie Price bunu düşündüğünde estetik yaptırmaya ara verdiğini sonra kaldığı yerden devam ettiğini söylüyor.

Price’ın annesi geçtiğimiz aylarda katıldığı bir yayında kızının ameliyat sevdasının mutsuzluktan kaynaklandığını söylemişti. Katie Price’ın annesi kızının birkaç operasyonunu onunla konuşarak iptal ettirdiğini itiraf etti.
Ancak ünlü oyuncu annesine önce söz vermiş olmasına rağmen sonradan yalan söyleyip operasyonlarını ondan saklayarak yaptırmaya başlamış…
]]>YAŞADIĞI KALP AĞRISINI TÜM DÜNYA BİR FİLM GİBİ İZLEMİŞTİ
Shakira, iki oğlunun babası eski futbolcu Gerard Pique ile 2011’den 2022’ye, 11 yıl süren bir aşk yaşadıktan sonra Pique’nin şirketinde çalışan genç bir güzelle aldatıldığını öğrenmiş ve ünlü çift çok konuşulan bir ayrılık süreci yaşamıştı.

Gerard Pique Shakira’yı Clara Chia’yla aldattı sonra da onunla birlikte yeni bir hayata yalken açtı
Ünlü şarkıcı konserler için şehir dışına çıktığında Gerard Pique’nin sevgilisi Clara Chia’yı Shakira’yla paylaştığı eve getirdiği ortaya çıkmıştı.
Shakira önceleri bu ayrılık konusunda bir açıklama yapmadı. Ancak uğradığı ihanetin acısıyla yazdığı, sözlerinde de Pique ve genç sevgilisine seslendiği intikam şarkısıyla aylarca konuşuldu.

Ünlü şarkıcı 11 yıllık ilişkisini noktaladıktan sonra oğulları Sasha ve Milan’la ABD’ye yerleşmişti
ÖNCE İNTİKAM ŞARKISI ŞİMDİ DE İNTİKAM AŞKI
En sonunda tüm dünya bu ihanetin detaylarını öğrenmiş oldu. Sharika ve büyük aşkı Gerard Pique kendi yollarına gitti.
Ünlü şarkıcı bu acı ayrılığında ardından oğullarını alıp Barcelona’yı terk etti ve Miami’de kendine yeni bir yaşam kurdu.
O zamandan beri de adı ünlü Formula 1 pilotu Lewis Hamilton’dan Tom Cruise’a kadar birçok isimle anıldı. Ancak bunlar sadece birer söylentiden ibaret kaldı.

Shakira bir süredir klip çekiminde tanıştığı İngiliz oyuncu Lucien Laviscount’la birlikte
47 yaşındaki yıldız isim en sonunda yeniden aşka düştü. Shakira bir süredir 31 yaşındaki İngiliz oyuncu ve model Lucien Laviscount’la birlikte.
O DA KENDİNE GENÇ BİR SEVGİLİ BULDU
Hayranları yarı yaşında genç bir güzelle aldatılan Shakira’nın kendisi de epeyce genç bir yakışıklıyla ilişkiye başlayarak Pique’den bir kez daha intikam aldığını konuşuyor…
Shakira bu konuda yorum yapmazken ünlü şarkıcının yeni aşkı Lucien Laviscount onu dilinden düşürmüyor. Ünlü şarkıcıyı “ilham verici” olarak tanımlayan yakışıklı aktör onun şimdiye kadar tanıştığı en güzel insanlardan biri olduğunu söylüyor.

Yakışıklı aktör Shakira’dan önce de birçok ünlü isimle gönül maceraları yaşamıştı… Ünlü şarkıcının yakınları onun şöhreti için kullanılıyor olabileceğinden korkuyor
Çok sevilen Emily in Paris dizisinde rol alan Lucien Laviscount ve Shakira’nın aşk yaşadığı nisan ayında ortaya çıkmıştı.
KLİP ÇEKİMİNDE TANIŞTILAR
İkili Shakira’nın Punteria adlı parçasının klibinde birlikte rol aldılar. Klip şubat ayında yayınlanmıştı. Aralarındaki yakınlaşma kısa sürede aşka dönüştü. Klibin yayınlanmasından kısa bir süre sonra ikili New York’ta birlikte akşam yemeği yerken görüntülenmişti.

Dün Us Weekly’ye röportaj veren Lucien Laviscount “Shakira gezegeni şereflendiren en inanılmaz sanatçılardan biri. Sanatına, hayranlarına ve yaşama olan sevgisine olan bağlılığı gerçekten ilham verici. O şimdiye kadar tanıdığım en güzel, en çalışkan insanlardan biri” dedi.

Lucien Laviscount Shakira’yı yere göğe koyamıyor ve onun hayatında gördüğü en güzel insanlardan biri olduğunu söylüyor
YAKIŞIKLI AKTÖRÜN GÖNÜL DEFTERİ KALABALIK
Lucien Laviscount Shakira’yı böyle övgülere boğuyor ancak ünlü şarkıcının yakın çevresi Lucien Laviscount’un Shakira’yı ünlenmek için kullanıyor olabileceği konusunda endişeli. Laviscount’un daha önce Kelly Osbourne, Brooke Vincent, Jesy Nelson ve ayrıca Kerry Katona gibi diğer yıldızlarla da anılmıştı.

KARİYERİNDEN BİLE VAZGEÇMİŞTİ, MÜKAFATI ALDATILMAK OLDU…
Yakışıklı aktör tanınmış isimlerle aşk yaşadığı dedikoduları arttıkça ününü de giderek arttırdı. Shakira’nın arkadaşları ise ünlü şarkıcının hayatında gerçek bir aşk ve sevgili istediğini söylüyor ve bu yeni ilişkisinin kalbini bir kez daha kırabileceği konusunda endişelerini dile getiriyorlar.

Shakira her şeye rağmen aşka olan inancını kaybetmemiş ve kendisine 50 yıldan fazladır birlikte olan anne ve babasını örnek aldığını söylüyor
Aldatılması ve ayrılığı hakkında uzun süre suskun kalan Shakira geçtiğimiz aylarda Pique’yle ilişkisi için çok fedakarlık yaptığını ve kariyerini geri plana ittiğini ve bunun mükafatının da ihanet olduğunu söylemişti.
AŞKA İNANCINI KAYBETMEDİ
Ayrılığın ardından “Aşka inanmadığımı söyleyemem çünkü 50 yıldır birlikte olan anne ve babamın örneğini görüyorum; birbirlerinin gözlerinin içine nasıl baktıklarını, el ele tutuştuklarını ve birbirlerinden ayrı yaşayamadıklarını” diyen Shakira mutluluğa olan inancını ailesi sayesinde koruduğunu itiraf etmişti…

En son geçen yılın aralık ayında tüm aileyle birlikte Noel kutlamasına katılan Galler Prensesi Kate Middleton karın bölgesinden ciddi bir ameliyat geçirmişti. Üstelik iyileşme süreci de uzun olacaktı.
İşte resmi açıklamayla duyurulan bu durum, tam anlamıyla dünya gündemine bomba gibi düştü. Geri kalan, olup biten ne varsa unutuldu bir başka deyişle.
Kate ortada görünmedikçe iddialar iddiaları kovaladı. Binlerce teori ortaya atıldı. İş, Kate’in tedavi gördüğü hastanedeki sağlık kayıtlarının gizlice ele geçirilmesine kadar gitti.

BAZILARI ONUN ÖLDÜĞÜNÜ YA DA BOŞANDIĞINI DÜŞÜNÜYOR
Bütün bunların sonunda da Galler Prensesi kendisi çıktı ve çektiği bir videoyla başına gelenleri anlattı.
Artık herkesin bildiği gibi, geçirdiği büyük operasyonun ardından kanser tedavisi görmeye başlamıştı Galler Prensesi Kate. Bunu da titreyen sesiyle ve kırılgan görüntüsüyle ifade etti.
Ama iddialar yine bitmek bilmedi. Sosyal medyada o görüntülerin yapay zeka ürünü olduğundan Kate’in öldüğüne, William ile boşanmalarına kadar bir dolu iddia dolaşmaya başladı.
Nedense bir grup insan Kate’in gerçekten kanser tedavisi gördüğüne ve bu hasta haliyle toplum karşısına çıkmaya hazır olmadığına inanmak istemiyordu.

‘BİR CEHENNEMİN İÇİNDEN GEÇİYORLAR… UMARIM GERİ DÖNECEKLER’
Bütün bu iddialar sürüp giderken Kate ile William’ın moda tasarımcısı arkadaşı Amaia Arrieta ortaya çıktı ve çift hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.
Onun söylediğine göre Kate ile William, birkaç aydır kelimenin tam anlamıyla bir cehennemin içinden geçiyorlar.
The Telegraph gazetesine konuşan Arrieta “Şu anda kalbim kırık. Bence bir cehennemin içinden geçiyorlar. Umarım geri dönecekler. Bu gerçekten kişisel bir durum” diye konuştu.
Çocuk giysileri tasarımcısı olan Arrieta’nın bu açıklamaları bazı çevrelerde Kate’in durumunun sanıldığından daha ciddi olduğu iddialarına yol açtı.
Arrieta’nın “bir cehennemin içinden geçiyorlar” sözleri Galler Prensesi Kate’in bazı hayranları arasında “Durum demek ki bizim sandığımızdan daha ciddi” yorumuna neden oldu.
Bu arada hatırlatalım bu ilginç sözleri sarf eden Amaia Arrieta; kimi zaman Galler çiftinin çocuklarının katıldıkları etkinliklerdeki giyimiyle de ilgileniyor.
Bu nedenle üç çocuğun İspanyol asıllı dadısı Maria Teresa Turrion Borrallo ile ve dolayısıyla Galler çiftiyle yakın iletişim içinde.

Çocuk modacısı Ameia Arrieta, kimi zaman Galler çiftinin çocuklarının giyimiyle ilgileniyor. Üç çocuğun dadısı Maria Teresa Borrallo ile ortak bir çalışma içinde.

WILLIAM’IN TAVIRLARI UMUT VERMİŞTİ : Fakat öte yandan Prens William’ın katıldığı etkinliklerde sergilediği rahat tavırlar ise karısı Kate’in durumunun iyiye gittiği düşüncesinin ağırlık kazanmasına yol açmıştı.

KANSER TEDAVİSİ GÖRDÜĞÜNÜ KENDİSİ AÇIKLADI
Geçtiğimiz 22 Mart’ta çektiği ve ailenin resmi sosyal medya hesaplarından yayınlanan videoda Kate, kendisine koruyucu kemoterapi uygulanacağını açıkladı.
Operasyon duyurusunda “kanserle ilgili bir durum yok” denilmesine rağmen sonradan yapılan testlerle kansere rastlandığını da sözlerine ekledi.
Bu açıklamanın bu kadar geciktirilmesinin nedenini de çocuklarını öne sürerek belirtti Kate. 10 yaşında George, 9 yaşında Charlotte ve 6 yaşındaki Louis’nin okullarının Paskalya nedeniyle tatile girmesinin beklendiğini belirtti.
Kate’in söylediğine göre bu zor durumu çocuklara açıklamak için de Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate’in zamana ihtiyacı vardı.

Şimdi dünyanın dört bir yanındaki hayranları nefeslerini tuttu ve Kate’in tekrar eskisi gibi geri dönmesini bekliyor.

Kate Middleton, haftalarca süren spekülasyonların ardından 22 Mart’ta yayınlanan bir video ile kanser tedavisi gördüğünü açıkladı.

Kaynaklara göre, Kate’in kanser tedavisi gördüğü kamuoyundan önce üç çocukları George Charlotte ve Louis’ye açıklandı. Resmi açıklama için ise çocukların bu durumdan fazla etkilenmemesi için okullarının tatile girmesi beklendi.
]]>
20 MİLYONLUK BİR PERİ MASALI
Bir peri masalına benzeyen görkemli düğün için kesenin ağzını açan ünlü damadın ünlü konuklarla ve sahne alan dünya yıldızlarıyla dolu törenlere toplanda 20 milyon sterlin harcadığı konuşuluyor.

Hint milyarder Umar Kamani düğünü için kesenin ağzını açtı ve toplamda dört gün süren bu muhteşem kutlamalara tam 20 milyon sterlin harcadı
Moda markasının 36 yaşındaki CEO’su ve 31 yaşındaki gelini Nada, Ağustos 2021’deki masalsı evlenme teklifinin ardından Güney Fransa’da düzenlenen iki törenle dünya evine girdi.
İKİ AYRI DÜĞÜN VE DÖRT GÜN SÜREN KUTLAMALAR
Cuma günkü tören Grand Allée’deki lüks otelde gerçekleşti. Ünlü konuklara ev sahipliği yapan törende Mariah Carey ve Andrea Bocelli sahne aldı. İki dünya yıldızının düğünde şarkı söylemek için astronomik ücretler aldığı düşünülüyor.

Cuma günkü kutlamaların ardından Umar ve Nada cumartesi günü geleneksel bir Hint töreniyle tekrar kutlama yaptılar. Perşembe günü konukları karşılamak için beyaz bir parti düzenlendi ve pazar günü verilen bir barbekü partisi ile dört günlük bu göz alıcı kutlamalar sona ermiş oldu.

Kutlamaların yapıldığı hafta sonu süper model Naomi Campbell’dan aktör Tessa Thompson’a, komedyen Russell Peters’tan şarkıcı Christina Milian’a, Arabia Genel Yayın Yönetmeni Manuel Arnaut’tan Kızıldeniz Film Festivali Vakfı CEO’su Mohammed Al Turki’ye kadar ünlü dostları bir araya getirdi.

Dünyaca ünlü tenor Andrea Bocelli gelin damada doğru yürürken şarkı söyledi, Mariah Carey de düğün konuklarına mini bir konser verdi
Umar’ın yakın arkadaşı, eski Coronation Street yıldızı Ryan Thomas sağdıçlardan biri olarak görev yaptı. Cuma günkü törende Nada Kamani etkileyici ancak sade görünümlü Maria Grazia Chiuri tasarımı özel Dior elbisesiyle ışıl ışıl görünüyordu.
Hazır giyim sektörünün en başarılı patronlarından biri olan damat Umar ise klasik bir Tom Ford smokiniyle deniz kenarındaki bir çardağın altında gelini bekledi.

Ünlü çift törenlerin ikinci gününde geleneksel Hint usulü bir düğün daha yaptı
DÜĞÜNE YILDIZ YAĞDI, DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLER ŞARKI SÖYLEDİ
Dünyaca ünlü tenor Andrea Bocelli gelin Nada damada doğru yürürken en özel şarkılarından biri olan ‘The Prayer’ı tam bir orkestra eşliğinde seslendirerek düğünün romantik ambiyansa katkıda bulundu.
Vogue Arabia’ya özel bir röportaj veren yeni evli çift, cuma günü mihrapta ilk kez karşılaşmalarının hafta sonunun en özel anlarından biri olduğunu açıkladı. Nada düğününü “Bu her küçük kızın hayalini kurduğu bir şey ama bunu böyle bir tarzda, böyle güzel bir ortamda ve tabii ki hayallerimin erkeğiyle yapmak gerçekten bir peri masalıydı” diye anlattı.

Süper model Naomi Campbell düğüne Suudi Arabistanlı film yapımcısı 37 yaşındaki Mohammed Al Turki ile katıldı, düğünün diğer ünlü konukları arasında yıldız futbolcu 45 yaşındaki Rio Ferdinand ve 32 yaşındaki eşi Kate de vardı
Umar Kamani ise “Ne diyebilirim ki? Nada’yı o gelinliğin içinde gördüğümde nutkum tutuldu. En duygusal andı” yorumunu yaptı.
HEM BATI TARZI HEM DE GELENEKSEL HİNT DÜĞÜNÜ BİR ARADA
Çift, hayallerindeki töreni gerçekleştirmek için batı tarzı “beyaz” bir düğün ile geleneksel Hint düğününü bir araya getirdi.
Açık havada yapılan romantik törenin ardından konuklar, müzik ikonu Mariah Carey’nin özel sürpriz performansının da yer aldığı gece geç saatlere kadar süren partiden önce şık bir akşam yemeğinin tadını çıkardılar.

Nada Kamani düğününde Dior tasarımı sade ama çok şık bir gelinlik giydi
55 yaşındaki ünlü şarkıcı, yarı şeffaf Dior elbisesiyle zarif bir figür oluştururken sansasyonel bir görünüm sergiledi. Mariah Carey en büyük hitlerinden bazılarını söylediği düğünde tüm konukları ayağa kaldırıp dans ettirdi.
Cumartesi günü çift, Hint nikâhı ile tekrar kutlama yaptılar. Hem gelin hem de damat özel Hint usulü gelinlik ve damatlık giyerken boyunlarına da çiçeklerle süslenmiş çelenkler taktı.

Perşembe günü göz alıcı beyaz bir partiyle kutlamalara başlanmasının ardından bugün yapılacak rahat bir barbekü partisi bu dört günlük masalsı düğünü tamamlayacak.
Akdeniz manzaralı havuz başında gerçekleşen ilk buluşma, herkese büyük günden önce yerleşip birlikte kaliteli zaman geçirme şansı verdi. Mutlu çift karşılama partisi için hiçbir masraftan kaçınmadı ve kına dövme sanatçıları ile ateş ve oryantal dansçılar tuttu.

NİŞANLARINIRKEN YOLUNA 10 BİN GÜL SERMİŞTİ!
Ardından yapılan çarpıcı bir havai fişek gösterisi de gökyüzünü aydınlattı ve VIP konuklar için gece boyunca lüks ikramlardan kaçınılmadı. Bu gecede Nada çarpıcı bir özel yapım Zuhair Murad elbisesi giydi.
Umar Kamani ve Nada Adelle ilk kez Mart 2020’de birlikte kamuoyu önüne çıkmış, Umar’ın model sevgilisine 2021 yılında Côte d’Azur’da yine görkemli bir şekilde evlenme teklif etmişti.

Babasından devraldığı moda imparatorluğunu büyüten ve kazandığı başarıyla büyük bir servet elde eden Umar Kamani ve model sevgilisi Nada Adelle’nin nişanı da çok konuşulmuştu
Monte Carlo Opera Binası’nı kiralayan ve profesyonel fotoğrafçıları da hazır bulunduran milyarder iş adamı tarihi tiyatroyu 10.000 beyaz gül ve düzinelerce mumla doldururken, 25 müzisyen Nada Adelle odaya girerken Güzel ve Çirkin’i çaldı.
Bu görkemli nişan töreninde Umar Kamani’nin Nada Adelle’e taktığı nişan yüzüğünün değerinin 2 milyon dolardan fazla olduğu söylenmişti.
]]>
GÖRENLER TANIYAMADI
Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…
Sertab Erener’in son hali olay oldu! ‘Doktoruna dava açmalı’
Sertab Erener estetikli haliyle sosyal medyanın gündemine oturdu.
Bir süredir ekranlardan uzak olan sanatçı, yıllar önce yayınladığı “Mecbursun”u yeniden yorumladı ve şarkıya klip çekti.
Ancak klibi izleyenler, Erener’i tanımakta güçlük çekti. Daha genç görünmek için estetik müdahaleler yaptıran 59 yaşındaki sanatçı, değişimiyle sevenlerini şaşkına çevirdi.

Klip görüntülerinin altına “Estetikten şarkıyı bile farklı söylemiş”, “Doktoruna dava açmalı”, “Ufak dokunuşlar güzel olabiliyor ama estetiği abartmamak lazım”, “Herkes Seda Sayan gibi, Allah’tan seslerden ayırıyoruz” şeklinde yorumlar yazıldı.
Estetik operasyonundan sonra ilk poz! ‘Hoş geldin yeni Selen’
Selen Görgüzel, geçirdiği estetik operasyonların ardından son halini paylaştı. 1 ay önce bıçak altına yatan ünlü oyuncu, yüzünü ve boynunu gerdirmiş, ayrıca göz kapağı ameliyatı olmuştu.
Selen Görgüzel, yeni görüntüsüyle verdiği pozları Instagram sayfasında “Hoş geldin yeni Selen” notuyla yayınladı.

Oyunculuk kariyerinden sonra müzik dünyasına da adım atan Görgüzel, “Seyircim artık sahnede bambaşka bir Selen görecek” dedi.

Kendine ne yaptın Çağla!
Çağla Şıkel, imaj değişikliğiyle gündeme geldi. Şıkel’in hayranları “Estetiklerinden dolayı tanıyamadım” yorumunu yaptı.
Çağla Şıkel, son olarak yüzüne yaptırdığı işlemle takipçilerinin tepkisini çekti. Bir marka ile yaptığı iş birliği kapsamında kamera karşısına geçen ünlü ismin dudaklarındaki eşitsizlik, elmacık kemiklerindeki dolgunluk ve ön dişleri dikkat çekti. Son hali takipçileri tarafından eleştirilen Çağla Şıkel, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Ünlü ismin takipçileri “Yazık etmiş kendine”, “Ne yaptın kendine Çağla?” yorumlarını yaptı.

HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN
Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.
Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi.

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI
Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti.

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzerine çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzelsiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…
Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.
Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
YENİ EBRU
Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.
Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’
TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.
Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.
Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:
“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti. Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi gözlerden kaçmadı.

DİLAN DA MODAYA UYDU
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı.
Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.
Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.
Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI
Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!
Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi.
Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı. Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı.

BESTE DE MODAYA UYDU
Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!
GÖRENLER TANIMADI
Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.
FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI
Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.
NOLUR BANA DUA EDİN
Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.
GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.
İŞTE YENİ HALİM!
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.
12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI
Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.
REKOR DENİZ’İN
Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.
]]>ÇEYREK ASRI DEVİREN EVLİLİK BİR ANDA BİTİVERDİ
Paris Hilton’un teyzesi ve tanınmış bir reality şov yıldızı olan Kyle Richards ve emlak kralı olarak tanınan eşi Mauricio Umansky geçen temmuz ayında 27 yıllık evliliklerini sonlandırdıklarını açıkladılar.

Çocuk denecek yaştan beri kameraların önünde olan ve birçok yapımda rol alan Kyle Richards son 13 yıldır da ekranların en çok izlenen reality şovunun yıldızı… Richards dünyanın en ünlü ailelerinden olan Hilton’lara da mensup; Paris Hilton’un teyzesi…
Ancak ilginç bir şekilde gittikleri her yerde, katıldıkları her yayında bu ayrılığı dillerinden düşürmezken bir yandan da aynı evi paylaşmaya devam ettiler.
AYRILDIKTAN SONRA AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMAYA DEVAM ETTİLER
Hatta sosyetik güzel Kyle Richards bir programda şakayla karışık ayrıldığı kocasıyla birlikte yaşadıklarını ancak ayrı odalarda uyuduklarını söyledi. Devasa servetlerinden bahsetmeden duramayan ünlü isim “Allahtan evimiz çok büyük de bu pek sorun olmuyor” demeyi de ihmal etmedi.

Kyle Richards Mauricio Umansky’yle aynı evde yaşadıklarını ancak yatak odalarını ayırdıklarını söylemişti
Kyle Richards ve Mauricio Umansky yollarını ayırmaya karar vermiş olsa da boşanma davası açmaya yanaşmadılar. Bu da yakın çevrelerinin sürekli acaba yeniden birleşecekler mi diye düşünmesine yol açtı.
Aylarca süren bu bilinmezlik nihayet sona erdi. Kyle Richards, sosyal medya hesaplarından kocasının soyadı olan Umansky’yi sildi. Bu hamlenin ardında ise önemli bir sebep yatıyordu. Ancak Kyle Richards ikinci soyadını kaldırmasına rağmen, biyografisinde kendisini “eş” olarak tanımladı ve “Anne, eş, aktör, yazar, yapımcı ve hayvan sever” olarak tanımlamaya devam etti.

Ünlü çift yıllarca bu saray yavrusu gibi evde yaşamıştı.. Boşanma davasından sonra büyük servetlerini nasıl paylaşacakları ise merakla bekleniyor
Kyle Richards’ın aylarca bekledikten sonra kocasının soyadını silmesinin sebebinin ise Mauricio Umansky’nin attığı son adım oldu. Ünlü çift ayrılmalarına rağmen birlikte yaşamaya devam ederken Mauricio Umansky bir anda aile evinden taşınıp gidiverdi.
BİRİ SOYADINI BİR DE EVİNİ GERİDE BIRAKTI
Zaten uzun yıllardır emlak işi yaparak büyük bir servet kazanan Mauricio Umansky’nin kendine yeni bir ev satın aldığı ve Kyle Richards’ı artık tamamen terk ettiği iddia edildi.

Us Weekly’nin haberine göre 55 yaşındaki Richards, 53 yaşındaki Umansky’nin Beverly Hills, Kaliforniya’daki ortak evlerinden taşındığının ve şu anda Batı Hollywood’da bir apartman dairesinde oturduğunun ortaya çıkmasından günler sonra bu değişikliği yaptı.
Kendi sunduğu “Buying Beverly Hills” adındaki emlak programının yıldızı Mauricio Umansky’nin yeni dairesi için ne kadar ödediği belli olmasa da, dairesini 8,6 milyon dolara alan Matt Damon ile aynı binaya taşındığı biliniyor.

1996’da evlenen çift gençlik yıllarını birlikte geçirmiş, üç çocuklarıyla kurdukları mutlu yuvayla gösteri dünyasının en sevilen çiftlerindne olmayı başarmıştı
MUTLU YUVAYI TERAPİ DE KURTARAMADI
Kyle Richards aralık ayında verdiği bir röportajda Umansky ile ayrı yatak odalarında uyuduklarını doğrulamış ve “Aslında birbirimizle çok iyi anlaştığımız ve birbirimizi çok önemsediğimiz ve ne olursa olsun hâlâ bir aile olduğumuz için de çok şanslıyım” demişti.
1996’da nikah masasına oturan çiftin 27 yaşında Alexia, 24 yaşında Sophia ve 16 yaşında Portia adında 3 kızları var. Kyle Richards’ın ilk evliliğini yaptığı Guraish Aldjufrie’den 35 yaşında Farrah adında bir kızı daha var.

Çift uzunca bir süre terapiye gittiklerini ancak bundan sonuç alamayıp bıraktıklarını açıkladıktan kısa bir süre sonra ayrılık kararı aldıkları ortaya çıkmıştı.
]]>Kocası Eric Decker ile evliliğinden sürpriz bir şekilde hamile kalıp dördüncü bebeğini de dünyaya getiren Decker, şimdi yeni hayatına alışmaya ve bedenini eski haline getirmeye uğraşıyor.
Bu uğurda yaptıklarını da kendisiyle ilgili her gelişmeyi ayrıntısıyla paylaştığı sosyal medya hesabından yapıyor Jessie James Decker. Samimiyetinin son örneklerinden birini de yeni Instagram paylaşımıyla sergiledi.
Şarkıcılıktan sonra plaj giyimi koleksiyonu hazırlayarak yeni bir alana da adım atan Decker kendi imzasını taşıyan bikiniyle çekilen iki tane fotoğrafını paylaştı.
Ardından da doğum sonrası eski fiziksel görünümüne kavuşmak için verdiği mücadeleyi anlattı. Kendisi gibi doğumdan sonra bedeniyle yeniden barışmaya çalışan hemcinslerine seslendi.

GEÇEN YILA GÖRE 13 KİLO FAZLAM VAR
Jessie James Decker aslında bu pozlarını paylaşmak istemediğini anlattı. Bunun nedenini de şöyle açıkladı: “Geçen yıla oranla 13 kilo fazlam var. Biliyorum üç ay önce bir bebek dünyaya getirdim. Ama yine de neden benim bedenimin diğerlerinden daha fazla bu kiloları tuttuğunu merak ediyorum” diye yazdı.
Decker, takipçilerine özellikle de kendisi gibi doğum kilolarıyla mücadele eden kadınlara “Kendinize karşı nazik olun” diye seslendi.
Sonra da satırlarını şöyle sürdürdü: ” Dokuz ay karnımızda bir insan büyütüyoruz. Ardından da iyileşmeye başlıyoruz. Eğer benim gibi çocuk emziriyorsanız bedeninizin süt üretmeyi sürdürmesi için kiloya tutunması gerekebilir. O zaman kendinizi rahat bırakın.”

ŞUBAT AYINDA DÖRDÜNCÜ BEBEĞİNİ DÜNYAYA GETİRDİ
Jessie James Decker geçtiğimiz şubat ayında dördüncü bebeklerinin dünyaya geldiğini duyurmuştu. Ünlü şarkıcı ve eşi emekli sporcu Eric Decker’in dünyaya gelen dördüncü bebekleriyle birlikte çocuk defteri de kapandı.
Yine sosyal medyadan anlattığına göre Jessie James Decker, üçüncü doğumun ardından artık yeni bir bebek istemediğini söylüyordu.
Bunun için de kocası Eric Decker’in kısırlaştırma operasyonuz geçirmesini istiyordu. Fakat o Eric Decker’ı ikna edinceye kadar dördüncü kez hamile kaldı.
Çiftin en küçük oğlu bu yılın şubat ayında dünyaya gözlerini açtı. Eric ve Jessie James Decker minik bebeğin dünyaya gelişini de bir sosyal medya paylaşımıyla duyurdu.
Yine de Jessie James artık doğurmamakta kararlı olduğunu gösterince kocası da onu kırmadı ve operasyonu geçirdi.
Jessie James Decker, bundan böyle yeni bir bebek dünyaya getirmeyeceği konusunda sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.
Böylece dördüncü bebekten sonra Jessie James Decker’ın isteği gerçekleşmiş oldu.

BEBEK DEFTERİ KAPANDI
Zaten Jessie James de dördüncü bebeğini dünyaya getirdikten sonra verdiği bir röportajda yaptığı artık bir kez daha anne olmak istemediğini açık bir şekilde ifade etmişti.
O röportajında Denver adını verdikleri dördüncü bebeği dünyaya getirdikten sonra öncekilerden daha uzun bir doğum iznine ayrılacağını belirtti Jessie James.
Bu konuda “Yeni doğmuş bir bebeğim var. Ayrıca toplamda dört çocuk annesiyim. Tam olarak hazır hissetmeden önce işe dönmek için acele etmek istemiyorum” diye konuştu.
Fox Digital’e dört çocuklu hayatı ve gelecek planlarıyla ilgili konuşan Jessie James Decker, bir çocuk daha istemediğini de tekrarladı:”Bu benim son bebeğim. Bu yüzden onunla geçirdiğim zamanların keyfini çıkarmak istiyorum. Bana her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan aileme de vakit ayırmak istiyorum. Benim için aile her şeyden önce gelir.”

GECE UYKUSU YOK!
Jessie James Decker, yeni bebeğini dünyaya getirdikten sonra kendisini en çok zorlayan ayrıntının geceleri uykusuz kalmak olduğunu ekledi. “Şu anda uzun süre uyuyamıyorum. Bebeğimi emziriyorum, bu yüzden de bütün gece uyanık kalıyorum. Bu benim için zor çünkü ben uykuyu severim” dedi Decker.
Sabahın erken saatlerinde uyanan kocası Eric Decker’ın minik Denver’ın bakımını üstlendiğini sonra da kendisinin birkaç saat kesintisiz uyuduğunu sözlerine ekledi.
Jessie James Decker, diğer üç çocuğunun minik Denver’ın bakımı konusunda kendisine yardımcı olduklarını söyledi.
Yeri gelmişken çiftin 9 yaşında Vivianne, 8 yaşında Eric Jd ve 5 yaşında Forrest adında büyük çocukları olduğunu da ekleyelim.
]]>En son geçen yılın aralık ayında tüm aileyle birlikte Noel kutlamasına katılan Galler Prensesi Kate Middleton karın bölgesinden ciddi bir ameliyat geçirmişti. Üstelik iyileşme süreci de uzun olacaktı.
İşte resmi açıklamayla duyurulan bu durum, tam anlamıyla dünya gündemine bomba gibi düştü. Geri kalan, olup biten ne varsa unutuldu bir başka deyişle.
Kate ortada görünmedikçe iddialar iddiaları kovaladı. Binlerce teori ortaya atıldı. İş, Kate’in tedavi gördüğü hastanedeki sağlık kayıtlarının gizlice ele geçirilmesine kadar gitti.

BAZILARI ONUN ÖLDÜĞÜNÜ YA DA BOŞANDIĞINI DÜŞÜNÜYOR
Bütün bunların sonunda da Galler Prensesi kendisi çıktı ve çektiği bir videoyla başına gelenleri anlattı.
Artık herkesin bildiği gibi, geçirdiği büyük operasyonun ardından kanser tedavisi görmeye başlamıştı Galler Prensesi Kate. Bunu da titreyen sesiyle ve kırılgan görüntüsüyle ifade etti.
Ama iddialar yine bitmek bilmedi. Sosyal medyada o görüntülerin yapay zeka ürünü olduğundan Kate’in öldüğüne, William ile boşanmalarına kadar bir dolu iddia dolaşmaya başladı.
Nedense bir grup insan Kate’in gerçekten kanser tedavisi gördüğüne ve bu hasta haliyle toplum karşısına çıkmaya hazır olmadığına inanmak istemiyordu.

‘BİR CEHENNEMİN İÇİNDEN GEÇİYORLAR… UMARIM GERİ DÖNECEKLER’
Bütün bu iddialar sürüp giderken Kate ile William’ın moda tasarımcısı arkadaşı Amaia Arrieta ortaya çıktı ve çift hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.
Onun söylediğine göre Kate ile William, birkaç aydır kelimenin tam anlamıyla bir cehennemin içinden geçiyorlar.
The Telegraph gazetesine konuşan Arrieta “Şu anda kalbim kırık. Bence bir cehennemin içinden geçiyorlar. Umarım geri dönecekler. Bu gerçekten kişisel bir durum” diye konuştu.
Çocuk giysileri tasarımcısı olan Arrieta’nın bu açıklamaları bazı çevrelerde Kate’in durumunun sanıldığından daha ciddi olduğu iddialarına yol açtı.
Arrieta’nın “bir cehennemin içinden geçiyorlar” sözleri Galler Prensesi Kate’in bazı hayranları arasında “Durum demek ki bizim sandığımızdan daha ciddi” yorumuna neden oldu.
Bu arada hatırlatalım bu ilginç sözleri sarf eden Amaia Arrieta; kimi zaman Galler çiftinin çocuklarının katıldıkları etkinliklerdeki giyimiyle de ilgileniyor.
Bu nedenle üç çocuğun İspanyol asıllı dadısı Maria Teresa Turrion Borrallo ile ve dolayısıyla Galler çiftiyle yakın iletişim içinde.

Çocuk modacısı Ameia Arrieta, kimi zaman Galler çiftinin çocuklarının giyimiyle ilgileniyor. Üç çocuğun dadısı Maria Teresa Borrallo ile ortak bir çalışma içinde.

WILLIAM’IN TAVIRLARI UMUT VERMİŞTİ : Fakat öte yandan Prens William’ın katıldığı etkinliklerde sergilediği rahat tavırlar ise karısı Kate’in durumunun iyiye gittiği düşüncesinin ağırlık kazanmasına yol açmıştı.

KANSER TEDAVİSİ GÖRDÜĞÜNÜ KENDİSİ AÇIKLADI
Geçtiğimiz 22 Mart’ta çektiği ve ailenin resmi sosyal medya hesaplarından yayınlanan videoda Kate, kendisine koruyucu kemoterapi uygulanacağını açıkladı.
Operasyon duyurusunda “kanserle ilgili bir durum yok” denilmesine rağmen sonradan yapılan testlerle kansere rastlandığını da sözlerine ekledi.
Bu açıklamanın bu kadar geciktirilmesinin nedenini de çocuklarını öne sürerek belirtti Kate. 10 yaşında George, 9 yaşında Charlotte ve 6 yaşındaki Louis’nin okullarının Paskalya nedeniyle tatile girmesinin beklendiğini belirtti.
Kate’in söylediğine göre bu zor durumu çocuklara açıklamak için de Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate’in zamana ihtiyacı vardı.

Şimdi dünyanın dört bir yanındaki hayranları nefeslerini tuttu ve Kate’in tekrar eskisi gibi geri dönmesini bekliyor.

Kate Middleton, haftalarca süren spekülasyonların ardından 22 Mart’ta yayınlanan bir video ile kanser tedavisi gördüğünü açıkladı.
Kaynaklara göre, Kate’in kanser tedavisi gördüğü kamuoyundan önce üç çocukları George Charlotte ve Louis’ye açıklandı. Resmi açıklama için ise çocukların bu durumdan fazla etkilenmemesi için okullarının tatile girmesi beklendi.
]]>
ÜNLÜ OTELİ BİRBİRİNE KATTI!
Ünlü şarkıcının kaldığı otelde sinir krizi geçirdiği ve ortalığı birbirine kattığı iddia edildi. Spears otelde yeni erkek arkadaşı olduğu söylenen ve sonradan sabıkalı olduğu ortaya çıkan Paul Richard Soliz’le kavga ettiği söylendi.

42 yaşındaki ünlü şarkıcı Britney Spears’ın adı bir kez daha geçirdiği olaylı geceyle manşetlere taşındı
Çıkan arbedenin ardından otele polis ve ambulans çağırıldı, ünlü şarkıcı yanında Soliz’le birlikte otelin kapısında, üzerinde iç çamaşırları ve üstüne sardığı battaniyeyle etrafına şaşkın bakışlar atarken fotoğraflandı.

Britney Spears’ın bu görüntüsü tüm manşetlerde üst sıralarda yer aldı…
SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ DEDİLER… YALINAYAK ÜZERİNDE BATTANİYEYLE OTELİN KAPISINA GELDİ
Olay yerine gelen ambulans ve sağlık ekiplerinin otele Britney Spears’ın sevgilisiyle kavga ederken yaralandığı gerekçesiyle çağırıldığı öğrenildi. Ünlü şarkıcı olaylı gecenin ardından Instagram hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı.

HER ŞEYİ YALANLADI: SADECE AYAĞIMI BURKTUM
Burkulmuş ve epeyce şişmiş ayak bileğinin fotoğrafını paylaşan Britney sinir krizi geçirdiği iddialarını reddetti. Otel odasında zıplarken düşüp ayağını burktuğunu iddia eden ünlü şarkıcı sağlık ekiplerinin odasına yasal olmayan bir şekilde daldığını söyledi.

Britney olayların basına yansıdığı gibi gelişmediğini ve sadece ayağını burktuğunu söyledi
Babasının vesayeti altına girdiği dönemde psikolojik yardım alan Spears’a bipolar teşhisi konuldu. Psikolog Robert Butterworth ünlü şarkıcı için “Tutarsız davranışları, ani öfkesi, coşku patlamaları, karar vermekte zorlanması ve sekse olan aşırı ilgisi bipolar olduğunu açıkça gösteriyor” demişti. Ünlü şarkıcı davayı kazandı ve vesayetten kurtuldu ancak onun tekrar bir çöküş dönemine girdiğini düşünen çok ve ailesi de yeniden mahkemeye başvurmayı planlıyor olabilir söylentileri bitmek bilmiyor. Britney’nin otel olayında annesini hedef göstermesinin bir sebebi de bu…

“BAŞIMA GELENLER ANNEMİN SUÇUDUR”
Britney Spears yaşananlar için annesini suçladı. “Annemle 6 aydır konuşmuyorum. Ne zaman hakkımda bir haber çıksa hemen o da ortaya çıkıyor. Bana bunu o yaptı. Keyfim yerinde, sinir krizi de geçirmedim. Gayet iyiyim” diyen Spears bir kez daha eleştiri oklarını ailesine yöneltti.
Britney Spears eski eşi ve iki oğlunun babası Kevin Federline ile ayrılma sürecinde, ününün getiridği bunalımla birlikte 2008’de büyük bir çöküş yaşamış, bir paparazzinin arabasına saldırarak şemsiyeyle camlarını kırmıştı.

Ruh sağlığı yavaş yavaş bozulan en sonunda saçlarını kazıtıp tüm dünyanın gözleri önünde büyük bir buhrana düşen ünlü şarkıcı aynı yıl psikiyatri hastanesine yatırılmıştı. Bu durumdan faydalanan babası Jamie Spears, kızını vesayeti altına aldırdı ve Britney tam 13 yıl vesayet altında yaşadı.

Britney Spears onu vesayet altına aldıran babası Jamie, annesi Lynne ve kız kardeşine düşman kesildi… Ünlü şarkıcı ondan faydalanmak istediklerini ve hayatını çaldıklarını söylediği ailesiyle yıllardır görüşmüyor
Hayatının kontrolü tamamen babasının eline geçen ünlü şarkıcı bu yıllar boyunca da çalıştı, albümler çıkarıp konserler verdi ancak kazancından özel yaşamına kadar her şeyin kontrolü babasının elinde kaldı. 2021’de mahkemeye vesayet kararını kaldırtan Britney özgür kaldı ancak ruh sağlığının pek de yerinde olmadığını düşündüren yaşantısına devam etti.

Britney Spears önce saçlarını kazıtmış sonra da eline geçirdiği şemsiyeyle peşine düşen paparazzilerin arabasına böyle saldırmıştı… Bu görüntü bardağı taşıran son damla oldu ve ünlü şarkıcı için uzun esaret yılları başladı…
Britney Spears’ın bu süreçte sadece babasıyla değil annesi Lynne Spears’la olan ilişkisi de bozuldu. Anne kız yıllarca görüşmedi. Britney annesini ve kız kardeşi Jamie’yi babasıyla taraf olmakla ve hayatının mahvoluşuna göz yummakla suçladı.
BOŞANMA DAVASI DA YENİ SONUÇLANMIŞTI
Tam da bu otel olayı manşetlerin ilk sırasına yerleşmişken ünlü şarkıcının cephesinden bir haber daha geldi. Britney Spears 14 ay evli kaldığı üçüncü eşi Sam Asghari’den ayrılmıştı. Yollarını 9 ay önce ayıran eski çiftin boşanma davasının da dün itibarıyla sonlandığı ortaya çıktı.

Evlenmeden önce bir anlaşma imzalayan çiftin boşanırken hangi koşullar konusunda anlaştığı ya da ortada büyük bir boşanma tazminatı olup olmadığı henüz belli değil. Mahkeme belgelerine göre ünlü çiftin resmi ayrılık günleri birinci evlilik yıl dönümlerinden birkaç hafta sonra.

EVİNİN KİRASINI HÂLÂ O ÖDÜYOR
İddialara göre Britney Spears ayrıldıktan sonra Sam Asghari’nin kirasını ödemeye devam ediyormuş. Çiftin evlilikleriyle birlikte toplamda birliktelikleri 6 yıla yakın sürmüştü. Modellik ve fitness hocalığı yapan Sam Asghari, Spears ile 2016’da şarkıcının bir klibinde rol aldığında tanışmıştı.
]]>Çok iddialı bir şekilde çıkardığı albümü listelerde umduğunu bulamadı… Aylardır hazırlandığı turnesine başlamasına sayılı haftalar kaldı, ancak bilet satışları istenilen düzeye bir türlü ulaşamadı.
İnternette bilet satışı yapılan bir sitenin verilerine göre böyle giderse ünlü yıldız, yarısı boş koltuklara şarkılarını söylemek zorunda kalacak.

JENNIFER’IN İŞLERİ BU KEZ TERS GİTTİ
Bir süredir albüm satışlarında da konserleri için bilet satışlarında dikkat çekici bir düşüş olduğu görülen bu ünlü Jennifer Lopez.
Bir yandan sinema diğer yandan sahne derken gösteri dünyasındaki yerini yıllardır kimselere bırakmayan 54 yaşındaki Lopez, şu sıralar belli ki zor bir dönemden geçiyor.
Önümüzdeki ay This is Me… adlı turnesine başlayacak olan JLo’nun bilet satışları bir türlü eskisi gibi olamadı.
Önümüzdeki hafta MET Gala gecesinin kırmızı halısında boy göstermeye hazırlanan Lopez’in Kuzey Amerika turnesinin bilet satışları istenen düzeye ulaşamadı.
Lopez’in konserleri için internet üzerinden satış yapılan sitenin verilerine göre hala bir çok salonda blok halinde boş koltuklar bulunuyor. Elbette bu durum da Jennifer Lopez’i endişelendiriyor.

MADONNA VE TAYLOR SWIFT’TEN İLHAM ALMAYA ÇALIŞIYOR
İddialara göre Jennifer Lopez, bu sorunla başa çıkabilmek için ilerleyen yaşına rağmen konserleri dolu geçen Madonna ile her konseri olay haline gelen genç meslektaşı Taylor Swift’e dikti gözlerini.
Şu ana kadar bilet satma sorunu yaşamayan bu iki ünlüden ilham almaya çalışıyor Lopez. İddialara bakılırsa bu iki isme karşı biraz da kıskançlık duyuyor.
Bu arada bilet satışı konusunda Lopez’in yüzünü güldüren yerler de yok değil. Newark, New Jersey ile Kanada’nın Toronto kentinde ise yıldızın turne biletleri kelimenin tam anlamıyla yok sattı.

ALBÜMÜ DE YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEDİ.. AŞKI ESKİSİ KADAR İLGİ ÇEKMEDİ
Bu arada bu durum Lopez’in son dönemde yaşadığı tek talihsizlik değil. Bundan iki ay önce This is Me… Now adlı yeni albümünün satışlarının iyi gitmemesi nedeniyle de gündeme geldi yıldız.
Bu durum da magazin çevrelerinde “Artık Jennifer’ın aşkı para etmiyor” söylentilerine neden oldu. Çünkü bu yeni albüm, Lopez ile şu anda evli olduğu Ben Affleck’in yıllar sonra alev alan aşkından alıyordu esin kaynağını.
Tam 17 yıl sonra yeniden büyük aşkıyla bir araya gelen Lopez, bütün bu süreci şarkı sözlerine dökmüştü.
Bu albümle bağlantılı olarak bir belgesel bile çekildi. Orada da çiftin geçmişte birbirlerine yazdıkları aşk mektupları bile gözler önüne serildi. Ama yine olmadı. Lopez belki de kariyerinin en parlak döneminde ilk kez yenilgiyi, geride kalmayı tattı.
Büyük bir reklam kampanyasıyla çıkarılan This is Me… Now adlı albüm listelerde kelimenin tam anlamıyla çakıldı. Hatta Lopez, bilet satışlarının iyi gitmemesi yüzünden bazı konserlerini iptal etmek zorunda kaldı.

Bu arada küçük bir hatırlatma… Lopez’in yeni albümü geçtiğimiz şubat ayında listelere 38’inci sıradan giriş yaptı. Fakat sonra bir anda hızla 200’lere kadar düştü. Yani sektördekilerin deyimiyle söylersek “battı.”

‘KİMSE ONLARI TAKMIYOR’… DÜNYA DEĞİŞTİ
İşte bu konuda Jennifer Lopez’in eski reklam ve halkla ilişkiler sorumlusu Rob Shuter, New York Post’a bazı açıklamalar yapı.
Yıllar boyunca hep zirvede kalan Lopez’in bu kez neden böyle bir sonuç aldığını değerlendirdi.
Ona göre bunun nedeni Lopez’in Ben Affleck ile aşkını çok fazla ön plana çıkarması. Bakın bu konuda Shuter neler söyledi:
“Jennifer aslında her zaman bir pazarlama ve halkla ilişkiler gurusuydu. Ama bu kez yanlış hesap yaptı… Herkesin hala Ben Affleck ile aşkına ilgi duyduğunu sandı. Artık kimse Bennifer’ı takmıyor. Dünya değişti.”

BAZI KONSERLER AÇIKLAMA YAPILMADAN İPTAL EDİLDİ
Jennifer Lopez’in bu yeni albümüyle ilgili olarak başına gelen tek felaket bu değil üstelik. Aralarında Nashville, New Orleans ve Houston’ın da bulunduğu birçok kentteki konserini de iptal etmek zorunda kaldı yıldız.
Ayrıca Lopez’in son beş yıldaki ilk turnesi olan bu turne daha önce Miami, Toronto ve New York’ta üç ek konser yapılacağını duyurmasından sonra hiçbir açıklama yapılmadan kısa kesildi.
İsmini açıklamayan ama müzik endüstrisinde birçok ünlüyle çalışan biri “Eğer bu düzeyde bir sanatçı turne konserlerini iptal ediyorsa, bu kötü… çok kötü” diye konuştu.
Belli ki Lopez’in Bronx’ta sıradan insanların yaşadığı bir yerden geliyor olmasını sık sık vurgulaması da bu kez işine yaramadı.
Lopez ailesini tanıdığını söyleyen bir kaynak “Jennifer 2007 yılından bu yana büyük bir şey yapmadı. Genç nesiller onu gerçekten merak etmiyor, yeni albümünü takipte değil. Zaten Lopez bunu kendi belgeselinde de söyledi. Bu proje tamamen bir yanlış girişim” diye konuştu.
Aynı kaynak Jennİfer Lopez’i artık sadece kemikleşmiş hayranlarının takip ettiğini de sözlerine ekledi.
]]>
Bütün bu süreçte ise yanında hep menajerliğini de üstlenen annesi vardı. İerleyen yıllarda annesinin kötü alışkanlıkları ve baskıcı kişiliği yüzünden hayatı zaman zaman zindana döndü.
Annesinin ölümünün üzerinden yıllar geçti ama onunla hesaplaşması, ona yönelik yaşadığı duygu karmaşası bitmek bilmedi.
Tabii bu arada kendisi de başarısız bir evliliğin ardından ikinci denemede mutluluğu buldu ve iki çocuk annesi oldu.

Söylediğine ve dışarıdan görünene bakılırsa da iki genç kızıyla ilişkisi kendi annesiyle kurduğu ilişkiden çok farklı.
Ama bir noktada o da bütün anneler gibi ne kadar büyürlerse büyüsünler çocuklarını hala “birer bebek” gibi görüyor.
Zaten yaptığı bu itiraf da bunun bir göstergesi: Kocam yokken iki kızım da benimle aynı yatakta uyuyor!

BÜYÜK KIZI 20 YAŞINDA, KÜÇÜĞÜ DE 18 YAŞINA GİRDİ
Onu tanıyanlar Brooke Shields’tan söz ettiğimizi çoktan anladı.
Yapımcı Chris Henchy ile mutlu bir evliliği olan 58 yaşındaki Brooke Shields’ın 20 ve 18 yaşlarında iki tane kızı bulunuyor. Büyük kızı Rowan 20, küçügü Grier ise 18 yaşında.
Kendi annesi Teri’nin yaptığı gibi onlara baskıcı davranmamak, hayat yollarını bulmalarında destek olmak isteyen Shields, iki kızıyla da arkadaş gibi.
Jess Cagle’nin sunduğu sohbet programına konuk olan Brooke Shields, orada kızlarıyla ilişkisine dair ilginç açıklamalar yaptı. Kocası Chris işleri nedeniyle evden uzakta olduğunda Rowan ile Grier’ın kendisiyle beraber yattıklarını anlattı.
Shields “Küçük kızım bile artık 18 yaşına geldi. Ama biliyor musunuz kocam iş nedeniyle evden uzakta olduğunda ikisi de hala benim yatağımda uyuyor” dedi.

‘ONLAR BENİM BEBEĞİM… HEP ÖYLE KALACAKLAR’
Shields, kızlarıyla ilişkisi hakkında biraz daha ipucu verdi programda: “Hala birlikte romantik komediler izliyoruz. Onlar benim bebeklerim ve bu durum asla değişmeyecek.”
Güzel oyuncunun Chris Henchy ile evliliğinden dünyaya gelen büyük kızı Rowan, iki yıl önce yüksek öğrenim için “yuvadan uçtu.”
Shields onun kendi arabasına binip gittiği gün sosyal medya paylaşımı yapmış ve ağlayarak kızının artık büyüdüğünü, kendi hayatını kurmak için evden ayrıldığını anlatmıştı.
Kızının bir yetişkin olmasına sevinse de yine de ondan ayrı kalmanın kendisini ne kadar üzdüğünü ifade etmişti güzel oyuncu.
Yakında küçük kızının da aynı yolu izleyeceğini belirten Shields “Onların gideceği düşüncesini kafamdan atmaya çalışıyorum, bundan kaçınıyorum. İnsanlar bana çocuklar evden gidince rahatlayacağımı söylüyor. Ama ben böyle görmüyorum” diye anlattı duygularını.

Brooke Shields ile Chris Henchy’nin büyük kızı Rowan (annesinin yanında) gazeteci olmak üzere eğitim görüyor. Küçük kızı Grier ise annesinin izinden gidip gösteri dünyasında kariyer yapmaya karar verdi. Model olma yolunda ilerleyen Grier’in en büyük destekçisi de annesi ve babası.

BÜYÜK KIZINI DOĞURDUKTAN SONRA CANINA KIYMAK İSTEDİ
Brooke Shields, şu anda iki kızıyla arkadaş gibi ancak ilk kez anne olduğunda depresyona girip kızı Rowan’ı kucağına bile almak istemediğini söylemişti.
Bunun nedeni ise bazı kadınların karşılaştığı doğum sonrası depresyonu. Hatta Shields bu konuda bir kitap bile kaleme aldı.
2005 yılında yayınlanan Down Came the Rain: My Journey Through Postpartum Depression adlı kitapta hayatının bu kısmını ayrıntısıyla anlattı.
İlk kızının dünyaya gelmesinden sonra, kendini yaşadıkları dördüncü kattaki apartman dairesinden atmayı düşünmüş Shields. Kızının, yanında kendisi olmadan daha mutlu yaşayabileceğine inanıyormuş çünkü.
O dönemi kitabında şu satırlarla anlatıyor: “Gerçekten de artık yaşamak istemiyordum. Sonunda güzel bir kız bebeğim olmuştu ama ben ona bakamıyordum bile. Onu kucağıma alamıyordum, ona şarkı söyleyemiyordum, ona gülümseyemiyordum. Bütün istediğim yok olmak ve ölmekti.”

ZORLUKLA HAMİLE KALMIŞTI
Brooke Shields, konuk olduğu bir podcast yayınında kızı Rowan’ın dünyaya gelmesi öncesinde ve sonrasında yaşadığı zorlukları bir kez daha anlattı.
Hamile kalmasının zor olduğunu, doğum sırasında bazı komplikasyonlarla karşılaştığını belirtip “Bütün bunlar beni bitkin düşürdü, tükenmiş hissettirdi” dedi. Bu durumun büyük kızı Rowan’ın dünyaya gelmesinden sonraki birkaç ayda devam ettiğini ekledi.
İlk bebeğini dünyaya getirmeden önce tam yedi kez başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek tedavisi gördüğünü belirtti Shields. Doğum yaparken çok fazla kan kaybettiğini bütün bunların da kendisi için bir tür travma etkisi yarattığını gizlemedi: “Çok fazla travma vardı. Bebeğimle birlikte eve gittiğimde onunla ne yapacağımı bilmiyordum.”
O zor süreci şu sözlerle anlattı Shields “Tükenmiştim ve hormonlarım tamamen dengesiz bir hale gelmişti. Bunu kimse bilmiyordu. Kendi düşüncelerimi bile anlayamıyordum. En kötüsü de buydu.”

‘DAHA ÖNCE BİR BEBEĞİ KUCAĞINA BİLE ALMAMIŞTI’
Shields’ın anlattığına göre sonunda kocası Henchy bebeğin bakımı konusunda ona destek olmaya başladı. O süreci de şu sözlerle anlattı Shields “Chris hemen baba konumuna geçti. Daha önce bir bebeği kucağına bile almamıştı ama şimdi kızımıza bakıyordu. “
Anlattığına göre Brooke Shields, doktorunun önerisiyle bir süre önce bıraktığı antidepresanları tekrar kullanarak yavaş yavaş hayata döndü. Bir süre sonra da kızının ve kocasının yanında olmak istediğini hissetti. Bu zor süreci atlattıktan sadece üç yıl sonra bu kez küçük kızı Grier’i dünyaya getirdi.

KIZLARININ EN BÜYÜK KORUYUCUSU
Brooke Shields, kendisi küçücük bir bebekken annesi tarafından kameralar önüne kelimenin tam anlamıyla itilmişti.
Onun bu gayretleriyle modern çağların en başarılı çocuk yıldızları arasında yerini aldı. Ama tabii ki bunun bedeli kolay ödenmedi. Belki de bu yüzden iki kızını gösteri dünyasının çekiciliğinden hep korumaya çalıştı.
Zaten sonuç olarak büyük kızı Rowan bu dünyanın uzağında bambaşka bir yol çizmeye karar verdi kendisi için. 2021 yılında liseden mezun olduktan sonra Kuzey Carolina’da Wake Forest Üniversitesine başladı.
Kardeşi Grier ise görünüşe göre gösteri dünyasında bir kariyer yapmakta karar kıldı. Modellik konusunda ilk adımlarını annesinin desteğiyle çoktan atmaya başladı bile.
Shields, her ne kadar iki yıl önce büyük kızı üniversiteye gitmek için evden ayrıldığında ardından gözyaşı dökse de iki kızıyla “arkadaş gibi” bir ilişki sürdürüyor.
Kendi annesi Teri ile yaşadığından çok farklı hem de. Kızlarını herhangi bir konuda zorlamıyor, kendi yarım kalan hayallerini onların üzerinden gerçekleştirmeye çalışmıyor.

Bir dönemin tenis yıldızı Andre Agassi ile evlenip boşanan Shields, 2001 yılında hayatını birleştirdiği Chris Henchy ile aradığı mutluluğu ve huzuru buldu.

Brooke Shields’in annesi Teri ile inişli çıkışlı bir ilişkisi oldu.
]]>– Süreç çok zordu. 3 sezon geçirdik ve biz 86’ncı bölümde bunu işlemeye başladık. 86 bölüm öncesinde bir Tuğçe büyüttüm içimde. Elini tuttuğumda ergendi. Düştük, ayağa kalktık, toparladık, polis oldu, hayata tutundu, âşık oldu derken böyle bir olayın başına gelmesini beklemiyordum. Süreç içinde de bir süre kabullenmedim.
◊ Senaryoyu görünce ne yaptınız?
– Direkt ağladım. Eve gittim bir daha ağladım ve şunu dedim kendime: “Yapacak bir şey yok. Tuğçe’sin. Yapacaksın. Ekibine güven, senaryoya güven, hocalarına güven.” Hep bir güven sürecinden geçiyor, bir noktada da seyirciye güvenmek gerekiyor. Güvenle atlattım ama zor bir süreçti.
◊ Role nasıl hazırlandınız?
– Hazırlanılmıyor. Bir kadın olarak, bir kız olarak çok gerçek işlendi. Bir noktaya kadar performans kaygısı güttüm çünkü gerçek hayatın içinde olan bu konuyu gerçek oynamam gerekiyordu. Çok hassas bir konu. Sonra da role nasıl girerim, o durumdan nasıl çıkarım onu düşündüm. Kendime hep bunun bir kurgu olduğunu hatırlattım. Kurgu ile gerçeği hep ayırmaya çalıştım.

◊ Ne tür yorumlar aldınız?
– Hem çok güzel hem de olumsuz eleştiriler aldım. Bir grup seyirci bu konunun ekrana taşınması doğru bulmadığını belirten yorumlar yaptı. Ama gerçek hayatta da yaşanan bu konu karşısında susmamamız lazım. Biz “Yargı”da hep ağır konuları işledik. Toplumun aynası bir iş bu. Biz gerçek hayatta olmayan hiçbir şeyi işlemedik. O yüzden maalesef cinsel istismar da var ki “Yargı”da yer aldı.
◊ Setteki hava nasıldı o sahnelerin çekildiği süreçte?
– Ben çok seviyorum ekibimi. Muazzam hocalarımız var. Hepsi abim ablam gibi. Gülay Say oyuncu koçluğumu yaptı. Beni gerçekle kurgu arasından koparan ve birleştiren de oydu.
‘YARGI’ DOĞUM NOKTAM
◊ “Yargı” dizisi dönüm noktanız mı oldu?
– Kesinlikle. Hatta “Yargı” doğum noktam bile diyebilirim. Gözlerimi açtığımdan beri oyunculuk yapıyorum ama “Yargı” her şeyin daha gerçek olduğu hayatı daha gerçek noktadan görmeye başladığım yaşlarımın ilk sürecinde hayatıma dahil oldu. 16 yaşındaydım girdiğimde. Ne olacak bilmeden iş ilerledi, uzun soluklu oldu. İyi senaryoda herkesin hikâyesi de iyi işleniyor. O yüzden kendi karakterimin de hikâyesini iyi performansla gösterebildiğimi düşünüyorum. “Yargı” bu noktada kesinlikle doğum noktam.
◊ Canlandırdığınız Tuğçe karakteri cevval, cesur bir tip. Sizinle kesişen ve ayrışan yanları neler?
– Başlarda hiç kesişmiyorduk. Ben Tuğçe’yi başlarda hiç sevmiyordum. Ama sevgi nefret bağı kurduk birlikte. Çünkü benden çok ayrı. İşin zaten zevkli tarafı buymuş; kendinden alakasız bir şeyle empati kurabilmek. O yüzden Tuğçe bana çok farklı şeyler öğretti. Artık daha fazla kesiştiğimiz nokta var. Sanırım en benzer yanımız kararlılığımız ve hırsımız. Son bölümlerde de yaşadığı zorluklara rağmen hayata tutunan bir kadın görüyoruz. Bana da öğrettiği en büyük şey o oldu. Umarım hiçbir kadın bunu yaşamaz. Keşke yaşamasa. Tuğçe güçlü bir karakter, bana da güçlü durmayı öğretti her noktada.
◊ Siz daha sessiz sakinsiniz sanırım.
– Ben bir tık daha sessiz sakinim ama yerine göre değişir. Arkadaşlarım çok konuştuğumu söyler mesela. Sette de acayip gevezeyimdir.

SERÜVENİN SONUNA GELMEK HEPİMİZİ ÜZÜYOR
◊ Finale doğru gidiyorsunuz, nasıl hissediyorsunuz?
– Sette herkes çok duygusal. Çünkü 3 sene yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Bir hikâyenin sonuna geliyor ve bir serüvenin sonuna gelmek hepimizi çok üzüyor. O kadar fazla anım var ki herkesle. Çok fazla ders, öğreti var. Ben bayağı bir buruğum. Ama her güzel şeyin bir sonu var. “Yargı”nın bu kadar güzel başlayıp noktalanması da geriye dönüp bakınca ileride çok güzel bir anı olarak kalacak.
Sınırlarımı zorlayacak işler yapmayı çok seviyorum
◊ Siz çok küçük yaşlarda girdiniz sektöre, nasıl oldu?
– Ailem yönlendirdi. 3.5 yaşlarında girdim sektöre. Oyunculuğu çok seviyorum ben. Hayat çok kısa ama tek bir insan olmak için de fazla uzun. Ben her güne farklı bir insan olarak uyanabilirim. Bir sürü hayat ve bu fikrin bana çocukken verilmiş olması çok güzel hissettiriyor. Bir daha dünyaya gelsem yine oyuncu olmak isterdim.
◊ Şu an hangi rol hayaliniz?
– Çok fazla var. Sınırlarımı zorlayacak işler yapmayı çok seviyorum. Bir deliyi oynamak isterdim. Ya da tamamen silik bir karakteri oynamak isterdim.
◊ İşin eğitim süreci ne durumda?
– Oyunculuk adına bir eğitim almıyorum. İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe okuyorum. 14 sene sette zaten her günüm bir ders niteliğinde oldu. Çok değerli isimlerle çalıştım; Cezmi Baskın, Hüseyin Avni Danyal, Haluk Bilginer… Onların kendi aralarında tiyatroyla alakalı konuştuğu bir anısını asla dinlemekten çekinmem. O yüzden setlerde geçirdiğim her gün bir ders gibi.
En büyük hayalim tiyatro yapmak
◊ Dışarıda aldığınız en enteresan yorum ne oldu?
– Marmaray’da tatlı teyzeler, ablalar yanındaki arkadaşıyla konuşurken ben orada değilmişçesine “Bak bak Tuğçe, komiserin kızı. Ekranda ne kadar kiloluymuş, burada ne kadar zayıf” diye konuşuyorlar. Bayılıyorum, günüm neşeleniyor onlarla karşılaşınca.
◊ Kendinizi 10 yıl sonra nerede hayal ediyorsunuz?
– Tiyatro sahnesinde hayal ediyorum. Çünkü en büyük hayalim tiyatro yapmak. 10 sene sonra kariyerim nasıl ilerler bilmem ama kesinlikle ben oyunculuğu seviyorum. Her güne başka biri olarak uyanmayı seviyorum ve bu noktada bana en iyi hissettirecek, besleyecek şey de tiyatro yapmak.
]]>Özetlemek gerekirse şöhret merdivenlerini tırmanmak ne kadar zorsa oradan hızlıca inmek de o kadar kolay. Bir anlık bir mesele!
Bunun son örneklerinden birini de bir dönem kamera karşısında canlandırdığı karakterlerle parlak bir kariyer inşa eden Stephen Collins sergiledi.

İLK EVLİLİĞİ BİTTTİ… ŞİMDİ YARI YAŞINDAKİ HAYRANIYLA EVLİ
Şu anda 76 yaşında olan oyuncu için sonun başlangıcı, kendisine yönelen cinsel taciz iddialarıyla geldi. Oyuncu, çok da fazla direnemeden bunları itiraf etti. Sonra da gözden düştü, kariyeri bitti.
Collins, 32 yaşındaki bir Alman hayranıyla evlendi ve eskisinden çok farklı, sakin ve neredeyse gizli bir hayat sürmeye başladı.
Kamera karşısına geçtiği 7th Heaven (Yedinci Cennet) adlı yapımla tanınan Stephen Collins, beş yıl sonra ilk kez görüntülendi.
Aslında kendisi yaşananlardan sonra göz önün çıkmak istemese de Iowa’ya yaşadığı yerin yakınlarında bir paparazziye yakalandı Collins.
Kendisine yöneltilen soruları da yanıtlamadı oyuncu. Bu arada otomobilinin bagajındaki eşyaları alıp Alman karısıyla birlikte hızla evinin yolunu tuttu.

BAMBAŞKA BİR HAYATI OLABİLİRDİ
Oysa geçmişindeki o kara leke olmasaydı Collins’in hayatı bugün bambaşka olabilirdi. Oyuncu, 1996 yılından 2007 yılına kadar tam 11 sezon kamera karşısına geçtiği 7th Heaven adlı yapımla hayranlarının gönlünde taht kurdu.
Bu yapım, benzeri birçok diziye de esin kaynağı oldu. Ayrıca günümüzün ünlü yıldızlarından Jessica Biel de bu diziyle dikkat çekti.
Aynı yapım sayesinde Stephen Collins’in kariyeri de kelimenin tam anlamıyla “ışıldadı.”

SONUN BAŞLANGICI BÖYLE GELDİ
Fakat 2014 yılında hakkında ortaya atılan iddialar oyuncu için sonun başlangıcı oldu. 1970’lerden 1990’lara kadar yetişkin olmayan üç kişiye cinsel tacizle suçlandı Collins.
Bu durum da yıllar sonra yani 2014’te ortaya çıktı. Stephen Collins sonunda bütün bu iddiaların gerçek olduğunu itiraf etti. Bu skandalın ardından da Hollywood’dan sürgün edildi.
İtirafları sadece onun hayatını değil oynadığı 7th Heaven adlı diziyi de etkiledi. Yapımın tekrar bölümleri bütün yayın kanallarından geri çekildi. Ama ipin ucu kaçmıştı bir kere. Collins hakkında başka suçlamalar da geldi.

KOMŞUSUNUN YEĞENİ DE TACİZLE SUÇLADI
2015 yılında oyuncunun komşularından birinin yeğeni, henüz 13 yaşındayken Collins’in kendisini defalarca taciz ettiğini ileri sürdü. Şu anda 44 yaşında olan söz konusu kişi “Teyzemi ziyaret etmek için Los Angeles’a gitmiştim. Teyzem, yapımcı olarak çalışıyordu. Collins ile de o sırada tanıştım” diye konuştu.
Ardından da yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bir gün teyzemin mutfağında kahvaltı hazırlıyordum. Birden avluda Collins’i gördüm, eve doğru geliyordu ve tamamen çıplaktı. Üzerinde herhangi bir giysi yoktu.”

YAPTIKLARI YÜZÜNDEN HAYATI TAMAMEN DEĞİŞTİ
İşte bu ve bunun gibi birçok iddia Stephen Collins’in kariyerinin sonunu getirdi. Sadece o değil evliliği de bitti.
İlk eşi Faye Grant, taciz iddialarının daha basına yansımadığı ama kulaktan kulağa yayıldığı 2012 yılında Collins ile yollarını ayırdı. Oyuncunun itiraflarından sonra da 2015 yılında evlilik bitti.

Stephen Collins, Faye Grant ile evliydi. Taciz olayları kulaktan kulağa yayılınca çiftin yolları da ayrıldı.

Collins, bütün bu olayların ardından 32 yaşındaki Alman hayranıyla evlendi.

Stephen Collins’in ünlendiği 7th Heaven adlı dizinin tekrar yayınları da taciz skandalının ortaya çıkmasından sonra bütün kanallardan kaldırıldı.
]]>
BİR ZAMANLARIN EN GÖZDE ÇİFTİ YILLARDIR MAHKEME KAVGALARINI BİTİREMEDİ
Yani aslında boşanma davaları sonuçlanmadı. Ancak mahkeme iki ünlü ismi herhangi bir yasal sorumluluktan uzak tutmak için onları resmi olarak bekar saydı.

Bir zamanların büyük aşıkları yıllardır kanlı bıçaklı düşman…
Angelina Jolie ve Brad Pitt’in büyük çekişme ve kavgalarla başlayan boşanma süreçleri hâlâ sürüyor.
Ünlü çift reşit olmayan çocuklarının velayetinden sonra şimdi de Fransa’daki üzüm bağları ve bu bağların yer aldığı arazideki şatoyu bölüşemedikleri için mahkemede kozlarını paylaşmaya devam ediyor.

Brad Pitt – Ines de Ramon çiftinin romantik sahil turu fotoğraflara böyle yansıdı
ANGELINA HER ŞEYDEN VAZGEÇTİ AMA BRAD HÂLÂ AŞKIN PEŞİNDE…
Angelina Jolie bu süreçte sinemadan adım adım uzaklaştı hatta artık Hollywood’a veda etmek istediğini söyledi. Hayatına da kimseyi almadı. “Çocuklarım benim hayattaki en yakınlarım” diyen güzel yıldız artık neredeyse münzevi bir hayat yaşıyor.
Brad Pitt için de Jolie’den ayrıldıktan sonra birkaç kez ünlü güzellerle aşk yaşadığı yazılıp çizildi. Bu haberlerse sadece bir dedikodu olarak kaldı. Ancak usta aktör gönlünü bu kez gerçekten bir güzele kaptırdı…

Ines de Ramon’ın Brad Pitt’in evine taşındığı biliniyor… Çift ilişkilerinde yeni adımlar atmak isteseler de Brad Pitt’in Angelina Jolie’yle girdiği yasal savaş birmeden harekete geçemiyorlar
ESMER GÜZELİYLE DOLU DİZGİN BİR AŞK YAŞIYOR
Hem de basının “esmer güzeli” diye isim taktığı Ines De Ramon adındaki bu güzel mücevher firması yöneticisiyle yaşadığı aşk her geçen gün ciddileşiyor… 2022’nin kasım ayında ilk kez birlikte görüntülenen aşıklar başlarda saklı gizli görüşseler de artık aşklarını saklamıyor.
Brad Pitt ocak ayında 60. Doğum gününü Paris’te Ines De Roamn’la kutlamış, çiftin baş başa bu doğum günü kaçamağından fotoğraflar manşetlere taşınmıştı. Pitt ve Ines De Ramon geçtiğimiz gün de Santa Barbara sahillerinde çıktıkları romantik bir yürüyüşte paparazzilere yakalandı.


Yıldız oyuncu yeni yaşını da sevgilisiyle Paris’te baş başa kutlamıştı
SAHİLDE ROMANTİK YÜRÜYÜŞ
Spor giysileri, Ines De Ramon’ın köpekleri ve ellerinde kahveleriyle güzel havanın tadını çıkaran çift keyifli bir sohbete dalmıştı. Brad Pitt’in sık sık elini Ines De Ramon’un omzuna atıp sevgilisine sıkı sıkı sarıldığı da gözlerden kaçmadı.
60 yaşındaki Pitt, 31 yaşındaki de Ramon’un ilişkileri ciddileşince birlikte yaşamaya başladığı, esmer güzelin kendi evini kapatmasa da eşyalarını alıp usta aktörün evine taşındığı ortaya çıkmıştı.

Çiftin aşkının ilk kanıtı Kasım 2022’de bir konser çıkışı çekilen bu fotoğraf olmuştu
ARTIK DAVADAN KURTULUP HAREKETE GEÇMEK İSTİYOR… UFUKTA BELKİ DE EVLİLİK VAR!
Çiftin yakın çevresinden gelen haberlere göre Brad Pitt Ines de Ramon’a sırılsıklam aşık. Ve ikilinin ilişkisi de giderek ciddileşiyor hatta belki de ufukta bir evlilik bile olabilir.
Çünkü yine bu iddialara göre usta aktörün canı yıllardır bitmeyerek yılan hikâyesine dönen, yukarıda bahsettiğimiz boşanma davasından dolayı çok sıkkın. Her ne kadar yasal olarak bekar olsa da Brad Pitt Ines de Ramon’la yeni bir hayat kurmadan önce geçmişindeki bu dertlerden kurtulmak istiyor.

Ines de Ramon adı Brad Pitt’le anılmaya başladığından beri boynunda “B” harfli bir kolye taşıyor
ARTIK AŞKINI GÖNLÜNCE YAŞAMAK İSTİYOR
Bu gerçekleşmedikçe de Brad Pitt’in sinirden küplere bindiği, eski eşi Angelina Jolie’ye olan öfkesinin bilendiği ve Ines de Ramon’la ilişkisini dilediği gibi yaşayamadığı için içerlediği söyleniyor. Brad Pitt boşanmasından beri ilk kez ciddi bir ilişki yaşıyor ve arkadaşlarının anlattığına göre de Ines de Ramon ünlü oyuncunun ayaklarını yerden kesmiş durumda.

Sosyetenin ve ünlülerin çok sevdiği bir mücevher şirketinin yöneticisi olan Ines de Ramon da aslında hollywood’a çok uzak bir isim değil. Esmer güzeli The Vampire Diaries dizisinin yıldızı Paul Wesley’le üç yıllık evliliğini 2022’de bitirmişti…
]]>Zaten biraz dikkatle baktığınız zaman bir giydikleri kıyafeti sonra birkaç kez daha giydiklerini görürsünüz.
Kimi zaman gerçekten o kıyafetleri sevdiklerinden kimi zaman da halka yakın görünmek için bunu yaptıkları da bilinen bir gerçek.
Örneğin İngiltere Kralı Charles’ın üzerinde meşhur bir palto var ki onu neredeyse 30 yıldan fazla zamandır giyiyor.
Ya da ailenin gelini Kate Middleton, adını “tutumlu prenses”e çıkaracak kadar çok giyiyor kıyafetlerini. Aksesuarlarını, takılarını değiştiriyor ama kıyafetlerini defalarca kullanıyor.

DOĞUM GÜNÜ POZUNDA BİLE ESKİLERİ GİYDİ
Bu tutumluluğun son örneği de Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate Middleton’ın kızı Charlotte’un dokuzuncu doğum günü için çekilen fotoğrafta da gözler önüne serildi.
Ülkesinin tahtı için üçüncü sırada olan Prenses Charlotte’un, 2 Mayıs’ta kutlanan 9’uncu doğum günü nedeniyle çekilen ve ailesinin sosyal medya hesaplarında paylaşılan o pozda üzerindeki bütün giysiler eskiydi. Yani daha önce giyilmişti.
Önce bordo hırkayla başlayalım. Çünkü o hırka gerçekten ünlü..:Açıkçası tatsız bir hatırası var.
Charlotte üzerindeki bordo hırkayı, annesi Kate’in Instagram hesabından paylaştığı, sonra da üzerinde aşırı oynanma olduğu için haber ajansları tarafından da geri çekilen tartışmalı pozda da giyiyordu.
O olaylı pozda üzerinde kareli bir etek vardı. Görünümünü de lacivert çorapla tamamlamıştı Prenses. Doğum günü pozunda içindeki kazak ve gömlek başkaydı Charlotte’un. Çiçekli bir gömlek ve lacivert kazağı tercih etmişti.

Ama küçük prensesin doğum günü pozundaki kot eteği de tanıdıktı. Charlotte o eteği de annesiyle birlikte bir hayır kuruluşu için Noel ve yeni yıl hediyeleri hazırlamak için gittiği ziyarette giymişti küçük kız.

O DA ESKİLERİ GİYDİ
Aslına bakılırsa doğum günü pozunda eski kıyafetlerini giyen tek kişi Charlotte değildi. Ondan bir hafta önce bu kez de kardeşi Louis’nin doğum günü vardı.
Elbette Galler ailesi sosyal medya hesaplarından onun için de bir paylaşım yapıldı. İşte o karede de Louis’nin üzerinde tanıdık bir gömlek vardı. Yine Kate Middleton’ın o olaylı pozunda sağ yanında duran Louis o gün de aynı gömleği giymişti.
Görünüşe göre Charlotte ve Louis’nin annesi Kate Middleton kendisinin yaptığı gibi çocuklarına da kıyafet konusunda tutumlu olmayı gösteriyor.
Yıllar içinde onların da bazı kıyafetlerine artık kamuoyunun gözü alışacak ve onları daha önce ne zaman nerede giydiklerini hemen hatırlayacaklar.

İki kardeş de anneleri Kate’in olaylı paylaşımında giydikleri parçalarla doğum günü pozlarını verdi.

KATE VE EFSANE ÇİZMELERİ
İngiliz kraliyet ailesinin en tutumlu kişilerinden biri de Prens William’ın eşi Galler Prensesi Catherine. Halkın arasındaki adıyla Kate Middleton, bir giydiğini farklı aksesuarlarla tamamlayarak defalarca giyiyor.
Üstelik bu durum sadece gece elbiseleri ya da gündüz ziyaretlerinde giydiği kıyafetlerle sınırlı değil. Kate’in bir çift çizmesi var ki hayranları arasında onların adı “efsane çizmeler.”
Çünkü 20 yılı aşkın süredir zaman zaman giyiyor bunları. İlk kez üniversite öğrenciliği yıllarında çekilen bir fotoğrafında görülen bu çizmeleri defalarca kullandı.
Middleton bu çizmelerini genellikle şehir dışına, kırsal alana gittiğinde kullanıyor. Aile gezisi ya da iş gezisi olmasının da onun için bir farkı yok. Her fırsatta giyiyor çizmelerini. Tutumluluğuyla tanınan düşes, 475 sterlin (yaklaşık 2500 Türk lirası) değerindeki bu çizmeleriyle ilk olarak 2004 yılında St. Andrews Üniversitesi’nden mezun olurken görüntülenmişti.

ÜNİVERSİTE YILLARINDAN KALMA CEKETİ ÇOK KONUŞULDU
Kate Middleton geçen yıl kocasıyla birlikte çıktığı Karayipler gezisinde özellikle giydiği kıyafetlerle dikkat çekmişti. O gezide bavulunda daha önce hiç giymediği yeni kıyafetler vardı.
Bazıları ziyaret edilen ülkelerin bayraklarındaki renkler düşünülerek özel olarak hazırlanmıştı. Ama içlerinde bir kırmızı ceket vardı ki hepsinden çok daha fazla dikkat çekti.
Çünkü Kate’in yeni parçalarla tamamladığı o ceket üniversite yıllarından kalmaydı. Tabii bu durum onun ne giydiğini yakından takip edenlerin dikkatinden kaçmadı.

BU BEYAZ PALTO EVLİLİĞİNDEN BİLE DAHA ESKİ
Kate Middleton’ın çok ünlü bir kıyafeti daha var aslında: Evliliğinden bile daha eski olan beyaz palto. William ile ilk kez resmi olarak katıldığı bir etkinlikte giydiği o beyaz paltoyu 2020’de Prens William ile birlikte gittiği İrlanda ziyaretinde giydi.
Düşes’in bu gezi için bavuluna yeni elbiselerin yanı sıra eski kıyafetlerini de koyduğu dikkatlerden kaçmadı. İşte bunlar arasında bir tanesi son günlere damgasını vurdu: Siyah düğmeli beyaz manto!

O DÖNEMDE NİŞANLI BİLE DEĞİLLERDİ
Middleton’ı takip edenler için Reiss’in imzasını taşıyan Olivia adlı bu beyaz mantonun anlamı bambaşka.
Middleton, bu paltoyla ilk kez görüntülendiğinde takvimler 2008 yılını gösteriyordu. O dönemde Prens William ile henüz evli hatta nişanlı bile değillerdi.
Middleton, o yıl Prens’in uçuş okulundan mezuniyet törenine katıldığında da üzerinde bu beyaz manto vardı. Görümümünü yine İrlanda’dakine benzer çizmeler ile tamamlamıştı.

TEKRAR TEKRAR GİYİYOR
Middleton, o dönemde sevgilisi olan William’ın kuzeni Peter Phillips’in 30’uncu doğum gününe de katılmıştı. O partiye giderken de üzerinde yine aynı beyaz manto vardı. Yani özetle Middleton, bu mantoyu tam 15 yıldan fazladır tekrar tekrar giyiyor.
]]>
ÜNLÜ OTELİ BİRBİRİNE KATTI!
Ünlü şarkıcının kaldığı otelde sinir krizi geçirdiği ve ortalığı birbirine kattığı iddia edildi. Spears otelde yeni erkek arkadaşı olduğu söylenen ve sonradan sabıkalı olduğu ortaya çıkan Paul Richard Soliz’le kavga ettiği söylendi.

42 yaşındaki ünlü şarkıcı Britney Spears’ın adı bir kez daha geçirdiği olaylı geceyle manşetlere taşındı
Çıkan arbedenin ardından otele polis ve ambulans çağırıldı, ünlü şarkıcı yanında Soliz’le birlikte otelin kapısında, üzerinde iç çamaşırları ve üstüne sardığı battaniyeyle etrafına şaşkın bakışlar atarken fotoğraflandı.

Britney Spears’ın bu görüntüsü tüm manşetlerde üst sıralarda yer aldı…
SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ DEDİLER… YALINAYAK ÜZERİNDE BATTANİYEYLE OTELİN KAPISINA GELDİ
Olay yerine gelen ambulans ve sağlık ekiplerinin otele Britney Spears’ın sevgilisiyle kavga ederken yaralandığı gerekçesiyle çağırıldığı öğrenildi. Ünlü şarkıcı olaylı gecenin ardından Instagram hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı.

HER ŞEYİ YALANLADI: SADECE AYAĞIMI BURKTUM
Burkulmuş ve epeyce şişmiş ayak bileğinin fotoğrafını paylaşan Britney sinir krizi geçirdiği iddialarını reddetti. Otel odasında zıplarken düşüp ayağını burktuğunu iddia eden ünlü şarkıcı sağlık ekiplerinin odasına yasal olmayan bir şekilde daldığını söyledi.

Britney olayların basına yansıdığı gibi gelişmediğini ve sadece ayağını burktuğunu söyledi
Babasının vesayeti altına girdiği dönemde psikolojik yardım alan Spears’a bipolar teşhisi konuldu. Psikolog Robert Butterworth ünlü şarkıcı için “Tutarsız davranışları, ani öfkesi, coşku patlamaları, karar vermekte zorlanması ve sekse olan aşırı ilgisi bipolar olduğunu açıkça gösteriyor” demişti. Ünlü şarkıcı davayı kazandı ve vesayetten kurtuldu ancak onun tekrar bir çöküş dönemine girdiğini düşünen çok ve ailesi de yeniden mahkemeye başvurmayı planlıyor olabilir söylentileri bitmek bilmiyor. Britney’nin otel olayında annesini hedef göstermesinin bir sebebi de bu…

“BAŞIMA GELENLER ANNEMİN SUÇUDUR”
Annesini suçlayan Britney Spears yaşananlar için annesini suçladı. “Annemle 6 aydır konuşmuyorum. Ne zaman hakkımda bir haber çıksa hemen o da ortaya çıkıyor. Bana bunu o yaptı. Keyfim yerinde, sinir krizi de geçirmedim. Gayet iyiyim” diyen Spears bir kez daha eleştiri oklarını ailesine yöneltti.
Britney Spears eski eşi ve iki oğlunun babası Kevin Federline ile ayrılma sürecinde, ününün getiridği bunalımla birlikte 2008’de büyük bir çöküş yaşamış, bir paparazzinin arabasına saldırarak şemsiyeyle camlarını kırmıştı.
Ruh sağlığı yavaş yavaş bozulan en sonunda saçlarını kazıtıp tüm dünyanın gözleri önünde büyük bir buhrana düşen ünlü şarkıcı aynı yıl psikiyatri hastanesine yatırılmıştı. Bu durumdan faydalanan babası Jamie Spears, kızını vesayeti altına aldırdı ve Britney tam 13 yıl vesayet altında yaşadı.

Britney Spears onu vesayet altına aldıran babası Jamie, annesi Lynne ve kız kardeşine düşman kesildi… Ünlü şarkıcı ondan faydalanmak istediklerini ve hayatını çaldıklarını söylediği ailesiyle yıllardır görüşmüyor
Hayatının kontrolü tamamen babasının eline geçen ünlü şarkıcı bu yıllar boyunca da çalıştı, albümler çıkarıp konserler verdi ancak kazancından özel yaşamına kadar her şeyin kontrolü babasının elinde kaldı. 2021’de mahkemeye vesayet kararını kaldırtan Britney özgür kaldı ancak ruh sağlığının pek de yerinde olmadığını düşündüren yaşantısına devam etti.

Britney Spears önce saçlarını kazıtmış sonra da eline geçirdiği şemsiyeyle peşine düşen paparazzilerin arabasına böyle saldırmıştı… Bu görüntü bardağı taşıran son damla oldu ve ünlü şarkıcı için uzun esaret yılları başladı…
Britney Spears’ın bu süreçte sadece babasıyla değil annesi Lynne Spears’la olan ilişkisi de bozuldu. Anne kız yıllarca görüşmedi. Britney annesini ve kız kardeşi Jamie’yi babasıyla taraf olmakla ve hayatının mahvoluşuna göz yummakla suçladı.
BOŞANMA DAVASI DA YENİ SONUÇLANMIŞTI
Tam da bu otel olayı manşetlerin ilk sırasına yerleşmişken ünlü şarkıcının cephesinden bir haber daha geldi. Britney Spears 14 ay evli kaldığı üçüncü eşi Sam Asghari’den ayrılmıştı. Yollarını 9 ay önce ayıran eski çiftin boşanma davasının da dün itibarıyla sonlandığı ortaya çıktı.

Evlenmeden önce bir anlaşma imzalayan çiftin boşanırken hangi koşullar konusunda anlaştığı ya da ortada büyük bir boşanma tazminatı olup olmadığı henüz belli değil. Mahkeme belgelerine göre ünlü çiftin resmi ayrılık günleri birinci evlilik yıl dönümlerinden birkaç hafta sonra.

EVİNİN KİRASINI HÂLÂ O ÖDÜYOR
İddialara göre Britney Spears ayrıldıktan sonra Sam Asghari’nin kirasını ödemeye devam ediyormuş. Çiftin evlilikleriyle birlikte toplamda birliktelikleri 6 yıla yakın sürmüştü. Modellik ve fitness hocalığı yapan Sam Asghari, Spears ile 2016’da şarkıcının bir klibinde rol aldığında tanışmıştı.
]]>
Görünüşe göre öyle bir durum yaşanmadı aralarında. Çünkü flörtleriyle beraber neredeyse 40 yıla yaklaşan ilişkilerini hep canlı tutmayı, aralarındaki aşkı ve heyecanı korumayı başardılar. Bunun sırrını da katıldıkları bir sohbet sırasında açıkça ifade ettiler.

KENDİLERİ DE AŞKLARI DA YAŞ ALDI
Aradan geçen yıllar içinde aşkları da kendileri gibi “yaş alsa da” aralarındaki ateşi hep canlı tutmayı başaran bu ünlü çift Kevin Bacon ile Kyrda Sedgwick.
1988 yılından bu yana evli olan çift, bu anlamda gösteri dünyasının en sadık ve mutlu çiftlerinden biri olarak anılıyor.
Bacon ile Sedgwick’in bu noktada kendilerine özgü sırları da var elbette. Bunlardan birini de deneyimli oyuncu Bacon kendi sözleriyle ifade etti zaten.

FİLM SETLERİNDE KAÇAMAK YAPMIŞLAR
58 yaşındaki Sedgwick ile 65 yaşındaki Bacon konuk oldukları Watch What Happens Live With Andy Cohen programında uzun ve mutlu evlilikleri hakkında bazı ipuçları verdi.
Programda çifte, “birlikte oynadıkları filmlerin setlerinde herhangi bir kaçamak yapıp yapmadıkları” soruldu. Sedgwick de bu soruya yanıt verirken fazla zorlanmadı: “Evet! Kesinlikle yaptık!”
Her ne kadar ünlü oyuncu hangi filmlerin setinde romantik anlar yaşadıklarını net olarak söylemese de Sedgwick ile Bacon kariyerleri boyunca üç tane filmde birlikte kamera karşısına geçtiler.
Bunlardan ilki 1995 tarihli Murder in the First, ikincisi 2004’te çekilen The Woodsman ve yine aynı yıl kamera karşısına geçtikleri Cavedweller.
Ünlü çift aynı zamanda birbirlerini yönettikleri bazı filmlerde de birlikte çalıştı. Ama sohbet sırasında bu filmlerden hangilerinde herkesten gizli birbirlerini baştan çıkardıklarını açıklamadılar.

ONU İLK KEZ GÖRDÜĞÜ GÜNÜ HİÇ HATIRLAMIYOR
Kevin Bacon ile Kyra Sedgwick’in yolları ilk olarak 1978 yılında kesişti. O sırada Bacon gencecik bir oyuncuydu. Getting Out adlı Broadway dışı bir oyunda sahneye çıkıyordu.
Bir gün öğle yemeğine çıktığında yanına gencecik bir hayranı yaklaştı. Ona ağabeyi eşlik ediyordu. İşte o gün yanına yaklaşan hayranı 12 yaşındaki Kyra Sedgwick’in ta kendisiydi.
Kevin Bacon o günü ve küçük Kyra’yı hiç hatırlamasa ada Sedgwick o anları hiç unutmadı.

AŞKLARI FİLM SETİNDE BAŞLADI
Sonra aradan yıllar geçti. Takvimler 1987 yılını gösterirken artık Kyra da bir oyuncu olmuştu. Resmi olarak tanışmaları da Lemon Sky adlı filmin setinde oldu.
Sonra yine o dönemde Bacon bütün set arkadaşları için bir akşam yemeği organize etti. Oraya Kyra’nın da gelmesini bekliyordu. Ama o gece Sedgwick yemeğe katılmadı
Kyra Sedgwick bu yemeğe gitmemesinin nedenini de sonradan anlattı. Sedgwick, bir otelin spor salonunda masaj yaptırmaya gidecekti. Fakat bunu Bacon’a söylemek istemedi.
Kadere bakın ki Kyra masajdan çıktığında Kevin de kapıda onu bekliyordu. Yani Bacon, bu güzel genç oyuncuyu takip etmiş, peşini bırakmamıştı.
Sonunda Kyra Sedgwick aşktan kaçamadı. Ama bir çekincesi vardı. O sırada henüz 20’li yaşlarındaydı.

”ACİLEN EVLENME İSTEĞİNE KAPILDIM… BUNDAN KORKTUM’
O dönemi şöyle anlatmıştı bir röportajında Sedgwick ” Kevin’e aşık olduğu zaman sanki evlenmek için acil bir duruk varmış gibi bir hisse kapıldım. Ve bundan korktum.”
Ama öte yandan da Kevin Bacon’ın aslında aradığı kişi olduğunu çok iyi biliyordu söylediğine göre. “O benim ruh eşimdi… O aradığım kişiydi diye anlattı o dönemi.
Aşık çift, 1988 yılında nişanlandı. Bacon Kyra’nın önünde diz çöktü ve ona evlenme teklif etti. Anlattığına göre Kyra o kadar duygulandı ki gözyaşlarını tutamadı. Nişan yüzüğü artık Kyra’nın parmağındaydı.
Ama bir sorun vardı. Kyra nişan yüzüğünden çok hoşlanmamıştı. Bu dönemi de Bacon bir röportajında şöyle anlatmıştı: “Yatakta birlikte uyuyorduk. Kyra gecenin bir yarısında kalkıp durmadan ağlıyordu. Merak ettim. Sonunda bana ne olduğunu anlattı. Meğer nişan yüzüğünü sevmiyormuş.”

25 YIL SONRA UZAKTAN KUZEN OLDUKLARINI ÖĞRENDİLER
Bacon bunun üzerine sorun olmadığını söyledi ve yüzüğü değiştirdiler. O gün değişen yüzük bugün hala Kyra’nın parmağında.
Kyra Sedgwick ile Kevin Bacon 1988 yılının 4 Eylül günü evlendiler. Önce oğulları Travis iki yıl sonra da kızları Sosie Ruth doğıdu.
Bu arada çiftle ilgili çarpıcı bir ayrıntı daha var. Ünlü çift evlendikten yıllar sonra uzaktan kuzen olduklarını keşfetti.
Bu da çiftin Finding Your Roots (Köklerinizi Bulmak) adlı programa katılmasından sonra ortaya çıktı.
Orada yapılan gen değerlendirmeleri sonucunda çiftin birbirleriyle dokuzuncu dereceden kuzen olduğu ortaya çıktı. Bu gerçek öğrenildiğinde onlar 25 yıllık evliydi.
]]>
ÜNLÜ OYUNCU DA AŞKI İNTERNETTEN BULANLAR KERVANINA KATILDI
Buna son örneklerden biri de ünlü oyuncu Valerie Bertinelli oldu. Üstelik Valerie Bertinelli bu konuda oldukça açık sözlü ve hayatına yeni giren ve kalbini yeniden aşkla attıran bu ismi, yaşını ve kimliğini saklamadan hayranlarıyla paylaştı.

Valerie Bertinelli people dergisinin nisan sayısı için verdiği samimi röportjada yeni bir ilişkisi olduğunu ve bu kişiyle internetten tanıştığını açıklamıştı… Bu yeni aşkın kimliği daha sonra ortaya çıktı
Bertinelli kendine “ancak birkaç ömür süresinde bir yaşanabilecek” diye tanımladığı bir aşk buldu. Nisan ayında sosyal medya hesabında yaşadığı ilişkiyi açıklayan ünlü oyuncu zaten sevgilisini de buradan bulduğunu itiraf etmişti.

UZAK MESAFE İLİŞKİSİ YAŞIYORLAR
Yıldız ismin yeni sevgilisi New York’ta yaşayan bir yazar olan Mike Goodnough. Ve Valerie Bertinelli’den 10 yaş küçük. Ünlü oyuncu sevgilisinin kendisinden küçük olmasına rağmen oldukça olgun bir insan olduğunu bu yüzden de yaş meselesini hiç dert etmediğini daha önce söylemişti.
Kendisi yıldızlar şehri Los Angeles’ta yaşadığı için bu ilişki Valerie Bertinelli ve Mike Goodnough için bir uzak mesafe ilişkisi. Ancak taze aşıklar Instagram’dan yayınladıkları sarmaş dolaş bir videoyla mesafelerin aşka engel olmayacağını kanıtlar gibi görünüyorlar.

Ünlü oyuncunun yeni sevgilisi New York’ta yaşayan bir yazar olan Mike Goodnough. 64 yaşındaki yıldız oyuncu daha önce sevgilisinin kendisinden 10 yaş küçük olduğunu söylemiş ancak yaş farkını hissetmediğini çünkü onun olgun bir adam olduğunu anlatmıştı
Aktris geçtiğimiz günlerde yeni erkek arkadaşı Mike Goodnough ile birlikte kanepede birbirlerine sarılıp güldükleri bir video paylaştı. Siyah beyaz video, çiftin ilişkilerini sosyal medyada kamuoyuna duyurmalarından bir hafta sonra paylaşıldı.
AŞK POZLARI PAYLAŞIYORLAR
Bertinelli fotoğrafın altına eli ağzında bir yüz emojisi koymakla yetindi, hayranları da videonun altına bu mutlu aşka yelken açan oyuncuya iyi dileklerini yolladı.

Valerie Bertinelli’nin videolu aşk paylaşımına sevgilisi Mike Goodnough da kayıtsız kalmadı ve o da Los Angeles gezisini kendi Instagram hesabında belgeleyerek Bertinelli’nin gün batımına baktığı bir fotoğrafını “Bazı günler sonsuza dek sürecekmiş gibi geliyor. Diğerleri ise çok çabuk geçiyor. Keşke bu kadar hızlı geçmeseydi” diyerek paylaştı.
“Hot In Cleveland” dizisinin yıldız oyuncusu ilk olarak mart ayında yeni bir ilişki içinde olduğunu açıkladı. Ancak sevgilisinin adını gizli tuttu. İkili 20 Nisan’da sosyal medya üzerinden ilişkilerini kamuoyuna duyurdu ve Bertinelli birlikte çekilmiş bir fotoğraflarını “Düşündüğün şeyi içeceğim ve bütün gece senin esprilerini içmekten kafam güzel” başlığıyla paylaştı.

Ünlü oyuncunun Mike Goodnough’la internetten tanıştıktan sonra birkaç yıl yazıştığı sonra da bu ilişkinin büyük bir aşka dönüştüğü ortaya çıktı… Bir yazar olan Mike Goodnough, Valerie Bertinelli’nin fotoğrafını paylaşarak “Ben bir yazarım ama bazen susmak ve fotoğrafların konuşmasına izin vermek gerek” demişti
İKİ EVLİLİĞİNİN TRAVMASINI ZOR ATLATTI
Ünlü oyuncu mart ayında USA Today’e verdiği röportajda ikinci eşi Tom Vitale’den boşandıktan sonra yeniden bir ilişki yaşamayı beklemediğini itiraf etmiş ve yeni aşkından “Bu, bir erkekle yaşadığım hiçbir ilişkiye benzemiyor” diye söz etmişti.

Valerie Bertinelli sık sık kilo alıp vermesi ve değişen görüntüsüyle gündeme gelip eleştirilere maruz kalıyordu… Ünlü oyuncu geçmişte bu yüzden çok üzüldüğünü ancak artık her şeye kulağını tıkadığını ve hayatın tadını çıkarmaya baktığını söylüyor
“KEDİLERİM VE KÖPEĞİMLE BİRLİKTE YAŞLANIP ÖLÜP GİTMEYİ BEKLİYORDUM”
Mike Goodnough için “O benim radarımda değildi. Altı kedim ve köpeğimle birlikte ölecektim ve bunu yaparken inanılmaz mutlu olacaktım. Yani bu birdenbire ortaya çıktı ve çıktığı için minnettarım. O çok özel biri” diyen Valerie Bertinelli 2011’den 2022’ye kadar evli kaldığı Tom Vitale’den boşanma sürecini çok sancılı olarak anlatmıştı.

Valerie Bertinelli, henüz 15 yaşındayken rol aldığı One Day At A Time adlı yapımla kameralarla tanışmıştı. Yani o da birçok meslektaşı gibi çocukluğundan beri ünlenerek yaşadı. Bir yandan çok izlenen yapımlarda rol almaya devam eden Valerie Bertinelli efsane rock müzisyeni Eddie Van Halen ile yaptığı evlilikler de ününe ün katmıştı. 26 yıl süren bu evlilik 2007’de bitmişti.
ESKİ EŞİ SON NEFESİNİ VERİRKEN BİLE YANINDAN AYRILMADI
Çiftin oğulları Wolfgang da 1991’de doğdu. 2001’de ayrıldıklarını açıklayan çift 2007’de resmen boşanmıştı. Bertinelli otobiyografisinde boşanmasının ana nedenlerinin kocasının kokain bağımlılığı ve ağız kanseri teşhisi konmasına ve tedavi sürecinde dilinin üçte birini kaybetmesine rağmen sigarayı bırakmayı reddetmesi olduğunu yazmıştı.

Valerie Bertinelli efsane müzisyen Eddie Van Halen’la 26 yıl evli kaldı ve ayrıldıktan sonra bile o hastayken başucundan ayrılmadı
Ayrılmalarına rağmen aralarındaki dostluğu hiç kaybetmediler ve Eddie Van Halen hayatını kaybettiğinde bile başucunda eski eşi Valerie Bertinelli vardı.

Valerie Bertinelli Tom Vitale’yle yaptığı, 11 yıl süren ikinci evliliğinde de mutluluğu bulamadı
YAPTIĞI İKİ EVLİLİĞİN İZLERİNİ SİLEBİLMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTI
Bu ayın başlarında People dergisine konuşan Bertinelli, yeni ilişkisinde mutluluğu bulabilmek için iki başarısız evliliğinin travmasını atlatması gerektiğini söylemişti. Ve bu zorlu süreci de “Bu sürecin uzun zaman aldığı konusunda açık olmak istiyorum. İyileşme sürecim konusunda daha bilinçli davrandım. Bu, köpeğim Luna ile çok fazla yürüyüş, çok fazla terapi seansı ve iyi hissetmeyi hak ettiğimi öğrenmek anlamına geliyordu. Neden sevilmeyi hak etmediğimi düşünüyordum. Neden duygularımı uyuşturmak için yiyecek kullanıyordum. Ed’le ve son evliliğimle ilgili üstesinden gelemediğim tüm dram ve travmalar. Kendimi ne kadar çok ağlamaya bırakırsam, o kadar iyi hissediyordum. Mutlu ya da üzgün ya da zayıf olmaya çalışmıyordum. Olduğum kişiden başka bir şey olmaya çalışmıyordum.” sözleriyle anlatmıştı…
]]>
İstanbul Boğazı’ndaki lüks otelde gerçekleşen düğünde nikâh, çifte özel olarak hazırlanan platformda kıyıldı.

Sanat ve cemiyet dünyasından çok sayıda tanınmış ismin de aralarında bulunduğu davetliler, nikâhtan sonra geç saatlere kadar eğlendi. / DHA

Kim kime ne demiş, kim nereye gitmiş ve neler yapmış? Sinema, sahne ve televizyonda neler olmuş? Magazin dünyasından kısa haberler…
Tony Montana efendi çocuk
Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, sosyal medya hesabında paylaştığı eğlenceli içeriklere oğlu Nejat Özer’i de dahil etti.

Nurgül Yeşilçay yayınladığı son videoda, evde oğluyla 1983 yapımı “Scarface” filmini izliyor. Al Pacino’nun canlandırdığı Tony Montana’yı “Kim böyle giyiniyor yahu, amma abartı” diyerek eleştiren Yeşilçay, oğlunun bir anda Tony Montana’ya dönüşmesiyle büyük şaşkınlık yaşıyor.
Sahneden inip Patron’a koştu
Tuğba Özerk önceki gün Antalya’da konser verdi. Belek’teki Susesi Otel’de düzenlenen 23. Ulusal Cerrahi Kongresi’nde sahneye çıkan şarkıcı, etkinlik sonrası hasta kedisi Patron’un yanına koştu.

İstanbul’a döner dönmez, FIP’e (Kedi Enfeksiyoz Peritoniti adlı viral bir hastalık) yakalanan Patron’un tedavi gördüğü veterinere giden şarkıcı, kedisinin fotoğrafını sosyal medyada da paylaştı: “Meleğim direndik ve iyi oluyoruz inşallah. Yuvamızda annen heyecanla senin gelmeni bekliyor.”
Bodrum tatili
Geçen aralık ayında evlenen Alina Boz ve Umut Evirgen tatil sezonunu Bodrum’da açtı.

Bir etkinlik için Titanic Luxury Collection Bodrum’a giden çift, “Bu dönem çok sessiz” diye değerlendirdikleri beldedeki tatillerini uzattı.
Kemal Sunal Müzesi’nde
Merhum sanatçı Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal, geçtiğimiz gün usta oyuncu Haldun Dormen’le bir araya geldi. Yemekte buluşup sohbet eden Sunal ile Dormen, daha sonra soluğu Kadıköy’de açılan Kemal Sunal Müzesi’nde aldı.

Gül Sunal, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda Haldun Dormen’in müzeyi büyük bir ilgiyle gezip bilgi aldığını, yanına gelen tüm hayranlarıyla da sabırla fotoğraf çektirdiğini belirtti.
“Grabuna”nın galası gerçekleşti
Yapımcılığını Çekirdek Yapım Dr. Alper Aksoy’un üstlendiği, yönetmenliğini Tolga Savu’nun yaptığı “Grabuna” filminin galası önceki akşam Torunlar Center’da gerçekleşti.

Filmin başrollerini Öykü Gürman ve Hakan Akgün paylaşırken oyuncu kadrosunda Bahtiyar Engin, Kaan Yılmaz, Mehtap Bayrı, Ramiz Mullamusa, Ergin Kılıkçıer ve Özlem Gezgin yer alıyor. Gösterim öncesi sorulara yanıtlayan Gürman, oyunculuktan çok keyif aldığını söyledi ve ekledi: “Bu film bana çok şey kattı.”

90’lar altın çağdı
Ozan Orhon, geçtiğimiz günlerde “İki Deli” adlı şarkısı için stüdyoya girdi. Orhon, “Şarkı çok güzel. Bu seneki şampiyonun şarkısı geliyor. Çünkü tam bir şampiyonluk şarkısı. Gümbür gümbür herkesi oynatacak bir eser” dedi.

Şarkıcı, son dönemde 90’lar şarkılarının popülaritesini de değerlendirdi: “90’lar altın çağdı. Geldi ve gitti. 90’lar gibisi bir daha da gelmez bence. Kendi sahnelerimde de o dönemin şarkılarını seslendiriyorum. Bir daha o duyguları yaşayabileceğimiz şarkıları yakalayamayız.” Ozan Orhon hayalinin ise Şebnem Ferah’la düet yapmak olduğunu söyledi.
Eltiler buluştu
Alişan’ın eşi Buse Varol, Selçuk Tektaş’ın eşi Merve Tektaş’ın doğum günü kutlamasına katıldı.

Varol, eltisi ve onun çocukları ile çekildikleri fotoğrafları sosyal medya hesabından şu notla paylaştı: “Canım Mervoş, iyi ki doğdun. Kızlarınla, sevdiklerinle, bizlerle nice yaşlara. Seni seviyorum.”
]]>Sevdiğiyle hayatını birleştireceği o özel gece için özenle hazırlandı. O törende gerçekten de kendini çok güzel ve özel hissetti.
Sonra da birçok kişinin yaptığı gibi o gece çekilen pozlarını sosyal medya hesaplarından paylaştı. Ama hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaştı: Gelinliği, göğüs dekoltesi yüzünden ağır eleştiriler aldı.
Gelin bir bakalım kim bu ünlü ve ortalığı bu kadar karıştıran gelinliği nasılmış.

GELİNLİĞİN GÖĞÜS DEKOLTESİ FAZLA İDDİALI BULUNDU
Gelinliği yüzünden eleştirilen bu kişi TV oyuncusu Nick Viall ile hayatını birleştiren 25 yaşındaki cerrahi teknoloji uzmanı Natalie Joy.
Joy ile geçen yıl ocak ayında nişanlandığı 43 yaşındaki nişanlısı Nick Vail geçen cumartesi günü hayatlarını birleştirdi.
Mutlu çift tören için ABD, Georgia’daki bir çiftliği seçti. Gelin Natalie de Macye Wysner tarafından tasarlanan bir gelinlik giydi.
Askısız ve bedenini saran bu gelinliğin içinde de kendini gayet güzel hissetti Natalie Joy. Evlendiği Viall de konuklar da onu çok beğendi zaten.
Fakat genç kadın düğün pozlarını sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra beklemediği bir sürprizle karşılaştı. Birçok takipçisi gelinliğin göğüs bölgesini fazla abartılı ve iddialı buldu.

AĞIR ELEŞTİRİLER GELDİ
Bir kullanıcı “Böylesine kötü bir görüntüyü kendi düğünün için neden tercih ettiğini anlamıyorum. Sen zaten güzelsin. Ama bu görüntü güzel değil” diye görüşünü bildirdi.
Bir başkası da “Tamam anladık…Büyük göğüslerin var. Onları bize göstermek için her fırsattan yararlanmak gerekmiyordu” diyerek Natalie Joy’un gelinliğinin görüntüsünü eleştirdi.
Gelinliğine yönelik bu eleştiriler de genç kadını çileden çıkardı. Hepsine sosyal medya üzerinden yanıt verdi Joy.

HERKESE TOPLU YANIT VERDİ
Instagram hesabından kendisini eleştirenlere seslenen Natalie Joy “Bazılarınız bu yorumlarla gerçekten gülünç oluyor” diye yazdı. Kısa süre önce anne olduğunu ve bebeğini emzirdiğini anlatan Joy, bu yüzden de göğüslerinin büyüdüğünü anlattı.
“Aile ve gerçek anlamda aile olarak gördüğüm insanlarla çevriliydim. kimse bunu tuhaflaştırmadı o yüzden siz de tuhaflaştırmayın,” diye devam etti Joy.
O gece ailesi ve kendisini seven, kendisinin de sevdiği insanlarla birlikte olduğunu belirten Natalie Joy, “Her neyse, iyi hislerle devam ediyoruz ve hepinize en iyisini diliyorum” diyerek satırlarını bitirdi.

170 KONUK MUTLULUKLARINA TANIK OLDU
Natalie Joy ve Nick Viall, geçen cumartesi günü 170 konuğun önünde evlendiler. Törende oyuncu Viall’in Special Forces adlı yapımdaki ro arkadaarı da yer aldı.
Bu arada çift evlenmeden önce bir de bebek sahibi olmuştu. Bu yılın ağustos ayında dünyaya gelen kızlarına da River Rose adını verdi çift. Minik bebek de anne ve babasının bu mutlu gününe tanık olmak için törendeydi.
Genç çift, 2021 yılından bu yana birlikte. Viall, evlilik teklifini de geçen yılın ocak ayında yapmıştı. O dönemde nişanlanan çift, geçen cumartesi de muradına erdi.
]]>
Resmi kaynaklar bu iki isim için de tedavinin devam ettiğini ve durumun umut verici olduğunu söylese de ne Charles’ın ne de Kate Middleton’ın vücutlarının hangi bölgesinde ne tür bir kanser olduğu biliniyor.

Harry ve Meghan ABD’deki yaşantılarını sürdürürken Harry bir yandan da İngiltere’deki ailesiyle arasını düzeltmenin peşinde
HARRY BİR SÜREDİR ELİNDEN GELENİ YAPIYOR AMA…
Tüm dünyanın gözü bu iki isme çevriliyken ailenin ABD’de yaşayan “sorunlu” üyesi Prens Harry de kendi çapında bu durumu bir fırsat bilip ailesiyle arasındaki sorunları çözmek ve küslüklere son vermek için uğraşıyor.
Geçtiğimiz günlerde İngiltere’ye geleceği öğrenilen Harry’nin bir kez daha aileye zeytin dalı uzattığı ortaya çıktı. Ancak anlaşılan kendileri can derdine düşmüş olan yakınları bu çabayı çok da umursamıyor…

Harry önümüzdeki hafta İngiltere’ye gelecek ve ailesinin de kendisi için çok önemli olan Invictus Oyunları 10. yıl kutlama törenine davet etti
Harry önümüzdeki çarşamba günü Londra’daki Invictus Oyunları 10. yıl kutlama törenine ev sahipliği yapmak için memleketine geri dönecek.
BİR KEZ DAHA AİLEYE ZEYTİN DALI UZATTI
Küskün prensin St Paul’s Katedrali’ndeki etkinliğe kraliyet ailesinin tüm üyelerini davet ettiği, bunu aralarını düzeltmek için bir fırsat olarak gördüğü iddia edildi.
Ancak saray kaynakları aileden hiç kimsenin Harry’ye cevap vermediğini ve etkinliğe katılacaklarını bildirmediğini söylüyor. Anlaşılan prensin eli bir kez daha boş kalacak ve kendisi için çok önemli bu günde ailesinden destek göremeyecek.

Ancak prensin daveti ne yazık ki ailede karşılık bulmadı…
Prens Harry’nin kurduğu ve savaş gazisi askerlere yardım amacı taşıyan ve her yıl düzenlenen etkinliklere sahne olan Invictus Oyunları onuncu yılını kutluyor. Bu vakıf Harry’nin kraliyet üyesi olarak üstlendiği en önemli görevdi.
Harry ve babası Charles birbirlerini en son şubat ayında, 75 yaşındaki Charles’a kanser teşhisi konulduğunda görmüş ve Harry onu görmek için Kaliforniya’dan kalkıp gelmiş ancak kralla sadece 30 dakika görüşebilmişti.

Kral Charles ve Kraliçe Camilla geçtiğimiz günlerde yeni bir kraliyet portresi için böyle poz vermişti… Bu fotoğrafla birlikte kralın görevlerine geri döneceği de açıklandı
DAVETİNE KARŞILIK ALAMADI
Telegraph’ın haberine göre, Harry’nin etkinliğinin yapılacağı çarşamba günü Charles, tıbbi tavsiye beklenmeksizin sezonun ilk Buckingham Sarayı bahçe partisine katılmadan önce İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ile haftalık görüşmesini yapacak.
Saraya yakın kaynaklar Harry’nin William’ı ve kraliyet ailesinin diğer üyelerini, kurucusu olduğu gazilere yardım derneğini onurlandırmak üzere etkinliğe davet ettiğini doğruladı.

Harry babası Charles’la barışsa bile ağabeyi William’la arasını düzeltmesi oldukça zor görünüyor
Harry’nin kanser tedavisi gören babası Kral Charles’ı görüp görmeyeceği henüz bilinmiyor. Buckingham Sarayı aile üyelerinin özel görüşmeleri hakkında yorum yapmıyor.
KUZENLERİ ONA KUCAK AÇACAK MI?
Harry İngiltere’ye gitmeden pazartesi günü oğlu Prens Archie’nin 5. doğum gününü kutlayacak. Harry’nin aile içinde şu anda sadece kuzenleri Prenses Beatrice ve Eugenie ve Zara Tindall’la görüştüğü biliniyor.
Ancak kuzenlerine kucak açan bu üç kraliyet üyesinin de törene katılıp katılmayacağı henüz belli değil. Harry İngiltere ziyaretini yine tek başına gerçekleştirecek yani Meghan Markle en son Kraliçe Elizabeth’in cenazesi için ayak bastığı bu ülkeye yine gelmiyor.

Şu anda kraliyet ailesinde Harry’yle hâlâ görüşmeye sadece kuzenleri, Prenses Anne’in kızı Zara Tindall ve Prens Andrew’nün iki kızı Prenses Beatrice ve Eugenie devam ediyor
Harry babası Charles’ın kanser olduğunun ortaya çıkmasından sonra ABC News’e verdiği demeçte, o ayın başlarında babasıyla geçirdiği zaman için “minnettar” olduğunu söyledi ve “Elimden geldiğince ailemi görmeye gideceğim” diye ekledi.
BARIŞMA UMUDU YAZIN GELECEK DAVETE BAĞLI
Harry, Windsor arazisindeki Frogmore Cottage’dan kovulduktan sonra artık İngiltere’de bir evi olmadığı için Londra’da bir otelde kalacak.
39 yaşındaki Harry, bomba etkisi yaratan “Spare” adlı anı kitabının ardından 41 yaşındaki ağabeyi William’la bir yıldan uzun bir süredir hiç konuşmadı.

Kral Charles’ın kansere yakalandıktan sonra tutumunu değiştirmeye başladığı, oğluyla barışmak ve çok özlediği torunlarını görmek için Harry ve Meghan’ı bu yaz İskoçya’ya çağıracağı söyleniyor
Bu son ziyaretinde de istediği barışma gerçekleşmeyecek olan Harry’nin yaz aylarında babası Charles’dan bir davet alabileceği iddia edilmişti. Artık oğluyla barışmak isteyen ve torunlarını çok özlediği söylenen Charles’ın torunları Archie ve Lilibet’i görebilmek için Harry ve eşi Meghan Markle’ı bu yaz İskoçya’daki Balmoral kalesine davet etmesi bekleniyor.
]]>Otelden ayrılan Dilber, Azem’e mesafeli davranmaya devam etti
Özgür, sevgilisi Elif’e yaşadıklarını anlatıp, işleri daha iyi bir hale getireceğini söyledi.
İkili vedalaşırken romantik anlar yaşadı.

Arkadaşı Kasım’ın yanına giden Azem, kızını bulmaya yaklaştığını söyledi. Kasım da eşi Nergis ile kavga ettiğini anlattı.
Hapisten çıkan Nusret, otoparka geldi. Güngör, Nusret’i görünce oğlunun başını belaya sokmasından korktu. Nusret’i tersleyen Güngör, ‘Bunlar okuluna giden, sokakta top oynayan iyi çocuklardı. Hepsini baştan sen çıkardın, umarım akıllanmışsındır. Kız kardeşini buradan kurtarmaya çalışıyorsun, başkalarının çocuklarını neden kurtarmıyorsun’ diye sordu.
Nusret ise, ‘Ben arkadaşların hiçbirine zorla bir şey yaptırmadım.’ dedi.
Öfkelenen Nusret, kardeşi Hatice’nin sevgilisi Suat’ın yanına gidip onu kovdu; ‘Bana seviyorum ayağı yapma, seven insan vazgeçer, bir şeyden vazgeçer… Git babanın dükkanına iyi bir berber ol, sonra gel kızı iste.’

Suat, Hatice’nin çalıştığı eve gidip onunla görüştü. Abisinin söylediklerini anlattı; ‘Beni kovdu, git berberde çalış’ dedi. Daha sonra Hatice’ye veda etti; ‘Büyük hedeflerim var bu hayatta benim. Babamdan daha güçlü olmak istiyorum’

Yıldız ile Dilber, müzikholden ayrılıp dükkan açma planları yaptı. Kamuran’a giden ikili iş yeri açmak için 200 bin TL istedi. Kamuran ise para vermeyip ikiliye kapıyı gösterdi.

Hatice ile dertleşen Ayça, okulun tuvaletinde şarkı söylerken müdüre yakalandığını anlattı. Okul müdürü, Ayça’dan bahar şenliğinde şarkı söylemesini istedi. Rezil olmaktan korkan Ayça’ya Azem destek oldu. Piraye de kızın şarkı söyleyeceğini duyunca büyük heyecan yaşadı ama Ayça teklifi kabul etmeyeceğini söyledi.

Aleyna’yı bir odaya kapatan Reyyaz, ‘Ben nerede yanlış yapıyorum, bütün sevdiklerim neden bana ihanet ediyor’ diye sordu. Aleyna da ‘Belki onlar seni o kadar sevmiyordur’ karşılığını verdi. Necmi ise Aleyna’ya mesaj atıp iyi bir haber bekledi.
Reyyaz, Özgür’ü arayıp iş konuşmak için evine davet etti; ‘Yalnız gel, kimseye de bahsetme’
Özgür ile Reyyaz bir araya geldi. Reyyaz, Aleyna’yı öldürmediğini söyledi. Özgür’e ‘Ne yapmalıyım’ diye sordu. Özgür de ‘Kalbinizi dinleseniz daha iyi bence’ karşılığını verdi.

Reyyaz ‘Necmi kim? O çocuk ne için Aleyna’ya mesaj gönderiyor’ diye sordu. Özgür duydukları karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı.
Reyyaz, ‘Sen benim işime yaracak bir adamsın, yanındakileri istemem, Sırat’ın adamlarını al sen benim için bir şey daha yapacaksın; Aleyna’yı öldüreceksin’ teklifinde bulundu.

Nergis, Azem’i arayıp romanı çok beğendiğini söyledi. Kasım da eşine destek verdi.
TEFECİYE DÜŞTÜLER
Zerre, Yıldız ve Dilber, ‘Yorgancı’ olarak bilinen tefecinin yanına gitti. Yorgancı üçlüye 100 TL vermeyi kabul etti.

Suat, Nusret’in yanına gelip, Hatice’den ayrıldığını söyledi. Nusret de ‘Neden sevdanı seçmedin’ diye sordu.
‘Bence insan birini seviyorsa olduğu gibi kabul etmek, ben kabul ettim o etmedi. Değişmemi istedi’

Reyyaz’ın yanından çıkan Özgür, Necmi’nin yanına gitti. “Aleyna’ya neden mesaj attın” diye sordu. İkili tartışma yaşadı.
Kendisini takip eden aracın plakasını alan Azem, eski öğrencisi polis Erman’ı arayıp ondan yardım istedi. Erman hocasına yarım sözü verdi.

Özgür, babasının kaldığı otele gitti. Baba-oğul dışarı çıkıp sohbet etti. İçinde bulunduğu durumu babasına anlattı; ‘Reyyaz Bey enteresan bir adam. Şimdiye kadar karşılaştığım insanlara benzemiyor. Sırat’ın pozisyonunu teklif etti ama sadece beni istedi, arkadaşlarımı bırakmam şartıyla. Ya teklifi kabul edeceğim ya da her şeyi kaybedeceğim.

Azem de ‘Eğer sana iki kötü seçenek sunuyorsa yapacağın tek şey üçüncü bir alternatif bulmaktır’ sözleriyle oğluna yol gösterdi.
Reyyaz’ın yanına giden Özgür, tam teklifini söyleyecekken odaya sevgilisi Elif girdi, karşısında Elif’i görünce büyük şaşkınlık yaşayan Özgür ne diyeceğini bilemedi.

ANADOLU ATEŞİ’NDEN ÖZEL GÖSTERİ
Ayça’nın okulunda düzenlenen bahar şenliklerinde Anadolu Ateşi sahne aldı. Gösteri büyük ilgi gördü.

AYÇA SESİYLE BÜYÜLEDİ
Daha sonra Ayça, ‘Sen Orda Yoksun’ performansını sergiledi. Bütün salon Ayça’yı alkışladı. Kızıyla gurur duyan Piraye gözyaşlarını tutamadı. Bu özel günlerinde Azem, Piraye ve Ayça’yı yalnız bırakmadı.

Elif ile buluşan Özgür, Reyyaz’ın Elif’in babası olduğunu öğrendi. “Doktor demiştin, yalan mı söyledin?” diye sordu. Elif de ‘O üvey babam’ cevabını verdi.

NEHİR, ÖZGÜR’Ü GÖRDÜ
Özgür ve Elif’i uzaktan izleyen Nehir ilk kez yüzünü gösterdi. Nehir kardeşini görünce gözyaşlarını tutamadı.

]]>
ONLAR ÜNLÜ ÇİFTLER ARASINDA EN “GÜÇLÜSÜ”
Ancak bu deyimin belki de en eski zamanlardan beri kullanıldığı ve deyimin de tam karşılığını veren en iyi örnek muhtemelen David ve Victoria Beckham çifti.

David ve Victoria Beckham 25 yıllık evlilikleri boyunca gösteri dünyasının en güçlü ve sarsılmaz çifti haline geldi
Evliliklerinde çeyrek asrı deviren çift hem şöhretleri hem tarzları hem de yıllardır her şeye direnen aşklarıyla yıldızlar dünyasının parmakla gösterilen çiftleri arasında.
“SEN BENİM HER ŞEYİMSİN!”
23 Nisan’da 50. yaşını kutlayan eski Spice Girls üyesi ve şimdinin ünlü moda tasarımcısı Victoria Beckham şimdi de sevgili eşi David’in 49. yaş gününü kutluyor.

Instagram hesabından muhteşem evinin balonlarla süslenmiş bir fotoğrafını paylaşan Victoria Beckham eşine de seslenmeyi ihmal etmedi.
Birlikte çekilmiş tatlı bir çift fotoğraf paylaşan Victoria Beckham David Beckham’a onunla birlikte yaşlanmayı çok sevdiğini yazarken “Sen benim her şeyimsin!” diye seslendi.

Kocasının 49. yaş gününü kutlayan Victoria Beckham ona “Sen benim her şeyimsin, birlite yaşlandığımız için çok mutluyum diye seslendi”
KENDİSİ DE 50. YAŞI İÇİN GÖRKEMLİ BİR PARTİ VERMİŞTİ
Victoria Bekham da geçtiğimiz günlerde 50’nci yaşını görkemli bir partiyle kutlamıştı. Londra’daki partiye Tom Cruise, Eva Longoria, Marc Anthony gibi dünyaca ünlü yıldızların yanı sıra dağılan Spice Girls grubundan Mel C, Melanie Brown, Geri Halliwell ve Emma Bunton da katıldı.

Parti çıkışı çekilen fotoğraflarsa günlerce manşetlerden inmedi. Victoria Beckham, geçen şubat ayında spor salonunda ayağını kırmış olmasına rağmen gecede topuklu ayakkabı giydi.

Ünlü çiftin Brooklyn, Cruz, Romeo ve Harper adında dört çocuğu var
Partiye iki baston kullanarak gelen Beckham, eğlencenin sonunda mekândan 25 yıllık eşi David Beckham’ın sırtında ayrıldı. Eski futbolcu, eşini paparazzi ordusunun patlayan flaşları arasında aracına kadar taşıdı.
KARISINI SIRTINDA TAŞIYAN BİR CENTİLMEN…
Ünlü çiftin fotoğrafları ertesi gün manşetlere taşındı ve David Beckham’ın bu davranışı “karısını sırtında taşıyor” başlıklarıyla övgülere boğuldu. Kendi doğum günü için görkemli bir parti hazırlayan Victoria Beckham’ın eşi David için nasıl bir hazırlık yaptığı ise önümüzdeki saatlerde ortaya çıkacak gibi.

Kendisi de 17 Nisan’da 50. doğum gününü kutlayan Victoria Beckham şubat ayında ayağını kırmıştı… Özel geceye topuklu ayakkabılarıyla gelip zorlanan güzel yıldızı kocası David sırtında taşıdı
Uzun yıllardır dört çocuklarıyla mutlu bir evliliği sürdüren ünlü çiftin geçmiş yıllarda adlarının karıştığı ve evliliklerini bir hayli sarsan ihanet iddiaları geçen yılın sonlarında gösterilen David Beckham belgeselinde ortaya dökülmüştü.
EVLİLİKLERİNİN ÜSTÜNE İHANETİN GÖLGESİ DÜŞTÜ
Beckham’lar evliliklerinin ilk yıllarında David Beckham Real Madrid’e transfer olunca İngiltere’den İspanya’ya taşınmışlar, ünlü futbolcunun adı o günlerde özel asistanlığını yapan Rebecca Loos’la yasak bir ilişki yaşadığı söylentilerine karışmıştı.
Yaşananların ardından yıllar geçmiş olsa da bu ihanet iddiası belgeselle birlikte yeniden gündeme geldi. Üstelik o dönemde kendisi de evli olan Rebecca Loos David Beckham’ın sadece kendisiyle birlikte olmadığını, Victoria Beckham’ı modellerle de aldattığını belgesel gündeme gelince anlattı.

David Beckham’ın Victoria’yı aldattığı söylentileri yıllar önce gündeme gelmiş, geçen yıl yayınlanan belgeselle de yeniden su yüzüne çıkmıştı… Ünlü çift nice badire gibi bunu da sarsılmadan aştı
YAŞADIĞI KÂBUSU GÖZYAŞLARIYLA ANLATMIŞTI
Tüm bu korkunç iddiaların yıllar sonra bir kez daha gündeme gelmesiyle sarsılan Victoria Beckham ya buna inanmamış ya da iddialar gerçekse bile David Beckham’ı affetmeyi seçmişti. Çift daha çocukları küçücükken yaşanan bu zorlu engeli bir şekilde aşıp evliliklerinde 25 yılı devirdi.
Ancak Victoria Beckham belgesel için kendisine mikrofon uzatıldığında gözyaşlarına yine de hakim olamamış ve bu ihanet söylentilerinin gündemde olduğu günlerin hayatında geçirdiği en kötü zaman olduğunu ve büyük acılar çektiğini itiraf etmişti…

Bunca karmaşa içinde yeni bir aşka yelken açtı böylece birazcık da olsa huzur bulmaya başladı. Tabii ki biten evliliğinden dünyaya gelen çocukları da hep onun yanı başında.

Ardı ardına yaşadığı üzüntüler ve acılar içinde sığındığı önemli ve korunaklı bir liman var bu ünlünün: Babası…
Kaybettiği annesinin acısını da dağılan yuvasının üzüntüsünü de onun yanında unutuyor. İşte bu ünlü “sırtını dayadığı” babasının doğum gününü unutmadı. Bu özel günü aile arasında yaptığı gibi sosyal medya sayfasından da kutladı.

ARTIK SIRTINI BABASINA DAYIYOR
Baştan bu yana anlattığımız bu ünlü top model Gisele Bundchen’in ta kendisi… Son bir buçuk yıldır çalkantılı günler yaşayan Bündchen, babası Valdir’in yeni yaşını kutladı önceki gün.
Baba Valdir Bündchen için aile arasında bir kutlama düzenlendi elbette ama ünlü model, bu özel günü sosyal medya sayfasından da duygu dolu bir paylaşımla kutladı.
Babasıyla çekilen bir pozuna Instagram sayfasında yer veren Gisele Bündchen, “Doğum günün kutlu olsun baba! Olduğun inanılmaz adam olmaya devam etmeni diliyorum. Bizimle hayatın tadını çıkarabilmen için sana bol bol sağlık diliyorum” diye yazdı. “Senin kızın olmaktan gurur duyuyorum” diyen Bündchen, paylaşımını “Seni çok seviyorum” diyerek bitirdi.
Brezilyalı olan Bündchen’in mesajını İngilizce değil ana dili olan Portekizce yazması da dikkatlerden kaçmadı.

KENDİ EVLİLİĞİ BİTTİ AMA MUTLU BİR AİLEDE BÜYÜMÜŞTÜ
Kendisi aile hayatında ve Tom Brady ile evliliğinde aradığı mutluluğu bulamasa da Bündchen mutlu bir anne ve baba tarafından büyütüldü.
Bündchen’in bir süre önce kaybettiği annesi Vania ile babası Valdir, ünlü modelin yanı sıra ikizi Patricia, Raquel, Graziela, Gabriela, Rafaela adlı kızlarını büyüttü. Bündchen çifti evlendikleri gün söz verdikleri gibi gerçekten de ölüm onları ayırıncaya kadar birlikte kaldı.
Bündchen, 2018’de yayınlanan ve anılarını topladığı Lessons: My Path to a Meaningful Life adlı kitabında nasıl bir ortamda büyüdüğünü de anlattı. Güzel modelin satırlarına göre büyüdükleri Brezilya Horizontina’da yemek masasına oturduklarında bütün kardeşler aynı anda konuşuyordu.
Sonunda babası bir kural koydu. O andan sonra da kardeşler bir ağızdan konuşmak yerine tıpkı bir okulun sınıfındaki gibi konuşmak istediklerinde el kaldırarak konuşmaya başladı.

KOCASINDAN BOŞANDI, ANNESİNİ KAYBETTİ… YENİ AŞKA YELKEN AÇTI
Bündchen’in annesi Vania bundan dört ay önce kanser nedeniyle hayata veda etti. Top model, bu acı haberi de sosyal medya hesabından duyurdu.
Bündchen, Amerikan futbolu yıldızı Tom Brady ile 2009 ile 2022 arasında bir evlilik yaptı. Bu süreçte çiftin biri kız diğeri erkek iki tane çocuğu oldu. Fakat ilk dönemlerde mutlu giden evlilik iki yıl önce sona geldi. Eski çift de sessiz sedasız boşandı.
Gisele Bündchen bir süredir Joaquim Valente ile birlikte. Brady’den boşanmasının üzerinden çok zaman geçmeden yeni bir beraberliğe başladığı için onu aldatmakla suçlandı bir süre. Fakat ünlü model bu iddiaları yalanladı.

Ünlü model bir süre önce yeni bir aşka yelken açtı. Kocasını aldattığına dair iddiaları da yalanladı.
]]>51 yaşına basan yıldız isim Sofia Vergara artık hayatın kendisine sunduğu bu armağanların tadını sonuna kadar çıkarmanın peşine düştü…

Hollywood’un son yıllardaki en gözde yıldızlarından olan Sofia Vergara son aylarda boşanma haberleriyle de gündemden düşmüyor
ARTIK HAYATIN TADINI ÇIKARMAK İSTİYOR
Güzelliği dillere destan olan yıldız oyuncu geçen yaz 8 yıllık evliliğini sonlandırıp yeniden bekar hayatına döndüğünden beri gündemden düşmüyor.
Biten evliliği ve bunun ardındaki sebepler konusunda People dergisine samimi açıklamalar yapan Sofia Vergara, evliliğinin bitmesine yol açan kararını ve eski kocası Joe Manganiello’dan çocuk sahibi olmanın kendince neden “adil” olmadığını düşündüğünü anlattı.

Vergara ve Joe Manganiello çocuk sahibi olmak konusundaki anlaşmazlıkları yüzünden yollarını ayırdı
MUTLU EVLİLİKLERİ ÇOCUK ANLAŞMAZLIĞINDAN BİTMİŞTİ
Modern Family dizisinin yıldız oyuncusu 2015’te evlendiği ve yıllardır birlikte çok mutlu mesut bir hayat yaşadığı eşi Joe Manganiello’dan bir anda ayrılmış, bu beklenmedik boşanma haberinin ardında ne sebep yattığı haftalarca magazin sayfalarında tartışılmıştı.
Boşandıktan aylar sonra bu konuda ilk kez açıklama yapan Sofia Vergara kendisinden yaşça genç olan eski kocası Joe Manganiello’nın sürekli kendisinden çocuk istediğini ama kendisinin buna yanaşmadığını itiraf etmiş ve evliliklerini bitiren sebebin de bu olduğunu söylemişti.

Ünlü oyununun ilk evliliğinden 32 yaşında Manolo adında bir oğlu var… Sofia Vergara artık babaanne olmak istediğini söylüyor
32 YAŞINDA BİR OĞLU VAR, İKİNCİ ÇOCUĞU İSTEMEDİ
Joe Manganiello’nun bu çocuk isteğinin evliliklerinin ilk zamanlarından beri dile getirildiğini de söyleyen Sofia Vergara eski kocasına hayır demesinin bir sebebinin de bunun adil olmadığını düşünmesi olduğunu dile getirdi.
İlk evliliğini daha 19 yaşındayken yapan ve şimdi 32 yaşında Manolo adında bir oğlu olan güzel yıldız ileri yaşta doğum yapan kadınlara saygı duyduğunu ve tıptaki gelişmeler sayesinde kendisinin de anne olmasının önünde bir engel olmadığını altını çizdi.

FİKİR GÜZEL AMA SADECE KAĞIT ÜZERİNDE…
Ancak Sofia Vergara artık geç elde ettiği şöhretinin tadını çıkarmak ve kariyerine odaklanarak yaşamak istediğini söylüyor. Yoğun iş yaşantısı yüzünden genç bir anne gibi çocuğuna hak ettiği şekilde zaman ayıramayacağını ve bunun hem doğacak bebeğe hem de eski eşi Joe Manganiello’ya karşı adil olmayacağını düşünüyor.
People’a verdiği röportajda “Hayatta kulağa iyi fikirler gibi gelen ama aslında öyle olmayan şeyler var” diyerek oğlundan bahsetti ve “Ben zaten bir anneyim. İyi bir anne olmanın ya da olabileceğiniz en iyi anne olmaya çalışmanın ne demek olduğunu biliyorum ve bu çok fazla fedakarlık gerektiriyor, çok fazla enerji gerektiriyor” dedi.

Vergara tıptaki gelişmeler sayesinde isterse anne olabileceğini ancak bebeğine gerektiği gibi vakit ayırmayacağını, bunun da adil olmadığını söylüyor
“BİLİM YOLUYLA ANNE OLURUM AMA ADİL OLMAZ”
51 yaşındaki oyuncu, yaşına rağmen “bilim” yoluyla bir çocuk sahibi daha olabileceğini ama nihayetinde yeni doğmuş bir bebeği büyütmenin planları arasında olmadığını da sözlerine ekledi.
“50 yaşından sonra anne olmak isteyenlere tamamen saygı duyuyorum,” diyen Sofia Vergara “Kariyerim, hayatımı yaşama biçimim ve evliliğim nedeniyle bu dünyaya bir çocuk getirmenin adil olduğunu düşünmedim ve yüzde bebeğime enerjimin 100’ümü veremeyeceğimi düşündüm” sözleriyle boşanma kararının gerçek sebeplerine açıklık getirdi.

“ARTIK BABAANNE OLUP TORUN SEVECEĞİM”
Evliliğini Temmuz 2023’te bitiren Sofia Vergera Ocak 2024’te El País’e verdiği demeçte “Evliliğim bitti çünkü kocam daha gençti; çocuk sahibi olmak istiyordu ve ben yaşlı bir anne olmak istemiyordum” demişti.
Artık anne değil babaanne olmak istediğini söyleyen Vergara “Oğlum baba olduğunda, bebeği bir süreliğine bana getirmesine izin vereceğim ve sonra torunumu ona geri verip hayatıma devam edeceğim; yapmam gereken bu” diye ekledi.

Sofia Vergara bir süredir yakışıklı ortopedi cerrahı Justin saliman’la birlikte
AYRILIRKEN BİRBİRLERİNİ HİÇ ÜZMEDİLER
Ünlüler evlilikleri biterken genelde sahip oldukları büyük serveti paylaşırken ettikleri kavgalarla ve uzayıp giden boşanma davlarıyla gündeme geliyorlar.
Sofia Verga ve Joe Manganiello ise bunun tam tersini yapıp hiç kavga etmeden, birbirleri hakkında kötü söz söylemeden ve edindikleri kazanç ve mülkleri de sessizce paylaşarak dostça bir ayrılık süreci geçirdiler…

Joe Manganiello boşandıktan sonra 34 yaşındaki ve daha önce evlenip çocuk sahibi olmamış olan Caitlin O’Connor’la aşk yaşamaya başladı… Yakışıklı aktörün bir an önce hayalindeki aileyi kurmak için harekete geçeceği konuşuluyor
İKİSİ DE YENİ AŞKA YELKEN AÇTI, BİRİ YAKINDA EVLENEBİLİR
Bu arada Sofia Vergara da Joe Manganiello da boşandıktan sonra yalnız kalmadılar. Sofia Vergara bir süredir Los Angeles’ın en ünlü ve zengin cerrahlarından olan Justin Saliman’la aşk yaşıyor. Joe Manganiello da bir süredir 34 yaşındaki oyuncu Caitlin O’Connor’la birlikte.
Bir çocuk sahibi olmayı her şeyden çok isteyen Joe Manganiello’nun kısa bir süre içinde bu ilişkiyi evliliğe taşıyabileceği konuşuluyor…
]]>Tam adıyla Charlotte Elizabeth Diana, 2 Mayıs 2015 günü dünyaya gözlerini açtı. Yani ailesiyle birlikte katıldığı bütün etkinliklerde ağabeyi George’u bile yönlendirmesiyle, yaramaz kardeşi Louis’yi kontrolü altında tutmasıyla tanınan Charlotte, bugün yeni yaşına giriyor.

AYRICALIKLARLA DOLU BİR DÜNYAYA GÖZLERİNİ AÇTI
Gelecekte bugün büyük halası Prenses Anne’in konumunda olması beklenen Charlotte, Biritanya tahtı için babası William ve büyük kardeşi George’un ardından üçüncü sırada. Zaten daha dünyaya geldiği günden itibaren birçok ayrıcalıkla donanmış durumdaydı.
Belki hayatının ilk yıllarında bunun çok farkında olmasa da belli ki ilerleyen dönemde nasıl bir aileye mensup olduğunu çabucak kavradı ve toplum içindeki davranışlarıyla da bunu çoktan kanıtlamış durumda.
Prenses Charlotte, kamuoyu karşısına çıktığı ilk günden bu yana da milyonlarca meraklı bakışı üzerinde topladı.
Mensup olduğu aile nedeniyle de dünyanın en çok izlenen çocuğuna dönüştü. Tabii bu durumda kaçınılmaz olan durum da gerçekleşti: Charlotte bir moda ikonuna dönüştü.
Moda uzmanlarına göre de Charlotte küçücük yaşından itibaren klasik İngiliz modasının temsilcisi haline geldi. Minicik bir bebekken bile giydiği her şey onun yaşıtı olan çocukların anneleri tarafından kapış kapış satın alındı.

MODA ŞİRKETLERİNE PARA KAZANDIRIYOR: CHARLOTTE ETKİSİ
Prenses Charlotte dünyanın en zengin çocuğu olmakla kalmıyor aynı zamanda kazandırıyor da! Kimlere mi?
Belki kendisi şu an için pek farkında değil ama önde gelen moda markaları onun sayesinde kasalarını dolduruyor.
Bir başka deyişle çocuk modasında bir “Charlotte etkisi” var. Tıpkı yetişkin kadın giyimindeki “Kate etkisi” hatta ondan önceki “Diana etkisi” gibi.
Daha açık söylersek Prenses Charlotte da kendi yaşıtları arasında bir moda ikonu.

HER ANNENİN KIZI KENDİNE PRENSES
Charlotte epey uzun zamandır tüm ailesiyle birlikte bazı etkinliklerde kameralar karşısına çıkıyor. İşte o sırada giydikleri de bir anda trend haline geliyor.
Kendi kız çocuklarını kraliyet ailesinden biri gibi giydirmek isteyen anneler ve babalar, Charlotte’un üzerinde gördükleri giysileri almak için söz konusu markaların mağazalarına ya da internet üzerinden satış yaptıkları sitelere kelimenin tam anlamıyla hücum ediyor.
Moda markalarının bu işten kazancı ise milyonlarca doları buluyor. Yani kasaları Charlotte sayesinde epey doluyor.
Prenses Charlotte’un iki yaşına girdiği doğum günü paylaşımında giydiği sarı hırka onun küçücük bir moda ikonuna dönüştüğünün de ilk kanıtı oldu. Ünlü bir firmaya ait bu hırka Charlotte’un fotoğrafının yer aldığı paylaşımın ardından kelimenin tam anlamıyla “peynir ekmek gibi” satıldı.

BU GÖRÜNÜMÜ HAFIZALARA KAZINDI: Prenses Charlotte’un en çok hafızalara yerleşen kıyafeti ise dedesi Charles’ın taç giyme töreni için seçtiği bu görünüm oldu. Yine annesi Kate ile uyumlu bir saç aksesuarı kullandı. O gün de Kate Middleton ile birlikte dünyanın meraklı bakışlarını en çok üzerinde toplayan kişi oldu.

KARDEŞLERİNDEN DAHA ZENGİN
Madem doğum günü nedeniyle Prenses Charlotte’un dikkat çeken özelliklerinden söz ediyoruz, o zaman biraz da farklı bir alana geçelim. İlk bakışta anlaşılmıyor belki ama Charlotte dünyanın en zengin çocuklarından biri. Tabii ki mensup olduğu aile nedeniyle.
Ama nasıl olup da taht için kendisinden önce gelen ağabeyi George’dan bile daha zengin olduğuna bir bakalım.
Dünyanın en zengin ailelerinden gelen çocukların daha şimdiden sahip olduğu serveti daha doğrusu onlara miras yoluyla geçecek olan milyar dolarları gözler önüne seren Electrik Ride On Cars adlı sitenin geçen yılın aralık ayındaki araştırmasına göre İngiliz kraliyet ailesinin en zengin genç kuşak üyesi henüz 8 yaşında olan Prenses Charlotte.
Galler Prensi William ile Galler Prensesi Catherine’in ortanca çocuğu Charlotte daha şimdiden 4.4 milyar dolarlık bir servetin tam ortasında oturuyor.

BAKMAYIN SIRADAN BİR ÇOCUK GİBİ GÖRÜNDÜĞÜNE
Bir başka deyişle normal bir çocuk gibi davranmasına, okulda arkadaşlarının onu takma isimlerle çağırmasına, şekerleme gördüğünde dayanamayıp yemesine çok da aldanmamak lazım.
Çünkü Charlotte sadece kendi ailesinin en zengin çocuğu olmakla kalmıyor belki de dünyanın en zengin çocuğu.
Peki Charlotte’un bu zenginliği nereden geliyor?
Tabii ki ailesinin servetinden. Yani ona kalacak olan miras söz konusu. Charlotte zamanı geldiğinde 4 milyar sterlinden fazla bir mirasın sahibi olacak.
Bir takım taşınmazlar bir yana Charlotte biraz daha büyüdüğü zaman ailesinin o paha biçilmez mücevher koleksiyonundaki milyonluk parçalara ulaşabilecek.

EN YÜKSEK UNVAN DA ONUN OLACAK
Bunlar arasında büyük büyükannesinden kalanlar olduğu gibi aile geleneklerine göre babaannesi Prenses Diana’dan miras kalan ve kendisine geçecek mücevherler de var.
Bütün bunlara ek olarak babası William, tahta geçtiğinde Charlotte aile içinde hiyerarşik olarak en yüksek unvanlardan biri olan “kraliyet prensesi olarak anılacak. Yani bugün büyük halası Prenses Anne’in sahip olduğu unvan ona geçecek.
Bu unvanla birlikte yine mirastan kendisine düşen pay yükselecek. Ama bunun için önünde bir engel var: “Kraliyet prensesi” unvanını taşıyan bir önceki kişi hayatta olduğu sürece sonra gelen bu unvanı kullanamıyor.
Bu arada hemen belirtelim ki Charlotte, büyük kardeşi George ve küçük kardeşi Louis’den daha varlıklı… Üstelik şimdiden.

Prenses Charlotte’un doğum günü şerefine anne ve babasının resmi sosyal medya hesaplarından bir de fotoğrafı yayınlandı. Orada belirtildiğine göre Charlotte’un bu pozunu da şu sıralar sağlık sorunlarıyla uğraşan annesi Kate Middleton çekti.
]]>

Fecir, (Burak Yörük) görkemli doğum günü partisine Rüya’yla (Yüsra Geyik) birlikte Umut’un (Ekin Koç) da katıldığını görünce neye uğradığını şaşırdı. İkilinin arasındaki soğuk savaş tüm hızıyla sürerken; Umut’un Fecir için hazırladığı sürpriz, doğum gününe damgasını vurdu. DJ setinin başına geçen Umut, Büşra’nın ölmeden önce yorumladığı duygu yüklü şarkıyı açtı. Tüm dengesi alt üst olan Fecir, arkadaşı Erdem’in Rüya hakkında söylediği uygunsuz lafları da duyunca öfkesine yenik düştü ve herkesin içinde tehditler savurarak üzerine saldırdı. Ertesi sabah partinin gerçekleştiği plazanın bahçesinde Erdem’in ölü bulunması ise bütün okları Fecir’e yöneltti. Bu şüpheli ölüm dosyasında maktulün Emirkıranlar’a ait bir plazanın bahçesinde bulunduğunu öğrenen Savcı Süreyya (Hande Ataizi), dosyayı yardımcısı Alev’e (Serra Arıtürk) verdi. Olay yerinde inceleme yapan Alev, Fecir ve Azad’ı Erdem Kubilay’ın ölümünün baş şüphelileri olarak gözaltına aldırdı.

FECİR’İN ZOR SEÇİMİ
Harun, (Ozan Güven) olayla ilgili hiçbir şey hatırlamayan Fecir’e ancak o geceyi bilen, her detayı hatırlayan Umut’un onu bu işten sıyırabileceğini söyledi. Köşeye sıkışan Fecir, Umut’tan yardım istedi ama Umut, “Sana çölde bir damla bile su yok” diyerek Fecir’in ona yaptığı tüm teklifleri reddetti. Bu esnada Fecir’i gören ve onu daha önce hapishanede ziyaret ettiğini hatırlayan Rıza (Bülent Seyran), aniden fenalaştı. Babası için vaktin daraldığını anlayan Umut, düşmanı Fecir’in avukatlığını üstlendi ve “Ben seni bu işten kurtarırım şayet sen de istediğim şeyi bana verirsen” diyerek ona bir anlaşma teklif etti. Fecir’den babasının tahliye olmasının önündeki engellerin kaldırmasına yardımcı olmasını talep eden Umut, aynı zamanda Harun Yakar’ı bitirmesini ve ona sağladığı tüm imkanları geri çekmesini istedi.

SIR PERDESİ ARALANIYOR
Geçmişte babasını kaybettiği kazada Umut’la kaderlerinin bağlandığını fark eden Harun, tarihin tozlu sayfalarını yeniden açtı. Olayla ilgili aydınlanması gereken noktaların olduğunu bilen Harun, bu kazayı derinlemesine araştırmaya başladı. İstediği sonuçlara bir türlü ulaşamayan Harun, acılı ortak geçmişlerini Umut’la paylaşmak istedi. Günlerdir Harun Yakar’dan kaçan Umut, konunun ailesiyle ilgili bir durum olduğunu öğrenince onunla buluştu. İkilinin kader ortaklığı ve geçmişlerine dair yaptığı duygu yüklü konuşma ise izleyicileri derinden etkiledi.

YOKSA RÜYA KATİL Mİ?
Umut, Alev ve Fecir’i bir araya getiren duruşmada; Erdem Kubilay’ın intihar ettiğini ileri sürerken, Alev ise dosyadaki kanıtlar doğrultusunda bunun bir intihar vakası olmadığını ve Erdem’in kasıtlı olarak binadan atıldığını iddia etti. Umut bu iddia karşısında sessiz kalınca; Bünyamin, Rıza için verdikleri sözün geri alınmasını emretti ve polisler Rıza’yı cezaevine götürmek için hastaneye gitti. Herkes Umut’un Fecir’e bir oyun oynadığını düşünürken, Umut mahkemeye sürpriz bir tanık davet etti. Duruşmadan önce, Fecir’e saplantılı bir şekilde takıntılı olan Sude’nin beyanlarındaki eksikleri fark eden Umut’un, onunla konuştuğu ve gerçekleri anlatması için onu ikna ettiği ortaya çıktı. Sude’nin tanıklığından sonra Fecir’in Erdem’i öldürmediği kanıtlansa da davanın seyrini değiştiren asıl hamleyi Alev yaptı. Erdem’in ölü bulunduğu gece olay yerine Rüya’nın geri döndüğünü güçlü kanıtlarla mahkemeye sunan Alev, Rüya’nın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme salonundakiler bu bilgiyle şoke olurken, bu cinayette Rüya ve Azad’ın bir parmağının olup olmadığı ise izleyiciler için büyük merak konusu oldu.

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu, çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.
]]>Tanlar, birlikte yer aldıkları çocukluk karelerine “Levom” yazıp, kalp ve pasta emojisi koydu.

KARDEŞİM, CANIM BENİM!
Ünlü yıldızların muhtemelen bugüne kadar hiç görmediğiniz kardeşlerini sizler için bir araya getirdik… İşte ünlüler ve kendileri kadar göz önünde olmayan kardeşleri…
‘BONCUK ÇOCUK İYİ Kİ DOĞDUN’
İbrahim Tatlıses’in Derya Tuna’dan olan oğlu İdo Tatlıses 32 yaşına bastı. Melek Akkaş, kardeşinin yeni yaşını yıllar önce çekilen fotoğrafla kutladı.
Melek Akkaş, babası İbrahim Tatlıses’in de yer aldığı kareye “Boncuk çocuk iyi ki doğdun sen” notunu düştü.

GİZLİ KAHRAMANIM İYİ Kİ DOĞDUN!
AJDA Pekkan’ın yeni yaşını arkadaşları sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlarla kutladı.
Semiramis Pekkan da ablasıyla geçmişten günümüze çekilen fotoğrafları Instagram sayfasından beğeniye sundu. Duygusal bir kutlama yapan Pekkan, sanatçı için şu notu da yazdı:
“İyi ki doğdun gizli kahramanım. Can yarım. Seni çok seviyorum.”

BENİ BÜYÜTTÜĞÜN İÇİN MİNNETTARIM
Oyuncu Aslıhan Gürbüz, kardeşi Ayhan Gürbüz’ün doğum gününü sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarla kutladı. Gürbüz, fotoğrafların altına duygusa bir de not düştü:
“Beni büyüttüğün her an, baba gibi sarıp sarmaladığın her zorluk, kibar cümlelerinle tevekkülü öğrettiğin her dert, paylaştığın her özel ötesi anlar için minnettarım. Beni kardeşim büyüttü!
Saçmalamam için açtığın alanlarda çocuk olmamı sağladın canımın can içi, kemiğimin sızısı…
Dert değmesin ömrüne, sağlıklı yaşların, huzurlu yuvan ve kocaman gülüşlerinle yaşa yeni yaşını…
Not:yeni yaşında yine sana uygun bi abla olamayacağım.”

ÇABUK ABLAMIN GÜZELLİĞİNE BAKIN!
Oyuncu Pınar Deniz, ablası Huri Deniz’in yeni yaşını Instagram sayfasında paylaştığı fotoğrafla kutladı:
“Çabuk ablamın güzelliğine bakın! İyi ki doğdun… Yıllar önce bana dediğin gibi olmaktan, doğmaktan, dönüşmekten hiç korkma! Seni çok seviyorum!”

Adana’da dünyaya gelen, Huri Deniz babaısyla birlikte Yeniköy’deki restoranlarında işletmecilik yapıyor.

Daha önce de sosyal medya hesabında ablasının fotoğrafını paylaşan Pınar Deniz’i takipçileri yorum yağmuruna tutmuş; Huri Deniz’in güzelliğine övgüler yağdırmışlardı.

İYİ Kİ DOĞDUN EN SEVDİĞİM
46 yaşına basan şarkıcı Melis Danışmend, yeni yaşını sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla kutladı.
İkiz kardeşi Esra Danışmend ile yer aldığı kareleri Instagram hesabında paylaşan şarkıcı altına “Birlikte atacağımız nice kahkahalara. Ve edeceğimiz nice kavgalara… İyi ki doğdun, en çok sevip en çok didiştiğim insan ” notunu düştü.

‘O OLMASA EKSİK KALIRDIM’
Rol aldığı dizi ve sinema filmleri ile adından söz ettiren oyuncu-senarist Müfit Can Saçıntı kız kardeşi Mehtap Saçıntı’nın yeni yaşını Instagram dayfasında paylaştığı fotoğrafla kutladı.

“O gün benim bugün doğum günümdü. Bugün onun doğum günü. Kırk küsür yıllık en eski, en yakın arkadaşım, canım sırdaşım. Çocukluktan beri ikinci bir anne gibi korudu kolladı, sardı sarmaladı. Sadece bana değil bütün ailemize ikinci annelik yaptı. Yeri geldi kendi annesine bile anne oldu. O olmasa çok eksik kalırdım. O olmasa ben şimdiki ben olmazdım başka bir ben olurdum. O benim kardeşim. Seni çok seviyorum Mehtap… İyi ki doğdun, iyi ki varsın canım benim”

‘ADIMLARINA ORTAK OLMAK NE HARİKA’
Ünlü oyuncu kardeşinin yeni yaşını duygusal bir mesajla kutladı.
Oyuncu Doğaç Yıldız, kız kardeşi Aleyna’nın yeni yaşını Instagram’da paylaştığı fotoğrafla kutladı.

“Abiliği öğrenmek, yoldaş, sırdaş olmak ne şans. Adımlarına ortak olmak ve çoğu zaman uzaktan bakıp gurur duymak ne harika. Gülünce gözleri kaybolan güzeller güzelim. Gülüşlerin eksik olmasın. İyi ki doğdun…”
ZEYNEP TUĞÇE BAYAT – TUTKU BAYAT
Oyuncu Zeynep Tuğçe Bayat, kardeşi Tutku Bayat’ın doğum gününü sosyal medya hesabında paylaştığıfotoğraf ve mesajla kutladı. Tuğçe Bayat, kardeşi ile yer aldığı fotoğrafların altına “Sensiz yapamayacaklarım sıralı tam listeyi buraya yazardım ama tek gönderiye sığmayacak gibi… İyi ki doğdun, iyi ki varsın… Seni çok seviyorum” notunu düştü.
İki kardeşin benzerlikleri ‘ikiz gibiler’ yorumlarına neden oldu.
TANER ÖLMEZ – TAYLAN ÖZGÜR ÖLMEZ

Rol aldığı dizilerle geniş bir hayran kitlesi edinen oyuncu Taner Ölmez’in abisi de kendisi gibi çok ünlü bir isim…Taner Ölmez’in abisi müzisyen Taylan Özgür Ölmez. 41 yaşındaki Ölmez’in ilki 2007 yılında çıkan 20 tane albümü var!
Taner Ölmez abisi ile fotoğrafını “Taylan Özgür ve kardeşi” notu ile Instagram’da paylaştı…
HAKAN PEKER – ZAFER PEKER

Fotoğraftaki çocuklar 90’lı yıllara damga vuran çok ünlü iki isim! Küçük kardeşin bakışları neredeyde hiş değişmemiş… Fotoğrafın sahibi Hakan Peker ile kendisinden 1 yaş büyük olan abisi Zafer Peker! Bu kare çekildiğinde Hakan Peker 6, Zafer Peker ise 7 yaşındaydı…
ÇAĞLA ŞIKEL – BERNA ŞIKEL

Çağla Şıkel ablası Berna Şıkel ile bebeklik fotoğrafını paylaştı. Kısa sürede büyük ilgi gören fotoğraf çok sayıda beğeni aldı. Şıkel, paylaşımının altına ‘ablam ve ben’ yazdı.
İLAYDA ÇEVİK – MELİSA ÇEVİK

Oyuncu İlayda Çevik, kız kardeşi Melisa Çevik’in fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı. Güzel oyuncunun oyuncunun yayınladığı fotoğraf takipçilerini şoke etti. Takipçileri İlayda Çevik’ten 3 yaş küçük olan Melisa Çevik’i güzel oyuncunun ikizi sandı. Fotoğrafa binlerce beğeni geldi.
DEFNE SAMYELİ – SÜHAN SAMYELİ

Defne Samyeli’nin kardeşi Sühan Samyeli, birlikte çekilen fotoğraflarını Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.Sühan Samyeli, fotoğrafın altına “Bir kardeşi olmalı insanın… Hem de en iyisinden… ” notunu düştü.
BURAK ÖZÇİVİT – BURÇUN ÖZÇİVİT

Burak Özçivit de kız kardeşi Burçun Özçivit ile fotoğrafını Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı. Omuz omuza poz veren abi kardeşin fotoğrafı binlerce beğeni aldı.
AZRA AKIN – DORUK AKIN

Magazin dünyasının tescilli güzeli Azra Akın’ın bir kız kardeşi var… Azra Akın, kendisi gibi Hollanda doğumlu olan kardeşi Doruk Akın ile fotoğraflarını sık sık Instagram’da takipçileri ile paylaşıyor.
MUSTAFA CECELİ – SİNAN CECELİ

Müzik dünyasında fırtınalar estiren Mustafa Ceceli’nin kardeşi Sinan Ceceli abisinin izinde. İki kardeşin benzerlikleri dikkat çekici.
NURGÜL YEŞİLÇAY – TEKİN YEŞİLÇAY

‘Asmalı Konak’ ile şöhretin zirvesine çıkan Nurgül Yeşilçay evin küçük kızı. Ünlü oyuncu abisi Tekin Yeşilçay ile fotoğraflarını zaman zaman sosyal medya hesabında paylaşıyor.
ŞÜKRÜ ÖZYILDIZ – BURCU ÖZYILDIZ

Şu sıralar kameralardan uzak olan Şükrü Özyıldız’ın bir kız kardeşi var. Yakışıklı oyuncu kardeşi Burcu ile bu karesini Instagram’da paylaştı.
SERKAN ÇAYOĞLU – ERKAN ÇAYOĞLU

Serkan Çayoğlu’nun Erkan adında ikiz kardeşi var.
]]>İLK EVLİLİK YILDÖNÜMÜNÜ KARNI BURNUNDA KUTLAMIŞTI
Ünlü model ilk evlilik yıldönümünü karını burnunda ve mutluluğunu kocası Elliot Grainge’a “Seninle milyonlarca kez tekrar evlenmek istiyorum” diye seslenerek kutlamıştı.

Sofia Richie ve Elliot Grainge çiftinden bir yıl içinde hemen bebek müjdesi geldi
Sofia Richie hamileliğinin son günlerini yaşarken ayna karşısında selfie çekip paylaşarak doğumuna az kalmış kızına tatlı bir hatıra bıraktı.
DOĞMAMIŞ KIZINA KALACAK BİR HATIRA
Fotoğrafın altına “Günaydın” notunu düşen ünlü yıldız hamile olduğunu uzun süre saklamış, bebek beklediği müjdesini ocak ayında Vogue’a verdiği bir röportaj sırasında duyurmuştu.

Doğumuna çok az bir zaman kalan Sofia Richie doğmamış kızına karnındayken geçen günlerden bir hatıra bıraktı…
Röportajında bebeği için “Oldukça hızlı büyüyor, bu yüzden doğum tarihi biraz havada kaldı” diyen Sofia Richie bir kızı olacağını söyledikten sonra hamileliğini neden neredeyse 6 ay boyunca sakladığını da itiraf etmişti.

Ünlü çift profesyonel fotoğraflçılara da birçok poz verip kızlarına ileride bakması için albüm yaptılar
“Hamilelik gerçekten korkutucu. Ulaşmanız gereken bu kadar çok kilometre taşı ve yaptırmanız gereken bu kadar çok test olduğunu fark etmemiştim” diyen Sofia Richie iç huzurunu korumak için hamileliğinin başlangıç aşamalarını bir sır olarak sakladığını “Benim için ruh sağlığımızı ve bir çift olarak alanımızı korumak gerçekten önemliydi” sözleriyle itiraf etmişti.

HAMİLELİK HABERİNİ DE BÜYÜYEN KARNINI DA HEP SAKLAMIŞTI
Sofia Richie Ireland Baldwin ve Lala Kent gibi hamilelikleri sırasında sosyal medya hesaplarında gururla kıyafetsiz paylaşımlar yapan diğer ünlü arkadaşlarının aksine, çıplak karnını gösterme konusunda oldukça muhafazakâr davrandı.
Richie bunun yerine, bol ve dökümlü elbiselerle büyüyen karnını gizlemeyi tercih etti. Sosyetik güzel Vogue ile yaptığı sohbet sırasında, hamileliği için bir dolap dolusu hamile kıyafeti almayacağını “Birkaç çift büyük beden pantolon aldım ama aynı ceketlerimi, eşofmanlarımı ve trençkotlarımı giyiyorum” diyerek anlatmıştı.

HAYALLERİNİN ERKEĞİYLE EVLENDİ
Sofia Richie, dillere destan düğününden önce verdiği bir röportajda ne kadar heyecanlı olduğunu “Çok heyecanlıyım. Çünkü Elliot ile evleniyorum. Bu klişe gibi gelecek ama o benim hayallerimdeki erkek” diye anlatmıştı.
2021’den beri birlikte olan ve aşklarını sosyal medyadan verdikleri pozla duyuran ikili evlendikten sonra aile kurmak konusunda ellerini çabuk tuttular ve evliliklerinin ikinci senesine yeni girmişken anne baba olmanın heyecanını ilk kez tadacaklar.

Sofia Richie’yle evlenen Elliot Grainge, babası Lucian Grainge’ın kurduğu müzik şirketinin varisi ve başarılı bir müzik yapımcısı
ÜNLÜ ÇAPKINLA YAŞADIĞI AŞK ÇOK KONUŞULMUŞTU
Sofia Richie, bir plak şirketinin yöneticisi olan ve birçok ünlü şarkıcının da yapımcılığını üstlenen Elliot Grainge’dan önce birkaç ay Justin Bieber’la sevgili olmuştu. Ünlü modelin en ses getiren ilişkisi ise Kourtney Kardashian’la yaşadığı aşkla tanınan televizyon ünlüsü Scott Disick’le yaşadığı aşktı.

Sofia Richie babasının ünü sayesinde çok küçük yaşlardan beri gösteri dünyasının içinde
Richie’nin Kourtney Kardashian’dan üç çocuğu olan ve yaşça kendisinden epeyce büyük olan Scott Disick’le yaşadığı aşk birçok eleştiriye hedef oldu. Ünlü modele bu konuda en çok tepkiyi de babası Lionel Richie göstermişti.
BABASININ İÇİ ARTIK RAHAT!
Daha 21 yaşında olan kızının kendisinden 15 yaş büyük, üç çocuklu ve daha önce bir seks bağımlısı olduğunu kabul etmiş olan Scott Disick ile aşk yaşaması Lionel Richie’yi çok kızdırmış, efsane şarkıcı çok endişelense de bu ilişkiye engel olamamıştı.

Sofia Richie üç yıl boyunca Scott Disick’le aşk yaşamış bu da babası Lionel Richie’yi çok kızdırmıştı
Lionel Richie’nin kızının yaşı yaşına, huyu huyuna denk ve hali vakti de epey yerinde olan Elliot Grainge’la evlenmesinden ve kısa süre sonra torun sahibi olacak olmaktan dolayı çok mutlu olduğu söyleniyor.
]]>Hatta bazı kadın yıldızlar, fiziksel görünümleri bozulmasın diye çocuklarını kendileri doğurmak yerine taşıyıcı anne yöntemini seçer. Kariyeri uğruna anne olma hayalini geciktirenler bile var.
Ama elbette bütün ünlüler böyle anlattığımız gibi değil.
Bazıları aslında daha uzun yıllar kariyerlerini sürdürmeyi planlarken bir anda büyük bir aşka düşer, arka arkaya çocuk doğurur.
Bunun sonucunda da yıllarını verdiği mesleğini bir kenara itip kendini, eşine ve evine adar. Üstelik bundan herhangi bir pişmanlık da duymaz.

HER ŞEY BİR FİLM ÇEKİMİNDE BAŞLADI
İşte Eva Mendes de bunlardan biri. Birlikte rol aldıkları bir filmin çekiminde aşık olduğu Ryan Gosling ile kendine bir hayat kuran Mendes, bu süreçte iki kez de anne oldu.
Çiftin aşkından 9 yaşında Esmeralda Amada ve 7 yaşında Amada Lee adında iki tane kızları dünyaya geldi.
Bu değişimin sonunda Eva Mendes de kendisinden çok da beklenmeyen bir adım attı. Gayet parlak bir şekilde yürüyen kariyerini elinin tersiyle bir kenara itti ve kendini sevdiği adama; ondan dünyaya gelen çocuklarına, yuvasına adadı. Oyunculuk kariyerini elinin tersiyle ikinci plana itti.
Kısa bir süre önce 50 yaşına giren Eva Mendes, People dergisine verdiği röportajda da bu konuda aklından geçenleri anlattı. Söylediğine göre güzel oyuncu, bütün bunları yaptığına aslında kendisi de inanamıyor.

‘BİR ADAMA BAĞLANIP EVE KAPANACAĞIMI HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM’
Bu durumu da şu sözlerle ifade etti Eva Mendes: “Çocuk sahibi olacağımı ve eve kapanacağımı hiç düşünmemiştim. Bir adam hayatıma girdi ve tüm bu konularda fikrimi değiştirmemi sağladı.”
Her ne kadar “aklına gelmeyen başına gelse de” Eva Mendes, kariyerini bir kenara koyup kendini Ryan Gosling’den dünyaya gelen çocuklarına ve evine adamanın hayatı boyunca verdiği en kolay karar olduğunu da sözlerine ekledi.
10 yıldır bu şekilde yaşayan Eva Mendes, “Bütün bu yıllar benim açımdan çok biçimlendirici oldu. Her şey için ailemin yanında olmak istedim” diye sürdürdü sözlerini.
Ryan Gosling ile bir aile kurduktan sonra evine ağırlık vermesinin ünlü oyuncuyla aralarında yaptıkları “sözsüz bir anlaşma” olduğunu anlattı Eva Mendes: “Tamam, o işini yapmak için bir yerlere gidecek. Ben de buradan çalışacağım.”

‘İYİ Kİ 40 YAŞINDAN SONRA DOĞURDUM’
Bu arada Eva Mendes’in iki kızını da 40 yaşından sonra dünyaya getirdiğini hatırlatalım. Bu durum da o dönemde uzun süre konuşulmuştu. Birçok kişi o yaştan sonra hamile kaldığı için güzel yıldızı eleştirmişti.
Mendes, röportajda bu konuya da değindi. “Benim 40 yaşında hamile kalmam birçok insan için büyük bir olay oldu. Ama benim için öyle değildi” diye konuştu.
Mendes bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: “42 yaşında ikinci çocuğuma hamile kalınca insanlar bana çok yorulacağımı, insanların bu yüzden 20 yaşında çocuk sahibi olduğunu söylediler. Bana göre bu o güne kadar duyduğum en aptalca şeydi.”
Güzel yıldız ileri yaşta anne olmanın bir başka iyi yanını da anlattı: “Çocuk büyütmek sabır gerektiren bir şey. Ben 20’li yaşlarımda öyle bir sabra sahip değildim.”

ASLINDA O DA ÇALIŞIYOR
Hayatında seçtiği bu yeni yola rağmen Eva Mendes yine de çalışma hayatından tamamen kopmadığını belirtti. “Oyunculuk yapmak aylarca farklı bir lokasyonda kalmanıza neden oluyor. Ama ben yine de çalışmak istiyorduk. Bu yüzden bir çalışma düzeni oluşturma konusunda yaratıcı olmam gerekti” diye konuştu güzel oyuncu.
Bu arada şunu da belirtelim… Eva Mendes, her ne kadar kariyerini ikinci plana atmışsa da gerçekten çalışmayı sürdürüyor. Özellikle sosyal medya sayfasını kullanarak bazı ürünlerin tanıtımını gerçekleştiriyor.
Geçen yıl rol aldığı Barbie filmiyle konuşulan Ryan Gosling ile Eva Mendes birlikte oynadıkları The Place Beyond The Pines adlı filmin setinde tanıştılar.

ONUNLA TANIŞANA KADAR KENDİNİ ANNE OLARAK GÖREMİYORDU
Eva Mendes, son olarak 2014 yılında Lost River filminde oynamıştı. Onunla bir aile kurduktan ve özellikle de anne olduktan sonra mesleğinden uzaklaştı.
Oysa kariyeri boyunca Training Day, Last Night, Hitch, We Own The Night gibi birçok iddialı filmde unutulmaz karakterlere hayat vermişti.
Mendes, oyunculuktan uzaklaştığı sırada bir hayranının sosyal medya üzerinden bu konuda sorduğu soruya “iki kızını büyütmeyi, oyunculuk kariyerinin önüne koyduğu” cevabını vermişti. Mendes bir başka röportajında da Ryan Gosling ile tanışıncaya kadar kendini bir anne olarak göremediğini belirtmişti.

“ONUN ÇOCUKLARINI DOĞURMAK İSTEDİM”
“Ryan’ı tanıyana kadar hamile kalma planım yoktu” diye konuşan Mendes, anneliğin hayatını tamamen değiştirdiğini de ifade etmişti.
Gosling’i tanıdıktan sonra da ondan çocuk sahibi olma fikrinin geliştiğini itiraf etmişti. Eva Mendes, bu isteğin Ryan Gosling’e duyduğu aşktan kaynaklandığının da altını çizmişti.
Ryan Gosling de geçen yıl verdiği bir röportajda Eva Mendes’ten başkasıyla çocuk yapmayı hayal bile edemeyeceğini söylemişti.

‘DAHA FAZLA ‘MIŞ GİBİ’ YAPMAK İSTEMEDİM’
Gosling GQ dergisine verdiği röportajda Ryan Gosling, röportajda Eva Mendes’ten etkilenmekle yetinmeyip hemen çocuk sahibi olmak istediğini şöyle anlattı: “Eva ile tanışmadan önce çocuk sahibi olmayı aklımdan bile geçirmiyordum. Ama Eva’yı tanıdıktan sonra ondan başka bir kadınla çocuk yapmak istemediğimi fark ettim.”
Birlikte rol aldıkları filmde senaryo gereği kimi zaman Eva Mendes ile bir aile gibi davranmaları gerektiğini anlattı Gosling.
Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla ‘mış gibi’ yapmak istemiyordum. Bunun, sahip olduğumda kendimi şanslı hissedeceğim bir hayat olduğunu fark ettim.”
Belli ki Eva Mendes’in duyguları da Ryan Gosling gibiydi ve çift birlikte olmaya başladıktan iki yıl sonra büyük kızları Esmeralda dünyaya geldi. Ondan bir yıl sonra da küçük kızları Amada dünyaya gözlerini açtı.
O sırada Ryan Gosling’in kariyeri de La La Land ve The Nice Guys gibi filmlerle zirveye ulaştı. Bir başka deyişle kızları ona uğur getirdi.
]]>
Aslında gösteri dünyasının ünlüleri için eşleri ya da sevgilileriyle aralarındaki yaş farkının hiçbir önemi olmadığını bilmeyen yok. Ama bu ünlü neden kendisinden genç bir sevgili edindiğini biraz da şaka yollu anlattı.

SEVGİLİSİ KÜÇÜK OĞLUNDAN BİLE 10 YAŞ GENÇ
Konuyu takip edenlerin hemen tahmin ettiği gibi bu ünlü Cher’in ta kendisi. 77 yaşındaki şarkıcı biri 55, diğeri de 47 yaşındaki iki oğlundan daha genç olan 37 yaşındaki müzik yapımcısı Alexander AE Edwards ile aşk yaşıyor. Hatta bir dönem ikilinin nişanlandığı bile konuşulmuştu.
Gerçek adı Cherilyn Sarkisian olan ve “pop müziğin Tanrıçası” olarak nitelendirilen Cher, geçtiğimiz günlerde Jennifer Hudson’ın sunduğu sohbet programına konuk oldu. Orada da neden kendisinden çok genç bir erkekle aşk yaşadığını anlattı.

‘ASLINDA UTANGAÇ BİRİYİM’
Ünlü şarkıcı aslında çalışmadığı zamanlarda yani sahnede ya da kamera karşısında bulunmadığı zamanlarda çok utangaç biri olduğunu söyledi. Özellikle de etrafında erkekler olduğunda bu duyguyu daha fazla hissettiğini sözlerine ekledi.
Cher bu konuda “Benden büyük ya da yaşıtım olan erkekler bana yaklaşmaya çekinip korkuyorlar” dedi. Sonra da sadece genç erkeklerin bunu başarabildiğini sözlerine ekledi. Bu konuda şunu da söyledi Cher: “Genç erkekler daha cesur, çünkü bizim gibi kadınlar tarafından büyütüldüler.”
Ünlü şarkıcı ve oyuncu bu konuda konuşurken şakacı bir yaklaşım da sergiledi ve “Benden büyük ya da yaşıtım olan erkeklerin hepsi öldü” dedi.
Jennifer Hudson ile sohbet ederken bir dönemin en yakışıklı erkek yıldızlarından biri olan Elvis Presley’in kendisine romantik ilişki teklif ettiğini ama bunu reddettiğini de anlattı Cher. Bunun nedenini de “Çünkü gergindim” diye anlattı.
İhanetle başlayan evlilik bitti, şimdi yeni sevgili derdine düştü… ‘Beni beş çocukla kim ister ki!’
Gösteri dünyasının bazı ünlüleri gerçekten ilginç. Sıradan insanlarda pek de görülmeyen bazı özellikler taşıyorlar, kimi zaman dikkat çekici yaşamlar sürdürüyorlar. Uzun süre gündemde kalan açıklamalara imza atıyorlar.

‘AŞK MATEMATİK BİLMEZ’
Cher ile Alexander AE Edwards’ın ilişkisi ilk olarak el ele görüntülendikleri 2022 yılında gün yüzüne çıktı. Ünlü sanatçı sonra da bu durumu sosyal medya sayfasından ilan etti.
İlişkileri ortaya çıktığında aralarındaki 40 yaş farkı tartışma yarattı. Ama Cher buna hiç aldırmadı ve eleştirilere yine sosyal medya üzerinden “Aşk matematik bilmez” diye yanıt verdi.
Cher’in iki oğlundan daha genç olan Edwards ile ilişkisi onun konuk olduğu birçok programda da masaya yatırıldı. Yıldız, Kelly Clarkson’a konuk olduğunda da bu konuda “Kağıt üzerinde bu durum çok komik görünüyor. Ama gerçek hayatta biz harika bir ikiliyiz, çok iyi anlaşıyoruz. O muhteşem biri. Ve ben erkeklere hak etmedikleri değeri veren biri değilim” diye konuştu.

HER ŞEY TELEFON MESAJLARIYLA BAŞLADI
Cher, sunuculuğunu Amelia Dimoldenberg’in üstlendiği Chicken Soup Date adlı programda da Alexander Edwards ile ilişkisinin nasıl başladığını da anlattı.
Onun söylediğine göre her şey bir telefon mesajıyla alevlendi. O dönemi şöyle anlattı Cher: “İsviçre’ye gittim. O sırada bana mesaj attı ve nereye gittiğimi sordu. Ona İsviçre’ye gittiğimi, biraz yorgun olduğumu söyledim. Sonra bana ‘Tamam, biraz dinlen bebek’ diye yanıt yazdı.”
Ünlü yıldızın söylediğine göre kendisinden 40 yaş genç biriyle böyle romantik bir ilişki yaşamak onun beklentileri dahilinde değildi.
Hatta bu aşka düşmeden önce arkadaşlarına “Sakın kendinizden genç erkeklerde aşk yaşamayın. Hele mesaj yazanlarla asla aşık olmayın” diyen Cher için durum böyle olmadı.

ORTADA BİR YÜZÜK BİLE VAR
Cher, Alexander Edwards’ın kendisine yüzük verdiğini ve onu her zaman parmağında taşıdığını da sözlerine ekledi.
Ünlü yıldız ile Edwards, 2022 yılında Paris Moda Haftası’nda tanıştılar. O an sadece 15 dakika sohbet ettiler. Tabii Edwards o arada Cher’in telefon numarasını aldı. Sonra da bugünlere geldiler.
Cher ile Alexander Edwards, geçen yıl mayıs ayında bir ayrılık süreci yaşadılar. Ama sonra tekrar bir araya geldiler.
İlişkilerinin bu ikinci baharında Cher yaptığı bir röportajda “Sadece mutlu olmak istiyorum” diyerek 40 yaş genç aşkıyla işlerin yolunda gittiğini ifade etmişti.

ÇOCUKLARINI MİRASINDAN MAHRUM BIRAKMAKLA TEHDİT ETTİ
Aslına bakılırsa Cher ile Alexander Edwards’ın aşkının bu kadar konuşulmasının nedeni sevgilisinin çocuklarından bile daha genç olması.
Cher, 55 yaşında Chaz Bono ve 47 yaşında Eliah Blue Allman adında iki tane erkek çocuk sahibi. İlişkinin ilk döneminde, yıldızın iki oğlunun, Cher’in kendisinden bu kadar genç biriyle birlikte olmasına çok sıcak bakmadıkları haberleri basına yansımıştı.
O dönemdeki iddialara göre de Cher, eğer bu ilişkisini desteklemezlerse çocuklarını 360 milyon dolarlık mirasından mahrum bırakacağı tehdidini savurmuştu.
]]>

ROL İCABI AŞK GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ…
İşte o sette tanışan ve aşık olan bu ünlü çift dün, evliliklerinin 28. yılını kutladı. Bunu yaparken de sosyal medya hesaplarından yıllar boyunca çekilmiş mutluluk dolu fotoğraflarını paylaşarak birbirlerine seslendi.

Kelly Ripa ve Mark Consuelos gösteri dünyasındaki kısa ömürlü aşkların aksine mutlu evliliklerini çeyrek asırdan fazladır sürdürüyor
Her ikisi de 53 yaşında olan ve ünlü konuklarını ağırladıkları “Live with Kelly and Mark” adlı talk şovu birlikte sunan iki ünlü sunucu çeyrek asrı aşan bir süredir hem iş hem de aşkı paylaşıp, üç çocuklarını mutlu yuvalarında büyütürken görenlere parmak ısırtan bir evlilik yaşıyorlar.
“28 YIL FOTOĞRAFLARA SIĞMAZ”
Kelly Ripa, yıllar önce kaçarak evlendikleri günden başlayarak aşklarını sergiledikleri bir dizi fotoğraf paylaşırken eşi Mark Consuelos’a “28 yılı 10 resme sığdırmak mümkün değil ama siz anladınız. Hayatımın aşkı Mark’a mutlu yıldönümleri. Gerçekleşen tüm hayaller için sana minnettarım” diye seslendi.

Kariyerlerinin başında, oldukça genç bir yaşta birbirlerine aşık olan Kelly Ripa ve Mark Consuelos, oynadıkları diziye zarar gelmesin diye Las Vegas’a kaçarak evlenmiş ve herkesten saklamıştı… Çift 28 yıl sonra evlendikleri yere gidip düğün pozlarını yeniden verdiler
Mark Consuelos da eşi gibi birçok fotoğraf paylaşıp Kelly Ripa’ya “Benimle bu çılgın, güzel yolculuğa çıkmaya karar verdiğin için sonsuza dek minnettarım. Mutlu 28. yıldönümleri. Seni seviyorum Kelly” diye seslendi.
Çiftin 22 yaşındaki kızı Lola Consuelos da eğlenceye katılarak anne ve babasının yıllar boyunca çekilmiş üç fotoğrafını Instagram Hikayesi’nde paylaştı.

KIZLARI TEŞEKKÜR ETTİ: BANA VE KARDEŞLERİME SEVGİYİ ÖĞRETTİNİZ
Lola Consuelos, anne ve babasının birbirlerine sevgiyle baktıkları bir fotoğraf paylaşıp “Gerçek aşkın en büyük temsilcisine 28. yıldönümümüz kutlu olsun. Bana ve kardeşlerime eşinizi nasıl seveceğinizi, saygı duyacağınızı ve onunla nasıl ilgileneceğinizi gösterdiğiniz için teşekkür ederim” diye yazdı.
Çiftin 22 yaşındaki kızları Lola’dan hariç 26 yaşında Michael ve 21 yaşında Joaquin adında iki de oğlu var. Ripa ve Consuelos 1995 yılında All My Children dizisinde bir karı kocayı oynarken tanışmıştı.

Ünlü çift yer aldıkları dizide bir karı kocayı canlandırırken gerçek hayatta da evlendiler ve artık hepsi yetişkin olan üç de çocukları oldu
Ünlü çift sadece bir yıl sonra Vegas’taki Chapel of the Bells’de kaçarak evlendiler. Kelly Ripa ve Mark Consuelos bir süre önce talk şov programları için aynı kiliseye yeniden gidip 28 yıl önceki düğün günlerini yeniden canlandırmışlardı.
KAÇARAK EVLENMİŞLERDİ… DÜĞÜN POZUNU 28 YIL SONRA YENİDEN VERDİLER
Programlarının çekimleri için Las Vegas’a giden çift 28 yıl önceki gizli düğünlerinde verdikleri evlilik pozunu yeniden veren Kelly Ripa ve Mark Consuelos, o dönemde aşklarının ortaya çıkmasından korkmuşlar ve kaçarak evlenmişlerdi.

Kelly Ripa, Mark Consuelos’u gördüğünde bir gün onunla evleneceğini hissettiğini söylüyor
Kelly Ripa o günleri “Üç aydır evliydik, All My Children’daki hiç kimse bırakın birbirimizle evli olduğumuzu, çıktığımızı bile bilmiyordu” diyerek anlatıyor. Oysa ünlü yıldız Mark Consuelos’la karşılaştığı anda çoktan olacakları gördüğünü “Onu gördüğümde, fotoğrafını gördüğümde, onunla olan tüm geleceğim gözlerimin önünden geçti. Hepsini gördüm” diyerek yıllar sonra itiraf etmişti.

MUTLU EVLİLİĞİN SIRRI
Evliliklerinin üzerinden neredeyse 30 yıl geçtikten sonra bile Kelly Ripa ve Mark Consuelos çiftinin hâlâ parmakla gösterilmesinin sebebi birbirlerine olan aşklarının tazeliğini ilk günkü gibi koruması. İlişkileri hakkında her zaman açık sözlü davranan çift mutluluk sırlarını biraz da kendilerini tiye alabilmeleriyle ve böylece zamana meydan okumalarıyla açıklıyor…
]]>
Geçtiğimiz gün de evliliklerinin 36’ncı yılını kutladı bu ünlü çift. Her ikisi de sosyal medya sayfalarından birlikte ne kadar mutlu olduklarını gözler önüne seren paylaşımlar yaptı.
Görünüşe göre de gerçekten evlendikleri gün birbirlerine söz verdikleri gibi “ölüm onları ayırıncaya kadar, hastalıkta ve sağlıkta” birlikte kalacaklar.
Bu ünlü çift, Hollywood’un bir dönemine damgasını vuran Tom Hanks ile eşi Rita Wilson. Önce arkadaşça başlayan ilişkilerini yıllar sonra evliliğe taşıyan Hanks ile Wilson, 30 Nisan 1988’den bu yana karı- koca olarak hayatı paylaşıyorlar. O günden bu yana yaşadıkları zorluklar da onları ayıramadı.

‘ARAMIZDA AŞKTAN BAŞKA BİR ŞEY YOK’
Tom Hanks ve Rita Wilson, sosyal medya sayfalarından da o önemli günü yaptıkları paylaşımlarla kutladı. Hanks, karısıyla bir teknede çekilen bir pozlarını paylaşarak “1988? 30 Nisan? Büyük işler… Wilson ve Hanks karı koca oldular. 36 yıl! O zamandan beri aramızda aşktan başka bir şey yok” diye yazdı.
Rita Wilson da kendi sosyal medya sayfasından kocasıyla çekilen bir dizi fotoğraf paylaştı. O da evlendikleri günün tarihini yani 30 Nisan 1988’i not düştü ve “Benimle birlikte yaşlan… En güzel günler daha gelmedi” diye yazdı.

TEK BÖLÜMÜNDE OYNADIĞI DİZİ ONLARI BİR ARAYA GETİRDİ
Aslına bakılırsa Tom Hanks ile Rita Wilson’ın filmlere yaraşır bir hikayesi var. Çift ilk olarak 1981 yılında birlikte kamera karşısına geçtikleri Bosom Buddies adlı yapımda tanıştı. O dizide Wilson sadece bir bölümde yer aldı. Tom Hanks ise iki sezondur dizide kamera karşısına geçiyordu.
Fakat o dönemde aralarında herhangi bir romantik ilişki yaşanmadı. Zaten Tom Hanks de gençlik aşkı olan ilk eşi Samantha Lewes ile evliydi.
Rita Wilson’ın dizideki görevi tamamlanınca her ikisi de kendi hayatlarına döndü. Ta ki; 1985 yılında bir kez daha iş nedeniyle yolları kesişene kadar.
Tom Hanks ile Rita Wilson o yıl Volunteers adlı filmde birlikte kamera karşısına geçtiler. O yapımda iki aşığı canlandırdılar. Hanks yıllar sonra o filmde oynarken Rita Wilson ile kimyalarının birbirine ne kadar uygun olduğunu fark ettiğini açıkladı. Zaten o yapımda da aralarında bir aşk doğdu.
Tom Hanks ile Rita Wilson, bir sonraki yıla kadar ilişkilerini çok da göz önüne çıkarmadılar. Ama 1986 yılında Three Amigos filminin kırmızı halısına iki sevgili olarak çıktılar. O dönemde Hanks, eski eşinden henüz boşanmamıştı. Lewes ile Hanks 1987 yılında resmen yollarını ayırdı.

BOŞANDIKTAN BİR YIL SONRA ONUNLA EVLENDİ
Tom Hanks, eski karısından boşanır boşanmaz da yani bir yıl sonra Rita Wilson ile evlendi. O düğün sadece Tom Hanks’in eski eşinden boşandıktan kısa süre sonra Wilson ile evlenmesi nedeniyle değil Wilson’ın seçtiği gelinlik nedeniyle de çok konuşuldu.
Rita Wilson, Tom Hanks ile evlendiği gün klasik uzun bir gelinlik yerine mini etekli bir gelinlik ve altına da pırıltılı çoraplar giydi.
Düğünlerinden iki yıl sonra ilk çocukları Chester ‘Chet’ dünyaya geldi. Çift, 1995 yılında da aşklarının ikinci meyvesi Truman Theodore dünyaya gözlerini açtı.

BU KEZ İKİ KARDEŞİ OYNADILAR
Tom Hanks ve Rita Wilson, 1987 yılında aşklarının doğmasına neden olan filmin üzerinden yıllar geçtikten sonra ikinci kez aynı film için kamera karşısına geçti. Çift, 1993 tarihli Sleepless in Seattle’da (Sevginin Bağladıkları) birlikte oynadılar.
Evli olmalarına rağmen bu kez iki aşığı değil iki kardeşi canlandırdılar. Bu arada bu filmde Tom Hanks’in karşısında dönemin “romantik filmler kraliçesi” Meg Ryan’ın yer aldığını hatırlatalım.

ZOR ZAMANLAR ONLARI DAHA DA YAKLAŞTIRDI
2015 ise çift için zor zamanlar demekti. Meme kanserine yakalanan Rita Wilson iki memesini aldırdı ve tedavi gördü. O sırada da kocası Tom Hanks onu hiç yalnız bırakmadı.
Rita Wilson anlattığına göre o dönemde kocasının ona nasıl tepki vereceğini kestiremedi önce. Hatta bu konuda endişe duydu. Fakat sonra bu endişesinin gereksiz olduğunu fark etti.
New York Times’a verdiği röportajda bu konuda şunları söyledi Wilson: “Kocamın bana gösterdiği ilgi beni öyle şaşırttı, öyle şaşırttı ki… Bunun bizi birbirimize daha fazla yaklaştıracağını kim bilebilirdi ki!”
Özetle gerçekten de evlendikleri gün birbirlerine söz verdikleri gibi iyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta hayatı paylaşmayı sürdürüyorlar.

1988 yılından bu yana evli olan Rita Wilson ile Tom Hanks’in iki tane oğlu bulunuyor. Ünlü çiftin her ikisinin de 67 yaşında olduğunu da not düşelim.

Gençlik yıllarında tanışan ünlü çift önce iş arkadaşı sonra karı- koca oldu.

ŞEHİRDEN KAÇANLAR KERVANINA O DA KATILDI
Son zamanlarda podyumlardaki varlığı giderek azalan Bella Hadid’in bir süredir Los Angeles ya da New York gibi gösteri dünyasının kalbinin attığı merkezlerde değil Teksas’ta yaşadığı anlaşıldı.

Birçok meslektaşı gibi ticarete atılan ve Orebella adını verdiği yeni bir koku koleksiyonunu piyasaya süren Bella Hadid bir süredir ABD’nin en ünlü kovboyu olarak adlandırılan at yetiştiricisi ve jokey Adan Banuelos’la büyük bir aşk yaşıyordu.
YENİ AŞKI HAYATINI DEĞİŞTİRDİ: ONUN YANINA TAŞINMIŞ
Bella Hadid şu anda hayatının geldiği noktadan oldukça memnun… Ünlü model Allure dergisine verdiği röportajda 35 yaşındaki sevgilisi Adan Banuelos ile Teksas’ta yeni bir başlangıç yapmak ve kendisine neşe veren şeylere odaklanıp vermeyenleri geride bırakmak kararını açıkladı.

Bella Hadid ABD’nin en tanınmış at yetiştiricisi, binicisi ve kovboyu olarak tanınan Adan Banuelos’la büyük bir aşk yaşıyor
MODELLİK KARİYERİNİ BİLE ELİNİN TERSİYLE BİR KENARA İTTİ
Ve buna modellikten bir adım geri çekilmenin de dahil olduğu ekledi. Yani ünlü süper model mankenliği bırakmasa da artık işinin ve kariyerinin hayatının merkezinde yer almadığının altını çizdi Bella Hadid bu kararını açıklarken “10 yıl modellik yaptıktan sonra, uzun vadede bana geri dönüşü olmayan bir şeye çok fazla enerji, sevgi ve çaba harcadığımı fark ettim” gibi çarpıcı bir ifade kullandı.

Aşk pozlarını sosyal medya hesabından da paylaşan Bella Hadid’in modelliği geri plana ittiği ve sevgilislinin yanına, Teksas’a yerleştiği ortaya çıktı
Hadid, Teksas’taki hayatının eskisinden farklı olduğunu söylüyor. Birlikte takıldığı çekirdek bir arkadaş grubu bulduğunu ve hayatının en iyi zamanlarını geçirdiğini ve onlarla bir gece dışarı çıkmak için hazırlanmak söz konusu olduğunda asla “çok fazla” şey yapması gerektiğini hissetmediğini de sözlerine ekliyor.

“ARTIK SAHTE MUTLULUK POZLARI YOK”
Ünlü model “İlk defa sahte bir yüz ifadesi takınmıyorum. Eğer kendimi iyi hissetmezsem, gitmem. İyi hissetmezsem kendime zaman ayırırım” diyor ve yıllarca spot ışıklarının altında geçirdiği benzer geceler için “Ve bunu daha önce hiç yapma ya da söyleme fırsatım olmamıştı. Şimdi biri beni fotoğraflarda gördüğünde mutlu göründüğümü söylüyorsa, gerçekten öyleyim. Kendimi daha iyi hissediyorum; şu anki kötü günlerim eski iyi günlerimdi” sözleriyle yakaladığı huzuru tarif ediyor.

Bella Hadid büyük şehirden ayrılıp Teksas’a yerleştiğinden beri çok daha mutlu ve huzurlu olduğunu söylüyor
27 yaşındaki Hadid, Chanel, Marc Jacobs, Givenchy ve daha pek çok ünlü tasarımcı için modellik yaptı. Yıldız isim ayrıca 2022 yılında Paris Moda Haftası’nda, podyumda canlı olarak vücuduna spreyle boyanan Coperni elbisesinin modelliğini yapmıştı. Bu, dünyanın dört bir yanından izlenen viral bir ana dönüşmüştü.

Zaten zamanının büyük bir kısmını annesinin çiftliğinde geçiren Bella Hadid’i artık podyumlarda değil de at sırtında görmek mümkün
HASTALIĞI YÜZÜNDEN YILLARDIR ACI ÇEKİYORDU
Ancak son zamanlarda (ve özellikle geçtiğimiz yıl) Hadid sessizce zihinsel ve fiziksel sağlığı üzerinde çalışıyor. Geçen ağustos ayında Instagram’da Lyme hastalığıyla mücadelesini açık yüreklilikle anlatan Bella Hadid bu hastalık yüzünden 15 yıldır büyük acılar çektiğini söylemişti.

Hastalığının giderek kötüleşmesi ve tedavi sürecinin gündelik olarak uygulanmak zorunda kaldığını söyleyen ünlü model mesleğine de ara vermek zorunda kaldığını söylemişti. Sık sık kız kardeşi Gigi’yle birlikte anneleri yolanda Hadid’in Philadelphia yakınlarındaki çiftliğine giden Bella artık hep bir çiftlik hayatı yaşamaya başladı.

Bella Hadid son 15 yıldır Lyme hastalığının pençesinde… Sürekli tedavi gören ve kontrol altında tutulan ünlü model hastalığı yüzünden mesleğini yapma konusunda çok zorlanıyordu
Adan Banuelos ile yeni bir ilişkiye yelken açan ve aşkını da sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflarla ilan eden Bella Hadid artık sürekli at bindiği, binicilik yarışlarına katıldığı ve kovboy sevgilisiyle sakin günler yaşadığı yeni bir hayata başladı…
]]>Aradan geçen zaman içinde William ile Kate’in üç tane çocuğu oldu. Aile içindeki konumları da Kraliçe 2. Elizabeth’in ölümünden sonra bir adım daha yükseldi. Buna bağlı olarak sorumlulukları arttı. Özetle tahta biraz daha yaklaştılar.
Kate Middleton da giyimi kuşamıyla, toplum içindeki davranışlarıyla halkın büyük çoğunluğunun sevgisini toplamaya devam etti.

O GÜN DE HER ZAMANKİ GİBİ GÖRÜNÜYORDU
İngiliz kraliyet ailesinin en gözde gelini Kate, son olarak geçen yılın 25 Aralık günü kelimenin tam anlamıyla “çoluk çocuk” Noel kutlamalarında halkın karşısına çıktı.
Yine her zamanki gibi şıktı, yine yüzünden gamzeli gülümsemesini eksik etmemişti. Elbette her zamanki gibi çok zayıftı ama zaten bu onun yıllardır değişmeyen özelliğiydi. Her şeyin eskisi gibi sürüp gideceği sanılıyordu.
Üstelik o dönemde Kate ile William’ın bir İtalya gezisine çıkacağı bile konuşuluyordu. Herkes Kate Middleton’ın o gezide neler giyeceğini merak ederken yeni yılın ilk ayının ortalarında beklenmedik bir haber geldi.
Kate karın bölgesinden büyük bir operasyon geçirmişti. İyileşmesi zaman alacaktı ve bu duruma bağlı olarak da Paskalya sürecine kadar görevlerine katılamayacaktı.
Elbette bu gelişme ve daha çok da sonrasında yaşananlar büyük merak uyandırdı. Kate, kelimenin tam anlamıyla sırra kadem bastı. Hakkındaki iddialar aldı başını gitti.

KATE, KIRILGAN GÖRÜNTÜSÜYLE ÜZÜCÜ GERÇEĞİ AÇIKLADI
Sonunda geçtiğimiz 22 Mart’ta akşam saatlerinde daha önce çekilen bir videosu yayınlandı. O videoda Kate; kırılgan görüntüsüyle, geçirdiği operasyonun ardından kanser tedavisi görmeye başlayacağını duyurdu.
Görüntülerde Kate, her zamankinden daha solgundu. Bunu birçok kişi makyajsız olmasına bağladı.
Bu arada o görüntülerin de yapay zeka ürünü olduğunu söyleyenler bile çıktı. Bu konudaki tartışmalar da bitmiş değil.
Her ne olursa olsun, Prenses Diana’nın ölümünden 23 yıl sonra Galler Prensesi unvanını resmi olarak kullanan Kate Middleton bir kez daha ve belli ki uzun süreliğine ortadan kayboldu.
O açıklamasında Kate, sağlık ekibinin önerisiyle koruyucu kemoterapi göreceğini belirtti. O noktadan sonra da herkes Kate’in dış görünüşünün bu tedaviye bağlı olarak değişip değişmeyeceğini sorgulamaya başladı.
Elbette Kate’in gelecekte kraliçesi olacağı İngiltere’de de uzmanlar bu konudaki görüşlerini açıklamaya başladı.

ONUNLA İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİLEN AYRINTI
Kanserin tedavisi olarak uygulanan kemoterapinin en bilinen yan etkisi hastanın saçlarını kaybetmesi…
İşte bu durum uzun, bakımlı ve sağlıklı saçlarıyla bilinen Kate’in hayranlarını da meraklandırdı. Acaba Kate o güzelim saçlarını kaybedecek miydi? Bu yüzden mi “kanser tedavisi görüyorum” açıklamasını yaptıktan sonra iyice gözlerden uzaklaşmıştı?
Uzmanlara bakılırsa kemoterapinin insanı fiziksel ve ruhsal olarak etkileyen bazı ciddi yan etkileri var elbette. Bunlardan en çok bilineni de saçların ve kaşların kaybı. Fakat tedavi bittikten sonra her ikisi de tekrar uzuyor.
İngiltere Kanser Araştırmaları Merkezi’ne göre saçların seyrelmesi ya da dökülmesi kemoterapinin en yaygın yan etkilerinden biri.
Ama bu durum her kemoterapi gören hasta için geçerli değil. Bazı tedavilerde böyle bir yan etki görülmüyor.
Kate’in ne tür bir kansere yakalandığı ve nasıl bir tedavi gördüğü resmi olarak açıklanmadığından Prenses için böyle bir durumun söz konusu olup olmadığı da bilinmiyor.
Yine uzmanlara göre Kate, uygulanan tedaviye bağlı olarak saçlarıyla vedalaşmamış da olabilir.

Kate’in ne tür bir kansere yakalandığı açıklanmadı. Nasıl bir tedavi gördüğü de bilinmiyor. O yüzden de kemoterapinin en yaygın yan etkisinin Prenses’te görülüp görülmediği de şimdilik bir muamma.

KRAL DA KANSER TEDAVİSİ GÖRÜYOR
Bu arada İngiliz kraliyet ailesinde kanser tedavisi gören tek kişi Kate değil. Kral Charles da gelininden önce kansere yakalandığını ve tedavi gördüğünü açıkladı. Kral, sağlığı el verdiğince resmi görevlerine de devam ediyor.
Ailenin eski gelini, Prens Andrew’nun boşandığı karısı Sarah Ferguson da önce meme sonra da cilt kanserine yakalandı. Fakat o da kimi zaman kamuoyu karşısına çıkıyor aileyle birlikte.
Her ikisi de kanser tedavisi gördüğü halde fiziksel görünümlerinde herhangi bir değişim yaşanmadı. Yani tedavinin en yaygın yan etkisi olan saç kaybı ne Kral’da görüldü ne de Sarah Ferguson’da.
Onlar zaman zaman halkın karşısına çıktıkları için durumları bir anlamda göz önünde. Fakat milyonlarca kişinin merak ettiği asıl aile üyesi Kate Middleton.
Görünüşe göre bu konudaki merakın giderilmesi için de daha uzun bir süre geçmesi gerekecek.

Ailenin eski gelini Sarah Ferguson da kanser tedavisinde. Fakat o da saçlarını kaybetmedi.

WILLIAM, MERAK EDENLERİN YÜREĞİNE SU SERPTİ
Bu arada 22 Mart ayında yayınlanan videosundan sonra Kate bir daha görünmedi. Ama kocası Prens William resmi görevlerine döndü.
Prens, önceki gün de bir açılışa katıldı. Orada kendisine karısının durumu sorulduğunda da her şeyin yolunda gittiğini söyledi. Onun bu sözleri de Kate’i merak edenlerin yüreğine biraz da olsa su serpti.
Çünkü Kate’in tedavisi sırasında William da bir süre ailesinin yanında kalıp çocukların bakımına destek olmuştu. Onun görevlerine dönmesi, Kate’in tedavisi ile ilgili olumlu gelişmeler yaşandığını düşündürdü.
Öyle ya da böyle Kate’in sağlığıyla ilgili soru işaretleri kendisi halkın karşısına çıkıncaya kadar bitecek gibi görünmüyor.

SAÇLARINI KANSERLİ ÇOCUKLARA BAĞIŞLAMIŞTI
Kate Middleton gençlik yıllarından bu yana uzun saçlarıyla biliniyor. Fakat bundan birkaç yıl önce 2018’de aniden omuzlarına kadar kısalan saçlarıyla dikkat çekti. Bunun nedeni de bir süre sonra ortaya çıktı.
Kate Middleton kestirdiği saçlarını Little Princess Trust isimli bir vakfa bağışlamıştı. Bu kuruluşun amacı ise kanser tedavisi sırasında saçlarını kaybeden çocuklara peruk yaparak morallerini yüksek tutmaktı.
]]>
Böylece sağ ve sağlıklı olduğunu kanıtlamak için üç çocuğuyla çekilmiş fotoğrafını paylaşan Kate Middleton’ın yarattığı fotoğraf fiyaskosundan sonra yeni bir tartışma daha başlamış oldu.

Middleton, ameliyat olduktan sonra ortadan kaybolmuş ve hakkında öldüğün iddiası da dahil olmak üzere sayısız söylenti ortaya atılmıştı.
KATE’İN FOTOĞRAF KRİZİ UNUTULMADAN YENİSİ GELDİ…
Bu söylentileri sonlandırmak isteyen Galler Prensesi çocuklarıyla çekilmiş bir fotoğraf paylaşmış ancak bu görüntünün üzerinde oynamalar yapıldığı haber ajanslarının uyarılarıyla ortaya çıkmıştı.
Ocak ayında annesi Kraliçe Margrethe, 52 yıllık hükümdarlığını sonlandırdıktan sonra Danimarka Kralı olarak tahta çıkan Kral Frederik ve eşi Kraliçe Mary kendi resmi portrelerini sarayın sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Kraliçe Margrethe, 52 yıllık hükümdarlığından vazgeçinde Frederik kral, eşi Mary de kraliçe olmuştu…
Ancak bu fotoğraf da tıpkı Kate Middleton’ınki gibi tartışma yarattı. Fotoğrafı inceleyen uzmanlar üzerinde oynama yapıldığını, çiftin birlikte poz vermediğini ve ayrı çekilen fotoğraflarının birleştirildiğini iddia etti.
KRAL VE KRALİÇENİN RESMİ PORTRESİ PHOTOSHOP’LU MU?
Kraliyet çiftinin resmi fotoğrafı geçen cuma günü yayınlandı ve Avustralya doğumlu kraliçenin kralın yanında durduğu görüldü. Kraliçe Mary koyu yeşil kadife ve dantel bir elbisenin yanı sıra Danimarka kraliyetinin en kıymetli tacı ve mücevherleriyle poz vermişti.

Ülkenin yeni kral ve kraliçesinin ilk resmi kraliyet portreleri yayınlandı
Birçok kişi fotoğrafın güzelliğini övdü ancak fotoğrafın iki ayrı fotoğrafın birleştirilerek oluşturulduğu da gözlerden kaçmadı.
Danimarka kraliyet sarayı ise fotoğrafın gerçek olduğunu doğruladı ve “Kraliyet Sarayı’nın resmi gala portresinin manipüle edilmediğini” söyledi.

Kral ve kraliçe hem tek tek hem de bir arada poz verdi
İHANET SÖYLENTİLERİ AYLARDIR GÜNDEMDE
Fotoğrafla ilgili bu iddiaların ardında ise saray duvarlarında uzun süredir yankılanan ve uluslararası basına da yansıyan ihanet söylentileri yer alıyor.
Annesi Kraliçe Margrethe tahtta oturduğu sürece yakışıklı ve çapkın bir prens olarak ünlenen hatta adı “parti prensine” çıkan Frederik, Margrethe aniden tahttan çekilince kral olmuştu.

Frederik ve Mary’nin yan yana verdiği bu pozun üzerinde oynama yapıldığı hatta ayrı ayrı poz veren kral ve kraliçenin fotoğraflarının sonradan yan yana getirilip paylaşıldığı iddia ediliyor
Avrupa monarşisinin en renkli simalarından olan ve halkın da çok sevdiği Margrethe bu kararının yaşadığı sağlık sorunlarından kaynaklandığını söyledi. Ancak buna pek de inanan yok…
İHANETİ ÖĞRENEN KRALİÇE HEMEN OĞLUNU KURTARMAK İÇİN “TAHT” OPERASYONU YAPTI
Aylardır kraliçenin tahtı ve tacını oğluna bırakma sebebinin aslında onun evliliğini kurtarmak olduğu söylentileri bitmek bilmiyor. Çünkü çapkın prensin tahta çıkmadan önce eşi Mary’ye ihanet ettiği uzun süredir gündemde.

Kraliçe Margrethe’nin aslında tahtı sağlık sebepleriyle değil ihaneti ortaya çıkan oğlunun evliliğini kurtarmak için bıraktığı söyleniyor
Oğlunun evliliği bitmesin, ihanet iddiaları evliliğini bitirmesin diye deyim yerindeyse eceliyle tahttan inmeyi bekleyemeyen Kraliçe Margrethe aceleyle tahttan kalktı ve yerine oğlunu oturttu…
Kral Frederik’in henüz Prens Frederik olduğu dönemde karısı Mary’yi Genoveva Casanova adındaki sosyetik bir güzelle aldattığı biliniyor. İkili en son Frederik tahta çıkmadan aylar önce İspanya’da birlikte görüntülenmişti.

“HALKTAN” GELEN İLK KRALİÇE
Avustralyalı olan ve Frederik ile 2000 yılında Sydney Olimpiyatları sırasında tanışan Mary 2004’te prensle evlenerek dilini bile bilmediği Danimarka’nın prensesi olmuştu. Çiftin bu evlilikten dört çocuğu oldu.
Halktan gelen yani kraliyet ailesi ya da bir başka soylu aileyle hiçbir akrabalık bağı olmayan Mary, Danimarka’da kraliçelik tacı takan “halktan” gelen ilk kişi olma unvanını da taşıyor.

Adı “parti prensi” olarak anılan Frederik’in eşi Mary’yi aldattığı uzun süredir gündemden düşmüyordu
FOTOĞRAF İÇİN BİLE KOCASININ YANINDA DURMAK İSTEMİYOR MU?
İşte bu Danimarka kraliyet ailesine uzanan yeni Photoshop’lu fotoğraf krizinin arka planında böyle bir hikâye yatıyor…
Yani muhtemelen ihanete uğrayan üstelik aldatıldığı bütün dünya tarafından öğrenilen Kraliçe Mary resmi portre çekimi için bile Frederik’in yanında durmak istemedi ve daha Kate Middleton’ın yarattığı kriz unutulmadan yeni bir kraliyet fotoğrafı krizi baş göstermiş oldu…

BAŞTA ANLAŞAMADIK DEDİLER, GERÇEK AYRILIK SEBEBİ AYLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI
Mahkemeye başvuran Joe Manganiello olmuş, dava dosyasına boşanma gerekçesi olarak da “uzlaşmaz fikir ayrılıkları” gösterilmişti.

Hollywood’un en mutlu çiftlerinden biri olarak gösterilen Joe Manganiello ve Sofia Vergara geçen temmuzda yollarını ayırdılar…
Böyle mutlu mesut görünen, birbirlerine olan aşklarını dillerinden düşürmeyen ünlü çiftin bu ani ayrılık kararının sebebi uzun süre konuşuldu.
En sonunda söylentilere son vermek isteyen Sofia Vergara, ayrılığın üzerinden aylar geçtikten sonra neden boşandıklarını açıkladı.

Joe Manganiello, Sofia Vergara’dan ayrıldıktan birkaç ay sonra görüşmeye başladığı Caitlin O’Connor’la birlikte bir gelecek hayali kuruyor
Çok sevdiği karısından ayrıldıktan sonra bir süre sokaklarda tek başına, oldukça üzgün bir halde görüntülenen, biten aşkının ardından da ağzını hiç açmayan 47 yaşındaki yakışıklı aktör geçen eylülden beri 34 yaşındaki oyuncu Caitlin O’Connor’la birlikte.
İlk kez birlikte bir spor salonundan çıkarken görüntülenen çift aşk dedikoduları alıp başını gidince kırmızı halıya birlikte çıkmış, sonra da sosyal medya hesaplarından da birbirlerinin fotoğraflarını paylaşarak ilişkilerini ilan etmişti.

Joe Manganiello ve Sofia Verga çifti hiç kavga etmeden, boşanırken para ya da evlerini paylaşırken de sıkıntı yaşamadan dostça ayrılmıştı… çift birbirlerinden bir talepleri olmadan yollarını ayırdı; Joe Manganiello eski eşinden sadece kucağından hiç indirmediği köpekleri Bubbles’ı alarak evinden ayrıldı
Sofia Vergara’dan ayrılma sebebine bakılacak olursa Joe Manganiello yeni sevgilisi Caitlin O’Connor’la olan ilişkisinde kısa sürede ciddi adımlar atmaya hazırlanıyor gibi görünüyor.
BU İLİŞKİDEN KISA SÜREDE EVLİLİK YA DA BEBEK HABERİ GELECEK
Taze aşıkların ilişkileri daha altı aylık olmasına rağmen birlikte yaşamaya başladılar. Ve görünen o ki çok yakın bir zamanda bu yeni çiftten ya evlilik ya da bebek müjdesi gelecek.

Dün New York’ta el ele yürüken görüntülen çiftin ilişkisinin hızlı ilerlediği ve giderek ciddileştiği söyleniyor.
Joe Manganiello ve Sofia Vergara’nın evliliğinin bitiş sebebi Vergara tarafından yapılan açıklamaya göre Manganiello’nun baba olmak istemesi ancak güzel yıldızın buna yanaşmamasıydı…

Joe Manganiello Sofia Vergara’dan çocuk sahibi olabilmek için ayrılmıştı, ünlü oyuncu bu fikre sıcak bakan yeni sevgilisi Caitlin O’Connor’la ciddi adımlar atmaya hazır
51 yaşındaki Sofia Vergara ilk evliliğini çok genç yaşta yapmış ve bir de oğlu olmuştu. Oğlu 32 yaşında olan ünlü oyuncu ilerleyen yaşını gerekçe göstererek bir kez daha anne olmak istemediğini itiraf etti.
“Artık anne değil babaanne olmacak yaşatayım” diyen Sofia Vergara, yoksulluktan gelip büyük bir Hollywood yıldızı olduktan sonra gelen şöhret ve servetiyle artık rahat bir hayat yaşamak ve bir kez daha annelik sorumluluğu taşımak istemediğini söylüyor.

Çift ilişkilerini ilan ettikten sonra sık sık sosyal medya paylaşımı yapmaya da başladı
NİŞAN, DÜĞÜN, ÇOCUK… SIRASI BELLİ DEĞİL AMA VADESİ YAKIN
Vergara kariyerine odaklanmak isterken çocuğu olmayan Joe Manganiello ise yaşı daha fazla ilerlemeden bir başkasıyla bu hayalini gerçekleştirmek istiyordu. Bu yüzden de boşanma kararını alan taraf o oldu.
Daha önce evlenmeyen 34 yaşındaki sevgilisi Caitlin O’Connor’ın da çocuk fikrine ve bir aile kurmaya sıcak baktığı biliniyor. Ufak çaplı rollerle ve sunuculuk yaptığı programlarla tanınan Caitlin O’Connor da yeni ilişkisinin hızlıca evliliğe yürümesinden oldukça memnun görünüyor…


“Türkiye’de ilk kez göreceğiniz sahne teknikleri kullanılacak”
Stadyum gösterisi için çok özel bir sahne hazırladığını vurgulayan Mustafa Erdoğan, “Türkiye’de ilk kez göreceğiniz sahne teknikleri kullanılacak. Bizim kendi geliştirdiğimiz aynalar sistemiyle özel bir ışık sistemi kuracağız. Sonsuz uzamlar oluşturan lazerlerle yapılan holografik bir görsel şölen hazırlamaktayız” dedi.
Erdoğan, 25 yıl boyunca dünyanın en büyük organizasyonlarında sahne aldıklarını anımsatarak şöyle devam etti:
“2008 yılında Pekin Olimpiyatları’nın kültür programının açılışını biz yaptık. Asya Olimpiyatları’nda vardık, Formula 1’de vardık. Eurovision şarkı yarışmasında vardık. Kış Olimpiyatları yaptık, Avrupa Gençlik Olimpiyatları yaptık. Bu konuda çok deneyimli bir topluluğuz. Eksi 30 derecede 1 ayda Erzurum’da Kış Olimpiyatları gerçekleştirdik. Bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi olimpiyatlar arasında sayılıyor. Bu deneyim ve bu birikimle 2 Haziran’ı sabırsızlıkla bekliyoruz. İlk günkü gibi heyecanlıyım.”
Gösteriye dünya starları davet edildi
25 yılda dünya starlarıyla birçok programda birlikte sahne aldıklarını anlatan Mustafa Erdoğan “Gelebilenler gelecek, gelemeyenler video çekerek tebriklerini iletip bizimle ilgili gözlemlerini anlatacaklar. Türkiye’de birlikte sahne aldığımız birlikte projeler ürettiğimiz değerli sanatçıları da o gün davet ettik, onlar da bizimle birlikte olacaklar. Şahane bir gösteri olacak” dedi.
Anadolu Ateşi’nin 1999’da ilk başladığında gazete ilanıyla dansçılarını seçtiğinden bahseden Erdoğan, “Parçaları birleştirerek çalışıyoruz. Gaziantep okulu bir bölümü çalışıyor, Ankara okulu 2 bölümü çalışıyor. İzmir okulu 4 bölümü çalışıyor. Çin’de bulunan arkadaşlar provada 25. Yıl gösterisinin provasını yapıyorlar. Ondan sonra akşam yapacakları temsile hazırlanıyorlar. Anadolu Ateşi’nin ilk yıllarında gazete ilanıyla topladığımız amatör dansçıları eğitmek 2 yıl geceli gündüzlü devam etti ama şimdi şahane bir avantajımız var. 12 dans akademisi var. 4 -5 yaşında başlayan çocuklar şu an her iki grupta da büyükleriyle beraber dans ediyorlar. Bu daha kaliteli dansçı yetiştirme imkânı veriyor bize. Bir de dünya sahnelerinde edindiğimiz deneyimle her geçen gün kostümleri yeniliyoruz, yeni koreografi, yeni müzikler ekliyoruz, dinamik bir grup sürekli kendini yeniliyor” diye konuştu.
Yılmaz Erdoğan ile müzikal projemiz var
Mustafa Erdoğan, kardeşi Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı İnci Taneleri dizisindeki Dilber dansının başarısında Anadolu Ateşi’nin de bir katkısı olduğunu, eğitmeninin Anadolu Ateşi’nin eski dansçılarından biri olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca kardeşi Yılmaz Erdoğan ile beraber bir müzikal yazmayı düşündüklerini belirtti.
]]>
Sona gelen evliliği sırasında beş tane çocuk sahibi olan bu ünlü, kendi sunduğu podcast yayınında altıncı kez hamile kalmanın hayalini kurduğunu söyledi. Ama sözün bu noktasında başka bir konuya da değindi.
Yollarını ayırdığı eşi kendine hemen yeni bir sevgili bulsa da kendisinin bunu yapmasının kolay olmadığını belirtti. Beş çocuğuyla birlikte kendisini kabullenecek bir sevgili bulmanın zorluğunu vurguladı.

MİLYONLARIN İÇİNDE YOKLUK ÇEKTİ
Bu ilginç açıklamasıyla konuşulan ünlü, dünyaya gözlerini Hollywood’un en ünlü ve zengin yapımcılarından birinin kızı olarak açan Tori Spelling.
İşin aslı babası Aaron Spelling’in milyon dolarlarının keyfini istediği kadar süremese de ünlü soyadı sayesinde Hollywood’da kendine bir kariyer yaptı Spelling.
Ama 50 yaşındaki yıldızın son bir buçuk yıldır bu kadar gündemde olmasının nedeni bu değil elbette.
Kocası Dean McDermott ile evliliğinin bitme noktasına gelmesi, bir ara yol kenarındaki ucun motellerde yaşaması Tori Spelling’i manşetlere taşıdı.
McDermott ile evliliğinden beş tane çocuk dünyaya getiren Tori Spelling şimdi de kendi hazırlayıp sunduğu Misspelling adlı podcast yayınında yaptığı açıklamayla gündeme geldi.

‘KEŞKE ALTINCI KEZ HAMİLE KALABİLSEM’
Artık bir kadının doğurganlık özelliğini yitirdiği yaşta olmasına rağmen tekrar hamile olabilmeyi istediğini itiraf etti Spelling.
Aslında programda konuyu açan da Spelling’in konuğu Sara Evans oldu. Evans, yeniden hamile kalabilmeyi çok istediğini söyledi. Bunun üzerine Spelling, kendisinin de aynı duyguları hissettiğini belirtti.
Hatta biraz sınırı aşan bir şaka yapıp Sara Evans’ın kocası Jay Barker’a “keşke bizi hamile bıraksan” diye seslendi. Ardından da “Yumurtalarımı dondurmuş olmayı isterdim” diye itirafta bulundu.
Bu arada her ne kadar yeni bir çocuk daha istediğini söylese de Tori Spelling’in yaşları 17 ile 7 arasında değişen beş çocuk annesi olduğunu hatırlatalım.

‘BENİ BEŞ ÇOCUĞUMLA KİM SEVGİLİ OLARAK İSTER Kİ!’
Spelling her ne kadar bir kez daha anne olmayı istediğini söylese de bununla bağlantılı olarak geleceğine dair bazı endişeleri de var.
Babasından kalan milyon dolarlık servetin yönetimi annesinde olduğu için çocuklarıyla hayat mücadelesi veren Spelling henüz kalbinin yeni sahibini bulamadı.
Buna karşın yollarını ayırdığı eski eşi McDermott, Lily Calo ile birlikte olmaya başladı.
İşte Sara Evans ile yaptığı sohbet sırasında bu konu da gündeme geldi. Eski eşi hemen kendine yeni bir sevgili bulsa da kendisi için durumun o kadar kolay olmadığını belirtti Spelling.
Buna gerekçe olarak da çok sayıda çocuk sahibi olmasını gösterdi: “Gelecekte bir partner bulma konuşunda endişeliyim. Benim beş tane çocuğum var. Bunu kim ister” diyerek kendini ifade etti.

EVLİLİKLERİ İHANETLE BAŞLAMIŞTI
Tori Spelling, gerilimli geçen uzun bir sürenin ardından boşanma davası açtığı kocası Dean McDermott ile 2006 yılında evlendi. Son iki buçuk yıldır araları iyi olmayan çift, ayrı hayatlar yaşamaya başladı. Sonunda da geçen yıl beklenen boşanma davası geldi.
Spelling ilk evliliğini Charlie Shanian ile yaptı. Fakat birlikte çalıştıkları bir filmin setinde Dean McDermott ile tanışınca ona aşık oldu. Aynı durum McDermott için de geçerliydi.
O da tanıştıklarında Jo Eustace ile evliydi. Fakat ilk görüşte başlayan bu set aşkı yüzünden gözleri eşlerini görmez oldu. Zaten ilk adımları evli oldukları eşlerine ihanet etmek oldu.
Sonunda onlardan boşanıp birlikte bir hayat kurdular. Bu süreçte beş tane de çocuk sahibi oldular. Ama işler iyi gitmedi ve sonunda evlilik de bitme noktasına geldi.
Konuyu, Dean McDermott’un bu eski evliliğinden şu anda 25 yaşında oyan Jack adında bir oğlu olduğunu belirterek toparlayalım.
Fakat Jack’in, kendisi daha küçücükken annesini aldatan babasıyla arası iyi değil. İkili, görüşmüyorlar bile.
]]>
ÜNLÜ İLİŞKİ VE YAŞAM KOÇU NİŞANLANDIĞI GÜN ALDATILDIĞINI ÖĞRENDİ
Yıllardır başkalarına verdiği ilişki tavsiyeleriyle tanınan, aşk, evlilik, ilişkiler ve aldatma üzerine yazan ve konuşan, böylece de ünlü bir ekran yüzü olan Michelle Elman’ın hayranları onu sosyal medya hesabında gözü yaşlı halde görünce şaşkına döndü.

İlişkiler hakkında tavsiyelerde bulunmak üzere sık sık yer aldığı ekranlardan tanınan ünlü yazar nişanlandıktan 24 saat sonra aldatıldığını öğrendiğini ve ilişkisinin bittiğini gözyaşlarıyla itiraf etti.
Ünlü televizyon yıldızı insanlara aşk hayatları hakkında tavsiyeler vererek bir kariyer yapmıştı ancak ironik şekilde kendi ilişkisi de aldatılarak sona erdi.

Kıskançlığa son vermek için nasıl kendinden emin bir zihniyete sahip olunması gerektiğini anlattığı eski bir videosunu paylaşan ünlü yazar “Evet, paylaşımlarımın çoğunun artık son derece ironik olduğunu biliyorum” dedi.
TV yıldızı nişanlısının çuvalladığını ve gerçekten iyi giden harika bir şeyi mahvettiğini açıklarken gözyaşlarına boğuldu, ancak takipçilerine iyi olacağını söyledi.

Takipçilerinin karşısına gülerek çıkan Michelle Elman yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğuldu
NİŞAN HABERİNİ SOSYAL MEDYADAN VERMİŞTİ
The Selfish Romantic (Bencil Romantik) kitabıyla tanınan Michelle, daha önce yine sosyal medyada paylaştığı bir fotoğrafla yaklaşık üç yıllık erkek arkadaşıyla nikah masasına oturacağını duyurmuştu.
Ancak ünlü isim aynı günün ilerleyen saatlerinde takipçilerinden birinin attığı mesajla aldatıldığını öğrendi.
Michelle Elman çocukluğunda yaşadığı ve hayatını tehdit eden sağlık sorunları, hastanede uzun süre kalması ve hem zihinsel hem de fiziksel olarak yara almasına neden olan on beş karmaşık ameliyat geçirmesinin ardından motivasyon koçu oldu.

Daha çocuk yaşta sayısız sağlık sorunu yaşayan, beynindeki tümör alınırken ölümden dönen ünlü isim başkalarına yardımcı olmak için bu mesleği seçtiğini söylüyor
DAHA BİR ÇOCUKKEN ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ
Ünlü ekran yüzünün beyin tümörü, delinmiş bir bağırsak, tıkanmış bir bağırsak, beyninde bir kist ve hidrosefali adı verilen, beyinde sıvı birikerek tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilecek tehlikeli bir basınca neden olan bir rahatsızlığı vardı.
Sosyal medyadan bir süre uzak kaldıktan sonra takipçilerine seslenen Elman “Bu videoyu nasıl yapacağımı bilmiyorum, o yüzden hemen konuya gireceğim. Benden son haber aldığınızda nişanlıydım ve artık değilim” dedi.
“Nişan fotoğrafını yayınladığım gün beni aldattığını öğrendiğim gündü ve beni aldattığı kadınlardan biri aslında beni takip ediyordu ve ben de bu şekilde öğrendim” diyen Michelle Elman sözlerine “Çok hoş bir kadındı ve benim durumumu bilmiyordu” diyerek devam etti.

Michelle Elman, nişanlısının kendisini aldattığı kadının bir takipçisi olduğunu ve durumu kadın kendisine mesaj atınca öğrendiğini söylüyor
YAŞAM KOÇLARI HER ŞEYİ BİLİR Mİ?
Yaşam koçu olduğu için her şeyi bildiğinin düşünüldüğünü söyleyen ekran yüzü bunun bir yanılsama olduğunu, sadece “beş adım önde olduğunu” ve diğer insanlara bu şekilde öğretebildiğini ifade eden Elman’ın kendisi de aslında bir yaşam koçundan destek aldığını itiraf etti.
Michelle, başkalarına özgüvenli olmaları konusunda ilham vermek için sık sık geçirdiği çeşitli ameliyatlardan kalan yara izlerinin fotoğraflarını paylaşıyor.

Nişanlısıyla fotoğraflar paylaşan ancak onun yüzünü ve ismini gözleyen Michelle Elman takipçilerine onu bulmaya çalışmamalarını rica etti
2018 yılında, 11 yaşındayken beyin tümörü ameliyatı geçirirken neredeyse öldüğünü paylaşan Michelle Elman, kendi yaşadığı zorlukları aştıktan sonra aynı duruma düşen başkalarına yardım etmek için bu yolu seçtiğini söylüyor.
“UMUDUNUZU KAYBETMEYİN BEN AŞKA HALA İNANIYORUM”
Yolculuğunu takip eden hayranlarına “Pek çok insanın beni flört ve ardından sağlıklı ilişkiler konusunda olumlu bir duruşum olduğu için takip ettiğini biliyorum ve kronik hastalıklarınız olduğunu ya da büyük beden olduğunuzu yani benim olduğum gibi biriyken de aşkı da bulabileceğinizi biliyorum” diye seslendi.

Michelle Elman her şeye rağmen aşka inandığını söyledi ve kendisi gibi genel güzellik kalıplarına uymayan kadınlara da mutluluktan vazgeçmemelerini öğütledi
Sözlerine “Ve beni dinleyenler için lütfen umudunuzu koruyun çünkü ben hala aşka inanıyorum. Hala buna değeceğine inanıyorum ve dürüst olmak gerekirse, geri dönseydim ve nasıl biteceğini bilseydim yine geri döner ve aynı kararı verirdim” diye devam eden ünlü yazar takipçilerinden kendisini aldatan nişanlısını bulmaya çalışmamalarını da istedi

Michelle Elman kendisini aldatan nişanlısıyla 2021’de sevgili olmuş ve bundan önceki 8 yıl boyunca hayatına kimsenin girmediğini söylemişti
ONU HER ŞEYE RAĞMEN AFFETTİ
Eski sevgilisini affetmeyi düşünüp düşünmediğini soran bir hayranına yanıt veren Michelle “Onu zaten affediyorum. Bu benim için oldukça ani oldu çünkü o beni dünyada en çok seven kişiydi ve bu bana gerçekten koşulsuz sevginin var olduğunu öğretti çünkü onu hala seviyorum. Sevgi koşulsuz, ilişki koşulsuz değil ve ben onunla kalmayacağım ama onu affediyorum” dedi…
]]>Sonunda kendi durumunu biraz da şakayla karışık şu cümlelerle ifade etti: “Erkekler daha genç kadınlarla flört etmek istiyor…

BOŞANACAĞINI BASINDAN ÖĞRENMİŞTİ
Bu ilginç öykünün kahramanı, kocasının kendisine boşanma davası açtığını bile basından öğrenen Alice Evans.
55 yaşındaki İngiliz oyuncu Evans ile meslektaşı olan kocası Ioann Gruffudd’un boşanması olaylı olmuştu. İki çocuğunun babası Gruffudd’un kendisini boşayacağını basından öğrenen Evans, bu durumu sosyal medya hesabından ilan etti.
Bunun ardından boşandığı 50 yaşındaki kocası, bir süredir birlikte olduğu 31 yaşındaki Bianca Wallace ile nişanlandı.
Durum böyleyken eski çift evlilikleri sırasında yaşadıkları evi sattılar. Alice Evans elinde kalan paranın çoğunu mahkeme masraflarına harcadı. Sonunda da beş parasız kaldı.

HAYATINI PAYLAŞACAK BİRİNİ ARIYORDU
Bir yandan kafelerde kasiyerlik dahil iş arayan Alice Evans diğer yandan da hayatını paylaşacak bir aşk arayışına girdi.
Bu amaçla birçok ünlünün kullandığı bir uygulamada profil açtı. Ama söylediğine göre orada da şansı yaver gitmedi.
Evans, bu konuda yaşadıklarını sosyal medya hesabından anlattı.
Söylediğine göre Alice Evans söz konusu uygulamada 55 yaşında olduğu için kendi yaşına uygun diğer kullanıcılarla iletişim kurma imkanı buldu.
Evans yaşını başını almış kullanıcıların daha genç kadınlar aradığını bu yüzden orada bir aşk bulma umudunu yitirdiğini anlattı.
Hatta sonunda bu yüzden uygulamayı silmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Yaşadığı bu tecrübenin sonunda uygulamayı telefonundan sildiğini de anlattı Alice Evans.

UMUDU YİNE KLASİK TANIŞMALARDA
Bu arada kendisi gibi aşk arayan kadınlara da “yaşınız konusunda yalan söyleyin” diye çağrıda bulundu. Evans, “Aşk Tanrısı adına… Yaşınız konusunda doğruyu söylemeyin” dedi.
Kullandığı uygulamadan kendisine uygun biriyle tanışamayan Alice Evans, umudunu yine bireysel tanışmalara bağladığını da sözlerine ekledi.
Aslında Evans’ı bu yöne yönlendiren boşandığı kocası Ioan Gruffudd’un kendisinden 19 yaş genç sevgilisi Bianca Wallace ile nişanlandığını açıklaması.
Geçen ocak ayında sosyal medyadan yapılan bu duyurunun ardından Evans da kendine bir hayat arkadaşı aramaya başladı.

‘DAHA GENÇ KADINLARA YÖNELİYORLAR’
Evans bu konuda yaşadıklarını şöyle anlattı: ” Geçen yıl bu uygulamaya katıldım. O zaman 54 yaşındaydım. Uygulama beni 45 ile 54 yaş arasındaki kullanıcılar arasına koldu. Dürüst olmak gerekirse bu gruplama yüzünden mutlu değildim. Ama benim yaş grubum buydu ve yalan söylemedim. Eğer yeni bir ilişkiye başlayacaksam sonradan aslında 39 yaşında olmadığım konusunda açıklama yapmak istemedim.”
Fakat bu konuda yaşadığı kısa deneyimin sonunda elde ettiği tecrübeyi dile getirirken ” Kadınlara notumdur… Birçok erkek aslında her yaş grubundan kadınla tanışmaya açık olduğunu söyler. Ama bu doğru değil “diye sürdürdü satırlarını. Sonra da erkeklerin daha genç kadınlara yöneldiğini belirtti.

Alice Evans’ın eski eşi Gruffudd ile evliliğinden 14 yaşında Ella ve 10 yaşında Elise adında iki tane kızı bulunuyor.

MALİ KRİZE GİRDİ
Kocasından boşandıktan sonra parasız kaldığını itiraf eden Evans, bulduğu her işi yapacak duruma düşmüştü.
Geçen yılın son günlerinde büyük bir mali krize giren Evans, iki kızıyla yaşadığı evin kirasını ödemekle yiyecek almak arasında seçim yapmak zorunda kalmıştı.
Arkadaşlarına “Ya ev kirasını ödeyeceğiz ya da yiyecek alacağız. İkisini birden yapmamıza olanak yok” diyen Evans, sıradan bir işe girmek istedi.
Gösteri dünyasından herhangi bir teklif almadığını belirten Evans, bir kafe zincirinde tezgahtarlık yapmaya talip olduğunu anlattı. Fakat buna da menajeri izin vermedi. Arkadaşlarına söylediğine göre de zaten gençlerin tercih edildiği bu iş için yaşı büyük bulundu.

Alice Evans’ın eski kocası Ioan Gruffudd, karısından boşandıktan sonra kendisinden 19 yaş küçük Bianca Wallace ile nişanlandı.
]]>4 YILLIK AŞKTA MUTLU SON BEKLERKEN…
Megan Fox 2020’den beri ünlü şarkıcı Machine Gun Kelly’yle tutkulu bir aşk yaşıyordu. Çift bu göz önündeki ve mahrem detaylarını paylaşmaktan çekinmedikleri bu ilişkiyi 2022’de nişanlanarak bir adım ileri taşımıştı.

Megan Fox ve Machine Gun Kelly bir süre önce nişanlarını bozdular ancak ilişkilerinin durumu hâlâ belirsizliğini koruyor
Ünlü çift nişanlandıktan sonra bu özel anların fotoğraflarını sosyal medyadan paylaşmış hatta Megan Fox nişanlanırken Machine Gun Kelly’yle birbirlerinin kanını içtiklerini de itiraf etmişti.
HERKESİN İÇİNDE AŞKTAN KENDİLERİNDEN GEÇTİLER
Bu yoğun duygularla bezeli aşkın akıbeti ise bir süredir soru işaretleriyle doluydu. Çift herhangi bir ayrılık açıklaması yapmadı. Ancak evlenmeleri beklenirken nişanı bozdukları ortaya çıktı.

Ünlü çiftin bu halini gören hayranları “nişanı atınca aşkları depreşti” yorumunu yaptı
Geçtiğimiz gün katıldıkları bir müzik festivalinde hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılaşan ünlü çift konser alanında romantik anlar yaşadı.
Kendilerini müziğe kaptıran Megan Fox ve Machine Gun Kelly etraflarını saran yüzlerce kişiyi unutup romantik bir şekilde dans etmeye başladılar. Ve bunlar da konserdeki bir hayranları tarafından kayıt altına alınıp sosyal medyadan paylaşıldı.

NİŞAN BOZULUNCA İLİŞKİ Mİ DÜZELDİ?
Birbirlerinin kollarında, gözlerinin içine bakarken dünyayı unutmuş gibi dans eden ikilinin hayranları görüntülere “nişanı attıktan sonra aşkları depreşti” yorumları yaptı.
Ne Fox ne de Kelly ilişkilerinin şu anki durumu hakkında bir açıklama yapmadı ancak görünen o ki nişanı sonlandırmalarına rağmen ünlü çiftin birlikteliği sürüyor. Belki de birbirlerinden kopamıyorlar demek daha doğru…

Machine Gun Kelly Megan Fox’a verdiği bu nişan yüzüğünü özel yaptırmıştı: Fox yüzüğü parmağından çıkartmak istediğinde parmağı kanayacak ve canı bir hayli yanacaktı…
Ne de olsa Megan Fox geçen haftalarda ilginç bir çıkış yapmış, bir yayın sorasında kadın hayranlarına seslenerek “Tavsiye verecek en iyi kişi ben miyim bilmiyorum, çünkü benim tavsiyem sadece bir beceri öğrenin ya da bir hobi geliştirin ve enerjinizi erkeklere harcamayın” diyen üç çocuk annesi yıldız kadınlara kendilerine yatırım yapmalarını söylemişti.
Megan Fox, gerçek adı Colson Baker olan Kelly ile şu anda ne durumda olduklarına dair “Bu ilişkide olmaktan öğrendiğim şey, bunun kamu tüketimi için olmadığı, bu yüzden şu an itibariyle ilişkinin durumu hakkında bir yorumum olmadığını düşünüyorum” sözlerini kullanmıştı.

Megan Fox ilk evliliğini yaptığı ünlü oyuncu Brian Austin Green’den üç çocuk sahibi olmuştu… Fox’un bir süre önce yaptığı “Ben evliyken de başkalarını arzulamaya devam etmiştim” açıklaması da çok konuşuldu…
İkilinin ayrı yaşadıkları bildirilse de romantik görüntüler sergilemeye devam ediyorlar. Megan Fox geçtiğimiz hafta 34. yaş gününü gösterişli bir partiyle kutlayan sevgilisinin yanında olmayı da ihmal etmemişti.
Ocak 2022’de Porto Riko’ya tatile götürdüğü sevgilisi Mega Fox’a asırlık bir ağacın altında evlenme teklif eden Machine Gun Kelly ona bir elmas ve bir zümrüt taşın birleşilmesiyle yapılmış özel tasarımlı bir yüzük takmıştı.

Ünlü çift çıktıkları tatilde bu ağacın altında nişanlanmış bunu yaparken de birbirlerinin kanını içtiklerini itiraf etmişlerdi
Çok konuşulan bu yüzüğün taşlarının altında dikenli kısımlar vardı ve Machine Gun Kelly bu yüzüğü takan Megan Fox’un çıkarmak istediğinde parmağının dikenlere takılıp kanayacağını söylemiş, bunun da ölümsüz aşklarının çok güzel bir simgesi olduğunu iddia etmişti.
]]>Belki de bunlar azınlıkta olduğu için böylesine dikkat çekiyor. İşte bunlardan birinin öyküsünü anlatacağız size.
Bu ünlü oyuncuyla karısının evliliği bundan tam 42 yıl önce başladı. Üçü kız biri erkek dört çocuklarıyla hala da sürüyor. Üstelik sinemanın bu ünlü yıldızı bir süre önce dede bile oldu.

O FOTOĞRAFI GÖRENLER UZUN SÜRE GÖZLERİNİ ALAMADI
Hollywood standartlarına göre kulağa inanılmaz gelen bu öykünün kahramanları deneyimli oyuncu Andy Garcia ile karısı Marivi Lorido.
68 yaşındaki oyuncu, geçtiğimiz hafta 1982 yılından bu yana evli olduğu karısı Marivi Lorido’nun yeni yaşını görenlerin uzun süre gözlerini alamadığı bir paylaşımla kutladı.
Yıllar öncesinden gelen o fotoğraf Garcia ile Lorido’nun düğünlerinde çekilmişti. Ünlü oyuncu, bu paylaşımında “Mutlu yıllar aşkım” diyerek karısı ve dört çocuğunun annesi Marivi’nin yeni yaşını kutladı.
Böyle anlatınca birçok çiftin aşkına benzer görünüyor. Ama Garcia ile Marivi’nin aşkı bunun çok daha ötesinde. Tanıştıklarında Garcia henüz ünlü bir oyuncu değildi, karısı Marivi ise bir yapımcıydı. Yani ikisi de aynı sektörde emek harcıyordu ünlü çift.
Şöyle biraz geriye gidip çiftin tanışma öyküsüne de bir bakalım.
Garcia ile Marivi’nin evlilikleri 1982’de başladı ama tanışıklıkları bunun da yıllar öncesine dayanıyor. Kısaca söylersek çift birbirlerini tam 50 yıldır tanıyor. Yani orta yaşlı bir insanın ömrü kadar süredir sevgili ve eş olarak hayatı paylaşıyorlar!

‘SANKİ YILDIRIM ÇARPMASI GİBİYDİ… ONU ELİMDEN KAÇIRMAK İSTEMEDİM’
Andy Garcia; karısıyla tanıştığında neler hissettiğini bir röportajında şöyle anlatmıştı: “İlk görüşte aşktı… Sanki yıldırım çarpması gibiydi.”
Ünlü oyuncu yine aynı röportajda gerisini de şu sözlerle tanımladı: “Bazı insanlar birbirlerini uzun süre tanır. Önce arkadaşlık ederler ve sonra da bir aşk doğar. Ama bizimki öyle değildi. O gece onu görür görmez ayaklarım yerden kesildi. Tanıştığımızda onun hayatımın kadını olduğu çok açıktı.”
Çiftin öyküsü bu kadar da değil. Andy Garcia, daha Marivi ile tanıştığı ilk gece ona evlenme teklif etti… Tabii ki karşısındaki genç kadın bunu çok da ciddiye almadı.
Hatta Garcia’ya “Eminim bu gece bütün kızlara evlenme teklif ettin” dedi. Ama Garcia’ya sorarsanız bu doğru değildi.
Yine de evlenmeleri hemen olmadı. Genç çift, aşk ateşiyle tam 7 yıl flört etti. Ama Andy Garcia neden Marivi’ye tanıştıkları gece evlenme teklif ettiğini şöyle özetledi: ” Böyle şeyler olabilir. Onu elimden kaçırmak istemedim.”

BİR DE TORUN SAHİBİ OLDULAR
Sonunda Andy Garcia ile Marivi Lorido, 1983 yılında evlendiler. Bu mutlu evlilikten 40 yaşında Dominik, 36 yaşında Daniella 32 yaşında Alessandra ve 22 yaşında Andres adında dört tane çocukları dünyaya geldi.
Andy ile Marivi bu arada torun sahibi olma mutluluğunu da yaşadı. Kızları Daniella’nın dünyaya getirdiği Violetta sayesinde dede ve babaanne olarak bir kez daha mutluluklarını perçinlediler.

DAHA ÜNLÜ OLMADAN TANIŞTILAR
Tam adıyla Andrés Arturo García Menéndez olan ünlü oyuncu da eşi de Küba kökenli. Ama tanıştıkları, aşklarının başladığı ve yaşadıkları yer ABD. Garcia’yı oyuncu olarak kamera karşısında herkes tanıyor.
Eşi Marivi oyuncu olmasa da o da Hollywood’da bilinen bir yapımcı. Çiftin kendilerine ait bir yapım şirketi de bulunuyor.
Miami’deki bir barda tanıştıklarında Garcia henüz bugünkü gibi ünlü bir oyuncu değildi. Ama Marivi genç yaşına karşın kariyerinde sağlam adımlarla ilerliyordu. Bir başka deyişle Garcia’nın şöhret basamaklarını tırmanmasında karısının da büyük desteği oldu.

Andy Garcia ve Marivi Lorido, kızları Daniella’yı kendi elleriyle evlendirmişlerdi. Hatta ondan bir de torun sahibi oldular. Ama Daniella’nın evliliği bu yılın başlarında bitti.
]]>
“YAŞIMIN KIYMETİNİ BİLİYORUM”
62 yaşındaki yıldız oyuncu “Yaşımın kıymetini biliyorum, bunu ciddiyetle söylüyorum. Benim için artık başkalarını memnun etmek ve herkesi mutlu etmeye çalışmak yerine ne düşündüğünü açıkça söylemek daha önemli” dedi.

62 yaşındaki Meg Ryan yaş aldıkça daha rahatladığını, artık kimsenin düşüncesine takılmadan hayatını özgürce yaşadığı için çok mutlu olduğunu söylüyor
60’ını geçtikten sonra her konuda daha rahat bir insan haline geldiğini söyleyen Meg Ryan “Aşk ve ilişkiler hakkında artık dürüstçe konuşabiliyorum ve çok özgürleşmiş hissediyorum” diyen güzel yıldız artık geçmişine de düzgünce bakıp geleceğini de daha iyi görebildiğini söylüyor.
Yıldız oyuncu bir başka Hollywood yıldızı Dennis Quaid’le 10 yıllık evliliğinden 32 yaşında, Jack adında bir erkek evlat sahibi. Proof of Life filminde başrol oynadığı Russell Crowe’la da bir dönem adı anılan Meg Ryan ünlü şarkıcı John Mellencamp’la bir dargın bir barışık aşk yaşayıp nişanlandığı ilişkisini de 5 yıl önce bitirmişti.

Romantik komedi dendiğinde hâlâ akla gelen ilk isimlerden olan Meg Ryan uzunca bir süre mesleğine ara vermişti
Meg Ryan, ikinci kez evlenmedi ancak 2006’da 14 aylık bir kız çocuk evlat edinmiş ve ona Daisy True adını vermişti. Bir de kızı olduktan sonra oyunculuğa yıllarca ara veren Meg Ryan geçen yıl David Duchovny ile birlikte rol aldığı romantik komedi What Happens Later’la ilk yönetmenlik denemesini de gerçekleştirdi.
“HOLLYWOOD’DAN UZAK KALINDA DAHA İYİ BİR İNSAN OLDUM”
Oyunculuğa ara verme nedenini film endüstrisi dışındaki insanlarla tanışmak için başka deneyimlere ihtiyacı olması olarak açıklayan Ryan “Artık canıma tak etmişti, bu seçimi yaptığım ve o dünyadan uzaklaştığım için mutluyum. Böylece daha iyi ve daha ilginç bir insan oldum” demişti.

Meg Ryan’ın Dennis Quaid’le evliliğinin bitmesine Ryan’ın Russell Crowe’la yaşadığı kaçamağın sebep olduğu söyleniyor
Güzel yıldız uzun süreli yokluğunun ardından yeniden spot ışıklarının altına döndüğünde yüzündeki değişimle dikkat çekmişti. Hep kısa kestirdiği sarı, kıvırcık saçları, kocaman gülümsemesi ve iri, mavi gözleriyle çok beğenilen Meg Ryan’ın değişiminin estetik operasyonlara bağımlı hale gelmesinden kaynaklandığı söyleniyordu.
ESTETİKLERİ YÜZÜNDEN ÇOK ELEŞTİRİLMİŞTİ
Üst üste uygulanan botoks ve dolgu gibi işlemler yüzünden yüzünün eski doğallığı kaybolmuş gibi görünen ve deyim yerindeyse plastik görünüme sahip olan oyuncunun hayranları bu konudaki hayal kırıklıklarını sık sık sosyal medya yoluyla ortaya koydular.

Yaş aldıkça hayata bakışı konusunda çok farklı bir noktaya geldiğini söyleyen Meg Ryan anlaşılan estetik konusunda da kendine dur demiş durumda. Yaşının getirdiği çizgilerin ve yüzüne yansıyan olgunluğun geri geldiği verdiği son fotoğraflardan belli olan yıldız isim görüntüsüyle de nihayet barışmış gibi görünüyor…
]]>Yüzyıllar önce olsa prens ile evlenmek bir yana tanışma fırsatı bile bulamayacak genç kızlar, gelecekte ülkelerinin tahtına geçecek prenslerle evleniyor artık.
Hollanda’nın Arjantin asıllı kraliçesi Maxima, Danimarka’nın Avustralyalı kraliçesi Mary, Norveç veliaht prensi Haakon’un aklını başından alan evlilik dışı ilişkiden çocuk sahibi olan Mette Marit, Monako’nun Güney Afrikalı prensesi Charlene ve tabii ki eski bir gazeteci olan İspanya kraliçesi bunun örneklerinden.
Ama bu konuda hepsinden ünlü iki kişi var. Prens Harry ile ikinci evliliğini yapan Amerikalı Meghan Markle ve tabii ki İngiltere’nin gelecekteki kraliçesi Kate Middleton.

13’ÜNCÜ EVLİLİK YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLADILAR
Biz de zaten sıradan bir aileden gelen, bu açıdan değerlendirildiğinde Prens William ile evlenmesi çok uzak bir ihtimal gibi görünen Kate Middleton’a biraz yakından bakacağız.
Şu sıralar kanser tedavisi gördüğü için hayatı bir masal olma özelliğini yitirmişse de birçok kişiye göre modern çağların külkedisi Kate.
29 Nisan’da Prens William ile evliliklerinin 13’üncü yıl dönümünü kutlayan Kate’in nasıl olup da geleceğin İngiltere kraliçesi konumuna geldiği uzun süredir tartışılan, konuşulan bir konu zaten. Ama bu önemli gün nedeniyle ayrıntılarıyla bir kez daha masaya yatırıldı.

TANIŞMALARI BİR TESADÜF SONUCU OLMADI
Bu konudaki yorumlara bakılırsa da Kate’in William ile tanışması öyle bir tür tesadüf değildi. Kate, kurduğu strateji ile adım adım William’ı takip etti ve sonunda da dikkatini çekmeyi başardı.
Üstelik bu yorumu yapan da bir tarihçi olan Robert Lacey.
Onun teorisine göre şu anda 42 yaşında olan üç çocuk annesi Kate, geleceğin kralı William’ı “tavlamak” için tarihte en iyi bilinen, en eski stratejiyi uyguladı.
William ile aynı ortamda olmak uğruna aslında gitmek istediği üniversiteyi aklından çıkardı sonra da bir yardım defilesinde giydiği şeffaf elbiseyle genç prensi baştan çıkardı!
Aslında Lacey’in bu yorumu, 2020 yılında yayınlanan Battle of Brothers: William and Harry – The Inside Story of a Family in Tumult adlı kitapta da yer alıyordu. Galler Prensi ile Galler Prensesi’nin evlilik yıl dönümünde konu bir kez daha gündeme geldi.

BU UĞURDA BAZI İSTEKLERİNİ FEDA ETTİ
Yazar ve tarihçi Lacey’e göre Kate Middleton, istediklerini ele geçirmek uğruna bazı ayrıntıları feda etmeye hazır stratejik düşünen bir genç kızdı.
Amacına erişmek uğruna Edinburgh’da kabul edildiği daha iyi bir üniversiteye gitmekten vazgeçip William’ın okuduğu St. Andrews Üniversitesi’ne gitti. Tarihçiye göre bu iki okul akademik olarak aynı standartta bile değildi.
Hatta Kate, William’a ulaşabilmek için Sanat Tarihi bölümüne geçti. Böylece ortak dersleri olacaktı, aynı ortamlarda bulunabileceklerdi. Bu uğurda eğitimiyle ilgili bazı riskleri bile göze aldı Kate.
Robert Lacey’in yorumuna göre Kate’in sürprizleri ve amacına giden yolda hazırladığı strateji sadece bununla da sınırlı değildi.

SONUNDA DA EN BAŞTAN ÇIKARICI ADIMI ATTI
Kişi başına 200 Sterlin tutarında bilet alınarak girilen bir yardım defilesinde William’ı şaşırtıp etkilemenin yolunu da buldu o sırada 19 yaşında olan Kate.
O defilede giydiği ve William’ın kalbinin daha hızlı çarpmasına neden olan yarı şeffaf elbiseyle sadece onu değil herkesi şaşırttı.
Yine tarihçi Lahey’e göre o riskli elbise, Kate’in ülkenin gelecekteki kralının dikkatini çekebilmek için attığı en baştan çıkarıcı adımdı.
Bu arada Kate Middleton’ın o defilede giydiği elbisenin adının da “Baştan Çıkarma Sanatı” olduğunu yeri gelmişken hatırlatalım.
Yine yıllardır konuşulanlara göre zaten bir süredir arkadaşlık ettiği Kate’i o elbise içinde gören Prens William’ın aklı gerçekten başından gitti.

KATE’E BAŞKA BİR GÖZLE BAKMAYA BAŞLADI
İşte o defilenin Kate ile William’ın ilişkisini arkadaşlıktan romantizme çeviren ilk adım olduğu zaten yıllardır konuşulan bir durum.
Yine küçük bir not… O dönemde sadece 30 sterline mal olan o yarı şeffaf elbise yıllar sonra düzenlenen bir açık artırmada 78 bin sterline satıldı. Podyumda yürüdüğü anlar da Kate Middleton’ın en unutulmaz görüntüleri arasında hafızalara yer etti.
O defilenin ardından da William’ın Kate’a bakışı değişti. Gençlerin arasında bir romantik yakınlaşmanın ilk adımları atıldı.

O GECE İLTİFATLAR YAĞDIRDI
Hatta defilenin ardından düzenlenen partide alkolü biraz fazla kaçıran William, Kate’e o güne kadar yapmadığı şekilde iltifatlar yağdırdı.
O geceye kadar Kate’i sağlam, güvenilir ve sempatik bir arkadaş olarak gören Prens William ondan sonra Kate’e aşık bir erkeğin gözleriyle bakmaya başladı.
Ama tabii hemen ikilinin arasında bir aşk başladığını yani Kate’in yakışıklı Prens’in kollarına koştuğunu sanmayın. Anlatılanlara göre defilenin ardından düzenlenen partide William, Kate’e olan ilgisini göstermeye başladı.
Bir rivayete göre beceriksiz bir şekilde genç kızın eline bir öpücük kondurdu. Ama yine anlatılanlara göre Kate ona biraz naz yaptı.

OKULU BIRAKMAYI DÜŞÜNÜRKEN VAZGEÇTİ
Özetle romantizm böyle başladı. Ama yine de aralarındaki iletişimin değiştiği açıkça görülüyordu.
Bu arada Kate o sırada onun başka bir konudaki fikrini de değiştirmişti. Çünkü Prens o dönemde okulu bırakmayı bile aklından geçiriyordu.
Bu konuda bir türlü karar veremiyordu. Sonunda Kate aklını başından aldı ya da aklını başına getirdi ve okulunu bitirdi.
Tabii bu arada hayatının aşkını ve gelecekteki eşini de bulmuş oldu.

‘TASARIM ŞEFFAF OLMASA WILLIAM KATE’İ FARK ETMEZDİ’
Bu arada Kate ile birlikte söz konusu elbise de ünlü oldu. Tasarımcısına maliyeti 30 sterlin olan elbise, Kate ile William’ı aşkında bu kadar kilit rol oynadığı için yıllar sonra yapılan bir müzayedede 78 bin sterline satıldı.
Baştan çıkarma sanatı adlı elbisenin tasarımcısı Charlotte Todd, Kate’e o iç çamaşırını giydirenin kendisi olmadığını söyledi yıllar sonra. “Onun kim olduğunu bile bilmiyorum. Tamamen şanstı” diye konuştu.
Ama sonra şunu da söyledi:” Belki de o tasarım şeffaf olmasaydı William onu hiç fark etmeyecekti.”
]]>
Albüm daha piyasaya çıkmadan önce ismiyle gündem olmuştu. “The Tortured Poets Department” adlı albümde yer alan şarkıların Taylor Swift’in önceki ilişkilerine ve sevgililerine göndermelerle dolu olduğu söyleniyordu.

YENİ ALBÜMÜNDE ESKİ AŞKINI HEDEF ALMIŞTI
Şimdiden satış ve dinlenme rekorları kıran albümün hedefindeki isminse ünlü şarkıcının Travis Kelce’yle yeni bir aşka yelken açmadan hemen önce ayrıldığı eski sevgilisi Joe Alwyn olduğu iddia edilmişti.
33 yaşındaki yıldız oyuncu Joe Alwyn ve Taylor Swift 2016’da aşk yaşamaya başlamış, bu iş artık evliliğe yürür denirken de sürpriz şekilde yollarını ayırmışlardı. Nisan 2023’te yaşanan ve ünlü şarkıcının hayranlarını şaşırtan bu ayrılığın ardından Taylor Swift’in adı ünlü Amerikan futbolu yıldızı Travis Kelce’yle anılmaya başladı.

ONUNSA DÜNYA UMURUNDA DEĞİL… ÇOKTAN KENDİNE YENİ BİR SEVGİLİ BULDU
Taylor Swift ve Travis Kelce aşkı ve Swift’in yeni albümü yüzünden adı sık sık anılmaya başlayan Joe Alwyn cephesinden yeni haber geldi. İngiliz oyuncunun Taylor Swift ile yaşadığı talihsiz aşk ve ayrılığı çoktan geride bıraktığı hatta hayatında yeni bir aşk olduğu iddia edildi.
People’a konuşan bir kaynak, 33 yaşındaki aktörün son derece iyi durumda ve işine odaklanmış olduğunu söylerken, Alwyn’in geçen yıl 14 kez Grammy kazanan Taylor Swift’ten ayrılmasından bu yana çoktan yeni bir aşka başladığını da sözlerine ekledi.

6 YILLIK İLİŞKİLERİNDE HEP SAKLANMIŞLARDI
Aynı kaynak, Alwyn’in 34 yaşındaki eski sevgilisi Taylor Swift için kesinlikle kötü konuşmadığını söylerken “Ona aşıktı ama işler yolunda gitmedi, hepsi bu. Biriyle birlikte ve çok mutlu. O harika bir adam ve hiçbir şekilde yaratılan bu dramayla ilgilenmiyor” dedi.
Joe Alwyn ve Taylor Swfit’in 6 yıl süren ilişkisi büyük ölçüde spot ışıklarından uzakta ve adeta saklanarak geçmişti. Kendisi de ünlü bir Hollywood yıldızı olan Alwyn’in oyunculuğu çok sevmesine rağmen Taylor Swift yüzünden üzerine yansıyan yoğun ilgiden hoşlanmadığı söyleniyor.

ŞARKILARIYLA YAPTIĞI GÖNDERME YETMEDİ ONU EN KÖTÜ ERKEK ARKADAŞ İLAN ETTİ
Swift’in merakla beklenen 11. stüdyo albümü “The Tortured Poets Department ‘ta yer alan birçok şarkı, ünlü oyuncuyla yaşadığı ayrılıkla sonuçlanan 6 yıllık ilişkiye odaklanıyor. Ünlü şarkıcının özellikle “So Long, London” adlı şarkısında Joe Alwyn’e gönderme yaptığı hatta adını lekeleme çabasında olduğu konuşuluyor.
Swift’in yeni albümündeki şarkı sözleri, özellikle Alwyn’in onunla bir gelecek kurma planlarından nasıl vazgeçtiği konusunda, aşkları boyunca ne kadar mutsuz olduğunu ima ediyor. Şarkıcı ayrıca, albümün yayınlanmasının ardından sosyal medyaya yansıyan iddialara göre Joe Alwyn’i hayatına giren erkekler sıralamasında en sona yerleştirmişti…

AŞK HÜSRAN OLDU AMA ESKİ SEVGİLİ BU SAYEDE BOLCA PARA KAZANIYOR
Tüm bu göndermeli şarkılar ve Joe Alwyn’in yeni aşkı haberleri bir yana, kısa bir süre önce ünlü oyuncunun Taylor Swift’le yaşadığı hüsranla sonuçlanan bu aşk sayesinde cebini doldurduğu ortaya çıkmıştı.
Birlikte oldukları yıllar boyunca Swift’in o dönemki şarkılarından bir kısmına söz yazan Joe Alwyn, bu sayede ayrılmış olsalar da bu aşk sayesinde ciddi miktarlarda para kazanmaya devam ediyor.
Ünlü şarkıcının son çıkardığından önceki üç albümünde 6 şarkının söz yazarı olarak imzası olan eski sevgilisi bu albümler ve şarkılar dinlendikçe telif haklarından payına düşen ücreti almaya devam edecek.

CEBİNE AZIMSANMAYACAK MİKTARDA PARA GİRİYOR
Swift’in dünya çapındaki popülaritesi ve albümlerinin satış ve dinlenme oranları düşünüldüğünde bu hiç de azımsanmayacak bir miktar anlamına geliyor…
Joe Alwyn Swift’ten ayrıldıktan sonra kariyerinde de yükselişe geçmiş durumda: Yorgos Lanthimos’un yeni filminde başrol oynayan İngiliz yıldız bir yandan da adından çok söz ettiren televizyon dizilerinde başroller kapmaya devam ediyor.

TAYLOR SWIFT SİNİRDEN KÜPLERE BİNİYORMUŞ
Taylor Swift’in bir nevi intikam alır gibi ilişkilerini şarkı sözleriyle ortaya döktüğü eski sevgilisi Joe Alwyn’in kendi şarkılarından böyle bir gelir elde etmesi ve etmeye de devam edecek olmasından dolayı çok sinirli olduğu da basına yansıyan diğer iddialar arasında…
]]>Aradan yıllar geçip bu eski aşıklardan biri ölünce, ayrılığa rağmen geride kalanın dünyası kelimenin tam anlamıyla başına yıkıldı.
İşte şimdi o “geride kalan kişi” eski aşkının ani ve beklenmedik ölümünün kendisinde yarattığı duygusal acılar hakkında ilk kez konuştu.
Gelin bir bakalım kim bu iki eski aşık ve aralarında neler yaşandı.

AŞK KAÇAMAĞI BÜYÜK BİR SKANDAL OLMUŞTU
2000’li yılların ilk çeyreğine damgasını vuran ve bir skandalla başlayan bu aşkın kahramanları Elizabeth Hurley ile ünlü kriket oyuncusu Shane Warne.
Dünyanın önde gelen kriket oyuncularından biri olarak bilinen Shane Warne ile Elizabeth Hurley, 2010 ile 2013 arasında bir ilişki yaşadı. O sırada Hurley, Arun Nayar ile evliydi.
Her ne kadar kendisi evliliklerinin sadece kağıt üzerinde kaldığını söylese de bu yeni ilişkinin adım adım başlaması o dönemde çok konuşulan bir skandala dönüşmüştü.
Hurley ile Warne nişanlandılar ama ayrıldılar. Warne bu ayrılığın ardından yıllar sonra arkadaşlarıyla tatile gittiği Tayland’da kaldığı otel odasında ölü bulundu.
2022 yılının mart ayındaki ölümü uzun uzun gündemi meşgul etti. Gayet sağlıklı ve hayata bağlı görünen Warne’nin beklenmedik ölümü onu sadece basından tanıyanları bile etkiledi.

BU ANİ ÖLÜM İKİSİNİ DE SARSTI
Ama belli ki hiçbiri eski sevgilisi Hurley kadar etkilenmedi. Her ne kadar Shane Warne öldüğünde ikili çoktan yollarını ayırmış olsa da bu ölüm Hurley için çok sarsıcı oldu.
Son dönemde de Hurley sık sık artık hayatta olmayan eski sevgilisini düşünüyor. Bunun nedeni de iş insanı Steve Bing’den dünyaya gelen oğlu Damian’ın ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirdiği Strictly Confidential adlı film. Sözün burasında Hurley’in de bu filmde rol aldığını hatırlatalım.
Elizabeth Hurley’in anlattığına göre oğlu Damian’ın film çekme sevdası çok küçük yaşlarında başladı. Yani tam da Hurley ile Warne’nin aşk yaşadığı dönemde.
Hatta Damian’ın amatörce çektiği birçok filmde Elizabeth Hurley ile eski nişanlısı Shane Warne gönüllü olarak kamera karşısına geçti.
Belli ki bu filmde oğluyla birlikte oynarken de aklına hep o günler ve artık hayatta olmayan eski aşkı Shane Warne geldi.

İlişkileri sırasında Hurley’in oğlu Damian ile Warne’nin üç çocuğu kardeş gibi olmuştu.

SIK SIK ESKİ AŞKINI DÜŞÜNDÜ
The Telegraph gazetesine bir röportaj veren Elizabeth Hurley, oğlunun ilk yönetmenlik denemesi olan bu filmin bu açıdan Warne ile aralarında bir bağlantı olduğunu söyledi.
Hurley “Evet bu bir bağ. Shane’i kaybetmek korkunçtu. Bilirsiniz bu uzun süre sizinle kalan bir üzüntüdür” diye konuştu.
Elizabeth Hurley’in anlattığına göre oğlu Damian genç yaşında kendisini etkileyen çok kayıp yaşadı. Önce biyolojik babası Steve Bing kendi canına kıydı.
Ardından da aralarında bir tür baba ile oğul yakınlığı kurulan Shane Warne aniden öldü. Bütün bunlar da şu anda 22 yaşında olan Damian’ı olumsuz bir şekilde etkilendi. Onun yaşadığı bu duygusal çalkantıların bir anne olarak Elizabeth Hurley’i de üzmesi kaçınılmazdı.
Bu durumu da şöyle diye getirdi 58 yaşındaki Hurley: ” Yaşımız ilerledikçe daha fazla kayıp yaşayacağımızı biliyorum. Ama Damian genç bir adam olarak muhtemelen çoğu kişiden daha fazla kayıp yaşadı. Bu durum beni de etkiledi.”
Hurley, yine de bütün bu sarsıcı kayıpların oğlu Damian’ın bir sanatçı olarak kendini ifade edebilmesinde olumlu yanları olduğunu da vurguladı.

UNUTULMAZ BİR AŞK YAŞADILAR
Sonu ayrılıkla bitmiş olsa da Elizabeth Hurley ile Shane Warne her ikisinin de sonradan ifade ettiğine göre unutulmaz bir aşk yaşadı.
Warne, yollarını ayırdıktan beş yıl sonra verdiği bir röportajda Hurley ile geçirdiği dönemi “Hayatının en mutlu dönemi” olarak nitelendirilmişti.
Ardından da “Gelecek ne getirir bilinmez ama birine aşık olmakla birini sevmek arasında fark var. Elizabeth’i her zaman seveceğim ama onunla bir daha bir araya gelebileceğimizi sanmıyorum” diye konuşmuştu.
Warne, birlikteyken çok güzel vakit geçirdiklerini ama bunun çok uzun ömürlü olmadığını belirtmişti aynı röportajda.

HUZUR İÇİNDE UYU ASLAN YÜREKLİM: Shane Warne’in ölümünün ardından Hurley’in yaptığı sosyal medya paylaşımı da çok konuşulmuştu. Instagram hesabından Warne ile birlikte oldukları dönemde çekilen bir dizi fotoğraf paylaşan Hurley “Güneş sonsuza kadar bulutların arkasına girmiş gibi hissediyorum. Huzur içinde uyu benim aslan yüreklim” mesajına da yer verdi paylaşımında.

GÖSTERİŞLİ BİR BİÇİMDE EVLENDİĞİ ARUN NAYAR’IN KARISIYKEN WARNE İLE YAKINLAŞTI: Hurley ile Warne’un 2000 yılında başlayan ilişkisi 2013 yılında sona ermişti. Hurley, Warne ile ilişkisine başladığında Hint asıllı İngiliz iş insanı Arun Nayar ile evliydi.

‘BENİM İÇİN BİR BABA FİGÜRÜYDÜ’
Elizabeth Hurley’in, geçen yıl hayata veda eden iş insanı Steve Bing’den dünyaya gelen 19 yaşındaki oğlu Damian da Warne’un kaybıyla ilgili bir sosyal medya paylaşımı yaptı.
Damian Hurley, hala Shane Warne’un ölümüne kafa yorduğunu ifade etti. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde Shane Warne’un kendisi için bir baba figürü olduğunun altını çizdi.
Damian Hurley; Warne’un, tanıdığı en iyi insanlardan biri olduğunu ve kaybı nedeniyle kalbinin kırık olduğunu” da belirtti.

KRAL DAİRESİNDE 11 SAAT
Elizabeth Hurley ile Shane Warne’un ilişkisi 2010 yılına damgasını vuran bir skandalla başladı. Sonradan adının karıştığı yasa dışı dinleme skandalları sonucu yayın hayatına son veren İngiliz News of The World Gazetesi, o sırada Arun Nayar ile evli olan Elizabeth Hurley ile Shane Warne’u, Sake No Hana adlı Uzakdoğu restoranının dışında ateşli bir şekilde öpüşürken görüntüledi. Bu fotoğrafların basında yer alması büyük gürültü kopardı.
Daha bu görüntülerin alevi sönmemişken Warne ile Hurley’in yemekten önce de Londra’daki ünlü bir otelin, geceliği iki bin sterline yakın bir otelin kral dairesinde 11 saat geçirdiği ortaya çıktı.
Hurley’in otele girişi ve çıkışı da kamera görüntülerine yansıdı. Çifti otelde kaldıkları süre içinde gören bir tanık da Hurley ile Warne’un “balayında gibi” olduklarını ileri sürdü.
Hurley ise bu olayın ortaya çıkmasından sonra o sırada evli olduğu Arun Nayar’ı aldattığı iddialarını reddetti.
Sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Nayar ile birkaç ay önce ayrıldıklarını ve en iyi arkadaşlarının da bunu bildiğini savundu.
]]>
BU KEZ DE ÜNLÜ KOMEDYEN CİNSEL TACİZ İDDİALARININ HEDEFİNDE
Bu ifşaların son sonuncularından biri de ünlü İngiliz komedyen ve oyuncu Russell Brand’e yönelikti. Geçen eylül ayında ortaya atılan iddialardan sonra gözden düşen ünlü yıldız dün sosyal medya hesabından yaptığı tuhaf açıklamayla bir kez daha gündemde.

Adı cinsel taciz ve tecavüz iddialarına karışan ünlüler listesine eklenen son isim ünlü İngiliz komedyen ve oyuncu Russell Brand olmuştu
Russell Brand, Thames Nehri’nde vaftiz edildiğini açıkladı ve bu deneyimin kendisini “değiştirdiğini” ve “dönüştürdüğünü” sözlerine ekledi. Instagram takipçilerine vaftiz sürecinin “inanılmaz” ve “derin” olduğunu söyledi ve kendini dine teslim ettiği için çok minnettar olduğunu belirtti.
“VAFTİZ EDİLDİM, GEÇMİŞİ, GERİDE BIRAKTIM”
48 yaşındaki komedyen, gösteri dünyasının karanlık arka planını anlatan Dispatches belgeselinin kendisine yönelik cinsel saldırı iddialarını ortaya çıkarmasının üzerinden bir yıl geçmeden vaftiz edildiğini ve bunun “geçmişi geride bırakma fırsatı” olduğunu söyledi.

Dün paylaştığı bir Instagram videosunda Brand takipçilerine “Dün vaftiz edildim ve bu inanılmaz, derin bir deneyimdi. Birçoğunuz kendi vaftiz deneyimlerinizi yaşamış olacaksınız ve bu nedenle neden bahsettiğimi bileceksiniz. Birçok yönü çok samimi ve kişiseldi” diye seslendi.

Brand dün ortaya çıkıp Thames Nehri’nde vaftiz edildiğini açıkladı ve geçmiş yaşantısının kötü yanlarını geride bıraktığını söyledi… Kendini dine vererek suçlamaları unutturmaya çalışan Brand’in kariyerinin eski günlerine dönmesi mümkün olmayacakmış gibi görünüyor
ÜNÜNÜN DORUĞUNDAYKEN BİRÇOK KADINI TACİZ ETTİĞİ BİR BELGESEL SAYESİNDE ORTAYA ÇIKMIŞTI
Hakkında yürütülen soruşturma 2006-2013 yılları arasında Russell Brand’in şöhretinin zirvesinde olduğu dönemde dört kadının tecavüz, cinsel saldırı ve taciz suçlamalarını ortaya çıkarmıştı. İngiliz polisinin sorguladığı ünlü komedyen tüm suçlamaları şiddetle reddetti.
Belgeseli yayınlayan Channel 4, sunucunun 2004-2007 yılları arasında yayıncı kuruluşun Big Brother’s Big Mouth ve Kings Of Comedy programlarında çalıştığı dönemden elde edilen bulguları paylaştı ancak kanalın patronları bu cinsel taciz ve tecavüz iddialarına kanıt bulunamadığını öne sürdü.

Gösteri dünyasından birçok ünlü kadınla ilişkiler yaşayan Brand ilk evliliğini ünlü şarkıcı Katy Perry’yle yapmıştı… 2017’de ikinci kez evlenen ünlü oyuncunun bu evlilikten bir kızı bir de oğlu oldu
Birden fazla kadın ünlü oyuncuyla ilgili olarak cinsel taciz iddiasında bulunmuş, içlerinden bir tanesi Russell Brand’in kendisiyle 16 yaşındayken, reşit olmadığını bildiği halde ilişkiye girmek için zorladığını söylemişti.
Brand, katıldığı bir yayında bu iddiaların ortaya çıktığı sırada küçük oğlunun kalp ameliyatı geçirmekte olduğunu söylemişti.

Russel Brand “başına gelenlerin” geçmişteki yaşam tarzının sonucu olduğunu söylüyor
“Çok ama çok rastgele ilişkiye girerek kendimi son derece savunmasız bir konuma soktuğumun farkındayım. Bu benim onayladığım türden bir davranış değil ve kesinlikle şu anda yaşayacağım şekilde de değil” diyen ünlü komedyen suçlamaları “Geçmişte yaşadığım oldukça aptalca yaşam tarzının sonuçları” olarak tanımlamış ancak iddiaları reddetmişti.
]]>Sonunda kendi durumunu biraz da şakayla karışık şu cümlelerle ifade etti: “Erkekler daha genç kadınlarla flört etmek istiyor…

BOŞANACAĞINI BASINDAN ÖĞRENMİŞTİ
Bu ilginç öykünün kahramanı, kocasının kendisine boşanma davası açtığını bile basından öğrenen Alice Evans.
55 yaşındaki İngiliz oyuncu Evans ile meslektaşı olan kocası Ioann Gruffudd’un boşanması olaylı olmuştu. İki çocuğunun babası Gruffudd’un kendisini boşayacağını basından öğrenen Evans, bu durumu sosyal medya hesabından ilan etti.
Bunun ardından boşandığı 50 yaşındaki kocası, bir süredir birlikte olduğu 31 yaşındaki Bianca Wallace ile nişanlandı.
Durum böyleyken eski çift evlilikleri sırasında yaşadıkları evi sattılar. Alice Evans elinde kalan paranın çoğunu mahkeme masraflarına harcadı. Sonunda da beş parasız kaldı.

HAYATINI PAYLAŞACAK BİRİNİ ARIYORDU
Bir yandan kafelerde kasiyerlik dahil iş arayan Alice Evans diğer yandan da hayatını paylaşacak bir aşk arayışına girdi.
Bu amaçla birçok ünlünün kullandığı bir uygulamada profil açtı. Ama söylediğine göre orada da şansı yaver gitmedi.
Evans, bu konuda yaşadıklarını sosyal medya hesabından anlattı.
Söylediğine göre Alice Evans söz konusu uygulamada 55 yaşında olduğu için kendi yaşına uygun diğer kullanıcılarla iletişim kurma imkanı buldu.
Evans yaşını başını almış kullanıcıların daha genç kadınlar aradığını bu yüzden orada bir aşk bulma umudunu yitirdiğini anlattı.
Hatta sonunda bu yüzden uygulamayı silmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Yaşadığı bu tecrübenin sonunda uygulamayı telefonundan sildiğini de anlattı Alice Evans.

UMUDU YİNE KLASİK TANIŞMALARDA
Bu arada kendisi gibi aşk arayan kadınlara da “yaşınız konusunda yalan söyleyin” diye çağrıda bulundu. Evans, “Aşk Tanrısı adına… Yaşınız konusunda doğruyu söylemeyin” dedi.
Kullandığı uygulamadan kendisine uygun biriyle tanışamayan Alice Evans, umudunu yine bireysel tanışmalara bağladığını da sözlerine ekledi.
Aslında Evans’ı bu yöne yönlendiren boşandığı kocası Ioan Gruffudd’un kendisinden 19 yaş genç sevgilisi Bianca Wallace ile nişanlandığını açıklaması.
Geçen ocak ayında sosyal medyadan yapılan bu duyurunun ardından Evans da kendine bir hayat arkadaşı aramaya başladı.

‘DAHA GENÇ KADINLARA YÖNELİYORLAR’
Evans bu konuda yaşadıklarını şöyle anlattı: ” Geçen yıl bu uygulamaya katıldım. O zaman 54 yaşındaydım. Uygulama beni 45 ile 54 yaş arasındaki kullanıcılar arasına koldu. Dürüst olmak gerekirse bu gruplama yüzünden mutlu değildim. Ama benim yaş grubum buydu ve yalan söylemedim. Eğer yeni bir ilişkiye başlayacaksam sonradan aslında 39 yaşında olmadığım konusunda açıklama yapmak istemedim.”
Fakat bu konuda yaşadığı kısa deneyimin sonunda elde ettiği tecrübeyi dile getirirken ” Kadınlara notumdur… Birçok erkek aslında her yaş grubundan kadınla tanışmaya açık olduğunu söyler. Ama bu doğru değil “diye sürdürdü satırlarını. Sonra da erkeklerin daha genç kadınlara yöneldiğini belirtti.

Alice Evans’ın eski eşi Gruffudd ile evliliğinden 14 yaşında Ella ve 10 yaşında Elise adında iki tane kızı bulunuyor.

MALİ KRİZE GİRDİ
Kocasından boşandıktan sonra parasız kaldığını itiraf eden Evans, bulduğu her işi yapacak duruma düşmüştü.
Geçen yılın son günlerinde büyük bir mali krize giren Evans, iki kızıyla yaşadığı evin kirasını ödemekle yiyecek almak arasında seçim yapmak zorunda kalmıştı.
Arkadaşlarına “Ya ev kirasını ödeyeceğiz ya da yiyecek alacağız. İkisini birden yapmamıza olanak yok” diyen Evans, sıradan bir işe girmek istedi.
Gösteri dünyasından herhangi bir teklif almadığını belirten Evans, bir kafe zincirinde tezgahtarlık yapmaya talip olduğunu anlattı. Fakat buna da menajeri izin vermedi. Arkadaşlarına söylediğine göre de zaten gençlerin tercih edildiği bu iş için yaşı büyük bulundu.

Alice Evans’ın eski kocası Ioan Gruffudd, karısından boşandıktan sonra kendisinden 19 yaş küçük Bianca Wallace ile nişanlandı.
]]>
Westminster Abbey’teki o töreni her iki ailenin de seçtiği konuklar yerinde izledi. Ama dünyanın dört bir yanında 162 milyon kişi de TV ve internet aracılığıyla benzerine her zaman rastlanmayan bu kraliyet düğününe tanıklık etti.
Aksi olması da mümkün değildi zaten. Annesi Diana’yı henüz yetişme çağındayken kaybeden Prens William, hayatının aşkı Kate Middleton’ı bulup evleniyordu.
Aslında o dönemde dünyanın en gözde bekarı olarak bilinen William kimle evlense çok büyük ilgi çekecekti. Ama beyaz gelinliği içinde koluna taktığı Kate Middleton’ın bambaşka bir özelliği vardı.

YILLARCA ‘BEKLEYEN KATE’ OLARAK ANILDI
İnsanların onu Külkedisi’ne benzetmesine neden olan bir özellikti bu. Kate sıradan bir aileden geliyordu. Yani soylu değildi.
Üstelik üniversite yıllarında tanıştığı William’dan evlilik teklifi alabilmek için de yıllarca beklemişti.
İlişkileri ortaya çıktıktan sonra basının bir türlü rahat vermediği Kate; nişanlanıncaya kadar biraz alaylı bir şekilde “Bekleyen Katie” lakabıyla anıldı.
Hatta bir ara genç çift yollarını ayırdı sonra tekrar bir araya geldi. Nihayetinde de evlendiler. Aradan geçen zamanda üç tane çocukları oldu.
Evlendiklerinde Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kendilerine Cambridge Dükü ve Cambridge Düşesi unvanları verildi.
Halktan bir aileden gelen Kate kısa sürede milyonlarca kişinin sevgisini ve sempatisini kazandı.
Bu arada William’ın kendisini aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattığı iddiaları sık sık gündeme gelse de çift artık giderek yaşlanan İngiliz kraliyet ailesinin genç yüzü olarak hayatını sürdürüyordu.

DIANA’DAN SONRA İLK GALLER PRENSESİ
Kraliçe 2. Elizabeth’in ölümünden sonra Kate ile William tahta bir adım daha yaklaştı. Hatta William veliahtlara verilen Galler prensi unvanını aldı, karısı Kate de otomatik olarak Gallar Prensesi oldu.
Bu unvanı taşıyan Prenses Diana’nın ölümünden tam 23 yıl sonra Galler Prensesi olarak anılan Kate bu anlamda da tarihe geçti.
Küçük bir not… Charles’ın ikinci karısı Camilla da resmi olarak bu unvana sahipti. Fakat onun yerine diğer unvanlarından biri olan Cornwall Düşesi’ni kullandı tahta çıkıncaya kadar.

KESİNTİSİZ MUTLULUK SADECE MASALLARDA OLUR
Bütün bunlar oldu olmasına ama Kate Middleton, yıllarca bekleyip gelinliğiyle kapısından girdiği Buckingham Sarayı’nda öyle masallardaki gibi kesintisiz bir mutluluk bulamadı.
Özellikle de bu yıl evlilik yıl dönümlerini eskisinden daha farklı bir şekilde kutluyor çift. Çünkü Kate Middleton geçen mart ayının sonlarında kanser tedavisi gördüğünü açıkladı.
Ondan sonra da ortadan kayboldu. Özetle Kate ile William bu yıl biraz boynu bükük bir kutlama yapıyorlar.
Ama herkesin umudu Kate’in en azından önümüzdeki aylarda sağlığına kavuşacağı ve tekrar eskisi gibi görevlerinin başına döneceği yolunda.

DÜĞÜNLERİ HAFIZALARA KAZINDI
Madem Kate ile William’ın 13’üncü evlilik yıl dönümü onların aşklarının doğuşunu ve düğün günlerinden hafızalara kazınan anları da bir hatırlayalım.
O tam 13 yıldır bir külkedisi masalının kahramanı… Üzerinde ünlü bir tasarımcının imzasını taşıyan gelinliğiyle Buckingham Sarayı’nın kapısından içeri girdiği günün çok öncesinden beri dünyanın gözleri onun üzerinde.
Aşk öyküsü, çocukları, eşi, geleceği bir yana kelimenin tam anlamıyla bir stil ikonu aynı zamanda.
Hatta durum yıllar içinde öyle bir hale geldi ki Kate aslında mavi kanlı olarak dünyaya gözlerini açan William’ı bile gölgede bırakır oldu.
Kate kanser tedavisi yüzünden ortada görünmez olunca William’ın katıldığı etkinlikler de gittiği ziyaretler de Kate’in hayranlarına eskisi kadar keyif vermez oldu.

OKULDAKİ GÜZEL KIZIN DA KENDİSİNİN DE HAYATI DEĞİŞTİ
Annesi Prenses Diana’yı henüz 14 yaşındayken yitiren Prens William, duygusal anlamda bir bocalama geçirdiyse de söz dinledi. Ardından da İskoçya’da kraliyet ailesi üyelerinin ve aristokratların çocuklarının devam ettiği St. Andrews College’a başladı. Sanat tarihi dalında eğitim görüyordu William.
Ama duygusal dünyasındaki karmaşa bitmek bilmiyordu. Hatta bir dönem okulu bırakmayı bile düşündü.
Okul defilesini izleyince fikrini değiştirdi. Çünkü orada, karşısında hayatının kadını duruyordu: Kate Middleton.
Middleton’ın hayatını değiştiren olay ise Prens William ile tanışması oldu. 2001 yılında, St Andrews Üniversitesi’ndeki St Salvator’s Hall’da öğrenciyken Prens William ile tanıştı. Bundan bir yıl sonra ise ikisinin de kaderini değiştiren olay meydana geldi. 2002’de üniversitede düzenlenen hayır amaçlı bir defilede bu transparan elbiseyle podyuma çıktı ve işte o anda William’ı da “kalbinden” vurdu. O elbise çiftin evlendiği 2011 yılında bir müzayedede satışa çıktı ve 65 bin pounda satıldı.

BAŞKASIYLA FLÖRT EDİYORDU: Ardından düzenlenen partide Kate Middletom ile tanıştılar. Aslında bir sorun vardı: Kate o sıralarda Rupert Finch ile flört ediyordu. Prens’in ilgisi hoşuna gitse de başlarda onunla sadece arkadaş olmaya karar verdi. Ama bu kararını uygulayamadı. Çünkü o da Prens William’ın cazibesine dayanamadı ve ona gönlünü kaptırdı. İşte çiftin aşk öyküsü böyle başladı.

KAYAK TATİLİNDE YAKALANDILAR
Kate ile William ilişkilerini çok uzun süre gözlerden uzak tutsa da sonunda yakalandılar. Ve o andan sonra da basın peşlerini hiç bırakmadı.
Prens William, 2000’lerin başında üniversitede tanıştığı Kate Middleton ile romantik bir ilişki yaşamaya başladığında bu durumu bir yıla yakın bir süre gözlerden uzak bir şekilde sürdürdü.
Aslında bu onun gibi biri için büyük bir başarıydı. Ama sonra Middleton ile birlikte gittiği İsviçre tatilinde genç aşıklar yan yana görüntülendi. Göz önünde olmaya doğduğundan beri alışık olan William için pek bir şey değişmese de Kate Middleton için özel hayat diye bir şey kalmadı.
Kate Middleton ile Prens William’ın ilişkisi ilk ortaya çıktığı dönemde annesi Carole’ın kızını “bir prensle evlenmesi için” yönlendirdiği iddiaları da basında yer aldı.
Hatta Middleton’ın okuduğu üniversiteyi değiştirip William’ın eğitim gördüğü St Andrews Üniversitesi’ne gitmesi de bu planın bir parçası olarak yorumlandı.

SENELERCE EVLİLİK TEKLİFİ GELMEDİ
Kate Middleton’ın Prens ile ilişkisi ilerlemesine rağmen bir türlü evlilik teklifi almaması nedeniyle basın ona Waity Katie (Bekleyen Kate) adını taktı. Hatta Middleton bir dönem gazete haberlerinde bu isimle anıldı sürekli.
Bazı yazarlar ve yorumcular Kate’in hala neden evlenme teklifi almadığını masaya yatıran ve inceleyen yazılar kaleme aldı.
2010 yılında, nişanlarının ilan edilmesinden kısa bir süre önce bir Magazin gazetesi “Kate partilere katılmayı bıraktı, eğitimini tamamladı, neden hala evlenme teklifi almıyor?” diye merak edip bu konuyu ele alan bir makale bile yazdı.

ANNESİNİN YÜZÜĞÜYLE EVLENME TEKLİF ETTİ
O dönemde William’ın adı birçok kadınla anıldı. Basın onun kısa süreli aşklarının fotoğraflarını yayınladı.
William’ın Middleton’dan ayrılmasının bir nedeninin de Kraliçe olduğu iddialar arasında. Başlangıçta Middleton halktan bir aileden geldiği, soylu olmadığı için Kate Middleton’a sıcak bakmadı.
Ama sonradan fikrini değiştirdi. William ile Kate’in ilişkisi 2009 yılında bitme noktasına geldi. Ancak işte o dönemde Prens William, ona evlenme teklif etti.
Hem de annesi Prenses Diana’nın o ünlü yüzüğünü vererek. Çift, 20 Ekim 2010’da Kenya’da nişanlandı. Nişan, 16 Kasım’da resmi olarak duyuruldu.
Kate ile William, çok konuşulan bir törende 29 Nisan 2019’da hayatlarını birleştirdi.

Kate ile William’ın evlilik yıl dönümü nedeniyle sosyal medya sayfasından bir de paylaşım yapıldı. Şu aralar Kate’in sağlık sorunlarıyla mücadele eden Galler çifti, 29 Nisan 2011’deki düğünlerinde çekilen ve şu ana kadar görülmemiş olan bir pozu paylaştı.







]]>
“Nazar değdirdiniz. Sağ gözümde retina yırtılması oldu. Salı günü (yarın) çok değerli hocam ameliyat edecek. Umarım her şey iyi olur, dualarınızla.”

GÖRENLER TANIYAMADI
Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…
Sertab Erener’in son hali olay oldu! ‘Doktoruna dava açmalı’
Sertab Erener estetikli haliyle sosyal medyanın gündemine oturdu.
Bir süredir ekranlardan uzak olan sanatçı, yıllar önce yayınladığı “Mecbursun”u yeniden yorumladı ve şarkıya klip çekti.
Ancak klibi izleyenler, Erener’i tanımakta güçlük çekti. Daha genç görünmek için estetik müdahaleler yaptıran 59 yaşındaki sanatçı, değişimiyle sevenlerini şaşkına çevirdi.

Klip görüntülerinin altına “Estetikten şarkıyı bile farklı söylemiş”, “Doktoruna dava açmalı”, “Ufak dokunuşlar güzel olabiliyor ama estetiği abartmamak lazım”, “Herkes Seda Sayan gibi, Allah’tan seslerden ayırıyoruz” şeklinde yorumlar yazıldı.
Estetik operasyonundan sonra ilk poz! ‘Hoş geldin yeni Selen’
Selen Görgüzel, geçirdiği estetik operasyonların ardından son halini paylaştı. 1 ay önce bıçak altına yatan ünlü oyuncu, yüzünü ve boynunu gerdirmiş, ayrıca göz kapağı ameliyatı olmuştu.
Selen Görgüzel, yeni görüntüsüyle verdiği pozları Instagram sayfasında “Hoş geldin yeni Selen” notuyla yayınladı.

Oyunculuk kariyerinden sonra müzik dünyasına da adım atan Görgüzel, “Seyircim artık sahnede bambaşka bir Selen görecek” dedi.

Kendine ne yaptın Çağla!
Çağla Şıkel, imaj değişikliğiyle gündeme geldi. Şıkel’in hayranları “Estetiklerinden dolayı tanıyamadım” yorumunu yaptı.
Çağla Şıkel, son olarak yüzüne yaptırdığı işlemle takipçilerinin tepkisini çekti. Bir marka ile yaptığı iş birliği kapsamında kamera karşısına geçen ünlü ismin dudaklarındaki eşitsizlik, elmacık kemiklerindeki dolgunluk ve ön dişleri dikkat çekti. Son hali takipçileri tarafından eleştirilen Çağla Şıkel, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Ünlü ismin takipçileri “Yazık etmiş kendine”, “Ne yaptın kendine Çağla?” yorumlarını yaptı.

HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN
Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.
Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi.

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI
Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti.

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzerine çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzelsiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…
Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.
Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
YENİ EBRU
Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.
Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’
TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.
Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.
Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:
“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti. Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi gözlerden kaçmadı.

DİLAN DA MODAYA UYDU
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı.
Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.
Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.
Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI
Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!
Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi.
Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı. Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı.

BESTE DE MODAYA UYDU
Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!
GÖRENLER TANIMADI
Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.
FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI
Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.
NOLUR BANA DUA EDİN
Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.
GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.
İŞTE YENİ HALİM!
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.
12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI
Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.
REKOR DENİZ’İN
Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.
]]>Geçen hafta önce, şubat ayında geçirdiği ameliyatın ardından kansere yakalandığı açıklanan İngiltere Kralı Charles’ın durumunun bilinenden daha kötü olduğu ve cenaze planlarının güncellenmeye başladığı haberleri basına yansımıştı.
Bu iddiaların büyük yankı bulmasının ardından ise Buckingham Sarayı hemen bir açıklama yayınlayarak Charles’ın tedavisinin devam ettiğini ancak kralın durumunun iyi olduğunu artık kamuya açık kraliyet görevlerine geri döneceğini açıklamıştı.

İngiltere kraliyet ailesi içindeki kavga ve küslükler bir türlü çözüme kavuşamıyor
Bir yandan Galler Prensesi Kate Middleton’ın da kanser tedavisi gördüğü dünyanın bu en ünlü ailesinde son yıllarda yaşanan küslükler ise tüm bu kötü tabloya rağmen bitmek bilmiyor. Önümüzdeki hafta Londra’ya gelecek Prens Harry’nin ellerinin bir kez daha boş kalacağı iddia edildi…
“KRAL SİZİNLE GÖRÜŞEMEYECEK KADAR MEŞGUL PRENSİM”
İngiliz basını şimdiden Harry’nin babası Charles’la görüşmek istese de bunu başaramayacağını yazmaya başladı. The Telegraph’da yer alan habere göre son iki aydır birbirlerini görmemelerine rağmen Charles’ın programının Harry ile görüşmesine izin verip vermeyeceği henüz bilinmiyor. Görüşürse de bu kısa sürecek.

Prens Harry babası Charles’ın kanser olduğu açıklandığından beri ikinci kez İngiltere yolunda ancak kralın oğluyla görüşme ihtimali düşük
Kral Charles’ın kraliyet görevlerine geri döneceği ve İngiltere’ye gelen oğluyla “çok meşgul” olacağı bahanesiyle görüşmeyeceği söyleniyor. Prens Harry başkanlığını yaptığı Invictus Oyunları’nın 8 Mayıs’ta Aziz Paul Katedrali’nde düzenlenecek 10. yıldönümünü kutlamak üzere Londra’ya gelecek.
ADIM ADIM ABD VATANDAŞLIĞINA YÜRÜYOR
Prens Harry 2020’de Meghan Markle’la birlikte kraliyet görevlerinden istifa edip ABD’ye taşındığından beri ailesindeki hemen herkesle küs. Üstelik geçtiğimiz günlerde Harry’nin daha önce Birleşik Krallık olarak kaydedilen ikametgah bilgilerinin artık resmen ABD olarak değiştirildiği ortaya çıkmıştı.

Bu da son 4 senedir ABD’de yaşayan Harry’nin İngiliz vatandaşlığından çıkıp ABD vatandaşı olmak için attığı ilk adım olarak nitelendirildi. Bu gerçekleşirse Harry ve Meghan’ın şimdilik sahip olmaya devam ettikleri Sussex Dük ve Düşesi unvanlarının ellerinden alınmasına yol açabilir…

Kral hastalığına rağmen görevlerinin başında… Harry’nin İngiltere seyahati esnasında da Charles’ın programının dolu olacağı söyleniyor
KÜSLÜK BU KADAR DERİN Mİ?
He ne kadar kansere yakalandıktan sonra aile içindeki küslüklerin bitmesi ve uzun süredir arasının açık olduğu oğlu Harry’yle barışmak istediği söylense de Charles’ın İngiltere’ye gelecek olan oğlu Harry’yle görüşmeyecek olması tüm bu hastalık gündemine rağmen küslüğün ne kadar derin olduğuna işaret olarak gösterildi.

Telegraph’a göre Kral’ın Harry’yle görüşmesine engel olacak yoğun programı arasında Başbakan Rishi Sunak ile haftalık görüşmesinin yanı sıra sezonun ilk Buckingham Sarayı bahçe partisi ve önceden ayarlanmış bir dizi diğer görüşme ve etkinlikler var.
KANSER TEŞHİSİNİ DUYAR DUYMAZ KOŞUP GELMİŞTİ
39 yaşındaki Harry, babasının kanser teşhisini açıklamasından hemen sonra gelip 24 saat kaldıktan sonra ayrıldığı İngiltere’ye ikinci kez ayak basmış olacak. 10 Şubat’ta Buckingham Sarayı, 75 yaşındaki hükümdarın adı açıklanmayan bir kanser nedeniyle tedavi gördüğünü açıkladı.

Açıklamada, “Majesteleri bugün düzenli bir tedavi programına başladı ve bu süre zarfında doktorlar tarafından kendisine halka dönük görevlerini ertelemesi tavsiye edildi. Bu süre zarfında Majesteleri her zamanki gibi Devlet işlerini ve resmi evrak işlerini yürütmeye devam edecektir” denilmişti.
Hemen ardından Harry bir jete atlayıp babasının yanına koşarken, eşi Meghan Markle 4 yaşındaki Prens Archie ve 2 yaşındaki Prenses Lilibet’le birlikte Montecito, Kaliforniya’daki evlerinde kaldı. Sussex Dükü babasını Clarence House’da bir saatten az bir süre gördükten sonra ertesi gün Amerika’ya döndü.

HER ŞEY 45 DAKİKADA OLUP BİTTİ
45 dakika sürdüğü ortaya çıkan görüşmenin ardından Harry yaptığı açıklamada babasını görmek için her şeyi bırakabildiği için minnettar olduğunu söyledi ve “Ben ailemi seviyorum. Bir uçağa binip babamı görebildiğim ve onunla vakit geçirebildiğim için minnettarım” dedi.
Harry’nin yaklaşan Londra seyahati, babasını bir süre için görebileceği son fırsat değil. Bir süredir Kral Charles’ın arayı düzeltmek ve şimdiye kadar sadece birkaç kez görebildiği torunlarını görmek amacıyla Harry ve ailesini bu yaz Balmoral Kalesi’ne davet edebileceği konuşuluyor.

Harry ve Meghan Kate Middleton’ın kanser olduğunu öğrendikten sonra önce resmi bir açıklama yayınladılar sonra da ona şahsi olarak geçmiş olsun dileklerini ilettiler
AİLE İÇİ İLİŞKİLER HASTALIK HABERLERİNE RAĞMEN DÜZELMİYOR
Charles ve Harry’nin son birkaç yıldır, 2022’de Harry’nin “Spare” adlı anı kitabının yayınlanmasıyla daha da kötüleşen kırılgan bir ilişkileri vardı. Harry’nin yıllardır kavgalı olduğu Prens William’ı görüp görmeyeceği konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.
Harry’nin, Kate Middleton’ın kanser teşhisini de tüm dünyayla birlikte bir televizyon haberinden öğrendiği ortaya çıkmıştı. Haberin duyulmasıyla birlikte Harry ve Meghan resmi bir açıklama yayınlayarak “Kate ve ailesi için sağlık ve şifa diliyoruz” dediler.

Harry’nin bu resmi geçmiş olsun mesajının ardından Kate Middleton’a şahsi olarak da ulaştığı söyleniyor ancak küs olan ikilinin arasında geçen bu özel görüşmenin detayları saklı kaldı.
]]>Büyük kentte yaşayıp durmadan çalışmaktan, bir yerden bir yere giderken kalabalık trafikte sıkışıp kalmaktan bıkan oyuncu gerçekten de başka bir ülkede yeni bir hayata hazırlanıyor.
Bu ünlü oyuncu ve kocası şu anda 5 yaşında olan tek çocuklarının Hollywood’un o çemberine sıkışıp kalmadan daha özgür büyümesi için yıllardır yaşadıkları, standartların üzerinde bir hayata sahip oldukları ABD’den Avrupa’ya; İspanya’ya taşınma kararı aldı.

TASI TARAĞI TOPLAYIP GİDİYORLAR
Bunun için hazırlıklar epeydir sürüyor ve önümüzdeki aylarda biraz daha hızlanacak.
Özetlemek gerekirse bu ünlü oyuncu, kocası ve oğluyla birlikte kazancını, kariyerini ve şu anda sahip olduğu hayatı sayesinde elde ettiği Hollywood’dan tası tarağı toplayıp başka bir kıtada yeni bir sayfa açacak.
Bu şaşırtan kararı alan ünlü oyuncu, kamera karşısına geçtiği Umutsuz Ev Kadınları (Desperate Housewives) adlı diziyle kariyerinde yıldızını parlatan Eva Longoria.
49 yaşındaki Longoria ile 56 yaşındaki kocası Jose Baston, yaşadıkları Los Angeles’a veda edip İspanya’ya yerleşme kararı aldı.

İSPANYA’DA YENİ BİR HAYATA BAŞLAYACAKLAR
Çiftin bu kararı almasında en önemli etken, küçük oğulları Santiago.
Page Six’te yer alan habere göre şu anda beş yaşında olan Santiago’nun Hollywood’un o bilindik çemberinde sıkışıp kalmaması için Los Angeles’tan kaçma kararı aldı Eva Longoria ile Jose Baston.
Zaten İspanya, Marbella’da bir yazlık evleri bulunan çift, Los Angeles’taki sekiz yatak odalı malikanelerini de bu yüzden satışa çıkardı.
Hatta başlangıçta istedikleri 22.8 milyon dolarlık fiyatı da 18.9 milyon dolara indirdi.
Page Six’e konuşan kaynaklara göre Eva Longoria ile Jose Baston, eşyalarını topladılar ve İspanya’ya taşınma konusunda ilk adımlarını da attılar.

ORADA ZATEN LÜKS BİR YAZLIK EVLERİ VAR
Şu anda net olarak bilinmese de Eva ile Jose’nin ilk etapta Marbella’daki yazlık evlerinde kalacağı söyleniyor. Ki orası da zaten Los Angeles’taki malikanelerini aratmayacak türden bir mülk.
Çifte yakın bir kaynağın belirttiğine göre Longoria ile Baston, Santiago’yu doğal güzelliklere sahip bir ortamda büyütmek istiyor.
Eşyalarının bir kısmını çoktan İspanya’ya gönderen çiftin bu konuda fikir değiştirmesi de beklenmiyor.
Yine aynı kaynak, Longoria ile Baston’un bu karardan dolayı son derece heyecanlı olduklarını da sözlerine ekledi.
Eva’nın Hollywod’da istediği her şeye sahip olduğunu söyleyen kaynak, güzel yıldızın hayatının yeni safhasına hazır olduğunu da ifade etti.

‘ORASI BENİM CENNETİM’ DEMİŞTİ
Aslına bakılırsa Eva Longoria, bir süre önce Marbella’daki evini ne kadar sevdiğini de anlatmıştı. O mülkünü “Bir vaha… Benim cennetim” diye tanımlamıştı Longoria.
Eva Longoria ve kocasının Marbella’daki evi de çok gösterişli bir malikane. Longoria bir röportajında evi hakkında “Orası bir yazlık ev, annem, kardeşlerim ve onların çocukları hep birlikte gelecekler. Hepsi için de yatak odası var” diye konuşmuştu.
Longoria, kendisi ve ailesi için vazgeçilmez bir ayrıntı olan büyük bir mutfakları bulunduğunu da sözlerine eklemişti. Güzel oyuncu, orada ailece vakit geçirdiklerini söyleyip “Mutfak evin merkezi” diye tanımlamıştı.

ARTIK TAM ZAMANLI OLARAK ORADA YAŞAYACAKLAR
Longoria ile kocası Jose Baston’ın İspanya’daki evinde oğlu Santiago için kocaman bir bahçe ile bir yüzme havuzu bulunuyor.
Eva Longoria o dönemde “yarı zamanlı” yaşamayı amaçladığı İspanya’daki evini bulabilmek için tam beş yıl harcadı. Bu sürenin sonunda istediğini buldu ve evi satın aldı.
Ama Eva Longoria ile kocasının aldığı son karara göre çift , küçük oğullarıyla birlikte artık yarı zamanlı değil tam zamanlı olarak İspanya’da yaşayacaklar.
Bu arada küçük bir ayrıntı… Eva Longoria da kocası Jose Baston da Latin kökenli. Yani İngilizcenin yanı sıra İspanyolcaya da hakim her ikisi de. Durum böyle olunca yeni hayatlarını kuracakları İspanya’da dil sorunu da yaşamayacaklar.

Eva Longoria ve kocası Jose Baston, küçük oğulları Santiago’nun daha rahat bir ortamda yetişmesi için böyle bir karar aldı.

‘YA ÇALIŞIYORUM YA TRAFİKTEYİM’
Eva Longoria’nın İspanya’ya taşınmasındaki bir başka amacı da Los Angeles’ın karmaşasından uzaklaşmak. Kentin yoğun trafiğinden ve durmadan çalışmaktan kurtulacak Longoria kendi ifadesiyle.
Bu konuda bir röportajında şöyle konuşmuştu ünlü yıldız: ” Los Angeles’ta çok fazla meşgulüm. Bu o kadar da güzel değil. Ya setteyim ya toplantıdayım. Belki de kalabalık trafikte sıkışmış durumdayım.”

ÜÇÜNCÜ EVLİLİĞİNDE ARADIĞINI BULDU
Eva Longoria ilk evliliğini, 2002 ile 2004 arasında Taylor Christopher ile yaptı. Ardından 2007 ile 2011 arasında Tony Parker ile evli kaldı. Longoria’nın bu ikinci düğünü bütün dünyada büyük ilgi görmüş ve günlerce sürmüştü.
Şu andaki eşi Jose Baston ile evliliği ise 2016 yılında başladı. Çiftin tek çocuğu Santiago artık beş yaşında.
Bu arada Baston’un eski evliliğinden Natalia, Mariana ve Jose adında üç tane çocuğu bulunduğunu da hatırlatalım.
]]>
Tahtın gelecekteki varisi Prens Hüseyin, geçtiğimiz haziran ayında Rajwa Al Saif ile bir tür “taçlı zirveye” dönüşen bir törenle evlendi. Hatta kısa süre önce de çiftin ilk bebeklerini beklediği haberi geldi.
Ama bu kadar değil.
Ürdün kraliyet ailesi bugün bir mutlu olayı daha kutluyor. Yakın zamanda ilk kez babaanne ve dede olmaya hazırlanan Ürdün Kralı Abdullah ile Kraliçe Rania’nın hamile gelini Rajwa Al Saif, 30 yaşına girdi.
Elbette bütün aile de tahtın ilk sıradaki veliahtı Prens Hüseyin’in karısı Rajwa’nın yeni yaşını kutladı. Bazıları sosyal medyaya da yansıdı kutlamaların.

‘ALLAH ARAMIZDAKİ BAĞI ARTIRSIN’
Bu kutlamaların en samimi ve sıcağı da yakında baba olmaya hazırlanan Hüseyin’den geldi.
Karısı Rajwa ile çekilen bir fotoğrafını Instagram sayfasında paylaştı Hüseyin. O pozda Rajwa’nın kırmızı elbisesi, uzun ve sallantılı küpeleri ve genç çiftin samimi gülümsemesi dikkat çekti.
Prens Hüseyin, karısının yeni yaşını “Allah aramızdaki bağı ve bereketi artırsın. Doğum günün kutlu olsun Rajwa” satırlarıyla kutladı. Bu paylaşıma Prens Hüseyin’in takipçilerinden çok sayıda beğeni ve tebrik mesajı geldi.

NASIL TANIŞTIKLARI MERAK KONUSU OLMUŞTU
Prens Hüseyin ile Rajwa’nın nişanı da düğünü töreni de bütün dünyanın büyük ilgisini çekti. En çok da çiftin nasıl tanıştığı merak konusu oldu.
Nişanlıyken katıldıkları etkinliklerde sergiledikleri mesafeli tavırları yüzünden Rajwa ile Hüseyin’in görücü usulü tanıştığı ileri sürüldü.
Fakat Hüseyin daha sonra katıldığı bir etkinlikte karısıyla nasıl tanıştığını ve ona nasıl aşık olduğunu anlattı.
Başlarda birçok kişi iki gencin, kesinlikle bir aile büyüğü tarafından tanıştırıldığı görüşündeydi. Bunun nedeni de ilginç.
Özellikle de Hüseyin’in nişanlısına uzak duruşu, hatta kısa süre öncesine kadar başka bir genç kızla flört ettiği söylentileri de bu durumu körükledi. Birçok kişi “Ailesi diğer genç kızdan ayırıp Rajwa ile nişanladı” yorumunu yaptı.
Ama diğer yandan da iki gencin tam olarak Ortadoğu geleneklerine göre davrandığını savunanlar vardı. Onlara göre kültür farklı olduğu için Hüseyin ile Rajwa’nın, örneğin Prens Harry ile Meghan Markle gibi toplum karşısında birbirlerini öpmesi, ele ele tutuşması çok da olası değildi.

‘ESKİ BİR OKUL ARKADAŞIM TANIŞTIRDI’
İddialar bir yana iki gencin aile büyükleri tarafından tanıştırıldığı görüşü hakimdi. Hatta sadece Ürdün’de değil, dünyanın dört bir yanındaki magazin basınında da durum bu şekilde ele alındı.
Sonuçta Rajwa, uzaktan da olsa Ürdün Kraliyet ailesiyle bağlantılı olan biriydi. Annesinin bir kuzeni, Prens Hüseyin’in amcasının eşiydi. Bu sayede de Hüseyin ile tanışabilmişti.
Ama sonunda, düğünden kısa bir süre önce Hüseyin bu konudaki bütün soru işaretlerini ortadan kaldıracak açıklamasını yaptı.
Hüseyin o dönemde nişanlısı olan Rajwa ile katıldığı etkinlikte eski bir okul arkadaşının kendilerini tanıştırdığını anlattı. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: ” Rajwa ile eski bir okul arkadaşım aracılığıyla tanıştım. Kendimi şanslı olarak nitelendiriyorum. Çünkü insan her gün Rajwa gibi biriyle tanışmaz” dedi. Yani özetlemek gerekirse Prens Hüseyin, Suudi Arabistanlı Rajwa al Saif ile nasıl tanıştığını açıklayarak bu konuda iddialar ileri sürenleri de yalanlamış oldu.

‘BENİM HAYATIMIN IŞIĞI’
Rajwa’nın 30’uncu doğum günü için yaptığı bu paylaşım Prens Hüseyin’den gelen ilk romantik paylaşım değil.
Geçen yılki düğün töreninden sonra yaptığı bir teşekkür paylaşımında da karısından “Hayatımın ışığı” diye söz etmişti Hüseyin. Genç Prens, o mesajında karısı Rajwa’dan da “Tanrı beni Rajwa ile kutsadı. O benim hayatımın ışığı” diye söz etti.
]]>Westminster Abbey’teki o töreni her iki ailenin de seçtiği konuklar yerinde izledi. Ama dünyanın dört bir yanında 162 milyon kişi de TV ve internet aracılığıyla benzerine her zaman rastlanmayan bu kraliyet düğününe tanıklık etti.
Aksi olması da mümkün değildi zaten. Annesi Diana’yı henüz yetişme çağındayken kaybeden Prens William, hayatının aşkı Kate Middleton’ı bulup evleniyordu.
Aslında o dönemde dünyanın en gözde bekarı olarak bilinen William kimle evlense çok büyük ilgi çekecekti. Ama beyaz gelinliği içinde koluna taktığı Kate Middleton’ın bambaşka bir özelliği vardı.

YILLARCA ‘BEKLEYEN KATE’ OLARAK ANILDI
İnsanların onu Külkedisi’ne benzetmesine neden olan bir özellikti bu. Kate sıradan bir aileden geliyordu. Yani soylu değildi.
Üstelik üniversite yıllarında tanıştığı William’dan evlilik teklifi alabilmek için de yıllarca beklemişti.
İlişkileri ortaya çıktıktan sonra basının bir türlü rahat vermediği Kate; nişanlanıncaya kadar biraz alaylı bir şekilde “Bekleyen Katie” lakabıyla anıldı.
Hatta bir ara genç çift yollarını ayırdı sonra tekrar bir araya geldi. Nihayetinde de evlendiler. Aradan geçen zamanda üç tane çocukları oldu.
Evlendiklerinde Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kendilerine Cambridge Dükü ve Cambridge Düşesi unvanları verildi.
Halktan bir aileden gelen Kate kısa sürede milyonlarca kişinin sevgisini ve sempatisini kazandı.
Bu arada William’ın kendisini aile dostlarının karısı Rose Hanbury ile aldattığı iddiaları sık sık gündeme gelse de çift artık giderek yaşlanan İngiliz kraliyet ailesinin genç yüzü olarak hayatını sürdürüyordu.

DIANA’DAN SONRA İLK GALLER PRENSESİ
Kraliçe 2. Elizabeth’in ölümünden sonra Kate ile William tahta bir adım daha yaklaştı. Hatta William veliahtlara verilen Galler prensi unvanını aldı, karısı Kate de otomatik olarak Gallar Prensesi oldu.
Bu unvanı taşıyan Prenses Diana’nın ölümünden tam 23 yıl sonra Galler Prensesi olarak anılan Kate bu anlamda da tarihe geçti.
Küçük bir not… Charles’ın ikinci karısı Camilla da resmi olarak bu unvana sahipti. Fakat onun yerine diğer unvanlarından biri olan Cornwall Düşesi’ni kullandı tahta çıkıncaya kadar.

KESİNTİSİZ MUTLULUK SADECE MASALLARDA OLUR
Bütün bunlar oldu olmasına ama Kate Middleton, yıllarca bekleyip gelinliğiyle kapısından girdiği Buckingham Sarayı’nda öyle masallardaki gibi kesintisiz bir mutluluk bulamadı.
Özellikle de bu yıl evlilik yıl dönümlerini eskisinden daha farklı bir şekilde kutluyor çift. Çünkü Kate Middleton geçen mart ayının sonlarında kanser tedavisi gördüğünü açıkladı.
Ondan sonra da ortadan kayboldu. Özetle Kate ile William bu yıl biraz boynu bükük bir kutlama yapıyorlar.
Ama herkesin umudu Kate’in en azından önümüzdeki aylarda sağlığına kavuşacağı ve tekrar eskisi gibi görevlerinin başına döneceği yolunda.

DÜĞÜNLERİ HAFIZALARA KAZINDI
Madem Kate ile William’ın 13’üncü evlilik yıl dönümü onların aşklarının doğuşunu ve düğün günlerinden hafızalara kazınan anları da bir hatırlayalım.
O tam 13 yıldır bir külkedisi masalının kahramanı… Üzerinde ünlü bir tasarımcının imzasını taşıyan gelinliğiyle Buckingham Sarayı’nın kapısından içeri girdiği günün çok öncesinden beri dünyanın gözleri onun üzerinde.
Aşk öyküsü, çocukları, eşi, geleceği bir yana kelimenin tam anlamıyla bir stil ikonu aynı zamanda.
Hatta durum yıllar içinde öyle bir hale geldi ki Kate aslında mavi kanlı olarak dünyaya gözlerini açan William’ı bile gölgede bırakır oldu.
Kate kanser tedavisi yüzünden ortada görünmez olunca William’ın katıldığı etkinlikler de gittiği ziyaretler de Kate’in hayranlarına eskisi kadar keyif vermez oldu.

OKULDAKİ GÜZEL KIZIN DA KENDİSİNİN DE HAYATI DEĞİŞTİ
Annesi Prenses Diana’yı henüz 14 yaşındayken yitiren Prens William, duygusal anlamda bir bocalama geçirdiyse de söz dinledi. Ardından da İskoçya’da kraliyet ailesi üyelerinin ve aristokratların çocuklarının devam ettiği St. Andrews College’a başladı. Sanat tarihi dalında eğitim görüyordu William.
Ama duygusal dünyasındaki karmaşa bitmek bilmiyordu. Hatta bir dönem okulu bırakmayı bile düşündü.
Okul defilesini izleyince fikrini değiştirdi. Çünkü orada, karşısında hayatının kadını duruyordu: Kate Middleton.
Middleton’ın hayatını değiştiren olay ise Prens William ile tanışması oldu. 2001 yılında, St Andrews Üniversitesi’ndeki St Salvator’s Hall’da öğrenciyken Prens William ile tanıştı. Bundan bir yıl sonra ise ikisinin de kaderini değiştiren olay meydana geldi. 2002’de üniversitede düzenlenen hayır amaçlı bir defilede bu transparan elbiseyle podyuma çıktı ve işte o anda William’ı da “kalbinden” vurdu. O elbise çiftin evlendiği 2011 yılında bir müzayedede satışa çıktı ve 65 bin pounda satıldı.

BAŞKASIYLA FLÖRT EDİYORDU: Ardından düzenlenen partide Kate Middletom ile tanıştılar. Aslında bir sorun vardı: Kate o sıralarda Rupert Finch ile flört ediyordu. Prens’in ilgisi hoşuna gitse de başlarda onunla sadece arkadaş olmaya karar verdi. Ama bu kararını uygulayamadı. Çünkü o da Prens William’ın cazibesine dayanamadı ve ona gönlünü kaptırdı. İşte çiftin aşk öyküsü böyle başladı.

KAYAK TATİLİNDE YAKALANDILAR
Kate ile William ilişkilerini çok uzun süre gözlerden uzak tutsa da sonunda yakalandılar. Ve o andan sonra da basın peşlerini hiç bırakmadı.
Prens William, 2000’lerin başında üniversitede tanıştığı Kate Middleton ile romantik bir ilişki yaşamaya başladığında bu durumu bir yıla yakın bir süre gözlerden uzak bir şekilde sürdürdü.
Aslında bu onun gibi biri için büyük bir başarıydı. Ama sonra Middleton ile birlikte gittiği İsviçre tatilinde genç aşıklar yan yana görüntülendi. Göz önünde olmaya doğduğundan beri alışık olan William için pek bir şey değişmese de Kate Middleton için özel hayat diye bir şey kalmadı.
Kate Middleton ile Prens William’ın ilişkisi ilk ortaya çıktığı dönemde annesi Carole’ın kızını “bir prensle evlenmesi için” yönlendirdiği iddiaları da basında yer aldı.
Hatta Middleton’ın okuduğu üniversiteyi değiştirip William’ın eğitim gördüğü St Andrews Üniversitesi’ne gitmesi de bu planın bir parçası olarak yorumlandı.

SENELERCE EVLİLİK TEKLİFİ GELMEDİ
Kate Middleton’ın Prens ile ilişkisi ilerlemesine rağmen bir türlü evlilik teklifi almaması nedeniyle basın ona Waity Katie (Bekleyen Kate) adını taktı. Hatta Middleton bir dönem gazete haberlerinde bu isimle anıldı sürekli.
Bazı yazarlar ve yorumcular Kate’in hala neden evlenme teklifi almadığını masaya yatıran ve inceleyen yazılar kaleme aldı.
2010 yılında, nişanlarının ilan edilmesinden kısa bir süre önce bir Magazin gazetesi “Kate partilere katılmayı bıraktı, eğitimini tamamladı, neden hala evlenme teklifi almıyor?” diye merak edip bu konuyu ele alan bir makale bile yazdı.

ANNESİNİN YÜZÜĞÜYLE EVLENME TEKLİF ETTİ
O dönemde William’ın adı birçok kadınla anıldı. Basın onun kısa süreli aşklarının fotoğraflarını yayınladı.
William’ın Middleton’dan ayrılmasının bir nedeninin de Kraliçe olduğu iddialar arasında. Başlangıçta Middleton halktan bir aileden geldiği, soylu olmadığı için Kate Middleton’a sıcak bakmadı.
Ama sonradan fikrini değiştirdi. William ile Kate’in ilişkisi 2009 yılında bitme noktasına geldi. Ancak işte o dönemde Prens William, ona evlenme teklif etti.
Hem de annesi Prenses Diana’nın o ünlü yüzüğünü vererek. Çift, 20 Ekim 2010’da Kenya’da nişanlandı. Nişan, 16 Kasım’da resmi olarak duyuruldu.
Kate ile William, çok konuşulan bir törende 29 Nisan 2019’da hayatlarını birleştirdi.







]]>
Her ikisinin de kullanıldığı “hibrit yöntem” de vardır. Burada önemli nokta, hasta için hangi işlemin en doğru yöntem olduğuna karar vermektir.
Hibrit yöntemde meme büyütme için silikon protezler kullanırken, degaje bölgesini daha dolgun göstermek için “yağ enjeksiyonu” uygulanır.
Doğum ve emzirme süreci
Doğum ve emzirme süreci, memeyi oldukça etkilemektedir. Bu süreçte meme hacmi azalmakta, memede gevşeklik oluşmaktadır.
Bu deformasyonlar kilo verme sonrası da meydana gelmektedir. Silikonlu meme dikleştirme işlemiyle hem kaybolan hacim sağlanır hem de istenen görüntü elde edilir.
İnce detaylar
Bu yazıda meme büyütme estetiği ile silikonlu meme dikleştirme işleminin farklarına değinmek istiyorum.
Bu iki işlem de yaygın uygulanıyor, farklarını detaylıca anlatmak iyi olacaktır.
Meme büyütme işleminde memede sarkma ve gevşeklik olmadığı için 3-4 cm küçük bir kesi ile silikon yerleştirilir ve hızlı sonuç elde edilir.
İyileşme süresi de hızlı ve sonucu mutlu eden bir ameliyattır.
Silikonlu meme dikleştirme işlemi ise biraz daha farklıdır. Memede deformasyon varsa, hem büyütme hem de dikleştirme titizlikle uygulanmalıdır. Meme hacmi silikon protezlerle sağlanırken, ideal hacim ‘dikleştirme ameliyatı’ ile aynı anda sağlanır.
İz farkı
Dikleştirme işleminde, memenin kahverengi kısmı etrafında ve meme üzerinde ters ‘T’ izi olacaktır. Bu izleri itinayla gizleyerek minimal belirginlik sağlanmaya çalışılır.
Yuvarlak protez
Meme büyütme işlemlerinde yuvarlak ya da damla şekilli protezler kullanılır.
Dikleştirme işlemi de yapılacaksa, yuvarlak silikonlar çok daha uygun olmaktadır.
Sarkma şikâyeti olan hastalarımızda “degaje yokluğu ve üst pol hacim kaybı” daha fazladır.
Bu deformasyonu ortadan kaldırmak ve daha dolgun memeler elde etmek için genellikle yuvarlak protezler tercih edilmektedir.
Kas altı mı, kas üstü mü?
Hastaların en sık sorduğu soruların başında, protezin yeri geliyor. Silikonun nereye konulması gerektiği, yerleşimi oldukça önemlidir.
Büyütme estetiği planlandığında, muayene esnasında bu sorunun cevabını bulmak çok daha doğru oluyor. Memenin hacmi, istenilen hacim ve protez hacmine göre protez yerleşimi ve yeri belirlenebilir.
Bazı hastalar için kas altı yerleşim doğruyken, bazı hastalar için kas üstü yerleşim daha doğru olmaktadır.
Silikonlu dikleştirme işleminde bu durum çok daha önemli hale gelir. Genellikle kas altı yerleşim kullanılır. Bu iki yerleşimin avantaj ve dezavantajları etraflıca düşünülerek en doğru yerleşimi seçmek doğru olacaktır.
Sonrasındaki süreç…
Operasyon sonrasında, ameliyat izleri için özel bantlar kullanılır. Bu bantların 4 hafta süreyle kullanılması gerekir. Aynı şekilde özel sutyen-korselerin de 4 hafta boyunca kullanılması şarttır.
Güvenli ve konforlu iyileşme için istirahat de önemlidir. İşlemden sonra istirahat etmek şarttır. Tüm bu süreçte hastanın doktoruyla olan yakın teması, sürecin daha güzel ve kaliteli geçmesini sağlayacaktır.
NOT:
Her zaman tekrarladığım gibi tüm bu işlemler için doktorunuza danışın. İşlemin yapılacağı yerin bakanlık onaylı olmasına dikkat edin. Hijyen koşullarını araştırın.
]]>
Ama bu gruptaki ünlüler yeri ve zamanı geldiğinde de çocuklarını gün yüzüne çıkarmaktan geri kalmaz. İşte Nicole Kidman ile Keith Urban da bu gruptaki ünlülerden.
Mutlu bir evlilik sürdüren çift, kızları Sunday Rose ile Faith Margaret’i mümkün olduğunca meraklı gözlerin, kameraların uzağında tuttu yıllarca.
Kimi zaman kendileriyle birlikte görüntülendi iki kız kardeş ama, peşlerinden koşan magazin basınına konu olacak bir malzemeyi hiçbir zaman vermediler.

KIZLARI İLK KEZ KIRMIZI HALIDA
Kidman ile Urban geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen önemli bir etkinlikte ise kızlarını kimseden saklamadan yanlarına alıp büyük bir gururla kırmızı halıya çıktılar.
Ünlü çift o gece öylesine büyük bir mutluluk yaşıyordu ki bu durumdan kızları da eksik kalsın istemediler.
57 yaşındaki Nicole Kidman geçen hafta sonu ABD’nin Los Angeles kentindeki Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen ödül gecesine katıldı. Bu gecenin ayrı bir önemi vardı onun için.
Çünkü Kidman, AFI tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne değer görülmüştü. Onu bu özel gecesinde kocası Keith Urban’ın yanı sıra kızları Sunday Rose ile Faith Margaret de yalnız bırakmadı. Böylece Kidman ile Urban ik kez kızlarını kırmızı halıyla da tanıştırmış oldu.
Üstelik ünlü çiftin yanında Nicole Kidman’ın ablası Antonia ile onun kızı da yer aldı. Kadınların ağırlıklı olduğu aile kırmızı halıda fotoğrafçılara uzun uzun poz verdi.

İKİ KARDEŞ ŞIKLIKTA ANNELERİYLE YARIŞTI
Nicoe Kidman ile Keith Urban’ın kızlarının şıklığı da dikkatlerden kaçmadı. İlk kez kırmızı halıya çıkan kızlardan 15 yaşındaki Sunday Rose, çiçekli bir elbise giydi. Saçlarını toplayan genç kız sallantılı küpeleriyle dikkat çekti.
13 yaşındaki kardeşi Faith Margaret ile kırmızı bir elbise giydi. İki kardeşin şıklık konusunda anneleri Nicole’den hiç de geride kalmadığı görüldü.
Gece için bedenini saran altın rengi bir elbise giyen Nicole Kidman’ın mutluluğuna ablası Antonia da ortak oldu.
Siyah beyaz elbisesiyle kardeşinin mutlu gecesinde yer alan Antonia Kidman’ın yanında da dört çocuğundan biri olan 17 yaşındaki Sybella Hawley vardı.
Nicole teyzesiyle boy konusunda yarıştığını gözler önüne seren genç kız da kırmızı elbisesiyle dikkat çekti.

Kidman’ın yeğeni Sybella da kırmızı elbisesi, güzelliği ve teyzesine yetişen uzun boyuyla dikkat çekti.

Kidman’ın ablası Antonia, kardeşini bu özel gecesinde yalnız bırakmadı.

KIZLARININ BİRİNİ KENDİSİ DOĞURDU
Nicole Kidman ile Keith Urban, 2006 yılında evlendi. Çiftin büyük kızı Sunday Rose 2008 yılında dünyaya geldi.
Kidman o dönem hamileliği sırasında bile neredeyse hiç kilo almamasıyla dikkat çekmişti. Hatta birçok kişi onun zayıflık uğruna bebek beklerken bile doğru düzgün yemek yemediğini ileri sürmüştü.
Çiftin ikinci kızı Faith Margaret ise 2011 yılında dünyaya gözlerini açtı. Kidman ile Urban, yaptıkları duyuruda bu ikinci bebeğin taşıyıcı anne yöntemiyle doğduğunu açıkladı.
Keith Urban’ın bu evlilikten doğan iki kızı dışında başka çocuğu bulunmuyor. Nicole Kidman’ın eski eşi Tom Cruise ile birlikte evlat edindiği iki çocuğu daha var.

İKİ EVLATLIK ÇOCUĞUYLA İLETİŞİMİ KALMADI
Nicole Kidman, Tom Cruise ile evliliği sırasında iki kez hamile kalmış ve düşük yapmıştı. Bu yüzden büyük bir sarsıntı geçiren Kidman bu gerçeği yıllar sonra açıklamıştı.
Bu durum yüzünden Kidman ile Cruise’un biyolojik çocuğu olmadı. Onun yerine iki tane çocuk evlat edindiler.
Fakat Cruise’dan boşandıktan sonra Kidman, bu iki çocuk, Connor ve Isabella ile neredeyse hiç görüşmedi. Bir dönem birkaç kez birlikte görüntülenseler de gerisi gelmedi.
Bunun nedeni hakkında da çeşitli iddialar var. Bunlar arasında en çok öne çıkana göre Scientology tarikatının üyesi olan Tom Cruise’un bu iki çocuğunu bu gelenekle yetiştirmesi. Kidman’ın ise tarikatla ilgisi kalmadığından artık bu çocuklarla görüşmüyor
]]>
Üstelik büyük çocukları kısa süre önce onlara eşsiz bir mutluluk yaşattı. İlk torunlarını kucakladılar.

İLK TORUNU KUCAĞINA ALDI
Bu sözünü ettiğimiz kişi bir dönem rol aldığı Başka Tanrının Çocukları (Children of a Lesser God) filmiyle hem Oscar kazanan hem de kariyerinde aniden parlayan Marlee Matlin.
O filmle yakaladığı çıkışı sürdüren Matlin ile 1993 yılında evlendiği kocası Kevin Grandalski, geçen hafta çok büyük bir mutluluk yaşadı,
Dört çocuklarından biri olan Sara Rose sevgilisiyle birlikte bir kız bebek sahibi oldu. Marlee Matlin de bu mutlu haberi sosyal medya sayfasından duyurdu.
Daha 60 yaşını bile görmeden 58 yaşında büyükanne olan Matlin, ilk torunlarına Brooklyn Rose adını verdiklerini de belirtti.
Malee Satlir, ilk kez büyükanne olacağı habirini kızının hamileliğinin ilk dönemlerinde yine sosyal medyadan duyurmuştu.

Sarah ve sevgilisi genç yaşta anne- baba olma mutluluğu yaşıyor.

HAMİLELİK HABERİNİ DE SOSYAL MEDYADAN DUYURDU
Matlin ile 27 yaşındaki kızı Sarah Rose, geçen aralık ayında birlikte kamera karşısına geçtikleri bir videoyla aileye yeni bir kız bebek katılacağını duyurdu,
Karnı giderek belirginleşen kızı Sara ile birlikte kamera karşısına geçtiği bu videoda Marlee Matlin , kocaman bir dilim pasta ile bebeğin kız olacağının haberini de verdiler.

ROL ALDIĞI POLİSİYE FİLMİN ÇEKİMİNDE TANIŞTIĞI POLİSLE EVLENDİ
Marlee Matlin, 1993 yılından bu yana polis memuru Kevin Grandalski ile mutlu bir evlilik sürdürüyor.
Çiftin tanışma öyküsü ve çok ilginç… Matlin o dönemde Reasonable Doubts adlı filmde rol alıyordu.
Stüdyo dışı sahnelerin çekimi sırasında çevrede güvenliği sağlamakla görevli polislerden biri de Kevin Grandalski idi. Özetle Matlin, polisiye bir filmin çekiminde tanıştığı polisle büyük bir aşka düştü. 1993 yılında tanışan çift, aynı yıl evlendi.
Marlee Matlin ve kocası Kevin Grandalski’nin Sara Rose dışında 23 yaşında Brandon Joseph, 21 yaşında Tyler Daniel ve 21 yaşında Isabelle Jane adında üç çocuğu daha bulunuyor.

ADI TATİNE GEÇTİ: Yeri gelmişken küçük bir not daha. Marlee Matlin en iyi kadın oyuncu dalında Oscar kazanan ilk işitme engelli oyuncu olarak tarihe geçti.

OSCAR KAZANAN İLK İŞİTME ENGELLİ OYUNCU
Henüz 18 aylıkken geçirdiği bir hastalık sonucu sağ kulağı işitme yetisini yitiren sol kulağı da yüzde 8 0oranında az duyan Marlee Matlin buna rağmen tiyatro sahnesinde başladığı kariyerini sinemada sürdürdü.
Daha yedi yaşındayken işitme engelliler için sanat faaliyetlerinin gerçekleştirildiği International Center on Deafness and the Arts (ICODA) tarafından sahnelenen Oz Büyücüsü adlı oyunda sahneye çıktı.
Sonra da adını sinema tarihine yazdıran Başka Tanrının Çocukları filmi geldi. Yönetmenliğini Randa Haines’in üstlendiği filmin konusu bir yana baş kadın oyuncusu yani Marlee Matlin de çok özeldi.
Filmdeki performansı o kadar etkileyiciydi ki o sırada 22 yaşında gencecik bir yıldız olan Matlin, en iyi kadın oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı. Bu şekilde de o döneme kadar bu ödülü kazanan ilk işitme engelli ödüllü oyuncu olarak tarihe geçti.
]]>
Survior All Star 28 Nisan Pazar akşamı 98. bölümüyle izleyicilerin karşısına çıktı. Geçtiğimiz akşam yayınlanan bölümde haftanın ikinci eleme adayı belli oldu. Son bölümü kaçıranlar ise merak içerisinde “Survivor All Star ikinci eleme adayı kim oldu?” sorusunun cevabını araştırıyor. İşte dokunulmazlık oyunu ve sonrasında konseyden çıkan haftanın ikinci eleme adayı…

BATUHAN’DAN SERT SÖZLER: ÖYLE KOLAY PRİM VAR MI?!
Bir önceki Konsey’de yaşananlarla ilgili Batuhan’dan ilk yorum geldi. Batuhan konseyde olanları şu sözlerle değerlendirdi:
Sağına soluna baktı, dedi ki ben burada tutunamıyorum. SMS de yok ama şarkı oylamaları falan da var, bir yerden yürümek lazım. Ne yapsak diye düşünürken bir hikaye yazması lazım olduğunu düşündü. 2021’den bir hikaye tuttu oradan bir tane. Acun abinin çok sevdiği bir şarkı vardır bilir misiniz? Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi, sen bu işin sonunu düşünmedin mi? Öyle kolay kolay prim var mı ya. Kaldı mı o dönemler. Artık öyle her konuşana yükselmek yok. ‘Buyur kardeşim o senin fikrin devam et’ var.

ALEYNA NOKTAYI KOYDU: BEN ONUN BİLDİĞİ KADINLARDAN DEĞİLİM!
Yunus Emre ile arasında yaşanan gerginlik ve konseydeki Batuhan olayını değerlendiren Aleyna ise şu yorumlarda bulundu:
Ada hayatında ve normalde oyunlarda sürekli bir şeyleri kırıyor. Sürekli bir yerleri yakıyor ve kendisine zarar veriyor. Kendisine zarar verdiğinden ötürü bir aydır oynayamayan bir oyuncu var. Ben de bacağımın yanmasıyla bir tepki verdim. Beni sakın ama sakın ne karısıyla, ne kardeşiyle, ne annesiyle ne de ailesinin herhangi bir kadınla karıştırmasın. Çünkü bana kimse bu zamana kadar küfredemedi. Kötü söz söyleyemedi. İstediğine gitsin istediğini söylesin ama ben onun o bildiği kadınlardan değilim.
Bana çok kötü dakikalar yaşattı ailemle. Söz hakkım olmadığı için bir cevap veremedim. Onu o konseyde yerin dibine sokmasını da bilirdim ama ben o konseyde olsaydım zaten o konuşmayı yapamayacaktı. Aynı bu konseyde olduğu gibi öyle bir R yaptı ki. Özürler dilendi, yanlış anlaşıldığını dile getirmeye çalıştı ama olayda aslında yanlış anlaşılan bir durum yok. Batuhan tam olarak ne hissettiğini söyledi ve gayet açıktı. Ondan almam gereken bir intikam var aslında ama hala onu alabilmiş değilim. Benim kardeşimin gözünden düşecek bir damla gözyaşı için ben bu dünyayı yakarım. Batuhan’ı da tanımam kimseyi tanımam. Benim bir tane kırmızı çizgim var arkadaşım, ailem. Sen benim aileme laf edersen olacaklardan bu saatten sonra sen sorumlu olursun.

FURKAN VE MERVE ARASINDA GERGİN DAKİKALAR
Dokunulmazlık oyunu sırasında Furkan, takım arkadaşlarını yeteri kadar destek olmamakla suçlayınca Merve çileden çıktı ve Furkan’a “Bu gerginliğe hiç gerek yok. Böyle gerildiği zaman ben çok gerilim tokatlarım yani Furkan’ı. Gerçekten tokatlarım. Bu tezahürat etmek ya da yanında olmak böyle bir şey değil. Böyle gerginlikle ona buna ahkam kesmekle olmuyor.” sözleriyle tepki gösterdi.

DOKUNULMAZLIK OYUNUNU HANGŞ TAKIM KAZANDI?
Geçtiğimiz akşam ekrana gelen Survivor All Star 98. bölümde dokunulmazlık oyununu ise 12-8’lik skorla “kırmızı takım” kazandı.

İKİNCİ ELEME ADAYI KİM OLDU?
Dokunulmazlık yarışını kaybeden mavi takımdan bu hafta eleme potasına ikinci isim olarak Batuhan gitti. Adının eleme potasına yazılması sonrası Batuhan, “Girdik yine potaya inşallah sağ salim çıkarız. Ondan sonra haftaya yine erken sonra karışık. Düelloya girmek bir adet oldu benim için” yorumunda bulundu.

Dizinin yeni bölümünde;
Ev kazasına tanıklık edenleri ifadeye alan Ilgaz’a Eren Komiser eşlik etti.
Karısının öldürüldüğünü iddia eden Yılmaz, eşinin temizlik görevlisi olduğunu kazadan da ev sahiplerinin sorumlu olduğunu söyledi.
Ilgaz, ev sahiplerini de ifadeye aldı. İkili, hizmetçi Serap’ın merdivenden düştüğünü iddia etti.
Ilgaz’dan yardım isteyen Yılmaz, ‘ne olur bizi yalnız bırakmayın Savcım, paraları var, güçlüler ya…’ sözleriyle gözyaşlarına boğuldu.

Efe’nin evlilik teklifiyle büyük sevinç yaşayan Tuğçe, sevgilisinin desteğiyle zor günleri atlatmaya başladı.
YEKTA HARAKETE GEÇTİ
İclal Savcı’nın babasının katilinin peşine düşen Yekta, Rafet’ten bilgi aldı. Yekta, Rafet’e suç duyurusunda bulunmasını istedi. İclal Savcı’nın yanına giden Rafet çektiği fotoğrafları verdi. İclal de Kubilay amiri görevlendirdi.

Ceylin, yeni bir dosyaya başladı. Okula gittiğini söyleyen Ceylin, ‘Çocuklar gözümün önünde hastalandı, bunun sebebi de öğretmenleri’ dedi. Öğretmen hakkında bilgi toplayan Ceylin, bir ipucu aradı. Tekrar okula giden Ceylin, öğrencilerle konuşup bilgi aldı.

Serap’ın ölümünü araştıran Ilgaz olay yerine gitti. Çalışanlardan bilgi aldı. Olay yeri incelemede çalışan Göksu, bulduğu delilleri Ilgaz’a anlattı.
İCLAL SUÇLULARIN PEŞİNDE
Olay yerine giden Kubilay amir, Bülent Kısmetov’un darp ettirdiği şahsı buldu. İclal Savcı hemen Kısmetov’u ifadeye çağırttı.
Bülent Kısmetov avukatını aradı, avukatı da kendisini Yekta’ya yönlendirdi.

Ceylin, eşi Ilgaz’ı arayıp sitem etti; ‘Bizim evlilik yıl dönümümüz ne zaman, biz hiç kutlamadık’ Ilgaz da eşine sürpriz yapacağının sözünü verdi.
Görevine geri dönen Eren Komiser ekip arkadaşlarının sıcak karşılamasıyla büyük mutluluk yaşadı.
ILGAZ’I ŞÜPHELENDİREN İDDİA
Serap’ın ölümünü araştıran Ilgaz, ev sahibi Oktay ile görüştü. ‘Duştaydım, sesi duyunca çıktım Serap’ı yerde gördüm. Serap yıllardır bizimle çalışıyor, ilişkimiz hizmetli patron şeklindeydi’
Ev sahibi Yeliz de ifadesinde ‘Çığlık sesini duydum, çıktım. Korkunç bir manzaraydı. Kaç defa söyledim, ‘aşağıdan başlama, yukarıdan başla kuru zemine bas’ dedim dinlemedi’
Yeliz’in hemşiresini de ifadeye çağıran Ilgaz, o gün yaşananları anlattı; ‘ Ben tansiyon ölçüyordum, Serap odaya girince Yeliz hanımın tansiyonu yükselti daha sonra odadan kovdu. Biraz sonra da Oktay beyin Serap’ı azarladığını duydum. Cam kırılma sesi duydum. İşim bitince de çıktım. Ben gelirken Serap, merdivenleri silmiş aşağıya kovayı koyuyordu. Çıkarken de kova kenardaydı’
Yekta’nın yanına giden Bülent Kısmetov ondan yardım istedi. Öte yandan, Ceylin okuldaki araştırmalarına devam etti. Dosyaya bakan Ilgaz Savcı, Nuray öğretmenle görüşmek istedi.

Tuğçe’nin evlilik teklifi aldığını duyan Parla, büyük şaşkınlık yaşadı. Arkadaşının sevincine ortak olmayan Parla tepkileriyle kendini ele verdi. Daha önce Efe’nin gizlice insanların eşyalarını aldığını gördüğünü söyledi. Tuğçe de ‘Efe’nin durumunu biliyorum’ karşılığını verdi.
İCLAL BABASININ KATİLİYLE KARŞI KARŞIYA
Bülent Kısmetov, avukatı Yekta ile İclal Savcı’nın yanına ifadeye girdi. Babasının katiliyle yüz yüze gelen İclal öfkesini korudu. Suçlamaları anlatan İclal, Kısmetov’u köşeye sıkıştırdı.
Sinirlerine hakim olamayan Bülent Kısmetov, Yekta’ya Kazakistan’a kaçacağını söyledi. Hemen İclal’in yanına giden Yekta, müvekkilinin kaçacağını söyledi. Kubilay amiri arayan İclal, Bülent Kısmetov’u gözaltına almasını istedi, yurt dışına da çıkış yasağı aldırdı.

Bülent Kısmetov, yurt dışı yasağı çıkınca Yekta’nın yanına gitti. Yardım isteyen Kısmetov, İclal Savcı’yı çok eskiden tanıdığını söyledi. Yekta, bildiklerini İclal Savcı’ya anlattı.
BABAMIZIN CESEDİNİ GETİRDİK
Emniyete gelen iki kardeş, ‘babamızın cesedini getirdik’ sözleriyle Eren Başkomiser’in yanına geldi. Olanları anlatan kardeşler, ‘Kapıyı açtık, kefenli birisi. Kefeni açtık babam. Yıkanmış, ağzı bağlanmış eşyaları da yanındaydı. Sadece dedemden kalan çakmak yoktu. Babamın adı Abdullah Özkap’ ifadesini verdi.

SERAP’I KİM ÖLDÜRDÜ?
Olay yeri inceleme ekibi topladıkları bulguları, Ilgaz’a iletti. ‘Olayın kaza olma ihtimali var’ dedi.
Serap’ın kız kardeşi emniyete gelip ifade verdi; ‘Ablam Oktay beye gönlünü kaptırmış, karşılıklı bir şeydi hediyeler almış ablama bir de bu telefon var’ dedi. Ilgaz Savcı olayı araştıracağını söyledi.
Bilişimden gelen haberi Eren Başkomiser, Ilgaz’a ‘Serap attığı mesajlarda, ‘Yeliz biliyor, bakışlarından anlıyorum’ yazmış.” bilgisini verdi.
YILMAZ ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKTİ
Serap’ın eşi Yılmaz, şikayetini geri çektiğini Ilgaz’a bildirdi. Ilgaz da ‘Neden, kan parası mı verdiler’ sözleriyle sitem etti. Yılmaz da ‘Ölüyorum ben Savcım dördüncü evre çocuklara kim bakacak. Acımı kalbime gömeceğim çocuklarım geleceği için kan parasını kabul etti’ karşılığını verdi.

ILGAZ VE CEYLİN YEMEKTE
Ilgaz, evlilik yıl dönümü için bir akşam yemeği organize etti. Yemekte bir araya gelen ikili keyifli anlar yaşadı.
Gittikleri mekanda bir hayli keyifli halde Yeliz’i gören Ilgaz, büyük şaşkınlık yaşadı. Ilgaz, Yeliz’i suçladı, ‘Güzel mi böyle birini öldürüp, sonra da kutlamaya çıkmak.’

Ilgaz’ın Yeliz’i uyardığı görüntüler Başsavcı’ya ulaştı. Yeliz ve avukatı Ilgaz’ı şikayet etti. Başsavcı da Ilgaz’a tepki gösterdi; ‘Birilerine parmak sallamak sizin göreviniz değil, sadece görevinizi yapın kabadayılığa yer yok’
OSMAN, ZÜMRÜT’ÜN EVİNDE
Osman, Zümrüt’ün eşini öldürmek için boyacı kılığında eve girdi. Bir plan hazırlayan Osman doğru zamanı bekledi.
Yekta, Bülent Kısmetov’dan gelen mesajla şoke oldu. ‘Şahsımı ispiyonlayanı buldum. Rafet’

ŞÜPHELİ ÖĞRETMEN!
Efe Savcı okulda olan ilginç olayları araştırmaya devam etti. Ceylin de öğrencilerle buluşup, okulda yaşananları öğrenmeye çalıştı. Öğrenciler, Nuray öğretmeni anlattı; ‘Yaramazlık yapınca birbirimize vurduruyor, sakın anne ve babama bir şey söylemeyin’

Trafikte seyir halinde giderken Ceylin’e arkadan bir araba çarptı. Panik yaşayan Ceylin arabasına çarpanın öğretmen Nuray olduğunu gördü.
YELİZ’İ SUÇLU ÇIKARACAK DOSYA
Eren Başkomiser, zaman aşımına uğramak üzere olan dosyalardan Yeliz’in cinayete karıştığı bir davayı bulup Ilgaz’a getirdi.

‘NASIL ÖLMEK İSTERSİNİZ’
Daha sonra dizide Ilgaz’ın elleri bağlı halde olduğu anlara yer verildi. Bir adam Ilgaz’a ‘Evet Sayın Savcım, nasıl ölmek istersiniz’ diye sordu.
]]>
“Estetiğim yok. Eski fotoğraflarda küçüğüm. Makyaj yapmayı bilmiyordum. Zaman geçtikçe yüzüm oturdu. Makyajı öğrendim.” (Sayit DURMAZ)

Sıla Türkoğlu’nun bu fotoğrafı çok konuşuldu…
GÖRENLER TANIYAMADI
Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…
KENDİNE NE YAPTIN ÇAĞLA
ÇAĞLA Şıkel, son olarak yüzüne yaptırdığı işlemle takipçilerinin tepkisini çekti. Bir marka ile yaptığı iş birliği kapsamında kamera karşısına geçen ünlü ismin dudaklarındaki eşitsizlik, elmacık kemiklerindeki dolgunluk ve ön dişleri dikkat çekti. Son hali takipçileri tarafından eleştirilen Çağla Şıkel, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Ünlü ismin takipçileri “Yazık etmiş kendine”, “Ne yaptın kendine Çağla?” yorumlarını yaptı.

SON HALİNİ PAYLAŞTI
Cenk Eren, geçtiğimiz mart ayında yüz gerdirme ameliyatı olmuş, haberi “Nerelerdesin diye sorup duruyordunuz?” notuyla paylaştığı fotoğrafla duyurmuştu.

Cenk Eren iyileşti son halini takipçileri ile paylaştı. 58 yaşındaki Eren’in görüntüsü takipçilerinin beğenisini topladı.

HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN
Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.
Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi.

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI
Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti.

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzerine çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzelsiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…
Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.
Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
YENİ EBRU
Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.
Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’
TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.
Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.
Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:
“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti. Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi gözlerden kaçmadı.

DİLAN DA MODAYA UYDU
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı.
Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.
Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.
Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI
Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!
Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi.
Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı. Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı.

BESTE DE MODAYA UYDU
Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!
GÖRENLER TANIMADI
Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.
FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI
Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.
NOLUR BANA DUA EDİN
Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.
GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.
İŞTE YENİ HALİM!
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.
12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI
Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.
REKOR DENİZ’İN
Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.
]]>Halası ile konuşmak için baba evine giden Türkan, Müjgan’ın hareketlerinden şüphelendi. Anahtarı kayıp olan kulübeye giden Türkan, içeride Sevilay’ın olduğunu görünce şoke oldu ve hemen kardeşlerini aradı.
Babalarını Müjgan’dan kurtarmaya kararlı olan üç kız kardeş, planlarını uygulamaya başladılar…

Müjgan’ın Sevilay’ı kulübede sakladığını kendi gözleriyle gören Sadık, büyük yıkım yaşadı.
Bir anlık boşluktan faydalanarak kaçan ve buluşma yerine giden Sevilay’ı bekleyen tek kişi Kartal değildi…
Dizinin yeni bölümünde;
Müjgan’ın ihaneti kadar kızlarına karşı duyduğu mahçubiyet de Sadık’ı derinden sarstı. Müjgan eşyalarını toplayıp evden giderken, Derya’nın söyleyecek bir çift sözü vardı: Yürü anca gidersin!
Gidecek hiçbir yeri olmayan Müjgan, eski dostu Rüçhan’ı aradı. Müjgan’ın Sevilay’a yardım etmesini hazmedemeyen Rüçhan, çok sert konuştu.

Kendini affettirmek isteyen Müjgan, savaşı başlatan kişinin Dönüş olduğunu söyledi.
Sevilay’ın gerçek yüzünü gören Özer, bir kez daha evine ve ailesine döndü. Anne ve babasının birlikte vakit geçirmeye ihtiyaçları olduğunu düşünen Somer, onlara kısa bir Paris seyahati ayarladı.

Serdar, dört bir yandan Dönüş’ün nükseden hastalığına çare ararken; Dönüş ise bir türlü vakit geçiremediği Serdar’a içten içe kırılmaya başladı.
İyileşmeyi zamandan beklemek insanoğlunun en iyimser aptallığı…
Nezahat, Sadık kovduktan sonra Kormanlar’ın yanında işe başlayan Cevriye ve Fatih’i çağırmak için malikaneye gitti ama bu çaba sonuçsuz kaldı.
Hem Cevriye hem de Fatih eve geri dönmeyeceklerini söylediler.
Annesine verdiği sözü tutan Türkan, mezarlığa gitti. Olup biteni uzun uzun Nesrin’e anlattı…
Derya’yı ziyarete giden Dönüş, ona hiç de duymak istediği şeyler söyledi:
Ben bu kez başaramayabilirim… Benim belki sayılı yıllarım, aylarım, günlerim kaldı…
Dönüş’ü hayatta tutabilmek için tüm gücüyle uğraşan Serdar, Sadık’ın yanına gidip ona Dönüş’ün hastalığının nüksettiğini söyledi.
Vakit kaybetmeden Dönüş’ün yanına giden Sadık, kızını balık tutmaya götürdü.

Dönüş, babasına hastalığının yeniden nüksettiğini bu nedenle de Serdar’dan ayrılmaya karar verdiğini söyledi.
Baba ben hissediyorum, bu defa başaramayacağım…
Türkan ile Somer’in zor kurtulduğu yangının araştırmaları sürerken, gözler firari olan Mustafa’ya çevrildi. Bu ihtimal Derya ile Kartal arasında gerginliğe neden oldu.

Serdar’ın eve gelişini dört gözle bekleyen Dönüş, ona ayrılık kararını söyledi. Dönüş’ü bırakmak istemeyen ve hastalığından dolayı kendisini terk ettiğini düşünen Serdar, duyduğu her cümle ile biraz daha yıkıldı.
Bugünü sakın unutma Dönüş! Çünkü ben seni yaşatacağım… 70 yaşına, 80 yaşına gelince bugünü düşün…
Elinde valiziyle baba evine dönen Dönüş, tedavisine devam edeceğine söz verdi.

Derya’nın hamile olduğunu tesadüfen öğrenen Türkan’ın kardeşine öfkesi ikiye katlandı.
Unuttuğu eşyaları almak için Sadık’ın evinde giden Müjgan, Dönüş ile karşılaştı.
Siz babamın canını çok yaktınız. Gözünün ışığı söndü. Dilerim sizin de hayat ışığınız sönsün…
Aileyi bir araya getirmek isteyen Nezahat; Türkan, Somer, Cevriye, Fatih ve çocukları akşam yemeğine davet etti.
Dizinin final sahnesinde;
Evin bahçesinde oyun oynayan Efe, eve girmek üzereyken bahçede birisinin kendisini izlediğini fark etti: Baba…

Ayni dakikalarda Kalender Ailesi, günler sonra bir masada toplanmıştı. Sadık, Türkan’a bazı nasihatlerde bulundu.
Derya’yı bağışlamak zorundasın. Benden sonra senin kanatlarının altında olacaklar. Ben ömrüm el verdiği sürece sizin ardınızda olacağım…Elbet günün birinde bu dünyadan sessiz sedasız gideceğim ama ardımda birbirlerine sırtını dönmüş evlatlar bırakırsam gözüm açık gider
Sadık konuşmasını tamamlayamadan fenalaştı. Babasının durumunu fark eden Dönüş ve Türkan çığlık çığlığa yardım arayışına girdiler…

İkonik sarışın güzel, her zaman örnek aldığı barış yanlısı aktivistlerle çalışmaya başladığında büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Sharon Stone TRT World’de yayınlanan, Alex Salmond’ın sunduğu Turkish Tea Talk (Türk Çayı Sohbetleri) programına katıldı
ŞÖHRETİNİ HEP BAŞKALARINA YARIM ETMEK İÇİN KULLANDI
Şöhretini kullanarak başkalarına yardım edebilmek için çok çaba gösteren Sharon Stone 2013’te HIV/AIDS’li insanlar için yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Barış Zirvesi Ödülü’nü kazanmıştı.
Alex Salmond’la sohbet ederken küresel insani yardım görevlerinde çalışırken tanıştığı insanları çok sevdiğinden bahseden Sharon Stone o anlarda duygularına hakim olmayarak gözyaşlarına boğuldu.

Uzun yıllardır barış gönüllüleri ve daha birçok toplumsal mücadele alanında gönüllü olarak çalışan Sharon Stone bu deneyimlerini ve birlikte çalıştığı arkadaşlarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı
BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ İÇİN GÖZYAŞI DÖKTÜ
Stone zorlukla konuşurken gözyaşları içinde “Bu insanlar o kadar cesur ki… birdenbire doğru odadaymışım gibi hissettim, bunlar benim insanlarım, bu insanlarla sokakta durabilirim, bu insanlarla hayatımı riske atabilirim, onlar beni anlıyor ve ben de onları anlıyorum,” dedi.
Sharon Stone Arnold Schwarzenegger ile 1990’da Total Recall adlı ilk büyük filmini çektiğinden beri yani tam 35 yıldır sinema sektörünün içinde.

Uzun yıllardır oyunculuktan uzak kalan Sharon Stone porgram sunucusu Alex Salmond’a resimlerini gösterdi
Stone bu filmle dikkat çektikten 2 yıl sonra adını tüm dünyanın duymasını sağlayan meşhur Temel İçgüdü filminde başrol oynadı.
35 YIL ÖNCE BAŞLAYAN KARİYERİ HASTALIĞI YÜZÜNDEN YOK OLUP GİTTİ
Robert De Niro ile rol aldığı Casino filmiyle Oscar adaylığı alan yıldız oyuncu kariyerinin zirvesindeyken bir anda ortadan kaybolmuştu. Sharon Stone uzun yıllar boyunca yaşadığı sağlık sorunları yüzünden oyunculuk kariyerine geri dönemedi.

Sharon Stone kanseri yendi ancak beyin kanaması geçirdikten sonra kritik ameliyatlar ve uzun bir iyileşme süreci yaşadı… Hastalığı yüzünden oyunculuk yapamayan yıldız isim sektöre geri döndüğünde ise kapılar bir bir yüzüne kapandı
Hem kanser atlatan hem de beyin kanaması geçirip büyük ameliyatlar geçiren Sharon Stone uzun yıllar ekranlardan ve beyaz perdeden uzak kaldı. Şimdilerde kendini resim yapmaya adayan ve artık bir ressam olduğunu söyleyen ünlü oyuncu Hollywood’un gerçek yüzü konusunda da oldukça açık sözlü davranmasıyla tanınıyor.
O ARTIK BİR RESSAM!
Los Angeles’taki evinde günde 17 saatini resim yaparak geçiren Sharon Stone adını yavaş yavaş bir ressam olarak da duyurmaya başladı. Yıldız ismin ilk tablosu 30,000 dolara satılmış.

Ünlü oyuncu çok istese de biyolojik yoldan anne olamamış sonrasında iki erkek çocuk evlat edinmişti
Çocukluğundan beri resim yapmayı çok sevdiğini söyleyen Sharon Stone yakın geçmişteki bir röportajında artık Hollywood için yaşlı sayıldığını ve oyunculuk yapmak istese de rol bulamadığını itiraf etmişti.
“Eskiden ünlü bir sinema yıldızıydım… Hastalandım, unutuldum… Maddi ve manevi olarak her şeyimi kaybettim” diyen Stone hastalığını yenip sağlığına kavuştuktan sonra sinemaya geri dönemediğini, hiçbir filmde rol bulamadan tam 8 yıl didindiğini söylemişti.

66 yaşındaki Stone artık istese de yaşından dolayı rol bulamadığını, Hollywood’un yaşı ilerleyen kadın oyunculara çok acımasız davrandığını söylüyor
“HOLLYWOOD KADINLARA KARŞI ÇOK ACIMASIZ”
Hollywood’da kadınlara ayrımcılık yapıldığını, kadın sinema oyuncularının erkek oyunculardan çok daha düşük ücretler aldığını yıllardır dile getiren Sharon Stone yaşın da kadınların kariye açısından yıkıcı bir etkisi olduğunun altını çiziyor.

Sharon Stone ne kadar çok karakteri canlandırmış olursa olsun, insanların onu Temel İçgüdü’deki seksi katil Catherine Tramell olarak hatırlamak istediğini ve bunun oldukça can sıkıcı olduğunu itiraf etti.
Kendini resme vermesinin sebeplerinden birini “Eğer ölmüş olsaydım çok daha değerli olurdum, uzun yaşamın özellikle kadın sanatçılar için dezavantaj olduğunu anladım” diyerek anlatan Sharon Stone oyunculuk kariyeri istemese de sona erince sanattan kopmamak için bu yolu seçmişti…
]]>
Linda Evangelista özel geceye nasıl hazırlandığını ve yıllardır dost olduğu meslektaşlarıyla geçirdiği özel anların fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaştı
YILLARCA ÇOK ZORLU BİR YOLDA YÜRÜMÜŞTÜ
Christy Turlington, Cindy Crawford ve Naomi Campbell artık emekliliğin tadını çıkarsalar da bir yandan özel davetlerde ve reklam kampanyalarında yer almaya devam ediyorlar. Süper modeller dörtlüsünün diğer üyesi Linda Evangelista’nın yolculuğu ise daha zorlu süreçlerle dolu geçti…

58 yaşındaki Linda Evangelista, yıllar önce yaptırdığı başarısız estetik ameliyatı nedeniyle bir süre insan içine çıkmaktan vazgeçecek hale gelmiş, onu büyük bir yıldıza dönüştüren sıra dışı güzelliği solup gitmişti.

58 yaşındaki Linda Evangelista yıllar önce geçirdiği bir dizi estetik işlem sonrasında tanınmayacak hale gelmişti
ESTETİK İŞLEMLER ONU TANINMAYACAK HALE GETİRDİ
Kariyerinin zirvesindeyken dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul edilen ve kimselere benzemeyen yüz hatlarıyla sayısız dergi kapağında ve dev markaların reklam kampanyalarında yer alan süper model yılların pişmanlığını üzerinden atmış durumda.

Ünlü model uzun süre sadece geceleri ve kimsenin onu tanımayacağı yerlere gittiğini söylüyor… Ancak artık bundan vazgeçmiş ve hayatına kaldığı yerden devam etmek istiyor
Times’a konuşan Linda Evangelista ameliyattan önce her zaman eğlendiğini ve her zaman güldüğünü belirtti. Ancak yaptırdığı estetik operasyonların ardından korkunç bir depresyona sürüklendi ve hayatına uzun süre bir münzevi olarak devam etti.

Linda Evangelista süper modleler dünyasının en sıra dışı güzellerinden biri kabul ediliyodu
O yıllarda sadece geceleri kimsenin onu görmeyeceği zamanlarda dışarı çıkan ve ıssız yerlere giden ünlü model güzelliğini kaybetmiş ve dünyası adeta başına yıkılmıştı. Evangelista, “CoolSculpting” adı verilen ve çene çizgisi, uylukları, karnı ve sırtındaki yağları dondurmayı amaçlayan yedi seanslık cerrahi olmayan bir prosedürden geçmişti.
OĞLUNUN SÖZLERİ ONU HAYATA DÖNDÜRDÜ
Yanlış uygulanan bu işlem sonucunda sadece vücudu değil yüzünde de deformasyonlar oluşan Linda Evangelista kendini saklamak için yıllar boyunca gözden kaybolmak zorunda kaldı. Ünlü model verdiği röportajda bu karardan nasıl döndüğünü açıkladı

Linda Evangelista’nın şu anda Salma Hayek’le evli olan ünlü iş adamı François-Henri Pinault’dan Augustin adında bir oğlu var… Ünlü model oğlunun kendisine eski neşeli ve mutlu günlerini hatırlattığını ve onu yine hayat dolu görmek istediğini söyledikten sonra toparlandığı söylüyor
Oğlu Augie’nin birkaç yıl önce yaptığı bir yorum yıldız ismi terapiye geri dönmeye teşvik etmişti. Saklanmaktan vazgeçen Linda Evangelista yavaş yavaş yeniden yüzünü göstermeye başladı, podyumda birlikte yürüdüğü arkadaşlarıyla dizi çekti.
ARTIK SUÇLULUK DUYMAK YOK!
Hatta ünlü model geçen yıl podyuma geri bile döndü. Linda Evangelista geçirdiği estetik işlemlerden sonra yaşadıkları için kendini suçlu hissetmeye devam ettiğini itiraf ediyor.

Linda Evangelista artık saklanmak yerine hayatın içine karışmak ve eski mutlu günlerine dönmek istiyor
Ancak ünlü model buna rağmen kendini suçlamaktan vazgeçmiş ve hayatına kaldığı yerden en iyi şekilde devam etmek için çabalıyor.
MEME KANSERİNİ DE YENMİŞTİ
Linda Evangelista sadece bu korkunç dönemden geçmekle kalmamış, 2018’de meme kanserine yakalandıktan sonra çift mastektomi operasyonu geçirmişti. Yani ünlü modelin iki göğsü de kanser tedavisi için alınmıştı.


EN ÖZEL POZ
Bu kritik duyuruya 75 yaşındaki Kral ve 76 yaşındaki Kraliçe’nin 6 Mayıs’taki taç giyme törenlerinden bu yana geçen bir yılı simgeleyen yeni bir resmi kraliyet portresi eşlik etti.
Fotoğraf, portre fotoğrafçısı Millie Pilkington tarafından kraliyet çiftinin 19. evlilik yıldönümlerinin ertesi günü olan 10 Nisan’da Buckingham Sarayı’nın bahçesinde çekildi.

Buckingham Sarayı bu söylentilerin önüne geçmek için resmi bir açıklama yayınladı… Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın resmi bir portresi de bu açıklamayla birlikte yayınlandı
Hayatının iki önemli dönemeci olan evlilik ve taç giyme yıldönümleri için çekilen bu fotoğrafta Charles ve Camilla’nın oldukça keyifli şekilde gülümseyerek ve adeta “buradayız, iyiyiz, bir yere gitmiyoruz” mesajı verdiği yorumları yapıldı.
SARAY ŞUBATTAN BERİ AÇIKLAMA YAPMAMIŞTI
Saray tarafından yapılan son açıklama 5 Şubat tarihliydi. Bu bilgilendirme mesajında Kral Charles’ın ocak ayında iyi huylu prostat büyümesi nedeniyle gördüğü tedavinin ardından kanser olduğunun ortaya çıktığı duyurulmuştu.
İngiltere hükümdarının geçtiği zorlu süreçte yapılan bu ikinci açıklama aylar sonra geldi.

Açıklamanın zamanlaması ise manidar… Dün basına yansıyan haberlerde kralı durumunun bilinenden kötü olduğu, kanser tedavisinin devam etmesine rağmen sağlığının bozulduğu ortaya atılmıştı.
DURUMU KÖTÜ DENİYORDU… HEMEN YENİ AÇIKLAMA GELDİ
Hatta durumun ciddileşmesi üzerine Buckingham Sarayı’nın Charles’ın hazırda bekleyen cenaze planlarını ele aldığı ve güncellemeler yapıldığı bile söylenmişti.
Hemen ertesi gün hamle yapan saray Kral Charles’ın kanser tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığından önümüzdeki süreçte onu bekleyen takvime kadar her şeye açıklık getirdi.

Tam bir işkolik olduğu bilinen kralın kanser tedavisi yüzünden kraliyet görevlerini aksatmak zorunda kaldığı için çok üzüldüğü söyleniyordu
Buckingham Sarayı, Kral’ın tedavisinin devam ettiğini söyledi ve doktorlarının olumlu görüşlerini paylaştı. Açıklamada “Majestelerinin tedavi programı devam edecek, ancak doktorlar şu ana kadar kaydedilen ilerlemeden yeterince memnunlar ki Kral artık halka dönük bir dizi göreve devam edebilir” ifadeleri kullanıldı.
TEDAVİ DEVAM EDİYOR: DURUM OLUMLU
Ancak kralın tedavisinin ne zaman tamamlanabileceği açıklanmadı. Kraliyet sözcüsü “Bunu söylemek için henüz çok erken, ancak Majestelerinin sağlık ekibi şu ana kadar kaydedilen ilerlemeden dolayı çok cesaretli ve Kral’ın iyileşmeye devam edeceği konusunda olumlular” dedi.

Kralın kamu görevlerine tekrar geri döneceği açıklanırken Charles’ın bu durumdan dolayı mutlu olduğu ve sağlık ekibine devam eden yardımları ve uzmanlıkları için çok minnettar olduğu da belirtildi.
Saray tarafından açıklanan yeni programa göre Kral Charles ve Kraliçe Camilla 30 Nisan’da bir kanser tedavi merkezini ziyaret edecek ve burada tıp uzmanları ve hastalarla bir araya gelecekler.
Bu ziyaret, 5 Şubat’ta kanser teşhisinin açıklanmasından bu yana Charles’ın halka açık ilk resmi etkinliği olması bakımından önem taşıyor.

Charles’ın 30 Nisan’dan itibaren kraliyet görevlerine döneceği açıklandı
KRALİYET GÖREVLERİNE GERİ DÖNECEK
Ancak kral o tarihten bu yana geçen aylarda perde arkasında çalışmaya ve sarayda konuklarını ağırlamaya devam etti. Ayrıca Paskalya’da kilise ayinine katılıp ona iyi dilekte bulunan halkın karşısına çıktı.
Saray ayrıca Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın, haziran ayında Japonya İmparatoru ve İmparatoriçesini bir devlet ziyareti için ağırlayacaklarını açıkladı. Devlet ziyaretiyle ilgili daha fazla detayın zamanı geldiğinde açıklanması beklenirken, Kral Charles’ın ziyarete katılmasının doktorlarının onayına bağlı olduğu anlaşılıyor.

Charles annesi Kraliçe Elizabeth Eylül 2022’de hayatını kaybettikten sonra tahta oturmuş, tacını da 6 Mayıs 2023’te gerçekleşen törenle takmıştı
YAZ VE SONBAHAR AYLARINDAKİ YOĞUN ETKİNLİKLERİN DURUMU BELİRSİZ
Kral’ın Trooping the Colour (hükümdarın doğum gününün yıllık kutlaması), Royal Ascot ya da Buckingham Sarayı bahçe partileri gibi kraliyet takvimindeki önemli etkinliklere katılımı henüz teyit edilmedi.
Resmi açıklamada “Majestelerinin bu yaz ve sonbahar etkinliklerine nasıl katılabileceklerine dair planlamalar devam etmektedir, ancak bu aşamada hiçbir şey teyit veya garanti edilemez. Gelecekle ilgili tüm planlar, Majestelerinin iyileşme sürecine yönelik riskleri en aza indirmek için gerekli uyarlamaların yapılmasıyla birlikte, doktorların tavsiyelerine tabidir” denildi.
]]>Buna, duruşma hakiminin, Weinstein’in kendilerine saldırdığını söyleyen bazı kadınların tanık olarak dinlenmesine izin vermesi gerekçe olarak gösterildi. Yüksek Mahkeme, bu cinsel saldırı suçlamalarının dinlenmesinin söz konusu mahkemedeki suçlamalarla ilgili olmadığını tespit etti.

HAPİSTEKİ TECAVÜZ SUÇLUSU ESKİ YAPIMCI HAKKINDA VERİLEN KARAR TEPKİ TOPLADI
Weinstein, bu davada cinsel istismar suçundan 23 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. 72 yaşındaki Weinstein farklı bir davadan aldığı mahkumiyet nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.
Harvey Weinstein’in 2020’de New York‘taki mahkumiyeti, film endüstrisinde yıllarca devam eden cinsel tacize karşı çıkan #MeToo hareketi için bir dönüm noktası olmuştu.
Ashley Judd ve Harvey Weinstein tarafından cinsel saldırıya uğradıklarını açıklayan diğer bazı Hollywood yıldızları, Weinstein’ın tecavüz mahkumiyetini bozan mahkemeyi eleştirdi.

Harvey Weinstein uzun yıllar boyunca Hollywood’un en güçlü isimlerinden biriydi… Weinstein 2007’de İngiliz oyuncu ve moda tasarımcısı Georgina Chapman’la evlenmişti… Chapman 2021’de tecavüz suçlusu kocasından ayrıldı
“BU BİZE YAPILAN BİR HAKSIZLIK”
Gözden düşmüş film yapımcısına karşı konuşan ve suçlama yönelten ilk ünlü isim olan Judd, The New York Times’a “Bu hayatta kalanlar için, onun elinden kurtulan kurbanları için haksızlık” dedi.
“Biz hala kendi gerçeğimizle yaşıyoruz. Ve ne olduğunu biliyoruz” diyen Ashley Judd’a birçok başka isim de destek çıktı.
Weinstein’ı 2015 yılında Manhattan’daki ofisinde yaptığı bir iş görüşmesi sırasında göğüslerini avuçlamak ve ellerini eteğinin içine sokmakla suçlayan model Ambra Battilana Gutierrez de mahkemeye seslenmekten geri durmadı.

Gutierrez gazeteye verdiği demeçte “Eğer savcı 2015 yılında davamı ciddiye almış olsaydı, şu anda burada olmazdık. Bu, adalet sisteminin ve mahkemelerin kurbanları ciddiye alma ve çıkarlarımızı koruma konusunda süregelen bir başarısızlığıdır” dedi.
“GÜÇLÜ ERKEKLERE KARŞI ÇIKAN KADINLARIN NADİREN ADALET BULUR”
Weinstein’ı New York’taki dairesinde, bir iş toplantısı olduğunu düşündüğü sırada çıplak haldeyken kendisini takip etmekle suçlayan Katherine Kendall kararı “Cinsel saldırı mağdurlarının adalet bulamadığını hatırlatan korkunç bir karar” olarak nitelendirdi.
Kendall “Güçlü erkeklere karşı çıkan kadınların nadiren adalet bulduğunu” da sözlerine ekledi.

Ashley Judd Harvey Weinstein konusunda sessizliğini bozan ilk Hollywood yıldızı olmuştu
“Law & Order: SVU” dizisinin yıldızı Mariska Hargitay kararı eleştirerek Instagram’da “Harvey Weinstein’ın mahkumiyetinin bozulması, her yerde tecavüz kurbanları için acı verici ve çileden çıkarıcı bir hakaret” diye yazdı.
Kendisi de bir tecavüz kurbanı olan Hargitay, “Bu davada yer alan veya tanıklık etmek zorunda kalan her kurban için kalbim bugün, yarın ve sonsuza dek sizinle” dedi.
Weinstein için mahkumiyet kararı Şubat 2020’de bir kez tecavüz ve bir kez de cinsel suç eyleminden dolayı verilmişti.

Dava sürecinde sağlığı bozulan Weinstein mahkemeye yürüteçle geliyordu
O dönemde Weinstein, eski “Project Runway” yapım asistanı Miriam “Mimi” Haleyi’ye cinsel ilişkiye zorladığı için birinci derecede cinsel suçtan ve kuaför Jessica Mann’a saldırdığı için üçüncü derecede tecavüzden suçlu bulunmuştu.
Weinstein Mann’a tecavüz etmek ve Haleyi’ye cinsel istismarda bulunmaktan 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
80 KADIN SUÇLADI, 28 TANIK DİNLENDİ
Duruşmada 28 tanık duygusal ifadeler vermek üzere kürsüye çıkarken, en az 80 kadının Weinstein’a yönelik suiistimal suçlamalarında bulunduğu bildirildi.

Kendisi de tecavüz kurbanı olan ünlü oyuncu Mariska Hargitay de karara tepki gösterenler arasındaydı
Eski yapımcı üç yıl sonra adı açıklanmayan bir kurbana zorla tecavüz, zorla oral birleşme ve yabancı bir cisimle cinsel penetrasyon suçlarından yargılandıktan sonra 16 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı.
Weinstein’ın iddia edilen eylemlerine yönelik öfke Hollywood’u kasıp kavuran #MeToo hareketine ilham verdi.
]]>RUH EŞİNİ BULDU
Salma Hayek Instagram hesabından bugüne kadar gizli kalmış düğün fotoğraflarını paylaştığı yıldönümü kutlama gönderisine “Ruh eşini bulmanın kutsiyetini anlatacak kelime yok” notunu düştü.

Hollywood’un ne sevilen yıldızlarından Salma Hayek uzun yıllar evliliğe yanaşmadıktan sonra en sonunda Francois-Henri Pinault’yla mutluluğu yakaladı
Nisan 2009’daki düğün günlerine ait fotoğraflarını, gelinlikli halini ve düğün hazırlıklarının tatlı telaşını paylaşan güzel yıldız “Ruh eşini bulmayı hafife almayın. Şimdiye kadar bulamayanlarsa aramaktan vazgeçmesin” yazdı.
“Hayatımın en güzel günlerinden biri” dediği düğün gününü anlatan Salma Hayek’in 61 yaşındaki milyarder iş insanı Francois-Henri Pinault’yla 15 yıllık mutlu evliliğinden 16 yaşında, Valentina adında bir kızı var.

GÖRÜLMEMİŞ DÜĞÜN FOTOĞRAFLARINI PAYLAŞTI
2006’da tanışan Hayek ve Pinault, 2009 Sevgililer Günü’nde Paris’te bir adliye sarayında ilk kez nikâh masasına oturduktan sonra nisan ayında aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte görkemli bir düğün yaptı.
Salma Hayek daha önce ünlü milyarderden gelen iki evlilik teklifini “korkudan” reddettiğini itiraf etmişti. Yıldız oyuncu 2021’de verdiği bir röportajda “Bana kaç kez evlenme teklif etmek zorunda kaldığını itiraf etmekten utanıyorum” demişti.

Salma Hayek 15. evlilik yıldönümünü kutlarken düğününden fotoğraflar paylaştı
Evlenme korkusu belediyedeki resmi nikahtan düğününe kadar aktrisin peşini bırakmadı ve Hayek en sonunda aile üyelerinin onu “sürükleyerek” evlendirdiğini itiraf etti.
EVLENMEKTEN ÖDÜ KOPUYORDU: NİKAH SALONUNA AİLESİ GÖTÜRMÜŞ
Geçen yıl evleneceğinden haberi olmadığını söyleyen Salma Hayek “Annem, babam, erkek kardeşim, hepsi bana karşı birleşmişlerdi. Evlilik konusunda bir fobim vardı. Beni tutup belediye binasına götürdüler. Evleneceğimden haberim bile yoktu” sözleriyle yaşadığı şoku anlattı.

Aslında ünlü oyuncu en sonunda Francois-Henri Pinault’nun evlilik teklifini kabul etmişti ancak bunun o gün için ayarlanmış olduğunu bilmiyordu. İlerleyen aylarda evlendikten sonra kendini farklı ya da daha kötü hissetmediğini fark ettikçe imzayı doğru adamla attığını anlamıştı.
“PARA İÇİN YAPILAN BİR EVLİLİK” DEMİŞLERDİ… OYSA KOCASINA ÇOK AŞIK
Salma Hayek Pinault’yla evlendiğinden beri sık sık bunun bir aşk evliliği olmadığı yönündeki suçlamalara göğüs germek zorunda kalıyor.

Salma Hayek ve Pinault çiftinin Valentina adında bir kızı var… Ünlü oyuncu eşinin önceki evliliğinden olan üç çocuğuyla da çok iyi anlaşıyor
Salma Hayek “Onunla evlendiğimde herkes ‘Bu görücü usulü bir evlilik, onunla para için evlendi’ diyordu” sözleriyle bu evliliğe yönelik eleştirileri dile getiriyor. Bir süre bu sözlere çok üzülen ünlü oyuncu ilerleyen yıllarda bunları duymazdan gelmeye başlamış.
Evliliğiyle ilgili soruları yanıtlarken kocasını çok yakışıklı ve seksi bulduğunu sık sık dile getiren Salma Hayek bir aşk evliliği yaptığını ve 15 yılda mutluluğunun da katlanarak arttığını söylüyor.

Salma Hayek 15 yıldır serveti 7 milyar dolar olarak tahmin edilen dünyanın en zengin iş adamlarından Francois-Henri Pinault ile evli. Pinault, Gucci dahil daha birçok lüks markayı bünyesinde bulunduran Kering şirketinin CEO’su.
]]>O zamandan beri sık sık sağlıklı olduğunu, görevinin başında olduğunu göstermek için fotoğraf veren, kraliyet görevleri için çalışmayı sürdüren Charles’la ilgili ortaya atılan iddialar kralın sanıldığından kötü durumda olduğunu söylüyor.

Kanser tedavisi gören Kral Charles’ın durumunun sanıldığı gibi iyi olmadığı ve sarayda kralın ani şekilde hayatını kaybetmesi durumunda yapılacakların konuşulmaya başlandığı iddia edildi
GELİŞMELER İÇ AÇICI DEĞİL…
Daily Beast’te yer alan habere göre son haftalarda kralın arkadaşlarının Charles’ın sağlığı hakkında konuşurken verdiği en yaygın yanıt “İyi değil” oldu…
Hükümdarın bir arkadaşı Charles’ın “hastalığı yenmeye kararlı olduğunu ve bunun için her şeyi yaptıklarını” iddia etti ve ekledi: “Herkes iyimserliğini koruyor ama o gerçekten çok hasta. Söylediklerinden çok daha fazla.”

Tahtın ilk sıradaki varisi olan Galler Prensi William babası Charles’tan sonra kral olacak… Ancak çocukları daha çok küçük olan ve kendileri de Kate Middleton’ın kanser olması nedeniyle zor günler geçiren William ve Kate çiftinin bu görevi beklemedikleri kadar erken üstlenmekten korktuğu söyleniyor
Kraliyet yazarı Tina Brown da geçtiğimiz günlerde Charles’ın kanserinin Prens William ve Kate Middleton’ı “tam da çocuklarına gözlerden uzak bir şekilde ebeveynlik yapmayı umdukları bir dönemde tahta çıkmaya korkutucu bir şekilde yaklaştırdığını” yazarak hükümdarın sağlık sorunlarını ima etmişti.
William ve Kate’in bu beklenmedik ihtimal yüzünden endişeye kapıldıkları ve çocukları bu kadar küçükken taht görevini üstlenmek zorunda kalmaktan ürktükleri söyleniyor.

CENAZE PLANLARI GÜNCELLENİYOR
Kral Charles’ın ölmesi ve cenazesinin gerçekleştirilmesiyle ilgili planlar “Menai Köprüsü Operasyonu” olarak adlandırılıyor. Ve Buckingham Sarayı’ndan yayılan korkutucu söylentilere göre bu her daim hazırda tutulan plan şu anda acil şekilde yeniden ele alınıyor.
Gazetede yer alan iddialar oldukça ciddi… Kraliçe Elizabeth’in Eylül 2022’deki cenaze töreninde nelerin iyi gittiğini ve bir dahaki sefere bir hükümdar öldüğünde nelerin daha iyi yapılabileceğini belirten ayrı bir belgenin de dolaşımda olduğu söyleniyor.

Charles kanser olduğu ortaya çıktığından beri sık sık görüntü vererek durumunun iyi olduğunu göstermeye çalışıyordu ancak durumun farklı olduğu ortaya çıktı
“DOSYALAR RAFTAN ÇIKTI, TOZU ALINDI”
Tüm kaynaklar kraliyet cenaze planlarının sürekli gözden geçirildiğini vurguluyor. Ancak özellikle eski bir kraliyet personeli Charles’ın sağlık sorunlarının planlarına farklı bir renk ve aciliyet kazandırdığını kabul etti. Bu isimsiz kaynak “Planların tozu alındı ve aktif olarak güncel tutuluyor” dedi.
Kraliyet ailesi henüz bu iddialarla ilgili bir açıklama yapmadı. Charles’ın hastalığının ciddiyeti düşünüldüğünde bu tür hazırlıklar yapılması çok da mantıksız değil.

SADECE HÜKÜMDAR DEĞİL DEVLETİN DE BAŞI
İngiliz kraliyet ailesinin hükümdarı aynı zamanda İngiltere devletinin başı. Bu yüzden de asırlardır tahtta oturan kral ya da kraliçenin ölümü ve cenaze planları her zaman hazır tutuluyor ve bu olasılık gerçekleştiğinde atılacak tüm adımlar önceden belirleniyor.
Kraliçe Elizabeth için de aynı yol izlenmişti. Sadece devlet töreni ve hükümdarın cenazesi değil bunun haber kanallarından yayınlanması, okunacak açıklamalar, haberin gazetelerde nasıl yer alacağı, cenazede kimin nerede duracağı bile planlanmış şekilde sarayda gizli bir bölmede hazırda bekletiliyor.

Eylül 2022’de hayatını kaybeden Kraliçe Elizabeth’in cenaze töreni de incelemeye alındı ve Charles için detayların nasıl değişeceği ve iyileştireceği masaya yatırıldı
HÜKÜMDARLARIN ÖLÜMÜ VE SONRASINDA YAPILACAKLAR “KÖPRÜ” İSİMLİ OPERASYONLARLA PLANLANIYOR
Kraliçe Elizabeth için bu plan “Londra Köprüsü Yıkıldı” şeklinde adlandırılmıştı. Charles için de “Menai Köprüsü Operasyonu” kod ismi kullanılıyor.
Buckingham Sarayı şubat ayında, iyi huylu bir prostat büyümesi nedeniyle geçirdiği ameliyatın ardından kralın kanser olduğunun anlaşıldığını duyurdu.

Charles yıllarca beklediği tahta kavuştu ver tacını taktı ancak daha bir yıl dolmadan kansere yakalandı…
Yapılan açıklamada 75 yaşındaki Charles’ın “düzenli tedavi” göreceği ve “doktorlar tarafından halka dönük görevlerini ertelemesinin tavsiye edildiği” kaydedildi.
YILLARCA BEKLEDİĞİ TAHTA DAHA YENİ OTURMUŞTU
Charles bu açıklamadan günler sonra, tüm iyi dilekler için teşekkür eden bir açıklama yayınladı. İlk kez ise iki ay sonra Paskalya ayinlerine katılarak kamuoyunun karşısına çıktı.
Charles son olarak da annesi Kraliçe Elizabeth’in 98. doğum günü olan geçen pazar günü ayinlere katıldı ve kendisini ve Kraliçe Camilla’yı izleyenlere el salladı.

Charles, 70 yıl boyunca hüküm süren annesinin ölümünün ardından tahta çıkmıştı. Taç giyme töreninin üzerinden ise daha bir yıl bile geçmedi…
]]>DİLBER’İN AŞK ACISI
Azem ile yollarını ayıran Dilber depresyona girdi. Yıldız arkadaşına destek olmaya çalışsa da başarılı olamadı.
‘Bu son gözyaşlarım insan kendisine ayıp etmemeli. Nedir bu Dilber’in benden çektiği. İnsan ne yapıyorsa kendine yapıyor. Herkes kendine iyi davransın’

Azem arkadaşı Kasım’ın yanına gidip gelen ‘Sen katilsin çocukların peşini bırak’ mesajını gösterdi. İkilinin yanına Nergis dahil oldu. Azem’in verdiği kitabı okuyan Nergis çok beğendiğini söyledi.
Azem daha sonra gelen mesajı Nergis’e de okuttu ve mesajı göndereni bulacağını söyledi.
Azem, Dilber ile ayrıldığını dostlarıyla paylaştı. Azem bir kez daha kızını evlat edinen ailenin evine gitti. Tedavi merkezine gittiğini söyleyen Azem, Dila’nın tepkisiyle karşılaştı; ‘Sizi görmek istemiyoruz bir daha gelmeyin.’

Zahir teslim olmadan önce Dilber ile bir araya geldi.
‘Hayvanlık yapıyorum bazen ama şunu bil ki benim sana olan sevdam asla bitmez. Çıktığımda barışalım, bundan sonra sana bir fiske vurursam adam değilim’

Özgür, adamlarıyla bir araya gelip toplantı yaptı. Aleyna ile arkadaşlığını ilerleten Necmi, Aleyna’yı Reyyaz’a teslim etmek istemedi. Özgür ise ne yapması gerektiğine karar veremedi.
Azem oğlunun yanına gelip ablasıyla ilgili son gelişmeleri anlattı. Özgür’e de Sırat ile olan meselesini sordu. Babasını olaylardan uzak tutmak isteyen Özgür bilgi vermedi. Reyyaz, Özgür’ü arayıp Aleyna’yı getirmesini istedi ve tehdit etti.
Özgür, babasına Dilber ile arasında olanları imalı bir şekilde dile getirdi. Azem de ortada göründüğü gibi bir durum olmadığını söyledi.
AZEM’DEN PİRAYE’YE HER ŞEYİ ANLATTI
Azem, iş yerine gitti. Piraye ile bir araya gelip sohbet etti. Yaptığı konuşmadan dolayı tebrik etti. Pavyondaki karşılaşmalarına da değinen Azem, ‘enteresan bir karşılaşmaydı’ sözleriyle merak ettiklerini Piraye’ye sordu. Piraye de ‘tesadüfen oradaydım’ dedi.
Aralarında yaşananları netleştirmek isteyen Azem, ‘Siz benim öğrencimin velisi misiniz, yoksa arkadaş mıyız? Ben arkadaş olduğumuzu düşünüyordum’ dedi ve hislerini Piraye ile paylaştı.
Piraye de ‘aramızdaki diyaloğu tanımlamak benim için de zor ama arkadaşız herhalde’ karşılığını verdi.
Azem tam kimliği hakkındaki gerçekleri açıklayacakken odaya Piraye’nin arkadaşı Cenk girdi.

Azem, Sibel’den Cenk hakkında bilgi aldı. İkiliye daha sonra Piraye eşlik etti. Azem, Piraye’yi yemeğe davet etti.
Kasım ve Nergis, Azem’i yemek için hazırladı.
DİLBER SAHNELERİ BIRAKIYOR!
Dilber müzikholün sahibi Kamuran’ın yanına gidip ev tutana kadar konsa çıkacağını söyledi. Evi tutunca da bu işleri tamamen bırakacağını belirtti. Kamuran buna karşı çıktı, ‘bende beş yıllık sözleşmen var, işinin başına dön’ dedi.

Azem ve Piraye yemekte buluştu. Piraye’ye mesleği bıraktığını söyleyen Azem, ‘Öğretmenlik mesleğini bırakmak zorunda kaldım, ailemden uzaklaştım. Çok param yoktu olanı da kaybettim. Şehrin en ucuz otelini buldum. Yan odamda bir komşum var, adı Dilber. Çocuğu var bir de kendisini bırakmayan ve şiddet uygulayan kocası var. Bütün bunlar bana da sürpriz olmuştu, oysa ben pencereme konan yaralı bir kuşa yardım etmek istemiştim. Hepsi buydu aslında.’ dedi.
Piraye ise,’ Seviyor musun onu’ diye sordu. Azem de ‘aslında dün gece bu maceralı ilişkiye son verdik’ cevabını verdi.
Azem de Cenk ile aralarında ne olduğu sorusunu yöneltti Piraye de ‘Çok eğleniyorum onunla’ dedi.
Azem daha sonra oğlundan bahsedip onu bulduğunu söyledi, ‘Şimdi de kızımı arıyorum.’
İkili güzel geçen yemeğin ardından aralarındaki sorunları düzeltti.
Azem, Piraye’yi eve bıraktı ikiliyi gören Ayça büyük mutluluk yaşadı.

Azem ile konuşmasının ardından büyük hayal kırıklığı yaşayan Dilber yapayalnız kaldı. İş çıkışı sarhoş olan Dilber’i arkadaşı Yıldız otele götürdü.
ALEYNA VE NECMİ YAKINLAŞTI
Necmi ve Aleyna baş başa sohbet etti. Necmi ‘Ne işin vardı Reyyaz ile’ diye sordu. Aleyna da ‘Üç kişi bir evde kalıyorduk evden atılmak üzeriydim, parası için’ cevabını verdi daha sonra da Necmi’yi öptü.

ÖZGÜR AŞKINI İTİRAF ETTİ
Özgür, arkadaşı Elif’in yanına gitti ve aşkını itiraf etti: ’Evet, berbat bir hayatım var. Berbat işlere bulaştım. Acımasız bir dünyada hayatta kalmaya çalışıyorum ve seni çok seviyorum’ dedi. Elif de Özgür’e sarılıp onu sevdiğini söyledi.

NUSRET CEZAEVİNDEN ÇIKTI
Özgür’ün ortağı Nusret cezaevinden çıktı. Mahalleye dostlarının yanına giden Nusret olaylara dahil oldu. Özgür son kararını vermeden Aleyna ile görüşmek istedi ama evde Aleyna’yı bulamadı.
Nusret, ‘Kafam çok karışık, herkesin çok karışık seninle ilgili. Sen Sırat’ı satan adam mısın yoksa bizi kurtaran mı?’ diye sordu. Berzan da ‘O büyük patronun namusuna göz dikti gerekeni yaptım’ dedi. Özgür, ekine Aleyna’nın kaçtığını söyledi.

DİLBER DÜKKAN ARIYOR
Dükkan arayışına giren Dilber, emlakçıya gitti. Kira fiyatlarını duyan Dilber büyük şaşkınlık yaşadı. Emlakçı Dilber ve Yıldız’a sarkıntılık yapınca olay çıktı.
AZEM, NEHİR’İN İZİNE ULAŞTI
Kızını aramaya devam eden Azem, Nehir’in bir dönem tedavi gördüğü merkeze tekrar gitti. Merkezde çalışan bir hemşireyle sohbet eden Azem, bilgi edinmeye çalıştı.
Hemşire Nehir’i tanıdığını söyledi, ‘Öyle bir aşk hikayesi her zaman denk gelmez.’ dedi ve Nehir’in erkek arkadaşı Arcan’dan bahsetti. Tedavi merkezinin yöneticisi gelip ikilinin konuşmasını böldü.
Azem tekrar hemşire Kadriye’yi bulup, kızını aradığını söyledi. Kadiriye hemşire de Nehir’in erkek arkadaşının adını soyadını verdi, ‘Arcan Gümüşkaya’

Özgür ve Necmi, Reyyaz’ın yanına gitti. Aleyna’nın kaçtığını söyleyen Özgür, Reyyaz’ı ikna edemedi.
Reyyaz, Aleyna gelene kadar Necmi’yi misafir etmek istedi ama Aleyna kendi isteğiyle geldi. Otoparka dönen Özgür, Nusret ile konuştu.
Olanları anlatan Necmi, “Delikanlı kızmış, biz onu kurtaramadık ama o bizi kurtardı. Kendi teslim oldu Reyyaz’a” dedi.
Aşk acısı yaşayan Necmi’ye Özgür destek oldu. Aleyna’nın ardından yas tutan Necmi, yaşadığı üzüntüyü anlattı.

BİZ SENİNLE ARKADAŞ OLAMAYIZ
Azem kendisiyle konuşmak istemeyen Dilber’e ‘artık arkadaş değil miyiz’ sözleriyle sitem etti. Dilber de ‘biz seninle arkadaş olamayız, cahil insanlarınız neticede’ karşılığını verdi.

İş çıkışı otele sarhoş dönen Dilber, Zahir’i öldüreceğini söyledi. Camdan Dilber’i izleyen Azem büyük üzüntü yaşadı.

]]>
18. sezonda da izleyicisinin yakın takibinde olan Arka Sokaklar 26 Nisan cuma akşamı yeni bölümü ile bekleniyor. Yayınlanan Arka Sokaklar son bölüm fragmanı ile Mesut komiser sahnesi merak uyandırdı. Mesut komiser sezon başında senaryo gereği ölerek diziden ayrılmıştı. Ancak Arka Sokaklar son fragman ile Mesut Arka Sokaklar’a geri mi dönüyor sorusu hız kazandı. Peki, Arka sokaklar kaç bölümde 2024?Arka Sokaklar kaç yılında başladı? İşte Arka Sokaklar oyuncuları ve konusu…

ARKA SOKAKLAR KAÇ YILINDA BAŞLADI?
Arka Sokaklar, Erler Film (2006-2022) ve D Media (2023-günümüz) imzalı, ilk bölümü 31 Temmuz 2006 tarihinde yayınlanan, yönetmenliğini Orhan Oğuz’un yaptığı, senaryosunu Ahmet Yurdakul, Ozan Yurdakul, Sinan Yurdakul, Barkın Şenüren ve Metin Arslan’ın yazdığı polisiye, aksiyon, dram ve komedi türündeki Türk yapımı televizyon dizisi. 18 yıldır (18 sezon) yayınlanan Arka Sokaklar; yayın yılı, sezon sayısı ve bölüm sayısı bakımından Türk televizyon tarihinin en uzun süren haftalık dizisidir.

ARKA SOKAKLAR KAÇINCI BÖLÜMDE?
18 sezondur devam eden Arka Sokaklar 672. bölüm ile ekranlara geliyor. Arka Sokaklar yeni bölüm 26 Nisan Cuma saat 20.00’da Kanal D’de!

ARKA SOKAKLAR KONUSU NEDİR?
Dizide, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ekip, görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikâyeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikâyelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren İstanbul Emniyet Müdürü Rıza Soylu olur.

ARKA SOKAKLAR NEREDE ÇEKİLİYOR?
Dizi çekimlerinde tercih edilen iç mekan genellikle İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’dür. Dış çekimler için tercih edilen bölgeler Avrupa Yakası’nda Beyoğlu ve Şişli gibi ilçeler; Anadolu Yakası’nda ise Kadıköy ve Beykoz ilçeleridir. Bunun dışında 324. bölümün çekimleri Mardin’de, 424 ve 425. bölümlerin çekimleri Safranbolu’da, 433 ve 434. bölümlerin çekimleri Bursa’da, 448 ve 449. bölümlerin çekimleri Şanlıurfa’da, 663. bölümün çekimleri ise Hatay’da gerçekleşmiştir.

ARKA SOKAKLAR OYUNCULARI
Ana karakterler
Rıza Soylu / Rıza Baba (Zafer Ergin): 4. Sınıf Emniyet Müdürü’dür.
Hüsnü Çoban (Özgür Ozan): Ekibe ilk dahil olanlardandır. Başkomiser’dir.
Engin Balkan (İlker İnanoğlu): 3. Sınıf Emniyet Müdürü’dür. Ekibin eskilerindendir.
Hakan Çınar (Ozan Çobanoğlu): Daha önce TEM Şube’de çalışmış bir komiserdir.
Aylin Aydın (Özlem Çınar): Ekibe ilk dahil olanlardandır. Komiserdir.
Mehmet Bozok (Pamir Pekin): Özel Harekât’ta çalışmış bir komiserdir.
Seval Aslan (Burcu Kara): Daha önce Narkotik Şube Müdürlüğü’nde çalışmış bir komiserdir.
Arif Sağlam (Can Başak): Emniyet Genel Müdürlüğü, İstihbarat Daire Başkanlığı’nda Şube Müdürü’dür. Ekibin önemli konularıyla ve önemli işleriyle ilgilenir.
Arda Atik (Tunç Oğuz): Komiser yardımcısı ve ekibin keskin nişancısıdır.
Emre Gürbüz (Oğuz Peçe): Komiser yardımcısıdır.
Kadir Korkmaz (Hasan Denizyaran): Komiserdir.
Cansu Toprak (Ece Aydemir): Olay yeri inceleme uzmanı olan polis memurudur.
Zeki Çevik (Burak Satıbol): Komiserdir.
Yardımcı karakterler
Nazike Özçaylan (Nazlı Tosunoğlu): Suat’ın teyzesidir.
Tunç Güneri (Kerimhan Duman): Mesut’un oğludur.
Esra Çoban (Gaye Gürsel): Hüsnü’nün eşidir.
Metin Çoban (Furkan Göksel): Hüsnü’nün oğludur.
Arzu (Gizem Birdan): Ekibin teknik işlerinden sorumlu polis memurudur.
Hatice Korkmaz (Elçin Atamgüç): Kadir Korkmaz’ın annesidir.
Şule Çoban (Ecem Öz): Hüsnü’nün kızıdır.
Haydar Berk Çoban (Mustafa Efe Günay): Hüsnü’nün en küçük oğludur.
Alpay Öztürk (Şehsuvar Aktaş): Doktordur.
SON DENEMESİ DE HAYAL KIRIKLIĞIYLA SONLANDI…
Yakın çevresi Shayk’ın, Gisele Bündchen’den boşanan futbol yıldızı Tom Brady ile kaçamağının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yeni bir erkek arkadaş aramaya başladığını söylüyor.

Basına ünlü modelin sırlarını fısıldayan bu kaynaklara göre Irina Shayk yeniden flört dünyasına dönmeye hazır. Ancak kendine yeni bir sevgili arayan Rus modelin işi biraz zor…
YENİ BİR AŞK ARIYOR: HEM ÜNLÜ HEM ZENGİN HEM DE YAKIŞIKLI OLSUN!
Çünkü söylenenlere göre Shayk’ın bu konudaki kriterleri biraz sert. “Tıpkı alışverişe çıkmış ama flört havuzu çok küçük bir gruptan oluşuyor” diyen bu kaynaklar onun ünlü, yakışıklı ve paralı birini aradığını ancak etrafında tüm bu özellikleri aynı anda taşıyan az sayıda erkek olduğunu söylüyorlar.

Irına Shayk’ın sadece yaşadığı ABD’de değil sık sık gittiği Avrupa’da da kendine yeni bir sevgili aradığı da bu ilginç iddialar arasında. Hatta ünlü modelin yakın zamanda sosyetik Rus güzel Elsina Khayrova’yla kısa bir ilişki yaşayan Tom Cruise’la ilgilendiği de söyleniyor.
ÜNLÜ FUTBOLCUYLA YAŞADIĞI AŞK ÜNÜNE ÜN KATMIŞTI
38 yaşındaki Irına Shayk, modellik kariyerinin ilk dönemlerinde ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo ile ses getiren bir ilişki yaşamıştı.

Real Madrid’de forma giydiği dönemde tanışan ikilinin 5 yıl süren bir ilişkileri olmuştu. Irına Shayk’ın çocuk istediği ve o dönemde Ronaldo’nun kariyerine odaklanmak için buna yanaşmamasının ilişkiyi bitiren sebep olduğu söyleniyordu.
KIZININ BABASINI BİR TÜRLÜ UNUTAMIYOR
Ancak Shayk yıllar sonra ünlü futbolcunun kendisini defalarca aldattığını, ilişkilerinin de bu yüzden bittiğini söyleyecekti… Rus model ünlü futbolcudan ayrıldıktan sonra gönlünü bu kez de yıldız oyuncu Bradley Cooper’a kaptırdı.

Ünlü modelin Bradley Cooper’la olan ilişkisinden doğan kızı Lea 7 yaşına bastı… eski aşıkları küçük kızları için sık sık görüşmeye devam ediyor
2015’ten 2019’a kadar 4 yıl birlikte olan çiftin kızları da 2017’de dünyaya geldi. Herkes çocukları olduktan sonra artık evleneceklerini beklerken gelen ani ayrılığın sebebinin Bradley Cooper’ın filminde başrol oynayan Lady Gaga’yla fazla yakınlaşması olduğu söylendi.

MESLEKTAŞININ BOŞANDIĞI ÜNLÜ FUTBOLCUYLA KAÇAMAK YAŞADI
Ünlü model son gönül macerasını Tom Brady’yle yaşamıştı. Brady, Gisele Bündchen’den ayrıldıktan sonra Irina Shayk’la geçen haziran ayında İtalya’da bir düğünde tanıştıktan sonra ikilinin arasında yaz boyu süren bir aşk kaçamağı yaşandı.
En son ocak ayında birlikte görüntülenen çiftin bu ilişkiyi çok da ciddiye almadıkları, sadece birlikte iyi vakit geçirip gelecek için bir plan yapmadıkları söyleniyordu.

Irina Shayk bir süre Gisele Bündchen’den ayrılan Tom Brady’le görüştü ancak bu ilişki de bir yere varamadan bitti
Irina Shayk’ın Tom Brady’yle görüşmesine rağmen geçen yaz Bradley Cooper’la birlikte tatile çıkıp samimi pozlar vermesi de söylentilere yol açmıştı.
Ünlü modelin aslında yıllardır ayrıldığı Bradley Cooper’a dönmek istediği söyleniyor. Eski çift ayrılmış olmalarına rağmen küçük kızları için sık sık bir araya gelmeye devam ediyor.

Irina Shayk’ın gönlü bir süredir boş ve yakınları ünlü modelin artık daha fazla yalnız kalmak istemediğini söylüyorlar
Shayk’ın da kızının babasıyla yeniden birlikte olmak ve bir aile kurmak hatta kızlarına bir kardeş yapmak istediği dile getiriliyordu. Ancak Bradley Cooper bir süredir bir başka ünlü modelle, Gigi Hadid’le yeni bir aşka yelken açtı.
GÖZÜ HEP ESKİ AŞKINDAYDI AMA UMUTLARI TÜKENDİ
Üstelik bu ikiliyi ilk kez tanıştıran da Irina Shayk olmuştu. Rus model belli ki Cooper – Hadid ilişkisinin uzun ömürlü olmasını beklemiyordu. Oysa bu yeni ilişki giderek ciddileşmeye başladı.

Yakın çevresi Irina Shayk’ın artık Cooper’dan umudunu kestiğini ve kalbini yeni bir aşka açtığını söylüyor…
]]>Gigi ve Bella Hadid gösteri dünyasında birlikte var olmuş ve kariyerlerini de aynı anda zirveye taşımış en ünlü kardeşler olmayı başardılar.
Aslında ikisi de mesleklerinde çok başarılılar ancak moda dünyasına girişleri ve yükselmeleri diğer meslektaşlarına göre bir nebze daha kolay oldu çünkü arkalarındaki, onlara attıkları her adımda yardım eden isim anneleriydi…

Gigi ve Bella Hadid moda dünyasının en başarılı modellerinden ve bir yandan da gösteri dünyasının en tanınmış kardeşlerinden
ABLASININ DOĞUM GÜNÜNÜ ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARINI PAYLAŞARAK KUTLADI
Gigi Hadid geçtiğimiz gün 29. yaş gününü kutladı. Ve ona en güzel doğum günü mesajını yollayan da yıllardır en büyük destekçisi olan kız kardeşi Bella oldu.
Ablası Gigi’den 2 yaş küçük olan 27 yaşındaki Bella Hadid milyonlarca takipçisi olan Instagram hesabından bir dizi çocukluk fotoğraflarını paylaşarak onun doğum gününü kutladı.

“DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN JELİBONUM”
Ablası Gigi’nin kendisini yeni doğmuşken kucağına aldığı da dahil olmak üzere çocukluk yıllarından birlikte çekilmiş bir dizi fotoğraflarını paylaşan Bella Hadid, Gigi’ye aile içindeki lakabıyla seslenerek “Doğum günün kutlu olsun jelibonum” yazdı.
Ablası Gigi’ye en iyi arkadaşım diye seslenen Bella bir dizi çocukluk fotoğrafıyla birlikte ikisinin podyuma birlikte çıktıkları anlardan, defile aralarında hazırlanır ya da dinlenirken çekilmiş fotoğraflar da paylaştı.

Bella Hadid ablası Gigi’nin doğum gününü kutlarken bir dizi çocukluk fotoğraflarını paylaştı ve ona “doğuştan en iyi arkadaşım” diye seslendi
“BEN SENSİZ BİR HİÇ OLURDUM”
Bella Hadid ablası Gigi’ye “Sensiz hayat bir hiç olurdu, ben bir hiç olurdum! Bana ilham veriyorsun ve beni güçlü hissettiriyorsun. Ben çok şanslıyım. Sen en iyi ve en havalı anne, en iyi kız kardeş, en iyi kız ve en iyi arkadaşsın. Yörüngende olma ayrıcalığına sahip olan herkes gerçekten şanslı! Seni seviyorum ve kız kardeşin olmaktan gurur duyuyorum” diyerek seslendi.
Gigi ve Bella Hadid kardeşlerin babası Muhammed Hadid, Filistin’ten ABD’ye kaçmıştı. Muhammed Hadid yıllar içinde ABD’de California’da, Los Angeles ve Beverly Hills’de lüks oteller ve yerleşim yerleri inşa eden zengin bir iş insanı oldu.

BABALARI FİLİSTİNLİ BİR İŞ İNSANI, ANNELERİ DE EN AZ KENDİLERİ KADAR ÜNLÜ BİR MODEL
Önceki evliliğinden Alana ve Marielle adında iki kızı olan Muhammed Hadid ikinci evliliğini Hollandalı model Yolanda Hadid’le yapmıştı. Bu evlilikten de Gigi ve Bella’yla birlikte 24 yaşındaki Anwar Hadid doğdu. Süper model kız kardeşlerin küçük erkek kardeşi Anwar da ablaları gibi modellik yapıyor.

Yolanda Hadid kızları Gigi ve Bella’nın kariyerlerini inşa eden kişi… Kendisi de döneminin en ünlü modellerinden olan anneleri kızlarının kariyerleri konusunda aldıkları kararlarında etken oluyor ve onları perde arkasından yönlendiriyor
Döneminin en başarılı modellerinden sayılan Yolanda Hadid iki kızı Gigi ve Bella’nın moda dünyasına adım atmalarına önayak olan kişi.

İki kız kardeş yıllardır podyumda birlikte yürüyorlar ve Bella defile aralarında dinlenirken bile hâlâ ablası Gigi’nin dizlerine yatıp dinleniyor
YAŞLARI GENÇ AMA YILLARDIR ZİRVEDELER
Kızlarının modellik kariyerine yönelmelerini sağlayan ve onları hem büyük bir disiplinle yetiştiren Yolanda Hadid sektördeki bağlantılarını da onların kariyerleri için kullandı. Gigi Hadid daha çocuk sayılacak yaşta reklam yüzü olmuş, ilk büyük modellik anlaşmasını da 18 yaşına basar basmaz imzalamıştı.

Bella Hadid de ablası Gigi’yi takip etti ve o da 16 yaşından itibaren podyumda yürümeye başladı. Hem başarı hem de kazanç anlamında ablasının gerisinde kalmayan Bella Hadid 2012’de yakalandığı Lyme hastalığı yüzünden zaman zaman sağlık sıkıntıları yaşasa ve mesleğine ara vermek zorunda kalsa da moda dünyasının en başarılı süper modellerinden biri olmayı sürdürüyor.
]]>Yerinin tespit edileceğini öğrenen Umut, peşinde olan herkese ters köşe yaptı.
Elindeki belgeleri kendi kanalında yayınlamaktan başka çaresinin olmadığını düşünen Umut, tam yayına girmek üzereyken Harun ve Kadri’nin gelişiyle her şey alt üst oldu.
Harun ile Kadri, Umut’u kimsenin bilmediği bir adrese götürdüler. Umut’a Harun’un yıllardır Rıza’yı koruyan kişi olduğunu söyleyen Kadri, kapının açılmasıyla büyük şok yaşadı.

İçeri Fecir ile birlikte giren Harun, ellerini bağladığı Umut’u düşmanının kucağına bıraktı…
Dizinin yeni bölümünde;
Umut’a Rıza’yı hapishanede ziyaret ettiğini söyleyen Fecir, genç avukatın sözleri ile derinden sarsıldı.
Elindeki silahı Umut’un kafasında doğrultan Fecir’e son anda Harun engel oldu.

Çok geçmeden polis sirenleri duyuldu. Harun, Fecir’e Umut’u ihbar ettiğini söyledi.
Cevher ve ekibi içeriye girdiklerinde Umut çoktan ellerindeki ipi çözmüş ve kayıplara karışmıştı…

Umut’un hala dışarıda olmasından rahatsız olan Bünyamin, Süreyya Savcı’yı makamında ziyaret etti.
Makamınıza sığınırken o makama nasıl geldiğinizi sakın unutmayın!
Sığınmak için bir kez daha Alev’in yanını tercih eden Umut, cinayete dair çok önemli detayları hatırladı ve katilin kim olduğunu çözdü.

Alev, Neşet ve Umut yaptıkları plan sayesinde Makbule’nin gerçek katilini yakalamayı başardılar.

Savcıya gidip bizzat ifade veren Umut, kaçak olarak girdiği odadan masumiyetini ispatlamış bir avukat olarak çıktı.
Umut düzenlediği basın toplantısı ile bütün Türkiye’ye masumiyetini anlattı ve cinayetin azmettiricisini açıkladı:
Bu cinayetin azmettiricisi Kadri Palaz’dır
Aynı dakikalarda polis ekipleri çoktan harekete geçmiş ve Kadri’yi olduğu yerde gözaltına almışlardı…
Alev’e aşık olan Fecir, onu hastanede ziyaret etti. Duygularını anlatmaya çalışan Fecir’e Alev unutamayacağı bir ders verdi:
Sen hiç kimseyi gerçekten sevemezsin ve hiçbir kadın da seni gerçekten sevemez anlatabildim mi?
Babasını ziyarete giden Umut, onu hasta bir şekilde görünce hapishane doktorundan hesap sordu. Doktor, vakit kaybetmeden Rıza’yı hastaneye sevk etti.
Adliyede Alev ile karşılaşan Süreyya, onu üstü kapalı bir şekilde kariyerini bitirmekle tehdit etti.

Makbule’nin aile avukatlığını üstlenen Umut, Kadri’nin avukatı Harun ile yüzleşeceği duruşmaya tüm gücüyle hazırlandı.

Mahkeme günü geldiğinde, Harun’un tüm savunmalarına rağmen Umut eski dosyaları da gün yüzüne çıkararak Kadri’nin tutuklanmasını sağladı.
Hapishanede fenalaşan Kadri, hemen hastaneye kaldırıldı. Kontrol altındaki Kadri’ye ilk geçmiş olsun mesajı aynı odada kaldığı Rıza Tanrıkulu’ndan geldi.
Alev’in her söylediği zihnine kazınan Fecir, genç kızın evinin önüne gitti. Umut ile Alev’i dudak dudağa gören Fecir yıkıldı.
Alev’in babası borçlu olduğu adamla alacak verecek tartışması yaşarken; imdadına Fecir yetişti. Alev’in arkadaşı olduğunu söyleyen Fecir, bütün borcu üstlendi.

Kadri Palaz davasının ikinci duruşması görüldü. Umut’un en güçlü tanıklarından olan Suat Palaz, son dakikada kararını değiştirdi.
Harun Yakar, kendi tanığının da dinlenmesini talep etti. Herkesin merakla beklediği tanık Rıza Tanrıkulu’ydu…

Her şeyin Harun’un planı olduğunu fark eden ve eli zayıflayan Umut, şoke oldu.
Dizinin final sahnesinde;

Büşra Korkmaz cinayeti ile ilgili bilgi almak için Alev’i arayan ve ‘benim ailemin bir ilgisi var mı’ diyen Rüya’nın duydukları hiç hoşuna gitmedi:
Evet var… Büşra Korkmaz o gece en son senin abinin eve dönüş partisinde görüldü…
Mahkemeden sonra Rıza’yı ziyaret için hastaneye giden Harun, kapıda Umut ile karşılaştı. Umut’un anne ve babasını 30 Mart’ta trafik kazasında kaybettiğini söylemedi, Harun’u bilmediği bir gerçekle yüzleştirdi.

Umut’un annesinin ve abisinin ölümüne neden olan kazada kamyondaki kişiler Harun ve babasıydı…
Rıza’nın doktoru ile görüşen Umut, eğer iyi şartlarda bakılmazsa babasının en fazla 6 ay yaşayabileceğini öğrendi.


KRALİYETİ EN SEVİLEN DAMADI 45 YAŞINDA SIRLARIYLA BİRLİKTE ÖLDÜ
İngiltere ordusunda görev yapmış madalyalı bir asker ve aynı zamanda da başarılı bir finans uzmanı olan, adından da hep “kraliyet damadı” olarak bahsedilen Thomas Kingston şubat ayında, daha sadece 45 yaşındayken hayatını kaybetti.
Kingston, Leydi Gabriella Windsor’la yaşadıkları Cotswolds’daki aile evinde ölü bulundu. Haber basına yansıdığında Kington’ın kalp krizi nedeniyle ölmüş olabileceği söyleniyordu.

Çift 2019’da rüya gibi bir kraliyet düğünüyle evlenmişti
Ancak daha sonra polis tarafından yapılan açıklamada Thomas Kingston’ın başından aldığı ağır yara nedeniyle öldüğü ve cesedinin yanında da bir silah bulunduğu söylendi.

Thomas Kingston’ın cesedinin yanında bir silah bulundu ancak ölümü şüpheli olarak ele alınmadı
SIR DOLU ÖLÜMÜ “ŞÜPHELİ” BULUNMAMIŞTI
Raporlarda geçen “travmatik bir kafa yaralanması” ifadesi ve bulunan silah sevilen ismin intihar etmiş olduğu şeklinde yorumlandı. Ancak ölümü şüpheli olarak değerlendirilmedi ve bu ölümle ilgili olarak kişi ya da kişilere herhangi bir suçlama yöneltilmedi.

Leydi Gabriella, Kral Charles’ın ikinci göbekten kuzeni. Her ikisi de Kral V. George’un torunlarının torunları.
Kraliyet ailesi içinde Ella olarak çağırılan Leydi Gabriella, 2019 yılında Kraliçe Elizabeth ve Prens Philip’in de katıldığı bir kraliyet düğünüyle Windsor’daki St George Şapeli’nde Thomas Kingston’la evlenmişti.

Eşini kaybettikten sonra onunla yaşadıkları eve adım atamayan Leydi Gabriella yeniden babası Kent Prensi Michael’ın Kensington Sarayı’ndaki konutuna yerleşti
ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKTI: YENİDEN ANNE VE BABASININ EVİNE TAŞINDI
Yakın çevresinin basına aktardığına göre 4 yıllık eşini kaybeden Leydi Gabriella Windsor arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalışsa da bunu başarmakta çok zorlanıyor.

Leydi Gabriella’nın yakın çevresi kocasının kaybından sonra perişan halde olduğunu ve çevresinin sevenleri tarafından sarıldığını söylüyor
Leydi Gabriella’nın kocasının trajik ölümünün ardından onunla birlikte yaşadıkları eve adımını bile atamadığı ve evde yalnız kalamadığı için de Kent Prens ve Prensesi olan anne ve babasının Kensington Sarayı’ndaki konutuna geri döndüğü ortaya çıktı.
AİLENİN SEVİLEN BİR ÜYESİYDİ
Eşini kaybettikten kısa bir süre sonra 43 yaşına basan Leydi Gabriella’nın yakın bir arkadaşı İngiliz basınına “Ailesi Ella’nın onlarla birlikte olmasını istediler ve o da Tom ile paylaştığı evde yalnız kalmak istemedi. Hepimiz etrafında toplanıyoruz ve o iyi olacak” açıklamasını yaptı.
Şubat ayında Thomas Kingston’ın ölümünü duyuran bir paylaşım yapan Buckingham Sarayı, bir finansçı olan Kingston’ı Kral Charles ve Kraliçe Camilla tarafından yası tutulan “ailenin çok sevilen bir üyesi” olarak tanımlamıştı.

Leydi Gabriella, eşi Kinston’ı “Onu tanıyan herkesin hayatını aydınlatan olağanüstü bir adam” olarak tarif etmişti
“HERKESİN HAYATINI AYDINLATAN OLAĞANÜSTÜ BİR ADAM”
İkisi de 40 yaşın üzerinde olan ve sadece dört yıldır evli olan çiftin çocukları olmamıştı ancak mutlu evlilikleri aile içinde parmakla gösteriliyordu.
Bristol Üniversitesi’nde ekonomi tarihi okuduktan sonra Irak’ta Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik misyonlar birimine katılan Kingston, 2003-2006 yılları arasında Irak Barış Enstitüsü’nde proje görevlisi olarak çalıştı.
Eşinin ölümünün ardından Leydi Gabriella ailesiyle birlikte yaptığı ortak açıklamada Kinston’ı “Onu tanıyan herkesin hayatını aydınlatan olağanüstü bir adam” olarak tanımladı ve kaybını tüm aile için büyük bir şok olarak nitelendirdi.

Thomas Kingston bir dönem Kate Middleton’ın kız kardeşi Pippa Middleton’la birlikteydi
PRENSESİN KIZ KARDEŞİYLE DE AŞK YAŞAMIŞTI
Thomas Kingston, Leydi Gabriella’yla evlenmeden önce Kate Middleton’ın kız kardeşi Pippa Middleton’la aşk yaşamıştı. İlişkileri bittikten sonra arkadaş kalan ikili ailecek görüşmeye devam ediyordu.

KATE MIDDLETON’LA SEVGİLİYDİLER İDDİASI
Ölümü tam bir muamma olan Thomas Kingston için ortaya akıl almaz komplo teorileri de atıldı. Tam da Kate Middleton’ın geçirdiği operasyonun ardından ortadan kaybolduğu sıralarda ölen Kingston’ın Galler Prensesiyle bir yasak ilişki yaşadığı hatta Midlleton’ın ondan hamile kaldığı dahi iddia edildi…
]]>‘Dönüşüm muhteşem olacak’ sloganlaştı
◊ Çok bilinen şarkılarınız gazetecilik döneminde mi ortaya çıktı?
– Evet, konserleri organize ederken hep sanatın ve sanatçıların merkezindeydim. İlk Ferdi Tayfur’un 145 bin bilet girişli konseri kamuoyunda çok ses getirince hemen ardından İbrahim Tatlıses, Ahmet Kaya, Müslüm Gürses, Zülfü Livaneli, Emrah konserleri organize ettim. İşte o sıralar Harun Kolçak ile “En Büyük Aşk” şarkısında birlikte çalıştık daha sonra başka besteler de yaptım. Kibariye, “Dinle” şarkımı seslendirdi. Şu anda birçok ülkede kendi dillerinde icra edilen dünya çapında ünlenen bir eser oldu. Ardından başka çalışmalar geldi.
◊ En çok bilinen “Dönüşüm Muhteşem Olacak” besteniz nasıl ortaya çıktı?
– O aralar Hakkı Yalçın’la gazetede çalışırken şiirlerinden bahsetti. Bilgisayarda “Dönüşüm Muhteşem Olacak” şiirini bana gösterdi. Çok beğendim ve besteledim. Dinlerken ağlıyordum ve mükemmel bir şarkı oldu. Prodüktör Erol Köse, kendi eserlerimden oluşan bir albüm yapma teklifinde bulundu. 10 şarkıdan oluşan “Technobesk” albümünü yaptık. Listeleri altüst etti. Büyük ses getirdi. O günden bu günlere geldik. “Dönüşüm Muhteşem Olacak” sloganlaştı artık.
Ömürlük bir albüm yaptım
◊ Yeni albümünüz “Kılıçsız Merasim”in hikayesi nedir?
– Aslında albüm olayını kapatmıştım. Hiç de niyetim yoktu. Kendiliğinden güzel bir ekip oluştu. Tuğba Baylan’ın 5 şiirini besteleyip stüdyoya girdim. İlk prodüktörüm Erol Köse ile dinledik şarkıları ve çok beğendi. 10 şarkıdan oluşan farklı tarzda ve iddialı bir albüm yaptık. 7 ay stüdyoda kapanıp günümüz sound’una uygulayarak ömürlük bir albüm yaptık.
◊ Albüme adını veren şarkı oğlunuza mı ait?
– “Kılıçsız Merasim” oğlum Berk Tapucu’nun eseri ve çok güzel tepkiler alıyoruz. Klipte bir bestecinin yaşadığı dramı canlandırıyoruz. Ayrıca albümdeki eserlere baktığımızda farklı temalar işlediğimiz hemen fark edilecektir. Aranjesiyle, sözleriyle hep yenilik arayışındaydık. Çok çeşitliliği olan ve sıkıcı olmaktan uzak, kendini tekrar etmeyen bir albüm oldu.
◊ Bundan sonraki planlarınız neler?
– Şu an için ikinci klibe ve konserlere hazırlanıyoruz. Bu albüm için 5 klip daha çekeceğiz. Güzel bir orkestra kurduk ve provalardayız. Son nefesime kadar da beste yapacağım.
]]>
ÖNCE AYRILDIK DEDİLER SONRA BİRLİKTE YAŞAMAYA DEVAM ETTİLER
Vanderpump Rules adlı programla tanınan 35 yaşındaki Brittany Cartwright ile 44 yaşındaki kocası Jax Taylor önce ayrıldıklarını açıkladı sonra da aynı çatı altında yaşamaya devam ettiklerini söyleyerek kafaları karıştırdı.

Brittany Cartwright ve Jax Taylor çifti son aylarda yaptıkları ayrılık açıklaması ve sonrasında giriştikleri kavgalarla gündemde
Kısa bir süre önce araları limoni olsa da oğullarının doğum günü için bir araya gelip birlikte mutlu aile pozları veren ünlü ikili son birkaç aydır sürekli birbirlerini suçladıkları açıklamalarla gündemden düşmüyor.
İHANET SÖYLENTİLERİ ÇIKMIŞTI
İkiliyle uzun süredir tanışan ve aynı yapımda rol alan oyuncular Jax Taylor’ın karısı Brittany Cartwright’ı aldattığını hatta bu ihanet söylentilerinin uzun süredir herkesin dilinde olduğunu ve bilindiğini söylediler.

Brittany Cartwright ve Jax Taylor bu aldatma söylentileri hakkında sessiz kalsalar da birbirleri ve ilişkileri hakkında çarpıcı açıklamalar yapmaya devam ediyor.
ASIL MESELE PARA MIYDI?
Daha önce evliliklerinin çok mahrem kısımları hakkında bile sırlarını ifşa eden Brittany Cartwright bu kez de kendisi kocası Jax Taylor’dan daha fazla para kazanmaya başlayınca bunun evliliklerini sarstığını itiraf etti.
Brittany Cartwright, kocası Jax Taylor’dan daha fazla para kazanmaya başladığında sürekli para yüzünden kavga etmeye başladıklarını söyledi.

Brittany Cartwright kocasının onu kendisinden daha çok para kazandığı için kıskandığını ve bunun aralarındaki ilişkiyi zedelediğini söyledi
“ONDAN FAZLA PARA KAZANIYORUM DİYE KISKANDI”
“Jax ve ben ne zaman daha fazla para kazanmaya başlasak, bunun onun için bir değişim olduğunu söyleyebilirim. Sırf bu yüzden bile çok kavga ediyorduk” diyen ünlü oyuncu Jax Taylor’ın bir erkek olarak “eski kafalı” davrandığı için itiraf etmese de bu para meselesine bozulduğunu anlattı.
Kocasının egosunun bu yüzden yara aldığını söyleyen Brittany Cartwright daha önce de çocukları olduktan sonra aralarındaki tutkunun azaldığını ve yatak odalarının giderek hareketsiz ve aşksız kalmaya başladığını söylemişti.

AŞKIN ATEŞİ SÖNDÜ… ARALARINDA TUTKU KALMADI
Aralarındaki bu durumun ilişkilerine zarar verdiğini söyleyen Cartwright, kocasını yeterince olgun olmamakla da suçlamış ve “Yeni yürümeye başlayan çocuğuma bakıyorum ve aynı zamanda Jax Taylor adında başka bir yürümeye başlayan çocuğa da bakıyorum, çünkü temelde ev için her şeyi ben yapıyorum” demişti.

Jax Taylor karısının kazandığı parayı kıskanmadığını ancak onun kendisini parayla ezmeye çalıştığını iddia etti
“PARAYI KISKANMADIM, PARAYLA BENİ EZDİ”
Bir süredir ayrı yaşadığı eşinin eleştirilerinin hedefinde olan Jax Taylor ise bu para meselesi için sadece onun kazancını kıskanmadığını, Brittany Cartwright’ın kazandığı bu parayla kendisini ezmeye çalıştığını ve sorunun bu olduğunu söyledi.
Cartwright, şubat ayında Taylor’la birlikte yayınladıkları podcast’te ayrıldıklarını duyurmuştu. Ayrılık açıklamasında “Evet, genel olarak evlilikler çok zordur ve geçtiğimiz yıl özellikle zor bir yıl geçirdim” diyen ünlü oyuncu “Jax ve ben ayrı zaman geçiriyoruz ve ruh sağlığım için biraz zaman ayırmak amacıyla başka bir eve taşınma kararı aldım” sözleriyle evlerini de ayırdıklarını söylemişti.

Ünlü çift geçtiğimiz günlerde oğullarının doğum gününü kavgalı olsalar da bir araya gelerek kutlamıştı
BÜYÜK AŞK 9 YILDA BİTTİ
Bu açıklamadan sonra hâlâ aynı çatı altında yaşadıklarını itiraf eden Brittany Cartwright ve Jax Taylor henüz boşanma davası açmadılar. Ekran önünde tanışan ünlü çift 2015’ten beri devam eden ilişkilerini 2019’da nikah masasına taşımış, düğünleri de televizyon ekranlarından yayınlanmıştı.

2021’de oğulları doğan karı koca dışarıya karşı mutlu mesut bir portre çizerken ilişkileri bir anda bitti.
]]>ÜNLÜ YÖNETMEN VE YAKIŞIKLI AKTÖR HOLLYWOOD’UN EN GÖZDE ÇİFTLERİNDEN
İşte bu çiftlerden biri de son zamanlarda fazlaca göz önündeler ve biri ünlü bir yönetmen biri de Hollywood’un son dönemlerinin gözde bir aktörü olan ikili ne zaman adları anılsa bu konunun açılmasından biraz bıkmış haldeler.

57 yaşındaki ünlü yönetmen Sam Taylor Johnson, kocası Aaron Taylor Johnson ile arasındaki 24 yıllık yaş farkına duyulan “ilgi” karşısında şok olduğunu itiraf ediyor…
ARALARINDA 24 YAŞ VAR
Nowhere Boy filminin setinde tanışmalarından üç yıl sonra, 2012 yılında eşiyle evlenen 57 yaşındaki yönetmen, 33 yaşındaki aktörden 24 yaş büyük.

Ünlü yönetmen Sam Taylor Johnson eşiyle aralarındaki büyük yaş farkının hâlâ konuşulmasına pek anlam veremediğini söylüyor…
Çiftin son derece özel bir ilişkileri var ve daha önce de aralarındaki yaş farkı nedeniyle kamuoyunda tartışmalara neden olmuşlardı.
Sam Taylor Johnson insanların çiftin ilişkisine olan ilk ilgisinin “yoğun” olduğunu çünkü insanların durumu gerçekten anlamaya çalıştıklarını söylüyor.

ARADAN 14 YIL GEÇİNCE “İLGİ” BİRAZ AZALDI
Ünlü yönetmen artık eşiyle 14 yıldır birlikte olduklarını ve zaman içinde bu merakın biraz azaldığını söylüyor. Sam Taylor-Johnson son günlerde genç yaşta aramızdan ayrılan Amy Winehouse’un hayatını anlatan Back to Black filmiyle gündemde.
Hollywood’un yükselişteki yakışıklı aktörü Aaron Taylor Johnson’ın ismi ise yeni Bond olacağı iddiaları nedeniyle basında sıkça yer alıyor. Sık sık röportaj veren çifte ise işleriyle ilgili sorularla birlikte sürekli bu yaş farkı soruluyor.

Aaron ve Sam Taylor Johnson çifti 10. evlilik yıldönümlerini böyle kutladılar
Sam Taylor Johnson verdiği son röportajda “Eşim benden genç olduğu için ilişkimize gösterilen bu ilgiyi ve bizimle ilgili merakı gerçekten anlamıyorduk. Artık aradan 14 yıl geçince bu ilgi ve merak azalmaya başladı ancak yine de insanların aklına ilk gelen şey bu yaş farkı oluyor” dedi.
“SADECE SORU SORULDUĞUNDA AKLIMIZA GELİYOR”
Ünlü yönetmen, kocası Aaron Taylor Johnson’la yaş farklarının ilişkilerinde hiçbir şeyi etkilemediğini ve kendilerinin de gündeminde hiç olmadığını söylüyor ve “Sadece siz soru sorduğunuzda bu konu açılıyor” diyor…

Ünlü çift aşklarını 2009’da filmlerinin galasına el ele gelerek ilan etmişti… O sırada Aaron Taylor Johnson 18, Sam Taylor Johnson ise 42 yaşındaydı
“Biz biraz anormaliz, ama şöyle bir şey var: 14 yılın ardından artık bunun gerçekten önemli olmadığını düşünüyorsunuz” diyen Sam Taylor Johnson’ın eski eşi Jay Jopling’den 26 yaşında Angelica ve 17 yaşında Jessie adında iki çocuğu var.
Sam ve Aaron Taylor Johnson çiftinin 12 yıllık evliliğinden de 13 yaşında Wylda ve 12 yaşında Romy adında iki çocuğu oldu.
İLİŞKİYE BAŞLARKEN YAŞ FARKINI HİÇ DÜŞÜNMEMİŞ BİLE
Sam Taylor Johnson kendisinden çok daha genç bir erkekle ilişki kurma konusunda hiç tereddüt etmediğini de itiraf ediyor.
“Bir saniye bile alaycı olsaydım, işe yaramazdı. Herhangi bir şeyi sorgulamış olsaydım, asla işe yaramazdı” diyen ünlü yönetmen kalbin her şeyin önüne geçtiğine inanan biri olduğunu ve sevginin her şeyi yeneceğini düşündüğünü söylüyor.

Aaron Taylor Johnson eşi Sam Taylor Johnson’a olan hayranlığını ve aşkını her fırsatta dile döküyor… Ünlü oyuncu çok çabuk ve genç bir yaşta olgunlaştığını, ilişkilerinin de bu yüzden sıkıntısız ilerlediğini söylemişti
Tanıştıklarında Aaron Johnson henüz 18 yaşında gencecik bir oyuncu, Sam Taylor ise onun filminde yönetmen koltuğunda oturan 42 yaşında deneyimli bir sinemacıydı. İkili birbirlerini gördükleri anda büyük bir aşka düştü. Aralarındaki 23 yıllık yaş farkı çok konuşuldu.
EVLENİRKEN BİRBİRLERİNİN SOYADINI ALDILAR
Evlenirlerken birbirlerinin soyadlarını alan ve artık Aaron ve Sam Taylor Johnson olarak anılan çift 2009’da ilk kez, filmleri Nowhere Boy’un galasında dünyanın karşısına birlikte çıkıp aşklarını ilan ettiler, yanlarında Sam Taylor Johnson’ın ilk eşinden olan kızları da vardı…

Evlendikten sonra karısının soyadını alması da çok konuşulan başarılı oyuncu “Neden kadınlar erkeklerin soyadını almak zorunda? O ne kadar benim parçamsa ben de onun bir parçasıyım” demişti. Çiftin yakın çevreleri Sam Taylor Johnson yaşına göre genç, Aaron Taylor Johnson’sa tam tersi yaşına göre oldukça olgun bir kişiliğe sahip olduğunu söylüyor.

İlişkiler yaştan ziyade dengeyle ayakta duruyor… Çiftin yakın çevresi Sam Taylor Johnson’ın genç, Aaron Taylor Johnson’ın ise yaşlı bir ruhu olduğunu söylüyor…
BİRİNİN “YAŞLI” BİRİNİNSE “GENÇ” BİR RUHU VAR
Sam Taylor Johnson kocasının “yaşlı bir ruhu” olduğunu söylüyor, onun gece gezmelerini sevmediğini, evinde çocuklarına yemek yapmayı, köpek gezdirmeyi sevdiği ve bu özelliklerinden dolayı arkadaş çevrelerinde ona Benjamin Button adı verildiğini anlatıyor ve eşinin ne kadar yaşından olgun biri olduğunun altını çiziyor.
]]>
ALIŞILMADIK BİR ROCK YILDIZI
Pek çok meslektaşından farklı olarak uzun yıllardır süren mutlu bir evliliği, dört çocuğu ve her zaman ailesini her şeyin önüne koyduğu bir hayatı oldu.

Jon Bon Jovi gösteri dünyasının “uslu” çocuğu olarak tanınmıştı… Ünlü şarkıcının yaptığı son itiraf herkesi şaşırttı
Son günlerde kendisini ve grubu Bon Jovi’nin müzikal yolculuğunu anlatan “Thank You, Goodnight: The Bon Jovi Story” adlı belgeselle gündemde olan rock müziğin en büyük yıldızlarından Jon Bon Jovi, verdiği son röportajında çarpıcı bir itirafta bulundu…
BEN MELEK DEĞİLİM, KARIMI DEFALARCA ALDATTIM”
Lise aşkı Dorothea Hurley ile 34 yıllık evliliği için “ben bir aziz değildim” diyen Jon Bon Jovi, dışarıdan oldukça mutlu ve sapasağlam gibi görünen evliliğinde yaptığı hataları çizgiyi birkaç kez aştığını itiraf ederek dile getirdi.

Jon Bon Jovi, 34 yıl önce lise aşkı Dorothea Hurley’le evlenmişti… Bu uzun ve mutlu evliliğin sona ermemesinin ardında Dorothea Hurley’nin kendisini aldatan kocasını her seferinde affetmesi yatıyormuş…
The Independent’a verdiği röportajda “Bunların hepsi rock yıldızlığının harika klişeleri” diyen Jon Bon Jovi “Bu, bir melek gibi olduğum konusunda asla yalan söylememem ama ev hayatımı mahvedecek kadar da aptal olmamamla ilgili” diyerek karısına sadakatsiz davrandığını söyledi.
“BANA SABIR GÖSTERMESE…”
62 yaşındaki rock yıldızı, evliliklerinin bu kadar uzun sürmesinin nedeninin karısının yıllar boyunca sadakatsizliğine karşı gösterdiği sabır ve hoşgörü olduğunu da itiraf etti.

Jon Bon Jovi, Dorothea Hurley ve çocukları Kensington Sarayı’nda Prens William’la birlikte
LİSE AŞIKLARI BİRLİKTE BÜYÜDÜLER…
Jon Bon Jovi, evliliğinin bu sıkıntıları atlatmasının bir sebebinin de gençlik dönemlerinin şimdikinden çok farklı bir zamanda geçmesi ve adeta karısıyla birlikte büyümeleri olduğunun da altını çizdi.
Bon Jovi, 1993 yılında çıkardığı çok sevilen “Bed of Roses” adlı hit single’ında, rock yıldızı bir şarkıcıyken turnelerde yaşadığı birçok ilişkiden duyduğu derin pişmanlığı dile getirmişti.

EN SEVİLEN ŞARKILARINDAN BİRİNİ KARISINDAN ÖZÜR DİLEMEK İÇİN YAZMIŞTI…
“Şimdi sen gözlerini kapatırken / Bil ki seni düşünüyor olacağım / Metresim beni çağırırken / Yine onun spot ışıkları altında durmak için / Bu gece yalnız olmayacağım / Ama biliyorsun ki bu yalnız olmadığım anlamına gelmiyor / Kanıtlayacak hiçbir şeyim yok / Çünkü savunmak için öleceğim sensin”
Jon Bon Jovi, 61 yaşındaki Hurley ile 1989 yılında Las Vegas’taki Graceland Chapel’de evlendi. Çift lisede birlikte okumuştu ve o dönemden beri sevgililerdi.

Bu uzun evlilikten 30 yaşında Stephanie adında bir kızları, 29 yaşında Jesse, 21 yaşında Jake ve 20 yaşında Romeo adında da üç oğulları oldu.
OĞLUNU EVLENDİRMEYE HAZIRLANIYOR
Tıpkı babası gibi Jake Bongiovi de aşkı genç yaşta Stranger Things dizisinin yıldızı Millie Bobby Brown’da buldu. Jake ve 20 Millie Bobby Nisan 2023’te nişanlandılar ve yaklaşan düğünlerini planlamakla meşguller.

Jon Bon Jovi’nin oğlu Jake Bongiovi Stranger Things dizisinin yıldızı Millie Bobby Brown’la nişanlandı
Jon Bon Jovi oğlunun bu kadar genç bir yaşta evlenecek olmasıyla ilgili endişelere tepki göstererek yaşın sadece bir sayı olduğunu söylemişti. “Yaşın önemli olup olmadığını bilmiyorum” diyen ünlü şarkıcı oğlu ve müstakbel gelini için de “Eğer doğru partneri bulursanız ve birlikte büyürseniz her şey yolunda gidecektir” diye düşündüğünü söylüyor.

MÜZİĞİ BIRAKABİLİR
Öte yandan Jon Bon Jovi, geçen hafta yaptığı açıklamayla hayranlarını üzdü ve müzik kariyerine son verebileceği açıkladı. 2022 yılında ses tellerinden ameliyat olan ve sesini korumak için uzun süredir tedavi gören ünlü şarkıcı “Bunu ilk kez söylüyorum. Şarkı söylemeyi artık beceremiyorsam, bir zamanlar olduğum gibi olamıyorsam o zaman bu iş benim için biter Ve bunu da artık dert etmem” dedi.
]]>Galler Prensesi Kate Middleton ocak ayının ortasında karın bölgesinden bir ameliyat geçirdi. Kensington Sarayı bunun çetin bir operasyon olacağını, prensesin uzunca bir süreçte iyileşeceğini açıkladı.
Ancak kimseler hastalığının ne olduğunu söylememişti… Kate Middleton onu sağ ve sağlıklı görmek isteyen sayısız hayranın merakına rağmen aylarca ortadan kayboldu. Bu da hakkında birçok söylenti ortaya atılmasına yol açtı.

Onun kanser olduğunu, öldüğünü ve bunun kraliyet ailesi tarafından saklandığını, estetik operasyon yaptırdığı için yüzünü sakladığını, kocası Prens William’dan şiddet gördüğünü söyleyenler oldu. Bu komplo teorileri sosyal medya yoluyla aldı başını gitti…
İYİ OLDUĞUNU KANITLAMAK İSTEDİ AMA…
En sonunda bu işe dur demek isteyen Kate Middleton William ve kendisi tarafından kullanılan Kensington Royal adındaki sosyal medya hesaplarından üç çocuğuyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı. Ve fotoğrafın William tarafından çekildiğini yazdı.

Ancak resmi hesaplardan paylaşılan bu fotoğrafın üzerinde oynama yapıldığı ortaya çıktı. Hatta fotoğrafın Photoshop marifetiyle oluşturulduğu iddiasıyla tüm fotoğraf ve haber ajansları basın kuruluşlarına fotoğrafı kullanmamaları için uyarı yolladı.
KANSER OLDUĞUNU FOTOĞRAF FİYASKOSUNDAN SONRA AÇIKLAMIŞTI
Kate Middleton’ın akıbeti ise bu fiyaskoya dönüşen fotoğraf paylaşımından sonra ortaya çıktı. Prenses bir video mesaj yayınlayarak kansere yakalandığını ve tedavisinin sürdüğünü açıkladı. Durumunu üç küçük çocuklarına açıklamakta zorlandıklarını söyleyen Kate Middleton sevenlerine mahremiyet ricasında bulundu.

Tüm bu söylentiler ve fotoğraf krizinden sonra herkes İngiliz kraliyet ailesinin bu gelişmeleri bertaraf etmek için küçük Prens Louis’nin doğum gününde harekete geçeceğini söylemeye başlamıştı. William ve Kate’in en küçük çocuğu olan ve haşarılıklarıyla bilinene Louis bugün 6. yaş gününü kutluyor.
“OĞLUNUN DOĞUM GÜNÜNDE DÖNECEK” DEMİŞLERDİ
Kraliyet ailesi ve William’la Kate çifti her yıl özel günlerde ve çocuklarının yaş günlerinde çekilen özel fotoğrafları bir gelenek olarak paylaşıyor. Haliyle gözler de doğum günü en yakın tarihte olan Louis’ye çevrilmişti.

Kate Middleton’ın kanser olduğunu açıkladığı videodan önce kraliyet uzmanları prensesin oğlunun doğum gününde fotoğraf paylaşacağını ve uzun süreli yokluğunu böyle noktalayacağını tahmin ediyordu. Ancak kanser açıklaması bu özel günden önce geldi.
DAHA ÖNCEKİ FOTOĞRAFLAR AİLE BOYU OLUYORDU…
Ve beklendiği gibi gerçekten de Kensington Royal hesapları sosyal medyadan Prens Louis’nin 6. yaş gününe özel çekilmiş sevimli bir fotoğrafını yayınladı. Paylaşımda fotoğrafın Kate Middleton tarafından çekildiği de belirtildi.

Ancak fotoğrafta sadece Louis yer aldı ve Kate Middleton ya da Prens William oğullarıyla birlikte poz vermedi. Prenses daha önceki yaş günleri ya da Anneler günü, Babalar Günü gibi özel günlerde paylaşılan fotoğraflarda çocuklarıyla birlikte görünüyordu.
KRİZ YARATMAK İSTEMEDİLER
Küçük prensin annesine gülümseyerek verdiği bu tek başına pozun Kate Middleton’ın yeniden bir kriz yaratmamak ve fotoğrafla ilgili spekülasyonlara engel olmak için özel olarak seçildiği düşünülüyor.

Öte yandan en son William ve çocuklarıyla birlikte tatil evlerine gittiği söylenen Kate Middleton ve sağlık durumu hakkında ise son haftalarda hem saray hem de İngiliz basını sessizliğini koruyor…
]]>
RÜYA GİBİ BAŞLAYAN EVLİLİK KÂBUS GİBİ BİTMİŞTİ
Ünlü çiftin 2007 ve 2009’da doğan iki oğulları ve 2010’da doğan kızlarıyla taçlandırdıkları mutlu yuvaları 20. Evlilik yıldönümlerini göremeden dağıldı. Baumgartner, Kevin Costner’dan boşanmak için Mayıs 2023’te mahkemeye gitti.

Boşanma davası ise bu yılın şubat ayında sona erdi. Hollywood’un son yıllarda gördüğü en çekişmeli davada eski eşler birbirlerine ağır suçlamalar yöneltirken Costner’ın uzun yıllara yayılan Hollywood kariyeri boyunca edindiği servet de ikili tarafından paylaşılamadı.

YENİ SEVGİLİSİYLE ETRAFA GÜLÜCÜKLER SAÇMAYA BAŞLADI
Christine Baumgartner, Kevin Costner’dan ayrıldıktan sonra birlikte olmaya başladığı erkek arkadaşı Josh Connor ile Los Angeles’ta gezerken görüntülendi. Etraflarındaki kalabalığı umursamıyor gibi yürüyen taze aşıklar oldukça mutlu görünüyordu.

Christine Baumgartner, boşanma davası ve kavgaların yaşandığı süreçteki halinden uzaklaşmış, yüzü gülüyor ve etrafındakilerin yorumlarına bakılırsa da henüz “cicim aylarını” yaşadığı ilişkisinin mutluluğuyla parıldıyordu.
USTA AKTÖR “ALDATILDIĞIMDAN ŞÜPHELENİYORUM” DEMİŞTİ
50 yaşındaki Baumgartner, Eylül 2023’te, Kevin Costner’dan ayrıldıktan sonra ancak boşanma davası devam ederken Connor’la ilişki yaşamaya başladı. 69 yaşındaki Kevin Costner ise eski eşi ve onunla evliyken komşuları olan finansçı Josh Connor hakkında “güçlü şüpheleri” olduğu söylüyordu.

Costner mahkeme belgelerinde, kendisinden ayrılıp parasız kaldığını söylediği Baumgartner’ın yeni sevgilisinden 20.000 dolar aldığını iddia etmiş, ancak o sırada gizemli bağışçının kimliğini açıklamamıştı.
BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN BİRLİKTE TATİLE ÇIKTILAR: O SADECE KOMŞU VE ARKADAŞIM
Christine Baumgartner’ın Costner’la çekişmeli boşanma davası devam ederken o günlerde sadece komşusu olarak anılan Josh Connor’la tatile gidip deniz kıyısında gülüp eğlenirken poz vermesi de çok konuşulmuştu.

Baumgartner Josh Connor’ın komşuları olduğunu ve aralarında iyi bir arkadaşlıktan başka bir şey olmadığını söylüyordu…
Kevin Costner mahkemede eski eşinin temmuz ayında Hawaii’de birlikte tatil yaptığı Connor’la aşk yaşadığına inandığını söylemişti. Ancak Baumgartner ve avukatı daha sonra mahkemede kürsüye çıktıklarında bu ilişkiyi inkar ettiler.

NAFAKA VERMEMEK İÇİN İFTİRA ATIYOR İDDİASI
Christine Baumgartner, eski eşi Costner’ın bu iddiayı, aylık 129 bin dolar olan nafakasını daha fazla artırmamak hatta yarıya düşürmek için ortaya attığını söylemişti. Eski eşler Kevin Costner’ın her biri servet değerindeki mülklerini paylaşmak ve nafaka ödemeleri konusunda aylarca mahkemede mücadele verdiler.
Kevin Costner daha önce yaptığı açıklamalardan birinde Christine Baumgartner’dan önceki eşi ve çocuk sahibi olduğu diğer kadınların servetine konmak için çok uğraştığını söylemiş, Baumgartner’la da bu sebepten çok sağlam bir evlilik öncesi anlaşması yaptıklarını itiraf etmişti.

TENCERE TAVAYI BİLE PAYLAŞAMAYIP KAVGAYA TUTUŞTULAR
Costner, boşanmak için mahkemeye giden eski eşi Christine Baumgartner’a mahkeme emri yollamış, üç çocuğunun annesi olan eşine mülklerindeki tüm eşyalarını toplayıp terk etmesi için tebligat yollamıştı.
Bu süreçte basına yansıyan iddialara göre ayrılan çift evlerindeki tencere tavaları paylaşırken bile kavga etmişti. Kevin Costner karısının ondan sürekli para koparmak için nafakayı mantıksızca bir rakama yükseltmeye çalıştığını iddia ediyordu.

ANLAŞTILAR AMA ŞARTLARI GİZLİ KALDI
Çiftin aylar süren davası en sonunda anlaşmaya varmalarıyla noktalandı. Bu anlaşmanın detayları basından gizli tutuldu ancak Baumgartner’ın evlilik öncesi anlaşmalarında belirtilenden çok daha fazla para alacağı iddia edildi.
Christine Baumgartner boşanma davası sırasında kocasından olabildiğince çok nafaka almak istemiş ve kendini maddi açıdan zor durumda göstermişti. Kevin Costner ise süreç boyunca eski eşine evlilik anlaşmalarında yazan miktardan daha fazla para verdiğini ve çocuklarının nafakasının da yeterli olduğunu iddia etti.

“ÇOCUKLARIM ALIŞTIKLARI LÜKSTEN VAZGEÇEMEZ”
Baumgartner ise Kevin Costner’ı, kendisini zor durumda bırakmak için ona eziyet etmek ve duruşmayı uzatmaya çalışmakla suçladı. Christine Baumgartner’a göre eski eşi Costner’dan talep ettiği yüksek tazminat ve nafaka kendisinin ve üç çocuğunun alıştıkları şekilde lüks bir yaşam sürmeleri için gerekliydi…
]]>
EVLENME TEKLİFİ ALDIĞI YERE AŞK TATİLİNE GİTTİ
Paparazzilerin peşine düştüğü Hayley Atwell ve Ned Wolfgang Kelly çifti romantik gezintilerinde selfie çekerken ve açık havada öğle yemeği yerken ünlü oyuncunun elini sürekli olarak karnında tutması dikkatlerden kaçmadı.

Hayley Atwell ve müzisyen nişanlısı Ned Wolfgang Kelly çifti Venedik’te romantik bir hafta sonu kaçamağına çıktı… Bu gezi boyunca eli hep karnının üzerinde gezen ünlü oyuncula ilgili hamilelik söylentileri de böylece alevlendi
Üzerinde bol siyah bir elbise olan ve bol kesimli beyaz ve uzunca bir ince kaban giyen Hayley Atwell’in karnının da belirgin hale geldiği görüldü. Yıldız oyuncu sanki büyüyen karnını saklamak ya da korumak istemişçesine sık sık elini karnının üzerinde tuttu.
ELİ HEP BÜYÜYEN KARNININ ÜSTÜNDE
Bu görüntüler Atwell’in hamile olduğu ancak bu haberi henüz kamuoyuyla paylaşmadığı söylentilerini kuvvetlendirdi.

Ünlü oyuncu hamile olduğu konusunda bir açıklama yapmış değil ancak karnının da giderek belirginleştiği dikkat çekiyor
42 yaşındaki yıldız oyuncu Görevimiz Tehlike serisinin sekizinci filminin çekimlerine verilen arada nişanlısıyla kaçamak bir hafta sonu tatiline çıkmıştı. Hayley Atwell, seriye geçen yıl gösterime giren yedinci filmde dahil olmuştu.
Tom Cruise’la birlikte filmin başrolünde yer alan ünlü oyuncu, Cruise’la çekimler sırasında yakınlaştığı ve aşk yaşamaya başladığı iddialarıyla geçen yıl uzun süre manşetlerden inmemişti.

Çift ilişkilerini gözlerden uzakta yaşamaya gayret etse de arada sosyal medya hesaplarından aşk pozları paylaşıyorlar

Hayley Atwell Tom Cruise’la aşk yaşadığı söylentilerinin basına yansıdığı dönemde bu fotoğrafı paylaşıp nişanlandığını ilan etmişti
ROL ARKADAŞIYLA AŞK YAŞADIĞI SÖYLENİYORDU
Oysa Hayley Atwell bu söylentiler basına taşındığı sırada zaten müzisyen sevgilisi Ned Wolfgang Kelly’yle birlikteydi ve çift Nisan 2023’te Venedik’te nişanlandı.

Atwell aralık ayında görüntülendiğinde bile elini karnının üzerinden çekmiyordu
Ned Wolfgang Kelly Atwell’le nişanlandıkları zaman Instagram hesabından “Şanslıyım. Hayatımızın geri kalanı için mükemmel bir başlangıç yaptık. Bu olağanüstü kadınla tanışana kadar evlenmeye hiç ilgi duymamıştım. Şimdi ise mutluluktan uçuyorum” paylaşımını yapmıştı.

İKİ YILLIK AŞK İLK MEYVESİNİ VERECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR
2022’den beri birlikte olan Hayley Atwell ve Ned Wolfgang Kelly ilişkilerini kamuoyunun gözünden uzak tuttular ve nadiren birlikte fotoğraflandılar. Hayley Atwell’in adı Ned Wolfgang Kelly’yle ilişkisi ortaya çıkmadan önce rol arkadaşı Tom Cruise’la anılmıştı.

Hayley Atwell ve Tom Cruise Görevimiz Tehlike’nin son filminde birlikte başrol oynadılar ve 2020’de başlayan çekimlerden filmin gösterime girdiği geçen yaza kadar hep yakın kaldılar
Hayley ve Tom 2020 yılında Görevimiz Tehlike 7 setinde tanıştıktan sonra sevgili oldukları iddia edilmişti. Hatta 2020’de başlayan bu ilişkinin bir kez ayrılıkla sonuçlandığı, ikilinin daha sonra bu aşka yeni bir şans vermek için yeniden bir araya geldiği söylendi.

Filmin tanıtım çalışmaları ve galalarında sürekli böyle pozlar verseler de Atwell ve Cruise hep bu ilişkiyi reddetti
TOM CRUISE’LA OLAN İLİŞKİSİ GERÇEK MİYDİ?
Hayley Atwell de Tom Cruise da bu söylentileri yalanlamış ve sette başlayan ilişkilerinin sonrasında güzel bir dostluğa dönüştüğünü söylemişti. İkiliye yakın kaynaklar ise Atwell ve Cruise’un gerçekten de bir şeyler yaşadığını ancak gerek filmin gerekse de Tom Cruise’un ünü nedeniyle dile düşmekten çekindikleri için buna son verdiklerini iddia etmişti…
]]>ÜNLÜ YÖNETMEN VE YAKIŞIKLI AKTÖR HOLLYWOOD’UN EN GÖZDE ÇİFTLERİNDEN
İşte bu çiftlerden biri de son zamanlarda fazlaca göz önündeler ve biri ünlü bir yönetmen biri de Hollywood’un son dönemlerinin gözde bir aktörü olan ikili ne zaman adları anılsa bu konunun açılmasından biraz bıkmış haldeler.

57 yaşındaki ünlü yönetmen Sam Taylor Johnson, kocası Aaron Taylor Johnson ile arasındaki 24 yıllık yaş farkına duyulan “ilgi” karşısında şok olduğunu itiraf ediyor…
ARALARINDA 24 YAŞ VAR
Nowhere Boy filminin setinde tanışmalarından üç yıl sonra, 2012 yılında eşiyle evlenen 57 yaşındaki yönetmen, 33 yaşındaki aktörden 24 yaş büyük.

Ünlü yönetmen Sam Taylor Johnson eşiyle aralarındaki büyük yaş farkının hâlâ konuşulmasına pek anlam veremediğini söylüyor…
Çiftin son derece özel bir ilişkileri var ve daha önce de aralarındaki yaş farkı nedeniyle kamuoyunda tartışmalara neden olmuşlardı.
Sam Taylor Johnson insanların çiftin ilişkisine olan ilk ilgisinin “yoğun” olduğunu çünkü insanların durumu gerçekten anlamaya çalıştıklarını söylüyor.

ARADAN 14 YIL GEÇİNCE “İLGİ” BİRAZ AZALDI
Ünlü yönetmen artık eşiyle 14 yıldır birlikte olduklarını ve zaman içinde bu merakın biraz azaldığını söylüyor. Sam Taylor-Johnson son günlerde genç yaşta aramızdan ayrılan Amy Winehouse’un hayatını anlatan Back to Black filmiyle gündemde.
Hollywood’un yükselişteki yakışıklı aktörü Aaron Taylor Johnson’ın ismi ise yeni Bond olacağı iddiaları nedeniyle basında sıkça yer alıyor. Sık sık röportaj veren çifte ise işleriyle ilgili sorularla birlikte sürekli bu yaş farkı soruluyor.

Aaron ve Sam Taylor Johnson çifti 10. evlilik yıldönümlerini böyle kutladılar
Sam Taylor Johnson verdiği son röportajda “Eşim benden genç olduğu için ilişkimize gösterilen bu ilgiyi ve bizimle ilgili merakı gerçekten anlamıyorduk. Artık aradan 14 yıl geçince bu ilgi ve merak azalmaya başladı ancak yine de insanların aklına ilk gelen şey bu yaş farkı oluyor” dedi.
“SADECE SORU SORULDUĞUNDA AKLIMIZA GELİYOR”
Ünlü yönetmen, kocası Aaron Taylor Johnson’la yaş farklarının ilişkilerinde hiçbir şeyi etkilemediğini ve kendilerinin de gündeminde hiç olmadığını söylüyor ve “Sadece siz soru sorduğunuzda bu konu açılıyor” diyor…

Ünlü çift aşklarını 2009’da filmlerinin galasına el ele gelerek ilan etmişti… O sırada Aaron Taylor Johnson 18, Sam Taylor Johnson ise 42 yaşındaydı
“Biz biraz anormaliz, ama şöyle bir şey var: 14 yılın ardından artık bunun gerçekten önemli olmadığını düşünüyorsunuz” diyen Sam Taylor Johnson’ın eski eşi Jay Jopling’den 26 yaşında Angelica ve 17 yaşında Jessie adında iki çocuğu var.
Sam ve Aaron Taylor Johnson çiftinin 12 yıllık evliliğinden de 13 yaşında Wylda ve 12 yaşında Romy adında iki çocuğu oldu.
İLİŞKİYE BAŞLARKEN YAŞ FARKINI HİÇ DÜŞÜNMEMİŞ BİLE
Sam Taylor Johnson kendisinden çok daha genç bir erkekle ilişki kurma konusunda hiç tereddüt etmediğini de itiraf ediyor.
“Bir saniye bile alaycı olsaydım, işe yaramazdı. Herhangi bir şeyi sorgulamış olsaydım, asla işe yaramazdı” diyen ünlü yönetmen kalbin her şeyin önüne geçtiğine inanan biri olduğunu ve sevginin her şeyi yeneceğini düşündüğünü söylüyor.

Aaron Taylor Johnson eşi Sam Taylor Johnson’a olan hayranlığını ve aşkını her fırsatta dile döküyor… Ünlü oyuncu çok çabuk ve genç bir yaşta olgunlaştığını, ilişkilerinin de bu yüzden sıkıntısız ilerlediğini söylemişti
Tanıştıklarında Aaron Johnson henüz 18 yaşında gencecik bir oyuncu, Sam Taylor ise onun filminde yönetmen koltuğunda oturan 42 yaşında deneyimli bir sinemacıydı. İkili birbirlerini gördükleri anda büyük bir aşka düştü. Aralarındaki 23 yıllık yaş farkı çok konuşuldu.
EVLENİRKEN BİRBİRLERİNİN SOYADINI ALDILAR
Evlenirlerken birbirlerinin soyadlarını alan ve artık Aaron ve Sam Taylor Johnson olarak anılan çift 2009’da ilk kez, filmleri Nowhere Boy’un galasında dünyanın karşısına birlikte çıkıp aşklarını ilan ettiler, yanlarında Sam Taylor Johnson’ın ilk eşinden olan kızları da vardı…

Evlendikten sonra karısının soyadını alması da çok konuşulan başarılı oyuncu “Neden kadınlar erkeklerin soyadını almak zorunda? O ne kadar benim parçamsa ben de onun bir parçasıyım” demişti. Çiftin yakın çevreleri Sam Taylor Johnson yaşına göre genç, Aaron Taylor Johnson’sa tam tersi yaşına göre oldukça olgun bir kişiliğe sahip olduğunu söylüyor.

İlişkiler yaştan ziyade dengeyle ayakta duruyor… Çiftin yakın çevresi Sam Taylor Johnson’ın genç, Aaron Taylor Johnson’ın ise yaşlı bir ruhu olduğunu söylüyor…
BİRİNİN “YAŞLI” BİRİNİNSE “GENÇ” BİR RUHU VAR
Sam Taylor Johnson kocasının “yaşlı bir ruhu” olduğunu söylüyor, onun gece gezmelerini sevmediğini, evinde çocuklarına yemek yapmayı, köpek gezdirmeyi sevdiği ve bu özelliklerinden dolayı arkadaş çevrelerinde ona Benjamin Button adı verildiğini anlatıyor ve eşinin ne kadar yaşından olgun biri olduğunun altını çiziyor.
]]>EVLİLİKLERİ NEREDEYSE ÇEYREK ASRI DEVİRECEK
Böyle mutlu bir yuvayı uzun yıllardır dimdik ayakta tutan ünlü çift ise Hollywood’un parmakla gösterilen, sapasağlam evliliklerinden birini sürdürüyor.

79 yaşındaki efsane aktör Michael Douglas ve 54 yaşındaki Catherine Zeta-Jones aralarındakiyaş farkına ve bu fark yüzünden ilişkilerinin uzun ömürlü olmayacağını söyleyenlere inat evliliklerinin 25. yılını kutlamaya hazırlanıyor.
Douglas Telegraph gazetesinde yayınlanan yeni röportajında bir keresinde ebeveynler günü için çocuklarından birini üniversitede ziyaret ettiğinde başına gelenleri itiraf etti.

Michael Douglas – Catherine Zeta-Jones çiftinin 23 yaşında Dylan adında bir oğlu ve 21 yaşında Carys adında bir kızları var
OKULDA ONU ÇOCUĞUNUN DEDESİ SANDILAR!
Çocuğunun okuluna gittiğinde kendisine “Bugün büyükbabalar günü değil, ebeveynler günü” dendiğini söyleyen Michael Douglas kendisine bunu söyleyen kişiye “Ben de bir ebeveynim” diye açıklama yapmak zorunda kalmıştı…
Douglas, eşi Catherine Zeta-Jones’dan doğan 23 yaşındaki oğlu Dylan’ı mı yoksa 21 yaşındaki kızı Carys’i mi ziyaret ettiğini açıklamadı.

Ünlü çiftin artık birer yetişkin olan çocukları yuvadan uçtu ancak Douglas ve Zeta-Jones çifti sık sık onlarla tatile çıkıyor
Carys şu anda Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’ne devam ederken, Dylan 2022’de aynı üniversiteden mezun oldu.
Aktör ayrıca 1977-2000 yılları arasında evli kaldığı eski eşi Diandra Luker’dan da 45 yaşında Cameron adında bir erkek çocuk sahibi.

YAŞ FARKINI HİÇ DERT ETMEMİŞTİ AMA…
Daha önce de eşiyle arasındaki yaş farkı yüzünden eleştirilere uğrayan Michael Douglas yıllardır bu konuda söylenenleri duymaya artık alışmış olsa da çocuğunun dedesi sanılmanın kendisine biraz ağır geldiğini ve o gün oldukça zor anlar yaşadığını itiraf etti.
Röportajda Catherine Zeta-Jones’la evliliğinden de bahseden ve “Catherine ve ben birlikteyiz, bu yıl 25 yıl olacak. İyi bir yolculuk oldu ve çok şanslıydım, yaptığım seçimlerden mutluydum ve şimdi gerçekten geri çekilip gülleri biraz daha kokluyorum, daha fazla seyahat ediyorum” diyen Michael Douglas iki çocukları da artık yuvadan uçtuğu için eşiyle yalnız zaman geçirmenin keyfini sürüyor.

Çiftin kızları Carys geçen sene babasının Yaşam Boyu Başarı Ödülü aldığı Cannes Fİlm Festivali’ne Michael Douglas ve Catherine Zeta-Jones’la katılmıştı
Çift, yalnız geçirdikleri zamanın tadını çıkarırken, rüşvet vermek zorunda kalsalar bile çocuklarını da lüks seyahatlerine götürmekten çekinmiyor.
Douglas geçen hafta “Today” programında “Catherine ve ben, çocuklarımız Dylan ve Carys’in hala bizimle seyahat etmekten hoşlandıkları gerçeğiyle kutsanmış durumdayız” dedi.

KIZI BÜYÜK KORKUSUNU BABASINDAN SAKLAYAMADI
Michael Douglas, bir röportajında şimdi 21 yaşında olan kızı Carys’in kendisine üzüntülü bir şekilde “Baba ben 25 yaşına geldiğimde sen 83 yaşında olacaksın!” dediğini ve gözyaşlarına boğulduğunu itiraf etmişti.
Babasının yaşının ilerlemesinin kendisini çok korkuttuğunu söyleyen Carys Douglas usta aktöre gözyaşları içinde kendisi evlendiğinde babasının hâlâ hayatta olacağı konusunda endişeli olduğunu itiraf etmişti…

ONU GÖRDÜĞÜ AN VURULMUŞTU
Ünlü arkadaşlarının çöpçatanlık yapmasıyla bir araya gelen çift 2000’de nikah masasına oturmuştu. Michael Douglas yıllar sonra Catherine Zeta-Jones’u gördüğünde ona vurulduğunu ve daha ilk randevularında ona eğilip kulağına “Çocuklarının babası olacağım” diye fısıldadığını itiraf etmişti.
]]>
Olivia Munn mart ayında Oscar töreninde kırmızı halıya çıktığında yine güzelliği ve şıklığıyla herkesi büyülemişti
OSCAR TÖRENİNDE HERKES GÜZELLİĞİNE BAKTI AMA…
Mart ayında 2024 Oscar Ödülleri’nde kırmızı halıda boy gösterdiğinde her zamanki gibi büyüleyici bir şıklık ve güzelliğe bürünmüş olarak hayranlarının karşısına çıkan Olivia Munn kısa bir süre sonra kanser olduğunu hayranlarıyla paylaştı.
People’a verdiği röportajda “Vücudumun bir tarafında lenf düğümlerinin olduğu yere yakın bazı çukurlar var ve kanserli hücreleri temizlerken oraları gerçekten kazmak zorunda kaldılar” diyen Munn bu durumun yarattığı hayal kırıklığını ve çöküntüyü anlattı.

Güzel yıldızı meme kanserine yakalanıp çift mesektomi geçirdiği süreçte üç yıllık sevgilisi ve iki yaşındaki oğlunun babası, ünlü komedyen John Mulaney destekledi
43 yaşındaki yıldız oyuncu, Akademi Ödülleri’nde bronz renkli askılı elbisesi, üç yıllık sevgilisi ünlü komedyen John Mulaney de smokiniyle göz kamaştırıyordu.
“SAVAŞ YARALARINI” SAKLAMAYA ÇALIŞTI
Oysa gerçekler spot ışıklarının altında görünenden çok farklıydı…

Meme kanserine yakalanan Munn hastalığını bir yıl herkesten sakladı ve iki memesi de alındıktan ve tedavi görüp kanseri yendikten sonra gerçekleri açıkladı
Güzel yıldız bu süreçte katılmak zorunda kaldığı törenler ve özel etkinlikler için giysi seçerken “savaş yaraları” olarak adlandırdığı ameliyat izleri ve vücudunda hasar kalan çukurları saklayabilmek için çok çırpındığını itiraf etti.
“Ve bazen hala kendimi buy şekilde saklamak zorunda kalmak beni biraz üzüyor” diyen Olivia Munn “Ama sonra kendime bunların savaş yaraları olduğunu ve onlara istediğimi gösterebileceğimi ve istediğimde onları gizleyebileceğimi hatırlatıyorum” sözleriyle içindeki cesaret ve mücadele duygularına tutunmaya çalıştığını söyledi.

Olivia Munn geçirdiği operasyonlardan sonra estetik cerrahların müdahalelerine rağmen vücudunda özellikle de lenf bezlerinin bulunduğu bölgelerde hasar kaldığını, ameliyatın bıraktığı çukur bölgeleri saklamak için çok çabaladığını itiraf etti
SETLERE GERİ DÖNDÜ
Yıldız oyuncu yakında başlayacak ve başrolünde yer aldığı yeni dizisi “Your Friends and Neighbors” için setlere döndü ve yeniden çalışacak kadar sağlıklı olduğu için şükrettiğini de söylüyor.
Oscar törenine katılmasından birkaç gün sonra Munn, geçen yıl mamografi sonuçlarının temiz çıkmasından kısa bir süre sonra meme kanseri teşhisi aldığını kamuoyuna duyurdu.
Yıldız isim daha sonra Instagram’dan yaptığı açıklamada test sonuçları iyi çıksa da doktorunun dikkati sayesinde “Meme Kanseri Risk Değerlendirme Puanının” yeniden değerlendirilmesiyle yaşam boyu kansere yakalanma riskini yüzde 37 olarak ortaya çıktığını ve böylece yapılan ileri tetkiklerle hayatının kurtulduğunu anlattı.

DOKTORUNUN DİKKATİ HAYATINI KURTARDI
Bu değerlendirme doktorunun ünlü oyuncudan MRI, ultrason ve biyopsi istemesine yol açtı. Daha sonra her iki göğsünde de luminal B kanseri olduğunu doğrulandı. Munn 30 gün içinde çift mastektomi ameliyatı geçirdi.
“Bir gün tamamen iyi hissederken, ertesi gün 10 saatlik bir ameliyattan sonra hastane yatağında uyandım,” diye yazdı iyileşme sürecindeki fotoğraflarıyla birlikte uzun bir açıklamada.

Kariyerinin olgunluk dönemini yaşayan ve mutlu ilişkisinden bir de oğlu olan Munn en beklemediği anda aldığı kanser teşhisiyle yıkılmıştı
Dört ameliyat ve hormonal baskılama tedavilerinin ardından Munn’ın kanser yolculuğu onu erken menopoza soktu. People’a verdiği röportajda menopoza girdiği için sürekli sıcaktan bunaldığını, saçlarının inceldiğini ve çok yorgun hissettiğini söyledi.
Hastalığını bir yıl boyunca saklayan Olivia Munn, sevgilisi Mulaney ile 2 yaşındaki oğulları Malcolm’a atıfta bulunarak “Ölümü takıntı haline getiren ya da ondan korkan biri değildim ama evde küçük bir bebeğin olması her şeyi çok daha korkutucu hale getirdi” itirafında bulundu.

“NE OLURSA OLSUN OĞLUM İÇİN ORADA OLACAĞIM”
“Onunla birlikteyken, beynimin hasta olmayı düşünmediği tek zaman bu. Onunla çok mutlu oluyorum. Bu da pek çok şeyi bir perspektife oturtuyor. Çünkü vücudum değişse de ben hala onun annesiyim. Ateşim çıksa bile hala onun annesiyim. Saçlarım dökülse bile hala onun annesiyim. Benim için en önemli şey bu. Onun için burada olacağım.”
]]>Ve bu hesaplardan sadece kraliyet etkinlikleri ya da özel günlerde paylaşım yapılıyor. Bunun dışında ailenin kişisel paylaşımlar yapması yasak…

Leydi Amelia Windsor kraliyetin diğer aile üyelerinden çok farklı bir hayat yaşamasıyla tanınıyor
HERKESE YASAK OLAN ŞEYLER ONA SERBEST
Ancak ailenin bir üyesi var ki hem Instagram’dan sürekli paylaşımlar yapıyor hem de podyumda fırtınalar estiriyor.
Leydi Amelia Windsor bugün İngiliz kraliyet ailesinin en şık ve en güzel üyelerinden biri sayılıyor. Ve sosyal medyadan tamamen kaçınan çoğu kraliyet üyesinin aksine, Instagram’da çok aktif.

Ailenin en güzel ve havalı üyelerinden sayılan Leydi Amelia profesyonel bir model ve bu kariyeriyle birçok aile üyesinden çok daha zengin
Üstelik kraliyet ailesinin bu az bilinen ve gündeme gelen üyesi, William ve Kate’in çocukları George, Charlotte ve Louis’in toplam varlıklarından çok daha zengin.
TAHT SIRALAMASINDA 43. SIRADA AMA SERVETİ DİĞER ÜYELERİ SOLLADI
Leydi Amelia Windsor, kraliyet ailesinde veraset yani taht varisleri sıralamasında 43. Sırada. Finans dergilerinde yer alan haberlere göre Leydi Amelia’nın kişisel serveti 5 milyon dolara yaklaşıyor.

Kraliyetin kıdemli aile üyeleri sosyal medyadan paylaşım yapamazken Leydi Amelia Windsor hem Instagram hesabını çok aktif kullanıyor hem de yaptığı paylaşımlardan epey yüklü paralar kazanıyor
28 yaşındaki sosyetik model kendisini tam bir moda tutkunu olarak tanımlıyor ve bugüne kadar Dolce and Gabbana, Chanel ve Bulgari gibi dev modaevleri için çalıştı.
MARKA İŞ BİRLİKLERİNDEN DE SERVET KAZANIYOR
Marka anlaşmaları ve iş birliklerinden yılda 793.000 sterlin [1 milyon $] kazandığı yönündeki haberler doğruysa Amelia’nın servetinin önümüzdeki birkaç yılda katlanarak artacağı söyleniyor.

George, Charlotte ve Louis’in kişisel gelirleri şimdilik kişi başı 500 bin sterlin olsa da kraliyetin bu en öne çıkan üç çocuğu büyüdükçe ve resmi görevler üstlenmeye başladıkça servetleri de diğer aile üyelerini geçecek.
ZENGİLİNLİKLERİ AİLEDEN GELİYOR
Leydi Amelia Windsor’ın bu derece zengin olmasının bir sebebi de büyükannesi Kent Düşesi Katharine. Kent Düşesi, Kent Dükü Prens Edward’la evlenmeden önce de oldukça varlıklıydı çünkü ailesi ülkenin en bilinen toprak sahibi ailelerinden biriydi.

Leydi Amelia sadece modellik yapmakla kalmayıp ünlü moda markaları bünyesinde staj yapıp çalışan tam bir moda profesyoneli haline geldi
Leydi Amelia’nın dedesi Kent Dükü Prens Edward, Kent Dükü Prens George ile Yunanistan ve Danimarka Prensesi Marina’nın oğlu. Edward aynı zamanda Kral V. George’un torunu, Kral VI. George ve Edward VIII’in yeğeni ve Kraliçe II. Elizabeth’in birinci dereceden kuzeni.

Leydi Amelia’nın dedesi Kent Dükü Prens Edward, hem Kraliçe Elizabeth hem de Prens Philip’le akraba, böylece taht sıralamasında da olması gerekenden daha yüksek bir konumda
Edward’ın annesi aynı zamanda Elizabeth II’nin eşi Edinburgh Dükü Prens Philip’in de birinci dereceden kuzeni ve bu da onu Kral Charles III’ün hem ikinci dereceden kuzeni hem de birinci dereceden kuzeni yapmakta.
]]>Nikahtan önce bembeyaz gelinliği içindeki genç kadın öylesine heyecanlandı ki evlenen genç kızlar için söylenen “Hem ağlarım, hem giderim” deyimi gerçeğe dönüştü.
Gelin bir bakalım kimmiş bu evlenenler, nerede ne zaman ve nasıl tanıştılar, sonra da nasıl evlendiler.

23 YIL ÖNCE BİR FİLM SETİNDE TANIŞTILAR
Yüzlerinden gülücükler eksilmeden hayatlarını birleştiren bu iki oyuncu Kimberly J. Brown ile Daniel Kountz. 39 yaşındaki Brown ile 45 yaşındaki Kountz’un tanışıklığı bundan yıllar öncesine dayanıyor. İkili, 2001 yılında çekilen Halloween II adlı yapımda birlikte kamera karşısına geçti.
Ama gelin Kimberly J. Brown’un anlattığına göre o sırada aralarında herhangi bir duygusal yakınlaşma olmadı. Setteki ilişkileri tamamen profesyonelceydi. Yani onların öyküsü, sette birbirlerine aşık olan yıldızlarınkinden biraz farklı.
O yapımın tamamlanmasından sonra ikisi de kendi hayatlarına gitti. Yine de Kimberly ile Daniel, iletişimi kesmediler. Sosyal medya üzerinden görüşmeyi sürdürdüler.
Sonunda 2016 yılında yolları yeniden kesişti. Kimberly J. Brown, üzerinde çalıştığı bir Youtube projesi nedeniyle Daniel Kountz’u aradı.
Bunun nedenini de People dergisine şöyle anlattı Brown: “Hallooween II’yi izleyen bazı kişilerin bizi hatırlayacağını düşündüm ve bu gayet güzel göründü gözüme. Daniel’a ulaştım, proje üzerinde birlikte çalıştık.”

‘İÇERİYE GÜZEL, BAKIMLI GENÇ BİR KADIN GİRDİ’
İşte yıllar sonra gerçekleşen o ikinci buluşmada Kimberly ile Daniel, birbirlerine karşı bazı özel duygular hissettiklerinin farkına vardı. O noktadan sonra da yıllar önce sadece profesyonel bir ilişkileri olan Brown ile Kountz, bu kez romantik bir ilişkiye başladılar.
Daniel Kountz, yıllar sonra eski rol arkadaşını yeniden karşısında gördüğünde aklının başından gittiğini saklamadı. “Bir barda buluştuk. Orada küçük Kimberly Brown’un içeriye girmesini bekliyordum. Ama onun yerine yetişkin, güzel ve bakımlı bir genç kadın geldi. Benim için bu kadardı. Ona aşık olmuştum.”
Kimberly J. Brown tarafından bakıldığında da artık kocası olan Daniel Kountz ile ilişkisi, doğal akışında ve usul usul gelişti. O sırada hissettiklerini de şöyle anlattı Kimberly: ” Aklımın bir köşesinden ‘Burada neler oluyor? Burada bir şeyler oluyor’ diye geçiriyordum. Sohbet ettikçe her şey çok kolaylaştı.”

İLK KEZ BULUŞTUKLARI YERDE EVLENME TEKLİF ETTİ
İşte bu şekilde 15 yıl önce neredeyse çocuk yaşta tanışan ve aynı yapımda rol alan ikili için yeni bir dönem başlamış oldu. Kimberly ile Daniel, 2016 yılında başlayan ilişkilerini 2022’de tek taş bir yüzükle resmiyete taşımanın ilk adımını attı.
Kountz’un evlilik teklifi ve nişan yüzüğü vermek için seçtiği yer de bunun gerçekleştiği tarih de çift için anlamlıydı. Kimberly ile Daniel, sevgili oldukları günün yıl dönümünde nişanlandı.
Kountz tam da gün Los Angeles’ta bir parkta geçirdikleri güzel bir günün ardından sevgilisine evlilik teklif etti. O gün takvimler 26 Haziran 2022 tarihini gösteriyordu.
Daniel Kountz, teklif için de önceden hazırlanmıştı. O günü pedallı botla gölde gezerek geçirdikten sonra Kimberly’i ilk randevularını gerçekleştirdikleri gözlem evine götürdü. Tam da ilk kez buluştukları o noktada Daniel Kountz, sevgilisine tek taş yüzüğünü vererek evlenme teklif etti.

92 KONUĞUN KATILDIĞI SADE BİR TÖRENLE EVLENDİLER
Bu kadar romantizmin ardından Kimberly J. Brown ile Daniel Kountz, California’daki özel bir kulüpte hayatlarını birleştirdi. Doğanın kollarında gerçekleşen törende sadece 92 konuk vardı. Aşıklar, öyle çok kalabalık ve gösterişli bir tören yerine daha sade ve samimi bir düğünü tercih etti.
Gelin ile damat törende de romantik anlar yaşadı. Kimberly Brown, nikah öncesi kendisini bekleyen damada doğru yürürken Sara Bareilles’in I Choose You (Seni Seçtim) adlı şarkısı seslendirildi.
Şarkıyı söyleyen kişi de oyuncu Kaley Cuoco’nun kardeşi Briana Couco idi. Gelinin nedimeleri arasında kendi kız kardeşi ile oyuncu Lacey Chabert de vardı.
Brown ile Kountz, resmen karı- koca ilan edildikleri nikah sonrasında Ray LaMontagne’in You Are The Best Thing (Sen En İyi Şeysin) şarkısı eşliğinde ilk danslarını yaptı. Törenin geri kalanı ise sabahın ilk ışıklarına kadar aşkın kutlandığı bir eğlence şeklinde gelişti.

Bu hikayenin sonu da şimdilik masallardaki gibi bitti. Çocuk yaşta tanışan Kimberly Brown ile Daniel Kountz, muradına erdi!

Törenden sonra gelin ile damat adet olduğu üzere birbirlerine öpücük verdi.

Gelin Kimberly J. Brown, nikah gününün anısına fotoğraf çekilirken çok mutlu ve heyecanlıydı.

Kimberly bir ara mutluluk gözyaşlarını tutamadı.

39 yaşındaki Kimberly J. Brown ile 45 yaşındaki Daniel Kountz ile ilgili dikkat çeken başka bir ayrıntı ikisinin de yaşlarından çok daha genç görünmesi oldu.
]]>
Zaten özellikle belli bir yaşa gelmiş olan ünlüler de zaman zaman hayatlarının bu yanı hakkında bazı açıklamalar yapıyor.
İşte bunlardan biri de 1980’li ve 90’lı yıllara eşi benzeri olmayan güzelliğiyle damgasını vuran Brooke Shields.

‘HAYATIMIN EN ZARARLI YANI ALKOLİK BİR ANNEYİ SEVMEKTİ’
Daha çocuk yaşta sanki özenle yaratılmış bir tabloyu andıran fiziksel görüntüsüyle kariyerine başlayan Shields, bugün 58 yaşında iki genç kız annesi. Mutlu bir evliliği var ve geçen yıllara rağmen kariyerini de sürdürüyor.
Ama bu duruma gelmesi hiç kolay olmadı. Kelimenin tam anlamıyla annesinin bir “proje çocuk” olarak yetiştirdiği ve kariyer planı yaptığı Shields, gençlik yıllarında yaşadığı açmazları da konuk olduğu programlarda ya da verdiği röportajlarda anlatıyor.
Aslına bakılırsa güzel oyuncunun annesi Teri ile yıllar boyu yaşadığı gerilim gençlik döneminde de konuşuluyordu.
Shields, ünlü programcı Oprah Winfrey’in geçen hafta yayınlanan online programında da bu konuda samimi açıklamalarda bulundu.
Brooke Shields’ın Oprah’ın karşısında sarf ettiği sözler onun çocukluk ve gençlik yıllarının bir özeti aslında: “Yaptığım hiçbir şeyin onu durduramayacağını anlamam yaklaşık 30 yılımı aldı. Hayatımın en zarar verici yanı alkolik bir anneyi sevmek ve onun tarafından sevilmekti.”

‘ALKOLİK ANNEM BENİ BAŞKA İNSANLAR İÇİN BİR EĞLENCELİK HALİNE GETİRDİ’
Shields; programda otobiyografisinde de değindiği bir ayrıntıdan söz etti. Kendisini, insanların sevgisini ve ilgisini çekmek için türlü şirinlikler yapan bir Golden Retriever cinsi evcil köpeğe benzetti.
“Her zaman önünüze bir oyuncak topun atılmasını bekliyorsunuz. Hep tetikte oluyorsunuz. Bir alkoliği sevmek gerçekten zor” diye konuştu ünlü oyuncu.
Sözün bu kısmında gözleri dolarak “Çocukken anlamadığınız şey bir kişinin, diğer bir kişinin bağımlılığını önleyemeyeceğidir” dedi.
Brooke Shields, gençlik yıllarında verdiği her röportajda annesinin kendisini yalnız bırakmadığını, hep onunla birlikte olduğunu da sözlerine ekledi.
Güzel oyuncu durumu “Alkolik annem beni diğer insanları memnun etmesi gereken bir eğlencelik haline getirdi” diye özetledi.

HEP ZORLU BİR İLİŞKİLERİ OLDU
Shields, daha önce konuk olduğu Drew Barrymore’un programında da “Annem bana aşıktı” demişti. Annesi Teri’nin bütün hayatını kızına yani kendisine adadığını, hatta bu yüzden kimseyle romantik bir ilişki bile yaşamadığını anlatmıştı.
Brooke Shields’in annesi Teri ile ilişkisi başından beri çalkantılıydı. Daha bir bebekken güze kızının kariyer yolunu kendi kafasında çizen Teri, hayatı boyunca da o yoldan sapmadı.
Brooke’un henüz ir kaç aylık olduğu sırada bir şampuan reklamında oynamasını sağladı. Sonra da onun hayatını ve kariyerini hep kendi istediği gibi şekillendirdi.
Çocuk yaşta ona şöhreti getiren Pretty Baby adlı filmde oynadı Shields. O yapımda küçük biri hayat kadınının, bekareti para karşılığında satılan kızını canlandırdı.
O filmde senaryo gereği babası yaşındaki oyuncuyla öpüşmek zorunda kaldı. Çekimlerde de annesi yanındaydı.

SADECE İLK EVLİLİĞİNDE ANNESİNE KARŞI GELDİ
Teri Shields, hayatı boyunca kızı Brooke’tan hiç ayrılmadı ve onu kontrol altında tuttu. Brooke da annesi hayata veda edinceye kadar onun isteklerine boyun eğdi.
Öyle ki kızının kiminle evleneceğine bile karıştı. Fakat işin o noktasında Brooke Shields ilk evliliğini dönemin tenis yıldızı Andre Agassi ile yaparken annesine karşı geldi.
Bu durum onun için bir ilkti. Zaten söylediğine göre de onun sayesinde baskıcı annesine eskisi kadar boyun eğmeyi bıraktı.
Brooke Shields’in ilk evliliği boşanmayla sonuçlandı. Ama 2001 yılında evlendiği Chris Henchy ile mutluluğu buldu.
Bu evlilikten 20 yaşında Rowan Francis, 18 yaşında Grier Hammond adında iki tane kız çocuk sahibi oldu.

Shields ikinci evliliğinde aradığı mutluluğu buldu. Chris Henchy ile kurduğu yuvasında Rowan Frances (en sağda) ve Grier Hammond (en solda) adında iki tane kızı oldu.

YİNE DE ANNESİ HAKKINDA GÜZEL SÖZLER DE SÖYLÜYOR
Brooke Shields’in annesi Teri ise 2012 yılında hayata veda etti. Fakat Shields arada sırada annesiyle ilgili olumsuz cümleler kursa da genel olarak onun yaptıklarını çok da acımasızca eleştirmiyor.
Geçtiğimiz ay konuk olduğu bir röportajda “Hollywood, genç kuşaklarını “yemek” üzerine kurulu bir sektör. Eğer annem olmasaydı bu piyasada aynı durum benim de başıma gelirdi” diyecek kadar artık hayatta olmayan annesine olan saygısını gösterdi.

Shields, küçük kızı Grier’ın iki gün önceki doğum günü şerefine onunla ilgili bir dizi paylaşım yaptı. Büyük kızı yüksek öğrenimine devam eden Shields’ın küçük kızı ise model olarak kariyer yapmaya başladı.
]]>
Pek romantik bir başlangıç sayılmaz.
Ama zaten bu ünlü de ne kadar yanıldığını kısa sürede anladı ki tıpkı kendisi gibi -hatta belki kendisinden daha ünlü- hayat arkadaşıyla yıllarını geçiriyor. Hem de gayet mutlu bir şekilde!
Bu ilginç sözleri sarf eden kişi sinemaya Indiana Jones serisiyle damgasını vuran elbette başka birçok yapımda kamera karşısına geçen Harrison Ford’un 22 yıllık eşi Calista Flockhart.

ALTIN KÜRE GECESİ AŞKLARININ BAŞLANGICI OLDU
Aslına bakılırsa şu anda 59 yaşında olan Flockhart da Ally McBeal adlı dizi sayesinde milyonlarca kişi için “aileden biri” oldu bile çoktan.
Calista Flockhart ile 81 yaşındaki Harrison Ford, Hollywood’un en uzun süreli ilişkilerinden birinin kahramanları olarak biliniyor.
Tam 22 yıldır birlikte olan Flockhart ile Ford, çok fazla göz önünde bir hayat sürdürmüyorlar. Ama gittikleri her yerde de kelimenin tam anlamıyla bir mutluluk ve aşk tablosu sergiliyorlar.

TANIŞTIKLARI İLK GECE AKLINDAN GEÇENLERİ ANLATTI
Calista Flocthart, The Times gazetesine verdiği röportajda Ford ile ilk kez bir araya geldikleri gecede olanları anlattı. Ünlü oyuncuyu gördüğü ilk anda neler düşünüp hissettiğini saklamadı.
Şöyle biraz geriye gidelim… Calista Flockhart ile Harrison Ford, 2002 yılında 59’uncusu düzenlenen Altın Küre (Golden Globe) gecesinde ilk kez aynı ortamda karşı karşıya gelip tanıştılar.
Ama Flockhart anlattığına göre Ford’u ilk gördüğü anda öyle büyük bir coşkuya kapılmadı. Dahası da var.
The Times’e söylediğine göre Flockhart, Harrison Ford’un özdeşleştiği yapımlardan biri olan Star Wars (Yıldız Savaşları) serisini hiç izlememişti. Çünkü sinema salonu bile olmayan küçük bir kasabada büyümüştü.
Flockhart o gece hakkında şunları da anlattı: “Harrison Ford’un kim olduğunu biliyordum. Ama onu görünce ‘Aaa! Bu Harrison Ford’ demedim. Daha çok aklımdan geçen düşünce ‘Bu şehvetli yaşlı adam bizim masamızda ne yapıyor’ oldu.”

DİZİDEKİ ROL ARKADAŞI SAYESİNDE HAYATININ AŞKINI BULDU
Ama sonra olaylar onun bu ilk andaki görüşlerini yalanlayacak şekilde gelişti. İkili tanıştıktan kısa süre sonra flört etmeye başladı. Hatta sonra evlendiler.
O gece onlarla aynı masada bulunan ve tanışmalarına vesile olan kişi Flockhart’ın Ally McBeal dizisindeki rol arkadaşlarından James Marsden’dı.
O gecenin ardından üçü birlikte bir yemeğe çıktılar. Sonra da Ford ile Flockhart’ın ilişkisi başladı zaten.
Tabii bu durum onlar kadar tanışmalarını sağlayan Marsden için de bir mutluluk kaynağı oldu. Yeni ve kalıcı bir aşkın doğmasına önayak oldu Marsden.

‘YENİDEN AŞIK OLABİLDİĞİME HİÇ ŞAŞIRMADIM’
Harrison Ford o sırada ikinci eşi Melissa Mathison ile yasal olarak evliydi. Aslında Mathison, boşanma davası açmıştı ve bunun sonuçlanması da 2004 yılını buldu.
Ford ile Flockhart, bir çift olarak ilk kez 2002 yılının eylül ayındaki Venedik Film Festivali’nde el ele kırmızı halıya çıktılar. Bu şekilde ilişkilerini de kamuoyuna duyurmuş oldular.
Aralarında hatırı sayılır bir yaş farkı olsa da Ford ile Flockhart’ın kalpleri bu aşk sayesinde ilk aşkını yaşayan gençler gibi attı.
Hatta öncesinde iki evlilik geçiren Harrison Ford’un ilerleyen yaşı bile onun hayatına yeni giren sevgilisi nedeniyle heyecan duymasını engellemedi.
Deneyimli oyuncu, Calista Flackhart ile aşkının başlamasından bir yıl sonra verdiği bir röportajda şunları söylemişti: “Aşığım… Romantik aşk en heyecanlı ve en tatmin edici duygu. Sanırım bunun için hayatınızın her aşamasında bir potansiyel var. Yeniden aşık olabildiğime hiç şaşırmadım. Bu benim için sürpriz değildi” diye konuşmuştu.

Harison Ford daha önce yaptığı iki evliliğinden dört tane çocuk sahibi oldu. Calista Flockhart ise 2001 yılında Liam adında bir erkek çocuğu evlat edinmişti. Evlenmelerinden sonra Ford, Liam’ı da nüfusuna geçirdi.

ÖZEL HAYATLARINI MERAKLI GÖZLERDEN UZAK TUTUYORLAR
Tanışmalarından ve flörte başlamalarından sekiz yıl sonra evlenen Harrison Ford ve Calista Flockhart, özel hayatlarını çok fazla göz önünde yaşamayı sevmiyorlar.
Gerektiği zaman birlikte kamera karşısına geçiyorlar. Ama onların böyle içe kapanık yaşam tarzı paparazzilerin çiftin peşinde dolaşmasını da engellemiyor.
59 yaşındaki Calista Flockhart ile 81 yaşındaki Harrison Ford’un arasındaki yaş farkı da ünlü çift için sorun değil. Özetle ünlü çift, Hollywood’da nadir görülen bir şekilde mutlu evliliklerini tepelerinde kara bulutlar dolaşmadan sürdürüyor.
]]>
Hayatının ikinci baharında aşkı yeniden bulan bu ünlüyle kendisinden çok genç, hatta oğlu yaşındaki eşi sık sık bu yüzden gündeme geliyor. Şu anda dördüncü evliliğini sürdüren bu ünlü ise “hayattaki gerçek eşini artık bulduğunu ve bunu son evliliği olduğunu” ısrarla vurguluyor.
Aslında gösteri dünyasında örneğine çok rastlanmasına rağmen yine de karısıyla arasındaki yaş farkı yüzünden eleştirilere hedef olan bu ünlü, sinemanın romantik prensesi Meg Ryan’ın eski eşi Dennis Quaid.

‘O BENİM HAYATIMIN IŞIĞI’
Ryan ile 10 yıllık evliliğini bitirdikten sonra dört başarısız bir evlilik daha yapan son olarak iki yıl önce Laura Savoie ile hayatını birleştiren 70 yaşındaki oyuncu ve şarkıcı Quaid, bu konuda Fox Digital’e konuştu.
İnsanların eşi Laura ile aralarındaki yaş farkı hakkında çok konuştuklarını söyleyen Quaid, kendisinin ise bu konuda hiç düşünmediğini belirtti. Karısını da “O benim hayatımın ışığı” diye tanımladı.
Quaid, bugüne kadar dört kez evlendi. İlk evliliğini 1978 ile 1983 arasında PJ Soles ile yaptı. Ardından 1991 ile 2001 arasında ünlü oyuncu Meg Ryan ile evli kaldı.
Ryan’ın ihaneti evliliğin sonunu getirdi. Quaid, Meg Ryan’dan boşandıktan sonra 2004 ile 2018 arasında Kimberly Quaid ile bir evlilik yaptı. En nihayetinde de 2020 yılında Laura Savoie ile hayatını birleştirdi.

‘KENDİMDEN GENÇ BİRİNİ ARAMIYORDUM… BİZİ TANRI BİR ARAYA GETİRDİ’
Verdiği röportajda aslında böyle bir aşk aramadığını söyleyen Dennis Quaid “Ama o çıkageldi. Bizi Tanrı bir araya getirdi” diye konuştu.
Dennis Quaid ile 31 yaşındaki Laura Savoie, bir etkinlikte tanıştılar. Orada önce arkadaş oldular ve sonra da ilişkileri ilerledi.
Ama bu ilişinin başından bu yana yaş farkı yüzünden özellikle Dennis Quaid, eleştiri oklarını üzerine çekti. Bunun önemli bir nedeni de Laura’nın, Quaid’in eski eşi Meg Ryan’dan dünyaya gelen oğluyla yaşıt olması.
Quaid, Laura ile evlenmeden önde verdiği bir röjportajda “Bu eleştiriler bizi rahatsız etmiyor. Herkes hayata kendi perspektifinden bakar. Bu yüzden ben kimseyi eleştiremem. Söylenenlere de hiç kızmıyorum” diye konuşmuştu.

‘İNSAN KİME AŞIK OLACAĞINI KENDİSİ BELİRLEMEZ’
Quaid, yine aynı röportajda “Kendimden çok daha genç birini aramıyordum. Onunla bir iş toplantısında tanıştık ve ilişkimiz gelişti” diye konuşmuştu.
Oyuncuya göre insan kime aşık olacağını kendisi belirleyemiyor. Üstelik yine söylediğine göre kendisi öyle kolay aşık olan bir insan da değil.
Ünlü oyuncu bu konuda “Bugüne kadar üç kez evlendim. Bu dördüncünün son olacağını biliyorum. Kendimi hayattaki gerçek eşimi bulmuş gibi hissediyorum” diye konuştu.
Karısını “Hayatının ışığı” olarak tanımlayan Dennis Quaid, evlilikte sadakate inandığını da her fırsatta olduğu gibi yine tekrarladı.

KARISININ İHANETİ EVLİLİĞİ BİTİRMİŞTİ
Dennis Quaid’in ünlü oyuncu Meg Ryan ile evliliğinin sona ermesi döneminde büyük olay olmuştu. Çünkü Ryan, bir erkek çocuk sahibi olduğu evliliği sırasında Yaşam Kanıtı adlı filmde birlikte oynadığı Russell Crowe ile kaçamak bir ilişki yaşadı.
Meg Ryan ve Russell Crowe bir yıl birlikte oldu sonra ayrıldılar. Bu ilişki yüzünden bir dönem eleştiri oklarını göğüslemek zorunda kalan Ryan “Dennis de beni evliliğimiz boyunca aldatmıştı” dedi.
Quaid de buna yanıt vermekte gecikmedi: “Meg’in hala bizim ilişkimiz hakkında konuştuğuna inanamıyorum” diyerek eski eşini suçladı. Sonunda her ikisi de kendi hayatlarını sürdürmeye başladı.
Dennis Quaid’in Meg Ryan ile evliliğinden şu andaki eşiyle aynı yaşta olan Jack adında bir oğlu bulunuyor.
Eski eşlerinden Kimberly’den 16 yaşında Zoe Grace adında bir kızı ve onun ikizi olan Thomas adında bir oğlu var.
]]>
Önce çok göz önünde bir ilişki yaşayan sonra da dillere destan bir törenle evlenen Victoria ve David Beckham, yine kendileri için çok önemli bir günde birlik görüntüsü, mutluluk ve fedakarlık tablosu sergiledi.

HAYATINDA YENİ BİR SAYFA AÇILDI
Bu kez söz konusu olan, kocası David’den iki yaş daha büyük olan Victoria’nın hayatında açılan yeni bir sayfaydı.
Spice Girls (Baharat Kızlar) adlı müzik grubuyla ün kazandıktan sonra moda dünyasına adım atan ve o alanda iddialı bir kariyer oluşturan Victoria Beckham, 50 yaşına girdi.
Tabii ki 17 Nisan 1974 doğumlu Victoria’nın hayatının bu dönüm noktası da hem aile içinde hem de dostlarla birlikte bir hafta süren bir dizi etkinlikle kutlandı. Son nokta da Londra’daki ünlü bir gece kulübünde düzenlenen gösterişli partiyle konuldu.
Kimler yoktu ki o partide!

DAHA ŞİMDİDEN YILIN PARTİSİ İLAN EDİLDİ
Aslında Amerikalı olduğu halde Londra sevgisini dilinden düşürmeyen, Beckham çiftinin yakın dostu Tom Cruise, Victoria’nın can arkadaşı Eva Longoria, Beckham çiftinin büyük oğlu Brooklyn ile Nicola Peltz’in düğün törenine şarkılarıyla damgasını vuran Marc Anthony ve genç eşi…
Victoria’nın Spice Girls (Baharat Kızlar) grubundan arkadaşları Mel C , Geri Halliwell ile Emma Bunton… Daha kimler kimler…
Öyle gösterişli bir partiydi ki bu daha şimdiden magazin basını “Yılın partisi” olarak ilan etti bile bu kutlamayı.

YENİ YAŞINI KUTLAMAYA İKİ TANE BASTONLA GİTTİ
Elbette gecenin yıldızı 50 yaşına giren Victoria Beckham oldu.
Kendi moda firmasının imzasını taşıyan su yeşili bir elbise giyen Victoria, geçen şubat ayında spor salonunda ayağını kırmış olmasına rağmen yine de yüksek topuklu ayakkabılarından vazgeçmedi.
50 yaşıyla birlikte hayatında yeni bir sayfa açılan Victoria Beckham, gecenin başında iki tane baston yardımıyla gitti kutlamanın yapıldığı gece kulübüne.
Ama çıkışta ortaya çıkan görüntü uzun süre unutulmayacak türdendi.

AYAKTA DURAMAYINCA KOCASI SIRTINDA TAŞIDI
Gece yarısından sonra yeni günün ilk saatlerinde Victoria Beckham, yeni yaşını karşıladığı gece kulübünden kocası David’in sırtında çıktı.
O anlarda gözünde güneş gözlükleri vardı. Hatta Victoria, kameralar karşısında fazla yapmadığı bir şeyi yapıp ağız dolusu gülüyordu bile.
Kutlamanın sonunda evlerine giderken David Beckham bir ölçüde kırık ayağının yeniden iyileşiyor olmasından dolayı bir ölçüde de coşkuya kapılıp alkolü fazla kaçırdığı için karısının güvenliğini kendisi sağladı.
Onu sırtına alan David, büyük bir özenle kendilerini bekleyen araca kadar taşıdı. Hatta o anlarda kendi ceketini karısına giydirdiği de gözlerden kaçmadı. Kocası ve oğlunun yardımıyla otomobile bindirildi Victoria. sonra da Beckham ailesi evlerinin yolunu tuttu.

David Beckham, sabahın ilk ışıklarında kulüpten çıkarken karısını sırtına aldı. Paparazzi ordusunun patlayan flaşları arasından geçirip kendilerini bekleyen otomobile götürdü.

Sonra da büyük bir dikkatle 25 yıllık karısının otomobilin arka koltuğuna oturmasını sağladı.

Beckham ailesi kutlama partisine gitmeden önce Londra’daki milyonlarca sterlinlik malikanelerinin birçok sosyal medya paylaşımında yer alan ünlü merdiveninde poz verdi. O pozda ailenin gelini Nicola’nın olmaması dikkat çekti. Fakat Nicola aynı pozu sosyal medyadan paylaşıp “orada olamadığı için üzüldüğünü” belirtti.

Bir ara kayınvalidesiyle gerilim yaşayan Nicola, daha önce onunla birlikte çekilen bir fotoğrafını paylaşıp Victoria’nın yeni yaşını kutladı.

Beckham çiftinin tek kızı Harper, moda tasarımcısı annesinin imzasını taşıyan bir elbise giydi. Her zaman olduğu gibi babası David onun “koruyucu meleği” olarak yanında yer aldı.

Victoria’nın can dost Eva Longoria da kutlama partisindeydi.

ABD’de yaşadıkları dönemde Beckham çiftinin yakın dostu olan Tom Cruise da Victoria’yı mutlu gününde yalnız bırakmadı.

Model Rosie Huntington Whiteley, nişanlası Jason Statham ile partinin konukları arasında yer aldı.

Salma Hayek ile kocası Francoiz Henri Pinault da eğlenceyi kaçırmadı.

Kocası Christian Horner ile ilgili taciz iddiaları yüzünden zor zamanlar geçiren eski Spice Girls üyesi Geri Halliwell Horner arkadaşını yalnız bırakmadı.

Victoria’nın Spice Girls grubundan arkadaşı Mel B. de gecedeydi.

Bir diğer Spice Girls üyesi Mel C de eski grup arkadaşının yeni yaşını kutladı.
?

Bir başka Spice Girls üyesi Emma Bunton, eskiden sahnede birlikte şarkı söylediği Victoria’nın yeni yaşını kutlayanlar arasındaydı.
]]>

ERCAN MUTSUZ ETTİ
“Yıllar önce Çelik ‘Ben artık mutsuzum’ demiş, grup dağılmıştı. Bu kez ayrılığı ben istedim. Ne garip tesadüf ki, ben de ‘Mutsuzum’ diyerek ayrıldım. 30 konser zor dayandım. Sevgili Ercan yıllarca müzik şirketlerinde ve stüdyolarda patronluk yapmış biri. Bu halini sahnede de sürdürünce mutsuz oldum.”

‘İzel Çelik Ercan’ 90’lı yıllarda fırtına gibi esmişti…
TÜRKİYE’NİN UNUTULMAYAN MÜZİK GRUPLARI
Onlar bir zamanlar keyifle dinlediğiniz, her konserini takip ettiğiniz müzik gruplarıydı. Bazıları çoktan piyasadan elini eteğini çekti. Bazıları hala faaliyetlerini sürdürüyor. 1990’dan başlayıp 70’lere doğru gidelim ve şarkılarıyla bir kaç kuşağın hafızasında yer eden o grupları hatırlayalım istedik.
CARTEL

Takvimler 1995 yılını gösterirken müzik dünyasına fırtına gibi girdi Cartel grubu… Almanya kökenli bir rap grubuydu Cartel ve bir anda şarkıları gençlerin diline düştü.Grubun Cartel adlı albümü önce Almanya’da yayınlandı. Sonra da Türkiye’de. Aynı adlı albümün çıkmasından sonra Cartel’i oluşturan üç grup dağıldı. Aralarında bazıları solo çalışmalar yaptı. Bunlardan biri de Erci E’ydi..
GRUP VİTAMİN

Esprili şarkı sözleriyle bir anda 90’lar gençliğinin gönlünü çelen Grup Vitamin’in ilk kadrosunda Gökhan Semiz, Ufuk Yıldırım ve Ercan Saatçi vardı. Sonra kadroda değişiklikler oldu. İlk albümünü 1990’dan 1999’a kadar çok sayıda albüm çıkardı grup.Uzun bir aranın ardından 2004 yılında Best of Vitamin adlı albümle yine müzikseverlerle buluştular.” Tut ki karnım acıktı, kedimi yedim” ya da “Biraz roka, beyaz peynir ve kaşar ızgarada tedirgin bir sazanım” gibi sözleriyle dinleyenleri kahkahaya boğdu grup. Grup elemanları zaman içinde değişse de Grup Vitamin 90’ların başından sonuna kadar hep müzik piyasasında yer aldı.Sonra dağıldı ve elemanların her biri başka yönlere gitti.Grubun kurucu üyelerinden Gökhan Semiz bir trafik kazasında yaşama veda etti.
BİR KAÇ İYİ ADAM

1996 yılında onca Evcimik’in girişimiyle kuruldu grup. Kelimenin tam anlamıyla dört zıpır gençten kurulu olan grubun ömrü fazla uzun sürmedi. Bir Kaç İyi Adam, Türkiye’de single çıkaran ilk grup olarak da tarihe geçti. Grup üyelerinden Ertunç Bentürk daha sonra dans hocası olarak karşımıza çıktı. Fakuk K. ise bir albük hazırladı.
ÇITIR KIZLAR

Yine Yonca Evcimik’in girişimiyle 1996’da kuruldu. Melda Gür, Ebru Kıran ve Serap Türk’ten oluşuyordu. 70’lerin ünlü kız grubu Cici Kızlar’ı örnek alan grubun ömrü de çok uzun olmadı. Grup üyelerinden Melda Gür, dansçı ve oyuncu olarak meslek yaşamını sürdürdü.
AJLAN VE MİNE

1990’ların en gözde ikililerindendi.. Ajlan Büyükburç ve Mine Çağlıyan 1994’te birlikte çıkardıkları tek albüm olan Aşkolsun ile müzik dünyasında unutulmazlar arasında yer aldılar. Daha sonra yollarını ayırdılar. Ajlan Büyükburç 1999’da geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.
AYŞE HAKAN AYKUT

Hakan Altun günümüz müzik piyasasında da adını devam etiren ünlülerden biri. Ama yılar önce 1990’da Ayşe ve Aykut ile birlikte ortak çalışmalar yapmıştı. Grup AHA adıyla tanınıyordu. Ama varlığı uzun sürmedi.
OYA- BORA

Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu’nun şarkıları da 90’lar gençliğinin hafızasında silinmez bir yer elde etti. İkili ilk kez 1987 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’nde Melih Kibar’ın bestesi Paydos ile katılarak ikinci oldu. İlk büyük başarıyı 1987 Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda seslendirdikleri “Tasvir-i Şikayet” adlı şarkıyla elde ettiler. Oya ve Bora hala müzikten tam olarak kopmuş değil. Ancak eskisi gibi önplanda olmayı tercih etmiyorlar.
BEŞ YIL ÖNCE 10 YIL SONRA

1980’lerin başında kurulan grup genellikle eski şarkıları yeni bir yorumla seslendiriyordu. Nilgun Onatkut, Mehmet Horoz, Atakan Ünuvar, Şebgün Tansel Didem Hekimoğlu ve Esma Erdem gruba zaman içinde değişen üyeleriydi.Beş Yıl Önce On Yıl Sonra 1984 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etti. Şimdi müzik piyasasında değiller.
BULUTSUZLUK ÖZLEMİ

Gençlerin ve her zaman genç kalanların gözde grubu Bulutsuzluk Özlemi… Nejat Yavaşoğulları tarafından kurulan grup adını Mümtaz Soysal’ın bir yazısından alıyor… Zaman zaman kadrosundaki isimler değişse de Bulutsuzluk Özlemi ilk albümünü çıkardığı 1986 yılından bu yana müzikseverlerin gözdesi.
YENİ TÜRKÜ

1977 yılında Derya Köroğlu, Zerrin Yaşar ve Selim Atakan tarafından Ankara’da kuruldu… İlk albüm Buğdayın Türküsü 1979’da piyasaya çıktı. Yeni Türkü de Türkiye’nin en uzun soluklu müzik gruplarından biri… Kadro zaman zaman değişse de şarkıları hala dillerden düşmüyor.
GRUP GÜNDOĞARKEN

Bir amca ve iki yeğeni, İlhan, Burhan ve Gökhan Şeşen tarafından 1982’de kuruldu. İlk profesyonel deneyiini de 1983’te Levent Kırca Tiyatrosu’nda sahnelenen Kadıncıklar oyunuyla yaptı.Grup Gündoğarken, geride unutulmaz şarkılar bırakarak dağıldı.
ÜÇ HÜREL

Onur, Haldun ve Feridun Hürel, 1970 yılında o dönemde çok yaygın olan Anadolu rock tarzında müzik yapan bu grubu kurdu. İlk isimleri Yankılar’dı. Ama sonra bu ismin başka bir grup tarafından kullanıldığını öğrenince isimlerini İstanbul Dörtlüsü olarak değiştirdiler. Daha sonra sırayla Trio İstanbul, Oğuzlar, Alizeler, ve Biraderler isimlerini kullandılar… Haluk Levent’in yeniden yorumladığı Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş de dahil bir çok unutulmaz şarkıya imza attılar.
EZGİNİN GÜNLÜĞÜ

Özellikle üniversite gençliğinin en sevdiği gruplardan biri… 1981 yılında kuruldu.. İLk hit parçaları Düşler Sokağı’ydı. Kadroları zaman zaman değişse de hala şarkılarını söylemeye devam ediyorlar.
MAZHAR FUAT ÖZKAN

Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’dan oluşan bir kaç kuşaktan gencin gözde grubu…Temelleri 1965 yılında atıldı… Üçlü olarak ilk albümleri Ele Güne Karşı 1984’te çıktı. Grup, iki kez Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil etti. Grubun üyelerinden Özkan Uğur, 2023 yılında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
MOĞOLLAR

Türkiye’nin efsane gruplarından biri Moğollar. 1967’de Silüetler’de çalışan Aziz Azmet, Tahir Nejat Özyılmazel, Murat Ses ve Aydın Daruga Vahşi Kediler grubunun basçısı Haluk Kunt’la birlikte grubu kurarlar. Kısa bir süre sonra Selçuk Alagöz grubunda çalışan Cahit Berkay gruba katılır ve Tahir Nejat Özyılmazel gruptan ayrılır. Kısa bir süre sonra yine bir ara Selçuk Alagöz grubunda çalışmış olan ve Almanya’da Cem Karaca Apaşlarla yaptığı turneden dönen Hasan Sel Haluk Kunt’un yerini alır.İlk 45’likleri “Eastern Love/Artık Çok Geç”, Şubat 68’de çıkar. Moğollar yeni üyeleriyle müzik serüvenini sürdürüyor.
KURTALAN ESPRES

Barış Manço’nun 1972 yılında kurduğu ve vefatına kadar birlikte çalıştığı grubu. Adını Haydarpaşa – Kurtalan hattında çalışan Kurtalan Ekspresi’nden alan grup kimi zaman Cem Karaca ile de çalıştı.Grup son albümünü 2003 yılında “3552” adıyla piyasaya çıkardı.
ERSEN VE DADAŞLAR

Onlar da bir döneme damgasını vuran Anadolu rock gruplarından biriydi. Ersen Dinleten’in kurduğu grup çalışmalarını 1993 yılına kadar sürdürdü.Gafil Gezme Şaşkın/Güzele Bak Güzele, Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm/Yedin Beni Dostlar Beni, Hatırlasın/Üç Kız Bir Ana Ekmek Parası/Zalım gibi albümleriyle hafızalarda yer aldı.
CİCİ KIZLAR

Türkiye’deki genç kız gruplarının öncülerinden… Bilgen Bengü, Şebnem Aksu ve Birnur Bilginoğlu’dan oluşan grup 1975 yılında Delisin adlı şarkıyla Türkiye Eurovision elemelerinde dikkat çekti. Ancak o yıl yarışmada ülkemizi Semiha Yankı temsil etti.Grup dağıldıkan sonra Bilgen Bengü müzik yaşamına tek başına devam etti. Bengü, Kıvırcık ve Canım Çekti gibi albümler çıkardı. Çeşitli sinema filmlerinde oynadı. Grubun bugün de zaman zaman ekrana çıkan tek üyesi Bilgen Bengü.
BEYAZ KELEBEKLER

Türk pop müziğinin uzun süreli gruplarından biri… 1963’te kurulan grup etkinliğini 1980’e kadar sürdürdü. Kabataş Lisesi’nde okuyan 5 gençten kurulan grup 1970 yılında bir turneye giderken geçirdiği kaza sonucu üç üyesini yitirdi. Son olarak 1980’de İzmir Fuarı’nda sahne aldılar.
MAVİ IŞIKLAR

Bir döneme damga vuran gruplardan Mavi Işıklar, Çetin ve Metin Yavuzdoğan kardeşler ile Nejat Toksoy, Cihat Günaydın ve Zamir Manisa’dan oluşuyordu. İlk kez 1964 yılında sahneye çıktılar ve bir anda gençliğin kalbini fethettiler. Arabesk müzik furyasının başlamasıyla birlikte köşelerine çekildiler. Mavi Işıklar, Öyle Bir Geçer Zaman ki adlı dizire şarkıları söylenince yeniden gündeme geldi.
EMEL – ERDAL

1980’lerin ortalarında biraraya gelen Emel Müftüoğlu ve Erdal Çelik uzun süre ikili olarak müzik dünyasında yer aldı. Sevmek Öyle Bir Şey” ve 1987 yılında da “Alaturka Benim Canım” adlı iki albüm çıkardıktan sonra ayrıldılar. Emel Müftüoğlu kariyerini tek başına sürdürmeye karar verdi. Çelik ise müzik piyasasından ayrıldı.
]]>Rüçhan’ın Sevilay ve Özer’e kestiği faturanın hesabını ödeyen Türkan ve Somer oldu. Yangının ortasında kalan ikili, dumandan zehirlendi.
Kötü haber düğün yerine çabuk ulaştı. Başta Rüçhan olmak üzere herkes büyük panik yaşarken, Sevilay gerçekleri bildiği halde sessiz kalmayı tercih etti.

Evin önündeki çaresiz bekleyişin ardından, önce Somer ardında da Türkan dışarı çıkarıldı.
Somer ve Türkan’ı eve kilitleyen Sevilay, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkup Müjgan’ın yanına gitti. Ondan kendisini saklamasını istedi.
İfade almak için hastaneye gelen polisler, yangının sabotaj nedeniyle çıktığını söylediler.
Benzin dökülüp yakılmış, dış kapı içeridekilerin üzerine kilitlenmiş
Duyduklarından sonra Rüçhan’ın vicdan azabı yerini şaşkınlığa bıraktı.
Somer’in kendine gelir gelmez ilk işi Türkan’ı ziyaret etmek oldu. Polislere ifade veren Somer’in söyledikleri Derya ve Kartal’ı şoke etti.

Polisler gelişmeleri Rüçhan ile Özer’e de anlattılar:
Somer Bey’in ifadesine göre üzerlerine kapıyı kilitleyen kişi Sevilay Yalçın’mış…
İyice köşeye sıkışan Sevilay, para istemek için Kartal’ı aradı. Kartal’ın teklife tavrı netti.
Müjgan’ın gerçek yüzünü gören Nezahat, ona meydan okudu.
Kardeşimi evden kovdun, kızları gönderdin… Sırada ben varsam hiç deneme, boğazında kalırım. Bu evin direği abimse; çatısı ve düzeni de benim
Dönüş’ü korumak için her yolu deneyen, en sonunda onun adına ailesine rest çeken Serdar sonunda pes etti.

Dönüş’ün suçlamalarına dayanamayan Serdar bir çırpıda ‘hastalığın nüksetti’ dedi.
Bir doktor olarak değil, sevgilin olarak söylüyorum. Çünkü seni çok seviyorum Çalıkuşu
Gözyaşlarına boğulan Dönüş, Serdar’a iyi olacağının sözünü verdi.
Derya’nın ısrarlarına kayıtsız kalamayan Kartal, Somer’i arayıp ona buluşma teklif etti. Kartal, kardeşine Sevilay’ın kaçmak için kendisinden para istediğini söyledi.

Daha önce dayısını polise yakalatan Somer’in planı hazırdı:
Ara ve ‘paran hazır’ de. Polise haber verip, paket edelim. Biliyorsun bu konuda iyiyiz
Bu durum Kartal ve Somer arasındaki buzları da tamamen eritti.
Kulübede saklanan Sevilay, evde kimsenin olmamasını fırsat bilip Sadık’ın evine girdi. Sevilay’ı bir anda karşısında gören Müjgan; ne yapacağını şaşırdı.

Müjgan, Sevilay’ın mesajını iletmek için Kartal’ın iş yerine gitti. Teklifi kabul eden Kartal, Sevilay için bir buluşma yeri planladı.
Yarın saat 16:00’da eski fabrikanın oradaki sahile gelsin… Efe’nin velayetini istemeyeceğine dair de bir kağıt imzalasın
Efe ile arasındaki uçurumu yok etmeye kararlı olan Kartal, her hamlesi ile Derya’yı kendisine biraz daha bağladı.
Kartal, Derya’ya Sevilay ve Müjgan’ın iş birliği içinde olduğunu söyledi. Derya vakit kaybetmeden Dönüş’ü aradı ve öğrendiklerini kardeşiyle paylaştı.

Kaybettiği eşi Nesrin’in anılarıyla donattığı kulübeye giden Sadık, kapıyı açamayınca Müjgan’dan yardım istedi.
Sevilay’ın görülmesinden korkan Müjgan, Nesrin’in gölgesi ile yaşamaktan sıkıldığını ve kulübeyi kapattığını söyledi.
Serdar ile Dönüş’ü kurtarmak için Fatih’e iş teklif eden Somer, başına aldığı beladan habersizdi…

Halası ile konuşmak için baba evine giden Türkan, Müjgan’ın hareketlerinden şüphelendi. Anahtarı kayıp olan kulübeye giden Türkan, içeride Sevilay’ın olduğunu görünce şoke oldu ve hemen kardeşlerini aradı.
Dizinin final sahnesinde;
Babalarını Müjgan’dan kurtarmaya kararlı olan üç kız kardeş, planlarını uygulamaya başladılar…
Müjgan’ın Sevilay’ı kulübede sakladığını kendi gözleriyle gören Sadık, büyük yıkım yaşadı.
Bir anlık boşluktan faydalanarak kaçan ve buluşma yerine giden Sevilay’ı bekleyen tek kişi Kartal değildi…

Yaşanan olayın ardından Kanal D Haber’e konuşan İbrahim Tatlıses, “Benim evim varken ben evimi kızıma veremiyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Şimdi vereceğim ama… Babası ev tutmayacak mı? Göreyim bakayım nasıl baba! Torunumla aramda bir sorun yok ama bu saatten sonra olabilir. Ben onlara sahip çıktım. O babalığı öğrenecek önce. Benim çocuğum kiradayken onun çocuğuna ev veremem. Babalık nasıl yapılır onu öğrensin” demişti.

Ahmet Tatlıses, İbrahim Tatlıses’in açıklamalarının ardından sessizliğini sosyal medya hesabında bozdu. “Siz babalığınızla sadece bana değil, diğer çocuklarınıza yani kardeşlerime de ağır travmalar yaşattınız.” diyen Ahmet Tatlıses, babasına ateş püskürdü:
‘Evi kendisi verdi’
‘Geçtiğimiz günlerde İbrahim Tatlıses’in yine beni ve oğlumu hedef alan söylemlerinden sonra açıklama yapmam elzem oldu. Ramazan ayı ve bayram dahi dinlemeyen İbrahim Bey’in asılsız ithamlarından sonra ben de birkaç şey söylemek istiyorum. Oğlum Mert’e yıllar önce kendi isteği ve rızasıyla sahip olduğu evlerden birini verdi. Verdi derken tapusunu değil tabii ki de… Zaten aynı sitede bulunan diğer evlerinde de rahmetli babaannem ve amcam yaşıyordu. Oğlum 6 yıl önce evlendi ve orada ailesiyle yaşamaya devam etti. Sonra kendisi bunu yeni fark etmiş gibi dava açtı. Oğlumun evi terk etmesini ve geriye dönük kiraları faiziyle istedi. Düşünün bir eviniz var ve siz yıllar sonra fark ediyorsunuz ki, evinizi torununuzu işgal etmiş ve siz yıllarca bunu fark etmemişsiniz. Ne kadar enteresan değil mi? Ben alışkınım elbette… Oğlumun ağrına gitti ama asıl sebebini İbrahim Tatlıses’in yaşadığı gelgitler ve bana olan tepkisinden olduğunu biliyoruz. Kendisi torununa dava açtı. Mahkeme kararı sonrası da yine beni hedef alan açıklamalar yaptı. ‘Babalık yapsın, babalık nasıl yapılır onu öğrensin’ gibi tuhaf ağır söylemlerde bulundu. Yani olay yine bana geldi. Benim oğlum 2 yaşında Löseminden annesini kaybetti. Ben genceciktim. O sırada Kars Sarıkamış’ta vatani görevimi yapıyordum. Askerden geldim, babalığını yaptım. Mert’in büyümesinde hem annemin, hem halalarının, hem de rahmetli annesinin ailesinin emeği çoktur. Allah razı olsun”

‘Çocuk yaşta beni kendinize koruma yaptınız’
”Ben yıllarca Mert’e babalık yaparken sana da evlatlık yaptım İbrahim Tatlıses… Ben babalığın nasıl yapıldığını çok iyi biliyorum. Siz bu konuda ahkam kesecek son insansınız. Daha çocuk yaşta beni kendinize koruma yapmış, kalabalıklarda konserlerde önünüze kalkan yapmış insansınız. Yetmemiş gibi başınıza gelen her olayda da beni sorumlu tutmuş bir babasınız. Yukarıda Allah var. Tüm yakınlarınız, magazin dünyası şahit bunlara… Şimdi düşünüyorum da bir baba çocuğunun canını nasıl bu kadar umursamaz. Ben yıllarca canımı hiçe saydım, sizi korudum… Siz benim evlatlığımı da, babalığımı da sorgulayamazsınız. Kendinizi her tehlikede hissettiğinizde ‘yetiş’ dediğinizde yanınızda ben oldum. Şimdi kalkmış ‘Babalık nasıl yapılırmış onu öğrensin’ diyorsunuz… Sizi örnek alsaydım, vay çocuklarımın haline… Siz babalığınızla sadece bana değil, diğer çocuklarınıza yani kardeşlerime de ağır travmalar yaşattınız, yaşattırdınız. Herkes sevgisinden, saygısından susuyor ama bilen de biliyor… Hiç açmayalım o konuları.”

‘Evinizde kimi isterseniz onu oturtun’
”Benim evlatlarımın bir gün gelip beni şikayet etti mi size? ‘Babamız şöyle böyle’ dedi mi? ‘Babam yapmıyor, bize bakmıyor’ dedi mi? Bugün evden attırmaya çalıştığınız oğlumu yere göğe sığdıramayan sizdiniz. Hiç önemli değil. Evinizde kim isterse onu oturtun, mal sizin. Ben çocuklarımı açta, açıkta bırakacak bir baba değilim. Ayrıca oğlum Mert de yaşamak için bana muhtaç değil… Öyle bile olsa ben ne oğlumu ne de torunlarıma mağdur etmem… Onlar da beni etmez… Tıpkı benim de size etmediğim tek lafınıza sahip olduğum kendi evimi size verdiğim gibi. Sizin için yaptıklarımdan hiç pişman değilim… İbrahim Tatlıses her ne kadar sevgisiz, babalık duygusundan yoksun bir insan olsanız da ben evlatlık görevimi yaptım. İki tane aslan gibi oğlum var. Hatalarında da arkalarında dururum, doğrularında da gururla bakarım. Sizin gibi evlatlarıma beddua etmem.’
‘Amacınız gündeme gelmek mi?’
‘Bir gün babalığım sorgulanacaksa bunu yapacak olan çocuklarım olur. Ez cümle artık yeter! Amacınız gündeme gelmek mi? Yoksa konuları çarpıtıp hali hazırda devam eden dava sürecini uzatmak için bahane yaratmak mı bilmiyorum ama lütfen rica ediyorum benim çocuklarımı ve ailemi asılsız ithamlarla manşetlere taşımayın! Artık tüm sevenlerimizden kendi adıma özür diliyorum. Yine gereksiz meşgul ettik. Bunca açıklamayı ben de yapmak istemezdim ama konu aile ve babalığım olunca hassasım. Saygılarımla”

İBRAHİM TATLISES’TEN SERT YANIT
Oğlu Ahmet Tatlıses’in açıklamalarına kayıtsız kalmayan İbrahim Tatlıses, ‘Aramızda Kalmasın’ programına konuştu. Oğlunu mirasından reddedeceğini söyleyen Tatlıses, sert açıklamalar yaptı:
“Bana ‘akli melekesi yerinde değil’ diye iftira attı. ‘Sağlam’ raporu almak için 5 hastane dolaştım, hepsi ‘Akıl sağlığı yerindedir’ raporu verdi. Yetinmedim, bir de Adli Tıp’tan rapor aldım. Şimdi görecek, baba-oğul ilişkisi nasılmış? Bodrum’daki 4 evi de ondan alacağım. Reddi-miras yapacağım. Verdiğim 7 dükkanı batırdı.Kardeşlerinin malına da çökmüş. Artık yok öyle beleş hayat.”
AHMET TATLISES: BABAMIN AKLİ DENGESİ İLE İLGİLİ ÇELİŞKİLİ RAPORLAR VAR
Ahmet Tatlıses’ten babasına yanıt gecikmedi. Tatlıses, avukatı aracılığı ile yazılı bir açıklama yayınladı:
“Son günlerde Sayın Ahmet Talıses ve İbrahim Talıses arasında devam eden hukuki süreçler ile ilgili basına yansımış gelişmeler üzerine tarafımızca açıklama yapmak ve devam eden hukuki süreçler ile ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmek gereği hasıl olmuştur. Müvekkil Sayın Ahmet Talıses tarafından babası İbrahim Talıses’e vasi atanması talebi içeren dava dosyasında, İbrahim Talıses’in akıl sağlığı durumu ile ilgili birbiri ile çelişen üç adet sağlık raporu bulunmaktadır. Ancak iş bu sağlık raporlarının düzenlenmesine vesile olan tıbbi muayenelerin en kapsamlısı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından yapılmış ve kapsamlı muayene neticesinde İbrahim TALISES’in akli dengesinin tam olarak yerinde olmadığına dair rapor tanzim edilmiştir. Sürecin devamında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce İbrahim Talıses’in adli tıp kurumuna sevkine karar verilmiş, ancak İbrahim Talıses, adli tıp kurumunca verilmiş olan randevu günlerine iki kez uymayıp yargılama sürecini yavaşlatmış ve neticeten yine kendisi için verilmiş randevu günlerinden farklı bir tarihte adli tıp kurumuna gitmiştir.”
‘Duruşmaların hiçbirine katılmadı’
“Bahse konu davanın, taraflar için öneminin son derece yüksek olmasına rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca İbrahim Talıses üzerinde oldukça kapsamsız bir muayene sonucunda rapor tanzim edilmiş olup iş bu rapora karşı da itiraz haklarımızı kullanıp, İbrahim Talıses hakkında kapsamlı bir sağlık durumu raporu aldırılmasını talep edeceğimizi duyurmak isteriz.
Bununla beraber İbrahim Talıses, 29 Haziran 2022 tarihinden beri devam eden yargılama sürecinde yapılmış olan duruşmaların hiçbirine katılmamış ve dolayısı ile hakim karşısına çıkmamıştır.”

‘Beyanları gerçek dışı’
“Anlaşılacağı üzere İbrahim Talıses’in basın organlarında yer alan ” Ahmet, bana akli dengeleri yerinde değil diyerek iftira attı. Sağlamdır raporu almak için beş tane hastane dolaştık. Hepsi akıl sağlığı yerindedir raporu verdi. Yetinmedim, bir de adli tıptan rapor aldım. Hakim, akıl sağlığı yerinde değilse 1500 şarkıyı nasıl ezbere okuyor dedi.” şeklindeki beyanlarının tümü kötü niyetli ve gerçek dışı beyanlardır. Ek olarak bahse konu davanın başından itibaren yalnızca Sayın İbrahim Talıses’in akıl sağlığı sebebiyle değil, ekonomik irade biçiminin, alkol ile kumar bağımlılığının kendisini yoksulluğa düşürme tehlikesi olduğunu ve bu sebeple kendisinin, çevresinde bulunan art niyetli şahıslardan korunması amaçlı açıldığı gerek müvekkil gerekse tarafımızca defalarca ifade edilmiştir.
‘Mali durumundaki bozulma 2020’den sonra giderek arttı’
“Nitekim tahkikat aşamasında Sayın İbrahim Talıses’in kendisinin ve şirketlerinin mali gelir- gider tabloları, tarafı oldukları icra ve vergi dosyaları, banka hesap giriş- çıkışları, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarındaki artma ve azalma durumları ve bir çok benzer hususun değerlendirildiği bir bilirkişi raporu aldırılmasına, alkol ve kumar bağımlılığı iddialarının doğru olup olmadığının tespiti amacıyla tanık dinlenmesine karar verilmiş ve Sayın Mahkemece belirlenen bilirkişi heyeti tüm bu durumları detaylıca araştırıp” sonuç olarak kısıtlı adayının banka nezdindeki bireysel hesaplarında çok büyük tutarlarda giriş- çıkışların olmadığı, Türkiye’nin önemli sanatçılarından biri olarak kabul görmüş birisi olması, müzik etkinliklerinde tercih edilen ve müzik çalışmalarında yüksek gelir elde ettiği varsayılan bir sanatçının banka hesaplarındaki bakiye tutarlarının müzik piyasasında sözü geçen bir sanatçı kazancı ile uyumlu bir görüntü sergilemediği, kısıtlı adayı adına kayıtlı hesaplar üzerinde icra dairlerine ait haciz blokelerinin olduğu, banka hesaplarına girişlerin daha çok telif ücretleri ve emekli maaş tutarlarının yatırıldığı ve bu tutarların talimat ile üçüncü kişiler tarafından nakit olarak para çekme işlemlerinden oluştuğu, inceleme dönemi içerisinde bankalardan kullandığı kredilerin düzenli olarak ödenmediği, gecikmeli ödendiği, kredilerindeki gecikmeler nedeniyle bankada takip borç aşamasına geçerek banka kredibilitesini büyük ölçüde olumsuz olarak etkilemesine neden olduğu, kısıtlı adayı adına kayıtlı gayrimenkullerin üzerinde çok fazla haciz şerhlerinin olduğu, tüm bu hususlar neticesinde kısıtlı adayı İbrahim Talıses’in gerek şahsının ve şirketlerinin finansal durumunu gerekse buna bağlı olarak mal varlığını iyi yönetemediği ve mali durum bozulmasının 2020 yılı sonrası giderek arttığı özellikle gözlemlenmiştir.” Şeklinde rapor tanzim etmiştir.”

‘Tanıklar bizi doğruladı’
“Ayrıca davada tanık olarak dinlenen şahıslarla kısıtlı adayı İbrahim Talıses’in alkol ve kumar bağımlılığının ve bu durumların kendisine verdiği zararları doğrulamışlardır. İş bu rapor da müvekkil Sayın Ahmet Talıses’in, babası İbrahim Talıses için ekonomik durum iradesinin kendisini yoksulluğa düşüreceği yönündeki iddiasının ispatı niteliğindedir.”
]]>
İşte şimdi gösteri dünyasından tam da böyle bir gerçek hayat öyküsü anlatacağız size.
Bu ünlü çift, pırıltılı dünyada eşine az rastlanır şekilde tam 41 yıldır birlikte. Eski evliliklerinden dünyaya gelen çocukları, ilişkilerinden doğan tek çocukları ve torunlarıyla kalabalık bir aile olarak hayatlarını sürdürüyorlar.
Resmen evlenmemiş olsalar bile nice evli çifti kıskandıracak bir birliktelikleri var… İşte bu çiftten biri, eşinin hangi özelliğinin kendisini baştan çıkardığını, onun hakkında “işte doğru insan bu” diye düşünmesine neden olduğunu anlattı.

MUTLULUKLARI PARMAKLA GÖSTERİLİYOR
Bu konuları yakından takip edenler Goldie Hawn ile Kurt Russell’dan söz ettiğimizi anladı zaten.
Tam 41 yıldır aşk yaşayan, hayatı paylaşan, birlikte yaşlanan Hawn ve Russell, Hollywood’un mutlulukları parmakla gösterilen çiftlerinden biri.
Goldie Hawn konuk olduğu SiriusXM’de yayınlanan Conan O’Brien Needs a Friend (Conan O’Brien’ın Arkadaşa İhtiyacı var) adlı podcast yayınına konuk oldu.
Orada da 41 yıllık hayat arkadaşı Kurt Russell ile nasıl tanıştıklarını ve onda kendisini en çok etkileyen ayrıntının ne olduğunu anlattı.

Bu arada kısa bir not. Goldie Hawn ile Kurt Russell, ilk olarak 1966 tarihli The One and Only, Genuine, Original Family Band’in setinde bir araya geldiler. Ama o dönemde hemen ilişkileri başlamadı. İkisi de kendi hayatlarına döndüler. Ta ki 1983 yılında birlikte oynadıkları Swing Shift adlı filmin setinde yeniden buluşana kadar. Yıllar sonra tekrar karşılaştılar ve bu kez aşk onları buldu.

‘SENİ TEKRAR GÖRMEK İSTERİM’
Goldie Hawn, programda o filmin setinde bir süre yan yana oturduklarını anlattı konuk olduğu programda. Söylediğine göre Kurt Russell kalkıp gitti.
Ama sonra odanın karşı tarafına gidince arkasına döndü ve Goldie Hawn’a “Bu rolü almasam da sorun değil ama seni yeniden görmek isterim” dedi. O an Hawn’a göre son derece romantikti.
Elbette Hawn da o dönemde genç olan Kurt Russell’ın yakışıklılığından etkilenmişti. Zaten Russell bir süre sonra Goldie Hawn’ın eski evliliğinden dünyaya gelen iki çocuğuyla yaşadığı eve ziyarete gitti.
Gelin gerisini Hawn’dan dinleyelim: ” İki küçük çocuğum vardı. Oliver 6, Katie de 4 yaşındaydı. Kurt, onların uyuduğu yatak odasına gitti ve ikisini de uzun uzun seyretti.”

‘AÇIKLAYAMAM AMA O BENİM ARADIĞIM ADAMDI’
Russell’ın aile hayatına bu kadar ilgili olması da Hawn’ı çok etkiledi. İçinden onun ne kadar harika bir adam olduğunu geçirdi.
O anlar hakkında şöyle konuştu Goldie Hawn: “Tam bir aile adamıydı… Onlara uzun uzun baktı, onları hissetti. Sonra biz diğer odaya gittik ve orada sohbet ettik.”
O gece öyle geçti Goldie Hawn’un anlattığına göre. Bir gün çocukları Kate ve Oliver onu sette ziyarete gitti.
İşte o anda iki çocuğunun Kurt Russell ile kurduğu iletişim de ünlü oyuncunun çok hoşuna gitti. O an hissettiklerini şöyle ifade etti Goldie Hawn: “Açıklayamam ama o benim aradığım adamdı.”

‘BENİ BAŞTAN ÇIKARAN AYRINTI ÇOCUKLARIMA OLAN BAĞLILIĞIMI HİSSETMESİYDİ’
Hawn’un söylediğine göre 41 yıllık sevgilisine o ilk dönemde kendisini çeken şey sadece onun yakışıklılığı olmadı. Onu asıl baştan çıkaran ayrıntı Kurt Russell’ın, bir anne olarak çocuklarına olan bağlılığını anlayıp hissetmesiydi.
Goldie Hawn ile Kurt Russell, tam 41 yıldır ilişkilerini sürdürüyorlar. Hiç evlenmemiş olsalar da bu onlar için bir sorun değil.
Hawn bu konuyu “Evlenmeden de mükemmel şekilde bu ilişkiyi sürdürüyoruz” diye anlattı.

BAĞLILIK, DÜRÜSTLÜK VE ŞEFKAT
Bu konuda daha önce konuk olduğu bir programda da şunları söylemişti Goldie Hawn: “Kendimi zaten ona adamış hissediyorum. Evlilikten beklenen de zaten bu değil mi? Bağlılık, dürüstlük, şefkat ve sevgi olduğu sürece sorun yok. Çocuklarımızı çok iyi yetiştirdik, bu konuda iyi iş çıkardık. Bütün bunlar için de evlenmeye gerek yoktu zaten.”
Goldie Hawn, her sabah uyandığında sevgilisini yanında görmenin hoşuna gittiğini de sözlerine ekledi.
Goldie Hawn ve Kurt Russell bu uzun ilişkilerinden Wyatt adında bir erkek çocuk sahibi oldu. Hawn’ın eski kocası Bill Hudson’dan Kate ve Oliver adında iki oğlu bulunuyor.
Kurt Russell ise eski karısı Season Hubley’den Boston adında bir erkek çocuk sahibi.
]]>
Nikahtan önce bembeyaz gelinliği içindeki genç kadın öylesine heyecanlandı ki evlenen genç kızlar için söylenen “Hem ağlarım, hem giderim” deyimi gerçeğe dönüştü.
Gelin bir bakalım kimmiş bu evlenenler, nerede ne zaman ve nasıl tanıştılar, sonra da nasıl evlendiler.

23 YIL ÖNCE BİR FİLM SETİNDE TANIŞTILAR
Yüzlerinden gülücükler eksilmeden hayatlarını birleştiren bu iki oyuncu Kimberly J. Brown ile Daniel Kountz. 39 yaşındaki Brown ile 45 yaşındaki Kountz’un tanışıklığı bundan yıllar öncesine dayanıyor. İkili, 2001 yılında çekilen Halloween II adlı yapımda birlikte kamera karşısına geçti.
Ama gelin Kimberly J. Brown’un anlattığına göre o sırada aralarında herhangi bir duygusal yakınlaşma olmadı. Setteki ilişkileri tamamen profesyonelceydi. Yani onların öyküsü, sette birbirlerine aşık olan yıldızlarınkinden biraz farklı.
O yapımın tamamlanmasından sonra ikisi de kendi hayatlarına gitti. Yine de Kimberly ile Daniel, iletişimi kesmediler. Sosyal medya üzerinden görüşmeyi sürdürdüler.
Sonunda 2016 yılında yolları yeniden kesişti. Kimberly J. Brown, üzerinde çalıştığı bir Youtube projesi nedeniyle Daniel Kountz’u aradı.
Bunun nedenini de People dergisine şöyle anlattı Brown: “Hallooween II’yi izleyen bazı kişilerin bizi hatırlayacağını düşündüm ve bu gayet güzel göründü gözüme. Daniel’a ulaştım, proje üzerinde birlikte çalıştık.”

‘İÇERİYE GÜZEL, BAKIMLI GENÇ BİR KADIN GİRDİ’
İşte yıllar sonra gerçekleşen o ikinci buluşmada Kimberly ile Daniel, birbirlerine karşı bazı özel duygular hissettiklerinin farkına vardı. O noktadan sonra da yıllar önce sadece profesyonel bir ilişkileri olan Brown ile Kountz, bu kez romantik bir ilişkiye başladılar.
Daniel Kountz, yıllar sonra eski rol arkadaşını yeniden karşısında gördüğünde aklının başından gittiğini saklamadı. “Bir barda buluştuk. Orada küçük Kimberly Brown’un içeriye girmesini bekliyordum. Ama onun yerine yetişkin, güzel ve bakımlı bir genç kadın geldi. Benim için bu kadardı. Ona aşık olmuştum.”
Kimberly J. Brown tarafından bakıldığında da artık kocası olan Daniel Kountz ile ilişkisi, doğal akışında ve usul usul gelişti. O sırada hissettiklerini de şöyle anlattı Kimberly: ” Aklımın bir köşesinden ‘Burada neler oluyor? Burada bir şeyler oluyor’ diye geçiriyordum. Sohbet ettikçe her şey çok kolaylaştı.”

İLK KEZ BULUŞTUKLARI YERDE EVLENME TEKLİF ETTİ
İşte bu şekilde 15 yıl önce neredeyse çocuk yaşta tanışan ve aynı yapımda rol alan ikili için yeni bir dönem başlamış oldu. Kimberly ile Daniel, 2016 yılında başlayan ilişkilerini 2022’de tek taş bir yüzükle resmiyete taşımanın ilk adımını attı.
Kountz’un evlilik teklifi ve nişan yüzüğü vermek için seçtiği yer de bunun gerçekleştiği tarih de çift için anlamlıydı. Kimberly ile Daniel, sevgili oldukları günün yıl dönümünde nişanlandı.
Kountz tam da gün Los Angeles’ta bir parkta geçirdikleri güzel bir günün ardından sevgilisine evlilik teklif etti. O gün takvimler 26 Haziran 2022 tarihini gösteriyordu.
Daniel Kountz, teklif için de önceden hazırlanmıştı. O günü pedallı botla gölde gezerek geçirdikten sonra Kimberly’i ilk randevularını gerçekleştirdikleri gözlem evine götürdü. Tam da ilk kez buluştukları o noktada Daniel Kountz, sevgilisine tek taş yüzüğünü vererek evlenme teklif etti.

92 KONUĞUN KATILDIĞI SADE BİR TÖRENLE EVLENDİLER
Bu kadar romantizmin ardından Kimberly J. Brown ile Daniel Kountz, California’daki özel bir kulüpte hayatlarını birleştirdi. Doğanın kollarında gerçekleşen törende sadece 92 konuk vardı. Aşıklar, öyle çok kalabalık ve gösterişli bir tören yerine daha sade ve samimi bir düğünü tercih etti.
Gelin ile damat törende de romantik anlar yaşadı. Kimberly Brown, nikah öncesi kendisini bekleyen damada doğru yürürken Sara Bareilles’in I Choose You (Seni Seçtim) adlı şarkısı seslendirildi.
Şarkıyı söyleyen kişi de oyuncu Kaley Cuoco’nun kardeşi Briana Couco idi. Gelinin nedimeleri arasında kendi kız kardeşi ile oyuncu Lacey Chabert de vardı.
Brown ile Kountz, resmen karı- koca ilan edildikleri nikah sonrasında Ray LaMontagne’in You Are The Best Thing (Sen En İyi Şeysin) şarkısı eşliğinde ilk danslarını yaptı. Törenin geri kalanı ise sabahın ilk ışıklarına kadar aşkın kutlandığı bir eğlence şeklinde gelişti.

Bu hikayenin sonu da şimdilik masallardaki gibi bitti. Çocuk yaşta tanışan Kimberly Brown ile Daniel Kountz, muradına erdi!

Törenden sonra gelin ile damat adet olduğu üzere birbirlerine öpücük verdi.

Gelin Kimberly J. Brown, nikah gününün anısına fotoğraf çekilirken çok mutlu ve heyecanlıydı.

Kimberly bir ara mutluluk gözyaşlarını tutamadı.

39 yaşındaki Kimberly J. Brown ile 45 yaşındaki Daniel Kountz ile ilgili dikkat çeken başka bir ayrıntı ikisinin de yaşlarından çok daha genç görünmesi oldu.
]]>Willis’in başına gelenler de onun filmlerini izleyerek büyüyen, hatıralar biriktiren hayranlarının kalbini kırdı elbette.
Bir de müzik dünyasında onun durumunda bir başka ünlü var. Bu ünlü da son dönemde gündemin ilk sıralarına yerleşti.

Demansa yakalanan bir başka ünlü Bruce Willis’i, eski ve yeni eşleriyle birlikte çocukları bir sevgi çemberine aldı. Evde bakıcıları da bulunan Willis, şimdilik kendi evinde yaşıyor.
O ünlü sinema değil ama müzik dünyasının birkaç dönemine damgasını vurdu. Willis’ten yaş olarak daha olgun ve o da demans ile boğuşuyor.
Üstelik ailesi artık ona evde bakmak yerine vesayetini alıp ünlü müzisyeni bir bakımevine yatırmaya çalışıyor.
Bunun için adımlar atıldı ve yasal işlemler sürüyor. Eşini de kısa süre önce kaybeden müzisyen için böylesinin daha iyi olacağı görüşünde çocukları.

MÜZİK DÜNYASINA DAMGASINI VURAN İSİMLERDEN
Demans nedeniyle ailesiyle birlikte zor dönemler getiren bu ünlü bir döneme damgasını vuran Beach Boys müzik grubunun üyelerinden Brian Wilson.
Şu anda 81 yaşında olan ünlü müzisyenin hayatı, sağlık sorunları ve onun getirdiği güçlükler nedeniyle değişmiş durumda.
Bu yılın ocak ayında eşini kaybeden Wilson, Beverly Hills’teki milyon dolarlık evinde yedi çocuğundan ikisiyle birlikte yaşıyor.
Ama çocukları onun bakımını tek başına üstlenmiş durumda değil. Ünlü müzisyene günlük hayatında destek olan birden çok bakıcısı da bulunuyor.

VESAYET VE BAKIMEVİNE YATMASI İÇİN YASAL İŞLEMLER SÜRÜYOR
Brian Wilson’ın çocukları ise babalarının vesayetini kendi üstlerine alıp onu bir bakımevine yatırmanın daha iyi bir çözüm olduğu görüşünde.
İşte bu yüzden de yasal işlemler ve bazı duruşmalar gerçekleşiyor. Mahkeme tarafından atanan avukatı Brian Wilson ile evinde yaptığı görüşmenin ardından ünlü müzisyenin bakımevinde tedavi altına alınmasının en iyi yol olduğu görüşüne verdi.
Avukat, 15 Nisan’da Brian Wilson ile evinde bir görüşme gerçekleştirdi. Yaşadığı evin gayet güzel ve bakımlı olduğunu rapor eden avukat, Wilson’a iki çocuğunun yanı sıra yatılı kalan bakıcıların yardımcı olduğunu belirtti.
Onun anlattığına göre Brian Wilson, tam olarak kaybetmemiş olsa bile yürüme konusunda zorluk çekiyor.
Bunun için de bir yürüteç kullanıyor. Fakat onu kullanırken de bakıcılarından birinin ona destek olmasına ihtiyaç duyuyor.

KIZININ ADINI HATIRLAYAMADI
Avukata göre Brian Wilson, kendisiyle ve geçmişiyle ilgili her şeyi unutmuş değil. Doğum tarihini, günün tarihini biliyor.
Fakat o görüşme sırasında birlikte yaşadığı çocuklarından birinin adını hatırlayamadı. Wilson, kendisine sorulan sorulara da kısa yanıtlar veriyor.
Mahkemenin atadığı avukatın değerlendirmesine göre Brian Wilson’ın vesayetinin çocuklarına verilip müzisyenin bakımevinde hayatını sürdürmesinin onaylanması gerekiyor.
Diğer yandan Brian Wilson ise hayatını şu an olduğu gibi sürdürmek istiyor.

KARISI ÖLÜNCEYE KADAR ONA BAKTI
Ünlü müzisyen geçtiğimiz ocak ayında 77 yaşındaki karısı Melinda Ledbetter’ı kaybettikten sonra bakımıyla çocukları ilgilenmek durumunda kaldı.
Ondan önce karısı ve bakıcıları Wilson’ın günlük hayatını sürdürmesine yardımcı oluyordu.
Çocuklarının ileri sürdüğüne göre Brian Wilson, artık günlük kişisel gereksinimlerini kendi başına karşılayabilecek durumda değil. Bunlara fiziksel sağlığının yarı sıra yemek hazırlama ve yeme, giyinme gibi ayrıntılar da dahil.

SAĞ KULAĞI DUYMAYAN DAHİ MÜZİSYEN
Tam adıyla Brian Douglas Wilson (soldan ikinci) müzik dünyasının bir dönemine damgasını vuran Beach Boys grubunun kurucu üyelerinden.
Şarkıcı, söz yazarı ve yapımcı olarak tanınan Brian Wilson hayatı boyunca iki kez evlendi. İlk eviliğini 1964 ile 1981 arasında Marilyn Wilson Rutherford ile yaptı. İkinci karısı Melinda Ledbetter ile 1995 yılında hayatını birleştirdi.
Wilson’ın evliliklerinden yedi tane çocuğu bulunuyor.
Bu arada Brian Wilson ile ilgili onun ‘dahi’ olarak adlandırılmasına neden olan başka bir ayrıntıyı da ekleyelim.
Wilson’ın sağ kulağı çocukluğundan bu yana duymuyor. Bu yüzden de şarkıların stüdyo işlemlerini tek kulağıyla yapmak zorunda kaldı yıllarca.

BİYOLOJİK ÇOCUKLARI İLK EVLİLİĞİNDEN… DİĞER BEŞİNİ EVLAT EDİNDİLER
Brian Wilson’ın çocuklarına bakacak olursak… İlk evliliğini yaptığı Marilyn Rovell’dan iki tane biyolojik kızı dünyaya geldi.
Bunlardan biri olan Carnie Wilson da babası gibi şarkıcı. Ünlü müzisyenin bu evlilikten bir de Wendy adında bir kızı bulunuyor.
Brian Wilson, ikinci evliliğini yaptığı Melinda Letbetter’dan hiç biyolojik çocuk sahibi olmadı. Çift bunun yerine beşx tane çocuk evlat edindi: Daria Rose, Delanie Rose, Dylan, Dash ve Dakota.
]]>
Bu atışmanın üzerinden çok zaman geçmemişti ki Paris Hilton ile Carter Reum’dan mutlu haber geldi. Bir erkek bebekleri dünyaya gelmişti…
Tabii bu noktada bir ayrıntı vardı… Bebeği, Hilton kendisi doğurmamış, taşıyıcı anne yöntemiyle dünyaya gelmişti Hilton ile Reum’un oğlu. Phoenix Barron adlı bu bebek önceki ay bir yaşına girdi.
Paris Hilton, oğlunun her anını da sosyal medya hesabından milyonlarca takipçisiyle paylaştı. Güler yüzlü minik bebek Hilton’un takipçileri için aileden biri oldu deyim yerindeyse.

Paris Hilton ile 2021 yılında evlendiği Carter Reum, artık dört kişilik bir aile oldu..
Sonra geçen yılın kasım ayında Paris ile Carter’dan ikinci bebek haberi geldi. Bu kez bir kızları olmuştu.
Onu da taşıyıcı anne dünyaya getirmişti. Hilton kızına, daha evlenmeden yıllar önce belirlediği ismi verdiğini de açıkladı: London…
Ama bu kez Paris Hilton başka bir yol izledi. Oğlu dünyaya gelir gelmez hemen sosyal medyadan fotoğraflarını paylaşan Hilton bu kez kızı London’ın yüzünü uzun süre sakladı.
Takipçileri arasında da magazin kulislerinde de çok konuşuldu bu konu. Hilton’ın oğlunu küçücük bebekken kamuoyunun karşısına çıkarmasına karşın kızını niye sakladığı merak konusu oldu.
Sonunda Paris Hilton kızını da dünyayla tanışırdı. Her ikisi de 43 yaşında olan Hilton ile kocası Carter Reum, dört kişilik bir aile olarak birlikte ilk pozlarıyla kamuoyunun karşısına çıktı.
Fotoğraflarını Insagram sayfasından paylaşan Hilton bir de mesaj kaleme aldı..

Herkes uzun süredir London’ın yüzünü görmek için sabırsızlanıyordu.
Kızının tam adının London Marilyn Hilton Reum olduğunu belirti. “Kendimi bildim bileli London (Londra) adında bir kızım olmasını hayal ediyordum. Kızım burada olduğu için o kadar minnettarım ki! Onunla geçirdiğim her anın değerini gerçekten biliyorum” diye sürdürdü satırlarını.
Paris Hilton paylaşımında oğlu Phoenix’i de unutmadı. “Melek bebeklerim” diye tanımladığı çocukları sayesinde sevginin, daha önce hiç bilmediği çok derin ve büyük bir türünü de öğrendiğini yazdı.
Paris Hilton, tam da annesinin “Çok uğraşıyor ama hamile kalamıyor” sözlerinden sonra taşıyıcı anne yöntemiyle iki tane çocuk sahibi oldu.
Bu durum da gerçekten bu konuda bir sorunu olup olmadığı konusunu gündeme taşıdı. Bazıları da fiziksel görüntüsünün bozulmaması için hamile kalmaktan çekindiğini bile ileri sürdü.
Ama Paris Hilton, bu konuda çok uzun süre sessiz kalmadı. Hayatının en büyük hayali olmasına rağmen neden hamile kalıp da bebeğini kendisi dünyaya getirmediğini anlattı.
Bu konuya girmeden önce hemen söyleyelim ki bunun nedeni annesi Kathy’nin iddia ettiği gibi hamile kalamaması ya da yaşının ilerlemesi değil.

Paris Hilton oğlunu kelimenin tam anlamıyla kamuoyunun gözleri önünde büyüttü. Kızını ise daha uzun süre gizledi.
Bunun nedeni tamamen Paris Hilton’ın geçmişte yaşadığı ve “travma” olarak nitelendirdiği bir olayla ilgili.
Glamour dergisinin İngiltere edisyonuna bir röportaj veren Paris Hilton, taşıyıcı anne yöntemiyle bebek sahibi olmaya çok önceden yani daha 20 yaşındayken karar verdiğini anlattı. B
unun altında da iki neden var söylediğine göre. Biri, Utah’ta kendisi gibi zengin aile çocuklarının devam ettiği Canyon School’da yatılı olarak kalıp eğitim gördüğü sırada uğradığı taciz.
Diğer bir neden de 2000’li yılların ilk döneminde bir kadının doğum yapmasına tanık olduğu sırada yaşadığı travma.
Paris Hilton buna rağmen bir aileye ve bir bebeğe sahip olmayı çok istediğini hatta bunun hayatında en çok arzu ettiği şey olduğunu gizlemedi. “Sadece çok korkuyordum. Bir çocuk dünyaya getirmek ve ölüm bu dünyada beni her şeyden çok korkutan iki şey” diye ifade etti bu konudaki görüşünü.

Carter Reum ile Paris Hilton, 2021 yılında gösterişli bir törenle evlendi.
]]>

‘MANEVİ BABAN OLURUM’ DEDİ
Dündar’la görüştüğünü dile getiren Dilara Gülaltan, “Uğur Bey yanımda olduğunu söyledi. ‘Beni manevi baban olarak görebilirsin’ dedi. Davamız devam ediyor, o konuda da anlayışlı olduğunu söyledi. Dilekçe verdik, tekrar DNA örneği alınmasını talep ettik” dedi. Öte yandan programı arayan ve Suphiye Orancı’nın eski bir arkadaşı olduğunu söyleyen Zeynep Birinci isimli kadın, Dilara Gülaltan’ın babasının ünlü bir sanatçı olduğunu iddia etti. Birinci, Gülaltan’a “Suphiye’yle 35 yıl önce arkadaştık. Senin baban başka bir ünlü isim” dedi. Müge Anlı, söz konusu sanatçının adını yayında açıklayamayacaklarını söyledi, Gülaltan da “Ekranda söylemeyin, yeterince mağdur olduk ama ne olur bize yardım edin” dedi.

Dilara Gülaltan’la görüşen Uğur Dündar, “Son derece terbiyeli, iyi aile terbiyesi almış biri. Anne ve babasını bulma konusunda elimden geleni yapacağımı söyledim. Onun adına üzülüyorum, adına asla dava açmayacağım” dedi.
Adli Tıp raporu tahrip edilemez
Hakkında babalık davası açılan Uğur Dündar, Sözcü TV’ye konuştu: “Benimle ilişki yaşadığını söyleyen kadını hiç tanımıyorum. Kendimden çok eminim, DNA raporu da bunu tescilledi.” Dündar, Duygu Nebioğlu’nun “Adli Tıp raporunun manipüle edildiğini düşünüyoruz” sözlerine de yanıt verdi: “Hiç kimse Adli Tıp’ın raporunu tahrip edemez. O raporda imzası bulunan bilim insanlarına da hakaret kabul ederim.”
KAPISINDAN KOVDU: ‘KİMSEYİ İLGİLENDİRMEZ’
Müge Anlı, dünkü programında Suphiye Orancı’nın Almanya’daki evinin bulunduğunu açıkladı. Programın izleyicilerinden biri, eve gidip kapıyı çalarak Orancı’yla görüşmek istedi, ancak “Kocam evde, bu konu hakkında konuşmak iyi bir fikir değil” yanıtını aldı. “Aslında sadece telefon numaralarımızı bırakmak istemiştik ama Suphiye Hanım bu teklifi reddetti” diyen Anlı, Suphiye Orancı’nın “Benim çocuklarım kimseyi ilgilendirmez” dediğini ve kapısına gelen kişiyi polis çağırarak uzaklaştırdığını söyledi.
TATLISES’İN FİLMLERİNDE FİGÜRANDI
Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Suphiye Orancı’nın gençlik yıllarında İbrahim Tatlıses’in sinema filmlerinde figüranlık yaptığı ortaya çıktı. Orancı, Tatlıses’in başrolünde olduğu “Yalan” (1982), “Yorgun” (1983), “Sarhoş” (1986) ve “Aşıksın” (1988) filmlerinde figüran olarak rol almış. “Aşıksın”da spor salonuna giden ve İbrahim Tatlıses hayranı olan bir kadını canlandıran Orancı, “Sarhoş”ta da hemşire rolüne hayat vermiş.

Suphiye Orancı’nın, başrollerini İbrahim Tatlıses ve Hülya Avşar’ın paylaştığı “Aşıksın” filminde oynadığı ortaya çıktı.

Suphiye Orancı, 1986 yapımı “Sarhoş” filminde hemşireyi oynadı.
İşte şimdi gösteri dünyasından tam da böyle bir gerçek hayat öyküsü anlatacağız size.
Bu ünlü çift, pırıltılı dünyada eşine az rastlanır şekilde tam 41 yıldır birlikte. Eski evliliklerinden dünyaya gelen çocukları, ilişkilerinden doğan tek çocukları ve torunlarıyla kalabalık bir aile olarak hayatlarını sürdürüyorlar.
Resmen evlenmemiş olsalar bile nice evli çifti kıskandıracak bir birliktelikleri var… İşte bu çiftten biri, eşinin hangi özelliğinin kendisini baştan çıkardığını, onun hakkında “işte doğru insan bu” diye düşünmesine neden olduğunu anlattı.

MUTLULUKLARI PARMAKLA GÖSTERİLİYOR
Bu konuları yakından takip edenler Goldie Hawn ile Kurt Russell’dan söz ettiğimizi anladı zaten.
Tam 41 yıldır aşk yaşayan, hayatı paylaşan, birlikte yaşlanan Hawn ve Russell, Hollywood’un mutlulukları parmakla gösterilen çiftlerinden biri.
Goldie Hawn konuk olduğu SiriusXM’de yayınlanan Conan O’Brien Needs a Friend (Conan O’Brien’ın Arkadaşa İhtiyacı var) adlı podcast yayınına konuk oldu.
Orada da 41 yıllık hayat arkadaşı Kurt Russell ile nasıl tanıştıklarını ve onda kendisini en çok etkileyen ayrıntının ne olduğunu anlattı.

Bu arada kısa bir not. Goldie Hawn ile Kurt Russell, ilk olarak 1966 tarihli The One and Only, Genuine, Original Family Band’in setinde bir araya geldiler. Ama o dönemde hemen ilişkileri başlamadı. İkisi de kendi hayatlarına döndüler. Ta ki 1983 yılında birlikte oynadıkları Swing Shift adlı filmin setinde yeniden buluşana kadar. Yıllar sonra tekrar karşılaştılar ve bu kez aşk onları buldu.

‘SENİ TEKRAR GÖRMEK İSTERİM’
Goldie Hawn, programda o filmin setinde bir süre yan yana oturduklarını anlattı konuk olduğu programda. Söylediğine göre Kurt Russell kalkıp gitti.
Ama sonra odanın karşı tarafına gidince arkasına döndü ve Goldie Hawn’a “Bu rolü almasam da sorun değil ama seni yeniden görmek isterim” dedi. O an Hawn’a göre son derece romantikti.
Elbette Hawn da o dönemde genç olan Kurt Russell’ın yakışıklılığından etkilenmişti. Zaten Russell bir süre sonra Goldie Hawn’ın eski evliliğinden dünyaya gelen iki çocuğuyla yaşadığı eve ziyarete gitti.
Gelin gerisini Hawn’dan dinleyelim: ” İki küçük çocuğum vardı. Oliver 6, Katie de 4 yaşındaydı. Kurt, onların uyuduğu yatak odasına gitti ve ikisini de uzun uzun seyretti.”

‘AÇIKLAYAMAM AMA O BENİM ARADIĞIM ADAMDI’
Russell’ın aile hayatına bu kadar ilgili olması da Hawn’ı çok etkiledi. İçinden onun ne kadar harika bir adam olduğunu geçirdi.
O anlar hakkında şöyle konuştu Goldie Hawn: “Tam bir aile adamıydı… Onlara uzun uzun baktı, onları hissetti. Sonra biz diğer odaya gittik ve orada sohbet ettik.”
O gece öyle geçti Goldie Hawn’un anlattığına göre. Bir gün çocukları Kate ve Oliver onu sette ziyarete gitti.
İşte o anda iki çocuğunun Kurt Russell ile kurduğu iletişim de ünlü oyuncunun çok hoşuna gitti. O an hissettiklerini şöyle ifade etti Goldie Hawn: “Açıklayamam ama o benim aradığım adamdı.”

‘BENİ BAŞTAN ÇIKARAN AYRINTI ÇOCUKLARIMA OLAN BAĞLILIĞIMI HİSSETMESİYDİ’
Hawn’un söylediğine göre 41 yıllık sevgilisine o ilk dönemde kendisini çeken şey sadece onun yakışıklılığı olmadı. Onu asıl baştan çıkaran ayrıntı Kurt Russell’ın, bir anne olarak çocuklarına olan bağlılığını anlayıp hissetmesiydi.
Goldie Hawn ile Kurt Russell, tam 41 yıldır ilişkilerini sürdürüyorlar. Hiç evlenmemiş olsalar da bu onlar için bir sorun değil.
Hawn bu konuyu “Evlenmeden de mükemmel şekilde bu ilişkiyi sürdürüyoruz” diye anlattı.

BAĞLILIK, DÜRÜSTLÜK VE ŞEFKAT
Bu konuda daha önce konuk olduğu bir programda da şunları söylemişti Goldie Hawn: “Kendimi zaten ona adamış hissediyorum. Evlilikten beklenen de zaten bu değil mi? Bağlılık, dürüstlük, şefkat ve sevgi olduğu sürece sorun yok. Çocuklarımızı çok iyi yetiştirdik, bu konuda iyi iş çıkardık. Bütün bunlar için de evlenmeye gerek yoktu zaten.”
Goldie Hawn, her sabah uyandığında sevgilisini yanında görmenin hoşuna gittiğini de sözlerine ekledi.
Goldie Hawn ve Kurt Russell bu uzun ilişkilerinden Wyatt adında bir erkek çocuk sahibi oldu. Hawn’ın eski kocası Bill Hudson’dan Kate ve Oliver adında iki oğlu bulunuyor.
Kurt Russell ise eski karısı Season Hubley’den Boston adında bir erkek çocuk sahibi.
]]>
Tabii bu buluşmada gösterişli kıyafetler, aile yadigarı nişanlar, taçlar ve mücevherler havada uçuştu. İki aile dün gece de resmi bir yemekte bir araya geldi.
İşte o yemekte iki kralı da onların eşleri olan iki kraliçeyi de gölgede bırakan biri vardı: Ev sahibi tlkenin gelecekteki kraliçesi.
Böylesi bir yemeğe ilk kez katılan bu genç prenses, giyimi kuşamı ve taktığı mücevherlerle bütün bakışları üzerinde topladı.

İKİ İDDİALI KRALİÇE BİR ARADA
Gelin bir bakalım taçlı alemde ne oldu ve kim bu herkesten rol çalan genç prenses.
Kısaca özetlemek gerekirse İspanya Kralı Felipe ile Kraliçe Letizia, resmi bir ziyaret için Hollanda’nın yolunu tuttu.
Elbette çifti, Hollanda’nın monarşi ailesi yani Kral Willem Alexander ile Kraliçe Maxima karşıladı. Her ikisi de halktan ailelerden gelen ve giyim kuşam konusunda hemcinslerine önderlik eden iki kraliçe Letizia ve Maxima, karşılama töreninde bütün dikkatleri çekti.
Kırmızılara bürünen Maxima’nın yanında yeşiller giyen Letizia’nın biraz sönük kaldığı konuşulsa da ikisi de asıl iddialı görüntülerini dün gece düzenlenen resmi yemeğe sakladı.

İspanya Kraliçesi Letizia, yemekte aile koleksiyonundaki en değerli taçlardan birini kullandı.

Ev sahibi Hollanda Kraliçesi Maxima da konuğundan hiç geri kalmadı giyim kuşam konusunda.

GENÇ PRENSES, ANNESİNDEN VE KONUĞUNDAN ROL ÇALDI
51 yaşındaki İspanya Kraliçesi Letizia ile ondan bir yaş büyük olan Hollanda Kraliçesi Maxima, aile koleksiyonlarına ait en gösterişli taçlar ve mücevherlerle donandı. İkisi de renkleri ve kesimleriyle gayet iddialı görünen gece elbiseleri seçti.
Ama o gece Letizia’yı da Maxima’yı da gölgede bırakan bir kişi vardı: Kral Willem Alexander ile Maxima’nın en büyük kızı Catharina Amalia… Yani Hollanda’nın gelecekteki kraliçesi Veliaht Prenses.
20 yaşındaki Catharina Amalia, bir süredir zaman zaman anne ve babasıyla bazı etkinliklere ve davetlere katılıyor. Bu şekilde gelecekteki görevine de hazırlanıyor.
Ama Catharina Amalia için dün geceki resmi yemek bir ilkti. Çünkü daha önce böyle bir yemekte hiç yer almamıştı, ev sahipliği yapmamıştı.

KIYAFETİ, TAÇLARI VE MÜCEVHERLERİYLE GÖZ ALICI BİR GÖRÜNÜM SERGİLEDİ
Hollanda’nın gelecekteki kraliçesi Amalia, o gece için lacivert renkte bir tuvalet giydi. Tül bir pelerinle tamamladığı kıyafetinin üstüne konumunu simgeleyen kuşağını da taktı. Genç Prenses ile ilgili en çok dikkat çeken ayrıntı ise başındaki taçtı.
Her ne kadar annesi Maxima ve konuğu Letizia’nın tacıyla kıyaslandığında biraz küçük kalsa da genç kızın tacı da göz doldurdu. Onunla takım olan mücevherlerini de takan Amalia, böylece ilk resmi yemeğinde anne ve babasıyla birlikte ev sahipliği de yapmış oldu.
Catharina Amalia, Avrupa’nın genç veliahtlar kuşağından… Tıpkı konuk ettiği İspanya Kralı’nın büyük kızı Leonor gibi gelecekte babasından tahtı devralacak.
Son bir yıla kadar çok göz önünde bir yaşam sürmese de Amalia, katıldığı ziyaretler arttıkça daha fazla dikkat çekmeye başladı.
Şu anda da İspanya’nın veliaht prensesi Leonor’un ardından hakkında en çok konuşulan genç kuşak prenses unvanını taşıyor.

Tahtı babasından devralacak olan Amalia da geleceğin ‘gerçek kraliçeler’ kuşağından.

PRENSES’İN GÜVENLİĞİ AİLESİ İÇİN ENDİŞE YARATMIŞTI
Aslında bunun tek nedeni Amalia’nın sık sık anne ve babasıyla görevlere katılması değil. Bir dönem güvenliğiyle ilgili yaşadığı sorunlar nedeniyle de gündeme geldi genç kız.
Hatta son gelen habere göre ülkesinde kendisine yönelik tehditler artıp güvenliği tehlikeye girince bir süreliğine İspanya’da kaldı genç kız.
Tıpkı İspanya’daki Leonor, Belçika’daki Elisabeth, İsveç’teki Victoria ve onun kızı Estelle gibi. Zamanı geldiğinde tahtı babasından devralacak olan Amalia da sık sık dünya basınında kendine yer buluyor.
Bunun en öncelikli nedeni ne yazık ki böyle göz önünde insanları kıskacına almış olan fiziksel görünüm.

KİLOLARI YÜZÜNDEN ELEŞTİRİ KONUSU OLUYOR
7 Aralık’ta 20 yaşına giren prenses yani tam adıyla Catharina-Amalia Beatrix Carmen Victoria, nedense bazılarına göre klasik prenses tanımına uymuyor.
Uzun boylu olan genç kız diğer kardeşlerine göre biraz daha kilolu. İşte bu durum da onu dünyanın dört bir yanından yöneltilen eleştiri oklarının hedefi haline getiriyor.
Ama öte yandan Amalia, daha şimdiden dünyanın en gözde bekar genç kızları arasında yer alıyor.
Gelecekte babası Kral Willem Alexander’ın yerine ülkesinin tahtına geçecek olan Amalia, Avrupa’nın soylu ailelerinin de ilgi odağında. Yani birçok kişiye göre geleceği parlak ideal bir gelin adayı.

DÜNYAYA GELİŞİ 101 PARE TOP ATIŞIYLA İLAN EDİLDİ
2003 yılında dünyaya gelişi yüz bir top atışıyla kutlanan Amalia, küçücük yaşlarından itibaren gelecekteki konumuna uygun bir şekilde yetiştirildi.
Son olarak da Amsterdam Üniversitesi’nde politika, hukuk ve psikoloji eğitimine başladı geçen yılın ekim ayında.
Ama bu kadar çok dikkat çeken bir kişi olduğu için de onun yüksek öğrenimi hem ülkenin geneli hem ailesi için bir sorun oldu.
Ülkedeki suç örgütleri tarafından tehdit edilen ve güvenliği tehlikeye giren Prenses Amalia, bu yüzden uzun süre kaldığı öğrenci evinden dışarı adım bile atamadı uzun süre. Sonra da etrafındaki güvenlik çemberi genişletildi.

KENDİSİNE TAHSİS EDİLEN ÖDENEĞİ GERİ VERDİ
Bu nedenle bir süre manşetleri işgal eden Amalia, ondan bir yıl önce de başka bir konuyla gündemin ilk sıralarına yerleşmişti.
O dönemde ülkesinin başbakanı Mark Rutte’ye bir mektup yazarak kendisine verilecek olan 111 bin euroluk ödemeden feragat ettiğini açıkladı gen prenses.
Bu paranın Prenses’e hem maaş hem de personel giderleri için verileceğini hatırlatalım. Fakat Amalia bundan vazgeçerek halktan ailesine yönelen “fazla masraf oluyorlar” eleştirilerini de azaltmış oldu.
Amalia o dönemde yaptığı açıklamada kraliyet görevlerini tam olarak üstleninceye kadar devletten herhangi bir ödenek almayacağını belirtti.

SINIRLARI AŞAN BİR AŞKTAN DÜNYAYA GELEN İLK ÇOCUK
Bu arada Prenses Amalia, dönemine damga vuran ülkeler arası bir aşkın da ilk meyvesi.
Dünya sahnesinin en renkli simalarından biri olan annesi Maxima 1971 yılında Arjantin’de dünyaya geldi.
Ülkeyi 1976 le 1983 yılları arasında yöneten General Jorge Rafael Videla hükümetinin yani darbe hükümetinin tarım bakanı olan Jorge Zorreguieta’nın kızıydı Maxima, yani Amalia’nın anne tarafından dedesi.
Maxima eğitimini ülkesinde çift dilli okullarda tamamladıktan sonra Avrupa ve ABD’de çalışmaya başladı.
İşte o sırada da hayatını değiştiren yani ona kraliçelik yolunu açan tanışma gerçekleşti. Bir arkadaşının davetiyle gittiği İspanya’nın Sevilla kentinde o sırada henüz veliaht prens olan Willem Alexander ile tanıştı.

ŞAKA YAPTIĞINI SANDI
Willem, ilk anda kim olduğunu ona söylemedi. Maxima gerçeği sonradan öğrendi. Hatta ilk anda ona inanmadı ve şaka yaptığını sandı.
Aslına bakılırsa Maxima’yı Hollanda’ya çağıran arkadaşı “Seni bir prens ile tanıştıracağım” demişti. Görünüşe göre o arkadaşı sözünü tuttu.
Arkadaşlıkları aşka dönüştü ve sonunda 2002de evlendiler. Maxima’nın babasının darbeci hükümetin bakanı olması nedeniyle düğüne katılmasına izin verilmemesi o dönemde çok konuşulmuştu. Maxima’nın düğününde boynu bükük kalsa da çift evlendi.

Maxima ile Willem Alexander’ın Amalia dışında iki tane daha kızı bulunuyor: Prenses Alexia ve Prenses Ariana.
]]>
Zaten birçoğu da o anlarda hissettiklerini, aklından geçenleri kimi zaman aylar kimi zaman yıllar sonra anlatır.
Bazıları için o sahneler mesleklerinin sıradan bir gereğidir. Ama bazıları da kamera karşısındaki o anları büyük bir pişmanlık kimi zaman da rahatsızlık kaynağı olarak kalbinin bir köşesinde taşır.
İşte yıllar önce böyle bir sahnede rol alan bir oyuncudan itiraf geldi. Uzun zaman önce, henüz 23 yaşındayken kamera karşısına geçtiği o sahneden rahatsızlık duyduğunu anlattı bu oyuncu.
Bunun nedeni de öpüşme sahnesinde birlikte kamera karşısına geçtiği meslektaşıyla arasındaki sekiz yıllık yaş farkı.
Gelin bir bakalım kim bu yıllar sonra oynadığı sahneden duyduğu rahatsızlığı ifade eden oyuncu.

İKİ AŞIĞI CANLANDIRDILAR
Belki genç kuşaklar bilmez ama 1980’li yıllarda TV ekranlarında Küçük Ev adında bir dizi vardı. Henüz ABD’nin bu kadar gelişmemiş olduğu bir dönemde küçük bir kasabada hayat kuran bir ailenin öyküsünü anlatıyordu bu dizi.
Şu anda orta yaşlarını süren seyirciler çok iyi hatırlar bu yapımı ama biz şimdi konumuza dönelim.
Ekran serüveni 1974 ile 1983 arasında devam eden bu dizinin en çok parlattığı yıldızlardan biri Melissa Gilbert.
Dizinin ana kahramanı Laura Ingalls’ı canlandıran Gilbert, şu anda 58 yaşında bir yetişkin. Aradan geçen yıllarda birçok yapımda rol almış olsa da hala birkaç kuşak için Küçük Ev’in Laura’sı o.
İşte çok konuşulan o itiraf da Küçük Ev dizisinde Gilbert’ın rol arkadaşı olan Dean Butler’dan geldi. Bugün 67 yaşında olan Butler, Küçük Ev dizisinde Melissa Gilbert’ın canlandırdığı Laura karakterinin kocasın Almanzo’yu oynuyordu.

İKİSİ DE SAHNE ÖNCESİ TEDİRGİNLİK YAŞADI
Senaryo gereği bir süre romantik ilişki yaşayan Laura ile sonra da evleniyorlardı. Dizinin Okula Dönüş adlı bölümünde de Gilbert ile Butler’ın bir öpüşme sahnesi vardı.
O sırada Butler 23, Gilbert ise 15 yaşındaydı. Dizinin 50’inci yılı nedeniyle verdiği bir röportajda Dean Butler bu konuyu gündeme getirdi.
Yıllar önce kamera karşısına geçtiği o bölümdeki o öpüşme sahnesini çok da iyi bir anı olarak hatırlamıyor Butler.
Bu konu hakkında ” Melissa ile tanıştığımda karşımda bir kadın değil gerçek bir kız çocuğu vardı” diye konuştu oyuncu. Sonra da ‘Keşke o sahne çekilirken Melissa ile yaşlarımız birbirine daha yakın olsaydı” dedi.
Dean Butler bu sahne hakkında “Sanırım o öpücük sahnesinde her iki tarafta da nasıl olacağına dair bir kaygı vardı. Melissa’ya da sık sık şunu söyledim: ‘Keşke bunu yaparken yaşlarımız birbirine yakın olsaydı. Ama öyle değildi” diye konuştu.
Her ne kadar bu sahne Dean Butler’ın yıllar sonra hala kafasını kurcalıyor olsa da da seyirci açısından aşkın ve masumiyetin bir simgesi olarak kabul gördü.

Dean Butler bugün 67 yaşında. Yıllar önce kamera karşısına geçtiği o sahneyi hala içi rahat bir şekilde hatırlamıyor.

Bugün 58 yaşında olan Melissa Gilbert, Küçük Ev adlı dizi sayesinde bir çocuk yıldız olarak ün kazandı.

DİZİ, BİR DÖNEME DAMGA VURDU
Küçük Ev ya da orijinal adıyla Little House on the Prairie (Çayırdaki Küçük Ev) 1974-1983 yılları arasında yayınlandı. Dizi Laura Ingalls Wilder adlı bir yazarın hayat öyküsü üzerine kurulu.
Yönetmenliğini William F. Claxton, Maury Dexter, Victor French, Michael Landon ve Leo Penn’in yaptığı dizinin başrollerinde Michael Landon, Melissa Gilbert, Karen Grassle ve Melissa Sue Anderson yer aldı.
Türkiye’de ilk olarak 70’li yılların sonunda TRT’de yayınlanan dizi daha sonra 2000-2002 yılları arasında ise özel bir kanalda tekrar ekrana geldi.

KENDİ HAYATINDAN YOLA ÇIKTI
Küçük Ev’in yaratıcısına gelirsek… 19’uncu yüzyılda yaşayan Amerikalı Laura Ingalls Wilder yazar en çok diziye de ilhan veren Little House on the Prairie adlı seriyle tanınıyor. Wilder yazarlığın yanı sıra gazeteci ve öğretmen olarak da çalışmıştı. Yazar, 1867 ile 1957 yılları arasında yaşadı.
Onlar da şöhret basamaklarını tırmanmak için büyük çaba gösterirler. Hatta bunu bir noktaya kadar başarırlar da.
Ama bir kırılma noktası olur ve işte orada onlar için işler tersine döner. O pırıltılı dünyanın arka sokaklarına saplanıp kalırlar… Onca gösteriş içinde kaybolan hayatlardır onlar.

PIRILTILI DÜNYANIN KAYBOLAN HAYATLARINDAN BİRİ
İşte bunlardan birinin kahramanı Loni Willison. Onun öyküsü aslında bazılarına çok tanıdık gelecektir.
Çünkü bir zamanlar pırıltılı dünyada gayet iyi giden bir kariyere sahipken peşinden koşan paparazzi ordusu şimdi onu arka sokaklarda kaybolan yaşamında da yalnız bırakmıyor hiç. Willison’ın şöhret basamaklarını yukarıya doğru tırmanmak yerine aşağıya doğru yuvarlanmasını da belgeliyorlar.
Hatta Willison, kimi zaman onlarla konuşup geride bıraktığı hayatının değerlendirmesini de yapıyor.

O YÜKSEKTEN DÜŞEN BİR YILDIZ
Bir zamanlar geleceği parlak bir modelken üstelik döneminin en ünlü yıldızlarından biriyle dışarıdan bakıldığında mutlu görünen bir evlilik de yapmışken kelimenin tam anlamıyla gösteri dünyasının “yüksekten düşen” yıldızları arasına girdi 40 yaşındaki Willison.
Eski modelin artık bir evi bile yok, sokaklarda yaşıyor. Kimi zaman bir tente altına sığınıyor ve çöplükten toplayarak edindiği bütün eşyasını bir market arabasında oradan oraya taşıyor.
Bir zamanlar güzel ve geleceği parlak bir model olan Willison, geçtiğimiz günlerde yine objektiflere takıldı.

ÇÖPLERİN ARASINDAN KENDİNE GİYECEK KIYAFET BULDU
Model, Los Angeles’ta çöplüklerin olduğu bir bölgede geziniyordu. Her birinin önünde durdu ve kendine uygun giysileri araştırdı. Aralarından bazılarını seçip üzerine giyip denedi.
Beğendiklerini ve kendisine uygun olanların bir kısmını giydi. Geri kalanını da bütün mal varlığını taşıdığı market arabasına koydu.
O anlarda paparazzinin kendisini görüntülemesini de hiç umursamadı. Hatta bazen objektiflere aldırmaz bakışlar bile attı.
Çöpe atılan giysiler arasında seçim yapan Loni Willison, sonra da geldiği gibi sessizce yoluna devam edip ışıltılı kentin arka sokaklarındaki yaşamına geri döndü.

Willison; çöplerden bulduğu kıyafetleri denedi… Üzerine olanları bütün varlığını taşıdığı market arabasına koyarak hayatına döndü.

BAMBAŞKA BİR HAYATI OLABİLİRDİ
Aslında Loni Willison’ın hayatı bugün başka türlü konuşuluyor olabilirdi. Gencecik bir kızken oyuncu ve model olarak kariyerine başlamıştı.
Kendisinin yıldızını parlatmaya başladığı dönemde gözde olan oyuncu Jeremy Jackson ile birbirlerine aşık olup evlendiler. O zamanlar dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünüyordu.
Sarı saçları, ışıltılı gülüşü ve sağlıklı bedeniyle mutlu bir genç kadındı Loni Willison. Bahçesinde çiçekler açan güzel bir evde yaşıyorlardı. Kocasıyla birlikte Los Angeles sokaklarında spor yaparken de yine sık sık görüntüleniyorlardı.
Ama dışarıdan böyle kusursuz görünen hayatının kapalı kapılar ardındaki kısmı hiç de öyle değildi.

ESKİ EŞİNDEN ŞİDDET GÖRDÜ, RUH SAĞLIĞI BOZULDU
Willison, sokaklarda yaşamaya başladıktan sonra anlattığına göre kocası Jeremy Jackson’dan şiddet görüyordu.
Üstelik Jackson onu polise gitmemesi için tehdit ediyordu. Zaten söylediğine göre de bugünkü durumunun en önemli sebebi bu evlilik sırasında yaşadığı zorlukların ruh sağlığını bozması.
Sokaklarda çöplüklerde işine yarar bir şeyler ararken bir paparazziye anlattığına göre 2005 yılında Expose adlı yapımda birlikte oynarken tanıştığı Jackson ile evlenmesi onun hayatının en büyük hatalarından biri oldu.
Loni Willison bir yandan gösteri dünyasında oyuncu ve model olarak kariyer yapmaya çalışırken diğer yandan da bir estetik kliniğinde çalışıyordu.
Ama gördüğü şiddet ruh sağlığını bozunca çareyi kötü alışkanlıklarda buldu. Onlar da Willison’ın ruh sağlığını bozdu ve hayata uyum sağlamasını engelledi.
Yine kendisiyle sohbet eden bir paparazziye “Keşke evliliğimde şiddet gördüğümü korkmadan anlatabilseydim” diyerek bu konuda suskun kalmaktan dolayı pişman olduğunu ifade etti.

BİR SÜRE KAYBOLDU… EVSİZ OLARAK ORTAYA ÇIKTI
Bütün bunların sonunda da Loni Willison ile Jeremy Jackson’ın evliliği 2014 yılında sona erdi. Bunun ardından üç yıl kimse Willison’dan haber alamadı.
Bu sürenin sonunda ortaya çıktı… Ama eskisinden çok farklıydı. Bir zamanların güzel, sağlıklı, bakımlı modelinden eser yoktu artık. Willison, sokaklarda yaşayan bir evsizdi!
Aslında onun bu hale düşmesinin ardında başka nedenler de vardı. 2016 yılına kadar bir estetik cerrahi merkezinde asistan olarak çalışıyordu.
Bir ara emlakçılık da yaptı. Fakat usul usul ruh sağlığıyla ilgili sorunlar yaşamaya başladı. Hatta bu sorunlar kelimenin tam anlamıyla onu esir aldı. Üstelik kötü alışkanlıklar da bir yandan. Sonunda da 2016 yılında tamamen çöküş geldi.
İşte o noktadan sonra da işini kaybetti Loni Willison, Evinin kirasını ödeyemediği için sokağa atıldı. Artık sokaklarda yaşayan bir evsizdi!

‘KİMSE BENİ UMURSAMIYOR’
Peki ya kimse Loni Willison’a yardım etmeye çalışmıyor mu? Elbette bunun için uğraşanlar var. Ama o her seferinde bütün bu yardım önerilerini geri çeviriyor. Söyledikleri işe şöyle: “Ben kendi başıma yaşayabiliyorum. İhtiyacım olan her şey burada.”
Loni Willison, yiyecek içecek konusunu nasıl çözdüğünü de şöyle ifade etti bir keresinde: “Orada burada param var. Mağazaların yakınındaki çöp kutularında da yiyecek var. Oralarda her şeyi bulabilirsiniz.”
Sonra da duyanın içini sızlatan şu sözlerle sürdürdü konuşmasını “Ben kimsenin umurunda değilim. Onları görmek istemiyorum, onlar da beni görmek istemiyorlar. “
]]>Gerçek adıyla Marshall Bruce Mathers, geçen yıl haziran ayında evlatlık kızı Alaina Scott’ın mürüvvetini gördü. Onu damadı Matt Moeller’e kendi elleriyle teslim etti.
Eminem şimdi de 28 yaşındaki küçük kızı Hailie Jade’i evlendiriyor. Kısa süre sonra altı yıldır birlikte olduğu Evan McClintock ile hayatını birleştirmeye hazırlanan Hailie Jade, hafta sonunda bir de bekarlığa veda partisi düzenledi.

10 AYDIR EVLİ OLAN ABLASI DA YANINDAYDI
10 ay önce evlenen ablası Alaina ve yakın dostlarıyla lüks bir yat gezintisine çıkan gelin adayı Hailie Jade, önünde uzanan evlilik hayatını kutladı. O sırada çekilen fotoğraflarını da sosyal medya hesabından paylaştı genç gelin adayı.
Gelin arayı Haile Jade, nişanlısı Evan ile 2016 yılından bu yara birlikte. Genç çift geçen yıl nişanlandı. Bu mutlu haberi de sosyal medya hesaplarından paylaştı Haile Jade ile Evan.

Haile Jade, bekarlığa veda partisinde beyaz bikini giydi.

Hailie Jade ile Evan, uzun süredir birlikteler. Sonunda evlenmeye karar verdiler.

BÜYÜK KIZININ DÜĞÜNÜ ÇOK KONUŞULDU
Bu, ünlü şarkıcı Eminem’in sadece 10 ay içinde tanıklık edeceği ikinci evlat düğünü olacak. İlk olarak geçen yıl şu anda 31 yaşında olan kızı Alaina Scott ile Matt Moeller’i evlendirdi Eminem.
O düğün de hem hazırlıklarıyla hem de o anda yaşananlar nedeniyle uzun uzun konuşuldu, gündemde kaldı. Gelin Alaina, mutluluğunu gözler önüne seren sosyal medya paylaşımları yaptı.
Eminem’in büyük kızı Alaina, Michigan’da bir müzenin bahçesinde evlendi hayatının aşkıyla. Genç çift 125 konuğun önünde birbirlerine “ölüm onları ayırıncaya kadar” birlikte kalma sözü verdi.
Mutlu gelin Alaina Scott bu konuda People dergisine şunları söyledi: “Evlenmek, kutsal bir şey ve günlük hayatımızı paylaştığımız insanların da bizim yanımızda olmasını istedik.”
BİR FİLMDEN ÇIKMIŞ GİBİ
Genç kadın, People dergisiyle yaptığı röportajda düğününü “Bir filmden çıkmış gibi” diyerek tanımladı. Sonra da şunları söyledi: “Her şeyi planladım. En küçük detayları bile. Köpeklerimiz için kullandığımız, üzerinde ‘bizim ebeveynimiz evlendi’ yazan peçeteleri de!”
Alaina’nın anlattığına göre düğünde önce babasıyla sonra da kocasıyla birlikte yürüdükleri koridor 2 bin tane gülle süslenmişti. Ve yine gelinin ifadesiyle ortaya çıkan görüntü “büyüleyiciydi.”

GELİNLİK 300 SAATTE HAZIRLANDI
Alaine Scott’ın gelinliğini hazırlayan modaevinden tasarımcı Katerina Bocci de özellikle uzun kuyruğuyla dikkat çeken kıyafetin ayrıntılarını anlattı. Bocci’nin söylediğine göre gelinlik tam 300 saatte hazırlandı. En çarpıcı detayı ise 2 metrelik kuyruğu oldu.
Alaina’ya özel olarak hazırlanan gelinliğin ortaya çıkış öyküsünü şöyle anlattı Bocci: ” Alaina modayı takip eden biri. Bana geldi ve fikirlerini anlattı. Biz de onun fikirlerini hayata geçirdik.”
Bocci gelinliğin en çok dikkat çeken parçası olan kuyruğuna da değindi. Bu kuyruğun el emeğiyle üretildiğini, kat kat tülle oluşturulduğunu anlattı tasarımcı. Ortaya çıkan sonucu da “Müthiş” diyerek nitelendirdi.
Tasarımcının anlattığına göre genç gelinin duvağı da kristal ve taşlarla süslüydü. Bu duvak, gelinin başına, üzerinde gelin ve damadın isimlerinin baş harflerinin bulunduğu bir taç yardımıyla yerleştirildi.

HEM TEYZE KIZLARI HEM DE KARDEŞ
Bu arada iki kız kardeş ile ilgili çarpıcı bir ayrıntıyı da atlamayalım. Yakında evlenmeye hazırlanan Haile Jade, Eminem ile eski eşi Kim Scott’ın kızı.
Geçen yıl evlenen Alaina ise Eminem’in eski eşi Kim’in ikiz kardeşi Dawn’un kızı, yani yeğeni aslında.
Dawn kötü alışkanlıkları yüzünden genç yaşta hayata veda edince küçük kızı Alaina hayatta bir başına kald.
O sırada Kim Scott ile evli olan Eminem de karısının yeğeni Alaina’yı evlat edindi ve nüfusuna geçirdi.
Böylece Eminem’in öz kızı Alaina ile aslında onun kuzeni olan Haile Jade de kız kardeş konumuna geldi.

Eminem uzun süre sorunlu ve hareketli özel hayatıyla gündemdeydi. Şimdi 50’li yaşlarının başında gayet ağırbaşlı bir görünüm sergiliyor. Üstelik ikinci kez kayınpeder olmaya hazırlanıyor.
]]>
Anne ve babalarının “bir tanesi” oldukları için de zorluk nedir bilmeden büyürler. Kimileri çok çaba harcamak zorunda bile kalmadan yine aile mesleğini seçer ve o alanda yükselir. Onlar da ebeveynleri gibi paraya para demeden rahat bir ömür sürdürürler.
Peki ya hepsi böyle mi? Ya da maddiyat bir yana anne ve babalarından ihtiyaçları olan sevginin ne kadarını görürler?
İşte işin o kısmı biraz karışık. Çünkü onca yoğun program içinde çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramaz bazı ünlüler. Durum böyle olunca da çocukları sevgi açısından hep biraz eksik kalır.

Ünlü bir anne ve babanın kızı olarak dünyaya gelen Suri Cruise, bebekliğinden bu yana kamera karşısında.

ONUN DURUMU DİĞERLERİNDEN FARKLI
Ama bütün bunların yanı sıra Hollywood’da öyle bir çocuk var ki işte onun kaderi diğerlerinden çok farklı.
Çünkü her ne kadar kendisi aksini ileri sürse de ünlü babası onu daha küçücükken terk etti. Fiziksel olarak da ikizi kadar benzediği annesi “her şeyi” oldu.
Özetle babası hayatta olduğu halde yetim gibi büyüdü… Ve o çocuk 18 Nisan 2024 itibariyla da 18 yaşına geldi. Yani artık bir yetişkin oldu. Şimdi önünde eskisinden daha farklı bir hayat uzanıyor.

Küçükken kızını kucağından indirmeyen Tom Cruise, eşi Katie Holmes’tan boşandıktan sonra kızını bir daha görmek bile istemedi.

BABASI ONU KÜÇÜCÜKKEN TERK ETTİ
Anladınız değil mi bir zamanlar birbirlerine deli gibi aşık olan Tom Cruise ile Katie Holmes’un evliliğinden dünyaya gelen tek çocuğu Suri’den söz ettiğimizi.
Daha küçücük bir bebek olduğu dönemden itibaren kameralarla tanışan Suri Cruise, 18 Nisan 2006’da dünyaya gözlerini açtı.
Anne ve babası çok ünlü olduğu için de bütün dünyanın ilgisini çekti. O sırada bir rakibi bile vardı. Angelina Jolie ile Brad Pitt’in Suri’den neredeyse bir ay sonra 27 Mayıs 2006’da dünyaya gelen ilk biyolojik çocuğu Shiloh!
İşte böyle bir ortamda dünyaya gözlerini açan Suri, dün 18 yaşına girdi. Hayatının bu önemli dönüm noktasını da tabii ki hayatını ona adayan annesi Katie Holmes ve onun ailesiyle kutladı.
2006 ile 2012 arasında evli kalan Tom Cruise ile Katie Holmes evlilikleri bittikten sonra neredeyse birbirlerini hiç görmediler.
Bu durum eski eşler için normal olsa da bir baba için normal olmayan bir durumu Suri yaşadı. Hem de küçücük yaşından itibaren.

Suri Cruise, küçükken hiç arkadaşı yoktu. Parkta bile annesi ve babasıyla oynardı.
KENDİ KANINDAN, CANINDAN… AMA ONU İSTEMEDİ
Scientology tarikatının ileri gelenlerinden olan babası Tom Cruise, kendi istediği gibi büyütülmediği için öz kızı Suri ile bütün bağlantısını kesti.
Bir başka deyişle bunca şöhretli bir anne babanın kızı olarak ayrıcalıklı bir hayata adım adam Suri, çok büyük bir eksikle bu yaşa geldi… Annesinden ayrıldığı dönemden itibaren hiç baba sevgisi görmedi. Daha klasik deyimle anlatırsak ‘Suri, babasının kokusunu bile tanımadan bir genç kız oldu.
Suri Cruise, büyümesine büyüdü ve artık resmen bir yetişkin oldu ama onunla ve annesiyle ilgili bazı iddialar da ortalarda dolanıyor.
Buna göre 61 yaşındaki babası Cruise ile 45 yaşındaki annesi Holmes’un boşanırken yaptığı anlaşmkaya göre ünlü oyuncu 18 yaşına girdiği andan itibaren babasından maddi destek alamayacak.
Katie Holmes ise Tom Cruise boşanırken kızları Suri’nin velayeti annesinde kaldı. Fakat yapılan anlaşmaya göre Cruise, kızının finansal giderlerini karşılamak zorunda kaldı.

Suri, daha ufacıkken giyimi kuşamıyla bir stil ikonuna bile dönüşmüştü.

DÖNÜM NOKTASI GELDİ
Hollywood’un en zengin yıldızlarından biri olan Cruise, 2012 yılından başlayarak kızına yılda 400 bin dolar çocuk nafakası ödedi. Anlaşmaya göre bu durum Suri 18 yaşına girinceye yani bir yetişkin oluncaya kadar sürecekti.
İşte şimdi o gün geldi. Tam adıyla Suri Noelle Cruise Holmes, önümüzdeki 18 Nisan’da 18 yaşına girecek. İşte o zaman da boşanma sırasında yapılan anlaşmaya göre babası Tom Cruise’dan gelen yıllık 400 bin dolarlık çocuk nafakası kesilecek.
İleri sürülenlere göre de rahat yaşamlarını bu para üzerine kuran Katie ve Suri için, “tatlı hayat” bitecek ve maddi açıdan daha zor bir dönem başlayacak.

Suri, kelimenin tam anlamıyla kameralar karşısında büyüdü ve bir genç kız oldu.

KATIE ARTIK ‘GERÇEKTEN’ ÇALIŞMAK ZORUNDA
Bu konuda da birbirinden farklı iki iddia öar. In Touch dergisine konuşan bir kaynak “Katie ile kızı Suri, Cruise’dan gelen para sayesinde lüks içinde rahat bir hayat sürdürdüler.
Fakat Suri, 18 yaşına girince bu para kesilecek. Katie ile kızının geleceği belirsiz. Bu korkunç bir olasılık. Bu güzel yaşam bir gecede soru işaretleriyle dolu bir hale gelecek” diye konuştu.
Elbette Dawson’s Creek adlı diziyle şöhreti bulduktan sonra Katie Holmes da yıllardır kendi parasını kazanıyor ve kendi servetini oluşturdu. Ancak bu kazanç, Tom Cruise’dan gelen desteğin yanında “bozuk para” gibi kalıyor bu kaynaklara göre.

Annesi ve babası boşandıktan sonra Suri’yi Katie Holmes büyüttü.

HOLMES’UN AVUKATI İDDİALARI YALANLADI
Bütün bu iddialara Katie Holmes’un avukatı Jonathan W. Wolfe yanıt verdi. Katie Holmes’un avukatı Radar adlı internet sitesine yaptığı açıklamada “Bu hikaye yalanlarla dolu. Ele alınacak o kadar önemli konu varken bu tür uydurmaların “gerçek” gibi sunulmasının sona ereceğini umuyoruz” diye konuştu.
Avukat Wolfe, Katie Holmes’un kızına bakacak ve kendi ayakları üzerinde durabilecek birikimi olduğunu savundu.
Aslına bakılırsa neredeyse çocukluk çağından beri kamera karşısında olan Katie Holmes’un 25 milyon dolarlık bir serveti var. Holmes, parasını sadece oyunculuktan değil tanıtım yüzü olduğu firmaların reklam kampanyalarından da kazanıyor.
Eski eşi Tom Cruise’un serveti ise 600 milyon dolar civarında. Bütün bu iddialara ve boşandıktan sonra Suri’yle hiç görüşmediği ileri sürülmesine rağmen Cruise’un, kızını 18 yaşına girip ve yapılan anlaşma sona erdikten sonra da terk etmeyeceğini, onun eğitim masraflarını karşılayacağını düşünenler de var.

]]>
Yaşanan olayın ardından Kanal D Haber’e konuşan İbrahim Tatlıses, “Benim evim varken ben evimi kızıma veremiyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Şimdi vereceğim ama… Babası ev tutmayacak mı? Göreyim bakayım nasıl baba! Torunumla aramda bir sorun yok ama bu saatten sonra olabilir. Ben onlara sahip çıktım. O babalığı öğrenecek önce. Benim çocuğum kiradayken onun çocuğuna ev veremem. Babalık nasıl yapılır onu öğrensin” demişti.

Ahmet Tatlıses, İbrahim Tatlıses’in açıklamalarının ardından sessizliğini sosyal medya hesabında bozdu. “Siz babalığınızla sadece bana değil, diğer çocuklarınıza yani kardeşlerime de ağır travmalar yaşattınız.” diyen Ahmet Tatlıses, babasına ateş püskürdü:
‘Evi kendisi verdi’
‘Geçtiğimiz günlerde İbrahim Tatlıses’in yine beni ve oğlumu hedef alan söylemlerinden sonra açıklama yapmam elzem oldu. Ramazan ayı ve bayram dahi dinlemeyen İbrahim Bey’in asılsız ithamlarından sonra ben de birkaç şey söylemek istiyorum. Oğlum Mert’e yıllar önce kendi isteği ve rızasıyla sahip olduğu evlerden birini verdi. Verdi derken tapusunu değil tabii ki de… Zaten aynı sitede bulunan diğer evlerinde de rahmetli babaannem ve amcam yaşıyordu. Oğlum 6 yıl önce evlendi ve orada ailesiyle yaşamaya devam etti. Sonra kendisi bunu yeni fark etmiş gibi dava açtı. Oğlumun evi terk etmesini ve geriye dönük kiraları faiziyle istedi. Düşünün bir eviniz var ve siz yıllar sonra fark ediyorsunuz ki, evinizi torununuzu işgal etmiş ve siz yıllarca bunu fark etmemişsiniz. Ne kadar enteresan değil mi? Ben alışkınım elbette… Oğlumun ağrına gitti ama asıl sebebini İbrahim Tatlıses’in yaşadığı gelgitler ve bana olan tepkisinden olduğunu biliyoruz. Kendisi torununa dava açtı. Mahkeme kararı sonrası da yine beni hedef alan açıklamalar yaptı. ‘Babalık yapsın, babalık nasıl yapılır onu öğrensin’ gibi tuhaf ağır söylemlerde bulundu. Yani olay yine bana geldi. Benim oğlum 2 yaşında Löseminden annesini kaybetti. Ben genceciktim. O sırada Kars Sarıkamış’ta vatani görevimi yapıyordum. Askerden geldim, babalığını yaptım. Mert’in büyümesinde hem annemin, hem halalarının, hem de rahmetli annesinin ailesinin emeği çoktur. Allah razı olsun”

‘Çocuk yaşta beni kendinize koruma yaptınız’
”Ben yıllarca Mert’e babalık yaparken sana da evlatlık yaptım İbrahim Tatlıses… Ben babalığın nasıl yapıldığını çok iyi biliyorum. Siz bu konuda ahkam kesecek son insansınız. Daha çocuk yaşta beni kendinize koruma yapmış, kalabalıklarda konserlerde önünüze kalkan yapmış insansınız. Yetmemiş gibi başınıza gelen her olayda da beni sorumlu tutmuş bir babasınız. Yukarıda Allah var. Tüm yakınlarınız, magazin dünyası şahit bunlara… Şimdi düşünüyorum da bir baba çocuğunun canını nasıl bu kadar umursamaz. Ben yıllarca canımı hiçe saydım, sizi korudum… Siz benim evlatlığımı da, babalığımı da sorgulayamazsınız. Kendinizi her tehlikede hissettiğinizde ‘yetiş’ dediğinizde yanınızda ben oldum. Şimdi kalkmış ‘Babalık nasıl yapılırmış onu öğrensin’ diyorsunuz… Sizi örnek alsaydım, vay çocuklarımın haline… Siz babalığınızla sadece bana değil, diğer çocuklarınıza yani kardeşlerime de ağır travmalar yaşattınız, yaşattırdınız. Herkes sevgisinden, saygısından susuyor ama bilen de biliyor… Hiç açmayalım o konuları.”

‘Evinizde kimi isterseniz onu oturtun’
”Benim evlatlarımın bir gün gelip beni şikayet etti mi size? ‘Babamız şöyle böyle’ dedi mi? ‘Babam yapmıyor, bize bakmıyor’ dedi mi? Bugün evden attırmaya çalıştığınız oğlumu yere göğe sığdıramayan sizdiniz. Hiç önemli değil. Evinizde kim isterse onu oturtun, mal sizin. Ben çocuklarımı açta, açıkta bırakacak bir baba değilim. Ayrıca oğlum Mert de yaşamak için bana muhtaç değil… Öyle bile olsa ben ne oğlumu ne de torunlarıma mağdur etmem… Onlar da beni etmez… Tıpkı benim de size etmediğim tek lafınıza sahip olduğum kendi evimi size verdiğim gibi. Sizin için yaptıklarımdan hiç pişman değilim… İbrahim Tatlıses her ne kadar sevgisiz, babalık duygusundan yoksun bir insan olsanız da ben evlatlık görevimi yaptım. İki tane aslan gibi oğlum var. Hatalarında da arkalarında dururum, doğrularında da gururla bakarım. Sizin gibi evlatlarıma beddua etmem.’
‘Amacınız gündeme gelmek mi?’
‘Bir gün babalığım sorgulanacaksa bunu yapacak olan çocuklarım olur. Ez cümle artık yeter! Amacınız gündeme gelmek mi? Yoksa konuları çarpıtıp hali hazırda devam eden dava sürecini uzatmak için bahane yaratmak mı bilmiyorum ama lütfen rica ediyorum benim çocuklarımı ve ailemi asılsız ithamlarla manşetlere taşımayın! Artık tüm sevenlerimizden kendi adıma özür diliyorum. Yine gereksiz meşgul ettik. Bunca açıklamayı ben de yapmak istemezdim ama konu aile ve babalığım olunca hassasım. Saygılarımla”
İBRAHİM TATLISES’TEN SERT YANIT
Oğlu Ahmet Tatlıses’in açıklamalarına kayıtsız kalmayan İbrahim Tatlıses, ‘Aramızda Kalmasın’ programına konuştu. Oğlunu mirasından reddedeceğini söyleyen Tatlıses, sert açıklamalar yaptı:
“Bana ‘akli melekesi yerinde değil’ diye iftira attı. ‘Sağlam’ raporu almak için 5 hastane dolaştım, hepsi ‘Akıl sağlığı yerindedir’ raporu verdi. Yetinmedim, bir de Adli Tıp’tan rapor aldım. Şimdi görecek, baba-oğul ilişkisi nasılmış? Bodrum’daki 4 evi de ondan alacağım. Reddi-miras yapacağım. Verdiğim 7 dükkanı batırdı.Kardeşlerinin malına da çökmüş. Artık yok öyle beleş hayat.”
]]>
Tabii bu buluşmada gösterişli kıyafetler, aile yadigarı nişanlar, taçlar ve mücevherler havada uçuştu. İki aile dün gece de resmi bir yemekte bir araya geldi.
İşte o yemekte iki kralı da onların eşleri olan iki kraliçeyi de gölgede bırakan biri vardı: Ev sahibi tlkenin gelecekteki kraliçesi.
Böylesi bir yemeğe ilk kez katılan bu genç prenses, giyimi kuşamı ve taktığı mücevherlerle bütün bakışları üzerinde topladı.

İKİ İDDİALI KRALİÇE BİR ARADA
Gelin bir bakalım taçlı alemde ne oldu ve kim bu herkesten rol çalan genç prenses.
Kısaca özetlemek gerekirse İspanya Kralı Felipe ile Kraliçe Letizia, resmi bir ziyaret için Hollanda’nın yolunu tuttu.
Elbette çifti, Hollanda’nın monarşi ailesi yani Kral Willem Alexander ile Kraliçe Maxima karşıladı. Her ikisi de halktan ailelerden gelen ve giyim kuşam konusunda hemcinslerine önderlik eden iki kraliçe Letizia ve Maxima, karşılama töreninde bütün dikkatleri çekti.
Kırmızılara bürünen Maxima’nın yanında yeşiller giyen Letizia’nın biraz sönük kaldığı konuşulsa da ikisi de asıl iddialı görüntülerini dün gece düzenlenen resmi yemeğe sakladı.

İspanya Kraliçesi Letizia, yemekte aile koleksiyonundaki en değerli taçlardan birini kullandı.

Ev sahibi Hollanda Kraliçesi Maxima da konuğundan hiç geri kalmadı giyim kuşam konusunda.

GENÇ PRENSES, ANNESİNDEN VE KONUĞUNDAN ROL ÇALDI
51 yaşındaki İspanya Kraliçesi Letizia ile ondan bir yaş büyük olan Hollanda Kraliçesi Maxima, aile koleksiyonlarına ait en gösterişli taçlar ve mücevherlerle donandı. İkisi de renkleri ve kesimleriyle gayet iddialı görünen gece elbiseleri seçti.
Ama o gece Letizia’yı da Maxima’yı da gölgede bırakan bir kişi vardı: Kral Willem Alexander ile Maxima’nın en büyük kızı Catharina Amalia… Yani Hollanda’nın gelecekteki kraliçesi Veliaht Prenses.
20 yaşındaki Catharina Amalia, bir süredir zaman zaman anne ve babasıyla bazı etkinliklere ve davetlere katılıyor. Bu şekilde gelecekteki görevine de hazırlanıyor.
Ama Catharina Amalia için dün geceki resmi yemek bir ilkti. Çünkü daha önce böyle bir yemekte hiç yer almamıştı, ev sahipliği yapmamıştı.

KIYAFETİ, TAÇLARI VE MÜCEVHERLERİYLE GÖZ ALICI BİR GÖRÜNÜM SERGİLEDİ
Hollanda’nın gelecekteki kraliçesi Amalia, o gece için lacivert renkte bir tuvalet giydi. Tül bir pelerinle tamamladığı kıyafetinin üstüne konumunu simgeleyen kuşağını da taktı. Genç Prenses ile ilgili en çok dikkat çeken ayrıntı ise başındaki taçtı.
Her ne kadar annesi Maxima ve konuğu Letizia’nın tacıyla kıyaslandığında biraz küçük kalsa da genç kızın tacı da göz doldurdu. Onunla takım olan mücevherlerini de takan Amalia, böylece ilk resmi yemeğinde anne ve babasıyla birlikte ev sahipliği de yapmış oldu.
Catharina Amalia, Avrupa’nın genç veliahtlar kuşağından… Tıpkı konuk ettiği İspanya Kralı’nın büyük kızı Leonor gibi gelecekte babasından tahtı devralacak.
Son bir yıla kadar çok göz önünde bir yaşam sürmese de Amalia, katıldığı ziyaretler arttıkça daha fazla dikkat çekmeye başladı.
Şu anda da İspanya’nın veliaht prensesi Leonor’un ardından hakkında en çok konuşulan genç kuşak prenses unvanını taşıyor.

Tahtı babasından devralacak olan Amalia da geleceğin ‘gerçek kraliçeler’ kuşağından.

PRENSES’İN GÜVENLİĞİ AİLESİ İÇİN ENDİŞE YARATMIŞTI
Aslında bunun tek nedeni Amalia’nın sık sık anne ve babasıyla görevlere katılması değil. Bir dönem güvenliğiyle ilgili yaşadığı sorunlar nedeniyle de gündeme geldi genç kız.
Hatta son gelen habere göre ülkesinde kendisine yönelik tehditler artıp güvenliği tehlikeye girince bir süreliğine İspanya’da kaldı genç kız.
Tıpkı İspanya’daki Leonor, Belçika’daki Elisabeth, İsveç’teki Victoria ve onun kızı Estelle gibi. Zamanı geldiğinde tahtı babasından devralacak olan Amalia da sık sık dünya basınında kendine yer buluyor.
Bunun en öncelikli nedeni ne yazık ki böyle göz önünde insanları kıskacına almış olan fiziksel görünüm.

KİLOLARI YÜZÜNDEN ELEŞTİRİ KONUSU OLUYOR
7 Aralık’ta 20 yaşına giren prenses yani tam adıyla Catharina-Amalia Beatrix Carmen Victoria, nedense bazılarına göre klasik prenses tanımına uymuyor.
Uzun boylu olan genç kız diğer kardeşlerine göre biraz daha kilolu. İşte bu durum da onu dünyanın dört bir yanından yöneltilen eleştiri oklarının hedefi haline getiriyor.
Ama öte yandan Amalia, daha şimdiden dünyanın en gözde bekar genç kızları arasında yer alıyor.
Gelecekte babası Kral Willem Alexander’ın yerine ülkesinin tahtına geçecek olan Amalia, Avrupa’nın soylu ailelerinin de ilgi odağında. Yani birçok kişiye göre geleceği parlak ideal bir gelin adayı.

DÜNYAYA GELİŞİ 101 PARE TOP ATIŞIYLA İLAN EDİLDİ
2003 yılında dünyaya gelişi yüz bir top atışıyla kutlanan Amalia, küçücük yaşlarından itibaren gelecekteki konumuna uygun bir şekilde yetiştirildi.
Son olarak da Amsterdam Üniversitesi’nde politika, hukuk ve psikoloji eğitimine başladı geçen yılın ekim ayında.
Ama bu kadar çok dikkat çeken bir kişi olduğu için de onun yüksek öğrenimi hem ülkenin geneli hem ailesi için bir sorun oldu.
Ülkedeki suç örgütleri tarafından tehdit edilen ve güvenliği tehlikeye giren Prenses Amalia, bu yüzden uzun süre kaldığı öğrenci evinden dışarı adım bile atamadı uzun süre. Sonra da etrafındaki güvenlik çemberi genişletildi.

KENDİSİNE TAHSİS EDİLEN ÖDENEĞİ GERİ VERDİ
Bu nedenle bir süre manşetleri işgal eden Amalia, ondan bir yıl önce de başka bir konuyla gündemin ilk sıralarına yerleşmişti.
O dönemde ülkesinin başbakanı Mark Rutte’ye bir mektup yazarak kendisine verilecek olan 111 bin euroluk ödemeden feragat ettiğini açıkladı gen prenses.
Bu paranın Prenses’e hem maaş hem de personel giderleri için verileceğini hatırlatalım. Fakat Amalia bundan vazgeçerek halktan ailesine yönelen “fazla masraf oluyorlar” eleştirilerini de azaltmış oldu.
Amalia o dönemde yaptığı açıklamada kraliyet görevlerini tam olarak üstleninceye kadar devletten herhangi bir ödenek almayacağını belirtti.

SINIRLARI AŞAN BİR AŞKTAN DÜNYAYA GELEN İLK ÇOCUK
Bu arada Prenses Amalia, dönemine damga vuran ülkeler arası bir aşkın da ilk meyvesi.
Dünya sahnesinin en renkli simalarından biri olan annesi Maxima 1971 yılında Arjantin’de dünyaya geldi.
Ülkeyi 1976 le 1983 yılları arasında yöneten General Jorge Rafael Videla hükümetinin yani darbe hükümetinin tarım bakanı olan Jorge Zorreguieta’nın kızıydı Maxima, yani Amalia’nın anne tarafından dedesi.
Maxima eğitimini ülkesinde çift dilli okullarda tamamladıktan sonra Avrupa ve ABD’de çalışmaya başladı.
İşte o sırada da hayatını değiştiren yani ona kraliçelik yolunu açan tanışma gerçekleşti. Bir arkadaşının davetiyle gittiği İspanya’nın Sevilla kentinde o sırada henüz veliaht prens olan Willem Alexander ile tanıştı.

ŞAKA YAPTIĞINI SANDI
Willem, ilk anda kim olduğunu ona söylemedi. Maxima gerçeği sonradan öğrendi. Hatta ilk anda ona inanmadı ve şaka yaptığını sandı.
Aslına bakılırsa Maxima’yı Hollanda’ya çağıran arkadaşı “Seni bir prens ile tanıştıracağım” demişti. Görünüşe göre o arkadaşı sözünü tuttu.
Arkadaşlıkları aşka dönüştü ve sonunda 2002de evlendiler. Maxima’nın babasının darbeci hükümetin bakanı olması nedeniyle düğüne katılmasına izin verilmemesi o dönemde çok konuşulmuştu. Maxima’nın düğününde boynu bükük kalsa da çift evlendi.

Maxima ile Willem Alexander’ın Amalia dışında iki tane daha kızı bulunuyor: Prenses Alexia ve Prenses Ariana.
]]>
BENİM İÇİN KONU KAPANMIŞTIR
Uğur Dündar, dün sosyal medya hesabından şu açıklamada bulundu:
“Bugünkü bir gazetede hakkımda babalık davası açıldığı ve haziran ayında karara bağlanacağı açıklanmış. Bugüne kadar mahkemenin aldığı gizlilik kararına titizlikle uyduk ve hep sustuk. Ama mademki karşı taraftan biri konuştu, kısaca net bir cevap vereyim. Mahkemenin her iki tarafı sevk ettiği ve son sözü söyleyecek kurum olan Adli Tıp Kurumu, DNA incelemesini bitirdi ve biyolojik babalık iddiasını reddetti. Benim ve avukatım Murat Ergün için konu kapanmıştır.”

Avukat: Uğur Dündar’dan özür dilesin
Uğur Dündar’ın avukatı Murat Ergün, dava dosyasında gizlilik kararı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Gizlilik kararı olmasa ortaya çıkaracağım resmi bir evrakla tüm tartışmalara ve ahlâk dışı iddialara net bir cevap verebilirdim. Annenin de Uğur Dündar ile ilgili en ufak bir iddiası yok. En iyisi Duygu Nebioğlu ablasına sorsun, dosyada son gelişme neymiş, dosyaya gelen raporda ne yazıyormuş. Hatta ikisinin de avukatı sayın meslektaşım aynı kişi, avukatına sorsun. Öğreneceği gerçekler doğrultusunda çıksın ve kamuoyundan, Uğur Dündar’dan ve Uğur Dündar’ın ailesinden özür dilesin.”
ANNEM ORTAYA ÇIKARSA KANITLAYACAĞIZ
Duygu Nebioğlu ise DNA raporunun sonucunun değiştirildiğini öne sürdü. Nebioğlu, ablasının haziran ayında mahkemeden çıkacak karara itiraz etmeye hazırlandığını açıkladı:
“Ben Metin Akpınar’dan önce Uğur Dündar’ı öğrenmiştim. 2008’den beri bildiğim bir konu bu. Kimsenin itibarıyla oynamamaya çalıştık senelerce. Ablamın davası 2 yıldır sürüyor. Ablamı ifşa etmediğim gibi Uğur Dündar’ı da ben ifşa etmedim. Kendisinin açıklamasını gördüm ama ben babama nasıl benziyorsam, ablam da Uğur Dündar’a benziyor. Saçları turuncu, uzun boylu, manken gibi bir kadın. Şu an basın yasağı devam ettiği için sessiz kalmayı tercih ediyor. İtiraz dilekçesini hazırlıyoruz. Uğur Dündar, DNA raporunu yasal olmayan şekilde bir gazeteciye göndermiş, o gazeteci de bana gönderdi. Raporun sonucuyla oynandığını düşünüyoruz. Elbette bu konuyu kanıtlayacağız annem de ortaya çıkarsa. Kendisi annemle birlikteliğini de inkâr etmiş.”
BABAM DA BİLİYORDU
Duygu Nebioğlu, annesi Suphiye Orancı’nın neden ortaya çıkmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Şu an korktuğu için ortaya çıkmıyor. Çok kötü olaylar yaşamış, büyük acılar çekmiş. Mahkeme sürecinde tabii ki ondan destek istiyoruz ama bu psikoloji işi. Ben babama bu konuyu (Suphiye Orancı’nın Uğur Dündar’la ilişkisini) söylemiştim. Yıllar öncesinden biliyordu. Annem de bana onun sevgilisi olduğunu söylemişti. Herkes kendi itibarını düşünüp bizim itibarımızı düşünmediği için savaş alanındayız. Mahkemede her şey ortaya çıkacak.”
İŞTE ARANAN ANNE SUPHİYE ORANCI
Metin Akpınar’ın kızı Duygu Nebioğlu, annesi Suphiye Orancı’yı bulma çabaları sonuç vermeyince Müge Anlı’nın programına başvurdu.
Duygu Nebioğlu’nun canlı yayında seslendiği biyolojik annesinin fotoğrafı ilk kez yayınlandı.

Hastalığı henüz ilk evredeydi… İki memesi birden alındı ve sonrasında kemoterapi tedavisi gördü. Estetik cerrahi sayesinde hastalık yüzünden kaybettiği fiziksel görünümüne yeniden kavuştu.
Onun söylediğine göre ise bu tedavinin en zor kısmı, iki memesinin de alındığı ameliyattan sonra bedeninin değişen halini bir ayna karşısında görmekti.
Henüz 43 yaşında olan bir çocuk annesi oyuncu gördüğü tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Şimdi iyi ve yaşadığı zorlukları büyük bir samimiyetle paylaştı.

HER ŞEY YOLUNDA GİTSEYDİ FİLM ÇEKİMİNDE OLACAKTI
Tam da film çekimi nedeniyle Almanya’ya gitme planı yaptığı dönemde meme kanserine yakalanan bu ünlü Olivia Munn.
Geçen yıl hem kendisi hem de nişanlısı John Mulaney’i çok sarsan kanser teşhisini ve sonrasında yaşadıklarını People dergisine anlattı Munn.
Bu konuda daha önce de konuşan Munn, kız kardeşiyle birlikte bir dizi test yaptırdıklarını ve sonuçların “temiz” çıktığını öğrendi anlattığına göre.
Fakat bunun ardından doktoru kanser riskini ölçmek için bir başka teste soktu yıldızı. Orada riskin yüksek oldUğu ortaya çıkınca da daha detaylı tetkikler yapıldı.
İşte bunun sonucunda Olivia Munn’un iki memesinde de kötü huylu tümöre rastlandı. Hemen ardından da tedavi başladı.

‘EVDE SOYUNDUM VE AYNAYA BAKTIM… O ZAMAN TAMAMEN YIKILDIM’
Olivia Munn, geçen yıl 24 Mayıs’ta iki memesinin ve tümörlerin alındığı 10 saat süren bir ameliyat geçirdi.
Ondan sonra da estetik cerrahi yardımıyla fiziksel görüntüsü tekrar eski haline geldi. Ama elbette onun yaşadıkları böyle iki cümleye sığdırılacak türden olmadı.
Munn, işte o ameliyattan sonra yaşadıkları hakkında konuştu. Kendisini iki memesi alınmış bir halde aynada görmenin beklediğinden çok daha zor bir durum olduğunu anlattı.
Geçirdiği uzun operasyonun ardından üç gün hastanede kaldı Munn. Sonra da evine gitti ve dinlenmeye çekildi. Bir hafta sonra kontrole gittiğinde ise fiziksel değişimiyle ilk kez ayna karşısında yüzleşti.
“Kendimi ayna karşısında ilk kez o halde gördüm ve şoke oldum” diye anlatmaya başladı Munn. “Her ne kadar doktorum böyle harika göründüğümü söylese de bu görüntü beni uyuşturdu. Bir şoktu. O anda aynaya baktığımı ve hiçbir şey hissetmediğimi hatırlıyorum. Sadece doktorun söylediklerini dinlediğimi hatırlıyorum” diye anlattı o anı.
Olivia Munn her ne kadar o ilk anda şoka girip herhangi bir duyguya kapılmasa da eve gidip bir kez daha ayna karşısına geçtiğinde durum değişti.
O anları da şöyle ifade etti Munn: “Eve gittiğim zaman soyundum ve yeniden aynaya baktım. İşte o anda tamamen yıkıldım.”

ZORLUK ÇEKTİ AMA SONUNDA İYİLEŞTİ: Ameliyat ve kemoterapinin zorluklarını sonuna kadar yaşasa da Olivia Munn gördüğü tedavi sonucu sağlığına kavuştu. Zaten hemen ardından da bir estetik operasyon geçirdi ve kaybettiğİ iki memesinin yerine yenileri yapıldı. Geçen sonbaharda yine bir kadın için normal olan fiziksel görüntüsüne kavuşan Olivia Munn, bu duruma da uyum sağladı. Munn, bir süre kanserin geri gelmesini önlemek amacıyla hormon tedavisi görecek.

YAŞADIKLARINI İLK OLARAK SOSYAL MEDYADAN ANLATTI
Munn, bu yılın mart ayında nişanlısı John Mulaney ile birlikte Oscar ödül törenine katılmıştı. Bunun ardından da o güne kadar gizli tuttuğu bu hastalık öyküsünü anlattı güzel yıldız.
Olivia Munn, sosyal medya paylaşımında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Geçen on ay içinde dört kez operasyon geçirmek zorunda kaldım. Günlerimin büyük bir bölümünü yatakta geçirdim. Sonra da kanserle ilgili hayal edebileceğimden bile çok fazla şey öğrendim.”
Olivia Munn, sürpriz bir şekilde bu süreçte sadece iki kez ağladığını söyledi. Bu durumu da “Sanırım ağlamak için zaman yokmuş gibi geldi bana. Odak noktam daraldı ve açık fikirli kalma yeteneğimi yitirmeme neden olacak duygularımdan arınmaya çalıştım.”
Olivia Munn, hastalığın tedavisi sırasında yaşadıklarını dışarıya fazla yansıtmamayı tercih etti. Enerjisi olduğunda ve oğlunu parka götürdüğü zaman insanların kendisini görmesine izin verdi.
Munn sosyal medya mesajında hastalığını insanlarla paylaşabilmek için de bazı zorlukları aşması gerektiğini yazdı.

İKİ MEMESİ DE ALINDI
Olivia Munn, açıklamasına göre nadir görülen ama çabuk ve hızlı gelişen Luminal B tipi meme kanserine yakalandığını açıkladı.
Üstelik söylediğine göre hastalık iki memesinde de yer etmişti. Biyopsiden 30 gün sonra her iki memesi de operasyonla alındı.
Fakat Munn, yine de kendini şanslı hissediyor. Çünkü kanseri çok fazla zaman ve seçenek bulunan bir süreçte fark edildi.
Güzel oyuncu paylaşımında bu hastalıkla günün birinde yüzleşecek olan her kadının kendisiyle aynı olanaklara sahip olmasını dilediğini de satırlarına ekledi.
Paylaşımını başta doktorlar ve arkadaşları olmak üzere tedavi süresince kendisine destek olan herkese teşekkür ederek bitirdi güzel oyuncu.

OĞLUNUN FOTOĞRAFI HEP YANINDAYDI: Olivia Munn, her dört operasyonunda da oğlu Malcolm’ın fotoğrafını yanından ayırmadığını belirtti. “Her operasyon öncesinde oğlumun çerçeveli bir fotoğrafını baş ucuma koydum. Böylece her seferinde uyanıp gözlerimi açtığımda gözlerimin göreceği ilk şey o oldu.”

NİŞANLISI DA MÜCADELESİ İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ
Olivia Munn ile John Mulaney, 2021 yılından bu yana birlikteler. Çiftin iki yaşında Malcolm adında bir oğlu bulunuyor.
Mulaney de sevgilisinin hastalık açıklamasından sonra Olivia Munn’un paylaşımına “Bu kadar iyi savaştığın ve bizim için orada olduğun için teşekkürler. Malc ve ben sana hayranız” diye yorum yazdı.
]]>

BABASI ‘BURAYI BOŞALTIN’ DEMİŞTİ
İngiliz Daily Mail gazetesinin elde ettiği resmi kayıtlara göre Sussex Dükü Harry, ikametgah kayıtlarının Yeni Ülke- Genellikle Yaşanılan Yer kısmına ‘ABD’ yazarak artık vatanı İngiltere ile bağlarını kağıt üzerinde bile kesmiş oldu.
Bu gerçek, Prens’in eko seyahat girişimi Travalyst için hazırlanan belgelerle ortaya çıktı. Söz konusu belge 17 Nisan 2004 günü hazırlandı. Fakat buna rağmen Prens Harry, ikametgahının değişim tarihini 29 Haziran 2023 olarak belirtti.
Elbette bu tarihin hem Harry hem de Meghan açısından farklı bir önemi var.
Çünkü Harry ile Meghan bundan bir gün önce yani 28 Haziran 2023 günü, Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kendilerine evlilik hediyesi olarak verilen Frogmore Cottage’da kalan son eşyalarını da alıp burayı boşaltmıştı. Bunu çiftten isteyen kişi ise Harry’nin babası Kral Charles’ın ta kendisiydi.
Belli ki Harry, o günü kendisi için bir dönüm noktası kabul etti ve bir gün sonrasını da resmi belgelerde ABD’ye kesin olarak yerleştiği tarih olarak gösterdi.

O KONUTTAN TAŞININCA ÜLKESİYLE KALAN SON BAĞI DA KOPTU
Harry ile Meghan’ın Frogmore Cottage’ı boşaltması ise babası Kral Charles’ın isteğiyle oldu. Geçen yılın mart ayında Charles, oğlu ile gelininden artık kullanmadıkları konutu boşaltmalarını istemişti.
Hatta bu durum bazı basın organları tarafından “Harry ile Meghan, Frogmore’dan kovuldu” olarak nitelendirilmişti.
Frogmore Cottage, İngiliz kraliyet ailesinin sahip olduğu resmi konutlardan biri. 2018 yılında Harry ile Meghan evlendiklerinde, Kraliçe Elizabeth, bu mülkü çifte düğün hediyesi olarak verdi.
Harry ile Meghan, evlendikten sonra Kensington Sarayı’nda Prens’e ait küçük konutta yaşamaya başladı.Fakat bir bebek beklediklerini öğrenen çift, hamilelik sürecinde buraya taşınma kararı aldı ve büyük bir restorasyon yapıldı.
Beş yatak odalı Frogmore Cottage, çok büyük bir tadilattan geçirildi. Ne yazık ki bu işe harcanan para ve emek boşa gitti. Harry ile Meghan bu konutta çok uzun süre oturmadı.
KRALİÇE CHARLOTTE’UN SEVDİĞİ KIR EVİYDİ: Frogmore Cottage’a biraz daha yakından bakalım ister misiniz? Her ne kadar modern çağlarda Frogmore Cottage olarak bilinse de Windsor’da bulunan bu mülkün orijinal adı Double Garden Cottage (Çifte Bahçeli Kır Evi). 1801 yılında, dönemin kralı 3. George’un karısı Konsort Kraliçe Charlotte’un isteğiyle inşasına başlandı. İngiliz kraliyet ailesinin resmi konutlarından biri olan mülk, uzun süre de Konsort Kraliçe Charlotte tarafından bir dinlenme evi olarak kullanıldı. Bu mülk 1975 yılında Ulusal Kültürel Miras olarak nitelendirilmeye başladı. Uzun tarihi boyunca İngiliz kraliyet ailesinin üyeleri tarafından sık kullanılan Frogmore Cottage, Balmoral’da bulunuyor. Geniş bahçeleri dillere destan olan mülkün Harry ile Meghan açısından başka bir önemi daha var. Çiftin, nişan fotoğrafları bu mülkün bahçesinde çekildi.

RESTORASYON PARASINI GERİ ÖDEDİLER
Bebekleri Archie’nin dünyaya gelmesinden sonra Kanada’ya geçtiler. Orada uzun süre kalan çift, Londra’ya döndü. Herkes onların artık bebekleriyle birlikte Frogmore Cottage’da yaşayacaklarını düşünürken Harry ile Meghan, ailedeki görevlerinden ayrılma kararını açıkladı.
Yani Frogmore Cottage’da beklenildiği gibi kendilerine yeni bir hayat kurmadılar. Bu arada bu konutun Harry tarafından kuzeni Prenses Eugenie ve kocası Jack Brooksbank’e verildiği haberleri de basına yansımıştı.
Frogmore Cottage’ın restorasyonu için harcanan para da uzun süre tartışma konusu oldu. Yenileme çalışmaları için iddialara göre 2.4 milyon sterlin harcandı. Bu para, vergi mükelleflerinden temin edilmişti. Fakat Harry ile Meghan, ABD’ye taşındıktan sonra bu parayı geri ödedi.

ABD VATANDAŞLIĞINI DA DÜŞÜNÜYOR
Yaşanan bu son gelişmenin Prens Harry ve Meghan Markle’ın Sussex Dükü ve Sussex Düşesi unvanlarını etkileyip etkilemeyeceği henüz bilinmiyor. Ama görünüşe göre çift şimdilik ticari girişimlerinde de bu unvanı kullanıyor.
Her ne kadar yeni belgelere göre sürekli ikametgahını ABD olarak gösterse de Harry, 2023 yılının aralık ayında yaptığı bir açıklamada İngiltere’yi “evi” olarak gördüğünü söyledi. Çocuklarının geçmişinin merkezinde İngiltere’nin yer aldığını söyleyen Harry, yine de bazı güvenlik endişeleri yüzünden ABD’ye taşındıklarını ifade etti.
Prens Harry, bu yılın şubat ayında katıldığı bir TV programında ABD vatandaşlığı almakla ilgilendiğini de belirtti. O sırada bu konuda şunları söyledi Harry: “Amerikan vatandaşlığı aklımdan geçen bir düşünce. Ama bu durum şu anda benim için öncelikli değil.”

UNVANINDAN VAZGEÇMESİ GEREKEBİLİR: Eğer Harry günün birinde ABD vatandaşı olmak isterse muhtemelen unvanını da bırakmak zorunda kalabilir. ABD vatandaşlığı alırken uyulması gereken kurallara göre herhangi bir yabancı devlette herhangi bir unvana ya da asalet pozisyonuna sahip olan başvuru sahibinin bu unvandan vazgeçmek zorunda.
]]>Umut, babası Rıza’nın yeniden yargılanması için önemli bir tanık olan Makbule’nin yanına gitti. Fakat eve girdiğinde Makbule’nin çoktan öldürülmüş olduğunu gören Umut, polis baskınıyla beraber bir kumpasın içine düştüğünü anladı. Cinayet üzerine kalınca kaçmaktan başka çaresi kalmayan Umut, heyecan ve gerilim dolu bir kovalamacanın ortasına düştü.
“SANA İNANMADIĞIM İÇİN ÇOK ÖZÜR DİLERİM!”
Cevher komiser, Umut’u elinden kaçırınca, iş yerine baskın yaptı ve o sırada büroda bulunan Alev ve Neşet, Umut’un cinayet zanlısı olarak arandığını duyunca şok oldu. Neşet, büronun aranmasına engel olunca polis memurları tarafından tutuklandı. Bu baskından sonra büroya gelen Umut, Alev’le karşılaştı ve Alev, beş yıl önce ona inanmadığı için Umut’tan özür diledi. Savaştığı yapının ne kadar tehlikeli olduğunu bilen Umut, Alev’i bu meseleden uzak tutmak istedi. Yıllar sonra yolları yine zorlu bir mücadeleyle kesişen ikilinin birbirlerine olan sevgisi ise izleyicileri duygulandırdı.
“SENDEN TEK BİR ŞEY İSTEDİM; O ÇOCUĞA ZARAR GELMESİN…”
Süreyya’dan Umut’un cinayet zanlısı olarak arandığını duyan Harun, bu işi Fecir’in organize ettiğini düşündü. Fakat cinayetin ardındaki gerçeği öğrenince, Kadri hakkında hayal kırıklığına uğradı ve onunla yüzleşti. Kadri, suçu Umut’un üzerine yıkacaklarını bilmediğini söylese de bugüne kadar Kadri’nin her istediğini yapan ve onun yüzünden bir canavara dönüştüğünü düşünen Harun, “Ya bu canavarı şimdi kendi ellerinle temizlersin ya da bu canavar alayınızı temizler,” diyerek Kadri’ye resti çekti.

RIZA VE FECİR KARŞI KARŞIYA
Büşra Korkmaz cinayetinden sonra ilk kez bir araya gelen Rıza ve Fecir’in karşılaşması sosyal medyada gündem oldu. Fecir’in suçlamaları ve rahatsızlığı yüzünden hiçbir şey hatırlamayan Rıza’nın çaresizliği, sahneye damgasını vururken; Bülent Seyran ve Burak Yörük’ün oyunculukları da övgü dolu yorumlar aldı.

UMUT’UN MEYDAN OKUMASI
Babasını kurtarmak için önce kendini aklaması gereken Umut, büyük bir hamle yaptı ve Tarık Yalman’ın ona verdiği bilgileri haber spikeri Neslihan Öncü’yle paylaştı. Ardından Fecir’i arayıp “Açık havaya çok alışma Fecir, yakında gökyüzünü sadece cezaevi avlusundan göreceksin,” diyen Umut, Makbule’nin gerçek katilini teslim etmesi için ona 24 saat süre verdi. Emirkıranların kurduğu kirli ilişki ağını öğrenen Neslihan Öncü, haber programında elinde gündemi sarsacak çok önemli bir dosya ve sürpriz bir tanık olduğunu söyledi. Ekranlarda bu açıklamayı gören Emirkıranlar ve Süreyya Savcı cephesinde ise panik rüzgarları esti. Kadri, ailenin itibarını yerle bir edecek bu haberi engellemek için Neslihan’ı ziyaret etti. Neslihan, Kadri’nin tehditlerine pabuç bırakmayınca herkes için gergin bekleyiş başladı.

HARUN YAKAR’DAN ŞOK EDEN TERS KÖŞE
Bünyamin Emirkıran’ın talimatıyla kanala giden Süreyya; Neslihan Öncü’ye, cinayet zanlısı Umut’la temas halinde olduğu için, suçluyu kayırma suçundan soruşturma başlatacağını söyledi ve Umut’un yerini teknik takiple bulmak için onunla iş birliği yaptı. Cevher komiser, yeri tespit edilen Umut’a baskın yaptı fakat karşılaştığı manzarayla şok oldu. Alev’in Neşet’e verdiği haberle operasyonu öğrenen Umut, peşindeki polisleri atlatsa da planladığı yayını yapamadan Harun ve Kadri tarafından yakalandı. Umut, yaşadığı her şey için Harun’u suçlarken; Kadri, Harun’un onu hep koruduğunu, kardeşi gibi sevdiğini söyledi. Bu esnada içeriye Fecir’le birlikte giren Harun, ekran başındaki izleyicileri şok etti. “Buyurun Fecir Bey, istediğiniz gibi!” diyen Harun’un yaptığı ters köşe, sosyal medyada çok konuşulurken, Fecir’in silah doğrulttuğu Umut’a ne olacağı ise merak konusu oldu.

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı dizinin kadrosunda; Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip, Anıl Taşezen gibi usta isimler yer alıyor.
“Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu” çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

Kafa kafaya verip hangi eşyayı nereye yerleştireceklerini belirliyorlar. Sonuç olarak da kimi zaman hayranlarına bu konuda ilham veren mekanlar çıkıyor ortaya.
İşte yaşadığı evin kapılarını kameralar karşısında sergileyen ünlüler kervanına bir isim daha katıldı: Tıpkı babası Eric ve halası Julia gibi oyuncu olarak kariyer yapan Emma Roberts, yaşadığı eve Architectural Digest’i konuk etti.
Evinin en sevdiği yanlarını ve burada yaşamanın kendisi için ne anlama geldiğini de anlattı.

AŞKI BİTİNCE OĞLUYLA BİRLİKTE İKİ KİŞİLİK BİR HAYAT KURDU
Sözün burasında bir parantez açalım… 33 yaşındaki Emma Roberts, birçok ünlüyle komşu olduğu Hollywood Hills’teki evi bir başka ünlü meslektaşı Minnie Driver’dan 3.6 milyon dolara satın aldı. Genç oyuncu için buranın hem acı hem tatlı bir özelliği de var.
Roberts, üç yıla yakın bir süre meslektaşı Garrett Hedlund ile bir aşk yaşadı. Hatta bu birliktelikten bir de erkek çocuk sahibi oldu. Ama çiftin ilişkisi yürümedi ve yollarını ayırdılar. Bu, işin Roberts için üzücü olan yanı.
Olumlu yanı ise Emma Roberts’ın ayrılıktan sonra bu evi satın alıp minik oğluyla birlikte kendine yeni bir hayat, iki kişilik bir dünya kurmuş olması.

BU EVDE KÖK SALMAK İSTİYOR
Gelelim Roberts’ın evi için neler anlattığına. Söylediğine göre evinin en çok sevdiği yanı yetişkinler için yapılmış bir “bebek evi” olması.
Roberts bu konuda şunları söyledi: “Bu evin en sevdiğim yanı kendi hikayesini anlatması. Tıpkı bir hikaye kitabı gibi. “
Genç oyuncunun anlattığına göre eve taşındıklarında sadece kendisi ve oğlu vardı. Buranın kendilerini dünyanın geri kalanından ayıran bir sığınak olduğunu söyleyen Emma Roberts “Bu evin oğlumun ve benim tarzımızla, bizim anılarımız ve sevgimizle dolu olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Kendisi bir çocukken ailesiyle birlikte çok sayıda eve taşındıklarını hatırlatan Emma Roberts, 2020 yılında dünyaya gelen oğlu Rhodes ile birlikte satın aldığı bu eve kök salmak istediğini de sözlerine ekledi.
Oyuncu bu konuda “Sanırım 15 yaşına geldiğimde 10 farklı evde yaşamıştım. Ama artık benim bir oğlum var ve ben de gerçekten bize ait olduğunu hissedeceğimiz bir ev istiyordum” diye konuştu.
?

Emma Roberts’ın evinin en dikkat çeken yanlarından biri Barbie bebek koleksiyonu.

‘OLMAMIZ GEREKEN YER BURASIYDI’
Roberts’ın bu evle ilgili ilk hatırası ise taşındıkları gün çekilen bir fotoğraf: ” Elimde taşındığımız güne ait bir fotoğraf var. O gün California’nın en güneşli günüydü ve yeni evimizin mavi kapısı önündeydik. Tam olarak olmamız gereken yerde bulunduğumuzu hissediyordum.”
Emma Roberts, evinin dekorasyonu için tasarımcılar Louisa Pierce ve Emily Ward ile birlikte çalıştı. Bu işbirliği sayesinde de Roberts’ın hayalleri gerçekleşti.
Genç oyuncunun evinin en çok dikkat çeken ayrıntısı ise neredeyse yüzlercesini biriktirdiği oyuncak bebekleri. Yani Barbie koleksiyonu. Bu konuda şunları söyledi Emma Roberts: “Bu bebeklere çılgınca takıntılıyım, deli gibi aşığım.”
Hatta bu konuda bir de anısı var Roberts’ın: “Küçükken bana bu kadar çok oyuncak bebeğin canlanacağından korkup korkmadığımı sorarlardı. Bence bu çok heyecan verici olurdu.”
Roberts’ın evindeki dikkat çeken ayrıntılardan biri de kupa koleksiyonu. Kelimenin tam anlamıyla dolaplar dolusu kupası var yıldızın.

Emma Roberts, iki bin metrekarenin üzerinde bir arazide inşa edilen evini 2022 yılında satın aldı. Böylece Hedlund ile ayrılığından sonra oğluyla birlikte yeni bir hayata başladı.

Güzel oyuncu, Garrett Hedlund’dan önce Evan Peters, Christopher Hines, Hayden Christensen gibi yıldızlarla yaşadığı romantik ilişkilerle konuşulmuştu.

Emma Roberts, oyuncu Eric Roberts’ın Kelly Cunningham ile yaptığı evlilikten dünyaya geldi. Aynı zamanda Julia Roberts da halası. Zaten kariyerinde en büyük desteği de babasından ve halasından gördü.

Halası Julia Roberts, Emma’nın kariyeri konusunda da büyük destek veriyor.
]]>Vicdan azabına yenilen Makbule, Umut’u arayarak ona her şeyi anlatacağını söyledi. Makbule’nin verdiği adrese giden Umut, tek tanığının öldürüldüğünü görünce şoke oldu.
Bir anda eve gelen polisler, cesedin başında buldukları Umut’u büyük bir çaresizlikle karşı karşıya bıraktılar:
Katil babanın katil oğlu
Tuzağa düştüğünü fark eden Umut, polislerin elinden kaçmayı başardı.

HARUN’A KÖTÜ HABER
Harun’un Umut’a olan düşkünlüğünü bilen Süreyya, vakit kaybetmeden kötü haberi verdi:
Ben sana çömez avukatlara güvenme demedim mi? Umut katil zanlısı olarak her yerde aranıyor…
Furkan’ın suçunun ispatlanmasıyla davayı kaybeden Rüya, durumu abisi Fecir ile paylaştı. Rüya’nın tepkisi oldukça sertti.
Makbule’nin öldürülmesi ana haber bültenlerindeki yerini aldı. Umut’un her yerde arandığını öğrenen Azad’ın vicdan azabı yüzüne yansıdı.

FECİR’İN PLANI
Umut’un başına gelenleri çözmeye çalışan Harun, çok geçmeden işin arkasındaki kişinin Fecir olduğunu öğrendi.
Makbule’nin ortadan kalkması gerekiyordu ama ben suçu Umut’un üzerine yıkacaklarını bilmiyordum…
Harun, daha önce birçok kez yardımına koştuğu Kadir’i affetmedi.
Artık bitti ihtiyar! Umut gelene kadardı… Ya bu canavarı kendi ellerinle temizlersin yada bu canavar hepinizi temizler
Umut’un hukuk bürosuna giden polisler, gizli odayı bulmak üzereyken Neşet araya girdi ve onları engelledi.

UMUT’UN BÜYÜK KOZU
Babasını kurtarmak için önce kendisini kurtarması gerektiğini bilen Umut, elindeki büyük kozu Neşet ile paylaştı.
Ya Türkiye Emirkıranlar’ın tüm pisliklerini öğrenecek yada Makbule’nin katilini bize verecekler
Elindeki belgelere güvenen Umut, Neslihan Öncü’ye ulaşmanın bir yolunu buldu.

HARUN MEYDAN OKUDU
Süreyya ile buluşan Harun, savcıya meydan okudu.
Eğer Umut’u kılına zarar gelirse en alttaki tuğlayı çekerim her şey üzerimize çöker… Ben de dahil!
Fecir’i adım adım takip eden Umut, beklenmedik bir telefonla Emirkıranlar’ın huzurunu kaçırmayı başardı.
Yarın saat 12:00’ye kadar Makbule’nin katilini emniyete teslim edeceksin. Yoksa senin ve ailenin tüm kirli işlerini tüm Türkiye ile birlikte canlı yayında izlersin…
Umut’u telefonu sadece Fecir’i değil, Savcı Süreyya’yı da panikletti.

NESLİHAN’A TEHDİT
Hem kendini hem de Emirkıranlar’ı kurtarmak isteyen Kadir, Bünyamin’in talimatı ile Neslihan’ı ziyarete gitti. Neslihan’dan Emirkıranlar ile ilgili haberi yapmamasını isteyen Kadir, onu geçmişini ortaya çıkaramakla tehdit etti.
Takip edildiğinden habersiz olan Umut, Neşet ile buluşarak babasını aradı. Çok geçmeden polisler, nerede olduğunu tespit ettikleri Umut’un peşine düştü.

ALEV’DEN YARDIM ELİ
Umut, ustaca bir planla onları bir kez daha atlatmayı başardı.
Gidecek hiçbir yeri olmayan Umut, geceyi Alev’in ailesine ait restoranda geçirdi.

MECBURİ İŞBİRLİĞİ
Saatler öncesinden tanıtımları dönen program için beklenen gün geldi. Yayına engel olmaya kararlı olan Bünyamin, son tuşa bastı.
Savcı Süreyya, ekibi ile birlikte kanala giderek Neslihan’ı köşeye sıkıştırmayı başardı. Başlarda Umut Tanrıkulu’nu tanımadığını söyleyen Neslihan, sonunda işbirliği yapmaya mecbur kaldı.

YERİ TESPİT EDİLDİ
Yerinin tespit edileceğini öğrenen Umut, peşinde olan herkese ters köşe yaptı.
Elindeki belgeleri kendi kanalında yayınlamaktan başka çaresinin olmadığını düşünen Umut, tam yayına girmek üzereyken Harun ve Kadir’in gelişiyle her şey alt üst oldu.

Dizinin final sahnesinde;
Harun ile Kadir, Umut’u kimsenin bilmediği bir adrese götürdüler. Umut’a Harun’un yıllardır Rıza’yı koruyan kişi olduğunu söyleyen Kadir, kapının açılmasıyla büyük şok yaşadı.
İçeri Fecir ile birlikte giren Harun, ellerini bağladığı Umut’u düşmanının kucağına bıraktı…

]]>
Aslında bu evlilik 11 yıl sürdü. Ama hiç beklenmedik bir şekilde yollarını ayırdılar. Bunun ardından toparlanması kolay olmadı.
Öyle aşk acısını unutmak için daldan dala konanlardan değildi. Birkaç kişiyle adı aşk söylentisine karışsa da bunlardan bir sonuç çıkmadı.
Ta ki o sarışın, mavi gözlü sıcacık gülüşlü adamla tanışıncaya kadar. Artık diğer yarısını, ruh eşini bulmuştu… Onunla ikinci evliliğini yaptı.
Üstelik belli ki aradığı gerçekten de böyle bir evlilikti tam 18 yıldır sürüyor. Şimdi bu güzel ünlü, kendi deyimiyle “kalbinin derinliklerinden sevdiği” kocasıyla birlikte iki kız çocuğunu büyütüyor.
?

BU KEZ ARADIĞI AŞKI VE MUTLULUĞU BULDU
Bu mutlu sonla biten aşk öyküsünün kahramanı yılların oyuncusu Nicole Kidman. Henüz 20’li yaşlarındayken 1990 ile 2001 arasında Tom Cruise ile ilk evliliğini yapan 56 yaşındaki Kidman, 2006’dan bu yana da country müzisyeni Keith Urban ile evli.
Kidman, Avustralyalı kocası Urban ile 15 yaşındaki Sunday Rose ve 13 yaşındaki Faith Margaret adlı iki kız çocuğu sahibi oldu.
Kidman ile Urban, iki sevimli kızlarıyla birlikte bazen memleketleri Avustralya’da bazen de ABD’de hayatlarını sürdürüyor.
Tom Cruise ile yaptığı ilk evliliğini kırık bir kalple bitiren Nicole Kidman, bu kez aradığı mutluluğu buldu.
Evliliğiyle ilgili bazı ayrıntıları da People dergisinin 50’nci yıl özel sayısı nedeniyle verdiği röportajda anlattı. O sırada Kidman’ın, Keith Urban ile evlendiği güne dair ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı.

‘O HAYATIMDA OLDUĞU İÇİN ÇOK ŞANSLIYIM’
Flört ettikleri dönemle birlikte toplamda 19 yıldır birlikte olan çiftin tam da dışarıdan göründüğü gibi mutlu ve uyumlu bir ilişkisi var.
Kidman bu konuda çok şanslı olduğunu düşünüyor. Bunu da dergiye verdiği röportajda şöyle özetledi: “Keith’e sahip olduğum için, o benim hayatımda olduğu için çok şanslıyım.” Güzel oyuncu kocası Urban’a karşı çok derin bir sevgi beslediğini de sözlerine ekledi.
Kocasının desteğiyle hem genel anlamda hayatta hem de mesleğinde birçok şeyi yapabilecek gücü bulduğunu söyledi Kidman. Sonra da sözlerini şöyle tamamladı: ” Çünkü sonunda nereye geri dönebileceğimi biliyorum.”
Güzel yıldız, “Biri bana ne yaptığımı sorduğunda şunu söylüyorum… Tamam, öncelikle bir ailem var, çocuklarımı büyütüyorum ve çalışıyorum” dedi.

EVLATLIK ÇOCUKLARI DA DÜĞÜNDEYDİ
Nicole Kidman ve Keith Urban, 2005 yılında Los Angeles’ta düzenlenen bir gala gecesinde tanıştılar. Sonra aralarında bir romantik ilişki başladı.
2006 yılının mayıs ayında nişanlandıklarını açıkladılar. Zaten bir ay sonra da Sidney’de hayatlarını resmen birleştirdiler.
O düğünde, Nicole Kidman’ın Tom Cruise ile evliyken evlat edindiği iki çocuğu Isabella ile Connor da nedime ve sağdıç olarak yer aldı.
Kidman ile Urban’ın düğün konukları arasında kısa süre önce yollarını ayıran Hugh Jackman ile Deborra Lee Furness, yakın dostu Naomi Watts ve Russell Crowe da bulunuyordu.

BABASIYLA NİKAHA GİDERKEN DURMADAN AĞLADI
Nicole Kidman, People dergisine verdiği röportajda düğün günüyle ilgili çarpıcı bir ayrıntıyı da hatırlattı. Urban ile evleneceği törene giderken babasıyla birlikte otomobilde olduklarını söyledi Kidman.
O gün hissettiklerini tanımlamakta ise zorlandı: ” Bu benim hayatımdaki en duygusal anlardan biriydi. Gerçekten olağanüstü bir gündü.”
Üzerinde bembeyaz gelinliği, babası Antony eşliğinde Keith Urban’ın kendisini beklediği kiliseye giderken güzel oyuncu bindikleri klasik otomobilin penceresini açtı ve kendisine sevgi gösterisinde bulunanlara selam verdi.
2006 yılının 25 Haziran günü o otomobilde güzel oyuncuyla birlikte olan yakınlarından biri Kidman’ın durumunu şöyle anlatmıştı: ” “Nicole, törene giderken bütün yol boyunca ağladı. Çok duygusal ve çok güzel görünüyordu.”
Aynı konuk, tören sırasında Nicole Kidman ile Keith Urban’ın birbirleriyle göz göze geldikleri an hakkında da şunları söylemişti: “Sanki orada sadece ikisi var gibiydi. Bu, tanık olduğum en inanılmaz düğündü.”

TAM DÖRT AY ARAMASINI BEKLEDİ
Aslında Kidman, daha görür görmez yani tanıştığı ilk gün çok etkilendiği Urban ile kavuşmak için biraz beklemek zorunda kaldı. Çünkü her ne kadar telefon numarasını almış olsa da Urban, Kidman’ı tam dört ay hiç aramadı.
2017 yılında konuk olduğu Ellen DeGeneres’e o durumu da ” Ben ona vurulmuştum ama o benimle ilgilenmiyordu. Beni tam dört ay aramadı” diye anlatmıştı Nicole Kidman.
Fakat Urban’ın ona bir sürprizi vardı. Tam da Nicole Kidman’ın 38’inci doğum gününde onu aradı ve sabahın beşinde elinde bir buket gardenya çiçeğiyle evinin kapısına gitti.
Onun bu davranışı sonunda Kidman da Urban’ın tam aradığı ve evleneceği adam olduğunu düşündü. Zaten tanıştıkları 2005 yılından sadece bir yıl sonra da evlendiler.
Keith Urban da evlenmelerinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra konuk olduğu bir sohbet programında “Evlenmek benim hayatımı değiştiren bir şey değildi. Evlilik benim için hayata başlamak demekti.”
Belli ki Nicole Kidman ile Keith Urban da gösteri dünyasının en uzun süre evli kalan çiftleri arasına girmeye daha şimdiden aday…


Pars ile fotoğraflarını sayfasında paylaşan Ebru Şallı altına “Ömürlük sarılma… Ben hep seninleyip, hep…” notunu düştü.
‘MÜCADELE EDİYORUZ’ DEMİŞTİ
Ebru Şallı, 2019 yılı mayıs ayında verdiği bir röportajda “Pars’ı halsizlik ve kemik ağrıları nedeniyle doktora götürdük. Yapılan tetkiklerin hemen ardından tedavi süreci başladı. Son bir yıldır ailece hastalıkla mücadele ediyoruz” demişti.
GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Ebr Şallı, Pars’ın hastalık sürecini katıldığı programda gözyaşları içinde anlatmıştı.

‘O HASTANE ODASI BENİM İÇİN CENNET BAHÇESİYDİ’
“Tanıyan Pars’tan çok etkilenirdi. ‘Bu nasıl bir çocuk’ derlerdi. Gerçek bir melekti. Bu hayatta bir melek doğurmuşum ve dokuz yıl bir melek ile yaşamışım. Kimseyi kıramaz, azıcık üzüldüğü an onu toparlamaya çalışır, müthiş bir sevgi çıkıyordu içinden. Pars hep başkaydı. Boyun ağrısı üzerine hastaneye gittik. Doktorlar bir hafta boyunca çabalamalarına rağmen tam olarak sorunun ne olduğunu bulamadılar, kan tahlillerinin iyi çıkmasına rağmen ağrısında bir değişiklik olmadı. Ultrasonda da çıkmadı. MR çekildi, o zaman öğrendik. İlk duyduğunuz an bir annenin ya da babanın dünyasının yıkıldığı an. Çok büyük bir acı. Meğer ağrıları zaman zaman yaşıyormuş ve ‘geçer’ diye düşünüp söylemiyormuş. İlk defa okulda ağladığı bir an oldu, ağrısı çok fazlaydı. Çok hızlı ilerleyen bir türdü…”
‘VERDİĞİM İLİK YÜZDE 100 TUTTU’
“2.5–3 yıllık süreçte tedavi ile çok güzel cevaplar aldığımız dönemler oldu. Cevap vermesi büyük bir şeydi. Bıraktığımız an tekrar hızlı şekilde atak yaptı, ağrılar başladı. Doktor aynı protokolü uygulayamayacağı için kemik iliği nakline geçmemize karar verdi…Dünyada bu iliği bulamadık. Aile bireylerine bakıldı. Bende literatürde olmayan bir doku çıktı ve o doku Pars’ta da vardı. Doktor ‘iliğiniz tutmuyor ama bu doku sizde var ve Pars’ta da olduğuna göre bir anlamı var’ dedi. İlik dahil her şeyimi vermek istiyordum. İlik verdim…Çok başarılı bir nakil gerçekleştirdiler. İlik yüzde 100 tuttu. Bu mutlu haberi alıp, evimize geçtik. Herkes çok sevindi ve ‘artık bir şey olmaz’ dedik. Olmayan çok var çünkü. B negatif kan bulmak çok zordu…Bir yandan ünlü biri olmak zor ve çocuğa böyle bir anı bırakmak istemiyordum. O yüzden kimseye anlatmadık, paylaşmadık. O hastane odasında o kadar güzel günlerimiz geçti ki. O hastane odası benim için cennet bahçesiydi.Pars görünmez oldu işte. Ben onun hakkında konuşurken her zaman böyle ağlamam, sık sık yanına giderim, güzel şeyler konuşurum, gülerim. Acımı daha farklı yaşıyorum. Kimseye bunun hesabını vermek zorunda değilim. Benim onunla aramda olan diyalogu, duyguyu kimse bilemez.”

“HİÇ KOLAY DEĞİL”
“Hayatta durmaya çalışıyorum. Hiç kolay değil yaşamayanın anlayabileceği gibi bir durum yok ortada. Onunla bağlantım hep devam ediyor, sonsuza kadar da edecek. Çok büyük ve kutsal bir bağ. Çok özlüyorum.Ve bazen onun kokusunu duyuyorum işte o anlar beni zorluyor tabii. Eşsiz melek kokusu arada bir geliyor bana, şükrediyorum. Onunla yaptığımız her şeyi devam ettirmeye çalışıyorum. Devam ettirip daha fazlasını da yapacağım gücüm yettikçe”
EBRU ŞALLI İÇİNİ DÖKTÜ: KAN DONDURAN BİR CÜMLEYDİ
Zor günleri atlatmaya çalışan Ebru Şallı, kendi Youtube kanalında da içini döktü. Hayatındaki dönüm noktalarını anlatan Ebru Şallı “Çocuğu olan insanlar bence korkmalı” dedi. İşte Şallı’nın açıklamaları:
GÜZELLİK YARIŞMASI İLE TANINDIM
“95 yılında Türkiye güzeli seçilerek tanındım. Annemin ısrarı üzerine bu yarışmaya katıldım. Babamın haberinin olmadığı ve yaşımı da bir yaş büyüttüğüm doğrudur. Lise son sınıf öğrencisiydim.
90’lı yılların sonunu yakalamak benim için çok büyük keyifti. O zamanlar Top modellik revaçtaydı. Begüm Özbek’ler, Deniz Pulaş’lar, Merve İldeniz’ler… Bu isimleri yakaladım ben. Şanslıyım çünkü o bir akımdı. Ben onlarla beraber podyumda yürüdüm.”

‘TİPİM DİKKAT ÇEKTİ’
“Bütün dünya mutfaklarının kurslarına gittim. O da beni çok mutlu etti. Sürekli yemek yapıyordum. Sonra yemek kitapları yaptım, yemek programları yaptım o da bir dönüm noktasıydı benim için. İki yıla yakın diksiyon kurslarına gittim. Eğitim aldım bu konuda.”
“Benim çıktığım zamanlarda değişik bir tiptim. Koyu renk saç, mavi gözler, gamzeler Türkiye’de bayağı dikkat çekmişti. Benim hiç gece hayatım olmadı. Çünkü hep erken yatardım.”

‘EVLİ OLMADIĞIM YILLARDA ZORLANDIM’
“Evlilikçi bir yönüm var. Evlilik ve aile ortamı benim için önemli. O yüzden çok uzun süre hep evliydim, hala da evliyim. Güzel bir şey bence, olumsuz bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çok az evli olmadığım bir süre var, o sürede de çok zorlandım. Gerçekten bunu itiraf ediyorum. Evli olmadığım birkaç yılda çok zorlandım. Kime merhaba desem adınız onunla çıkıyor. Bu ne kadar zor bir hayat!
Erken yaşta evlendiğim için kendimi bir bakıma korumuşum. Sonra o boşanma sürecinde ‘noluyo ya’ dedim.”

‘ANNE SÜTÜ İLE BESLEDİM’
“İki tane çocuk doğurmak çok güzeldi. Ben anne olmayı çok sevdim. Anaç da bi yapım var. 17 yıl önce Bero doğdu. Aralarında 6,5 yıl var sonra Ponçiğim Pars doğdu. Sadece anne sütüyle besledim çocuklarımı. Bu çok mühim bence.”

‘ÇOCUĞA KÖTÜ ANI KALSIN İSTEMEDİM’
“Bir dönüm noktam da tabii ki Ponçiğim ile yaşadığım durum. O konuyla ilgili hem konuşmak istiyorum, hem istemiyorum. Zor konuşması…
Haksız yere eleştirildiğimi düşünüyorum. Ponçiğin durumu herkesin başına gelebilir. Allah hiç kimseye vermesin ama her anne babanın başına gelebilir. Bu bi dünya, yarın ne olacağımız belli değil. Bir hastalık. İLk başta inanmak istemiyorsunuz.Pars’ın hastalığı olduğunda ben hemen ignore ettim durumu. Olmasını istemedim her anne gibi… Göğüsledim durumu. İşin içine girip, Nasıl çözeriz? Ne yapalım? Sonra zaten çabuk iyileşiyor gibi bir durum oldu. Çok güzel cevaplar aldık hastalığın tanısı konulduktan sonra. Bunu kimseye anlatmadım. Çocuğa böyle bir anı kalsın istemedim. Çünkü iyileşecekti…”

‘KİMSE EMPATİ YAPAMAZ’
“Bu durumu yaşayan tek kadın ben değilim. Tek anne ben değilim. Bunun şımarıklığını da yapmak istemiyorum. Ama insanların çok büyük konuştuğunu görüyorum. Çocukları olan insanlar nasıl korkmadan kötü yorum yapıp, kötü cümleler kullanabiliyorsunuz? Benim yaşadığım acıyı nasıl anlayabilirler? Anlama şansı var mı bir insanın? Yaşamadan anlayamaz ki! Empati yapabilir mi, bence yapamaz!”
‘YORUMLAR ACIMASIZ’
“2,5 yıla yakın ben hastanede yaşadım. Orayı bir eğlence alanına çevirdim. Biz ilik nakline giderken ‘ilik hediyesi’,’ilik eğlencesi’ diye bir oyun çıkardım.İnanılmaz bir şeydi. Bütün aile sanki diş buğdayı gibi hediye aldı. Pars çok eğlendi. İnanılmaz şeyler yaşadık. Bunları yaşamış bir insan olarak yapılan yorumları çok korkusuz, acımasız buluyorum.”

‘KAN DONDURAN BİR CÜMLEYDİ’
“Şöyle bir şey bekleniyor, bunu hissediyorum: Ebru Ponçiğini kaybetti, artık o da ölür. Olması gereken bu. Bunu mu istiyorsunuz? Benim bir tane daha oğlum var, ailem var. Hiç mi aklınıza gelmiyor böyle şeyler. Elbette yorum yapabilirsiniz ama önce vicdanınızı düşünün. Ben Pars’ımın istediği gibi burada, karşınızdayım.”
“Zaman zaman ağlıyorum. Ağlamak da insani bir duygu. Tanıdığım birisi “Ya Ebru harika, çok güzel çekimler yapıyosun, seyahatlere gidiyorsun, çalışıyorsun, her şey çok güzel gidiyor, çok güzel görünüyorsun, daha da mı gençleştin sen?” dedikten hemen sonra “Ama tabii senin iyi olma şansın yok ki… Naparsan yap” dedi. Kan dondurucu bir cümle. Kafa bu, mantalite bu…”

‘TERAPİLERLE AYAKTA DURMAYI ÖĞRENDİM’
“Ben 17 yaşından beri çalışıyorum, Türkiye Cumhuriyeti’ne vergi ödüyorum. Ben sıradan bir insan değilim. Ben hizmet veriyorum, çalışıyorum. Bir tane Ebru var bunu yapmayın!”
“Aldığım terapilerle ayakta durmayı öğrendim. Ben güçlü bir insanım bunu biliyorlar ama “Ben okadar güçlü değilim, bana güvenmeyin” diyorum. Hala terapi almaya devam ediyorum.”

‘ACIMI NASIL YAŞAYACAĞIMA BEN KARAR VERİRİM’
“Hiç kimse benden ölmemi beklemesin. Ben yaşadığım acıyı kendim biliyorum. Bunun hesabını kimseye vermek zorunda değilim. Bunun hesabını bana kimse de soramaz. Bu benim acım. Ben yaşıyorum, nasıl yaşayacağıma kendim karar veririm.”
“Biraz Allah’tan korkun. bir lokma vicdanınız olsun. Ponçik beni koruyor. Ben onunla sürekli iletişimdeyim. Bir takım şeyler de yaşıyorum zaten. Bu konuyla ilgili elinizi vicdanınıza koyarak yorum yapın, anne baba iseniz de biraz korkun.”
]]>
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan, giyimi kuşamı hemcinsleri tarafından taklit edilen, yaşıtı birçok kadının özenerek baktığı bir kraliçe. Daha doğrusu bir eski kraliçe.
Hayat onu hiç beklemediği bir anda alıp bir ülkenin kralının karısı yaptı. Sonra dünyaya getirdiği çocukların en büyüğünü babasının yerine veliaht olarak yetiştirdi.
Bütün planlar buna göreydi ama hayatın da onun için başka planları vardı. Oğlu, kocasının bir tek kararıyla gelecekteki tahtını kaybetti, kendisi de kocasının ölümünden sonra sahip olduğu yaşantıyı.
Sonra kendine bambaşka bir hayat kurdu. Ama ne olursa olsun kendisini gençliğinden beri takip edenlerin gözünde ve gönlünde hala “deniz gözlü” kraliçe o.
Gözlerinin renginden söz edince ilk anda aklınıza geldiği gibi Monaco’nun unutulmaz prensesi Grace Kelly değil bu kişi.
Dünyaya gözlerini onunla aynı ülkede açmış olsa da hayatı bambaşka bir çizgide süren Kraliçe Nur… Yani bir zamanlar Ürdün Kralı Hüseyin’in karısı, şu andaki kral Abdullah’ın üvey annesi olan eski kraliçe.

GEÇEN YILIN HAZİRAN AYINDAN BERİ ESKİSİ GİBİ HEP GÜNDEMDE
Ürdün’ün, ölümüne kadar tahtta kalan eski kralı Hüseyin’in karısı olan Kraliçe Nur geçen yılın haziran ayından bu yana tıpkı eskisi gibi gündemde.
Bunun nedeni de üvey oğlunun büyük çocuğu Prens Hüseyin ile ilgili gelişmeler. Geçen yıl 1 Haziran’da Rajwa Al Saif ile evlenen Hüseyin şimdi de yakında baba olmaya hazırlanıyor. Bu bağlamda da özellikle belli bir kuşak ülkenin eski kraliçesi Nur’u hatırlıyor tekrar tekrar.
Bu arada geçen yılki düğünde bütün gözlerin Nur’u aradığını da not düşelim. Ama törene kendisi katılmadı, onun yerine iki kızı bu mutluluğa tanık oldu.
Biz de bir dönem dünya monarşi sahnesine damgasını vuran bu eski kraliçeyi bir daha hatırlayalım istedik.

DENİZ GÖZLÜ KRALİÇE
Bütün dünyanın ‘deniz gözlü’ Kraliçe Nur olarak bildiği eski Ürdün kraliçesi, takvimler 1951 yılını gösterirken Amerika’da dünyaya geldi. Yeni kıtada doğmuş olsa da aslında kökenleri Lübnan ve Suriye’ye uzanıyordu.
Babası, bir hükümet yetkilisi, hava yolu yöneticisi ve test pilotu olan genç kadının evlenmeden önceki adı Lisa Necib Halaby idi. Kral Hüseyin ile evlendikten sonra hem dinini hem de ismini değiştirdi.
Babası Necib Halaby, ABD eski başkanlarından John F. Kennedy tarafından Federal Havacılık Dairesi’ne atanmış ondan sonra da Harry Truman döneminde savunma bakan yardımcısı olarak görev yapmıştı.
Evlilik öncesi adıyla Lisa Halaby, New York ve California’da eğitimine başladı. Son olarak da Massachusetts’te bulunan bir özel yatılı okuldan mezun oldu.
Ardından Princeton Üniversitesi’ne gitti. Lisa Halaby o dönemde üniversitede kurulan ilk kadın buz hokeyi takımının da oyuncularından biriydi.

AMERİKALI LISA, ‘HÜSEYİN’İN IŞIĞI’ OLDU
Mimarlık eğitimi alan Lisa Hallaby’nın hayatını değiştiren an ise Ürdün Havayolları için tasarım yaptığı sırada gerçekleşti. Onu gören Kral Hüseyin, kelimenin tam anlamıyla “kalbinden vuruldu.”
Çift 1978 yılında gösterişli bir törenle evlendi. O düğünden sonra Lisa Halaby, dinini değiştirdi ve İslamiyete geçti. Adını da Nur olarak değiştirdi. Artık onu herkes Hun El Hüseyin ismiyle tanıyordu. Yani ‘Hüseyin’in ışığı’!
Nur ile Hüseyin’in düğün töreni tıpkı bugün torun Hüseyin ile Rajwa’nın düğününde olduğu gibi dünya basınında çok geniş yer buldu. Ama bunun nedeni sadece düğünün gösterişi değildi.
Hırıstiyan bir gelenekten gelen yabancı bir gelinin halk tarafından kabul görmesi pek mümkün görünmüyordu bazı yorumlara göre. Ama öyle olmadı. Çünkü Nur’un büyükbabası Suriyeli’ydi. Genç kadın da bu topraklara hiç yabancı hissetmiyordu kendini.
1978 yılında dillere destan bir törenle evlenen Nur ile Hüseyin’in iki kız iki erkek dört tane çocuğu oldu.

KOCASI ÖLÜNCE HAYATI BİR KEZ DAHA DEĞİŞTİ
Kraliçe Nur, sadece güzelliğiyle değil yaptıklarıyla da övgü topladı. Ürdün’de kadın haklarının güçlendirilmesi konusunda etkin olarak çalıştı. Eğitim, hayır işleri ve şehir planlama gibi konularda faaliyet gösterdi.
Kraliçe Nur ile Kral Hüeyin 1978’den 1999’a kadar evli kaldılar. Kral yakalandığı hastalığa yenilince de Nur için bu kez yine farklı bir hayat başlamış oldu. Tabii Nur, örneklerine tarihte de rastlandığı gibi bazı “saray entrikalarını da” tecrübe etti.
Nur ile Kral Hüseyin’in büyük oğlu Hamza, 1999’dan 2004’e kadar veliaht prens olarak bilindi.

OĞLUNU VELİAHT OLARAK YETİŞTİRDİ AMA…
Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra eski eşi Prenses Muna’dan dünyaya gelen en büyük oğlu Abdullah Kral oldu. Nur ile evliliğinden doğan en büyük oğlu Hamza da veliaht ilan edildi.
Fakat takvimler 2004 yılını gösterirken Hamza’nın veliaht unvanı elinden alındı. 2009 yılında Kral Abdullah, 1 Haziran’da evlenen en büyük oğlu Hüseyin’i “veliaht” ilan etti.
Bir başka deyişle söylersek kocası Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra Kraliçe Nur, Amman sarayına veda ederken, Abdullah’ın annesi yani Kral’ın eski eşi Muna “kral annesi olarak tekrar eski yuvasına döndü.

SİYASİ KARIŞIKLIKLARIN ORTASINDA KALDI
Kraliçe Nur’un şimdi ne yaptığına gelirsek… Elbette hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Ürdün ile bağlarını tam olarak koparmadı.
Vaktinin bir bölümünü Amman’da bir bölümünü de Washington’da geçiriyor. Çeşitli uluslararası etkinliklerde görev almayı sürdürüyor.
Bu arada Kraliçe Nurun Hüseyin ile evliliğinden dünyayla gelen büyük oğlu Prens Hamza, 2021 yılında Kral Abdullah’a karşı bir darbe girişimi nedeniyle ev hapsine alındı.
2021 yılının nisan ayında eski veliaht Hamza, ve kendisine destek olan 20 kişi, Kral 2. Abdullah’a karşı komplo kurmakla suçlanmış ancak bu iddiaları reddetmişlerdi.
]]>Kuraklık, çiftliğin neredeyse bütün avokado ağaçlarını yok etti. 100 yaşını geçmiş olan 25 tane meşe ağacı da bu korkunç durumdan nasibini aldı.
Ama o bütün bunlara rağmen her şeyin düzeleceğinden son derece emin. “Bu olanlar insanın kalbini kırıyor. Ama yağan yağmurla birlikte bütün ağaçlar iyileşiyor. Hepsi sağlıklı bir şekilde yeniden filizleniyor” diye umudunu ifade ediyor.

YILLARIN ÇİFTÇİSİ DEĞİL YARIM ASIRLIK OYUNCU
Böyle anlatınca bu kişinin yılların çiftçisi olduğunu düşünebilirsiniz. Aslına bakılırsa 26 yıl, her fırsatta bu topraklara koşan biri için az bir süre değil. O da bir tür çiftçi sayılır bir başka deyişle.
Ama arazisini izleyen bu bıyıklı adamın asıl mesleği oyunculuk. O klasik deyimle “yılların eskitemediği” bir oyuncu o.
Kim olduğunu da söyleyelim… Bir dönem ülkemizde de fırtınalar estiren Magnum başta olmak üzere birçok yapımla hafızalarda yer eden Tom Selleck.
Son olarak kısa süre önce rol aldığı Blue Blood adlı dizi final yapınca bütün vaktini California’daki Ventura County’de bulunan çiftliğinde geçireceğini açıklayan 79 yaşındaki Selleck, People dergisinin yeni sayısına bir röportaj verdi.
Yıllar önce nasıl ünlü olduğu da dahil çiftliğindeki yaşamı ve gelecek planlarından söz etti.

KIR ÇİÇEKLERİNİN BÜYÜMESİNİ İZLİYOR
Selleck, şu sıralarda hala mesleğinden uzaklaşmış değil. Uzun soluklu Blue Blood dizisinin final sezonu için New York’ta kamera karşısına geçiyor. Programına göre de her iki haftada bir çiftliğinde alıyor soluğu.
Orada mesleğinin bütün koşturmacasından uzakta, güne sakince gazetelerini okuyarak başlıyor. Ardından da ATV’sine atlıyor ve arazisinde yetişen bitkilerini, özellikle de kır çiçeklerini kontrol ediyor. Bu onun için bir tür zevk.
People’a verdiği röportajda şunları söyledi Selleck: “Onları yıllardır ekiyorum, hepsi döngüler halinde çiçek açıyor. Havanın en soğuk olduğu zamanlarda biri çiçek açıyor, sonra bir diğeri geliyor. Bunun kulağa aptalca geldiğini biliyorum ama onların nasıl büyüyüp çiçek açtıklarını izliyorum.”

ANI KİTABINI EL YAZISIYLA KALEME ALDI
Tom Selleck, Hollywood’a tam 50 yılını verdi. Asıl büyük çıkışını da 35 yaşına geldiğinde; kendisine bir dolu ödül de kazandıran Magnum adlı diziyle yaptı. Sonra da çıktığı kariyer basamaklarından hiç inmeden bugünlere kadar geldi.
1 metre 94 santimlik boyuyla Hollywood’un en heybetli yıldızlarından biri olan Selleck, bütün bunlara rağmen öyle ilgi odağı olup dikkat çekmekten hoşlanmadı hiçbir zaman.
Bu arada yeri gelmişken Selleck’in bütün bu serüvenini önümüzdeki mayıs ayında piyasaya çıkacak olan You Never Know adlı anı kitabında anlatacağını da not düşelim.
Aslına bakılırsa bu kitap, Tom Selleck gibi özel hayatını meraklı gözlerden uzakta yaşayan biri için bir dönüm noktası sayılır.

‘ÖYLE TRAJİK BİR HAYATIM OLMADI… ÇOK ŞANSLIYDIM’
Ona sorarsanız da hayatında öyle çok büyük olaylar da olmadı. “Kendimi rehabilite etmedim, öyle trajik bir yaşamım da olmadı. Hayatın iniş çıkışlarından nasibimi aldım ama yine de çok şanslıydım” diyerek bu konudaki fikrini ifade etti Selleck. Özetle, hayatını kaleme alma fikri ona epey endişe verdi söylediğine göre.
Ünlü oyuncu, bilgisayar ya da daktiloyla değil el yazısıyla kaleme aldığı kitabında oyuncu olmak isteyen gençlere de nasihatlerde bulunuyor: “Eğer oyunculuk işine girecekseniz bu işe hevesli olmanız gerekir. Bu biraz uzun bir yol çünkü. Ben de bunu anlatmaya çalıştım.”
Tom Selleck, söylediğine göre kelimenin tam anlamıyla kazara ünlü oldu. İşletme bölümünde okurken bir basketbol bursu kazandı. O sırada aklında oyuncu olmak gibi bir fikir de yoktu.

‘KAZARA GELİŞEN BİR KARİYERİN ÖYKÜSÜ’
Fakat bir gazlı içecek reklamından sonra The Dating Game adlı program için seçildi. Zaten kitabında bütün bunlara da değiniyor Tom Selleck: “Bu aslında kazara gelişen bir kariyerin hikayesi. Hiç oyunculuk dersi almadım, hiçbir eğitimim yoktu. Zaten böyle bir arzum da yoktu.”
Ama yine de hayatın kendisine açtığı bu yolda yürümeyi sürdürdü Tom Selleck. Önce 1967 yılında The Young and the Restless adlı dizide oynaodı. Sonra Western filmleri için kamera karşısına geçti. 1980’lerde de kariyeri için bir dönüm noktası olan Magnum dizisi geldi.
Tom Selleck bütün bunların ardından herkesin kendisi hakkında “İşte bakın oyunculuk böceği onu da ısırdı. Yıldız olmak istiyor” gibi yorumlar yapıldığını anlattı.
Fakat kendi ifadesine göre durum hiç öyle “uzun boylu” değildi: “Ben hayatımda hiç bu şekilde bir ifadede bulunmadım. Sadece bir işim olmasını ve çalışmayı istedim.”

HAYATININ SONUNA KADAR ÇALIŞMADAN YAŞAYABİLİR
Ünlü oyuncu, Blue Blood adlı dizinin final bölümünden sonra kendini tamamen toprağına yani çiftliğine adayacak.
Bir yakının da bu konuda anlattıklarına göre Selleck’in artık hayatının sonuna kadar yetecek parası var.
Zaten kendisi de kazara ünlü olduğunu söyleyen oyuncu kalan yıllarını kendi zevkine göre yaşayacak. Ailesine ve çiftliğinde avokado yetiştirmeye odaklanacak.

Tom Selleck her anlamda istikrarlı bir hayat sürdürdü. 1983 yılında Londra’da sahnelenen Cats müzikalinde rol alan Jillie Mack ile tanışüı. 1987 yılında evlendi ve çiftin evliliği hala sürüyor. Evlenmelerinden bir yıl sonra da kızları Hannah dünyaya geldi. Bu arada yeri gelmişken Selleck’in Jacqueline Ray ile yaptığı ilk evliliğinden şu anda 58 yaşında olan Kevin adında bir oğlu bulunduğunu da hatırlatalım.

DAHA ÖNCE DE MESLEĞİNE ARA VERMİŞTİ
Aslında diğer yandan bu Tom Selleck için alışılmadık bir durum değil. Ünlü oyuncu daha önce de bir süre mesleğe ara verip çiftliğinde vakit geçirmişti.
Selleck, 1998 yılında unutulmazlar arasına girmesini sağlayan Magnum P.I adlı dizi sayesinde zirvedeyken de böyle bir karar almıştı.
O dönemde meslekten uzaklaşan oyuncu “Yorgundum ve daha önce sahip olmadığım üç boyutlu bir hayat istiyordum. Çünkü hiç öyle yaşamamıştım. Haftada 90 saat çalışıp dizi çekiyordum. Geride kalan boşluklarda da sinema filmlerinde oynuyordum” diye konuşmuştu.
Tom Selleck bu ilk arada bugünkünden daha gençti ve bir süre sonra mesleğine geri dönmüştü.

AKIL SAĞLIĞINI BÖYLE KORUYOR
Zaten onu tanıyanların söylediğine göre Selleck, Hollywood tarzı hayatı öyle çok da sevmiyor. Kendisini de “evcimen” olarak tanımlıyor.
Tom Selleck bir röportajında Hollywood’un bunca karmaşası arasında akıl sağlığını korumayı başarmasını da öncelikle eşiyle olan evliliğine sonra da çiftliğinde vakit geçirmesine bağlamıştı.
Yeri gelmişken hemen hatırlatalım… Tom Selleck çiftliğini kendisinden önceki kuşaklar için efsane bir oyuncu olan Dean Martin’den 1988 yılında 5 milyon dolara satın almıştı.
]]>
28 yaşındaki ünlü varisin dört yıl önce evlendiği Tobias Engel’den boşandığı ortaya çıktı.

Çiftin gösterişli düğünü günlerce konuşulmuş, düğün fotoğrafları da Vogue dergisine satılmıştı
Basına yansıyan haberlere göre petrol kralı J. Paul Getty’nin büyük torunu olan milyarder varis ve moda dünyasının gözdesi Ivy Getty, dört yıllık eşi aktör Tobias Engel’den boşanmak için başvuruda bulundu.
Çift Aralık 2020’de basına kapalı yapılan bir törenle evlenmiş ve Kasım 2021’de Vogue sayfalarında yer alan masalsı, gösterişli bir düğün yapmışlardı.

Hareketli yaşantısıyla tanınan Ivy Getty bir yandan da modellik yapıyor… Sosyetik güzelin daha dördüncü yılı dolmadan neden boşanma kararı aldığı ise bilinmiyor
Mahkeme belgelerine göre Getty’nin avukatının Ocak 2024’te boşanma davası açtığı görülüyor. Dava “Çekişmeli” olarak listelenmiş, yani taraflar Getty mahkemeye başvurmadan önce bir arabulucu ile anlaşmamışlar.
Kaynaklar çiftin, Ivy Getty’nin ünlü ailesinin devasa servetini koruyan bir evlilik sözleşmesi yaptığını söylüyor.

Ivy Getty yıldız oyuncu Anya Taylor-Joy’la çok yakın arkadaş hatta Taylor-Joy Getty’nin düğününde nedimesi olmuştu
Ünlü model Getty ailesine mensup olduğu için yasal konularda oldukça bilinçli ve para konusunda bir sıkıntı yaşamamak için tüm önlemlerini baştan almış olduğu iddia ediliyor.
Ivy Getty ayrılık kararını aldıktan sonra kocasıyla olan tüm fotoğraflarını da sosyal medya hesabından kaldırmış durumda.
Çiftin gösterişli düğününde nikah memuru olarak ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi tarafından görev yapmış, Ivy Getty’nin nedimesi ise “Queen’s Gambit” yıldızı, yakın arkadaşı Anya Taylor-Joy olmuştu.

Ivy Getty kocası Tobias Engel’le tüm aşk pozlarını sosyal medya hesabından kaldırdı
Ivy Getty’nin genç yaşında gönlünü kaptırdığı, fotoğrafçılık ve oyunculuk yapan Tobias Engel de aslında varlıklı ve ünlü bir aileden geliyor. Engel, Avusturyalı iş adamı Peter Engel ve İngiliz aktris Cheryl Prime’ın oğlu.
Eski çift ilk olarak Paris Moda Haftası’nda tanıştı ve Engel sonunda İtalya’nın Capri kentinde Ivy Getty’ye gün batımında son derece romantik bir şekilde evlenme teklif etmişti.
Çiftin neden ayrıldığı henüz bilinmiyor, iki taraf da ayrılıklarıyla ilgili bir açıklama yapmadı.

Ivy Getty’nin büyük büyükbabası, Getty Oil’in sahibi J. Paul Getty’ydi. Petrol şirketini büyütüp Amerika2nın en zengin adamı olan Getty, 70’lerde kaçırılan torununun 17 milyon dolarlık fidyesini ödemeyi reddetmesiyle de tanınıyordu.
Ancak bu diğer ünlü varisi, John Paul Getty III’ü kaçıranlar onun kulağını kesip dedesine yollamışlar ve niyetlerinin ne kadar ciddi olduğunu bu korkunç yöntemle kanıtlamışlardı.

Ivy Getty ve babası John Gilbert Getty
Roma’daki bir gazeteye postayla yollanan bu kesik kulaktan sonra J. Paul Getty torunu için 2 milyon dolar fidye ödedi.
Ivy Getty’nin babası John Gilbert Getty, annesi ise mücevher tasarımcısı Alyssa Boothby. John Gilbert Getty, kızının evlendiği 2020 senesinde 79 yaşındayken kalp krizinden ölmüş, daha sonra kanında yüksek dozda Fentanyl bulunmuştu.
]]>

Evinin bahçesini tarlaya dönüştüren oyuncu, yeni tohumları ekmeden önce çapa yaptı.

Kendisine eşlik eden köpekleri ile birlikte bahçe sulayan Atagül, görüntüleri “Toprak işi bizden sorulur” notu ile sosyal medya hesabında paylaştı.

Neslihan Atagül’ün paylaşımı 20 saatte 400 bin izlendi.

ÜNLÜLERİN ‘DOĞAL’ HAYATI
İşte şehir hayatından sıkılıp soluğu doğada alan ünlü isimler…
RENKLİ DÜNYAYI BIRAKIP SİVAS’IN KÖYÜNE TAŞINDI
1980 ve 1990’lı yıllarda yer aldığı film ve defilelerle adından sıkça söz ettiren Engin Koç şöhretin zirvesinde her şeyi geride bırakıp kendine başka bir yol çizmişti.
2011 yılında Pınar Kavrak ile hayatını birleştiren Koç, kısa süre sonra da oğlu Burak’ı kucağına almıştı.
Uzun zamandır sakin bir hayat yaşayan ünlü isim memleketi Sivas’a bir köy evi yaptırdı. Aradığı huzuru burada bulan Koç, ‘ Şu anda emekli hayatı yaşıyorum. Köye bir ev yaptırdık onunla ilgileniyorum.’ dedi.

Sebze meyve yetiştirmek istediğini de söyleyen eski manken, ‘Sivas’tayız… Her tarafı yeşil, sakin bir yer. İstanbul’da da olabilirsiniz ama sıkıldığınız zaman buralara gelebilirsiniz. Herkese köy hayatını tavsiye ederim. Öğrenebilirsem sebze, meyvemi de kendim yetiştireceğim. Köye karşı bir ilgim vardı, böyle bir fırsat geldi değerlendirdim.’ ifadelerini kullandı.
Televizyon dünyasından uzak olan Koç, ‘Köydeki sakinlik ve huzur beni mutlu ediyor. Benim fazla malda, parada pulda gözüm olmadı. Allah bana yettiği kadar verdi. Sağlığımız yerinde olsun yeter. Eşimle çocuğumla güzel bir hayat yaşıyorum.’ dedi.

HOBİSİ İŞİ OLDU
‘Deli Yürek’, ‘Ekmek Teknesi’ ve ‘Geniş Aile’ gibi unutulmaz dizilerde rol alan Mehtap Bayri, zeytinyağı üreticisi oldu. Çiftçilik belgesi alan oyuncu, hobisini ticarete çevirdi.
Yaklaşık 4 yıl önce Muğla-Yeşilyurt’ta yayla evi alan Mehtap Bayri, zeytin yetiştiriciliğine başladı.
İlk iş çiftçi belgesi alan ünlü oyuncu, ‘Memecik zeytinin ününü tüm dünyaya duyuracağız’ sözleriyle kolları sıvadı.

Kısa sürede iddiasını gerçekleştiren Bayri, katıldığı yarışmada ‘kalite ödülü’ aldı. Duygularını dile getiren oyuncu ‘Çiftçiyim artık. Belgemi de aldım. Toprak beni besliyor. Doğayı sevmiyorum, aşığım. Çiftçilik çok emek isteyen bir iş. Bütün çiftçileri ellerinden, o koca yüreklerinden öpüyorum” dedi.

Bir yandan dizi projelerine devam eden oyuncu sosyal medya hesabından mahsullerini paylaştı.

ÜNLÜ MANKEN ŞİMDİDEN KOLLARI SIVADI… PİJAMA TERLİKLE BAHÇE BELLEDİ!
Manken Tuğba Özay kolları sıvadı bahçeye girdi. Yeni sezona hazırlık yapan Özay’ın fotoğrafları büyük ilgi gördü.
Yıllar önce Antalya Manavgat’ta çiftlik alan Tuğba Özay, 2021 yılında çıkan büyük yangında bahçesinin yarsını kaybetmişti.
Gözyaşları içinde yardım isteyen Özay yaralarını sardı. Büyük emek verip, çiftliğini yeniden inşa etti.

Doğaya ve hayvanlara olan sevgisiyle bilinen ünlü manken yeni sezon öncesi sebze yetiştirmek için hazırlıklara başladı.
Kendine küçük bir sera yaptıran Özay, önce tarım yapacağı alanı temizleyip, kazdı sonra da gübreledi.
Bir süre bekleyen ünlü manken eline tırmık alıp etrafı iyice topladı.

Ata tohumuna önem veren Özay yapacağı işlemi de şu sözlerle anlattı:
Ben böyleyim işte… Bazen yataktan kalktığım gibi pijamalarımla bahçeye çıkar o an aklıma eseni yaparım. Uzunca bir süredir bahçemizde küçük bir sera yapmak istiyordum. Serayı kurdurdum ve geçtiğimiz günlerde de toprağını kazdım , temizledim , gübreledim, havalandırmaya bıraktım. Ata tohumuna çok önem veriyorum ve gerçek ata tohumu üreten yerleri takip ediyor destekliyorum. Onlardan ilham alıyorum, örnek oluyorlar bana… Toprak bizim anamız, varlığımızın ve sürekliliğimizin sebebi toprak… Toprakla iyi geçinmek , iyi anlaşmak gerek… Toprağa olan ilgim giderek artıyor. Elimde birazcık ata tohumlarım var ve onları ekmek için sabırsızlanıyorum. Ve sonucu çok merak ediyorum. Hem kendi araştırmalarım hem büyüklerden öğrendiklerimle toprak ile daha da içselleşeceğim.. Sizin de önerileriniz olursa paylaşın lütfen. Ama benim size önerim toprağınız varsa satmayın! Ekin, biçin, üretin. Evinizin balkonunda saksıda bile üretin. Birileri için değil , kendiniz için üretin… İnsanın kendi emeğinin karşılığını alması mutluluk verici. Bu arada ata tohumu biriktirmeye başladım .. Benim için altından değerli şu an ata tohumu.

YILLAR ÖNCE İSTANBUL’U TERK EDİP BODRUM’A YERLEŞMİŞTİ… ALP KIRŞAN MEMLEKETİNE DÖNDÜ
2014 yılında Zeynep Kırşan ile nikah masasına oturan Alp Kırşan, ekranlara ara vermekle kalmadı; uzun süre yaşadığı İstanbul’a da veda etti.
Kırşan, 2013 yılında her şeyi ardında bırakarak ailesi ile birlikte Bodrum’a yerleşti. 10 yıl Bodrum, bir yıl da Antalya’da yaşayan çift son olarak Alp Kırşan’ın memleketi İzmir’de karar kıldı.

Çift, Karşıyaka’ya taşınmadan önce satın aldıkları evi baştan sona restore ettirdi.
Alp Kırşan, bahçe içindeki tek katlı müstakil evin her detayıyla birebir ilgilendi.

Eşinin hayallerindeki evi yaratmakta kararlı olan Alp Kırşan, duvar renklerinden, mutfak dolaplarına kadar her şeyi Zeynep Kırşan’ın zevkine göre tercih etti.

Evin genelinde pastel renkler hakim. Duvarlardaki ahşap profiller ilk bakışta göze çarpan detaylardan…

Mutfak bölümündeki eski dolaplar yerini duvardan duvara uzanan yeşil dolaplara bırakmış.

Çift, oturma alanında konforlu olduğu her halinden belli olan özel tasarım bir koltuk kullanmış.

Duvarları, tablolar ve aile fotoğrafları süslüyor.

Efe ve Ata’nın odasında iki kardeşe uygun olarak ranza tercih edilirken, dolap rengi olarak beyaz kullanılmış.

Çiftin yatak odası da dönüşümden payına düşeni almış. Evin genelinde olduğu gibi bu odanın duvarları da krem rengi. Yatağın her iki başında ise lacivert ahşap paneller yer alıyor.

Zeynep Kırşan evin son hali için “Hayal ettiğimin de ötesinde; hiç bi kadar hayal etmemiştim. İnanılmaz mutlu oldum” diyor…

ÇANAKKALE’DE YENİ HAYAT
2000’li yılların başında izleyici ile buluşan Avrupa Yakası dizisiyle şöhrete kavuşan Bülent Polat, setlere ara verdi. Polat, eşi ve iki çocuğuyla birlikte Çanakkale’ye yerleşti.

Organik tarımla ilgilenmeye başlayan Bülent Polat, eşiyle birlikte yıllar önce aldıkları tarlayı çiftliğe çevirdi.
Bülent Polat, hayallerini de tek tek anlattı:
“Burası Karderesi. Burayı 1,5 yıl önce aldık. Tarladan çiftliğe dönüşecek burası. Her bir metrekaresinde, her bir dönümünde alın terim var. Kendi ellerimle ördüm burayı. Burada kuzular olacak… Tavşanlar olacak… Ekilecek, biçilecek… Duygu ile Bülent Polat’ın çiftliği olacak.”

Geçtiğimiz aylarda ilk hasatlarını alan çift, fotoğrafları paylaşmayı ihmal etmedi:
“Turp, pazı, ıspanak, dereotu, roka… Kışlıklardan soframıza yetişenler olmuştu. Toprağımızın ilk ürünleri.”

İşletmeciliğini üstlendiği küçük butik bir de restoran açan oyuncu, soğuk hava öncesi hazırlıklarına başladı. Kış için odun kesen Bülent Polat, o anları sosyal medya hesabından paylaştı.

ZEYTİNLER KENDİ BAHÇEMDEN
Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle bir süre ekrana ara verip Ayvalık’a yerleşen Aslıhan Gürbüz zor günleri atlattı.
Doğa ile iç içe bir yaşan süren ünlü oyuncu bahçesindeki zeytinlerin hasadını yaptı.
Sosyal medya paylaşımlarıyla takipçilerine özel hayatına dair bilgiler veren güzel oyuncu kolları sıvadı zeytin topladı.

Tek tek zeytinleri dalından toplayan Gürbüz, kırma zeytin için hazırlık yaptı.
Eğlenceli anları kareleyen ünlü oyuncu, ‘Kırma zeytin yapacağım. Kendi zeytin ağaçlarımdan hem de’ mesajını paylaştı.
Gürbüz’e dostları da yardım etti.

Ünlü oyuncu İstanbul’dan taşınma kararını da şu sözlerle anlatmıştı:
“Yeşili-maviyi, suyu-gökyüzünü, ağacı-çiçeği, kuşu-yosunu görmeyi çok seviyorum. Uyandığımda karşı evi değil bir ağacı görmeyi, evden çıkınca AVM’ye değil, patikaya uğramayı çok seviyorum. Yani doğayı çok seviyorum, neresi olduğu mühim değil, görüyor ve seviyorsan cennettesin. Koruyor ve saygı duyuyorsan cennetlik…”

İSTANBUL’DAN KAÇTIM!
Bahadır Tatlıöz, eşi Yasemin Tatlıöz’le birlikte Bodrum’a yerleşti. Şarkıcı, İstanbul’dan neden taşındığını sosyal medyadaki takipçileriyle paylaştı.
“İstanbul’dan kaçtım! Çünkü çok hassas bir ruh halim var. Olumsuzluklardan aşırı etkileniyorum. Üzgün ve naif insanları sömüren, hırslı ve saldırgan insanların bir arada yaşadığı bir şehir İstanbul.”

“Nerede miyiz artık? Gümüşlük’e yerleştik. Bir adımda bahçeye, 10 adımda denize varıyor ayağım. En azından toprağa basıyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu bir vazgeçiş değil. Daha güçlü bir başlangıcın ilk adımları.”

CEYLAN’IN KÖY HAYATI
Doğadan bir türlü vazgeçemeyen şarkıcı Ceylan Ertem, hayallerini gerçekleştirerek köye taşınmıştı. Evinin tadilatı ve dekorasyonu ile yakından ilgilenen Ertem, kendine yeni bir de çalışma ortamı yarattı.

Ceylan Ertem, kış bahçesi olarak kullanılan alanı stüdyoya çevirdi.
Ünlü şarkıcı yaptığı değişikliğin fotoğraflarını sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.

“Bugünün işi; yeni taşındığım evin kış bahçesini, ev stüdyosu haline getirmekti. Mikrofonlar, enstrumanlar, incik boncuk, defterler kalemler, kablolar, ödüllerimin bir kısmı ve fotoğraf makinelerimi dizmiş olmanın rahatlığı…Yoruldum ama değdi. Artık burada yeni albüm şarkıları, diğer kayıtlar hatta hayalim Duyuyor Musun? çekimleri… Karda ayrı baharda ayrı güzel olacağını düşünüyorum. İlk günüm uğurlu olsun”

Yeşilliğin ortasında
Ceylan Ertem köpekleri ile birlikte yaşadığı muhteşem evinden fotoğrafları zaman zaman Instagram sayfasında paylaşıyor.
Devasa camlara sahip taş evde bütün eşyalar konforu ön planda tutarak seçilmiş… Dekorasyonda kırmızı ve turuncu başta olmak üzere canlı renkler hakim.

Duvarlara konumlandırılmış raflarda Ertem’in kitapları, sevdiği albüm ve plaklar yer alıyor.
Geniş bir bahçeye sahip olan evin etrafı çam başta olmak üzere sayısız ağaç ile çevrili…

Ceylan Ertem’in bilgisayarının yer aldığı çalışma masası da bu bahçeye bakıyor.

Eskiye olan özlemini her fırsatta dile getiren şarkıcı, ısınmayı ise kurduğu soba ile sağlıyor.

DOĞA TUTKUSU AİLEDEN MİRASMIŞ
İstanbul sosyetesinin ünlü isimlerinden Neslihan Kozanoğlu, yıllar önce Çatalca’da çiftlik satın aldı. Her fırsatta doğaya olan tutkusundan bahseden Kozanoğlu, vaktinin çoğunu bu çiftlikte geçirmeye başladı.

Yıllardır organik tarım ile uğraşan Kozanoğlu’nun çiftliği bir dönem Kanal D’nin efsaneleşen dizisi Aşk-ı Memnu’ya da ev sahipliği yaptı.

Neslihan Kozanoğlu, geniş bir bahçe içerisinde yer alan ve hiçbir detayın unutulmadığı çiftlik evinin fotoğraflarını Instagram sayfasında yayınlıyor.

Kendi meyve ve sebzesini yetiştiren, çiftliğin işleriyle meşgul olan ve hayvancılıkla uğraşan Kozanoğlu’nun bu tutkusu aslında aileden miras!

Zaman zaman çocukluk fotoğraflarını da takipçileri ile paylaşan Neslihan Kozanoğlu, son olarak traktör üzerindeki pozuna “Yıllar öncesinden ne olacağım belliymiş” notunu düştü.

Takipçileri fotoğrafın altına ‘yok artık’, ‘inanılmaz’, ‘adam olacak çocuk’ yorumlarını yaptılar.

Lüks çiftlik evi pandemi döneminde Neslihan Kozanoğlu’nun neredeyse sığınağı olmuştu…
ŞEHRİ GERİDE BIRAKTI
Başak Sayan 2014’te Murat Vardal ile nikah masasına oturmuş, 2016’da ikizleri Ares ve Milan dünyaya gelmişti. Çift koronavirüs salgını başladıktan sonra çocuklarıyla birlikte önlem olarak Şile’deki yazlıklarına taşındı.

Sayan “Ormanlık bir alanda kendi başımıza geçinmeye, organik bir yaşam sürdürmeye çalışıyoruz. İşlerimiz için kısa süreliğine merkezdeki evimize gelip dönüyoruz. Sessiz sakin, keyifli bir düzen kurduk” dedi.
ORGANİK TARIMA BAŞLADI
İbrahim Çelikkol, İzmit’teki çiftliğinde organik tarıma başladı.

Gerekli malzemeleri temin eden ünlü oyuncu, 3 kişiyi de yanında işe aldı. Çelikkol, yakında ürettiği organik ürünleri satışa çıkaracak.
‘AVUÇ KADAR BAHÇE BİZE YETİYOR’
Özge Borak, organik tarıma merak sardı.

Bahçeye kavun eken, domatesleri dalından toplayan Borak; çektiği fotoğrafları da sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı. “Bir süre bağdır, bahçedir çok duyarsınız benden. Sebzeyi, meyveyi dalından kendin koparıp yemek gibisi yok. Hele ki kendi bahçenden olunca daha bir başka. Öyle dönümlerce bahçemiz yok, avuç içi kadar ama bize yetiyor.”
KAMERALARDAN UZAK…
90’lı yılların efsane isimlerinden Pınar Aylin, 1999 yılında evlendiği Mert Tokatlıoğlu’ndan 2008 yılında boşanmıştı.

Maya isminde bir kızı olan Aylin, 2014 yılında Süleyman Erbaykent ile nikah masasına oturdu. Yıllar önce İstanbul’u terk eden, kameralardan uzaklaşm Pınar Aylin, eşi ve kızı ile birlikte kendisine memleketi İzmir’de yepyeni bir hayat kurdu. Boş vakitlerinde bahçe ile ilgilenen Pınar Aylin, çektiği fotoğrafları da Instagram sayfasında takipçileri ile paylaşıyor.
Güzel oyuncu daha önce Ayvalık’a bağlı Küçükköy’den tarihi bir konak aldığı haberleriyle gündeme gelmişti. Biricik başında yemenisi, üzerinde şalvarıyla zeytin toplarken çektirdiği fotoğrafları da sosyal medyada paylaştı
‘SAĞLIKLI ÜRÜNLER TÜKETİYORUM’
Oyuncu Gizem Karaca 2017 yılında Kemal Ekmekçi ile nikah masasına oturmuş ve İzmir’e yerleşmişti…

Gizem Karaca, kendisini bahçe işlerine verdi. Organik tarıma başlayan Karaca, “Hem sağlıklı ürünler tüketiyorum, hem de bahçe ile uğraşarak zaman geçiriyorum” dedi.
‘HER ŞEY BİR OYUNDU’
Merve İldeniz de bir zamanlar podyumun en gözde modellerinden biriydi.

Öyle ki günde birkaç defileye çıkardı. Ama onun hayali bambaşkaydı. “İstanbul beni her zaman boğuyordu. Kirlendiğimi hissetmeyebaşlamıştım. Her şey bir oyundu. Bu oyunu daha fazla oynamak istemedim” diyen İldeniz de büyük kente veda edip köye yerleşti.
DOĞA İLE İÇ İÇE
90’lı yılların popüler şarkıcısı Ege, Bodrum Güvercinlik’te kendisi için ağaçtan ev yaptırdı.

Ege yeni yaşamıyla ilgili olarak “Şehir gürültüsünden uzak tek başıma ormanın içine yaşamayı seçtim. İnternetim yok, kargaşa yok, kavga yok. Bodrum’da haftanın 3 günü sahneye çıkıyorum. Market ihtiyacını görüp evime geliyorum. Doğa ile iç içe yaşamak bana huzur veriyor” dedi.
MARKET ALIŞVERİŞİ BİTTİ
Yılmaz Erdoğan birçok kişinin hayali olan organik yaşamı gerçeğe dönüştürdü.

Birkaç yıl önce satın alıp yerleştiği Köyceğiz’de organik tarım yapan Erdoğan, market alışverişine son verdi.
O BİR TESCİLLİ GÜZEL
1982 yılında hem Türkiye hem de Avrupa Güzeli seçilen Nazlı Deniz Kuruoğlu hayatını Kuşadası’ndaki Caferli köyünde sürdürüyor.

Bir butik otel işleten Kuruoğlu, yeri geliyor fırında ekmek pişiriyor, yeri geliyor reçel kaynatıyor. Kelimenin tam anlamıyla köy hayatı yaşıyor. Kuruoğlu, doğayı korumaya yönelik etkinliklerde de aktif olarak görev alıyor.
ÇİFTLİĞİN KAPISINA KİLİT VURDU
Yıllar önce İstanbul’la vedalaşarak Milas’a yerleşen ve köy hayatı yaşamaya başlayan ünlü rock’çı Özlem Tekin, çiftliğinin kapısına kilit vurdu.
Özlem Tekin’in aylardır uğramadığı evi bakımsız haliyle objektife yansıdı.

Tekin’in nereye gittiği bilinmezken, köyde yaşayanların şarkıcıyı merak ettiği öğrenildi.(Umut ÜNVER)
Maddi sıkıntılar nedeniyle
Bu haberler üzerine Özlem Tekin’in yakın çevresine ulaşan magazin yazarı Onur Akay, ünlü şarkıcının sağlık durumunun iyi olduğu ancak maddi sıkıntılar nedeniyle çiftliğine kilit vurmak zorunda kaldığı bilgisine ulaştı. Tekin uzun zamandır Bodrum Gündoğan’da annesiyle birlikte yaşıyor.

]]>
Törenin bu kadar ilgi çekmesinin nedenlerinden biri de damadın, milyonlar tarafından sevilen annesinin trajik sonu ve halkın hafızasında bıraktığı silinmez izlerdi.

Uzun sözün kısası genç aşıklar o gün dünyanın tanıklığında evlendi. Herkes onların mutlu, mesut ve alışıldık bir kraliyet hayatı süreceğini düşünürken hiç öyle olmadı.
Önce aileden ayrılıp sonra ülke değiştirdiler. Tabii iki çocuklu ailelerini geçindirmek için para kazanmaları gerektiğinden farklı işlere giriştiler.
İşte şimidi bunlardan biri nedeniyle gündemin ilk sırasına yerleştiler.

LÜKS BİR MARKA KURDU
Uzun uzun girişini yaptığımız bu öykünün kahramanları herkesin tahmin ettiği gibi İngiliz kraliyet ailesinin asi çocuğu Prens Harry ile eski bir oyuncu olan Amerikalı karısı Meghan Markle.
İngiliz kraliyet ailesindeki görevlerinden ayrıldıktan sonra ABD’ye yerleşen Harry ile Meghan, ekonomik olarak da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyorlar.
Önce bir dijital platform için hazırladıkları program, sonra Harry’nin Spare (Yedek) adlı kitabı derken şimdi çiftten daha doğrusu Meghan Markle’dan farklı bir adım geldi.
Suits dizisiyle oyuncu olarak şöhreti bulan Meghan Markle’ın yeniden oyunculuğa döneceği düşünülürken o, bunun yerine başka bir girişimde bulundu.
Evlilik hediyesi olarak damadın babaannesi Kraliçe 2. Elizabeth’ten aldıkları Sussex Dükü ve Sussex Düşesi unvanını kullanmayı bırakmayan Harry ile Meghan artık bir marka sahibi.

İLK ÜRÜNÜ REÇEL OLDU
Yaşamın her alanını kapsayan ürünler sunacak olan American Riviera Orchard adlı bir marka kurdu Markle.
İlk ürününü de geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkardı… Çok konuşulan bu ürün de kahvaltı sofralarını tatlandırması amaçlanan reçel!
Elbette markanın tanıtımı için ilk ürün olan reçeller de Düşes’in yakın arkadaşlarına yani Hollywood’un önde gelen isimlerine gönderildi.
Onlar da sosyal medya sayfasından Meghan Markle’a teşekkür eden paylaşımlar yaptı.
Meghan Markle’ın yeni markasının adı yaşadıkları yerden yani Montecito’dan geliyor. Burası Amerikan Riviyerası olarak anılıyor.
Markle’ın markası reçelin yanı sıra çeşitli kozmetik ürünleri, kırtasiye malzemeleri, yatak takımları, küçük ev aletleri, bahçe malzemeleri, evcil hayvan aksesuarları gibi ürünler de satacak.

Markle’ın markasının ilk ürünü reçel oldu. Bu reçeller de bazı ünlülere gönderildi. Hepsi sosyal medya üzerinden Markle’a teşekkür paylaşımları yaptı.

EVLENDİKTEN İKİ YIL SONRA AİLEDEN AYRILIK KARARI GELDİ
Prens Harry ile Meghan Markle, evlenmelerinden iki yıl sonra 2020’de bütün dünyayı sarsan bir kararla İngiliz kraliyet ailesindeki görevlerini bırakacaklarını açıkladı.
Zaten oğulları Archie’nin dünyaya gelmesinden sonra uzun süre Kanada’da yaşayan çift daha sonra Meghan’ın memleketi ABD’ye geçti.
Süper zenginlerin yaşadığı Santa Barbara’ya taşınan çift orada lüks bir malikane satın aldı. Oğulları Archie’yi Harry’nin memleketi İngiltere’de kucaklarına alan çift, kızları Lilibet’e de ABD’de kavuştu.
İngiliz kraliyet ailesine yönelttikleri eleştirilerle ortalığı toza dumana katan Harry ile Meghan, çok önemli durumlarda Londra’ya gidiyor.
Her ne kadar bu konuda Meghan biraz geride kalsa da Harry, dedesi Prens Philip ve babaannesi Elizabeth’in ölümünde Londra’ya gitti.
Babası Kral Charles’ın taç giyme töreninde de yalnız başına evine dönen Harry, törenin hemen ardından ABD’ye döndü.
Prens Harry, son olarak da babası Kral Charles’ın kansere yakalandığını öğrendiğinde onu ziyarete gitti. Ama o kez de çok uzun kalmadan tekrar karısının ve çocuklarının yanına döndü.
]]>
ÇÖLDE DJ MAHMUT ORHAN ENERJiSi
Türk DJ Mahmut Orhan 13 Nisan Cumartesi günü sahnedeydi.
Coachella gibi ikonik bir etkinlikte performans sergilenmesi gurur verici.
Mahmut
Orhan’ın
Coachella konser listesinde yer alması, etkileyici sahnesi, kalabalığın enerjisi onun kendi alanında nasıl bir yetenek olduğunu bir kez daha ispatladı.
TÜRK MiMARDAN COACHELLA HEYKELi
Issız çölü renk, ışık ve tasarımlarıyla yeniden yaratan isimlerden biri de Güvenç Özel’di. Teknoloji uzmanı, mimar ve Kaliforniya Üniversitesi’nde profesörlük yapan Özel geçen sene Coachella Müzik ve Sanat Festivali tarafından eser yaratmak üzere görevlendirilen nadir sanatçılardan biri. Holoflux adını verdiği eser ışık ve grafikler arasında geçiş yapıp değişik renk şemalarını yansıtıyor.
]]>Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan, giyimi kuşamı hemcinsleri tarafından taklit edilen, yaşıtı birçok kadının özenerek baktığı bir kraliçe. Daha doğrusu bir eski kraliçe.
Hayat onu hiç beklemediği bir anda alıp bir ülkenin kralının karısı yaptı. Sonra dünyaya getirdiği çocukların en büyüğünü babasının yerine veliaht olarak yetiştirdi.
Bütün planlar buna göreydi ama hayatın da onun için başka planları vardı. Oğlu, kocasının bir tek kararıyla gelecekteki tahtını kaybetti, kendisi de kocasının ölümünden sonra sahip olduğu yaşantıyı.
Sonra kendine bambaşka bir hayat kurdu. Ama ne olursa olsun kendisini gençliğinden beri takip edenlerin gözünde ve gönlünde hala “deniz gözlü” kraliçe o.
Gözlerinin renginden söz edince ilk anda aklınıza geldiği gibi Monaco’nun unutulmaz prensesi Grace Kelly değil bu kişi.
Dünyaya gözlerini onunla aynı ülkede açmış olsa da hayatı bambaşka bir çizgide süren Kraliçe Nur… Yani bir zamanlar Ürdün Kralı Hüseyin’in karısı, şu andaki kral Abdullah’ın üvey annesi olan eski kraliçe.

GEÇEN YILIN HAZİRAN AYINDAN BERİ ESKİSİ GİBİ HEP GÜNDEMDE
Ürdün’ün, ölümüne kadar tahtta kalan eski kralı Hüseyin’in karısı olan Kraliçe Nur geçen yılın haziran ayından bu yana tıpkı eskisi gibi gündemde.
Bunun nedeni de üvey oğlunun büyük çocuğu Prens Hüseyin ile ilgili gelişmeler. Geçen yıl 1 Haziran’da Rajwa Al Saif ile evlenen Hüseyin şimdi de yakında baba olmaya hazırlanıyor. Bu bağlamda da özellikle belli bir kuşak ülkenin eski kraliçesi Nur’u hatırlıyor tekrar tekrar.
Bu arada geçen yılki düğünde bütün gözlerin Nur’u aradığını da not düşelim. Ama törene kendisi katılmadı, onun yerine iki kızı bu mutluluğa tanık oldu.
Biz de bir dönem dünya monarşi sahnesine damgasını vuran bu eski kraliçeyi bir daha hatırlayalım istedik.

DENİZ GÖZLÜ KRALİÇE
Bütün dünyanın ‘deniz gözlü’ Kraliçe Nur olarak bildiği eski Ürdün kraliçesi, takvimler 1951 yılını gösterirken Amerika’da dünyaya geldi. Yeni kıtada doğmuş olsa da aslında kökenleri Lübnan ve Suriye’ye uzanıyordu.
Babası, bir hükümet yetkilisi, hava yolu yöneticisi ve test pilotu olan genç kadının evlenmeden önceki adı Lisa Necib Halaby idi. Kral Hüseyin ile evlendikten sonra hem dinin hem de ismini değiştirdi.
Babası Necib Halaby, ABD eski başkanlarından John F. Kennedy tarafından Federal Havacılık Dairesi’ne atanmış ondan sonra da Harry Truman döneminde savunma bakan yardımcısı olarak görev yapmıştı.
Evlilik öncesi adıyla Lisa Halaby, New York ve California’da eğitimine başladı. Son olarak da Massachusetts’te bulunan bir özel yatılı okuldan mezun oldu.
Ardından Princeton Üniversitesi’ne gitti. Lisa Halaby o dönemde üniversitede kurulan ilk kadın buz hokeyi takımının da oyuncularından biriydi.

AMERİKALI LISA, ‘HÜSEYİN’İN IŞIĞI’ OLDU
Mimarlık eğitimi alan Lisa Hallaby’nın hayatını değiştiren an ise Ürdün Havayolları için tasarım yaptığı sırada gerçekleşti. Onu gören Kral Hüseyin, kelimenin tam anlamıyla “kalbinden vuruldu.”
Çift 1978yılında gösterişli bir törenle evlendi. O düğünden sonra Lisa Halaby, dinini değiştirdi ve İslamiyete geçti. Adını da Nur olarak değşitirdi. Artık onu herkes Hun El Hüseyin ismiyle tanıyordu. Yani ‘Hüseyin’in ışığı’!
Nur ile Hüseyin’in düğün töreni tıpkı bugün torun Hüseyin ile Rajwa’nın düğününde olduğu gibi dünya basınında çok geniş yer buldu. Ama bunun nedeni sadece düğünün gösterişi değildi.
Hırıstiyan bir gelenekten gelen yabancı bir gelinin halk tarafından kabul görmesi pek mümkün görünmüyordu bazı yrumlara göre. Ama öyle olmadı. Çünkü Nur’un büyükbabası Suriyeli’ydi. Genç kadın da bu topraklara hiç yabancı hissetmiyordu kendini.
1978 yılında dillere destan bir törenle evlenen Nur ile Hüseyin’in iki kız iki erkek dört tane oğlu oldu.

KOCASI ÖLÜNCE HAYATI BİR KEZ DAHA DEĞİŞTİ
Kraliçe Nur, sadece güzelliğiyle değil yaptıklarıyla da övgü topladı. Ürdün’de kadın haklarının güçlendirilmesi konusunda etkin olarak çalıştı. Eğitim, hayır işleri ve şehir planlama gibi konularda faaliyet gösterdi.
Kraliçe Nur ile Kral Hüeyin 1978’den 1999’a kadar evli kaldılar. Kral yakalandığı hastalığa yenilince de Nur için bu kez yine farklı bir haya başlamış oldu. Tabii Nur, örneklerine tarihte de rastlandığı gibi bazı “saray entrikalarını da” tecrübe etti.
Nur ile Kral Hüseyin’in büyük oğlu Hamza, 1999’dan 2004’e kadar veliaht prens olarak bilindi.

OĞLUNU VELİAHT OLARAK YETİŞTİRDİ AMA…
Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra eski eşi Prenses Muna’dan dünyaya gelen en büyük oğlu Abdullah Kral oldu. Nur ile evliliğinden doğan en büyük oğlu Hamza da veliaht ilan edildi.
Fakat takvimler 2004 yılını gösterirken Hamza’nın veliaht unvanı elinden alındı. 2009 yılında Kral Abdullah, 1 Haziran’da evlenen en büyük oğlu Hüseyin’i “veliaht” ilan etti.
Bir başka deyişle söylersek kocası Kral Hüseyin’in 1999’daki ölümünden sonra Kraliçe Nur, Amman sarayına veda ederken, Abdullah’ın annesi yani Kral’ın eski eşi Muna “kral annesi olarak tekrar eski yuvasına döndü.

SİYASİ KARIŞIKLIKLARIN ORTASINDA KALDI
Kraliçe Nur’un şimdi ne yaptığına gelirsek… Elbette hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Ürdün ile bağlarını tam olarak koparmadı.
Vaktinin bir bölümünü Amman’da bir bölümünü de Washington’da geçiriyor. Çeşitli uluslararası etkinliklerde görev almayı sürdürüyor.
Bu arada Kraliçe Nurun Hüseyin ile evliliğinden dünyayla gelen büyük oğlu Prens Hamza, 2021 yılında Kral Abdullah’a karşı bir darbe girişimi nedeniyle ev hapsine alındı.
2021 yılının nisan ayında eski veliaht Hamza, ve kendisine destek olan 20 kişi, Kral 2. Abdullah’a karşı komplo kurmakla suçlanmış ancak bu iddiaları reddetmişlerdi.
]]>Bir yandan da böyle bir ailede doğmak insanın hayatının kısıtlanması, bir türlü zorlukla boğuşması anlamına da geliyor. Özellikle de ikinci ya da üçüncü çocuksa söz konusu olan.
Bunun en çarpıcı örneğini İngiliz kraliyet ailesinden William ile kardeşi “yedek” prens Harry sergiliyor.
William’ın gelecekte ülkenin tahtına çıkacağı doğuştan belli. Ama Harry için böyle bir durum söz konusu değildi.
O yüzden de evlendikten sonra karısı Meghan Markle ile birlikte ABD’ye gitti ve kendine yeni bir hayat turdu Harry. Kurdu kurmasına da ailesinin başını da çocukluğundan bu yana çok ağrıttı. Bu durum hala da değişmiş değil.

Monako Prensesi Caroline artık geride bir sürü yaşanmışlık bırakan orta yaşlı bir kadın. Ama gençliğinde dergi kapaklarını süslerdi.

Dünya İspanya Veliaht Prensesi Leonor ile yedek prenses Sofia’nın gelecekte nasıl bir hayatı olacağını merak ediyor.
Aynı durum geçmişte dünyanın en çok ilgisini çeken insanlar arasında yer alan Monako Prensesi Caroline ve kardeşi Stephanie için de geçerliydi.
Tahta erkek kardeşleri Albert geçeceği için onlar bu konuda geri planda kaldı. Bunun yerine hep özel hayatlarıyla magazin basınına malzeme verdiler.
Son dönemde de bütün dünya gözlerini dikmiş İspanya tahtının varisi Leonor ile kardeşi Sofia’yı izliyor. Leonor’un geleceği belli; ülkesinin tahtına oturacak. Ama yedek prenses Sofia’nın ileride nasıl bir hayat kuracağını da zaman gösterecek.

EN ÇOK KAFA KARIŞTIRAN EN KÜÇÜK ÇOCUK
Bu ikinci ve üçüncü çocukları en çok çeken ise İngiliz kraliyet ailesi. Harry örneğini verdik ama geçmişte Charles’ın ortanca kardeşi Andrew’nun da rahat durduğu hiç söylenemez. Yarattığı skandallar yıllar boyu ailenin başını ağrıtıp durdu.
Şimdi aynı aile William ile Kate’in ikinci çocuğu Charlotte ile en küçük çocuğu Louis’in geleceğini düşünüyor. Özellikle de altı yaşındaki küçük Prens Louis’nin.
Çünkü George’un kral olacağı zaten başından belli. Charlotte ise zaten daha küçücük yaşından itibaren sergilediği ağır başlı tavırlarla dikkat çekiyor. Doğa kanunları gereği günün birinde evlenip kendine başka bir hayat kuracak. Bu konuda kafa karıştıran kişi ise en küçük kardeş Louise.
Gelecek hafta 6 yaşına girecek olan Louis, Galler Prensi William ile Galler Prensesi Kate’in en haşarı çocuğu. Ailece katıldıkları etkinliklerde bunu da defalarca gözler önüne serdi zaten.
Kural tanımazlığı, kimi zaman dil çıkarmak gibi çok da hoş olmayan tavırlar sergilemesi ya da kendisini uyaran annesi Kate’in ağzını eliyle kapatması bunun örneklerinden.
Louis’nin o tavırlarından sonra da birçok kişi onu amcası Harry’ye benzetti. Ailenin en büyük korkusu ise Louis’nin büyüdüğünde gerçekten de Harry gibi asi olması.

ANNE VE BABASI ŞİMDİDEN ÖNLEM ALIYOR
Ama kraliyet uzmanlarına bakılırsa Kate ile William’ın çocuk yetiştirme tarzları buna izin vermeyecek gibi. Üstelik bazı yorumculara göre Louis’nin gelecek için kariyer planı da ailesi tarafından çizilmiş gibi.
Kraliyet yorumcusu Jennie Bond, OK! dergisine verdiği demeçte Kate ile William’ın ‘Harry problemini’ yaşayarak gördüklerini ve bu yüzden de Louis hakkında şimdiden bazı önlemler almaya başladıklarını ileri sürdü.
Bond “Kate ve William, Charlotte ve Louis’nin de kendilerini özel hissetmeleri için ellerinden geleri yaptıklarını ve yapacaklarını” belirtti. Onun görüşüne göre iki küçük kardeş asla kendilerini ağabeyleri George’dan farklı hissetmeyecek.

DIŞARIDA BAŞKA BİR HAYAT VAR
Jennie Bond’a göre Kate ile William, en küçük oğulları Louis’yi kraliyet çemberinin dışında bir hayat kurması için cesaretlendirecek. Yorumcu bu konuda şunları söyledi: “Bu askeri bir kariyer olabilir. Fakat aynı zamanda eğitimi bittiğinde dünyanın herhangi bir yerinde faaliyet gösteren yardım kuruluşları için de çalışabilir.”
Bond; Kate ile William’ın; şu anda haşarı bir çocuk olan en küçük oğulları Louis’yi, üniversite eğitimi konusunda da teşvik edebileceğini söyledi. Bu şekilde Louis’nin hayatına anlam katacak bir gelecek oluşturabileceğini sözlerine ekledi.
Jennie Bond’a göre “Kate ile William, taht sırasındaki yeri her ne olursa olsun bütün çocuklarının yaşamaya değer bir ömür sürdüklerine emin olmak için ellerinden geleni yapıyor. Bunun için de kendi konumları içinde değerlendirildiğinde küçük yaşlarından beri çocuklarına bu konuda eğitim vermeye çalışıyorlar.”

İLK GÜNDEN BERİ HERKESTEN ROL ÇALIYOR
Prens Louis, toplum içine çıktığı ilk günden beri kelimenin tam anlamıyla herkesten rol çalıyor. Küçüklüğünde ilk kez anne ve babasıyla Buckingham Sarayı’nın balkonuna çıktığında yüzünü soktuğu tuhaf şekillerle dikkat çekti.
Kraliçe 2. Elizabeth’in tahttaki 70’inci yıl etkinliklerinde ise onu bile uğraştıracak kadar haşarılık yaptı.
Platin Jübile etkinliklerine bu tavırlarıyla damga vuran Louis’nin gelecekte nasıl bir kişiliği olacağı da daha o günlerde tartışılmaya başlandı. Söylentilere göre ailesi de onun ileride Harry amcası gibi olmasından tedirginlik duyuyor.
Bu yüzden de taht sırasında ağabeyi George ve ablası Charlotte’un ardından9 gelen yani yedeğin de yedeği olan Louis’nin geleceği ailenin göz önüne aldığı önemli konulardan biri.

Kate ile William’ın en büyük çocuğu George, tahtın babasından sonraki varisi… Kız kardeşi Charlotte günü geldiğinde bugün büyük halası yani Charles’ın kez kız kardeşi Prenses Anne gibi bir konum üstlenecek. Üç kardeş arasında geleceği en belirsiz olanı küçük Louis.
]]>28 yaşındaki ünlü varisin dört yıl önce evlendiği Tobias Engel’den boşandığı ortaya çıktı.

Çiftin gösterişli düğünü günlerce konuşulmuş, düğün fotoğrafları da Vogue dergisine satılmıştı
Basına yansıyan haberlere göre petrol kralı J. Paul Getty’nin büyük torunu olan milyarder varis ve moda dünyasının gözdesi Ivy Getty, dört yıllık eşi aktör Tobias Engel’den boşanmak için başvuruda bulundu.
Çift Aralık 2020’de basına kapalı yapılan bir törenle evlenmiş ve Kasım 2021’de Vogue sayfalarında yer alan masalsı, gösterişli bir düğün yapmışlardı.

Hareketli yaşantısıyla tanınan Ivy Getty bir yandan da modellik yapıyor… Sosyetik güzelin daha dördüncü yılı dolmadan neden boşanma kararı aldığı ise bilinmiyor
Mahkeme belgelerine göre Getty’nin avukatının Ocak 2024’te boşanma davası açtığı görülüyor. Dava “Çekişmeli” olarak listelenmiş, yani taraflar Getty mahkemeye başvurmadan önce bir arabulucu ile anlaşmamışlar.
Kaynaklar çiftin, Ivy Getty’nin ünlü ailesinin devasa servetini koruyan bir evlilik sözleşmesi yaptığını söylüyor.

Ivy Getty yıldız oyuncu Anya Taylor-Joy’la çok yakın arkadaş hatta Taylor-Joy Getty’nin düğününde nedimesi olmuştu
Ünlü model Getty ailesine mensup olduğu için yasal konularda oldukça bilinçli ve para konusunda bir sıkıntı yaşamamak için tüm önlemlerini baştan almış olduğu iddia ediliyor.
Ivy Getty ayrılık kararını aldıktan sonra kocasıyla olan tüm fotoğraflarını da sosyal medya hesabından kaldırmış durumda.
Çiftin gösterişli düğününde nikah memuru olarak ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi tarafından görev yapmış, Ivy Getty’nin nedimesi ise “Queen’s Gambit” yıldızı, yakın arkadaşı Anya Taylor-Joy olmuştu.

Ivy Getty kocası Tobias Engel’le tüm aşk pozlarını sosyal medya hesabından kaldırdı
Ivy Getty’nin genç yaşında gönlünü kaptırdığı, fotoğrafçılık ve oyunculuk yapan Tobias Engel de aslında varlıklı ve ünlü bir aileden geliyor. Engel, Avusturyalı iş adamı Peter Engel ve İngiliz aktris Cheryl Prime’ın oğlu.
Eski çift ilk olarak Paris Moda Haftası’nda tanıştı ve Engel sonunda İtalya’nın Capri kentinde Ivy Getty’ye gün batımında son derece romantik bir şekilde evlenme teklif etmişti.
Çiftin neden ayrıldığı henüz bilinmiyor, iki taraf da ayrılıklarıyla ilgili bir açıklama yapmadı.

Ivy Getty’nin büyük büyükbabası, Getty Oil’in sahibi J. Paul Getty’ydi. Petrol şirketini büyütüp Amerika2nın en zengin adamı olan Getty, 70’lerde kaçırılan torununun 17 milyon dolarlık fidyesini ödemeyi reddetmesiyle de tanınıyordu.
Ancak bu diğer ünlü varisi, John Paul Getty III’ü kaçıranlar onun kulağını kesip dedesine yollamışlar ve niyetlerinin ne kadar ciddi olduğunu bu korkunç yöntemle kanıtlamışlardı.

Ivy Getty ve babası John Gilbert Getty
Roma’daki bir gazeteye postayla yollanan bu kesik kulaktan sonra J. Paul Getty torunu için 2 milyon dolar fidye ödedi.
Ivy Getty’nin babası John Gilbert Getty, annesi ise mücevher tasarımcısı Alyssa Boothby. John Gilbert Getty, kızının evlendiği 2020 senesinde 79 yaşındayken kalp krizinden ölmüş, daha sonra kanında yüksek dozda Fentanyl bulunmuştu.
]]>Listeyi uzatırız ama yer yetmez.
Bütün bunların yanı sıra son dönemde özellikle de sosyal medyayı çok meşgul eden başka bir ayrıntı var onunla ilgili: “Beyaz saçlı” sevgilisi…
Onunla sürdürdüğü mutlu ilişki bir yana bu ilişkiye dair konuşulan başka bir ayrıntı daha var: Ünlü oyuncunun, kameralar önünde sevgilisini öperken gözlerini hiç kapatmaması.
Buna karşılık sevgilisinin ise böyle bir durumda beklendiği gibi onu öperken gözlerini yumup kendini ana bırakması.
İlk anda dikkat çekmese de belli ki “kartal gözlü” sosyal medya kullanıcıları bu ayrıntıya çok takıldı… Gelin biz de bakalım bu konuyla ilgili yapılan yorumlara.

ARDI ARDINA TRAJEDİLER YAŞADI
Öncelikle, sözünü ettiğimiz bu ünlü yıldızın Keanu Reeves olduğunu anladınız zaten. Yıllar önce doğmamış çocuğunu ve ardından da o bebeğin annesini kaybeden, kız kardeşini kötü hastalığın ve ölümün elinden çekip almaya destek olan Reeves, özel hayatını da meraklı gözlerden uzakta yaşardı hep.
Ta ki Alexandra Grant ile aşk yaşayıncaya kadar.
Yıllar boyunca arkadaşlık yaptığı, birlikte bazı projeler ürettiği Alexandra Grant ile 2019 yılından bu yana aşk yaşıyor Reeves.
Bu kez onunla el ele tutuşup kırmızı halıya da çıkıyor, film seti ziyaretlerinde kenarda köşede onunla romantik anlar da yaşıyor. Birlikte görüntülendiklerinde de objektiflerden kaçmıyor.

ÖPÜŞÜRKEN DAVRANIŞI YİNE DEĞİŞMEDİ
59 yaşındaki Keanu Reeves ile 54 yaşındaki Alexandra Grant geçtiğimiz hafta Los Angeles’ta düzenlenen Museum of Contemporary Art (Çağdaş Sanatlar Müzesi) gala gecesine katıldı.
Çift, kırmızı halıda yine mutluluk tablosu sergiledi. Her zaman yaptıkları gibi poz verirken birbirlerinin dudaklarına öpücükler kondurdu. İşte sosyal medyada gündem olan konu da bu ayrıntıydı. Ama aşık çiftin o anları değil, ikisinin o andaki farklı davranışlarıydı.
Haydi açık söyleyelim, Grant’ın sevgilisiyle öpüşürken gözlerini yumması, Reeves’in ise tam tersine gözlerini kapatmadan sevgilisine dikmesiydi. İşte bu durum farklı yorumlara neden oldu.

Mutlu çift geçen hafta bir galaya katıldı. Orada da birbirlerine bakarken gözlerinin içinde kıvılcımlar çakıyordu.

GERÇEK AŞIKLAR ÖPÜŞÜRKEN GÖZLERİNİ KAPATIR MI?
Belki başkası olsa sevgilisini öperken gözlerini açık tuttuğu için ona gerçekten aşık olmadığı yorumu yapılırdı. Ama söz konusu Keanu Reeves olunca durum öyle gelişmedi.
Bir kullanıcı ünlü oyuncunun sevgilisini öperken gözlerini açık tutup ona gülümsediğini yani ne kadar mutlu olduğunu gözler önüne serdiğini savundu. ” Onlar için ne kadar güzel bir durum” diye sürdürdü yorumunu.
Bir başkası da Keanu Reeves’in o anlarda aklından geçenleri kendi yorumunda ifade etti: “Ne kadar şanslı bir insanım; böyle bir sevgilim var.”
Keanu Reeves’in hayranı olduğunu belirten bir başka yorumcu da “Keanu Reeves beni öpse ben de gözlerimi açık tutardım” yorumunu yaptı.
Çiftin ilişkisini değerlendirenler de oldu bu öpücük olayından yola çıkarak. Bunlardan birine göre Alexandra Grant çok saygın bir kadın. Hem Grant’in hem de Reeves’in birbirlerine yaklaşımları da gayet sağlıklı.
Bu yorumcu “Alexandra, Keanu’nun hiçbir şeyini değiştirmeye çalışmıyor. Hatta ayağından çıkarmadığı botlarını bile” diyerek görüşünü belirtti.
Keanu Reeves ile Alexandra Grant’in birbirlerine bakışlarını çok beğendiğini söyleyen birçok yorumcu çıktı.

KENDİSİYLE AYNI KUŞAKTAN BİR SEVGİLİ SEÇTİ
Aslında Reeves ile Grant’ın ilişkisi ilk ortaya çıktığında herkes çok şaşırdı. Çünkü Reeves’in sevgili seçimi genel olarak diğer Hollywood ünlülerinden çok farklıydı.
Genellikle onun yaşına gelen ünlüler kendilerinden çok daha genç sevgili edinirken Reees, kendi kuşağından bir hayat arkadaşı seçmişti.
Üstelik Grant, gösteri dünyasının genel geçer güzellik anlayışına da pek uymuyordu. Saçları griydi kırmızı halıda bile çok iddialı giyinmiyordu. Makyaj yapmak belli ki onun tarzı değildi. Yüzünde tek bir estetik dokunuş da yoktu. En azından göründüğü kadarıyla.
Fakat bu durum Reeves’in hayranlarını da sevindirdi. Onun kendi yaşına yakın bir hayat arkadaşıyla çok daha mutlu olacağına inandılar.

KENDİNE GÜVENİ TAM
Zaten Alexandra Grant da bütün bu eleştirileri umursayacak biri değil.
Grant bir süre önce People dergisiyle yaptığı röportajda özel hayatıyla ilgili nadir açıklamalarından birine imza attı.
Reeves’in hayatına ve sanatına ilham kaynağı olduğunu söyledi Grant. Sevgilisinin çok yaratıcı ve çok kibar olduğunu belirtip ardından da Reeves’in çok çalışkan biri olduğunu sözlerine ekledi.
Alexandra Grant bir yetişkin olarak aşka düşmenin farklılıklarını anlattı. Grant “İlişkisi başlayıncaya kadar hayatını zaten yoluna koymuş olduğunu” söyledi.
Hem Reeves ile ilişkisinde hem de kendi hayatında kendine güveninin tam olduğunu anlattı. Bu yüzden de her yere Reeves ile birlikte gitmek zorunda hissetmediğini belirtti.
Keanu Reeves ile birbirlerine bağlı ama yine de bağımsız olduklarının altını çizdi Grant.
Bu arada Grant uzun zamandır arkadaşı olan Keanu Reeves’in kariyeri konusunda da kendisine ilham kaynağı olduğu gizlemedi. “Keanu ile ilişkimizde en sevdiğim şey yeni yollar inşa etmek için birbirimizi zorlamak. Yanındaki kişinin problemini çözdüğünü görmek ilham verici” dedi.
Alexandra Grant, Keanu Reeves ile ilişkisinin kendi sanatına da olumlu etki yaptığını söyledi. Bir sanat stüdyosunu ziyaret edip işlerini gösterdiğinde oradaki uzmanın kendisine “İşlerinin de daha mutlu bir hale geldiğini görebiliyorum” dediğini hatırlattı.

BAŞTA KEANU VE ALEXANDRA İKİ ARKADAŞTI
Keanu Reeves ile Alexandra Grant’ın aşkı aniden başlamadı. İkili, önce uzun süre iki iyi arkadaştı. Fakat sonra ilişkilerini bir üst seviyeye taşımaya karar verdiler.
Aşk yaşamaya başlamadan önce Reeves ve Grant, 2011 tarihli Ode to Happiness ve 2016 tarihli Shadows adlı kitapta da işbirliği yaptı.
Özel hayatını bütün meraklı gözlerden köşe bucak saklayan Keanu Reeves ile Alexandra Grant, 2019 yılında Los Angeles’ta yapılan LACMA Galası’nda ilk kez el ele kamera karşısına çıktılar.
Aslında o ana kadar da gözlerden uzak bir şekilde flört ediyorlardı. Ancak bunu gizlemeyi başardılar. Hatta Grant’in arkadaşı Jennifer Tilly, o süreçte yaşadığı bir anı Page Six’e şöyle anlatmıştı: “Hatırlıyorum da birkaç yıl önce Alexandra bana ‘Keanu Reeves benim erkek arkadaşım’ dedi. Ben de ona ‘Bekle.. Ne!’ diye yanıt verdim.”

‘YATAKTA BİRBİRİMİZE GÜLÜMSÜYORDUK’
Özel hayatı konusunda son derece ketum olan Reeves de bir süre önce People dergisine Grant ile hayatları konusunda bazı ipuçları vermişti.
Keanu Reeves’e “yaşadığı en son mutluluk anı” soruldu. O da bunun üzerine şunları söyledi: “Birkaç gün önce tatlı sevgilimle birlikte yataktaydık. Birbirimize gülümsüyorduk, gülüyorduk. Harika hissediyorduk. O anda yan yana olmak gerçekten çok güzeldi.”
Özel hayatıyla ilgili son derece ketum olan Keanu Reeves’in bu açıklaması hayranlarını hem şaşırttı, hem de gülümsetti.

ONUN UĞRUNA 30 YILLIK KURALINI BOZDU
Peki Keanu Reeves, neden özel hayatını bu kadar gözlerden uzak tutuyor. Bunu da bir röportajında şöyle anlatmıştı: “Filmlerde oynamak için Hollywood’a geldim. Bu fırsatı bulduğum için gerçekten minnettarım. Ama sadece özel hayatını gizli tutmak isteyen biriyim.”
Reeves, 30 yılı aşkın bir süredir sinema sektöründe. Bu süre içinde kırmızı halıda sevgilisiyle el ele göründüğü neredeyse hiç olmamıştı. Fakat hayatına Alexandra Grant girince onunla el ele kırmızı halıda objektif karşısına çıktı.
]]>
İkisi de çoktan yoluna başka aşklarla devam eden hatta çocuk sahibi bile olan eski karı koca yıllardır kazançlarını bölüşemedikleri için mahkeme kapılarını aşındırmaya devam ediyor.

Channing Tatum ve Jenna Dewan’ın hukuk savaşı altıncı yılını geride bıraktı…
6 YILLIK HUKUK SAVAŞI
2006’da bir film setinde tanışan Channing Tatum ve tıpkı onun gibi ünlü bir dansçı ve oyuncu olan Jenna Dewan’ın hukuk mücadelesi altı yılını geride bıraktı.
Peki çoktan hayatlarına başka aşklar sokan ikilinin arasındaki sorun ne diye sorarsanız cevabı pek çok Hollywood boşanmasında olduğu gibi para…

Ünlü çiftin bu mutluluk pozları mazide kaldı… 6 yıl önce ayrılan Tatum ve Dewan’ın paralarını bölüşmek için verdikleri savaş ise hâlâ sürüyor
PEOPLE tarafından elde edilen belgelere göre eski çift, Channing Tatum’un Magic Mike serisinden elde edilen kârları içeren bir mali anlaşma konusunda anlaşmazlık yaşıyor ve her ikisi de birbirlerini bir sonraki duruşma için tanık listesine yazdırdılar.
ASLINDA İKİSİ DE ÇOKTAN BEKÂR İLAN EDİLDİ
5 yıl boyunca birçok uzlaşma toplantısına katılsalar da filmlerden elde edilen gelirleri nasıl paylaşacakları konusunda anlaşamayan çift birbirlerini suçluyor.

Çiftin kızları artık neredeyse annesinin boyuna yetişti… Üstelik Jenna Dewan yeni sevgilisinden ikinci kez çocuk sahibi olmaya hazırlanıyor
PARA İŞİ BİR TÜRLÜ ÇÖZÜLMÜYOR
Jenna Dewan’ın avukatı ünlü oyuncunun sadece “adil” bir çözümün peşinde olduğunu söylerken Channing Tatum eski eşini süreci uzatmaya ve böylece daha fazla para koparmaya çalışmakla suçluyor.

Channing Tatum 2021’den beri Zoe Kravitz’le birlikte… Zoe Kravitz efsane rock şarkıcısı Lenny Kravitz ve yıldız oyuncu Lisa Bonet’in kızı
Channing Tatum Magic Mike serisinin fikri mülkiyetinin ve serinin geliştirilip kâr etmesinin kendi tekelinde olduğunu söylüyor. Eski eş Jenna Dewan ise bu filmler çekilir ve gelir elde edilirken evli olduklarını ve gelen paranın ortak hakları olduğunu iddia ediyor.

Ünlü çift birkaç ay önce nişanlanmıştı… Lenny Kravitz’in bu ilişkiyi onayladığı hatta müstakbel damadı Channing Tatum’la arasının da çok iyi olduğu söyleniyor
“AMAN YENİDEN EVLENMEDEN ŞU İŞİ ÇÖZEYİM”
Çift, uzayan dava yüzünden 2019’da mahkeme tarafından yasal olarak bekar ilan edilmişti. Channing Tatum, bu konunun bir an önce hallolmasını istiyor.
Çünkü ünlü oyuncu çoktan 2021’den beri birlikte olduğu yıldız isim Zoe Kravitz ile nişanlandı. Çift evlilik hazırlıkları yapıyor. Ve Tatum yeni eşiyle hayatına başladığında eski evliliğindne kalan bu sorunların çözülmüş olmasını istiyor.

İKİSİ DE ÇOKTAN YENİ HAYATLAR KURDU
Bu arada 43 yaşındaki Jenna Dewan da Channing Tatum’dan ayrıldıktan sonra Steve Kazee ile nişanlandı. Hatta yeni nişanlısından 2020’de bir de çocuğu oldu. Dewan şu anda Steve Kazee ile ikinci çocuğuna hamile.
Eski çift 2006 yılında Step Up dizisinin setinde tanışmış ve iki yıl sonra nişanlanmıştı. 2009 yılında Malibu’da evlendiler ve 2013 yılında şu anda 10 yaşında olan kızları Everly’yi kucaklarına aldılar.
]]>
Anadolu yakasında 3+1 dairede yaşayan Mehtap, evini pandemi döneminden hem önce aldığını söyledi.
İstanbul’da bir evi daha olduğunu belirten şarkıcı, ‘Başka bir evim daha var, orada ailem yaşıyor. Ben burada kafa dinliyorum. Pandemiden önce aldım burayı. Evi de İlknur dizayn etti. Arada hediyeler geldi, onları koyduk’ dedi.

Ünlü şarkıcı salonun her bir köşesini objelerle süslemiş.
Evde genelde pastel tonlar hakim. Mobilya seçimleri ise oldukça spor.

Mehtap’ın evinde yıllardır biriktirdiği pul koleksiyonu dikkat çekiyor.
Yatak odasında da kahve ve antrasit tonlarını kullanan Mehtap sahnedeki ışıltının aksine evde sadeliği sevdiğini söylüyor.

Evin mutfağında da beyaz ve kahve tonları ön plana çıkıyor. Ev işlerinden anlamadığını söyleyen Mehtap bu yüzden mutfakta çok az zaman geçiriyor.

HER SABAH BU MANZARAYA UYANIYORLAR
Sahne, sinema ve sosyete dünyasının ünlü isimlerinin yaşadığı evler her zaman merak konusu olmuştur. Oturdukları semtlerden, dekorasyon tercihlerine kadar her şey ilgi ile takip ediliyor… Bir de manzaraları var merak edilen…
Mehmet Ali Erbil tatil köyünü andıran Boğaz manzaralı villasının kapılarını ilk kez açtı
Başarılı şovmen Mehmet Ali Erbil sevgilisi Gülseren Ceylan ile birlikte yaşadığı Boğaz manzaralı villasının kapılarını ilk kez Kanal D ekranlarında yayınlanan Evrim Akın İle Ev Gezmesi’ne açtı.
Bir oteli andıran villasını gözler önüne seren usta sanatçı, samimi açıklamalarıyla dikkat çekti.

‘ÖNCE KIZDI SONRA DUA ETTİ’
Mehmet Ali Erbil’in Boğaz manzaralı iki katlı villası olay oldu.
Yıllardır yaşadığı evin satın alma sürecini anlatan Erbil, menajerine teşekkür etti; ‘Bu evi bana menajerim Stelyo Pipis aldı. Amerika’ya gittiğim bir dönemde Kanal D’den program için avans gelmişti, bana sormadan gidip almış. Ben de bağırıp çağırdım ‘niye aldın’ diye. Şimdi dua ediyorum iyi ki almış. Artık böyle bir ev alamazsın.’

ESKİ EŞLERİ DİZAYN ETTİ
Oldukça büyük ve ferah olan villayı Erbil’in eski eşleri dizayn etmiş. Evdeki her eşyada gri ve bej tonları hakim.
İki ayrı bölümden oluşan salonun bir kısmı rustik tarzda döşenmiş yemek masası dikkat çekiyor. Diğer bölümse antika mobilyalarla dekore edilmiş.

Oturma bölümünde modern ve spor çizgiler taşıyan gri koltuklar bulunuyor. Koltuklar otantik halı ve antika orta sehpa ile tamamlanmış.

İKİ AYRI OTURMA GRUBU
Villanın salonunda iki ayrı oturma grubu yer alıyor. Şöminenin bulunduğu bölüm country tarzda dekore edilmiş. Boğaz manzaralı camın önünde boydan boya uzanan deri bir koltuk var. Erbil’in muhteşem evinde bulunun tabloların hepsi gerçek.

Antikaya olan merakını evine de yansıtan ünlü şovmen, her köşeyi bakır ve antika aksesuarlarla süslemiş.
EVİN HER ŞEYİYLE ESKİ EŞİ İLGİLENİYOR
Villanın bütün sorumluluğunun eski eşi Muhsine Hanımda olduğunu söyleyen Erbil, ‘Evimin her şeyiyle ilk eşim ilgileniyor. Kaç çalışanım var, ne kadar maaş alırlar. Bankada kaç param var hiç bilmem bunların hepsiyle ilk eşim Muhsine Hanım ilgileniyor. Ekonomik olarak zor duruma düşsem Muhsine Hanım evini barkını satar, bana destek olur. Ben de gerekeni bir baba olarak eski bir eş olarak yaptım. Hala daha yapıyorum.’ diyor.

Yüksek tavanlı evde devasa büyüklükte bir kütüphane mevcut.
YATAK ODASINDA ÜÇ AYRI BÖLÜM VAR
Üç ayrı bölümden oluşan yatak odasında da gri ve bej tonları hakim. Sadeliği ön planda tutan Erbil ‘ferah ev seviyorum’ diyor.

Odanın bir bölümünde mağaza büyüklüğünde kıyafet alanı mevcut. Diğer alanda ise oturma grubu ve televizyon var.

NİZAMİ MUTFAK DİKKAT ÇEKİYOR
Evin her odasında sadeliğe başvuran usta sanatçı mutfakta da gri tonların kullanılmasını istemiş. Mutfakta her şey nizami.

HUZURLU BAHÇE
Erbil oldukça büyük olan terasını da ikiye bölmüş. Boğaz manzaralı teras oteli andırıyor. Erbil buraya ‘huzurlu bahçe’ adını vermiş.

Boğaz manzaralı villanın terasında 350 yıllık devasa zeytin ağacı var.

Ünlü şarkıcı ve eşi üç katlı bu villada yaşıyor!
90’lı yıllarda bestelediği ve seslendirdiği şarkılarla şöhret basamaklarını hızla çıkan Tayfun Duygulu müzik dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor.

2020 yılında Bella Duygulu ile nikah masasına oturan ünlü şarkıcı, eşiyle birlikte evinin kapılarını Kanal D izleyicileri için açtı.

Üç katlı villada yaşayan çift evlerini kendileri tasarlamış. Mimar olan Bella Duygulu’nun her detayıyla ilgilediği evde ağırlıklı olarak gri ve toprak tonları hakim.
Büyük bir salonu olan evin mobilyaları da klasik tarzda seçilmiş.

Aksesuarlarla evi hareketlendiren çift her köşeye saksı çiçekleri yerleştirmiş.
Üç katlı villanın bir odası kıyafetler için ayrılırken diğer oda da küçük bir spor salonu yer alıyor.

Mutfakta ise gri ve toprak tonlarının hakim olduğu dolaplar dikkat çekiyor. Ev genel olarak gösterişten uzak sade bir dizayna sahip.

Ünlü sanatçı 4+1 evinin kapılarını açtı!
Ünlü şarkıcı Elif Karlı evinin kapılarını Kanal D izleyicileri için açtı. 4+1 dairesini gezdiren Karlı, evini çok sevdiğini söyledi. Oğlu Alperen Karlı ile birlikte yaşadığı evi gezdiren şarkıcının aksesuarları dikkat çekti.

4+1 ferah bir dairede oturan Karlı, evinin salonunu siyah ve acı kahve tonlarında döşemiş.
Birbirinden şık obje ve aksesuarlarla salonu tamamlayan ünlü sanatçı bir köşeyi de çiçekler için ayırmış.

Boydan boya camlarla kaplanan salon günün her saati güneş alıyor.
Karlı evin bir odasını da takı ve kıyafetler için ayırmış…

Kahve tonlarının ağırlıklı olduğu mutfağın bir bölümü ise keyif köşesi olarak tasarlanmış.

Şarkıcı Tuğba Ünal evinin kapılarını açtı…1+0 dairede mütevazı hayat!
Evrim Akın son dönemlerin popüler ismi şarkıcı Tuğba Ünal’ın mütevazı evine konuk oldu.
Kanal D ekranlarında yayınlanan “Evrim Akın İle Ev Gezmesi’ bu hafta şarkıcı, yazar, şair Tuğba Ünal’ın kapısını çaldı.
Son dönemde eserleriyle adından söz ettiren Ünal, Uludağ manzaralı 1+0 dairesinin kapılarını açtı.

İstanbul’da sakin bir hayat yaşayan Ünal, ihtiyaçları doğrultusunda döşediği mütevazı evinde Evrim Akın’a yemek yaptı.
Çok az eşyanın olduğu evin uçsuz bucaksız manzarası dikkat çekti.

Mobilya seçiminde sadeliği tercih eden Ünal, evde göz yoran aksesuarlardan da kaçındığını söyledi.

Uzun bir mutfağı olan evin, salon ve yatak odası da bir arada. Şarkıcı, evinde halı ve perde kullanmıyor.

Ünlü isim yeşillikler içindeki evinin kapılarını açtı
Pankreas kanserine yakalandıktan Avustralya’daki evini kapatıp Türkiye’ye yerleşen Tanyeli evinin kapılarını Kanal D’nin sevilen programı Evrim Akın İle Ev Gezmesi için açtı.

Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle sıkıntılı günler geçiren Tanyeli dostları ve sevenlerinin desteğiyle zorlu süreci atlatmaya çalışıyor.
Pozitif enerjisiyle dikkat çeken ünlü oryantal yeşillikler içerisinde yer alan evinin kapılarını açtı.

2000’lerin başında oturduğu siteye yıllar sonra geri dönen Tanyeli, oturduğu evin pozitif enerjisine inanıyor.

Sade ama bir o kadar şık döşenen salonda çiçek ve renkli objeler dikkat çekiyor.
Evinde gri ve bej tonları tercih eden Tanyeli, kış aylarında şömine başında keyif yapıyor.

Mavi tonların hakim olduğu bir mutfağa sahip olan ünlü oryantal fırsat buldukça burada yemek yapıp zaman geçiriyor

Ünlü şarkıcı iki katlı villasının kapılarını açtı!
Müzik dünyasının eğlenceli ismi Ankaralı Ayşe, evlendikten sonra evinin kapılarını ilk kez “Evrim Akın İle Ev Gezmesi’ne” açtı.

İzleyicilerin türkülere doyduğu, lezzetli sofralarda unutulmaz sohbetlerin gerçekleştiği bölümde, birbirinden zevkli ve süslü ev dekorasyonu da dikkat çekti.

Eşiyle birlikte iki katlı yeşillikler içinde yer alan villada yaşayan Ayşe evin dekorasyonuyla kendisi ilgilenmiş.
Bej, gri ve beyaz tonlarının ağırlıklı olarak kullanıldığı evde keyif köşesi de mevcut.

Kış günlerini eşiyle birlikte şömine başında geçiren şarkıcı, salonunda ahşap masa takımı ve dolap tercih etmiş.
Türk sinemasına damga vuran ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filminden esinlenip albüm köşesi yaptıran çiftin fotoğrafları ise dikkat çekiyor.

İki katlı villanın bir odasını sahne kıyafetleri ve spor aletlerine ayıran şarkıcı formunu burada koruyor.

Kahve ve beyaz tonların hakim olduğu mutfağın düzeni dikkat çekiyor.

Erman Toroğlu: Evin içinde bir yıl çıplak gezdim! Manzaramdan Uludağ’daki kar bile görünüyor…
Ünlü hakem İstanbul’daki muhteşem boğaz manzaralı evinin kapılarını ilk kez ‘Evrim Akın ile Ev Gezmesi’ne açtı. Erman Toroğlu, Evrim Akın’ı, Boğaz manzaralı evinde eşi Ezgi Yavuz ile birlikte ağarladı.

Bodrum’daki ultra lüks yazlığının ardından İstanbul’daki evini de Kanal D izleyicileriyle paylaşan Erman Toroğlu kahve tonlarına burada da ağırlık vermiş.
Cam, ayna ve aksesuarlara merakı olan ünlü yorumcu evinin salonunu bu yönde dizayn etmiş.
Bir binanın teras katında eşiyle birlikte yaşayan Toroğlu, evin her köşesini camla kaplatmış.

EVİN İÇİNDE BİR YIL ÇIPLAK GEZDİM
Taşındığı ilk yıllarda yaşadığı talihsiz olayı anlatan ünlü hakem şu ifadeleri kullandı:
“Bu eve ilk taşındığım zaman evi dekore ettim. Terası camlarla döşedim. Karşıdaki otelden evin içi görünmesin diye camları filmle kaplattırdım. Evin içinde çıplak geziyorum, bir gün otelin müdürü telefon açtı, ‘Hocam senin camlar filmli değil mi?’ diye sordu. Ben de ‘Evet’ dedim. ‘Ne filmi, karşımda çırılçıplak geziyorsun’ dedi. Hemen camcıyı çağırdım. Bir sene sonra bana ‘pardon ters yapıştırmışım’ cevabını verdi. O arada magazine düşsem yanmıştım. Ben de hiç gidip karşıdan bakmadım. O yüzden kimseye güvenmeyin. “

ULUDAĞ’I GÖRÜYORUM
Evinin manzarasını da anlatan Toroğlu, ‘Hava açık olduğu zaman evimden Yalova ve Uludağ’ı görüyorsun. Hatta Uludağ’daki karı bile görüyorsun.’ ifadelerini kullandı.
O MAÇTAN SONRA HAKEM OLAMAYA KARAR VERDİM
Futbol oynadıktan sonra hakemliğe geçiş sürecinden de bahseden ünlü yorumcu, ‘1973 yılında oynadığımız Ankaragücü – Fenerbahçe maçından sonra hakem olmaya karar verdim. 10 sene sonra da hakem oldum.’ dedi.
Televizyon dünyasında dostluklara çok güvenmeyen Toroğlu, ‘Ben kovulduğumda en yakın arkadaşım Şansal Büyüka zil çalıp oynadı. Benim kovulacağımı anlayınca kovandan yana oldu. Benden yana, kader arkadaşından yana olmadı her şeyleri para. Biraz ağır geliyor ama öyle!’ sözleriyle sitem etti.

YATAK ODASINI AYNA İLE KAPLATTIM
Bodrumdaki yazlığının yatak odasını ayna ile kaplatan Toroğlu aynı uygulamayı İstanbul’daki evinde de yaptığını belirtti.
Odayı aynalarla kaplatan Toroğlu asma tavan olduğu için tavana ayna yaptıramadığını söyledi.

Ünlü şarkıcı ailesiyle burada yaşıyor! 4 katlı villa, çocuk parkı ve havuz…
Kanal D’nin ilgiyle izlenen ‘Evrim Akın ile Ev Gezmesi’ Seda Üren’in evini ziyaret etti.
Seda Üren’in 4 katlı sarayı andıran evindeki detaylar dikkatlerden kaçmadı.

Üren ve ailesi büyük bir bahçesinin içinde yer alan evde altı yıldır yaşıyor. Sade tonların kullanıldığı geniş ve ferah salonu objeler ve tablolar süslüyor.

Ünlü sanatçı yüksek tavanlı salonunu bej ve gri koltuklarla tamamlamış.
4 katlı gösterişli villanın büyük de bir mutfağı var. Mutfakta ilk göze çarpan beyaz ve şık dolaplar. Ferah mutfakta ayrıca dinlenme köşesi yer alıyor.

Ünlü sanatçı yatak odasını ise olabildiğince sade tasarlamış. Yatağını renklendiren Üren koşu bandını da odasında kullanıyor.

4 katlı muhteşem villada çocuklar için oyun parkı ve muhteşem bir havuz var.

İki çocuğu ve eşi Ercüment Nefesoğlu ile mutlu bir hayat süren Üren tanışma hikayelerini ‘Eşim ile arkadaş ortamında tanıştık. Ercüment’in arkadaşı ‘tanımıyor musun Seda üren’ dedi. O da ‘Hayır tanımıyorum, bozuldun mu’ dedi. Benim de hoşuma gitti, biraz birbirimize ters yaptık. Bir süre sonra görüşmeye başladık, sonra da evlilik.’ sözleriyle anlattı.

Ünlü ismin 3 katlı 300 metrekarelik yaşam alanı… ‘Misafirler gittikten sonra evimi sirkeli suyla siliyorum’
Kanal D’nin, sunuculuğunu Evrim Akın’ın yaptığı ilgiyle izlenen programı ’’Evrim Akın İle Ev Gezmesi’’ birbirinden ünlü isimlerin evlerine sürpriz ziyaretler yapmaya devam ediyor.
Evrim Akın, ünlü oyuncu, sunucu, yazar ve bütünsel dönüşüm koçu Ayşe Tolga’nın 13 yaşındaki kızı Can ve 3 kedisiyle birlikte yaşadığı evine konuk oldu. Dingin enerjisi ve sade dekorasyonuyla ön plana çıkan 3 katlı müstakil villa görenleri hayran bıraktı.

Sunucu ve oyuncu Ayşe Tolga, Zekeriyaköy’deki 3 katlı, 300 metrekarelik müstakil evinin kapılarını ‘Evrim Akın ile Ev Gezmesi’ne açtı.
Yeşillikler içindeki lüks villanın giriş katıda büyük bir salon var. Evin neredeyse her yerinde gri, bej ve toprak tonları hakim.

Duvarları süsleyen tablolar, dev bir kütüphane ve modern mobilyalar oturma odasının en dikkat çeken detayları…
Enerjinin gücüne inanan Ayşe Tolga’nın evinde çok sayıda renkli çakra taşları bulunuyor.

Kızı ve kedileriyle birlikte yaşayan oyuncu, misafir ağırlamaktan büyük keyif alıyor.
Tolga, ‘Evin enerjisini temizlemek için misafirler evden gittikten sonra, sirkeli suyla evi silerim. Enerji nötr etmemiz gerek.’ diyor.

Ayşe Tolga’nın kızı için özel olarak tasarlattığı odanın hemen yanında da anne-kızın giyinme odasını yer alıyor.
Ünlü oyuncu “Seksenler” dizisinde hayat verdiği ‘Gülden’ karakterinin kostümlerini de bu odada saklıyor.

Ayşe Tolga’nın vaktinin çoğunu geçirdiği mutfakta ise ahşabın şıklığı göze çarpıyor.

Ünlü çift 30 kediyle boğaz manzaralı bu villada yaşıyor!
‘Evrim Akın İle Ev Gezmesi’ birbirinden ünlü isimlere konuk olmaya devam ediyor.
Ömür Gedik, Beykoz’daki 4 katlı villasının kapılarını ‘Evrim Akın İle Ev Gezmesi’ programına açtı. Keyifli anların yaşandığı programda Gedik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Beykoz’da 4 katlı, asansörlü villada hayat arkadaşı Ferhat Göçer ile birlikte yaşayan Gedik’in girişte bej ve siyah tonların hakim olduğu sade salonu dikkat çekiyor.

Şık aksesuarlar, objeler ve fotoğraflar odanın bütünlüğünü tamamlıyor. Gedik’in 30 kedisiyle birlikte yaşadığı boğaz manzaralı villasında tüm detaylar hayvanlar için düşünülmüş.

HAÇİKO’nun Yönetim Kurulu Başkanı olan Ömür Gedik evinde sadece kedi beslemiyor. Bütün canlılar için mücadele veren Gedik, evindeki akvaryumun ilginç hikayesini de izleyenlerle paylaştı. Gedik, sazan balıklarını korumak için evine akvaryum kurduğunu ifade etti.

Bahçe manzaralı mutfak sade bir dekorasyona sahip. Gedik, günde bir öğün yemek yediğini bu yüzden mutfağa çok fazla girmediğini izleyicilerle paylaştı.

Kediler için özel hazırlanmış boğaz manzaralı balkon, odalar arasında geçiş yapmaları için de bir tünel var.

Ömür Gedik’in köpeklerinden bahsetmesiyle programda duygusal anlar yaşayan Evrim Akın, ‘Hayatımızın bir dönemini köpeklerimize göre şekillendirdik. Arabamızı evimizi onlara göre seçtik, güzel günlerdi’ ifadelerini kullandı.

Ünlü şarkıcı Ferhat Göçer ile uzun yıllardır aşk yaşayan Gedik, özel hayatından da bahsetti. Eskiden hayat arkadaşının telefonunu karıştırdığını söyleyen Gedik, “Kimle mesajlaştığı, programının ne olduğunu merak ederim ve telefonuna bakarım. İlk yıllarımızda daha çok karıştırıyordum artık o kadar çok bakmıyorum” dedi.

]]>
Ceylan, kendi zevkine göre döşediği lüks villasını 2021 yılında satışa çıkardı. Ünlü türkücü aradığı alıcıyı bulamayınca kararından vazgeçti.

Ceylan, 500 m2 ve 5+1 olan lüks villasının manzarayı Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.
Kızı Melodi’yi ziyaret için Kanada’ya giden Ceylan, paylaşımına ‘Bodrum’u özledim’ notunu düştü.

HER SABAH BU MANZARAYA UYANIYORLAR
Sahne, sinema ve sosyete dünyasının ünlü isimlerinin yaşadığı evler her zaman merak konusu olmuştur. Oturdukları semtlerden, dekorasyon tercihlerine kadar her şey ilgi ile takip ediliyor… Bir de manzaraları var merak edilen…
PELİN’İN MANZARASI
Oyuncu Pelin Karahan, Bodrum’daki yazlık evinden fotoğrafı Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.

Karahan, ışıl ışıl Bodrum manzarasına ‘Evim’ yazıp ‘kalp’ emojisi koydu.

CAN’IN DOĞDUĞU EV
Yaz aylarını ailesiyle Muğla’da geçiren Sedef Avcı, oğlu ile birlikte yer aldıkları fotoğrafı Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.
Bir arkadaşı Sedef Avcı’ya ‘taşındın mı?’ diye sordu. Başka bir arkadaşı ise ‘Can’ın doğduğu ev…hatırladı mı?’ yorumunu yaptı.

DOĞUM ÖNCESİ YENİ EV
Dağılan müzik grubu Hepsi’nin üyelerinden Cemre Kemer, 2020 aralık ayında sevgilisi Emir Medina ile dünya evine girmişti. 2021’de ilk bebeklerini kucaklarına alan çift doğum öncesi ev değiştirdi.

Boğaz manzarasına hakim apartman dairesine taşınan çiftten Cemre Kemer, evinden fotoğrafı da sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.
YENİ MANZARAM BU!
Derya Baykal 26 yıldır oturduğu evden taşındı.

Baykal, duygularını “Hayatımın 26 senesini geçirdiğim, çocuklarımın büyüdüğü evimden bir cesaret ayrıldım. Eskilere çok bağlanıp, yeniyi yakalayamıyoruz hayat hızla akarken…Ben küçülmeye, hafiflemeye, yüklerden arınmaya karar verdim. Alışkanlıklardan vazgeçmek kolay değil, ama çok heyecanlı ve mutluyum. Hepinizi yeni evimden sevgiyle kucaklıyorum. Darısı ve daha iyileri, isteyen herkesin başına…” sözleriyle dile getirdi.
HER ŞEY KIZLAR İÇİN
Buse Terim, iki kızıyla birlikte Ortaköy’de yaşıyor.

Buse Terim, bahçe içindeki lüks villayı tercih etmelerindeki en büyük etkenin çocukları olduğunu söylüyor:
“Burayı tercih etmemizdeki en büyük etken, konum olarak merkezi olmasıydı. Trafikte zaman harcamak istemediğimden ev ve iş mesafesinin yakınlığı önemliydi benim için. Çocuklarımın toprakla iç içe büyüyebilecekleri bir ev olması için bahçeli bir yer istemiştik”
BOĞAZ’IN İNCİLERİNDEN
Etel Baler, on yıl önce taşındığı Kanlıca’daki Ethem Pertev Yalısı’nda yaşıyor.

Tüm ihtişamı ile inci gibi sıralanan yalılar arasında beyaz rengi ile dikkatleri üzerinde toplayan yalı, Boğaz manzaralı…
ŞEHİRDEN UZAKTA
Kıvanç Tatlıtuğ ile Başak Dizer 19 Şubat 2016’da Paris’te nikâh masasına oturmuştu.

Uzun süre Bebek’te yaşayan çift, 5 yıl önce Kemer Country’e taşındı. 2 köpekleri ile birlikte orman evine yerleşen Kıvanç Tatlıtuğ ile Başak Dizer her sabah bu manzaraya uyanıyor…
180 DERECE BOĞAZ
Sahnelerin aranan isimlerinden Cenk Eren, İstanbul’un en güzel manzaralarından birine uyanıyor.

Eren, Boğaz’a hakim evinden sık sık fotoğraf paylaşıyor.
‘BURASI BENİM KALEM’
Ünlü besteci ve söz yazarı Şehrazat Zekeriyaköy’de müstakil bir villada oturuyor.

Şehrazat, alabildiğine Boğaz manzaralı evinden kareleri sık sık Instagram sayfasında takipçileri ile paylaşıyor. Gece-gündüz, yaz-kış her sabah İstanbul’un muhteşem manzarasına uyanan Şehrazat, ‘burası benim kalem’ diyor.
]]>
Sana sağlık, mutluluk, huzur ve başarı getirsin…Tüm hayallerin, tüm dileklerin ömrün boyunca gerçek olsun bebeğimm, Rabbim karşına hep iyi insanları çıkarsın…” notu ile Instagram’da paylaştı.

Elif Ada da aynı fotoğrafları sayfasında paylaşıp altına “Canım annecim çok teşekkür ederim benim annem olduğun için bende çok şanslıyım. Seni de babamı da çok seviyorum” notunu düştü.

ÜNLÜ ANNE BABALARIN ‘ÜNSÜZ’ ÇOCUKLARI
Sinema, televizyon, müzik ve sahne dünyasının bazı ünlülerinin çocukları da en az onlar kadar ünlü. Onların da attığı her adım takip ediliyor. Ama öyle ünlüler var ki onlar çocuklarını kameralardan, objektiflerden saklıyor. İşte ünlüler ve onların tanınmayan çocukları…

KIZINI GÖRMEK İÇİN KANADA’YA GİTTİ… HAVALİMANINDA DUYGUSAL KAVUŞMA
Ünlü türkücü Ceylan’ın Erhan Bozkurt ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Melodi Bozkurt okumak için gittiği Kanada’da kendine yeni bir yaşam kurdu. Ceylan, geçtiğimiz yıl Toronto’da Ozan Özgül ile nikah masasuna oturan kızını ziyarete gitti.

Anne-kızın havalimanındaki kavuşmasında duygusal anlar yaşadı.
Melodi, annesinin ‘Evine hoşgeldin sultanım’ notuyla paylaştığı görüntülere; “Öyle ihtiyacım vardı ki kucağına, mutluluktan ağladım şükür” sözleriyle karşılık verdi.

SET HATIRASI
Oyuncu Fahriye Evcen, eşi Burak Özçivit ile birlikte rol aldığı reklam filmi çekimlerine oğlu Kerem’i de götürdü.
Evcen, çektiği fotoğrafı “Set hatırası” notuyla Instagram’da paylaştı.
Fahriye Evcen’in paylaşımı 2 saatte 200 bine yakın beğeni alırken, ünlü oyuncunun takipçileri Kerem’i babasına benzetti.

SÜREYYA 1 YAŞINDA
2019 yılında meslektaşı Ali Atay ile nikah masasına oturan Hazal Kaya, geçtiğimiz yıl ikinci kez anne olmuş ve kızı Leyla Süreyya’yı dünyaya getirmişti.
Kaya, 1 yaşına basan kızı için sürpriz kutlama organize etti.

Partiden fotoğrafları sosyal medya hesabında paylaşan Hazal Kaya, kızının yüzünü de ilk kez gösterdi.
“Canım kızım, kalbim Süreyya’m. Sen güneş gibi doğup dünyamızı aydınlatalı tam bir yıl oldu hala inanamıyorum! İyi ki doğdun,iyi ki bizimlesin. Bu dörtlü fotoğraflara baktıkça gözlerim doluyor, sizinle aile olmak ne güzel…”

BEBEĞİM 19 OLDU
Ahu Sungur ve Suat Sungur’un oğlu Ege 19 yaşına bastı. Ahu Sungur, oğlu ve eşiyle çekilmiş fotoğraflarını şu notla beğeniye sundu:
“Bebeğim 19 yaşında. Dünya bir yana o bir yana… İyi ki doğdun yavrum. İyi ki annenim. Sağlıkla, mutlulukla, sevgiyle, aşkla çok yaşa. Sen babanla benim her şeyimizsin. Seni çok seviyorum demek bile az geliyor çoğu zaman. En çok ne kadarsa o kadar çok seviyorum seni. Doğum günün kutlu olsun.”

‘YENİ YAŞINDA ÇOK MUTLU OL KIZIM’
90’ların yıldız isimlerinden popçu Burak Kut’un Cansen Yeni ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Aden 13 yaşına batı. Kut, kızının doğum gününü Instagram sayfasında paylaştığı fotoğrafla kutladı…

“Canım kızım iyi ki doğmuşsun. gençliğe adım adım yaklaştığın yeni yaşında her şeyin hayal ettiğin gibi olmasını dilerim. Allah seni her zaman korusun hayırlı günler göstersin dilerim seni çok seviyorum…”

BENİM OĞLUM 1 YAŞINDA
Bir süre birlikte olduğe Ceyhun Ergin ile sürpriz bir şekilde Almanya’da evlenen Leyla Lydia Tuğutlu, geçtiğimiz yıl anne olmuş ve oğlunu kucağına almıştı.
Evren 1 yaşına bastı. Ünlü oyuncu oğlunun yeni yaşını Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla kutladı.
“Geçen sene bu saatlerde hastanede kucağımdaydın… O anlarda ne hissettiğimi unutmamaya, her saniyesini hatırlayacağıma söz verdim… Ne ara 1 yaşına girdin oğlum… Seni büyürken izlemek ne güzel Evren’im… 18.01…”

TÜRKİYE’NİN EN ÜNLÜ BEBEĞİ 26 YAŞINDA
Kaya Çilingiroğlu, 1997 yılında Hülya Avşar ile evlenmiş, Avşar kızı çok geçmeden bebek beklediğini açıklamıştı.

Daha dünyaya gelmeden magazin basının yakından takip etmeye başladığı Zehra, 26 yaşına bastı.

Kaya Çilingiroğlu kızının yeni yaşını sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarla kutladı.

Zehra’nın dünden bugüne birçok fotoğrafını paylaşan Çilingiroğlu, altına “Hep mutlu olacaksın” notunu düştü.

AYŞE OYUNCU OLDU
Gökhan Özoğuz, “Kardeş Takımı” adlı film için kızı Ayşe ile kamera karşısına geçti. Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı, Çağan Efe Ak, Ecrin Su Çoban, Mehmet Aybars Kaya, Gece Işık Demirel, Mert Denizmen, Melis İşiten, Gülhan Tekin ve Yekta Kopan’ın da rol aldığı film, 19 Ocak’ta vizyona girecek. Yapımcılığını CJ ENM, Medyapım ve Ay Yapım’ın üstlendiği, senaryosunu Elif Dede ve Meriç Aydın’ın kaleme aldığı filmin yönetmen koltuğunda oturan isim Mustafa Kotan.

OĞLU İLE İLK POZ
Oyuncu Kaan Urgancıoğlu, bir süredir birlikte olduğu Burcu Denizer ile 21 Haziran’da nikah masasına oturmuştu. Çiftin ilk bebekleri 9 Aralık’ta dünyaya geldi. Kaan Urgancıoğlu ile Pınar Denizer, oğullarına Ardıç adını verdi. Setten arda kalan vaktinin tamamını oğlu ile geçiren Urgancıoğlu, Ardıç ile doğa yürüyüşüne çıktı.
Kaan Urgancıoğlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı baba-oğul fotoğraflarına beğeni yağdı.

KÜÇÜK OĞLUM 11, BÜYÜK OĞLUM 25 VE BEN 49
2015 yılında hayatını kaybeden sanatçı Kayahan’ın kızı Beste Açar, oğulları Oben ve Rüzgar ile fotoğrafını Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı. İlk çocuğunu 24 yaşında kucağına alan Beste Açar, fotoğrafın altına şu notu düştü:
“11-25 Veeeeeee beeeeeeeen 49. Şükürler olsun. İyi kileriiiiiiim benim”

‘OĞLUN ÇOK YAKIŞIKLI, OYUNCU YAPSANA’
Altın Kelebek Ödül Töreni’nde ödül veren Yasemin Baştan, oğlu Sarp ile fotoğrafını Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.
25 yaşındaki oğluna sarılıp poz veren ünlü oyuncunun fotoğrafına takipçilerinden yorum yağdı.
Bir takipçisi Yasemin Baştan’a “Oğlun çok karizmatik, oyuncu yapsana” tavsiyesinde bulundu.

OĞLUNUN 23. YAŞINI BU KAREYLE KUTLADI
Mehmet Aslantuğ ile 27 yıllık evliliğini tek celsede bitiren Arzum Onan, oğlu Can’ın 23. doğum gününü Instagram sayfasında paylaştığı fotoğrafla kutladı.
Onan, oğlu ile yer aldığı fotoğrafın altına “20. 11. 2000 / Tüm güzel mesajlarınız ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederiz” notunu düştü.

Arzum Onan’ın oyuncu dostlarından Can’a kutlama mesajı yağdı.
ANNESİNİN BOYUNU GEÇTİ
Çağla Şıkel’in Emre Altuğ ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Kuzey, 14 yaşına bastı. Şıkel, oğlunun yeni yaşı için sürpriz bir kutlama organize etti. Çağla Şıkel, Emre Altuğ’un da katıldığı partinin fotoğrafını Instaram sayfasında paylaştı ve altına şu notu düştü:
“Yazıp yazıp siliyorum ,hayatta bazı duyguların tarifi yokmuş…
İyi ki varsın diyebiliyorum,
İyi ki benim oğlumsun,
iyi ki senin Annen olmuşum …
Seni çok seviyorum oğlum…
Doğum günün kutlu olsun
Nice güzel mutlu ,sağlıklı ,yaşlara.”
Kuzey’in 1.80 boyundaki annesini geçmesi dikkatlerden kaçmadı.

ADA BÜYÜDÜ
Şiddete uğrayan kadınların hikayesini anlatan “Serçenin Gözyaşı”nın galası yapıldı. Geceye katılanlar arasında Yeşim Salkım ile Hakan Eratik ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Ada Eratik de vardı.
12 yaşındaki Ada’nın babasına olan benzerliği ile dikkat çekti.

MELEK İŞ HAYATINA ATILDI
Şarkıcı Umut Akyürek’in kızı Melek, geçtiğimiz aylarda mide küçültme operasyonu geçirmişti. 6 ayda 40 kilo birden veren ve bambaşka bir görünüme kavuşan Melek iş hayatına atıldı.
Umut Akyürek, Instagram sayfasından kızı Melek’inyeni asistanı olduğunu duyurdu: Tanıştırayım Asistanım Melek Hanım

LEYLA’DAN İLK FOTOĞRAF
Oyuncu Sinem Kobal, 2016 yılında meslektaşı Kenan İmirzalıoğlu ile nikah masasına oturmuş 2020 yılında da ilk kızı Lalin’i dünyaya getirmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında ikinci kez anne olan Sinem Kobal, kızı Leyla’nın fotoğrafını ilk kez paylaştı.
Ailesiyle birlikte tatilde olan oyuncu fotoğrafa ‘Günaydın’ notunu düştü.

BABASININ KIZI
Oyuncu Deniz Evin, 2013 yılında meslektaşı Gaye Turgut Evin ile nikah masasına oturmuş, çiftin kızları Eftalya 2021 yılında dünyaya gelmişti.
Deniz Evin, 1986 yılında çekilen çocukluk fotoğrafıyla kızı Eftalya’nın fotoğrafını paylaştı.

Benzerliğe dikkat çeken Evin, altına “Baba 1986 -kız 2023… Babasının kızı dedikleri böyle bir şey sanırım.” notunu düştü.

İŞTE DÖRT MEVSİMLİK DÜNYAM!
Gülben Ergen, Mustafa Erdoğan ile evliliğinden olan oğulları Atlas, Ares ve Güney ile verdiği pozu Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.
Ergen, annesinin de yer aldığı karenin altına “İşte dört mevsimlik dünyam… En çok baharım… Annem ve oğullarım…
Fırtınası, varlığı, acısı, yokluğu, zorluğu ve mütevazi ihtişamı ile benim yıllarım bizim yıllarımız” notunu düştü.

Gülben Ergen, Atlas’ı 2007 Ares ve Güney’i ise 2009 yılında dünyaya getirmişti…
‘BERABER BÜYÜDÜK, ÇOK ŞEY YAŞADIK’
14 yaşında anne olan Safiye Soyman, kızı Ümran Erler’in yeni yaşını Instagram’da yayınladığı mesajla kutladı.
Kızının bebeklik fotoğrafını sayfasında paylaşan Soyman, altına şu notu düştü:
“Canım kızım benim Ümran’ım… Doğum günün kutlu olsun. sevdiklerinle, çocuklarınla bir ömür boyu yüzün gülsün. Seninle beraber büyüdük, çok güzel şeyler yaşadık. Sen her zaman gül, sevil. Seni çok seviyorum annem benim. iyi ki varsın hayatımda. İyi ki doğdun benim güzel kızım…”

ANNESİNİN BOYUNU GEÇTİ
Arzu Yanardağ’ın Ali Serter’le evliliğinden olan kızı Alara Maya Serter büyüdü, güzel bir genç kız oldu.
Yanardağ, boyunu geçen kızının 17’nci yaşını sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarla kutladı:
“Bugün 17 oldun. Işıl ışıl, aydınlık bir ömrün olsun canım kızım. O güzel gözlerinden sadece mutluluk gözyaşları aksın. İyi ki varsın.”

RÜZGAR DELİKANLI OLDU
SEMA Şimşek, Burak Hakkı ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Rüzgar’la fotoğrafını Instagram sayfasının Hikâye bölümünde paylaştı.
15 yaşındaki Rüzgar’ın annesinin boyunu geçmesi dikkat çekti. Gözlerden uzak bir hayat yaşayan Sema Şimşek ve oğlunun fotoğrafı sosyal medyada çok konuşuldu.
BABASININ KOPYASI
Tolga Çevik, 19 yıl önce Cem Yılmaz’ın kız kardeşi Özge Yılmaz ile evlenmiş mutlu çift 2005’teu Tan’ı 2006’da da kızı Tuna’yı kucağına almıştı.

Oğlu ve kızıyla renkli karelerini sık sık sosyal medya hesabından paylaşan Çevik, kızı Tuna ile bir filmin özel gösterimine katıldı.
Muhabirlerin sorularını yanıtlayan baba-kıza çevredekilerin ilgisi büyük oldu.
17 yaşındaki Tuna ile bir film hazırlığında olduğunu söyleyen Çevik, “Çocuklar ‘güzel bir şey yaptı’ diye bekliyorum. Eğlenmeye geldik. İnşallah bu sıkıntılı dönemde izleyenlere neşe gelir. Biz de dünya turnesindeydik. Bitirdik, yeni döndüm. Biraz çiçekler açsın, filmimizi çekmeye başlayacağız. Senaryo hazır zaten. Baba-kız beraber oynayacağız.” dedi.

17 yaşındaki Tuna’nın babasına olan benzerliği dikkatlerden kaçmadı.
‘KEPÇE ÇIKMIŞSIN ANNEM AMA BEN EN İYİ BUNLARDA ÇIKMIŞIM”
Oyuncu Seda Güven 2019 yılında Ali Güzel ile nikah masasına oturmuş, 2020 yılında oğlu Yiğit Ali’yi dünyaya getirmişti. Ünlü oyuncu 21 Ağustos’ta da kızını kucağına aldı. Hamilelik sürecini sevenleriyle paylaşan Güven, kızıyla çekildiği fotoğrafları sosyal medya hesabından ‘Kepçe çıkmışsın annem ama ne yapayım ben, en iyi bunlarda çıkmışım.’ mesajıyla yayınladı.

Anne kızın fotoğrafları kısa sürede büyük ilgi gördü.
‘GÖZ AÇIP KAPAYANA KADAR BÜYÜYORLAR’
Oyuncu Çiçek Dilligil, 1996 yılında müzisyen Bora Öztoprak ile hayatını birleştirmişti. Çift 1997 yılında da oğulları Ardahan’ı kucağına almıştı.
Ünlü oyuncu geçmiş günleri yâd etti. Oğlunun çocukluk yıllarına ait bir fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Dilligil altına şu notu düştü:

“En sevdiğim fotoğraflarımızdan biri olabilir. #tbt için biçilmiş kaftan. Hele bir önceki posta bakıp buna bakarsan vay vay vay. Seneler çok çabuk geçiyor mirim. Taze anne, babalara sesleniyorum buradan. Göz açıp kapayana kadar büyüyorlar. Sevin, sıkıştırın, sarın, sarmalayın, tadını çıkartın. Sonra ancak kısa bir an kolunun altına girebileceksiniz. Önceki paylaştığım fotoğraf gibi. Hayatın en güzel armağanı.”

25 yaşındaki Ardahan Öztoprak bir süredir Amerika’nın New York şehrinde yaşıyor.
BEREN TAN BÜYÜDÜ!
Ünlü model Ebru Şallı’nın 2013 yılında boşandığı Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen Pars Tan, geçtiğimiz yıl nisan ayında uzun süre mücadele ettiği lenfomaya yenilerek hayatını kaybetmişti. Şallı ‘büyük oğlum için güçlü olmak zorundayım’ demişti.
Her fırsatta oğlu Pars’ı anan Ebru Şallı zor günleri oğlu Beren Tan’ın desteğiyle atlatmaya çalışıyor.

Sosyal medya paylaşımlarıyla hayatından kesitleri aktaran Ebru Şallı, son olarak oğlu Beren Tan ile çektirdiği tatil pozlarını yayınladı.
18 yaşındaki Beren Tan ise yakışıklılığı ve kaslı görüntüsüyle sosyal medyada ilgi odağı oldu. Anne-oğlu görenler ‘abla-kardeş’ benzetmesi yaptı.
Kısa sürede binlerce beğeni alan fotoğrafa çok sayıda da yorum yapıldı.

‘KIZIM BENİM GÖZÜMDE HEP BÖYLE’
Sadettin Saran kızı Lal Saran’ın doğum gününü kutladı. 25. yaşına basan kızının çocukluk fotoğrafını paylaşan Saran altına, ‘Kızım benim gözümde hep böyle… İyi ki doğdun kızım…’ notunu düştü.
Baba-kızın fotoğrafına ilgi büyük oldu. Binlerce sosyal medya kullanıcı fotoğrafı beğeni yağmuruna tuttu.

EL ELE GÖRÜNTÜLENDİLER
Sadettin Saran, genç bir kadınla el ele objektife yansıdı. İkiliyi görenler sevgili olduklarını düşündü. Oysa Saran’ın yanındaki kadın, 25 yaşındaki kızı Lal’den başkası değildi.

İrem 16 oldu! ‘İlk göz ağrım iyi ki doğdun!’
Demet Şener’in İbrahim Kutluay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı İrem 16 yaşına bastı. Şener, kızının yeni yaşını sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafla kutladı.
“Güzel kızım, ilk göz ağrım, hayat arkadaşım, sırdaşım, akıl danıştığım… Doğum günün kutlu olsun İrem’im. Senin gibi bir kızım olduğu için gurur duyuyorum. Yaptığın her şeyde, seçtiğin tüm yollarda nefesim yettiği kadar yanındayım. Seni çok, çok, çok, çok, çok, çok, çok seviyorum…”

İYİ Kİ DOĞDUN AYŞE
Gündüz kuşağı programı sunucusu Esra Ceyhan, 1992 yılında Barbaros Ceyhan ile evlenmiş, 2009 yılında boşanmıştı. Çiftin kızları Ayşe 16 yaşına bastı. Ceyhan, kutlama fotoğrafını “Ayşe’m” notuyla Instagram’da paylaştı.
Esra Ceyhan, doğum günü mesajları için de teşekkür etti:
“Canım yavrum Ayşe’min doğum günü için yolladığınız iyi dileklerinize, dualarınıza, sarf ettiğiniz olağanüstü sıcak sevgi sözcüklerinize, tebriklerinize, temennilerinize ve varlığınıza şükran ve şükür dolu teşekkürlerimi sunuyorum”

ANNESİNE BENZİYOR
Bennu Yıldırımlar, Bülent Emin Yarar ile evliliğinden olan kızı ile fotoğrafını Instagram’da paylaştı.

23 yaşındaki Ada’nın annesine olan benzerliği dikkatlerden kaçmadı…
MEĞER OĞLU VARMIŞ!
Mehmet Esen’in Faruk adında bir oğlu olduğu ortaya çıktı.

Almanya’da yaşadığı dönemde evlendiği Alman doktorla bir çocuk sahibi olduklarını söyleyen Esen, oğluyla tatil dönüşü görüntülendi.
BOYNUZ KULAĞI GEÇTİ
Oyuncu Ozan Çobanoğlu, 2016 yılında sunucu Ezgi Sertel ile nikah masasına oturmuş, geçtiğimiz yıl da çiftin ikiz çocukları Mert ve Tibet dünyaya gelmişti. Sosyal medyada hatrı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan çiftten Ozan Çobanoğlu, ikizlerin doğumuyla babalık sevincini ikinci kez yaşadı.

Ünlü oyuncunun ilk evliliğinden Doruk adında bir oğlu daha var! Ozan Çobanoğlu, oğlu ile fotoğrafını “”Boynuz kulağı geçermiş
1.86 boy
” notu ile Instagram’da paylaştı… Ozan Çobanoğlu’nun boyu 1.78…
ARTİSTİK POZLAR
Sayısız yapımda rol alan ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, oğlu Emre ile fotoğrafını sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.

Yapıcı’nın “Baba oğul bitakım artistik pozlar verdik” notuyla paylaştığı fotoğrafa beğeni yaptı.
AİLE MESLEĞİNİ SEÇTİ
Tatbikat Sahnesi’nın kurucuları ünlü oyuncular Erdal Beşikçioğlu-Elvin Beşikçioğlu çiftinin kızları Derin Beşikçioğlu da oyunculuğu seçti.

Çocukluğu anne babasının yanında tiyatro kulislerinde geçen, Derin Beşikçioğlu, oyunculuğu seçmesiyle ilgili şunları söylüyor:
‘Ailemin payı büyük. Annemi ve babamı küçüklüğümden beri hem sahnede kamera arkasında gözlemliyorum. Lisede tiyatro topluluklarıyla yıl sonu gösterilerine çıktım. 12 yıl bale eğitimi aldım. Hem balede hem tiyatroda birçok sahne deneyimim oldu. Yine lisede kendi yazdığım, çektiğim ve oynadığım kısa filmim Avrupa genelinde bir yarışmaya gitmeye hak kazandı. Hem sahnenin hem kamera önünün büyüsüne kapılmıştım. Hobi olarak kalmasını istemedim.’
BÜYÜDÜ, EVLENİYOR
Perihan Savaş’ın Yılmaz Zafer ile yaptığı evlilikten Savaş Zafer adında bir oğlu var.

Eşini genç yaşta yitiren Savaş oğluna hem annelik hem babalık yaptı. Savaş Zafer geçtiğimiz aylarda nikah masasına oturdu.
VEDALARI ÇOK KONUŞULDU
Talat Bulut’un Pınar Afşar ile evliliğinden Hazal adlı bir kızı var.

Talat Bulut’un kızını eğitim için yurtdışına gönderirken çektiği veda videosu çok konuşulmuştu
]]>Ablasının yolundan gidiyor gibi görünen yani gösteri dünyasında kariyer yapmaya çalışan genç kız hamile kaldığında daha 16 yaşındaydı.

BEBEĞİNİ DE SEVGİLİSİNİ DE ALIP UZAK BİR KASABAYA TAŞINDI
Ondan gelen bu haber de kelimenin tam anlamıyla ortalığı birbirine kattı. Sonuç olarak bir bebek beklediği ortaya çıktığında kendisi daha çocuk sayılacak yaştaydı.
Başta ailesi olmak üzere herkes bu duruma bir son vermesi gerektiğini savundu. Ama o direndi… Karnındaki bebeğini de o bebeğin babasını da alıp uzaklara, kimsenin onları göremeyeceği bir yere gitti.
O bebeği dünyaya getirdi. Aradan yıllar geçti ve daha doğacağı belli olduğunda skandal yaratan o bebek büyüdü, artık genç kız oldu. Hatta lise mezuniyetini bile kutladı.

GÖZLERDEN UZAKTA BÜYÜYEN BEBEK GENÇ KIZ OLDU
Hamileliğiyle skandal yaratan bu genç kadın Britney Spears’ın kız kardeşi Jamie Lynn Spears. Bugün 33 yaşında olan ve yıllardır bir kız daha dünyaya getirdiği mutlu bir evlilik sürdüren Jamie Lynn Spears, geçtiğimiz hafta sonu büyük bir mutluluk yaşadı.
Henüz 16 yaşındayken hamile kalıp dünyaya getirdiği 15 yaşındaki büyük kızı Maddie, ortaokuldan mezun oldu.
Jamie Lynn, ilk göz ağrısı Maddie’nin bu mutlu gününde çekilen pozlarını da Instagram hesabından paylaştı.
Jamie Lynn Spears’ın, eski sevgilisi Casey Aldridge ile ilişkisinden dünyaya gelen 2008 doğumlu Maddie, tören için pembe bir gece elbisesi seçti.
Derin bir yırtmacı olan tek omuzlu elbisenin sırtındaki dekolte detayları da dikkat çekti. Maddie’ye mezuniyet töreninde eşlik eden erkek arkadaşının da genç kızın elbisesine uygun renkte kravat taktığı görüldü.
Jamie Lynn Spears, liseden mezun olması şerefine gençleri mezuniyet balosuna yollamadan önce evinin bahçesinde bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Onun sosyal medya hesabından paylaştığı bu pozlara da takipçilerinden beğeni ve yorum yağdı.

Jamie Lynn Spears’ın kızı Maddie artık boyunu da geçti.

DEDİKODULARDAN KAÇMAK İÇİN KÜÇÜK BİR KASABAYA TAŞINDILAR
Jamie Lynn Spears’ın büyük kızı Maddie’yi dünyaya getirmesi gerçekten olaylı olmuştu.
O dönemde kariyer basamaklarını emin adımlarda tırmanan küçük bir yıldız adayı olan Jamie Lynn, bunca tepkinin ardından kızının babası Casey ile birlikte spot ışıklarının altından uzaklaştı.
O süreçte yaşadıklarını da geçen yıl konuk olduğu bir podcast yayınında anlattı.
Jamie Lynn ile kızının babası Casey, Mississippi’de deyim yerindeyse herkesin unuttuğu bir kasabaya taşındılar.
Bu durumu da “Spot ışıklarının altından uzaklaşıp normal bir hayat yaşamak istedim” diye anlatmıştı Jamie Lynn Spears.

ÇOK AZ BİR PARAYLA YAŞADILAR: Hatta söylediğine göre o dönemde çok kısıtlı bir parayla hayatlarını sürdürdüler. Cep telefonu gibi teknolojik aletlere de sahip olmadılar hiç. Jamie Lynn, gözlerden uzak yaşamanın kendisine iyi geldiğini, bu şekilde fotoğrafının çekileceği korkusu olmadan rahatça alışverişe gidebildiğini ve ailesiyle ilgilendiğini sözlerine ekledi.

YENİDEN EVLENDİ VE BİR KIZI DAHA OLDU
Jamie Lynn Spears, kızı Maddie’nin babasından ayrıldıktan sonra aşkı yeniden buldu. 2014 yılından bu yana Jamie Watson ile evli.
Bu evlilikten de 6 yaşına giren Ivy adında başka bir kız çocuğu dünyaya getirdi Jamie Lynn Spears.
Kendisi her ne kadar küçücük bir kızken gösteri dünyasına adım atmış olsa da kızları Maddie ile Ivy için böyle bir hayali yok.
Bunu da yine katıldığı sohbet programında “Onların yaşındayken ben gösteri dünyasının içindeydim. Bunu yaptım çünkü yapmayı seviyordum. Bu Maddie ve Ivy’nin annelerinin yaptığı bir şey. Ama kızlarımı her şekilde benim yaşadıklarımı yaşamaktan korumaya çalışıyordum” diye anlattı Jamie Lynn Spears.
]]>
Çünkü evlenecek olanlar “eski” bir prenses ve onun yıllardır birlikte olduğu nişanlısı.
“Eski” prenses dedik çünkü gelin, her ne kadar bir kral ve kraliçenin kızı olarak dünyaya gelmiş olsa da aşkı uğruna kendi isteğiyle tacından da unvanından da vazgeçti.
Hatta kral babasının sunduğu olanakları da elinin tersiyle itti ve bambaşka bir hayat kurdu kendine. Tabii ke büyük bir aşkla bağlı olduğu nişanlısıyla birlikte.
Gelin bir bakalım kim kiminle evleniyor? Bu düğün nerede ve ne zaman olacak?

DÜNYANIN EN SIRA DIŞI PRENSESİ
Uzun süredir birlikte olduğu nişanlısıyla evlenmeye hazırlanan bu eski prenses, Norveç Kralı Harald ile Kraliçe Sonja’nın kızı Martha Louise ile Amerikalı alternatif tıp uzmanı ve şaman nişanlısı Durek Verret…
2023 yılında nişanlandıklarını açıklayan Martha Louise ile Duret Verrett, önümüzdeki ağustos ayında bir dizi törenle hayatlarını birleştirecek.
Kral’ın kızı olarak dünyaya gelmesine rağmen, unvanından ve saray hayatından vazgeçen Martha Louise ile Verrett’in düğün töreni üç gün üç gece sürecek. Törenin başlangıç tarihi ise 29 Ağustos olarak belirlendi.
Her ne kadar kendisi ailesini temsil etme hakkını elinden kaçırmış olsa da Kral Harald ile kan bağı olan Martha Louise’in düğünü, yine de kraliyet düğünü olarak tanımlanıyor. Düğünün detaylarını Norveç’in SE og HOR adlı internet sitesi yayınladı.

FİYORDLARDA EVLENECEKLER: İLK GÜN SEKSİ VE HAVALI GİYİNMEK ŞART
Çiftin evlilik töreni, gelinin memleketi olan Norveç’in, dağlar ve fiyordlarıyla ünlü olan Gerianger kentindeki Hotel Union’da yapılacak.
UNESCO tarafından Kültür Mirası listesine alınan bölgeyi düğün için seçme nedenlerini Martha Louise sosyal medya paylaşımında şöyle açıkladı: “Burası Norveç’in kültürel ve doğal zenginliklerini temsil ediyor. Gerainger, aşkımızı kucaklamak için harika bir yer…”
Norveç sitesinin belirttiğine göre bütün konuklar düğünden iki gün önce yani 29 Ağustos’ta Gerianger’de buluşacaklar. Kutlamalar bir tanışma ve selamlaşma partisiyle başlıyor.
52 yaşındaki Martha Louise ile Durek Verrett bu gece için konuklarından “seksi ve havalı” giyinmesini istedi. Yani gecenin giyim kuralı böyle olacak.

ERTESİ GÜN ROMANTİK DOĞA GEZİSİ
30 Ağustos’ta ise konukları romantik bir dğa gezintisi bekliyor. Martha Louise ve nişanlısı Durek Verrett, düğünlerine gelenleri Gerianger’deki ünlü 7 Kız Kardeş Şelalesi’ni izleyebilecekleri bir tekne turuna çıkaracak.
Üç saat sürecek bu günün sonunda bir akşam yemeği var. O gece ise konukların rahat giysiler içinde olması bekleniyor.
31 Ağustos’ta da Martha Louise ile Durek’in birbirlerine ‘sonsuza kadar birlikte kalma sözü verecekleri nikah ve ardından eğlence var.
Gelin ve damat bu gece için de giyim kuralları belirledi. Buna göre pembe renk yasak, altın rengi, siyah ve beyaz kıyafet de giyilemeyecek. Kadınların balo elbisesi, erkeklerin de smokin giymesi gerekiyor.

AYRILIK KARARI OYBİRLİĞİYLE ALINDI
Durek Verrett ile 2019 yılından bu yana kamuoyu tarafından bilinen Martha Louise, 2022 yılında Norveç kraliyet ailesinden resmen ayrıldı.
Prenses Martha Louise, bundan böyle Norveç kraliyet ailesini temsil etmeyeceğini resmen duyurdu. Bu kararı almasına gerekçe olarak da üzerinde tartışılan şu cümleyi kurdu: ” Benimle ve nişanlımla ilgili birçok soru nedeniyle artık aileyi temsil etmeyeceğim.”
Prenses Martha Louise, Norveç sarayı tarafından yapılan açıklamada “Kraliyet ailesi için resmi görevlerde bulunmamaya karar verdiğini” belirtti. Bu kararı da babası Kral Harald ve annesi Kraliçe Sonja ile birlikte aldıklarını ekledi.
Bu ayrılığa rağmen Martha Louise, babası Kral Harald’ın isteğiyle “prenses” unvanını koruyacak. Ancak bu unvan nedeniyle koruyucusu ya da yöneticisi olarak görev yaptığı kurumlarla olan bütün ilişiği kesilecek.

‘KAHİN’ OLDUĞUNU İLERİ SÜRÜNCE ‘MAJESTELERİ’ UNVANINI KAYBETTİ: Aslında Martha Louise’in resmi olarak açıklanan bu ayrılığı, zaman içinde adım adım gelmişti. Martha Louise, 2002 yılında, geleceği sezebilen bir kahin olarak tanınmaya başladığında, üyesi olduğu aileden kaynaklanan “majesteleri” unvanını kaybetmişti. 2019 yılında da kendi işlerinde “prenses” unvanını kullanmamayı kabul etmişti.

ŞAMAN VE ALTERNATİF TIP UZMANI OLARAK TANINIYOR
Martha Louise’in nişanlısı Durek Verrett kendini şaman ve alternatif tıp uzmanı olarak tanıtıyor. Martha Louise de bir süredir alternatif tıp konusuna eğiliyor.
Sezgisel güçleri olduğunu ileri süren Martha Louise aynı zamanda “meleklerle konuşabildiğini” iddia ediyor.
Kendisi her ne kadar alternatif tıp ile ilgileniyor olsa da Martha Louise, kraliyet görevlerini bıraktığını belirten açıklamasında, Norveç’teki tıbbi hizmetlere ve bu alanda görev yapanlara büyük bir güven duygusu hissettiğini” ve bilimsel araştırmalara inandığını” ekledi.

İLK EŞİ CANINA KIYDI
Norveç Kralı’nın iki çocuğundan biri olan Prenses Martha Louise ilk evliliğini 2002 yılında yazar ve görsel sanatçı Ari Behn ile yaptı.
Üç tane kız çocukları dünyaya gelen çift, 2017 yılında resmen boşandı. Ari Behn, 2019 yılında kendi canına kıydı.
Resmi görevlerini bıraktığını açıklayan Martha Louise, yazdığ ıiki kitapla da biliniyor. İlk kitabı Why Kings and Queens Don’t Wear Crowns (Krallar ve Kraliçeler Neden Taç Giymez) 2004 yılında yayınlandı. 2012 yılında da The Spiritual Password (Ruhsal Şifre) adında başka bir kitap yayınladı.

NORVEÇ BASINI ‘ŞARLATAN’ OLDUĞUNU İLERİ SÜRÜYORDU: Şaman olarak bilinen Durek Verrett ya da tam adıyla as Derek David Verrett alternatif tıp konusuna yoğunlaştı uzun süredir. Bir dönem bazı televizyon programlarında da görünen Verrett, 2019 yılından bu yana Martha Louise ile birlikte. Verrett, Norveç basını tarafından “şarlatan” olarak nitelendirilip kraliyet ailesine komplo kurmakla da suçlanıyordu.

VELİAHT PRENS HAAKON’UN SEÇİMİ OLAY OLMUŞTU
Kral Harald ile Kraliçe Sonja’nın iki çocuğu bulunuyor. Kurallar gereği büyük çocukları 51 yaşındaki Martha Louise, tahtın ilk sıradaki varisi değil.
Babasından sonra tahta çıkacak olan kişi 50 yaşındaki Prens Haakon. Bu arada Norveç kralı ve kraliçesinin çocuklarının özel hayatı nedeniyle çok da sakin güler geçirmediğini hatırlatalım.
Veliaht Prens Haakon, şu anda evli olduğu Matte Marit, ilk dönemde saray tarafından sıcak bir biçimde karşılanmadı.
Marit’in halktan bir aileden gelmesi, geçmişte kötü alışkanlıkların pençesinde olması ve evlilik dışı bir çocuğu bulunması başlarda sorun oldu.
Hatta Mette Marit’in bir büyücü olduğu bile ileri sürüldü. Fakat sonunda Haakon ile Mette Marit 2001 yılında evlendi. Çiftin üç tane çocuğu bulunuyor. Haakon’dan sonra taht için sırada kızı Prenses Ingrid Alexandra geliyor.
]]>Ama ortada dolaşan söylentilere göre bütün bunların karşılığında hayat arkadaşından bir tek isteği var. Hatta ona yasakladığı bir konu: Eski sevgilisiyle asla görüşmemesi!

FİLM SETİNDE BAŞLADI GERÇEK HAYATA UZANDI
Gösteri dünyasında örneğine çok da rastlanmayan bu gerçek hayat öyküsünün kahramanları Eva Mendes ile Ryan Gosling.
Birlikte oynadıkları bir filmin setinde tanışan Mendes ile Gosling, uzun süredir mutlu bir birliktelik yaşıyorlar. Hatta son dönemde söylenenlere göre çift, gizlice evlendi.
Aşklarını iki güzel kız çocuğuyla taçlandıran çift, meraklı bakışların uzağında hayatlarını sürdürüyorlar.
Ama ünlü çift son günlerde ilginç bir söylentiyle gündemin ilk sıralarında yer aldı. Bu söylentinin temeli de Mendes’in kıskançlığı.

ESKİ SEVGİLİSİNDEN KISKANDI
Konuşulanlara ve hatta ABD magazin basınına yansıyanlara göre Mendes, Ryan Gosling’i öyle çok kıskanıyor ki onun arkadaşça bile olsa eski sevgilisi Rachel MacAdams ile görüşmesini yasakladı.
Bu arada yeri gelmişken hatırlatalım.. Gosling ile MacAdams, ünlü Notebook filminde birlikte oynamış ve o süreçte bir romantik ilişki de yaşamışlardı.
Radar Online’in haberine göre Ryan Gosling’e kalsa ünlü oyuncu eski rol arkadaşı ve sevgilisi Rachel MacAdams ile arkadaşla görüşür. Ama Eva Mendes bu konuda eşine kelimenin tam anlamıyla yasak koydu.
Radar’a konuşan bir kaynak bu konuda şunları söyledi: “Ryan Gosling, aynı sektörde çalıştıkları için Rachel MacAdams ile sık sık karşılaşıyor. Fakat eşi Eva Mendes’i üzmekten korkuyor ve bunun için de eski aşkıyla ek ufak bir iletişime bile geçmiyor.”

ÜNLÜ FİLMDE BİRLİKTE OYNADILAR
Ryan Gosling ile Rachel MacAdams, 2005 yılında birlikte oynadıkları The Notebook (Not Defteri) adlı filmde birlikte kamera karşısına geçtiler. Senaryo gereği yaşadıkları aşk gerçeğe dönüştü.
Gosling ile MacAdams iki yıl birlikte olduktan sonra yollarını ayırdılar. Rachel, bu ayrılığın üzerinden beş yıl geçtikten sonra senaryo yazarı Jamie Linden ile aşk yaşamaya başladı. Bu ilişkiden de iki çocuk sahibi oldu.

ELİNDE TUTMAK İÇİN BAZI YASAKLAR GETİRİYOR
Ryan Gosling ise uzun süredir Eva Mendes ile birlikte. Bu birliktelikten de 9 yaşında Esmeralda ve 7 yaşında Amada adında iki tane kızı var.
Söylentilere göre de Mendes, uğruna mesleğini bir kenara koyduğu Ryan Gosling’i elinde tutmak için ona katı yasaklamalar getiriyor. Doğrusu, belli ki Gosling’in de Mendes’i kaybetmekle ilgili korkusu var. Bu yüzden de onun canını sıkmamak için elinden geleni yapıyor.

AŞKI UĞRUNA KARİYERİNİ BİR KENARA KOYDU
Eva Mendes aslında çok parlak bir şekilde adımladığı sinema kariyerine 2014 yılından bu yana ara verdi. Bunun nedeni de artık Ryan Gosling ve iki kızıyla birlikte kurduğu yuvaya öncelik vermek istemesi.
Eva Mendes, son olarak 2014 yılında Lost River filminde oynamıştı. Onunla bir aile kurduktan ve özellikle de anne olduktan sonra mesleğinden uzaklaştı.
Oysa kariyeri boyunca Training Day, Last Night, Hitch, We Own The Night gibi birçok iddialı filmde unutulmaz karakterlere hayat vermişti.
2012 yılında The Place Beyond the Pines adlı filmim setinde tanışan Ryan Gosling ve Eva Mendes, o tarihten bu yana birlikteler. Çiftin, 8 yaşında Esmeralda Amada Gosling ve 6 yaşında Amada Lee Gosling adında iki tane kızı bulunuyor.
Mendes, oyunculuktan uzaklaştığı sırada bir hayranının sosyal medya üzerinden bu konuda sorduğu soruya “iki kızını büyütmeyi, oyunculuk kariyerinin önüne koyduğu” cevabını vermişti. Mendes bir başka röportajında da Ryan Gosling ile tanışıncaya kadar kendini bir anne olarak göremediğini belirtmişti.

“ONUN ÇOCUKLARINI DOĞURMAK İSTEDİM”
“Ryan’ı tanıyana kadar hamile kalma planım yoktu” diye konuşan Mendes, anneliğin hayatını tamamen değiştirdiğini de ifade etmişti.
Gosling’i tanıdıktan sonra da ondan çocuk sahibi olma fikrinin geliştiğini itiraf etmişti. Eva Mendes, bu isteğin Ryan Gosling’e duyduğu aşktan kaynaklandığının da altını çizmişti.
Ryan Gosling de geçen yıl verdiği bir röportajda Eva Mendes’ten başkasıyla çocuk yapmayı hlayal bile edemeyeceğini söylemişti.

‘DAHA FAZLA ‘MIŞ GİBİ’ YAPMAK İSTEMEDİM’
Gosling GQ dergisine verdiği röportajda Ryan Gosling, röportajda Eva Mendes’ten etkilenmekle yetinmeyip hemen çocuk sahibi olmak istediğini şöyle anlattı: “Eva ile tanışmadan önce çocuk sahibi olmayı aklımdan bile geçirmiyordum. Ama Eva’yı tanıdıktan sonra ondan başka bir kadınla çocuk yapmak istemediğimi fark ettim.”
Birlikte rol aldıkları filmde senaryo gereği kimi zaman Eva Mendes ile bir aile gibi davranmaları gerektiğini anlattı Gosling.
Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla ‘mış gibi’ yapmak istemiyordum. Bunun, sahip olduğumda kendimi şanslı hissedeceğim bir hayat olduğunu fark ettim.”
Belli ki Eva Mendes’in duyguları da Ryan Gosling gibiydi ve çift birlikte olmaya başladıktan iki yıl sonra büyük kızları Esmeralda dünyaya geldi. Ondan bir yıl sonra da küçük kızları Amada dünyaya gözlerini açtı.
O sırada Ryan Gosling’in kariyeri de La La Land ve The Nice Guys gibi filmlerle zirveye ulaştı. Bir başka deyişle kızları ona uğur getirdi.
]]>İşte o düğünle ilgili bazı çarpıcı ayrıntılar da sonradan ortaya çıktı.
Gelin çok konuşulan o evlilik töreniyle ilgili bu çarpıcı ayrıntılara bir göz atalım…
Geçen hafta İspanya’nın Madrid kentinde 400 konuğun önünde hayatlarını birleştiren gelin ile damat, Madrid’in 48 yaşındaki Belediye Başkanı Jose Luiz Martinez Almeida ile İki Sicilya Prensesi Teresa Bourbon’un 28 yaşındaki torunu Teresa Urquijo’ydu.

ŞİMDİDEN YILIN DÜĞÜNÜ OLDU
Gelinin sade ama şık gelinliği, damadın neşesi o güne damgasını vuran ayrıntılardı.
Urquijo ile Martinez Almeida, o gün aşklarını resmileştirip yuvalarını kurdular. 2024 yılının ülkedeki en çok konuşulan düğünlerinden biri olarak hafızalara yerleşen törenin ayrıntıları da ilginç.
Son dönemin önde gelen politikacılarından biri olan Martinez Almeida ile Urquijo, ağızları kulaklarında evlendiler.
İlk bakışta sanki birbirlerini çok uzun zamandır tanıyor gibi de görünüyorlardı ama gerçek pek öyle değil. Çiftin tanışıklığı bir yıl öncesinden daha kısa bir zamana dayanıyor. Tanışmaları ve evlenmeleri sadece 11 ay içinde oldu.

SENİNLE HAFTANIN YEDİ GÜNÜ BULUŞURUM
Önce çiftin nasıl tanıştığına bir bakalım… Jose Luis ile Teresa’yı ortak bir arkadaşları tanıştırdı. Aralarındaki 20 yaş farka rağmen daha o ilk tanışmada aralarında bir çekim oluştu.
Tanıştıkları o kahvaltı buluşmasının ardından Jose Luis ile Teresa romantik bir ilişki yaşamaya başladı.
Bu ilk adım da ilginç bir şekilde gelişti. Jose, Teresa’ya elektronik posta adresini verdi. Sonra da Teresa ona bir daha ne zaman buluşabileceklerini soran bir e mail gönderdi.
Jose’den gelen yanıt İspanyol Hola dergisine göre şöyleydi: “Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar.”
Jose Louis Martinez Almeida bu şekilde onunla haftanın yedi günü buluşabileceğini belirtti.
Çiftin ilk buluşması geçen yıl 12 Mayıs’ta gerçekleşti. Zaten ondan sonra da hiç ayrılmadılar. Birlikte çıktıkları Bask bölgesi gezisinde görüldü öncee Jose ile Teresa. Ardından yine birkaç gün sonra San Isidro Fuarı’nda görüntülendiler. Madrid Açık Tenis Turnuvası’nda ise artık aşklarını ilan ettiler.

72 TANE KIRMIZI GÜL VE AİLE MÜCEVHERİYLE EVLENME TEKLİF ETTİ
Damat Jole Luis Martinez Almeida, sevgilisi Teresa’ya geçen Noel’de de evlenme teklif etti. O sırada da gelin Teresa’nın büyükannesi Piru’nun Los Molinillos adlı malikanesinde bulunuyorlardı.
Jose’nin sevgilisine verdiği 72 tane kırmızı gül ve aile yadigarı bir mücevher eşliğinde evlilik teklifi ve ardından nişan geldi. Zaten 2024’ün nisan ayında da evlendiler.

GELİNLİĞİ ONDAN ÖNCE BÜYÜKANNESİ VE ANNESİ GİYDİ
Gelin Teresa, geçen hafta yapılan düğünde kendisi için çok anlamlı bir gelinlik giydi. Çünkü aynı gelinliği odan önce anneannesi ,sonra da annesi giymişti. Tabii ki beyaz gelinliğin üzerinde bazı düzenlemeler yapıldı.
Teresa’nın günümüz modasına uygun olarak şekillenen gelinliğini ilk giyen İki Sicilya Prensesi Teresa yani büyükannesiydi, 1961 yılında Inigo Moreno de Arteaga ile hayatını birleştirirken üzerinde bu gelinlik vardı.
Ondan yıllar sonra 1995 yılında bu kez annesi Beatriz Moreno bu gelinliği giydi.
Onun üzerinden 29 yıl geçtikten sonra bu kez de Teresa aile yadigarı gelinliğiyle hayatının aşkıyla evlendi.
Aradan geçen zaman içinde gelinliğin üzerinde bazı değişiklikler yapıldı ve Teresa’nın bedenine hem de moda anlayışına uygun hale getirildi.

DAMADIN ANNE VE BABASI DA BURADA EVLENDİ
Arkadaşları tarafından tanıştırılan Teresa Urquijo ile Jose Luis Martinez Almeida, geçen hafta damat için anlamı büyük olan bir mekanda evlendi.
Nikah için seçilen Madrid’deki Iglesia San Francisco de Borja Kilisesi de damadın anne ve babasına bir saygı duruşu niteliğindeydi.
Çünkü her ikisi de artık hayatta olmayan Martinez Almeida çifti yıllar önce aynı kilisede birbirlerine ölüm onları ayırıncaya kadar birlikte kalma sözü vermişti.
Bu ayrıntı hakkında damadın kız kardeşi Magdalena; İspanyo basınına epey dokunaklı sözler sarf etti. Magdalena kardeşinin ruh eşini bulup onunla evlenmiş olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Kardeşinin de anne ve babalarıyla ayrı yerde evlenmiş olmaktan dolayı biraz hüzünle karışık büyük bir mutluluk duyduğunu sözlerine ekledi.

HİÇBİR DÜĞÜNÜ KAÇIRMAYAN ESKİ KRAL DA ORADAYDI
Gelin Teresa’nın İspanyol kraliyet ailesiyle kan bağı bulunuyor. Prenses Teresa de Borbón-Dos Sicilias y Borbón-Parma’nın torunu. Gelinin büyükannesi bugün 87 yaşında.
Durum böyle olunca İspanya’nın eski kralı Juan Carlos da kızları Elena ve Christina ile torunlarından Juan Urdangarin eşliğinde törene katıldı. Eski kraliçe Sofia nikah törenine gitmedi ama akşamki kutlama yemeğinde yerini aldı.
Bu arada İspanya’nın şu anda tahtta olan kralı Felipe ile eşi Letizia ise ne törende görüldü ne de yemekte.
İspanya’nın eski kralı Juan Carlos, neredeyse hiçbir önemli düğünü kaçırmıyor. Kelimenin tam anlamıyla iki eli kanda olsa da dünyanın neresinde yapılırsa yapılsın önemli düğünlerde yerini alıyor.
Kral Juan Carlos, geçen yıl haziran ayında da Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin ile Rajwa Alsaif’in düğününe katılmıştı.
Yürüme zorluğu çeken eski kral o törende de kimi zaman tekerlekli sandalyede kimi zaman da bastonuyla ayakta durmuştu.

Gelin Teresa, nikaha babasının kolunda gitti.

Teresa düğünde önce anneannesinin sonra da annesinin giydiği gelinlikle evlendi. İlk kez 1961 yılında giyilen gelinlik, Teresa’nın beğenisine ve bedenine göre elden geçiriydi.
]]>Bununla yetinmedi, Pitt ile birlikte Shiloh’nun yanı sıra ikizleri Vivienne ve Knox adında üç tane de çocuk dünyaya getirdi.
Jolie’nin çocuklarına olan yaklaşımı ve iletişimi de pek sıradan sayılmaz. Pitt ile evliyken de ondan ayrıldıktan sonra da çalışmaya gittiği her yere onları da yanında götürüyor.
Belirli zamanlarda altı çocuğuyla birlikte yemeğe çıkıyor. Bazen de her birine özel zaman ayırıyor.

ÇOCUKLARINI ŞIMARTMIYOR, TAM TERSİNE ÇALIŞTIRIYOR
Bütün bunların yanında Angelina Jolie, Hollywood’un en çok kazanan yıldızlarından biri. Üstelik bu servetini daha yeni elde etmiş de değil. Çok genç yaşlarında oyunculukla başladığı kariyerini sonra yönetmenlikle taçlandırdı.
İstese altı çocuğunu da fazlasıyla şımartacak kadar büyük bir servetin sahibi olan Jolie, bunun tam tersini yapıyor.
Elbette üçü biyolojik, üçü evlatlık altı çocuğunun eğitimi için elinden geleni ardına koymuyor. Ama bir yandan da onların gerçek hayatla olabildiğince erken tanışması için de çaba harcıyor.
Dümdüz söylersek Angelina Jolie, çocuklarını çok erken yaşta çalışma hayatına alıştırıyor. Zaten bunun için de elinde yeteri kadar imkanı var.

PARANIN NASIL KAZANILDIĞINI GÖSTERİYOR
Belki de parasını nasıl kazandığını onlara göstermek için kendi mesleğinin “mutfağında” çocuklarına iş veriyor ünlü yıldız.
İlk evlatlık oğlu Kamboçyalı Maddox; doğduğu ülkede bir dönem yaşananları konu alan Önce Babamı Öldürdüler (First They Killed My Father) adlı yapımda kamera arkasında çalıştı annesiyle birlikte.
Jolie, opera dünyasına sesiyle ve hayat hikayesiyle damgasını vuran Maria Callas’ı canlandırdığı filmde de Vietnamlı oğlu Pax Thien’e kamera arkasında görev verdi.
Brad Pitt ile birlikteliğinden dünyaya gelen ilk biyolojik çocuğu Shiloh, dansa olan ilgisi nedeniyle şu ana kadar annesiyle ortak bir çalışmaya girişmiş değil.

KIZINA MÜZİKALDE İŞ VERDİ
Ama ikizlerinden kız olanı yani Vivienne Marcheline de annesi Angelina Jolie ile ortak bir çalışmaya imza attı.
Şu anda 15 yaşında olan Vivienne, Broadway’de sahnelenen ve yapımcılığını annesi Angelina Jolie’nin üstlendiği The Outsiders adlı gösteride yapım asistanı olarak çalışıyor.
Jolie, bu durumdan da kızının tiyatro sanatına ilgi duymasından da son derece memnun olduğunu gizlemiyor.
Extra’ya konuşan Angelina Jolie, kızı Vivienne’in eserin bestecisi Justin Levine ile kendisinden çok daha iyi iletişim kurabildiğini belirterek bu durumdan ne kadar memnun olduğunu söyledi.
Angelina Jolie dana önce, diğer kardeşlerine göre biraz daha utangaç bir görüntü sergileyen Vivienne’nin kamera önüne değil işin yaratıcılık kısmına daha fazla odaklı olduğunu söylemişti.
Jolie ve kızı Vivienne’in birlikte görev aldığı The Outsiders’ın bestecisi Justin Levine de 15 yaşında ve bu kadar yetenekli bir gençle çalışmanın kendisi için bir ayrıcalık olduğunu sözlerine ekledi.

Angelina Jolie, ikizlerinden Vivienn’e, kendisinin yapımcılığını üstlendiği The Outsider müzikalinde yapım danışmanı olarak iş verdi.

ÇOCUKLUĞU TİYATRO İZLEYEREK GEÇTİ
Aslına bakılırsa Angelina Jolie’nin 2007 yılında kaybettiği annesinin adını taşıyan Vivienne Marcheline’in tiyatroya olan merakı çocukluk yıllarına dayanıyor. Ailesinin kullandığı adıyla “Viv” daha küçücük yaşında annesiyle birlikte sık sık tiyatroya gidiyordu.
Jolie, sahneye koyacağı Broadway yapımının genç seyirciye ulaşmasını istiyor. Küçük kızını kendisine asistan olarak seçmesinin nedenlerinden biri de bu zaten.
Jolie’nin amacı, müzikalin sahneye konulması sırasında atılacak her adımda gençlerle çalışmak ve onların sesi olmak.
Annesinin asistanı olarak işe alınan Vivienne Marcheline ve ikizi Knox Leon, 2008 yılında Fransa’da dünyaya geldiler. İkizler, doğumdan sonra son dönemde anne ve babaları arasında yasal bir mücadelenin odağında yer alan Miraval Şatosu’na götürüldü.

İKİ BÜYÜK OĞLU, YÖNETTİĞİ FİLMLERİN KAMERA ARKASINDA ÇALIŞTI
Bu arada yeri gelmişken hatırlatalım. Angelina Jolie, daha önce de çocuklarıyla birlikte bazı ortak çalışmalara imza attı.
Maddox ile Pax Thien, Jolie’nin yönetmenliğini üstlendiği Without Blood adlı filmin kamera arkasında çalıştı.
Kamboçyalı Maddox, doğduğu ülkenin karanlık bir dönemini anlatan First They Killed My Father (Önce Babamı Öldürdüler) adlı filmin çekimlerinde de kamera arkasında görev almıştı. Maddox, Güney Kore’de biyokimya konusunda eğitim görüyor.
Jolie ve Pitt’in ilk biyolojik çocuğu Shiloh, performans sanatlarına olan ilgisini çoktan keşfetti. Genç kızın dans dersi sırasında çekilen bir videosu birkaç yıl önce büyük ilgi görmüştü.
Etiyopyalı Zahara’nın ise moda tasarımcılığı konusuna ilgi duyduğu biliniyor. Jolie de kızının bu konudaki en büyük destekçisi.

Pax Thien, annesinin Maria Callas’ı canlandırdığı filmin kamera arkasında çalıştı.

Etiyopyalı Zahara küçüklüğünden bu yana modaya meraklı. Tasarımcı olmak istediği bilinen genç kız annesinin kurduğu Atelier Jolie adlı moda markası için Jolie ile birlikte çalışıyor.

Jolie ve Pitt’in ilk biyolojik çocuğu Shiloh, birkaç yıl önce dans konusundaki yeteneğiyle dikkat çekti.

KARDEŞLERİ KADAR RAHAT DEĞİL… BİRAZ DAHA UTANGAÇ
Jolie- Pitt ikizlerinden Vivienne, altı çocuğun içinde en utangacı olarak dikkat çekiyor. Diğer kardeşleri kamera karşısında rahat tavırlar sergilerken Marcheline daha sıkılgan duruyor.
Vivienne Jolie Pitt, daha küçücük bir çocukken annesiyle birlikte Maleficent adlı filmde kamera karşısına geçmişti. Ama belli ki Jolie küçük kızını kamera arkası için yetiştirmeyi tercih etti

COPPOLA SİNEMAYA UYARLADI
Bu arada Angelina Jolie’nin kızıyla birlikte çalışacağı ve Broadway’de müzikal olarak sahnelenecek olar The Outsiders adlı esere de bir göz atalım. Söz konusu kitabın yazarı Amerikalı Susan Eloise Hinton.
Genellikle genç yetişkinlere yönelik yapıtlarıyla tanınan Hinton’ın en ünlü romanı da Dışarıdakiler yani Jolie’nin uyarlayacağı The Outsiders.
Hinton henüz bir üniversite öğrencisiyken yayınlanan kitap kısa sürede çok satanlar arasına girdi. Söz konusu eserin daha önce usta yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinema uyarlandığını da ekleyelim.
Filmde Tom Cruise, Matt Dillon ve Rob Lowe gibi yıldızlar kamera karşısına geçmişti.
]]>ÖZ AMCALARI “YEDEK” OLMAYI KİTABINDA ANLATMIŞTI
Harry 2023’ün ilk günlerinde piyasaya çıkan anı kitabı Spare’de (Yedek) kendi doğumunun yıllar sonra arasının bozulacağı babası için ne kadar önemsiz olduğunu bu sözlerle anlatmıştı.

William ve Kate’in en büyük oğulları George ileride İngiltere tahtına çıkacak kişi olacak… Prenses Charlotte ve Prens Louis ise taht sıralamasında onu takip eden “yedek” kardeşler
Elizabeth’ten sonra tahta onun en büyük çocuğu Charles geçecek, Charles’tan sonraki varis de Prens William olacaktı.
Aslında bir kraliyet ailesinin içine doğmuş, ömrünü prens unvanıyla şatolarda geçirmişti ama Harry anlaşılan uzun yıllar bu ikinci çocuk olmanın ve bir varis olmadığı için önemsenmemenin acısını çekmişti.
Benzer bir durum kraliyetin dünyaya açılan sevimli yüzleri Prenses Charlotte ve Prens Louis için de geçerli. Şu an tahtta oturan Charles öldüğünde ya da kendi isteğiyle tahtı bıraktığında yerine ilk doğan çocuğu yani William geçecek.

Wiiliam’ın kardeşi Harry ikinci çocuk olarak doğmasının onun hayatı boyunca üzecek ayrımcılıklar görmesine yol açtığını söylemişti
WILLIAM TAHTA ÇIKINCA GEORGE VELİAHT PRENS OLACAK
William’ın tahta oturmasıyla birlikte de onun ilk çocuğu olan Prens George tahtın ilk sıradaki varisi yani veliaht prens olacak.
Her ne kadar kraliyet ailesinin en üst düzey üyeleri olsalar da Prenses Charlotte ve Prens Louis de tıpkı Harry gibi “yedek” varisler olacaklar.

Prenses Charlotte şu anda ağabeyi George’dan sonra taht varisleri sırasında üçüncü, Louis de onu takip ediyor ve dördüncü sırada.
HARRY AĞABEYİNİN GÖLGESİNDE BÜYÜDÜ… YA CHARLOTTE VE LOUIS?
Harry‘nin kraliyete küsüp ABD’ye gittikten sonra yazdığı Spare kitabında anlattığına göre küskün prens büyürken özellikle babası tarafından hiç önemsenmemiş ve hep ileride veliaht olacak William’ın gölgesinde kalmıştı.
William ve Kate’in üç çocuğu George, Charlotte ve Louis arasında da benzer bir durum var… Ancak bu üç kardeş kendilerine ABD’ye giden ve tanımadan büyüdükleri Harry amcalarını değil, aileden bir başkasını örnek alıyor.

Prens George kraliyetin geleceğine damga vuracak isim ancak William ve Kate diğer iki çocuklarının geride kalmaması için çok uğraşıyorlar
Bu örnek ise yıllardır adı hiçbir skandal ya da aile arasındaki tartışmada geçmeyen, Charlotte ve Louis’den bile daha “yedek” bir konumda olan Prens Edward ve eşi Düşes Sophie…
KİMSEYLE SORUN YAŞAMADILAR, ADLARI HİÇ KÖTÜ ANILMADI
Edinburgh Dükü ve Düşesi unvanını taşıyan Edward ve Sophie kraliyet ailesi içinde kendilerine biçilen görevleri başarıyla yerine getirirken herkesle iyi geçinmeye ve birer örnek teşkil etmeye de özen gösteriyorlar.
Çift kısa bir süre önce Kral Charles kanser tedavisi gördüğü için onun adına İngiltere ve Fransa arasındaki dostane ilişkilerin 120. yılını kutlayan tarihi bir törende ev sahipliği yaptılar.

Kraliçe Elizabeth’in en küçük oğlu Edward yedeklik bakımından Charlotte ve Louis’den bile daha geride
Kraliyet uzmanlarına göre diğer aile üyelerinin gölgesinde kalmalarına rağmen, kendilerini görevlerine adayan Edward ve Sophie çifti yeğenlerine mükemmel birer örnek teşkil ediyorlar.
ELIZABETH’İN EN KÜÇÜK OĞLU, YEDEKLERİN DE YEDEĞİ!
Kraliyet, tacın gölgesinde kendilerine bir hayat kurma mücadelesi verirken, bu “yedek” pozisyonu yani tahta oturma şansı çok düşük kraliyet çocuklarının durumu genellikle soru işaretleriyle dolu.

Kraliyet uzmanları Charlotte ve Louis’nin amcaları Harry yerine büyük amcaları Edward’ı örnek almaları gerektiğini söylüyor
Kraliçe Elizabeth’in en küçük çocuğu ve Charles’ın da en küçük kardeşi olan Prens Edward 60 yaşında ve 1999’da evlendiği Sophie ile 25 yıldır mutlu bir evliliği var.
Edward da Kraliçe Elizabeth ve Prens Philip’in, Prenses Anne ve Prens Andrew gibi “yedek” çocuklarından biri. Krallık tahtına oturma şansı yok denecek kadar az olsa da Edward taht sıralamasında 14. sırada yer alıyor.

KRALIN EN KÜÇÜK KARDEŞİ YAKIN ZAMANDA ÖNEMLİ GÖREVLER ÜSTLENEBİLİR
Artık 75 yaşında olan ve kansere yakalanan Charles’ın yavaş yavaş görevlerini azaltacağı hatta tahtı beklenenden erkek şekilde William’a devredebileceği konuşuluyor.
Bu geçiş sürecinde de küçük kardeşi Edward ve eşi Sophie’ye daha fazla ve daha kritik görevler vermesi kuvvetli bir ihtimal.

Düşes Sophie’nin Kate Middleton’la da arası epey iyi… İki kadın Kate aileye girdikten sorna iyi arkadaş oldular
Kraliyet uzmanları William ve Kate’in bir kraliyet çocuğunun yedek kalmasının yaratacağı sorunların son derece farkında olduğunu düşünüyor.
WILLIAM VE KATE ÇOCUKLARINI “NORMAL” ŞEKİLDE BÜYÜTMEYE ÇABALIYOR
Çiftin üç çocuğu için “Kraliyet çocuklarını yetiştirme konusunda farklı ve modern bir tutumları olduğunu zaten gösterdiler ve eminim Charlotte ve Louis’in kendilerini George kadar özel, sevilen ve değerli hissetmeleri için her şeyi yapacaklardır” yorumları yapılıyor.

Galler Prensi William’ın Prens George için kendisi gibi 13 yaşına geldiğinde yatılı şekilde Eton Koleji’ne gitmesini istediği söyleniyor. Ancak Kate Middleton bunu istemiyor ve üç çocuğunun bir arada, kendilerine yakın ve mümkünse “normal” bir okulda kendi yaşıtlarıyla eğitim görmesini tercih ediyor.
]]>Ama ortada dolaşan söylentilere göre bütün bunların karşılığında hayat arkadaşından bir tek isteği var. Hatta ona yasakladığı bir konu: Eski sevgilisiyle asla görüşmemesi!

FİLM SETİNDE BAŞLADI GERÇEK HAYATA UZANDI
Gösteri dünyasında örneğine çok da rastlanmayan bu gerçek hayat öyküsünün kahramanları Eva Mendes ile Ryan Gosling.
Birlikte oynadıkları bir filmin setinde tanışan Mendes ile Gosling, uzun süredir mutlu bir birliktelik yaşıyorlar. Hatta son dönemde söylenenlere göre çift, gizlice evlendi.
Aşklarını iki güzel kız çocuğuyla taçlandıran çift, meraklı bakışların uzağında hayatlarını sürdürüyorlar.
Ama ünlü çift son günlerde ilginç bir söylentiyle gündemin ilk sıralarında yer aldı. Bu söylentinin temeli de Mendes’in kıskançlığı.

ESKİ SEVGİLİSİNDEN KISKANDI
Konuşulanlara ve hatta ABD magazin basınına yansıyanlara göre Mendes, Ryan Gosling’i öyle çok kıskanıyor ki onun arkadaşça bile olsa eski sevgilisi Rachel MacAdams ile görüşmesini yasakladı.
Bu arada yeri gelmişken hatırlatalım.. Gosling ile MacAdams, ünlü Notebook filminde birlikte oynamış ve o süreçte bir romantik ilişki de yaşamışlardı.
Radar Online’in haberine göre Ryan Gosling’e kalsa ünlü oyuncu eski rol arkadaşı ve sevgilisi Rachel MacAdams ile arkadaşla görüşür. Ama Eva Mendes bu konuda eşine kelimenin tam anlamıyla yasak koydu.
Radar’a konuşan bir kaynak bu konuda şunları söyledi: “Ryan Gosling, aynı sektörde çalıştıkları için Rachel MacAdams ile sık sık karşılaşıyor. Fakat eşi Eva Mendes’i üzmekten korkuyor ve bunun için de eski aşkıyla ek ufak bir iletişime bile geçmiyor.”

ÜNLÜ FİLMDE BİRLİKTE OYNADILAR
Ryan Gosling ile Rachel MacAdams, 2005 yılında birlikte oynadıkları The Notebook (Not Defteri) adlı filmde birlikte kamera karşısına geçtiler. Senaryo gereği yaşadıkları aşk gerçeğe dönüştü.
Gosling ile MacAdams iki yıl birlikte olduktan sonra yollarını ayırdılar. Rachel, bu ayrılığın üzerinden beş yıl geçtikten sonra senaryo yazarı Jamie Linden ile aşk yaşamaya başladı. Bu ilişkiden de iki çocuk sahibi oldu.

ELİNDE TUTMAK İÇİN BAZI YASAKLAR GETİRİYOR
Ryan Gosling ise uzun süredir Eva Mendes ile birlikte. Bu birliktelikten de 9 yaşında Esmeralda ve 7 yaşında Amada adında iki tane kızı var.
Söylentilere göre de Mendes, uğruna mesleğini bir kenara koyduğu Ryan Gosling’i elinde tutmak için ona katı yasaklamalar getiriyor. Doğrusu, belli ki Gosling’in de Mendes’i kaybetmekle ilgili korkusu var. Bu yüzden de onun canını sıkmamak için elinden geleni yapıyor.

AŞKI UĞRUNA KARİYERİNİ BİR KENARA KOYDU
Eva Mendes aslında çok parlak bir şekilde adımladığı sinema kariyerine 2014 yılından bu yana ara verdi. Bunun nedeni de artık Ryan Gosling ve iki kızıyla birlikte kurduğu yuvaya öncelik vermek istemesi.
Eva Mendes, son olarak 2014 yılında Lost River filminde oynamıştı. Onunla bir aile kurduktan ve özellikle de anne olduktan sonra mesleğinden uzaklaştı.
Oysa kariyeri boyunca Training Day, Last Night, Hitch, We Own The Night gibi birçok iddialı filmde unutulmaz karakterlere hayat vermişti.
2012 yılında The Place Beyond the Pines adlı filmim setinde tanışan Ryan Gosling ve Eva Mendes, o tarihten bu yana birlikteler. Çiftin, 8 yaşında Esmeralda Amada Gosling ve 6 yaşında Amada Lee Gosling adında iki tane kızı bulunuyor.
Mendes, oyunculuktan uzaklaştığı sırada bir hayranının sosyal medya üzerinden bu konuda sorduğu soruya “iki kızını büyütmeyi, oyunculuk kariyerinin önüne koyduğu” cevabını vermişti. Mendes bir başka röportajında da Ryan Gosling ile tanışıncaya kadar kendini bir anne olarak göremediğini belirtmişti.

“ONUN ÇOCUKLARINI DOĞURMAK İSTEDİM”
“Ryan’ı tanıyana kadar hamile kalma planım yoktu” diye konuşan Mendes, anneliğin hayatını tamamen değiştirdiğini de ifade etmişti.
Gosling’i tanıdıktan sonra da ondan çocuk sahibi olma fikrinin geliştiğini itiraf etmişti. Eva Mendes, bu isteğin Ryan Gosling’e duyduğu aşktan kaynaklandığının da altını çizmişti.
Ryan Gosling de geçen yıl verdiği bir röportajda Eva Mendes’ten başkasıyla çocuk yapmayı hlayal bile edemeyeceğini söylemişti.

‘DAHA FAZLA ‘MIŞ GİBİ’ YAPMAK İSTEMEDİM’
Gosling GQ dergisine verdiği röportajda Ryan Gosling, röportajda Eva Mendes’ten etkilenmekle yetinmeyip hemen çocuk sahibi olmak istediğini şöyle anlattı: “Eva ile tanışmadan önce çocuk sahibi olmayı aklımdan bile geçirmiyordum. Ama Eva’yı tanıdıktan sonra ondan başka bir kadınla çocuk yapmak istemediğimi fark ettim.”
Birlikte rol aldıkları filmde senaryo gereği kimi zaman Eva Mendes ile bir aile gibi davranmaları gerektiğini anlattı Gosling.
Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla ‘mış gibi’ yapmak istemiyordum. Bunun, sahip olduğumda kendimi şanslı hissedeceğim bir hayat olduğunu fark ettim.”
Belli ki Eva Mendes’in duyguları da Ryan Gosling gibiydi ve çift birlikte olmaya başladıktan iki yıl sonra büyük kızları Esmeralda dünyaya geldi. Ondan bir yıl sonra da küçük kızları Amada dünyaya gözlerini açtı.
O sırada Ryan Gosling’in kariyeri de La La Land ve The Nice Guys gibi filmlerle zirveye ulaştı. Bir başka deyişle kızları ona uğur getirdi.
]]>
NİŞAN BİTTİ, HER ŞEY DEĞİŞTİ…
Megan Fox, Machine Gun Kelly ile nişanının sona erdiğini doğruladıktan sonra kadınlara enerjilerini erkeklere harcamamalarını öğütledi ve “Onların tek yapacağı şey sizi tüketip bitirmek” dedi.

“Enerjinizi erkeklere harcamayın, tek yaptıkları insanı tüketip bitirmek”
Transformers’ın 37 yaşındaki yıldızı, geçtiğimiz gün katıldığı bir söyleşi sırasında kadınlara ilişki tavsiyeleri verdi.
“ENERJİNİZİ ERKEKLERE HARCAMAYIN”
“Tavsiye verecek en iyi kişi ben miyim bilmiyorum, çünkü benim tavsiyem sadece bir beceri öğrenin ya da bir hobi geliştirin ve enerjinizi erkeklere harcamayın” diyen üç çocuk annesi yıldız kadınlara kendilerine yatırım yapmalarını söyledi.
Megan Fox röportajın klibini Instagram’ında yeniden paylaşarak “Bir ilişki uzmanından hayat tavsiyesi” yazdı ve 33 yaşındaki eski sevgilisi MGK de bu paylaşıma “Vaaz verme” yorumunu yaptı.
Megan Fox ve Machine Gun Kelly nişanı attılar ve ilişkilerindeki sorunları çözmeye çalışırken evlerini de ayırdılar. Yani şu anda bu birlikteliğin devam edip etmediği bilinmiyor.

Machine Gun Kelly’yler nişanlarını attıktan sonra sık sık görüntüsünü değiştiren Megan Fox şimdilerde mavi saçlarını hayranların beğenisine sundu
ONA HÂLÂ “RUH İKİZİM” DİYOR
Şu an akıbetleri belirsiz olsa da Megan Fox MGK için hâlâ “ruh ikizim” diyor ve onunla hep bir bağı olacağını söylüyor: “Söyleyebileceğim şey, ikiz ruhum olarak adlandırdığım şey bu ve ne olursa olsun onunla her zaman bir bağımız olacak. Kapasitesinin ne olacağını kesin olarak söyleyemem ama her zaman bir şekilde ona bağlı olacağım”

Çifte yakın kaynaklar ise aslında hâlâ birlikte olduklarını, MGK’nin Megan Fox’a çok aşık olduğunu ve onu mutlu etmek için ilişkideki liderlik rolünü de ona bıraktığını söylüyorlar.
Megan Fox ve MGK 2020 yılında Midnight In The Switchgrass şarkısına çekilen klibin setinde tanıştılar ve o yıl çıkmaya başladılar. Birbirlerine olan sevgilerini toplum içinde asla gizlemediler ve gittikleri her yerde sık sık samimi görüntüler verdiler.

Çok tutukulu bir aşk yaşayan Megan Fox ve MGK nişanlanırken birbirlerinin kanını içmişti
NİŞANLANIRKEN ONUN KANINI İÇTİ
2022’de nişanlanan çift bu haberi sosyal medyadan duyururken Megan Fox nişan kutlaması yaparken birbirlerinin kanını içtiklerini söylemişti.
Machine Gun Kelly’ye gönlünü kaptırınca ayrıldığı 10 yıllık eski eşi Brian Austin Green’den 11 yaşında Noah, 9 yaşında Bodhi ve 7 aşında Journey adında üç tane oğlu olan yıldız oyuncu Kelly’yle de çocuk sahibi olmak istemiş ancak düşük yaptığını itiraf etmişti.

Megan Fox ile Machine Gun Kelly nişanlanırken ünlü şarkıcı zümrüt ve elmas iki taştan oluşan, altında ve çevresinde diken gibi parçalar olan bir yüzük yaptırmıştı.

YÜZÜK PARMAKTAN ÇIKARSA CANIN YANAR…
Megan Fox’un bu yüzüğü taktıktan sonra parmağından hiç çıkarmasın istediğini söyleyen MGK, eğer yüzüğü parmağından çıkarmak isterse de parmağına batacak bu dikenli kısımların onun kanını akıtacağını ve canını çok yakacağını söylemişti…
]]>Bu ünlü, anlattığına göre ayna karşısına çıplak olarak geçtiğinde kendini beğeniyor. Ama üzerine giysileri geçirdiği zaman iş değişiyor.
Kim mi bu iddiada bulunan kişi? Bir süredir yeni projeleriyle ve yaptığı ilginç açıklamalarla konuşulan Kelly Brook’un ta kendisi..

ZAYIFKEN DE ŞİŞMANLAYINCA DA KENDİSİYLE HEP BARIŞIKTI
İnternetten tanışıp aşık olduğu Jeremy Parisi ile mutlu bir yuva kuran 44 yaşındaki Kelly Brook, şimdi de yaptığı ilginç itirafla gündemin ilk sırasına yerleşti.
Brook, giysilerle ilgili bazı sorunları olduğunu hatta bazı giysilerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını belirterek kimi zaman çıplak gezmenin daha iyi olduğunu söyledi.
Kelly Brook, bugüne kadar fiziksel görünümü özellikle de yıllar geçtikçe daha kıvrımlı hale gelen bedeni, alıp verdiği kiloları konusunda her zaman açık davrandı.
Hatta kilo aldığında bazı fotoğrafçıların kırmızı halıda poz verirken “karnını içine çek” diye kendisini uyardığını bile saklamadı.
Bunun yanı sıra kilo aldıktan sonra sosyal medyada paylaştığı bikinili pozları nedeniyle acımasızca eleştirilse de buna bile aldırmadı.
Hatta kelimenin tam anlamıyla inadına bikinisini de giydi, iddialı pozlarını da verdi.

‘ÇIPLAK GEZMEYİ TERCİH EDERİM’
Kelly Brook, metro.co.uk adlı siteye yaptığı açıklamada da kimi zaman elbiselerle sorun yaşadığını, giydiği bazı kıyafetlerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.
Ardından da “Çıplak gezmeyi tercih ederim” diye ekledi.
Uzun süredir Heart Radio’da program sunan Kelly Brook, her zaman istediği gibi görünmese de üzerine çok da yakışmayan kıyafetler yüzünden kendini suçlamadığını da belirtti.
Bu konudaki düşüncesini şöyle ifade etti Kelly Brook: “Çıplak olarak ayna karşısına geçiyorum ve kendimi beğeniyorum. Sonra üzerime bir kıyafet giyiyorum ve onun beni çok da iyi göstermediğini hissediyorum” diye konuştu.
Brook, kendisini her zaman çıplak olarak daha çok beğendiğini de sözlerine ekledi. Giydiği kıyafetlerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyen Brook ” Bu da benim suçum değil” diye konuştu.
Bu konudaki sözlerini de şöyle sürdürdü: “Bu tasarımcıların suçu. Elbiselerin kesimleri doğru değil.”

‘BU HALİMLE İYİYİM’
Oyunculuğun yanı sıra modellik de yapan Kelly Brook kariyerinin başında fazla kilolu bulunduğu için bazı işleri kaçırdığını da saklamadı hiçbir zaman.
Bir ara kilo vermek için çok uğraşsa da sonunda kendini olduğu gibi kabul etti. Bunu da birkaç röportajında şu sözlerle açıkladı Brook: “Gerçekçi olmayan hedefler belirlemiyorum. 44 yaşına geldim, 21 yaşındaki gibi görünmek istemiyorum. Bu halimle iyiyim.”
Kelly Brook bunun yerine yaşının kadını gibi görünmek istediğini söyledi:” 44 yaşında biri gibi görünmek istiyorum. Sağlıklı, enerjik…”

KOCASININ AŞKI SAYESİNDE KENDİNE GÜVENİ YERİNE GELDİ
Kelly Brook, aslında Jeremy Parisi ile tanışıncaya kadar kilolarıyla çok mücadele etti. Ama evlendikten sonra söylediğine göre kocasının sevgisi sayesinde kendine güven ile ilgili sorunlarını yendi.
Ünlü yıldız zaten bu konuda daha önce samimi açıklamalar da yaptı. Gösteri dünyasının kadın yıldızlara yönelik zayıflık baskısından nasibini fazlasıyla alan Brook, zayıfken kendini “sefil” gibi hissettiğin,i aynaya baktığı zaman fiziksel görünümünde bir sürü eksiklik bulduğunu söyledi.
Söylediğine göre Jeremy Parisi ile tanışıp bir de evlendikten sonra onun da desteğiyle kendine güveni yerine geldi. Özetle seven ve sevilen her kadının yaşadığını o da yaşadı.

OYUNCULUĞU BIRAKTI: ‘ZATEN ÇOK İYİ BİR OYUNCU DEĞİLDİM’
Brook, geçtiğimiz ay oyunculuğu bırakacağı açıklamasıyla konuşulmuştu.. Brook, aslında kendisinin çok da iyi bir oyuncu olmadığı inancında olduğunu da saklamadı. Hatta oyunculuğa veda konusunda “Ben evli bir kadınım… Başkasının sevgilisi gibi rol yapmak istemiyorum” diye konuşmuştu.
]]>
MUTLU AŞK BİR ANDA BİTİVERDİ
Her zaman birbirlerine olan aşklarını dile döken ve sosyal medya hesaplarından sürekli olarak mutluluk pozları paylaşan çiftin ayrılığı hayranları için büyük bir şok olmuştu.

Ayrılığın ardından bir ihanet öyküsü çıkması beklenirken aslında Joe Manganiello’nun bir çocuk sahibi olmak istediği, Sofía Vergara’nın ise buna yanaşmamasının çiftin arasını bozduğu ortaya çıktı.
Sofía Vergara artık babaanne olacak yaşta olduğunu, yetişkin bir oğlu olduğunu ve bir daha çocuk sahibi olmak istemediğini söylüyordu.

Sofía Vergara şoke eden ayrılığın ardından bir süre tek başına ve kız arkadaşlarıyla gününü gün etti sonrasındaysa yeni bir ilişkiye başladı
BİRİ ÇOCUK İSTEDİĞİ, DİĞERİ “HAYIR” DEDİ
Joe Manganiello ise 7 yıllık evlilik sonrasında artık çocuk sahibi olmak istemiş, bu isteği karşılık bulmayınca bu hayalini gerçekleştirebilmek için yeniden bekar bir adam olmak istemişti.

Sofia Vergara ve Justin Saliman artık sık sık Los Angeles sokaklarında çıktıkları gece gezmelerinde birlikte görüntüleniyor
Vergara bu ayrılığın ardından Los Angeles’ta isim yapmış ünlü ve zengin bir ortopedi cerrahı olan Justin Saliman’la görüşmeye başladı.
Başlarda bu yeni ilişkinin Sofia Vergara için çok ciddi bir durum olmadığı, güzel yıldızın ayrılığın ardından kendisini iyi hissettirecek bir flört yaşadığı söylendi.

Sofia Vergara ve Joe Manganiello birçok ünlü ismin aksine hiç kavga etmeden ve malk mülk paylaşımlarını da sessizce yaparak boşandı
YENİ SEVGİLİYLE İŞLER CİDDİLEŞİYOR!
Ancak anlaşılan aradan geçen aylarda bu durum değişmişti… Vergara Instagram’dan yaptığı bir paylaşımla hem dizinden ameliyat olduğunu duyurdu hem de aşkını dünyaya ilan etti.
Elbette ünlü oyuncunun diz ameliyatını yapan da sevgilisi Justin Saliman oldu… Sofia Vergara kanepede uzandığı bir fotoğrafla birlikte yakışıklı doktorunun da bir resmini takipçileriyle paylaştı ve ona övgüler düzdü.

Vergara’nın dizinden neden ameliyat geçirdiği belli değil ama anlaşılan cerrah sevgilisinin bakımıyla kısa sürede iyileşecek…
Güzel yıldızı mavi önlükleriyle yatağının yanında gülümseyen erkek arkadaşının fotoğrafının altına “Eğer büyük bir diz ameliyatı geçirirseniz, o gece sizinle yatacak yakışıklı bir doktor bulduğunuzdan emin olun!!!!” notunu düştü.
DİZ AMELİYATINI YAPAN CERRAH SEVGİLİYE “SENİ SEVİYORUM” NOTU
Bununla da kalmayan Sofia Vergara notuna “Senin seviyorum” ibaresini de bir kalp emojisiyle birlikte ekledi.

Sofia Vergara ameliyatını ve yeni aşkını aynı anda böyle açıkladı
Vergara eski kocası Joe Manganiello ile yedi yıllık evliliğin ardından ayrılmalarından üç ay sonra, geçtiğimiz Ekim ayında Saliman ile ilişkisini kamuoyuna açıklamıştı.
Justin Saliman gösteri dünyasına yabancı bir isim değil. Birçok ünlü hastası olmasının yanı sıra yakışıklı cerrah ünlü oyuncu Bree Turner ile 10 yıl evli kalmıştı. 2018 yılında boşanan çiftin iki de çocuğu var.

İKİ ÇOCUĞU VAR: TEHLİKE YOK
Justin Saliman sadece sevdiği kadını ameliyat ettikten sonra onunla özel olarak ilgilenen düşünceli bir sevgili değil aynı zamanda zaten iki çocuğu olduğu için Sofia Vergara’dan eski eşi gibi çocuk da istemeyecek olmasıyla ideal bir erkek arkadaş…

Justin Saliman 2018’de oyuncu eşi Bree Turner’dan ayrılmıştı
47 yaşındaki Joe Manganiello da Sofia Vergara’dan ayrıldıktan kısa bir süre sonra bir başka oyuncu Caitlin O’Connor’la sevgili olmuştu.
ESKİ EŞ DE YENİ AŞKA YELKEN AÇTI
34 yaşındaki Caitlin O’Connor daha önce hiç evlenmedi ve çocuğu da yok. Böylece Sofia Vergara tarafından kalbi kırılan Joe Manganiello da hem yeni bir aşka hem de ileride birlikte çocuk sahibi olabileceği bir kız arkadaş kavuşmuş durumda.

Taze aşıklar şubat ayından beri birlikte yaşamaya başladı…
]]>HER ŞEY AYRILIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKMIŞTI
Her şey mutlu çiftin Temmuz 2020’de ayrıldıklarını açıklamasıyla başladı. Ayrıldıktan sonra Hammer, birden fazla kadın tarafından tacizle, tecavüzle ve hatta yamyamlıkla suçlandı ve tüm bu suçlamaları reddetti.

Grand Cayman: Secrets in Paradise adında bir dizide yer alan, eski bir oyuncu olan Elizabeth Chambers, ayrıldığı eşi Armie Hammer hakkındaki gerçekleri çocuklarından nasıl sakladığını anlattı. Çift tüm bu skandallar patlak vermeden önce koronavirüs pandemisi yaşanırken Cayman Adaları’na gitmiş, sonra da buraya yerleşmişti.
KOCASI YILLARCA ONU ALDATTI, ALDATMAKLA KALMAYIP KORKUNÇ ŞEYLERLE SUÇLANDI
Birçok eski suçlunun, geçmişi karanlık zenginleri ve sayısız ünlünün yaşadığı bir yer olan bölgeyi anlatan Grand Cayman: Secrets in Paradise dizisinin yeni bölümünde kocasının geçmişte birçok kadını taciz ettiği, tecavüz suçlamasıyla yargılandığı ve bu kadınların yamyamlık fantezilerini üzerlerinde uygulamaya çalışmakla suçladığı Elizabeth Chambers yaşadığı zorlu süreci anlattı.

27 yaşındaki, Bulgar asıllı Effie Angelova adında bir kadın yıldız oyuncuyla uzun süren bir iliiki yaşadığını ve bu süreçte tacize uğradığını, Armie Hammer’ın ona tecavüz ettiğini ve yamyamlık yapmaya çalıştığını anlatmıştı
Chambers çocukların Armie Hammer skandalı hakkında hiçbir fikirleri olmadığını söyledi ve “Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünmeliler dedi.
“ÇOCUKLARIMA BABALARI HAKKINDA OLUMSUZ BİR ŞEY SÖYLEMİYORUM”
“Çocuklarımla onun hakkında olumsuz konuşmuyorum” diyen Chambers çocuklarının babalarını olumlu bir şekilde görmesini sağlamaya çalışıyor.

Elizabeth Chambers kendine sıfırdan yeni bir hayat kurdu ve çocuklarını tek başına büyütmeye başladı
41 yaşındaki Chambers, iki çocuğunu babaları 37 yaşındaki eski kocası Armie Hammer’la ilgili tartışmalardan korumak için çırpınıyor.
Chambers, 2023’ün başlarında çekilen reality şovda rol arkadaşı Julian Foster’a “Çocuklarımı şiddetle koruyorum, bu yüzden hala buradayız, Cayman Adaları’nda yaşamaya devam ediyoruz” diyor.

Chambers çocukları Harper ve Ford’un babalarıyla ilişkisini “Tanrı’ya şükür neler olup bittiği hakkında hiçbir fikirleri yok. Çocuklarım gözle görülür şekilde mutlular. Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünüyor olmalılar. Dürüst olmak gerekirse, onlara karşı hep öyleydi. Olabileceğinin en iyisi oldu” sözleriyle anlatıyor.
“BABALARININ BİR SÜPER KAHRAMAN OLDUĞUNU DÜŞÜNMELİLER”
Eski eşi hakkında basında olumsuz konuşmadığını söyleyen Chambers “Kimse babasıyla sorunları olan bir kız ya da bir oğul istemez. Babalarının bir süper kahraman olduğunu düşünmeliler. Ve bu asla, asla, asla ortadan kaldırmayacağım güzel bir şey”

Armie Hammer Hollywood’un ne gözde oyuncularından biriyken ortaya çıkan gerçeklerden sonra kariyeri bitti… Ünlü oyuncu artık emlakçılık gibi işler yaparak hayatını kazanıyor
Çiftin ayrılık süreci dünyanın gözleri önünde gerçekleşmiş ve Elizabeth Chambers “Yıllardır planladığımız hayat paramparça oldu. Boşanma sürecim mutlak bir cehennemdi ve bunu kimsenin yaşamasını istemem” demişti.
NELER YAŞANMIŞTI? Hollywood’un yıldız isimlerinden Armie Hammer birlikte olduğu yani aslında karısını aldattığı kadınlar tarafından taciz, tecavüz, şiddet eylemleri ve yamyamlıkla suçlanmıştı. Yıldız oyuncunun birlikte olduğu kadınlardan bir tanesi onu en sonunda mahkemeye vermiş ve yaşadıkları ilişki boyunca yaşadıklarını anlatmıştı. Bunun ardından Hammer’ın birlikte olduğu başka kadınlar da ortaya çıkıp benzer şeyler anlattılar. Armie Hammer kendisinin de gençlik yıllarında benzer şekilde cinsel tacize uğradığını söyleyerek davranışlarının ardında bunun yattığını savundu. Ve kadınlarla birlikte olurken her şeyi onların rızası dahilinde yaptığını söyledi. Uzun süren mahkeme süreci sonunda ünlü oyuncu mahkemede aklandı. Ancak Hollywood kariyeri sonra erdi.

“ASRIN DAVASINDA” YARGILANDI
76 yaşında ölen OJ Simpson bir zamanlar ülkenin en ünlü Amerikan futbolu oyuncularından biriydi. Daha sonra filmlerde de oynamaya başlayan Simpson eski eşi Nicole Brown Simpson ve erkek arkadaşı Ron Goldman’ı bıçaklayarak öldürmek suçlamasıyla yargılandı.

OJ Simpson’ın yargılandığı dava televizyonlardan yayınlanmış, dünya çapında milyonlar tarafından takip eidlmişti
1995’te televizyondan canlı yayınlanan dava, dünya genelinde takip edildi. OJ Simpson, milyonların takip ettiği kamu davasında jüri tarafından suçsuz bulunmuş ancak kurbanların aileleri tarafından açılan ikinci bir davada suçlu bulunarak 9 yıl hapis yatmıştı.
AVUKATLARI “POLİS IRKÇILIK YAPTI” DEMİŞTİ
Aylarca konuşulan dava “yüzyılın davası” olarak da anılmış, OJ Simpson’ın avukatları yıldız ismin ırkçılık yüzünden polis tarafından tuzağa düşürüldüğünü iddia ettikleri bir savunma yapmıştı.

Kamu davasından beraat eden Simpson kurbanların ailelerin açtığı davada suçlu bulunmuş ve 9 yıl hapis yatmıştı
Davanın savcıları ise Simpson’ın eski eşini kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü ileri sürmüştü. Mahkemeye sunulan kanıtlar arasında Simpson’ı cinayete bağlayan kan, saç ve doku testleri de vardı.
Dava ülke çapında politik bir tartışmaya dönüşmüş, beraat eden Simpson’a öldürülen Nicole Brown Simpson ve Ron Goldman’ın aileleri bir dava daha açmıştı. Ünlü isim bu davada suçlu bulundu ve yaklaşık 33 milyon dolar tazminata mahkum edildi ve 9 yıl hapis yattı.

OJ Simpson’ın eski eşi Nicole Brown Simpson’ı kıskançlık sebebiyle öldürdüğü iddia edilmişti
İKİ EŞİNDEN DÖRT ÇOCUĞU VAR
OJ Simpson’ın iki eşinden dört çocuğu olmuştu. Emekli NFL oyuncusun en büyük iki çocuğu 1967’den 1979’a kadar evli kaldığı eski eşi Marguerite Whitley’dendi. Eski çiftin 1979’da 2. yaş gününden hemen önce ölen Aaren adında da bir kızları vardı.
OJ Simpson yoluna ikinci eşi Nicole Brown Simpson ile devam etti. Çiftin Sydney ve Justin adında iki çocuğu oldu.

Ünlü yıldızın iki eşinden dört çocuğu oldu
Ünlü oyuncu Haziran 1994’te, boşandıktan sonra hayatına giren erkek arkadaşı Ron Goldman ile birlikte vahşice öldürüldüğünde sadece 35 yaşındaydı…
OJ Simpson’ın çocukları 55 yaşındaki Arnelle, 53 yaşındaki Jason, 38 yaşındaki Sydney ve 35 yaşındaki Justin’in kanser nedeniyle ölmeden önce babalarını topluca ziyaret ettikleri ortaya çıktı.
BABAYA SON ZİYARETTE GİZLİLİK SÖZLEŞMESİ VE TOPLANAN TELEFONLAR…
Babalarına veda etmek için onu görmeye gelen dört kardeşin bu ziyaretten önce bir gizlilik sözleşmesi imzaladıkları iddia edildi.

ABD basınına yansıyan haberlere göre bu sözleşmeden hariç ekstra bir güvenlik önlemi olarak hiçbirinin babalarının yanına giderken yanlarına cep telefonların almalarına da izin verilmedi.
Babaları annelerini öldürmekle yargılanırken yaşları küçük olan Sydney ve Justin’in dava süresince bakımlarını büyükanne ve büyükbabaları ve teyzeleri üstlenirken, OJ Simpson beraat ettikten sonra çocuklarının velayetini geri almıştı.
ANNELERİ CİNAYETE KURBAN GİTTİ, ÇOCUKLAR HİÇ KONUŞMADI
OJ ve Nicole’ün çocukları bu trajedi hakkında hiçbir zaman kamuoyu önünde konuşmazken, en büyük kızı Arnelle savunma için tanıklık ederek babasına mahkemesi boyunca destek vermişti.

OJ Simpson’ın sosyal medya hesabından paylaştığı son fotoğraflarından biri
OJ Simpson 2017’de hapisten çıktı ve son yıllarda sosyal medyada aktif hale geldi. Şubat ayındaki son paylaşımında da X (Twitter) takipçilerine sağlığının iyi olduğunu yazmıştı. Ancak o günlerde kendisi aksini iddia etse de prostat kanserine yakalandığı haberleri manşetleri süslemeye başlamıştı…

Eski bir model ve oyuncu olan Nicole Brown Simpson öldürüldüğünde 35 yaşındaydı
ÖLÜM HABERİNİ DE ONLAR VERMİŞTİ
Simpson’ın ölüm haberi perşembe günü çocuklarının sosyal medyadan yaptığı “10 Nisan’da babamız Orenthal James Simpson kanserle olan savaşına yenik düştü. Etrafı çocukları ve torunlarıyla çevriliydi. Bu geçiş döneminde ailesi sizden mahremiyet isteklerine saygı göstermenizi rica ediyor” açıklamasıyla duyulmuştu.
]]>KARI KOCA ŞIKLIK YARIŞTIRDILAR
39 yaşındaki Harry ve 42 yaşındaki Markle etkinliğe el ele geldiklerinde gülümsüyorlardı.

Sussex Dükü Harry ve Düşes Meghan Markle dünkü hayır etkinliğinde adeta gövde gösterisi yaptılar
Orta uzunlukta, krem rengi, geniş göğüs dekolteli elbisesiyle zahmetsiz bir şıklık yakalayan Meghan Markle elbisesini nude topuklu ayakkabılar, güneş gözlükleri ve büyük altın küpelerle eşleştirdi.
Harry ise beyaz pantolon, mavi bir gömlek, açık gri bir blazer ve taba rengi ayakkabılarla karısıyla uyumlu bir şekilde giyinmişti.

AŞK POZU ASLINDA BİR ZAFER POZU GİBİ…
Harry etkinliğe gelen konuklarını selamladıktan ve fotoğraf çektirdikten sonra, yardım maçında oynamaya hazırlanırken takım elbisesini takım formasıyla değiştirdi. Harry diğer oyuncularla birlikte sahaya çıkarken Markle da kalabalığın arasından gururla onu izledi.
Maç bittikten sonra Meghan Markle, Harry ve takımına kupalarını takdim ederek sürpriz yaptı. Çift kameralara poz verirken bir aşk öpücüğü de paylaşarak herkese evliliklerinin iyi gittiği ve mutluluklarının da gayet yerinde olduğu mesajını vermiş oldu.

Uzun süredir Harry ve Meghan’ın arasının bozuk olduğu ve Harry’nin ABD’ye gitmekten pişman olduğu söyleniyordu ancak çiftin mutluluğuna bakılırsa bunlar gerçekten de sadece söylentiden ibaret…
“KARIM ANNEMİN KADERİNİ YAŞAMASIN”
Kraliyet ailesiyle sorunlar yaşadıktan sonra ABD’ye yerleşen ve sonrasında yaptıkları açıklamalar ve özellikle de Harry’nin kaleme aldığı Spare (Yedek) kitabındaki iddialarla ortalığın epey karışmasına yol açan Sussex’ler için son yıllarda ortaya sayısız söylenti atılmıştı.
“Karım annem Diana’nın kaderini yaşasın istemiyorum” diyen Harry, ABD’ye giderken ailesinin İngiltere’deki eleştirilerden, haksız haberlerden ve kraliyet ailesi içindeki ayrımcılıktan uzakta huzur içinde bir hayat sürmesini istediğini söylemişti.

“HARRY PİŞMAN, DÖNMEK İSTİYOR” DİYORLARDI
Aradan geçen yıllarda çiftin taşındıkları bu ülkede de İngiltere’de, sarayda olduğu gibi lüks içinde yaşamaya çalışıp bocaladığı, parasız kaldıkları, bu durumun evliliklerini sarstığı iddia ediliyordu. Hatta Harry’nin Meghan’ın peşine takılıp ABD’ye gitmekten pişman olduğu da söylendi.
Küskün prens babası Charles ve ağabeyi William’la barışmanın ve böylece ülkeye dönmenin yollarını arıyor dense de Harry ve Meghan’ın ABD’deki hayatı şimdilik yolunda gidiyor ve çift oldukça mutlu görünüyor.

Meghan Markle geçen yıl Hollywood’un en büyük menajerlik ajanslarından biriyle anlaşma imzalamıştı
YENİ KARİYERLERİNİ İNŞA EDİYORLAR
2023’ün hemen başında bir dijital platforma hayatlarını anlatan bir belgesel yaptıran çift bir yandan İngiltere’deki gibi hayır kurumlarıyla çalışmaya devam ederken bir yandan da kendi projelerini hayata geçirmeye devam ediyor.
Prens Harry yine dijital platform için bir polo belgeseli projesinde yer alacak. Meghan Markle ise bu aralar harıl harıl bir yaşam tarzı markası olan American Riviera Orchard’ı hayata geçirmeye çalışıyor.

Harry hayır kurumlarıyla çalışmaya ve belgeseller çekmeye devam ederken Meghan da kendi markasını piyasaya sürmeye hazırlanıyor
Markle’a ait bu marka birçok lüks tüketim ürünü satacak ve düşes ayrıca markasıyla birlikte “yemek pişirmenin, bahçeyle uğraşmanın, eğlenmenin ve arkadaşlığın keyfini” anlatan bir diziye de hazırlanıyor.
KRAL OĞLU VE GELİNİNİ YANINA ÇAĞIRACAK
Ailenin ABD’deki kaçak üyeleri kendilerini işlerine ve markalarına vermişken İngiltere’de kansere yakalanan Kral Charles’ın yazı için asi oğlu Harry ve adı “istenmeyen geline” çıkan Meghan Markle’ı Balmoral Şatosu’na davet etmeyi düşündüğü iddia edildi.

Charles’ın torunlarını çok özlediği ve ABD’de yaşayan oğlu ve gelinini bu yaz Balmoral’a davet edeceği konuşuluyor
Çiftin oğlu Prens Archie İngiltere’de doğmuş, kızları Prenses Lilibet ise California’da dünyaya gelmişti. Kız torununu sadece bir kez gören Charles’ın çiftin çocuklarını yani torunlarını epey özlediği ve onları görebilmek için oğlu ve gelinini bu yaz yanında istediği söyleniyor.
]]>30 yaşındaki ünlü şarkıcı Park Bo Ram’ın bir arkadaşının evinide ölü bulunduğu açıklandı.
ARKADAŞININ EVİNDEYDİ
Genç yaşta ölen Güney Koreli yıldızlara eklenen son halka olan Park Bo Ram’ın, dün bir arkadaşının Seul’deki evinde diğer iki kadınla birlikteyken kalp krizi geçirdiği düşünülüyor.
Genç yıldız acil şekilde hastaneye kaldırıldı ancak evde baygın halde bulunduktan yaklaşık bir saat sonra hayatını kaybetti.

Arkadaşının evinde, tuvallette ölü bulunan K-Pop yıldızı Park Bo Ram
Polis Park Bo Ram’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlattı.
AllKPop haber kaynağına göre, Namyangju Polis Karakolu, şarkıcının arkadaşlarıyla birlikte içki içtiğini belirten bir rapor hazırladı.
TUVALETE GİRDİ, ARKADAŞLARI İÇERİDE KORKUNÇ MANZARAYLA KARŞILAŞTI
Polis raporunda kadının akşam saat 9.55’te tuvalete gitmek için izin aldığı ancak bir süre geri dönmediği belirtildi.

Meraklanan arkadaşları kontrol etmeye gittiğinde şarkıcıyı lavabonun üzerine yığılmış, bilinci kapalı bir şekilde buldu. Acil müdahale ekiplerinin eve gelmesini beklerken arkadaşları Park Bo Ram’ya kalp masajı yaptılar ancak onu kurtaramadılar.
Park’ın menajerlik ajansı XANADU Entertainment, Güney Kore medyası tarafından yayınlanan bir açıklamayla şarkıcının ölümünü “Kederli ve yürek parçalayıcı bir haberi paylaşmak için buradayız. Park Bo Ram 11 Nisan günü gece geç saatlerde aniden vefat etti” sözleriyle duyurdu.
Ünlü şarkıcının cenaze töreninin ailesine danışıldıktan sonra ajansla birlikte planlanacağı da belirtildi.

30 yaşındaki şarkıcı yeni albümünü piyasaya sürmeye hazırlanıyordu
YENİ ALBÜMÜNÜ ÇIKARMAYA HAZIRLANIYORDU
Park ilk olarak 2010 yılında, şarkıcıların üç jüri üyesini ve seyircileri etkilemek için bir şarkı seslendirdiği ‘Superstar K2’ adlı yarışma programında yer alarak dikkatleri üzerine çekmişti.
Dört yıl sonra, 2014’te “Beautiful” şarkısı ile çıkış yaptı ve o yıl Güney Kore’nin yıllık hit şarkılar listesinde 19. sırada yer aldı.
Ani ölümünden sadece on gün önce, 3 Nisan’da Park Bo Ram “I Miss You” adlı yeni bir single yayınladı ve yeni bir albüm için hazırlandığı açıklandı.

25 yaşındaki şarkıcı Moonbin tam bir yıl önce evinde ölü bulunmuştu
Park Bo Ram son yıllarda şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ilk genç Güney Koreli şarkıcı değil.
GÜNEY KORELİ YILDIZLAR TEKER TEKER ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLÜYOR
Geçtiğimiz yıl 25 yaşındaki şarkıcı Moonbin evinde ölü bulunmuştu. Ölüm nedeni intihar olarak açıklanmıştı.
Bir diğer K-Pop yıldızı Choi Sung-bong da 33 yaşındayken evinde ölü bulunmuştu. Sadece 2019 yılında dört genç K-pop yıldızının hayatını kaybettiği biliniyor.
De Telegraaf’a göre Güney Kore, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki gençler arasında en yüksek intihar oranına sahip. K-pop yıldızları da yaptıkları iş nedeniyle büyük bir baskı altında yaşıyorlar.

26 yaşındaki dizi oyuncusu Song Yoo-jung da 2021’de şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Birçok kârlı reklam anlaşmasına imza atan yıldız ismin ölüm sebebi hakkında resmi bir bilgi yok.
Hemen hepsi 20’li yaşlarında olan K-Pop ve K-Drama yıldızlarının şüpheli ölümleri artık dikkat çekici bir noktaya varmış durumda.
BÜYÜK BASKILAR VE AĞIR KOŞULLAR ALTINDA ÇALIŞIYORLAR
Ergenlik ve gençlik dönemlerini çok büyük baskılar altında ve ağır koşullarda çalışarak geçiren bu isimler oldukça sıkı bir şekilde de denetleniyor. Bu gençlerin hayranlarının boğucu ilgisi ve zaman zaman tacize ve şantaja varan durumlarla karşılaştıkları da biliniyor. Ve şüpheli ölümlerle intihar vakalarının altında da bu faktörlerin yattığı düşünülüyor.

İngiliz yıldız Hugh Grant geçen yıl kızını dünyanın en ünlü K-Pop gruplarından Blackpink2in konserine götürdüğünde böyle görüntülenmişti
Üstelik bu şarkıcı ve oyuncuların menajerlik ajansları hemen her seferinde “Yıldızımızı kaybettik, çok üzgünüz. Acılı ailesine saygı göstermeliyiz” diyerek kenara çekiliyor…
]]>

KÜSLER ARTIK BARIŞSIN
Harry ve Meghan’ın kraliyet görevlerinden istifa edip 2020’de ABD’ye yerleşmesiyle aile arasında ipler iyice gerilmiş, aile sırlarını ifşa eden Sussex’ler başta Prens William ve Kate Middleton olmak üzere ailedeki hemen herkesle küsmüştü.
Kansere yakalanan kral önümüzdeki ay 5 yaşına basacak olan Prens Archie’yi sadece birkaç kez gördü ve Prenses Lilibet’le de sadece bir kez karşılaştı.

Kansere yakalanan Charles’ın torunlarını görmeyi çok arzu ettiği ve Harry’yle Meghan’ı yazın Balmoral’a davet edeceği söyleniyor
Her yıl İskoçya kırsalında inzivaya çekilmeyi seven hükümdara, kendi kanser savaşıyla mücadele eden Galler Prensi ve Prensesi’nden kendi kardeşlerine kadar aile üyeleri de katılıyor.
KANSER OLUNCA ORTAYA ÇIKAN BUZ GİBİ GERÇEK: HAYAT KISA
Kraliyet kaynakları “Charles Harry ve Meghan’ın çocuklarını, torunlarını çok görmek istiyor. Bu yüzden onlara zeytin dalı uzatacak ve onları Balmoral Şatosu’na davet edecek. Hastalığından sonra hayatın ne kadar kısa olduğunu anladı” diyor.

Uzmanlar Balmoral’ın ne kadar huzurlu ir yer olduğunun ve ailenin tekrar bir araya gelmesi için en uygun alternatif olduğunun altını çizerken Harry ve Meghan’ın da bu daveti kesinlikle kabul etmesi gerektiğini söylüyorlar.
Charles, Harry ve Meghan’ın kızı, Lili lakaplı Lilibet ile ilk kez Haziran 2022’de merhum Kraliçe Elizabeth için düzenlenen Platin Jübile kutlamaları sırasında tanışmıştı.

Charles Harry ve Meghan’ın küçük kızı Lilibet’i sadece bir kez gördü
KÜÇÜK TORUNUNU SADECE BİR KEZ GÖRDÜ
Bir kraliyet kaynağının daha sonra “fantastik” ve “çok duygusal” olarak nitelendirdiği ziyaret sırasında Charles’ın çocuklarla vakit geçirdiği doğrulandı.
Prens Harry Eylül ayında 40 yaşına girecek ve daha önce de basına yansıdığı gibi, son birkaç yıldır süren aile kavgalarına rağmen babasıyla yeniden bir araya gelmeye hevesli.

Bir zamanlar aralarından su sızmayan William, Kate ve Harry üçlüsü uzun süredir küs
HARRY BABASIYLA SADECE 40 DAKİKA GÖRÜŞEBİLMİŞTİ
Sussex Dükü, şubat ayında krala kanser teşhisi konulduğunda Charles’ı görmek için Kaliforniya’daki evinden İngiltere’ye gelmiş ancak babasıyla sadece 40 dakikalık bir görüşme yapabilmişti.

Harry ve Meghan, iki çocukları Archie ve Lilibet ile 2020’den beri ABD’de yaşıyorlar
Buckingham Sarayı’ndan davetle ilgili bir yorum gelmezken, Sussex’lerin tarafından henüz yaz ayları için herhangi bir davet alındığı onaylanmadı.

MEGHAN SADECE CENAZEYE GELDİ…
Bu arada 42 yaşındaki Markle, Sussex’lerin Mart 2020’de Birleşik Krallık’tan ve üst düzey kraliyet mensubu rollerinden ayrılmalarından bu yana Birleşik Krallık’a sadece bir kez ayak bastı.
Çift, Kraliçe Elizabeth’in Platin Jübilesi için İngiltere’ye gelmiş olsa da artık kraliyet ailesinin aktif çalışan üyeleri olmadıkları için Buckingham Sarayı’ndaki balkonda verilen meşhur aile pozuna katılmamışlardı.

Meghan Markle İngiltere’ye son olarak Kraliçe Elizabeth’in cenazesi için ayak basmıştı
Markle, en son Eylül 2022’de Kraliçe Elizabeth’in cenazesinde kocası Harry’nin yanında yer aldı ancak o zamandan beri Charles’ın taç giyme töreni de dahil olmak üzere İngiltere’ye bir daha gelmedi.
KRALİÇE ELIZABETH’İN DE EN SEVDİĞİ YERDİ
Balmoral, Kraliçe Elizabeth’in de en sevdiği yerdi ve kraliçe son nefesini İskoçya’daki bu şatoda verdi.

Harry, “Spare” adlı anı kitabında Balmoral’a olan sevgisinden bahsetmiş ve büyükannesinin mutfaktaki uzmanlığının salata sosu olduğunu, büyükbabası Prens Phillip’in ise “yoğun bir duman bulutunun ortasında, gözlerinden yaşlar akarken” ızgarayla ilgilendiğini yazmıştı.
]]>BİR YIL İÇİNDE İKİ KEZ ANNE OLDU
43 yaşındaki yıldız isim şimdilerde 1 yıl içinde sahip olduğu iki çocuğu; oğlu Phoenix ve kızı London’ı büyüten, meşgul ve mutlu bir anne.

Paris Hilton oğlu Phoenix’in fotoğraflarını sürekli paylaşsa da kızı London’ı kimselere göstermiyor
2021’de görkemli bir düğünle evlendiği iş insanı Carter Reum’la birlikte taşıyıcı anne yoluyla iki çocuk sahibi olan Paris Hilton oğlu Phoenix’i Ocak 2023’te, kızı London’u ise yine geçen yıl kasım ayında kucağına almıştı.
OĞLU BURADA, KIZI NEREDE?
Eski hızlı hayatını bir yana bırakıp çocuklarıyla bambaşka bir hayata yelken açan ünlü varis oğlu Phoenix’in boy boy fotoğraflarını sürekli Instagram hesabından paylaşıyor. Ancak kızı London doğduğundan beri farklı bir yol izliyor.

İki çocuğunu da herkesten saklayıp, doğumlarını yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla duyuran Paris Hilton kızı London’un doğduğunu Instagram hesabından paylaştığı pembe, üzerinde kızının ismi yazan bir zıbın fotoğrafıyla müjdelemişti.
Paris Hilton hayatının büyük bölümünü herkesin görebileceği açık bir kitap gibi yaşadı… Ancak anneliğin bazı kısımlarını kendine saklamak istiyor…
“KIZIMI SİZE GÖSTERMEYE HAZIR DEĞİLİM”
43 yaşındaki sosyetik güzel, yeni bir röportajında, 1 yaşındaki oğlu Phoenix’i düzenli olarak paylaşmasına rağmen, 4 aylık kızı London’ın fotoğraflarını neden sosyal medyada hiç paylaşmadığını açıkladı.

Salı günü Fashion Trust ABD Ödülleri ‘nde E! News ‘e verdiği demeçte “Hayatımın her şeyiyle çok kamusal olduğunu hissediyorum” dedi. “Bu yüzden küçük kızımı kendime saklamak istedim.”
Öte yandan Paris Hilton, bebeğinin “doğru zaman geldiğinde” herkesin sosyal medya akışlarında görüneceğini söyleyip şaka yapmayı da ihmal etmedi.
Sosyetik güzel “Onu yakında dünyaya göstereceğim çünkü herkes sormaya devam ediyor” dedi.

Kendi hayatını hep gözler önünde yaşayan ParisHilton kızını bir süre daha kendine saklamak istiyor
HASTANEYE BİLE KILIK DEĞİŞTİRİP GİTMİŞTİ: BU HEYECANI KENDİMİZE SAKLAMAK İSTEDİK
Paris Hilton iki çocuğunun doğumunu da ailesi dahil en yakın çevresinden bile saklamış, hastaneye giderken peruk ve şapka takıp kılık değiştirmişti.
Yıldız isim bu gizlilik çabasının altında da aynı sebebin yattığını daha önceki röportajlarında açıkladı. Tüm hayatını göz önünde geçiren Paris Hilton çocuklarının doğduktan sonraki ilk günlerini sadece kendine saklamak istediğini, ailesi dahil kimseleri bu özel anlarda istemediğini itiraf etti.

Bir zamanların hızlı bir hayat yaşayan ismi iki çocuk annesi olarak nasıl bir hayat yaşadığını “İnanılmaz bir zaman geçiriyorum. Hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Onlar en tatlı küçük melekler” diye anlatıyor.
ÜÇÜNCÜ BEBEK DE GELEBİLİR
Aslına bakılırsa Hilton, aynı röportajda kocası Carter Reum ile şimdiden 3 numaralı bebeği düşündüklerini ağzından kaçırdı.
Küçük kardeşi Nicky Hilton’la olan ilişkisini örnek veren Paris Hilton “London için bir kız kardeş isterim çünkü kız kardeşimle çok yakın bir ilişkimiz var. Bu gerçekten harika olurdu” dedi.

Annesi, küçük London’ın fotoğraflarını paylaşsa da yüzünü hiç göstermedi
Hilton ve Reum, London’ın doğumundan yaklaşık iki hafta sonra, Kasım 2023’te Şükran Günü’nde taşıyıcı anne aracılığıyla dünyaya geldiğini duyurdu. Çift, yeni doğan bebeğin yüzünü göstermek yerine, önünde “London” yazan pembe bebek kıyafetlerinin fotoğrafını paylaştı.
KIZINI PAYLAŞTI AMA YÜZÜNÜ HEP SAKLADI
Paris Hilton o zamandan beri kız bebeğinin olduğu fotoğrafları paylaştı ama yüzünü hiç göstermedi. Kimi hayranları bu gizliliğin ardında bir sebep aradı hatta onun kızının olmadığını bile söyledi. Ancak ünlü varis kızını yakında tüm dünyaya göstereceğine dair söz verdi.
Hilton’un kız bebeğini gözlerden uzak tutma kararı, çocuklarının hayatları üzerinde kendisinin büyürken sahip olduğundan daha fazla kontrole sahip olmalarını istemesiyle ilgili.

Paris Hilton röportajında üçüncü kez anne olabileceğinin sinyallerini de verdi
Ünlü yıldız Aralık 2023’te verdiği bir röportajda “Anlatımım ve hikayem hayatımın yarısı boyunca medya tarafından anlatıldı ve ben sadece çocuğumun kontrolüm olmadan dünyaya gelmesini istemedim” dedi.
OĞLUNUN YÜZÜNÜ GÖSTERDİĞİNE PİŞMAN ETTİLER
Paris Hilton oğlunun fotoğraflarını paylaştıktan sonra onun kafasının normalden büyük olması yüzünden sayısız yorumla karşılaşmış, oğlunun başıyla dalga geçilmiş ve hasta olduğu ima edilmişti.
Yani aslında ilk çocuğunun fotoğraflarını bola paylaşan Paris Hilton deyim yerindeyse bu konuda ağzının payını almış oldu… O zamandan beri çocukları konusunda daha korumacı bir tavır takınan Hilton kızının yüzünü de muhtemelen aynı sebepten göstermiyor.

Paris Hilton oğlu Phoenix’in doğumunu bu fotoğraflarla müjdelemişti… Phoenix büyüdükçe fotoğraflara gelen yorumlar sosyetik güzeli çileden çıkardı
Oğlu Phoenix’le ilgili yorumlardan sonra “Korumacı bir anne ayı oluyorsunuz” diyen Paris Hilton aldığı acımasız eleştiriler için “Bir çocuk hakkında bu şekilde konuşacak kadar kafadan hasta insanların olması beni çok kızdırdı. Bana şunu düşündürdü: Bu insanlar tam da onu sır olarak saklamamın nedeni” demişti.
]]>KARI-KOCA ŞIKLIK YARIŞTIRDILAR
Lacivert bir takım elbise ile uyumlu açık mavi bir gömlek giyen Gere ilerleyen yaşına rağmen oldukça fit görünüyordu. İspanyol eşi Alejandra Silva da şeffaf korsajlı ve katmanlı dantelden, ayak bileğine kadar uzanan etekli siyah spagetti askılı elbisesiyle büyük beğeni topladı.

Richard Gere ve Alejandra Silva çifti dün akşamki galada göz kamaştırdı
Richard Gere’in akrtis Penelope Milford, ressam Sylvia Martins, modacı Diane von Fürstenberg, Barbra Streisand, Priscilla Presley ve Kim Basinger ile ilişkileri oldu. 1991’den 1995’e kadar dünyanın en ünlü modeli Cindy Crawford’la evli kaldı. Sonrasında da aşk hayatı hareketliydi.

EN UNUTULMAZ AŞKINI CINDY CRAWFORD’LA YAŞAMIŞTI
Gere ve Cindy Crawford 1988’de aşk yaşamaya başlamıştı. Ünlü süper model kendisinden 17 yaş büyük Gere ile evlendiğinde 25 yaşındaydı. Yıllar sonra bu ilişkiyi anlatan Crawford Richard Gere’le birlikte olabilmek için kendini baştan aşağı değiştirdiğini, bunu da canı gönülden yaptığını anlatacaktı.

Richard Gere 2002-2016 yılları arasında evli kaldığı ve şu an 24 yaşında olan oğlu Homer’ın da annesi olan eski eşi, model ve oyuncu Carey Lowell’dan şimdiki eşi Alejandra Silva’yla aşk yaşamaya başlayınca ayrılmıştı.
9 YILDIR DEVAM EDEN AŞKLARININ İKİ DE MEYVESİ OLDU
74 yaşındaki usta aktör ve 41 yaşındaki Silva 2015’ten beri devam eden birlikteliklerini 2018’de nikah masasına taşımıştı. Evliliklerinin altıncı yılını geride bırakan çiftin 5 yaşında Alexander ve 4 yaşında henüz adını açıklamadıkları iki oğulları var.

Alejandra Silva doğum yapmadan önce Tibet’e gidip Dalai Lama’yla tanışmıştı
Alejandra Silva, ülkesinde tanınmış bir oyuncu ve iş kadını olmanın dışında aynı zamanda Real Madrid Futbol Kulübü’nün eski Başkan Yardımcısı olan Ignacio Silva’nın kızı. Hayatını hep göz önünde yaşayan Silva’nın da Richard Gere gibi bir önceki evliliğinden bir oğlu var.
ARALARINDA 33 YAŞ VAR AMA BUNU HİÇ UMURSAMIYORLAR
Çift aslında aşk yaşamaya başlamadan önce birbirlerini tanıyor hatta ailece de görüşüyorlardı. Aralarında 33 yaş fark olsa da oldukça mutlu bir evlilik yaşayan çift, 2018’de evlendikten kısa bir süre sonra ilk çocuklarını beklediklerini açıklamıştı.

Kariyerinde birbirinden başarılı sayısız filmi olsa da Richard Gere hep Pretty Woman (Özel Bir Kadın) filmindeki “beyaz atlı prens” olarak hatırlanıyor
SIK SIK TİBET’E GİDİYORLAR: İKİSİ DE BUDİZM İNANCINI SEÇTİ
İkisi de hayır kuruluşları için birçok çalışma yürüten çifti aşkları kadar bu aktivizm sevdaları da bir arada tutuyor. Sürekli olarak çalıştıkları yardım kuruluşlarının etkinliklerinde boy gösteren çift Tibet’i de sık sık ziyaret ediyor ve Budist inancını hayatlarının bir parçası haline getirmiş durumdalar.
Hatta Alejandra Silva karnı burnunda hamileyken Tibet’e giden çift Dalai Lama’yı ziyaret etmiş, Budizm inancının kutsal kişisi sayılan Dalai Lama Alejandra Silva’nın karnını okşarken çekilmiş fotoğrafları epey konuşulmuştu.

Ünlü çift 2018’de gizlice evlenmişti
GÖZLERDEN UZAKTA SESSİZ SAKİN BİR YAŞAMI SEÇTİLER
Artık oyunculuğu büyük oranda bir kenara bırakmış ve kendini eşiyle birlikte hayır işlerine adamış olan Richard Gere ve Alejandra Silva, iki oğullarıyla birlikte gözlerden uzakta, sakin ve huzurlu bir hayat yaşıyorlar.

Gere ve Silva sosyal medyada çocuklarının yüzlerini saklamaya özen gösteriyor
İKİ OĞULLARININ YÜZÜNÜ GÖREN YOK
Sosyal medyayı aktif kullanan çift doğayla iç içe bu hayattan bolca fotoğraf paylaşsalar da çocuklarının yüzlerini şimdiye kadar hiç göstermediler. Richard Gere Şubat 2023’te Meksika’ya yaptıkları bir aile gezisinde zatürreye yakalanıp hastaneye kaldırılmış, hayranlarını korkutmuştu. Usta aktör eşinin çabaları ve bakımı sayesinde hastalığı tamamen atlatarak sağlığına kısa süre içinde kavuştu.
]]>Gene Hackman, 2004’te artık emekli olduğunu ve oyunculuk yapmayacağını açıklamış, sonra da 20 yıl boyunca gözden kaybolmuştu.
20 YIL MERAKLI GÖZLERDEN SAKLANDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKTI
Tam bir münzevi hayatı yaşayan usta aktör nihayet yüzünü göstermeye başladı ve 94 yaşında olmasına rağmen bastonsuz şekilde tek başına ortaya çıkıp hayranlarının yüreğine su serpti.

Kendi kuşağının en yetenekli ve başarılı aktörlerindne olan Gene Hackman 20 yıldır ortalarda görünmedi, eşiyle birlikte inzivaya çekildi
Birçok rol arkadaşı ilerleyen yaşlarına rağmen başrol oynamaya devam ederken 94 yaşındaki Hackman 2004’te oyunculuğu bıraktıktan sonra spot ışıklarından uzak kaldı.
Çifte Oscar sahibi usta oyuncu 5 Nisan’da Santa Fe, New Mexico’da bir beyzbol şapkası, yelek ve kareli gömlekle çıktığı gezintinin tadını çıkarırken görüntülendi. Gene Hackman mart ayında da aynı bölgede arabasına benzin alırken görülmüştü.

94 yaşındaki efsane isim bastonsuz yürüyordu ve kendi alışverişini de kendi yaptı
“Mississippi Burning” ve “Bonnie and Clyde” filmlerinin yıldızı usta aktör 80’li yıllardan beri Santa Fe, New Mexico’da yaşıyor.
“BEN YOKUM, ARTIK EMEKLİ OLDUM”
Gene Hackman bir piyansit olan 62 yaşındaki Betsy Arakawa ile 1992’de evlenmişti. hackman ilk evliliğini Faye Maltese’le yapmıştı. Üç çocuğu olan çift 1986’da boşandı.

Gene Hackman ilk eşi ve üç çocuğuyla birlikte
Hackman2004 yılında Larry King’e röportaj vermiş ve “Kendim hakkında konuşmayı pek sevmiyorum. Bilmiyorum. Kendimi filmde izlemekle aynı şey, beni rahatsız ediyor. Oyunculuk yapmayı seviyorum. İşin o kısmını seviyorum” diyerek neden pek ortalarda görünmediğini ve basınla konuşmadığını bu sözlerle anlatmıştı.
KENDİ FİLMLERİNİ İZLEMİYOR
Gene Hackman “Oyunculuk yaparken tamamen mest oluyorum. Ama kendimi ekranda gördüğümde, büyükbabamı görmüş gibi oluyorum. Filmde kendimi 21 yaşında olarak görüyorum. Sonra aynaya bakıyorum ve her şey bambaşka bir hikâyeye dönüşüyor…” sözleriyle de kendi filmlerini izlemekten neden hoşlanmadığını anlatmıştı.

Daha önce de üç tarihi roman yazan Hackman emekli olduktan sonra kitap yazmaya devam etti, bu kez polisiye-gerilim türünde kitaplar yazdı
Errol Flynn gibi efsane aktörlerin oynadığı eski korsan filmlerini izlemekten çok keyif aldığını söyleyen Gene Hackman’ı 4 yıl deniz kuvvetlerinde görev aldıktan sonra oyunculuğa yönlendiren annesi olmuş…

BÜYÜK BAŞARILARLA DOLU KARİYERİNE ANNESİNİN TEK BİR SÖZÜYLE BAŞLAMIŞ
Bir gün annesiyle sinemaya giden ve çıkışta onun “Bir gün bunu yaptığını görmek istiyorum” demesiyle cesaret bulan Gene Hackman “İhtiyacım olan tek şey buydu. Çünkü ben zaten bunu yapmak istiyordum. Ama birinin size söylemesi ya da sizi biraz zorlaması gerekiyor. Bana oyunculukla ilgili söylediği tek şey buydu. Bunu yaptığımı görmek istiyordu” diyerek oyunculuk serüveninin nasıl başladığını anlatmıştı.

Gene Hackman ikinci eşi Betsy Arakawa ile 1992’de evlenmişti
Usta oyuncu 2004’te emeklilik kararını açıklarken “Kendime dikkat etmeye çalışıyorum. Çok fazla korkum yok. Ölmek gibi normal bir korkum var. Belli bir yaşa gelince herkes bunu düşünür. Eşime ve aileme iyi bakıldığından emin olmak istiyorum. Bunun dışında çok fazla korkum yok” demişti.

“BEN BİR YILDIZ DEĞİLİM”
Hackman 2011’de, emekli olduktan sonra verdiği nadir röportajlardan birinde “İyi bir aktör” olarak hatırlanmak istediğini söylemişti. “Warren Beatty bir yıldız. Robert Redford bir yıldız. Brad Pitt de öyle… Kendimi asla bu şekilde düşünmüyorum ….” diye Gene Hackman yine de kariyeri açısından çok az pişmanlığı olduğunun altını çizmişti: “Ben hep kendisine verilen rolü dürüst bir şekilde canlandırmaya çalışan biri oldum”
]]>Ürdün Kraliyeti dün Rajwa ve Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin’in ilk çocuklarını beklediklerini duyurdu. Duyuruda “Kraliyet Haşimi Mahkemesi, Majesteleri Veliaht Prens El Hüseyin bin Abdullah II ve Prenses Rajwa El Hüseyin’in bu yaz ilk bebeklerini beklediklerini duyurmaktan memnuniyet duyar” denildi.

Ürdün’ün Veliaht Prens Hüseyin ve Prenses Rajwa’nın ilk bebeklerini bekledikleri Ürdün Kraliyeti tarafından duyuruldu
KRALİYET AİLESİNE YENİ BİR ÜYE KATILACAK
Açıklamada “Haşimi Kraliyet Mahkemesi bu vesileyle Majesteleri Kral Abdullah II ve Kraliçe Rania Al Abdullah’a en içten tebriklerini sunar ve Majesteleri Veliaht Prens Al Hussein ve Prenses Rajwa’ya bebeklerini karşılarken sağlık ve neşe diler” ifadelerine yer verildi.
Sosyal medyada hamilelik duyurusuna, her ikisi de 29 yaşında olan Veliaht Prens Hüseyin ve Prenses Rajwa’nın 1 Haziran 2023’te evlendikten sonra çekilen gülümseyen bir fotoğrafı eşlik etti.

Çiftin geçen yıl haziran ayında yapılan düğününe dünyanın dört bir yanından kraliyet aileleri katılmış, Galler Prensi William ve Prenses Kate Mİddleton da düğünde yerini almıştı
Doğacak bebek 53 yaşındaki Kraliçe Rania ve 62 yaşındaki Kral Abdullah’ın ilk torunu olacak.
Hüseyin ve Rajwa’nın çocuğu erkek olursa Ürdün Haşimi Krallığı tahtının ikinci sıradaki varisi olacak. Çiftin bebekleri kız olursa taht sıralamasında herhangi bir değişiklik olmayacak.
BEBEK ERKEK OLURSA TAHT SIRASINDA BEKLEYECEK
Ülkenin 1952’de kabul edilen anayasasına göre taht, Kral Abdullah İbn El Hüseyin’in hanedanına kraldan en büyük oğluna ve sonrasında da onun ilk doğan erkek çocuğuna geçiyor. Tahtın varisi Prens Hüseyin’i küçük kardeşi Prens Haşim ve Kraliçe Rania’yla ve Kral Abdullah’ın kızları Prenses İman ve Prenses Selma takip ediyor.

Ürdün’ün gelecekteki kraliçesi Rajwa başarılı bir mimar
Hüseyin ve Rajwa Haziran 2023’te göz kamaştırıcı bir kraliyet düğünüyle dünya evine girdiler. Aralarında Prens William ve Kate Middleton’ın da bulunduğu dünyanın dört bir yanından kraliyet mensupları bu büyük kutlama için Amman’a gitti.
Düğün, Veliaht Prens Hüseyin’in 1 Haziran’daki düğünlerinde prenses unvanı alan Rajwa Alseif ile nişanlandığını duyurmasından yaklaşık bir yıl sonra yapıldı. Nişan haberlerini sosyal medyada paylaşan Prens Hüseyin, Rajwa ile resmi bir portre fotoğrafıyla birlikte “Tanrı’nın bize lütuflarını bahşetmesi için dua ediyoruz. Sevgili Ürdünlü aileme yürekten destekleri ve nazik dilekleri için minnettarım” satırlarını kaleme almıştı.

Prenses Rajwa, güzelliği dillere destan kayınvalidesi, Ürdün Kraliçesi Rania’ya benzetiliyor… Bu arada kraliyet sarayından sızan haberlere göre gelin – kayınvalide birbirini çok seviyor ve çok iyi anlaşıyorlar
MİMAR GELİN GÜZELLİĞİ DİLLERE DESTAN KAYINVALİDESİNE BENZİYOR
Suudi Arabistan’da doğan ve ABD’de eğitim alan Prenses Rajwa başarılı bir mimar ve aynı zamanda görsel iletişim alanında da diploma sahibi.
Veliaht Prens Hüseyin ise İngiltere’deki Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi ve Washington, D.C.’deki Georgetown Üniversitesi mezunu oldu ve Ürdün Silahlı Kuvvetleri-Arap Ordusu’nda yüzbaşı olarak görev yapıyor.

Prens Hüseyin resmi Isntagram hesabında düğünlerinden bir pozu paylaşarak “Tanrı beni Rajwa ile kutsadı, hayatımın ışığı ve ömür boyu yoldaşım. Evliliğimiz bize huzur ve sıcaklık getirsin. Tanrı bizi kutsamaya devam etmesi için dua ediyorum. Sevgili ülkem Ürdün’de mutluluğumuzu bizimle paylaşan herkese, ayrıca dünyanın dört bir yanından ailemize sevgilerini yollayan herkese bir kez daha en derin teşekkürlerimle. Bugün bana verdiği sayısız nimetler için Tanrı’ya ve her şey için Rajwa’ya ne kadar şükretsem azdır” yazmıştı
Çiftin evlilik kararını nasıl aldıkları bilinmese de aileleri uzun zamandır tanışıyorlar. Prenses Rajwa’nın annesinin kuzenlerinden biri Prens Hüseyin’in amcasının eşi. Çift bu sayede tanışmadan önce de aileleri yoluyla birbirlerinden haberdardı.
“İNSAN HER GÜN BÖYLE BİRİYLE TANIŞMAZ, BEN ÇOK ŞANSLIYIM”
Özel hayatları konusunda ketum olsalar da Hüseyin geçen yıl verdiği bir röportajda “Rajwa ile eski bir okul arkadaşım aracılığıyla tanıştım” demiş, “İnsan her gün Rajwa gibi biriyle tanışmaz” diyerek de ne kadar şanslı olduğunun altını çizmişti.

– Herkese iyi bayramlar diliyorum… Bayram denilince çocukluğum geliyor benim aklıma. Annemin bana bayram kıyafetleri aldığı o yıllar. Hatırlıyorum da bir bayram iki elbise birden almıştık. Ben başka elbise beğenmiştim, annem başka. Böylece iki elbisem ve iki ayakkabım olmuştu.
Yine rahmetli annemin bayram harçlıklarımı koymam için verdiği mendil geliyor aklıma. Mendil işlemeliydi. “Harçlıklarını bunun içine koy” demişti. O mendili anneme verirdim bayramdan sonra. O da bana mendilin içinden harçlık çıkarıp verirdi. Dilimden hiç düşmezdi bayram harçlıklarım. Meğer içindeki para bittikçe anneciğim yeniden koyuyormuş. Ben çocuğum, anlamıyorum ki. “Hani benim harçlıklarım” diye tutturuyordum. Boşuna demiyorlar “Bayram çocuklar için” diye…
◊ Çocukluk yıllarınızdan hafızanıza kazınan çok özel bir bayram anınız var mı?
– Teyzem ailesiyle Balıkesir’de oturuyordu. Bir bayram oraya gittik. Onlar da bizi Erdek’e götürdü. Normalde her bayram evde olurduk, gezmeye gitmek benim için çok özel olmuştu o bayram. Çocuk yüreğimle çok mutlu olmuştum. Kuzenlerimle beraber Erdek’te denize girdiğimizi, çok eğlendiğimizi hatırlıyorum.

BU BAYRAM RUTİNİ BOZDUM, SAHNEDE OLMAYACAĞIM
◊ Geçmişi yâd edip “Nerede o eski bayramlar” diyoruz hep. Neden sizce? Ne değişti?
– Az önce de dediğim gibi; bayram çocuklar için. Eski bayramlarımızda da biz çocuktuk. Bir de eskiden bayramlarda akrabalarımızla, dostlarımızla, komşularımızla birlikte olurduk. Yeni bayramlar, değişen hayat şartlarıyla birlikte uzun yıllardır tatil, dinlenme anlamı taşıyor. Özellikle çalışan aileler, uzun bayram tatillerini dinlenme dönemi olarak kullanıyor. Onlara da hak vermek lazım. “Ah o eski bayramlar” dememek için, kenetlenmeyi bırakmamamız gerekiyor.
◊ Siz 9 günlük bu bayram tatilini nasıl geçireceksiniz?
– Bu bayramda çalışmak istemedim. Bildiğiniz gibi Bodrum’da bir evim var, baharı Bodrum’da karşılamak istedim, bayram öncesi evime geldim. Dekorasyonu seviyorum, kendime hediye olarak bu bayram yapay ve gerçek çiçekler aldım, onları evime yerleştirdim. Bayramı burada geçireceğim.
◊ Bayram rutinleriniz
var mı?
– Bayram rutinim çok uzun yıllardır sahnede olmaktı. Bu bayram bu rutinimi bozdum.
BENİM TARZIM KALICI İŞLER YAPMAYA MÜSAİT
◊ Nostalji albümlerinizle arşivlik çalışmalara imza attınız, genç nesillere de ulaşacak eserler bıraktınız. Bunun gibi farklı müzik çalışmalarınız olacak mı?
– Nostalji albümleri benim için yeni bir dönem başlattı. O zamanlar müzik sektörü yine arabesk, pop furyasındaydı. Ekip olarak cesaret edip inandık, nostalji serisini başlattık. Halkımız çok güzel karşıladı, bu seri 12 milyonun üzerinde organik tiraj yaptı. Bu rekorun kırılması imkânsız artık.
Nasıl ki kıyafette moda geçmişe dönüp tekrar aynı tarzları önümüze getiriyorsa, müzikte de artık 45’likler gibi birkaç şarkılık çalışmalar yapılıyor. Zamana uymak lazım. Her şeyde olduğu gibi müzikte de fast food dönemi var. Benim tarzım kalıcı işler yapmaya müsait. Mümkün olduğu kadar sezonluk işlerden, yani sezonluk şarkılardan uzak duruyorum. Müzikal yapmayı çok istiyorum, bir türlü kısmet olmadı. İyi bir kadroyla çalışmak isterdim. Öğrenmenin sonu yok. Yeni çalışma arkadaşlarıyla enerjilerimizi birleştirip büyük bir sinerjiyle halkımızın karşısına çıkmak isterdim.
◊ Hazırladığınız o seri size ‘Nostalji Kraliçesi’ lakabını da getirdi. Hoşunuza gidiyor mu böyle anılmak?
– Nostalji albümlerimin başarısıyla sevgili dostum Gezegen Mehmet beni böyle anons etmeye başladı. “Nostalji Kraliçesi” dedi, halkımız da benimsedi. Yiğit lakabıyla anılır derler. Bana da bu kaldı, ben de sevdim.

KENDİME İYİ BAKIYORUM YEDİĞİME İÇTİĞİME DİKKAT EDİYORUM
◊ Bazı kişiler yaş aldıkça güzelliğine güzellik katar, siz de onlardan birisiniz. Nedir bunun sırrı?
– Kendime mümkün olduğu kadar iyi bakıyor, yediğime içtiğime dikkat ediyorum. Mesela çok et yemem, abur cubur tüketmem. Elimde çikolata bile göremezsiniz. Genellikle günde tek öğün yiyorum. Gece hayatım yok. Alkol kullanmıyorum. Uykunun çok önemli olduğu konusunda da bir iddiam var. Cildin dinlenmesi için doğru saatlerde kaliteli uyku şart. Merak edenler uykunun evrelerini araştırsın lütfen, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar. Uykum benim için çok önemli, günde 8-9 saat uyumaya özen gösteriyorum. Ayrıca mümkün olduğunca faydalı kozmetik ürünlerini kullanıyorum.
◊ Yıllardır hep aynı kilodasınız. Böyle fit kalmanızın sırrı günde tek öğün beslenmeniz mi?
– Tek öğün besleniyorum ama şu nokta önemli; genellikle tencere yemeği ve sebze tüketmeyi tercih ediyorum. Öyle geceleri olur olmaz saatlerde yemek yiyen biri değilim. Olur da acıkırsam meyveyle geçiştiriyorum. Ama genetik olarak şanslı olduğumu da düşünmüyor değilim. Genlerimi anneme, babama borçluyum.
Ekmek ve makarnayı çok severim, kısıtlamadan yerim. Yemek masasında, “Kilo aldırıyor” diye ekmek yemeyenlerin yanında ekmeğimi de yiyorum. Karbonhidrattan uzak duran biri değilim. Sanırım neye çok dikkat edersen, o seni üzüyor.
YARDIMA İHTİYACI OLANLARA SON NEFESİME DEK DESTEK OLACAĞIM
◊ Sizin çok yardımsever olduğunuzu biliyoruz. “Bir elin verdiğini öbür elin görmesin” derler ama örnek teşkil etmesi açısından konuşmak istiyorum yardım çalışmalarınızı. LÖSEV ve Mehmetçik Vakfı’na yönelik çalışmalarınız olduğunu biliyorum. Neler yaptınız bugüne kadar ve devamı gelecek mi?
– Yardım yaparken paylaşmayı sevmiyorum. Yakınlarım ve sizin gibi gazeteci dostlarım “Örnek olması için paylaşılması gerekiyor” diyor, o zaman da haklı olduklarını düşünüyorum…
Ankara-Oran’daki evimi LÖSEV’e bağışladım. Yardım konserleri de yaptım. Elimin uzandığı, yardıma ihtiyacı olan herkese son nefesime dek destek olacağım.
Sahne kostümlerimi uzun zaman önce Dolap platformunda satışa çıkardım. Amacım düğünü, nişanı, kına gecesi olup da abiye kıyafet alamayanların istedikleri kostümlerime ulaşılabilir ücretle sahip olmalarıydı. Her konserim sonrası pek çok kişiden mesaj alıyorum “Muazzez Hanım elbisenizi bana hediye edin” diye.
İstedim ki kostümlerim değerlensin, herkesin ulaşabileceği bir ücretle satın alınsın, elde edilen gelir de sivil toplum kuruluşlarına gitsin.
İlk partide Mehmetçik Vakfı’na bağış yaptım. 1 lirası bile bana gelmeden, Dolap uygulaması üzerinden direkt vakfa bağış olarak gidiyor. Sağ olsunlar Dolap da komisyon ücreti almıyor.
İkinci bölümde bağışımın Polis Vakfı’na olacağını duyurdum. Büyük Kahramanmaraş depremi olunca öncelikli olarak Kızılay’a bağış yaptım, ardından elde edilen geliri Polis Vakfı’na bağışladık. Pek çok kişiye örnek oldum. Hem bağışlar için mutluyum hem de örnek olduğum için. Benden sonra pek çok kişi kostümlerini satışa çıkardı.

AŞK ESKİ BİR YALAN
◊ Aşkı konuşmadan olmaz. Aşkın anlamını ve sizin için ne ifade ettiğini sorsak, neler söylersiniz?
– Bunun cevabını bilen var mı? Herkese göre değişiyor sanki… En iyi şairler bilir. Bu sorudan bir şarkı sözüyle kaçıyorum: “Aşk eski bir yalan, Adem’le Havva’dan kalan.” Oldu mu şekerim?
HERKES İSTEDİĞİNİ GİYSİ HALK AYARI VERİR NİHAYETİNDE
◊ Sahne kıyafeti konusunda sizin belli bir çizginiz var. Bu anlamda meslektaşlarınızın seçimlerini nasıl buluyorsunuz?
– Şov dünyası bu, herkes ne istiyorsa onu giysin. Giyiyorlar da zaten. Halk ayarı verir nihayetinde… Ben özel hayatımda da dekolte giymem. Üşüyen bir bünyem var, hastalanmamak için kıyafetlerime dikkat ediyorum. Sahnede de fazla dekoltesi olmayan modelleri seçiyorum. Bazen model kendiliğinden ufak bir dekolte istiyor, bana yakışanı tercih ediyorum. Yaptığım müziği de dikkate alarak tercihlerimi yapıyorum.
◊ Son dönemde ünlü erkekler arasında ‘oje’ furyası başladı. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?
– Oje bence cinsiyete dair bir şey değil. Dünyadaki starlara da baktığımızda, yıllar içinde oje erkeklere en yakın makyaj malzemesi olarak kimi zaman fotoğraf çalışmalarında, kimi zaman galalarda, kısacası kamera önüne çıkarken kullanılmış. Çocuk istismarına dikkat çekmek için bile kullanılmış erkeklerde oje. Güzel amaçlara da hizmet etmiş. İsteyen istediğini yapsın, kime ne zararı var? İnsanlar birbirini çok eleştirir oldu, bu beni üzüyor…
KANUN DEĞİL PRENSİPLERİM VAR BENİM
◊ Sanat dünyası, tüm ışıltısına rağmen zorlu bir camia. Siz bugüne dek karşılaştığınız zorlukların üstesinden nasıl geldiniz? “Muazzez Ersoy kanunları”nız var mı?
– Kanun değil de prensiplerim var diyelim. Kimseye karışmam, tartışmalara girmem, doğru bildiğim yoldan şaşmam, kendime yakıştırmadığım her şeyden uzak dururum.
]]>
Ama işin arka planına biraz daha yakından bakınca bu konunun böylesine ilgi çekmesinin nedeni de anlaşılıyor zaten.
Çünkü hayatının ikinci baharına, kendisinden 33 yaş genç sevgilisiyle adım atan bu iş insanı daha eski karısından resmen boşanmış değil. Üstelik bu boşanma davası öyle kolayca bitecek gibi de görünmüyor.
?

BİR YANDAN BOŞANMAYA ÇALIŞIYOR, DİĞER YANDAN NİŞANLANDI
Eski karısıyla boşanma “savaşını” sürdürürken genç sevgilisiyle nişanlanan bu iş insanı, dünyanın en zengin insanları arasında yer alan John Paulson.
68 yaşındaki milyarder, bir yandan 21 yıllık karısı Jenny Paulson’dan fazla maddi zarara uğramadan boşanmaya çalışıyor.
Ama diğer yandan da 35 yaşındaki diyetisyen Alina de Almeida ile kendine yeni bir gelecek kurma amacıyla onunla nişanlandı.
Çifte yakın bir kaynağın Page Six’e söylediğine göre John Paulson ile iki buçuk yıldır birlikte olduğu Alina de Almeida ile sürdürdüğü ilişkiden çok mutlu ve geleceğe doğru birlikte bir adım atmak da onları öyle mutlu etti ki “ayakları yerden kesildi.”

DONALD TRUMP’IN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ: Bu arada küçük bir not… John Paulson, yeniden ABD Başkanı olmak için mücadele eden Donald Trump’ın kampanyasının da en büyük destekçilerinden biri. Paulson ile de Almeida, geçtiğimiz günlerde Trump’ın kampanyası için 50 milyon dolardan fazla bağış toplanan bir etkinliğe de ev sahipliği yaptı.

KARISI BOŞANACAKLARINI MAGAZİN BASININDAN ÖĞRENDİ
Toplamda 4, 7 milyar dolarlık bir servete sahip olan John Paulson, üç yıl önce karısı Jenny’yi, şu anda nişanlısı olan Alina uğruna terk etti.
İşin ilginç yanı Jenny, kocasının kendisine boşanma davası açtığını magazin basınından öğrendi.
2021 yılında, Paulson’ın eşine boşanma davası açtığı sırada bunun Jenny açısından son derece aşağılayıcı olduğu konuşulmuştu.

‘ALINA VE BEN ÇOK MUTLUYUZ’
Milyarder iş insanı John Paulson, boşanma davası açtıktan hemen sonra yaptığı açıklamada “Ne yazık ki evliliğimiz yürümedi. Boşanmalar oldukça yaygın ama zor. Alina ve ben birlikte çok mutluyuz. Aynı mutluluğu Jenny için de dilerim” diye konuşmuştu.
Görünüşe göre de John Paulson’ın işi hiç kolay değil. Çünkü, onların üç yıldır bitmeyen bu davası daha şimdiden bütün zamanların en pahalı boşanma davası olarak tarihe geçti bile…
Eski çift, şimdi hem milyon dolarlar hem de bu değerdeki mülklerin paylaşımı konusunda büyük bir hukuksal savaşa girişmiş durumda.

DÜNYANIN ÖNDE GELEN İNSANLARIYLA BAĞLANTILARI VAR: Milyarder iş insanı John Paulson’ın dünyanın önde gelen isimleriyle bağlantıları bulunuyor. Önceki yıl New York’ta düzenlenen Prenses Grace Vakfı Ödülleri’ne de sevgilisi Alina de Almeida ile birlikte katılmıştı. O gece Prenses Grace’in oğlu Monako Prensi Albert ve karısı Prenses Charlere ile birlikte objektiflere poz vermişti çift.
]]>
Zaten bütün bunların sonunda da tıpkı kendisi gibi kıvrımlı hatlara sahip modellerin yolunu açtı. Onun attığı ilk adımların ardından geçmişte yüzlerine bile bakılmayan, fazla bulundukları için kariyer yapmalarına izin verilmeyen genç kızlar moda dünyasında söz sahibi oldu.

KIVRIMLI MODELLERİN YOLUNU AÇTI
Bu konuyu başından bu yana takip edenler Ashley Graham’dan söz ettiğimizi çoktan anladı bile. 36 yaşındaki Graham, moda dünyasının sadece zayıf kadınlara şans veren kurallarını yıkıp bu alanda da tarihe geçti bir başka deyişle.
Kıvrımlı hatlara sahip kadınlara yönelik plaj giyiminden gece kıyafetlerine günlük elbiselere kadar zengin koleksiyonlarıyla da yerini sağlamlaştıran Graham, önceki gece de bir ödül törenine konuk oldu.
Graham, Beverly Hills’te düzenlenen Fashion Trust US Ödülleri gecesi için tek omuzlu siyah bir kıyafet seçti.
Bedenini saran elbisenin dikkat çeken yanlarından biri de sağ tarafındaki derin yırtmacıydı. Saçlarını toplayan ve takı konusunda da sade davranan Ashley Graham kırmızı halıda da uzun uzun poz verdi.

SON DÖNEMDE BİRAZ ZAYIFLADI
Ünlü model, aslına bakılırsa son dönemde kariyerine başladığı döneme oranda epey kilo vermiş görünüyor. Hatta hayranları da onu “Bize ihanet ettin” diyerek eleştirdi bu yüzden. Ama Graham, bu eleştirilere “Ben yine sizin sözcünüz olmaya devam edeceğim” diyerek yanıt verdi.
Ashley Graham’ın fiziksel görünümündeki bu değişim ikinci doğumundan yani ikizlerini dünyaya getirdikten sonra başladı.
O doğumda hayatını yitirme tehlikesiyle karşılaşan Graham’ın toparlanması da biraz zaman aldı.
Hayatıyla ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da açık davranan Ashley Graham, kocası Justin Ervin ile bu konuda bir karar aldıklarını açıklamıştı en son.

BİR DAHA ÇOCUK YOK
Konuk olduğu Milk Drunk adlı podcast yayınında konuşan Graham, kocasının kısırlaştırma operasyonu için kendisine söz verdiğini ve bu sözünü de tuttuğunu anlattı.
Ashley Graham ile 2010 yılında evlendiği Justin Ervin’in ilk oğulları Isaac dört yaşında. İkizleri Malachi ve Roman ise iki yaşına girdi.
Graham, daha önce ikiz bebeklerini dünyaya getirirken geçirdiği yoğun kanama nedeniyle ölümün kıyısından döndüğünü anlatmıştı.
Bunun üzerine kocası Ervin ile oturup konuştular ve bir daha çocuk sahibi olmamak için gerekli önlemleri aldılar.

YÜZÜNE KAPANAN BÜTÜN KAPILARI AÇTI
Şu anda 36 yaşında olan Graham, bir zamanlar “kilolusun” diyerek bütün kapıları yüzüne kapatan moda dünyasına meydan okudu ve kazandı.
Aralarında Sports Illustrated ve Victoria’s Secret’ın da bulunduğu birçok ünlü markanın tanıtım yüzü olmayı başardı. Ama geçen yılın son döneminde katıldığı bir etkinlikte söylediğine göre amacına henüz tam olarak ulaşabilmiş değil.
Kurucularından birinin Khloe Kardashian olduğu Good American markasının model seçme görüşmelerine katılan Ashley Graham, kendi deneyimlerine de değindi.

‘BENİM GİBİ KADINLARI KABUL ETMEMEKTE ISRARCILAR’
Geçmişte yaşadıklarından yola çıkarak hala bazı markaların kıvrımlı kadınlar için koleksiyonlar üretmeyi reddettiğini ileri sürdü.
Üç çocuk annesi Ashyley Graham, People dergisine verdiği röportajda bu konuda şunları söyledi. “Eğer podyumlara bakarsanız, çok fazla şeyin değişmediğini görürsünüz. Tasarımcıların koleksiyonlarını incelediğinizde de farklı beden ölçülerine göre üretim yaptıklarını anlarsınız. Ama bu konuda durum tam olarak değişmiş değil.”
Ashley Graham, başlarda moda dünyasının inatla direnç gösterdiği kıvrımlı bedeniyle kendini çoktan moda dünyasına kabul ettirdi.
Ama buna rağmen hala bazı markaların kendisini ve kendisi gibi görünen kadınları kabullenmemekte ısrarlı olduğunu belirtti.

‘ÜZGÜNÜZ, BUNU YAPAMAYIZ’ DİYORLAR
Graham bu konuda sözlerini şöyle sürdürdü: ” Hala bazı tasarımcılar ‘Üzgünüz, bunu yapamayız… Büyük bedenler için tasarım hazırlayamayacağız’ diyorlar.”
Ashley Graham’a göre bunun bir nedeni de firmaların, büyük beden koleksiyonlar hazırlamaya kalkıştığında üretim için fazladan malzeme kullanmak zorunda kalması.
Bu da fazladan gider demek ünlü modele göre. Graham, böyle bir durumda cebinden para ödemeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Graham, söz konusu firmanın kıvrımlı bedenler için üretim yaptığını hatırlatarak “Bu şişmanlık korkusu mu? Konu göğüs, göbek ve kalça ölçüsü olduğunda farklı beden tiplerinde gerçek derecelendirmenin ne olduğunu anlayamadıkları için mi?” diye aklından geçen soruları sordu.

‘AMA BEN ASLA SUSMAYCAĞIM’
Sports Illustrated, Victoria’s Secret gibi sadece zayıf modellere kapılarını açan kuruluşlarla çalışan Graham, geçen yaz biraz zayıflayınca hayranlarının da tepkisini çekmişti.
“Biz seni kıvrımlı model olarak tanıyıp sevdik. Moda dünyasının genel geçer kurallarına boyun eğdiğini görmek istemiyoruz” diye kızgınlıklarını belli ettiler Graham’a.
Ünlü model her ne kadar büyük beden kadınların sözcüsü olarak tanınsa da yine de sürekli bedeni hakkında konuşmak istemediğini ifade etmişti. Graham “Durmadan ‘büyük beden model’ ya da ‘büyük beden kadın’ olarak anılmak yerine sadece ‘kadın’ olarak anılmayı tercih ederim” diye konuşmuştu.
Ashley Graham o dönemde de her ne olursa olsun büyük beden modellerin sözcüsü olmayı sürdüreceğini sözlerine eklemişti.
]]>
Will Smith,2022 Oscar Ödül Töreni’nde Chris Rock’a tokat atmıştı.
Hayatının bu döneminde yapmak istediklerini de anlatan Will Smith, programda şunları da söyledi:
“Hayatımın ilk yarısında her şeyi biriktirmiş gibiyim, hayatımın ikinci yarısında biriktirdiklerimi geri vereceğim.
Bunu sadece para vermek anlamında demiyorum, tecrübelerimden ve bilgilerimden yola çıkarak insanlara bir şeyler öğretmek istiyorum. İnsanlar hayatım boyunca karşılaştığım sorunları nasıl atlattığımı öğrendiklerinde kalplerine daha kolay ulaşabildiğimi hissediyorum. Gözlerimdeki dayanıklılığı fark ettiklerinde onlarla farklı düzeyde daha derin bağlantı kurmak kolay olacak…”
6 YILLIK VELAYET SAVAŞI DEVAM EDİYOR
4 Nisan’da Angelina Jolie’nin Brad Pitt’e yönelik yeni şiddet iddiaları sonrasında ikilinin velayet davası yine manşetlere taşındı.
İlişkilerinin başlamasıyla tüm zamanların en çok konuşulan çiftlerinden olan Brad ve Angelina’nın birliktelikleri 2004’te başladı 2014 yılında evlendiler.

Angelina Jolie 20 Eylül 2016’da iki yıllık evliliğin ardından boşanma davası açtı. 12 Nisan 2019’da boşanmaları henüz karara bağlanmamış olsa da mahkeme Jolie ve Pitt’in yasal olarak bekar olduğuna karar verdi.
İlişkileri başladığında Pitt hâlâ Jennifer Aniston’la evliydi. (2005’te ayrıldılar.)
Jolie 2002’de Kamboçya’dan evlat edindiği Maddox’a anneliğin tadını çıkarıyordu.
Mutlu âşıklar birlikte 2 çocuk daha evlat edindi. 3 tane de biyolojik çocukları oldu. Büyük ailenin peri masalı 2016 yılında özel bir uçakta yaşanan kavga olayından sonra darmadağın oldu.
Kavga sonrası Angie, Brad’i terk etti.
FBI raporuna göre uçakta Brad Pitt ile Angelina Jolie arasında Jolie’nin anneliğine yönelik kavga çıkıyor. Jolie, Pitt’in kendini başından yakaladığını ve sarstığını, ardından uçağın tavanına defalarca yumruk attığını söylüyor. Sonrası zaten yıllar süren velayet davası.
FİZİKSEL İSTİSMAR İDDİASI
Brad Pitt’in tek istediği 50/50 velayet.
Gayet adil bir istek ama Angelina Jolie çocukların velayetinin sadece kendinde olmasını istiyor. Angelina için çocukların velayetini babalarıyla paylaşmak neden bu kadar zor anlamıyorum. Jolie, çocukların Brad aleyhine ifade vermek istediğini söylüyor.
Angelina’nın çocukları bu işe bulaştırıp tanıklık etmelerini istemesinin yanlış olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca iddialarının ardı arkası gelmiyor. Brad’in çocukları fiziksel ve duygusal olarak istismar ettiğini iddia ediyor ama hiçbir polis raporu yok. Sadece Angelina’nın ifadeleri var. FBI ve Çocuk Koruma Hizmetleri, Angie’nin iddialarını araştırıyor.
Güvenilir bir kanıt bulamıyor.

Çocuklara karşı fiziksel veya başka herhangi istismar belirtisinin olmadığını belirtiyor. Brad Pitt’i suçlu bulmuyor.
Pitt, Jolie’nin iddia ettiği gibi çocuklara yanlış yapmaktan hiçbir ceza almıyor.
Jolie geçen hafta yeni iddialarla gündeme geldi. Bu savaşı uzatabildiği kadar uzatıp çocukların 18 yaşına gelmesini bekleyeceği söyleniyordu.
Başardı da, ikizler (16 yaşında) dışında diğer tüm çocuklar kendi kararlarını verebilir. İşin aslını bilemeyiz ama görünen bir tarafta çocuklarını seven ve onları görebilmek isteyen bir baba ve diğer tarafta babalarının çocuklar üzerinde kötü etki yarattığını ispat etmek isteyen bir anne.
Angie eminim çok iyi ve aşırı korumacı bir anne ama çocuklarını babalarına karşı yabancılaştırması ve yıllar süren velayet savaşına sürüklemesi bence sadece çocuklara zarar veriyor.
]]>
İşte böyle ünlülerden biri yani özel hayatını mümkün olduğu kadar gözlerden uzak tutan bir ünlü bugüne kadar çok yapmadığı bir şeyi yaptı. Unutulmuş bir aşkını hatırlattı.

UNUTULMUŞ AŞKINI ANLATTI
Bu ünlü, bugüne kadar üç evlilik yapan, her eşinden de bir çocuk sahibi olan Kate Winslet. Başrolünü Leonardo DiCaprio ile paylaştığı Titanik ile kariyerinde yükseldiği zirveyi kimselere bırakmayan 48 yaşındaki Winslet katıldığı bir sohbet programında “unutulmuş” bir aşkından söz etti.
The Reader (Okuyucu) adlı yapımla en iyi kadın oyuncu dalında Oscar kazanan Winslet, bir radyo kanalında yayınlanan The Chris Evans Breakfast Show adlı programa konuk oldu. Orada da kısa bir ilişki yaşadığı Rufus Sewell’dan söz etti.
Aslında sinema seyircisi Kate Winslet ile Rufus Sewell’ı birlikte oynadıkları The Holiday filminde yan yana gördü.
Ama o filmden yıllar önce Kate Winslet ile Rufus Sewell, kısa süren bir romantik ilişki yaşadı. O sırada takvimler 1990’ları gösteriyordu.
Hem Winslet hem de Sewell gencecik birer oyuncuydu ve Royal Shakespeare Company’de çalışıyordu.

KISA DÖNEM BİRLİKTE OLDUĞU SEVGİLİSİNE ÖVGÜLER YAĞDIRDI
Winslet’ın katıldığı programda söz döndü dolaştı Rufus Sewell’in rol aldığı ve bir dijital platformda yayınlanan diziye geldi.
O sırada da Winslet, onun dizideki performansını övdü, o anlarda da geçmişte onunla romantik bir ilişki yaşadığını anlattı.
Winslet şunları söyledi: “Rufus harika bir oyuncu. Biliyorsunuz ben Rufus ile yıllar önce çıkıyordum. Çok uzun zaman oldu. Sanırım o zaman 21 yaşında falandım.”
Eski sevgilisi hakkında başka güzel sözler de söyledi Winslet.. Onun yıllar içinde yaptığı işlerden de mutluluk ve heyecan duyduğunu söylemeden geçemedi.

ÜÇ AY BİRLİKTE OLDULAR: “ZATEN CİDDİ BİR İLİŞKİ DEĞİLDİ”: Şu anda 57 yaşında olan Rufus Sewell ile Kate Winslet, üç aylık bir ilişki yaşadılar. O sırada Winslet, ilk sevgilisi Stephen Tredre’den yeni ayrılmıştı. Sewell sayesinde de aşk acısını hafifletti. Winslet, Rufus Sewell ile yaşadığı ilişki hakkında da sonradan “Çok iki arkadaştık ama bu ciddi bir ilişki değildi.”

YILLAR SONRA BİR FİLMDE BİRLİKTE OYNADILAR
O kısacık romantizmin ardından Winslet ile Sewell ayrıldı. Ama dostlukları hiç bitmedi. Hatta 2005 yılında The Holiday filminde de birlikte kamera karşısına geçtiler.
Bu arada hatırlatalım… Sewell, geçen yıl uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Vivian Benitez’e evlenme teklif etti. Ondan önce de 1999 ile 200 arasında Yasmin Abdallah ile 2004 ile 2006 arasında da Amy Gardher ile evli kaldı.

Kate Winslet ise şu anda üçüncü evliliğini sürdürüyor. Yıldız ilk evliliğini 1998 ile 2001 arasında Jim Threapleton ile yaptı. Bu evlilikten dünyaya gelen kızı Mia şu anda 23 yaşında ve annesi gibi oyuncu oldu.

Winslet ikinci evliliğini 2003 ile 2011 arasında ünlü yönetmen Sam Mendes ile evli kaldı. Bu evlilikten de Joe Mendes adında 20 yaşında bir oğlu var.

Winslet, 2012 yılında Edward Abel Smith ile hayatını birleştirdi. Halen süren bu evliliğinden de 10 yaşında Bear adlı bir oğlu daha dünyaya geldi.
]]>
GÖRENLER TANIYAMADI
Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…
SON HALİNİ PAYLAŞTI
Cenk Eren, geçtiğimiz mart ayında yüz gerdirme ameliyatı olmuş, haberi “Nerelerdesin diye sorup duruyordunuz?” notuyla paylaştığı fotoğrafla duyurmuştu.

Cenk Eren iyileşti son halini takipçileri ile paylaştı. 58 yaşındaki Eren’in görüntüsü takipçilerinin beğenisini topladı.

HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN
Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.
Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi.

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI
Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti.

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzene çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzlesiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…
Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.
Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
YENİ EBRU
Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.
Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’
TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.
Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.
Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:
“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti. Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi gözlerden kaçmadı.

DİLAN DA MODAYA UYDU
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı.
Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.
Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.
Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI
Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!
Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi.
Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı. Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı.

BESTE DE MODAYA UYDU
Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!
GÖRENLER TANIMADI
Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.
FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI
Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.
NOLUR BANA DUA EDİN
Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.
GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.
İŞTE YENİ HALİM!
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.
12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI
Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.
REKOR DENİZ’İN
Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.
]]>
Survivor All Star’da 4 ve son eleme adayı kim oldu? sorusu dün gece yanıtını buldu. TV8 ekranlarında sevenleri ile buluşan Survivor’ın 9 Nisan 2024 tarihli son bölümünde, dokunulmazlık mücadeleleri devam etti. Hız, denge ve gücün önemli olduğu parkurda haftanın son dokunulmazlık oyununu mavi takım kazanırken, kırmızı takımda ise takım arkadaşlarından en fazla oyu alan bir erkek yarışmacı Survivor eleme adayı oldu. Nagihan ve Damla Can’ın tartışmasının damga vurduğu gecede, Acun Ilıcalı’dan gelen büyük ödül müjdesi de konseydeki nabzı düşürdü. Peki, 9 Nisan 2024 Survivor All Star son eleme adayı kim oldu, eleme potasına kim gitti? İşte, son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DA ELEME ADAYI KİM OLDU?
Cuma akşamı yapılacak olan Survivor All Star’da dokunulmazlık karşılaşmaları dün gece de devam etti. Dokunulmazlık oyununu kaybeden kırmızı takımda konsey toplandı. Yarışmacılar ilk olarak adadan gitmesini istedikleri isimler için oylarını verdi.

Yapılan oylama sonucu, Sercan 3 oy, Yunus Emre 2 oy, Özgür 1 oy, Atakan 1 oy, Hilmi Cem 2 oy aldı. Bu sonuçla haftanın 4. ve son eleme adayı Sercan olarak belirlendi. Haftanın diğer eleme adayları ise Yaman, Hakan ve Yasin olmuştu.

Adayların belirlenmesinin ardından Acun Ilıcalı düello eşleşmelerini de açıkladı. Performansa göre düelloda Sercan-Hakan, Yaman-Yasin karşı karşıya gelecek.

SURVİVOR DOKUNULMAZLIK OYUNUNU KİM KAZANDI?
Haftanın 4. ve son dokunulmazlık oyunu için takımlar parkurda karşı karşıya geldi. İlk olarak avantaj oyununun oynandığı dokunulmazlık oyununda, yarışmacılar havuz üzerindeki dengede durmaya ve suya düşmeye çalıştı. Avantaj mücadelesinin finalinde Yasin-Yunus Emre eşleşmesi kazananı belirledi. Yunus Emre’nin suya düşmesiyle sayısı Yasin kazandı. Bu sonuçla mavi takım avantajı 8-3 kazandı.

Dokunulmazlık karşılaşmasının ikinci etabında ise bu kez takımlar bayrak yarışında karşı karşıya geldi. 12 olanın dokunulmazlığın sahibi olacağı oyunun final etabında mavi takımda kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oynadı. İkili eşleşmede ilk önce kadınlar ardından da erkekler parkura çıktı. Nefeslerin tutulduğu oyunun final eşleşmesinde Seda-Nefise, Sercan-Furkan eşleşmesi kazananı belirledi. Son sayıyı Furkan’ın alması ile dokunulmazlıkta bayrak yarışını mavi takım 12-4 kazandı. Böylece haftanın 4. dokunulmazlık oyununu mavi takım kazandı.

ACUN ILICALI’DAN YARIŞMACILARA 1 MİLYON TL’LİK ÖDÜL MÜJDESİ
Öte yandan Acun Ilıcalı, ada konseyinde yarışmacılara bayram haftası müjdesini verdi. Ilıcalı, 21 Nisan’da birleşme olacağını söyleyerek, şunları ifade etti; “Bayramda iletişim ödülü koymadık, bunun sebebi de bayramın hepimiz için çok özel olduğu ve bu yüzden de bütün yarışmacılarımıza mesaj hakkı veriyoruz. 3’er dakika mesajlaşacaksınız, en ayından aile tarafıyla gerçekleştireceksiniz.

Bayramın ilk günü akşamında oyun ertesi güne yansıyacak bir ödül, açık artırma. İkinci gün oynayacağınız ödülü kazanan takım, takım olarak 1 milyon TL kazanacak. Bu da bu sezon varını yoğunu koyan yarışmacılarımızın bizim tarafımızdan ödülü olarak görebilirsiniz… Bayramın son gününde hayatın gerçekleriyle buluşup tarihi düelloyu hep birlikte yaşayacağız.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI
Ödül oyununu hangi takım kazanacak? İşte yeni bölüm tanıtımı… #SurvivorAllStar #Survivor #Survivor2024 #SurvivorTürkiye pic.twitter.com/YXb31b7a7a
— Survivor Türkiye (@survivorturkiye) April 9, 2024
Ama sinema dünyasının ünlü çitfllerinden birinin başına gelen tam da bu oldu. Birbirlerinin çocukluk aşkı olan çift evlendi, her şey yolunda giderken sinema tarihine damgasını vuran filmlerde oynayan ünlü oyuncu zor bir hastalığa yakalandı.
Sonrasında hem ünlü oyuncu ve eşi hem de aile üyeleri gerçekten çok zorlu dönemler geçirdi.
Günün birinde o kaçınılmaz son geldi ve ünlü oyuncu geride gözü yaşlı eşini geride bırakarak bu dünyaya veda etti.
Onun hastalık süreci de ölümünden sonraki dönem de eşi için çok acılı geçti. Yaşadıkları hiç kolay değildi…
Eşiyle birlikte mücadele etmiş, ona güç vermeye çalışmış ama sonunda kaçınılmaz sona teslim olmuştu o da.

O DÖNEMDE YAŞADIKLARINI HİÇ UNUTMADI
Aradan yıllar geçse de gençliğinden beri aşık olduğu eşinin hastalığını öğrendikleri anı ve sonradan yaşadıklarını hiç unutmadı geride kalan eş. Önceki gün konuk olduğu bir programda da bunları bir kez daha anlattı.
Belli bir kuşak sinema seyircisi için Patrick Swayze adı çok anlam ifade eder. Özellikle de onun başrolde olduğu Dirty Dancing, Ghost (Hayalet) Point Break, Road House gibi yapımları gençlik yıllarında izleyen kuşak için.
Bu yüzden de şu anda 40’lı 50’li hatta 60’lı yaşlarını sürenlerin hafızasında da kalbinde de Patrick Swayze’nin yeri bambaşkadır.
Swayze, 2009 yılında henüz 57 yaşındayken pankreas kanseri nedeniyle hayata veda etti. Geride de onunla 1975 yılından o yana evli olan eşi Lisa Niemi kaldı.
Hastalığının ilk anından ölüm onları ayırıncaya kadar Swayze’nin yanından hiç ayrılmayan Niemi, Amy and T.J. adlı podcast yayınına konuk oldu.
Orada da eşi Patrick Swayze’nin 2008 yılında pankreas kanseri aldığında neler yaşadıklarını anlattı. Onun ölümüne kadar geçen sürece yaşanılan zorlukları ve duygular anları bir kez daha hatırladı.

“BANA BAKTI VE ‘BEN ÖLÜ BİR ADAMIM’ DEDİ”
Lisa Niemi, Swayze’nin hastalığını öğrendikten sonra kendisine dönerek “Ben ölü bir adamım” dediğini anlattı.
Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben bu hastalık hakkında fazla bir şey bilmiyordum, ama o biliyordu.”
Swayze’nin ölünceye kadar evli kaldığı eşi Lisa Niemi, yapılan bütün tetkiklerin ardından oyuncunun hastalığının kesinleştiğini anlattı. Bu durumu doktorların Swayze’nen önce kendisine söylediklerini de sözlerine ekledi.
Haberi alan Niemi’nin dünyası başına yıkıldı. Çünkü doktorlar teşhisi ilk olarak ona söyleyerek Niemi’yi de zor durumda bırakmıştı. Niemi’nin böyle bir haberi kocasına nasıl vereceği konusunda bir fikri yoktu.

BU HABERİ ONA NASIL VERECEĞİNİ BİLEMEDİ
Sonunda eşi daha yapılan endoskopik uygulama yüzünden hala narkozun etkisindeyken teşhisi ona hemen söylememeye karar verdi Niemi. Biraz bekleyecekti.
Hastane odasında oyuncuya refakat ettiği sırada da kısacık bir uykuya daldı. Uyandığında gördüğü manzara ise yürek burkan türdendi.
Doktor, Patrick Swayze’nin yatağının yanına oturmuş ve ona hastalığını çoktan söylemişti bile.
“Doktor ona tedavi göreceğini ama hayattaki işlerini de bir an önce yoluna koyması gerektiğini söylemişti. Bunu duymak zor bir şey” diyerek o anları hatırladı Lisa Niemi.

EN ZORU SWAYZE’NİN MORALİNİ YÜKSEK TUTMAKTI
Sonrasında da hem kendisi hem de ailenin geri kalan üyeleri bütün enerjilerini Patrick Swayze’yi hayatta tutmak için harcadı. Ancak bu Niemi’nin söylediğine göre hiç kolay bir durum değildi. Tedavi sırasında Swayze’nin kendisi de bir onkolojist olan kız kardeşi de destek oldu.
Niemi’nin anlattığına göre Swayze’yi tıbbi olarak tedavi etmenin yanında onun moralini yüksek tutmak için de herkes elinden geleni yaptı. Ama işleri hiç de kolay değildi. Hatta tedavinin en zor kısmı buydu.
Onun anlattığına göre hastalık teşhisinden sonra bütün hayatları değişti ve hiçbir şey asla eskisi gibi olmadı.
Her ne kadar Swayze’ye umut aşılamaya çalışsalar da işin nereye varacağını herkes biliyordu. Ama bir yandan da Niemi’nin söylediğine göre hayatta mucizeler de oluyordu bu onların da başına gelebilirdi.
Yine de Niemi o süreci şu cümleyle özetledi: “Şunu söyleyeyim ki haftada 7 gün, günde 24 saat bir kabusun içinde yaşamak gibiydi.”

‘GİZLİ GİZLİ AĞLIYORDUM’
Niemi, her ne kadar eşine umut aşılamak içi pozitif kalmaya kendini zorlasa da bu onun için kolay olmadı.
Sık sık gizli saklı yerlerde kocasına göstermeden gözyaşı döktü. Yayında anlattığına göre de kocası Patrick Swayze onu sadece bir kez ağlarken gördü.
Bu onu korkuttu ve o olaydan sonra Niemi; kocasının onu ağlarken görmemesi için elinden geleni yaptı.
Hastalık mücadelesi sırasında Swayze ile Niemi’nin duygularını saklayamadığı anlar da oldu. Bunlardan birinde çift New Mexico’daki çiftliklerindeydi.
O sırada Swayze karısına hayatında son bir kez daha kamp yapmayı ne kadar çok istediğini söyledi.
O onları şöyle anlattı Lisa Niemi: “Birlikte yürüyorduk, güzel bir gündü. Bana döndü ve gözlerinde yaşlarla şöyle dedi: ‘Yaşamak istiyorum.”

ONUN ÖLÜMÜNDEN SONRA YENİDEN EVLENDİ
Patrics Swayze ile Lisa Niemi, ünlü oyuncunun öldüğü 2009 yılına kadar tam 34 yıl boyunca evli kaldı.
Niemi onun hayata veda etmesinden sonra bir süre yalnız yaşasa da sonunda 2014 yılında bir kez daha evlendi.
Bu seçimi nedeniyle bazıları tarafından eleştirilse de o kocasının da kendisinin mutlu olmasını isteyeceğine inandı.
Hatta 64 yaşındaki Niami, eşi Albert DePrisco ile evlenme kararını nasıl aldığını da konuk olduğu bir programda şöyle anlatmıştı: ” “Albert’e aşık oldum. Sonra da eşini kaybetmiş bir arkadaşımla bu konuyu konuştum. Bu gerçekten garip. Çünkü yeniden aşık olmam, Patrick için hissettiğim aşkla çatışmıyor. Ve birinin artık ölmüş olması onu sevmeyeceğiniz anlamına gelmiyor.”

‘HALA PATRICK’İN SESİNİ DUYUYORUM’
Yeniden evlenmesine rağmen kaybettiği eşini tamamen aklından ve kalbinden çıkarmadı Lisa Niemi. Anlattığına göre zaman zaman Swayze’nin filmlerine bir yerlerde rastladığında onunla ilgili anıları da canlanıyor.
Lisa Niemi, Patrick Swayze ile hala bir çeşit bağlantısı olduğunu şu sözlerle anlattı: ” Sesi, kafamın içinde. Yaptıklarım hakkında yorumlarda bulunuyor. Bir desteğe ihtiyacım olduğunda ya da bir şeyler olduğunda kafamın içinde ona sorular sormaya devam ediyorum. Ve kesinlikle onun bana yanıt verdiğini duyuyorum.”

ÇOCUK YAŞTA TANIŞTILAR
Lisa Niemi ile Patrick Swayze, aslında birbirlerinin çocukluk aşkıydı. Tanıştıklarında Niemi 14, Swayze ise 18 yaşındaydı. Onların aşkına aracı olan kişi de Niemi’nin annesi.
Patrick, Lisa’nın annesinden dans dersleri aldığı sırada tanıştılar, aralarında büyük bir aşk başladı. Çift, 1975 yılında evlendi. O gün verdikleri sözü de tuttular. 2009 yılında, ölüm Patrick Swayze’yi Lisa Niemi’den koparıncaya kadar birlikte kaldılar.
Bunca uzun beraberliğe rağmen çiftin hiç çocuğu olmadı. Hamile kalan Lisa düşük yapmıştı. Bu nedenle çiftin, aileyi genişletme hayali gerçeğe dönüşemedi. Ama Lisa Niemi, eşinin ölümünden sonra en büyük pişmanlığının ondan bir çocuk dünyaya getirememesi olduğunu söylemişti.

Swayze, kariyeri boyunca birçok filmde oynadı. Ama bazıları diğerlerinin önüne geçti. Bunlardan biri Jennifer Grey ile başrol paylaştığı Dirty Dancing oldu.

Swayze’nin Demi Moore ile oynadığı Ghost (Hayalet) ile bir kuşağın hafızasına kazındı.

Swayze hayatının son döneminde hastalık yüzünden çok yıpranmıştı.
]]>

Dilan Telkök, hamilelik haberini sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarla duyurdu:
“Bir süredir sizinle paylaşmak istediğimiz minik sırrımız “

Ünlü çift bebeklerinin cinsiyetini de düzenledikleri partiyle öğrendi. Dilan Telkök ile Berkay Hardal’ın oğulları olacak.

HAMİLE POZLARINA BEĞENİ YAĞDI
Magazin dünyasının şu sıralar bebek heyecanı yaşayan tek ismi Atiye değil… Ekranın ünlü güzelleri art arda paylaştıkları hamile pozları ile dikkat çekiyorlar. İşte onlardan bazıları
DÜNYANIN EN GÜZEL KIZI İKİNCİ KEZ ANNE OLUYOR
2002 Dünya güzeli Azra Akın, 2017 yılında Atakan Koru ile nikah masasına oturmuş, 2018 yılında ise oğlu Demir’i dünyaya getirmişti.
İkinci kez anne olmaya hazırlanan ve doğum için gün sayan Azra Akın’dan yeni paylaşım geldi.

Akın, karnı burnunda görüntüsünü “Sevgili Yasemin’in objektifinden,toplantı öncesi…” notuyla Instagram sayfasında paylaştı.
Azra Akın, ilk hamile pozunu yeni yılda paylaşmış ve altına da “2024’te 4 kişilik bir aileyiz” notunu düşmüştü.

BİR OĞLUMUZ OLACAK
Oyuncu Ahmet Kural, 4 yıldır birlikte olduğu Çağla Gizem Şahin ile Temmuz 2023’te Bodrum’da nikah masasına oturmuştu.
Ahmet Kural “Çok heyecanlıyız” mesajını biberon ve bebek emojisi ile süsleyerek müjdeli haberi duyurdu. Çift, birlikte verdikleri pozu Instagram’da takipçileri ile paylaştılar.
Ahmet-Gizem çiftinin oğulları Kemal, 4 Nisan’da dünyaya geldi.

ÜNLÜ ÇİFTTEN İKİNCİ ÇOCUK MÜJDESİ
Oyuncu Müge Boz 2019 yılında basketbolcu Caner Erdeniz ile Barselona’da nikâh masasına oturmuştu. Aynı yıl Vina adını verdikleri kızlarını kucağına alan çiftten ikinci çocuk müjdesi geldi.
Müge Boz, hamile olduğunu Intagram hesabından duyurdu.

Kızı Vina ve eşine bebek haberini verdiği anları kayda alan oyuncu “Size bir haberimiz var” ifadelerini kullandı.
Müge Boz’un paylaşımına Özge Özpirinçci, Çağla Şıkel, Anıl Altan, Onur Büyüktopçu, Deren Talu, Berfu Yenenler ve Gamze Erçel gibi isimlerden tebrik yorumu yağdı.

‘SAKIN KİLO ALDIN DEMEYİN BANA’
Geçtiğimiz ağustos ayında Muhammet Aydın ile nikah masasına oturan ve hamile olduğunu açıklayan Tuğçe Tayfur’dan yeni fotoğraflar geldi.
Ferdi Tayfur’un kızı Tuğçe Tayfur özel hayatıyla sık sık gündeme gelmeye devam ediyor. Yaklaşık 5 ay önce Muhammet Aydın ile nikah masasına oturan Tayfur, bebeğine kavuşmak için gün sayıyor.
Hamilelik süreci boyunca sevenlerini bilgilendiren ünlü isimin belirginleşen karnı dikkat çekti.

Sosyal medya hesabından üç fotoğraf paylaşan Tayfur altına, ‘Üçüncü resim şaka mı? Ayakkabılarımı göremiyorum! Sakın kilo almışsın demeyin’ notunu düştü.
BEBEK GÖRÜNDÜ!
Oyuncu Gonca Vuslateri geçtiğimiz aylarda hamile olduğunu duyurmuş, kız bebek beklediğini söylemişti.
Kapadokya’ya giden oyuncu tatil fotoğraflarını Instagram’da takipçileri ile paylaştı.
Vuslateri’nin açıkta bıraktığı göbeği dikkat çekti.

DOĞUMA GÜNLER KALA
3 yıl önce iş insanı Arman Bıçakçı ile evlenen Songül Öden karnı burnunda fotoğraflarını takipçileri ile paylaştı.
Songül Öden kızına geçtiğimiz günlerde kavuştu.

BEBEĞİN ADI NEVA
Atiye, 2018’de Erol Sebebci ile nikah masasına oturmuştu. Çiftin ilk bebekleri Ferah Feyza 2019 yılında dünyaya geldi. Geçtiğimiz aylarda ikinci bebeğin müjdesini veren Atiye, karnı burnunda pozunu Instagram’da takipçileri ile paylaştı.
Kasım ayında ikinci kez kız annesi olan şarkıcı bebeğine Neva adını verdi.

‘AİLEMİZ BÜYÜYOR DİYELİM O ZAMAN!’
Derya Tuna ile İbrahim Tatlıses oğulları İdo Tatlıses, 2021 yılında Yasemin Şefkatli ile hayatını birleştirmişti.

Geçtiğimiz sene verdiği bir röportajda evliliğin güzel gittiğini dile getiren İdo Tatlıses, annesi Derya Tuna’nın torun istediğini söylemişti:
“Çocuk için erken olduğunu düşünüyoruz ama annem ilk günden beri torun torun diye sayıklıyor. En hayırlı zamanda olmasını diliyoruz. Çocuk güzel bir şey, bakalım kısmet.”
Geçtiğimiz hafta Yasemin Şefkatli’nin hamile olduğu yönünde haberlerin magazin gündeminde yer alması üzerine, İbrahim Tatlıses beklenen açıklamayı yapmıştı:
‘BEBEKLERDEN BİRİ KENDİSİNİ SAKLAMIŞ’
“Yasemin ikiz bebek bekliyor, bebeklerden biri kendisini saklamış ve iki gün önce kendisini gösterdi. Yasemin, 2,5 aylık hamile, cinsiyetleri henüz belli değil. Derya Tuna haberi öğrendiğinde gözyaşlarına boğuldu, çok mutluyuz.”
SONUNDA GÜZEL HABERİ BİZ DE VERELİM’
Yasemin Tatlıses günler sonra hamile olduğunu duyurdu. İkiz annesi olmaya hazırlanan Yasemin Şefkatli eşiyle beraber paylaşım yaparak “Ailemiz büyüyor diyelim mi o zaman? Sonunda güzel haberi biz de verelim ikizler geliyor” dedi.

‘PEKİ BİZ?’
Daha önce kardeşi İdo ise sorunlar yaşayan İbrahim Tatlıses’in kızı Dilan Çıtak ise paylaşıma “İkizler geliyor. Levent peki biz?” diyerek kocasına pas attı. Çıtak’ın eşi ise “Hazırım ben” yanıtını verdi.
Derya Tuna ise paylaşıma “Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım, hayırlısıyla gelsin canlarım” yorumunda bulundu.
BEBEĞİNİN CİNSİYETİNİ AÇIKLADI
Geçtiğimiz yıl avukat Mehmet Şah Çelik ile evlenen oyuncu Wilma Elles üçüncü kez anne oldu.
“Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisiyle şöhreti yakalayan Wilma Elles, doğumdan günler önce bu fotoğrafı paylaştı.

KURT EFE’YE KAVUŞMADAN ÖNCE
Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, Kurt Efe doğmadan önce, eşi Başak Dizer Tatlıtuğ’un karnını öptüğü kareyi nazar boncuğu emojisiyle İngilizce “O aynı rüzgar gibi…” yazarak Instagram hesabında paylaştı. 2016 yılında evlenen çiftin fotoğrafı kısa sürede binlerce yorum ve beğeni aldı.

HANDE SORAL
İsmail Demirci ile mutlu bir evliliği olan Hande Soral, oğulları Ali’ye 30 Mayıs 2022’de kavuştu.

Hande Soral, doğum öncesi çekilen fotoğrafını ‘ Anne oluyorum’ notuyla paylaşmıştı…
SERAY SEVER
Seray Sever de hamile pozu paylaşan isimlerden..
?

2018 yılında Eray Sünbül ile nikah masasına oturan Sever, 2022’nin Mayıs ayında ikiz bebekleri Sofia ve Alya’yı dünyaya getirdi.
Seray Sever doğumdan birkaç gün önce çekilen karnı burnunda pozlarını da Instagram’dan paylaştı.
Hazal Kaya kızına kavuştu
Kızı Süreyya Leyla’yı 12 Şubat’ta kucağına alan Hazal Kaya, doğumdan önce fotoğrafçı Gözde Kumru Uçak’ın objektifine poz vermişti.
Meslektaşı Ali Atay’la evli olan Hazal Kaya’nın 3 yaşında Fikret Ali adında bir de oğlu var.

ECE CEŞMİOĞLU
Taner Ölmez ile Ece Çeşmioğlu, geçtiğimiz yıl haziran ayında birlikteliklerini evlilikle taçlandırmıştı.

Çeşmioğlu, sosyal medya hesabında hamilelik fotoğraflarını paylaştı.
Ünlü çift, Mart 2022’de kızlarını kucaklarına aldı ve bebeğe Zeynep adını verdiler.
SİNEM KOBAL
2016 yılında Kenan İmizalıoğlu ile nikah masasına oturan ve 2020 yılında kızı Lalin’i dünyaya getiren Sinem Kobal, Mayıs 2022’de ikinci kez anne oldu.

İlk hamileliğinde de uzun bir süre objektiflerden kaçmayı başaran Kobal’dan ikinci hamileliğinde de fotoğraf gelmedi.
KOLAY DOĞUM İÇİN…
Oyuncu Seda Güven 2019 yılında Ali Güzel ile nikah masasına oturmuş, 2020 yılında oğlu Yiğit Ali’yi dünyaya getirmişti. Geçtiğimiz aylarda ikinci kez anne olan Seda Güven, doğumdan birkaç gün önce karnı burnunda pozunu takipçileri ile paylaştı. Güven, fotoğrafın altına “Kolay doğum için tıkla” notunu düştü.

ÖZEL BİRİNİ BEKLERKEN!
Fenerbahçeli futbolcu İrfan Can Kahveci ve eşi Gözde Kahveci, ilk bebeklerini 27 Nisan 2022’de kucaklarına aldı.

2021’in mart ayında evlenen İrfan Can Kahveci ile Gözde Kahveci, yılın son günlerinde sevenlerine müjdeli haberi vererek bebek beklediklerini duyurmuştu. Futbolcu, eşinin paylaştığı fotoğrafın altına “Oğlumuzla beraber geçireceğimiz günler için çok heyecanlıyım” yazarak bebeğin cinsiyetini açıklamıştı.
Gözde ve İrfan Can Kahveci, doğumdan günler önce özel bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdi. Heyecanlı çift, Safa Gülsoy’un objektifine poz verdi. Her ikisi de çekimin ardından o kareleri sosyal medyada İngilizce “Özel birini beklerken” notuyla yayınladı.
]]>– Zaman çok hızlı akıyor. Sadece müzik dünyası değil, günlük hayatın olağan akışı da artık zamanla yarış halinde. Çok fazla üretim var. İçinde çok iyi çalışmalar olsa da birçoğu daha duyulamadan yok oluyor. Bence değişen en önemli şey hız, dinleyicilerin şarkıları sindirmesine bile zaman yok artık. Bu sadece müzik sektörünün değil, bence çağımızın sorunu.
◊ Sezen Aksu, Kayahan gibi isimlerin vokalistliğiyle müzik hayatına başlayan isimlerin şarkılarını hâlâ biliyoruz. Bu zamanın ruhuyla mı ilgili yoksa idol isimlerle çalışmanın bir getirisi mi?
– Sezen Aksu, Kayahan gibi isimler sadece yorumcu değil söz yazarı ve besteci kimlikleri ile de Türk pop müziğine damga vurmuş isimler. Bir şarkının ilk notaları ya da sözlerinden itibaren nasıl ete kemiğe büründüğüne, dinleyiciyle paylaşılma aşamasına gelene kadar müzikal anlamdaki yolculuğuna tanık olmak bile başlı başına bir okuldu. Yaptıkları işler başucu kitabı gibi bir müzisyenin yolunu aydınlatmak için yeterli. Günümüzde de o şarkılara cover çalışmalar yapılmasının özünde bu yatıyor. Şehrazat, Uzay Heparı gibi isimlerle de yolumun kesişmesi kariyerimde çok sağlam temeller atmama neden oldu. Temel sağlam olduğu zaman şarkılar zamana yenik düşüyor.

GÜÇLÜ DURAN KADINLARIN HİKÂYESİ
◊ Uzun süre sonra “Resmen Haksızlık”la müzik dünyasına ‘merhaba’ demeye nasıl karar verdiniz?
– Uzun bir aranın ardından kendi bestemle dinleyiciyle buluşmayı planlıyordum. Hatta bu konuda da çok ısrarcıydım, o sırada menajerim Sinan Ufuk Nergis bana dinlemem için söz ve müziği Murat Güneş’e ait iki demo yolladı.?Uzun zaman sonra ilk defa benim yazmadığım ama beni ifade eden bir şarkıyla karşılaştım. Şarkının genel yapısında hem 90’lar kokusu hem de günümüz sound’u hakim. Sözler de samimi olunca ortaya içime sinen, sıcak bir Demet şarkısı çıktı.
◊ Şarkının öyküsü nedir?
– “Resmen Haksızlık” ne yaşarsa yaşasın sonunda güçlü durmayı başaran bir kadının hikâyesini anlatıyor.
◊ Sizin hayatta ya da ilişkilerde haksızlık olarak tanımladığınız şeyler ne?
– Haksızlıklara karşı sesimi yükseltmekten hiç çekinmedim. Rahatsızlık duyduğum şeyler olduğunda da söylerim. Bence en büyük haksızlık karşımızdaki insanlardan gerçek düşüncelerimizi saklamak, olduğumuz gibi saf ve şeffaf olmamaktan kaynaklanıyor. O zaman karşı tarafa dürüst olmamaya başlıyoruz. Bence birine karşı dürüst olmamak ona karşı yapılacak en büyük haksızlık

HAYATIMI ŞÖHRET ÜZERİNE KURMADIM
◊ Uzun yıllar Amerika’da yaşadınız. Türkiye’deki şöhreti bırakıp başka bir ülkede yaşamak sizi nasıl etkiledi? Şöhretle ilişkiniz nasıl?
– Şöhret ile olan ilişkime değil, müzik ile olan ilişkime odaklandım hep. Hayatımı şöhret üzerine kurmadığım için bu konuda hiçbir rahatsızlık duymadım. Aksine, kimsenin beni tanımadığı bir yerde yaşamak, çok daha özgür bir hayat sundu.
◊ Resim, seramik gibi farklı alanlarda da üretimi olan çok yönlü bir sanatçısınız. Geçtiğimiz günlerde Erol Evgin bir resim sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Sizin de müzik dışında bu tarz projeleriniz olacak mı?
– Konservatuvara başlamadan önce Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’ne kayıt yaptırmıştım. Hatta o dönem Hacettepe Resim Bölümü’nü de kazandım. Amerika’da yaşadığım yıllarda da dünyanın en sevdiğim şehirlerinden oluşan seramik tabaklar yapmaya başladım. Önümüzdeki yıllarda bir sergi açmayı planlıyorum.
OYUNCULUKTA HEDEFİM YOK
◊ Yeni jenerasyondan dinlediğiniz isimler var mı?
– Aleyna (Tilki), Edis, Buray, Cem Adrian gibi yeni nesil sanatçıların eserlerini Türk pop müziği adına kalıcı ve değerli buluyorum. Lil Zey, Deniz Tekin, Sena Şener, Selin gibi daha alternatif müzik yapan sanatçıları da ilgiyle takip ediyorum.
◊ Daha önce sizi dizi ve müzikallerde oyuncu olarak da izlemiştik. Kariyerinizde oyunculukla ilgili bir hedefiniz var mı?
– Oyunculukla ilgili bir hedef koymadım. Senaryosuna, yönetmenine ve kendime inandığım bir proje olursa sürpriz yapabilirim.
]]>
İşte bunlardan birinden çarpıcı bir açıklama geldi: “Kalın giysilerle bedenimi meraklı gözlerden saklayamayacağım için yaz gelsin istemiyorum.”
Şimdi bir bakalım bu sözleri kim, neden söylemiş…

GENCECİK YAŞINDA BÖYLE BİR ENDİŞEYE KAPILDI
Fiziksel görünümü yüzünden kendine güvenini kaybeden ve geri kazanmak için çok büyük çaba harcayan bu ünlü, İngiliz TV siması ve sosyal medya fenomeni Molly Mae Hauge.
Henüz 24 yaşında olan Hague, bir dönem Love Island (Aşk Adası) adlı yarışmayla TV ekranlarında da boy göstermişti.
Genç yıldız, Instagram sayfasından takipçileriyle yaptığı soru- cevap sohbette bedensel görünümüyle ilgili kendine güvenini kazanmak için verdiği büyük mücadeleyi anlattı.
Bir takipçisi ona “Fiziksel görünümüm yüzünden kendime güvenim kalmadı. Bunun için mücadele ediyorum” deyince Molly Mae Hague de kendi durumunu anlattı.
Takipçisine onu anladığını söyleyerek şöyle konuştu: “İşte bu yüzden yaz aylarını sevmiyorum. Çünkü kalın giysiler ve eşofmanlar giyip kapanmak için çok sıcak oluyor.”

SENİN BACAKLARININ NASIL GÖRÜNDÜĞÜ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL: Molly Mae Hague sonra da takipçisine “Bu konuda yalnız değilsin. Ama aslında hiç kimse senin bacaklarının o şortla nasıl göründüğünü ya da kollarının yeleğinin içinde nasıl durduğunu umursamıyor. Kendine bunu hatırlatman gerek” diye seslendi. Genç yıldız bu söylediklerini sık sık kendisine hatırlatmak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.

HAMİLELİKTEN SONRA HEMEN ESKİ FORMUNA KAVUŞTU
Molly Mage Hague aslında hiç de kendisini rahatsız edecek kadar kilolu değil. Üstelik geçen yıl bir bebek dünyaya getirdiği halde eski kilosuna kısacık zamanda kavuştu. Ama bunun için ne kadar büyük bir çaba harcadığını da o dönemde açık açık anlattı.
Geçen yılın ocak ayında nişanlısı Tommy Fury ile birlikte Bambi adını verdikleri bir kız bebek sahibi olan Hague, hamilelik sırasında kilo aldığını saklamadı. Fakat söylediğine göre sadece 4 ay sonra tekrar eski kilosuna dönmüştü.

Molly Mae Hague, bir süredir Tommy Furry ile nişanlı. Çiftin Bambi adında bir kızı var.

GEÇMİŞTE KİLOLARI YÜZÜNDEN AĞIR ELEŞTİRİLERE MARUZ KALDI
Aslında Molly Mae Hague’nin kilolu olmamasına rağmen bu konuda kendini baskı altında hissetmesinin bir nedeni var. Genç yıldız bundan birkaç yıl önce kilo almış ve bu yüzden internette ağır eleştirilere maruz kalmıştı.
Hague o dönemde de aldığı kilolar yüzünden yapılan bu eleştirilere sonunda dayanamayıp yanıt vermişti. O dönemde Molly Mae Hague, kendini aldığı kilolarla daha iyi hissettiğini belirtmişti.

BEYAZ BİKİNİLİ PAYLAŞIMA YAPILAN YORUMA ÇOK ÜZÜLDÜ
Genç yıldızın o eleştirileri almasına neden olan ise beyaz bikiniyle çekilen bir fotoğrafıydı. Molly Mae Hague bu kadar eleştirildiği için üzüldüğünü de şöyle anlatmıştı: ” Bu paylaşıma gelen yorumları okudum. Bir takipçim kendisinin altı tane çocuğu olduğunu ama benden daha iyi göründüğünü yazmış. Buna çok üzüldüm.”
Ama görünüşe göre Molly Mae Hague, sonunda istemediği kilolardan kurtuldu ve bebek de dünyaya getirdikten sonra kendini olduğu gibi sevmeye başladı. Öyle ki artık bedensel görünümü yüzünden kendine güveni azalan genç kızlara bu konuda nasihat verecek hale de geldi.
]]>Cenk Eren iyileşti son halini takipçileri ile paylaştı. 58 yaşındaki Eren’in görüntüsü takipçilerinin beğenisini topladı.

GÖRENLER TANIYAMADI
Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…
HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN
Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.
Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi.

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI
Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti.

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzene çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.
Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzlesiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…
Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.
Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
YENİ EBRU
Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.
Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’
TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.
Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.
Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:
“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti. Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi gözlerden kaçmadı.

DİLAN DA MODAYA UYDU
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı.
Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?
Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.
Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.
Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI
Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!
Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi.
Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı. Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı.

BESTE DE MODAYA UYDU
Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!
GÖRENLER TANIMADI
Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.
FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI
Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.
NOLUR BANA DUA EDİN
Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.
GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.
İŞTE YENİ HALİM!
Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.
12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI
Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.
REKOR DENİZ’İN
Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.
]]>Angelina Jolie’nin “Brad Pitt bana sürekli şiddet uyguladı” açıklamasından sonra eski çiftle ilgili yine çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Bu da eski çiftin en büyük çocukları Shiloh ile ilgili.
Angelina Jolie ile Brad Pitt’in üçü biyolojik, üçü evlatlık altı tane çocuğu bulunuyor. Bu çocuklar çiftin ayrılığından bu yana anneleri Jolie ile birlikte Los Angeles’ta yaşıyorlardı.
Görünüşe göre Jolie’nin altı çocuğuyla da arası çok iyiydi. Ama bu yeni iddialara bakılırsa güzel yıldız kapalı kapılar ardında bu konuda da bazı sorunlar yaşıyor.

SHILOH BABASINA GİTMEK İSTİYOR
Bunlar arasında en önemlisi de çiftin büyük aşkından dünyaya gelen büyük çocukları Shiloh Jolie Pitt’in artık annesiyle yaşamak istemediğine ilişkin iddia.
İngiliz ve ABD magazin basınında yer alan haberlere göre önümüzdeki ay 18 yaşına girecek olan Shiloh, artık babası Brad Pitt ile birlikte yaşamak istiyor. Onun bu isteği de Angelina Jolie için büyük bir darbe oldu.
Aslına bakılırsa Shiloh’nun zaman zaman annesine karşı geldiği, onunla bazı tartışmalar yaşadığı daha önce de basına yansımıştı.
Bu iddialara göre Shiloh, Angelina Jolie ile tartışıp kimi zaman evde kapıları çarpıp dışarı çıkıyordu. Hatta o dönemde de Shiloh’nun babasıyla birlikte yaşamak istediği ileri sürülmüştü.
Ama bütün bunlar birkaç yıl önce Shiloh’nun ergenlik dönemine girdiği için yaşadığı bir tür bunalım olarak nitelendirilmişti.

BÜYÜK AŞIKLAR BİRBİRLERİNİN BOĞAZINI SIKAR HALE GELDİ
Boşanma kararından sonra kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin boğazını sıkacak hale gelen Angelina Jolie ile Brad Pitt, birlikte rol aldıkları Bay ve Bayan Smith (Mr and Mrs Smith) filminin setinde tanışmıştı. O sırada Pitt eski eşi Jennifer Aniston ile evliydi.
Fakat Jolie uğruna ondan boşandı. Bunun ardından da Angelina Jolie ile Brad Pitt’in ortak serüveni başladı.
O dönemde Brangelina olarak anılan çift, bu süreçte üç tane biyolojik çocuk sahibi oldu. Jolie’nin ilk evlatlığı Maddox, ilişkileri başladığında zaten onlarla birlikteydi. Aşkları devam ederken Zahara ve Pax Thien adında iki evlatlık çocuk daha çiftin yuvasına katıldı.

O ŞATO ‘SAVAŞ ALANINA’ DÖNDÜ
Uzun bir birlikteliğin ardından Jolie ile Pitt, Fransa’da satın aldıkları Miraval Şatosu’nda evlendi. Bu mutluluğa çocukları da tanıklık etti.
Fakat bu şato eski çiftin boşanma savaşında kelimenin tam anlamıyla büyük bir cephe oldu. Orada birlikte kurdukları iş yüzünden Jolie ile Pitt mahkemelik oldu. Üstelik bu, öyle kolay bitecek bir savaş gibi de görünmüyor.

Jolie ile Pitt’in aşkı 2005 tarihli Bay ve Bayan Smith filminin çekimlerinde tanıştı. Birbirlerinden öyle etkilendiler ki aralarında bir aşk doğdu.

2014 yılında sonradan aralarında büyük bir mücadeleye konu olan Fransa’daki Miraval Şatosu’nda evlendi. Fakat bundan beş yıl sonra yollarını ayıracaklarını açıkladılar. Angelina Jolie ile Brad Pitt, yollarını ayırdıkları andan itibaren de aralarındaki hukuk mücadelesinin tansiyonu artıyor.
?

‘CAN GÜVENLİĞİMİZDEN ENDİŞE EDİYORUM’ DEMİŞTİ
Angelina Jolie ile Brad Pitt’in arasında geçmişte yaşananlarla ilgili bir iddia geçtiğimiz hafta gelmişti. Aslında Jolie, avukatları aracılığıyla Pitt’in hem kendisine hem de çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı iddiasını tekrarladı.
Aslında bu olay daha önce de basına yansımıştı. Buna göre 2016 yılında çift, Fransa’dan ABD’ye gerçekleştirdikleri bir uçak yolculuğunda birbirine girdi.
Jolie’nin hukuk ekibinin ileri sürdüğüne göre Pitt o yolculukta hem Jolie’yi hem de yanlarında bulunan çocuklarına fiziksel şiddet uyguladı.
Angelina Jolie daha önce de Pitt ile birlikteyken hem kendisinin hem de çocuklarının can güvenliğinden endişe ettiğini söylemişti.
]]>
Ünlü çift, geçtiğimiz haftalarda evliliklerinden üçüncü oğullarına da kavuştu. Ama bu arada hemen hatırlatalım ki onların ailesi üç değil dört çocuklu.
Çünkü Miranda Kerr’in eski eşi Orlando Bloom’dan dünyaya gelen oğlu Flynn de annesi ve onun yeni eşiyle birlikte yaşıyor.

İKİ OĞLUYLA BASKETBOL MAÇINA GİTTİ
Miranda Kerr ile Evan Spiegel, çok çocuklu hayatın kaosunu da yaşıyor ama keyfini de sürüyor. 33 yaşındaki Spiegel, geçtiğimiz hafta sonu iki oğluyla birlikte Los Angeles’ta bir basketbol maçına gitti.
Henüz yaşları küçük olsa da belli ki Spiegel, çocuklarına erken yaşta spor sevgisini aşılamak amacında.
Spiegel, 6 yaşındaki Hart ile 5 yaşındaki Miles’ın elinden tutup maçın yapılacağı salona gitti. İki kardeşin bir örnek giyimleri de dikkatlerden kaçmadı.
Miranda Kerr ile Evan Spiegel, bu yılın şubat ayında üçüncü oğulları Pierre’in dünyaya gelişini de sosyal medyadan duyurdu.
Kerr’in eski eşi Bloom’dan dünyaya gelen büyük oğlu Flynn ise artık 13 yaşında büyük bir ağabey.

Babalarıyla basketbol maçına giden iki kardeş tepeden tırnağa bir örnek giyinmişti.

‘İKNA EDİLMEM GEREK’ DEMİŞTİ
Bu arada Miranda Kerr, kendisinin dördüncü, Spiegel ile evliliğinden de üçüncü bebeğine hamile kalmadan önce “Kocam bir bebek daha istiyor. Ama beni bunun için ikna etmesi gerek” demişti.
Belli ki 2017 yılında evlendiği Spiegel, kısa sürede onu bir çocuk sahibi daha olmak için onu ikna etti.
Mutlu çift, üçüncü bebeklerinin 18 Şubat’ta dünyaya geldiğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Paylaşımda Kerr ile Spigel’in ailesinin aralarına katılan bir erkek bebekle daha genişlediği bilgisi yer aldı. Yeni bebeğin adı ise Pierre Kerr Spiegel.
Ünlü çift, yaptıkları sosyal medya paylaşımında “Yeni gün ışığımız Pierre Kerr Spiegel’in aramıza gelişi nedeniyle büyük bir coşku içindeyiz” denildi. Çift, Pierre’in doğumuyla birlikte kendilerini hiç olmadığı kadar mutlu hissettiklerini de ekledi.

KAYBETTİĞİ BÜYÜKBABASININ ADINI OĞLUNA VERDİ: Miranda Kerr’in bebeğine koyduğu ismin de aslında dokunaklı bir öyküsü var. Pierre, Miranda Kerr’ın 2021 yılının şubat ayında hayata veda eden büyükbabasının adı. Bir başka deyişle söylersek Miranda Kerr, bundan üç yıl önce bir şubat ayında çok sevdiği dedesini kaybetti. Ama bu yılın şubat ayında da onun adını verdiği bebeğini kucağına aldı.

SONUNDA HAYALLERİ GERÇEKLEŞTİ
Miranda Kerr ile Evan Spigel’in yeni dünyaya gelen bebeklerinin ilginç sayılacak bir öyküsü de var aslında.
İlk evliliğini 2010 ile 2013 arasında ünlü oyuncu Orlando Bloom ile yapan Miranda Kerr, bu evlilikten Flynn adında 12 yaşında bir erkek çocuk sahibi.
İkinci kocası Evan Spiegel ile de 4 yaşında Myles ve 5 yaşında Hart adında iki tane daha erkek çocuk dünyaya getirdi.
Geçen yılın başlarında ise anne ve bebeklerle ilgili bir etkinliğe katılan Kerr’e başka bir bebek isteyip istemediği sorulmuştu. O soruya da Kerr “Kocam beni bu konuda ikna etmeye çalışıyor” die yanıt verdi.
Sonra da aradan fazla zaman geçmeden 2023’ün eylül ayırda bir kez daha hamile kaldığını sosyal medya üzerinden duyurdu Kerr.
Bu yeni bebekle birlikte aslında Miranda Kerr’ın büyük bir hayali de gerçeğe dönmüş oldu. Model daha önce verdiği bir röportajda “Anne olmayı seviyorum. Her zaman üç tane oğlum olsun istemiştim. Bu yüzden de üç oğlum için minnettarım” diye konuşmuştu.

ANNE OLMAK ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ
Kerr; aynı röportajda hayattaki ilk önceliğinin çocukları olduğunu da saklamadı. Sıralamada bunun ardından çalışmak ve sahibi olduğu şirket geliyor söylediğine göre. Model, çocuklarının da hayatı boyunca en büyük önceliği olacağını, bu durumun değişmeyeceğin sözlerine ekledi.
Miranda Kerr, anne olmanın kendisine aslında bazı şeyleri sandığından çok daha fazlasını yapabileceğini gösterdi. Bu konudaki sözleri şöyleydi Miranda Kerr’in “Daha fazla sevgi, daha fazla sabır, daha fazla dayanıklılık” diye sürdürmüştü sözlerini.
Miranda Kerr, aynı zamanda her gün çocuklarından yeni bir şeyler öğrendiğini de belirtmişti.

MELEK ARTIK KENDİ KANATLARIYLA UÇUYOR
Henüz 14 yaşındayken model olarak keşfedilen Miranda Kerr, bu firmayla uzun süre çalıştı. Sonra da 2013 yılında firmayla yollarını ayırdılar.
O dönemde Kerr’in ayrılığıyla ilgili bazı söylentiler çıkmıştı. Bunlardan biri artık iyice yaş aldığı için firmanın onunla çalışmak istememesiydi. Diğeri de Kerr’ın firmanın çalışmalarına yeteri kadar zaman ayıramaması.
Miranda Kerr, daha sonra bu konuda yaptığı açıklamada bir yandan ailesine diğer yandan kendi kurduğu şirkete ağırlık vermek için Victoria’s Secret ile yollarını ayırma kararı verdiklerini söylemişti.

‘BU GÜZEL KADINLA HİÇ ŞANSIM YOK’ DEMİŞTİ
Miranda Kerr ile Evan Spiegel’i 2014 yılında ünlü modacı Louis Vuitton New York Modern Sanatlar Müzesi’nde bir akşam yemeğinde bir araya getirdi.
O gece Kerr ile Spiegel aynı masada yan yana birlikte oturdular. Aslında Spiegel yanındaki bu güzel kadından etkilenmişti, Ama onun kendisinden aynı şekilde etkilendiğinden emin değildi Hatta bu konuda hiç şansı olmadığını düşündü.
Sonra Miranda Kerr’a telefon numarasını verdi. O dönemde evini taşıyacaktı Kerr. Spiegel de snapchat’ın kurucu ortaklarından biri. Yani bir teknoloji deviydi. Kerr’e teknolojik konularda bir sorunu olursa kendisine mesaj atmasını söyledi.
O sırada Miranda Kerr ilk eşi Orlando Bloom’dan yeni boşanmıştı. Söylediğine göre de artık aşka inancı kalmamıştı. İkili önce yakın arkadaş oldular.
Sonra da aralarındaki bu ilişki giderek derinleşti. Miranda Kerr ile Evan Spiegel ilk kez 2015 yılında bir çift olarak kamuoyunun karşısına çıktılar.

KERR, KOCASINDAN YEDİ YAŞ BÜYÜK
Aslında Spiegel, ile Kerr arasında çok da azımsanamayacak bir yaş farkı var. Kerr şu anda 40, Spiegel de 33 yayında. Ama Tabii ki bu duruk onların mutlu aşkını engellemiyor.
Miranda Kerr ile Evan Spiegel’in aşkları o kadar derinleşti ki tanışmalarından üç yıl sonra yani 2017 yılında evlendiler.
]]>
