Emtia – Ulusal Kanal Haber https://www.ulusalkanalhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Son dakika… İşte en ucuz sıfır otomobiller… Mutlaka pazarlık edin https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:37:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15666 Otomobil fiyatlarında dengelenme süreci başladı. Gerek durağan seyreden kur, gerek satış hacminin düşmesi gerekse de yatırım araçlarının getirilerinin artması otomobile olan talebi bir miktar kıstı.

Markalar ise bu nedenle fiyatlarını dengeli şekilde ayarlamaya başladı.

Ticaret Bakanlığı’nın sıfır ve ikinci el otomobil ticaretine yönelik attığı adımlar da meyvelerini verdi.

OTOMOBİL DURDUĞU YERDE MASRAF, MEVDUAT GARANTİ GETİRİ

Otomobil alan birisi aracı çalıştırmadan park halinde tutsa da sabit giderleri oluyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi, zorunlu trafik sigortası, opsiyon olarak da olsa kasko, muayene, yıllık periyodik bakım derken en düşük maliyetli otomobilin bile 50 bin lira civarında masrafı oluyor. Ancak bugünkü mevduat faizi koşullarında 1 milyon lira faize bir aylık bağlandığında getirisi 50 bin lira civarında gerçekleşiyor. Başka bir deyişle otomobile ihtiyacı olmayan birisi parasını yatırım araçlarında değerlendirerek daha fazla getiri sağlayabilir.

(Not: Mevduat faizi getirisi bankadan bankaya değişkenlik gösterebilir. Enflasyon ve diğer yatırım araçları karşısında getiri oranı düşük ya da yüksek olabilir. Garanti getirisi ve yüzdesel getiri oranı ortalama olarak bilindiği için mevduat faizi örnek gösterilmiştir. Yatırım tercihlerine göre 1 milyon liraya daha yüksek getirilerin olabileceği yatırım araçları olabilir)

SATMAK ZORLAŞTI

Sıfır ya da ikinci el otomobilleri satmak zorlaştı. Bazı markalarda 2023 model araçlar hala satışta duruyor ve kampanya üzerine kampanya yaparak bu araçları elden çıkarmayı hedefliyorlar.

EN UCUZ SIFIR OTOMOBİL BELLİ OLDU

Mayıs ayının en ucuz sıfır otomobili belli oldu. Hyundai i10 835 binle birinci sıraya otururken KIA Picanto 850 bin lirayla ikinci oldu. Renault Clio 942 bin lirayla üçüncü sırada yer aldı. Dördüncü sırada ise Citroen C3 bulunuyor.

OTOMOBİL YATIRIM ARACI OLMAKTAN UZAKLAŞTI

Fiyatlardaki dengelenme, arz ve talebin değişkenlik göstermesi otomobili yatırım aracı olmaktan çıkardı. Sıfır otomobili alıp garajda bekletenler satamadıkları için her geçen gün zarar etmeye devam ediyor.

SIFIR OTOMOBİL ALIRKEN DİKKAT

Sıfır otomobil alırken sıfır diye kontrol etmemezlik yapmayın. Sıfır araçlarda da hatalar olabiliyor, kontrollerinizi yapıp teslim alın. Bayilerde boya ölçüm cihazları bulunduğundan dolayı boyasını kontrol edebilir, parçaların vida-somun birleşim yerlerinde oynama olup olmadığını gözle muayene edebilirsiniz.

Araç fiyatında anlaşma yaparken mutlaka küçük de olsa aksesuar talep etmeyi unutmayın, satışta zorlandıkları için aksesuarı vereceklerdir.

MUTLAKA PAZARLIK EDİN, FİYAT DÜŞÜRECEKLERDİR

Sıfır olsa da pazarlık etmeyi unutmayın. Bayiler satışlardan çok büyük karlar etmese de ilerleyen zamanda yetkili servis hizmeti vereceği için büyük kazançlar elde edeceklerdir. Örnek vermek gerekirse basit bir yağ değişimi periyodik bakımında aynı ürünleri alıp kendiniz yaptırmaya kalksanız 2 bin lira civarında ödeme yapacakken yetkili servis sizden 5-6 bin lira ücret talep edebilir. Elbette ki yetkili serviste yapılan bakımlar aracın garanti süresi içinde oluşacak olumsuzluklara yönelik teminat sağlıyor, bu avantajı da unutulmamalı. (Bu tutar örnektir, ultra lüks, supersport otomobillerin bakımlarıyla kıyaslanmamalı)

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-iste-en-ucuz-sifir-otomobiller-mutlaka-pazarlik-edin/feed/ 0
Togg, Almanya’da satışa çıkacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/togg-almanyada-satisa-cikacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/togg-almanyada-satisa-cikacak/#respond Sat, 03 Aug 2024 09:07:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15646 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TRT Haber’de gündeme dair soruları yanıtladı.

Bakan Kacır’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Türkiye’nin uydu geliştirme hayali 40 yıllık bir hayal. İMECE uydusuyla birlikte Türkiye bu seviyede başarı elde edebilen sayılı ülkeler arasına girmiş oldu.

“TÜRKİYE’NİN SINIF ATLADIĞI BİR PROJE OLDU”

Haberleşme uyduları konusunda yerlileşme ve millileşme çok hızlı gerçekleşmedi. Türksat 6A, Türkiye’nin sınıf atladığı bir proje oldu. 8 Temmuz haftasında uzaya fırlatılmış olacak. Türkiye, Türksat 6A’yı üreterek milli haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri haline geldi. Uydunun tüm fonksiyonlarının uzay ortamında çalışacağı belirlendi.

Türkiye yüksek teknolojide bu ana kadar ürettiği en yüksek pahaya sahip teknoloji platformunu çalışır hale getirmiş olacak. Türksat 6A projesi hem platform üzeyinden kilogram yük olarak en yüksek değere sahip proje, hem de Türkiye’nin bugüne kadar geliştirdiği milli teknoloji platformları içinde bir platformun en yüksek kıymete sahip olduğu proje.

84 farklı yerli ekipmanı Türksat 6A’da konumlandırmış olduk. Bu teknolojilerde yerlilik çok kritik. Türksat 6A’nın yüzde 81 düzeyinde yerlilikle üretilmiş olması Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığı açısından çok önemli.

Türksat 6A’nın Türksat 5A ve 5B’den farkı, haberleşme uydusu teknolojisinde millilik kazanmak. Bu kabiliyetin kazanımı önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yeni haberleşme uydu projelerini beraberinde getiriyor olacak.

“ÇOK GENİŞ COĞRAFYAYA ERİŞİM İMKANI SAĞLAYACAK”

Ekonomik değer açısından en büyük faydası 1,5 milyarlık Güneydoğu Asya coğrafyasına Türkiye’nin haberleşme uydularıyla erişim kazanması olacak önceki Türksat uydularına ilave olarak.

Türksat 6A, çok geniş bir coğrafyaya erişim imkanı sağlayacak. Türkiye 4,5 milyarlık nüfusa hizmet sunabilir hale gelmiş olacak.

“HEDEFİMİZ UZAY TEKNOLOJİLERİNDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”

Türkiye artık yılda birkaç kez uzay heyecanı yaşayan bir ülke. Bunları çoğaltacağız. Nihai hedefimiz uzay teknolojilerinde tam bağımsız Türkiye.

İki astronotumuzun her ikisi de ilk misyonu gerçekleştirmek üzere eğitimlerini başarıyla tamamladılar. İki astronot yetiştirmek önemliydi. Tuva Cihangir Atasever de Alper Gezeravcı gibi yetişmiş oldu. Yörünge altı araştırma uçuşu projenin başında planlanmış oldu. Tuva Cihangir Atasever de ilk günden planladığımız gibi ilave bir maliyet getirmeyen yörünge altı araştırma uçuşu misyonunu haziran ayında gerçekleştirmiş olacak. Normal bir yolcu uçağının kazanacağı irtifanın 10 kat üzerine çıkılacak.

Türkiye, uzay sınırını aşan mikro yer çekimini tecrübe eden ve bu ortamda araştırmalar yapan bir değil iki astronota sahip olmuş olacak.

“KAAN’LA HEDEFE ADIM ADIM İLERLİYORUZ”

KAAN’da ilk hedef 2028 yılında 20 KAAN’ın TSK envanterine girebilecek noktaya gelmesi ve TSK’ya teslim edilmesi. TUSAŞ muazzam bir gayretle bu projeyi sürdürüyor.

Türkiye’nin dünyada bir elin parmağını geçmeyen sayıda 5. nesil savaş uçağı geliştirebilen ülkelerden biri olması hedefine adım adım ilerliyoruz. Türkiye artık her alanda savunma sanayiine benzer atılımlar içerisinde. Savunma sanayii Türkiye’ye yüksek teknoloji geliştirme tecrübesi kazandırmış oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz ekonomi programımızın da en önemli bileşenlerinden biri yeni nesil sanayi politikasıdır. Türkiye benzer başarı hikayelerini her alanda adım adım gerçekleştiriyor, gerçekleştirecek.

Güneş paneli üretiminde Türkiye Avrupa 1.’si, dünya 4.’sü. Hem yerli güneş enerjisi yatırımlarımızı hem Avrupa’nın talebini Türkiye’nin güneş panelleri ve güneş hücreleriyle karşılamayı hedefliyoruz.

Rüzgar türbinlerinde Türkiye, Avrupa’da ilk 5 üreticiden biri. Önümüzdeki 12 yıl içinde yaklaşık 15 gigavat daha kapasite ilave edeceğiz. Türkiye 9 özel sektör firmasıyla biyoteknolojik ilaç üretimi konusunda da kabiliyet sahibi.

“30 BİNE YAKIN TOGG, YOLLARDA”

Sadece yeni bir otomobil markasının değil, tüm sektörü dönüştürmeye öncülük eden bir markanın doğuşuna şahitlik ediyoruz. Bugün yollardaki Togg’lar 30 bine yaklaştı.

Togg hem elektrikli araç sınıfında lider hem de kendi modeli olan SUV araçlar arasında pazar lideri.

Türkiye önümüzdeki dönemde dünyada önemli bir batarya üretim üslerinden biri haline gelecek. Otonom sürüş, yapay zeka konusunda Togg’un önümüzdeki dönemde kabiliyetlerini geliştirmek çok önemli olacak.

“2025 BAŞINDA ALMANYA’DA SATIŞA ÇIKACAK”

Tüm sektörü dönüştürmeye öncülük eden bir markanın doğuşuna şahitlik ediyoruz. Togg, 2025 yılının başında Almanya’ya adım atacak, Avrupa pazarına girmiş olacak.

Yine aynı tarihlerde, geçtiğimiz aylarda Las Vegas’ta tanıtılan ‘fastback’ modelinin de pazara çıkması hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde Togg’un yeni atılımları da olacak.

Bir yandan da yazılım geliştirmeleri devam ediyor. Son yeniliklerden biri de yüz tanıma oldu.

“TEKNOFEST’E BAŞVURU SAYISI 1 MİLYON 600 BİNİ AŞTI”

Çukurova bölgesi, bugüne kadar Teknofest yarışmalarına en fazla katılımın olduğu bölge. Dolayısıyla bu açıdan orada Teknofest’in çok farklı bir heyecan ortaya çıkaracağına inanıyoruz.

Yarışma başvurusu açısından yeni rekorlar kırdık. Başvuru sayısı şimdiden 1 milyon 600 bini aştı. Başvuru rekoru milli teknoloji hamlesinin sahiplendiğinin kanıtı.

“KAMUDA TOGG KULLANIMI GİDEREK DAHA DA YAYGINLAŞACAK”

Bugün paylaşılan “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi” çok yönlü bir çalışma. Bakanlık ve tüm bağlı kurumlarla bu gösterilen hedeflerin en etkin şekilde gerçekleşmesi için gerekli adımları atacağız.

Özellikle pakette yer alan taşıt konusunda katkılarımız olacak. Kamuda Togg kullanımı giderek daha da yaygınlaşacak. Biz de şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Bakanlık olarak bu sürece öncülük etmeye devam edeceğiz. İleriki dönemde yöneticilerimize ve kamudaki tüm mecralarda Togg tercihinin daha da yaygınlaşmasını sağlayacağız.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e araç tasarrufuna ilişkin bir teklifimiz var. Biz bir kamu araç havuzu programı geliştireceğiz. Tekil araç kullanımından ziyade ortak havuzlardan çok kullanışlı dijital uygulamalar vasıtasıyla kamunun kendi içindeki araçlardan yararlanmasını temin edeceğiz. Böylelikle tasarrufun yanında verimlilik unsuru da öne çıkmış olacak. Öncelikli olmayan harcama ve giderleri azaltarak elde edeceğimiz kaynağı verimli, katma değerli alanlara, yüksek teknolojiye, üretime ve ihracata ayıracağız.

“CUMHURBAŞKANI’MIZ DÜNYAYA YENİ BİR TEKNOLOJİ TEŞVİK PROGRAMI İLAN EDECEK”

Bu stratejiyle Türkiye’nin istihdamına, üretimine, ihracatına nihayetinde büyüme hikayesine katkı vereceğiz.

Organize sanayi bölgelerinin limanlara bağlanmasına ilişkin altyapı çalışmalarını, buradan tasarruf ettiğimiz kaynaklarla çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan dünyaya yeni bir teknoloji teşvik programı ilan edecek. Türkiye’nin çip teknolojilerinden batarya teknolojilerine tüm yeni nesil teknoloji alanlarında hem milli projelerini hızlandırmaya hem de küresel yatırımları çekmeye yönelik yeni bir yüksek teknoloji yatırım programını Cumhurbaşkanı’mız dünyaya duyurmuş olacak. Böylelikle aslında ekonomi programımızın ana dinamiği çalışıyor olacak.

52 BİN 290 KOBİ’YE 16,8 MİLYAR LİRA DESTEK

Deprem bölgesindeki çalışmalarda konut yapımlarının yanında ekonomik faaliyetlerin de hızlanması önemli. Bu kapsamda özellikle ‘lere destek oluyoruz.

Dünya Bankasından ve Japon Kalkınma Ajansından temin edilen uluslararası kaynaklarla deprem bölgesindeki 52 bin 290 işletmemize aralık ve ocak aylarında yaklaşık 16 milyar 800 milyon lira KOSGEB kaynağı aktardık. 2 yıl geri ödemesiz, faizsiz, 3’üncü yıl geri ödenecek şekilde KOBİ’lerimize 750 bin liraya kadar destek olmuş olduk.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/togg-almanyada-satisa-cikacak/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Engelli vatandaşların tüm ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-engelli-vatandaslarin-tum-ulasim-ihtiyaclarini-karsilayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-engelli-vatandaslarin-tum-ulasim-ihtiyaclarini-karsilayacagiz/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:30:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15612 Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü’nde bakanlık bünyesindeki engelli çalışanlarla kahvaltıda bir araya geldi. Uraloğlu, 2002’den bugüne kadar uzanan süreçte engellilik alanında büyük adımlar atıldığını söyledi. Türkiye’de bu alandaki ilk kanunun 2005 yılında çıktığını aktaran Uraloğlu, “Bu kanunun amacı, engelli vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin etmek, toplumsal hayata diğer bireylerle eşit şartlarda tam ve etkin katılımlarını sağlamak olmuştur. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi de 2007 yılında imzalanmıştı. Türkiye’nin bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülkelerden biri olduğunu da özellikle belirtmek isterim. Yine, 2013’te yayımlanan yasal düzenleme ile farkındalığın dilimize yerleşmesi için çok önemli bir adım atılmış, daha önceki bazı resmi tanımlarda geçen; ‘özürlü’, ‘sakat’, ‘çürük’ gibi ibareler, yerini ‘engelli’ ibaresine bırakmıştır. Zira engelli olmak bir kusur değil, onları hayattan alıkoyan engellerin kendisi kusurludur. Farklı ihtiyaçlara sahip tüm vatandaşlarımızın kendilerine uygun tasarlanmış hizmetlere ve erişilebilirlik imkanlarına sahip olması için çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

‘6 STRATEJİK AMAÇ, 14 HEDEF VE 33 EYLEM BELİRLEDİK’

Farklı ihtiyaçlara sahip vatandaşların, kendilerine uygun tasarlanmış hizmetlere ve erişilebilirlik imkanlarına sahip olması için çalışmaya devam ettiklerini belirten Uraloğlu, “4 Aralık 2021 tarihinde 2021-2025 yıllarını kapsayan erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planımızı kamuoyuna açıkladık. Eylem Planı ile herkes için erişilebilir bir ulaşım sistemi oluşturulmasını amaçladık. Eylem planının tüm süreçlerinde ilgili tarafların görüş ve önerilerini önemsedik. Altyapıdan araçlara, teknolojiden kurumsal kapasite artırımına, yönetişimin güçlendirilmesinden farkındalık artırımına, düzenleme ve denetimlerden ulaşım türlerinin entegrasyonuna kadar, eylem planımızda 6 stratejik amaç, 14 hedef ve 33 eylem belirledik. Bakanlığımız erişilebilirliği, ulaşıma yönelik tüm uygulamaların odağına koyarak farkındalığı artırmak için eğitimler de düzenliyor. Bakanlığımızın ilgili kurumları; katılım sağlayan yaklaşık bin kişiye eğitim vermiştir. Şimdi, ‘Herkes İçin Hareketlilik’ adıyla bir mobil uygulamayı da tamamlamak üzereyiz. Bu yıl hayata geçirilmesi planlanan bu uygulamamızla; refakatçi modülünden engelli taşıma hizmetleri modülüne, ulaşım sisteminin erişilebilirliğini iyileştirmeye yönelik geri bildirim modülünden işaret dili çağrı merkezi desteğine kadar engelli vatandaşlarımızın ulaşım sürecine ilişkin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz” dedi.

’21 YHT GARINDA TURUNCU MASA HİZMETİ VERİYORUZ’

2019 yılında yüksek hızlı tren (YHT) garlarında engelli vatandaşların seyahatlerinin planlanmasından bilet alımına, gar ve istasyonlara ulaşımından seyahat sonunda evlerine rahatça dönmelerine yönelik Turuncu Masa Hizmet Noktası uygulamasını başlattıklarını söyleyen Uraloğlu, “21 YHT garında Turuncu Masa hizmeti veriyoruz. Şimdi havaalanlarımızda da Turuncu Masa Erişilebilir Ulaşım Hizmet Noktası uygulamalarını başlattık. Bu hizmeti, standardize ederek garlarda, havaalanlarında ve şehirler arası otobüs terminallerinde yaygınlaştıracağız. Yine, Yolcu Dostu Havalimanı Projesi kapsamında engelli, yaşlı, bebekli veya doktor raporu bulunan hasta yolcular için hizmetlerde öncelik ve kolaylığı sağlayarak terminalde bekleme süresini en aza indirecek hassasiyet gösteriyoruz. 40 havalimanımıza Erişilebilirlik Belgesi kazandırdık. En kısa zamanda da bu belgeyi tüm havalimanlarımızın almasını sağlayacağız. Havalimanlarımızda engelli yolcu standartlarına uygun danışma, pasaport, bilet satış ve check-in bankoları ile engelli tuvaletleri oluşturduk. Ayrıca engellilerin kullanabileceği standartlarda rampa ve basamaklar tesis ettik, hissedilebilir yer zemin döşemeleri yaptık. İstanbul Havalimanımız erişilebilir havalimanlarının en güzel örneklerinden biridir. 23 farklı noktada bulunan erişilebilir ‘Bana Sor Dijital Danışma Kioskları’ndan sesli ve görüntülü canlı danışma ve Türkçe işaret dili hizmeti alınabilmektedir. ‘istairport.com’ web sitesinden başvuru yaparak ‘Çok Özel Misafir Kartı’ alan demans, otizm ve Down sendromlu yolcular, uçuş kapıları bölgesinde bulunan ‘Çok Özel Misafir Odaları’nda sakin bir zaman geçirebilmektedir. Yine, demans, otizm gibi fark edilemeyen, desteğe ve hassasiyetle yaklaşılmaya ihtiyacı olabilecek yolcular için danışma noktalarından ücretsiz ‘Ayçiçeği Yaka Kartı’ temin edilerek, bu yolcuların görünür olmaları sağlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘ENGELLİ YOLCULAR İÇİN GÜVENLİ ALANLAR OLUŞTURDUK’

Bakan Uraloğlu, inşa edilen tüm metro hatlarında, engelli yolcuların istasyona inmeleri için engelli asansörleri imal ettiklerini ve istasyon genelinde sesli anons sistemi ile görme engelli yolculara bildirim sağladıklarını belirterek, “İstasyon girişinden metro aracına binene kadar hissedilebilir zemin uygulamaları ve kılavuz yol uygulamaları ile engelli yolcuların istasyon ve araçlara kolay ve güvenli erişimini tesis ettik. İstasyonlarda engelli yolcuların geçişleri için özel tasarlanmış serbest geçiş kapıları ve engelli tuvaletleri bulundurduk. Araçlarda engelli yolcular için güvenli alanlar oluşturduk ve etiket ile belirtilmiş öncelikli koltuklar ayırdık. Tekerlekli sandalye kullanan engelli bireyler için kendilerini emniyete alabilecekleri için emniyet kemerleri koyduk. Bunun gibi daha nice çalışmayı ve tedbiri hayata geçirdik. Engelli vatandaşlarımıza e-Devlet’te ‘Engel Yok Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen Engelsiz Çağrı Merkezi ile işaret dili bilen çağrı merkezi çalışanları ile görüntülü olarak destek sağlamaya başladık. İşitme engelli vatandaşlarımız Görüntülü Çağrı Merkezi Hizmeti ile operatörlerimizle işaret dili veya yazı kullanarak istek, öneri ve şikayetlerini mobil cihazları üzerinden de kolay bir şekilde aktarabilmektedir. Yine, Bakanlığımız çağrı merkezi hizmetleri de engelli vatandaşlarımızın erişilebilirlik ihtiyaçlarına uygun hale getirilmiştir. PTT tarafından sunulan hizmetlere hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin erişiminin geliştirilmesi amacıyla da ‘PTTMatik’leri erişilebilir hale getiriyoruz. Engelli müşterilerin aylıklarını konut ya da iş yeri diledikleri yerde ödüyoruz. Engelli Dostu Numaralar Projesi’yle de işitme ve konuşma engelli vatandaşların hizmetlere kolaylıkla ulaşabilmelerini, her türlü taleplerini alarak hizmetin sürekliliğini sağlıyoruz” diye konuştu. (DH

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-engelli-vatandaslarin-tum-ulasim-ihtiyaclarini-karsilayacagiz/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı:318 bin genetik materyal, gen bankalarımızda koruma altında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi318-bin-genetik-materyal-gen-bankalarimizda-koruma-altinda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi318-bin-genetik-materyal-gen-bankalarimizda-koruma-altinda/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:19:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15594 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara Üniversitesince gerçekleştirilen “Uluslararası Tarım Teknolojileri Festivali”nin (AGRIFEST) açılışına katıldı. Bakan Yumaklı, konuşmasında Türkiye’nin geleceği için gıda arz güvenliğinin ön planda olduğu bir dönemden geçtiklerini ifade etti.

“EN ÖNEMLİ GÜVENCEMİZ GENÇLERİMİZ”

Bu dönemde oluşturulan tarım politikalarının dünya ile rekabet etmesi için bilim ve teknolojiyle desteklendiğini belirten Bakan Yumaklı, “Bu çalışmaları yaparken en önemli güvencemiz dinamizmiyle gençlerimiz. Ankara Üniversitesi’nin düzenlediği Uluslararası Tarım Teknolojileri Festivalini önemsiyorum. Hem sektörümüz hem de akademik camiamız için hayırlı uğurlu olur” ifadesini kullandı.

“YILLIK 69,2 MİLYAR DOLARLIK HASILAYLA AVRUPA’DA BİRİNCİ OLDUK”

Tarımsal üretimin geliştirmesi için atılan adımları dile getiren Bakan Yumaklı “Bitkisel üretimden hayvansal üretime, su ürünleri üretiminden tarımsal Ar-Ge’ye, kırsal kalkınma yatırımlarından, su ve sulama yatırımlarına, birçok alanda üreticilerimizi destekledik ve desteklemeye de devam edeceğiz. Yıllık 69,2 milyar dolarlık hasılayla Avrupa’da birinci, dünyada ilk 10 ülke arasındayız” diye konuştu.

“31 MİLYAR DOLAR İHRACATI SAĞLAYABİLİR NOKTADAYIZ”

Tarımsal hasıla ile tüm vatandaşların ve Türkiye’ye gelen turistlerin gıda ihtiyacının sorunsuz karşılandığını aktaran Yumaklı, şunları kaydetti:
“31 milyar ihracatı sağlayabilir noktadayız. Hem ihtiyacımız olan gıdayı üretiyoruz hem de ürettiğimizin fazlasını ihraç ediyoruz. Ancak bu bizde rehavet oluşturmamalı. Son 10 yıl içinde içerisinde içinde bulunduğumuz coğrafyada değişimleri takip ediyoruz. Savaşlar, pandemi, iklim değişikliği ve birçok etken bizim şuandaki birçok avantajımızı gelecekte farklı noktaya evirebilir.”

“2050 YILINDA TÜRKİYE NÜFUSU 105 MİLYON OLMASI BEKLENİYOR”

Yumaklı sıraladığı risk faktörlerini “yeni normal” şeklinde tanımladıklarını kaydederek, “Uzun değil, 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyar, Türkiye nüfusu da 105 milyona ulaşması bekleniyor. Bu konuda bir takım tahminler yapılıyor. Gıdaya ihtiyacı konusunda yüzde 70 gıdaya daha fazla ihtiyaç oluşacağı sonucunu getiriyor” şeklinde konuştu.

“6 BİN 500 ARKADAŞIMIZ GECE VE GÜNDÜZ ÇALIŞMAKTA”

Tarım ve Orman Bakanlığının politikalarında Ar-Ge ve inovasyona önem verildiğini vurgulayan Yumaklı, “Tarımsal Ar-Ge anlamında; 49 Araştırma Enstitümüz, 300 laboratuvarımız, 2 binden fazlası akademik seviyede olmak üzere 6 bin 500 arkadaşımız ile Türkiye’nin ihtiyacı olan tarımsal üretiminin gelişmesi için gece ve gündüz çalışmakta” diye konuştu.

“318 BİN GENETİK MATERYAL, GEN BANKALARIMIZDA KORUMA ALTINDA”

Gerçekleştirilen Ar-Ge çalışmaları ile üreticiden verimli ve kaliteli ürünler alındığını söyleyen Yumaklı, şu ifadelere yer verdi:
“Tarla bitkilerinde bin 4, bahçe bitkilerinde bin 41 yerli ve milli tohumluk çeşidi geliştirildi. Ata Tohumu kapsamında, 37 yerel çeşit sertifikalandı ve koruma altına alındı. Tarımsal üretimin teminatı olan 318 bin genetik materyal, gen bankalarımızda koruma altında. Küresel iklim değişikliğinin her geçen gün etkisini daha fazla hissettiğimiz bir dönemde kuraklığa ve iklim değişikliğine dayanıklı tohum çeşitleri geliştirmek üzere arkadaşlarımız yoğun bir çaba sarf ediyor.”

“KIRSAL KALKINMADA PROJE LİMİTLERİNİ YÜZDE 100 ARTTIRDIK”

Bu yıl gençlere verilen hibeler noktasında yenilikler kazandırdıklarının altını çizen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programında, hibe desteğine esas kırsal kalkınmada proje limitlerini yüzde 100 arttırdık. 7 Milyon TL’den 14 Milyon TL’ye yükselttik. Yeni hayvancılık yol haritamızı açıkladık. Hayvansal üretimin arttırılması konusunda mevcut potansiyelimizi kullanma noktasında bu pozitif ayrımcılıkların yer aldığını söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi318-bin-genetik-materyal-gen-bankalarimizda-koruma-altinda/feed/ 0
Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin detayları belli oluyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketinin-detaylari-belli-oluyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketinin-detaylari-belli-oluyor/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:01:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15586 Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları şöyle:

Yaklaşık 65 yıldır ülkemizde tasarruf genelgeleri ile kamu harcamalarında kontrol sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Mali disiplini esas alan bir siyasi yaklaşım içinde,  Cumhurbaşkanımızın başkanlığını yaptığı hükumetler döneminde ise değişik zamanlarda on adet genelge yürürlüğe konmuştur. En sonuncusu 30 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe konan bu genelgeler ile kamu harcamaları belli kurallara bağlanmıştır.

Son dönemlerde yaşanan gelişmeler bu alanda daha geniş bir çerçevede ve daha güçlü adımlar atma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

16 Nisan Kabine Toplantısı akabinde  Cumhurbaşkanımız Orta Vadeli Programımızın güçlendirilmesi doğrultusunda kamuda tasarruf artışı, yatırımların önceliklendirilmesi ve yapısal reformların hızlandırılması hususlarını ifade etmişlerdir.

6 Mayıs Kabine Toplantısı akabinde “Kamuda taşıtlar, binalar, haberleşme giderleri, cari harcamalar, hizmet içi eğitim, yurtdışı seyahat, kamu istihdamı gibi alanlarda” tasarruf kültürünü güçlendirici adımlar atılacağını ve bu yönde gerekli talimatları verdiklerini belirtmişlerdir.

7 Mayıs tarihinde sosyal medya kanalıyla yaptıkları paylaşımda ise “bir taraftan üretip yeni pazarlara ihraç ederken, diğer taraftan içeride tasarruf kültürünü yaygınlaştırmamız gerekiyor. Buna kamu olarak inşallah biz öncülük ve rehberlik edecek, daha az kaynak kullanarak daha fazla etkide bulunacak projelere ağırlık vereceğiz” ifadelerini kullanmışlardır.

Birazdan sunulacak olan çalışmamız ilgili tüm kurumlarımızın katkısı sonucunda bu talimatın tekemmül ettirilmesi ile oluşturulmuştur.

Tasarruf ve verimli kaynak kullanımı konusunda yaptığımız bu güncellemede iki önemli gelişme etkili olmuştur.

Birincisi geçen yıl yaşadığımız tarihimizin en büyük deprem afetinin yaralarını süratle sarma ihtiyacımız, ikincisi pandemi sonrası tüm dünyanın gündemi haline gelen enflasyon ile ülkemizin kararlı bir şekilde mücadele etme iradesidir.

Bugün sunduğumuz paket tek başına değil, bütüncül bir çerçevede ortaya koyduğumuz, birbirini destekler mahiyette diğer paketler ile birlikte anlam ifade etmektedir.

Kamuda tasarruf programımız ile sadece zorunlu olmayan harcamaları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kamu tüketim ve yatırım harcamalarında verimliliği esas alıyoruz. Kamu hizmetlerini aksatmadan, güncel ihtiyaçlara odaklanıp önceliklendirme yaparak, yeni yöntemleri ve teknolojileri kullanmak suretiyle birim kaynakla daha fazla sonuç üretmeyi hedefliyoruz.

Geçen yıl yaşadığımız depremlerin ilk aşamada hesap edilen maliyeti 104 milyar doları bulmuştur. Sadece merkezi idare bütçesinden deprem için tahsis edilen ödenek 2023 yılında 960 milyar TL’dir.

2024 yılı başlangıç ödeneği ise 1 trilyon 28 milyar TL olmuştur. Bu ödenekler azalmakla birlikte, önümüzdeki yıl da devam edecektir. Bu büyük ilave yükün bütçe açıkları üzerinde oluşturduğu etki açıktır.

Geçen yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 5,2 olurken, deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu açık yüzde 1,6 seviyesine gerilemektedir.

Bu yılın bütçesi hazırlanırken belirlenen yüzde 6,4 oranındaki açığın da önemli bir kısmı deprem bağlantılı harcamalardan kaynaklanmaktadır.

Kamuda tasarruf ve verimlilik paketi toplum olarak depremin yaralarını sarma konusunda milli dayanışma sergilediğimiz bir dönemde, deprem harcamalarından en küçük bir fedakarlık yapmadan kamu dengelerini sağlıklı bir zeminde sürdürme politikamızı yansıtmaktadır.

Bu vesileyle depremde kaybettiğimiz canlarımıza tekrar Allah’tan rahmet diliyor, bu zorlu süreçte depremzede kardeşlerimizin yanında olan kamu, özel kesim ve sivil toplumdan her bir kişi ve kuruluşa teşekkür ediyorum.

Ortaya koyduğumuz yeni paketimiz bir yandan deprem bağlantılı çalışmalara güç verirken, diğer yandan halkımızın temel sorun olarak gördüğü enflasyon konusunda yürüttüğümüz kararlı mücadeleye katkı sunmaktadır.

Enflasyon ile mücadelede para politikalarının yanı sıra maliye politikaları ve yapısal reformlar önem taşımaktadır. Orta Vadeli Programımız da bu temel çerçeve ile şekillendirilmiştir.

Kamunun tasarruf yapması ve verimliliği artırması daha az bütçe açığına, daha az kamu borçlanmasına ve faiz yüküne, makro tasarruf oranımızın artmasına ve daha az cari açığa yol açacaktır. Talep yönlü katkısının yanı sıra, bitme aşamasına yakın projelere, sulama ve rekabet gücünü artırıcı altyapılara yoğunlaşan kamu yatırımları arz yönlü artışla da enflasyon ile mücadelemizi güçlendirici etkide bulunacaktır.

Orta vadeli programınızın enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarının yıllık bazda belirgin sonuçlarını bu yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. Gelecek yıl yüzde yirminin altında, 2026 yılında ise tek haneli enflasyona ulaşmaya kararlıyız. Geçmişte başardık, yine başaracağız.

Bunu sağlarken büyümeyi, istihdamı ve sosyal dengeleri azami oranda gözetmeye devam edeceğiz. Amacımız, istikrar içinde büyümek ve kalıcı sosyal refah artışı sağlamaktır.

Bu paket ve izleyen diğer çalışmalarımızla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bütçe açığının milli gelire oranını başlangıçta öngörülenin altında gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-ve-verimlilik-paketinin-detaylari-belli-oluyor/feed/ 0
Enerji verimliliğinde ‘dönüşüm’ fırsatı… VERİMDER Türkiye Yüzyılı ve Yapılarda Enerji Verimliliği Zirvesi Ankara’da gerçekleşti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerji-verimliliginde-donusum-firsati-verimder-turkiye-yuzyili-ve-yapilarda-enerji-verimliligi-zirvesi-ankarada-gerceklesti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerji-verimliliginde-donusum-firsati-verimder-turkiye-yuzyili-ve-yapilarda-enerji-verimliligi-zirvesi-ankarada-gerceklesti/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:55:55 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15569 VERİMDER’in ‘Türkiye Yüzyılı ve Yapılarda Enerji Verimliliği Zirvesi’ Dalmaçyalı sponsorluğunda Ankara’da kanaat önderleri, yerel yönetimler ve tüketicilerin katılımıyla gerçekleşti. Zirvenin açılış konuşmasını Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ yaparken VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, OECD Daimi Temsilcisi Prof. Dr. Kerem Alkin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar panelde yeşil dönüşüm,  yapılarda enerji verimliliği ilişkisi, kentsel dönüşüm ile enerji verimliliği, ikinci ulusal enerji eylem planı ve sıfır enerjili binalar konularını ele aldı.

YAPI STOKUNUN %70’E YAKINI VERİMSİZ

Enerji verimliliği konusunda Türkiye’deki gelişmeler ve dünyadaki yeniliklere katkı sağlamak amacıyla faaliyet gösterdiklerini belirten VERİMDER Başkanı Çağdaş Korkmaz, “Ülkemizde enerji kullanımı; yapılar, sanayi ve ulaşım olarak üçe ayrılmış durumda. Bu anlamda yapıların önemi gün geçtikçe artıyor. Enerjinin yaklaşık yüzde 30-35’i yapılarda tüketiliyor, bunun ağırlıklı olarak ısıtma ve soğutma olduğunu biliyoruz. Mevcut yapı stokumuzun yüzde 70’e yakın bir kısmının enerjiye verimsiz bir şekilde yapılmış olması bulunduğumuz jeopolitik durumda, enerji maliyetlerinin artması ve enerjiye ulaşımın zorlaşmasına neden oluyor. Bu kötü senaryoyu iyiye döndürmekle ilgili önemli çalışmalar var” dedi.

Çağdaş Korkmaz

‘RAKAMLAR OLUMLUYA DÖNEBİLİR’

Korkmaz, sözlerine şöyle devam etti: “II. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı 2024 yılı içinde lanse edildi. Bu plan kapsamında ülkemizde çeşitli yasa ve yönetmeliklerin faaliyete girmesiyle beraber çok hızlı bir şekilde buradaki enerji verimliliğini hayata geçirmek için çalışmalar yapılıyor. Yine ülkemizin gündemindeki kentsel dönüşüm de enerji verimliliğine dönüşüm olarak değerlendirilebiliyor. Yaklaşık 6.5 milyon konutun ve yaşanan deprem felaketiyle birlikte o bölgede yapılacak olan 600 bin konutun enerjiye verimli olarak imal edilmesi, bahsettiğim rakamların olumluya dönmesini sağlayacak.”

‘DÖRT TEMEL ETKİ NEDENİYLE STRATEJİK’

TÜRKİYE İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu da, “Türkiye yüzyılında ülkemizin hak ettiği gelişmişlik seviyesine ulaşması, toplumumuzun hak ettiği refahı ve konforu yaşayabilmesi ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele adına enerji verimliliğimizi geliştirmenin kritik ve stratejik önemi olduğuna ve bu uğurda sosyal sorumluluk şuuru ile mücadele edilmesin gerektiğine inanıyorum. Ülkemizin enerji verimliliği hamlesinde dört temel etki dolayısıyla kritik ve stratejik olduğuna inanıyoruz. Bir; deprem güvenliği ihtiyacımız. Acil ve planlı ihtiyaç. İki, enerji ithalatının ve büyüklüğünün ülkemiz ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisi. Üç, enerji verimliliğini geliştirmede yapıların çok yüksek etkilerinin olması. Dört, küresel iklim değişikliğiyle mücadele ülkemizin sorumlulukları, yükümlülükleri ve insanı olarak yapması gerekenler” dedi.

Tayfun Küçükoğlu

‘BÜYÜK KATKIMIZ OLACAK’

NIPPON Paint Betek Boya Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ise yaklaşık 25 milyon yapı stoğu bulunduğunu ve bunlardan yüzde 25’ine ısı yalıtımı uygulandığını ifade etti. Altı milyon yapının da kentsel dönüşüme gireceğini kaydeden Uludağ, “Önümüzde bir fırsat var. Bu binalarda doğru ısı yalıtımı uygulayabilirsek enerji verimliliğine çok büyük katkımız olacak” dedi. Uludağ, bir binadaki enerjinin ortalama yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma amaçlı kullanıldığına değinerek, “Önümüzde bir fırsat var. Böyle bakıldığında bütün bu binaları biz doğru ısı yalıtımlı binaların haline getirirsek enerji verimliliğine çok büyük katkımız olacak” diye konuştu.

Arzu Uludağ

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerji-verimliliginde-donusum-firsati-verimder-turkiye-yuzyili-ve-yapilarda-enerji-verimliligi-zirvesi-ankarada-gerceklesti/feed/ 0
Elektrikli araçlar araziye çıkıyor… Alman Mercedes 45 yıllık ikonik G-Serisi’ni elektriğin gücüyle daha kabiliyetli yaptı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:52:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15562 ALMAN üretici Mercedes-Benz ilk kez 1975 yılında seri üretimine başladığı ve geride kalan 45 yılda marka için tam anlamıyla bir ikona dönüşen G-Serisi’ni elektrik çağına taşıdı. Dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip G-Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu G 580’nin ilk test sürüşü Fransa’nın Montpellier kentinde gerçekleştirildi. Türkiye’den Hürriyet’in katıldığı test sürüşü, Alman üreticinin elektrikli araç çağını Off-Road yani zorlu arazi koşulları için nasıl önemli bir fırsata dönüştürdüğünü de ortaya koydu. Öyle ki, dışardan bakıldığında G-Serisi’nin ‘kutu’ tasarımını koruyan ve elektrikli olduğunu neredeyse anlaşılmayan G 580, araziye çıktığında ailenin benzinli (G 500) ve dizel (G 450) versiyonlarından daha kabiliyetli olduğunu otomotiv gazetecilerine kanıtladı.

4 ELEKTRİKLİ MOTOR

Hatta bunun üzerine çıkarak G 580’e içten yanmalı motora sahip kardeşlerinin yapamayacağı kabiliyetler ekledi. Peki, bunu nasıl yaptı? Tabi ki, elektrik gücünün avantajları ve üzerine fazlaca kafa yorulmuş mühendislikle. Şöyle anlatalım; G 580, her biri 145 beygir güç üreten ve tekerleklerin yakınında konumlanan 4 elektrikli motoruyla toplamda 580 beygir (432 kW) güç ve 1164 Nm torka sahip aktarma organlarıyla birlikte geliyor. Bu güç 3 tonun üzerinde ağırlığa sahip devasa aracı 4.7 saniyede 100 km/s hıza (G 63’ten sadece 0.2 saniye daha yavaş) ulaştırabiliyor.

85 CM’LİK SU GEÇİŞİ

G 580’e üstün Off-Road özelliklerini veren teknolojinin temelinde ise 4 motorun her birinin kendi iki vitesli diş kutusuna sahip olması yatıyor. Değiştirilebilir düşük oranlı şanzıman özelliği sayesinde aracın aktarma organları geleneksel difransiyel kilitlerine ihtiyaç duymuyor. Markanın ismini Low Range koyduğu bu sistem G 580’nin 35 derecelik bir eğimi basitçe kat edebilmesine ve 85 cm derinlikteki sudan normal bir su birikintisinden geçer gibi geçebilmesine olanak sağlıyor.

473 KM MENZİLİ VAR

Gövdesi bir merdiven şasisi üzerine inşa edilen elektrikli G, gücünü aracın hemen altında konumlanan ve arazide darbelere karşı 26 mm kalınlığındaki karbon malzeme tarafından korunan 116 kWh’lık bataryalardan alıyor. Nikel-Manganez-Kobalt kimyaya sahip bu batarya araca WLTP’ye göre 473 km’ye kadar sürüş menzili sağlıyor. 200 kW’ye kadar hızlı şarjı destekleyen G 580 yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Bu arada, aracın arkasındaki imza niteliğindeki stepne alanının yerinde ise şarj kablolarının koyulabileceği bir alan bulunuyor.

G 63 AMG KADAR HIZLI FİYATI DAHA UYGUN

EYLÜL ayında Türkiye’de satışa sunulması beklenen G 580 bu yıl sınırlı adette gelebilecek ancak tamamen elektrikli olduğu için muhtemelen yüzde 60’lık ÖTV diliminde konumlanacak. Bu durumda fiyatı yaklaşık 10-12 milyon TL seviyelerinde olacak. Özellikleri bakımından 585 beygir gücündeki G 63 AMG ile karşılaştırılan G 580 bu kapsamda önemli bir fiyat avantajı da sağlayacak. Çünkü, yüzde 220 ÖTV diliminde yer alan G 63 AMG’nin fiyatı 12 Mayıs itibarıyla 19 milyon 242 bin TL. Bu arada en uygun fiyatlı G Serisi, G 400’ün fiyatı da 14 milyon 128 bin TL.

TANK DÖNÜŞÜ YAPIYOR

G 580’deki değiştirilebilir düşük oranlı şanzıman özelliği sayesinde aracın aktarma organları geleneksel difransiyel kilitlerine ihtiyaç duyulmuyor. Markanın ismini ‘Low Range’ koyduğu bu sistem makyajla birlikte diğer G-Serileri’ne de gelen “Offroad Cocpit” kısayolu üzerinden kontrol ediliyor. Buradaki G-TURN özelliğiyle tank dönüşü yapılabiliyor, bu modla araç kendi etrafında yaklaşık 2.5 tur atabiliyor. G-STEERING özelliği ise tek tuşla arka tekerlekleri kitleyerek içten yanmalı araçlara göre çok daha keskin dönüşe imkân tanıyor.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-araclar-araziye-cikiyor-alman-mercedes-45-yillik-ikonik-g-serisini-elektrigin-gucuyle-daha-kabiliyetli-yapti/feed/ 0
Yargı’da nefesler tutuldu… Issız adada ölüme terk edildi! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargida-nefesler-tutuldu-issiz-adada-olume-terk-edildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargida-nefesler-tutuldu-issiz-adada-olume-terk-edildi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:46:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15539 İşte Yargı’nın 93. bölümünde yaşananlar;

Hastaneden çıktıktan sonra eve geçen Tuğçe, geçmiş dosyaları inceleyip Eren’e yardım etti.

‘Aradığın kişi seri katil değil de kiralık katil olabilir mi’ sorusuyla babasına farklı bir açıdan bakması gerektiğini söyledi.

NEVZAT, OKTAY’I ÖLDÜRDÜ

Oktay’ı kaçıran Nevzat, Yeliz’in ‘Oktay’ı bırak’ demesine rağmen söyleneni yapmadı ve açığa çıkmamak için Oktay’ı öldürdü.

Eski aşkı Zümrüt’e kocasını öldürmek için yardım edeceğini söyleyen Osman bir zehir hazırladı.

Rafet, Bülent Kısmetov’un yanına gidip ‘Duydum ki beni arıyormuşsunuz, Bülent Bey zahmet etmesin kendim gideyim ayağına’ sözleriyle kendini tanıttı.

Kısmetov ‘Kim taktı seni benim peşime’ diye sordu. Rafet de ‘Benim derdim para, kim verirse ona çalışırım’ dedi.

Rafet, para karşılığı Yekta’ya çalıştığını söyledi.

Eren edindiği bilgileri İclal Savcı ile paylaştı. Şüphelilerin banka hesaplarını incelemek istediğini İclal’e bildirdi.

20 yıl önce oğlu öldürülen Meral, Ilgaz ile görüşmek için adliyeye geldi. Her şeyi anlatan Meral, ‘Bir anne için en zoru evladını kaybetmek’ sözleriyle, kızı Yeliz’in abisi ve yengesini öldürdüğünü Ilgaz’a anlattı ve ifadesinin kayda geçmesini istemedi. 

Çınar’ı kurtarmak için harekete geçen Ceylin,  Dilan’a ulaştı.

‘Ömrün boyunca polisten kaçamazsın, kendi isteğinle teslim olursan cezan hafifler. Onlara her şeyi anlatmak zorundasın’

Ceylin’in söylediklerini düşünen Dilan, teklifini kabul etti.

Oktay’ın asistanı, Ilgaz’ı arayıp ‘Oktay Bey size bir kutu bıraktı’ dedi. Ilgaz da kutuyu almak için verilen adrese doğru yola çıktı.

Bülent Kımetov, Yekta’yı arayıp yemeğe davet etti; ‘İclal Savcı’dan kurtulmanın bir yolunu buldum’

Yekta mecbur kalıp, teklifi kabul etti.

Merdan Dede, taksi durağına gidip Osman’ın durumunu sordu. Durak yetkilisi Osman’ın bir süredir durağa gelmediğini söyledi. Eve dönen Merdan, Osman’ın odasını karıştırdı. Kutu içindeki zehir buldu.

Oktay’ın bıraktığı kutuyu almaya gitti. Ceylin de eşini ziyaret etti ama onu odasında bulamadı. Telefon açıp nerede olduğunu sordu. Melis, Ilgaz’ı Oktay’ın odasına alıp kutunun yerini gösterip dışarı çıktı. Kutunun içinden ekmek bıçağı çıktı. Ilgaz, Oktay’ın nerede olduğunu sordu yurt dışına çıktığını öğrendi.

Ilgaz, Eren’i arayıp ‘Oktay’ın peşinde polis yok muydu’ diye sordu. ‘Vardı’ cevabını alınca kontrol etmelerini istedi. Eren, Oktay’ın kaçtığını Ilgaz’a bildirdi.

Ilgaz tam arabasına binecekken arkadan aldığı darbeyle yere yığıldı. Nevzat ve adamı Ilgaz’ı bir arabanın bagajına koydu.

Osman hazırladığı zehri, Zümrüt’ün eşinin ilaçlarının arasına koydu.

Dilan’ın ifadesinden sonra Ceylin, Çınar’ın cezaevinden çıkmasının önünde engel kalmadığını Yekta ile paylaştı.

Okul çıkışı bekleyen Mercan, babası gelmeyince ağlamaya başladı. Öğretmeni de Ceylin’i arayıp haber verdi. Duruşmadan çıkan Ceylin, Ilgaz’a ulaşmaya çalıştı.

Mercan’ı okuldan alan Ceylin kızını havuza götürdü.

YEKTA İÇİN İTİRAF VAKTİ

Başına geleceklerden habersiz Bülent Kısmetov ile yemekte buluşan Yekta bir şeylerden şüphelenmeye başladı. Yemeğini yiyip masadan kalmak isteyen Yekta, engellemeyle karşılaştı. Kısmetov, ‘Yekta için itiraf vakti’ sözleriyle Yekta’dan her şeyi anlatmasını istedi. Köşeye sıkışan Yekta, ne yapacağını bilemedi. Kısmetov’un adamları tarafından darp edilen Yekta, bir arabaya bindirildi daha sonra bir köşeye bırakıldı. İclal, Yekta ve Rafet’in Kısmetov’u cezaevine göndermek için birlikte hareket ettiği ortaya çıktı.

ADLİYEDE BÜYÜK TELAŞ

Ilgaz’a ulaşamayan Eren, İcal’in odasına gidip son durumu anlattı. Olaya dahil olan Efe, Başsavcıdan onay alıp telefon takibi başlatmayı teklif etti.

Adliye ve emniyette büyük bir telaş başladı. Ekipler Ilgaz’ın en son gittiği yere doğru harekete geçti.

OSMAN HER ŞEYİ ÖĞRENDİ

Gizlice Zümrüt’ün odasına geçen Osman, başına geleceklerden habersiz şekilde Zümrüt’ü beklemeye başladı. Odaya gelen Zümrüt, sevgilisini arayıp olanları anlattı. Osman da konuşulanları duyunca büyük şok yaşadı. Zümrüt’ten hesap sordu. Evin güvenlik görevlisi Osman’I dışarı attı. Eve giden Osman’a Merdan Dede yardım etti.

ÖLMEK İSTEMİYORUM

Kendine gelen Ilgaz, elleri ve ayakları bağlı bir şekilde nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Nevzat’ı karşısında gören Ilgaz, ‘Kimsin’ diye sordu. Nevzat’ın cevabı ise, ‘Evet, sayın Savcım nasıl ölmek istersiniz’ oldu.

Ilgaz, ‘Sen o kişisin, insanları nasıl ölmek istiyorsa öyle öldürüyorsun. Seri katil değil, kiralık katilsin. Seni de Yeliz tuttu’ karşılığını verdi.

Nevzat, ‘Nasıl ölmek istersiniz’ diye tekrarladı. Ilgaz ise, ‘Bilmiyorum, çünkü ölmek istemiyorum’ cevabını verdi.

ILGAZ, BIÇAĞI OFİSTE BIRAKTI

Ilgaz’ın en son bulunduğu yere giden ekip, Oktay’ın odasında arama yaptı. Eren, kasada bir kağıda sarılı şekilde bıçak buldu. Yeliz kendisine gelen kutuyu açtı, içinden fil figürü çıktı. Daha sonra Ilgaz’ın görüntülerine yer verildi. Oktay’ın ofisine giderken takip edildiğini anlayan Ilgaz’ın kutuyu alıp, bıçağı ofise bıraktığı anlar ekranlara yansıdı.


EKİP ILGAZ’IN PEŞİNDE

Olay yeri inceleme ekibi Ilgaz’ın arabasının otoparkta olduğunu tespit etti, hemen incelemeye başladı. Ekip, Ilgaz’ın otoparka giriş görüntülerini izledi. Takip eden aracı tespit etti.

Nevzat, tekrar Ilgaz’a nasıl ölmek istediğini sordu. Daha sonra Ilgaz ile sohbet etti. Nevzat, kendi hikayesini anlattı; ‘Babam kasaptı, ilk o verdiği bıçağı elime. Hayvanı ürkütmeden okşaya okşaya kurban etmeyi öğretti bana. Sonra okudum Subay oldum, meslekte kendimi de buldum. Babam yanına çağırdı, ‘amcanı öldür’ dedi. Ben sözünden çıkmazdım babamın ikiletmedim, öldürdüm amcamı. Hiç üzülmedim de, sonra yakaladılar cezaevine girdim. İçeride bir adam vardı, eziyorlardı. Bunun derdini çözdüm, sonra duyan geldi. Neticesinde bir düzen kurdum kendime. Sonuç olarak buradayım’

CEYLİN, YELİZ’E SALDIRDI

İfade için emniyete gelen Yeliz, Ceylin’in saldırısına uğradı. Ceylin’i sakinleştirmek Eren’e düştü.

Gözyaşlarına boğulan Ceylin’e İclal destek olmaya çalıştı.

Sorguya giren Yeliz, suçlamaları reddetti.

 
ILGAZ NEREDE?

Ekiple işbirliği yapan Ceylin, Yeliz’in bulunduğu odaya girip Ilgaz’ın nerede olduğunu sordu. Yeliz de ‘bıçağı ver söyleyeceğim’ karşılığını verdi. Bıçağı Yeliz’in avukatına götüren Ceylin, Ilgaz’ın yerini öğrendi.

Nevzat’ın bulunduğu çiftliğe baskın yapan ekipler Oktay’ın cesedini buldu. Ilgaz’a ise ulaşılamadı.

Ilgaz’ın kravatını bulan Ceylin, sinir krizi geçirdi.

Nevzat ve adamı, Ilgaz’ı alıp deniz kenarına götürdü. Elleri kolları bağlı bir şekilde orada bırakıp gitti.

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargida-nefesler-tutuldu-issiz-adada-olume-terk-edildi/feed/ 0
Hayali evlerle dolandırıcılık sürüyor: Sahte ilanı bitirecek hamle bekleniyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayali-evlerle-dolandiricilik-suruyor-sahte-ilani-bitirecek-hamle-bekleniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayali-evlerle-dolandiricilik-suruyor-sahte-ilani-bitirecek-hamle-bekleniyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 09:15:55 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15470 Gayrimenkul ve ikinci el araç satışlarında, sahte ilanlarla dolandırıcılığa ve spekülatif fiyat artışlarına engel olmak için, Ticaret Bakanlığı’nca önemli bir adım atıldı. Kasım ayında devreye giren düzenlemeyle, bireysel satıcıların ya da emlak ofislerinin sitelere ilan girmeleri için kimlik bilgilerini e-Devlet üzerinden doğrulatması zorunlu oldu. Bu adımdan sonra beklenen ikinci aşama ise emlakçıların yetki belgesini ve ilgili mülkü pazarlamak için aldığı yetkilendirme belgesini doğrulatmasıydı. Ancak henüz uygulama başlamadı. Yetki belgesiz işletmelerin ilan girişi yapabildiğini, sahte ilanların yayında olduğunu belirten sektör temsilcileri, tüketicilerin korunması için ikinci aşamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. 

KAÇAK EMLAKÇILAR HÂLÂ SİSTEMDE

Emlak ilan sitelerinde hâlâ sahte ilanlar olduğunu söyleyen Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası Başkanı Hakan Akçam süreci şöyle özetledi; “Kasım ayında yürürlüğe giren düzenleme ile ilan girişlerinde e-Devlet üzerinden kimlik doğrulama yapılması zorunlu hale geldi. Bu önemli bir adım olsa da yetersiz. Çünkü bizlerin beklediği emlakçıların Ticaret Bakanlığı’ndan aldığı ‘yetki belgesi’ ile, mal sahibinden aldığı ‘yetkilendirme belgesini’ doğrulatması. Beklentimiz mayıs ayı içinde adım atılması. Bir de ilan portallarında yetki belgesiz kaçak emlakçılar var. Geçmişte yetki belgesi zorunlu değilken sisteme üye olanlar, hâlâ faaliyette. Bu işletmelerin ilan portallarından çıkarılması gerekiyor.”

İSTENEN SONUÇ ALINAMADI

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, tüketicinin korunması, sektöre güven ve şeffaflık gelmesi için atılan adımın istenen sonucu vermediğini söyledi. Kimlik doğrulamanın tek başına yeterli olmadığını, sahte ilanlarla vatandaşın kandırıldığını anlatan Akdoğan, “İkinci aşama dediğimiz yetki belgesi ve yetkilendirme belgesi doğrulama sistemi bir an önce devreye girmeli. Aksi takdirde tüketici mağdur olmaya devam edecek. Bugün aynı ev için birden fazla ilanın olduğunu, gerçek dışı bilgilerle satılık-kiralık ilanı girildiğini görüyoruz” dedi.

Sadece ilan sitelerinde değil, emlak ofislerinde de sorunlar yaşandığını belirten Hakan Akdoğan, “Piyasada yetki belgesi olmayan emlak ofisi, ya da yanında yasal olmayan yöntemlerle danışman çalıştıran ofisler var. Emlak piyasasında etkin denetim şart” diye konuştu.

SOSYAL MEDYA RİSKLİ ALAN

-İlan sitelerine yönelik düzenlemelerle tüketicinin korunması adına önemli kararlar alınırken, bu defa sahte ilanlar sosyal medya platformlarına yöneldi. Bu platformlara, ilan sitelerinde olduğu gibi bir zorunluluk gelmediği için, dolandırıcıların bu kanalla vatandaşı mağdur ettiği belirtiliyor.

TÜKETİCİYİ KANDIRIYORLAR: GÜNLÜK KİRALIKTA İZİN BELGESİ BİLMECESİ

-1 Ocak 2024’ten itibaren turizm amaçlı konut kiralamalarında yeni dönem başladı. Tek seferde 100 günden az süreli kiralama yapmak isteyenlere izin belgesi şartı geldi. 1 Şubat’a kadar başvuru yapanlara üç ay içinde izin verileceği duyuruldu. Yani mayıs itibarıyla artık yasal olarak kiralama yapanların bir izin belgesi olmalı.

Ancak ilan sitelerinde tam bir karmaşa durumu hâkim. Yaptığımız incelemeye göre, çoğu ilanlarda izin belge numarası ‘belirtilmemiş’ yazıyor, ya da rastgele rakamlarla tüketici yanıltılıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Başkan Yardımcısı ve İTO Gayrimenkul Hizmetleri Komite ve Meclis Üyesi Mustafa Hakan Özelmacıklı şunları söyledi: “İlan sitelerine baktığımızda; ‘Turizm Amaçlı Kiralık’ kategorisi altında izin belgeleri olmamasına rağmen izin belgeleri varmış gibi numaralar yazarak gerçek olmayan ilan girişlerinin artarak devam ettiği, ilanlarda günlük fiyatlar yazılmasına rağmen, arandığında yazan fiyatın günlük değil saatlik olduğunun ifade edildiği, mağaza adı ve ünvanı gibi birçok bilginin doğru olarak verilmediği görülüyor. Sonuç olarak vergi levhası bile olmadan, başka isim ve ünvanlar altında, hiçbir kimlik veya tapu sahipliği olmayan binlerce ilan saatlik günlük ilanlar ile yayınlanmaya devam ediyor.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hayali-evlerle-dolandiricilik-suruyor-sahte-ilani-bitirecek-hamle-bekleniyor/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı: 2023’te 212 ülkeye tarım ürünü ihraç ettik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:42:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15371 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve beraberindeki üyelerle Bakanlık’ta bir araya geldi. Ülkenin gıda arz güvenliğinin teminatı olarak gördükleri hububat, bakliyat ve yağlı tohumlu bitkiler sektörünün gelişiminin kıymetli ve stratejik olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, bu nedenle sektör temsilcileriyle istişareye büyük önem verdiklerini söyledi. Geçen yıl tarımsal üretimle alakalı hem bitkisel, hayvansal, hem de su ürünleri konusunda adeta devrim niteliğinde düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Yumaklı, “Bu düzenlemeleri sahaya aktarmak için çok yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu yasal düzenlemelerin kabulünden itibaren teşkilat olarak bütün arkadaşlarımızın eğitimine, onların bu konuyu içselleştirmelerine ve doğru bir şekilde anlayıp anlatmalarına önem verdik. Kendimize bir takvim oluşturmuştuk. Bu takvim şu anda hali hazırda herhangi bir aksamaya meydan vermeden yürüyor. Bu, özellikle planlı tarımsal üretime geçilmesi, işlenmeyen arazilerin üretime kazandırılması, tarımsal üretim yapılan alanların kayıt altına alınması ve sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasıydı. Bu sayede özellikle tarımsal üretimde yeni normal dediğimiz birçok ana başlıktan oluşan hem iklim değişikliği hem de diğer hususlar konusunda bizim dayanıklılığımızı artıracak, daha fazla üretim yaparak, ilerleyen yıllarda gıda arz güvenliğine ilişkin herhangi bir problemin olmamasını sağlamak ve bunu garanti altına almak üzere çalışmaktı” dedi.

‘SÖZLEŞMELİ ÜRETİM ANA UNSURLARDAN BİR TANESİ’

Yumaklı, geçen yıl bitkisel üretimin 137 milyon tona ulaştığını ve bunun da cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu belirterek, “İnşallah bu çalışmalarımız tam manasıyla, sahaya yansıdığında bu rakamları çok daha yukarılara taşıyacağız. Elbette bu konular içerisinde sözleşmeli üretim sizleri de çok yakından ilgilendiren bir konu. Sözleşmeli üretimin, tarımsal üretimin planlanması konusunun ana unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemem gerekir. Ülke genelinde yaygınlaşması, üretim kapasitesinin arttırılmasına yönelik çok önemli pozitif bir etki oluşturacak. Ben sizlerin bu konuya vereceğiniz desteği önemsiyorum. Bu dayanışma hem üretim hem de sektörün ana unsuru olarak sanayi kısmını da içinde alan bir bütün halinde hareket etmemizin yegane yolu sözleşme ile üretim” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ülkenin yaklaşık 9 trilyon dolarlık bir ticaret hacminin döndüğü bir coğrafyada bulunduğunu aktararak, “Türkiye, Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika bölgesindeki en büyük tarımsal ürünlerin ihracatçısı ülkelerden birisi. 2023 yılında 212 ülke ve bölgeye 2 bin 200 çeşit tarım ürünü ihraç ederek yaklaşık 31 milyar dolarlık bir ihracat geliri elde etmiş durumdayız. Bunlar sizlerin başarınız. Bu tecrübeyi daha da etkin kullanmak gerekiyor. Bakanlık olarak bizler çok farklı vesilelerle sektörün farklı unsurlarıyla bir araya geliyoruz. Özellikle 9 farklı ülkeye tarım müşavirleri atadık. Ancak bu arkadaşlarımız sadece o ülkelerden sorumlu değil. Onlara hinterlantlar belirledik” dedi.

Bakan Yumaklı, tarım müşavirleri başta olmak üzere Bakanlığın bütün birimlerinin ihracatçıların hizmeti için hazır olduğunu ifade ederek, “Elbette hububat, baklagiller ve yağlı tohumlu bitkiler sektöründe bizlere düşen önemli sorumlulukların farkındayız. Sektördeki gelişmeleri doğru bir şekilde analiz etmeye çalışıyoruz. Etkin politika ve strateji belirlemeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-2023te-212-ulkeye-tarim-urunu-ihrac-ettik/feed/ 0
‘İzleyiciler bizi ailesi olarak görüyor’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izleyiciler-bizi-ailesi-olarak-goruyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izleyiciler-bizi-ailesi-olarak-goruyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:24:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15339 HAKAN URAL: ZİRVEDE OLMAYA HAZIR OLMANIZ LAZIM

◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Reyting listelerinin de hep üst sıralarındasınız. Nedir bu başarının sırrı?

– Ekran önü her iş, izleyici takdiri ile başarılı olabilir. Bizi de yıllardır ilgileri, alakaları ile başarılı kılan izleyicilerimize en içten sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Biz, güncel ve gündem olan, halkın genelinin ilgisini çeken haberleri ele alıyoruz.

İnsanlar, öncelikle bizi kabullendi ve samimi buldu. Söylediklerimize itibar ediyorlar, eksik olmasınlar. Ben de olayları ele alırken, yaşanmışlıklarım, hatalarım ve şahit olduklarımdan yaptığım çıkarımları sentezleyip düşüncelerimi aktarıyorum. Yorumlarım izleyicilere mantıklı geliyor, ilgi görüyor. Meşrebimiz de çok benimsedi, izleyiciler bizi artık ailelerinden biri olarak görüyor.

◊ Çıtayı her daim yüksek tutmanın zorlukları neler?

– Zirvede olmanın iklim şartları vardır. Bunlara psikolojik olarak hazır olmanız gerekiyor. Aile gibi çok sağlam bir ekibimiz var.

HATALARIM BENİ, BEN YAPTI

◊ Programda yaptığınız yorumlar gündem oluyor. Buna karşı bakışınız nedir?

Ben, Yeşilçam’da ilk filmimi çektiğimde 16 yaşımdaydım. 1984’te, Banu Alkan ile “Mavi Yolculuk”. 40 yıldır bu piyasadayım, 70’ten fazla film ve dizide başrol oynadım. Kariyerim öncesinde de bir hayatım vardı. 56 yaşında, ikinci evliliğini yapmış, üç çocuk babası bir adamım. Yaşadığım hayattan çıkarttığım, aldığım dersler var.

Hatalarım da oldu. Tüm bunlar da beni, ben yaptı. Kendim gibi olabilip hakaret etmeden, fikirlerimi açıkça söyleyip, bu özelliklerimle kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Düşüncelerimin halkta karşılık bulması bazı zihin yapılarını rahatsız ediyor. Ben de cevap verme zorunluluğu hissedebiliyorum. Tecrübeli de olsam nihayetinde insanım. Hoş, sosyal medyada saldırıya uğramayan başarılı insan yok!

1000 bölüm  canlı yayın  yapmak çok zor

◊ Geçtiğimiz günlerde “Neler Oluyor Hayatta” 1000’inci bölümü ile ekrandaydı. Dile kolay, büyük gurur 1000. bölüm. 1’inci ve 1000. bölümü göz önüne alırsak bu başarı dolu yolculuğu bize nasıl anlatırsınız?

– Hakan Ural: Bugünün dünyasında bir işte muvaffak olmak, 1000 bölüm canlı yayın yapmak çok zor. Bir de ele aldığımız konuları göz önüne alırsak, mucize gerçekten. Allah’ıma hamdolsun; öncelikle sevdiğim bir işte, devamlılık ve başarı nasip ettiği için. Sonra da tüm ekip arkadaşlarıma minnettarım, sonuçta hep birlikte ortaya koyduğumuz bir iş. Herkesin emeği var. Nur Tuğba’ya ayrıca müteşekkirim. Harika bir ekran ortağı. Uzun lafın kısası, şu an çalıştığım gibi bir ekibe sahip olduğum için çok şanslıyım.

– Nur Tuğba Namlı: Emek ve sevgiden oluşan bir yol bu. Düşünsenize herkesin evde olduğu pandemi döneminde bile biz yayın yaptık. Beraber güldük, beraber ağladık, hüzünlendik, kahkaha attık… O kadar tarifi zor ki… Dile kolay 1000 tane yayında buluştuk seyircimizle. Var olsunlar. Hep karşılıklı sevgimiz daim olsun.

NUR TUĞBA NAMLI: HAYATTAKİ HER ŞEYE POZİTİF BAKIYORUM

◊ “Neler Oluyor Hayatta” ile yıllardır her sabah izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Ekrandaki enerjiniz her daim pozitif… Peki, sizin hayatınızda neler oluyor?

Ben çok düzenli bir aile hayatı yaşıyorum. En çok aile hayatının düzeninden, sevgisinden besleniyorum. Sanırım bu beni hep enerjik ve pozitif tutuyor. Bu arada kendimi bildim bileli her şeyde bir hayır vardır mantığı ile hareket ederim. Her olayın pozitif yönü benim daha mutlu olmama neden olur. Şu an hayatımın tam anlamıyla ne istediğimi bildiğim, hatta ne istemediğimi de bildiğim dönemindeyim diyebilirim.

◊ Sevilen bir insansınız. Bu durum sizi bazen şaşırtıyor mu? Unutmadığınız bir anınız var mı mesela?

– Sevgi her zaman karşıya geçer. İşimi o kadar severek yapıyorum ki, çok şükür çok güzel bir bağ kuruluyor seyircimizle ve bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Aklımda kalan anlar o kadar çok ki… 3 çocuğumun hamilelik sürecini seyircimizle birlikte yaşamam, Aren’in doğumundan 1 ay bile geçmeden ekrana dönmem… Bunlar hem büyük macera hem de büyük anılar oldu bana. Lohusalığımı bile ekranda yaşadım.

İŞ HAYATI BENİ BESLİYOR

◊ Yoğun hayat temponuzun içinde kendinize sık sık hatırlattığınız, çok sevdiğiniz bir alıntı ya da bir söz var mıdır?

– İşimi o kadar seviyorum ki gerçekten bunu hep söylüyorum. Çalışırken daha mutlu, daha özgüvenli, daha aşk dolu, hayata daha pozitif bakan bir Nur Tuğba oluyorum. Kısaca iş hayatı beni her yönden besliyor. Hayat gerçekten çok tempolu.

Bazen bir bakıyorum akşam olmuş ve yine yeniden tempo başlıyor. Arden artık 8 yaşında, kızım Eliz 5 oldu neredeyse, Aren ise henüz 18 aylık. Hepsinin birbirinden ayrı beklentileri, istekleri var. Hepsine yetişmeye çalışırken kendimi de unutmamaya çalışıyorum elimden geldiğince. Alıntıdan ziyade ben hep her şeye pozitif bakmaya çalışıyorum. Dolayısıyla beni motive eden cümle genelde “hayat yaşamaya değer”.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izleyiciler-bizi-ailesi-olarak-goruyor/feed/ 0
Fahiş fiyatta para cezalarını artıran teklif komisyondan geçti: Sattığının arkasında durmayana ağır ceza https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:18:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15330 Fahiş fiyat uygulamaları ve stokçulukta para cezalarını ağırlaştıran torba yasa teklifi Meclis Sanayi, Ticaret ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu’ndan geçti. Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı hükümlerin yanı sıra Tüketicinin Korunması Hakkında Yasayı da değiştiren torba teklifle, üretici veya ithalatçı firmaların satış sonrası hizmetlerinde yeni kurallar getiriliyor. Düzenleme kapsamında, dayanıklı tüketim malları, taşıtlar ve elektronik başta olmak üzere birçok sektörde tüketiciyi korumaya yönelik cezalar öngörülüyor.

SATIŞ SONRASI MERCEK ALTINDA

Buna göre, yetkili servislerde malları süresinde teslim veya monte etmeyenlere her bir ürün için 2 bin 250 lira para cezası uygulanacak. İhlalin ağırlığına göre bu cezanın miktarı ürün bedelinin yüzde 10’una kadar çıkabilecek. Satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi almayan firmalar, 1 milyon 115 bin lira ceza ödeyecek. Asgari servis sayısı şartını sağlamayan şirketlere her servis için 124 bin lira ceza kesilecek. Bakanlıkça oluşturulan sisteme kayıt yapılmaması veya kaydın güncellenmemesi durumunda ise her bir servis istasyonu için 18 bin lira ceza uygulanacak.

İNTERNETTE YANILTANA YAPTIRIM KARARI

İnternet ortamında tüketiciyi yanıltan tanıtımlar için Reklam Kurulu devreye girecek. Kurul, aldatıcı ürünün internet sayfasından çıkarılması için bildirimde bulunacak. Bu uyarıya karşın 24 saat içinde içeriğin çıkarılmaması halinde pazarlanan ürüne erişim engellenecek. Muhatap şirket bildirimi alacak şartları sağlamıyorsa doğrudan erişimin engellenmesi kararı verilecek. Teknik olarak içeriğe erişimin engellenemediği veya engelleme yoluyla aykırılığın önlenemediği durumlarda internet sitesi tümden kapatılacak.

VARANK: KENDİMİZE ÇEKİDÜZEN VERMELİYİZ

-Komisyon Başkanı Mustafa Varank, tasarruf talepleriyle ilgili özeleştiri yaparak şunları söyledi: “Biz cezalara bile TBMM olarak popülist yaklaşıyoruz. Niye? Çünkü oradan belki bir oy gelir diye siyaset yapmaya çalışıyoruz. Onun için kendimize bakmamız lazım. Vatandaşa örnek olacaksak ilk başta bunu TBMM’de göstermemiz lazım. Vatandaşın beklentilerini karşılayacak şekilde kendimize çekidüzen vermemiz lazım. ‘Araba’ diyorsak TBMM’deki arabalara bakmamız lazım, ‘Yemek fiyatları’ diyorsak buradaki yemek fiyatlarına bakmamız lazım. Çünkü sokakta vatandaş bize bunun serzenişini gerçekten yapıyor.”

549 BİN TL’YE KİRALIK PAZAR TEZGÂHI

Anlık piyasa verilerinin ele alındığı toplantıda, kişi başı 60 lira hesaplanan kuruyemiş ikram tabağı, ekşi maya ekmek fişi ve pazar tezgâhı ilanları tek tek tartışıldı. Pazar tezgâhında kiralamayı kaldıran düzenlemeyi savunan Komisyon Başkanı Mustafa Varank, bir internet sitesinden ilanları bilgisayardan açarak, “Bak, ‘kiracısı üstünde 4 tahta cumartesi/Bahçesehir Pazartürk’ 549 bin lira kiraya vermiş.Böyle kiralamalar olmasın, belediyelerin hakkı buralar” dedi.

Bu arada, CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan da, toplantıda ikram edilen lüks kuruyemiş tabağını gündeme getirerek, “Bakın önümüzde kuruyemiş var. Fahiş fiyat diyoruz değil mi? Tavuk ile et fiyatı arasında, kilosu 400 lira. Valla, bunu yersek Başkanım, adam başı 60 lira zararımız var” dedi. Bunun üzerine Varank, görevlilere talimat vererek, “Şu kuruyemişleri koydurmayalım. Madem örnek olmamız lazım; biz bunları koydurmayalım bundan sonra. Arkadaşlarımız not alsınlar” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyatta-para-cezalarini-artiran-teklif-komisyondan-gecti-sattiginin-arkasinda-durmayana-agir-ceza/feed/ 0
Teknoloji girişimciliğinde vites artırdı… Vadideki şirketlerin cirosu 30 milyar TL’yi geçti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/teknoloji-girisimciliginde-vites-artirdi-vadideki-sirketlerin-cirosu-30-milyar-tlyi-gecti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/teknoloji-girisimciliginde-vites-artirdi-vadideki-sirketlerin-cirosu-30-milyar-tlyi-gecti/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:15:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15327 Bilişim Vadisi, milli ve yerli otomobil Togg ile özdeşleşen bir teknoloji geliştirme yuvası olarak faaliyet gösteriyor. Bu nedenle mobilite geliştirme projelerine burada sahip çıkılması çok da şaşırtıcı değil. Mobilite Hızlandırma Programı ile bu alanda fikri olan yüzlerce girişimcinin yolunu açıyorlar. Program bu yıl dördüncü kez gerçekleşecek. Bu vesileyle Bilişim Vadisi’nin dört ay önce görevi devralan yeni Genel Müdürü Erkam Tüzgen ile bir araya geldik. Tüzgen, Mobilite Hızlandırma Programı dahil vadideki yeni planlarını Hürriyet’e anlattı.

TOGG ÇEVRESİNDE TOPLANAN EKOSİSTEM

Tüzgen’in dikkat çektiği konu, vadideki mobilite çalışmalarının TOGG çevresinde bir ekosistem oluşturduğuydu. “Bilişim Vadisi olarak mobilitenin Türkiye’de öncüsüyüz” diyen Tüzgen, şu anda Bilişim Vadisi’nde sadece TOGG’a hizmet eden 40’ın üzerinde firma olduğunu hatırlattı.

Tüzgen’in verdiği bilgilere göre Mobilite Hızlandırma Programı’na dört yılda bin 500 ekip başvurmuş. 118’i ise programa kabul edilmiş. 60 mentör kabul edilen girişimcilerle bire bir çalışıyor. Daha da önemlisi bu girişimciler kısa süre içinde muhtemel yatırımcılarla bir araya geliyor. Bugüne kadar 500 yatırımcı görüşmesi yapıldığını belirten Tüzgen, 25 yatırım fonunun da programa katıldığını söyledi. Yedi girişime yatırım yapıldığının altını çizen Tüzgen, “Bu yıl Mobilite Hızlandırma Programı’nı Türkiye Mobilite Kümelenmesi çatısı altında gerçekleştireceğiz. Elektrikli araç teknolojileri, siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, batarya teknolojileri, fonksiyonel güvenlik, mobility as a service, mikro hareketlilik, lojistik ve nesnelerin interneti alanlarında iş fikri olan girişimler başvuru yaptı. Burada iki destek var, biri teşvik diğeri de ekosistem. Asıl değerli olan ikincisi. Bu program girişimciye bir yılda alabileceği mesafeyi bir ayda alma fırsatı sunuyor. Programdan çıkan başarılı projelerimiz var” dedi.

3 BİN METREKARELİK KULUÇKA MERKEZİ

Bilişim Vadisi’nde girişim sayısı 600’e yaklaştı. İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Azerbaycan’da faaliyet gösteren merkezlere girişimcilerin büyük ilgi gösterdiklerini belirten yeni genel müdür,vadideki şirketlerin toplam cirolarının 30 milyar TL’yi bulduğunu söyledi. Şu sıralarda İstanbul’da 3 bin metrekarelik yeni bir kuluçka merkezi kurma hazırlıkları yapıldığı bilgisini veren Tüzgen, “Vadi İstanbul’daki binada kurulacak bu merkezde yüzlerce girişimciyi ağırlayacağız. İstanbul’a ikinci bir yatırım daha planlıyoruz. 2 bin metrekarelik bir girişimcilik merkezi daha kurmak için hazırlıklarımız var. Yer konusunda bir kamu kuruluşuyla anlaşmak üzereyiz” diye konuştu.

BÜTÜN AİLEM DOKTOR

Erkam Tüzgen, aslında tıp fakültesi mezunu. Tüzgen, aslında mühendisliğe ilgisi olduğunu ise şöyle anlattı: “Ben de tıp fakültesini bitirdim ama Şark hizmetinin ardından idari tarafa geçtim. Çocukluğumda maket uçaklar yapardım. Bence mühendislik okumalıymışım. Bilişim Vadisi’ndeki projeler müthiş ilgimi çekiyor” dedi.

Vadi’deki firmalara stajyer ödemesi yapılıyor

YETENEK yönetimi her yerde olduğu gibi Bilişim Vadisi’nde de önemli konulardan. Türkiye’nin bilişim ve teknolojide özgüvenli nesiller eğitmesini hedeflediklerini belirten Erkam Tüzgen, vadiye özel bir stajyer programı uygulandığını söyledi. Tüzgen programı, “Stajyer programımızla hem vadide hem de burada faaliyet gösteren 600 firmaya stajyer öğrenci desteği veriyoruz. Bir tür teşvik sistemi uyguluyoruz. Staj yapacak öğrenci için firmalara ödeme yapıyoruz. Bu süreç istihdamı da kolaylaştırıyor, çünkü staj sonrasında işe devam eden mezunlarımız oluyor” diye anlattı.

RAKAMLARLA BİLİŞİM VADİSİ

1000     Yapılan girişim başvurusu

632        Devam eden proje sayısı

384        Tamamlanmış proje sayısı

600        Faaliyet gösteren şirket sayısı

7823     Çalışan

220        Startup

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/teknoloji-girisimciliginde-vites-artirdi-vadideki-sirketlerin-cirosu-30-milyar-tlyi-gecti/feed/ 0
YOİKK toplantısı başladı… Yılmaz: Önceliğimiz sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışını sağlamaktır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yoikk-toplantisi-basladi-yilmaz-onceligimiz-surdurulebilir-buyume-ve-istihdam-artisini-saglamaktir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yoikk-toplantisi-basladi-yilmaz-onceligimiz-surdurulebilir-buyume-ve-istihdam-artisini-saglamaktir/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:06:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15305 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları şöyle:

1 Mart 2024’de kamuoyuna açıkladığımız YOİKK Eylem Planımızda yer alan 57 eylemden 6’sı tamamlanmış durumdadır;  2’si ise tamamlanmak üzeredir.

Tamamlanan Eylemlerimiz kapsamında, Eylem Planı yayım tarihinden itibaren;

  • Kişisel Verilerin Korunması Kanununa ilişkin değişiklik ihtiyacının TBMM’ye sunulması,
  • İtiraz, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru sürelerinin yeknesak hale getirilmesi ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin düzenleme çalışması yapılması,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı ek kapasitelerin kurulabilmesine imkân sağlayacak kanuni değişiklik ihtiyacının TBMM’ye sunulması,
  • Bireysel emeklilik fonlarının girişim sermayesi fonlarına yönlendirilmesi amacıyla düzenleme yapılması,
  • Uzun vadeli yatırım kredileriyle ilgili stratejik önceliklendirme çalışması yapılması,
  • Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde uzaktan çalışma uygulamasının devam ettirilmesi olmak üzere 6 adet eylemi başarıyla gerçekleştirdik.

Bugün burada YOİKK Eylem Planındaki gelişmeleri ve atılacak adımları görüşerek, Orta Vadeli Program perspektifinde önemli yapısal reformları hayata geçirme irademizi bir kez daha ortaya koymuş olacağız.

Toplantımızda; özellikle özel sektörle yaptığım istişarelerde istihdam eksenli önemli bir ihtiyaç alanı olarak dile getirilen ve Orta Vadeli Program’da da yer alan öncelikli reform alanlarından biri olan Mesleki Teknik Eğitimde Özel Sektör Odaklı Dönüşüm konusunu özel olarak ele alacağız.

YOİKK’in kamu ve özel sektörü buluşturan avantajlarını kullanarak, iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinlikleri geliştirmeye hep birlikte odaklanacağız.

Bu kapsamda özellikle mesleki ve teknik eğitim ile yüksekokul mezunu gençlerimizin kendi alanlarında çalışmasını teşvik edecek mekanizmaların oluşturulması, mesleki ve teknik eğitimin öneminin tüm toplum kesimlerine ve ilkokuldan itibaren öğrencilerimize aşılanması amacıyla yürütülebilecek çalışmaları ele alacağız.

Böylelikle, ülkemizde ihtiyaç duyulan ikiz dönüşüm için gerekli nitelikte insan kaynağımızı en etkili şekilde yetiştirecek, ara eleman sorununu kamu ve özel sektörün birlikte hareket ettiği işbirliği imkanlarıyla çözecek, istihdamı ve verimliliğimizi artıracak, istihdam ve yatırım dostu bir yaklaşımla ekonomimizi büyüteceğiz.

Ülkemize gelen yatırımların nitelik ve nicelik olarak artmasını sağlayacak küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan ekonomik dönüşümün, uluslararası doğrudan yatırım trendlerinde görülen yansımalarıyla uyumlu olacak yeni bir yol haritasını paydaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.

Yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarına uluslararası bir bakış açısı kazandırılması amacıyla dünyanın önde gelen çokuluslu şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin, uluslararası kuruluşların ve Türkiye’deki özel sektör çatı kuruluşlarının katılımıyla, Yatırım Danışma Konseyi toplantısını bu yılın Eylül ayında Cumhurbaşkanımız başkanlığında gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Daha önce pek çok farklı mecrada da ifade ettiğim gibi, önümüzdeki dönemde önceliğimiz ülkemizde yatırımcıların öncelik verdiği güven ortamını sağlamak, finansal istikrarı pekiştirmek, sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışını sağlamaktır.

Kurul paydaşlarımızın bu vizyon doğrultusundaki gayreti ve özverili çalışmaları bizler açısından oldukça kıymetlidir.

YOİKK Eylem Planımızın ilerleyişini üç aylık periyodlarla paydaş kurumlarımızla bir araya gelerek yakından izleyeceğiz.

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmalarında emeği ve katkısı olan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

YOİKK Eylem Planı kapsamında atılan ve atılacak adımların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yoikk-toplantisi-basladi-yilmaz-onceligimiz-surdurulebilir-buyume-ve-istihdam-artisini-saglamaktir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan önemli açıklamalar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-onemli-aciklamalar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-onemli-aciklamalar/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:03:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15302 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları şöyle:

1 Mart 2024’de kamuoyuna açıkladığımız YOİKK Eylem Planımızda yer alan 57 eylemden 6’sı tamamlanmış durumdadır;  2’si ise tamamlanmak üzeredir.

Tamamlanan Eylemlerimiz kapsamında, Eylem Planı yayım tarihinden itibaren;

  • Kişisel Verilerin Korunması Kanununa ilişkin değişiklik ihtiyacının TBMM’ye sunulması,
  • İtiraz, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru sürelerinin yeknesak hale getirilmesi ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin düzenleme çalışması yapılması,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı ek kapasitelerin kurulabilmesine imkân sağlayacak kanuni değişiklik ihtiyacının TBMM’ye sunulması,
  • Bireysel emeklilik fonlarının girişim sermayesi fonlarına yönlendirilmesi amacıyla düzenleme yapılması,
  • Uzun vadeli yatırım kredileriyle ilgili stratejik önceliklendirme çalışması yapılması,
  • Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde uzaktan çalışma uygulamasının devam ettirilmesi olmak üzere 6 adet eylemi başarıyla gerçekleştirdik.

Bugün burada YOİKK Eylem Planındaki gelişmeleri ve atılacak adımları görüşerek, Orta Vadeli Program perspektifinde önemli yapısal reformları hayata geçirme irademizi bir kez daha ortaya koymuş olacağız.

Toplantımızda; özellikle özel sektörle yaptığım istişarelerde istihdam eksenli önemli bir ihtiyaç alanı olarak dile getirilen ve Orta Vadeli Program’da da yer alan öncelikli reform alanlarından biri olan Mesleki Teknik Eğitimde Özel Sektör Odaklı Dönüşüm konusunu özel olarak ele alacağız.

YOİKK’in kamu ve özel sektörü buluşturan avantajlarını kullanarak, iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinlikleri geliştirmeye hep birlikte odaklanacağız.

Bu kapsamda özellikle mesleki ve teknik eğitim ile yüksekokul mezunu gençlerimizin kendi alanlarında çalışmasını teşvik edecek mekanizmaların oluşturulması, mesleki ve teknik eğitimin öneminin tüm toplum kesimlerine ve ilkokuldan itibaren öğrencilerimize aşılanması amacıyla yürütülebilecek çalışmaları ele alacağız.

Böylelikle, ülkemizde ihtiyaç duyulan ikiz dönüşüm için gerekli nitelikte insan kaynağımızı en etkili şekilde yetiştirecek, ara eleman sorununu kamu ve özel sektörün birlikte hareket ettiği işbirliği imkanlarıyla çözecek, istihdamı ve verimliliğimizi artıracak, istihdam ve yatırım dostu bir yaklaşımla ekonomimizi büyüteceğiz.

Ülkemize gelen yatırımların nitelik ve nicelik olarak artmasını sağlayacak küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan ekonomik dönüşümün, uluslararası doğrudan yatırım trendlerinde görülen yansımalarıyla uyumlu olacak yeni bir yol haritasını paydaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.

Yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarına uluslararası bir bakış açısı kazandırılması amacıyla dünyanın önde gelen çokuluslu şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin, uluslararası kuruluşların ve Türkiye’deki özel sektör çatı kuruluşlarının katılımıyla, Yatırım Danışma Konseyi toplantısını bu yılın Eylül ayında Cumhurbaşkanımız başkanlığında gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Daha önce pek çok farklı mecrada da ifade ettiğim gibi, önümüzdeki dönemde önceliğimiz ülkemizde yatırımcıların öncelik verdiği güven ortamını sağlamak, finansal istikrarı pekiştirmek, sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışını sağlamaktır.

Kurul paydaşlarımızın bu vizyon doğrultusundaki gayreti ve özverili çalışmaları bizler açısından oldukça kıymetlidir.

YOİKK Eylem Planımızın ilerleyişini üç aylık periyodlarla paydaş kurumlarımızla bir araya gelerek yakından izleyeceğiz.

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmalarında emeği ve katkısı olan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

YOİKK Eylem Planı kapsamında atılan ve atılacak adımların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Toplantımıza basına kapalı olarak devam edeceğiz, basın mensuplarına teşekkür ediyorum.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-onemli-aciklamalar/feed/ 0
İnci Taneleri zirvede! Abla-kardeş yıllar sonra yan yana… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-zirvede-abla-kardes-yillar-sonra-yan-yana/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-zirvede-abla-kardes-yillar-sonra-yan-yana/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:54:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15247 NEHİR KÖŞEYE SIKIŞTI

Azem (Yılmaz Erdoğan), kendisine mesaj atan numaranın Gümüşkaya Şirketler Grubu’na ait olduğunu öğrenince şirkete ait oteli ziyarete gitti. Nehir (Sera Kutlubey), Mahun Hanım’ın (Gülenay Kalkan) kendisi hakkındaki gerçekleri öğreneceği korkusuyla önlemler almaya çalıştı. Arcan (Bora Cengiz), Nehir’e destek olurken Mahun Hanım ise onu ailesi konusunda köşeye sıkıştırdı.

ZERRE ATEŞLE OYNUYOR

Yıldız (Ümit Beste Kargın) ile bir iş kurmaya karar veren Dilber (Hazar Ergüçlü) tefeciden aldıkları para yeterli olmayınca bir kez daha Kamuran‘ın (Deniz Erdoğan) kapısını çaldı. Kamuran bu sefer parayı vereceğini ama faizi ile geri alacağını söyledi. Zerre de (Orkuncan İzan) arkadaşlarına destek olmak için kendince bir çözüm buldu. Bahis oynayarak para kazanmaya çalışan Zerre tüm parayı kaybetti… Dilber ve Yıldız kaybolan paralarını alanın Zerre olduğunu fark edip büyük hayal kırıklığına uğradı…

NECMİ’DEN SERT TEPKİ

Cihan (Kubilay Aka) Reyyaz (Selim Erdoğan) ile konuştuklarını Necmi (Onur Akbay), Nusret (Rıza Kocaoğlu) ve Berzan (Fatih Yücebağ) ile paylaştı. Reyyaz’ın işlerin başına kendilerini geçireceğini ama Aleyna’yı öldürme şartını öne sürdüğünü açıkladı.  Eğer Aleyna’yı öldürürlerse daha önce Sırat’ın olan ne varsa onların olacağını söyleyen Cihan’a Nusret’in “Süper lige çıkacağız yani” demesi Necmi’yi çileden çıkarttı.  Necmi “Top mu oynuyoruz biz burada?” diyerek arkadaşlarına sert tepki gösterdi.

ZAHİR TAHLİYE OLDU

Kamuran’dan para almadan sahneye çıkmayacağını söyleyen Dilber istediğini elde etti. Dilber dans ederken pavyona Zahir (Mustafa Yıldıran) girdi. Dilber cezaevinden erken çıkan Zahir’i karşısında görünce dünyası başına yıkıldı.

FİNAL SAHNESİ YÜREKLERİ DAĞLADI

İnci Taneleri final sahnesi ile seyircileri bir kez daha ekrana kilitledi. Cihan, Reyyaz’a arkadaşlarını yarı yolda bırakmayacağını ancak; ilişkilerini bozmadan Reyyaz’ın emrettiği işleri de yapabileceğini açıkladı. Reyyaz bu durumu kabullendi ve karar verdiğinde Cihan’ın Aleyna’yı öldürmesi konusunu tekrar açtı. Reyyaz’ın bir kez daha gözüne giren Cihan Sırat’ın yerine geçti. Otoparka artık sahibi olduğu galeriden aldığı arabayla gelen Cihan durumu arkadaşlarına anlattı. Arkadaşlarıyla konuşurken arkadan “Özgür” diye seslenen kişinin ablası olduğunu anlayan Cihan gözyaşlarına boğuldu. Songül Güner’in “Dağlara mı Yazdın” türküsü eşliğinde gelen bu sahne izleyicilerin de yüreğini dağladı.

TÜM KATEGORİLERDE 1’İNCİ

İnci Taneleri’nin 14’üncü bölümü yine izleyicinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Duygusal sahneleri ile dikkat çeken bölüm üç kategoride de yüksek izlenme rakamlarına ulaşarak reytinglerin zirvesine oturdu. Çarpıcı diyalogları ve dram sahneleri ile ekrana gelen bölüm reytinglerin yanı sıra; sosyal medyada da TT listelerinde yer aldı.

GÜÇLÜ KADRO, GÜÇLÜ SENARYO

BKM imzalı “Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” dizisinin güçlü oyuncu kadrosunda Yılmaz Erdoğan ile birlikte Hazar Ergüçlü, Selma Ergeç, Kubilay Aka, Rıza Kocaoğlu, Sera Kutlubey, Güven Kıraç, Yasemin Baştan, Bora Cengiz ve Gülenay Kalkan yer alıyor. Herkesin ‘inci’likli bir hikayesinin olduğu projenin yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez oturuyor.

“Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” yeni bölümleri ile perşembe akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-zirvede-abla-kardes-yillar-sonra-yan-yana/feed/ 0
Bakan Şimşek: Programımız dezenflasyona geçiş dönemini öngörüyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-programimiz-dezenflasyona-gecis-donemini-ongoruyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-programimiz-dezenflasyona-gecis-donemini-ongoruyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:48:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15233 Bakan Şimşek’in açıklamaları şöyle:

İç talep halen güçlü seyrediyor. Programımız dezenflasyona geçiş dönemini öngörüyor. İç talep bir miktar yumuşayacak, net ihracatın katkısı politikalar ve ana ticaret ortaklarımızdaki toparlanmayla birlikte iyileşecek. Ana pazarımız AB, Orta Doğu, Kuzey Afrika gibi bölgeler. Amaç enflasyonu tek haneye indirmek. Kur sübvansiyonu, faiz sübvansiyonuyla bir yere varamayız. Geçmişte arzuladığımız sonuçları alamadık. Tüm sektörlerin durumunu hassasiyetle takip edip elimizden gelen desteği sağlayacağız. Tüm sektörler bizim için çok değerlidir. Kamu bankaları örnek oluyor. ATM ortak havuzu kuruyorlar, böylece verimliliği artırıyorlar. Tüm sektörlerde bu anlayışla hareket etmek lazım. Verimliliği artıracağız, yenilikçilik peşinde koşacağız. Dünyada pazar payı kapmanın başka yolu yok.

Bizim büyümemiz kompozisyondaki iyileşme çok net şekilde çalışıyor. Bu sürdürülebilir büyümeye yönelik önemli bir çıkıştır. Cari açık geçen sene Mayıs ayı itibarıyla yıllık cari açık 60 milyar doların üzerindeydi. 32 milyar doların altına düştük, Şubat ayı itibarıyla. 30 milyar doların altına cari açık düşmüştür. Cari açığı milli gelirin yüzde 2,5 altına çekmeyi hedefliyoruz. Eğer Türkiye’de cari açık milli gelire oranla yüzde 2’nin altına düşerse Türkiye’nin dış borcunun milli gelire göre oranı düşüyor.

Cari açığın kalıcı şekilde yüzde 2.5’in altına düşürülmesi için yeşil, dijital dönüşüm, yeni sanayi politikası uygulamaya koyuyoruz. Bunun birçok bileşeni var. STB’nin çok güzel girişimleri var. Sanayiyi sadece piyasalara bırakamayız. Sanayide dönüşümü kamunun rehberliğinde biraz iteklemesiyle hızlandıracağız. Dolayısıyla cari açıkta kalıcı olarak yüzde 2,5’i hatta yüzde 2’nin altını bekliyoruz. Altına yönelik kota uygulamasına gittik, çıkar çevreleri memnun değil, kusura bakmasınlar. Ülkede olmayan metali ithal edeceksiniz, bir köşede atıl olarak duracak. Vatandaşın tercihine saygılıyım. Ülkemizin menfaatine kaynaklarımızı yatırıma, üretime, istihdama ve nihai olarak ihracata dönüştüreceğiz. Bu Cumhurbaşkanımızın vizyonu. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. Bankaların fiyatlamasına karışmak istemiyoruz. Kamunun kaynakları kıttır, tercih yapmak zorundasınız.

Bankalara söyledim. Biz yatırımı, istihdamı, üretimi ve özellikle de ihracatı önceliklendireceğiz. Verimlilik ekonomisi peşindeyiz.  Tasarruf yaptığınız ölçüde yatırım yapabiliyorsunuz ya da dışarıdan borçlanıyorsunuz. Biz isteriz ki tasarrufları yatırımları artıralım, doğru alanlara bunları kanalize edelim. Cari açık 60 milyar dolardan 30’un altına düşmesi muhtemelse bu programın çok iyi çalıştığını gösteriyor.

Finansmana erişimde şu anda sorun yok. Türk bankaları ve şirketleri küresel finansmana erişimde giderek çok daha iyi bir noktaya geldi. Geçen senenin ilk 5 ayında bankaların dış borç çevirme oranı yüzde 96’ydı. Bankalar 100 borç ödüyordu, 96 dolar bulabiliyordu. Bugün 100 dolar borç ödediğinde 148 dolar bulabiliyor.

Finansmana erişim artmıştır. Uluslararası bankalarda Türkiye’nin konumu çok güçlüdür, bölgemizde bir numarayız, dünyada da ilk üçteyiz. Kredi derecelendirme kuruluşları da bu gelişmeleri fark ettiler, gecikmeli de olsa, notumuzu artırıyorlar, hepsinin görünümü pozitif. Bu program devam etsin, biz notu artıracağız demek.

Türkiye’nin risk primi bugün 300 baz puanın altında. 2020 yılının başından bu yana en düşük düzey. Dışarıdan kaynak bulduğunuzda benzer vadedeki ABD hazine kağıtlarının maliyeti üzerine genelde bunu koyarlar. Finansman maliyetimiz azalıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-programimiz-dezenflasyona-gecis-donemini-ongoruyor/feed/ 0
İnci Taneleri gözyaşlarına boğdu… Abla kardeş yıllar sonra kavuştu! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-gozyaslarina-bogdu-abla-kardes-yillar-sonra-kavustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-gozyaslarina-bogdu-abla-kardes-yillar-sonra-kavustu/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:34:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15210 Dizinin yeni bölümünde;

Nehir’in hikayesine yer verildi. İstanbul dışında olan ve İstanbul’a gelir gelmez annesinin mezarını ziyarete giden Nehir’in kardeşi ve babasını mezarlıkta gördüğü anlar ekranlara yansıdı.

Annesinin öldüğü gün babasının gözaltına alındığı anları hatırlayan Nehir, gözyaşlarına boğuldu. Nehir kardeşini takip ettikten bir süre sonra mezarlığa geri dönüp annesine seslendi; ‘Anne sana çok ihtiyacım var. Rüyama gir, bir ses ver. Ne yapacağımı bilmiyorum’

ARCAN İLE TAYFUN ARKADAŞ ÇIKTI

Nehir ile Arcan İstanbul’a dönüşleri şerefine evlerinde parti verdi. Partiye, Piraye’nin kardeşi Tayfun da katıldı. Yakın arkadaşı Sedef ile sohbet eden Nehir, kardeşini ve babasını gördüğünü söyledi. Sedef arkadaşını uyardı; ‘Hiçbir şekilde iletişime geçmeyi düşünmüyorsun değil mi? Senin ailen trafik kazasında öldü ve hiçbir yaşayan akraban yok. Bu bir yalandı ama artık yaşadığımız bir gerçek’

MESAJI SEDEF ATMIŞ

Meltem, Mahun’a Nehir ve Arcan’ın düğünleriyle ilgili sunum yaparken Nehir’e yetiştirme yurdundan telefo geldi. Babasının sesini telefonda duyan Nehir’in elleri titredi. Nehir, Sedef’e yaşadıklarını anlatırken Arcan ile tartıştı.  Daha sonra dışarı çıkan ikili Piraye’lerinde olduğu bir partiye katıldı. Tayfun, Arcan’ın yanına gelerek onları pavyona gitmeye davet etti. Nehir isteksiz davranınca ikili bu daveti geri çevirdi.

Arkadaşını ailesinden uzak tutmak için elinden geleni yapan Sedef, Azem’e ‘Çocukların peşini bırak. Sen bir katilsin’ mesajını attı. Azem kendisini takip eden arabanın ‘Gümüşkaya Şirketler Grubu’na kayıtlı olduğunu öğrendi.

 

Elif, babası Reyyaz hakkındaki gerçeği anlatırken ‘Siz nasıl adamlarsınız, kötü adamlar mı?’ diye sordu. Cihan tam olarak değil cevabını verdi. Elif, ‘O zaman siz babamla aynı değilsiniz’ dedi. Aleyna, Reyyaz’dan kendisini öldürmesini istedi. Reyyaz da ‘zamanı var’ cevabıyla ona karşılık verdi. Elif ile sohbet eden Cihan’ın yanına giden Nusret, arkadaşının kız arkadaşıyla tanıştı. Cihan ve ortakları toplantı yaptı. Reyyaz ile görüşmenin detaylarını anlattı; ‘Reyyaz’ın bize yol vermek için bir şartı var, henüz kararını vermemiş ama işaret çaktığında Aleyna’yı öldürmemizi istiyor. Eğer kabul edersek daha önce Sırat’ın olan ne varsa şimdi bizim olacak.’

Reyyaz, Aleyna’yı affetti. Birlikte yemek yiyen ikili sohbet etti. Reyyaz, ‘Necmi kim’ diye sordu. Aleyna da ‘Cihan’ın ekibinde öyle bir çocuk vardı. O çocuk saf, beni kardeşine mi ne benzetti, acıdı bana’ sözleriyle geçiştirmeye çalıştı.

 

ZAHİR MÜZİKOLE GELDİ

Zerre, Dilber ve Yıldız’ın parasını bahise yatırdı. İzzet ne olduğunu sorunca, ‘Ben bittim’ dedi. Ayça ailesiyle tekne turuna çıktı. Azem de ders vermek içni tekneye gitti. Azem çorabının yırtık olduğunu Ayça’yla paylaştı ancak ikili bir çözüm bulamadı. Ayça, Azem’e ‘Siz annemle birbirinizden hoşlanıyor musunuz? Çok güzel bakıyorsunuz sürekli birbirinize” dedi. Azem de, “Annenin hayatınızda birisi var şu an” cevabını verdi. Dilber dans ederken mekana Zahir geldi. Koluna yaptırdığı ‘Dilber’ dövmesini gösterdikten sonra Zahir mekandan ayrıldı.

MAHUN’UN SÖZLERİ NEHİR’İ SARSTI

Mahun, Nehir’i yemeğe davet etti. Yemekte, oğlu Arcan’la yaşadıkları tartışmalar yüzünden bir daha düşünmeleri gerektiğini, bu evliliğin ikisini de mutsuz edeceğini söyledi. Bir oğlunu bağımlılık yüzünden kaybettiğini diğer oğlunu korumak isterken onun da bir bağımlıyla evlenmesinin düşündürdüğünü söyledi. Düğüne kız tarafından kimsenin gelmeyecek olması cemiyette kötü anlaşılabileceğini ifade etti.

DİLBER PARASININ ÇALINDIĞINI FARK ETTİ

Azem onu takip eden otomobilin plakasının Arcan’ların otellerinden birisine ait olduğunu görünce hemen harekete geçti. Azem yetkili kişiye yaşadıklarını anlattıktan sonra otelden ayrıldı. Otel müdürü gidip durumu Mahun’a anlattı. Mahun durumdan çok şüphelendi. Nehir, babasının hapisten çıktığı Arcan’la paylaşınca Arcan çok sinirlenerek ailesiyle temas kurmasını istemediğini dile getirdi. Dilber parasının kaybolduğunu fark etti. Dilber ve Yıldız paranın yerini onlar dışında bilen Zerre’den şüphelendi.

YILLAR SONRA YAN YANA

Reyyaz ile Cihan, Sırat’tan kalan galeride görüşme gerçekleştirdi. Reyyaz, “Artık çakallık dönemi bitti, artık beyefendi olacaksın evlat” diyerek galerinin yeni sahibi olduğunu söyledi. Cihan, galeriden ayrılarak otoparka gelip arkadaşlarıyla konuşurken Nehir de, otoparka geldi. Nehir, ‘Özgür’ diye seslenince Cihan ablasını sesinden tanıdı. Yıllar sonra yan yana gelen kardeşler gözyaşları içinde kaldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/inci-taneleri-gozyaslarina-bogdu-abla-kardes-yillar-sonra-kavustu/feed/ 0
Turizmcinin gözü Ortadoğu’da… Dubai’deki fuara 100’dan fazla Türk şirket katıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmcinin-gozu-ortadoguda-dubaideki-fuara-100dan-fazla-turk-sirket-katildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmcinin-gozu-ortadoguda-dubaideki-fuara-100dan-fazla-turk-sirket-katildi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:24:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15192 Ortadoğu’nun en büyük turizm etkinliklerinden biri olan Arabian Travel Market’e (ATM) Türk turizmciler çıkarma yaptı. Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde (DWTC) 6-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen bu yılki etkinlikte 165 ülkeden 2 bin 300 katılımcı yer aldı ve etkinliğe yaklaşık 41 bin ziyaretçi katıldı. Biz de Dubai Ekonomi ve Turizm Ofisi’nin davetlisi olarak Dubai’de düzenlenen ATM fuarına katıldık. Bu yıl fuara ilginin önemli düzeyde arttığı görülürken Türkiye tarafında da hareketlilik yoğundu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türk Hava Yolları, TÜRSAB gibi büyük katılımcıların yanında toplamda 100’den fazla otel ve acente de fuarda yerini alarak önemli işbirlikleri ve anlaşmalar imzaladı. Turizmciler bu yıl fuarda Türkiye’ye ilginin yoğun olduğunu ve Orta Doğu pazarından daha fazla turist çekmek istediklerini söylediler.

‘TURİZM BARIŞI SEVİYOR’

Fuarda sorularımızı yanıtlayan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, “Bu yıl TGA çok büyük bir stant aldı. Katılım çok yüksek. Geçen seneye göre bu yıl Türkiye adına rekor bir katılım var. Arabian Travel Market sadece Ortadoğu pazarı için önemli değil. Dünyanın dört bir yanından da katılım çok yüksek ve burada herkesi görüp iş konuşma fırsatınız oluyor. Geçen sene Ortadoğu pazarında rakamlar biraz düşmüştü ancak bu sene yükselmesini bekliyoruz. Ama turizm barışı seviyor. Barış olmadığı sürece İsrail-Mısır-Türkiye-Yunanistan rotasında özellikle uzaklardan mesela Latin Amerika’dan gelenler İsrail’e gidemeyecek. Dolayısıyla bu sene başka pazarlarımızı etkileyecektir. Bir an önce barışın sağlanmasını diliyoruz” dedi.

‘BURADA FIRSAT VAR’

Turizmde ortaya konan rakamlarla doğru orantıda gidildiğini belirten Eresin, “Şu anda her şeye rağmen beklenilen gibi gidiyoruz. Savaş olmasaydı Türkiye bu sene turizmde inanılmaz bir noktada olurdu. 60 milyon turist 60 milyar turizm geliri hedefimiz var, bu rakamları yakalayacağız” diye konuştu. TÜROB Başkanı Eresin, Türklerin Ortadoğu’daki yatırım iştahını ise şöyle anlattı: “Suudi Arabistan yeni parlayan bir yıldız ve orada yatırıma ve yatırımcıya çok açıklar. Özellikle Türklerden yararlanmak istiyorlar. Dolayısıyla turizm yatırımcısı için Suudi Arabistan ve Dubai’de müthiş fırsatlar var. Bunu değerlendirecek Türk otel yatırımcısı da var.”

‘EN BÜYÜK RAKİBİMİZ MISIR’

FUARA katılan İstanbul Lazzoni Hotel Genel Müdürü Gürhan Sayar da, “Türkiye’nin çok fazla Ortadoğulu misafiri var ve burası da tüm Ortadoğu pazarını bir araya getiriyor. Görüştüğümüz acentelerin birçoğu Kuveyt, Umman ve Suudi Arabistanlı” dedi. Otel fiyatlarından dolayı Türkiye’nin en büyük rakibinin Mısır olduğunu belirten Sayar, “Mısır bizden ucuz. Ancak aynı kalitede değil ama kalite farkına bakmayan büyük bir kesim Mısır’ı tercih ediyor” değerlendirmesini yaptı.

EMIRATES VE TGA İŞBİRLİĞİ

ATM’de Emirates ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) işbirliği anlaşması da imzaladı. Türkiye’nin yeni ve mevcut kaynak pazarlardaki turistik cazibesini daha da güçlendirmeyi hedefleyen anlaşma, Emirates’in Avrupa Ticari Operasyonlar Kıdemli Başkan Yardımcısı Thierry Aucoc ve TGA Genel Müdürü İsmail Bütün tarafından imzalandı. Bu kapsamda Emirates ve TGA, Türkiye’ye yönelik turizmi teşvik ederek yolcu trafiğini arttırmak için çalışacak. Emirates’in Avrupa Ticari Operasyonlar Kıdemli Başkan Yardımcısı Thierry Aucoc, “Ortak çabalarımızın daha fazla seyahatsevere Türkiye’yi ziyaret etme ve birçok ilgi çekici bölgeyi keşfetme konusunda ilham vereceğinden eminiz” derken İsmail Bütün, “Turizmde büyümemizin devam ettiği 2024’ün ilk çeyreğinde 9 milyondan fazla ziyaretçi çektik. Yeni ortaklık, turizm sektörünü daha da destekleyecek” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmcinin-gozu-ortadoguda-dubaideki-fuara-100dan-fazla-turk-sirket-katildi/feed/ 0
Türk diasporası iyilik için buluştu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu-2/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu-2/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:21:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15188 6 ŞUBAT depremlerinde oldukça etkili çalışan sivil toplum kuruluşlarından (STK) biriydi Turkish Philanthropy Funds (TPF). Kabaca ‘Türkiye Hayırseverlik Fonu’ diyebiliriz. Amerika’daki başarılı Türkiye vatandaşlarının sosyal etki yatırımlarını desteklemek üzere kurduğu bir fon. Baktığınızda neler yapmışlar diye, sonuçlar fena değil.

17 yılda 100 binden fazla bağışçıyı, Türkiye’deki sivil toplum yatırımlarıyla bir araya getirmişler. 40 milyon dolardan fazla bağışın sosyal etki projeleriyle buluşmasını sağlamışlar. Diyorlar ki, “Bağışçılara hayırseverlik erişimlerini en üst düzeye çıkarmaları için stratejik rehberlik sunarak 3 milyonun üzerinde hayatı doğrudan etkiledik.” Bu da önemli bir veri. Ölçülebilir işler yaptıklarını, daha doğrusu yaptıkları işin sonuçlarını ölçtüklerini de gösteriyor. Son dönemde bu çok kıymetli oldu. Sosyal etki konusunda çokça dillendirilen işbirliği temelli çalışmaları merkezine alan bir fon olarak bence önemli.

Bu fon hangi alanları, hangi konulardaki ihtiyaçları odağına almış diye baktığımızda ise, yedi başlık görüyoruz. Bunlar; sanat ve kültür, sağlıkta yenilikler, cinsiyet eşitliği, afet yardımı, çevre ve sürdürülebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, sosyal ve ekonomik kalkınma.

NEW YORK’TA ZİRVE

Turkish Philanthropy Funds yönetimi üyelerini, sosyal etki alanının önde gelen isimlerini zaman zaman farklı lokasyonlarda bir araya getiriyor, yeni yol haritaları belirlemek üzere beyin fırtıları yapıyor. Bunlardan biri geçtiğimiz haftalarda New York Times Center’da yapıldı. Buluşmanın başlığını bu kez, “2024 İnovasyon ve Sosyal Etki Zirvesi” koymuşlar. Toplumsal fayda için yapay zekâ, afet dayanıklılığında inovasyonun önemi, şirketler ve yarattıkları sosyal etki gibi konuları tartışmış zirveye gelenler. Medyatik tabirle Türk diasporası buluşup bunları konuşmuş.

Kimler katılmış? Chobani, Google, Amazon ve Microsoft gibi şirketlerde kurucu ve üst yönetici pozisyonundaki isimler bu zirvede yer almış. Açılış konuşmasını Turkish Philanthropy Funds Eş Başkanı Mehmet Kırdar yapmış.

İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Zirveye katılan isimlerden öğrendik ki birçok panel ve oturum gerçekleşmiş. Bu panellerden birinin konuşmacısı da Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Esas Sosyal lideri Emine Sabancı Kamışlı. Kamışlı, sosyal etkide kurumların rolünü anlatmak üzere söz aldığında elbette 2015’te başlayan Esas Sosyal projesinden örnekler verdi. “Esas Holding’in sosyal yatırım birimi olan Esas Sosyal kapsamında gençlik ve istihdamı odağımıza alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kurulduğumuz günden bu güne gerçekleştirdiğimiz araştırmalar doğrultusunda 2015 yılından bu yana programlar tasarlıyor, uyguluyor ve tecrübelerimizle geliştiriyoruz. Hedefimiz, işverenlerce daha az tercih edilen devlet üniversitelerinden yeni mezun olan gençlerin fırsat eşitliğine kavuşması ve akranları ile eşit şartlar dâhilinde istihdam edilmesi, bu konuda Turkish Philantrophy Funds ile iş birliği yapmaktan da büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kamışlı’nın asıl verdiği mesaj ise sosyal yatırımları, daha fazla şirketin iş planlarına entegre edeceğiydi. Esas Sosyal’in kurucusuna göre şirketler sürdürülebilirlik için bunu yapmak zorunda. Bunu da şöyle anlattı konuşmasında:

“Kurumlar kendi değerlerinin neler olduğunu, neye önem verdiklerini belirleyip bu doğrultuda destek sağlamalı. Bu konudaki hakim zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor, kurumların her şeyi kendilerinin yapmasına gerek yok. Başarılı çalışmalar yaptığını düşündükleri bir oluşumu, amacı da destekleyebilirler. Bu destekler de artık küçük küçük ve münferit olmamalı; daha bilinçli daha vizyoner sosyal yatırımlar yapılmalı. Bunun için işbirlikleri çok önemli, her şeyi tek başımıza halledemeyiz; kurumlar olarak el ele vermeliyiz. Sosyal yatırım egoyu sevmez, sosyal yatırım iş birliğini sever. Amaçlar için ortaklıklar kurmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Bu aynı zamanda toplumu da ileriye taşıyacaktır. El ele vererek güzel ülkemiz için çok önemli işler yapacağız.”

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu-2/feed/ 0
Sahte site açan dolandırıcıların yeni hedefi kiralık villalar… Villa fareleri https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-site-acan-dolandiricilarin-yeni-hedefi-kiralik-villalar-villa-fareleri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-site-acan-dolandiricilarin-yeni-hedefi-kiralik-villalar-villa-fareleri/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:18:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15185 Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) belgesine sahip, Kültür Turizm Bakanlığı doğrulama listesinde olan kiralama şirketlerinin sosyal medya hesaplarını klonlayan bu kişiler, daha sezonun başı olmasına rağmen villa tatili yapmak isteyen onlarca tüketicinin hayallerini çaldı. Peki, hayal tacirlerinin sistemi nasıl işliyor?

ANA MECRA SOSYAL MEDYA

 Pandemi ile çok büyük bir yükselişe geçen villa tatili tercihi özellikle Antalya’da etkisini artırarak sürdürüyor. Daha çok Kaş ve Kalkan’da faaliyet gösteren kiralama şirketleri bu alana ciddi yatırımlar yapıyor. TÜRSAB belgesine sahip şirketler, bu belgeyle Kültür Turizm Bakanlığı doğrulama listesine de kaydoluyor. Şirketler reklamlarını çoğunlukla Instagram, X, Facebook gibi sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştiriyor, müşterilerinin birçoğuyla da bu alan üzerinden iletişime geçiyor. İşte sistem de tam bu aşamadan sonra hata vermeye başlıyor.

PROFİLDE BELGE OYUNU

Kayıtlı şirketlerin sosyal medya hesaplarını birebir kopyalayan dolandırıcılar, tüketicinin güvenini kazanmak için önce takipçi satın alıyor, ücretli reklamlar sayesinde ulaştığı kişi sayısını her geçen gün arttırıyor. Daha da ileri gidenler ise bazı platformların doğrulama ücretlerini ödeyerek ‘mavi tik’ bile satın alıyor. Profil düzenleme kısmı ise işin en önemli tarafı. Kayıtlı şirketin tüm bilgilerini klonlayan dolandırıcılar, sahte hesabın en başına kayıtlı şirketten kopyaladıkları TÜRSAB belge numarasını yazıyor. Bu öyle bir yöntem ki ödeme yapmadan önce şirketin belge numarasını kontrol eden bilinçli bir tüketici bile tuzağa düşmekten kurtulamıyor. Çünkü sorgulanan belge gerçekte var olduğu için tüketiciyi yanıltıyor. Belgenin doğru olduğunu gördüğü için gönül rahatlığıyla ödemeyi yapan tüketici, satın aldığı tatilin günü geldiğinde ise büyük bir hüsran yaşıyor.

ALTIN KURAL: HESAP ADI

Şu ana kadar onlarca kişiyi mağdur eden dolandırıcılık yönteminin işleyişi hakkında Hürriyet’e bilgi veren ALZ Travel’in sahibi Özgür Önder, “Sistem çok profesyonelce kurulmuş. Kayıtlı şirketlerin tüm bilgileri profesyonelce kullanılıyor ve aynı profesyonellikle tanıtım yapılıyor. Bu yöntemle tüketicinin dolandırıldığını anlaması çok güç. Zaten bu nedenle daha sezonun başında onlarca şikâyet aldık. Dolandırıcıların bu tuzağından kaçınmanın tek bir yolu var. Şirketi seçip belge kontrolü yaptığınızda şirket ismi ile ödemenin yapılacağı hesabın ismi aynı olmalı. Yani bizden bir villa kiralayan tüketici ücretini de ALZ Travel’e yatırıyor. Dolandırıcılar ise farklı bir banka hesabı ile çalıştığı için bu devamlılığı sağlayamıyorlar” diye konuştu.

‘YORUMLARI BİLE KONTROL EDİN’

TÜKETİCİLER Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz ise şöyle dedi: “Sosyal medyadaki kontrolsüzlük dolandırılma vakalarını maalesef artıyor. Sahte villa reklamları da hayli arttı. Şu çok önemli; dolandırıcılar nasıl ki kendini güncelliyorsa tüketici de güncellemek zorunda. Artık sadece mavi tik olayına güvenip hareket etmek sizi mağdur edebilir. TÜRSAB belgesi elbette sorgulanmalı ancak bu da yetmez. Tatil ücretinin ne kadar olduğu, hangi hesaba yatırıldığı da önemli. Piyasanın çok altında satılan ürünler mutlaka sorgulanmalı. Sosyal medya hesabındaki fotoların profesyonel olup olmadığı, yorumların tarihi ve sürekliliği sorgulanmalı. Bunları yapmazsak kötü anlamda hiç unutamayacağımız bir tatil deneyimi yaşayabiliriz.”

 

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-site-acan-dolandiricilarin-yeni-hedefi-kiralik-villalar-villa-fareleri/feed/ 0
Villa fareleri https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/villa-fareleri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/villa-fareleri/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:15:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15182 Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) belgesine sahip, Kültür Turizm Bakanlığı doğrulama listesinde olan kiralama şirketlerinin sosyal medya hesaplarını klonlayan bu kişiler, daha sezonun başı olmasına rağmen villa tatili yapmak isteyen onlarca tüketicinin hayallerini çaldı. Peki, hayal tacirlerinin sistemi nasıl işliyor?

ANA MECRA SOSYAL MEDYA

Pandemi ile çok büyük bir yükselişe geçen villa tatili tercihi özellikle Antalya’da etkisini artırarak sürdürüyor. Daha çok Kaş ve Kalkan’da faaliyet gösteren kiralama şirketleri bu alana ciddi yatırımlar yapıyor. TÜRSAB belgesine sahip şirketler, bu belgeyle Kültür Turizm Bakanlığı doğrulama listesine de kaydoluyor. Şirketler reklamlarını çoğunlukla Instagram, X, Facebook gibi sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştiriyor, müşterilerinin birçoğuyla da bu alan üzerinden iletişime geçiyor. İşte sistem de tam bu aşamadan sonra hata vermeye başlıyor.

PROFİLDE BELGE OYUNU

Kayıtlı şirketlerin sosyal medya hesaplarını birebir kopyalayan dolandırıcılar, tüketicinin güvenini kazanmak için önce takipçi satın alıyor, ücretli reklamlar sayesinde ulaştığı kişi sayısını her geçen gün arttırıyor. Daha da ileri gidenler ise bazı platformların doğrulama ücretlerini ödeyerek ‘mavi tik’ bile satın alıyor. Profil düzenleme kısmı ise işin en önemli tarafı. Kayıtlı şirketin tüm bilgilerini klonlayan dolandırıcılar, sahte hesabın en başına kayıtlı şirketten kopyaladıkları TÜRSAB belge numarasını yazıyor. Bu öyle bir yöntem ki ödeme yapmadan önce şirketin belge numarasını kontrol eden bilinçli bir tüketici bile tuzağa düşmekten kurtulamıyor. Çünkü sorgulanan belge gerçekte var olduğu için tüketiciyi yanıltıyor. Belgenin doğru olduğunu gördüğü için gönül rahatlığıyla ödemeyi yapan tüketici, satın aldığı tatilin günü geldiğinde ise büyük bir hüsran yaşıyor.

ALTIN KURAL: HESAP ADI

Şu ana kadar onlarca kişiyi mağdur eden dolandırıcılık yönteminin işleyişi hakkında Hürriyet’e bilgi veren ALZ Travel’in sahibi Özgür Önder, “Sistem çok profesyonelce kurulmuş. Kayıtlı şirketlerin tüm bilgileri profesyonelce kullanılıyor ve aynı profesyonellikle tanıtım yapılıyor. Bu yöntemle tüketicinin dolandırıldığını anlaması çok güç. Zaten bu nedenle daha sezonun başında onlarca şikâyet aldık. Dolandırıcıların bu tuzağından kaçınmanın tek bir yolu var. Şirketi seçip belge kontrolü yaptığınızda şirket ismi ile ödemenin yapılacağı hesabın ismi aynı olmalı. Yani bizden bir villa kiralayan tüketici ücretini de ALZ Travel’e yatırıyor. Dolandırıcılar ise farklı bir banka hesabı ile çalıştığı için bu devamlılığı sağlayamıyorlar” diye konuştu.

‘YORUMLARI BİLE KONTROL EDİN’

Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz ise şöyle dedi: “Sosyal medyadaki kontrolsüzlük dolandırılma vakalarını maalesef artıyor. Sahte villa reklamları da hayli arttı. Şu çok önemli; dolandırıcılar nasıl ki kendini güncelliyorsa tüketici de güncellemek zorunda. Artık sadece mavi tik olayına güvenip hareket etmek sizi mağdur edebilir. TÜRSAB belgesi elbette sorgulanmalı ancak bu da yetmez. Tatil ücretinin ne kadar olduğu, hangi hesaba yatırıldığı da önemli. Piyasanın çok altında satılan ürünler mutlaka sorgulanmalı. Sosyal medya hesabındaki fotoların profesyonel olup olmadığı, yorumların tarihi ve sürekliliği sorgulanmalı. Bunları yapmazsak kötü anlamda hiç unutamayacağımız bir tatil deneyimi yaşayabiliriz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/villa-fareleri/feed/ 0
Türk diasporası iyilik için buluştu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:12:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15179 6 Şubat depremlerinde oldukça etkili çalışan sivil toplum kuruluşlarından (STK) biriydi Turkish Philanthropy Funds (TPF). Kabaca ‘Türkiye Hayırseverlik Fonu’ diyebiliriz. Amerika’daki başarılı Türkiye vatandaşlarının sosyal etki yatırımlarını desteklemek üzere kurduğu bir fon. Baktığınızda neler yapmışlar diye, sonuçlar fena değil.

17 yılda 100 binden fazla bağışçıyı, Türkiye’deki sivil toplum yatırımlarıyla bir araya getirmişler. 40 milyon dolardan fazla bağışın sosyal etki projeleriyle buluşmasını sağlamışlar. Diyorlar ki, “Bağışçılara hayırseverlik erişimlerini en üst düzeye çıkarmaları için stratejik rehberlik sunarak 3 milyonun üzerinde hayatı doğrudan etkiledik.” Bu da önemli bir veri. Ölçülebilir işler yaptıklarını, daha doğrusu yaptıkları işin sonuçlarını ölçtüklerini de gösteriyor. Son dönemde bu çok kıymetli oldu. Sosyal etki konusunda çokça dillendirilen işbirliği temelli çalışmaları merkezine alan bir fon olarak bence önemli. Bu fon hangi alanları, hangi konulardaki ihtiyaçları odağına almış diye baktığımızda ise, yedi başlık görüyoruz. Bunlar; sanat ve kültür, sağlıkta yenilikler, cinsiyet eşitliği, afet yardımı, çevre ve sürdürülebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, sosyal ve ekonomik kalkınma.

NEW YORK’TA ZİRVE

Turkish Philanthropy Funds yönetimi üyelerini, sosyal etki alanının önde gelen isimlerini zaman zaman farklı lokasyonlarda bir araya getiriyor, yeni yol haritaları belirlemek üzere beyin fırtıları yapıyor. Bunlardan biri geçtiğimiz haftalarda New York Times Center’da yapıldı. Buluşmanın başlığını bu kez, “2024 İnovasyon ve Sosyal Etki Zirvesi” koymuşlar. Toplumsal fayda için yapay zekâ, afet dayanıklılığında inovasyonun önemi, şirketler ve yarattıkları sosyal etki gibi konuları tartışmış zirveye gelenler. Medyatik tabirle Türk diasporası buluşup bunları konuşmuş. Kimler katılmış? Chobani, Google, Amazon ve Microsoft gibi şirketlerde kurucu ve üst yönetici pozisyonundaki isimler bu zirvede yer almış. Açılış konuşmasını Turkish Philanthropy Funds Eş Başkanı Mehmet Kırdar yapmış.

İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Zirveye katılan isimlerden öğrendik ki birçok panel ve oturum gerçekleşmiş. Bu panellerden birinin konuşmacısı da Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Esas Sosyal lideri Emine Sabancı Kamışlı. Kamışlı, sosyal etkide kurumların rolünü anlatmak üzere söz aldığında elbette 2015’te başlayan Esas Sosyal projesinden örnekler verdi. “Esas Holding’in sosyal yatırım birimi olan Esas Sosyal kapsamında gençlik ve istihdamı odağımıza alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kurulduğumuz günden bu güne gerçekleştirdiğimiz araştırmalar doğrultusunda 2015 yılından bu yana programlar tasarlıyor, uyguluyor ve tecrübelerimizle geliştiriyoruz. Hedefimiz, işverenlerce daha az tercih edilen devlet üniversitelerinden yeni mezun olan gençlerin fırsat eşitliğine kavuşması ve akranları ile eşit şartlar dâhilinde istihdam edilmesi, bu konuda Turkish Philantrophy Funds ile iş birliği yapmaktan da büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kamışlı’nın asıl verdiği mesaj ise sosyal yatırımları, daha fazla şirketin iş planlarına entegre edeceğiydi. Esas Sosyal’in kurucusuna göre şirketler sürdürülebilirlik için bunu yapmak zorunda. Bunu da şöyle anlattı konuşmasında:

“Kurumlar kendi değerlerinin neler olduğunu, neye önem verdiklerini belirleyip bu doğrultuda destek sağlamalı. Bu konudaki hakim zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor, kurumların her şeyi kendilerinin yapmasına gerek yok. Başarılı çalışmalar yaptığını düşündükleri bir oluşumu, amacı da destekleyebilirler. Bu destekler de artık küçük küçük ve münferit olmamalı; daha bilinçli daha vizyoner sosyal yatırımlar yapılmalı. Bunun için işbirlikleri çok önemli, her şeyi tek başımıza halledemeyiz; kurumlar olarak el ele vermeliyiz. Sosyal yatırım egoyu sevmez, sosyal yatırım iş birliğini sever. Amaçlar için ortaklıklar kurmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Bu aynı zamanda toplumu da ileriye taşıyacaktır. El ele vererek güzel ülkemiz için çok önemli işler yapacağız.”

81 İLDE 81 ORMAN PROJESİ YENİDEN HAYATA GEÇİYOR

Yaz geliyor. Her seferinde ‘Aman bu yaz ormanlar yanmasın’ diye yüreklerimiz ağzımıza geliyor. Bu konuda çok büyük faturalar ödedik. Hatırlarsınız mutlaka 2008-2017 yılları arasında Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen “81 İlde 81 Orman” Projesi vardı. Çok da işe yaradı. Dikim sahalarının yüzde 84’ünde başarı sağlandı. Şimdi proje müthiş bir işbirliğiyle tekrar başlıyor. Önceki gün bu işbirliğinin tanıtım toplantısına katıldım. Türkiye İş Bankası, Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak “81 İlde 81 Orman” projesini yeniden hayata geçiriyor. Yine Orman Bakanlığı ve TEMA Vakfı ile birlikte elbette. Proje kapsamında beş yılda 81 ilde 2 milyon 200 bin fidan toprakla buluşturulacak.

Projenin duyurusunu Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın bizzat yapması bankanın işi ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor. Aran konuşmasında işe Samsun ve Erzincan’dan başlayacaklarını söyledi. “Her ilimizde bölge halkıyla, çalışan ve emeklilerimizle, çocuklarımızla şölen havasında bu dikimi yapacağız” dedi.
Her bir ağaç, bir nefes. Nefes aldıran bütün işbirlikleri, bütün projeler çok kıymetli. Projeyi yakından takip edeceğiz.

ŞAMPİYON ŞEFLER BELLİ OLDU

Geçen hafta bu köşeden Jumbo’nun desteğiyle gerçekleşen ve Milli Egitim Bakanlığı himayesinde yapılan ‘MEB Gastronomi Festivali Ve Yemek Yarismasi’nı duyurmuştuk. Yarışmanın finali gerçekleşti. Sürpriz sonuçlar var. Yarışmayı Siirt Zübeyde Hanım MTAL, kazandı. 30 okul arasından birinci seçilen Siirtli genç şefler jüri üyelerini müthiş etkilemiş. Yarismada sundukları mönüde neler var diye baktım. Yöresel avantajlarını sonuna kadar kullandıkları anlaşılıyor: Pirtike Çorbası, Perde Pilavı ve Varak Keek. Böyle bir mönü ile birinciliği elde ettiler. Müthiş.

Ekibin danışman öğretmeni Canan Balci’yı ve öğrencileri Zeynep Mamiş, Yüsra Görhan, Feyza Açikca’yı tebrik ediyoruz. Ayrıca okul mudiresi Sevda Onay ve Yiyecek İçecek Hizmetleri öğretmeni Ecenur Malçok’ın da bu başarıda emekleri büyük.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-diasporasi-iyilik-icin-bulustu/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Kentsel dönüşüme engel oldular, bedeli ağır oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15109 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Ankara’daki basın kuruluşlarının temsilcileriyle birlikte, 6 Şubat 2023’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok etkilenen Hatay’da incelemelerde bulundu. Saha ziyaretleri yapan Bakan Özhaseki, depremde büyük yıkıma uğrayan Emek Aksaray Mahallesi’ndeki çalışma alanında da inceleme yaptı. Özhaseki, incelemeler sırasında 2017 yılındaki bakanlığı döneminde Emek Aksaray Mahallesi’nde kentsel dönüşüm yapmak istediklerini, ancak engellendiklerini belirtti. Bakan Mehmet Özhaseki, 2017 yılında, Emek Aksaray Mahallesi’ne kentsel dönüşüm yapmak için gittiğini hatırlatarak, “Gittiğimde belli gruplar kentsel dönüşüme engel oldular; kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Yalvardık yakardık, epeyce rica ettik; ama derdimizi anlatamadık. O protestocu gruplar hakim oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Ama burası çok riskli bir yerdi. 6-7 yıl öncesinden bahsediyorum. Bırakıp gitmek zorunda kaldık. Haliyle zorla, vatandaş istemezse, karşı çıkıyorsa kavga ederek yapacak bir şey yok. Mecburen üzülerek ayrılmak durumunda kaldık. Üstelik de gece yarısına kadar oturdum burada insanları ikna edebilmek için saatlerce dil döktüm. Ama depremde mahalle tamamıyla yerle bir oldu. Şimdi burada 5 bin 600 konuta başladık. Tamamının ihalesi yapıldı. Evler yükselmeye devam ediyor. Keşke öyle söylenmeseydi, mani olunmasaydı, ideolojik çatışmalara kurban gitmeseydi de bir tek vatandaşımızın, kardeşimizin burnu bile kanamasaydı. O dönemde başlatmış olsaydık, bunlar bitmişti mis gibi evlerinde oturuyorlardı, depremde kimse ölmeyecekti. Şimdi burada bu acı hatırayla binlerce insanın öldüğü yerde inşaatlar yapmaya devam ediyoruz. Ama bedeli ağır oldu bu işin” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümde Emek Aksaray Mahallesi’nin Türkiye’nin simgesi haline geldiğini söyleyerek, “Mahallemizde sağlam ve güvenli evlerimizi hızla yapıyoruz. Yeni yuvalarımızı en kısa sürede tamamlayıp hemşerilerimize teslim edeceğiz inşallah. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan bir kere daha istirham ediyorum, kentsel dönüşüme engel olmak isteyen belli kesimlere prim vermeyin. Kentsel dönüşüm bir zorunluluktur” diye konuştu.

HATAY’TA 10 BİN KONUT TESLİM EDİLDİ

AFAD, Hatay’da depremden sonra 139 bin 879 konut, 15 bin 603 ticari alan olmak üzere toplam 155 bin 482 adet hak sahibi tespit etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 130 bin 363 adet konut ve 12 bin 392 ticari alan olmak üzere toplam 142 bin 995 adet bağımsız bölümün yapımına devam ediliyor. Şu ana kadar Hatay’da afetzedelere 10 bin 889 konutun teslimi gerçekleştirildi. Hatay’da yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında belediyeye toplam 14 milyar 200 milyon TL hibe desteği verildi.

YIL SONUNA KADAR 200 BİN KONUT TESLİM EDİLECEK

Öte yandan tüm deprem bölgesinde AFAD tarafından 400 bin 904 konut ve 40 bin 486 iş yeri olmak üzere toplam 441 bin 390 hak sahibi belirlendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; afet bölgesinde 395 bin 649 konut ve 37 bin 156 ticari alan olmak üzere toplam 432 bin 805 bağımsız bölümün inşasını sürdürüyor. Bin 240 şantiyede, 110 bin kişilik işçiyle çalışmalar devam ediyor. Bugüne kadar Kahramanmaraş’ta 17 bin 592, Gaziantep’te 14 bin 710, Hatay’da 10 bin 889, Adıyaman’da 8 bin 216, Malatya’da 7 bin 881, Diyarbakır’da 4 bin 415, Osmaniye’de 3 bin 572, Elâzığ’da 3 bin 093, Şanlıurfa’da 2 bin 446, Adana’da 2 bin 316, Kilis’te bin 494 olmak üzere 76 bin konut teslim edildi. Bu yılın sonuna kadar, toplamda 200 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceği belirtildi. Deprem konutlarının tamamının ise 2025 yılının Eylül ayına kadar, hak sahibi depremzedelere verileceği kaydedildi.

Bakanlık tarafından afetten zarar gören şehirlerin altyapıları için belediyelere 64 milyar TL hibe desteği verildiği, bunun için de belediyelere herhangi bir borçlandırma yapılmadığı bildirildi.

‘1 YIL SÜRE VERİYORUZ’

Bakan Özhaseki, konut ve iş yerlerinin yapımı için planlamaları sürdürdüklerini de söyleyerek, “Şu anda ülke genelinde bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik çalışan ordusuyla bu işleri sürdürmeye gayret ediyoruz. 4 bin 333 köy evimizde hasar var. Bu köylerde uzman hocalarımızın tavsiye ettiği çelik evlere başladık. O çelik evlerimiz de çok hızlı şekilde devam ediyor. Şu ana kadar 76 bin kadar konutu teslim ettik. Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15-20 bin konutu hak sahiplerine teslim edeceğiz. Sene sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim etmiş olacağız. İhalesini yaptığımız veya yapacağımız konutlara 1 yıl süre veriyoruz. Büyük ihtimalle gelecek senenin ortası gibi hak sahiplerinin tamamına konutlarını teslim etmiş oluruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/feed/ 0
‘Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’ yine nefes kesti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-hayatin-oyunu-yine-nefes-kesti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-hayatin-oyunu-yine-nefes-kesti/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:46:00 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15059  FECİR’İ KURTARAN RÜYA, BU KEZ AZAD’I YAKTI

Rüya mahkemede tanık olarak kürsüye çıktı ve olay gecesi mekana geri döndüğünü itiraf ederek gerçekleri anlattı. Rüya’nın açıklamalarından sonra Fecir serbest bırakılırken; ortada tek şüpheli olarak kalan Azad’ın ise tutuklu yargılanmasına karar verildi. Fecir’in hapisten çıkarken davullu zurnalı kutlamasına tanık olan Azad; amcası Bünyamin’den de sessiz kalma talimatı alınca hayal kırıklığına uğradı ve tek başına kaldığının farkına vardı.

UMUT TANRIKULU DÖNEMİ BAŞLADI!

Fecir’le yaptıkları anlaşmada sözünü tutan Umut, aynı karşılığı Emirkıranlar’dan göremeyince Bünyamin’le karşı karşıya geldi. Umut, Azad’ı kurtarması karşılığında hem babasının tahliye sözünü aldı hem de Harun Yakar’ın kovulmasını sağladı. Hukuk bürosundan ayrılışını bir gösteriye çeviren Harun, “Beni yakan bu ateş, dikkat et, seni kül eder.” sözleriyle Umut’u uyarmayı ihmal etmedi. Harun’un koltuğuna geçen Umut, Azad’ın avukatlığını üstlendi ve onu zayıf karnından vurarak Erdem’i öldürdüğünü itiraf ettirdi. Azad, köşeye sıkışınca; Umut son kozunu kullandı. “Ya seni hiç umursamayan Fecir’i seçeceksin ya da kendi hayatını!” diyerek, onu bu davadan kurtarmak koşuluyla Azad’a bir anlaşma sundu ve babasının dosyasını yeniden açabilmek için Azad ’tan yardım istedi.

HARUN GİZEMLİ KAZANIN ARDINDAKİ GERÇEKLERİN PEŞİNE DÜŞTÜ

Yıllar önce yaşanan kazada, arkadaşı olan savcı Süreyya’nın parmağı olduğunu fark eden Harun; ondan habersiz dosyayı tekrar açtı. Süreyya’ya amacını belli etmeden, kazadaki detayları araştıran Harun; hayatının seyrini değiştiren kazanın arkasında kimler olduğunu bulmak için Alev’den yardım istedi. Peşine düştüğü çeteye ait tüm bilgilerin Harun’da olduğunu öğrenen Alev, ona istediği bilgiyi vermek zorunda kaldı. Dosyadaki gizemli isme ulaşan Harun, onu bulmak için Kadri abisini devreye soktu. Sönmez Karakoç’la buluşmaya giden ikilinin başları belaya girince bu işten sıyrılıp sıyrılamayacakları merak konusu oldu.

UMUT, BABASINI KURTARMAYA ÇOK YAKLAŞTI

Mahkemede Erdem Kubilay cinayetinde ön otopsi raporunun hatalı olduğunu söyleyen Umut; maktulün kesin ölüm sebebinin yüksek doz madde kullanımına bağlı kalp krizi olduğunu iddia etti. Soruşturmada delil karartma olduğunu fark eden Umut’un, raporu yazan adli tıp doktorundan gerçekleri öğrendiği ve Azad’la da bu bilgiyi paylaştığı ortaya çıktı. Amcası Bünyamin’in, oğlunu kurtarmak için kendisini harcadığını öğrenen Azad, Umut’un teklifini kabul etti. Böylece babasının yeniden yargılanması için başvuruda bulunan Umut, Süreyya Savcı’dan başvurunun kabul edildiğini öğrendi. Babasını kurtarmaya çok yaklaşan genç avukatın sevinci ve babasıyla kucaklaşması ise izleyicilerin yüreklerini ısıttı.

RÜYA GERÇEĞİ ÖĞRENDİ!

Rıza’nın yeniden yargılanacağı haberi, Emirkıranlar cephesinde büyük bir şok etkisi yaratırken; bu işte Azad’ın bir parmağı olduğunu anlayan Fecir, öfkeden deliye dönüp Büşra Korkmaz cinayetiyle ilgili konuşunca; Rüya, abisinin Büşra’yı öldürdüğünü duydu. Bunun üzerine Rüya’nın Fecir’in yanında mı duracağı, yoksa Umut’a adalet savaşında destek mi olacağı, dizinin yeni bölümünde cevap bulacak.

MF Yapım imzalı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu dizisinin oyuncu kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip ve Anıl Taşezen gibi usta isimler yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu, çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-hayatin-oyunu-yine-nefes-kesti/feed/ 0
İTO Başkanı Avdagiç’ten ihracat ve kur riski açıklaması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:39:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=15047 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon hedefleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. İstanbul Ticaret Odası’ndan (İTO) yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, TCMB’nin 2024 yıl sonu TÜFE tahminini yüzde 36’dan yüzde 38’e çıkarmasını, “’nın yaptığı bu yukarı yönlü güncelleme ekonomik programın başarısına gölge düşürecek boyutta değildir. Bilakis, cari piyasa koşullarını eş zamanlı olarak programa ve hedeflere yansıtan bu dinamik ve tutarlı yaklaşım hem yurtiçi hem de uluslararası piyasada ekonomi programına olan güveni pekiştirecektir. Enflasyonun temmuz ayı ile birlikte baz etkisinin de desteğiyle zirve seviyesinden hızla geri çekilmesini bekliyoruz. Böylece Türkiye dezenflasyonist sürece girmiş olacaktır.” diye konuştu.

“YENİ EKONOMİ PROGRAMINI YENİ BİR KALKINMA HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”

Enflasyonla mücadeleye dikkati çeken Avdagiç, enflasyonun baz etkisi ile yıllık bazda düşüyor olmasının önemli olmakla beraber, asıl takip edilmesi gereken verinin aylık enflasyon oranları olduğunu vurguladı. Avdagiç, “Önemle üzerinde durduğumuz bir husus da, daha evvel de ifade ettiğimiz gibi ile enflasyon arasındaki korelasyonun bozulmaması gerektiğidir. Enflasyonla mücadele çok önemli. Bu süreçte aynı zamanda ihracatçının rekabetçiliğini zora sokacak ve ithalatın cazibesini artıracak kur politikasının oluşturduğu riskleri de yakından takip etmek ve bu konuda da gerekli tedbirleri almak çok önemlidir.” değerlendirmesini yaptı.

“Yeni ekonomi programını yeni bir kalkınma hikayesine dönüştürmeliyiz” diyen Şekib Avdagiç, sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek için, ‘yüksek teknolojiye dayalı üretim ve ihracat stratejileri geliştirmemizin’ zorunlu hale geldiğini kaydetti.

“SON GELİŞMELER DE İYİMSER BEKLENTİLERİMİZİ ARTIRIYOR”

Avdagiç, “Biz Türkiye’nin, sadece rakamsal büyümeyi değil, gerçek refahı tesis edecek kalkınma hikâyesini yazacağına inanıyoruz” dedi.
Bu hikâyenin iki temel unsurunun, ‘iyi yönetişim’ ile ‘kaynak-harcama dengesi’ olduğuna inandıklarını kaydeden Şekib Avdagiç, “Bu kapsamda yatırım ortamını iyileştirecek iklimin tesisi, eğitim sisteminin yüksek teknolojili üretimi ve mesleki eğitimi güçlendirecek şekilde yeniden kurgulanması, rekabetçi üretimin desteklenmesi, denk bütçe ve hukuksal reformlar da son derece önemli başlıklar” diye konuştu.

Avdagiç, mevcut ekonomi programının iyi çalışmasının gelecek için iş dünyasını ümitlendirdiğini kaydetti. Avdagiç, “Son gelişmeler de iyimser beklentilerimizi artırıyor. Ayrıca uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not artışları, enflasyonla mücadele ve finansal istikrar programına güveni teyit ediyor. Fitch Ratings’in ardından S&P de Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. İlave olarak her iki kuruluşun değerlendirmesinde de görünümün “pozitif” olması, bir sonraki notun potansiyel olarak artışa işaret etmesi bakımından ayrıca önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“TEMMUZ AYI İLE TÜRKİYE DEZENFLASYONİST SÜRECE GİRMİŞ OLACAKTIR”

Avdagiç, hem IMF hem de Dünya Bankası yetkililerinin “Türkiye’nin doğru yolda ilerlediği” yönündeki beyanlarının, programın uluslararası alanda da kabul gördüğünü ortaya koyduğunu belirtti. Avdagiç, şunları söyledi: “Bunları çok önemsiyoruz. Çünkü bize iki fayda sağlıyor: Birincisi Türkiye’nin ve Türk şirketlerin yurtdışı borçlanma maliyetini aşağı çekiyor. İkincisi de yabancı yatırımcı girişinde önemli bir katalizör işlevi görüyor. Bunlar bileşik kaplar gibi birbiriyle bağlantılı. Gerek yabancı sermaye girişi, gerekse dış kaynak maliyetindeki ucuzlama döviz kurundaki oynaklıkları da azaltacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu limanlarda elleçlenen miktarı açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-limanlarda-elleclenen-miktari-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-limanlarda-elleclenen-miktari-acikladi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:24:58 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14989 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ocak-nisan dönemine ilişkin denizcilik istatistiklerini açıkladı. Uraloğlu, Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirtti. Bu yılın nisan ayında limanlarda elleçlenen yük miktarının 45 milyon 80 bin 852 ton olarak gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, ocak-nisan döneminde limanlarda elleçlenen yük miktarının ise toplam 179 milyon 470 bin 869 tona ulaştığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, “Nisan ayında limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artarak 12 milyon 34 bin 614 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 azalarak 22 milyon 360 bin 475 ton olarak gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret taşımaları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,1 artarak 34 milyon 395 bin 89 ton olarak gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

‘EN FAZLA YÜK ALİAĞA’DA GERÇEKLEŞTİ’

Bakan Uraloğlu, nisan ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının, 6 milyon 77 bin 466 ton olarak gerçekleştiğini vurguladı. Nisan ayında kabotajda taşınan yük miktarının ise 4 milyon 608 bin 297 ton olduğuna işaret eden Uraloğlu, “En fazla yük elleçlemesi, 7 milyon 749 bin 285 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleşti. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı’nı 7 milyon 96 bin 936 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 750 bin 381 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti” açıklamasında bulundu.

‘EN FAZLA ARTIŞ MISIRDA’

Nisan ayında bir önceki aya göre, en fazla artış gösteren yük cinsinin mısır (tahıl) elleçlemesi olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, limanlardan 939 bin 312 ton mısır yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Bunu 20’lik dolu konteynerlerde taşınan yükler ile briketlenmiş taş kömürünün izlediğini anlatan Uraloğlu, “Nisan ayında portland çimento yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ihracat yükleri içinde içerisinde 1 milyon bin 593 tonla ilk sırayı aldı. Söz konusu yük cinsini fuel oil ve motorin yük cinsleri takip etti. Ham petrol yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ithalat yükleri içinde ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, briketlenmemiş taş kömürü ve motorin yük cinsleri takip etti” dedi.

‘EN FAZLA İHRACAT İTALYA’YA YAPILDI’

Bakan Uraloğlu, nisan ayında deniz yolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD ve İspanya’ya yapılan taşımaların takip ettiğini kaydetti. İthalatta en fazla yük elleçlemesinin ise Rusya’dan yapılan taşımalarda görüldüğünü belirten Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Nisan ayında limanlarımızda elleçlenen dış ticarete konu 34 milyon 395 bin 89 ton yükün yüzde 6,9’u Türk bayraklı gemilerle taşındı. Nisan ayında Türk bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı 2 milyon 367 bin 713 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,6 azaldı. Yabancı bayraklı gemiler ile taşınan yük miktarı ise 32 milyon 27 bin 376 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı.”

Bakan Uraloğlu, nisan ayında limanlarda elleçlenen konteyner miktarının 1 milyon 130 bin 706 TEU’ya ulaştığına işaret ederek, ocak-nisan döneminde limanlardan elleçlenen konteyner miktarının da 4 milyon 482 bin 347 TEU’ya çıktığını belirtti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-limanlarda-elleclenen-miktari-acikladi/feed/ 0
KDV’ye zam yok düzenleme var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kdvye-zam-yok-duzenleme-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kdvye-zam-yok-duzenleme-var/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:03:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14942 HAZİNE ve Maliye Bakanlığı, bazı mecralarda yapılan ‘KDV’de oran artışı yapıldı’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, halihazırda KDV artışına yönelik herhangi bir çalışmanın olmadığını bildirdi. Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan açıklamada şöyle denildi: “Sayın Bakanımız Mehmet Şimşek, birçok kez genel KDV oranında artış olmayacağını ifade etmiş, ancak, indirim, istisna ve muafiyetlerin gözden geçirileceğini, etkin olmayanların kaldırılacağını, kayıt dışılıkla mücadelede suistimale açık, vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren alanların yeniden düzenleneceğini belirtmiştir. Halihazırda KDV oranlarında artış yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

TEBLİĞ İSTİSMAR İÇİN

Açıklamada, ‘KDV oranlarının kanununun verdiği yetki çerçevesinde günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre Cumhurbaşkanı tarafından belirlendiği’ vurgulandı.

Geçtiğimiz günlerde lokanta ve kafelerin yiyecek ve içecekte KDV’yi yüzde 10, alkollü içeceklerde yüzde 20 olarak hesaplayacak olmasına yönelik yayımlanan tebliğ, ‘KDV zammı’ şeklinde algılanmıştı. Söz konusu tebliğin detaylarını Hürriyet yazmış; tebliğin ‘düşük KDV’ye tabi ürünler üzerinden fiş keserek vergiden kaçınma eğilimine giren işletmelere yönelik’ bir düzenleme olduğu duyurulmuştu. Dolayısıyla tebliğ, yüzde 10 olan KDV’yi yüzde 1 gösterip vergi kaçıranlara karşı bir düzenleme olup, KDV istismarına karşı alınmış yeni bir önlem olarak öne çıkmıştı.

Bakanlığın açıklamasında bu tebliğe de atıfta yapılarak şöyle denildi: “Tebliğ ile KDV oran artışı yapılması mümkün değil. Dolayısıyla tebliğ ile herhangi bir oran artışı yapılmamıştır.”

‘VERGİDE ADALET’ MESAJI

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sosyal medya hesabından kararla ilgili açıklama yaptı. Vergide adaleti sağlamak için önemli adımlar attıklarına dikkat çeken Şimşek, fiyat istikrarı olmadan gelir dağılımında adaletin mümkün olmadığını ifade etti ve şöyle dedi: “Vergide adaleti güçlendirmek için önemli düzenlemeler yaptık; örneğin asgari ücreti vergi dışı bıraktık, gelir vergisi tarifesinde en alt dilimdeki vergi oranını düşürdük, en üst dilimdeki vergi oranını yükselttik, kurumlar vergisi oranını artırdık, banka ve finans kurumları için daha yüksek oran belirledi.” Şimşek ayrıca, vatandaşların alım gücünü artırmak için çalışmaların aralıksız devam ettiğini de sözlerine ekledi.

TÜRKİYE’NİN RİSK PRİMİ 285 PUANIN ALTINA İNDİ

TÜRKİYE’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 284.9 baz puan ile 2 Ocak’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. CDS primi, bir ülkenin dış borçlanmasındaki en önemli göstergelerden biri. Yüksek CDS değeri yüksek kredi riskini gösterirken, düşük CDS değeri daha düşük riski ifade ediyor. Küresel yatırımcılar, yatırım kararlarını alırken bu primi dikkate alarak hareket ediyor.Uzmanlar, CDS’teki gerilemeyle Türkiye’nin kredi notunda artış ve kredi notu görünümünde olumlu değişiklikler yaptığını vurgulamış; bunun da yatırımcıların Türkiye’ye artan güveni ortaya koyduğunu söylemişti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 19 Nisan’da Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen “Türkiye: Değişken Küresel Ekonomide İleriye Doğru Gitmek” başlıklı etkinlikte Türkiye’nin CDS verileri hakkında değerlendirmelerde bulunmuştu. Şimşek, “Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum. Bu durum kredi risk primindeki (CDS) önemli düşüşe de yansıyor” ifadelerini kullanmıştı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kdvye-zam-yok-duzenleme-var/feed/ 0
Antalya hızlı başladı… Gelen turist dört ayda 2 milyonu aştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/antalya-hizli-basladi-gelen-turist-dort-ayda-2-milyonu-asti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/antalya-hizli-basladi-gelen-turist-dort-ayda-2-milyonu-asti/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:01:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14936 Turizmde başarılı bir sezon geçireceğinin sinyallerini aylar öncesinden veren Antalya’da terminaller fazla mesai yapıyor. Beklenenin üzerinde yabancı turist gelen şehir art arda rekorlar kırıyor. Antalya, yılın ilk dört ayında 2 milyon 66 bin 962 yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Elde edilen bu sonuçla kentte tüm zamanların en iyi sezon başlangıcı yapıldı.

HAVALİMANI ANA BABA GÜNÜ

Antalya Havalimanı’nda Avrupa’dan turist taşıyan uçakların biri inip biri kalkınca terminallerde müthiş bir yoğunluk yaşandı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden turistin indiği Antalya Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ndeki yoğunluk Hürriyet’in objektifinden dünyaya yansıtıldı.

BAYRAM HAVASI VAR

Antalya’nın turizm sezonuna rekorlarla başladığını söyleyen Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Turizm sezonu açısından çok iyi rakamlar gelmeye devam ediyor. Nevruz, Paskalya ve Ramazan Bayramı ile 2024 sezonunu erken açan sektörümüz, önümüzdeki süreçte de hareketli günler yaşayacak. 9 Mayıs’ta kutlanan Rusya’nın Zafer Günü’ne bağlı tatilleri, sonrasında Almanya’nın mayıs sonunda Almanya Pfingsten Bayramı’na bağlı tatil ve haziran ayı ortasındaki Kurban Bayramı da bizim için önemli” diye konuştu.

Kaan Kavaloğlu

HOLLANDA’DAN AKIN ETTİLER

“Tüm turizm verilerini anlık olarak takip ediyoruz” diyen Kavaloğlu, şöyle devam etti: “Mesela Kral Günü nedeniyle Antalya’ya resmen Hollandalı akını oldu. Alman turizm pazarı da inanılmaz hareketli. Sezon başında Ruslar öndeydi ama şimdi Almanlar öne geçti. Alman pazarında yüzde 20 artış var. Rakamlar sürekli yükselmeye devam ediyor. Bu harekete bakarak Alman turizm pazarının 2024 sezonunu ilk sırada tamamlayacağını söyleyebilirim.

SEZONU GEÇ TAMAMLAMALIYIZ

Yine İngiliz ve Polonya turizm pazarı da bizi mutlu ediyor. İki pazarda da yüzde 30 artış var. Ukrayna pazarı hala istediğimiz gibi deği ama toparlanma emareleri görüyoruz. Rusya pazarında da yüzde 20 kaybımız var. Ama yinede sezon İngiliz ve Alman turizm pazarındaki hareketle iyi geçiyor. Mesela İran pazarında da yüzde 50 artış var. Sezona erken başladık ama geç bitirmeliyiz. Olağanüstü bir gelişme yaşamazsak 17 milyon turist hedefini geçeriz.

İÇ PAZAR DA HAREKETLİ

Ramazan Bayramı  iç turizm açısından önemliydi. Tatilin dokuz gün olmasından dolayı insanlar daha fazla tatil yapabilme şansı buldu, hem de tatilini bölebilme şansları oldu. İç turist, yurt dışından gelen turistler gibi erken rezervasyon yapmayı biliyor. Kredi kartına taksitlerin devam etmesiyle yurt içi pazarın rezervasyonu daha da artacak.”

HARCAMALARDA ARTIŞ OLACAK

Manavgat Side Turistik Otelciler Birliği Derneği (MASTOB) Başkanı ve Barut Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Haydar Barut, “Sezonun iyi geçeceğine yönelik sinyalleri mart ayında aldık. Çünkü erken rezervasyon sayıları gerçekten çok iyiydi. Ardından arka arkaya bayramlar geldi. Bu da 20-25 günlük bir hareket yarattı. Tabii turizm biliyorsunuz pamuk ipliğine bağlı. Eğer olağanüstü bir gelişme olmazsa hem Türkiye hem de Antalya hedefinin tutacağını düşünüyorum. Ayrıca kişi başı harcama oranlarının da geçmiş yıllara göre daha iyi bir seviyeye geleceğini öngörüyorum” dedi.

ALMANLAR YİNE İLK SIRADA

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre; uzun yıllardır Antalya’yı tatil listesinin zirvesinde tutan Almanlar, bu sezon da turizmcileri şaşırtmadı. Verilere göre Antalya’ya en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 539 bin 663 ziyaretçiyle Almanya birinci oldu. Rusya Federasyonu ise 366 bin 783 ziyaretçiyle ikinci sırada. Üçüncülüğü 266 bin 120 ziyaretçiyle İngiltere aldı. Polonya, Hollanda, İran, Belçika, Ukrayna, Fransa ve Litvanya, İngiltere’nin ardından sırasıyla Antalya’ya en çok ziyaretçi gönderen ülkeler oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre ana pazar ülkelerden gelen turist sayısında, Almanya’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 32, Polonya’nın yüzde 30, İran’ın yüzde 52, Belçika’nın yüzde 42, Ukrayna’nın yüzde 51 ve Fransa’nın yüzde 52 oranında artışa ulaştığı belirtildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/antalya-hizli-basladi-gelen-turist-dort-ayda-2-milyonu-asti/feed/ 0
Dümeni yurtdışına kırdı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dumeni-yurtdisina-kirdi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dumeni-yurtdisina-kirdi/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:15:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14926 TÜRKİYE’de son dönemde konut almak kadar üretmek de zor. Artan maliyetler, öngörülemeyen piyasa şartları ve alıcı kitlesinin giderek daralması gayrimenkul şirketlerinin yeni yol haritası belirlemesini zorunlu kılıyor. Kimileri, 1-2 yıl ‘bekle-gör’ pozisyonuna geçerken, kimileri de yeni adreslere yöneliyor. Yatırıma yurtdışında devam kararı alanlardan biri de Fenercioğlu… 

Alanya ve Antalya’da geliştirdiği konut projeleriyle tanınan Fenercioğlu, Türkiye’de iç piyasada yaşanacak sorunları gördü, yurtdışında yatırım atağına kalktı. Önce hedef ülkelerde arsa yatırımları yapan şirket şimdilerde bu alanlarda şantiyelerini bir bir devreye alıyor. Üç yıl önce Türkiye’deki faiz ve enflasyon ortamını hissettikleri için, yatırımcıya kazandıracak seçeneklere odaklandıklarını söyleyen Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, ilk adreslerinin Kuzey Kıbrıs ve İspanya olduğunu dile getirdi.

DOĞRU LAKOSYON VURGUSU

2023 yılında sektöre adım attıklarını ve 53 proje tamamladıklarını söyleyen Aycan Fenercioğlu, “Kurulduğumuzdan bu yana da hep doğru lokasyonlarda yatırım yaptık. Antalya ve Alanya ile başladık. Kuzey Kıbrıs ve İspanya ile devam ediyoruz. Şimdi sırada Montenegro ve Dubai var. Bu potansiyeli yüksek ülkelerde en çok arsa yatırımlarından kazanç sağlıyoruz. Ayrıca ev almak isteyenlere iyi amortisman süresi ve ulaşılabilir ödeme seçenekleri ile fırsat sunmayı da sürdürüyoruz” dedi.

“Türk şirketlerinin yurtdışında güçlü olması önemli” diyen Fenercioğlu, “Hele de yurtdışındaki operasyonlarına, Türkiye’den ihracat ile malzeme tedariği yapabiliyorsa birçok açıdan değerli hale geliyor. Bunun yaygınlaşabileceği bir dönemdeyiz. Kuzey Kıbrıs da bu anlamda değerli bir fırsat” ifadelerini kullandı.

Aycan Fenercioğlu

4 BİN KONUTA ULAŞACAK

Kıbrıs’ın getirisi, fiyat avantajı ve iklimi ile hem geliştirici firmalar hem de bireysel yatırımcılar için öne çıkan bir seçenek olmaya başladığını anlatan Fenercioğlu, bugün 8 şantiyede 1500 konut ürettiklerini, yıl sonuna kadar 12 şantiyeye ulaşmayı hedeflediğini söyledi. Fenercioğlu, “Böylece üreteceğimiz konut sayısı 4 bin adedi aşacak. 3 yıl sonra bir 4 bin konut daha üretmek için şimdiden ek çalışmalarımızı da yapıyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta yıllık yatırım tutarımız 100-120 milyon pound seviyesinde. Şu ana kadar 250 milyon poundun üzerinde yatırım yaptık” şeklinde konuştu.

İZMİR’DE 1700 KONUTLUK DÖNÜŞÜM

GÜNDEMLERİNDE bir de kentsel dönüşüm projesi olduğunu ifade eden Aycan Fenercioğlu, “İzmir merkezine en yakın ve bir defada yapılan en büyük kentsel dönüşüm projesini başlatmaya hazırlanıyoruz. İzmir Esentepe’nin Göktürk bölgesinde 55 dönümde 2-3 aya kentsel dönüşüm projemize başlayacağız. Burada ticari alanlar ve 1700 konut olacak. Projemiz 120 milyon toplam yatırım tutarı ile hayata geçecek” dedi. Kasım 2023’te SPK’dan onay alarak Fenercioğlu Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu kurduklarını da hatırlatan Fenercioğlu, bu fon ile alım gücü 1-2 milyon TL aralığına düşen yatırımcılara seçenekler sunmayı hedeflediklerini ekledi.

‘10-12 YILDA AMORTİ EDİYOR’

KUZEY Kıbrıs’taki projeleri hakkında da bilgi veren Aycan Fenercioğlu, “Esentepe’de 30 daireden oluşan Aqua Blue projemiz bitmek üzere. Yine aynı bölgedeki Aqua Garden, Aqua Seaside ve Aqua Country projelerimiz ise seneye teslim edilecek. Gaziveren için ise heyecanımız daha yüksek. Gaziveren Kıbrıs’ın yeni İskele’si olacak. Gaziveren’deki Coastal Heaven projemizin ilk etabındaki 1054 konutun üretimine başladık” dedi. Projede daireler 63 bin pounddan satışa çıkarıldı. Yüzde 35’i peşin, kalanı 24 ay taksit kampanyası da başlatan şirket, yatırımcılarına 10-12 yıl kira çarpanı vaat ediyor. Burada ilk faz Ocak 2027’de teslim edilecek.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dumeni-yurtdisina-kirdi/feed/ 0
SURVİVOR KİM ELENDİ, KİM GİTTİ 8 MAYIS 2024? | Bu hafta Survivor All Star eleme düellosunu kim kazandı, Furkan mı, Yunus Emre mi? Favori ismin şoke eden vedası: ‘Mental olarak yorgunum…’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-8-mayis-2024-bu-hafta-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-furkan-mi-yunus-emre-mi-favori-ismin-soke-eden-vedasi-mental-olarak-yorgunum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-8-mayis-2024-bu-hafta-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-furkan-mi-yunus-emre-mi-favori-ismin-soke-eden-vedasi-mental-olarak-yorgunum/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:13:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14917

Survivor All Star’dan elenen son yarışmacı, dün gece netlik kazandı. Tv8 ekranlarında yayınlanan Survivor 2024 All Star’ın 8 Mayıs tarihli son bölümünde, eleme potasındaki isimler eleme düellosunda karşı karşıya geldi. 4 aşamalı oynanan düelloda Furkan, Batuhan, Sercan ve Yunus Emre kazanmak için adeta canını dişine taktı. Nefeslerin tutulduğu oyunun finalinde kaybeden Furkan oldu ve Survivor All Star’a veda etti. Peki, 8 Mayıs 2024 Çarşamba Survivor’dan kim elendi? Bu hafta Survivor’a veda eden isim kim oldu? İşte, Survivor All Star’dan elenen isim ve son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DAN KİM ELENDİ?

Heyecanına hız kesmeden devam eden Survivor All Star’da çarşamba akşamı eleme düellosu izleyenleri ekran başına kilitledi. Bu hafta eleme potasına giren Yunus Emre, Sercan, Furkan ve Batuhan Survivor’da kalmak için karşı karşıya geldi. Öte yandan bu hafta Survivor’dan adaylığını ilk turda sildiren yarışmacılara kuzu tandır, pilav ve probiyotik yoğurt ödülü de verileceği açıklandı. Ayrıca ödülün sahibi olan yarışmacıların iki arkadaşını da ödüle götürme hakkı verildi.

Performans eşleşmesine göre ilk önce Yunus Emre ve Sercan karşı karşıya geldi. Bu etabın sonunda Sercan 5-4 skorla ilk turda kazanarak adaylığını sildirdi. İkinci karşılaşma ise Batuhan ve Furkan arasında oldu. Bu karşılaşmanın kazananı ise 5-1’lik skorla Batuhan oldu. Böylece Batuhan da eleme potasından çıktı.

Üçüncü etapta bu kez Yunus Emre ve Furkan final düellosunda mücadele verdi. 5 olan yarışmacının adaylığının düşeceği oyunda iki yarışmacı da kazanmak için canını dişine taktı. Nefeslerin tutulduğu etapta Yunus Emre 5-1’lik skorla Furkan’a karşı düelloyu kazandı. Böylece Survivor’dan elenen yarışmacı Furkan oldu. Adaya veda eden Furkan son kez duygularını dile getirdi.

‘MENTAL OLARAK YORGUNDUM…’

Survivor’dan elenen Furkan, “Dört buçuk aydır hatta daha fazla belki mücadele ediyoruz. Son iki haftadır mental olarak gerçekten yorgundum. Yani erkek evlatlar annelerine düşkün olur ya benim de annem biraz rahatsızdı buraya gelmeden önce. Annemi çok merak eder oldum, çok özler oldum. Kız arkadaşımı özlüyorum, açım. Herşey üst üste vurdu. Performansımda da zaten bir düşüş olmuştu. Ama bu sene burada olmaktan gerçekten çok mutluyum. Neden mutluyum; izlerken çok merak ettiğim, yarışmak istediğim bir Turabi ile yarıştım. Hızını çok merak ettiğim bir Hilmi Cem vardı karşıda eski şampiyon onunla yarıştım. Kendimi denedim. Çok sevdiğim arkadaşlarım oldu dışarıda görüşeceğim arkadaşlarım oldu. Yani buraya gelince insan ne söyleyeceğini bilmiyor. Şuan tüy gibi hafif hissediyorum. Açıkçası babam, dayım, kız arkadaşım bana kızacaklar. Neden daha fazla mücadele etmedin diye kızacaklar belki de. Ama emin olsunlar gerçekten terimin son damlasına kadar mücadele ettim. Burası çok yorucu. Çıkacak arkadaşlara da şimdiden söyleyeyim. Normal oynadığımız oyunlara da benzemiyor, atmosfer çok farklı. Hakkım geçtiyse birine yani benden taraf helal olsun. Sizleri çok seviyorum. Hatam olduysa yine kusura bakmayın.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI MI?

Survivor yeni bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı. Fragman yayınlandığı zaman haberlerimizde yer vereceğiz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-8-mayis-2024-bu-hafta-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-furkan-mi-yunus-emre-mi-favori-ismin-soke-eden-vedasi-mental-olarak-yorgunum/feed/ 0
Taş Kağıt Makas’ın 10. bölümünde neler oldu? Zafer bir kez daha Umut’un! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasin-10-bolumunde-neler-oldu-zafer-bir-kez-daha-umutun/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasin-10-bolumunde-neler-oldu-zafer-bir-kez-daha-umutun/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:03:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14886 Dizinin önceki bölümünde;

Elindeki en büyük kozu sona saklayan Umut, Sude’nin tanık olarak duruşmaya bağlanmasını sağladı.

Fecir’in masumiyetini ispatlayan Umut, müvekkilinin beraatini talep etti.

Alev, elindeki büyük bir delili mahkeme başkanına sundu.

Ogün olay yerine geri dönen biri daha vardı. Kendisi bunu gizleme gereği duysa da baz istasyonlarından alınan raporlar o an orada olduğunu ispatladı… Bu kişi Rüya Emirkıran’dır…

Alev’in ağzından çıkan sözler duruşma salonunda buz gibi rüzgarlar estirdi.

Dizinin yeni bölümünde;

HTS kayıtlarına göre Rüya ve Azad’ın o gece Fecir’in ardından olay yerine gittikleri belirlendi.

Rüya, savunması ile kendisini aklamayı başarırken; bütün oklar Azad’a döndü.

Duruşmanın sonunda Fecir, denetimli serbestlik ile özgürlüğüne kavuştu. Azad ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Umut, dava ile birlikte Bünyamin’in güvenini de kazandı.

Yeni avukatı ile bire bir görüşen Bünyamin, onun isteğini kırmadı ve Harun’un işine son verdi.

Emirkıranlar ile ilişiğinin kesildiğini Fecir’den öğrenen Harun, şirketin ortasında şov yaptı.

Neşet ile buluşan Umut, ona Emirkıranlar’ın baş avukatı olduğunu söyledi. Neşet’in endişesini gören Umut, ona her şeyin bir plan olduğunu söyledi.

Karanlıktan kurtulmak istiyorsan içeride bir ışık yakacaksın. Ben şu anda içerdeyim ve ateş de benim elimde. Rahat ol…

Savcı Alev, adli tıpa giderek Erdem’in otopsi raporunu aldı. Şüphelerinde haklı çıkan Alev, Erdem’in cinayete kurban gittiğini öğrendi.

Çıkışta Rüya ile karşılaşan Alev, Umut’un Emirkıran Holding’te çalışmaya başladığını öğrendi. Rüya’nın kendisini kıskandırmaya çalıştığını fark eden Alev’in de söyleyecek bir sözü vardı:

Avukatınıza söyleyin, Erdem’in itmeye bağlı olarak düştüğü ve cinayete kurban gittiği ortaya çıktı…

Azad’ı hapishanede ziyarete giden Umut, onu gerçekleri itiraf etmesi için zorladı.

Alev’e bir türlü ulaşamayan Umut, çareyi karşısına çıkmakta buldu.

Sevgilisinin Rüya ile yakınlığından rahatsız olan Alev, Umut’un sözleri ile ikna oldu.

Azad’ı kurtaracak hiçbir delil bulamayan Umut, ona sözde az ceza aldırmak için kusursuz bir plan yaptı.

Babasını kurtarmak için büyük bir adım atan Umut, Rüya’yı kullandı.

Emirkıranlar ile akşam yemeğinde buluşan Umut, karşısında Alev’i görünce neye uğradığını şaşırdı.

İlişkisine bu şekilde devam edemeyeceğini söyleyen Alev, Umut’u terk etti: Artık özgürsün…

Azad’ın duruşma günü geldiğinde Rüya ve Umut, salondaki yerlerini aldılar.

Bünyamin ve Fecir’in de hazır bulunduğu duruşmada, Umut beklenmedik bir tanık ile Erdem’in kalp krizi nedeniyle öldüğünü ispatladı.

Günün sonunda tutuklama kararı kaldırılan Azad, özgürlüğüne kavuştu.

Uzun takipler sonucu, Fecir’in doğum günü partisine yasaklı madde taşıyan kişiye ulaşıldı. Polislerin ifade için savcının odasına getirdiği kişi Alev’in babası çıktı.

Azad’ın imzaladığı belgelerle babasının yeniden yargılanması için talepte bulunan Umut’un başvurusu kabul edildi.

Savcı Süreyya vakit kaybetmeden gelişmeleri Bünyamin Emirkıran ile paylaştı:

Rıza Tanrıkulu yeniden yargılanacak…

Dizinin final sahnesinde;

Büyük panik yaşayan Fecir, olayın sorumlusu olarak Azad’ı gördü:

Bu korkak her şeyi anlatmıştır… Büşra Korkmaz’ı nasıl öldürdüğümü… Delilleri nasıl sakladığımı…

Baba-oğulun konuşmalarının hiç beklenmedik bir şahidi vardı: Rüya…

Daha önce birçok kez ailesinin Büşra Korkmaz cinayeti ile alakasının olup olmadığını araştıran Rüya, duydukları ile şoke oldu.

5 yıldır verdiği mücadelenin sonunda babasının yeniden yargılanmasını sağlayan Umut, güzel haberi Rıza’ya da verdi…

 

 

 

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasin-10-bolumunde-neler-oldu-zafer-bir-kez-daha-umutun/feed/ 0
Yılmaz: Azerbaycan ile ticaret hacmimiz 7,5 milyar doları bulmuştur https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-azerbaycan-ile-ticaret-hacmimiz-75-milyar-dolari-bulmustur/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-azerbaycan-ile-ticaret-hacmimiz-75-milyar-dolari-bulmustur/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:54:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14869 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Yılmaz ve Asadov, Türkiye-Azerbaycan Karma Ekonomi Komisyonu’nun (KEK) heyetler arası oturumuna başkanlık etti. Ardından, imza töreni ve basın toplantısı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 11’inci Türkiye-Azerbaycan KEK toplantısının tamamlandığını belirterek, “Bugün aldığımız kararlar, ekonomik ilişkilerimizi somut eylemler temelinde ticaretten enerjiye, ulaştırmadan eğitime, tarımdan sağlığa pek çok alanda daha ileriye taşımaya kararlılığımızın bir göstergesidir. Sağlanan mutabakat ile 120 maddeden oluşan 11’inci dönem KEK Protokolü’nü Sayın Başbakan ile birlikte imzalamış bulunuyoruz. Milletimize ve kardeş Azerbaycan halkına hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

‘EYLEM PLANININ YÜZDE 74’ÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK’

Türkiye ve Azerbaycan iş birliğinin mevcuttaki seviyelere gelmesinde her iki ülke Cumhurbaşkanının dirayetli liderliği ve kararlılığının rolünün büyük olduğunu aktaran Yılmaz, “2 kardeş ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesi yönünde KEK mekanizmasına önem veriyoruz. 10’uncu dönemde 86 maddelik bir eylem planı imzalamıştık. Bu eylemlerden, yüzde 74’ünü (64 adet) gerçekleştirdik. Yeni eylem planımızda ise ticaret, yatırım, sanayi, teknoloji, dijital dönüşüm, tarım, orman, su, gıda güvenliği, enerji, madencilik, çevre, şehircilik, eğitim, bilim, kültür, turizm, gençlik ve spor, sağlık, afet-acil durum, finans, göç ve diaspora gibi başlıklarda 120 adet eylem maddemiz bulunuyor. 11’inci Dönem Eylem Planımızda; ‘ler arasında iş birliğinin geliştirilmesi, kamu-özel sektör iş birliği alanında tecrübe paylaşımı yapılması, yeni kara yolu anlaşmasının imzalanması, Orta Koridor’da iş birliğinin güçlendirilmesi, Enerji Forumu’nun 4’üncü toplantısının düzenlenmesi, üniversiteler arası iş birliğinin geliştirilmesi, gençlik forumu düzenlenmesi, işgalden kurtarılan bölgelerin kalkınması alanında iş birliğinin güçlendirilmesi, Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması yönünde çalışmaların yapılması gibi eylemler bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde, bu eylem maddelerini Azerbaycanlı kardeşlerimizle koordinasyon içerisinde hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçirerek ikili ilişkilerimize pek çok başlıkta ivme kazandırmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

‘ÖNEMLİ ORTAKLARINDAN OLMAKTAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ’

Yılmaz, ülkeler arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri güçlendirme yollarına, mevcut iş birliklerinin derinleştirilmesine, yeni iş birliği alanlarının ortaya konulmasına ve ortak projeler geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunduklarına dikkat çekerek, “2023 yılında Azerbaycan ile ikili ticaret hacmimiz 7,5 milyar doları bulmuştur. Ülkemiz, Azerbaycan’ın ihracatında 2’nci, ithalatında ise 3’üncü sırada yer almaktadır. Azerbaycan’ın en önemli ticaret ortaklarından biri olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Hedefimiz, Sayın Cumhurbaşkanlarımız tarafından belirlenen 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini en kısa sürede yakalamaktır. Bu kapsamda, 2021 yılında yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşmamızın kapsamını genişlettik. Kapsamın genişletilmesine ilişkin protokole dair iç onay süreçlerini en kısa sürede tamamlamayı ve iş insanlarımızın Türkiye ve Azerbaycan pazarına erişimlerini daha avantajlı hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalarımız, ticaret hacmi hedefimize ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Yatırımlara baktığımızda ise ülkemizin Azerbaycan’daki yatırımları 13 milyar seviyesine ulaşmıştır. Azerbaycan’ın ülkemizdeki yatırımlarının da 21 milyar dolar seviyesinde olduğunu görüyoruz. Müteahhitlerimiz ise Azerbaycan’da 19,3 milyar dolar değerinde 526 proje üstlenmiştir. Bundan sonraki süreçte de Azerbaycan’daki yatırımlarımızı arttırmaya ve başta işgalden kurtarılan bölgeler olmak üzere Azerbaycan’ın alt ve üstyapısının geliştirilmesine yönelik tüm projelere katkı sunma konusunda hazır ve istekliyiz” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov da Cevdet Yılmaz’a misafirperverliği için teşekkürlerini ileterek, Türkiye ve Azerbaycan’ın kardeş ülkeler olduğunu, Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinde harekete geçen ilk ülkenin Azerbaycan olduğunu söyledi. Azerbaycan’ın her zaman Türkiye’nin yanında olduğunu söyleyen Asadov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ortak hedeflerini yerine getirmek için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-azerbaycan-ile-ticaret-hacmimiz-75-milyar-dolari-bulmustur/feed/ 0
Elektron hızlandırıcısı faaliyete geçti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:28:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14785 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı (TARLA) Elektron Hızlandırıcısının Devreye Alma Törenine katıldı. Kacır, Faz-1 20 meV (em-ivi) demet hattıyla, yerli donanım ve yetkinlikleriyle ülkemizin süper iletken elektron hızlandırıcı teknolojisine sahip, dünyada 4 ülke arasında yer almasını sağlayan tesisisin hayırlı olması temennisinde bulundu.

ÖZEL ÖNEME HAİZ

Bilgiyi üretme ve uygulamaya geçirme kapasitesinin geliştirilmesi, yüksek katma değerli ürün ve hizmetleri destekleyecek nitelikte Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin artırılmasında, araştırma altyapılarının özel bir öneme haiz olduğunu hatırlatan Kacır, “Sağlık teknolojilerinden nano-malzemelere, güneş enerjisi teknolojilerinden astrofizik ve uzay gözlemlerine, birçok alanda faaliyet gösteren araştırma altyapılarımızı; ülkemizin bilim temelli kalkınmasında itici bir güç olarak görüyoruz. 6550 sayılı Kanun kapsamında yeterlikleri onaylanan araştırma altyapılarımızın her biri; etkin Ar-Ge yönetim kapasitesine sahip. Ülkemiz için öncelikli ve kritik alanlarda araştırmalar yapan, nitelikli Ar-Ge personelini bünyesinde bulunduran merkezler konumunda.” dedi.

ARAŞTIRMA ALTYAPILARI KOMİSYONU

Kamu kaynaklarıyla kurulmuş ulusal araştırma altyapılarının bilgi, teknoloji ve insan kaynağı geliştirme performanslarını Araştırma Altyapıları Komisyonu koordinasyonunda yakından takip ettiklerini kaydeden Kacır, “Komisyonumuzun 2017’den günümüze yeterliklerini onayladığı 10 ulusal araştırma altyapımızda ülkemizin aydınlık geleceğine ışık tutacak 800’e yakın nitelikli Ar-Ge personeli çalışmalarını sürdürüyor. Araştırma altyapılarımız sadece geçtiğimiz yıl 360’tan fazla proje yürüttü ve 549 etki faktörü yüksek yayın gerçekleştirdi. 2017’den bu yana komisyonumuz onayıyla toplam 2 milyar 284 milyon lira ödeneği araştırma altyapılarına aktardık. 2024 yılı için ise 926 milyon lira ödenek tahsisi yapıldı.” ifadesini kullandı.

SÜPER İLETKEN HIZLANDIRMA TEKNOLOJİSİ

Bugüne kadar 35 milyon avro kaynak tahsis edilen Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı’nın (TARLA) süper iletken hızlandırma teknolojisini kullanarak elektron hızlandırma kabiliyetini Türkiye’ye kazandırdığını belirten Kacır, “TARLA’nın yaptığı bilimsel çalışmalar; bizlere en küçüğün doğasını anlatacak, dolayısıyla bize en büyüğün işleyişi hakkında da ipuçları verecek. Işık hızında elektronların üretimi gibi sahip olduğu teknoloji altyapısı ve yeteneğiyle TARLA, uygulamalı temel bilim ve mühendislik dallarında araştırmaların önünü açacak. Özellikle elektron hızlandırıcısıyla radyasyon yönetiminde elde edeceğimiz bilgi birikimi ve kabiliyetler; sağlık gibi birçok öncelikli alanda ulusal ihtiyaçlarımıza cevap verecek.” dedi.

EŞİK AŞILDI

TARLA’nın yerli medikal linak tasarımı ve üretimini yapabilecek ulusal bir araştırma tesisi olarak hizmet verebileceğini belirten Kacır şöyle devam etti: “Hızlandırıcımızda, ayrıca havacılık ve uzay sanayiinin ihtiyaç duyduğu yüksek radyasyon ve ısı gibi zorlayıcı dış faktörlere dayanıklı özgün malzemelerin ülkemizde test edilmesi, geliştirilmesi ve üretilmesinde yararlanılabilecek. Devreye aldığımız elektron hızlandırıcısı tüm fazlarıyla tamamlandığında parçacık fiziği, nükleer fizik, biyoteknoloji ve nanoteknoloji, genetik, malzeme, endüstri, metroloji, çevre, kimya, ilaç, maden, enerji, savunma, uzay, iletişim gibi pek çok alanda araştırma, eğitim ve uygulama imkânını sağlayacak. Öncül teknolojilerin geliştirilmesi için altyapı olanağı sağlayacak olan yüksek teknolojiye sahip bu tesis; kurulumunun en kritik aşaması olan Faz-1 elektron hızlandırıcısının devreye alınması ile ülkemizin hızlandırıcı teknolojilerine dayalı bilimsel kapasitesinin gelişimi için önemli bir eşiği aşmış oldu.”

TARİHİ BAŞARI

TARLA bünyesinde 2’si Avrupa Birliği, 9’u da TÜBİTAK destekli olmak üzere 11 proje yürütüldüğü bilgisini paylaşan Kacır, “Ürdün’de yer alan ve Orta Doğu’nun sinkrotron tesisi barındıran ilk büyük uluslararası araştırma merkezi SESAME’de; Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından sürdürülen projede, Türk X-Işını demet hattının üretim, kurulum ve ilk işletim sürecinin tamamı TARLA tarafından yürütülmektedir. Ülkemizde bilginin teknolojiye dönüşümü ve uluslararası yetkinlik transferi açsından tarihi bir başarı. TARLA’nın hızlandırıcısının tam kapasiteyle devreye alınması için gerekli desteği sağlamaya devam edeceğiz. Yürütülen öncül ve özgün Ar-Ge çalışmalarına hız kazandıracağız.” dedi.

TEKNOLOJİYE YÖN VEREN ÜLKE

Millî Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, yeni araştırma altyapılarıyla teknolojinin takipçisi değil, teknolojiye yön veren bir ülke olma yönündeki kararlılıklarını sürdüreceklerini bilgisini paylaşan Kacır, “TARLA; bünyesindeki karakterizasyon, lazer, çevre ve biyoteknoloji laboratuvarıyla Türk bilimine katkı sağlamak için çalışmalarına devam edecek, kendi öz yeterliliğini sürdürebilir hâle getirecek. Böylesine önemli bir tesisin önümüzdeki süreçte ismini, ulusal ve uluslararası mecrada daha fazla duyacağımızdan hiç şüphem yok. Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde kıymet vermeye devam ederek; ülkemizin kritik teknolojileri millî olarak geliştirebilmesi, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunması için sahip olduğu yetkinlikleri daha ileriye taşıyacağız. Bilim insanlarımız, ülkemizdeki uygun şartlar ve desteklerle bilim dünyasında öncü ve yenilikçi çalışmalarıyla adlarından söz ettirmeye devam edecekler.” diye konuştu.

Bakan Kacır, törenin ardından Elektron Hızlandırıcısı Kontrol Odasına geçti. Kacır, burada sistemi çalıştırarak Elektron Hızlandırıcısını devreye aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektron-hizlandiricisi-faaliyete-gecti/feed/ 0
Dünyanın en zengin şehirleri belirlendi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunyanin-en-zengin-sehirleri-belirlendi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunyanin-en-zengin-sehirleri-belirlendi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:21:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14771 ‘2024 Dünyanın En Zengin Şehirleri Raporu’nda New York City zirvedeki yerini koruyor. 1 milyon veya daha fazla likit yatırım yapılabilir servete sahip yerleşik milyonerlerin sayısı söz konusu olduğunda, ABD, 1’inci sıradaki New York City de dahil olmak üzere ilk 50’de 11 şehirle başı çekiyor . New York şehri sakinlerinin sahip olduğu toplam servet şu anda 3 trilyon doları aşıyor ve bu rakam çoğu büyük G20 ülkesinde tutulan toplam servetten daha yüksek bir seviyeye denk geliyor. New York’ta şaşırtıcı bir şekilde 349 bin 500 milyoner, 744 santi-milyoner (100 milyon doların üzerinde yatırım yapılabilir servete sahip) ve 60 milyarder yaşıyor.

2’nci sırada, San Francisco şehri ve Silikon Vadisi’ni kapsayan Kuzey Kaliforniya’nın Körfez Bölgesi var. Körfez Bölgesi, son on yılda milyoner nüfusunu yüzde 82 oranında artırarak dünyanın en yüksek servet büyüme oranlarından birine sahip olarak 305 bin 700 milyoner, 675 santinoer ve 68 milyardere ev sahipliği yapıyor.

SİNGAPUR YÜKSELİŞTE

Öte yandan, on yıl önce dünyanın en zengin şehri olarak başı çeken Tokyo son on yılda yerleşik yüksek net değerli bireysel (HNWI) nüfusunda yüzde 5’lik bir düşüş yaşayarak sadece 298 bin 300 milyonerle 3’üncü sırada yer alıyor. Şehir devleti Singapur, son 10 yılda milyonerlerde yüzde 64’lük etkileyici bir artışın ardından küresel sıralamada iki sıra yükselerek 4’üncü sıraya yükselirken yakında Asya’nın en zengin şehri olarak Tokyo’yu yerinden etmeye hazır görünüyor. Yaygın olarak dünyadaki en iş dostu şehir olarak kabul edilen Singapur, aynı zamanda göç eden milyonerler için dünyanın en iyi destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Şehir şu anda 244 bin 800 yerleşik milyoner, 336 centi-milyoner ve 30 milyardere ev sahipliği yapıyor.

LONDRA’NIN DÜŞÜŞÜ

Uzun yıllardır dünyanın en zengin şehri olan Londra, sıralamada düşmeye devam ediyor ve şu anda sadece 227 bin milyoner, 370 santi-milyoner ve 35 milyarder ile 5’inci sırada yer alıyor. Bu, son on yılda %10’luk bir düşüş anlamına geliyor. Buna karşılık, 212.100 milyoner, 496 santi-milyoner ve 43 milyardere ev sahipliği yapan Los Angeles, 10 yıllık dönemde iki sıra yükselerek 6. sırada yer alırken zengin nüfusunda yüzde 45’lik kayda değer bir büyüme ile dikkat çekiyor.

Henley & Partners CEO’su Dr. Juerg Steffen, dünyanın en zengin şehirlerinde büyümeyi sağlayan önemli bir faktörün finansal piyasaların son yıllardaki güçlü performansı olduğunu söyledi. Steffen, şöyle konuştu: “S&P 500’ün geçen yılki yüzde 24’lük kazancı, Nasdaq’ın yüzde 43’lük artışı ve ‘in yüzde 155’lik şaşırtıcı rallisi, varlıklı yatırımcıların servetlerini canlandırdı. Ek olarak, yapay zeka, robotik ve blok zinciri teknolojisindeki hızlı gelişmeler, servet oluşturma ve biriktirme için yeni fırsatlar sağlamıştır. Yine de, yeni fırsatlar ortaya çıksa bile, eski riskler devam ediyor. Moskova’nın milyoner nüfusunun yüzde 24 azalarak 30 bin 300’e düştüğü Ukrayna’daki savaş, belirsiz ve istikrarsız bir dünyada zenginliğin kırılganlığını keskin bir şekilde hatırlatıyor.”

ÇİN’İN MİLYONER PATLAMASI

Araştırmaya göre Çin, en son ‘En Zengin 50 Şehir’ sıralamasında kayda değer bir varlık gösterirken, listeyi Çin anakarasındaki 5 şehir oluşturuyor ve Hong Kong (SAR Çin) (143.400 milyonerle) ve Taipei (30 bin 200) sayılırken 7 şehir. Pekin (125 bin 600 milyoner), son on yılda milyoner nüfusunda yüzde 90’lık bir büyümenin ardından ilk kez ilk 10’a giriyor ve Hong Kong 10 yıllık dönemde dört sıra düşerek sıralamada 9’uncu sıraya düşmesine rağmen, Şanghay (123 bin 400), Shenzhen (50 bin 300), Guangzhou (24 bin 500) ve Hangzhou (31 bin 600) milyoner nüfuslarında önemli artışlarla dikkat çekiyor.

Hiçbir Afrika veya Güney Amerika şehri Dünyanın En Zengin 50 Şehri arasına girmezken, rapor, çok uzak olmayan bir gelecekte önde gelen küresel servet merkezlerinin saflarına katılabilecek birkaç yükselen yıldızı tanımlıyor. Kenya’nın hareketli başkenti Nairobi’de şu anda 4 bin 400 milyoner var, bu da gelişen teknoloji ekosistemi ve büyüyen orta sınıfı sayesinde son on yılda yüzde 25’lik bir artış gösteriyor. Güney Afrika’nın çarpıcı kıyı mücevheri Cape Town, milyonerlerde yüzde 20’lik bir artış yaşıyor.

DÜNYANIN EN PAHALI ŞEHİRLERİ

Ortalama servetin 20 milyon doları aştığı süper zenginler için tartışmasız dünyanın en güvenli limanı olan Monako, aynı zamanda kişi başına düşen servet bazında dünyanın en üst sıradaki şehri olarak öne çıkıyor. Akdeniz prensliğinin sakinlerinin yüzde 40’ından fazlası milyoner ve bu tablo dünyadaki herhangi bir şehrin en yüksek oranı olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda metrekare başına 35 bin doları aşan daire fiyatları ile Monako, Dünyanın En Pahalı Şehirleri listesinin başında yer alıyor.

Henley & Partners Türkiye Direktörü Burak Demirel, dünyanın en zengin 10 şehrinden 7’sinin, oturum veya vatandaşlık hakları karşılığında doğrudan yabancı yatırımı aktif olarak teşvik eden yatırım göçü programlarına ev sahipliği yapan ülkelerde olduğunu belirtti. Demirel, “Yatırım yoluyla New York, Singapur, Sidney, Viyana ve Dubai gibi önde gelen uluslararası servet merkezlerinde yaşama, çalışma, eğitim alma ve yatırım yapma hakkını güvence altına almak mümkün. Kendinizi, ailenizi veya işinizi daha elverişli bir şehre taşıyabilmek veya dünya çapında birden fazla farklı şehir arasında seçim yapma seçeneğine sahip olmak, özel müşteriler için uluslararası zenginlik ve miras planlamasının giderek daha önemli bir yönü diyebiliriz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunyanin-en-zengin-sehirleri-belirlendi/feed/ 0
Suud vizyon 2030’a Türkiye çıkarması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/suud-vizyon-2030a-turkiye-cikarmasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/suud-vizyon-2030a-turkiye-cikarmasi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:51:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14690 GLOBAL çapta yatırımcıların iştahını kabartacak projeler bir elin parmakları kadar az sayıda. Cesareti olan Afrika’ya gidiyor ama devlerin gözü başka işlerde. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bir Selman’ın 25 Nisan 2016’da ilk kez duyurduğu Suud Vizyon 2030 projesi, bu nedenle global devlerin başında kepçeyle bekledikleri bereketli bir kazan olarak görülüyor. Prens Selman bakanlarına projeyi hızlandırma emri vermiş durumda. Global taahhüt ve inşaat pazarında ikinci sırada olan Türkiye ise trilyon dolarlık bu pastada kendini şanslı görüyor. 2023 sonunda Suudi Arabistan Ulusal Özelleştirme ve Kamu Özel Sektör İş Birliği (KÖİ) Merkezi NCP’nin Danışma Kurulu’na bir Türk uzmanın davet edilmesi de Türkiye’nin iddiasını haklı çıkardı. Danışma kurulundaki yedi temsilciden biri olan Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) Merkezi Başkanı Dr. Eyüp Vural Aydın, yılbaşından bu yana Türk şirketleri ile Suudi yetkilileri bir araya getirmek için etkinlikler düzenliyor. Bugünlerde ise mayıs sonunda NEOM projesine yapılacak Türk çıkarması için hazırlanıyor.

Eyüp Vural Aydın

80 ŞİRKETE ÇAĞRI YAPILDI

NCP Danışma Kurulu Üyesi Dr. Eyüp Vural Aydın, ay sonunda yapılacak NEOM çıkarmasının detaylarını Hürriyet’e anlattı. Aydın,”Danışma Kurulu olarak nisan sonunda toplantı yaptık. Bazı konular daha netlik kazandı. Benim bir misyonum var. Türk şirketlerini ilk etapta 500 milyar dolarlık yatırım içeren bu projeye daha fazla dahil etmek istiyorum. Bu nedenle Mart 2024’te İstanbul’da PPP Week düzenlemiştik. 52 ülkeden katılımcı gelmişti. Bu sırada Suudi Arabistan’dan gelen yetkililerle Yapı Merkezi, Limak, Makyol, Tekfen, İçtaş, Kalyon ve Pak Yatırım gibi şirketleri bir araya getirmiştik. Birer saatlik görüşmeler yaptılar. Şimdi de ay sonunda 10 Türk şirketi ile Arabistan’a gideceğiz. Burada içlerinden bazıları kesin anlaşmalar imzalayabilir” diye konuştu. Aydın, 10 şirketlik çıkarma için 80 firmaya çağrı yaptıklarını, kontenjanın yarısına yakınının birinci gün dolduğunu da belirtti. Aydın, meşhur NEOM projesinin şantiyesine bir gezi de düzenleyeceklerini vurgulayarak, “Bu 10 şirket projeden büyük iş alırsa, zaten onlarca şirketi de projeye dahil etmiş olurlar. Çünkü işler çok büyük. Taşeronsuz kimse altından kalkamaz” diye konuştu.

ABD VE AVRUPALI DEVLERLE DE BULUŞMA

Eyüp Vural Aydın’ın programında, Türk şirketlerini bölgede önemli ihaleler almış büyük ABD’li, Kanadalı, Avrupalı şirketlerin tepe yönetimleriyle de buluşturmak var. 500 milyar dolarlık pastanın “şirket egosu”na yer bırakmayacak kadar büyük olduğunu vurgulayan Aydın, “Şunu Türk şirketlerine altını çizerek söylüyorum, biz mutlaka direkt hükümetten ihale almalıyız diye bakmayalım, büyük işler almış firmaların taşeronu olmak da önemli. Üstelik risksiz. ABD’li firmalardan da iş alalım. Onların da bu alanı iyi bilen Türk firmalarına taşeron olarak ihtiyacı var” dedi.

Aydın, hesabı şöyle özetledi: “Türkiye yurtdışında yılda ortalama 20 milyar dolarlık iş yapıyor. Suudi Arabistan’daki projeler-den önümüzdeki 10 yılda yıllık ortalama 10 milyar dolarlık iş sadece bu projeden gelebilir. Örneğin Limak iki iş aldı, biri 1.5 milyar dolarlık. Hepsi böyle olmak zorunda değil. İşin yüzde 70’i taşeron anlaşmalarla elde edilebilir. Yüzde 30’u büyük ihaleler olur.”

VİZYON 2030’A UYUM ZORUNLULUĞU

Eyüp Vural Aydın, Suudi Arabistan’daki yeni bir kararı da anlattı: “Geçen hafta yeni bir karar alındı. Ülkede açıklanmış 500 büyük proje var. Prens Selman dedi ki, projelerin tamamı Vizyon 2030’a uyumlu olmalı, aksi halde onaylanmayacak. Ve bu kritere uyumlu 147 proje onaylandı. Bu projeler kamu özel sektör işbirliği (PPP) tarafında 2024’te 13 milyar , 2025’te de 25 milyar dolarlık yatırım gerektiriyor. 2025’e kadar 50 bin yeni istihdam yaratılacak. 2030’a kadar projelerin 80 milyar dolarlık PPP katkısı olacak.”

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/suud-vizyon-2030a-turkiye-cikarmasi/feed/ 0
‘Restoranda eskisi gibi harcanmıyor’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:48:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14687 Restoran ve kafelerdeki fiyat artışı, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Hükümet, vatandaşın sürpriz fiyatlarla karşılaşmaması ve mağduriyet yaşamaması için 1 Ocak 2024 itibarıyla lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde fiyat listelerinin giriş kapısı ve masalara koyulmasını zorunlu hale getirmişti. O tarihten itibaren denetimler hızlandırıldı, milyonları bulan cezalar kesildi. Nisan ayı ortalarında Hürriyet’in dikkat çektiği çay, kahve, kurabiye fiyatları geniş yankı buldu. 110 TL’lik kurabiye sembol oldu ve tepkiler sosyal medyada çığ gibi büyüdü. “Boykot edelim” denildi. 20-21 Nisan tarihlerinde restoran, kafe gibi mekânlar boykot edildi. Sonuçlarınden etkilenen işyerleri olurken sektörün çatı örgütlerinden, “Biz bu işi masaya yatıralım” yanıtı geldi. Geçtiğimiz haftalarda ayrıca, yine Hürriyet sayfalarından vatandaşların dikkati bu kez adisyona eklenen ‘servis ücreti’ne çekildi. ‘Bahşiş’in hesaba eklenmesine tepkiler yağdı.

‘ANLATMAMIZ LAZIM’

Önceki akşam, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nin (TURYİD) yönetim kurulundaki isimler, bir grup gazeteciyle bir araya geldiler. “Bir de bizi dinleyin” dediler. Dinledik, notlar aldık. TURYİD Başkanı Kaya Demirer, ‘restoran matematiği’nin bütün hesaplarını çıkardığını söyledi; “Bu işin matematiği artık tutmuyor” dedi.

Boykot ile gelinen noktada restoranlar ve vatandaşın karşı karşıya kalmasından üzüntü duyduklarının altını çizerek şunları söyledi: “Restoranlardaki fiyat artışı boykut seviyesine geldi. Biz de restoranlarda ne, ne oranda artıyor artık bunu açıklama ihtiyacı duyduk. Restoranın matematiğini çıkardık. Satır satır yazdık. Ham madde ve insan kaynakları giderleri enflasyonun üzerinde artmış durumda. Bu işin çözümü restoranları boykot etmek, bizi suçlu göstermek değil. 2022’den beri matematik tutmuyor. Bizim bu durumdan el ele vererek, sabırla, hızlıca çıkmamız gerek.”

MÜŞTERİ HARCAMIYOR

Kaya Demirer ve yönetimdeki isimler restoran matematiğini şöyle anlattı: “Son beş yılda restoran matematiğinde giderlerin ortalama artış hızı yüzde 900. Benzin 2022’de 5 TL, bugün 43 TL. Bizim ana giderlerimiz olan yiyecek ve içecek, et, süt ürünlerinde fiyat artışı yüzde 700, asgari ücret yüzde 600 arttı. Ama gelirlerimiz aynı oranda artmadı. Her segmentte müşteri bir alta kaydı. Lükse geliyorsa orta segmente gitmeye başladı. Gelen de artık masayı donatmıyor. Paylaşıyor. Misafir azaldı. Her segment için geçerli bu. Cirolar azaldı. Boykot çok etkili olmadı ama sektörün tepkisini çekti. Hiç mi yok kötüye kullananlar, elbette var. 30 yıldır bu işi yapıyoruz. Ben domatesi kaça alacağımla ilgili iyi-kötü bir fikre sahiptim. Artık değilim. Fiyat algısı kaybolunca, güven de kayboldu.”

TURİZM KÖTÜ ETKİLENEBİLİR

Kaya Demirer, turizmin de fiyat artışlarından etkilenebileceğini söyledi. Demirer, “Son dört yılda yüzde 700 artan hammadde fiyatları bir yanda yüzde 400’e yakın artan diğer yanda. Bu ne demek, fiyatların iki misli daha pahalı olması zorunluluğu demek. O zaman siz Euro bazında zam yapıyorsunuz. Çünkü kur enflasyonun altında arttı. Turist eski fiyatları bulamıyor. Bu hepimiz için sorun. Biz bu işten hep birlikte, sabırla, hızlıca çıkmalıyız. Bu mutlaka bir yerde dengelenecek. İnsanlar sosyalleşmek istiyor. Ama 2022’den beri müşteri bize ‘Senin istediğin para benim cebimde yok’ diyor. Biz diyoruz ki bu yazı turizmle kurtarabilirsek, 2024 sonundaki yüzde 35’lik enflasyon hedefi yönetilebilir bir düzey olur. Sonrasında zaten insanlar yine bize gelecektir. Pandemi sonrası bunu gördük. O güne kadar el ele vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

RESTORAN İHRACATINA TEMETTÜ ÇÖZÜMÜ 

TURYİD Başkanı Demirer, restoran ihracatının artırılması için de Ticaret Bakanlığı’na öneri sunacaklarını belirtti. Demirer, şöyle konuştu: “Sayın bakan ile konuşacağımız konulardan biri de restoran ihracatı. Yurtdışında açılan restoranlar bir ekonomi yaratıyor. Masa örtüsünden peçetesine Türkiye’deki üreticileri de etkileyen bir fayda yaratıyor. Ama restoranlar Turquality programından çıkarıldı. Kötü örnekler nedeniyle bu karar alındı. Biz bu işin sivil toplum kuruluşuyuz. Birlikte bir çalışma yürütülmesini talep ediyoruz. Üç destek verilmeli; yatırım, kira, temettü. O restorandaki yerli payına göre yatırım desteği verilmeli. Asıl büyük destek ise temettüde olmalı. Temettüsünü Türkiye’ye getirene destek verilmeli. Yurtdışında restoranı olan 200 üyemiz var. Bu önemli bir kaynak yaratır.” 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/restoranda-eskisi-gibi-harcanmiyor/feed/ 0
Son dakika… Dolar, borsa, altın, mevduat, fon… Uzmanlar yorumladı! İşte yılın kalan kısmı için önemli tavsiyeler… BİST’te yeni hedef belli oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-dolar-borsa-altin-mevduat-fon-uzmanlar-yorumladi-iste-yilin-kalan-kismi-icin-onemli-tavsiyeler-bistte-yeni-hedef-belli-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-dolar-borsa-altin-mevduat-fon-uzmanlar-yorumladi-iste-yilin-kalan-kismi-icin-onemli-tavsiyeler-bistte-yeni-hedef-belli-oldu/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:45:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14681 Türkiye ekonomisinde mali ve parasal disiplin duruşu korunmaya çalışılıyor. Ekonomi odakları topyekun enflasyonu düşürmeye yönelik hamlelerde bulunurken düzenleyici kurumlar da buna göre aksiyon almaya devam ediyor.

Yüzde 70’e dayanan yıllık enflasyonun Haziran ayından itibaren baz etkisi nedeniyle düşmesi beklenirken yatırım araçları tarafında ve kredilerde genişleme devam ediyor.

Faizlerin yüksek olmasına rağmen kredi iştahı henüz kesilmedi ve kredi-kredi kartı kullanımlarında ılımlı artış sürüyor.

Altın ithalatına kota getirilmesiyle birlikte cari açıkta gerilemeler görülmeye başlandı.

Döviz kurlarında ise yükseliş hız kesti ve zirveden küçük geri çekilmeler görülmeye başlandı.

Borsa İstanbul tarafında her geçen gün yeni rekorlar kırılmaya başlandı ve yabancı yatırımcı girişinin de başladığı ifade ediliyor.

ABD EKONOMİSİ TAKİP EDİLİYOR

ABD enflasyonunun yüksek seyretmesi Fed’in faiz indirme patikasına girmesine engel oluyor. Fed Başkanı Jerome Powell, verileri inceleyerek faiz indirime gideceklerini ve hedeflerinin kalıcı yüzde 2’lik enflasyonun oluşması olduğunu belirtiyor. Bu nedenle ABD’de faiz indirimlerinin gelmesinin yıl sonunu bulacağı piyasalar tarafından bekleniyor. ABD’de faizlerin düşmesiyle birlikte doların güç kaybına uğrayacağı ve bunun neticesinde farklı yatırım araçlarında hareketlenmeler görüleceği de öne sürülüyor.

Uzman isimler borsa, altın, döviz için beklentilerini açıkladı.

İşte uzman görüşleri…

“HİSSE SENEDİNE İLGİ ARTMAYA DEVAM EDECEK”

Cemal Demirtaş – Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı

2023 genel seçimlerinin ardından başlayan olumlu trend, Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından yeniden ivme kazanmaya başladı.  Hükümetin, rasyonel makroekonomik politikalara dönmesi ve enflasyonla mücadele konusunda kararlı olduğunu göstermesi, yerel seçim sürecinde de kararlı tutumundan ödün vermemesi, piyasalar tarafından olumlu karşılandı.  Politika faizleri yüzde 50 seviyelerine ulaşırken, mali politikalarla da ekonomi programının desteklendiğini görüyoruz. Önümüzdeki aylarda -Mayıs’ta tepe yapmasının ardından- özellikle Temmuz’dan itibaren enflasyonun gerilemeye başlaması, 2025 yılına ilişkin olarak daha olumlu beklentilerin oluşmasını da destekleyecektir. Önümüzdeki 3-5 aylık dönemde, iç talepte yavaşlama, enflasyonda düşüş ve özellikle Avrupa’daki toparlamanın katkısıyla ihracattaki artış ekonomide normalleşmenin sinyallerini verecektir. Sıkı para politikası devam ederken, TL varlıkların cazip olmaya devam edeceğini ve seçici olmak kaydıyla hisse senedine olan ilginin de artmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

“BİST’TE 15 PUAN GÜNDEME GELEBİLİR”

Yerel seçimler öncesinde BIST100 endeksi, 6 ay kadar 7.500-9.500 aralığında seyretti ve 2023 yılındaki 4.500-8.500 rallisinin ardından, Borsa atılan adımların etkilerini izlemeye koyuldu. Yerel seçimlerin ardından 4 yıl daha seçim olmayacağı beklentileri ve ekonomiye olan güvenin yerli ve yabancı yatırımcı nezdinde artmasıyla BIST100 endeksinin önü de açıldı. Ekim 2023 strateji raporumuzda 12 aylık BIST100 endeks hedefimiz 11.000 idi. Bu seviyelerin, beklediğimizden daha erken yakalanabileceğini düşünüyoruz. Henüz 12 aylık hedefimizi güncellemedik fakat doğru politikalar izlenmeye devam ederse, yabancı yatırımcının ciddi mânâda gelmesi durumunda 15.000 endeks seviyeleri dahi gündeme gelebilir.

“ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİM TİCARETİ, TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR”

ABD’deki enflasyonun düşmemesi ve Orta Doğu’daki gerilim, global ekonomi ve fon akışları açısından da önemli risk faktörleri olarak sıralanabilir. Orta Doğu’da gerilimin artması, bölgesel ticareti ve turizmi de olumsuz etkileyebilir. Mevcut durumda, Orta Doğu’daki gerilimin kontrol altında kalabileceği eğilimi daha yüksek ihtimal görünüyor. ABD’de yılın 2. yarısında seçimlerin olacağını gözönüne alırsak, işsizlik oranlarındaki gelişmelere göre faiz indirimlerinin gündeme gelebileceğini fakat FED’in faiz indirimi konusunda aceleci olmayacağını düşünüyoruz.

“ONS ALTINDA 2100-2300 DOLAR ARALIĞINDA SEYİR OLABİLİR”

Altın için kısa vadede ons bazında 2.400 dolar seviyesinden dönmüş olabileceğini ve orta vadede 2.100-2.300 aralığında seyredebileceğini düşünüyoruz.

“TÜRK LİRASI DOLAR KARŞISINDA REEL OLARAK DEĞER KAZANACAK”

Dolar kurunun genel seviye olarak beklentilerimizin altında seyrettiğini söyleyebiliriz. Haziran sonu 34,5 ve yıl sonu 40 TL varsayımıyla modellerimizi oluştururken, Dolar/TL’nin, TCMB’nin döviz alımlarına rağmen 32 TL civarında seyrettiğini görüyoruz.  Önümüzdeki dönemde Dolar/TL nominal olarak yükselse de yüksek faizleri düşündüğümüzde TL’nin reel olarak değer kazanmaya devam etmesini bekliyoruz.

“HİSSE FONLARINA İLGİ OLABİLİR”

Fon sepeti, kıymetli madenler, para piyasası, altın ve borçlanma araçları fonlarında stopaj oranı yüzde 0’dan yüzde 7,5’a yükseldi.  Öte yandan, değişken, karma, eurobond, yabancı, dış borçlanma ve serbest fonlarda stopaj yüzde 10 olarak korundu. Aynı zamanda, hisse senedi yoğun fon, katılım hisse senedi yoğun fon ve serbest hisse senedi yoğun fonlarda stopaj oranı yüzde 0 olarak korundu. Önümüzdeki dönemde de yine hisse senedinin stopaja tâbi olmaması, hisse senedi fonlarını ve yatırımlarını destekleyici olarak değerlendirilebilir.

“POZİTİF HAVAYI ABD ENFLASYONU BELİRLEYECEK”

Eral Karayazıcı – Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü

Pozitif havanın asgari 8-9 ay daha süreceğini düşünüyorum. Temposunu, ne kadar ve ne ölçüde ara negatif akım içereceğini ABD enflasyonunun düşüş hızı belirleyecektir.

Aslında ABD enflasyonu 2 yıla yakın süredir geriliyor. Sorun son aylarda direnç katılık göstermesi ve düşüşün devam etmeyişi.

Ben önümüzdeki 1-2 çeyrek içinde ABD ekonomisinin yavaşlaması ile bir sorunun oradan kalkacağı ve enflasyonun düşmeye devam edeceği görüşündeyim.

“BİST’TE YIL SONUNDA 15500 PUANA YÜKSELİŞ GÖRÜLEBİLİR”

Aslında son 2 haftada bir miktar kar realizasyonları olsa da sene başından bugüne küresel fonlar BIST’te alıcı ve ben bu eğilimi yılın devamında da sürdüreceklerini ve endeksin yaz aylarında 12,000 yıl sonunda 15,500 puana yükselme potansiyeli olduğunu düşünüyorum.

Ancak önümüzdeki dönemin geçmiş örneklerden farklı olarak ailece yükseliş yerine hisse senedi bazında doğru tercihlerin sonuç vereceği hatalı kararların üzeceği bir parkura sahne olması daha olası.

“HİSSEDE BELİRLİ AĞIRLIĞI AŞMADAN YATIRIM YAPILMALI”

Gerek borsanın gerek altın vb… geleneksel enstrümanların artık çok önemli bir rakibi var; mevduat.  TRY bazında (stopaj sonrası) yüzde 4 kadar getiri sunan bu seçenek güçlü bir alternatif maliyet unsuru.

Bugün 100 TRY ile mevduat yapan bir yatırımcı yılsonunda kapitalini 132 yapma şansına sahip.

Evet BIST 15,500 olursa bu elbette reel yüzde 17 (155 / 132) getiri anlamına gelir ve mutlak şekilde de mevduatın üzerine çıkar. Ancak bu bir potansiyel / garanti bir getiri değil. Bu nedenle özenli tercihlerle ve belirli bir ağırlığı aşmadan hisse senedi yatırımı gerçekleştirilmesini daha rasyonel buluyorum.

“ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER PİYASALARI ETKİLEMİYOR”

Orta Doğu piyasalar üzerinde etki göstermiyor. İçine İran ve ABD’yi alacak bir savaş çıkması riski masaya gelmedikçe bence bu durum değişmez. Peki bu risk masaya gelebilir mi derseniz; ABD seçimi sonrası 2025 yılında mümkün ancak 2024 yılının konusu olacağını düşünmüyorum. ABD enflasyonu piyasalar için en belirleyici faktör olmayı sürdürecek ve beklenti üzeri her veri negatif ara akımları tetiklemeye devam edecektir.

“ALTINDAKİ YÜKSELİŞİN SEBEBİ ÇİN”

Altın Çin talebi ile yılın ilk beş ayında dolar bazında yüzde 12 değer artışı kaydetti. Bunu tersten okursak Çin’in altın sevdasına son vermesi en önemli risk. Bu risk gerçekleşir mi derseniz bence görünen gelecekte zor ve ons altının yılın kalan bölümünde yüzde 8-10 kadar daha artış kaydetmesi daha olası. 3000 dolar olamaz mı derseniz 2024 özelinde ben o ölçüde güçlü bir artış olacağını sanmıyorum.

“DOLARIN GETİRİSİ MEVDUATIN ALTINDA KALIR”

Mart ayında kaydettiği primin yarısını geri veren USDTRY dört haftadır yatay seyrediyor.

Ben bir süre sonra TCMB’nin alımlarıyla ılımlı hızda (aylık yüzde 2-3 arası) bir artış trendinin başlayabileceğini ancak sağlayabileceği TRY getirinin mevduatın altında kalacağını düşünüyorum.

“BORSA DIŞINDA GERİYE FIRSAT KALMIYOR”

Rıdvan Baştürk – Baştürk Finansal Danışmanlık Kurucusu

BİST’teki pozitif görünümün hikayesi reel getiriyle alakalı bir durum. Enflasyon ve enflasyon beklentilerinin istenildiği gibi düşürülememesi buna karşın TCMB’nin faiz artırım sürecini yüzde 50 seviyesinde sonlandırmış olmasının etkisiyle cazip bir reel getiri ortamı oluşmuyor. Dolar kurunun hareket ettirilmemesi, altın fiyatlarının az çok aynı yerlerde kalması ve bunlara ek olarak yüksek kredi faiz oranları nedeniyle araç ve konut gibi alanlarda da kaçış alanı pek kalmadı. Hal böyle olunca geriye borsa dışında pek bir fırsat kalmıyor. Mevcut konjonktürde borsaya olan talep enflasyon var olduğu sürece daha doğrusu reel getiri cazip hale gelene kadar sürecektir.

Yabancıların gelmesi için başka konularda gelişmelere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. O konuda henüz zemin ve şartların uygun olmadığını söyleyebilirim. Özellikle kur tarafının serbest bırakılması durumunda ilginin artabileceğini düşünüyorum. Bu tarz enflasyonist ortamlarda piyasa enstrümanlarının hangi seviyelere ulaşabileceğini kestirmek zordur. Fakat mevcut teknik görünümde 10.700/10.800 bölgesinin kritik eşik olarak izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. 

“ENDEKSTE GERİ ÇEKİLMELERDE AĞIRLIK ARTIRILABİLİR”

Yukarıda bahsettiğim görüşümde, borsa için enflasyonist ortamın da etkisiyle talebin süreceğini düşündüğümü belirttim. Fakat burada bazı durumları ayırt etmek gerekiyor. Türkiye’de kredi faizleri oldukça yüksek seviyedeki zaten bunun çok önceden bu şekilde olması gerekiyordu. Bu yüksek faiz ortamında iç talep belirli noktada soğuyacaktır. Bu nedenle hisse seçimlerinde bunun hesaba katılması gerekiyor. Daha çok dış talebe bağlı bir arayışın sağlıklı olacağını düşünüyorum. Portföylerde hisse senedi ağırlığı ne çok fazla ne çok düşük olması gerekiyor. Burada yüzde 40 bandında bir pozisyonlanmanın uygun olacağını düşünüyorum. Özellikle endekste yaşanabilecek geri çekilmelerde ağırlık artırılabilir.

“ORTA DOĞU’DA TANSİYON YÜKSELMEDEN ORTADAN KALKIYOR”

Ortadoğu’da yaşanan gerilimin genel anlamda piyasaları bozduğunu düşünmüyorum. Çünkü yaşanan artan tansiyon daha fazla büyümeden hemen ortadan kalkıyor. Son olarak İran-İsrail konusu birkaç gün gündemi işgal ettikten sonra bir anda ortadan kayboldu. Bu nedenle bu gelişmelerin kısa vadede anlık fiyatlamalar dışında bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.

“ENFLASYON DÜŞERSE FAİZLER DE AŞAĞI ÇEKİLİR”

ABD’de de bize benzer bir enflasyon sorunu var. Tabii ki enflasyon oranı bizimle karşılaştırılamaz fakat orada da enflasyonu hedefe indirme konusunda endişeler var ve bu güven giderek kayboluyor. ABD’deki enflasyon endişeleri faizin de yukarıda kalmasına neden oluyor. Bu yılın başında Fed’in 6-7 kez faiz indirme beklentileri kısa zaman içerisinde 1’e düştü. ABD faizlerinin yüksek kalması bizim gibi ülkeler için dolaylı olarak negatif bir durum. Gelecek süreçteki en azından bu yıldan sonraki süreçten bahsediyorum enflasyonun düşmesi küresel faizleri de aşağı çekecektir. Bu durum bize pozitif yansıyacaktır fakat bunun daha çok zamanı olduğunu düşünüyorum.

“GRAM ALTINDA YUKARI YÖNLÜ POTANSİYEL SÜRÜYOR”

2500 TL seviyelerini gördükten sonra yaklaşık 100 TL düşüş yaşadı. Bu düşüşte ons altının 2400 dolar seviyelerinden 2300 dolar altına inmesi etkili oldu. İran-İsrail gerilimi fiyatları yukarı çektikten sonra, bu tansiyonun azalması fiyatları tekrar aşağı çekti. Gram altın değerlendirmesi yapılırken hem ons altın hem dolar kurunu analiz etmek gerekiyor.

Ons altın hem jeopolitik riskler hem de Fed’in bir aşamada faiz indirimine başlayacağı beklentileriyle güçlü duruyor. Bu faiz indirim süreci beklenenden çok uzun sürecek olsa da fiyatlamalara yansıyor. Ons altında geçtiğimiz haftalardaki gibi hızlı yükselişler biraz geride kalsa da geri çekilmelerde alım talebini hızlı bir şekilde geldiğini görüyoruz. Mevcut görünümde 2280/2260 dolar bandı üzeri kalındığı sürece ons altında yukarı potansiyelin sürecektir. Dolar kurunda ise yatay ve hacimsiz yapının sürmesini fakat yılın son çeyreğinde bir yukarı atak gelmesini bekliyorum. Bu iki durumu hesaba kattığımızda gram altında da yukarı potansiyelin sürdüğünü ve geri çekilmelerde alım fırsatlarının gelebileceğini düşünmüyorum. Kısa vadedeki düşüşler, orta vade için alım fırsatı verebilir.

“DOLARDA HAREKETSİZLİĞİN DEVAMINI BEKLEYEBİLİRİZ”

Dolar kurunda yaklaşık 10 haftadır oldukça hacimsiz ve yatay bir görünüm var. Fiyatlar genel görünümde neredeyse hiç hareket etmiyor. Burada serbest bir yapıdan bahsetmek zor. Yaz aylarına girdiğimiz için bu süreçte ülkeye döviz girişi de olacağını düşünürsek kurdaki hareketsizliğin devam etmesini bekleyebiliriz. Anlık düşüşler gelebilir fakat bu tarz düşüşler hem bireyseller hem kurumsallar tarafından ve hatta TCMB tarafından alım talebiyle karşılanacaktır. Yukarı yönde sert bir hareketin de olmayacağını düşünüyorum. Bu nedenle bir süre daha bu görünüm devam edecektir. Burada yılın son çeyreğine doğru bir hareketlenme görebiliriz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-dolar-borsa-altin-mevduat-fon-uzmanlar-yorumladi-iste-yilin-kalan-kismi-icin-onemli-tavsiyeler-bistte-yeni-hedef-belli-oldu/feed/ 0
SURVİVOR ELEME ADAYI KİM OLDU 7 MAYIS 2024 | Dün akşam Survivor All Star eleme potasına kim gitti, 4. dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? Acun Ilıcalı: “Artık yeni bir döneme giriyoruz…” https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-7-mayis-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-acun-ilicali-artik-yeni-bir-doneme-giriyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-7-mayis-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-acun-ilicali-artik-yeni-bir-doneme-giriyoruz/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:42:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14668

Survivor All Star’da 4. ve son eleme adayı salı akşamı dokunulmazlık mücadelesi sonrası ada konseyinde belli oldu. TV8 ekranlarında sevenleri ile buluşan Survivor’ın 7 Mayıs 2024 tarihli son bölümünde, dokunulmazlık mücadeleleri devam etti. Konseyde açıklamalarda bulunan Acun Ilıcalı, “Artık Survivor’da yeni bir döneme giriyoruz.” diyerek yeni kuralları duyurdu. Bu hafta Survivor’da eleme adayları, Yunus Emre, Batuhan ve Sercan olarak belirlenmişti. Hız, denge ve gücün ön planda olduğu haftanın son dokunulmazlık oyununu kırmızı takım kazanırken, mavi takımda ise takım arkadaşlarından en fazla oyu alan bir erkek yarışmacı Survivor eleme adayı oldu. 4 adayın da belirlenmesinin ardından, eleme düellosunun eşleşmeleri de şekillendi. Peki, 7 Mayıs 2024 Survivor All Star son eleme adayı kim oldu, eleme potasına kim gitti? İşte, son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DA ELEME ADAYI KİM OLDU?

Büyük finale adım adım yaklaşan Survivor All Star’da dokunulmazlık karşılaşmaları dün gece de devam etti. Dokunulmazlık oyununu kaybeden mavi takımda konsey toplandı. Yarışmacılar ilk olarak adadan gitmesini istedikleri isimler için oylarını verdi. Yapılan oylama sonucu, Furkan 4 oy alarak haftanın son eleme adayı seçildi.

Survivor All Star’da haftanın diğer eleme adayları ise Yunus Emre, Batuhan ve Sercan olmuştu. 4 yarışmacının da belli olmasının ardından düello eşleşmeleri de netlik kazandı.

PERFORMANS EŞLEŞMESİ BELLİ OLDU

Adayların belli olmasının ardından Acun Ilıcalı performansa göre düello eşleşmelerini açıkladı. Ilıcalı, düelloda eşleşmenin Yunus Emre-Sercan, Furkan-Batuhan olduğunu açıkladı.

SURVİVOR DOKUNULMAZLIK OYUNUNU KİM KAZANDI?

Survivor 2024 All Star’da kırmızı ve mavi takım dün gece haftanın 4. ve son dokunulmazlık mücadelesinde karşılaştı. Kazanan takımın ödülü de elde edeceği dokunulmazlık oyununda ilk önce avantaj heyecanı yaşandı. 8 olanın kazanacağı avantaj mücadelesinin finalinde parkura Özgür ve Batuhan çıktı. Heyecan dolu karşılaşmada, Özgür’ün sayısı ile avantajı kırmızı takım 8-2 kazandı.

Dokunulmazlık karşılaşmasının ikinci etabında ise bu kez takımlar bayrak yarışında karşı karşıya geldi. 12 olanın dokunulmazlığın sahibi olacağı oyunun final etabında parkura Seda ve Nefise çıktı. Son sayıyı Nefise’nin almasıyla kırmızı takım bayrak yarışını 12-3 kazandı. Böylece kırmızı takım dokunulmazlığı ve ödülü elde etti.

ACUN ILICALI YENİ KURALLARI AÇIKLADI

Öte yandan dün gece ada konseyinde Acun Ilıcalı Survivor’daki kural değişikliklerini açıkladı. “Artık yeni bir döneme giriyoruz.” diyen Ilıcalı, sistemde yenilik yapılacağını söyledi. Ilıcalı şunları söyledi;

“Survivor’da bundan sonra kadın erkek karışık aday olabileceksiniz. Artık düellolarda erkek ve kadın olma zorunluluğunuz yok. İkinci büyük haberimiz de takımlar haftalık kaptanlık sistemine geçiyor. Üçüncü haberim de Survivor’da haftalar artık 4 gün… Çünkü hızlandırılmış elemeler bu hafta itibariyle başlıyor. Sistemin son detayını da söyleyeceğim. Sistem şöyle olacak; artık 3 dokunulmazlık oynayacaksınız ve 4 aday çıkaracaksınız.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-7-mayis-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-acun-ilicali-artik-yeni-bir-doneme-giriyoruz/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan KDV açıklaması: Halihazırda çalışma bulunmamaktadır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kdv-aciklamasi-halihazirda-calisma-bulunmamaktadir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kdv-aciklamasi-halihazirda-calisma-bulunmamaktadir/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:36:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14658 Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan KDV oranları artırılıyor iddialarına ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Son günlerde KDV ile ilgili yaptığımız Tebliğ düzenlemesinden hareketle KDV oran artışı yapıldığı, mal ve hizmetler itibarıyla KDV oranlarının belirlendiği listeler arasında kaydırma yapılarak oran artışları yapılacağı yönünde haberler yapıldığı görülmektedir. Vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesi açısından aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

 

KDV ORANLARI NASIL BELİRLENMEKTEDİR?

KDV Kanununun verdiği yetki çerçevesinde KDV oranları günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Mal ve hizmetler itibarıyla halihazırda 3 farklı oran uygulanmaktadır.

Temel gıda maddelerinin yer aldığı 1 sayılı Listedeki mallar için oran %1’dir. Yeme-içme, sağlık, eğitim, tekstil, konaklama gibi bazı mal ve hizmetlerin yer aldığı 2 sayılı Listedeki mallar için oran %10’dur. Bu iki listede yer almayan mal ve hizmetler ise genel oran olan %20 oranına tabiidir.

KDV TEBLİĞ DÜZENLEMESİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU?

Yeme içme sektöründe bulunan bazı lokanta ve kafeler ile ilaç dışında çeşitli ürünleri satan eczanelerin, oran farklılığını istismar ettiğini ve rekabet eşitliğini bozduğu tespit edildi.

Fiyatları KDV dahil olarak belirlenen ve ilan edilen lokanta veya kafelerde, yeme içme hizmeti karşılığında %10 KDV hesaplaması gerekirken, bu hizmet yerine tıpkı bir market gibi et, su, meyve suyu ve benzeri ürünleri tek tek satmış gibi göstererek %1 oranında KDV hesaplandığı, vatandaştan aldığı %10 oranındaki KDV tutarını fiş veya faturada %1 olarak gösterdikleri görüldü.

Aynı şekilde KDV oranı %10 olan ilaç ve benzeri tıbbi ürünlerin yanında KDV oranı %1 olan gida takviyesi içeren ürünleri satan eczanelerin, KDV dahil belirlenmiş fiyatlar üzerinden satış yaptıkları halde tüm satışlarını gıda takviyesi içeren ürün gibi göstermek suretiyle yine vatandaştan aldığı %10 KDV’yi Devlete vermedikleri görüldü.

Bu örneklerin sürekli arttığı dikkate alınarak istismarın önüne geçmek ve bu konudaki tereddütleri gidermek maksadıyla konuya açıklık getiren Tebliğ hazırlandı.

TEBLİĞ İLE KDV ORANLARI ARTIRILDI MI?

KDV oranlarını artırma konusunda Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tebliğ ile KDV oran artışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla Tebliğ ile herhangi bir oran artışı yapılmamıştır. Yeme içme hizmeti sunan işletmeler, gıda maddelerini olduğu gibi satmamakta, bu ürünlerden hazırlanmış bir yemeği veya içeceği hizmet şeklinde müşterilerine sunmaktadır.

Bu hizmetle beraber sunulan tuzun, karabiberin, peçetenin, ıslak mendilin veya ikram edilen çay ya da kahvenin ayrı fiyatlandırması söz konusu değildir.

Tüm bunlar yeme içme hizmetinin bir parçasıdır ve bu nedenle hizmet bedeli tüm maliyetler dikkate alınarak belirlenir ve KDV oranı da %10’dur.

Müşteriye sundukları menülerde KDV dahil fiyatlar yer alır ve müşterilerinden menüde yer alan tutarın içindeki %10 KDV’yi tahsil ederler.

Düzenledikleri fiş veya faturada doğru KDV oranı belirtildiği takdirde vatandaşın ödediği vergi Hazine’ye intikal eder. Aksi halde ise işletmenin kasasında kalır. Yukarıda da belirtildiği gibi KDV oranlarında suistimalin önüne geçilmesi amacıyla yayınlanan Tebliğ ile;

Yeme içme hizmeti sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmelerin, kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin ederek buralarda sattıkları ürünler için %10 oranında KDV hesaplayacakları hususu açıkça belirtilmiştir.

Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışların da aynı mahiyette olduğu da açıklanmıştır.

 

KDV ORANLARI ARTIRILIYOR MU?

Sayın Bakanımız birçok kez genel KDV oranında artış olmayacağını ifade etmiş, ancak, indirim, istisna ve muafiyetlerin gözden geçirileceğini, etkin olmayanların kaldırılacağını, kayıt dışılıkla mücadelede suistimale açık, vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren alanların yeniden düzenleneceğini belirtmiştir.

Halihazırda KDV oranlarında artış yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kdv-aciklamasi-halihazirda-calisma-bulunmamaktadir/feed/ 0
Taksi plakasında büyük kayıp! Alanların zararı artıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:18:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14618 İstanbul’da çalışan ticari taksilerin plaka fiyatları geriliyor. Geçtiğimiz Aralık ayında 7 milyon liraya satılan ticari taksi plakaları 5.4 milyon liraya kadar geriledi ve alıcı bulmakta zorlanıyor.

Taksi plakası piyasasında da arz ve talebe göre fiyat belirlenirken arzın fazla talebin ise düşük olması nedeniyle plaka fiyatları gerilemesini sürdürüyor.

KİRASI 30 BİN LİRA, OTOMOBİLİ 1 MİLYONA MAL OLUYOR

Ticari taksi plakası alıp galericiler üzerinden kiraya verenler aylık 30 bin lira gelir elde ediyor. Taksi plakası yerine liralaşma stratejisi kapsamında mevduata 5.4 milyon lira bir aylık vadede yatırılsa yıllık yüzde 58 faizle aylık ortalama net 241 bin lira getiri sağlıyor.

ARALIK’TA 7 MİLYON LİRAYA PLAKA ALAN KİŞİ ZARARDA

Aralık ayında 7 milyon liraya İstanbul ticari taksi plakası alan kişi her ay 30 bin lira kira geliri elde etse 6 ayda toplamda 180 bin lira getiri sağlamış oldu. Ancak 7 milyon lira bağladığı taksi plakası fiyatı 5.4 milyon liraya geriledi ve yatırımı nedeniyle 6 ayda 1 milyon 420 bin lira kaybı oldu.
Plakasını kiraya vermeyip kendisi esnaflık yapsaydı yaklaşık 1 milyon liraya otomobil almak zorunda kalacaktı ve böylece zararı yaklaşık 2 milyon liraya ulaşacaktı. Enflasyonist ortamda enflasyon da hesabın içine katıldığında yatırım kaybı derinleşiyor.

Ticari taksiye giren araçların fiyatları yüzde 50-70 oranında değer kaybı yaşıyor ve satışı uzun sürebiliyor.

MEVDUATA YATIRSA NE OLACAKTI?

Aralık 2023’ten şu ana kadar (Mayıs 2024) 7 milyon lirasını mevduata yıllık yüzde 55 oranında faizle yatıran birisi bileşik faizle yaklaşık 2 milyon lira gelir elde etmiş olacaktı. Ancak yatırım tercihini taksi plakası alarak kullanan kişiler zarar etmiş oldu.

PLAKA SAHİBİ VERGİ DE ÖDÜYOR

Taksi plakası sahipleri kazanç üzerinden vergi ödemesi de yapıyor. Bu da ekstraya girdiği için kiradan elde edilen gelir yine düşmüş oluyor.

TAKSİ PLAKASI SAHİPLERİNİN BÜYÜK KISMI KİRAYA VERİYOR

Taksi plakası sahiplerinin çok büyük kısmı plakalarını kiraya vermeyi tercih ediyor. Otomobil alarak taksicilik yapan plaka sahiplerinin kazançları kiraya göre yüksek olsa da yapılan masraflar, ölümlü kaza riskleri, şoför bulma problemleri, arıza-bakım giderleri, fenni muayene, lastik masrafı, kaza riski, taksimetre ayar ücreti gibi birçok kalemdeki giderle karşı karşıya kalınıyor.

TAKSİCİ OLMAK İÇİN NE GEREKİYOR?

İstanbul’da taksici olmak oldukça kolay. Adli sicil kaydı, en az22, en fazla 65 yaş aralığında olmak, en az 2 yıllık sürücü belgesine sahip olmak, göz ve dahiliye uzman doktorundan onaylı 6 ayı geçmemiş sağlık raporu, psikiyatr onaylı psikoteknik raporu, ehliyet GBT sorgu kaydı, alkol ve psikotrop madde kullanım test raporu, 1 adet biyometrik fotoğrafı olan herkes İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak toplu taşıma kullanım kartını temin edebiliyor.

FAİZLER HEP YÜKSEK KALMAYABİLİR

Faizlerin hep yüksek kalması ihtimali bulunmuyor. Para politikaları değiştiğinde mevduat faizleri gerileme yaşayabilir. Kısa zaman önce mevduat faizleri oldukça düşük seviyelerdeydi. Faizlerin düştüğü ortamda mal fiyatlarında hızlı yükselişler yaşanabiliyor. Yatırım yaparken paranın zaman değeri ve alırken kazanma mantığıyla hareket etmek gerekiyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/taksi-plakasinda-buyuk-kayip-alanlarin-zarari-artiyor/feed/ 0
Türkiye’de yapay zeka firmalarının sayısı bin 195’e yükseldi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyede-yapay-zeka-firmalarinin-sayisi-bin-195e-yukseldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyede-yapay-zeka-firmalarinin-sayisi-bin-195e-yukseldi/#respond Sat, 27 Jul 2024 09:06:56 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14555 İstanbul Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (İTOSAM) tarafından hazırlanan “akıllı otomasyon teknolojileri” raporuna göre, Türkiye merkezli yapay zeka ürünleri geliştiren firmaların sayısı 2024’te 1.195’e yükseldi. İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, İTOSAM’ın “Akıllı Otomasyon Çağında Ulusların Rekabeti: Yapay Zekâ, Robotlar ve Gelişen Ülkeler” başlıklı yeni raporu yayımlandı.

Raporda akıllı otomasyon ve yapay zeka teknolojilerinin yükselişiyle ortaya çıkan dönüşümler ve uluslararası rekabet ortamı detaylı bir şekilde ele alınıyor. İTOSAM araştırmacıları LinkedIn verilerini kullanarak Türkiye’de 2000 yılında yapay zeka ürünleri geliştiren 5 firma varken, firma sayısının 2020’de 572’ye, 2021’de 718’e, 2022’de 860’a, 2023’te 1.012’ye ve 2024’te 1.195’e yükseldiğini tespit etti.

Araştırma için yapay zeka kapsamı içine giren makina öğrenmesi, derin öğrenme, bilgisayar görüşü, sinir ağları, doğal dil işleme, pekiştirmeli öğrenme, otonom mobil robotlar gibi kavramlar değerlendirildi.

TÜRKİYE 22 BİN 735 ROBOTLA EN FAZLA ROBOT STOKUNA SAHİP 18’İNCİ ÜLKE

Raporda Türkiye’de yapay zeka ürünleri geliştiren firmaların en yoğun olduğu sektörler de tespit edildi. Buna göre yapay zekayı en çok kullanan ilk 10 sektör bilgi teknolojileri ve hizmetleri, yazılım geliştirme, medya, eğitim, sağlık, işletme danışmanlığı ve hizmetleri, endüstriyel otomasyon, finansal hizmetler, araştırma hizmetleri ve biyoteknoloji olarak sıralandı.

İTOSAM’ın akıllı otomasyon teknolojileri raporunun dikkat çeken bir başka verisi ise Türkiye’deki endüstriyel robot stoku oldu. En fazla robot stokuna sahip 20 ülkeye ait verilere göre dünya genelinde 2022 yılı itibari ile 3,9 milyon kurulu endüstriyel robot bulunuyor. 2025 yılında endüstriyel robot stok sayısının yıllık ortalama yüzde 10 artışla 5 milyon 227 bin olması bekleniyor. Türkiye ise 22 bin 735 robot stoku ile dünya genelinde en yüksek robot stokuna sahip 18’inci ülke konumunda bulunuyor.

Çin 1 milyon 501 bin endüstriyel robot ile dünya genelinde en fazla robot stokuna sahip ülke. Çin ekonomisinin mevcut robot stoku dünya ekonomisindeki robotların yüzde 38,5’ini temsil ediyor.

MESLEKLER YAPAY ZEKA VE ROBOTLAR ÜZERİNDEN OTOMASYON RİSKİNE MARUZ KALIYOR

Yapay zekânın en fazla ilerleme gösterdiği becerilerin ortak özelliği olarak bilişsel rutin görevler ön plana çıkarken, en az ilerleme gösterdiği becerilerin ortak özelliği olarak ise fiziksel güç oldu.

Robotlar daha çok manuel, rutin veya fiziksel güç gerektiren görevlerde insanların yerini almaya aday. Bu sebeple yapay zekadan etkilenme ihtimali düşük meslek grupları, robotlar üzerinden otomasyon riskine maruz kalıyor.

Akıllı otomasyon teknolojilerinin bazı meslek gruplarını olumsuz etkilerken, mevcut bazı iş kollarında daha fazla istihdam fırsatı sunacağı ve bununla birlikte yeni mesleklerin ortaya çıkmasına katkı vereceği öngörülüyor. Tüm bu etkiler aynı anda ele alındığında ise net istidam tablosunun nasıl şekilleneceği halen büyük bir soru işareti iken, bu soruya kesin ve genellenebilir bir cevap bulmak şu an için mümkün görünmüyor.

Raporda, mevcut durumun analizi yapıldıktan sonra potansiyel sorunlar için önerilen çözüm ve politikalara da yer veriliyor.

RAPORDA YER ALAN BAZI ÖNERİLER

“Yüksek gelirli ülkeler ligine yükselme hedefi olan bir ülkenin akıllı otomasyon teknolojilerine yönelik net bir stratejiye sahip olması gerekiyor.

Robot ve yapay zeka gibi akıllı otomasyon teknolojilerinin hangi hızda ve hangi sektörler öncülüğünde ekonomiye adapte edileceği, nitelikli doğrudan yabancı yatırımların nasıl çekilebileceği ve zamanla bu öncü teknolojilerin yerli ve milli imkanlarla hangi düzeyde üretilebileceği gibi hususlara dair strateji ve planların iyi çalışılması gerekiyor.

Gelişen ülkeler, akıllı otomasyon çağında doğru sektörlere uygun nitelikteki çok uluslu şirketleri çekmeye çalışırken eskiye kıyasla daha seçici olmalıdır. Yatırımcı adaylarının yerli girdi kullanımı ve Ar-Ge yoğunluğu gibi faktörleri dikkate alınmalıdır.

Akıllı otomasyon teknolojileri emeğe ihtiyacı azaltarak, gelişen ülkelerin yabancı yatırım çekerek küresel tedarik zincirlerine entegre olmasına ket vurabilir.

Türkiye’nin rekabet gücünü, ürettiği mal ve hizmetlerin kalitesinden ve geliştirdiği yerli ve milli teknolojilerden sağlaması ekonomik ilerleme için son derece kritik önem arz ediyor.

Yerli ve milli teknoloji gelişiminde teknolojiler arasında seçim yaparken, teknolojinin ülkenin mevcut bilgi birikimi ve kabiliyetleriyle uyumu ile gelecek vaat eden sektörlere katkısı ve ihracat potansiyeli gibi parametreler dikkate alınmalıdır.

Geliştirilecek teknolojilerin sadece vasıflı işçilerin üretkenliğini değil, düşük vasıflı işçilerin üretkenliğini de arttırmaya odaklanması daha faydalı olacaktır.

Tekno-ekonomik paradigmadaki değişimler teknoloji makasının kısa bir süreliğine kapanmasına neden oluyor. Örneğin, elektrikli araçlara dair yaşanan teknolojik değişim yeni bir yarışın çıkmasını sağlıyor.”

AVDAGİÇ: “ÜNİVERSİTELERDE YENİ BÖLÜMLER AÇILMALI”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Yapay zeka uygulamalarında ve robotikte yetişmiş insan gücümüzü üniversitelerde daha kapsamlı ve daha etkili bölümler açarak Türkiye’de tutmalıyız” uyarısında bulundu. Özellikle yapay zekanın sanayi alanında da giderek daha da etkili bir duruma geldiğini belirten Avdagiç, “Türkiye’nin dikkat etmesi gereken konu, Batı, yapay zeka ve robotikte yetişmiş insan gücümüzün bir kısmını çok hızlı bir şekilde bizden alıp götürebiliyor. Bizim kendi ülkemizdeki yapay zeka uygulamalarını geliştirmek için üniversitelerde yeni bölümler açılmalı” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, İTO’nun iştiraki Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde yapay zeka uygulamaları yapan girişimcilere destek verdiklerini vurguladı. Şekib Avdagiç, “Özellikle sanayinin üretim, tasarım, kalite kontrolü, paketleme dahil her aşamasında yapay zeka uygulamaları kullanılıyor. Birçok yerde insanların ortaya koyduğu çözümlerin, takiplerin, kontrollerin yapay zeka tarafından çok daha etkin bir şekilde yapıla geldiğini görüyoruz. Bu bir tarafta üretimin güvenilirliğini, kalitesini, sürekliliğini ve riskini ortadan kaldıran bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bir taraftan da maliyet tasarrufu sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Şekib Avdagiç, “Bugüne kadar hazırladığımız çalışmalarımıza aldığımız tepkiler, İTOSAM’ın önemli bir boşluğu doldurduğunu ve doğru yolda olduğunu gösteriyor. Deyim yerindeyse İTOSAM, 740 bin üyeli İTO camiasının think-tank’i olma yolunda. Çünkü İTOSAM araştırma ve raporlarıyla, İstanbul ve Türk iş dünyasını, durum tespitlerinden haberdar etmenin ötesinde fikir ve strateji sahibi de yapıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyede-yapay-zeka-firmalarinin-sayisi-bin-195e-yukseldi/feed/ 0
Yabancının gayrimenkul iştahı kesildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-gayrimenkul-istahi-kesildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-gayrimenkul-istahi-kesildi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:48:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14517 Artan fiyatlar yabancıya gayrimenkul satışında da etkisini gösterdi. Yabancı yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirdikleri tüm gayrimenkul cinsinden alımları mercek altına alan EVA Gayrimenkul Değerleme, 2024 yılının ilk 3 ayı itibariyla 2023 yılının aynı dönemine kıyasla metrekare bazında yüzde 71, işlem sayısında ise yüzde 45 düşüş olduğunu belirledi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yabancı İşler Daire Başkanlığı verilerine göre; 2023 yılı ilk 3 ay sonunda 1 milyon 628 bin 744 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri, 2024 yılı aynı döneminde yüzde 71 azalarak 471 bin 116 metrekare oldu. Yine 2023 ilk çeyrekte 12 bin 756 adet olan alım sayısı, bu yıl ilk çeyrekte yüzde 45 azalarak 7 bin 37’ye geriledi. Konut satışı özelinde ise TÜİK tarafından açıklanan verilere göre; adet bazında, 2024 ilk 3 ayı itibariyle Türkiye genelinde, toplam 5 bin 685 adet konut satıldı. 2023 yılının aynı dönemine göre yüzde 48 düşüş görüldü.

IRAK VE RUSYA LİDER

Tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, Türkiye’den alım yapan yabancılar arasında yüzölçümü bazında ilk sırada Irak yer aldı. Irak’ı Afganistan, İran, Rusya Federasyonu, Almanya, Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri, Kazakistan, Çin ve Ukrayna takip etti. 2024 yılı ilk 3 ay itibariyle Türkiye genelinde yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adetinde ise geçtiğimiz sene de ilk sırada yer alan Rusya ilk sırayı aldı. Rusya’yı İran, Ukrayna, Irak, Almanya, Kazakistan, Azerbaycan, Afganistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin izledi.

Toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında 2024 yılı ilk 3 ay itibariyla yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il İstanbul olurken, İstanbul’u Bursa, Mersin, Yalova, Antalya, Sakarya, Muğla, İzmir, Ankara ve Kocaeli takip etti. Satış adeti bazında da ilk sırayı İstanbul aldı. İstanbul’u sırası ile Antalya, Mersin, Ankara, Bursa, Yalova, Muğla, İzmir, Kocaeli ve Sakarya izledi.

KÖRFEZ’İN PAYI GERİLEDİ

Yabancı gayrimenkul yatırımlarında önemli bir ağırlığa sahip olan Körfez ülkelerinin, 2023 yılı ilk 3 ayında 377 bin 606 metrekare büyüklüğündeki tüm gayrimenkul cinsinde metrekare bazında yaptıkları yatırımlar, 2024 yılı aynı döneminde yüzde 74 oranında azalarak 99 bin 429 metrekareye düştü. 2023 yılı ilk 3 ayında metrekare bazında toplam yabancı yatırım içinde payı yüzde 23 olan Körfez ülkelerinin, 2024 senenin aynı dönemindeki payının yüzde 21’e gerilediği tespit edildi.

İSTANBUL’DA ESENYURT VE BEYLİKDÜZÜ İLK SIRADA

İstanbul’da, 2023 yılı ilk 3 ayında 186 bin 382 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri 2024 yılı aynı döneminde yüzde 67 azalarak 60 bin 600 metrekare oldu. 2024 yılı ilk 3 ay sonu itibariyla, yabancıların adet bazında İstanbul genelindeki gayrimenkul yatırımlarında, ilk sırada İran yer aldı. İran’ı Rusya, Irak, Çin, Filistin, Afganistan, Azerbaycan, Mısır, Cezayir ve Suudi Arabistan takip etti. Konut satış adedi özelinde ise yılın ilk 3 ayında İstanbul genelinde 2 bin 612 adet konut satıldı. Böylece 2023 yılının aynı dönemine göre yüzde 42’lik bir düşüş tespit edildi. İstanbul’da yabancılar tarafından adet bazında en çok tercih edilen ilçeler sırasıyla Esenyurt, Beylikdüzü, Başakşehir, Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Büyükçekmece, Kağıthane, Şişli ve Sarıyer oldu.

ORTALAMA FİYATTA SERT DÜŞÜŞ

Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği’nin (GİGDER) araştırmasına göre; bir önceki çeyrekte 268 bin 368 olan, uluslararası yatırımcıya konut satış fiyatı ortalaması, 2024 yılı ilk çeyrekte sert düşüşle 170 bin 719 dolara geriledi. Dernek üyelerine ‘Uluslararası yatırımcıya konut satışlarıda adet ve ciro bazında gelecek 3 ay için öngörünüz nedir?’ sorusu da yönlendirildi. Yüzde 47.6’sı düşüş beklerken yüzde 28.6’sı aynı seviyede kalır, yüzde 23.8’i ise artar dedi. Öte yandan gayrimenkul sektöründe yabacıya satış
konusunda aracılık hizmeti veren kurumlara göre; yabancıya satışta düşüş olduğu gibi, geçtiğimiz yıllarda alım yapanlar, vatandaşlık için gerekli 3 yıl şartını tamamladığı için elindekini de satmaya yöneldi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-gayrimenkul-istahi-kesildi/feed/ 0
Milli Muharip Uçak KAAN ikinci kez havalandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milli-muharip-ucak-kaan-ikinci-kez-havalandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milli-muharip-ucak-kaan-ikinci-kez-havalandi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:21:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14447 Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), milli muharip uçak KAAN’ın ikinci uçuşunda 14 dakika havada kalarak 10000 feet irtifada 230 knot hıza ulaştığını bildirdi.

KAAN’ın ikinci uçuşu dolayısıyla SSB’den yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi;

Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın muharip uçak ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Millî Muharip Uçak KAAN Projesi kapsamında, ikinci uçuş başarıyla gerçekleştirildi.

 

“İLK UÇUŞ GİBİ ÇOK BAŞARILI BİR UÇUŞ OLDU”

Gerçekleşen ikinci uçuş sonrası Test Pilotları ve Proje Ekibi ile bir araya gelen SSB Başkanı Haluk Görgün, açıklamasında şunları ifade etti:

“Evet heyecanlıyız, aynı zamanda gururluyuz. Türk havacılık tarihinin Türk savunma tarihinin önemli günlerinden bir tanesine daha şahitlik ettik. İnsanlı savaş uçağımız bugün ikinci uçuşunu yaptı, ilk uçuşunu 21 Şubat‘ta tamamlamıştı. İlk uçuşta uçuş öncesi planlanan uçuşu başarıyla gerçekleştirmişti. Bugün yine o ilk uçuş sonrası elde edilen veriler değerlendirildikten, analiz edildikten sonra ikinci uçuş hazırlıkları tamamlandı ve bu sabah da ikinci uçuşumuzu gerçekleştirdik. Yine ilk uçuş gibi çok başarılı bir uçuş oldu. Bu uçuşta da alınan veriler tüm ekip tarafından değerlendirilecek ve sonraki uçuşlar için hazırlıklar devam edecek. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum, emeği geçen tüm çalışanlarımıza mühendislerimize, pilotlarımıza, test pilotlarımıza teşekkür ediyoruz, milletimize hayırlı uğurlu olsun. Tabi herkes inanılmaz bir heyecan içindeydi sabahın ilk saatlerinde itibaren, bu uçuşun gerçekleşmesi için herkes bir taraftan dua ediyor, bir taraftan umutla o ilk kalkışı ve inişi bekliyordu. Çok şükür güzel bir atmosfer vardı, tüm çalışanlar tüm emek verenler burada olmaya gayret gösterdiler, hep beraber bu anı yaşadık, hayırlı, uğurlu olsun diyorum.”

 

KAAN, YENİ BOYALI HALİ İLE İLK UÇUŞUNU YAPTI

Yüksek manevra, düşük radar görünürlüğü, geliştirilmeye açık aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık, hassas hedefleme, birlikte çalışabilme gibi 5. Nesil Savaş Uçaklarında olan bütün kabiliyetlere sahip olan KAAN‘ın üretim faaliyetlerine Mart 2022’de başlandı.

Mayıs – Kasım 2022 tarihleri arasında komponent montajları tamamlanarak, Kasım 2022’de son montaj hattı devreye alındı. Aralık 2022 ve Ocak 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen yoğun sistem testlerinin devamında, 10 Şubat 2023 tarihinde planlanandan önce hangardan çıkış gerçekleştirilirken, 12 Şubat 2023 tarihinde ilk motor çalıştırma faaliyeti icra edildi. 17 Mart 2023 tarihinde ise ilk yavaş taksi testleri başarı ile tamamlandı. İlk uçuşa kadar olan dönemde ilk uçuş için gerekli güçlendirme faaliyetleri yürütüldü ve uçuş öncesi testler tamamlandı. Millî Muharip Uçak KAAN, ilk uçuşunu 21 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştirdi.

Eş zamanlı olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek konfigürasyon için, hava aracı ve sistem gereksinimleri tanımlandı, hava ve sistem fonksiyonları belirlendi ve ön tasarım fazı tamamlandı.

İkinci uçuşunu bugün gerçekleştiren KAAN, 14 dakika havada kalarak, 10.000 feet irtifa ve 230 knot hıza ulaşmayı başardı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milli-muharip-ucak-kaan-ikinci-kez-havalandi/feed/ 0
Bakanlıktan altın ithalatına kota açıklaması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanliktan-altin-ithalatina-kota-aciklamasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanliktan-altin-ithalatina-kota-aciklamasi/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:00:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14344 Hazineden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Son günlerde, işlenmemiş ithalatındaki kota tedbirlerine ilişkin gündeme gelen sorulara yönelik aşağıdaki bilgilendirmenin yapılması zaruri görülmüştür. 

KOTA UYGULAMASINA NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU?

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2022 yılında işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yıla göre miktar bazında yaklaşık yüzde 200’ün üzerinde bir artışla 379,2 ton (20,4 milyar ), 2023 yılı ilk yedi ayında ise yaklaşık 320 ton (19,2 milyar dolar) gerçekleşmiştir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan ödemeler dengesi istatistiklerine göre; 2022 yılında 49,1 milyar dolar gerçekleşen cari işlemler açığının 19,4 milyar doları (%39’u) net altın ithalatı kaynaklı olmuştur. 2023 yılının ilk yedi ayında ise cari işlemler açığı 42,3 milyar dolar gerçekleşmiş, net altın ithalatı 17,7 milyar dolar ile açığın yüzde 42’sini oluşturmuştur.

Altın ithalatında yaşanan artışın cari dengeye olumsuz etkisinin azaltılması amacıyla işlenmemiş altın ithalatına yönelik tedbir alınmasına ihtiyaç duyulmuştur. 

KOTA MİKTARI NASIL BELİRLENDİ?

İşlenmemiş altın ithalatının azaltılmasına yönelik çeşitli politika tedbirleri değerlendirilerek hızlı ve etkili bir tedbir olarak kota uygulanmasına karar verilmiştir. Kota uygulamasına 07.08.2023 tarihinden itibaren geçilmiş olup, aylık kota miktarı işlenmemiş altın ithalatının uzun dönem aylık ortalaması olan 8 tonun 1,5 katı olacak şekilde 12 ton olarak belirlenmiştir. 

KOTA UYGULAMASI HANGİ İTHALAT İŞLEMLERİNİ KAPSAMAKTADIR?

Kambiyo mevzuatı uyarınca işlenmemiş altın ithalatı Bakanlığımızca yetkilendirilen kıymetli madenler aracı kuruluşları aracılığıyla yapılabilmekte olduğundan, bahse konu kota söz konusu şirketler tarafından gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde uygulanmaktadır. Kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan kişilerce yalnızca Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında işlenmemiş altın ithal edilmesi mümkün bulunmakta olup, DİR kapsamında gerçekleştirilen işlenmemiş altın ithalatı işlemleri kota uygulamasının dışında tutulmuştur. 

KOTA DAĞILIMI NASIL YAPILDI?

Aylık kota miktarının dağılımı için belirleyici kriter olarak kıymetli madenler aracı kuruluşlarının Ocak 2022- Temmuz 2023 döneminde gerçekleştirdikleri ve kota uygulamasının kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı miktarları esas alınmış olup dağılım nesnel şekilde, kural bazlı olarak gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, belirtilen dönemde kota kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmemiş, ancak kota uygulamasından sonra ithalat yapmak isteyen firmalar için bir rezerv miktarı ayrılmıştır. 

KOTA UYGULAMASI SÜRECİNDE HANGİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI?

Kota uygulaması sürecinde kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan mücevher ihracatçısı firmaların hammaddeye sınırlı erişim ve uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarının yüksekliği sebebiyle sorun yaşadıkları Bakanlığımıza iletilmiş, sorunların giderilmesini teminen kotanın bir bölümü sadece mücevher ihracatçıları için bankalar üzerinden kullanılmak üzere tahsis dilmiştir. Böylelikle, mücevher ihracatçılarının söz konusu bankalara başvurarak DİR dışında gerçekleştirdikleri ihracat işlemlerini tevsik etmek suretiyle, yaptıkları ihracatın miktarına uygun şekilde işlenmemiş altın satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır.

Takip eden dönemde sektörle gerçekleştirilen toplantılarda dile getirilen hususlar, Bakanlığımıza intikal eden talepler ve geri bildirimler sonucunda, uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarının azaltılması ve uygulamanın etkinliğinin artırılabilmesi için kota dağılımında kıymetli madenler aracı kuruluşlarının payı azaltılarak mücevher ihracatçılarına satış için tahsis edilen kota artırılmış, ayrıca üretici ve ihracatçıların hammadde ihtiyacının daha geniş kapsamda karşılanabilmesini teminen Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmelerine satılmak üzere iki kamu bankasına kotanın bir bölümü tahsis edilmiştir.

Mevcut durumda; aylık 12 tonluk işlenmemiş altın ithalatı kotasının yaklaşık;

• %25’i mücevher ihracatçılarına satış için,
• %38’i kuyum işletmelerine satış için,
• %33’ü 2022 ve 2023 yıllarında kota uygulaması kapsamında giren işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmiş kıymetli madenler aracı kuruluşları için,
• %4’ü ise Ocak 2022- Temmuz 2023 döneminde ithalat işlemi gerçekleştirmemiş ancak uygulama sonrasında ithalat yapmak isteyen kıymetli madenler aracı kuruluşları için rezerv olarak tahsis edilerek uygulanmaktadır. 

KOTA UYGULAMASININ ETKİLİ OLDU MU?

TÜİK verilerine göre kota uygulamasına başlanan 2023 yılı Ağustos ayından yılı sonuna kadar işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,2 milyar dolar düşüşle 10,3 milyar dolar, miktar bazında yüzde 32,7 azalış ile 169,6 ton olarak gerçekleşmiştir.

2024 yılının ilk iki ayında ise işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre 6,8 milyar dolardüşüşle 2,1 milyar dolar gerçekleşmiştir. Bu dönemde işlenmemiş altın ithalatı miktar bazında yüzde 77,9 düşüşle 33,1 tona gerilemiştir.

2024 yılı Şubat itibarıyla 12 aylık birikimli cari açık 31,8 milyar dolar seviyesindedir. Önümüzdeki dönemde cari dengede iyileşmenin sürmesi beklenirken, altın dengesinin de bu görünüme olumlu katkı vermeye devam edeceği değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede, kota uygulamasının işlenmemiş altın ithalatını sınırlayarak cari işlemler dengesini olumlu etkilediği görülmektedir. 

KOTA UYGULAMASINA NASIL DEVAM EDİLECEK?

Bakanlığımızca kota uygulaması yakından izlenerek sektörün ve vatandaşların yaşadığı sorunların en aza indirilmesini teminen kıymetli madenler aracı kuruluşlarının mücevher ihracatçılarının ve kuyum işletmelerinin ihtiyaçlarının karşılanması, piyasada oluşan fiyat marjlarının azaltılmasına yönelik kota tahsisatları arasında aktarımlar yapılmaktadır. Nitekim bahse konu uygulamalar sonrasında sektörün hammaddeye erişimi artmış ve fiyat marjlarının azaldığı gözlemlenmiştir.

Bakanlığımızca önümüzdeki dönemde de sektörün hammadde ihtiyacı ile ihracat ve kazandırıcı faaliyette bulunan sektör aktörlerinin işlenmemiş altına erişimlerinin artırılması önceliklendirilerek uygulamanın yakından izlenmesine ve gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasına devam edilecektir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanliktan-altin-ithalatina-kota-aciklamasi/feed/ 0
‘Çakma’ ayakkabı vuruyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cakma-ayakkabi-vuruyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cakma-ayakkabi-vuruyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:46:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14309 TEKNOLOJİNİN ilerlemesi ile üst seviyeye çıkan taklitçilik, ayakkabını sektörünü vuruyor. Gerek iç piyasada gerekse küresel ekonomideki durgunluk ve artan ham madde fiyatları nedeniyle yurt içinde markalı ürün üreten fabrikalar kapasitelerini daraltırken, taklitçiler ise yıllık üretimlerini 200 milyon çifte çıkardı.

Geçtiğimiz günlerde bir araya geldiğimiz Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ülkenin ve ayakkabı endüstrisinin yurt dışındaki imajını olumsuz etkileyen taklit sorununun sektörün ‘kanayan yarası’ haline geldiğini söyledi. İçten’in verdiği göre, çakma (sahte, taklit) ayakkabıların yüzde 40’ı online, yüzde 60’ı fiziksek kanallarda satılıyor. İçten, Anadolu’daki mağaza raflarının yüzde 60-70’inin çakma ürünlerden oluştuğunu söyledi.

Berke İçten

MALİYETİ 30 MİLYAR TL

Sektörün taklit üretim nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadığını belirten İçten, “Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı buluyor” dedi. “Şubat ayında 6 bakanlık temsilcisiyle bir çalıştay yaptık, taklit ürünlerin satış kanallarının kapatılmasını önerdik. Cezai yaptırımlar başladı. Ancak çok ciddi cezalar uygulanmasını istiyoruz” diyen İçten, şu öneride bulundu: “Bu firmalar bu kalitede üretim konusunda kendilerini geliştirmişlerse, bir proje geliştirilip markaları ikna edip bu ürünlerin orijinallerini üretmeleri için onları destekleyebiliriz.”

FİYATTA NAPOLİ’Yİ SOLLADIK

İçten’in aktardıklarına göre, yüksek ham madde fiyatlarından dolayı Türkiye’de üretim yapmak, çoğu zaman İtalya’dan bile daha pahalı hale geldi. Bu da yurt içinde markalı üretim yapan fabrikaların ya kapanmasına ya da kapasitelerini daraltmalarına yol açtı. Türkiye’deki ham madde fiyatlarının yüksekliği nedeniyle Vietnam’da 11 dolara üretilen bir spor ayakkabının Türkiye’de 17 dolara üretildiğini söyleyen İçten, “Hindistan’da 15 dolara, Çin’de 17 dolara, Napoli’de 37 dolara üretilen bir deri ayakkabı ise Türkiye’de 39 dolara mal oluyor” dedi.

‘MARKALAR YATIRIMA GEREK DUYMUYOR’

“Vietnam’dan malı yükleyip Türkiye’ye getirdiğimizde, vergiler dahil uygun hale geliyor” diyen İçten, “Bu yüzden markalar Türkiye’de yatırım yapmaya gerek duymuyor; ‘niye yatırım yapalım ki’ diyorlar. Türkiye’ye yatırımının teşvik edilmesi için bakanlıkla görüşüyoruz” dedi.

GENEL GİDERLERDE İNDİRİM TALEBİ

İçten, sektör adına şu talepte bulundu: “Ayakkabı gibi Türkiye’nin küresel ölçekte söz sahibi olduğu sektörlerde faaliyet gösteren firmalara üretimi ve ihracatıyla orantılı olarak SGK primi, elektrik ve doğalgaz faturaları ile vergilerde, yani genel giderlerde indirim uygulanabilir. Bu zorlu süreç atlatılana kadar ayakkabı sektörü için kısa çalışma ödeneğine benzer bir destek gündeme alınmalı.”

İSTİHDAMDA 100 BİN KİŞİLİK KAYIP

TASD Başkanı Berke İçten, “Kapasite geçen yıla göre yüzde 50 düştü. Fabrikalar yüzde 20-25 oranında kapandı. İstihdamda en az yüzde 25’lik kayıp yaşandı. Bu da bir yıllık dönemde yaklaşık 100 bin kişiye tekabül ediyor” dedi. Kaybettikleri personelleri başka sektörlere kaptırdıklarını anlatan İçten, “Yarın öbürgün işler açıldığında, yeniden siparişler gelmeye başladığında personelimizi geri kazanamayacağımız endişesi yaşıyoruz” diye konuştu. Ayrıca, İstanbul Hadımköy’de 80 kişi çalışan bir fabrikanın 30 kişiye düştüğü; 55 çalışanlı başka bir küçük ölçekli işletmenin ise 17 kişiye gerilediği bilgisini veren İçten, bu örneklerle kapanmak için sırada bekleyen firmaların olduğuna dikkat çekti.

İHRACATTA SERT DÜŞÜŞ

YÜKSEK maliyetler nedeniyle rekabetçiliğini kaybeden ayakkabı sektörünün ihracatı azalırken ithalatı sert artıyor. Bu da, yıllardır cari fazla veren sektörün artık açık veren bir konuma düşmesine yol açıyor.“2023’te ise 299 milyon çift ihracat karşılığında 1.2 milyar gelir elde edebildik” diyen İçten, “İhracatımız geçen yıl adet olarak yüzde 21, değer bazında yüzde 3.2 geriledi. Aynı dönemde ithalatta ise olağanüstü bir artışla karşı karşıya kaldık. Son yıllarda 400-500 milyon dolar cari fazla veren sektör, 2023’ü 130 milyon dolar açıkla kapattı” dedi. Tablonun ağırlaştığını belirten İçten, “İlk dört ayda 120 milyon doların üzerinde cari açığımız var” diye konuştu.

‘FABRİKALARIN YÜZDE 30’UNU KAYBEDEBİLİRİZ’

TASD Başkanı Berke İçten, yıl sonu beklentilerine yönelik de tahminlerde bulundu. Devletten bekledikleri destek talepleri karşılık bulmazsa ihracatın yıl sonunda yıllık bazda yaklaşık yüzde 35-40 gerileyeceği öngörüsünde bulunan İçten, “Bu da ihracatın 700-800 milyon dolara gerilemesi demek. İthalat da 1.6 milyar dolara ulaşır. Fabrikaların da bir kısmını kaybetmiştik, koşullarımızda bir değişiklik olmazsa kalanların da yüzde 30’unu kaybedeceğimizi değerlendiriyoruz” dedi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cakma-ayakkabi-vuruyor/feed/ 0
Çinli otomotiv devi Chery’den fabrika mesajı: Türkiye’ye yatırımdan vazgeçmedik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-otomotiv-devi-cheryden-fabrika-mesaji-turkiyeye-yatirimdan-vazgecmedik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-otomotiv-devi-cheryden-fabrika-mesaji-turkiyeye-yatirimdan-vazgecmedik/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:42:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14304 ÇİNLİ otomotiv devi Chery’nin Türkiye’de ulaştığı yüksek satış adetleri ve geçen yıl verilen güçlü yatırım mesajlarına karşılık Avrupa’daki ilk fabrikası için İspanya’yı seçmesi hem biraz tepkiye hem de ‘Türkiye yatırımı kaçırdı’ yorumlarına neden olmuştu. İspanya’daki yatırıma dair detayların açıklanmasının ardından Chery Uluslararası Başkanı Zhang Guibing’den Türkiye ile ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. “İspanya’da olması Türkiye’de olmayacağı anlamına kesinlikle gelmiyor” diyen Guibing, “İspanya Avrupa’yı beslerken Türkiye’de olası bir fabrika hem Avrupa hem Ortadoğu’yu besleyecek bir merkez olabilir” ifadelerini kullandı.

Zhang Guibing, bu mesajı geçtiğimiz hafta şirketin genel merkezinin bulunduğu Çin’in Wuhu kentinde, Türkiye’den gazeteciler olarak bir araya geldiğimiz Chery üst yönetimiyle gerçekleşen toplantıda verdi. Toplantıya şirketin en tepe yöneticisi Chery Group Başkanı Yin Tongyue, Chery Türkiye Başkanı Fenghuo Si ve Chery Türkiye Başkan Yardımcısı Ahu Turan da katıldı. Chery Uluslararası Başkanı Zhang Guibing, “Türkiye’de yüksek satış adetlerine ulaşmanıza rağmen neden yatırım için İspanya’yı seçtiniz?” sorumuzu şu şekilde yanıtladı:

‘TÜRKİYE’DE OLASI FABRİKA ORTADOĞU’YU DA BESLER’

“Yatırımın İspanya’da olması Türkiye’de olmayacağı anlamına kesinlikle gelmiyor. Çok yakın bir geçmişte Türkiye’den ilgili Bakanlıklarla görüştük hatta Mr. Si daha iki gün önce (26 Nisan) Türkiye’de bazı görüşmeler gerçekleştirdi. Yatırım projesi oldukça büyük ve uzun dönemli bir proje, derin bir araştırmaya ihtiyaç var. İki tarafın da mutlu olacağı bir anlaşma istiyoruz. Bu yüzden biz görüşmelerimize devam ediyoruz. Coğrafi olarak İspanya aslında daha fazla Avrupa’yı beslerken Türkiye’de olası bir fabrika hem Avrupa hem Ortadoğu’yu besleyecek bir merkez olabilir.”

‘AR-GE MERKEZİ İÇİN YER BAKIYORUZ’

Önce Ar-Ge merkezi yatırımını Türkiye’de hayata geçireceklerini belirten Guibing, “Bununla ilgili işe alımlar bile yaptık. Türkiye çok önemli ve büyük pazarlarımızdan bir tanesi. Burada bizim müşterilerimizi doğru anlamamız gerekir. Derin araştırmalar yapıyoruz ve Ar-Ge merkezi bu sebeple buraya şart. Halen lokasyon için bakıyoruz hatta test araçları gönderdik doğru lokasyon seçmek için. Çok yakında bununla ilgili bir haber alırsınız” dedi. Chery Türkiye Başkan Yardımcısı Ahu Turan ise, “Türkiye’de 50’den fazla çalışanımız var. Ar-Ge merkezi daha teknik bir konu, global tarafta bir takım işe alımlarımız başladı. Ticaret ve Sanayi Bakanlıkları ile yakın temastayız” bilgisini verdi.

Chery markası Türkiye pazarına girdiği 1.5 yılda üç SUV modelle 60 bin adedin üzerinde satış gerçekleştirdi. Şirket, geçtiğimiz hafta Nissan’ın 2021 yılında boşalttığı İspanya’daki fabrikada ‘Omoda’ markalı otomobillerini üreteceğini açıklayarak Avrupa’daki ilk yatırımını resmen duyurdu.

EN TEPEDEN MESAJ: BURADA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR

CHERY Group Başkanı Yin Tongyue ise Türkiye’ye olası fabrika yatırımı ve Ar-Ge merkezi hazırlıklarıyla ilgili konuşmaları, “Türkiye’de yapacağımız çok fazla iş var” sözleriyle destekledi. Geçen yıl 1.9 milyon adet satışla Çin’in iki numaralı markası olduklarının altını çizen Tongyue, “Çin’in en hızlı büyüyen markasıyız. Belki de dünyanın en hızlı büyüyen markası olabiliriz. Satışlarımızın yüzde 50’si ihracattan ve Çin’in en büyük SUV üreticisi konumundayız. Bir pazarlama stratejimiz var. Bu sebeple Omoda, Jaecoo gibi markalarımız ayrı bir marka olarak konumlanmış durumda. Türkiye de bu planlar içerisinde önemli bir yer tutuyor. Türkiye jeopolitik olarak çok önemli bir noktada, burada çok dikkatli hareket ediyoruz ve yatırımlarımızı ona göre seçiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yin Tongyue

‘YENİ TEBLİĞ UZUN VADELİ PLANLARIMIZI ETKİLEMEDİ’

TİCARET Bakanlığı’nın en çok Çin’den ithal edilen elektrikli araçları etkileyen yeni tebliğiyle ilgili soruları da yanıtlayan Chery Uluslararası Başkanı Zhang Guibing, “Biz globalde iş yapan bir markayız ve biz bu ülkelerin kendi kurallarına uyuyoruz, saygı duyuyoruz. Kısa zamanda planlarımızı buna göre yapıyoruz. Ancak biz Türkiye’de kısa dönemli bir plan yapmadık çok uzun dönemli bir plan yaptık. Kısa dönemdeki bazı planlarımızı etkilemiş olsa da uzun dönemli planlarımızı etkilemedi. Bu konuyla ilgili tüm yetkili Bakanlıklarla görüşmelerimizi yapıyoruz” diye konuştu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-otomotiv-devi-cheryden-fabrika-mesaji-turkiyeye-yatirimdan-vazgecmedik/feed/ 0
Girişimcilere şirket kurma rehberi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-sirket-kurma-rehberi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-sirket-kurma-rehberi/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:39:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14301 1. ORTAKLIK YAPISI

İşinizi tek başınıza ya da ortağınızla yapabilirsiniz. Tek başlanan bir işte ortaklık yapısına dair çok fazla planlama yapmak gerekmez. Ortaklı bir şekilde çalışmaya başlayacaksanız, ortağınızla şirket dahi kurmadan önce aranızda bir ortaklık sözleşmesi hazırlamanız, görevlerinizi belirlemeniz, bir ortak şirketten ayrılırsa bunun sonuçlarını önceden kararlaştırmanız gerekir.

2. ŞİRKET TÜRÜ

Ortaklık sözleşmenizin ardından işletmeniz& startup’ınız için bir şirket türü belirlemeniz gerekir. Bu noktada işletmeniz için hukuki ihtiyaçları belirlemeli size en uygun olan şirket türünü seçmelisiniz. Limited şirket, anonim şirket, şahıs şirketi, adi şirket bu seçeneklerden biri olabilir. Her birinin başlangıç sermayesi, ortakların sorumluluk seviyesi, hukuki yükümlülükleri birbirinden farklı. Bu noktada şirketten beklentiniz neler bunları tespit etmek önemli.

3. İSİM VE MARKA HAKKI EDİNME

Orijinal ve daha evvel bulunmamış bir isim bulmak startup’ınız için oldukça önemlidir. Bu muhakkak kontrol edilmelidir. Aksi halde işe başladıktan sonra isim hakkınızı kaybederek yeniden isim bulmanız gerekir ki hali hazırda kullanımda olan ismi değiştirmek oldukça maliyetli olacaktır.

Orijinal isminizi bulduktan sonra Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan ismi ve logoyu tescillemeniz gerekir. Aksi halde sizin kullanımınızdan sonra başka kişilere karşı markanız korunaksız kalacaktır. Marka tescilleri ile paralel olarak domainleri de almanız faydanıza olacaktır.

4. PATENT BAŞVURUSU

Eğer patentlenebilecek bir buluşunuz varsa muhakkak bu buluşu patentlemeniz gerekir. Patentiniz ya da faydalı modeliniz startup’ınızın en önemli katma değerini oluşturacaktır. Patent koruması olmaması buluşunuzu korumasız ve çalınabilir hale getirir.

5. RUHSAT VE İZİNLER

İşletme sahipleri, faaliyetine göre olası gereklilikleri önceden tahmin etmelidir. Gıda, bankacılık, e-ticaret gibi çok farklı alanlarda lisanslamadan çalışılması mümkün değildir. Çalışılsa dahi idari para cezası gibi sonuçlarla karşılaşılabilir.

6. FAALİYETE GÖRE HUKUKA UYUMLULUK

Lisans ve ruhsatları alabilmekle hukuka uyumluluk doğrudan aynı şey değil. Pek çok kanun ve yönetmelikte uyulması gereken kurallar bulunmakta. Örneğin bunlardan son zamanlarda en çok duyduklarımızdan biri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu. Eğer işletmenizde herhangi bir şekilde kişisel veri işliyorsanız ki işlememe ihtimali oldukça küçük, bu kanuna uyumlu olmak için çeşitli yükümlülükleri yerine getirmeniz gerekir. Pek çok kanunda bu yönde pek çok yükümlülük bulunmaktadır. Bunları bilmek ve uyumluluğu sağlamak gerekir. Aksi halde para cezaları gündeme gelecektir.

7. İŞ SÖZLEŞMELERİ DÜZENLENMESİ

İleride olabilecek potansiyel uyuşmazlıklar ve kanundaki yükümlülüklerinizi eksiksiz yerine getirebilmek için çalışanlarınızla mutlaka iş sözleşmesi imzalamanız gerekmektedir. Bunun yanında çalışma biçimlerine göre bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Örneğin; uzaktan çalışma yapmak istiyorsanız bu gibi konulara karar verecek çalışanların yazılı izni alınmalı, prim verilecekse bunun usulü belirlenmelidir. Ayrıca şirketinize uygun olabilecek personel yönetmeliği de düzenlenebilir.

8. ÇALIŞANLARLA ORTAK OLMAK

Bazı durumlarda çalışanınız kaybedemeyeceğiniz kadar önemli ancak işletmeniz de büyük şirketlerin verebileceği ücretleri veremeyecek kadar -şimdilik- küçük olabilir. Böyle durumlarda çalışanınızı belirli yükümlülükleri yerine getirdiği takdirde şirketinize ortak yapabilirsiniz. Bunun da çerçeveleri önceden çizilmeli, oranları ve ortak olma şartları belirlenmelidir. Örneğin; çalışanınıza 3 yıl çalışması ve bir uygulamayı yazması halinde ortak olabileceğiniz vaadini verebilir, buna uygun sözleşmeler yapabilirsiniz.

9. VERGİ İNDİRİMLERİ VE TEŞVİKLER

Pek çok farklı sektörde devlet tarafından sağlanan çeşitli vergi indirimleri ve teşvikler gibi avantajlar olabilir. Yeni başlayan bir şirket için bu teşvik ve indirimler oldukça faydalı olacaktır. ARGE, Tübitak, teknokent teşviklerinin yanı sıra ’lere, kadın girişimcilere de pek çok imkân sunulmakta.

10. SÖZLEŞME HAZIRLAMA

Şirketiniz faaliyete geçtikten sonra operasyonunuzun çeşidine göre verdiğiniz hizmete ya da sattığınız ürüne göre sözleşme hazırlamanız gerekir. Örneğin, e-ticaret yapıyorsanız mesafeli satış sözleşmesi hazırlamanız, hizmet veriyorsanız hizmet verme sözleşmesi hazırlamanız ve karşı tarafla bu sözleşmeleri imzalamanız gerekir. İyi hazırlanmış bir sözleşme sizi ilerideki olası uyuşmazlıklara karşı koruyacaktır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-sirket-kurma-rehberi/feed/ 0
Piyasanın beklediği karar cuma akşamı geldi… 3 notçudan 3 iyi adım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasanin-bekledigi-karar-cuma-aksami-geldi-3-notcudan-3-iyi-adim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasanin-bekledigi-karar-cuma-aksami-geldi-3-notcudan-3-iyi-adim/#respond Thu, 25 Jul 2024 09:13:03 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14190 EKONOMİ yönetiminin uyguladığı politikalar sonrası yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik artan güveni, açıklanan raporlarda kendini gösteriyor. Son olarak, yurtiçi piyasaların cuma akşamı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s’tan (S&P) beklediği Türkiye değerlendirmesi geldi. Piyasaların beklentisine paralel olarak S&P, Türkiye’nin kredi notunu B’den B+’ya yükseltti, not görünümünü ise pozitif olarak korudu.

S&P RAPORU NE DİYOR?

Bu hafta Borsa İstanbul BIST 100 endeksinin tarihinde ilk kez 10 bin puan seviyesini aşmasında, cuma akşamı S&P’den gelmesi beklenen not artışı da etkili olmuş; günler öncesinden bu artış fiyatlanmaya başlamıştı.

Peki S&P’nin Türkiye raporu ne diyor, hangi mesajları veriyor?

– Yerel seçimlerin ardından dış dengelenmenin de etkisiyle para, maliye ve gelirler politikası arasındaki koordinasyonun iyileşeceği tahmininde bulunan S&P, Türkiye’de gelecek iki yıl içinde portföy girişlerinin artacağı, cari açıkların daralacağı, enflasyon ve dolarizasyonun ise düşeceği öngörüsünde bulundu.

– Açıklamada politika yapıcıların, cari açığın daraldığı ve dolarizasyonun tersine döndüğü ortamda enflasyonu düşürmeyi ve TL’ye olan güveni yeni-den tesis etmeyi başarması halinde Türkiye’nin kredi notunun yükseltilebileceğine dikkat çekildi.

– Ayrıca, ülke ekonomisine yönelik tahminler de raporda yer aldı. Buna göre S&P, Türkiye ekonomisinin bu sene ve gelecek yıl yüzde 3 büyümesini bekliyor. Tüketici fiyat artışlarının ise bu yıl yüzde 55.8, gelecek yıl ise yüzde 27.3 olacağı tahmin ediliyor.

PİYASA NASIL TEPKİ VERDİ?

S&P’nin Türkiye kararıyla ilgili Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros, “Yaklaşık bir yıl önce ekonomi yöne-timinin değişmesi ile birlikte para ve maliye politikalarında da değişiklikler meydana geldi. Rasyonalite çerçevesi içerisinde başlayan adımların rakamlara da sirayet etmesi, yabancı algısı açısından Türkiye ekonomisine olan güvenin artmasına sebebiyet verdi” dedi.

“Özellikle ’ndaki (TCMB) başkan değişikliği (Karahan – Erkan) sonrasında ‘politikalarda değişiklik olur mu’ algısı yaratılmadan verilen mesajlar, piyasaları rahatlattı” diyen Toros, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyonun kontrol altına alınamaması ile 2023’teki karar metninde faiz artırımının sona erdiğine ilişkin mesajın tersine, mart ayında 500 baz puanlık faiz artırımı ‘rasyonalitenin devamı’ olarak anlamlandırılarak yabancı yatırımların ilgisini daha da fazla çekmişti.”

‘YABANCI GÜVENİ ARTTI’

Toros’a göre ekonomi yönetiminin OVP sonrasında ‘görüşülmedik yatırımcı kalmayacak’ açıklaması ile başlayan ve yurtdışı ziyaretleri ile devam eden süreç, kredi derecelendirme kuruluşları ve yabancı kurumların Türkiye’ye ilişkin olumlu mesajları ile perçinlendi. Ekonomik güvenin, atılan adımların devamı ile daha da artacağını söyleyen Toros, “Enflasyon gelişmeleri ve mevduata geçişler yukarı yönlü revizyonda etkili olurken, rezervlerdeki düzelme beklentileri ile daha da yukarı not olabileceği sinyalleri verildi. Bu durumda da yabancıların Türkiye’ye olan güveninin arttığını görüyoruz” dedi.

1- Moody’s ocak ayında Türkiye’nin kredi notunu ‘B3’ olarak teyit ederken, not görünümünü de ‘durağan’dan ‘pozitif’e çıkardı. Görünümün pozitife çevrilmesi ise, ilerleyen dönemde not artışı yapılabileceğine işaret ediyordu.

2- FItch mart ayında, Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltti. Not görünümünü de ‘durağan’dan ‘pozitif’e çevirdi. Fitch böylece, hem notu artırıp hem de gelecek dönemde yeni bir not artışı daha yapacağının sinyalini verdi.

3- S&P bu cuma akşamı yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin kredi notunu B’den B+’ya yükseltti, görünümü ise pozitif olarak korudu. S&P’ye göre, Türkiye’ye portföy girişleri artacak, cari açıklar daralacak, enflasyon ve dolarizasyon düşecek.

NOT ARTIŞI NE ANLAMA GELİYOR

FITCH, Moody’s ve S&P gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, ülkelerin finansal yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitelerinin yani, kredi risklerinin bir göstergesi olarak kabul edilen kredi notlarını açıklıyor. Basitçe, A derecelendirme notu ilgili ülkenin düşük kredi riski bulunduğunu, B orta düzeyde kredi riski bulunduğunu ve C ve D ise yüksek kredi riski bulunduğunu ifade ediyor.
Peki, not artırımı ya da not görünümünün durağandan pozitife çevrilmesi ne anlama geliyor?

– ‘Negatif görünüm’ notun düşebileceğini, ‘pozitif görünüm’ artabileceğini işaret ederken, görünümün ‘durağan’ olması ise önemli bir değişiklik olmadıkça kredi notu aynı kalacak anlamına geliyor.

– Not artırımı, o ülkeye daha fazla dış kaynak gelmesinin önünü açarken; pozitif görünüm ise ilerleyen dönemde yeniden not artışı olabileceğine işaret ediyor.

ŞİMŞEK: 11 YILIN ARDINDAN İLK

HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, not artırımına yönelik “Programımızın olumlu sonuçları kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarına yansıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“S&P ülke kredi notumuzu 11 yılın ardından bir kademe artırırken görünümü pozitif olarak korudu” diyen Şimşek, şöyle devam etti: “S&P, Fitch ve Moody’s’in pozitif not görünümleri not artışlarının devamının habercisi. Güçlendirerek uygulamaya devam ettiğimiz programımızla ülkemize duyulan güveni en üst seviyeye taşımakta kararlıyız.”

İŞ DÜNYASINDAN ‘DEVAM’ MESAJI: PROGRAMA DUYULAN GÜVENİ GÖSTERİYOR

ULUSLARARASI Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy, S&P’nin not artırımını “Ekonomi programına duyulan güvenin ifadesi” olarak değerlendirdi. Aksoy, Hürriyet’e yaptığı yorumda, uluslararası değerlendirme kuruluşlarının not raporlarının tüm dünyada yakından takip edildiğinin altını çizerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu notlar ülkelerin dışarıdan görünümü ile ilgili bir referans noktası oluyor. Elbette Fitch sonrası S&P’nin not artışı olumlu bir gelişme. Biz bunu daha çok orta vadede istikrara yönelik olumlu adımlar atılmış olması ve ekonomik verilerin programa uyumlu şekilde ilerlemesine bağlıyoruz. Ancak yabancı yatırımın artması daha uzun vadeli bir iş. YOİK’te belirlenen yol haritasının da makro ekonomik istikrar ile paralel götürülmesi gerekiyor. Bunun için regülasyonlar takip ediliyor. Özetle not artışı doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor.”

İTO’DAN İSTİKRAR VURGUSU

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de not artırımına ilişkin “Gelen artışlar ile ufukta görülen not artırımları piyasa motivasyonuna büyük katkı verecek. Not artışlarında ihtiyacımız olan yeni mesafeleri almak için uyguladığımız ekonomi programını istikrarla sürdürmemiz çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

“Özellikle yılın ikinci yarısında dezenflasyon sürecinin de başlamasıyla hem yurtiçinde hem de dışında ekonomiye olan güven daha da artacak, dış sermaye akışı hızlanacaktır” diyen Avdagiç, “Enflasyonla mücadelemiz eş güdümle ve kararlılıkla sürdükçe kazanan Türkiye ekonomisi olacak” ifadelerine yer verdi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasanin-bekledigi-karar-cuma-aksami-geldi-3-notcudan-3-iyi-adim/feed/ 0
Bakan Kacır: Kritik teknolojileri üreten Türkiye’yi inşa ediyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:57:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14149 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kara yoluyla geldiği Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde organize sanayi bölgesinde kurulan biri tekstil, ikisi enerji olmak üzere 3 ayrı fabrikanın açılış törenlerini katıldı. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Çetin ve iş insanları tarafından karşılanan Kacır, ilk olarak bir tekstil fabrikasının açılışını yaptı. Tesisin ülkeye hayırlı olmasını dileyen Kacır, “Dünya, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı çalkantılı bir dönemden geçiyor. Bu süreçte küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim, dijital dönüşüm ve planlı sanayileşme gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. Güçlü Ar-Ge, inovasyon ve üretim ekosistemi inşa eden ülkelerin, gelecekte söz sahibi olacağına hiç şüphe yok. Türkiye olarak bizler de kritik teknolojilerde bağımsızlık, katma değerli üretim ve yüksek teknoloji ihracatını artırma, nitelikli istihdamı sağlama ve topyekün kalkınma hedefleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz büyük ölçekli yatırımlarla, uyguladığımız uzun vadeli politikalarla sanayi ve teknolojide ülkemize çağ atlatacak adımlar atıyoruz. Artık dünyayla entegre olup rekabet gücünü artıran, kritik teknolojilere adapte becerisi yüksek bir Türkiye var. Sanayi sektöründeki istikrarını ve başarısını sürdürülebilirlik, inovasyon ve nitelikli insan kaynağı ile her geçen gün daha da perçinleyen bir Türkiye var” dedi.

‘REKOR BİR İHRACATA ERİŞTİK’

Güçlü bir üretim altyapısını inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, “Ticari araç üretiminde Avrupa lideriyiz. Askeri insansız hava aracı üretiminde, dünya lideriyiz. Beyaz eşya üretiminde Avrupa’da lideriz, dünyada ikinciyiz. Güneş paneli üretiminde Avrupa’da lideriz, dünyada dördüncüyüz. Çimento ve demir-çelik üretiminde Avrupa birincisiyiz. 2002 yılında 36 milyar seviyelerinde ihracata sahipken; son 12 ayda 257 milyar dolarlık rekor bir ihracata eriştik. Bu ihracat büyük oranda imalat sanayinden oluşuyor. Türk sanayisi; ülke ekonomisinde ve kalkınmasında ana aktör hale gelmiş durumda. Şimdi; Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı’nda; yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı ekonomi modelimizden taviz vermeden ülkemizi müreffeh yarınlara ulaştırmak amacıyla aşkla, şevkle çalışıyoruz. Yurdumuzun dört bir yanında planlı sanayileşme hamlelerimizi gerçekleştiriyor, katma değer içeren bir üretim anlayışı sergiliyoruz. Sanayimizdeki bu üretim anlayışımızın lokomotif sektörlerinden biri de tekstil sektörüdür. İhracat odaklı büyüme yolculuğumuzun önemli yapı taşlarından tekstil sektöründe, Avrupa’da ve dünyada kendini kanıtlamış bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 14,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz sektörde 199 ülke ve serbest bölgeye ürün ihraç ettik. Tekstil sektörümüz, hazır giyim sektörümüzün de kuvvet çarpanı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam ihracatı 32,9 milyar dolara erişti. Sektörümüz 1 milyon vatandaşımıza doğrudan, 2 milyona yakın vatandaşımıza dolaylı olarak ekmek kapısı olarak kalkınmamızda öncü rol üstleniyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizle sektörümüzü güçlendiriyoruz. Son 22 yılda 15 bin 679 tekstil yatırımı için yatırım teşvik belgesi düzenledik, 1,1 trilyon liralık sabit yatırımı teşvik ederek, bir milyondan fazla yeni istihdamın önünü açtık. Bugün teknoparklarımızda, tekstilde Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişiminde 45 firmamız kilit rol üstleniyor. 78 Ar-Ge ve 54 tasarım merkezimiz tekstilde üretim altyapımızın gücünü pekiştiriyor” ifadelerini kullandı.

‘ÜRETİNİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

“Önümüzdeki dönemde sektörümüzün katma değerli üretim altyapısını güçlendirerek, sanayimizin yeşil dönüşüm ve markalaşmaya yönelik adımlarını destekleyerek tekstil sanayimizin iç pazarda ve uluslararası arenada rekabetçiliğini ve marka değerini yükseltmeye devam edeceğiz” diyen Kaçır, şöyle devam etti:

“Esnek ve hızlı üretim, hızlı teslimat, hedef pazarlara olan yakınlık, kaliteli ve geniş ürün yelpazesi, yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimiyle küresel pazarlarda ön plana çıkan Türk tekstilini dünya pazarında hak ettiği noktaya taşımak için sektör temsilcileriyle yakın iş birliği içinde bulunmaya devam edeceğiz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz toplam yatırım büyüklüğü 90 milyon dolara ulaşan Pelsan-Telasis Tekstil fabrikalarıyla da hijyen ve çatı izolasyon sektörümüzün kullandığı, önemli ölçüde dışa bağımlı olduğumuz tekstil ürünlerinin ülkemizde üretimini gerçekleştiriyoruz. Çevreye duyarlı üretim altyapısıyla organik ve sürdürülebilir üretimi hedefleyen bu tesislerimiz tam kapasiteyle üretime geçtiğinde 900 vatandaşımıza istihdam sunacak. Üretiminin yarısından fazlasını ihraç ederek çarı açığımıza azaltmaya katkı sağlayacak. Bakanlık olarak yatırım teşviklerimizle, bizler de bu iki tesisin üretim yolculuğunda gerekli desteği vermiş bulunuyoruz. Ülkemizin tüm şehirlerinde topyekün kalkınmayı sağlamak ve refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasını temin etmek adına yurdun dört bir yanında yatırımların önünü açmaya, üretenin yanında olmaya devam edeceğiz. Avrupa sınır kapılarına yakınlığı, Marmara Denizi ile birlikte Ege’ye ve Karadeniz’e ulaşım kolaylığı, İstanbul’a komşuluğu, cazip yatırım ortamı ve sanayi altyapısı ile Tekirdağ’ımız son 22 yılda önemli bir üretim üssüne dönüştü. Son 22 yılda şehrimizdeki yeni ya da ilave yatırımlar için 2 bin 920 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 407 milyar lira tutarında sabit yatırımın ve104 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Şehrimizde sanayinin çarklarının daha hızlı dönmesi adına10 yeni organize sanayi bölgesi ve 2 endüstri bölgesi kurduk. Şehrimiz katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını geliştirmek için 1 teknopark, 54 Ar-Ge merkezi ve 13 tasarım merkezini kazandırdık.

Firmalarımızın Ar-Ge ve teknoloji odaklı projelerine 12 milyar liralık destek sunduk. Teknoloji seviyesi yüksek katma değerli ürünlerin üretimini Ar-Ge’den seri üretime destekleyen Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında; Tekirdağ’da toplam yatırım büyüklüğü 5,6 milyar liraya ulaşan 9 projeyi destekliyoruz.”

Trakya’da Ergene Havzası Koruma Eylem Planı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bakan Kacır, “Sanayimizin Trakya bölgemizde çevreye etkilerini en aza indirmek üzere; Islah OSB’lerin kurulması, müşterek ileri atık su arıtma tesislerinin ve Marmara Derin Deşarj Sistemi’nin yapılması çalışmalarımıza devam ediyoruz. Toplam 16 milyar lira finansman desteği sağladığımız proje kapsamında organize sanayi bölgeleri müşterek atıksu arıtma tesislerinden 5’ini devreye aldık. Bölgede arıtılarak temiz hale gelen suların, denize deşarj edilmesi için yürütülen Derin Deşarj Projesini de tamamladık. Bu yıl da Ergene Havzası’nda bulunan 2 OSB’nin atık su arıtma tesisi inşaatı ve bölgede yer alan 4 OSB’nin atık sularının müşterek arıtma tesisine iletilmesi amacıyla yürütülen kollektör hattı inşaatını tamamlamayı hedefliyoruz. Trakya bölgemizde çevreye duyarlı sanayileşmenin öncüsü ve destekçisi olmaya devam edeceğiz. Saymakla bitmiyor. Tekirdağ için ne yapsak az gelir. Yatırımlarımızı ve desteklerimizi Tekirdağ’ın sürdürülebilir büyüme yolunda sunmaya devam edeceğiz” dedi.

‘KRİTİK TEKNOLOJİLERİ ÜRETEN TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDİYORUZ’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, daha sonra bir enerji fabrikasının açılışını gerçekleştirdi. Burada konuşan Kacır, “Yeşil dönüşümün ve enerji bağımsızlığının öneminin her geçen gün arttığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik küresel hedeflerin olduğu bir süreci yaşıyoruz. Ülkemizin yenilenebilir enerji teknolojilerinde üretim ve ihracat yetkinliklerine güç katan bu tesisin ülkemize, milletimize ve enerji sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarı, iddiası ve güçlü liderliğiyle, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın teknolojik bağımsızlığımızdan geçtiği anlayışıyla kritik teknolojileri üreten ve geliştiren Türkiye’yi inşa ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimiz doğrultusunda; savunma sanayimizin başrolde olduğu bir dönüşüme tanıklık ediyoruz. Geçmişin acı tecrübeleri bize gösterdi ki; ateş çemberi içerisinde güvenli bir liman olan Türkiye’nin bekası ancak ve ancak savunma sanayisinde milli ve özgün teknolojiler geliştirerek mümkündür. İşte bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalarla; 22 yılda önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yerlilik oranımızı yüzde 80’lere çıkardığımız, ihracatımızı 5,5 milyar dolara yükselttiğimiz savunma sanayimizde 100 yıllık projeleri 22 yıla sığdırdık. Tüm dünyanın dile getirdiği gibi artık Türkiye’nin milli ve özgün savunma sanayi ürünleri, dünyada jeopolitik dengeleri ve savaş paradigmalarını alt üst etti, stratejileri değiştirdi. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, teknisyenlerimizle, girişimcilerimizle Cumhuriyetimizin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yapma adına, tam bağımsızlık anlayışıyla yürüyüşümüze devam ediyoruz” diye konuştu.

‘YEŞİL DÖNÜŞÜM ALTYAPISINI İVEDİLİKLE TESİS ETMEK ZORUNLULUKTUR’

Bakan Kacır, önümüzdeki dönemde Millî Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda ülkenin teknolojik bağımsızlığını tahkim ederken kritik ve stratejik tüm sektörlerde kabiliyeti güçlendirecek adımlar atmaya devam edeceklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bunlardan biri de enerji. Son yıllardaki küresel gelişmeler, enerjide dışa bağımlı olan ülkelerin vatandaşlarına müreffeh, barış ve huzur dolu bir gelecek inşa etmekte zorlandıklarını tekrar gösterdi. Diğer yandan da fosil yakıtların neden olduğu karbon salınımı da yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırdı. Yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılmasını öncelikli hale getirdi. İhracatının yüzde 40’tan fazlasını Avrupa Birliği’ne (AB) gerçekleştiren Türkiye için Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumlu bir yeşil dönüşüm alt yapısını ivedilikle tesis etmek, sürdürülebilir kalkınma için bir tercihten öte zorunluluktur. Bu nedenle Türkiye Yüzyılı’nda müreffeh bir ülke inşa etmenin anahtarı olarak; başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını ülkemizde sağlamayı, bu alanlarda üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi güçlendirmeyi görüyoruz. Ortaya koyduğumuz planlı, kararlı politikalarımız ve desteklerimizle elektrik üretiminde toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yüzde 55’e çıkardık. Ayrıca yenilenebilir enerji alanında ekipman ve teknolojilerin yurt içinde imal edilmesine yönelik millî teknolojimizi geliştirerek üretim hacmimizi de artırdık. Rüzgar türbini üretiminde iddia sahibiyiz. Kule, kanat ve jeneratör üretiminde elde ettiğimiz kabiliyetler, bizi Avrupa’da rüzgar türbini bileşen üretiminde ilk 5 ülkeden biri kılıyor. Aynı zamanda rüzgar enerjisinde olduğu gibi geleceğin önemli bir enerji kaynağı olarak görülen güneş enerjisinde girişimcilerimizi, araştırmacılarımızı, yatırımcılarımızı, sanayicilerimizi çeşitli mekanizmalarla destekliyoruz. Dünya Bankası iş birliğinde, yeşil dönüşümdeki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamız Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle de ‘lerimizin kendi bünyelerinde güneş enerji sistemleri kurmaları için 14 milyon liraya kadar destek sağlıyoruz. Güneş paneli imalatı için 2012 yılından bu yana toplam yatırım tutarı 33,1 milyar liraya ulaşan 43 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. İnovasyon ekosistemimizin kurumsal altyapıları olan teknoparklarımızda yer alan 167 yenilikçi girişim, ve 13 Ar-Ge ve tasarım merkezinin güneş enerjisi alanında 300’den fazla Ar-Ge projesine yaklaşık 4 milyar lira destek sağladık. 2002’den günümüze kadar TÜBİTAK’ın burs ve destek programları kapsamında güneş enerjisi alanında 1500’den fazla proje ve binden fazla bilim insanına 2,6 milyar lira destek sunduk. Özellikle ülkemizin Ar-Ge altyapısını güçlendirmek amacıyla kurulan ODTÜ GÜNAM Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni, ulusal araştırma merkezlerimiz arasına dahil ettik. Merkezimiz bünyesinde fotovaltaik teknolojileri, modül teknolojileri, güç elektroniği, şebeke ve sistem entegrasyonu başta olmak üzere güneşten enerji üretimi ile Ar-Ge başlıklarında yürütülen projeleri destekliyoruz.”

Bakan Kacır ile beraberindekiler, açılışını gerçekleştirdikleri tesisleri gezerek incelemelerde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-kritik-teknolojileri-ureten-turkiyeyi-insa-ediyoruz/feed/ 0
İstanbul-Sivas YHT ilk seferini yaptı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:36:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14098 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas-İstanbul aktarmasız Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinin 4 Mayıs’ta başlayacağını belirtmişti. İstanbul – Sivas Yüksek Hızlı tren hattı bugün, Söğütlüçeşme istasyonundan saat 08.40’ta hareket ederek ilk seferini gerçekleştirdi. Kadıköy Söğütlüçeşme istasyonunda yapılan tören saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başladı. Yapılan törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın yanı sıra TCDD Taşımacılığı Genel Müdürü Ufuk Yalçın, AK Parti İstanbul Milletvekili Nihan Ayan, AK Parti Sivas Milletvekili Nihan Ayan ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem katıldı. Törenin ardından İstanbul – Sivas Yüksek Hızlı Tren, katılımcılar tarafından uğurlandı. 

“AVRUPA’DA ALTINCI, DÜNYADA DA SEKİZİNCİ HIZLI TREN İŞLETMECİLİĞİNİ YAPTIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, 2002-2023 yılları arasında demir yollarında ciddi yatırımlar yapıldığını belirterek, “İyileştirme, yenileme ve kalkınma hamlelerini gerçekleştirdik. Ana yurdumuzu demir ağlarla örülmesine, vizyonuna sahip çıktık. 22 yıl içinde demir yollarına 57 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Demir yollarımızı tamamen elden geçirdik ve yeniledik. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu, 13 bin 919 kilometreye yükselttik, 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi yarım asırlık hayalimiz olan yüksek hızlı tren işletmeciliğiyle tanıştırdık ve Avrupa’da altıncı, dünyada da sekizinci hızlı tren işletmeciliğini yaptık.İlk olarak 2009 yılında faaliyete geçirdiğimiz Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattını, sonrasında Ankara-Konya, Ankara-İstanbul hatları takip etti. Son olarak 26 Nisan 2023 yılında Ankara-Sivas hızlı tren hattını açtık. Ankara-Sivas hızlı tren hattıyla Ankara-Sivas arasındaki mesafe 603 kilometreden 405 kilometreye, 12 saatlik yol süresini de 2 saate indirerek Ankara-Yozgat arasını da bir saate düşürdük. Hattımızda Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızelili, Sivas bulunmaktadır.” diye konuştu. 

“2009 YILINDAN BU YANA 85 MİLYON YOLCU TAŞIDIK”

Sivas-İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren hattıyla ilgili bilgiler vern Boyraz, “Kırıkkale, Yozgat, Sivas illerimizle Ankara merkezli hızlı tren ana ağına bağlanması ile bu illerimizde yaşayan yaklaşık 1,3 milyon vatandaşımızın hızlı trenle seyahat etmesine vesile olduk. Açıldığı günden bugüne bir milyonun üzerinde yolcu seyahat etti. Şimdi de sizlerle birlikte yüksek hızlı trenlerimiz ile Sivas-İstanbul aktarmasız ekspres seferlerini başlatmanın mutluluğunu, heyecanını ve coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz. Ankara-Sivas arasında yüksek hızlı tren seferleri, 3 geliş, 3 gidiş olarak yapılmaktadır. Sivas ve Ankara’dan yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yolcularımızdan gelen aktarmasız Sivas-İstanbul seferleri talepleri doğrultusunda artık bu seferlerden biri İstanbul’a devam edecek şekilde planlanmıştır. Bizim burada Söğütlüçeşme İstasyonu’nda uğurlayacağımız tren gibi Sivas’tan da öğlen saat 13’te hareket eden yüksek hızlı tren seferi, bugünden itibaren aktarmasız olarak İstanbul’a devam edecektir. 483 yol kapasitesine sahip setler kullanılacak, işletilecek bu ekspres hatlar İstanbul’dan 8.40’ten kalkacak, Sivas’tan da 13.30’da kalkacak.Trenlerimiz İstanbul Sivas arasında Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, Pendik istasyonlarında duruş sağlayacak. Elbette ki ilerleyen günlerdeki taleplere göre tekrar bazı değişiklikler yapılabilir. Yüksek hızlı trenlerle hizmete girdiği 2009 yılından bu yana 85 milyon yolcu taşıdık. Şimdi İstanbul seferlerinde de bu sayıyı daha da arttırmaya başlayacağız. Biraz önce hareket edecek trenle ilgili bilgiler aldığımızda toplam 803 yolcumuza biletlenme yapılmış. Bunun 370 tanesi İstanbul’dan direkt Sivas’a giden Sivaslı yolcular oluyor.” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbul-sivas-yht-ilk-seferini-yapti/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Türkiye’de en çok araç FSM’den geçiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:27:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14077 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğüne (KGM) bağlı yol ağında gerçekleşen trafik hacimlerinin metropol kentlerin geçiş noktalarında hizmet veren bazı akslarda artış gösterdiğini belirterek, karayolları ulaşım yatırımlarının lokomotifi anlayışıyla yüksek standartlı yollar ile konforlu ve güvenli yol ağı oluşturduklarını söyledi. Uraloğlu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde trafik hacmi 240 bine, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ise 190 bin araca ulaştığını belirterek, “2003 yılından bu yana ülke genelindeki trafik hacminin yüzde 195 artarak 154,5 milyar taşıt x km değerine ulaştı. Karadeniz Sahil Yolu’nda en fazla yoğunluk yaşanan kesim Trabzon geçişi oldu. Burada trafik hacmi 90 bin dolayında gerçekleşti” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2023 yılı Trafik Hacim Bilgileri istatistiklerini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye’de ulaşımın tüm modlarında çağ atlatan yatırımlar ve atılımlar yaptıklarını belirten Bakan Uraloğlu, karayollarının, ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu söyledi. Uraloğlu, karayollarında yapılan yüksek standartlı yollarla Türkiye’nin dört bir yanında konforlu ve güvenli ulaşımı sağladıklarının altını çizerek, “Ülkemizin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine yüksek standartlı bölünmüş yollarla bağladık. Vatandaşlarımız artık yolculuklarında karayolunu da tercih ediyor.” diye konuştu.

 “TRAFİK HACİMLERİ METROPOL GEÇİŞLERİNDE ARTIYOR”

Ülke genelinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yol ağında gerçekleştirilen ölçümlerde trafik hacimlerinin metropol geçişlerinde ve Karadeniz Sahil Yolu gibi bölgesel hizmet veren akslarda artış görüldüğünün altını çizen Bakan Uraloğlu, “En çok trafik hacmi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde oluştu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde trafik hacmi 240 bin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde ise 190 bin oldu. İstanbul-Tekirdağ Devlet Yolu’nun bazı kesimlerinde Yıllık Ortalama Günlük Trafik (YOGT) miktarı 100 bini aştı. İstanbul-Kocaeli Devlet Yolu’nun çeşitli noktalarında 70 bini aşmaktadır. İstanbul Havalimanı’na bağlantı sağlayan yol kesiminde ise trafik 100 bini geçti” ifadelerini kullandı.

 “ANKARA HAVALİMANI GÜZERGAHINI KULLANAN ARAÇ SAYISI GÜNDE 70 BİNİ BULDU”

Yıllık Ortalama Günlük Trafik miktarlarının yüksek olduğu kesimlere dair açıklamalar yapan Bakan Uraloğlu, “İzmir şehir merkezindeki KGM sorumluluğundaki bazı kesimlerde trafiğin 70 binin üzerine çıktı. Konya şehir geçişindeki kesimlerde trafik 100 bini aşıyor. Ankara-Sincan-Yenikent güzergahındaki bazı kesimlerde 100 binin üzerine çıktı. Ankara Havalimanı’na erişim sağlayan güzergahta bazı kesimlerde ise günlük araç sayısı 70 bini aştı. Ankara-Gölbaşı arasında da her gün 80 bin araç seyahat etti. Ankara’yı Polatlı tarafına bağlayan Ankara-Temelli Yolu’nu da her gün 60 binin üzerinde araç kullandı” şeklinde konuştu. Uraloğlu, Ankara’nın şehir içi trafiğini rahatlatan önemli yollardan biri olan Eskişehir Çevre Yolu’nda da trafik hacminin günlük 70 binin üzerinde olduğunu vurguladı.

“KARADENİZ SAHİL YOLU GÜNDE 90 BİN ARAÇ TRAFİĞİ ALIYOR”

Bakan Uraloğlu, Gaziantep için büyük öneme sahip Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım sağlayan yol kesiminde ise günlü trafiğin 70 bini geçtiğini kaydetti. Samsun’da ise Samsun Çevre Yolu’nun önemli oranda trafik alan yollardın bir diğeri olduğunu kaydederek Çevre Yolu’nun her gün 60 bin araç tarafından kullanıldığını kaydetti. Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nda ise en fazla yoğunlaşan kesimin Trabzon geçişi olduğunu vurgulayarak trafik hacminin 90 bine ulaştığını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN YOLUNU AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bakan Uraloğlu, yüksek trafik alan yollardan biri olan Antalya-Alanya Yolu’nda da günlük araç hacminin 90 bini bulduğunu kaydederek Bursa-Karacabey Yolu’nda 70 bin sınırının da aşıldığını kaydetti. Uraloğlu şözlerini şöyle sürdürdü:

“Otoyol kesimlerinde; Çatalca-İzmit güzergahındaki çeşitli noktalarda 100 bin, Mahmutbey-Çamlıca güzergahında 100 bin, Kuzey Marmara Otoyolu’nda çeşitli noktalarda 90 bin, Ankara Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Bursa Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, İzmir Çevre Yolu’nun bazı kesimlerinde 100 bin, Adana Çevre Yolu’ndaki çeşitli kesimlerde trafik hacminin 90 bine ulaştığı görülüyor. 2003 yılından bu yana ülke genelindeki trafik hacminin yüzde 195 artarak 154,5 milyar taşıt x km değerine ulaştı. Bu sayılar, bu yolları yaparak ne kadar yerinde bir karar verdiğimizin de en büyük kanıtıdır. Bizler hizmet için, vatandaşlarımızın konforu için yol yapmaya, Türkiye’nin yolunu açmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-en-cok-arac-fsmden-geciyor/feed/ 0
İşlenmemiş altın ithalat kotası artırıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/islenmemis-altin-ithalat-kotasi-artirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/islenmemis-altin-ithalat-kotasi-artirildi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:18:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14055 Kıymetli madenler aracı kuruluşları arasında dağıtılmak üzere rezerv olarak ayrılan kota miktarı 10 kilogram artırıldı.

Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada şöyle:

Bilindiği üzere işlenmemiş ithalatında yaşanan yükselişin dış ticaret dengesi ve ödemeler dengesi üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak altın ithalatının artış hızını azaltmaya yönelik bir tedbir olarak 07.08.2023 tarihi itibarıyla işlenmemiş altın ithalatı kapsamında aylık toplam ithalat kotasının bir kısmı; 01.01.2022’den kota uygulamasına başlanan 07.08.2023 tarihine kadar Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ya da Türkiye’de yerleşik bir tüzel kişinin sermayesine eklenmek üzere veya ihracat bedellerinden mahsup edilmek üzere “bedelsiz” ödeme şekliyle gerçekleştirilen ithalat işlemleri dışında işlenmemiş altın ithalat işlemi (peşin veya mal mukabili ödeme şekliyle) gerçekleştirmemiş kıymetli madenler aracı kuruluşları ile Borsa İstanbul A.Ş.’ye üyeliği kota uygulamasına başlandıktan sonra gerçekleşen kıymetli madenler aracı kuruluşları ve Danıştay 13. Dairesinin, 26.12.2022 tarihli, E:2019/3051, K:2022/4968 sayılı ve 26.12.2022 tarihli E:2019/3052, K:2022/4966 sayılı kararları kapsamında faaliyet izinleri geri verilen kıymetli madenler aracı kuruluşları arasında dağıtılmak üzere rezerv olarak ayrılmaktadır.  

Hazine ve Maliye Bakanlığının 03.05.2024 tarihli yazısı uyarınca; yukarıdaki kapsamda rezerv olarak ayrılan kota miktarı 500 kilogramdan 510 kilograma çıkartılmıştır. Bu kapsamdaki üyelerimiz her ayın ilk beş işgünü içinde 25 kilogramı geçmemek üzere talep ettikleri miktarı Borsamıza bildireceklerdir.

Beş iş günü sonunda toplam talep edilen miktarın 510 kilogramdan fazla olması halinde 510 kilogram talep eden üye sayısına bölünerek ortalama tahsis miktarı bulunacaktır. Bu miktarın altında olan üyelere talep ettikleri miktar tahsis edilecek, diğer üyelere ise eşit miktarda tahsis yapılacaktır.

Bu kapsamdaki üyelerimiz her ayın ilk beş işgünü içinde 25 kilogramı geçmemek üzere talep ettikleri miktarı Borsamıza bildireceklerdir. Beş iş günü sonunda toplam talep edilen miktarın 510 kilogramdan fazla olması halinde 510 kilogram talep eden üye sayısına bölünerek ortalama tahsis miktarı bulunacaktır. Bu miktarın altında olan üyelere talep ettikleri miktar tahsis edilecek, diğer üyelere ise eşit miktarda tahsis yapılacaktır.

Bu kapsamdaki kıymetli madenler aracı kuruluşlarının, tahsis edilmesi kesinleşen kota miktarlarını öğrenmek için ilgili ayın beşinci iş gününü takip eden iş günlerinde Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası Direktörlüğü ile iletişime geçmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen kapsamdaki talepler Mayıs ayından itibaren her ayın ilk 5 iş günü içerisinde 09:00-18: 00 saatleri arasında sadece KASA uygulaması (kasa.borsaistanbul.com) Elektronik Talimat Sistemi (ELTAS) üzerinden çevrimiçi olarak iletilecektir. ELTAS üzerinden bildirilmeyen başvurular işleme alınmayacaktır.

Konuya ilişkin olarak ELTAS kullanıcı kılavuzu ekte yer almaktadır. Bu çerçevede KASA uygulaması üzerinden oluşturulan ‘İthalat Kota Talebi’nin varsa ikinci onaycı tarafından da onaylanarak ‘Talimat Türü’nün ‘Onaylandı’ statüsüne getirilmesi gerektiği, saat 18:00’dan önce ‘Onaylandı’ statüsüne getirilmemiş taleplerin dikkate alınmayacağı ve Borsa tarafından re’sen iptal edileceği hususları göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca belirtilen 510 kilogram rezerv kapsamında olmamasına rağmen ELTAS üzerinden başvuru yapan üyelerin talepleri de re’sen reddedilecektir.

Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığının anılan yazısı uyarınca diğer üyelerimize yönelik kota dağılımında da değişiklik yapılmış olup üyelerimizin Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası Direktörlüğü ile iletişime geçmesi gerekmektedir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/islenmemis-altin-ithalat-kotasi-artirildi/feed/ 0
Yargı’nın Tuğçe’si Merve Ateş: O sahneleri okuyunca ağladım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yarginin-tugcesi-merve-ates-o-sahneleri-okuyunca-agladim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yarginin-tugcesi-merve-ates-o-sahneleri-okuyunca-agladim/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:15:57 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14050 Canlandırdığınız Tuğçe karakterinin başına gelen cinsel istismar olayı diziye damgasını vurdu. Siz de performansınızla dikkatleri üzerine çektiniz. Neler hissediyorsunuz?

– Süreç çok zordu. 3 sezon geçirdik ve biz 86’ncı bölümde bunu işlemeye başladık. 86 bölüm öncesinde bir Tuğçe büyüttüm içimde. Elini tuttuğumda ergendi. Düştük, ayağa kalktık, toparladık, polis oldu, hayata tutundu, âşık oldu derken böyle bir olayın başına gelmesini beklemiyordum. Süreç içinde de bir süre kabullenmedim.

Senaryoyu görünce ne yaptınız?

– Direkt ağladım. Eve gittim bir daha ağladım ve şunu dedim kendime: “Yapacak bir şey yok. Tuğçe’sin. Yapacaksın. Ekibine güven, senaryoya güven, hocalarına güven.” Hep bir güven sürecinden geçiyor, bir noktada da seyirciye güvenmek gerekiyor. Güvenle atlattım ama zor bir süreçti.

Role nasıl hazırlandınız?

– Hazırlanılmıyor. Bir kadın olarak, bir kız olarak çok gerçek işlendi. Bir noktaya kadar performans kaygısı güttüm çünkü gerçek hayatın içinde olan bu konuyu gerçek oynamam gerekiyordu. Çok hassas bir konu. Sonra da role nasıl girerim, o durumdan nasıl çıkarım onu düşündüm. Kendime hep bunun bir kurgu olduğunu hatırlattım. Kurgu ile gerçeği hep ayırmaya çalıştım.

Ne tür yorumlar aldınız?

– Hem çok güzel hem de olumsuz eleştiriler aldım. Bir grup seyirci bu konunun ekrana taşınması doğru bulmadığını belirten yorumlar yaptı. Ama gerçek hayatta da yaşanan bu konu karşısında susmamamız lazım. Biz “Yargı”da hep ağır konuları işledik. Toplumun aynası bir iş bu. Biz gerçek hayatta olmayan hiçbir şeyi işlemedik. O yüzden maalesef cinsel istismar da var ki “Yargı”da yer aldı.

Setteki hava nasıldı o sahnelerin çekildiği süreçte?

– Ben çok seviyorum ekibimi. Muazzam hocalarımız var. Hepsi abim ablam gibi. Gülay Say oyuncu koçluğumu yaptı. Beni gerçekle kurgu arasından koparan ve birleştiren de oydu.

‘YARGI’ DOĞUM NOKTAM

“Yargı” dizisi dönüm noktanız mı oldu?

– Kesinlikle. Hatta “Yargı” doğum noktam bile diyebilirim. Gözlerimi açtığımdan beri oyunculuk yapıyorum ama “Yargı” her şeyin daha gerçek olduğu hayatı daha gerçek noktadan görmeye başladığım yaşlarımın ilk sürecinde hayatıma dahil oldu. 16 yaşındaydım girdiğimde. Ne olacak bilmeden iş ilerledi, uzun soluklu oldu. İyi senaryoda herkesin hikâyesi de iyi işleniyor. O yüzden kendi karakterimin de hikâyesini iyi performansla gösterebildiğimi düşünüyorum. “Yargı” bu noktada kesinlikle doğum noktam.

Canlandırdığınız Tuğçe karakteri cevval, cesur bir tip. Sizinle kesişen ve ayrışan yanları neler?

– Başlarda hiç kesişmiyorduk. Ben Tuğçe’yi başlarda hiç sevmiyordum. Ama sevgi nefret bağı kurduk birlikte. Çünkü benden çok ayrı. İşin zaten zevkli tarafı buymuş; kendinden alakasız bir şeyle empati kurabilmek. O yüzden Tuğçe bana çok farklı şeyler öğretti. Artık daha fazla kesiştiğimiz nokta var. Sanırım en benzer yanımız kararlılığımız ve hırsımız. Son bölümlerde de yaşadığı zorluklara rağmen hayata tutunan bir kadın görüyoruz. Bana da öğrettiği en büyük şey o oldu. Umarım hiçbir kadın bunu yaşamaz. Keşke yaşamasa. Tuğçe güçlü bir karakter, bana da güçlü durmayı öğretti her noktada.

Siz daha sessiz sakinsiniz sanırım.

Ben bir tık daha sessiz sakinim ama yerine göre değişir. Arkadaşlarım çok konuştuğumu söyler mesela. Sette de acayip gevezeyimdir.

SERÜVENİN SONUNA GELMEK HEPİMİZİ ÜZÜYOR

Finale doğru gidiyorsunuz, nasıl hissediyorsunuz?

– Sette herkes çok duygusal. Çünkü 3 sene yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Bir hikâyenin sonuna geliyor ve bir serüvenin sonuna gelmek hepimizi çok üzüyor. O kadar fazla anım var ki herkesle. Çok fazla ders, öğreti var. Ben bayağı bir buruğum. Ama her güzel şeyin bir sonu var. “Yargı”nın bu kadar güzel başlayıp noktalanması da geriye dönüp bakınca ileride çok güzel bir anı olarak kalacak.

Sınırlarımı zorlayacak işler yapmayı çok seviyorum

Siz çok küçük yaşlarda girdiniz sektöre, nasıl oldu?

– Ailem yönlendirdi. 3.5 yaşlarında girdim sektöre. Oyunculuğu çok seviyorum ben. Hayat çok kısa ama tek bir insan olmak için de fazla uzun. Ben her güne farklı bir insan olarak uyanabilirim. Bir sürü hayat ve bu fikrin bana çocukken verilmiş olması çok güzel hissettiriyor. Bir daha dünyaya gelsem yine oyuncu olmak isterdim.

Şu an hangi rol hayaliniz?

Çok fazla var. Sınırlarımı zorlayacak işler yapmayı çok seviyorum. Bir deliyi oynamak isterdim. Ya da tamamen silik bir karakteri oynamak isterdim.

İşin eğitim süreci ne durumda?

– Oyunculuk adına bir eğitim almıyorum. İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe okuyorum. 14 sene sette zaten her günüm bir ders niteliğinde oldu. Çok değerli isimlerle çalıştım; Cezmi Baskın, Hüseyin Avni Danyal, Haluk Bilginer… Onların kendi aralarında tiyatroyla alakalı konuştuğu bir anısını asla dinlemekten çekinmem. O yüzden setlerde geçirdiğim her gün bir ders gibi.

En büyük hayalim tiyatro yapmak

Dışarıda aldığınız en enteresan yorum ne oldu?

– Marmaray’da tatlı teyzeler, ablalar yanındaki arkadaşıyla konuşurken ben orada değilmişçesine “Bak bak Tuğçe, komiserin kızı. Ekranda ne kadar kiloluymuş, burada ne kadar zayıf” diye konuşuyorlar. Bayılıyorum, günüm neşeleniyor onlarla karşılaşınca.

Kendinizi 10 yıl sonra nerede hayal ediyorsunuz?

– Tiyatro sahnesinde hayal ediyorum. Çünkü en büyük hayalim tiyatro yapmak. 10 sene sonra kariyerim nasıl ilerler bilmem ama kesinlikle ben oyunculuğu seviyorum. Her güne başka biri olarak uyanmayı seviyorum ve bu noktada bana en iyi hissettirecek, besleyecek şey de tiyatro yapmak.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yarginin-tugcesi-merve-ates-o-sahneleri-okuyunca-agladim/feed/ 0
Tarihin en iyi erken rezervasyon dönemi: Tatilde rotayı kampanyalar belirledi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarihin-en-iyi-erken-rezervasyon-donemi-tatilde-rotayi-kampanyalar-belirledi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarihin-en-iyi-erken-rezervasyon-donemi-tatilde-rotayi-kampanyalar-belirledi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:09:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14034 Aralık 2023’te başlayan erken rezervasyon kampanyalarında sona gelindi. Peki aralık-nisan dönemi nasıl geçti? Sektör temsilcilerinden edindiğimiz bilgilere göre, bu dönemde yerli turistin erken rezervasyona ilgisi oldukça yoğundu. Erken rezervasyon kampanyalarında ağırlık Antalya, Kıbrıs ve Muğla’da oldu. Turizmcilerin verilerine göre, tatilseverlerin bölgeden ziyade erken rezervasyon kampanyalarını inceleyerek tatil yerlerine karar verdikleri görüldü. Veriler, 2024 yılında pandemi öncesi tabloya dönüldüğünü gösteriyor. 2024’te yurtiçi turizmde yüksek hareketlilik bekleniyor.

‘SEZONA İYİ BİR BAŞLANGIÇ YAPTIK’

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu erken rezervasyon dönemini Hürriyet’e değerlendirdi. “Tarihimizin en iyi erken rezervasyon dönemini geçiriyoruz” diyen Kavaloğlu, sürdürülebilirliğe dikkat çekti. Kavaloğlu, “Antalya’ya gelen kişi sayısı 25 Nisan itibarıyla 1 milyon 750 bini geçti, bu da geçen seneye oranla yüzde 20’ye yakın bir artış demek. İyi bir başlangıç yaptık. Sırasıyla hem Nevruz hem Paskalya hem de Ramazan Bayramı tatili geldi. 27 Nisan’da da Hollanda’nın tatilleri var, ardından mayıs başında Rusların tatili, sonrasında Almanya’nın Pfingsten tatili, İngilizlerin tatil periyodu ve bizim Kurban Bayramı gelecek. Peşpeşe gelen iyi bir sezon bizi bekliyor. 60 milyon turist ve 60 milyar dolarlık gelir hedefimiz var ve o hedefe ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Antalya, 17 milyon kişiyi geçerek bu sene üzerine düşeni fazlasıyla yapacak” ifadelerini kullandı.

POLONYA PAZARI 1 MİLYONU GEÇECEK

Kavaloğlu’na göre bu sezonun yabancı turistte sürpriz ülkesi Polonya olacak. AKTOB Başkanı bunun nedenlerini şöyle açıkladı: “Polonya Antalya için dördüncü kaynak pazar haline geldi. Geçen sene 1 milyon kişiyi geçti, bu sene de hedefimiz 1 milyon 250 bini yakalamak. Polonya ile aramız çok iyi ve Polonya’da refah seviyesi yükseliyor. Özellikle Antalya Polonya’da trend ülke.” Geçen sene 300 bin kişinin geldiği

Ukrayna pazarından da bahseden Kavaloğlu sözlerini, “Ukraynalılar Antalya’dan vazgeçmiş değil. Bu sene yaz sezonu boyunca Avrupa üzerinden Antalya’ya gelecek Ukraynalıların artmasını ve sayının 500 bin kişiye ulaşmasını bekliyoruz” şeklinde sürdürdü.

YÜZDE 30 BÜYÜME

Tatil Dükkânı Genel Müdürü Güray Günay da erken rezervasyon talebinde geçen seneye göre ortalama yüzde 30 oranında büyüme olduğunu belirtti. Günay, “Misafirlerimize erken rezervasyonu özellikle daha uygun fiyatlı olması ve diledikleri otellerde yer bulma fırsatı sağladığı için tavsiye ediyoruz.  Ekonomik tatil yapmak isteyen yerli turistler için erken rezervasyon gün geçtikçe daha fazla önem kazanıyor. Yılın ilk çeyreğini hedeflediğimiz şekilde geçirdik, sezonun açılmasıyla birlikte taleplerin yine artışa geçeceğini öngörmekteyiz” dedi. Günay ayrıca Kıbrıs, yurtdışı turları ve Akdeniz Bölgesi otellerinin de özellikle tercih edildiğini sözlerine ekledi.

KAMPANYALAR ETKİLİ OLDU

-Neredekal.com CEO’su Gökhan Sivrikaya ise erken rezervasyon dönemini şöyle değerlendirdi: “Ekim ayının 3. haftasından itibaren acentelerin erken rezervasyon kampanyalarını açıkladığını ve erken rezervasyon araştırmalarının hız kazandığını gördük. Aralık ayının son haftasında ise erken rezervasyona olan ilgi en yüksek noktaya ulaştı ve kademeli olarak gerileyerek nisan ayına gelmiş bulunuyoruz. Erken rezervasyon kampanyalarında yoğunluk Antalya, Kıbrıs ve Muğla’da oldu. Tatilseverlerin bölgeden ziyade erken rezervasyon kampanyalarını genel olarak inceleyerek karar verdiklerini söylemek mümkün. Bölge bazlı tatil aramalarına baktığımızda ise “Antalya Otelleri” diğer bölgelerden ayrışarak en çok aranan bölge oldu. Neredekal.com’un verilerine göre ise Muğla’da Fethiye ve Marmaris, Antalya, Nevşehir Kapadokya bölgeleri en çok tercih edilen tatil beldeleri oldu. Henüz yaz sezonu tam olarak başlamamışken tatilseverlerin ilgisinin yoğunluğu bize, pandemide gerileyen yurtiçi turizm hareketliliğinin pandemi öncesi seyrine döndüğünü gösteriyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarihin-en-iyi-erken-rezervasyon-donemi-tatilde-rotayi-kampanyalar-belirledi/feed/ 0
Fahiş fiyat verene milyarlık ceza yolda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:06:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14031 Ticaret Bakanlığı, bir yıl içinde üç kez ihlal yapan işletmeyi altı güne kadar kapatabilecek.

AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin’in ilk imzacı olduğu torba yasa teklifini dün AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler açıkladı. Meclis komisyonlarında gelecek hafta görüşülecek teklife göre, tedarik zincirindeki haksız ticari uygulamalarda bir yıl içerisinde kesilecek toplam para cezasının üst sınırı artırılacak. Yıllık toplam para cezasının miktarı; küçük ölçekli işletmeler için 20 milyon, orta ölçekli işletmeler için 200 milyon, büyük ölçekli işletmeler için de 1 milyar liraya ulaşabilecek. Bu cezalar mevcut yasada sırasıyla 5, 50 ve 250 milyon lira olarak uygulanıyor.

İHLAL BAŞINA 12 MİLYON LİRA

Fahiş fiyat artışı ve haksız fiyat uygulanması halinde her bir aykırılık için 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar ceza kesilecek. Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerce, piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici uygulama yapılması halinde ceza miktarı, yine her bir aykırılık için 1 ila 12 milyon lira arasında olacak. Ticaret Bakanlığı; fahiş fiyat, stokçuluk veya Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu kararına aykırılık halinde bir yıl içinde üçten fazla ceza alan işletmeyi 6 güne kadar kapatabilecek.

GÜLER: 10 KAT ARTIRIYORUZ

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, “Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk ekonomimizin dengesini bozmakta ve vatandaşın aleyhine dengesizlikler ortaya çıkarabilmektedir. Bugüne kadar uygulanan para cezalarını artırıyoruz. Fahiş fiyatta ceza tutarını 100 binden 1 milyona, stokçuluk için öngörülen ceza tutarını ise her bir aykırılık için 1 milyon TL’den 12 milyon TL’ye kadar artırıyoruz. Aldatıcı reklamların internet üzerinden yayınlanması halinde tüketiciyi korumak için Reklam Kurulu’nun hızlı bir şekilde erişimin engellenmesi kararı verebilmesi yönünde düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Ayrıca Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturmaların sürelerinin uzamasının önüne geçilmesini amaçlayan düzenlemeler de bulunuyor” dedi.

İŞTE YENİ YAPTIRIMLAR

SERVİSLERE YENİ DÜZEN: Servis istasyonlarında mal veya hizmetin satışından kaçınanlar hakkında her bir ihlal için 2 bin 250 liradan az olmamak üzere para cezası uygulanacak. Ceza ürünün toplam satış fiyatının yüzde 10’una çıkabilecek. Görünür “özel servis” ibaresi kullanmayan istasyonlara 18 bin lira ceza uygulanacak.

LİSANSLI DEPOLAR: Lisanslı depoculuk tarifesinin üzerinde ücret talep ve tahsil eden, ürün miktarında kesinti yapan işletmeler, 250 bin ila 1 milyon lira arasında ceza ödeyecek. Analiz ve sınıflandırma işlemi yapılmadan depo işlemi yapılması, aletlerde periyodik bakımların yapılmaması, koruma şartlarına uyulmaması nedeniyle ürünün sınıf ve kalitesinde farklılık tespit edilmesi halinde 200 bin lira ceza uygulanacak. Bu cezanın bir yıl içinde toplam tutarı 1 milyon lirayı aşmayacak.

PAZAR TEZGÂHI: Pazar tezgâhları artık kiralanmayacak. Kapalı pazar yerlerinde “sınırlı ayni hak yöntemi” ile kiralama kaldırılıyor. Pazar tezgâhları yalnızca tahsis yöntemiyle kullandırılacak.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fahis-fiyat-verene-milyarlik-ceza-yolda/feed/ 0
İhracatta ramazan etkisi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ramazan-etkisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ramazan-etkisi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:03:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=14026 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, nisan ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Nisan 2024’te ihracat bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0.13’lük artışla 19 milyar 271 milyon dolara çıktı. Bakan Bolat, “Yıllık bazdaki artış hızının yavaşlamasının en önemli sebebi, nisandaki bir haftalık Ramazan Bayramı tatilinin neden olduğu takvim etkisidir. Bununla birlikte, tarihsel olarak en yüksek ikinci nisan ayı ihracatı olmuştur” dedi. İthalat ise, nisanda yıllık bazda yüzde 4.2 artışla 29 milyar 171 milyon dolara çıktı. Bolat, küresel fiyatlardaki artıştan kaynaklanan enerji ve kıymetli metal ithalatındaki yükselişin nisan ayı ithalat artışında etkili olduğunu dile getirdi.

Yılın ilk dört ayına ilişkin dış ticaret rakamlarını da paylaşan Bolat, “2024’ün ilk dört ayında ihracat, 2023’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 2.7 artışla 82 milyar 873 milyon dolara yükseldi. 2024’ün ilk dört ayında ithalat ise, 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 8.9 azaldı, 113 milyar 117 milyon dolara geriledi” diye konuştu.

10 MİLYAR DOLAR AÇIK

Böylelikle, Nisan 2024’teki dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.3 oranında arttı, 9.9 milyar dolara yükseldi. 2023 Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı 43.5 milyar iken, 2024 Ocak-Nisan döneminde yüzde 30.5 azalarak 30.2 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2.7 yüzde puan azalarak yüzde 66.1 oldu. Bakan Bolat, “Ocak-Nisan 2024 döneminde ithalatı, aldığımız tedbirlerin etkisiyle geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 54.8 azalarak 5.3 milyar dolara geriledi. Enerji ithalatı ise yüzde 12.5 azalış ile 23 milyar dolara indi” şeklinde konuştu.

OTOMOTİV YİNE LİDER

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de, “Nisanda uzun bayram tatilinin olumsuz etkisini ihracatımızda hissettik. Sektörlere baktığımızda ilk sırada 2 milyar 746 milyon dolarla otomotiv yer alıyor” dedi. Gültepe’nin verdiği bilgilere göre, otomotiv sektörü ihracatını, 2.5 milyar dolar ila kimya, 1.2 milyar dolarla hazır giyim, çelik ve elektrik-elektronik sektörü takip etti.

“Geçen ay 10 sektör ihracatını artırırken, 16 sektörde düşüş kaydedildi” diyen Gültepe, “Hedeflere ulaşabilmemiz için her sektörün yüzde 5-10 büyümesi gerekiyor. Değer bazında en çok düşüş yaşayan sektörlerimiz hazır giyim, mücevher ve demir-demir dışı metaller oldu” dedi.

İSRAİL İLE TİCARET TAMAMEN DURDU

-9 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere 54 ürün grubunun İsrail’e ihracatını kısıtlayan Türkiye, bu ülke ile ticareti tamamen durdurma kararı aldı. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, devlet düzeyinde alınan tedbirlerde ikinci aşamaya geçildiği, İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerinin tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulduğu duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İşgal altında yaşamak zorunda kalan Filistinli kardeşlerimizin bu kısıtlamalardan etkilenmemesi için Ticaret Bakanlığımız ile Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı arasında gerekli çalışmalar koordine edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını desteklemeye devam edecektir.”

TİM: İSRAİL KARARI 6 MİLYAR DOLARLIK KAYIP YARATACAK

-TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “İsrail’e ihracatın durdurulması nedeniyle oluşabilecek 5-6 milyar dolarlık kaybı bir anda başka pazarlarla kapatmak kolay değil” diye konuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gültepe, “İsrail ile ticaret sorunu 1-2 ay içinde çözülmezse 267 milyar dolar olan yıl sonu ihracat hedefini 260 milyar dolara doğru çekmek zorunda kalacağız” dedi. Ticaret Bakanı ile İsrail’e ihracat konusunda, halihazırda ödemesi alınan ve gümrükte takılan mallar sorununu konuştuklarını; ödemesi alınan mallarla ilgili sorunun 1-2 gün içinde çözülmesini beklediklerini ifade eden Gültepe, “İhracatının yüzde 70-80’ini İsrail’e yapan firmalar var; ihracat yasağı uzun sürerse bunlar büyük sıkıntıya girer; devletin onlara sahip çıkması lazım” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ramazan-etkisi/feed/ 0
Bakan Işıkhan’dan yurt dışında yaşayanlara müjde https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhandan-yurt-disinda-yasayanlara-mujde/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhandan-yurt-disinda-yasayanlara-mujde/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:12:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13987 Uluslararası Demokratlar Birliğince (UID) Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı düzenledi. Ankara’da gerçekleşen çalıştaya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, bazı kamu kurum ve kuruluşlarından yetkililer ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Işıkhan, “Bu toplantıyı, Anayasa’mızda yer alan ‘vatandaşlarımızın anavatanla bağlarının korunması’, diğer bir ifade ile Türk diasporasını koruma sorumluluğumuza yapacağı katkı noktasında büyük bir fırsat olarak görüyorum. Zira Bakanlık olarak, bu sorumluluğun belki de en önemli alanlarından biri olan ‘çalışma ve sosyal güvenlik’ boyutuyla doğrudan muhatabız. Bakanlık olarak bir yandan yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın çalışma ve sosyal güvenlik alanlarındaki hak ve menfaatlerini korurken, diğer taraftan yurt dışındaki Türk işgücünün istihdamına yönelik işlemleri yürütüyoruz” dedi.

Bakanlığın görev alanına giren konularda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar ile ilişkileri yürüttüğünü ifade eden Işıkhan, ikili ve çok taraflı anlaşmaların müzakere ve uygulanma süreçlerini de yakından takip ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına büyük önem atfetmekte ve kendilerine sunulan hizmetleri yakından takip ettiğini hatırlatan Işıkhan Türkiye’nin yurttaşlarla ve kardeş topluluklarla irtibat ve ilişkilerini, son 21 yılda, Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun ve samimi bir noktaya taşıdığını söyledi.

“TÜRK DİASPORASI’NIN SON 21 YILDA ÇOK DAHA GÜÇLENDİĞİ VE ÖZGÜVEN KAZANDIĞI YADSINAMAZ BİR GERÇEKTİR”

Cumhurbaşkanının liderliğinde, AK Parti hükümetlerinin küresel yönetim vizyonu sayesinde sadece Türkiye’nin geleceği ile değil aynı zamanda 7 kıtada yaşayan Türk vatandaşlarının geleceği ile de yakından ilgilenildiğini kaydeden Işıkhan, “Özellikle Türk Diasporası’nın son 21 yılda çok daha güçlendiği ve özgüven kazandığı yadsınamaz bir gerçektir. Hiç kuşkusuz bu sağlam bağları geliştirmemizdeki en büyük etken, yurt dışındaki her bir kardeşimizin ve akraba topluluklarımızın sorunlarıyla, ihtiyaçlarıyla birebir ilgilenmemiz olmuştur. Özellikle çalışma hayatı bağlamında çok önemli adımlar atılmıştır. Bu hususta izninizle, sizlere, Bakanlığımızın yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza sunduğu hizmetlere ve yürüttüğü çalışmalardan söz etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“2023 YILI İÇERİSİNDE YURT DIŞI TEŞKİLATIMIZ ÜÇ YÜZ YEDİ BİN VATANDAŞIMIZA HİZMET VERMİŞTİR”

29 ülkede 57 yurt dışı birimi ile çalışma, istihdam, sosyal güvenlik, ailevi ve sosyal konular başta olmak üzere; ayrımcılık, aile birleşimi, ikamet ve çalışma izinleri, yurtdışı müteahhitlik işleri gibi alanlarda, vatandaşlara hizmet sunduklarını aktaran Işıkhan, “Bununla birlikte, görev yapılan ülkenin ulusal mevzuatı, taraf olunan uluslararası sözleşmeler incelenerek çalışma hayatından ve sosyal güvenlikten kaynaklanan sorunlarına yönelik Müşavirliklerimiz/Ataşeliklerimiz aracılığıyla vatandaşlarımıza destek oluyoruz. Yurt dışı birimlerimizin ulaştığı toplam vatandaş sayısı yurt dışı kadroların doluluk oranına göre yılda iki yüz bin ile beş yüz bin arasında değişmektedir. 2023 yılı içerisinde yurt dışı teşkilatımız tarafından toplam 546 bilgilendirme toplantısı düzenlenmiş, yaklaşık üç yüz yedi bin vatandaşımıza hizmet verilmiştir. Sunduğumuz hizmetlerin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılmasına yönelik de yoğun mesai harcıyoruz” dedi.
Bilişim sistemlerinin çok hızlı ilerlemesi sebebiyle devletin vatandaşlarına sağladığı hizmetlerin, bu hıza ayak uydurmasının uzaktan hizmet alan vatandaşlar için büyük önem arz ettiğinin altını çizen Işıkhan, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’ye gelmeleri, burada yaşamaları, vatan hasretlerini gidermeleri kendilerini her zaman mutlu ettiğini ifade etti.

“YURT DIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZIN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN İŞLERİNİ DİJİTAL OLARAK YAPABİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK”

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına müjde veren Işıkhan, “Bakanlık olarak, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, çalışma ve sosyal güvenliğe ilişkin tüm işlem ve başvurularını Müşavirlik ve Ataşeliklerimiz vasıtasıyla dijital olarak yapabilmesi için çalışmalara başladık. Bu kapsamda, tüm başvuruları elektronik ortama taşıyarak, vatandaşlarımızın zaman ve maddi açıdan tasarruf yapmaları şu an en önemli gündem maddelerimizden birisidir. Bunun hukuki ve teknik altyapı hazırlıklarını Sosyal Güvenlik Kurumumuz, İş Kurumu Genel Müdürlüğümüz, Dışişleri Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığımız ile birlikte yürütmekteyiz” diye konuştu.

Hükümet olarak, yurt dışından emekli olan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye araçlarıyla gelmeleri durumunda, 2 yıl olan araç bulundurma süresini 4 yıla çıkarttıklarını belirten Işıkhan bu işlemler için Konsolosluklara onaylatılan yurt dışı emeklilik belgesinin de sistem üzerinden (YTYBS) doğrudan ilgili gümrük idarelerine gönderilmesini sağlamayı planladıklarını söyledi.

Türk vatandaşlarının yurt dışında yaşadığı sıkıntılara değinen Işıkhan, “Vatandaşlarımızın, yaşadıkları ülkelerde ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda pek çok sorunla karşılaştığı yadsınamaz bir gerçektir. Vatandaşlarımızın, özellikle son dönemde giderek artan ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, İslamofobi gibi gayriinsani tutum ve davranışlara maruz kaldığına şahit oluyoruz. Özellikle işyerinde ırkçılık ve yabancı düşmanlığından kaynaklanan saldırılar sonrasında mağdur vatandaşlarımızı/işçilerimizi ziyaret ediyoruz, konuyla ilişkili olarak ilgili ülkelerin makamlarıyla görüşüyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhandan-yurt-disinda-yasayanlara-mujde/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Şimdi iş başında koşturma vakti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-simdi-is-basinda-kosturma-vakti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-simdi-is-basinda-kosturma-vakti/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:03:23 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13959 Bir dizi toplantıya katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere deprem bölgesi Malatya’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentte ilk olarak Malatya Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Burada 31 Mart seçimlerinde göreve yeni seçilen Sami Er’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan Bakan Özhaseki, Malatya’da da vatandaşların tercihlerini hür bir şekilde kullandıklarını ifade ederek, “Yine Malatya Büyükşehirde, Battalgazi’de, Yeşilyurt’ta ve birçok ilçemizde AK Partili Belediye Başkanı arkadaşlarımızın göreve devam etmesi hususunda iradelerini beyan ettiler. Hayırlı olsun” şeklinde konuştu.
Sandıktan çıkan sonuçlara herkesin saygı duyduğunu ifade eden Özhaseki, “Bizim literatürümüze güzel bir söz vardır. ‘Seçim biter geçim başlar’. Şimdi geçim dönemi, şimdi iş başında koşturma dönemi. Eksikliklerin giderilme dönemi” ifadelerine yer verdi.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli asın felaketinde Türkiye’nin derinden sarsıldığını da hatırlatan Bakan Özhaseki, “Bizim Anadolu medeniyetimizde başımıza gelecek gelmiş olan büyük felaketleri göz önüne aldığımızda herhalde bundan daha büyük bir felaketle şimdiye kadar karşılaşmamışızdır. Depremde 850 bin bağımsız birim yerle bir oldu. Bütün bunları hak sahipliğini belirleyip zararlarını giderecek şekilde tespit edip yola çıktığımızda da bir senedir büyük bir gayretle koşturuyoruz. Şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik çalışan ordusuyla bu zararları giderebilmek için gayret ediyoruz. 4 bin 333 köy konutu yapıyoruz, bu kolay değil. Yurtdışından gelen bütün mevkidaşlarımız böyle bir hasarın kendi ülkelerinde olması durumunda altından kalkamayacaklarını ve zorlanacaklarını ifade ettiler. Yine geçenlerde Japonların en üst grubu geldiğinde de kendi depremleri ile kıyaslayıp sonra da ‘evet böyle büyük bir hasarın altından biz de bu kadar hızlı bir şekilde kalkamayız’ diye de ifade ettiler. Onların belki bir şansı açık denizlerde, 30 km kadar derinliklerde sahilden ve şehirlerden çok uzakta depremlerin olması. Bizde de kadim binlerce yıldır yaşayan şehirlerimizin altından geçen fay hatlarının çok kısa süreli çok kısa mesafeli bir yerde evlerimize iş yerlerimize büyük hasar vermiş olması aradaki en büyük fark. Biz bunların altından kalkacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.

Deprem sonrası Malatya’da deprem konutlarının yapımına hızla başladıklarını da belirten Bakan Özhaseki, “Merkez dışındaki 8 ilçemizde de zaten bizim inşaatlarımız devam ediyor. Tek tek bunları gözden geçireceğiz, bir muhasebe yapacağız. Eksiğimizi göreceğiz, burada arkadaşlarımızla istişare edeceğiz. Yapmamız gerekenleri daha hızlı bir vaziyette aksiyon alıp yapmak için elimizden geleni yapacağız. Nasip olursa biz iyi niyetle yola çıktık, ben iyi niyetle yola çıkanın en büyük yardımcısının önce cenabı Allah sonra da vatandaş olduğuna inananlardanım. İnşallah bu hasarların altında da en kısa sürede kalkarız. Sorunlarla ilgili çözüm bulunamıyor diye bir şey yok. Her şeyin bir çözümü var, rahat olun. İnşallah çalışacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-simdi-is-basinda-kosturma-vakti/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Her 10 orman yangınından 9’u insan kaynaklıdır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-her-10-orman-yanginindan-9u-insan-kaynaklidir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-her-10-orman-yanginindan-9u-insan-kaynaklidir/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:57:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13956 Orman yangınlarına karşı tedbiren oluşturulan ‘Orman Benim’ projesi ile ilgili konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bizlerin geleceğini şekillendirecek olan iklim kaynaklı ve çevresel felaketler karşısında elimizdeki en güçlü kalkanımız ormanlarımız, yeşilimiz, yeşil vatanımız. Yaz aylarının gelmesiyle beraber yangın tehdidinin arttığını hepimiz biliyoruz artık bunun farkındayız. Geçtiğimiz dönemlerde yıllarda yaşadığımız ağır tecrübeler sebebiyle, dolayısıyla iklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerden birisi olarak Türkiye iklim değişikliğinden kaynaklı orman yangınlarının riski ve tehdidi altında ancak alınacak önlemlerle hangi sebeple olursa olsun bu yangınların oluşmasını engelleyecek kabiliyete sahibiz” diye konuştu.

“AMACIMIZ ERKEN VE ETKİLİ MÜCADELELERLE ORMAN YANGINI RİSKİNİ ENGELLEMEK”

“‘Orman Benim’ kampanyasıyla bugün Türkiye’mizin 81 ilinde bir farkındalık, bir algıyı yükseltmeye çalışmasını inşallah burada hep birlikte başlatmış olacağız” diyerek konuşmasına devam eden Bakan Yumaklı, “Amacımız erken ve etkili mücadelelerle orman yangını riskini engellemek, yangınla mücadeledeki en büyük başarının orman yangını çıktığında ona müdahale ile söndürmek değil, orman yangınının çıkmasını engellemek olduğunun altını çizmek istiyorum. Dolayısıyla toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi faaliyetleri yılın 12 ayı devam ediyor. Elbette bunun yanı sıra birtakım teknik çalışmalar da var. Orman yangınlarıyla mücadelede en önemli hususlardan birisinin de ekosistemimizi buna dayanıklı hale getirmek olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, ağaçlandırma faaliyetlerimizi de yine yangına dayanıklı yapraklı türlerle, yaban hayatı için besin kaynağı da oluşturacak meyveli ağaçlarla birlikte yeni ağaçlandırma alanları oluşturmaya gayret ediyoruz” dedi.

“HER 10 ORMAN YANGININDAN 9’U İNSAN KAYNAKLIDIR”

Bakan Yumaklı, her 10 orman yangınından 9’unun insan kaynaklı olduğunu belirterek, “Ormana atılan atıklar maalesef ki bu yangınların büyümesi ve ilerlemesine en büyük sebep teşkil ediyor. Bunun için ormanlarımızın temiz tutulması hayati önem teşkil ediyor. Ülkemizin orman varlığının toplam yüz ölçümünde yüzde otuzluk bir orana denk geldiğini düşünürsek eğer, çöplerden, atıklardan ya da yangının başlamasına ya da ilerlemesine sebep olacak olan malzemelerden, materyallerden, cisimlerden temizlenmiş olması son derece kıymetli. Cam gibi, plastik gibi ya da kağıt vesaire atıkların orman yangınlarına sebep olduğunun başlıca sebeplerinden bir tanesi olduğunun da altını çizelim. Değerli kardeşlerim, bu mücadeleyi yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızla adeta bir milli mücadele ruhuyla gerçekleştirmeye başladık. Bu yöndeki gayrete, cesarete ve desteğe çok çok teşekkür ediyorum. Orman yangınlarında cesaretini yakından tanıdığımız, ağaçlandırma kampanyalarına yediden yetmişe çok yüksek bir katılımın olduğu çok çok önemli ve değerli katkıların olduğu bir milletin mensubu olmaktan da gurur duyduğunu ifade etmek istiyorum. Bizler ormanlarımızı geçmişten miras değil, gelecekten emanet aldığımızı hep söyleriz. Dolayısıyla orman benim kampanyası da geleceğimizi şekillendirecek önemli bir etkinlik olarak bugün başlamış olacak. Biliyoruz ki biz bu hassasiyeti eğer göstermezsek gelecek nesillerimize bırakacağımız çok daha iyi bir miras olmayacaktır. Benim bu kampanyanın başarılı olacağına dair hiçbir şüphem ve endişem yok. Çünkü yeşile sevdalı bu ülkenin insanları bugünden itibaren önümüzdeki çok riskli aylarda gerekli hassasiyeti gösterecektir. Gelecek orman benim diyenlerle birlikte olacaktır” diyerek sözlerine son verdi.

Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından etkinliğe katılan sanatçı Murat Kekilli de sahneye çıkarak kısa bir konuşma yaptı. Kekilli, “Anadolu Benim” şarkısını “Orman Benim” şarkısına dönüştürdüğünü ve bundan da büyük keyif aldığını belirtti. Daha sonra alandaki dev ekranda şarkı çalınarak klibin gösterimi yapıldı. Bakan Yumaklı ve beraberindekiler ormanlık alana girerek karayolundan atılan atıkları çocuklarla birlikte topladı ve farkındalık oluşturdu.

‘Orman Benim’ projesi kapsamında Muğla’da düzenlenen etkinliğe Bakan Yumaklı’nın yanı sıra Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, AK Parti Muğla Milletvekilleri Kadem Mete, Yakup Otgöz, AK Parti MKYK Üyesi Yelda Erol Gökcan, sanatçı Murat Kekilli ile çok sayıda protokol üyesi ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-her-10-orman-yanginindan-9u-insan-kaynaklidir/feed/ 0
Gözler S&P’nin Türkiye kararında… Uzmanlar yorumladı! Neler bekleniyor? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-spnin-turkiye-kararinda-uzmanlar-yorumladi-neler-bekleniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-spnin-turkiye-kararinda-uzmanlar-yorumladi-neler-bekleniyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:51:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13949 Türkiye ekonomisi güven ve istikrarlı şekilde yoluna emin adımlarla ilerlerken bu durum uluslararası kurumların gözünden kaçmıyor.

Cari dengedeki düzelme, Orta Vadeli Program’ın düzgün işlemesi, enflasyonist ortamın yerini dezenflasyonist ortama bırakması beklentisi, kurlarındaki stabilite, seçimsiz 4 yıl sürenin bulunması ve ekonomiye yönelik mali disiplinin uygulanıyor olması Türkiye’nin not kredibilitesini yükseltmeye devam ediyor.

NOT TRAFİĞİ HIZLANDI

Mart ayında kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu “B” seviyesinden “B+”ya yükseltti. Fitch, Türkiye’nin kredi görünümünü de “durağan”dan “pozitif”e çevirmişti.

Daha öncesinde Moody’s ve S&P de Türkiye’nin kredi görünümünü yükseltmişti. Moody’s 13 Ocak 2024’te Türkiye’nin kredi notunu “B3” olarak teyit ederken, not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirmişti.
S&P Global Ratings, Aralık 2023’te Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan pozitife revize etmişti.

S&P Global ayrıca, Türkiye’nin yabancı ve yerel para cinsinden kredi notlarını “B” olarak teyit etti.

S&P’nin bu gece yarısına kadar Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesini yayınlaması bekleniyor. Kuruluş isterse değerlendirme yayınlamayabiliyor.

“S&P SİNYALİ VERMİŞTİ”
Eral Karayazıcı – Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü

Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı, S&P’nin Türkiye’nin notunu yükseltmek için sinyali daha önce verdiğini söyledi.

Karayazıcı’nın değerlendirmesi şöyle:

Üç büyük kredi kuruluşundan biri olan S&P, 5 ay kadar önce Türkiye’nin not görünümünü pozitife alarak 12-18 ay içinde not artırımı yapabileceği sinyalini vermişti.

Bugün o gün mü derseniz pekala mümkün ama bence olasılığı görece düşük.

Çünkü hele de S&P not artışı kararı alırken acele etmiyor ve genelde görünüm değişiklerinden 8-12 ay sonra not artışı kararına imza atıyor.

Bu değerlendirmede not değişmezse bence negatif bir piyasa etkisi yaratmaz.

Diğer senaryoda yani notun artması durumunda ise refleks fiyatlama dediğimiz ilk perdede net pozitif etki görebileceksek de orta vadeli seyahat koordinatlarında bir değişiklik olmayacağını düşünüyorum.

Türkiye, toparlanan ileriye dönük enflasyon beklentileri, görece azalan risk primi ve oluşan rezerv birikimi ile pozitif bir patikada ilerliyor.

Bu da piyasalara yansıyor ve sene başından bugüne borsa yükseliyor, döviz kurlarındaki artış da enflasyon oranının altında seyrediyor.

“KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI POZİTİF DEĞERLENDİRMEDE BULUNMUŞTU”
Rıdvan Baştürk – Baştürk Finansal Danışmanlık Kurucusu

Baştürk Finansal Danışmanlık Kurucusu Rıdvan Baştürk, S&P’nin pozitif değerlendirmelerde bulunduğunu ancak enflasyon konusunda net pozitif çerçevenin oluşmadığını, beklentilerin pozitif olması durumunda not ve görünümün daha da pozitife gidebileceğini söyledi.

Baştürk’ün değerlendirmeleri şöyle:

Bu gece kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P’nin Türkiye ile ilgili açıklama yapması bekleniyor. Türkiye’de Mayıs seçimlerinin ardından uygulanan para politikaları neticesinde kredi derecelendirme kuruluşları pozitif değerlendirmelerde bulunmuştu.

Mart ayında Fitch Türkiye’nin notunu uzun bir aradan sonra yükseltmişti. Diğer bir kurum olan Moody’s ise Aralık 2023’te pozitif beklentilere rağmen not ve görünümde bir değişikliğe gitmedi. S&P ise Kasım 2023’te notu sabit bırakırken görünümü yukarı çekmişti.

Piyasa beklentileri hem S&P’nin notu yukarı çekmesi yönünde. Not artışı gelse dahi Türkiye hala “büyük ölçüde spekülatif” kategorisinde yer alacak. Mayıs seçimlerinden sonra not ve görünüm tarafında pozitif gelişmeler olsa da Türkiye hala net bir yatırım yapılabilir ülke statüsünden uzak duruyor.

TCMB yaptığı son toplantıda faizi yüzde 50 seviyesinde bırakmıştı. Enflasyon konusunda ise beklentiler net bir pozitif çerçeve oluşturulamadı. Bu nedenle TCMB’nin faiz artırımına ara vermesi kredi derecelendirme kuruluşları açısından geleceğe dair bir negatif algı oluşmasına neden olabilir. Para ve maliye politika gerektiği gibi işler ve bu durum beklentilere net pozitif şekilde yansırsa gelecek süreçte not ve görünüm tarafı daha da pozitife gidebilir.

Bu geceki not artırım beklentisinin önemli bir kısmının borsa açısından fiyatlandığını düşünüyorum. Bu nedenle artırım gelmesi durumunda ekstra bir pozitif durum yaşanmasını beklemiyorum. Fakat bu beklenti gerçekleşmezse Pazartesi günü negatif hareketler izleyebiliriz. Borsada ana hikâye reel getiri üzerinden dönüyor. Türkiye’de cazip bir reel getiri oluşmaması nedeniyle borsa hala ön planda kalıyor. Çünkü kurunun neredeyse kapalı bir piyasa haline geldiğini görmekteyiz. Yüksek faizler konut ve araç piyasasını da negatif etkilediği için getiri arayışında olanlar için borsa ön planda kalmaya devam ediyor. S&P’den gelecek pozitif veya negatif kararın TL kurları açısından önemli bir etkisi olmayacaktır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-spnin-turkiye-kararinda-uzmanlar-yorumladi-neler-bekleniyor/feed/ 0
Pegasus’tan indirimli bilet kampanyası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-indirimli-bilet-kampanyasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-indirimli-bilet-kampanyasi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:18:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13862 Pegasus yeni bilet kampanyasını açıkladı. Şirket, 3-5 Mayıs 2024 tarihlerinde alınan biletlerle 13 Mayıs – 9 Haziran 2024 tarihlerinde uçuş sağlanacak. Biletler yüzde 40 oranında indirimli satılacak. 

Kampanya Dahilinde Olan Hatlar

İstanbul Sabiha Gökçen – Oš – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Abu Dabi – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Aktau – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Alexandria (EG) – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Almatı – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Amman – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bağdat – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bahreyn – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bakü – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Basra – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Batum – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Beyrut – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bişkek – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Dammam – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Doha – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Dubai – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Erbil – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Erivan – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Gence – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Hurghada – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – İmam Humeyni – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kahire – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Karaçi – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kişinev – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kutaisi – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kuveyt – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Maskat – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Nursultan – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Sharm El Sheikh – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Çimkent – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Şarja – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Tebriz – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Tiflis – İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara – Almatı – Ankara

Ankara – Amman – Ankara

Ankara – Erbil – Ankara

Ankara – İmam Humeyni – Ankara

Ankara – Tiflis – Ankara

Antalya – Almatı – Antalya

Antalya – Amman – Antalya

Antalya – Beyrut – Antalya

Antalya – Bişkek – Antalya

Antalya – Erbil – Antalya

Antalya – Erivan – Antalya

Antalya – Nursultan – Antalya

Antalya – Çimkent – Antalya

Antalya – Tiflis – Antalya

Trabzon – Amman – Trabzon

Trabzon – Bahreyn – Trabzon

Trabzon – Dammam – Trabzon

Trabzon – Doha – Trabzon

Trabzon – Dubai – Trabzon

Trabzon – Erbil – Trabzon

Trabzon – Kuveyt – Trabzon

Trabzon – Maskat – Trabzon

Dalaman – Amman – Dalaman

Dalaman – Bakü – Dalaman

Dalaman – Beyrut – Dalaman

İzmir – Bakü – İzmir

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-indirimli-bilet-kampanyasi/feed/ 0
Gençlere mutfakta gelecek sunan proje https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genclere-mutfakta-gelecek-sunan-proje/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genclere-mutfakta-gelecek-sunan-proje/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:04:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13826 Bu köşede birkaç hafta önce ‘Geleceğin kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin ana konuları neler olacak’ sorusunu ele almıştım. İşin uzmanlarıyla konuşmuştum. Aldığım yanıtlar bazı toplumsal konuların geçmişten geleceğe uzandığını, yıllar geçse de değişmeyeceğini bir kez daha göstermişti. ‘Gençlerin istihdamı’ bunlardan biriydi. Benim de her zaman çok önemsediğim iki toplumsal fayda başlığından biri olmuştur genç istihdamı. Nitelikli bir gelecek inşa etmek için çocuk ve gençlere yapılan her yatırımı çok kıymetli buluyorum. Diğer yazmaktan heyecan duyduğum konu ise gençlere ‘yerinde’ nitelikli bir gelecek inşa eden sosyal sorumluluk projeleri.

Jumbo, sevdiğim iki konuyu bir araya getirmiş. Genç aşçıları geleceğe hazırlayan bir festivale imza atmış. Elbette Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Mesleki Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün desteğini de yanına alarak.

28 İLDE DÜZENLENİYOR

MEB Gastronomi Festivali ve Yemek Yarışması’nın güzel özelliklerinden biri 28 ilde birden düzenlenmesi. Yarışmaya ilk defa Türkiye çapında 81 il katılım göstermiş. Kriterler basit; öğrenciler katılıyor. Ve de Türk mutfağının geleneksel tatlarını korumak, tanıtmak hedefleniyor. Yani öğrenciler mutfaktaki becerilerini sergilemek için büyük çaba gösterecekler ama kadim Anadolu yemek kültürünü çalışmalarının temeline alacaklar. Bir taşla çokça kuş…

Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı meslek liselerinin yiyecek-içecek hizmetleri alanında eğitim gören öğrencileri arasından il birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olan ekipler, Bölge Jüri Ekipleri tarafından belirlendi. Yani bölge etabı tamamlandı.

JUMBO DESTEK OLACAK

Yarışmanın finali 4 Mayıs’ta (yarın) İstanbul’da gerçekleşecek. Türkiye birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olan ekipler, uzman Jüri tarafından belirlenecek ve ödüller sahiplerini bulacak. Geleceğin şefleri, bu yarışmayla hayallerindeki hedefleri gerçekleştirme yolunda önemli bir adım atmış olacaklar. Jumbo da, geleceğin şef adaylarına kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı vaat ediyor. Jumbo Genel Müdürü Bahriye Bayraklı Tavukçuoğlu, sosyal sorumluluk projelerinin odağını mutfağın, yemek kültürünün birleştirici gücünü aldıklarını belirtti. Sordum; nasıl bir iz bırakmak istiyorsunuz? Yanıt şu oldu: “Yemeğin birleştirici gücü, farklı coğrafyalardan gelen insanları, birbirinden özgün lezzetlerde buluşturuyor. Biz marka olarak her zaman bu ortak dili kullanmaya, sofra kültürümüzün zenginliğini vurgulamaya ve tariflerimizin unutulmamasını sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceğiz.”

GİRİŞİMDE KADIN GÜCÜ YENİ DÖNEME BAŞLADI

-TÜRKONFED yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile girişimci kadınların iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla gerçekleştirilen Girişimde Kadın Gücü projesinin 2024-2026 yılları arasını kapsayan yeni dönemi başladı. Bu dönemde amaç 6 bin 500 girişimci ve girişimci adayı kadına ulaşılmak. Projenin ilk döneminde de 5 binden fazla girişimci kadına ulaşılmıştı.

İş Kuleleri’nde düzenlenen törenle yeni dönem start aldı. Törende konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İDK Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, girişimci kadınların önündeki cam tavanların kırılmasını pozitif ayrımcılık olarak görmediklerinin altını çizdi.

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ise iki yıllık yeni dönemde Türkiye genelinde girişimci kadınlara yol arkadaşlığı yapacaklarını vurguladı. Yılmaz, “ Alanında uzman mentörlerimiz ile 100 girişimci kadına mentörlük desteği sunacağız” dedi.

DOKU YİNE START ALDI

Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin (GATHİB) Doku Kumaş Tasarım Yarışması dördüncü kez başvuruları açtı. Yarışmanın kazananına bu yıl 1 milyon 950 bin TL para ödülü verilecek.

Yarışmaya yıllardır ev sahipliği yapan GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci, önemli sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Tasarlanan kumaşlardan beklentilerini şöyle dile getirdi: “Gençlerin tasarım fikirleri sektörün geleceğine ışık tutuyor. Bugün kumaşa iyi bir tasarım diyebilmemiz için onun aynı zamanda doğa dostu, dayanıklı ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Sektörde farkındalık yaratmak adına sürdürülebilirlik bu sene de en önemli odak konusu olacak.’’

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genclere-mutfakta-gelecek-sunan-proje/feed/ 0
Kardeşini görünce gözyaşlarını tutamadı… Nehir ortaya çıktı! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kardesini-gorunce-gozyaslarini-tutamadi-nehir-ortaya-cikti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kardesini-gorunce-gozyaslarini-tutamadi-nehir-ortaya-cikti/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:02:01 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13807 Dizinin yeni bölümünde;

Otelden ayrılan Dilber, Azem’e mesafeli davranmaya devam etti

Özgür, sevgilisi Elif’e yaşadıklarını anlatıp, işleri daha iyi bir hale getireceğini söyledi.

İkili vedalaşırken romantik anlar yaşadı.

Arkadaşı Kasım’ın yanına giden Azem, kızını bulmaya yaklaştığını söyledi. Kasım da eşi Nergis ile kavga ettiğini anlattı.

Hapisten çıkan Nusret, otoparka geldi. Güngör, Nusret’i görünce oğlunun başını belaya sokmasından korktu. Nusret’i tersleyen Güngör, ‘Bunlar okuluna giden, sokakta top oynayan iyi çocuklardı. Hepsini baştan sen çıkardın, umarım akıllanmışsındır. Kız kardeşini buradan kurtarmaya çalışıyorsun, başkalarının çocuklarını neden kurtarmıyorsun’ diye sordu.

Nusret ise, ‘Ben arkadaşların hiçbirine zorla bir şey yaptırmadım.’ dedi.

Öfkelenen Nusret, kardeşi Hatice’nin sevgilisi Suat’ın yanına gidip onu kovdu; ‘Bana seviyorum ayağı yapma, seven insan vazgeçer, bir şeyden vazgeçer… Git babanın dükkanına iyi bir berber ol, sonra gel kızı iste.’ 

Suat, Hatice’nin çalıştığı eve gidip onunla görüştü. Abisinin söylediklerini anlattı; ‘Beni kovdu, git berberde çalış’ dedi. Daha sonra Hatice’ye veda etti; ‘Büyük hedeflerim var bu hayatta benim. Babamdan daha güçlü olmak istiyorum

Yıldız ile Dilber, müzikholden ayrılıp dükkan açma planları yaptı. Kamuran’a giden ikili iş yeri açmak için 200 bin TL istedi. Kamuran ise para vermeyip ikiliye kapıyı gösterdi.

Hatice ile dertleşen Ayça, okulun tuvaletinde şarkı söylerken müdüre yakalandığını anlattı. Okul müdürü, Ayça’dan bahar şenliğinde şarkı söylemesini istedi. Rezil olmaktan korkan Ayça’ya Azem destek oldu. Piraye de kızın şarkı söyleyeceğini duyunca büyük heyecan yaşadı ama Ayça teklifi kabul etmeyeceğini söyledi.

Aleyna’yı bir odaya kapatan Reyyaz, ‘Ben nerede yanlış yapıyorum, bütün sevdiklerim neden bana ihanet ediyor’ diye sordu. Aleyna da ‘Belki onlar seni o kadar sevmiyordur’ karşılığını verdi. Necmi ise Aleyna’ya mesaj atıp iyi bir haber bekledi.

Reyyaz, Özgür’ü arayıp iş konuşmak için evine davet etti; ‘Yalnız gel, kimseye de bahsetme’ 

Özgür ile Reyyaz bir araya geldi. Reyyaz, Aleyna’yı öldürmediğini söyledi. Özgür’e ‘Ne yapmalıyım’ diye sordu. Özgür de ‘Kalbinizi dinleseniz daha iyi bence’ karşılığını verdi.

Reyyaz ‘Necmi kim? O çocuk ne için Aleyna’ya mesaj gönderiyor’ diye sordu. Özgür duydukları karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı.

Reyyaz, ‘Sen benim işime yaracak bir adamsın, yanındakileri istemem, Sırat’ın adamlarını al sen benim için bir şey daha yapacaksın; Aleyna’yı öldüreceksin’ teklifinde bulundu.

Nergis, Azem’i arayıp romanı çok beğendiğini söyledi. Kasım da eşine destek verdi.

TEFECİYE DÜŞTÜLER

Zerre, Yıldız ve Dilber, ‘Yorgancı’ olarak bilinen tefecinin yanına gitti. Yorgancı üçlüye 100 TL vermeyi kabul etti.

Suat, Nusret’in yanına gelip, Hatice’den ayrıldığını söyledi. Nusret de ‘Neden sevdanı seçmedin’ diye sordu.

‘Bence insan birini seviyorsa olduğu gibi kabul etmek, ben kabul ettim o etmedi. Değişmemi istedi’

Reyyaz’ın yanından çıkan Özgür, Necmi’nin yanına gitti. “Aleyna’ya neden mesaj attın” diye sordu. İkili tartışma yaşadı. 

Kendisini takip eden aracın plakasını alan Azem, eski öğrencisi polis Erman’ı arayıp ondan yardım istedi. Erman hocasına yarım sözü verdi.

Özgür, babasının kaldığı otele gitti. Baba-oğul dışarı çıkıp sohbet etti. İçinde bulunduğu durumu babasına anlattı; ‘Reyyaz Bey enteresan bir adam. Şimdiye kadar karşılaştığım insanlara benzemiyor. Sırat’ın pozisyonunu teklif etti ama sadece beni istedi, arkadaşlarımı bırakmam şartıyla. Ya teklifi kabul edeceğim ya da her şeyi kaybedeceğim.

Azem de ‘Eğer sana iki kötü seçenek sunuyorsa yapacağın tek şey üçüncü bir alternatif bulmaktır’ sözleriyle oğluna yol gösterdi. 

Reyyaz’ın yanına giden Özgür,  tam teklifini söyleyecekken odaya sevgilisi Elif girdi, karşısında Elif’i görünce büyük şaşkınlık yaşayan Özgür ne diyeceğini bilemedi.

ANADOLU ATEŞİ’NDEN ÖZEL GÖSTERİ

Ayça’nın okulunda düzenlenen bahar şenliklerinde Anadolu Ateşi sahne aldı. Gösteri büyük ilgi gördü.

AYÇA SESİYLE BÜYÜLEDİ

Daha sonra Ayça, ‘Sen Orda Yoksun’ performansını sergiledi. Bütün salon Ayça’yı alkışladı. Kızıyla gurur duyan Piraye gözyaşlarını tutamadı. Bu özel günlerinde  Azem, Piraye ve Ayça’yı yalnız bırakmadı.

Elif ile buluşan Özgür, Reyyaz’ın Elif’in babası olduğunu öğrendi. “Doktor demiştin, yalan mı söyledin?” diye sordu. Elif de ‘O üvey babam’ cevabını verdi.

NEHİR, ÖZGÜR’Ü GÖRDÜ

Özgür ve Elif’i uzaktan izleyen Nehir ilk kez yüzünü gösterdi. Nehir kardeşini görünce gözyaşlarını tutamadı. 

 

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kardesini-gorunce-gozyaslarini-tutamadi-nehir-ortaya-cikti/feed/ 0
Abu Dabi-Trabzon direkt uçuşları başlıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:57:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13757 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MÜSİAD’ın katkılarıyla gerçekleşen Trabzon’dan Dünyaya Turizm Zirvesi toplantısına katıldı. Tarih, kültür ve nadide doğal güzelliklerin iç içe yaşadığı Türkiye’nin turizm olanakları açısından dünyanın turizm cennetlerinden biri olduğunun altını çizen Uraloğlu, “Binlerce yıl öncesine dayanan kadim tarihi, turkuaz mavisi denizleri, temiz kumsalları, yeşil ormanları, karlı dağları, yaylaları ve elbette eşsiz Türk mutfağına sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkeyiz. Bu saydığım özelliklerin hepsi Trabzon’umuzda da mevcut. Karadeniz’iyle, başı dumanlı dağlarıyla, yemyeşil ormanlarıyla, doğa harikası yaylalarıyla, insanıyla Trabzon Türkiye’nin minyatürüdür, özüdür.” dedi.

“GEÇEN YIL 56.7 MİLYON ZİYARETÇİ İLE 54.3 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ ELDE EDİLDİ”

Trabzon’un her yerinin bir başka güzel olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Haldizen, Karester, Şolma, Mavura, Kadırga, Sisdağı, Hıdırnebi, Beypınarı, Haçka, Sultanmurat gibi başı dumanlı yaylaları, Sümela, Uzungöl, Aygır Gölü, Balıklı Göl, Altındere Vadisi Milli Parkı, Kayabaşı Tabiat Parkı, Çalköy Mağarası, Sera Gölü ve Değirmendere gibi eşsiz doğa harikalarıyla Allah-u Teala özene bezene yaratmış. Birçok vatandaşımızın, hatta başka ülkelerin resimlerde, televizyonlarda, mecmualarda gıptayla gördüğü manzaraları biz doyasıya yaşadık, yaşıyoruz hamdolsun. Ancak elbette sadece bu değerlere sahip olmak yetmiyor. Bu eşsiz kıymetleri ilk olarak en iyi şekilde korumak ardından da tüm dünyaya tanıtmak ve ziyaretçiler ile bir araya getirmek gerekiyor. Ülke olarak turizm sektörünün önemini ve gerçek manada merhum Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut Özal’ın turizm için kullandığı “bacasız sanayi” ifadesi ile anlamaya başladık. Geçen yıl 56,7 milyon ziyaretçiyle 54,3 milyar turizm geliri elde ettiğimizi düşünürsek bu ifadenin hiç de yersiz olmadığı görülüyor. Bu sadece turizm sektörünün başarısı değildir. Bu başarı aynı zamanda güvenlik politikalarımızın ve ulaştırma yatırımlarımızın bir tezahürüdür.” diye konuştu.

“SON 22 YILA 100 YILLIK İŞLER SIĞDIRDIK”

Türkiye’nin en ücra köşelerindeki turistik aktivitelerin yanı sıra, doğusundan batısına her bir ile güvenle ve konforla erişebildiğini belirten Uraloğlu, “Bu 22 yıllık AK Parti iktidarının istikrarlı yönetimi sayesindedir. Burada mütevazı olmayacağım: Sanayi, lojistik, haberleşme, tarım, kültür, sanat, spor birçok alana dokunduğumuz gibi turizmin bu noktaya gelmesinde de Bakanlığımızın büyük emeği vardır. Ülkemizin avantajlı coğrafi konumunun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 22 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ulaşım ve haberleşme altyapımıza 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Bu cennet ülke öyle bir konuma sahip ki sadece 4 saatlik uçuş süresiyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarındaki 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin merkezinde bir konumda. Havacılıkta dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik. Bakınız, 57 aktif havalimanımızdan 130 ülkedeki 346 noktaya ulaşabiliyoruz. 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34,5 milyon olan yolcu sayımızı da 2023 yılında 214 milyonun üstüne taşıdık.” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİ YARIM ASIRLIK HAYALİMİZ OLAN YÜKSEK HIZLI TREN İLE TANIŞTIRDIK”

On yıllarca ihmal edilen Demiryollarına 2002 yılından bu yana 57 milyar dolar üstünde yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “10 bin 948 km olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 km’ye yükselttik. 2 bin 251 km hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6. Dünya’da 8. Hızlı tren işletmecisi yaptık. Denizcilik alanında da büyük bir başarı hikayemiz var. Cruise (Kurüz) turlarını kullanan nitelikli turistlerin uğrak noktası Türkiye olduysa bunda da Bakanlığımızın büyük emeği var. Son 22 yılda 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahiptir ve bölgedeki ülkeler için kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacaktır.” dedi.

“BÖLÜNMÜŞ YOL AĞIMIZI 29 BİN 405 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

Karayollarının ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, 22 yıl önce bölünmüş yol ağının 6 bin 101 kilometre uzunluğunda ve sadece 6 ili birbirine bağladığını belirterek, “Bugün bölünmüş yol ağımızı toplam 29 bin 405 km’ye çıkardık ve 77 ilimizi bölünmüş yollarla bağladık. Bölünmüş yollarımızdaki hızımızı iki katından fazla yükselttik, seyahat süresini yarı yarıya azalttık. Bu sayede iş gücü ve akaryakıt tasarruflarıyla ülke ekonomisine katkı sağladık. Denizlerin ayırdığı kıtaları köprülerle birleştirdik. İnsanımızın yaşam standardı yükseldi, ulaşım alışkanlıkları değişti. Yollar aynı zamanda ticaret elçilerimiz oldu, ticaretin önündeki engelleri yollarla kaldırdık.” açıklamasında bulundu.

“TRABZON’DA 1 MİLYON 319 BİN 299 ZİYARETÇİ KONAKLADI”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki tüm hükümetlerin her daim turizm sektörünün önemini bilmiş ve dünya turizm pastasından daha fazla pay alması için büyük çaba sarf ettiğini vurgulayan Uraloğlu, “Bugün de Trabzon’umuzun bu pastadan aldığı dilimi büyütmek için neler yapabiliriz diyerek bir beyin fırtınası gerçekleştirmek için bir aradayız. Bakın, 2023 yılında Trabzon’a gelen yerli ve yabancı turist sayısı 2022 yılına göre yüzde 38 artış gösterdi. Trabzon’da 706 bin 532 yabancı, 612 bin 767 de yerli turist olmak üzere 1 milyon 319 bin 299 ziyaretçi konakladı. Kente gelen turistler de yoğunluklu olarak; Uzungöl, Sümela Manastırı, Sera Gölü, Çal Mağarası, Şahinkaya, Boztepe, Ganita ve Ayasofya Camisi’ni ziyaret etti. Türkiye’nin önemli inanç merkezlerinden Sümela Manastırı’nı sadece geçen yıl 451 bin 453 turist gezdi. Eşsiz doğası, zengin tarih ve kültürel mirası ile Trabzon’un, turizm sezonunu sadece yaz aylarıyla sınırlamak yerine, yılın her dönemine yaymanın yollarını bulmalıyız.” şeklinde konuştu.

“ŞEHRİMİZİN TURİZM POTANSİYELİNİ VE ÇEKİCİLİĞİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE DUYURMALIYIZ”

Farklı kültürel etkinlikler, doğa turizmi aktiviteleri, gastronomik deneyimler ve daha birçok çeşitli turizm ürünü ile Trabzon her mevsim ziyaret edilebilir bir şehir olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “Şehrimizin turizm potansiyelini ve çekiciliğini daha geniş kitlelere duyurmak için çalışmalıyız. Burada eklemek istediğim bir önemli husus daha var, o da bizim kendi esnafımızın, taşımacımızın, turistik tesis işletmecilerimizin ve bu tesislerde çalışan arkadaşlarımızın, kamu görevlilerimizin daha doğrusu hepimizin turistlere karşı olan tutumu. Hem ülkemizin hem de Trabzon’umuzun turistlerin gözünde olumlu bir imajı olması açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.

“ABU DABİ – TRABZON DİREKT UÇUŞLARINI BAŞLATACAĞIZ”

Trabzon’a gelen yabancı turist sayılarındaki artışta Trabzon’un ulaşım ağının gelişmesinin ve özellikle havayolu ulaşımındaki gelişim payının çok büyük olduğunu belirten Uraloğlu, “Burada yeri gelmişken yeni bir müjdeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. 4 Haziran’da Trabzon ve Suudi Arabistan arasında direkt uçuşları başlatacağız. Yaz dönemi boyunca gerçekleşecek uçuşlarda Trabzon’dan direkt uçuşla hem Cidde’ye hem de Riyad’a seyahat mümkün olacak. 30 Eylül 2024 Pazartesi gününe kadar sürecek. Trabzon’dan Cidde ve Riyad’a karşılıklı haftada 5 sefer yapılacak. Bu seferler ile hem Trabzon turizmi ve ekonomisi gelişecek hem de hac ibadeti ve umre seyahatlerini gerçekleştirecek vatandaşlarımız için de büyük bir kolaylık olacak. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi’den Trabzon’a uçuş talebi var. Bunu da başlatacağız inşallah.” şeklinde konuştu.

“TRABZON’UN BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUNU 242 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’daki çalışmaların sadece bunlarla sınırlı olmadığını belirten Uraloğlu, Son 22 yılda Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 147 milyar lira üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Ulaşım altyapısı çok gelişmiş bir Trabzon olduğunu belirten Uraloğlu, “Trabzon’un 2003’e kadar sadece 56 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 242 kilometreye kadar çıkardık. Yollarının 89 kilometresi BSK kaplamalıydı 497 kilometreye yükselttik. Uzungöl Turizm Merkezi Yolu, Of-Çaykara Yolu Maçka-Karahava Arası Yolu gibi önemli karayolu projelerini hizmete verdik. Karadeniz sahil yolundan tutun Tanjant yoluna birçok iş yaptık. Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan 14,5 km uzunluğunda Yeni Zigana Tüneli’ni çift tüplü olarak inşa ettik. Kanuni Bulvarı Yolu çalışmalarımız kapsamında Akyazı Tüneli, Beşirli Tüneli, Bahçecik Tüneli ve son olarak Boztepe Tüneli’ni açtık. Kanuni Bulvarı Projemizin son aşamasına doğru ilerliyoruz. Bir diğer önemli karayolu projemiz de Trabzon’umuzun şehir içi ve transit trafiğini düzenlemek için inşa ettiğimiz Güney Çevre Yolu projesidir. Üç Kısım halinde hayata geçireceğimiz çevre yolunun ilk etabının çalışmalarını hızlandırdık; onu da hızlıca bitireceğiz.” dedi.

Geçen hafta Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Trabzon Hafif Raylı Sistemi’ni hayata geçirecek protokolü de imzaladıklarını belirten Uraloğlu, “Trabzon’umuza 31,9 kilometre uzunluğunda kent içi raylı sistemi de kazandıracağız. Trabzon Havalimanımızın genişletme çalışmalarına da başladık. Yeni Havalimanı projesini de yatırım programına aldık. 3 bin 240 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pist inşa ederek geniş gövdeli uçakların da inebileceği bir havalimanına kavuşacağız, yılda 15 milyon yolcuyu ağırlayabileceğiz.

Tamamlandığında Trabzon’a uzun yıllar hizmet edecek kıymetli bir eser olacak. Canı gönülden inanıyorum ki bu yatırımlar hayata geçtiğinde Trabzon’umuz sadece turizm alanında değil her alanda büyük bir sıçrayış yaşayacaktır.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abu-dabi-trabzon-direkt-ucuslari-basliyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Otoyollarda Serbest Geçiş Sistemi yaygınlaştırılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-otoyollarda-serbest-gecis-sistemi-yayginlastirilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-otoyollarda-serbest-gecis-sistemi-yayginlastirilacak/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:33:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13692 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde ‘Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Zirvesi’ne katıldı. Uraloğlu, ulaşım sektöründe teknolojik dönüşümün en önemli destekleyici unsurlarının başında akıllı ulaşım sistemlerinin yer aldığını belirterek, “Bildiğiniz üzere akıllı ulaşım sistemleri, ulaşımın daha güvenli, konforlu, enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarını etkin bir şekilde yöneten bilgi ve haberleşme teknolojilerine dayanan sistemlerin bütünüdür. Bu sistem, teknoloji kullanımıyla birlikte ulaşım altyapısının optimizasyonuna, kullanıcılar için ulaşım hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesine, çevre dostu ulaşım seçenekleri sunulmasına katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle her alanda olduğu gibi akıllı ulaşım sistemlerinin de belirli bir politika ve strateji çerçevesinde yürütülmesi, gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu alanda gelişmelerin takip edilmesi daha da önem arz eder hale gelmiştir. Bizler de bakanlık olarak istişare halinde yürüttüğümüz çalışmalarla ulusal akıllı ulaşım sistemleri strateji belgesi ve eylem planını hazırlıyoruz. Bu alanda politika ve stratejilerimizi belirliyor ve atılacak adımları ortaya koyuyoruz. Akıllı ulaşım sistemleri alanına ilişkin temel sorumluluğumuz ve misyonumuz, ülkemizde tüm ulaşım modlarına entegre güncel teknolojileri kullanan, yerli ve milli kaynaklardan yararlanan, verimli, güvenli, etkin, yenilikçi, dinamik, çevreci, katma değer sağlayan ve sürdürülebilir akıllı ulaşım ağının oluşturulmasıdır. Bu alanda stratejilerimizi belirlerken de ileri ve yenilikçi teknolojilerle insan ve çevre odaklı ulaşımı sağlama vizyonuna odaklandık” ifadelerini kullandı.

‘AUS MİMARİSİ GELİŞTİRME ÇALIŞMALARIMIZI TAMAMLADIK’

Türkiye’nin akıllı ulaşım sistemleriyle tanışmasının ilk olarak elektronik ücret toplama sistemleriyle başladığını bildiren Bakan Uraloğlu, “Otoyol ve köprülerde 1999 yılında ilk olarak OGS (Otomatik Geçiş Sistemi) uygulanmaya başlandı. Daha sonra ise sürücülerin yanlarında taşıyabilecekleri elektronik kartlar ve ödem elektronik kartlarla ödeme yapılmasını sağlayan ‘Kartlı Geçiş Sistemi’ dediğimiz KGS sistemi devreye alındı. 1 Şubat 2013 tarihinden itibaren ise KGS tamamen kaldırılarak HGS yani; Hızlı Geçiş Sistemi uygulaması başladı. Hep daha iyi olan sisteme geçiş yaptık. Artık hepimizin en kıymetlisi zaman; yani hiçbirimiz bir yerde beklemek istemiyoruz. Onun için de biz Serbest Geçiş Sistemi’ni hayata geçirdik. Artık büyük şehirlerde uygulamaya koyduğumuz Serbest Geçiş Sistemi’ni yakında ülke genelinde de inşallah yaygınlaştıracağız. Bakanlığımız tarafından ülkemizde akıllı ulaşım sistemlerinin planlanması, tanımlanması, yaygınlaştırılması ve entegrasyonunun sağlanması adına bir çerçeve sunan ulusal AUS mimarisi geliştirme çalışmalarımızı tamamladığımızı sizlere bu vesileyle bildirmek istiyorum. Ülkemizin ulusal AUS mimarisi oluşturma sürecinde dünya literatür taraması ve iyi uygulama örneklerini inceleyerek ülkemizin mevcut ihtiyaçlarını ve gelecek perspektifini dikkate aldık. Aynı zamanda AUS mimarisini yerelleştirme ve özgünleştirme çalışmaları ile ilgili hizmet paketlerini de belirledik. Ulusal AUS mimarisine ait mimari katmanların, hizmet paketlerinin ve mimari yazılım aracının yer aldığı bir ulusal AUS platformunu da yakında kamuoyunun hizmetine sunacağız. Söz konusu platformda AUS sektörüne ait projeler, mevzuat, ulusal ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar ve etkinlikler de yer alacak. Bu çalışmalarla ülkemizde AUS uygulamalarının yaygınlaştırılmasında kullanılacak standartları ve haberleşme çözümlerini belirledik. Mevcut haberleşme yapılarının coğrafi koşullar nedeniyle uygun olmadığı durumlarda AUS sistemlerinin uydu üzerinden birbiriyle haberleşmesini sağladık” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-otoyollarda-serbest-gecis-sistemi-yayginlastirilacak/feed/ 0
‘Taş Kağıt Makas’ta kartlar yeniden dağıtıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasta-kartlar-yeniden-dagitildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasta-kartlar-yeniden-dagitildi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:28:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13673 Kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip ve Anıl Taşezen gibi usta isimlerin yer aldığı MF Yapım imzalı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’nda kartlar yeniden dağıtılmaya başladı.

Fecir, (Burak Yörük) görkemli doğum günü partisine Rüya’yla (Yüsra Geyik) birlikte Umut’un (Ekin Koç)  da katıldığını görünce neye uğradığını şaşırdı. İkilinin arasındaki soğuk savaş tüm hızıyla sürerken; Umut’un Fecir için hazırladığı sürpriz, doğum gününe damgasını vurdu. DJ setinin başına geçen Umut, Büşra’nın ölmeden önce yorumladığı duygu yüklü şarkıyı açtı. Tüm dengesi alt üst olan Fecir, arkadaşı Erdem’in Rüya hakkında söylediği uygunsuz lafları da duyunca öfkesine yenik düştü ve herkesin içinde tehditler savurarak üzerine saldırdı. Ertesi sabah partinin gerçekleştiği plazanın bahçesinde Erdem’in ölü bulunması ise bütün okları Fecir’e yöneltti. Bu şüpheli ölüm dosyasında maktulün Emirkıranlar’a ait bir plazanın bahçesinde bulunduğunu öğrenen Savcı Süreyya (Hande Ataizi), dosyayı yardımcısı Alev’e (Serra Arıtürk) verdi. Olay yerinde inceleme yapan Alev, Fecir ve Azad’ı Erdem Kubilay’ın ölümünün baş şüphelileri olarak gözaltına aldırdı.

FECİR’İN ZOR SEÇİMİ

Harun, (Ozan Güven) olayla ilgili hiçbir şey hatırlamayan Fecir’e ancak o geceyi bilen, her detayı hatırlayan Umut’un onu bu işten sıyırabileceğini söyledi. Köşeye sıkışan Fecir, Umut’tan yardım istedi ama Umut, “Sana çölde bir damla bile su yok” diyerek Fecir’in ona yaptığı tüm teklifleri reddetti. Bu esnada Fecir’i gören ve onu daha önce hapishanede ziyaret ettiğini hatırlayan Rıza (Bülent Seyran), aniden fenalaştı. Babası için vaktin daraldığını anlayan Umut, düşmanı Fecir’in avukatlığını üstlendi ve “Ben seni bu işten kurtarırım şayet sen de istediğim şeyi bana verirsen” diyerek ona bir anlaşma teklif etti. Fecir’den babasının tahliye olmasının önündeki engellerin kaldırmasına yardımcı olmasını talep eden Umut, aynı zamanda Harun Yakar’ı bitirmesini ve ona sağladığı tüm imkanları geri çekmesini istedi.

SIR PERDESİ ARALANIYOR

Geçmişte babasını kaybettiği kazada Umut’la kaderlerinin bağlandığını fark eden Harun, tarihin tozlu sayfalarını yeniden açtı. Olayla ilgili aydınlanması gereken noktaların olduğunu bilen Harun, bu kazayı derinlemesine araştırmaya başladı. İstediği sonuçlara bir türlü ulaşamayan Harun, acılı ortak geçmişlerini Umut’la paylaşmak istedi. Günlerdir Harun Yakar’dan kaçan Umut, konunun ailesiyle ilgili bir durum olduğunu öğrenince onunla buluştu. İkilinin kader ortaklığı ve geçmişlerine dair yaptığı duygu yüklü konuşma ise izleyicileri derinden etkiledi.

YOKSA RÜYA KATİL Mİ?

Umut, Alev ve Fecir’i bir araya getiren duruşmada; Erdem Kubilay’ın intihar ettiğini ileri sürerken, Alev ise dosyadaki kanıtlar doğrultusunda bunun bir intihar vakası olmadığını ve Erdem’in kasıtlı olarak binadan atıldığını iddia etti. Umut bu iddia karşısında sessiz kalınca; Bünyamin, Rıza için verdikleri sözün geri alınmasını emretti ve polisler Rıza’yı cezaevine götürmek için hastaneye gitti. Herkes Umut’un Fecir’e bir oyun oynadığını düşünürken, Umut mahkemeye sürpriz bir tanık davet etti. Duruşmadan önce, Fecir’e saplantılı bir şekilde takıntılı olan Sude’nin beyanlarındaki eksikleri fark eden Umut’un, onunla konuştuğu ve gerçekleri anlatması için onu ikna ettiği ortaya çıktı. Sude’nin tanıklığından sonra Fecir’in Erdem’i öldürmediği kanıtlansa da davanın seyrini değiştiren asıl hamleyi Alev yaptı. Erdem’in ölü bulunduğu gece olay yerine Rüya’nın geri döndüğünü güçlü kanıtlarla mahkemeye sunan Alev, Rüya’nın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme salonundakiler bu bilgiyle şoke olurken, bu cinayette Rüya ve Azad’ın bir parmağının olup olmadığı ise izleyiciler için büyük merak konusu oldu.

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu, çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makasta-kartlar-yeniden-dagitildi/feed/ 0
200 bin liraya lüks cip! Evraksız yasadışı satış yapıyorlar… İşte sosyal medyada otomobil fiyatları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/200-bin-liraya-luks-cip-evraksiz-yasadisi-satis-yapiyorlar-iste-sosyal-medyada-otomobil-fiyatlari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/200-bin-liraya-luks-cip-evraksiz-yasadisi-satis-yapiyorlar-iste-sosyal-medyada-otomobil-fiyatlari/#respond Mon, 22 Jul 2024 09:03:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13595 Maddi yükümlülüklerini yerine getiremeyenlere haciz uygulaması devam ediyor. Otomobillerine haciz konan kişiler de araçlarını evraksız olarak değerinin çok altında sosyal medya platformları üzerinden satmaya çalışıyor.

Aracın üzerindeki haciz miktarının yüksek olması, birden fazla kişinin haciz koyması ve borcun ödenme ihtimalinin olmaması nedeniyle araçlar yasadışı şekilde evraksız olarak satılıyor.

BU ARAÇLARA NELER OLUYOR?

Satılan araçların akıbeti ise bilinmiyor. Genellikle bu işi yapan kişiler araçları ya parçalıyorlar ya da change denilen sistemle kazalı ve onarımı çok yüksek paralar tutan araçların şase numaralarıyla değişim yapıyorlar ve bu araçlar böylece piyasaya sürülmüş oluyor. Uzman kişiler tarafından anlaşılan change sistemi merdiven altı tamirhanelerde uygulanıyor.

İŞLEM NASIL YAPILIYOR?

Başka bir örnekle anlatmak gerekirse, aracınız var ve kaza yaptınız, onarımı için çok yüksek fiyatlar isteniyor. Hacizli aracı ucuza alarak hacizli aracın şase numarasını kazalı aracınkiyle değiştirerek 2 arabadan bir araba ortaya çıkmış oluyor. Kazalı olan aracın da işe yarayan parçaları satılıyor ve geri kalan kısmı da hurda demir parasına satılıyor ya da terk ediliyor. Bu işleme halk arasında change deniyor.

ARAÇ ALIM-SATIMLARI NOTERDE OLUYOR

Araç alım-satımlarında yetkili kuruluşlar olarak noterler hizmet veriyor. Noterler satılacak aracın evraklarını inceleyerek alıcı ve satıcının da kimliğini kontrol ederek satışa engel bir konu yoksa alıcı ve satıcıya bunu bildirip para alışverişlerinin yapılmasının ardından satışı gerçekleştirip alıcıya yeni ruhsatını teslim ediyor.

ALANLAR SUÇ İŞLİYOR

Evraksız, sahibinin kim olduğu bilinmeyen, hacizli aracı satın alan kişiler suç işlemiş oluyor. Noter dışında araç alım-satımı yapılamadığı için alıcı kişinin parası da boşa gidebiliyor. Ayrıca hacizli araçları alan kişiler yasa dışı olarak change işine girerlerse ve bu durum tespit edilirse büyük cezalarla karşılaşabiliyor.

DAĞDA, KÖYDE KULLANMAK İÇİN ALAN DA VAR

Hacizli araçları kırsal alanda kullanmak için alan kişiler de bulunuyor. Dağda, köyde, mezra ve kırsal alanlarda kullanmak için alanlar bu araçların tespit edilememesi halinde uzun yıllar kullanımda bulunabiliyor.

HACİZLİ VE YAKALAMALIYSA BAĞLANIYOR

Araca haciz uygulatan kişi satışını istemesi halinde yakalama kararı da çıkarılıyor. Bu durumda araç trafikte uygulama noktasında durdurularak yakalama kararı sürücüye okunup aracın bağlanarak parka çekilmesi işlemi gerçekleştiriliyor. Bundan sonraki süreç adli koşullar üzerinden gerçekleşiyor.

YABANCI PLAKALI ARAÇLAR DA SATILIYOR

Yabancı plakalı ve Türkiye’de bulunan araçlar da evraksız olarak çok düşük fiyatlardan satışa çıkıyor. Türkiye’de emsalleri 1.5 milyon lira olan araçlar 200-300 bin liraya satılıyor.

3.5 MİLYON LİRALIK OTOMOBİLİ 1.1 MİLYONA SATIYORLAR

Sosyal medyada yer alan ilanlarda lüks araçlar hurda fiyatının altında satışa sunuluyor. Mercedes E200d 2022 model 19 bin kilometredeki aracın emsal değeri 3.5 milyon lira seviyesindeyken evraksız olarak 1.1 milyon liraya satılıyor.

ALAN KİŞİLER SUÇ İŞLEDİĞİNİ BİLMELİ

Hacizli, yakalamalı, devri olmayan, sahibi belli olmayan, yabancı plakalı gibi araçları satın almak isteyenler kanunla belirlenen çerçevede alım-satım işlemlerini yapmadıkça suç işlediklerini bilmeleri gerekiyor. Noter dışında araç alım-satımı yapılamıyor. Bu nedenle hem paranızdan hem de mahkemelerde yargılanmak istemiyorsanız yasadışı otomobil satışı işlemlerine itibar etmemeniz gerekiyor.

VİCDANİ SORUMLULUĞU DA BULUNMALI

Araçlara haciz koyan kişi alacağını alamadığı için zor duruma düşebiliyor. Aracın yasal yolla ihaleyle satılması halinde alacaklı kişi parasını tahsil edebilirken yasadışı olarak evraksız satış yapılırsa alacaklı kişi hakkından mahrum edilmiş oluyor. Hem kanunsuzluk hem de vicdani sorunlar ortaya çıkıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/200-bin-liraya-luks-cip-evraksiz-yasadisi-satis-yapiyorlar-iste-sosyal-medyada-otomobil-fiyatlari/feed/ 0
OYAK’tan Çin’de stratejik yatırım: Çin’in kalbine alümina hamlesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/oyaktan-cinde-stratejik-yatirim-cinin-kalbine-alumina-hamlesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/oyaktan-cinde-stratejik-yatirim-cinin-kalbine-alumina-hamlesi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:54:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13577 OYAK, özellikli alümina ürünleri ve çözümlerinde global ağırlığı olan şirketi Almatis ile Çin’deki stratejik adımlarına yenisini ekledi. Şirket ülkenin Qingdao Ekonomik Kalkınma Bölgesi’nde yeni bir tesis inşa edecek. Almatis’in alümina üretim kapasitesini 50 bin metrik ton artırarak 100 bin metrik tona yükseltecek tesis, şirketin yarı iletken yapısal bileşenler, tüketici elektroniği, termal kontrol cihazları ve elektrikli araçlar gibi kilit pazarlarda büyümesi hedefinde önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İHRACAT HEDEFLENİYOR

Toplam 6 bin 600 metrekarelik alanda kurulacak yeni tesisin inşaatı 2024 yılının son çeyreğinde başlayacak. Tesisin 2026 başında devreye alınması planlanıyor. Almatis, ürün portföyünü genişletecek yeni kalsine ürün hattının devreye girmesi ile birlikte Çin’de toplam 100 bin metrik tonluk kapasiteye ulaşacak. Şirket, söz konusu üretimin yaklaşık 20 bin metrik tonunu bölge ülkelerine ihraç etmeyi hedefliyor.

‘ETKİ ALANI GENİŞLEYECEK’

Yeni yatırımın detaylarını anlatan OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem, OYAK Grubu Şirketleri arasına 2015 yılında katılan Almatis’in sektördeki gücüne güç katacak adımlar attıklarını belirtti. Erdem, “Büyüme stratejilerimiz çerçevesinde Çin’in Qingdao Ekonomik Kalkınma Bölgesi’nde mevcut kalsine alümina tesisimizin bulunduğu alanda yeni bir yatırımı daha hayata geçiriyoruz. Yeni tesisimiz, yüksek katma değerli üretimiyle potansiyel pazarlarda Almatis’in etki alanını genişletecek” dedi.

Almatis’in küresel bir marka olduğunu ve tedarik stratejisinin temelini bu yapı üzerine inşa ettiklerini belirten Erdem, “Almatis’in bölgesel pazarlarda büyüyebilmesi için Çin’deki üretim kapasitesinin artırılması stratejik önemde. Aynı zamanda hammaddeyi yerel kaynaklardan sağlayarak, tedarik zincirinde yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçmeyi de hedefledik. Talebe zamanında ve yeterli karşılık verebilmek, verimli ve karlı bir operasyon yürütmek üzere tüm tedbirleri aldık” diye konuştu.

‘KÜRESEL AĞIMIZI GENİŞLETECEGİZ”

Küresel piyasalardaki gelişmelere rağmen Çin’in büyüme potansiyelinin devam ettiğini ifade eden Erdem, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çin ekonomisi gelişmeye devam ederken, yabancı yatırımcılar da uzun vadeli büyüme fırsatlarını değerlendiriyor. Yüksek büyüme potansiyeline sahip dünyanın en büyük pazarlarından Çin’deki bu yatırımımızla, küresel ağımızı genişleteceğiz. Hedef pazarlarımıza yönelik ilave 50 bin metrik ton üretim kapasitesi oluşturacağımız ve emisyon değerleri için belirlenen standartlara uygun inşa edeceğimiz yeni tesisimizde son teknolojiyi kullanacağız.”

ÖZEL TEŞVİK VAR

-Yeni kalsine alümina tesisi, Almatis’in mevcut tesisinin bulunduğu Qingdao Ekonomik Kalkınma Bölgesi’nde kurulacak. Çin’in Shandong eyaletinde bulunan ve yabancı yatırımları teşvik eden bölge, sanayi ve ticaretin gelişimini desteklemek amacıyla yatırımcılara özel teşvik ve avantajlar sunuyor. Bölgenin ekonomik büyümesine ve istihdamına ivme kazandıracak yeni tesis, ayrıca bölgenin uluslararası arenadaki rekabetçiliğini de artıracak. Bölgenin endüstriyel altyapısını güçlendirecek yatırım, Qingdao Ekonomik Kalkınma Bölgesi’nin teknolojik gelişimini de destekleyecek.

PAZAR PAYINI ARTIRACAK

-Çin’de yüzde 6 oranında bir pazar payına sahip olan Almatis’in yeni yatırımla planı; Asya Bölgesi’nin tamamında teknik seramik, çip ve elektrikli araç endüstrilerinde beklenen büyümenin yarattığı tedarik pazarında güç kazanmak. Bölgede artan talebi göz önünde bulundurduklarını belirten Almatis yetkilileri, yeni bir kalsinasyon fırını ve öğütme teknolojisi yatırımı ile bölgede etkin üreticiler arasında olma planı yapıyor. Yeni kalsine fırında üretilecek ürünlerin yaklaşık yüzde 40’ı Asya Bölgesi’ndeki ülkelere ihraç edilecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/oyaktan-cinde-stratejik-yatirim-cinin-kalbine-alumina-hamlesi/feed/ 0
Bakan Bayraktar açıkladı: Türkiye, yaklaşık 5.8 milyar metreküp gazını depoluyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-turkiye-yaklasik-5-8-milyar-metrekup-gazini-depoluyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-turkiye-yaklasik-5-8-milyar-metrekup-gazini-depoluyor/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:36:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13541 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Tuz Gölü Yer Altı Doğal Gaz Depolama Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Bayraktar, depolama tesisini gezdikten sonra yetkililerden bilgi aldı. Ardından tesiste çalışan işçilerin 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı’nı kutlayan ve onlarla sohbet eden Bayraktar, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Doğal gaz boru hatlarıyla, Türkiye’nin Rusya, Azerbaycan ve İran’dan uzun yıllar doğal gaz tedariki yaptığını hatırlatan Bayraktar, 2016 yılından sonra “Milli Enerji ve Maden Politikası” kapsamında doğal gazı sıvılaştırılmış şekilde alabilmek için altyapıyı şekillendirmeye başladıklarını ifade etti. Bu hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin yaklaşık 30 milyon metreküp günlük sıvılaştırılmış LNG alabildiğini söyleyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bugün itibarıyla 160 milyon metreküp doğal gazı sıvı halde alabilecek hale geldik. Bu bir anlamda Türkiye’deki hane halkının kışın en soğuk zamanında ihtiyacı olan gazı, sıvı olarak gemilerle tedarik edebilecek altyapıya sahip olduğumuz anlamına geliyor. Hem boru hatları hem de LNG alabilecek altyapılarımızı gerçekleştirdik.”

Tuz Gölü Yer Altı Doğal Gaz Depolama Projesi’nin çok önemli olduğunun altını çizen Bayraktar, “Burada da hem kapasite artışı, ikinci faz, üçüncü fazda da Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesini artırmayı ve doğal gazdaki arz güvenliğimizi daha güçlü hale getirmeyi hedefliyoruz. Doğal gazda bir başka önemli hamlemiz, yeni boru hatları, depolama tesislerimiz” dedi.

“1 MİLYON 800 BİN HANENİN DOĞAL GAZINI KENDİ DOĞAL GAZIMIZDAN KARŞILAR HALE GELDİK”

Sıvı olarak doğal gazı almanın ötesinde Türkiye’nin şimdi de kendi doğal gazını üretir hale geldiğini vurgulayan Bayraktar, “Bugün itibarıyla üretimimiz yaklaşık 4,6 milyon metreküp günü buldu. 1 milyon 800 bin hanenin doğal gazını kendi doğal gazımızdan karşılar hale geldik. Bunu da artırmayı hedefliyoruz. İlk etapta, önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde 10 milyon metreküpe ulaşmış olacağız” diye konuştu.

Son 8 yılda yaklaşık 4,3 milyar altyapı yatırımlarına kaynak ayırdıklarını ve yatırım yaptıklarını belirten Bayraktar, depolamada ve tesislerin kapasitesinin artırılmasında yatırımların yaklaşık 4.3 milyar doları bulduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE YAKLAŞIK 5.8 MİLYAR METREKÜP GAZINI DEPOLUYOR”

Özellikle Tuz Gölü’nde çok büyük bir depolama potansiyelinin var olduğunu aktaran Bayraktar, “Türkiye yaklaşık 5.8 milyar metreküp gazını depoluyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde yani 2028 yılına geldiğimizde Türkiye kullandığı yıllık doğal gazın yüzde 20’sini depolar hale gelecek. Türkiye’nin tüm ihtiyacının yüzde 50’sini depolayabilecek altyapıya sahip olabiliriz. Bu yatırımları hedefliyoruz. Hem bu bölgede hem de diğer bölgelerde hızlı bir şekilde bu yatırımlarla Türkiye’nin arz güvenliğini tamamen sağlamış olacağız. Onun ötesinde bütün bunlar kendi üretimimiz, farklı kaynaklardan doğal gazı almamızla beraber Türkiye’yi bir doğal gaz merkezi haline getirmiş olacağız. Bu proje bizim için çok önem arz ediyor. Onun için ara ara buraya geliyoruz” şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar basın açıklamasının ardından yetkililerle ve işçiler ile yemek yedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-turkiye-yaklasik-5-8-milyar-metrekup-gazini-depoluyor/feed/ 0
Para politikasında sıkı duruş mesajı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/para-politikasinda-siki-durus-mesaji/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/para-politikasinda-siki-durus-mesaji/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:00:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13411 MERKEZ Bankası Başkanı Fatih Karahan, ekip olarak aylık fiyat gelişmelerini yakından takip ettiklerini belirtti. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanıp, enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini bir kez daha vurgulayan Karahan, ek sıkılaştırma sinyalleri de verdi. Karahan, “Para politikasındaki kararlı duruşumuzun; yurt içi talepte dengelenme, Türk Lirası’nda reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşüreceği ve dezenflasyonun 2024 yılının ikinci yarısında tesis edileceğini öngörmekteyiz” diye konuştu.

‘İÇ TALEPTEKİ ETKİLERİ YAKINDAN İZLİYORUZ’

Karahan, Merkez Bankası genel kurulunda yaptığı konuşmada, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını temel politika faizi olarak kullanmaya devam edeceklerini söyledi. Mart ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin, devam eden zayıflamaya rağmen öngörülerinden yüksek gerçekleştiğini anlatan Karahan, “Yaptığımız parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkilerini yakından izliyoruz. Bu doğrultuda, nisan ayı toplantımızda parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizini sabit tutmakla birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşumuzu koruduğumuzun altını çizmek isterim” dedi.

‘SAĞLIKLI DEZENFLASYON SÜRECİNE GİRECEĞİZ’

Karahan sadeleşme kapsamında, atılan kararlı adımların etkilerini, piyasa mekanizmasının işlevselliğinin artması ve parasal aktarım mekanizmasının güçlenmesi şeklinde gözlemlediklerini dile getirdi. “Bu süreçte, finansal sistemde Türk Lirası mevduatın payı artarken kur korumalı ve cinsi mevduatın payının gerilemesi, finansal istikrarın yanında parasal aktarımı da güçlendirmektedir” diyen Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bankacılık sisteminin aracılık fonksiyonunu azami etkinlikte yerine getirebilmesi, dezenflasyon sürecinin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için ön koşuldur. Bu çerçevede, bir taraftan sadeleşme adımları uygularken, diğer taraftan kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek adımlar atıyoruz.”

Karahan, uygulanan parasal ve miktarsal sıkılaştırıcı adımların etkisi ile mart ayından bu yana belirgin şekilde yavaşlayan toplam kredi büyümesinin yurt içi talepteki dirençli seyri zayıflatmasını beklediklerini de vurgulayarak, “Böylece iç talepte dengelenme ile birlikte sağlıklı bir dezenflasyon sürecine gireceğimizi değerlendiriyoruz” diye konuştu.

KKM’NİN MERKEZ’E ZARARI 833.4 MİLYAR LİRA

Merkez Bankası geçen yıl 818.2 milyar lira zarar etti. MB’nin dün açıklanan yıllık raporunun ayrıntılarında kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarının zararının 833 milyar 419 milyon lira olduğu bilgisine yer verildi. Kâr-zarar tablosunun dipnotunta, TL dönüşümlü KKM işlemleri ile döviz dönüşümlü KKM ve diğer döviz kazandırıcı işlemler (YUVAM, fiziki , vs.) giderinin toplamının 833.4 milyar lira olduğu kaydedildi. Merkez Bankası Başkanı Karahan, 92’nci hesap dönemine ilişkin genel kurulda bankanın 818.2 milyar lira zararına yönelik olarak, zararın faaliyete engel olmadığını dile getirdi. Merkez Bankası blog sitesi Merkezin Güncesi’nde de yayınlanan, “Merkez Bankaları Faaliyetlerinde Kâr-Zarar Olgusu” başlıklı çalışmada, Banka’nın zararına yönelik olarak, “Bu zarar esas olarak KKM kalemlerine ödenen kur farklarından ileri gelmekle birlikte, KKM giderleri hariç tutulduğunda da artan faiz oranlarının, faiz giderleri ve menkul kıymet değer azalışları yoluyla, kârı azalttığı görülmüştür” denildi.

BANKA MECLİSİNE KEMAL MADENOĞLU GELDİ

Genel Kurul’da Banka Meclisi’ne yeni üye olarak Kemal Madenoğlu seçilirken, süresi dolan Nurullah Genç de yeniden seçildi. Denetleme Kurulu üyeliğine de Metin Toprak getirildi.

ŞİMŞEK: PROGRAMIMIZ ÇALIŞIYOR

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün açıklanan mart ayı dış ticaret verileri sonrası, yıllık dış ticaret açığındaki iyileşme eğiliminin sekiz aydır kesintisiz devam ettiğini söyledi. “Programımız çalışıyor” mesajını veren Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Martta yıllık dış ticaret açığı önceki yılın aynı ayına göre 26 milyar iyileşti, 92 milyar dolara geriledi. Dost ve yakın ülkelerden tedarik eğilimi artıyor. Türkiye bu eğilimden en olumlu etkilenen ülkelerden. Yapısal reformlarla küresel ticaretteki yerimizi daha da güçlendireceğiz.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/para-politikasinda-siki-durus-mesaji/feed/ 0
Bakan Kacır’dan KOBİ’lere müjde: 300 milyon avroluk finansmanı KOBİ’lerimize sunuyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-kobilere-mujde-300-milyon-avroluk-finansmani-kobilerimize-sunuyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-kobilere-mujde-300-milyon-avroluk-finansmani-kobilerimize-sunuyoruz/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:45:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13396 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara’da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından düzenlenen, ‘ Dijital Dönüşüm Tanıtım Programı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Kacır, dünyanın teknolojik gelişmelerle beraber küresel güç dengelerini ve rekabet yarışını yeniden tanımladığı bir çağa adım attığını belirterek, “Yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, robotik gibi yenilikçi teknolojiler bu yeni dönemde günlük yaşam pratiklerimize, davranışlarımıza, karar alma mekanizmalarımıza yön veriyor. Bu teknolojileri iş modellerine adapte ederek dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmek; işletmelerin müşterilerine etkin, verimli ve hızlı hizmet sunabilmesinin anahtarı haline geldi. Bu anlayışla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, sanayicilerimizin ve işletmelerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında yer alıyoruz” dedi.

‘SON 22 YILDA 9 BİN 500 PROJEYE 47 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) aracılığıyla dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladıklarını kaydeden Kacır, “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretimi için hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımız kapsamında, firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını Ar-Ge aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz ‘Dijital Dönüşüm’ çağrısıyla toplam yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan, aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin yer aldığı 42 projenin önünü açtık” diye konuştu.

‘KOBİ’LERİMİZİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN 10 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’

Bakan Kacır, KOSGEB’in destek programlarını yeniden kurguladıklarını belirterek, “Ülkemizde KOBİ’lerin hamisi ve en büyük destekçisi KOSGEB’in destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırıyoruz. Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerimizin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladık. Uluslararası finans kuruluşlarıyla da iş birliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu vesileyle bugün itibariyle yeni KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı’nın duyurusunu yapmaktan memnuniyet duyuyorum. Program kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini arttırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile iş birliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı; dijital dönüşüm ve olgunluk değerlendirme analizi gerçekleştirerek, dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlıyoruz. Uygulamamızdaki ilk finansal kuruluş olarak Türkiye Ekonomi Bankası’nı bu iş birliğinin tarafı olduğu için tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde diğer finans kuruluşlarını da programa dahil ederek programın kapsamını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

‘KOBİ’LERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZDIR’

Küresel anlamda olumsuz gelişmelerin yol açtığı olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeyi başardığını vurgulayan Kacır, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, 255,8 milyar ihracatla rekor kırdık, son 13 yıl boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Geçtiğimiz yıl imalat sanayi ihracatımız 241 milyar dolar ile en yüksek değere yükselerek toplam ihracattan yüzde 94,2 pay aldı. Sizlerin de takdir ettiği üzere büyümede aslan payı sanayimizindir. Ekonomik ve sosyal kalkınmamızda kritik bir yere sahip olan KOBİ’lerimiz, sanayi çarklarının en önemli dişlisidir. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında attığımız adımlarda imalat sanayi işletmelerimizin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerimiz olmazsa olmazımızdır. Bu sebeple tüm imkanlarımızla ülkemizin potansiyeline inanan, büyük ve güçlü Türkiye idealine gönül veren vizyoner, çalışkan iş insanlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi haline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atarken imalat sanayimizin ikiz dönüşümünü de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.

Bakan Kacır, konuşmasının ardından toplantıya katılan iş insanları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-kobilere-mujde-300-milyon-avroluk-finansmani-kobilerimize-sunuyoruz/feed/ 0
Dış ticaret istatistikleri açıklandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-istatistikleri-aciklandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-istatistikleri-aciklandi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:18:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13320 Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Mart ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,1 azalarak 22 milyar 571 milyon , ithalat %6,3 azalarak 29 milyar 912 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OCAK-MART DÖNEMİNDE İHRACAT %3,6 ARTTI, İTHALAT %12,8 AZALDI

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,6 artarak 63 milyar 603 milyon dolar, ithalat %12,8 azalarak 83 milyar 945 milyon dolar olarak gerçekleşti.

MART AYINDA ENERJİ ÜRÜNLERİ VE ALTIN HARİÇ İHRACAT %5,1, İTHALAT %6,7 AZALDI?
              
Enerji ürünleri ve parasal olmayan hariç ihracat, 2024 Mart ayında %5,1 azalarak 21 milyar 915 milyon dolardan, 20 milyar 789 milyon dolara geriledi.

Mart ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %6,7 azalarak 24 milyar 452 milyon dolardan, 22 milyar 805 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Mart ayında 2 milyar 16 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %6,0 azalarak 43 milyar 594 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %91,2 oldu.

DIŞ TİCARET AÇIĞI MART AYINDA %12,4 AZALDI

Mart ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %12,4 azalarak 8 milyar 379 milyon dolardan, 7 milyar 341 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mart ayında %73,8 iken, 2024 Mart ayında %75,5’e yükseldi.

DIŞ TİCARET AÇIĞI OCAK-MART DÖNEMİNDE %41,5 AZALDI

Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı %41,5 azalarak 34 milyar 799 milyon dolardan, 20 milyar 343 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Mart döneminde %63,8 iken, 2024 yılının aynı döneminde %75,8’e yükseldi.

MART AYINDA İMALAT SANAYİNİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI %94,6 OLDU

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Mart ayında imalat sanayinin payı %94,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

Ocak-Mart döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

MART AYINDA ARA MALLARININ TOPLAM İTHALATTAKİ PAYI %69,9 OLDU

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Mart ayında ara mallarının payı %69,9, sermaye mallarının payı %14,5 ve tüketim mallarının payı %15,5 oldu.

İthalatta, 2024 Ocak-Mart döneminde ara mallarının payı %70,6, sermaye mallarının payı %14,8 ve tüketim mallarının payı %14,5 oldu.

MART AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU

Mart ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 749 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 288 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 265 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 189 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 172 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,5’ini oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 5 milyar 232 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 804 milyon dolar ile ABD, 3 milyar 449 milyon dolar ile İtalya, 3 milyar 357 milyon dolar ile Irak ve 3 milyar 256 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,0’ını oluşturdu.  

İTHALATTA İLK SIRAYI ÇİN ALDI

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Mart ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 900 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 632 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 146 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 902 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 407 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %43,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 11 milyar 984 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 10 milyar 227 milyon dolar ile Çin, 6 milyar 282 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 632 milyon dolar ile İtalya, 4 milyar 146 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,4’ünü oluşturdu.

MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT %0,8 ARTTI

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Mart ayında bir önceki aya göre ihracat %0,8, ithalat %3,9 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %1,1, ithalat %0,8 arttı.

YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İMALAT SANAYİ İHRACATI İÇİNDEKİ PAYI %3,3 OLDU

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mart ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,6’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,3’tür. Ocak-Mart döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,9’dur. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,1’dir.

Mart ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,3’tür. Ocak-Mart döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,0’dır. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,8’dir.  

ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE İHRACAT 2024 YILI MART AYINDA 20 MİLYAR 663 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Mart ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %4,1 azalarak 20 milyar 663 milyon dolar, ithalat %7,6 azalarak 28 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Mart ayında dış ticaret açığı %16,2 azalarak 8 milyar 758 milyon dolardan, 7 milyar 341 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mart ayında %71,1 iken, 2024 Mart ayında %73,8’e yükseldi.

İHRACAT 2024 YILI OCAK-MART DÖNEMİNDE 57 MİLYAR 794 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,1 artarak 57 milyar 794 milyon dolar, ithalat %13,1 azalarak 79 milyar 74 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı %39,2 azalarak 34 milyar 998 milyon dolardan, 21 milyar 280 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Mart döneminde %61,6 iken, 2024 yılının aynı döneminde %73,1’e yükseldi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-istatistikleri-aciklandi/feed/ 0
Tavuk etine ihracat sınırlaması getirildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:09:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13229 Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

Bilindiği gibi, kümes hayvancılığı ve beyaz et sektöründe dünyanın en önemli üretici ve ihracatçı ülkeleri arasında yer alan ülkemizde, yıllardır süregelen üretim ve ihracattaki doğru politikalar ile mevcut üretim hacmine ulaşılmış, sektör uzun yıllardır iç talep ile yurt dışı talebi bir arada karşılayabilecek kabiliyeti muhafaza etmiştir. 

Son yıllarda yaşanan bölgesel ve küresel riskler, küresel gıda fiyat endeksi üzerinde yukarı yönlü bir eğilim oluşturmuş ve özellikle temel tarım ürünlerinde ülkelerin iç piyasa arzını koruma faaliyetlerini ortaya çıkarmıştır. 

Buna bağlı olarak, muhtelif ürünler ile birlikte ülkemizde de tüketim açısından en önemli hayvansal protein aracı olan kümes hayvancılığı ürünleri de 2023 yılının Mayıs ayı içerisinde İhracı Kayda Bağlı Mallar Listesine alınmıştı.

Bununla beraber, 2024 yılının ilk aylarında tavuk eti fiyatlarındaki artış hızının genel enflasyonun, yem ve enerji gibi maliyet kalemleri ile kurundaki aylık fiyat değişimlerinin çok üzerine çıktığı gözlemlenmiştir. Bu durum, söz konusu ürün grubunda olağan piyasa şartlarının dışına çıkıldığını ve olağan fiyatlama davranışlarının bozulduğunu göstermiştir. 

Fiyat oluşumları izlenirken üretim ve ihracat gelişimleri analiz edilmiş, iç ve dış talepte muhtemel senaryolar titizlikle tetkik edilmiş, ilgili kamu kurumları ve sektörel kuruluşlar ile istişareler gerçekleştirilerek, üretim, tüketim, dış ticaret ve fiyat oluşumları kapsamında detaylı bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

Tüketim alışkanlıklarındaki ve iç talepte yaşanan değişimlerin, spekülatif fiyat yükselişlerini beraberinde getirdiği görülmüştür. Yapılan analizler iç piyasada tüketici refahının korunabilmesi için arz yönlü sıkıntılara mahal verilmemesini teminen, söz konusu ürün ihracatına yönelik bir takım düzenlemeler yapılması gerekliliğini ispat etmiştir. 

Bununla birlikte, sektörde ölçek ekonomisinin sürdürülebilmesi,  iç talepte yaşanabilecek dalgalanmaların üretim kaybına sebebiyet vermemesi  ve yoğun çabalar ile kazanılan ihracat pazarlarının korunabilmesinin de ülkemizin ekonomik menfaatleri açısından önemli olduğu değerlendirilmiştir. 

Ticaret Bakanlığımız tarafından, başta Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili resmi ve sektörel kuruluşlar ile yapılan istişareler ve çalışmalar sonucunda, bütün ve parça dahil olmak üzere, tavuk eti ihracatının 1 Mayıs 2024 tarihinden 31 Aralık 2024 tarihine kadar, aylık bazda azami 10 bin ton, toplamda ise bu yıl sonuna kadar 80 bin ton olacak şekilde sınırlandırılmasına karar verilmiştir. 

Diğer taraftan, tavuk eti ürünleri satışlarındaki fiyat artışları 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında incelenmek üzere, 1.10.2022-31.10.2023 tarihleri dönemini kapsayacak şekilde 16 üretici firmaya Ticaret Bakanlığımız müfettişlerince denetimler gerçekleştirilmiştir. Söz konusu denetimler sonucunda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından aykırılık yaptığı tespit edilen 8 firma hakkında idari para cezaları verilmiştir.

Ancak, son dönemde tavukçuluk sektöründe fahiş fiyat artışı yapıldığına ilişkin şikayet başvuruları sebebiyle, tavukçuluk sektöründe faaliyet gösteren 16 firma hakkında Ticaret Bakanlığımız müfettişlerince denetimlere geçtiğimiz günlerde yeniden başlanmıştır. 

Ayrıca, Rekabet Kurumu tarafından da 04.01.2024 tarihinde beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı firmalar hakkında açılan  soruşturmanın gerekli idari para cezaları ile  sonuçlandırıldığı ve ilgili firmalara 26.4.2024 tarihinde tebliğ edildiği öğrenilmiştir. 

Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili resmi kuruluşlar ve sektörel kuruluşlar ile koordinasyon halinde çalışarak, ülkemizin tarım ürünleri politikaları ve muhtelif gıda ürünlerinin iç ve dış ticaretinde yapılan düzenlemelerin temel amaçları; dünyada ortaya çıkan yeni eğilimler de dikkate alınarak, yurt içi üretim ve tüketim dengesinin korunması; önceliğimiz olarak yurt içi tüketimin vatandaşlarımız için makul fiyatlarla karşılanması, gıda arz güvenliğinin önündeki tehditlerin bertaraf edilerek ülkemizde sürdürülebilir gıda arzının sağlanmasıdır. 

Önümüzdeki dönemde de, Ticaret Bakanlığımızca, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere, ilgili devlet kuruluşları ve ilgili özel sektör kuruluşları ile güçlü bir işbirliği yapılarak, gıda arzının ve güvenliğinin korunması, halkımızın gıdaya makul fiyatlarla ulaşımının kolaylaştırılması ve gıda piyasalarında oluşabilecek spekülasyonların önlenmesine yönelik olarak görev ve yetki alanımızda bulunan bütün politika ve denetim araçlarına kararlılıkla başvurulacaktır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tavuk-etine-ihracat-sinirlamasi-getirildi/feed/ 0
Borsa yeniden şahlandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-yeniden-sahlandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-yeniden-sahlandi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:54:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13190 Geçen yılın mayıs-ekim aralığında 4 bin 500 puan seviyelerinden 8 bin 500’lere kadar yükselen; sonrasında da 7 bin 500 bandına kadar çekilen BIST 100 endeksi, kademeli yükselişini sürdürerek rekor tazeledi. Endeks yeni haftaya, cuma günkü kapanışa göre 76.83 puan ve yüzde 0.77 artışla rekor seviye olan 9 bin 992,45 puandan başladı. Gün içinde yükselişine devam eden BIST 100 endeksi, 10 bin 19 puana kadar yükselerek rekor tazeledi ve tarihinde ilk kez 10 bin puanı aşmış oldu. Endeks günü ise yüzde 1.69 yükselişle 10 bin 82 puan ile rekor seviyeden tamamladı.

Borsa haftaya alımlarla başlarken, söz konusu yükselişin tüm endekslere yayıldığı görüldü. Banka ve ulaştırma hisseleri BIST’teki yükselişe öncülük etti.

Hürriyet’e konuşan uzmanlar, bu yükselişte uygulanan sıkı para politikasının, TL varlıklara artan ilginin ve uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s’un (S&P) bu cuma Türkiye’nin kredi notunu artırmasına yönelik beklentilerin etkili olduğunu anlattı. S&P’nin, cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra Türkiye değerlendirme raporunu yayınlaması bekleniyor.

NOT ARTIŞI FİYATLANIYOR

Hürriyet’e konuşan Trive Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Tuğberk Çitilci, borsadaki son yükselişte iki önemli unsurun olduğunu; ilkinin Türkiye-ABD dış ilişkilerindeki normalleşme, ikincisinin ise bu hafta S&P’den gelmesi beklenen not artışı beklentisi olduğunu söyledi. “Piyasa cuma günü S&P’den bir kademe not artışı bekliyor ve bunun Fitch ile de devam edeceğine yönelik bir beklenti var” diyen Dr. Çitilci, “Uygulanan sıkı para politikası, faiz artışıyla birlikte bu politikaların devam edeceği, bu uygulamaların göreceli pozitif yansımalarını görüyoruz. Para politikası kurumsal yatırımcıya hitap ediyor. Onlar da banka ve holding taraflarına geliyor” şeklinde konuştu.

‘TATMİN ETMEYEN MEVDUAT’ ETKİSİ

Son dönemde mevduat faizlerinin yüzde 60’lara dayanması da borsaya girişleri engellemeye başlamıştı. Ancak Çitilci, mevduat faizindeki yüksek seviyenin getiri anlamında her yatırımcıyı tatmin etmediğini; mevduatın üzerinde getiri imkanı sunan borsaya girişlerin hızlanmasının beklendiğini ve bunun da BIST 100’ü yukarı taşıyacağına işaret etti. “Endekste ilk takip ettiğimiz 12 bin puan seviyesi” diyen Dr. Çitilci, “Kurdaki stabilizasyon devam ederse ve hatta bu hafta açıklanacak enflasyon verisi yüzde 3’ün altında gelip de kur tarafındaki satışı tetiklerse borsaya yönelim artar” diye konuştu.

Çitilci, “Endeks 9 bin 750 puanın üzerinde kaldığımız sürece yukarı yönlü hareket devam edecek. Yaz periyotlarında endeksin 12 bin puan potansiyeli devreye girebilir” değerlendirmesinde bulundu.

‘HİSSELERDE SEÇİCİ OLUN’ UYARISI

Hürriyet’e konuşan Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş ise, “Bu haftaya başlarken, Garanti Bankası’nın beklentilerin üzerinde kâr açıklaması bankalara olan ilgiyi desteklerken, özellikle ekonomi programını destekleyici yönde açıklamaların da borsadaki havayı olumlu etkilediğini düşünüyoruz” dedi.

“Sıkı para politikalarının ve mali tedbirlerin uygulanması, ekonomide sıkılaştırıcı bir etki yaratıyor olsa da güvenin artması ve uzun vadeli normalleşmenin ön plana çıkmasıyla, borsanın önünün daha açık olacağını ve ilk etapta 11 bin seviyelerine ulaşılabileceğini düşünüyoruz” diyen Demirtaş, “Önümüzdeki dönemde, yine bazlı seçici olunmasını tavsiye ediyoruz. Hisse seçimlerinde profesyonel yardım alınmalı ve özellikle risk dağılımı dikkatli yapılmalı” uyarısında bulundu.

Demirtaş, şöyle devam etti: “31 Mart yerel seçimlerinin ardından seçim belirsizliği ortadan kalktı ve hükümetin odağında ekonomi programı ve enflasyonla mücadele ilk sırayı aldı. İsrail-Hamas, İsrail-İran gerginlikleriyle zaman zaman jeopolitik risk algısı artsa da gerginliği tırmandırıcı gelişmelerin olmaması, Gazze’de ateşkes çabalarının artması, önümüzdeki günlerde jeopolitik gerginliklerin daha da azalması, piyasalardaki endişeleri azaltacaktır.”

ALTINDA FED ETKİSİ

Yeni haftanın ilk işlem gününde dolar/TL kuru ile altın fiyatlarındaki düşüş dikkat çekti.

Dolar kuru dün güne 32.5 seviyesinin altına inerek geri çekilmeyle başladı. TL nisan ayı başından bugüne yüzde 0.2 ile oldukça sınırlı değer kaybetti. Altının ons fiyatı ise, haftanın ilk işlem gününde yüzde 0.4 azalışla 2 bin 330 dolardan işlem gördü. Fiyatı ons altın ve dolar kuruna göre belirlenen ise, yeni haftaya düşüşle başlamasının ardından 2 bin 430 lira seviyesinden işlem gördü. Dün çeyrek altın 4 bin 100 liradan, Cumhuriyet altını ise 16 bin 330 liradan satıldı.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine başlama ihtimalinin son çeyreğe doğru ötelenmesinin altının ons fiyatını baskıladığı belirtiliyor. Fed’in faiz kararı toplantısı 1 Mayıs çarşamba günü yapılacak ve akşam saat 21.00’da kritik faiz kararı açıklanacak. Bu kararın varlık fiyatları üzerinde etkili olması bekleniyor.

DOLARA KARŞI TL TAVSİYESİ

ABD’li bankacılık devleri Citigroup ve JPMorgan, dolar karşısında Türk Lirası’nda uzun pozisyonda kalma tavsiyesinde bulundu. Ayrıca dış piyasalarda liraya yönelik ilginin arttığı görüldü.

Citi stratejistleri, dün müşterilerine gönderdikleri bir notta, 6 aylık vadeli sözleşmelere atıfta bulunarak, TL’nin birkaç ay içinde daha iyi fon çekebileceğine inandıklarını belirterek lirada uzun pozisyon tavsiyesi verdi. Citi stratejistleri, “Seçimlerin artık ufukta görünmediği bir dönemde TCMB yurt içi parasal koşulların daha da sıkılaştırılması için mücadele ederek temkinli duruşunu sürdürmeye hazır” dedi.

JPMorgan da geçen hafta TL için dolar karşısında pozisyon alınmasını tavsiye etmişti. JPMorgan stratejistleri, “Mart ayındaki sürpriz faiz artışının ardından TL’de risk getirisinin yeniden iyileştiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-yeniden-sahlandi/feed/ 0
Havacılıkta 20 milyar dolarlık imza https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/havacilikta-20-milyar-dolarlik-imza/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/havacilikta-20-milyar-dolarlik-imza/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:51:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13186 TÜRK Hava Yolları’nın (THY) Aralık 2023’te siparişini verdiği 20 milyar dolarlık uçak siparişi anlaşması, şirketin İstanbul’daki genel müdürlük merkezinde atılan imzalarla kesinlik kazandı. İmza törenine Airbus ve Rolls-Royce üst yönetiminin yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı ve Türk havacılık ve uzay şirketlerinin temsilcileri ile İngiltere Başkonsolosu, Fransa ve İspanya’nın da müsteşarları katıldı.

TOPLAM 230 UÇAK

Kesin sipariş anlaşması, THY’nin 150 adet A321neo ve 80 adet A350 uçak alımını içeriyor. İmza töreninde ayrıca Airbus, THY ve Türkiye’deki havacılık şirketleri tarafından önümüzdeki 15 yıl içinde ekonomik değer yaratacak, Türk havacılık ve uzay endüstrisini Türk Hava Yolları’nın uzun vadeli stratejik büyüme planı doğrultusunda daha da geliştirmeyi amaçlayan Stratejik Türkiye İlerleme Programı’nın (Strategic Türkiye Enhanced Programme – STEP) lansmanı da yapıldı.

Yapılan ortaklık doğrultusunda Rolls-Royce, potansiyel bir bakım, onarım ve revizyon (MRO) operasyonunun kurulması ve daha fazla tedarik zinciri çözümleri dahil olmak üzere, Türkiye’de bir dizi endüstriyel girişimin uygulanması konularında araştırmalara başlayacak.

AIRBUS’IN YATIRIMLARI 4 MİLYAR DOLARI AŞTI

Türkiye, 20 yılı aşkın süredir Airbus’ın tedarik zincirinde yer alıyor. Toplantıda aktarılan bilgilere göre Türkiye bugün A220’den A350’ye kadar bütün Airbus ticari uçakları için parça tedariki yapıyor. Türkiye’de üretilen yaklaşık 3 bin 500 iş, doğrudan ve dolaylı olarak Airbus tarafından destekleniyor. Verilen bilgilere göre Airbus’ın 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye’ye yaptığı toplam yatırım tutarı 4 milyar doları aştı.

YERLİ ÜRETİMDE YENİ FIRSATLAR İÇERİYOR

Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat THY’nin, Airbus ve Rolls-Royce şirketleri ile yeni uçak ve motor alımları kapsamında yapacağı çok önemli bir yerlileştirme ve endüstrileştirme amaçlı üretim anlaşmasına şahitlik etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu önemli anlaşma vesilesiyle, firmalar arasında ikili görüşmelerin gerçekleştirileceğini belirten Bolat, “İkili görüşmelerin, halihazırda havacılık sektörünün tedarik zincirinde yer alan firmalarımız için olduğu gibi, tedarik zincirinin henüz bir parçası olmayan firmalarımız için de yeni fırsatlar oluşturmasını, yerli üretimimize ve tedarikçilerimizin gelişimine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum” diye konuştu.
THY, Airbus ve Rolls-Royce’un yeni dönemdeki işbirliğinin hem uluslararası yatırımcılar açısından hem şirketlerin bundan sonraki performansları açısından katkılar sunacağını ifade eden Bolat, “Bu bir al-sat ya da sat-al ilişkisi değildir, bu bir birlikte büyüme, birlikte gelişme, kazan-kazan ilişkisi olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

ANLAŞMA NELER GETİRİYOR

THY’DEN yapılan açıklamada son uçak siparişi ile şirketin, üretici Rolls-Royce’un Trent XWB motorununun dünyadaki en büyük operatörü konumuna geleceği belirtildi. Anlaşma kapsamında Türkiye, Rolls-Royce’un araştırma pazarı olacak. Yapılan ortaklık doğrultusunda Rolls-Royce, potansiyel bir Bakım, Onarım ve Revizyon (MRO) operasyonunun kurulması ve daha fazla tedarik zinciri çözümleri dahil olmak üzere, Türkiye’de bir dizi endüstriyel girişimin uygulanması konularında araştırmalara başlayacak.

İŞBİRLİĞİ ARTACAK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yaptığı konuşmada Türk Hava Yolları’nın Airbus ve Rolls Royce ile geliştirdiği işbirliğinin yeni yatırımlara da kapı açmasını temenni ettiklerini belirtti. Kacır, “Tüm küresel havacılık ve uzay sanayi oyuncularını ülkemizin sunduğu cazip yatırım teşviklerinin, genç ve dinamik nüfusunun ve stratejik konumunun sunduğu avantajlardan yararlanmaya davet ediyorum” diye konuştu.

HAVACILIKTA YENİ ŞİRKETLER GELİŞECEK

STEP ve Rolls-Royce iş birliği hakkında açıklamalarda bulunan THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, anlaşmanın Airbus ile derinleşen işbirliğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Bolat, “STEP’i hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Airbus’ın stratejik hedefleri ve yeni belirlenen iş alanlarıyla uyumlu olarak Türk havacılık şirketlerinin potansiyel tedarikçi olma yolunda geliştirilmesi ve hazır hale getirilmesi için bugünden hazırlıklara başlıyoruz. Bu girişimler, hem Türk Hava Yolları’nın büyüme hedefleri doğrultusunda attığı adımlara hem de ülkemizin havacılık ve uzay endüstrisindeki kabiliyetlerini daha da geliştirmesine bir kanıt niteliğindedir” dedi.

Airbus CEO’su Guillaume Faury de toplantıda yaptığı konuşmada STEP programı aracılığıyla Türkiye ile ortaklıklarını üst seviyeye taşımaktan onur duyduklarını vurguladı. Faury, “Program, Airbus’ın Türkiye ile işbirliğini daha da genişletmesine ve özellikle tedarik zinciri gelişimi, beceriler ve sürdürülebilirlik konularına odaklanarak THY’nin büyüme hedeflerini desteklemesine yönelik bir çerçeve oluşturacak” ifadesini kullandı.

Rolls-Royce CEO’su Tufan Erginbilgiç ise, Türkiye’nin Rolls-Royce’un stratejik açıdan önemli bir pazarlarından olduğunu belirtti. Bilgiç, “THY ile Türkiye’nin bu alanda kabiliyetlerini artırmak ve enerji geçişindeki rolünü genişletmek için sabırsızlanıyoruz” diye konuştu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/havacilikta-20-milyar-dolarlik-imza/feed/ 0
Aşamalı konut modeli büyüyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asamali-konut-modeli-buyuyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asamali-konut-modeli-buyuyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:48:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13183 Özel sektör ise arsa ve inşaat maliyetleri nedeniyle erişilebilir fiyatlı üretim yapamıyor. İşte, bu çıkmaz konutta yeni bir modele ihtiyaç olduğunu ortaya koydu ve ilk adım Fuzul’den geldi. Şirket tek seferde konuta ulaşılamadığını görünce, önce arsa payının sonra inşaat maliyetinin ödendiği ‘aşamalı konut sahibi olma sistemini’ hayata geçirdi. Proje tüketici cephesinde de ilgi görünce hızlı büyüdü.

“Geçmişte markalı konut yapıldığında orta ve orta üstü gelirli alabiliyordu, bugün sadece üst gelir grubu alabilir. Bu nedenle yenilik gerektiğini gördük. Konuya; müteahhit konut satamıyor değil, vatandaş ev alamıyor bakış açısıyla yaklaştık ve yeni modeli devreye aldık” diyen Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal, modelin detaylarını şöyle anlattı:

YASTIKALTI ARSALARI BULDU

“Konut fiyatlarını şişiren ilk etken arsa. Avrupa’da yüzde 20-25 olan arsa payı oranı İstanbul’un en ücra köşesinde yüzde 50’den başlıyor. Kat karşılığı yapılan projelerde fiyatlar artıyor, kazanan tüketici olmuyor. Bu nedenle ilk adım arsa dedik. İstanbul’un gelişim çeperlerinde avantajlı fiyatla arsa aradık. Gördük ki ‘yastıkaltı arsalar’ varmış. GYO’lar, sanayiciler ve kamu kurumlarından çok sayıda arsa teklifi geldi. Özetle, şöyle ilerliyoruz: Pazarlıkla iyi fiyatla arsa alıyoruz. Sonra satışa çıkıyoruz ve vatandaş arsadan payını alıp ödüyor. Bu ilk aşama. 12-18 ay sonra da inşaatına başlıyoruz. Bu defa ikinci aşamada vatandaş isterse yapım maliyetini ödeyerek ev sahibi oluyor, ya da ödeme sorunu varsa biz yapıp vatandaşın arsa payını ödüyoruz. Hem iki aşamalı ödeme, hem de sağladığımız maliyet avantajıyla evi tüketiciye yüzde 25 daha ucuza satmayı hedefliyoruz.”

6 AYDA BİN ADET ARZ GERÇEKLEŞTİ

Yoğun talep aldıklarını söyleyen Akbal, “6 ayda bin adet konutun arzını gerçekleştirdik, 750 adet konutun arsa payı satışını yaptık. 2024 yılı içerisinde hedefimiz 2 bin adet konutun arzını gerçekleştirmek” dedi. Başakşehir, Pendik ve Ispartakule projelerinin ardından Arnavutköy’ü seçtiklerini dile getiren Akbal, “İlk etabı 500 konuttan oluşacak projenin arsa payını satışa sunduk. Yeni Arnavutköy projesinde 1+1 dairenin arsa payı fiyatı 760 bin TL’den başlıyor. 18 aya varan vade imkanı sunuyoruz. Projenin inşaatının sözleşme tarihinden itibaren 18 ay sonra başlaması planlanıyor. Evinin arsasına sahip olan kişiler, inşaat maliyetini peşin veya taksitler halinde ödeme imkanına sahip olacaklar. Dairelerin teslimi ise inşaatın başlamasının ardından 36 ay içerisinde yapılacak” dedi. Akbal, yeni projeler için Ankara, İzmir, Bursa ve Konya’yı da incelediklerini ekledi.

YENİ SİSTEMDE DÜZENLEME ŞART

Peki, yeni modelin tüketici açısından riski var mı? Akbal, kurumsal olmayan ve mali gücü yetersiz markaların sorun yaratabileceğini, bu nedenle regülasyona ihtiyaç olduğunu söyledi. Akbal, “Sektör, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), ‘Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları’ aracını devreye almasını bekliyor. Henüz bu sistem yok, olursa arsaları buraya taşımayı ve SPK güvencesi sunmayı planlıyoruz. Bunun dışında, tıpkı evim şirketleri olarak bilinen tasarruf finans şirketlerinde olduğu gibi şirketlere bir lisans şartı gelebilir. Bu defa BDDK devreye girebilir. Böylece bu yeni alana güven gelir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asamali-konut-modeli-buyuyor/feed/ 0
İşçi, işveren, memur, çiftçi ve hükümet, 5 yıl sonra buluştu! ‘İşe’ göre mesai masada https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isci-isveren-memur-ciftci-ve-hukumet-5-yil-sonra-bulustu-ise-gore-mesai-masada/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isci-isveren-memur-ciftci-ve-hukumet-5-yil-sonra-bulustu-ise-gore-mesai-masada/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:45:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13180 Geçmiş dönemlerde çalışma hayatındaki temel sorun ve düzenlemelerin tartışıldığı platformların başında gelen Çalışma Meclisi uzun aradan sonra dün Ankara’da toplandı. Toplantının açılışını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, planlanan oturumlar arasında “Çalışma hayatında insana yakışır iş”, “Yeşil ve dijital dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri ve adil çözüm” başlıklarının da bulunduğunu belirtti. Kadın ve genç istihdamı için özel politikalar geliştirdiklerini vurgulayan Işıkhan, şunları söyledi:

SENDİKA HAYATİ ÖNEMDE

“Çalışma hayatı gerçek bir dönüşümün içindeyiz. Bu dönüşümün, çalışanları nasıl etkilediğini, iş gücü piyasasında hangi alanlarda yeni fırsatlar ve hangi alanlarda tehditler oluşturduğunu anlamak, geleceğe dair stratejiler belirlemede kritik öneme sahip. İnsan onurunu koruyarak, adil çalışma koşullarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönlendirmeliyiz. Sendikal örgütlenme, bu noktada vazgeçilmez bir yere sahip. Değişen iş yapısı ve çalışma koşulları karşısında, sendikal hareketlerin de güçlenmesi gerektiğini düşünmekteyim.”

YÜZDE 30 İÇİN MÜMKÜN

TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol da yeni nesil çalışma modellerini anlattı. Güvenceli esneklik modelleri ile fırsat yakalanabileceğini söyleyen Akkol, “Salgın ile birlikte Avrupa’da her 10 çalışandan 4’ü evden çalışmaya geçmiş. TİSK olarak hem çalışanlar hem de işverenlerle yürüttüğümüz bir araştırmadan bazı veriler paylaşma isterim. Türkiye’de çalışan nüfusun yüzde 30’ü için uzaktan çalışma mümkün. Çalışanların yüzde 73’ü evden çalışma ile iş-özel hayat dengesini daha iyi kurduğunu düşünüyor. Kadınları daha fazla çalışma hayatına dahil etmemiz için yeni nesil çalışma modellerine ihtiyacımız var. Gençler de bunu istiyorlar. Eski usul organizasyonlarda değil, yeni usul işletmelerde çalışmak istiyorlar. Bazılarını (Esnek çalışma yöntemleri) kanuni düzenlemelerle, bazılarını da iyi uygulamaları teşvik ederek yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

ESNEKLİKTE ‘İŞ GÜVENCESİ’ İSTİYORLAR

Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın da esneklik tartışmalarına değindi. İşçilerin de memurların da emekçi olduğunu kaydeden Yalçın, “Dünyada çalışma normları yeniden tartışılıyor, işin, emeğin geleceği tartışılıyor. Esnek çalışmanın tartışıldığı bir zeminde önceliğimiz iş güvencesi. İşin geleceğini, emeğin geleceğini konuşacaksak sendikalar, kamu olarak hep birlikte bu konuyu tartışmamız gerekir. Örgütlenme boyutuna baktığımızda kamuda 950 bin kişi örgütlülüğün dışında duruyor, örgütlülük alanının genişlemesine ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

İŞÇİLERİN GÜNDEMİ VERGİ VE ASGARİ ÜCRET

Toplantıya katılan işçi sendikalarının en önemli gündem maddesi ise çalışanlardan alınan vergi ve asgari ücret oldu. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay asgari ücret konuşulmaya başlandığında zam yapmak için fırsat kollayanların olduğunu söyledi. İstisna olması gereken asgari ücretli oranının yüzde 40’a çıkmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan ise, “Yeniden bir vergi reformuna ihtiyaç var” dedi. Gelir adaletsizliğinde Türkiye’nin sondan dördüncü ülke olduğunu vurgulayan Arslan, “Bu bize yakışmıyor. Emeğin milli gelirden aldığı payın OECD ortalaması yüzde 55-60. Türkiye ortalaması ise sadece 24” ifadelerini kullandı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise “Türkiye tüm vergi yükünün işçinin-emekçinin üzerinde olduğu, sermayenin de canı istediği zaman vergi ödediği bir ülke olamaz” diye konuştu.

ESNEK ÇALIŞMA NEDİR?

Esnek çalışma, geleneksel çalışma modellerinin dışında, iş saatleri, çalışma yerleri veya çalışma yöntemlerinin farklılaştığı çalışma modelleri anlamına geliyor. Uzaktan evden çalışma, süreli çalışma, kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, online platform üzerinden çalışma, iş paylaşımı başlıca esnek çalışma modelleri arasında yer alıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isci-isveren-memur-ciftci-ve-hukumet-5-yil-sonra-bulustu-ise-gore-mesai-masada/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Havalimanı sayımızı 61’e çıkaracağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-havalimani-sayimizi-61e-cikaracagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-havalimani-sayimizi-61e-cikaracagiz/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:39:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13169 Airbus ve Rolls-Royce iş birliği ile hayata geçirilecek olan Stratejik Türkiye Gelişmiş Programı lansmanı Türk Hava Yolları Genel Yönetim Merkezi Vip Toplantı Salonu’nda yapıldı. Programa, Airbus ve Rolls-Royce üst yönetiminin yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, Rolls Royce CEO’su Tufan Ergin Bilgiç, Airbus CEO’su Guillaume Faury, Türk havacılık ve uzay şirketlerinin temsilcileri, İngiltere Başkonsolosu, Fransa ve İspanya’nın da müsteşarları katıldı. Türk Hava Yolları, Aralık 2023’te verdiği 150 adet A321neo ve 80 adet A350 kesin uçak siparişini Airbus ve Rolls-Royce ile kutlamak üzere İstanbul’daki genel merkezinde bir araya geldi. Yapılan ortaklık doğrultusunda Rolls-Royce, potansiyel bir bakım, onarım ve revizyon (MRO) operasyonunun kurulması ve daha fazla tedarik zinciri çözümleri dahil olmak üzere, Türkiye’de bir dizi endüstriyel girişimin uygulanması konularında araştırmalara başlayacak. Bu girişimler ile Türk Hava Yolları’nın büyüme hedeflerinin desteklenmesi, Türk havacılık endüstrisinin daha güçlü hale getirilmesi ve geliştirmesi amaçlanıyor.

“ÜLKEMİZİN HAVACILIK ALANINDAKİ ÜRETİMİNİN ARTIRILMASI KONUSUNDA MUTABIK KALINDI”

Uraloğlu programda yaptığı konuşmasında, “Türk Hava Yolları’nın Airbus firmasından 80 adedi kesin ve 25 adedi satın alma hakkı olmak üzere toplam 105 adet A350 tipi ve 150 adedi kesin 100 adedi satın alma hakkı olmak üzere toplam 250 adet A321NEO tipi uçağın satın alım anlaşmasını imzaladılar. Rolls-Royce firmasıyla da A350 uçaklarının motor bakım hizmeti ile yedek motorlarının temin edilmesi yönünde anlaşmaya vardı. Ayrıca, söz konusu uçak alımları kapsamında Airbus ve Rolls-Royce ile Rekabetçi Endüstriyel İş Birlikleri konusunda da müzakereler yapıldı. Türk Hava Yolları, Airbus ve Rolls-Royce arasında ülkemize yeni iş paketleri getirilmesi, yerli havacılık servis sağlayıcıları ve parça üreticilerini bu firmalarla buluşturarak ülkemizin havacılık alanındaki üretiminin artırılması konusunda mutabık kalındı” dedi.

“131 ÜLKEDE 346 NOKTAYA UÇUŞ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

2002 yılından sonra havacılığı özel sektör işletmelerine açarak rekabet ortamı oluşturduklarının altını çizen Uraloğlu, İstanbul Havalimanı başta olmak üzere yeni havalimanları inşa ettiklerini söyledi. İç hatlardaki aktif havalimanı sayısını 26’dan 57’ye yükselttiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “2053 hedeflerimiz kapsamında mevcutta 57 olan aktif havalimanı sayımızı da 61’e çıkaracağız. Hava ulaştırma anlaşmamız bulunan ülke sayısının ise 81’den 174’e çıkararak 2002 yılında dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 346 noktaya ulaştık” şeklinde konuştu.

“UÇUŞ SAYISI BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 14,9 ARTIŞ GÖSTERDİ”

Geçen sene 57 havalimanında 214 milyon insanın yolculuk yaptığının altını çizen Uraloğlu, “Yolcu trafiğinde; İstanbul Havalimanımız, Avrupa’da 1’inci, dünya’da 7’inci, Antalya Havalimanımız; Avrupa’da 10’uncu dünya’da 41’inci, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise; Avrupa’da 11’inci, dünya’da 43’üncü sırada yer aldı. Avrupa birincisi olan İstanbul Havalimanımız da günlük ortalama bin 386 uçuş gerçekleşiyor. Avrupa’da ilk kez İstanbul Havalimanımız da hayata geçirilecek 3 paralel pist ile aynı anda 3 uçağın inip kalkması sağlanacak. Bu sistem hayata geçtiğinde İstanbul Havalimanının bir daha birinciliği kaptırmayacağına emin olabilirsiniz. Ayrıca Türk hava sahamızda 2023 yılında gerçekleşen transit üst geçişler dahil uçuş sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 14,9 artış göstererek 2 milyon 167 bin 19’a yükseldi. Yani, 2023 yılında Türkiye semalarından yaklaşık her 15 saniyede bir uçak geçti” diye konuştu.

“TÜRK HAVA YOLLARI DÜNYAYI KANATLARI ALTINA ALMIŞ BULUNUYOR”

Türk Hava Yolları’nın 20 Mayıs 1933’te 5 uçak ve 30’dan az çalışanla başlayan serüveninin bugün dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu olarak devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Türk Hava Yolları’nın bugün dünya sivil havacılık sektöründe dünya devleriyle yarışır bir konuma gelmesindeki bu sıra dışı başarının altında az önce sizlere anlattığım gerçekler ve yönetici kadrosundan pilotuna, teknisyeninden kabin ve kokpit ekibine Türk Hava Yolları bünyesinde geçmişten günümüze çalışan binlerce Türk Hava Yolları çalışanın gayretleri ve emekleri ile Türk Hava Yolları’nın yıllardır tıkır tıkır çalışan kusursuz organizasyonu yatıyor. Tüm bunlar sayesinde de Türk Hava Yolları, 91 yıllık bilgi birikimi, modern altyapısı ve 440 uçaklık zengin filosuyla bugün neredeyse tüm dünyayı kanatları altına almış bulunuyor” dedi.

“THY HAVA KARGO HİZMETLERİYLE, GEÇEN YIL TAŞIDIĞI ÜCRETLİ KARGO MİKTARINI YÜZDE 16 ARTIRDI”

Havacılık sektöründe büyük hedefleri olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu hedeflere kısa sürede ulaşabilmek için yöneticilerinden teknisyenine tam anlamıyla kenetlenmiş bir Türk Hava Yolları emin adımlarla yoluna devam edecektir. Hiç şüphesiz Türkiye’nin en büyük markası olan Türk Hava Yolları, 85 milyon insanımızın gurur kaynağıdır. Sizlerin bu motivasyonla çalışarak önümüzdeki hedefleri yakalayacağınıza eminim. Unutmayalım ki Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin gökyüzündeki en güçlü temsilcisi Türk Hava Yolları’dır. THY, 24 kargo uçağı ve 416 yolcu uçağıyla 133 ülkedeki 364 noktada sunduğu hava kargo hizmetleriyle, geçen yıl taşıdığı ücretli kargo miktarını yüzde 16 artırdı. Turkish Cargo’da, Ayeta verilerine göre 2023’te dünyanın en büyük 4. Hava kargo taşıyıcısı oldu. Ayrıca, THY 2023 yılında Apex ve Skytrax gibi kuruluşlardan önemli ödüller almayı sürdürdü. Hiç şüphesiz Türk Hava Yolları ülkemizin en değerli markasıdır. Yeni hamleleriyle bu başarısını sürdürmeye devam edecektir. Bu markayı çok iyi korumak ve geliştirmek 85 milyon olarak hepimizin görevidir” ifadelerine yer verdi.

“İSTANBUL HAVALİMANI 2023’TE UÇUŞ SAYISI BAKIMINDAN AVRUPA’NIN EN YOĞUN HAVALİMANI OLDU”

İstanbul Havalimanının her yıl yeni rekor ve başarılarla havacılık sektörü hizmetine devam ettiğini söyleyen Uraloğlu, “2022’de toplam 64 milyon 518 bin 73 yolcunun kullandığı havalimanımızda yüzde 18’lik bir artışla 2023 yılında 78 milyon yolculuk oldu. İstanbul havalimanımız 2023’te uçuş sayıları açısından Avrupa’nın en yoğun havalimanı oldu. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biri olan Türk Hava Yolları da İstanbul Havalimanımız ile birlikte artık dünyanın 1 numaralı havayolu şirketi olma yolunda emin adımlarla yürümektedir” dedi.

“TÜRK HAVA YOLLARI TÜRK EKONOMİSİNE 56 MİLYAR DOLAR KAZANDIRDI”

THY’nin ekonomiye 56 milyar kazandırdığını belirten Uraloğlu, “Bu nedenle Türk Hava Yolları’nın global pazardaki rekabet gücünü daha da artırmak zorundayız. Biliyoruz ki Türk Hava Yolları, kıtalararası yolcu akışından daha büyük pay almak için de hem Avrupa hem de Orta Doğu menşeli dev havayolu firmalarıyla kıyasıya rekabet ediyor. Bu rekabet kapsamında Türk Hava Yolları uçak filosunu da her daim genç tutmayı planlıyor. Türk Hava Yolları tedarik zinciri, turizm ve diğer dolaylı katkılar ile Türkiye ekonomisine 56 milyar dolar kazandırdı. 2024 yılı hedefimiz ise 63 milyar dolar. Önümüzdeki yaklaşık 10 yıllık plan kapsamında da bu katkının 144 milyar dolar olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

“İSTANBUL HAVACILIK ALANINDA GLOBAL BİR ULAŞIM ÜSSÜ OLDU”

Uraloğlu, Türk Hava Yollarının 2033 yılına kadar Uçak filosu büyüklüğünü 813’e, Yolcu sayısını 171 milyona, kargo miktarını ise 3,9 milyon tona taşımayı hedeflediğini belirterek, “Dijitalleşme hususunda havayolları arasında dünyada ilk 3 içerisine girmeyi ve Karbon Nötr Havayolu olmayı planlıyor. Bahsettiğim hedefler ve hem ülkemiz havayolu sektörü hem de Türk Hava Yolları adına paylaştığım istatistikler iki şeyi ortaya koyuyor. Türk Hava Yolları hızla büyüyen bir hava yolu şirketi ve İstanbul da havacılık alanında global çapta önemli bir ulaşım üssü oldu” şeklinde konuştu.

“REKORLARA İMZA ATACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Türk Hava Yolları ile Airbus ve Rolls-Royce firmalarının karşılıklı kazanımlara dayanan uzun soluklu bir geçmişleri olduğunu belirten Uraloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Aramızda bulunan Airbus ve Rolls-Royce’un kıymetli yöneticileri sizler de bunları çok iyi biliyorsunuz. Bu uzun süreli ilişkiler elbette karşılıklı güvenin sonuçları. İşte bu güven ortamını kazan-kazan ilkesine dayalı yeni hamle ve yatırımlarla taçlandırarak uzun dönemli iş birliklerimize yenilerini katmalıyız. Böylece havacılık alanında hep rekorlarla geride bıraktığımız son 22 yıl gibi 2024 yılında da sizlerin çabaları ve desteğiyle inşallah yine rekorlara imza atacağımıza canı gönülden inanıyorum. Bu düşüncelerle Türk Hava Yolları ile Airbus ve Rolls-Royce Firmaları arasında imzalanan stratejik iş birliklerine dayalı niyet mektubunun şimdiden başta tüm paydaşları olmak üzere Türk havacılık sektörümüze ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

“TÜRKİYE KENDİ HABERLEŞME UYDUSUNU ÜRETEBİLEN 11 ÜLKEDEN BİRİ OLACAK”

Temmuz ayında uzaya fırlatılmaya hazırlanan TÜRKSAT 6A’nın yerlilik oranı 80’in üzerinde olduğunu dile getiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Havacılık sanayimiz, bugün üst düzey yöneticileri bizlerle birlikte olan Airbus ve Rolls Royce başta olmak üzere, birçok küresel uçak ve motor üreticisinin tedarik ortakları arasında yerini alıyor. Havacılık yapısallarında geçtiğimiz yıl bir milyar dolar ihracat hacmine ve 10 milyar dolar sözleşme büyüklüğüne ulaştık. Havacılık alanında kazandırdığımız tesislerle sanayimizin ihtiyaç duyduğu hassas dökümleri de ülke içerisinde gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yeni bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek adına yeni projeler başlatacağız. Yeni nesil uydu geliştirmede küresel bir oyuncu olmayı, bölgesel konumlandırma ve zamanlama sistemimizi geliştirmeyi ve uluslararası bir uzay limanı kurarak uzaya erişimi güvence altına almayı hedefliyoruz. Yerli ve millî özgün hibrit roketimizle Ay Projesi’ni gerçekleştireceğiz. Uzun süren çalışmalar sonunda, bütün kritik alt sistemlerini yerli ve millî olarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A haberleşme uydumuzun üretimini tamamladık. Temmuz ayında uzaya fırlatmaya hazırlandığımız millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’nın yerlilik oranı 80’in üzerindedir. TÜRKSAT 6A’yı devreye aldığımızda, Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olacak” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERE TAŞIYACAĞIZ”

Programda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise “Bu bir birlikte büyüme, birlikte gelişme kazan kazan ilişkisi olacaktır. İki tarafta bundan çok memnun kalacaktır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak ihracatımızın hem mal ihracatında hem hizmetler ihracatında gelişimi için kendi bakanlık bütçemizden yaptığımız destek çalışmaları, Eximbank kredileri, İGE kefalet çalışmaları ile yüze yakın destekleme modülleriyle ihracatçılarımızın yanındayız ve onların hizmetindeyiz. Bu işbirliği için de faydalı olabilecek en önemli iki programımızdan birisi küresel tedarik zinciri KTZ Yetkinlik Projesi desteklerimizdir. Tasarımdan gelişmeye, üretime ve tedarike varıncaya kadar bir destek programıdır. Yüzde 50 oranında 2 yıl süresince bu programa giren başarılı olan firmalara destek sağlıyoruz. 2024 yılı itibariyle de firma başına 42 milyon lira bir destek sunduk. Şu ana kadar 172 firma 180 projede bu destek programından yararlandı. Savunma ve havacılık sanayideki şirketlerde Bu programlara katılmaktadırlar. Değerli Cumhurbaşkanımızın bizlere çizdiği Türkiye vizyonu ile ülkemizi çok daha güçlü ekonomik büyüklüklere taşıyacağız. Halkımızın refah düzeyinin, satın alma gücünün artmasını başaracağız. Türk Hava Yolları’nın şu ana kadar ki büyük başarısı ve itibarının önündeki 10 yıllık programla dünyada ilk üç arasına katılımını sağlayacak bu programda başarılı olmasını diliyorum” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-havalimani-sayimizi-61e-cikaracagiz/feed/ 0
Dünya devi şirketler geride bırakıldı… Murathan Kalyoncu: Vazgeçilmez firma haline geldik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunya-devi-sirketler-geride-birakildi-murathan-kalyoncu-vazgecilmez-firma-haline-geldik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunya-devi-sirketler-geride-birakildi-murathan-kalyoncu-vazgecilmez-firma-haline-geldik/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:27:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13140 Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu, Kalyon İnşaat’ın Romanya’nın Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğal gaz Boru Hattı Projesi töreni sonrası yaptığı açıklamada, bu projenin yüzde 30’una yakınını tamamlamış olduklarını, finansmanla ilgili bir sorun yaşamadıklarını söyledi.

Kalyoncu, ilk boruları indirdiklerini, yaklaşık 308 kilometrelik boru hattının 300 metrelik kısmının indirmesini tamamladıklarını anlatan Kalyoncu, “Kaynak olarak ise ilerlememiz yüzde 16 seviyesinde. Daha işin çok başlarındayız. Burada devam eden conta kaynağımız olacak. Bu doğal gaz boru hatlarında özellikle bu kaynak çok mühim” dedi.

TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKI

Projenin Türkiye ekonomisine katkısına değinen Kalyoncu, “Burada yaklaşık 100 bin ton ağırlığında çelik boru kullanıyoruz. Bunun neredeyse tamamını Türk çelik boru üreticilerinden aldık. Bütün bu para Romanya hükümeti tarafından direkt Türkiye’ye gelmiş oluyor. Yani ihracat olmuş oluyor. Projemizin yaklaşık 200 milyon euroluk kısmı borudan oluşuyor. Yani çelik maliyeti 200 milyon ” diye konuştu.

DEV PROJE 24 AYDA BİTECEK

Bu projeyi çok hızlı bir şekilde, 308 kilometreyi 24 ay gibi bir sürede yapmaları gerektiğini vurgulayan Kalyoncu, “Burada kaynak en önemli meselelerden bir tanesi. Boru depolama noktalarında depoluyoruz. Boruların yüzde 60’a yakına kadarının teminini tamamladık” dedi.

Hatasız bir şekilde bugünlere geldiklerini ifade eden Kalyoncu, bir soru üzerine, AB uhdesinde yapılan puanlama sistemiyle ilgili bu tarz ihalelerde fiyat ve firmanın teknik yeterliliğinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Kalyoncu, “Türkiye’de yaptığımız projeler, ayrıca Silivri yeraltı doğal gaz depolama tesisiyle bu konuda çok büyük bir mühendislik yetkinliğine sahip olduk. Sondajımızı da kendimiz yaptık. Artık doğal gaz ile ilgili işlerde kendi mühendislik ve insan gücümüzle başından sonuna kadar projeyi tamamlayacak hale geldik. İhale sırasında tam puan aldık.” şeklinde konuştu.

DÜNYA DEVLERİ GERİDE BIRAKILDI

Murathan Kalyoncu, doğal gaz ile ilgili işlerde akla ilk gelen İtalyan ve İspanyolları geride bırakarak bu ihalede öne çıktıklarını, ihalede en ciddi rakiplerinin Çinliler olduğunu ancak güçleriyle ve verdikleri güvenle onları geride bıraktıklarını söyledi.

“BEYİN TAKIMI TÜRKİYE’DEN”

Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğal gaz Boru Hattı Projesi kapsamında önümüzdeki günlerde çalışan sayısının 1200 kişi olacağını, projenin “beyin takımını” Türkiye’den getirttiklerini anlatan Kalyoncu, “Deniz altından bir geçiş yok. Sadece burada bizi zorlayacak gelişme gölün altından olacak. Nehri yatay kesecek.” dedi.

“TÜRK GAZINI AVRUPA’YA TAŞIYACAK BİR TERMİNAL OLABİLİR”

Romenlerin Neptün gazını keşfettiğini ifade eden Kalyoncu, “(Neptün gazı) Karadeniz’de… Sakarya’nın hemen karşısında Neptün sahasının gazı. Ama tabii ki gaz tek yönlü gidebilecek bir şey değil. Türkiye ile eğer olası bir gaz ticaretinde Romanya’nın Karadeniz tarafındaki gaz terminalinde de kullanılabilecek bir gaz. Aynı şekilde konumu gereği de Türkiye’den Romanya’ya olası bir gaz satışında Türk gazını Avrupa’ya taşıyacak alternatif bir gaz.” şeklinde konuştu.

Doğal gazın artık dünyada stratejik ve kritik bir konu haline geldiğini, Avrupa’nın gaz bağımsızlığının Avrupa için çok tehdit edici bir konu olduğunu vurgulayan Kalyoncu, dağıttıkları bu doğal gazın Romanya’nın ihtiyacının yarıya yakınını karşıladığını bildirdi.

KATAR’DA MİLYAR DOLARLIK PROJE TAKİP EDİLİYOR

Katar’da şu anda takip ettikleri çok büyük bir proje olduğunu bildiren Kalyoncu, “Milyar doların üzerinde bir proje… Gaz projesi… Silivri’de yaptığımıza çok benzer bir proje. İnşallah yakın zamanda o konuda da güzel haberlerimizi sizlerle paylaşmış oluruz.” diye konuştu.

Kalyoncu, Romanya’da şu anda ihaleye çıkmaya hazır olan 2 tane doğal gaz çevrim santrali bulunduğunu, bu projelerle ilgilendiklerini, bu projelerden birinin 350 megavat, diğerinin 800 megavat olduğunu, bu konuda da İspanya’da bir şirketle iş birliği içinde olmayı düşündüklerini kaydetti.

MEGA PROJELERE KALYON İMZASI

Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kalyoncu, ilk ve en büyük projelerin her zaman hedeflerinde bulunduğunu belirterek, “Hep zaman kendimizi zorlayacak projelere talip olduğumuz için artık bir bina yapmak, hastane inşasında bulunmak bizim için çok da cazip olmuyor. Bu tarz kritik altyapı projeleri, havaalanı inşaatları, demir yolu projeleri çok kritik… Cezayir’de takip ettiğimiz demir yolu projesi var. İhaleye çıkmasını bekliyoruz.” diye konuştu.

AVRUPA BANKALARINDAN DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ İMKANI

Avrupa ihracat bankaları ve büyük bankalarla olan ilişkileri sebebiyle gittikleri herhangi bir ülkede finansmanda uygun faiz imkanı bulma şansına sahip olduklarını ifade eden Kalyoncu, Polonya’nın İhracat Ajansı Başkanı ile görüştüğünü bildirdi. Kalyoncu, “Kendisi, bize ‘Kalyon’la çok iyi çalışıyoruz. Ukrayna’da bir gün savaş bitecek. Biz kalkınma projelerini destekleyeceğiz. Ukrayna bizim kapı komşumuz. Eğer biz oraya finansman desteğinde bulunacaksak iş yapanın da Kalyon olmasını isteriz’ dedi.” ifadelerini kullandı.

“10 SAAT YOL GİTTİK, SAVAŞ SİRENLERİ ÇALDI” 

10 ay önce Ukrayna’ya gittiğini ve bu ülkede şu anda takip ettikleri bir demir yolu projesi olduğunu aktaran Kalyoncu, “İş biraz zor oldu. 10 saati aşkın süre arabayla gittik. Moldova üzerinden gittik. Savaş sirenleri çalıyor. Her yerde kurşun izleri vardı. Ukrayna’da savaş tamamlandığında, barış olduğunda, orada da bulunmak bizim niyetlerimizden bir tanesi. İhtiyaçları olduğu takdirde her zaman her türlü desteğimizi oraya taşımaktan da memnuniyet duyarız.” diye konuştu.

KALYON 4 ÜLKEDE DEV PROJELER YAPIYOR

Murathan Kalyoncu, Kalyon İnşaat’ın şu anda Türkiye, İngiltere, Romanya ve Azerbaycan olmak üzere 4 ülkede faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, “Önümüzdeki günlerde yurt dışında inşaat müteahhidi olarak daha fazla görünmeye devam etmek istiyoruz. Gözümüzün kestiği riskleri alacağız ve organik bir büyüme istiyoruz.” dedi.

Suudi Arabistan’daki ofislerini tekrar faal hale getirdiklerini belirten Kalyoncu, bir soru üzerine, olabildiğince büyük, kritik ve ustası oldukları işlere talip olduklarını söyledi.

“Ortak olarak düşündüğünüz var mı?” sorusuna Kalyoncu, şu yanıtı verdi:

“Romenlerin niyeti var. Transgaz Genel Müdürü Ion Sterian ile görüşüyoruz. Moldova’nın gaz iletimini de Transgaz sahiplendi. Orayı da onlar yapıyor. Orada da bizimle ilişkilerde bulunmak istiyorlar. Ayrıca, Afrika’da 4 bin kilometrelik bir doğal gaz boru hattı alacaklar. Nijerya’dan başlayacak şekilde… ‘Oraya gittiğimiz takdirde Kalyon’u yanımızda görmek isteriz’ dediler. Devasa projelerden bahsediyoruz. Kalyon olarak vazgeçilmez, hatta sürekli davet edilen bir firma haline geldik.”

Kalyoncu, Kalkınma Yolu Projesi ile ilgili bir soru üzerine, “Üzerimiz düşen bir şey olursa yaparız. Bugüne kadar yüksek bir yoğunluğunuz vardı. Şimdi biraz daha oturup stratejimizi çizmemiz gerektiği noktadayız. Orada belirli coğrafyayı seçtikten sonra sizlerle beraber paylaşırız.” dedi.

Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kalyoncu, Suudi Arabistan’da bir havalimanı projesinin yap-işlet-devret olarak ihaleye çıkacağını aktararak, şunları kaydetti:

“Çünkü bu sistem ülke için avantajlı bir sistem. İstanbul Havalimanı’nda bu işi çok iyi öğrendiğimiz için vakti geldiğinde Suudi Arabistan’da da o projeye talip olacağız. NEOM Projesi kapsamında değil. Yeni bir şehir inşa ediliyor. Altyapı ihtiyaçları da olacak. Bir ekip kuruyoruz. Orada da uygun projelerde yer almayı istiyoruz. NEOM özel bir şirket. Hatta Arabistan ziyaretlerinde NEOM’un bize şöyle bir teklifi oldu. Onu da değerlendiriyoruz. ‘NEOM olarak, bir konsorsiyum olarak sizlere ortak olalım, bu altyapı işlerini beraber yapalım.’ O görüşmelerimiz devam ediyor. O gerçekleşirse çok büyük bir iş olacak.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dunya-devi-sirketler-geride-birakildi-murathan-kalyoncu-vazgecilmez-firma-haline-geldik/feed/ 0
THY’den dev işbirliği https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:21:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13127 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat, uçak bileşenlerinin yerli üretimi için Türk Hava Yolları, Airbus ve Rolls-Royce firmalarının gerçekleştirdiği iş birliği protokolünün imza törenine katıldı. Sivil havacılık sektörünün; özellikle son yıllarda gerçekleştirilen yatırım ve projelerle kalite odaklı hizmet anlayışını tüm dünya ile buluşturduğunu belirten Bakan Kacır, “Havacılık sanayimizi, ana ve alt yükleniciler, ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerle Türkiye’nin yüksek teknolojide öncü sektörü hâline getiriyoruz.” dedi.

Bakan Kacır, THY-Airbus-Rolls Royce iş birliğiyle uygulamaya alınacak Stratejik Türkiye Gelişmiş Programı’nın tanıtım toplantısında konuştu. Türk Hava Yolları (THY) öncülüğünde, Airbus ve Rolls-Royce firmalarının katılımlarıyla düzenlenen iş birliği programının, Türkiye’nin havacılık endüstrisinin yetkinliklerini güçlendireceğini ve küresel tedarik zincirindeki rolünü perçinleyeceğini belirterek, şunları söyledi:

KÜRESEL CAZİBE MERKEZİ

Sivil havacılık sektörümüz, özellikle son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırım ve projelerle kalite odaklı hizmet anlayışını tüm dünya ile buluşturuyor. Ülkemizin sivil havacılık alanındaki vizyonunun önemli bir örneği olan İstanbul Havalimanı yalnızca beş yıl gibi kısa bir sürede Avrupa’nın en yoğun havalimanı ünvanını aldı. Modern altyapısı ve sunduğu yolcu deneyimiyle İstanbul’u küresel bir kesişim noktasına dönüştürdü. Kıtaları buluşturan, küresel finans ve ticaret üssü, turizm destinasyonu konumundaki İstanbul’un küresel cazibe merkezi rolünü perçinledi.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teknoloji üreten ve geliştiren Türkiye’yi inşa ederken; bilgi yoğun ve ileri teknoloji odaklı bu sektörde, özellikle savunma sanayinin Ar-Ge’de, inovasyonda ve üretimde uzun vadeli bakış açısı, paradigma değişimlerine odaklanan yaklaşımı ile üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi ileri düzeye taşıyoruz.

ÖNCÜ SEKTÖR

Havacılık sanayimizi, ana ve alt yükleniciler, KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerle Türkiye’nin yüksek teknolojide öncü sektörü hâline getiriyoruz. Bugün Türk havacılık sanayi kendi özgün platformlarını geliştirme ve üretebilme kabiliyetini haizdir. İnsansız hava araçlarımız Bayraktar TB-2, Akıncı, Kızılelma, Anka, Aksungur, beşinci nesil savaş uçağımız Kaan, helikopter projelerimiz Atak ve Gökbey… Her biri Türk havacılık sanayinin geldiği konumun, havacılıkta akamete uğramış serüvenimizin yeniden doğuşunun ispatı niteliğindedir.

TEDARİK ZİNCİRİ

Ülkemiz firmaları aynı zamanda küresel firmaların imalat ve tedarik zincirlerindeki rolünü de her geçen gün kuvvetlendiriyor. Havacılık sanayimiz, bugün üst düzey yöneticileri bizlerle birlikte olan Airbus ve Rolls Royce başta olmak üzere, birçok küresel uçak ve motor üreticisinin tedarik ortakları arasında yerini alıyor. Bir yolcu uçağının gövdesinde yer alan tüm parçaları üretme kabiliyetine sahibiz.

YENİ NESİL YOLCU UÇAKLARI

Tüm yeni nesil yolcu uçaklarında Türkiye’de üretilmiş bir parça mevcuttur. Halihazırda Airbus A320 ailesinin arka gövde ve kuyruğunu oluşturan bölüm 18 ve 19’unu, A220’nin kanopisini, A400M projesinde orta gövde, kuyruk ve kanatçıkları (aileron), Boeing 737 uçaklarının arka gövdesini oluşturan Bölüm 48, fan kaputu ve irtifa dümenini Türkiye’de üretiyoruz.

KOMPOZİT TESİSİ

Havacılık yapısallarında sac metal, talaşlı imalat, özel prosesler, eklemeli imalat ve kompozit üretiminde dünya çapında ileri teknoloji geliştirme ve üretim kabiliyetine sahibiz. Dünya’nın dördüncü büyük havacılık kompozit tesisini Türkiye’ye kazandırdık. Havacılık yapısallarında geçtiğimiz yıl bir milyar ihracat hacmine ve 10 milyar dolar sözleşme büyüklüğüne eriştik. Bu alanda yetkin insan kaynağımız 10 bine ulaştı.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME

Havacılık sanayimizin en önemli unsurları arasında yer alan toplam beş binden fazla çalışanımızın bulunduğu uçak motoru sanayimizde yıllar içinde büyük bir teknoloji geliştirme ve üretim kabiliyeti elde ettik. İnşa ettiğimiz tesislerle birlikte bugün her türlü uçak motoru parçasını test edebilecek altyapı ülkemizde mevcut. Uçak ve helikopter motorunda fan, kompresör ve türbinde üretim yetkinliğine sahibiz.

YENİ NESİL MALZEME TEKNOLOJİLERİ

Helikopterler için TS1400, İHA’lar için PD170 motorlarında seri üretim fazına geçtik. 1750 ve 3200 newtonluk itki gücüne sahip KTJ1750 ve KTJ3200 turbojet motorlarını üretiyoruz. Milli turbofan uçak motorumuz TF 6000’nin prototipini ürettik. İnovasyon ve teknoloji geliştirmede özellikle kritik rol üstlenen yeni nesil malzeme teknolojilerinde yüksek sıcaklığa dayanıklı nikel tabanlı inconel ve kobalt tabanlı alaşımların üretiminde yetkinlik kazandık.

MİLLİ UZAY PROGRAMI

Millî Uzay Programımız kapsamında insanlı ilk uzay bilim misyonumuzu kısa süre önce başarıyla tamamladık. Bu misyon kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, Türk bilim insanlarının hazırladığı on üç bilimsel deney, kendisi bir dönem Türk Hava Yolları’nda pilot olarak da görev yapan astronotumuz Alper Gezeravcı tarafından gerçekleştirildi.

UZAYA ERİŞİM

Önümüzdeki dönemde, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yeni bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek adına projeler başlatacağız. Yeni nesil uydu geliştirmede küresel bir oyuncu olmayı, bölgesel konumlandırma ve zamanlama sistemimizi geliştirmeyi ve uzay limanı kurarak uzaya erişimi güvence altına almayı hedefliyoruz.

BAŞARI HİKAYESİ

Yerli ve millî özgün hibrit roketimizle Ay projemizi gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşması öngörülen küresel uzay ekonomisinden aldığımız payı artıracağız. Uzayın bize sunduğu yeni teknoloji geliştirme kabiliyetlerinden en üst düzeyde yararlanacağız.

TÜRKSAT 6A

Uzun süren çalışmalar sonunda, bütün kritik alt sistemlerini yerli ve millî olarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A haberleşme uydumuzun üretim süreçlerini tamamladık. Temmuz ayında uzaya fırlatmaya hazırlandığımız millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’nın yerlilik oranı 80’i aştı. TÜRKSAT 6A’yı devreye aldığımızda, Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olacak

YATIRIMA TEŞVİK

2012 yılından bu yana havacılık ve uzay sektöründe toplam yatırım büyüklüğü 4 milyar doları aşan 144 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Yatırım teşviklerimizle havacılık ve uzay sanayi gibi yüksek teknoloji alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirecek yatırımlara kapsamlı ve ihtiyaca yönelik teşvik paketleri sunuyoruz.

İŞ BİRLİĞİNE DAVET

Türk Hava Yolları’nın Airbus ve Rolls Royce ile geliştirdiği ve ülkemizin üretim kabiliyetlerini artıracak iş birliğinin aynı zamanda yeni yatırımlara da kapı açmasını temenni ediyorum. Tüm küresel havacılık ve uzay sanayi oyuncularını ülkemizin sunduğu cazip yatırım teşviklerinin, genç ve dinamik nüfusunun ve stratejik konumunun sunduğu avantajlardan yararlanmaya davet ediyorum.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/thyden-dev-isbirligi/feed/ 0
Bakan Işıkhan açıkladı: İstihdamda tarihin en yüksek seviyesine ulaştık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-acikladi-istihdamda-tarihin-en-yuksek-seviyesine-ulastik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-acikladi-istihdamda-tarihin-en-yuksek-seviyesine-ulastik/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:18:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13124 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği’ başlıklı 13’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Memur Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu Mahmut Arslan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyüksimitçi, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve çok sayıda davetli de yer aldı.

Işıkhan, tüm işçilerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak sözlerine başladı. 1 Mayıs’ın, günün anlam ve önemine uygun olarak barış içinde ve bayram havasında geçmesini, emekçilerin esenliğine vesile olmasını temenni ettiğini belitti. Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin bugün ve yarın; ‘Çalışma hayatında insana yakışır iş’, ‘Yeşil ve dijital dönüşümün iş günü piyasalarına etkileri ve adil çözüm’, ‘Sendikal örgütlenmede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri’, ‘Toplu sözleşme sürecinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri’ şeklinde 4 oturum olarak gerçekleşeceğini, bu toplantılarda çalışma hayatının sadece mevcut durumunun değil, geleceğe dair vizyonunun da tartışılacağını söyledi.

‘KADIN VE GENÇ İSTİHDAMINA ÖZEL POLİTİKALAR GELİŞTİRİYORUZ’

Hem dünyada hem de bölgede jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmalar yaşandığına işaret eden Işıkhan, “Bunlara ilaveten, pandemi gibi salgın hastalıklar, doğal afetler, göç hareketleri, savaşlar, su, gıda ve enerji krizleri; ne yazık ki beraberinde yeni riskler ve belirsizlikler getiriyor. Türkiye olarak, bu belirsizliklerin getireceği her türlü riske karşı alınacak tedbirlere yönelik dikkatli bir şekilde çalışıyoruz. Bakanlık olarak; küresel riskleri analiz ederek ve ülkemizin yapısal dinamiklerini dikkate alarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu ile daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir sosyoekonomik kalkınmayı sağlayacak politikaları uygulamaya devam ediyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak 12’nci Kalkınma Planı ile Orta Vadeli Programı da dikkate alarak; genel istihdamın yanı sıra; özellikle kadın ve genç istihdamında artış sağlayacak, özel politikalar geliştiriyoruz. Nihai hedefimiz ise ‘Türkiye Yüzyılı’nı; emeğin, yatırımın, üretimin, büyümenin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı yapmaktır” dedi.

‘SENDİKALARIMIZI DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Çalışma hayatının hızla değişen ekonomik, teknolojik ve sosyal dinamiklerle karşı karşıya olduğunu belirten Işıkhan; dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon gibi faktörlerin çalışma hayatındaki rolleri, becerileri ve gereksinimleri yeniden tanımladığını kaydetti. Işıkhan, “Bu anlamda günümüz itibarıyla gerçek bir dönüşümün içindeyiz. Bu dönüşümün, çalışanları nasıl etkilediğini, iş gücü piyasasında hangi alanlarda yeni fırsatlar ve hangi alanlarda tehditler oluşturduğunu anlamak, geleceğe dair stratejiler belirlemede kritik bir öneme sahiptir. Ancak unutmamalıyız ki, yaşadığımız dönüşümün merkezinde her zaman insan ve emek olmalıdır. İnsan onurunu koruyarak, adil çalışma koşullarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönlendirmeliyiz. Sendikal örgütlenme, bu noktada vazgeçilmez bir yere sahiptir. Bu süreçte sendikalar, çalışanların haklarını savunmak, onları temsil etmek ve güçlendirmek için kritik bir görev üstlenirler. Çalışma hayatındaki sosyal diyaloğun kurumsal, kapsayıcı ve şeffaf biçimde işlemesinde önemli bir rol üstlenen sendikalarımızı destekledik ve desteklemeye de devam edeceğiz. Ancak, değişen iş yapısı ve çalışma koşulları karşısında, sendikal hareketlerin de güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir” diye konuştu.

‘ÇALIŞMA HAYATININ TÜM TARAFLARIYLA İSTİŞARE EDİLİYOR’

İstihdamın geleceği konusunda ise sadece işsizlik rakamlarına odaklanılmasının yeterli olmadığını dile getiren Işıkhan, istihdamın niteliği, güvencesi ve insana uygunluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayarak, “Biz hükümet olarak, imkanların el verdiği azami ölçüde, hem çalışanlarımız, hem de işverenlerimiz için dengesizliğe yol açmayacak şekilde, en iyisini ve en güzelini yapmak için büyük gayret sarf ediyoruz. Jeopolitik riskler ve yüksek enflasyon nedeniyle bozulan küresel ekonominin olumsuzlukları ülkemizi de etkilemektedir. Çalışanlarımızı enflasyonun tahribatına karşı koruma anlayışımızı sürdürüyoruz. Ancak ülkemiz, küresel olarak yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen büyümeyi sürdürmektedir. İstihdam sayılarında ise tarihin en yüksek seviyelerine ulaştık. Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm taraflarıyla istişare ve diyalog mekanizmalarını sürekli canlı tutuyoruz. Sizlerin de katılımıyla; Üçlü Danışma Kurulumuzu ve Kamu Personeli Danışma Kurulumuzu uzun bir aradan sonra yeniden toplamıştık. 5 yıl aradan sonra bugün de 13’üncü Çalışma Meclisimizi topluyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKENİN KALKINMASI İÇİN BİR ARADAYIZ’

Işıkhan’ın açılış konuşmasının ardından Çalışma Meclisi’nin ilk paneli gerçekleştirildi. Sendika ve meslek odalarının temsilcileri, çalışma hayatına dair taleplerini iletti.

Panelin kapanış konuşmasını da yapan Bakan Işıkhan, “Bu Meclis’te ele alınan ve dile getirilen eleştirileri, çözüm odaklı olarak dinledik, notlarımızı aldık. Hepimiz bu ülkenin büyümesi ve kalkınması için bir aradayız ve beraber çalışacağız. Tek tek cevap vermek istemiyorum ama coğrafyamızda maalesef savaşlar var. Ama altını çizmek isterim ki, bizde bir savaş yok, bizde bir terörle mücadele sorunu bulunmakta. Masum coğrafyalardaki her bir insana Türkiye Cumhuriyeti devletinin ne kadar yardım eli uzattığını da sizler biliyorsunuz. Bizim medeniyetimiz tarih boyunca hep insani konularda sorumluluk üstlenmiştir” dedi.

Işıkhan, talep ve önerilerini dile getiren paydaşlara teşekkür etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-acikladi-istihdamda-tarihin-en-yuksek-seviyesine-ulastik/feed/ 0
İTO Başkanı Avdagiç: Yabancı karşıtlığına karşı çıkmamız gerekiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagic-yabanci-karsitligina-karsi-cikmamiz-gerekiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagic-yabanci-karsitligina-karsi-cikmamiz-gerekiyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:09:23 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13039 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, turizm sezonunu iyi geçirdiğimizde Türkiye’nin mayıs ayından itibaren ciddi bir gelirine sahip olacağını kaydetti. İstanbul’da otel fiyatlarının hala Avrupa fiyatlarının çok altında olduğunu belirten Avdagiç, “İstanbul otelleri hala ucuz. Artan taleple beraber hem doluluk oranlarının artması hem fiyatların daha makul hale gelmesi, İstanbul için önemli bir konu” dedi.

“TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN VE DIŞINDAN POMPALANAN YABANCI KARŞITLIĞI, BİRÇOK MİSAFİRİMİZİN TÜRKİYE’YE GELMESİNE ENGEL OLUYOR”

İstanbul’a ve Türkiye’ye turist gelmesinde hep beraber karşı durulması gereken bir konunun da Türkiye’nin ‘yabancı karşıtlığı’ olduğunu kaydeden Avdagiç, “Türkiye’nin içinden ve dışından pompalanan yabancı karşıtlığı, birçok misafirimizin Türkiye’ye gelmesine engel oluyor. Olumsuz bir atmosfer oluşturuyor. Bu Türkiye’nin kuralsız, tüm yabancıları ülkeye kabul etmesi anlamına asla gelmiyor. Mutlaka bir sınır güvenliği kontrolü ülkenin bekası anlamında en önemli konulardan bir tanesi. Ancak kurumlar ve kişiler olarak hem yurtiçinde hem yurtdışında abartılı ve rasyonel karşılığı olmayan söylemleri gündeme getirenlere karşı çok net, açık ve sürekli tavır almamız lazım. Aksi halde Türkiye hiçbir yabancının gelmesinin istenmediği bir ülke durumuna düşer ki, bu turizm için benim şu an yakın ve orta vadede gördüğüm en büyük tehdit. Bu insanların açık tepki vermeden kararlarıyla sizi cezalandırdığı bir sürece dönüşüyor. Yani ülkenize gelmeyerek, otomatikman siz ülke olarak belirli bir kaynaktan mahrum kalıyorsunuz” şeklinde konuştu.

“YABANCILAR ‘CASH ON THE TABLE (NAKİT)’ DAİRE, ARSA ALIYORLARDI”

Yabancı karşıtlığının olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Avdagiç, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye genelinde yabancılara konut satışları 6 milyar dolardan 3 milyar seviyesine geldi ve bu azalış devam ediyor. Aynı şekilde İstanbul’da satılan konutların yüzde 10’u yabancılara satılıyordu, şu anda bu yüzde 5’lere düştü. Yabancı yatırımcı teminat mektubu ve kredi kullanmıyor, ‘cash on the table (nakit)’ daire, arsa alıyorlardı. Bir bu var, bir de almış olanların da bir kısmı satışa geçti. Bunun dengesi iyi ayarlanmalıdır. Bu yaklaşım yabancıları rahatsız ediyor, rakip ülke yabancı medyasında da takip edilip kullanılıyor. Onlar da bu durumdan ister istemez etkileniyorlar.”

İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye’ye girişte uygulanan vize ücretlerinin gözden geçirilmesinin de turizm sektörüne katkı vereceğini belirtti.
Şekib Avdagiç, “Türkiye’nin bazı ülkelere uyguladığı vize bedeli ciddi rakamlara ulaşıyor. AB’nin bize uyguladığı vize bedellerinden çok şikayet ediyoruz. Türkiye’nin de belirli ülkelere uyguladığı vize bedellerinin gözden geçirilmesinde turizm açısından fayda var. Özellikle aile seyahatlerinde vize ücreti ciddi bir rakam olduğu zaman, insanlar Türkiye yerine farklı turizm destinasyonlarını tercih edebiliyorlar” dedi.

Avdagiç, Türkiye’nin kendine has ılıman iklimi, kaliteli tesisleri, yetişmiş insan gücü, gastronomideki çeşitliliği ve sunumunu yerli ürünle yapıyor olmasının önemli avantajlar olduğuna dikkati çekti.

“TURİZMDE ARTIK YENİ BİR KONSEPT VE STRATEJİ BELİRLEMENİN ZAMANI GELDİ”

Şekib Avdagiç, bununla birlikte Türkiye’nin turizmde konseptini gözden geçirmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Avdagiç, “Turizmde artık yeni bir konsept ve strateji belirlemenin zamanı geldi. Türkiye orta ve uzun vadede turizmde konseptini, fiyat stratejisini ve hizmetlerini baştan aşağı gözden geçirmeli. Çünkü hiç gündemde olmayan yeni rakiplerimiz belli bir süre sonra devreye girecek. Türkiye turizmdeki dinamik gücünü, belirli aralıklarla strateji ve hizmet niteliklerini yenileyerek sürdürebilir” diye konuştu.

Türkiye’nin şu anda yatak kapasitesini geliştiren bir ülke olmasının önemine dikkati çeken Avdagiç, “Türkiye genelinde turizmde 2 milyon yatağımız var. Buna bağlı olarak Akdeniz çanağında yeni destinasyonlar hızla devreye giriyor. Mısır ve Kuzey Afrika’nın bazı ülkeleri burada öne çıkıyor. Suudi Arabistan kıyı şeridi için NEOM Projesi ile bağlantılı önemli bir yatırım paketi açıkladı. Turizmcilerin tabiri ile 500 bin anahtar, yani 500 bin odalık kapasite oluşturma sürecini devreye aldılar. Bizim de bugünden bütün konseptimizi gözden geçirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Turizm yatırımcıları için yüksek nitelikli otel odası maliyetlerinin giderek arttığını kaydeden Avdagiç, “Bir örnek verirsek, Türkiye’de yüksek nitelikli bir odanın yatırım maliyeti 250 bin dolar iken, Mısır’da aynı nitelikli bir odanın maliyeti 135 bin dolar. Bu durum bizi bugünden yarına hemen olumsuz etkilemeyecektir ama yatırım anlamında ve birim fiyat anlamında rekabetçiliğimizde bir gerileme var, bu konunun üzerinde çalışmamız gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ito-baskani-avdagic-yabanci-karsitligina-karsi-cikmamiz-gerekiyor/feed/ 0
Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı’nda yakın zamanda hayatımıza girecek yenilikler tanıtıldı… İşte geleceğin araç teknolojileri https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pekin-uluslararasi-otomobil-fuarinda-yakin-zamanda-hayatimiza-girecek-yenilikler-tanitildi-iste-gelecegin-arac-teknolojileri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pekin-uluslararasi-otomobil-fuarinda-yakin-zamanda-hayatimiza-girecek-yenilikler-tanitildi-iste-gelecegin-arac-teknolojileri/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:07:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13025 Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı’nda gösterilen yeni teknolojiler otomotiv endüstrisinin geleceğine ışık tuttu. Fuar, Çin’in yeni enerjili araçlarda neden öncü olduğunu ve dünya için ne anlama geldiğini tekrar gözler önüne serdi. İşte şova damga vuran; 1000 km’den fazla menzil sunan, yeni nesil çevreci batarya, sürüş esnasında batarya şarj eden süspansiyon, yakında siparişe açılacak uçan araç ve ultra uzun menzilli süper hibrit teknolojileri.

YAKLAŞIK dört yıllık aradan sonra kapılarını açan 18. Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı’nda gösterilen yenilikler otomotiv sektörünün gideceği yön hakkında önemli mesajlar verdi. 1.500’den fazla katılımcı, 278 yeni enerji modeli ve 117 modelin dünya lansmanına sahne olan şov, Çin’in yeni nesil araçlarda neden öncü ülke olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ziyaretçiler sergi salonunun ana girişine geçmeden önce 40 dakikadan fazla kuyrukta beklemek zorunda kaldı. Bazı otomobil şirketlerinin sergi salonları girilemeyecek kadar kalabalıktı. Fuarda sergilenen teknolojiler ise yakın gelecek hakkında önemli bir ön gösterim niteliğindeydi. 1000 km’den fazla menzil sunan yeni nesil çevreci batarya, sürüş esnasında batarya şarj eden süspansiyon, yakında siparişe açılacak uçan araç, 1400 km menzilli süper hibritler ve otomobili oturma odasına dönüştüren modeller fuarın en çok öne çıkan yenilikleri oldu. İşte Pekin’den dünyaya yayılacak yeni araç teknolojileri…

BATARYAYI ŞARJ EDEBİLEN SÜSPANSİYON

GEÇTİĞİMİZ yıl itibarıyla Türkiye’de de satışlara başlayan elektrikli araç devi BYD, Pekin’deki şovda DiSuz-Z isimli yeni süspansiyon teknolojisinin bir demosunu gösterdi. Araçlarda bulunan hidrolik amortisör sisteminin yerine bir tür “yüzen motor” görevi gören yeni platform dört motordan oluşacak 10 milisaniye tepki süresine sahip olacak. Her bir tekerin ayrı ayrı dengede kalması için görev yapan bu motorların ürettiği elektrik enerjisi aracın bataryasını şarj etme görevi de görebilecek. Tabi ki bu enerji geri kazanımı çok büyük olmayacak ama teknik anlamda önemli bir katma değer yaratarak geleceğin batarya teknolojileri için bir dönüm noktası olacak. DiSuz-Z isimli süspansiyon teknolojisi ilk olarak BYD çatısı altındaki Yangwang markasının elektrikli spor otomobili U7 ile piyasaya sürülecek.

TEK ŞARJLA 1000 KM’DEN FAZLA MENZİL

KÜRESEL elektrikli araç batarya pazarının lideri Çinli CATL da Pekin Otomobil Fuarı’nda yeni teknolojilerini tanıttı. Tek şarjla tam 1000 kilometreden fazla sürüş menziline sahip olan yeni bataryanın lityum demir fosfat (LFP) türünde bir batarya olduğu kaydedilirken, CATL’nin Baş Teknoloji Sorumlusu Gao Huan, “Shenxing Plus” isimli bu bataryanın dünyanın bu menzile sahip ilk LFP bataryası olduğunu söyledi. LFP bataryalar elektrikli araçlarda daha yaygın olarak kullanılan lityum-iyon bataryalara kıyasla çevre dostu. Gao, şu anda 4 otomobil modelinin 700 km menzile sahip mevcut nesil Shenxing bataryasını kullandığını ve yılsonuna kadar 50’den fazla modelin daha bu batarya ile donatılacağını söyledi.

YENİ NESİL YAŞAM KAPSÜLÜ

GEELY bünyesindeki elektrikli araç markası Zeekr, Pekin Otomobil Fuarı’nda park halindeyken küçük bir odaya dönüşebilen otomobili Mix’i ilk kez gösterdi. Genç ailelere odaklanan yeni nesil bir yaşam kapsülü olarak adlandırılan Mix’te ön koltuklar da arkada dönebiliyor ve aracın tam ortasında büyük bir masa bulunuyor. Eskiden Bentley de görev yapan Zeekr’in tasarım direktörü Stefan Sielaff yeni araçlarını, “Bu daha çok bir yaşam kapsülü. Tekerlekler üzerinde bir iPod” diyerek niteledi. 4688 mm uzunluğundaki aracın dingil mesafesi 3008 mm, yani Volkswagen ID Buzz’dan 24 mm daha kısa ve 58 mm daha geniş ancak dingil mesafesi 20 mm daha uzun. Şirket, Mix’in Haziran ayı sonuna kadar Çin’de satışa sunulacağını söyledi. Satış fiyatı henüz açıklanmadı.

SÜPER HİBRİTLERE GEÇİŞ DÖNEMİ

ÇİN’in en büyük otomotiv ihracatçısı Chery, Pekin’de benzinli araçların yanı sıra elektrikli ve hibrit araçlar geliştirmeye devam edeceğini açıkladı. Marka, Pekin’deki büyük şovda Türkiye’yi de yakından ilgilendiren geliştirdiği Plug-In Hybrid (şarj edilebilir hibrit) motor teknolojisine sahip araçlarını tanıttı. Tiggo 9 PHEV, Jaecoo 7 PHEV, Jaecoo 8 Phev ve SUV Exeed bu araçlardan bir kaçıydı. Chery’nin geliştirdiği süper hibrit DHT sisteminde enerji verimliliğini arttıran ve 165 kW güç sağlayan 3 elektromotor bulunuyor. WLTC normlarına göre bu araç 1400 km’nin üzerinde menzil sunarken sadece elektrikli olarak 100 km’ye yakın menzil sağlayabiliyor.

UÇAN ARAÇLAR SİPARİŞE AÇILIYOR

ELEKTRİKLİ araç üreticisi Xpeng, uçan otomobili AeroHT’nin adım adım uçuşa elverişlilik iznine yaklaştığını açıkladı. Xpeng kurucu ortağı ve CEO’su He Xiaopeng fuarda yaptığı açıklamada, alçak irtifa hava yolculuğu sektörünün büyük bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirtirken, yılın dördüncü çeyreğinde ön siparişe açmayı planladıklarını duyurdu. CEO He, elektrikli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) aracı ya da drone olarak adlandırılan bu aracın, toplu taşıma için ek bir seçenek sunacağı ve yolcuların trafik sıkışıklığından kaçınmasını sağlayacağı için insanların hayatını kolaylaştıracağını söyledi.

BURSALI DUSTER YOLLARA ÇIKIYOR

RENAULT markasıyla Bursa’da üretilecek yeni Duster tanıtıldı. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da basın toplantısı düzenlenen model için ön siparişlerin mayıs ayında başlayacağı belirtildi. 2027’ye kadar Bursa Oyak Renault fabrikasında 3’ü SUV olmak üzere 4 yeni model üreteceklerinin altını çizen MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “Bu planın ilk ve en önemli adımlarından biri olan Yeni Renault Duster’ı tanıtmaktan mutluluk duyuyoruz. Yeni Renault Duster, bu yeni deneyimi Türkiye’den dünyaya taşıyan ayrıcalıklı bir model. Oyak’ın, Renault Group ile birlikte gerçekleştireceği 400 milyon avronun üzerinde yatırım Türkiye’nin uluslararası konumunu daha da güçlendirecek” açıklamasını yaptı. Yeni Renault Duster, Clio, Captur ve Arkana modellerinde de kullanılan CMF-B platformu ile üretilen yüksek teknolojili bilgi-eğlence donanımlarına sahip yeni nesil bir model. CMF-B platformu benzinli tam hibrit, 48V yarı hibrit ve LPG dahil olmak üzere farklı motor türlerini, çoklu enerji çözümleriyle beraber getiriyor. Yeni Renault Duster, ultra verimli E-Tech tam hibrit motor sistemi de dahil üç farklı motor seçeneği ile satışa sunulacak. Duster’ın 145 hp güç üreten gelişmiş tam hibrit motor seçeneği ortalama 5 lt/100 km yakıt tüketimi sunuyor.

KORELİ ÜRETİCİDEN TÜRKİYE İNDİRİMİ

HYUNDAI Assan, 2024 yılındaki elektrifikasyon stratejisine ağırlık vermeye devam ediyor. Türk tüketicisi için özel olarak geliştirdiği yeni donanım seviyelerinicazip ödeme koşulları ve fiyatlarla sunan şirket, geçtiğimiz ay satışına başladığı Ionıq 5 Advance modelinin fiyatında yüzde 8’e varan bir indirim yaptı. Gerek teknolojisi gerekse sunduğu üst düzey konforla segmentinde fark oluşturan Ioniq 5’in 4×2 çekiş sistemine sahip Advance donanım seviyesinin fiyatı 1 milyon 649 bin lira olarak belirlenirken aynı zamanda “Şimdi Al, 6 Ay Sonra Öde” imkanı da var. Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, “Yeni donanım seviyemizle beraber Türk tüketicisinin elektrikli otomobillere daha kolay ulaşmalarını ve aynı zamanda geleceğin teknolojilerini en uygun fiyatla deneyimlemelerini istiyoruz” dedi.

FİLOSUNA 292 ELEKTRİKLİ KATTI

Operasyonel kiralama sektörü oyuncularından ALD Automotive- LeasePlan, Türkiye’de büyük ölçekli bir elektrikli araç filosu teslimatına imzasını attı. Bu kapsamda ALD Automotive | LeasePlan, AstraZeneca Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliği ile şirketin filosundaki 292 aracı elektrikli araçlarla yeniledi. Bu anlaşma, Türkiye’de hem lokasyon yaygınlığı hem de araç sayısı ölçeği bazında tek seferde gerçekleşen en büyük elektrikli araç filosu teslimatı projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. ALD Automotive- LeasePlan’in Türkiye Genel Müdürü Türkay Oktay, “Tüm iş ortaklarımızı sıfır emisyona taşıyacak adımların atılmasında onlara destek olmaya devam ediyoruz” dedi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pekin-uluslararasi-otomobil-fuarinda-yakin-zamanda-hayatimiza-girecek-yenilikler-tanitildi-iste-gelecegin-arac-teknolojileri/feed/ 0
Martı’nın kurucusu paylaşımlı yolcu yönetmeliği için konuştu: Devleti vergiye boğarız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/martinin-kurucusu-paylasimli-yolcu-yonetmeligi-icin-konustu-devleti-vergiye-bogariz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/martinin-kurucusu-paylasimli-yolcu-yonetmeligi-icin-konustu-devleti-vergiye-bogariz/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:03:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13021 Bekleme süresi, uygunsuz davranışlar, kısa mesafeye almama, konforsuz ve eski araçlar… İstanbul’da taksiler konusunda şikayetler saymakla bitmiyor. Çözüm ise yıllardır sahici bir tavırla masaya yatırılamadı. Vatandaşlar belediyeden hızlı ve kesin bir çözüm bekliyor. Çözüm girişimleri ise çoğu zaman ‘UKOME’ gibi yapılara takılıyor. Tüm bu tartışmaların beraberinde Martı şirketinin kurucusu Oğuz Alper Öktem ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası arasında ise mahkemelere kadar taşınan bir ‘kavga’ var. Öktem, paylaşımlı yolcu sistemi ile İstanbul’da taksi sorununun çözüleceğini savunurken İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ise Öktem’i ‘yasa dışı taşımacılık’ ile suçluyor. Bu hengamede vatandaşların tek beklentisi ise ucuz, konforlu ve güvenli bir taksi sistemi.

HAZİNE’YE VERGİ YIĞACAĞIM

Biz de Hürriyet olarak hem bu süreci hem de Paylaşımlı Yolcu Yönetmeliği’nin neler getirebileceğini Oğuz Alper Öktem ile konuştuk. Başından beri heyecanlı ve baskın iletişimi ile dikkat çeken Öktem, “İstanbul’un tek kurtuluşu paylaşımlı yolcu yönetmeliğinin belediye tarafından hayata geçirilmesidir. Çok fazla sorun bununla çözüme kavuşacak. Ama en önemlilerinden birisi vergi tarafı. Taksi sistemi gri ve kara paranın en çok döndüğü alanlardan. Ayrıca vergi vermiyorlar. Baronlara çalışan bu yapının yerine paylaşımlı yolcu sistemi resmi olarak uygulamaya girerse milyarlarca lira vergi kazanımı olur. Yönetmelik çıksın. Ben devletimi vergiye boğmak, Hazine’ye vergi yığmak istiyorum” dedi.

E-FATURA KESECEĞİZ

Öktem’in hayata geçirdiği Martı TAG ile kullanıcılar kendi araçları ile ‘taksicilik’ sayılabilecek faaliyette bulunuyor. Ancak paylaşımlı araç yönetmeliği hayata geçirilmediği için sistem tam olarak çalışamıyor ve fatura kesilemiyor. Öktem, bu noktada, “Eğer yönetmelik hayata geçerse tıpkı Trendyol ve Hepsiburada gibi platformlardan alışveriş yapan bir vatandaş için nasıl e-fatura kesiliyorsa Martı TAG için de öyle olacak” diye konuştu.

Oğuz Alper Öktem

‘EN BÜYÜK İŞVEREN BİZ OLACAĞIZ’

OĞUZ Alper Öktem, paylaşımlı yolcu yönetmeliğinin hayata geçmesi durumunda Martı’nın en büyük işveren konumuna ulaşacağını söylüyor. Öktem, “Şu an sistemimizde 150 bin sürücü kayıtlı. 3 milyonu geçen kullanıcı sayısına ulaştık. Hesaplarımıza göre İstanbul’un 220 bin civarında bir araca ihtiyacı var bu sistem dahilinde. Bu iş taksi plakası sayısını 5 bin, 10 bin arttırmakla zaten olmayacak. Şu an sürücüler çok iyi para kazanıyorlar. Yakında bankalarla anlaşarak ucuz finansman sağlayacağız. Dünyanın 151 ülkesinde olan bir sistem için İstanbul daha fazla beklememeli. Emekliler dahil çok sayıda kesim akın akın sürücü olarak kayıt yaptırıyor” diye konuştu.

‘YABANCI YATIRIM AKACAK’

Oğuz Alper Öktem, paylaşımlı yolcu yönetmeliğinin çıkmasıyla birlikte milyarlarca liraya eşdeğer doğrudan yabancı yatırımın Türkiye’ye geleceğini söyledi ve şunları ekledi:

– Biz artık İstanbul’u kuşattık. İstanbul halkı ‘sarıçeriler’den kurtulacak.

– Bu şehir 3 bin 200 plaka sahibinin çıkarlarına teslim edilemez. Taksi şoförü emekçi dostlarımız da bizim sistemimizi istiyor. Daha insani şartlarda, kendirinin patron olduğu bir sistemde para kazanacaklar.

– Uber’i davalarla yıldırdılar ama bizi yıldıramazlar. Uber’in 6 bin sürücüsü vardı. Bizim 150 bin var.

– İstanbul gibi dünya şehrinde turistler bakımsız, sigara kokan araçlarla karşılanıyor. İstanbul’un tanıtımına olumsuz etki var. Mevcut taksi düzeni ile bunu değiştiremeyiz.

– Yürüttüğümüz iletişime aynen devam edeceğiz. Sosyal medyadaki yorumları ciddiye almıyorum. Martı’yı kurduğumuzda avukatım belediyeden izin almadan scooterleri sokağa bırakamayız demişti. Onu dinleseydim iyi bir avukatım olacaktı ama bir şirketim olmayacaktı.

‘EYÜP AKSU DA BENİ YILDIRAMAZ’

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu’nun ne kendisini ne de Martı TAG sürücülerini yıldıramayacağını anlatan Oğuz Alper Öktem, “Bizi her alanda şikayet ediyorlar. Davalar açıyorlar. Yolda sürücülerimizi sıkıştırıyorlar. Ama Eyüp Aksu’nun mafya yöntemleri bizi yıldırmayacak. Daha yeni başlıyoruz. Ben Eyüp Aksu’yu yıldıracağım. Aksu ile dans edeceğim. Şaşıracaklar” ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Aksu’yu makamında kabul ettiğini ve çok şaşırdığını söyleyen Öktem, “İBB Başkanına hakaretvari ifadeleri kullanan. Hatta rakibinin kazanması için her şeyi yapan biri ile bu şekilde fotoğraf verilmesine şaşırdık. Biz de randevu talep ettik” dedi. Öktem, İstanbul seçimlerinde taksi sorununun 3-4 puanlık bir sonuç doğurduğunu vurguladı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/martinin-kurucusu-paylasimli-yolcu-yonetmeligi-icin-konustu-devleti-vergiye-bogariz/feed/ 0
Maliye’den lüks araç ticaretinden, kuyuma, özel eğitim kurumlarından ulaştırma ve inşaata radar… Büyük mükellefler sahada denetlenecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliyeden-luks-arac-ticaretinden-kuyuma-ozel-egitim-kurumlarindan-ulastirma-ve-insaata-radar-buyuk-mukellefler-sahada-denetlenecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliyeden-luks-arac-ticaretinden-kuyuma-ozel-egitim-kurumlarindan-ulastirma-ve-insaata-radar-buyuk-mukellefler-sahada-denetlenecek/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:00:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13016 Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na bağlı vergi müfettişleri kayıt dışı ekonomi ile etkin ve yerinde mücadele kapsamında yeni bir planlama yaptı. Bir süredir hileli KDV oranları, IBAN ile ilgili altyapı çalışmaları yapan Maliye Bakanlığı, ilk etap denetimin ardından şimdi orta ve büyük mükelleflerle ilgili detaylı bir vergi inceleme sürecini başlatıyor.

KIRMIZI ET, KRİPTO BORSA, SAHTE FATURA

Planlama kapsamında yaklaşık 50 ili kapsayan ve 1000 civarında vergi müfettişinin katılımıyla birçok sektörü içine alan yaygın vergi incelemeleri yürütülecek. Yapılacak incelemeler sırasında özellikle son dönemde kayıt dışılıkla ilgili IBAN ve mail order üzerinden yapılan ödeme ve para transferleri, banka hesaplarının başkalarına kullandırılması, kırmızı et piyasasındaki kayıt dışı işlemler, vergi istisna ve muafiyetlerinden yararlanan mükellefler tarafından yapılan işlemler denetlenecek. Ayrıca KDV oranlarının farklı uygulanması, gayrimaddi hak ödemeleri, kripto para borsaları üzerinden yapılan işlemler, haksız yere stok affından yararlanan mükellefler, lüks araç ticareti mercek altına alınacak. Kuyum sektörü, perakende sektörü, ulaştırma ve depolama sektörü, enerji sektörü, sağlık sektörü, konaklama ve yiyecek hizmetleri sektörü, inşaat sektörü, tekstil sektörü radara alınacak. Bu sektörlerde faaliyet gösteren mükellefler, özel eğitim kurumları ile sahte fatura kullanılmak suretiyle vergi kaybına sebebiyet veren mükellefler başta olmak üzere orta ve büyük ölçekteki birçok mükellefe vergi incelemesi kapsamında sorular yöneltilecek.

Mehmet Şimşek

ÇÖZÜM İÇİN DE SORU SORULACAK

Kaynaklardan edinilen bilgiye göre bu sefer vergi denetimlerinde yapısal sorunların çözümünde kullanılması için de sorular yöneltilecek. Saha çalışmaları sırasında yalnızca vergi incelemesi yapılmakla kalınmayacağı belirtilirken, ayrıca kayıt dışılığa sebep olan yerel veya yapısal faktörlerin tespiti ile kayıt dışılığın yaygın olduğu sektörlerde vergisini düzenli ödeyen mükelleflerin maruz kaldığı rekabet eşitsizliğini gidermeye yönelik yapısal düzenlemelere zemin hazırlayacak verilerin toplanacağı öğrenildi.

YERİNDE ÇALIŞMALARA DEVAM

Hazine ve Maliye Bakanlığı bir süre önce başlattığı kayıtdışı ile mücadele çalışmaları kapsamında alt yapı çalışmalarını tamamlıyor. Yapay zeka ve algoritma ile ilgili denetim modelleri de kayıtdışı ekonominin bir parçası haline getiriliyor. Kaynaklar, kayıt dışı ekonomi ile güçlü mücadele ile hazine kaynaklarının etkin kullanımı ve bu kaynakların yatırıma istihdama ve ihracata yönlendirilmesi ile ilgili vergi incelemeleri ile saha çalışmalarına hız kesmeden devam edeceği belirtiliyor.

ŞİRKETLER NASIL TESPİT EDİLDİ

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in talimatı ile hazırlanan kapsamlı denetimde çok sayıda sektör belirlendi. Bu sektörlerin nasıl belirlendiğine yönelik olarak kaynaklar, incelenecek mükelleflerin birçok yöntemle belirlendiğini kaydettiler. Bunların en başında risk analiz sisteminde yer alan senaryolara takılan gerçek ve tüzel mükellefler, kayıtdışılığın yüksek olduğu sektörler nezdinde yapılan araştırma çalışmalarında tespit edilenler var. Yine enflasyonla birlikte artan karlılıklarına rağmen ödedikleri vergi düşük kalan şirketler nezdinde yapılan tespitler bulunuyor. İhbarlar sonucunda belirlenen mükellefler, Türkiye’de yüksek kazançlar elde eden ancak aynı oranda vergi vermeyen yabancı ortaklı şirketler bulunuyor. Denetlenecek mükelleflerin tamamının risk kriterlerine takıldığı belirtildi. Yüksek oranda vergi harcamasına konu istisna ve muafiyetleri bulunduğu, karlılıklarının yüksek ancak efektif vergi yüklerinin düşük kaldığı vurgulandı.

MASAK, SAVCILIK, KOM

Yapılan tespitler dolayısıyla incelenen mükelleflerin de bulunduğu öğrenildi. Yapılan araştırmalarda sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle organize bir şekilde vergi suçu işlediği şüphesi olan mükellefler de bulunuyor. Bunlara karşı müfettişlerle birlikte MASAK, Savcılık ve KOM işbirliği yapıyor.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliyeden-luks-arac-ticaretinden-kuyuma-ozel-egitim-kurumlarindan-ulastirma-ve-insaata-radar-buyuk-mukellefler-sahada-denetlenecek/feed/ 0
SURVIVOR 2. ELEME ADAYI BELLİ OLDU! Dün akşamki konseyde gergin anlar: Batuhan ateş püskürdü! 28 Nisan Survivor All Star ikinci eleme adayı kim oldu? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-2-eleme-adayi-belli-oldu-dun-aksamki-konseyde-gergin-anlar-batuhan-ates-puskurdu-28-nisan-survivor-all-star-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-2-eleme-adayi-belli-oldu-dun-aksamki-konseyde-gergin-anlar-batuhan-ates-puskurdu-28-nisan-survivor-all-star-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:55:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=13007

Survior All Star 28 Nisan Pazar akşamı 98. bölümüyle izleyicilerin karşısına çıktı. Geçtiğimiz akşam yayınlanan bölümde haftanın ikinci eleme adayı belli oldu. Son bölümü kaçıranlar ise merak içerisinde “Survivor All Star ikinci eleme adayı kim oldu?” sorusunun cevabını araştırıyor. İşte dokunulmazlık oyunu ve sonrasında konseyden çıkan haftanın ikinci eleme adayı…

BATUHAN’DAN SERT SÖZLER: ÖYLE KOLAY PRİM VAR MI?!

Bir önceki Konsey’de yaşananlarla ilgili Batuhan’dan ilk yorum geldi. Batuhan konseyde olanları şu sözlerle değerlendirdi:

Sağına soluna baktı, dedi ki ben burada tutunamıyorum. SMS de yok ama şarkı oylamaları falan da var, bir yerden yürümek lazım. Ne yapsak diye düşünürken bir hikaye yazması lazım olduğunu düşündü. 2021’den bir hikaye tuttu oradan bir tane. Acun abinin çok sevdiği bir şarkı vardır bilir misiniz? Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi, sen bu işin sonunu düşünmedin mi? Öyle kolay kolay prim var mı ya. Kaldı mı o dönemler. Artık öyle her konuşana yükselmek yok. ‘Buyur kardeşim o senin fikrin devam et’ var.

ALEYNA NOKTAYI KOYDU: BEN ONUN BİLDİĞİ KADINLARDAN DEĞİLİM!

Yunus Emre ile arasında yaşanan gerginlik ve konseydeki Batuhan olayını değerlendiren Aleyna ise şu yorumlarda bulundu:

Ada hayatında ve normalde oyunlarda sürekli bir şeyleri kırıyor. Sürekli bir yerleri yakıyor ve kendisine zarar veriyor. Kendisine zarar verdiğinden ötürü bir aydır oynayamayan bir oyuncu var. Ben de bacağımın yanmasıyla bir tepki verdim. Beni sakın ama sakın ne karısıyla, ne kardeşiyle, ne annesiyle ne de ailesinin herhangi bir kadınla karıştırmasın. Çünkü bana kimse bu zamana kadar küfredemedi. Kötü söz söyleyemedi. İstediğine gitsin istediğini söylesin ama ben onun o bildiği kadınlardan değilim.

Bana çok kötü dakikalar yaşattı ailemle. Söz hakkım olmadığı için bir cevap veremedim. Onu o konseyde yerin dibine sokmasını da bilirdim ama ben o konseyde olsaydım zaten o konuşmayı yapamayacaktı. Aynı bu konseyde olduğu gibi öyle bir R yaptı ki. Özürler dilendi, yanlış anlaşıldığını dile getirmeye çalıştı ama olayda aslında yanlış anlaşılan bir durum yok. Batuhan tam olarak ne hissettiğini söyledi ve gayet açıktı. Ondan almam gereken bir intikam var aslında ama hala onu alabilmiş değilim. Benim kardeşimin gözünden düşecek bir damla gözyaşı için ben bu dünyayı yakarım. Batuhan’ı da tanımam kimseyi tanımam. Benim bir tane kırmızı çizgim var arkadaşım, ailem. Sen benim aileme laf edersen olacaklardan bu saatten sonra sen sorumlu olursun.

FURKAN VE MERVE ARASINDA GERGİN DAKİKALAR

Dokunulmazlık oyunu sırasında Furkan, takım arkadaşlarını yeteri kadar destek olmamakla suçlayınca Merve çileden çıktı ve Furkan’a “Bu gerginliğe hiç gerek yok. Böyle gerildiği zaman ben çok gerilim tokatlarım yani Furkan’ı. Gerçekten tokatlarım. Bu tezahürat etmek ya da yanında olmak böyle bir şey değil. Böyle gerginlikle ona buna ahkam kesmekle olmuyor.” sözleriyle tepki gösterdi.

DOKUNULMAZLIK OYUNUNU HANGŞ TAKIM KAZANDI?

Geçtiğimiz akşam ekrana gelen Survivor All Star 98. bölümde dokunulmazlık oyununu ise 12-8’lik skorla “kırmızı takım” kazandı.

İKİNCİ ELEME ADAYI KİM OLDU?

Dokunulmazlık yarışını kaybeden mavi takımdan bu hafta eleme potasına ikinci isim olarak Batuhan gitti. Adının eleme potasına yazılması sonrası Batuhan, “Girdik yine potaya inşallah sağ salim çıkarız. Ondan sonra haftaya yine erken sonra karışık. Düelloya girmek bir adet oldu benim için” yorumunda bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-2-eleme-adayi-belli-oldu-dun-aksamki-konseyde-gergin-anlar-batuhan-ates-puskurdu-28-nisan-survivor-all-star-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/feed/ 0
Yargı nefes kesti! Nasıl ölmek istersiniz Sayın Savcım? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-nefes-kesti-nasil-olmek-istersiniz-sayin-savcim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-nefes-kesti-nasil-olmek-istersiniz-sayin-savcim/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:50:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12983 Başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz’in paylaştığı, kadrosunda Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan ve Merve Ateş gibi isimlerin yer aldığı Yargı 90’ıncı bölümüyle ekrana geldi. 

Dizinin yeni bölümünde;  

Ev kazasına tanıklık edenleri ifadeye alan Ilgaz’a Eren Komiser eşlik etti.

Karısının öldürüldüğünü iddia eden Yılmaz, eşinin temizlik görevlisi olduğunu kazadan da  ev sahiplerinin sorumlu olduğunu söyledi.

Ilgaz, ev sahiplerini de ifadeye aldı. İkili, hizmetçi Serap’ın merdivenden düştüğünü iddia etti.

Ilgaz’dan yardım isteyen Yılmaz, ‘ne olur bizi yalnız bırakmayın Savcım, paraları var, güçlüler ya…’ sözleriyle gözyaşlarına boğuldu.

Efe’nin evlilik teklifiyle büyük sevinç yaşayan Tuğçe, sevgilisinin desteğiyle zor günleri atlatmaya başladı.

YEKTA HARAKETE GEÇTİ 

İclal Savcı’nın babasının katilinin peşine düşen Yekta, Rafet’ten bilgi aldı. Yekta, Rafet’e suç duyurusunda bulunmasını istedi. İclal Savcı’nın yanına giden Rafet çektiği fotoğrafları verdi. İclal de Kubilay amiri görevlendirdi.

Ceylin, yeni bir dosyaya başladı. Okula gittiğini söyleyen Ceylin, ‘Çocuklar gözümün önünde hastalandı, bunun sebebi de öğretmenleri’ dedi. Öğretmen hakkında bilgi toplayan Ceylin, bir ipucu aradı. Tekrar okula giden Ceylin, öğrencilerle konuşup bilgi aldı.

Serap’ın ölümünü araştıran Ilgaz olay yerine gitti. Çalışanlardan bilgi aldı. Olay yeri incelemede çalışan Göksu, bulduğu delilleri Ilgaz’a anlattı.

İCLAL SUÇLULARIN PEŞİNDE

Olay yerine giden Kubilay amir, Bülent Kısmetov’un darp ettirdiği şahsı buldu. İclal Savcı hemen Kısmetov’u ifadeye çağırttı.

Bülent Kısmetov avukatını aradı, avukatı da kendisini Yekta’ya yönlendirdi.

Ceylin, eşi Ilgaz’ı arayıp sitem etti; ‘Bizim evlilik yıl dönümümüz ne zaman, biz hiç kutlamadık’ Ilgaz da eşine sürpriz yapacağının sözünü verdi. 

Görevine geri dönen Eren Komiser ekip arkadaşlarının sıcak karşılamasıyla büyük mutluluk yaşadı.

ILGAZ’I ŞÜPHELENDİREN İDDİA

Serap’ın ölümünü araştıran Ilgaz, ev sahibi Oktay ile görüştü. ‘Duştaydım, sesi duyunca çıktım Serap’ı yerde gördüm. Serap yıllardır bizimle çalışıyor, ilişkimiz hizmetli patron şeklindeydi’

Ev sahibi Yeliz de ifadesinde ‘Çığlık sesini duydum, çıktım. Korkunç bir manzaraydı. Kaç defa söyledim, ‘aşağıdan başlama, yukarıdan başla kuru zemine bas’ dedim dinlemedi’

Yeliz’in hemşiresini de ifadeye çağıran Ilgaz, o gün yaşananları anlattı; ‘ Ben tansiyon ölçüyordum, Serap odaya girince Yeliz hanımın tansiyonu yükselti daha sonra odadan kovdu. Biraz sonra da Oktay beyin Serap’ı azarladığını duydum. Cam kırılma sesi duydum. İşim bitince de çıktım. Ben gelirken Serap, merdivenleri silmiş aşağıya kovayı koyuyordu. Çıkarken de kova kenardaydı’

Yekta’nın yanına giden Bülent Kısmetov ondan yardım istedi. Öte yandan, Ceylin okuldaki araştırmalarına devam etti. Dosyaya bakan Ilgaz Savcı, Nuray öğretmenle görüşmek istedi.

Tuğçe’nin evlilik teklifi aldığını duyan Parla, büyük şaşkınlık yaşadı. Arkadaşının sevincine ortak olmayan Parla tepkileriyle kendini ele verdi. Daha önce Efe’nin gizlice insanların eşyalarını aldığını gördüğünü söyledi. Tuğçe de ‘Efe’nin durumunu biliyorum’ karşılığını verdi.

İCLAL BABASININ KATİLİYLE KARŞI KARŞIYA 

Bülent Kısmetov, avukatı Yekta ile İclal Savcı’nın yanına ifadeye girdi. Babasının katiliyle yüz yüze gelen İclal öfkesini korudu. Suçlamaları anlatan İclal, Kısmetov’u köşeye sıkıştırdı.

Sinirlerine hakim olamayan Bülent Kısmetov, Yekta’ya Kazakistan’a kaçacağını söyledi. Hemen İclal’in yanına giden Yekta, müvekkilinin kaçacağını söyledi. Kubilay amiri arayan İclal, Bülent Kısmetov’u gözaltına almasını istedi, yurt dışına da çıkış yasağı aldırdı.

Bülent Kısmetov, yurt dışı yasağı çıkınca Yekta’nın yanına gitti. Yardım isteyen Kısmetov, İclal Savcı’yı çok eskiden tanıdığını söyledi. Yekta, bildiklerini İclal Savcı’ya anlattı.

BABAMIZIN CESEDİNİ GETİRDİK 

Emniyete gelen iki kardeş, ‘babamızın cesedini getirdik’ sözleriyle Eren Başkomiser’in yanına geldi. Olanları anlatan kardeşler, ‘Kapıyı açtık, kefenli birisi. Kefeni açtık babam. Yıkanmış, ağzı bağlanmış eşyaları da yanındaydı. Sadece dedemden kalan çakmak yoktu. Babamın adı Abdullah Özkap’ ifadesini verdi.

SERAP’I KİM ÖLDÜRDÜ?

Olay yeri inceleme ekibi topladıkları bulguları, Ilgaz’a iletti. ‘Olayın kaza olma ihtimali var’ dedi. 

Serap’ın kız kardeşi emniyete gelip ifade verdi; ‘Ablam Oktay beye gönlünü kaptırmış, karşılıklı bir şeydi hediyeler almış ablama bir de bu telefon var’ dedi. Ilgaz Savcı olayı araştıracağını söyledi.

Bilişimden gelen haberi Eren Başkomiser, Ilgaz’a ‘Serap attığı mesajlarda, ‘Yeliz biliyor, bakışlarından anlıyorum’ yazmış.” bilgisini verdi.

YILMAZ ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKTİ

Serap’ın eşi Yılmaz, şikayetini geri çektiğini Ilgaz’a bildirdi. Ilgaz da ‘Neden, kan parası mı verdiler’ sözleriyle sitem etti. Yılmaz da ‘Ölüyorum ben Savcım dördüncü evre çocuklara kim bakacak. Acımı kalbime gömeceğim çocuklarım geleceği için kan parasını kabul etti’ karşılığını verdi.

ILGAZ VE CEYLİN YEMEKTE

Ilgaz, evlilik yıl dönümü için bir akşam yemeği organize etti. Yemekte bir araya gelen ikili keyifli anlar yaşadı.

Gittikleri mekanda bir hayli keyifli halde Yeliz’i gören Ilgaz, büyük şaşkınlık yaşadı. Ilgaz, Yeliz’i suçladı, ‘Güzel mi böyle birini öldürüp, sonra da kutlamaya çıkmak.’

Ilgaz’ın Yeliz’i uyardığı görüntüler Başsavcı’ya ulaştı. Yeliz ve avukatı Ilgaz’ı şikayet etti. Başsavcı da Ilgaz’a tepki gösterdi; ‘Birilerine parmak sallamak sizin göreviniz değil, sadece görevinizi yapın kabadayılığa yer yok’

OSMAN, ZÜMRÜT’ÜN EVİNDE 

Osman, Zümrüt’ün eşini öldürmek için boyacı kılığında eve girdi. Bir plan hazırlayan Osman doğru zamanı bekledi.

Yekta, Bülent Kısmetov’dan gelen mesajla şoke oldu. ‘Şahsımı ispiyonlayanı buldum. Rafet’

ŞÜPHELİ ÖĞRETMEN!

Efe Savcı okulda olan ilginç olayları araştırmaya devam etti. Ceylin de öğrencilerle buluşup, okulda yaşananları öğrenmeye çalıştı. Öğrenciler, Nuray öğretmeni anlattı; ‘Yaramazlık yapınca birbirimize vurduruyor, sakın anne ve babama bir şey söylemeyin’

Trafikte seyir halinde giderken Ceylin’e arkadan bir araba çarptı. Panik yaşayan Ceylin arabasına çarpanın öğretmen Nuray olduğunu gördü.

YELİZ’İ SUÇLU ÇIKARACAK DOSYA

Eren Başkomiser, zaman aşımına uğramak üzere olan dosyalardan Yeliz’in cinayete karıştığı bir davayı bulup Ilgaz’a getirdi.

‘NASIL ÖLMEK İSTERSİNİZ’

Daha sonra dizide Ilgaz’ın elleri bağlı halde olduğu anlara yer verildi. Bir adam Ilgaz’a ‘Evet Sayın Savcım, nasıl ölmek istersiniz’ diye sordu.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-nefes-kesti-nasil-olmek-istersiniz-sayin-savcim/feed/ 0
Yüzde 10 olan KDV’yi yüzde 1 gösterip vergi kaçıranlara karşı düzenleme: KDV istismarına karşı yeni önlem https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzde-10-olan-kdvyi-yuzde-1-gosterip-vergi-kaciranlara-karsi-duzenleme-kdv-istismarina-karsi-yeni-onlem/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzde-10-olan-kdvyi-yuzde-1-gosterip-vergi-kaciranlara-karsi-duzenleme-kdv-istismarina-karsi-yeni-onlem/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:28:01 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12930 Gelir İdaresi Başkanlığı, gıdadaki vergi istismarının önüne geçmek için lokanta, kafe ve pastanelerde satılan yiyecek ve içeceklerden alınacak KDV’de düzenlemeye gidildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre lokanta, kafe, pastaneler, kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin ederek sattıkları ürünler için KDV’yi yüzde 10, alkollü ürünlerde yüzde 20 olarak hesaplayacak. Yani yüzde 10 olan KDV’yi yüzde 1 olarak hesaplayıp vergi kaçırmamaları için, vatandaştan aldıkları KDV’yi doğru belgelendirmeleri gerekecek.

Dolayısıyla söz konusu tebliğ, sanıldığı gibi herhangi bir vergi zammına işaret etmiyor. Yiyecek ve içecek satılan yerlerde yüzde 8 olan KDV oranı yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV oranı da yüzde 20’ye Temmuz 2023’te çıkarılmıştı. Ancak bazı işletmelerin düşük KDV’ye tabi ürünler üzerinden fiş keserek vergiden kaçma eğilimine girdiği tespit edilmişti. KDV’yi olması gerekenden düşük uygulayan işletmeler sosyal medyada da gündem olmuş; vatandaşlar sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda baharatçıların kitap fişi kestiklerini, pastanelerin ise satışlarını ekmek üzerinden yaptığını gösteren fişler paylaşmıştı. GİB de bu durumun önüne geçmek amacıyla yeni bir tebliğ yayımlamış oldu. Böylece, KDV’nin bazı işletmelerce istismar edilmesinin önüne geçilmiş olacak.

4 ÖRNEKLE AÇIKLADI

Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışları da aynı kapsamda olacak. Söz konusu tebliğ, mayıs ayı başında yürürlüğe girecek.

Söz konusu düzenlemenin kafa karışıklığı yaratmaması için Resmi Gazete’de konuyla ilgili örnekler de verildi:

-Örnek 1: (K) Kahvecisi, kendi hazırladığı kahvelerin yanında (T) işletmesinden temin ettiği keklerin de satışını yapmaktadır. Self-servis olarak hizmet veren işletmeye gelen müşteri sipariş ettiği kahvenin yanında ıslak kek satın almış ve işletmeye ait alanda oturmak yerine siparişlerinin paketlenmesini istemiştir. (K)’nın yaptığı bu satışların tamamında yüzde 10 KDV hesaplanacaktır.

-Örnek 2: (G) Lokantasında yemek yiyen müşteri (D), lokantadan ayrılırken 1 kg baklava satın almıştır. Lokanta, müşteriye vermiş olduğu yemek hizmeti ile baklava satışında yüzde 10 KDV hesaplayacaktır.

-Örnek 3: (A) Pastanesi, telefonla verilen sipariş üzerine imalathanesinde 8 kişilik doğum günü pastası hazırlamıştır. Müşteri pastanın ev adresine gönderilmesi yerine iş çıkışı pastaneye gelerek pastayı alacağını bildirmiştir. İş çıkışında sipariş pastanın yanında 1 kg kuru pasta ve 2 şişe limonata satın almıştır. (A)’nın sipariş suretiyle hazırladığı pasta ve yanındaki gıda satışlarında yüzde 10 KDV oranında hesaplanacaktır.

-Örnek 4: Sahilde faaliyet gösteren (B) Büfe İşletmesi, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı halde büfesinin önüne yerleştirdiği masa ve taburelerde oturan müşterileri ile sahilde bulunan şezlonglarda denize girenlere tost, çay ve meşrubat satışı yapmaktadır. (B) Büfe İşletmesi, fiilen yiyecek ve içecek hizmetleri sunduğundan büfede hazırladığı tost ve çayın yanında dışarıdan hazır temin ettiği gıda maddelerinin satışında yüzde 10 KDV hesaplayacaktır.

ŞİMŞEK: KDV ARTIŞI YAPILMADI

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, söz konusu tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanması sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaparak konuya açıklık getirdi. “KDV artışı yapılmadı” diyen Şimşek, “İşletmelerin vatandaştan aldığı KDV’nin doğru belgelendirilmesi için düzenleme yapıldı. Bu konuda hassasiyet gösteren ve bizlere bilgi veren vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzde-10-olan-kdvyi-yuzde-1-gosterip-vergi-kaciranlara-karsi-duzenleme-kdv-istismarina-karsi-yeni-onlem/feed/ 0
Şehrin merkezinde ‘sağlıklı ev’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sehrin-merkezinde-saglikli-ev/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sehrin-merkezinde-saglikli-ev/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:25:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12922 Pandemi birçok sektörde olduğu gibi inşaat sektörü için de milat oldu. Tüketicinin konuttan beklentisi değişti, kaliteli yaşam talebi arttı. Sürecin başında değişimin kokusunu alan DAP Gayrimenkul, sektöre ‘sağlıklı ev’ konseptini kazandırdı. Hem uzmanlara, hem de binlerce tüketiciye sordu, yeni dönem konut beklentilerini belirledi. Yeşile komşu, yoğunluğu az, balkon, bahçe ya da terası olan ve elbette deprem yönetmeliğine uygun evler sağlıklı evin olmazsa olmazları oldu… ‘Proje Dedektifi’ köşemizde bu kriterlerle inşa edilen Nişantaşı Koru projesini inceliyoruz. İşte detaylar…

FERAHLIK ÖN PLANDA

Proje alanına girince titiz çalışmaların sürdüğü görülüyor. Kaba inşaatı tamamlanan projede, ince işler, sosyal tesis inşası ve yol çalışmaları yapılıyor. Lüks bir otel lobisini aratmayan bina girişinden örnek daireye geçiyoruz. 4+1 dairede büyüklük kadar öne çıkan bir başka detay ferahlık. Bunun kaynağı da tavan yüksekliği. Projede, tavan yüksekliklerinin 4 ila 8 metre arasında olduğu belirtiliyor.

Dairedeki en küçük çocuk odası dahi standart bir projedeki ebeyn odası büyüklüğüde. Hem misafir odalarında hem de aile odasında geniş banyolara yer verilmiş. Ebeveyn odasında ayrıca kullanışlı bir giyinme bölümü de mevcut. Bu dairenin aynı zamanda otopark katında 30 metrekare büyüklüğünde bir deposu da bulunuyor.

TERASTA HAVUZU VAR

En çarpıcı özellik ise 1+1  daire büyüklüğündeki teras ve burada yer alan sonsuzluk havuzu. Üstelik havuzun yanında güneşlenme alanı ve geniş bir oturma grubu için de yer var. Terasa yatak odasından giriş olması havuz kullanımını kolaylaştırırken, salon ve mutfak kapılarının da terasa açılması dikkat çekiyor. 

Örnek daire, apartman katında olduğumuz halde bize müstakil bir evde dolaşıyor hissi veriyor. Proje geliştirilirken de tam olarak bu hedeflenmiş ve konsepte ‘teras villa’ adı verilmiş. Projenin giriş katındaki daireler için de ‘bahçe villa’ deniliyor.

TERZİ İŞİ ÜRETİM

Projede birkaç çeşit daire yok. Terzi işi uygulama denilen, her ihtiyaca göre çok sayıda farklı konsept oluşturulmuş.

 Koru alanına komşu projede kapalı alanda da spor imkânı mevcut. 2 bin 500 metrekarelik sosyal tesiste Türk hamamı, spa, sauna, kapalı yüzme havuzu, fitness ve lounge alanları bulunuyor.

Nişantaşı Koru projesinde lokasyon avantajına değinmemek olmaz. Proje, lüks markaların yer aldığı Abdi İpekçi Caddesi’ne 650 metre, City’s Alışveriş Merkezi’ne de 300 metre yakınlıkta. Özetle; hem şehri yaşamak, hem de evine geldiğinde şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyen, lüks konut alıcı kitlesi için değerlendirilmesi gereken bir seçenek.

AVRUPA’DAN ÖDÜLLÜ

DAP Gayrimenkul Geliştirme tarafından Emlak Konut GYO güvencesiyle inşa edilen proje, Avrupa’nın en prestijli gayrimenkul ödülleri arasında gösterilen ‘European Property Awards’tan ‘En İyi Konut’, ‘En İyi Rezidans Geliştirme’, ‘En İyi Mimari Rezidans Projesi’, ‘En İyi Peyzaj Mimarlığı’, ‘En İyi Çok Katlı Rezidans Projesi’, ‘En İyi İç Mekânda Özel Rezidans Tasarımı’, ‘En İyi İç Mimari’ ve ‘En İyi Proje Geliştirme Pazarlama’ kategorilerinde büyük ödüllerin sahibi oldu. Ayrıca ‘En İyi Proje Geliştirme Pazarlama’da dünya birinciliği ödülüne de değer görüldü.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sehrin-merkezinde-saglikli-ev/feed/ 0
Pandeminin izleri silindi: Ofisler doluyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pandeminin-izleri-silindi-ofisler-doluyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pandeminin-izleri-silindi-ofisler-doluyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:21:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12917 Önce evden çalışma, sonra hibrit model yaygınlaşınca ‘ofisler boş kalacak, eskisi gibi plazalara ihtiyaç olmayacak’ görüşleri gündeme geldi. O dönem azalan taleple ofis kiraları da geriledi. Ancak bugün gelinen noktada hem ofise dönüşlerin güçlenmesi, hem de piyasaya yeni arz eklenmemesi nedeniyle ofis binaları doldu. Ticari gayrimenkul danışmanlık pazarında faaliyet gösteren Cushman&Wakefield I TR International tarafından yapılan araştırmaya göre İstanbul’daki A sınıfı ofis pazarında toplam boşluk oranı 2022’nin ilk çeyreğinde yüzde 20.20 seviyesindeyken, bu oran 2023’ün ilk çeyreğinde yüzde 14.65’e ve 2024’ün ilk çeyreğinde ise yüzde 10.89’a düştü.

KİRALAMA 2 KAT ARTTI

Cushman&Wakefield I TR International Ofis ve Aracılık Hizmetleri Yöneticisi Meriç Diren’in verdiği bilgiye göre; 2023 yılının üçüncü çeyreğinde İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin (İFM) belirli bir kısmının açılması ile İstanbul ofis pazarı genel arzı artarak 7.14 milyon metrekareye çıktı. Bu yılın ilk çeyreğinde de yeni arz eklenmediği için aynı seviyede kaldı. İstanbul A Sınıfı ofis yeni kiralama işlemleri 2023 yılının birinci çeyreğinde 29 bin 106 metrekareyken, 2024 yılının birinci çeyreğinde neredeyse iki kat artarak 56 bin 446 metrekareye yükseldi.

BÖLGEYE GÖRE BOŞLUK

İstanbul genelinde yüzde 10 seviyesine inen boşluk oranlarının bölgelere göre değiştiğini belirten Diren, iki yılda yaşanan değişimi rakamlarla şöyle özetledi: “Levent’te 2022 ilk çeyrekte yüzde 15.66 olan boşluk oranı bu yıl ilk çeyrekte yüzde 6.23’e düştü. Gayrettepe Zincirlikuyu’da yüzde 8.56’dan yüzde 2.41’e, Kağıthane’de yüzde 37.18’den yüzde 19.15’e, Maslak’ta yüzde 25.54’ten yüzde 14.56’ya geriledi. Anadolu yakasında Kavacık ve Ümraniye’de önemli gerileme yaşandı. Yine aynı dönemler için Kavacık’ta boşluk oranı yüzde 16.22’den yüzde 6.32’ye, Ümraniye’de ise yüzde 14.17’den yüzde 8.28’e düştü.”

TALEPLE KİRALAR YÜKSELDİ

2022’de gerileyen kiraların 2023’te hızlı arttığını dile getiren Diren, kiralarda bazında yaşanan değişim için şunları söyledi: “2022 ilk çeyreğinde birçok ilçede yıllık bazda ofis kiraları geriledi. Mesela Gayrettepe’de yüzde 14, Levent’te yüzde 8, Kozyatağı’nda yüzde 6 düşüş tespit edildi. Maslak, Altunizade, Ümraniye’de fiyatlar hiç artmadı. Ama 2023’te tablo değişti. 2023 ilk çeyrekte yıllık kira artışı Gayrettepe Zincirlikuyu bölgesinde yüzde 108, Levent’te yüzde 61, Maslak’ta yüzde 47, Kağıthane’de yüzde 30 oldu. Anadolu yakasında en çok artış yüzde 25 ile Altunizade’de, yüzde 20 ile Kavacık’ta gerçekleşti. Bu yılın ilk çeyreğinde en yüksek artış Avrupa yakasında yüzde 38 ile Kağıthane’de görüldü. Maslak’ta artış yüzde 18, Gayrettepe’de yüzde 12, Levent’te ise yüzde 3 oldu. Anadolu yakasında ise uzun süre kiraların stabil kaldığı Ümraniye’de yılın ilk çeyreğinde yıllık kira artışı yüzde 42 oldu. Kozyatağı’nda yüzde 28, Altunizade’de yüzde 20 artış tespit edildi.”

ARZDA TEHLİKE SİNYALİ

Yeni ofis arzına talep olsa da, üretim kısmında böyle bir iştah yok. Uzun süredir gayrimenkul şirketleri ofis yatırımlarına mesafeli duruyor. Bu nedenle kira artışının sürmesini beklediklerini dile getiren Meriç Diren, “Özellikle teknoloji şirketleri ve start-up’lar gibi sektörlerin tercih ettiği bölgelerde kira oranlarındaki artış ve deprem endişesi gibi faktörlerle yeni ofis projelerine olan talep artmış durumda. Finans Merkezi, sektöre yeni bir ivme kazandırsa da, hâlâ daha fazla ofis alanına ihtiyaç var. 2024 ve 2025 yıllarında ofis kiralarında süregelen artışın devam etmesini bekliyoruz. Ayrıca, uluslararası kuruluşların Türkiye’nin kredi notunu iyileştirmesi, yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve küresel ekonomideki normalleşme süreci, Türkiye’deki ofis piyasasına olan talebi ve fiyatlarını pozitif yönde etkileyeceğini düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pandeminin-izleri-silindi-ofisler-doluyor/feed/ 0
Meslek lisesi öğretmenlerine sanayici dokunuşu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/meslek-lisesi-ogretmenlerine-sanayici-dokunusu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/meslek-lisesi-ogretmenlerine-sanayici-dokunusu/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:18:55 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12909 Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 2 milyon öğrenci mesleki ve teknik liselerde eğitim görüyor. Her yıl 400 bini aşkın genç bu liselerden mezun oluyor. Bunun yanında üniversiteler de farklı alanlarda donanımlı gençleri mezun etmek hedefiyle her yıl kapılarını açıyor.

Verilere bakınca sanayiciden terziye iş dünyasında neden işgücü problemi olduğunu anlamak mümkün değil. Eğitim ile sahanın bir türlü aynı eksende buluşamaması yılların sorunu. Organize sanayi bölgeleri, ticaret ve sanayi odaları, ihracatçılar hep birlikte ihtiyaçlarına uygun genç işgücünün eğitilmesi için projeler geliştiriyorlar.

Geçtiğimiz günlerde bir araya geldiğim Atmaca Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adem Atmaca’nın da gündeminde meslek liseleri vardı. Bin 200 kişinin istihdam edildiği bir şirketin ikinci kuşak temsilcisi olarak ara eleman sorunu onun şirketinin de sürdürülebilirlik başlıkları arasındaydı. “Bir hayalim var” dedi bana.

Büyük büyük pazar paylarından, yurtdışında devasa satın alma planlarından bahsedecek sandım. Meğer hayali meslek liseleriyle ilgiliymiş. Hem de bugüne kadar yapılanlardan biraz farklı olarak…

ÖĞRETMENLERİ ELE ALALIM

Adem Atmaca’nın nihai amacı meslek liseleriyle ilgili bugüne kadar ortaya konulanlardan çok farklı değil; o da iş dünyasının işine yarayacak, değer katacak gençlerin mezun olmasını hayal ediyor. Ama bunun için geliştirdiği program, öğrencileri değil meslek liselerindeki öğretmenleri hedef alıyor. Yani hayali, meslek liselerinin öğretmenlerine yönelik bir tür ‘yüksek lisans’ niteliğindeki eğitim modeli ile öğrencilerin niteliklerini artırmak.

Bunun için şirketin kurucusu, Adem Atmaca’nın da babasının adını taşıyan Hayrettin Atmaca Vakfı’nın desteğiyle Sunny Mesleki Eğitim Akademisi kuruldu.

Adem Atmaca, “Biz sanayiciler olarak ara eleman sorununun bizzat muhatablarıyız” dedi ve akademinin ilk adım olarak şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Esenyurt’ta harekete geçtiğini söyledi.

Atmaca’nın verdiği bilgilere göre Esenyurt, Türkiye’nin ihracatında önemli bir ilçe. Bunu da şöyle açıkladı: “Tek başına ihracatın yüzde 6’sını yapan Esenyurt’ta çok büyük fabrikalar var. İlçe sınırları içinde sekiz de meslek lisesi bulunuyor. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı ile ilk protokolü bu ilçe bazında imzaladık. Nisan ayında eğitimler başladı.”

FABRİKAYA GELECEKLER

Sunny Akademi’nin eğitmenleri kim olacak? Adem Atmaca şöyle yanıtladı sorumu: “Biz bir model oluşturduk. Özel bir müfredat hazırladık. Amaç sahayı daha iyi göstermek. Bu nedenle eğitmenler de sahadan. Örneğin ben finans kökenliyim, muhasebe öğretmenlerine faydam dokunur. Kendi doktora hocalarımla bir müfredat çalıştım. Fabrikalarımızdaki diğer uzmanlar da böyle. İhtisas alanları belirledik. Bu program öğretmenler için bir yüksek lisans niteliğinde olacak. Ayrıca öğretmenlerin belirlediği sınırlı sayıda öğrenci de katılabilecek. Derslerin bir kısmı fabrikalarda bir kısmı liselerde verilecek.”

Adem Atmaca’nın bahsettiği müfredatta altı ana başlık var: Finansal okur yazarlık (finansal dolaşım–şirket nakit akışı), muhasebe uygulamaları (hesap işleyiş düzeni – genel muhasebe),  televizyon teknolojisi ve içeriği, yalın üretim (kanban + Kaizen + Endüstri 4.0 bileşenleri), display teknolojileri, pazarlama.

YIL SONUNDA 15 FABRİKA DAHA

Adem Atmaca, Sunny Akademi’de kurdukları bu modelin önce Esenyurt’taki tüm fabrikalara, arkasından da tüm Türkiye’ye yayılmasını hayal ediyor. Bunu iş dünyasıyla da paylaşmış. Destek de gördüğünü söyledi. “Yıl sonunda Esenyurt’ta bir zirve düzenleyeceğiz. Buraya tüm sanayi kuruluşlarını davet edeceğiz. Oluşturduğumuz modeli onlara anlatacağız. Ve diyeceğiz ki, bu modele siz de katılın. Biz 15 sanayi kuruluşunun daha modele katılacağını düşünüyorum” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/meslek-lisesi-ogretmenlerine-sanayici-dokunusu/feed/ 0
‘Üç Kız Kardeş’in 83. bölümünde neler oldu? Sadık öldü mü? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-83-bolumunde-neler-oldu-sadik-oldu-mu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-83-bolumunde-neler-oldu-sadik-oldu-mu/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:11:04 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12899 Dizinin önceki bölümünde;

Halası ile konuşmak için baba evine giden Türkan, Müjgan’ın hareketlerinden şüphelendi. Anahtarı kayıp olan kulübeye giden Türkan, içeride Sevilay’ın olduğunu görünce şoke oldu ve hemen kardeşlerini aradı.

Babalarını Müjgan’dan kurtarmaya kararlı olan üç kız kardeş, planlarını uygulamaya başladılar…

Müjgan’ın Sevilay’ı kulübede sakladığını kendi gözleriyle gören Sadık, büyük yıkım yaşadı.

Bir anlık boşluktan faydalanarak kaçan ve buluşma yerine giden Sevilay’ı bekleyen tek kişi Kartal değildi…

Dizinin yeni bölümünde;

Müjgan’ın ihaneti kadar kızlarına karşı duyduğu mahçubiyet de Sadık’ı derinden sarstı. Müjgan eşyalarını toplayıp evden giderken, Derya’nın söyleyecek bir çift sözü vardı: Yürü anca gidersin!

Gidecek hiçbir yeri olmayan Müjgan, eski dostu Rüçhan’ı aradı. Müjgan’ın Sevilay’a yardım etmesini hazmedemeyen Rüçhan, çok sert konuştu.

Kendini affettirmek isteyen Müjgan, savaşı başlatan kişinin Dönüş olduğunu söyledi.

Sevilay’ın gerçek yüzünü gören Özer, bir kez daha evine ve ailesine döndü. Anne ve babasının birlikte vakit geçirmeye ihtiyaçları olduğunu düşünen Somer, onlara kısa bir Paris seyahati ayarladı.

Serdar, dört bir yandan Dönüş’ün nükseden hastalığına çare ararken; Dönüş ise bir türlü vakit geçiremediği Serdar’a içten içe kırılmaya başladı.

İyileşmeyi zamandan beklemek insanoğlunun en iyimser aptallığı…

Nezahat, Sadık kovduktan sonra Kormanlar’ın yanında işe başlayan Cevriye ve Fatih’i çağırmak için malikaneye gitti ama bu çaba sonuçsuz kaldı.

Hem Cevriye hem de Fatih eve geri dönmeyeceklerini söylediler.

Annesine verdiği sözü tutan Türkan, mezarlığa gitti. Olup biteni uzun uzun Nesrin’e anlattı…

Derya’yı ziyarete giden Dönüş, ona hiç de duymak istediği şeyler söyledi:

Ben bu kez başaramayabilirim… Benim belki sayılı yıllarım, aylarım, günlerim kaldı…

Dönüş’ü hayatta tutabilmek için tüm gücüyle uğraşan Serdar, Sadık’ın yanına gidip ona Dönüş’ün hastalığının nüksettiğini söyledi.

Vakit kaybetmeden Dönüş’ün yanına giden Sadık, kızını balık tutmaya götürdü.

Dönüş, babasına hastalığının yeniden nüksettiğini bu nedenle de Serdar’dan ayrılmaya karar verdiğini söyledi.

Baba ben hissediyorum, bu defa başaramayacağım…

Türkan ile Somer’in zor kurtulduğu yangının araştırmaları sürerken, gözler firari olan Mustafa’ya çevrildi. Bu ihtimal Derya ile Kartal arasında gerginliğe neden oldu.

Serdar’ın eve gelişini dört gözle bekleyen Dönüş, ona ayrılık kararını söyledi. Dönüş’ü bırakmak istemeyen ve hastalığından dolayı kendisini terk ettiğini düşünen Serdar, duyduğu her cümle ile biraz daha yıkıldı.

Bugünü sakın unutma Dönüş! Çünkü ben seni yaşatacağım… 70 yaşına, 80 yaşına gelince bugünü düşün…

Elinde valiziyle baba evine dönen Dönüş, tedavisine devam edeceğine söz verdi.

Derya’nın hamile olduğunu tesadüfen öğrenen Türkan’ın kardeşine öfkesi ikiye katlandı.

Unuttuğu eşyaları almak için Sadık’ın evinde giden Müjgan, Dönüş ile karşılaştı.

Siz babamın canını çok yaktınız. Gözünün ışığı söndü. Dilerim sizin de hayat ışığınız sönsün…

Aileyi bir araya getirmek isteyen Nezahat; Türkan, Somer, Cevriye, Fatih ve çocukları akşam yemeğine davet etti.

Dizinin final sahnesinde;

Evin bahçesinde oyun oynayan Efe, eve girmek üzereyken bahçede birisinin kendisini izlediğini fark etti: Baba…

Ayni dakikalarda Kalender Ailesi, günler sonra bir masada toplanmıştı. Sadık, Türkan’a bazı nasihatlerde bulundu.

Derya’yı bağışlamak zorundasın. Benden sonra senin kanatlarının altında olacaklar. Ben ömrüm el verdiği sürece sizin ardınızda olacağım…Elbet günün birinde bu dünyadan sessiz sedasız gideceğim ama ardımda birbirlerine sırtını dönmüş evlatlar bırakırsam gözüm açık gider

Sadık konuşmasını tamamlayamadan fenalaştı. Babasının durumunu fark eden Dönüş ve Türkan çığlık çığlığa yardım arayışına girdiler…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-83-bolumunde-neler-oldu-sadik-oldu-mu/feed/ 0
Ticaret Bakanlığı’ndan vatandaşlara önemli uyarı: IBAN kiralama oyununa dikkat https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligindan-vatandaslara-onemli-uyari-iban-kiralama-oyununa-dikkat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligindan-vatandaslara-onemli-uyari-iban-kiralama-oyununa-dikkat/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:33:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12783 İnternetten ev, araba, ikinci el eşya alanlar; yatırım tavsiyesi arayanlar, popüler forum sitelerine girenler dikkat! Hapse girebilirsiniz. Çok ucuza ürün alacağım, hediye kazanacağım, parama para katacağım hayaliyle dolandırıcıların tuzağına düşmeyin. Bilmediğiniz yerlerden arayanlara, mesaj atanlara, e-posta gönderenlere, reklamlara karşı dikkatli olun, şifrenizi, hesap bilgilerinizi, parolalarınızı paylaşmayın. Ticaret Bakanlığı uyardı: “Gönderilen her bağlantıyı tıklamayın, elektronik cihazlarınızı virüslere karşı koruyun, aldatıcı tekliflere, özellikle de normalin dışında cazip olanlara karşı tedbiri elden bırakmayın. Banka hesabınızı maddi menfaat karşılığı bir başkasına kullandırmayın. Hapse girebilirsiniz!”

ÖĞRENCİ, EV KADINI, YAŞLI, ENGELLİ

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada çeşitli platformlar üzerinden tüketicilere ulaşılarak “Banka hesabının kiralanması ya da kullandırılması karşılığında yüksek kazanç” vaat edilerek yasadışı yollardan elde edilen paranın transferinin yapıldığı vurgulandı. Dolandırıcıların hedef olarak belirledikleri kişilere çeşitli yöntem ve vaatlerle ulaşmaya çalıştıkları, bu amaçla araç ya da ikinci el ürün alım satım siteleri, sosyal medya platformları, popüler forum siteleri, yatırım tavsiyesi veren platformlar gibi sıkça kullanılan kanallar üzerinden tüketicilerin karşısına çıkan dolandırıcıların öğrenci, ev kadını gibi gelir kaynağı görece kısıtlı olan veya yaşlı, engelli gibi daha hassas olan tüketicileri özellikle hedef aldıkları belirtilen açıklamada özetle şu uyarılar dikkat çekti:

“Vatandaşlarımızın bir ürüne veya kazanca dair arzu ve meraklarını uyandırmak suretiyle onları tuzağa düşürmek için sahte ya da kendilerine ait olmayan isim, adres, hesap bilgisi kullanan dolandırıcıların aramalarına, gönderdikleri e-posta, kısa mesaj gibi içeriklere, sosyal medya kanalları üzerinden aldıkları reklam ve mesajlara karşı daha temkinli olmaları gerekmektedir. Bu noktada özellikle kimlik, hesap bilgileri, kişiye özel şifre ya da parola gibi hassas bilgilerin paylaşılırken dikkatli olunması, gönderilen her bağlantının tıklanmaması, elektronik cihazların virüslere karşı korunması, aldatıcı tekliflere, özellikle de normalin dışında cazip olanlara karşı tedbiri elden bırakmaması gerekmektedir.”

HAPİS CEZASI VAR

“Son dönemde popüler bir dolandırıcılık yöntemi olarak kullanılan IBAN kiralama ilanları konusunda da benzer hassasiyetin gösterilmesi elzemdir” denilen açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: “Burada öncelikle dikkate alınması gereken husus, bir banka hesabının maddi menfaat karşılığında başka kişiler tarafından kullanılmasına izin vermenin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Kanunu’na göre suç teşkil ettiğidir. Buna göre, hesap sahibi, hesabının başkası tarafından kullanıldığını bankaya bildirmezse, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalabilecektir. Burada hesapta gerçekleşen işlemlerle ilgili sorumluluk doğrudan hesap sahibine aittir. Bu nedenle bu tür durumlarla karşılaşıldığında, ödeme dahil her türlü hesap işlemini gerçekleştirmeden önce kontrol etmek ve teyit etmek önemlidir.

Dolandırıcıların gelişen dijital dünyaya uyumlu bir şekilde yöntem geliştirmekte olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak vatandaşların ruh halinden, bilgisizliğinden, hatalarından, zaaflarından ya da belli markalara olan güveninden faydalanmak suretiyle; teknik adıyla ‘sosyal mühendislik’ yöntemleriyle dolandırıcılığın önüne geçmek için çalışmaktayız.”

TÜM KURUMLAR ÇÖZÜM İÇİN İŞBİRLİĞİ YAPACAK

-Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) işbirliğiyle 20-21 Nisan 2024 tarihlerinde Sosyal Mühendislik Dolandırıcılığını Önleme Çalıştayı yapıldığı belirtilen bakanlık açıklamasında, “Çok sayıda kamu ve özel banka temsilcisi ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağlayarak görüş alışverişinde bulunmuş, konuyla ilgili aksiyon almak için işbirliği yapma yönünde anlaşmaya varmıştır” ifadelerine yer verildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligindan-vatandaslara-onemli-uyari-iban-kiralama-oyununa-dikkat/feed/ 0
Şimşek’ten 3 kritik mesaj https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsekten-3-kritik-mesaj/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsekten-3-kritik-mesaj/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:30:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12780 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından 2012’den bu yana düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ) 13’üncüsü 25 Nisan’da Sapanca’da başladı. Mehmet Şimşek, etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada 2024’ün ikinci yarısından itibaren dezenflasyonun başlayacağını ve kamuda tasarruf planının hazır olduğunu söyledi. Şimşek, uygulamanın da ikinci yarıdan itibaren başlayacağını açıkladı. Şimşek, maliye politikası ve yapısal reformlar konusunda da yeni adımların sinyalini verdi.

GELİR ADALETİ VURGUSU

ABD ziyareti sonrası katıldığı etkinlikte  “Küresel Görünüm ve Türkiye” konulu bir sunum yapan Bakan Şimşek, küresel ekonomide Türkiye lehine daha olumlu bir arka plan oluştuğunu belirterek, “Türkiye için fiyat istikrarı en önemli bileşen. Kaynakların tahsis edilebilirliği açısından fiyat istikrarı çok önemli. Sürdürülebilir yüksek büyüme fiyat istikrarı ile mümkündür. Gelir dağılımındaki adalet enflasyonun etkisi açısından önemlidir. Dezenflasyon bu yılın ikinci yarısında başlayacak” ifadelerine yer verdi.

YAZ AYLARINDA HIZLI DÜŞECEK

Orta Vadeli Program’ın (OVP) çalıştığını ifade eden Şimşek, “Enflasyonda yaz aylarında hızlı bir şekilde düşecek. 2023-2024 Haziran dönemi bir dezenflasyon dönemi değil geçiş dönemi. Dezenflasyon bu yılın ikinci yarısında başlayacak. Enflasyon yaz aylarında çok hızlı düşecek. Piyasa 3-4 ay gecikmeyle hedeflerimizi yakalayacağımızı gösteriyor. Ekim ayında 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 45’ti, bugün yüzde 35. Yaz aylarında hızlı düşüş olacak. Bunda baz etkisi var ama program etkisi de var. Şu anda piyasa, 3-4 aylık gecikmeyle hedefi yakalayacaksınız diyor” dedi.

EKONOMİDE KÖTÜMSERLİĞE YER YOK

Gelişmelerin Türkiye’nin kredi notlarına da yansıdığını aktaran Şimşek, “Kredi notu artışları çok hızlı bir şekilde gelecek. Mevcut kredi notunun iki kat üzerinde bize fiyatlama yapıyorlar. Biz doğruları yapacağız. Önünde sonunda bu doğruların takdir edileceğini biliyoruz, farkındayız. Kötümserliğe yer yok, makroekonomik sorunları çözme konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk. İç tutarlılığı olan program sonuç verecek, veriyor zaten. Türkiye’nin 1.1 trilyon doların üzerinde ekonomisi var. Performansımız küresel bölgesel ve içerideki şoklara rağmen reel olarak Türkiye ekonomisi 100’den 301’e çıkmış. Gelişmekte olan ekonomilere oranla güçlü, büyük ve göreceli bir performansımız var. Bu sene yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceğiz, Dünya Bankası’nın tanımına göre. 1950’lerde orta gelirli ülkeler grubuna girdi Türkiye. Bu sene yüksek gelirli ülkeler grubuna girme ihtimalimiz var” dedi.

KAMUDA TASARRUF GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DEVREYE GİRECEK

Bu sene harcama ayağına odaklanacaklarını dile getiren Bakan Şimşek, “Kamuda tasarruf planı üzerinde çalışıyoruz. Harcamaların gözden geçirilmesi süreci ve konusunda nihai noktaya geldik. Bazı hususları paylaşacak, gerekli adımları atacağız. Plan güçlü şekilde devreye girecek” dedi.  Bakan Şimşek, kayıt dışı ile mücadelede de güçlü bir şekilde devrede olacaklarını vurgulayarak, “Kayıtdışı ile mücadele eylem planı açıklamayacağız. Uygulama yapacağız” diye konuştu. Enerji alanında yaşanan gelişmelere de değinen  Bakan Şimşek, “Önümüzdeki 10 yıllık dönemde enerji alanında yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım olacak. Nükleer de devreye girecek. Nükleer enerji de temiz enerji grubunda sınıflandırıldı. Önümüzdeki yıllarda belki ülkemizin yüzde 25 petrol ve doğalgaz ihtiyacını Türkiye’den karşılayabileceğiz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsekten-3-kritik-mesaj/feed/ 0
En büyük elektrikli araç şovu… Pekin Otomobil Fuarı’nda çoğu elektrikli 117 yeni model tanıtılarak rekor kırıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-elektrikli-arac-sovu-pekin-otomobil-fuarinda-cogu-elektrikli-117-yeni-model-tanitilarak-rekor-kirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-elektrikli-arac-sovu-pekin-otomobil-fuarinda-cogu-elektrikli-117-yeni-model-tanitilarak-rekor-kirildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:27:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12773 Avrupa elektrikli araçlarda Uzak Doğu’ya olan bağlılığını azaltma ve uygun fiyatlı otomobiller üretmeye çalışırken Çinliler başkentleri Pekin’den adeta “Bu işin direksiyonunda biz varız” mesajı verdi. Tam 220 bin metrekare alana yayılan dünyanın en büyük otomobil fuarı Uluslararası Pekin Otomobil Fuarı 25 Nisan Perşembe günü kapılarını açtı. Hürriyet’in de yerinde takip ettiği fuarda toplamda 1000’e yakın araç sergilenirken tam 117 yeni model tanıtılarak bu alanda inanılması güç bir rekora imza atıldı. Pekin’deki şovda benzinli veya dizel otomobil görmek neredeyse imkânsızdı. Sergilenen araçların yüzde 80’inden fazlası ‘yeni enerjili’ diye tabir edilen elektrikli ve hibrit motorlu araçlardı. Yalnızca ‘binek otomobil’ sınıfında sergilenen yeni enerjili araç sayısı 300’e yaklaştı. 

ADIM ATACAK YER YOKTU

Chery markasının davetlisi olarak katıldığımız fuarın halka açık olmayan, basın mensupları ve VIP davetlilerin katıldığı ilk gününde bile neredeyse adım atacak yer yoktu. Çinliler sadece elektrikli modelleri ile değil PHEV (şarj edilebilir hibrit) motor teknolojileri de dikkatleri çekti. Elektrikli araçlarda önemli bir ara çözüm olarak görülen PHEV motorlu bu araçların karma menzillerinin (benzin+elektrikli) 2000 km’lere ulaştığı kaydedildi. Bu arada Çinli markaların genç tüketicilerin ilgisini çekecek yapay zekâ ve yeni nesil ekranlara da odaklandığı da görüldü.

Fuarın en kalabalık standı Avrupa’da büyüme stratejisi kapsamında Omoda, Exeed ve Jaecoo gibi markalarıyla atağa kalkan Chery’e aitti. Marka fuarda yeni Tiggo 9’u ve yenilenen Tiggo 8’i gösterdi. Akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin 800 km’ye kadar menzile sahip ilk elektrikli otomobili SU7 diğer bir ilgi odağı oldu. Ülkemizde de satışa başlayan BYD’nin sportif elektriklisi Ocean M’si ve diğer bir girişimi Denza Z9 GT de yine şovun en kalabalık alanlarıydı.

AVRUPA YERİNE PEKİN’E GELDİLER

Kendi kıtalarında fuar alanlarını boş bırakan Avrupalılar da senede 30 milyon aracın satıldığı Çin’deki pazarlarını korumak için Pekin’deki şova katıldı. Öyle ki, geçtiğimiz aylarda düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’na katılmayan Audi, BMW, MINI, Mercedes-Benz, Lamborghini, Volkswagen gibi birçok marka Çin’de yeni modellerinin dünya tanıtımını gerçekleştirdi. Pekin’deki şov 4 Mayıs’a kadar devam edecek.

ÇİN’E ÖZEL VOLKSWAGEN

Volkwagen Çin’deki pazar payını yeniden kazanmak için ID.UX isimli bir alt marka oluşturdu. Markaya ait ilk konsept araç ID.CODE ise Pekin’de sergilendi. VW CEO’su Thomas Schaefer yaptığı açıklamada aracın “Volkswagen’in Çin’deki geleceğine bir bakış” olduğunu söyledi. Sadece Çin pazarında satılacak yeni modeller gençlere hitap etmek üzere tasarlanmış yeni bir ekran ve dokunmatik arayüzüne sahip sürücü merkezli bir iç mekâna sahip olacak.

ELEKTRİKLİ G SERİSİ

Alman üretici Mercedes-Benz elektrikli G-Serisi ve AMG GT 63 S’i ilk kez Pekin’de gösterdi. Kendi etrafında dönebilme kabiliyetine de sahip olan Mercedes-Benz G 580 Serisi’nin 116 kWh batarya kapasitesi ve 473 kilometre menzile sahip olduğu açıklandı. 432 kw güç ve 1164 Nm torka sahip araçta seçilebilir LOW RANGE arazi vites küçültme ile dikkat çekici sürüş özellikleri ve özel fonksiyonlar bulunuyor. Bu sayede, G-TURN, aracın gevşek veya asfaltsız yüzeylerde bulunduğu noktada kendi etrafında dönmesini sağlıyor. G-STEERING işlevi arazide sürüş sırasında önemli ölçüde dar bir dönüş açısıyla aracın yönlendirilmesine imkân veriyor.

Üç vitesli akıllı arazi ağır vites fonksiyonu Offroad crawling, arazi sürüşü için hız sabitleyici gibi işlev görerek sürücü arazide gezinmeye odaklanırken optimum sürüş gücünü koruyor.

TÜRKİYE’YE 2025’TE GELECEK

Çin’in en büyük üreticilerinden Chery Grubu Pekin’deki şov kapsamında Tiggo 9 PHEV’i ve yenilenen Tiggo 8’i ilk kez sergiledi. Tiggo 9 PHEV’in 1.5 litrelik benzinli motorla desteklenen 165 kW gücündeki versiyonunun menzili 1400 km’ye ulaşırken aracın Türkiye’ye 2025 yılında gelmesi bekleniyor. Bu arada Chery Grubu fuarda diğer markaları Jaecoo’nun 7 PHEV ve 8 PHEV olmak üzere iki farklı modelini de ilk defa gösterirken Omoda, Exeed gibi markalarındaki yenilikleri de katılımcılara sundu. Fuara 3.000 yabancı misafir davet eden Chery’nin Başkanı Yin Tongyue, Çinli işletmeler ile denizaşırı ortaklar arasındaki işbirliğinin giderek daha da yakınlaştığının altını çizdi.

XIAOMI’NİN İLK OTOMOBİLİ

Akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin ilk elektrikli otomobili SU7 fuarın en çok ziyaretçi çeken otomobillerindendi. 700 km ile 800 km arasında değişen menzil seçenekleri bulunan bu otomobil şimdilik sadece Çin’de satışa açıldı ve satışa çıkar çıkmaz 75 bin adedin üzerinde sipariş aldı. 29 bin 900 dolardan başlayan fiyatlarla satılan elektrikli aracın yakında Avrupa’da da siparişe açılması bekleniyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-elektrikli-arac-sovu-pekin-otomobil-fuarinda-cogu-elektrikli-117-yeni-model-tanitilarak-rekor-kirildi/feed/ 0
Kalyon Holding’in Romanya’daki dev boru hattı projesi için ilk tören yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kalyon-holdingin-romanyadaki-dev-boru-hatti-projesi-icin-ilk-toren-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kalyon-holdingin-romanyadaki-dev-boru-hatti-projesi-icin-ilk-toren-yapildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:03:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12693 Romanya’nın Karadeniz Kıyısı ile Podişor kenti arasındaki Karadeniz-Poşidor Doğal Gaz Boru Hattı ihalesini Kalyon Holding, 2020 yılında kazandı. SNTGN TRANSGAZ ile imzaların atılmasının ardından projenin inşası için  geçtiğimiz Haziran ayında işe başlama talimatı verildi. Çelik Boru temininin Türkiye’den sağlandığı projede, 26 Nisan 2024 tarihinde boru indirme töreni gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.

Yılmaz törende şunları dedi: 

Türk inşaat sektörü yurt dışında tamamladıkları birçok prestijli proje ile uluslararası arenada iş dünyamızın yükselen yıldızı haline gelmiştir. Yurt dışı ziyaretlerimizde müteahhitlerimiz tarafından hayata geçirilen projeleri gördükçe gururlanıyoruz. Bugün Kalyon Holding de Avrupa’nın hali hazırda en büyük boru hattı projesi olan Podişor Doğal Gaz Boru Hattı ile gurur duyacağımız başka bir işe imza atıyor.

Kalyon Holding, projenin Avrupa Birliği ihale kanunlarına göre yapılmış, şeffaf ve zorlu geçen ihalesini, Avrupa’nın en büyük firmalarını geride bırakarak ve teknik olarak tam puan alarak kazandı.
Bu başarıda proje için en iyi teknik çözümün sunulması ve TANAP Doğal Gaz Boru Hattı ile Silivri BOTAŞ Doğal Gaz Depolama Tesisi gibi projelerde gösterdiği mühendislik kabiliyeti ve tecrübesi etkili oldu.

Kalyon Holding Türkiye’nin ilk yüzen sıvılaştırılmış doğalgaz depolama ve gazlaştırma terminali, Kuzey Marmara Doğalgaz Depolama Tesisi, dünyada bir ilk niteliğinde olan KKTC deniz geçişi isale hattı ve Avrupa’nın en büyük güneş enerji santrali gibi enerji sektöründe sürdürülebilir pek çok örnek projeye imza atmıştı. Şimdi de inşaat ve enerji konusundaki bilgi ve deneyimi ile mühendislik ve büyük proje yönetme yeteneğini Avrupa’ya taşıyor.

Yapım bedeli yaklaşık 500 milyon olan bu doğalgaz boru hattı Avrupa’nın hali hazırda en büyük boru hattı projesi. Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasitesiyle Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi gerek Romanya gerekse de AB açısından stratejik bir öneme sahip. Projenin tamamlanmasıyla Romanya’nın Karadeniz’de yer alan doğal gaz rezervlerinde yapacağı kapasite artırımı ile çıkaracağı ilave gazın ülkenin iç kesimlerindeki bağlantı noktalarına ulaştırılması ve aynı zamanda Avrupa Birliği’nin (AB) ve Romanya’nın artan gaz ihtiyacının karşılanması sağlanacak.
Çelik boru temininin de Türkiye’den sağlandığı proje kapsamında aynı zamanda yaklaşık bin 200 kişi istihdam edilecek.

Romanya, Avrupa’da ve Balkanlar’da siyasi, ekonomik, askeri ilişkilerimizin yanı sıra gönül bağlarımızın da en üst düzeyde olduğu ülkelerden biridir. Romanya’nın ülkemize coğrafi yakınlığı, mevcut ulaşım imkânları, Romanya’da faaliyet gösteren iş insanları ve müteahhitlerimizin varlığı, iki ülke arasındaki ticaret ve iş birliği potansiyelini arttırmaktadır. Türk müteahhitlik firmaları Romanya’da hâlihazırda toplam 11 milyar değerinde 211 proje üstlenmiş durumda.
Müteahhitlik firmalarımızın, altyapı ve üstyapı projeleri kapsamında, özellikle karayolu/tünel/köprü, ticaret merkezi ve konut alanlarında uluslararası tecrübelerini Romanya ile paylaşmaya devam etmelerinden memnuniyet duyuyoruz.

PROJENİN DETAYLARI İSE ŞÖYLE: 

Toplam 308 kilometre uzunluğunda 48 ve 40 inçlik boru çapına sahip olan Tuzla – Podişor Doğal Gaz Boru Hattı inşa ediliyor.

Hat, BRUA koridoru ile birleşecek. (BRUA koridoru; Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Avusturya üzerinden geçen Avrupa’nın enerji güvenliği açısından çok önemli bir koridor.)

Proje kapsamında, kullanılacak boruların temini, 20 adet vana istasyonu, enerji temini, katodik koruma ve fiber optik imalatları da yer alıyor.• Projede yaklaşık bin 200 kişiye çıkacak bir iş gücü de istihdam ediliyor.

Projenin yapım bedeli yaklaşık 500 milyon Euro.

Bu doğalgaz boru hattı Avrupa’nın hali hazırda en büyük boru hattı projesi.• Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasiteye sahip olacak hattan taşınacak gaz ile Romanya’daki tüketimin önemli bir kısmı karşılanacak.

Karadeniz Kıyısı – Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, AB’nin Kasım 2015 tarihli Avrupa Komisyonu Ortak Fayda Listesi Projeleri kapsamında hayata geçirilirken; proje gerek Romanya gerekse de AB açısından stratejik bir öneme sahip. Bu paralelde enerji pazarı entegrasyonu, sürdürülebilirlik ve enerji arzı güvenliğine kayda değer katkı yapan ve enerji koridoru oluşturmak için gerekli olan projeler, AB Komisyonu tarafından “Ortak Fayda Listesi Projeleri” olarak değerlendiriliyor.• Karadeniz Kıyısı – Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi kapsamında ayrıca, Kalyon Holding tarafından yaklaşık 100 bin ton ağırlığında çelik boru da tedarik ediliyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kalyon-holdingin-romanyadaki-dev-boru-hatti-projesi-icin-ilk-toren-yapildi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: 2,5 ayda 100 bin kadın istihdamı sağladık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-25-ayda-100-bin-kadin-istihdami-sagladik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-25-ayda-100-bin-kadin-istihdami-sagladik/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:57:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12684 Bakan Işıkhan, Samsun’da ‘Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları’ ‘Yüzyılın Kadın İstihdamı’ adlı tanıtım programlarına katıldı. Bakan Işıkhan, ilk olarak Ömer Halisdemir toplantı salonunda düzenlenen İş Pozitif Kadın İstihdamı Fuar açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Bakan Vedat Işıkhan’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Samsun Valisi Orhan Tavlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile kadın girişimciler katıldı. Bakan Işıkhan, “Kadın istihdamı, Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan önemli bir konudur” dedi.

‘2023 YILI İÇİNDE 464 BİNİ AŞKIN KADIN İŞE YERLEŞTİRİLDİ’

2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirildiğini belirten Bakan Işıkhan, “Son 21 yılın rakamlarına baktığımızda ise, İş-Kur vasıtasıyla işe yerleştirdiğimiz 13 milyonu aşkın vatandaşımızın 4 milyondan fazlasını kadınlar oluşturmaktadır. Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un, Aktif İşgücü Programlarından yararlanan vatandaşlarımızın sayısına baktığımızda ise, yaklaşık 5 milyon insanımızın 2,5 milyonunu kadınlar oluşturmuştur. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitim, özellikle nitelikli iş gücünü artırma noktasında hayati bir öneme sahiptir. Bu sebeple kadın istihdamı konusu proje ve politikalarımızın merkezinde yer alan mühim bir konudur” diye konuştu.

‘ÇALIŞMA HAYATINA GİRİŞTEKİ HER ADIMDA KADINLARIN YANINDAYIZ’

Çalışma hayatına girişteki her adımda kadınların yanında olduklarını belirten Bakan Işıkhan, “9 Şubat’ta başlattığımız İş Pozitif’te yaklaşık 2,5 ayda 100 binin üzerinde kadının istihdamını sağladık. Bu sayıyı her gün artırmaya devam ediyoruz. İş Pozitif ile amacımız, iş arayan ile işveren arasındaki iletişimi teknoloji çağının gereklerine uygun şekilde kolaylaştırmak ve özellikle kayıtlı kadın istihdamında önemli bir mesafe alabilmektir. Biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatına girişteki her adımda kadınların yanındayız. Tabi biliyorsunuz ki çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerimizden birisi” ifadelerini kullandı.

‘BİRÇOK ÜLKEDE İNSANLAR HASTA OLMAYA KORKUYOR’

Avrupa ve Amerika da dahil birçok ülkede çalışan insanların hasta olmaktan dahi korkar hale geldiğini vurgulayan Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kayıt dışı istihdam hem insanlarımızın hem de ülkemizin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bugün tüm dünyada hayranlıkla takip edilen bir sosyal güvenlik sistemimiz var. Avrupa ve Amerika dahil, dünyanın birçok ülkesinde artık insanlar hasta olmaktan dahi korkar hale geldi. Neden? Çünkü gönül rahatlığıyla güvenebilecekleri bir sosyal güvenceleri yok. Sosyal güvenlik hizmetlerinin sürdürülebilirliği noktasında birçok ülke ciddi finansal krizler yaşamaktadır. Mevcut güvenceleri için; ciddi ödemeler yapmak durumunda kalıyorlar. Sağlık problemi yaşadığında tek kuruş ödemeden tedavi alabilecekleri bir sosyal devlet anlayışları maalesef yok. Ancak bugün Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, sadece TC kimlik belgenizle istediğiniz sağlık hizmetini rahatlıkla alabiliyorsunuz. Üstelik bu hizmeti; her şehrimize adeta 5 yıldızlı otel konforunda inşa ettiğimiz; son teknoloji ürün ve cihazlarla donattığımız hastanelerimizden alabiliyorsunuz. Tüm bunları, biz sosyal güvenlik reformuyla başardık. Bu sistemin, sürdürülebilir şekilde işlemesini sağlamanın en önemli yollarından birisi de çalışan, üreten tüm vatandaşlarımızın sistemin içerisinde, yasal bir şekilde yer aldığı sosyal güvenlik sürecinden geçmektedir. O nedenle kayıtlı istihdam hepimiz için çok önemli. Kadınların işgücüne katılımı da hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda; sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir. Bu noktada hedefimiz; bu alanla ilgili daha fazla politika geliştirmektir. Ben inanıyorum ki kadınlar, ülkemizin kalkınmasındaki en önemli gücü olacaktır.”

Yüzyılın kadın istihdamını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Işıkhan, “Samsun’un kahraman kadınları çok iyi bilir ki; Milli Mücadele sürecinde kadınlar büyük fedakarlıklar göstererek Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Milli Mücadelenin ardından ülkemizin en zor zamanlarında çalışarak, üreterek toparlanma sürecimize omuz vermişlerdir. Bugün de yine aynı güçle çalışarak, üreterek hem toplumsal hem de iktisadi kalkınmamıza katkı sağlayan emektar kadınlarımızla birlikte Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını; inşallah Türkiye Yüzyılı yapacağız. Bu yüzden, Yüzyılın Kadın İstihdamı’nı gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bu projeye Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya, Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları ismini verdik. Projemizin başta üreten tüm kadınlar olmak üzere, çalışma hayatımıza, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Kadınlara verdiği değerle, 21 yıldır kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik özgürlük mücadelesini himaye eden Cumhurbaşkanımız, Liderimiz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan, en fazla kadın istihdamı sağlayan firmalara plaket verdi. Daha sonra kadın girişimcilerin oluşturduğu İş pozitif Kadın İstihdamı Fuarı’nı gezdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-25-ayda-100-bin-kadin-istihdami-sagladik/feed/ 0
Çağlayan Çetin: Körfez bölgesinde Türkiye’ye ilgi büyük https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/caglayan-cetin-korfez-bolgesinde-turkiyeye-ilgi-buyuk/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/caglayan-cetin-korfez-bolgesinde-turkiyeye-ilgi-buyuk/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:36:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12637 Sektörden önde gelen 1000’e yakın katılımcıya ev sahipliği yapan zirvede, perakende dünyasındaki fırsat ve zorluklar masaya yatırıldı. Küresel perakende ekosistemine yön veren en büyük buluşmalardan biri olan The Retail Summit’te “Orta Doğu’ya Açılmak – Bölgeye Girmek İçin Kazandıran Reçete Nedir?” panelinde Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin bölgedeki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Liminal Retail Kurucusu ve CEO’su John Scott’un moderatörlüğünü üstlendiği panele Çetin’in yanı sıra; Estater Genel Müdürü Sanjay Goyal ve Majid Al Futtaim Lifestyle CEO’su Fahed Ghanim de katıldı.

“BİNLERCE TÜRK MARKASINI KÖRFEZ’E TAŞIDIK”

Çetin, şirketin Körfez açılımını ve hedeflerini şu ifadelerle değerlendirdi: “Geçtiğimiz yıl giriş yaptığımız Körfez pazarında, yerel ve uluslararası yatırımcıların desteğiyle kısa sürede 1,5 milyon müşteriye ulaştık. 2024 yılı sonu için hedefimiz ise 6 milyon müşteriye ulaşmak. Özellikle pandemi öncesinde fiziksel alışverişin öne çıktığı bu pazarda, her ne kadar alışveriş merkezindeki ziyaretçi sayıları canlı kalsa da bu alışkanlık değişiyor. Bu manada, Türkiye ve Avrupa ile kıyaslandığında da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) iyi durumda. Türkiye’de yüzde 84 olan internet penetrasyonu örneğin BAE’de yüzde 98 düzeyinde. Ayda en az bir kez online alışveriş yapanların oranı Türkiye ve Almanya’da yüzde 70-75 iken, BAE’de bu oran yüzde 86 seviyesinde. Bu durum bölgeyi bizim açımızdan heyecan verici kılıyor. Müşteri davranışları açısından baktığımızda bulunduğumuz diğer pazarlardaki genel beklentinin değişmediğini görüyoruz. Alım gücünün yüksek olduğu pazarlarda online alışverişi tercih edenlerin, uygulamaları ziyaret sıklığı oldukça yüksek. Ancak online alışveriş penetrasyonu, bu alandaki en olgun iki pazar olan ABD ve Çin’e göre geride kalıyor. Fiziksel perakende anlamında global markaların büyük ilgisini çeken bu pazarda büyüme potansiyeli görüyoruz. Körfez bölgesinde bulunduğumuz 6 ay içerisinde 150’si büyük üreticiler olmak üzere binlerce Türk markasını bu pazara taşıdık. Öte yandan online ve fiziksel perakendenin birbirini desteklediğini düşünüyoruz. Daha önce farklı yerlerde örneğini gördüğümüz gibi şu an sadece dijitalde bulunan markaların bu bölgede mağazalarını açmasını bekliyoruz.

Alışveriş deneyimini artıran teknolojilerimiz ve yarattığımız trafikten, her birini iş ortağımız olarak gördüğümüz, bölgedeki tüm perakendecilerin ve markaların yararlandığını gözlemliyoruz. Bu anlamda, müşterilerimize ve satıcılarımıza yaşattığımız alışveriş deneyimiyle bölgenin yeni dijital AVM’siyiz diyebiliriz.”

“BÖLGEDE TÜRKİYE’YE İLGİ BÜYÜK”

Körfez’de Türk ürünlerine ve Türk kültürüne büyük ilgi olduğunu belirten Çetin şunları söyledi: “Müşteriler uygun fiyatlarla en son trend ürünlere, uçtan uca iyi bir alışveriş deneyimiyle ulaşmak istiyor. Küresel markaların yanı sıra çok sayıda Türk üretici ve satıcısına ev sahipliği yapan bir platform olarak, bölgede Türk ürünlerine büyük talep olduğunu görüyoruz. Bu durum bölgede, Türk kültürüne ve Türk modasına duyulan yakınlıktan kaynaklanıyor ve bu da bize olan ilgiyi de artırıyor. Ülkemize olan ilgiyi gördüğümüz bir başka alan da popüler kültür. Bölgede en çok Türk dizileri takip ediliyor. Geçtiğimiz günlerde bölgede açtığımız ilk pop-up mağazamızda bize eşlik eden Türk oyuncularına yoğun bir ilgi oldu. Körfez ülkelerinde bilinen ve sevilen, halihazırda uzun süredir iş birliği yürüttüğümüz Türk oyuncularını ve influencer’ları bölgeye taşıyoruz. Bölgede influencer-takipçi ilişkisi güven, bağlılık ve hayranlık üzerine kurulu. BAE’de Instagram kullanımı, Türkiye’ye kıyasla yüzde 28 daha az. Ancak Türkiye’de yüzde 74, Almanya’da yüzde 44 olan influencerlara güven, BAE’de yüzde 80 oranında. Bu verileri çok önemsiyoruz, Körfez’de 6.000’in üzerinde influencer ile çalışıyoruz” dedi.

Özellikle BAE’deki girişimcilik ekosisteminin çok dinamik olduğunu belirten Çetin, bu bölgede çok sayıda start-up’ın yeni perakende teknolojileri üzerine çalıştığını söyledi. Çetin şu ifadeleri kullandı: “Faaliyette bulunduğumuz tüm ülkelerde dijital ekosistemi ve ekonomiyi büyütme vizyonumuz doğrultusunda, bölgedeki start-up’larla yakın çalışmayı ve onlara destek olmayı önceliklendiriyoruz. Bunun aynı zamanda halihazırda 20 milyar doların üzerinde olan Türkiye ve BAE arasındaki ticaret hacmi üzerinde de olumlu bir etki yaratacağını düşünüyoruz. Körfez ülkelerindeki müşterilerimize, 50 bin yerli üreticimizin ürettiği, 1.600 alt kategoride 15 milyon ürün seçeneği sunuyoruz. Bu, bölgedeki en yüksek ürün yelpazelerinden biri demek. Türkiye perakende sektörünün büyük oyuncularının ve aynı zamanda ’lerin işlerini büyütmelerine olanak tanıyan pazaryeri modelimizi bu bölgeye de taşıyarak, geniş ürün yelpazesini Körfez bölgesindeki müşterilerimizle buluşturuyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/caglayan-cetin-korfez-bolgesinde-turkiyeye-ilgi-buyuk/feed/ 0
IBAN kiralayanlar dikkat! Dolandırıcıların hedefinde olabilirsiniz… Bakanlık harekete geçti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-dolandiricilarin-hedefinde-olabilirsiniz-bakanlik-harekete-gecti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-dolandiricilarin-hedefinde-olabilirsiniz-bakanlik-harekete-gecti/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:33:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12634 Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ‘Banka hesabının kiralanması ya da kullandırılması karşılığında yüksek kazanç’ vaadi ile yasa dışı kanallardan edinilen paranın transferinin, kiralanan banka hesapları üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Dolandırıcıların hedef olarak belirledikleri kişilere çeşitli yöntem ve vaatlerle ulaşmaya çalıştıkları kaydedilen açıklamada, “Bu amaçla araç ya da ikinci el ürün alım satım siteleri, sosyal medya platformları, popüler forum siteleri, yatırım tavsiyesi veren platformlar gibi sıkça kullanılan kanallar üzerinden tüketicilerin karşısına çıkan dolandırıcıların öğrenci, ev hanımı gibi gelir kaynağı görece kısıtlı olan veya yaşlı, engelli gibi daha hassas olan tüketicileri özellikle hedef aldıkları bilinmektedir. Dolandırıcıların gelişen dijital dünyaya uyumlu bir şekilde yöntem geliştirmekte olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak vatandaşların ruh halinden, bilgisizliğinden, hatalarından, zaaflarından ya da belli markalara olan güveninden faydalanmak suretiyle; teknik adıyla sosyal mühendislik yöntemleriyle dolandırıcılık; tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi, ülkemiz ticaretinin gelişmesine emek veren dürüst, güvenilir markaların ve işletmelerin bu yolla itibar kaybına uğramaması, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlenmesi ve ülkemiz kaynaklarının yasa dışı yollarla sınırlarımız dışına transfer edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır” denildi.

‘ALDATICI TEKLİFLERE KARŞI TEDBİRLİ OLUNMASI GEREKMEKTE’

Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) iş birliğiyle 20-21 Nisan 2024 tarihlerinde Sosyal Mühendislik Dolandırıcılığını Önleme Çalıştayı gerçekleştirildiği aktarılarak, devamında şunlar kaydedildi:

“Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın katılımları ile gerçekleştirilen söz konusu çalıştaya, Ticaret Bakanlığı ilgili birimleri ile Yargıtay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, TBB, Bankalararası Kart Merkezi, Kredi Kayıt Bürosu, Türkiye Cumhuriyet , Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği, çok sayıda kamu ve özel banka temsilcisi ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağlayarak görüş alışverişinde bulunmuş, konuyla ilgili aksiyon almak için iş birliği yapma yönünde anlaşmaya varmıştır. Diğer taraftan vatandaşlarımızın da bir ürüne veya kazanca dair arzu ve meraklarını uyandırmak suretiyle onları tuzağa düşürmek için sahte ya da kendilerine ait olmayan isim, adres, hesap bilgisi kullanan dolandırıcıların aramalarına, gönderdikleri e-posta, kısa mesaj gibi içeriklere, sosyal medya kanalları üzerinden aldıkları reklam ve mesajlara karşı daha temkinli olmaları gerekmektedir. Bu noktada özellikle kimlik, hesap bilgileri, kişiye özel şifre ya da parola gibi hassas bilgilerin paylaşılırken dikkatli olunması, gönderilen her bağlantının tıklanmaması, elektronik cihazların virüslere karşı korunması, aldatıcı tekliflere, özellikle de normalin dışında cazip olanlara karşı tedbiri elden bırakmaması gerekmektedir.”

‘6 AYDAN 1 YILA KADAR HAPİS CEZASI RİSKİ VAR’

Açıklamada, IBAN kiralama ilanlarının son dönemde popüler olan bir dolandırıcılık yöntemi olduğu belirtilerek, “Burada öncelikle dikkate alınması gereken husus, bir banka hesabının maddi menfaat karşılığında başka kişiler tarafından kullanılmasına izin vermenin 5549 sayılı ‘Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Kanunu’na göre suç teşkil ettiğidir. Buna göre, hesap sahibi, hesabının başkası tarafından kullanıldığını bankaya bildirmezse, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalabilecektir. Burada hesapta gerçekleşen işlemlerle ilgili sorumluluk doğrudan hesap sahibine aittir. Bu nedenle bu tür durumlarla karşılaşıldığında, ödeme dahil her türlü hesap işlemini gerçekleştirmeden önce kontrol etmek ve teyit etmek önemlidir. Tüketicilerimizin, ekonomik çıkarlarını, haklarını, satın aldıkları mal ve hizmetlerle ilgili güvenliğini ve sağlığını korumaya ilişkin faaliyetlerimiz hassasiyetle sürdürülmektedir. Bu doğrultuda; sosyal mühendislik dolandırıcılığından kaynaklanan mevcut ve potansiyel mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasına yönelik uygulamalar hakkında inceleme ve değerlendirmeler de devam edecektir” ifadelerine yer verildi.

 

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-dolandiricilarin-hedefinde-olabilirsiniz-bakanlik-harekete-gecti/feed/ 0
Merkez faizi sabit tuttu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-faizi-sabit-tuttu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-faizi-sabit-tuttu/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:24:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12605 politika faizini değiştirmedi ve yüzde 50’de sabit tutulmasına karar verdi. Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından yapılan açıklamada, “Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir” denildi. Faiz kararın ardından Merkez Bankası, TL mevduat faizlerinin artırılmasına yönelik yeni adım attı.

MART ENFLASYONU YÜKSEK GERÇEKLEŞTİ

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında yapılan PPK’nın ardından yapılan açıklamada, mart ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin, devam eden zayıflamaya rağmen öngörülenden yüksek gerçekleştiği belirtildi. Açıklamada, tüketim malı ve ithalatındaki seyrin cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergelerin yurtiçi talepte direncin sürdüğüne işaret ettiğine değinildi. Açıklamada, “Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir” denildi.

SIKILAŞTIRMANIN ETKİSİ İZLENİYOR

PPK açıklamasında mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşulların önemli ölçüde sıkılaştığı kaydedilerek, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkilerinin yakından izlendiği vurgulandı. Kurul’un, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar verdiğini, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelediği dile getirildi. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğinin anlatıldığı açıklamada, “Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurtiçi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir” denildi.

KREDİ BÜYÜMESİ VE MEVDUAT FAİZİ MESAJI

Kurul’un makroihtiyati politikaları, piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürdüğünün kaydedildiği açıklamada, “Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir” denildi.

MEVDUAT FAİZİ İÇİN YENİ ADIM

Parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi, TL mevduat payının artırılması ve Kur Korumalı Mevduat’tan TL mevduata geçişin desteklenmesi amacıyla TL zorunlu karşılıklara uygulanacak faiz oranı yükseltildi. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, KKM için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılık tutarına yenileme ve TL’ye geçiş oranına göre uygulanan faiz oranı üst sınırı, politika faiz oranının yüzde 60’ı, TL mevduat için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılık tutarına TL’ye geçiş oranı seviyesine göre uygulanan faiz oranı üst sınırı, politika faiz oranının yüzde 80’i olarak belirlendi. Bankaların tesis edilen zorunlu karşılık tutarı için alabileceği en yüksek faiz KKM hesaplarında yüzde 30, TL hesaplarında yüzde 40’a çıktı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-faizi-sabit-tuttu/feed/ 0
Binance’in CEO’su Richard Teng Hürriyet’e konuştu: ‘Türkler yüksek getiriye geliyor’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/binancein-ceosu-richard-teng-hurriyete-konustu-turkler-yuksek-getiriye-geliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/binancein-ceosu-richard-teng-hurriyete-konustu-turkler-yuksek-getiriye-geliyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:21:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12602 İnişleri ve çıkışları ile gündemden düşmeyen, küresel finans piyasalarının her daim radarında olan bir alan kripto paralar. Çöküş dönemlerinde yatırımcısına ‘hayatı sorgulatırken’ kimi zaman da dolandırıcılar için adeta at koşturulan bir piste dönüşebiliyor. Ancak tüm bunların ötesinde kullanıcıların ilgisi, atılan adımlar ve muhtemel regülasyonlarla yakın geleceğin finans dünyasında önemli bir yer edinecek kripto paralar.

‘DAHA ÇOK YOLU VAR’

Bu alanda küresel piyasaların önde gelen platformlarından olan Binance’in CEO’su Richard Teng, Hürriyet’e hem Türkiye hem de uluslararası piyasalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel olarak kripto paralarda olumlu trendler yaşandığını söyleyen Richard Teng, “2023 itibarıyla, küresel kripto varlık piyasası dünya çapında 420 milyondan fazla kullanıcıyı kendine çekti. Binance ise 181 milyondan fazla kullanıcıya sahip. Kripto varlıkların günlük hayatımızdaki yerinin artışına rağmen, küresel piyasa penetrasyon oranı sadece yüzde 4.2 olduğundan, sektörde hala önemli bir büyüme potansiyeli söz konusu” dedi.

4’ÜNCÜ BÜYÜK PAZAR

Asya-Pasifik, Latin Amerika ve Türkiye gibi bölgelerin kripto varlık benimsemesinde öncü olduğunu anlatan Richard Teng, “Türkiye, etkileyici benimseme oranıyla öne çıkıyor. Son üç yılda, Türkiye’deki kripto benimseme oranı yüzde 16’dan yüzde 40’a çıkarak iki kattan fazla arttı. Dahası, Chainalysis’in verilerine göre Türkiye, tahmini işlem hacmi açısından küresel olarak dördüncü en büyük kripto pazarı olarak yer alıyor. Ülkenize geldiğimizde de bu dinamizmi sahada görüyoruz. Kripto varlıkların günlük hayattaki yaygınlığı Türkiye’nin kripto için gelişen bir merkez olarak yerini güçlendiriyor” diye konuştu.

YÜKSEK GETİRİ BEKLENTİSİ

Türkiye’nin küresel kripto trendlerinin şekillendiği bir market konumunu aldığını vurgulayan Richard Teng, “Türkiye’nin kriptoya en çok yatırım yapan ülkeler arasında yer almasının önemli bir nedeni, kripto ve altında yatan blok zinciri teknolojisine yoğun ilgi gösteren genç nüfus… Anketlerimize göre, Türk yatırımcıların yaklaşık yüzde 40’ının kriptoya yatırım yapmalarının birincil nedeninin, sadece finansal getirilerin ötesinde, yüksek bir potansiyel vaat eden blokzinciri teknolojisi olduğunu ortaya koydu. Türk kullanıcıların yeni teknolojilere açık oluşu, ülkedeki canlı kripto topluluğunu teşvik ederek, yüksek düzeyde benimsemeyi, dinamik yatırım ortamını ve startup ekosistemini de besliyor” ifadelerini kullandı.

ABD’DE ZHAO İÇİN 3 YIL HAPİS CEZASI İSTENDİ

-ABD’de, dünyanın en büyük kripto para borsası Binance’in kurucusu ve eski CEO’su Changpeng Zhao’nun kara para akladığını itiraf etmesinin ardından savcılık üç yıl hapis cezası isteminde bulundu. ABD yasaları 18 aya kadar hapis cezası alabileceğini öngörüyor. Savcılık ise kasıtlı ihlaller nedeniyle iki katı hapis cezası talebinde bulunuyor. Zhao, kasımda kara para aklamayı önleme gerekliliklerine uymadığını itiraf etmiş ve istifa etmişti.

‘KRİPTO FİYATLARININ ARTACAĞINA İNANIYOR’

-Türk kullanıcıların yeniliklere karşı oldukça açık olduğunun altını çizen Binance CEO’su Richard Teng, “Türk kullanıcıların, yaklaşık dörtte üçü önümüzdeki beş yıl içinde kripto fiyatlarının artacağına inanıyor. Bunun yanı sıra, Türk kripto kullanıcıları oldukça pratikler ve yeni teknolojiler konusunda meraklılar. Türk kullanıcılarımıza yaptığımız ankette, portföy takibinin kolaylığı ve blokzinciri teknolojisine duyulan ilgi, potansiyel kazançların ardından Türk bireylerin kriptoya çekilmesinin en önemli iki nedeni olarak yer aldı” dedi.

‘TÜRKİYE’DEKİ ÖNCELİĞİMİZ MEVZUATLARA UYUM’

-Enflasyon ile kripto varlıklara olan ilgi arasındaki bağlantının ‘servetini koruma ihtiyacından’ kaynaklandığını belirten Binance CEO’su Richard Teng, “Enflasyon, paranın satın alma gücünü zamanla düşürdüğünden, insanlar da genellikle zaman içinde değerini koruyan varlıklara yatırım yaparak kendilerini koruyor” dedi. Küresel ölçüde atılan düzenleme adımlarının sektöre olan güveni arttırdığını söyleyen Richard Teng, “Türkiye’deki kripto düzenlemeleriyle birlikte, piyasadaki tüm oyuncular için açık kurallar sağlayan kapsamlı bir lisanslama rejimi uygulanacak. Kripto piyasasını etkin bir şekilde düzenlemek ve küresel bir örnek oluşturmak için bu düzenlemelerin uygulanmasını kuvvetle destekliyoruz. Uygulamaya yaklaşırken, şu anda Türkiye’deki birincil odağımız gelecek mezvuatlara tam uyumu sağlamaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/binancein-ceosu-richard-teng-hurriyete-konustu-turkler-yuksek-getiriye-geliyor/feed/ 0
İşletmelerde sigorta okuryazarlığı düşük https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isletmelerde-sigorta-okuryazarligi-dusuk/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isletmelerde-sigorta-okuryazarligi-dusuk/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:18:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12599 Özellikle ’lerde sigorta okuryazarlığının düşük olması işletmeleri risklere karşı korumasız hale getiriyor. KOBİ’ler, sigortayı maliyet kalemi olarak da görüyor. Anadolu Sigorta’nın, KOBİ’lerde sigorta bilinci artırmak amacıyla başlattığı Anadolu Buluşmaları’nın ilk durağı Konya oldu. KTO Karatay Üniversitesi’nde düzenlenen toplantıda sigortacılar, KOBİ’ler, öğrenciler ve sigorta acenteleri bir araya geldi. Toplantıya; Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş ve KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rıfat Ortaç konuşmacı olarak katıldı.

KOBİ’LER RİSKLERE AÇIK

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, sanayi işletmelerinde sigorta oranlarının yüksek olduğunu ancak KOBİ seviyesine inildiğinde sigortalanma oranının çok düşük kaldığını ifade ederek, “Konya özelinde çok kuvvetli KOBİ’ler var. Bunların gelecek ve sürdürülebilirlik açısından sigortalanma oranını arttırmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Tuğtan, finansal okuryazarlığa göre sigorta okuryazarlığının düşük seviyede olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Büyük sanayi kuruluşlarının kendi sigorta departmanları riskler konusunu yönetiyor ancak KOBİ’lerde bu daha çok finans departmanının üstlendiği bir durum oluyor ve kimi zaman eksik kalabiliyor, kimi zaman yeterli teminatları almıyor ya da riski doğru ölçemiyorlar. İmalattan bahsediyorsak, kritik iki konu var; biri makine kırılması, diğeri ise kar kaybı Bunlara ilişkin riskleri öngörüp önlem almak gerekir. Önemli konu şu: Bir işletme, faaliyetini sürdürürken riskle karşı karşıya kaldığında iki yöntem var; ya bunun karşılığını kendi bilançonuzda ayırırsınız ya da sigorta yaptırırsınız. Dolayısıyla bu durum, finansal okuryazarlığı gerektiriyor.”

YANLIŞ SİGORTA UYGULAMALARI

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, konu sigorta olunca işletmelerin temel sorununun; finans, muhasebe, sigorta ayrımını henüz yapamamalarından kaynaklandığını söyledi. Öztürk, sigorta farkındalığının bilinç seviyesinin yükselmesi ile olacağını vurgulayarak, “Ticaret Odamızın üyelerinin dönem dönem sigorta konusunda farklı sıkıntıları oluyor. En son çok büyük bir hadise yaşandı. Oraya gittiğimizde arkadaşımızın çok zorlandığını gördük. Yanlış poliçeden kaynaklanan bir konu olduğu ortaya çıktı” dedi.

MALİYET KALEMİ GÖRÜLÜYOR

Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, KOBİ’lerin, sigortaya, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme uzak olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Çünkü buna vakitleri yok. Çok sınırlı insan ve sermaye yapısıyla var olmaya çalışıyorlar. Sigortaya, sanayi firmaları kadar yatkın değiller, çünkü bunu bir maliyet kalemi olarak görüyorlar. Teknoloji odaklı ilerleyemiyorlar. Dijital dönüşüme hemen geçmeleri lazım ama bunu da bir maliyet kalemi olarak görüyorlar. Farkındalıkları arttığı zaman finansal erişimleri de çok kolay olacak.”

KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rıfat Ortaç, üniversitede bir tane sigortacılık bölümü olduğunu belirterek, “Bizim sigortacılık bölümümüzün bir özelliği var. Sigortacılık ve sosyal güvenlik diye bir bölümü kurguladık. Bu Türkiye’de ikisini bir arada barındıran tek bölüm ve 4 senelik” dedi.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/isletmelerde-sigorta-okuryazarligi-dusuk/feed/ 0
Biz seninle arkadaş olamayız… Azem tercihini yaptı! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/biz-seninle-arkadas-olamayiz-azem-tercihini-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/biz-seninle-arkadas-olamayiz-azem-tercihini-yapti/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:15:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12583 Dizinin yeni bölümünde;

DİLBER’İN AŞK ACISI

Azem ile yollarını ayıran Dilber depresyona girdi. Yıldız arkadaşına destek olmaya çalışsa da başarılı olamadı.

‘Bu son gözyaşlarım insan kendisine ayıp etmemeli. Nedir bu Dilber’in benden çektiği. İnsan ne yapıyorsa kendine yapıyor. Herkes kendine iyi davransın’

Azem arkadaşı Kasım’ın yanına gidip gelen ‘Sen katilsin çocukların peşini bırak’ mesajını gösterdi. İkilinin yanına Nergis dahil oldu. Azem’in verdiği kitabı okuyan Nergis çok beğendiğini söyledi.

Azem daha sonra gelen mesajı Nergis’e de okuttu ve mesajı göndereni bulacağını söyledi.

Azem, Dilber ile ayrıldığını dostlarıyla paylaştı. Azem bir kez daha kızını evlat edinen ailenin evine gitti. Tedavi merkezine gittiğini söyleyen Azem, Dila’nın tepkisiyle karşılaştı; ‘Sizi görmek istemiyoruz bir daha gelmeyin.’

Zahir teslim olmadan önce Dilber ile bir araya geldi.

‘Hayvanlık yapıyorum bazen ama şunu bil ki benim sana olan sevdam asla bitmez. Çıktığımda barışalım, bundan sonra sana bir fiske vurursam adam değilim’

Özgür, adamlarıyla bir araya gelip toplantı yaptı. Aleyna ile arkadaşlığını ilerleten Necmi, Aleyna’yı Reyyaz’a teslim etmek istemedi. Özgür ise ne yapması gerektiğine karar veremedi.

Azem oğlunun yanına gelip ablasıyla ilgili son gelişmeleri anlattı. Özgür’e de Sırat ile olan meselesini sordu. Babasını olaylardan uzak tutmak isteyen Özgür bilgi vermedi. Reyyaz, Özgür’ü arayıp Aleyna’yı getirmesini istedi ve tehdit etti.

Özgür, babasına Dilber ile arasında olanları imalı bir şekilde dile getirdi. Azem de ortada göründüğü gibi bir durum olmadığını söyledi.

AZEM’DEN PİRAYE’YE HER ŞEYİ ANLATTI

Azem, iş yerine gitti. Piraye ile bir araya gelip sohbet etti. Yaptığı konuşmadan dolayı tebrik etti. Pavyondaki karşılaşmalarına da değinen Azem, ‘enteresan bir karşılaşmaydı’ sözleriyle merak ettiklerini Piraye’ye sordu. Piraye de ‘tesadüfen oradaydım’ dedi.

Aralarında yaşananları netleştirmek isteyen Azem, ‘Siz benim öğrencimin velisi misiniz, yoksa arkadaş mıyız? Ben arkadaş olduğumuzu düşünüyordum’ dedi ve hislerini Piraye ile paylaştı.

Piraye de ‘aramızdaki diyaloğu tanımlamak benim için de zor ama arkadaşız herhalde’ karşılığını verdi.

 Azem tam kimliği hakkındaki gerçekleri açıklayacakken odaya Piraye’nin arkadaşı Cenk girdi.

Azem, Sibel’den Cenk hakkında bilgi aldı. İkiliye daha sonra Piraye eşlik etti. Azem, Piraye’yi yemeğe davet etti.

Kasım ve Nergis, Azem’i yemek için hazırladı.

DİLBER SAHNELERİ BIRAKIYOR!

Dilber müzikholün sahibi Kamuran’ın yanına gidip ev tutana kadar konsa çıkacağını söyledi. Evi tutunca da bu işleri tamamen bırakacağını belirtti. Kamuran buna karşı çıktı, ‘bende beş yıllık sözleşmen var, işinin başına dön’ dedi.

Azem ve Piraye yemekte buluştu. Piraye’ye mesleği bıraktığını söyleyen Azem, ‘Öğretmenlik mesleğini bırakmak zorunda kaldım, ailemden uzaklaştım. Çok param yoktu olanı da kaybettim. Şehrin en ucuz otelini buldum. Yan odamda bir komşum var, adı Dilber. Çocuğu var bir de kendisini bırakmayan ve şiddet uygulayan kocası var. Bütün bunlar bana da sürpriz olmuştu, oysa ben pencereme konan yaralı bir kuşa yardım etmek istemiştim. Hepsi buydu aslında.’ dedi.

Piraye ise,’ Seviyor musun onu’ diye sordu. Azem de ‘aslında dün gece bu maceralı ilişkiye son verdik’ cevabını verdi.

Azem de Cenk ile aralarında ne olduğu sorusunu yöneltti Piraye de ‘Çok eğleniyorum onunla’ dedi.

Azem daha sonra oğlundan bahsedip onu bulduğunu söyledi, ‘Şimdi de kızımı arıyorum.’

İkili güzel geçen yemeğin ardından aralarındaki sorunları düzeltti.

Azem, Piraye’yi eve bıraktı ikiliyi gören Ayça büyük mutluluk yaşadı.

Azem ile konuşmasının ardından büyük hayal kırıklığı yaşayan Dilber yapayalnız kaldı. İş çıkışı sarhoş olan Dilber’i arkadaşı Yıldız otele götürdü.

ALEYNA VE NECMİ YAKINLAŞTI

Necmi ve Aleyna baş başa sohbet etti. Necmi ‘Ne işin vardı Reyyaz ile’ diye sordu. Aleyna da ‘Üç kişi bir evde kalıyorduk evden atılmak üzeriydim, parası için’ cevabını verdi daha sonra da Necmi’yi öptü.

ÖZGÜR AŞKINI İTİRAF ETTİ

Özgür, arkadaşı Elif’in yanına gitti ve aşkını itiraf etti: ’Evet, berbat bir hayatım var. Berbat işlere bulaştım. Acımasız bir dünyada hayatta kalmaya çalışıyorum ve seni çok seviyorum’ dedi. Elif de Özgür’e sarılıp onu sevdiğini söyledi.

NUSRET CEZAEVİNDEN ÇIKTI

Özgür’ün ortağı Nusret cezaevinden çıktı. Mahalleye dostlarının yanına giden Nusret olaylara dahil oldu. Özgür son kararını vermeden Aleyna ile görüşmek istedi ama evde Aleyna’yı bulamadı.

Nusret, ‘Kafam çok karışık, herkesin çok karışık seninle ilgili. Sen Sırat’ı satan adam mısın yoksa bizi kurtaran mı?’ diye sordu. Berzan da ‘O büyük patronun namusuna göz dikti gerekeni yaptım’ dedi. Özgür, ekine Aleyna’nın kaçtığını söyledi.

DİLBER DÜKKAN ARIYOR

Dükkan arayışına giren Dilber, emlakçıya gitti. Kira fiyatlarını duyan Dilber büyük şaşkınlık yaşadı. Emlakçı Dilber ve Yıldız’a sarkıntılık yapınca olay çıktı.

AZEM, NEHİR’İN İZİNE ULAŞTI

Kızını aramaya devam eden Azem, Nehir’in bir dönem tedavi gördüğü merkeze tekrar gitti. Merkezde çalışan bir hemşireyle sohbet eden Azem, bilgi edinmeye çalıştı.

Hemşire Nehir’i tanıdığını söyledi, ‘Öyle bir aşk hikayesi her zaman denk gelmez.’ dedi ve Nehir’in erkek arkadaşı Arcan’dan bahsetti. Tedavi merkezinin yöneticisi gelip ikilinin konuşmasını böldü.

Azem tekrar hemşire Kadriye’yi bulup, kızını aradığını söyledi. Kadiriye hemşire de Nehir’in erkek arkadaşının adını soyadını verdi, ‘Arcan Gümüşkaya’

Özgür ve Necmi, Reyyaz’ın yanına gitti. Aleyna’nın kaçtığını söyleyen Özgür, Reyyaz’ı ikna edemedi.

Reyyaz, Aleyna gelene kadar Necmi’yi misafir etmek istedi ama Aleyna kendi isteğiyle geldi. Otoparka dönen Özgür, Nusret ile konuştu.

Olanları anlatan Necmi, “Delikanlı kızmış, biz onu kurtaramadık ama o bizi kurtardı. Kendi teslim oldu Reyyaz’a” dedi.

Aşk acısı yaşayan Necmi’ye Özgür destek oldu. Aleyna’nın ardından yas tutan Necmi, yaşadığı üzüntüyü anlattı.

BİZ SENİNLE ARKADAŞ OLAMAYIZ

Azem kendisiyle konuşmak istemeyen Dilber’e ‘artık arkadaş değil miyiz’ sözleriyle sitem etti. Dilber de ‘biz seninle arkadaş olamayız, cahil insanlarınız neticede’ karşılığını verdi.

İş çıkışı otele sarhoş dönen Dilber, Zahir’i öldüreceğini söyledi. Camdan Dilber’i izleyen Azem büyük üzüntü yaşadı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/biz-seninle-arkadas-olamayiz-azem-tercihini-yapti/feed/ 0
Bakan Kacır: Genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyeti kritik önem taşıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-genc-arastirmacilarimiz-ve-girisimcilerimiz-icin-vize-muafiyeti-kritik-onem-tasiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-genc-arastirmacilarimiz-ve-girisimcilerimiz-icin-vize-muafiyeti-kritik-onem-tasiyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:12:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12530 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AB Komiseri Iliana Ivanova bilim, araştırma, teknoloji ve yenilik alanında ikincisi düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Türkiye ve AB tarafından çok sayıda üst düzey temsilci katıldı. Toplantı kapsamında basın açıklamasında bulunan Bakan Kacır, Türk araştırmacıların, mühendislerin ve yenilikçi firmaların diğer Avrupalılarla birlikte çalışmalarını kolaylaştırmak adına yapay engellerin kaldırılmasının elzem olduğunu belirterek, “Avrupa’nın inovasyon ve teknoloji ekosistemine dinamizm ve ivme kazandıran genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyetinin kritik önemi haiz olduğunu belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“AB YAPILARINA KATILIMIMIZIN ARTMASI YÖNÜNDE ÖNEMLİ İSTİŞARELERDE BULUNDUK”

AB ile ikili ilişkileri en üst seviyede ele alarak görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Kacır, “Bugün Sayın Ivanova ile birlikte bilim, araştırma, teknoloji ve yenilikçilik alanında Yüksek Düzeyli Diyalog mekanizmasının ikinci toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdik. Yüksek Düzeyli Diyalog, ikili ilişkileri daha odaklı bir şekilde, en üst mercilerden ele almayı amaçlayan bir mekanizma. AB ile ikili ilişkilerimizi en üst seviyede ele alarak önemli ve kapsamlı bir gündem etrafında verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bilim ve teknoloji politikalarından, sanayinin yeşil ve dijital dönüşümüne; ülkemizin AB fonlarından daha etkin yararlanmasından bilim ve Ar-Ge ile ilgili AB yapılarına katılımımızın artması yönünde önemli istişarelerde bulunduk. Ülkemizin Avrupa Araştırma Alanı’na entegrasyonunu arttırabilmek amacıyla önerilerimizi ve iyi uygulama örneklerimizi karşılıklı olarak paylaştık. Bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarımızdaki önceliklerimizi ortaya koyduk. Yeşil ve dijital dönüşüm alanında son dönemde kaydettiğimiz ilerlemeleri paylaştık. İkiz dönüşümde ortak hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa başta olmak üzere Birlik programları ile Katılım Öncesi Yardım Aracı arasındaki sinerjinin arttırılması gerekliliğini ele aldık. Son olarak inovasyon eko-sistemlerimizin entegrasyonunu sağlamak amacıyla teknoloji transferi ve girişimcilik alanında işbirliği fırsatlarını değerlendirdik. Bugün gerçekleştirdiğimiz Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı aynı zamanda ülkemizdeki önemli başarıların ödüllendirilmesine de vesile oldu” ifadelerini kullandı.

“2021 YILINDAN BU YANA 243,4 MİLYON AVRO HİBE DESTEĞİNİ ÜLKEMİZE KAZANDIRDIK”

Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda, ülkedeki Ar-Ge ve inovasyon altyapısını adım adım güçlendirerek teknolojide öncü Türkiye’yi inşa ettiklerini ifade eden Bakan Kacır, “Bilimde, teknolojide ve inovasyonda uluslararası iş birliklerini bu vizyonun olmazsa olmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla; araştırmacılarımıza, girişimcilerimize, sanayicilerimize ve ’lerimize Avrupalı ortaklarıyla beraber çalışma imkanı sunan AB Programlarına katılımı ve bu programların sunduğu imkanlardan en üst düzeyde yararlanmayı stratejik öncelik olarak belirledik. 2003 yılından bu yana aktif olarak yer aldığımız AB Araştırma ve yenilik Programlarında son yıllarda elde ettiğimiz başarılar, Türkiye’nin Avrupa araştırma ve inovasyon ekosisteminin önde gelen paydaşları arasında olduğunu göstermekte. Türk araştırmacılar ve yenilikçi firmalarımız; bu programlardan etkin faydalanmamızda en fazla katkı sağlayan başat aktörler olarak öne çıkmakta. Araştırma ve inovasyon alanında, Avrupalı ortaklarımızla somut iş birliğimizin örnekleri arasında dünyanın en büyük sivil Ar-Ge programı Ufuk Avrupa’da ülkemizin başarı grafiği yer alıyor. 2021 – 2027 yıllarını kapsayan Ufuk Avrupa Programı’nda; 2021 yılından bu yana bin 107 Türk yürütücünün dahil olduğu 486 proje aracılığıyla; 243,4 Milyon Avro hibe desteğini ülkemize kazandırdık” diye konuştu.

“TÜRKİYE; GÜÇLÜ AR-GE VE TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İLE AVRUPA’NIN KALBİNDE YER ALMAKTA”

Avrupa ve Türk Araştırma Alanının entegrasyonunu sağlamak adına somut işbirliği mekanizmaları geliştirdiklerini aktaran Bakan Kacır, “Araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı endüstri alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla küresel bir üretim üssü haline gelen ülkemiz sanayisi, her geçen gün Avrupa değer zincirindeki güçlü rolünü perçinlemeye devam ediyor. Güneş paneli, beyaz eşya, ticari araç, düz cam ve çimento gibi birçok alanda Avrupa’da lider konumda olan sanayimizin rekabetçiliğini korumak ve 2053 net sıfır emisyon hedefimizi hayata geçirebilmek amacıyla ikiz dönüşümü her daim ajandamızın en üst sıralarında tutuyoruz. Türkiye; güçlü Ar-Ge ve teknoloji ekosistemi, nitelikli nüfusu ve yenilikçi girişimcileri ile Avrupa’nın kalbinde yer almakta. Avrupa ve Türk Araştırma Alanının entegrasyonunu sağlamak adına somut işbirliği mekanizmaları geliştiriyoruz. Bu mekanizmaları ve programları sadece ülkemize kazandırdığımız fon ve finansal imkanlar olarak görmüyoruz. Aynı zamanda Türk ve diğer Avrupalı paydaşları bir araya getiren, birlikte çalışmaları için fırsat sağlayan yapılar olarak görüyoruz. Bu nedenle; Türk araştırmacılarımızın, mühendislerimizin ve yenilikçi firmalarımızın diğer Avrupalılarla birlikte çalışmalarını; teknoloji ve Ar-Ge transferlerini kolaylaştırmak adına yapay engelleri kaldırmamız elzem. Avrupa’nın inovasyon ve teknoloji ekosistemine dinamizm ve ivme kazandıran genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyetinin kritik önemi haiz olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-genc-arastirmacilarimiz-ve-girisimcilerimiz-icin-vize-muafiyeti-kritik-onem-tasiyor/feed/ 0
Yılmaz: Türkiye ekonomisi zorlukların üstesinden gelmiştir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-turkiye-ekonomisi-zorluklarin-ustesinden-gelmistir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-turkiye-ekonomisi-zorluklarin-ustesinden-gelmistir/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:09:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12527 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kazakistan Başbakanı Olzhas Bektenov, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve iş adamlarının katılımıyla Türkiye-Kazakistan İş Forumu düzenlendi. Forumda Türkiye ve Kazakistan arasında geçmişte yapılan ve gelecekte yapılması planlanan iş birlikleri ve ortaklık anlaşmaları ele alındı. Forumda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Türkiye ekonomisi küresel ve bölgesel zorluklara rağmen olumsuzlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinde ilk defa 1 trilyon eşiği aşıldı ve Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tarihte ilk kez 1,1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Kişi başına düşen gelirimiz ise 13 bin dolar seviyesini geçti. Kazakistan’ın milli geliri ile bizim milli gelirimizi topladığımızda 1,4 trilyon dolarlık bir büyüklükten bahsediyoruz. Bu da hepimizi gururlandırıyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN’IN GÖSTERDİĞİ BÜYÜME PERFORMANSI TAKDİRE ŞAYAN”

Yılmaz, “Önümüzdeki dönem bir taraftan iki kardeş ülke olarak büyümeye devam edeceğiz. Diğer taraftan da aramızdaki ekonomik ilişkileri büyüteceğiz. 2023 yılında Orta Vadeli Programımız çerçevesinde az da olsa hedefimizin üstünde büyüdük. 4,5 oranında bir büyüme kaydettik. Kazakistan’da geçen yıl yanlış hatırlamıyorsam yüzde 5 oranında bir büyüme kaydetti. Dünyanın bu zor şartlarına rağmen Türkiye ve Kazakistan’ın gösterdiği büyüme performansı takdire şayan. Böylece 14 çeyrektir aralıksız büyümeyi sürdürüyoruz. Büyüme performansı açısından ülkemiz 2023 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Dış ticaretimiz de yukarı yönlü ivmesini sürdürmektedir. Geçen yıl ihracatımız 256 miyar dolarla rekor bir seviyeye ulaştı. Bu yılki hedefimiz 267 milyar dolara ulaşmak. 2026 hedefimiz ise 300 milyar doları aşan bir ihracat performansı sergilemek” şeklinde konuştu.

“TÜRK VE KAZAK İŞ DÜNYASINI TEBRİK EDİYORUM”

Ticaret ve ekonomide yakaladıkları pozitif atmosferin dost ve kardeş ülke Kazakistan ile ikili ticaretlerine de olumlu yansıdığını gördüklerini belirten Yılmaz, “Sayın cumhurbaşkanlarımız geçmişte 10 milyar dolar ticaret hedefi koymuşlardı. 2023 yılında bu hedefi aşmış durumdayız. Artık yeni hedefler belirleme zamanı. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 civarında bir atış oldu ticaretimizde. Bu konu da iş dünyamızın, ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın büyük bir katkısı var. Ben sizlerin huzurunda Türk ve Kazak iş dünyasını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise yaptığı konuşmada, “Biz Kazakistan ile ilişkilerimize tek millet iki devlet olarak bakıyoruz. Kazakistan’ın güçlü oluşu, zenginliği ve uluslararası arenadaki saygınlığı bize hep gurur vermiştir” değerlendirmesini yaptı.

“TÜRKİYE İLE KAZAKİSTAN İKİLİ VE TRANSİT TAŞIMACILIK GEÇİŞ BELGESİ SAYISI İHTİYACA CEVAP VERECEK DÜZEYE MUTLAKA ÇIKARILMALIDIR”

Hisarcıklıoğlu, “Biz TOBB ve Türk iş dünyası olarak ata yurdumuz Kazakistan’a daha fazla yatırım yapmaları için desteğimizi sürdüreceğiz. Rusya-Ukrayna savaşından sonra aslında Kazakistan enerji kaynaklarının daha iyi değerlendirilmesi için ciddi fırsatlar da ortaya çıkmıştır. Türkiye ile Kazakistan ikili ve transit taşımacılık geçiş belgesi sayısı ihtiyaca cevap verecek düzeye mutlaka çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yatırım çekme konusunda Kazak yetkililerin çok iyi çalıştığını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Enerji dışı yatırımlarda Türkiye, Kazakistan’da 5 milyar doları bulan doğrudan yatırım sağladı şu ana kadar. Neredeyse her hafta bir firmamızdan Kazakistan’da yatırım haberleri alıyoruz. Ayrıca kurulan şirketler sıralamasında Kazakistan’da iki numaraya yükseldik. Kazakistan’da 5 bine yakın kurulu şirketimiz var. Kazak firmalarını da ülkemize sanayii üretimi dahil büyük ölçeklerde yatırım yapmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-turkiye-ekonomisi-zorluklarin-ustesinden-gelmistir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Kazak firmalarına davet https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-kazak-firmalarina-davet/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-kazak-firmalarina-davet/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:06:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12524 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kazakistan Başbakanı Olzhas Bektenov, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve iş adamlarının katılımıyla Türkiye-Kazakistan İş Forumu düzenlendi. Forumda Türkiye ve Kazakistan arasında geçmişte yapılan ve gelecekte yapılması planlanan iş birlikleri ve ortaklık anlaşmaları ele alındı. Forumda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Türkiye ekonomisi küresel ve bölgesel zorluklara rağmen olumsuzlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinde ilk defa 1 trilyon eşiği aşıldı ve Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tarihte ilk kez 1,1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Kişi başına düşen gelirimiz ise 13 bin dolar seviyesini geçti. Kazakistan’ın milli geliri ile bizim milli gelirimizi topladığımızda 1,4 trilyon dolarlık bir büyüklükten bahsediyoruz. Bu da hepimizi gururlandırıyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN’IN GÖSTERDİĞİ BÜYÜME PERFORMANSI TAKDİRE ŞAYAN”

Yılmaz, “Önümüzdeki dönem bir taraftan iki kardeş ülke olarak büyümeye devam edeceğiz. Diğer taraftan da aramızdaki ekonomik ilişkileri büyüteceğiz. 2023 yılında Orta Vadeli Programımız çerçevesinde az da olsa hedefimizin üstünde büyüdük. 4,5 oranında bir büyüme kaydettik. Kazakistan’da geçen yıl yanlış hatırlamıyorsam yüzde 5 oranında bir büyüme kaydetti. Dünyanın bu zor şartlarına rağmen Türkiye ve Kazakistan’ın gösterdiği büyüme performansı takdire şayan. Böylece 14 çeyrektir aralıksız büyümeyi sürdürüyoruz. Büyüme performansı açısından ülkemiz 2023 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Dış ticaretimiz de yukarı yönlü ivmesini sürdürmektedir. Geçen yıl ihracatımız 256 miyar dolarla rekor bir seviyeye ulaştı. Bu yılki hedefimiz 267 milyar dolara ulaşmak. 2026 hedefimiz ise 300 milyar doları aşan bir ihracat performansı sergilemek” şeklinde konuştu.

“TÜRK VE KAZAK İŞ DÜNYASINI TEBRİK EDİYORUM”

Ticaret ve ekonomide yakaladıkları pozitif atmosferin dost ve kardeş ülke Kazakistan ile ikili ticaretlerine de olumlu yansıdığını gördüklerini belirten Yılmaz, “Sayın cumhurbaşkanlarımız geçmişte 10 milyar dolar ticaret hedefi koymuşlardı. 2023 yılında bu hedefi aşmış durumdayız. Artık yeni hedefler belirleme zamanı. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 civarında bir atış oldu ticaretimizde. Bu konu da iş dünyamızın, ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın büyük bir katkısı var. Ben sizlerin huzurunda Türk ve Kazak iş dünyasını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise yaptığı konuşmada, “Biz Kazakistan ile ilişkilerimize tek millet iki devlet olarak bakıyoruz. Kazakistan’ın güçlü oluşu, zenginliği ve uluslararası arenadaki saygınlığı bize hep gurur vermiştir” değerlendirmesini yaptı.

“TÜRKİYE İLE KAZAKİSTAN İKİLİ VE TRANSİT TAŞIMACILIK GEÇİŞ BELGESİ SAYISI İHTİYACA CEVAP VERECEK DÜZEYE MUTLAKA ÇIKARILMALIDIR”

Hisarcıklıoğlu, “Biz TOBB ve Türk iş dünyası olarak ata yurdumuz Kazakistan’a daha fazla yatırım yapmaları için desteğimizi sürdüreceğiz. Rusya-Ukrayna savaşından sonra aslında Kazakistan enerji kaynaklarının daha iyi değerlendirilmesi için ciddi fırsatlar da ortaya çıkmıştır. Türkiye ile Kazakistan ikili ve transit taşımacılık geçiş belgesi sayısı ihtiyaca cevap verecek düzeye mutlaka çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yatırım çekme konusunda Kazak yetkililerin çok iyi çalıştığını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
“Enerji dışı yatırımlarda Türkiye, Kazakistan’da 5 milyar doları bulan doğrudan yatırım sağladı şu ana kadar. Neredeyse her hafta bir firmamızdan Kazakistan’da yatırım haberleri alıyoruz. Ayrıca kurulan şirketler sıralamasında Kazakistan’da iki numaraya yükseldik. Kazakistan’da 5 bine yakın kurulu şirketimiz var. Kazak firmalarını da ülkemize sanayii üretimi dahil büyük ölçeklerde yatırım yapmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-kazak-firmalarina-davet/feed/ 0
Bakan Bolat’tan fahiş fiyat açıklaması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-fahis-fiyat-aciklamasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-fahis-fiyat-aciklamasi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:54:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12503 Türkiye Bakkallar, Bayiler ve Sanatkarları Federasyonu Oda Başkanları Bilgilendirme İstişare ve Değerlendirme Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. TESK Genel Merkez Binası’nda düzenlenen toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TESK Başkanı Bendevi Palandöken ve çok sayıda meslek odaları ve birlikleri yöneticileri katıldı.

“FAHİŞ FİYATA NEDEN OLANLARA VE FIRSATÇILARA TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; bir yandan meydana gelen bölgesel krizleri yönetmeye çalışırken, diğer yandan ekonomik yol haritamız olan OVP’yi titizlikle uyguluyoruz. Ülkemizin güven inşa etmek için gösterdiği tüm gayretleri boşa çıkarmak için uğraşan, didinen kimseler her zamanki gibi iş başındadır. 21 yılda yıllık yüzde 5,4 ve son 14 çeyrektir büyüyen bir ekonomiyi, rekorlar kıran ihracatı, azalan dış ticaret açığı ve azalan cari işlemler açığını kabullenemiyorlar. Fakat tüm bunlar bizim kararlılığımızın önüne geçemez. Biz bugünü sağlam inşa etmek ve geleceği doğru şekillendirmekle mükellefiz. Esnafımızı, girişimcilerimizi, üreticilerimizi, tüketicilerimizi ve emeklilerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Daha zam haberi duyulmadan, gündeme alınmadan fiyatları artıranlar da maalesef oluyor. Ticaret Bakanlığı ve bazı durumlarda diğer bakanlıklardan ekiplerimiz sürekli sahada denetim halindedir. Bu konuda taviz vermeyeceğiz, fırsatçılara, stokçulara, tamahkarlığa, karaborsa zihniyetine izin vermeyeceğiz” dedi.

“ESNAF VE SANATKÂRLARIMIZIN REHBERİ OLAN BU YAPILAR, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VE YEREL EKONOMİNİN CAN DAMARI OLARAK HİZMET ETMEKTEDİRLER”

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve ilgili birlikler ile meslek odalarının Türkiye ekonomisinin ve ticaretinin gidişatında birer kutup yıldızı olduğunu vurgulayan Bolat, “Özellikle zor zamanlarda esnaf ve sanatkârlarımızın rehberi olan bu yapılar, sürdürülebilir kalkınma ve yerel ekonominin can damarı olarak hizmet etmektedirler. Bu yüzden, esnaf ve sanatkârlarımızı, bakkal ve bayilerimizi sadece ticari faaliyetlere katkıda bulunan girişimciler olarak değil, aynı zamanda ülkemizin en ücra köşelerine kadar ulaşan toplumsal hafıza ve dayanışma noktaları olarak da değerlendiriyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak, yaklaşık 2 milyon 200 bin esnaf ve sanatkârımıza hizmet vermekle birlikte, görev alanımızda 3000’e yakın esnaf meslek odası, 82 birlik, 13 federasyon ve konfederasyon yer alıyor” diye konuştu.

Konuşmasında ülke genelinde 142 bini aşan esnaf sayısı ile bakkallık, bayilik ve büfecilik gibi meslek kollarının yer aldığını belirten Bolat, meslek odası başkanlarının, illerdeki en kalabalık meslek gruplarının temsilcileri arasında bulunmaları nedeniyle, bu toplantıya ayrıca önem verdiklerini söyledi. Bakan Bolat konuşmasından sonra katılımcılara ve basın mensuplarına ekonomik ve ticari verilere ilişkin sunum yaptı.

Bakan Bolat’ın konuşması ve sunumundan önce katılımcılara seslenen Bendevi Palandöken, “Ülkede en önemli mesele gıda. Gıda fiyatlarının artmasının önü alınamıyor. Yaz geliyor. Bu nedenle sebze ve meyvede fiyatlar düşecek gibi gözüküyor. Bu eğilimle inşallah temenni ediyorum ki sıkı bir denetimle gıda fiyatlarının artmasının önüne geçilir. Ekmekde ki fiyatın yükselmemesi ile ilgili elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Her 50 metrede fırın var. Ekmek yönetmeliğine uyulmuyor. Önceden kasaplar tavuk satamazdı. Şimdi herkes her şeyi satıyor. Şimdi tavuğun kıyması satılıyor. Bunlar hangi nizamnameye göre satılıyor. Değerli Bakanım söylenecek söz çok” dedi.

“KOOPERATİFLERDE PİYASA ÜRÜNLERİ SATILMAMALI”

Her şeyin bol olduğu Türkiye’de fiyatları ayarlayamamanın sıkıntısını yaşadıklarını ifade eden Palandöken, “Eti ithal ediyorsun ama fiyat düşüremiyorsun. Kooperatif kuruluyor. Devletin elindeki ürünlerini satan bir durumdur. En azından zincirlere karşı diğer özel marketlere karşı mücadele eden bir yapı olmalı. Türk Şeker, Et Balık Kurumu Fiskobirlik gibi kooperatifler. Ama maalesef o marketlerde incik boncuk satılıyor. Sen Tarım Kredi Kooperatifisin. Tarım ürünleri satmalısın. Piyasa ürünlerini satılmamalı kooperatiflerde” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-fahis-fiyat-aciklamasi/feed/ 0
Arka Sokaklar hangi gün, kaçıncı bölümde, kaç yılında başladı? Arka Sokaklar son bölüm fragmanı! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arka-sokaklar-hangi-gun-kacinci-bolumde-kac-yilinda-basladi-arka-sokaklar-son-bolum-fragmani/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arka-sokaklar-hangi-gun-kacinci-bolumde-kac-yilinda-basladi-arka-sokaklar-son-bolum-fragmani/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:51:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12494

18. sezonda da izleyicisinin yakın takibinde olan Arka Sokaklar 26 Nisan cuma akşamı yeni bölümü ile bekleniyor. Yayınlanan Arka Sokaklar son bölüm fragmanı ile Mesut komiser sahnesi merak uyandırdı. Mesut komiser sezon başında senaryo gereği ölerek diziden ayrılmıştı. Ancak Arka Sokaklar son fragman ile Mesut Arka Sokaklar’a geri mi dönüyor sorusu hız kazandı. Peki, Arka sokaklar kaç bölümde 2024?Arka Sokaklar kaç yılında başladı? İşte Arka Sokaklar oyuncuları ve konusu…

ARKA SOKAKLAR KAÇ YILINDA BAŞLADI?

Arka Sokaklar, Erler Film (2006-2022) ve D Media (2023-günümüz) imzalı, ilk bölümü 31 Temmuz 2006 tarihinde yayınlanan, yönetmenliğini Orhan Oğuz’un yaptığı, senaryosunu Ahmet Yurdakul, Ozan Yurdakul, Sinan Yurdakul, Barkın Şenüren ve Metin Arslan’ın yazdığı polisiye, aksiyon, dram ve komedi türündeki Türk yapımı televizyon dizisi. 18 yıldır (18 sezon) yayınlanan Arka Sokaklar; yayın yılı, sezon sayısı ve bölüm sayısı bakımından Türk televizyon tarihinin en uzun süren haftalık dizisidir.

ARKA SOKAKLAR KAÇINCI BÖLÜMDE?

18 sezondur devam eden Arka Sokaklar 672. bölüm ile ekranlara geliyor. Arka Sokaklar yeni bölüm 26 Nisan Cuma saat 20.00’da Kanal D’de!

ARKA SOKAKLAR KONUSU NEDİR?

Dizide, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ekip, görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikâyeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikâyelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren İstanbul Emniyet Müdürü Rıza Soylu olur.

ARKA SOKAKLAR NEREDE ÇEKİLİYOR?

Dizi çekimlerinde tercih edilen iç mekan genellikle İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’dür. Dış çekimler için tercih edilen bölgeler Avrupa Yakası’nda Beyoğlu ve Şişli gibi ilçeler; Anadolu Yakası’nda ise Kadıköy ve Beykoz ilçeleridir. Bunun dışında 324. bölümün çekimleri Mardin’de, 424 ve 425. bölümlerin çekimleri Safranbolu’da, 433 ve 434. bölümlerin çekimleri Bursa’da, 448 ve 449. bölümlerin çekimleri Şanlıurfa’da, 663. bölümün çekimleri ise Hatay’da gerçekleşmiştir.

ARKA SOKAKLAR OYUNCULARI

Ana karakterler

Rıza Soylu / Rıza Baba (Zafer Ergin): 4. Sınıf Emniyet Müdürü’dür.
Hüsnü Çoban (Özgür Ozan): Ekibe ilk dahil olanlardandır. Başkomiser’dir.
Engin Balkan (İlker İnanoğlu): 3. Sınıf Emniyet Müdürü’dür. Ekibin eskilerindendir.
Hakan Çınar (Ozan Çobanoğlu): Daha önce TEM Şube’de çalışmış bir komiserdir.
Aylin Aydın (Özlem Çınar): Ekibe ilk dahil olanlardandır. Komiserdir.
Mehmet Bozok (Pamir Pekin): Özel Harekât’ta çalışmış bir komiserdir.
Seval Aslan (Burcu Kara): Daha önce Narkotik Şube Müdürlüğü’nde çalışmış bir komiserdir.
Arif Sağlam (Can Başak): Emniyet Genel Müdürlüğü, İstihbarat Daire Başkanlığı’nda Şube Müdürü’dür. Ekibin önemli konularıyla ve önemli işleriyle ilgilenir.
Arda Atik (Tunç Oğuz): Komiser yardımcısı ve ekibin keskin nişancısıdır.
Emre Gürbüz (Oğuz Peçe): Komiser yardımcısıdır.
Kadir Korkmaz (Hasan Denizyaran): Komiserdir.
Cansu Toprak (Ece Aydemir): Olay yeri inceleme uzmanı olan polis memurudur.
Zeki Çevik (Burak Satıbol): Komiserdir.

Yardımcı karakterler

Nazike Özçaylan (Nazlı Tosunoğlu): Suat’ın teyzesidir.
Tunç Güneri (Kerimhan Duman): Mesut’un oğludur.
Esra Çoban (Gaye Gürsel): Hüsnü’nün eşidir.
Metin Çoban (Furkan Göksel): Hüsnü’nün oğludur.
Arzu (Gizem Birdan): Ekibin teknik işlerinden sorumlu polis memurudur.
Hatice Korkmaz (Elçin Atamgüç): Kadir Korkmaz’ın annesidir.
Şule Çoban (Ecem Öz): Hüsnü’nün kızıdır.
Haydar Berk Çoban (Mustafa Efe Günay): Hüsnü’nün en küçük oğludur.
Alpay Öztürk (Şehsuvar Aktaş): Doktordur.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arka-sokaklar-hangi-gun-kacinci-bolumde-kac-yilinda-basladi-arka-sokaklar-son-bolum-fragmani/feed/ 0
Mart ayında trafiğe kaydı yapılan araç sayısı arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mart-ayinda-trafige-kaydi-yapilan-arac-sayisi-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mart-ayinda-trafige-kaydi-yapilan-arac-sayisi-artti/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:24:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12450 TÜİK’ten yapılan açıklamaya göre, Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,5’ini motosiklet, %39,1’ini otomobil, %8,7’sini kamyonet, %3,8’ini traktör, %1,8’ini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

 TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE %17,1 ARTTI

Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette %21,9, traktörde %18,3, otomobilde %15,4, otobüste %15,4, kamyonette %7,3, kamyonda %0,8 artarken özel amaçlı taşıtta %8,8 ve minibüste %6,9 azaldı.

 TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI GEÇEN YILIN AYNI AYINA GÖRE %18,2 ARTTI

Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %43,4, motosiklette %33,6, minibüste %30,4, otobüste %19,7, otomobilde %16,2 artarken kamyonette %13,1, kamyonda %11,8 ve traktörde %5,4 azaldı.

 TRAFİĞE KAYITLI TOPLAM TAŞIT SAYISI MART AYI SONU İTİBARIYLA 29 MİLYON 367 BİN 254 OLDU

Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %52,8’ini otomobil, %18,1’ini motosiklet, %15,5’ini kamyonet, %7,5’ini traktör, %3,3’ünü kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,4’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

MART AYINDA 865 BİN 144 ADET TAŞITIN DEVRİ YAPILDI

Mart ayında devri(1) yapılan taşıtların %67,1’ini otomobil, %14,9’unu kamyonet, %10,3’ünü motosiklet, %3,2’sini traktör, %2,2’sini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

 MART AYINDA 88 BİN 718 ADET OTOMOBİLİN TRAFİĞE KAYDI YAPILDI

Mart ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %12,7’si Renault, %10,7’si Fiat, %7,1’i Chery, %6,1’i Opel, %5,9’u Peugeot, %5,4’ü Hyundai, %5,4’ü Toyota, %5,0’ı Citroen, %4,9’u Dacia, %4,8’i Volkswagen, %3,6’sı Skoda, %3,0’ı Ford, %2,9’u Mercedes-Benz, %2,7’si Honda, %2,4’ü MG, %2,2’si BMW, %2,2’si Nissan, %1,9’u Volvo, %1,6’sı Audi, %1,6’sı Kia ve %7,8’i diğer(2) markalardan oluştu.

 OCAK-MART DÖNEMİNDE 633 BİN 710 ADET TAŞITIN TRAFİĞE KAYDI YAPILDI

Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %37,5 artarak 633 bin 710 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı da %15,9 artarak 6 bin 792 adet oldu. Böylece Ocak-Mart döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 626 bin 918 adet artış gerçekleşti.

 OCAK-MART DÖNEMİNDE TRAFİĞE KAYDI YAPILAN OTOMOBİLLERİN %66,1’İ BENZİN YAKITLI

Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 278 bin 891 adet otomobilin %66,1’i benzin, %12,9’u dizel, %12,7’si hibrit, %7,1’i elektrikli ve %1,2’si LPG yakıtlı oldu. Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 498 bin 386 adet otomobilin ise %35,2’si dizel, %33,0’ı LPG, %29,2’si benzin, %1,7’si hibrit ve %0,6’sı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.

OCAK-MART DÖNEMİNDE EN FAZLA 1300 VE ALTI SİLİNDİR HACİMLİ OTOMOBİL KAYDI YAPILDI

Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 278 bin 891 adet otomobilin %31,4’ü 1300 ve altı, %22,3’ü 1401-1500, %19,1’i 1301-1400, %13,1’i 1501-1600, %6,3’ü 1601-2000, %0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

OCAK-MART DÖNEMİNDE TRAFİĞE KAYDI YAPILAN OTOMOBİLLERİN 110 BİN 374’Ü GRİ RENKLİ

Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 278 bin 891 adet otomobilin %39,6’sı gri, %24,8’i beyaz, %12,0’ı mavi, %11,9’u siyah, %6,4’ü kırmızı, %2,7’si yeşil, %1,2’si turuncu, %0,6’sı mor, %0,4’ü sarı ve %0,4’ü diğer renkli.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mart-ayinda-trafige-kaydi-yapilan-arac-sayisi-artti/feed/ 0
Şirketlerin suistimal zararı 3.1 milyar dolar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketlerin-suistimal-zarari-3-1-milyar-dolar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketlerin-suistimal-zarari-3-1-milyar-dolar/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:21:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12447 Uluslararası Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği’nin (ACFE) 1996 yılından beri yayınladığı mali suistimalin maliyetleri ve etkileri üzerine yapmış olduğu araştırmanın sonuçları açıklandı. Sertifikalı suistimal inceleme uzmanları, 138 ülke ve bölgede yapmış oldukları araştırmada bin 921 gerçekleşen mali suistimal vakasını tespit ettiklerini ve tespit edilen etik dışı davranışların 2016 yılından bu yana önemli bir artış gösterdiğini ifade etti.

Araştırmada ayrıca kuruluşların her yıl gelirlerinin yüzde 5’ini mali suistimal nedeniyle kaybettiğini ortaya koydu. Dünya genelinde kamu kurumlarında mali suistimal vakası başına medyan kayıplar 150 bin doları buluyor. Çalışmada, vakaların yüzde 47’si çalınan varlıkların kripto para birimine dönüştürülmesini içerirken, yüzde 33’ü kripto para biriminde rüşvet veya komisyon ödemeleri yapıldığı belirtildi.

Raporda bölgesel olarak yapılan analizlere bakıldığında, en çok medyan kayıp yaşanan vaka 250 bin ile Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden geldi. Asya-Pasifik bölgesi ve Doğu Avrupa ve Batı/Orta Asya bölgesi, vaka başına ortalama 200 bin dolarlık kayıpla ikinci sırada yer aldı. Yolsuzlukla ilgili vakaların en yüksek yüzdesine sahip bölgeler Güney Asya (%74) ve Doğu Avrupa ve Batı/Orta Asya (yüzde 71) oldu.

Ülkeler bazında en çok mali suistimal vakaları incelediğinde ortalama 101 vaka ile başı Hindistan çekiyor. Hindistan’ı 88 vaka ile Güney Afrika takip ederken, Nijerya 62 vaka, Birleşik Arap Emirlikleri 46 vaka, Çin 33 vaka ile mali suistimal konusunda ön sıralarda yer aldı. Avrupa’da ise ortalama 29 vaka ile Almanya liderliği elinde bulunduruyor.

MALİ SUİSTİMALLERİN YÜZDE 43’TEN FAZLASI ÇALIŞANLARIN BİLDİRİMLERİNDEN GELDİ

Araştırmadan çıkan sonuçlara göre tipik bir mali suistimal vakası, tespit edilmeden önce yaklaşık 12 ay sürüyor. Mali suiistimal faillerinin cinsiyet dağılımına bakıldığında vakaların yüzde 74’ü erkekler, yüzde 25’i ise kadınlar tarafından gerçekleştirildi. Faillerin yaş oranları dikkate alındığında yüzde 69’u 31 ile 50 yaşları arasında yer aldı. Faillerin yüzde 87’sinin geçmişte mali suiistimal ile ilgili suçlardan dolayı hiç suçlanmamış veya hüküm giymemiş olmaları ise raporda dikkat çeken diğer bir nokta olarak göze çarpıyor.

Mesleki mali suistimal yapanların üçte ikisi üniversite ve üzeri eğitim seviyesine sahip şirketine en çok zarar verenler ise şirket sahipleri ve yönetici ortaklar oldu. Tespit edilen mali suiistimallerin yüzde 43’ten fazlasının çalışanların yapmış olduğu bildirimlerden gelmesi ise kurum içi şeffaflığın önemini bir kez daha gösterdi.

Araştırma raporunun sonuçlarını değerlendiren Remed Etikhat Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Begüm Akçal şunları söyledi:

“Bir şirketin değerlerini, kültürünü ve itibarını koruması ve paydaşların bağlılıklarını artırması için en önemli adım, içeride şeffaflık sağlamaktır. Bu nedenle, çalışanlar ve diğer paydaşlar, görüşlerini, önerilerini ve etik ihlalleri rahatça paylaşabilecekleri bir ortamın oluşturulmasına ihtiyaç duyar. ACFE raporunda da belirtildiği gibi, etik olmayan davranışlardaki artış, kurumsal etik kültürünün ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Kurum içinde dürüstlük ve hesap verebilirlik kültürünü teşvik etmek için kurumsal etik süreç danışmanlığı ve etik hat hizmetleri sunuyoruz. Bu sayede şirketlerin, etik kültür oluşturmadığı zaman karşılaşabilecekleri zararların önüne geçmelerine destek oluyoruz. Bu kültürün şirket içinde yaşayabilmesi ve sürdürülebilir olabilmesi için politika ve prosedürlerin titizlikle uygulanması gerekiyor. Bildirim alınan her olay ve her paydaş için aynı hassasiyetle ilgili politika ve prosedürlerin uygulanması, sağlıklı bir etik kültürün gelişimine katkı sağlayacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketlerin-suistimal-zarari-3-1-milyar-dolar/feed/ 0
Kasaplar ‘kanat’sız kaldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:09:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12422 İstanbul’da kırmızı etin kilosu 600 lira, antrikot ise 700 lirayı bulan fiyatlarla satılıyor. Karkas etin fiyatı 380 lirayken kuşbaşı etin kilogram fiyatı ise 600 liraya alıcısını arıyor. Artan kırmızı et fiyatları vatandaşların beyaz ete yönelmesine neden oldu. Beyaz etteki talebin yükselmesi nedeniyle 9 günlük Ramazan Bayramı tatilini İstanbul’da geçirenler tatilin son günlerinde kasap ve marketlerde tavuk kanat bulamadı. Hafta sonları da benzer durum yaşandığı belirtilirken İstanbul Kasaplar Odası üyesi Veysel Günal, “Önümüzde yaz sezonu var, yaz sezonunda tavuk kanat bulunamayacak” uyarısında bulundu.

20 KOLİ YERİNE 5 KOLİ GELDİ”

Günal, “Bayram nedeniyle tavuk siparişi verdik, 20 koli yerine 5 koli geldi. 100 kilo kanat yerine 10 kilo gönderdiler. İstanbul’un tamamına yetecek kadar mal sevk edilmedi. Parça ürün yaptıkları için tavuk kısıtlı geldi. Mangal sezonu olduğu için, 9 gün de arada bir tatil olduğu için tabii bu da tavuk firmalarında büyük bir fırsatçılığa sebep oldu. Tavuk parçalamalarda yüzde 20 oranında kar marjı çok. Bugün tavuğu kasap parçalasaydı, parçalama imkanı olsaydı, tavuğu yüksek bir rakamdan sipariş verirdi ve budunu, kanadını kendi çıkarırdı. Yaz sezonu, mangal sezonu derken maalesef bugün kanat 200 lira bandını geçti. Vatandaşın en doyurucu maddesi tavuk olduğu için, tavuğun yanı sıra ete de çok zam yapıldığı için vatandaş tavuğa yöneldi. Bayram zamanında vatandaşlar hiçbir kasapta, hiçbir markette tavuk bulamadı. Kanat 200 lira bandında. Bize 165 lira olarak gelişi var, tabii bu semtten semte değişiyor. Vatandaşımızın bir yiyecek maddesi tavuk olduğu için bu kadar zammı da yapmasınlar” ifadelerini kullandı.

BEYAZ ETE YÖNELDİLER

Günal , “Bundan 1 ay önce karkas etin fiyatı 280 liraydı, şu anda ise 380 lira bandında. Ramazan ayından çıktık, o zaman kuşbaşı eti 480 liraya satıyorduk, şu anda 600 lira. Vatandaş kırmızı ete yanaşamıyor. Tavuk ise vatandaşın tercih ettiği gıda maddesi; ama maliyetleri yüksek. Burada kasabın bir suçu yok. Kırmızı eti alanlar beyaz ete yönlendiği için fiyatlar ondan aksadı. En büyük neden parçalama tavuğu firmalar yetiştiremediği için, istediği fiyata geçiş yaptı“ dedi.

Bayram döneminde tavuk satışlarında yaşanan sıkıntının firmaların eksik ürün tedariğinden kaynaklandığını söyleyen kasap Recep Özçelik ise şunları söyledi: “Ürünlere 15 günde bir zam geliyor. Etlere haftada 2 kere zam geliyor. Firmalar bizlere siparişleri eksik gönderiyorlar ki, vatandaşa ürünler elimizde yok diyelim ardından da zam gelsin diye.”

TAVUK FİYATINDA ARTIŞ DEVAM EDECEK SİNYALİ

BEYAZ ette uzun süredir yaşanan haftalık fiyat artışlarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söyleyen Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Abdullah Koç, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede bu artışların her pazartesi günü bir miktar hissedileceğini belirtti. Tavuk ürünlerinde son yıllarda ciddi bir üretim düşüşü olduğuna dikkat çeken Koç, “Geçen yıl üretim oldukça düşük kaldı. Bu yılın başında üretimde bir toparlanma var ancak yetersiz. Fiyat artışlarının asıl nedeni de sanayiciler. Bizde yaklaşık bir yıldır tavuk eti fiyatları değişmedi. Biz sözleşme ile satış yapıyoruz. Sözleşmelerde de fiyatlar hiç artmadı. Biz yetiştirdiğimiz hayvanları sanayicilere veriyoruz. Onlar eti işliyor ve kasaplara satıyor. Üretimi de kısanlar bizzat sanayiciler. Onlar fiyatları belirliyor” dedi.

HER MANGAL DÖNEMİNDE FİYATLAR ARTIRILIYOR

Her yıl mayıs ayına yaklaşırken sanayicilerin daha fazla zam yapmak istediğini anlatan Koç, “Burada bir kesim yaklaşan mangal sezonu öncesinde fiyatları yukarı doğru çekmek istiyor. Zaten geçmiş dönemde kırmızı et çok yüksek seviyelerde seyrederken beyaz et aşırı ucuz kalmıştı. Daha sonra beyaz ette de gerekli ölçüde artış oldu. Ancak bu artış devam edecek. Biz yaz sonuna kadar artışların sürekli olarak vatandaşa yansıtılacağını ardından da fiyatlarda bir düşüş olacağını düşünüyoruz. Ancak bir haftada yüzde 30, yüzde 45 gibi artışlar olacağını düşünmüyoruz. Piyasa da bu yönde iddialar dolaşsa da fiyat artışları uzun vadeye yayılacak” diye konuştu. Koç, fiyat artışlarında sanayicilerin önemli bir ağırlığı olduğunu söyledi.

Abdullah Koç, piyasada güncel olarak arzın talebi karşılamadığını bu durumun da önümüzdeki süreçte devam edeceğini aktardı. Koç, beyaz ete talebin yüksek olduğu önceki yıllarda üreticilerin ellerinde stok ürünleri piyasaya sürdüğünü ancak bu yıl üretimdeki yetersizlik yüzünden böyle bir imkanın olmadığını ve üreticinin hazırlıksız olduğunu vurguladı. Koç, şu an çeşitli kasap odalarının sanayicilerden tonlarca ürün talep etmesine rağmen, bu taleplerin oldukça az bir kısmına karşılık verilebildiğini dile getirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kasaplar-kanatsiz-kaldi/feed/ 0
X’de yüzde 90’a kadar ‘daralmış’ günler kapıda… Türkiye Musk’ı ‘daraltmaya’ hazırlanıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/xde-yuzde-90a-kadar-daralmis-gunler-kapida-turkiye-muski-daraltmaya-hazirlaniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/xde-yuzde-90a-kadar-daralmis-gunler-kapida-turkiye-muski-daraltmaya-hazirlaniyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:03:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12418 TBMM’de 23 Nisan resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, X’e bant daraltma cezası vermeyi gündemlerine aldıklarını söyledi. Uraloğlu, “Hala ‘X’ Türkiye’ye temsilci atamadı. Bununla ilgili bir kanuni düzenleme de gerekecek. Görüşmelerimiz devam ediyor. Yürürlükte olan bir reklam yasağı var. Devamında bant daraltma gündemimizde” dedi. X Türkiye’ye temsilci atamazsa ilk etapta Türk IP’lerinden girişte bant genişliği yüzde 50 daralacak; 30 gün içinde yine de temsilci atamazsa daraltma oranı yüzde 90’a kadar çıkabilecek. Ayrıca 5651 sayılı yasada değişiklik yapılarak cezaların artırılması ve süreçlerin kısaltılması da planlanıyor. 

YÜKÜMLÜLÜK GETİRİLMİŞTİ

Hürriyet’in edindiği bilgiye göre önümüzdeki günlerde Meclis’e gelmesi beklenen vergi, fahiş fiyat cezalarının artırılması gibi düzenlemeleri de içeren torba kanun teklifi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da hazırlık yapıyor. Buna göre 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Yasasına aykırı davranan sosyal ağ sağlayıcılara verilen cezaların artırılması, süreçlerin kısaltılmasına yönelik hazırlık yapılıyor.  Ekim 2020’de yürürlüğe giren yasanın ardından Twitter (X), Facebook, Instagram, TikTok, Google gibi günlük erişimi 1 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcısı şirketlere Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirilmiş, bunu yerine getirmeyenlere ilk etapta 10 milyon, sonrasında 30 milyon ceza kesilmişti. Bu gelişmeler üzerine X dışındakiler temsilci atarken X’e cezalarda üçüncü aşamaya geçilerek ‘reklam almama cezası’ verilmişti. Uraloğlu’nun son açıklamasından sonra X’e şimdi de bant daraltma cezası gündeme geldi.

Elon Musk

X’E KÜRESEL ÇAPTA DARBE OLUR

Söz konusu ceza uygulanmadan önce Bilişim Teknolojileri Kurumu’nun (BTK), X ile görüşmeler yaptığı belirtilirken, Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Avukat Kürşat Ergün, Türkiye’nin bu yaptırımının küresel çapta bir darbe olacağını söyledi. Ergün, Türkiye’nin X kullanımında dünya genelinde 7.sırada olduğunu belirtirken, “Reklam alamıyorlar ama data topluyorlar. Dijital dünyanın para birimi datadır, bilgidir. Bu datayı başka menfaatler için toplamaya devam ediyorlar. Dolayısıyla tıpkı AB yasalarına uydukları gibi, orada adli makamlardan gelen talepleri yerine getirdikleri gibi, onları bağlayıcı gördükleri gibi bizim yasal düzenlemelerimize de uymaları gerekir.  BTK üzerinden görüşmeler yürüyor ama çok da olumlu gittiği söylenemez bu görüşmelerin. Talep net, ortada bir yasa var ve buna uyulması isteniyor” şeklinde konuştu.

BANT DARALTMA NASIL UYGULANACAK

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı bant genişliklerinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabiliyor. Bu daraltmanın ardından X, yine temsilci atamazsa BTK başkanı bu kez bant genişliğinin yüzde 90’a varan oranlarda daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvuruyor. Bilişim Hukuku Avukatı Ergün, bant daraltma aşamasının nasıl uygulanacağını şöyle anlattı:

“Asliye Hukuk Mahkemesi hakim kararıyla ilk olarak X’in bant genişliği yüzde 50 oranında daraltılacak. Böylece Türkiye’deki IP’lerden X platformuna girmek zorlaşacak, ağırlaşacak. Girişler yavaşlayacak. Bu kararın alınmasının ardından 30 gün içinde temsilci atama yükümlülüğü yerine getirilmezse bu kez yine hakim kararıyla bant genişliği yüzde 90’a varan oranda daraltılabilecek. Oranın kaç olacağına hakim karar verecek. Yüzde 90’a karar vermesi, X için büyük sıkıntı olacak. Çünkü Türkiye’de aktif kullanıcısı sayısı birçok Avrupa ülkesinin üzerinde. Dünyada 436 milyon civarında kullanıcısı olan X’in, Türkiye’de kullanıcı sayısı 21 milyon.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/xde-yuzde-90a-kadar-daralmis-gunler-kapida-turkiye-muski-daraltmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
Gerçek yıllar sonra ortaya çıktı: İkisinin de ailesi aynı kazada ölmüş! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gercek-yillar-sonra-ortaya-cikti-ikisinin-de-ailesi-ayni-kazada-olmus/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gercek-yillar-sonra-ortaya-cikti-ikisinin-de-ailesi-ayni-kazada-olmus/#respond Mon, 15 Jul 2024 09:03:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12394 Dizinin önceki bölümünde;

Yerinin tespit edileceğini öğrenen Umut, peşinde olan herkese ters köşe yaptı.

Elindeki belgeleri kendi kanalında yayınlamaktan başka çaresinin olmadığını düşünen Umut, tam yayına girmek üzereyken Harun ve Kadri’nin gelişiyle her şey alt üst oldu.

Harun ile Kadri, Umut’u kimsenin bilmediği bir adrese götürdüler. Umut’a Harun’un yıllardır Rıza’yı koruyan kişi olduğunu söyleyen Kadri, kapının açılmasıyla büyük şok yaşadı.

İçeri Fecir ile birlikte giren Harun, ellerini bağladığı Umut’u düşmanının kucağına bıraktı…

Dizinin yeni bölümünde;

Umut’a Rıza’yı hapishanede ziyaret ettiğini söyleyen Fecir, genç avukatın sözleri ile derinden sarsıldı.

Elindeki silahı Umut’un kafasında doğrultan Fecir’e son anda Harun engel oldu.

Çok geçmeden polis sirenleri duyuldu. Harun, Fecir’e Umut’u ihbar ettiğini söyledi.

Cevher ve ekibi içeriye girdiklerinde Umut çoktan ellerindeki ipi çözmüş ve kayıplara karışmıştı…

Umut’un hala dışarıda olmasından rahatsız olan Bünyamin, Süreyya Savcı’yı makamında ziyaret etti.

Makamınıza sığınırken o makama nasıl geldiğinizi sakın unutmayın!

Sığınmak için bir kez daha Alev’in yanını tercih eden Umut, cinayete dair çok önemli detayları hatırladı ve katilin kim olduğunu çözdü.

Alev, Neşet ve Umut yaptıkları plan sayesinde Makbule’nin gerçek katilini yakalamayı başardılar.

Savcıya gidip bizzat ifade veren Umut, kaçak olarak girdiği odadan masumiyetini ispatlamış bir avukat olarak çıktı.

Umut düzenlediği basın toplantısı ile bütün Türkiye’ye masumiyetini anlattı ve cinayetin azmettiricisini açıkladı:

Bu cinayetin azmettiricisi Kadri Palaz’dır

Aynı dakikalarda polis ekipleri çoktan harekete geçmiş ve Kadri’yi olduğu yerde gözaltına almışlardı…

Alev’e aşık olan Fecir, onu hastanede ziyaret etti. Duygularını anlatmaya çalışan Fecir’e Alev unutamayacağı bir ders verdi:

Sen hiç kimseyi gerçekten sevemezsin ve hiçbir kadın da seni gerçekten sevemez anlatabildim mi?

Babasını ziyarete giden Umut, onu hasta bir şekilde görünce hapishane doktorundan hesap sordu. Doktor, vakit kaybetmeden Rıza’yı hastaneye sevk etti.

Adliyede Alev ile karşılaşan Süreyya, onu üstü kapalı bir şekilde kariyerini bitirmekle tehdit etti.

Makbule’nin aile avukatlığını üstlenen Umut, Kadri’nin avukatı Harun ile yüzleşeceği duruşmaya tüm gücüyle hazırlandı.

Mahkeme günü geldiğinde, Harun’un tüm savunmalarına rağmen Umut eski dosyaları da gün yüzüne çıkararak Kadri’nin tutuklanmasını sağladı.

Hapishanede fenalaşan Kadri, hemen hastaneye kaldırıldı. Kontrol altındaki Kadri’ye ilk geçmiş olsun mesajı aynı odada kaldığı Rıza Tanrıkulu’ndan geldi.

Alev’in her söylediği zihnine kazınan Fecir, genç kızın evinin önüne gitti. Umut ile Alev’i dudak dudağa gören Fecir yıkıldı.

Alev’in babası borçlu olduğu adamla alacak verecek tartışması yaşarken; imdadına Fecir yetişti. Alev’in arkadaşı olduğunu söyleyen Fecir, bütün borcu üstlendi.

Kadri Palaz davasının ikinci duruşması görüldü. Umut’un en güçlü tanıklarından olan Suat Palaz, son dakikada kararını değiştirdi.

Harun Yakar, kendi tanığının da dinlenmesini talep etti. Herkesin merakla beklediği tanık Rıza Tanrıkulu’ydu…

Her şeyin Harun’un planı olduğunu fark eden ve eli zayıflayan Umut, şoke oldu.

Dizinin final sahnesinde;

Büşra Korkmaz cinayeti ile ilgili bilgi almak için Alev’i arayan ve ‘benim ailemin bir ilgisi var mı’ diyen Rüya’nın duydukları hiç hoşuna gitmedi:

Evet var… Büşra Korkmaz o gece en son senin abinin eve dönüş partisinde görüldü…

Mahkemeden sonra Rıza’yı ziyaret için hastaneye giden Harun, kapıda Umut ile karşılaştı. Umut’un anne ve babasını 30 Mart’ta trafik kazasında kaybettiğini söylemedi, Harun’u bilmediği bir gerçekle yüzleştirdi.

Umut’un annesinin ve abisinin ölümüne neden olan kazada kamyondaki kişiler Harun ve babasıydı…

Rıza’nın doktoru ile görüşen Umut, eğer iyi şartlarda bakılmazsa babasının en fazla 6 ay yaşayabileceğini öğrendi.  

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gercek-yillar-sonra-ortaya-cikti-ikisinin-de-ailesi-ayni-kazada-olmus/feed/ 0
İhracatçılardan AB’ye ‘vize’ tepkisi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatcilardan-abye-vize-tepkisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatcilardan-abye-vize-tepkisi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:42:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12345 BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, 23 Nisan itibariyle ihracat rakamlarına ve Avrupa Birliği vize başvurularında karşılaştıkları problemlere değindi. 2024 yılına, dünyadaki daralmadan ve çevrede yaşanan olumsuz savaş ortamından kaynaklı düşüşle başladıklarını bildiren Başkan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Yıla çok iyi başlamadık. Dünyadaki daralmadan ve çevremizdeki yaşanan olumsuz savaş ortamından kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Fakat son 1 aydır ciddi bir ivme yakalamış durumdayız, yavaş yavaş bu eksiği kapatıyoruz. Genel ihracatımıza baktığımızda; Şubat ayındaki ciddi düşüşler karşılığında, şu an yüzde 4 seviyesinin altına düşüş anlamında gelmiş durumdayız. Bu bizler için çok sevindirici. 2023 yılını 2 milyar 674 milyon gibi bir rakamla kapatmıştık. Bu sene hedefimiz 2 milyar 850 milyon dolar. Bu hedefi yakalayabilmek için ciddi bir çaba sarf ediyoruz. Öncelikle düşüşü engelleyip, ondan sonra da artıya geçmeyi planlıyoruz. Bu düşüş bizleri umutsuzluğa düşürmüyor, daha fazla çabalayarak olumlu neticeler almayı hedefliyoruz.

“23 NİSAN İTİBARİYLE İHRACAT 807 MİLYON DOLAR SEVİYESİNDE”

Başkan Ümit Mirza Çavuşoğlu, 23 Nisan 2024 itibariyle gerçekleştirilen ihracatı ve ülke sıralamalarını paylaştığı konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:
“23 Nisan itibariyle ihracatımız 807 milyon dolar seviyesinde. Yaş Sebze Meyve sektörü ilk sırada, Madencilik sektörü ikinci sırada, Ağaç ve Orman ürünleri üçüncü sırada, Kimyevi maddeler hemen ardında, son olarak Çimento ve Toprak ürünlerimiz yer alıyor, ilk 5 sektör sıralamamız bu şekilde . Ülkeler bazında baktığımızda; Çin şu an ilk sırada, ikinci sırada Rusya, üçüncü sırada Almanya, dördüncü sırada Ukrayna ve beşinci sırada Romanya bulunuyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna ile savaş ortamından kaynaklı ciddi düşüşler yaşamıştık, son bir yılda ciddi bir artış oldu. Bizler ihracatı, hem bölgemizde hem uzak ülkelerde artırmak için çabalıyoruz.”

“BULGARİSTAN SINIR KAPISINDAKİ SORUN ÇÖZÜLDÜ”

Bulgaristan sınır kapısında yaşanan uzun süreli beklemeye değinen BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, 1 ay önce sorunun çözüldüğüne ve ürünlerin yurt dışına çok daha çabuk ulaşacağını aktardı. Çavuşoğlu, “Özellikle, ihracatımızın önünde zaman zaman ciddi engeller oluşuyor. Bunu da gerek bakanlıklarımız gerek bizler gerek diğer STK’lar ile ciddi mücadelelerle aşmaya çalışıyoruz. Özellikle son 2 yıldır Bulgaristan’da ki sınır kapısında problemler yaşıyorduk. Bulgaristan’ın iç problemleri nedeniyle, laboratuvarın kapıdan Sofya’ya taşınması neticesinde zaman kayıplar yaşıyorduk. Fakat son 1 aydır bakanlıklarımızın ciddi çabalarıyla laboratuvar tekrar kapıya taşındı. Şu an ciddi bir çıkışımız söz konusu olmadığı için rahatlama söz konusu, artık beklemeler bitti. Daha da geliştirici tedbirler alınmaya çalışılıyor. Kısa sürede o tedbirlerin uygulanacağına, tekrar eski sıkıntılara şahit olmayacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

“VİZE RANDEVULARI 2 AY SONRASI İÇİN BAŞLIYOR”

Başkan Ümit Mirza Çavuşoğlu, yaşadıkları en büyük problemin ise Avrupa Birliği vize başvurusunda gerçekleştiğini dile getirdi. Çavuşoğlu, “Avrupa Birliği’nde en büyük problemimiz vize sıkıntısı yaşıyoruz. İhracatçımız ve özellikle son dönemde tır şoförlerimiz vize problemiyle karşılaşıyor. Bu ticaretimizi engeller duruma geldi. Özellikle iş görüşmeleri için gitmek isteyen ihracatçımız çok zor durumda, artık görüşmelere gidemiyor çünkü randevu alamamakta. Aynı şekilde tır şoförlerimiz, onlar olmadığı zaman ürünlerimizin gitmesi mümkün değil. İhracatımızın çok büyük bir kısmı Avrupa Birliği’ne gerçekleşmekte. Bu bizim için çok olumsuz. Bir önceki yıl yurt dışına giden vatandaşların geri dönmemesini sebep göstererek randevu vermiyorlar, randevular 2 ay sonrası için başlıyor. Çok önemli heyetler veya fuarlar öne sürülse dahi vize randevusunda çok zorlanıyoruz. Bütün ülkelerle, bakanlıkların görüşme halinde olduğunu biliyoruz. Fakat, uzun süredir yol alamadık. İhracatçılar olarak kilitlendiğimiz nokta ise tır şoförlerinin vize alamıyor olması. Bu da ihracatımızda ciddi düşüşe sebep olacaktır” dedi.

3 HEYET YURT DIŞINDA

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, ihracatın artırılması yönünde çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini söyleyen Ümit Mirza Çavuşoğlu, BAİB’e bağlı üç heyetin yurt dışına ziyaret düzenlediğini aktardı. Çavuşoğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bölge ve ülke ihracatını geliştirmek için, özellikle devlet politikaları doğrultusunda uzak ülkelere ihracatı artırma çabamız devam ediyor. Bu anlamda, birliğimiz heyetler halinde ziyaretler gerçekleştiriyor. Şu an 3 heyetimiz yurt dışında bulunmakta. Örneğin; gıda heyetimiz Suudi Arabistan’da, yıllarca ihracat seviyemizin durma aşamasında olduğu Arabistan’a ciddi bir atılım gerçekleştiriyoruz. Meyve sebze heyetimiz Kanada’da, mermer heyetimiz Amerika’da, çok büyük adımlar atıyor. Bunların artarak devam edeceğine ve hedeflerimizi gerçekleştireceğimize inanıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatcilardan-abye-vize-tepkisi/feed/ 0
Kadir Tapucu: Son nefesime kadar beste yapacağım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-tapucu-son-nefesime-kadar-beste-yapacagim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-tapucu-son-nefesime-kadar-beste-yapacagim/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:27:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12311 ◊ En başa dönersek eğer müzik hayatınız nasıl başladı?
– Dedem Şanlıurfa’nın önemli üstatlarının müzik hocalarından udi bestekar Vaveyli Mustafa Çavuş. Babam TRT İstanbul radyosu ses sanatçısı, söz yazarı ve besteci Yavuz Tapucu. Annem de plaklarında Orhan Gencebay, Arif Sağ’ın bağlamasıyla eşlik ettiği, albümleri olan bir sanatçıydı. Dolayısıyla doğuştan sanatla iç içe bir yaşam içerisinde buldum kendimi. Babamın bağlamasıyla tanıştığımda daha 3 yaşındaydım. 11 yaşından itibaren o dönemlerde popüler olan düğün salonlarında insanların mutluluklarına tuz biber oluyor ailece sahneye çıkıyorduk. 12 yaşında bongo çalıyordum. Gülden Karaböcek’in söylediği “Ya Tam Sev Ya Bırak”ı yazdım. Hemen ardından Hüseyin Altın’ın “Bitirim”i kaleme aldım. Hem tahsil hayatım hem de müzisyenliğim devam etti. Rahmetli Müslüm Gürses’e de sahnede ritim saz çaldım.
◊ Gazetecilik yaptığınız değil mi…
– Evet, askerden gelince Günaydın ve Tan gazetelerinde spor, sosyete, magazin, siyaset alanında muhabir olarak çalıştım. Gülhane Şenlikleri’ndeki konserleri organize ettim. Gazetecilik mesleği bana Allah’ın bir lütfuydu. Sosyal çevremin gelişimine ve zihinsel değişimime, bilgi dağarcığımın büyümesine neden oldu.

‘Dönüşüm muhteşem olacak’ sloganlaştı
◊ Çok bilinen şarkılarınız gazetecilik döneminde mi ortaya çıktı?
– Evet, konserleri organize ederken hep sanatın ve sanatçıların merkezindeydim. İlk Ferdi Tayfur’un 145 bin bilet girişli konseri kamuoyunda çok ses getirince hemen ardından İbrahim Tatlıses, Ahmet Kaya, Müslüm Gürses, Zülfü Livaneli, Emrah konserleri organize ettim. İşte o sıralar Harun Kolçak ile “En Büyük Aşk” şarkısında birlikte çalıştık daha sonra başka besteler de yaptım. Kibariye, “Dinle” şarkımı seslendirdi. Şu anda birçok ülkede kendi dillerinde icra edilen dünya çapında ünlenen bir eser oldu. Ardından başka çalışmalar geldi.
◊ En çok bilinen “Dönüşüm Muhteşem Olacak” besteniz nasıl ortaya çıktı?
– O aralar Hakkı Yalçın’la gazetede çalışırken şiirlerinden bahsetti. Bilgisayarda “Dönüşüm Muhteşem Olacak” şiirini bana gösterdi. Çok beğendim ve besteledim. Dinlerken ağlıyordum ve mükemmel bir şarkı oldu. Prodüktör Erol Köse, kendi eserlerimden oluşan bir albüm yapma teklifinde bulundu. 10 şarkıdan oluşan “Technobesk” albümünü yaptık. Listeleri altüst etti. Büyük ses getirdi. O günden bu günlere geldik. “Dönüşüm Muhteşem Olacak” sloganlaştı artık.

Ömürlük bir albüm yaptım
◊ Yeni albümünüz “Kılıçsız Merasim”in hikayesi nedir?
– Aslında albüm olayını kapatmıştım. Hiç de niyetim yoktu. Kendiliğinden güzel bir ekip oluştu. Tuğba Baylan’ın 5 şiirini besteleyip stüdyoya girdim. İlk prodüktörüm Erol Köse ile dinledik şarkıları ve çok beğendi. 10 şarkıdan oluşan farklı tarzda ve iddialı bir albüm yaptık. 7 ay stüdyoda kapanıp günümüz sound’una uygulayarak ömürlük bir albüm yaptık.
◊ Albüme adını veren şarkı oğlunuza mı ait?
– “Kılıçsız Merasim” oğlum Berk Tapucu’nun eseri ve çok güzel tepkiler alıyoruz. Klipte bir bestecinin yaşadığı dramı canlandırıyoruz. Ayrıca albümdeki eserlere baktığımızda farklı temalar işlediğimiz hemen fark edilecektir. Aranjesiyle, sözleriyle hep yenilik arayışındaydık. Çok çeşitliliği olan ve sıkıcı olmaktan uzak, kendini tekrar etmeyen bir albüm oldu.
◊ Bundan sonraki planlarınız neler?
– Şu an için ikinci klibe ve konserlere hazırlanıyoruz. Bu albüm için 5 klip daha çekeceğiz. Güzel bir orkestra kurduk ve provalardayız. Son nefesime kadar da beste yapacağım.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-tapucu-son-nefesime-kadar-beste-yapacagim/feed/ 0
Yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-turistlerin-yurt-ici-seyahat-harcamalari-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-turistlerin-yurt-ici-seyahat-harcamalari-artti/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:18:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12298 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı Yurt İçi Turizm 2023 yılı verilerini açıkladı. Buna göre, Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 616 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32 artarak 11 milyon 509 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 77 milyon 472 bin geceleme yaptı.

ORTALAMA GECELEME SAYISI 7,7 GECE OLDU

Yıllık olarak değerlendirildiğinde, 2023 yılında toplam seyahat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artarak 61 milyon 463 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10,9 artarak 473 milyon 79 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7,7 gece oldu.

SEYAHATE ÇIKANLAR, 45 MİLYAR 734 MİLYON 935 BİN TL HARCADI

Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 140 artarak 45 milyar 734 milyon 935 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 93’ünü 42 milyar 526 milyon 11 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7’sini ise 3 milyar 208 milyon 924 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 3 bin 974 TL oldu.

Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 101 artarak 229 milyar 795 milyon 451 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 91’ini 209 milyar 128 milyon 153 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 9’unu ise 20 milyar 667 milyon 298 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 3 bin 739 TL oldu.

Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,2 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 30 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 11,6 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 136,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 126 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 189,9’luk artış görüldü.

Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,3 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 17 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 111, ulaştırma harcamalarında yüzde 72 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 164,3’lük artış görüldü.

YAKINLARI ZİYARET AMACI İLE YAPILAN SEYAHATLER YÜZDE 60,5 İLE İLK SIRADA YER ALDI

Bu çeyrekte, seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 26,7 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 5,2 ile “sağlık” yer aldı. Seyahate çıkış amaçları yıllık olarak değerlendirildiğinde ise, yüzde 58,3 ile “yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 33,1 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 3,7 ile “sağlık” amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.

SEYAHATE ÇIKANLAR EN ÇOK ARKADAŞ VEYA AKRABA EVİNDE KALDI

Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 53 milyon 619 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 11 milyon 746 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 5 milyon 941 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.

Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 320 milyon 410 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. İkinci sırada 72 milyon 620 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 38 milyon 263 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-turistlerin-yurt-ici-seyahat-harcamalari-artti/feed/ 0
Parasını mevduatta değerlendirenler dikkat! Gelir vergisi stopaj avantajı süresi bitiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/parasini-mevduatta-degerlendirenler-dikkat-gelir-vergisi-stopaj-avantaji-suresi-bitiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/parasini-mevduatta-degerlendirenler-dikkat-gelir-vergisi-stopaj-avantaji-suresi-bitiyor/#respond Sun, 14 Jul 2024 09:03:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12243 Liralaşma stratejisi kapsamında Türk Lirası mevduatlara uygulanan düşük gelir vergisi stopajına ilişkin süre 30 Nisan 2024 tarihinde sona eriyor. Bu tarihe kadar olan mevduatlarda 6 aya kadar olan vadelerde stopaj yüzde 5, 1 yıla kadar olan vadelerde yüzde 3, 1 yıldan daha uzun vadelerse ise stopaj oranı yüzde 0 olarak uygulanacak.

Değişiklik yapılmaması halinde stopaj oranları tüm vadelerde yüzde 15’e yükselmesi bekleniyor. Ancak Türk Lirası’na olan güven ve liralaşma stratejisi nedeniyle gelir vergisi stopaj oranlarının düşük tutulmaya devam etmesi beklentisi piyasada hakim durumda.

YÜZDE 5 AVANTAJI İÇİN NE YAPMAK LAZIM?

6 aya kadar TL vadeli mevduatta yüzde 5 gelir vergisi stopajından yararlanmak için 30 Nisan 2024 tarihinden önce paranın vadesinin yenilenmesi gerekiyor. Böylece anaparadan elde edilecek faiz gelirinden 10 puan daha fazla getiri sağlanmış oluyor.
Yapılacak düzenlemeyle stopaj oranlarının avantajını sürdürmesi bekleniyor.

BANKALAR FAİZ YARIŞINDA! 100 BİN LİRAYA 70 BİN LİRA FAİZ GETİRİSİ…

Birikimlerini mevduatta değerlendirmek isteyenlere bankalar özel faiz oranları veriyor. ‘nın politika faizini yüzde 50’ye yükseltmesiyle birlikte bankalar da faiz baremlerini yukarı taşımaya başladı. 3 aylık vadede faiz yüzde 70’e yakınsarken Mart ayında enflasyon yüzde 68.50 oranında gerçekleşmişti. İlerleyen aylarda Merkez Bankası’nın tahminlerine göre enflasyon düşük kalsa da piyasaya yönlendirici mesajlar verilmeye devam ediliyor ve faizin bir süre daha yüksek kalacağı belirtiliyor. 

MEVDUAT NASIL AVANTAJLI OLUR?

Enflasyonun yüzde 35-40 civarına düşüp mevduat faizinin yüzde 70 civarında gerçekleşmesiyle birlikte ekonomide toparlanmanın ve fiyat istikrarının kontrol altına alınması beklentisi piyasalarda hakim görüş olarak benimseniyor.

Merkez Bankası’ndan yeni faiz artırımları beklenirken mevduat faizinin güncel enflasyon oranının üzerinde reel getiri sağlaması bekleniyor.

100 BİN LİRAYA 71 BİN 650 LİRA FAİZ

100 bin lirasını anapara+faiz yenilemesiyle her ay mevduatta tutan bir kişi yıl sonunda yüzde 70.65 oranında getiri sağlıyor ve 100 bin lirası 170 bin 650 liraya yükselmiş oluyor. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 35-40 civarına düşmesi beklendiğinde faizin yüksek kalması koşuluyla getirinin oldukça yüksek olduğu gözlemlenebilir. 

BANKALARLA PAZARLIK YAPIN

Bankalar müşteri bulmak için yüksek faiz vermeye başladı. Türk Lirası mevduata olan ilgi nedeniyle bankalar avantajlı faiz oranları sunabiliyor. Eğer yüksek faiz vermeyen banka müşterisiyseniz bankaya gitmeden diğer bankalarda hesap açabilir ve paranızı yüksek faizle değerlendirebilirsiniz.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre yukarıda belirtilen faiz oranları veriliyor. Bankanızdan TCMB’nin bankalardan elde ettiği veriyi göstererek yüksek faiz talep edebilirsiniz.

MEVDUAT DEVLET GARANTİSİ ALTINDA

TMSF Başkanlığı’ndan yayımlanan Fon Kurulu Kararı’na göre; sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu tutarı, 2024 takvim yılı başından geçerli olmak üzere 650 bin TL olarak belirlendi.

Böylece bankanın iflası, el konulması gibi durumlarda mevduatın 650 bin liraya kadar olan kısmı devlet garantisi altına girmiş oldu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/parasini-mevduatta-degerlendirenler-dikkat-gelir-vergisi-stopaj-avantaji-suresi-bitiyor/feed/ 0
Patronlarda sessiz istifa dalgası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/patronlarda-sessiz-istifa-dalgasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/patronlarda-sessiz-istifa-dalgasi/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:06:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12115 Tüm iş dünyasında bir ‘tükenmişlik’ krizine dikkat çekiliyor. Pandemi sonrasında globalde milyonlarca çalışanı etkileyen ‘büyük istifa dalgası’nın resesyonla birlikte üst kademelere doğru tırmanması da bunun göstergesi. Amerika’da birçok şirket istifaları önlemek için çalışana verme planı yaparken şimdi patronlar da sessiz istifanın kıyısında.

Geçtiğimiz aylarda otomotiv yan sanayinin ihracat şampiyonu şirketlerinden Fark Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter’in yaptığı bir konuşma, başta reel sektör olmak üzere tüm iş dünyasında sosyal medyayı sarmış durumda. “Bu gerçeği fark etmemizi sağladı” notlarıyla paylaşılan konuşma videosunda Serter, “Sadece çalışanlar istifa etmiyor. Patronlar da sessizce istifa ediyor. Şirketlerini satıyorlar. Bu da bir istifa” diyor.

Serter’e Lizbon’daki bir toplantının sonrasında ulaştık. Hürriyet’e konunun detaylarını anlattı. Hissedarların ‘istifa’ sürecinin tüm dünyayı sardığını söyledi öncelikle. “Patronların istifa etmesinin çok fazla boyutu var. İş, sadece kâr ve para kazanmak değil, insan yönetimi boyutu da önemli. Son dönemde sıklıkla bahsedilen çalışan sadakatinin azalması, patronlarda duygusal yorgunluğa neden olabiliyor. Bu nedenle ‘duygusal istifaların’ arttığını söylemek mümkün” dedi.

BABANIN ŞİRKETİNDEN İSTİFA ETMEK

Bir ikinci nesil yönetici olarak Ahu Büyükkuşoğlu Serter’in dikkat çektiği başka bir konu da ‘babanın şirketinden istifa etmek’. Yani ikinci ya da üçüncü kuşak patronların şirketlerini satışa çıkarması, son dönemde daha fazla görülen bir durum.
Serter, bunun nedenlerinin her ülkede farklı olduğuna dikkat çekti. Nedenlerini de örnekler vererek anlattı:

“Türkiye’de üçüncü kuşağa aktarılan şirket sayısı çok değil. Genç bir ülkeyiz. Ama şunu söylemek mümkün, babalar ve dedeler ya yalnızdılar ya da bir-iki ortakları vardı. Bunu yönetmek daha kolaydı. Ama onların çocukları, torunları dahil oldu. Hissedar sayısının 30’lara kadar çıktığı şirketler var. Eğer liderlik iyi aktarılamamışsa top ortada kalıyor ve bu da yorğunluğa neden oluyor.

Avrupa’da örneğin Almanya’da patronların yaşlanması önemli bir neden. Orta ölçekli şirketlerin patronları yaşlandı ki bunlar 1 milyar ’luk şirketler. Ve bu patronlar 80 yaşına kadar şirketin başında kalıyor. Ya çocuğu yok ya da 60 yaşına gelene kadar ona devretmiyor. İkinci jenerasyon 60 yaşına gelince de ‘Gel CEO sen ol’ diyor. Ve ipler kopuyor. Satışlar çok artıyor.

Amerika gibi ülkelerdeki satışların nedeni ise dönüşüm yorgunluğu. Teknoloji, yapay zekâ şirketleri dönüşüme zorluyor ama buna ayak uyduramayan patronlar tıkanma aşamasına gelip şirketlerini satıyorlar.”

CEO KATINI TERK EDİYORLAR

ULUSLARARASI araştırmalar, 2024’te şirket birleşme ve satın alma işlemlerinde patlama olacağını söylüyor. Bu yıl sonuna kadar bin 200 şirketin el değiştirmesi bekleniyor.

Global ekonomik sıkıntılar, yetenek yönetimindeki zorluklar, yapay zekâ gibi teknolojilerin yarattığı değişim kaptan köşkünün huzurunu azalttı. Üst düzey yönetici yerleştirme şirketi Challenger, Gray and Christmas Inc. tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, 2023’ün ocak-eylül ayları arasında bin 400’den fazla CEO görevinden ayrıldı. Bu bir önceki yıla göre yüzde 50 artış demek. Ve bu kişilerin arasında ‘aileden’ olanlar da var. Araştırma 2024’te ise CEO kopuşlarında rekor kırılacağını söylüyor.

Deloitte tarafından yapılan bir araştırmaya göre de tepe yönetimin üçte biri sürekli olarak stres, yorgunluk, bunalma hissi, yalnızlık ve depresyonla mücadele ettiğini belirtiyor. Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu’nun (NBER) ekonomik gerilemelerin bir CEO’nun ömrünü ortalama 1.5 yıl kısalttığını ortaya koyan araştırması da istifalarda rol oynayan nedenlerden.

CİDDİ BİR ARTIŞ VAR

Şirketlerin birleşme ve satın alma süreçlerini yöneten Ventura Partners Ortağı Kerim Kotan, Ahu Büyükkuşoğlu Serter’in gözlemlerinin piyasada net bir şekilde görüldüğünü söyledi.

“Şirketini satmak isteyen patron sayısı ciddi şekilde arttı” diyen Kotan, bunun özellikle 60 yaş üstü patronların firmalarında gözlendiğini vurguladı. Kotan, “Bu şirketlerde ikinci jenerasyonun şirketi devam ettirmek istemediğini görüyoruz. Ancak şöyle bir sıkıntı var. Satmak isteyen çok, almak isteyen ise beklenen fiyatları vermiyor. 2015 öncesi fiyatlar yok. Birikmis bir sirketini senelerdir satmak isteyip de adil fiyattan alici bulamayan sirket patronu stoku var. İyi fiyat bulan hemen satacak” ifadelerini kullandı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/patronlarda-sessiz-istifa-dalgasi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Çalışma Meclisi’ni topluyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-calisma-meclisini-topluyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-calisma-meclisini-topluyoruz/#respond Sat, 13 Jul 2024 09:09:56 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=12086 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, geçtiğimiz yıl içerisinde, çalışma hayatında katılımcı sosyal diyalog anlayışının en önemli temsil mekanizmaları olan; Üçlü Danışma Kurulu’nu, Kamu Personeli Danışma Kurulu’nu ve Ortak Paylaşım Platformu’nu gerçekleştirdiklerini ifade ederek, Çalışma Meclisi’nin ise bu platformlar arasında, en kapsamlı ve en kritik öneme sahip istişare meclislerinden biri olduğunu söyledi.

“BEŞ YILLIK BİR ARADAN SONRA ÇALIŞMA MECLİSİ’Nİ 29-30 NİSAN 2024 TARİHİNDE YENİDEN TOPLUYORUZ”

Bakan Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin en kapsamlı ve en kritik öneme sahip istişare meclislerinden biri olduğunu söyleyerek, “Bu meclis, ülkemizde 1947 yılından beri, çalışma hayatını ilgilendiren temel konulara ilişkin sorunları gündeme getirmekte ve hazırlanan politikaları tüm tarafların katkılarıyla hayata geçirmektedir. En son toplanan 12. Çalışma Meclisi, bildiğiniz gibi 2019 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilmişti. Beş yıllık bir aradan sonra Meclisi yeniden topluyoruz. 13. Çalışma Meclisi’ni de yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 29-30 Nisan 2024 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.

13. Çalışma Meclisi’nin gündeminin “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” olarak belirlendiğini ifade eden Bakan Işıkhan, “Üç gün sürecek program boyunca; ilgili bakanlıklarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız, işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarımız, akademisyenlerimiz, iş dünyamız, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla çeşitli paneller düzenlenecektir. Bugün de davetimizi gerçekleştirmek üzere TÜRK-İŞ’i ziyarete geldik. Ülkemiz, çalışma hayatı adına çok büyük önem taşıyan bu ortak platformun şekillenmesinde TÜRK-İŞ camiasının da önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“CUMHURİYETİMİZİN 100 YILLIK BİRİKİMİNİN VERDİĞİ GÜÇLE BİRLİKTE, 2024 YILINDA KENDİMİZE YENİ HEDEFLER BELİRLEDİK”

Hedefler büyüdükçe, karşılarına çıkan engellerin de aynı oranda büyüyerek çeşitlendiğini söyleyen Bakan Işıkhan, “Ancak temelleri sağlam ekonomik ve sosyal altyapımız; her türlü engeli azim ve kararlılıkla, daha çok üreterek, daha çok çalışarak aşmamızı sağladı. Tüm bu badirelere, küresel salgınlara, savaşlara, ve tüm finansal krizlere rağmen istikrarla büyüyen ekonomimiz, dünyada her geçen gün artan gücümüz, her geçen gün daha da güçlenen jeopolitik ve jeostratejik konumumuz bize, gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte büyük sorumluluklar yüklemeye devam ediyor. Mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız olan, ülkemiz için önümüzdeki yüzyılın yol haritası niteliği taşıyan Türkiye Yüzyılı vizyon ve hedefi, bu sorumluluğun zorunlu bir sonucudur. Gerek ekonomik gerekse sosyal politikalarımızı küresel perspektifle şekillendiren bu sorumluluk, devlet ve millet olarak bizim, her bakımdan güçlü olmamızı gerekli kılmaktadır. Biz de bu gücü; çalışan ve üreten insanlarımızla büyüteceğimize inanıyoruz. Çalışma Meclisinde; pandeminin ve asrın felaketi olarak adlandırdığımız depremlerin, istihdam ve üretim noktasında sebep olduğu olumsuz etkileri en aza indirmek adına hayata geçirdiğimiz özel politikaları yeniden ele alacak, daha uzun vadeli çözümler üreteceğiz. Bu ve daha pek çok konunun kapsamlı olarak ele alınacağı 13. Çalışma Meclisimizin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.

“İŞÇİMİZİN, EMEKÇİMİZİN HAKKININ KORUNMASI, HER ZAMAN ÖNCELİKLİ MESELEMİZ OLMUŞTUR”

Bakan Işıkhan, önümüzdeki hafta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bu yılki kutlamaların, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını ve Türkiye Yüzyılı’nı başlatan milat olması sebebiyle önceki yıllardan çok daha anlamlı, çok daha farklı bir atmosferde gerçekleştirileceğini dile getirdi. Bakan Işıkhan, “Hafta boyunca düzenleyeceğimiz çeşitli programlar eşliğinde, büyük ve güçlü Türkiye’nin çalışan, üreten, alın teri döken işçisiyle, emekçisiyle yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızla birlikte emek dünyamızın bu özel gününü tam manasıyla idrak edeceğimiz bir gün olacak. Emek; bizim hem maddi hem de manevi dünyamızda müstesna bir yere sahip kutsal bir kavramdır. Bu hassasiyetle işçimizin, emekçimizin hakkının korunması, her zaman öncelikli meselemiz olmuştur. Sendikalaşma hakkından sosyal güvenliğe kadar her alanda öncelikle çalışanlarımızın menfaatlerini gözettik. Emeğin ve alın terinin müdafaasının da en az kendisi kadar önemli olduğunu bilerek, sendikal faaliyetlerin en büyük destekçisi yine biz olduk ve olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN KALKINMASININ EN ÖNEMLİ GÜCÜ EMEKÇİLERİMİZDİR”

Bir taraftan emeğin hakkını korurken diğer yandan da bu hakkın istismar edilmesine hiçbir zaman müsaade etmediklerine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “1 Mayıs’ı her yıl dönümünde, huzursuzluk gününe çevirmek isteyenler, çözümün ve uzlaşmanın değil; sadece sorunun bir parçası olmayı bilinçli bir şekilde tercih etmektedirler. Bunlar, emeği savunmak değil bunun istismarı peşinde oldukları gün gibi ortadadır. Hak, hukuk ve adalet kavramlarının sloganla değil icraatla tesis edilebileceğini unutmamalıyız. İşçilerimiz, emekçilerimiz; ideolojik sloganların değil, samimi icraatların muhatabı olmalıdır. Emekçilerimiz, bir yandan evine ekmek götürmenin derdindeyken, bir yandan da ülkemizin büyümesi için çalışıyorlar. Ülkemizin kalkınmasının en önemli güçlerinden birisi belki de en önemlisi; emekçilerimizdir. Dolayısıyla vatan-millet sevdasını yüreğinde barındıran işçilerimizin; ülkemize zarar verecek, ilerleyişimizi ve büyümemizi sekteye uğratacak, toplumu gerecek hiçbir eylemin içinde yer almaları mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Bakan Işıkhan, böyle zamanları toplumsal kaos için bir fırsat olarak görerek günün sonunda arkalarında bıraktıkları dağınıklığı yine emekçilere toplatan bir anlayışın iyi niyetinin sorgulanması gerektiğini söyleyerek, “Böyle zamanları, toplumsal kaos için bir fırsat olarak görerek günün sonunda arkalarında bıraktıkları dağınıklığı yine emekçilerimize toplatan anlayışın iyi niyeti sorgulanmalıdır. Bunlar eski Türkiye’de kalan icraatlardır. Bugünün öneminin farkında olan ve 1 Mayıs’ı temsil ettiği anlayışa ve ruha yakışır şekilde kutsal addettiğimiz emeğin ve dayanışmanın sembolü haline getirerek bayram olarak ilan eden yine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetimiz olmuştur” ifadelerini kullandı.

“İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN VE ÇALIŞANLARIN ALIN TERİ TAKSİM MEYDANI’NA SIĞMAYACAK KADAR BÜYÜKTÜR”

İşçinin, emekçinin ve çalışanların alın terinin Taksim Meydanı’na sığmayacak kadar büyük olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, 1977 yılında Taksim Meydanı’nda kaybedilen 34 işçi ve emekçiyi de rahmetle yâd ettiğini ifade etti. Bakan Işıkhan, “Bildiğiniz gibi; 1 Mayıs’ta kaybettiğimiz canlarımızı Taksim’de anmak için sendikalarımıza, sınırla katılımlarına izin verilmektedir. Bu sebeple çalışan, üreten, büyüyen Türkiye’nin ortak değeri olan bu günü anlam ve önemine uygun şekilde tüm Türkiye olarak yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızla birlikte, bütün meydanlarımızda, emeğin ve üretim olduğu her mecrada bir bayram havasında idrak edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-calisma-meclisini-topluyoruz/feed/ 0
Otomotivde ‘yenileme’ senesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotivde-yenileme-senesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotivde-yenileme-senesi/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:19:06 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11983 Seçim dönemi ve 9 günlük bayram tatilinin etkisiyle otomotiv pazarının aylar sonra ilk kez nisan ayında frene basması bekleniyor. Buna rağmen tahminler, satışların 80 bin adet gibi yüksek bir seviyeyi bulabileceği yönünde. İlk iki haftanın neredeyse pas geçildiği bir ayda 80 bin adetlerin konuşulması otomotive olan talebin devam ettiğini gösteriyor ki zaten bu rakam 2023, 2016 ve 2015’ten sonra en iyi dördüncü nisan ayı anlamına da geliyor. Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Zafer Başar’a göre, yükselen fiyatlar ve zorlu kredi koşullarına rağmen 2024 yılında otomotiv satışlarında büyük düşüşler yaşanmamasının temel sebeplerinden biri araç sahiplerinin enflasyon karşısında otomobillerin yenilemeyi bir fırsat olarak görmesi.

‘BUGÜN FEDAKÂRLIK GÜNÜ’

“Normal şartlarda kredilerin bu kadar kısıtlandığı bir ortamda satışlar bıçak gibi kesilebilirdi” diyen Zafer Başar, her yıl sıfır otomobil alan kişilerinin yaklaşık yüzde 85’inin mevcut araç sahipleri olduğunun altını çizerek, “Şu anda ev alacak kadar güce sahip olmayanlar otomobillerini değiştirmeyi enflasyon karşısında bir fırsat olarak görüyor. Kredi çekip, belki bozdurup otomobil alıyor. Çünkü, şu anda mevcut aracını sattığında yenisini almak için küçük bir kredi yeterli olabiliyor. Aksi takdirde makas öylesine açılıyor ki elinizdeki aracı bir daha yenileme imkânınız olmayabilir. Bu nedenle bugün aslında bir anlamda fedakârlık günü. Bu refleks olmasaydı söz konusu kredilerle satışlar bu seviyelerde olmazdı” değerlendirmesinde bulundu.

HEDEF 45 BİN ADET SATIŞ

Mayıs ayı ile birlikte satış temposunun rekorların kırıldığı ilk 3 ay kadar olmasa da yeniden artmaya başlayacağını belirten Zafer Başar, 2024 yılında otomobil satışlarının 700 bin adet bandında kapanmasını öngördüklerini söyledi. Yüce Auto Skoda’nın davetlisi olarak katıldığımız İspanya’nın Barcelona şehrinde gerçekleşen yeni Kodiaq test sürüşü etkinliği kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Zafer Başar, markanın bu yılki hedefleri ve planlarıyla ilgili olarak ise özetle şu şekilde konuştu:

“Mart ayında yenilenen Scala ve Kamiq’i satışa sunduk. Sırada yenilenen Kodiaq, Superb ve Octavia var. Yıl sonuna doğru elektrikli Enyaq’ı da getirmek istiyoruz. Elektrikli araçlar için önemli altyapı hazırlıklarımız var. Her bayide hızlı şarj istasyonu, mobil şarj hizmeti gibi hizmetlerimiz olacak. 7 ana modelle pazarın yüzde 92.7’sine hitap eden bir markayız. Her bütçeye ve ihtiyaca uygun bir modelimiz var. Geçen sene 35 bin adet olan satış adedimiz bu sene 45 bin adede çıkarmayı hedefledik.”

YENİ NESİL KODIAQ AĞUSTOSTA GELİYOR

Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Zafer Başar, Skoda’nın SUV segmentindeki amiral gemisi Kodiaq’ın ikinci neslinin ağustos ayından itibaren Türkiye’de satışa çıkacağını söyleyerek, “Yeni Skoda Kodiaq’ın 2024 için satışta olacağı 5 aylık dönem göz önüne alındığında 2 bin adet üzeri satışı öngörüyoruz” dedi. Yeni Kodiaq bu yıl Türkiye’ye 1.5 litre benzinli (1.5 TSI mHEV) ve 2 litre dizel 4×4 (2.0 TDI) olmak üzere iki farklı motor ve Premium, Prestige, Sportline olmak üzere 3 farklı donanım seçeneğiyle gelecek. 265 beygir gücünde 2 litrelik benzinli motora ve RS donanım seçeneğine sahip versiyon ise 2025 yılında yollara çıkacak. Bu arada, bir önceki nesline göre 6 cm kadar uzayarak 4758 mm’ye ulaşan yeni Kodiaq’ın sürtünme kat sayısı da 0.33’ten 0.28’e düşürülerek ilave yakıt tasarrufu sağlanmış.

‘GERÇEKLERE DÖNME VAKTİ’

İlk 3 aydaki hızlı satış temposunun ardından nisan ayında pazarın bir miktar yavaşlayacağını öngördüklerini ancak mayıs ayı ile birlikte temponun yavaş yavaş artmasını beklediklerini söyleyen Zafer Başar, “Bu sene itibarıyla Türkiye otomotiv pazarı artık markalar açısından kârlılığın daha düşük olduğu müşteri odaklı bir pazara dönüşecek. Aslında pandeminin başladığı 4 yılın ardından pazar bir anlamda normalleşecek diyebiliriz. 2024 yılının sonunda belki de 2025 yılının sonunda Türkiye’de aslında hangi marka ne kadar satıyor, müşteri hangi markaları tercih ediyor gibi birçok sorunun gerçek yanıtını almış olacağız” diye konuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotivde-yenileme-senesi/feed/ 0
Liderlik tamam şimdi kaliteyi anlatacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/liderlik-tamam-simdi-kaliteyi-anlatacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/liderlik-tamam-simdi-kaliteyi-anlatacagiz/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:15:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11980 Öyle ki arkasından gelen enflasyonist ortam nedeniyle yaşanan küçülmede mutfak endüstrisinin şirketleri, diğer sektörlere göre avantajlı konumlarını korumayı başarabildi. 2023 itibarıyla global mutfak ürünleri pazarının büyüklüğü 280 milyar . Bunun 150 milyar doları pişirici cihazlardan oluşuyor. Pazardaki trendleri ise, dünya tasarımına kılavuzluk yapan İtalya belirliyor. 16-21 Nisan tarihleri arasında Milano’da yapılan Milano Eurocucina 2024 fuarı sektördeki şirketler için bu yüzden önemli. 

Fuarın bu yıl en ilgi gören standı 1 Nisan’da global marka yapılanmasını 14 ülkede aynı anda duyuran Beko Europe’a aitti. 

YILDA 24 MİLYON ÜRÜN SATIYORUZ

Whirpool markasıyla birleşmenin ardından dikkat çeken Beko Europe, fuarda dört marka ve 2 bin metrekarelik alanıyla kendini gösterdi. Biz de Arçelik Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Akın Garzanlı’nın misafiri olarak bir grup gazeteciyle fuarı ziyaret ettik. 

Garzanlı yeni yapılanmayla birlikte Avrupa’nın bir numaralı beyaz eşya üreticisi halinge geldiklerini söyledi. Verdiği bilgilere göre şirket; 57 ülkedeki iştirakleri aracılığıyla 55 bin çalışana ulaştı. 13 ülkede 45 üretim tesisi var. Beko’nun sahibi veya limitli marka kullanım hakkı olduğu marka sayısı ise 22’ye ulaştı. 2023’te 8 milyar ’luk konsolide ciroya ulaşan bu dev yapının pazarlama stratejilerini belirlemek kolay iş mi? Soruyu Akın Garzanlı yanıtladı: “Elbette, kolay değil. Önceliklerinizi belirlemeden olmuyor. Bunu her marka için ayrı ayrı yaptık. Örneğin Beko’da öncelik kalite ve sürdürülebilirlik. Fason üretim yapmayacağız. Arçelik markası için öncelik inovasyon ve teknoloji. Bu başlıklar odağında pazarlama stratejilerini oluşturduk. Birleşmenin ardından Avrupa’nın bir numarası oluyoruz. Toplam 11 fabrika, 20 bin çalışan ile bu pazardayız. Örneğin İtalya’da her üç üründen biri bizim markamızı taşıyor. 

Çok büyük bir oprasyon. Ciro olarak 5.5 milyar Euro’y ifade ediyor. Baktığınızda her segmentte müşteriye hitap eden markamız var. 

FIRIN İHRACATININ YÜZDE 10’U

Bu şirket yılda 24 milyon ürün satıyor. Biz şimdi Avrupa’da kalite iletişimini artıracağız. Pandemiden sonra 500 Euro’luk segment büyüdü Avrupa’da. Bu bizim için bir fırsat. Ama bunun yanında 25 yıl kompresör garantili buzdolaplarımız var. A -20 enerjili bulaşık makinemiz, A -50 çamaşır makinemiz var. Bunları daha çok anlatacağız.”

Garzanlı’nın verdiği bilgilere göre Beko’nun dünya çapında 31 Ar-Ge ve tasarım merkezi ve ofisi var. Buralarda 2 bin 300’ün üzerinde araştırmacı görev yapıyor. Bugüne kadar 3 bin 500’den fazla uluslararası tescilli patent başvurusunda bulunulmuş. Dedi ki Garzanlı, “Fikir aşamasından üretime geçme sürecinde çok şanslıyız. Bunun da avantajlarını kullanıyoruz. Mutafak ürünlerinde pişiriciler son dönemde öne çıktı. 150 milyar dolarlık pazar. Yılda 132 milyon adet pişirici ürün satılıyor dünyada. Bunun yüzde 10’u Türkiye’de üretiliyor. Üretimin de yüzde 65’i ihraç ediliyor. İşte o ihracatın yüzde 10’u Bolu fabrikamızdan çıkıyor. Şimdi Mısır’da yeni yatırım var. Orada da pişirici cihazlar üreteceğiz.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/liderlik-tamam-simdi-kaliteyi-anlatacagiz/feed/ 0
KOBİ’lere kritik tahsilat uyarıları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobilere-kritik-tahsilat-uyarilari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobilere-kritik-tahsilat-uyarilari/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:12:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11976 Ödüyo Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Erman Yapıcı, işletmelerin en çok yaptığı hatalara değindi, önemli uyarılarda bulundu…

KREDİ KARTI BİLGİLERİNİ WHATSAPP’TAN ALMAYIN

-İşletmelerin çoğu zaman tahsilatlarını hızlandırmak için kredi kartı bilgilerini whatsapp ya da benzer uygulamalar üzerinden müşterilerinden talep ettiğini söyleyen Erman Yapıcı, “İlk duyduğunuzda aslında sempatik ve hızlı görünen bu yöntem, görünmeyen noktasında hem müşteriler hem de işletmeler için çok ciddi riskler içeriyor. Whatsapp gibi platformlar güvenlik açısından güçlü değil. Bu da bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçme riskini artırıyor. KVKK ile kişisel verilerin saklanması ciddi kurallara bağlanmış durumda, bu kurallara uymamak, önemli yasal sorunlara yol açabilir. Ayrıca müşterilerinin güvenliğini sağlamak ve bilgilerini korumak, işletmenin itibarı için de çok önemli” dedi.

MAİL ORDER DA GÜVENLİ DEĞİL

-Ülkemizde işletmeler tarafından mail order’ın bambaşka bir teknoloji ya da süreç olarak algılandığını, oysa mevcut kredi kartı bilgilerinin, bir form üzerinden aktarılmasından başka bir farklılık olmadığını belirten Yapıcı, “Burada sadece bilgiler kart üzerinden değil, bir form üzerinden iletiliyor. Mail order formlarını şirket muhasebesinde dosyalayıp arşivleyen şirketler var. Hem kendilerini hem de müşterilerini riske atıyorlar. Bu noktada kredi kartı fotoğrafını paylaşmakla, mail order formu paylaşmak arasında risk ve veri güvenliği açısından hiçbir fark yok. Her iki yöntem de, dolandırıcılar için arayıp da bulamadıkları fırsatları içeriyor” diye konuştu.

3D SECURE OLMADAN İŞLEM YAPMAYIN

-3D Secure kullanmadan yapılan sanal tahsilat işlemlerinin çok riskli olduğuna dikkat çeken Erman Yapıcı, “Çünkü bu işlemlerde kart sahiplerinin kimliği doğrulanmaz, dolayısıyla dolandırıcılık riski artar. Ayrıca, işlem ücretleri yükselebilir ve müşterilerin iade talepleri artabilir. Müşteri güvenliği ve işletmenin itibarı için 3D Secure gibi güvenlik önlemlerinin kullanılması oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

ONLINE TAHSİLAT SORUN YARATIR MI

-“Türkiye regülasyon disiplinleri açısından çok gelişmiş bir ülke. Bankalarımızın sistemleri de oldukça güvenli” diyen Yapıcı, şunları söyledi: “Fakat burada bir anlam kargaşası oluşuyor, güvensiz olan bankaların sanal poslarından kredi kartı tahsilatı yapmak değil, bu sanal poslara kredi kartı bilgilerinin nasıl girildiği. Eğer siz müşterinizden kredi kartı bilgilerini güvenli olmayan sistemler üzerinden alırsanız, çalıştığınız kurum ne kadar güvenli olursa olsun, hem kendinizi hem de müşterinizi riske atmış olursunuz.” 

ÖDEME KURULUŞLARI NE KADAR GÜVENLİ

-Açık bankacılık ve e-tahsilat hizmetleriyle işletmelere güvenli işlem imkânı sunduklarını söyleyen Erman Yapıcı şu bilgileri paylaştı: “Ödüyo; kredi kartı, kişisel bilgiler gibi bilgilerin tahsilat yapılırken şifrelenmesini sağlar. Kimlik doğrulama mekanizması sayesinde, çalıntı bir kartla kart sahibinin bilgisi dışında işlem yapılmasının önüne geçer. Düzenli olarak tüm güvenlik sertifikalarını yenileyip, sistemlerini güncellediği için potansiyel güvenlik açıklarını anında kapar ve platform güvenliğini sürekli olarak güncel tutar. Şüpheli işlemleri geliştirdiği algoritmalar sayesinde tespit eder ve dolandırıcılığa karşı gerekli önlemleri alır. Ödüyo’nun açık bankacılık ürünü de, finans departmanlarının işlemlerini yönetmeyi kolaylaştırırken, güvenlik ve işlem risklerini ortadan kaldırır.”

2024 HEDEFİ 25 MİLYAR TL’LİK İŞLEM

-2020 yılında kurulan Ödüyo, Türkiye’de sanal pos hizmeti veren 20 bankanın, sanal pos entegrasyonunun tek ekranda birleştiği, işletmelerin müşteri veya bayilerden gerçekleştirmek istediği tahsilatları kolaylıkla almasını sağlayan bir e-tahsilat sistemi. Ödüyo’da 2023 yılında 824 bin işlem yapılarak yaklaşık 14 milyar TL kredi kartıyla tahsilat gerçekleştirildiğini belirten Erman Yapıcı, “Ödüyo B2B kullanıcı sayısı 100 bini geçerken, müşteri sayımız da 2 binin üzerinde. 2024 yılında hedefimiz 20-25 milyar TL işlem hacmine ulaşmak ve kullanıcı sayımızı da iki katına çıkartmak. Ayrıca e-tahsilat ve online ödeme çözümleri noktasında çığır açacak yenilikleri geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobilere-kritik-tahsilat-uyarilari/feed/ 0
İşte boykotun yansımaları: Restoran ve kafeleri gezdik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-boykotun-yansimalari-restoran-ve-kafeleri-gezdik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-boykotun-yansimalari-restoran-ve-kafeleri-gezdik/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:45:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11833 İşte gözlemlerim…

İLK DURAK ŞİŞLİ-MECİDİYEKÖY: GEÇEN HAFTALARA GÖRE BOŞ

-İlk durağım Şişli- Mecidiyeköy. Soğuk ve yağışlı havadan mı bilemiyorum ancak o her zaman tıklım tıklım olan Cevahir AVM’nin önü ve çevresindeki kafelerde daha çok turistler ile kurstan çıkan gençler var. Zincir kahveciler nispeten boş. Ortaklar girişinin köşesinde birkaç başka mekana daha uğruyorum. Buradakiler ise biraz daha dolu. Bir grup gencin yanına oturuyorum. 17 yaşındaki Kerem ve kardeşi Kerim Altındiş, diyor ki: “Abla, boykottan haberimiz var ama mekan bizim buluşma mekanı. Yoksa boykotu destekliyoruz. Her hafta sonu aynı muhabbet annemle. 200 lira veriyor. Para üstü istiyor. Allah aşkına 2 kahve olmuş 250 lira. Neyin para üstü.  İnşallah bu boykot işe yarar da bizim evin kavgası biter.” Sohbeti duyan barista Ali Uyanık da hafta sonları normalde dükkanlarında oturacak yer bulmanın zor olduğunu belirterek, “Ama bugün sakin. Bence havanın soğuk olmasından… Boykottan değil. Bizim insanımızın boykot yapabileceğine inanmıyorum” diyor.

İKİNCİ DURAK GAYRETTEPE: RESTORANLAR SAKİN

-Gayrettepe’de durağım, sosyo-ekonomik açıdan gelir seviyesi daha yüksek grubun uğrak yeri olan ve ünlü marka, kafelerin olduğu Zorlu AVM. Yağmurlu havanın etkisi ne kadardı bilemem ancak açık alandaki zincir kafe/ restoranların dış ve iç mekanları normale göre çok daha sakin. İç mekandaki birkaç zincir kahvecide ise bilindik manzaralar var. Hatta birinde uzun bir de sıra var. Tesadüf bu ya, ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ile karşılaşıyoruz. Boykot gözlemine geldiğimi söylüyorum. Diyor ki: “Yani evet etkili olmuş sanki… Biraz boş buldum ben de. Vatandaş isyanında haklı ancak benim katılmadığım nokta, tepkinin sadece kafe ve restoranlara yönlendirilmesi. Maliyetlerin neden yüksek olduğu da sorgulanmalı.

Asgari ücret, sigorta, vergi masrafları arttı. Bazı çalışanlar EYT’li oldu, onlara tazminatlar ödendi vs. Hizmet sektöründe masrafların en önemli kalemi işçiliktir. Bu unutuluyor. Bence bu pahalılığın yegane müsebbibi yanlış iktisat politikaları. , faiz, mal ve hizmet ücretlerini birbirinden bağımsız hale getirir, bazısına müdahale eder, bazısını serbest bırakırsanız Avrupa’dan daha pahalı bir ülke olursunuz. Peki ne yapmalı dersen, piyasa ekonomisine geçilmeden bu serzenişler durmaz derim.”

Fulya Soybaş kafede vatandaşlarla sohbet etti.

ÜÇÜNCÜ DURAK: ORTAKÖY BOŞ BEŞİKTAŞ TIKLIM TIKLIM

-Kumpircilerin olduğu Ortaköy Meydanı boş. Çevredeki kafe- restoranlar her zamanki cumartesi yoğunluğunu ilginçtir ki yaşamıyor. Kahvaltısı ile ünlü bir mekanın, soyadını söylemek istemeyen Ahmet isimli garsonu, “Vallahi her cumartesi kapıda kuyruk olurdu. Bugün bu kadar boş olmasını yadırgadım” diyor. Canan Doğan ve Elif Fabiani ise “Nefes alacağımız bir tek hafta sonumuz var. Kahve içmeye çıktık” diyorlar.

Boykottan haberdarlar. Ama ile devam ediyor Doğan: “Tüketicinin, tüketmekten gelen bir gücü olduğuna inanmıyorum. Elbette ‘birlikten kuvvet doğar.’ Ama bence sorunun asıl kaynağı ekonomi politikaları.” Fabiani ise ona katılmıyor: “Elbette beş parmağın beşi de bir değil ancak enflasyonu fırsata çevirenler olduğu da kesin. Denetimler yeterli değil. Geçen yıl 200 lira olan öğle yemeğim şimdi 640 lira. Nerede var böyle enflasyon? TÜİK ve İTO rakamları ortada. Hazır millet fiyat algısını yitirmişken ‘vur abalıya’ açgözlülüğü var. Esnaf ahlakı nerede? Bundan da bahsedelim.”

ESNAF NE DİYOR?

-Gelelim madalyonun öteki yüzüne… 15’ten fazla esnaf ile yüz yüze konuştum; tepkileri benzer. Doğa Kafe’nin sahibi Şahin Kurtgöz’e kulak verelim: “Fincanı 4 liraya mal edilen Türk kahvesini 80, bir adet kurabiyeyi ister glutensiz, ister fıstıklı olsun 110, bir bardak çayı 60 liraya satamazsın! Satan var mı, var. Zaten onlar yüzünden bugün bu tartışmanın içindeyiz. Bunun savunması olmaz. Gel gör ki, biz de varız. Bugün normal bir işletmenin giderleri 2 yıl öncesine göre üçe katlandı. Ancak malzeme maliyetleri sanıldığı kadar yüksek değil. 2 yıl önce 5 liraya mal ettiğin bir tas çorba bugün 6-7 lira. Et yemeği biraz daha yüksek çıkabilir ama o da en fazla 100 gram et koysan 45-50 lira eder. Bizi zorlayan esas kalem fatura, kira, KDV ve personel maliyetleri. Bugün asgari ücretle çalışan bir işçinin maliyeti 25 bin lira. 5 kişi çalışıyor, 125 bin. Geçen yıl elektrik, su, gaz gibi tüm giderler 100 bin lira iken bu yıl 2 katından fazla. Basit bir örnek: 2021’de 3 bin lira olan dükkan kiram 2023’te 10 bin liraya çıktı. Bu yıl ise 17 bin 500 oldu. Benim kafe ara bir sokakta ve sıralı bir dükkan. Sen hesapla enflasyonun kaç katı artmış kira… Dükkanın ana caddede, köşe binada, aydınlık olması da kirayı artırıyor. Dolayısıyla benim 100 liraya sattığım tabağı bir başka esnaf maliyetlerden ötürü pekâlâ 150 liraya satabilir. Yani hepimizi aynı kefeye koyamazsınız. Bir hakkaniyetten söz edeceksek bu, tüm bu sorunlara asıl çözümün bulunması olmalı.”

BOYKOT DEMOKRATİK BİR HAKTIR

-Boykotun öncüsü Ekonomist İris Cibre’yi de aradım, gözlemlerimi aktardım. Ona ulaşan yorumlar da benimkine benziyor. Şöyle diyor Cibre: “Çok uzun zamandır her görüşten insan ilk kez bir konu üzerinde birlik oldu. Bundan mutluluk duydum. Çoğu kişi işletme maliyetlerinin yüksekliği, personel, kira giderlerinden bahsediyor. İşletmelerin maliyetlerini tartışmıyorum ben. Ancak tartıştığım şey bu maliyetlerin- enflasyon oranları ortadayken- ne kadar arttığı ve bunun biz tüketicilere hangi oranda yansıtıldığı. Boykot demokratik bir haktır, kültürdür. Bu boykotun da amacı hükümetin sorumluluğunu azaltmak değildi. Farkındalık oluşturmaktı. Yetkilileri çözüm arayışına ittiğimizi görüyorum. Bence başarılı olduk.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-boykotun-yansimalari-restoran-ve-kafeleri-gezdik/feed/ 0
Araç ve arsa takaslı ilanlar artıyor: Sahibinden takaslı ev https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-ve-arsa-takasli-ilanlar-artiyor-sahibinden-takasli-ev/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-ve-arsa-takasli-ilanlar-artiyor-sahibinden-takasli-ev/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:43:03 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11828 Konut piyasasında durgun bir dönemden geçiliyor. Artan fiyatlar, yüksek faiz oranları ve başta mevduat olmak üzere alternatif yatırımlara geçişler satışları olumsuz etkiledi. Konutlarını istedikleri sürede satamayan mal sahipleri son dönemde pazarlık kapısını açarken, kimileri de çözümü takasta buldu. Geçmişte nadir görülen bu yöntem öyle yaygınlaştı ki, tek bir ilan sitesinde dahi yüzlerce ‘takasa uygun’ ev ilanı görmek mümkün hale geldi.

Ağırlıkla ikinci el konutlar olmakla birlikte ilanlarda sıfır konutların da takasla satışta olduğu görülüyor. ‘Takasa açık’, ‘Takasa uygun’ başlıklı ilanlarda, mal sahipleri araç, arsa ya da başka bir evle değişime sıcak baktıklarını belirtiyor.

‘TÜKETİCİ KENDİ ÇÖZÜMÜNÜ BULDU’

“Piyasa koşulları gereği alıcı ve satıcı kendi çözümünü buldu ve takaslı işlemlerde artış oldu” diyen İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, şunları söyledi: “Satıcı bu şartlarda mülkünü hızlı satamayacağını biliyor. Çünkü alıcı cephesinde krediye erişim ve nakit sıkıntısı söz konusu. Bu nedenle son aylarda takaslı alım-satımın öne çıkan bir seçenek haline geldiğini görüyoruz. Mesela; ev sahibi olmak isteyen biri takasa uygun seçenek bulunca aracını veriyor, üzerine bir miktar daha ödüyor. Ya da elinde arsası var bunu bir nevi peşinat gibi kullanıyor. Satıcıya arsa ve üzerine nakit ödeme yapıyor. Satıcı da satmakta zorlandığı malı daha hızlı elden çıkardığı için gelen teklifleri değerlendiriyor. Evini büyütmek ya da başka bir bölgeye taşınmak isteyenler de evini yine başka bir evle takasa sıcak bakıyor.”

YENİ ELDEN ÇIKARMA MODELİ

Piyasa şartlarının mal sahiplerini yeni arayışlara yönlendirdiğini söyleyen Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, “Son aylarda mülkü elden çıkarmanın yeni modeli takas oldu. Ankara’da neredeyse satıcıların yüzde 30-40’ı buna sıcak bakıyor. Geçmişte 10 milyon liralık ev için 9 milyon 800 bin lira teklifi red edenler, bugün 8 milyon 500 bin teklifi inceliyor ve hatta alıcı takas derse onu da değerlendiriyor. Satıştaki bir ev için aracını sunan ya da evi yine başka bir evle takas yapmayı isteyenler var. Takası, konuta ihtiyacı olup alamayanlar olduğu kadar, bu işi ticarete çevirenler de tercih ediyor” diye konuştu.

Takaslı ilan paylaşan emlak ofisi yetkilileri ise satıcıların takası son çare olarak gördüklerini dile getirdi. Yatırım için ev alanların, acil nakit ihtiyacı olan mülk sahiplerinin tekliflere sıcak baktığını belirten yetkililer, öne çıkan tercihin lüks marka araçlar olduğunu ifade etti. Kimi emlak ofislerinin galerilerle işbirliği yaptığını söyleyen emlak danışmanları, gelen araç takaslarının bu yolla nakde çevrildiğini kaydetti.

İLANDA KALMA SÜRESİ UZUYOR

Konut piyasa-sında canlılık ölçütü olarak görülen, satılık konut ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren ‘kapatılan ilan yaşı’ ülke genelinde, İstanbul ve Ankara’da artış gösterdi. Sahibinden.com, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırlanan mart ayı satılık konut piyasası görünümü rapora göre; şubatta ocağa kıyasla kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 1.6 gün, İstanbul’da 1.8 gün, Ankara’da 0.9 gün uzadı, İzmir’de ise 4.3 gün kısaldı. Son verilere göre kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 68.5, İstanbul’da 74.4 gün, Ankara’da 53.8 gün ve İzmir’de 80.1 gün oldu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-ve-arsa-takasli-ilanlar-artiyor-sahibinden-takasli-ev/feed/ 0
‘Üç Kız Kardeş’in 82. bölümünde neler oldu? Alevler bir anda her yeri sardı… Gergin bekleyiş https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-82-bolumunde-neler-oldu-alevler-bir-anda-her-yeri-sardi-gergin-bekleyis/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-82-bolumunde-neler-oldu-alevler-bir-anda-her-yeri-sardi-gergin-bekleyis/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:40:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11817 Dizinin yeni bölümünde;

Rüçhan’ın Sevilay ve Özer’e kestiği faturanın hesabını ödeyen Türkan ve Somer oldu. Yangının ortasında kalan ikili, dumandan zehirlendi.

Kötü haber düğün yerine çabuk ulaştı. Başta Rüçhan olmak üzere herkes büyük panik yaşarken, Sevilay gerçekleri bildiği halde sessiz kalmayı tercih etti.

Evin önündeki çaresiz bekleyişin ardından, önce Somer ardında da Türkan dışarı çıkarıldı.

Somer ve Türkan’ı eve kilitleyen Sevilay, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkup Müjgan’ın yanına gitti. Ondan kendisini saklamasını istedi.

İfade almak için hastaneye gelen polisler, yangının sabotaj nedeniyle çıktığını söylediler.

Benzin dökülüp yakılmış, dış kapı içeridekilerin üzerine kilitlenmiş

Duyduklarından sonra Rüçhan’ın vicdan azabı yerini şaşkınlığa bıraktı.

Somer’in kendine gelir gelmez ilk işi Türkan’ı ziyaret etmek oldu. Polislere ifade veren Somer’in söyledikleri Derya ve Kartal’ı şoke etti.

Polisler gelişmeleri Rüçhan ile Özer’e de anlattılar:

Somer Bey’in ifadesine göre üzerlerine kapıyı kilitleyen kişi Sevilay Yalçın’mış…

İyice köşeye sıkışan Sevilay, para istemek için Kartal’ı aradı. Kartal’ın teklife tavrı netti.

Müjgan’ın gerçek yüzünü gören Nezahat, ona meydan okudu.

Kardeşimi evden kovdun, kızları gönderdin… Sırada ben varsam hiç deneme, boğazında kalırım. Bu evin direği abimse; çatısı ve düzeni de benim

Dönüş’ü korumak için her yolu deneyen, en sonunda onun adına ailesine rest çeken Serdar sonunda pes etti.

Dönüş’ün suçlamalarına dayanamayan Serdar bir çırpıda ‘hastalığın nüksetti’ dedi.

Bir doktor olarak değil, sevgilin olarak söylüyorum. Çünkü seni çok seviyorum Çalıkuşu

Gözyaşlarına boğulan Dönüş, Serdar’a iyi olacağının sözünü verdi.

Derya’nın ısrarlarına kayıtsız kalamayan Kartal, Somer’i arayıp ona buluşma teklif etti. Kartal, kardeşine Sevilay’ın kaçmak için kendisinden para istediğini söyledi.

Daha önce dayısını polise yakalatan Somer’in planı hazırdı:

Ara ve ‘paran hazır’ de. Polise haber verip, paket edelim. Biliyorsun bu konuda iyiyiz

Bu durum Kartal ve Somer arasındaki buzları da tamamen eritti.

Kulübede saklanan Sevilay, evde kimsenin olmamasını fırsat bilip Sadık’ın evine girdi. Sevilay’ı bir anda karşısında gören Müjgan; ne yapacağını şaşırdı.

Müjgan, Sevilay’ın mesajını iletmek için Kartal’ın iş yerine gitti. Teklifi kabul eden Kartal, Sevilay için bir buluşma yeri planladı.

Yarın saat 16:00’da eski fabrikanın oradaki sahile gelsin… Efe’nin velayetini istemeyeceğine dair de bir kağıt imzalasın

Efe ile arasındaki uçurumu yok etmeye kararlı olan Kartal, her hamlesi ile Derya’yı kendisine biraz daha bağladı.

Kartal, Derya’ya Sevilay ve Müjgan’ın iş birliği içinde olduğunu söyledi. Derya vakit kaybetmeden Dönüş’ü aradı ve öğrendiklerini kardeşiyle paylaştı.

Kaybettiği eşi Nesrin’in anılarıyla donattığı kulübeye giden Sadık, kapıyı açamayınca Müjgan’dan yardım istedi.

Sevilay’ın görülmesinden korkan Müjgan, Nesrin’in gölgesi ile yaşamaktan sıkıldığını ve kulübeyi kapattığını söyledi.

Serdar ile Dönüş’ü kurtarmak için Fatih’e iş teklif eden Somer, başına aldığı beladan habersizdi…

Halası ile konuşmak için baba evine giden Türkan, Müjgan’ın hareketlerinden şüphelendi. Anahtarı kayıp olan kulübeye giden Türkan, içeride Sevilay’ın olduğunu görünce şoke oldu ve hemen kardeşlerini aradı.

Dizinin final sahnesinde;

Babalarını Müjgan’dan kurtarmaya kararlı olan üç kız kardeş, planlarını uygulamaya başladılar…

Müjgan’ın Sevilay’ı kulübede sakladığını kendi gözleriyle gören Sadık, büyük yıkım yaşadı.

Bir anlık boşluktan faydalanarak kaçan ve buluşma yerine giden Sevilay’ı bekleyen tek kişi Kartal değildi…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-82-bolumunde-neler-oldu-alevler-bir-anda-her-yeri-sardi-gergin-bekleyis/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Ankara-İzmir arası 3 saat 30 dakikaya inecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-izmir-arasi-3-saat-30-dakikaya-inecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-izmir-arasi-3-saat-30-dakikaya-inecek/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:21:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11780 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesinde gelinen son durumu yerinde görmek için incelemelerde bulundu. Türkiye’de yapımı devam eden en önemli demiryolu projelerinden biri olan hızlı tren hattında, Polatlı ile Afyon arasında toprak işleri, viyadük, köprü ve tünel çalışmalarının tüm hızla devam ettiğinin altını çizen Uraloğlu, “Şu an itibariyle 660 metrelik Bayat-1 Tünelinin yarısını tamamlamış durumdayız. Aynı şekilde Afyonkarahisar’ın kuzeyinden ilerleyen 2 bin 208 metre uzunluğundaki V1 viyadüğümüzde de çalışmalar hızla ilerliyor.Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattımızda yakın zamanda elektrifikasyon ve sinyalizasyon gibi üstyapı işlerine de başlayacağız. Hattımızın TCDD Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen Banaz-Eşme, Eşme-Salihli ve Salihli-Manisa olmak üzere toplam 180 kilometrelik kesimindeki altyapı işlerinin yüzde 63’lük fiziksel ilerleme sağladık.” dedi.

“824 KİLOMETRE OLAN MESAFE 624 KİLOMETREYE İNECEK”

Projenin bir bölümünü 2026, tamamını ise 2027 yılında bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, 508 kilometre uzunluğundaki projemiz kapsamında Emirdağ, Afyonkarahisar, Uşak, Alaşehir, Salihli, Manisa, Muradiye, Ayvacık, Emiralem ve Menemen İstasyonları olacak şekilde 10 istasyon tasarladıklarını söyledi. 40,7 kilometre uzunluğunda 49 tünel, 25,5 kilometre uzunluğunda 67 viyadük, 81 köprü, 781 menfez ve 177 üstgeçit ile 244 adet altgeçit inşa edileceğini belirten Uraloğlu, “Ankara-İzmir hızlı tren projesinin tamamlanması ile mevcut demiryolu bağlantısıyla 824 kilometre olan mesafe 624 kilometreye inecek.” diye konuştu.

 

“13 MİLYON İNSANIMIZ DOĞRUDAN HIZLI TREN KONFORUNA KAVUŞACAK”

Ankara-İzmir arası 14 saat olan seyahat süresinin ise 3 saat 30 dakikaya düşeceğini vurgulayan Uraloğlu, “Projemiz tamamlandığında Ankara-İzmir arası hat uzunluğu 624 kilometre olacak.
Ama bizim çalışmalarımız zaten Polatlı’ya kadar olan hızlı tren hattından sonra başladığı için 508 kilometre olarak ifade ediyoruz. 508 kilometre uzunluğu olan projemizde kullanılacak hattın dizayn hızı 250 kilometredir. Hattımız tamamıyla hizmete girdiğinde Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa ve İzmir illerimizde yaşayan yaklaşık 13 milyon insanımız doğrudan hızlı tren konforuna kavuşacak. Kütahya gibi çevre illerle olan etkileşimi de dikkate alındığında YHT hizmetinden faydalanan nüfus daha da artacaktır. Hızlı Trenin sağladığı konfor ile birlikte seyahat süresinde gerek konvansiyonel tren gerekse de karayoluna göre önemli avantajlar sağlanacaktır.” şeklinde konuştu.

“YILDA 13.3 MİLYON YOLCU VE 90 MİLYON TON YÜK TAŞIYACAK”

Ankara- Afyon arası seyahat süresinin 1 saat 40 dakikaya, Ankara-Uşak arası seyahat süresinin 6 saat 50 dakikadan 2 saat 10 dakikaya, Ankara-Manisa arasının 11 saat 45 dakikadan 2 saat 50 dakikaya, Ankara-İzmir arasının ise 3 saat 30 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, “Hattımız tamamlandığında yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşıyacağımızı öngörüyoruz. Dolayısıyla sanayisi, turizm potansiyeli ve limanıyla ülkemizin 3. büyük şehri olan İzmir’i ve güzergâhındaki Manisa, Uşak ve Afyonkarahisar illerimizi Ankara’ya daha da yaklaştırarak, bölgedeki ticaret hacmini büyütecektir.” dedi.

“22 YILDA DEMİRYOLLARINA 57 MİLYAR DOLAR YATIRIM YAPTIK”

1950’li yıllardan itibaren duraklama dönemine giren Demiryollarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi yeniden Devlet Politikası haline getirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, “2002 yılından bu yana demiryollarında yük ve yolcu taşımacılık oranlarını arttırmak üzere büyük projeler hayata geçirdik. 22 yıl içinde demiryollarına 57 milyar yatırım gerçekleştirdik. Mevcut konvansiyonel demiryolu hattımızı komple yeniledik. 2002’de devraldığımız 10 bin 948 kilometre olan demiryolu uzunluğumuzu 13 bin 919 kilometreye çıkardık. 2 bin 251 kilometre Yüksek Hızlı ve Hızlı Tren Hattı inşa ettik. Ülkemizi, Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6., Dünya’da 8. Hızlı tren işletmecisi yaptık. Uzun yıllar vatandaşlarımızın tercih etmediği demiryolu seyahatlerini artık hızlı ve konforlu seyahat isteyenlerin ilk adresine dönüştürdük. Yüksek hızlı trenler ile hizmete girdiği 2009 yılından bu yana ülkemizin nüfusu kadar insanı yani 85 milyon yolcu taşıdık.” açıklamasında bulundu.

“ANKARA-İSTANBUL SÜPER HIZLI TREN HATTINDA ÖN ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI”

Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattıyla birlikte Mersin-Adana-Gaziantep ve Halkalı-Kapıkule gibi hızlı tren hatlarında da yaklaşık 3 bin 800 kilometrelik demiryolu hattında da yapım çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Uraloğlu, Ayrıca Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme alarak ön proje çalışmalarını tamamladıklarını söyledi. Süper hızlı tren hattının güzergah uzunluğunun 344 kilometre olacağını belirten Uraloğlu, Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenler ile seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planladıklarını belirtti.

“YOLCU SAYISINI 270 MİLYONA ÇIKARMAYI PLANLIYORUZ”

Gebze’den başlayıp Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlar arasına aldıklarını belirten Uraloğlu, konuşmasın şöyle sürdürdü:

“Demiryollarımız çağın gerektirdiği değişimi yakaladı ve dinamik bir yapıya kavuştu. 2053 yılı hedeflerimiz doğrultusunda da Demiryolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi planlıyoruz. Karayollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını yüzde 57 düşürmeyi, Demiryollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını yüzde 22’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Yolcu taşımacılığında da yıllık ortalama 19,5 milyon olan yolcu sayısını 270 milyona çıkarmayı planlıyoruz. Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattımızın açılışını gerçekleştirdiğimizde, ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın gurunu yaşayacağız. Ülkemiz adına çok büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştüreceğiz. Az önce de belirttiğim üzere Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattımızın, güzergâhı üzerindeki tüm bölgenin kalkınmasında adeta bir lokomotif olacak, ticaret ve turizm açısından bölgeyi harekete geçirecektir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-izmir-arasi-3-saat-30-dakikaya-inecek/feed/ 0
Bakan Özhaseki’den kentsel dönüşüm açıklaması: Kapımız sonuna kadar açık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kentsel-donusum-aciklamasi-kapimiz-sonuna-kadar-acik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kentsel-donusum-aciklamasi-kapimiz-sonuna-kadar-acik/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:18:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11777 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Memduh Büyükkılıç’ı ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, “Kayseri’mizde güzel bir söz var. Türkiye’de yayıldı bu söz. ‘Seçim biter, geçim başlar’ diye. Evet şimdi geçim dönemi. Eskiden kalmış lüzumsuz birtakım dedikoduları değil, tekrarlamanın, söylemenin, ‘Sen bunu demiştin. Ben de sana bunu demiştim. Vay sen bunu niye böyle söyledin’ gibi demenin de hiçbir manası yok. Kötü söz sahibine ait. Orada kaldı, bir daha da tekrara gerek yok. Bundan sonra iyi şeyler söyleyeceğiz. İyi hayaller kuracağız. İyi hedefler koyacağız. Bu şehri büyütmenin, geliştirmenin ve içinde yaşayan insanların tamamının müreffeh olabileceği, mutlu olabileceği herkesin ama mutlu olabileceği bir ortam oluşturabilmek adına gayret vereceğiz” diye konuştu.

‘ŞU ANDA KIRILMAMIŞ 500’E YAKIN FAY HATTI VAR’

Deprem konusuna değinen Özhaseki, “Değerli arkadaşlar durmadan ifade etmeye çalışıyorum. Görevim icabı. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçekliği bilelim, ona göre hareket edin. Bilim adamlarına göre şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp ‘bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız eski haritalarda burası üçüncü derece, dördüncü derece gözüküyor’ gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi ve iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişte kalan konutlarımızın ve iş yerlerimizin yenilenmesi için de kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz. Bakın şimdi seçimler yeni bitti. Belediye başkanı arkadaşlar göreve başladılar. Benim onlardan ricam, lütfen kentsel dönüşüm yapacak şekilde şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar. Gelsinler kapısı sonuna kadar açık. Hangi partili olursa olsun, A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin. Kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde, çalışma yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde, evlerimizi iş yerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor. ‘Hangi millettensin’ diye sormuyor. Irkını, dinini, imanını, mezhebini sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Öyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyetle çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

’14 KONUTU TEDBİR OLARAK BOŞALTTIK’

Tokat’ta yaşanan depremde ekiplerin çalışma halinde olduğunu belirten Bakan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Evet, Tokat’ta oldu. Devamını da eğer takip ettiyseniz başka illerde de oldu. Bu haberleri alacağız. Ama en çok sevindirici tarafı, haliyle bir ölüm hadisesinin olmaması. Hasar az, zaten depremin ilk olduğu andan itibaren o bölgede bulunan bizim Çevre Şehircilik’in ne kadar birimi varsa teyakkuzdalardı. Vali beylerin emrindelerdi. AFAD’la birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi. Dün akşam da İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık. TOKİ Başkan Yardımcımız, İstanbul Kentsel Dönüşüm Başkanımız hep olay yerindelerdi. Vali Bey’le yaptığımız istişarelerle de o bölgede bulunan 14 tane konutu tedbir olarak boşalttık. Onların da zaten zaman içerisinde barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde de adımlarımızı atıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kentsel-donusum-aciklamasi-kapimiz-sonuna-kadar-acik/feed/ 0
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol: Rekor gaz arzı dengeyi bozacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-uea-baskani-fatih-birol-rekor-gaz-arzi-dengeyi-bozacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-uea-baskani-fatih-birol-rekor-gaz-arzi-dengeyi-bozacak/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:54:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11720 Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezinin (IICEC) düzenlediği ‘İş Dünyası ve Sürdürülebilir Enerji’ temalı IICEC Konferansı’nda konuşan Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, 90 seviyesinde seyreden petrol fiyatlarının Türkiye gibi enerji ithalatı yüksek olan ülkeler için oldukça yüksek olduğunu söyledi. Küresel petrol talebinin geçmiş yıllara göre oldukça zayıf kaldığını vurgulayan Birol, “Şüphesiz bu zayıflamada en etkili konu Çin ekonomisindeki yavaşlama ve elektrikli araçlardaki büyüme” dedi.

FİYATLAR NEDEN YÜKSEK

Arz tarafında Amerika kıtasında ciddi bir üretim artışı beklendiğini anlatan Birol, “ABD, Kanada, Brezilya ve Guyana piyasaya ciddi miktarda petrol sunacak. O tarafta arz kuvvetli ama Suudi Arabistan ve Rusya’nın başını çektiği OPEC+ ülkelerinin üretimi kısmaları petrolü hala 90 dolar seviyelerinde tutuyor. Bu ülkelerin atıl kapasiteleri günlük 6 milyon veril ile tarihi seviyede. Ayrıca Ortadoğu’daki gerilim de bu fiyatların diğer bir nedeni” ifadelerini kullandı.

Enerji piyasasının önde gelen isimlerine geniş bir son durum değerlendirmesi yapan UEA Başkanı Fatih Birol, doğalgaz konusuna dikkat çekti. 5 dolar olan doğalgaz fiyatlarının Rusya-Ukrayna savaşı başladıktan sonra 40 dolara kadar tırmandığını ve şimdilerde 10 doların altında seyrettiğini vurgulayan Birol, “2 yıl içinde piyasada ciddi bir sıvılaştırmış doğalgaz (LNG) dalgası yaşanacak. Türkiye’nin de bu konuda kartlarını iyi oynaması gerekiyor. ABD ve Katar, 4-5 yıl önce başladığı projeleri ile LNG’de atağa geçiyor. Son 30 yılda piyasaya arz edilen doğalgazın yarısı 3 yılda arz edilecek. Fiyatlarda aşağı yönlü baskı olacak. Satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlü olduğu bir piyasaya geçiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

ALTERNATİF KAYNAKLAR VE PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ ÖNEMLİ

-Finansman sorunlarına rağmen nükleere ilginin arttığını belirten Birol, “Biz 2025-2026 yıllarında dünya nükleerden elektrik üretiminin şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıkacağını düşünüyoruz” dedi. Birol, “Avrupa, çok büyük bir hata yaptı ve enerjide Rusya’ya ‘göbekten bağlandı.’  Daha sonra bu süreci iyi yönetti ve az hasarla kapattı. Bunda havaların çok sert geçmemesi de etkili oldu. O yüzden enerjide alternatif kaynaklar ve pazar çeşitliliği önemli” dedi.

ŞEBEKE HAZIR DEĞİL YATIRIMLAR BEKLİYOR

-Fatih Birol’un konuşmasındaki önemli başlıklardan biri de yenilenebilir enerji oldu. Enerjinin parlayan yıldızı olarak nitelendirdiği bu alan hakkında güneşe ayrı bir parantez açan Birol, “2023 yılında küresel çapta işletmeye alınan elektrik santrallarının yüzde 85’i yenilenebilir enerji santralları. Bunda en önemli pay güneşte. Çünkü maliyetler çok hızlı düştü” dedi. Çin’in bu alandaki agresif büyümesine de değinen Birol, “Geçen yıl tarihi bir rekor oldu dünyada. 510 gigavat yenilenebilir enerji devreye girdi. Çin bunda çok büyük bir rol oynadı. Şebekeleri incelediğimizde ise bu büyümeye hazır olmadıklarını görüyoruz. 1500 gigavat hazır yenilenebilir enerji kapasitesi bu yüzde atıl olarak bekliyor” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-uea-baskani-fatih-birol-rekor-gaz-arzi-dengeyi-bozacak/feed/ 0
Turistik Ankara-Diyarbakır treni seferlerine başladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turistik-ankara-diyarbakir-treni-seferlerine-basladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turistik-ankara-diyarbakir-treni-seferlerine-basladi/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:48:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11707 Turistik Diyarbakır Ekspresi, Ankara Tren Garı’nda düzenlenen törenle saat 15.55’te Diyarbakır’a uğurlandı. Uğurlama törenine katılan Bakan Uraloğlu, tren seferlerini sadece yük ve yolcu taşımacılık alanında değil, aynı zamanda turizm alanında da zenginleştirmeye devam ettiklerini söyledi. Uraloğlu, dünyanın en güzel ilk 4 tren rotasından biri olarak büyük ilgi gören Doğu Ekspresi’ne 29 Mayıs 2019 tarihinde Turistik Doğu Ekspresi seferlerinin eklendiğini hatırlatarak, “2023-2024 kış sezonunda bu trenimizle 11 bin 611 kişi seyahat etti. Hem yolcularımız çok güzel anılarla döndüler hem de rota üzerindeki birçok şehrimizin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına büyük katkı sağlandı. Bunun yanında Kars-Erzurum arasında kış sezonunda turistik bölgesel trenler işleterek seyahatseverlere başka bir alternatif de sunmuş olduk. Şimdi bu yolculuklara Turistik Diyarbakır Ekspresi’ni de ekliyoruz” dedi.

‘180 KİŞİ KAPASİTELİ’

1051 kilometre uzunluğundaki Ankara-Diyarbakır parkurunda seyahat edecek trenin Malatya, Elazığ ve Kayseri’de turizm amaçlı duraklama yapacağını işaret eden Uraloğlu, “Tren 180 kişi kapasiteli, 9 yataklı ve 1 yemekli vagondan oluşacak. Bu trenimiz, Diyarbakır’dan 21 Nisan Pazar günü saat 12.00’de Ankara’ya doğru yola çıkacak. Ankara-Diyarbakır seferinde Malatya’da 3 saat, Diyarbakır-Ankara seferinde ise Elazığ’da 4 saat, Kayseri’de 3 saat turizm amaçlı duracak. Hiç şüphesiz Turistik Diyarbakır Ekspresi, uzun süre durarak gezme imkanı sağlayacağı Malatya ve Yolçatı destinasyonları başta olmak üzere bölge ekonomisine de katkıda bulunacak” diye konuştu.

‘İSTANBUL-SOFYA TRENİ HEM EKONOMİK HEM DE KONFORLU’

Sadece yurt içinde değil, yurt dışında da tren rotalarının bulunduğuna dikkat çeken Uraloğlu, “İstanbul-Sofya treniyle Avrupa’ya ulaşmak da hem ekonomik hem de çok konforlu. Aslında turistik trenler hem vatandaşlarımıza hem de yurt dışından ülkemize gelen konuklarımıza, demir yollarımızın yeni yüzü ve vizyonuyla, dahası Türkiye’nin yeni yüzü ve vizyonuyla örtüşen bir etkinlik sunuyor. Ayrıca yurt içinde yeni rotalarda işletilebilecek turizm amaçlı trenlerin sefere konulması ile ilgili başta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumlarla çalışmalarımız da devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘DEMİR YOLLARINA 57 MİLYAR DOLAR YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK’

Demir yollarına yapılan yatırımlar sayesinde bugün turistik trenlerden ve yenilikçi demir yollarından söz edilebildiğini dile getiren Uraloğlu, “Son 22 yıl içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde demir yollarında yeniden bir bahar havası oluşturduk. O muhteşem heyecanı yeniden yakaladık. 22 yıl içinde demir yollarına 57 milyar yatırım gerçekleştirdik. 2002’de devraldığımız 10 bin 948 kilometre olan demir yolu uzunluğumuza; 2023 yılı itibarıyla 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren ve hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik. Demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye yükselttik. Ülkemizi yüksek hızlı tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6’ncı dünyada 8’inci hızlı tren işletmecisi yaptık. Yüksek hızlı trenler ile bugüne kadar 85 milyon yolcu taşıdık” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turistik-ankara-diyarbakir-treni-seferlerine-basladi/feed/ 0
Yılmaz: 21’inci Yüzyıl Afrika ve Türkiye yüzyılı olacaktır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-21inci-yuzyil-afrika-ve-turkiye-yuzyili-olacaktir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-21inci-yuzyil-afrika-ve-turkiye-yuzyili-olacaktir/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:36:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11669 Türkiye Tanzanya İş Forumu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Samia Suluhu Hassan’ın katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Tanzanya arasında yapılacak olan ticari ilişkiler hakkında açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Afrika kıtası ile 2003 yılında 5,4 milyar olan ticaret hacmimiz 2023 yılında 37 milyar dolara ulaşmıştır. Bu dönem zarfında ihracatımız 2,1 milyar dolardan 22 milyar dolara; ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan 15 milyar dolara ulaşmıştır. Tanzanya’dan ülkemize Cumhurbaşkanı düzeyinde 14 yıl sonra yapılan bu ilk ziyaretin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tanzanya ile 2003 yılında yaklaşık 11 milyon dolar olan ikili ticaret hacmimiz, 2023 yılında 346 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir” dedi.

“21’İNCİ YÜZYIL AFRİKA VE TÜRKİYE YÜZYILI OLACAKTIR”

Türkiye, Afrika kıtasının her alanda gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Afrika kıtası ile 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz 2023 yılında 37 milyar dolara ulaşmıştır. Bu dönem zarfında ihracatımız 2,1 milyar dolardan 22 milyar dolara; ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan 15 milyar dolara ulaşmıştır. Tanzanya’dan ülkemize Cumhurbaşkanı düzeyinde 14 yıl sonra yapılan bu ilk ziyaretin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tanzanya ile 2003 yılında yaklaşık 11 milyon dolar olan ikili ticaret hacmimiz, 2023 yılında 346 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Türk müteahhitleri günümüze kadar Tanzanya’da 6,4 milyar dolar değerinde 14 adet proje üstlenmiştir. İyileşen yatırım ortamı ve olası iş birliği fırsatları, Türk firmalarının Tanzanya’ya olan ilgisini artırmaktadır. Ticaret hacmimizi ilk etapta 1 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. 21’inci Yüzyıl Afrika ve Türkiye yüzyılı olacaktır. Yaşlanmadan zenginleşmek lazım. Bazı kıtaların bazı ülkelerin Avrupa gibi yaşlandığını görüyoruz. Yaşlanmadan zenginleşmek lazım. Bunu da Afrika’nın başaracağına inanıyorum. Tanzanya ekonomisi geçen yıl yüzde 6 büyüdü. Türkiye olarak biz de geçen yıl yüzde 4,5 büyüdük. Dünya ise 3 büyüdü” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE-TANZANYA İKİLİ TİCARİ, İLİŞKİLERİNDE ULAŞILAN RAKAMLARIN AŞILACAĞINA İNANIYORUM”

Ülkemiz firmalarının Tanzanya’da üstlendiği büyük çaplı projelerin gelecek vadetmekte ve örnek olmakta olduğunu belirten Yılmaz, “Özellikle Türk inşaat sektörü açısından özellikle konut, alışveriş merkezleri, kongre ve konferans merkezleri ile yol ve köprü inşasına yönelik iş imkânları olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda iş insanlarının aralarında kuracakları yeni bağlantılar önemlidir. Dün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri gibi; Türkiye-Tanzanya ticari ilişkilerinde potansiyelimizi tam olarak kullanmanın zamanı artık gelmiştir.

Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek, Türkiye-Tanzanya ikili ticari, ekonomik ve yatırım ilişkilerinde bugün ulaşılan rakamları önümüzdeki dönemde çok rahat bir şekilde aşacağınıza inanıyorum. Bu değerli iş forumu vesilesiyle Türk yatırımcıları Tanzanya’da yatırım yapmaya teşvik ediyorum” dedi.

Toplantıya, Tanzanya Endüstri ve Ticaret Bakanı Dr. Ashatu K. Kijaji, Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu ve Iddi Seif Bakari, Ticaret Bakan Yardımcı Mustafa Tuzcu, DEİK/Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Başkanı Erdem Arıoğlu, Tanzanya Özel Sektör Kurumu Başkanı Angelina Ngalula ve iş dünyasının temsilcilerinin katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-21inci-yuzyil-afrika-ve-turkiye-yuzyili-olacaktir/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Pegasus 32 milyona yakın misafir ağırladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-pegasus-32-milyona-yakin-misafir-agirladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-pegasus-32-milyona-yakin-misafir-agirladi/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:18:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11638 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Pegasus Liderler Toplantısı’na telekonferans yöntemi ile katıldı. Bakan Uraloğlu burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin erişilebilirlik konusunda eşsiz bir avantaja sahip olduğunun altını çizerek, “Sadece 4 saatlik uçuş süresiyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarındaki 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin merkezinde bir konumdayız. Türkiye havacılık alanında dünyanın transit merkezi olmaya çok müsaittir. Bu gerçekten hareketle, 2002 yılından bu yana yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle, dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik” dedi.

AKTİF HAVALİMANI SAYISI 26’DAN 57’YE ÇIKTI

Havacılık faaliyetlerinin, küresel ilişkiler ağının ve uluslararası ticaretin en önemli unsurlarından biri hâline geldiğini vurgulayan Uraloğlu, aktif havalimanı sayısını 26’dan 57’ye, Hava Ulaştırma Anlaşması bulunan ülke sayısını ise 81’den, 2023 yıl sonu itibarıyla 173’e yükselttiklerini bildirdi. Böylece dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştirildiğini söyleyen Uraloğlu, uçuş ağına 286 yeni nokta daha eklenerek 130 ülkede 346 noktaya ulaştıklarını ifade etti.

“PEGASUS 2023 YILINDA TEK BAŞINA 32 MİLYONA YAKIN MİSAFİRİ AĞIRLADI”

2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34,5 milyon olan yolcu sayısını da 2023 yılında 214 milyonun üstüne taşıdıklarını belirten Uraloğlu, “Pegasus 2023 yılında tek başına 32 milyona yakın misafiri ağırladı. Bunların yaklaşık 12 milyonu iç hat, 20 milyonu da dış hat misafiriydi. Bu sayede 2023 yılında 2 milyar doların üstünde hizmet ihracatını ülkemize kazandırdı. Geriye dönüp baktığımızda Pegasus’un tam bir başarı hikayesi olduğunu görüyoruz. 2005’te 14 uçakla 7 havalimanına sefer düzenleyen Pegasus, bugün 110 uçaklık filosuyla 35’i yurt içinde, 100’ü yurt dışında olmak üzere 52 ülkede 135 noktayı kanatları altına almış bulunuyor” şeklinde konuştu.

“PEGASUS, SEKTÖR GENELİNDE MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMESİYLE DİKKAT ÇEKMEKTE”

İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştirildiğini hatırlatan Bakan Uraloğlu, 2023 yılı sonunda açılan Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2. pistinin havalimanının hava trafik kapasitesini 2 katına çıkardığını belirtti. Uraloğlu, “Bu artış, Pegasus’un uçuş operasyonlarına çok büyük katkısı olduğunu ve yeni ufuklar açtığını düşünüyorum. Pegasus, sektör genelinde maliyetlerini düşürmesiyle dikkat çekmekte ve her daim yenilikçi, akılcı, ilkeli ve sorumlu yaklaşımıyla çalışmalarına devam ediyor. Dünyada teknolojiyi en iyi kullanan öncü hava yolları arasında olma hedefiyle, teknoloji yatırımlarını her yıl arttırıyor. Teknolojinin fark oluşturan bir değer sağladığına inanarak, yapay zeka, nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, sanal gerçeklik gibi pek çok yeni teknolojiyi takip ediyor ve bu yönde önemli adımlar atıyor. Geniş bir ekosistem içerisinde, başta kolay bir seyahat deneyimi ve operasyonel verimlilik alanlarında teknoloji yatırımları yapıyor. Bunlar geçmişi başarılarla dolu Pegasus için büyük ve yerinde adımlar” açıklamasında bulundu.

Uraloğlu, Pegasus’un 2023 yılı Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Çevresel Sürdürülebilirlik Havayolu ve Dünyanın 4. En Genç Uçak Filosu 2024 ödüllerine layık görüldüğünü hatırlatarak söz konusu ödüllerin Pegasus’un havayolu sektöründe küresel bir marka olduğunu gösterdiğini söyledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-pegasus-32-milyona-yakin-misafir-agirladi/feed/ 0
Bakan Bayraktar açıkladı: Doğal gaz ve elektriğe zam yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-dogal-gaz-ve-elektrige-zam-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-dogal-gaz-ve-elektrige-zam-yok/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:15:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11635 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen’in sorularını yanıtlıyor.

Bakan Bayraktar’ın açıklamaları şöyle:

Gabar’a giden yol 2016’da Türkiye Petrolleri o gün için günlük 33 bin varil petrol üreten, 600 bin metreküp doğalgaz üreten milli şirketimizdi. 2016 yılında milli enerji ve maden politikası ve strateji değişikliği üzerinde çalışmaya başladık.

“VAZGEÇİLMİŞ COĞRAFYALARA GİDİP FARKLI DEĞERLENDİRME YAPACAĞIZ DİYE KARAR ALDIK”

Ve karar çerçevesinde oluşturduğumuz stratejik adımları uygulamaya başladık. Arama ve üretim alanında stratejik hedefler koyduk. Bir; Türkiye’de gidilmemiş herhangi bir coğrafya kalmayacak. Daha önce gidilmiş aramadan vazgeçilmiş coğrafyalara gidip, farklı bir değerlendirmeyle oraları değerlendireceğiz diye karar aldık. Gabar bu stratejinin sonucudur.

“KENDİ FİLOMUZU OLUŞTURDUK”

İkinci husus; biz mutlak suretle denizlerimizde özellikle derin deniz aramacılığında, kendi gemilerimizle olacağız dedik. Bizim o güne kadar Akdeniz’de aramamız yoktu. Karadeniz’de vardı ama uluslararası şirketlerle yaptığımız aramalar vardı. Kendi filomuzu oluşturduk, dolayısıyla Türkiye Petrolleri’ni şu anda dünyanın en önemli deniz filolarından birine sahip şirket haline getirdik.

“GABAR CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK KEŞFİ”

Gabar keşfi Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfidir. Şırnak ilimiz Türkiye’nin açık ara en çok petrol üreten ili haline geldi. Türkiye Petrolleri 2016’nın başında 33 bin varil petrol üretiyordu. Bugün sadece Gabar günlük 40 bin varil üretimi geçmiş durumda. Hedefimiz Gabar’ın yıl sonunda günlük 100 bin varil üretimine ulaşmak. Bu konuda yoğun bir çalışma devam ediyor. Gabar’da biz 100 bin varile ulaştığımızda, bugünkü petrol fiyatlarıyla konuşursak, 3 milyar dolarlık ekonomik bir büyüklüktür. Biz bunu ithal etmiyoruz, ülkemizde kalıyor.

Hakkari, Van, Gabar’ın kuzey batısı ve tam sınırda kazmayı düşündüğümüz kuyular var. 2024 yılı için çok iddialı bir arama programımız var. 2024 yılında 140 kuyu açacağız. Buralardan da inşallah yeni rezervleri mevcut rezervlerimize ekleyeceğiz.

IRAK-TÜRKİYE BORU HATTI

Irak-Türkiye Boru Hattı 1970’lere kadar giden, Irak’la komşuluk ilişkimizin yansıması. Bölge ve dünya petrol piyasası açısından önemli bir proje… Irak’ın yaşadığı savaşlardan dolayı akamete uğrayan çalışmalar oldu. Hattın, bizim sınırlarımızdaki bölümünü hep çalışır vaziyette tuttuk. Bu hattın tamamının bakımı için bir çalışma yaptık. Depremden etkilenen lokasyonlarda gerekli bakımları tamamladık.

Geçen yıl ekim ayında bunu dünyaya ilan ettim. Biz 4 Ekim 2023 itibarıyla petrol boru hattımız teknik olarak çalışmaya hazır dedim. O gün bugündür hala boru hattından bir akış yok. Irak’la devam eden bir davamız var. Sıkıntıların müsebbibi Türkiye değildir. Burada Kuzey Irak yönetimiyle merkezi yönetim arasındaki anlaşmazlıktan dolayı bir sıkıntı var.

Pazartesi günü sayın Cumhurbaşkanımızın Bağdat ziyareti var. Biz de heyette onunla beraber olacağız. İstiyoruz ki bu hat tamamen kullanılsın. Irak petrolü ve Türkiye’nin ürettiği petrolün Ceyhan’a ulaşması gerekiyor.

SOMALİ’DE PETROL ARAMASI

Somali deniz tarafında petrol rezervi olabileceğini düşündüğümüz bir yer. Sismik çalışmaya başlayacağız, 2025 yılında derin deniz sondajı yapmayı istiyoruz.

DOĞALGAZ DESTEĞİ DEVAM EDECEK Mİ?

Sosyal açıdan desteklenmesi gereken grupları desteklemeye devam edeceğiz. Belki bütün kesimlerin desteklenmesi gibi bir süreç doğru olmayabilir. Maliyetleri belli ölçüde de karşılamamız gerekecek. Burada imkanlarımız dahilinde yapılabilecek ne varsa onları yapmaya devam edeceğiz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-dogal-gaz-ve-elektrige-zam-yok/feed/ 0
Turkcell 30. yılını kutluyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-30-yilini-kutluyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-30-yilini-kutluyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:06:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11630 Türkiye’nin Turkcell’i 30 yaşında. Şirketin gelecek stratejisinin ana ekseninde ‘yenilikçi teknolojiler’ olduğunu söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Nasıl ki 30 yıl önce ‘İnsan İçin Teknoloji’ vizyonuyla ülkemizde yeni bir çağ başlattıysak ve döneminin ötesinde bir strateji ortaya koyduysak; 30’uncu yılımızda da yine bugünün ötesinde bir vizyonla, yeni bir stratejiyle ülkemizin toplumsal, ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sağlayacağız. ‘Uçtan uca teknoloji sağlayıcısı’ pozisyonumuzu daha da büyüteceğiz” dedi.

HER ŞEY TURKCELL’LE ÇALIŞIYOR, TURKCELL HERKESLE ÇALIŞIYOR

“Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı” yapma kararlılığına sahip olduklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 30’uncu yıl iletişimi kapsamında şu ifadelerde bulundu: “Sadece sesli iletişim ve SMS’le başlayan hikayemiz; MMS, WAP, GPRS, EDGE, 3G ve 4.5G teknolojileri ile adım adım ilerledi. Bu ilerlemeye cep telefonlarımızın donanım kabiliyetlerinin sürekli artması ve ekran teknolojilerindeki gelişmeler de eşlik etti. Bu dönüşüm yolculuğunda, sesli iletişim uzun zaman önce tek işimiz olmaktan çıktı. Ekosistemimizde çok değerli şirketler barındırıyoruz. Paycell, TV+, BiP, fizy, lifebox, GAME+, Turkcell Global Bilgi, Turkcell Superonline, veri merkezlerimiz, enerji santrallerimiz ve daha pek çok şirketimizle kişilere ve endüstrilere yenilikçi çözümler sunuyoruz. Milyonlarca insan gibi yüzbinlerce şirket de Turkcell’in güçlü altyapısı ve teknolojisiyle çalışıyor. Türkiye’nin dijital yolculuğunda iz bırakan tarihimize baktığımızda gururla görüyoruz ki; teknolojinin olduğu her yerde Turkcell var, her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor.”

“TURKCELL OLARAK SADECE İNSANLARA HİZMET VERMİYORUZ”

Turkcell Grup bünyesinde toplam 56 milyonu aşkın abonesi (bireysel, kurumsal, bağlı cihazlar) olmasına rağmen 84 milyonun tamamının hayatına dokunduklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü; “Sim kartı olsun ya da olmasın herkes Turkcell’li olacak, herkesin yolu bir şekilde Turkcell’den geçecek demiştik; bugün görüyoruz ki hizmet verdiğimiz kişi ve kurumlar sadece Turkcell sim kartına sahip olanlar değil. Şehir hastaneleri, havalimanları gibi kritik alanlarda altyapımızdan faydalananlar da otonom sistemlere sağladığımız dijital teknolojilerimizi kullananlar da bizim için Turkcell’li. Uçtan uca teknoloji sağlayıcısı pozisyonumuz sayesinde, Turkcell hattı olsun ya da olmasın artık neredeyse herkes Turkcell’li diyebiliriz” dedi. 

“STRATEJİK ODAK ALANLARI: VERİ, ENERJİ, SİBER GÜVENLİK, YAPAY ZEK”

Dr. Ali Taha Koç, 600 bin kurum ve kuruluşun teknoloji altyapısının, dijital dönüşüm operasyonlarının ve siber güvenliklerinin Turkcell tarafından sağlandığını belirtti. Koç, “Tüm bunları yaparken de dijital operatör yetkinliğimize entegre bir biçimde, üretken yapay zekâ teknolojilerini kullanıyor, uydu teknolojilerini test ediyor, kuantum teknolojileri üzerinde çalışıyoruz. Türkiye’nin lider teknoloji ve sistem entegratörü pozisyonumuzu koruyacak, uçtan uca teknoloji sağlamaya devam edeceğiz. Bütüncül bir bakışla ele aldığımız; Ar-Ge çalışmalarımız, dijital iş servislerimiz, enerji ve bulut bilişim operasyonlarımız, veri merkezi ve siber güvenlik faaliyetlerimiz 30’uncu yılımızın stratejik odak alanları” dedi. Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, şirketin 30 yılda Türkiye’ye sunduğu katkıya ve gelecek vizyonuna dair de şu ifadelerde bulundu: 

“TÜRKİYE’DEN KAZANDIĞIMIZI TÜRKİYE’YE YATIRIYORUZ”

“30 yıllık tarihimiz boyunca insanımızın ihtiyaçlarında, eğitimden spora, kültür-sanattan sürdürülebilirliğe, her yaş grubundan ve toplumun her kesiminden milyonlarca vatandaşımızın yanında olduk. Üretime dahil olan kadınları, geleceğin parlayan yıldızı gençleri ve başarılarıyla göğsümüzü kabartan sporcuları unutmadık. Ülkemizin küresel arenadaki gücünü artıracak ve toplum için daha faydalı bir dijital gelecek ortaya koyacak yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Müşterimiz olsun olmasın, insanlardan nesnelere, şirketlerden teknoloji ekosistemine ve onlarca sektöre, sosyal sorumluluktan çevresel sürdürülebilirliğe… Her yerdeyiz, herkesleyiz, her şeyleyiz… Türkiye’den kazandığımızı Türkiye’ye yatırıyoruz.” 

TURKCELL’İN 30’UNCU YIL REKLAM YÜZÜ OYUNCU KEREM BÜRSİN

Yeni reklam kampanyasında “Her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor” mesajının altını çizen marka, uçtan uca sağladığı teknolojileri farklı hikayelerle anlatıyor. Kerem Bürsin’in başrolde olduğu ve çekimlerin dört gün sürdüğü filmde, Turkcell’in hayatın her anında olduğu vurgusu yapılıyor. Bireyleri olduğu gibi şirketleri ve sektörleri de birbirine bağladıklarını; akıllı cihazlar, otonom araçlar, şehir hastaneleri, havalimanları gibi markanın görünmediği alanlarda da mobil iletişimin Turkcell’le sağlandığı mesajı veriliyor.

Yeni kampanyanın, şirketin 30’uncu yıl stratejisini desteklediğini söyleyen Turkcell Genel Müdürü, Kerem Bürsin’in enerjisiyle Turkcell’e çok yakıştığını ifade etti. “İletişim kampanyamızı sevgili Kerem Bürsin ile başlattık. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hem kendisi hem de enerjisi Turkcell’e çok yakıştı.”

Aksiyon sahnelerinde dublör kullanmayan oyuncu Kerem Bürsin; “Ülkemizin en değerli markalarından Turkcell’in 30’uncu yıl iletişiminin bir parçası olmak benim için çok anlamlı. Teknolojiyi hayatın içinden örneklerle anlattığımız seride bol aksiyonlu ve eğlenceli sahneler izleyeceksiniz. İlk sahneye annemin konuk oyuncu olarak katılması da ayrıca müthiş bir anı oldu bizim için. Turkcell’in 30’uncu yaşına özel sürprizlerini de yıl boyu yayınlanacak farklı filmlerde göreceksiniz” dedi.

?

TURKCELL’DEN 30. YIL SÜRPRİZLERİ

30’uncu yaşını yıl boyu farklı sürprizle kutlayacak olan Turkcell, müşterilerine pek çok avantaj sağlayacak. Abonelerin paketindeki GB ve dakikalar ikiye katlanırken, gençlere yönelik sinema ve yemek faydası gibi birçok kampanya yıl boyu devam edecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-30-yilini-kutluyor/feed/ 0
Tezgâh altı faiz yüzde 60’a çıktı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgah-alti-faiz-yuzde-60a-cikti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgah-alti-faiz-yuzde-60a-cikti/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:57:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11590 Bankaların resmiyetteki mevduat faizi oranlarıyla şubeye gidildiğinde ‘müşteri bazlı’ verilen faiz oranları arasındaki fark, bankalara göre değişmekle birlikte 30 puanı aşar hale geldi.

Hürriyet olarak, bankaların ilan ettiği mevduat faizi oranlarıyla, şubeye gidip bire bir görüşmelerde sunulacak mevduat faizi arasındaki makası tespit etmek için dün 8 ayrı bankaya gittik. Buna göre, ilk defa vadeli TL mevduat hesabı açacak olanlara ‘tanışma faizi’ sunan bazı bankaların ilan ettiği oranlarla, şubeye gidildiğinde sundukları oranların aynı olduğunu gözlemledik. Bu oranlar genel olarak yüzde 57 ila yüzde 58.5 aralığında değişiyor. Bazı bankalar tanışma faizi olduğu için mevduat miktarı ne olursa olsun aynı yüksek oranı uygulanıyor. Yani 100 bin liraya yüzde 57 tanışma faizi veriliyorsa, 1 milyona da aynı faiz oranı veriliyor. Aynı bankada halihazırda vadeli TL mevduat hesabı olan vatandaşlara sunulan mevduat faizi oranları ise, yüzde 55’e kadar düşebiliyor. Genel çerçevede durum bu. Ancak, mobil bankacılık ya da internet şube üzerinden, hatta fiziki şube içindeki dijital ekranlarda mevduat faizini yüzde 25-45 aralığında duyuran bazı bankalar ise, yüz yüze görüşmelerde bu oranı yüzde 58.5’a kadar çıkarıyor. Mevduatın miktarı artınca, bazı bankalar bu oranı yüzde 60’a kadar yükseltiyor. Bu farkın nedenini sorduğumuzda ise, “Ekranda gördüğünüz tabela faizi. Yani 20 bin TL, 70 bin TL gibi ‘cüzi miktarlar’ için geçerli” yanıtını alıyoruz.

ARADAKİ FARK 74 BİN TL

Peki, bankaların ilan ettiği mevduat faizi oranının sağladığı getiri ile şubede sunulan oranların sağladığı getiri arasında nasıl bir fark var?

İnternet şubesinde 1 milyon TL’lik mevduata 32 gün vadede yüzde 25 oranında faiz sunulduğunda, bunun net getirisi 20 bin 765 TL iken, aynı tutara yüzde 42 oranında faiz sunulduğunda bu getiri 34 bin 885 TL oluyor. Fiziki şubedeki görüşmelerde alınan onaylarla aynı tutara yüzde 56 oranında faiz verildiğinde ise net getiri, 46 bin 500 TL’ye yükseliyor. Yani sunulan faiz oranına göre elde edilen net getiri farkı, 1 milyon TL için 25 bin 700 TL’yi aşıyor.

Vade sayısı 92 güne çıktığında ise durum şöyle: 1 milyon liraya 92 gün vadede yüzde 25 faiz verildiğinde net getiri 59 bin 700 TL, yüzde 42 faiz verildiğinde net getiri 100 bin 295 TL ve yüzde 56 faiz verildiğinde net getiri 133 bin 726 TL oluyor. Bu da sunulan faiz oranına göre sağlanan net getiri farkını 74 bin TL’ye çıkarıyor.

TCMB: %67’Yİ AŞTI

Öte yandan, (TCMB), son PPK toplantısında sürpriz yaparak politika faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 50’ye yükseltince, bankaların TL mevduata verdikleri faiz oranları da artmıştı. Öyle ki, TCMB verilerine göre mevduat faizi tarihi zirve seviyeye ulaştı. 1-3 aylık TL mevduat faizi oranı 29 Mart haftasında yüzde 64.3 iken 5 Nisan haftasında yüzde 67.48’e yükseldi.

Bu oran daha çok yüksek hacimli dönüşümlü kur korumalı mevduattan standart TL mevduata geçişlerde geçerli oluyor. Birçok vatandaş ise, düşük hacimli normal TL mevduat için yüzde 60’a yükselen faiz oranları ile karşılaşmış oluyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgah-alti-faiz-yuzde-60a-cikti/feed/ 0
Türk Telekom 2023 yılı finansal sonuçlarını açıkladı… 26 milyar liralık yatırım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekom-2023-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-26-milyar-liralik-yatirim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekom-2023-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-26-milyar-liralik-yatirim/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:54:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11587 Türk Telekom dün İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında 2023 yılına ait finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre Türk Telekom’un gelirleri yıllık bazda yüzde 9.6’lık artışla 100.2 milyar TL’ye yükseldi. Türk Telekom’un FAVÖK’ü 33.5 milyar TL, FAVÖK marjı ise yüzde 33.5 olarak gerçekleşti. 2023 yılı net kârı 16.4 milyar TL olurken, toplam yatırım harcamaları 2023’te yıllık yüzde 7.4 arttı ve 25.8 milyar TL’ye yükseldi. Türk Telekom, 2024’te ise operasyonel gelirlerinin yaklaşık yüzde 11 le yüzde 13 aralığında büyüyeceğini, konsolide FAVÖK marjının yüzde 36 ila yüzde 38 aralığında ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranının yüzde 27 ile yüzde 28 aralığında olacağını öngörüyor. Mobil bir önceki yıla göre 6.4 milyar TL daha yüksek gelir üreterek büyümeye en büyük
katkıyı sağladı.

‘EN HAZIR OPERATÖRÜZ’

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın yaptığı sunumda en fazla vurguladığı konu bu dönemde yapılan yatırımlar ve mobil tarafındaki gelişmeler oldu. “Durmaksızın sürdürdüğümüz yatırımlarımız sonucunda kapsama ve kapasite olarak sektördeki konumumuzu günden güne güçlendiriyoruz” diyen Önal, “4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hızda önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. LTE baz istasyonlarımızın yarısından fazlasını şimdiden fibere bağladık. Bu anlamda 5G’ye en hazır operatörüz’’ ifadelerini kullandı.

FİYATLARIMIZ AYNI

1.6 milyonluk abone kazanımıyla yıllık faturalı net abone kazanımında rekor performansa ulaştıklarını anlatan Ümit Önal, “Mobil numara taşımada da dokuz çeyrektir olduğu gibi yine lideriz. Mobil 2023’te çok kuvvetli bir performans sergiledi. Toplam abone sayısı yıl içinde yüzde 2.8 artarken faturalı abone sayısı yüzde 9.5 arttı. Taahhüt yenileme sırasında yapılanlar hariç upsell sayısı 2023’un tamamında bir önceki yıla göre yüzde 46 daha yüksek gerçekleşti” dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Önal, “Mobildeki büyümemizde de yatırımlarımızın karşılığını alıyoruz. Artık burada ‘ucuz operatör’ algısı yok. Rakiplerimizle fiyatlarımız aynı olmasına rağmen biz onlardan daha fazla tercih ediliyoruz” diye konuştu.

21 GİRİŞİMİN DEĞERİ 190 MİLYON DOLAR OLDU

Türkiye’de ekonominin önemli bir kaldıracı haline gelen girişimcilik ekosistemine 2011’den bu yana destek verdiklerini belirten Önal, Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT ile bugüne kadar girişimlere 32 milyon TL’lik nakit desteği sağlandığını kaydetti. Türk Telekom’un Girişim Sermayesi Fonu şirketi Türk Telekom Ventures’ın yatırım yaptığı 21 girişimin portföy değerinin 190 milyon doları bulduğunu söyleyen Önal, söz konusu rakamın; girişimcilik ekosisteminin Türkiye ekonomisindeki değerine ve kaldıraç özelliğine dikkat çekti.

‘DEVLER GELİRSE BİZİMLE GÖRÜŞÜR’

VERİ merkezi, siber güvenlik ve bulut bilişim alanında da yatırımlara devam ettiklerini dile getiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Yakın odağımızda olan bir konu. Şahsen de bu sektördeki galişmeleri takip ediyorum. ‘Hyper scaler’ tarzındaki uluslararası veri merkezi şirketleri yakın coğrafyada yatırımlar yapıyor. Türkiye’ye gelirlerse de ilk bizimle görüşürler” dedi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekom-2023-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-26-milyar-liralik-yatirim/feed/ 0
Girişimcilere 713.7 milyon tl’lik destek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-713-7-milyon-tllik-destek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-713-7-milyon-tllik-destek/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:51:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11584 İnovatif iş fikirlerini ekonomiye kazandırmak amacıyla 2013’te hayata geçirdiği girişim bankacılığında 10. yılını dolduran Türk Ekonomi Bankası (TEB), 10 yılda 2 bini aşkın girişimciye ulaştı. Banka, bu girişimcilerin toplamda 713.7 milyon TL yatırım almasına ve 191 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmesine aracılık ettiğini duyurdu.

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Hepimizin yapmaktan gurur duyduğu işler vardır. Bizim de en gurur duyduğumuz işlerimizden biri girişim bankacılığı. Bundan tam 10 yıl önce, Türkiye’de bu alandaki ilk banka olarak hep beraber yola çıktık” dedi.

YÜZDE 40’I ANADOLU’DAN

Programa katılan girişimcilerin yüzde 13’ünden fazlasını kadın girişimciler oluştururken, desteklenen girişimlerin yüzde 40’ının Anadolu kökenli olduğu belirtildi. Bu yıl ise geniş yelpazede sunulan desteklerle 200 erken ve ileri aşama firmaya ulaşılarak girişimcilik ekosisteminde sürdürülebilir bir büyüme ve gelişim sağlanması amaçlıyor.

TEB Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz ise, “TEB Girişim Bankacılığı olarak 10 yılda ekosistemde elde ettiğimiz konum çalışmalarımızın başarısını teyit ederken, geleceğe yönelik sorumluluklarımızı da artırıyor” diye konuştu. “Biz banka olarak ülkemizin yenilikçi potansiyelinin tam anlamıyla ortaya çıkarması için destek sunuyoruz” diyen Cengiz, şöyle devam etti: “Girişimcilerin seslerini duyurabilmeleri, yenilikçi fikirlerini ticarileştirebilmeleri, uluslararası başarı hikayeleri yazabilmeleri için gereken desteği ve kaynağı sağlıyoruz. Girişimciliğin ve inovasyonun Türkiye ekonomisindeki rolünü daha da güçlendirme hedefiyle desteğimizi daha da artırarak ülkemizin yenilikçi potansiyelini global alana taşımaya devam edeceğiz.”

‘GİRİŞİM EVİ’ 7 İLE YAYILDI

Öte yandan TEB, ülke genelinde daha fazla girişimciye ulaşmak için temellerini İstanbul’da atan Girişim Evi konseptini, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğiyle Anadolu’nun farklı illerine de taşıdı.

Cengiz, halihazırda 7 ilde TİM-TEB Girişim Evleri ile yaygın ve kapsamlı girişimcilik programları sunduklarını aktardı. Cengiz, TİM-TEB Girişim Evleri’nde teknoloji şirketlerinin sürdürülebilirliğini ve hızla büyümesini sağlamaya yönelik programların geliştirildiği bilgisini verirken; Green Up Sürdürülebilir Yeşil Büyüme Programı ile de sürdürülebilirlik konusunda çalışan girişimlerin desteklendiğini ifade etti ve şöyle dedi: “TİM-TEB Girişim Evleri ile teknoloji girişimlerinin sayısını artırma, işletme ömürlerini uzatma, yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payının çoğalması amaçlanıyor. Anadolu’daki teknoloji girişimcilerinin ekosistemdeki gücünü artırmak, girişimcilikte bölgesel fırsat eşitliğine katkı sunmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor.”

10. YILA ÖZEL TEŞEKKÜR PLAKETİ

TEB Girişim Bankacılığı’nın 10. yıl dönümünü kutlamak üzere bir etkinlik düzenlendi. Bu kapsamda, girişimcilik ekosisteminin paydaşlarına destek ve katkılarından dolayı TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ve TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

EĞİTİM, DANIŞMANLIK VE YURT DIŞINA AÇILMA HİZMETİ 

TEB Girişim Bankacılığı çatısı altında girişimcilere özel finansal ürünlerinin yanı sıra eğitim, danışmanlık, networking, yurtdışına açılma gibi finansal olmayan hizmetler sunan TEB, tekno girişimciler, kadın girişimciler ve çevreci girişimciler için de özel hizmetler geliştiriyor.

Banka’dan yapılan yazılı açıklamada, yaratılan etkiye de dikkat çekildi. Doğal kaynakları doğru kullanan, geri dönüşüm ve tasarruf sağlayan, karbon ayak izini azaltan girişimlerin çoğalmasıyla herkes için daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunun ifade edildiği açıklamada, bu sorumluluk bilinciyle hareket edildiği; ülkenin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmanın amaçlandığı belirtildi. Banka, bu yönde yarattığı pozitif etkiyi ‘TEB Etkisi’ olarak adlandırıyor. Sürdürülebilir ekonomik büyümenin olmazsa olmazları arasında yer alan girişimcilik ve inovasyona iş stratejilerine öncelik verdiğini açıklayan TEB’in 10 yıldır girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için yaptığı çalışmalar bu etkiyi büyütürken, hepimiz için daha iyi bir geleceğin inşasına önemli katkılar sağlıyor.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/girisimcilere-713-7-milyon-tllik-destek/feed/ 0
Bakan Kacır açıkladı: 255 milyon doları aştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-255-milyon-dolari-asti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-255-milyon-dolari-asti/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:24:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11503 Türkiye-Mali 4. Dönem Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi. Bakanlık binasında düzenlenen toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Mali Dışişleri ve Bölgesel İş Birliği Bakanı Abdoulaye Dop ve her iki taraftan yetkili heyetler katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Kacır, “Karma Ekonomik Komisyonu toplantımız sonrasında imzalayacağımız protokolle birlikte yatırım ortamını iyileştiren yasal mevzuatlar, ticaret hacmimizi artıracak hamleler, altyapı hizmetlerinin genişletilmesi ve savunma sanayii başta olmak üzere sektörel iş birlikleri için uzlaşıya vardık. Ayrıca bilim ve teknolojiden enerji ve madenciliğe, tarım ve hayvancılıktan su kaynaklarının yönetimine, sağlıktan ulaştırmaya kadar geniş bir yelpazede bir yol haritası oluşturduk” dedi.

Afrika kıtasında yer alan ülkelerle ilişkilerde son 22 yılda kayda değer bir ivme kazandıklarını belirten Kacır, yurtdışındaki misyonlar aracılığıyla Afrika’da son derece proaktif bir dış politika yürüttüklerini vurguladı.

“AFRİKA ÜLKELERİ İLE KURULAN İŞ KONSEYLERİNİN SAYISI 47’Yİ GEÇMİŞ DURUMDA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Kacır, “Kıtada faaliyet gösteren 44 büyükelçiliğimiz ve ülkemizdeki 38 Afrika ülkesinin büyükelçilikleri bu aktif dış politikanın en önemli göstergeleridir. Türk Hava Yolları, kıtada 62 noktaya sefer düzenlemekte. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Afrika ülkeleri ile kurulan iş konseylerinin sayısı ise 47’yi geçmiş durumda. Kıtaya sadece ticari ve ekonomik alanlarda değil, her alanda katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Afrika ülkeleri ile ilişkilerimizin günden güne gelişmesi için çaba harcıyoruz. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’nın (TİKA) kıtada 22 ofisi bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“TİCARET HACMİMİZİ 50 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Afrika kıtasına toplam ticaret 2003 yılında 5,4 milyar düzeyinde iken, 2023 yılı itibarıyla 37 milyar dolar düzeyine yükseldiğini söyleyen Bakan Kacır, “Önümüzdeki yıllarda ticaret hacmimizi 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Afrika kıtasındaki ticari faaliyetlerimize ek olarak, müteahhitlik ve yatırım faaliyetlerimizin gelişmesi için iş birliklerimizi genişletiyoruz. Bu çerçevede Afrika’daki Türk yatırımları 10 milyar dolara ulaştı. Sektörde kendini ispat etmiş ve Afrika ülkelerinde de deneyim kazanmış müteahhitlik firmalarımız, kıtada bugüne dek bin 885 projeyi başarıyla üstlendiler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018 yılında Mali’ye gerçekleştirdiği ziyarette ikili ticaret hacminin 500 milyon dolar değerine ulaşması hedefinde mutabık kaldıklarını hatırlatan Kacır, Türkiye-Mali arasındaki ticaret hacminin bu tarihten sonra sürekli artarak 2023 yılında tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak 255 milyon doları aştığını ifade etti. Türk müteahhitlerinin Mali’de bu zamana kadar altyapı ve üst yapı, rehabilitasyon gibi alanlarda 450 milyon dolar değerinde 10 adet proje üstlendiğinin altını çizen Kacır, “Ülkelerimiz arasındaki iktisadi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi için ciddi bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve ticari ve ekonomik ilişkilerimizin artırılması sadece ülkelerimizin ortaklığını güçlendirmekle kalmayacak, milletlerimizin refahına da büyük katkı sağlayacak. Türk ve Malili iş insanlarının daha güvenli bir iş ortamında hareket etmeleri ve yatırım yapabilmeleri için bazı temel anlaşmaların da yürürlükte olması gereklidir. Bu bağlamda yine Cumhurbaşkanımızın 2018 yılında gerçekleşen Mali ziyaretinde imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın onay sürecinin en kısa sürede tamamlanması ve Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’nın müzakerelerinin bir an önce tamamlanarak imzalanmasını arzuluyoruz” diye konuştu.

TİKA’nın özellikle su sanitasyonu, insani yardımlar, kültürel mirasın korunması gibi alanlarda Mali’de aktif rol oynadığını belirten Kacır, Türk Maarif Vakfı’nın Mali’de bulunan farklı seviyelerdeki 28 okul ile 3 bin 200’den fazla Malili öğrencinin eğitimlerine katkıda bulunduğunu söyledi.
4. Dönem Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı, Türkiye ile Mali arasında imzalanan iş birliği protokolüyle sona erdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-255-milyon-dolari-asti/feed/ 0
Bakan Ersoy turizmde hedefi açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizmde-hedefi-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizmde-hedefi-acikladi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:15:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11489 Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; TBMM Genel Kurulu’nda, Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile 2012 yılında yürürlüğe giren turist rehberliği hizmetine ilişkin faaliyet, görev ve sorumlulukların düzenlendiği 6326 sayılı kanun maddelerinde düzenleme yapıldı. Konuya ilişkin açıklama yapan Bakan Ersoy, kanundaki en önemli değişikliğin, rehberlikle ilgili bazı kararların bakanlık yetkisine tekrar geri verilmesi olduğunu belirterek, “Onun dışında özellikle yabancı dil sınavlarıyla ilgili bir düzenleme getirildi. Artık ÖSYM’deki kriterler esas alınarak ÖSYM sınavları baz alınarak yapılıyor. En önemli nokta, değişiklerden biri de Türkçe rehberlik. Rehberlik eğitimini tamamlamış olan kişiler sınavları başarıyla geçtikten sonra lisan sınavına giriyorlar. Hangi dillerden başarılı olurlarsa sonuçları kokartlarına işleniyor ve o ülkenin vatandaşları, o dili konuşan ülkenin vatandaşlarına kokartlarında belirtilen lisanlarda rehberlik yapabiliyorlar” dedi.

‘TÜRK VATANDAŞLAR İÇİN BİR AYRICALIK GETİRDİK’

Düzenleme ile artık Türk vatandaşlarına rehberlik edecek kişilerin yabancı dile sahip olma zorunluluğunun da ortadan kalktığını ifade eden Ersoy, “Türk vatandaşları için bir ayrıcalık getirdik. Türkçe bilmesi yeterli. Yani Türk vatandaşlarına çıkacak olan rehberlerin yabancı dil bilmesi gerekmiyor. Sadece Türkçe bilmeleri, kendi anadillerini konuşuyor olmaları, rehberlikle ilgili eğitimleri tamamlamış olmaları yeterli. Zaten herhangi bir Türk gruba İngilizce anlatma gerekmiyor, Fransızca anlatma gerekmiyor, Almanca anlatma gerekmiyor. Kendi orada sadece Türkçe yazıyorsa sadece Türk gruplara çıkabiliyor. Eğer orada sadece Türkçe yazıyorsa yabancı bir gruba da çıkamıyorsunuz. Zaten öyle bir şey olursa kanunen ruhsatınız iptal olur. Bir daha zaten rehberlik yapamazsınız. Bu da detaylı bir şekilde kontrol ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘TURİZMDEKİ EN BÜYÜK TEHLİKELERDEN BİRİ HANUTÇULUK’

Turizmdeki en büyük tehlikenin ‘hanutçuluk’ olduğunu belirten Ersoy, bu anlamda yeni yaptırımların gündeme geldiğini vurgulayarak, “Hanutçulukla ilgili rehberlik ruhsatının iptaline kadar varan ve para cezaları içeren yeni yaptırımlar getirildi. En hassas konulardan biri bu. Maalesef yoğun bir şekilde turizmde, halkın anlayacağı dilde ‘komisyonculuk’ diyelim, rehber camiasında ‘hanutçuluk’ diye geçiyor, bu maalesef çok yaygın. Turizmin en büyük tehlikelerinden biri. Gelişmiş turizm ülkelerinin hiçbirinde böyle bir şey yok ama maalesef ülkemizde çok yoğun bir şekilde var. Biz de bunlarla çok etkili bir şekilde savaşmak istiyoruz. Turizmin önündeki en büyük engellerden biri olarak görüyoruz. Yasada bazı düzenlemeler yaptık, gerekirse başka düzenlemeler de ileride yaparız. Mutlaka bu dönemde hanutçulukla ilgili sıkıntıyı Türk turizminin çözmesi gerekiyor. Bizim de en çok önem verdiğimiz ve maalesef rehberler aracılığıyla yapılan bir konu olduğu için çok hassas davrandığımız bir konu. Bu şekilde turizm olmaz. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde bu şekilde turizm yapılmıyor. Bizim ülkemizde de yapılmaması gerekiyor. Hem esnafa çok zarar veriyorlar, gelirin adaletli bir şekilde dağılımını engelliyorlar bu da turizmde savaşmamız gereken konuların başında geliyor. Biz gerekli savaşı ısrarlı bir şekilde yapacağız” dedi.

‘SON DÖNEMDE BİRÇOK YENİLİK GELDİ’

Türkiye’nin, turist sayısı bakımından dünyada 4’üncü sıraya yükseldiğini kaydeden Ersoy, bu anlamda hedeflerinin 3’üncü sıraya yükselmek olduğunu belirterek, “Hedefimiz de dünyada ilk 3’e girmek. Dünyada ilk 5’e, 6’ya, 7’ye giren ülkeler sıralamasındaki kurallar ki bunlar genelde Batılı ülkeler oluyor, onlarla aynı seviyeye kurallarımızı getirmeye çalışıyoruz. Çok hızlı bir şekilde de regülasyonlar yapıyoruz. Sadece rehberlikle ilgili düzenlemeler değil, turizm konutlarının düzenlemesi, konaklama tesislerinin belgelendirmesine kadar son dönemde birçok yenilik geldi. Tabii bunların adaptasyonu, düzenlenmesi, uyum sağlaması bir süreç. Bu süreci de kısa bir sürede Türkiye olarak tamamlayıp ülkemizi 60 milyon–100 milyon bandında turist alan ülkeler seviyesine getirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizmde-hedefi-acikladi/feed/ 0
Bakan Bayraktar açıkladı: 3225 maden ruhsat sahası denetlendi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-3225-maden-ruhsat-sahasi-denetlendi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-3225-maden-ruhsat-sahasi-denetlendi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:06:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11471 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da bir otelde Türkiye Kömür Üreticileri Derneği’nin (KÖMÜRDER) tarafından düzenlenen ‘Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Vizyon Organizasyonu’ programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar; pandemi, deprem, tedarik zinciri problemleri ve devam eden savaşlara rağmen Türkiye ekonomisinin son 3,5 yıldır kesintisiz olarak büyüdüğünü söyledi. Gelişen ekonomi, üretim ve ihracatın büyümesiyle Türkiye’nin maden ihracatının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, sürdürülebilir kalkınma ve net sıfır emisyon hedeflerini gerçekleştirilebilmesi için gelecekte madenlere daha fazla ihtiyaç duyulacağını kaydetti.

“ÜLKEMİZİ ENERJİDE VE MADENDE BAĞIMSIZ KILMAMIZ GEREKİYOR”

Kullanılan enerjinin 3’te 2’sinin ithal edildiğini dile getiren Bakan Bayraktar, “Doğal gazın neredeyse tamamını dışarıdan alıyoruz. Petrolün yüzde 92’si, kömürün yüzde 40’ını ithal kaynaklardan karşılıyoruz. Bu da ciddi bir cari açık problemini ortaya çıkarıyor. Bu nedenle ülkemizi enerjide ve madende mutlak suretle bağımsız kılmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için de elbette yerli kaynaklarımızı yeraltı zenginliklerimizi ve yenilenebilir kaynaklarımızı maksimum düzeyde ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Bu amaç doğrultusunda 2017 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Milli Enerji ve Maden Politikamızı’ kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu politika çerçevesinde ülkemizin kaynaklarını, yüksek teknoloji ve uluslararası standartlarda geliştirerek gelecek nesiller için kullanmakta kararlıyız. Yerli kömürden altına, nadir toprak elementlerinden bor madenine kadar her alanda yatırımı, üretimi, istihdam ve ihracatı sürekli artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin, elektrik üretiminin yüzde 36’sını, birincil enerji arzının ise yüzde 26’sını kömürden sağlandığını sözlerine ekleyen Bakan Alparslan Bayraktar, 2022 yılında 39 milyon ton, 2023 yılında ise 41 milyon ton kömür ithalatı yapıldığını ifade etti. Dünyanın birçok gelişmiş ekonomisinin yoğun olarak kömür kullanmaya devam ettiğini kaydeden Bakan Bayraktar, ‘Kömürden çıkıyoruz’ diyen Avrupa’daki birçok ülkenin kömür tüketimlerinin arttığına şahit olduklarını söyledi.

“2022 YILINDA 6,5 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT YAPARAK MADENCİLİK SEKTÖRÜMÜZ CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRDI”

Türkiye’nin yıllık 150 milyon ton kömür üretim hedefine ulaşmasının sektörü daha ileri bir noktaya taşıyacağı değerlendirmesini yapan Bakan Bayraktar, “2022 yılında 6,5 milyar dolarlık ihracat yaparak madencilik sektörümüz Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Geçtiğimiz yıl bir miktar düşüş olsa da bu yıl maden ihracatımız yeniden artış trendine girdiğini gösteriyor. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 civarında bir büyüme sağladık. Nihai hedefimiz, madende de ülkemizi net ihracatçı konuma getirmek” ifadelerini kullandı.

“3 BİN 225 MADEN RUHSAT SAHASININ DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Bakan Bayraktar, madenlere yönelik yapılan denetimleri arttırdıklarına vurgu yaparak sözlerini şu şekilde devam etti:

“MAPEG, 2023’te maden ruhsat sahalarına ilişkin 8 bin 828 denetim yaptı. İncelemeler sonucunda 1 milyar 260 milyon liralık idari para cezası uygulandı. Tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle toplam 2 bin 421 faaliyet durdurma işlemi kararı verdi. Bu yıl ise 15 Nisan itibariyle 3 bin 225 maden ruhsat sahasının denetimi gerçekleştirildi.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-acikladi-3225-maden-ruhsat-sahasi-denetlendi/feed/ 0
‘Taş Kağıt Makas’ nefes kesti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-nefes-kesti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-nefes-kesti/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:01:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11455 AKSİYON DOLU KOVALAMACA

Umut, babası Rıza’nın yeniden yargılanması için önemli bir tanık olan Makbule’nin yanına gitti. Fakat eve girdiğinde Makbule’nin çoktan öldürülmüş olduğunu gören Umut, polis baskınıyla beraber bir kumpasın içine düştüğünü anladı. Cinayet üzerine kalınca kaçmaktan başka çaresi kalmayan Umut, heyecan ve gerilim dolu bir kovalamacanın ortasına düştü.

“SANA İNANMADIĞIM İÇİN ÇOK ÖZÜR DİLERİM!”

Cevher komiser, Umut’u elinden kaçırınca, iş yerine baskın yaptı ve o sırada büroda bulunan Alev ve Neşet, Umut’un cinayet zanlısı olarak arandığını duyunca şok oldu. Neşet, büronun aranmasına engel olunca polis memurları tarafından tutuklandı. Bu baskından sonra büroya gelen Umut, Alev’le karşılaştı ve Alev, beş yıl önce ona inanmadığı için Umut’tan özür diledi. Savaştığı yapının ne kadar tehlikeli olduğunu bilen Umut, Alev’i bu meseleden uzak tutmak istedi. Yıllar sonra yolları yine zorlu bir mücadeleyle kesişen ikilinin birbirlerine olan sevgisi ise izleyicileri duygulandırdı.

“SENDEN TEK BİR ŞEY İSTEDİM; O ÇOCUĞA ZARAR GELMESİN…”

Süreyya’dan Umut’un cinayet zanlısı olarak arandığını duyan Harun, bu işi Fecir’in organize ettiğini düşündü. Fakat cinayetin ardındaki gerçeği öğrenince, Kadri hakkında hayal kırıklığına uğradı ve onunla yüzleşti. Kadri, suçu Umut’un üzerine yıkacaklarını bilmediğini söylese de bugüne kadar Kadri’nin her istediğini yapan ve onun yüzünden bir canavara dönüştüğünü düşünen Harun, “Ya bu canavarı şimdi kendi ellerinle temizlersin ya da bu canavar alayınızı temizler,” diyerek Kadri’ye resti çekti.

RIZA VE FECİR KARŞI KARŞIYA

Büşra Korkmaz cinayetinden sonra ilk kez bir araya gelen Rıza ve Fecir’in karşılaşması sosyal medyada gündem oldu. Fecir’in suçlamaları ve rahatsızlığı yüzünden hiçbir şey hatırlamayan Rıza’nın çaresizliği, sahneye damgasını vururken; Bülent Seyran ve Burak Yörük’ün oyunculukları da övgü dolu yorumlar aldı.

UMUT’UN MEYDAN OKUMASI

Babasını kurtarmak için önce kendini aklaması gereken Umut, büyük bir hamle yaptı ve Tarık Yalman’ın ona verdiği bilgileri haber spikeri Neslihan Öncü’yle paylaştı. Ardından Fecir’i arayıp “Açık havaya çok alışma Fecir, yakında gökyüzünü sadece cezaevi avlusundan göreceksin,” diyen Umut, Makbule’nin gerçek katilini teslim etmesi için ona 24 saat süre verdi. Emirkıranların kurduğu kirli ilişki ağını öğrenen Neslihan Öncü, haber programında elinde gündemi sarsacak çok önemli bir dosya ve sürpriz bir tanık olduğunu söyledi. Ekranlarda bu açıklamayı gören Emirkıranlar ve Süreyya Savcı cephesinde ise panik rüzgarları esti. Kadri, ailenin itibarını yerle bir edecek bu haberi engellemek için Neslihan’ı ziyaret etti. Neslihan, Kadri’nin tehditlerine pabuç bırakmayınca herkes için gergin bekleyiş başladı.

HARUN YAKAR’DAN ŞOK EDEN TERS KÖŞE

Bünyamin Emirkıran’ın talimatıyla kanala giden Süreyya; Neslihan Öncü’ye, cinayet zanlısı Umut’la temas halinde olduğu için, suçluyu kayırma suçundan soruşturma başlatacağını söyledi ve Umut’un yerini teknik takiple bulmak için onunla iş birliği yaptı. Cevher komiser, yeri tespit edilen Umut’a baskın yaptı fakat karşılaştığı manzarayla şok oldu. Alev’in Neşet’e verdiği haberle operasyonu öğrenen Umut, peşindeki polisleri atlatsa da planladığı yayını yapamadan Harun ve Kadri tarafından yakalandı. Umut, yaşadığı her şey için Harun’u suçlarken; Kadri, Harun’un onu hep koruduğunu, kardeşi gibi sevdiğini söyledi. Bu esnada içeriye Fecir’le birlikte giren Harun, ekran başındaki izleyicileri şok etti. “Buyurun Fecir Bey, istediğiniz gibi!” diyen Harun’un yaptığı ters köşe, sosyal medyada çok konuşulurken, Fecir’in silah doğrulttuğu Umut’a ne olacağı ise merak konusu oldu.

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı dizinin kadrosunda; Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip, Anıl Taşezen gibi usta isimler yer alıyor.

“Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu” çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-nefes-kesti/feed/ 0
Yerli yatırımcıda 3.2 trilyonluk hisse var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-yatirimcida-3-2-trilyonluk-hisse-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-yatirimcida-3-2-trilyonluk-hisse-var/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:57:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11450  

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), 2024 yılı Mart ayı “Finansal Piyasa Özet Verileri”ni açıkladı. TSPB’nin Türkiye Cumhuriyet (TCMB) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) gibi kaynaklardan derleyerek hazırladığı Finansal Piyasa Özet Verilerine göre, 2023 yılı sonunda 2.6 trilyon lira olan yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 23,4 artarak 3 trilyon 210 milyar liraya çıktı. Mart sonu itibarıyla yerli yatırımcıların pay senedi varlıklarının, 1 trilyon 802 milyar lirası bireysel yatırımcılara, 1 trilyon 408 milyar lirası ise kurumsal yatırımcılar ve tüzel kişilere ait. Veriler, yerli yatırımcıların pay senedi varlıklarının son bir yılda yüzde 95,1 oranında büyüdüğünü ortaya koydu. TSPB verilerine göre, yabancı yatırımcıların pay senedi varlıklarında da hem yıllık hem de üç aylık bazda hızlı bir büyüme yaşandı.

YERLİ YATIRIMCILARIN FİNANSAL VARLIKLARI 24.5 TRİLYON LİRAYI AŞTI

TSPB tarafından açıklanan 2024 yılı Mart ayı “Finansal Piyasa Özet Verileri”, yerli yatırımcıların finansal varlıklarının bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın sonuna göre yüzde 8,4 artarak 24 trilyon 510 milyar liraya ulaştığını ortaya koydu. Verilere göre, geçen yılsonu itibarıyla 8 trilyon 506 milyar lira olan yerli yatırımcıların TL mevduatları, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,4 düşerek 8 trilyon 220 milyar liraya geriledi. 2023 yılı sonunda 5 trilyon 179 milyar lira olan yerli yatırımcıların tevdiat hesabı (DTH) varlıkları ise 2024 yılı Mart sonu itibarıyla yüzde 14,4 artışla 5 trilyon 924 milyar liraya ulaştı. Yerli yatırımcıların devlet iç borçlanma senedi varlıkları da yılın ilk çeyreğinde 2023 yılı sonuna göre yaklaşık yüzde 11 artarak 4 trilyon 535 milyar liraya çıktı.

YERLİ YATIRIMCILARIN SERMAYE PİYASASI VARLIKLARININ TOPLAM FİNANSAL VARLIKLARDAKİ PAYI ARTIYOR

Yerli yatırımcıların finansal varlıkları içerisinde bu yılın ilk çeyreğinde en yüksek büyüme ise özel sektör eurobond varlıklarında yaşandı. Bu yılın ilk üç ayında yerli yatırımcıların özel eurobond varlıkları yüzde 38,3 artarak 604 milyar liraya, kamu eurobond varlıkları ise yüzde 13,1 artarak 1 trilyon 663 milyar liraya çıktı.

TSPB verilerine göre, 2023 yılı Mart sonu itibarıyla yüzde 41,4 olan yerli yatırımcılara ait; pay senedi, varlığa dayalı menkul kıymet, varlık teminatlı menkul kıymet, özel ve kamu eurobond, devlet iç borçlanma senetleri ve varantlardan oluşan sermaye piyasası varlıklarının, toplam finansal varlıklar içerisindeki payı 2024 yılı Mart ayı sonu itibarıyla yüzde 42,3’e çıktı.

YATIRIMCI SAYISI YENİDEN ARTIŞA GEÇTİ

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği 2024 yılı Mart ayı “Finansal Piyasa Özet Verileri”, yatırımcıların sermaye piyasalarına olan ilgisinin Şubat ve Mart ayında yeniden artışa geçtiğini ortaya koydu. 2023 yılı Ekim sonu itibarıyla 8 milyon 556 bine ulaşarak rekor kıran pay senedi bakiyeli yatırımcı sayısı sonrasında düşüşe geçerek 2024 yılı Ocak ayı sonunda, 7 milyon 267 bine geriledi. Verilere göre, halka arzların da etkisiyle son iki ayda pay senedi bakiyeli yatırımcı sayısı yaklaşık 950 bin artarak Mart sonunda 8 milyon 216 bine ulaştı.

YABANCI YATIRIMCILARIN PAY SENEDİ VARLIKLARINDA HIZLI ARTIŞ

TSPB 2024 yılı Mart ayı “Finansal Piyasa Özet Verileri”, yabancı yatırımcıların (yurtdışı yerleşikler) finansal varlıklarının bu yılın ilk çeyreğinde 465 milyar lira (yüzde 18,1) arttığını gösteriyor. 2023 yılı sonunda 2 trilyon 574 milyar lira olan yabancı yatırımcıların finansal varlıkları, 2024 yılı Mart sonu itibarıyla 3 trilyon 39 milyar liraya çıktı. Yabancı yatırımcıların finansal varlıkları Mart 2023 – Mart 2024 döneminde ise yüzde 135,8 oranında büyüme kaydetti. Veriler göre, geçen yıl sonu itibarıyla 1 trilyon 557 milyar lira olan yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları, ilk üç ayda yüzde 23,1 artarak 2024 yılı Mart sonu itibarıyla 1 trilyon 917 milyar liraya ulaştı. Yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları son bir yılda ise yüzde 194,6 oranında büyüdü.

Geçen yılsonu itibarıyla 289.2 milyar lira olan yabancı yatırımcıların TL mevduatları, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 17,5 artarak yaklaşık 340 milyar liraya çıktı. Aynı dönemde döviz tevdiat hesapları ise yüzde 7,5 artarak 672.3 milyar liraya çıktı. Bu yılın ilk çeyreğinde yabancı yatırımcıların kıymetli maden depo hesapları varlıkları yüzde 24,5 artarken, devlet iç borçlanma senedi varlıkları ise 0,7 küçüldü.

9 ŞİRKETİN HALKA ARZI GERÇEKLEŞTİ

Şirketlerin sermaye piyasalarına olan ilgisi de artarak devam ediyor. TSPB verilerine göre, bu yılın ilk üç ayında 9 şirketin halka arzı gerçekleşti. Bu halka arzlar dolayısıyla şirketlere 18,4 milyar lira kaynak sağlandı. TSPB verileri, bu yılın ilk üç ayında ayrıca sermaye artırımları ve ikincil halka arzlarla sermaye piyasalarından, 10,7 milyar lira finansman sağladığını ortaya koydu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yerli-yatirimcida-3-2-trilyonluk-hisse-var/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Kalkınma Yolu Projesi büyük önem taşıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-kalkinma-yolu-projesi-buyuk-onem-tasiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-kalkinma-yolu-projesi-buyuk-onem-tasiyor/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:54:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11447 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Dünya Bankası tarafından düzenlenen Orta Koridor’un Ticaret ve Lojistik Potansiyelinin Gerçekleştirilmesi Etkinliği’ne videokonferans yöntemi ile katıldı. Doğu ile batı arasındaki önemli bir kara ve su köprüsü olarak hizmet veren Orta Koridor’un Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri, hatta Orta Doğu ülkeleri için de eşsiz bir ekonomik büyüme vaadi taşıdığının altını çizen Uraloğlu, “Bugün üzerinde konuştuğumuz Dünya Bankası çalışması, stratejik politikalar, hedefli yatırımlar ve iş birliği çabalarının Orta Koridor’da ticaret hacmini üçe katlama ve taşıma sürelerini 2030’a kadar yarıya indirme gücünü vurgulamaktadır” ifadelerini kullandı.

“ORTA KORİDOR POTANSİYELİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN KARARLI EYLEMLER ŞART”

Orta Koridor’da ticaret ve lojistik potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirmek için kararlı eylemlerin şart olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, bu çalışmanın atılması gereken adımları önceliklendirmeye ışık tutacak nitelikte olduğunu söyledi. Türkiye’nin demiryolu altyapısının halihazırdaki talebi karşılamakta yeterli olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Bakü-Tiflis-Kars hattından gelen yükün Edirne’ye kadar sevkiyatında herhangi bir kapasite problemi ile bugüne kadar karşılaşmadık. Ulusal taşıyıcımız TCDD Taşımacılık, Kars’ta çeken ve çekilen araçların doğudan gelecek yük akışını karşılayacak şekilde daima hazır olmalarını sağlamaktadır. Değerlendirmenin aksine Kars’ın batısında altyapı ve araç arzının altında bir yük akışı olduğunu yeri gelmişken belirtmek isterim” dedi.

“ORTA KORİDOR’UN KAPASİTESİNİ ARTTIRACAK VE DARBOĞAZLARI ORTADAN KALDIRACAK ÖNLEMLERİ ELE ALIYORUZ”

Orta Koridor paydaşlarının bir araya gelerek pürüzleri gidermenin yoluna bakmaları ve çözümleri önceliklendirmeleri gerektiğini belirten Uraloğlu, “Bu anlayışla Orta koridor ülkeleriyle sıkça bir araya geliyor, üçlü mekanizmalar çerçevesinde koridorun kapasitesini arttıracak ve darboğazları ortadan kaldıracak önlemleri ele alıyoruz. Azerbaycan-Kazakistan veya Azerbaycan-Gürcistan ile kurduğumuz mekanizmalar buna birer örnektir. Diğer taraftan bu ülkelerle çeşitli uluslararası örgüt çatısı altında bir araya geliyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı, TRACECA, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu çerçevesinde taşımaların, gümrük işlemlerinin, lojistik duraklardan geçişin kolaylaştırılmasına yönelik uyumlaştırma yöntemleri arıyoruz” şeklinde konuştu.

“ORTAK ANLAYIŞA VARARAK ENGELLERİ KALDIRMAK MÜMKÜN OLACAKTIR”

Koridor boyunca yakından koordinasyonu sağlayacak yeterli platformun halihazırda mevcut olduğunu söyleyen Uraloğlu, ortak anlayışa vararak engelleri kaldırmanın hızlıca mümkün olacağını ifade etti. Usul ve işlemlerin kolaylaştırılması noktasında transit yükün olabildiğince engellere takılmaksızın hedefine ulaşması için idari birtakım prosedürleri geride bırakmanın gerekliliği konusunda ortak anlayışa varılması gerektiğinin altını çizen Uraloğlu, doğu-batı yük potansiyeli demiryolu kapasitesinin çok üzerindeyken demiryolunun da tamamlayıcı niteliğindeki karayolu için kotaların liberalleştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Orta Koridor’un bölge ülkeleri için önemli bir ticari ve ekonomik potansiyele sahip olduğunun altını çizen Uraloğlu, koridorun Asya ve Avrupa arasında stratejik bir bağlantı sağlayarak ticaretin artmasına, ekonomik büyümeye ve kalkınmaya katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye olarak Orta Koridor’un geliştirilmesi ve güçlendirilmesi konusundaki kararlılığı sürdürdüklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, bölge ülkeleri arasındaki ticaretin ve iş birliğinin artması için çaba gösterdiklerinin altını çizdi.

“DEMİRYOLU YÜK TAŞIMA PAYINI YÜZDE 22’YE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Raporda 2021 yılına kıyasla 2030 yılına gelindiğinde Türkiye üzerinden konteyner yüküne olan talebin artacağının öngörüldüğünü belirten Bakan Uraloğlu, “Bunun oldukça yerinde bir tespit olduğunu ve 2053 vizyonumuzla örtüştüğünü düşünüyorum. Ulaştırma alanında 2053 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz yatırımlarımızın önemli bir kısmını demiryolu sektöründe yapmayı planlıyoruz. Demiryolu üzerinden yük taşıma payını 2053’e kadar yüzde 22’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla karayolundan demiryoluna yükün kaymasını sağlamış olacağız. Orta Koridor’da yükün konteyner olarak taşınması için gereken ilave kapasiteyi de sağlamış olacağız” dedi.

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ İLE DEMİRYOLU BAĞLANTISI

2053 vizyonu doğrultusunda Asya, Avrupa, Afrika ve Ortadoğu arasında artan ticarete daha fazla ulaşım altyapısı sağlamayı ve ulaştırma bağlantısallığını artırmayı hedeflediklerini açıklayan Bakan Uraloğlu, “Gerek Asya’dan, gerekse Orta Doğu’dan gelecek yüklerin akışını sorunsuz bir şekilde sağlamak için Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Asya ve Avrupa kıtaları arasında Marmaray’dan sonra ikinci demiryolu bağlantısını tesis ediyoruz. Bu kapsamda Gebze-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Çatalca Demiryolu Projesi’ni hayata geçirmeyi planlıyoruz. Buna ilave olarak şu anda inşa edilmekte olan Halkalı-Kapıkule Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi tamamlandığında İstanbul ile Türkiye-Bulgaristan sınırı arasında yüksek hızlı tren işletmeciliğine başlanacaktır. Böylece bölgeler arasında kesintisiz ticarete daha yüksek kapasite ve hız ile katkıda bulunacağız” şeklinde konuştu.

DİVRİĞİ-KARS DEMİRYOLU REHABİLİTASYON PROJESİ HAYATA GEÇİYOR

Ayrıca Bulgaristan ile artan demiryolu potansiyelini de dikkate alarak ikinci bir demiryolu geçiş noktası kurulması konusunda Mutabakat Zaptı imzaladıklarının altını çizen Bakan Uraloğlu, ikinci demiryolu hattı ile doğu-batı yönlü yük taşıma kapasitesinin artacağını, bunun Orta Koridor’un demiryolu potansiyeline de önemli ölçüde katkıda bulunacağını ifade etti. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun devamı olan Divriği-Kars Demiryolu Rehabilitasyon Projesi ile mevcut demiryolu altyapısını modernize ederek doğu-batı bağlantılarını güçlendireceklerini, ayrıca kapasite artışı da sağlayacaklarını söyleyen Uraloğlu, “Diğer taraftan açık denizlere erişimi olmayan Orta Asya ülkelerinin kendi aralarındaki yük akış artışının yanı sıra, küresel ticarete erişim noktaları çeşitlendirilmiş olmaktadır. Ülkemizin doğusunda yeni bir bağlantı olarak Zengezur Koridoru’nu ulusal ağımıza bağlamak için yeni bir demiryolu inşa edeceğiz. Bu bağlantı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı ile birlikte Orta Koridor’u tamamlayacak bir hat niteliğinde olacaktır” dedi.

KALKINMA YOLU İLE YENİ HAT

Uraloğlu, sadece doğu-batı güzergahında değil, aynı zamanda kuzey-güney aksında da planlamaların devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve Orta Asya’ya bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi büyük önem taşıyor. Bu yeni güzergâh, bölgedeki yüklerin Avrupa ve Orta Asya’ya erişiminde ciddi kolaylıklar sağlayacak. Kalkınma Yolu olarak adlandırılan bu yeni güzergâh Irak tarafında yaklaşık bin 200 kilometrelik hem çift hat demiryolu hem de otoyol yapımını içeriyor. Türkiye tarafında ise ulusal demiryolu ve karayolu ağımıza yaklaşık 130 kilometrelik demiryolu ve 300 kilometrelik otoyol ile bağlamak için gerekli teknik çalışmaları tamamladık. Kalkınma Yolu, Orta Doğu ülkeleri ile Orta Koridor ülkeleri arasındaki karşılıklı ticaretin çeşitlendirilmesi ve yeni pazarlara erişimi destekleyici ve tamamlayıcı bir girişim olması açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Görüleceği üzere artması beklenen yük hacmine göre gerekli kapasite artışlarımızı planlıyor ve çalışmalarına başlıyoruz. Türkiye olarak bölgesel planlamalara ve düzenlemelere çok önem veriyoruz. Ulaştırma sektörüne yapılan yatırımların etkin kullanımı için bölgesel iş birliklerine ihtiyaç var.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-kalkinma-yolu-projesi-buyuk-onem-tasiyor/feed/ 0
ATO Başkanı Baran’dan enflasyon yorumu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ato-baskani-barandan-enflasyon-yorumu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ato-baskani-barandan-enflasyon-yorumu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:51:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11444 ATO Meclis Salonu’nda ATO, İstanbul Gedik Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen panele ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman ile Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şeref Acar, ATO Meclis ve Komite Üyeleri ile çok sayıda mali müşavir izledi.

“SATTIĞIMIZ ÜRÜNÜ YERİNE KOYAMIYORUZ”

ATO Başkanı Baran, konuşmasında enflasyonun sadece Türkiye’de değil dünyada ticaretin sağlıklı işlemesini engelleyen nedenlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Ticaretin önündeki en büyük sıkıntı belirsizlik ortamı, belirsizliğin de nedeni enflasyon. Sattığımız bir ürünü aynı fiyattan yerine koyamıyoruz. Sattığımız ürünü yeniden alırken satış fiyatının bile üzerinde almaya başladık. Ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Görünürde yüksek karlar elde ediyoruz ve bu görüntü nedeniyle hak etmediğimiz vergilerle karşı karşıyayız. Çok para kazandığımız görüntüsü gerçek değil, sanal bir karlılıkla karşı karşıyayız. Bu fiktif kar nedeniyle vergiyle muhatap olmamamız gerekiyor” dedi.

Baran, enflasyonun iş dünyasını etkileyen sonuçlar ortaya çıkardığını, krediye ulaşmakta ve neredeyse tek ödeme aracı haline gelen kredi kartı konusunda sorun yaşadıklarını anlattı. Baran, “Hep birlikte geçici olan bu sıkıntılara katlanıp, en kısa sürede enflasyon derdinden ve beraberindeki sorunlardan uzaklaşmayı bekliyoruz” dedi.

Enflasyon muhasebesinin sanal karları görünür hale getirerek vergi yükünü azaltacağı ümidiyle talep edildiğini kaydeden Baran, “Bütün amaç yıllardan beridir söylediğimiz gibi verginin tabana yayılarak adaletli hale gelmesi” diye konuştu.

Baran, Başkent, Atılım ve İstanbul Gedik Üniversiteleri ile birlikte gerçekleştirdikleri panelin enflasyon muhasebesi konusunda iş dünyasının daha fazla bilgilenmesine katkı sağlamasını hedeflediklerini anlattı. Baran, “Ekonomik büyüme ve gelişmeyi sağlayabilmek için verginin iş dünyasının rekabet düzeyini yükseltecek ve ekonomik büyümeye zemin hazırlayacak bir nitelikte ve oranda olması gerektiği kanaatindeyiz” dedi. Baran, panelin üyelerin yararlanması amacıyla yayın haline getirileceğini de kaydetti.

Panelin açılışına Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz da bir mesajla katıldı.

“BORÇSUZ VE TEKNİK İFLASI OLMAYAN FİRMA NEREDEYSE YOK”

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nalan Akdoğan, Ankara YMMO E. Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sakıp Şeker, İstanbul Gedik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı ve ATO 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Yeminli Mali Müşavir Soner Ülgen birer sunum yaptı. Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saygılıoğlu, ATO Başkanı Baran’ın bir iş adamı olarak enflasyon muhasebesi konusunda iş adamlarının beklentisini yalın bir şekilde aktardığını ifade ederek, 2024 yılında devletin indirim, istisna ve muafiyetler yoluyla 2,3 trilyon lira vergiden vazgeçtiğini söyledi. Enflasyon muhasebesi uygulamasının borçlu firmalara vergi yükü çıkartabileceğine dair görüşler olduğunu aktaran Saygılıoğlu, “Borçsuz firma yok, teknik iflası olmayan firma neredeyse yok. Bu konuların ilerleyen süreçte iş dünyasının, dolayısıyla siyasetin de önüne geleceğini tahmin ediyorum” dedi. Saygılıoğlu, konuşmasında vergi affı uygulamalarını da eleştirdi.
Katılımcılarının sorularının da cevaplandığı panelin ardından Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman, ATO 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ahmet Gültan, Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şeref Acar tarafından panelistlere birer plaket takdim edildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ato-baskani-barandan-enflasyon-yorumu/feed/ 0
Konut satış rakamları açıklandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konut-satis-rakamlari-aciklandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konut-satis-rakamlari-aciklandi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:48:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11442 TÜİK’ten yapılan açıklamaya göre, konut satışlarında İstanbul 19 bin 40 konut satışı ve %18,1 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 9 bin 523 konut satışı ve %9,0 pay ile Ankara, 6 bin 413 konut satışı ve %6,1 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 23 konut ile Ardahan, 42 konut ile Bayburt ve 55 konut ile Hakkari oldu. 

 

KONUT SATIŞLARI OCAK-MART DÖNEMİNDE %1,3 AZALDI

Konut satışları Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,3 azalışla 279 bin 604 olarak gerçekleşti. 

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 12 BİN 880 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %49,0 azalış göstererek 12 bin 880 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %12,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %53,0 azalışla 27 bin 622 oldu.

Mart ayındaki ipotekli satışların, 3 bin 105’i; Ocak-Mart dönemindeki ipotekli satışların ise 6 bin 569’u ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 92 BİN 514 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,3 artarak 92 bin 514 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %87,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,3 artışla 251 bin 982 oldu. 

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 34 BİN 399 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 artarak 34 bin 399 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı %32,6 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,2 artışla 88 bin 256 olarak gerçekleşti.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 70 BİN 995 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,2 azalış göstererek 70 bin 995 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %67,4 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,0 azalışla 191 bin 348 olarak gerçekleşti.

 

YABANCILARA MART AYINDA BİN 778 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %47,9 azalarak bin 778 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,7 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 652 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 618 konut satışı ile Antalya ve 151 konut satışı ile Mersin izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %48,0 azalarak 5 bin 685 oldu.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Mart ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 411 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 182 konut ile İran, 129 konut ile Ukrayna ve 82 konut ile Irak vatandaşları izledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konut-satis-rakamlari-aciklandi/feed/ 0
Umut köşeye sıkıştı… ‘Katil babanın katil oğlu’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/umut-koseye-sikisti-katil-babanin-katil-oglu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/umut-koseye-sikisti-katil-babanin-katil-oglu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:33:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11399 Dizinin yeni bölümünde;

Vicdan azabına yenilen Makbule, Umut’u arayarak ona her şeyi anlatacağını söyledi. Makbule’nin verdiği adrese giden Umut, tek tanığının öldürüldüğünü görünce şoke oldu.

Bir anda eve gelen polisler, cesedin başında buldukları Umut’u büyük bir çaresizlikle karşı karşıya bıraktılar:

Katil babanın katil oğlu

Tuzağa düştüğünü fark eden Umut, polislerin elinden kaçmayı başardı.

HARUN’A KÖTÜ HABER

Harun’un Umut’a olan düşkünlüğünü bilen Süreyya, vakit kaybetmeden kötü haberi verdi:

Ben sana çömez avukatlara güvenme demedim mi? Umut katil zanlısı olarak her yerde aranıyor…

Furkan’ın suçunun ispatlanmasıyla davayı kaybeden Rüya, durumu abisi Fecir ile paylaştı. Rüya’nın tepkisi oldukça sertti.

Makbule’nin öldürülmesi ana haber bültenlerindeki yerini aldı. Umut’un her yerde arandığını öğrenen Azad’ın vicdan azabı yüzüne yansıdı.

FECİR’İN PLANI

Umut’un başına gelenleri çözmeye çalışan Harun, çok geçmeden işin arkasındaki kişinin Fecir olduğunu öğrendi.

Makbule’nin ortadan kalkması gerekiyordu ama ben suçu Umut’un üzerine yıkacaklarını bilmiyordum…

Harun, daha önce birçok kez yardımına koştuğu Kadir’i affetmedi.

Artık bitti ihtiyar! Umut gelene kadardı… Ya bu canavarı kendi ellerinle temizlersin yada bu canavar hepinizi temizler

Umut’un hukuk bürosuna giden polisler, gizli odayı bulmak üzereyken Neşet araya girdi ve onları engelledi.

UMUT’UN BÜYÜK KOZU

Babasını kurtarmak için önce kendisini kurtarması gerektiğini bilen Umut, elindeki büyük kozu Neşet ile paylaştı.

Ya Türkiye Emirkıranlar’ın tüm pisliklerini öğrenecek yada Makbule’nin katilini bize verecekler

Elindeki belgelere güvenen Umut, Neslihan Öncü’ye ulaşmanın bir yolunu buldu.

HARUN MEYDAN OKUDU

Süreyya ile buluşan Harun, savcıya meydan okudu.

Eğer Umut’u kılına zarar gelirse en alttaki tuğlayı çekerim her şey üzerimize çöker… Ben de dahil!

Fecir’i adım adım takip eden Umut, beklenmedik bir telefonla Emirkıranlar’ın huzurunu kaçırmayı başardı.

Yarın saat 12:00’ye kadar Makbule’nin katilini emniyete teslim edeceksin. Yoksa senin ve ailenin tüm kirli işlerini tüm Türkiye ile birlikte canlı yayında izlersin…

Umut’u telefonu sadece Fecir’i değil, Savcı Süreyya’yı da panikletti.

NESLİHAN’A TEHDİT

Hem kendini hem de Emirkıranlar’ı kurtarmak isteyen Kadir, Bünyamin’in talimatı ile Neslihan’ı ziyarete gitti. Neslihan’dan Emirkıranlar ile ilgili haberi yapmamasını isteyen Kadir, onu geçmişini ortaya çıkaramakla tehdit etti.

Takip edildiğinden habersiz olan Umut, Neşet ile buluşarak babasını aradı. Çok geçmeden polisler, nerede olduğunu tespit ettikleri Umut’un peşine düştü.

ALEV’DEN YARDIM ELİ

Umut, ustaca bir planla onları bir kez daha atlatmayı başardı.

Gidecek hiçbir yeri olmayan Umut, geceyi Alev’in ailesine ait restoranda geçirdi.

MECBURİ İŞBİRLİĞİ

Saatler öncesinden tanıtımları dönen program için beklenen gün geldi. Yayına engel olmaya kararlı olan Bünyamin, son tuşa bastı.

Savcı Süreyya, ekibi ile birlikte kanala giderek Neslihan’ı köşeye sıkıştırmayı başardı. Başlarda Umut Tanrıkulu’nu tanımadığını söyleyen Neslihan, sonunda işbirliği yapmaya mecbur kaldı.

YERİ TESPİT EDİLDİ

Yerinin tespit edileceğini öğrenen Umut, peşinde olan herkese ters köşe yaptı.

Elindeki belgeleri kendi kanalında yayınlamaktan başka çaresinin olmadığını düşünen Umut, tam yayına girmek üzereyken Harun ve Kadir’in gelişiyle her şey alt üst oldu.

Dizinin final sahnesinde;

Harun ile Kadir, Umut’u kimsenin bilmediği bir adrese götürdüler. Umut’a Harun’un yıllardır Rıza’yı koruyan kişi olduğunu söyleyen Kadir, kapının açılmasıyla büyük şok yaşadı.

İçeri Fecir ile birlikte giren Harun, ellerini bağladığı Umut’u düşmanının kucağına bıraktı…

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/umut-koseye-sikisti-katil-babanin-katil-oglu/feed/ 0
Megane 1-7 gün, Qashqai 5-7 gün ve Egea ortalama 7-10 günde satılıyor… 2’nci elin en hızlı satanları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/megane-1-7-gun-qashqai-5-7-gun-ve-egea-ortalama-7-10-gunde-satiliyor-2nci-elin-en-hizli-satanlari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/megane-1-7-gun-qashqai-5-7-gun-ve-egea-ortalama-7-10-gunde-satiliyor-2nci-elin-en-hizli-satanlari/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:30:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11395 2’nci el araç piyasasında uzun süren durgunluğun ardından hareketli günler yeniden başladı. Kasım 2023’te ortalama 65-70 günlere kadar çıkan satış süreleri yeniden 30-45 günlere kadar geriledi. Bu durum, yani talepteki artış fiyatlara da yansıdı. Yeni yılla birlikte sıfır kilometre araçlara zam gelmesiyle 2’nci el araçlara yönelim artarken, fiyatlar da uzun bir aradan sonra tekrar yükselme dönemine girdi. Öyle ki, mart ayında 2’nci el araç fiyatlarında ortalama yüzde 2.1 artış görüldü. İkinci el araç piyasasındaki talep her geçen gün artarken Nisan 2024 itibarıyla en hızlı satılan ile en uzun sürede satılan 2’nci el otomobilleri araştırdı.

RENAULT MEGANE 1-7 GÜNDE GİDİYOR

Otomotiv veri şirketi Cardata’nın Hürriyet için derlediği verilere göre, Türkiye’de en hızlı satılan 2’nci el otomobil markası Renault oldu. Bu markayı Fiat, Volkswagen, Nissan, Honda, Volvo, Kia ve Ford gibi markalar izledi. Model bazında bakıldığında ise Nisan 2024 itibarıyla Türkiye’de satış süresi en kısa olan 2’nci el otomobil, 1-7 günlük ortalama ile 2018/2019 model Renault Megane oldu. Bu modelin arkasından 5-7 günlük satış ortalaması ile 2018 model Nissan Qashqai geldi. İlana konulduğu andan itibaren ortalama 7-10 günde satılan 2023 model Fiat Egea listede üçüncü sırada yer alan model olurken, 18-20 gün arasında satış süresine sahip  2022 model Renault Clio bu modeli takip etti.

VOLVO XC90 ÜST SIRADA

Honda’nın 2021 model yılına ait Civic modeli 19-22 günlük ortalama satış süresi ile dikkatleri çekerken, listenin üst sıralarındaki tek hibrit ve üst sınıf model 2020 model Volvo XC90 oldu. 4.7 milyon TL’lik ikinci el fiyatıyla dikkat çeken Volvo XC90’nın ortalama satış süresi 21-24 gün olarak kaydedildi. Alman üretici Volkswagen tarafında ise 2017 model Polo’nun satış süresi ortalama 22-25 gün, 2016 model Passat’ın 31-34 gün, 2022 model Passat’ın satış süresi ortalama 35-38 gün olarak gerçekleşti.

En çok satan diğer 2’nci el araç modellerinde ise ortalama satış süreleri şu şekilde gerçekleşti; 2017 model Kia Sportage 24-27 gün, 2017 model Ford Focus 31-34 gün, 2021 model Peugeot 2008 39-42 gün, 2017 model Opel Astra 36-39 gün, 2020 model Dacia Duster 41-44 gün, , 2016 model Skoda Superb 57-60 gün ve 2017 model Seat Leon 76-79 gün.

‘HAREKETLİLİK DEVAM EDECEK’

UZMANLARA göre ikinci el araç piyasasındaki hareketlilik sıfır otomobil fiyatları arttıkça sürecek. VavaCars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, “Sıfır araçlara zam gelmesi ile 2’nci el araçlara yönelim arttı. Bu durum 2’nci el araçta fiyatların yükselmesinde etkili oldu. 2’nci el araç piyasasının, önümüzdeki dönemde canlılığını daha da artırmasını bekliyoruz. Özellikle kurdaki değişimler ve aylık enflasyon etkisi fiyatların yükselmesinde etken olacaktır” dedi. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın da, “2’nci el araç fiyatları bir dönem olduğu gibi fahiş biçimde artmıyor, dengesini buldu diyebiliriz. Sıfır kilometre C segment bir otomobilin ortalama fiyatı 1.3-1.6 milyon TL arasında. Kredi muslukları kapalı. Sıfır araç alımı neredeyse sadece nakit paraya döndü. Tabii buna ulaşamayan yaklaşık yüzde 60-70’lik kesim ikinci ele yöneldi. 2’nci el daha fazla talep gördüğü konuma tekrardan yerleşmeye başladı. Para politikaları, enflasyon ve faizlerin durumuna göre yılın ikinci çeyreğinde 2’nci eldeki talep daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.

ÇİNLİLER KAÇ GÜNDE SATILABİLİYOR

GEÇTİĞİ-MİZ yıl Türkiye otomotiv pazarına yeniden giren ve bugüne kadar 3 SUV modeliyle toplamda 56 bin adedin üzerinde satış yapan Chery’nin 2’nci el araç piyasasındaki satış süreleri de merak ediliyordu. Cardata’nın Hürriyet için hazırladığı veriler, yeni nesil Çinli otomobillerin 2’nci elde ortalama sürelerde satıldığını ortaya koydu. Buna göre, Çinli Chery’nin Omoda 5, Tiggo 7 Pro ve Tiggo 8 Pro modellerinin 2’nci eldeki ortalama satış süreleri 35 ila 38 gün arasında değişiyor.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/megane-1-7-gun-qashqai-5-7-gun-ve-egea-ortalama-7-10-gunde-satiliyor-2nci-elin-en-hizli-satanlari/feed/ 0
Coachella festivali nasıl bu hale geldi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/coachella-festivali-nasil-bu-hale-geldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/coachella-festivali-nasil-bu-hale-geldi/#respond Mon, 08 Jul 2024 09:00:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11238 Bu fırsatı kaçırmayan müzik yapım şirketi Goldenvoice devreye girdi, Pearl Jam’in Ticketmaster’ı protesto ederek konser vermesi için Kaliforniya çölünde yer alan Indio kentinin Coachella Vadisi’nde yer ayarladı.
Konser başarılı olsa da o zamanlar Goldenvoice, dev Ticketmaster’la rekabet edemeyecek bir şirketti.
O yüzden daha fazla izleyici sayısının kârlı olacağını umarak birkaç grubu aynı gün sahnelendirmek konseptine odaklandılar.
Bu fikirle 1999’da Paul Tollett, iki günlük Coachella Vadisi Müzik ve Sanat Festivali’ni kurdu.
İlk festivalde Beck, Morrissey, Tool ve Rage Against the Machine sahne aldı. Festival başarılı geçti katılım 25 binin üzerindeydi fakat kişi başı günlük 50 dolar ücret alınınca Goldenvoice 850 bin dolarlık zararla çıktı ama vazgeçmedi.
Farklı müzik türlerini kapsayıp her zevke hitap etmeye önem verdikleri festivale devam ettiler.
Umdukları gibi etkinliğe ilgi her geçen yıl artıyordu.
2007’de 2 günden 3 güne (cuma, cumartesi ve pazar) çıkarılan festivale 180 bin kişi katıldı.2009’da 200 bin sınırını aşan festival zirveye çıkmıştı ama Indio şehri insan akınıyla baş edemedi.
Goldenvoice yine devreye girdi ek otoyol, aydınlatma ve güvenlik alanında yatırımlar yaptı. 2012 yılında festival ikinci büyük değişikliği yaptı.
Biletler rekor sürede tükenince, biletlerin tükenme hızından şikâyet edenlerin sorununu çözmek için festivali aynı kadroyla iki hafta sonuna genişletmeye karar verdiler.
Sadece müzik değil aynı zamanda sanat festivali adıyla yola çıkıp mekânın tasarımına, görselliğine önem veren etkinlik dev boyutlu heykeller, dijital ışık şovları, sergiler ve partilerle moda trendlerinin, sosyal medya fenomenlerinin ve ünlü kültürünün de boy gösterdiği bir platform haline geldi. Coachella’nın etki alanı artık sosyal medya postu, partilemek, giyinip süslenmekten öte bir statü göstergesi gibi de olmaya başladı.
Coachella fiyatları bu sene şöyle oldu:
Standart giriş ücreti 3 gün ve otopark ücreti dahil 429 dolardan başlıyor.
Festival alanına yürümek istemiyorsanız transfer araçları dahil fiyatı 504 dolardan, VIP giriş ücreti 999 dolardan başlıyor.
Eldorado Gölü kenarındaki kamp alanında çadır kurabileceğiniz fiyatlar 2 bin 284 ile 5 bin 622 dolar arasında değişiyor.
Daha lüks bir deneyim arıyorsanız golf arabasıyla transfer, tuvalet, duş, klimalı dinlenme alanı dahil giriş 9 bin 500 (2 kişi) dolar.

ÇÖLDE DJ MAHMUT ORHAN ENERJiSi

Türk DJ Mahmut Orhan 13 Nisan Cumartesi günü sahnedeydi.
Coachella gibi ikonik bir etkinlikte performans sergilenmesi gurur verici.
Mahmut
Orhan’ın
Coachella konser listesinde yer alması, etkileyici sahnesi, kalabalığın enerjisi onun kendi alanında nasıl bir yetenek olduğunu bir kez daha ispatladı.

TÜRK MiMARDAN COACHELLA HEYKELi

Issız çölü renk, ışık ve tasarımlarıyla yeniden yaratan isimlerden biri de Güvenç Özel’di. Teknoloji uzmanı, mimar ve Kaliforniya Üniversitesi’nde profesörlük yapan Özel geçen sene Coachella Müzik ve Sanat Festivali tarafından eser yaratmak üzere görevlendirilen nadir sanatçılardan biri. Holoflux adını verdiği eser ışık ve grafikler arasında geçiş yapıp değişik renk şemalarını yansıtıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/coachella-festivali-nasil-bu-hale-geldi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Bayram tatilinde 6 milyon 852 bin kişi hava yolu ile seyahat etti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayram-tatilinde-6-milyon-852-bin-kisi-hava-yolu-ile-seyahat-etti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayram-tatilinde-6-milyon-852-bin-kisi-hava-yolu-ile-seyahat-etti/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:45:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11211 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatilinde gerçekleşen hava yolu kullanım istatistiklerini açıkladı. Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, her geçen yıl artan hava yolu trafiğine dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve liderliğinde son 22 yılda yaptığımız hava yolu yatırımları meyvesini veriyor, vatandaşlarımız yolculuklarda uçak konforunu tercih ediyor. Uçak yolculuğu artık gündelik hayatın vazgeçilmezi oldu” dedi.

’CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINI ULAŞIMIN YÜZYILI YAPACAĞIZ’

Bayram tatilini kapsayan 5-14 Nisan tarihleri arasında Türkiye genelindeki havalimanlarında 42 bin 573 uçak trafiği gerçekleştiğini ve 6 milyon 852 bin 948 yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Hava yollarında artan yolcu sayıları ve vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda Türkiye’nin dört bir yanında güvenli, ekonomik, konforlu ve hızlı bir hava yolu ulaşımı sağlamak için bakanlık olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı’na yakışır projeler ve hizmetlerimizle taçlandırarak ulaşımın yüzyılı yapacağız” ifadelerini kullandı.

’İSTANBUL HAVALİMANI’NDA 2 MİLYON 212 BİN YOLCUYA HİZMET VERİLDİ’

Bakanlık olarak ulaşımın her modunda, son teknoloji sistemler ve yatırımlar yaparak ulaşımda Türkiye’ye adeta çağ atlattıkları belirten Uraloğlu, “Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak her projede ülkemizin ekonomisini ve istihdamını arttırmak için çalışıyoruz. Ülkemizin turizmini, sanayisini ve ulaşım ağını geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nda da hizmet fırtınası estirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.Bayram tatili süresince turizm bölgelerindeki havalimanlarında 2024 yılının yolcu rekorunun kırıldığını işaret eden Uraloğlu, bu süreçte İstanbul Havalimanı’nda 14 bin 546 uçak trafiğinin gerçekleştiğini ve 2 milyon 212 bin 709 yolcuya hizmet verildiğini, 14 Nisan 2024’te ise 245 bin 995 yolcu sayısına ulaşıldığını ve bunun 2024’ün en yüksek rakamına olduğunu bildirdi.

’ANTALYA HAVALİMANI 786 BİN 962 YOLCUYA HİZMET VERDİ’

Bakan Uraloğlu, bayram tatilinin 9 gün olması ve okul ara tatilinin de aynı döneme denk gelmesi nedeniyle turizm bölgelerine doğru da önemli oranda seyahat gerçekleştiğini, turizm merkezlerindeki havalimanlarının bayramda da yüksek dolulukla çalıştığına değinerek, şunları kaydetti:”Esenboğa Havalimanı’nda 2 bin 502 uçak trafiği gerçekleşti ve 365 bin 972 yolcuya hizmet verildi. 14 Nisan 2024 tarihinde ise 42 bin 453 yolcu sayısıyla 2024’ün en yüksek rakamına ulaşıldı. İzmir Adnan Menderes Havalimanında ise 2 bin 160 uçak trafiği gerçekleşti ve 324 bin 595 yolcuya hizmet verildi. 14 Nisan 2024 günü 38 bin 168 yolcu sayısıyla 2024’ün en yüksek rakamına ulaşıldı. Turizm şehrimiz Antalya’ya ise yine en fazla yolcunun seyahat ettiği şehirlerimizden oldu. Antalya Havalimanında 4 bin 941 uçak trafiğinde 786 bin 962 yolcuya hizmet verilirken 13 Nisan 2024 günü 97 bin 791 yolcu sayısıyla 2024’ün en yüksek rakamına ulaşıldı. Muğla Milas-Bodrum Havalimanında 764 uçak trafiği gerçekleşti ve 76 bin 544 yolcuya hizmet verildi. Muğla Dalaman Havalimanı’nda da 736 uçak trafiği gerçekleşirken 115 bin 960 yolcuya hizmet verildi.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayram-tatilinde-6-milyon-852-bin-kisi-hava-yolu-ile-seyahat-etti/feed/ 0
Hızlı tüketim ürünleri pazarı 2023’te yüzde 81 büyüdü https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizli-tuketim-urunleri-pazari-2023te-yuzde-81-buyudu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizli-tuketim-urunleri-pazari-2023te-yuzde-81-buyudu/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:27:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=11170 NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Sekerel Erdogan araştırma sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki hızlı tüketim ürünleri büyümesini incelediğimizde, sigara ve alkol hariç toplam pazarın 2023 yılında yüzde 81’lik bir ciro büyümesi kaydettiğini; bu dönemde hacim büyümesinin yüzde 6, fiyat değişiminin ise yüzde 71 olduğunu görmekteyiz. Kişisel bakım, ev bakım ve gıda kategorileri olmak üzere tüm ana grupların güçlü hacim ve ciro performanslarıyla büyümeyi öne çektiğini gözlemliyoruz. Bu dönemde kişisel bakım yüzde 8, kağıt ürünleri yüzde 10, ev temizlik ürünleri yüzde 6 ve alkol hariç gıda kategorileri yüzde 5 hacim büyümesi kaydederek güçlü bir organik büyüme performansı sergiledi.” dedi. Erdogan, kişisel bakım ve kağıt ürünleri ile birlikte atıştırmalık ve içeceklerin de büyümeyi en çok sürükleyen kategoriler olduğunu paylaşırken, 2023 yılında yüksek büyüme performansı ile ciro payını en çok artıran ilk üç kategorinin kuruyemiş (+0,4 puan), gazlı içecekler (+0,3 puan) ve dondurma (+0,3 puan) olduğunu belirtti. 

Erdogan, 2023 yılında hacim olarak en çok büyüme oranı kaydeden ilk 3 kategorinin ise buzlu kahve (%54), hardal (%32) ve erkek parfümleri (%31) olduğunu paylaştı. Hızlı tüketim ürünleri 2024 yılına da güçlü bir başlangıç yaptı. Erdogan, hızlı tüketim ürünlerinin (sigara ve alkol hariç) Ocak 2024’te Ocak 2023’e kıyasla ciro bazında yüzde 72, hacim bazında ise yüzde 9 büyüme kaydettiğini söyledi.

Güçlü hacim büyümesi yapısının ocakta da korunduğunu belirten Erdogan, 2024 Ocak döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre en çok hacim büyümesi kaydeden ana grupların dondurma (%55), süt ürünleri (%15), ağız bakım ürünleri (%11) ve atıştırmalıklar (%9) olduğunu belirtti. Didem Sekerel Erdogan, 2024 Ocak döneminde hacim olarak en çok büyüme oranı kaydeden ilk 10 kategorinin ise hardal (%53), konserve balık (%47), buzlu kahve (%46), maden suyu ve sodası (%39), bar ve krokanlar (%38), kuru meyve (%35), sirke (%35), dondurulmuş gıda (%35), buzlu çay (%33) ve kruvasan (%32) olduğunu söyledi. 

NielsenIQ Perakendeci Hizmetleri Orta Doğu ve Afrika E-Ticaret Direktörü Turan Konu, e-ticaretin 2023 yılında yüzde 116 gibi güçlü bir ciro artışı kaydettiğine dikkat çekti. E-ticaret performansı, özellikle kişisel bakım, atıştırmalık ve diğer gıda ve içecek kategorilerinde yüksek seyretti. Konu, bu kategorilerin online paylarının geçen yılın aynı dönemine göre arttığını paylaştı.

2023 yılında e-ticaret kategori performansına değinen Didem Sekerel Erdogan, en çok ciro büyümesi kaydeden kategorilerin; ev temizlik grubu altında ev temizleyicileri (%202), soğuk içecekler grubu altında buzlu çay (%178), kişisel bakım grubu altında saç kremi (%168), atıştırmalıklar grubu altında sakız (%152), diğer gıda ve içecekler grubu altında kahvaltılık gevrekler (%136), sıcak içecekler grubu altında hazır kahveler (%136) ve bebek bakım grubu altında bebek mamaları (%113) olduğunu paylaştı.

Dünya genelinde değişen ekonomik görünümün tüketicilere de yansıdığına değinen NielsenIQ Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli, tüketicilerin birçok açıdan yaşam biçimlerini değiştirdiklerini belirtti. Nur Serenli; ev odaklı yaşam tarzı, atıksız mutfak, önleyici sağlık, stres yönetimi, tasarruf ve planlı bütçe ile kolaylık arayışını, üretici ve perakendecilerin yakın vadede odaklanması gereken yeni küresel tüketici trendleri olarak paylaştı.

Didem Sekerel Erdogan, hem küresel tüketicilerin hem de Türk tüketicilerin en önemli endişelerinin artan gıda fiyatları olduğunu söylerken, tüketicilerin tasarruf ve hesaplı alışveriş arayışında olduğunu paylaştı. “Yeniden tanımlanan tüketici değerlerinde “atıksız mutfak” trendinin, tasarruf etmenin bir boyutu olarak yükseldiğini gözlemliyoruz.” diyen Erdogan; tüketiciler “az, daha fazladır” kavramından yola çıkarak mutfakta israf olmasın diye gerçekten kullanacakları kadarını satın alma davranışı gösteriyor ve bu yolla gıda atığını azaltıp tasarruf edebileceklerini ifade ediyor diye belirtti. Erdogan ayrıca, tüketicilerin temel ihtiyaçlara odaklanarak, stoklamak yerine gerektiğinde gerektiği kadar almayı tercih etme eğiliminde olduğundan bahsetti. Tüketiciler; fazla yiyeceği ziyan etmek yerine, artık yemeklerle yaratıcı yeni menüler ve öğünler hazırlamaya gayret ediyor.

NielsenIQ Perakendeci Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan, tüketicilerin finansal durumlarını yönetmek için aldıkları ilk 3 tedbirin “en ucuz fiyat arayışı”, “ürün/marka geçişleri” ve “genel harcamanın azalması” olduğunu söyledi.

Alışveriş yapanların, “harcamalarını yönetme” başlığı altında ev dışı tüketimlerini azalttığının altını çizen Didem Sekerel Erdogan, tüketicilerin özellikle “ev dışı yemek, ev dışı eğlence, dışarıdan yemek siparişi ve giyim” kalemlerinde daha az harcama eğiliminde olduğuna dikkat çekti. Öte yandan, özellikle taze gıda, taze et ve süt ürünlerinde daha fazla harcama eğilimi olduğunu ve alışveriş yapanların ev içi tüketime yöneldiğini belirtti.

Didem Sekerel Erdogan, küresel iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularının artan gıda fiyatları üzerinde de etkileri olan bir konu olarak tüketici gündeminde önemli bir yere sahip olduğunun altını çizdi. “Sürdürülebilirliğin tüketiciler için ne anlama geldiğini anlamak önemli…” diyen Erdogan, sürdürülebilirliğin “azaltılmış kirlilik/temiz çevre”, “doğal kaynakları korumak”, “gezegen için daha iyi” gibi unsurların yanı sıra Türk tüketicisi için özellikle “topluma geri vermek” olarak algılandığını vurguladı.

“Küresel ölçekte gerçekleştirdiğimiz bir araştırmaya göre çevre dostu/sürdürülebilir ürün portföyüne sahip olmak, alışverişçilerin marka tercihini etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor.” diyen Erdogan, tüketicilerin iklim değişikliğine karşı harekete geçme konusunda markalardan büyük beklenti içinde olduğunu paylaştı.

Dünya genelinde e-ticaretin son dönemdeki gelişimini paylaşan NielsenIQ Müşteri Hizmetleri / E-Ticaret Direktörü Yankı Yalçın “E-ticaret büyümesi Covid dönemindeki güçlü büyümenin ardından 2022 yılında dünya genelinde normalleşmeyle karşı karşıya kaldı. Ancak 2023 yılı e-ticaret büyümesinin tekrar atağa geçtiği bir yıl oldu.” dedi.

Yankı Yalçın ayrıca, Türkiye ve EEMEA (Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkelerinin genel olarak güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ve 2023 yılında e-ticarette üstün bir büyüme oranı gerçekleştirdiklerini paylaştı.

Turan Konu ise e-ticaretteki en önemli 3 trendin “pazar yerlerinin yükselişi”, “sosyal ticaret” ve “abonelik hizmetleri” olduğunu ekledi. Konu, “E-ticaret konusunda, hem perakendeciler hem de üreticiler için bu 3 ana alana odaklanmak ve güçlü bir çoklu kanal alışverişçi deneyimi oluşturmak için gerekli pratiklerde uzmanlaşmak kritik önem taşıyor.” dedi.

Didem Sekerel Erdogan sözlerini şöyle tamamladı: “Markalar ve perakendeciler için tüketicilerin yeniden tanımlanan değerlerine uyum sağlamak çok önemli. Markaların, hesaplı harcama ve tasarruf stratejileri etrafında tüketicilerin alışkanlıklarına uyum sağlaması yakın vadede temel hareket noktası olacaktır. Özellikle yapay zeka destekli promosyon kararları almak ve kısa vadeli hacim kazanımları için marka değerini feda etmemek de kritik önem taşıyor. Değişen alışkanlıkların yanı sıra, değişen tüketim okazyonlarını anlamak da olmazsa olmaz. Dolayısıyla, markalar tüketicilere bulundukları yerde ulaşmalı. Ayrıca, e-ticaret dünya çapında güçlü bir şekilde gelişiyor. Bu çok kanallı ekosistemde avantaj elde etmek için, kusursuz ve heyecan verici bir çoklu alışveriş deneyimi sunmak önemli. Son olarak, alışverişçi verilerinin kaynakları ve değişim hızı son birkaç yılda giderek arttı. Markalar ve perakendeciler, çeşitli alışverişçi veri kaynaklarını yönetmek ve bunlardan en iyi şekilde yararlanmak için daha fazla yapay zeka ve hiper kişiselleştirme uygulaması kullanmalı. Bu beş başlık altında atılacak doğru adımlar, oyuncuların yakın vadedeki başarısı üzerinde belirleyici olacaktır.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizli-tuketim-urunleri-pazari-2023te-yuzde-81-buyudu/feed/ 0
Adalar bayram yaptı, iki tarafın esnafı da sevindi: 5 adaya 20 bin kişilik Türk çıkarması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalar-bayram-yapti-iki-tarafin-esnafi-da-sevindi-5-adaya-20-bin-kisilik-turk-cikarmasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalar-bayram-yapti-iki-tarafin-esnafi-da-sevindi-5-adaya-20-bin-kisilik-turk-cikarmasi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:42:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10947 Yunan adalarına kapıda vize uygulaması bayramda başarılı geçti. Bayram haftasında Yunan adalarına giden Türk turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre üç kat arttı. Geçen yıl nisan ayının ilk 10 gününde Midilli’ye 390 turist gelirken, bu sayı 3 bin 800’e çıktı. Sakız Adası’na gelen turist sayısı 2 bin 716’dan 4 bin 993’e, Samos’a gelen turist sayısı 299 iken 2 bin 851’e, Kos’a gelen turist sayısı 2 bin 400’den 3 bin 300’e, Rodos’a gelen ise 2 bin 320’den 5 bin 726’ya yükseldi. Toplamda, bu beş adaya gelen turist sayısı 2023’te 5 bin 969 iken şimdiden 20 bin rakamını aştı. Turizmciler adalara giden Türk turistlerin memnun olduğunu ve yoğunluğun sezonda da devam etmesini beklediklerini söylüyor. Ayrıca adalara giden feribotların kalktığı Çeşme, Ayvalık, Kuşadası, Marmaris ve Fethiye gibi bölgelerde de kalan tatilciler buradaki esnafın da yüzünü güldürdü.

ADA SAKİNLERİ MEMNUN

Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ant1 televizyonuna, kapıda vize uygulaması sayesinde Türk turistlerin Yunan adalarına rahatça gelebildiğini ve ada sakinlerinin bu gelişmeden çok mutlu olduğunu söyledi. Adalardan sorumlu Bölge Valisi Kostas Moutzouris ise “Adalar turistlerle dolup taşıyor. Türkiye’den gelen her ziyaretçi, charter uçuşlarla gelen ziyaretçilere göre yaklaşık iki kat daha fazla yerel ekonomiye katkı sağlıyor” dedi.

YOĞUNLUK DEVAM EDECEK

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Ceylan, “Türkler adaya gitmekten çok memnun. Enflasyonist ortamda Türkiye biraz pahalı kaldı. Yunan adaları daha uygun kalıyor. Özellikle vize krizinin olduğu dönemde kapı vizesi biz turizmcilere ilaç gibi geldi. İnsanlar artık yeni yerler keşfedip, daha bakir yerleri görmek istiyor” dedi. Bu bayram gerçekleşen yoğunluğun sezonda da devam edeceğini beklediklerini belirten Ceylan, “Önümüzde Kurban Bayramı da var ve aynı yoğunluğu o zaman da bekliyoruz. 23 Nisan’da da yine bir yoğunluk olur. Yunan adalarının tek gelir kaynağı biz Türkleriz, çok da iyi para bırakıyoruz. Bu yüzden devamı gelir” değerlendirmesini yaptı.

TÜRK ESNAFININ DA YÜZÜ GÜLDÜ

9 günlük bayram tatilinde adaya gidecekler gideceği bölgede de kaldı. Çeşme, Kuşadası, Ayvalık, Marmaris’teki esnafın da yüzü güldü. Bu bölgelerde turizm hareketliliği yaşandı. Engin Ceylan, “Kapı vizesi toplam 7 gün. 7 gününü de insanlar adada geçirmedi. Gittikleri yerde de bizim ekonomimize fayda sağladı. Yunan adaları ile bizler bir koordinasyon halinde olduğumuz sürece her iki ülke arasında çok ciddi bir ekonomik turizm katkısı sağlanacaktır. Hem karşı taraf hem Türk yerel esnaf çok ciddi gelir elde edecektir” dedi.

KUŞADASI’NA TATİLCİ İLGİSİ

-Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan da, “Kuşadası, bu bayramda da tatilcilerin tercihi oldu. Samos’a kapı vizesi uygulamasının başlamasıyla birlikte, bayramda karşıya geçmek için de Kuşadası’na gelen pek çok misafirimiz oldu. Bu da çarşılarımızı, restoranlarımızı, konaklama ve birbirine bağlı sektörleri olumlu etkiliyor. Ancak, acentalardan gelen bilgiye göre, Samos gümrüğü tarafından kapı vizesiyle geçiş sayısının günlük bazda sınırlı tutulması, diğer geçişi olan adalara göre geçişlerin daha az olmasına sebep oluyor. İlgili acentaların görüşmelerini sürdürdüğü bu konuda rahatlama olduğu zaman, karşıya geçmek için Kuşadası’na gelecek misafirlerimiz daha da artacaktır” bilgisini verdi.

GECELİK ORTALAMA BİN LİRA

Peki adalardaki otellerde konaklamanın bedeli ne? Konaklama hizmeti sunan firmalardan nisanda bir gece iki kişi için otel fiyatlarını inceledik. Adalarda en uygun seçenekli otellerde gecelik fiyatlar ortalama 1.000 liradan başlıyor. Ancak daha lüks otellerde konaklamak istenirse gecelik 3 bin ila 5 bin lira arasında bir fatura çıkıyor.

-Kos’ta (İstanköy) bir gecelik konaklama iki kişi için 1.200 liradan başlıyor.

-Midilli’de bir gecelik konaklama iki kişi için 1.235 liradan başlıyor.

-Sakız’da bir gecelik konaklama iki kişi için 1.548 liradan başlıyor.

-Samos’da bir gecelik konaklama iki kişi için 1.582 liradan başlıyor.

-Rodos’ta bir gecelik konaklama iki kişi için 968 TL liradan başlıyor.

İDO SAMOS’A 4 BİN TÜRK GÖTÜRDÜ

-İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), Samos adası seferlerine 6 Nisan’da başladı. İDO Genel Müdürü Murat Orhan, Hürriyet’e şu değerlendirmeyi yaptı:

“6 – 14 Nisan tarihleri arasında toplamda 8 bin yolcu taşımışız. 4 bin kişi gitmiş 4 bin kişi dönmüş.  Yolcuların yaklaşık yarısını Seferihisar’dan yarısını Kuşadası’ndan taşıyoruz. Henüz sezon açılmamışken bu kadar yoğun yolcu talebi bizi çok memnun etti. Tabii ki ilk seferler olması nedeniyle kapıda vize uygulamasında bazı aksaklıklar yaşanabiliyor. Adaya indiğinizde kapıda vize ile adaya giriş yapmak isteyen yolcularımızın bekleme süreleri Schengen vizesi ya da yeşil pasaport ile giriş yapmak isteyen yolcularımıza göre biraz daha uzun olabiliyor. Bu durum uygulamanın henüz çok yeni olması nedeniyle Yunan makamlarındaki sistemsel bazı sorunlardan kaynaklanıyor. Özellikle bayram döneminde kapıda vize uygulamasıyla giriş yapmak isteyen yolcularımıza konu hakkında bilgi verdik.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adalar-bayram-yapti-iki-tarafin-esnafi-da-sevindi-5-adaya-20-bin-kisilik-turk-cikarmasi/feed/ 0
Sahte altın alarmı! Darphane uyardı: Kuyumcular bile bile alıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-altin-alarmi-darphane-uyardi-kuyumcular-bile-bile-aliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-altin-alarmi-darphane-uyardi-kuyumcular-bile-bile-aliyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:39:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10941 Son dönemde küresel gelişmelerin de etkisiyle rekor üstüne rekor kıran fiyatları, iç piyasada merdiven altı altın üretim yapan sahtecileri hareketlendirdi.

Konuyla ilgili Hürriyet’e bilgi veren Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü Abdullah Yasir Şahin, piyasada merdiven altı üretimin arttığı yönünde bilgiler aldıklarına işaret ederek, “Cumhuriyet altınları 916.66 milyem yani 22 ayardır. Sahteciler ürünün içerisindeki saf altın miktarını düşürerek ayarıyla oynuyor; 22 ayar olması gereken ürünü aslında daha düşük ayarda üretiyorlar” dedi. Bu altınların küçük atölye tarzı yerlerde, amatör bir şekilde ve küçük makineler ile üretilebildiği bilgisini veren Şahin, “Üretici ayarını düşük yaptığı için kuyumculara da daha düşük fiyattan satabiliyor. Bu küçük marjları kâr olarak gören bazı kuyumcular da bu ürünleri sahte olduğunu bile bile alıyor ve vatandaşlarımıza satıyor” diye konuştu.

Abdullah Yasir Şahin

BOZDURURKEN 150 TL’LİK ZARAR

Şahin, ayarıyla oynanan bu ürünleri ‘sahte altın’ olarak niteledi ve şöyle dedi: “Darphane üretimi olmayan cumhuriyet altınlarının tamamı sahte altındır. Bunu net ifadeyle belirtebiliriz. Ayarının düşürülmesine rağmen yüksek ayardan satılan ürünlerde vatandaşımız daha fazla para vermiş oluyor. Birinci zarar ettiği yer burası.”

Peki, vatandaş farkında olmadan aldığı bu sahte altınları bozdurmak isterse ne oluyor? Şahin’in verdiği bilgiye göre, sahte bir satıldığında, piyasadaki satış fiyatının 150 TL altında satılabiliyor. “Bu meblağ daha büyük ürünlerde katlanarak artıyor” diyen Şahin, “Özetle, vatandaş hem alırken hem de satarken zarar etmiş oluyor. Bu yüzden ısrarla vatandaşlarımızın alırken Darphane üretimi istediğini belirtmesi gerektiğini vurguluyoruz” ifadelerine yer verdi.

ŞİKÂYETLERİN %90’I İNTERNETTEN

Hürriyet’e konuşan İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık ise, “Düşük ayarlı ürünler kayıt dışı, merdiven altı olarak tabir edilen, mesleğimizle hiçbir ilgisi olmayan kalpazanlar tarafından yapılarak piyasaya sürülmeye çalışılıyor. Bu tür kişiler de zaten emniyet teşkilatımızın başarılı operasyonlarıyla kısa sürede yakayı ele veriyor. Bu nedenle, hiçbir kuyumcumuzda 22, 24 ayarlı bir ürün, daha düşük ayarda satılamaz” dedi.

“Oda’mıza gelen şikâyetlerin yüzde 80-90’ı internet üzerinden yapılan alışverişlerden oluşuyor” diyen Atayık, “Biz bunun için geçtiğimiz yıllarda İKO Güvence Etiketi’ni çıkardık. Bu etiketi kullanan tüm işletmeleri etkin bir şekilde denetliyoruz” diye konuştu.

‘MÜŞTERİ KILIĞINDA KUYUMCUYA SATIYORLAR’

İSTANBUL Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, “Merdiven altı çalışan kalpazanlar, genellikle müşteri kılığında düşük ayarlı altınları kuyumcularımıza satma yoluna girebiliyor” dedi. Bu noktada vatandaş kadar kuyumcuların da uyanık olmaları gerektiğine vurgu yapan Atayık, “Kuyumcularımız özellikle şüpheli hareketleri olan müşterilerin getirdiği ürünleri alırken çok dikkatli olmalıdır” diye konuştu.

SAHTECİLİĞİ BİTİRECEK SİSTEM İZNE TAKILDI

Altında yaşanan bu sahteciliği ortadan kaldırmak için Darphane devreye girmiş; bu işi kayıt altına almak için bir kodlama sistemi yapacağını duyurmuştu. Kayıt dışı kıymetli maden alım-satım ve üretiminin önüne geçmek için kurulan bu takip ve izleme sisteminin adı Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS). Normalde ilgili tebliğ geçen sene Resmi Gazete’de yayımlanmıştı ve sistemin 2024 yılı başında devreye alınması bekleniyordu. Ancak edindiğimiz bilgiye göre, rafinerilerin Kambiyo Genel Müdürlüğü’nden alması gereken izinler tamamlanamadığı için uygulama henüz hayata geçirilemedi.

Peki bu sistem hayata geçince ne olacak?

– Altını kimin ürettiği, ayarının ne olduğu gibi bilgiler bilinir olacak.

– Bunu sağlamak için güvenli etiket uygulamasına geçilecek. İki farklı ambalajda güvenlikli etiket uygulanacak. 0.5-100 gram ürünler, kart ambalaj içine konacak. Güvenlikli etiket kart ara katmanına yerleştirilecek. 100 gram üzeri ağırlıktaki ürünler ise, dayanıklı şeffaf malzemeli bir ambalaj içine ürün sertifikası ile konacak. Ürün sertifikası üzerinde güvenlikli etiket ve kod bulunacak. Bu sayede denetim yapılabilecek.

SAHTE ALTIN NASIL ANLAŞILIR

Uzmanlar, sahte altın konusunda vatandaşa şu uyarılarda bulundu:

– Vatandaş cumhuriyet altını alırken özellikle Darphane üretimi olan altını istediğini belirtmeli. Darphane’nin cumhuriyet altınlarına uyguladığı mikro metin, yani gözle görülmeyecek kadar küçük gizlilik özellikleri telefon kamerası ile kontrol edilebilir.

– Bir mıknatısı altının üzerine tutarak altının mıknatısa yapışıp yapışmadığına bakın. Eğer mıknatısa yapışırsa, içerisinde demir gibi maddelerin bulunduğunu gösterir.

– Alınan altın ile seramik tabağa bir çizik atın. Çiziğin rengi siyah ise, altın sahte olabilir.

– Kuyumcudan TSE belgesi ve fatura talep edin.

– Kuyumcuların bu ürünlerin ayarlarını kontrol etmeleri için İKO’nun Çemberlitaş Merkez Binası ve Kuyumcukent’teki ayarevlerine göndermeleri talep edilebilir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-altin-alarmi-darphane-uyardi-kuyumcular-bile-bile-aliyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Bayramda otoyolları 11,2 milyon araç kullandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayramda-otoyollari-112-milyon-arac-kullandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayramda-otoyollari-112-milyon-arac-kullandi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:27:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10923 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklama ile 9 gün süren Ramazan Bayramı tatilinde milyonlarca insanın bayram tatiline çıktığını belirterek, yap-işlet-devret otoyol projeleri ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nce işletilen otoyolların yoğun olarak kullanıldığını bildirdi. Türkiye’nin önemli yap-işlet-devret projelerinden biri olan Kuzey Marmara Otoyolu’ndan 4-14 Nisan 2024 tarihleri arasında 3 milyon 462 bin 352 aracın geçiş yaptığını kaydeden Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden ise 1 milyon 55 bin 133 aracın geçiş yaptığını aktardı. Aynı tarih aralığında İstanbul-İzmir Otoyolu’nu da 2 milyon 857 bin 657 aracın kullandığını açıklayan Uraloğlu, “Osmangazi Köprüsü’nden de 940 bin 908 araç geçişi oldu. Osmangazi Köprüsü’nden açıldığı günden bu yana bir günde en yüksek araç geçişin de bu Bayram döneminden gerçekleşti. 13 Nisan’da tam tamına 117 bin 537 araç Osmangazi Köprüsü’nü kullandı” dedi.

‘1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ’NDEN 155 BİN 307 ARAÇ GEÇİŞ YAPTI’

Bakan Uraloğlu, Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun 4-14 Nisan 2024 tarihleri arasında toplam 130 bin 519 araç tarafından kullanıldığını açıkladı. Çanakkale Boğazı’nı birbirine bağlayan 1915 Çanakkale Köprüsü’nden ise 155 bin 307 aracın geçiş yaptığını bildiren Uraloğlu, “Yine aynı tarih aralığında Ankara-Niğde Otoyolu’nu kullanan araç sayısı 954 bin 20 olarak gerçekleşti. Ankara-Niğde Otoyolu’nun birinci kesiminde 13 Nisan 2024 tarihindeki 70 bin 908 ile en yüksek araç geçiş sayısına ulaşıldı. Otoyolun üçüncü kesiminde ise 6 Nisan 2024 tarihinde 106 bin 603 araç ile en yüksek sayıya ulaşıldı. Aynı dönemlerde Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’ndan 162 bin 954, Aydın-Denizli Otoyolu’nun trafiğe açık ikinci kesiminden ise 67 bin 116 araç geçişi oldu. Bu bayramda özellikle yap-işlet-devret projelerimize yönelik talep, bu yatırımların ne kadar yerinde olduğunun da kanıtıdır. Vatandaşlarımız bu projelerimiz sayesinde hem güvenli hem de konforlu yolculuk yaparak sevdiklerine ulaştı” ifadelerini kullandı.

‘FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ’NÜ 2 MİLYON 94 BİN ARAÇ KULLANDI’

9 günlük bayram süresince otoyol ve boğaz köprülerinin de önemli oranda trafik aldığının altını çizen Uraloğlu, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü bu bayramda tam tamına 2 milyon 94 bin 924 araç kullanırken 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü ise 1 milyon 772 bin 112 araç kullandı. Bu bayram tatilinin uzun olması ve okulların ara tatiline de denk gelmesi nedeniyle yollarımız milyonlarca araca ev sahipliği yaptı ve otoyollarımızı da 11 milyon 236 bin 983 araç kullandı” bilgisini paylaştı.

‘820 BİN KİŞİ DEMİR YOLUNU TERCİH ETTİ’

TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğü tarafından 5-14 Nisan arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra; ana hat ve bölgesel trenlerde kapasite artışı yapıldığını anımsatan Uraloğlu, yüksek hızlı tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk ilave edildiğini belirtti. Uraloğlu, “Günlük sefer sayısı Ankara-İstanbul hattında 26 seferden 28 sefere, Konya-İstanbul hattında ise 8 seferden 10 sefere yükseltildi. Ankara-Konya hattında sadece cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi ise cumartesi günleri de işletilmeye başlandı. 5 Nisan-15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi, Güney/Vangölü Ekspresi, Konya Mavi Ekspresi, Ege Ekspresi, Erciyes Ekspresi, Toros Ekspresi, Pamukkale Ekspresi, Ankara Ekspresi, Uzunköprü-Halkalı Bölgesel Treni, Edirne-Halkalı Bölgesel Trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edildi. Ana hat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlandı. Bayram süresince de ana hat, bölgesel ve YHT’ler ile 819 bin yolcu seyahat etti. YHT’leri 365 bin 356, ana hat trenlerini 133 bin 160, bölgesel trenlerini ise 320 bin 484 yolcu kullandı” açıklamasında bulundu.

‘OTOBÜS FİRMALARI 92 BİN 749 SEFER YAPTI’

Bakan Uraloğlu, yapılan yatırımlarla Türkiye’yi konforlu ve sürüş güvenliği yüksek yollar ile donattıklarını belirterek, bayram tatili boyunca 3 milyon 283 bin 978 yolcunun biletli, milyonlarca vatandaşın da özel araçları ile seyahat ettiğini açıkladı. Uraloğlu, “Bayram tatili boyunca şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmaları 92 bin 749 sefer yaptı ve milyonlarca insanımızı taşıdı. Denetimlerimiz sayesinde de vatandaşlarımız otobüslerde de rahat yolculuk yapabildi” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-bayramda-otoyollari-112-milyon-arac-kullandi/feed/ 0
22 milyon sürücünün suçu ne https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/22-milyon-surucunun-sucu-ne/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/22-milyon-surucunun-sucu-ne/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:48:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10818 Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, kusursuz sürücülerin daha düşük primlerle sigorta yaptırabilmesi için trafik sigortasında serbest tarifeye geçilmesi gerektiğini söyledi. Serbest tarifenin trafik sigortasında fiyat artışı yaratacağına yönelik yanlış algı oluşturulduğunu belirten Yaşar, “Bizler trafik sigortasında sürdürülebilirlik istiyoruz” dedi.

Yaşar, trafik sigortasında hasar frekansının ortalama yüzde 4 olduğunu, 100 araç sahibinin 4’ünün kaza yaptığını ifade ederek, 28 milyon aracın 24 milyonunun trafik sigortası olduğunu, bunların da 1.2 milyonunun kaza yaptığını ve oluşan maliyeti de 22 milyon kazasız sürücünün ödediğini kaydetti. Yaşar, “Trafik sigortasında serbest tarife fiyat artışı demek değildir. Bizler serbest tarifeye geçerek iyi sürücü ile kötü sürücüyü ayırmak istiyoruz. Bunu da, 1.2 milyon sürücünün yarattığı mağduriyetin diğer 22 milyon sürücüye yüklenmemesi için istiyoruz” şeklinde konuştu.

SERBEST TARİFİYE GEÇİLMELİ

Trafik sigortasında primleri sürücülerin hasar kademesine göre devletin belirlediğini, serbest tarifede ise sigorta şirketlerinin iyi sürücü, kötü sürücü ayrımı yaparak primleri belirleyeceğini vurgulayan Yaşar, “Mesela, çok kaza yapanların bulunduğu hasar kademesi sıfırıncı kademe. Burada 8 bin sürücü var ve bunlar yılda üç defadan fazla kaza yapıyor. Bunların oluşturduğu hasar maliyeti bu sefer hasarsız sürücülere yükleniyor, çünkü artan primden hasarsız sürücüler de etkileniyor. Geçmiş dönemde serbest tarife vardı ve iyi sürücüler lehine primler aşağıya geldi. Kimse endişe etmesin serbest tarifeye geçince prim artmayacak” dedi.

TAHKİM MALİYETİ ARTIRIYOR

Yaşar, trafik sigortasındaki önemli sorunlardan birinin de hasar maliyetlerinin kontrol edilemediğinden kaynaklandığına dikkat çekerek, sigortada tahkim sisteminin hasar maliyetlerini artırdığından yakındı. Tahkim sistemine gelen sigortalı şikayetlerinin yüzde 90’ının trafik sigortasından, bunun da yüzde 77’inin değer kaybı tazminatından kaynaklandığını belirten Yaşar, şunları söyledi:

“Beş bin liralık değer kaybı için sigorta şirketleri başvuru ücreti, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, tahkim vekalet ücreti, itiraz başvuru ücreti, icra dosya masrafı gibi masraflar nedeniyle 18 bin lira ödemek durumunda kalıyor. Bu tazminat da vatandaşın cebine gitmiyor, vatandaş yine 5 bin lira alıyor. Geçen sene 560 bin dosya tahkime gitmiş. Bunun yüzde 10’unu tek bir avukat, yüzde 25’ini ise 5 avukat yürütüyor. Sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalarda tahkime üye olması zorunlu. Birileri dosyaları topluyor, tahkime getiriyor, sigorta şirketleri ise itiraz edemiyor, hiçbir şey yapamıyor. Biz diyoruz ki, vatandaşın zararı rayiç değer üzerinden tespit edilsin, bunun da bir formülü olsun, sigorta şirketi de bu rakamı ödesin. Zorunlu sigortalarda tahkime üyelik de zorunlu olmaktan çıkarılsın, sisteme üyelik serbest olsun. Bu durumda sigortacı ile mağdurların arasına giren kişilerin hasar dosya maliyetlerini yüzde 268 artırmalarının da önüne geçilmiş olur. Böylece kazaya karışmamış yüzde 96’lık kesimin de primleri artmaz. Kısaca, trafik sigortasında serbest tarifeye geçilmeli, tahkim sistemine üyelik serbest olmalı, iyi sürücü kötü sürücü ayrımı ile kişi temelli poliçeye geçilmeli.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/22-milyon-surucunun-sucu-ne/feed/ 0
Elektrikli araçta hedef 120 bin… Türkiye elektrikli otomobil pazarının 2024’te iki kata yakın büyümesi bekleniyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-aracta-hedef-120-bin-turkiye-elektrikli-otomobil-pazarinin-2024te-iki-kata-yakin-buyumesi-bekleniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-aracta-hedef-120-bin-turkiye-elektrikli-otomobil-pazarinin-2024te-iki-kata-yakin-buyumesi-bekleniyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:45:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10811 TÜRKİYE, 2023 yılında 72 bin 719 adetle elektrikli otomobil satışlarında Avrupa’nın en çok büyüyen ülkesi oldu ve İngiltere de dahil Avrupa genelindeki satışlarda 8. sıraya yükseldi. Bu dönemde, Türkiye’de satılan tüm otomobiller içerisinde elektrikli otomobillerin pazar payı yüzde 7.5’e kadar çıktı. Togg ve Tesla markaları en yüksek satış adetlerine ulaşarak pazarın büyümesinde önemli rol oynadı. Markaların 2024 yılı için koyduğu hedeflere göre ise 2024 yılında elektrikli otomobil pazarının bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki kat büyüyerek 120 bin adede ulaşması hatta aşması bekleniyor.

(Not: Markaların Hürriyet’le paylaştığı yıl sonu tahmini satış öngörüleri ile basına açıkladığı 2024 hedeflerinden derlenmiştir. BYD, FIAT, Jeep, Skywell, Leapmotor gibi markalar listeye dahil edilememiştir. Diğer markalarla birlikte satışların 120 bin adede ulaşması beklenmektedir.)

AB’DE İLK 5’İ ZORLUYORUZ

Eğer hedefler tutarsa, yaklaşık 700 bin adetle kapanacağı öngörülen 2024 yılı Türkiye otomobil pazarında elektriklilerin payı yüzde 17’lere kadar çıkacak. Başka bir ifadeyle neredeyse satılan her 10 otomobilden 2’si elektrikli olacak. Türkiye yollarındaki toplam elektrikli otomobil sayısı 210 bine ulaşacak. Diğer bir önemli nokta ise muhtemelen elektrikli otomobillerin, hibrit ve dizelleri geçerek motor tiplerine göre benzinlilerden sonra en çok satılan ikinci motor tipine yükselmesi olacak. Diğer yandan, 120 bin adedin üzerinde bir elektrikli otomobil satışı Avrupa’da (İngiltere dahil) Belçika ve Norveç’i sollayarak 6. sırayı, AB ülkeleri içerisinde ise ilk 5’i zorlamamız anlamına da geliyor.

STELLANTIS VE VW SIÇRAMA YAPACAK

Markaların Hürriyet ile paylaştığı ve sene başında basına açıkladığı hedeflere göre, 2024 yılının en çok elektrikli otomobil satışını yine Togg’un gerçekleştirmesi bekleniyor. Şirket bu yıl 2 bin adedi yurtdışına olmak üzere toplamda 47 bin adet üretim planlıyor. Yükselen fiyatlarıyla doğru orantılı olarak satışları düşmeye devam eden Tesla’nın yerini ise 2024’te Stellantis Grubu almaya aday. Grup Peugeot, Citroen ve Opel’de satışlarının yüzde 15’ini elektrikli modellerin oluşturmasını hedefliyor. Bu da söz konusu 3 markanın aşağı yukarı 30 bin adet satış hedeflediği anlamına geliyor ve bu 3 markayı Togg’un ardından üst sıralara yerleştiriyor. Tesla için tahminler 1.300 civarında satış yapacağı yönünde.

2024’te nihayet elektrikli modellerini Türkiye’ye getirmeye hazırlanan Alman üretici Volkswagen 7 bin adet satış hedefiyle en çok elektrikli otomobil satacak markalar arasında ilk 5’e girmeye hazırlanıyor. Bu markayı yaklaşık 6 bin 250 adetle Mercedes-Benz ve 5 bin adetle Hyundai izliyor.

EN UCUZ BENZİNLİNİN ÖTV’Sİ %80 İKEN ELEKTRİKLİDE %10

REKORLARIN kırıldığı ilk çeyrekte elektrikli otomobiller satışlarının artış hızı biraz yavaşladı. ODMD verilerine göre, elektrikli otomobillerin pazardan aldığı pay Ocak-Mart 2024 döneminde 16 bin 556 adetle yüzde 7.1 oldu. İlk çeyrekteki satışlarda ÖTV muafiyetli satışlar ve filo talebi etkiliydi. Yılın geri kalanında ise elektrikli otomobillere olan talebin pazara girecek yeni modeller ve yüksek vergi avantajı nedeniyle yeniden ivme kazanması bekleniyor. Öyle ki, bugün en uygun fiyatlı içten yanmalı (benzinli/dizel) motora sahip bir otomobilden bile yüzde 80 ÖTV alınırken, gücü 160 kW’yı geçmeyen elektrikli otomobillerden alınan ÖTV oranı sadece yüzde 10. Kimi sektör temsilcilerine göre, bu oran araç başına yaklaşık 8 bin ’luk bir avantaj anlamına da geliyor.

YA ÇİNLİLER GELEBİLSEYDİ

TİCARET Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl devreye aldığı yeni tebliğ ile AB ve STA yapılan 39 ülke haricindeki ülkelerden gelecek elektrikli araçlar için 7 bölgede kendisine ait en az 20 servis kurma, 40 çağrı merkezi çalışanı, Türkiye’de temsilci bulundurma gibi zorunluluklar getirilmişti. Bu tebliğten en çok etkilenen markalar beklenildiği gibi elektrikli araçlarda sıçrama yapan Çinliler oldu. Örneğin, tebliğ olmasa BYD markasının 2024 yılına ait satış hedefi 10 bin adetti. Yine başta MG olmak üzere Skywell, Leapmotor, Chery gibi Çinli markaların yanında Çin menşeli Volvo EX30 ve Dacia Spring gibi modellerin de pazarı büyütmesi bekleniyordu. Bu doğrultuda, pazara Çinli markaların katkısının en az 15-20 bin adet bandında olabilirdi.

2023’TE HANGİ MARKA NE KADAR SATMIŞTI

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elektrikli-aracta-hedef-120-bin-turkiye-elektrikli-otomobil-pazarinin-2024te-iki-kata-yakin-buyumesi-bekleniyor/feed/ 0
Balık sezonu yarın kapanıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/balik-sezonu-yarin-kapaniyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/balik-sezonu-yarin-kapaniyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:27:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10772 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Ağustos 2023 gecesi İstanbul Poyrazköy Balıkçı Barınağı’nda katıldığı törenle açılışı yapılan 2023-2024 balıkçılık av sezonu 15 Nisan’da sona eriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2023-2024 balıkçılık av sezonunun başta hamsi olmak üzere birçok türün avcılığı açısından bereketli geçtiğini bildirdi.

Bakan Yumaklı, 1 Eylül 2023 tarihinde başlayıp 15 Nisan 2024 Pazartesi günü sona erecek balıkçılık sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 15 Nisan’da başlayacak denizlerdeki av yasağının, endüstriyel avcılık yapan balıkçı gemileri (gırgır ve trol) kapsayacağını vurgulayan Yumaklı, kıyı balıkçılığı yapan küçük ölçekli balıkçıların ise bu yasaktan muaf olduğunu ve avcılık yapmaya devam edebileceklerini belirtti.

Bakanlıktan izin alınarak kara suları dışındaki uluslararası sularda gırgır ve trol yöntemiyle avclık yapılabileceğini belirten Bakan Yumaklı, “Ayrıca 4,5 ayı kapsayacak bu dönemde ekonomik faaliyetlerine devam etmek isteyen balıkçılar, Bakanlıktan izin almak ve belirlenen kurallara uymak şartıyla kara suları dışındaki uluslararası sularda gırgır ve trol yöntemiyle avcılık yapabilecektir” ifadelerini kullandı.

Sezonun bereketli olduğuna dikkati çeken Bakan Yumaklı, “2023-2024 balıkçılık av sezonu başta hamsi olmak üzere birçok türün avcılığı açısından bereketli geçti. Halkımızın sofralarındaki yerini alan avcılık ürünleri, aynı zamanda ihracata da yoğun olarak konu edilmiş ve ülkemize girdisi sağladı. Av yasağının uygulandığı sürede, küçük ölçekli balıkçıların yakaladıkları ve yetiştiriciliği yapılan balıklarla yaz sezonu boyunca halkın balık ihtiyacını rahatlıkla karşılayacak imkan bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“GEÇEN YIL TOPLAM 171 BİN 219 DENETİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hem sürdürülebilir balıkçılığın temini hem de yasalara uygun avcılık yapmakta olan balıkçıların haklarını korumak için denizler, iç sular, karaya çıkış noktaları, nakil güzergahları, balıkçı gemileri, balık halleri, balık unu-yağı fabrikaları ve perakende satış yerlerinde 7/24 denetimlerin yapıldığına dikkati çekti.

Bu kapsamda geçen yıl toplam 171 bin 219 denetim gerçekleştirildiğinin altını çizen Yumaklı, kaçak avcılıkla elde edilen 593 ton su ürününe el konulduğu, 6 bin 527 kişi ve iş yerine 74 milyon 12 bin 121 lira idari para cezası uygulandığı ve ayrıca kurallara uygun avlanmayan 78 gemiye el konularak mülkiyetinin kamuya geçirildiği bilgilerini paylaştı.

YENİ SEZONDA YENİ KURALLAR UYGULANACAK

Bakan Yumaklı, ticari ve amatör amaçlı su ürünleri avcılığına ilişkin kuralların belirlendiği 4’er yıl sürelerle yürürlükte kalan tebliğlerin 31 Ağustos 2024 tarihi itibariyle yürürlük sürelerinin tamamlanacağını hatırlatarak şunları kaydetti: “Önümüzdeki sezon için, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu’ndan gelecek rapor, iklim değişikliği ve sektörel gelişmeler göz önüne alınarak tüm paydaşların görüşleriyle su ürünleri konusunda uzman bilim insanlarından oluşturulan ‘Bilimsel ve Teknik Tavsiye Kurulu’ tarafından hazırlanacak raporlar dikkate alınarak koruma kullanma dengesi içerisinde sürdürülebilirlik temelli yeni kurallar uygulamaya alınmış olacak. Ülkemizin sucul zenginliğinin bilimsel, çevresel, ekonomik ve sosyal etkenler dikkate alınarak sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi için balıkların üreme ve büyüme döneminde getirilen yasaklara uyulması balık ve balıkçıların geleceği açısından önem arz etmekte.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/balik-sezonu-yarin-kapaniyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Fahiş fiyatla bilet satanlara 5.3 milyon lira ceza kesildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-fahis-fiyatla-bilet-satanlara-5-3-milyon-lira-ceza-kesildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-fahis-fiyatla-bilet-satanlara-5-3-milyon-lira-ceza-kesildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:24:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10769 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı öncesi bakanlık olarak aldıkları sıkı tedbirler sayesinde bir çok vatandaşa fahiş fiyattan bilet satılmasının önüne geçtiklerinin altını çizerek, “Bayram tatillerinde şehirlerarası otobüs seyahatlerinde büyük bir yoğunluklar yaşanmaktadır. 5 Nisan 2024 Cuma gününden bugüne kadar 80 bin 195 adet otobüs seferi gerçekleştirilmiş ve bu seferlerde 2 milyon 759 bin 818 adet yolcu taşınmıştır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları adına biz de bu sürede denetimlerimizi hızlandırdık. Bu süre zarfında yurt genelinde ⁠4 bin 810 otobüs denetlenmiştir. Denetimlerimizde fahiş fiyatlı bilet satışı ve usulsüzlükler yapan otobüs işletmecilerine 5 milyon 321 bin 223 lira idari para cezası uygulanmıştır” dedi. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 9 günlük Ramazan Bayramı tatili sebebiyle yollarda ve yolcu taşımacılığında oluşacak yoğunluklara yönelik alınan tedbirler ve denetimler sayesinde vatandaşların bayram boyunca rahat ve huzurlu bir şekilde yolculuk yaptığını belirterek, “Bakanlık ekiplerimiz ve kolluk kuvvetleri ile 7 gün 24 saat sahada denetimlerimizi yaptık. Vatandaşlarımızın huzurlu, rahat ve güvenli bir şekilde yolculuklarını tamamlayabilmeleri için yurt genelinde otobüs denetimlerimizi etkin bir şekilde gerçekleştirdik” dedi.

 

“FAHİŞ FİYATTAN BİLET SATAN İŞLETMECİLER TEK TEK İNCELENDİ”

Ramazan Bayram tatilinde otobüs biletlerinin fahiş fiyatlı satışlarının önlenmesine yönelik denetimlerin büyük bir titizlikle yürütüldüğünün altını çizen Bakan Uraloğlu, Bakanlığa bildirilen ücret tarifelerine uymayan işletmecilerin tek tek incelenip gerekli idari para cezalarının uygulandığını ifade etti. Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatilinde şehirlerarası otobüs seyahatlerinde büyük bir yoğunluk yaşandığını kaydederek, “5 Nisan 2024 Cuma gününden bugüne kadar 80 bin 195 adet otobüs seferi gerçekleştirilmiş ve bu seferlerde 2 milyon 759 bin 818 adet yolcu taşınmıştır” diye konuştu.

“4 BİN 810 OTOBÜS DENETLENDİ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ekipleri ve kolluk kuvvetleri ile birlikte işbirliği içerisinde hareket ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Şehirlerarası otobüs seyahatlerine yönelik U-ETDS sistemi üzerinden elektronik olarak yapılan denetimlere ilave olarak, yolcu terminallerinde, yol kenarlarında ve karayolları denetim istasyonlarında öncelikli olarak fahiş fiyatlarla bilet satışının engellenmesi ile korsan taşımacılığın önüne geçilmesi amacıyla 4 bin 810 otobüs denetlenmiştir” İfadesini kullandı.

 

“DİĞER USULSÜZLÜKLER NEDENİYLE 1 MİLYON 269 BİN LİRA PARA CEZASI KESİLDİ”

Yapılan denetimler kapsamında Karayolu Taşıma Kanunu’na aykırı bir şekilde ücret tarifesi uygulayan ve fahiş fiyatlı bilet satışı gerçekleştiren otobüs işletmecilerine 5 milyon 321 bin 223 lira İdari Para Cezası uygulandığını vurgulayan Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayrıca, korsan taşımacılık yapan ve izinli olmayan noktalarda yolcu alan/indiren veya tespit ettiğimiz diğer usulsüzlükler nedeniyle otobüs işletmecilerine 1 milyon 269 bin lira idari para cezası uygulanmıştır. Vatandaşımızın bu yoğunluk süresince rahat bir şekilde seyahatlerini gerçekleştirebilmeleri için ekiplerimiz görevini icra etmektedir. Öncelikle fahiş fiyatlarla bilet satışının önüne geçilmesi ve yolcu taşımacılığında düzenin sağlanması için, yurt genelinde bu yöndeki otobüs denetimlerimiz etkin bir şekilde devam etmektedir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-fahis-fiyatla-bilet-satanlara-5-3-milyon-lira-ceza-kesildi/feed/ 0
’Rüzgâr’ ihracata esiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ruzgar-ihracata-esiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ruzgar-ihracata-esiyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:18:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10760 Elektrikteki toplam kurulu gücü 107 bin 600 megavat seviyesinde olan Türkiye’nin rüzgârdaki kurulu gücü 12 bin 300 megavata ulaşmış durumda. 2024 yılı hedefi ise 13 bin megavat seviyesini görmek. Rüzgârda, 2009 yılında 990 megavat kurulu gücü bulunan Türkiye’nin son 10 yılda bu alanda geldiği mesafe de oldukça önemli. Ancak potansiyel düşünüldüğünde Türkiye’nin hem elektrik üretiminde hem de parça ve ekipman üretiminde rüzgârda daha gidecek çok yolu var. Zira rüzgârda son zamanlarda her alanda önemli bir ilerleme kaydeden Türkiye’nin 2020’de bu alandaki ihracatı 1.5 milyar seviyesindeyken 2023’te bu 2.2 milyar dolar seviyesine ulaştı.

ÖNEMLİ BİR ATILIM YAPTIK

Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, “Bugünkü rüzgâr kapasitesine ulaşmakta en önemli etken çok doğru kurgulanan ve yatırımcılara bazlı alım garantisi imkânı sunan YEKDEM mekanizması ve yine beraberinde kurgulanarak uygulamaya alınan yerli aksam kullanım destekleri olmuştu. Son 15 yılda doğru destekleme politikalarıyla neredeyse sıfırdan bir sektör inşa ettik. Sanayisi, servis bakım ve lojistik alt sektörleriyle, tüm bu alanlarda yetişmiş insan kaynağıyla, yatırımcısıyla, gün geçtikçe gelişen mevzuatıyla Türkiye rüzgârda müthiş bir atılım yaptı ve dünya geneline baktığımızda da atılan adımların faydalarını açık bir şekilde görebiliyoruz. Ancak, oluşan kazanımları devam ettirmemiz gerekiyor” dedi.

YÜZDE 70’İ İHRAÇ EDİLİYOR

Türkiye’nin rüzgâr sanayisinde yıldan yıla gelişen bir noktada olduğunu vurgulayan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Batılı rüzgâr türbini üreticilerinin tedarik zinciri içerisinde önemli ve güçlü pozisyonlanan tedarikçilerimiz yüksek ihracat rakamlarına ulaşırken ülke içerisinde kullanılacak pek çok türbin aksamının da üretimi yerli sanayimiz tarafından yapılıyor. Sanayimiz ülke içerisinde üretilen bu ürünlerin yine yaklaşık yüzde 70’ini ihraç ediyor. Sanayicilerimizi zorlayan önemli gelişmelerden biri Çin’den Türkiye’ye uzanan düşük fiyatlı rüzgâr türbinleri ve diğer ilgili aksam. Yurtdışı ile ilgili bu gelişmeler olurken bir yandan da ülkemiz içinde açıklanan yeni depolamalı rüzgâr kapasiteleri gelecek yıllardaki gelişimi şekillendirebilir. İç pazarda da ciddi oranlarda bir üretim yapılmasını beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.

‘2023 EN YAVAŞ YILIMIZ OLDU’

“Rüzgâr enerjisi alanında geçmiş yıllarda kısmi yavaşlamalar olurken maalesef son 2 yılda hızlı bir ivme kaybı gözlemledik” diyen TÜREB Başkanı İbrahim Erden, sözlerine şöyle devam etti: “Maalesef 2023 rakamı son 10 senenin en düşük performansı olarak kayda geçti. Yaşanan zorluklara ek olarak 2023 yılında tahsisi yapılan depolamalı rüzgâr santral projelerinin de yatırım süreçlerinin başlayabilmesi için henüz çok erken aşamadayız. Bu projeler de ancak 2025 ortasından itibaren yatırıma hazır olabileceğinden maalesef gözlemlediğimiz geçiş dönemini yaşıyoruz.”

SEFERBERLİK ZAMANI

Rüzgâr enerjisi sektörünü güçlendirmek için 2022 yılını ‘Sanayi Yılı’, 2023’ü de ‘Yatırım Yılı’ ilan ettiklerini belirten TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Geçen 15 yılın ortalaması yılda 1000 megavat seviyesindeyken ve sektörümüz her yıl en az 3 bin megavat yeni kurulu gücü ülkemize kazandırabilecek teknik kapasiteye, beceriye ve ayrıca isteğe sahipken potansiyelimizin çok altında kalan bir performans sergilemiş olduk. Sektörün tekrar hız kazanması ve 2023 içerisinde önlisansları verilen 19 bin megavat seviyesinde depolamalı rüzgâr projesinin hızla devreye alınması amacıyla; proje geliştirme ve izin/onay süreçleri, rekabetçi finansmana erişim, sanayide yerli desteğin kurgulanması başlıkları altında yer alan sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşturmamız gerekiyor. Biz de bu alanlara yoğunlaşarak sorunların çözümü için gerekli her türlü teknik ve ticari çalışmayı yapacağız. 2024 yılını da ‘Rüzgârda Seferberlik Yılı’ ilan ettik” şeklinde konuştu.

YÜZDE 65 YERLİLİK

Türkiye’de bugün kanattan kuleye, jeneratörden dişli kutusuna kadar bileşenlerin artık yüzde 65’e kadar ulaşan yerliliğe sahip olduğunu vurgulayan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, şöyle devam etti: “Dişli kutulu teknolojiyi kullanan bir rüzgâr türbininin kurulması için yaklaşık 7 bin, doğrudan tahrikli teknolojiye sahip bir türbin için de takriben 3 bin parça ve komponentin yaygın bir tedarik zinciri ağı üzerinden temin edilerek birleştirilmesi ve üretimin tamamlanması gerekiyor. Biz artık bunun büyük kısmını üretebiliyoruz.” Erden, “Ülkemizi “rüzgârda Avrupa’nın en güvenilir tedarik ortağı” olarak konumlandırmak adına elimiz çok kuvvetli” diye konuştu.

İSTİHDAMİ DESTEKLEME GÜCÜ OLDUKÇA YÜKSEK

Rüzgârda ekipman ve parça üretiminin istihdamı en yoğun biçimde destekleyen sektörel alt faaliyet alanlarından biri olduğunu anlatan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Sektörde şu an imalat ve parça üretiminde 20 bin istihdama ulaştık. Ayrıca ekipman ve parça üretimi dışında mühendislik, inşaat, izin ve onay süreçlerinde de yine 25 bin kişinin faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Bu zamanla daha da önemli bir seviyeye ulaşacak” dedi. Erden, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Trakya’nın bu alanda önemli yatırım alanları olacağını vurguladı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ruzgar-ihracata-esiyor/feed/ 0
İstihdamda açık iş tehlikesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamda-acik-is-tehlikesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamda-acik-is-tehlikesi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:15:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10755 İŞ dünyasının nitelikli personel ve ara eleman bulamama sorunu üretimi tehdit etmeye devam ederken, Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) verileri işverenlerin en çok eleman aradığı meslekleri gözler önüne serdi.

İŞKUR’un 2024 birinci çeyreğine ilişkin açıkladığı rapora göre, ülke genelinde bir ve daha fazla kişi istihdam eden işletmelerde toplam 330 bin 325 açık iş olduğu tespit edildi. 1-9 çalışanı olan işletmelerde toplam 170 bin 440 açık iş, 10 ve daha fazla çalışanı olan işletmelerde ise 159 bin 885 açık iş olduğu görüldü.

Ülke genelinde en fazla açık iş, 110 bin 468 kişilik açık ile imalat sektöründe oldu. Raporda, tüm açık işlerin yüzde 33.4’ünün bu sektörde olduğu belirtildi. Birinci çeyrek itibarıyla toptan ve perakende ticarette 90 bin 17 kişilik açık iş tespit edilirken, inşaat sektöründe ise 25 bin 631 kişilik açık iş olduğu saptandı. Böylece, ülke genelindeki açık işlerin yüzde 68.5’i imalat, toptan ve perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde gerçekleşti.

KONAKLAMA DA YÜKSEK

Açık iş oranları, potansiyel istihdam açığını ifade ediyor ve istihdamın ne kadar artabileceğini gösteriyor. Raporda bu yüzden, en yüksek açık iş oranı ile en fazla açık iş oranıyla birlikte sektörel kırılımların detaylarına da yer verildi.

Buna göre:

Ülke genelinde en yüksek açık iş oranı yüzde 3.1 ile gayrimenkul faaliyetleri sektöründeyken, bunu yüzde 2.4 ile imalat ve yüzde 2.1 ile de idari ve destek hizmet faaliyetleri takip etti.

İdari ve Destek Hizmet Faaliyetleri sektörünün 25 bin 254 kişilik eleman açığı varken; gayrimenkul faaliyetleri sektörünün ise 5 bin 417 kişilik eleman açığı olduğu görüldü.

Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri sektöründeki açık iş sayısı 21 bin 474 kişi oldu. Bunu 17 bin 724 kişi ile ulaştırma ve depolama sektörü izledi.

İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetlerindeki açık iş sayısı 4 bin 334 olurken; eğitim sektöründeki açık sayısı ise 2 bin 226 oldu.

KONFEKSİYON BAŞI ÇEKTİ

İŞKUR verilerine göre, oransal olarak en fazla açık iş ise yüzde 5.2 ile konfeksiyon işçiliği olarak öne çıktı. Bunu takip eden diğer meslekler sırasıyla makineci (dikiş), lojistik elemanı, temizlik görevlisi, satış danışmanı, ayakkabı imalatçısı, garson, inşaat işçisi ve ahşap mobilya imalatçısı oldu. Türkiye genelinde 2024 birinci çeyrek itibarıyla açık işlerin yüzde 29’unun bu mesleklerde bulunduğu ifade edildi.

İSTİHDAM ÇIKIŞLARI OLDU

Konuyla ilgili Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, geçen sene 6 Şubat depremleri, yurt içi ve yurt dışı etkilerden kaynaklı talep ve kapasite daralmasından dolayı işlerin yavaşladığını, bunun da istihdam çıkışlarına yol açtığını anımsattı. Ancak bu yıl dönüşen taleple birlikte ihtiyaçların da değiştiğini ve bunun işverenleri istihdamda yeni arayışlara sevk ettiğini dile getiren Kaya, şöyle dedi: “İş modellerimizde bir değişim ve dönüşüm var. Tüketicinin alışkanlığının değişmesiyle birlikte talepler değişince iş modellerimiz değişti. Daha katma değerli mallar üretmek, daha nitelikli personeli işe almak gibi bir ihtiyacımız oldu. Bu kapsamda, konfeksiyon içerisinde bilişim teknoloji gibi dijital tarafta, İK tarafında nitelikli insanlara ihtiyacımız var. Daha fazla tasarım, daha fazla Ar-Ge, daha fazla aktif pazarlama alanlarında açık pozisyonlara ihtiyaç var. Sürekli personele ihtiyaç duyulan alanlar bunlar.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamda-acik-is-tehlikesi/feed/ 0
Cem Yılmaz esprisi olmaktan çıktı… Üretimde ‘little little into the middle’ akımı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cem-yilmaz-esprisi-olmaktan-cikti-uretimde-little-little-into-the-middle-akimi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cem-yilmaz-esprisi-olmaktan-cikti-uretimde-little-little-into-the-middle-akimi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:12:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10751 ÜNLÜ komedyen Cem Yılmaz’ın esprilerinin ‘sürdürülebilirlik’ sırrı, tespit niteliğinde olması. Hayatın akışında fark edilmeyenlerle ilgili güldürerek farkındalık yaratıyor. Onlardan biriydi ‘little little into the middle’ (Azar azar ortaya). ‘Uyanık’ Türk turistin restoranda yemek alışkanlıklarını Avrupa’ya uyarlama formülünü anlatarak yıllarca akıllarda kalacak bir kalıp bıraktı yeme-içme sektörüne.

Son dönemde konuştuğumuz porselen ihracatçılarının verdiği bilgiler, bu kalıbın yeme içme sektörünün gerçeği haline geldiğini ortaya koyuyor. Bonna markasıyla 100 ülkeye ihracat yapan Kar Porselen’in Genel Müdürü Erbil Aşkan, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede sektördeki en önemli trendin ürünlerdeki ‘küçülme’ olduğunu söyledi. Aşkan, Türkiye’nin ilk HoReCa markası olarak faaliyet gösteren şirketin ikinci kuşak temsilcisi. Kendi deyimiyle, “Sektörde büyümüş.” Avrupa’da birçok Michelin yıldızlı restorana porselen sofra takımları üretiyor. Bunun yanında daha alt gelir grubunu temsil eden işletmelere de dünya çapında satış yapıyor.

Aşkan, sektöründeki yeni trendleri ‘sürdürülebilirlik ve sadeleşme’ olarak özetledi. Yaşanan global ekonomik durgunluğun ise yeme-içme sektörünü ortaya konulan paylaşım tabaklarına ittiğinin altını çizdi. 

Erbil Aşkan

PANDEMİ MİLAT OLDU

Aşkan’ın verdiği bilgilere göre şirketin Çayırova ve Bilecik’te bulunan iki fabrikası, yüzde 90 HoReCa (hotel, restoran, kafe) sektörüne üretim yapıyor. Sektör büyük. Futuremarket Insights’ın (FMI) raporuna göre küresel sofra takımı pazarı 2023’te 47 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Bunun yüzde 7’ye yakınının HoReCa’da olduğu tahmin ediliyor. Öne çıkan ülkeler olarak ABD, Brezilya, Meksika, Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa, Rusya, Türkiye, Güney Afrika, Çin, Hindistan, Japonya, Avustralya ve Körfez İşbirliği Konseyi Ülkeleri’nin gösterildiği araştırma küresel sofra takımı pazarının yüzde 30’unun seramik-porselen olduğunu ortaya koyuyor. Pazarın büyük bölümünü tabak ve kaseler oluşturuyor. Diyor ki araştırma, “Küresel pazarda tabak ve kase satışlarının yüzde 3.9 yıllık bileşik büyüme oranında artması bekleniyor.” Aynı araştırma sofra takımı satışlarının pandemiden olumsuz etkilendiğinin de altını çiziyor. Ekonomik olumsuzlukların sektörü dönüştürdüğünü vurguluyor.

EV DIŞINDA YEMEK PAHALI

Kar Porselen’in Genel Müdürü Aşkan da bu dönüşümü üretim bandında yaşayanlardan. Bunu şöyle anlattı: “Pandemi sektör için önemli bir sınavdı. Biz şirket olarak iyi bir sınav verdik. Bu yıl temmuza kadar siparişler dolu. Yine de zor yıllar. Ev dışında yeme içme tüm dünyada pahalı oldu. Türkiye’de daha da arttı. Tüm dünyada restoranlar giderleri kısmak için porsiyon küçültüyor. Mekan kiraları arttı. Daha dar alana daha çok masa koymaları lazım. Daha küçük malzemelere, daha fiyat odaklı yaklaşıyorlar. Tabakların çapı yüzde 20 küçüldü.”

PAYLAŞIM YEMEĞİ TRENDİ VAR

Aşkan Avrupa’daki yeni trendi şöyle anlattı: “Avrupa’da paylaşım yemeği trendi var. Müşteriler de maliyet hesabı yapıyor. Her yemekten tatmak moda. Servisler de 21 cm’lik pasta tabağında yapılıyor. Ona birçok lezzet konuluyor. Beş yıl önce bireysel servis öndeydi, şimdi paylaşım tabağı isteniyor. Bize gelen büyük tabak siparişleri azaldı. Pazar doymaktan, lezzet deneyimine doğru evriliyor. Sadece üst segment restoranlarda değil, ortaya doğru kaydı bu deneyim trendi.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cem-yilmaz-esprisi-olmaktan-cikti-uretimde-little-little-into-the-middle-akimi/feed/ 0
En fazla iş gücü ihtiyacı imalatta https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-fazla-is-gucu-ihtiyaci-imalatta/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-fazla-is-gucu-ihtiyaci-imalatta/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:57:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10692 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR tarafından hazırlanan ve Türkiye’deki işgücü piyasasının ihtiyaçlarının hem arz hem de talep yönlü olarak zamanında ve istenilen düzeyde karşılanabilmesi amaçlayan İşgücü Piyasayı Araştırması’nı paylaştı. İşgücü, arz ve talebinin temel niteliklerinin belirlenip bunlara uygun önlemlerin zamanında alınmasını hedefleyen araştırmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, İşgücü piyasasının ihtiyaçlarını belirlemek ve etkin çözümler üretebilmek için çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.

EN FAZLA İMALAT SEKTÖRÜNDE İŞGÜCÜ İHTİYACI OLDUĞU BELİRLENDİ

Öte yandan yapılan araştırmada, 2023 yılı içerisinde 2 ve üzeri istihdam sağlayan 86 bin iş yeri ile görüşülerek işgücü ihtiyacının olduğu sektörler tespit edildi. Buna göre en fazla imalat sektöründe işgücü ihtiyacı olduğu belirlendi. İmalat sektöründe yer alan iş yerlerinin yüzde 16,6’sında eleman ihtiyacı bulunurken, aynı sektörde 20 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinin ise yüzde 37,3’ünde eleman ihtiyacı olduğu araştırmada yer aldı.

EN ÇOK ELEMAN ARANAN MESLEKLER

Araştırma kapsamında işverenler tarafından en fazla eleman aranan meslekler de belirlendi. En çok açık iş olan 10 meslek arasında makineci (dikiş), garson (servis elemanı), satış danışmanı, ahşap mobilya imalat ustası, temizlik görevlisi, gazaltı kaynakçısı, konfeksiyon işçisi, akaryakıt satış elemanı, ark kaynakçısı ve şoför (yük taşıma) yer aldı. Açık iş olan mesleklerde aranan beceriler incelendiğinde yeterli mesleki ve teknik bilginin ilk sırada, iş tecrübesinin ikinci sırada olduğu tespit edildi.

TÜRKİYE GENELİNDE İŞ YERLERİNİN YÜZDE 8,7’SİNDE AÇIK İŞ BULUNUYOR

Araştırmaya göre Türkiye genelinde iş yerlerinin yüzde 8,7’sinde açık iş bulunduğu, bu oranın 20 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde 27,6’ya ulaştığı görüldü.
Kadın iş gücü tercih edilen açık işlerde ise makineci (dikiş), temizlik görevlisi, satış danışmanı, mutfak görevlisi, mantı ustası, ön muhasebeci, garson (servis elemanı), konfeksiyon işçisi, aşçı ve okul öncesi öğretmeni meslekleri ön plana çıktı.

İŞVERENLERİN YÜZDE 12,5’İ ELEMAN TEMİNİNDE GÜÇLÜK ÇEKİYOR

2023 İş gücü Piyasası Araştırması’ndan elde edilen veriler neticesinde işverenlerin yüzde 12,5’inin eleman temininde güçlük çektiği tespit edildi. Eleman temininde en fazla güçlük çekilen 10 meslek arasında makineci (dikiş), garson (servis elemanı), ahşap mobilya imalat ustası, gaz altı kaynakçısı, inşaat işçisi, satış danışmanı, tır-çekici şoförü, şoför-yük taşıma ve akaryakıt satış elemanı, çelik kaynakçısı meslekleri bulunuyor.

Eleman temininde güçlük çekilmesinin en önemli sebepleri arasında ilgili mesleklerde yeterli iş başvurusunun yapılmaması ilk sırada geliyor. Gerekli mesleki beceriye sahip eleman bulunamaması ve yeterli iş tecrübesine sahip eleman olmaması ise diğer sebepler arasında yer alıyor.

İŞVERENLERİN 1 YIL SONRA İSTİHDAM ARTIŞ BEKLENTİSİ YÜZDE 5,4

Araştırma kapsamında temasa geçilen iş yerlerinde 1 yıl sonraki istihdam artış beklentisinin yüzde 5,4 oranında olduğu görüldü. En fazla istihdam artışı beklenen 10 meslek arasında garson (servis elemanı), kurye, satış danışmanı, makineci (dikiş), inşaat işçisi, ahşap mobilya imalat ustası, ark kaynakçısı, şoför-yük taşıma, konfeksiyon işçisi ve ağ teknolojileri meslekleri gösterildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-fazla-is-gucu-ihtiyaci-imalatta/feed/ 0
Bakan Ersoy açıkladı: Adana’da bin, Türkiye geneli 40 bin sanatçı katılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-acikladi-adanada-bin-turkiye-geneli-40-bin-sanatci-katilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-acikladi-adanada-bin-turkiye-geneli-40-bin-sanatci-katilacak/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:54:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10689 Türkiye Kültür Yolu Festivali, 13 Nisan’dan 10 Kasım’a kadar 16 farklı şehirde, 8 aya yayılmış bir kültür-sanat maratonuyla ülkeye adeta bir festival iklimi yaşatacak. Anadolu’nun yedi farklı bölgesinde gerçekleşecek etkinlikler aracılığıyla Türkiye’nin tarih ve kültür zenginliği ışığında herkese görsel, işitsel ve duygusal açıdan zengin bir deneyim yaşatılacak.

Festival’in ilk durağı Adana’da bünyesine dahil edilen 12’nci Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı oldu.

Bu sene 13-21 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek karnaval bugün düzenlenecek etkinliklerle başladı.

“KARNAVAL HER SENE DAHA FAZLA İNSANA ULAŞIYOR”

Adana Müze Kompleksi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, her sene katılımcı sayısının daha fazla arttığına dikkat çekerek, “Bir bölgede, bir şehirde 4 sene önce başlattığımız kültür yolu yolculuğuna bugün Anadolu’nun 7 bölgesinde 16 şehirde devam ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi her yılda Kültür Yolu Festivali’ne dahil ettiğimiz şehirlerin sayısını artırıyoruz. 2028’de ise 35 şehre festivali yaymaya çalışacağız. Kültür yolu festivalleri birçok amaca hizmet ediyor. Her yaş ve her kesimden vatandaşımıza sanatın her türlüsüne rahat bir şekilde ulaşması asıl amacımız. Festivalin gerçekleştiği şehrin başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada bilinilirliği artırmak ikinci hedefimiz. Festivali gerçekleştirirken hem kültür ve sanatı desteklemiş hem de sanatçılarımıza destek oluyoruz. Şehirlerimizin markalaşmasını sağlıyoruz. Kültür Yolu Festivali’ni gerçekleştirirken şehrin mevcut devam eden festivalleriyle entegre olmasını sağlıyoruz. Kendi isimleriyle daha zengin, daha etkili bir şekilde gelişmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ANTALYA İLE NOKTALAYACAĞIZ”

Kültür Yolu Festivali kapsamında birçok ilde düzenlenecek programı anlatan Bakan Ersoy, “Kültür Yolu Festivali, Portakal Çiçeği Karnavalı ile birlikte gerçekleşiyor. Gaziantep’te Uluslararası Gastronomi Festivaliyle, Konya’da müzik festivali, Nevşehir’de balon festivaliyle beraber festivallerimizi gerçekleştiriyoruz. Adana’nın önemi bu sene kültür yolu festivali Adana ile başlıyor. 8 aya yakın bir süreyle festival devam edecek. Adana’yı Şanlıurfa izliyor oradan Bursa, sonra da Samsun’a geçiyoruz. İlk 4 şehir bu sene festival ile ilk kez tanışan şehirlerimiz. Kültür Yolu Festivali’ni bu sene Antalya ile noktalayacağız” dedi.

“TÜRKİYE GENELİNDE 40 BİN SANATÇI KATILACAK”

Adana’da bin, Türkiye’de 40 bin sanatçının festival kapsamında etkinlikler düzenleyeceğini aktaran Bakan Ersoy, “Özellikle Merkez Park ve Atatürk Parkı’nda sahneler kurduk. Bu sahnelerimizde Türkiye’nin önemli sanatçıları konserler verecek. 30 noktada etkinlikler olacak ve yaklaşık 500’e yakın etkinlik olacak. Adana’da bin sanatçı, Türkiye genelinde 40 bin sanatçı katılacak. 8 ayda 7 bine yakın etkinlik gerçekleşecek” diye konuştu.

“ULUSLARARASI KURUM VE KURULUŞLARA DAHA FAZLA YER VERİYORUZ”

Dijital etkinliklere de önem verdiklerini anlatan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, daha sonra şunları söyledi:

“18 metre yüksekliğinde holoflaks gösterisi olacak. Atatürk olmazsa olmazımız. Atatürk Kültür Yolu’nda dijital performansını da karnaval sırasında sanatseverlerle buluşturmayı planlıyoruz. 7’den 70’e her kesimden vatandaşımıza hitap eden birçok etkinlikle vatandaşlarımızı buluşturacağız. Kültür Yolu Festivali 8 ay boyunca dünyada en uzun süreli, en fazla sanatçı ve katılımcısıyla bir marka haline geldi. Bu nedenle artık uluslararası kurum ve kuruluşlara daha fazla yer veriyoruz. Bundan sonrada bu şekilde devam edeceğiz. Hem katılan şehir sayısını hem de katılımcı sayısını artırmayı planlıyoruz.”
Bakan Ersoy, konuşmasının ardından basın mensuplarıyla festival hakkında toplantı gerçekleştirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-acikladi-adanada-bin-turkiye-geneli-40-bin-sanatci-katilacak/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: 330 binin üzerinde zararlı bağlantı engellendi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:51:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10686 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) Siber Güvenlik İstatistiklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde faaliyet gösteren USOM’un ülke genelinde siber güvenlik anlayışını geliştirmek, siber tehditleri önlem amacıyla faaliyetler yürüttüğünü belirten Uraloğlu, siber olaylara müdahalede ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanması amacıyla önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade etti.

“7 BİN 750 SİBER GÜVENLİK UZMANI ÜLKEMİZİN SİBER SAHASINI KORUYOR”

Uraloğlu, kritik sektörlerde, SOME ile kurumlar bünyesinde Kurumsal SOME’ler kurularak teknik seviyede ulusal siber güvenliğe yönelik organizasyonun şekillenmesinin sağlandığını işaret ederek, “2024 yılı Mart ayı sonu itibarıyla, USOM koordinasyonunda görev yapan 14 adet sektörel SOME ve 2 bin 268 adet Kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları gerçekleştirmektedir” dedi.

“OLTALAMA SALDIRISI İLE KULLANICI BİLGİLERİNE ERİŞMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Bakan Uraloğlu, internetin gündelik hayatın bir vazgeçilmezi olduğunu, mobil cihazlar sayesinde her an her yerde internete ulaşımın insan hayatına büyük kolaylıklar getirdiğini söyledi.

Uraloğlu, internet ile birlikte gelen siber saldırılar ile normal yollarla elde edilemeyecek bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını, internetin ilk yıllarından bu yana günümüze kadar varlığını devam ettiren Oltalama saldırılarının internet kullanıcılarına ciddi zararlar verme potansiyelinin olduğunun altını çizdi.
Oltalama saldırılarının kullanıcılara yanıltıcı elektronik mesaj veya web siteleri aracılığıyla farklı şekillerde gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Ülkemizin maruz kaldığı ortalama saldırıları elektronik mesaj ile internet tarayıcılarındaki aramalar ile sosyal medyada paylaşımları ile kısa mesaj ile telefon aramaları ile yapılmaktadır” diye konuştu.

“2023 YILINDA 105 BİN ZARARLI BAĞLANTI ENGELLENDİ”

Sürdürülen çalışmalar ile Türkiye’deki kritik kurum ve kuruluşların tehditler ve zaafiyetlere karşı uyarılarak ilgililerce gerekli önlemlerin alınmasının amaçlandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, USOM çalışmaları kapsamında, oltalama, bankacılık oltalama, zararlı yazılım ve siber saldırı başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edilerek kontrollerinin yapıldığını ve altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğinin altını çizdi.

Her geçen yıl artarak devam eden bu saldırılar karşısında önlemlerin hızlı bir şekilde alındığını dile getiren Uraloğlu, “Her geçen yıl giderek artan oltalama saldırıları sayısı 2022 yılında 72 bin 209 iken 2023 yılında 105 binin üzerine çıktı. USOM tarafından 2024 yılı ilk 3 ayında ise 37 bin 600’e yakın saldırı tespit edilip erişim engeli getirildi. Ancak siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yok” ifadelerini kullandı.

“İLGİLİ KURUMLARA 5 BİN 107 ADET RESMİ BİLDİRİM YAPILDI”

Oltalama saldırılarında kullanılan zararlı adreslerin yurt içi kaynaklı olduğunun tespit edilmesi halinde ise elde edilen tüm bilgi ve belgelerin vakit kaybetmeksizin Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına ilettiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, USOM tarafından ayrıca siber güvenlik bildirimleri ilgili kurum ve kuruluşa bildirilerek gerekli önemlerin alınmasının sağlandığını kaydetti. 2015 yılında başlatılan çalışmalarda toplamda 67 bin 710 adet resmi bildirim yapıldığını vurgulayan Uraloğlu, 2024 Mart ayı sonu itibariyle 5 bin 107 adet resmi bildirim yapıldığını söyledi.

“OLTALAMA SALDIRILARI BİRÇOK FARKLI ŞEKİLDE GERÇEKLEŞİYOR”

Oltalama saldırı yöntemleri ile internet tarayıcıları ve çeşitli sosyal medya paylaşım platformlarında reklamlar ile daha büyük kitlelere yayılmasının sağlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Oltalama saldırıları elektronik mesaj yolu ile mail ekine zararlı dosya eklenerek veya mail metni içerisine zararlı link eklenerek kullanıcılar saldırıya maruz kalmaktadırlar” dedi.

Oltalama saldırılarının birçok farklı konu başlığında ortaya çıktığını belirten Uraloğlu, “USOM’a gelen oltalama ihbarlarında sıklıkla karşılaşılan oltalama adresleri; sahte banka siteleri, sahte kripto para siteleri, sahte PTT adresleri, sahte HGS yükleme adresleri, sahte pandemi destek adresleri, sahte çevrimiçi fatura ödeme adresleri, kamu kurumlarına ait sahte web siteleri, sahte internet servis sağlayıcı adresleri, sahte e-Devlet adresleri, sahte sosyal medya adresleri, sahte sosyal medya takipçi arttırma siteleri, sahte blog adresleri, sahte bulut depolama adresleri, sahte çekiliş ve indirim kuponu adresleri, sahte turizm acente siteleri, sahte sigorta acentesi siteleri, sahte araç ve ev kiralama siteleri, sahte e-ticaret siteleri, sahte bağış siteleri, sahte kripto para uygulaması adresleri şeklindedir” ifadelerini kullandı.

“SİBER GÜVENLİKTE BU YETER DEME ŞANSIMIZ YOK”

Bakan Uraloğlu, siber olaylara müdahale mücadelesinde Türkiye’nin çok iyi bir konumda olduğunu belirterek, “Yarın çok daha iyi, çok daha güçlü olmak zorundayız. Siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yoktur. Çünkü sektör gelişiyor, sektör geliştikçe siber saldırılarla ilgili geliştirilen yöntemlerde aynı oranda gelişiyor. Dolayısıyla çalışmanın hep devam etmesi, kesintisiz bir şekilde bu alanda da hep gücümüzün üstüne güç koymamız gerektiği de bir gerçek. İşte biz de bu nedenle gelişmeye, geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

“YENİ YÖNTEMLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

USOM’un operasyonel faaliyetler kapsamında tehdit istihbaratı, yapay zeka algoritmaları ile çalışan AZAD sistemi ile bankacılık oltalama alan adları, hedef odaklı APT kategorisinde yer alan oltalama saldırı adresleri, çeşitli yeraltı hacker forumları, ICQ ve Telegram kanallarının da USOM tarafından yakından takip edildiğini, saldırganların kullandıkları yeni yöntem ve saldırılar hakkında bilgi toplandığının altını çizen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Oltalama amaçlı kullanılan zararlı adresler ile ilgili olarak USOM’a gönderilen ihbarlar ile ilgili olarak yapılan işlemlerde ihbar ekinde ekine zararlı dosya eklenmesi halinde ilgili zararlı dosya incelenerek zararlı yazılımın iletişim kurduğu komuta kontrol merkezleri tespit edilmektedir. İhbar içerisinde zararlı link eklenmesi durumunda ilgili adresler incelenmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından USOM zararlı bağlantı listesine altyapı seviyesinde erişimleri engellemektedir. Erişim engellemesi yapılan zararlı adreslere iletişim isteğinde bulunmaya çalışan kritik kurum ve kuruluşlar USOM Sinkhole’undan ayrıca takip edilmekte olup yapılan iletişim istekleri analiz edilmekte, ilgili kuruluş veya işletmecilere bildirilerek oltalama adreslerin yayılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/feed/ 0
Araç sahipleri dikkat! 1 Ocak’ta başlıyor… İşte yeni düzenleme https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-1-ocakta-basliyor-iste-yeni-duzenleme/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-1-ocakta-basliyor-iste-yeni-duzenleme/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:48:23 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10683 Akaryakıt sektöründe usulsüz fatura uygulamalarının ve vergi kayıplarının önüne geçmeyi hedefleyen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hayata geçireceği Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) için geri sayım sürüyor. Akaryakıt istasyonlarında plaka bilgilerinin elle girişini önleyerek plakaların sisteme otomatik olarak aktarılmasını sağlayacak olan UTTS’nin kurulum ve işletmesinden Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü sorumlu olacak.

Yapılan açıklamaya göre halihazırda, Türkiye’de trafiğe kayıtlı 29 milyon taşıtın yaklaşık 8 milyonu kiralama, işletmeye kaydetme ya da işte kullanma yolu ile akaryakıt harcamalarını gider göstererek vergi indirimi elde eden vergi mükelleflerine hizmet veriyor. 5 Ekim 2023 tarihli UTTS Tebliği ile söz konusu taşıt gruplarına UTTS’ye dahil olma zorunluluğu getirildi. Aksi halde, Tebliğe göre 1 Ocak 2025’ten itibaren söz konusu taşıtların akaryakıt alımlarında UTTS kapsamında düzenlenmeyen akaryakıt satış belgeleri vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılacak ve vergi beyanlarında gider olarak gösterilemeyecek.

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü UTTS projesinin devreye alınma sürecinde akaryakıt sektöründeki ilgili paydaşlar ile düzenli olarak bilgilendirme toplantıları yapıyor. Darphane geçtiğimiz hafta, UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvuru yapabilecek firmaların temsilcileriyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Otomotiv ana sanayi firmaları, sektör dernekleri, yetkili ve özel servislerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Darphane yetkilileri sistemin işleyişi, yetkilendirilecek Taşıt Montaj Firmalarının sistem kapsamında yürütecekleri görev ve sorumluluklar, firmaların ve alt bayilerinin sisteme ön kayıt koşulları ile yetkilendirme süreci ve takvimi hakkında bilgi verdi.

TAŞIT TANIMA BİRİMİ (TTB) CİHAZLARININ 2024 SONUNA KADAR TAKILMASI ZORUNLU

UTTS Tebliği 5 Ekim 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanmıştı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan ‘Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve işte kullanılan taşıtlara 31 Aralık 2024 tarihine kadar Taşıt Tanıma Birimi (TTB) takılması zorunluluğu getirildi. Akaryakıt istasyonu işleten mükelleflerin ise 31 Aralık 2024 tarihine kadar akaryakıt istasyonlarında en az bir pompa ünitesinin tabanca aparatlarına Taşıt Tanıma Okuyucu (TTO) cihazı taktırmaları zorunlu hale geldi.

Sistemin kurulum ve işletim esasları, yetkili firma işlemleri ve UTTS kullanılarak yapılacak akaryakıt satışlarında belge düzeni de 5 Ekim 2023 tarihinde yayınlanan tebliğ ile belirlenmişti.

USULSÜZ FATURA UYGULAMASINA SON

Araçların yakıt depo girişine takılacak olan ‘Taşıt Tanıma Birimi’ (TTB) (elektronik etiket) cihazında dijital olarak saklanan plaka bilgisi akaryakıt alımı esnasında yakıt pompa tabancasına takılı ‘Taşıt Tanıma Okuyucu’ cihaz tarafından otomatik olarak okunarak güvenlikli haberleşme yolu ile Yeni Nesil Pompa Ödeme Kaydedici Cihaza iletilecek. Böylece, akaryakıt giderlerinin beyanında kullanılan fiş ve faturalara plaka bilgileri otomatik olarak işlenecek. UTTS ile taşıt plakalarının sisteme elle işlenmesinden kaynaklanan usulsüz fatura uygulaması da engellenecek.

TTB CİHAZI TAŞITTAN SÖKÜLDÜĞÜNDE KULLANILAMAZ HALE GELECEK

TTB’ler araçtan söküldüğünde kullanılmayacak ve yeniden taktırılması gerekecek. Ayrıca taşıtların sahiplik ve/veya plaka bilgisinin değişmesi durumunda da taşıtlara yeni TTB takılacak.

TAŞITLARA TTB MONTAJI SADECE YETKİLENDİRİLMİŞ FİRMALAR TARAFINDAN YAPILACAK

‘Taşıt Tanıma Birimi’ cihazının taşıtlara montaj işlemleri sadece Darphane tarafından yetkilendirilecek olan Taşıt Montaj Firmaları tarafından gerçekleştirilebilecek. Motorlu Taşıt Yetkili Servisleri, Motorlu Taşıt Özel Servisleri ve Taşıt tanıma ve/veya taşıt takip sistemleri montaj servisi firmaları UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvurabilecekler.

15 MİLYAR LİRALIK VERGİ KAÇAĞI ÖNLENECEK

Akaryakıt harcamalarını gider gösteren, vergi mükellefi statüsünde olan gerçek ve tüzel kişilerin taşıtlarının UTTS’ye geçme zorunluluğu bulunuyor. Bu kapsama girmeyen taşıtlar gönüllü olarak UTTS’ye kayıt yaptırabilecek. Yeni sistem ile yıllık yaklaşık 15 milyar Türk Lirası’nı bulduğu tahmin edilen vergi kaybının önlenmesi amaçlanıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-1-ocakta-basliyor-iste-yeni-duzenleme/feed/ 0
Gelecekte iyilik projelerinin derdi ne olacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecekte-iyilik-projelerinin-derdi-ne-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecekte-iyilik-projelerinin-derdi-ne-olacak/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:36:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10658 SON dönemde iş dünyasında en sık kullanılan iki kelime… Etki yatırımları…2000’lerin başından bu yana hayatımızda ama son beş yılda popülaritesi bir hayli artmış durumda. Biz bu köşede romantik biçimde bu iki kelimeden ‘iyilik’ diye bahsediyoruz. İşin profesyonel tarafı çok daha ciddi… Ticaretin doğduğu günlerden bu yana var olan bu kavramın geçirdiği dönüşüm, popüler sanatçıların estetik operasyonlar dizisiyle ortaya konulan ‘öncesi-sonrası’ dizilimini aratmayacak nitelikte.

Ne derdik Anadolu tarzı sanayi babalarının iyilikleri için: “Hayırsever sanayici”.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 2010’larda çıkıp dedi ki, “Artık hayırseverlik stratejik hale geldi.”

Yani öyle doğduğu köye okul yaptırmak gibi kıymetli işler bu stratejinin bir parçası sayılmıyor, olsa olsa ‘vefalı’ diyorlar. Son 15 yıldır ‘kurumsal sosyal sorumluluk’ denilen işler, bir iş insanını stratejik fayda yaratan pozisyona taşıyor. Bu işlerin de tıpkı bir şirket gibi fizibilite, planlama, hedefler ile yönetilmesi gerekiyor. Çok güzel örnekler verildi bu alanda Türkiye’de. Ben dahil birçok insanın aklına ilk gelen proje Turkcell’in ‘Kardelenler’idir.

4.5 TRİLYON DOLARLIK PAZAR

Kurumsal dünya İngilizce kısaltması ESG olan Türkçe’ye ‘Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim’ diye çevrilen bir kavramla yönetim kurullarına taşıdı ‘iyilik’ yatırımlarını. Bloomberg Intelligence’a göre, küresel ESG varlıkları 2025 yılına kadar 53 trilyon doları aşma yolunda ilerliyor. Bu rapora göre 2025’te dünyanın öngörülen toplam yönetim altındaki varlıkları (AUM) 140.5 trilyon olacak, yani ESG varlıkları toplamın üçte birinden fazlasını temsil edecek.

Belli, ciddi bir para buraya akacak.

ETKİ YOKSA TOPAL ÖRDEK

Peki bu ESG yatırımlarını kıymetli kılan ne? Yanıt net: Yarattığı etki. Şimdi deli gibi etki ölçümü yatırımları yapılıyor, girişimler peydahlanıyor. Hiçbiri de şirketlerin ilgisinden mahrum kalmıyor. Yine Bloomberg Intelligence’in raporu diyor ki; küresel etki yatırımı pazarı 2030 sonuna kadar 4.5 trilyon dolarlık kayda değer bir dönüm noktasına ulaşacak.

Bank of America, ESG danışmanlığı vermek için BofA Securities’i kurmuştu. Onun uzmanları da diyor ki; önümüzdeki 20 yıllık süreçte sürdürülebilirlik ekosistemi 20 trilyon dolarlık aktif bir artış yaşayacak. KPMG’nin raporu el artırıyor; Dünyanın en büyük 100 şirketinden 75’i sürdürülebilir yaklaşımları benimseyerek varlıklarını devam ettirebildiler. Yani önümüzdeki dönemde bu alana yatırım yapmayan varlığını sürdüremeyecek deniliyor.

Bunlar ne kadar gerçek olur, zorlayan ekonomik şartlar tahminleri ne kadar haklı çıkarır, zaman gösterecek.

Ben işin ‘nasıl başarılır’ kısmını biraz araştırdım.

Yakın dostum, son 10 yılda bütün ‘ödüllü’ ESG çalışmalarının akıl hocalığını da yapan, Adım Adım gibi önemli platformların kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Itır Erhart’a sordum. Yanıtı net oldu: “Bence çok net KSS bakış açısı dönüşüyor. Neredeyse artık kullanılmıyor bile. Bunu daha çok sosyal etki, sosyal dönüşü olan yatırım olarak adlandırıyoruz. Eskiden şirketler ‘hoşluk olsun diye’ projeler yapıyordu, şimdi o projelerin belli alanları yatay kesmesi lazım. Eşitlik, sürdürülebilirlik gibi kavramlarla entegre olması gerekiyor. Ben sosyal yatırımlarımı nasıl planlamalıyım, uzun vadeli bakmalıyım ve sosyal etkimi büyütmek istediğim başlıkları belirlemeliyim. Etkisini ölçebilmeliyim. ‘Şu bölgeye gittik farkındalık eğitimi verdik’ demekle olmaz, nasıl etki yarattığını göstermen lazım. Bunun raporları var. Bir yatırdım, kaç aldım. Üstelik bunu her yıl iyileştirmen gerekiyor.”

Prof. Dr. Itır Erhart

YENİ SOSYAL YATIRIM ARAYANLAR İÇİN 6 İHTİYAÇ

Son dönemin konuşulan isimlerinden FutureBright Group’un kurucusu Akan Abdula’dan bundan sonrasını anlatmasını istedim. “Hangi alanlarda yapılacak sosyal yatırımların etkisi daha güçlü olacak, dünyanın neye ihtiyacı var” dedim.

Dilinden dökülen ilk kelime ‘yaşlanma’ oldu.

Sadece nüfusun değil gezegenin, medeniyetin de yaşlanmasının getirdiği ve getireceği ihtiyaçlardan bahsetti. “Yeni sosyal yatırımlar arayanlar bu ihtiyaçlara odaklanmalı” dedi.

Akan Abdula

Bu ihtiyaçları da altı başlıkta özetledi:

1- Yaşlanma: 50 yaş üzerindeki nüfus artıyor, ekonomide etkisi de büyüyor. Bunun getirdiği ihtiyaçlar da öne çıkacak.

2- Eşitlik: Cinsiyet eşitliğinden yaşlılığa kadar her alanda eşitlik. 

3- İklim: İklim her zaman önde olacak. Şirketler hem kendi sürdürülebilirlikleri hem de sosyal etkilerini artırmak için iklim kriziyle mücadeleyi destekleyecek projeler yapmalı. Tedarik zincirinin ‘adil tedarik zinciri’ne doğru dönüşümü öne çıkacak.

4- Yapay zekâ: Yapay zekâ ile sürdürülebilirliği konuşturabilen işler geliyor. Bütün yapay zekâ teknolojileri ve araçlarımızda sürdürülebilirlik projelerini konuşturabilecek işler. Karbon emisyonunu düşürmek için yapay zekâyı kullanacağız. Bizim göremediğimiz acayip çözümler üretecek bize.

5- Adil üretimi destekleyen projeler.

6- Onarıcı tarım uygulamaları. ‘İçinde olduğum, sahiplendiğim alanda onarıcı çözümler geliştirmeliyim’ denilmeli.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecekte-iyilik-projelerinin-derdi-ne-olacak/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Başkentray ile günde 60 bin yolcu taşıdık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-baskentray-ile-gunde-60-bin-yolcu-tasidik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-baskentray-ile-gunde-60-bin-yolcu-tasidik/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:21:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10620 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara şehir içi ulaşımında trafiği büyük ölçüde rahatlatan, ulaşımın omurgası olarak nitelendirilen Başkentray’ın yıldönümünde açıklamalarda bulundu. Bakanlık olarak Başkent Ankara’ya yakışır eserler yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, “Başkentray’ın hizmete alınışının yıl dönümünde, hizmete açıldığı 12 Nisan 2018 tarihinden bu yana başkentliler yoğun bir ilgiyle kullanmaya devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin dört bir yanında ulaşımın her modunda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Son 22 yılda Ankara için durmadan, duraksamadan çalışmaya devam ettik. Ulaşım ve iletişim altyapısına 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdik” dedi.

“ANKARA’NIN RAYLI SİSTEM HATTINI 103,6 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

Ankara için Türkiye Yüzyılı vizyonu ile dünya başkentlerine yakışır bir şekilde eserler üretme gayretinde çalıştıklarını ifade eden Uraloğlu, 2018 yılında modernize ederek hizmete alınan Başkentray’ ile Eskişehir ve İstanbul Yolu’ndaki trafiğin büyük oranda azaldığının altını çizdi. Uraloğlu, Ankaralıların ulaşımında büyük kolaylıklar sağlayan birçok metro hattını hayata geçirdiklerini belirterek, “Ankaralıların yıllarıdır beklediği Kızılay -Çayyolu, Batıkent – Sincan-Törekent ve Tandoğan – Keçiören metro hatlarını hizmete açtık. Geçen yıl da Keçiören’den Kızılay’a aktarmasız metro ulaşımı sağlayan Atatürk Kültür Merkezi-Gar-Kızılay Metrosu’nu açtık. Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak Ankara’daki raylı sistem hat uzunluğu 103,6 kilometreye çıkardık” diye konuştu.

2024 yılının başından bu yana bakanlık olarak, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattının son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe kesimini, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı sistem hattını ve Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hatlarını hizmete açtıklarını hatırlatarak, “Sadece İstanbul’da çalışmıyoruz, Ankara’da; Batıkent-Sincan, Kızılay-Çayyolu, Keçiören-Atatürk Kültür Merkezi Metrolarını ve BAŞKENTRAY’ı Kayseri’de; Anafartalar-YHT Gar Tramvayı’nı, Antalya’da; Expo Havalimanı Tramvay Hattını, İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ile ortak bir çalışma yaparak İZBAN’ı hayata geçirdik. Gaziantep’te de yine Büyükşehir ile birlikte çalışarak GAZİRAY’ı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik. Türkiye genelinde 416 kilometre kent içi raylı sistem projesini tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk” şeklinde konuştu.

“MEVCUT TÜM DEMİRYOLU HATLARI TAMAMEN YENİLENDİ”

Son 22 yılda Türkiye’de demiryollarında ciddi yatırımlar yapıldığını, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleriyle de Türkiye’nin adeta çehresini değiştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, mevcut tüm demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini ve 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğunun 13 bin 919 kilometreye yükseldiğini söyledi. 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğinin altını çizen Uraloğlu, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğumuzu 8 bin 46 kilometreye 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğumuzu ise 7 bin 142 kilometreye çıkardıklarını vurguladı.

“BAŞKENTRAY’I GÜNDE 60 BİN YOLCU KULLANIYOR”

Başkentray’ın açıldığı 12 Nisan 2018 tarihinden bu yana 89 milyon kişiye hizmet verdiğini, açıklayan Bakan Uraloğlu, Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapmaya başladığını söyledi. Başkentray Projesi kapsamında mevcut demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini belirten Uraloğlu, söz konusu hattın yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa edildiğini vurguladı. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti yapılmaya başlandığının altını çizen Uraloğlu Proje kapsamında, Ankara-Marşandiz arası 4 hattan 6 hatta, Marşandiz-Sincan arasının 3 hattın 5 hatta, Ankara-Kayaş arasının ise 2 hattan 4 hatta çıkarıldığını söyledi. 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa edildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık. 6 yıl gibi kısa bir sürede Başkentray’da bugüne kadar 89 Milyon yolcu taşıdık. Ankaralı vatandaşlarımız Başkentray’ın konforunu çok sevdi. Başkentray’ı her gün tam tamına 60 bin yolcu kullanıyor” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-baskentray-ile-gunde-60-bin-yolcu-tasidik/feed/ 0
Bakanlıkta sulama uyarısı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanlikta-sulama-uyarisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanlikta-sulama-uyarisi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:18:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10617 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Akdeniz havzası ülkelerinden biri olan Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek daha belirgin hissedildiğine, uluslararası göstergelere göre Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğunu ifade etti.

Bakanlık olarak suyun her anlamda verimli kullanılması ve israfının önlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Yumaklı, şu bilgileri aktardı:
“31 Ocak 2023 tarihinde Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde ve Bakanlığımız koordinasyonunda başlatılan ‘Su Verimliliği Seferberliği’ ile kaynaklarımızın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve verimli kullanımı için ülke ölçeğinde büyük bir dönüşüm hayata geçirildi. Seferberlik kapsamında, değişen iklime uyum sağlanması, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetiminin gerçekleştirilmesi hedeflenerek hazırlanan Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033) Sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesiyle yürürlüğe girmişti.

Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzün bu genelgeye dayanarak hazırladığı Kurakçıl Peyzaj Uygulamaları Rehber Dokümanı internet sitemizde yayımlandı. Ayrıca rehberimizi 81 ilimizin valilikleri ve belediye başkanlıkları ile tüm bakanlıklarımız ve Türkiye Otelciler Birliği ile paylaştık. Kurakçıl peyzaj, kurak iklime sahip ve su kaynaklarının sınırlı olduğu alanlarda ‘estetik peyzaj’ kaygısı gütmeden ‘klasik peyzaj’ düzenlemelerinden vazgeçilerek suyun akılcı kullanılması anlamına gelir. Bu bağlamda, tüm paydaşlarımızın peyzaj uygulamalarımızda rehberimizde dikkat çektiğimiz hususları dikkate alarak gerekli hassasiyeti göstereceklerini ümit ediyoruz.”

“DOĞAYA UYUMLU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR PEYZAJ ALANLARI”

Peyzaj alanlarında gerek estetik kaygılar gerekse temininin kolay olması nedeniyle suya çok fazla ihtiyaç duyan çim alan kullanımının yaygın olduğuna işaret eden Bakan Yumaklı, “Çim alanların bir kısmının kurakçıl peyzaja dönüştürülmesi ile yüzde 20-50, tamamının kurakçıl peyzaja dönüştürülmesi ile de ortalama yüzde 80’e varan su verimliliği sağlayabiliriz. Bu uygulamayla aynı zamanda bakım ve enerji maliyetlerinin de yaklaşık yarı yarıya azaltılabildiğini unutmayalım. Bu nedenle doğaya uyumlu ve sürdürülebilir peyzaj alanları oluşturulması ülkemizin su kaynaklarının korunup geliştirilmesi için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

SÜSLEME İÇİN KURAKÇIL BİTKİLER, SULAMA İÇİN ARITILMIŞ SU

Bahar aylarında başlayan peyzaj düzenlemelerinde suyun verimli kullanımı için gözetilmesi gereken hususların altının çizildiği rehbere göre peyzaj düzenlemelerinde suyun verimli ve etkili kullanılması için uyulması gereken kurallar şöyle:

Peyzaj alanlarında toprakta buharlaşmanın minimize edilmesi amacıyla bölgenin iklim şartlarına ve doğal yapısına uyumlu malçlama (toprağın üstüne organik veya sentetik malzemeler serilerek bitki köklerinin etrafında tabaka oluşturulması) yapılmalıdır.
Suyu verimli kullanan sulama sistemleri tercih edilmelidir.

Sulama gün ağarmadan veya gün batımı sonrasında yapılmalıdır.
Sulamada, içme suyu standardı taşıyan sular yerine dezenfekte edilmiş arıtılmış atık sular gibi alternatif su kaynakları kullanılmalıdır.
Kurakçıl peyzaj tasarımı esnasında su tüketimi yüksek olan geniş çim yüzeyler yerine bölgenin iklim şartlarına uyumlu, çok yıllık yer örtücüler ve kuraklığa dayanıklı doğal bitkiler (Dam koruğu, acı damkoruğu, Japon ipeği, fare kulağı, yıldız halısı, ak üçgül, Cezayir menekşesi, Japon süpürgesi, kara yosunu vb.) tercih edilmelidir.
Çim alan miktarı mümkün olduğunca düşük tutulmalı ve kuraklığa dayanıklı çim türleri (Kamışsı yumak, çayır salkım otu, koyun yumağı, bermuda çimi vb.) seçilmelidir.
Enerji ihtiyacı mümkün olduğunca yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmalıdır.
Yeşil binalar, yeşil çatılar, yeşil sokaklar, dikey bahçeler ve çatı bahçeleri gibi yeşil altyapı uygulamaları kurakçıl peyzaj anlayışıyla entegre edilmelidir.
Kurakçıl peyzaj tasarımı esnasında doğal drenaj kanalları inşa edilerek bu alanlarda biriken sular uygun filtreleme yöntemi sonrası tekrar sulamada kullanılmalıdır.
Yağışlardan kaynaklanan yüzey akışı filtrelenerek yerinde yağmur suyu etkin kullanılmalı ve yağmur bahçeleri uygulamaları aracılığı ile yağmur suları yer altında depolanmalıdır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakanlikta-sulama-uyarisi/feed/ 0
Gözler ‘EDİS’in üstünde! Deprem anında uyarıyor kaçış ve korunma için saniyeler kazandırıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-edisin-ustunde-deprem-aninda-uyariyor-kacis-ve-korunma-icin-saniyeler-kazandiriyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-edisin-ustunde-deprem-aninda-uyariyor-kacis-ve-korunma-icin-saniyeler-kazandiriyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:12:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10601 Yaşanan her deprem geride büyük acılar bırakıyor. Depreme karşı şehirleri hazırlamak kritik önem taşıyor. Japonya başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında kullanılan deprem uyarı sistemleri ise deprem anında oldukça hayati bir görev üstleniyor. Bu uygulamalardan biri de Türkiye’den çıkan girişim olan Deprem Erken Uyarı Sistemi -EDİS-. Fay hatlarına yerleştirilen hassas sensörlerin depremi algılamasıyla harekete geçen sistem, sizi depremin gerçekleştiği yere olan uzaklığınıza göre anında uyarıyor. Böylece deprem dalgaları sizin binanıza gelmeden önce 5-10 saniye de olsa kaçma ya da korunma fırsatı sunuyor.

UNICORN OLMAYA HAZIRLANIYOR

7 yıldır üzerinde çalışılan 2 yıldır ise Marmara Bölgesi için hazır olan sistemin 5 yıl içinde Türkiye geneline yayılması bekleniyor. Hatta şu anda EDİS, Türkiye’de kamu yatırımı ile devleşen bir unicorn olma yolunda. Şimdilik hangi kamu kurumunun bu yatırımı yapacağı saklı tutulsa da Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla bu sistemden her konut ve binanın yararlanmasını amaçlıyor.

İLK TALİPLİ MEKSİKA

Uygulamayı Türkiye’de Artaş İnşaat, Akçansa, Bayer, Esas Holding, Vadi İstanbul, Karaca, Arçelik, Vakıfbank, Ziraat Bankası, BOTAŞ, İnovia, Botaş, Akmerkez, Rönesans Holding, Pegasus gibi kurumlar kullanmaya başlarken ABD, Meksika, Japonya, Tacikistan, Pakistan, Yunanistan ve Fas gibi ülkeler de şimdiden görüşmelere başlamış durumda. Bu konuda en fazla ilerleme kaydedilen ülke ise Meksika. Bu ülkeyle anlaşma sağlanması durumunda 300 milyon dolarlık yeni bir yatırım yapılacak ve Meksika’nın başkenti deprem hazırlıklarının arasına EDİS’i de dahil edecek.

‘KAÇIŞ İÇİN ZAMAN TANIYOR’

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) bulunan Yıldız Teknopark içerisindeki ofislerinde Hürriyet’e açıklamalarda bulunan EDİS Türkiye Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Emre Erişen, “Biz depremi önceden haber vermiyoruz. Tıpkı yangın alarmları gibi deprem anında bildiriyoruz. Ancak depremin merkezi ile sizin olduğunuz yer arasında mesafe bazen hayat kurtarıyor. Sistemimiz P dalgalarını tespit eder etmez tüm alıcılara alarm gönderiyor. Ve yıkıcı olan S dalgaları size ulaşmadan depremin geleceğini haber veriyor. Deprem dalgaları saniyede en fazla 3.5 kilometre hızla ilerliyor. Olası bir İstanbul depreminde en kötü senaryoda 5-6 saniye daha iyi ihtimallerde ise 30-40 saniyelik bir zaman var. Heybeliada’da deprem olursa Şişli’de oturan birisi 20 saniyenin üzerinde zamana sahip. 6 şubat depremlerinde Hatay bu sistemini kullansaydı yaklaşık 1 dakika önceden herkesin haberi olabilirdi” ifadelerini kullandı. Erişen, son depremlerde uygulamanın hatasız çalıştığını belirtti.

Ali Emre Erişen

UYARI SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR

EDİS Türkiye Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Emre Erişen, sistem en hayati bölümünün fay hatlarına koyulan hassas sensörlere sahip istasyonlar olduğunu söylüyor. Yapay zekâ ile donatılmış sistemde tanesi 340 bin olan bu istasyonlar fay hatları kazılarak yer altına gömülüyor. Marmara Denizi’nde daha önce de benzer bir sistemin denendiğini hatırlatan Erişen, “O zaman bakım maliyetleri ve balıkçılar yüzünden proje yarıda kaldı. Şimdi tonlarca ağırlığa sahip beton blokların içine istasyonları yerleştirip gemilerle fay hattının üzerine yerleştiriyoruz. Çoğu noktada birden fazla sensör var. Farklı noktalardaki istasyonlar gemi geçişine kapalı alanlarda ve burayı Sahil Güvenlik sürekli koruyor. Yalova’dan Marmara Ereğlisi’ne kadar farklı noktalardaki istasyonlar deprem anında milisaniyeler içerisinde iletişime geçip depremin hangi noktada patladığını ve nereye doğru ilerlediğini belirliyor. Ardından uyarı cihazlarına bildirim gidiyor” şeklinde konuştu.

MALİYETİ NE KADAR

EDİS’in vatandaşı ilgilendiren bölümünde iki tip cihaz  ve bir mobil uygulama var. Birincisi daha çok otomasyon sistemlerine entegre edilebilen; büyük siteler, AVM’ler, bankalar, hastaneler, okullar ve sanayi tesisleri gibi binaların kullandığı büyük cihazlar. Bu cihazlar deprem anında tüm binaların kontrolünü devralıyor, asansörleri kata çekiyor, yürüyen merdivenleri durduruyor, doğalgazı kapatıyor ve en önemlisi ilk saniyelerden itibaren yüksek sesle tüm insanları uyarıyor. Bu cihazın satış fiyatı şu an 1500 Euro. İkincisi ise ev tipi olarak adlandırılan ve avuç içi kadar büyüklüğe sahip, modem benzeri bir cihaz. Bir yıldır üretilen bu ev tipi cihazları sadece internete bağlamak yetiyor. 300 Euro’luk bir satış fiyatı belirlenen bu cihazlar Yıldız Teknopark’ta üretildikten sonra satılıyor. Ancak beklenen yatırımları aldıktan sonra çok daha fazla üretilmesi planlanıyor.

‘MOBİL ÜCRETSİZ OLACAK’

Bir de mobil uygulama var. Ancak Ali Emre Erişen’e göre telefonun çekmediği alanlar, cihazların uçak moduna alınması ve şebeke problemleri gibi nedenler yüzünden mobil uygulama yüzde 100 verimli çalışamıyor. Buna rağmen tüm geliştirmeleri yaptıklarını ve mobil tarafta hata payını en aza indirmeyi hedeflediklerini söyleyen Erişen, mobil uygulamanın da tüm vatandaşlara ücretsiz kullandırılmasını hedeflediklerini açıkladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gozler-edisin-ustunde-deprem-aninda-uyariyor-kacis-ve-korunma-icin-saniyeler-kazandiriyor/feed/ 0
Yeni turistik trenler yola çıkıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-turistik-trenler-yola-cikiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-turistik-trenler-yola-cikiyor/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:42:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10519 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü tarafından seyahat severlerin ve sanat tutkunlarının gözdesi Turistik Doğu Ekspresi’ne alternatif Ankara-Diyarbakır ve Ankara-Tatvan turistik trenlerinin nisan ayında işletilmeye başlanacağını söyledi. Turistik trenlerinin haziran ayının ortalarına kadar sefer yapacağını belirten Uraloğlu, “İşletmeye girecek olan iki yeni hat olan Ankara-Diyarbakır ve Ankara-Tatvan turistik trenleri ile hem bölge turizmi gelişecek, hem de vatandaşlarımız kültürel ve tarihi değerleri daha yakından görme imkanı bulacak” dedi. Ankara-Tatvan seferinin 17 Nisan Çarşamba günü Ankara’dan yola çıkacağını belirten Uraloğlu, Ankara-Diyarbakır arasındaki turistik hattın ise 19 Nisan cuma günü Ankara’dan ilk hareketini gerçekleştireceğini bildirdi.

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından bu yana sürdürülen yatırımlar ve atılımlar sayesinde başta demiryolu olmak üzere ulaşımın her modunda bir devrim gerçekleştirdiklerini söyledi. İzledikleri politikalar sonucunda Türkiye’yi yüksek hızlı demiryolu hatları ile tanıştırdıklarını ifade eden Uraloğlu, mevcut demiryolu hatlarında da büyük bir değişim gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

“VATANDAŞLARIMIZ TURİSTİK TRENLERİ ÇOK SEVDİ”

Bakan Uraloğlu, yenileme ve modernize etme çalışmaları ile araç filosunun gençleştirildiğini vurgulayarak, “Hizmet kalitesi arttırılarak tren seyahati vatandaşımızın günlük yaşamına girdi ve ulaşım alışkanlıklarını değiştirdi. Bu kapsamda yüksek hızlı trenlerin yanında konvansiyonel hatlarda işletilen trenlere olan taleplerin artmasıyla birlikte seyahat severlerin hizmetinde olacak iki yeni turistik tren daha işletilmeye başlanacak.” diye konuştu.

“TRENLERİMİZ KÜLTÜREL İLETİŞİMİ GÜÇLENDİRECEK”

Bin 51 kilometre hat uzunluğunda Ankara-Diyarbakır güzergahında işletilecek olan Ankara-Diyarbakır-Ankara Turistik Treni’nin 180 kişi kapasiteli, 9 yataklı ve 1 yemekli vagondan oluşacağını söyleyen Uraloğlu, “Ankara’dan 19 Nisan Cuma günü saat 15.55’ te hareket edecek, Diyarbakır’dan ise 21 Nisan Pazar günü saat 12.00’ da yola çıkacak. Ankara-Diyarbakır seferinde Malatya’da 3 saat, Diyarbakır-Ankara seferinde ise Yolçatı’da 4 saat, Kayseri’ de 3 turizm amaçlı duracak ve buralardaki tarihi ve kültürel değerleri görme imkânı sunacak” dedi. Uraloğlu, turistik tren seferlerinin bölge ekonomisini canlandıracağını belirterek, sadece bir ulaşım aracı vazifesi görmeyeceğini, şehirler arasındaki kültürel iletişimi de kuvvetlendireceğini söyledi.

“TRENLERİMİZ EV KONFORUNU SUNUYOR”

Turistik Trenlerin gezginlere ev konforunu sunduğunun altını çizen Uraloğlu, “Bin 262 kilometrelik Ankara-Tatvan-Ankara parkurunda işletilecek turistik treninin de, Ankara’dan 17 Nisan Çarşamba günü saat 15.55’ te seferlerine başlayacağını tüm seyahat severlere duyurmak isterim. Ankara-Tatvan seferinde Elazığ’da 4 saatlik bir duruş gerçekleştirecek. 19 Nisan Cuma günü de Tatvan’dan 06.35’ te hareket edecek tren Tatvan-Ankara seferinde Palu’da 3 saat, Elazığ’da 4 saat ve Kayseri’de 3 saatlik duruş yapacak. Ankara-Tatvan-Ankara Turistik Treni, 9 yataklı vagon ve 1 yemekli vagondan oluşuyor. “ dedi.

Ankara-Diyarbakır parkurunda yataklı vagonda bir oda fiyatının 9 bin TL olduğunu söyleyen Uraloğlu, Diyarbakır-Ankara parkurunda 8 bin TL, Ankara-Tatvan parkurunda 9 bin 900 TL, Tatvan-Ankara parkurunda ise 9 bin TL olarak belirlendiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, yataklı vagonda bir odada iki kişinin seyahat edebileceğinin de altınız çizdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yeni-turistik-trenler-yola-cikiyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Milli tren seti sayısı 56’ya ulaşacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-milli-tren-seti-sayisi-56ya-ulasacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-milli-tren-seti-sayisi-56ya-ulasacak/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:12:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10463 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli tren setleriyle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretiminde teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini ve bu alanda atılan adımların meyvelerinin alındığını söyledi. Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye hayal edilemeyen pek çok şeyi başardı, başarmaya da devam edecek. Çünkü azmimiz büyük, hedeflerimiz ise çok daha büyük. Bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan milli elektrikli setlerimiz, Adapazarı ile Gebze arasında 10 aydır başarıyla hizmet veriyor. Milli elektrikli tren setimiz aynı zamanda konforuyla da göz dolduruyor” ifadelerini kullandı.

“İŞLETME HIZI 225 KİLOMETRE OLAN MİLLİ HIZLI TREN TASARIM ÇALIŞMALARIMIZDA DEVAM EDİYOR”

Son teknolojinin kullanıldığı milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca işletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye de ihraç edilmeye başlayacak” diye konuştu.

“2 YIL İÇERİSİNDE YERLİ VE MİLLİ TREN SETİ SAYIMIZ 25’E ULAŞACAK”

Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirterek, demiryolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda demiryolu araçlarında dışa bağımlılığın tamamen sona ereceğini vurguladı. 2 milli elektrikli tren setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimizde 30 Mart 2024 tarihinde TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara inerek vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak.”

“10 AYDA KADAR BİN 735 SEFER YAPTI VE TOPLAM 390 BİN YOLCU TAŞIDI”

Bakan Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Tren Seferleri’nde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki set ile hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 10 ayda bugüne kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konforlu ve güvenle taşıyacak” dedi.

“KENDİ DEMİRYOLU EKOSİSTEMİMİZİ OLUŞTURUYORUZ”

Milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde demiryolu ekosisteminin oluşması alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da yollara çıkıyor. Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe katettik. Milli elektrikli setimizde böyle bir çalışmanın ürünü” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-milli-tren-seti-sayisi-56ya-ulasacak/feed/ 0
Will Smith: Kuran kristal berraklığında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/will-smith-kuran-kristal-berrakliginda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/will-smith-kuran-kristal-berrakliginda/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:51:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10415 Aktör geçen yıl ramazan ayında Kuran-ı Kerim’i baştan sona okuduğunu söylüyor.
Smith programda, 2022 Oscar Ödül Töreni’nde komedyen Chris Rock’a attığı tokattan sonra zor zamanlar yaşadığını, son iki yılda yaşadığı zorlukların üstesinden gelebilmek için maneviyata yöneldiğini, kutsal kitabımızı okuduğunu ve Kuran’ın sadeliğine derin hayranlık duyduğunu ifade ediyor ve “Kuran o kadar açık ki kristal berraklığında” diyor.

Will Smith,2022 Oscar Ödül Töreni’nde Chris Rock’a tokat atmıştı.

Hayatının bu döneminde yapmak istediklerini de anlatan Will Smith, programda şunları da söyledi:
“Hayatımın ilk yarısında her şeyi biriktirmiş gibiyim, hayatımın ikinci yarısında biriktirdiklerimi geri vereceğim.
Bunu sadece para vermek anlamında demiyorum, tecrübelerimden ve bilgilerimden yola çıkarak insanlara bir şeyler öğretmek istiyorum. İnsanlar hayatım boyunca karşılaştığım sorunları nasıl atlattığımı öğrendiklerinde kalplerine daha kolay ulaşabildiğimi hissediyorum. Gözlerimdeki dayanıklılığı fark ettiklerinde onlarla farklı düzeyde daha derin bağlantı kurmak kolay olacak…”

6 YILLIK VELAYET SAVAŞI DEVAM EDİYOR

4 Nisan’da Angelina Jolie’nin Brad Pitt’e yönelik yeni şiddet iddiaları sonrasında ikilinin velayet davası yine manşetlere taşındı.
İlişkilerinin başlamasıyla tüm zamanların en çok konuşulan çiftlerinden olan Brad ve Angelina’nın birliktelikleri 2004’te başladı 2014 yılında evlendiler.

Angelina Jolie 20 Eylül 2016’da iki yıllık evliliğin ardından boşanma davası açtı. 12 Nisan 2019’da boşanmaları henüz karara bağlanmamış olsa da mahkeme Jolie ve Pitt’in yasal olarak bekar olduğuna karar verdi.
İlişkileri başladığında Pitt hâlâ Jennifer Aniston’la evliydi. (2005’te ayrıldılar.)
Jolie 2002’de Kamboçya’dan evlat edindiği Maddox’a anneliğin tadını çıkarıyordu.
Mutlu âşıklar birlikte 2 çocuk daha evlat edindi. 3 tane de biyolojik çocukları oldu. Büyük ailenin peri masalı 2016 yılında özel bir uçakta yaşanan kavga olayından sonra darmadağın oldu.
Kavga sonrası Angie, Brad’i terk etti.
FBI raporuna göre uçakta Brad Pitt ile Angelina Jolie arasında Jolie’nin anneliğine yönelik kavga çıkıyor. Jolie, Pitt’in kendini başından yakaladığını ve sarstığını, ardından uçağın tavanına defalarca yumruk attığını söylüyor. Sonrası zaten yıllar süren velayet davası.

FİZİKSEL İSTİSMAR İDDİASI

Brad Pitt’in tek istediği 50/50 velayet.
Gayet adil bir istek ama Angelina Jolie çocukların velayetinin sadece kendinde olmasını istiyor. Angelina için çocukların velayetini babalarıyla paylaşmak neden bu kadar zor anlamıyorum. Jolie, çocukların Brad aleyhine ifade vermek istediğini söylüyor.
Angelina’nın çocukları bu işe bulaştırıp tanıklık etmelerini istemesinin yanlış olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca iddialarının ardı arkası gelmiyor. Brad’in çocukları fiziksel ve duygusal olarak istismar ettiğini iddia ediyor ama hiçbir polis raporu yok. Sadece Angelina’nın ifadeleri var. FBI ve Çocuk Koruma Hizmetleri, Angie’nin iddialarını araştırıyor.
Güvenilir bir kanıt bulamıyor.

Çocuklara karşı fiziksel veya başka herhangi istismar belirtisinin olmadığını belirtiyor. Brad Pitt’i suçlu bulmuyor.
Pitt, Jolie’nin iddia ettiği gibi çocuklara yanlış yapmaktan hiçbir ceza almıyor.
Jolie geçen hafta yeni iddialarla gündeme geldi. Bu savaşı uzatabildiği kadar uzatıp çocukların 18 yaşına gelmesini bekleyeceği söyleniyordu.
Başardı da, ikizler (16 yaşında) dışında diğer tüm çocuklar kendi kararlarını verebilir. İşin aslını bilemeyiz ama görünen bir tarafta çocuklarını seven ve onları görebilmek isteyen bir baba ve diğer tarafta babalarının çocuklar üzerinde kötü etki yarattığını ispat etmek isteyen bir anne.
Angie eminim çok iyi ve aşırı korumacı bir anne ama çocuklarını babalarına karşı yabancılaştırması ve yıllar süren velayet savaşına sürüklemesi bence sadece çocuklara zarar veriyor.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/will-smith-kuran-kristal-berrakliginda/feed/ 0
Kendine ne yaptın Çağla! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kendine-ne-yaptin-cagla/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kendine-ne-yaptin-cagla/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:46:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10373 ÇAĞLA Şıkel, son olarak yüzüne yaptırdığı işlemle takipçilerinin tepkisini çekti. Bir marka ile yaptığı iş birliği kapsamında kamera karşısına geçen ünlü ismin dudaklarındaki eşitsizlik, elmacık kemiklerindeki dolgunluk ve ön dişleri dikkat çekti. Son hali takipçileri tarafından eleştirilen Çağla Şıkel, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Ünlü ismin takipçileri “Yazık etmiş kendine”, “Ne yaptın kendine Çağla?” yorumlarını yaptı.

GÖRENLER TANIYAMADI

Estetik günümüzde artık sıradanlaştığından kimin estetikli kimin doğal güzel olduğunu anlamak güçleşti. Ünlü isimlerin birçoğu da güzelleşmek için neler yapıyor neler. İşte estetikli ünlüler…

SON HALİNİ PAYLAŞTI

Cenk Eren, geçtiğimiz mart ayında yüz gerdirme ameliyatı olmuş, haberi “Nerelerdesin diye sorup duruyordunuz?” notuyla paylaştığı fotoğrafla duyurmuştu.

Cenk Eren iyileşti son halini takipçileri ile paylaştı. 58 yaşındaki Eren’in görüntüsü takipçilerinin beğenisini topladı.

 

HER ŞEY YILLARA MEYDAN OKUMAK İÇİN

Seda Sayan, estetik operasyonlarına bir yenisini daha ekledi.

Doktorun kapısını çalan 60 yaşındaki Sayan, dekolte bölgesindeki yanık izinden kurtulmak için harekete geçti.

Seda Sayan görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı.  Sayan “Benim kadar uslu bir hasta yok. Bakın şu iğneler yapıldı. Hiç şımarıklık yapıyor muyum? İlk olarak sünnet derisi enjekte ettik. Bu sefer ikincisi… Yanık izim vardı. Yaktılar beni…Dudak üstümden de çok rahatsız oluyordum. Bir de dudak kenarlarım…” dedi. 

Seda Sayan daha önce Fransız askısı ve Deeplift tekniğiyle yüzünü, gıdısını gerdirmişti.

‘SADECE BURNUMU YAPTIRDIM’ DEMİŞTİ… SON HALİ ŞAŞIRTTI

Oyuncu Büşra Pekin diyet ve spor ile 15 kilo verdi. Saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatan Pekin’in yüzündeki değişimler de dikkat çekti. 

Daha önce ‘Estetiğim yok, yüz bandı kullanıyorum’ açıklaması yapan Büşra Pekin, son paylaşımı ile dikkatleri bir kez daha üzene çekti. Büşra Pekin’in görüntüsü takipçilerini ikiye böldü.

Bazı takipçileri övgüler yağdırırken, bazıları ise ‘Çok güzlesiniz, doktorunuz kim?’ diye sordu.

Büşra Pekin, verdiği bir röportajda “Yüzümdeki tek ciddi işlem burun dokunuşudur. Hollywood yıldızlarının uyguladığı bir dokunuşu uyguladık. Rollerin durumuna göre de oyuncu botoksu yaparım. Dudaklarımı ve yanaklarımı elletmem. Ciddi kilo verdim. İnsanlar haklı hiç alınmadım. Kendi doğallığımı bozmayı düşünmüyorum filmler için her şeyi yaparım” demişti…

Büşra Pekin fotoğrafını da “Yüzümde film için gerginleştirici bant uygulaması var. Estetik haberleri çıkarmayın” notuyla paylaşmıştı…

ALIN DARALTMA YAPTIRMIŞTI, İŞTE SON HALİ…

Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçtiğimiz yıl göz kapağı ameliyatı yaptırmış, kasım ayında ise alın daraltma işlemi için bıçak altına yatmıştı.

Ünlü müzisyen son halini sosyal medya hesabında sevenleriyle paylaştı.

Umut Akyürek operasyon sonrası “Ameliyatım başarıyla geçti, geceyi hastanede geçirdim. Her şey yolunda. Sizler merak edip sordunuz. Alın daraltma ameliyatı geçirdim. Yurt dışından çok fazla talep var. Ülkemizde de yeni yeni duyulmaya başladı. Çok basit bir operasyon, bir saat sürdü. Bir şişlik, ödem morarma da yok. Merak edenlere çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

 YENİ EBRU

Ebru Gündeş yeni fotoğraflarını Instagram hesabında yayınladı.

Ünlü şarkıcının yüzündeki değişim takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Daha önce göğüslerini ve burnunu yaptıran 49 yaşındaki Gündeş’in yüzüne estetik yaptırdığı iddia edildi.

’10 SENE SONRASINI DÜŞÜNDÜM, ROKETLEDİM’

TÜRK halk müziği sanatçısı Bedia Akartürk, “2. Sayfa” adlı programa konuk oldu. Estetik operasyonla yüz ve boyun bölgesini gerdiren 82 yaşındaki sanatçı, “Kendimi halkıma karşı sorumlu hissediyorum. Hem ses olarak hem de görüntü olarak. Yüz gerdirme operasyonunu yaşım daha geçmeden yaptırmak istedim. Öyle küçük operasyonlar da olmaz. Bir kere bayılacaksın, her yeri keseceksin” dedi.

Akartürk sözlerine şöyle devam etti: “Doktorum da cesaret verdi. 10 sene sonrasını düşündüm, roketledim.”

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?

Ebru Polat Nişantaşı City’s çıkışı aracına binerken görüntülendi.

Polat, sahibi olduğu güzellik merkezinde kalçasına işlem uygulattığını söyledi ve ekledi:

“Herhangi bir estetiğim yok. Bu doğal halim. Sadece ufak işlemler yaptırdım. Ufak dokunuşlara da estetik denilmez.”

YÜZÜNDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ

Adı bir dönem Murat Boz ile aşk dedikodularına karışan oyuncu Ayça Ayşin Turan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf takipçilerinin dikkatini çekti.  Ekranın en doğal isimleri arasında yer alan Ayça Ayşin Turan’ın sivrilen çenesi  gözlerden  kaçmadı. 

DİLAN DA MODAYA UYDU

Oyuncu Dilan Çiçek Deniz,  geçtiğimiz haftalarda yüzü olduğu markanın lansmanına katıldı. 

Mini elbisesi ve kusursuz fiziği ile bakışları üzerinde toplayan Dilan Çiçek Deniz’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.

KALÇA ESTETİĞİ Mİ YAPTIRDI?

Şarkıcı Ceylan’ın kalça estetiği yaptırdığı iddia edildi.

Daha önce bir çok kez ameliyat masasına yatan Ceylan, hakkındaki idddialara konuk olduğu 2. Sayfa programında yanıt verdi.

Estetik yaptırmadığını söyleyen”Görüntüm doğal. Getirin Kuran’ı el basayım.” dedi.

BIÇAK ALTINA YATTI

Görüntüsünü değiştirmek isteyen şarkıcı dudak ve kol operasyonları geçirdi. Karlı, “Küçük yaşlarda kilolu olduğumdan ve spor yapsam bile sağlıklı beslenemediğim için kollarımda sarkmalar oluyordu. Onlar da güzel olacak” dedi.

 GENÇ KIZ GİBİ OLDUM!

Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası görüntülendi. 

Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.

Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

ESKİ HALİNDEN ESER YOK  

Şarkıcı Sertab Erener, Instagram sayfasında paylaştığı fotoğraflarla takipçilerini şaşırttı. Yeni şarkısının müjdesini veren Erener’i görenler tanımakta güçlük çekti.  

Fotoğraf çekimi için stüdyoya giren 58 yaşındaki Sertab Erener’in yüzündeki değişim dikkatlerden kaçmadı.  Sertab Erener gözaltı ışık dolgusu yaptırdı, kaşlarını kaldırdı. 

BESTE DE MODAYA UYDU

Bir süre önce İpek Açar ile yaşadığı soyadı polemiği nedeniyle gündem olan Beste Açar, estetik modasına uydu.

Yüzünü gerdiren ve kaş şeklini değiştiren Beste Açar, son görüntüsü ile şaşırttı. Açar’ın sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara beğeni ve yorum yağdı!

GÖRENLER TANIMADI

Ünlü şarkıcı Funda Arar, Volkan Konak’ın sunduğu ‘Kuzeyin Oğlu’ programındaki görüntüsü ile şaşırttı…

Arar’ın yanak dolgusu ve alın bölgesine botoks yaptırdı iddia edildi.

FRANSIZ ASKISI YAPTIRDI

Şarkıcı Işın Karaca da bıçak altına yattan ünlüler kervanına katıldı.

‘Fransız askısı’ yaptırdığını belirten Karaca, ‘bugünü kendimi yenilemeye adadım’ dedi. Karaca, ameliyat öncesi ve sonrasını paylaştı.

NOLUR BANA DUA EDİN

Geçirdiği estetik operasyonlarıyla adeta bambaşka birine dönüşen ünlü şarkıcı Lara, son olarak dudaklarını küçültmüştü. Şarkıcının dudaklarına 30 dikiş atıldı.

Konuşmakta ve yemek yemekte güçlük çeken Lara, “Ne olur bana dua edin. Lütfen hiçbir yerinize hiçbir şey yaptırmayın. Dudağınız kötüyse bile kalsın. Bakın dudağımla pipet bile tutamıyorum” diyerek ağladı.

GÖZ KAPAKLARINI ALDIRDI
 
Yeliz Yeşilmen estetik operasyonu geçirdi.

6 saat süren bir ameliyatın ardından gıdısını ve göz kapaklarını aldıran Yeşilmen, ‘hem para veriyorsunuz hem acı çekiyorsunuz’ dedi.

İŞTE YENİ HALİM!

Türk Sanat Müziği sanatçısı Umut Akyürek geçirdiği estetik operasyonlarla gündeme gelmişti.

Son olarak göz kapağı ameliyatı yaptıran Akyürek, son halini sosyal medya hesabından paylaştı.

12 KEZ BIÇAK ALTINA YATTI

Süperstar Ajda Pekkan 14 kez ameliyat masasına yattı.

Pekkan, 3 kez burnunu yaptırdı, 6 kez dudaklarına silikon enjekte ettirdi.Diz kapaklarını ve karın bölgesini gerdirdi, 4 kez de yüz gerdirme operasyonu geçirdi. Ajda Pekkan her 6 ayda bir yüzüne botoks yaptırıyor.

REKOR DENİZ’İN

Deniz Akkaya da 17 kez bıçak altına yattı.

Akkaya, 3 kez burnunu yaptırdı, yüzüne dolgu maddesi koydurttu, çenesini törpületti, iki kez göğüs kaldırma operasyonu geçirdi, basen ve bel bölgesindeki yağları aldırttı, kalçalarını kaldırttı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kendine-ne-yaptin-cagla/feed/ 0
İsrail’le ihracata Gazze freni https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/israille-ihracata-gazze-freni/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/israille-ihracata-gazze-freni/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:42:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10369 TÜRKİYE, 9 Nisan itibarıyla çimentodan alüminyuma, uçak yakıtından motor yağına kadar 54 ürün grubunda İsrail’e ihracatı kısıtladı. Türkiye’nin İsrail’e askeri amaçla kullanılabilecek herhangi bir ürün veya hizmetin satışına izin vermediğine dikkat çeken Ticaret Bakanlığı, konuya ilişkin açıklamasında “(Karar) İsrail, uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve Gazze Şeridi’ne yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Uluslararası camianın tüm üyelerine çağrımız, İsrail’in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine uymasını teminen, üzerine düşenleri yerine getirmeleridir” ifadelerine yer verdi.

‘AÇLIKTAN ÖLÜMLER ARTTI’

İsrail’in uluslararası hukuku alenen çiğnemeye devam ettiği, uluslararası camianın sayısız siyasi ve hukuki ateşkes ve kesintisiz insani yardım sağlama çağrılarını yok saydığı belirtilen bakanlık açıklaması özetle şöyle devam etti:

“İsrail’in, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, 6 ayı aşkın süredir Gazze Şeridi’nde yürüttüğü ve ayrım gözetmeden masum Filistin halkına ve sivil yerleşim yerlerine yönelik topyekün katliamda hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimizin sayısı 33 binin, yaralı sayısı yüz binlerin üzerindedir. Bunların büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Gazze Şeridi yerle bir olmuş, büyük bir yıkıma uğramıştır. Gazze Şeridi’nde hayata tutunmaya çalışan Filistin halkı, çağımızda benzeri görülmemiş biçimde açlıkla ve her türlü yoklukla mücadele etmekte, en temel gıda maddelerine, tıbbi yardım ve malzemeye ulaşmaları İsrail tarafından engellenmektedir. Açlıktan ölümler artmakta, salgın hastalıklar yayılmaktadır.

DERHAL UYGULANACAK

BM ve Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı kararları hukuken bağlayıcıdır. Türkiye, tüm bu kararların uygulanmasının takipçisi olacağını defaatle açıklamıştır. Bu doğrultuda Türkiye, 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren, ilk aşamada Ek’te belirtilen ürün grupları altında yer alan ürünlerin İsrail’e ihracatını kısıtlama kararı almış bulunmaktadır. Bu kararın gerekleri Ticaret Bakanlığı tarafından derhal yürütülecektir.

ASKERİ ÜRÜNE İZİN VERİLMEDİ

Esasen, çok önceden bu yana, İsrail’e askeri amaçla kullanılabilecek herhangi bir ürün veya hizmetin satışına ülkemizce izin verilmemiştir ve verilmemektedir.

DÜNYAYA ÇAĞRI

Gazze Şeridi’nde gelinen vahim aşama çerçevesinde, uluslararası camianın tüm üyelerine çağrımız, İsrail’in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine uymasını teminen, üzerine düşenleri yerine getirmeleridir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve halkı olarak, bugüne kadar olduğu gibi Filistin’in ve halkının yanında yer almaya ve desteklemeye devam edeceğiz.”

İSRAİL’E İHRACI KISITLANAN ÜRÜN GRUPLARI

Alüminyum profiller, alüminyum teller, boyalar, bakır profiller, çubuklar ve teller, beton mikserleri, çelik borular ve bağlantı parçaları, çelik filmaşin, çelik kaplar ve depolar, çelik köprü aksamı, çelik kuleler, çelik profiller, çimento; çimentodan, betondan veya suni taştan inşaat için bloklar ve levhalar, demir çelikten tüm inşaat malzemeleri, demir-çelik tüm teller, ekskavatörler, elektrik kabloları, elektrik panoları, fayanslar, fiberoptik kablolar ve elektrik iletkenleri, forkliftler, granit, halat ve kablolar, hırdavat ürünleri, hidrolik yağlar, inşaat demiri, inşaat makinaları, inşaat yalıtım malzemeleri, inşaatta kullanılan camlar, kimyasal bileşikler, kimyasal gübreler, klinker, kovalar, kepçeler, kürekler, kıskaçlar ve kancalar, kükürt, madeni yağlar, makaralı zincirler, mermer, metal işleme makinaları, metallerin işlenmesinde kullanılan kimyasallar, mineral gübreler, motor yağları, paletler, plastik borular, sandviç paneller, Seramikler, solvent boyalar, tel çekme makinaları, testere makineleri, tuğlalar, uçak benzini ve jet yakıtı, vernikler, vinçler, yapıştırıcılar ve tutkallar, yassı çelik ürünleri.

KARARIN ZAMANLAMASI İSTİŞAREYLE BELİRLENDİ

YETKİLİLER, İsrail’e yönelik ihracat sınırlaması kararının neden daha önce alınmadığı sorusuna, “İlgili bakanlıklarla toplantılar yapıldı. Zaten bir süreç vardı, dün bir adım öteye geçildi” bilgisini verdi.

Yetkililer kararın zamanlamasının yapılan istişarelerle belirlendiği bilgisini verirken, “Bu karar alınana kadar İsrail’in uluslararası kararlara uyması için çok sayıda diplomatik görüşme yapıldı. Ayrıca ilgili bakanlıklarla toplantılar oldu, kabinede durum değerlendirildi ve dünkü karar alındı. Kısıtlama kararı öncesinde de zaten hem ihracatta hem ithalatta yavaşlama söz konusuydu. Dünkü kararla bir adım öteye geçildi” dedi.

İSRAİL’DEN MİSİLLEME ÇIKIŞI: BİZ DE KISITLAMA GETİRECEĞİZ

İHRACAT kısıtlaması açıklamasına Tel Aviv yönetiminden de yanıt geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Hamas’ı desteklemek için Türkiye’nin çıkarlarını feda ettiğini” savundu. İsrail’in de Türkiye’den gelen ürünlere yönelik kendi ticari kısıtlamalarını hazırlayacağını söyleyen Katz ayrıca, “ABD’deki kuruluşlarla ve ülkelerle temasa geçilmesi, Türkiye’deki yatırımların durdurulması, Türkiye’den ürün ithalatının engellenmesi ve Amerikan Kongresi’ndeki dostlarımıza boykot yasalarının ihlalinin incelenmesi ve buna göre Türkiye’ye yaptırım uygulanması talimatını verdim” ifadelerini kullandı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/israille-ihracata-gazze-freni/feed/ 0
Ek ödenek yok, yeni bina yok, araç yok… Şimşek’ten kamuda tasarruf talimatları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ek-odenek-yok-yeni-bina-yok-arac-yok-simsekten-kamuda-tasarruf-talimatlari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ek-odenek-yok-yeni-bina-yok-arac-yok-simsekten-kamuda-tasarruf-talimatlari/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:39:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10366 HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Kamu kurumlarına bir kuruş bütçe dışı ödenek verilmeyecek. Artık seminer adı altında tatil yok. Bakanlıklar ile belediyeler bütçelerinde öngörülen sınırların dışına çıkamayacak. Kimse ek ödenek için bana gelmesin” dedi.

Bakan Mehmet Şimşek’in yerel seçimin ardından AK Parti kurmayları ve bakanlarla bir dizi toplantı yaptığı ve buralarda kamuda tassarruf tedirleriyle ilgili kararlı açıklamalarda bulunduğu belirtildi.

Dün basına da yansıyan toplantıların Ankara’da geniş yankı bulduğu ifade edildi. Şimşek kamuda uygulanan tasarruf tedbirleri hakkında şu ifadeleri kullandı:

‘BÜTÇE DIŞI BİR KURUŞ VERİLMEYECEK’

Bir kuruş bütçe dışı ödenek verilmiyor, verilmeyecek. Kurum ve bakanlıklar ile belediyeler bütçelerinde öngörülen sınırların dışına çıkamayacak. Kimse ek ödenek için bana gelmesin.

Fiziki gerçekleşmesi yüzde 60-70’in üzerinde olan yatırımlara ödenek verilecek. Bunun dışında örneğin, fiziki gerçekleşmesi yüzde 20 olmuşsa, bu türdeki yatırımların ödenekleri yıllara yayılacak. 4 kilometrelik bir tünel yatırımının fiziki gerçekleşmesi 500 metre ise, bu konuda acele edilmeyecek. Ancak, tarımsal üretim, nitelikli yatırımlar, sulama ve baraj gibi yatırımlar öncelikli olacak. Tarımsal desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Kamu yatırım programında rasyonelleştirme çalışmaları yapıldı, kısa sürede tamamlanarak ekonomik ve sosyal fayda üretecek yatırımlar önceliklendirildi.

PLANI BİNAYA GÖRE YAPIN

Yeni kamu binası alınmasına kesinlikle izin verilmeyecek. Tam tersine kamu binası giderleri konusunda tasarruf yapılacak. Bu konuda gelecek ödenek talepleri reddedilecek. Örneğin bizim bakanlığımıza bağlı bir birimin binası ile ilgili sorun çıktı. Yeni bina almadık veya kiralamadık. O binadaki personeli kendi bakanlığımızın binasına taşıdık. Üç kişi oturan personel odalarına masa sandalye koyduk 5’e-6’ya çıkardık. Bu nedenle tüm kamu kurumları ellerindeki bina imkânına göre planlama yapacak.

ARAÇ ALIMINA KATI KURAL

Kamudaki servis hizmetine sınırlama getirilecek. Zorunlu olmayan servis hizmetleri son buluyor. Kamuda araç tasarrufu en çok önem verdiğimiz konulardan biri. Kiralama veya yeni araç alımında çok katı kurallar var. Yeni araç alınmasına yönelik talepler geldiğinde, titiz bir inceleme yapılıyor. Öncelikle ‘Elinizdeki araçları satın, sonra yenisini alın’ diyoruz. Yenisi alınacaksa da TOGG almalarını söylüyoruz.

SEMİNER ADI ALTINDA TATİLE İZİN YOK

Yurtdışı ve yurtiçi toplantılar, eğitim seminerleri veya konferanslar gibi talepler olduğunda, her kurum kendi binası içinde bunları yapacak. Yurtdışındaki bir toplantıya katılım zorunlu ise, personel sınırı olacak. Örneğin, Ankara’daki bir kamu kurumu Antalya’daki 5 yıldızlı otele para verip eğitim semineri düzenleyemeyecek. Ankara’da bunu kendi imkânları ile yapacak. Ayrıca, kırtasiye, temsil-ağırlama giderleri sıkı bir şekilde kontrol ediliyor.

İHALE YASASI GÜNCELLENİYOR

Kamu İhale Yasası değişiyor. Kamu ihale mevzuatı uluslararası norm ve standartlara uyumlu olacak şekilde güncellenecek. Kamu alımlarına yönelik harcamalar tasarruf odaklı olacak. Kamu alımlarında ortaya çıkacak zararların önlenmesi için her türlü adım atılacak. 

‘PİŞMANLIKLA BEYANNEME CEZADAN KORUR’

HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kira, ücret ve değer artışı kazancı kaynaklı gelir elde etmesine rağmen beyanname vermeyen mükelleflerin tespit edildiğini belirterek, “Beyanname doldurmayanlar, vergi dairelerinden yazı gelmeden pişmanlık hükümlerinden yararlanarak beyanname verebiliyor. Pişmanlıkla beyanname verildiğinde ceza kesilmiyor” dedi.

AA muhabirine konuşan Şimşek, “5 Nisan Cuma günü sona eren beyan dönemi içinde kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan gelir elde eden 1 milyon 811 bin mükellef beyanname verdi. Söz konusu mükellefler tarafından verilen beyannameler ile 399.2 milyar lira matrah ve 126.9 milyar lira vergi beyan edildi” ifadelerini kullandı. Şimşek, geçen yılın mart ayında 1 milyon 423 bin mükellefin 192.4 milyar lira matrah ve 63.2 milyar lira vergi beyan ettiğini anımsatarak, geçen yıla oranla beyanname sayısında yüzde 27, matrahta yüzde 107 ve hesaplanan vergide yüzde 101 artış gerçekleştiğini dile getirdi.

Bakan Şimşek kayıt dışılığı azaltmak, rekabet ortamını iyileştirmek için adım atmaya devam edeceklerini belirtti.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ek-odenek-yok-yeni-bina-yok-arac-yok-simsekten-kamuda-tasarruf-talimatlari/feed/ 0
SURVİVOR ELEME ADAYI KİM OLDU 9 NİSAN 2024 | Dün akşam Survivor All Star eleme potasına kim gitti, 4. dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? Eşleşmeler belli oldu: 1 milyon TL’lik ödül müjdesi! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-9-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-eslesmeler-belli-oldu-1-milyon-tllik-odul-mujdesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-9-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-eslesmeler-belli-oldu-1-milyon-tllik-odul-mujdesi/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:33:57 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10345

Survivor All Star’da 4 ve son eleme adayı kim oldu? sorusu dün gece yanıtını buldu. TV8 ekranlarında sevenleri ile buluşan Survivor’ın 9 Nisan 2024 tarihli son bölümünde, dokunulmazlık mücadeleleri devam etti. Hız, denge ve gücün önemli olduğu parkurda haftanın son dokunulmazlık oyununu mavi takım kazanırken, kırmızı takımda ise takım arkadaşlarından en fazla oyu alan bir erkek yarışmacı Survivor eleme adayı oldu. Nagihan ve Damla Can’ın tartışmasının damga vurduğu gecede, Acun Ilıcalı’dan gelen büyük ödül müjdesi de konseydeki nabzı düşürdü. Peki, 9 Nisan 2024 Survivor All Star son eleme adayı kim oldu, eleme potasına kim gitti? İşte, son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DA ELEME ADAYI KİM OLDU?

Cuma akşamı yapılacak olan Survivor All Star’da dokunulmazlık karşılaşmaları dün gece de devam etti. Dokunulmazlık oyununu kaybeden kırmızı takımda konsey toplandı. Yarışmacılar ilk olarak adadan gitmesini istedikleri isimler için oylarını verdi.

Yapılan oylama sonucu, Sercan 3 oy, Yunus Emre 2 oy, Özgür 1 oy, Atakan 1 oy, Hilmi Cem 2 oy aldı. Bu sonuçla haftanın 4. ve son eleme adayı Sercan olarak belirlendi. Haftanın diğer eleme adayları ise Yaman, Hakan ve Yasin olmuştu.

Adayların belirlenmesinin ardından Acun Ilıcalı düello eşleşmelerini de açıkladı. Performansa göre düelloda Sercan-Hakan, Yaman-Yasin karşı karşıya gelecek.

SURVİVOR DOKUNULMAZLIK OYUNUNU KİM KAZANDI?

Haftanın 4. ve son dokunulmazlık oyunu için takımlar parkurda karşı karşıya geldi. İlk olarak avantaj oyununun oynandığı dokunulmazlık oyununda, yarışmacılar havuz üzerindeki dengede durmaya ve suya düşmeye çalıştı. Avantaj mücadelesinin finalinde Yasin-Yunus Emre eşleşmesi kazananı belirledi. Yunus Emre’nin suya düşmesiyle sayısı Yasin kazandı. Bu sonuçla mavi takım avantajı 8-3 kazandı.

Dokunulmazlık karşılaşmasının ikinci etabında ise bu kez takımlar bayrak yarışında karşı karşıya geldi. 12 olanın dokunulmazlığın sahibi olacağı oyunun final etabında mavi takımda kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oynadı. İkili eşleşmede ilk önce kadınlar ardından da erkekler parkura çıktı. Nefeslerin tutulduğu oyunun final eşleşmesinde Seda-Nefise, Sercan-Furkan eşleşmesi kazananı belirledi. Son sayıyı Furkan’ın alması ile dokunulmazlıkta bayrak yarışını mavi takım 12-4 kazandı. Böylece haftanın 4. dokunulmazlık oyununu mavi takım kazandı.

ACUN ILICALI’DAN YARIŞMACILARA 1 MİLYON TL’LİK ÖDÜL MÜJDESİ

Öte yandan Acun Ilıcalı, ada konseyinde yarışmacılara bayram haftası müjdesini verdi. Ilıcalı, 21 Nisan’da birleşme olacağını söyleyerek, şunları ifade etti; “Bayramda iletişim ödülü koymadık, bunun sebebi de bayramın hepimiz için çok özel olduğu ve bu yüzden de bütün yarışmacılarımıza mesaj hakkı veriyoruz. 3’er dakika mesajlaşacaksınız, en ayından aile tarafıyla gerçekleştireceksiniz.

Bayramın ilk günü akşamında oyun ertesi güne yansıyacak bir ödül, açık artırma. İkinci gün oynayacağınız ödülü kazanan takım, takım olarak 1 milyon TL kazanacak. Bu da bu sezon varını yoğunu koyan yarışmacılarımızın bizim tarafımızdan ödülü olarak görebilirsiniz… Bayramın son gününde hayatın gerçekleriyle buluşup tarihi düelloyu hep birlikte yaşayacağız.” dedi.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-9-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-4-dokunulmazlik-oyununu-hangi-takim-kazandi-eslesmeler-belli-oldu-1-milyon-tllik-odul-mujdesi/feed/ 0
Selçuk Bayraktar duyurdu: Baykar Akıncı TİHA 50 bin uçuş saatini tamamladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/selcuk-bayraktar-duyurdu-baykar-akinci-tiha-50-bin-ucus-saatini-tamamladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/selcuk-bayraktar-duyurdu-baykar-akinci-tiha-50-bin-ucus-saatini-tamamladi/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:48:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10269 Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), 50 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Bu başarıyı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, sosyal medya hesabından duyurdu. Şu ana kadar 9 ülkeyle ihracat sözleşmesi imzalanan Bayraktar Akıncı, etkin bir şekilde görev yapmaya devam ediyor. 

HAVACILIK TARİHİNE İMZA

Milli TİHA havacılık tarihinde ilk defa gerçekleştirilen uçuşlarda yer aldı. Bayraktar Akıncı ve Bayraktar Kızılelma’nın ilk kez 24 Nisan 2023’te Çorlu’da yapılan testte gerçekleştirdiği ve dünya havacılık tarihinde bir ilk olan yakın kol uçuşunun ardından Teknofest 2023’te ise yeni bir ilke imza attı. İstanbul semalarında taarruzi insansız hava aracı Akıncı ile insansız savaş uçağı Kızılelma aynı uçuşu birçok kez halka açık olarak icra etti. 2022’de yapılan Teknofest Azerbaycan’da Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın da kokpitinde olduğu MIG-29 savaş jeti ile kol uçuşu icra eden Bayraktar Akıncı, yine Teknofest’te Solotürk, Hürkuş ve Türk Yıldızları akrobasi timi ile kol uçuşları gerçekleştirdi.  

İRTİFA REKORU SAHİBİ

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiği 29 Ağustos 2021 tarihinden beri operasyonel olarak başarıyla görev yapan Bayraktar Akıncı TİHA, milli havacılık tarihimizin irtifa rekorunu da elinde bulunduruyor. Milli TİHA Bayraktar Akıncı, 21 Haziran 2022 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı heyetleri huzurunda gerçekleştirilen dayanım, yüksek irtifa ve yüksek hız testleri kapsamında 45.118 feet (13.716 metre) irtifaya yükselerek rekor kırdı.
DEPREM BÖLGESİNDE GÖREV YAPTI

Bayraktar Akıncı TİHA, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından zorlu hava şartlarında uçarak arama-kurtarma, koordinasyon, güvenlik ve hasar tespit çalışmalarında görev yaptı. Depremin hemen ardından uçan tek hava aracı olan milli TİHA Akıncılardan 9’u deprem sonrası yürütülen faaliyetlerde sürekli uçuşlar gerçekleştirerek etkin olarak görev aldı.

MİLLİ MÜHİMMATLAR İLE ATTIĞINI VURUYOR

Bayraktar AKINCI TİHA’ya milli olarak üretilen mühimmatların entegrasyon süreci başarıyla devam ediyor. Bugüne kadar TİHA’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-T, MAM-C, Tolun, Teber-81, Teber-82, LGK-81, LGK-82, HGK-82, Gökçe Güdüm Kiti, Gözde Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, İHA-122 Süpersonik Füze ve Çakır Seyir Füzesi başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI, atış testleri kapsamında milli mühimmatlar ile hedefini tam isabetle vurdu. Etkin taarruz gücünü, farklı hedeflere karşı kullanılabilen geniş yelpazedeki milli mühimmatlardan alan Bayraktar Akıncı, etkinliğini ve caydırıcılığını gün geçtikçe artırıyor.

SÜPERSONİK FÜZELERLE TAM İSABET

Bayraktar Akıncı TİHA, Mart ayında süpersonik füzeler ile gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Akıncı Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan Bayraktar Akıncı, uzun menzilli atış testlerini icra edebilmek için Sinop’a uçtu. Roketsan tarafından geliştirilen süpersonik füzeler İHA-122 ve İHA-230 ile gerçekleştirilen atış testlerinde Karadeniz üzerinde konumlanan uzak mesafedeki hedefleri tam isabetle vurdu. 

ÇAKIR İLE 100 KİLOMETREDEN VURDU

Bayraktar Akıncı, 29 Şubat 2024 Perşembe günü Roketsan’ın geliştirdiği Çakır seyir füzesi ile gerçekleştirilen atış testinde Karadeniz üzerinde 100 kilometre uzaktaki hedefi tam isabetle vurdu. 

ASELFLIR-500 İLE NOKTA ATIŞ

22 Şubat’ta icra edilen test kapsamında Bayraktar Akıncı, tarafından milli olarak geliştirilen sınıfında dünyanın en iyi elektro-optik sistemi olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi’ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA’yı başarıyla imha etti.

AKINCI C GÖKYÜZÜNDE

24 Şubat’ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar Akıncı C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar Akıncı C, 2 X 850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güç ile sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019’da yapan Bayraktar Akıncı TİHA, 29 Ağustos 2021’de envantere girdi. Yakın dönemde 2X450 HP gücündeki Bayraktar Akıncı A ve 2X750 HP gücündeki Bayraktar Akıncı B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine de katılmaya başladı.  

EN BÜYÜK HAVACILIK İHRACATI

18 Temmuz 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın huzurunda Baykar ile Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşmayı Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı Halid Bin Hüseyin El Bayari imzaladı. Bu kapsamda Bayraktar Akıncı TİHA’lar, Suudi Arabistan Krallığı Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde görev yapacak. Bu anlaşma neticesinde Türkiye’nin tek seferde yapılan en büyük havacılık ihracatı gerçekleşti. 

3 ÜLKEYİ UÇARAK GEÇTİ

45 bin 118 feet ile milli havacılık irtifa rekoruna sahip olan Bayraktar Akıncı, 2022 yılında yapılan Teknofest Azerbaycan’a katılmak için 3 ülkeyi uçarak geçmek suretiyle Bakü’ye gitti. Bu uçuş için Tekirdağ-Çorlu’dan havalanan TİHA, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’ı bir uçtan bir uca katetti. Ayrıca, 2022 yılında Efes Tatbikatı kapsamında Batman’dan kalkarak İzmir’deki hedefleri başarıyla vurdu. 

İHRACAT ŞAMPİYONU

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023’te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar Akıncı TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülke ile olmak üzere toplam 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/selcuk-bayraktar-duyurdu-baykar-akinci-tiha-50-bin-ucus-saatini-tamamladi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Akıllı yollar geliyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:12:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10197 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, doğu-batı, kuzey-güney demeden Türkiye’yi baştan başa yüksek standartlı yol ağıyla kuşattıklarını belirterek, bölünmüş yol ve otoyol yapımına büyük önem verdiklerini söyledi. 2002 yılında sadece 6 şehrin birbirine bölünmüş yol ile bağlı olduğunu anımsatan Uraloğlu, bu sayının şu anda 77’ye çıktığını vurgulayarak, “Şu anda bölünmüş yollarımız bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet verir hale geldi. Karayollarımıza yaptığımız yatırımlar sayesinde 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 81’lik bir azalma sağladık. Ancak bununla yetinmiyoruz, yollarımızı akıllı ulaşım sistemleri ile donatarak yol güvenliğini en üst düzeye çıkartıyoruz. Akıllı ulaşım sistemleri ile hayatları kurtarıyoruz” dedi.

K-AUS MERKEZİ YAZILIM PLATFORMU DEVREYE ALINACAK

Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı tesis ettiklerini vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerinin de altını çizen Uraloğlu, kaydetti: “Yollarımızı ulaşımda ‘aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de milli ve yerli olmasına özen gösteriyoruz. Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine (K-AUS) Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi’ni başlattık. Proje kapsamında Türkiye’nin e-devlet altyapısına da kuran Türksat A.Ş., K-AUS Yazılım Platformu’nu yerli ve milli imkanlarla geliştirecek. İşin süresi 24 ay, bakım devresi de 12 ay olarak belirlendi. 3 ayrı başlık altında projelendirdiğimiz sistem kapsamında ilk olarak İstanbul’da K-AUS Test ve Uygulama Koridoru uygulamasını başlatacağız. Pilot bölge olarak Antalya’yı seçtik. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezinde ise tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı devreye alacağız.”

‘KAZA RİSKİ EN AZA İNECEK’

Uraloğlu, akıllı ulaşım sistemleri kapsamında ilk olarak fiber optik internet altyapısının yanı sıra enerji, kazı, kablolama, donatıların yapılacağını daha sonra merkez ve bölge sistem donanımları ile kontrol odalarının tamamlanacağını açıkladı. Ayrıca akıllı yol uygulamaları kapsamında bir diğer işin dijital mesaj işaretleri, değişken trafik işaretleri ve meteorolojik bilgi istasyonları olduğunu da anlatan Uraloğlu, “Ayrıca yine akıllı yol uygulaması kapsamında sinyalizasyon sistemleri, kamera sistemleri, araç algılayıcı sistemler, simülasyon yazılımları ve Merkezi IoT (nesnelerin interneti) platformu da kurulacak. Ayrıca tüm Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölgeler müdürlüklerine de iş zekâsı ve karar destek sistemi, entegrasyonları ve Karayolları Mobil uygulaması da yapılacak. Ayrıca akıllı yollarımızı kullanan araçların araç-araç, araç-altyapı haberleşme altyapısının da kurulumu yapılacak. Bu sistemimizi hayata geçtiğinde akıllı yollarımızı kullanan araçlar diğer araçlarla ve yolun kendisiyle haberleşecek kaza riski en aza indirilecek” dedi.

‘GELECEK YILIN SONUNDA TAMAMLANACAK’

Uraloğlu, 30 kilometrelik Hasdal-İstanbul Havalimanı ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Kontrol Merkezi, Antalya- Kemer yolu ve Antalya- Ankara yolunda K-AUS Test ve Uygulama Koridoru’nu kuracaklarını bildirdi. Uraloğlu, proje ile geleneksel AUS sistemlerinden elde edilen verileri araç-içi ünitelere iletilecek, araçlarla araçlar ve araçlarla altyapı arasında haberleşmeyi sağlayacaklarını anlattı. Söz konusu proje ile trafiğin etkin ve verimli kullanılmasını ve kazaların önlenmesini sağlamayı amaçladıklarını belirten Uraloğlu, “K-AUS kapsamında yol kenarı üniteleri, araç İçi üniteleri, çeşitli araç algılayıcı sistemleri, plaka tanıma, kamera, fiber optik kablo gibi daha birçok altyapı sistemi kurulacak. K-AUS uygulamaları ile akıllı ulaşım ekosisteminin asli unsurları olan araç-altyapı-merkez arasındaki iş birliği geliştirilerek karayolu ulaşımındaki kapasite ve performans artırılacaktır. Karayollarının etkin kullanımıyla birlikte ulaşımda hareketlilik ve sürdürülebilirlik sağlanacak, yol güvenliği artacak. 2025 yılının sonunda tamamlamayı planladığımız projenin bakım devresi de 12 ay olacak. Proje ile akıllı ulaşım sistemlerimizi yerli ve milli yazılıma da kavuşturmuş olacağız” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-akilli-yollar-geliyor/feed/ 0
İstanbul’da dönüşüm zamanı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-donusum-zamani/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-donusum-zamani/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:00:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10179 Gelin İstanbul’da dönüşüm desteklerine bakalım…

BAKANLIK YARDIMLARI

– Riskli evde yaşayan vatandaşa hibe ve uygun şartlarda kredi imkânı sunan ‘Yarısı Bizden’ kampanyası şubatta yürürlüğe girdi. 350 bin konutun dönüşmesi hedefiyle başlatılan kampanyada başvurular geçen yıl yapıldı. Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre önce başvuranlar, sonra başvuruyu kaçırıp kampanyadan faydalanmak isteyenler sürece dahil edilecek. İstanbul özelindeki kampanyada; hak sahibine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar kredi, bir işyeri için 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar kredi verilebilecek. Kampanya kapsamında taşınmazı kullanan kişiye bir kereye mahsus 100 bin lira taşınma desteği ödenecek. Böylece konutta toplam destek 1.5 milyonu bulacak. Hibe kısmı için geri ödeme yok. Kredilerde ise ruhsat tarihinden itibaren ‘24 ay geri ödemesiz dönem’ uygulanacak. 3. yılda ödeme başlayacak ve ‘ilk 12 taksit faizsiz’ olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. 3 yıldan sonra taksitler her yıl TÜFE artışının yarısı oranında güncellenecek. Kampanya için vatandaşın uzlaşması ve müteahhit firmayı da kendi bulması gerekiyor.

KİRA YARDIMI AYLIK 5.500 TL

– Kampanyadan bağımsız olarak bakanlık İstanbul ve diğer illerde, evi dönüşüme gören vatandaşa kira ve devlet destekli kredi imkânı tanıyor. Son yapılan düzenleme ile İstanbul’da kira desteği 5 bin 500 liraya çıkarıldı. Riskli yapılarda 18 ay, riskli ve rezerv yapı alanlarında ise en fazla 48 ay kira yardımı veriliyor. Kiracılara da bir kereye mahsus 11 bin lira ödeniyor.

-Gelelim dönüşüm kredisine… Bu kapsamda konut yapım ve konut edinme için 1 milyon 250 bin lira, işyeri yapım için 800 bin lira, işyeri edinme için 350 bin lira, güçlendirme için 320 bin lira kredi sağlanıyor. Konut kredilerinde 10 yıl, işyeri için 7 yıl vade uygulanıyor. Dönüşüm kredisinde faiz şu an aylık yüzde 4.29 seviyesinde. Kamunun konut için yüzde 0.70 desteği ile yüzde 3.59’a düşüyor.

-Riskli yapılar yenilenirken tapu, noter, damga vergisi gibi harçlardan muafiyet sağlanıyor. Ayrıca müteahhitle kat karşılığı anlaşma yapmadan evini kendi dönüştüren, yüzde 18 yerine yüzde 1 KDV ödüyor.

YÜZDE 0.69 FAİZLİ KREDİ BEKLENİYOR 

-Dönüşümde dikkat çeken bir destek de geçtiğimiz haftalarda açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Dünya Bankası ile imzalanan anlaşma kapsamında, İstanbul, İzmir, Manisa, Kahramanmaraş ve Tekirdağ’ın kentsel dönüşümüne katkı sunacak olan ‘İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ni başlatacaklarını açıkladı. Bu kapsamda; 2.5 milyon TL’ye varan kredi desteği, aylık yüzde 0.69 faiz ve 180 ay vadeyle verilecek. Uygun faizli kampanyada takvimin netleşmesi, başvuru şartlarının açıklanması bekleniyor.

VATANDAŞ NE BEKLİYOR?

YENİ kentsel dönüşüm yasası ve sonrasında devreye alınan kampanya, dönüşüm süreci için şüphesiz oldukça kıymetli. Öte yandan sürecin hızlanması için vatandaş cephesinde çözüm bekleyen başlıklar şöyle:

1- Kira krizi kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel. İstabul’da ortalama kira bedeli 19 bin liraya yaklaştı. Bakanlık ve İBB desteği katkı sağlasa da yeterli olmuyor. Bu nedenle rakamların artması ve dönüşümde kullanılacak ‘kiralık sosyal konutlar’ üretilmesi bekleniyor.

2- Yarısı Bizden kampanyasında verilen toplam 1.5 milyon lira destek kimi bölgelerde inşaat maliyetlerini karşılamıyor. Megakentte ortalama metrekare inşaat maliyeti 25 bin lira, yani 100 metrekare evde maliyet 2.5 milyon lira. Dönüşüm yapılacak projede ek konut üretimi yoksa, vatandaş devletten aldığı kredi dışında bir kez daha borçlanmak zorunda kalıyor. İşte birçok hane bu borcu karşılayamıyor. Proje ilk açıklandığında çıkacak maliyetin yarısına destek verileceği belirtilirken, sonra tüm haneler için rakam sabitlendi. Beklenti desteklerin artan maliyetlere göre yükselmesi ve proje özelinde kararlar alınması yönünde.

3- Kimi aileler hibe ve uygun şartlarda kredi olsa da kentsel dönüşüm için gerekli bütçeye sahip değil. Söz gelimi emekli maaşı ile geçinen bir İstanbullu tüm avantaja rağmen kredi taksitlerini ödeyemez. Bu kesim için farklı adımlar bekleniyor. 

4- Vatandaş kendi imkânlarıyla dönüşüm kredisi çektiğinde çok yüksek faiz oranlarıyla karşılaşıyor ve çoğu zaman da kredi talepleri kabul görmüyor. Kabul görse dahi, 120 ay vadeli 1 milyon lira kredide aylık ödeme 36 bin 428 lira… İşte bu nedenle başta İstanbul olmak üzere tüm illerde dönüşüme özel düşük faizli kredi imkânı bekleniyor. Üstelik bunun bir kampanya ve konut sayısı ile sınırlı olmaması, tüm riskli yapı sahiplerine açık olması önemli.

5- Yasa gereği vatandaş bakanlığın kira ve kredi desteklerinden birini seçebiliyor. Oysa bugünün ekonomik şartlarında her iki desteği eş zamanlı kullanımına ihtiyaç duyuluyor.

İBB NELER YAPIYOR?

-İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), iştiraki Kiptaş aracılığıyla riskli yapılarda güçlendirme ve yenileme yapılıyor. ‘İstanbul Yenileniyor’ projesi kapsamında, maliyetine yenileme çalışması hem sitelerde hem de tekil apartmanlarda uygulanıyor. Burada ilk adım başvuru. Riskli yapılarını yenilemek isteyen vatandaşlar online ve ücretsiz bir şekilde www.istanbulyenileniyor.com üzerinden başvurularını yapıyor. Vatandaşa bilgilendirme formu ve gerekli evraklar iletiliyor. İkinci aşamada yapı özelinde yapılan incelemelerle taslak proje ve ön teklif sunuluyor. Son olarak uzlaşma aşamasında detaylı proje ortaya çıkıyor. Salt çoğunluğun kabulü ile yıkım ve yapım başlıyor.

-Kiptaş projelerinde vatandaşın ödeyeceği rakam ile kira ve taşınma desteği farklılık gösteriyor. Kimi zaman yapılan ek konutlarla işin maliyeti karşılanıyor ve vatandaş hiç ödeme yapmıyor. Kimi zaman ise imar şartları gereği yıkılan kadar konut üretiliyor ve vatandaşın ödeme yapması gerekiyor. Ev sahipleri dilerse yüzde 20 peşin, 24 ay faizsiz Kiptaş’a ödeme yapıyor, ya da yine Kiptaş’ın aracılığıyla bankaya uzun vadeli borçlanıyor. Yetkililerin verdiği bilgiye göre; bakanlık tarafından yapılan kira desteği dışında; değer yaratan bir proje olması halinde 8-12 bin TL arasında ek kira ve ayrıca taşınma yardımı da verilebiliyor.

BAKANLIĞA İLAVE KİRA DESTEĞİ 

-Kiptaş projelerinin yanında İBB, Hızlı Tarama Testi’nde yüksek riskli çıkan yapıları tahliye eden ev sahipleri ve kiracılara destek veriyor. Bu destek bakanlık kira desteğine ek olarak yapılıyor. Maliklere ve kiracılara aylık 7 bin TL, binalarda ikamet etmeyen maliklere 4 bin 500 TL ödeniyor.

GÖZLER SEÇİM VAADLERİNDE

-Seçim döneminde yapılan açıklamalara göre kentsel dönüşüme ek destekler de yolda. Buna göre; dar gelirliye ait 50 bin konutun inşaat maliyetinin yüzde 60’ı karşılanacak, emekli ise bu oran yüzde 65 olacak. Tüm riskli yapılara sabit taksitle 2 yıl vadeli faizsiz ödeme imkânı sunulmaya devam edilecek. Bakanlık kira desteğine ek ev sahibi ve kiracıya 7 bin lira kira yardımı yapılırken, dar gelirli emekliye 9 bin lira ödenecek. Toplam 80 bin ev sahibi ve kiracıya kira desteği verilecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-donusum-zamani/feed/ 0
Baklava hesabı… Ucuz baklavada yüksek şeker tehlikesine dikkat! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baklava-hesabi-ucuz-baklavada-yuksek-seker-tehlikesine-dikkat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baklava-hesabi-ucuz-baklavada-yuksek-seker-tehlikesine-dikkat/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:54:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=10176 BU bayramda bir kilo kaliteli fıstıklı baklavanın maliyeti 600 liraya çıkınca, sektör temsilcilerinden kilosu 150-200 liradan satılan baklavalar için uyarı geldi.

Hürriyet’e konuşan Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Başkanı Mehmet Yıldırım, bu Ramazan Bayramı’nda baklava fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 80 civarında arttığını; bir kilo cevizli baklava fiyatının 600-650 TL’ye, bir kilo fıstıklı baklavanın ise 750-850 liraya ulaştığını söyledi.

“Fiyatlar böyle ama gerçek bir baklavanın hesabı da ortada” diyen Yıldırım, maliyet kalemlerini tek tek sıraladı. Yıldırım, “Bir kilo baklavada 150 gram fıstık, 250 gram tereyağ kullanılır” dedi ve şöyle devam etti: “150 gram fıstık zaten 142.5 lira. 250 gram yağ ise 125 lira. Yani sadece iki kalemdeki maliyet 267.5 TL. Buna un, şeker, yumurta, ambalaj maliyeti, işçilik ve işletme giderleri de eklendiğinde bir kilo fıstıklı baklavanın maliyeti, işletmeye göre değişmekle birlikte 600 TL’ye çıkıyor.”

‘BİR DİLİMDEN SONRA KESİYORSA…’

Peki bu fiyatın altında satılan baklavanın içeriğinde neler var? Yıldırım’ın yanıtı şöyle: “Çok yüksek oranda şeker, şerbet var.”

Kilosu 150-200 TL’den satılan baklavalar konusunda vatandaşı uyaran Yıldırım, “Baklavanın fiyatını belirleyen, içindeki hammaddenin fiyatı ve kalitesidir, bunun dışında da işçiliğidir. Bazıları çok düşük oranlarda tereyağı ve bunun yanında kalitesiz ceviz ve fıstık kullanıyor. Ancak vatandaş şunu bilmeli: Baklavayı yediğinizde boğazınızı yakmamalı, ağır gelmemeli. Bir dilimi yediğinizde rahatlıkla ikinci dilimi yiyebilmeniz lazım. Dolayısıyla kaliteli baklavadaki şeker oranı standartlara uygun bir şekilde az iken ucuz baklavaların şeker oranı çok yüksektir” diye konuştu. Yıldırım bu nedenle, tüketicilerin bildiği, güvendiği yerlerden alışveriş yapmalarını tavsiye etti.

FISTIK YERİNE BOYA

Hürriyet’e konuşan Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu da, “Piyasadaki iyi, kaliteli bir fıstıklı baklava geçen yıl Ramazan bayramı döneminde 400-450 TL civarındaydı, bu yıl 700-750 TL aralığında değişiyor” dedi. Merdiven altı üretimdeki türlü hilelere dikkat çeken Göksu, “Fıstıklı baklavada bezelye ya da fıstığın boyasını kullananlar var” uyarısında bulundu.

SATIŞLARDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ

Peki, bu yıl artan fiyatlar satışlara nasıl yansıdı?

BAKTAD Başkanı Mehmet Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre, ramazan boyunca yapılan baklava satışları bir önceki yıla kıyasla yüzde 20-25 civarında arttı. Ancak 9 günlük bayram tatilinin başlamasıyla birlikte satışlarda ciddi düşüşler yaşanıyor.

“Uzun tatil büyük şehirleri boşaltınca satışlar da düştü maalesef” diyen Yıldırım, “Arefe günü siparişlerinde çok sert düşüş var. Geçen hafta cuma gününden sonra satışlar gerilemeye başladı” dedi.

Hürriyet’e konuşan Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu da, “Geçen yılki Ramazan Bayramı tatili 9 gün olmadığı için satışlar daha hareketliydi. Bu yıl hem uzun bayram tatili hem de artan fiyatların etkisiyle satışların ya geçen yılla aynı kalmasını ya da yüzde 10 gerilemesini bekliyoruz” diye konuştu.

ÇİKOLATA YERİNE LOKUM

SEYİDOĞLU Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu, bu yıl dünyada kakao üretiminin düşmesiyle birlikte fiyatların rekor seviyeye çıktığını da anımsattı ve bunun bayramdaki olası yansımalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Göksu, “Bu bayramda elimizdeki stoklardan dolayı kakao fiyatlarındaki artış tüketiciye tam anlamıyla yansımadı. Bir sonraki bayramda çikolatadaki zamlar daha net hissedilecek. Misafirliğe gidilirken çikolata yerine lokum tercih edenlerin sayısının artmasını bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baklava-hesabi-ucuz-baklavada-yuksek-seker-tehlikesine-dikkat/feed/ 0
Otomotiv ihracatı Mart ayında 3,2 milyar dolar oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-mart-ayinda-32-milyar-dolar-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-mart-ayinda-32-milyar-dolar-oldu/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:12:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9960 Türkiye ihracatında yine ilk sırada yer alan endüstrinin payı ise yüzde 14,3 olarak gerçekleşirken, ocak-mart döneminde otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6 artışla 9 milyar 132 milyon dolara ulaştı. Mart ayında bugüne kadar aylık bazda en yüksek ikinci ihracat rakamına ulaşıldığı açıklanırken, binek otomobildeki ihracat çift haneli geri geldi. İtalya’ya ihracat yüzde 12 arttış sağlanırken, buna karşılık en büyük pazar olan Almanya’ya yüzde 14 düşüş yaşandı.

Türkiye otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 1,8 azalarak 3 milyar 225 milyon oldu. Türkiye ihracatında yine ilk sırada yer alan endüstrinin aldığı pay ise yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Yılın ilk üç ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6 artışla 9 milyar 132 milyon dolara ulaştı.

Martta en büyük ürün grubu Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 297 milyon dolar olurken, Binek Otomobiller ihracatı yüzde 12,5 azalarak 881 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 34 artışla 647 milyon dolar, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 48 artışla 264 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı ise yüzde 59 azalışla 103 milyon dolar oldu.

Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 13 geriledi. Rusya Federasyonu’na yüzde 21, Romanya’ya yüzde 52, Çekya’ya yüzde 29 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya yüzde 13 düşüş olurken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 66, Polonya’ya yüzde 31, Slovenya ve İsrail’e yüzde 16’şar düşüş, İtalya’ya yüzde 12 ve Fas’a yüzde 184 ihracat artışı kaydedildi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 28, İtalya’ya yüzde 54, Belçika’ya yüzde 144, Hollanda’ya yüzde 214 ihracat artışı, Fransa’ya yüzde 12 ihracat düşüşü görüldü. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise Fransa’ya 49, İtalya’ya yüzde 23 ve Suudi Arabistan’a da çok yüksek oranlı ihracat artışları yaşandı.

Martta yüzde 14 azalışla 409 milyon dolarlık ihracat yapılan Almanya, en fazla ihracat yapılan ülke konumunu korudu. Fransa 365 milyon dolarlık rakamla ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 16 azaldı. İtalya’ya ihracat yüzde 12 artışla 330 milyon dolar oldu. Martta Belçika ve Rusya Federasyonu’na yüzde 23’er, Romanya’ya yüzde 13, Hollanda’ya yüzde 35, Fas’a yüzde 58 ihracat artışı yaşanırken, İspanya’ya yüzde 39, Polonya’ya yüzde 23, Bulgaristan’a yüzde 29 ihracat düşüşü oldu.

Ülke grubunda yüzde 70 pay ile ilk sırada yer alan Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 8 azalışla 2 milyar 127 milyon dolar ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat 8 arttı. Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 44 ve Afrika Ülkelerine yüzde 31 ihracat artışı yaşandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-mart-ayinda-32-milyar-dolar-oldu/feed/ 0
Uçuş trafiği artıyor! Bakan Uraloğlu son verileri paylaştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ucus-trafigi-artiyor-bakan-uraloglu-son-verileri-paylasti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ucus-trafigi-artiyor-bakan-uraloglu-son-verileri-paylasti/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:06:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9946 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’ne ait 2024 yılının Mart ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. 2002 yılından bu yana yapılan büyük havayolu yatırımları sayesinde Türkiye’yi yolcu ve çevre dostu havalimanlarına kavuşturduklarının altını çizen Uraloğlu, Mart ayında iç hatlarda iniş-kalkış yapan uçak sayısının 67 bin 539’a, dış hatlarda ise 54 bin 922’ye çıktığını söyledi. Toplam uçuş trafiğinin üst geçişler ile birlikte 165 bin 329’a ulaştığını belirten Uraloğlu, “Mart ayında hizmet verilen uçak trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında, iç hat uçak trafiğinde yüzde 6,3 oranında artış; dış hat uçak trafiğinde yüzde 9,8 ve üst geçişler dâhil toplam uçak trafiğinde yüzde 10,6 artış meydana geldi.” dedi.
 
“MART AYINDA 14 MİLYON 608 BİN KİŞİ HAVAYOLLARINI KULLANDI”
 
Mart’ta, Türkiye genelinde hizmet veren havalimanlarında iç hat yolcu trafiğinin 6 milyon 587 bin 526’ya, dış hat yolcu trafiğinin ise 7 milyon 992 bin 360’ya ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, bu ayda direkt transit yolcular ile birlikte toplam da 14 milyon 608 bin 213 yolcu trafiğine hizmet verildiğini bildirdi. Uraloğlu, 2024 yılının mart ayında hizmet verilen yolcu trafiğinin 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiğinde yüzde 3,8; dış hat yolcu trafiğinde yüzde 11,4 olmak üzere direkt transit dâhil toplam yolcu trafiğinin yüzde 7,7 oranında artış gösterdiğini söyledi.

 
“İSTANBUL HAVALİMANI, MART AYINDA 5 MİLYON 895 BİN YOLCUYA HİZMET VERDİ” 

Havalimanları yük trafiğinin mart ayında iç hatlarda 58 bin 801 ton, dış hatlarda 279 bin 612 ton, toplamda ise 338 bin 413 tona ulaştığını söyleyen Uraloğlu, Sadece İstanbul Havalimanı’nda mart ayında 5 milyon 895 bin 146 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. İstanbul Havalimanı’nda mart ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 8 bin 938, dış hatlarda ise 32 bin 161 olmak üzere toplamda 41 bin 99’a ulaştığını bildirdi. Uraloğlu, “Bu havalimanında iç hatlarda 1 milyon 134 bin 820, dış hatlarda 4 milyon 760 bin 326 olmak üzere toplamda 5 milyon 895 bin 146 yolcuya hizmet verildi. Mart ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında toplam uçak trafiğinde yüzde 4 artış meydana geldi. Mart ayında hizmet verilen yolcu trafiği ise 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında toplam yolcu trafiğinde yüzde 3 artış gösterdi.” diye konuştu.

“SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANINI MART AYINDA 18 BİN 926 UÇAK KULLANDI”
 
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da yolcu trafiğinin yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Mart ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 8 bin 322, dış hatlarda 10 bin 604 olmak üzere toplamda 18 bin 926 olarak gerçekleşti, yolcu trafiği ise; iç hatlarda 1 milyon 364 bin 194, dış hatlarda 1 milyon 733 bin 511 olmak üzere toplamda 3 milyon 097 bin 705 oldu.” dedi.

Uraloğlu, mart ayında hizmet verilen yolcu trafiğinin ise 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiğinde yüzde 11, dış hat yolcu trafiğinde yüzde 17 olmak üzere toplam yolcu trafiğinin yüzde 14 artış gösterdiğini söyledi. Ayrıca Uraloğlu, Genel havacılık faaliyetlerinin devam ettiği İstanbul Atatürk Havalimanı’nda mart ayında 1 milyon 926 bin uçak trafiği gerçekleştiğini söyledi.
 
“3 AYDA YAKLAŞIK 44 MİLYON KİŞİ HAVA YOLUNU KULLANDI”
 
2024 yılı ilk çeyreğinde havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 195 bin 904’e, dış hatlarda ise 157 bin 313’e ulaştığının altını çizen Uraloğlu, üst geçişler ile birlikte toplamda 474 bin 858 uçak trafiğine ulaşıldığını vurguladı. Uraloğlu. 2024 yılı mart sonunda hizmet verilen uçak trafiğinin 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında iç hat uçak trafiğinde yüzde 1,4, dış hat trafiğinde ise yüzde 11.6 olmak üzere, üst geçişler ile birlikte toplam da uçak trafiğinde yüzde 8,7 oranında artış gösterdiğini söyledi.

Uraloğlu, “Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 20 milyon 705 bin 785’e, dış hat yolcu trafiğinin 23 milyon 153 bin 199’a ulaştı. Bu 3 aylık dönemde direkt transit yolcular ile birlikte yolcu sayısı 44 milyona yaklaştı ve toplamda 43 milyon 905 bin 993 yolcuya hizmet verildi. 2024 yılı Mart sonunda hizmet verilen yolcu trafiği ise 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiği yüzde 14,2; dış hat yolcu trafiği yüzde 14,9 ve direkt transit dâhil toplam yolcu trafiğinde yüzde 14,4 artış oldu.” diye konuştu.
 
“YÜK TRAFİĞİ 1 MİLYON 966 TONA ULAŞTI”
 
Söz konusu dönemde havalimanları yük trafiği; iç hatlarda 183 bin 971 ton, dış hatlarda 816 bin 995 ton olmak üzere toplamda 1 milyon 966 tona ulaştığını belirten Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“İstanbul Havalimanı’nda üç aylık sürede; iç hatlarda 26 bin 435, dış hatlarda 93 bin 713 olmak üzere toplamda 120 bin 148 uçak, iç hatlarda 3 milyon 558 bin 813, dış hatlarda 14 milyon 113 bin 158 olmak üzere toplamda 17 milyon 671 bin 971 yolcu trafiği gerçekleşti. 2024 yılı Mart sonunda hizmet verilen uçak trafiği 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında toplam uçak trafiği yüzde 6 artış gösterdi. 2024 yılı Mart sonunda hizmet verilen yolcu trafiği ise 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiği yüzde 7, dış hat yolcu trafiği yüzde 9 olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 9 artış oldu. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise üç aylık sürede iç hatlarda 25 bin 611, dış hatlarda 31 bin 119 olmak üzere toplamda 56 bin 730 uçak trafiği, iç hatlarda 4 milyon 294 bin 968, dış hatlarda 5 milyon 137 bin 115 olmak üzere toplamda 9 milyon 432 bin 083 yolcu trafiğine hizmet verildi. 2024 yılı mart sonunda hizmet verilen uçak trafiği 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında toplam uçak trafiği yüzde 12 artış gösterdi. 2024 yılı mart sonunda hizmet verilen yolcu trafiği ise 2023 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiği yüzde 22, dış hat yolcu trafiği yüzde 22 olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 22 artış oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bu dönemde 6 bin 195 uçak trafiği oldu.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ucus-trafigi-artiyor-bakan-uraloglu-son-verileri-paylasti/feed/ 0
Kiracı fazla zammı geri alabilir mi? Yüzde 25 artıştan fazlasını ödeyenler merak ediyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-fazla-zammi-geri-alabilir-mi-yuzde-25-artistan-fazlasini-odeyenler-merak-ediyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-fazla-zammi-geri-alabilir-mi-yuzde-25-artistan-fazlasini-odeyenler-merak-ediyor/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:52:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9896 AVUKAT ALİ GÜVENÇ KİRAZ: ‘TALEP HAKKI DOĞAR’

“Mal sahibi ve kiracı arasında başlayan yeni döneme dair kira bedeli artışı konusunda taraflar uzlaşmış ve bu konuda kendi aralarında yenileme sözleşmesi, ek protokol veya yazılı bir belge oluşturmuş ise artık bu yeni dönem kira bedelinin belirlendiği anlamına gelecektir. Bu noktada kiracının geriye dönük olarak yüzde 25 üzerinde yapmış olduğu bu artış bedellerini talep etme hakkı olmadığını düşünüyorum.

Eğer kiracı evini kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığı için bu artışı kabul etmek zorunda kalmış ve yazılı bir belge, ek protokol veya yenileme sözleşmesi kapsamında herhangi bir kabul beyanında bulunmadan ev sahibinin bu talebine uygun davranıp kira bedelini ödemişse, bu durumda geriye dönük olarak bu fazlaya dair ödediği kira bedellerini talep etme hakkına sahip olabilecektir.

Bu konuda emsal olarak gösterilen Yargıtay kararına konu olan olayda, kiracının bu fazlaya ilişkin bedelleri ‘ihtirazi kayıtla’ ödediği görülmektedir. Bu noktada hukukun kabul ettiği ‘kötü niyete tabi’ olmamak için de bu bedellerin banka dekontlarına ‘fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydı ile ödüyorum’ şeklinde bir kayıt düşülmesini tavsiye ediyorum.”

AVUKAT ALİ YÜKSEL: ‘FAZLA ZAM GEÇERSİZ’

“Yasada yer alan yüzde 25 üst sınır enflasyon ve rayicin çok altında kalması nedeniyle kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Tartışmanın birincisi mülk sahibinin baskısıyla ya da rıza ile anlaşarak kanuna uyulmaması durumunda ne olacağı üzerindeydi. Bu konuda yasanın geçici 4. maddesi ‘Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir’ şeklinde açıkça emredici bir yasak getirmiştir. Taraflara tercih hakkı tanımamıştır. Yasa, kamu düzeni alanındaki bir konu olan konut kirasında fazla artışı geçersiz saymıştır. Bu dönemde yeni yapılan bir sözleşmede daha yüksek oran konsa, o da aynı şekilde geçersizdir.

Yasanın açıkça yasakladığı bir borcun ödenmesi gerekmediği gibi, ödense de iade alınabilecektir. Burada taraflar anlaşsa da yasanın amir hükmünü geçersiz hale getiremezler. Böylece bu hükme aykırı anlaşma, sözleşme, ek protokol veya kabuller mutlak butlanla batıldır (hükümsüzdür). Burada fazla kira ödemiş kişiler kira sözleşmesi devam ederken veya bitince bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade yani istihkak davası açacaklardır. Burada yasal faiz işleyecektir. Ancak öncelikle arabulucuya başvuru olmalıdır.”

AVUKAT ÇİĞDEM KEZER: ‘İYİ NİYETLİ DEĞİL’

“Yüzde 25 artış oranı aşılarak yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersiz olsa da bu durumda benim hukuki görüşüm, Yargıtay’ın ileriki dönemlerde yüzde 25 artış oranı üzerinde yapılan ilave zammın kiracı tarafından talep edildiği takdirde iadesine karar vermemek yönünde içtihat oluşturmasının hakkaniyetli ve adil olacağı yönündedir. Çünkü kiracı bu farkı kendi rızasıyla ev sahibine ödemiştir, ödediği fazla bedelin ileride iadesini talep etmek kiracının iyi niyetli olmadığını gösterir.

Mevcut enflasyonist ortamda mal sahipleri ile ilişkileri tamamen kopartmamak ve tahliye edilme tehdidiyle sürekli olarak karşılaşmak istemeyen kiracıların büyük çoğunluğu yasal artış oranının üzerinde bir artış oranıyla kira kontratlarını devam ettirdiler ve özellikle 2. yılda geçici düzenlemeyle yüzde 25 artış sınırı ne yazık ki uygulanamadı. Zaten ilk yıl yapılan bu düzenleme yerindeyken, ikinci yıl da devam etmesi mal sahiplerini fazlasıyla mağdur etmişti. Bütün bu nedenlerle temmuz sonrasında yüzde 25 artış sınırlamasının devam etmemesini umarken, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çalışmaların devam ettiğini bildiğimiz ‘bölgesel kira rayici’ uygulamasının detaylandırılarak hayata geçmesinin doğru olacağını düşünüyorum.”

NELER YAŞANDI

Kiralarda yaşanan fahiş artış sonrası, kiracıların korunması adına önemli bir karar aldı. Önce, 11 Haziran 2022 tarihinden başlayarak 1 Temmuz 2023’e kadar olan dönemde konut kira artışına yüzde 25 sınırı getirildi. Sonrasında bu süre 1 Temmuz 2024’e (bu tarih dahil) kadar uzatıldı. Ancak kira artışının enflasyonun altına kalması ev sahiplerinin tepkisine neden oldu ve çoğunlukla bu sınırlama sahada uygulanmadı. Geçtiğimiz iki yılda kimi zaman taraflar yasal oranın üzerinde zam ile uzlaştı, kimi zaman da dava yoluna gitti. Adliyeler kira davaları ile dolup taşınca, dava öncesi ‘zorunlu arabuluculuk’ çözümü devreye girdi. Bu çözüm sürece bir miktar destek olsa da, bugün hâlâ ev sahibi-kiracı anlaşmazlığı hukuk sisteminde büyük bir yer kaplıyor.

Geçen iki yılda kira sınırlamasının çözüm olmadığı da görüldü. Hem kavgaların dozu arttı, hem de bir kesim korunurken, özellikle kira geliri ile geçinenler ciddi mağduriyetler yaşadı. Bu nedenle önümüzdeki dönemde kiralık arzının artması, sosyal kiralık evler üretilmesi gibi kalıcı çözüme yönelik adımlar bekleniyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-fazla-zammi-geri-alabilir-mi-yuzde-25-artistan-fazlasini-odeyenler-merak-ediyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Ankara-Eskişehir YHT’yi 20 milyon 500 bin kişi kullandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-eskisehir-yhtyi-20-milyon-500-bin-kisi-kullandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-eskisehir-yhtyi-20-milyon-500-bin-kisi-kullandi/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:34:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9872 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılın demiryollarında önemli atılımlar dönemi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin dünyada yüksek hızlı trene sahip olan 8’inci ülke olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanını hızlı tren hatlarıyla bağladıklarını vurgulayan Uraloğlu, “22 yıl içerisinde demiryollarına yaptıkları yatırım tutarının 57 milyar doları buldu. Özellikle hızlı tren altyapımız ile Türkiye dünyanın en iyi demiryolu altyapılarından birine sahip oldu. 13 Mart 2009’da Eskişehir-Ankara hattı ile ülkemizde ilk Yüksek Hızlı Tren ile tanışan şehir Eskişehir oldu. Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliği, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve elbette son olarak geçen yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas-Ankara güzergâhlarında devam ediyor. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla dolaylı hizmet vererek ülkemiz nüfusunun yüzde 35’ine doğrudan, yüzde 54’üne bağlantılı olarak ulaşıyor” dedi.

“SEYAHAT SÜRESİNİ 1 SAAT 25 DAKİKAYA DÜŞÜRDÜK”

Hızlı tren hatlarının vatandaşlara tarafından hızının yanı sıra konforu nedeniyle de tercih edildiğini belirten Uraloğlu, “Hızlı tren hatlarımız doğrudan ulaştığı şehirlere rahat, konforlu ve çok hızlı ulaşım imkanı sunuyor. YHT’ler ile otobüs bağlantısıyla; Bursa, Antalya, Manavgat, Alanya, Adana ve Mersin’e kombine taşımacılık yapılıyor” dedi. Bakan Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattının ilk hizmete giren YHT hattı olması nedeniyle Türkiye’nin “gözbebeği” olduğunu vurgulayarak, “Hizmete alındığında Ankara Eskişehir arası karayolu ile yaklaşık 4 saat sürüyordu. Bu seyahat süresini 1 saat 25 dakikaya düşürdük. Halen Ankara-Eskişehir arasında 2+2 olmak üzere günde karşılıklı 4 sefer yapıyoruz. Aynı zamanda Ankara İstanbul YHT lerde bu hatta hizmet veriyor. Ankara-Eskişehir hattında açılışından bu yana 05 Nisan 2024 tarihine kadar tam tamına 20 milyon 419 bin 448 yolcu taşındı. Sadece geçen yıl taşınan yolcu sayısı 641 bin 657’e ulaştı. 2023 yılında her Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treni ortalama bin 758 yolcu taşıdı. 2024 yılında ise 5 Nisan’a kadar toplam yolcu sayısı 78 bin 575’e ulaştı ve her Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treni ortalama bin 455 yolcu taşıdı. Bu rakamlar bile ne vatandaşlarımızın konforu için kadar doğru bir yatırım yaptığımızın kanıtıdır” diye konuştu.

 

“VATANDAŞIMIZ BU KONFORDAN VE BU HIZDAN MEMNUN KALDI”

Bakan Uraloğlu, hızlı, konforlu ve güvenilir hizmetiyle öne çıkan YHT’lerin yaptığı her seferin neredeyse tam dolu olarak hareket ettiğine işaret ederek, “Her gün yaklaşık 35-40 bin kişi YHT konforuyla seyahat ediyor. YHT artı otobüs ya da YHT artı tren bağlantısıyla gerçekleştirilen kombine taşımacılıklarımızı bile önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor. Bu nedenle YHT hatları çok yüksek oranda tercih ediliyor. Vatandaşımız bu konfordan ve bu hızdan çok memnun kaldı. Çünkü YHT hatları ile seyahat etmek şehir içinde seyahat etmekten daha hızlı ve daha konforlu hale geldi” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-eskisehir-yhtyi-20-milyon-500-bin-kisi-kullandi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: İstanbul ve Konya’ya yeni raylı sistemler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-istanbul-ve-konyaya-yeni-rayli-sistemler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-istanbul-ve-konyaya-yeni-rayli-sistemler/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:30:55 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9869 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’deki bütün şehirleri raylı sistemlerle donatmaya devam ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile dün akşam yayınlanan resmi gazetede belirtildiği üzere Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı ile Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın yapımının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenildiğini söyledi.

Altunizade-Çamlıca Camii Bosna Bulvarı- Metro Hattı’nın İstanbul’un yoğun yerleşim yerleri olan Kazımkarabekir ve Bahçelievler semtlerine uzatılmasını kapsayan projeyi Bakanlık olarak devraldıklarını bildiren Bakan Uraloğlu, “İstanbullu vatandaşlarımızı bekletmek gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Kararı ile 6 kilometrelik hattın yapım işleri Bakanlığımıza devredildi” dedi.

Uraloğlu, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Tramvay Hattı’nın devamı olacak 10 kilometrelik Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Projesi’ni de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yapacaklarını kaydetti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı ile Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılacağını ifade ederek, “Bilindiği gibi İstanbul başta olmak üzere birçok şehrimizi baştan başa modern raylı sistem ağlarıyla donatma çalışmalarına son yıllarda büyük bir hız kazandırdık. Hatta Bakanlığımız tarafından Türkiye genelinde yapımı tamamlanarak hizmete sunulan toplam kent içi raylı sistem projesi uzunluğu 416 kilometreye ulaştı. Ayrıca İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da toplam 60,7 kilometre raylı sistem hattının yapım çalışmalarına da devam ediyoruz. Bu projelerin yapım işinin de bakanlığımız bünyesine geçmesi ile birlikte bu ağımız da genişlemiş oldu” dedi.

“İSTANBULLULAR TRAFİK ÇİLESİNDEN KURTULDU”

Bakan Uraloğlu, Marmaray, Levent-Hisarüstü Metrosu, Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu gibi İstanbul’da 7 adet ayrı metro hattının hizmete aldıklarını ve projelere dur durak demeden devam ettiklerini vurgulayarak, “Amacımız İstanbullu vatandaşlarımıza hizmet etmek. Şu ana kadar İstanbul’da yaptığımız hatların uzunluğu 147,7 kilometreye ulaştı. Bakanlığımız tarafından yapılan metro sistemleri sayesinde İstanbullular trafik çilesinden kurtuluyor. Ancak daha yapılması gereken çok iş var ve İstanbullu vatandaşlarımızı bekletmek gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı kararı ile Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı- Metro Hattı’nın devamı olam Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı’nın yapım işleri Bakanlığımıza devredildi” diye konuştu.

YATIRIM PROGRAMINA ALINACAK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, yapımı bakanlık tatafından gerçekleştirilen “Altunizade-Çamlıca Camii Bosna Bulvarı- Metro Hattı”nın İstanbul’un yoğun yerleşim yerleri olan Kazımkarabekir ve Bahçelievler semtlerine uzatılmasını kapsayan proje olduğunu açıkladı. 6kilometre uzunluğunda 4 istasyondan oluşan hattın 80 kilometre hıza uygun şekilde tasarlanacağını bildiren Uraloğlu, “Tamamlandığında bu hattımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu ile Kazımkarabekir İstasyonunda entegre olacak. Proje için Etüt-Fizibilite güncelleme çalışmalarını tamamlamamızın ardından hızla yatırım programına teklif ederek yapımına başlayacağız. Bu projeyi de hızla İstanbullu vatandaşlarımızın hizmetine kazandıracağız” dedi.

“KONYA ŞEHİR HASTANESİ-STADYUM 2. ETAP TRAMVAY HATTI’NI YAPACAĞIZ”

Bakan Uraloğlu, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ihalesi yapılan Konya stadyum- şehir hastanesi 1. Etap tramvay hattı ile birlikte Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın da belediye tarafından yapıldığını hatırlattı. Söz konusu hatların entegrasyonunu sağlayacak olan Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na devredildiğini bildiren Bakan Uraloğlu, “Her zaman söylüyoruz, biz vatandaşlarımız için hizmet siyaseti yapıyoruz, şantiyelerden çıkmıyoruz. Tek amacımız var; vatandaşımızın ayağına taş değmesin. Bu nedenle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı tramvay hatlarının entegrasyonunu sağlayacak bu hattı da Bakanlığımız yapacak ve Konyalı hemşerilerimizin hizmetine sunacak” dedi.

“10 İSTASYONDAN OLUŞACAK”

Bakan Uraloğlu, 10 kilometre uzunluğundaki Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı projesinin Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından da hazırlandığını belirterek, bu sayede Bakanlık yatırım programına alınması için gerekli çalışmaları hızla başlatabildiklerini söyledi. Hattın yatırım programına alınmasından sonra öncelikli olarak ihalesinin hemen yapılacağını bildiren Bakan Uraloğlu, “Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Tramvay Hattı’nın devamı olacak Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nı da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak tamamlamayı planlıyoruz. 10 istasyondan oluşacak bu 10 kilometrelik hattımızı 80 kilometre hıza uygun inşa edeceğiz. Projemiz yolcu hareketliliğinin yoğunluğunun olduğu Otogar ve Stadyum Bölgelerine de hizmet verecek” diye konuştu.

“ÇEVRECİ VE KONFORLU PROJELERE DEVAM EDECEĞİZ”

Bakan Uraloğlu, raylı sistem projelerinin çevreci, konforlu, güvenli ve hızlı olduğunu vurgulayarak raylı trafik çilesini de kaldıran raylı sistem projelerine devam edeceklerini söyledi. Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde sorumluluk alanımızdaki her sektörde Türkiye Yüzyılı’nı şaha kaldıracak projelere imza attık ve atmaya da devam edeceğiz. Tüm Türkiye’de olduğu gibi şehir içi rayla sistem projelerini de üstlenerek vatandaşlarımızın konfora ve çevreci teknolojileri ulaşmasını sağlayacağız. Bu projelere dur durak demeden devam edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-istanbul-ve-konyaya-yeni-rayli-sistemler/feed/ 0
Kredi kartı olanlar dikkat! Faiz oranı yükseldi… İşte ödeyeceğiniz para https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:16:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9833 Kredi kartına olan talep artarken yapılan düzenlemeler kredi kartı kullanımını caydırmak üzerine olsa da vatandaşların kartlı alışverişleri ya da nakit çekimleri hız kesmeden devam ediyor.

Birçok kredi kartı sahibi, kredi kartını ödeme aracı yerine borçlanma aracı olarak kullandığından önü alınamaz bir sarmalın içine girmiş oluyor. A kartından nakit avans çekip B kartının borcunun asgarisini yatırarak ayı geçirmeye çalışan kişiler hem nakit avansa faiz ödüyor hem de diğer kartın asgari borcunu ödediği için kalan dönem borcuna faiz işliyor. Çift taraflı olarak faiz yükü altına giren kişi bu nedenden ötürü gelir/gider dengesini sağlayamadığı için borçlarını kapatamıyor.

FAİZ ORANI YÜKSELTİLDİ

Yapılan son düzenlemeyle birlikte kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranı yüzde 3.66’dan yüzde 4.25’e yükseldi.

Kısa bir örnekle açıklamak gerekirse 50 bin lira kredi kartına dönem borcu olan birisi yüzde 40 olan asgari ödemesi 20 bin lirayı yaptıktan sonra geriye kalan 30 bin lira için bankaya diğer hesap kesim tarihine kadar 1530 lira faiz ödemesi gerekiyor. Sadece akdi faiz oranı değil, toplam faiz tutarı üzerinden yüzde 5 BSMV, yüzde 15 de KKDF ödemesi gerekiyor.

BANKALAR DA PARANIN MALİYETİNİ DÜŞÜNÜYOR

Bankalar kredi kartı kullanıcılarına sağladıkları limitlerle bir ay boyunca alışveriş ya da nakit avans imkanı sağlıyor. Nakit avansta günlük faiz işliyor. Alışverişte eğer dönem borcu son ödeme tarihinde tamamen kapatılırsa banka bu harcamalardan kart kullanıcısı yönünden hiçbir gelir elde edemiyor. POS kullanımı nedeniyle sadece işletmeler üzerinden komisyon geliri elde ediyor. Böyle bir ticarette banka sadece işyeri komisyonuyla tek taraflı kazanç elde ettiği için faiz geliri düşüyor ve alışveriş için kullanılan ve yaklaşık 40 gün sonra ödenen paradan hiçbir gelir elde edemiyor. Başka bir deyişle dönem içinde 50 bin liralık alışveriş yapan birisi son ödeme tarihinde 50 bin lirayı bankaya yatırırsa ve borcunu kapatırsa banka burada yaklaşık yıllık yüzde 55 mevduat faizini hesapladığımızda aylık yüzde 4.58 oranında zarar yazmış oluyor.

KREDİ KARTI KULLANIRKEN DİKKAT EDİN

Kredi kartıyla yapılan harcamanın tamamını son ödeme tarihinde ödenmesiyle birlikte dönem borcu sıfırlanmış oluyor. Böylece bankaya herhangi bir faiz ödenmeden bankanın müşterisine verdiği kredibilite yaklaşık 40 gün faizsiz olarak kullanılabiliyor. Böylece banka 40 gün boyunca faiz almadan beklemiş oluyor.

Ancak ülkemizde dönem borcunun tamamını ödeyen kişi sayısı oldukça az. Limiti 25 bin liraya kadar olan kartlarda asgari ödeme tutarı toplam dönem borcunun yüzde 20’si, 25 bin lira limitin üstünde kartı bulunanların asgari ödeme tutarı toplam borcun yüzde 40’ı kadar oluyor. Başka bir örnekle ilerlemek gerekirse 10 bin liralık harcama 25 bin lira limiti olan bir kartla yapılırsa asgari ödeme tutarı 2000 lira oluyor. Yine 10 bin liralık harcama yapılan ancak limiti 25 bin liranın üzerinde olan kredi kartına en az 4 bin lira ödeme yapılması gerekiyor. Ödeme yapılmayan kısım ertesi ayki ekstre döneminde yüzde 4.25 aylık faiz eklenerek banka tarafından ödenmesi isteniyor.

KREDİ KARTIYLA VERGİ KAÇIRMANIN DA ÖNÜNE GEÇİLİYOR

Kredi kartı kullanıldığında vergi kaçırmanın da önüne geçiliyor. Fiş ya da fatura kesildiği için ve ödeme kaydedici cihaz olduğundan vergi kaçırmak mümkün olmuyor.

İŞLETMELERDEN KOMİSYON ALINIYOR

Kredi kartıyla işlem yapıldığında bankalar işletmelerden belli oranlarda komisyon talep ediyor. Bankalar ertesi gün ödeme talep eden üye işyerlerinden yüzde 3-4 civarında komisyon kesebiliyor. Başka bir deyişle bugün yapılan 100 liralık alışveriş için banka işletmeden yüzde 3 oranında komisyon kesip parasını yarın hesabına geçiyor. Yine farklı bir açıdan bakarsak 100 liraya satılan malın 3 lirası bankaya, geri kalan 97 lirası da işletmenin hesabına geçiyor. Böylece işletme sahibi kredi kartıyla yapılan alışverişte otomatik olarak yüzde 3 civarında iskonto veriyor.

KREDİ KARTI NASIL KULLANILMALI?

Tasarruflarınızdan sonra kalan bütçenizi harcamak için koruyun.

Kredi kartı harcaması yaparken bütçeniz dahilinde ödeyebileceğiniz kadar harcama yapın. Sizin olmayan bir parayı harcar gibi davranmayın. Bu size ilerleyen zamanda borçlanma alışkanlığı getirecektir.

Kredi kartına faizsiz taksit imkanlarından yararlanın ancak hesap döneminde tüm borcu ödeyeceğiniz kadar taksitler edinin. Geliriniz 30 bin ancak taksit miktarınız 20 bin liraysa bu sizin geçinmenizi zorlaştıracak ve hayatınızı idame ettirecek parayı bulmakta zorlanırsınız.

Kredi kartı dönem borcunun tamamını ödemeye çalışın. Tamamını ödeyemiyorsanız imkanlarınız dahilinde en fazla ödemeyi yapıp faiz sarmalına girmekten sakının.

Kredi kartı harcamanızı ödemek için bir önceki ayki gelirinizden para ayırın. Böylece yeni aydaki maaş ya da geliriniz bir sonraki ayın kredi kartı dönem borcunu karşılayabilecek seviyede oluşur.

Çok acil ihtiyaç olmadıkça kredi kartıyla nakit çekim yapmaktan sakının.

Bankalar kredi kartının asgarisini ödeyen müşterilerini daha çok sever. Çünkü böyle müşteriler bankaya faiz getirisi sağlar. Dönem borcunun tamamını ödeyen kişiler ise bankanın verdiği limit dahilinde bankanın parasını yaklaşık 40 gün faizsiz kullanmış olur ve bu müşteriler bankalar tarafından sevilmez.

Kredi kartınızı borçlanma aracı değil ödeme aracı olarak görün ve bütçenizde karşılığı olan harcamalar yapın.

Kredi kartı ödemesinin gününü geçirmeyin, bu durum kredi notunuza direkt etki eder ve kredibiliteniz düşer.

Kredi kartı alırken yıllık üyelik ücretlerine dikkat edin ve eğer üyelik ücreti talep edilirse bankayla görüşerek ücretin iptalini ya da puan/bonus olarak karta geri yüklenmesini isteyin.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-faiz-orani-yukseldi-iste-odeyeceginiz-para/feed/ 0
Depremzedelere ‘güven’ projesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/depremzedelere-guven-projesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/depremzedelere-guven-projesi/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:09:55 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9822 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin üçüncü gününde Hatay’da enkaz altından 19 yaşında bir genç kurtarıldı. Yaşadığı şokun etkisiyle etrafına şaşkınlıla bakan gencin, 112 çalışanına üniversiteye hazırlık kitabını sorması, sanırım Türkiye’de uzun yıllar kimsenin aklından silinmeyecek. Psikologlara göre bu soru, gencin hayata tutunma ısrarı, geleceğe güven isteğinin bir göstergesi.
Aklında binlerce ‘yarın’la sıcacık yatağına yatıp da buz gibi bir kaosun içine uyanan binlerce insan depremin üzerinden geçen 14 aylık süreçte aynı ısrarla hayata tutunuyor. Kayıpların yarattığı travma henüz taze, yarına güvenmeyi zorlaştıracak kadar derin. Bu yüzden hayatın sürdürülebilirliği için deprem illerinde yalnızca fiziki değil ruhsal iyileştirme de şart. Bölgede çalışmalar yürüten özel şirketlerin hakkını vermek lazım. Herkes işin bir ucundan tutmuş durumda. 2015’ten bu yana Türkiye’de gençlere yönelik ‘özgüven’ projesi yürüten Unilever çatısı altındaki markalardan Dove da çok doğru bir noktaya parmak basmış. Depremzedelerde güven duygusunun güçlendirilmesini sahiplenmiş. Sekiz yıldır yürüttüğü projeyi deprem bölgesine Dove Güven Projesi olarak uyarlamış.

7 BİN KİŞİYE DOKUNDU

Dove Güven projesinin arkasında kalabalık bir ekip var. Tıpkı Dove Özgüven projesinde olduğu gibi Eğitimci Doç. Dr. Özgür Bolat’ın danışmanlığında yütürülüyor. Ama Bolat’a klinik psikologlardan oluşan bir ekip de eşlik ediyor. Ayrıca bölgede aktif çalışan UNICEF de projenin ortaklarından. Bütün bu ekiple projenin detaylarını konuşma fırsatı buldum. Unilever Türkiye Cilt Temizliği ve Kişisel Bakım Kategori İnovasyon & Strateji Marka Müdürü Helin Tural Yıldırım süreci anlattı. Önce uzmanlarla bölgede detaylı analizler yaptıklarını söyledi. Dedi ki, “Elde ettiğimiz veriler sonrasında bölgedeki en temel sorunlardan birinin ‘güven sarsılması’ ve bunun psikoloji üzerindeki etkileri olduğunu gördük. Hatay’da yaptığımız pilot çalışmalarda da hem ebeveynler hem gençler için travmanın boyutunu ve bölgede yaşayanların hayata tekrar güven duyma ihtiyaçlarının ne kadar ciddi seviyede olduğunu anladık. Sahada psiko-sosyal destek sağlamak üzere hem gençler hem ebeveynler için güven odaklı eğitim içerikleri oluşturduk ve kolları sıvadık.”

Sıvanan kollar, hızla Hatay ve Adıyaman’da çalışmalara başladı. Ebeveynlere, gençlere ve çocuklara eğitimler verildi. Proje boyunca 7 bin kişiye bire bir temas edildi.

YÜZDE 68 ‘FAYDALI’ DEDİ

Dove Güven projesinin etki ölçümleri oldukça güçlü sonuçlar verdi. Bunu da Doç. Dr. Özgür Bolat’a sordum. Bana amaçlarını ve ulaştıkları sonuçları anlattı: “Amacımız temeldeki güven duygusunu tekrar kazandırmaktı. Battaniye görmek istemeyen gençler vardı. En çok duygularını anlatmakta zorlanıyorlardı. Duyguları işlemeyi ve yönetmeyi öğretmek amaçlarımızdandı. Ayrıca yeterlilik ve kontrol hissini kazandırmak, sosyal destek mekanizması kurmak ve hepsinden önemlisi geleceğe dair umut vermek bu işe başlarken hedefimizdi. Eğitimlerden sonra UNICEF bir anket yaptı. Gençler tarafında ankete katılan gençlerin yüzde 68’i eğitimin depremin duygusal etkileri ile başa çıkmada faydalı olduğunu söyledi. Ebeveynler de eğitimin iki temel faydasını hem çocukları hem kendileri için depremin duygusal etkileri ile başa çıkma ekseninde tanımladı.”

SIRADA NE VAR

Başta da dediğimiz gibi bölge, ‘vur-kaç’ projelerle iyileşmenin çok uzağında. Dove Güven projesinin önünde şimdi ne var peki? Helin Tural Yıldırım, akut müdahalenin ardından bölgedeki gençlerin özgüvenlerini güçlendirmeyi yine odaklarına aldıklarını söyledi. Bu arada Dove Özgüven projesi zaten deprem bölgesinin yabancı olduğu bir iş değildi. Yıldırım’ın söylediğine göre şimdi Hatay başta olmak üzere diğer illerde devam edecek.

HEDEF TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PROGRAMI BAŞVURULARI AÇILDI

İŞ dünyasında kadınların tüm seviyelerde eşit temsiliyeti ve eşit değerdeki işe eşit ücretin sağlanması için şirketleri desteklemeyi amaçlayan UN Global Compact Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı’nın (Target Gender Equality Accelerator) başvuruları açıldı. Dokuz ay sürecek olan program için başvurular 31 Mayıs’a kadar sürecek.

Programa katılan şirketler, Kadının Güçlenmesi İlkeleri Cinsiyet Uçurumu Analiz Aracı ile cinsiyet eşitliği alanında kendi performanslarını değerlendirebilecek. Ardından, kapasite artırmaya yönelik atölye çalışmalarına ve ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde oturumlara katılarak hedeflerini ve yol haritalarını belirleyebilecekler.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/depremzedelere-guven-projesi/feed/ 0
Vizede hizmet bedeli sürprizi… Yunan adalarına girişin maliyeti 90 Euro’ya çıkıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vizede-hizmet-bedeli-surprizi-yunan-adalarina-girisin-maliyeti-90-euroya-cikiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vizede-hizmet-bedeli-surprizi-yunan-adalarina-girisin-maliyeti-90-euroya-cikiyor/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:06:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9816 10 Yunan adasında Türk vatandaşları için kapıda vize uygulaması 1 Nisan itibarıyla başladı. Ancak 10 adanın tamamı henüz açılmadı, şimdilik 5 ada kapıda vize uygulaması ile Türk ziyaretçileri kabul ediyor. Bayramda kapıda vize için hazır olan komşu adalar ise Samos, Kos, Rodos, Midili, Sakız oldu. Peki adalara nasıl gidilecek ve toplamda bir adaya gitmek ne kadara mal olacak? Kapıda bekleyen sürprizler var mı?

ARACI ŞART

Adaya gitmek için 60 vize ücreti isteniyor. Ancak gereken evrakları kendiniz hazırlasanız da aracı firmaya evraklarınızı teslim etmeniz gerekiyor. Kendiniz evraklarınızı karşı tarafa iletemiyorsunuz. Yunan tarafı aracı firmaları şart koşuyor. Bu sebeple evraklarınızı aynı gün içerisinde teslim edip adaya gidemiyorsunuz, 3-4 gün öncesinden aracı firmaya iletmek zorundasınız. Bu da hizmet bedeli adı altında ek bedel ödemenize sebep oluyor.

Peki bu yasal mı? Aracı firmaları aradık, bu bedelin yasal olduğunu çünkü ekstra personel çalıştığı ve evrakların takibinin yapılması için mecbur kıldığını ifade ettiler. Ancak bazı bölgelerde 30 Euro gibi daha yüksek rakamlar talep ediliyor.

80-90 EURO MALİYET ÇIKIYOR

İşlemler feribot firmaları arayıcılığıyla yapılıyor ya da bir acenteyle anlaşıp evraklarınızı teslim edebiliyorsunuz. Çoğu gemi firması 20 Euro hizmet bedeli talep diyor. Örneğin Ayvalık’taki bir feribot firması “10 Euro’sunu biz 10 Euro’sunu da Midilli tarafı alıyor” diyor. Eğer bu ödeme yapılmazsa evraklarınız işleme alınmıyor. Ayrıca gidilecek adaya göre de 35-80 Euro arası feribot ücreti de maliyete ekleniyor.

NEDEN EK MALİYET İSTENİYOR

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Hürriyet’e verdiği bilgilerde detayları şöyle anlattı: “Yunan tarafı bireysel gelenleri kabul etmem diyor ve evrakların önceden gelmesini istiyor. Feribottan iner inmez evrak vererek geçemiyorsunuz, 3-4 gün önceden evraklarınızın aracı firmada bulunması gerekiyor. Bu sebeple birinin evrakların takibini yapması gerekiyor. Konsolosluk gemi acentelerini aracı olarak kullanıyor. Karşı taraf personel sayısını ve mesai süresini arttırdığı için karşı taraftaki gümrük 10 Euro alıyor, 10 Euro’yu feribot firması alıyor. Eğer feribot firması işlemleri kendi yapıyorsa 10 Euro’yu kendi, bir acenteyle yapılırsa 5-5 bölüşüyorlar” dedi. Uçar ayrıca, “Konsolosluk aracı firmalara sorumluluk veriyor. Gelip de dönemeyen olursa bunun sıkıntısını sana yaşatırım diyor” bilgisini de verdi.

Ali Uçar

ESKİDEN DE HİZMET BEDELİ VARDI

Ayvalık’ta hizmet veren Meis Turizm’in Sahibi Öztürk Turhan da daha önce uygulanan kapı vizesinde de hizmet bedeli alındığını belirterek, “Eski dönemde 60 Euro’ydu, 20 Euro hizmet bedeli yine alıyorduk. Yeni dönemde kapı vizesi 80 Euro, 20 Euro’su hizmet bedeli. 10 Euro’sunu Yunanistan’daki acente alıyor, 5 Euro’sunu gemi firması, 5 Euro’sunu da işlemler için biz alıyoruz. Ekstra olarak 150 lira devletin aldığı çıkış harcı ve Ayvalık Belediyesi limana ayak basma parası olarak 100 lira alıyor” dedi.

BAYRAMDA 20 BİNE YAKIN TÜRK ADADA

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Ceylan ise, “Yunanistan tarafında gümrük kısmının tamamlanmasıyla mayıs ayı içerisinde diğer adalarında kapıda vize uygulamasını başlamasını bekliyoruz” dedi. Ceylan, kapıda vize detaylarını şöyle anlattı: “Acenteler de 20-30 Euro hizmet bedeli koyarak ortalama 80 ila 100 Euro arası bir maliyetle kapı vizesi hizmeti veriliyor. Adaya indikten sonra gümrükte kapı vizesi basılı sırasına geçecek yolcular. Bu da çok büyük bir yoğunluğa sebep olacak. Bayramda vize alamayanlar kapı vizesine yönelecek. Bu bayram döneminde 15-20 bin arası Türk turistin kapı vizesiyle giriş yapacağını öngörüyoruz.”

TALEP ÜÇ KAT ARTTI

Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran da 20 Euro ekstra hizmet bedeli alındığını ifade etti. Onaran ayrıca Yunan adalarına geçen seneye göre talebin 2-3 kattan fazla arttığını belirterek, “Özellikle Rodos ve Midilli adasına çok talep oldu. Hemen hemen turlarımızın tamamı doldu. Fiyatlar ise Ege sahillerine nazaran daha uygun birçok tesis var. Özellikle Rodos, Midilli gibi adalarda 5 yıldızlı bir tatil Ege kıyılarına göre yüzde 40-50 daha uygun. Bu yüzden talep daha yüksek. Ancak Ege ve Bodrum bir sıkıntı yaşamaz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vizede-hizmet-bedeli-surprizi-yunan-adalarina-girisin-maliyeti-90-euroya-cikiyor/feed/ 0
Merkez Bankası’ndan Hükümet’e açık mektup https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasindan-hukumete-acik-mektup/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasindan-hukumete-acik-mektup/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:51:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9796 Merkez Bankası’nın açıklamaları şöyle:

1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, enflasyon hedefine ulaşılamaması halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hedeften sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümet’e yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. 2023 yılı enflasyonu, hedef etrafında konulan belirsizlik aralığının belirgin şekilde üzerinde gerçekleşmiştir. Bu metin, enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri
ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemleri açıklamaktadır. Bu belgeyle birlikte, 2023 yılında enflasyon üzerinde etkili olan unsurlara dair analiz ve değerlendirmeleri de içeren 2024 yılının ilk “Enflasyon Raporu” ile kısa ve orta vadede enflasyon hedefine ulaşmak için uygulanacak para politikasını daha detaylı olarak açıklayan “2024 Yılı Para Politikası” metni ekte bilgilerinize sunulmaktadır.

2022 yılı sonunda yüzde 64,3 olan yıllık tüketici enflasyonu, 2023 yılının ilk yarısında baz etkilerine ek olarak döviz kurundaki yatay seyir, düşen yabancı para cinsi ithalat fiyatları ve enerji sübvansiyonlarının etkisiyle gerilemiştir. Böylece, haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 38,2 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, parasal koşulların etkisiyle kredi büyümesinde gözlenen yüksek oranlı artışlar, ücret güncellemeleri ve hane halkına yapılan transferler yılın ilk yarısında enflasyon üzerinde talep yönlü unsurların etkisini belirgin hale getirmiştir. Söz konusu gelişmeler, enflasyondan korunma saiki ile cari açığın ve tüketim malı ithalatı kanalıyla yükselmesine neden olmuş ve finansal piyasalarda belirsizliği artırmıştır. Ayrıca şubat ayında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin, konut piyasası başta olmak üzere mal, hizmet ve iş gücü piyasalarında oluşturduğu arz-talep dengesizlikleri ile yeniden inşa faaliyetlerinin kamu maliyesi üzerindeki kısa ve orta vadeli etkileri enflasyon üzerindeki baskıları artırmıştır. Bu gelişmeler, fiyatlama davranışlarını olumsuz etkileyerek, yılın ilk yarısında gerileyen enflasyonun ikinci yarıda artmasına zemin oluşturmuştur.

2023 yılı haziran ayında Para Politikası Kurulu (Kurul), dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için güçlü bir parasal sıkılaştırma sürecinin başlatılmasına karar vermiştir. Bu çerçevede, haziran-aralık döneminde politika faizi toplamda 34 puan artırılarak yüzde 8,5 düzeyinden yüzde 42,5’e yükseltilmiştir. Parasal sıkılaştırmayla eşanlı olarak, makroihtiyati çerçevede, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı  güçlendirecek şekilde sadeleşmeye gidilmiştir. Parasal sıkılaştırma ayrıca, seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımları ile desteklenmiştir.

2023 yılının üçüncü çeyreğinde, yurt içi talepte süregelen güçlü seyrin birikimli etkileri, vergi ayarlamaları, gelişmeleri, ücret artışları, hizmet enflasyonundaki katılık ve ham petrol fiyatlarındaki ani yükseliş enflasyon dinamiklerinde etkili olmuştur. Ayrıca tüm bu gelişmelerin kısa bir süre zarfında aynı anda gerçekleşmesinin fiyatlama davranışlarında oluşturduğu ilave bozulma sebebiyle de enflasyon yükselmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde enflasyon, haziran-eylül ayları arasında 23,3 puan artarak yüzde 61,5 seviyesine ulaşmıştır. Bu artışın 4,7 puanı, vergi dahil kur etkisi hariç olmak üzere, akaryakıt fiyatlarındaki gelişmelerden; 3,8 puanı döviz kurundaki yükselişten; 2,8 puanı akaryakıt haricindeki vergi artışlarından kaynaklanmıştır. Ücret artışı ve talebin halen oldukça güçlü olduğu bu dönemde, şokların bir arada gerçekleşmesinin fiyatlama davranışında oluşturduğu ilave bozulmanın ise enflasyon üzerinde 10,0 puan artırıcı yönde etkisi olmuştur. Bunların dışındaki faktörlerin etkisi ise toplamda 2,0 puan ile sınırlı kalmıştır.

Parasal sıkılaştırmanın ilk etkileri finansal koşullar üzerinde gözlenmiş, kısmen talep koşullarına da yansımaya başlamıştır. Yılın ikinci yarısında, dış finansman koşullarının belirgin şekilde iyileştiği, rezervlerin istikrarlı artış kaydettiği, talep koşullarının cari işlemler açığına yansıyacak şekilde güç kaybetmeye başladığı, Türk lirası mevduat payının yükseldiği, Türk lirası varlıklara yurt içi ve yurt dışı talebin güçlenerek arttığı gözlenmiştir. Tüm bu gelişmeler para politikasının etkinliğine katkıda bulunmuştur.

Yılın son çeyreği özelinde bakıldığında, parasal sıkılaştırma sürecinin finansal koşullar ve iç talep üzerindeki etkileriyle tüketici yıllık enflasyonu 3,2 puan ile sınırlı bir oranda yükselmiş, bu etkinin 2,4 puanlık önemli kısmı doğal gaz tüketiminin artmasıyla birlikte hanelerin bedelsiz kullanım sınırını aşmasına bağlı yukarı yönlü mekanik etkiden kaynaklanmıştır. Bu dönemde enflasyonun ana eğilimi de gerileme kaydetmiştir. Fiyatlama davranışları, özellikle dayanıklı mal
gruplarında olmak üzere, öncelikle temel mallarda görece daha kuvvetli düzelme işaretleri göstermiştir. Hizmet enflasyonu katılık gösterse de talep ve maliyet koşullarına daha duyarlı olan ulaştırma ve yemek hizmetleri enflasyonunda da eğilim son çeyrekte yavaşlamıştır. Konut fiyatlarında süregelen aşırı artışlar ise yerini enflasyonun altında kalan bir aylık yükselişe bırakmış, öncü göstergeler yeni kiralık ilan fiyat artışlarında yavaşlamaya işaret etmiştir. Takip edilen çekirdek, istatistiksel ve model-bazlı göstergeler, yılın son çeyreği boyunca enflasyon ana eğiliminin yavaşladığına işaret etmiştir. Böylelikle, 2023 yılsonu enflasyonu yüzde 64,8 ile yılın son Enflasyon Raporu’nda paylaşılan tahmin aralığının orta noktasına yakın gerçekleşmiştir. Son çeyrek gelişmeleri, enflasyon üzerinde etkili olan unsurlarda parasal sıkılaştırmaya bağlı olarak kademeli bir geri çekilme yaşandığını ortaya koymuştur. Bu dönemde, dış finansman koşulları, rezervlerdeki güçlenme, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmuştur. 2023 sonu itibarıyla Türk lirası mevduatın payı, yıl içinde gerilediği yüzde 32 seviyesinden yüzde 42’nin üzerine çıkmış, tüketici kredileri yıllık büyümesi tepe noktası olan yüzde 60’tan yüzde 40’ın altına, 12 aylık birikimli altın ve tüketim malı ithalatı yıllık büyümesi ise tepe noktası olan yüzde 125’ten yüzde 53’e gerilemiştir.

Kurul 2024 yılına girildiğinde, politika faizini ocak toplantısında yüzde 45’e yükseltmiş, şubat ayında ise parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileri ve parasal aktarımı destekleyen diğer politika adımlarını da göz önünde bulundurarak sabit tutmuştur. Mart ayına gelindiğinde ise, aylık enflasyonun ana eğilimi öngörülenden yüksek gerçekleşmiş, yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi talepte dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmiştir. Bu bağlamda Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak Mart ayı toplantısında politika faizini yüzde 50 düzeyine yükseltmiştir. Ayrıca, operasyonel çerçevede değişikliğe giderek, Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar vermiştir. Operasyonel çerçevedeki değişiklik, faiz oranlarının geldiği yüksek seviye göz önünde bulundurularak yapılan teknik bir düzeltme olup bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı temel politika faizi olarak kullanılmaya devam edilecektir.

TCMB aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdürecektir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruşun; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme  vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşüreceği ve dezenflasyonu 2024 yılının ikinci yarısında tesis edeceği öngörülmektedir.

TCMB’nin temel amacı ve önceliği fiyat istikrarını sağlamaktır. Para politikası bu amaç doğrultusunda oluşturulacaktır. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı politika faiz oranı olmayı sürdürecek, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda ise parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek politika adımları atılmaya devam edilecektir.
 
2024 Para Politikası metninde belirtildiği gibi, enflasyonun gelecek dönemdeki seyri konusunda iktisadi birimlere rehberlik etmesi öngörülen göstergeler, kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon hedefidir. Bu çerçevede, para politikası enflasyonu geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirlenmeye devam edilecektir. Parasal duruşun sürdürülmesi ile enflasyonun 2024 yılı sonunda yüzde 36 olarak gerçekleşeceği, 2025 yılı sonunda yüzde 14 ve 2026 yılı sonunda ise yüzde 9 seviyesine geriledikten sonra yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağı öngörülmektedir. Hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır.

Dezenflasyon sürecinde para ve maliye politikalarının eş güdümü büyük önem arz etmekte olup öngörülebilirliğin artmasını sağlayan Orta Vadeli Program (OVP, 2024-2026) ile somutlaşmış olan kamu politikalarına dair varsayımlar TCMB’nin enflasyon tahminlerine yansıtılmıştır. Bu kapsamda, asgari ücretin yılda bir kez güncellenmesi, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar ile ücret ve vergi ayarlamalarında OVP’de sunulan enflasyon tahminlerinin gözetilmesi ve para politikasındaki sıkı duruşun ihtiyatlı maliye politikası ile desteklenmesi, öngörülen dezenflasyon patikasının tesis edilmesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. OVP kapsamında ilan edilen fiyat istikrarı ve finansal istikrarı destekleyici diğer tedbirlerin de dezenflasyon sürecine katkı vermesi beklenmektedir. OVP’de ilan edilen orta vadeli hedeflere dezenflasyon patikasıyla uyumlu olacak şekilde bağlı kalınması, fiyat istikrarının tesis edilmesinde kritik rol oynayacaktır. Diğer taraftan, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal reformlara devam edilmesi ve arz kapasitesini geliştirecek teknolojik ve dijital dönüşümün desteklenmesi, fiyat istikrarına ve dolayısıyla toplumsal refaha orta ve uzun vadede olumlu katkıda bulunacaktır. Bu kapsamda TCMB, yapısal unsurları analiz etmeye, ilgili politika önerileri geliştirmeye ve enflasyonla mücadelenin önemi konusunda ilgili paydaşlar ve kamuoyu nezdinde farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmalarına devam edecektir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasindan-hukumete-acik-mektup/feed/ 0
Bankalar promosyon miktarlarını güncelledi… Emekliye 18.000 TL https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalar-promosyon-miktarlarini-guncelledi-emekliye-18-000-tl/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalar-promosyon-miktarlarini-guncelledi-emekliye-18-000-tl/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:51:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9668 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu bankalarının emekli promosyonlarını 8 ila 12 bin TL’ye çıkaracağını açıkladı. Erdoğan “Kamu bankalarımız bu yıl ki komisyon ödemelerini 8 bin TL ile 12 bin TL arasında belirledi. Diğer bankalarında bu rakamın altında kalmadan vereceğini umuyorum.” dedi. Kamu bankaları güncellenmiş maaş promosyonlarını 28 Mart’tan itibaren hesaplara yatırmaya başladı.

ÖZEL BANKALAR DA GÜNCELLEMEYE BAŞLADI

Kamu bankalarındaki promosyon artışı üzerine özel bankaların da Nisan ayı itibarıyla promosyon miktarlarını arttırdı. Bazı bankalar promosyon miktarlarını 18 bin TL’ye kadar çıkardı.

EMEKLİ PROMOSYONU NASIL ALINIYOR?

Emekliler emekli maaşlarını istedikleri bankadan alabiliyorlar. Banka da maaşını kendisinden çekmeyi taahhüt eden emeklilere emekli maaşı tutarına göre banka promosyonu veriyor. Maaşlarını taşımak isteyenler bankaya bildirim yapmak zorunda. Bildirim banka şubelerinden veya e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. Taahhüt süresi dolmadan da banka değişikliği yapılabiliyor. Ancak mevcut bankada kalınan sürenin promosyonu emeklide kalıyor, kalanını ise iade ediliyor.

Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

ING BANK

ING Türkiye, emeklilere yönelik nakit promosyon tutarını yükseltti. Emekli maaşını ING Türkiye’ye taşıyan emekliler, maaş tutarına göre 15.000 TL’ye varan ek koşulsuz nakit promosyon kazanıyor. Üstelik, emekli maaşını ilk defa ING’ye taşıyanlar, vadesiz hesaplarına bağlı verecekleri otomatik fatura talimatlarına 3.000 TL’ye varan ek nakit promosyon kazanarak toplamda 18.000 TL’ye varan nakit promosyon fırsatından yararlanabiliyor.

GARANTİ BBVA

Garanti BBVA da promosyon miktarını güncelledi. Maaşını Garanti BBVA’dan alan emeklilere maaşa göre 15.000 TL’ye varan promosyon vaadediliyor.

10.000 TL’ye kadar maaş alanlara 6.250 TL promosyon,

10.000 – 15.000 TL arasından maaş alan emekliler 10.000 TL promosyon,

15.000 – 20.000 TL arasında maaş alan emeklilere 12.500 TL promosyon,

20.000 TL ve üstünde maaş alan emeklilere 15.000 TL promosyon veriliyor.

AKBANK

Akbank da promosyon miktarını 17.500 TL’ye çıkarttı. SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı emekli maaşını 28 Mart – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında Akbank’a taşıyan ve 3 yıl boyunca maaşını bu bankadan almayı taahhüt eden emekliler 15.000 TL’ye varan promosyondan faydalanabilecekler. Buna ek olarak kampanya dönemi içerisinde, Akbank Vadesiz hesabından veya Axess/Wings sahibi olan SGK emeklileri için kredi kartlarından verecekleri ilk 5 yeni otomatik fatura ödeme talimatı için fatura başına 500 TL, toplamda 2.500 TL chip-para ile 17.500 TL ödül fırsatından yararlanabilecekler.

İŞ BANKASI

T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yapılan anlaşma çerçevesinde, 28 Mart – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında ilk emekli maaş ödemesi için İş Bankası’nı tercih eden veya mevcut emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan SGK emeklileri (Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur) 12.000 TL’ye varan nakit promosyon ödemesinden faydalanabiliyor.

YAPI KREDİ

28 Mart 2024 – 30 Nisan 2024 tarihleri arasında SGK emekli aylığı üç yıl boyunca Yapı Kredi’den alma taahhüdü veren müşteriler 18.000 TL’ye varan nakit promosyon fırsatından yararlanabilecekler.

Promosyon Taahhütnamesi’nin imzalanması sonrasında ek bir koşul olmadan; bir aylık net gelir 9.999 TL’ye kadarsa 6.250 TL; 10.000 TL – 14.999 TL arasındaysa 10.000 TL; 15.000 TL – 19.999 TL arasındaysa 12.500 TL; 20.000 TL’ nin üzerindeyse 15.000 TL nakit promosyon ödeniyor.

Ek Ödül Taahhütnamesinin imzalanması sonrasındaki 60 gün içerisinde iki yeni fatura ödeme talimatı verilmesi durumunda maaş baremi bağımsız 1.000 TL ek nakit ödül ödeniyor.

QNB FİNANSBANK

QNB Finansbank emekli müşterilerine 15.000 TL ‘ye varan nakit promosyon ve CardFinans Emekli kredi kartından yıllık 1.200 TL indirim olmak üzere toplamda 16.200 TL’ye varan emeklilik ödülü sunuyor.

ZİRAAT BANKASI VE ZİRAAT KATILIM 

Bankadan yapılan açıklamada SGK (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur) emekli maaş ödemelerini Ziraat Bankası ve Ziraat Katılım aracılığı ile alan müşterilere 12.000 TL’ye varan promosyon ödemesi imkanı sunululuyor. 

3 yıllık peşin promosyon ödemesi yapılmakta olduğunu belirten banka “Müşterilerimizin 2022 yılına ilişkin devam eden promosyon tutarlarını iade etmeden başvuruları alınabilecek olup, 2024 promosyon ödemesi yapılırken önceki döneme ilişkin iade tutarı sistemsel olarak mahsup edilecektir” demekte. 

VAKIFBANK 

Bankadan yapılan promosyon ödemesi açıklaması şöyle: 

Bir aya isabet eden emekli maaşı tutarı;

10.000 TL’ye kadar olanlara 5.000 TL,
10.000-15.000 TL  arasında olanlara 8.000 TL,
15.000-20.000 TL arasında olanlara 10.000 TL,
20.000 TL ve daha fazla olanlara 12.000 TL promosyon ödemesi yapılabilecektir.

HALKBANK

emekli maaşını 3 yıl boyunca Halkbank aracılığıyla almayı taahhüt eden tüm SGK emeklileri 12.000 TL’ye varan promosyon ödemesinden faydalanabilecek.

28.03.2024 tarihinden itibaren aşağıda yer alan tutarlarda yeni dönem promosyon ödemelerine başlanacaktır.

Maaş Tutarı                        Ödenecek Promosyon Tutarı

10.000 TL – 14.999,99 TL     8.000 TL
15.000 TL – 19.999,99 TL    10.000 TL
20.000 TL ve üzeri               12.000 TL

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalar-promosyon-miktarlarini-guncelledi-emekliye-18-000-tl/feed/ 0
İhracatta ilk çeyrek rekoru https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ilk-ceyrek-rekoru/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ilk-ceyrek-rekoru/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:39:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9660 TÜRKİYE, mart ayını 22 milyar 580 milyon dolarlık ihracatla tamamladı. 2024 Ocak-Mart dönemindeki ihracatta ise, 63.7 milyar dolarla tüm zamanların ilk çeyrek rekoru kırıldı.

Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, 2024 Mart’ta geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 4.1 azalarak 22 milyar 578 milyon dolara geriledi. 2024 Ocak-Mart döneminde ise ihracat, yüzde 3.6 artarak 63 milyar 656 milyon dolara yükseldi ve tüm zamanların ilk çeyrek rekoru kırıldı.

Mart ayında ithalat yıllık yüzde 5.7 oranında azalışla 30 milyar 95 milyon dolara gerilerken; ocak-mart döneminde ise ithalat yüzde 12.6 azalışla 84 milyar 128 milyon dolara indi.

OTOMOTİV BAŞI ÇEKTİ

Martta en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; 1 milyar 749 milyon ile Almanya, 1 milyar 301 milyon dolar ile İtalya ve 1 milyar 264 milyon dolar ile de ABD oldu. Mart ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler ise sırasıyla; 3 milyar 900 milyon dolar ile Çin, 3 milyar 680 milyon dolar ile Rusya ve 2 milyar 148 milyon dolar ile de Almanya oldu.

Mart ayı dış ticaret istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, martta 8 sektörün ihracatını artırdığını aktardı ve otomotiv sektörünün yine bu artışta başı çektiğini bildirdi. Buna göre, otomotiv sektörü 3.2 milyar dolarla ilk sıradaki yerini korurken, ilk beşteki diğer sektörler 3 milyar dolarlık ihracatla kimya, 1.6 milyar dolarlık ihracatla hazır giyim, 1.5 milyar dolarlık ihracatla çelik ve 1 milyar 470 milyon dolarlık ihracatla da elektrik-elektronik şeklinde sıralandı.

Ayrıca TİM verilerine göre, martta 81 ilden 43’ünün ihracatı arttı. En fazla ihracat yapan beş il İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve Ankara oldu. Balıkesir, Edirne, Erzincan ve Kocaeli ise, mart ayında tarihlerinin en yüksek ihracat değerine ulaştı. Karadeniz, Doğu Anadolu, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerimiz ihracatlarını artırdı. Birim ihracat değerini en çok artıran iller Yalova, Nevşehir ve Isparta oldu.

DIŞ TİCARET AÇIĞI HIZ KESTİ

TİCARET Bakanlığı’nın verilerine göre, martta geçen yılın aynı ayına göre dış ticaret açığı yüzde 10.3 düşüşle 8.4 milyar dolardan 7.5 milyar dolara geriledi. 2024’ün ilk çeyreğinde ise dış ticaret açığı yüzde 41.2 oranında azalarak 34.8 milyar dolardan 20.5 milyar dolara geriledi. Son 1 yıllık döneme bakıldığında ise açıktaki gerileme yüzde 22 ile 118 milyar dolardan 92 milyar dolara düştü. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Böylece Mayıs 2023’te 122.2 milyar dolara yükselmiş olan 12 aylık yıllıklandırılmış dış ticaret açığı, 10 ay sonunda, Mart 2024’te 92 milyar dolara geriledi” denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “2023 Mayıs ayında 60.1 milyar dolar olan yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, takip eden aylarda 22.6 milyar dolar azalışla, 2024 Ocak ayında yıllıklandırılmış olarak 37.5 milyar dolara geriledi. 2024 Şubat ayı verileri açıklandığı zaman, son 12 aylıkta cari açığın 32 milyar dolar civarına düşmesi beklenmektedir.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracatta-ilk-ceyrek-rekoru/feed/ 0
SURVİVOR KİM ELENDİ, KİM GİTTİ 4 NİSAN 2024 | Dün akşam Survivor All Star eleme düellosunu kim kazandı, Poyraz mı, Hakan mı? Favori ismin vedası şoke etti: ‘ Yeneceğime inanıyordum, büyük patladım…’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-4-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-poyraz-mi-hakan-mi-favori-ismin-vedasi-soke-etti-yenecegime-inaniyordum-buyuk-patladim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-4-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-poyraz-mi-hakan-mi-favori-ismin-vedasi-soke-etti-yenecegime-inaniyordum-buyuk-patladim/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:34:03 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9642

Survivor All Star’dan elenen yarışmacı, dün geceki eleme düellosu heyecanı sonrası netlik kazandı. Tv8 ekranlarında yayınlanan Survivor 2024 All Star’ın 4 Nisan tarihli 76. son bölümünde, kırmızı ve mavi takım ilk olarak ödül oyunu mücadelesi verdi. Güç, denge ve hızın ön planda olduğu oyunda takımlar zorlu anlar yaşarken, kazanan mavi takım oldu. Bu hafta takım arkadaşları tarafından potaya gönderilen yarışmacılar Hakan, Sercan, Poyraz ve Özgür olmuştu. Erkekler potasında yer alan eleme adayları düelloda karşı karşıya geldi. Nefeslerin tutulduğu oyunun finalinde Hakan’a yenilen Poyraz adaya veda etti. Poyraz’ın vedası karşısında takım arkadaşları gözyaşlarına hakim olamadı. Peki, 4 Nisan 2024 Survivor’dan kim elendi? İşte, Survivor All Star’dan elenen isim ve yeni bölüm fragmanı.

SURVİVOR’DAN KİM ELENDİ?

Heyecanına hız kesmeden devam eden Survivor All Star’da eleme potasına giren Hakan, Sercan, Poyraz ve Özgür eleme düellosunda karşı karşıya geldi. Performans eşleşmesine göre ilk düello Hakan ve Özgür arasında gerçekleşti. Bu etabın sonunda Özgür kazanarak eleme potasından çıktı.

İkinci karşılaşma ise Sercan ve Poyraz arasında oldu. Bu karşılaşmanın kazananı ise Sercan oldu. Böylece potadan Sercan çıktı.

Üçüncü etapta bu kez Poyraz ve Hakan karşı karşıya geldi. 5 olan yarışmacının adaylığının düşeceği oyunda Hakan ve Poyraz kazanmak için elinden geleni yaptı. Nefeslerin tutulduğu etapta Hakan’ın aldığı son sayı ile Hakan düelloyu 5-3 kazandı. Adaya veda eden Poyraz son kez duygularını dile getirdi.

“YENECEĞİME İNANIYORDUM BÜYÜK PATLADIM”

Survivor’dan elenen Poyraz, “Ne diyeceğim hakkında hiçbir fikrim yok, beynim yanmış durumda. Algılayamıyorum, idrak edemiyorum şuan olup biteni. Hakan’ı çok tebrik ediyorum, Sercan keza. Sercan beni darmaduman etti, sorumlusu Sercan. Zaten iyi değildim, mental olarak son bir aydır kötü dönemden geçiyorum. Toparlamaya çalışıyordum kendimi sürekli düzeltmeye çalışıyordum, kafamı tekrar buraya odaklamaya çalışıyordum. En son çare olarak da arkadaşlarıma da bu yüzden bunun ısrarını yaptım. Kendimi iyi hissetmeye başlamıştım.

Böyle bir ateşlenmeye hırslanmaya gerçek Survivor’ı tatmaya düelloyu tatmaya ihtiyacım vardı. Kendime de çok güveniyordum açıkçası. Sercan’la iddialaşmalarımız meydan okumalarımız… Kendime olan güvenim tamdı ve yeneceğime de inanıyordum. Olmadı büyük konuştum büyük patladım. Büyük pakete ben girdim bu sefer. Yolumun daha büyük olduğunu düşünüyordum, hedeflerim büyüktü. Sonuna kadar gideceğime de inancım tamdı. Bu çöküntüden bir şekilde çıkacağıma da inanıyordum. Olmadı yapamadım başarısız oldum. Özellikle ailemden dostlarımdan çok özür diliyorum. Seda beni uzun bir süre affetmeyecektir, Damla da öyledir. Ben onlardan beni yazmalarını istedim zorla yaptım bunu. Onlar da bana olan saygısından sevgisinden güven duygularından dolayı istediğimi verdiler bana. Onlar için de kötü oldu, takımda olup onlara destek olamayacağım için de üzgünüm. Teşekkür ederim.” dedi.

SURVİVOR’DA ÖDÜLÜ KİM KAZANDI?

Öte yandan Survivor’da 4 Nisan eleme düellosundan önce kırmızı ve mavi takım yarışmacıları, ödül için Survivor ödül oyununda karşı karşıya geldi. Parkurda sayı almaya çalışan mavi ve kırmızı takım zorlu anlar yaşadı.

Yiyecek ödülü için tek etaplı oynanan oyunda Batuhan-Ogeday, Nefise-Hilmicem karşılaşması kazananı belirledi. Ogeday’ın son sayısı ile ödülü 6-3 mavi takım kazandı.

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-kim-elendi-kim-gitti-4-nisan-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-duellosunu-kim-kazandi-poyraz-mi-hakan-mi-favori-ismin-vedasi-soke-etti-yenecegime-inaniyordum-buyuk-patladim/feed/ 0
Bakan Bayraktar tarih verdi: Birkaç ay içerisinde başlayacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-tarih-verdi-birkac-ay-icerisinde-baslayacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-tarih-verdi-birkac-ay-icerisinde-baslayacak/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:06:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9602 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İran’da temaslarına devam ediyor. İran Petrol Bakanlığının ardından İran Enerji Bakanlığını ziyaret eden Bakan Bayraktar, İran Enerji Bakanı Ali Ekber Mehrabian ile ikili ve heyetlerarası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

MEHRABİAN: TÜRKİYE ELEKTRİĞE İHTİYAÇ DUYAN VE TÜKETEN BİR ÜLKE

Mehrabian, “Türkiye Enerji Bakanı Sayın Bayraktar ile enerji alanında işbirliğini artırma ve geliştirmeye yönelik olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. İki ülke enerji ve özellikle elektrik alanında çok iyi potansiyellere sahip. Türkiye elektriğe ihtiyaç duyan ve tüketen bir ülke. Diğer yandan elektrik tüketimi fazla olan Avrupa ülkeleri ile de bağlantısı bulunmakta. İran elektrik üreten ve tüketen ülke olarak bu alanda önemli işbirliği potansiyeli olan bir ülkedir” dedi.

Yapılan görüşmelerde söz konusu potansiyeller ve işbirliği fırsatlarının ele alındığını belirten Mehrabian, “Görüşmeler neticesinde iki ülke arasında elektrik alışverişinin sağlanması konusunda olumlu anlaşmalara varıldı. En kısa zamanda iki ülke uzman heyetleri varılan anlaşmaların uygulanması noktasında gerekli çalışmaları başlatacaklar” ifadelerini kullandı.

BAKAN BAYRAKTAR: ELEKTRİK TİCARETİ İKİ ÜLKE ARASINDA BAŞLAYACAK

Bakan Bayraktar ise, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak İran’a ilk resmi ziyaretimizi yapmış oluyoruz. Esas itibariyle bu ziyaretimizin temel amacı, ocak ayında Sayın Devlet Başkanı Reisi’nin Cumhurbaşkanımızı Ankara’da ziyareti, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 8’inci toplantısı vesilesiyle alınan kararları takip etmek, uygulamaya geçilecek projeleri birlikte değerli meslektaşlarımızla müzakere etmek ve konuşmak için buraya geldik” dedi.

Bakan Bayraktar, “Enerji dediğimizde sadece doğalgaz ağırlıklı, petrol ve petrol ürünleri ağırlıklı alanın yanında, aynı zamanda elektrik ticaretinde de iki ülke arasında çok önemli fırsatlar olduğunu söyleyebiliriz. Bu anlamda Türkiye aslında tüm komşuları ile ama dost ve kardeş ülke İran ile de elektrik iletim şebekesini birbirine bağlayan ve bu kapasiteyi artıran çok önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Türkiye’ye İran’dan elektrik iletimi ve zaman zaman da Türkiye’den ihtiyaç duyulan saatlerde İran’a elektriğin ihraç edilmesi noktasında görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah en kısa süre içerisinde, belki birkaç ay içinde bu çalışmalarımız neticesinde elektrik ticareti iki ülke arasında başlayacaktır” ifadelerini kullandı.

YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDA İŞBİRLİĞİ

Bakan Bayraktar, “Bugün Sayın Bakan ile üzerinde konuştuğumuz iki önemli konu daha var. Bunlardan bir tanesi yenilenebilir enerji alanında işbirliği. Türkiye’de bugün ulaştığımız, rüzgarda ve güneşte toplam 25 bin megawattlık kapasite ile oluşturduğumuz bu müktesebatı ve buradaki tecrübeyi şirketlerimiz vasıtasıyla inşallah İran’ın çok önemli yenilenebilir kapasitesini, potansiyelini hayata geçirme noktasında da çalışmalarımızı sürdürme kararı aldık. Son olarak diğer alanımız da enerji borsamız EPİAŞ’ın kazanımları ve tecrübelerini de yine İran’da oluşturulması planlanan enerji borsasına aktarabilmek ve burada da iki kurumun bir arada işbirliğini önümüzdeki süreçte daha da artırarak devam ettirmek” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-tarih-verdi-birkac-ay-icerisinde-baslayacak/feed/ 0
Bakan Bayraktar: İran, bizim çok önemli bir tedarikçimiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-iran-bizim-cok-onemli-bir-tedarikcimiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-iran-bizim-cok-onemli-bir-tedarikcimiz/#respond Fri, 21 Jun 2024 09:12:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9590 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, çeşitli temaslarda bulunmak üzere İran’ın başkenti Tahran’a geldi. Ziyareti kapsamında ilk olarak İran Petrol Bakanlığı’nı ziyaret eden Bakan Bayraktar’ı Petrol Bakanı Cevad Ovci karşıladı. İki bakan, ikili ve heyetlerarası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. İran Petrol Bakanı Cevad Ovci, “Cumhurbaşkanımızın (İbrahim Reisi) Türkiye ziyaretinde gerçekleştirilen görüşmelerde iki ülkenin enerji alanında iş birliğini artırması kararlaştırılmıştı. Bu kapsamda Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar Bey ile görüştük. Görüşmemizde Türkiye ile mevcut doğal gaz sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin müzakerelerin yapılması kararlaştırıldı. Söz konusu sözleşme 2026 yılında sona eriyor. Sözleşme kapsamında bizim Türkiye’ye günlük 30 milyon metreküp doğal gaz göndermemiz gerekiyor. İki ülkenin sözleşmenin uzatılması talebi doğrultusunda bugün resmi olarak İran Milli Gaz Şirketi ve BOTAŞ arasında bu konu müzakere edilecek” ifadelerini kullandı.

“İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAYA HAZIRIZ”

Ovci ise, “Ayrıca Türkiye ile İran arasında enerji iş birliğini artırmak, Türk şirketlerinin İran’da enerji alanına yatırım yapabilmeleri konularını ele aldık. Bu konuda Türkiye’nin önde gelen şirketleri bize tanıtıldı ve biz de bugünden itibaren iş birliğini artırmaya yönelik çalışmalarımıza başlayacağız. Sayın Bayraktar ile görüşmemizde, petrol ve doğal gaz sahalarının kalkındırılması, petrol tesisleri ve petrokimya sektörlerinde iş birliğini artırmaya Tahran olarak hazır olduğumuzu belirttik” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE İLE İRAN’IN TİCARET HACMİNİ ORTA VADEDE 30 MİLYAR DOLARA ÇIKARMA HEDEFİ KOYULDU”

Bakan Bayraktar ise konuşmasında Tahran’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, “Buraya birçok kez geldim. Ama şimdi burada Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak bulunuyorum. Bu çalışma toplantımızın esas sebebi ocak ayında Sayın İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin ülkemizi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyareti ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantılarında alınan kararların ve orada imzalamış olduğumuz enerji mutabakatı anlaşmasının takibi ve onun kararlarını yerine getirmek için burada bulunuyoruz” dedi.

Bayraktar, “Çok kıymetli kardeşim ve meslektaşım Cevad Bey’in belirttiği gibi iki ülke sayın cumhurbaşkanları Türkiye ile İran’ın ticaret hacmini orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefini koydular. Dolayısıyla bu ticaret hacmine ulaşılabilmek için özellikle bizim alanımızda, enerji ve tabii kaynaklar alanında, petrol, doğal gaz ve elektrik alanında iki ülkenin yapacakları birçok iş birliği alanları var” ifadelerini kullandı.

“İRAN, BİZİM ÇOK ÖNEMLİ BİR TEDARİKÇİMİZ”

Doğal gaz alanında İran ile 30 yıla yaklaşan ticaret işbirlikleri olduğunu belirten Bayraktar, “Doğal gaz Türkiye için oldukça önemli. Çünkü biz doğal gazı sanayide, evlerimizde ve elektrik üretiminde kullanıyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nın doğal gaz arzını kesintisiz bir şekilde sağlaması için birçok farklı kaynaktan doğal gaz ithalatı söz konusu. İran da bu anlamda bizim çok önemli bir tedarikçimiz. İnşallah bundan sonraki dönemde bugün itibariyle başladığımız müzakereleri hızlı bir şekilde sonuçlandırıp, bu gaz tedarik anlaşmamızı daha da ileri götürecek adımları atmış oluruz” dedi.

Bayraktar, “Bugün bu projelerin hem teknik olarak çalışma grupları arasında müzakerelerin başladığı ve özellikle ticaret hacmini daha ileri götürecek adımları atmakla alakalı bir çalışma ziyareti bugün gerçekleştirmiş oluyoruz. Özellikle konuştuğumuz konulardan bir tanesi, doğal gaz sahalarının, doğal gaz üretiminin geliştirilmesi ve doğal gaz altyapı projelerine yatırım yapılması, bu projelerin gerçekleştirilmesi. Dolayısıyla bu konular da gündemimizdeydi. Hem sayın bakanla hem de ilgi şirketlerle bu projeleri de görüştük ve görüşmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bayraktar-iran-bizim-cok-onemli-bir-tedarikcimiz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Bayramda 35 milyon kişi yollarda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:33:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9520 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir  Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması nedeniyle yoğun araç trafiği yaşanacak şehirler arası yollarda vatandaşların rahat ve güvenli yolculuk etmelerini sağlamak için gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti. Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmalarının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Bakan Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı. Bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde, trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğini anımsatan Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ile 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bayram coşkusunu acıya çevirmemek için bu konuya özellikle hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz” dedi.

‘BÜTÜN BİRİMLER TEYAKKUZ HALİNDE OLACAK’

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sorumluluğundaki 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzurlu ve rahat bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlamak için bütün önlemleri aldıklarını ifade eden Uraloğlu, “Yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı, ülke geneline yayılmış 18 bölge müdürlüğü, 122 şube şefliği, 15 tünel bakım işletme şefliği, 25 otoyol bakım işletme şefliği ve 16 yap-işlet-devret bakım işletme şefliğinde kesintisiz hizmet verilecektir. Kara yollarına bağlı bütün birimler bayram boyunca teyakkuz halinde olacak. Vatandaşların güvenli yolculuğu için 7 gün 24 saat çalışma esasıyla hizmet vereceğiz” diye konuştu.

‘BAYRAM SÜRESİNCE YOL ÇALIŞMALARI DURDURULACAK’

Özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğini dile getiren Uraloğlu, yol bakım çalışmaları olan kesimlerde ise yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerinde trafik işaretlemelerinin yapıldığını belirtti. Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık olan bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemeleri için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini söyleyen Uraloğlu, “Özellikle otoyollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında da bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile iş birliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumları hakkında bilgi alması gerektiğini işaret ederek, “Vatandaşlarımız, Karayolları Genel Müdürlüğü web sitesinde yer alan güzergah analizi programını kullanabilirler. Bu programla en uygun güzergah ve alternatif yolların yanı sıra kapalı ve çalışma yapılan yolları da öğrenebilecekler. Ücretsiz Alo 159 hattından da yol durumlarına ilişkin bilgi alınabilecekler” dedi.

‘YHT’DE 18 BİN 84 KOLTUK ARTIŞI SAĞLAYACAĞIZ’

Uraloğlu, bayram nedeniyle uzun bir tatil dönemini kapsayan 5 -15 Nisan tarihleri arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına gittiklerini belirterek, “Yüksek Hızlı Tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi cumartesi günleri de işletilecek” diye konuştu.

Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferlerin tatil dönemi sonrasında da devam edeceği müjdesini veren Uraloğlu, “Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık” açıklamasında bulundu.

‘ANAHAT VE BÖLGESEL TRENLERE VAGON İLAVE EDİLECEK’

Bakan Uraloğlu, 5 Nisan ile 15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde ayrıca İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi gibi önemli bölgesel trenlere pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini kaydederek, “Buna göre anahat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacaktır. Bu sayede bayram boyunca demir yollarımıza toplamda 33 bin kişilik ek kapasite sağlamış olacağız” dedi.

HAVALİMANLARI BAYRAMA HAZIR

Ramazan Bayramı’nda rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların da yapıldığının altını çizen Uraloğlu, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak” ifadelerini kullandı.

OTOBÜS FİYATLARINA SIKI DENETİM

Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatili döneminde oluşabilecek yolcu yoğunluğu nedeniyle vatandaşların otobüs bileti bulmada da sorun yaşamamaları amacıyla önlem alındığını bildirdi. Bu amaçla, otobüs firmalarına turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirten Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren ve fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde kara yoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli bir artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-bayramda-35-milyon-kisi-yollarda/feed/ 0
Hazine Bakanı Şimşek’ten enflasyon değerlendirmesi: Hedef için ne gerekiyorsa yapacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-bakani-simsekten-enflasyon-degerlendirmesi-hedef-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-bakani-simsekten-enflasyon-degerlendirmesi-hedef-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:48:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9451 Türkiye Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketicinin mart ayı enflasyonu beklentilerin altında gerçekleşerek yüzde 3.16 oldu. Yıllık bazda enflasyon ise yüzde 68.50 olarak kaydedildi. Veriler yılın ilk üç ayında enflasyonun yüzde 15 olduğunu gösterdi.

EN FAZLA ARTIŞ EĞİTİMDE

TÜİK mart ayı verilerine göre ana harcama grupları itibarıyla mart ayında en fazla artış eğitim grubunda oldu. Eğitim grubu yüzde 13.08 oranında arttı. Haberleşme aylık bazda artan ikinci ana grup oldu. Bu gruptaki artış da yüzde 5.65 olarak gerçekleşti. Lokanta ve oteller yüzde 3.95, eğlence ve kültür yüzde 3.74, konut yüzde 3.42 ve gıda grubundaki artış da yüzde 3.40 oldu. Yıllık bazda da eğitim grubu ilk sırada yer aldı. Eğitim grubundaki yıllık artış yüzde 104.07 olurken, eğitimi yüzde 94.97 ile lokanta ve oteller, yüzde 80.25 ile sağlık, yüzde 79.92 ile ulaştırma ve 70.41 ile
gıda izledi.

ORTAÖĞRETİM MARTTA YÜZDE 21.30 ARTTI

Mart ayında en yüksek artış yüzde 21.30 ile orta öğretimde yaşandı. Kuzu eti yüzde 18.58 artarken, dana eti yüzde 14.65, kümes hayvanları eti yüzde 12.19 oranında artış gösterdi. Mücevheratlardaki artış yüzde 10.37 olurken, yatak odası mobilyalarındaki artış yüzde 6.03, taze meyvelerdeki artış da yüzde 4.99 oldu. Margarindeki artış yüzde 4.84, yemek odası ve oturma odası mobilyalarındaki artış yüzde 4.61, yiyecek hizmetlerindeki artış da yüzde 4.54 oldu.

ÖNGÖRÜMÜZ DOĞRULTUSUNDA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada aylık enflasyonun öngörüleri doğrultusunda mart ayında gerilediğini belirterek şöyle devam etti: “Para politikasındaki ilave sıkılaşma talepteki dengelenmeye önemli katkı sağlarken, dış finansman imkânlarının daha da artması makro finansal istikrarı güçlendirecektir. Deprem hariç harcama kontrolüyle sıkılaşacak maliye politikası ile birlikte tüm bu gelişmeler enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlayacak ve dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız.”

İŞYERİ KİRA ARTIŞ ORANI BELLİ OLDU

ENFLASYON rakamlarının açıklanmasıyla işyeri kira artış oranı da belli oldu. Buna göre; bu ay sözleşmesi yenilenen işyeri kiracılarına TÜFE 12 ay ortalamasına göre en çok yüzde 57.50 zam yapılacak. Mülk sahibi dilerse daha düşük oran belirleyecek, ancak bu oranı aşamayacak. Kira zam oranı anlamına da gelen TÜFE 12 ay ortalaması 2022 sonunda yüzde 70’i aşarken, 2023 yılı ikinci yarısından sonra yüzde 50 bandına inmişti. Son açıklanan mart verisi, benzer seviye olmakla birlikte son 9 ayın en yüksek oranı olarak da dikkat çekti. Konut kiralarında ise zam sınırı sürüyor. Bu sınırlamaya göre 2 Temmuz tarihine kadar sözleşmesi yenilenecek konut kiracılarına en çok yüzde 25 zam yapılacak. Haziran 2022’de getirilen, sonra bir yıl daha uzatılan kiraya zam sınırlamasının bu tarih itibarıyla sona ermesi bekleniyor. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-bakani-simsekten-enflasyon-degerlendirmesi-hedef-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagiz/feed/ 0
Süper kahraman Umut, Emirkıran ailesine karşı! ‘Bir anne-baba 17 yaşında çocuğa neden araba verir’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-kahraman-umut-emirkiran-ailesine-karsi-bir-anne-baba-17-yasinda-cocuga-neden-araba-verir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-kahraman-umut-emirkiran-ailesine-karsi-bir-anne-baba-17-yasinda-cocuga-neden-araba-verir/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:44:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9439 Dizinin yeni bölümünde;

Fecir ile bağış töreninde bir araya gelen Umut, her sözü ile düşmanını biraz daha iğneledi.

Aynı dakikalarda Rıza, kendisini öldürmek için kiralanan katil ile yüz yüzeydi…

Çok geçmeden Neşet’ten Umut’a beklenmedik bir telefon geldi. Hapishanede tatsız şeyler olduğunu öğrenen Umut, babasının yanına koştu.

Babasının öldüğünü düşünen Umut, gerçeği öğrenince derin bir nefes aldı.

Ölümle burun buruna olan Rıza’yı kimseye fark ettirmeden kurtaran kişi Harun’un ayarladığı mahkumdu.

Meryem’in oğlu Furkan, lüks aracı ile bir kuryeye çarptı ve ölümüne neden oldu. Kötü haber Meryem’e Savcı Süreyya ile yemekteyken geldi.

Meryem, ehliyeti dahi olmayan oğlunu kurtarmak için abisi Bünyamin’in kapısını çaldı.

Asmayın suratınızı Bünyamin Emirkıran hayattayken size kimse dokunamaz!

Olay yerine giden Savcı Süreyya, bütün tutanakları ve ifadeleri aldı.

Bünyamin’in yardım için aklına gelen ilk kişi Harun oldu. Şoförünün bir kazaya karıştığını ve kuryenin öldüğünü söyleyen Meryem, Harun’a bu davada titizlikle çalışmasını istedi.

Büroya döndüğünde odasında kendisini bekleyenleri gören Harun, Fecir’i Rıza’yı kurtaran kişinin kendisi olmadığı konusunda ikna etmeye çalıştı… Başarılı da oldu.

Alev’e gönlünü kaptıran Fecir, adım adım genç avukatı takip etmeye devam etti. Başlarda Fecir’i reddeden Alev, Fecir’in ağzından kaçırdığı cümlenin ardından akşam yemeği teklifini kabul etti.

Harun, kuryeye çarptığı iddia edilen şoför ile görüşürken; Umut ve Neşet de acılı ailenin yanındaydı.

Neşet’i de yanına alarak olay yerine giden Umut, davanın seyrini değiştirecek bir detayı yakaladı.

İlk duruşmada müvekkilini kurtaracağının garantisini veren Harun, bir kez daha Umut’un hamlesi ile bozguna uğradı.

Elindeki kanıtları mahkemeye sunan Umut, şoförün tutuklanmasını sağladı.

Kazayı yapan asıl kişinin Furkan olduğunu öğrenen Harun, Kadir’e hesap sordu.

Bir anne-baba 17 yaşında çocuğa neden araba verir?

Emirkıranlar’ın pisliklerin, temizlemekten sıkılan Harun, davayı Alev’e verdi.

Umut, yalancı şahitlik yaparak babasının hapse girmesine katkıda bulunan Makbule ile yıllar sonra karşılaştı. Babasının dosyasını yeniden açtırabilmek için Makbule’den yardım isteyen Umut, ona telefon numarasını bıraktı.

Umut’u takip eden Azad, gelişmeleri Fecir’e anlattı. Rıza’dan kurtulmayı başaramayan Fecir, Azad’a Makbule’yi öldürmesi için talimat verdi.

Babasını ziyarete giden Umut, ona güzel haberi verdi. Uzun süre oğlunu hatırlamayan Rıza, söyledikleri ile Umut’un kalbine dokundu.

Avukat benim bir oğlum mu var? Çıkarın beni buradan… Oğlum için çıkarın…

Farkında olmadan her geçen gün Umut’a biraz daha yakınlaşan Rüya, genç avukatın geçmişin, araştırdı. Rüya, sorduğu kritik soru ile her şeyin tesadüf olduğunu söyleyen Umut’u köşeye sıkıştırdı.  

Babanın eski bir Emirkıran çalışanı olması da mı mesela?

Makbule’yi öldürmek için talimat alan Azad, Fecir’in bu isteğini yerine getirmedi.

Ben senin için her şeyi yaparım ama insan öldüremem…

Kuryenin hayatını kaybettiği kazanın ikinci duruşmasında Umut ile Rüya karşı karşıya geldiler.

Umut, elindeki delilleri mahkeme başkanına tek tel sunarak kazayı yapan asıl kişinin 17 yaşındaki Furkan olduğunu ispat etti.

Bu bir kaza değil, cinayettir. Ve bu cinayetin Failleri Furkan Laçiner ile annesi Meryem Laçiner’dir…

Her şeyin ortaya çıkmasının ardından panik yaşayan ve yurtdışına kaçma planları yapan Meryem ile Furkan, polisler tarafından yakalandı.

Fecir ile Alev’in akşam yemeği Rüya’nın telefonu ile bölündü. Fecir’in kardeşi ile konuştuğu sırada internete düşen videoyu izleyen Alev, hızlı bir vedanın ardından Umut’un ofisine gitti.

Ofisteki gizli odayı bulan Alev, Umut’un gerçek niyetini anladı.  

Dizinin final sahnesinde;

Vicdan azabına yenilen Makbule, Umut’u arayarak ona her şeyi anlatacağını söyledi. Makbule’nin verdiği adrese giden Umut, tek tanığının öldürüldüğünü görünce şoke oldu.

Bir anda eve gelen polisler, cesedin başında buldukları Umut’u büyük bir çaresizlikle karşı karşıya bıraktılar:

Katil babanın katil oğlu…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-kahraman-umut-emirkiran-ailesine-karsi-bir-anne-baba-17-yasinda-cocuga-neden-araba-verir/feed/ 0
Bakan Bolat açıkladı: E-Birliktelik kampanyası başlatıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-e-birliktelik-kampanyasi-baslatiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-e-birliktelik-kampanyasi-baslatiyoruz/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:03:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9388 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen şehirlerde ticareti canlandırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile birlikte hazırlanan “Deprem Bölgesi E-Birliktelik” kampanyasının lansmanına katıldı. Burada konuşan Bolat, Ticaret Bakanlığınca yapılan çalışmaların yanı sıra toplamda 75 işletmenin katılımıyla ‘E-ticarette Deprem Yardımlaşma Seferberliği (E-Seferberlik) başlatıldığını belirterek, “Yardımlaşma seferberliği çerçevesinde deprem bölgesine yardım amacıyla toplamda 397 milyon 76 bin 249 Türk Lirası değerinde 4 milyon 716 bin 579 adet ürünün e-ticaret platformları aracılığıyla satışı sağlanmıştır” diye konuştu.

“DEPREMDEN ETKİLENEN 11 İLE DESTEK OLMAK AMACIYLA E-BİRLİKTELİK KAMPANYASINI BAŞLATIYORUZ”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ile destek olmak amacıyla “Elektronik Ticaretle Birlikte Çok Daha İyiye (E-Birliktelik)” kampanyasını başlattıklarını dile getiren Bolat, sözlerine şöyle devam etti:

“Deprem bölgesinde yer alan ancak daha önce e-ticaret faaliyetinde bulunmayan esnaf ve tacirlerimize kampanyaya katılım sağlayan e-ticaret şirketleri; 1 ila 3 ay komisyonsuz ya da düşük komisyonlu satış desteği verilmesi, e-ticarete ilişkin altyapı, reklam, pazarlama ve platformda görünürlük desteği verilmesi, bölgeye ait coğrafi işaretli ürünlerin ihracatını kolaylaştırıcı çalışmalar yapılması, hem esnaf ve tacirlere hem de esnaf ya da tacir olmayan dezavantajlı gruplara (ev hanımları ve engelli bireyler gibi) e-ticaret eğitim desteği verilmesi gibi destekler sağlayarak, deprem bölgesinde ticaretin canlandırılmasına katkı vereceklerdir.”
Bolat, hazırlanan E-Birliktelik kampanyası ile deprem bölgesinde sürdürülebilir bir e-ticaret ekosistemi inşası, milli zenginliklerin uluslararası arenaya tanıtılması ve henüz e-ticaret ile tanışmayan esnaf ve ’lerin ürünlerini yepyeni pazarlara tanıtabilmesini hedeflediklerini kaydetti.

“E-TİCARETİN GENEL TİCARET İÇİNDEKİ PAYI DA İLK KEZ YÜZDE 20’NİN ÜZERİNE ÇIKTI”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise deprem bölgesinin süratle toparlanması adına yapılabilecek belki de en önemli faaliyeti, üretim ve ticaret hayatına doğrudan etki edecek çalışmalar olacağını dile getirerek, “Bu anlamda teknoloji ve dijital çağın bize sunduğu imkanlardan en verimli şekilde faydalanmalıyız. Ticaret Bakanlığımızın açıkladığı son verilere göre 2023 yılının ilk 6 ayında e-ticaret hacmi 652 milyar liraya ulaştı. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı da ilk kez yüzde 20’nin üzerine çıktı. Demek ki, tüketiciler artık dijital ortamı tercih ediyor” dedi.

“KAMPANYA 3 AY BOYUNCA DEVAM EDECEK”

Hisarcıklıoğlu, kampanyanın 3 ay boyunca devam edeceğine dikkat çekerek, “E-Ticaret Meclis Üyesi 20 şirketimiz, deprem bölgesinde yer alan yerel üretici ve satıcılarımıza çeşitli destekler sunacak. Kampanya ile e-ticaret şirketlerimiz, deprem bölgesinde bulunan ve e-ticaret platformlarında satış yapacak şirketlerden 3 ay boyunca komisyon ve hizmet bedeli alınmayacağını taahhüt ediyor. Bunun yanında bölgedeki satıcıların ve ürünlerinin ülke genelinde öne çıkmaları ve satış miktarlarını artırmaları adına reklam desteği verilecek” açıklamasında bulundu.

“KADIN GİRİŞİMCİLERİN HAZIRLADIĞI ÜRÜNLER İLE COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİN SATIŞINA ÖNCELİK VERİLECEK”

Kampanya dönemi boyunca kadın girişimcilerin hazırladığı ürünler ile coğrafi işaretli ürünlerin satışına öncelik verileceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Bu ürünlerin ayrı bir etiketle öne çıkarılması sağlanacak. Böylece 81 ilden tüketicilerimizin bu ürünlere daha kolay erişmesi sağlanacak. E-ticaret şirketlerimiz yine bu kampanya kapsamında yöresel ürünlere alım garantisi verecek. İlave olarak ihtiyaç sahipleri için gıda paketi desteği sağlanacak” ifadelerini kullandı.
Lansmana Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi Başkanı Ozan Acar ve kampanyada yer alacak 20 şirketin temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-e-birliktelik-kampanyasi-baslatiyoruz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Limanlarda rekor kırıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-limanlarda-rekor-kirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-limanlarda-rekor-kirildi/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:00:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9352  

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılının ilk çeyreğinde yaşanan ekonomik iyileşmenin ticari hayata yansımaya başladığını belirterek, 2024 yılı ilk çeyreğinde limanlarda elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 134 milyon 327 bin 597 tona yükseldiğini bildirdi. Uraloğlu, limanlarda elleçlenen konteyner miktarının ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 gibi rekor bir oranda artarak 3 milyon 350 bin 817 TEU’ya ulaştığını açıkladı.

Mart ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının, 5 milyon 699 bin 607 ton olarak gerçekleştiğini de belirten Uraloğlu, “Dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biriyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizi dünyanın önemli bir liman merkezi haline getirdik. Deniz ticaret hacmimizi artırarak ülkemizin ekonomi ve istihdamını geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ocak-Mart dönemine ilişkin denizcilik istatistiklerini açıkladı. Bakanlık olarak denizciliğin daha da gelişmesi, denizlerden sağlanan imkânların artırılması, kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için gerekli bütün atılımların ve yatırımların yapıldığının altını çizen Uraloğlu, Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerini ifade etti.

 

“3 AYDA ELLEÇLENEN YÜK MİKTARI 134 MİLYON 327 BİN TONA ULAŞTI”

Bu yılın Mart ayında Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarının 47 milyon 351 bin 510 ton olarak gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, “Ocak-Mart döneminde limanlarımızda elleçlenen yük miktarı ise toplam 134 milyon 327 bin 597 tona ulaştı. Mart ayında limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,4 artarak 12 milyon 804 bin 476 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 artarak 23 milyon 880 bin 435 ton olarak gerçekleşti. Mart ayında dış ticaret taşımaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,8 artarak 36 milyon 684 bin 911 ton olarak gerçekleşti” dedi.

 

“EN FAZLA ARTIŞ GÖSTEREN YÜK MOTORİN OLDU”

Bakan Uraloğlu, Mart ayında bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin motorin elleçlemesi olduğunu kaydederek, limanlardan 3 milyon 507 bin 326 ton motorin yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Bunu 40’lik dolu konteynerlerde taşınan yükler ile demir cevheri ve konsantrelerinin izlediğini anlatan Uraloğlu, “Mart ayında portland çimento yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ihracat yükleri içinde içerisinde 1 milyon 40 bin 381 tonla ilk sırayı aldı. Söz konusu yük cinsini, motorin ve feldispat yük cinsleri takip etti. Ham petrol yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ithalat yükleri içinde ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, hurda demir ve briketlenmemiş taşkömürü yük cinsleri takip etti.” İfadelerini kullandı.

 

“EN FAZLA YÜK İTALYA’YA YAPILAN TAŞIMALARDA ELLEÇLENDİ”

Mart ayında deniz yolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD ve İspanya’ya yapılan taşımaların takip ettiğini, ithalatta ise en fazla yük elleçlemesinin Rusya’dan yapılan taşımalarda görüldüğünü söyleyen Bakan Uraloğlu, Mart ayında limanlarda elleçlenen dış ticarete konu 36 milyon 684 bin 911 ton yükün yüzde 8,1’inin Türk bayraklı gemilerle taşındığının altını çizdi. Bakan Uraloğlu, “Mart ayında Türk bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı 2 milyon 965 bin 1 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,1 arttı. Yabancı bayraklı gemiler ile taşınan yük miktarı ise 33 milyon 719 bin 910 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 arttı.” dedi. Uraloğlu, Mart ayında limanlarda elleçlenen konteyner miktarının 1 milyon 169 bin 846 TEU’ya ulaştığına işaret ederek, Ocak-Mart döneminde limanlardan elleçlenen konteyner miktarının da 3 milyon 350 bin 817 TEU’ya çıktığını belirtti.

 

“EN FAZLA YÜK ALİAĞA’DA ELLEÇLENDİ”

Uraloğlu, Mart ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının, 5 milyon 699 bin 607 ton olarak gerçekleştiğini belirtti. Mart ayında kabotajda taşınan yük miktarının ise 4 milyon 966 bin 992 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 azaldığına işaret eden Uraloğlu, “En fazla yük elleçlemesi 7 milyon 720 bin 348 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleşti. Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 7 milyon 365 bin 591 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 669 bin 99 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti. ” değerlendirmesinde bulundu.

 

“DENİZCİLİKTE ULUSLARARASI ARENADA ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUMDAYIZ”

Bakan Uraloğlu, deniz ticaretinde yaşanan gelişmelerin 2024 yılı başından itibaren ülke ekonomisinde yaşanan gelişmelere paralel olarak arttığını söyledi. Türkiye’nin denizcilik sektöründe de her geçen gün büyüdüğüne işaret eden Uraloğlu, “Denizcilik alanında uluslararası arenada çok önemli bir konumda olduğumuzu artık gururla söyleyebiliyoruz. Dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biriyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizi dünyanın önemli bir liman merkezi haline getirdik. Deniz ticaret hacmimizi artırarak ülkemizin ekonomi ve istihdamını geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-limanlarda-rekor-kirildi/feed/ 0
Promosyon  yarışı hızlandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/promosyon-yarisi-hizlandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/promosyon-yarisi-hizlandi/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:19:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9304 Bankaların son günlerde emeklilere verdiği promosyon ödemelerini artırmasının ardından gözler, hangi bankanın ne kadar promosyon verdiğine çevrildi. Geçen yıl 5 bin ila 7 bin 500 TL aralığında değişen promosyon ödemeleri, bu yıl 8 bin liradan başlayıp 15 bin TL’ye kadar çıkıyor. Son haftalarda kamu bankalarından sonra özel bankalar da promosyon yarışına dahil olunca emekli kapma savaşları kızıştı. Bazı bankalar, aylıklarını taşıyan emeklilere verdikleri promosyon ödemelerinin yanında bir de 3 bin TL’ye kadar ek promosyon alternatifleri sunmaya başladı.

‘ŞUBEYE GİTMENİZE GEREK YOK’

Emekliler bankaya gitmeden, e-devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr adresine girerek banka değişikliği yapabiliyor. Banka taşıma işlemi ayrıca, mobil bankacılık üzerinden ‘Başvuru- Emekli Başvuru- Emekli Maaşı Şube/Banka Değişikliği’ adımları takip edilerek de yapılabiliyor.

Promosyon tutarı artınca talebin de yoğun olduğunu duyuran bankalar da, maaşını taşımak isteyen emeklilere, bu işlemi şubeye gidip sıraya girmeden, mobil bankacılık üzerinden ya da ilgili bankanın internet sitesi üzerinden tek tuşla hızlı bir şekilde yapmalarını öneriyor. Yapılması gereken ise, emeklilerin, telefonlarına ilgili bankanın uygulamasını indirdikten sonra sırasıyla Başvurular – Emekli Maaş İşlemleri – Promosyon Durumu – Yenile adımlarını takip etmesi…

Peki, hangi banka ne kadar promosyon ödemesi yapıyor? İşte detaylar…

-Ziraat Bankası, Vakıfbank ve İş Bankası, emekli aylığı 10 bin TL’ye kadar olanlara 5 bin TL; aylığı 10 bin- 15 bin TL arasında olanlara 8 bin TL; aylığı 15 bin-20 bin TL arasında olanlara 10 bin TL ve aylığı 20 bin TL ve daha fazla olanlara 12 bin TL promosyon ödemesi yapıyor.

-Halkbank, emekli aylığı 10 bin-14 bin 999,99 TL arasındaki emeklilere 8 bin TL; aylığı 15 bin-19 bin 999,99 TL arasında olanlara 10 bin TL; 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 12 bin TL promosyon veriyor.

-Garanti BBVA, emekli maaşı 10 bin TL’ye kadar olan emeklilere 6 bin 250 TL promosyon verirken; aylığı 10 bin-15 bin TL arasında olan emeklilere 10 bin TL; aylığı 15 bin-20 bin TL arasında olan emeklilere 12 bin 500 TL ve aylığı 20 bin TL ve üstünde olan emeklilere 15 bin TL promosyon veriyor.

-Yapı Kredi, bir aylık net geliri 9 bin 999 TL’ye kadar olan emeklilere 6 bin 250 TL promosyon verirken; net geliri 10 bin-14 bin 499 TL arasında olanlara 10 bin TL; net geliri 15 bin TL-19 bin 999 TL arasında olanlara 12 bin 500 TL ve net geliri 20 bin TL’nin üzerinde olanlara da 15 bin TL nakit promosyon ödemesi yapıyor.

3 BİN TL’YE KADAR EK ÖDEME DE VAR

Yapı Kredi ayrıca, promosyon ödemesine ek olarak üçer kez ayrı ayrı 1000’er TL’lik ek nakit ödülü de veriyor ve böylece 3 bin TL’lik ek ödeme de yapılmış oluyor. Bu ek ödemeleri alabilmek için de taahhütnamenin imzalanmasından sonraki 60 gün içinde ‘iki yeni fatura ödeme talimatının verilmesi’, ‘bireysel kredi kartları ile toplamda 1.000 TL harcama yapılması’ ve ‘Yapı Kredi Mobil uygulamasını aktif kullanmaya başlamak’ gibi şartlar aranıyor.

-Akbank, emekli maaşını Akbank’tan alanlara 15 bin TL’ ye varan promosyon, buna ek olarak 2 bin 500 TL’lik chip-para ile birlikte toplamda 17 bin 500 TL ödeme yaptığını duyurdu. Emekli aylığı 0 – 9 bin 999 TL aralığında olanlara 5 bin TL promosyon ve 1.250 TL de ek promosyon, toplamda 6 bin 250 TL’lik ödeme yapılırken; emekli aylığı 10 bin-14 bin 999 TL olanlara 8 bin TL’lik promosyon ve 2 bin TL’lik de ek promosyonla birlikte toplamda 10 bin TL’lik ödeme yapılıyor. Banka, emekli aylığı 15 bin TL-19 bin 999 TL arasında olanlara 10 bin TL promosyon ve 2 bin 500 liralık ek promosyon olmak üzere toplamda 12 bin 500 TL’lik ödeme yaparken; aylığı 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 12 bin TL promosyon ve 3 bin liralık promosyonla birlikte toplamda 15 bin lira ödeme yaptığını duyurdu.

-Denizbank, maaşı 9 bin 999 TL’ye kadar olan emeklilere 5 bin TL; 10 bin-14 bin 999 TL arası maaş alanlara 8 bin TL; 15 bin-19 bin 999 TL arası maaş alanlara 10 bin TL ve 20 bin TL ve üzeri maaş alanlara ise 12 bin TL promosyon veriyor.

TCMB: SIKI PARASAL KOŞULLARI SÜRDÜRECEĞİZ

-MERKEZ Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar ve TBB Yönetim Kurulu ile bir araya geldi. Söz konusu toplantıda bankacılık sektörünün durumu, enflasyon görünümü ve para politikasındaki son dönem gelişmelerin konuşulduğu belirtildi.

2024’ün ikinci yarısında dezenflasyonun tesis edileceğini vurgulayan Dr. Karahan, “Dezenflasyona yönelik adımlarımızın finansal koşullara, talebe ve fiyatlama davranışlarına yansıyacağını öngörüyoruz” dedi. “Aylık enflasyonun ana eğilimini belirgin ve kalıcı bir şekilde düşürecek sıkı parasal koşulları sürdüreceğiz” diyen Karahan, “Para politikasındaki kararlı duruşumuz, hedeflediğimiz dezenflasyon patikasına başarıyla ulaşmamızı sağlayacaktır” değerlendirmelerinde bulunmuştur” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Çakar ise, Karahan’dan para politikası uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerini dinlediklerini ve kendisine sektörel gelişmelere dair güncel bilgi sunduklarını ifade etti. Çakar ayrıca, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin beklentilerinin olumlu yönde seyrettiğini kaydetti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/promosyon-yarisi-hizlandi/feed/ 0
Formula 1 pistine tek teklif Can’dan… İstanbul Park’ın 30 yıllık işletmesi için tek firma teklif verdi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/formula-1-pistine-tek-teklif-candan-istanbul-parkin-30-yillik-isletmesi-icin-tek-firma-teklif-verdi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/formula-1-pistine-tek-teklif-candan-istanbul-parkin-30-yillik-isletmesi-icin-tek-firma-teklif-verdi/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:16:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9299 Formula 1 yarışlarının düzenlendiği Tuzla’daki İstanbul Park arazisinin ihalesi için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne teklif verme süresi dün doldu. Pistin mevcut işletmecisi Intercity’nin teklif vermediği ihaleye tek katılan Can Holding iştiraki Can Bilim Eğitim Kurumları A.Ş. oldu. İmzalar atılırsa Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji’nin yanı sıra enerji ve petrol gibi birçok sektörde faaliyet gösteren Can Holding, Formula 1 Pisti’nin 30 yıl süreyle yeni işletmecisi olmaya hak kazanacak. Bu arada ihaleye teklif veren Can Bilim Eğitim Kurumları A.Ş. ortakları arasında  Pirelli Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Lale Cander de bulunuyor.

F1 YOKSA TAZMİNAT VAR

Formula 1 pistinin yer aldığı arazinin sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü, 20 yıllık işletme döneminin bitmesinin ardından pist için ihale şartlarını açıklamış ve üstlenici firmanın sözleşme imzalandıktan sonra bir ay içerisinde Formula 1’in İstanbul Park’ta yapılmasını garanti etmesini şart koşmuştu. Ayrıca yüklenici firmanın 2026 dahil bu yıldan sonra yarışların yapılamadığı her sene için o yıla ait Formula 1 anlaşma bedelinin yüzde 25’i kadar bedeli yıllık olarak idareye tazminat ödenmesi gerektiği de vurgulanmıştı.

Şartnamede ayrıca, üstlenici firmanın İstanbul Park alanında Formula 1 pistine ilaveten alışveriş merkezi, macerapark (go kart, lunapark, tırmanma parkuru, gezi treni vb.) otomobil müzesi ve eğlence merkezi yaptırması şartları da yer alıyordu.

NE KADAR KİRA ÖDEYECEK

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü’nce İstanbul Park arazisi 30 yıllığına 117.8 milyon muhammen bedelle ihaleye çıkarılmıştı. İhaleye şartnamesine göre Can Bilim Eğitim Kurumları’nın, arazinin sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ilk yıl inşaat süresi nedeniyle aylık kira olarak 272 bin dolar ödemesi bekleniyor. Sonraki yıllarda kirada yüzde 1.5’lik artış; 5’inci yıldan itibaren de aylık kiranın 572 bin dolar olarak devam etmesi ve her yıl yüzde 1.5’lik artış yapılması şartnamede yer alan ödeme koşulları arasında yer alıyor. Yine her yıl cironun yüzde 20’si kira bedelinin üzerindeyse aradaki farkın aynı ay kira olarak alınması da dikkat çeken diğer bir şart olarak öne çıkıyor.

INTERCITY İHALEYE GİRMEDİ

PİSTİN mevcut işletmecisi Intercity’nin Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak’ın ihale öncesinde kararlı şekilde “İhaleye giriyoruz” açıklamasından sonra ihale günü “Katılmıyoruz” demesi ise dikkatleri çekti. Vural Ak şartname açıklandıktan hemen sonra 14 Şubat’ta Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “11 yıldır gözümüz gibi baktığımız ve tüm dünyada yaptığımız işlerle öne çıkardığımız Intercity İstanbul Park tesisini 30 yıl daha işletmeye talibiz” demişti. En son 29 Mart’ta Ekonomi Gazetesi’ne konuşan Vural Ak, “Teminat mektubumuzu verdik, hazırız, ihaleye giriyoruz” demişti. Ancak Vural Ak dün teklif süresinin dolmasının hemen ardından yaptığı açıklamada, ‘adrese teslim’ iddiasının çok güçlü olduğunu öne sürdü ve ihalaye katılmadıklarını belirtti.

FORMULA 1 CEO’SU BAYRAMDAN SONRA TÜRKİYE’YE GELİYOR

Hürriyet’in edindiği bilgilere göre, Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali’nin Ramazan Bayramı’ndan sonra Türkiye’ye gelmesi ve ihaleyi kazanan şirketle 2026 yılında takvime İstanbul Park’ın eklenmesi için masaya oturması bekleniyor. Süreç kapsamında, eğer F1 yönetimiyle anlaşılırsa imzalar için en önemli aşamalardan birinin F1 pistinin bir an evvel tahliye edilmesi olduğu da söyleniyor. Yarışı takvime almanın yıllık maliyeti ülkeden ülkeye değişirken Türkiye için istenen tutarın 35 milyon civarında olacağı tahmin ediliyor. Eğer işletmeci firma yarışları Türkiye’ye getiremezse bu bedelin yüzde 25’ini, yani yaklaşık 8-9 milyon Euro’yu her yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne vermek zorunda.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/formula-1-pistine-tek-teklif-candan-istanbul-parkin-30-yillik-isletmesi-icin-tek-firma-teklif-verdi/feed/ 0
Murda: Kızım yukarıdan babasıyla gurur duysun https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/murda-kizim-yukaridan-babasiyla-gurur-duysun/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/murda-kizim-yukaridan-babasiyla-gurur-duysun/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:10:11 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9176  Hollanda’da yaşayan Türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiniz. Rap ile tanışıp müziğinizin büyük hayran kitleleri tarafından tanınması nasıl oldu?

– Hollanda’da doğdum. İspanya ve Türkiye’de yaşadım. 2006’dan beri de bu işi yapıyorum. Tiyatrocu bir ailede yetiştim. Annem ile babam beni hep kültür ve sanatın içinde yetiştirdi. Değişik ülkelerde yaşayıp kaptığım deneyimlerle ve evden aldığım öğreti ile ben de kendi hikayemi yazmaya başladım.

Ben her zaman yaptığım işin kalitesine güvendim ve inandım. Başkalarının anlamayıp inanmadığı dönemlerde daha da çok inandım. Kendimden taviz vermedim, yolumdan hep devam ettim. Onun bana verdiği ödül de bir dünya turu oldu. Minnettarım beni o sahnelere çıkaran sevenlerime, aileme ve dostlarıma.

Avrupa turnesinden sonrada Amerika’ya geçtiniz. 4 eyalette sahne aldınız. 25 yaşında bir Murda hayranı olan Selin Taşkın’ın başlattığı Amerika turnesi nasıl geçti?

– Selin süper ağırladı bizi. Tüm ekibin enerjisi güzeldi. Yaklaşık iki bin kişi izledi. Yakın tarihteki en büyük Türk konseri olduğunu söylediler. İlk etkinlik için bence gayet başarılıydı. Umarim bu yolda devam eder daha çok konser yaparız beraber.

En büyük hayalim Sezen Aksu ile bir şey yapmak

Türk sanatçılar arasında Hadise dışında kendinize yakın hissetiğiniz ya da ortak bir proje yapmak istediğiniz isimler var mı?

– Ezhel ile “Made in Turkey” diye ortak bir proje yaptık. Hadise’yle de 2 düetimiz var ve ileride albüm yapma fikrini de konuşuyoruz. Neden Hadise? Çünkü Hadise! Tanıdığım en güzel insanlardan biri. Müzik dışında çok iyi bir ilişkimiz oluştu. Müzikal açıdan çok saygı duyduğum ve beraber çalışmaktan hep çok gurur duyduğum biri.

Bu ilişkiler doğal bir şekilde oluşur. Sezen Aksu ile beraber bir şey yapmak en büyük hayallerimden biri. Onun dışında arzu ettiğim veya kovaladığım bir isim yok. İsimler beni kovalasın.

Kızıma destek ve güç vermek isterim

Geçen sene sahneye büyük kızınız ile çıktınız. İleride kızınızla şarkı söylemek ister misiniz?

– Kızımın isteği benim isteğimden önemli. Tabii ki isterim ileride kızımla bir düet yayınlamak. Onu sahnelerde söylemek… Ama belki onun yolu bambaşka olacak. Ben en çok onun istediği yolda ona destek ve güç vermek istiyorum.

Yeni çıkacak albümünüzün adı “Dua”. 2021 yılında 13 günlükken hayatını kaybeden kızınız Dua Ayla’ya mı ithaf ettiniz?

– Albümün adı “Dua”. Kızım için… Fazla söze gerek yok bence. Çıkınca inşallah sevenlere ulaşır ve kızım yukardan babasıyla gurur duyar.

Türk olmayanları şarkılarımı ezberlettim

Türkiye şartlarında doğup büyüyen biri olsaydınız bugünkü müzik kariyeriniz sizce nasıl şekil alırdı?

Bilmem. Bunu düşünmedim hiç. Belki bambaşka biri olurdum ve Murda diye biri asla olmazdı. Belki de bu yaptıklarım kader ve hangi ülkede olsa da zaten olacaktı hep bir Murda.

Günün birinde yabancılara Türk rap’ini söyletmek gibi bir hedefiniz var mı?

– İlk hedefim oydu ve o hedefime ulaştım. Türk müziğine yeni bir dalga getirdik ve o sound’u evrensel yaptık. Sadece hip-hop değil. Bizden önce yoktu bu. Amerika ve Kanada turumda Türk olmayan ama şarkılarımı ezbere bilen bir sürü insan vardı. Bu büyük bir gurur. İleride ne olur bilemem ama ben bildiğim yolda devam ediyorum ve inşallah şarkılarım dünyaya hitap etmeye devam eder.

Kızımın varlığını kutluyoruz

Murda’nın ikinci kızı Dua Ayla 20 Nisan 2021’de dünyaya geldi. Kızı, 13 günlükken hayatını kaybetti. Rap’çi yeni albümünü kızına neden adadığını da şöyle anlattı: “Hayatımın en büyük acısı. Son Felemenkçe albümünün adı ‘Baba’. Ondan sonraki albümün adı da ilk kızım ‘Doğa’. Ve bu albüm ‘Dua’. Albümü yaparken değişik bir ruh halinde ve depresyondaydım. O his de albüme yansıdı. Ama kızımın annesi rengarenk bir albüm yapmamı istedi. Kızımızın varlığını kutlamamız lazımdı. Üzüntüyü güzel bir şeye çevirmemizi istedik.”

 Tarkan’a bir saygı göstergesi

O Ses Türkiye Rap” hikayeniz nasıl başladı?

– Acun Ilıcalı, rap’i çok seviyor. Her şey Acun Abi ile başladı. Bana bir telefon geldi ve jüri üyesi olmam istendi. Fazla düşünmeye gerek yok öyle telefonlar gelince. Ben zaten hep Acun Abi ile çalışmak istiyordum. Bu şekilde de o hedefe ulaşabildim. Aşırı keyifli geçti yaptığımız iki sezon.

Bir şarkınızın klibinde Tarkan’ın resmini kullanıldığınız için hukuksal bir sıkıntı yaşadığınıza dair haberler çıktı. Bu doğru mu?

– Onu, “Napıyon Lan” klibimde Tarkan’a sevgi ve saygı göstergesi olarak yaptım. Sonra bize bir e-mail geldi: “O resmi indirin ya da mahkemede görüşürüz”. Biz de indirmedik. Ama olayın arkası gelmedi. Bence Tarkan’ın o e-mailden ve olaydan haberi bile yok. Tarkan, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük erkek pop starı. Benim ona saygı ve sevgiden başka hiçbir şeyim yok.

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/murda-kizim-yukaridan-babasiyla-gurur-duysun/feed/ 0
Beşiktaş’tan önemli bedelli kararı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besiktastan-onemli-bedelli-karari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besiktastan-onemli-bedelli-karari/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:03:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9171 Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 250 oranında bedelli sermaye artırımına karar verdi.

KAP’a yapılan açıklamaya göre, Şirket Esas Sözleşmesi’nin 6. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden Şirketin 1,2 milyar TL olarak belirlenen kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 240 milyon TL olan çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden (bedelli) karşılanmak suretiyle 600 milyon TL (%250) artırılarak 840 milyon TL’ye çıkartılmasına karar verildi.

Açıklamada şu bilgiler verildi:

“Mevcut ortakların yeni pay alma haklarının (rüçhan hakkının) kısıtlanmamasına ve beheri 0,01 TL nominal değerli olan payların, yeni pay alma hakkı açısından 1 lot (100 adet) payın nominal değeri olan 4,00 TL üzerinden kullandırılmasına,

Sermaye artırımında ihraç edilecek paylar ile ilgili olmak üzere; (A) Grubu paylar karşılığında (A) Grubu, (B) Grubu paylar karşılığında (B) Grubu pay çıkartılmasına,

Nakden artırılan 600.000.000.-TL sermayeyi temsil edecek payların 1.500.000.-TL nominal değerli kısmının (A) Grubu nama yazılı, 598.500.000.-TL nominal değerli kısmının (B) Grubu hamiline yazılı olarak ihraç edilmesine,

Sermaye artırımında ihraç edilecek (A) Grubu payların “borsada işlem görmeyen” nitelikte, (B) Grubu payların “borsada işlem gören” nitelikte oluşturulmasına,

Yeni pay alma hakkı kullanım süresinin 15 (onbeş) gün olarak belirlenmesine, bu sürenin son gününün resmi tatile rastlaması halinde yeni pay alma hakkı kullanım süresinin, izleyen iş günü akşamı sona ermesine,

Yeni pay alma haklarının kullandırılmasından sonra kalan payların Tasarruf Sahiplerine Satış Duyurusu’nda ilan edilecek tarihlerde 2 (iki) iş günü süreyle nominal değerden düşük olmamak üzere Borsa İstanbul A.Ş. Birincil Piyasası’nda oluşacak fiyattan satılmasına,

Borsa İstanbul A.Ş. Birincil Piyasa’da süresi içinde satılamayan payların mevcudiyeti halinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun VII-128.1 sayılı Pay Tebliği’nin 25. maddesi çerçevesinde satılamayan payların 6 iş günü içerisinde iptal edilmesi için Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili tebliğlere uygun olarak gerekli işlemlerin yapılmasına,

Sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak payların pay sahiplerine Sermaye Piyasası Kurulu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun kaydileştirme ile ilgili düzenlemeleri kapsamında kaydi pay olarak dağıtılmasına ve yeni pay alma haklarının kaydileştirme sistemi esasları çerçevesinde kullandırılmasına,

İşbu karara konu bedelli sermaye artırımından elde edilecek fonun kullanımına ilişkin olarak, Sermaye Piyasası Kurulu’nun Pay Tebliği’nin (VII- 128.1) 33. maddesi gereğince hazırlanmış olan ekli “Sermaye Artırımından Elde Edilecek Fonun Kullanımına İlişkin Rapor’un ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) 457. maddesi kapsamında hazırlanan beyanın kabul edilmesine,

Sermaye artırımı işlemi için Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile aracılık sözleşmesi imzalanmasına,

Sermaye artırımı işlemi için gerekli izinleri almak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na ve ilgili sair tüm resmi kurum ve kuruluşlara başvurulmasına,

Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul A.Ş., Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş., Takasbank – İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. de dâhil ve bunlarla sınırlı olmamak üzere diğer tüm kamu ve özel kurum ve kuruluşlar nezdinde yapılacak olan başvurular, yazışmalar ve benzer belge ve bilgilerin tanzimi ve imzalanması, ilgili kurumlar tarafından talep edilecek ek bilgi ve belge de dâhil olmak üzere söz konusu bilgi ve belgelerin takibi ve tekemmülü, ilgili makam ve dairelerdeki usul ve işlemlerin ifa ve ikmali dahil olmak üzere işbu sermaye artırımı süreci kapsamındaki tüm iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi, Tebliğ’in 25/2 maddesi gereği Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme değişikliğinin ilgili ticaret siciline tescil ve TTSG’de ilan ettirilmesi, sermaye artırımının tamamlandığını ve Şirket tarafından sağlanan toplam fon miktarının gösteren Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda açıklanması hususlarında Şirket Genel Müdürlüğü’nün yetkili kılınmasına ve herhangi ikisinin müşterek imzası ile yukarıda sayılan hususlarda Şirket’i temsiline katılanların oybirliğiyle karar verilmiştir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/besiktastan-onemli-bedelli-karari/feed/ 0
Piyasada risk algısı azaldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasada-risk-algisi-azaldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasada-risk-algisi-azaldi/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:00:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9168 Yerel seçimlerin geride kalmasının ardından gözler yurtiçi piyasalara, özellikle de yabancı yatırımcıların seçim sonuçlarına vereceği tepkiye çevrildi. Sonuçların netleşmeye başlamasıyla birlikte piyasadaki ilk endişe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğündeki mevcut ekonomi politikalarının devam edip etmeyeceğine yönelmişti. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim gecesi yaptığı balkon konuşmasında hem “Önümüzde yaklaşık 4-4.5 yıllık bir süre var” diyerek ekonomide belirsizliğe yol açacak erken seçime kapıyı kapatması hem de Orta Vadeli Program’a (OVP) devam mesajı vermesi piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Erdoğan, “Ekonomide yol haritamız olan OVP ve 12. Kalkınma Planı’nı bugüne kadar kararlılıkla uyguladık. Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomi programımızın olumlu sonuçlarını yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız” diyerek mevcut ekonomi politikalarına devam mesajı verdi. Peki bu mesajların ardından piyasanın seçim sonuçlarına verdiği ilk tepkiler nasıl oldu?

* RİSK PRİMİ GERİLEDİ: Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) geçen hafta cuma günü 311 puana kadar düşmüştü. CDS dün itibarıyla ise 305 baz puana gerileyerek 5 Mart’tan bu yana en düşük seviyeyi gördü.

* BORSADA İLK TEPKİ POZİTİF: Cuma günü alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, geçen haftayı yüzde 0.69 yükselişle 9 bin 142,60 puandan tamamlamıştı. Endeks seçimlerin ardından ise haftaya yüzde 1.01 yükselişle 9 bin 234,48 puandan başladı. Ancak gün içinde 8 bin 961 puana kadar gerileyen endeks, günü yüzde 0.17 yükselişle 9 bin 157 puandan tamamladı.

* DOLAR KURUNDA GERİLEME: Geçen haftayı 32.34 seviyesinden kapatan dolar/TL, yerel seçimlerin ardından dün 32 seviyesinin altını gördü. Geçen haftayı 35.10 TL seviyesinde tamamlayan ise, dün 34.42 TL seviyesine kadar geriledikten sonra 34.54-35.01 aralığında dengelendi. Euro/dolar paritesindeki düşüşün etkisi Euro/TL kuruna da yansımış oldu.

* ONS ALTIN ETKİSİ: Altın fiyatlarında ise ons altın tarafındaki artışın etkisiyle yükselişler yaşandı. Dün ons altın 2 bin 265 doları görürken, da bu yükselişin etkisiyle 2 bin 360 TL’ye çıktı.

BAYRAM TATİLİ ÖNCESİ SATIŞ BASKISI

Piyasadaki seçim sonrası hareketi Hürriyet’e değerlendiren İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros, BIST 100 endeksinin dünkü açılışta yükselmesinin nedeninin hem seçim belirsizliğinin geride kalmasından hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘mevcut ekonomi politikalarına devam’ mesajı vermesinden kaynaklandığını anlattı.

“Borsa İstanbul tarafı, seçim belirsizliğinin kesinleşmeyen sonuçlar da olsa bitmesinden kaynaklı olarak bu haftaya risk iştahı yüksek başladı. O yüzden yüzde 1’in üzerinde 9 bin 300’leri test ettiğini gördük” diyen Toros, “Tabii seçim belirsizliği her ne kadar bitmiş olsa da politikalar tarafında belirsizlik olur mu sorusu gündeme gelmişti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan balkon konuşmasında politika belirsizliği durumunu da ortadan kaldırdı ve OVP’nin devam edeceğine yönelik sinyaller verdi. Bu yüzden yeni haftaya risk iştahı yüksek başladık” dedi.

Gün içinde oynaklığın yüksek olmasının normal olduğunu da vurgulayan Toros, şöyle devam etti: “Önümüzdeki hafta bayram tatili var. Bayram tatili kapsamında T2 bakiyesinin düzeltilmesi amacıyla yapılan satışlar ve tatil riskinin alınmaması algısı borsa tarafında baskıyı tetikleyen en önemli unsur. Yatırımcılar tarafından kredi temerrüt faizlerinin işletilmek istenmemesi borsa tarafındaki satış baskısının en önemli sebebi.”

GOLDMAN SACHS: SEÇİMLER TL’Yİ İYİ ETKİLEYECEK

Geçen hafta yerel seçimlerin TL üzerinde olumlu bir etkisi olacağına ilişkin analiz yayımlayan ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’tan seçimin ardından yeni bir analiz geldi.

Buna göre, seçimlerin ardından mevcut ekonomi politikalarına devam edileceği mesajının piyasalar tarafından memnuniyetle karşılanacağını öngören Goldman Sachs ekonomistleri, TL’nin geçen aylara kıyasla daha iyi performans sergilemesini beklediklerini kaydetti. Ekonomistler ayrıca, Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde ciddi kayıp olduğu hatırlattı. Bununla birlikte, mevcut politikalara devam edilmesiyle gelecek haftalarda sermaye girişinin tekrar başlayacağı tahmininde bulunuldu.

‘GÜVEN ARTACAK’ BEKLENTİSİ

ATA Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Temel olarak seçim belirsizliği ortadan kalktı. Borsa tarafında ilk tepki hafif olumlu oldu ardından satışlar geldi. Bu satışları gün içi dalgalanma olarak değerlendiriyoruz” dedi. “Önümüzdeki günlerde ekonomi yönetiminin güven artıcı eylemlerinin artabileceğini, özellikle kamu maliyesinde alacakları tedbirleri ekonomi programına olan güveni artırabileceğini düşünüyoruz” diyen Demirtaş, “Mevcut seviyelerde geri çekilmelerin fırsat olduğunu düşünüyoruz ve seçici hisse alımı önermeye devam ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/piyasada-risk-algisi-azaldi/feed/ 0
Seçim sonrası ekonomi yönetiminden ilk mesajlar: Önceliğimiz enflasyonla mücadele https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/secim-sonrasi-ekonomi-yonetiminden-ilk-mesajlar-onceligimiz-enflasyonla-mucadele/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/secim-sonrasi-ekonomi-yonetiminden-ilk-mesajlar-onceligimiz-enflasyonla-mucadele/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:58:04 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9166 31 Mart seçimlerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten ilk mesaj geldi. Orta Vadeli Program’ın kararlılıkla uygulanmaya devam edeceğini kaydeden Şimşek, “Başarıya giden yol kararlılık ve sabır ister” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, “Bu yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonla mücadelemizin sonuçlarını belirgin bir şekilde görmeye başlayacağız. Böylece, yapılan ücret artışlarının zamanla erimesini önleyecek, kalıcı refah artışı sağlayacağız” mesajını verdi.

TASARRUFU ÖN PLANDA TUTACAĞIZ

Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, mahalli seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diledikten sonra, “Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Program’ımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşürmek için sıkı para, seçici kredi ve gelirler politikasına ilaveten kamuda harcama kontrolü yaparak, tasarrufu ön planda tutacağız” dedi. Şimşek, OVP’de açıklanan takvime uygun olarak hayata geçirilecek yapısal reformlar ile ekonomide dönüşümü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabet gücü artışı sağlayacaklarını vurguladı. Şimşek, “Böylece sürdürülebilir büyüme amacımıza ulaşarak sağlayacağımız kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimlerince paylaşılacaktır. Başarıya giden yol azim, kararlılık ve sabır ister. Azimliyiz, kararlıyız, başaracağız” mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dört yılı aşan seçimsiz bir döneme girildiğini belirterek, “Pandemi sonrası dünyadaki ekonomik daralmaya, bölgemizdeki savaşlara, tarihimizin en büyük afetinin getirdiği ilave yüklere rağmen, ülkemiz güçlü yapısını korumaktadır. Bu dönemde, depremin yaralarını saracak ve şehirlerimizi geleceğe çok daha dirençli bir şekilde hazırlayacağız” dedi. Yılmaz şöyle devam etti:

ENFLASYONLA MÜCADELE TEMEL

“Ekonomide büyümeyi, istihdamı ve ihracatımızı artırıyor, cari açığımızı düşürüyoruz. Yatırım ve üretim ile bünyemizi güçlendiriyoruz. Gerek ekonomik, gerek sosyal bakımdan enflasyonla mücadele temel önceliğimizdir. Geçen sene ilan ettiğimiz programımızı kararlı bir şekilde uygulayarak bunu başaracağız. Bu yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonla mücadelemizin sonuçlarını belirgin bir şekilde görmeye başlayacağız. Böylece, yapılan ücret artışlarının zamanla erimesini önleyecek, kalıcı refah artışı sağlayacağız. Ekonomide yapısal reformlar yaparken, kamu yönetiminin verimliliğini geliştirmeye, demokratik standartlarımızı yükseltmeye, daha etkin işleyen bir adalet sistemi tesis etmeye odaklanacağız. Amacımız demokratik istikrar içinde büyümek ve büyümenin nimetlerini tüm kesimlere adaletli bir şekilde yansıtmaktır.”

KRİTİK VERİ YARIN

Yarın (3 Nisan) kritik mart ayı enflasyon verisi açıklanacak. Ocak ayında enflasyon yüzde 6.7, şubat ayında ise yüzde 4.53 olarak gerçekleşti. Çarşamba günü mart ayına ilişkin enflasyon rakamları TÜİK tarafından duyurulacak. Piyasada enflasyonun yüzde 3.5 civarında gerçekleşmesi bekleniyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) dün İstanbul’daki perakende fiyatlarının mart ayında yüzde 3.93 oranında arttığını duyurdu. Beklentinin üstünde gerçekleşen enflasyon verisi nedeniyle şubat ayında politika faizini 500 baz puan artırmıştı. Para politikası, kredi politikası açısından açıklanacak olan enflasyon verisi kritik önem taşıyor.

PPK 25 NİSAN’DA

Şubatta yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıklamada, “Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak politika faizinin artırılmasına karar vermiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir” mesajı verilmişti. Yarın açıklanacak enflasyon verisi para politikası açısından kritik önem taşıyacak. Bu ay PPK 25 Nisan tarihinde toplanacak.

FAİZSİZ TAKSİTE SINIRLAMA

Şimşek açıklamasında sıkı para ve seçici kredi politikasına atıfta bulundu. Merkez Bankası ticari krediler ve ihtiyaç kredilerine yönelik mart ayının başında büyüme sınırını düşürdü. Nakit avans kredi faizi yükseltilirken, taksit sayısı da düştü. Ziraat Bankası daha önce herhangi bir sınırlama olmadan faizsiz dört taksit yaptığı harcamalara sınırlama getirdi. 1 Nisan’dan itibaren eğitim, sağlık, vergi ve sigorta harcamalarına faizsiz 4 aya kadar taksit yapılabilecek.

GÖZLER TASARRUF TEDBİRLERİNDE

Yılın ilk iki ayında bütçe açığı 304.5 milyar liraya ulaştı. İlk iki ayda faiz dışı harcamalar yüzde 95.7 artarken, harcamalar içindeki en büyük kalem olan cari transferler yüzde 70.2 oranında artışla 578.9 milyar liraya ulaştı. Mal ve hizmet alım giderleri ise iki aylık dönemde yüzde 63.9 artışla 69.9 milyar lira oldu.

REESKONTTA İSKONTO FAİZ ORANI ARTTI

Merkez Bankası reeskont kredilerine uygulanacak iskonto faiz oranını yüzde 50.75’e çıkardı. Resmi Gazete’de dün yayımlanan tebliğe göre reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yüzde 43.25’ten yüzde 50.75’e çıkarıldı. Avans işlemlerine yönelik faiz oranı ise yüzde 44.25’ten yüzde 51.75’e çıktı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/secim-sonrasi-ekonomi-yonetiminden-ilk-mesajlar-onceligimiz-enflasyonla-mucadele/feed/ 0
Mühendis kardeşlerden ‘sağlıklı’ girişim https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/muhendis-kardeslerden-saglikli-girisim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/muhendis-kardeslerden-saglikli-girisim/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:55:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9160 Pandemi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hayatın birçok alanında kalıcı izler bıraktı. Hiç olmadığı kadar sağlık konusuna odaklanılan bu dönemde, sağlıklı atıştırmalıklar da daha çok tercih edilmeye başlandı. Tüketicinin değişen talep ve beklentileri bu alanda faaliyet gösteren markaların büyümesine ivme kazandırdı. Bunlardan biri de Gamze Kavaz ve Mustafa Can Gider kardeşler tarafından kurulan Fellas oldu. Gelin markanın kuruluş hikâyesini, büyüme yolculuğunu ve yeni dönem hedeflerini Mustafa Can Gider’den dinleyelim…

DEĞİŞEN TALEBİ GÖRDÜ

Mustafa Can Gider, kurumsal çalışma hayatından girişimciliğe geçişlerini şöyle anlattı: “Ben ve Gamze, mühendis iki kardeşiz. Benim endüstri mühendisi olarak, Gamze’nin de gıda mühendisi olarak kurumsal ve uluslararası şirketlerdeki edindiğimiz tecrübelerimizi birleştirerek ortak bir hayalin peşinden koşmaya karar verdik. Bu doğrultuda, tüketici ihtiyaçlarını ve dünyadaki trendleri takip etmeye başladık. Her geçen gün, zamanın, insan hayatındaki önemi hızla artıyor ve yoğun hayat temposunda öğün hazırlamak ve tüketmeye ayrılan zaman kısalıyordu. Biz de sağlıklı, pratik ve fonksiyonel gıdalara odaklandık. Fellas’ın temelleri 2015 yılında bu yaklaşımla atıldı.”

İKİ KEZ YATIRIM ALDI

Aldıkları yatırımlara da değinen Gider, “Kuruluş yılında fikrimize ve vizyonumuza güvenen bir melek yatırımcıdan, ilk çekirdek yatırımımızı aldık. Bu yatırım, bizim hayallerimizi somutlaştırmamıza çok büyük bir katkı sağladı. Fellas markasını tüm dünyaya duyurma hedefimizi gerçekleştirmek adına 2023 yılında yeni bir yatırım turuna çıktık. Keyifli ve yoğun geçen süreç sonunda, Neo Portföy Yönetimi A.Ş. Beşinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu çatısı altında toplanan yatırımcıların katıldığı yatırım turunu başarılı bir şekilde sonuçlandırdık” şeklinde konuştu.

‘YÜZDE 750 BÜYÜDÜK’

Hem yatırımlar hem de tüketicinin ilgisi ile hızlı bir büyüme sağladıklarını söyleyen Gider, “Kurulduğumuzda 8 ürünümüz vardı. Ar-Ge ekibimizin yoğun çalışmasıyla her yıl portföyümüze yeni ürünler ekleyerek bugün 80’den fazla ürüne ulaştık. Ulusal, yerel ve indirim marketleri başta olmak üzere 30 binden fazla noktada tüketici ile buluşuyoruz. Aynı zamanda hem kendi web sitemiz hem de pazaryerinde yer alıyoruz. 2 yılda yüzde 750 büyüdük. Pandemi de bunu destekledi. Bu dönemde tüketici sağlıklı ürünlere yöneldi. Sonrasında sağlıklı ürünün lezzetli de olduğunu görünce hayatlarında kalıcı olduk” diye konuştu.

“Sağlıklı beslenme bilincinin gelişmesine katkı sunmak istiyoruz” diyen Gider, “İstiyoruz ki tüketici bir ürün alırken içindekiler bölümüne baksın, bilinçli tercih yapsın. Zaten bu bilinç arttıkça pazar da biz de büyürüz” ifadelerini kullandı.

YENİ FABRİKA İÇİN HAZIRLIKLARA BAŞLADI

-İstanbul Maltepe’de üretim yaptıklarını dile getiren Mustafa Can Gider, yatırım turu sonrası yeni fabrika ile üretimi büyütme kararı aldıklarını söyledi. Gider, “2024 yılı içerisinde İstanbul Sancaktepe’de 5 kat daha büyük bir tesise yerleşiyor olacağız. Bu sayede 90 kişi olan ekibimiz de büyüyecek. Yüzde 65 kadın ağırlıklı olan personel sayımızı 250 kişinin üzerine çıkarmayı planlıyoruz” diye konuştu. 

Fellas, protein ve meyve barlar ile başladığı ürün gamına, kahvaltılık kategorisinde granola, müsli, fıstık ezmesi gibi ürünleri de ekledi.

HEDEF DÜNYA MARKASI OLMAK

-Yurtiçinde kısa zamanda önemli yol kateden marka ihracata odaklanmayı ve Türkiye’den doğan global bir marka olmayı hedefliyor. Geçen yıl ihracata başladıklarını belirten Gider, yeni dönem hedefleri için şunları söyledi: “2023 yılında yakın coğrafyaya ihracata başladık. Ciromuzdaki ihracat payı yüzde 5 oldu. Bu yıl ise ihracat payını yüzde 40’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bir yandan Ortadoğu gibi pazarın büyümediği ülkelerde liderlik yapmayı, diğer taraftan Amerika, İngiltere gibi rekabetin yoğun olduğu ülkelerde ‘biz de varız’ demeyi istiyoruz.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/muhendis-kardeslerden-saglikli-girisim/feed/ 0
İş dünyası dört yıllık seçimsiz döneme dikkat çekti: Artık ekonomiye odaklanalım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/is-dunyasi-dort-yillik-secimsiz-doneme-dikkat-cekti-artik-ekonomiye-odaklanalim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/is-dunyasi-dort-yillik-secimsiz-doneme-dikkat-cekti-artik-ekonomiye-odaklanalim/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:52:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=9148 ‘SEÇİMSİZ DÖNEM FIRSATTIR’

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: “Yerel seçimin ardından dört yıllık seçimsiz bir dönem ülkemiz için önemli bir fırsat. Ekonomide atılacak çok adım, yapılacak çok iş var. Tüm gücümüzle enflasyonla mücadeleye odaklanmalıyız. Enflasyonla mücadele para ve maliye politikası eşgüdümünde daha başarılı olacaktır. Fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile öngörülebilirlik güçlenecektir. Böylece teknoloji içeriği ve katma değeri yüksek yatırımlar artacaktır. Ülkemizin üretim gücünün korunması ve firmaların sürdürülebilirliğinin zarar görmemesi de önem arz ediyor. Yapısal reformlar konusunda etkin ve kararlı adımlar atmalıyız.”

‘YAPISAL REFORM ZAMANI’

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği: “Yerel yönetimlere kentlerde tüm vatandaşlarımız için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, iyi yönetişim ve etkin hizmet sunumuna yönelik çalışmalarında başarılar diliyoruz. Başta afet yönetimi olmak üzere tüm konularda merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında işbirliğinin güçlendiği bir dönem olmasını temenni ediyoruz. Yerel seçimlerin ardından ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere elbirliğiyle çalışmalıyız.”

‘TEMPOYU ARTIRMALIYIZ’

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan: “Seçim nedeniyle ekonomiye ve bu alandaki reformlara yönelik tempo maalesef arzu edilen seviyede olmadı. Artık çok ivedi bir şekilde ekonomiye ve sorunlara odaklanmak gerekiyor. Yerel seçim sonuçlarının başta İstanbul olmak üzere memleketimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye’nin yıldız şehiri İstanbul’a yeniden Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nu kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”

‘PROGRAM DEVAM ETMELİ’

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç: “İş dünyası olarak Türkiye’nin bu seçimden sonra uygulanmakta olan ekonomik programa odaklanması gerektiğine inanıyoruz. Önümüzde dönem, enflasyon ve yapısal reformların hayata geçirilmesi başta olmak üzere birçok sorunla kalıcı, sürdürülebilir ve rasyonel bir mücadele için çok iyi değerlendirilmelidir. Bu sayede, çevresinde çatışma ve savaşların kol gezdiği Türkiye, daha da güçlenen ekonomisi ve demokrasisiyle güvenli bir liman olmayı sürdürecektir.”

‘GÜN BİRLİK GÜNÜ’

Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez: “Artık gerçek gündemimiz olan ekonomiye dönmeliyiz. TÜRKONFED olarak her zaman olduğu gibi bu süreçte de elimizi taşın altına koymaya; kamu, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında köprü vazifesi görmeye hazırız. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Bizim gündemimiz artık çalışanlarımız, emeklilerimiz, çocuklarımız, barınma ve diğer ekonomik sorunlar nedeniyle kazandıkları üniversiteleri terk eden veya hiç gidemeyen gençlerimizdir. Bizim gündemimiz toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iklim krizi, yeşil dönüşüm, dijitalleşmede Avrupa’daki rakiplerinin gerisinde kalan ’lerimiz, yanı başımızdaki savaşlar, ihracat pazarlarımızdaki durgunluk, mülteci sorunudur.”

İŞ DÜNYASINA DAHA ÇOK KULAK VERİLMELİ

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, “Önümüzdeki dört yıllık seçimsiz dönemde iş dünyasının sesine daha çok kulak verilmesi gerekiyor. İş dünyası ile daha yakın çalışılacak bir sürecin başlamasını ve özellikle son dönemde rekabetçiliğini büyük ölçüde kaybeden ayakkabı endüstrimiz için bu sürecin en iyi şekilde değerlendirilmesini diliyorum.”

SABANCI: PROGRAMA DEVAM ETMELİYİZ

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı “Seçimin galibi Türkiye demokrasisidir” dedi ve şu ifadeleri kullandı: “Önümüzde dört yıllık seçimsiz bir dönem bulunuyor. Bu kesintisiz dönem, enflasyonunu düşürmüş, makro dengelerini kurmuş, sürdürülebilir büyüme yoluna geri dönmeye hazır bir Türkiye ekonomisi için büyük bir fırsattır. Ülke olarak muazzam bir potansiyelimiz var. Mevcut ekonomik programa ve normalleşme adımlarına kararlılıkla devam etmeliyiz.”

‘ARTIK İŞİMİZE ODAKLANACAĞIZ’

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak: “Önümüzde seçim gündemini geride bıraktığımız çok önemli bir süreç var.  Bu süreçte, başta enflasyonla mücadele olmak üzere, yapısal reformlar dahil atılacak tüm adımların bir an önce ve kararlılıkla yapılması geleceğimiz için çok önemli. Ülkemizin ekonomik hedeflerine hızla ulaşması, küresel ticaretteki yükselişini sürdürmesi, daha fazla istihdam sağlaması için daha fazla çalışmaya devam edeceğiz.”

‘GÜÇLÜ EKONOMİ İÇİN  ADIMLAR ATILMALI’

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe: “Sandıktan çıkan mesajın en iyi şekilde okunup, ekonomimizi güçlendirecek adımların atılacağına inanıyoruz. İhracat Türkiye ekonomisi için lokomotif rolü üstleniyor. Önümüzde seçimsiz 4 yıllık dönemin ülkemiz ve ihracatımız açısından en iyi şekilde değerlendirileceğine ve 2028’de mal ihracatında 375, hizmet ihracatında da 200 milyar dolarlık hedefi yakalayıp geçeceğimize inanıyorum.”

‘ÖNCELİK ENFLASYON’

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel: “Dört yıllık seçimsiz bir döneme girilmesi ekonomi yönetiminin elini rahatlatacak. Enflasyonla mücadele yeni dönemde en öncelikli gündem başlığı olacak. BMD olarak her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. Ekonomi yönetiminin de son dönemde yüksek maliyet ve yüksek faiz kıskacında sıkışan perakende sektörünün elini güçlendirecek adımları atacağına inanıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/is-dunyasi-dort-yillik-secimsiz-doneme-dikkat-cekti-artik-ekonomiye-odaklanalim/feed/ 0
Yazlık almak da kiralamak da zor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:13:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8917 Yaklaşan bayram tatili ve havaların ısınmasıyla hatırlanan yaz nedeniyle gözler Ege ve Akdeniz kıyılarına çevrildi. Bu yıl da yüzbinlerce hane tercihini yazlık kiralamaktan yana kullanacak. İmkânı olanlar ve uzun dönem kalmayı düşünenler satın alma seçeneğini de değerlendirecek. Peki bu yıl tatil bölgelerinde fiyatlar ve kiralar nasıl? Gelin, TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Sertan Ünal’ın hazırladığı araştırmadan yola çıkarak yazlık piyasasını mercek altına alalım…

MUĞLA

BODRUM İLK SIRADA

-Yaz tatilinin popüler ilçesi Bodrum hem ortalama kira hem de satış fiyatında zirvede. Bölgede Mart 2023-Mart 2024 döneminde metrekare satış fiyatı yaklaşık yüzde 66 arttı ve 200 bin liraya kadar çıktı. Böylece 100 metrekare evde ortalama fiyat 20 milyon liraya ulaştı. Villa tipi 2+1 yazlığın haftalık kirası ise ortalama 60 bin lira.

-Araştırma sonuçlarına göre, Fethiye’de ise yine yaklaşık yüzde 66 artışla ortalama metrekare satış fiyatı 50 bin TL’ye ulaştı. Bu bölgede 4 kişilik 2+1 bir yazlık için hesaplanan ortalama haftalık kira bedeli ise 30 bin lira.

SEZONLUK KİRA 20-25 MİLYON TL

-TSKB’nin araştırması ortalama rakamları veriyor. Peki, her zaman tartışılan lüks adreslerde tablo bu yıl nasıl? Emlak ilan sitelerinden ve kiralama şirketlerinden edindiğimiz bilgiler bu kadarına pes dedirtiyor. Gölköy’de lüks bir sitesinde 5+1, 500 metrekare villa için yaz aylarında sezonluk (3-4 ay) kira 20-25 milyon lira. Otel hizmetleri ve kahvaltı dahil konaklamada 4+1 rezidans dairenin 3 aylık kirası 28 milyon lirayı aşarken, 5+1 villa seçenler kahvaltı dahil aylık 27 milyon 700 bin lira ödüyor. Aynı sitede 500-600 metrekare villaların satış fiyatları da ilanlara göre 500 milyon liraya kadar çıkıyor.

-Yine aynı bölgede bir başka lüks sitede ise yüksek sezonda 2+1 için aylık yaklaşık 1.3 milyon lira, 3+1 için 1.9 lira, 4+1 için 2.1 milyon lira kira isteniyor. 4+1 evi 6 aylık kiralamanın bedeli yaklaşık 5.4 milyon lirayı buluyor.

İZMİR

ÇEŞME VE URLA BÜTÇEYİ ZORLUYOR

-İzmir’in yazlık kesimlerinden Foça’da birim satış verilerindeki yıllık artış yaklaşık 70, Çeşme’de yüzde 75, Urla’da yüzde 72 civarında. İzmir doğası, yeni konut projeleri ve ulaşım avantajıyla son yıllarda öne çıkıyor.

-Üst gelir grubuna sahip kişilerin tercih ettiği Çeşme ve Urla’da metrekare satış fiyatları 175-200 bin lira bandından. Haftalık kiralar ise yine 2+1 villa tipi evlerde Çeşme’de ortalama 50 bin, Urla’da ise 35 bin lira.

-Foça’da ise satış fiyatları görece daha uygun olsa da kiralamalar bütçeleri zorluyor. Bölgede ortalama metrekare satış fiyatı 75 bin lira, haftalık kira için istenen ortalama tutar ise 35 bin lira.

ANTALYA

HAFTALIK KİRA 35 BİN TL’DEN BAŞLIYOR

-Rusya Ukrayna savaşı sonrası kiraların uçuşa geçtiği Antalya’da gerileyen taleple fiyat ve kira artışı da dizginlendi. Ancak sezonunda yazlık evlerde uygun seçenek bulmak zor. Manzara avantajı ve ferah havası ile öne çıkan Alanya’da ortalama metrekare satış fiyatı 50 bin liraya çıktı. 2+1 bir evin kirası için bugün istenen ortalama bedel ise 35 bin lira.

-Yabancı turistlerin ağırlıkta olduğu Kaş’ta ise metrekare satış fiyatı 80 bin liraya, haftalık kiralar ise 60 bin liraya ulaşmış durumda.

-Turistik yapılaşmanın daha yaygın olduğu, villa, otel, apart otel ve pansiyon tipi yapılaşmaları barındıran Kemer ise şehir merkezine yakın olması, kıyı boyunca ünlü sahilleri olması, bölgede doğal güzellikler yer alması gibi nedenlerle tercih ediliyor. Yapılan araştırmaya göre bu bölgede ortalama metrekare satış fiyatı 60 bin lira olurken, haftalık ortalama kira 40 bin liraya çıktı.

AYDIN

DİDİM VE KUŞADASI’NDA HAFTALIK FATURA 25 BİN

-TSKB’nin raporunda; İngiliz turistlerin tercih ettiği Aydın’ın Didim ilçesinin, emekli nüfusun şehir hayatından yazlık kesimlere göçünde de kilit konumunda olduğu ifade ediliyor. Bölgede yıllık fiyat artışı yüzde 80 olsa da, villa fiyatlarının Kuşadası villa fiyatlarına yeni yeni ulaştığı belirtiliyor. Didim’de arsa sayısı fazla olduğu için yeni projelere sıkça rastlanıyor ve bölgede orta ve orta üstü gelirliye hitap eden seçenekler de yer alıyor. Didim’de ortalama metrekare fiyatı 45 bin lira, haftalık ortalama kira bedeli 25 bin lira olarak hesaplanırken,

-Kuşadası’nda ortalama metrekare fiyatı 52 bin 500 lira, haftalık kira ise yine 25 bin lira seviyesinde.

BALIKESİR

EDREMİT’TE ORTA GELİRLİ İÇİN SEÇENEKLER VAR

-Balıkesir’in Ege Denizi kıyısında olan yazlık bölgeleri, yapılan havalimanı, İstanbul-İzmir otobanı ile daha çok tercih edilmeye başlandı. TSKB’nin araştırmasına göre, Edremit’te 2023 yılında yazlık konutların ortalama metrekare fiyatı 30 bin lirayken, bu sene 50 bin liraya ulaştı.

-Diğer yandan Ayvalık tarihi güzellikleri, doğası, konumu ve eski Rum evleri dokusu nedeniyle çok ilgi gören, turizm potansiyeli yüksek bir bölge. Arzın kısıtlı olduğu bölgede, yeni imara açılan alan olmaması sebebiyle mevcut yapıların restore edilerek satışa ve kiralamaya sunulduğu görülüyor. 2023 yılında yazlık konutların metrekare fiyatı 60 bin lirayken, bu sene 110 bin liraya çıktı. Yazlık kiralamaları genelde 3 ay üzerinden yapılırken, haftalıklarda Edremit’te gerekli bütçe ortalama 15 bin lira, Ayvalık’ta ise 30 bin lira.

ÇANAKKALE

TALEPLE BİRLİKTE FİYAT VE KİRALAR ARTTI

-Son dönemde talebin arttığı Ayvacık ilçesinde müstakil ya da az katlı apartmanlara olan talebin arttığı,  birçok yazlık amaçlı villa ile 2-3 katlı sitelerin inşa edildiği görülüyor. Bölgede geçen yıl 30 bin lira olan metrekare satış fiyatının 50 bin liraya ulaştığı, haftalık kiralama bedelinin de ortalama 35 bin lira olduğu belirtiliyor.

-Son yılların popüler adreslerinden Bozcaada’da ise günlük, haftalık kiralamalar öne çıkıyor. İlan sitesinde yer alan bilgiye göre temmuz ayında Bozcaada’da 4 kişi kalınacak bir evde gecelik 5-6 bin liraya seçenekler var. Evin büyüklüğüne, konumuna ve sunduğu imkânlara göre gecelik fiyat 10 bin lirayı aşıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yazlik-almak-da-kiralamak-da-zor/feed/ 0
Uzatmalı evlilik bitti… Özgürlüğüne kavuştu! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uzatmali-evlilik-bitti-ozgurlugune-kavustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uzatmali-evlilik-bitti-ozgurlugune-kavustu/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:11:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8915 Dizinin yeni bölümünde;

Derya’dan vazgeçmeyeceğini herkese söyleyen Kartal’ın aşması gereken son bir engel kaldı: Sadık!

Özer’in ardından Kartal da Sadık ile konuşmak için iş yerine gitti.

Kartal’ın Sadık’a söyleyecek iki çift lafı vardı:

Derya’dan da çocuğumdan da vazgeçmeyeceğim. Karnında benim çocuğumu taşıyor

Türkan’ı arayan Sadık, Somer’i de alıp eve gelmesini söyledi. Çok geçmeden Derya ile Kartal da baba evindeki yerlerini aldılar.

Günler sonra karşı karşıya gelen aile bireyleri Sadık’ın ağzından çıkanlarla büyük şok yaşadılar.

Hiç kimseden itiraz istemiyorum. Tartışma istemiyorum. Soru istemiyorum. Derya, boşanır boşanmaz Kartal ile nikah kıyacak… Siz de kabullenip, kendinizi kapatacaksınız…

Bu durum Türkan’ın hiç hoşuna gitmedi. Tüm gücüyle babasına karşı çıkan Türkan’ın ağzından öfkeyle geri dönüşü mümkün olmayan sözler çıktı.

Avukatı arayarak babasının heyet karşısına çıkmasını isteyen Türkan, Somer’i şaşkına çevirdi.

Müjgan’ın mal varlığını araştıran Dönüş, üzerine kayıtlı hiçbir şeyin olmadığını öğrendi ve bu durumu Derya ile paylaştı.

Kızlar durumu şimdilik babalarından saklamaya karar verseler de; Müjgan’ın Kalender Ailesi ile ilgili bambaşka planları vardı…

Kartal’ın da yardımlarıyla eski güçlerine kavuşan Kormanlar, aylar sonra yönetim kurulu toplantısında çalışanları ile bir araya geldiler.

Toplantıya Rüçhan ve Özer arasındaki gerilim damga vurdu. İkili arasındaki tartışmaya Türkan da dahil oldu.

Derya, Efe’yi okuldan almaya Kartal ile birlikte gitti. Ancak işler oğluna Kartal ile birlikte olduğunu açıklamaya hazırlanan Derya’nın istediği gibi gitmedi.

Dönüş’ün hastalığının nüksettiğini öğrenen Serdar, büyük yıkım yaşadı.

Derya ile babasını topa tutan Türkan için sırada Dönüş vardı. Babasına heyet raporu aldıracağını söyleyen Türkan’a Dönüş sert çıktı. Büyük bir çaresizlikle baş başa kalan Serdar, abla-kardeşin tartışmasına daha fazla kayıtsız kalamadı.

Ya huzur vereceksiniz yada Dönüş’ün hayatından çıkacaksınız

Olup biteni anlamaya çalışan Dönüş, çok geçmeden testlerinin kötü çıktığını öğrendi.

Eşi ile arasındaki uçurum her geçen gün biraz daha açılan Özer, Somer’in tüm ısrarlarına rağmen eve dönmedi.

Selçuk ile evlenmeye karar veren Figen, bu kararını birlikte çıktıkları akşam yemeğinde Kartal’a da açıkladı. Önce ‘bu adamla evlenmene rızam yok’ diyen Kartal, Figen ile Selçuk’a kısa süreli şok yaşattı.

Kalender Ailesi en büyük şoku İrfan’ın eve getirdiği tebligatı görünce yaşadı.

Kızının kendisini heyetin önüne çıkaracağını öğrenen Sadık büyük şok yaşarken, Nezahat soluğu Türkan’ın kapısında aldı.

Benim çocuğum olmadı Türkan, Allah da nasip etmedi ama 3 kızım var dedim. Bu dünyada neyim var neyim yoksa onlarındır dedim. Şimdiki aklım olsa hepsini ele verirdim.

Kontrol için hastaneye giden Derya ve Kartal, çıkışta Serdar ile karşılaştılar.  ‘Dönüş’ü bu olaylardan uzak tutun ‘ diyen Serdar, kötü haberi Derya’ya verdi:

El birliği ile hasta ettik yine kızı… son değerleri kötü çıktı. Haberi yok hastalığının nüksettiğinden.

Halasının çıkışıyla kendine gelen Türkan, babasından özür dilemek için hastaneye gitti.

Kızını reddeden Sadık, heyetin karşısına çıktı.

Sen hiç merak etme kızım ben aklımı yüreğimi çocuklarım için feda ettiğimi söyler, o raporu alırım sana…

Mahkemeden sağlık raporunu alan Sadık, evi satışa çıkardı.

Babasının evini satın almak isteyen Türkan, Somer’i arayıp para istedi. Somer, Türkan’ı kesin bir dille reddetti.

Mustafa ile boşanma davası süren Derya, sonunda özgürlüğüne kavuştu.

Müjgan ile iş birliği yapan Sevilay, Sadık’ın iş yerine gelerek Derya ile Kartal’ın birlikte olduğunu Dönüş’ten öğrendiğini anlattı.

Ev halkının dalgınlığından faydalanan Efe, babaannesi Sevilay’ı arayarak ona annesi ile yaşamak istemediğini ve kendisini almasını söyledi.

Türkan’ın hisse satışını araştırdığını öğrenen Somer, onunla ciddi bir konuşma yaptı:

 Buraya nikah günümüzü almaya geldik. Ya bu kapıdan döner yollarımızı ayırırız ya da birbirimizden başka herkese kapımızı kapatırız… 

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uzatmali-evlilik-bitti-ozgurlugune-kavustu/feed/ 0
KÖFN: Beni bu topraklara Neşet Ertaş çekti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kofn-beni-bu-topraklara-neset-ertas-cekti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kofn-beni-bu-topraklara-neset-ertas-cekti/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:09:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8842 Dillere pelesenk olan “Bir Tek Ben Anlarım” şarkısıyla müzik listelerinde uzun süre zirveden inmeyen, 2022 yılında düzenlenen Altın Kelebek Ödülleri’nde En İyi Çıkış Yapan Şarkıcı ve Yılın Şarkısı kategorilerinde ödüle layık görülen KÖFN grubunun üyeleri Bilge Kağan Etil ve Salman Tin, Müzik Kanalları& Radyolar Genel Yayın Yönetmeni Fatih Uslu’ya özel
açıklamalarda bulundu.

Uslu’nun yeni albüm hakkındaki sorusuna cevap veren Bilge Kağan Etil, “Albüm biraz soru işareti çünkü çok kısa sürede çok çalışman gerekiyor. Biraz hızlı bir çağdayız albüm eskisi gibi değil. Bir Tek Ben Anlarım’ın başarısından sonra biraz bekledik. Yavaş yavaş şarkı çıkarmaya başladık ve Yakışıklı’yı çıkardık. Biz biraz daha single, proje odaklı gideriz diye düşünüyoruz.
Single olunca daha çok enerjimizi verebiliyoruz ve daha çok çeşitli olabiliyor. Albümde bir konsepte sıkıştırmak zorunda kalıyorsun ve bu da dinleyiciye çok iyi gelmiyor” ifadelerini kullandı.

İŞİMİZE YATIRIM YAPTIĞIMIZ NOKTADAYIZ

Bir Tek Ben Anlarım şarkısından sonra müzik hayatlarının nasıl şekillendiğini anlatan Salman Tin, “İnsanlar bizim şarkıyı çıkarınca sonrasında ne yapacağız diye gerildiğimizi düşünüyorlar ama biz çok rahatladık. Sonuçta en iyi not verici halkımız ve onların algısından geçmiyorsa kendine müzik yapmış oluyorsun. Bu da değerlidir ama sonuçta pop müzik yapıyoruz ve beğenilmesi beni aşırı rahatlatmıştı. Ünlü olduk ve istediğimizi yapabildik. Finansal olarak müzikal anlamda iyi şeyler yapabilmeyi kazandık. İşimize yatırım yaptığımız noktadayız” dedi.

Bilge Kağan Etil ise, “Konfor alanı yaratıp, bizi üretkenlikten kopartmadı. Tam tersine, bizim daha çok şey yapabilmemiz için rahatlık sağladı” diye konuştu.

KONSERLERİMİZDE SELAMİ ŞAHİN ŞARKILARI DA SÖYLÜYORUZ.

“Gitme Sana Muhtacım” şarkısını yeniden yorumlayarak, “Selami Şahin Şarkıları-2”de yer alan grup, projede nasıl yer aldıklarını da anlattı. Bilge Kağan Etil, “Salman evde bazı şarkıları sürekli söyler. Kendini öyle geliştirdiği benim de çok rahat inceleme imkânım oluyordu. Bazı şarkılarda o etkiyi yakalıyordum, Salman’ı Salman yapacak etki var. Gitme Sana Muhtacım
şarkısı da bunlardan biriydi. O yüzden hep bu kafada vardı ve Selami Şahin projesi olduğunda gitmek kesin olacaktı” dedi.

Salman Tin ise, Saygı albümünden önce kendilerinin Selami Şahin projesi yapmaya başladıklarını söyleyerek, “Dört şarkı planlanmıştı zaten Seninle Başım Dertte şarkısını konserlerde çalıyoruz” diye konuştu.  Uslu’nun “Geçmiş dönem popüler müzik türlerine ve şarkılarına bakışınız nedir?” sorusunu da cevaplayan Bilge Kağan Etil, “Bilinçli de yapıldığı bir kısmı var, özellikle benim yaptığım kısımda. İkimizin avantajı kendi kültürümüzdeki başka kültürlerdeki müziklere kendimizi maruz bırakmak. Gerçekten özlerimizi özümseyebiliyoruz. Ben caz piyanistliğinden gelme biriyim ama Türk sanat müziğiyle büyümüş birisiyim. Salman da Anadolu çocuğudur. Biz hiçbir şeye uzak değiliz, her şeyin içindeyiz. İçinde olduğumuz için de insanlara hepsini
karıştırıp verebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Uslu’nun “Müzik hayatınızda, ‘olmazsa olmazdı’ dediğiniz ne var?” sorusu üzerine, Bilge Kağan Etil, “Geçmişe gidersem kişisel hayatımda Doğan hocam var. Bendeki bütün kapıları açan, tetikleyen, beni eğiten ve müzik öğretmenliğine hazırlayan oydu. Bende çok vizyon aşılamış bir insandı” açıklamasında bulundu.

Salman Tin ise “Üniversite dönemlerimde Amerikan folk müziğine çok ilgiliydim. Beni bu topraklara Neşat Ertaş çekti geri buraya. Bu kadar iyi müzisyenlik, bu kadar iyi bir söz, bu kadar iyi bir duygu durumuna çeken Neşat Ertaş olmuştur” dedi

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kofn-beni-bu-topraklara-neset-ertas-cekti/feed/ 0
Bakan Özhaseki konuştu: Bütün tapuları sizlere aktaracağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-konustu-butun-tapulari-sizlere-aktaracagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-konustu-butun-tapulari-sizlere-aktaracagiz/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:54:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8773 Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Serik Millet Bahçesi’nde düzenlenen toplantıda vatandaşlarla bir araya geldi.

Yerel seçimlerin önemli olduğuna değinen Bakan Özhaseki, “Bu seçimlerin önemli tarafı genel bir seçim olduğu için beldemizi, ilçemizi, ilimizi geleceği hazırlayacak insanlar ise onu seçiyoruz. Genel idarede belki farklı düşüncelerimiz olabilir. Ama bu seçimlerde biz geleceğimizi oyluyoruz. Düzgün çalışkan işine hakim gecesi gündüzü vatandaşın işi olan bir başkan seçersek o şehirlerin geleceği de aydınlık oluyor. 1994 öncesinde belediyecilikte CHP’nin ideolojik bir tavrı vardı. Çeşmelerden su akmazdı, çöp dağları birikirdi” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’nin zor bir coğrafyada olduğunun işaret eden Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatan burası. Bu coğrafyada yaşamanın bedeli var o da güçlü olmak. Güçlü olmazsanız yaşayamazsınız. En son deprem belası vurdu bizi. 680 bin evimiz, 170 bin işyerimiz yıkıldı. 18 ilimiz bu depremden etkilendi, 14 milyon insan zarar gördü. İlk geceden itibaren bütün belediyelerimizi bölgeye sevk ettik. Hatay’da CHP var. En büyük belediyelerimizi Hatay’a gönderdik. Siyasi tercih önemli değil, depremde enkaz altında kalan bizim insanımız. Ama nüfusu milyonlar olan, konuştuğunda mangalda kül bırakmayan adamlar oraya özel jetlerle, medya ordusuyla gelip selfie çekilip, bırakıp gittiler. Onlarda deprem turistiydi. 6-7 sene önce şimdiki belediye başkanıyla birlikte Antakya’da kentsel dönüşüm yaptırmadılar. 1 saat yalvardım vatandaşlara ama yaptırmadılar. Binlerce insan öldü orada. Hem yapmıyorsunuz hem yapana mani oluyorsunuz. Askeri olarak güçlü olup, ekonomik olarak kalkınacağız. Hatay Reyhanlı’da 350 milyon lira harcayıp belediyenin yapması gereken suyu çıkarttık. Oradaki su idaresi gidip elektrik aboneliği almıyor” dedi.

“ELİMİZİ AYAĞIMIZI KIRMAYIN”

Özhaseki, “Buradaki sorunu çözecek arkadaşların hepsini ilçeye getirdim. 68 yıllık bir ihtilaf var burada. Tapu kadastro davaları çok uzun sürer. Belli grup vatandaş adına tescil edilmiş tapular. Bizim vardığımız bir sonuç oldu. Burada bir kanun çıkarılması lazım. Kanun çıkarmadan şu anki idari yolla bu işi çözebilmek mümkün değil. Daha önce İstanbul Sultanbeyli’de yaptık. Bütün mülkiyet devlete geçti, şimdi devlet teslim etti. Burada da Aksu Çalkaya’da yaptık. Şimdi burada sizler uygun görürseniz, elimizi ayağımızı kırmayın Hakan başkan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde burada da Veli hocama izin verirseniz. Acelemiz var pazartesi, salıdan itibaren bütün itilafları halledeceğiz. Mecliste bir torba yasanın içerisinde bütün tapular belediyemize, belediyemizden de sizlere aktaracağız. Bunun dışında başka yolu yok. Tapu işini bir çözelim ondan sonra kentsel dönüşüm olsun derseniz onu da yapalım. Bu işin tek şartı var, Büyükşehirde ve Serik’te elimizi ayağımızı kırmayın” diye konuştu.

“ÇÖZE ÇÖZE İLERLİYORUZ”

Bakan olarak ikinci kez atandıktan sonra 9 aydır Antalya’yı ilçe ilçe, köy köy, kasaba kasaba dolaştığını dile getiren Bakan Ersoy, ”Burada çiftçilerimizle, esnafımızla, öğrencilerimizle, gençlerimizle, iş adamlarımızla, yatırımcılarımızla, turizmcilerimizle bir araya geliyoruz. Sorunlarını dinliyoruz, ihtiyaçlarını yerinde görüyoruz. Müdürlerimizle beraber bu çalışmaları kısa, orta, uzun vadeli programlarla çöze çöze ilerliyoruz. Son 75 gündür yoğun bir şekilde Antalya’mızı karış karış dolaşıyoruz. Dolaştıkça da Antalya’mızın sorunlarına, ihtiyaçlarına daha fazla hakim oluyoruz” diye konuştu.

“VİZYONEL BAŞKAN”

Antalya’nın tarım, turizm ve kültür sanat şehri olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, “2023 yılını Türkiye rekor sayıda ziyaretçiyle kapattı, 57 milyona yakın misafir aldık. Bunun 16 milyon gibi büyük bir kısmını da Antalya’da ağırladık. 2024 çok daha iyi olacak, Antalya’da 17 milyondan fazla ziyaretçi beklediğimiz bir yıl. Bundan sonra rekor kıra kıra turizm sayılarını yukarıya taşıya yolumuza devam edeceğiz. Antalya’da 2.7 milyon nüfustan bahsediyoruz. Kentin coğrafi konumuna baktığımız zaman Gazipaşa’dan, Kaş’a kadar 680 kilometrelik uzunluğa yayılmış bir şehirden bahsediyoruz. 19 tane ilçemiz var. 2.7 milyon nüfusumuz var. Hem yurt dışından, hem yurt içinden çok yoğun göç alan bir şehiriz. Artık sadece Türkiye Türklerin gözünde değil, dünyanın en güzel turizm şehirlerinden birinde yaşıyoruz. Bu kadar hızlı bir Antalya’ya sahipken, Antalya asla duramaz, hep koşmalı. Koşan bir Antalya görmemiz lazım. Çünkü Antalya durursa devamlı göç alan büyüyen bir şehir durursa aslında yerinde durmuyor, geriye gidiyor demektir. O nedenle 31 Mart seçimleri çok önemli. Antalya gibi şehri, bir dünya şehri dünya markası yapmak istiyorsak bize mazisi sitemiz, çalışkan, hırslı, ama hepsinden önemli, vizyonel başkanlara ihtiyacımız var. Eğer Antalya’yı biz Süper Lige taşımak istiyorsak, Avrupa’nın en güzel şehirlerinden, en çok beğenilen şehirlerinden biri yapmak istiyorsak hem çalışkan olmalı başkanlarımız, hem de vizyoner olması lazım” ifadelerine yer verdi.

“TURİZM ALANINDA YENİ PROJELER”

Yeni dönemde hem ilçeler hem büyükşehir için sizlerle el ele vererek hedeflere hep birlikte çalışarak ulaşacaklarına değinen Bakan Ersoy, “ Antalya’mızın sorunları var mı? var. Ama Antalya’mızın çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Yeter ki niyet olsun, istek olsun. Doğru işin ehli insanlara yetkileri vermiş olalım. Bakın geçtiğimiz dönemde sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptığı konulara bakacak olursak, Antalya’nın en büyük sorunlarından biri arıtma sorunuydu. Biz büyükşehir Belediyesinin konusudur deyip geri çekilmedik, onların yapamadıkları yatırımları, protokollerle devralıp Serik ve Kemer arıtmayı hayata geçirdik. Kıyı bandı boyunca halk plajları yaptık. Kültür yolu festivalleriyle, kültür ve sanata ki Antalya’mızla dahil ettik. Yatırım yaptık. Yeni bir proje daha başlattık. Ne diyoruz? Artık turistlerimiz otellerde kalsın istemiyoruz. Otellerden dışarı çıksın istiyoruz. Şehirlerimize, şehir merkezlerimize insin, esnafımızla buluşsun istiyoruz. ‘Geleceğe Miras’ projesi adı altında son 60 yılda arkeoloji alanında yapılmış işlere kadar bir işi gelecek 4 yılda yapmayı vaat eden yeni bir arkeolojinin çağı programını başlatıyoruz. Gece müzeliğini ekleyerek, otellerinden çıkıp hem arkeolojik noktaları gezmeleri hem şehir merkezine Ulaşmaları için yeni bir programı daha bu yaz itibariyle hayata geçirdik. Amacımız şehrin elde ettiği gelirin şehir paydaşları tarafından doğru bir şekilde paylaşılmasını sağlamaktır. Bütün şehirde yaşayan esnafımızın, çiftçimizin bundan pay almasını sağlamak, sezonu 12 aya uzatmaktır, ve turist akışını tüm ilçelerimize dağıtmak. Bununla ilgili çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.

“HALININ ALTINDAKİ SORUNLARI ÇIKARACAĞIZ”

“Bir işi iyi gittiği zaman herkes sahiplenmek istiyor” diyen Bakan Ersoy, “ Herkes sayıları açıklamak istiyor. Şu kadar şunu yapacağız. Ama bu iş turist bekliyoruz diyerek olmuyor ki. Bu kadar yatırım yapacağız demek olmuyor ki. Hiçbir şey söyleyerek olmuyor. Her şeyi yaparak, çalışarak oluyor. O yüzden bu 31 Mart’taki seçimler çok çok önemli. Bugüne kadar halının altına süpürülmüş çok fazla sorun var, 31 Mart’tan sonra yapmak istediğimiz ilk iş halının altındaki sorunları çıkaracağız, teker teker yoluna koyacağız. 68 yıldır bekleyen bir sorununuz var onu da çözüyoruz” ifadelerine yer verdi.
Toplantının ikinci bölümü basına kapalı olarak devam etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-konustu-butun-tapulari-sizlere-aktaracagiz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Haberleşmede rekor büyüme yaşandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-haberlesmede-rekor-buyume-yasandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-haberlesmede-rekor-buyume-yasandi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:42:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8770 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan 2023 yılı dördüncü çeyreğine ilişkin “Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu”nu açıkladı. 2023 yılı dördüncü çeyreğinde BTK tarafından yetkilendirilen 466 şirket ve 848 yetki belgesi bulunduğunu belirten Uraloğlu, ayrıca toplam 8 adet yetkilendirilmiş elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı bulunduğunu söyledi. Söz konusu elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının 2023 sonu itibarıyla 7,3 milyon elektronik imza ve 964 bin mobil imza olmak üzere toplam 8,3 milyon elektronik sertifika oluşturduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin haberleşme altyapısının taleplere hızlı bir şekilde uyum gösterdiğini kaydetti.

“TOPLAM ABONELERİN YÜZDE 92’Sİ 4.5G KULLANICISI”

Bakan Uraloğlu, 2023 yılı sonu itibariyle mobil abone sayısının 92,2 milyona, mobil abone yaygınlığının da yaklaşık yüzde 108’lere çıktığını belirterek, “Mobil abonesi olan 84,9 milyon vatandaşımız, 2016 yılında hizmete başlayan 4,5G aboneliğine geçmiş durumda. Hatta 4,5G hizmetinin toplam abonelerin yüzde 92’sini oluşturduğunu görüyoruz. Makineler arası iletişim (M2M) abone sayısı ise 9,3 milyona ulaşarak yıllık bazda yüzde 15,4 büyüme göstermiş durumda. 2023 sonu itibari ile taşınan toplam mobil numara sayısı ise 177,3 milyonu geçmiş olup 2023 yılı içinde taşınan mobil numara sayısı ise 10,2 milyona ulaştı” dedi.

Uraloğlu, sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulamasının başladığı 10 Eylül 2009 tarihinden 31 Aralık 2023 tarihine kadar toplam 2 milyon 609 bin 377 adet numaranın taşıma işlemi gerçekleştiğinin de altını çizdi.

“562 BİN KİLOMETRE FİBER ALTYAPIYA ULAŞTIK”

Bakan Uraloğlu,Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak internet altyapısında gerçekleştirilen çalışmaların ve yatırımların meyvesini almaya başladıklarını belirterek, genişbant internet abone sayısının geçen yıla göre yüzde 3’e yakın artarak 93,3 milyona çıktığını bildirdi. Uraloğlu, 2023 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 8,6 civarında artışla 562 bin kilometre fiber altyapıya ulaşıldığını da vurgulayarak, “Fiber internet abone sayısı da geçen yıla göre tam tamına yüzde 20’lik artışla 6,8 milyona ulaştı. Şimdi vatandaşlarımızla birlikte daha büyük hayaller kurmamız ve bunları gerçeğe dönüştürmek için çalışmamız gereken bir dönemdeyiz. Şu anda toplam 562 bin kilometre olan fiber uzunluğumuzu bu yılın sonuna kadar 600 bin kilometreye ulaştırmayı planlıyoruz. 4 yıl içerisinde ise fiber uzunluğumuzu 850 bin kilometreye taşıyacağız” ifadelerini kullandı.

GENİŞBANT İNTERNET KULLANIMI 260,3 GBYTE YÜKSELDİ

Bakan Uraloğlu, fiber altyapı ile birlikte internete hızlı erişim sağlamasının yanında vatandaşların internet kullanımını da artırdığına dikkati çekerek, 2022 yılının son çeyreğinde sabit genişbant abonelerinin ortalama aylık veri kullanımının 243 GByte olduğunu, 2023 yılının son çeyreğinde ise bu rakamın 260,3 GByte’a yükseldiğinin altını çizdi. Uraloğlu, 4.5G altyapısı kullanan mobil abonelerin ise 2022 yılı dördüncü çeyreğinde 14,8 GByte olan veri kullanımının 17,2 GByte’a ulaştığını aktardı.

“REKOR BİR ARTIŞ YAŞANARAK TOPLAM GELİR 224 MİLYAR TL’Yİ AŞTI”

Uraloğlu, 2023 yılı son çeyreğinde elektronik haberleşme sektörü operatör gelirlerinin 70,1 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı. 2023 yılının tamamında ise gelirlerin 244 milyar TL’ye ulaştığını belirten Uraloğlu, “2023 yılında bir önceki yıla göre tam tamına yüzde 72,3’lük rekor bir artış yaşanarak toplam gelir 224 milyar TL’yi aştı. Ülkemizin haberleşme altyapısına en fazla yatırım yapan ve en büyük şirketleri olan Türk Telekom ve mobil operatörler özelinde gelirlerin yüzde 80’e yakın arttığını da görüyoruz. Yatırımları incelendiğinde, Türk Telekom ve mobil operatörler özelinde önceki yıla göre sektörde yapılan yatırım tutarı yaklaşık yüzde 85 artarak 41,2 milyar TL’ye ulaşmış. Haberleşme sektöründe yaptığınız yatırım her zaman misliyle sizlere döner” şeklinde konuştu.

HABERLEŞME ALTYAPISINA 2023’TE 52,4 MİLYAR TL YATIRIM

Bakan Uraloğlu, yine yatırım yaparak büyümek ve altyapısını geliştirmek için çalışan diğer operatörlerin de net satış gelirlerinin 2023 yılında yüzde 53 gibi önemli oranda artarak 53,6 milyar TL’ye çıktığını belirterek, “Diğer operatörlerimizin altyapı için yaptığı yatırım tutarı 11,2 milyar TL’yi buldu. Ancak tüm işletmecilerin yatırımları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 68,6 artarak 52,4 milyar TL olmuş durumda” diye konuştu.

“MOBİL ŞEBEKELERDE AYLIK KULLANIM SÜRESİ 477 DAKİKAYA ÇIKTI”

Uraloğlu, yılın son çeyreği itibari ile mobil şebekelerde aylık ortalama kullanım süresinin 477 dakikaya, sabit şebekelerde ise 100 dakikaya çıktığına işaret ederek, “Mobil ve sabit şebekelerdeki ses trafiğine bakıldığında, yaklaşık 4,6 milyar dakikası sabit şebekelerden kaynaklanan toplam 321,4 milyar dakikalık trafiğin yüzde 98,6’sının mobil şebekelerde başlatıldı” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-haberlesmede-rekor-buyume-yasandi/feed/ 0
Milyarderlerin en ilginç sabah rutinleri… Hamburger, MMA dövüşü, sörf https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milyarderlerin-en-ilginc-sabah-rutinleri-hamburger-mma-dovusu-sorf/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milyarderlerin-en-ilginc-sabah-rutinleri-hamburger-mma-dovusu-sorf/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:40:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8768 Milyarderlerin günlük çalışma rutinleri, nasıl zengin olduklarına dair ip uçları veriyor. Ancak zenginlerin günü nasıl geçirdiklerinden çok, güne nasıl başladıkları da önemli. Belli bir programa göre hayatlarını sürdüren milyarderlerin her sabah mutlaka yaptıkları rutinler bulunmakta. Dünyanın en zengin insanları bu aktiviteleri yapmadak kesinlikle çalışmaya başlamıyorlar. 

HAMBURGER İLE KAHVALTI 

En ilginç sabah rutinlerinden biri olan milyarderlerin başında şüphesiz Warren Buffett geliyor. Sabah 6.45’te uyanan Buffett güne ekonomi haberlerini okuyarak başlıyor. Yatırım firması Berkshire Hathaway’ın kurucusu olan Buffett, her sabah ofisine giderken mutlaka bir McDonald’s restoranına uğruyor. İlerlemiş yaşına karşın ünlü milyarder, sabahları kahvaltısını bu restoranda yumurtalı jambon ya da hamburger yapıyor. Buffett’in restoran zincirinde hissesi olduğunu hatırlatmakta da fayda var. 

UYANIR UYANMAZ MMA İDMANI 

Mark Zuckerberg de sıradışı sabah rutini olan zenginlerden. Gün Zuckerberg için 8’de başlıyor. Eskiden sabahları koşuya çıkan Zuckerberg artık her sabah yakın dövüş sporu olan MMA antremanı yapıyor. Hatta bir dönem Zuckerberg, ünlü UFC dövüşçüleri ile idman fotoğrafları da yayınlanmıştı. Bunun yanında Zuckerberg, her sabah mutlaka aceobook, Instagram ve Whatsapp hesaplarını da kontrol ediyor. 

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Mark Zuckerberg (@zuck)’in paylaştığı bir gönderi

 

SÖRF YAPIYOR 

Virgin Airlines, Virgin Galactic gibi şirketlerin sahibi olan Richard Branson da sabahları sporunu eksik etmeyen milyarderler arasında geliyor. Sabah 5’te uyanan Branson, çalışmaya başlamadan önce mutlaka günlük egzersizini yapıyor. Bazı günler tenis oynayan Branson, bazı günler ise bisiklete biniyor. Ünlü milyarder sabahları denizde uçurtmalı sörf olarak da bilinen kitesurfing de yapıyor. 

Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk’ın bir günü, milyarderin sabah 7’de uyanması ile başlıyor. 7 buçuğa kadar iş maillerini kontrol eden ve gerekli gördüklerini cevaplayan Musk, duş alıp 8’de çalışmaya başlıyor. Genellikle kahvaltıyı atlayan Musk, fabrika ziyaretleri, toplantılar gibi etkinliklere genelde 10’da gidiyor. 

NİŞANLI İLE SOHBET 

Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, her sabah güne bir fincan kahve eşliğine nişanlısı Laura Sanchez ile sohbet ederek başlıyor. Bezos bir yandan da telefonundan günün önemli haberlerini okumayı ihmal etmiyor. Kahve ve sohbetin ardından işe başlamadan önce Bezos mutlaka günlük egzersizini yapıyor. 

Dünyanın en zengin insanı olan Fransız Bernard Arnault’un günü sabah 6.30’da başlıyor. Moda devi LVMH’nin CEO’su Arnault uyanınca genellikle moda haberlerini okuyup bir yandan çocukları ile telefonundan mesajlaşıyor. 

SABAH 4’TE UYANIYOR 

Apple’ın 2011 yılından bu yana CEO’luğunu üstlenen Tim Cook, sabaha en erken başlayan milyarderler arasında. Cook güne sabaha karşı 4’te başlıyor. Önce iş maillerini kontrol eden Cook, sabah sporunu yaptıktan sonra duş alıp kahvaltısını yapıyor. Kahvaltının ardından kahve tercih eden Cook, erkenden çalışmaya başlıyor. 

Microsoft’un kurucusu Bill Gates ise sabah 7’de uyanır uyanmaz hemen koşu bandında kardiyo egzersizlerini yapıyor. İdmanın ardından ekonomi haberlerini okuyan Gates genellikle sabah 8’de iş başı yapıyor. Gates sabahları kahvaltı yapmayı tercih etmemesiyle biliniyor. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/milyarderlerin-en-ilginc-sabah-rutinleri-hamburger-mma-dovusu-sorf/feed/ 0
100 milyar liralık ‘bayram’ beklentisi… 9 günlük tatilde 20 milyon kişi yollara çıkacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-milyar-liralik-bayram-beklentisi-9-gunluk-tatilde-20-milyon-kisi-yollara-cikacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-milyar-liralik-bayram-beklentisi-9-gunluk-tatilde-20-milyon-kisi-yollara-cikacak/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:12:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8757 Bu yıl hem seçim sonrasıyla hem de 5 Nisan’daki ara tatille birleşen Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne uzatılmasıyla Türkiye genelinde yoğun seyahat hareketi bekleniyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ramazan Bayramı’nın bu yıl 9-12 Nisan tarihlerine denk geldiğini belirterek, “İlk ve orta öğretimdeki öğrenciler ise ikinci ara tatil için 5 Nisan’da son dersi yapıp 6 Nisan’da ara tatile girecek, 15 Nisan’da ders başı yapacaklar. Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması kararını, iki tatilin tam olarak birleşmesi açısından son derece kıymetli buluyoruz. Açıklamanın erken yapılması da bayrama kadar olan süreçte vatandaşlarımızın ve seyahat acentelerimizin planlamalarını yapabilmelerine olanak sağladı” diye konuştu.

20 MİLYON KİŞİLİK SEYAHAT

Bu dönemde memleket ve akraba ziyaretleri dahil olmak üzere 20 milyon civarında kişinin seyahate çıkmasını beklediklerini söyleyen Firuz Bağlıkaya, “Bu kişilerin 2 milyonluk bölümünü doğrudan turizm hareketleri oluşturacak. Turizm tesislerine giriş sayısının 1.5 milyon düzeyinde olmasını, diğer konaklama türleri de eklenince turistik konaklama sayısının 2 milyon sayısına ulaşmasını bekliyoruz. Ara tatil ve bayram tatili dönemindeki memleket, akraba ziyaretleri ile turizm hareketliliğini kapsayan tüm seyahatlerin oluşturacağı ekonomik hacmin ise toplamda 100 milyar TL seviyelerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz” dedi.

Firuz Bağlıkaya

KÜLTÜR TURLARINA İLGİ

Bayram tatilinde seyahat acentelerinin her bütçeye uygun yurdun dört bir yanını kapsayan alternatif turlar oluşturduğunu dile getiren Bağlıkaya, şu bilgileri paylaştı:

“Akdeniz bölgesindeki otellere, doğa ve kültür turlarına ilgi çok yüksek. Kültür turlarında GAP, Karadeniz ve Kapadokya turları öne çıkıyor. Seyahat acentelerimiz 3, 4 ve 5 gecelik turları vatandaşlarımızın beğenilerine sundu. Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla 6-7 gecelik turlar da talep görmeye başlayacak. Şu anda yoğunluk 3 ve 4 gecelik turlarda. Bayramda yurtiçi turlarda üç gecelik otobüslü kültür turları kişi başı fiyat 8 bin TL’den, 5 gecelik turlar ise 11 bin TL’den başlıyor. Uçaklı yurtiçi turlarda fiyat ortalaması 15 bin TL’ye yükseliyor.”

HERKES YORGUN, TATİL YAPMA İSTEĞİ ARTTI

Ekonomik gündem, savaşlar ve seçim sürecinin herkesi yorduğunu belirten Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz ise bayram tatilinin 9 gün ilan edilmesinin tatil yapma isteğini artırdığını söyledi. Seçimin hemen ertesinde gelecek 9 günlük tatilde öncelikle siyasilerin mutlaka dinlenmesi ve tatil yapması gerektiğini ifade eden Yavuz, “Dertleri, sorunları çözmek için onların da ruh ve sağlık durumunun iyi olması gerek. Bizler de vatandaş olarak aylardır seçim süreci sarmalında yuvarlanıp duruyoruz. Üstüne bir de ekonomik çalkalanmalar hepimizi çok yordu. Tek çaresi var, birkaç gün başka diyarlara gitmek, tatil yapmak” diye konuştu.

YURTDIŞI TURLARI VİZEYE TAKILIYOR

Yurtdışı turlarda vize konusunda yaşanan sıkıntıların devam ettiğini vurgulayan Bağlıkaya, “Vize başvurusu reddedilen vatandaşlarımızın, vizesiz Balkan turlarına, Mısır gibi destinasyonlara yöneldiğini görüyoruz. 3 gece 4 gün ve 4 gece 5 günlük turlar daha çok talep görüyor. Yurtdışı turlarda fiyatlar kişi başı 400 ’dan başlayıp, uzaklığına ve ulaşım aracına göre değişiklik gösteriyor. Ortalama tur fiyatı ise 1000 Euro düzeyinde” diye konuştu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-milyar-liralik-bayram-beklentisi-9-gunluk-tatilde-20-milyon-kisi-yollara-cikacak/feed/ 0
Martı TAG’ın davası ertelendi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marti-tagin-davasi-ertelendi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marti-tagin-davasi-ertelendi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:04:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8754 İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası’nın, Martı TAG’a karşı haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespiti ve ‘Martı TAG’ ve ‘Martı Motosiklet’ uygulaması ve internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik davanın 5’inci celsesi bugün İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görüldü. Gizlilik nedeniyle basın mensupları ve izleyicilerin alınmadığı dava, bilirkişi raporunun tamamlanmamış olması nedeniyle 19 Temmuz’a ertelendi. Taraflar arasında gerginlik yaşanmaması için hem adliye dışında hem de içinde polis, yoğun güvenlik önlemi aldı.

“UYGULAMAMIZ AYNEN DEVAM EDİYOR”

Mahkeme sonrası adliye önüne gelerek açıklamalarda bulunan Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Öncelikle mahkemenin gizlilik kararı devam ettiği için davaya dair çok bir şey paylaşamıyoruz ancak uygulamamız aynen devam ediyor. Karşı tarafın sosyal medyada iddia ettiği gibi bir erişim engeli kararı yok. Dava Temmuz ayına ertelendi. Temmuz ayında tekrar hakkımızı ve hukukumuzu savunmak için yine burada olacağız. Hiç merak etmeyin, Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehrini İstanbul’u bu kadar rezil, kepaze eden, bu kadar insanın ekmeğiyle oynayan bu şer odağı Taksiciler Odası’nı yeneceğiz. Bizim devasa Martı TAG ailemizin, 130 bin sürücü ve aileleriyle birlikte 500 bin kişinin, İstanbul’un en büyük ulaşım camiası olduğunu cümle alem gördü ve kabul etti. Buraya gelen herkese teşekkür ediyorum. Bazı meseleler vardır ki ticaretten de paradan da çok daha büyüktür. Biz burada bu şehir ve bu şehrin insanları için bu şer odağına, bu ahlak yoksunu kendini bilmezlere karşı savaşımızı ortaya koyuyoruz ve kazanacağımızdan gram şüphemiz yok. Bizden vazgeçmemizi asla beklemesinler, Türk adaletine sonuna kadar inanıyoruz, kazanacağımızı biliyoruz. Her gün, her dakika, her saat işimizin ekmeğimizin peşindeyiz. İstanbul’u bu beladan, kabustan, karabasandan kurtarmak için gerekirse gövdemizi bu işin altına koyarız” dedi.

“MAHKEMENİN DOĞRU KARARI VERECEĞİNDEN HİÇ ŞÜPHEMİZ YOK”

Öktem, “Arkadaşlarım buraya gelen kaç TAG sürücüsü var diye aplikasyonlardan bakıyorlar, bana ilettikleri rakam şu şekilde; buraya 4 binin üstünde kişi bizi desteğe gelmiş. Karşı tarafta biz taksici göremedik, 20-30 kişilik küçük bir grup gördük. Günlerdir, aylardır bu mahkeme için çağrı yapıyorlar. Lobilerinin, odalarının hiçbir gücü kalmadığının en büyük kanıtı buradaki bu kalabalıktır. Ben böyle bir tevazu, böyle bir davayı savunmayı ve bir insanın arkasında bu kadar durmayı hiçbir yerde görmedim. Buraya gelen herkesten Allah bin defa razı olsun. Haklıyız, kazanacağız. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Ne bedel gerekirse ödeyeceğiz. Biz de geri adım atmak yok. 130 bin kişiyiz, haklıyız İstanbul için savaşıyoruz, kazanacağız. Burada TAG için direksiyon sallayan, buraya gelen herkes bu şehrin gerçek kahramanıdır. Mahkemenin doğru kararı vereceğinden hiçbir şüphemiz yok, haklıyız ve kazanacağız, bu kadar basit” diye konuştu.

“ERİŞİM ENGELİ YOK, AYNEN DEVAM EDİYORUZ”

Uygulamalarda erişim engeli olmadığını söyleyen Öktem, “Karşı tarafın yalan iddiaları olduğu için bir erişim engeli kararı olduğu söyleniyor, öyle bir şey yok, biz aynen devam ediyoruz. 130 bin TAG sürücüsü bu işten ekmek yiyor, 3 milyon İstanbulluyu taşıyor. Bu şehre gerçek hizmeti yapanlar TAG sürücüleridir. Dünyanın 151 ülkesinde olan bu sistem Türkiye’de de olacak. İsterse kendilerini paralasınlar, isterse kendilerini oradan oraya atsınlar hiçbir şey fark etmez. Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz, biz bu yola çıktık ve geri dönmeyeceğiz. Ben böyle bir şey görmedim, onlar haftalarca SMS’ler atıyor ‘O gün buluşuyoruz’ diye ancak taksiciler 20 kişi gelmiş. Bunlar bitmiş, bunların gücü, kudreti kalmamış, İstanbul’da bir etkisi kalmamış. Bunların bir oy potansiyeli kalmamış. Bu ahlaksızların artık sonu gelmeli. Yukarıda 20 tane adam yan koridorlardan dolanıyor, biz böyle bir şey görmedik, biz öcü değiliz ki, hiç utanma kalmamış” dedi.

AV. AYDINER: GİZLİLİK KARARI BİZİM TALEBİMİZLE ALINDI

Martı TAG’ın avukatlarından Aysel Ölçen Aydıner ise mahkemenin gizlilik kararına ilişkin şunları söyledi:

“Davanın içeriğini kendi lehlerine, kendi oda seçimlerine malzeme yapmak istiyorlar. Bu sebeple gizlilik kararı alındı. İçeriğini kötüye kullanmak istedikleri için gizlilik kararı bizim talebimizle alındı.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marti-tagin-davasi-ertelendi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: 31 Mart akşamı yeni bir döneme başlayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-31-mart-aksami-yeni-bir-doneme-baslayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-31-mart-aksami-yeni-bir-doneme-baslayacagiz/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:54:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8715 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Kırıkkale Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” programında iş insanlarıyla bir araya geldi. Bakan Işıkhan, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam, sevgi ve başarı dileklerini ileterek, Kırıkkale’nin büyük bir potansiyelinin olduğunu, “Türkiye Yüzyılı”nda da çok önemli bir merkez haline geleceğini söyledi.

“2023 YILINDA TOPLAM İSTİHDAM EDİLENLERİN SAYISI 880 BİN KİŞİ ARTTI”

2023 yılı işgücü verileri hakkında da bilgiler aktaran Bakan Işıkhan, 2023 yılında işsizlik oranı 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine gerilediğini ifade ederek, “Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine geldi. İşsiz sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 318 bin kişi azaldı. Hem kadın, hem genç, hem de toplam istihdam oranı ve işgücüne katılım oranı son 22 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Geçtiğimiz yıl özelinde baktığımızda, 2023 yılında toplam istihdam edilenlerin sayısı 880 bin kişi artarak 31 milyon 632 bine ulaşmıştır. Türkiye ekonomisinde 2005 yılına göre 12 milyon 275 bin kişilik yeni istihdam meydana gelmiştir. Yıllar içerisinde işsizlik oranının azalması noktasındaki olumlu ivme 2023 yılında da devam etmiş, istihdam oranımız bir önceki yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 48,3 olarak gerçekleşmiştir. 2005 yılından 2023 yılına gelindiğinde ise istihdam oranı 8,3 puan artmıştır” dedi.

“EKONOMİK BÜYÜMENİN NET BİR GÖSTERGESİ”

Bakan Işıkhan, sanayi alanındaki yatırımların işgücü istatistiklerine önemli bir yansıması olduğunu vurgulayarak, “2005 yılında sanayi istihdamı 4 milyon 140 bin kişi iken, 2023 yılında 6 milyon 711 bin kişi olarak gerçekleşmiş, ülkemizin sanayi alanındaki yatırımların, işgücü istatistiklerine önemli bir yansıması olmuştur. Hizmet sektöründe ise, 2005 yılında hizmetler istihdamı 9 milyon 176 bin kişi iken, 2023 yılında 18 milyon 230 bin kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu veriler hizmetler alanındaki; ekonomik büyümenin net bir göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır. Ayrıca; 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına Milli Gelir de 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü” diye konuştu.

“HİZMETLERİMİZE KESİNTİSİZ DEVAM EDEBİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Ak Parti’nin ülkede belediyecilik anlayışını değiştirdiğini anlatan Bakan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Tüm bu veriler gösteriyor ki pandemiye rağmen, bölgemizdeki savaşlara rağmen, geçtiğimiz yıl yaşadığımız asrın felaketine rağmen, doğru yoldayız, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebiliyoruz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşallah sizlerin desteğiyle başaracağız. Bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız. Şurası çok önemli, ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bildiğini gibi ülkemizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır.”

“MEHMET SAYGILI BAŞKANIM, BU ŞEHRE EMEĞİNİ ORTAYA KOYAN ÇOK KIYMETLİ BİR YOL ARKADAŞIMIZ”

Işıkhan, “31 Mart akşamı itibariyle İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirleri gerçek belediyecilikle, ülkemizin kalkınmasına köstek değil, destek olacağı, yeni bir döneme başlayacağımızı ümit ediyorum. Sözlerime son vermeden önce inşallah 31 Mart’ta Kırıkkale’de, merkezde ve tüm ilçelerinde gerçek belediyecilikle yola devam edeceğine inanıyorum. Mehmet Saygılı Başkanım, bir Kırıkkale sevdalısı olarak, bu şehre emeğini ortaya koyan çok kıymetli bir yol arkadaşımız! Kırıkkale’nin bir kez daha bu kez görevi AK belediyecilik vizyonu ile Mehmet Başkanımıza, vereceğine inanıyorum. Bu şehre, Mehmet Başkan gibi çalışan, üreten, geliştiren yönetimler yakışır” şeklinde konuştu.

Bakan Işıkhan konuşmasının ardından Vali Mehmet Makas, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve iş insanlarıyla birlikte basına kapalı durum değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-31-mart-aksami-yeni-bir-doneme-baslayacagiz/feed/ 0
AJet ilk uçuşunu yaptı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ajet-ilk-ucusunu-yapti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ajet-ilk-ucusunu-yapti/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:45:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8692 Türk Hava Yollarının (THY) markası AnadoluJet, THY’nin iştiraki olarak kurulan AJet Hava Taşımacılığı Anonim Şirketi adı altında 104 uçakla operasyonlarına başlıyor. AJet, dün saat 22.00’da VF2025 sefer sayılı Airbus A321 Neo tipi uçakla düzenlenen özel bir uçuşla Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan havalanarak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptı. Uçuşun ardından kurdele kesildi. AJet’in tanıtım uçuşu öncesi Ankara’da bir otelde iftar programı düzenlendi. Programa Ankara Valisi Vasip Şahin, Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Fatmanur Altun, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Ankara Ticaret Odası Başkanvekili Halil İbrahim Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı. 

“ANKARA’YA GELECEK TURİST SAYISINI 5 MİLYON HEDEFLİYORUZ”

Programda konuşan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Bolat “Anadolujet’te Ankara’yı yurdun çeşitli yerlerine bağlıyordu. Peki şimdi ne değişiyor ? Ajet’imiz 2024 yılında 104 uçakla ve 24 milyon yolcuyla bütçeleyerek başlıyor. 1.8 milyar gelirimiz olacak. 2028 yılında ise uçak sayısını 200’e çıkarmaya çalışacağız. Gelirimiz de 4.1 milyar dolar olacak. Bugün ‘Yeniden merhaba Ankara’ derken, AJet’in hem Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan hem de Ankara’dan ülkemizi dünyaya açan kapıları olacak. Ankara’yı 2024 yılı yaz tarifemizde 22 ülke 31 şehir ve haftalık 137 frekansta Avrupa’ya Ortadoğu’ya ve ön Asya’ya bağlıyoruz. 2028 yılında ise bu sayı 34 ülke 50 şehir ve 300 frekans olacak. Tabii Türk Hava Yolları’nda da daha önce koyduğumuz 10 yıllık hedeflere 5 yılda ulaştığımız çok oldu. Burada da ümit ediyoruz ki 2028 hedeflerimize daha kısa zamanda ulaşabiliriz. Bunun için de güçlü bir ekosistem kurmamız gerekiyor. Bugün Hizmet İhracatı Birliği’nin Yönetim Kurulu Üyeleri aramızda, onlarla beraber ülkemizi dünyaya Ankara’yı dünyaya nasıl bağlayabiliriz bunu konuşacağız. Ülkemizde kültürel miras olarak UNESCO listesinde olan 21 tarihi alanımız var. Almanya’da bu sayı 50’nin üzerinde. Fransa’da da 50’nin üzerinde Amerika’da 30’un üzerinde. Ama geçici miras listesinde olan 90’dan fazla yerimiz var. Ankara’yı baz aldığımızda 2 tane UNESCO miras listesinde yer var. AJet olarak biz Ankara’da güçlü bir ekosistem kurarak 5 yıl sonra Ankara’ya gelecek turist sayısını 5 milyon hedefliyoruz. Bunun için otelcilerle tur operastörleri ve acentalarla birlikte çalışacağız” dedi. 

“3’ÜNCÜ ORTAĞIMIZ DA DİZİ FİLM SEKTÖRÜ OLACAK”

Bolat “AJet olarak çeşitli paketler getirerek Ankara’ya yurt dışından gelecek kişiler aileleriyle geldiklerinde özel paketler sunacağız. İstanbul’a geçen sene 20 milyonun üzerinde turist geldi. Ankara’da da bu rakama ulaşabileceğimize inanıyoruz. Yurt dışından Türkiye’ye 310 bin öğrenci geliyor. Ankara’ya düşen belli bir pay var. Bu öğrencilerin aileleriyle ilgili programlar yapacağız. Yani biz Ankara’ya 2028 yılında 5 milyon turist ve 5 milyar dolar gelir getirmek üzere programlar yapacağız. İstanbul’un önemli turizm noktalarından biri Kız Kulesi. 3 otobüs dolusu Meksika’lı turist Üsküdar’da Kız Kulesi’nin karşısında iniyor. Birer simit ve çay veriyorlar ellerine, bunları yerken Kız Kulesi’ni seyrediyorlar. Bu ritüel nasıl doğmuş? Türk dizilerinde böyle bir sahne geçiyor ve o sahneden dolayı Meksika’dan gelen turistler bunu yapıyorlar. 450 milyon Güney Amerika’lı bugün Türk dizileri seyrediyor. EBO kanalının en çok izlenen 10 programının 9 tanesi Türk dizisi. El Clasico maçı oynanıyor bizim diziler 1 numarada El Clacico 3 numarada. Bizim 3’üncü ortağımız da dizi film sektörü olacak. Buradaki arkadaşlarla beraber Youtuber’larla çalışarak Ankara’yı dünyaya tanıtacağız. Ankara’nın dünyaya tanıtılmasına katkıda bulunacağız” diye konuştu. 

“31 MART’TA OPERASYONLARINA BAŞLAYACAK”

AnadoluJet’in olan izinlerin çoğunu aldık. 30 Mart’ı 31’e bağlayan gece artık tamamen Ajet operasyonu olarak şirketimiz operasyonlarına başlayacak şuan da 7’nci uçağımızda kendi mülkiyetine geçiyor. Yeni nesil gelen kiraladığımız uçakların hepsi Ajet boyalı olarak gelecek. 

MÜŞTERİ ODAKLI MARKA

AJet Genel Müdürü Kerem Sarp ise  AJet’in sadece ismini değiştirmekle kalmadığını aynı zamanda THY’nin güçlü mirası üzerine inşa edilen, kendi yolunu çizen yenilikçi ve müşteri odaklı bir marka olarak havacılık sektöründe önemli bir oyuncu olarak yoluna devam edeceğini söyledi. 

“GÖBEK ADI ANKARAJET OLSUN”

Tanıtım programında kutlama pastası kesildiği sırada Ankara Valisi Vasip Şahin ” AJet’in yanına bir de göbek adı koyalım o da AnkaraJet olsun. İnşallah Ankara’ya katkıda bulunacaktır. Hayırlı olsun” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ajet-ilk-ucusunu-yapti/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Emeklilerimize trenlerde yüzde 10 indirim uygulayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-emeklilerimize-trenlerde-yuzde-10-indirim-uygulayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-emeklilerimize-trenlerde-yuzde-10-indirim-uygulayacagiz/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:54:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8662 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bakanlık olarak yaptığımız bu proje ile 16 milyona yakın emekli vatandaşımızı sosyal ve kültürel yönden zenginleşmeleri için teşvik etmiş olacağız.” dedi. Uraloğlu yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle artan yolcu talebini karşılamak için gerekli önlemlerin alındığını belirterek, “Bayram tatilini kapsayan dönemde ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde 18 bin 84 koltuk kapasite artışı yapacağız, anahat ve bölgesel trenlerde de ek vagon ilaveleri ile vatandaşlarımıza hizmet edeceğiz” diye konuştu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, trenlerde emeklilere yönelik önemli ayrıcalıklar sağlandığını açıkladı. Uraloğlu, Ramazan Bayramı`na Venedik demiryollarında birçok önlem aldıklarını da söyledi.

“EMEKLİLERE YÜZDE 10 İNDİRİM UYGULAYACAĞIZ”

Ulaşımın en temel ihtiyaçlardan birisini oluşturduğunun altını çizen Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024 yılını “Emekliler Yılı” ilan ettiğini hatırlatarak,” Emeklilerimizin ikinci yaşamlarında fiziksel ve ruhsal sağlıkları ile sosyal ve kültürel yönden zenginleşmelerine destek olmak amacıyla kaynaklarımızı yerel ve merkezi yönetim iş birliğinde seferber ediyoruz. Bu kapsamda, emeklilerimizin ekonomik, konforlu ve rahat bir şekilde seyahatlerini sağlamak üzere yüksek hızlı, anahat ve bölgesel trenlerimizde yüzde 10 indirim uygulamasını başlatıyoruz. Böylece emeklilerimizin ulaşım ihtiyacına katkı sunarken bir nebze de olsa seyahat etmelerini teşvik etmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Yaklaşık 85 milyon nüfusa sahip ülkemizin emekli nüfusunun yaklaşık 16 milyona ulaştığının altını çizen Uraloğlu, “Emeklilerimiz, Türkiye Yüzyılı’nın emektarlarıdır. Alın ve akıl terleriyle ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlayan, tecrübelerinden her zaman yararlandığımız önemli bir kesimdir. İkinci baharlarında rahat etmelerini sağlamak üzere gerek yerel yönetim gerekse diğer tüm bakanlıklarla birlikte koordinasyon içerisinde en güzel en iyi uygulamaları hayata geçirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“BAYRAM TATİLİ VE ARA TATİL NEDENİYLE EK YHT SEFERLERİ VE TRENLERDE KAPASİTE ARTIŞINA GİDİLDİ”

2024 yılının “Emekliler Yılı” olduğu kadar “Demiryolu Yılı” olduğunu da hatırlatan Uraloğlu, şunları söyledi:

“Ülkemizin dört bir köşesinde başlattığımız demiryolu seferberliği ile yüksek hızlı ve hızlı demiryolu hatları inşa ediliyor, iyileştirilen ve modernize edilen mevcut demiryolu sistemimiz tıkır tıkır işliyor, milli ve yerli demiryolu sanayimiz gelişiyor. TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğümüz 2023 yılında 255 milyon yolcuyu ulaştırırken trenlere talep giderek artıyor, farklı rotalarda hizmete verdiğimiz turistik ve diğer trenlerimizle Anadolu’muzun tarihi ve doğa güzellikleri keşfediliyor, bölgeler arasında etkileşim, ticaret, sirkülasyon artıyor. Demiryolu ulaştığı her yere bereket, güzellik katıyor. Bayramlarda da en fazla tercih edilen ulaşım aracı tren… Ramazan Bayramı ve ara tatil döneminde artan yolcu talebini karşılamak ve vatandaşlarımızın huzur içerisinde sevdikleriyle geçirmesi için gerekli tedbirleri aldık.”

Bu uzun tatil dönemini kapsayan 5 -15 Nisan tarihleri arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde kapasite artışı sağlanacağına dikkat çeken Uraloğlu, “ Yüksek hızlı tren hatlarında 5 Nisan’ dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18.084 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısı Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında Cuma ve Pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi Cumartesi günleri de işletilecek” dedi.

Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferlerin tatil dönemi sonrasında da devam edeceği müjdesini veren Uraloğlu, “ Bugüne kadar yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcuya hizmet veren yüksek hızlı trenlerimiz şehirlerarasında günü birlik seyahati mümkün hale getirirken şehirlerimizin çehresini değiştirdi, marka şehir haline getirdi. Ramazan Bayramı ve ara tatilin yanı sıra mevsimsel olarak da yolcu sirkülasyonunda artış meydana geliyor. Dolayısıyla tedbir olarak yüksek hızlı trenlerin kapasitesini önemli oranda arttırmış olduk.”

ANAHAT VE BÖLGESEL TRENLERE DE VAGON İLAVELERİ YAPILDI

5 Nisan 15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi, Güney/Vangölü Ekspresi, Konya Mavi Ekspresi, Ege Ekspresi, Erciyes Ekspresi, Toros Ekspresi, Pamukkale Ekspresi, Ankara Ekspresi, Uzunköprü-Halkalı Bölgesel Treni, Edirne-Halkalı Bölgesel Trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceği bilgisini veren Uraloğlu, “Buna göre anahat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacaktır” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-emeklilerimize-trenlerde-yuzde-10-indirim-uygulayacagiz/feed/ 0
Akdeniz Turizm Analizi’ne göre 5 yılda turizmini en çok geliştiren ülke Türkiye oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akdeniz-turizm-analizine-gore-5-yilda-turizmini-en-cok-gelistiren-ulke-turkiye-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akdeniz-turizm-analizine-gore-5-yilda-turizmini-en-cok-gelistiren-ulke-turkiye-oldu/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:42:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8659 Analize göre Türkiye’nin yanı sıra Akdeniz’e kıyısı olan İspanya, Fransa, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Malta ve Hırvatistan’daki turistlerin kart kullanımlarını da mercek altına alarak Türkiye’nin turizm alanında rekabetçi olduğu alanlara da işaret ediyor. Rakamlar son 5 yıl içinde Akdeniz’in turizmde büyüyen yıldızının Türkiye olduğunu gösteriyor. Analiz sonuçlarına göre son 5 yılda ortalama yabancı kart harcamaları Akdeniz Havzasında yaklaşık 2 katına çıkarken aynı dönemde Türkiye 2018 seviyesinin 3 katına yakın büyüklüğe ulaştı. Böylelikle 2018’den bu yana turizm alanında pandemi sonrası çok ciddi bir ivme oluştuğu görülüyor.

Ortaya konulan rakamlara göre 2023’te sağlık turizmi Akdeniz havzasında turizm harcamalarının ortalama yüzde 2’sini oluştururken, bu rakam ülkemizde turist harcamalarının yüzde 6’sına denk geliyor. Rakamlar Türkiye’nin bu alanda stratejik bir rekabet gücü elde ettiğine işaret ediyor.

Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Analizin en çarpıcı bulgularından biri 2022 yılında Türkiye’yi ziyaret eden her 5 turistten birinin 2023’te yine Türkiye’yi tercih etmiş olması, ve ülkemize ikinci defa gelen bu turistlerin ortalama bir turistten yaklaşık yüzde 60 daha fazla kart kullanımı gerçekleştirmesidir. Bu sonuç, ülkemizin turizm gelirleri açısından desteklenmeye değer stratejik bir alana işaret etmektedir. Ayrıca Analiz, yabancı turistlerin ATM’lerden nakit çekim oranlarında azalma trendinin 2023’te de devam ettiği, buna karşın kartlarıyla daha fazla harcama yaptıklarını ortaya koyuyor. Bu da kartlı ödemeler sayesinde turizm gelirlerinin kayıtlı ekonomiyi büyüterek arttığına işaret ediyor. Visa olarak 40. yılımızı kutladığımız bu yılda, 40 yıldır olduğu gibi şimdi de ülkemize girişinde güvenli bir köprü olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.   

Şirketin Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise, “Bu yıl beşincisini gerçekleştirdiğimiz analize göre Akdeniz havzasında turizmde kart harcamalarının son 5 yılda en çok arttığı ülke Türkiye oldu. Analiz sonuçlarına göre Türkiye’de yabancı kartlarla gerçekleştirilen sağlık harcamalarının toplam turizme katkısı, Akdeniz Havzası ortalamasının 3 katı kadar gerçekleşmektedir. Benzer şekilde en çok büyüme kaydeden kuyum-aksesuar ile yeme-içme kategorileri de ülkemizin rekabetçi olduğu alanlara işaret etmektedir. Kartlı ve yenilikçi ödeme çözümlerinin, turizmin lokomotifi olduğunu gözlemliyoruz. Analiz sonuçlarının turizm sektörümüzün tüm paydaşlarına analitik veriler ile fayda sağlayacağını düşünüyor ve paydaşların görüşleri dahilinde önümüzdeki yıllarda daha da derinleştirmeyi planlıyoruz ” diye konuştu.

Öte yandan turistlerin Türkiye’de yaptıkları harcamalarda perakende alışverişler açık ara ile önde geliyor (yüzde 40’a yakın). Türkiye bu yönüyle de konaklama ve yeme-içmenin ön planda olduğu diğer Akdeniz ülkelerine göre ayrışıyor. Turistlerin Türkiye’de en çok harcama yaptıkları ikinci önemli kategori ise yüzde 30 ile konaklama ve yeme-içme olarak öne çıkıyor.

Analizde ülkemizde son 1 yıl içerisinde 30 günden fazla kartını kullanan uzun süreli ziyaretçilerin, Türkiye’deki yabancı kart kullanımının önemli bir kısmını oluşturduğu görülüyor.  Uzun süreli ziyaretçiler ortalama bir ziyaretçiden 5 kat daha fazla kişi başı kart kullanımı yapıyor.

Analize göre 2023’te Türkiye’ye gelen kartlı ziyaretçi sayısında ilk dört turizm koridoru sırasıyla İngiltere, Amerika, Almanya ve Suudi Arabistan olurken kart başına kullanımlara bakıldığında sıralama Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ilk dört sıraya yerleşiyor.

Türkiye’deki her 100 yüz yüze yabancı kart işleminin 83’ü temassız gerçekleşiyor. Turistlerin fiziki işlem adedi bazında mobil cüzdan kullanım payının bir önceki yıla göre yüzde 7 artması ödeme tercihleri bakımından dikkat çekiyor.

Analize göre 2023’te turistlerin kart kullanımında öne çıkan iller 2022’ye göre değişmedi. Kart kullanımında ilk sırada gelen İstanbul’u sırasıyla Antalya ve Muğla takip ediyor. İstanbul’da kartlarıyla en çok Suudi Arabistan’dan gelen turistler ve Amerikalılar harcama yaparken, Antalya’da İngiltere ve Almanya’dan gelenler, Muğla’da ise İngiltere ve Amerika’dan gelenler en çok kartlı harcama yapan turistler konumunda.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akdeniz-turizm-analizine-gore-5-yilda-turizmini-en-cok-gelistiren-ulke-turkiye-oldu/feed/ 0
Şuşa, 10. İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Başkenti’ne ev sahipliği yapacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/susa-10-islam-isbirligi-teskilati-genclik-baskentine-ev-sahipligi-yapacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/susa-10-islam-isbirligi-teskilati-genclik-baskentine-ev-sahipligi-yapacak/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:40:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8657 İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), ülkelerin gelişmesinde önemli rol oynayan gençlerin kapasitelerinin artırılması amacıyla her yıl İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerden bir şehri, “Gençlik Başkenti” olarak seçiyor ve yıl boyunca bu şehirde uluslararası etkinlikler düzenliyor. 2024 yılı da Gazze’de yaşanan olaylara bir umut teşkil etmesi dileğiyle “Şuşa”nın da özgürlüğüne kavuşan bir İslam şehri olmasını dikkate alarak, Şuşa “2024 yılı Gençlik Başkenti” seçildi.

Bu kapsamda, “2024 yılı Gençlik Başkenti” seçilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin şehri Şuşa, 10. İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Başkenti’ne ev sahipliği yapacak. ICYF ve Azerbaycan Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliği ile hayata geçirilen, “Şuşa İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Başkenti 2024 Uluslararası Programı”nın taahhüt protokolü, Azerbaycan Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Ferid Gayibov ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan tarafından imzalandı.

Törende konuşan Bakan Gayibov, Azerbaycan’ın bir şehrinin gençlik başkenti seçilmesinden büyük gurur duyduğunu belirterek, “ICYF ile birlikte İslam dünyası gençliğinin bilim, kültür, spor, girişimcilik, sosyal mühendislik, eğitim alanlarında yaşamının ve gelişiminin tüm alanlarını kapsayacak 12’den fazla büyük ölçekli çevrimdışı ve çevrimiçi etkinlik düzenleyeceğiz. Bu etkinliklerle Şuşa’nın mücadelesini dünya gençliğine tanıtmayı ve Müslüman gençleri Şuşa’da bir araya getirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

ICYF Başkanı Ayhan da Şuşa’nın kurtuluş hikayesini gençler aracılığıyla tüm dünyayla paylaşmayı amaçladıklarını vurgulayarak,“Gazze’de yaşanan olaylara bir umut teşkil etmesini dileyerek ve “Şuşa”nın da özgürlüğüne kavuşan bir İslam şehri olmasını da dikkate alarak, Şuşa’yı “2024 yılı Gençlik Başkenti” olarak ilan ettik. 2016 yılında İstanbul ile başlayan gençlik başkentlerin 10’uncusunu özgürlüğüne kavuşan Şuşa olarak belirledik” diye konuştu.

Her yıl gençlik başkenti olarak İİT ülkesinin bir şehrine odaklanıldığına dikkat çeken Ayhan, şunları söyledi:

“O şehrin gençleriyle dünyanın dört bir yanından gelen gençleri bir araya getiriyoruz. Çeşitli temalarla programlar düzenliyoruz. Küresel ihtiyaçlar söz konusu olduğunda, gençlerin gündeme nasıl etkili ve anlamlı katılabilecekleri konusundaki fikir alışverişine büyük önem veriyoruz. Bizim için uzun vadeli bir çalışma olan ve büyük emekler sarf edilen “İslam İşbirliği Teşkilatı Şuşa Gençlik Başkenti 2024” kapsamında düzenlenecek etkinliklerin yakın zamanda dünya nüfusunun üçte birini oluşturacak olan Müslüman Gençler için de önemli bir fırsat yaratacağına inanıyorum. Dünyadaki genç nüfusun zengin mirasını ve kültürünü küresel bir bakış açısıyla birbirleriyle paylaşmak ve yeni bir gelecek vizyonu oluşturmak için verimli bir program olmasını hedefliyoruz. Siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve gençlik kuruluşlarının bir araya gelerek “daha iyi, daha mutlu ve daha güvenli gençlik” politikalarını tartıştığı ve deneyimlerin paylaşıldığı değerli bir platform olmasını amaçlıyoruz. Programlarımızın; fırsat eşitsizliği, göç ve kültürlerarası diyalog gibi konularda ortak yol haritalarının belirlenmesine yönelik çabaları artıracağına inanıyoruz.”

“Şuşa İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Başkenti 2024 Uluslararası Programı”nın, birçok farklı ulustan gence ev sahipliği yapan canlı ve çeşitli bir platform olması planlanıyor. Programda, tamamı küresel ve ulusal kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa; kültürel, akademik, eğlence, sosyal, sportif, kültürlerarası diyalog, gençlik liderliği ve kapasite geliştirme dahil olmak üzere çeşitli etkinlikler yer alacak

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/susa-10-islam-isbirligi-teskilati-genclik-baskentine-ev-sahipligi-yapacak/feed/ 0
Dış ticaret açığında hızlı gerileme https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-aciginda-hizli-gerileme/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-aciginda-hizli-gerileme/#respond Tue, 28 May 2024 21:04:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8585 Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %13,6 artarak 21 milyar 82 milyon , ithalat %9,2 azalarak 27 milyar 853 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE İHRACAT %8,5 ARTTI, İTHALAT %16,0 AZALDI

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,5 artarak 41 milyar 78 milyon dolar, ithalat %16,0 azalarak 54 milyar 33 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

ŞUBAT AYINDA ENERJİ ÜRÜNLERİ VE ALTIN HARİÇ İHRACAT %12,3, İTHALAT %5,2 ARTTI

Enerji ürünleri ve parasal olmayan hariç ihracat, 2024 Şubat ayında %12,3 artarak 17 milyar 438 milyon dolardan, 19 milyar 589 milyon dolara yükseldi.

Şubat ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %5,2 artarak 19 milyar 958 milyon dolardan, 20 milyar 989 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Şubat ayında 1 milyar 400 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %8,5 artarak 40 milyar 578 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %93,3 oldu.

 

DIŞ TİCARET AÇIĞI ŞUBAT AYINDA %44,2 AZALDI

Şubat ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %44,2 azalarak 12 milyar 130 milyon dolardan, 6 milyar 771 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Şubat ayında %60,5 iken, 2024 Şubat ayında %75,7’ye yükseldi.

 

DIŞ TİCARET AÇIĞI OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE %51,0 AZALDI

Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı %51,0 azalarak 26 milyar 419 milyon dolardan, 12 milyar 955 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Şubat döneminde %58,9 iken, 2024 yılının aynı döneminde %76,0’a yükseldi.

 

ŞUBAT AYINDA İMALAT SANAYİNİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI %94,0 OLDU

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Şubat ayında imalat sanayinin payı %94,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,4 oldu.

Ocak-Şubat döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

 

ŞUBAT AYINDA ARA MALLARININ TOPLAM İTHALATTAKİ PAYI %68,8 OLDU

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Şubat ayında ara mallarının payı %68,8, sermaye mallarının payı %15,8 ve tüketim mallarının payı %15,3 oldu.

İthalatta, 2024 Ocak-Şubat döneminde ara mallarının payı %70,9, sermaye mallarının payı %14,9 ve tüketim mallarının payı %14,0 oldu

 

ŞUBAT AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU

Şubat ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 722 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 332 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 158 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 73 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 66 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,1’ini oluşturdu.

Ocak-Şubat döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 3 milyar 484 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 536 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 169 milyon dolar ile Irak, 2 milyar 156 milyon dolar ile İtalya ve 2 milyar 88 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,3’ünü oluşturdu.

 

İTHALATTA İLK SIRAYI RUSYA FEDERASYONU ALDI

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Şubat ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 27 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 434 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 218 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 543 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 337 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %45,1’ini oluşturdu.

Ocak-Şubat döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 8 milyar 352 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 6 milyar 327 milyon dolar ile Çin, 4 milyar 135 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 739 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 730 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,9’unu oluşturdu.

 

MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT %2,1 ARTTI

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat %2,1, ithalat %4,9 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %10,2 artarken, ithalat %12,7 azaldı.

 

YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İMALAT SANAYİ İHRACATI İÇİNDEKİ PAYI %2,7 OLDU

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Şubat ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %2,7’dir. Ocak-Şubat döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,5’dir. Ocak-Şubat döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,1’dir.

Şubat ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,6’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,5’dir. Ocak-Şubat döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %77,6’dır. Ocak-Şubat döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,1’dir.

 

ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE İHRACAT 2024 YILI ŞUBAT AYINDA 19 MİLYAR 241 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Şubat ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %13,2 artarak 19 milyar 241 milyon dolar, ithalat %9,0 azalarak 26 milyar 298 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Şubat ayında dış ticaret açığı %40,7 azalarak 11 milyar 895 milyon dolardan, 7 milyar 57 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Şubat ayında %58,8 iken, 2024 Şubat ayında %73,2’e yükseldi.

 

İHRACAT 2024 YILI OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE 37 MİLYAR 174 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,8 artarak 37 milyar 174 milyon dolar, ithalat %15,9 azalarak 51 milyar 69 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı %47,0 azalarak 26 milyar 239 milyon dolardan, 13 milyar 895 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Şubat döneminde %56,8 iken, 2024 yılının aynı döneminde %72,8’e yükseldi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-aciginda-hizli-gerileme/feed/ 0
Kapıya vinçle kargo dönemi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kapiya-vincle-kargo-donemi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kapiya-vincle-kargo-donemi/#respond Mon, 27 May 2024 21:40:11 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8580 E-TİCARET pandemiden bu yana hızlı büyüyor, hayatın hiç tahmin etmediğimiz alanlarında bile kendini göstermeye devam ediyor. Önceki akşam ekonomi gazetecileriyle iftar yemeğinde bir araya gelen Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in verdiği bilgiler, bu durumun daha da gelişeceğini gösterdi.

2023 yılı finansal ve operasyon sonuçlarını aktaran Gökçetekin, geçen yıl şirketin yüzde 104 büyüdüğünün altını çizdi. Verdiği bilgilere göre şirket geçen yıl müşterilerine saniyede dört sipariş teslim etti. 

İLK ÇEYREKTE YÜZDE 120 BÜYÜME

Gökçetekin’in 2024’ün ilk çeyreğine dair büyüme tahmini ise yüzde 120. “2024’ün ilk çeyreğinde, FAVÖK’ün toplam işlem hacmine oranının yüzde 2 seviyesinde olacağını tahmin ediyoruz” diyen Hepsiburada CEO’su, bu başarının arkasında güçlü bir strateji olduğunun altını çizdi.

Gökçetekin’in vurguladığı stratejinin ana ayaklarından biri de Hepsiburada Premium. Programı, “Sadakat programının halen 2.4 milyon üyesi var.  Üyelerin abone olduktan sonra aylık ortalama siparişleri yüzde 44 artıyor. Çünkü program birçok açıdan kazanç getiriyor” sözleriyle anlattı ve önemli detaylar da verdi.

HEM PAHADA HEM YÜKTE AĞIR SİPARİŞ

Bu detaylardan biri sadece hazır giyim ya da kozmetik (ki bu alanda yerel markaların müthiş bir sıçrama yaptığını özellikle vurguladı) gibi küçük boyutlardaki paketlerin teslim edilmediğiydi.

Dedi ki Gökçetekin, “Büyük televizyonlar, buzdolapları da sipariş veriliyor. Biz burada en iyi lojistik deneyimini yaratma iddiasındayız. Vinç şirketiyle anlaşma yaptık. Büyük siparişleri müşteriye vinçle teslim ediyoruz.”

FARKLI SENARYOLAR İÇİN PLAN YAPIYORUZ

Bunun yanında geçen yıl en çok sattıkları ürünlerden birinin de iPhone’un son model telefonu olduğunu vurgulayan Gökçetekin, fintek programıyla sunulan ödeme kolaylıklarına da dikkat çekti.

Hepsiburada CEO’suna elbette son dönemde kredi kartı taksit sayısının azaltılması ve artan kredi maliyetlerinin yansımaları da soruldu. Gökçetekin, bu durumun müşterilerin alım gücünü etkileyebileceğini ifade ederek “Biz şirket olarak farklı senaryolara uygun planlama yapıyoruz. Emin olduğumuz, net bir stratejimiz var. Biz bu stratejimizle her türlü gelişmeye adapte olabiliriz. Sektörün en deneyimli şirketi olarak farklı ekonomik ortamlarda çalışma tecrübemiz var. Hem bankalarla işbirliklerimiz hem de kendi vadelendirme çözümlerimizle müşterilerimize ödeme kolaylığı sunabilecek yetkinliklerimiz var” şeklinde yanıt verdi. Gökçetekin bir alışveriş kredisi şirketi kurduklarını ve 100 bin TL’ye kadar kredi verdiklerini de söyledi.

DEPREM BÖLGESİNDE 3.300 KADIN GİRİŞİMCİ

Deprem bölgesine desteklerinin sürdüğünü ve iki yılda 10 milyar TL ticaret hacmine ulaşma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyleyen Nilhan Onal, bir senede bölgenin ticaret hacmini 4 milyar TL’ye ulaştırmayı başardıklarını ve bölgeden 3 bin 300 kadın girişimciye platformda satış yapma imkânı sunduklarını aktardı.

YASANIN YARARI OLDU

Gökçetekin, yeni e-ticaret yasasının getirdiği rekabet koşulları sayesinde e-ticaret sektörünün daha sağlıklı büyüdüğünü belirtti. “Rekabet herkes için iyidir” diyen Gökçetekin, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye yasanın pozitif etkilerini de görmeye başladı. Tüm sektörün ve özellikle küçük şirketlerin büyüme oranına etkisi kısmi olarak yürürlükte olduğu 2023’te pozitif oldu. Henüz uygulamanın başındayız. Herkese nefes alma ve büyüme imkânı tanıyan bir yasa olarak görüyoruz. Dünya’da da benzer yasalar ardı ardına geliyor.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kapiya-vincle-kargo-donemi/feed/ 0
Sürdürülebilirlik komisyonları kuruluyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/surdurulebilirlik-komisyonlari-kuruluyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/surdurulebilirlik-komisyonlari-kuruluyor/#respond Mon, 27 May 2024 21:31:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8577 ESKİLER bilir; mobilya evin ruhunu taşır, anılara şahitlik eder. Kenan Doğulu’nun şarkısında olduğu gibi, “dili olsa da anlatsa” denilir her bir parça için. Bu yüzden de öyle hemen vazgeçmez eskiler o yarenlerden. Uzun yıllar hayatlarına eşlik etsin isterler her bir kanepe, dolap için.

Şimdilerde bu yaklaşımın adı sürdürülebilirlik diye güçlendi. Oysa bir kuşak için bu kelimeyi yaşamak söylemekten daha kolay ve doğal. Tam da o kuşağın temsilcilerinden Koleksiyon Mobilya. 1972’de Ankara Demir Sanayi Sitesi’nde Faruk Malhan tarafından bir atölye olarak hayatına başladı. Malhan’ın deyimiyle hedef her zaman dayanıklı, uzun ömürlü mobilya üretmekti. 50 yılı arkasında bırakan ve ikinci jenerasyonla yola devam eden Koleksiyon, kendi içinde bu yaklaşımı devam ettirirken dümeni, sektörde sürdürülebilirliği güçlendirecek genç beyinlere de kırdı. Yürüttüğü projelerle yeni  nesil mobilya üreticilerine ilham vermeye odaklandı.

YEŞİL, ÇEVRECİ MOBİLYA BÜYÜYEN TREND

Koleksiyon Mobilya’nın sürdürülebilirlik hedefleri büyük. Peki ‘yeşil mobilya’ endüstrisi ne durumda? Global araştırma şirketi Statista’nın verilerine göre küresel mobilya pazarının büyüklüğü 2023’te 579 milyar dolara ulaştı. Rakamın 2030’da 873 milyar olması bekleniyor. Yine global çapta araştırmalar yapan Fact.MR da diyor ki, küresel çevre dostu mobilya pazarı 2023’te 46.98 milyar dolara ulaşmış. 2033’te de 107.2  milyar dolarlık bir çevre dostu mobilya pazarı büyüklüğü tahmin ediliyor.

Yani hala bu alanda gidecek çok yol var. Bu kolay bir süreç de değil. Yenilikçi malzemeler, fikirler gerekiyor.

Koleksiyon Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Koray Malhan, yeşil ekonomi yaklaşımlarını “Çevresel kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmak, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak herkesin sorumluluğu. Biz de ‘hayatı’ odağımıza yerleştirerek doğru şeyleri doğru şekilde yapmayı hedefliyoruz.  Attığımız her adımda, gerçekleştirdiğimiz her yatırımda bu odak bizi ileri taşıyor, uzun vadeli başarımızı destekliyor” sözleriyle özetledi.

ODAĞIMIZA ‘HAYAT’I ALDIK

Koleksiyon Mobilya Yönetim Kurulu Başkanvekili Doruk Malhan da yeşil ekonomi konusundaki felsefelerini şöyle anlatıyor: “Herkes hayatını kaliteli yaşamayı hak ediyor. İnsanların mobilyaya temas ettiği her noktada, evde veya iş yerinde, kaliteli bir ürüne ulaşmasını istiyoruz. Hayata değer veren bir şirket olarak bu konudaki hassasiyetimizi en üst seviyede tutuyoruz. Dünyayı paylaşmak olarak belirlediğimiz sürdürülebilirlik bakış açımız ile sorumlu tüketim ve üretmeye odaklanarak, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Bir örnek vermem gerekirse dünya nüfusu artıkça enerji konusunun daha da önemli olacağı çok net bir gerçek. Biz kendi enerji ihtiyacımızı sorumlu bir şekilde karşılamak üzere fabrika çatımıza 4.5 mWp gücünde güneş enerjisi panelleri yerleştirdik.”

Atılan adımlar şirketin sürdürülebilirliği açısından da önemli. Artık şu bir gerçek, yeşil ekonomi ve sürdürülebilirlik uluslararası ticaretin kurallarını yeniden yazıyor. İhracatta önemli hedefleri olduğunu söyleyen Doruk Malhan, “Bugün ihracatımız toplam satışlarımızın yüzde 25’ine denk geliyor. Ancak biz bu oranı 5 yıl içerisinde yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu noktada da ülkemizin üstün işçiliği ve üretim gücünü tüm dünya ile paylaşmak istiyoruz. Ana hedef pazarlarımız Amerika ve Ortadoğu. Bugün ‘Dubai’de ve Amerika’da başarılı iş yapıyorum’ demek her yerde geçerlilik sağlıyor. Mevcut uluslararası başarımızı stratejik olarak belirlediğimiz yerlerde açtığımız showroomlarla artırmayı hedefliyoruz” diyor.

17 YIL DAYANAN MOBİLYA

Doruk Malhan’a göre üretim sürecinde yenilenebilir kaynaklara yönelmek ve üretim faaliyetlerinin çevreye olan etkilerinden sorumlu olmak kadar ürünlerin dayanıklılığı da büyük önem taşıyor. Diyor k; “Mobilya zamana karşı direniyorsa sürdürülebilir olduğu fikrini benimsiyoruz. Koleksiyon Mobilya’nın ürünlerinin kullanım ömrü 15 – 17 yıl. Bu oran ortalama bir mobilya için 7 yıl olarak ölçülüyor. İhtiyaca ve görselliğe ayak uyduramayan ürün sürdürülebilir olamaz.”

Koray Malhan ise bu felsefede iş ve özel hayat dengesinin önemine dikkat çekiyor. Aynı yaklaşımın ofiste de olması gerektiğini söylüyor. Koray Malhan, “İnsanların sosyal yaşantısının önemli bir parçası çalışmak. Evinde nasıl yaşıyorsa ofisinde de öyle olmak istiyor. Dolayısıyla mobilya da bu işin en önemli unsuru. O açıdan günü yakalayan ürünler tasarladık. Bunu yaparken de sürdürülebilirliği gerçekten kendi özelliğimiz olarak koruyoruz. Günümüzde başarılı bir rekabet avantajı elde etmek ve bu avantajı sürdürmek inovasyon ve teknolojiden geçiyor. Mobilya sektörü, geçmişten günümüze önemli değişimlere tanık oldu. Artık sadece estetik ve fonksiyonel tasarımlar değil, aynı zamanda üretim süreçlerinde kullanılan teknolojiler öne çıkıyor. Geleceğin mobilya sektörünü şekillendirmek adına girişimlerimize devam ediyoruz” sözleriyle anlatıyor düşüncesini.

İKİNCİ 50 YILLIK PLANIN ODAĞI SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM

Peki sürdürülebilirlik hedeflerini sadece kaptan köşkünde belirlemek, sahiplenmek yeterli mi? Doruk Malhan’ın yanıtı net: “Elbette hayır.” Neler yaptıklarını ise şöyle anlatıyor: “Hem binek hem ticari araçlardan oluşan tüm filomuzu elektrikli araçlara dönüştürdük. Şu an da nakliye süreçlerinde elektrikli araçları nasıl kullanılabileceği konusunda Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Hedefimiz 2030 yılında sadece karbon nötr olmayı başarmak değil, pozitife de geçmek. Ayrıca 16 Ağustos 2023 tarihi itibarıyla çevresel, sosyal ve yönetimsel alanlarda etkin bir yaklaşım benimseyerek sürdürülebilirlik hedeflerine odaklanan prestijli GreenStars Sertifikası aldık. Şirket olarak sürdürülebilirlik konusunu ön planda tutuyoruz ve ikinci 50 yıllık stratejilerimizi bu doğrultuda oluşturuyoruz. Ayrıca sürdürülebilirlik komisyonları kurarak çalışanlarımızın bu yönde fikir ve önerileri için alanlar yaratıyoruz.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/surdurulebilirlik-komisyonlari-kuruluyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Sarıyer-Kilyos tüneli ile zamandan 30 dakika tasarruf edilecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-sariyer-kilyos-tuneli-ile-zamandan-30-dakika-tasarruf-edilecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-sariyer-kilyos-tuneli-ile-zamandan-30-dakika-tasarruf-edilecek/#respond Sun, 26 May 2024 21:40:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8566 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kilyos Tüneli şantiyesinde incelemelerde bulundu. Uraloğlu, incelemenin ardından yaptığı açıklamada İstanbul’un Aort damarı olarak adlandırabilecek ana ulaşım arterleriyle ilgili büyük çalışmalar yaptıklarını ve ulaşımın her modunda dev projeleri hayata geçirdiklerini vurguladı.

 

“MARMARAY İLE HER GÜN 650 BİN İNSANIMIZI TAŞIYORUZ”

Bakan Uraloğlu, Avrasya Tüp Tüneli, Marmaray, Kuzey Marmara Otoyolu başta olmak üzere çok büyük projeleri hayata geçirdiklerini, hayata geçirilen bu projelerin sadece İstanbul’a değil bütün Türkiye’ye hizmet ettiğini ifade eden Uraloğlu, “Bugün baktığımızda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden günde yaklaşık 180-200 bin civarında araç geçişi oluyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden yaklaşık 250 bin araç geçiyor. Avrasya Tüneli’nden 80 bin civarında araç geçiyor. Marmaray’da 300 sefer yapılıyor günde ve orada yaklaşık 650 bin insanımızı taşıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde günde yaklaşık 150 bine yakın araç geçişi oluyor ve bunun önemli bir bölümü de araç taşıt trafiği. Bunların bir an olmadığını düşünelim. Bütün Türkiye’yi etkilemiş olurdu. Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak görüyoruz” dedi.

 

“İSTANBUL HAVALİMANI’NDAN 200 MİLYON KİŞİ SEYAHAT EDECEK”

Bakan Uraloğlu, yaptıkları her projede olduğu gibi İstanbul Havalimanı’nın yapımında da çok tartışma yaşandığını anımsatarak, İstanbul Havalimanı’nın büyük bir ihtiyaç nedeniyle yapıldığını anımsattı. Uraloğlu, “Ancak bir ihtiyaçtan öte sadece bir siyasi duruş ile bu projeyi eleştirdiler. Projemiz bugün Avrupa’nın birincisi, dünyanın altıncı büyük havalimanlarından. Geçen yıl 78 milyon kişi seyahat ettirmişiz. Hedefimiz 200 milyon ve ona yönelik yeni terminal binası ve pistlerin yapımına devam ediyoruz.” dedi.     

 

 

 

“İSTANBUL DEPREMİNE YÖNELİK ULAŞTIRMA YAPILARIYLA İLGİLİ BÜTÜN ÖNLEMLERİMİZİ ALDIK”

Bakan Uraloğlu, İstanbul ile ilgili bir deprem riskinin bulunduğuna da işaret ederek, “İstanbul depremine yönelik ulaştırma yapılarıyla ilgili bütün önlemlerimizi aldık. Eski yapılmış olanları güçlendirdik. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün tabliyesini askıya aldık yeniden yaptık. Gece çalıştık, İstanbullu vatandaşlarımızın fark etmemesini sağladık. Bütün viyadüklerdeki deprem takozlarından tutun güçlendirilmesine kadar bütün çalışmalarımızı yaptık. Normal kullanımda ne lazımsa bunu planlarken bir taraftan da deprem durumunda İstanbul’un, öncelikle İstanbul’a acil yardım ekiplerinin ve malzemelerinin nasıl gireceği ve vatandaşların ulaşımı için projeler yapıyoruz. Bugünü, yarını değil, ileriki yüz yılları planlıyoruz” diye konuştu.

 

“KİLYOS TÜNELİ, 2026 YILI SONUNDA HİZMETE AÇILACAK”

Bakan Uraloğlu, yine olası İstanbul Depremine yönelik Sarıyer-Kilyos Tüneli’nin de yapımını başlattıklarını vurguladı. İstanbul’un kuzeyindeki yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun kent merkezlerine erişimini kolaylaştıracak tünelin, olası İstanbul depreminde bölgenin tahliyesine yönelik olarak da hizmet edeceğini belirten Uraloğlu, “Projemiz Kilyos’tan başlayıp Karadeniz’den İstanbul’un kuzey noktalarından başlayıp Sarıyer’e oradan Çayırbaşı Tüneli devamında da Beşiktaş’a kadar uzanacak. O güzergahtaki bütün yerleşime hizmet edebilecek. Avrupa Yakasını neredeyse bir boydan bir boya geçebilecek olan ve Murat Kurum Başkanımızın de bahsettiği ‘İki Yakaya İki Tünel’ projesinden bir tanesidir. İlk etapta burayı bitirdiğimizde ciddi bir hizmet görecektir. Devamında Beşiktaş’a kadar uzatılması gündemimizde olan işlerden bir tanesi” diye konuştu. 

 

“ZAMANDAN 30 DAKİKA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ”

Bu projeyle ilgili sahilden başlayarak yaklaşık 8 bin 200 metrelik bir güzergahta yapılan 7 bin metrelik tünelin yaklaşık yüzde 30’unu bitirdiklerini açıklayan Uraloğlu, iki tüpte toplam 3 bin 850 metrelik kazı gerçekleştirdiklerini bildirdi. Çalışmaların 7 gün 24 saat devam ettiğini de kaydeden Uraloğlu şöyle konuştu:
“İnşallah projemizi 2026 yılının sonuna doğru bitirerek hizmete açacağız. Bir kısmını tünel delme makinesi TBM ile bir kısmını ise normal aç kapa yöntemi ile yapacağız. TBM ile yüzde 60’ını geçiyoruz. Onun da imalatı yapılarak Çin’den geldi ve kurulumunu yapacağız. 110 civarında makine ve 550 kadar çalışanımızı 24 saat çalışıyor. Tüneli bitirdiğimiz de 350 bin nüfusa hizmet edecek. Devamını Beşiktaş’a kadar düşündüğümüzde İstanbul’un sahil şeridinin tamamına, Avrupa tarafının tamamına hizmet etmiş olacak. Tamamlandığında Sarıyer’den 35 dakika süren seyahat süresi sadece 5 dakikaya düşecek. Bunu Kilyos’tan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlayacağız. İsterseniz doğu istikametine ister batı istikametine gidin. İstanbul’un kuzeyindeki, Zekeriyaköy, Uskumruköy gibi yerleşimlere bağlantısı kolaylıkla sağlanmış olacak. En kıymetlimiz zamandan 30 dakika tasarruf sağlayacağız. Yakıttan ve karbon emisyonundan da önemli tasarruf sağlayacağız”

 

“1 NİSAN’DAN SONRA DAHA VERİMLİ ÇALIŞMALAR İMZA ATACAĞIZ”

Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İstanbul’da hiçbir yatırıma ara vermediklerini ve çalışmalar devam ettiklerini söyledi. Uraloğlu, “Bildiğiniz gibi İstanbul’da tüm çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak daha iyi hizmet edebilmemiz için tüm belediye başkanlarımızla birlikte çalışabilmek önemli. Bizim için onlarla yapacağımız birliktelik çok kıymetlidir. Bu nedenle biz Cumhur İttifakı olarak gerek Sarıyer’de gerek İstanbul’un tamamında, inşallah 1 Nisan’dan itibaren de daha verimli daha iyi çalışmalara beraberce imza atmış olacağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-sariyer-kilyos-tuneli-ile-zamandan-30-dakika-tasarruf-edilecek/feed/ 0
“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/#respond Sun, 26 May 2024 21:21:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8560 Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. Ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“KİMLİKSİZ VE SAĞLIKSIZ ŞEHİRLERİMİZ OLMUŞ”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgârların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.

Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.

Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca . Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“YAPMAMIZ GEREKEN AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ ŞEHİRLER OLUŞTURMAK”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/feed/ 0
Merkez Bankası, PPK özetini açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/#respond Sun, 26 May 2024 21:09:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8557 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette, Şubat ayı enflasyonunda ücret ve geriye doğru endeksleme davranışının devam eden yansımalarının hissedildiği belirtildi. Raporda Ramazan ayına özgü unsurların etkisinin belirgin olduğu gıda fiyatlarının öne çıktığı ifade edildi.

Metinde şu ifadeler yer aldı:

“Küresel büyüme görünümü yatay seyretmekte, işgücü piyasalarındaki sıkılık ise devam etmektedir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2023 yılı dördüncü çeyrek yıllık büyümesi yüzde 1,76 olarak gerçekleşerek bir önceki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında yatay bir seyir izlemiştir. 2024 yılı ilk çeyreğine ilişkin tahminler ise yüzde 1,85 düzeyindedir. Bu çerçevede, küresel ekonomide geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan yavaşlamanın son çeyrekte de devam ettiği ve küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyrini sürdürdüğü değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, gerek ihracat ağırlıklı küresel büyüme görünümü gerekse ocak ve şubat ayı PMI verileri, iktisadi faaliyette 2023 yılı son çeyreğine göre ılımlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Enflasyonda kalıcı düşüş sağlamak amacıyla sıkı para politikalarının sürdürülmesi ve jeopolitik risklerin varlığı 2024 yılında küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir.

Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri, küresel enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini ima etmektedir. 2023 yılında enflasyonda görülen keskin düşüşe rağmen birçok ülkede, özellikle hizmet enflasyonundaki katılık dikkat çekmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde faiz indirimleri parasal sıkılığı koruyacak şekilde sürdürülürken, gelişmiş ülke merkez bankalarının da 2024 yılı içerisinde faiz indirimlerine başlamaları beklenmektedir. Ancak, merkez bankalarının son dönem iletişimleri ve ABD ocak ve şubat enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi sonucunda piyasa fiyatlamaları önceki PPK dönemine kıyasla daha temkinli bir indirim patikasına işaret etmektedir. GOÜ’lere yönelen portföy akımları, ocak ayı başından itibaren görülen yavaşlamanın ardından, risk iştahındaki olumlu seyre bağlı olarak son haftalarda yeniden artış göstermiştir.

 

PARASAL VE FİNANSAL KOŞULLAR

Bir önceki PPK döneminden bu yana toplam kredi büyümesinde ivmelenme gözlenmiştir. Bireysel kredilerin 4 haftalık ortalama büyüme oranları önceki PPK toplantısı haftasından bu yana artarak, yüzde 4,12 seviyesinde gerçekleşmiştir. İhtiyaç kredilerinde ve bireysel kredi kartlarında bu oran sırasıyla yüzde 4,59 ve yüzde 5,34 seviyesindedir. Taşıt kredileri ise yüzde 0,59 azalarak yılbaşından bu yana sergilediği zayıf seyrine devam etmiştir. Diğer taraftan, Türk lirası ve kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerin aynı dönemde 4 haftalık ortalama artış oranları sırasıyla yüzde 3,34 ve 1,28 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mart ayı içinde yapılan düzenlemelerle finansal koşullar sıkılaştırılmış, para politikası aktarımı desteklenmiştir. Bu kapsamda, Türk lirası ticari ve ihtiyaç kredileri için aylık büyüme kısıtları yüzde 2’ye düşürülmüş, uygulamanın etkinliğini artırmak amacıyla büyüme kısıtlarının aşılması durumunda menkul kıymet tesisine ek olarak zorunlu karşılık tesisi getirilmiştir. Kredi kartı nakit çekim ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami faiz oranları ihtiyaç kredi faizleri ile uyumlu olarak yüzde 4,42’den yüzde 5’e yükseltilmiştir. Öte yandan, Türk lirası mevduatın desteklenmesi amacıyla, tüzel kişiler için Türk lirası pay artış hedefi getirilmiş, gerçek kişi Türk lirası pay artış hedefleri mevcut eğilimler çerçevesinde kalibre edilmiş ve hedeflere ulaşılamaması durumundaki komisyon oranları artırılmış, yenileme ve Türk lirasına geçiş hedefini sağlayan bankalar için zorunlu karşılık tesisi üzerinden faiz ödemesi (katılım bankaları için indirim uygulaması) vadesiz ve 1 aya kadar vadeli mevduatı kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Türk lirası cinsinden yükümlülükler için 14 günlük dönemde ortalama olarak tesis edilen zorunlu karşılık tutarının bir kısmının bloke olarak tutulmasına karar verilmiştir.

Finansal koşulları sıkılaştırıcı yönde atılan adımların da etkisiyle Türk lirası ticari kredi faizleri ve ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı-KMH hariç) faizleri önceki PPK toplantı haftasından bu yana sırasıyla 6,27 puan ve 15,3 puan artarak, yüzde 59,6 ve yüzde 76,0 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde sınırlı artış gösteren konut kredisi ve taşıt kredisi faizleri 15 Mart 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 42,7 ve yüzde 43,1 olarak gerçekleşmiştir. Mart ayı PPK kararı ve alınan makroihtiyati tedbirler ile kredi büyümesinde dengelenme öngörülmektedir.

Parasal aktarım mekanizmasını destekleyici makroihtiyati tedbirlerin etkisi ile geçtiğimiz PPK dönemine göre 2,81 puan artan Türk lirası mevduat faizleri 15 Mart itibarıyla yüzde 49,6 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, düşük tutarlı tasarruf mevduatları ile yüksek tutarlı mevduatlara önerilen faizler arasındaki farkın da devam ettiği gözlenmiştir. Söz konusu gelişmelerin yurt içi talepte dengelenme süreci üzerindeki etkileri yakından takip edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri önceki PPK dönemine kıyasla 6,31 milyar ABD doları azalarak 15 Mart 2024 itibarıyla 127,9 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Küresel risk iştahındaki iyileşmeye karşın, kısa vadeli yurt içi belirsizliklerin etkisiyle Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (Credit Default Swap-CDS) 43 baz puan artışla 20 Mart 2024 itibarıyla 337 baz puan seviyesine yükselmiştir. Benzer şekilde, Türk lirasının 1 ve 12 ay vadeli kur oynaklığı 20 Mart 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 8,6 ve yüzde 19,5 seviyelerine yükselmiştir. 2023 yılı haziran ayından itibaren 2,02 milyar ABD doları Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına ve 2,55 milyar ABD doları senedi piyasasına olmak üzere toplam 4,57 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Öte yandan, son dönemde yaşanan risk primi ve kur oynaklıklarındaki artışlara net portföy çıkışlarının eşlik ettiği gözlenmiştir.

 

TALEP VE ÜRETİM

2023 yılının son çeyreğinde iktisadi faaliyet güçlü seyretmiştir. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYİH) verileri, söz konusu dönemde özel tüketimin yıllık büyümeye katkısında düşüş ve net ihracatın negatif katkısında azalmaya işaret etmektedir. Ancak, GSYİH verileri çeyreklik bazda değerlendirildiğinde, 2023 yılının son çeyreğinde özel tüketimin büyümeye katkısında hızlanma, net ihracatın büyümeye katkısında ise, pozitif olmakla birlikte, bir önceki çeyreğe kıyasla azalma gözlenmektedir. Bu çerçevede, yılın son çeyreğinde fiyat indirim kampanyaları ile beklenen ücret güncellemeleri kaynaklı öne çekilen talep güdüsünün talepteki dengelenmeyi zayıflattığı değerlendirilmektedir.

Tüketim malı ve altın ithalatı yavaşlayarak cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Ocak ayında, TÜİK tarafından temel yıl ve hesaplama değişikliği yapılarak yayımlanan perakende satış hacim endeksi, aylık bazda yükseliş eğilimini sürdürmüş, çeyreklik bazda ise endeksin büyümesi hızlanmıştır. Buna karşılık, ticaret satış hacim endeksi aylık bazda azalmış, bir önceki çeyreğe göre ise yatay seyretmiştir. Benzer şekilde, ocak ayına ait sektörel ciro ve hizmet üretim endeksleri, hizmetler sektöründe daha zayıf bir faaliyete işaret etmiştir. Bir önceki çeyrekte gerileyen imalat sanayi firmalarının kayıtlı iç piyasa siparişleri, ücret güncellemelerinin gerçekleştiği yılın ilk çeyreğinde yeniden artış kaydetmiştir. Öte yandan, bu dönemde firmaların gelecek üç aydaki iç piyasa sipariş beklentileri düşmüştür. Kartla yapılan harcamalar ise artışını mart ayında da sürdürmüştür. Firma görüşmeleri, yılın ilk çeyreğinde ücret artışları, firmaların ilave kampanyaları ve öne çekilen talep etkisiyle yurt içi satışların çeyreklik bazda arttığını ima etmektedir. Bu çerçevede, talebin mevcut seviyesi enflasyon üzerinde bir risk unsuru olarak görülmeye devam etmektedir.

Ocak ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yatay seyrederken, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,1 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda ise ocak ayı itibarıyla yüzde 1,4 oranında artmıştır. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sanayi kapasite kullanım oranı yüzde 77 seviyesinde gerçekleşerek tarihsel ortalamalarının sınırlı üzerinde seyretmiştir.

Ocak ayı itibarıyla mevsimsellikten arındırılmış istihdam, çeyreklik bazda yüzde 1,1 oranında artarak 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı artmıştır. İşsizlik oranı, çeyreklik bazda 0,2 puan artarak yüzde 9,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, işgücü piyasasında talebin sınırlı bir miktar güç kaybettiğine işaret etmektedir.

Ocak ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığı aylık bazda 7,9 milyar ABD doları düşerek 37,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Söz konusu gerilemede, ihracattaki artış, altın dış ticaret açığındaki güçlü azalış ve enerji fiyatlarında yıllık bazda devam eden düşüş etkili olurken, altın ve enerji hariç dış ticaret açığındaki azalış sürmüştür. Şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracatın yatay seyrettiğini, ithalatın aylık bazda yükseldiğini göstermektedir. Mart ayı için yüksek frekanslı verilerle beraber değerlendirildiğinde üç aylık ortalama eğilim, ihracat ve ithalatta yatay bir seyir ima etmektedir.

Mevcut veriler çerçevesinde tahminler, ilk çeyrekte mevsimsellikten arındırılmış olarak tüketim malı ithalatında sınırlı bir düşüşe işaret etmektedir. Altın ithalatı ise tarihsel ortalamaları etrafında seyrederken, yıllıklandırılmış olarak altın dengesindeki iyileşme eğilimi sürmektedir. Diğer taraftan, ocak ayı itibarıyla yıllıklandırılmış hizmetler dengesi fazlası aylık bazda değişmeyerek 52 milyar ABD doları olmuştur. Güçlü ve yıl geneline yayılmış olarak seyreden turizm gelirleri, cari dengeye katkı sunmaya devam etmektedir.

Cari açığın finansman tarafında, yıllıklandırılmış olarak bankacılık sektörünün uzun vadeli borç çevirme oranı 2023 yılının son iki ayında yüzde 100’ün üzerine çıkmış, 2024 yılının ocak ayında ise yüzde 121 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 95 civarında olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı finansman imkanlarında güçlü görünüm sürmektedir.

ENFLASYON GELİŞMELERİ

Şubat ayında, aylık manşet enflasyon ve enflasyonun ana eğilimi gerilemekle beraber Enflasyon Raporu tahmin patikasında öngörülenin üzerinde seyretmiştir. Tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 4,53 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 2,21 puan artışla yüzde 67,1 olmuştur. Bu dönemde hizmet, gıda ve enerji gruplarının yıllık enflasyona olan katkısı yükselirken, temel mal ile alkol-tütün-altın gruplarının katkısı gerilemiştir.

Şubat ayı tüketici enflasyonu artışında ücret ve geriye doğru endeksleme davranışının devam eden yansımalarının hissedildiği hizmet fiyatlarının yanı sıra Ramazan ayına özgü unsurların etkisinin belirgin olduğu gıda fiyatları öne çıkmıştır. Bu dönemde özellikle kırmızı et ve bağlantılı işlenmiş et ürünleri ile çiğ süt referans fiyat artışının yansımalarının izlendiği süt ve süt ürünleri fiyatlarında artış oranı belirgin olmuştur. Gıda grubu doğrudan etkilerinin yanı sıra yemek hizmetleri kanalıyla dolaylı olarak da manşet enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Enerji grubu aylık enflasyonunun ana belirleyicisi jeopolitik gelişmeler, petrol üretimine ilişkin alınan kararlar ve gerileyen stok seviyeleri neticesinde yükselen petrol fiyatları ile Türk lirasının seyrini takiben akaryakıt kalemi olurken, bedelsiz doğal gaz kullanımının aylık tüketici enflasyonuna mekanik etkisi 0,01 puan ile oldukça sınırlı kalmıştır. Temel mal grubu aylık enflasyonu şubat ayında zayıflamış, dayanıklı mallar başta olmak üzere bu grupta fiyatlar ılımlı bir oranda yükselmiştir. 2024 yılı ilk çeyreğinde yurt içi talepte devam eden dirençli seyir maliyet artışlarının fiyatlara geçişini kolaylaştırmıştır. Hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır.

Şubat ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet enflasyonu öncülüğünde, öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C endekslerinin aylık artış oranları sırasıyla yüzde 4,3 ve yüzde 4,2 seviyelerinde gerçekleşerek önceki aya göre zayıflasa da halen yüksek seyretmiştir. B ve C endekslerinde mevsimsellikten arındırılmış üç aylık ortalama artışlar sırasıyla yüzde 4,8 ve yüzde 5,2 olarak ölçülmüştür Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada ocak ayına kıyasla güçlenirken, temel mal ve hizmet gruplarında yavaşlama kaydetmiştir. Bu dönemde yayılım endeksi önceki aya kıyasla sınırlı bir miktar yükselirken, Medyan, SATRIM ve diğer ana eğilim göstergeleri gerileme kaydetmiştir.

Şubat ayında, alt gruplar bazında gıda sonrasında en yüksek fiyat artışı aylık bazda yavaşlamasına karşın öngörülenden yüksek bir seyir izleyen hizmet kaleminde olmuştur. Hizmet grubunda fiyat artışları, geçmiş enflasyona endeksleme davranışı ve ücret ayarlamalarının devam eden yansımalarıyla, genele yayılan bir görünüm arz etmiştir. Ücret artışlarının maliyet yönlü etkisi gerek mal gerekse hizmetlerde fiyatlara nispeten hızlı bir biçimde yansırken, talep yönlü etkisi zamana yayılmakta ve maliyet yönlü etkilere kıyasla daha fazla belirsizlik içermektedir. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip etmektedir.

Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Yıllık enflasyon temel mal grubunda şubat ayında yüzde 54 seviyesindeyken, hizmet sektöründe yaklaşık yüzde 94 ile 40 puan daha yukarıdadır. Hizmet sektörüne ait yayılım endeksi şubat ayında tarihsel ortalamasının yaklaşık yüzde 40’ı kadar üzerinde seyrederek, artışların bir miktar güç kaybetmekle beraber sektör geneline yayılmaya devam ettiğini göstermektedir. Bu bakımdan, yakın dönem tüketici enflasyonu gerçekleşmeleri dikkate alındığında, belirli hizmet sektörü kalemlerinde enflasyonun bir süre daha yüksek seyretme riski bulunmaktadır. Kira, eğitim ve sigorta gibi belirli hizmet sektörlerinin bu bağlamda öne çıkacağı değerlendirilmektedir.

Kira yıllık enflasyonu yüksek bir seviyede seyretmektedir. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, kira artış oranında şubat ayında başlayan yavaşlamanın mart ayında devam edeceğini ima etse de mevcut seviyeler Enflasyon Raporu’nda öngörülenin üzerindedir. Eğitim hizmetlerinde ise özel okul ücretleri kaynaklı yüksek oranlı artışlar izlenmektedir. Geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin yüksek olduğu ve ücret gelişmelerinden de etkilenen özel okul ücretlerinin, fiyat açıklama tarihlerine bağlı olarak temmuz ayına kadar kademeli olarak Tüketici Fiyat Endeksine yansıyacağı dikkate alındığında, bu kanaldan hizmet enflasyonunun yakın dönemde olumsuz yönde etkilenme riski bulunmaktadır. Sigorta hizmetlerindeki gelişmeleri ulaştırma sigortası sürüklemiş, burada son iki ayda zorunlu trafik sigortası fiyatlarındaki yükselişler dikkat çekmiştir.

Yurt içi üretici fiyatları şubat ayında yüzde 3,74 oranında yükselirken yıllık enflasyon 3,09 puan artışla yüzde 47,3 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları şubat ayında yatay seyrederken, dayanıklı ve dayanıksız tüketim malları gruplarında fiyatlar belirgin artış sergilemiştir. Yıllık enflasyon sermaye malı kaleminde görece yatay seyrederken diğer alt gruplarda artış kaydetmiştir.

2023 yılı ekim ayından itibaren gerileyen küresel emtia fiyatlarında, ocak ayında başlayan artış eğilimi şubat ayında da devam etmiştir. Şubat ayında alt kırılım bazında küresel enerji fiyatları artış eğilimini korurken, son aylarda yataya yakın seyreden enerji dışı emtia fiyatları da kısmen yatay seyrini sürdürmüştür. Mart ayının ilk üç haftası itibarıyla gerek enerji gerekse de enerji dışı emtia fiyatlarının yükselmekte olduğu izlenmektedir.
Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi şubat ayında tarihsel eğiliminde seyretmiştir. Şubat ayında bir miktar gerileyen küresel navlun ücretleri, mart ayında da azalma eğilimini devam ettirmekle beraber yüksek seyrini sürdürmektedir. Ocak ayında uzayan tedarikçilerin teslimat sürelerinde şubat ayında önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Taşımacılık maliyetlerinin izleyen aylardaki gelişimi ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip edilecek bir unsurdur.
Orta vadeli enflasyon beklentilerinde gerileme devam ederken, 2024 ve 2025 yıl sonu enflasyon beklentileri yükselmiştir. Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 37,8’den 1,08 puan düşüşle yüzde 36,7; gelecek yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 23,1’den 0,38 puan düşüşle yüzde 22,7 seviyesine gerilemiştir. Öte yandan, cari yıl sonu enflasyon beklentisi 1,23 puan artışla yüzde 44,2 olarak ölçülmüştür. Gelecek yıl sonuna ilişkin enflasyon beklentisi de yüzde 25,2’den 1,09 puan artışla 26,3 seviyesine yükselmiştir. Beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 12,3’den 0,51 puan yukarı yönlü güncellemeyle yüzde 12,8 olmuştur. Enflasyon beklentilerinin mevcut seyri, enflasyon görünümünü üzerinde yukarı yönlü risk teşkil etmektedir.

Öncü göstergeler, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde yavaşlamaya işaret etmektedir. Diğer taraftan, söz konusu yavaşlamaya rağmen, ana eğilimin Enflasyon Raporu’nda öngörülen düzeyin bir miktar üzerinde olduğu değerlendirilmektedir. Öncü verilere göre, mart ayında fiyat artışları temel mal grubunda önceki aya kıyasla bir miktar yükselirken enerji başta olmak üzere diğer gruplarda yavaşlamaktadır. Ramazan ayının da etkisiyle bir önceki ay önemli ölçüde yükselen gıda fiyatlarında, sebze fiyatlarının da etkisiyle bu dönemde daha ılımlı artışlar gözlenmektedir. Hizmetlerde de aylık fiyat artışının yüksek seyretmekle birlikte şubat ayına kıyasla güç kaybedeceği öngörülmektedir. Diğer taraftan, öncü göstergeler, kur geçişkenliği yüksek ve hızlı olan dayanıklı tüketim malları fiyat artışlarında bir önceki aya kıyasla daha yüksek bir seyre işaret etmektedir. Böylelikle mart ayı enflasyon görünümünde, kur ve emtia fiyat gelişmeleri, dirençli seyreden yurt içi talep ve ramazan ayına özgü bir önceki aydan sarkan unsurların (özellikle kırmızı et üzerinde) etkisi hissedilirken, geriye doğru endeksleme eğiliminin yansımalarının sürdüğü ve özellikle eğitim hizmetleri fiyatlarında artışların devam ettiği izlenmektedir.

PARA POLİTİKASI

Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 45’ten yüzde 50 düzeyine yükseltilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, operasyonel çerçevede değişikliğe giderek, Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar vermiştir.

Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak politika faizinin artırılmasına karar vermiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir.

Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürmektedir. Kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir. TCMB tarafından yapılan düzenlemelere ilişkin etki analizleri söz konusu çerçevenin tüm bileşenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarıyla birlikte bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılmaktadır.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.

Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-ppk-ozetini-acikladi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Büyükşehir belediyelerine ait toplam borcun yüzde 75’i CHP’ye ait https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-buyuksehir-belediyelerine-ait-toplam-borcun-yuzde-75i-chpye-ait/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-buyuksehir-belediyelerine-ait-toplam-borcun-yuzde-75i-chpye-ait/#respond Sun, 26 May 2024 21:06:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8555 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Tokat’a geldi. Tokat Havalimanı’nda Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Tokat milletvekilleri Mustafa Arslan ve Yusuf Beyazıt Cüneyt Aldemir, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu tarafından karşılanan Bakan Işıkhan, Tokat Belediyesi Nikah Salon’unda ‘Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları’ programında iş insanlarıyla bir araya geldi. Bakan Işıkhan buradaki konuşmasında, “Geçtiğimiz gün belediyelerin SGK’ya olan borçları hakkında bir açıklama yapmıştık. Bu açıklamamız oldukça ses getirdi. Milletimizin de bir hayli dikkatini çekti. Dedik ki; SGK’ya en fazla borcu olan 5 belediyenin 5’i de CHP belediyesi ve her geçen gün CHP’li belediyelerin borçları giderek artıyor. Hatta Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borç durumu o kadar vahim hale geldi ki, toplam borcu son 5 yılda 20 katına çıkmış. Ankara büyükşehir iflasa sürükleniyor” ifadelerini kullandı.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN BORCU 4,5 MİLYAR LİRA

30 büyükşehir belediyesinin borcunun açıklanması yönünde bir talep geldiğini söyleyen Bakan Işıkhan, “Ben de şimdi, büyükşehir borçları ile ilgili bilgileri vermek istiyorum. Aziz milletimiz, görsün, takdir etsin. Ankara, İzmir, İstanbul, Adana büyükşehir belediyelerinin borcu tüm büyükşehirleri aşmış durumda, Türkiye’de 30 büyükşehir belediyesi var. Bu 30 belediyenin toplam borcu 20 milyar lira. 30 büyükşehirden 11’i CHP’li. ve bu 11 CHP’li belediyenin toplam borcu 15 milyar lira. Yani; 30 büyükşehirden yalnızca 11’i CHP’li olmasına rağmen, 30 büyükşehir belediyesinin toplam borcunun yüzde 75’i tek başına CHP’ye ait. Ankara için durum daha da vahim. 30 büyükşehrin toplam borcunun yüzde 25’i tek başına Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Sadece Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 4,5 milyar lira ve CHP’li olmayan 19 büyükşehir belediyesinin tamamının borcu toplamına eşit düzeyde. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de yaşayan vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum” diye konuştu.

ÜLKEMİZİN DE BU VİZYONSUZLUKTAN ARTIK KURTULMAYA İHTİYACI VAR

Bakan Işıkhan, CHP’nin zihniyet değişimine ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Ortada borcunu 20 kata kadar artıran bu belediyelerin yaptıkları elle tutulur bir hizmet de yok, yatırım da yok. Peki, bu kadar parayı nereye harcıyorlar? Bu çok haklı ve yerinde bir soru. Bu kritik sorunun cevabını da ben aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Diğer yandan, büyüklükleri bakımından önemli olan büyükşehirlerin CHP’li ilçeleri için de tablo; Ankara’yla, İstanbul’la, İzmir’le aynı derecede kötü vaziyette. Bu kadar yatırım, hizmet olmayıp da bu kadar borca batmanın tek bir açıklaması olabilir; belediyeyi talan etmek. Bir de şunu söylüyorlar; neden seçim öncesinde bu konuda açıklama yapmışız. Bu konu, sık sık gündeme gelen bir konu ve herkesin az çok bildiği bir şey. Bu kez ciddi bir şekilde kamuoyunda yankı bulmuş olması, gerçeği değiştirmiyor. CHP’nin, böyle bahanelerin arkasına sığınmak yerine artık bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacı var. Ülkemizin de bu vizyonsuzluktan artık kurtulmaya ihtiyacı var” dedi.

‘YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK’

Bakan Işıkhan, 31 Mart sonrası Türkiye’de yeni bir dönemin başlayacağını ümit ettiğini belirterek, “Biz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, bu borçların tahsili noktasında elbette ki gereğini yapıyoruz, bundan sonra da yapacağız. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşmak için, onca felakete, onca badireye rağmen var gücüyle çalışırken; bizi paçalarımızdan aşağı çeken her ne varsa o engellerden kurtulmamız gerekiyor. Bu farkındalıkla inşallah 31 Mart akşamı itibarıyla; İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerimizin gerçek belediyecilikle, ülkemizin kalkınmasına köstek değil destek olacağı, yeni bir döneme başlayacağımızı ümit ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan’ın sanayicilerle toplantısı basına kapalı olarak devam etti.

Bakan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları’ programının ardından Amasya’ya hareket etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-buyuksehir-belediyelerine-ait-toplam-borcun-yuzde-75i-chpye-ait/feed/ 0
İstihdamın seyri büyümeye göre şekillenecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamin-seyri-buyumeye-gore-sekillenecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamin-seyri-buyumeye-gore-sekillenecek/#respond Fri, 24 May 2024 21:34:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8535 İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) mart ayı olağan meclis toplantısı “Sanayi perspektifinden Türkiye nüfusu” ana temasıyla gerçekleşti. Meclis toplantısının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından son açıklanan nüfus verilerinin Türkiye’nin; yaşlanan nüfusu, doğum hızlarındaki ürkütücü düşüş, ekonomi, işgücü, istihdam, kentlerin sosyal yapısı gibi konularda kritik bir süreçte olduğunu gösterdiğini söyledi.

GİDİŞAT İYİ DEĞİL

Nüfus konusunda gidişatın iyi olmadığına ilk olarak 2021’deki meclis toplantısında dikkat çektiğini hatırlatan Bahçıvan, “Yıllık nüfus artış hızımız 2022’de binde 7.1 iken, 2023’te çok dramatik bir şekilde binde 1.1’e düşmüş. Durum ciddi” dedi. Son 5 yılda yaşlı nüfusunun da yüzde 21.4 artarak 8 milyon 722 bin olduğunu, bu grubun toplam nüfus içindeki oranının ise beş yılda artarak 2023 itibarıyla yüzde 10.2’ye yükseldiğini aktaran Bahçıvan, şöyle devam etti:

GENÇLER KAFELERDE VAKİT ÖLDÜRÜYOR

“Dünya nüfusundaki yıllık artış hızının gerilemesi ve yaşlanma eğilimi, ülkemiz için de belirgin bir şekilde geçerli. TÜİK verilerine göre, 2000 yılında genç nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 20 iken bu oran 2022 yılı itibarıyla yüzde 15’e düşmüş durumda. ILO’nun Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020 Raporu’na göre, küresel genç işsizlik oranı yüzde 13’ün üzerinde seyrediyor. Türkiye’de ise bu oran maalesef yüzde 25’in üzerinde. Daha çarpıcı bir veriyi paylaşacak olursam; 15-29 yaş aralığındaki 6.7 milyon genç ne eğitimde ne de istihdamda (NEET). Bu ne demek? AB üyesi komşumuz Bulgaristan’ın nüfusu kadar genç evde ve kafelerde oturup vakit öldürüyor demek.”

TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKE ALTINDA

-BAHÇIVAN işgücü piyasasındaki pozitif gelişmenin ise kadın istihdamında görüldüğünü söyledi. Bahçıvan, bu durumun sürdürülebilirliğinin önemini vurguladı. Bahçıvan, “Tarım istihdamındaki daralma da sektörün faaliyet koşullarındaki sorunlara ve gıda enflasyonuna ilişkin risklere dikkat çekiyor. Nüfusumuzun sadece yüzde 7’sinin kırsal kesimde yaşadığını düşünürsek tarımsal üretimin geleceğinin tehlike altında olduğu da önemle üzerinde durmamız gereken bir nokta” dedi.

‘AVRUPA BURADA İK AVCILIĞI YAPIYOR’

-KONUŞMASINDA beyin göçüne ilişkin riskleri de paylaşan İSO Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki giderek yüksek eğitimli, genç ve üretken nüfusumuz göç ediyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, bu topraklarda adeta ‘İK Avcılığı’ yapmakta. Bu durum, bir türlü önüne geçilemeyen ve yıllardır çözüm bekleyen, büyüme potansiyelimize zarar veren bir olgu. Bu göçü tersine çevirmek konusunda hepimizin üzerine büyük görevler düşüyor. Diğer yandan farklı beklentilerle gelen Z kuşağını iyi anlamalıyız.”

15 YILDA 12 MİLYON KİŞİ YER DEĞİŞTİRDİ

-Toplantıda İ.Ü. İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker’in moderatör olduğu İ.Ü. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Şahin, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, M GEN Teknoloji Danışmanlık Başkanı Ufuk Tarhan ve Egon Zehnder Kıdemli Ortağı Murat Yeşildere’nin katılımıyla panel düzenlendi. Prof. Dr. Murat Şeker, “İstanbul, eğitimli gençleri kaybediyor. Son 15 yılda 12 milyon kişi gitti. Gidenler daha çok Tekirdağ, Kocaeli, Muğla ve Sakarya’ya yerleşmiş durumda” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istihdamin-seyri-buyumeye-gore-sekillenecek/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Hatay Havalimanı uçuşlara açılıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hatay-havalimani-ucuslara-aciliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hatay-havalimani-ucuslara-aciliyor/#respond Thu, 23 May 2024 21:18:57 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8512 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 6 Şubat depremleri nedeniyle zarar gören ve uçakların boş inişine, dolu kalkışına izin verilen Hatay Havalimanı’ndaki onarım çalışmalarını yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu’na Hatay Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Hatay milletvekilleri Adem Yeşildal, Kemal Karahan, Abdulkadir Özel ve Hüseyin Yayman eşlik etti. Bakan Uraloğlu, pistteki çalışmaların tamamlanıp test aşamasının da sonlandığını belirtti.

Hatay Havalimanı’ndaki mevcut pistin son durumunu paylaşan Bakan Uraloğlu, “Mevcut pistimizde şu anda sadece boş iniş dolu kalkışa müsaade ediliyordu, yaptığımız zemin güçlendirme çalışmalarıyla beraber pisti daha kalıcı hale getirdik, dolu iniş dolu kalkış için de gerekli testleri yapıp şartları sağladık. 29 Mart’tan itibaren Hatay’a hem iniş hem de kalkış biletlerini çift yönden bugün itibarıyla kullanıma açmış olduk. İnşallah 29 Mart günü itibarıyla da Hatay’da çift yönlü olarak yolcu taşımasını başlatmış oluyoruz” dedi.

GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Depremlerde havalimanının uğradığı tahribatı aktaran Uraloğlu, “Bundan tam 13 ay önce ülke olarak asrın felaketiyle sarsılmıştık. Hatay Havalimanımızın bulunduğu alandaki faylanma ve zemin sıvılaşması sebebiyle kalıcı yüzey deformasyonları ve 1,5 metreye varan kalıcı oturmalar görülmüş, pist ve çevresindeki alan da bu oturmadan etkilenmişti. Ama deprem sonrasında öncelikle insani yardım ve tahliye uçaklarının kullanımı için gerekli çalışmaları hızla yaparak pisti en kısa sürede hizmete açtık. Sonrasında da bir daha benzer depremler yaşanması halinde dahi hasar görmeyecek şekilde altyapının inşası için gerekli çalışmaları başlattık. 12 Ekim 2023’te Hatay Havalimanı PAT Sahaları Onarımı ve Gelişimi işini ihale ettik, 21 Kasım’da da yapım çalışmalarına başladık. Yeni Hatay Havalimanımızı, zemin taşıma gücünü artırarak yüksek ve geçirimsiz bir dolgu üzerine inşa edeceğiz. Terminal, teknik blok kule, itfaiye binası, güç Santrali, lojman ve garaj binalarını da güçlendireceğiz” diye konuştu.

‘2026 YILINDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANACAK’

Tüm çalışmaların 2026 yılı ilk çeyreğinde tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “3 bin metre uzunluğu ve 60 metre genişliği ile geniş gövdeli uçakların inebileceği şekilde pist yapıyoruz. 2 kilometre 720 metre uzunluğunda yeni paralel taksi yolu, 2 hızlı çıkış ve 4 bağlantı taksi yolu da inşa edeceğiz. Tüm bu çalışmalarımızı 2026 yılı ilk çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Şu anda projemiz kapsamında, havalimanı çevre güvenlik duvarı yükseltme ve duvar çatlaklarının tamiratı işlemlerini tamamladık. Yeni pistimizin inşası aşamasında 14 kilometre uzunluğundaki çevre güvenlik duvarını yeniden inşa ederek havalimanının bulunduğu alanı taşkınlara karşı koruyacağız. Havalimanı pistinde derz tamiratı, çatlak onarımını bitirdik. Zemin güçlendirme işlemlerini büyük ölçüde tamamladık. Ayrıca depremde zarar gören 5 kilometre uzunluğundaki Hatay Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımız da devam ediyor” ifadelerini kullandı.

DÖRTYOL-HASSA ARASI OTOYOL VE DEMİRYOLU TÜNELİ PROJESİ

Dörtyol-Hassa arasındaki 55 kilometrelik demir yolu ve 25 kilometrelik kara yolundan oluşan projenin detaylarını da açıklayan Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:

“Bu proje; 55 kilometre demir yolu ve 25 kilometre kara yolundan oluşan bir projedir. Proje kapsamında Amanos Dağları’nın altında 1 tane 20 kilometre uzunluğunda demir yolu tüneliyle 55 kilometre tek hat demir yolu ve 25 kilometrelik güzergahta 2 adet 20’şer kilometrelik otoyol tüneli inşa edeceğiz. Projemiz iki etaptan oluşuyor ve tünel yapımını kapsayan ilk etabı Hassa Kavşağı’nda sona erecek. Toprakkale-İskenderun Otoyolu’ndan ayrılarak Dörtyol kavşağından Amanos Dağları altından geçerek Hassa üzerinden Kırıkhan-Nurdağı arası var olan kara yolu ile birleşecek. Yapılacak tüneller ile İskenderun-Gaziantep, İskenderun-Kahramanmaraş arasında ulaşım kısalacak ve bu bölgede var olan ticaret hacmine ulaşım kolaylığı sağlayacağız. Bu proje ile halen Amanos Dağları’nın kuzey ve güney ucundan sağlanan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ve Kahramanmaraş bağlantılı Doğu Anadolu Bölgesi’nin ulaşımı, Payas-Hassa arası olan ve Amanos Dağları’nın orta bölümünden geçilerek kara yolu ile ulaşım yolu mesafesinde önemli ölçüde kısalmalar sağlanacaktır. Halihazırda, Kahramanmaraş ve Gaziantep’ten gelen yüklerin ve yolcuların, Nurdağı’ndan sonra, otoyol yerine Nurdağı-Hassa-Payas yolunu takip etmeleri halinde, ulaşım mesafesi önemli ölçüde kısalacaktır. Mevcut durumda, 235 kilometre olan Kilis-Osmaniye-İskenderun güzergahı 38 kilometre , 77 kilometre olan Kırıkhan-İskenderun-Dörtyol güzergahı 15 kilometre, 121 kilometre olan Nurdağı-Osmaniye-Dörtyol (Payas) güzergahı 20,5 kilometre, 79 kilometre olan Dörtyol-Kırıkhan-Hassa güzergahı 53 kilometre, 84 kilometre olan Payas-Fevzipaşa arasındaki demir yolu güzergahı ise 30 kilometre kısalarak güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım sağlanacak.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hatay-havalimani-ucuslara-aciliyor/feed/ 0
Bakan Kacır’dan Ay Projesi açıklaması: Hibrit roketimizi uzayda ateşleyeceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-ay-projesi-aciklamasi-hibrit-roketimizi-uzayda-atesleyecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-ay-projesi-aciklamasi-hibrit-roketimizi-uzayda-atesleyecegiz/#respond Thu, 23 May 2024 21:03:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8502 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile birlikte Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü’nde öğrenciler ile bir araya geldi. Bakan Kacır, Türkiye’nin teknolojide geldiği noktayı ve hedeflerini öğrencilerle paylaştı.

“BÖYLE BİR TEKNOLOJİ GELİŞTİRME KABİLİYETİ DE DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK”

Türkiye’nin ve Türk gençlerinin teknolojide geldiği noktanın dünyada takdirle karşılandığına değinen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türk genci, TEKNOFEST kuşağı aslında kendini ispat etti. Savunma sanayinde, havacılıkta dünyaya parmak ısırtan başarı hikayelerinin sahibi Türk gençliği oldu. Türkiye’nin topyekun sanayileşme tarihi akamete uğratılmış hikayeler tarihi gibiydi. Ta ki 2000’li yıllarda bir sağlam irade gelip, ‘bu ülkenin neye ihtiyacı varsa biz onu kendi evlatlarımızın alın teriyle geliştireceğiz, üreteceğiz’ diyene kadar. O sağlam irade Türk gençliğinin önündeki engelleri bir bir kaldırana kadar. Engeller kaldırıldığında, imkansızlıklar ortadan kalktığında kendi yetkinlikleri ile alın teriyle, akıl teriyle Türk gençleri Bayraktar’larla, Anka’larla, Akıncı’larla, Aksungur’larla, Hürküş’larla, Hürjet’lerle, Atak’larla, Gökbey’lerle, Kızılelma’larla, Kaan’larla gökyüzüne imzasını attı. Demek ki bizim evlatlarımızın başka milletlerin evlatlarından geri kalır hiçbir şeyi yokmuş. Yeter ki önlerindeki takozları kaldıralım. Bu anlayışla Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi yolculuğunda en önemli ödevimizi sizlerin önlerindeki engelleri kaldırmak olarak görüyoruz. TEKNOFEST’leri de bu anlayışla düzenliyoruz. 2024 TEKNOFEST yarışmalarına bu ana kadar 788 bin takımdan 1,6 milyon Türk genci başvurdu. Böyle bir seferberlik ruhu dünyanın hiçbir yerinde yok. Böyle bir teknoloji geliştirme kabiliyeti de dünyanın hiçbir yerinde yok. Türk gençleri dünyaya parmak ısırtıyor. İnşallah çok daha büyük işleri hep birlikte yapacağız. Hedefimiz; nasıl savunma sanayinde başarılı olmuşsak, havacılıkta destan yazmışsak, yeni projelerde bu başarıları perçinleyeceğiz. Ayrıca bu başarıyı sanayi ve teknolojinin tüm alanlarına hızla yaygınlaştıracağız” diye konuşu.

“HİBRİT ROKET MOTORUNU UZAYDA ATEŞLEMEYİ BAŞARAN İLK ÜLKE OLACAĞIZ”

1 trilyon doları bulacak uzay ekonomisinden Türkiye’nin de pay alması için uyduların yörüngeler arası transferlerini yapacak uzay araçlarını üretme projesinin önemine değinen Bakan Kacır, “Önümüzde yeni hedefler var, durmuyoruz. 8 Temmuz 2024 haftası, Türkiye geliştirdiği ilk ‘haberleşme uydusu Türksat 6A’yı uzaya gönderecek ve dünyada bunu başarabilen 11 ülkeden biri olacağız. Tüm bu projeler sizler gibi genç insanların sayesinde oluyor. İnşallah daha ileri projelere de Türkiye’yi uzay alanında taşıyacağız. İMECE dediğimiz yaklaşık 600 kiloluk ve yaklaşık 600 km’de görev yapan bir uydudan bahsediyoruz. Türksat 6A dediğimizde yer sabit yörüngede 36 bin km’de görev yapan ve 4 bin 250 kiloluk bir uydudan bahsediyoruz. Daha ileri ve sofistike bir sistemden bahsediyoruz. İnşallah sizlerin sayesinde ‘Ay Projesi’ni de gerçekleştireceğiz. Hibrit roket motoru teknolojisinde şu anda dünyada en ileri düzeyde çalışmalar yapan 4 ülkeden bir olan Türkiye inşallah Ay Projesi sayesinde kendi geliştirdiği hibrit roket motorunu uzayda ateşlemeyi başaracak ve böylelikle bu teknolojiye uzayda tecrübe kazandırmış, tarihçe kazandırmış dünyadaki ilk ülke olacağız. Bütün bu alanlar Türkiye için çok kıymetli. Uzay ekonomisi hızla büyüyor. Yıllık 600 milyar dolara yakın uzay ekonomisinin büyüklüğü var ve devam ediyor. 1 trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Teknolojide yaşanan paradigma değişiklikleri uzaya erişimi daha mümkün hale getirdi. 10 yıl evvel yılda 100 uydu uzaya gönderilirken şimdi yılda 2 bin uydu uzaya gönderiliyor. Biz, hibrit roket motoru teknolojisinde başarılı olabilirsek hedefimiz, uyduların yörüngeler arası transferleri yapacak uzay araçlarını Türkiye olarak üretmek, geliştirmek ve uzay ekonomisinden pay almayı başarmaktır” ifadelerini kullandı.

Programa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından Alper Gezeravcı, gençlerle söyleşi gerçekleştirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-ay-projesi-aciklamasi-hibrit-roketimizi-uzayda-atesleyecegiz/feed/ 0
Bakan Ersoy’dan Van mesajı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoydan-van-mesaji/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoydan-van-mesaji/#respond Thu, 23 May 2024 21:01:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8499 Bir dizi programa katılmak üzere Van’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, ilk olarak valiliğe ziyaret gerçekleştirdi. Daha sonra DoubleTree by Hilton Otelinde düzenlenen “Van Turizm Master Planı Lansmanı” programına katılarak bir konuşma yapan Bakan Ersoy, Anadolu’nun insan medeniyetinin kök salıp filizlendiği, tarihe ve insanlığın ortak kültürel varlığına biçim ve yön veren devletlerin yurt tuttuğu eşsiz bir coğrafya olduğunu söyledi. Ersoy, “Van, binlerce yıl boyunca Anadolu’nun bu özellikleriyle yoğrulmuş toprakların adıdır. Bu kadim geçmiş, bu derin birikim turizm noktasında ciddi bir potansiyeli de beraberinde getirmektedir. Bunu en doğru şekilde değerlendirerek şehrimize ve insanımıza en yüksek faydayı sunmanın gayreti içerisindeyiz” dedi.

Turizmin sadece bakanlığın gayretiyle çalışmaların yürütüleceği bir alan olmadığını ifade eden Ersoy, “Yerelden genele, sürdürülebilir bir büyüme ve gelişim istiyorsak; valilik, belediyeler, kalkınma ajansı, sanayi ve ticaret odaları, üniversiteler, turizm sektör kuruluş ve dernekleri gibi her bir paydaşımızın işbirliği içinde üzerine düşeni yapması gerekiyor. Elbette turizm noktasında yapılacak çalışmaların ortak bir payda çerçevesinde ve yine ortak hedefler doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerekiyor. Biz 2021 yılında, Covid-19’un yaşattığı ciddi sıkıntıları göz önüne alarak ve bütün paydaşlarımızla istişare ederek, Türkiye Turizm Ana Planı’mızı güncelledik ve sözünü ettiğim ortak paydayı bütün çalışmalara temel olacak şekilde belirlemiş olduk. İl Turizm Master Planları da Turizm Ana Planımızın ortaya koyduğu bu hedef ve beklentilere göre şekillenmelidir. İller söz konusu olduğunda, geniş yetki ve sorumluluk alanları ile belediyeler en önemli paydaşımız konumundalar. O yüzden bakanlık olarak belediyelerimizden İl Turizm Master Planlarını hazırlamalarını ısrarla talep ediyoruz. Biz eğer, en önemli hedeflerimizden biri olarak turizmi 12 aya ve 81 ilimize yaymayı başaracaksak ki başaracağız, bu çalışmalar başarımıza temel teşkil edeceklerdir” diye konuştu.

“HİÇBİR İŞİMİZ GÜNÜ KURTARMAK ADINA YAPILMIYOR”

“13 Mart’ta Samsun Büyükşehir Belediyemiz ile ilk master plan lansmanımızı yaptık” diyen Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Van’ın da Samsun’la birlikte bu alanda öncülük ettiğini görmekten büyük bir memnuniyet duydum. İl Turizm Master planları yoğun bir sürecin sonunda şekilleniyor. Sonuç vermesi için titizlikle yürütülmesi gereken bir çalışma bu. Kapsamlı literatür ve veri taramaları, örnek çalışmaların incelenmesi, arama konferansları, paydaş buluşmaları Sürekli bir iletişim ve istişare halinde, ortak aklın tesis edilmesine ve ortaya en doğru ve eksiksiz planın konulmasına çalışılıyor. Bu sürecin alanında uzman, geniş bir akademisyen kadrosunun idaresi altında bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü özellikle belirtmek isterim. Zira hiçbir işimiz günü kurtarmak adına yapılmıyor. Geleceği bugünden şekillendirmenin gayretindeyiz. Somut veriler ışığında doğru ve akılcı hedefler belirlemek zorundayız ki başarıya ulaşabilelim. İşte bütün bu yoğun ve karmaşık mesai Van için meyvesini vermiştir. Türkiye Turizm Ana Planı’ndaki stratejik amaç ve hedeflere uyumlu şekilde, Van’ın turizmdeki geleceği için 47 adet politika, 16 öncelikli alan ve bunlar doğrultusunda hayata geçirilmesi gereken 12 kapsamlı proje belirlenmiştir. Genel çerçevede baktığımızda; sürdürülebilir ve rekabetçi bir büyüme için etkili bir turizm yönetimi, güçlü bir altyapı, cazip ürün ve etkili tanıtım yapılması gerekliliği ortaya konulmuştur. Bu gereklilikler doğru şekilde karşılandığında ise ilin turizm gelirlerinde belirgin bir artış sağlanacağı öngörülmüştür. Gelir odaklı bu master planı Bilgehan hocamız ayrıntılarıyla anlattılar. İl sathına yayılmış bir turizm hareketi için Urartulardan Eski Van Şehri’ne ilin tüm kültürel mirasını kullanmak; Mavi Bayrak ödüllü bir plaja da sahip olan Van Gölü’nü eğlence, spor ve maceralarıyla daha büyük bir cazibe merkezi haline getirmek, gastronomiden sağlık ve kış turizmine uzanan bir ürün çeşitliliği sunmak gibi adımlar hazırlanmış. Diyebilirim ki Van Turizm Master Planı ile şehrimiz için artık detaylı bir turizm rotası çizilmiş durumda. 2027 yılı için yerli ve yabancı dahil olmak üzere toplam ziyaretçi sayısı 2 milyon 175 bin, toplam gelir miktarı ise 494 milyon olarak öngörülüyor. İnşallah bu yolda birlikte yürüyecek ve bütün bu hedeflere ulaşacağız. Şehrimizin turizm çatısı altında gerek ekonomik gerek sosyal gerekse kültürel, sürdürülebilir kazanımlar elde ettiğini birlikte göreceğiz.”

“VAN’A YÖNELİK KÜLTÜR-TURİZM YATIRIMLARIMIZA DA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYORUZ”

Bakanlık olarak bütün şehirler için var olan potansiyeli en iyi şekilde kullanmak, elde edilen kazanımları koruyarak sürdürülebilirlik çerçevesinde hedefleri sürekli daha ileriye taşımak istediklerini belirten Bakan Ersoy, “Yerelde bu çalışmaların bütünlük içinde yürütülmesi için kurduğumuz İl Tanıtım ve Geliştirme Kurullarımız, valilerimizin başkanlığında ve illerdeki paydaşlarımızın katılımıyla faaliyetlerini sürdürüyorlar. Kurullarımızın tesis ettiği bu birliktelik şehirlerimizin markalaşma süreçlerine ciddi bir ivme kazandırmıştır. Zira hem illerin tanıtımı için ayrılan kurum bütçeleri efektif şekilde kullanılır oldu hem de tek merkezden etkili ve sonuç odaklı tanıtım çalışmaları gerçekleştirilmeye başlandı. Ulusal ve uluslararası alanda ise Bakanlık olarak biz tanıtım, ürün ve pazar çeşitliliği ile nitelikli turist olmak üzere belirlediğimiz üç saç ayağı üzerinden çok kapsamlı çalışmalarla 81 ile ve 12 aya yayılmış Türk turizmi inşa etmenin adımlarını atıyoruz. Van özelinden baktığımızda, Doğu Anadolu’da en fazla yabancı turist çeken destinasyon karşımıza çıkıyor. Van’ın bu konumunu güçlendirmek ve daha da geliştirmek için TGA çatısı altında uluslararası düzeyde marka iletişim çalışmaları yürütüyor, ağırlama etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında Van’da 4 etkinlik gerçekleştirdik ve 9 farklı ülkeden basın mensubu ve tur operatörü 22 kişiyi ağırladık. Yine 29 Haziran-7 Temmuz tarihleri arasında Van’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, özel olarak düzenleyeceğimiz iki etkinlikte 8 basın mensubu ve 8 influencer olmak üzere toplamda 16 kişiyi ağırlamayı planlıyoruz. 2021’de İstanbul’da başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali bugün 7 bölgemizdeki 16 farklı şehrimizde düzenlenir duruma gelmiştir. Van da artık, Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine de kabul edilen bu festivalimize ev sahipliği yapacak şehirlerimizden biridir. Gastronomisinden kültür varlıklarına, doğal güzelliklerinden tarihî mirasına Van’ı Türkiye’nin en büyük kültür, sanat ve turizm markasının bir parçası olarak dünya vitrinine çıkaracağız. Günümüz dünyasında dijital platformlar ve sosyal medya, geniş kitlelere ulaşmanın en güçlü araçları. Ülkemizdeki ağırlama etkinliklerinin arkasında yatan gerçek bu. Ancak bu alandaki faaliyetlerimiz sadece ağırlamalarla sınırlı değil. Bugün ülkelerin resmi turizm tanıtım platformları arasında lider konumda olan GoTürkiye üzerinden de Van’ın tarihî ve turistik yerlerini, doğasını, müziğini ve otantik atmosferini, gastronomisini ve rotalarını 10 farklı dilde tanıtmaya ve anlatmaya devam ediyoruz. 2023’te, GoTürkiye sosyal medya hesaplarından yapılan Van paylaşımları 5,7 milyon gösterime ulaşmıştır. Akdamar Kilisesi, Van Kalesi ile Van Tarihî Kenti ve Höyüğü olmak üzere Van’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesindeki kültür varlıkları hem UNESCO sayfamızda hem de UNESCO rotalarımızda yer almakta ve bunlar da yine 10 dilde tanıtılmakta ve anlatılmaktadır. Yabancı hedef kitlemize yönelik olarak İngilizce hazırlanan GoVan web sitemizin ziyaretçi sayısını artırmak ve ilimizin tanıtımını yapmak amacıyla Google Display Network üzerinden 2023 yılı Ocak- Aralık dönemi içerisinde 47 ülkede reklam çalışması yaptık ve 63 milyon gösterim rakamına ulaştık. Van’a yönelik kültür-turizm yatırımlarımıza da hız kesmeden devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“TÜRK ARKEOLOJİSİNİN ALTIN ÇAĞINI BAŞLATMIŞ BULUNUYORUZ”

Van-Erciş Kültür Merkezini, 2024 rakamlarıyla 180 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirip kente kazandırdıklarını da değinen Ersoy, “Hâlihazırda yeni bir kültür merkezi inşaatına daha başlamış bulunuyoruz. Bu yeni merkezimiz yaklaşık 14 bin metrekare kullanım alanına sahip. İçinde 697 kişilik büyük salon, 200 kişilik küçük salon, toplantı salonları, atölyeler, fuaye ve sergi salonu, idari ofisler, teknik hacimler ve diğer hizmet alanları olacak. Van’ın kültür-sanat hayatına son derece güçlü bir katkı sunacağına inandığım bu eser, keyifli olduğu kadar verimli vakit geçirme noktasında da özellikle gençlerimiz için çok değerli bir alternatif olacaktır. Sözleşme bedeli yaklaşık 400 milyon TL olan merkezimizi inşallah 2025 yılı içerisinde tamamlamış olacağız. Kültür varlıkları noktasında da Van Akdamar Adası Bakım Onarım İşi, Van Hoşap Kalesi Restorasyonu ve Van Kalesi Aydınlatma Yapım İşi titizlikle sürdürülmektedir. Bunlarla da yetinmiyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivalinde olduğu gibi Van’ı yine kültür-turizm noktasında tarihimizin en önemli projelerinden biri olan Geleceğe Miras’a da dâhil ediyoruz. Malumunuz ‘Kazıların 12 Aya Yayılması Projesi’ ile arkeolojide çalışmaların hızını ve kapsamını ciddi oranda artırmıştık. Şimdi Geleceğe Mirasla bu alanda yeni bir dönemin kapısını açmış ve Türk arkeolojisinin çağını başlatmış bulunuyoruz. Van işte bu çağın aktörlerinden biri olacak. Eski Van Şehri’ni arkeolojik kazılar, restorasyon ve çevre düzenleme olmak üzere üç koldan yürüteceğimiz çalışmalarla ayağa kaldıracağız. Bu proje hem Van hem de Türkiye turizmi için büyük bir kazanım olacak ve şehrimize çok ciddi bir katma değer sunacaktır. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“HAYATA GEÇİRİLECEK PROJELER VAN İÇİN YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI AÇACAKTIR”

“Bugün 103 acentenin faaliyet gösterdiği Van’ın turizmde kat ettiği mesafeyi anlamamız açısından tesis ve yatak kapasitesindeki artış da önemli bir göstergedir” diyen Bakan Ersoy, “Bakınız 2002 yılında işletme belgeli konaklama tesisi sayısı 10, bu tesislerdeki yatak kapasitesi ise 1.239 idi. 2024 yılı Mart ayı itibarıyla işletme belgeli konaklama tesisi sayısı 77’ye, bu tesislerdeki yatak kapasitesi ise 6.122’ye yükselmiştir. Bu tesislerde konaklayan kişi sayısı da 97 bin seviyesinden 336 bin kişi seviyesine kadar yükselmiştir. Türkiye bugün konaklama tesisleriyle dünyada öncü ve örnek gösterilen bir ülkedir. Uluslararası olarak onaylanmış Sürdürülebilir Turizm Sertifikasyon Programımızla bu liderliği daha da pekiştiriyoruz. Van bu noktada da üzerine düşeni yapmaya başlamıştır. 25 Mart itibarıyla Van genelinde 4 tesis 3. Aşama Sertifikası, 63 tesis ise 1. Aşama Belgesi olmak üzere toplam 67 tesis sertifika/belge almıştır. 1 tesis ise belgelendirme sürecindedir. Bütün bunlar Van’da yaşanan değişim ve gelişimin sonucudur. Bugün sürmekte olan çalışmalar ve Turizm Master Planı ile birlikte hayata geçirilecek projeler Van için yeni bir dönemin kapısını açacaktır. Bugün Türkiye’ye baktığımızda 60’tan fazla ürün çeşitliliği sunan, pazar çeşitliliğini sağlamış, lise çağından başlayarak kendi nitelikli personelini yetiştiren, dünyanın en etkili ve yoğun tanıtım çalışmalarını ve yine dünyanın en yoğun arkeolojik faaliyetlerini yürüten, bütün bunlarla birlikte nitelikli turistin tercihi olmaya başlamış bir turizm ülkesi görmekteyiz. Bütün paydaşlarımızla birlikte ülkemizi bugünlere taşıdık. O yüzden biliyoruz ki daha fazlasını da yapabiliriz. Van da daha fazlasını yapabilir ve yapacak. Bugün lansmanını yaptığımız Van Turizm Master Planı şehrimizin ulaşabileceği noktayı, gerçekleştirebileceği hedefleri göstermiştir. Samsun ve Van gibi il il ülkemizin potansiyelini esere, hizmete, faydaya dönüştürmeyi sürdüreceğiz. Neticede 12 ay boyunca 81 ilinde turizm hareketi olan bir turizm ülkesi olarak Türkiye’yi lider ülkelerin arasına sokacak ve kalıcı olmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Bakan Ersoy, eski Van şehrinde “Eski Van Şehri Geleceğe Miras Tanıtım Toplantısı”na katılacak.

Programa, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Emniyet Müdürü Murat Mutlu, kurum amirleri, sektör temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoydan-van-mesaji/feed/ 0
Rosatom Genel Müdür Yardımcısı Komarov: Türkiye’nin daha fazla nükleer santrale ihtiyacı var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rosatom-genel-mudur-yardimcisi-komarov-turkiyenin-daha-fazla-nukleer-santrale-ihtiyaci-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rosatom-genel-mudur-yardimcisi-komarov-turkiyenin-daha-fazla-nukleer-santrale-ihtiyaci-var/#respond Wed, 22 May 2024 21:33:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8479 Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu (Rosatom) Genel Müdür Birinci Yardımcısı Kirill Komarov, Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenen nükleer enerji zirvesi ATOMEXPO-2024 Forumu’nda düzenlenen özel oturumda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Komarov, farklı ülkelerden çok sayıda basın mensubunun katıldığı soru cevap oturumunda nükleer enerji sektörünü siyasi anlamda değerlendirmenin profesyonellikten uzak olduğunu ifade etti ve “Nükleer sektör her zaman profesyonel, güvenli ve bütün insanlığa açık olması lazım” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye yönelik nükleer enerji yatırımlarından ve gelecek hedeflerinden de söz eden Komarov, “Hepimiz Türkiye elektrik şebekesinde ilk nükleer elektriğin verileceği anı sabırsızlıkla bekliyoruz. Türkiye’nin sadece bir NGS inşa etmekle yetinmek istememesi önemlidir. Türkiye ekonomisi iyi düzeyde gelişiyor ve elektrik ihtiyacı her yıl artıyor. Gelecekteki enerji tüketimi artışına ilişkin tahmin ise oldukça etkileyici. Hükümetinizin de ifade ettiği gibi, 2-3 büyük santralin yanı sıra belki daha 3 büyük ya da birçok küçük santrale daha ihtiyacınız var. Bu nedenle, Türkiye’de nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik hedeflerin olması son derece olumlu bir adım” dedi.

“RUS TEKNOLOJİSİNİ KULLANARAK BAŞKA BİR SANTRAL İNŞA ETMEK ÖNEMLİ”

Türkiye’deki öncelikli gündemlerinin Akkuyu olduğunu söyleyen Komarov, “Bugün gündemimizde Türkiye’deki amiral gemimiz Akkuyu Nükleer Santrali var. Bu proje bizim için çok önemli bir proje. Sorumluluk ve yatırım açısından da çok büyük bir proje. Türk medyasının temsilcileri olarak sizler, Türkiye’nin yap-sahip ol-işlet modeliyle nükleer santral inşaatını uygulayan ilk ülke olduğunu biliyorsunuz. Yani Rosatom aynı anda hem teknolojinin sahibi hem yatırımcı, hem santralin sahibi, hem de tesisi inşa eden yüklenici olarak hareket etmektedir. Bu nedenle nihai sonuçtan tamamen biz sorumluyuz. Türkiye’de yapmamız gereken ilk şey, santralin hükümetler arası anlaşmamızda belirtilen süre içerisinde inşa edilmesini sağlamaktır. Dört ünitenin de 2028 yılı sonuna kadar tamamlanması gerekmektedir. İlk ünitede şu anda çok yüksek tempoda hazırlık var. Devreye alma çalışmaları devam ediyor. Akkuyu projesiyle ilgilenmeye başladığımız 2011 yılından bu yana edindiğimiz deneyimleri sizinle paylaşacağım. Akkuyu projesi sayesinde çok sayıda Türk şirketi nükleer sanayi için çalışmayı öğrendi. Artık bu şirketler önemli deneyimler elde ettiler, ekipman da üretebiliyorlar. İnsanlar nükleer güç santrallerinin inşasında zor işleri de yerine getirebilirler. Bu deneyimleri kaybetmek üzücü olur. Bu benzersiz uzmanlık alanında binlerce insan benzersiz bir deneyim kazanıyor. Akkuyu sahasında çoğu Türk vatandaşı olmak üzere yaklaşık 30 bin kişi çalışıyor. Dolayısıyla, bu kadar çok deneyim ve bilgi birikimine sahip olan tüm bu insanların deneyim ve bilgilerini daha fazla kullanabilmelerini istiyoruz. Elbette bunun için en iyi yol, Rus teknolojisini kullanarak başka bir santral inşa etmek olacaktır” diye konuştu.

“TÜRK HÜKÜMETİYLE GÖRÜŞÜYORUZ”

Sinop’ta kurulması planlanan ikinci bir nükleer santralin inşası ile ilgili projeye yönelik de açıklamalarda bulunan Komarov, “Sinop Nükleer Güç Santrali’nde Rus teknolojisine dayalı bir projenin hayata geçirilmesi olasılığını Türk hükümetiyle görüşüyoruz. Bugün, henüz görüşmelerin ilk aşamasındayız, dolayısıyla tam olarak nasıl bir model olacağını, tarifenin ve zaman çerçevesinin ne olacağını söylemek için çok erken. Ancak kendi adımıza, biriktirdiğimiz tüm deneyimin ve en önemlisi Türk şirketlerinin ve ortaklarımızın bu projede edindikleri deneyimin bir sonraki NGS’nin inşasına yansıtılmasını sağlamak için her türlü çabayı göstereceğimizi belirtmek isterim. Bugün Akkuyu NGS projesi çerçevesinde Türk şirketleriyle 5 milyar doların üzerinde sözleşme imzalanmış durumdayız. 5 milyar , sadece Türk şirketlerinin Akkuyu için halihazırda yaptığı iş içindir ve bununla bitmeyecektir. Şu anda ilk reaktörü tamamlama aşamasındayız, dolayısıyla bu rakamlarda da bir büyüme gerçekleşecektir. Biz bu projede kazanılan deneyimin bir sonraki nükleer santralin inşasına yansıtılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünyada nükleer enerjiye olan talep ve ilginin arttığını ifade eden Komarov, Türkiye, Mısır, Bangladeş, İran ve Çin gibi farklı coğrafyalarda nükleer enerji alanında çalışmaların devam ettiğini de aktardı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rosatom-genel-mudur-yardimcisi-komarov-turkiyenin-daha-fazla-nukleer-santrale-ihtiyaci-var/feed/ 0
Pegasus’tan ucuz bilet kampanyası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-bilet-kampanyasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-bilet-kampanyasi/#respond Wed, 22 May 2024 21:09:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8472 Pegasus yurt dışına yönelik kampanya düzenledi. 1 + vergilerden başlayan fiyatlarla 27-28 Mart 2024 tarihinde bilet alımı imkanı sağlanıyor.
Alınan biletlerle 27 Ekim 2024 – 29 Mart 2025 tarihleri arasında seyahat edilebilecek.

Kampanya kapsamı 100 bin koltuğu içeriyor.

İşte kampanyanın geçerli olduğu lokasyonlar:

Kampanyanın Geçerli Olduğu Hatlar:

1€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Atina -İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Basel-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Berlin-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Brüksel

İstanbul Sabiha Gökçen-Budapeşte-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Bükreş-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Cenevre-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Dortmund-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Duesseldorf-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Eindhoven-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Frankfurt-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Hamburg-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Hannover-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Köln-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Kutaisi

İstanbul Sabiha Gökçen-Kuveyt

İstanbul Sabiha Gökçen-Münih-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Nürnberg-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Prag-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Priştine-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Rotterdam-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Saraybosna-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Sofya-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Stuttgart-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Tiran

İstanbul Sabiha Gökçen-Üsküp-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Viyana-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Zagrep-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Zürih

Erivan-İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara-Duesseldorf-Ankara

Ankara-Frankfurt-Ankara

Ankara-Hamburg-Ankara

Ankara-Köln-Ankara

Ankara-Krakow

Ankara-Stuttgart-Ankara

Ankara-Varşova-Ankara

Ankara-Viyana-Ankara

Antalya-Beyrut-Antalya

Antalya-Hannover

Antalya-Köln

Antalya-Krakow

Antalya-Varşova-Antalya

Amman-Ankara

Amman-Antalya

Frankfurt-Antalya

Münih-Antalya

Sharm El Sheikh-Antalya

Tiflis-Antalya

Adana-Berlin-Adana

İzmir-Köln

İzmir-Üsküp-İzmir

İzmir-Varşova-İzmir

Kayseri-Köln-Kayseri

Duesseldorf-Adana

Duesseldorf-Gaziantep

Duesseldorf-Kayseri

Duesseldorf-Samsun

Duesseldorf-Trabzon

Köln-Elazığ

Rotterdam-Kayseri

Viyana-Antalya

Zürih-Antalya

5€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Bakü-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Kişinev

Bahreyn-İstanbul Sabiha Gökçen

Kuveyt-İstanbul Sabiha Gökçen

Tiflis-İstanbul Sabiha Gökçen

Tiran-İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya-Billund

Antalya-Helsinki

Antalya-Kişinev

Antalya-Kopenhag

Antalya-Londra (GB)

Antalya-Manchester-Antalya

Antalya-Priştine

Antalya-Sofya-Antalya

Antalya-Stuttgart-Antalya

Antalya-Tiflis

Antalya-Tiran

Antalya-Üsküp

Berlin-Antalya

Bükreş-Antalya

Duesseldorf-Antalya

Hamburg-Antalya

Hannover-Antalya

Hurghada-Antalya

Krakow-Antalya

Leipzig-Antalya

Paris-Antalya

İzmir-Bakü-İzmir

İzmir-Stuttgart-İzmir

Berlin-İzmir

Duesseldorf-İzmir

Frankfurt-İzmir

Krakow-Ankara

Elazığ-Köln

Dresden – Antalya

9€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Amsterdam-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Bahreyn

İstanbul Sabiha Gökçen-Barcelona-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Batum-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Belgrad-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Birmingham-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Bologna-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Erbil-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Gence-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Helsinki-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-İmam Humeyni

İstanbul Sabiha Gökçen-Kopenhag-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Londra (GB)-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Lyon-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Madrid-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Manchester-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Marsilya-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Milan-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Oslo-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Paris-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Podgorica-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Roma-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Stockholm-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Tiflis

İstanbul Sabiha Gökçen-Venedik-İstanbul Sabiha Gökçen

Abu Dabi-İstanbul Sabiha Gökçen

Alexandria -İstanbul Sabiha Gökçen

Beyrut-İstanbul Sabiha Gökçen

Dammam -İstanbul Sabiha Gökçen

Hurghada-İstanbul Sabiha Gökçen

Kahire -İstanbul Sabiha Gökçen

Sharm El Sheikh-İstanbul Sabiha Gökçen

Şarja-İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya – Dresden

19€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Abu Dabi

İstanbul Sabiha Gökçen-Alexandria

İstanbul Sabiha Gökçen-Bağdat-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Dammam

İstanbul Sabiha Gökçen-Erbil

İstanbul Sabiha Gökçen-Hurghada

İstanbul Sabiha Gökçen-Kahire

İstanbul Sabiha Gökçen-Meşhed

İstanbul Sabiha Gökçen-Sharm El Sheikh

İstanbul Sabiha Gökçen-Şarja

İstanbul Sabiha Gökçen-Şiraz

İstanbul Sabiha Gökçen-Tebriz

Brüksel-İstanbul Sabiha Gökçen

Dubai (AE) 00-İstanbul Sabiha Gökçen

İmam Humeyni-İstanbul Sabiha Gökçen

Kişinev-İstanbul Sabiha Gökçen

Kutaisi-İstanbul Sabiha Gökçen

Maskat-İstanbul Sabiha Gökçen

Riyad-İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara-Amman

Antalya-Amman

Antalya-Hurghada

Antalya-Saraybosna-Antalya

Antalya-Sharm El Sheikh

Antalya-Talin-Antalya

Erbil-Ankara

İmam Humeyni-Ankara

Billund-Antalya

Goteborg-Antalya

Kişinev-Antalya

Kopenhag-Antalya

Köln-Antalya

Londra (GB)-Antalya

Nürnberg-Antalya

Stockholm-Antalya

Köln-İzmir

29€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Beyrut

İstanbul Sabiha Gökçen-Riyad

İstanbul Sabiha Gökçen-Dubai (AE) 00

Meşhed-İstanbul Sabiha Gökçen

Şiraz-İstanbul Sabiha Gökçen

Tebriz-İstanbul Sabiha Gökçen

Amman-İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara-Erbil

39€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Basra-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Maskat

Cidde-İstanbul Sabiha Gökçen

49€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Bişkek-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Cidde

İstanbul Sabiha Gökçen-Moskova

İstanbul Sabiha Gökçen-Moskova-

Ankara-Almatı

İzmir-Moskova

Antalya-Petersburg

Antalya-Moskova

Antalya-Çimkent

59€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen- Oš-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Kazan

İstanbul Sabiha Gökçen-Almatı

İstanbul Sabiha Gökçen-Çimkent

Moskova-İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya-Almatı-Antalya

Antalya-Bişkek-Antalya

Antalya-Dubai

Çimkent-Antalya

69€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Nursultan

İstanbul Sabiha Gökçen-Petersburg

İstanbul Sabiha Gökçen-Doha-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Amman

Almatı-İstanbul Sabiha Gökçen

Çimkent-İstanbul Sabiha Gökçen

Karaçi-İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya-Nursultan

Moskova-İzmir

Petersburg-Antalya

Moskova-Antalya

79€+vergilerle olan hatlar:

Nursultan -Antalya

Nursultan -İstanbul Sabiha Gökçen

Kazan-İstanbul Sabiha Gökçen

89€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen-Kazablanka-İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen-Karaçi

99€+vergilerle olan hatlar:

Petersburg-İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya-Kazan

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-bilet-kampanyasi/feed/ 0
‘Katharine Hepburn pek iyi bir insan değildi’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/katharine-hepburn-pek-iyi-bir-insan-degildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/katharine-hepburn-pek-iyi-bir-insan-degildi/#respond Tue, 21 May 2024 21:28:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8463 Dreyfus “Akıl hocan oldu mu, sana kim sağlıklı öğütler verdi” diye sorduğunda, sinemanın ikonik ismi Katharine Hepburn ile arasındaki çekişmeli ilişkiyi şöyle anlattı:
“Sana şunu söyleyeyim, asla tavsiye ya da yardım istemeyecek şekilde yetiştirildim.
60 yaşına gelene kadar bunun doğru yol olduğunu ve böyle olmam gerektiğini düşündüm. Bu yüzden asla tavsiye istemedim.
Tavsiye istemek bana zayıflık gibi göründü ama Katharine Hepburn hiç sormadan ‘On Golden Pond’ filmini yaparken çok iyi tavsiyeler verdi.
Geriye doğru yüzmek ve ters takla atmak benim için gerçekten zorlayıcıydı.
Üstelik soğuk sudan nefret ediyorum ve karanlık suda yüzmek benim için kabustu.
Ama yapmak zorundaydım, çünkü Katharine Hepburn meydan okuyordu.
Günlerce pratik yaptım, her yerim morluklarla doldu ama sonunda başardım.
Bir gün sudan çıkarken Katharine çalıların arasında saklanmış, yanıma geldi. ‘Jane, asla yakalanmak istemezdin değil mi? Bana, sana karşı saygı duymayı öğrettin. Korkularının karşısında durmak zorundasın’ dedi.
Bu gerçekten iyi bir tavsiyeydi. Korkularına boyun eğme…
Aslında pek iyi bir insan değildi ve benden pek hoşlanmıyordu ama orada bunları söyledi.”

BENİ ASLA YAKALAYAMAYACAKSIN

Dreyfus şok içinde “Ne demek senden hoşlanmazdı, neden” diye sorunca da Jane Fonda şu yanıtı verdi:
“Don Juan’a benim ruhsuz olduğumu söylemiş.
Zaten onunla ilk tanıştığımda benden hoşlanmadığını söylemişti.
Bir sürü sebep vardı, kıskanıyordu. Rekabetçi ve hırslı bir kadındı. Ona karşı itaatkâr olmam gerekiyordu. İtaatkâr olmaya başladığımda bana iyi davrandı.
Ben, babam (Henry Fonda) ve o (Hepburn) Oscar’a adaydık (1982). Benim iki, Katharine’in üç Oscar ödülü vardı. Eğer ben kazansaydım eşit olacaktık.
Ama ben kazanmayıp o kazanırsa onun 4 Oscar’ı olacaktı. Kahtarine kazandı.
Tebrik etmek için aradım, ‘Artık beni asla yakalayamayacaksın’ dedi.
Ne söylediğini anlamam birkaç dakikamı aldı. Böylesine bir rekabetten bahsediyoruz.”

Sosyal medya kullanıcılarının empati konusunda tedaviye ihtiyacı var

Kate Middleton’ın yokluğunun ameliyatla bağlantılı olduğunu en başından beri biliyorduk. Sadece “Hasta ve zamana ihtiyacı var” açıklaması, empati için yeterli olmalıydı.

Ama ne oldu? Halktan mahremiyet isteyen bir kadının hayatı ve ailesi internette eğlence aracı oldu…
Tık almak için TikTok videolarıyla özel kaynaklardan duyduklarını iddia ettikleri dedikoduları paylaştı, ünlü isimler dalga geçen paylaşımlar yaptı. Tam bir pembe dizi tadında entrika içeren bir sürü teori öne sürüldü.
Bu komplo teorilerini eli ayağı düzgün diğer sosyal medya sayfaları paylaşarak besledi.
Tüm dünyada yayılan bu iddialar basında da yer alınca, Kate hasta olduğunu açıklamaya mecbur kaldı.
Erken teşhis edilse bile kanser tramvatik bir hastalık.
Dünya sizi izleyip iğrenç komplo teorileri yapmasa da psikolojik olarak kabullenmek zor.
“Kate Middleton kraliyet ailesinin üyesi, toplumun bilmeye hakkı var” diyenlere katılmıyorum ve annesini kanserden kaybeden biri olarak, Kate’in hastalığını saklama isteğini çok iyi anlıyorum.
İnsanların sağlıkları söz konusu olduğunda, özellikle kanser gibi hastalıklarda mahremiyet hakları var.
Kate devlet başkanı değil.
Sağlığının detaylarının ülkeyle, toplumla, kamuoyuyla hiçbir ilgisi yok.
Herkes şimdi sarayın PR ekibini suçluyor. Ama yokluğuna ilişkin kısa bir açıklama yapıldı, Paskalya sonrasına kadar geri dönmeyeceği söylendi zaten.
İnsanları gerçekten tatmin etmek için ne açıklanmalıydı?
Doktor raporları, tümör marker düzeyleri, kan testi sonuçları, kemoterapi detayları mı…
Sosyal medya kullanıcılarının empati konusunda ciddi bir tedaviye ihtiyacı var.
Bir insan yalnızca kanser tanısı almakla kalmadı, üstüne bir de tüm bu saçmalıklarla yüzleşip açıklama yapmaya zorlandı.
Çok üzücü.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/katharine-hepburn-pek-iyi-bir-insan-degildi/feed/ 0
Akkuyu Nükleer Genel Müdürü Zoteeva: Türk firmalarla 5 milyar dolarlık sözleşme imzalandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-genel-muduru-zoteeva-turk-firmalarla-5-milyar-dolarlik-sozlesme-imzalandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-genel-muduru-zoteeva-turk-firmalarla-5-milyar-dolarlik-sozlesme-imzalandi/#respond Tue, 21 May 2024 21:12:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8459 RUSYA’NIN Soçi kentinde düzenlenen ATOMEXPO-2024 Forumu, ikinci gününde önemli konuşmacıların yer aldığı panellerle devam etti. Akkuyu Nükleer Genel Müdürü Anastasia Zoteeva konuşmasında Türk firmalarla işbirliklerine vurgu yaptı. Akkuyu’da yerlileştirme potansiyelinin 6.5 milyar olduğunu belirten Zoteeva, bugüne kadar yaklaşık 5 milyar dolarlık sözleşme imzalandığını kaydetti.

ÇOĞU YAPI MALZEMESİ

Akkuyu NGS inşaat projesinde yaklaşık 400 şirketin yer aldığını, bunların yarısına yakınının Türk şirketi olduğunu belirten Zoteeva şu bilgileri verdi:

“Bu şirketler malzeme, ekipman ve hizmet tedarik ederler, çeşitli inşaat ve montaj işleri yaparlar ve sahadaki ekipmanı taşırlar. İnşaattaki yapı malzemelerinin çoğu yerli. Beton karışımları, inşaat demiri, metal yapılar, su yalıtım malzemeleri, borular ve kablo ürünleri bunlar arasında. Projedeki toplam iş hacminin yaklaşık yüzde 40’ı Türk şirketleri tarafından gerçekleştirilecek. Türk inşaatçılar ve tasarımcılar, projeye önemli katkı sağlıyor. Örneğin, deniz ve kıyı hidroteknik yapılarından oluşan benzersiz bir tesis inşa ediyoruz. Bu, harcanan emek ve kullanılan teknoloji açısından küçük bir hidroelektrik santralının inşasıyla karşılaştırılabilir. Tesis, Türk ve Rus mühendislerin ortak çalışması sonucunda tasarlandı.”  

‘A AŞAMASI’NA ULAŞILDI

Akkuyu nükleer santralının inşaatıyla ilgili de bilgi veren Zoteeva, “İlk güç ünitesi ve ilgili tüm altyapı tesislerinde genel inşaat aşamasını tamamlıyoruz. Bundan sonra tam ölçekli devreye alma çalışmalarına geçiyoruz. Teknolojik hazırlığın önemli bir göstergesi olan A aşamasına ulaştık. Bu, çeşitli sistem ve bileşenleri tek tek test etme işleminin hâlihazırda devam ettiği anlamına geliyor” dedi. Zoteeva, “1’inci ünitede ilk test elektriğini bu yıl üretmeye başlamayı planlıyoruz. Bunu yapmak için ana devreye alma çalışmalarını tamamlamalı ve güç ünitesinin tüm sistemlerini devreye hazır duruma getirmeliyiz. Bu büyük ve zahmetli bir iş, ancak bunu başarıyla yerine getirmek için gerekli tüm kaynaklara sahibiz” diye konuştu. 

A AŞAMASI NEDİR?

A aşaması tesislerin ekipman ve sistemlerinin yanı sıra reaktör ve türbin bölmelerinin ekipman ve kontrol sistemlerinin kurulumdan itibaren kabulünü kapsayan aşama. NGS ünitesinin reaktörün fiziksel olarak çalıştırılması için hazır olup olmadığı kontrol ediliyor. B aşaması fiziki devreye alma, C aşaması enerjinin devreye alınmasını ifade ediyor.

D aşaması da pilot işletme anlamına geliyor. NGS ünitesinin devreye alınmasından ticari işletme için kabulüne kadar olan aşamayı kapsıyor. 

PROJENİN YÜZDE 98’İ İTHALATTAN BAĞIMSIZ

Zoteeva, Rusya’ya uygulanan yaptırımların nükleer enerji santralına etkisinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi: “Tedarikçilerin yaptırım kısıtlamalarını gerekçe göstererek mevcut sözleşmeler kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanmaları halinde, tedarik zincirlerini başka ülkelere yönlendirmeye hazırız. Rus projeleri kapsamında inşa edilen nükleer santrallarının teknolojileri ve ekipmanları yüzde 98 oranında ithalattan bağımsızdır. Mevcut sözleşmeler kapsamındaki tüm yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz.”

İNSAN KAYNAĞI ‘ALTIN FONU’ OLDU

Nükleer santral inşaatında yer alan insanların büyük bir değer taşıdığını ifade eden Zoteeva, şöyle devam etti: “Eşsiz bir deneyim kazandılar ve Türkiye’nin nükleer inşaat alanındaki insan kaynakları potansiyelinin ‘ fonu’ oldular. Tabii ki bu bir inşaat, zor bir iş. Türk ve Rus inşaat işçileri çok çalışıyor, fiziksel işler yapıyorlar. Şu anda sahada 30 binden fazla kişi çalışıyor; burası aslında kendi konutlarına, sosyal altyapısına, ulaşım lojistiğine, sağlık ve güvenlik sistemlerine sahip küçük bir şehir. Kendi açımızdan tüm proje çalışanlarına konforlu ve güvenli çalışma koşulları sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-genel-muduru-zoteeva-turk-firmalarla-5-milyar-dolarlik-sozlesme-imzalandi/feed/ 0
Enerjide 3.7 milyar tl’lik halka arz planı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerjide-3-7-milyar-tllik-halka-arz-plani/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerjide-3-7-milyar-tllik-halka-arz-plani/#respond Tue, 21 May 2024 21:09:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8457 IC Holding’in enerji sektöründeki 25 yıllık tecrübesi ile faaliyet gösteren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, Borsa İstanbul’da yatırımcıları ile buluşmaya hazırlanıyor. Şirketin toplam 369 milyon 565 bin 717 lira nominal değerli paylarının 226 milyon 986 bin 323 nominal liralık kısmı sermaye artırımı, 142 milyon 579 bin 394 nominal liralık kısmı ise ortak satışı yolu ile halka arz edilecek. Satışa sunulan payların yüzde 75’i yurt içi bireysel, yüzde 25’i ise yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Halka arz büyüklüğünün ise 3.7 milyar TL olacağı öngörülüyor. Halka arz fiyatı 10 lira olarak belirlenen şirketin, halka açıklık oranın ise yüzde 20.03 olacağı öngörülüyor.

Hürriyet’e konuşan IC Enterra Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Taşkın Kızılok, Borsa İstanbul’da Yıldız Pazar’da ENTRA kodu ile işlem görmeye başlayacaklarını söyledi ve 27-29 Mart tarihleri arasında da talep toplanacağı bilgisini verdi. Kızılok, “Dünyada enerjinin yönü belli. Yatırımcılarımızı sürdürülebilir bir büyümeye ortak olmaya davet ediyoruz” dedi.

GELEN KAYNAK YATIRIMA GİDECEK

Kızılok, “Hedefimiz yenilenebilir enerji projelerimizle ülkemizin enerji talebine yanıt üretirken, yeni istihdam yaratmak ve yerel ekonomiye destek olmak” dedi. Halka arzdan elde edilecek gelirin büyük bölümünü yeni yatırımlarda kullanacaklarını anlatan Kızılok, “Bir yandan şirketimizin gelirlerini artıracak projeleri sektörümüze kazandırmak, diğer yandan ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmak istiyoruz. Bu halka arz ile yatırımcılarımızı sürdürülebilir bir büyümeye ve sürdürülebilir bir geleceğe ortak olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

2.9 MİLYAR TL’LİK GELİR

Kızılok, yatırımcıların karşısına toplam kurulu gücü 388 megavat olan ve 2023’te toplam 1 milyar 200 milyon kilovatsaat düzeyinde elektrik üreten 9 hidroelektrik santrali (HES) ile çıktıklarını anlattı. Şirketin üretimine devam eden 9 HES’le 2023 sonu itibarıyla yaklaşık 935 bin konutun yıllık enerji ihtiyacını karşıladığını söyleyen Kızılok, şu bilgileri verdi:

“Trabzon, Erzincan, Tokat, Mersin ve Giresun’da mevcut HES’imizin yanı sıra rüzgar ve güneş santrali ile depolamaya yönelik projelerimiz de bulunuyor. Önümüzdeki dönemde, yatırımı devam eden 136 megavat elektriksel kurulu güç (MWm) kapasiteli Erzin-2 Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) güneş enerjisi santrali (GES) ile izin süreçleri devam eden 61 MWm Bağıştaş hibrit GES projelerimize odaklanmış durumdayız. Yine önemli yenilenebilir enerji kaynaklarından olan depolamalı rüzgar enerjisi santralleri (RES) ve GES ön lisans çalışmalarımız da devam ediyor. IC Enterra Yenilenebilir Enerji olarak Türkiye’de ve global arenada enerji dönüşümüne liderlik etmeye, tecrübemizi ülke sınırları dışına da taşımaya hazırız.”

Kızılok ayrıca, 2021-2023 FAVÖK yıllık bileşik büyüme oranlarının yüzde 29.7 seviyesine ulaştığını; 2023’te net elektrik üretimlerinin 1 milyar 200 milyon kWh düzeyinde gerçekleşirken elektrik satışlarından elde ettikleri gelirin ise 2.9 milyar TL olduğunu kaydetti.

‘SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA’

IC Holding CEO’su Murad Bayar, IC Enterra’nın halka arzının ardından 2024 ve 2025 yıllarında yeni halka arzlar planladıklarını söyledi. Bayar, ikinci olarak halka arz edilecek şirketin bu kez enerji alanında olmayacağı bilgisini verdi.

Bayar, IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin halka arzı ile ilgili ise, “Enerji sektöründeki çeyrek asırlık tecrübe ve başarılarımızı taçlandıracak bir adım” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu halka arzı dolayısıyla heyecanlı olduklarını bildiren Bayar, “Çünkü bu grubumuz bünyesinde halka arz yönünde atılan ilk adım olma özelliğini taşıyor” dedi. “1969’da temelleri atılan grubumuz faaliyetlerini inşaat, enerji, turizm, altyapı, ulaştırma ve sanayi sektörlerinde sürdürüyor. İnsana saygılı, toplumsal sorumluluk bilincini önceliklendiren bir yönetim anlayışıyla faaliyet gösteriyoruz” diyen Bayar, “Enerji alanındaki faaliyetlerimizde de ‘sürdürülebilir kalkınma’ amacıyla hareket ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/enerjide-3-7-milyar-tllik-halka-arz-plani/feed/ 0
Bakan Uraloğlu konuştu: İşimiz, size daha iyi şartlarda hizmet edebilmek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-isimiz-size-daha-iyi-sartlarda-hizmet-edebilmek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-isimiz-size-daha-iyi-sartlarda-hizmet-edebilmek/#respond Mon, 20 May 2024 21:15:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8436 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Artvin’in Hopa ve Borçka ilçelerinde incelemelerde bulundu, AK Parti Borçka İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Daha sonra MHP Borçka İlçe Başkanlığı’nı ziyaret edip, partilerle sohbet eden Uraloğlu, bakanlık tarafından sürdürülen yatırımlara ilişkin konuştu. Uraloğlu, “Ulaştırma alanında Türkiye’nin her tarafında birçok iş yaptık, bazı yerlerdeki bazı ihtiyaçları belli bir seviyeye getirdik. Ama belki bazı yerlerde beklenen seviyeye getiremedik. Bunlardan bir tanesi de Artvin ilimizdir. Doğu Karadeniz’de coğrafi yapısı açısından zaten bir zorluk var; Artvin’de o zorluk daha üst noktaya çıkıyor. Bu coğrafya böyle ve bu coğrafyada yaşayan sizlere hizmet etmek de bizim görevimiz. Bazen yaptığımız bazı işler o günün ihtiyaçlarını karşılıyor. Gelişen, değişen ihtiyaçlara göre yaptıklarımızın yeniden ele alınması gerekebiliyor. Artvin’de de Borçka’da da bu tür bazı işlerimiz de var” dedi.

‘GÜREŞEN KÖPRÜSÜ İÇİN BİRAZ GEÇ KALDIĞIMIZIN FARKINDAYIZ’

Coğrafik koşullar nedeniyle Hopa’da devam eden bazı yatırımların geciktiğini ifade eden Uraloğlu, “Hopa’da bir köprü inşaatımız var; sizler de biliyorsunuz birazcık uzun sürdü ama inşallah haziran ayında bitirmiş olacağız. Dere yatağı, zemin zorluğu sıkıntıları olduğundan uzamış oldu ama bitecek. Borçka’ya doğru devam eden işimiz var. Mevcut ihale içerisinde devam edeceğiz. Uygun zamanlamayla da geri kalanını ihale edeceğiz. Borçka’ya kadar geri kalanın tamamını ihale etmiş olacağız. Dolayısıyla bu yolu bitirdiğimizde Borçka’nın sahille olan ana bağlantı sorununu inşallah sizlerin gündeminden çıkarmış olacağız. Bir başka devam eden projemiz Güreşen Köprüsü; gerçekten teknolojik bir köprü, mühendislik olarak da güzel bir köprü. Karayolları Genel Müdürlüğü dönemimde de bazı problemlerle uğraştık. O problemleri çözmek zaman aldı. Çünkü orada bir baraj var, su var, zemin sıkıntıları var vesaire ama çözdük, yapıma devam ediyoruz. Tabii kıtaları geçen Türkiye, denizin altını geçen Türkiye, bir Güreşen Köprüsü için biraz geç kaldığımızın farkındayız. Bundan sonra inşallah orayı hızlandırıyoruz” diye konuştu.

‘MACAHEL’DE YAPIM ÇALIŞMALARINA BAŞLAYACAĞIZ’

‘Macahel Geçidi’ kapsamında yapılması gereken bağlantı yolunu yatırım programına aldırmakta zorlandıklarını söyleyen Uraloğlu, “Bir başka konu da yine buradaki Camili ya da Macahel Geçidi. Orada bir proje bitirdik, projeyi onayladık. Yaklaşık 6 kilometrelik bir tünel var ama o tünelin kendi özelliğinden dolayı bir kaçış tüneli dediğimiz küçük bir tünel de gerekiyor. Dolayısıyla hepsi bitti, şimdi oranın yatırım programına alınması, o süreçteyiz. Sizlerin de görüşünü alarak, bütün Artvin’in yöneticilerinin hepsinin görüşlerini de alarak orada bir vaziyet alır da orayı daha yapılabilir kılarsak; inşallah onun da projesi uzun zaman almaz, hızlıca bitirir hemen onu da yatırım programını alır, yürürüz diye düşünüyoruz. Bizim işimiz, size daha iyi şartlarda hizmet edebilmek. Dün yetenin bugün yetmez olması da normaldir. O anlamda biz de üzerimize düşeni inşallah beraberce yapacağız” dedi.

Uraloğlu, Hopa ve Borçka’daki programlarının ardından kent merkezinde iş insanları ile toplantıya katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-konustu-isimiz-size-daha-iyi-sartlarda-hizmet-edebilmek/feed/ 0
Kaan’a milli göz… ASELSAN AESA radarı ile Türkiye sayılı ülkeler arasında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaana-milli-goz-aselsan-aesa-radari-ile-turkiye-sayili-ulkeler-arasinda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaana-milli-goz-aselsan-aesa-radari-ile-turkiye-sayili-ulkeler-arasinda/#respond Mon, 20 May 2024 21:09:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8430 Türk savunma sanayi için dönüm noktalarından olan proje hakkındaki gelişmeyi Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya hesabından açıkladı. Prof. Dr. Görgün, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Ülkemize dünyanın en ileri aviyonik teknolojilerinden biri olan AESA radar teknolojisini de kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Milli AESA Uçak Burun Radarı, sahip olduğu üstün yeteneklerle muharip uçaklara nesil atlatarak; onları semaların en zeki, çevik ve güçlü savaşçıları haline getiriyor. AESA radarı ile F-16 ÖZGÜR Platformu 4,5 nesil uçaklar seviyesine taşınırken, KAAN ve muharip İHA’lar ilave yetenekler ve düşük görünürlük özellikleriyle 5’inci nesil ve ötesinde platformlar haline gelecek. Bu üst düzey radar teknolojisi için gece gündüz demeden çalışan ASELSAN mühendislerimizi yürekten kutluyorum” dedi.

YAKIN ZAMANDA UÇUŞLARINA BAŞLIYOR

Muharip uçaklar ve İHA’lar için geliştirilen ASELSAN Milli AESA Uçak Burun Radarının ilk uçuşu 15 Şubat 2024’te görev bilgisayarı da millileştirilen F-16 ÖZGÜR Platformu ile gerçekleştirildi. Milli AESA Uçak Burun Radarı, çok yakın zamanda AKINCI ile de uçuşlarına başlayacak. 2024 yılı içinde başka jet uçakları ile diğer milli İHA’lara entegrasyonların yapılmasının ardından uçuşlar gerçekleştirilecek. Gök Vatan’daki çelik kanatların olmazsa olmaz parçası niteliğindeki AESA Uçak Burun Radarının otomatik tanıma, çoklu hedef takibi, yer haritalama, mesafe ölçümü, otomatik irtifa belirleme, SAR ile bulut altı gözetleme, yapay zekâ destekli algoritmalar ile otomatik hedef sınırlama, geniş bantta radar spektrumu izleme (ESM), yönlü elektronik karıştırma (ECM) ve mühimmata daha etkin güdüm kazandırma kabiliyetleri bulunuyor.

‘ENDER KURUMLARDAN BİRİSİ HALİNE GELDİ’

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, F-16 ÖZGÜR, HÜRJET, Milli Muharip Uçak (KAAN), AKINCI, KIZILELMA ve ANKA-3 İHA’larda AESA teknolojisine sahip burun radarlarının çalışacağını açıkladı. ASELSAN’ın sahip olduğu AESA teknolojisini ‘kara-hava-deniz’ fark etmeden tüm faaliyet alanlarında geliştirdiği radar sistemlerinde kullandığına dikkat çeken Akyol, “ASELSAN, söz konusu teknolojileri tüm alanlara uygulamasıyla dünyadaki ender kurumlardan birisi haline geldi. AESA Burun Radarının milli olarak geliştirilmesi sayesinde tüm bilgi birikimi ve teknolojiyi ASELSAN kendisi üretebilir ve müdahale edebilir hale geliyor. İlave olarak, benzer bir radar yurt dışından tedarik edildiğinde gizlilik ve çeşitli kısıtlar sebebiyle sağlanamayacak birçok yetenek de Türk Silahlı Kuvvetlerine sağlanıyor” diye konuştu.

Savaş uçağı AESA Burun Radarı özelinde global pazar büyüklüğünün yıllık 5 milyar olduğu tahmin ediliyor. Devam eden ihracat görüşmelerinin gerçekleşmesi ve özellikle uçan platformların yurt dışı satışları ile birlikte ASELSAN radarlarının hava platformları global pazarında belirleyici rol oynaması bekleniyor. Bunların yanı sıra, hava savunma, deniz platformları ve gözetleme radarları alanında da geliştirilen yüksek teknolojili ASELSAN AESA radarları ile pazar payının artması öngörülüyor. 

Dünya üzerinde sadece ABD, İngiltere, Fransa, İsveç, Güney Kore, Japonya gibi sayılı ülkeler savaş uçakları için AESA radarı üretebiliyor. Türkiye ASELSAN AESA radarı ile böylece bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdi. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaana-milli-goz-aselsan-aesa-radari-ile-turkiye-sayili-ulkeler-arasinda/feed/ 0
Daha önce üç kez ameliyat olmuştu… ‘Terminatör’ Arnold Schwarzenegger’e kalp pili takıldı: Artık tam bir makineyim! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-once-uc-kez-ameliyat-olmustu-terminator-arnold-schwarzeneggere-kalp-pili-takildi-artik-tam-bir-makineyim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-once-uc-kez-ameliyat-olmustu-terminator-arnold-schwarzeneggere-kalp-pili-takildi-artik-tam-bir-makineyim/#respond Sun, 19 May 2024 21:52:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8412 Arnold Schwarzenegger daha önce geçirdiği üç açık kalp ameliyatının ardından geçtiğimiz pazartesi günü kalp pili taktırdığını açıkladı.

“ARTIK GERÇEK BİR MAKİNE GİBİYİM”

76 yaşındaki oyuncu artık, başrolünü oynadığı ve kendiyle özdeşleşen Terminatör karakteri gibi bir “makineye” dönüştüğünü ve spor salonuna ara vermek zorunda kalacağını söyledi.

Pazartesi günü yayınlanan podcast’i Arnold’s Pump Club’da “Geçtiğimiz pazartesi günü biraz daha makine olmak için ameliyat oldum: Kalp pili taktırdım” diyen Schwarzenegger sağlık durumuyla ilgili olarak “Size şunu söylemeliyim ki bu, kimsenin asla tıbbi konulardan bahsetmediği Avusturya’daki yetişme tarzıma çok ters düşüyor. Sağlıkla ilgili her şeyi kendinize saklardınız ve kimsenin bundan haberi olmazdı” yorumunu yaptı.

Arnold Schwarzenegger kalp pili taktırdıktan sonra bir başka Hollywood efsanesi, 86 yaşındaki Jane Fonda ile bir araya geldi ve hayranlarına sağlığının iyi olduğunu söyledi… Arnold “Bir süre spor salonlarından uzak kalacağım” dedi

SAĞLIK DURUMUNU BAŞKA HASTALARA MORAL VERMEK İÇİN ANLATTI

Arnold Schwarzenegger buna rağmen sağlık durumu hakkında açıklama yapmasıyla ilgili olarak da ”Ancak benim gibi biküspit aort kapağı ile doğan insanlardan, kapak replasmanı ameliyatlarım hakkında konuşmanın kendilerine cesaret ve umut verdiğini söyleyen çok sayıda mesaj ve e-posta aldım” dedi.

Daha önce üç kez kalp ameliyatı geçiren usta oyuncu “Genetik bir kalp sorunuyla yaşamak böyle bir şey. Ama şikayet ettiğimi duymayacaksınız” sözleriyle geçirdiği bu sağlık sorunlarının doğuştan olduğunu da belirtti.

Doğuştan gelen kalp rahatsızlıkların nedeniyle daha önce üç kez açık kalp ameliyatı geçiren Schwarzenegger 2020’de hayranlarına bu paylaşımla duyuru yapmıştı

Arnold hayranlarına iyileşme sürecinin iyi gittiğine dair güvence vererek “Her şeyden önce, harika olduğumu bilmenizi istiyorum!” dedi. “Tüm doktorlar ve hemşireler benimle inanılmaz ilgilendiler ve ameliyatı olabildiğince acısız hale getirdiler” sözleriyle kendisini ameliyat eden ekibe teşekkür eden Arnold Schwarzenegger önceki ameliyatından kalan bazı yara dokuları kalp atışlarını düzensizleştirdiği için operasyon sırasında bu durumun da düzeltildiğini anlattı.

Avusturyalı bir vücut geliştirme şampiyonu olan Arnold Schwarzenegger Hollywood’da şansını denemek isteyip önce Conan sonra da Terminatör filmleriyle zirveye çıktı… Yıllar sonra siyasete de atılan usta aktör California valisi olarak da görev yapmıştı

YAŞADIĞI SIKINTILAR DOĞUŞTAN GELEN GENETİK BİR DURUM SONUCU

Arnold Schwarzenegger 1997 yılında, doğuştan kusurlu olan aort kalp kapağını değiştirmek için elektif bir kalp ameliyatı geçirmişti. Yıldız isim daha sonra Nisan 2018’de Los Angeles’ta kalbine takılan yeni pulmoner kapakçığıyla birlikte kullanılmak üzere 2020 yılında Cleveland, Ohio’da aort kapakçığının da değiştirildiği üçüncü bir operasyon daha geçirmişti.

Usta aktör uzun oyunculuk kariyeri boyunca sayısız filmde rol alsa da tüm dünya onu Teminatör serisinde canlandırdığı cyborg karakteriyle tanıdı ve hâlâ da öyle hatırlıyor

Bu doğuştan gelen hastalıkları anne tarafından gelen Arnold Schwarzenegger “Annem ve annesini bu doğuştan gelen durum öldürdü. Tıbbi yenilikler ve doktorlarımla iletişim halinde olma ve onları dinleme konusunda çok gayretli olduğum için hala buradayım. Annem kapakçık değiştirme ameliyatı olmayı reddetti ve onu kaybettim” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/daha-once-uc-kez-ameliyat-olmustu-terminator-arnold-schwarzeneggere-kalp-pili-takildi-artik-tam-bir-makineyim/feed/ 0
Bakan Kacır konuştu: Ne yapıyorsak, kalbine, Türk gençliğini, Teknofest kuşağını koyuyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ne-yapiyorsak-kalbine-turk-gencligini-teknofest-kusagini-koyuyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ne-yapiyorsak-kalbine-turk-gencligini-teknofest-kusagini-koyuyoruz/#respond Fri, 17 May 2024 21:39:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8380 Erzurum Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Konferans Salonu’na girişte öğrenciler tarafından karşılanan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Alper Gezeravcı’ya yoğun bir ilgi oldu. Programda ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi birer konuşma yaptı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yerli ve milli uydusu Türksat 6A’nın 8 Temmuz haftasında uzaya göndermeye hazırlandıklarını belirterek, “40 yıllık rüyamız gerçek oluyor. TÜRKSAT6A ile artık Türkiye, haberleşme uydularını milli geliştirebilen, yerli üretebilen 11 ülkeden birisi. Dünyayı yenilikçi teknolojiler değiştiriyor, dönüştürüyor. Bütün dünyada yenilikçi teknolojilere gencecik insanların kurduğu teknoloji takımları, teknoloji ekipleri, teknolojik girişimlere imza atıyor. Biz bu anlayışla milli teknoloji hamlesi adına Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ne yapıyorsak her daim kalbine Türk gençliğini, Teknofest kuşağını koyuyoruz. Bu anlayışla Türk gençliğiyle birlikte beş yıldır dünyanın en büyük teknolojik festivallerini düzenliyoruz. Bunlar gerçekten çok değerli ve çok kıymetli. Çünkü dünyayı yenilikçi teknolojiler dönüştürüyor ve yenilikçi teknolojilere bütün dünyada sizler gibi gencecik insanların kurduğu teknoloji girişimleri imza atıyor” dedi.

“GENÇLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ”

Türk gençliğinin önündeki engelin kaldırılması halinde her türlü başarıyı yakalayacağına inandıklarını vurgulan Bakan Kacır, “Bizim en büyük kuvvet çarpanımızın genç ve dinamik nüfusumuz olduğunun bilincindeyiz. Bizim nüfusun ortanca yaşı 33, Avrupa’nın ortanca yaşı 43, Almanya’nın ortanca yaşı 47-48 ve bizden 15 yaş daha yaşlılar, biz onlardan 15 yaş daha genciz. Gençliğimizin önünü açmaya devam edersek Allah’ın izniyle Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimize bir bir ulaşacağız. Hepimiz onların yanında olursak alanında dünyanın en iyisi işleri başarabilecek kabiliyete ve yetkinliğe sahip olduklarına inanıyorum. Türk gençleri bunu ispat etti. Son 22 yılda Milli Teknoloji Hamlesinde elde ettiğimiz kazanımlar, Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve rekabetçi bir şekilde dünyaya ihraç eden bir ülke olma yolculuğu hep sizler gibi gencecik insanların sayesinde oldu” şeklinde konuştu.

“DEVLETİMİZİN GÜÇLÜ İRADESİ VAR”

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’da gençlerin hayallerine ulaşmak için hiçbir engelli tanımamaları gerektiğini anlatarak sözlerine şöyle devam etti: “Teknoloji hızla değişiyor ve gelişiyor. Biz bu derece ilerleyen bir bilimsel alandan geri kalamayız. Bu alanda bu günden ortaya konulan vizyonlarla atılan adımlar yadırganırsa, yarın çok daha yadırganacak hale düşmek durumunda kalırız. Bir alanda daha ‘keşke’ diyeceğimiz bir pişmanlık sahası ortaya çıkar. Dolayısıyla devletimizin bu güçlü iradesine, ortaya koyduğu vizyona ve bu günlerin zor şartlarında yine de sizlerin geleceğinin çalınmasına müsaade etmeden zor imkanlarla sizlerin geleceğine yatırım yaptığı için devletimize minnettarım”.

“İNSANOĞLU GÜNÜN BİRİNDE MARS’A ERİŞECEK”

Gezeravcı çocukluğundan itibaren havacılıkla ilgili bir hevesi, bir hayali zihninde taşıyabilmiş, bu hayalin peşinde koşabilmiş, uçma şansı bulabilmiş birisi olmasına rağmen, iş uzaya geldiğinde bir adım durup boynunu bükmek zorunda kaldığını belirterek, “O güne kadar belgesellerde, sinemalarda, internette, kitaplarda uzayla ilgili bir şey geçtiğinde, belki bulunduğum yaşın olmaması gerektiği şekilde çok daha üstüne bir olgunlukla kendime şunu terk ediyordum, ‘bu hayal başka milletlerin çocuklarının hayali. Elinde olan mutlulukla geçinmeyi bil.’ Dolayısıyla iş uzay konusuna geldiğinde ısrarla kendimi bu alanda hayal kurmaktan uzak tutuyordum. O günün şartlarında ülkemizin imkanlarıyla bunu gerçekleştirmenin mümkün olmadığının idrakı içerisinde kesinlikle bu hayalden uzak duruyordum. 1 tane görevi tamamladık. 9 tane görev alanında, Türkiye’nin koymuş olduğu hedeflerle ilgili çalışmalar devam ediyor. Deneyler de tıpkı bizim astronot seçim süreci gibi yine Türkiye Uzay Ajansı’nın kontrolünde bir deney seçim sürecinin sonunda belirlerdi. Burada amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin bundan sonraki uzay alanında yapmaya çalıştığı ve koyduğu hedeflere erişme yolunda, ileride daha da büyüyen uzay ekosisteminden pay almaya imkan tanıyacak, uzayda kurulacak farklı ekosistemlerde bir alt birleşen oluşturabilecek deney alanlarındaki çalışmalardı. İnsanoğlu günün birinde Mars’a erişecek ve bu süre çok uzak değil.” diye konuştu.

Konuşmalardan sonra Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı, sahneye çıkarak davetlilerle birlikte özçekim yaptı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ne-yapiyorsak-kalbine-turk-gencligini-teknofest-kusagini-koyuyoruz/feed/ 0
ABD’li teknoloji devlerine soruşturmanın ardı arkası kesilmiyor… Milyarlarca dolarlık ceza https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abdli-teknoloji-devlerine-sorusturmanin-ardi-arkasi-kesilmiyor-milyarlarca-dolarlik-ceza/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abdli-teknoloji-devlerine-sorusturmanin-ardi-arkasi-kesilmiyor-milyarlarca-dolarlik-ceza/#respond Fri, 17 May 2024 21:36:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8378 Avrupa Birliği bu ayın başlarında yürürlüğe giren yeni ve kapsamlı bir yasa kapsamında Apple, Google ve Meta hakkında soruşturma başlattı. 27 ülkeden oluşan bloğun yürütme kolu olan Avrupa Komisyonu, şirketleri Dijital Piyasalar Yasasına aykırı davrandıkları gerekçesiyle soruşturma açıldığını belirtti. Yasa, büyük teknoloji şirketlerinin dijital pazarları ele geçirmesini engellemek için tasarlanmıştı.

Açılan soruşturmada Google ve Apple uygulama mağazasına çeşitli kısıtlamalar getirmekle ve uygulama geliştiricilerin kullanıcıları mağazalar dışına yönlendirmesine izin vermemekle suçlanıyor. Meta ise ödeme yöntemlerine kısıtlama getirdiği ve ödeme için başka alternatif sağlamadığı iddiası ile karşı karşıya. Ayrıca Meta’nın sosyal medya programları Instagram ve Facebook’un reklamsız sürümlerinin ücretinin arttığı iddiası da komisyon tarafından araştırılan konular arasında. 

APPLE’A ABD ADALET BAKANLIĞI’NDAN DA SORUŞTURMA 

Geçtiğimiz hafta da ABD Adalet Bakanlığı (DoJ) Apple hakkında rekabet kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle antitröst davası açtı. Bakanlık teknoloji devini, iPhone kullanıcılarını Apple ekosisteminde kalmaya zorlamakla suçluyor. Ayrıca davada iPhone kullanıcılarının Apple Store kullanmaya zorlandığı ve ücretsiz uygulamaları kullanmaktan mahrum bırakıldığı iddia edildi. Apple cüzdan uygulamasını da hedef alan dava, bankaların ve bu hizmeti sunan diğer kişilerin şirkete ücret ödemeye zorlandığını öne sürdü. 

Apple, davanın kanunlara aykırı olduğunu ve buna karşı güçlü bir şekilde savunma yapacağını açıkladı. Şirket, yaptığı açıklamada davanın başarılı olması durumunda, davanın tehlikeli bir emsal oluşturacağını ve hükümete insanların teknolojisini tasarlama konusunda ağır bir müdahalede bulunma yetkisi vereceğini ifade etti. 

AB’DEN APPLE’A 2 MİLYAR DOLAR CEZA 

Bunun yanında geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği, İsveçli müzik platformu Spotify’ın açtığı dava sonucu Apple’a, rekabet yasalarını ihlal ettiği için yaklaşık 2 milyar (63 milyar TL) para cezası verdi. AP’nin haberine göre Avrupa Komisyonu, Apple’ın iOS kullanıcılarını Apple Müzik harici alternatif ve daha ucuz müzik abonelik hizmetleri hakkında tam olarak bilgilendirmediğine hükmetti. Bu durumda Apple’ın, uygulama mağazasında Apple Music harici müzik hizmetlerini geri planda tutarak rekabet kanunlarını ihlal ettiği sonucuna varıldı.

GOOGLE’A 2004 YILINDAN BU YANA İKİNCİ SORUŞTURMA 

Fransa Rekabet Kurumu, geçtiğimiz günlerde Google’ın içerik ücretlendirilmesi konusunda yürütülen soruşturma sonucunda AB yasalarına aykırı hareket ettiğine karar vermişti. Kurum, Google’a içeriklerini kullandığı Fransız yayıncılara yeterli ücret vermediği için 250 milyon ceza kesti.

2022 YILINDA 4 MİLYAR EURO CEZA 

Sadece Apple değil AB, Amerika merkezli birçok teknoloji şirketine ceza kesti. AB Komisyonu, Android işletim sisteminin piyasayı domine ederek rekabet kanunlarını ihlat ettiği nedeniyle Google’a 2022 yılında 4 milyar 350 milyon euroluk bir ceza vermişti. Daha sonra cezada indirime gidilmiş ve 4 milyar 150 milyon euroluk ceza miktarı onanmıştı.

META’YA KESİLEN CEZA 1,3 MİLYAR DOLAR

Geçtiğimiz yıl ise AB, Meta’yı para cezasına çarptırmıştı. Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın çatı şirketi Meta’nın, Avrupa Birliği’nin (AB) kişisel verileri koruma kanununu ihlal ederek kullanıcı bilgilerini ABD’ye gönderdiğinin tespit edilmişti. Bunun sonucu Meta 1,3 milyar dolarlık para cezasına çarptırılmıştı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/abdli-teknoloji-devlerine-sorusturmanin-ardi-arkasi-kesilmiyor-milyarlarca-dolarlik-ceza/feed/ 0
Zirvenin adı değişmedi… Yargı’ya Eren’in intikamı damga vurdu! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zirvenin-adi-degismedi-yargiya-erenin-intikami-damga-vurdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zirvenin-adi-degismedi-yargiya-erenin-intikami-damga-vurdu/#respond Fri, 17 May 2024 21:22:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8375 Başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz’in paylaştığı, kadrosunda Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan ve Merve Ateş gibi isimlerin yer aldığı Yargı 88’inci bölümüyle ekrana geldi. 

Dizinin yeni bölümünde;

ILGAZ OLAY YERİNDE

Ilgaz ile Fırat, Tuğçe’nin saldırıya uğradığı binaya gitti. Olay yeri inceleme yapan ikili giriş kattaki dairenin kapısının kırıldığını fark etti.

İnceleme ekibinden polis Göksu’yu eve çağıran Ilgaz, etrafı taramasını istedi. Göksu, Tuğçe’nin kolyesini bulup Ilgaz’a verdi.

Laçin’in tarafından reddedilen Yekta kendini eve kapadı. Ceylin, Yekta’nın yanına gidip, Tuğçe’nin başına gelenleri anlattı. Yekta, yardım için harekete geçti.

EREN İPUÇLARINI BİRLEŞTİRDİ

Eren Başkomiser, kızına işkence edenlerin peşine düştü. Bulduğu görüntüleri büyük bir öfkeyle izleyen Eren, videodakileri tek tek fotoğrafladı.

TACİZCİLERİ KORKU SARDI

Tuğçe’nin yaşadığını öğrenen tacizciler kendi aralarında tartıştı. Tuğçe’nin apartmanda kurtardığı Arzu televizyonda haberi görünce saldırganları şikayet etmek için ablasını aradı. Ablası da polise gitmemesi için Arzu’yu uyardı.

Olayın gerçekleştiği binada yaşayan Irmak, emniyete gelirken giriş kattaki dairenin kapısının kapalı olduğunu söyledi. Ilgaz, kapıyı kıranın Eren olduğunu düşündü.

Emniyete giden Eren, saldırganlar hakkında bilgi toplamak için sisteme giriş yapmaya çalıştı. Kubilay amir ise Eren’e uzaklaştırıldığını söyleyip, silah ve kimliğini teslim etmesini istedi.

EFE’DEN EREN’E DESTEK – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Efe Savcı, Eren’in yanına gelip ‘ne lazım’ diye sordu. Eren’i gizli gizli takip edip her şeyin farkında olan Efe ona yardım etmek istediğini söyledi. Eren de teklifi kabul etti.

Efe’ye bulduklarını anlatan Eren, saldırganların yüzlerini göremediğini söyledi ama vücutlarındaki dövme ve izlerin fotoğraflarını gösterdi.

Eren ‘Bak aslanım benim yolum yol değil, yardım etmek istediğine emin misin’ diye sordu. Efe de ‘sonuna kadar’ cevabını verdi.

Eren’i arayan Ilgaz, hastaneye gitti. Ceylin ile karşılaşan Ilgaz, olay yeriyle ilgili bilgiler verdi. Hastaneye gelen Eren, Ilgaz’a neler olduğunu sordu. Ilgaz da soruşturmayla ilgili son bilgileri aktardı. Ceylin, Yekta ile birlikte Tuğçe’nin avukatı olacağını Ilgaz’a söyledi.

Savcı Efe, Eren’den aldığı fotoğrafları araştırmaya başladı. İclal Savcı da Efe’ye geçmiş olsun dileklerini iletti.

CEYLİN’İN ÖFKESİ – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Olay yerine giden Ceylin, Tuğçe’nin saldırıya uğradığı daireye girdi. Büyük üzüntü yaşayan Ceylin, ‘O adamı bulup etlerini kemiklerinden ayırmamız gerek Ilgaz’ sözleriyle öfkesini dile getirdi.

Çevre araştırması yapan Yekta, sokakta yaşayan birine para verip bilgi topladı. ‘O gün bir kız geldi, çığlık sesi duydum sonra da binadan kaçarak uzaklaştı’

KIZIM SANA EMANET EFE

Dolandırıcılık büro amirliğinden gelen bilgi Efe Savcıya ulaştı. Bardağın hangi işletmeye ait olduğu ortaya çıktı.

Efe, elindeki bilgilerle Eren’in yanına gidip dosyaları teslim etti. Efe’yi olaylardan uzak tutmak isteyen Eren, kızını ona emanet etti.

CİHAN’IN SIRRI ORTAYA ÇIKTI

Öte yandan kesik baş cinayetini araştıran Ilgaz, Doktor Cihan’ı sorguya aldı. Kesik başın annesine ait olduğunu iddia etti. Cihan ise iddiaları yalanladı.

Daha sonra Nur’un yanına giden Ilgaz, fotoğrafları gösterdi. Köşeye sıkışan Nur, gerçekleri itiraf etti; ‘Ben dedim ama dinlemedi. Annesini ölü gösterdi. Babası genç bir sevgili buldu. Bütün malını mülkünü genç kıza yedirecekti. Cihan babasını öldürdü. Annesi de hasta oldu. Annesine kıyamadı, kıya bilseydi onu da öldürecekti. Sırlarıyla birlikte odaya kapadı.’

SALDIRGANLAR ORTAYA ÇIKTI

Saldırganları arayan Eren ipuçlarını takip edip meyhaneye gitti. Görüntüleri izleyen Eren, saldırganlardan ikisinin yüzünü gördü. Rıvan ve Ferdi isimlerine ulaşan Eren, Efe’yi bilgilendirdi.

Yekta, Ilgaz’ın yanına gidip, olay günü yaşananlara tanık olan birinden bahsetti. Apartmanda o gün bir kadının çığlık attığını söyledi. Ekip toplantı yapıp, ellerindekileri değerlendirdi.

Kızının yanına giden Eren ondan gelecek iyi bir haber bekledi. Hastaneye gelen Ilgaz, arkadaşına destek oldu.

ÇINAR ÇILGINA DÖNDÜ

Cezaevinde Tuğçe’nin yaralandığını öğrenen Çınar, büyük üzüntü yaşadı. Arkadaşından telefon bulmasını isteyen Çınar, Parla’yı arayıp Tuğçe’ye ne olduğunu sordu. ‘Kötü Çınar, çok kötü. Saldırıya uğradı’

TUĞÇE KENDİNE GELDİ

Doktor Tuğçe’nin kendine geldiğini ailesine söyledi. Eren kızını görmek istedi. Baba-kızın kavuşmasında duygusal anlar yaşandı. Odaya giren Ilgaz, Tuğçe’ye ‘bana söylemek istediğin bir şey var mı’ diye sordu. Tuğçe de ‘hiçbir şey hatırlamıyorum’ cevabını verip kötüleşti.

Saldırganlardan biri olan doktor son gelişmeleri arkadaşlarına anlattı.

EREN SALDIRGANLARA ULAŞTI

Efe Savcı topladığı bilgileri Eren’e verip ne yapacağını sordu, ‘İti ite öldürteceğim. Baktım beceremiyorlar kendim yapacağım’

CEYLİN VE YEKTA, ARZU’YA ULAŞTI

Hastaneye gelen bir kadın Tuğçe’nin son durumunu öğrenmek istedi. Yekta ve Ceylin kadının yanına gidip neden aradığını sordu. Köşeye sıkışan kadın olay günü saldırıya uğrayan Arzu’nun arkadaşı olduğunu itiraf etti.

İkili Arzu’nun telefonun numarasını aldı.

Yekta, Arzu’yla randevu ayarlayıp otele getirdi. Ceylin ve Yekta saldırganları öğrenmek istedi. Arzu o gün nereler yaşandığını tek tek anlattı: ‘Abla aradı beni buluşma yerini söyledi. Beyoğlu’na gittim, dört kişiydiler. Bunlar iki kişi olarak ayarlamışlar, dört kişi olunca istemedim. Gitmeye kalktım. Beni bırakmayıp tepeme üşüştüler. Sonra o kız çıkıp geldi. O gelince ben de kaçtım.’ Karakola gitmek istemeyen Arzu’yu Ceylin ikna etti. Arabaya binmeyip kaçan Arzu, tacizcilerden birine yakalandı.

EREN SALDIRGANI YAKALADI

Eren, saldırganlardan birine ulaşıp çalıştığı dükkana gitti.  Yaptığı planı uygulayan Eren, saldırganı tuzağa çekti. Aracıyla Ferdi’yi takip eden Eren, diğer tacizcilere ulaşmaya çalıştı.

TUĞÇE DOKTORU HATIRLADI

Tuğçe’ye saldıran doktor, odasına girip ‘Bir şey hatırlamıyor musunuz, çok yazık. Şimdi bunu yapanlar cezasız mı kalacak. Çok yazık. Gerçekten çok üzücü!’ dedi. Doktorun söylediklerini duyan Tuğçe tepki verdi. Doktor, arkadaşlarına mesaj gönderdi: ‘Hatırlıyor kız, sesimden tanıdı’

İKİ SALDIRGAN BİR ARAYA GELDİ

Saldırgan diğer arkadaşını arayıp, arabasına aldı. Panikleyen saldırganlar, kaçmak için plan yaptı. İki daha sonra kavgaya tutuştu. Saldırganlardan biri diğerini vurdu.  Panikleyen saldırganı bayıltan Eren sürükleyerek olay yerinden götürdü.

Saldırganı ayıltan Eren, ‘Canını yaktığınız kız çocuğu var ya onun babasıyım.’ dedi. Tacizciyi konuşturan Eren diğer iki kişinin de adını öğrendi. Daha sonra silah sesi duyuldu.

CEYLİN, ARZU’YU BULDUK

Ceylin, Ilgaz’a ‘Olay günü saldırganlar dört kişiymiş’ dedi. Arzu’ya ulaştığını anlatan Ceylin, Ilgaz’ı bilgilendirdi. Polis ekipleri Arzu’nun bıçaklandığını söyledi.

İCLAL VE YEKTA YÜZLEŞTİ

Yekta, İclal Savcının yanına gidip, ‘O kız çocuğu bana hala mı kırgın. O zaman yeni avukattım. 16 yaşındaydın, üzerinden bir hayat geçti. Çocuk annede kalır. Yasalar ne diyorsa onu yaptım, senin annene verilmeni sağladım’  dedi.

İclal ise, ‘Ben o üvey babayla iki yıl geçirdim. Her gece yastığıma sarılırken senin attığın o kahkaha çınladı kulaklarımda! Ama ben 16 yaşımda kaybettim yaşama sevincimi. İçimdeki kız çocuğu hala burada. Nefreti de seni boğacak kadar güçlü.’ karşılığını verdi.

YARGI, PAZAR’IN GALİBİ OLDU

Yargı’nın yayınlanan yeni bölümü izleyicinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Heyecanın ve temponun bir an olsun düşmediği bölüm iki kategoride yüksek izlenme rakamlarına ulaşarak reytinglerin zirvesine oturdu. Çarpıcı diyalogları ve dram sahneleri ile ekrana gelen bölüm reytinglerin yanı sıra; sosyal medyada da TT listelerinde yer aldı.

TÜRKİYE’NİN EMMY ÖDÜLLÜ DİZİSİ

2023 yılında Uluslararası Emmy Ödülleri’nde en iyi “Telenovela” ödülünü alan, Sema Ergenekon’un usta kaleminin Ali Bilgin rejisiyle buluştuğu dizinin başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz yer alırken onlara Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Defne Kayalar, Alican Yücesoy, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Naşit Özcan, Sermet Yeşil, Ayşegül Cengiz, Muttalip Müjdeci, Ulvi Kahyaoğlu, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan, Merve Ateş, Gece Işık Demirel, Duygu Serin, Tolga Canbeyli, Onur Tekin, Çağrı Atakan ve Dilara Çakır gibi usta ve genç isimler eşlik ediyor.

‘Yargı’ heyecan dolu yeni bölümleri ile pazar akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zirvenin-adi-degismedi-yargiya-erenin-intikami-damga-vurdu/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı: Türkiye su zengini bir ülke değildir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-turkiye-su-zengini-bir-ulke-degildir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-turkiye-su-zengini-bir-ulke-degildir/#respond Fri, 17 May 2024 21:00:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8366 Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Konferans Salonu’nda Dünya Su Günü Kutlama Programı gerçekleştirildi. Program, DSİ tarafından hazırlanan ‘su’ konulu tanıtım filmi ile başladı. Filmde ‘su varsa hayat da var’ vurgusu yapıldı.

Devamında sanatçı Tolga Saraçoğlu’nun ‘ney’ ile çaldığı su şiiri okundu. Programa katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, suyun doğru kullanımı ve sürdürülebilirliğe dikkat çekti.

Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, 31 yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 22 Mart gününün Dünya Su Günü olarak ilan edildiğini hatırlattı.

DÜNYA SU GÜNÜ’NÜN TEMASI: BARIŞ İÇİN SUDAN FAYDALANMAK

Buradaki amacın hızla büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, “Her yıl farklı bir tema vurgusu ile idrak edilen Dünya Su Günü’nün bu yılki teması ‘Barış için sudan faydalanmak’ olarak belirlendi. Hayatın var oluş nedeni olan su, tarih boyunca tüm medeniyetlerin varlığının ve gelişmesinin sebebi olmuştur” ifadesini kullandı.

“EN DEĞERLİ HAZİNEMİZ SU BİZLERE EMANET”

Tarım ve Orman Bakanlığının onlarca disiplinden binlerce çalışma arkadaşıyla Türkiye’nin tarımsal üretimine, gıdası ve ormanına yön verdiğini ifade eden Yumaklı, “Bu üçlü sacayağının var olma sebebi olan suyun yönetimi de bakanlığımıza ait. Yani en değerli hazinemiz su bizlere emanet. Bu emaneti koruyup, kollayıp, verimli şekilde kullanmak için, tüm zor şartlara karşı yoğun bir mesai harcıyoruz” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vatandaşımıza evlerinde 7/24 temiz ve kullanma suyu ulaştırıyoruz. Sanayicimizin ürünlerini üretmek için ihtiyacı olan suyu her daim temin ediyoruz. Gıdamızı üreten çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu suyu onlarla kavuşturuyoruz. Burada; büyük bir emek, bir gayret ve büyü bir yatırım olduğunun altını çizmek istiyorum.”

Suya gelecekte bugünden daha fazla ihtiyaç olacağına dikkati çeken Bakan Yumaklı, bu gerçeğin farkında olduklarını aktardı.

“TARİHTEKİ EN SICAK 10 YIL OLDU”

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin başta su kaynakları olmak üzere birçok konuyu yakından ilgilendirdiğine vurgu yapan Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO), dünyanın son 10 yılını değerlendirdiği rapordan birkaç veri vermek istiyorum. Tarihteki en sıcak 10 yıl oldu. Aşırı iklim olaylarında rekor artış gerçekleşti. Sıcak hava dalgaları, sel, kuraklık ve orman yangınlarının insan hayatını olumsuz etkiledi. Milyarlarca ekonomik zarara sebep oldu.”

2023’TE TÜRKİYE’NİN SU KAYNAKLARINDA YÜZDE 20 AZALMA BEKLENİYOR

Söz konusu durumun bir yansıması olarak Türkiye’de bir yandan kuraklık, bir yandan orman yangınları ve diğer yandan da sel felaketleriyle sık sık karşılaşıldığına dikkati çeken Bakan Yumaklı, şu ifadelere yer verdi:

“2030’da ülkemizde su kaynakları yüzde 20 azalırken, nüfusumuzun yüzde 10 oranında artacağını bekliyoruz. 2050’de durum çok daha farklı. Artan nüfusla birlikte gıda ihtiyacını karşılamak için yüzde 65 ile 70 daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını, bu gıdayı üretmek için de yüzde 55 daha fazla suya ihtiyaç duyulacağını öngörüyor uzmanlar.”

“TÜRKİYE SU ZENGİNİ BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

Şu anda bin 313 metreküp kişi başı su kullanım potansiyeliyle su stresi çeken bir Türkiye olduğunu anlatan Bakan Yumaklı, bu oranın yıldan yıla azalmaya devam ettiğini belirterek, “Hiçbir şey yapmazsak 2030 yılında bin metreküpün altına düşerek su stresi çeken bir ülke olmaktan su fakiri olan bir ülkeye dönüşmek son derece mümkün. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Biz de su kaynaklarımızın korunması ve verimli kullanılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.

MAVİ VATAN İÇİN BİN 744 BARAJ VE GÖLET İNŞA EDİLDİ

Su ve sulama alanında yapılan projelere değinen Bakan Yumaklı, “Güncel rakamlarla 2 trilyon 400 milyar lira yatırım ile 10 binden fazla projeye imza attık. Mavi vatanımızı korumak için; bin 744 baraj ve gölet inşa ettik. İçme ve kullanma suyu ihtiyacı için, içme suyu tesisleri hizmete aldık. Sulama projeleri ile bereketli topraklarımızı suya buluşturuyoruz” ifadelerine yer verdi.

Tarımsal sulamada; su kaynağından bitkiye kadarki mesafede suyu kapalı sistemde götürmek için büyük gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Yumaklı, “Şu anda yüzde 35 kapalı devre sulama sistemlerini yüzde 50’ye öncelikle yüzde 60 ve 70 oranlarına çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Ulusal Su Kurulu’nun teşkil etmesinin Türkiye’nin bütün kurumlarıyla birlikte söz konusu alanlardaki kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade eden Yumaklı, TarımCebimde uygulamasını işaret ederek, “TarımCebimde uygulamasına eklediğimiz yeni modülle çiftçimizin ekeceği ürünle ilgili karar alma sürecini kolaylaştıracağız. Artık üreticilerimiz, yetiştirilen bitki, toprak ve sulama yöntemlerini de seçerek en doğru sulama programına en kısa yoldan ulaşabilir. Eğer bu yatırımları ve çalışmaları yapmazsak, su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alma tehdidiyle karşı karşıya kalacağız” açıklamasında bulundu.

Programın sonunda Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya su testisi içinde kelimeyi şehadet yazan yazılı bir tablo hediye etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-turkiye-su-zengini-bir-ulke-degildir/feed/ 0
Son dakika… 2023’te işsizlik yüzde 9.4 oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-2023te-issizlik-yuzde-9-4-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-2023te-issizlik-yuzde-9-4-oldu/#respond Fri, 17 May 2024 09:00:56 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8362 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,0 puan azalarak %9,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %7,7 iken kadınlarda %12,6 olarak tahmin edildi.

İSTİHDAM ORANI %48,3 OLDU  

İstihdam edilenlerin sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre 880 bin kişi artarak 31 milyon 632 bin kişi, istihdam oranı ise 0,8 puan artarak %48,3 oldu. Bu oran erkeklerde %65,7 iken kadınlarda %31,3 olarak gerçekleşti.

İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI %53,3 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

İşgücü 2023 yılında bir önceki yıla göre 562 bin kişi artarak 34 milyon 896 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artarak %53,3 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71,2, kadınlarda ise %35,8 oldu.

GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK ORANI %17,4 OLDU

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 2,0 puan azalarak %17,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %14,3, kadınlarda ise %23,2 olarak tahmin edildi.

İSTİHDAMIN %57,6’SI HİZMET SEKTÖRÜNDE YER ALDI

İstihdam edilenlerin %14,8’i tarım, %21,2’si sanayi, %6,3’ü inşaat, %57,6’sı ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,1 puan, inşaat sektörünün payı 0,3 puan artarken, tarım sektörünün payı 1,0 puan, sanayi sektörünün payı 0,5 puan azaldı.

2023 yılında 4 milyon 695 bin kişi tarım sektöründe, 6 milyon 711 bin kişi sanayi sektöründe, 1 milyon 997 bin kişi inşaat sektöründe, 18 milyon 230 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 171 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 48 bin, inşaat sektöründe 151 bin, hizmet sektöründe 852 bin kişi arttı.

ATIL İŞGÜCÜ ORANI %22,8 OLDU

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 1,5 puan artarak %22,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %15,4 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %17,3 olarak gerçekleşti.

İŞSİZLİK ORANI EN YÜKSEK BÖLGE TRB2 (VAN, MUŞ, BİTLİS, HAKKARİ) OLDU

İşsizlik oranı en yüksek bölge %17,2 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) iken, işsizlik oranı en düşük bölge %4,9 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.

İSTİHDAM ORANI EN YÜKSEK BÖLGE TR21 (TEKİRDAĞ, EDİRNE, KIRKLARELİ) OLDU?

En yüksek istihdam oranı %54,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi’nde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise %37,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgesi’nde oldu.

İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI EN YÜKSEK BÖLGE TR21 (TEKİRDAĞ, EDİRNE, KIRKLARELİ) OLDU

En yüksek işgücüne katılma oranı %59,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) Bölgesi’nde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise %42,3 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgesi’nde oldu.

 

CEVDET YILMAZ: İSTİHDAMDA ARTIŞLARIN SÜRMESİNİ BEKLİYORUZ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın  işsizlik oranı ile ilgili değerlendirmesi şu şekilde:

İşsizlik oranı, 2023 yılında bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 9,4 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranı, yüzde 10,1 olan OVP hedefinin de ötesinde bir iyileşmeyle 9 yıl sonra tekrar tek haneli seviyelere inmiştir.

İstihdam edilenlerin sayısı OVP’deki öngörümüzle uyumlu bir şekilde 880 bin kişi artarak 2023 yılında 31 milyon 632 bine ulaşmıştır. Enflasyonla mücadeleyi odağımıza aldığımız bu dönemde işsizlik oranındaki düşüş ve istihdamın artması işgücü piyasamızın güçlü görünümünü göstermektedir.

İstihdam oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 48,3 seviyesine yükselirken, işgücüne katılma oranı 0,2 puan artışla yüzde 53,3 olarak gerçekleşmiştir. İstihdam oranında ve işgücüne katılma oranında da OVP hedefleriyle uyumlu gerçekleşmeler kaydedilmiştir.

İşgücüne katılma oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre kadınlarda 0,7 puan artarak yüzde 35,8’e, gençlerde ise 1,8 puan artarak yüzde 45,6 seviyesine yükselmiştir. İşsizlik oranı ise yıllık bazda kadınlarda 0,8 puan azalarak yüzde 12,6’ya, gençlerde ise 2 puan azalarak yüzde 17,4’e gerilemiştir.

İstihdam edilenlerin sayısında 2023 yılında yüzde 2,9 oranındaki artışta, inşaat ve hizmetler sektörlerindeki istihdam artışı etkili olmuştur. Kayıt dışı istihdam oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 0,7 puan azalarak yüzde 26,1 olarak gerçekleşmiştir.

Büyüme istihdam ilişkisinin kuvvetlenmesi ve istikrarlı büyüme performansımızın devam etmesiyle birlikte kadınlar ve gençler başta olmak üzere istihdamda artışların sürmesini bekliyoruz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-2023te-issizlik-yuzde-9-4-oldu/feed/ 0
Emekliler dikkat! Başvurular bugün başladı… Hangi banka ne kadar promosyon veriyor? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emekliler-dikkat-basvurular-bugun-basladi-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emekliler-dikkat-basvurular-bugun-basladi-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor/#respond Thu, 16 May 2024 21:49:59 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8351 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta Kayseri’de kamu bankalarının emekli promosyonlarını 8 ila 12 bin TL’ye çıkaracağını açıkladı. Erdoğan “Kamu bankalarımız bu yıl ki komisyon ödemelerini 8 bin TL ile 12 bin TL arasında belirledi. Diğer bankalarında bu rakamın altında kalmadan vereceğini umuyorum.” dedi. Açıklamaya kadar Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat bankası gibi 5 bin TL’ye kadar maaş promosyonları veriliyordu. Böylece maaş tutarına göre promosyonlar kamu bankalarında 8 bin TL ile 12 bin TL arasında değişecek.

KAMU BANKALARI İÇİN BAŞVURULAR BUGÜN BAŞLIYOR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, kamu bankalarının emekli promosyonları güncellemeleri başvuruların bugünden itibaren almaya başlayacağını açıklamıştı. Işıkhan ayrıca “28 Mart itibarıyla emeklilerimizin promosyonları hesaplarına yatmış olacak” dedi. 

EMEKLİ PROMOSYONU NASIL ALINIYOR?

Emekliler emekli maaşlarını istedikleri bankadan alabiliyorlar. Banka da maaşını kendisinden çekmeyi taahhüt eden emeklilere emekli maaşı tutarına göre banka promosyonu veriyor. Maaşlarını taşımak isteyenler bankaya bildirim yapmak zorunda. Bildirim banka şubelerinden veya e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. Taahhüt süresi dolmadan da banka değişikliği yapılabiliyor. Ancak mevcut bankada kalınan sürenin promosyonu emeklide kalıyor, kalanını ise iade ediliyor.

GÖZLER ÖZEL BANKALARDA

Kamu bankalarında emekli promosyonlarının 12 bin TL’ye çıkarılmasının ardından gözler özel bankalara çevrildi. Bazı özel bankaların da Mart ayı itibarıyla promosyon miktarlarını artırdığı görüldü. Özel bankalarında bu promosyonlarda güncelleme yapması beklenirken şu anda 15 bin TL’ye varan ödeme yapan bankalar bulunuyor. Peki özel bankalarda promosyonlar ne kadar?

ING BANK

ING Bank, maaşını bankaya taşıyan SGK (SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) emeklilerine maaş tutarına göre ek koşulsuz 10.000 TL’ye varan nakit promosyon veriyor. Ayrıca Otomatik Fatura Talimatı uygulamasından yararlanan emeklilere 5.000 TL’ye varan ek nakit promosyon vererek toplamda 15.000 TL’ye varan nakit promosyon vaadediyor. Yeni emekliler ve EYT ile emekli olanlar da, emekli maaş promosyonundan yararlanabilirler.

ING Bank ayrıca yaptığı açıklamada promosyon miktarını şöyle belirtiyor:
1 aylık toplam gelir/aylık tutarınız,3.500 TL’ye (3.500 TL hariç) kadar ise 6.000 TL,
3.500 TL – 7.500 TL (7.500 TL hariç) arası ise 7.000TL,
7.500 TL – 10.000 TL (10.000 TL hariç) arası ise 9.000 TL,
10.000 TL ve üzeri ise 10.000 TL nakit promosyon ödemesi alırsınız.

GARANTİ BANKASI

Garanti Bankası emeklilere 7.500 TL’ye varan nakit promosyona ek, kredi kartı ile 500 TL harcamanıza 1.000 TL bonus fırsatı, toplam 8500 TL promosyon sunuyor. Ayrıca bankanın maaşa göre verdiği promosyon miktarı şu şekilde:

Garanti BBVA’da emekli maaşı 3.500 TL’ye kadar olan emeklilere 4.500 TL,3.500 – 7.500 TL arasında olan emeklilere 5.250 TL,7.500 – 10.000 TL arasında olan emeklilere 6.750 TL10.000 TL ve üstünde olan emeklilere 7.500 TL tutarında nakit promosyon avantajı sunulmaktadır.

AKBANK

SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı emekli maaşını 01-31 Ocak 2024 tarihleri arasında Akbank’a taşıyan ve 3 yıl boyunca maaşını Akbank’tan almayı taahhüt eden emeklililer 10.000 TL’ye varan banka promosyonlarından faydanalabilecek.

Buna ek olarak kampanya dönemi içerisinde, Axess veya Wings kredi kartına tanımlanacak 5 yeni otomatik fatura ödeme talimatı için fatura başına 400 TL, toplamda 2.500 TL chip-para ile 12.500 TL ödül fırsatından yararlanabilecekler.

Bankanın maaşa göre verdiği promosyon miktarları ise şu şekilde:
3.500 TL altı aylık alanlara 6.000 TL,
3.500 – 7.499 TL için 7.000 TL,
7.500 – 9.999 TL için 9.000 TL,
10.000 TL ve üzeri için 10.000 TL.

İŞ BANKASI

T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yapılan anlaşma ile 1 Kasım 2022 – 31 Ocak 2024 tarihleri arasında geçerli kampanya çerçevesinde ilk emekli maaş ödemesi için İş Bankası’nı tercih eden veya mevcut emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan SGK emeklileri (Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur) 7.500 TL’ye varan promosyon ödemesinden faydalanabiliyor.

Bankanın promosyon tablosu ise şu şekilde:
3.500 TL’ye (3.500 TL hariç) kadar olanlar 4.500 TL,
3.500 TL – 7.500 TL (7.500 TL hariç) arasında olanlar 5.250 TL,
7.500 TL – 10.000 TL (10.000 TL hariç) arasında olanlar 6.750 TL,
10.000 TL ve daha fazla olanlar 7.500 TL.

YAPI KREDİ

1 Mart 2024 – 31 Mart 2024 tarihleri arasında SGK emekli aylığı üç yıl boyunca Yapı Kredi’den alma taahhüdü veren müşterilerimiz 12.500 TL’ye varan nakit promosyon fırsatından yararlanabilecekler.

Promosyon Taahhütnamesi’nin imzalanması sonrasında ek bir koşul olmadan; bir aylık net gelir 3.499 TL’ye kadarsa 4.500 TL; 3.500 TL-7.499 TL arasındaysa 5.250 TL; 7.500 TL – 9.999 TL arasındaysa 6.750 TL; 10.000 TL’ nin üzerindeyse 7.500 TL nakit promosyon ödeniyor.

Ek Ödül Taahhütnamesinin imzalanması sonrasındaki 60 gün içerisinde iki yeni fatura ödeme talimatı verilmesi durumunda maaş baremi bağımsız 1.500 TL ek nakit ödül ödeniyor.

QNB FİNANSBANK

Banka, 8.000 TL ‘ye varan nakit promosyon ve CardFinans Emekli kredi kartından yıllık 1.200 TL indirim olmak üzere toplamda 9.200 TL’ye varan emeklilik promosyonu vadediyor.

Promosyon tablosu ise şu şekilde:

Ortalama Aylık Maaş Tutarı 0-3.499TL aralığı 4.800TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 3.500-7.499TL aralığı 5.600TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 7.500-9.999TL aralığı 7.200TL promosyon
Ortalama Aylık Maaş Tutarı 10.000TL ve üzeri 8.000TL promosyon

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emekliler-dikkat-basvurular-bugun-basladi-hangi-banka-ne-kadar-promosyon-veriyor/feed/ 0
Beyaz etçilerden protein çıkışı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/beyaz-etcilerden-protein-cikisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/beyaz-etcilerden-protein-cikisi/#respond Thu, 16 May 2024 21:16:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8335 Ramazan ayının gelmesiyle birlikte fırsatçılık tartışmaları ile gündemde yer alan beyaz et üreticileri, yapılan suçlamalara tepki gösterdi. Sektöre büyük haksızlık yapıldığını belirten İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, üretim maliyetlerindeki yüksek artışlara rağmen, tavuk etinin tüketici açısından halen en ucuz protein kaynağı olduğunu açıkladı. İnsanlar için en önemli protein kaynaklarından olan, su ürünleri, beyaz et, kırmızı et, yumurta ve bal gibi gıda ürünleri ihracatçılarını bünyesinde bulunduran İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, Başkan Yardımcısı Oğulcan Sagun, üyeler Vehbi Merzeci, Kemal Babila, Ömür Oral, Ahmet Kaan, Alper Şölen ve Genel Sekreter Doğuş Tozanlı, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sezer, toplantıda gündemdeki tartışmaların yanı sıra, sektörün ihracat performansı hakkında bilgiler verdi.

3.4 MİLYAR DOLAR İHRACAT

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde İstanbul, Ege ve Akdeniz olmak üzere üç su ürünleri ve hayvansal mamuller birliğinin bulunduğunu, 2023 yılında bu birliklerin toplam 3 milyar 486 milyon ihracat yaptığını belirten Müjdat Sezer, aynı dönemde İSHİB’den yapılan ihracatın ise 1 milyar 67 milyon dolar olduğunu söyledi. Tavuk eti, deniz levreği, çipura, orkinos ve yumurtanın en fazla ihraç edilen ürünler olduğu kaydeden Sezer, sektörde en fazla ihracat yapılan ülkelerin ise 603 milyon dolar ile Irak, 355 milyon dolar ile Rusya, 200 milyon dolar ile İtalya, 109 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu açıkladı.?

Soldan Sağa, Vehbi Merzeci, Ömür Oral, Müjdat Sezer, Ahmet Kaan, Kemal Babila, Alper Şölen, Oğulcan Sagun.

‘HAKSIZLIK YAPILIYOR’

Toplantıda; gıda sektörünün her Ramazan ayında çeşitli iddialarla karşı karşıya kaldığını belirten Sezer, “Piyasa enflasyonunun yüzde 100 ü aştığı, başta enerji ve yem olmak üzere, işçilik, hammadde fiyatlarının aşırı yükseldiği bir ortamda sadece sektörü suçlamak doğru değil. Tavuk ve yumurta halen tüketicinin en ucuz protein kaynağı. 100 gram protein almak için yumurtaya 29, tavuğa ise 32 lira ödeyen tüketiciler, aynı miktar protein için pirince 85, patatese 95, kıymaya 149, dondurmaya ise 314 lira ödüyor” dedi.

SEKTÖRÜ İHRACAT AYAKTA TUTUYOR

İhracatın iç piyasada fiyatları artırdığı şeklinde bir algı olduğuna da değinen Sezer, “Ülkemizde finansman maliyetleri ve kredi faizleri çok yüksek. Ürününü marketlere ve toptancılara 2-3 aylık vadelerle satan firmalar, peşin sattığı ihracattan gelen finansmanla işletmelerini ayakta tutmaya çalışıyor. Bu tüm gıda ürünleri için geçerli. Söylenenin aksine bizim sektörümüzde ihracat iç piyasayı da destekliyor. Tavuktan örnek vermek gerekirse; beyaz et ihracatı öyle bütün tavuk olarak yapılmıyor. Uzakdoğu ülkeleri tavuğun ayaklarını çok tüketiyor ve iyi fiyata alıyorlar. Avrupalılar ise göğüs tercih ediyor. Bizim halkımız ise tam tersine göğüs değil but seviyor. Yani bir tavuk 3-4 ayrı pazarda değerlendirilebiliyor. Kırmızı ette ise halkımızın hiç tüketmediği sakatat türlerini ihraç ediyoruz” diye konuştu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/beyaz-etcilerden-protein-cikisi/feed/ 0
Net sıfır hedefine sadece ‘karbonu yakalayarak’ ulaşamayız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/net-sifir-hedefine-sadece-karbonu-yakalayarak-ulasamayiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/net-sifir-hedefine-sadece-karbonu-yakalayarak-ulasamayiz/#respond Thu, 16 May 2024 21:10:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8333 İklim krizinin olası sonuçlarını azaltmak için 2050 yılına kadar karbon emisyonlarında ‘net sıfır’ hedefine ulaşmamız lazım. Yani atmosfere bıraktığımız ve bertaraf ettiğimiz karbondioksit oranını eşitlememiz gerekiyor. İnsanlığın bu yolda önündeki seçeneklerden biri olarak da karbon yakalama ve depolama teknolojileri bulunuyor. Peki tıpkı ormanlar ve okyanuslar gibi karbonu yakalayan ve depolayan bu teknolojiler gerçekten de bizi istediğimiz hedeflere ulaştırma gücüne sahip mi?

18 BÜYÜK PROJE

Kaynak, Çevre ve İklim Derneği (REC) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rifat Ünal Sayman’a göre burada ‘sınırlı’ da olsa bir katkı mevcut. “Karbon yakalama ve kullanma (KYK) ile Karbon yakalama ve depolama (KYD), kısaca Karbon Yakalama, Kullanma ve Depolama (KYKD) teknolojilerinin bir çoğu ticarileşmiş düzeyde” diyen Sayman, dünya genelinde 18 büyük ölçekli karbon yakalama ve depolama projesinin faaliyette olduğunu söylüyor. KYKD teknolojileri özellikle ABD, Çin, Kanada, Avustralya ve Norveç gibi petrol geri kazanımı ve kömür üretiminin yaygın olduğu ülkelerde yoğunlaşıyor.

YÜZDE 60’I PETROL İÇİN

Yılda yaklaşık 40 milyon ton karbondioksit yakalama kapasitesi kurulu olduğunu ifade eden Sayman, “Bu yakalama kapasitesi kapsamında bügüne kadar 230 Mt CO2 yeraltına enjekte edildi. Yakalama kapasitesi kurulu tesisler arasında yüzde 33 ile doğalgaz, yüzde 20 ile elektrik üretimi ve yüzde 11 ile kimyasal üretim tesisleri öne çıkıyor. Yakalanan karbondioksitin yüzde 60’a yakınının gelişmiş petrol geri kazanımı amacıyla ve yüzde 35’inin de doğrudan karbondioksit depolama amaçlı depolandığı tahmin ediliyor” diyor.

TÜRKİYE İÇİN NE İFADE EDİYOR

Dünyanın net sıfır salım hedefine ulaşmasında karbon yakalama ve depolamanın küçük de olsa bir rolü olduğunu vurgulayan REC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rifat Ünal Sayman, “Dünya devletlerinin mevcut politikaları doğrultusunda 2050 yılında küresel sera gazı salımlarının 55 milyar ton CO2 eşdeğeri seviyesinde kalması bekleniyor. Bu salımların net-sıfır kapsamında azaltımında ise 7 ila 8 milyar tonunun KYKD teknolojileri ile yönetilmesi bekleniyor. Bu 7-8 milyar ton havadaki karbonun tutulmasını da içeriyor. Bu bilgiler ışığında, Dünya KYKD’ya bir rol biçilmekle birlikte, bu rolün sınırlı olduğunu görüyoruz. Türkiye için de aynısı söylemek mümkün. Uzun vadede Türkiye’nin net-sıfır salıma ulaşmasında KYKD’nın sınırlı bir katkısı olabilir. Hatta maliyeti düşünüldüğünde, Türkiye’de katkısının daha da düşük olmasını bekleyebiliriz” diye konuştu.

 TÜRKİYE’NİN SAHALARLA İLGİLİ ÇALIŞMA YAPMASI GEREKİYOR

Peki yakalanan karbon Türkiye’de nasıl depolanacak? Sayman’a göre bu konuya iki açıdan bakmak gerekiyor. İlk olarak sahaların kapasitesinin değerlendirilmesi ve ikinci olarak da sahaların kullanımında yapılacak önceliklendirmesi. Ön araştırmaların uzun vadede depolama kapasitemizin yeterli olduğunu gösterdiğini söyleyen Sayman, “Buna karşın, potansiyel sahalarda detaylı bir çalışma yapılmış durumda değil. Yani varsayımsal olarak yeterli kapasitemiz var. Türkiye’nin hızlı bir şekilde potansiyel sahalarında ilgili çalışmaları yapması gerekiyor. Şu anda yasal olarak bu sahaların karbon depolama için kullanılmasından sorumlu bir kamu idaremiz bulunmuyor” dedi.

KARAR VERMEMİZ LAZIM

Mevcut çalışılan sahalarda karbonun depolanmasının mümkün olduğunu ve hatta petrol üretimi için uzun yıllardır yeraltına karbondioksit basıldığını dile getiren Sayman, şöyle devam etti: “Yaklaşık 108 milyon ton CO2 basılabilecek bu kapasiteye ilişkin güncel bilgilerde eksiklikler var. Türkiye’nin yeni yayınladığı Çimento Sektörü için Düşük Karbonlu Yol Haritası 2050’li yıllarda yıllık 50 milyon ton CO2 civarı bir yakalama öngörüyor. Bunun önemli bir bölümünün depolanması halinde, bilinen ve hızla uygulamaya alınabilecek kapasitemizin sadece çimento sektörünün 2 yıllık talebine yeteceğini görüyoruz. İkinci boyutta ise Türkiye’nin mevcut durumda doğalgazın depolanması ve ileride de hidrojenin depolanmasına ilişkin planları bulunuyor. Yani uygun yer altı sahalarında doğalgaz mı, hidrojen mi yoksa karbon mu depolayacağız, buna da karar vermemiz gerekiyor.”

ÖNCELİĞİMİZ YENİLENEBİLİR VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ OLMALI

KYKD’nin pahalı ve kısıtlı bir çözüm olduğunu hatırlatan REC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rifat Ünal Sayman, şu ifadeleri kullanıyor: “Bu yüksek maliyetli çözümün, özellikle salım azaltımının zor olduğu imalat sanayi sektörlerine yönledirilmesi daha doğru olacaktır. Türkiye’nin önceliği, başta yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği politika ve tedbirleri olmak üzere iklim dostu bir ekonomiye geçiş olmalıdır. Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı’na bu amaçla 2028 için belirlenmiş hedefler konulmuş ve Ulusal Enerji Planı’nda yenilenebilir enerji hedefleri uzun vadeli olarak öngörülmüştür. Bu maliyet-etkin yatırımlar Türkiye için çok daha gerçekleştirilebilir durumdadır ve Türkiye’nin net-sıfır hedefine daha fazla katkı yapacaktır. Maliyetlerinin düşmesi durumunda ise ancak uzun vadede çimento ve demir-çelik sektörlerinin salımlarının azaltılmasına destek olarak katkı sunabilir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/net-sifir-hedefine-sadece-karbonu-yakalayarak-ulasamayiz/feed/ 0
KADİR İNANIR SON DAKİKA! Hastaneye kaldırılmıştı… Kadir İnanır’ın sağlık durumu nasıl, hastalığı nedir? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-inanir-son-dakika-hastaneye-kaldirilmisti-kadir-inanirin-saglik-durumu-nasil-hastaligi-nedir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-inanir-son-dakika-hastaneye-kaldirilmisti-kadir-inanirin-saglik-durumu-nasil-hastaligi-nedir/#respond Wed, 15 May 2024 21:39:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8311

Sanatçı Kadir İnanır, bu sabah evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Acil bir şeklide Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ünlü sanatçı hemen tedavi altına alındı. Peki, Kadir İnanır’ın sağlık durumu nasıl, hastalığı nedir? İşte son dakika haberleri…

KADİR İNANIR’IN SAĞLIK DURUMU NASIL?

Alınan bilgiye göre, İnanır’ın bilinci kapalı şekilde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği belirtildi.

Hürriyet’in ulaştığı ünlü sanatçının yeğeni Levent İnanır ” Beyin damarlarında pıhtı atması olmuş. Doktorlar müdahale ediyor” dedi.

Yeşilçam’ın usta oyuncularından Kadir İnanır, 2021 yılında beyin damarında pıhtı atması nedeniyle Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne tedavi görmüştü.

PIHTI ATMASI NEDİR; BELİRTİLERİ NELERDİR?

Beyin damarlarının tıkanması ile yeteri miktarda kanın pompalanmaması, damarın beslendiği bölgede kanlanma yetersizliği ve buna bağlı olarak beyin fonksiyonlarının bozulması durumuna pıhtı atması denir. Hastalık beyin damar tıkanıklığı veya iskemik inme olarak adlandırılıyor.

Beyin Damar Tıkanıklığı aniden gelişen kol ve bacaklarda felç, konuşma yetisinin yitirilmesi, görmede bozulma, baş dönmesi, ağızda yamulma, bilinç kaybına neden olur.

KADİR İNANIR KİMDİR?

Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu’da doğmuştur. Fatsa doğumlu olan Kadir İnanır, ailesinin son çocuğudur. Fatsa’daki ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi’nin düzenlediği “Sinema Artisti Yarışması”‘nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin “Fotoroman Artisti Yarışması”‘nda da birinci oldu.Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkân Şoray’la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray’la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi.

Zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Atıf Yılmaz’ın yönettiği Utanç (1972), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977) ve Bir Yudum Sevgi (1984), Ömer Kavur’un yönettiği Ah Güzel İstanbul (1981), Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) ve Amansız Yol (1985), Şerif Gören’in yönettiği Tomruk (1982), Sen Türkülerini Söyle (1986) ve Katırcılar (1987), Erdoğan Tokatlı’nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak (1986) ve 72. Koğuş (1987), Zeki Alasya’nın yönettiği Dikenli Yol (1986), Zafer Par’ın yönettiği Yedi Uyuyanlar (1988), Melih Gülgen’in yönettiği Tatar Ramazan (1990) ve Tatar Ramazan Sürgünde (1992) bu filmler arasındadır.

5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın’la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle En İyi Erkek Oyuncu seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu. Kadir İnanır, 1990’da Medcezir Manzaraları adlı film ile 3. Ankara Film Festivali’nde de En İyi Erkek Oyuncu dalında ödülün sahibi oldu. 1998 yılında Flash TV’de 8 ay boyunca ana haber bülteni sunmuştur.

Son dönem Türk sinemasında 2000 yapımı Komser Şekspir adlı Sinan Çetin filminde yer alan ünlü oyuncu, 24 yıl aradan sonra 2003 yılında Gönderilmemiş Mektuplar adlı filmde Türkân Şoray’la yeniden bir araya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili bu filmle de büyük ilgi topladı.

2005 yılında Memduh Ün ve Tunç Başaran’ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, Sinema Bir Mucizedir adlı yapımda oynadı.

Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırmıştır. Toplam 182 sinema filminde ve 12 televizyon dizisinde rol alan İnanır’ın en uzun soluklu dizisi Marziye adlı yapım oldu. 1995-1996 yılları arasında Kanal D’de yayınlanan Böyle Gitmez adlı bir haber programının sunuculuğunu yaptı.

Şubat 2012’de bel fıtığı ameliyatı olan İnanır, ardından akciğerlerinde görülen bir tümör nedeniyle bir operasyon daha geçirdi. 20 Kasım 2021 tarihinde rahatsızlandığından dolayı hastaneye kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamada felç riskinin olmadığı ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtilmişti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadir-inanir-son-dakika-hastaneye-kaldirilmisti-kadir-inanirin-saglik-durumu-nasil-hastaligi-nedir/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Eve kadar fiberde Avrupa’da 2. sıraya yükseldik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-eve-kadar-fiberde-avrupada-2-siraya-yukseldik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-eve-kadar-fiberde-avrupada-2-siraya-yukseldik/#respond Wed, 15 May 2024 21:31:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8308 Uraloğlu, “Son açıklanan raporda Türkiye, fiber altyapıda Avrupa’da en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer alıyor. Bu rapor, haberleşme altyapımıza ve tabi ki fiber altyapımıza verdiğimiz önemin sonuçlarını aldığımızın göstergesidir. Şu anda toplam fiber uzunluğumuz yaklaşık 550 bin kilometre ve bu yılın sonuna kadar 600 bin kilometreye ulaştırmayı planlıyoruz. 4 yıl içerisinde ise fiber uzunluğumuzu 850 bin kilometreye taşıyacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, FTTH Avrupa Konseyi’nin ülkelerin fiber altyapısına yönelik önemli verileri sunduğu FTTH/B Market Panorama Araştırmasını açıkladığını bildirdi. Araştırmaya göre Türkiye’nin fiber internet altyapısında Avrupa’nın en hızlı gelişen ülkelerin başında geldiğini belirten Uraloğlu, “Araştırmaya göre eve kadar fiber altyapıda 18 milyon haneye ulaşan altyapısıyla Türkiye, Fransa’nın ardından Avrupa’nın ikinci ülkesi konumuna yükseldi. Her geçen yıl artan yatırımlarımızın meyvesini alarak bu anlamda Avrupa’nın zirvesine oynuyoruz. İnanıyorum ki çok yakın zamanda da fiber altyapıda ülkemiz Avrupa’nın lideri olacak” dedi.

“BİR YILDA 2,5 MİLYON EVE FİBER ALTYAPI ULAŞTI”

Bakan Uraloğlu, FTTH Avrupa Konseyi’nin bir önceki raporunda Türkiye’nin fiber altyapıda üçüncü sırada yer aldığına da işaret ederek, “Bugüne kadar gerek bilişim ve haberleşme politikalarında, gerekse de mevzuatta yapılan çalışmalarımız ile günü kurtarmanın dışında köklü reform niteliği taşıyan çalışmalar yaptık. Bunun sonucunda dün insanımız için hayal olan pek çok ulaşım ve bilişim hizmeti bugün gündelik hayatın vazgeçilmezi oldu. Bu bağlamda Türkiye gelişim açısından Avrupa ortalamasının üzerinde bir ivme yakaladı. Sadece bir yılda 2,5 milyona yakın eve fiber altyapıyı ulaştırdık. Böylece fiberde bir yılda Avrupa’nın ilk iki ülkesinden biri konumuna yükseldik. Raporda da Türkiye, fiber altyapıda Avrupa’da en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer alıyor. Bu rapor, haberleşme altyapımıza ve tabi ki fiber altyapımıza verdiğimiz önemin sonuçlarını aldığımızın göstergesidir” diye konuştu.

“DAHA BÜYÜK HAYALLER KURMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEMDEYİZ”

Uraloğlu, FTTH Avrupa Konseyi gibi bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından yıllık olarak hazırlanan raporlarda Türkiye’nin son yıllarda bilişim ve haberleşme altyapısında dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini aldığını vurguladı. 2071 vizyonu hedefleri doğrultusunda haberleşme altyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten Uraloğlu, 2002’de neredeyse sıfır olan geniş bant abone sayısının da bugün 95 milyonu geçtiğini anımsattı. Uraloğlu, “Önümüzdeki dönemde de genişbant internet hizmetini her eve ulaştırmış olacağız. Bundan 20 yıl önce ülkemizde yaşayan birisine şu anda bulunduğumuz yeri anlatsaydık, herhalde bizi hayal kurmakla suçlarlardı. Ama işte hayalleri artık gerçeğe dönüştürdük. Şimdi vatandaşlarımızla birlikte daha büyük hayaller kurmamız ve bunları gerçeğe dönüştürmek için çalışmamız gereken bir dönemdeyiz. Şu anda toplam fiber uzunluğumuz yaklaşık 550 bin kilometre ve bu yılın sonuna kadar 600 bin kilometreye ulaştırmayı planlıyoruz. 4 yıl içerisinde ise fiber uzunluğumuzu 850 bin kilometreye taşıyacağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-eve-kadar-fiberde-avrupada-2-siraya-yukseldik/feed/ 0
Bakan Özhaseki: PKK’yı da, FETÖ’yü de, DAEŞ’i de, IŞİD’i de toprağa gömdük https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-pkkyi-da-fetoyu-de-daesi-de-isidi-de-topraga-gomduk/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-pkkyi-da-fetoyu-de-daesi-de-isidi-de-topraga-gomduk/#respond Tue, 14 May 2024 21:39:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8295 31 Mart Mahalli İdareler Seçim çalışmaları nedeniyle dün gece saatlerinde Trabzon’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Çarşıbaşı ilçesindeki seçim yürüyüşünün ardından Yomra ilçesinde mitinge katıldı. Partililerin ilgi gösterdiği mitingde konuşan Bakan Özhaseki, AK Parti Yomra Belediye Başkan adayı Abdülkadir Özdemir’e destek istedi. Konuşmasında coğrafyanın iki tane kusuru olduğunu belirten Bakan Özhaseki, “Bu Anadolu coğrafyası son dönemlerde bütün mazlumların aynı zamanda sığınma coğrafyasıdır. Balkanlarda, Karadeniz’de Doğu’da, Güney’de bunalan daralan ne kadar kardeşimiz varsa hep bu coğrafyaya gelmiştir. Allah’a hamd olsun etle tırnak gibi olduk. Bir olduk, beraber olduk. Bayrağımız dalgalanıyor. Ezanımız okunuyor. Gittikçe büyüyoruz. Düşmana korku salıyoruz. Gönlü coğrafyamıza da huzur veriyoruz. Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Yerin üstünde bir sıkıntı yok. Birisi fitne örgütleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen yurtdışından destekli hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Depremde başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız” diye konuştu.

Bir açılışta PKK’lıların sabaha kadar “Kayserili faşist bakan ne işin var? burada” diye bağırdıklarını dile getiren Bakan Özhaseki, “50 sene önce duvarda gördüğüm bir afişten sonra ‘Bunlar ne istiyor?’ dedim. Nereyi bölmek istiyorlar ? Bu ülkenin içerisinde bir devlet mi kurmak istiyorlar. Ne yazık ki zaman içerisinde çukur eylemleri ile birlikte paçavralarını bayrak diye çekerek öz yönetim ilan ettik demek gafletinde bulundular. Ben o dönemde bakandım. O bölgelere ömrümde ilk defa gittim. Şırnak’a, Cizre’ye, Yüksekova’ya her tarafa gittim. Orada karşımdaki muhataplarımızın birçoğu da PKK’nın siyasi uzantılarıydı. Bir açılışta onlar karşımdayken emin olun şunları aynen yüzlerini söyledim. ‘Dün gece Cizre’ye geldim hizmet ediyorum. Su getirdim, kanalizasyonunuzu yapıyorum, PKK’ların yıktığı evleri yapıyorum ama bana sabaha küfür ettiniz. PKK’lılar sabaha kadar Kayserili faşist bakan ne işin var burada diye bağırdınız durdunuz bana. Evet Kayseriliyim, sünniyim, Türkmen çocuğuyum ama size hizmet ediyorum’ dedim. Siz bana ‘Faşist bakan burada ne işin var?’ derken birkaç kilometre ötede okyanus ötesinde gelmiş olan coniler var. 10 bin kilometreden gelmişler. ‘O conilere sorsanıza ne işiniz var? burada’ diye. ‘Amerikalılara sorsanıza ne işiniz var burada?’ diye. Milyarlarca harcıyorlar. Çocuklarınızın eline veriyorlar dağa gönderiyorlar. Sonra da kurşunlar bize dönüyor kardeşliğimiz bombalıyorlar. Asıl o kitapsızlara sorun ne işiniz var burada diye. Bunlar size eşiklik mi getirecek, özgürlük mü getirecek. Nereye gittiler de insanlık götürdüler, nereye gittiler de özgürlük getirdiler. Her gittikleri yere kan, bela, sel götürdüler. Cenabı Hakka şükürler olsun PKK’yı da, FETÖ’yü de, DHKP-C’yi de, IŞİD’i de toprağa gömdük bir daha çıkamayacaklar inşallah” şeklinde konuştu.

“DEPREM BÖLGESİNDE ŞUANA KADAR DAĞITTIĞIMIZ KONUT SAYISI 76 BİNİ BULDU”

6 Şubat depreminden etkilenen illerde yapılan konutlar teslim edilmeye devam ettiğini ve gece-gündüz çalıştıklarını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bir taraftan da yerin altında depremsellik var. Ne yazık ki kural böyle konmuş. Biz ona kafa tutamayız. Onu bilerek hareket edip, uygun şekilde hal almaktan başka çaremiz yok. En son 6 Şubat’ta hatırlayın iki tane deprem. Tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insanımız da zarar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin işyerimiz yerle bir oldu. Maddi hasar çok büyük. 100 milyar doların üzerinde. Toprağa verdiğimiz kardeşlerimizin sayısı 53 bin 500. Çok büyük bir acı. O günden beri çalışıyoruz. O asrın felaketi asrın dayanışmasına döndürdük. 100 binlerce ev yapıyoruz. Köylerimizde çelikten evlerde yapıyoruz. Şehirlerimizi merkezini ve altyapısını yapıyoruz. Şuana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu. Her ay 10-15 bin ev vermeye devam edeceğiz. Ama biz böyle çalışırken tam bin tane şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz. 4 bin 333 köyümüzde çelikten evler yapıyoruz. Fakat muhalefet çıkmış hani nerede evler diyorlar. Kimi verdiniz heralde akrabalarınıza veriyorsunuz. Allah ıslah etsin bunları. Biz gece-gündüz çalışıyoruz. Nasrettin Hoca’ya demişler ki, hocam adam olmanın yolu nedir demişti evladım kulaktır. Nasıl oluyor hocam demişler. Demiş ki karşınızdaki konuşurken can kulağı ile dinleyeceksiniz ki ne diyor anlayabilesiniz. Birde ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun ki, adam olmayı öğrenin. Allah bizim muhalefete de kulak versin ne diyelim. Ama biz yolumuzdan şaşmayacağız. Biz hizmetten başka bir şey bilmeyiz. Allah’ın izniyle hizmet edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“KILIÇDAROĞLU HERKESİ KANDIRMIŞ; ANADOLU LİSANI İLE ‘KEKLEMİŞ’

Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken iki tane ittifak olduğunu hatırlatan Bakan Özhaseki, “Birisi Cumhur İttifakı, öbürü de Millet İttifakı. Cumhur ittifakı tarafından sizim ortaklığımız net. Özümüz, sözümüz bir. Biz yerli, milliyiz. Bizim ezan, bayrak ve bu vatan bölünmez diye bir derdimiz var. Ne söylüyorsak özümüzdeki söylüyoruz. Fakat karşı tarafta bir ittifak vardı. Önce 6’lıyız diyorlardı bizde masanın altından PKK kafasını gösteriyor saklamayın diyorduk. Sonradan Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış, Anadolu lisanı ile keklemiş. İçişleri Bakanlığını da, MİT’i de vermiş. 8 oldu ortaklık. Sonradan dünyanın en başarısız iki belediye başkanını da ortak aldılar 10 oldu. Şunu iyi bilelim bu 10 tane grubun hiçbir şekilde görüşleri birbirine benzemez. Sosyal olaylara, siyasi meselelere bakışları, askeri noktalardaki görüşleri aynı değil benzemezler çetesi gibiler. Fakat bir araya gelmişler tek şey istiyorlar. Cumhur İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun. Bunun dışında söyledikleri hiçbir şey yoktu. Aslında birbirlerini sevmezler. Birisi bir gün olsun diğerini özleyip te yanına çay içmeye bile gitmemişler. Hani şair diyor ya, hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desem iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yeniden yapalım desem önce bir Sinan sonradan da Süleyman gerek. Yapmak zor iş yapmaktan gerçekten zor. Ama çok şükür Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz demeden çalışıyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-pkkyi-da-fetoyu-de-daesi-de-isidi-de-topraga-gomduk/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Tarımı korumak, gıda arz güvenliğini korumaktır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimi-korumak-gida-arz-guvenligini-korumaktir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimi-korumak-gida-arz-guvenligini-korumaktir/#respond Tue, 14 May 2024 21:36:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8293 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana’da ‘Sektör Paydaşları ile Toplantı’ya katıldı.

“SAHANIN RÖNTGENİNİ ÇEKİYORUZ”

Burada konuşan Bakan Yumaklı, “Türkiye yüzyılı hedeflerimiz büyük. Türkiye yüzyılı vizyonu açıklandığı andan itibaren bizler de görevimizi icra etmek için sessiz devrimler olarak nitelenen konuları Türkiye’nin gündemine getirdik. Türkiye’nin dört bir tarafından üreticilerimiz ile bir araya gelerek üretimin yapıldığı alanları ve dinamikleri paylaşma imkanı buluyoruz. En yaygın taşra teşkilatı olan bir bakanlık olarak karşılıklı istişareler bizler açısından faydalı. Bu ziyaretlerimize devam ediyoruz. Sahanın röntgenini çekiyoruz. Bugün tarımın başkenti Adana’dayız. Tarımın her zaman için stratejik bir sektör olduğu herkes tarafından söylenir oldu. Elbette tarımsal üretimin sadece gıda arz güvenliği açısından değil sanayimizin de önemli bir ham madde kaynağı olması, ekonomimizin çarklarını çeviren önemli bir sektör olması herkes tarafından kabul edilmiş bir husus” ifadelerini kullandı.

“TARIM SEKTÖRÜ ÇOK ÇABUK ETKİLENİYOR”

Tarım sektörünün birçok sektöre göre olumsuzluklardan daha çok etkilendiğini aktaran Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarım sektörünün içerisindeki dinamiklerin çokta göz ardı edilebildiğini görüyoruz. Son dönemlerde oradaki emek ve gayretin tarımsal üretimle alakalı dinamiklerin herkes tarafından bilinmesi önemli. Çünkü tarımsal üretimde sizlerin kontrol edebildikleri ve edemedikleri var. 2 sene önce herkes maske takıyordu. Çok hızlı unutuyoruz. Dolayısıyla iklim değişiklikleri, göç, farklı konjonktür konular, ülkeler arasındaki anlaşmalar bizi etkileyebilir. Tarım sektörünü diğer sektörlerden çok daha hızlı etkileme potansiyeli var” diye konuştu.

“TARIM ALTYAPISINI KORUMAK GIDA GÜVENLİĞİNİ KORUMAKTIR”

Adana’nın tarım altyapısının son 22 yıldır çok güçlendiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi:
“Son 22 yıldır Adana’nın tarım altyapısı güçlendirilmiş vaziyette. Yaklaşık 85 milyar liralık bir yatırım yapıldı. Su alanında 42 milyar liralık bir yatırım ile tesis ve alan kazandırılmış durumda. Kırsal kalkınma desteklerimiz herkesin malumu. 398 milyon adet fidan toprakla buluşturulmuş. Adana’da toplam alanı 4,5 milyar dekar alan Çukurova ovası koruma altına alınmış durumda. Bütün bunları gıda arz güvenliğimiz olarak görüyoruz. 21 ürünün coğrafi işaret tescili var. Marka konusunun son derece önemli olduğunu, üretmenin ve bunları katma değerli satabilmek çok daha önemli. Bizler gerçekten devrim niteliğinde olan uygulamaları hayata geçirmek için çalışıyoruz. Tarım kanunu yapıldı ve kullanılmayan tarım arazilerinin yeniden ekonomiye kazandırılması, sözleşmeli üretim gibi konular artık yasal düzenleme ile birlikte farklı bir yönüyle hayatımıza girmiş oldu. Bunların arasında çok uzunca bir süredir tarım sayımında TÜİK ile beraber çalışmamız sürüyor. Türkiye gibi tarımsal üretimin çok çeşitli olduğu bir ülkede bunun altyapısını hazırlamadan yapılan uygulama doğru sonuç vermeyecektir. Bu hazırlık süreci olmazsa olmaz. Hayvancılık yol haritası açıklandı. Burada özellikle planlı üretim, gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılık gibi hem bitkisel hem hayvansal hem de su üretiminde tek tek paylaşıyoruz. 5 ana unsur üzerinde tarımsal üretimin yol haritasını çizmiş durumdayız. Bunların da bu sektöre yatırım olarak dönmesi önemli.”

“SU ZENGİNİ BİR ÜLKE DEĞİLİZ”

Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Geçen sene Emine Erdoğan’ın öncülüğünde su verimliliği seferberliğini başlatmıştık ancak 6 gün sonra deprem oldu. O nedenle ara verdik ve yılın son çeyreğinde çalışmalara tekrar başladık. Su verimliliği seferberliğini ortaya koyduk. Bunun sadece sosyal bir proje olduğu düşünülüyor ama bu hayati bir konudur. Akdeniz kuşağında en çok etkilenecek ülkeler arasında Türkiye’nin olması nedeniyle bütün faaliyetlerimizde suyu merkeze alıyoruz. Türkiye’de kişi başına bin 313 metreküplük su kapasitesi var. Hiçbir şeye dokunmayıp bu şekilde devam ederse 2,5 katrilyonluk su ile yatırımını olan bir ülkenin 2030’lu yıllarda su fakiri olması muhtemel. Bunu durduramayız ama yönetebiliriz. Bundan sonraki dönemde de sizlerde sıklıkla göreceksiniz. Suyun 77’sini kullanan tarım ve yüzde 13’ünü kullanan sanayi sektörü olmak üzere bütün herkes faaliyetlerini yeniden düşünmek durumunda. Üretim açısından son derece bilgi ve tecrübe seviyesi yüksek illerde çok daha kolay algılanabileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Ayrıca Bakan Yumaklı, Adana’ya yapılacak yatırımlardan bahsetti.

Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti. Toplantıya Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, milletvekilleri ve tarım sektörü temsilcileri ile çiftçiler katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimi-korumak-gida-arz-guvenligini-korumaktir/feed/ 0
Denizcilik sektörüne büyük destek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/denizcilik-sektorune-buyuk-destek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/denizcilik-sektorune-buyuk-destek/#respond Tue, 14 May 2024 21:09:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8289 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hurdaya ayrılan Türk bayraklı gemilerin yerlerine yeni gemi inşa edilmesi için sağlanan teşviklere ilişkin yönetmelikte değişikliğe gittiklerini açıklayarak 25 bin GT (Grostonaj) ile sınırlı olan hurda teşvik başvurularını iki kat artırarak 50 Bin GT’na çıkardıklarını bildirdi. Uraloğlu, “Söz konusu değişiklik ile Türkiye’nin ortalama gemi filosunun yaşını azaltarak gençleştirmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca Türk tersanelerindeki gemi inşa sanayisine hem inovasyon hem de yatırım anlamında katkı sağlamış olacak, bu alandaki istihdamın da artırılmasını sağlayacağız. İnanıyorum ki, sektöre yönelik adımlarımızla denizcilik sektöründe dünyanın lider ülkelerinden biri olacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk bayraklı gemilerin hurdaya ayrılarak yerlerine yeni gemilerin inşasını teşvik etmek amacıyla yürürlükteki yönetmelikte önemli değişiklikler yaptıklarını bildirdi. “Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile 23 Mart 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını açıklayan Uraloğlu, mevcut teşviklerin genişletildiğini söyledi.

 

HURDAYA AYRILACAK GEMİ TONAJI 10 KAT ARTIRILDI

Bakan Uraloğlu, yapılan değişikliklerle, hurdaya ayrılacak gemilerin minimum tonajının 10 kat artırılarak 5 bin GT’dan 50 bin GT’ye yükseltildiğini, bununla birlikte 25 bin GT ile sınırlı olan hurda teşvik başvurularının da iki kat artarak 50 Bin GT’na çıkarttıklarını bildirdi. Uraloğlu, Ayrıca, teşvikten yararlanabilecek gemi tipleri ve hurdaya ayrılacak gemilere ilişkin belgelerin kapsamını da genişlettiklerini kaydederek, “Söz konusu değişiklik ile teşvik kapsamına alınan gemi sayısının önemli miktarda artmış olacak. Bu durum da sektörde yatırım miktarında önemli artış sağlayacak” dedi.

 

“GEMİ İNŞA SANAYİSİNDE İSTİHDAM ARTACAK”

Uraloğlu, teşvik mekanizmamızda sektör lehine önemli değişiklikler yaptıklarını ifade ederek söz konusu değişiklik ile Türkiye’nin ortalama gemi filosunun yaşını azaltarak gençleştirmeyi amaçladıklarının altını çizdi. Uraloğlu, “Ayrıca yönetmelikte yapmış olduğumuz bu değişiklik, Türk tersanelerindeki gemi inşa sanayisine hem inovasyon hem de yatırım anlamında katkı sağlamış olacak. Hatta bu alandaki istihdamın da artırılmasını sağlayacağız. Attığımız her adımı planlarken tüm denizcilik sektörüne sağlayacağı faydayı da hesaplıyoruz” dedi.

 

BAŞVURU SÜRECİ BİR AYDAN BİR YILA ÇIKARTILDI

Uraloğlu, özellikle gemi inşası ve hurdaya ayrılma işlemleri ile ilgili olarak süreçte de önemli kolaylıklar sağladıklarını bildirdi. Önemli bir yeniliğin de gemi inşası ve hurdaya ayrılma işlemleri ile ilgili olarak klas kuruluşlarının yanı sıra yeminli mali müşavirlerin de süreçlere dahil edilmesi olduğunu belirten Uraloğlu, bu sayede işlemlerin daha çeşitli ve esnek bir yapıya kavuşmasının da sağalmış olacağını söyledi. Teşvik başvuruları ile ödemelerinin etkin ve hızlı gerçekleştirilmesi için bürokratik süreçleri basitleştirdiklerini belirten Uraloğlu, “Ayrıca 1 ay ile sınırlı olan başvuru sürecini de tüm seneye yaydık. Bu düzenlemeler Türk bayraklı ticari filonun yenilenmesine yönelik olmakla binlikte hem çevresel standartlara hem de teknolojik yeniliklere uyum sağlanmasını da hedefliyor. Bu desteklerden sektörümüze yararlanmaya ve Türk denizciliğine yatırım yapmaya davet ediyoruz” dedi.

 

“DENİZCİLİKTE LİDER ÜLKELER ARASINDA HAK ETTİĞİMİZ YERİ ALACAĞIZ”

Bakan Uraloğlu, Bu değişikliklerle, Türk denizcilik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmanın yanı sıra daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlamış olacaklarının altını çizerek, “Dünya ticaretinin yüzde 90’ını üstlenen deniz taşımacılığının dünya ekonomisinin belkemiği olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Bu nedenle de Türk deniz filosunun büyümesi için her türlü kolaylığı sağlıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin dünya deniz ticaretinden aldığı payı artırmanın ve denizciliğin her alanında ‘Lider Denizci Ülkeler’ arasında hak ettiği yere ulaşması amacıyla gerekli adımları da atmaya da devam edeceğiz. İnanıyorum ki, sektöre yönelik adımlarımızla Türkiye, denizcilik alanındaki ağırlığını gelecekte daha fazla hissettirecek ve rekabet gücünü yükselterek denizcilik sektöründe dünyanın lider ülkelerinden biri olacaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/denizcilik-sektorune-buyuk-destek/feed/ 0
Bakan Kacır: Hürjet Kayseri’de üretilecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/#respond Tue, 14 May 2024 21:06:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8286 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kayserili işadamları ve sanayicileriyle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan TOMTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının 100 yıl sonra yeniden Kayseri’de faaliyete geçtiğini açıklayarak, “Yaklaşık 1 yıl önce biliyorsunuz ki tarihte 1925 yılında cumhuriyetin ilk yıllarında havacılıkla ilgili çok önemli çalışmalar yapılmıştı. Kayseri’de ilk uçak fabrikamız TOMTAŞ 1925’te resmi işlemleri yapılıp 1926 yılında açılmıştı. Çok kısa bir süre sonra 1928 yılında bu fabrika kapatıldı. Bugün burada aslında Kayseri’nin içerisinde bir uhde kaldı. Bu havacılık serüveni hep konuşuldu, yazıldı. Ama burada çok değerli Kayserili işadamlarımız ve TUSAŞ’ın çok değerli yöneticileri bir araya gelerek kaldığımız yerden tekrar başlama kararı aldık. Gururla şunu söylemek istiyorum; Türkiye’nin 100 yıllık hayalini gerçekleştirdi ekibimiz. KAAN’ı, Hürjet’i başarılı bir şekilde üretmiş bir ekibin başı olmaktan da mutluluk duyuyorum. TOMTAŞ ne iş yapacak? Bunu herkes merak ediyor. İlk başlangıç noktamız uçak parçaları üreterek serüvenimize başlamış bulunuyoruz. Bu çok önemli bir başlangıç. Çünkü ilk uçakla ilgili çalışmalar üretimle başlıyor. Yani Türkiye Yüzyılında TOMTAŞ’ta uçak parçaları üretilerek çalışmalar başladı. Önümüzdeki süreçte inşallah montaj faaliyetlerimiz tesislerimizde yapılacak. Bu ülkemiz için çok önemli bir başlangıç. Türkiye’nin geleceği Ar-geden, teknolojiden geçiyor. Bu istikamette Kayseri sanayicilerimizin özverili katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu faaliyetin sadece Hürjet’le sınırlı kalmayacağını düşünüyorum. İnşallah gelecekte birçok platformun burada montajı yapılacak. Umut ediyorum ki bazı platformlar burada uçarak semalarımızda yer alacak” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, TOMTAŞ’ın Kayseri’de vücut bulduğunu kaydederek Hürjet’in bu yıl sonundan itibaren Kayseri’de üretileceğini ifade etti. Bakan Kacır, “Kayseri gerçekten sıradan bir şehir değil. Kayseri sanayileşme kültüründe Anadolu’ya öncülük eden bir şehir. Kayseri’nin elde ettiği her başarı Anadolu’ya örnek oluyor. Bu açıdan son 22 yılda elde ettiğimiz kazanımları çok önemli görüyorum. Organize sanayi bölgelerimizi büyüttük. Sadece son pandemi döneminde bile 40 bin ilave istihdam oluşturduk. Yeni organize sanayi bölgeleri kuracağız, yeni endüstri merkezleri oluşturacağız ve Kayseri’yi hep birlikte Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü şekilde hazırlayacağız. Kayseri, kanaatkar insanların şehri, inançlı, çalışkan insanların şehri. Biz sizin önünüzü açmaya, varsa önünüzde engelleri kaldırmaya gayret edeceğiz. İnşallah önümüzdeki dönemde sanayicilerimizin öncülüğünde Kayseri’nin yatırım ve istihdamla, icatla ve ihracatla büyümesine katkı sunuyor olacağız. İşte 100 yılın ardından TOMTAŞ Kayseri’de vücut buluyor. İşte Türkiye’nin iftihar vesilelerinden Hürjet inşallah bu yıl sonundan itibaren Kayseri’de üretiliyor. Kayseri’de 10 sanayici bir araya geliyor KİM’i kuruyor, yüksek katma değer üretiyor. Kayseri’nin heyecanını, inancını bizler asla yalnız bırakmayacağız. Allah’ın izniyle bu inanç, bu coşku Türk gençliğinde olduğu müddetçe bu milleti hiç kimse tutamaz. Tarihin en şerefli milleti olan Türk Milleti’nin yeryüzünde adaleti hakim kılacağı günler Allah’ın izniyle yakındır” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/feed/ 0
Bakan Kacır: Türksat 6A’yı Temmuz’da uzaya göndereceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-temmuzda-uzaya-gonderecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-temmuzda-uzaya-gonderecegiz/#respond Tue, 14 May 2024 09:01:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8283 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ilk milli haberleşme uydusu Türksat 6A projesinin yüzde 81,4 yerlilik oranıyla üretim süreçlerinin tamamlandığını belirterek, “İnşallah uydumuzu 8 Temmuz haftasında uzaya göndermeye hazırlanıyoruz” dedi.

Bakan Kacır, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nde (TUSAŞ) Türksat 6A haberleşme uydusunun üretim çalışmasına ilişkin bilgi aldı. Bakan Kacır’a, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil’in yanı sıra, Askeri Elektronik Sanayi (), Türkiye Uzay Ajansı yetkilileri eşlik etti. Kacır, Türkiye’nin uzay teknolojilerinde 40 yıllık rüyasının gerçekleştiğini belirterek, “1984 yılında merhum Turgut Özal, Türkiye’nin uzayda yörünge haklarını muhafaza altına almaya gayret ederken bir yandan ODTÜ yerleşkesinde TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nü kurmuştu. Bu enstitünün, Türkiye’nin uydularını geliştirmesini hedeflemişti. Maalesef 80’li yıllar, 90’lı yıllar bu konuda çok fazla mesafe kat edemedik; ama 2000’li yıllardan bu yana Türkiye uydu geliştirme çalışmalarında çok önemli bir deneyim elde etti. Görüntüleme uydularından ortak üretim projesi Bilsat’la, daha sonra Göktürk ve nihayetinde İmece uydularıyla Türkiye, yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydularını kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ülkelerden biri haline geldi. Bildiğiniz gibi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında da İMECE’yi uzaya gönderdik. Halihazırda İMECE’den istifade ediyoruz. Haberleşme uyduları tarafında bugüne dek Türksat, 8 farklı haberleşme uydusundan istifade etti. Halihazırda bu uyduların 5’ini kullanmaya devam ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘YÜZDE 81,4 YERLİLİK ORANINA SAHİP’

Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk milli haberleşme uydusu Türksat 6A projesinin tamamlandığını ve uçuş modelinin nakliye öncesi halini görme imkanına eriştiklerini vurgulayarak, “Uzun süren çalışmalar boyunca uydunun bütün kritik alt sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesi sağlandı. Uçuş bilgisayarları, güç dağıtım düzenleme birimleri de yerli ve milli olarak üretildi. Yüzde 81,4 yerlilik oranıyla Türksat 6A’nın üretim süreçleri tamamlanmış oldu. Bu süreçte 24 çeşit ekipman yerleştirildi ve halihazırda gördüğümüz uçuş modelinde 84 farklı yerli ekipman var. Geliştirme süreçleri, test süreçleri tümüyle burada TUSAŞ bünyesinde Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezi’nde gerçekleştirilmiş oldu ve bütün proje boyunca 396 çevresel ve fonksiyonel test tamamlandı. İnşallah uydumuzu, 8 Temmuz haftasında uzaya göndermeye hazırlanıyoruz. Bu andan itibaren nakliye faaliyetleri gerçekleşecek. Daha sonra fırlatma öncesi fırlatma kampanyası dediğimiz yaklaşık 4 haftalık periyotta fırlatmayı gerçekleştireceğimiz SpaceX yetkilileriyle bizim ekiplerimiz birlikte çalışmaları tamamlayacaklar. İnşallah uydumuz 42 derecede görev yapmak üzere yola çıkıyor olacak. Fırlatma sonrasında yörüngeye yerleşme aşamasını ilk kez yine bizim ekiplerimiz kendi imkanlarımızla gerçekleştirmiş olacak. Bu da Türkiye’nin ‘Ay Projesi’ için yeni bir deneyim daha kazanmasına vesile olacak” dedi.

‘TÜRKİYE YERLİ UYDU GELİŞTİRME FAALİYETLERİNE DEVAM EDECEK’

Türksat uydularının haberleşme alanında bugüne dek 118 ülkede 3 milyarlık bir nüfusa erişme imkanı olduğunu ve Türksat 6A projesinden sonra ise bu rakamın 4,5 milyarlık bir nüfusa çıkacağını aktaran Kacır, şöyle devam etti:

“Özellikle Güneydoğu Asya’yı, Endonezya, Malezya ve Hindistan’ı kapsayan haberleşme imkanını da Türksat 6A ile birlikte elde etmiş olacağız. 4 bin 250 kilogramlık bir uydudan bahsediyoruz. Bu anlamda da daha önce yerli olarak geliştirdiğimiz yaklaşık 600 kilogram boyutundaki görüntüleme uydularımızla mukayese ettiğimizde çok daha büyük ve sofistike bir teknolojik ürününden bahsediyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde Göktürk uydusunu yenileme projesi, İmece 2, İmece 3 projeleri gerçekleşecek. Önümüzdeki dönemde Türkiye yerli uydu geliştirme faaliyetlerine devam edecek. Bütün bu projelerin her biri bizi bir sonraki proje için cesaretlendiriyor. Yeni projeler için deneyim kazanmamıza vesile oluyor. Bu projede TÜBİTAK, TUSAŞ, ASELSAN, CTech ekipleri bir arada çalıştılar. Dönem dönem 400’e yakın arkadaşımızın ortak çalışma yürüttüğü bir proje oldu. Bu da bizim için ayrı bir iftihar kaynağı. Bütün bu müesseselerimiz, bütün bu şirketler bu alanda küresel bir deneyim kazanmış oldu. Elde ettiğimiz kabiliyet, bizi dünyada haberleşme uydularını kendi imkanlarıyla geliştirebilen 11 ülkeden biri haline getirdi. İddiamızı sürdüreceğiz. Yeni projelerle, daha iddialı projelerle hem beşeri sermayemizin Türkiye’nin milli projelerine katkı vermesini sağlayacağız, hem de Türkiye’yi stratejik alanlarda yeni kabiliyetlerle, yeni yetkinliklerle tanıştırmaya, buluşturmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-temmuzda-uzaya-gonderecegiz/feed/ 0
100 bin liraya bir ayda 4 bin 500 TL https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-bin-liraya-bir-ayda-4-bin-500-tl/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-bin-liraya-bir-ayda-4-bin-500-tl/#respond Mon, 13 May 2024 21:21:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8268 Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizinde sürpriz bir artışa gitmesinin ardından bankaların TL mevduata verdikleri faiz oranları ile kredi faiz oranları da yükseldi.

TCMB’nin perşembe günü yayımladığı güncel verilere göre, 1-3 aylık TL mevduat faizi yüzde 53.63’ten yüzde 55.66’ya yükseldi. Ancak bunlar ortalama oranlar. Merkez’in son faiz artışından sonra bazı özel bankaların TL mevduata verdiği faiz oranı yüzde 55’e çıkarken; yine, bazı özel bankaların yeni müşterilerine sunduğu mevduat faizi oranlarının ise yüzde 57’ye kadar yükseldiği görüldü.

Buna göre, 100 bin TL’si olan bir vatandaş bu parasını bir kamu bankasında değerlendirmek istediğinde, hangi kamu bankası olduğuna göre değişmekle birlikte, günlük 91 liraya kadar net kazanç sağlayabiliyor. 32 gün vadede ise net kazanç 3 bin 800 ila 3 bin 986 TL aralığında değişiyor. Özel bankaların 100 bin liralık mevduata 32 gün vadede sağladıkları net kazanç, bankadan bankaya göre değişmekle birlikte 4 bin 500 TL’yi aşarken; 92 gün vadede sağladıkları net kazancın ise 13 bin lirayı aştığı görüldü.

‘HİSSEYLE YARIŞIR HALE GELDİ’

Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, 1-3 aylık vadede mevduat faizinin özellikle dövize kıyasla çok daha cazip olduğunu; aynı zamanda senediyle de yarışır hale geldiğini söyledi. Ancak Aydın, 3 aydan sonra diğer varlıkların ortalamada mevduat faizinin üzerinde bir yıllık getiri sunmasının beklendiğini aktardı. Piyasanın yılın son çeyreğinde faiz indirimi beklediğini; dolayısıyla faiz oranlarının daha fazla artmayacağının beklendiğini dile getiren Aydın, şöyle devam etti: “Hisse senedi mi mevduat mı derseniz, bir ay için mevduat öne çıkabilir. Ancak mevduat 3 ay sonra hisse senedini yenemeyecektir.”

‘YÜZDE 60’IN ÜZERİNE ÇIKABİLİR’

Gedik Yatırım Başekonomisti Serkan Gönençler ise, “Dün faiz koridorları arasındaki marj 150’den 300 baz puana çekildi. Bu, Merkez’in likidite sıkılaştırarak gecelik faizlerin yukarı gitmesini sağlayabileceği anlamına geliyor. Bu da mevduat faizlerini yukarı yönlü baskılamaya devam edecektir. Mevduat faizleri önümüzdeki dönemde yüzde 60 veya üzerine oturabilir” dedi.

‘MEVDUAT SAVAŞI BAŞLAYABİLİR’

Trive Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Tuğberk Çitilci de, “Bankalar bilanço tarafında mevduat yarışına gireceği için mevduat faizlerindeki mevcut oran daha da artabilir. Mevduat savaşı tekrar başlayabilir” ifadelerine yer verdi.

FAİZ ARTIŞI DOLAR KURUNU AŞAĞI ÇEKTİ

Merkez Bankası’nın (TCMB) yerel seçim öncesi gerçekleştirdiği sürpriz faiz artışı kurunu tarihi zirveden aşağı çekti. TCMB’nin kararının ardından dolar/TL dün bir ara 32 seviyesinin altına kadar indi.

Borsa İstanbul BIST 100 endeksinde ise dalgalı seyir devam ediyor. Dün güne yüzde 0.24 yükselişle 9 bin 162,41 puandan başlayan endeks, kapanışı ise yüzde 0.32 düşüşle 9 bin 111 puandan tamamladı.

KREDİ FAİZLERİNDE REKOR ARTIŞ

Kredi faizleri son bir haftada sert artış yaşadı.

Bazı kamu bankalarında geçen hafta yüzde 4.24 olan ihtiyaç kredisi aylık faizi 4.4’e yükselirken, bazı özel bankalarda bu oran yüzde 5’i aşmıştı. TCMB’nin önceki günkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 50’ye yükseltmesi sonrası bu oranlar daha da arttı.

TCMB verilerine göre, geçen hafta ortalama ihtiyaç kredisi faizleri bir önceki haftaya göre 1264 baz puanlık tarihi artışla yüzde 76’ya yükseldi. Böylece ihtiyaç kredisi faizlerinde 22 yılın zirvesi görüldü.

Mayıs 2023 seçimleri öncesinde Mart 2023’te ortalama ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 25’e kadar gerilemişti. Böylece sadece bir yılda ihtiyaç kredisi faizleri üçe katlanmış oldu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/100-bin-liraya-bir-ayda-4-bin-500-tl/feed/ 0
Bakan Yumaklı’dan çiftçilere müjde: Ödemeler bugün yapılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/#respond Sun, 12 May 2024 21:30:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8246 Şanlıurfa’da temaslarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin son 22 yıldaki gelişimini aktardı. Türkiye ekonomisinin dünyada 11’inci sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, suyun verimli kullanılması konusunda da çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. Çiftçilere mazot ve gübre destek ödemeleri müjdesi de veren Bakan Yumaklı, “Bugün pamuk üreticilerimize mazot ve gübre desteği ödemesi olarak 1.6 milyar TL’lik bir ödeme yapmış olacağız. İnşallah hesaplara geçmiş olacak” dedi.

Türkiye’nin dünyanın en büyük 11’inci ekonomisi olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “AK Parti aziz milletimizin teveccühüyle Türkiye’nin her aşamadaki gelişmesini, ilerlemesini sağlayan, adeta bir anahtar oldu. Milletimizin sesi oldu, gücü oldu. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü ve büyük Türkiye’nin lokomotifi oldu. Dolayısıyla bizler de bu teveccühe layık olmanın gayreti içerisindeyiz. İlk günkü aşkla, şevkle, Halka hizmetin Hakka hizmet olduğunu düşünen, bilen, buna inanan bir davanın mensupları olarak gece gündüz demeden çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi aşk ile koşan yorulmaz. Ülkemize yakışan vizyon ve değerlerle milletimizin duaları ve destekleriyle inşallah büyük Türkiye’yi inşa ediyoruz. Satın alma gücü paritesine göre Türkiye dünyanın 11’inci büyüklükteki ekonomisine sahip. 2023 yılındaki kişi başına milli gelirimiz 13 bin doları aştı. Tarımdan ulaşıma, milli uzay programından sağlık sistemine, uluslararası diplomasiye kadar Türkiye artık kendi kabına sığmayan, yeni ufuklara yelken açmış bir ülke. Yüzüncü yılını tamamlamış Türkiye Cumhuriyeti’nde ikinci yüzyılının da startını vermiş, güçlü, büyük ülke ancak benim bakanlığım, yani Tarım ve Orman Bakanlığının uhdesindeki hayat perspektiften bakacak olursak da bizler güçlü tarımın güçlü Türkiye’nin anahtarı olduğu anlayışıyla tarımda da inşallah üretimin ve üreticinin 100 yılını inşa etmiş olacağız” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİZİM ÜLKEMİZİ DİĞER ÜLKELERDEN ÇOK DAHA FAZLA EKLEMİŞ OLACAK”

Bu günün Dünya Su Günü olduğunu hatırlatarak suyun önemine değinen Bakan Yumaklı, “Bugün 22 Mart Dünya Su Günü, suyu korumakla, suyu verimli kullanmakla ki Şanlıurfa herhalde bunun en çok kıymetini bilen illerimizden bir tanesi, belki de birincisi. Yaptığımız bütün işlerde, bütün üretimlerimizde, tarımsal üretimlerimizde suyun son derece büyük bir önemi var ancak bugüne mahsus, özellikle 2023 yılının ocak ayında Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde su seferberliği başlatmıştık. Daha sonra, 6 gün sonra maalesef dünyanın gördüğü en büyük felaketlerden birini ülkemiz yaşadı. Bir süre ara vermek durumunda kaldık ama yeniden 2023 yılının son çeyreğinde su seferberliği konusunu başlattık, neden, biraz önce söylediğimiz gibi güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer, güçlü tarım için de bizim su ve sulama açısından bütün unsurlarıyla hazır halde olmamız gerekir ancak bu da yetmiyor. Suyu verimli kullanmamız gerekir çünkü iklim değişikliği konusu bizim ülkemizi diğer ülkelerden çok daha fazla eklemiş olacak. Tarım da bunun yüzde 77’sini suyu kullandığına göre bu anlamdaki verimlilik de son derece önemliydi. Bu vesileyle Şanlıurfa’da bütün Türkiye’mize tekrar suyun hayatımızdaki öneminin bundan sonra çok daha fazla artacağını yaptığımız her işte, ister bu tarımsal üretim olsun, ister sanayi üretimi olsun, isterse diğer dallar olsun, suyun merkezde olduğunu ve olacağını tekrar belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Şanlıurfa’ya yapılan tarım yatırımlarını da aktaran Bakan Yumaklı, “Tabi suyla alakalı ve sulamayla alakalı Şanlıurfa’ya yapılan, son 22 yılda tarımsal üretimi de katarsak 205 buçuk milyar liralık tarımsal yatırım ve destek söz konusu. Tarımsal ihracatının 12 katına çıktığı, ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi coğrafi işaretli ürünlerin Şanlıurfa için de önemine binaen 47 ürünün coğrafya işaretli ürünler kapsamına alındığını da belirtmek istiyorum. Özellikle tarımsal desteklerimizin bu manada, 2023 yılı itibariyle 37 kat arttığını da söylemek istiyorum. Süt üretimi artışı son 22 yılda yüzde 229 oldu. Arı kovanı sayısı 8 binden 206 bine çıktı. Yani 26 kat arttı. Yine iç sulardaki balık üretimi 19 kat arttı. 5 barajımız var, 4 göletimiz, 41 sulama tesisimiz var. 3.3 milyon dekar araziyi sulamaya açtık. Ayrıca bir HES yaptık. Şimdi Şanlıurfa’da yaklaşık 9.4 milyon dekarlık dokuz ova da yine koruma altına alınmış oldu. 2024 yılı yatırım programındaki 55 milyar lira maliyetli 164 adet su ve sulama tesisini Şanlıurfa’mıza kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yıl itibariyle toplam 29 milyon lira kaynağı olan 5 yeni projemizi bitkisel üretimi geliştirmek üzere yine Şanlıurfa’ya ayırmış durumdayız. Ormancılık alanında da istediğimiz seviyede değil, bunu da geliştirmek adına 2024 yılında yaklaşık 39 milyon liralık bir kaynak yine Şanlıurfa’mıza ayrılmış durumda. 2024’te bir bal ormanı, bir millet ormanı kurulup 166 bin fidanı da dikmeyi planlıyoruz inşallah” şeklinde konuştu.

“MAZOT VE GÜBRE DESTEKLERİ BUGÜN HESAPLARA YATACAK”

Şanlıurfa’da çiftçilere müjde de veren Bakan Yumaklı, pamuk üretiminde mazot ve gübre desteklemelerinin bugün çiftçilerin hesabına yatırılacağını belirterek, “Hep söylediğimiz gibi ianesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bütün bu destekleri geçmişte söyledim ancak biliyorum Şanlıurfa’da da beklenen bir konu, pamuk üreticilerimizin destekleri konusu. Bugün pamuk üreticilerimize mazot ve gübre desteği ödemesi olarak 1.6 milyar TL’lik bir ödeme yapmış olacağız. İnşallah hesaplara geçmiş olacak. Bu da hayırlı uğurlu olsun. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle şimdi tek hedefimiz ve bundan sonra ülkemize kazandırdığımız hizmetlerin zirvesi olarak gördüğümüz Türkiye yüzyılı hedeflerine ulaşmak. Daha fazla çalışmamız gerekiyor. Daha fazla yatırım yapmamız gerekir ancak diğer bir konuyu unutmamak gerekir o da gerçek belediyeciliği Şanlıurfa’ya devamını sağlayacak bir sonuca ulaşmak gerekir ki şehirlerimizin, ilçelerimizin gücüne güç katılmış olsun. Dolayısıyla ben halihazırda mevcut başkanımız olan ve AK Parti Şanlıurfa Belediye Başkan Adayı Zeynel Abidin Beyazgül ve bütün ilçe belediye başkanı adaylarımıza buradan başarılar diliyorum. El ele vereceğiz, inşallah Şanlıurfa’yı Türkiye 100 yılının parlayan yıldızlarından bir tanesi yapacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-ciftcilere-mujde-odemeler-bugun-yapilacak/feed/ 0
Tasarruf amaçlı konut alımı azaldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tasarruf-amacli-konut-alimi-azaldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tasarruf-amacli-konut-alimi-azaldi/#respond Sun, 12 May 2024 21:22:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8239 GYODER’in Ziraat GYO’nun katkıları ile hazırladığı ‘GYODER Gösterge’ 2023 4. Çeyrek Raporu’na göre, 2023 yılı dördüncü çeyrek konut satışları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yaklaşık yüzde 23,9 oranında gerileme kaydederek 325.852 adet oldu. 2023 yılı genelinde ise toplam konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 17.5 düşüşle 1.225.926 adede gerileyerek son sekiz yılın en düşük seviyesine indi.

Satış türlerine göre ise farlılık, ipotekli satışlarda yaşandı. 2022 yılında 280 bin adet ipotekli konut satışı yapılırken 2023 yılında ise yüzde 36,6’lık bir düşüş ile 177 bin adet düzeyinde gerçekleşti. İpotekli satışlardaki azalma konut kredi faizlerinde ve konut fiyatlarındaki artışın etkisiyle meydana gelmiş görülüyor. İlk el satışlarda da 2023 yılında gerileme belirgin bir hal alarak bir önceki seneye göre yüzde 17,5’lik düşüşle 379 bin adet düzeyinde gerçekleşti.

Yabancılara yapılan konut satışları ise oldukça sert bir gerilemeye sahne oldu. Yabancıya yapılan satışlar 2023 yılında bir önceki seneye göre yüzde 48,1 azalarak 35 bin adet satış gerçekleşti.

Konut piyasasında yavaşlamada konut finansmanına erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarındaki artışın etkili olduğu görüldü.

İSTANBUL’DA METREKARE FİYATI 44,532 TL

Konut fiyatları, Eylül 2022’de yıllık bazda en yüksek artış oranı olan yüzde 189,1’e ulaşılmasının ardından on dört ay üst üste düşüş kaydederek yüzde 82,8’e geriledi. Reel artış ise 2022 yılı kasım ayında yüzde 48,9 seviyesinde iken 2023 yılında reel artış yüzde 12,8 oldu. Yeni konut fiyatlarında da konut fiyatlarıyla benzer bir tablo görülmekte olup kasım ayı itibarıyla yıllık bazda nominal yüzde 88,4, reel yüzde 16,3 oranında artış gerçekleşti. Konut fiyatlarının ulaştığı mevcut seviye itibarıyla alım gücünde azalma meydana gelmiş ve bu durum konut fiyatlarındaki artış hızının azalmasının önemli etkenlerinden birisi olmuştur. Kasım 2023 itibarıyla Türkiye genelinde konut birim fiyatları 30.319 TL/m²’ye yükselirken İstanbul’da konut birim fiyatları 44.533 TL/m², İzmir’de 35.465 TL/m², Ankara’da 23.292 TL/m² oldu.

KONUT FİYATI HANE HALKI HARCANABİLİR GELİRİNİN 4.85 KATI

Rapora göre, İstanbul’da konut fiyatları ortalama hane halkı harcanabilir gelirin 4,85 katı oldu.
2023 yılı 4.çeyrek döneminde İstanbul’da 100 m2’lik bir konut için kullanılacak konut kredisinin aylık taksitleri ise hane halkı harcanabilir gelirinin yüzde 101’i oranında.

2023 yılı aralık ayı sonunda konut kredisi hacmi 438,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Konut kredilerinin bireysel krediler içindeki payı 2023 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,7 azalarak yüzde 16,2 oldu.

Raporda enflasyonist ortamın getirdiği reel getiri arayışı başta konut olmak üzere tüm gayrimenkul çeşitlerinde talebini oldukça artırdığına dikkat çekilerek, şöyle denildi: “Ancak gerek kredi mekanizmasında yaşanan yavaşlama gerekse gayrimenkul edinimi için kullanılacak tasarrufların azalması talebi törpülemektedir. Tasarruf amaçlı konut alımlarında 2023 yılı son altı aylık döneminde giderek azalma eğilimi göstermektedir.”

GAYRİMENKUL VE KONUT FONLAMA MEKANİZMASI KURULMALI

Raporda, “Gayrimenkul ve Konut Fonlama Mekanizmalarının” kurulmasının faydalı olduğuna dikkat çekildi. Konuyu değerlendiren GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Arz ve talebin dengelenmesinin zaman alabileceği unutulmamalı. Ancak fiyatların devamlı artması sürdürülebilir bir durum da değil. Gerek TCMB verileri gerekse de diğer kurumların verileri ‘balonlaşma’ eğilimi gösteren bazı taşınmaz türlerinin sönümlendiğine işaret etmektedir. İnşaat ve buna bağlı sektörlerin etkin işleyişi ile talebin daha sağlıklı oluşması için bazı kurumlara ihtiyaç duyulduğunu gözlemlemek mümkün. Bunların başında ise fonlama mekanizmalarının oluşumunun sağlanması ve fon akışlarının daha rasyonel bir biçimde tedarik edilmesi gelmekte. Ancak bu yapı tüm bileşenleri ile hayata geçirildiğinde ekonominin tümü için ciddi bir kazanım sağlayabiliriz” diye konuştu.

LOJİSTİK STOKUNUN YÜZDE 95’İ KULLANILIYOR

Rapora göre 2023 yılında toplamda 135 bin m2 lojistik depo kiralama işlemi gerçekleşti. Gerçekleşen depo kiralama işlemlerinde geçen yıla göre alan bakımından yüzde 137’lik önemli bir artış kaydedilse de işlemler arz kısıtı nedeniyle 5 yıllık ortalama kiralama işlem hacminin yüzde 26 altında gerçekleşti. İstanbul Asya pazarındaki arzın sınırlı olması nedeniyle işlemler Kocaeli ve İstanbul Avrupa bölgelerinde yoğunlaştı.

İstanbul ve Kocaeli illerinde 2023 yılı 4. çeyrek itibariyle toplam lojistik stokunun yüzde 95’i kullanılıyor. İstanbul Avrupa yüzde 2, İstanbul Anadolu yüzde 1,1 ve Kocaeli yüzde 1,8 boşluk oranı görülüyor. Raporda İstanbul’da depo altyapısını güçlendirmeye yönelik stratejik çözümlere ihtiyaç duyulduğuna ve organize lojistik bölgelerinin oluşturulması amacıyla arazi tahsislerinin zorunlu olduğuna değinildi.

2025’TE AVM ARZI 14.5 MİLYON METREKAREYE ULAŞACAK

Rapora göre 2023 yılında büyük çaplı ofis yatırım işlemi gerçekleşmemişken orta ve uzun vadede yatırım işlemlerinin hızlanması bekleniyor. 2023 4. çeyrek itibariyle 12 ayda İstanbul genelinde toplam kiralama işlemi 315 bin m² olarak gerçekleşirken, 4. çeyrekte boşluk oranı ise yüzde 12,1 olarak gerçekleşti.
2023 yılının 4. çeyrek dönemi itibarıyla Türkiye’deki mevcut alışveriş merkezi arzı 446 adet alışveriş merkezinde 14 milyon m2 seviyesini geçti. 2023 yılında ülke genelinde toplam 137 bin m² kiralanabilir alana sahip 5 alışveriş merkezi açılarak perakende pazarına giriş yaptı. Mevcutta 532 bin m² kiralanabilir alana sahip 16 adet alışveriş merkezi inşaat halinde. 2025 yılı sonu itibarıyla tamamlanması planlanan projeler ile birlikte Türkiye genelinde toplam arzın 14,5 milyon m² seviyesine ulaşması bekleniyor.

GYF PAZARI YÜZDE 121 BÜYÜDÜ

Rapora göre Gayrimenkul Yatırım Fonlarının (GYF) büyüklüğü bir önceki çeyrek döneme göre yüzde 56,5 artış göstererek 75.8 milyar TL seviyesine ulaştı. GYF pazarı toplam büyüklüğünün, 2018 yılı son çeyreğinden itibaren her çeyrek pozitif yönde arttığı gözlemlendi.
Bu yılın dördüncü çeyrek rakamları, 2022 yılının aynı çeyreği ile kıyaslandığında GYF pazar büyüklüğü son bir yıllık periyotta yüzde 121,7 büyüme gerçekleştirerek 34,2 milyar TL seviyesinden 75,8 milyar TL büyüklüğe ulaştı.

GYO SAYISI 48’E YÜKSELDİ

Raporda, 2023 yılının yeni Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) kuruluşları açısından önemli bir yıl olarak göze çarptığına dikkat çekildi. 2023’te 9 yeni GYO kuruldu ve toplam GYO sayısı 48’e yükseldi. 2022 yılında 245 milyar TL olan GYO’ların toplam piyasa değeri, bu 9 yeni GYO ile birlikte son çeyrekteki küçülmeye rağmen 343 milyar TL’ye ulaştı.

Halka açıklık oranının 2022 sonundaki değeri olan yüzde 45,3’ten yüzde 43,9’ya gerilediği 2023 yılında fiili halka açıklık oranı ise bir puanlık düşüşle yüzde 32,43 olarak gerçekleşti. Yabancı çıkışının devam ettiği 2023’te net çıkışlar 135 milyar TL’ye ulaştı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tasarruf-amacli-konut-alimi-azaldi/feed/ 0
Perşembenin galibi değişmedi… ‘İnci Taneleri’ yine zirvede https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/persembenin-galibi-degismedi-inci-taneleri-yine-zirvede/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/persembenin-galibi-degismedi-inci-taneleri-yine-zirvede/#respond Sun, 12 May 2024 21:19:06 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8234 Kanal D ekranında her perşembe akşamı yayınlanan İnci Taneleri’nin son bölümü yine gündem oldu. Azem (Yılmaz Erdoğan) oğlu Cihan (Kubilay Aka) ile eşi Hande’nin mezarlığına gitti. Azem’in karısının mezarı başında “Sana verdiğim sözün yarısını tuttum, geriye kaldı elmamızın diğer yarısı…” sözleri izleyicilerin yüreğine dokunurken, Azem ve Cihan’ı uzaktan izleyen kadının kim olduğu ise merak uyandırdı.

Özgür babasına annesini onun öldürmediğini ispat edene kadar onu görmek istemediğini söyledi. Azem de “Ne olursa olsun, ben kızımı bulacağım. Ondan sonra verecek bir selamın olursa görüşürüz” dedi.

“YAZAN KALEM SİYAH”

Azem, Dilber ile iftardan sonra Kasım ve Nergis’in evine gitti. Dilber oğlu Alişan’ı başka okula kaydettirmek konusunda yaşadığı sıkıntıları anlattı. Azem de oğlu Cihan ile Hande’nin mezarı başında vedalaştığını söyleyince evdekiler bu duruma çok üzüldü. Arkadaşlarının türkü isteğini kıramayan Azem “Yazan kalem siyah” türküsünü söyledi. İzleyicilerin yüreğine dokunan bu sahneler sosyal medyada da çok konuşuldu.

CİHAN’IN BAŞI BELADA

Cihan, (Kubilay Aka) Elif (İrem Çıray) ile bir kafede otururken Berzan (Fatih Yücebağ) ve adamları Cihan’ı zorla Sırat’ın (Emrah Aytemur) yanına götürdü. Bunun üzerine Elif, Cihan’ın başına bir şey gelmemesi için Güngör’e durumu anlattı. Güngör’ün kafesinde toplanan Necmi ve Azem Cihan’ı kaçıranın Sırat olduğunu öğrendi. Azem, Necmi’den (Onur Akbay) Sırat hakkında bilgi aldı ve onun mekanına gitti.  Oğlu için çok endişelenen Azem, “Sizin Cihan dediğiniz adam benim oğlum. Özgür o, Özgür’üm benim. Sizin saçma sapan fikirleriniz onun hayatını mal olabilir. Şu andan itibaren eğer oğlum söz konusuysa sen ve bütün çocuklar ben ne diyorsam onu yapacak.” diyerek rest çekti.

Azem, bir hamle yaparak Berzan ile buluştu ve ona teklifte bulundu. Ertesi gün Sırat adamlarıyla birlikte Cihan’ı otoparka götürdü. Azem, Sırat ile özel görüşmek istediğini söyledi. Sırat’a patronunun sevgilisiyle olan görüntülerini izleten Azem “Cezaevinde geçirdiğim yıllarda ben bu raconları biraz öğrendiysem sen artık ölü bir adamsın. Şimdi oğlumu bırakacaksın bir daha da asla karşısına çıkmayacaksın hayatta kalmak istiyorsan tabi.” diyerek racon kesti. Görüntülerden sonra morali bozulan Sırat teklifi kabul etti.

PİRAYE GERÇEKLERİ ÖĞRENECEK Mİ?

Piraye’nin abisi Talip’in (Suat Güzey) isteği üzerine Niyazi (Muhammet Kulu) Azem hakkında bilgi toplamak için onu gizlice takip etti ve Azem’in Dilber ile olan samimi fotoğraflarını Piraye’ye gösterdi. Fotoğrafları gören Piraye büyük hayal kırıklığına uğradı.  “Hırka” şarkısı eşliğinde gelen bu sahneler izleyicileri derinden etkiledi.

ZAHİR, ALİŞAN’I KAÇIRDI

İnci Taneleri final sahnesiyle izleyenleri bir kez daha ekrana kilitledi. Zahir, saklandığı yerden çıktı ve adamlarıyla birlikte Dilber’in kaldığı otele gitti. Oğlunu yalnız yakalayan Zahir, onu kandırıp kaçırdı. Odasına döndüğünde oğlunun Zahir tarafından götürüldüğünü öğrenen Dilber adeta yıkıldı ve gözyaşlarına boğuldu.

TÜM KATEGORİLERDE 1’İNCİ

İnci Taneleri’nin dokuzuncu bölümü yine izleyicinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Duygusal sahneleri ile dikkat çeken bölüm üç kategoride de yüksek izlenme rakamlarına ulaşarak reytinglerin zirvesine oturdu. Çarpıcı diyalogları ve dram sahneleri ile ekrana gelen bölüm reytinglerin yanı sıra; sosyal medyada da TT listelerinde yer aldı.

GÜÇLÜ KADRO, GÜÇLÜ SENARYO

BKM imzalı yapımın güçlü oyuncu kadrosunda Yılmaz Erdoğan ile birlikte Hazar Ergüçlü, Selma Ergeç, Kubilay Aka, Güven Kıraç ve Yasemin Baştan yer alıyor. Herkesin ‘inci’likli bir hikayesinin olduğu projenin yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez oturuyor.

“Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” yeni bölümleri ile her perşembe akşamı Kanal D’de ekrana gelecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/persembenin-galibi-degismedi-inci-taneleri-yine-zirvede/feed/ 0
Yatırımcının zor kararı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yatirimcinin-zor-karari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yatirimcinin-zor-karari/#respond Sat, 11 May 2024 21:04:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8214 FİNANSAL yatırım araçlarının yılın ilk çeyreğindeki performansları netleşmeye başladı. Hürriyet’e konuşan uzmanlar, bu yıl özellikle döviz tarafında enflasyonun altında getiri bekliyor. Uzun vadede ise en fazla getiriyi senetlerinin sağlayacağı tahmin ediliyor. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) verilerine göre de bu yılın ilk üç ayında en çok kazandıran yatırım araçlarında hisse senedi fonları öne çıktı. Ancak pek çok riski de var.

HİSSEDE % 600’Ü AŞAN GETİRİ

TEFAS verilerine göre, 21 Mart 2024 itibarıyla hisse senedi şemsiye fonu yılbaşından bu yana yüzde 22.87 oranında getiri sağladı. Borsa İstanbul BIST 100 endeksindeki getiri ise yılbaşından bu yana yüzde 19.8 oldu. Bunu yüzde 16.5 ile , yüzde 9.6 ile para piyasası fonları izledi. Doların yatırımcısına ilk üç ayda sağladığı kazanç yüzde 8.9 olurken; tahvil, bono gibi borçlanma araçları fonlarının yılbaşından bu yana getirisi de yüzde 8.5 oldu. Bitcoin’in sene başından bu yana sağladığı getiri ise yüzde 50’yi buldu.

‘TEKRAR AYNI KAZANÇ OLMAZ’

Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, bu yıl en fazla getirinin hisse senetleri ve değerli metaller tarafından gelmesinin beklendiğini söyledi. “Hisse senedinin gelecek bir iki sene içinde iyi bir getiri sağlayacağını düşünüyorum ama son üç yıldaki kadar olmaz” diyen Aydın, “Çünkü geçen sene faizler yüzde 30 iken hisse senedi potansiyeli yüzde 100 idi. Dolayısıyla o risk alınıyordu. Önümüzdeki bir yıl boyunca aynı getirinin olacağını düşünmüyorum. Son üç yılda sağlanan yüzde 600’lük getiri çok kolay değil, sektörel ayrışmalar olur” diye konuştu.

‘ENFLASYONA YENİLEBİLİRLER’

Uzmanlar, bu yıl döviz yatırımcısının reel kayıp yaşama ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor. Aydın, bu konuda “Enflasyonla mücadele dönemindeyiz. Parasal sıkılaşma, miktarsal sıkılaşma mevcut. Dolayısıyla dolar düşmeyecek ama hafif yükselecek. Enflasyonun altında bir kazanç olacağı için reel kazançtan bahsedemiyoruz” dedi. Aydın ayrıca, dolar kuru ve ons altındaki yükselişin etkisiyle gram altının yıl sonunda enflasyona yenilmeyen yatırım araçları arasında yer alabileceğini dile getirdi.

İnfo Yatırım Satış ve Pazarlama Direktörü Ali Acer de Aydın gibi bu yıl hisse senedi fonları, hisse senetleri ve mevduat faizinin getiri açısından daha ön planda olabileceğini söyledi. “Hisse senedi fonları tecrübesi olmayanlar için de avantajlı. Enflasyonu yenebiliyorlar” diyen Acer, “Bu yıl da getiride öne çıkacak gibi duruyorlar” diye konuştu.

‘PORTFÖYÜN % 65’İ TL’DE TUTULMALI’

ATA Portföy Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Özşahin, TL varlıkları cazip kılacak yeni önlemleri beklediklerini söyledi. “Her seçim döneminde olduğu gibi tasarruf sahiplerinin risk iştahının azaldığı ve daha korunaklı enstrümanları tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz” diyen Özşahin, “Seçim sonrası portföylerin yüzde 65’inin TL, yüzde 35’inin döviz varlıklarda değerlendirilmesinin en optimal getirileri sağlayacağını düşünüyoruz” ifadesini kullandı.

BORSADA YABANCI BEKLENTİSİ

BAHÇEŞEHİR Üniversitesi Uluslararası Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakkı Öztürk, “Son 3 yılda 2021 Eylül-2023 Mayıs seçimlerine kadar uygulanan negatif reel faizli para politikası (düşük mevduat faizi) yatırımcıların dolar almasına neden oldu ve zaten KKM de bu yüzden çıktı. TL’de kalan yatırımcıların çoğu ise hisse senetlerine yatırım yaptı ve düşük faiz politikası borsayı besledi. Son 3 yılda BIST 100 endeksi ve hisse senetleri fonları enflasyondan çok daha fazla getiri sağladı” dedi.

“Yıl sonuna kadar borsada enflasyon üzerinde reel getiri olur mu tahmin etmek zor” diyen Öztürk, “Ancak yerel seçimlerden sonra yabancı yatırımcılar hisse senedi piyasasına ilgi gösterirlerse yabancı yatırımcı öncülüğünde borsada yükseliş yaşanabilir. Tabii ki hisse ve sektör bazında hareketler olacaktır” dedi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yatirimcinin-zor-karari/feed/ 0
Uluslararası rapor açıklandı… Türkiye fiberde Avrupa ikincisi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-rapor-aciklandi-turkiye-fiberde-avrupa-ikincisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-rapor-aciklandi-turkiye-fiberde-avrupa-ikincisi/#respond Sat, 11 May 2024 21:01:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8209 TÜRKİYE, 5G’ye geçiş için kritik öneme sahip fiber altyapıda yakaladığı başarıyla uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekti. Fiber bağlantı alanında Avrupa’nın en önemli kuruluşlarından FTTH Avrupa Konseyi’nin ‘FTTH/B Market Panorama in Europe’ raporuna göre Türkiye, eve kadar fiberde 18 milyon hane erişimi ile Avrupa’da ikinci sırada yer aldı. Bir önceki yıl üçüncüyken, 2023’te ikinciliğe yükselen Türkiye, İngiltere, İspanya, Almanya ve İtalya gibi ülkeleri geride bıraktı ve ilk sıradaki Fransa’ya da bir adım daha yaklaştı. Türkiye aynı raporda FTTH/B (eve kadar fiber) abone sayısındaki artışla da Fransa ve İspanya ile birlikte ilk 3 Avrupa ülkesi içinde yer aldı. Nüfusuna ve zorlu coğrafi şartlara rağmen zirveye oynayan Türkiye, ulaştığı rakamlarla iddiasını ortaya koydu.

ÖNEMLİ YOL KATEDİLDİ

Avrupa’nın en büyük fiber optik etkinliği olan FTTH Konferansı 19-21 Mart’ta Berlin’de gerçekleşti. Konferansta yer alan Türk Telekom fiber ağlardaki son gelişmeleri ve çalışmalarını paylaştı. Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda lokomotif rol üstlendiklerini söyleyen Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, fiber ağlarda kat edilen mesafeye vurgu yaptı. “Fiber yatırımlarını her yıl artırarak, sadece kârlı değil karlı bölgelere de ulaşıyoruz” diyen Önal, “Yeni dijital dünyanın gereksinim duyduğu hızlı ve kesintisiz iletişim hizmetini sunmak için Türkiye’nin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar her köşesini fiber ağlarla örüyoruz. Türkiye’nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) üçüncü çeyrek verilerine göre 549 bin km’lik toplam fiber ağ uzunluğunun 427 bin km’sini Türk Telekom olarak tek başımıza tesis etmiş durumdayız. 2023 yıl sonu itibariyle fiber ağ uzunluğumuzu 437 bin km’ye çıkardık” şeklinde konuştu.

Ümit Önal

KARARLILIK GÖSTERGESİ

Türkiye’nin fiber altyapı konusunda Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığının belirten Önal, FTTH Council Europe’un Eylül 2023 verilerine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Rapora göre, eve kadar fiber erişim sayısında 18 milyon hane ile Avrupa’da ikinci ülke konumundayız. Aynı kurulun bir önceki raporunda üçüncü sırada yer alıyorduk. Bu yılki raporda İspanya’yı arkamızda bıraktık. Bu kısa sürede ikinci sıraya yükselmemiz fiber altyapı konusunda ne kadar kararlı ve istikrarlı bir biçimde çalıştığımızın önemli bir göstergesi. Ayrıca, hem eve kadar fiber erişim artışında hem de abone artışında Avrupa’da ilk 5 ülke arasında yer almamız bizim adımıza gurur verici.”

‘5G’DE DENEYİMİ YAŞATTIK’

TÜRK Telekom’un 5G alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Önal, şirketin bu alandaki bazı projelerini şöyle anlattı:“Halka açık ilk bireysel 5G deneyimi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı öncülüğünde, İstanbul Havalimanı’nda başlatıldı. Türkiye’de ilk akıllı fabrika uygulamasını iş ortaklarımızla hayata geçirdik. Spor alanında ilk canlı 5G maç yayını, sağlık alanında 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi proje hayata geçirildi. Atatürk Kültür Merkezi’ndeki 5G destekli kültür sanat projesini yaptık.”

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uluslararasi-rapor-aciklandi-turkiye-fiberde-avrupa-ikincisi/feed/ 0
Mezarlıkta sürpriz ziyaretçi… Azem ailesini bir araya getirebilecek mi? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mezarlikta-surpriz-ziyaretci-azem-ailesini-bir-araya-getirebilecek-mi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mezarlikta-surpriz-ziyaretci-azem-ailesini-bir-araya-getirebilecek-mi/#respond Fri, 10 May 2024 22:03:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8202 Dizinin yeni bölümünde, 

Azem oğlu Özgür’ü (Cihan) de alarak eşi Hande’nin mezarına geldi. Azem, “Bak sana kimi getirdim. İnsan bir şeyin hayalini çok uzun süre kurduğunda söz de hükmünü yitiriyor artık. Sana verdiğim sözün yarısını tuttum. Geriye kaldı elmamızın diğer yarısı” dedi.

AZEM’İ İZLEYEN KIZI MI? İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Azem ile Cihan mezar başında duygularını ifade ederken bir kadının uzaktan izlemesi dikkat çekti. Özgür babasına annesini onun öldürmediğini ispat edene kadar görmek istemediğini söyledi. Azem de, ‘Ne olursa olsun, ben kızımı bulacağım. Ondan sonra verecek bir selamın olursa görüşürüz’ dedi.

‘AZEM’DEN ALİŞAN’A YOĞUN İLGİ’

Azem otele geldiğinde Dilber oğlu Alişan’ın ondan matematik öğretmesini istediğini söyledi. Dilber bu konuda çok iyi olmadığından Azem’den bunu yapmasını rica etti. Piraye’yi Ayça’nın müdürü aradı, genç kızın ödevlerini yapmadığını ifade etti.

Piraye kızına ödevlerini yapmasını söyleyince Ayça, Azem hocasının eve ödev vermenin doğru bir yöntem olmadığını söylediğini belirtti. Dilber çocuğuna ders veren Azem’e ‘Bir ev tutarsak sen de oturacak mısın bizimle?’ diye sordu. Azem şu an önemli olanın Alişan olduğunu söyledi.

DİLBER’İ KIZDIRAN GÖRÜŞME – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Dilber oğlu Alişan’ın eğitiminin devam etmesi için bir okulla görüşmeye geldi. Dilber okul müdüresi Zühal ile görüşürken işini söyleyince Zühal’in tavrı değişti, doluluktan ötürü Alişan’ı okula kabul edemeyeceğini söyledi.

Zühal’in tavrının değiştiğini fark eden Dilber, çıkmak üzereyken ‘Çocuğumun okuluyla benim yaptığım işin ne alakası var?’ diye sordu. Zühal, ‘Dilber hanım, yaptığınız işin çocuğunuzun hayatıyla çok ilgisi var.’ cevabını verdi.

Azem’i takip ettiren Talip, Niyazi’den bilgi toplamasını istedi. Niyazi de emirleri yerine getirdi.

CİHAN, SIRAT’IN ELİNDE! – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Cihan (Özgür) kız arkadaşı Elif’le yemek yerken Sırat’ın adamları mekana geldi. Sırat’ın sağ kolu Berzan, Cihan’ın yanına gelerek Sırat’ın konuşmak istediğini söyleyerek ‘Bu bir rica değil’ dedi. Elif’in yanında zor bir duruma düşmek istemeyen Cihan, Sırat’ın adamlarıyla beraber mekandan ayrıldı.

CİHAN’DAN SIRAT’A REST!

Cihan’ı esir alan Sırat şu ifadeleri kullandı:

“Cihan anlıyorsun değil mi? Bak üç tane adam yolluyorum seni aldırıyorum. Bu kadar basit. Peki sen neyine güveniyorsun da bu kadar artistlik yapıyorsun. Şimdi Terzi Dayı’nın hatırına bir şekilde senin hayatını bağışladık. Peki sen ne yaptın? Dayının yanında beni küçük düşürdün.”

Sırat, Berzan’a Cihan’ın yakınlarındaki adamlardan birisini aramasını istedi. Berzan şartlarını söylemek için Necmi’yi aradı. Necmi telefonu açınca Azem devreye girdi, Sırat da babasının açtığını öğrenince telefonu eline aldı. Şartları sıralayan Sırat, “Yarın sabah otoparkı boşaltıyorsun, gerçek sahibine, bana geri veriyorsunuz. Bir de siz bu video işlerini çok seviyorsunuz diye. Biz de Cihan’la bir video çekeceğiz. Abi senden özür diliyorum diyecek.” ifadelerini kullandı. Cihan özür dilemeyi kabul etmeyince Sırat tarafından darp edildi.

AZEM OĞLUNU KURTARDI – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Azem ile Necmi, daha önce Cihan’ı uyaran Berzan’la görüşme ayarlayarak ondan yardım istedi. Berzan’ın da yardımıyla Azem ile Sırat otoparkta yan yana geldi. Sırat, Cihan’ı serbest bırakmak için herkesin içinde özür dilemesini istedi. Azem de Sırat’a önemli bir konu için özel görüşmek istediğini belirtti. Sırat’ın patronunun sevgilisiyle olan yakın anlarının kaydını gösteren Azem, bunları patronu görmek istemiyorsa Cihan’ı serbest bırakması gerektiğini vurguladı. Görüntülerden sonra morali bozulan Sırat teklifi kabul etti.

ZAHİR ORTAYA ÇIKTI

Polisler Zahir’i bulmak için kardeşini takip etti. Çiğ köfte dükkanına gelen ekipler Zahir’in gizli bölümünü buldu. Polislerin dükkanına geldiği anlar da Zahir’de adamlarıyla beraber otele gelerek oğlu Alişan’ı kaçırdı. Dilber oğlunu göremeyince krize girdi.

PiRAYE’Yİ SARSAN FOTOĞRAFLAR

Niyazi, Talip’in verdiği görevi yerine getirdi. Azem ve Dilber’in birlikte görüntüleyen Niyazi fotoğrafları patronu Piraye’ye gösterdi. Dilber ve Azem’i sarmaş dolaş gören Piraye büyük şok yaşadı.

AZEM’İN KIZI ORTAYA MI ÇIKTI

Dizinin final sahnesinde Azem’in eşi Hande Yücedağ’ın mezarı başında dua eden bir kadına yer verildi. Dizinin takipçileri, ‘Azem’in kızı ortaya çıktı’ yorumlarında bulundu. Azem’in ailesini bir araya getirip getiremeyeceği merak konusu oldu.

 

  

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mezarlikta-surpriz-ziyaretci-azem-ailesini-bir-araya-getirebilecek-mi/feed/ 0
İzmir-Midilli seferleri başlıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izmir-midilli-seferleri-basliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izmir-midilli-seferleri-basliyor/#respond Wed, 08 May 2024 21:33:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8164 Türkiye’den Sakız, Midilli, Rodos, Samos, Kos, Meis, Patmos, Leros, Kalimnos, Simi olmak üzere 10 Yunan adasına kapıdan 7 günlük vize uygulamasının başlamasına sayılı günler kaldı. Nisan ayı itibarıyla başlaması beklenen sezonun; Ayvalık’tan Midilli’ye, Çeşme’den Sakız’a, İzmir’den Midilli’ye, Seferihisar’dan Samos’a, Kuşadası’ndan Patmos ve Samos’a, Bodrum’dan Kalimnos, Kos, Leros, Patmos, Symi, Rodos ve Samos’a, Turgutreis’den Kalimnos, Leros ve Kos’a, Datça’dan Kos, Rodos, Simi’ye, Marmaris ve Fethiye’den Rodos’a, Kaş’tan Meis’e tarifeli ve charter seferler düzenlenecek. İzmir’in Alsancak Limanı’ndan İzmir-Midilli Hattı’na ilişkin bilgi veren İZDENİZ A.Ş. Genel Müdürü Ümit Yılmaz, hattın 2024 yılı sefer programının nisan ayı itibarıyla uygulamaya geçmesinin beklediğini belirtti. 2022 yılı yaz sezonu ile ilk kez gerçekleştirilen İzmir’in Alsancak Limanı’ndan Midilli seferlerine 2024 yılında da ‘Rotamız Midilli’ sloganıyla devam edileceğini söyleyen Yılmaz, “9 ve 12 Nisan’da düzenleyeceğimiz bayram özel seferlerinden sonra 3 Mayıs’ta düzenli sefer programımızı başlatıyoruz” dedi.

‘SEFER SAYISINI HAFTADA 2’YE ÇIKARDIK’

İzmir’den deniz yoluyla uluslararası yeni bir hat açılmasının denizcilik sektörü açısından önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, “Deniz taşımacılığı ile turizmi teşvik etmek hedefi doğrultusunda 2 yaka arasında karşılıklı ticaret ve turizm alanlarına kazanç sağlanmasına örnek olan seferlerimiz, 2023 yılında oldukça ilgi gördü, doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Gösterilen bu yoğun ilgi ve 2024 yılında 10 Yunan adası için tekrar hayata geçirilmesine karar verilen kapı vizesi uygulaması göz önünde bulundurularak İzmir-Midilli hattında sefer sayısını da haftada 2’ye çıkardık. Bu yıl Midilli Adası’na her çarşamba ve her cuma Alsancak Limanı kalkışlı seferlerimiz olacak. Kapı vizesi ile ilgili seyahat koşulları henüz netlik kazanmamış olup, süreç yakından takip ediliyor. İZDENİZ A.Ş. olarak kapı vizesi uygulamasını kendi bünyemizde yürütecek ve uygulama hakkında yolcularımız için gerekli bilgilendirmeyi yapacağız” diye konuştu.

‘HEDEFİMİZ, YOLCU SAYISINI 3 KATINA ÇIKARMAK’

İZDENİZ A.Ş. çalışanları olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında, Türk bayraklı bir yolcu gemisi ile uluslararası sularda sefer yapmanın gururunu yaşadıklarını aktaran Yılmaz, “2024 yaz sezonunda Midilli’ye düzenleyeceğimiz 41 sefer ile hedefimiz, yolcu sayısını 3 katına çıkarmak. İZDENİZ A.Ş. olarak gençlere, çocuklara özel sağladığımız indirimler, sunduğumuz kaliteli ulaşım hizmeti ve konfor sayesinde güzel bir yaz sezonu geçireceğimizi düşünüyoruz” dedi.

‘İKİ TARAFIN KAZANACAĞI BİR İŞ BİRLİĞİ BEKLİYORUZ’

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk de “Ülkemiz Ege kıyıları ve Yunanistan Ege Adaları arasında turizm ve ticarette iki tarafın kazanacağı bir iş birliği bekliyoruz. Sadece Türk vatandaşlarının tek taraflı olarak adalara seyahati söz konusu olmamalı. Adalardan buraya seyahatin teşvik edilmesi konusunda çalışmalar yapılmasını arzu ediyoruz. Bunun için de hükümetimiz, bizler, sivil toplum kuruluşları hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Deniz Ticaret Odası’nın verilerine göre, Türk vatandaşının Yunan adalarına yönelik gösterdiği ilgi, yeni hatları ve pazara yeni oyuncuların girmesini gündeme getirdi. Buna göre, İDO’nun Kuşadası ve Seferihisar’dan Samos’a sefer düzenleyeceği, Aliağa-Midilli hattı gibi yeni hatlarda sefer hazırlıklarına devam ettiği belirtildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/izmir-midilli-seferleri-basliyor/feed/ 0
Türk Telekom’un faaliyetleri ile Türkiye eve kadar fiberde Avrupa’da zirveye oynuyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekomun-faaliyetleri-ile-turkiye-eve-kadar-fiberde-avrupada-zirveye-oynuyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekomun-faaliyetleri-ile-turkiye-eve-kadar-fiberde-avrupada-zirveye-oynuyor/#respond Wed, 08 May 2024 21:23:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8161 Almanya Berlin’de düzenlenen ve fiber internet alanındaki en önemli organizasyonlardan FTTH Council Europe’un sunduğu FTTH/B Market Panorama in Europe raporuna göre Türkiye; eve kadar fiberde 18 milyon hane erişimi ile Fransa’nın ardından, diğer Avrupa ülkelerinin önünde yer aldı.

Herkes için erişilebilir ve yüksek hızda iletişim sunmak amacıyla Türkiye’yi uçtan uca fiber ağlarla ördüklerini belirten Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ederken, sadece merkeze değil herkese hizmet anlayışıyla, ülkemizin her köşesindeki kullanıcıları yüksek hızda internetle buluşturmak için yatırımlarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Yenilikçi çözümlerdeki öncü rolümüzle; bölgemizin teknoloji sağlayıcısı olmak ve Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma taşımak hedefimizle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeni nesil teknolojilerin ve 5G’nin olmazsa olmazı fiber altyapı için de gece gündüz çalışarak 81 ilimizin her noktasına fiber taşıyoruz. Türkiye’de 5G ve yeni nesil teknolojilerin verimli çalışmasına olanak sağlayacak fiber altyapı sürecini başarılı bir strateji ile emin adımlarla yürütüyoruz. FTTH Council Europe’un güncel raporu da bu konuda ne kadar kararlı olduğumuzu kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de dijital dönüşüme öncülük eden Türk Telekom, herkes için erişilebilir yüksek hızda internet için fiber altyapı yatırımlarını artırarak sürdürüyor. Türkiye’yi uçtan uca fiber ağlarla örerek fiber altyapı uzunluğunu 437 bin km’ye ulaştıran Türk Telekom, FTTH/B (Eve kadar fiber) erişim sayısında Türkiye’yi Avrupa ülkeleri arasında ikinci sıraya taşıdı. FTTH Council Europe’un 20 Mart 2024 tarihinde Almanya Berlin’de açıkladığı Eylül 2023 tarihli FTTH/B Market Panorama in Europe raporuna göre; Türkiye FTTH/B verilerinde 18 milyon hane erişimi ile Avrupa’da Fransa’nın ardından ikinci sırada yer aldı.

Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda lokomotif rol üstlendiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Yeni dijital dünyanın gereksinim duyduğu hızlı ve kesintisiz iletişim hizmetini sunmak için Türkiye’nin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar her köşesini fiber ağlarla örüyoruz. Fiber yatırımlarımızı her yıl artırarak, sadece kârlı değil karlı bölgelere ulaştırıyoruz. Türkiye’nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Raporu 3. çeyrek verilerine göre 549 bin km’lik toplam fiber ağ uzunluğunun 427 bin km’sini Türk Telekom olarak tek başımıza tesis etmiş durumdayız. 2023 yıl sonu itibariyle fiber ağ uzunluğumuzu 437 bin km’ye çıkardık. Türkiye fiber altyapı konusunda Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. FTTH Council Europe’un Eylül 2023 verilerine dayanarak hazırladığı rapora göre FTTH/B (Eve kadar fiber) erişim sayısında 18 milyon hane ile Avrupa’da ikinci ülke konumundayız. Aynı kurulun bir önceki raporunda üçüncü sırada yer alıyorduk. Bu kısa sürede ikinci sıraya yükselmemiz fiber altyapı konusunda ne kadar kararlı ve istikrarlı bir biçimde çalıştığımızın önemli bir göstergesi. Ayrıca, hem eve kadar fiber erişim artışında hem de abone artışında Avrupa’da ilk 5 ülke arasında yer almamız bizim adımıza gurur verici. Türkiye Yüzyılı’nda hayatın her noktasına değer katan çalışmalarımızla, istisnasız herkes için erişilebilir bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz. Türk Telekom olarak, insanı merkeze alan yaklaşımımızla teknoloji birikimimizi doğru yatırımlarla güçlendirerek bu yolculuğa liderlik etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-telekomun-faaliyetleri-ile-turkiye-eve-kadar-fiberde-avrupada-zirveye-oynuyor/feed/ 0
Turizmde bayram heyecanı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-bayram-heyecani/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-bayram-heyecani/#respond Wed, 08 May 2024 09:00:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8156 Turizmcilerin Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması talebi karşılık buldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da iftar programında yaptığı açıklamada bayram tatilinin 9 güne uzatıldığını duyurdu. Erdoğan, “Salı günkü yarım günü ve pazartesi gününü bayram tatiline ekleyerek kamu çalışanlarımıza 9 günlük, rahatça değerlendirebilecekleri bir vakit verdik” dedi. Peki, 9 günlük tatil sektörü nasıl etkileyecek, bu tatilin maliyeti vatandaş için ne olacak?

Turizmciler, durgun geçen şubat ve marttan sonra bayram tatilinin sezonu erken açacağı ve önemli bir katkı sağlayacağı görüşünde. Bayram tatilinin nisan ayına gelmesi ise yurtiçi ve yurtdışında daha çok kültür turizminin öne çıkmasına neden oldu.

YÜZDE 10-15 ARTIŞ

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, “Vatandaşlar bayramı ara tatil ile birleştirerek bayram ve ara tatil heyecanını birlikte yaşayacaklar. Tahmini olarak sadece İzmir ve Ege bölgesinde 5 milyar TL’lik hareketlilik bekliyoruz” diye konuştu. İşler, “Seçimin hemen arkasından bayramın olması piyasaları hareketlendirecek. Ancak asıl hareketliliği mayısın 15-20’sinden sonra bekliyoruz. Bu 1 buçuk aylık sürede sektör kendini bayram vesilesiyle hazırlamış olacak. Geçen seneye göre daha iyi bayram rakamları umut ediyoruz. Yüzde 10-15 arası bir artış öngörüyoruz” dedi.

SEKTÖRÜ CANLANDIRACAK

İşler, “Şubat ve mart durağan geçti. Nisan da kurumlar vergisinin ödendiği bir ay. Dolayısıyla 9 günlük tatil dört gözle bekleniyordu. Böylece sezonu öne çekmiş olacağız. Normalde mayıs ayında başlayan sezon açılışımız nisan ayının ilk haftasıyla beraber açılmış olacak. 9 günlük tatilde rezervasyonların üç, dört ve beş gün olarak yoğunlaştığı, diğer günler ise akraba ziyaretleri olması bekleniyor. Aynı zamanda 9 günlük tatil Türkiye ekonomisine can suyu veriyor. Kurumlar vergisinin ödeneceği bu dönemde bayram sektörün bir nebze de olsa gelirini artıracak” diye konuştu.

ODA KAHVALTI PAKETLİ 2 KİŞİLİK OTEL FİYATLARI

Bodrum 3.800 TL

Kapadokya 3.150 TL

Antalya 2.900 TL

Kıbrıs 4.250 TL

*Orta segment oteller için günlük ortalama en düşük fiyatlar yazılmıştır

BAYRAMDA KÜLTÜR TURLARI 10 BİN LİRADAN BAŞLIYOR

Kapadokya Turu
2 Gece 3 gün 2 kişi: 10.398 TL

Batum ve Ayder Turu
2 Gece 3 gün 2 kişi: 21.398 TL

Batı Karadeniz Turu
2 Gece 3 gün 2 kişi: 10.998 TL

Kıbrıs Turu
3 Gece 4 Gün 2 kişi: 36.798 TL

DOLULUK ORANI YÜZDE 90’A VARDI

Pronto-tour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, 9 günlük bayram tatilinin daha önce açıklanmasının vatandaşlar için daha sağlıklı olduğunu söyleyerek, “Çünkü birçok kişi tatilini almış oluyor ve değiştirmek zor oluyor” dedi. Onaran, bu dönemde özellikle deniz tatilinden çok kültür turlarının talep gördüğünü belirterek, “Özellikle vizesiz Balkanlar ve Uzak Doğu gibi 8-9 günlük kişi başı 20 bin TL’den 60 bin TL’ye kadar değişen fiyatlarla yurtdışı turları var. Bunun dışında Karadeniz, Batum paketleri var. Kıbrıs da çok satıyor. Bayramda turlarımızın doluluk oranları hem yurtiçinde hem yurtdışında şu an yüzde 90’a yakın” ifadelerini kullandı.

4 GECELİK TATİL 10 BİN LİRADAN BAŞLIYOR

Neredekal.com CEO’su Gökhan Sivrikaya ise “Tatilin 9 güne çıkarılmasının ardından ‘Bayram Tatili’ aramalarında hızlı bir artış gözlemledik. Bu yıl bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla tatil aramalarında geçen seneye kıyasla yüzde 35’lik bir artış olduğunu gözlemliyoruz. Bodrum, Fethiye, Antalya, Marmaris ve Kapadokya Ramazan ayı başlangıcından bu yana en çok tatil araştırması yapılan bölgeler oldu” dedi. Fiyatlarla ilgili de bilgi veren Sivrikaya, “Tek çocuklu bir aile için tatil bütçesi hesaplayacak olursak, Bodrum’da bugün itibarıyle 4 gecelik tatil fiyatları denize yakın oda-kahvaltı konaklama türünde 4-5 bin TL bandında. Orta üst segmentte 25 bin TL’ye kadar fiyatlar artıyor. Bayram haftasında ise aynı tipte konaklamalar için 10 bin TL’den 40 bin TL’ye kadar konaklamalar yükseliyor. Daha ekonomik seçenekler bulmak isteyenler de pansiyon türlerinde bin TL bandında gecelik konaklayabilirler” değerlendirmesini yaptı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-bayram-heyecani/feed/ 0
Asgari ücrete zam gelecek mi? Hak-İş’ten önemli açıklama https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-zam-gelecek-mi-hak-isten-onemli-aciklama/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-zam-gelecek-mi-hak-isten-onemli-aciklama/#respond Tue, 07 May 2024 21:57:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8154 HAK-İŞ tarafından basın mensuplarının davetli olduğu iftar programı düzenlendi. Birçok medya kuruluşunun temsilcilerinin katılım sağladığı programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışma hayatı ve ülke gündemi hakkında açıklamalarda bulundu. Arslan, yaptığı konuşmada İsrail ile Filistin arasında yaşanan olaylarda HAK-İŞ Konfederasyonu’nun Filistin’in işgaline karşı net bir tavır ortaya koyduğunu dile getirdi. Arslan, “Bağımsız ve başkentinin Kudüs olduğu bir Filistin Devleti’nin kuruluncaya kadar HAK-İŞ’in Filistinli kardeşlerimizle dayanışması devam edecektir” diye konuştu.

“FİLİSTİN İÇİN 15 MİLYON LİRALIK YARDIM TOPLANDI”

Gazze’de yaşayan insanların başta yaşama hakkı olmak üzere temel haklarını savunmanın tarihi ve insani sorumluluk olduğunu söyleyen Arslan, özellikle 7 Ekim’deki olayların ardından Konfederasyon olarak olağanüstü toplandıklarını dile getirdi. Türkiye’de çeşitli mitinglerle farkındalık oluşturduklarını ve yardım kampanyaları başlattıklarını ifade eden Arslan, “Konfederasyonumuzun Yönetim Kurulu ve sendikalarımızla bir yardım kampanyası başlattık ilk etapta yaklaşık 15 milyonluk bir kaynak oluşturduk” açıklamasında bulundu.

Arslan Türk Kızılayı öncülüğünde yardımların doğrudan Gazze’ye ulaştırılması şartıyla bir anlaşma gerçekleştirdiklerini söyleyerek, ilk etapta 5 milyon liralık bir kaynağın yardım olarak Gazze’ye ilettiklerini belirtti. Türkiye’nin tüm girişimlerine rağmen Filistin’de bir türlü ateşkesin sağlanamadığını anımsatan Arslan, “Türkiye bu konuda ilk günden beri İsrail’in saldırılarına karşı ciddi şekilde tepki koydu. Biz hükümetimizden bu konuda daha fazla destek istiyoruz. Filistin için daha fazlası yapılabilir. Sivil toplumun daha fazla inisiyatif almasını ve destek vermesini istiyoruz. Çünkü birçok ülkede olduğu gibi Gazze’deki masumların ve mağdurların da gözü Türkiye’de. Türkiye’den bir şeyler bekliyorlar. Biz o beklentileri karşılamak için canla başla çalışıyoruz. Filistin, bizim temel meselelerimizden birisi. Ateşkesin bir an evvel gerçekleşmesini istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye ve bunu savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“YABANCI İŞÇİLERE DEĞİL YASADIŞI ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERE KARŞIYIZ”

Arslan, yabancı işçilerin Türkiye’deki varlığı hakkında da ise, “Eğer biz ‘yabancı işçiye karşıyız’ dediğimiz zaman ülkemizde yaklaşık 5 milyona yakın misafirimiz var. Bunların bir kısmı savaştan kaçıp ülkemize gelmişler, bir kısmı başka yollarla ülkemize gelmiş sığınmış insanlar. Prensip olarak biz Suriyeli işçi çalıştırılmasına asla itirazımız yok. Biz yasal mevzuata uygun olarak çalıştırılsın istiyoruz. Gerekli çalışma izinleri alınarak insanlar çalıştırılsın. Bu konu hakkında da bir ‘yüzde 10’dan fazlasını geçmeyecek’ şeklinde bir mevzuatımız var. Bizim itirazımız yasalara uygun olmayan kaçak işçi çalıştırılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“ENFLASYONDAKİ YÜKSELİŞ VE FİYATLARDAKİ BU ARTIŞ DEVAM EDERSE ASGARİ ÜCRET TARTIŞMALAR HIZLANACAK“

Sene başında belirlenen asgari ücretin ‘2024 yılı için sadece 1 seferlik belirlenmesi’ hakkında konuşan Arslan, asgari ücrette ara zammın yapılması için enflasyondaki yükselişe bakılması gerektiğini kaydetti. Arslan, “Eğer enflasyondaki bu yükseliş ve fiyatlardaki bu artış söz konusu olursa doğal olarak bu tartışmalar hızlanacaktır. Temmuz ayına geldiğimiz zaman da tablo önümüzde olacaktır. O zamanki şartlara göre hem Sayın Bakanla hem de kamuoyundaki diğer aktörlerle konunun görüşülmesi gerekmekte. Tabii bir asgari ücret tespit komisyonunun bir tarafı olmadığımız için bizden ziyade asgari ücret tespit komisyonunun üyeleri olan işçi, işveren ve hükümetin bu konuda ortak bir tavır geliştirmesi gerekiyor. Burada işin püf noktası şu; Asgari ücret tespit komisyonunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı toplantıya çağırıyor. Dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı burada belirleyici olacak. Bakanlığın o zamanki tavrına göre biz de kendi düşüncelerimizi ortaya koyacağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-zam-gelecek-mi-hak-isten-onemli-aciklama/feed/ 0
Son dakika… Fed kritik faiz kararını açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-fed-kritik-faiz-kararini-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-fed-kritik-faiz-kararini-acikladi/#respond Tue, 07 May 2024 21:36:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8148 ABD (Fed), gösterge faiz oranını beklentiler dahilinde yüzde 5.50 olarak bıraktı. Karar oybirliğiyle alındı.

Açıklamalarda istihdam kazanımlarının güçlü olduğu vurgusu yapıldı. Fed ayrıca enflasyonun geçen yıl gerilediğini ancak yüksek seyretmeye devam ettiğini belirtti.

FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ENFLASYON ŞARTI

Fed, enflasyonun hedefe doğru gittiğine daha büyük güven duyana kadar faiz indirimi olmayacağını açıkladı. Fed, 2024 yılında daha hızlı büyüme, daha düşük işsizlik ve daha yüksek çekirdek enflasyon bekliyor.

BÜYÜME TAHMİNİ YÜKSELDİ

Fed yetkilileri önümüzdeki üç yıl için GSYH tahminini yukarı yönlü revize etti.

Fed’in açıkladığı “Ekonomik Projeksiyon Raporu”na göre, 2024 yılı GSYH beklentisi yüzde 1,4’ten yüzde 2,1’e çıkarıldı.

Fed yetkililerinin 2025 yılı için GSYH beklentisi yüzde 1,8’den yüzde 2,0’ye, 2026 yılı için beklentisi yüzde 1,9’dan yüzde 2,0’ye yükseldi. Fed yetkilileri uzun dönem GSYH beklentilerini yüzde 1,8 seviyesinde tuttu.

ABD ekonomisi 2023 yılının son çeyreğinde öncü verilere göre yüzde 3,2 büyüdü. GSYH ile ilgili final sonuçları 20 Mart’ta açıklanacak.

İŞSİZLİK BEKLENTİSİ BU YIL İÇİN GERİLEDİ

Fed yetkilileri bu yıl için işsizlik oranı beklentilerini aşağı yönlü revize ederken, önümüzdeki yıl için değiştirmedi.

Buna göre, işsizlik oranı tahmini bu yıl için yüzde 4,1’den yüzde 4,0’e çekildi, 2025 yılı için yüzde 4,1 olarak bırakıldı. 2026 yılı tahmini yüzde 4,1’den yüzde 4,0’e revize edilirken, uzun dönem için yüzde 4,1 olan beklentiler aynı kaldı.

ABD’de Şubat ayı itibarıyla işsizlik oranı yüzde 3,9 olarak açıklandı.

FAİZ TAHMİNİ

Fed yetkililerinin bu yıl için medyan faiz tahmini değişmezken, gelecek iki yıl için yükseldi.

Bu yıl için medyan faiz tahmini yüzde 4,6’da kalırken, gelecek yıl için yüzde 3,6’dan yüzde 3,9’a, 2026 yılı için yüzde 2,9’dan yüzde 3,1’e yükseltildi. Yetkililer, uzun dönem için yüzde 2,5 olan tahminlerini de yüzde 2,6’ya çıkardı.

ÇEKİRDEK PCE BEKLENTİLERİNİ BU YIL İÇİN YÜKSELDİ

Fed’in projeksiyonunda, bu yıl için çekirdek PCE beklentisi yüzde 2,4’ten yüzde 2,6’ya çıkarken, gelecek yıl beklentisi yüzde 2,2, 2026 yılı beklentisi yüzde 2,0 olarak korundu.

Yetkililerin PCE enflasyon beklentileri bu yıl için yüzde 2,4’te bırakırken, gelecek yıl için yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıkardı. 2026 yılı ve uzun dönem için yüzde 2,0 olan beklentiler değişmedi.

Fed yetkilileri 3 ayda bir ABD’nin işsizlik, enflasyon, ekonomik büyüme ve faiz oranlarıyla ilgili önümüzdeki 3 yıl ve uzun döneme ilişkin tahminde bulunuyorlar.

ÜÇ FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ

Federal Açık Piyasa Komitesi üyeleri, 2024 sonu faiz oranlarına ilişkin medyan projeksiyonu 4,50 ile 4,75 arasındaki orta noktada bıraktı. Bu durum Fed üyelerinin yıl sonundan önce hala yüzde 0,75 puanlık kesinti bekledikleri anlamına geliyor. Uzmanlar bu durumu Fed’in 2024 yılında 0,25 baz puanlık üç faiz indirimi yapabileceği şeklinde yorumluyor.

2023 yılının Aralık ayında yapılan Fed toplantısında, 2024 yılı için üç faiz indiriminin beklendiği açıklanmıştı. Ancak özellikle ABD enflasyon verilerinin Şubat ayında beklenenden yüksek gelmesi ile bazı kesimler Fed’in faiz indirimi sayısını azaltabileceği tahminlerinde bulunmuşlardı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-fed-kritik-faiz-kararini-acikladi/feed/ 0
Gonca Vuslateri evlendi: Dostu düşmanı gördük çok şükür! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gonca-vuslateri-evlendi-dostu-dusmani-gorduk-cok-sukur/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gonca-vuslateri-evlendi-dostu-dusmani-gorduk-cok-sukur/#respond Tue, 07 May 2024 21:34:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8146 Doğumdan önce nikah masasına oturan ünlü oyuncu, eşi Levent’in fotoğrafını ilk kez paylaşıp bu notu düştü:

DOSTU DÜŞMANI GÖRDÜK ÇOK ŞÜKÜR
Memlekette büyük bir sorundu bu biliyorsunuz. Herkes için değil elbet. Onlar tüm süreci benimle yaşayan canım ciğerlerim.. Dostu, düşmanı gördüğümüz çok şükür bir kıymetli sürecin daha sonuna geldik.
Başka gündemi olamayan herkes için biraz yaralara su serptiyse ne mutlu.:) en çok kadınların, sakın karıştırılmasın ‘kadınların’ linç yağmuruna tuttuğu şu merama şifa olabildiysem ne mutlu.
Biz zaten evliydik. Çocuğumuz için bunu resmileştirdik. Ben zar zor yürüyerek karnım burnumda bir şekilde bu işi de halettik.
Parti is over:) yani.. sessizce dağılabiliriz.

Başka gündemlerde görüşmek üzere…

Ve benim biricik Monem,
Sana aşık olduğumu anladığım anı hatırlıyorum da..
Bir gece yarısı felaket tartışmışız, yer gök inliyor.. hızlı hızlı yürüyordum kaldırımda.. kendiliğinden yavaşlayıp, yorulduğunda bedenim, olduğum yerde kalakalmıştım..
Kendimi aşka direnirken bulmuştum. Beynimin içinde öğretilenlerden koca bir balon.. ‘Aşk diye bir şey yok’ sesi.. kimseyle ömür boyu yaşamak ve yaşlanmak istememek.. hepsi.

Birbirimizin hislerine teslim oluşumuzun ve hayat hikayemizin merakla nereye akacağını izlemeye koyulduğumuz resmi olarak ilk gün, bir iki haftaya ilk yıl..

İyi ki o akşam buluşup dertleştik @deryasensoy @celalcanalgul 🙏🏼 iyi yan masaya dostlarınız geldi ve birleşti masalar.. iyi ki sohbete doyum olmadı ve başım Levent’in omuzuna düştü..

Darısı sevenlerin başına.

Diyeyim bari:)🐣💫

EŞİM DEVLET MEMURU
Gonca Vuslateri, anne olacağını şu sözlerle duyurmuştu:

“Evet, hamileyim. Bilinmesi için erken bir dönem. İşe gidip geliyorum, ortamım sakin. Kadın olduğum için doğurma özelliğim var zaten… Öncelikle şaşkınlığa son vereyim. Yani bu genelde olabiliyor. ‘Anne olmak çok istemedim’ açıklamamı önüme getirmeyin. Hala aynı fikirdeyim… Sadece gelene ‘git’ demiyorum. Bu da seçimim. Hazır demiyorken de; bu beni otomatik çocuk annesi yapar.

“Mükemmel bir sevgilim var”

Kendini kaybetmiş, annelik ayinlerinde görünür müyüm bilmiyorum ama gayet cool akıyor hayatım. Mükemmel bir sevgilim var. Gözüne ilk baktığımda ‘bu adam’ dediğim. Hala da o adam. Sanırım hep o. Fakat ünlülük işinde değil. Var olmak istememek demokratik hakkı. Öyle de olacak. Biz onu göreceğiz fakat hakkında konuşmayacağız. Nasıl ama? Cillop. Çünkü herkes baba olamaz. O bir baba adayı… Ne isterse o!

“Bir kez evlendim”

Evlilik tabii çocuk haberini aldığımda düşündüğüm bir şey. Bir kez evlendim. Gelinlik, takı, tabak çanak, pasta-börek sevmiyorum zira acayip rahatsız edici bir ses.

Tüm düğünlerin ses sistemi korkunçtur. Düğün kanaatim budur. Aile hukuku her şeyin üstündedir. Olmalıdır. Çocuğun özlük hakları için. Fakat hava soğuk, ısınınca bir düğün yaparım.”

BİZİM SEKTÖRDEN UZAKTA
Vuslateri, bebeğinin babasının devlet memuru olduğunu belirterek “Levent ile birlikteliğimize başladığımızda başka sektörden biriyle olmanın huzurunu yaşamıştım. Devlet memuru, benim hayatımdan ve sektörümden çok uzakta bir yerde. Benim işimin magazinsel bir tarafı var, o biraz kışkırtıcı. Erkek arkadaşımla hiçbir ortak yanımız yok.”

ASYA BEBEK!

‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmini çok sevdiğini daha önce birçok kez dile getiren oyuncu, kızının adını Asya (yapımın başrol oyuncusu Türkan Şoray’ın canlandırdığı karakterin ismi) koyacağını da açıkladı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gonca-vuslateri-evlendi-dostu-dusmani-gorduk-cok-sukur/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/#respond Tue, 07 May 2024 21:31:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8144 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adbulkadir Uraloğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Bilecik’e geldi. Bursa Yenişehir Havalimanı’nda Bilecik Valisi Şefik Aygöl, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ve partililerce karşılanan Uraloğlu, yapımı tamamlanan Yenişehir-Bursa kara yolu açılış programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yol, medeniyettir’ sözünü hatırlatan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişime 275 milyar yatırım yaptıklarını ifade etti. Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yol medeniyettir, yol gelişmedir, yol büyümedir’ sözünden hareketle, Türkiye’nin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle durmadan yılmadan çalışıyoruz. 2002 yılından bu yana ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına tam 275 milyar dolar, sadece kara yolları içinse 165 milyar doların üstünde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı, bugün 77 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. Ülkemizi yarınlara taşıyacak yeni kara yolu projelerine de devam ediyoruz” dedi.

YENİ KARA YOLU 3,9 MİLYARA MAL OLDU

Uraloğlu, yapımı tamamlanan Yenişehir-Bursa kara yolunun 3,9 milyar liraya mal olduğunu söyledi. Bazı aksaklıklar nedeniyle tamamlanma sürecinin uzadığını ifade eden Uraloğlu, “Bilecik’te 3,9 milyar liralık proje bedelli Yenişehir-Bilecik Yolu’nun açılış merasimindeyiz. Projemiz kapsamında, bitümlü sıcak karışım kaplamalı 41,6 kilometre bölünmüş yol, köprülü kavşak, 2 adet 158 metre uzunluğunda köprü ve 22 adet hemzemin kavşak, 9 adet tarımsal alt geçit inşa ettik. Uyguladığımız yeni projeyle 97 virajı ortadan kaldırdık. Minimum kurp yarıçapını da 40 metreden 300 metreye yükselterek çok daha güvenli ve konforlu bir yolculuk imkanı sağladık. Ulaşım süresini de 51 dakikadan 25 dakikaya düşürdük. Böylece zamandan 162 milyon lira, akaryakıttan 61 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 223 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 356 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Bilecik’i, Kütahya’ya, Eskişehir’e, Sakarya’ya, Kocaeli’ye, Bursa’ya, Yalova’ya, Yenişehir Havalimanı, Gemlik ve Bandırma limanlarına bölünmüş yollarla bağladık. Hasılı Marmara, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi’ne bağlamış olduk” diye konuştu.

‘HÜSNÜ KARDEŞİMİ SEÇELİM’

Açılışın ardından Karayolları çalışanlarıyla sohbet eden Uraloğlu, Bilecik Valisi Şefik Aygöl’ü makamında ziyaret etti. Bilecik kent merkezinde parti üyeleri ile beraber esnafı dolaşan Uraloğlu, Bozüyük ilçesine geçip, Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında belediye başkan adayı Hüsnü Ersoy’a destek istedi. Uraloğlu, “Burada şehir içerisinde 3 tane hemzemin geçit vardı. Bir tanesini yaptık, 2 tanesi daha duruyor. O bir tanesinin bağlantı yolları da duyduğum kadarıyla yeni yapıldı. Halbuki onun çok kolay yapılması lazım. Vekilim söylüyor, bağlantı yolları 5 yılda yapıldı. O zaman bununla ilgili size şunu söyleyeyim; yapılmış olan en son hukuki düzenlemeye göre, bu görev belediyelerin görevi. Bozüyük, Bilecik kiminse. Ama size şöyle bir söz vereyim; 31 Mart’ta, Hüsnü kardeşimi seçelim, belediye ile beraber o ikisini de yapalım” dedi. Konuşmaların ardından Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını yapan Uraloğlu, kentten ayrıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ulasim-ve-iletisim-altyapisina-275-milyar-dolar-yatirim-yapildi/feed/ 0
Bakan Kacır konuştu: Ar-Ge teşviki 2.4 milyar lirayı aştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ar-ge-tesviki-2-4-milyar-lirayi-asti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ar-ge-tesviki-2-4-milyar-lirayi-asti/#respond Tue, 07 May 2024 21:00:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8139 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarsus ilçesinde Agropark Tarım ve Gıda İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi Açılış Töreni’ne katıldı. Kacır’a, AK Parti milletvekilleri, belediye başkanları ve adayları eşlik etti. Törende konuşan Kacır, Mersin’in teknoloji ekosisteminde önemli bir adım attığını söyledi. Kacır, “Ülkemizin tarım ve gıda sektöründe ihtisaslaşmış ilk ve tek teknoparkı Mersin Agropark’la tarım ve gıda sektörümüzü bilim, teknoloji ve inovasyon dünyasıyla buluşturuyoruz. Tarım teknolojilerinde Mersin’i bir cazibe merkezine dönüştürüyoruz” dedi.

‘TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİR ÜRETİM ÜSSÜ HALİNE GETİRDİK’

Katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetinin, sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün anahtarını oluşturduğunu vurgulayan Kacır, “Gelişmiş teknolojilerin ve yenilikçi çözümlerin benimsenmesi, toplumların refah seviyesini artırıyor ve geleceğe yönelik güçlü bir vizyon sunuyor. Bu doğrultuda son 22 yılda birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dev bir Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçilik ekosistemi oluşturduk. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu, planlı ve entegre sanayi altyapılarını hayata geçirdik. Özel sektörün yatırım iştahını ortaya çıkaracak, cazip teşvik sistemleri uygulayarak, Türkiye’yi küresel bir üretim üssü haline getirdik. Bölgesinde güç, dünyada söz sahibi bir Türkiye inşa ettik. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda, güçlü girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerine sahip olmanın ne denli önemli olduğunun farkındayız. Küresel rekabetin teknoloji düzleminde gerçekleştiği günümüz dünyasında kalkınmanın anahtarı bilgi üretmek ve bunu ekonomik değere çevirmektir. Bu anlayışla teknoloji ve inovasyon ekosistemimize güç katacak adımlar atıyoruz. Başka ülkelerin girişim ekosistemlerinin dinamikleriyle kıyaslandığında daha fazla fırsat eşitliği sunan, daha demokratik bir modeli Türk girişimcilik ekosisteminde hep birlikte inşa ediyoruz. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimizi gerçekleştirirken, girişimcilik kültürünü tabana yayıyoruz. Bu sürecin her aşamasını hızlandıracak altyapıları ve ihtiyaç duyulan destekleri sağlayarak girişimcilerimizin işini kolaylaştırıyoruz” diye konuştu.

1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE TEKNOGİRİŞİM HEDEFİ

Girişimcilere verdikleri destekleri anlatan Kacır, şunları söyledi: “Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR programı gibi fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci Programı (BİGG) ile gençlerin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini katma değerli girişimlere dönüştürmelerini destekliyoruz. TEKNOFEST bünyesinde düzenlediğimiz girişim yarışmaları ile de gençlerimizin hayallerini, projelerini ticarileştirmelerini sağlıyoruz. Yenilikçi ve teşvik edici bir anlayışla start-up ekosistemimizi büyütmeye devam ediyoruz. Sağladığımız bu destekler ile birlikte değeri 1 milyar doların üzerinde olan teknogirişim sayımızı, ‘Turcorn’larımızın sayısını 7’ye çıkardık. Önümüzdeki dönem için de kendimize iddialı ama bir o kadar da gerçekçi hedefler koyduk. Ulusal Girişimcilik Stratejimiz doğrultusunda, 2030 yılında bu topraklardan 100 bin teknogirişimin filizlenmesini hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz Turcorn 100 Programı ile küresel hedefleri olan Turcorn adaylarımızı destekliyoruz. Kurduğumuz teknoparklarla yenilikçi fikirlerin ticarileşmesi doğrultusunda girişimcilerimize gerekli ortamı sağlıyoruz. 2002 yılında yalnızca 2 teknoparkı bulunan bir ülkeyken, gerçekleştirdiğimiz atılımla teknoparklarımızın sayısını 101’e çıkardık. Teknoparklarımızı; 92 binin üzerinde Ar-Ge personelinin çalıştığı ve 10 bini aşkın teknoloji girişimine ev sahipliği yapan bir ölçeğe yükselttik.”

TARIM, TEKNOLOJİYLE BULUŞUYOR

Teknoparklarda farklı sektörleri teknoloji ile buluşturduklarını söyleyen Kacır, şunları kaydetti:

“Bu sektörlerden biri de tarım sektörü. Bugün insanoğlu değişen iklim koşulları, çevresel bozulma, artan nüfus ve savaşlar gibi sınamalarla karşı karşıyayken; gıda güvenliğimizi tesis edecek altyapıyı inşa etmeyi en az yerli ve milli savunma sanayi kadar elzem görüyor, bu yaklaşımla hareket ediyoruz. Teknolojinin hayatın her alanında yenilikçi çözümlerin kapısını araladığı 21’inci yüzyılda modern teknolojilerin tarımda kullanımının yaygınlaşması, sürdürülebilir ve verimli bir tarım altyapısı için olmazsa olmaz. Özellikle hassas tarım uygulamaları, yapay zeka, robotik sistemler, veri analizi ve uzaktan algılama gibi teknolojilerin tarımsal süreçlere entegrasyonu, tarımsal üretimin her aşamasında daha fazla hassasiyet ve sürdürülebilirlik sağlayarak, gıda güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal refah arasında bir denge kurmamıza imkan tanıyor. Bu doğrultuda, teknoparklarımız bünyesinde tarım teknolojilerinde yeni girişimlerin filizlenmesinin destekçisi oluyoruz. Teknoparklarımızda tarım teknolojilerinde çalışan 257 teknoloji girişimimize bugüne kadar sağladığımız Ar-Ge teşviki 2,4 milyar lirayı aştı. Tabii tarım sektöründe doğru teknoloji çözümlerinin hayata geçmesi için teknoloji geliştiricilerinin sektörle yakın iş birliği hayati öneme sahip. Bu açıdan tarımsal ve teknolojik bilginin buluşmasına imkan tanıyan agroparklar tarım ve teknoloji sektörlerinin sinerjisini en üst düzeye çıkararak, her iki alandaki yeniliklerin birleştirilmesinde kritik bir rol oynuyor. Tarımsal inovasyonun merkez üssü olarak, sürdürülebilir ve verimli tarım uygulamalarının geliştirilmesi, test edilmesi ve uygulanması için benzersiz bir platform sunuyor.”

BAKANLIĞIN 81 MİLYON LİRA DESTEĞİYLE KURULDU

Kacır, Türkiye’nin ilk tarım ihtisas teknoparkı Mersin Agropark ile tarım ve gıda teknolojileri alanında yenilikçi girişimlerin gelişmesi ve büyümesinde öncü olacak bir altyapıyı Mersin’e kazandırdıklarını belirterek, “Bakanlığımızın 81 milyon lira desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapacak. Aynı zamanda bünyesinde yer alan yaklaşık 730 dönümlük Ar-Ge alanı, teknopark bünyesinde geliştirilen teknolojilerin bizzat sahada uygulanmasına ve test edilmesine imkan sağlayacak. Mersin Agropark’ın, katma değerli tarımsal üretimin öncü şehirlerinden Mersin’de tarım ve gıda teknolojilerinde önemli işlere imza atacağından hiç şüphem yok. Akdeniz’in parlayan yıldızı, yurdumuzun dünyaya açılan kapılarından Mersin’imize ne yapsak az. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, ülkemizin dört bir yanında, her alanda olduğu gibi tarım ve gıda sektörlerinde de dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak ve desteklemek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Kacır ve beraberindekiler, tesisi gezdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-ar-ge-tesviki-2-4-milyar-lirayi-asti/feed/ 0
Şubat ayında 847 bin araç satış gördü https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/subat-ayinda-847-bin-arac-satis-gordu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/subat-ayinda-847-bin-arac-satis-gordu/#respond Mon, 06 May 2024 21:00:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8094 Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %43,7’sini motosiklet, %39,7’sini otomobil, %9,4’ünü kamyonet, %3,8’ini traktör, %2,1’ini kamyon, %0,8’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE %9,3 AZALDI

Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre traktörde %59,4, motosiklette %40,5 artarken özel amaçlı taşıtta %38,0, kamyonette %32,2, otomobilde %32,1, minibüste %24,1, kamyonda %22,6 ve otobüste %15,7 azaldı.

TRAFİĞE KAYDI YAPILAN TAŞIT SAYISI GEÇEN YILIN AYNI AYINA GÖRE %77,6 ARTTI

Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı motosiklette %130,4, minibüste %110,1, otobüste %65,8, otomobilde %63,8, özel amaçlı taşıtta %38,1, kamyonda %29,2, kamyonette %24,7 ve traktörde %16,4 arttı.

TRAFİĞE KAYITLI TOPLAM TAŞIT SAYISI ŞUBAT AYI SONU İTİBARIYLA 29 MİLYON 142 BİN 942 OLDU

Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %52,9’unu otomobil, %17,9’unu motosiklet, %15,6’sını kamyonet, %7,5’ini traktör, %3,3’ünü kamyon, %1,8’ini minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

ŞUBAT AYINDA 847 BİN 861 ADET TAŞITIN DEVRİ YAPILDI

Şubat ayında devri yapılan taşıtların %67,6’sını otomobil, %15,5’ini kamyonet, %8,8’ini motosiklet, %3,1’ini traktör, %2,4’ünü kamyon, %1,8’ini minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

ŞUBAT AYINDA 76 BİN 904 ADET OTOMOBİLİN TRAFİĞE KAYDI YAPILDI

Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %12,9’u Renault, %10,3’ü Fiat, %7,5’i Chery, %7,2’si Toyota, %5,7’si Volkswagen, %5,7’si Hyundai, %5,0’ı Peugeot, %4,9’u Dacia, %4,9’u Skoda, %4,3’ü Opel, %4,1’i Citroen, %3,6’sı Mercedes-Benz, %3,3’ü Ford, %2,9’u Nissan, %2,0’ı MG, %2,0’ı Honda, %1,8’i Audi, %1,7’si Kia, %1,6’sı BMW, %1,1’i Volvo ve %7,4’ü diğer markalardan oluştu.

OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE 407 BİN 93 ADET TAŞITIN TRAFİĞE KAYDI YAPILDI

Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %51,2 artarak 407 bin 93 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı da %29,5 artarak 4 bin 553 adet oldu. Böylece Ocak-Şubat döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 402 bin 540 adet artış gerçekleşti.

OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE TRAFİĞE KAYDI YAPILAN OTOMOBİLLERİN %66,5’İ BENZİN YAKITLI

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 190 bin 173 adet otomobilin %66,5’i benzin, %12,8’i dizel, %12,6’sı hibrit, %6,8’i elektrikli ve %1,3’ü LPG yakıtlıdır. Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 410 bin 282 adet otomobilin ise %35,4’ü dizel, %33,1’i LPG, %29,1’i benzin, %1,6’sı hibrit ve %0,6’sı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise %0,2’dir.

OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE EN FAZLA 1300 VE ALTI SİLİNDİR HACİMLİ OTOMOBİL KAYDI YAPILDI

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 190 bin 173 adet otomobilin %30,3’ü 1300 ve altı, %23,4’ü 1401-1500, %20,0’ı 1301-1400, %12,6’sı 1501-1600, %6,2’si 1601-2000, %0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE KAYDI YAPILAN OTOMOBİLLERİN 74 BİN 833’Ü GRİ RENKLİDİR

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 190 bin 173 adet otomobilin %39,3’ü gri, %25,2’si beyaz, %12,2’si mavi, %11,8’i siyah, %6,4’ü kırmızı, %2,5’i yeşil, %1,2’si turuncu, %0,6’sı mor ve %0,4’ü kahverengi renkli.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/subat-ayinda-847-bin-arac-satis-gordu/feed/ 0
Hızla artan fiyatlar tarihi seviyede: Dünya ‘kakao’ krizinin eşiğinde https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/#respond Sun, 05 May 2024 21:36:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8072 Dünyanın şekeri önümüzdeki günlerde biraz düşebilir. Bunun nedeni ise küresel kakao çekirdeği arzındaki azalış. Son 3 yıldır en büyük kakao çekirdeği üreticilerinden olan Gana, Fildişi Sahili ve Ekvador’da ciddi rekolte kayıpları yaşanıyor. Rekolte düşerken kakao fiyatları da hızla yukarı doğru tırmanıyor.

TARİHİ REKOR GELDİ

Trading Ecomomics verilerine göre 2024’ün başından itibaren yüzde 99.24 fiyat artışı yaşayan kakao fiyatları bu hafta 8 bin 493 doları görerek tarihi rekorunu kırdı. Fiyatlar karşısında Gana ve Fildişi Sahilleri başta olmak üzere çok sayıda üretici ülkedeki fabrikalar çekirdek temin etmekte zorlandığı için ya üretimini bitirdi ya da üretime ara verdi.

Batı Afrika’daki kakao fabrikalarının üretimde kesintiye gitmesi ise uluslararası piyasalarda paniğe neden oldu. Çünkü, çikolata üreticileri bu tesislere ihtiyaç duyuyor. Arz tarafında yaşanan bu gelişmelere paralel olarak da çikolata fiyatlarında önümüzdeki dönemde daha zamlı etiketler tüketicinin karşısına çıkabilir.

ÇİKOLATAYI ETKİLİYOR

Uluslararası Kakao Örgütü yılın başında, dünyada iki yıldır devam eden kakao çekirdeği kıtlığının 2024’te de devam edeceğini ve bunun fiyatları etkileyeceğini bildirmişti. Popüler çikolata markaları olan Hershey ve Cadbury de çikolata sektöründeki ek fiyat artışlarının sorumlusu olarak kakao maliyetlerini işaret etti.

‘FİYATLARA ACİL TEDARİK ETKİSİ’

-KAKAODAKİ rekolte düşüşlerinin altını çizen İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, “3 yıllık düşüş süreci stokların da erimesine neden oldu” dedi. Kakao çekirdeği miktarının toplam ihtiyacın 550 bin ton kadar altında olduğunu belirten Taycı, “İklim krizi bunda çok etkili olsa da artan maliyetler yüzünden köylülerin kakao ağaçlarına iyi bakamaması rekoltenin düşmesine neden oluyor. Kakao yağı ve kakao tozu fiyatları artış gösterirken mal ihtiyacı olup da alamayan ve kullanıcıların hararetle mala yönelmeleri, açıkta bulunanları acil tedarik peşine koşmaları son 2 aylık süreçte fiyatların daha da hızla artmasına neden oldu” dedi.

ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞACAK

-KAKAO üretiminde gözler yeni hasatlara çevrildi. İHBİR Başkanı Kazım Taycı, “Nisan hasadında mahsul beklenenden az olacak. Haziranda rekolte  toparlamazsa kakao borsasında düşüşün gerçekleşmesi zor. Artan fiyatlara rağmen ülkemizde kakao yağı ve kakao tozuna erişimde şu aşamada bir sorun yok. Ancak yeni hasat kötü olursa ürünlere erişimimiz daha da zorlaşacak” ifadelerini kullandı.

YARIM ASIRLIK REKOR GELDİ

-Şubat başında bir ton kakao çekirdeğinin fiyatı 1977’den bu yana ilk kez 5 bin doları bulurken, bir haftadan kısa bir süre sonra fiyatlar 47 yıl önceki rekoru aşarak ton başına 5.5 bin dolara yükselmişti. Son veriler, Fildişi Sahili çiftçilerinin 1 Ekim’den 10 Mart’a kadar limanlara 1.22 milyon ton kakao sevk ettiğini gösterdi; bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 düşüş demek.

UZUN VADELİ ÇÖZÜM ARAYIŞINDALAR

-Mondelēz International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, ise şunları söyledi: “İklimsel nedenlere bağlı beklenmedik bir sorun yaşanıyor. Dünya sürdürülebilir olmayan kakao üretiminin bir bedelini ödüyor. Üretim daha sürdürülebilir yollarla yapılmalıydı. Aniden karşımıza çıkan bu krizin etkilerini üreticiler iki yıldır yansıtmak zorundaydı. Bundan sonrasını da tahmin etmek zor. Şirketler sorunun bir kısmını uzun vadeli anlaşmalar yaparak aşmaya çalışıyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hizla-artan-fiyatlar-tarihi-seviyede-dunya-kakao-krizinin-esiginde/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: Enflasyonda düşüş hazirandan sonra https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-enflasyonda-dusus-hazirandan-sonra/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-enflasyonda-dusus-hazirandan-sonra/#respond Sun, 05 May 2024 21:34:11 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8070 ANKARA Sanayi Odası (ASO) 60.yıl kuruluş törenine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz, hazirandan başlayarak belirgin düşüşleri göreceğiz” dedi. Yerel seçim sonrası ekonomiye ilişkin bazı söylentilere de değinen Yılmaz, “Yerel seçimler, makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. İlimizin, şehrimizin yerel hizmetleriyle ilgili seçimlerdir. Dolayısıyla bu yerel seçim vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim” diye konuştu.

‘HEDEF TÜKETİMİ TÖRPÜLEMEK’

Son dönemde izledikleri makro politikaların özünde ‘aşırı tüketimi törpülemek’ olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Daha ılımlı bir tüketim artışı sağlamak, iç taleple dış talebi dengelemek. Tüketim ağırlıklı büyümeden yatırım ve ihracat ağırlıklı büyüme yapısına doğru büyümemizin kompozisyonunu geliştirme sürecine girmiş durumdayız” dedi. “Çeyrekler bazında hala tüketim harcamalarının payı büyümede yüksek ama giderek azalan oranlarda katkıda bulunuyor. Yatırım ve ihracat ise giderek artan oranlarda katkıda bulunuyor” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Enflasyon temel meselemiz. Burada mücadeleyi orta ve uzun vadede kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor. Burada sonuç almaya başladık. Ocak ve şubat çeşitli sebeplerle biraz beklentilerin üzerinde geldi ama martla birlikte giderek ivme kaybedecek. Mayısa kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz. Yaz aylarında, hazirandan başlayarak yıllık bazda enflasyonda belirgin düşüşleri göreceğiz. 2025 için OVP’de öngördüğümüz yüzde 15 civarında; 2026’da yeniden tek haneyi görecek şekilde tüm planımızı buna göre yaptık.”

RASYONEL POLİTİKA VURGUSU

ASO’nun 60. yılı kutlamasının 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne denk gelmesi dolayısıyla törende Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile tüm kahramanlar ve şehitler için saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.

ASO Başkanı Seyit Ardıç konuşmasında Zafer’in 109.yılını kutlarken, Erzincan İliç’te yaşanan faciaların bir daha yaşanmaması temennisini dile getirerek, yaşamını kaybeden işçilere rahmet, yakınlarına sabır diledi. Ardıç, konuşmasında “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘her fabrika bir kaledir’ diyerek 9 Ekim 1937’de Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nı açmıştı. Kurucularımızın bozkırı sanayi ile yeşertme amacını ve heyecanını hep koruduk” dedi.

‘2024 KRİTİK BİR YIL’

Ekonomide yaşanan gelişmelere de değinen Ardıç, şöyle devam etti:

“2024 yılı ekonomimiz için son derece kritik bir yıl. Enflasyonla mücadele programının taviz vermeden sürdürülmesi, yerli ve yabancı yatırımcıların önünü açacak yatırım ikliminin iyileştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntıların giderilmesi için gösterdiğiniz yoğun gayret çok kıymetli. Ekonomi politikalarının rasyonel bir çerçevede tesis edildiğini, bunun da makroekonomik istikrar hedefine güçlü bir zemin sağladığını gözlemliyoruz. Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız.”

‘CARİ AÇIK 32 MİLYAR DOLARA DÜŞECEK’

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Yılmaz, konuşmasında cari açığın 2023 ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıktığını, yıl sonunda 45 milyar dolara gerilediğini anımsatarak, “Bu yılın ocak ayında 37.5 milyar dolara kadar düştüğünü görüyoruz. Şubat ayındaki verilerden ön bir değerlendirme yapacak olursak daha da düşeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Muhtemelen 32, 33 milyar dolarlara düşecek cari açığımız. Bu da çok sevindirici” dedi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-enflasyonda-dusus-hazirandan-sonra/feed/ 0
Son dakika… Uzmanlar net konuştu! Kripto paralarda neler olacak? İşte Bitcoin için beklentiler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-uzmanlar-net-konustu-kripto-paralarda-neler-olacak-iste-bitcoin-icin-beklentiler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-uzmanlar-net-konustu-kripto-paralarda-neler-olacak-iste-bitcoin-icin-beklentiler/#respond Sun, 05 May 2024 21:30:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8067 Küresel piyasalarda son yıllarda kendini yatırım enstrümanı olarak kabul ettirmeye çalışan kripto paralar yükselişe geçti. Lider kripto para birimi Bitcoin 74 bin dolara kadar yaklaştı ve tarihi yüksek seviyesine çıktı. Bitcoin’deki yükseliş diğer kripto para birimlerine de sirayet etti ve yükseliş dalgası kripto para piyasalarında genele yayıldı.

Ancak hızlı yükselişin düzeltmesi de gecikmedi ve Bitcoin 74 bin seviyelerinden 63 bin dolar seviyelerine kadar düştü. Zirveden alım yapan yatırımcılar kripto paralarda yeni yükselişi dört gözle beklerken zirveden satış yapanlar karlarını farklı yatırım araçlarına aktarmaya başladı.

“DÜŞÜŞLER KAR REALİZASYONU”

CoinTR Araştırma Departmanı, kripto paralara ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.

CoinTR Araştırma Departmanı “Kripto para piyasalarındaki yoğun giriş ve çıkışlar, aslında piyasanın doğasında var. Bu yeni teknolojiye ve beraberindeki piyasaya tam anlamıyla adapte olunmamış olması, kripto para piyasa hacminin henüz istenen seviyeye gelmesinin önünde bir set olarak duruyor. Bu piyasa şartlarında düşük hacimli olarak nitelendirebilecek işlemler bile fiyatlarda dalgalanmalara yol açabiliyor. Bu volatilite, piyasanın olgunlaşması ve regülasyonlarla daha stabil bir hale gelmesiyle azalacaktır. Kripto para piyasalarındaki hızlı yükselişin arkasında ise ETF’ler (Borsada İşlem Gören Fonlar) büyük bir rol oynadı. Daha güvenilir ve düzenlemeye tabi yatırımları tercih eden yatırımcılar, ETF’lerin onaylanmasıyla birlikte bu araçlar üzerinden Bitcoin’e yatırım yapmaya başladı. ETF’ler, kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e erişimini kolaylaştırdı ve bu da yoğun bir talep yaratmıştı. Bireysel yatırımcıların da, ileride talebin artacağı beklentisiyle Bitcoin’e yöneldiğini görüyoruz. Bu da Bitcoin’de yoğun bir talep oluşmasına ve fiyatın hızla yükselmesine neden oldu. Düşüş ise fiyatların büyük ölçüde kar realizasyonuyla ilişkilendirilebilir. Bu durum, özellikle fiyatlar hızla yükseldikten sonra sıklıkla görülebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“BITCOIN’DE YÜKSELİŞLER BEKLENEBİLİR”

ETF’lerin onaylanması sonrasında yaşanan fiyat artışı birçok analistin tahminlerinin ötesinde oldu. Ancak asıl mesele, bu etkilerin yalnızca kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de ne gibi sonuçlar doğurabileceğidir.

Kısa vadeli dalgalanmalar ve geri çekilmeler yaşansa da ETF’lerin sağladığı ek likidite ve yatırımcı güveni, Bitcoin’in orta ve uzun vadede önemli bir değer artışı yaşamasını sağlayabilir. Önceki boğa piyasalarıyla kıyaslandığında ve genel metrikler dikkate alındığında, Bitcoin’de yükselişler beklenebilir.

“HALVING BİR YIL ERKEN GERÇEKLEŞTİ”

Yarılanma (halving) dönemlerinin Bitcoin piyasasına etkisi üzerine yapılan gözlemler ve analizler, bu olayların genellikle yatırımcılar tarafından olumlu karşılandığını ve piyasa fiyatlarında önemli hareketlilikler yarattığını göstermektedir. Tarihsel olarak her yarılanma olayından yaklaşık bir yıl önce piyasada bir yükseliş eğilimi başladığı ve yarılanmadan sonraki bir yıl içinde Bitcoin’in fiyatının genellikle en yüksek seviyeye ulaştığı görülmüştür. Bu döngüler, yatırımcıların ve spekülatörlerin yarılanma olaylarını önceden fiyatlamaya başladıklarını ve arzın azalacağı beklentisiyle piyasada bir alım heyecanı yarattıklarını gösterir. Bitcoin piyasası gibi yüksek volatiliteye sahip bir piyasada, bu tür döngülerin her zaman aynı şekilde tekrar edeceğinin garantisi yoktur. Çeşitli makroekonomik faktörler, düzenleyici gelişmeler, teknolojik ilerlemeler ve piyasa katılımcılarının davranışları gibi birçok faktör fiyat hareketlerini etkileyebilir.

“KRİPTO PARA ALIRKEN DUYGUSAL KARAR VERMEYİN”

Kripto paralara yatırım yapmayı düşünenlere, kısa vadeli alım satım stratejileri yerine orta ve uzun vadeli bir düşünce yaklaşımı benimsemelerini öneririz. Kripto para piyasasındaki volatilite, kısa süre içinde büyük kazançlar elde etme umuduyla çoğu zaman yatırımcıları cezbetse de bu yaklaşım aynı zamanda ciddi zarar riskleri de taşır. Kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenmeyen, sabırlı bir yaklaşımla orta ve uzun vadeli yatırımlar yapmak, piyasadaki ani değişimler karşısında daha dayanıklı bir strateji oluşturabilir. Bu strateji, yatırımcılara sürdürülebilir bir büyüme potansiyeli sunar ve piyasadaki volatiliteden minimum düzeyde zarar görmelerine olanak tanır. Sonuç olarak, kripto para yatırımı yaparken, duygusal kararlar yerine, araştırmaya dayalı, sabırlı ve stratejik bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Piyasa hakkında yeterli bilgiye sahip olmak, güvenilir kaynaklardan düzenli olarak bilgi almak ve yatırım yapacağınız varlıkları iyi anlamak, uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir. Her yatırımcının risk toleransı farklı olduğundan, kendi finansal durumunuz ve yatırım hedefleriniz doğrultusunda hareket etmek, bu volatil ve dinamik piyasada başarının anahtarlarından biridir.

“CİDDİ MİKTARDA BITCOIN SATIŞLARI GÖRÜLÜYOR”

Bitexen Araştırma Ekibi kripto paralara yönelik değerlendirmede bulundu. Bitcoin’de ciddi hacimlere ulaşıldığını belirten Bitexen Araştırma Ekibi’nin kripto paralara yönelik analizleri şöyle:

Kripto para piyasaları kendi içerisinde dinamiklere ve metriklere sahip olduğu gibi makroekonomik anlamda farklı dinamiklere ve metriklere sahiptir. Kendi içerisinde yaşanan dalgalanmaların başlıca sebepleri arasında fiyat hareketleri yer alıyor. Fiyatlarda artış geldiği zaman para girişlerinin ciddi miktarda arttığını hızlıca gözlemliyoruz. Tam tersi şekilde düşüşler geldiğinde ise çıkışlar yaşanıyor. Piyasalarda uzun vadeli ciddi miktarda yatırımcılar olduğu gibi bu yatırımcıların pabucunu dama atacak etkide kısa vadeli yatırımcılar bulunuyor. Kripto para ekosisteminin bu hızlı davranışları aslında onun karakterinin bir parçası haline geldi. Düşük ve durgun giden hacimlerin birden ciddi noktalara ulaştığını çok rahat görebiliyoruz. Diğer taraftan dış dünyanın ilgisi de spot Bitcoin ETF’leri ile birlikte buraya çevrilmiş durumda. Ciddi miktarda hacimlere ulaşıldı. İlgili aracı firmaların 10 haftalık sürede yönetimi altında 450 binin üzerinde Bitcoin topladığına şahit olduk. Aynı şekilde ciddi miktarda Bitcoin satışları da yaşanıyor.

“ETF ONAYLARI FİTİLİ ATEŞLEDİ”

Spot Bitcoin ETF’leri uzun bir süredir ayı piyasasında olan kripto para ekosistemi için yönü değiştiren fitili ateşleyecek sebep olarak bekleniyordu. Onayın gelmesi ile birlikte bu fitil ateşlenmiş ve uzun aylar süren o durağan piyasalar hareketlenmişti. Ancak analistler dahil kimse ETF’lerin bu derece bir performans göstereceğini beklemiyordu. Spot Bitcoin ETF’leri kıyaslandığı ETF’lerinin 2 yılda gösterdiği performansa 1 ayda ulaşarak beklentilerin ötesinde bir başarıya imza attı. Piyasalarda üst üste haftalarca günde ortalama 10.000 Bitcoin’lik talep olduğuna ve 30 milyarın üzerinde doların ETF’lere aktığına şahitlik ettik. Tüm bunlar bir yandan günde ortalama 350 milyon dolarlık satış gerçekleştiren bir diğer spot Bitcoin ETF’i olan GBTC’nin satışlarına rağmen gerçekleşiyordu. Lakin son günlerde bu gidişatta yaşanan yavaşlama ve negatif fonlama ATH getirdiği gibi şimdi de düşüş getirdi. Bu bize kripto para piyasalarının dinamiklerini hatırlatıyor. Tüm bunların zamanla daha da oturacağı, talebin devam edeceği ancak korku ve açgözlülük endeksinde normalleşmeler yaşanacağı bir sürece evirileceğimizi düşünüyoruz. Öyle ya da böyle spot ETF onayı ile Bitcoin yeni bir tarih yazmış ve yazmaya da devam edecek.

“3 YILLIK AYI 1 YILLIK BOĞA PİYASASI”

Her piyasada olduğu gibi kripto para piyasalarında da geçmişe baktığımızda bahsedilen döngülerin yaşandığını görüyoruz. Bahsettiğiniz bu döngüler 3 yıllık ayı 1 yıllık boğa piyasası şeklinde yorumlanıyor. Mevcut yatırımcıların ve yeni yatırım yapacak birçok kişi için de bu döngüler piyasanın gidişatı konusunda baz alınan kriterlerden biri olarak sürekli olarak karşımıza çıkıyor. Evet bu tarz döngüleri dikkate almak önemli ancak şunu da unutmamak gerekir ki piyasalar her geçen gün yeni dinamikler kazanarak hayatına devam ediyor. Yeni kullanıcılar, yeni yatırımcılar ve yeni yatırım araçları. Piyasalarda gerçekleşen tüm bu yenilikler gibi döngüler de buna ayak uydurarak değişimler gösterebiliyor. Bu sebeple döngülere birebir bağlı kalmaktan ziyade ana fikri baz almak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

“BİLMEDİĞİNİZ, TANIMADIĞINI ŞEYE YATIRIM YAPMAMALISINIZ”

Bizler bu teknolojilere ve ekosisteme ortaya sundukları faydalar sebebi ile inanmış insanlarız. Bu sebeple bu piyasalarda hizmet veriyor ve üzerinde çözümler üretmek için çalışıyoruz. Kripto paralara yatırım yapacak olan kişiler de aslında bu yatırımları ile birlikte bunun bir parçası olacaklar. Zamanla ne olduğunu merak ederek araştırmaya başlayacaklar. Çünkü her geçen gün yeni bir ürün ve teknoloji ortaya çıkıyor. Bilmediğiniz, tanımadığınız şeye yatırım yapmamalısınız. Bu sayede aslında onun gerçekleştireceği hareketleri ve metrikleri anlamlandırabilirsiniz. Bu sebeple yapacağımız tavsiye araştırmaları ve öğrenmeleridir. Kısaca yapacakları yatırıma zaman ayırmalarını tavsiye edebiliriz.

YANG: YÜZDE 30 DÜZELTME OLABİLİR

Bybit Finansal Ürünler Başkanı Hao Yang, kripto paralara yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Yang, Bitcoin’de yüzde 30’a kadar düzeltmenin beklendiğini söyledi.

Yang’ın değerlendirmeleri şöyle:

Kripto yatırımcılarının bir kısmı, kriptonun hızlı kazançlarından faydalanmak isteyen kısa vadeli yatırımcılar, yerel bir zirve gibi göründüğünde çıkış yapmak için çok hızlı olabilirler. Ayrıca, kriptoda kaldıraç hızla birikir ve bu, kısa vadeli oynaklığı artıran uzun ve kısa likidasyonlarla hem yukarı hem de aşağı yönlü hareketleri şiddetlendirir. Son olarak, kripto için kayda değer bir yükseliş gördük, BTC Ekim ayından bu yana yüzde 134 arttı, bu nedenle yüzde 10,20, hatta 30’luk bir düzeltme bekleniyor.

“BITCOIN’DE TREND GÜÇLÜ”

Bunu söylemek çok zor çünkü pek çok faktöre bağlı. Bitcoin için uzun vadeli trend çok güçlü ve bunun devam etmesini bekliyoruz.

“BITCOIN DÖNGÜSEL BİR VARLIK”

BTC yarılanmasının kriptoyu ne kadar etkilediği ve fiyatı etkileyen şeyin yarılanma mı, iş döngüsü mü yoksa küresel likidite hareketleri mi olduğu konusunda bir tartışma var. Bunu söylemek çok zor, ancak elimizde yalnızca 12 yıllık veri olduğu göz önüne alındığında, veriler BTC’nin döngüsel bir varlık olduğunu gösteriyor. Şimdiye kadar bu döngüler beklendiği gibi gerçekleşmiştir, bu nedenle bu model hala bir değerlendirme olarak geçerlidir.

“KRİPTO PARALARA ÖLÇÜLÜ YAKLAŞIM BENİMSENMELİ”

Dijital varlıklar konusunda spesifik finansal tavsiyelerde bulunamasak da geleneksel yatırımlara benzer ölçülü bir yaklaşım benimsenmesini öneriyoruz. Bitcoin veya Ethereum hakkında bilgi edinerek temel bilgilerle başlayın, deneyim kazanmak için küçük bir miktar yatırım yapın ve daha rahat olana kadar gelişmiş yatırım stratejilerinden kaçının.

“KURUMSAL YATIRIMCILAR TÜM KRİPTO PARA PİYASALARINI OLUMLU ETKİLİYOR”

ICRYPEX Yönetim Kurulu Danışmanı Ferhat Yükseltürk, ETF’lere yoğun giriş olduğunu belirtti.

Yükseltürk’ün değerlendirmeleri şöyle:

Bu yılbaşından itibaren ETF’lere 13.2 milyar dolarlık bir yatırım yapıldı. Özellikle Blackrock ve Fidelity gibi büyük kurumsal oyuncuların Bitcoin üzerine ETF hizmetlerini başlatması, kripto para piyasalarına olan ilgiyi artırdı ve bu alandaki fon akımlarının artarak devam etmesi bekleniyor. Kurumsal yatırımcıların ilgisinin artması, sadece Bitcoin değil, tüm kripto piyasalarına olumlu bir etki yapmaktadır.

“BITCOIN İÇİN 250 BİN DOLAR HEDEF VAR”

Kısa vadeli beklentilerimiz doğrultusunda, Bitcoin’de bir düzelme olabileceğini öngörüyoruz. Ancak orta ve uzun vadede, hem kurumsal yatırımcı ilgisinin artması hem de halving gibi döngülerin etkisiyle Bitcoin’in fiyatlarının 6 haneli seviyelere çıkabileceğini öngörüyoruz. Örneğin, Standard Chartered son zamanlarda Bitcoin için 2025 hedefini yüzde 50 artırarak 250.000 dolar olarak belirledi. Bu da kripto para piyasalarındaki büyümenin ve değer artışının ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.

“HALVING BITCOIN KITLIĞINI ARTIRIP FİYATLARI YÜKSELTİYOR”

Geçmiş verileri incelediğimizde, halving öncesi ve sonrası dönemlerde Bitcoin’in fiyatlarında belirgin artışlar gözlemliyoruz. Halving etkinliği, Bitcoin’in kıtlığını artırarak arz-talep dengesini etkileyerek fiyatların yükselmesine neden oluyor. Bu durum, geçmiş yıllarda yaşanan yüzde 8000, yüzde 300 ve yüzde 500’den fazla artışlarla net bir şekilde görülmektedir.

“KRİPTO PARADA FİNANSAL OKURYAZARLIK ÖNEMLİ”

Yatırımcılar için finansal okuryazarlığın büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Kripto piyasaları genellikle volatiliteye açık olduğundan, güvenilir ve sağlam kurumlarla çalışılması ve bu kurumların sunduğu araştırma hizmetlerinden yararlanılması önemlidir. Özellikle yeni yatırımcılar için, kaldıracın minimum seviyede tutulması ve likiditesi yüksek paritelerde işlem yapılması daha mantıklı bir strateji olabilir. Bu, yatırımcıların riskleri minimize ederek daha başarılı işlemler yapmalarına yardımcı olabilir.

 

“KRİPTO REGÜLASYONU TÜRKİYE KRİPTO PAZARINI BÜYÜTECEK”

Gate.io Küresel Büyüme Direktörü Kafkas Sönmez

Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin yasal düzenleme çalışmalarının 2021’e uzandığını hatırlatan Gate.io Küresel Büyüme Direktörü Kafkas Sönmez, “Finansal otoritelerin karşısında yepyeni bir varlık sınıfı ve ekonomik ilişki formu var. Blokzinciri teknolojisi çok hızlı gelişiyor ve kapsamı çoktan Bitcoin alım satımının ötesine geçti. Tüm paydaşların haklarını gözeten sıfırdan bir yasa tasarısı hazırlamak zaman alıyor. Örneğin Avrupa, bölge çapında bir düzenleme olan MiCA için yıllardır çalışıyor. Küresel bir kripto para borsası olarak, Türkiye’nin proaktif tutumu ve bu sürecin sonuna gelindiği için umutluyuz” dedi.

 

“ÜLKE EKONOMİSİNE YARAYACAK”

Chainalysis tarafından yayımlanan Küresel Kripto Adaptasyonu raporunda 12. sırada yer alan Türkiye, ham kripto işlem hacmi açısından ise dünya çapında dördüncü sırada konumlandı. Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’nin kripto potansiyeli açısından en önemli ülkelerinden biri olarak kabul edildiğini dile getiren Kafkas Sönmez, “Yerli oyuncuların küresel rakiplerle rekabeti de en nihayetinde kullanıcı deneyimine ve ülke ekonomisine yarayacak. Rekabet teşvik edildikçe Türkiye’deki kripto pazarı da büyüyecek” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-uzmanlar-net-konustu-kripto-paralarda-neler-olacak-iste-bitcoin-icin-beklentiler/feed/ 0
Son dakika… Herkes merak ediyor! Altın, dolar, borsa, faiz… Uzman isimler yorumladı! İşte hedefler ve tahminler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-herkes-merak-ediyor-altin-dolar-borsa-faiz-uzman-isimler-yorumladi-iste-hedefler-ve-tahminler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-herkes-merak-ediyor-altin-dolar-borsa-faiz-uzman-isimler-yorumladi-iste-hedefler-ve-tahminler/#respond Sun, 05 May 2024 21:27:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8065 Piyasalarda hareketlilik devam ediyor. Altın rekor üstüne rekor kırarken, borsalarda dalgalı seyir izlenirken, döviz kurlarında faiz volatilitesi etkili oluyor. Merkez bankalarının faiz kararları piyasalar üzerinde etkili olurken bu hafta Fed ve TCMB’nin faiz kararı da yakından izleniyor. Özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’ın geleceğe yönelik değerlendirmeleri önemle takip edilecek.

ALTIN REKOR ÜSTÜNE REKOR KIRIYOR

Altın fiyatları Fed’in faiz indirimine gideceğine yönelik beklentileri rekorlar eşliğinde fiyatlıyor. son bir yılda yüzde 101 oranında yatırımcısına kazanç sağladı. Son bir aydaki kazanç ise yüzde 12’yi aştı. Fed’in faizi düşürmeye başlamasıyla birlikte dolarda oluşması beklenen güç kaybı nedeniyle altın fiyatlarında yükseliş olabileceği öne sürülüyor.

DÖVİZDE VOLATİL SEYİR DEVAM EDİYOR

Döviz kurlarındaki ılımlı yükseliş seyri devam ediyor. Dolar kuru son bir ayda yüzde 4.76 oranında yükseliş kaydetti. Son bir yılda dolar yüzde 71 kazanç sağladı. Ancak enflasyonun yüzde 67.07 oranında gerçekleştiği göz önüne alınırsa dolarda gerçekleşen reel getiri oldukça düşük kalıyor.

EURO DA ENFLASYONUN ÇOK AZ ÜSTÜNDE GETİRİ SAĞLADI

son bir yılda yüzde 75 oranında getiri sağlarken son bir ayda yüzde 6 civarında kazanç oluştu.

BORSA İSTANBUL TARİHİ YÜKSEK SEVİYELERİNDE

Borsa İstanbul genel seçimlerin ardından yakaladığı yükseliş dalgasını Şubat ayında 9450 puana kadar yükseltti ve tarihi yüksek seviyesini gördü. Genel seçim döneminde 4481 puan seviyelerinde bulunuyordu. Böylece bir yıl olmadan Borsa İstanbul yüzde 100’ün üzerinde yükseliş gerçekleştirmiş oldu ve enflasyona karşı kazanç sağladı. Borsa İstanbul’da doğru hisselere yapılan yatırımlar yatırımcısının gelirini katlamış oldu.

“BİST İÇİN 11 BİN PUAN MUHAFAZAKAR KALABİLİR”

Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, piyasalara yönelik beklentilerini açıkladı. Borsa İstanbul’un 11 bin puana ulaşabileceğini ve enflasyonist ortamda bu hedefin muhafazakar kalabileceğine değinen Demirtaş, dolar için de 41 lira tahminlerinin bulunduğunu belirtti.

Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

“MERKEZ BANKASI FAİZ ARTIRABİLİR”

20 Mart’ta Fed’in, 21 Mart’ta TCMB’nin faiz kararlarını bekliyoruz. Fed’in faizleri sabit tutmasını beklerken, ileri dönük olarak muhtemel faiz indirimlerinin zamanlaması konusunda, Fed Başkanı Powell’ın, konuşmasında vereceği sinyaller global piyasalar açısından önemli olacaktır. Fed’in, faiz indirimleri için yılın 2’nci yarısını işaret edebileceğini düşünüyoruz. 21 Mart’ta TCMB’nin politika faizini 250 baz puan artışla yüzde 47.5’e yükseltebileceğini düşünüyoruz. Bu öngörümüzde, yılın ilk 2 hatta 3 ayında yüksek giden talep ve ek tedbirler alınması gerekliliği etkili olmuştur. Piyasa beklentileri, yatay olabileceği yönündeydi. Yerel seçimler öncesi TCMB’nin PPK faiz kararı ve ileri dönük açıklamaları da enflasyonun yüksek seyrettiği şu aylarda, ekonomi programına olan güvenin korunmasına yönelik açıklamalar yatırımcılara güven verecektir.

“BORSA İSTANBUL ENERJİ BİRİKTİRDİ”

BIST100 endeksinin uzun bir süredir dinlendiğini ve enerji biriktirdiğini düşünüyoruz. Yerel seçimler öncesi, Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu yükseltmesi ve görünümü pozitife revize etmesinin ardından son 6 işlem gününde BIST100 endeksi günü eksi kapatmıştır. Mevcut 8700 seviyelerinin alım fırsatı yarattığını ve piyasanın özellikle yüksek enflasyondan dolayı, risklere odaklandığını ve fırsatları gözardı ettiğini düşünüyoruz. BIST100 için 12 aylık hedefimiz 11000 seviyesinde ve enflasyon etkisini düşündüğümüzde bu hedef de muhafazakar kalabilir.

“DOLAR İÇİN YIL SONU TAHMİNİMİZ 40-41 LİRA”

Açıkçası özellikle Fitch’in Türkiye’nin notunu yükselttiği haftada, döviz rezervleri konusunda spekülasyonların yapılması, piyasalarda aşağı yönlü volatilite yaratmıştır. Son haftalarda dövizdeki artışta, seçimler öncesi yapılan spekülasyonlar etkili olmuş, ekonomi yönetiminin açıklamalarına rağmen, enflasyon endişeleriyle TL üzerinde baskı oluşmuştur. Ana senaryomuzda, TL’de reel değerlenmenin devam edeceğini ve döviz artışının enflasyonun altında kalabileceğini düşünüyoruz. 2024 yıl sonu için Dolar/TL tahminimiz 40-41 seviyeleridir. Hâlihazırda dövizde sert bir yükseliş beklemiyoruz.

“YATIRIM FONLARINDA DİKKATLİ OLUN”

Yatırımcılar hisse seçimlerinde olduğu gibi fon seçimlerinde de oldukça dikkatli olmalılar ve fonların içerisindeki varlıkları da incelemeliler. Ardından, güvendikleri bir kurumun yatırım fonlarına yatırım yapabilirler. Risk profillerine göre hisse fonlarında değerlendirebilirler.

“KRİPTO VARLIKLAR KAPALI KUTU”

Açıkçası bizim için kapalı kutu, ama özellikle genç nesil bu enstrümana oldukça meraklı. Uzmanlık alanımız olmadığı için de önyargılı olmamaya özen gösteriyoruz. Öğrenmek maksatlı, varlığın %1’inin kriptolarda değerlendirilmesi düşünülebilir.

“ALTIN RİSKLERE KARŞI KORUMA MAKSATLI TUTULABİLİR”

Altın, özellikle faiz indirim süreci beklentilerine göre yönünü belirliyor. Altın’ın ons fiyatının 2.150-2.175 seviyelerinde seyrettiğini görüyoruz ve 2.000-2.150 aralığında seyretmesini de mâkul buluyoruz. Altın’ın -yatırım aracı olmasından ziyade- risklere karşı korunma maksatlı kullanılabilecek bir enstrüman olduğunu düşünüyoruz.

“MERKEZ BANKASI FAİZİ ARTIRIR”

Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı, Merkez Bankası’nın piyasaları soğutarak faiz artırımı yapıp enflasyonu düşürme yönünde amacının olduğunu belirtti.

Karayazıcı’nın değerlendirmeleri şöyle:

Türkiye’de enflasyon dinamikleri çok kuvvetli ve bunun ortadan kalması için ekonominin hız kesmesine ihtiyaç var. TCMB de bu ihtiyacın farkında ve sıkılaştırıcı yeni adımlar atmaya başladı. Enflasyon ile mücadelede vites yükseltilmesi gibi okuyabileceğimiz bu hamlelerin sürmesini ve politika faizinin de yükselmesini bekliyorum. Bu toplantıda güçlü bir sinyal ve 25 Nisan tarihli toplantıda faiz artırımı daha olası. Ancak sürpriz yapıp bu toplantıda politika faizini yüzde 47.5 veya 50’ye yükseltmesi de pekala mümkün.

Borsanın bu hamleye ilk tepkisi ölçülü negatif olabilir. Ancak kalıcı olumsuz bir etki göreceğimizi düşünmüyorum. Evet bir süre şirket karları azalacaktır ancak eş zamanlı olarak ülke riski de azalıyorsa bu fiyatlamada denge sağlamaya yetecektir.

FED’in şahin olmasından endişe ediliyorsa da ben dengeli bir FED ve global marketlerde ölçülü pozitif bir piyasa etkisini daha olası buluyorum.

“BİST ROTAYI YUKARI ÇEVİREBİLİR”

Yüksek enflasyonun sürdüğü günümüz şartlarında TRY bazında rekorlar kuvvetle muhtemel.

Gerçek bir yükselişten bahsedebilmemiz için endeksin dolar bazı değerinin artması gerekiyor.

Şubat ayında 305 $ ‘ı test edip dün 276 $ kapanan BIST’te önümüzdeki 2,5 hafta içinde 260 $ (belki 250 $) test edilebilir. 

Ancak ben BIST’in Nisan ayı içinde rotayı yukarı çevirip yaz aylarında 340 $’a yıl sonunda da 375 $’a yükselebileceğini düşünüyorum.

“YABANCILAR TL YATIRIMA YÖNELEBİLİR”

Ben beklemiyorum çünkü Türkiye var olan politika setini ihtiyaçlar doğrultusunda takviye de edecek olursa ki beklentim bu yönde hissedilir ölçüde yabancı girişi şaşırtıcı olmaz.

Nisan ayı bu anlamda dövizde artış bekleyen yerleşiklerle uzun bir aradan sonra TRY yatırıma yönelecek yabancıların iyimser-karamsar kavgasına sahne olma potansiyeli taşıyor. 

Hal böyle olursa da bizim Nisan ayından itibaren döviz kurlarındaki artışın TRY mevduatın sağladığı getirinin altında kaldığı bir döneme yelken açmamız muhtemel. 

“FON ALIRKEN ÖNCE ARAŞTIRIN SONRA YATIRIM YAPIN”

Piyasaların değişmez kuralı hızlı artanların ters iz düşümü ile hızlı geri esnemelere de sahne olmasıdır. Fon seçimi ciddi bir iş. Hız testi ile araç veya yarış atı seçilebilir ancak finansal marketlerde bu yaklaşımın bir hükmü yok.

Her ne kadar pratikte en yaygın yatırımcı tavrı “önce aldım sonra düştü araştırdım” olsa da ben tersini yapmalarını önce güvenilir kaynaklardan araştırmalarını sonra yatırım yapmalarını öneririm.  

ONS ALTINDA 2500 DOLAR BEKLENTİSİ

Altın ucuz olmasa da başta Çin olmak üzere Merkez Bankalarının alımlarından pozitif etkileniyor. FED konusunda negatif sürprizlerle karşılaşılmadıkça molalar eşliğinde ılımlı bir hızda yükselişi sürdürüp 2024 ilk yarısı içinde 2250 $ ikinci yarısı içinde 2500 $ olması zor değil.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-herkes-merak-ediyor-altin-dolar-borsa-faiz-uzman-isimler-yorumladi-iste-hedefler-ve-tahminler/feed/ 0
Bakan Kacır: Türksat 6A’yı uzaya göndereceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-uzaya-gonderecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-uzaya-gonderecegiz/#respond Sat, 04 May 2024 21:54:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8054 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır bir dizi program için geldiği İzmir’de, Türkiye’nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı ile birlikte, Ege Üniversitesi öğrencileriyle ‘gençlik buluşmasına’ katıldı. Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Kacır, gelecek dönem Ege Üniversitesi’ne yeni bir kongre merkezinin kazandırılması sözünü verdi.

Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi yolunda, gençlerin enerjisiyle yoluna devam edeceğini aktaran Bakan Kacır, sözlerine şunları da ekledi:

“Biz her daim ifade ediyoruz ki, Türkiye’nin bu yoldaki en büyük gücü, en büyük kuvvet çarpanı genç ve dinamik nüfus. Bizim varımız yolumuz gençlik. Milli teknoloji hamlesinin de öznesi ve merkezi, Türkiye’nin gençliği TEKNOFEST kuşağı. Türk gençliği aslında kabiliyetlerini, yetkinliklerini, önleri açıldığında bizler onların yanında durduğumuzda neleri başarabileceklerini bütün dünyaya ispat ettiler. Bu ispatın en görünür olduğu alan şüphesiz Türkiye’nin savunma sanayi olduğu ve havacılık oldu.”

Konuşmasında 60 yıl önce Atatürk Havalimanı’nda TEKNOFEST’ler düzenlendiğinden bahseden Bakan Kacır, 60 yıl önce Atatürk Havalimanı’nda tıpkı bizim TEKNOFEST’lerde yaptığımız işler gibi işler yapılmış. Gök şenlikleri adıyla Nuri Demirağ tarafından festivaller düzenlenmiş. Metal gövdeli yerli uçaklar üreten Nuri Demirağ, kendisiyle birlikte uçaklar geliştirebilecek, üretebilecek mühendisler, teknisyenler yetişsin diye, o uçakları uçuracak pilotlar yetişsin diye, hem İstanbul’da ve kendi memleketi Sivas’ta gök okulları açmış hem de Atatürk Hava Meydanı’nda gök şenlikleri düzenlemiş. 2000’li yıllardan sonra Türkiye, özellikle terörle mücadelede ihtiyaç duyduğu tüm teknolojiyi kendi imkanlarıyla geliştirme, üretme iddiasıyla yeni bir yolculuğa çıkmış. Biz İHA’ya ‘Heron’ diyorduk. ‘Heron’ İsrail’in insansız hava aracı markası. İsrail’den alınan bir takım uçaklar vardı, robot uçaklar. Fakat uçması gerektiğinde maalesef çoğu zaman uçmuyordu. İhtiyaç duyduğumuzda onlardan etkin şekilde maalesef yararlanamıyorduk. Türkler Bayraktar’la, Ankay’la, Akıncı’yla, Aksungur’la, Hürkuş’la, Hürşet’le, Atak’la, Gökbey’le, Kızıl Elma’yla, Kaan’la gökyüzüne imza attı” ifadelerini kullandı.

Başarı hikayesinin uzay alanına da taşınmasını ümit ettiklerinin altını çizen Bakan Kacır, şöyle konuştu:

“Uzay da en az savunma sanayi kadar stratejik bir alan. Önce 2018 yılının sonunda Türkiye Uzay Ajansı’nı kurduk ve 2021 yılının başında da 2030 için 10 büyük hedef ve Milli Uzay Programımızı dünyaya ilan ettik. Biz 20 yılda uzay teknolojilerinde önemli bir kabiliyet kazandık. 20 yıl önce görüntüleme uydularında ortak üretimle yola çıktık. Bilsat uydusunda üretim faaliyetlerine dahil olduk. Daha sonra Rasat görüntüleme uydusunu yerli olarak ürettik. Daha sonra Göktürk görüntüleme uydusunu yerli olarak ürettik ve nihayetinde görüntüleme uydularının bütün alt sistemlerini yerli ve milli olarak geliştirme kabiliyeti edindik.”

Haberleşme uygularını da yerli ve milli olarak geliştirmek gerektiğine inandıklarını vurgulayan Bakan Kacır, “TÜRKSAT 6A’yı üretmeye yönelik projeyi başlattık. İnşallah önümüzdeki 3-4 ay içerisinde TÜRKSAT 6A’yı uzaya gönderecek ve kendi haberleşme uydularını üretebilen 10 ülkeden biri olacağız. Uzaya erişimde de iddia sahibiyiz” diye konuştu.

Türkiye’nin aya erişim programının bulunduğunu anlatan Bakan Kacır, “Uzay ekonomisi 600 milyar dolarlık bir ekonomi. Dünyada yılda uzay ekonomisi 600 milyar dolara gelmiş. Yüzde bir alsak altı milyar olacak. Yüzde 10 alsak altmış milyar dolar yapar. Bir yandan da bu büyüyecek. Bütün savunma sanayi sistemlerimiz ve hatta bütün kritik sivil teknoloji uygulamalarımız aslında uzay teknolojileri tabanla çalışıyor. Her birimiz eve giderken, yol bulurken navigasyon kullanıyoruz. Bunlar GPS uyduları sayesinde çalışan teknolojiler” cümlelerini aktardı.

TEKNOLOJİ VE İNOVASYON MERKEZİ PROJESİ

Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’i bilişimin ve teknolojinin merkezi yapacaklarını belirtti. İzmir’in ekonomisini gelecek dönemde ayağa kaldıracak alanların başında bilişim sektörünün geldiğini söyleyen Dağ, şu ifadeleri aktardı:

“Alsancak Limanı’nın arka alanını, teknoloji ve inovasyon merkezi haline getireceğiz. Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ndeki Teknopark ile birlikte bunu entegre ederek bilişimin İzmir’de önünü sonuna kadar açacağız. Tarihi elektrik fabrikasını, yazılım sektörü ve teknoloji girişimcilere sunarak, geçmişle geleceği buluşturacağız. Teknoloji ve inovasyon merkezimiz de bilişim, otonom araç teknolojileri ve yapay zeka uygulamalarına kadar birçok ekosistem kurulması için altyapı hazırlayacağız. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle 5 yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin dünyada ses getirdiğine hep birlikte şahit olacağız.”

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı üniversitede ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ve Ege Üniversitesi olarak bilim ve teknoloji öncelikli ekosistemi güçlendirerek, Türkiye yüzyılını Türk bilim yüzyılı yapmak için çalışacaklarını belirtti.
Uzay yolculuğuna çıkmadan önce astronot olmak için başından geçen aşamaları öğrencilerle paylaşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Çocukluğundan itibaren havacılıkla ilgili bir hevesi, bir hayali zihninde taşıyabilmiş, bu hayalin peşinde koşabilmiş, hasbelkader havacılığın çeşitli alanlarında uçma şansı bulabilmiş bir kardeşiniz olduğum halde, iş uzaya geldiğinde bir adım durup boynumu bükmek zorunda kalıyorum. Çünkü o güne kadar belgesellerde, sinemalarda, internette, kitaplarda uzayla ilgili bir şey geçtiğinde, belki bulunduğum yaşın olmaması gerektiği şekilde çok daha üstüne bir olgunlukla kendime şunu terk ediyordum, ‘bu hayal başka milletlerin çocuklarının hayali. Elinde olan mutlulukla geçinmeyi bil.’ Dolayısıyla iş uzay konusuna geldiğinde ısrarla kendimi bu alanda hayal kurmaktan uzak tutuyordum. O günün şartlarında ülkemizin imkanlarıyla bunu gerçekleştirmenin mümkün olmadığının idrakı içerisinde kesinlikle bu hayalden uzak duruyordum” diye konuştu.

“TÜBİTAK Uzay’ın sitesinden ilgili kriterleri incelemeye başladım. Yaklaşık 3 buçuk 4 sayfalık bir gereklilik listesi ortaya koyulmuştu. Sona geldiğinde bütün kriterler tutuyordu” diyen Gezeravcı, şunları kaydetti:

“Bu andan itibaren 3 haftalık düşünce sürecinin içerisine girmek zorunda kaldım. Çünkü o güne kadar hayal dahi ekmekten uzak durduğum bir konuda ülkemiz 100’üncü yılımızda, geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimize özgüven kaynağı olabilecek bir hedef koymuş ve o güne kadar hayal kurmaktan dahi uzak duran bir insan pozisyondaydım. 3 hafta boyunca açık kaynaklardan erişebildiğim, hali hazırda yazılmış kitaplarda, bu işi yapmış olan, görevde olan ve emekli olan astronotların, süreci yöneten ajansların, konuyla ilgili paylaşmış oldukları bütün resmi, gayri resmi kaynakları okumaya çalıştım. Yazılmış bir kaç tane bütün hissiyatlarını aktaracak şekilde astronotların kitaplarını okumaya çalıştım.”

Yürüttükleri bilimsel çalışmalardan da bahseden Gezeravcı, “Asıl yürüttüğümüz bilim operasyonları vardı. Deneyimlerimizi, bilim insanlarımızın kendi laboratuvarlarında, kendi çalışma ortamlarında şehir şehir gezerek, Türkiye’ye gelip burada çalışma imkanı bulduk. Bir diğer gelişimizde hocalarımızı Ankara’ya toplayarak, Ankara’da TÜBİTAK yerleşkesinin içerisinde tüm deneyleri tekrar çalıştık. Üçüncü sırada hocalarımızı deney düzenlikleriyle birlikte ABD’ye getirdik. ABD’nin de Uluslararası Uzay İstasyonunda modülleri NASA’nın testlerinde. Kontrol merkezi var, orası da bilimsel deneylerin kontrol süreçlerini yürütüyor. Deneylerimizi bir kez de orada tekrardan çalışma imkanı bulduk” dedi.

“İNSANOĞLU GÜNÜN BİRİNDE MARS’A ERİŞECEK VE BU SÜRE ÇOK UZAK DEĞİL”

Deneylerinin rastgele seçilmiş deneyler olmadığını söyleyen Gezeravcı, “1 tane görevi tamamladık. 9 tane görev alanında, Türkiye’nin koymuş olduğu hedeflerle ilgili çalışmalar devam ediyor. Deneyler de tıpkı bizim astronot seçim süreci gibi yine Türkiye Uzay Ajansı’nın kontrolünde bir deney seçim sürecinin sonunda belirlerdi. Burada amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin bundan sonraki uzay alanında yapmaya çalıştığı ve koyduğu hedeflere erişme yolunda, ileride daha da büyüyen uzay ekosisteminden pay almaya imkan tanıyacak, uzayda kurulacak farklı ekosistemlerde bir alt birleşen oluşturabilecek deney alanlarındaki çalışmalardı. İnsanoğlu günün birinde Mars’a erişecek ve bu süre çok uzak değil.” İfadelerine yer verdi.

Gezeravcı, Haziran-Temmuz aylarında da yapılan 13 deneye ilişkin bulguları kamuoyunun öğrenmiş olacağının altını çizdi.

Konuşmalar ve plaket töreninin ardından Rektör Budak, Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı, sahneye çıkarak özçekim yaptı. Konuşmaların ardından Alper Gezeravcı’ya Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak tarafından plaket takdim edildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turksat-6ayi-uzaya-gonderecegiz/feed/ 0
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın en iyi iyileştirmesini gerçekleştirdik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-dunyanin-en-iyi-iyilestirmesini-gerceklestirdik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-dunyanin-en-iyi-iyilestirmesini-gerceklestirdik/#respond Sat, 04 May 2024 21:43:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8051 “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Depremin ardından sabırla iline ilçesine mahallesine köyüne sokağına evine işine sahip çıkan vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak depremzede kardeşlerimize destek olan ve yardımları koordine eden kamu personeline de teşekkür ediyorum.

“KONUTLAR HAYIRLI OLSUN”

Afeti takip eden haftalarda ve aylarda dünyanın en iyi iyileştirmesini gerçekleştirdik. Afetzedelerin yanında olduk, destek verdik. Taşınmadan kiraya, enkaz kaldırmadan geçici barınmaya her konuda 115 milyar liralık kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Tüm kayıpları telafi edecek güce sahibiz demiştik. Bu sözümüzü tutmak için gece gündüz çalışıyoruz. Yapımı tamamlanan 46 bin konut ve köy evinin kurasını çekerek anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de biraz önce başlattığımız kura ile 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz. Kahramanmaraş’ta 7858’i konu 445’i köy evi olmak üzere 8303, Hatay’da 3614, Adıyaman’da 5418, Gaziantep’te 4012, Diyarbakır’da 2992 konut, Malatya’da 1700 konut, Osmaniye’de 1596 konut, Şanlıurfa’da 1132 konut, Elazığ’da 838 konut, Adana’da 727 konut, Kilis’te 391 konut, toplamda 30 bin 723 ailemize yeni yuvalarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

1.5 ayda 76 bin konut sayısını aşmış bulunuyoruz. 2 ayda 80 bin konutu teslim etme sözünü yerine getirmeye çok az kaldı. Yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. 390 bin konut, 11 bin 500 ahır, 442 bin hak sahibinin hiçbirini mağdur etmeden yuva ve iş yerlerine kavuşturmaktır.

“YENİ BAŞTAN TASARLIYORUZ”

Depremin maliyeti 104 milyar doları buluyor. Bu yılın bütçesinde 1 trilyon liranın üzerinde kaynak ayırdık. Geçtiğimiz yıl da bütçeden aynı meblağda harcama yapmıştık. Bunlar sadece bütçeden yaptığımız harcamaları ifade ediyor. Sivil toplum kuruluşları, şirketlerin, vatandaşların, belediyelerin katkıları bunun dışındadır. Ülkemizin ve şehirlerimizin üzerindeki deprem yükünü tümüyle kaldırmayı hedefliyoruz. Avrupa’daki pek çok ülkenin nüfusundan ve konut sayısından daha yüksek inşa faaliyetini ifade ediyor. Millet ve devlet olarak canımızdan bir parça olarak gördüğümüz deprem bölgesinin ve depremzedelerimizin yaralarının bir an önce sarılması için gece gündüz çalıştık. Caddeleriyle meydanlarıyla üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz.

 

“GAZZE’DEKİ KATLİAMIN İNSANİ VE VİCDANİ SORUMLULUĞUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Ülkemizin tamamıyla birlikte deprem bölgemizi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz. Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın, hiçbir gündemin bizi deprem bölgesiyle ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz. Depremin hemen ardından Mayıs ayında Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini belirlediğiniz önemli seçim yaşadık. Yeni bir seçimin arefesindeyiz. Bölgemizde yaşanan insani kriz ve çatışmalar genişliyor. Gazze’deki katliamın insani ve vicdani sorumluluğuyla karşı karşıyayız.

“SEÇİM SONRASI İÇİN FELAKET SENARYOSU YAZANLAR VAR”

Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.

 

“ŞEHİRLERİ YENİDEN İNŞA ETMEK, YIKIMLARI TELAFİ ETMEKTEN ÇOK DAHA AZ MALİYETLİDİR”

Türkiye 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar atmıştır. Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek, şehirleri dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. Ülkemizin konut stokunun kayda değer bölümünü yeniledi. TOKİ ile 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde inşa ettik. Hala dönüştürmemiz gereken çok bina var. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 99 öncesinde yapılanlar olduğunu görüyoruz. Yıkıma uğrayan yeni binaların ise teknik eksiklik nedeniyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem hazırlıklarımızı bitirmemizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. İstanbul gibi yerlerde böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirleri yeniden inşa etmek, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. Canların bedeli olmayacaktır.

“İSTANBUL’A MURAT KURUM’U ADAY GÖSTERDİK”

Yarısı Bizden kampanyasıyla bu doğrultuda önemli adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmaların bitmesiyle daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız. Başka alanlarda insanların gözlerini boyamak mümkün olabilir ama bu anlayışın deprem karşısında zerre kadar değeri yoktur. Milletimden kendi evinden başlayarak depreme karşı hazırlayacak olanlara destek vermesini istiyorum. Deprem ihmale gelmeyecek bir konudur. Çanakkale’de yaşanan deprem bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır. Bu anlayışla deprem riski ve deprem sonrası yaşayabileceği kayıp oranı İstanbul’a Murat Kurum’u aday gösterdik.

Son 5 yılda yaşanmış tüm afetler sonrası çalışmaları başarıyla yürüten Kurum kardeşimizin İstanbul’u depreme en iyi şekilde hazırlayacağından şüphe duymuyoruz. Ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-dunyanin-en-iyi-iyilestirmesini-gerceklestirdik/feed/ 0
Bakan Kacır: 11 projeyle İzmir’de yerel kalkınma desteklenecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-11-projeyle-izmirde-yerel-kalkinma-desteklenecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-11-projeyle-izmirde-yerel-kalkinma-desteklenecek/#respond Sat, 04 May 2024 21:18:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8046 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İzmir Kalkınma Ajansı eliyle desteklenen 11 projenin açılışını yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Türkiye Yüzyılı’nda sayısız projeyi İzmir’e kazandırmanın iftiharını yaşadıklarını kaydederek, şunları söyledi:

YATIRIMA TEŞVİK

Son 22 yılda; 751 milyar lira tutarında sabit yatırım için 6 bin 365 yatırım teşvik belgesi düzenledik. İzmir’de 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Üretimin, sanayinin, ticaretin şehri İzmir’imize 4 yeni organize bölgesi, 3 endüstri bölgesi kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde ilave 95 bin istihdam oluşturduk. 

TEKNOLOJİ GİRİŞİMCİLİĞİ

Şehrimizde katma değerli üretim ve teknoloji girişimciliğini daha ileriye taşıma adına 4 teknopark, 100 Ar-Ge ve 24 tasarım merkezi kurduk. Girişimcilerimizin, sanayicilerimizin yenilik odaklı projelerine 22,8 milyar lira destek verdik. İzmir’in kalkınmasının, gelişmesinin, ekonomisinin taşıyıcı sütunu olan ’lerimize can suyu olduk. Son 22 yılda şehrimizde 70 binden fazla KOBİ’ye 8,2 milyar lira destek olduk.

TEKNOFEST COŞKUSU

Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yaraşır şekilde ülkemizin üç büyük şehrinde TEKNOFEST coşkusunu yaşarken, İzmir de bu coşkuya ortak olan şehirlerimizden biriydi. Yurdumuzun dört bir yanından vatandaşlarımızla, yediden yetmişe adeta bir seferberlik ruhuyla İzmir’de buluştuk. 1 milyonu aşkın ziyaretçimizi ağırladığımız TEKNOFEST İzmir’de; Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut çıktılarından her bir eserimizle gururla dokunduk.

TEKNOLOJİ YOLCULUĞU

TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 22 yılda 5 bine yakın araştırma projesine ve 7 bin 700’den fazla bilim insanına 15 milyar lira destek sağladık. Merak eden, araştıran, sorgulayan, keşfeden bir gençlikle teknoloji yolculuğumuzu sürdürüyoruz.

DENEYAP

İzmir’deki 2 atölyemizle birlikte, 81 şehrimizde kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırıyoruz.  Robotik kodlamadan, tasarım ve programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıl süreli eğitim imkânı sunuyoruz. 

COĞRAFİ İŞARET

İzmir’imizin kendine has değerlerini, eşsiz tatlarını, yerel lezzetlerini de unutmadık.  Tulum peynirinden gevreğine, zeytinyağından üzümüne, menemenine kadar şehrimizin 41 yöresel lezzetini coğrafi işaretle tescilledik, hem üreticimizi hem de tüketicimizi koruma altında aldık.

YEREL KALKINMA

Gerçekleştirdiğimiz tüm projelerle tarihte millî iktisat kararlarının alındığı İzmir’i günümüzde de kalkındırmaya, ihya etmeye gayret ediyoruz.  İzmir Kalkınma Ajansı’mız ile yerel kalkınmayı destekleyerek genele yayıyoruz. Şehrimizde kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın toplam 671 projesine bugüne dek 4,7 milyar lira kalkınma desteği sağladık.

11 ESER

İzmir’de yerli ve yenilenebilir enerjiden, kadın ve genç istihdamına, teknolojik altyapı ve donanımı yenileme çalışmalarından, yeşil ve mavi dönüşüme, kuluçka merkezinden, tarımsal kalkınmaya 11 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Mermer Artıklarından Doğala Özdeş Mermer “Alimonite” Üretimi ile ekonomik, çevreci ve yenilikçi malzeme üretimi sağlıyoruz.  Kadınlar ve Gençler İçin Karabağlar Mobilya Akademi ile kadınlarımızın ve gençlerimizin şehrimizde iş gücüne katılımlarını destekliyoruz.

YENİLENEBİLİR ENERJİ

Son yıllarda yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirdiğimiz hamleler ile Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektöründe üretim üssü hâline gelmiş şehrimizde Rüzgâr Enerjisi Meteorolojisi ve Çevresel Test ve Analiz Merkezi’ni (RÜZMER) kurduk. Bu merkezimizle sektörümüz ihtiyaç duyduğu uluslararası standartlara uygun test ve analiz merkezini şehrimize kazandırıyoruz. 

RÜZGAR SANTRALLERİ

Ülkemizde deniz üstü rüzgar enerjisi alanında ilk kez gerçekleştirilen Denizüstü Rüzgar Ölçüm Projesi kapsamında da Küçük Ada’da kurduğumuz ölçüm direği ile yıl boyunca veri topluyoruz. Sektörün gelişimi için gerekli modellemelerin ve yatırımların yapılmasına katkı sağlıyoruz. Kurduğumuz bu altyapılar ile önümüzdeki dönemde rüzgar santrallerinde yerlilik oranımızı yüzde 60’ın çok daha üzerine taşıyacağız. Türkiye, rüzgar enerjisinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde Avrupa’nın lider ülkesi olacak.

ÜRETİMİN LOKOMOTİFİ

Avrupa’da 2030’a dek oluşacak yaklaşık 300 GW rüzgar türbini talebinden pay almayı ve ülkemizde 2035 yılına dek gerçekleşecek 15 GW rüzgar türbini yatırımlarında yerli türbinlerimizin kullanılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu önemli projeler, İzmir’in büyümesine, gelişmesine tüm imkânlarımızla koyduğumuz katkıların somut örneği niteliğinde. Biz, sanayinin, ticaretin, üretimin lokomotifi İzmir’i bir başka seviyoruz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-11-projeyle-izmirde-yerel-kalkinma-desteklenecek/feed/ 0
İTEO Başkanı Aksu, 10 bin yeni taksi plakası istiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iteo-baskani-aksu-10-bin-yeni-taksi-plakasi-istiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iteo-baskani-aksu-10-bin-yeni-taksi-plakasi-istiyor/#respond Sat, 04 May 2024 21:15:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8044 Taksici esnafının sıkıntılarını dile getiren Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TÜŞOF) Yönetim Kurulu üyesi ve İTEO Başkanı Eyüp Aksu, İstanbul’da korsan taksi problemi olduğunu belirterek, yetkililerden konuyla alakalı yardım istedi. Başkan Aksu, İstanbul’da yaklaşık 160 Bin korsan taksi bulunduğunu dile getirerek, esnafın iş bulmakta zorluk yaşadığını anlattı.

“Bilindiği gibi dünya çapında yaşanan ekonomik kriz ülkemizi de doğal olarak etkilediğini ifade eden Aksu, “Bunun sonucu olarak da esnafımız bu ekonomi şartlarında zorlanıyor. Ülke olarak bu ekonomik buhranı en hafif şekilde atlatmayı umarken, esnaf olarak da ayakta kalmak için mücadele veriyoruz. Bu ekonomi şartlarında 1 milyondan aşağıda araç yok. Araçlarımızı yenileyemiyoruz. Bunun için destek bekliyoruz. Çünkü hakikaten esnafımız zor günler yaşıyor. O yüzden en azından araçlarımızı yenileme noktasında devletimiz bize ÖTV desteği verebilir. 2023’teki genel seçimler öncesinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bursa’daki mitinginde ÖTV muafiyeti sözü vermişti. Esnaf olarak Cumhurbaşkanımızın verdiği sözleri hep yerine getirdiğini biliyoruz. Bundan dolayı ÖTV muafiyetini sabırsızlıkla bekliyoruz. Esnaf dostu Cumhurbaşkanımızın vereceği ÖTV muafiyeti şoför esnafını rahatlatacağı gibi piyasanın canlanmasına da katkı sağlayacaktır” diye konuştu. Ticari araçlarda devletin kaybı ÖTV’den yüzde 4’ken, devletin yüzde 20 KDV geliri elde edeceğini hatırlatan Aksu, ÖTV muafiyetiyle devletin büyük bir gelir elde edeceğini söyledi.

ÖTV MUAFİYETİ İLE KENTSEL DÖNÜŞÜME DESTEK

Bu araçlara getirilecek ÖTV muafiyetiyle ülke ekonomisine bir canlılık geleceğini aktaran Aksu, “Bakın şu anda ülke olarak yerel seçimlere gidiyoruz. İstanbul başta olmak üzere tüm adaylarımızın ortak gündemi kentsel dönüşüm. Ülkemizde 8 milyonun üzerinde ticari araç var. ÖTV getirildiğinde, devlet bunlardan KDV tutarı olarak 62.5 milyar kazanacak. Bu da 2 trilyon lira yapıyor. Türkiye’deki taksilerin ÖTV’si bunun yüzde 1’ini tutuyor. Esnaf için yapılacak bir kolaylık, ülkemizde depreme karşı yapılacak kentsel dönüşüm çalışmalarına da katkı sağlayacak” diye konuştu.

KORSANA KARŞILIK İSTANBUL’A 10 BİN YENİ TAKSİ

Sektörün bir diğer büyük sorununun da korsan taşımacılık olduğunu ifade eden Aksu, şöyle devam etti, “Korsan taşımacılık sektörümüzün vebasıdır. Sadece İstanbul’da yaklaşık 160 bin korsan taksi bulunuyor. Ayrıca her geçen gün sayıları artıyor. Bu durumu sürekli yetkililere dile getiriyoruz. Bu durumun taksi yetersizliğinden kaynaklandığını söyleniyor. O zaman ihtiyaç varsa yasal plakalı taksiler ihale edilmelidir. Biz bu duruma karşı çıkmayız. Korsan taşımacılığın önüne geçildiğinde zaten bu ihtiyaç doğal olarak karşımıza çıkacak. Ülkemizi ve esnafımızı ekonomik kayba uğratan korsan taşımacılık için artık etkili önlemler alınmalıdır. Ekmeğimizi çalan, ülke ekonomisine zarar veren bu oluşum ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için gerekiyorsa İstanbul’a 10 bin yeni taksi plakası çıkarılabilir. Sonrasında bu kademeli olarak artırılabilir de. Yeter ki korsan taşımacılık ortadan artık kaldırılsın. Getirilecek 10 bin yeni taksi korsan taksilerin yüzde 6’sı kadar. Biz yeni taksilere karşı değiliz, korsana karşıyız. Korsan nedeniyle esnafımız iş bulamaz hale geldi. Çünkü eşit olmayan şartlarda çalışıyoruz.”

İBB’nin 5 Bin yeni taksi projesinin usul ve esas yönünden yasal olmama nedeniyle karşı çıktıklarını vurgulayan Aksu, İBB’nin 5 Bin Kiralık taksi istediğini hatırlattı.

İBB’NİN 5 BİN YENİ TAKSİ PROJESİ YASAL DEĞİLDİ

Kiralık taksi uygulamasının yasalar ve usullere aykırı olduğunu savunan Aksu, şunları söyledi:

“Ayrıca, pandemi döneminde taksi müşteri oranı yüzde 90’lara varan düşüşler yaşadık. Uzun bir süre meslektaşlarımız evine ekmek götürmekte zorlandı. Ama şimdi şartlar değişti. İstanbul çok hızlı göç alıyor. Bu nedenle korsanla mücadelede önemli adımlar atılarak, yasal yeni taksiler çıkarılabilir. İstanbul’da 20 milyonun üzerinde insan yaşıyor. Bu sayı her geçen gün de artıyor. Biz İstanbul’umuza hizmet için varız. Vatandaşın ve turistin en etkili şekilde hizmet almasını destekleriz. Biz taksi sayısı hukuka uygun şekilde artırılmasına karşı değiliz. Ayrıca İstanbul’a ilk etapta 10 bin yeni taksi ihale edilirse de aynı şekilde büyük bir gelir elde edecektir. Bir taksi yaklaşık 250 bin dolar. 10 bin yeni taksi 2.5 milyar dolar gelir demek. Yani 80 milyar lira yapar. Bu kaynak İstanbul’un kentsel dönüşümü için kullanılır. Bu kayıt dışı korsanın önüne geçildiğinde devletin kasasına girecek para da ortadadır. Bu nedenle her zaman şoför esnafımızın yanında yer alan hükümetimizden rica ediyoruz. Lütfen esnafı bu vebadan kurtarın, korsanı ortadan kaldırın. Esnaf Cumhurbaşkanımızdan ÖTV müjdesi bekliyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iteo-baskani-aksu-10-bin-yeni-taksi-plakasi-istiyor/feed/ 0
Ticaret Bakanlığı açıkladı: 212 milyon lira ceza kesildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/#respond Fri, 03 May 2024 21:27:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8038 Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

Hepinizin bildiği üzere, Bakanlığımızın görev ve yetki alanı geniş olup 85 milyon vatandaşımızın her birine karşı birçok sorumluluğumuz bulunmaktadır. Adil ve rekabetçi bir iç piyasa ile istikrarlı bir iç ticaret ortamı tesis etmek Ticaret Bakanlığımızın en temel hedeflerinden biridir.

Bu hedeflerimizi gerçekleştirmek, ticaretin istismar edilmesini engellemek ve vatandaşlarımızın memnuniyetini sağlamak amacıyla gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bu doğrultuda, piyasa bozucu ve tüketiciyi yanıltıcı davranışlara yönelik gerekli tedbirleri aldık ve almaya devam ediyoruz.

Fahiş fiyat ve stokçulukla olan mücadelemiz kararlılıkla devam etmekte olup bu alana yönelik denetim faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde devam etmektedir.

  • Bu kapsamda, 2023 yılında 135.104.257 TL, 2024 yılında ise 77.071.973 TL olmak üzere toplamda 212.176.230 TL idari para cezası uygulandı. Bu alanda aldığımız tedbirler sonucunda; piyasa dengesini bozmaya ve haksız kazanç elde etmeye yönelik faaliyetlerin önüne geçilmesi noktasında önemli mesafeler kat ettik.
  • Diğer yandan 81 ilde Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla da piyasa denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir. Bu kapsamda 2023 yılında 124.188 adet firmanın 4.021.080 adet ürünü denetlenmiş olup 43.864 adet aykırı ürüne 96.851.871 TL idari para cezası uygulandı. 2024 yılının ilk iki ayında ise 43.590 adet firmanın 1.053.440 adet ürünü denetlenmiş olup 9.117 aykırı ürüne 34.666.798 TL idari para cezası kesilmiştir.

Bu anlamda, Ticaret Bakanlığı olarak iç ticaret alanında otomotiv ve emlak sektörlerinde pek çok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk.

  • Otomotiv sektöründe geçtiğimiz dönem yaşanan tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak ve sektörde adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısını tesis etmek üzere önemli düzenlemeleri hayata geçirdik.
  • Bu kapsamda; 6 ay 6 bin kilometre olarak bilinen pazarlama ve satış kısıtlamasına ilişkin düzenlemeyi hayata geçirdik ve bu düzenlemeye aykırı satışları noterlikler nezdinde engelledik.
  • Ayrıca, işletmeler için uygulanan bu kısıtlamayı 1 yıl içinde 3’ten fazla satış yapan bireysel satıcıları da kapsayacak şekilde genişlettik.
  • Söz konusu düzenlemenin otomotiv piyasasında, arz ve talebin dengelenmesine yönelik olumlu etkilerini göz önünde bulundurarak, 7 Aralık 2023 tarihinde yapmış olduğumuz yönetmelik değişikliği ile anılan düzenlemenin uygulama süresini 1 Temmuz 2024 tarihine kadar uzattık.
  • Ayrıca, motosiklet piyasasında yaşanan benzer olumsuzlukların ve haksız ticari kazançların önüne geçilmesi ve kamuoyunda oluşan beklentinin karşılanması amacıyla motosikletleri de aynı kapsama aldık.
  • Yine, ikinci el taşıtların sıfır fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanmasını 1 Temmuz 2024 tarihine kadar yasakladık.
  • Bir başka düzenlememiz ile otomobil yetkili bayilerinin, satıştan kaçınma, liste fiyatının üzerinde fiyat talep etme ve alıcıyı aksesuar almaya veya takasa zorlama gibi vatandaşlarımızın taşıta ulaşmasını zorlaştırıcı faaliyetlerde bulunmasını da menettik.
  • Otomotiv sektörüne yönelik bu düzenlemelerimize uymayanlar hakkında ülkemizin dört bir yanında yoğun denetim faaliyetleri yürütüyoruz. Bu denetimlerimiz kapsamında bugüne kadar 258 firmayı denetledik ve toplam 688 firmaya 404.741.914 TL idari para cezası uyguladık.

Otomotiv sektöründe olduğu gibi emlak sektöründe de yaşanan gerçeklikten uzak, spekülatif fiyat artışları sonucu oluşan tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak ve sektörde adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısını yeniden tesis etmek üzere çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.

Bu kapsamda, konut satış ilanlarını yakından takip ediyor ve ilan fiyatlarında haksız ve adil olmayan artışlar yaparak haksız ticari uygulamalarda bulunan emlak işletmelerine göz açtırmıyoruz.

  • Ayrıca, yetki belgesiz taşınmaz ticareti yaptığı tespit edilen işletmeler ile Yönetmelikte yer alan diğer hükümlere aykırı faaliyet gösteren emlak işletmelerine de gerekli denetimleri yapıyor ve idari müeyyideler uyguluyoruz.
  • Bu kapsamda emlak sektörüne yönelik denetimlerimiz sonucunda toplam 338 işletmeye yaklaşık 100 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.
  • Son olarak, yaptığımız düzenlemelerle, gerek otomotiv gerekse emlak sektöründe, ilan platformlarına, ilan verenlerin kimlik ve iletişim bilgilerini doğrulama, bununla birlikte, ilan verme yetkilerinin bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğü getirdik.
  • Böylece Ticaret Bakanlığı olarak otomotiv, emlak, haksız fiyat, fiyat etiketi ve diğer iç ticaret mevzuatı kapsamında yürüttüğümüz denetim faaliyetleri neticesinde 2023 ve 2024 yıllarında toplam 848.240.387 TL. idari para cezası uygulamış durumdayız.

Ticaret Bakanlığı olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gayretimizle; başta temel gıda ve ihtiyaç malzemeleri olmakla birlikte vatandaşlarımızın mağdur olabileceği ve piyasa dengesi ile ticari akışın olumsuz etkilenebileceği diğer sektör ve ürünler de takibimiz altında olacaktır.

Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde de daha iyi işleyen ve daha adil bir tedarik zinciri oluşturulması ile haksız ticari uygulamaların önüne geçilmesine yönelik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-acikladi-212-milyon-lira-ceza-kesildi/feed/ 0
Rekabet Kurulu’ndan yeni karar: Meta’ya her gün için 4.8 milyon TL ceza kesecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-yeni-karar-metaya-her-gun-icin-4-8-milyon-tl-ceza-kesecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-yeni-karar-metaya-her-gun-icin-4-8-milyon-tl-ceza-kesecek/#respond Fri, 03 May 2024 21:00:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8033 Kurul, META’nın, Instagram hesaplarına dayalı Threads profili oluşturan kullanıcıların verilerini, kullanıcılara onay seçeneği sunmaksızın birleştirmesinin, soruşturma tamamlanana kadar telafisi güç zararlara yol açacağını değerlendirdi. Meta’nın her bir hizmetten edindiği gücü ve birikimi diğer bir hizmetine aktarmasını mümkün kıldığı ve pazar gücünü arttırdığını tespit eden Kurul, “Mevcut bulgular çerçevesinde; Instagram ve Threads arasındaki veri aktarım mekanizması neticesinde oluşabilecek veri birleştirme davranışının engellenmesi yönünde geçici tedbir uygulanmasına karar verilmiştir” duyurusu yaptı. Kurul, Meta’nın veri birleştirmeden vazgeçmemesi halinde para cezası aşamasına geçeceğini de bildirdi.

GÜNLÜK 4.8 MİLYON LİRA CEZA

Rekabet Kurulu, 2021 yılında başlattığı soruşturmada ise Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden toplanılan verileri birleştirmek suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle Meta’ya yaklaşık 347 milyon TL ceza kesmiş ve ihlalin giderilerek pazarda etkin rekabetin tesisi görevi vermişti. Çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında faaliyet gösteren rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı tespit edilen Meta’ya yükümlülüklerini yerine getirmesi için 9 Aralık 2023 tarihine süre tanınmıştı. İşte Kurul, dün yaptığı ikinci açıklamasında Meta’nın kendisine tanınan süre içinde etkin rekabeti tesis edecek yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle günlük 4 milyon 796 bin 152 lira para cezası uygulanmasına karar verdiğini duyurdu.

RED VEREN DE KULLANABİLSİN, ONAYA ZORLAMA

Kurul, bu cezanın gerekçesini kamuoyuna şöyle açıkladı: “META tarafından Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri arasında verilerinin birleştirilmesine yönelik tercihleri için kullanıcılara sunulacak olan ekran bildirimi, yeterli derecede şeffaf olmaması, bir başka deyişle kullanıcıları yeteri kadar bilgilendirme içermemesi ve kullanıcıları veri birleştirmeye onay verecek şekilde yönlendirici nitelikte dizayn edilmesi sebepleriyle soruşturma kapsamında ele alınan rekabet karşıtı endişeleri gidermesi hususunda yeterli görülmedi. Bunun üzerine 12 Aralık 2023 tarihinden başlamak üzere, META tarafından önerilecek uyum tedbirinin Rekabet Kurumu kayıtlarına girmesine kadar her gün için 2022 yılı gayri safi gelirleri üzerinden 4 milyon 796 bun 152,96 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına karar verdi.”

BEDAVA DEĞİL, VERİNİZLE ÖDÜYORSUNUZ

Rekabet Kurulu, Meta’nın Threads ve Instagram uygulamalarını birleştirmesi işlemine ilişkin verdiği ‘geçici tedbir’ kararında kişilerin, sosyal platformlarda hizmeti bedavaya satın almadığına, ödemeyi ‘veri’ aracılığıyla yaptığına dikkat çekilerek, özetle şu tespitler sıralandı: “Bu pazarlarda, ‘sıfır’ fiyatla ilgili hizmetlerden yararlanan kullanıcılar, bir ödeme yapmıyor oldukları algısında olsalar da ilgili platforma sağladıkları veri ile ödeme yapmaktadırlar. Dijital pazarların para birimi niteliğinde olan veri, tüketicilerce farkında olmadan sunulabilmekte veya kolaylıkla gözden çıkarılabilmektedir. Platformlar görünürde bedava olan bu hizmeti, tüketicileri platformuna çekmek ve sahip olduğu bu tüketici tabanını, gelir elde ettiği reklam verenleri veya ticari kullanıcıları cezbetmek için kullanmaktadır. Dolayısıyla tüketicilerin bu uygulamalar üzerindeki hemen her hareketini takip edebilen büyük platformlar tarafından elde edilen veri, teşebbüse muazzam bir güç vermektedir. Tekelleşmeye bu denli meyilli pazarlarda teşebbüslerce gerçekleştirilecek en ufak bir davranış dahi çığ etkisi yaratabilir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-yeni-karar-metaya-her-gun-icin-4-8-milyon-tl-ceza-kesecek/feed/ 0
Annelik deneyimiyle mağaza zinciri kurdu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/#respond Fri, 03 May 2024 09:04:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8029 Hamilelik ve annelik serüveni maalesef kimi kadınların iş hayatından uzaklaşmasına neden olurken, girişimci ruhlu kimi kadınlara da ilham veriyor. Bu isimlerden biri de Burcu Bektaş… Endüstri mühendisliği eğitimi alan, 15 yıl halkla ilişkiler sektöründe çalışan Bektaş, kızı Eliz’e hamileyken bir blog yazma sürecine giriyor. Yurtdışı blog ve sitelerinden araştırmalar yaparak bebek-çocuk ürünlerini sipariş eden Bektaş, mesleki tecrübesini de kullanarak deneyimlerimi Keyif Bebesi blogunda anne ve anne adaylarıyla paylaşıyor. Ailelerden ürünleri nasıl satın alacaklarına dair çokça soru gelmeye başlayınca ‘neden olmasın’ diyor ve yolculuk başlıyor.

Gelin Keyif Bebesi markasının kuruluşunu, büyüme adımlarını ve yeni dönem hedeflerini kurucusu Burcu Bektaş’tan dinleyelim…

İŞİN BAŞINDA DEĞİL, ‘İÇİNDE’

Bektaş, blog yazılarının ilgi görmesiyle önce online mağaza ile yola çıktığını, farklı markalara ait çocuk ürünlerini tek çatı altında topladıklarını söyledi. Girişim yolculuğunun başında ve bugün de işin başında değil, ‘işin içinde’ olmayı seçtiğini dile getiren Bektaş şunları söyledi: “15 yıl halkla ilişkiler sektöründeydim. Farklı ajanslarda görev aldıktan sonra 2010 yılından itibaren 7 yıl süreyle kendi kurduğum ajansımı yönettim ve her sektörden 200’e yakın firmaya hizmet verdim. Ajans tecrübelerimdeki metin yazarlığı ve yazı dili kullanma deneyimim bana çok fayda sağladı. Yazılımcı olmasam da yazılım ve dijital dünya çok sevdiğim ve ilgilendiğim bir alan. O yüzden ilk günden itibaren Keyif Bebesi kendi altyapımızla ve bizim geliştirmelerimizle bugünkü versiyonuna geldi. Süreci hazırlama ve yönetme kısmında eğitimini aldığım endüstri mühendisliğinin bana çok katkısı olduğuna inanıyorum.

Planlama ve süreç hazırlıklarının her adımında yer almaktan çok keyif alıyorum. Yıllar içinde çok keyifli bir ekibimiz oldu ama ben ilk günden itibaren marka ve ürün seçimleri, web sitesi ve mobil uygulama yazılımları, ekip eğitimleri, pazarlama stratejileri, dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi, tasarım, mağazaların mimarisi ve inşaatı dahil tüm alanların içinde oldum ve olmaya da devam edeceğim.”

9 MARKAYLA BAŞLADI ŞİMDİ 300’Ü AŞTI

Aileler için aradığını bulduğu butik ve konsept bir marka olma hayaliyle yola çıkmıştıklarını ifade eden Bektaş, mağazalaşma sürecini şöyle anlattı: “Aslında bizim çıkış noktamızda sadece online ile ilerlemek vardı ama ilk mağazayı Acarkent’te açma adımımız ve sonrasında bu konseptin bir ihtiyaç olduğunu farkederek iletişime geçtiğimiz Kanyon ile büyüme sürecimiz çok farklı bir noktaya taşındı ve biz bugün yolumuza her gün büyüyen bir mini zincir marka olarak devam ediyoruz. 2015 yılında 9 marka 300 ürün ile başlayan bu yolculuk, 2024 yılı itibariyle 300’ün üzerinde marka, 50 binden fazla ürün, İstanbul’un en iyi AVM ve lokasyonlarında 5 mağaza ve online/mobil satış kanallarımız ile devam ediyor.

İlk mağazamızı 2018 yılında Acarkent’te açtık. 2019’da Kanyon’da açılan mağaza Keyif Bebesi’nin zincir mağazalaşma sürecinin başlangıcı oldu. Kanyon mağazasının açılışından sadece 3 ay sonra başlayan pandemi sürecine rağmen 2020 Aralık ayında Akasya AVM, 2021 Aralık ayında Akbatı AVM ve 2022 Ekim ayında Buyaka AVM’de mağaza açarak 2023 yılı sonunda 5 mağazaya ulaştık. Pandemide yani tüm mağazaların kapalı olduğu, sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemde mağaza açmak büyük bir cesaretti aslında ama biz konsepte inancımızla bu cesareti gösterip, adımlarımızı attık.”

5 YILLIK YOL HARİTASINI BELİRLEDİ

-PEKİ Keyif Bebesi bundan sonrası için neleri hedefliyor? Bektaş, “Önümüzdeki 5 yıl içinde 4’ü İstanbul, 10’u farklı şehirlerde en az 14 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve Bodrum. Online satışlarımızın da ciromuzdaki payı oldukça fazla. Pazar yerlerinde olmamayı tercih ediyoruz ve web sitemizin yanında native mobil uygulamalarımız Appstore ve Android Store üzerinden satışlarımızı artırarak sürdürmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Bektaş, Keyif Bebesi çatısı altında, hamilelik ve yeni doğan bebek ihtiyaçlarından çocuk tekstiline, oyuncaktan dekorayon ürünlerine kadar farklı birçok kategoride binlerce ürün yer aldığını da ekledi.

HEDEF ÜRETİM VE İHRACAT

-GİRİŞİMCİ Burcu Bektaş’ı heyecanlandıran bir diğer hamle de kendi markasıyla üretime başlamak olacak. “Geldiğimiz noktada artık kendi yaratacağımız markamızla da üretime başlamanın zamanı geldi” diyen Beştaş, “Üretime geçecek markamızın ilk ürün grupları bebek bakım tekstili ve anne ihtiyaç grupları olacak. Öncelikle müslin ürün gruplarıyla başlayacağız. Ama sonrasında geniş bir kategoriye yaymak istiyoruz. Tasarımcılarımızı üniversitelerin tasarım bölümü öğrencilerinden seçtik ve çalışmalar sürüyor. Yurtdışı ayağında da iki planımız var. Hem kendi üreteceğimiz markamızla ihracat yapmak, hem de yurtdışında konseptimizin mağazalarını açmak istiyoruz. İngiltere, Avrupa ülkeleri ile Dubai, Katar gibi Arap ülkeleri öncelikle incelediğimiz lokasyonlar. Buralarda ön araştırma dönemindeyiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/annelik-deneyimiyle-magaza-zinciri-kurdu/feed/ 0
Bakan Bolat konuştu: İzmir’e 455 milyar liralık kamu yatırımı yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-konustu-izmire-455-milyar-liralik-kamu-yatirimi-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-konustu-izmire-455-milyar-liralik-kamu-yatirimi-yapildi/#respond Thu, 02 May 2024 21:25:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8023 Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat bir dizi program için İzmir’e geldi. İzmir Adnan Menderes Havalimanına iniş yapan Bakan Bolat, burada AK Parti il teşkilatı ve partililer tarafından karşılandı. Daha sonra ‘Üç Kademe Yönetim Kurulu Üyeleri’ ile toplantıya katılmak üzere AK Parti İzmir İl Başkanlığı’na geçti. Bakan Bolat toplantının ardından il başkanlığında teşkilat buluşmasına katıldı. Bakan Bolat’a AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Teşkilat Başkanı Rahmi Taştan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ eşlik etti. Burada teşkilat mensuplarına seslenen Bakan Bolat, “Coşkuyu gördük ve İzmir gerçekten çok şeyi hak ediyor dedik. 19’uncu Serbest Bölgemiz olacak. İzmir’in 3. Serbest Bölgesi olacak. 15 bin kişiye iş istihdam imkanı çıkacak. 2 milyar inşallah ihracat kazanacağız. 200 firma orada çalışacak. Türkiye’nin üretimine, ihracatına katkıda bulunacak. Her yerde İzmir’de bu sefer inşallah büyük bir müjdenin ayak izleri konuşuluyor. Ankara’da, İstanbul’da, diğer yerlerde gittiğimizde İzmir bu defa bir başka güzel diyorlar. Sizin bu heyecanınızı, coşkunuzu görseler zaten bu defa işlem tamam diyecekler. Allah’ın izniyle İzmir için çok güzel bir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız var, Hamza Dağ. Hamza Bey enerji dolu, motive, heyecan dolu, gece gündüz uğraşıyor. Projeleriyle, ekibiyle beraber İzmir’e inşallah Cumhur İttifakı’nın, AK Parti’nin o çok başarılı gerçek belediyeciliğini getirmek üzere gece gündüz çalışıyor. Biz inanıyoruz, sizler de inanıyor musunuz? İzmir’in sonucu 31 Mart seçimlerinde büyük yankı yapacak, ses getirecek, buna inanın. Sadece 13 gün kaldı” ifadelerini kullandı.
AK Parti döneminde İzmir’e 455 milyar liralık kamu yatırımının yapıldığının altını çizen Bakan Bolat, “İzmir ‘bize oy vermediler, bizi seçmediler’ diye icraatlardan, hizmetlerden asla mahkum bırakılmadı. Türkiye’nin her tarafına ne yapılıyorsa İzmir’e de fazlasıyla yapıldı. Çevre yolu, İstanbul-İzmir otoyolu. 12 tane Organize Sanayi Bölgesi var İzmir’de. 3. Serbest Bölgeyi bugün açıyoruz. 4. Serbest Bölge Menemen de yolda” diye konuştu.

Konuşmasında daha önce yaşanan gezi olaylarından da bahseden Bakan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kimseyi etnik olarak, din olarak, mezhep olarak, gelir düzeyi olarak, rengi olarak, cinsiyeti olarak asla ayırmadık. Buna Allah da şahit, herkes de şahit. Fakat hatırlıyorsunuz onlar Allah muhafaza iktidarı bir ele alsalar nasıl bir tek parti faşizmi göstereceklerini hep birlikte yaşadık. Gezi olaylarında da yaşadık. 10 sene önce burada gezi olayları sırasında 2-3 hafta geçtiği halde sizler sokağa çıkamıyordunuz. Araçlarda taciz ediliyordunuz, laf çarpılıyordu. AK Parti’nin Karşıyaka İlçe binasını kundaklamaya kalkmışlardı. Biz herkese eşit davrandık, ayrımcılık yapmadık. 85 milyon vatandaşımızın hepsi azizdir, kutsaldır ve bizim öz ve öz vatandaşımızdır diye çaba sarf ettik.”

“İZMİR ESNAFIMIZA 20 MİLYAR LİRA, ÇOK DÜŞÜK MALİYETLİ FİNANSMAN DESTEĞİ KREDİSİ VERDİK”

Türkiye’de yapılan yatırımlardan bahseden Bakan Bolat, “Türkiye’de neler yapmadık ki? İzmir’in Şehir Hastanesi, Türkiye’ye 23 Şehir Hastanesi, 30 bin kilometre duble yol, binlerce kilometre otoyol, yine binlerce kilometre hızlı tren, yakında İzmir-Ankara hızlı tren inşallah kavuşuyor. İzmir’in ve Türkiye’nin hastanelerinin tamamı yenilendi. Okulları tamamı yenilendi. İnsanların gelir artışı, refah ve satın alma gücü en az 3 katına yükseltildi. Milli gelir kişi başına 3 bin 608 dolarken 13 bin 110 dolara çıkarıldı. 238 milyar dolar olan milli gelir 1 trilyon 118 milyar dolara çıkarıldı. Bir Türkiye ekonomisine 4 buçuk Türkiye ekonomisi daha eklenerek 5 buçuk Türkiye ekonomisi yapıldı. Daha iyisini de yapacağız. Canla başla çaba sarf ediyoruz. İzmir esnafımıza geçen sene 20 milyar lira, çok düşük maliyetli finansman desteği kredisi vermişiz. Bu sene ilk 2 ayda 1.4 milyar lira yine bu finansman desteğini sağladık. Çiftçilerimizin gelirlerinin enflasyonun üstünde olmasını sağladık. İşçilerimize, asgari ücrette, memurlarımıza, emeklilerimize tüfe enflasyonun oldukça üzerinde ücret artışları sağladık” cümlelerini aktardı.

Konuşmasını sürdüren Bakan Bolat, muhalefetten de söz ederek şunları kaydetti:

“Onlar beceriksizliklerini, bir şey yapamadıklarını biliyorlar. Belediyelerin nasıl yönetildiğini, sanal dünyadaki palavra reklamlarla hükümetin ve AK Parti belediyelerinin yaptıkları hizmetleri, kendileri yapmış gibi yalan da anlatmaya çalışıyorlar. Nasıl olsa birileri inanır mantığı içinde sahiplenmeye çalışarak propaganda yapıyorlar. Varsa yoksa sığındıkları, market diyor. Bir ürünün fiyatı zıpladı diye onu istismar etmeye çalışıyor. Fakat bu seçimde soğan patates istismarı yapabiliyorlar mı? Yapamıyorlar. Şeker, ayçiçeği yağı, domates, salça, biber yapamıyorlar. Az bir şey, kırmızı et fiyatlarında bir artış oldu. Kesime daha az hayvan gönderilince orada bir küçük sıkıntı oldu. Onun üzerinden Ramazan, seçim, ücret artışları üst üste gelince o konuyu istismar etmeye çalıştılar. Ama 1 Nisan günü göreceksiniz bu istismar siyaseti bitecek, hizmet eser siyaseti başlayacak.”

Programda Konuşan AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise “Biz bu saate kadar çok iyi işler yaptık. Biz bu saate kadar yaptığımız işleri, merkezi hükümetin bütçesiyle yaptığımız işleri, İzmir’de tek tek anlattık. Şimdi sıra geldi İzmir’de vatandaşlarımızı hizmetle buluşturmaya. Büyükşehirimiz’de Hamza Dağ başkanımızla 30 ilçe belediye başkanımızla beraber inşallah artık yeter dediği noktadayız. Bıçak kemiğe dayandı. İzmir çantada keklik oylara sahip değil. İnanın bu önümüzdeki 5 sene yaşayacaklarımız o kadar kötü bir zemin var ki. Belki biz çok zorlanacağız ama o kadar büyük zeminde 10 yıl değil, inanın İzmir 50 yıl kaybedecek” ifadelerine yer verdi.

Hiç yorulmadan son 13 günü çalışarak geçireceklerini belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da şöyle konuştu:

“Yeri geliyor günde 2-3 saat uykuyla mücadele ediyoruz. Öncelikle 18 Mart Çanakkale Zafer Bayramımızı tebrik ediyorum. Kabinede pırıl pırıl büyüklerimiz var. Eğer bizler onların gece gündüz çalışmalarının karşısında çok güzel çalışma ortaya koyarsak, kader gayrete aşıktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-konustu-izmire-455-milyar-liralik-kamu-yatirimi-yapildi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Yeni bir belediyecilik modası çıktı, ‘algı belediyeciliği’ diyorlar, başını İstanbul çekiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yeni-bir-belediyecilik-modasi-cikti-algi-belediyeciligi-diyorlar-basini-istanbul-cekiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yeni-bir-belediyecilik-modasi-cikti-algi-belediyeciligi-diyorlar-basini-istanbul-cekiyor/#respond Thu, 02 May 2024 21:18:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8021 TOKİ tarafından İzmit ilçesindeki Sekbanlı-Sepetçi bölgesinde yapılan konutların anahtar teslim töreni gerçekleştirildi. 747 anahtarın teslim törenine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TOKİ Başkanı Ömer Bulut, davetliler ile hak sahipleri katıldı. Konuşmaların ardından hak sahiplerine anahtarları teslim edildi

Törende konuşan Bakan Özhaseki, bu dönemde özellikle 2 konuyla çok yoğun ilgilendiklerini belirterek, “Birisi 6 Şubat’ta meydana gelen ‘100 yıl’ dense de, ‘Asrın felaketi’ dense de şahsi kanaatimi söylüyorum; 1000 yıllık Anadolu medeniyetimizde başımıza gelebilecek en büyük felaketin izlerini giderebilmek. Oradaki yaraları sarabilmek için büyük bir gayretimiz var. Bu bizi bayağı meşgul ediyor. Sonra da haliyle, yaklaşan depremler karşısında şehirlerimizi daha dirençli hale getirebilmek, konutlarımızı, iş yerlerimizi daha güvenli hale getirebilmek için de bir mücadele içerisindeyiz. Bu konu da elbette ki bizleri müthiş şekilde yoruyor ve onlarla meşgul olmaya devam ediyoruz” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPIN, EN AZINDAN MANİ OLMAYA ÇALIŞMAYIN’

Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerini anlatarak, “O günlerde rastladığımız bizim birçok yabancı misyon şefi arkadaşlar bu depremin ‘4’te biri eğer bizde olsaydı biz altından kalkamazdık’ diye hep ifade etmişlerdir. Bizler vicdanen huzurluyuz. Elimizden geleni yapıyoruz ama bir de o dönemde deprem turistleri vardı. Nüfusları milyonlarca, malum belediyeler o bölgelere sadece birkaç gün sonra özel jetlerle geldiler. İçerisi basın ordusu dolu. Yanlarına sosyal medya fenomenlerini aldılar özel jetlerine. İndikten sonra onları bir iki çadıra götürdüler. Onlar da orada selfieler çekindiler; bıraktılar gittiler. Onların da Allah iyiliğini versin. Onlar da zaten her dönemde böyle bir gariplikler içerisinde hayatlarını devam ettiriyorlar. Kentsel dönüşüm yapmaya kalkarsınız, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Mecliste de geçenlerde bütçe görüşmelerinde dedim ki ‘Bu sözü söylemeyin. Yeter ya 20 yıldır. Bir tane kentsel dönüşüm yapın ne olur. Size rantsal dönüşüm yapın diyen mi var?’ Rantsal dönüşüm yapanın zaten Allah cezasını versin. Ne demek rantsal dönüşüm? Koca koca belediyeler var elinizde imkanlar var. Gelin bir tane yapın ya. Adam gibi bir kentsel dönüşüm yapın. En azından mani olmaya çalışmayın. Mani olamazlarsa davalar açıyorlar. Arkasından başka türlü de devam ediyor. Ne diyelim, kimisi iş yapmaya uğraşır, eser bırakmaya uğraşır, hayırlı bir iş yapayım diye çabalar, kimisi de mani olmak için çırpınır durur. Bu dünya zaten böyle devam edip gidiyor” diye konuştu.

‘İNSANLAR CAN ÇEKİŞİYOR, İKTİDARIN GİDİP GİTMEMESİYLE NE ALAKASI VAR?’

Bakan Özhaseki, konuşmasının devamında, “O günden beri hiç boş durmadık. Gece gündüz demeden çalıştık. O bölgelerde 1 saniyemiz bile boş geçmedi. Binden fazla şantiyemiz var. 300 bin kadar inşaat şu anda devam ediyor. 4 bin 333 tane köyde, 50, 100, 150 tane çelik karkastan evler yapıyoruz. O evleri de bir uçtan teslim ediyoruz. Şehir merkezlerine başladık. Şehir merkezlerinde, o merkezlere açılan ana caddelerdeki binaları kimlikli yapabilmek adına yine inşaatlara başladık ve bir taraftan da teslim ediyoruz. Yarın dağıtacağımız konutlarla birlikte 75 bin kadar konutu teslim etmiş olacağız. Biz böyle çırpınırken birileri de mani olmaya çalıştıkları gibi bir taraftan da laf atmaktan geri durmuyorlar. 1 ay kadar önce ana muhalefetin genel başkanı ‘Nerede bu evler?’ diye bağırıyordu. ‘Sizin başarınız burada sıfır’, bir şeyler diyorlar eline tabela almış. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki ‘Evleri kimlere verdiniz? Siz yüzde 100 AKP’lilere veriyorsunuz, arabalarınıza dağıtıyorsunuz değil mi?’ falan diyor. Zaten depremin ilk olduğu günlerde isim vermeyeyim, bir genel başkanla yardımcısı konuşuyor. Ramazan günü fazla da rahatsız olmalarını da istemiyorum, içimiz de yanıyor bu söylediklerinden dolayı ama şöyle söylüyorlardı; ‘Bu iktidar var ya depremin altında kalır.’ Kardeşim insanlar can çekişiyor, iktidarın gidip gitmemesiyle ne alakası var? Hepimiz seferberlik halindeyiz. Aylarca oradaydık” dedi.

‘NE YAZIK Kİ DİLLERİ BİRAZ KİRLİ’

Bakan Özhaseki, “Ev yapımlarına sert zeminlerde bilim adamları nasıl tarif etmişlerse 1 ay sonra başladık. ‘Acelenizde ne oluyor canım? Niye başlıyorsunuz ki evlere?’ diyenler şimdi ‘Evler nerede?’ demeye başladılar. Sonra da ‘Akrabalarınıza dağıtıyorsunuz’ falan demeye başladılar. Hepsine açık duyuruda bulunduk. Bakın şu anda yarınki dağıtacaklarımızla 75 bin tane evimiz hazır ve dağıtıyoruz. Gelin göstereyim. Bin tane şantiyemiz var. 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz orada. 4 bin 333 tane köyde şantiye kurduk evler yapıyoruz. 50 tane, 100 tane hem de mis gibi evler. Mis gibi evler dediğim için bile dillerine düştüm. Hakikaten mis gibi evler, çelik karkaslı evler. İnsanlar tek başına belki de ekonomik gücü olup da onları yaptırma imkanı bulamayabilirler ama Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı, ‘Madem yapıyoruz biz en güzelini yapalım, depreme de dirençli olsun.’ Hiçbir masraftan kaçınmadan emin olun bu evler yapılıyor orada. Fakat bu arkadaşlarımızın ne yazık ki dilleri biraz kirli. Bu deprem üzerinden bile siyaset yapmaya devam ediyorlar. Keşke deprem üzerinden siyaset yapılmasa. Bu arkadaşlar bazen ağzından çıkanı, ne dediklerini bilmiyorlar. Bazen de çabalıyoruz, söylüyoruz ama bir türlü söylediklerimizde anlamak istemiyorlar” diye konuştu.

Muhalefet belediyelerine ‘Algı belediyeciliği’ eleştirisinde bulunan Bakan Özhaseki, “5 dönem büyükşehir belediye başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak her seçim geldiğinde millet önüne çıkardım, derdim ki ‘Bakın bana bir yetki verdiniz, mühür verdiniz, bütçe verdiniz, ben de 5 senede şunları yaptım; gücüm bunlara yetti. Eğer müsaade ederseniz önümüzdeki dönemde şunları yapmak istiyorum.’ Bundan daha makul, daha meşru bir şey olabilir mi? Millet de değerlendirir. Herkese bakar, ‘Tamam bu adam gitsin’ derdi. Ben de devam ederdim. Tabii oyumu da yükseltirlerdi. Allah razı olsun. Sorumluluğum artardı ama şimdi benim bu yaşta anlayamadığım yeni bir belediyecilik modası çıktı. ‘Algı belediyeciliği’ diyorlar, başını İstanbul çekiyor zaten. Kentsel dönüşüm için ayrılan para 500 milyonun altında fakat algı operasyonları için ajanslara verilen para 890 milyon lira civarında. Kentsel dönüşüme ayırdığın parayla reklama ayırdığın para bari eşit olsaydı. Ben bunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Ne yapıyor peki o ajanslar? Fenomenleri ayarlıyorlar. Sosyal medyadaki hesabında güçlü adamları buluyorlar, paralar veriyorlar. Peki o paraları alanlar ne yapıyor? Başkan efendi oturuyor, alkışlıyorlar, ayağa kalkıyor, alkışlıyorlar, gülüyor, alkışlıyorlar, yatıyor, alkışlıyorlar. Tatile gidiyor, çalışıyormuş gibi gösteriyorlar. İş yapmıyor, yapıyormuş gibi gösteriyorlar. Vallahi ben bu belediyeciliği anlayamadım. Böyle bir anlayış, doğru bir anlayış değil. Bunların hepsi geçer gider ama kalıcı olan işte buradaki eserler, yapılanlar. İnşallah biz bundan sonra da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, önderliğinde hizmet ve eser belediyeciliğine devam edeceğiz” dedi.

Bakan Özhaseki’nin konuşmalarının ardından hak sahiplerine anahtar teslimi gerçekleştirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yeni-bir-belediyecilik-modasi-cikti-algi-belediyeciligi-diyorlar-basini-istanbul-cekiyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Türkiye, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu sınamaları başarıyla atlattı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-kuresel-ekonominin-karsi-karsiya-oldugu-sinamalari-basariyla-atlatti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-kuresel-ekonominin-karsi-karsiya-oldugu-sinamalari-basariyla-atlatti/#respond Thu, 02 May 2024 21:13:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8019 ‘Türkiye Sektörel Düşük Karbonlu Yol Haritaları Projesi’ kapsamında ‘Sektörel Raporlar’ın tanıtım töreni, Gebze’de, Bilişim Vadisi’nde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla yapıldı. Törene Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Direktörü Hande Işlak, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar da katıldı.

Bakan Mehmet Fatih Kacır, törendeki konuşmasında, yapılan yeşil sanayi çalışmalarıyla çeşitli sektörlerde emisyon oranlarını düşürmeyi hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ülkemizin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği (AB), Yeşil Mutabakatla sera gazı emisyonlarını, 2030 yılına kadar en az yüzde 55 azaltma taahhüdünde bulunarak ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı hayata geçirdik. Düzenleme kapsamında 2026’dan itibaren karbon emisyonunda öne çıkan demir-çelik, alüminyum, gübre, çimento, hidrojen ve elektrik üretim sektörlerinde ithalatçı firmalara sınırda karbon mekanizması uygulanacak. Bu nedenle özellikle üretim zincirlerinin ilk aşamalarında lokomotif sektörlere temel girdi sağlayan ve Avrupa Birliği ile ihracatımızın yüzde 12,7’sine karşılık gelen alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörlerinin sera gazı salınımının azaltılması için harekete geçtik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın destekleri ve ilgili paydaşlarımızla birlikte, bu 4 sektörün her biri için ‘Düşük Karbonlu Yol Haritası’ hazırladık. Yol haritalarımız kapsamında sektöre özgü öngörülen emisyon azaltımlarını tespit ettik. 2053 emisyon hedeflerimiz doğrultusunda; alüminyum sektöründe yüzde 75, çelik sektöründe yüzde 99, çimento sektöründe yüzde 93 oranında emisyon azaltımı, gübre sektöründe ise sıfır emisyon hedefliyoruz. Ayrıca bu hedeflere uygun üretim teknolojileri, yatırım ihtiyaçları ve politikalarını değerlendirdik. Önümüzdeki dönemde yol haritalarımız kapsamındaki eylemlerin uygulanmasını hızlandırmaya yardımcı olacak bir yatırım planını hayata geçireceğiz. Böylece bu dört öncelikli sektörde; ülkemizin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu güçlendireceğiz. Uluslararası yatırımlardan alacağımız payı arttıracağız.”

‘PAYDAŞLARLA 2026, 2030 VE 2035’TEKİ HEDEFLERİ BELİRLEDİK’

Bakan Kacır, açıklamasına şöyle devam etti:

“Çığır açıcı araştırma ve yenilik temelli çözümler için tüm paydaşlarla birlikte 2026, 2030 ve 2035 yıllarına ilişkin hedefleri belirledik. Ülkemizin Ar-Ge ve yenilik kapasitesini geliştirmesine imkan verecek politika ve eylemleri tespit ettik. Düşük karbonlu yol haritalarımız ve yeşil büyüme teknoloji yol haritaları; 6 sektörün yeşil dönüşümünde temel oluşturacak; önümüzdeki dönemde sanayimizin ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedeflerimiz doğrultusunda bizler için rehber niteliğinde olacak. Destek programlarımızı, politikalarımızı ve projelerimizi bu çalışmalarını çıktılarıyla uyumlu bir şekilde kurgulayarak yeşil ekonomiye geçişimizi hızlandırmayı ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde inşa ettiğimiz güçlü Ar-Ge ve üretim altyapısı ile Türkiye, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, ham madde ve enerji krizi gibi küresel ekonominin karşı karşıya olduğu sınamaları başarıyla atlattı. Küresel tedarik zincirlerinde konumunu günden güne güçlendirerek ihracatta yeni rekorlar kırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde, birlikte yeni başarı hikayeleri yazarak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine hep birlikte taşıyacağız. 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize, sanayicilerimizle, girişimcilerimizle, ihracatçılarımızla ulaşacağız. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, başta sanayi sektörü olmak üzere her alanda hem zorluklar hem de fırsatlar sunuyor. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-kuresel-ekonominin-karsi-karsiya-oldugu-sinamalari-basariyla-atlatti/feed/ 0
Seyahat süresi 8 dakikaya inecek! Arnavutköy-İstanbul Havalimanı metro hattı yarın açılıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/seyahat-suresi-8-dakikaya-inecek-arnavutkoy-istanbul-havalimani-metro-hatti-yarin-aciliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/seyahat-suresi-8-dakikaya-inecek-arnavutkoy-istanbul-havalimani-metro-hatti-yarin-aciliyor/#respond Thu, 02 May 2024 21:10:53 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8017 Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla da donattıklarını belirterek, “Ayrıca yarın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasında 14 kilometrelik yeni metro hattını da hizmete açıyoruz. Bir yıl içinde bu hattın devamındaki Arnavutköy-Halkalı etabını da tamamlayarak, tamamı yeraltında teşkil edilen metro sınıfında Türkiye’nin en uzun, dünyanın da en uzunlarından olacak 69 kilometrelik ring hattını tamamlamış olacağız” dedi. Uraloğlu, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Hattı’nın açılması ile Bakanlık olarak İstanbul’a yaptıkları raylı sistem uzunluğunun 161,7 kilometreye ulaşacağını açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, ülke genelinde şehir içi raylı sistem hatlarının 416 kilometrelik kısmını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yaptığını belirterek, İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da toplam 60,7 kilometre raylı sistem hattının yapım çalışmalarına devam ettiklerini açıkladı. Bakanlık olarak İstanbul’da toplam 147,7 kilometre uzunluğunda olan 7 raylı sistem hattının da İstanbulluların hizmetine sunulduğunu bildiren Uraloğlu, “Marmaray’ın yanı sıra Levent-Hisarüstü Metrosu, Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu, Gayrettepe-Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu ve daha nice proje bizim tarafımızdan yapıldı. İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla da donattık. Amacımız çok daha fazlasını İstanbullu vatandaşlarımıza kazandırmak” dedi.

ARNAVUTKÖY’DEN İSTANBUL HAVALİMANI VE ZİNCİRLİKUYU’YA KESİNTİSİZ ULAŞIM

Bu kapsamda yapılan Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın da çalışmalarının tamamladığını açıklayan Uraloğlu, 14 kilometrelik yeni metro hattının yarın hizmete alacaklarını bildirdi. Hattın Arnavutköy, Taşoluk, İstanbul Havalimanı Kargo ve İstanbul Havalimanı Terminal olmak üzere 4 istasyondan oluştuğunu söyleyen Uraloğlu, “Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Metro Hattı ile Arnavutköy ilçemizi Gayrettepe-Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro Hattı ile bağlamış olacağız. Böylece Arnavutköy’den İstanbul Havalimanı ve Zincirlikuyu’ya kadar kesintisiz ulaşım sağlanmış olacak. Ayrıca yarın hattın açılması ile birlikte Bakanlığımızın İstanbul’a kazandırdığı raylı sistem hatlarının uzunluğu da 161,7 kilometreye ulaşacak, İstanbul’un toplam raylı sistem ağı uzunluğu ise 362 kilometreye çıkacak” dedi. 

TÜRKİYE’NİN METROLARINDA İLK DEFA KULLANILDI

Bakan Uraloğlu, Arnavutköy’den İstanbul Havalimanı Hattı ile birlikte bu hattın devamı olan Halkalı-Kayaşehir-İstanbul Havalimanı Kesimi’nin tünellerinin birlikte tamamlandığını açıkladı. Hatların tünellerinin çapı 6,60 metre olan 6 adet Tünel Açma Makinası (TBM) ile açıldığını kaydeden Uraloğlu, toplam 55 bin 600 metrelik hat tünelinin rekor ilerlemeler sağlanarak tamamlandığını söyledi. Uraloğlu, “İstanbul Havalimanı metrolarında İstanbul’da ve Türkiye’de, metrolarda ilk defa kullanılan demiryolu hat altyapı sistemini kullandık. Beton fabrikasında özel olarak üretilen beton plaklar hassas bir şekilde tünele yerleştirildi. Raylar bunun üzerine sıfır hata ile yerleştirildi. Yerinde dökülen beton seçeneğine göre demiryolu hattında yüksek hassasiyet sağlayan bu yöntem ile hat boyunca daha sessiz ve daha konforlu tren sürüşü standardını sağladık. Böylece kent içi metrolarda son zamanlarda dünyada kullanılmaya başlayan bu farklı altyapı ile metro standartlarını bir adım daha ileriye taşıdık” diye konuştu.

69 KİLOMETRELİK RİNG HATTI

Bakan Uraloğlu, hattın devamındaki 17,5 kilometrelik Arnavutköy-Halkalı etabını da en kısa sürede tamamlamayı planladıklarının altını çizerek, “Arnavutköy-Halkalı etabını da tamamlayarak, tamamı yeraltında teşkil edilen metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın da en uzunlarından olacak 69 kilometrelik bir ring hattını tamamlamış olacağız. Her zaman söylüyoruz. Bakanlığımız yatırımları olmasa İstanbul trafiği felç olurdu. İstanbullu vatandaşlarımız için özveriyle çalışıyoruz, Türkiye’nin ilklerini İstanbullular için bir bir hizmete alıyoruz” dedi. 

SEYAHAT SÜRESİ 8 DAKİKAYA İNECEK

Bakan Uraloğlu, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı hattının yarını hizmete açılması ile Arnavutköy’den İstanbul Havalimanı’na ulaşımın 8 dakikaya düşeceğinin de altını çizdi. Ayrıca hattın İstanbul Havalimanı’ndan diğer metro hatlarına entegre olacağını kaydederek bu sayede Arnavutköy ile Göktürk arasının 20 dakikaya Arnavutköy ile Kağıthane arasının ise 32 dakikaya düşeceğini söyledi. Uraloğlu, Arnavutköy ile Gayrettepe arasının da metro konforu ile 41 dakikada aşılacağını vurguladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/seyahat-suresi-8-dakikaya-inecek-arnavutkoy-istanbul-havalimani-metro-hatti-yarin-aciliyor/feed/ 0
Bakan Göktaş: Sosyal yardım çalışmalarını geliştirmeye devam edeceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-sosyal-yardim-calismalarini-gelistirmeye-devam-edecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-sosyal-yardim-calismalarini-gelistirmeye-devam-edecegiz/#respond Wed, 01 May 2024 21:45:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8008 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal yardımlar konusundaki bakış açısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göktaş, “Sosyal yardım programlarının yürütülmesinde iki temel unsur bulunmaktaydı. Özellikle 3294 ve 2022 sayılı kanunlar kapsamında sosyal yardım yararlanıcısı olabilmek için ihtiyaç sahibi olmak temel ama yeter şart değildi. Vatandaşlarımızın sosyal yardım programlarından yararlanabilmesi için ihtiyaç halinin yanı sıra, hanelerinde çocuk veya engelli bulunması, 65 yaş üstü olma, kadınlar için eşlerinin vefat etmiş olması, muhtaç asker yakını olma veya kronik bir hastalığın bulunması gibi ilave dezavantajlılık durumu gerekmekteydi. Yaptığımız çalışmalarla sosyal yardımların kapsayıcılığını artırarak ihtiyaç sahibi olmanın yanı sıra ilave bir dezavantajı olmaması nedeniyle düzenli sosyal yardım alamayan vatandaşlarımızı da yalnızca gelir kriteri üzerinden sosyal yardım sistemine dâhil ederek desteklemek amacıyla Türkiye Aile Destek Programını hayata geçirdik” diye konuştu.

“DÜZENLİ SOSYAL YARDIMLARDAN FAYDALANANLARIN BÜYÜK BİR KISMI ÇALIŞAMAYACAK DURUMDA”

Sosyal yardım programlarını hak temelli, nesnel ve etkin bir şekilde geliştirdiklerini kaydeden Bakan Göktaş, “2002 yılında 4 farklı sosyal yardım programı yürütülürken, bu rakamı 50’nin üzerine çıkarttık. Sosyal yardım kalemlerinin çeşitlenmesiyle bu yardımlara ulaşan vatandaşlarımızın sayısı artmaktadır. Ayrıca sosyal yardımlardan faydalananların büyük bir kısmı çalışamayacak durumda olan çocuk, engelli ve yaşlı gibi kişilerden oluşmaktadır.” dedi.

Türkiye’nin dünyadaki en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerden biri olduğunun altını çizen Göktaş, “Kimseyi geride bırakmama anlayışımızı sosyal yardımlar konusunda da kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Hali hazırda ihtiyaç sahibi hanelerimize düzenli bir şekilde sosyal yardımlarımızı ulaştırırken sel, deprem, yangın gibi afetlerde mağdur olan vatandaşlarımıza durumlarına bakılmaksızın ilk andan itibaren desteğimizi sunuyoruz. Bu kapsamda yaptığımız tek seferlik yardımlar dahil, sosyal yardımların farklı kalemlerinden 4,9 milyon hanemizi yararlandırdık. Sosyal yardımlara ulaşan hane rakamlarına afet dönemlerinde tek seferlik yardımdan yararlanan aileler de dahildir.” diye konuştu.

“KAPSAM DIŞI OLAN İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARIMIZA DA DESTEK VERME İMKÂNI SAĞLADIK”

Vatandaşların son yıllarda sosyal yardımlar hakkındaki farkındalık düzeyinin arttığına vurgu yapan Bakan Göktaş, şunları söyledi:
“Sosyal yardımlarla ilgili farkındalık düzeyi, erişim kanallarının çeşitlenmesi ve başvuru prosedürlerinin kolaylaşması ile birlikte arttı. Bunun yanı sıra sosyal güvencesi olup da ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımıza da sosyal yardım hakkı verdik. Ayrıca hayata geçirdiğimiz sosyal yardım programlarımız ile daha öncesinde kapsam dışı olan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza da destek verme imkânı sağladık. Sosyal yardımlara ulaşan vatandaşlarımızın sayısı böylelikle artmış oldu. Tüm bu çalışmaları sosyal devlet olmanın gereği olarak görüyor, pek çok ülkeye model olacak uygulamalar geliştiriyoruz. Sosyal yardımlara ve sosyal hizmetlere ilişkin mevcut çalışmalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.”

“SOSYAL YARDIMLARIN HİZMET SUNUMU İYİLEŞTİRİLDİ, YARDIMA ULAŞMA SÜREÇLERİ KOLAYLAŞTIRILDI”

Başvurudan ödemeye kadar tüm sosyal yardım süreçlerinin elektronik ortamda şeffaf bir biçimde yürütüldüğü belirten Bakan Göktaş, “Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile Türkiye’deki sosyal yardım uygulamaları büyük bir gelişim gösterdi. Sosyal yardımlardaki hedefleme performansı yükseltilerek sosyal yardımların hizmet sunumu iyileştirildi, yardıma ulaşma süreçleri kolaylaştırıldı ve böylelikle 30 gün süren başvuru süresi dakikalara indirildi” ifadelerini kullandı.

Tüm bu çalışmaların daha fazla vatandaşa ulaşılmasına sebep olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler alanındaki vizyonu “geleceğe güvenle bakan bireylerden oluşan, müreffeh bir Türkiye” olarak belirlediklerini, kimseyi geride bırakmayan sosyal devlet anlayışıyla tüm bu hizmetleri kapsayıcı ve etkin bir şekilde ulaştırmaya devam edeceklerini belirtti.

SOSYAL YARDIM-İSTİHDAM BAĞLANTISI KURULUYOR

Sosyal yardım faydalanıcısı hanelerin sosyo-ekonomik hayatın içerisinde daha fazla yer alabilmesi için istihdam desteği de sağladıklarının altını çizen Bakan Göktaş, “Bakanlık olarak bu desteğimize özel önem veriyoruz. 2010 yılından itibaren çalışabilir durumda olan sosyal yardım faydalanıcılarını İŞKUR’a yönlendirerek, istihdama kazandırmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-sosyal-yardim-calismalarini-gelistirmeye-devam-edecegiz/feed/ 0
Rekabet Kurulu’ndan META’ya günlük 4.7 milyon lira ceza! Instagram’a tedbir getirildi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-metaya-gunluk-4-7-milyon-lira-ceza-instagrama-tedbir-getirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-metaya-gunluk-4-7-milyon-lira-ceza-instagrama-tedbir-getirildi/#respond Wed, 01 May 2024 21:15:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8004 Rekabet Kurulu, META’ya günlük 4,7 milyon TL idari para cezası verdi.

Kurul tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“META’nın Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirerek sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında faaliyet gösteren rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı tespit edilmiş ve bazı yükümlülükler getirilmişti.

Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC (META) hakkında 2021 yılında başlatılan soruşturmada; Facebook,Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden toplanılan verileri birleştirmek suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığına, META ekonomik bütünlüğü hakkında 346.717.193,40 TL idari para cezası uygulanmasına ve META’ya, ihlalin giderilmesi ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesi için  yükümlülükler getirilmesine karar verilmişti. 

Bahsi geçen yükümlülüklerin yerine getirilmesi için belirlenen süre 09.12.2023 tarihinde sona erdi. META tarafından nihai olarak Kuruma sunulan öneriler yeterli bulunmadı. Bu nedenle META’ya tanınan sürenin dolmasıyla birlikte, META hakkında günlük 4.796.152,96 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

Kurul, META’nın Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri arasında verilerinin birleştirilmesine uyum tedbiri kapsamındaki yükümlülük uygulanmadan önce onay veren kullanıcılardan yeniden onay almasını istedi. 

Onay ekranı ise; kullanıcıları doğrudan onaylamaya yönlendirmemeli, kullanıcıların reddetmesi halinde de uygulamayı kullanabileceklerine yönelik bilgilendirmeleri içermeli ve dolayısıyla onay vermek istemeyen kullanıcılara da aynı kolaylıkta bu imkânı sağlamalıydı.

Diğer bir ifadeyle META tarafından Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri arasında verilerinin birleştirilmesine yönelik tercihleri için kullanıcılara sunulacak olan ekran bildirimi, yeterli derecede şeffaf olmaması, bir başka deyişle kullanıcıları yeteri kadar bilgilendirme içermemesi ve kullanıcıları veri birleştirmeye onay verecek şekilde yönlendirici nitelikte dizayn edilmesi sebepleriyle soruşturma kapsamında ele alınan rekabet karşıtı endişeleri gidermesi hususunda yeterli görülmedi.
Bunun üzerine, Kurul, 12 Aralık 2023 tarihinden başlamak üzere, META tarafından önerilecek uyum tedbirinin Rekabet Kurumu kayıtlarına girmesine kadar her gün için 2022 yılı gayri safi gelirleri üzerinden 4.796.152,96 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

META Hakkında Yükümlülükleri Yerine Getirmemesine Dair Alınan Kurul Kararı Duyurusu (10.1.2024):

  1. Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC (hep birlikte META) ile Madoka Turkey Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti. (MADOKA) hakkında yürütülen soruşturma sonucunda alınan 20.10.2022 tarihli ve 22-48-706-299 sayılı Kurul kararı kapsamında;  
  1. Hakkında soruşturma yürütülen MADOKA’nın inceleme konusu faaliyetlerin sunumunda herhangi bir rolünün bulunmadığına, dolayısıyla dosya konusu soruşturma çerçevesinde değerlendirilen iddialar bakımından herhangi bir sorumluluğunun olamayacağına,
  2. META’nın kişisel amaçlı sosyal ağ hizmetleri, tüketici iletişim hizmetleri ve çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında hâkim durumda olduğuna,
  3. META’nın temel hizmetler olarak adlandırılan Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirmek suretiyle kişisel amaçlı sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında faaliyet gösteren rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak ve pazara giriş engeli yaratmak suretiyle rekabetin bozulmasına yol açtığına ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine,
  4. Bu nedenle META’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi hükümleri uyarınca 2021 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin üzerinden takdiren, Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited, WhatsApp LLC’ye müteselsilen 346.717.193,40 TL idari para cezası verilmesine
  5. META’nın (c) bendinde belirtilen ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek için;
  1. Gerekli tedbirleri, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren en geç 1 (bir) ay içerisinde Rekabet Kurumuna (Kurum) sunması,
  2. Gerekli tedbirleri gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6 (altı) ay içerisinde yerine getirmesi,
  3. İlk uyum tedbirinin uygulanmaya başlamasından itibaren 5 (beş) yıllık süre boyunca ve yılda bir periyodik olarak Kuruma rapor sunması

yükümlülüklerini yerine getirmesine karar verilmiştir.

  1. İlgili gerekçeli kararın META tarafından 09.09.2023 tarihinde tebellüğ edilmesi ile birlikte gerekli tedbirlerin Kuruma tevsik edilmesi için belirlenen 1 (bir) aylık sürenin 09.12.2023 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin süre uzatım talebi, Kurulun 05.10.2023 tarihli ve 23-47/902-M sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
  2. META’nın süresi içerisinde Kurum kayıtlarına sunduğu ve 19.12.2023 tarihinde revize ederek Kurum kayıtlarına sunduğu uyum tedbirleri Kurulun 21.12.2023 tarihli toplantısında görüşülmüş ve söz konusu önerilerin “Uyum Çözümü’nün Başlatılmasıyla Seçimin Teyit Edilmesi” başlıklı kısmında yer alan ifade ve açıklamaların;
  • Kurulun 20.10.2022 tarihli ve 2248-706-299 sayılı kararının e) bendinin (a) alt bendinde hükme bağlanan; 
  • “Belirtilen ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek için gerekli tedbirleri, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren en geç 1 (bir) ay içerisinde Kuruma sunması”

şeklindeki yükümlülüğü karşılamakta yeterli olmadığına;

  • Söz konusu yükümlülük kapsamında gerekli tedbirlerin Kuruma tevsik edilmesi için belirlenen 1 (bir) aylık sürenin 09.12.2023 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin süre uzatım talebi Kurulun 05.10.2023 tarih ve 2347/902-M sayılı kararı ile kabul edildiğinden, Kurulun 20.10.2022 tarihli ve 22‐48/706‐299 sayılı kararının (a) bendinde yer alan yükümlülük kapsamında META tarafından Nihai Uyum Çözümü’nün Kuruma sunulması için son tarihin 11.12.2023 olduğu dikkate alındığında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında 12.12.2023 tarihinden başlamak üzere Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC’den oluşan META ekonomik bütünlüğüne, Nihai Uyum Çözümü’nün Rekabet Kurumu kayıtlarına girmesine kadar her gün için 2022 yılı gayri safi gelirleri üzerinden 4.796.152,96 TL idari para cezası uygulanmasına

23-60/1162-417 sayı ile karar verilmiştir.”

INSTAGRAM’A TEDBİR GETİRİLDİ

Rekabet Kurulu, META hakkında, Threads ve Instagram uygulamalarını bağlamak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığı şüphesiyle geçici tedbir kararı verdi 

Rekabet Kurulu, META Platforms, Inc. (META) hakkında, Threads ve Instagram uygulamalarını bağlamak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığı şüphesi üzerine başlatılan soruşturmada geçici tedbir kararı verildiğini bildirdi.

Kararda şöyle denildi:

“META’nın, Instagram hesaplarına dayalı Threads profili oluşturan kullanıcıların verilerini, kullanıcılara onay seçeneği sunmaksızın birleştirmesinin; soruşturma tamamlanana kadar telafisi güç zararlara yol açacağı değerlendirildi.

META’nın pazarda uzun yıllardır faaliyet göstermesi sebebiyle kapsamlı ve detaylı bir veri birikimine sahip olduğu,

META’nın sahip olduğu kullanıcı tabanın büyüklüğü ve çeşitliliğinin, reklamverenler bakımından META hizmetlerini cazip hale getirdiği,

Bu durumun, META’ya hizmet geliştirme amacıyla daha fazla kaynak ayırabilmesine imkân sağladığı ve rakiplerin reklam verenlere ve dolayısıyla finansal kaynaklara erişimini zorlaştırdığı, bu çerçevede META’nın faaliyetlerinin pazarda giriş engeli oluşturduğu,

Ayrıca, META’nın sunduğu temel hizmetler ve ilişkili hizmetler ile birlikte bir ekosistem olarak faaliyette bulunduğu, bu durumun, META’nın her bir hizmetten edindiği gücü ve birikimi diğer bir hizmetine aktarmasını mümkün kıldığı ve pazar gücünü arttırdığı, tespit edildi.

Mevcut bulgular çerçevesinde; Instagram ve Threads arasındaki veri aktarım mekanizması neticesinde oluşabilecek veri birleştirme davranışının engellenmesi yönünde geçici tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-metaya-gunluk-4-7-milyon-lira-ceza-instagrama-tedbir-getirildi/feed/ 0
Şirketler Sigorta Tahkim Komisyonu’ndan şikayetçi: Sigortada tahkim maliyetleri artıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-sigorta-tahkim-komisyonundan-sikayetci-sigortada-tahkim-maliyetleri-artiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-sigorta-tahkim-komisyonundan-sikayetci-sigortada-tahkim-maliyetleri-artiyor/#respond Wed, 01 May 2024 09:03:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=8000 Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, enflasyon, ve araç bedellerindeki artışlar nedeniyle trafik sigortasından ödenen maddi hasarların arttığını, diğer taraftan asgari ücretteki artışa bağlı olarak vefat ve sakatlık tazminatlarının da yükseldiğini belirterek, sigorta şirketlerinin trafik sigortasındaki zararlarının her geçen yıl katlanarak arttığını söyledi. Özsoy, trafik sigortasında topladıkları her 100 liralık prime karşılık 150 lira hasar ödediklerini, aradaki farkı da şirketlerin karşılamak durumunda kaldığını kaydetti.

VATANDAŞ İSYANDAN

Eyüp Özsoy, trafik sigortasındaki zararın nedenlerinin başında maddi hasarlarla ilgili değer kaybı tazminatlarının geldiğini, bu konuda da Sigorta Tahkim Komisyonu’na giden dosyaların sigorta şirketlerinin maliyetlerini artırdığını ifade ederek, Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruların yüzde 90’ının trafik sigortalarından kaynaklandığını, bunun da yüzde 70’inin değer kaybı tazminatı taleplerinden oluştuğunu vurguladı.

Sigorta şirketlerinin değer kaybında tazminat ödemesini eksper raporuna göre yaptığını hatırlatan Özsoy, şunları söyledi:

HERKES KAFASINA GÖRE HESAPLIYOR

“Eksper bir rapor yazıyor, sigorta şirketi de ona göre ödemesini yapıyor. Ödeme yeterli gelmediğinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidiliyor. Tahkime giden şikâyetlerin yüzde 80’inde sigorta şirketi haksız bulunuyor. Bu sefer şirketler aleyhine ek maliyet çıkıyor. Biz hasar dosyası için ödediğimiz 10 liranın karşılığında bakıyorsunuz, yüzde 25 maliyet artışı oluşuyor. Çünkü bilirkişi ücreti var, tahkim dosya masrafı var, karşı tarafın avukatlık parası var, eksper ücreti var; böyle kalem kalem maliyet artıyor. Bunların hepsini sigorta şirketi cebinden ödüyor. Bu para vatandaşın cebine de girmiyor. Vatandaş 10 lira hasar alıyor, ama tramer kayıtlarında hasarı 25 lira gözüküyor. Bu sefer vatandaş, ‘ben böyle bir para almadım, hasarım yüksek gözüküyor’ diye isyan ediyor. Bu paralar, hasar takibi yapan veya bu işler için kurulmuş avukatlık bürolarına gidiyor.”

Değer kaybı tazminatında standart bir hesaplama yöntemi olmadığından farklı farklı hesaplamalar yapıldığına dikkat çeken Özsoy, “Sigorta Tahkim Komisyonuna giden her dosyada farklı rakam çıkıyor. Komisyondaki kişi, ‘benim hesaplamam ve kanaatim budur’ diye kafasına göre rapor oluşturuyor. Sekiz bin lira değer kaybı ödediğimiz bir dosya, tahkimden 8 bin 200 lira olarak dönüyor; biz o 200 lira için tüm masrafları sil baştan yapıyoruz” dedi.

ADİL YARGILAMA HAKKINA AYKIRI

Özsoy, Tahkim Komisyonunun isteğe bağlı müessese olmasına rağmen trafik sigortası gibi zorunlu sigortalarda Komisyonun zorunlu hale getirildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Tahkim bugün sigorta şirketleri aleyhine yargılama müessesine dönmüş durumda. Tek taraflı yargılama yapılıyor. Çünkü belli limitlere kadar olan karar kesin sayılıyor, itiraz edemiyorsunuz. Bu durum benim için de vatandaş için de geçerli. Bu da adil yargılanma hakkına aykırı. Bizim önerimiz Sigorta Tahkim Komisyonu, ihtiyari kimliğine dönmeli, yani isteğe bağlı olmalı. Zorunlu sigortaların dışındaki tüm sigortalarda Tahkime üye olmak isteğe bağlı, trafik sigortasında ise şirketler zorunlu üye yapılıyor. Zorunluluk kalkmalı, isteyen trafik sigortasında Tahkime üye olmalı, istemeyen olmamalı; dorusu da bu.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-sigorta-tahkim-komisyonundan-sikayetci-sigortada-tahkim-maliyetleri-artiyor/feed/ 0
Telefoncuların otomobil savaşı… Milyarlarca dolar harcıyorlar ancak bir türlü satamıyorlar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/telefoncularin-otomobil-savasi-milyarlarca-dolar-harciyorlar-ancak-bir-turlu-satamiyorlar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/telefoncularin-otomobil-savasi-milyarlarca-dolar-harciyorlar-ancak-bir-turlu-satamiyorlar/#respond Wed, 01 May 2024 09:02:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7998 Apple, Huawei, Xiaomi, Meizu, Sony ve diğerleri. Çok değil birkaç yıl öncesine kadar en fazla akıllı telefonu satmak için kıyasıya yarışan teknoloji devlerinin yeni savaş alanı artık otomobiller oldu. Elektrikli ve bağlantılı araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomobil savaşlarına giren akıllı telefon üreticilerinin sayısı hızla arttı. Devlerin iştahını; hızla büyüyen bataryalı elektrikli otomobil (BEV) pazarından alınacak paylar ve kamera, sensör, uydu bağlantısı gibi geniş teknoloji yelpazesine sahip olmaları nedeniyle yarışa bir adım önde başlamaları kabarttı. Peki, dünün akıllı telefon üreticileri yarının elektrikli otomobil üreticileri olabilir mi? Milyar dolarlık projeler başarı getirir mi?

XIAOMI İŞLERİ DEĞİŞTİRİR Mİ

Bu konuda önümüzde Apple ve Xiaomi olmak üzere iki güncel örnek bulunuyor. ABD’li teknoloji devi Apple, 10 yıllık uğraşının sonunda 10 milyar dolarını çöpe atarak elektrikli otomobil projesinin fişini çekse de, Çinli Xiaomi’nin 3 yılda 1.4 milyar doların üzerinde yatırım yaparak satışa hazırladığı SU7 modeli akıllı telefon üreticilerinin bu rekabette şans bulabileceğine dair önemli mesajlar veriyor. Öyle ki, Xiaomi’nin hisseleri SU7’nin bu ay (28 Mart 2024) satışa çıkacağının açıklamasının ardından geçtiğimiz hafta yüzde 12’nin üzerinde yükseldi. Şirket, 0’dan 100 km/s değeri 2.8 saniye olan ve 800 km menzile sahip SU7’den 100 bin adedin üzerinde ön sipariş aldı.

GÜCÜNÜ DEVLETTEN ALIYOR

Tüm bunlara rağmen Xiaomi, Huawei ve Meizu gibi şirketlerin Çin dışında büyümesi halen çok zor görünüyor. Çünkü Xiaomi’nin üretim gücü devlete ait Beijing Automotive Group Co ile kurulan ortaklıktan geliyor. Çin dışı pazarlarda otomobil rekabeti ise ekosistemlerini araçlarını satışa çıkardığı ülkelerde de yaygınlaştırmalarına bağlı. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi (SMİ) Başkanı Hakan Doğu, şu ifadeleri kullandı:

Hakan Doğu

‘İŞLERİ ÇOK ZOR’

“Xiaomi veya benzer markalar kendi ülkelerinde başarılı olabilir. Mesela Çin’deki bir Xiaomi kullanıcısı otomobil kullanırken evdeki Airfryer’den yemek pişirebilir. Bu da tüketicilerin ilgisini çeker. Ancak benzer ekosistemi Türkiye’de veya satış yaptığın başka bir ülkede kuramazsan sadece bir otomobil satmış olursun. Yine otomotivde satış sonrası bambaşka bir kültür ve bilgi birikimi ister. Otomobil dünyada en çok regüle edilen ürün ve bu regülasyonlar tüketici elektroniği firmalarının adapte olmasını sıkıntıya sokuyor. Özetle işleri çok zor. Bence otomobil her zaman otomobil, tüketici elektroniği ise tüketici elekroniğidir.”

HUAWEI’NİN S9’U SONY’NİN AFEELA’SI

Elektrikli otomobil yarışında giren tüketici elektroniği markaları arasında Huawei, Sony, Meizu gibi dünya devleri de var. Örneğin, Huawei ve BAIC işbirliğiyle geliştirilen S9’un 60 bin seviyesinde bir fiyata sahip olması ve yakında resmi olarak tanıtılması bekleniyor. Bu arada Huawei, Seres ortaklığında kurulan Aito markasıyla 6 koltuklu lüks SUV modeli Aito M9’u da geçtiğimiz sene tanıtmıştı. Yine Japon üreticiler Sony ve Honda, geliştirdikleri Afeela isimli elektrikli otomobili CES 2024’te gösterdi.

İKİNCİ ‘TİTANİK FELAKETİ’

Elektrikli sürücüsüz otomobil projesini iptal eden Apple’ın son 10 yılda proje için 10 milyar dolardan fazla para harcadığı iddia edildi. Şirketin otonom sürüş özelliklerine sahip bir aracın fiyatının 100 bin doların altında olmayacağını bunun da kârlılık ve rekabet açısından zorlayacağını gördükten sonra son kararını verdiği söyleniyor. The New York Times’ın haberine göre, söz konusu tutar proje üzerinde çalışan binlerce Apple mühendisi ve otomobil uzmanıyla birlikte araştırma ve geliştirmeye harcandı. Apple’daki bazı çalışanların bu girişimin en başından beri başarısız olacağından şüphelendikleri ve aracı ‘Project Titan’ kod adı yerine ‘Titanik Felaketi’ olarak adlandırdıkları da paylaşılanlar arasında.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/telefoncularin-otomobil-savasi-milyarlarca-dolar-harciyorlar-ancak-bir-turlu-satamiyorlar/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Son 5 senedir ‘algı belediyeciliği’ anlayışı çıktı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:48:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7953 Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği Karasurları Millet Bahçesi’nin 2. Etabı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımıyla hizmete açıldı. Açılış törenine Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, ilçe protokolü, parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

ÖZHASEKİ: YENİ DÖNEMDE İKİ TANE DAHA MİSYON BİÇTİK

Yeni dönemde kendilerine iki tane daha misyon biçtiklerini ifade eden Bakan Özhaseki, “Birincisi hepimizin hatırlayacağı gibi 1 sene kadar önce 6 Şubat’ta büyük bir deprem atlattık. Oradaki hasarların sarılması, yaraların sarılması insanlarımızın orada evlerine kavuştururulması gibi önemli bir görevimiz var. İkincisi de Türkiye bir deprem ülkesi. Böyle bir ülkede başta İstanbulumuz olmak üzere birçok ilimizi depreme karşı dayanıklı, dirençli hale getirebilme mücadelesi. Bu iki işimiz aslında bakanlığımızın ana asli işlerinin de önüne geçmiş vaziyette. Bir sene kadar önce, birisi gece yarısı 04.00 gibi, birisi gündüz, 13.00 gibi iki tane şiddetli deprem, uzun süren bir deprem. Bu uzun sürmesinden ve yerleşim yerlerinin en yakınından geçmesinden dolayı da müthiş bir hasar var. 18 ilimiz bundan etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin kadar da o bölgelerde iş yeri gibi tek katlı müştemilatlar yıkıldı. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar mı diyorsunuz? 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Emin olun onların aileleri, çevresi ve yakınlarında ocaklarında hala gözyaşı tütüyor. Evleri teslim ettiğimizde gidip o evlerde bir çay içmek için sohbet ettiğimizde biraz sonra hepimiz ağlayarak çıkıyoruz evlerden” dedi.

“ORADAKİ İNSANLARIN HAKLARINI VEREBİLMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ GAYRET EDİYORUZ”

Deprem bölgesindeki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Özhaseki, “Çok şükür çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Oradaki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz gayret ediyoruz. Benim görevi devrettiğim, sonra da yeniden ondan görevi teslim aldığım Murat kardeşim o deprem bölgesinde ilk günlerde oralardaydı. Onun da başlattığı, benim de şimdi devam ettirdiğim binlerce konut yapılıyor. En azından oradaki insanlarımızın yıkılan evlerini verelim diye uğraşıyoruz. Şu anda binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde çelikten köy evleri yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 100 kimin de 200 tane evler yıkılmış? Her birine gidip şantiye kuruyorsunuz. Oradaki köylü vatandaşımızın evini yapmaya çalışıyoruz. Ayın 19’unda inşallah yine dağıtım törenimiz var. İnşaatlar başlayalı 10 ay civarında oldu. 75 bin evi dağıtmış olacağız. Bundan sonra da orada 10 bin, 15 bin her ay ev vereceğiz. Bazen kurada çıkmadığı zaman hüzünlenenler oluyor, diyorum ki ‘Bak merak etmeyin, söz veriyorum, inşallah sizler evinize oturuncaya kadar buradayız. Bu sefer çıkmadıysa öbür sefer çıkar’” diye konuştu.

“SON 5 SENEDİR YENİ BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI ÇIKTI”

Özhaseki, “Bu arada Ergün Bey bazen muhalif arkadaşların yaptıklarından şikayet ediyor. Bu işin de kaderi bu. Biz bu kadar ev dağıtıyoruz. Ana muhalefetin genel başkanı sesleniyor; ‘Nerede bu evler? Kime verdiniz?’ Bir başka genel başkan da ‘Herhalde AK Partililere dağıtmışlardır.’ Allah ıslah etsin sizi ne diyebilirim ki? Diyorum ki; ‘Gelin hepinize o bölgeleri gezdireceğim. Bin tane şantiyemizi tek tek elinizden tutup gezdireceğim. 4 bin 333 tane köyde neler yapıyoruz göstereceğim, gelin hadi’. Gelen giden yok tabii ama dışarıdan laf atmaya gelince aynen bu şekilde devam ediyor. Son 5 senedir yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı, o da algı belediyeciliği. Ben güçlük çekiyorum. Yapmadığı halde yapmış gibi göstermek, birilerinin emeğinin üstüne yatmak veyahut da sosyal medyacılara trilyonlar verip ‘Beni parlatın ben çok büyük bir adamım, buralara sığmıyorum. Belediye başkanlığı ne ki? Bana küçük geliyor demek’ Ne yazık ki bu dönemde bu başladı” ifadelerini kullandı.

“EVİMİZDEN ÇÖP DİYE ATTIKLARIMIZDAN BİZ 96 MİLYAR LİRA PARA KAZANDIK”

Özhaseki, “Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Hanım’ın başını çektiği ve yıllardır mücadelesini verdiği ‘Sıfır Atık’ gibi de bir projemiz var. Bakın sıfır atık sadece Türkiye’nin bir bulduğu marka değil, tüm dünyanın takip ettiği ve bizim ülkemizin kazandırdığı bir marka oldu. 30 Mart Birleşmiş Milletler’de Sıfır Atık Günü ilan edildi. Devlet başkanlarının artık sonuç bildirgelerine giriyor. Seçimden sonra bakanlık olarak biz bunu zorlayacağız. Herkesin atığı evinden dışarıya gönderirken, ‘Çöp diye çöpçüye verdik’ diye söylediği şeyleri ayrıştırılmış olarak vereceğiz, onların geri kazanımı mümkün. Şu anda geri kazanımda yüzde 35’lerdeyiz ama bunu gittikçe artırabiliriz. Birkaç yıl içerisinde sadece evimizden çöp diye attıklarımızdan biz 96 milyar lira para kazandık” diye konuştu.

TURAN: KARASURLARI’NI KENDİLERİ YAPMIŞ GİBİ İMAJ OLUŞTURUYORLAR

Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ise şunları söyledi:

“Bu proje çevreci bir projedir. Çünkü bu projemizle birlikte şu anda Sur diplerinde toplamda 290 bin metrekare olarak kentin en niteliksiz alanlarını en nitelikli alanlar olarak kentin kullanımına açıyoruz. Fatih’te 875 bin metrekare yeşil alan vardı, bu 5 yıl içerisinde yüzde 41 oranında artırarak bu alanı 1 milyon 237 bin metrekareye çıkarttık. Biz bir iş yapmayla uğraşırken bir de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile uğraşıyoruz. Bir gün kalkıyoruz Karasurları’nın içinde toprak temizlemişler sanki millet bahçesini onlar yapıyorlar. Bir gün kalkıyoruz Karasurları’nın içinde kütüphane yaptık diyorlar. Bir adım atıyorlar hem Karasurları’nı kendileri yapmış gibi imaj oluşturuyorlar, hem de Karasurları Kütüphanesi diyerek kütüphaneleri de biz yaptık imajı oluşturuyorlar.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/feed/ 0
Bakan Ersoy: Kemer’in atık su sorunu 50 yıl süreyle çözüldü https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kemerin-atik-su-sorunu-50-yil-sureyle-cozuldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kemerin-atik-su-sorunu-50-yil-sureyle-cozuldu/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:46:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7951 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kemer Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’nin açışını gerçekleştirdi.

Törende konuşan Bakan Ersoy, Kemer-Çamyuva bölgesinin atık su arıtma sorununu 50 yıl süreyle çözecek önemli bir projenin açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını bildirdi.

 Açılışı yapılan tesislerin, sadece bölgenin çevresel sürdürülebilirliği için değil, aynı zamanda turizm potansiyelinin korunması ve geliştirilmesi için de kritik bir rol oynayacağının altını çizen Ersoy, “Bu tesis, bölgedeki atık su sorununu etkili bir şekilde çözerek deniz ve kara ekosistemlerinin korunmasına katkı sağlayacak, aynı zamanda temiz bir çevre ve sağlıklı bir yaşam alanı sunacak. Geçtiğimiz yıl inşasına başlanılan 13 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan ve yaklaşık 2 milyar lira yatırım bedeli olan proje bünyesinde tesis, günlük 45 bin metreküp kapasiteyle hizmet verecek. Toplamda 2 adet terfi merkezi, yaklaşık 10 bin metrelik kanalizasyon hattı ve 3 bin 500 metrelik derin deşarj hattından oluşan arıtma tesisi, ileri biyolojik arıtma eknolojileriyle donatıldı. Bugün itibariyle test suyunu alarak tesis faaliyete geçirildi. Bölge atık suları da kontrollü ve kademeli bir şekilde tesise alınacak” diye konuştu.

Ersoy, doğa ve çevre dostu tesisler sonucunda Antalya’nın turizm potansiyelinin daha da güçleneceğini belirtti.

Antalya’da Kültür ve Turizm Bakanlığınca işletilen 10 mavi bayraklı halk plajına bu yıl Kemer-Tekirova ve Manavgat-Ilıca olmak üzere 2 mavi bayraklı plaj daha eklediklerini kaydeden Bakan Ersoy, toplam sayının ise kentte 12’ye yükseldiğini kaydetti. 

“GECE MÜZECİLİĞİ” 

Antalya’da Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde 21 alanda kazı çalışmalarının devam edeceğini işaret eden Bakan Ersoy,” 2028 yılı sonuna kadar Antalya’da yürüttüğümüz kazı çalışmaları için toplam 5.5 milyar TL’lik bir bütçe ayırmış olacağız. Kazılarımızın yanı sıra geleceğe miras projelerimizle tarihi alanların restorasyonlarını gerçekleştiriyoruz. Gece müzeciliğini hayata geçiriyoruz. Böylelikle gelecek kuşaklara bu tarihi mirası ulaştırmış oluyoruz. “Geleceğe Miras Myra ve Limanı Andriake Projesi” ve açılışını yaptığımız “Geleceğe Miras Projesi Aspendos”un yanı sıra Sillyon Antik Kenti’nin de bu bünyeye alındığının müjdesini veriyorum” dedi. 

“ASLİ GÖREVLERİMİZ ARASINDA ARITMA ALT YAPILARI YAPMAK YOK” 

“Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ülkemizin her alanında gelişimi ve ilerlemesi için çalışıyoruz” diyen Bakan Ersoy, “ Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu vizyon çerçevesinde kültürel mirasımızı korumak ve geliştirmek, turizm potansiyelimizi artırmak ve ülkemizi uluslararası alanda hak ettiği yere gelmesi için gayret gösteriyoruz. Ülkemiz geçen seneyi 56,7 milyon turist ve 54,3 milyar dolarla kapattı. Bu sene ise 60 milyon turist 60 milyar gelir hedefini belirledik. Bu hedeflere öyle kolay ulaşılmıyor tabi ki. Bakanlığımızın görev alanındaki tüm sorumlulukları yerine getiriyoruz. Yetmiyor bir de belediyelerin de yapması gerekenleri yapıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın asli görevleri arasında, arıtma alt yapıları yapmak bulunmuyor. Ancak, ülkemizin turizm potansiyelini artırmak ve sürdürülebilir bir turizm sektörü oluşturmak amacıyla, turizmi etkileyen alt yapı eksikliklerine de el atıyoruz. Burada Kemer’de olduğu gibi, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yapmakla yükümlü olduğu yatırımları yap-işlet-devret protokolleri ile devir alıyoruz. Alıyoruz, çünkü almaz isek; mavi bayraklarımızı kaybederiz. Mavi bayraklarımızı kaybedersek turizmi; turizmi kaybedersek Antalya’yı kaybederiz. Maalesef bunu yaptığımızda da muhalefet bizi takdir edeceğine, aksine birtakım ithamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Kendi başkanlarına dönüp, ‘Neden sen bunu yapmadın’ diye sormak yerine, ‘Neden Antalya’ya yatırım yaptınız’ diye bizlere soruyorlar. Son 5 senede Antalya’da, sadece 2 adet arıtma tesisi inşa edilmiş olup; 2’si de bakanlığımız tarafından yaptırıldı. İlki 2022’de hizmete aldığımız Belek-Serik Arıtma Tesisleri, diğeri de bugün burada hizmete aldığımız Kemer-Çamyuva Arıtma Tesisleridir. Tavsiyem, artık millete hizmet etmedikleri için bahane bulmasınlar. Vizyoner bir bakış açısıyla vatandaşa ‘Nasıl daha iyi hizmet ederimin’ peşine düşsünler” ifadelerine yer verdi. 

“SAĞLIKLI BİR TURİZM BIRAKMA GAYRETİNDEYİZ” 

Muhalefetin söylediklerine değil halkın söylediklerine baktıklarını dile getiren Bakan Ersoy, “Ülkemizin turizm şehirlerinin gelişimine katkı sağlamak adına, pozitif gündemle hareket etmeyen herkese kulaklarımızı kapatırız ve atılması gereken adımları atmaktan kaçınmayız. Antalya’da Hakan Tütüncü ve Kemer’de de Rahman Şeker’in projeleri hazır. Halkımızın teveccühü ile iş başına gelmeleri neticesinde Antalya’nın Çağı başlayacak. Bizler sadece bugünü kurtarmak için değil, gelecek nesiller için de temiz bir çevre ve sağlıklı bir turizm sektörü bırakma gayretiyle hareket ediyoruz” açıklamalarında bulundu. 

“TERTEMİZ DENİZLERİMİZ ÖNEMLİ” 

Antalya Valisi Hulusi Şahin, sürdürülebilir turizm açısından bu tür tesislerin çok önemli olduğunu ifade etti. 

Kültür Turizm Bakanlığı’nın ana hizmet dallarından birinin altyapı hizmeti olmadığına değinen Vali Şahin, “ Ama eğer Kemer turizminin devamını istiyorsak mutlaka bu tesis yapılması gerekiyordu. Antalya turizmini ayakta tutan tertemiz denizlerimizdir. Türkiye dünyanın mavi bayraklı sahiller sıralamasında üçüncü sırada. Onun da neredeyse yarısı bu mavi bayraklı plajların yarısı Antalya’da bulunuyor. Bu sayede Antalya geçen sene 16 milyonun üzerinde yabancı turist ağırladı eğer sizin denizleriniz kirli olsa, kirlense bunun devamı mümkün olmaz. Dolayısıyla biz denizlerimizi temiz tutacağız. Toprağımızı kirletmeyeceğiz. Bu zümrüt ormanları muhafaza edeceğiz. Mümkünse artıracağız ki sadece turizmden gelir elde etme anlamında değil, evlatlarımıza da bu cennet doğayı devredebilmek için bu güzel boynumuzun borcudur. Türkiye’nin büyük hedefleri var turizmde 100 milyar dolar. Bu ancak bu tesislerle başarılabilir. Bu açıdan da Antalya üzerine düşen görevi yapıyor, bundan sonra daha da fazla yapacaktır” diye konuştu. 

Konuşmaların ardından Bakan Ersoy ve protokol tarafından tesisin açılışı yapıldı. Bakan Ersoy’a, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ve milletvekili Atay Uslu da eşlik etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kemerin-atik-su-sorunu-50-yil-sureyle-cozuldu/feed/ 0
Bakan Uraloğlu müjdeyi verdi: İlk yerli ve milli haberleşme uydusu yakında uzayda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-mujdeyi-verdi-ilk-yerli-ve-milli-haberlesme-uydusu-yakinda-uzayda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-mujdeyi-verdi-ilk-yerli-ve-milli-haberlesme-uydusu-yakinda-uzayda/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:40:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7949 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Terminal İstanbul Tanıtım toplantısında konuştu. Terminal İstanbul projesinin İstanbul’u bilişim ve yüksek teknoloji dünyasının önemli bir merkezi haline getireceğini belirten Uraloğlu, “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, bugün bilgi üretmeyen, ürettiği bilgiyi ürüne dönüştüremeyen ülkelerin gelişmeleri artık mümkün değil. Bunun için dijital toplum olmalı ve dijital dönüşüm sürecine uyum sağlamalıyız. Dijital toplum, sadece internet erişimine sahip olmayı değil, aynı zamanda dijital becerilere sahip bireylerin ve işletmelerin var olduğu bir toplumu da ifade ediyor” dedi.

Bakan Uraloğlu, dijital okuryazarlığın da bu noktada son derece önemli olduğunu belirterek, İnternet dünyasında karşılaştığı bilgileri güvenilir kaynaklardan teyit ederek, hakikatin ve gerçeğin peşinde, bilinçli bir kullanıcı olmanın her zamankinden daha hayati bir önem arz etmekte olduğunun altını çizdi.

“94 MİLYON İNTERNET ABONESİNE ULAŞILDI”

Özellikle Kovid 19 pandemi sürecinde yaşanılan zorluklarda, dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğunu anımsatan Uraloğlu, “İşe ve okula gitmeden uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi yeni kavramlar hayatımıza girdi. Ülkemizin dijital altyapısının gücü sayesinde pandemi sürecini kolayca geride bırakabildik. Ancak süreç herkesin, eşit ve güvenli bir şekilde dijital dünyaya erişim sağlayabilmesi için, daha çok çalışmamız gerektiğini de ortaya koydu. Bu kapsamda da ülkemiz genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve fiber altyapının güçlendirilmesi gibi stratejik adımlarla hizmetlerin daha hızlı ve güvenilir olması adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün yaklaşık 19,5 milyonu sabit abone, 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam; 94,3 milyon genişbant internet abone sayısına ulaştık.” açıklamasında bulundu.

“İLK YERLİ VE MİLLİ UYDU YAKINDA UZAYDA”

Fiber altyapı uzunluğunu bu yıl 600 bin kilometreye yükseltmeyi planladıklarını ifade eden Uraloğlu, 2028 yılına kadar da bunu 850 bin kilometrenin üzerine çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yerli, milli ve özgün üretime de büyük önem verdiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Bir yandan 5G ile ilgili çalışmalarda yerli ve milli çerçevede ilerlerken, bir yandan da 6G teknolojisinin hazırlıklarına başladık” dedi.

Uraloğlu, 5G altyapıları için kritik öneme sahip, 5G çekirdek şebeke, 5G baz istasyonu, 5G’ye özel yönetim, servis ve yazılım ürünleri geliştirdiklerini belirterek, “Akıllı fabrika uygulamaları, özel endüstriyel mobil şebekeler, 5G destekli çevrim içi uzaktan ameliyat gibi, çok sayıda yenilikçi projeye de imza attık. Yerlilik ve millilik anlamında bu yıl atacağımız önemli bir adım da; Türksat 6A’dır. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu da yakında uzayda olacak” şeklinde konuştu.

 

“1,6 MİLYAR DOLAR İLE İLK 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ”

Geleceğin ihtiyaçlarını iyi tespit eden ülkelerin, bilişim sektöründe de bir adım öne geçebilmek için akıl almaz bir rekabet içinde bulunduğunu ifade eden Uraloğlu, “Ayrıca devir artık sadece rakiplerinle değil kendinizle de rekabet etme devri. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü öyle büyük bir hızla büyüyor ki; bu sektörün 2026 yılında 5,6 trilyon küresel büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor. Daha çok girişimci çeken, yenilikçi fikirleri elinde tutan, yarının kazananı olacak” dedi.

Bu noktada Avrupa girişimcilik ekosistemi istatistiklerine bakıldığında Türkiye’nin 1.6 milyar ile Avrupa ülkeleri arasında ilk 10 ülkeden biri olduğun belirten Uraloğlu, “Batı dünyasına olan yakınlığımız ve genç nüfusumuzla, Ülkemizin bölgede en büyük üretim ve yatırım merkezi olması hiç de zor değil. Gelişmiş ülkelerle her konuda rekabete girebilmek, bu ülkelerle dünya pazarlarında yarışabilmek için, kamu ve özel sektör şirketlerimizin büyümesi ve dünya pazarlarına daha fazla nüfuz etmeleri gerekir. Bunu gerçekleştirmek için de sadece devletin değil, herkesin bilişime yatırım yapması gerekiyor.” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, nesnelerin interneti, kuantum bilgisayarlar, bulut bilişim, makineler arası iletişim, blok zincir uygulamaları ve yapay zeka teknolojilerinin konuşulduğu zamanlarda Terminal İstanbul projesinin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, “Bu noktada İstanbul’u dünya çapında bir inovasyon merkezine dönüştürecek ortamı oluşturmak ve iş birliği platformu sağlamak üzere girişimcilik alanındaki eşsiz projelerden biri olan Terminal İstanbul projesiyle, uzun yıllar Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olarak hizmet veren Atatürk Havalimanı; milyonlarca yolcunun bağlantı noktasıyken artık binlerce girişime ev sahipliği yapan bir çekim merkezi olacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birine dönüşecek” dedi.

Terminal İstanbul; fiziki şartları, merkezi konumu, hava ulaşımı dahil her türlü ulaşım rahatlığı, Türkiye’nin en büyük Millet Bahçesinin hemen yanında olması gibi eşsiz avantajlarıyla tüm İstanbul’a hizmet vereceğini vurgulayan Uraloğlu, Toplumda bilim kültürü, teknoloji farkındalığı ve bilim yetkinliğinin gelişeceğini kaydetti.

Uraloğlu, “ Özellikle teknoloji tutkunlarını bir araya getiren TEKNOFEST’e de ev sahipliği yapan İstanbul Atatürk Havalimanımız artık; ülkemizin en büyük teknoparkı olarak dijital dönüşüm ve teknoloji gelişiminde ülkemizin amiral gemisi olacak. İstanbul’un dünyanın en gelişmiş ilk 20 girişimcilik şehrinden biri olmasını sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Terminal İstanbul sayesinde yerli üretim ile yüksek teknoloji üreten çok daha fazla küresel markalar çıkacağını belirten Uraloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda güçlü ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın ki Türkiye Yüzyılı; Dijitalin, başarının ve bilimin yüzyılı olacaktır. Bu düşüncelerle Terminal İstanbul projesini hayata geçiren Sanayi ve Teknoloji Bakanımızı, kıymetli ekibini ve diğer tüm paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Gençlerimize, girişimcilerimizi, ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-mujdeyi-verdi-ilk-yerli-ve-milli-haberlesme-uydusu-yakinda-uzayda/feed/ 0
Bakan Kacır: Edirne’yi kültürde, turizmde, sanayide ve eğitimde öncü şehirlerimiz arasına katacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-edirneyi-kulturde-turizmde-sanayide-ve-egitimde-oncu-sehirlerimiz-arasina-katacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-edirneyi-kulturde-turizmde-sanayide-ve-egitimde-oncu-sehirlerimiz-arasina-katacagiz/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:36:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7924 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılış ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Edirne’de önce Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret etti. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) Trakya Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle yürütülen ‘Gastro Akademi ile Gelecek Mutfakta’ projesinin de aralarında bulunduğu 17 projenin açılışına katılan Kacır, Trakya’nın gözbebeği, dört bir yanı tarih kokan kültür mirası Edirne’nin kalplerinde özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Kacır, “Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan, kadim tarihiyle nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış, bir asra yakın ecdadımızın baş şehri olmuş, pehlivanlar yurdu Edirne’ye bugün de yeni eserler kazandırmanın mutluluğu içindeyiz. Edirne’mizin nitelikli ve çok yönlü kalkınmasını destekleyecek 17 projenin; şehrimize, ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun tasavvur ettiği büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme yolunda emin adımlarla ilerledik. Büyüme ve kalkınma yolundaki mücadelemizde önümüze çıkartılan nice engellere, kurulan nice tuzaklara, oynanan nice oyunlara rağmen ülkemize asırlık demokratik haklar ve kalkınma atılımları kazandırdık. 81 vilayetimizin, 85 milyon vatandaşımızın hiçbirini diğerinden ayırmadan, ötekileştirmeden, dışlamadan şehirlerimize eserler kazandırdık ve hizmetler ürettik. Ülkemizi, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıyacak yatırımlara imza attık” dedi.

‘DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ’MİZE BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR’

Cumhuriyetin ikinci asrında ‘Türkiye Yüzyılı’nda daha gelişmiş, refah seviyesi artan marka şehirler için durmadan, duraksamadan çalışmaya devam ettiklerini belirten Kacır, “Bu vizyon doğrultusunda Edirne’mizin de sanayisini, üretimini, istihdamını, kalkınmasını desteklemeye devam ediyoruz. Edirne’de gerçekleşecek toplam yatırım tutarı 24 milyar liraya yaklaşan 346 yeni ya da ilave yatırımlar için teşvik belgesi düzenledik. 8 bin 700’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. 22 yıl önce Edirne’de sadece bir organize sanayi bölgesi (OSB) varken; bu sayıyı 237 milyon lira bakanlık desteğiyle 4’e çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizde 1400’ten fazla vatandaşımızın istihdamını sağladık. Çevre duyarlılığını önceliklendirdiğimiz organize sanayi bölgelerimizdeki tüm parsellerin üretime geçmesi ile bu rakamı 9 bine çıkararak Edirne’mize sanayi kenti kimliği de kazandıracağız. Şehirlerimizde kalkınmanın başat aktörü, ekonominin sac ayağı ‘lerimize can suyu olmaya devam ediyoruz. Şehrimizde son 22 yılda 6 bin 400’den fazla KOBİ’mize 644 milyon liranın üzerinde KOSGEB destek ödemesi gerçekleştirdik. Teknoloji girişimciliğini desteklemek üzere Edirne’de bir teknopark kurduk. Teknoparkta faaliyet gösteren firmalara 1,1 milyar liradan fazla Ar-Ge teşviki sağladık. TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında 142 projeye ve 280 bilim insanına 323 milyon lira destek verdik. Bilime ve teknolojiye meraklı gençlerimizi, çocuklarımızı keşfetmek, onların potansiyellerini ortaya çıkarmak, şehrimize kazandırmak için Edirne’ye Deneyap Teknoloji Atölyesi’ni kurduk. Ortaokul ve lise öğrencilerimize; tasarımdan robotik kodlamaya, yapay zekadan havacılık ve uzay teknolojilerine 11 farklı yenilikçi teknoloji başlığında 36 ay ücretsiz eğitim imkanı sunduk ve sunmaya da devam ediyoruz. Bu vesileyle bir çağrıda bulunmak istiyorum. Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı kapsamında 81 ilimizdeki Deneyap Teknoloji Atölyeleri’mize başvurular devam ediyor. 25 Mart’a kadar tüm illerimizdeki 4., 5., 8., 9. sınıflar ile lise hazırlık sınıfında okuyan öğrencilerimizin başvurularını bekliyoruz” dedi.

’17 ESERİ EDİRNE’MİZE KAZANDIRIYORUZ’

Edirne’nin eşsiz tatları ve lezzetlerini unutmadıklarını söyleyen Kacır, “Badem ezmesinden tava ciğerine, Meriç yer fıstığından İpsala pirincine Edirne’mizin 11 meşhur yöresel lezzetini coğrafi işaretle tescilledik. Hem üreticilerimizi hem tüketicilerimizi hem de kültürümüzü koruma altına aldık. Trakya Kalkınma Ajansı’mız eliyle kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 341 kalkınma projesine 533 milyon lira destek verdik. Bugün de Trakya Kalkınma Ajansımız eliyle Edirne’mizde, gençlerimize, kadınlarımıza, çocuklarımıza, çiftçilerimize, sanayicimize ve dezavantajlı vatandaşlarımıza yönelik projelerin açılışını gerçekleştiriyoruz. Tarımdan turizme, sanayiden sosyal içermeye kadar yerel kalkınmayı destekleyecek, şehrimizin ekonomisine katkı sağlayacak 17 eseri Edirne’mize kazandırıyoruz” dedi.

‘EDİRNE’Yİ PROJELERLE İHYA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Projeleri anlatan Kacır, şunları söyledi:

“Kadının Emeği Evinin Ekmeği projesiyle kadınlarımızın ürettiği el emeği, göz nuru ürünlerin markalaşması, pazarlanması ve satışını destekliyoruz. Bu projemizle kadın istihdamını da artırıyoruz. Keşan Belediyemizle gerçekleştirdiğimiz ‘Yıl Boyu Üretim ve İstihdam ile Okula Giden Mutlu Çocuklar’ projesiyle sezonluk tarım işçisi ailelerimize 12 ay iş olanakları sunuyoruz. ‘Gastro-Akademi ile Gelecek Mutfakta’ projesiyle hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için istihdam garantili eğitimler veriyoruz. ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizle engelli bireylerin atölyeler ve eğitimler aracılığı ile sosyal hayata ve üretime katılmalarını destekliyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’nda Edirne’mizi gerçekleştirdiğimiz projelerle ihya etmeye devam edeceğiz. Edirne için Edirneliler için yeni hedefler koymaya, projeler üretmeye devam edeceğiz. Serhat şehri olmak demek, öncü olmak demektir. Edirne’yi kültürde, turizmde, sanayide ve eğitimde öncü şehirlerimiz arasına katacağız. Edirne görüyoruz ki maalesef gerçek belediyeciliğe, gönül belediyeciliğine hasret. Diyoruz ki; gelin 31 Mart’ta Edirne’de bu hasrete son verelim. Edirne gerçek belediyecilikle tanışsın, ‘Türkiye Yüzyılı’nda yoluna güçlü devam etsin. Bu kadim şehir Edirne’yi bir başka seviyoruz. Bu şehrin yiğitliğini, cesaretini seviyoruz. Bu kadim şehrin söz konusu millet ve memleket olunca hep en ön safta olan vatanperver insanlarını seviyoruz. İnanıyoruz ki inşallah Edirne, 31 Mart’ta tercihini sadece vatan ve millete hizmet aşkıyla çalışanlardan yana kullanacaktır. Ecdadın iftihar şehri Edirne’de inşallah emanet, ehil olana teslim edilecektir. Tarih boyunca şanlı akıncılar çıkaran, bileği bükülmez pehlivanlar yetiştiren Edirne için biz de var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Sözlerime son verirken bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz projeleri tüm Edirne’ye, Edirnelilere hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”Kacır, daha sonra merkezdeki Eski Cami’de cuma namazını kıldı, ardından esnaf ziyaretinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-edirneyi-kulturde-turizmde-sanayide-ve-egitimde-oncu-sehirlerimiz-arasina-katacagiz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-lokomotif-sektorunde-kendi-teknolojisine-sahip-sayili-ulkelerden-biriyiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-lokomotif-sektorunde-kendi-teknolojisine-sahip-sayili-ulkelerden-biriyiz/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:33:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7922 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi program ve ziyaretleri için Eskişehir’e geldi. Yüksek Hızlı Ten ile kente gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk olarak Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ (TÜRASAŞ) Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen TÜRASAŞ-TCDD Taşımacılık (Eskişehir 5000) Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi İmza Töreni‘ne katıldı. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Genel Müdürü Mustafa Metin Yazar ve birçok önemli isim katıldı.

“SON 22 YILDA YERLİ SANAYİMİZİ GELİŞTİREREK İMAL ETTİĞİMİZ MİLLİ TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİYLE DÜNYA ÇAPINDA KÜRESEL BİR ÜRETİCİ VE İHRACAT ÜLKESİ OLDUK”

Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünde 95 adet “Eskişehir 5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi”nin üretimine başlayacaklarını belirterek, “Bu yüzyıl ülkemizin dünya tarihine ‘Sanayisi güçlü, teknolojisi milli bir Türkiye’ vizyonuyla damga vurduğu bir dönem olacak. Zaten daha şimdiden sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Ülkemizin savunma sanayisi başta olmak üzere makine, medikal, ulaştırma, elektrik, elektronik gibi orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı 2023’te 100 milyar dolara yaklaştı. Bundan yaklaşık 60 yıl önce TÜRASAŞ’ın Eskişehir tesislerinde üretilen Devrim otomobilini engelleyenlere de Togg ile cevap verdik. Kendi arabamızı üreterek milletimizin bir özlemini bir hayalini daha gerçeğe dönüştürdük. Saatte 160 kilometre hıza sahip ‘Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk yerli ve milli elektrikli tren seti projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk ve seri üretimine başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip ‘Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi’nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. Bu yıl prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz. Milli Banliyö Tren Seti Prototip araç üretimi çalışmalarımız da devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“NİCE BAŞARI VE PROJEYE TÜRASAŞ ESKİŞEHİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜMÜZDE İMZA ATTIK”

Konuşmasına devam eden bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nün, üretim verilerine dikkat çekerken, “TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüz; lokomotif, boji, elektrik makinaları, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan 7 fabrika ile bütünleşmiş dev bir üretim merkezimizdir. Bugüne kadar toplam 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretimi gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonunda ve liderliğinde geçen son 22 yılda; bin beygir gücünde DH10.000 tipi dizel hidrolik anahat ve manevra lokomotifi üretimi ve ihracı, 2001-2012 yılları arasında; DH7.000 / DH10.000 / DH12.000 tiplerinde toplam 31 adet lokomotif ve lokomotiflere ait yedek parçaların Irak’a ihracı, DH 12.000 tipi lokomotif 2003-2009 yıllarında; 3 bin 300 beygir gücünde DE 33.000 tipi anahat lokomotifinin imalatı, 2009 yılında; 2 adet DH12.000 tipi dizel hidrolik anahat lokomotifinin İran’a ihracı, 2013-2015 yılları arasında; denizcilik sektöründe ve Van Gölü feribotlarında kullanılmak üzere 8 adet dizel jeneratör seti üretimi, TCDD için 72 adet E 68.000 tipi yeni nesil elektrikli lokomotifin üretimi, TSI Sertifikalı yük vagonlarının seri üretimi, yazılımları milli olarak tasarlanan 1 Megavat gücünde ilk milli elektrikli lokomotif E1.000, yerli ve milli tasarımla üretilen DE 10.000 tipi dizel elektrikli lokomotifimiz gibi nice başarı ve projeye TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde imza attık” dedi.

“LOKOMOTİF SEKTÖRÜNDE KENDİ TEKNOLOJİSİNE SAHİP SAYILI ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Bakan Uraloğlu, “Bu alandaki ilklerin ve enlerin projesi olarakta kabul ettiğimiz Eskişehir-5000 projemizin öne çıkan birçok özelliği de bulunuyor. Örneğin; Cer motorlarının her biri 1280 kW gücündedir ve bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Cer konvertörlerinin her biri 2.5 MW gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörüdür. Ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi bu projemizle hayata geçmiştir. Üstelik Eskişehir-5000 lokomotif için geliştirilen tüm ana bileşenler ayrı birer ürün olarak ihraç edilebilir kritik teknolojiye sahip ürünlerdir. Bu ürünler, TCDD taşımacılık bünyesindeki mevcut lokomotiflerde de hem yedek parça hem de modernizasyonları kapsamında kullanılabilecektir. Hayırlı uğurlu olsun. Projemiz kamu, TÜBİTAK; üniversite ve özel sektör kuruluşlarının birlikte çalışması için de iyi bir örnek oldu. Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını arttırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimde bu rakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki; artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz” diye konuştu.

“CARİ AÇIĞIN AZALTILMASINA BÜYÜK KATKI SAĞLADIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sözlerini ise şöyle tamamladı:
“Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını artırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimle bu arakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz. Elde ettiğimiz tecrübe ve bilgi birikimi sayesinde, yurtdışına bağımlılığımız kalkmış durumdadır. Tekrardan hayırlı uğurlu olsun.”

“62 YIL ÖNCEKİ AYNI MİLLİ RUHUN MİLLİ BAŞARININ BİR ESERİDİR”

Törende, konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “Ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Eskişehir’de üretilmiştir. İlk elektrikli lokomotifini de Eskişehir inşallah üretecektir. Eskişehir bir demir yolu şehridir. Bundan 130 yıl önce şehirden geçen demir yolu hem Eskişehir’in hem de milletimizin geleceğini belirlemiştir. Şehri değiştiren, yıllar boyu Eskişehir sanayisinin lokomotifi olan demir yolları sektörü, sürekli bir üretim üssü olmuştur. Seferberlik ruhuyla güç şartlarda hep daha iyinin, peşinde koşan atölyesi ülke gözde kurumlarından biri haline gelmiştir. 1958 yılında, Eskişehir Demir Yolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edilmiştir. Bu hedef ilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1961 yılında Türk İşçi ve Mühendisleri ülkemizde bir ilke imza atmıştır. 62 yıl önce Eskişehir ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Karakurt’u üretmiştir. Yerli ve milli imkanlarla ilklere imza atan üretim anlayışı şimdi de ilk elektrikli lokomotif ile şehrimize bu büyük gururu yaşatmaktadır. Geçen yüzyılımızın ilk lokomotifini de Türkiye Yüzyılı’mızın ilk lokomotifini de üretmek Eskişehir’e nasip olmuştur. Eskişehir 5000 elektrikli ana hat lokomotifi, çağımızın teknolojisini yansıtmaktadır. Raylı sistemler karbonsuzlaştırma politikaları çerçevesinde yeni bir boyut kazanmıştır. Bu kapsamda şimdiye dek üretilen en güçlü elektrik motorunun tasarımında ve üretiminde Türk mühendis, teknisyen ve işçilerin alın ve akıl teri bulunmaktadır. Yerli ve milli tedarikçilerin yazılım ve ekipmanları üretilen bu etkileyici lokomotif 62 yıl önceki aynı milli ruhun milli başarının bir eseridir. Hem yolcu hem yük taşıyabilen bu lokomotif Ulaştırma Bakanlığı’mızın ve Sanayi Bakanlığı’yla birlikte geliştirdiği bir projedir” dedi.
Törende, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu imzalanan sözleşmenin ve gelişmeler hakkında konuştu.

Son olarak TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar ile TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın, 95 adetlik Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi’ne imza atarken, protokol Eskişehir 5000’ni inceledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve beraberindekiler buradan Eskişehir Valiliğini ziyaret etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-lokomotif-sektorunde-kendi-teknolojisine-sahip-sayili-ulkelerden-biriyiz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Yolcu trafiğinde rekor kırıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-yolcu-trafiginde-rekor-kirildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-yolcu-trafiginde-rekor-kirildi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:33:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7899 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’nün hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Şubat ayı içerisinde 66 bin 898’i iç hatlar, 49 bin 167’u dış hatlar olmak üzere üst geçişlerle birlikte toplam 154 bin 308 uçak trafiğine ulaşıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, şubat ayında hizmet verilen uçak trafiğinin 2023 yılının aynı ayına kıyaslandığında toplamda yüzde 10,4 gibi önemli oranda artış yaşadığını açıkladı. Uraloğlu, “Şubatta, havalimanlarımızda iç hat yolcu sayısı ise 7 milyon 220 bin 127’ye, dış hatlarda ise 7 milyon 518 bin 213’e ulaşırken transit yolcular ile birlikte toplam yolcu sayısı 14 milyon 748 bin 115’e yükseldi. Yolcu sayımız 2023 yılının aynı ayına göre yüzde 25,5 gibi rekor oranda artış yaşamış oldu. Havalimanlarımızda taşınan yük ve kargo miktarı ise şubat ayında iç hatlarda 62 bin 860 ton, dış hatlarda 261 bin 920 ton olmak üzere 324 bin 780 tona ulaştı” diye konuştu. 

İKİ AYDA 29.5 MİLYON YOLCU TAŞINDI

Uraloğlu, 2024 yılının ilk iki ayında havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 128 bin 365, dış hatlarda ise 102 bin 391 olduğunu belirterek üst geçişler ile birlikte toplam 309 bin 529 uçak trafiğine ulaşıldığını bildirdi. 2024 yılı şubat sonunda hizmet verilen uçak trafiğinin 2023 yılının aynı dönemine göre yüzde 7,9 artış gösterdiğinin de altını çizen Uraloğlu, “Havaalanlarımız İç hatlarda 14 milyon 284 bin 212, dış hatlarda ise 15 milyon 202 bin 885 yolcuya hizmet verirken direkt transit yolcular ile birlikte toplam 29 milyon 505 bin 779 yolcu havalimanlarımızı kullandı. Hizmet verilen yolcu sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre iç hatlarda yüzde 15,5 artarken dış hatlarda yüzde 17, toplam yolcu trafiğinde ise yüzde 16,2 gibi önemli oranda artış yaşadı” dedi. Uraloğlu, söz konusu dönemde havalimanlarında taşınan yük ve kargo miktarının ise iç hatlarda 125 bin 10 ton, dış hatlarda ise 537 bin 343 ton olmak üzere toplamda 662 bin 353’e ulaştığını bildirdi. 

İSTANBUL HAVALİMANI 11,8 MİLYON YOLCU TAŞIDI

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olan İstanbul Havalimanı’nda ise iki aylık sürede; iç hatlarda 17 bin 497, dış hatlarda 61 bin 552 olmak üzere toplamda 79 bin 49 uçak trafiğine ulaşıldığını kaydetti. İlk iki ayda İstanbul Havalimanı’nı iç hatlarda 2 milyon 423 bin 993, dış hatlarda ise 9 milyon 352 bin 832 yolcu olmak üzere 11 milyon 776 bin 825 yolcunun kullandığını ifade eden Uraloğlu, “2024 yılı şubat sonunda hizmet verilen yolcu sayısı 2023 yılının aynı dönemine göre toplam yüzde 9 artış yaşadı” dedi. Uraloğlu, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise iki aylık sürede 37 bin 804 uçak trafiğine ulaşıldığını bildirerek, yolcu sayısının ise iç hatlarda 2 bin 930 bin 774, dış hatlarda 3 milyon 403 bin 604 olmak üzere toplamda 6 milyon 334 bin 378’e çıktığını açıkladı. Uraloğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda şubat sonu itibariyle iç hat yolcu trafiğinin yüzde 18; dış hat yolcu trafiğinin yüzde 25 olmak üzere toplam yüzde 22 artış yaşadığını söyledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-yolcu-trafiginde-rekor-kirildi/feed/ 0
Avdagiç: Not artışları gelecektir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/avdagic-not-artislari-gelecektir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/avdagic-not-artislari-gelecektir/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:13:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7894 İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Avdagiç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın konuk olduğu İTO’nun Mart ayı Meclis toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Avdagiç, Bakan Yerlikaya’nın İstanbul’da iken hayata geçirdiği, ‘İş dünyası üretip kazandıkça İstanbul kazanacak’ ilkesini, bu kez Türkiye için uyguladığına şahit olduklarını kaydetti. Avdagiç, “Bakanımızın İstanbul Valisi olduğu dönemde şehrimizin asayişine verdiği önem de bu bakımdan çok ciddi bir örnekti. Şimdi bu örneği, Türkiye çapında uyguluyor. Asayişi temin eden, örgütlü yapılara göz açtırmayan, sınırlarımızı güvende tutan operasyonları takdirle izliyoruz” dedi.

Avdagiç, konuşmasında İçişleri Bakanlığı’na yönelik olarak İTO’nun meslek komitelerinden ve üyelerinden ulaşan 5 temel konuya da dikkati çekti. Avdagiç, şunları söyledi: “Biliyorsunuz, ulaşım en çok tüccarı ilgilendiren konu. Biz, İTO olarak, Ulaşım Koordinasyon Merkezi UKOME’de asli üye olarak temsil edilmenin çok önemli olduğuna inanıyoruz. İkincisi, Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde yetkinin tek bakanlıkta toplanması gerektiğinin altını çiziyoruz. Böylesine hassas bir konuda çok başlılık önlenmeli. Aynı şekilde okul taşıtları ile personel servis araçlarının birlikte değerlendirilmesi ve okul servis aracı yaşlarının personel servis araçlarınınki ile aynı olması hususunun dikkate alınmasını talep ediyoruz. Dördüncü olarak, kiralama yöntemi ile çalınan araçların ’emniyeti suistimal’ suçundan değil ‘organize suç/nitelikli dolandırıcılık’ kapsamında değerlendirilerek KABİS ile entegre bir ‘kara liste’ oluşturulmasına ilişkin Bakanlıkça yürütülen çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Öte yandan üyelerimiz AB’ye uygun olarak, motor numaralarının trafik tescilde aranılan bir zorunluluk olmaktan çıkarılması ile ticari kayıpların önlenmesi amacıyla motor yenileme ve motor değişim işlemlerinin kolaylaştırılmasının sağlanmasını talep ediyor.”

“TÜRKİYE, ENFLASYONLA MÜCADELEDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASINDAN GEÇİYOR”

Konuşmasında İstanbul iş dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, 12 yıl aranın ardından geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin kredi notunun artırıldığını hatırlattı. Avdagiç, “Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltti, not görünümünü de ‘durağan’dan ‘pozitif’e çevirdi. Türkiye, enflasyonla mücadelede tarihî bir dönüm noktasından geçiyor. Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in de ifade ettiği gibi, ‘Dezenflasyon, zaman ve kararlılık gerektiriyor’. Fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar iş dünyası olarak sabırla ve azimle desteğimizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Avdagiç, genelde ekonomi yönetiminin ve özelde Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı ve finansal istikrar için kararlılıkla uyguladığı dezenflasyonist politikaların üretim ve ihracat tarafında baskı oluşturduğunu ve fedakârlıklar gerektirdiğini bildiklerini söyledi.

Şekib Avdagiç, “Ancak şunu da biliyoruz ki, bugün bu fedakârlıklara katlanmazsak, enflasyonu düşürmemiz çok zor. Enflasyonla mücadelede, kamu ve özel tüm kesimler üzerimize düşeni eksiksiz yapmak zorundayız. Enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi zor ama imkânsız değildir. Öncelikle hepimizin buna inanması gerekiyor. Türkiye nasıl ki, enflasyonu 2002’deki yüzde 45 seviyesinden 2004’te yüzde 10’a ve sonra da yüzde 10’un altına indirdiyse, bugünkü yüksek enflasyonun da iki yıl içinde hedeflendiği şekilde tek haneye indirilmesi mümkündür” dedi.

“RAKAMLAR, CARİ AÇIKTAKİ DÜŞÜŞ EĞİLİMİNİN SÜRECEĞİNE İŞARET EDİYOR”

İTO Başkanı Avdagiç, iç talebin yanı sıra dış dengede de tablonun olumluya döndüğünü kaydetti. Avdagiç, “Küresel ekonomideki zayıf seyre rağmen yılın ilk iki ayında ihracatımız yüzde 8,5 artarken, ithalat hacmi yüzde 15,5 daraldı. Böylece 2024 yılının iki aylık dış ticaret açığı da 26 milyar seviyesinden yüzde 50 düşüşle 13 milyar dolara geriledi. Şubat itibariyle son 12 aylık ihracat ise yüzde 1,6 artarak 260 milyar dolara dayandı. Bu rakamlar, cari açıktaki düşüş eğiliminin süreceğine işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Şekib Avdagiç, Kasım 2023’te 50 milyar dolar sınırının altına inen ve aralıkta 45 milyar dolar bandına düşen 12 aylık cari açığın, önünüzdeki aylarda 40 milyar doların da altına inmesini beklediklerini vurgulayarak, “Cari açığın azalması, talebini aşağı çekerken, dış kırılganlıkların da azalmasına yol açacaktır. Yaz aylarıyla birlikte turizm geliriyle beraber Türkiye’nin yeniden cari fazla verir konuma ulaşacağını öngörüyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/avdagic-not-artislari-gelecektir/feed/ 0
Darphane çift vardiya çalışmaya başladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/darphane-cift-vardiya-calismaya-basladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/darphane-cift-vardiya-calismaya-basladi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:09:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7892 fiyatlarındaki yükselmenin devam etmesi vatandaşın da altına olan talebini arttırdı. Birçok kuyumcu, altın bulmakta zorlandı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, Cuma ve Cumartesi günleri darphanenin fazla mesai yaptığını ve Pazartesiden itibaren üretimde çift vardiya çalışmaya başladığını duyurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Darphane Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hekim, “Altın fiyatlarının artışı Türkiye’den bağımsız domestik marketlerden ziyade küresel marketlere bakmak lazım. O anlamda dünyada devam eden Rusya-Ukrayna krizi, İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliamlarından sonra dünyada ortaya çıkan, Ortadoğu da ortaya çıkan bölgesel krizler etkileyen önemli faktörlerden. Bunun dışında makroekonomik göstergeler, örneğin ABD Merkez Bankası (FED) Haziran ayında faizlerle ilgili bir indirime girecek olmasının beklentisi gibi faktörler uluslararası piyasalarda altının ons başına fiyatını ciddi anlamda yükseltiyor” ifadelerini kullandı.

“CUMHURİYET ALTININA BİR TALEP ARTIŞI SÖZ KONUSU”

Artan altın talebiyle ilgili aldıkları önlemlere değinen Mehmet Hekim, “Aslında fiyatlardaki dalgalanmalardan kaynaklı Cumhuriyet altınına bir talep artışı söz konusu. Fakat Darphane’de bir üretim durması söz konusu değil. Tam tersine üretimi arttırdık. Talepleri karşılayacak şekilde tek vardiya çalışıp günlük 400 kilogram üretirken şu anda 2 vardiya çalışıyoruz. Burası Beşiktaş’taki fabrikamız. Gördüğünüz gibi çok hummalı bir çalışmamız var. İki vardiya sabahtan gece 11’e kadar kesintisiz, sürekli bir çalışma var ve gece gündüz çalışıyoruz. Normal şartlarda hafta sonu teslimatlar yapmıyorduk ama artık cumartesi günleri de teslimatlar yapıyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın altına rahatlıkla erişebileceği hizmeti Darphane kesintisiz olarak üretmeye devam ediyor. Bir arz problemi yok. Fakat 3-5 günlük gecikmeler yaşanabiliyor. Bu da dediğim gibi çok da normal olmayan bir kısmı da spekülatif olan piyasadaki dalgalanmalardan kaynaklı talep artışı” diye konuştu.

“PANDEMİ DÖNEMİNDE BÖYLE BİR ARTIŞ YAŞAMIŞTIK; 3 VARDİYA ÇALIŞMIŞTIK”

Hekim, “Cumhuriyet altınları, özellikle altınların yeni tarihli basıldığı tarihlerde ziynet altınları için 1 Ocak, sikke altınlar içinde Cumhuriyetimizin kuruluş tarihi 29 Ekim’den bir gün sonra itibariyle yeni tarihli altınlar piyasaya çıkıyor ve talepler artıyor. Çünkü vatandaşlar yeni tarihli altınları almak istiyorlar. Biz 1 Ocak’tan sonra bu talep artışını her sene yaşarız, bu sene bir miktar daha fazla yaşanıyor talep artışı. Yine pandemi döneminde böyle bir talep artışı yaşamıştık. O dönem 3 vardiya çalışmıştık ve problemi çözmüştük. Şimdi 2 vardiya ile talepleri rahatlıkla karşılayabiliyoruz. İhtiyaç olduğu takdirde, yeterli olmadığında Darphane gerekirse 3. vardiyaya da çıkıp vatandaşlarımızın altınlarını teslim edebilecek kapasiteye sahip. Pandemi döneminde çok daha fazlaydı. Birde şu anda Darphane, altınları randevu sistemiyle talepleri alıyor. Külçe altınları ve Cumhuriyet altınları üretip cep telefonu mesajıyla hazır bilgisi gönderiyor ve kuyumculara, vatandaşlara teslim ediyor. O dönem böyle bir randevu sistemi de yoktu ve vatandaşlar Darphane’nin önünde uzun kuyruklar oluşturuyordu. Zaten o problemden sonra biz randevu sistemine geçtik ve şu anda vatandaşlar Darphane’ye gelip beklemiyorlar” şeklinde konuştu.

“ALTIN MİKTARI DÜNYADA ARTMIYOR AMA TALEP SÜREKLİ ARTIYOR”

Hekim, “Bir arz talep dengesizliği var. Bu dünyada var. Çünkü altın değişik bir meta, sınırlı sayıda var ve uzmanların ifadesine göre dünyada altın üretimi aslında zirvesine ulaştı ve düşmeye başladı. Yani altın sınırlı sayıda. Altın miktarı dünyada artmıyor ama talep sürekli artıyor. Altın sadece bir ziynet ya da hediyelik ürün olarak değil, iletkeni yüksek olduğu için teknolojide ve sağlık sektöründe kullanılıyor. Dolayısıyla altına olan ihtiyaç dünyada gittikçe artıyor ama altın arzı dünyada artamıyor. Sınırlı sayıda altın var. Bundan dolayı da fiyatların pozitif yönde sürekli artmasıyla karşı karşıyayız. Sadece Türkiye’de değil dünyada da durum aynı” ifadelerini kullandı.

Altın üretimine değinen Mehmet Hekim, “Ülkemizde üretmekle ilgili tek yetkili kurum Darphane. Darphane dışında merdiven altı yapılan ürünler legal değil. Ve bunlardan kaçınmak gerekiyor. Ciddi anlamda ayar problemleriyle karşılaşıyoruz. Onun için vatandaşlarımız ve kuyumcu esnafları altını mutlaka Darphane’den almalılar” dedi.

“2 VARDİYADA 600 KİLOGRAM ÜRETİM YAPIYORUZ”

Günlük altın üretiminden bahseden Hekim, “Günlük altın üretimimiz 400 kilogramdı. Şu anda 2 vardiyada 600 kilogram günlük üretim yapıyoruz. Buda gittikçe artıyor. Ramazan ayında, geçmiş yıllardan da tecrübemiz o şekilde, düşme oluyor. Biz bu talep düşmesini görmeye başladık açıkçası. Birkaç gündür taleplerde bir azalma var. Bu her yıl yaşadığımız bir şey” diye konuştu.

“DARPHANE KARTAL’DA YENİ BİR ALTIN ÜRETİM FABRİKASI KURDU”

Mehmet Hekim, “Bunun yanında yine bir bilgi paylaşmam gerekiyor. Darphane Beşiktaş’taki fabrikası dışında Kartal’da yeni bir altın üretim fabrikası kurdu. Tesis şu anda yüzde 90 oranında hazır. Haziran- Temmuz aylarında tesisi devreye alacağız. Oranın kapasitesi buranın çok çok üzerinde. Yeni tesis devreye alındığında şu anda geçici olarak 3-5 gündür yaşadığımız gecikmeler artık yaşanmayacak” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/darphane-cift-vardiya-calismaya-basladi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanlığı açıkladı: Suyumuz 6 yılda %20 azalacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-acikladi-suyumuz-6-yilda-%20-azalacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-acikladi-suyumuz-6-yilda-%20-azalacak/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:01:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7889 Mevcut durumda ve 2030-2050-2070-2100 yılları için su potansiyelleri hesaplandı. 2030 yılında su kaynaklarımızın yaklaşık yüzde 20 azalabileceği tahmin ediliyor.

SU KITLIĞI VE GIDA RİSKİ

Ülkemizde ortalama sıcaklıkların 4 ila 6 derece arasında artması, özellikle doğu ve güneydoğuda artış, ülke ortalamasına göre 1-2 derece daha fazla olması ve güney ve batı bölgelerde sıcaklık artışının en fazla yaz aylarında yaşanması bekleniyor. Sıcak hava dalgası beklenen gün sayısının yılda 15’ten 200’e ulaşması, 2040’a kadar ardışık kurak geçen gün sayısının 4-15 gün arasında artması öngörülüyor. Bahar aylarının sonlarında ve yaz aylarında su stresinin artacağı düşünülüyor.

Özellikle yüzyılın son çeyreğinde yüksek kotlu bölgelerde karla kaplı alan değişimlerinde yüzde 44’lere varan bir azalma, karın yerde kalma süre-sinde 45 güne varan azalmalar görülecek.

2023 yılı için ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 1.294 m3. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030’dan itibaren 1000 m3’ün altına düşeceği ve tedbir alınmaması halinde yakın gelecekte ülkemizin su kıtlığı çeken ülkeler sınıfında yer alacağı öngörülüyor. Ülke nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı ve tarımsal üretim yapılan alanın da yüzde 78’ine karşılık gelen 15 havzada su açığı ortaya çıkacak ve bu durum gıda arzıyla ilişkili riskleri de beraberinde getirecek.

BURDUR GÖLÜ KADAR SU MUHAFAZA EDİLECEK

Yerel idarelerde su verimliliğinin artırılmasıyla bütün belediyelerde su kayıp oranının 2033’e kadarı yüzde 25, 2040’a kadar yüzde 10 düşürülmesi hedefleniyor. Plan, bireysel su verimliliğiyle kişi başı günlük ortalama su tüketimini 2030’a kadar 120, 2050’ye kadar 100 litreye düşürmek.

Yağmur suyu, gri sular, deniz suyu, acı su, gibi kaynakların kullanımı yaygınlaşacak. 

Sulama randımanında her yüzde 1’lik artış, İstanbul’un 6 aylık su ihtiyacına karşılık geliyor. Sanayide kaynaktan daha az su çekerek yüzde 50’ye varan su kazanımı sağlanması planlanıyor. Bu tedbirler Burdur Gölü’nün hacmine eşdeğer büyüklükte suyu muhafaza edecek. Binalarda Su Verimliliği Hedefi ve Uygulama Kılavuzu ve Binalarda Su Verimliliği Sistem Kurulumu Talimatı hazırlandı.

SU TASARRUFU TEDBİRLERİ

Kuraklık risklerinin en aza indirilmesi için kuraklık erken uyarı sistemi hayata geçiriliyor. Kuraklık yönetim planları kapsamında, mevcut ve gelecek su potansiyeli tespit edilerek olası kuraklık durumlarına hazırlıklı olunması amacıyla tedbirler belirleniyor.

Kuraklık Yönetim Planları kapsamındaki tedbirlerin uygulanması ile yılda 10 bin 962 hm3 su tasarrufu sağlanabilecek. Bu miktar İstanbul’un 9 yıllık su ihtiyacına, Ankara’nın 23 yıllık su ihtiyacına veya Konya Havzasının iki yıllık toplam su ihtiyacına eşit olacak.

İKLİM KRİZİ SAĞLIĞI DA TEHDİT EDİYOR

TÜRK Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Arıcı da iklim krizinin yarattığı kuraklık riskinin sağlığı tendit ettiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Arıcı’nın verdiği bilgilere göre özellikle su tüketiminin hayati değerde olduğu böbrek sağlığı sorunları artıyor. Arıcı, “Normalin üzerinde seyreden mevsim sıcaklıkları, susuz kalmaya bağlı olarak böbrek hastalıklarında da artışa yol açıyor. Ayrıca çevre kirliliği ve temiz suya erişim zorluğu da bir etken. İklim krizi en çok böbrekleri vuruyor” dedi.

Türk Nefroloji Derneği, kronik böbrek hastalığının önemine dikkat çekmek için her yıl mart ayının ikinci perşembe günü olarak belirlenen ‘Dünya Böbrek Günü’ kapsamında, “Böbrek Candır” temalı bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantının ana konusu, birçok etkinlikte olduğu gibi yine iklim kriziydi. Prof. Dr. Arıcı da konuşmasında iklim krizinin sağlığa etkilerini ve sağlık harcamalarına yansımalarını odağına aldı. Arıcı, “Çevre kirliliğinin (örneğin aşırı egzoz dumanına maruz kalmak), hem kalp damar hastalıkları hem böbrek hastalıkları açısından riski artırdığı bilimsel olarak gösterildi. Küresel ısınmanın getirdiği sıcak havalar da böbreğin dehidrate (susuz) kalmasına, su tüketiminin azalması ya da sağlıklı su kaynaklarının bulunmamasına yol açarak böbrek sağlığını tehdit ediyor. Bugün dünyanın bazı sıcak bölgelerinde, örneğin Orta Amerika’da tam nedeni bilinmeyen böbrek hastalığı artışları var. Bu artışın tarım ürünlerinde kullanılan zehirli gübreler vs. nedeniyle mi yoksa tamamen sıcak havalarla mı ilişkili olduğu nefroloji dünyasında hala tartışma konusu. Ama iklim krizinin ilerleyen yıllarda böbrek hastalıklarını artıracağı tehdidi, önemli bir konu olarak gündemde” ifadelerini kullandı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-acikladi-suyumuz-6-yilda-%20-azalacak/feed/ 0
TÜİK açıkladı, ev satışları arttı… Uzmanlar tarih verdi: Konut kredisi faizleri ne zaman düşecek? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-ev-satislari-artti-uzmanlar-tarih-verdi-konut-kredisi-faizleri-ne-zaman-dusecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-ev-satislari-artti-uzmanlar-tarih-verdi-konut-kredisi-faizleri-ne-zaman-dusecek/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:34:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7860 Türkiye İstatistik Kurumu, Şubat ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satış sayısı, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,3 artarak 93 bin 902 oldu. Konut satışlarında devam eden düşüş serisi böylece sona erdi. Uzmanlar sektörün kredi faizlerinin düşmesiyle canlanacağını ve faizlerde de gerileme beklediklerini tahmin ederken 2024’ün ilerleyen dönemlerinde de sektörün canlanacağını öngörüyor.

‘OLASI FAİZ İNDİRİMİ İLE SATIŞLARDA HIZLI YÜKSELİŞ GÖREBİLİRİZ’

Lüks konut uzmanı Merve Ertem Marangozoğlu konut satışlarındaki artışı değerlendirdi. Marangozoğlu Konuta olan talebin devam ettiğini ancak mevduat faizlerindeki artışın ve konut kredi faizlerinin konuta olan isteği ikinci plana ittiğini belirtti. Marangozoğlu “Konut fiyatlarının da böyle bir dönemde düşüş göstermesi satın almak isteyenleri harekete geçirdi. Konut fiyatlarındaki uygunluk satışları desteklemeye başladı. Ayrıca tarafından olası bir faiz indirimi sürecinin başlamasıyla konut fiyatlarında yeniden hızlı yükseliş görebiliriz. Konut inşa maliyetlerindeki artış da konut alımı talebini öne çekti. Fiyatların hızla arttığı bir ortamda fırsat bilinerek eğer uygun finansman da varsa konut alınması ileriye yönelik gerçek bir yatırım olacaktır” açıklamasında bulundu.

Banka kredisiyle konut alımının bu ay da gerileme gösterdiğini belirten Marangozoğlu “Yüksek faiz olan dönemde kredili konut alımları durağanlaşır bu da oldukça normaldir. Nakit parası olanlar, altınını bozduranlar değerlenen tasarruflarıyla konut alımı yapabiliyor” diye belirtti.

KREDİ FAİZLERİNİN DÜŞMESİ İLE SATIŞLAR CANLANACAKTIR

Sıfır konut satışlarında canlanmanın ne zaman görülebileceği ile ilgili yorumda bulunan Marangozoğlu, “Sıfır konut başlangıçları ve devam eden inşaatların ritmi düşüş yaşıyor. Yükselen maliyetler bunda büyük etken oluyor. Konut kredisi faizlerinin düşmesiyle birlikte sıfır konut satışlarında canlanma görülebilir” diye konuştu. Düşük faizli konut kredisi kampanyası beklentileri ile ilgili olarak konut uzmanı, “Konut kredisi faizlerinin düşmesi beklentiler dahilinde bulunuyor” dedi. Marangozoğlu “Yüzde 2’nin altında konut kredisi faizi ve uzun vadeli finansmanla konuta olan talep yeniden canlanabilir. Ayrıca yatırım amaçlı olarak ikinci konutunu alacak kişilere verilen konut değerinin yüzde 22.5’i oranındaki kredi şartının da kalkması inşaat sektörünü canlandıracaktır” diye belirtti.

KREDİ HACMİNDE ARTIŞ VAR

Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı Şubat ayı konut satışının geçen yılın aynı ayına göre ölçülmesi doğru bir ölçme olmadığını belirterek, geçtiğimiz yıl Şubat ayında ülkemizin deprem felaketini yaşadığını hatırlattı. Özelmacıklı “Ancak Ocak ayına göre konut satışlarında yüzde 17’lik bir artış var. Geçen yılın ilk iki ayına göre kıyasladığımızda ise yüzde 2’lik bir düşüş söz konusu” diye belirtti. BDDK’nın konut kredisi hacminde artış olduğunu ifade eden Özelmacıklı İpotekli satışlar Ocak ayında yüzde 7’ye, Şubat ayında ise yüzde 9 seviyesine çıktı” dedi. Özelmacıklı enflasyonist ortamda kredi faizlerin yükseleceğini değerlendiren bazı tüketicilerin kredi çekip konut yatırımı yaptığını belirtti.

‘POLİTİKA DEĞİŞİKLİKLERİ VE ARTAN FİYATLAR YABANCIYA SATIŞI ETKİLEDİ’

Yabancılara konut satışındaki düşüş göze çarpıyor. Şubat ayında yabancı vatandaşlara konut satışları yüzde 44 oranında geriledi. Özelmacıklı göçmen politikalarındaki bazı değişikliklerin satışları etkilediğini hatırlatıyor. Bilindiği üzere bazı bölgelerde yabancılara ikametgah verilmesi durdurulmuştu. Özelmacıklı “Gayrimenkul fiyatlarındaki artışlar da önemli bir etmen. Bunun üzerine yabancılar başka ülkelere göç ediyor. Bu durumdan en çok İstanbul ve Antalya gibi şehirlerdeki satışlar etkilendi” diye belirtti.

‘YILIN ÜÇÜNCÜ ÇEYREĞİNDE SEKTÖR CANLANABİLİR’

Özelmacıklı şu an konut satışına yönelik kredilerle ilgili bir çalışma olmadığını belirterek “Ekonomi yönetiminin böyle bir çalışma için enflasyonun gerilemesini bekliyor” dedi. Özelmacıklı konut satışılarının canlanmasını beklediği tarihi söyleyerek sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Enflasyonun düşüş eğilimi göstermesinin ardından yılın üçüncü çeyreğinden itibaren kredilerle ilgili bir çalışma bekliyorum. Eylül – Ekim dönemi gibi konut satışlarında bir canlanma başlayabilir.” 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-ev-satislari-artti-uzmanlar-tarih-verdi-konut-kredisi-faizleri-ne-zaman-dusecek/feed/ 0
Bakan Kacır konuştu: Uzay bilimi ve teknolojilerinde de başarı hikayesi yazacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-uzay-bilimi-ve-teknolojilerinde-de-basari-hikayesi-yazacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-uzay-bilimi-ve-teknolojilerinde-de-basari-hikayesi-yazacagiz/#respond Mon, 22 Apr 2024 09:03:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7849 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi ziyarette bulunmak için Bolu’ya geldi. İlk olarak Bolu Valiliği’ni ziyaret eden Kacır’a öğrenciler tarafından çiçek hediye edildi. Daha sonra Bolu Valisi Erkan Kılıç’ın makamında protokol üyeleriyle bir araya gelen Kacır, ardından ilk Türk Astronot Alper Gezeravcı ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Gençlik Buluşması’ programına katıldı. Salonu dolduran yüzlerce öğrenci, Kacır ile Gezeravcı’yı alkışlarla karşıladı. Programda öğrencilere seslenen Kacır, uzay ve havacılık alanında üretilen yerli ve milli hava teknolojilerini anlattı.

‘GENÇLERİMİZİN BAŞARAMAYACAĞI HİÇBİR ŞEY YOKTUR’

Kacır, “Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi adına Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz bütün çalışmaların öznesi Türk gençliğidir, TEKNOFEST kuşağıdır. Cumhuriyetin ikinci asrını, kuruluşunda tam bağımsızlık mayasıyla kurulmuş cumhuriyetin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yapmamızı sağlayacak işlere sizler öncülük edecek, sizler imza atacaksınız. Biliyoruz ki Türk gençliğinin önünü açtığımızda, onların yanında olduğumuzda önlerindeki engelleri kaldırdığımızda, bizim gençlerimizin başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Bunu Türkiye’nin gençleri, savunma sanayiinde, milli havacılıkta ispat ettiler. Türkiye 20’nci yüzyılın havacılık ülkelerinden biri maalesef olamamıştı. Olabilir miydik? Elbette olabilirdik. Bizim başkalarından ne eksiğimiz var? 20’nci yüzyılda bu ülkede milli havacılığı geliştirmek üzere yola çıkan Vecihi Hürkuş’ların, Nuri Demirağ’ın maalesef önü kesilmiş; hikayeleri akamete uğratılmıştı” diye konuştu.

‘DEMİRAĞ FESTİVALLER, ŞENLİKLER DÜZENLEMİŞ’

Kacır, TEKNOFEST’in yapıldığı Atatürk Havalimanı’nda 60 yıl önce de TEKNOFEST’ler düzenlendiğini aktararak, “Nuri Demirağ tarafından yapılmış. Adı TEKNOFEST değil; ama yerli uçaklar üretilmiş, uçaklar uçurulmuş. Nuri Demirağ’lar istemiş arzu etmiş ki Türk gençlerinin arasından bu uçakların pilotları yetişsin, geliştirecek mühendisler, teknisyenler yetişsin. ‘Gök Şenlikleri’ adıyla aynı havalimanında TEKNOFEST’ten 60 yıl önce Nuri Demirağ festivaller, şenlikler düzenlemiş. Gök okulları açmış. Hem İstanbul’da hem memleketi Sivas’ta; ama maalesef bütün o serüven engellenmiş, akamete uğratılmış. Nuri Demirağ’ın bu işleri yaptığını biliyoruz” dedi.

‘SİZLER BU BAYRAĞI, ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAKSINIZ’

Kacır, Türkiye’nin havacılıkta paradigma değişikliğini yakaladığını vurgulayarak, “Teknolojinin hangi istikamette evrildiğini erken aşamada tespit ederek ve bu değişime hızla hazırlanarak insansız hava araçlarında muazzam bir başarı ortaya koydu. Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, Anka, Aksungur, Akıncı, Anka 2, Anka 3, Kızılelma. Sadece bunlar mı? Havacılıkta Hürkuş, Hürjet, Atak, Atak2, Gökbey ve Kaan. Bunu sizler gibi gencecik, pırıl pırıl, bu ülkenin öz evlatları başardı. Demek ki güçlü bir irade olduğu zaman Türk milletinin evlatları, Türkiye’nin mühendisleri, teknisyenleri dünyanın en iyi işleri başarabilecek kabiliyette. İnanıyoruz ki sizler bu bayrağı, çok daha ileriye taşıyacaksınız. Önümüzdeki dönemde havacılıkta, savunma sanayisinde nasıl başarı hikayeleri yazmışsak, uzay bilimi ve teknolojilerinde de benzer bir başarı hikayesi yazacağız. Bugün savunma sanayisinde 80 binden fazla Türk mühendisi, teknisyeni milli projelere omuz veriyor” dedi.

GEZERAVCI: UZAYA SERT İNİŞ HEDEFİMİZ VE BU YÖNDEKİ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR

Kacır’ın konuşmasının ardından Alper Gezeravcı da öğrencilere hitap etti. Gezeravcı, “Yakın süreçte, güncellenmiş bir tarih, takvim kapsamında uzaya sert iniş hedefimiz ve bu yöndeki çalışmalarımız devam ediyor. Amerika’dan tersine beyin göçüyle ülkemize tekrardan dönmüş değerli bir hocamızın önderliğinde, bununla ilgili çalışmalar çok ciddi şekilde devam ediyor. Uzaya götürdüğümüz deneylerden bir tanesi de bu hedefe ilişkin, Ay’a sert iniş yapmak için tasarlanan kendi roketimizin yakıt sistemindeki, hibrit yakıt sistemindeki yanma sürecini simüle etmek, deneylerden bir tanesiydi. Çalışmalar birbirine entegre. Birbirinden bağımsız olarak devam ediyor gibi görünse de yapılan çalışma, bir diğerini destekler mahiyette devam ediyor. Fırlatma operasyonlarını gerçekleştirebilecek bir rampanın işletmesini de kendimiz yapacak şekilde planlamalarımız devam ediyor. Devlet büyüklerimiz ilerleyen süreçte, bununla ilgili güzel müjdelerini de uygun gördüklerinde paylaşacak. Uzay alanında birbirinden bağımsız 10 tane hedefimiz koyuldu ve bu hedefe yönelik olarak çalışmalarımız devam ediyor. Spesifik olarak gerçekleştirdiğimiz görev, Türk astronot ve bilim misyonu” diye konuştu.

Kacır, daha sonra Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’na geçip, iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-uzay-bilimi-ve-teknolojilerinde-de-basari-hikayesi-yazacagiz/feed/ 0
Son dakika… Konut satışları arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-konut-satislari-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-konut-satislari-artti/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:42:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7811 Türkiye genelinde konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %17,3 artarak 93 bin 902 oldu. Konut satışlarında İstanbul 16 bin 344 konut satışı ve %17,4 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 8 bin 300 konut satışı ve %8,8 pay ile Ankara, 5 bin 168 konut satışı ve %5,5 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 18 konut ile Ardahan, 45 konut ile Tunceli ve 51 konut ile Bayburt oldu.

KONUT SATIŞLARI OCAK-ŞUBAT DÖNEMİNDE %2,0 AZALDI

Konut satışları Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,0 azalışla 174 bin 210 olarak gerçekleşti.

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 8 BİN 827 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %49,1 azalış göstererek 8 bin 827 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %9,4 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %56,1 azalışla 14 bin 742 oldu.

Şubat ayındaki ipotekli satışların 2 bin 60’ı, Ocak-Şubat dönemindeki ipotekli satışların ise 3 bin 464’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 85 BİN 75 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %35,7 artarak 85 bin 75 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %90,6 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,6 artışla 159 bin 468 oldu. 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 28 BİN 594 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %21,8 artarak 28 bin 594 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı %30,5 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,6 artışla 53 bin 857 olarak gerçekleşti.

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 65 BİN 308 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,5 artış göstererek 65 bin 308 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %69,5 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,0 azalışla 120 bin 353 olarak gerçekleşti.

YABANCILARA ŞUBAT AYINDA BİN 846 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ?

Yabancılara yapılan konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %44,9 azalarak bin 846 oldu. Şubat ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %2,0 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 691 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 659 konut satışı ile Antalya ve 151 konut satışı ile Mersin izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %48,0 azalarak 3 bin 907 oldu.

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Şubat ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 395 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 200 konut ile İran, 112 konut ile Irak ve 105 konut ile Ukrayna vatandaşları izledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-konut-satislari-artti/feed/ 0
Hukuk fakültesini birincilikle bitirdi.. O artık bambaşka biri! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hukuk-fakultesini-birincilikle-bitirdi-o-artik-bambaska-biri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hukuk-fakultesini-birincilikle-bitirdi-o-artik-bambaska-biri/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:13:52 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7783 Dizinin önceki bölümünde;

İş birliği yaptığı kızları Fecir’in yanına gönderen Harun, masanın üzerine bıraktırdığı gizli kamera ile aradığı delile ulaştı. Görüntülendiğinden habersiz olan Fecir, Büşra’yı öldürdüğünü itiraf etti.

Harun’u ofisinde ziyaret eden Fecir, ona kendisiyle uğraşmaması için pare teklif etti. Ancak Harun’un eli Fecir’in tahmin edemediği kadar güçlüydü.

İtiraf görüntülerini izleyen Fecir, neye uğradığını şaşırdı.

Hukuk bürosuna giden Umut, Harun’un olmadığını öğrenince onu odasında bekledi. Umut, Fecir’in itiraf görüntülerini görünce sevinçten havalara uçtu.

Aynı dakikalarda bir işinin olduğunu söyleyerek ofisten ayrılan Harun, Fecir’in babası ile yemekteydi…

Dizinin yeni bölümünde;

Harun ile görüşmesi kötü geçen Fecir, amcaoğlundan şüphelendi ve ona saldırdı.

Amcaoğlu, “Olaylar beni aştı, seni baban korudu” diyerek kendini savundu.

Babasının kitap tanıtımına giden Fecir, büyük bir çaresizlikle yüzleşmeyi bekledi.

Büşra’yı öldürmek istemediğini söyleyen Fecir, babasının şiddetine maruz kaldı.

Bünyamin, Fecir’i kırbaçla dakikalarca dövdükten sonra oğlundan o gece yaşananları tek tek anlatmasını istedi.

O gece ‘Güzel bir ece olsun istedim, sen geceyi kana buladın’ diyen Fecir’in Büşra’yı öldürdüğü ortaya çıktı.

Sabah olduğunda Fecir’in olduğu konuma giden amcaoğlu Azad, ikiliyi yerde kanlar içinde yatarken buldu.

Fecir’in geceye dair hiçbir fikri yoktu.

Tek amacı babasını kurtarmak olan Umut, evden çıktığında Alev ile karşılaştı. Her geçen gün Umut’a biraz daha yaklaşan Alev; işe evin duvarındaki yazıları silmekle başladı.

Boyayı bitirdikten sonra hapishaneye babasını ziyarete giden Umut, onunla uzun uzun konuştu.

Kazandığı davalarla ünlü olan Harun, zaferlerine bir yenisini daha ekledi.

Harun müvekkili ile kutlama yemeğine çıktı ve gittiği mekanda Savcı Süreyya’yı gördü.

Hem heyecanını hem de Süreyya’ya karşı olan duygularını gizlemekte güçlük çeken Harun, kendini sürpriz bir teklifin ortasında buldu.

Çaresiz kaldığı her an Alev’in yardımıyla ayağa kalkan Umut, duygularını itiraf etti.

Rıza’yı kurtarmak için gerekli delilleri bulan Harun, duruşmadan dakikalar önce Kadir ile görüştü.

Kadir, Harun’dan davayı kaybetmesini istedi.

Kalem çoktan kırıldı Harun, bu davayı kaybedeceksin!

Harun’u ikna etmek için her yolu deneyen Kadir, en büyük kozunu sona sakladı:

Ya bu davayı kaybedeceksin ya beni…

Babasının yerine koyduğu Kadir’in sözleri ile köşeye sıkışan Harun kararını verdi.

Rıza’nın davasında tanık olarak dinlenen Umut, ellerinde Fecir’in Büşra’yı öldürdüğünü itiraf ettiği videonun olduğunu söyledi.

Harun ise çaresiz bir şekilde bu iddiayı yalanladı. 

Günün sonunda mahkemeden Rıza’nın tutukluluk haline devam kararı çıkarken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Kızının odasında Emirkıran Holding’e ait bir not bulan Haydar, vakit kaybetmeden adliyeye koştu.

Haydar, elindeki belgelerle Savcı Süreyya’dan yardım istedi.

Süreyya, olayların dikkat çekici olduğunu ve konuyu araştıracağını söyledi.

Büşra’yı öldüren kişinin Fecir olduğunu bilen Umut, gerçekleri anlatmak için Haydar’ın evine gittiğinde acılı babayı ipte asılı halde buldu.

Büşra Korkmaz cinayetinin son duruşmasında, bütün oklar Rıza’yı gösterdi. Yalancı şahitlerin de art arda verdiği ifadeler sonucu Rıza Tanrıkulu ağırlaştırılmış müebbet ile cezalandırıldı.

Mahkeme salonundan çıkarılırken Umut babasına sıkı sıkı sarıldı.

Seni bırakmayacağım baba

Kaybedilen davanın ardından Harun’dan ilk hesap soran Alev oldu:

Bu hayatta en çok sana güvendi… Söyle kaça sattın onu?

Umut ile babasını yarı yolda bırakmanın vicdan azabını çeken Harun, Kadir’e tavır koydu:

Bir daha hiç temizlenmeyecekmişiz gibi kirlettin bizi abi…

Alev’den sonra Harun’un ofisine giden Umut da avukatından hesap sordu:

Bu hayat benden annemi aldı, abimi aldı… Bir babam kalmıştı onu da sen aldın. Değdi mi aldığın paraya?

Babasını kurtarmak için yemin eden Umut, Harun’u derin bir mutsuzluğun içine attı.

Görüş gününde babasını ziyarete giden Umut, onu kurtaracağına dair söz verdi.

Rıza’nın oğluna tek bir nasihati vardı:

Siyah ayakkabılarımı kapının önüne koy, seni evde yalnız sanmasınlar…

Karara itiraz için adliyeye giden Umut, avukat Nevzat ile karşılaştı. Nevzat, ‘Senin baban katil falan değil, yürüyen masumiyet’ diyerek Umut’a destek oldu.

Alev ile Savcı Süreyya’nın konuşmasına şahit oldu. Umut ikinci yıkımı Alev’in ağzından çıkanları duyduğunda yaşadı…

Senin baban masum değil Umut! Bunu kabullenmen lazım

Dizinin final sahnesinde;

Hırs yapan ve üniversite sınavlarına giren Umut, hukuk fakültesini birincilikle bitirdi ve Türkiye’nin en iyi avukatlarından biri oldu.

Yıllar sonra İstanbul’a geri dönen Umut, kendisinden desteğini bir an olsun esirgemeyen Neşet’e planlarından bahsetti:

Onlar bize yaptıkları her şeyi unuttu ama ben hiçbir şeyi unutmadım. Rahat uyumak yok artık. Kurdukları huzuru başlarına yıkmaya geldim!

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hukuk-fakultesini-birincilikle-bitirdi-o-artik-bambaska-biri/feed/ 0
Bakan Kacır konuştu: TEKNOFEST kuşağımız teknoloji yolculuğunun akıncıları olacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-teknofest-kusagimiz-teknoloji-yolculugunun-akincilari-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-teknofest-kusagimiz-teknoloji-yolculugunun-akincilari-olacak/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7764 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara’nın Mamak ilçesindeki Mamak Bilim Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Açılışa, Bakan Kacır’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok katıldı.

Bakan Mehmet Fatih Kacır, yaptığı konuşmada, gittikleri her yerde halkın yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını belirterek, “Aziz Türk milleti kimin çalıştığının, kimin Anadolu toprakları adına mücadele verdiğinin çok iyi farkında. İşte bu anlayışla, bu millet 22 yıldır Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her daim yanında. Geride bıraktığımız, 22 yılda yürüttüğümüz her mücadeleyi, verdiğimiz her kavgayı; bu toprakların varlığı, birliği, dirliği adına aziz milletimizle birlikte gerçekleştirdik” dedi.

‘ÖNÜMÜZE ÇIKAN TUZAKLARI, OYUNLARI BOZDUK’

Türkiye’nin son 22 yılını, demokrasi ve kalkınma eksiklerini tamamlamakla geçirdiğini belirten Bakan Kacır, “Önümüze çıkan tuzakları, oyunları bozduk, engelleri aştık. Altyapısıyla, üstyapısıyla, güvenliğiyle, tüm imkanlarıyla, küresel gelişmiş ülkeler ligi hedefiyle Türkiye’de muazzam işlere hep birlikte imza attık, eser ve hizmet siyasetinin meyvelerini topladıkça ortaya çıkan kıymeti her zaman aziz milletimizle paylaştık. En nihayetinde şöyle bir baktığımızda, hastanelerden otoyollara, köprülerden barajlara, toplu konutlardan eğitim imkanlarına, sosyal devlet anlayışıyla tüm Türkiye’yi uçtan uça donatmışız. Yerli ve milli bir bakış açısıyla hareket etmiş ve milli teknoloji hamlesi hedeflerimizi birer birer gerçekleştirmişiz. Milletimizin 60 yıllık hayali olan Türkiye’nin otomobili Togg, mavi sulardaki güvencemiz TCG Anadolu, savaş paradigmalarını değiştiren insansız hava araçlarımız, SİHA’larımız, dosta güven düşmana korku veren Akıncı, Kızılelma ve yakın zamanda ilk uçuşunu gerçekleştiren milli muharip uçağımız Kaan. Hepsi bu topraklarda en güzeline ve en iyisine layık aziz Türk milletinin” diye konuştu.

’80 TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURDUK’

Ankara, İstanbul ve İzmir’de düzenlenen TEKNOFEST’lere 4,5 milyondan fazla insanın katıldığına dikkat çeken Bakan Kacır, “İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağımız, ülke tarihimizde nice engellemelere maruz kalmış bilim ve teknoloji yolculuğumuzun gelecekteki yol göstericileri, öncüleri, akıncıları olacak. TEKNOFEST kuşağımızın sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarmayı boynumuzun borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla 80 teknoloji atölyesi kurduk. Gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırdık. Robotik kodlamadan tasarımı programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi alanda gençlerimize 36 aylık teknoloji eğitimleri sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TEKNOLOJİYE SAHİP DEVLETLER GÜÇLÜ OLACAK’

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok ise 21’inci asrın teknoloji ve bilim asrı olduğunu belirterek, “Teknolojiye sahip olan devletler, 21’inci yüzyılın güçlü milletleri ve refah toplumları olacak. Son 30 yılda dünyada çok şey değişti. Güçlü devlet olmanın temel yolu da bilgi ve teknolojiye sahip olmaktan geçiyor. Bugün Togg aracımız var. İthal ediyorduk, şu an ihracatını yapıyoruz. Dünyanın ilk 3’ündeyiz ve dünyaya satıyoruz. Togg, ilk ürettiğimiz araç olmasına rağmen en gelişmiş teknolojiyle ürettiğimiz bir araçtır. 22 yıl önce tankının tamirini yapamayan Türkiye’den, Altay tankıyla bugün dünyanın en gelişmiş tankını üreten ve dünyaya satan Türkiye var” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-teknofest-kusagimiz-teknoloji-yolculugunun-akincilari-olacak/feed/ 0
Bakan Ersoy: Turizm gelirimiz yüzde 17 artışla 54,3 milyar TL oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:54:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7750 Samsun Turizm Master Planı Tanıtımı Programı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımı ile yapıldı. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapılan tanıtım töreni saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Samsun’un tanıtım filminin gösterimi ile devam etti. Ardından Prof. Dr. Bilgehan Gülcan tarafından Turizm Master Planı’nın sunumu yapıldı. Toplantıda Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan ve Samsun Valisi Orhan Tavlı da kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Protokol konuşmalarının ardından söz alan Bakan Ersoy, Türkiye’nin turizm alanındaki durumu ve Samsun Turizm Master Planı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“TURİZM GELİRİMİZ YÜZDE 17 ARTIŞLA 54,3 MİLYAR TL OLDU”

2023 yılını turizm alanında rekor kırarak tamamladıklarının altını çizen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Savaşlar, insani krizler, afetler, siyasi gerilimler ve küresel ekonomik dalgalanmalar, öznesi insan olan turizmi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Ancak biz Türk turizmini ileriye taşıma kararlılığımızdan hiçbir zaman ödün vermedik ve neticede 2023’ü yine rekorlarla kapattık. Ziyaretçi sayımız 56,7 milyon kişi oldu, yüzde 10’luk artış yakaladık. Turizm gelirimiz 54,3 milyar olarak gerçekleşti, yüzde 17 artış sağlamış olduk. Kişi başı gecelik harcamayı ise 99 dolara yükselttik. Başarıyı getiren unsurlardan biri şüphesiz TGA. Kurulduğu 2019 yılından bugüne tanıtım, iletişim ve durum yönetimi başlıklarında, kendisinden 60-70 yıl önce kurulmuş uluslararası kurumların arasından sıyrılmış ve muazzam bir iş çıkarmıştır. Bugün de bu performansını devam ettirmektedir. Öyle ki bugün Türkiye dünyanın en yoğun ve etkili tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir. Başarı için önemli bir diğer unsur ise ürün ve pazar çeşitliliğidir. Biz, Türk Havayollarının uçtuğu her destinasyonu kendimize pazar olarak gören bir anlayışla çalışmalarımızı planladık ve uyguladık. Ayrıca ülkemizin ana turizm destinasyonlarına doğrudan uçuş sayılarını artırdık. Bunların sonuç vermesi için de farklı turist profillerini cezbedecek ürün çeşitliliği sunmaya başladık. Bugün gastronomiden arkeolojiye, mavi yolculuktan tren yolculuğuna, inanç rotalarından festivallere kadar 60 dan fazla ürün sunan bir Türkiye var” diye konuştu.

“Türkiye Yüzyılı’nda da Türk turizmini dünyadaki zirve yarışının değişmez isimlerinden biri yapmanın kararlılığını taşıyoruz”
Bu yüzyılda da Türk turizmini geliştirmek için çaba sarf edeceklerinin altını çizen Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Turizm gelirlerimizin ulaştığı seviye ve kişi başı gecelik harcamada yakaladığımız ciddi yükseliş ivmesi bunu da başardığımızın rakamsal ispatıdır. Elbette bu üç temel unsurun altında yürütmekte olduğumuz birçok farklı çalışma var. Nitelikli personel için eğitimde çok ciddi bir değişim sağladık. Kazıların 12 Aya Yayılması ve Geleceğe Miras projeleriyle Türk arkeolojisinin çağını başlattık. Geleceğin trendlerini bugünden ülkemize kazandırdığımız özgün ve öncü sertifikasyon uygulamaları ile Türkiye’yi dünyanın örnek aldığı ülke konumuna getirdik. 2021’de İstanbul’da başlattığımız ve bu yıl 7 bölgemizdeki 16 şehirde düzenleyeceğimiz Kültür Yolu Festivalleri ile sıfırdan uluslararası bir Türkiye markası bina ettik. Proje ve eserlerimizin listesi uzayıp gidiyor. Kültür-sanat merkezleri, altyapı yatırımları, Mavi Bayrak, Michelin Rehberi, 5 yıldız konforundaki ücretsiz halk plajları, ağırlama etkinlikleri, dünya lideri dijital platformlar derken nihayetinde 12 aya ve 81 ile yayılmış bir Türk turizminin önünü açtık. Bütün bunları yerelden genele her ayrıntıyı düşünerek, hesap ederek; bugünü doğru şekilde analiz edip yarını doğru şekilde öngörerek başardık. Türkiye Yüzyılı’nda da Türk turizmini dünyadaki zirve yarışının değişmez isimlerinden biri yapmanın kararlılığını taşıyoruz. Kazanımlarımızı koruyacak, sürdürülebilirliğin tesis edildiği bir sektörle ve bütün paydaşlarımızla omuz omuza inşallah yeni başarılara ve rekorlara ulaşacağız” diye konuştu.

“SAMSUN TURİZM MASTER PLANI’NDA 14 TANE PROJE ORTAYA KONULDU”

Samsun Turizm Master Planı hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Şöyle sürece bir baktığımızda genel arama konferanslarından tematik çalıştaylara, literatür ve kaynak taramasından geçmiş çalışmaların detaylıca incelenmesine kadar yoğun bir mesai harcandığını görüyoruz. Yaklaşık 3 aylık bu çok yönlü ve geniş katılımlı çalışmalar Samsun için öncelikli politikaların belirlenmesini sağlamıştır. Elbette bu politikalar; ilimizin güçlü ve zayıf yönlerinin, fırsat ve tehdit alanlarının irdelenmesi ve bütün bunların doğrultusunda Samsun’un rekabet potansiyelinin ortaya konulması neticesinde ortaya çıkmıştır. Biliyorsunuz biz Turizm Ana Planı’nda 7 tane stratejik amaç ve hedef belirlemiştik. yerli ve yabancı ziyaretçi sayısını, ortalama kalış süresini, turizm geliri ile rekabetçiliği ve sürdürülebilirliği artırmak; ayrıca turizmi il sathına ve yıl geneline yaymak ve turizmde dijital entegrasyonu sağlamak. İllerin master planları hazırlanırken işte bu 7 ana hedef penceresinden bir değerlendirme yapılması; genel üzerinden özele odaklanılması, ilin sahip olduğu varlıklara, değerlere ve potansiyele en uygun amaç ve hedeflerin belirlenmesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Samsun Turizm Master Planı’na baktığımda bu yaklaşımım uygulandığını memnuniyetle görüyorum. Samsun için bu 7 temel başlık çerçevesinde 50 adet politika başlığı ve bunlarla ilgili 14 adet öncelikli alan belirlenmiş ve bunlara uygun olarak da Samsun’un turizmde gelecek kurgusunu oluşturan 14 tane proje ortaya konulmuştur” şeklinde konuştu.

“SAMSUN, KARADENİZ BÖLGESİ İÇİN TURİZMDE CİDDİ BİR HAMLENİN VE DEĞİŞİMİN MERKEZİ OLACAK”

Bakanlık olarak belediyelerin yanında olduklarının altını çizen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şunları söyledi:
“Akılcı, gerçekçi ve gelecekle ilgili doğru öngörülerle hazırlanan bu çalışmaya sadık kalınarak yürütülecek yoğun bir mesaiyle Samsun, Karadeniz Bölgesi için turizmde ciddi bir hamlenin ve değişimin merkezi olacaktır. İnşallah bunu hep birlikte tecrübe edeceğiz. Bu çalışmaları sırasıyla belirlediğimiz iller üzerinden ülkemizin geneline yayacak ve Türkiye’de, il merkezli topyekûn bir turizm hareketini hayata geçirmiş olacağız. Tabii, burada şunu özellikle vurgulamakta fayda görüyorum. Biz büyükşehir belediyelerimizden master planlarını hazırlamalarını bekliyoruz. Bu onların yerine getirmesi gereken bir görev. Turizmde yerel yönetimlerin her şeyi Bakanlığımızdan beklemesi doğru bir yaklaşım değildir. Diyelim ki bir bölgede turizmi güçlendirmek istiyorsunuz. Bunun gerçekleşmesi için ilgilenilmesi gereken birçok başlık var. Eğer söz konusu bölgenin bütün potansiyelini bir faydaya dönüştürmek istiyorsanız tarım, gastronomi, geleneksel sanatlar gibi yöresel zenginliklerin tanıtılması ve değerlendirilmesinden tutun da kültür varlıklarının korunması, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları yanında doğru ve sağlıklı yapılaşmanın gerçekleştirilmesi, doğal zenginliklerin koruma kullanma dengesi gözetilerek ekonomiye kazandırılması, doğru ve sürdürülebilir istihdam imkânlarının sağlanması gibi birçok politikanın uygulanması gerekiyor. Hemen hepsi belediyelerimizin yetki ve görev sahası içinde. Elbette bakanlık olarak biz daima belediyelerimizin yanındayız. Bugüne kadar gerek sorumluluklarımız çerçevesinde gerekse bizim görevimiz olmasa da ihtiyaç hasıl olduğunda belediyelerimizden desteğimizi esirgemedik. İnşa edilen eserler, yatırımlar ve ödenekler ortada.”

İllerin tanıtım faaliyetlerine önem verdiklerinin altını çizen Mehmet Nuri Ersoy, “Son dönemde turizm bölgelerimizde büyük sıkıntı haline gelen atık su arıtma tesisi projelerini bakanlık olarak biz üstlendik, tamamladık ve hizmete açtık. Bunu yaparken de bir ayrım gözetmedik. Gözettiğimiz tek şey şehirlerimizin ve turizmimizin değer kaybetmemesi olmuştur. Ben Samsun örneğinden bütün belediyelerimizin ilham almasını temenni ediyorum. Şehrinizin potansiyelini en iyi sizler bilmek durumundasınız. Aynı hassasiyet ve titizlikle sizler de çalışmalarınızı bir an evvel gerçekleştirin ki omuz omuza verip hayata geçirelim; kazanan turizmimiz, şehirlerimiz ve ülkemiz olsun. Göreve geldiğimiz günden itibaren en önemli hedeflerimizden biri Türk turizmini 12 ay boyunca hareketli kılmak ve 81 ilimizi, kendi zenginlikleriyle bu hareketin öznesi yaparak turizmden hak ettikleri payı almalarını sağlamaktı. Tanıtımdan, gastronomi ve arkeolojiye kadar bölgelerimizin ve illerimizi sahip oldukları zenginliklerle ulusal ve uluslararası turizm vitrinine çıkardık ve sürekli üstüne katarak çıkarmaya devam ediyoruz. Biz Bakanlık olarak çalışırken, yerelde de aynı amaçla çalışan paydaşlarımız olduğunun farkındayız. Eğer şehirlerimizi turizmde hak ettikleri seviyeye getireceksek, birlikte ve uyum içinde çalışmamız gerektiğini göz ardı edemeyiz. Bundan dolayı Temmuz 2021’de İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nı oluşturduk. Amacımız yurt içi ve yurt dışında yürütülen tanıtım faaliyetleri ile yerelde yürütülen faaliyetlerde; içeriklerden İletişim diline ve kanallarına kadar bir bütünlük ve koordinasyon sağlamaktı. Bu çalışmayı valilik, il kültür ve turizm müdürlüğü, belediyeler, kalkınma ajansı, sanayi ve ticaret odaları, üniversiteler, turizm sektör kuruluş ve dernekleri gibi paydaşlarımızla birlikte yürütmüş olmamız da başarıyı beraberinde getirmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, 81 ilimizde de İl Tanıtım ve Geliştirme İşbirliği Protokolleri imzalanmıştır. Program kapsamında oluşturulan İl Tanıtım ve Geliştirme Kurullarımız Valilerimizin başkanlığında faaliyet göstermektedir. Kurullarımız sayesinde illerin tanıtımı için ayrılan kurum bütçelerinin efektif kullanımı sağlanmış, ortak akılla belirlenmiş bir bakış açısı ile etkili ve sonuç odaklı tanıtım çalışmaları gerçekleştirilerek şehirlerimizin markalaşma süreçleri güçlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“GOSAMSUN 7,7 MİLYON GÖSTERİM ELDE ETTİ”

Sosyal medyadan elde ettikleri geri dönüşümlerden bahseden Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Yabancı pazara yönelik olarak 254 içerik paylaştığımız ‘GoSamsun’ Instagram hesabı bugün 3,5 milyonun üzerinde erişim ve yaklaşık 7,7 milyon gösterim seviyesine ulaşmıştır. Yurt içine yönelik tanıtımlar için devreye aldığımız ‘Gezsen Samsun’ Instagram hesabında ise 377 içerik paylaşılmış ve yaklaşık 1,7 milyon gösterim elde edilmiştir. GoSamsun web sitesinin ziyaretçi sayısını artırmak ve şehrimizin tanıtımını yapmak amacıyla 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 61 ülkede gerçekleştirilen dijital kampanyalarla toplam 51 milyon gösterim; 2024 yılı Ocak ayında ise 11 ülkede gerçekleştirilen dijital kampanyalarla toplam 3,7 milyon gösterim gerçekleşmiştir. Aynı dönemde GoTürkiye platformumuzun sosyal medya kanallarından ise Samsun ile ilgili 3 milyon gösterim yapılmıştır. 2024 yılı Ocak-Şubat ayları içerisinde, yine GoTürkiye sosyal medya mecralarında Samsun ili özelinde 3 paylaşım yapılmış olup bunlar da toplam 128 bin gösterim almıştır. Bu çalışmaların yanı sıra 2023 yılında 11 ülkeden basın mensubu ve tur operatörü, toplam 45 kişi Samsun’da ağırlanmıştır. Samsun il filmi için de sosyal medyada Bahreyn, Meksika, Endonezya, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika, Avusturya, Polonya, İsviçre gibi 20 farklı ülkede reklam verilmiştir. Sınırlı sayıdaki bu örnekler bile inanıyorum ki yerelin, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımı için neler yaptığımıza dair güçlü bir fikir vermektedir. Daha da fazlasını yapacak ve güzel sonuçlar almayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.

Tanıtım toplantısına ayrıca AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, İl Müftüsü Seyfullah Çakır ve diğer protokol üyeleri katıldı.

Bakan Ersoy’un konuşmasının ardından Başkan Mustafa Demir tarafından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a hediye takdim edildi. Program, fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı: 3.8 milyar lira Cuma günü hesaplarda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:18:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7734 Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Van Valiliğini ziyaret ederek Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı, daha sonra burada yaptığı açıklamada, Türkiye yüzyılını üreticinin yüzyılı yapma vizyonuyla çıktıkları yolda kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm illere ziyaretlerde bulunduklarını belirtti. Tarım ürünleri üretimi açısından önemli illerden biri olan Van’ı ziyaret ettiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, “Bu serhat şehrimizde son 21 yılda uyguladığımız politikalarla güçlü bir tarımsal alt yapının oluşmasını sağladık. Yaklaşık 38,4 milyar liralık yatırım ve desteklerle bu alt yapının oluşması sağlanmış oldu. Su ve sulama alanında da 23,5 milyar liralık yatırımla 173 tesis hizmete alındı. Kırsal kalkınma desteklerimiz de devam ediyor. Ağaçlandırma anlamında da 6,6 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmuş olduk. Yaklaşık 1,1 milyon dekar alana sahip 14 ovamızı da koruma altına almış olduk. Van’da üretilen 18 ürün de coğrafi işaret alarak markalaşma yolunda önemli adım attı. Van’ın potansiyelini geliştirmek adına gelecek dönemde de son 21 yılda yapılandan daha planlı, daha verimli, daha ekonomik tarımsal üretim yapılabilmesi adına desteklerimiz devam edecek” diye konuştu.

Hayvancılık destekleme ödemelerinin cuma günü üreticilerin hesaplarına aktarmış olacağını açıklayan Bakan Yumaklı, “Kullanılmayan tarım arazilerinden suya göre tarım, tarımsal üretim planlaması, TÜİK ile başlayan tarım sayımı çalışması dahil olmak üzere ülkemizdeki sektör paydaşlarını etkileyecek bütün unsurları göz önüne alarak bu düzenlemeleri hayata geçirdik. Hayvancılık yol haritasını açıklamıştık. Gençlerin, kadınların ve aile işletmelerinin desteklenmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele, sürü verimliliğini ve kalitesini artırmak adına sürünün değişimi, küçükbaş hayvanlara yapılacak olan aşıların ücretsiz şekilde tamamlanması gibi birçok husus yol haritamızda açıklanmış oldu. Ülkedeki bütün yetiştiricilerin daha verimli, daha kaliteli, daha üretken şekilde üretimlerini yapabilmesi adına hayvancılık desteklerini yeniden revize ettik. Küçükbaş hayvancılığın başkenti olan Van’dan bir müjde vermek istiyorum. Anaç koyun, keçi desteği ve sürü yenileme desteği başta olmak üzere birçok başlıkta toplam 3 milyar 870 milyon liralık hayvancılık destekleme ödemelerini bu cuma günü saat 18.00’den itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız. Tüm üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun. Van özelinde iki müjdemiz daha olacak. Su, tarımsal üretim için son derece önemli. Van-Çaldıran Çubuklu Barajı ve Sulaması Projesi’nin ihalesini 2023 yılının sonunda yapmıştık. Hava şartları müsaade ettiğinde barajın inşasına başlamış olacağız. 50 bin dekar sulama alanına sahip. 11 yerleşim yerindeki verimli tarım arazilerini suyla buluşturmuş daha verimli ve daha kaliteli üretimin temelini atmış olacağız. Van merkez ve ilçelerinde 215 milyon lira maliyetli 11 taşkın koruma projemizi de 2024 yılı yatırım programımıza aldık. Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer. Cumhurbaşkanı’mızın bu sözü bizim de düstur aldığımız bir husustur. Van’da bu manada güçlü tarımı oluşturmak adına üretim yapan, emek sarf eden bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-3-8-milyar-lira-cuma-gunu-hesaplarda/feed/ 0
240 bin yolcu kapasiteli Sorgun YHT Garı açıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/240-bin-yolcu-kapasiteli-sorgun-yht-gari-acildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/240-bin-yolcu-kapasiteli-sorgun-yht-gari-acildi/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:16:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7732 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı Sorgun Gar Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde demiryollarını devlet politikası olarak ele aldıklarını anlatarak, Türkiye’nin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında atılım yaptıklarını vurguladı. Demiryolu hatlarının limanlara, havaalanlarına ve lojistik merkezlere bağlantısını sağlayarak, demiryollarını kombine taşımacılığa uygun yeni bir anlayışla ele aldıklarının altını çizen Uraloğlu, “Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demiryolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hâle getirmeyi planladık. Son 22 yılda demiryollarına 57 milyar üstünde yatırım gerçekleştirdik. 2002-2024 yılları arasında ülkemizde demiryollarında ciddi yatırımlar, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleri gerçekleştirdik” dedi.

YHT HATLARINI 84 MİLYON YOLCU KULLANDI

Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 10 bin 948 km olan hat uzunluğunu, şu anda 13 bin 919 kilometreye yükselttiklerini ve 2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettiklerini kaydederek, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğunu ise 8 bin 46 kilometreye çıkardıklarını bildirdi. Bakan Uraloğlu, 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğunun ise 7 bin 142 kilometreye yükseldiğini vurgulayarak, Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6’ncı Dünya’da 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık. Uzun yıllar vatandaşlarımızın tercih etmediği demiryolu seyahatlerini artık hızlı ve konforlu seyahat isteyenlerin ilk adresine dönüştürdük. 2009 yılında Eskişehir-Ankara hattı ile ülkemizde ilk Yüksek Hızlı Tren ile tanışan şehir Eskişehir oldu.

Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliği, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve elbette son olarak geçen yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas güzergâhlarında devam ediyor. Bugüne kadar yüksek hızlı tren hatlarımızda yolculuk yapan toplam yolcu sayısı 84 milyona ulaştı. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla dolaylı hizmet vererek ülkemiz nüfusunun yüzde 50’sine ulaşıyor” diye konuştu.

DOĞU-BATI HIZLI DEMİRYOLU KORİDORUNUN ANA OMURGASI

Uraloğlu, Ankara-Sivas Hattı’nın ise sadece iki şehri birbirine bağlayan bir hat olmadığını vurgulayarak bu hattın aynı zamanda Edirne’den Kars’a uzanan Doğu-Batı hızlı demiryolu koridorunun ana omurgası olduğunu söyledi. Yapımını planlanan Ankara-Kayseri Hızlı Tren hattının da bu hatta bağlanacağını belirten Uraloğlu, “Yine, Samsun ile Ankara’yı bağlayacak hızlı tren hattımız da Delice üzerinden Ankara-Sivas Hattımıza bağlanacak. Tabi, Sivas’ın devamında; Sivas-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars hızlı tren projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara hızlı tren bağlantısı da sağlanmış olacak” dedi.

ANKARA-SİVAS YHT HATTI’NDA 885 BİN YOLCU SEYAHAT ETTİ

Bakan Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattının hizmete girmesi ile karayoluyla ortalama 5,5 saat, tren yoluyla 12 saat süren Sivas-Ankara seyahat süresini 2,5 saate, Ankara-Yozgat arasını da 1,5 saate indirdiklerini anımsattı. Sorgun ile Ankara arasının 1 saat 40 dakikaya indiğini belirten Uraloğlu, proje ile Kırıkkale, Yozgat ve Sivas’ın Ankara merkezli hızlı tren ağına bağlandığını vurgulayarak, “Yaklaşık 1,4 milyon kişi doğrudan hızlı trenle seyahat etme imkanına kavuştu. Ankara-Sivas YHT hattımızda açıldığı günden bu yana 885 bin yolcu taşıdık” dedi.

SORGUN’A 240 BİN YOLCU KAPASİTELİ YHT GARI

Hat üzerinde Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli ve Sivas olmak üzere 8 istasyon bulunduğunu da anımsatan Uraloğlu, ilk etapta Kırıkkale, Yozgat ve Sivas Hızlı Tren garlarını inşa ettiklerini hatırlattı. Uraloğlu, “Şimdi bu eşsiz hattımıza yakışan diğer Hızlı Tren garlarımızdan Sorgun Garını hizmete alacağız. Sorgun Garı’nı 12 bin m2 alan üzerine 240 bin yolcu kapasiteli olarak inşa ettik. 980 m2 kapalı bina alanı ile garın içerisinde 100 araç ve 5 otobüs kapasiteli otopark, 1 alt geçit, 2 peron, bekleme salonu başta olmak üzere birçok sosyal donatısıyla hizmet verecek. Garımız modern ve estetik tasarımlarıyla Ankara-Sivas Hızlı Tren hattına yakışacak şekilde inşa edildi” diye konuştu.

3 BİN 600 KİLOMETRE HIZLI TREN HATTINDA YAPIM ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Bakan Uraloğlu, 2053 yılı hedefleri doğrultusunda karayollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını da yüzde 57’ye düşürmeyi amaçladıklarını, demiryollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını ise yüzde 22’ye çıkarmayı planladıklarını açıkladı. Demiryollarının yolcu taşımacılığında da yıllık ortalama 19 milyon olan yolcu sayısını da 270 milyona çıkarmayı hedeflediklerini bildiren Uraloğlu, “Bu hedefleri yakalamak için de demiryolu ağımızın gelişmesi amacıyla; Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Karaman-Ulukışla-Mersi ve Yerköy-Kayseri hatlarında olmak üzere Toplam 3 Bin 600 kilometre Hızlı Tren hattında yapım çalışmalarımız devam ediyor. 2028 yılı sonuna kadar demiryolu hat uzunluğumuzu 17 bin 657 kilometreye çıkaracağız. 2053 yılı Ulaştırma ve Lojistik ana planımıza göre de demiryolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi. Uraloğlu, Ankara’dan Kapıkule’ye kadar planlanan hızlı tren hatlarıyla Orta Koridoru önemli bir şekilde destekleyici bir ulaşım ağını tamamlayacaklarının altını çizdi. Uraloğlu, Sorgun’da vatandaşların taleplerini de bildiklerini anlatarak, Sorgun’un girişindeki 7 adet kavşakla ilgili çalışmaları da yapacaklarını bildirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/240-bin-yolcu-kapasiteli-sorgun-yht-gari-acildi/feed/ 0
Başkan Trump Hollywood’u yine trolledi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baskan-trump-hollywoodu-yine-trolledi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baskan-trump-hollywoodu-yine-trolledi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:47:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7709 Her koltuğun altına atıştırmalıkların bulunduğu kutular yerleştirildi ve Kimmel akışın dışına çıkarak canlı yayında eski başkan Donald Trump’a cevap verdi.
Trump, sosyal medyadan Kimmel’ı ve Oscar’ları eleştirince kanal yöneticilerin itirazına rağmen Jimmy Kimmel canlı yayında cebinden telefonunu çıkardı ve başkan Trump’ın yazdıklarını okudu.
Trump’ın “Oscar’larda Jimmy Kimmel’den daha kötü sunucu var mı? Asla olamayacağı bir şey için çok çabalayan, ortalamanın altında bir sunum” yazısını okuyup canlı yayında ‘Blah blah blah…’ diye karşılık verdi.
Törenin ardından Trump’ın yazdıklarını okuduğu anları Instagram hesabından paylaştı, “Bu benim Oscar’ım. Donald Trump’a teşekkürler” yazdı.
Bence kanal yöneticilerini dinlemeliydi.
Sinemanın en önemli gecesinde Trump, Hollywood’u trolledi. Kimmel da canlı yayında cevap vererek eski başkanı törenin en çok konuşulan kişisi yaptı.
Trump’a verdiği gereksiz yanıt dışında Kimmel yönetmen Greta Gerwig’i aday göstermediği için Akademi’yi eleştirdi, 148 günlük greve değindi, Bradley Cooper’la ödül törenlerine annesiyle geldiği için dalga geçti.

Jimmy Kimmel: Bu olayla hiç ilginiz yok gibi davranmayın

“Barbie filmi canavarca bir hit oldu. Kimsenin umursamadığı plastik bebekten büyük bir başarı çıktı. En iyi yönetmen ödülüne aday gösterilmeyi hak eden Greta Gerwig sayesinde Barbie artık feminist bir simge…”
Bu sözlerini tüm salon alkışlayınca Kimmel, Akademi üyelerinin de yer aldığı izleyicilere “Alkışlıyorsunuz ama ona aday olması için oy vermeyen de sizsiniz. Bu olayla hiç ilginiz yok gibi davranmayın” dedi.

Emma Stone kızdı

11 dalda aday gösterilen “Poor Things” filminin kısa tanıtımı gösterildikten sonra filmdeki erotizm ve çıplaklığa gönderme yapan Kimmel “TV’de gösterilmesine izin verilen kısım zaten bu kadardı” deyince Emma Stone yanında oturan kocasına dönüp için ‘prick’ (mal-ahmak) dedi.

Genetik piyango

Jimmy Kimmel törende “Barbie” filminin yıldızları Ryan Gosling ve Margot Robbie’ye “Bilmenizi isterim ki bu gece Oscar kazanamasanız bile çok daha önemli bir şeyi zaten kazanmışsınız: Genetik piyango” diyerek takıldı.

Eski endişelerinize geri dönün

Steven Spielberg ve eşi Kate Capshaw’un grev sırasında işsiz kalan oyunculara ve yazarlara yardım etmek için büyük miktarda para bağışladığını belirten Jimmy Kimmel, “148 gün grevdeydik. Yapay zekâya karşı korunmazsak anlaşmayacağımızı söyledik. Sonuç olarak, artık oyuncular yerlerini yapay zekâ alacak diye endişelenmiyor. Bu tarihi anlaşma sayesinde eski endişelerine yani yerlerine daha genç, daha çekici insanların gelebileceği korkusuna geri döndüler” diye konuştu.

AKM yararına kadın dayanışması

Oscar Ödül Töreni için Los Angeles’a gelen modacı Gülafer Ataş, Amerika’dayken Atatürk Kültür Merkezi Los Angeles’a destek amacıyla bir defileye imza attı.
Santa Monica’da düzenlenen şov Emine Gülistan sponsorluğunda AKM Los Angeles başkanı Dr. Vega Sankur ve stilist Ceren Curun iş birliğiyle yapıldı.
Marka yöneticisi Ümit Temurçin, Oscar töreninde oyuncu Saint Heart, “Öğretmenler Odası” filmiyle Oscar’a aday olan yönetmen İlker Çatak’ın eşi Ayda Aybartlı, KTLA 5 kanalının kırmızı halı sunucuları Anya Sarre ve Jasmine Akai Simpkins’in Gülafer Ataş giydiğini söyledi.

Karaca ile Oscar’ı ve mutfak sanatlarını kutladık

Oscar’da bu yıl yemekler Karaca tabaklarla servis edildi. Karaca, Hollywood’un en büyük gecesinin parçası olurken Los Angeles’ta özenle hazırlanan iki etkinliğin de ev sahipliğini yaptı:

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ikonik Spago Beverly Hills’te Oscar’ların şefi Wolfgang Puck’ın katılımıyla Oscar menüsü tadım yemeği ve 1929 yılında ilk Oscar Ödül Törenleri’nin düzenlendiği Roosevelt Otel’de Oscar Ödül Töreni’ni izleme partisi…
Kadınlar Günü kutlamalarına da denk gelen bu organizasyonların arkasında da kadınlar vardı.

İdea İletişim’in sahibi Şila Gök ve Karaca Kurumsal İletişim Direktörü Seray Anıl seçkin konuklarının kalplerinde ve damaklarında Oscar -Karaca global hikâyesinin izini bıraktılar. Konuklar arasında Danla Bilic, oyuncu Laura Dunn, Cemal Can Canseven, Los Angeles Başkonsolosu Sinan Kuzum, şef Wolfgang Puck, YouTuber Enes Yılmazer, moda yazarı Ümit Temuçin ve modacı Gülafer Ataş vardı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/baskan-trump-hollywoodu-yine-trolledi/feed/ 0
Bankalardan kredi ve taksit freni https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalardan-kredi-ve-taksit-freni/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalardan-kredi-ve-taksit-freni/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7707 (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın şubat ayındaki enflasyon raporu toplantısında kredi kartlarına yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını işaret etmesinin ardından bankalardan yeni bir hamle geldi.

Hürriyet’in ulaştığı bankacılık kaynaklarının verdiği bilgiye göre, bu hafta itibarıyla bazı bankalar kredi kartı nakit avans işlemlerinde taksit sayısını düşürdü. Buna göre, hem kamu hem özel bazı bankalardaki nakit avans taksit sayısı 12 aydan 3 aya indi. Edindiğimiz bilgilere göre, banka içi yazışmalarda taksitli nakit avansın 3 ay ile sınırlandırılmasına ilişkin duyuru bazı bankalara hafta başında gelirken bazılarına ise dün itibarıyla geldi. Ancak vatandaşın kartlı alışverişlerindeki taksit sayısının sınırlanmasına ilişkin bir gelişme yaşanmadı.

‘TANIŞMA KREDİSİ’ VADESİ DE DÜŞTÜ

Bir diğer düzenleme de, kredi notu yüksek olan ve bankanın ilk müşterisi olacak vatandaşlara faizsiz verilen kredilere yönelik oldu.

Vatandaşın kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarındaki ödeme alışkanlıklarına, limit ve borç durumlarına göre belirlenen kredi notuna göre 10 bin TL’ye kadar faizsiz krediyi 6 ay vade ile veriliyordu. Bazı bankalardaki söz konusu yüzde sıfır faizli kredilerdeki vade sayısı 3 aya indi. Bazı özel bankaların ise, yeni müşterilerine sundukları 30 bin TL’lik faizsiz kredideki vadeyi de 3 aya indirdikleri görüldü.

TİCARİDE SERT YÜKSELİŞ

Aynı zamanda, ticari kredi faizlerinde sert artışlara gidildiği öğrenildi.

Hürriyet’e konuşan bir bankacı, bazı özel bankalarda şubat ayında yüzde 48 olan ticari kredi yıllık faiz oranının mart itibarıyla yüzde 77’ye kadar ulaştığı bilgisini verdi. Bazı kamu bankalarında ise ticari kredi yıllık faiz oranlarının yüzde 52’den yüzde 56’ya yükseldiği belirtildi.

TCMB verilerine göre, ticari kredi faizleri 1 Mart itibarıyla yüzde 54.06 seviyesinde bulunuyor. Bu oranlar en son 9 Şubat haftasında yüzde 54.36’ya çıkarak Mart 2002’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı.

BİREYSELDE DE ARTTI

Öte yandan, bireysel kredi faizlerinde de bu hafta itibarıyla yeni artışlar yaşandı. Bazı kamu bankalarında geçen hafta yüzde 4.24 olan ihtiyaç kredisi aylık faizi 4.4’e yükselirken, bazı özel bankalarda bu oranın yüzde 5’i aştığı ifade edildi.

Kredili mevduat hesaplarına uygulanan faizlerin, yanı sıra dijital kredi işlemlerinde sunulan bireysel kredilerin aylık faiz oranlarının da bazı bankalarda arttığı bildirildi.

MERKEZ BANKASI İLAVE SIKILAŞMAYA GİTMİŞTİ

ŞUBAT enflasyonunun beklentileri aşması üzerine TCMB geçen hafta ilave sıkılaşma adımlarını duyurmuş; TL ticari krediler için yüzde 2.5 olan aylık büyüme sınırı yüzde 2’ye indirilmişti. İhtiyaç kredilerinde yüzde 3 olan aylık büyüme sınırı yüzde 2’ye düşürülürken, taşıt kredilerinde ise yüzde 2 sınırının korunmasına karar verilmişti. Ayrıca, kredi büyüme sınırlarına ilişkin uygulamanın etkinliğini artırmak amacıyla menkul kıymet tesisine ek olarak, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık tesis edilmesi kararı alınmıştı.

BOFA DA FAİZ ARTIŞI BEKLİYOR

ABD’Lİ yatırım bankası JPMorgan ve Alman bankacılık devi Deutsche Bank’tan sonra Bank of America da (BofA) Merkez Bankası’ndan (TCMB) nisan ayında faiz artışı beklediğini duyurdu. BofA’nın yayımladığı notta TCMB’nin nisan ayında 300 ila 500 baz puan aralığında faiz artırma olasılığı olduğu belirtildi. Notta, “Bu artış mart ayı enflasyon verisine bağlı olacak. Faiz artışı durumunda sermaye girişleri ikinci çeyrekte yeniden başlayabilir” denildi.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankalardan-kredi-ve-taksit-freni/feed/ 0
Söz verdikleri görüşmeye gelmiyorlar ya da işe başlayıp kayboluyorlar: Hayalet işçiler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/soz-verdikleri-gorusmeye-gelmiyorlar-ya-da-ise-baslayip-kayboluyorlar-hayalet-isciler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/soz-verdikleri-gorusmeye-gelmiyorlar-ya-da-ise-baslayip-kayboluyorlar-hayalet-isciler/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:40:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7705 Job Ghosting, yani işe alım sürecinin ortasında aniden yok olmak. Bu kavramı, ‘Adayların işverenlere hiçbir açıklama yapmadan, aniden iletişimi kesmesi’ diye de açıklayabiliriz. Son dönemde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem ’lerin hem de şirketlerin insan kaynakları departmanlarının Job Ghosting ile başı dertte. Bir kesimin de ‘hayalet işçiler’ olarak nitelendirdiği bu gruptakiler sayısız yere iş başvurusunda bulunuyor ve süreci belirli bir noktaya getirdikten sonra ya iş görüşmesine gitmiyor ya da işe başlasa bile 2-3 gün içerisinde ortadan kayboluyor.

HER YERDE ŞARTLAR AYNI

İş arayanlarla işçi arayanların buluştuğu 24 Saatte İş platformunun Kurucu Ortağı Mert Yıldız, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede “Platformumuzda 4.5 milyon aday ve 200 bine yakın şirket var. Dönem dönem işgücü piyasasında bazı sorunlar öne çıkıyor. Şu an şirketlerin en fazla muzdarip olduğu konuların başında ‘Job Ghosting’ geliyor. Bu Türkiye’ye özgü bir sorun değil. Hizmet sektörünün çok hızlı büyüdüğü tüm ülkelerde bunu görüyoruz. Bütün maaşların asgari ücret seviyesine yaklaştığı, çalışana sunulan şartların aynı olduğu bir ortamda böyle sorunlar yaşanabiliyor. Kendi verilerimizi incelediğimizde 4.5 milyon iş arayan kişinin yüzde 5’inin Burger King ve McDonald’s gibi yerlerde çalıştığını görüyoruz. Çoğu iki haftadan fazla dayanamamış” ifadelerini kullandı.

ÖĞLE YEMEĞİNDE GİDİYOR, İŞVERENİ ENGELLİYOR

İşçi sorununun giderek büyüdüğünü ve bu gibi sorunlarla şekil değiştirdiğini vurgulayan Mert Yıldız, “İnsan kaynakları departmanları ne kadar planlama yaparsa yapsın iş arayan kişiler görüşmeleri tamamlamıyor. Yer ve tarih belirlenmiş olsa da bir mazeret bildirmeden, hatta gelmeyeceğini bile söylemeden ortadan kayboluyor. İnsan kaynakları bazen o saatleri boş geçiriyor. Bu aşamayı bir şekilde gelenler ise bazen ilk öğle yemeğinde, bazen 2 gün içinde işi bırakıyor. Ve işi bıraktığını işverene söylemiyor. Hatta işvereni engelliyor” diye konuştu.

HANGİ SEKTÖRLERİ VURDU?

24 Saatte İş platformunun kurucusu Mert Yıldız’a göre ‘Job Ghosting’ yani ‘hayalet işçi’ sorunu Türkiye’de en çok yeme-içme, perakende, lojistik ve güzellik sektörlerinde hissediliyor.

AYLIK CİRO KAYBI YÜZDE 14

“Çoğu KOBİ ve şirket cirosunu artırmak ve büyümek için eleman arıyor. Ancak bu süreçte hepsi zorlanıyor” ifadelerini kullanan Mert Yıldız, şunları söyledi:  “24 Saatte İş uygulamasındaki 781 şirket ve 3 bin 550 çalışan adayına sorduk. Şirketlere göre işe alım süreçlerindeki en büyük zorluk mavi yakada adayların iş görüşmelerine gelmemesi çıkarken, beyaz yakada ise bu problem uygun adaylara ulaşamamak olarak karşımıza çıkıyor. Uygun adayı işe başlatamayan her işletmenin aylık ciroda 14 kadar kayıp yaşadığını tespit ettik.”

YARISI GELMİYOR

BİRLEŞMİŞ Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel de Hürriyet’e, “Adaylar, iş arama süreçlerinde en az 8-10 yere başvuruyor.  Kimilerini sonradan görmezden geliyor. Burada bir nezaket sorunu var.  İnsan kaynakları günde 7-8 görüşme için plan yapıyor ama bunların yarısı görüşmeye gelmiyor. CV gönderiyorlar, sonrasında defalarca arıyorlar. Görüşmeye çağırdığımızda ise neden bile bildirmeden gelmiyorlar. Yani bize önce ‘love bombing’ yapıyorlar. ardından da ‘Job Ghosting’. Araya aracı sokan çok sayıda aday da görüşmeye gelmiyor. Biz de bunlara şaşırıyoruz”diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/soz-verdikleri-gorusmeye-gelmiyorlar-ya-da-ise-baslayip-kayboluyorlar-hayalet-isciler/feed/ 0
Kim bu ‘Kaşmir giyen kurt’? Bernard Arnault dünyanın en zengini oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kim-bu-kasmir-giyen-kurt-bernard-arnault-dunyanin-en-zengini-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kim-bu-kasmir-giyen-kurt-bernard-arnault-dunyanin-en-zengini-oldu/#respond Tue, 16 Apr 2024 09:00:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7692 Uzun süredir dünyanın en zengini sıralamasında zirveyi kimseye kaptırmayan Elon Musk, Tesla hisselerinin düşmesiyle tahtını kaybetti. Fransız Bernard Arnault ise dünyanın en zengini ünvanını ele geçirdi. Fransız iş adamının serveti ise Bloomberg Milyarderler endeksine göre 201 milyar dolara yükseldi. İkinci sırada Amazon’un sahibi Jeff Bezos 198 milyar ile yer alırken serveti eriyen Elon Musk ise 189 milyar dolarlık servet ile listede üçüncü sıraya geriledi. Daha önce birkaç kez dünyanın en zengini olan Arnault 2024 yılında 21 milyar dolar kazandı.

‘KAŞMİR GİYEN KURT’ 

Kamuoyunda “Kaşmir giyen kurt” (Wolf in Cashmere) olarak bilinen Fransız iş insanı bu lakabı iş dünyasında rakiplerine karşı kullandığı acımasız yöntemler ve keskin iş zekası nedeniyle aldı. Goldman Sachs eski CEO’su Lloyd Blankfein Arnault’u gerçek bir vizyoner olarak tanımlıyor.

LVMH İLE MODA İMPARATORLUĞU KURDU 

75 yaşındaki Arnault, 1978 yılında aile şirketi Ferret Savinel’de yönetim kurulu başkanı oldu. Savinel’in başında iken Arnault, ünlü lüks markası Cristian Dior’u satın aldı. 1989 yılında Fransız iş insanı, Louis Vuitton ve Moet Hennessy markalarının birleşmesiyle oluşan LVMH grubunun çoğunluk hissesini 2,6 milyar dolar ödeyerek ele geçirdi.

Yıllar içinde Arnault, LVMH’yi dünya çapında bir moda, kozmetik ve mücevher devi haline getirdi. Şirketin bünyesinde değerli taş ve mücevher şirketi Tiffany & Co., kozmetik perakende şirketi Sephora, lüks moda giyim ve parfümeri devleri Cristian Dior, Bulgari, Kenzo, Fendi, Givenchy, Louis Vuiton gibi markalar bulunuyor. Bunların yanında holdingin portföyünde, saat markası Tag Heuer, lüks giyim firmaları Loewe, Marc Jacobs, Stella McCartney ve yatçılık devi Princess Yachts gibi şirketler de yer alıyor.

PUTİN, ÜZÜM BAĞLARINI ZİYARET ETTİ 

Muazzam serveti ve şirketlerinin yanında Arnault’un sayısız mülkü bulunuyor. Ünlü milyarder Paris’in gözde semtlerinden 8Th Arondisement’de bulunan 12 banyolu bir malikhanede oturuyor. Arnault’un evinde Jean-Michel Basquiat, Damien Hirst, Maurizio Cattelan, Andy Warhol, ve Pablo Picaso gibi ünlü sanatçıların eserleri bulunuyor. Ayrıca Saint-Tropez’de bulunan yazlık malikhanesi de oldukça meşhur. Yakın zamanda New York’tan 22 milyon dolara aldığı ev de basında oldukça yer buldu. Bunun yanında Bordeaux’da oldukça değerli üzüm bağları da bulunmakta. Hatta bu bağları 2003 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin ziyaret etti. Putin burada Arnault ile görüşmüştü. Arnault’un özel jeti ise 79 milyon dolara geçtiğimiz yıllarda satılmıştı. Arnault “Artık uçak kiralıyorum ve kimse nereye gittiğimi göremiyor” diye yorumlamıştı.

VARİSİ KİM OLACAK? 

Fransız iş insanının ise 5 çocuğu bulunuyor. Kamuoyu holdingin varisinin kim olacağı konusunda merak içerisinde iken Bernard Arnault, çocukları arasında görev dağılımı yaparak şirketin geleceğini şekilledirmeye başladı. En büyük çocuğu 48 yaşındaki Delphine Arnault, şubat ayından bu yana Cristian Dior’un CEO’luğu görevini yürütüyor. Ayrıca Delphine Arnault, LVMH’nin yönetim kurulunda da bulunuyor. Dior’un eski CEO’su 46 yaşındaki Antoine Arnault ise Bernard Arnault’un ikinci çocuğu. Arnault’un üçüncü çocuğu 31 yaşındaki Alexandre Arnault ise mücevher firması Tiffany&Co.’da yönetici. 28 yaşındaki Frederic Arnault, LVMH’nin saat biriminin başında bulunuyor. Arnault’un en küçük çocuğu Jean ise holdingde çeşitli görevlerde bulunuyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kim-bu-kasmir-giyen-kurt-bernard-arnault-dunyanin-en-zengini-oldu/feed/ 0
Tüketicilerin yeni uğrak yeri Depozito İade Noktaları olacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuketicilerin-yeni-ugrak-yeri-depozito-iade-noktalari-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuketicilerin-yeni-ugrak-yeri-depozito-iade-noktalari-olacak/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:27:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7675 Türkiye, en üst düzeyde desteklenen ‘sıfır atık’ konusunda dünyaya öncülük ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ 2017 yılından bu yana başarıyla uygulanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen yıl Eylül ayında ABD’nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında tüm dünyayı Sıfır Atık Hareketi’ne destek vermeye davet etti.

Emine Erdoğan’ın desteklediği israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini sağlayan ‘Sıfır Atık Projesi’nin en önemli ayaklarından ‘Depozito Yönetim Sistemi’nin (DYS) tüm hazırlıkları tamamlandı.

Hem altyapısı ile hem de sistemin uygulanmasıyla dünyaya örnek olacak Depozito Yönetim Sistemi’nde Türkiye genelinde pilot uygulama aşamasına gelindi.

ALTYAPI TAMAM, SIRA İADE NOKTALARINDA

Hem ekonomi hem çevre ve insan sağlığı açısından önemli olan sistemin altyapısı hazır. Sisteme kayıtlar da büyük oranda gerçekleşti. Şimdi sıra depozito iade noktalarının oluşturulmasında. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) yönetiminde, başta market zincirleri olmak üzere birçok noktada oluşturulacak iade noktalarının 2024 yılı içerisinde devreye alınması planlanmakta. İade noktalarında boş ambalajlar tüketicilerden elden teslim alınabileceği gibi, kurulumuna hızla başlanacak olan Depozito İade Makineleri (DİM) de uygulamaya alınacak. Tüketicilerin başlıca temas noktası olacak olan DİM’ler Depozito Yönetim Sistemi için büyük önem taşıyor. Tüketicilerin getirdiği cam, polietilen tereftalat (PET) ve alüminyumdan yapılmış olan tek kullanımlık ambalajları kabul eden ‘Depozito İade Makineleri’ (DİM), ambalajların her birinin şeklini, boyutlarını ve özel DYS logosunu kontrol ediyor ve onaylama işlemini gerçekleştirerek mobil uygulama üzerinden tüketiciye depozito iade bedelini ödüyor.

İADE NOKTALARINI BU YIL HER YERDE GÖRECEĞİZ

Halihazırda Yalova, Kızılcahamam gibi pilot uygulama bölgelerinde kamu noktalarında hem yerli hem yabancı DİM’ler sayesinde, vatandaşlar mevcutta dolaşımda olan tek kullanımlık içecek ambalajlarını iade ederek iade puanı ve parayı almaya hak kazanabiliyor. Depozito sistemi kapsamında DİM’leri önümüzdeki dönemde hemen hemen her yerde görebileceğiz. Gelecek 3 yılda tüm ülke genelinde 30 bin DİM’in kurulumu planlanıyor. Türkiye Çevre Ajansı’nın belirleyeceği depozito bedeli ürünlerin satış ücretine dahil olacak, ancak iade edilen ambalajla bu bedelin de tüketiciye iade edilecek olması sebebiyle tüketicilerin DİM’leri yoğun olarak kullanması bekleniyor. Sistem dahilinde yıllık 20 milyar adet iade edilen ambalaj hacmi oluşması öngörülüyor; bu da günde 55 milyon adet ambalaja tekabül ediyor. Bu veriler, DİM’lerin tüketicilerin büyük bir kısmı tarafından çok yoğun olarak kullanılacağını gösteriyor.

Geniş coğrafyamız ve yüksek nüfusumuz göz önünde tutulduğunda tüketicilerin sisteme erişimin kolaylaşması amacıyla yüksek sayıda otomatın marketlere ve benzeri satış noktalarına, restoran ve otellere yerleştirilmesi planlanıyor. Bu da yerli üreticiler için önemli bir fırsat yaratıyor. Ayrıca, DİM’lerin dünyadaki pazarı düşünüldüğünde ihracatta yeni bir kapı oluşturma potansiyeli de yüksek.

AMBALAJLARDA DYS LOGOSU OLACAK

Türkiye’de ilk başta içeceklerin piyasaya sürülmesinde kullanılan cam, polietilen tereftalat (PET) türünde plastik ve alüminyum türünde metal malzemeden yapılmış olan tek kullanımlık ambalajlar öncelikli olarak zorunlu depozito uygulaması kapsamına alınacak.  

Tüketicilerin sahte, kaçak ve kayıt dışı üretilen içecekleri tüketmemesi ve depozitoya tabi olan ambalajlı içeceklerin kolayca ayrıştırılabilmesi için, sisteme dahil olan içeceklerin etiket veya ambalajlarında, depozito programına dahil olduklarını gösteren Depozito Yönetim Sistemi logosu (DYS Logosu) yer alacak. Depozito uygulaması kapsamındaki içeceklerin DYS logolu etiketleri, özel ve kopyalanamaz bir mürekkeple basılıyor. 

ÖZEL MÜREKKEPLİ, KOPYALANAMAZ ETİKET 

Depozito Yönetim Sistemi (DYS) Logosu’nun ambalajlar üzerine uygulamasında kullanılan özel güvenlik mürekkebinin sahtesinin üretilmesi söz konusu değil. Özel güvenlik mürekkebi sahip olduğu ayrıştırıcı özellikler sayesinde özel cihazlarla kontrol edildiğinden, içecek ambalajının üstündeki DYS logosunun Depozito Yönetim Sistemi özel güvenlik mürekkebini taşıyıp taşımadığı anlaşılabiliyor. Mürekkep projeye özel tasarlandığı için piyasadan doğrudan veya dolaylı yöntemler ile temin edilmesi mümkün değil. Sadece proje kapsamında yetki belgesi almış ambalaj ve etiket üreticileri özel güvenlik mürekkebini kullanma hakkına sahip olacak. 

SİSTEMİN GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ

Mürekkep tasarımı, üretim aşamaları ve mürekkebin dağıtılması ile kullanılması, kısaca tüm tedarik zincirinde çok az sayıda kurum yetkili. Üstelik mürekkebin şişe ve kutulara nasıl uygulanması gerektiği de yine özel bir uzmanlık gerektiriyor. Bu özel yöntemler ve kısıtlı erişim sayesinde özel güvenlikli mürekkep elde ediliyor. DYS logosu üzerinde kullanılan özel güvenlikli mürekkep aynı zamanda tersine mühendislik yollarıyla da yeniden üretilemez özellikte.

DYS logolu özel etiketler, sistemin sağlıklı ve güvenli işlemesini sağlarken diğer taraftan sistemin kötü niyetli kullanımının da önüne geçiyor. Depozito makineleri sadece DYS logosu taşıyan özel etiketli ürünleri kabul edecek. Böylece, kayıt dışı üretim yapılan içeceklerin sisteme girmesi engellenmiş olacak.

FİRMALAR UYUM SAĞLADI

Üretici firmalar ve ürünler de sisteme büyük çoğunlukta uyum sağladı. Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) 30.12.2022 tarihli ‘Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi Uygulamalarına İlişkin Duyurusu’na göre 1 Ağustos 2023 tarihinden itibaren içecek ambalajları üzerinde ‘Depozito Yönetim Sistemi İşareti (logosu)’ zorunlu olarak kullanılmaya başlandı. Yüksek güvenlik özelliklerine sahip etiketlerin basımı için özel yetkilendirilen baskı tesisleri de sisteme hazır hale geldi. Şu ana kadar özel yetkilendirilen baskı tesisleri, proje kapsamında sisteme dahil olacak ürünlerin tamamına yakınının özel etiketlerini basacak kapasiteye sahip.

TÜM ÜRETİCİLER SİSTEMDE

Çok sayıda firma Depozito Yönetim Sistemi logosu ile üretime geçti ve DYS logolu ürünleri market raflarında yer almaya başladı. DYS logosu olmayan ürünler satılamayacağı için firmalar hızlı bir şekilde onay süreçlerini tamamlıyorlar. Böylece önümüzdeki günlerde market raflarında DYS logolu daha fazla ürün göreceğiz.

TÜRKİYE ÇEVRE AJANSI YÖNETECEK

Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yönetilecek. Sistem, tek kullanımlık ambalajlı ürünleri piyasaya sürecek firmalar, perakende sektörü oyuncuları ve tüketiciler gibi çoklu bir yapıdan ve çeşitli süreçlerden oluşuyor. Süreç, depozitolu ambalajın TÜÇA tarafından belirlenen kriterlere uygun üretilerek piyasaya arz edilmesi ile başlayıp boş ambalajın toplanarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmesi ile tamamlanan bir döngüde işleyecek.

SİSTEMİN İŞLEYİŞİ 

Sistem şöyle işleyecek:

• Ambalajlı içeceği piyasa süren firmalar, Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kaydolacak. Bu firmalar, DYS logolarını, özel güvenlikli mürekkep ve basım tekniğiyle ambalajlar üzerine uygulayacak. 

• Türkiye Çevre Ajansı, depozito fiyatıyla ilgili düzenlemeyi yapacak ve kamuoyuna açıklayacak.

• Firmalar piyasaya sürdüğü her ürünün depozito bedelini Türkiye Çevre Ajansı’na ödeyecek. Firmalar sisteme aktarmış olduğu bu depozito bedelini market, bakkal gibi satış noktalarına yaptıkları ürün satışı ile tahsil edecekler.

• Market, bakkal gibi satış noktaları da depozito ücretini ödeyerek aldıkları ambalajlı ürünlerin, tüketicilere satışında depozito ücretini tahsil edecekler.

• Depozito Yönetim Sistemi’nin sağlıklı işlemesi için en önemli aşama tüketicilerin sisteme katıldığı bölüm olacak. Tüketiciler, depozito ücretini ödeyerek aldıkları tek kullanımlık ambalajlı ürünleri tükettikten sonra, boş ambalajları depozito iade makinelerine iade ettiklerinde DBYS Mobil Uygulaması aracılığıyla depozito bedellerini geri alabilecekler. 

• Sürecin bundan sonraki bölümü tabi ki biraz daha teknik ve tüketicilerden bağımsız işleyecek. Ama asıl ekonomiye katkı burada başlıyor.

• Tüketicilerden gelen boş ambalajların teslim alındığı ve depozito bedellerinin iade edildiği noktalarda Depozito İade Makineleri olacak. Makineler, ambalajları ayrıştırarak alacak. Depozitolu boş ambalajlar, TÜÇA’nın yetkilendirmesiyle boş ambalaj taşıyıcıları tarafından depo/aktarma merkezlerine, doğrulama tesislerine ve son olarak da geri dönüşüm tesislerine teslim edilecek. Sistem dahilinde geri dönüşümü sağlanan malzemelerin türü ve miktarına göre belirlenen hurda geliri ise sisteme gelir olarak aktarılacak.

SİSTEMİN ÇEVREYE, EKONOMİYE BÜYÜK KATKISI VAR

DYS’nin çevre başta olmak üzere insan sağlığı ve ekonomiye önemli katkıları var. Döngüsel ekonominin önemli oyuncularından atıkların, geri dönüşümü ve geri kazanımı tüm dünyada artık çok önemli hale geldi. Hatta atıklar, ülkelerin ekonomileri için önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor. 

Depozito Yönetim Sisteminin hayata geçmesiyle ilk etapta 20-25 milyar ambalaj geri dönüşüme kazandırılacak. Bu sayede 37 bin ton sera gazı emisyonu azaltılırken, 1,3 milyar kWh enerji tasarrufu ve 3,6 milyon varil petrolden tasarruf sağlanacak. Sanayide ise temiz bir geri dönüşüm imkânı sağlayacak. 

Proje kapsamında, 20 yıllık süreçte 100 milyar lira tasarruf ve 20 bin vatandaşa da doğrudan istihdam alanı açılacak.

İthal edilen ham maddelerin yeniden üretimde kullanması sayesinde üretime ve istihdama katkı sağlanacak. Piyasaya sürülen içecek ambalajlarının ham maddesi için yıllık 150-200 milyon dolara yakın gerçekleşen ithalat hacmi önemli oranda düşürülerek cari açığın yönetilmesine kayda değer bir katkı sağlanmış olacak.  

TÜRKİYE DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK

Son teknolojilerle tüm hazırlıklarının tamamlandığı Depozito Yönetim Sistemi, devreye girince Türkiye çevre konusunda batılı ülkelere fark atacak. ‘Sıfır Atık’ konusunda dünyaya öncülük eden Türkiye, depozito iadesi konusunda da liderlik edecek. Almanya ve Danimarka’dan sonra Avrupa’da sistemi kapsamlı olarak uygulamaya alan üçüncü ülke olacak. 

Çevre bilincinin yükseldiği dünyamızda toplam 350 milyon nüfusa ulaşan 20’den fazla ülkede ulusal yönetmeliklerle belirlenmiş resmi depozito sistemleri işlemekte. Yeni ülkeler de benzer sistemleri hayata geçirmek üzere hazırlıklarını sürdürüyorlar. 2026 yılında 70 ayrı ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon nüfusu kapsayacak şekilde depozito sistemlerinin kapsamının hızla genişlemesi, yayılması bekleniyor. Avrupa Birliği’nde 2027’ye kadar tüm ülkelerin depozito iade sistemine geçmesi hedefleniyor. Almanya başta olmak üzere Finlandiya, Norveç, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler sistemi hayata geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı eyaletlerde, Kanada’nın bazı bölgelerinde ve Avustralya’da sistem işliyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuketicilerin-yeni-ugrak-yeri-depozito-iade-noktalari-olacak/feed/ 0
İstanbul’da iftar tarifesi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:12:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7671 Ramazan başladı, ilk iftarlar yapıldı. Her yıl olduğu gibi yine oteller, restoranlar, lokantalar iftar mönülerini hazırladı, herkes kendine göre tanıtımını yaptı. Bu yıl iftar mönülerinin fiyatları 2023’e göre yüzde 100 ila 150 arasında artmış durumda. Bunun en büyük nedeni olarak et fiyatlarına gelen zam gösteriliyor. Yine de İstanbul’da iftarın maliyetini şöyle bir araştırınca makasın oldukça açıldığını gördük. Lüks restoran ve otellere de sorduk, semt lokantalarına da. Örneğin, İstanbul Bakırköy’de bir restoran çorba, tavuk, salata ve içecekten oluşan mönüyü 249 TL’ye satarken, Boğaz’da 5 yıldızlı bir otelda iftar kişi başı 4 bin 100 TL’ye ulaşıyor.

BOĞAZ TARİFESİ

İstanbul’da iftar yapmak için en pahalı yerlerin başında bu yıl da Çırağan Sarayı geliyor. Sarayın bilinen mekânı Tuğra restoranda geleneksel Türk yemeklerinden oluşan set mönü iftar yemeği kişi başı 4 bin 100 TL olarak belirlenmiş. Yine Boğaz’da bulunan Beşiktaş’taki Four Seasons Hotel’in açık büfe restoranında fiyatın kişi başı 4 bin 150 TL olduğunu görüyoruz. Aynı otelin ocakbaşı restoranında set menü fiyatı ise 3 bin 450 TL şeklinde. Four Seasons’ın Sultanahmet’te bulunan otelinde ise iftar yapmak için 3 bin 150 TL’yi cebe koymak gerek. Beşiktaş’ta bulunan Raffles Hotel’de canlı fasıl eşliğinde açık büfe iftar programının fiyatı da kişi başı 3 bin 950 TL olarak belirlenmiş. Açık büfe hizmet veren Beşiktaş Swissôtel The Bosphorus’ta ise kişi başı fiyat 2 bin 750 TL.

RESTORANDA 1.000 TL’Yİ GEÇİYOR

İstanbul’daki ünlü restoranlara da iftar fiyatlarını sorduk. Ümraniye’deki Ramazan Bingöl Restaurant’da iftar yapılmak istenirse kişi başı 1.400 TL ödenmesi gerekiyor. Ataşehir’deki Kaşıbeyaz’da iftar yemeği kişi başı 1.700 TL. Eminönü’deki Hamdi Restoran’da ise mönü fiyatı 1.600 TL. İstanbul’un bilinen mekânları Florya’daki Develi’de kişi başı 1.850 TL, Beşiktaş’taki Lokanta Feriye’de 2.450 TL iftar mönüsüne fiyat biçilmiş. İftarını daha uygun fiyata ama yine Boğaz manzarasında açmak isteyenler için de Boğaz’da dört saatlik fasıl ve semazen eşliğinde tekne turu ve iftar mönüsü ise 499 TL’ye mal oluyor.

İSTEĞE GÖRE MÖNÜ

Lüksten biraz uzaklaşalım, orta seviye restoranlara bakalım dedik. İftariyelik, çorba, ana yemek, tatlı ve içecekten oluşan mönüler 400 ila 900 TL arasında değişiyor. Bazı restoranlar fiks menü yapmazken ‘alakart’ şeklinde hizmet vermeye devam ediyor. İstanbul Acıbadem’de bulunan bir restoranda rastladığımız gibi iftar saatinde alınan ana yemeğin yanına çorba ve iftariyeliği ücretsiz sunanlar da var.

Esnaf lokantalarında ise fiyatlar daha da uyguna geliyor. İstanbul’da bulunan bazı esnaf lokantalarında fiks mönü belirlenmemiş ancak lokanta sahipleri iftar saatinde yemek çeşitlerinin artacağını ve isteğe göre yemek alınabileceğini belirttiler.

EVDE İFTAR

Öte yandan ‘Bu fiyatlara evde iftar yaparım’ diyenler de oldukça fazla. Çünkü maliyeti daha uyguna geliyor. İftar sofralarının vazgeçilmezi hurmanın kilogram fiyatı çeşidine göre ortalama 300 lira, pastırmanın da kilogramı 1.500 liradan satılıyor. İftariyelik tabaklarını süsleyen zeytinin ortalama kilogram fiyatı 200 lira, bir kalıp beyaz peynirin fiyatı ise ortalama 250 lira. Ramazan tatlısı olan güllacın paket fiyatı da marketlerde 169.90 lira. Evde yemek hazırlamak için baklagil, et, yağ gibi malzemeler de eklenirse 4 kişilik bir ailenin haftalık alışverişi ortalama 4-5 bin liraya geliyor.

TOPLU DAVETLER KİŞİ BAŞI 150 TL

Eğer büyük bir iftar daveti verilmek istenirse catering firmalarının da Ramazan’a özel hazırladığı iftar mönüleri bulunuyor. Biz de birkaç firmadan fiyat aldık. Çorba, tavuk-pilav, salata, tatlı ve içecekten oluşan menüler kişi başı ortalama 130 ila 150 TL arasında değişiyor. Kırmızı etli mönüler ise ortalama 150 ila 200 TL şeklinde. İftar verilecek kişi sayısı arttıkça bu fiyatlar üzerinden indirim yapılıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/istanbulda-iftar-tarifesi/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Tarımda her türlü desteği vereceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimda-her-turlu-destegi-verecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimda-her-turlu-destegi-verecegiz/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:36:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7660 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara’nın Polatlı ilçesinde partisinin ilçe başkanlığını ziyaret etti. Burada konuşan Yumaklı, 22 yıl içerisinde yapılamaz denilen birçok şey yapıldığını söyleyerek, “Bu ülkenin insanlarının geleceğe bakışı değişti. Bu hepimizin izah ettiği, bildiği, yaşadığı bir süreç. Ancak Türkiye Yüzyılı’nın ilk yüzyılını tamamladık. Türkiye Yüzyılı’nı ikinci yüzyılda inşa etmek üzere, şimdiye kadar olan çalışmalardan daha fazla çalışma yapılması gerektiğini Sayın Cumhurbaşkanımız her fırsatta ifade ediyor. Bunların içerisinde bilimden sanayiye, tarımdan turizme, eğitimden sağlığa kadar ne varsa; halihazırda mevcut olanı daha ileriye götürmek için gereken bütün çalışmalar var. Biz de Sayın Cumhurbaşkanının liderliğinde bu hedefe ulaşmak için elimizi taşın altına koyuyoruz. Biz her zaman gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz. Yaptığımız her şey de bunun üzerine. O yüzden bizim 2053 hedefimiz var, 2071 hedefimiz var. Çünkü bu bir bayrak yarışı. Bunu bizden alan genç kardeşlerimizi alıp bu ülkeyi her yönüyle o belirtilen hedeflere götürmüş olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘TARIMDA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ’

Ardından Türkiye’nin uzay konusundaki çalışmalarına değinen Yumaklı, “Çalışmalar başladığında ‘Hadi canım’ diyenler, Türkiye’nin bir evladı uzay çalışmalarına katıldığında onu küçümseyen sözler ettiler. Ama biz biliyoruz ki bugün binlerce minik evladımızın artık orayla ilgili bir tahayyülü var. Parasını verdiğimiz halde verilmeyen, kendimizi savunmamız için her yönden atak eden ülkemize, teröristlerle savaşabilmek için, insansız hava araçları gibi ihtiyacımız olan savunma malzemelerini vermekte ayak sürüyenler bugün Türkiye’nin savaş uçağını konuşuyor ve dünyada bunun dengeleri değiştireceğini her fırsatta ifade eder oldular. Bütün bunların gideceği yer büyüktür” diye konuştu.

Partilerinin Polatlı Belediye başkan adayının da bakanlık çalışanı olduğunu hatırlatan Yumaklı, “Bugün bu zor göreve talip oldu ve sizlere hizmet etmek için öne çıktı. Bizler de elbette kendisine Polatlı’ya kent tarımı dediğimiz özellikle tarımsal potansiyeli çok yüksek olanlara karşı pozitif ayrımcılığımızı göstererek inşallah her türlü desteği vereceğiz” dedi.

‘MEMLEKET TAHAYYÜLLERİ YOKMUŞ’

Her ilçede tarımsal üretim yapan vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirten Bakan Yumaklı, “Onlar için yaptıklarımızı birbirimizle istişare ederek, onların önerilerini, duygularını, düşüncelerini, eleştirilerini ya da bizimle beraber yapmak istedikleri projelerini dinliyoruz. Yani bizim bu gezilerimizi sadece seçimle alakalandırmanın ne kadar anlamsız olduğunu da görürler. Bizler menfaat birlikteliği olanların 14-28 Mayıs’tan sonra o menfaatlerin ortadan kalktığında nasıl çil yavrusu gibi dağıldıklarını gördük. Demek ki onların memleket tahayyülleri yokmuş. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız 28 Mayıs akşamı balkon konuşmasında bunu söyledi. Şimdi milletimiz bize bu yetkiyi verdi. Türkiye Yüzyılı’nın inşası için biz bugüne kadar olduğundan daha fazla çalışacağız. İnşallah 31 Mart’ta vatandaşımız her zamanki sağduyusuyla beraber kendisi için çalışacak. Her an kendisinin derdiyle hemhal olacak adaylara inşallah oyunu verecektir” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-tarimda-her-turlu-destegi-verecegiz/feed/ 0
Bakan Kacır, Yalova’daki dev yatırımı açtı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:09:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7655 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın “Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent El Ele” projesi kapsamında 4.4 milyon liralık desteğiyle Yalova’da kurulan Meyve Suyu Üretim Tesisini açtı. Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını yaparak, toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin temelini attı. Bakan Kacır, “Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha yukarıya taşıyacak yatırımların önünü açmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, Yalova Meyve Suyu Üretim Tesisi’nin açılışındaki konuşmasında, yatırım teşvikleriyle, sanayi sektörüne, ’lere sağlanan imkânlarla ve bölgesel kalkınma projeleriyle son 22 yılda Yalova’yı ihya ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

CAN SUYU

Yalova’ya yaptığımız yatırımlarla, eser ve hizmetlerimizle şehrimizin çehresini değiştirdik. Düzenliğimiz 628 teşvik belgesiyle şehrimizde 133 milyar lira yatırımın ve 48 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Yalova’mızın kalkınmasının başat aktörü olarak gördüğümüz KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl öncesine kadar parmakla sayılabilecek kadar az KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalanırken bu sayıyı 452 milyon liranın üzerinde destekle 5 bin 100’ün üzerine çıkardık.

OSB’LERDE ARTIŞ

22 yıl önce Yalova’mızda organize sanayi bölgesi yoktu. Biz şehrimize 4 OSB kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde 5 bine yakın yeni istihdam oluşturduk. Şehrimizi bilimde ve teknolojide daha ileriye taşımak için; TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 73 proje ve 133 bilim insanına 342 milyon lira destek sağladık. Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşümüzde Yalovalı gençlerimizin de yer alması adına Yalova’da Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk.

COĞRAFİ İŞARET

Yalova’mızın yerel tatlarını, lezzetlerini koruduk, dünyaya tanıttık. Yalova aronyası, Çınarcık işi ve Yalova kivisini coğrafi işaretle tescilledik. Kalkınma Ajansı mali ve teknik destek programları kapsamında kadın ve genç istihdamını destekledik. Şehrimizin tarımda, katma değerli üretim potansiyelini harekete geçiriyoruz. Yalova’yı her alanda kalkındırmaya devam ediyoruz.

TARIMSAL KALKINMA

Bugüne kadar kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 171 kalkınma projesine 291 milyon lira destek olduk. Bugün de yine başta kadınlarımız ve gençlerimizin iş hayatına aktif katılımlarını sağlayacak, şehrimizin tarımda kalkınmasını destekleyecek “Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent Elele” projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz.

4.4 MİLYONLUK DESTEK

Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın 4,4 milyon lira destek verdiği bu proje ile şehrimizin coğrafi işaretli ürünleri; Yalova aronyası ve Yalova kivisi başta olmak üzere üretilen meyvelerin işlenmesi için bir meyve suyu üretim hattı aynı zamanda kuluçka merkezi kurduk. Yerel meyve üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyecek, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak bu tesisi, meyve üreticilerimizin, kooperatiflerimizin hizmetine sunduk. Aynı zamanda şehrimizin meyve üretiminde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliğini artırmak için 20 vatandaşımıza eğitim verdik. Yalova’nın üretimde, istihdamda, büyüme yolculuğunda her daim yanında, yakınında olmaya devam edeceğiz.

TOPLU TEMEL ATMA VE AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

Bakan Kacır, Yalova Organize Sanayi Bölgesi’nde Toplu Temel Atma ve Açılış Töreni’ne de katıldı. Yalova’nın Türkiye’nin üretim ekosisteminin yükselen yıldızı olduğunu belirten Kacır, şunları söyledi: 

YATIRIMA TEŞVİK

Sanayileşme hamlemizden en üst düzeyde yararlanan sektörlerden biri de kuşkusuz ihracatını 22 yılda 12 kat artırarak 25 milyar dolara çıkaran makine sektörümüz. Bugüne kadar makine ve makine aksam imalatı için 9 bin 400’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenledik. 491 milyar lira sabit yatırımı harekete geçirdik, 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Sektörümüzün Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi için teknoparklarımızda hâlihazırda faaliyet gösteren 486 teknoloji girişimimize, özel sektör ev sahipliğinde kurduğumuz 170 Ar-Ge ve 36 tasarım merkezimize bugüne kadar 20,5 milyar lira destek sağladık.

ÖRNEK MODEL

Yalova’mızın yatırım, üretim, istihdam ve ihracat rotasında, şehrimizin kalkınmasında başat rol üstlenen OSB’lerimizden birinde, Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde bir aradayız. 5Y olarak adlandırdığımız yenilikçi, yeşil, yüksek teknolojili, yalın ve yerli yaklaşımıyla hareket eden organize sanayi bölgemiz tüm Türkiye’de organize sanayi bölgelerimize örnek teşkil edecek bir model oluşturmayı başardı.

NİTELİKLİ İSTİHDAM MERKEZİ

Ekim 2022’de bu kampüs bünyesinde temelini attığımız ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın destekleriyle hayata geçireceğimiz “Nitelikli İstihdam Merkezi”yle çalışanlarımızı ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklerle donatıyoruz. Aynı zamanda merkezimiz bünyesinde verdiğimiz danışmanlık hizmetleriyle firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında yer alacağız.

TSE TEST VE KALİBRASYON MERKEZİ

Temelini attığımız bir diğer proje, TSE Test ve Kalibrasyon Merkezi’mizle de makine, otomotiv, tersane, deniz ve demiryolu ulaşımı başta olmak üzere imalat sanayimizin farklı kollarında ihtiyaç duyduğu sertifikasyon, muayene, gözetim ve test hizmetleri kapasitesini büyüteceğiz. Sanayicilerimiz için zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağız. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek bu tesisleri en kısa sürede tamamlayacağız.

847 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin de temelini atıyoruz.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ

Temelini attığımız Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’yle şehrimizde kamu, üniversite ve sanayi iş birliğini kuvvetlendirecek önemli bir hamleyi gerçekleştiriyoruz. Mühendislik fakültemizde eğitim gören öğrencilerimiz artık üniversitede öğrendikleri teorik bilgileri bizzat sanayide uygulayarak pekiştirme imkânına sahip olacak.

KAMU KAMPÜSÜ

Temelini attığımız Kamu Kampüsü’yle de Yalova’da Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızı tek çatı altında buluşturmuş olacağız. Bir anlamda Bakanlığı sanayicilerimizin ayağına getirerek bürokratik süreçlerle zaman kaybetmemelerini sağlamış olacağız. Zamanı değerinde kıymetli girişimcilerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye ve desteğe en hızlı şekilde ulaşmalarını temin edeceğiz. Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha da yukarıya taşıyacak yatırımcılarımızın önünü açmayı sürdüreceğiz.

MÜJDE VERDİ

Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket ederek mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri noktalara çıkaracağız. İki projenin daha müjdesini vermek istiyorum; Yalova’nın tüm okullarını TÜBİTAK kitaplarıyla hızla donatacağız. Bizim de desteklerimizle Yalova’yı hızla bir bilim merkezine kavuşturacağız. Bizler Türkiye için çalışan, Türkiye için hayal kuran, Türk ekonomisinin büyümesi, gelişmesi, küresel ölçekte hak ettiği seviyelere ulaşması için taş üstüne taş koyan herkesin destekçisiyiz, yanındayız. Yeter ki yatırımcılarımız, emekçilerimiz, girişimcilerimiz Türkiye’nin potansiyeline güvenmeye, inanmaya devam edin.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yalovadaki-dev-yatirimi-acti/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Ankara-İstanbul Süper Hızlı Treni ile Yeni Ankara-İstanbul Otoyolu Nallıhan’dan geçecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-istanbul-super-hizli-treni-ile-yeni-ankara-istanbul-otoyolu-nallihandan-gececek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-istanbul-super-hizli-treni-ile-yeni-ankara-istanbul-otoyolu-nallihandan-gececek/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:00:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7650 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları’nın açılışını gerçekleştirdi. Nallıhan’ın çağlar boyunca Kral Yolu, İpek Yolu ve Hacı Yolu gibi tarihi ticaret yolları üstünde bulunduğunu belirten Uraloğlu, yeni ticaret güzergahlarının ortaya çıkması sonrasında Nallıhan’ın da büyümesinin durduğunu kaydetti. Uraloğlu, ”Aslında bu bahsettiğim durum sadece Nallıhan için geçerli değil. Maalesef 22 yıl öncesine kadar tüm Türkiye’nin durumu bu şekildeydi. Ulaşım ağı çok zayıf bir Türkiye vardı. 6 bin 100 kilometre uzunluğunda sadece 6 ilin birbirine bölünmüş yol ağıyla bağlı olduğu, demiryollarına yarım asır boyunca bir çivi dahi çakılmayan, havayollarına sadece varlıklı insanların ulaşabildiği, denizci kimliğini ise tamamen unutmuş bir Türkiye vardı” dedi. Söz konusu ortamda Türkiye’nin gelişemediğini ifade eden Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yılda Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

­BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞU 29 BİN 400 KİLOMETREYE ULAŞTI

2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devralınan bölünmüş yol uzunluğunu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını anlatan Uraloğlu, bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayısını ise 77’ye yükselttiklerini söyledi. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunun 774 kilometreye çıktığını belirten Uraloğlu, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu ise 753 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. Uraloğlu, “Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi köprülerinin yanı sıra Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı tren hattı inşa ettik. Asya ve Avrupa Kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü -Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık” dedi.

 

TÜRKSAT 6A İLE UYDU TEKNOLOJİLERİ ALANINDA TEKNİK DEVRİM GERÇEKLEŞECEK

Bakan Uraloğlu, iletişim altyapısının 22 yıl önce Afrika seviyelerinde olduğunu vurgulayarak yapılan yatırımlar sayesinde iletişim altyapısında Türkiye’nin çağ atladığını da ifade etti. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonesinin olduğunu kaydeden Uraloğlu, fiber altyapı uzunluğunu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdıklarını, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini anlattı. Uraloğlu, “Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

 

ANKARA’DA 31 MİLYAR LİRALIK 22 PROJE DEVAM EDİYOR

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir yanına yatırım yapmaya devam ederken Başkent Ankara için de durmadan, yorulmadan çalışmaya devam ettiklerini vurguladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, 466 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu ise 1.196 kilometreye, 446 kilometre olan bitümlü sıcak karışım yol uzunluğunu da 1.172 kilometreye yükselttiklerini anlattı. Yeni projelere de devam ettiklerini kaydeden Uraloğlu, “Ankara’da halen devam eden 31 milyar 360 milyon proje bedeliyle yol yapım, kavşak, viyadük, üst yapı iyileştirmesi, alt geçit ve tarihi köprü onarımları gibi 22 adet karayolu projesi gerçekleştiriyoruz” açıklamasında bulundu. 

­YILDA 9,6 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK

Ankara’da yapımı devam eden projelerden 3 önemli karayolu projesinin doğrudan Nallıhan ile ilgili olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, söz konusu projelerin Beypazarı-Nallıhan Yolu ile Nallıhan – Taşkesti ve Nallıhan – Dokurcun üstyapı onarımının yanı sıra bugün açılışını gerçekleştirdikleri Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları Projesi olduğunu açıkladı. Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları’nın Ankara-Beypazarı-Nallıhan-İstanbul güzergâhı üzerinde bulunduğunu anımsatan Uraloğlu, “Toplam 4 şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardındaki projemiz kapsamında çift tüplü olarak hayata geçirdiğimiz 1.278 metre uzunluğundaki Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli’ni, 270 metre uzunluğunda Nallıhan Köprüsü’nü inşa ettik. Bağlantı yolları ile birlikte projemizin toplam uzunluğu 5 kilometreye ulaşıyor. Projemiz hayata geçmeden önce hizmet veren 2,7 km’lik mevcut yolumuzda acil durumlar için hizmet vermeye devam edecek. Bu yol ile zamandan 6,3 milyon lira, akaryakıttan 3,3 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 9,6 milyon lira tasarruf edeceğiz” diye konuştu.

NALLIHAN KÖPRÜSÜ VE NALLIHAN KUŞ CENNETİ TÜNELİ İLE KARBON EMİSYONU 394 TON AZALACAK

Bakan Uraloğlu, tüm ulaştırma projelerinde olduğu gibi, karayolu faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde de çevre dostu düzenlemeler geliştirdiklerini anlattı. Doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliğine yönelik ziyaretler için “Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Ankara’nın ve Türkiye’nin en önemli tabiat varlıklarından biri olduğunu kaydeden Uraloğlu, kuş göç yolu üzerinde bulunan sahanın, göç eden kuşların beslenmeleri, dinlenmeleri ve barınmaları için uğrak yer olduğunu anımsattı. Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yolları’nı yaparken bu nedenle hassas davrandıklarını da açıklayan Uraloğlu, “Tıpkı Osmangazi Köprümüzü projelendirirken, göçmen kuşların bir başka konaklama noktası olan Hersek Lagünü’nü korumak adına gösterilen hassasiyet gibi, otoyollarımızda ekolojik köprüler inşa ederek yaban hayatını korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak adına gösterilen hassasiyet gibi aynı yaklaşımı burada da gösterdik. Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına olumsuz bir etki oluşturmadan, tünel ve sulak alan içerisine dolgu veya ayağın gelmediği eğik ayaklı dengeli konsol köprü inşa ettik. Ayrıca bölgede hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı da tesis ettik. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 394 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlamış olduk” diye konuştu.

­2024 YILINDA YENİLİKÇİ PROJELERE DEVAM EDİLECEK

Bakan Uraloğlu, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu ile çalıştıklarını söyleyerek yeni projelerle Ankara’ya yatırıma devam edeceklerini ifade etti. 22 yıldır olduğu gibi, 2024 yılında da yenilikçi projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını anlatan Uraloğlu, “Ankara-İstanbul yeni Otoyolu, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Treni proje çalışmalarına başladık. Her iki projenin de Nallıhan’dan geçeceğini sizlere müjdelemek isterim. Hem Nallıhan’ın hem Ankara’nın hem de ülkemizin ulaşım altyapısını daha da güçlendireceğiz. Ancak şunu da söylüyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve Belediye Baykanlarımızla birlikte daha iyi çalışabiliriz. İnşallah 31 Mart yerel seçimleri sonrasında da sizlerin desteğiyle ve belediyelerimizle birlikte büyük projelere imza atacağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-ankara-istanbul-super-hizli-treni-ile-yeni-ankara-istanbul-otoyolu-nallihandan-gececek/feed/ 0
Asgari ücrete ara zam gelecek mi? İTO başkanı Şekib Avdagiç’ten enflasyon yorumu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-ara-zam-gelecek-mi-ito-baskani-sekib-avdagicten-enflasyon-yorumu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-ara-zam-gelecek-mi-ito-baskani-sekib-avdagicten-enflasyon-yorumu/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:46:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7631 İstanbul Ticaret Odası(İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, iş dünyasının gündemine ilişkin gazetecilere dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Cumhuriyet ’nın (TCMB) sıkılaşma adımları ile ilgili değerlendirmede bulunan Avdagiç, “Bizim ülke olarak en kısa zamanda, etkili bir şekilde enflasyonu aşağıya çekmemiz lazım. Enflasyonu aşağıya çekeceksek; hiçbir şeye dokunmadan, hiç kimsenin konfor alanına giriş yapmadan bunu dünyada başaran hiçbir ülke yok” dedi.

Enflasyonu düşürmenin belli kuralları, kaideleri, konseptleri olduğunu kaydeden Avdagiç, şöyle devam etti:

“Türkiye de Orta Vadeli Program’la (OVP) enflasyonla mücadele için bir kurallar manzumesi ortaya koydu. Bununla ilgili 6-8 ay civarında elde edilen çıktılar, yüzde yüz beklentiyi karşılamasa da ağırlıklı olarak trendler bu istikamette makul bir şekilde ilerliyor. Bundan sonra bazı mikro konulardan hareket ederek kısır döngüye itmememiz lazım. Burada zaman içinde tabii ki dokunuşlar yapılacak ama biz kalıcı ve hızlı bir şekilde enflasyonu düşürmek zorunda olan bir ülkeyiz. Hepimizin selameti için, iş dünyası açısından, vatandaşlar açısından, hükümet açısından, uluslararası itibarımız açısından, daha uygun şartlarda iç ve dış borçlanmanın sağlanması açısından, fiyat istikrarı açısından her yönden bizim en öncelikli hedefimiz enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek. Dolayısıyla bunu düşürmek için ortaya konan paketin sıhhatli çalışması konusunda hep beraber gayret göstermemiz lazım. Bu sadece iş dünyasının, ihracatçıların, ithalatçıların, kamunun yapacağı bir adımla olmaz. Topyekun, toplum olarak bunu benimsemeli, özümsemeli, içselleştirmeliyiz. Politikanın uygun bir şekilde yürütülebilmesi için 85 milyonun, çocukları çıkartırsak 65-70 milyonun ortak sorumluluğu var. Bu ortak sorumluluk içinde bunu en kısa zamanda başarabiliyor olmamız lazım.”

Avdagiç, ekonomi politikalarıyla alakalı olarak rasyonel bir sürecin devam ettiğini, burada bazı bireysel irrasyonel çıkışların genelleme yapılıp oradan hareket edilmemesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, son 12 aylık enflasyonla son 12 aylık kur değişimi arasında bir korelasyon olduğunu, şu anda kurla enflasyon arasındaki ilişkinin makul bir dengede gittiğini aktardı.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPILACAK MI?

Avdagiç, asgari ücrette ara zam beklentilerine ilişkin olarak asgari ücretin yıl başında 1 yıllık açıklandığını dolayısıyla bütün iş dünyasının bütçelerini buna göre yaptığını belirterek, “Bizim spekülasyonlarla işimiz yok. Biz İstanbul Ticaret Odası’yız. Kamunun belirlediği bir asgari ücret var. Bunu belirlerken ortaya koyduğu bir çerçeve var. Biz ve temsil ettiğimiz şirketler, kamunun ortaya koyduğu bu çerçeveyi ve buradaki takdiri gündeme alarak bütçemizi yaptık. Devletin bununla ilgili gündeme getirdiği bir söylem var biz bu söylemin bu sene geçerli olduğunu öngörüyoruz” dedi.

MESAİ SAATLERİNİN KISALTILMASI İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR

Mesai saatlerinin kısaltılması ile ilgili tartışmalarla ilgili gelen bir soru üzerine İş kanununun kümülatif olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Avdagiç, mesai saatlerinin kısaltılması gibi sadece bir iki alt başlığın tek başına değerlendirilmesinin doğru olmayacağını dile getirdi.

Avdagiç, yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin iş hayatının katılığı açısından dünyada açık ara “1” numara olduğunu aktardı. Böyle bir katılığı Türk iş dünyasının uzun bir süre kaldıramayacağını dile getiren Avdagiç, bütün ülkelerde iş güvencesi açısından bazı başlıklar bulunduğunu ancak Türkiye’de bu başlıkların daha ayrıntılı olduğunu söyledi.

Bu başlıkların, kıdem tazminatı, işverenin emeklilik durumunda karşı karşıya kaldığı ilave yük, işsizlik sigortası, iş güvencesi, sendikal tazminat olduğunu bildiren Avdagiç, Türkiye’nin bu 5 mekanizmanın uygulandığı tek ülke olduğunu kaydetti.

Avdagiç, bu katılıkla Türk iş dünyasının rekabetçiliğini sağlamasının mümkün olamayacağını belirterek, “İstihdam üzerindeki yüklerde çok aşamalı bir konu var. Kıdem tazminatı var. Her yıla 30 gün. İşveren, emeklilikle ilave bir yükle karşı karşıya. İşsizlik sigortamız var. Defakto olarak bunu da işveren ödüyor. İş güvencesi var. İşten çıkardığınız zaman 8 ay artı 4 ay işe iade tazminatı var. Ve sendikal tazminat var en az 12 ay. Dolayısıyla bu 5 mekanizmanın uygulandığı tek ülkeyiz. OECD ve AB ülkelerinde böyle 5’li bir yapı yok. Çalışan ben gidiyorum dediği zaman gidiyor, onunla ilgili işvereni koruyan hiçbir şey yok. En fazla ihbar süresi kadar bir çalışma mecburiyeti var. Dolayısıyla bu katılıkla önümüzdeki dönemde Türk iş dünyasının rekabetçiliğinin sağlanması mümkün değil. Yani istihdamın üzerinde hem kamunun yüklerini azaltması lazım hem de bu 5 aşamalı katılığın azalması lazım.”

Şekib Avdagiç, aylık 100 bin lira brüt maaş aldığınızda işverenin toplam maliyetiyle çalışanın eline geçenin oranının yüzde 55 olduğunu söyledi. Yani işverenin cebinden çıkan paranın sadece yüzde 55’i çalışanın eline geçiyor. Bu konudaki düzenlemeleri gözden geçirmemiz gerekiyor” dedi.

Bunun sadece işveren olayı olmadığını vurgulayan Avdagiç, “Kayıt dışılığı önlemeyi, çalışanların herhangi bir hak kaybı olmamasını, işverenlerin daha rekabetçi olmasını konuşuyoruz. Hem çalışan ve ücretler üzerindeki kamu yükünü optimize etmemiz lazım hem de bu 5’li mekanizmayı gözden geçirmemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

EXİMBANK KREDİLERİ 40-50 MİLYAR SEVİYELERİNE YÜKSELMELİ

Eximbank’ın ihracatçılara verdiği desteğin ticaretin seyrini çok olumlu etkilediğini ifade eden Avdagiç, ancak reeskont kredisi kullanan firmaların bunu amacına uygun kullanması gerektiğini dile getirdi.

Avdagiç, reeskont kredilerinin ihracatı daha rekabetçi hale getirecek firmalara kullandırılması gerektiğini ifade etti. Avdagiç, “Daha evvelki KGF kredilerinde olduğu gibi bir kısım reeskont kredisi kullanıcıları bunu gerçek amacı dışında kullanırlarsa, bu sefer devlet reeskont kredisi kullananların tamamıyla ilgili tedbir almak zorunda kalır” dedi.

Beklentilerinin Eximbank kredilerinin Türkiye’nin 2 aylık ihracatına kadar yani 40-45 milyar seviyelerine yükselmesi yönünde olduğunu kaydeden Avdagiç, bunun gerçekleşmesi durumunda sürecin daha rahat yürütülebileceğini aktardı.

Savunma sanayisinde atılan adımları çok değerli bulduklarını vurgulayan Avdagiç, Türkiye’de son 20 yılda bunun da özellikle son 12 yılında savunma sanayisinde aritmetik bir yükselmeden ziyade geometrik bir yükselme olduğunu kaydetti.

Türkiye’de savunma sanayisi konusunda ciddi bir ekosistem oluştuğunu dile getiren Avdagiç, “Burada sadece ana savunma sanayi şirketlerinin olması yetmez. Alt ürün, hizmet, sistem üreten firmaların oluşması da önemli. Türkiye’nin dünya savunma sanayisi pazarında da şu andakinden çok daha etkili bir noktaya doğru hızla gittiğini görüyorum. Bu Türkiye’nin dış politikasına da çok ciddi bir katkı sağlayan unsur durumuna gelmiştir” ifadelerini kullandı.

‘KIRMIZI ETTE SÜRECİ İYİ TAKİP ETMEK GEREKİYOR’

Avdagiç, bir soru üzerine, kırmızı et fiyatlarıyla ilgili süreci iyi takip etmek gerektiğini vurguladı. Son bir yılda yem fiyatlarının yüzde 27 arttığını, kırmızı et fiyatlarının ise yüzde 100’ün üzerinde zam gördüğünü dile getiren Avdagiç, bunun rasyonel bir karşılığı olmadığını kaydetti.

Avdagiç, belli market zincirlerinin kırmızı et fiyatlarının en azından Ramazan ayı boyunca sabit kalması konusundaki adımlarının etkili olduğunu belirterek, buna karşılık kırmızı et fiyatlarının daha makul bir noktaya gelmesi gerektiğini aktardı.

Kırmızı ette ana girdilerde böyle bir artışı gerektirecek maliyet oluşmadığını dile getiren Avdagiç, “Atılan adımlar olumlu ancak yeterli değil. Önümüzdeki süreçte kırmızı et fiyatları daha makul bir düzeye gelecektir” ifadelerini kullandı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/asgari-ucrete-ara-zam-gelecek-mi-ito-baskani-sekib-avdagicten-enflasyon-yorumu/feed/ 0
Otomotiv ihracatı şubatta rekor kırdı iki aylık üretim son 6 yılın en iyi seviyesine ulaştı… Üretimde toparlanma sürüyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:52:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7611 Otomotiv sektörünün şubat ayı ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 19.9 artarak 3.1 milyar dolara ulaştı ve bugüne kadarki en yüksek şubat ayı ihracatı elde edildi. Şubatta otomotiv üretimi de yüzde 19.2 artarak 133 bin 396 olurken, Ocak-Şubat 2024’te gerçekleşen 241 bin 861 adetlik toplam üretim rakamı, ilk iki aylık dönemde 2018 yılında bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

KAPASİTE KULLANIM ORANI YÜZDE 74

Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) açıkladığı son verilere göre, Ocak-Şubat 2024’te otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 241 bin 861 adede yükselirken, otomobil üretimi yüzde 12’lik artışla 151 bin 14 adet olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında ticari araç üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2, ağır ticari araç grubunda ise üretim yüzde 27 yükselirken hafif ticari araç grubunda üretim yüzde 1 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 74, kamyon grubunda yüzde 94, otobüs-midibüs grubunda yüzde 61 ve traktörde yüzde 72 seviyesinde gerçekleşti.

SATIŞLAR YÜZDE 40 ARTTI

Yılın ilk iki ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 4 artarak 164 bin 560 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3, ticari araç ihracatı yüzde 6 oranında arttı. OSD’ye göre, 2024’ün Ocak-Şubat döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artarak 193 bin 297 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı yüzde 52’lik artışla 146 bin 318 adede ulaştı. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk iki ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11, ağır ticari araç pazarında yüzde 20, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 10 büyüme sağlandı.

10 OTOMOBİLİN 7’SİNİ İTHAL ALDIK

HAZİRAN 2023 itibarıyla yüzde 45, 50, 60 ve 70’lik ÖTV matrah limitleri geçerliliğini yitirmiş, Türkiye’de satılan tüm otomobiller yüzde 80’lik ÖTV dilimine dahil olmuştu. Bu tablo yerli üreticilerin avantajını hızla ortadan kaldırırken, ithalatın payını yüzde 65’in üzerine tutmaya devam ediyor. OSD’nin son raporuna göre, Ocak-Şubat 2024’te geçen yılın aynı dönemine göre otomobil satışlarındaki ve hafif ticari araç pazarındaki yerli araç payı yüzde 33 olarak gerçekleşti. Sadece otomobil satışlarına bakıldığında ise şubat ayında otomobil pazarında ithalatın payı yüzde 68.1 oldu.

‘EN İYİ ŞUBAT AYI İHRACATI’

ULUDAĞ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre ise otomotiv sektörünün şubat ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 19.9 artış ile 3 milyar 130 milyon oldu. Ülke ihracatında ilk sırada yer alan sektörün payı ise yüzde 14.8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında toplam ihracat yüzde 11 artışla 5 milyar 909 milyon dolar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv sektörümüz bugüne kadarki en yüksek şubat ayı ihracatına imza attı. Tedarik endüstrisi, Binek otomobiller, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatımız çift haneli arttı. Geçen ay ilk 10 ülkenin 9’unda ihracat artışı yaşandı. Birleşik Krallık’a yüzde 75 ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 62 ihracat artışları kaydettik” dedi.

Baran Çelik

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-ihracati-subatta-rekor-kirdi-iki-aylik-uretim-son-6-yilin-en-iyi-seviyesine-ulasti-uretimde-toparlanma-suruyor/feed/ 0
Online satışa başlayacak işletmeler için yol haritası… Adım adım e-ticaret https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/online-satisa-baslayacak-isletmeler-icin-yol-haritasi-adim-adim-e-ticaret/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/online-satisa-baslayacak-isletmeler-icin-yol-haritasi-adim-adim-e-ticaret/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:49:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7609 Özellikle pandemi sonrası değişen alışveriş alışkanlıklarıyla e-ticaret pazarı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı büyüdü. E-ticaret altyapı sağlayıcısı IdeaSoft’un CEO’su Seyhun Özkara, 2023 yılı e-ticaret hacminin ortalama 1.3-1.4 trilyon TL olarak öngördüğünü belirtirken, bu yıl e-ticarete dahil olan firma sayısının artacağını dile getirdi.

Peki e-ticarete yeni adım atacak işletmeler nasıl bir yol izlemeli? Bu soruya yanıt veren Özkara, adım adım yol haritasını şöyle anlattı:

1-Müşterinizi seçme: Hedef kitlenizi belirleyerek, kimlere ürün ya da hizmet sunacağınızı netleştirmeniz gerekir. Bu, pazarlama ve ürün geliştirme stratejilerinizi şekillendirecektir.

2-Ürün seçme: Piyasadaki talebi ve kârlılığını araştırıp satmak istediğiniz ürün ya da hizmeti seçebilirsiniz.

3-Bir alan adı ve marka adı bulma: İşletmeniz için akılda kalıcı ve ilgili bir marka adı ve alan adı seçebilirsiniz. Bu, online varlığınızın temelidir ve müşterilerinize güven vermek adına önemli bir adımdır.

4-Platformunuzu seçin: E-ticaret sitenizi kuracağınız platformu seçin. Biz Türkiye’nin önde gelen e-ticaret altyapı sağlayıcısı olarak uçtan uca tüm çözümleri sunuyoruz.

KARGO VE SANAL POS

5-Kargo ve sanal pos anlaşmalarınızı yapın: Seçtiğiniz altyapının mutlaka kargo ve sanal pos hizmeti sunan firmalarla anlaşmaları olacaktır. Tüm firmaları inceleyerek sizin için en avantajlı olan kargo ve ödeme altyapısı ile görüşerek entegrasyonlarınızı tamamlayın.

6-SEO ve anahtar kelime araştırması: Web sitenizin arama motorlarında daha görünür olması için anahtar kelime araştırması yapabilir, içerik üretimi SEO uygulamalarıyla organik trafik elde edebilirsiniz.

7-Satış kanallarını artırma: Sosyal medya ve pazaryerleri gibi çeşitli platformlarda markanızı görünür kılabilir, bu sayede daha fazla satış yapabilirsiniz.

DOĞRU STRATEJİ ÖNEMLİ

8-Pazarlama stratejileri oluşturma: Etkili bir pazarlama stratejisi geliştirmek, Türkiye’de e-ticarette başarıya ulaşmanın önemli bir parçasıdır. Blog yazıları, video içerikler, reklam stratejileri, sosyal medya paylaşımları gibi çeşitli kanallar ile hedef kitlenize ulaşabilirsiniz. Bu kanalların sayısını ne kadar çok arttırır ve verimli kullanırsanız ulaştığınız kişi sayısı da o kadar artacaktır.

9-Geri bildirim toplama: Müşteri geri bildirimleri sunduğunuz hizmeti iyileştirmek için güzel bir kaynaktır. Geri bildirimleri değerlendirmeniz müşterilerinizin sizi tekrar tercih etmesinde önemli bir kriterdir.

10-Mevcut ve potansiyel müşteriler için bülten hazırlama: Pazarlama stratejileriniz veya çabalarınız sonucu sitenize giren veya sizden ürün almış olan müşterileriniz için bülten çıkartarak onların tekrar alışveriş yapmalarını sağlayabilir ve onlara çeşitli indirimler önererek satışlarınızı artırabilirsiniz.

‘HEDEFİNİZDE GLOBAL PAZARLAR OLMALI’

-“Hedefimiz sadece iç pazar değil, global pazar da olmalı” diyen Seyhun Özkara, “İç pazara baktığımızda büyüme ivmesi her sene enflasyonun yüzde 35-40 üzerine koyduğumuz büyüme ile devam ediyor. Bu ivme, yeni kullanıcıların, yeni iş hayatına başlamış veya 18 yaşına yeni gelmiş kişilerin de e-ticarete adapte olmasıyla daha da büyüyecektir. Ama büyük potansiyele baktığımızda işi e-ihracat tarafına yönlendirmek işletmeler için daha iyi olacak. Bunun için de işletmenin bir e-ticaret deneyiminin ve Türkiye içerisinde e-ticaret alanının oluşmuş olması çok önemli. Ayrıca işletmenin e-ticaret süreçleri, operasyonu, dijital pazarlama gibi birçok konuda firmaya bir deneyim kazandırıyor. Sonrasında bizler gibi firmaların sağladığı altyapılarla bugün ürünü İstanbul’dan Ankara’ya, Ankara’dan Antep’e göndermek ile ürünü Amerika’ya göndermek ya da İstanbul’dan Avrupa’ya göndermek arasında teknik operasyon anlamında hiçbir farklılık yok.

Türkiye’de 3 milyonun üzerinde var. Bu KOBİ’lerin yaklaşık 30-35 bininin e-ticaret sitesi var ve bunların da 10-15 bini e-ihracat deneyimini kazanmış durumda. Zaman içerisinde bu rakamlar artacaktır” ifadelerini kullandı.

LOJİSTİK VE ÖDEME ENGELİNE DİKKAT

E-ticaret ve e-ihracatta karşılaşılan zorluklara da değinen Özkara şunları söyledi: “E-ihracatta karşılaşılan engellerin başında küresel pazarlara girişteki lojistik engeller ve farklı ülkelerdeki ödeme altyapılarındaki çeşitlilik geliyor. Ürünlerin hızlı ve güvenilir bir şekilde tüketicilere ulaştırılması, KOBİ’lerin özellikle dikkat etmesi gereken bir sorun. Lojistik maliyetlerle beraber dünya genelinde değişen tüketici beklentilerine uyum sağlamak da KOBİ’leri zorlayan alanlardan bazıları. E-ticarette başarının anahtarı ise; yoğun rekabetin olduğu ve hızla değişen dijital ortamda ayakta kalmak ve öne çıkmak.

Müşteri beklentileri sürekli evriliyor ve teknolojik gelişmelerle birlikte e-ticaretin yapısı da hızla değişiyor. Bu dinamik ortamda, işletmelerin kullanıcı deneyimini iyileştirmek, lojistik süreçleri optimize etmek ve hızlı teslimat gibi konularda rekabet avantajı elde etmeleri zorlu bir süreç. Fakat doğru bir stratejiyle ve stok yönetimiyle başarılı olmamak için hiçbir sebep bulunmuyor.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/online-satisa-baslayacak-isletmeler-icin-yol-haritasi-adim-adim-e-ticaret/feed/ 0
Bakırköy-Kirazlı metro hattı açılıyor! Günde 1 milyon yolcu taşıyacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakirkoy-kirazli-metro-hatti-aciliyor-gunde-1-milyon-yolcu-tasiyacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakirkoy-kirazli-metro-hatti-aciliyor-gunde-1-milyon-yolcu-tasiyacak/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:37:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7568 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacak İstanbul’un yeni metro hattı Bakırköy-Kirazlı hattını tanıttı.

Uraloğlu, İstanbul’un kent içi raylı sistem ağının geliştirilmesine büyük önem verdiklerini ve bu kapsamda İstanbul’un raylı sistem ağını güçlendiren projeleri birer birer hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. 2 hafta önce yaya odaklı yeni nesil proje olarak Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nı hizmete sundukları anımsatan Uraloğlu, yarın da İstanbul’un en önemli kent içi ulaşım projelerden biri olan Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nı başarıyla tamamlayarak hizmete açacaklarını bildirdi.

Uraloğlu, İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donatma çalışmalarına son yıllarda büyük bir hız kazandırdıklarına işaret ederek, “2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, 2023’te İstanbul Havalimanı-Kağıthane Metro Hattı’nı ve Başakşehir-Çam Ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı, bu yıl ocak içerisinde Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesimini, 2 hafta önce de Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı sistem hattımızı İstanbullu vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bunlardan daha önce Gebze-Halkalı Banliyö Hattı daha çok bilinen adıyla Marmaray ve Levent-Hisarüstü Metro Hatlarımızı da hayata geçirmiştik. Tüm bu projelerle İstanbul’da yapımını tamamlayıp, halkımızın hizmetine sunduğumuz metro hatları toplamda 139,3 kilometreyi buluyor” diye konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak sadece İstanbul’da kent içi raylı sistem projelerini hayata geçirmediklerinin de altını çizen Uraloğlu, özellikle büyük şehirlerde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmak için ülkenin dört bir yanında kent içi raylı sistem projelerini hayata geçirdiklerini anlattı. Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 935,8 kilometre şehir içi raylı sistem hattının 407 kilometresini biz inşa ettik” dedi.

8,4 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA 7 İSTASYONDAN OLUŞUYOR

Bakan Uraloğlu, tüm Türkiye’de yapımını tamamladıkları projeler hakkında bilgi vererek, şu anda da yine Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere 7 projede toplam 90,3 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ettiklerini bildirdi. Türkiye genelinde de 371,9 kilometre planlama aşamasında projelerinin bulunduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Yarın hizmete açacağımız Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade – Çamlıca Camii – Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. İstanbul’daki bu 3 projemizin toplam uzunluğu da 44,4 kilometre. Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattımız 8,4 kilometre uzunluğunda ve 7 istasyonu bulunmaktadır. Özgün mimari tasarımlara sahip 7 istasyonda toplam 105 bin metrekare kapalı alanın inşa ettik ve çevre düzenlemesi ile peyzaj işlerini de tamamladık. Böylece Kayaşehir’den yola çıkan yolcular, Kirazlı’da son bulan bir yolculuk yerine Bakırköy’e kadar tek trenle seyahat edebilecekler. Saatte 80 km hızla günde 1 milyon yolcu bu hattımız ile ulaşım ihtiyacını karşılayacak. Projemizi tamamlayarak, Kirazlı İstasyonunda; Kayaşehir-Kirazlı Metrosu’na, Yenikapı-Bağcılar-Kirazlı Metrosu’na, İncirli İstasyonunda; Metrobüs Hattı’na, Yenikapı-Atatürk Havalimanı metrosuna, Özgürlük Meydanı İstasyonunda; Marmaray, Yüksek Hızlı Tren Hattı’na, Bakırköy Sahil İstasyonunda ise İstanbul Deniz Otobüsü ile entegre olarak kesintisiz ulaşım sağlıyoruz.”

“EKONOMİK KAZANCIMIZ; 6,1 MİLYAR DOLAR”

Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’nın 8,4 kilometre uzunluğunda, 7 istasyona sahip olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu istasyonlar, Özgürlük Meydanı, İncirli, Haznedar, İlkyuva, Yıldıztepe, Molla Gürani ve son olarak Kirazlı istasyonları olacak” dedi. Hattın işletmeye alınması ile Kayaşehir-Bakırköy İDO arası seyahat süresinin 39 dakikaya ineceğini belirten Uraloğlu, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-İncirli arası seyahat süresinin 31 dakika, Kayaşehir-Kirazlı arası seyahat süresinin 27 dakika, Metrokent-Özgürlük Meydanı arası seyahat süresinin ise 30 dakika olacağını açıkladı. Uraloğlu, “Bununla birlikte Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’mızın ekonomik kazancı ise 6,1 milyar olacak” diye konuştu.

“600 KİLOMETRE DAHA METRO HATTINA İHTİYAÇ VAR”

Uraloğlu, yarın, açılacak hatla birlikte İstanbul’a Bakanlığın kazandırdığı raylı sistem hatlarının uzunluğunun 147,7 kilometreye, İstanbul’un toplam raylı sistem ağının ise 348 kilometreye ulaşacağını bildirdi. Uraloğlu, Bu yılın ilk çeyreği içerisinde, Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Hattı’nın ardından Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimi de tamamlayarak açılışını gerçekleştirme planında olduklarını söyledi. Bakan Uraloğlu, “Ama elbette bu çalışmalar burada kalmayacak. Yaptığımız çalışmalar İstanbul’un 1004 km metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Her zaman dile getirdiğimiz üzere İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Metro hatlarına ihtiyacımız var, yani yeraltına inmemiz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“CUMHUR İTTİFAKI’NIN İSTANBUL İÇİN ÇOK GÜÇLÜ BİR ADAYI VAR”

Bakan Uraloğlu, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanmak için yarışacak çok güçlü bir adayı olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Murat Kurum ile inşallah İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Kendisini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dönemindeki hizmetlerden ve özellikle kentsel dönüşüm projelerindeki başarılarından tanıyoruz. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vereceğiz. İstanbul için planladığımız ulaşım projelerini birlikte hayata geçireceğiz. Bu düşüncelerle İstanbul’umuza bu eşsiz projeyi kazandıran en üst kademesinden en alt kademesine tüm yüklenici firma, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımızın tüm çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum.”

Öte yandan Bakan Uraloğlu, CNN TÜRK’te yaptığı açıklamalarda ise şunları söyledi:

İstanbul için gerçekten önemli bir hat. Bakırköy Kirazlı arasındaki 8.4 Km uzunluğundaki hattımızı bitirdi. Cumhurbaşkanımızın katılımı ile devreye alacağız. 7istasyondan ulaşıyor. İDO’ya bağlatışının olması çok önemli. Kestiği noktalarda bütün İstanbul’a hizmet edecek. Günde bir milyon yolcuyu taşıyabileceğiz. Diğer ulaşım ağları ile entegre bir şekilde ulaşım sağlayacağız. Çam ve Sakura Hastanesi ile İncirli arası 31 dakikaya düşecek. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakirkoy-kirazli-metro-hatti-aciliyor-gunde-1-milyon-yolcu-tasiyacak/feed/ 0
Tezgâhlar ramazana hazır… Haftalık sahur alışverişi en az 2 bin lira https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:45:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7532 RAMAZAN 11 Mart Pazartesi günü başlıyor. İlk sahura bu gece kalkılacak. Her yıl olduğu gibi yine ramazana hazırlık trafiği gözleniyor. İstanbul’un alışveriş merkezi Eminönü’nde de Ramazan alışverişi başladı, iftarın vazgeçilmezi hurma tezgâhlarda yerini aldı. Vatandaşlar Eminönü’nü en uygun fiyatlarla alışveriş yapmak için tercih ediyor. Biz de onlarla birlikte Eminönü’ne gittik, çarşı pazarın nabzını tuttuk, fiyatları araştırdık. Eminönü tezgâhlarında en çok satılan ürünler her ramazan olduğu gibi bu yıl da hurma, süt ürünleri ve zeytindi. Çarşıda geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış var. Bu oran hurmada yüzde 100’ü buluyor. Geçen sene 120 TL’ye satılan en uygun Kudüs hurmasının fiyatı bu sene 260 TL.

ET ÜRÜNLERİNE TALEP AZALDI

Esnaf Erdal Yusufoğlu, son 15 gündür ramazan alışverişi için çarşıda hareketlilik yaşandığını belirtti. Eski Ramazanlar gibi bir hareketlilik yaşanmadığını söyleyen Yusufoğlu, “Sokakta kalabalık var ama alışveriş yok. Geçen seneyle benzer hareketlilik var. Süt ürünleri ağırlıklı olarak talep ediliyor. Et ürünleri satışlarında ortalama yüzde 80 azalma var. Mesela tereyağı, pastırma, kavurmada düşüşler var. İnsanlar kilo ile değil gramla alışveriş yapıyor” dedi. Yusufoğlu, “Geçen sene eski kaşarın kilosu 190 TL’ydi şimdi 280 TL. 80 liraya sattığımız zeytin 150 lira oldu. Çünkü hammadde, işçi maliyetleri yükseldi. Et ürünlerine de yüzde 40 zam geldi. Pastırma şu an 1.500 TL, ramazanın ortalarına doğru yeni ürün geldiğinde 1.700 TL olacak. Geçen sene 890 TL idi” diye konuştu. Esnaf Yusufoğlu ayrıca beyaz peynir fiyatlarının Eminönü’nde yüzde 40 daha uygun olduğunu da belirtti.

PASTIRMA 1500 LİRADAN BAŞLIYOR

Et fiyatlarına gelen zam iftarlıklardan pastırma fiyatlarına da yansıdı. Geçen sene ramazan ayında 890 lira civarında olan Kayseri pastırması bu yıl 1.500 liradan başlıyor. Esnafın söylediğine göre, fiyatlara yeni zam gelebilir. Mısır Çarşısı’nda Kayseri pastırmanın kilogramı 1640 TL, antrikot pastırmanın kilogramı ise 1.940 TL. Kavurmanın kilosu ise 990 TL-1.250 TL arasında.

HAFTALIK SAHURUN FATURASI

EMİNÖNÜ’nde fiyatlar değişken. Örneğin, en uygun zeytinin kilosu 150 TL iken Gemlik zeytini ortalama 250 TL’den, başka bir tezgâhta lüks gemlik zeytini ise 329 TL’den satılıyor. Kudüs hurmasının kilogram fiyatı 260 lira iken ‘lüks Kudüs hurma’ 300 ila 450 TL arasında, Medine hurması ise 350 TL ila 480 TL’ye tezgâhta. Mısır Çarşısı’nda ise hurma fiyatları 770 TL’ye çıkıyor. Vatandaşlar da ramazan için son hazırlıkları yaptıklarını ve özellikle sahur için peynir, zeytin aldıklarını söyledi. Hesaplamalara göre dört kişilik bir aile için bir haftalık kahvaltılık ve iftariyelik alışverişine verilen para en az 2 bin TL tutuyor, ürünlerin gramajı arttıkça fiyat da artıyor. Bu fiyata iftar yemeği ve tatlısı da eklenirse haftalık en az 4 bin TL’lik hesaplama çıkıyor.

RAMAZAN KOLİLERİ 299-769 TL

RAMAZAN kolisine talep geçen yıla oranla yüzde 10 artış gösterdi. Alışveriş platformu Avansas’ın verilerine göre, ramazan kolileri bu yıl 299 TL ila 769 TL arasında satışa sunuluyor. Kurumların daha çok büyük boy ramazan kolisi satın aldığını belirten Avansas yetkilileri, koli içinde en çok Türk kahvesi, çay ve küp şeker tercih edildiğini söyledi.

‘ALIŞVERİŞLER İSRAFA YOL AÇMASIN’

RAMAZAN ayında artan alışverişlerin israfa yol açmaması için vatandaşlara uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ramazan ayında en çok ekmek ve pidenin israf edildiğini hatırlattı. Palandöken, “Piyasada özellikle gıda ürünlerinde fırsatçıların fiyat artışı yaptığı bu dönemde israftan ne kadar kaçınırsak ürünlere talep düşecek, fiyatlar da artmayacaktır” dedi. 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/feed/ 0
‘Yabancının Türkiye’ye güvenini gösteriyor’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-turkiyeye-guvenini-gosteriyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-turkiyeye-guvenini-gosteriyor/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:42:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7529 “Beklentiler Fitch’in sadece not görünümünü yukarı yönlü revize edeceği yönündeydi. Fakat not tarafında da uzun yıllar sonra artış gerçekleşti. Bu da ekonomi yönetiminin attığı adımların hem doğruluğunu hem de yabancının Türkiye’ye güvenini gösteriyor” dedi. Toros, “Fitch’in bu hamlesi yabancı yatırımcıyı yurt içine daha fazla çekebileceği gibi endekse de katalizör etki yaratabilir”

Trive Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Tuğberk Çitilci, not artışıyla gelinen seviyenin ‘yatırım yapılabilir seviyeden uzak’ olsa da bundan sonraki süreçte piyasalara pozitif yansıyacağını söylerken; Ata Yatırım Hazine Genel Müdür Yardımcısı Etem Öztekin ise, “Mevcut ekonomi politikalarının korunması durumunda bir not artışı daha gelebilir” dedi.

Öztekin, not artışının kısa vadede borsanın tekrar güç kazanmasında, CDS’in aşağı gelmesinde etkili olacağına işaret ederek şöyle devam etti: “Not artışının orta ve uzun vadede doğru adımların atılmaya devamıyla birlikte rezervlerin güçlenmesi, dış finansmanın rahatlaması ve cari açık konularında da önemli katkısı olacağını düşünüyorum.”

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener ise, “OVP ile yol haritaları sunuldu, politika faizi artırıldı. Dolayısıyla enflasyonla çok ciddi mücadele edileceği izlenimi ortaya konuldu. Bu da beklentilerin pozitife dönmesi sağladı” dedi.

Şener, bu kararda Türkiye’nin gri listeden çıkışıyla ilgili çalışmaların, TCMB rezervlerindeki artışın ve cari açıktaki gerilemenin de etkili olduğunu ifade etti.

‘NOT FİNANSMANA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRACAK’

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu B’den B+’ya, not görünümünü de durağandan pozitif’e çıkarması, iş dünyası temsilcilerinden de olumlu tepkiler aldı. Türkiye’nin ekonomik trendlerde yeniden yukarı yönlü ivme yakaladığına dikkat çeken iş dünyası temsilcileri, “B+’nın da üzerine çıkmak için çalışmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

İşte, not artışı sonrasında iş dünyasının değerlendirmeleri…

‘AYNI DİSİPLİNLE DEVAM’

YASED (Uluslararası Yatırımcılar Derneği) Başkanı Engin Aksoy, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in kararını yeni dönemde uygulanan makroekonomik politikaların kısa vadeli sonuçlarına karşı olumlu bir reaksiyon olarak değerlendirdi. Orta Vadeli Program’da ifade edilen politikaların önümüzdeki dönemde de aynı disiplinle takibinin, makroekonomik istikrarın temininde olumlu ilerlemeler sağlayabileceği düşüncesinde olduklarını belirten Engin Aksoy, şu değerlendirmeyi yaptı: “YASED olarak, bu vesileyle iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesini hedefleyen yapısal reformlar ile başta YOİKK çalışmalarında yer alan politika ve uygulama iyileştirmelerinin, makroekonomik politikalar ile eşzamanlı ve uyum içinde hayata geçirilmesinin önemini bir defa daha vurgulamak isterim. Biz de YOİKK eylem planının ülkemizin rekabetçiliğini artıracak şekilde hayata geçmesine katkı sağlamaya devam etmekten memnuniyet duyacağız.”

‘YATIRIM AKIŞINA OLUMLU ETKİ YAPACAK’

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip Avdagiç, “Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu 12 yıl sonra yeniden ‘B+’ya yükseltmesi, Türkiye’nin yeni dış yatırım çekmesine bir kademe daha olumlu etki yapacak” dedi.

“Hepimizin en öncelikli hedefi, enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek” diyen Avdagiç, şöyle devam etti: “Ortak sorumluluk içinde bunu ‘en kısa zamanda’ başarabiliyor olmamız lazım. Bu süreçte kredi notu artışları ve not görünümü revizyonları da bu mücadeleye katkı verecektir. Fitch’i diğerleri takip edecektir, etmelidir.”

‘BU KARAR PROGRAMA GÜVENİ GÖSTERİYOR’

TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Başkanı Mustafa Gültepe, not artırımını Türkiye’nin uluslararası yatırım algısının artması, kredibilitesinin yükselmesi açısından olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Kararda, ortaya konulan OVP’nin etkisi olduğunu söyleyen Gültepe, “Bu karar mali politikanın doğru adımlarla ilerleyebileceğine duyulan güveni gösteriyor. Aynı zamanda finansmana erişimi de kolaşlaştıracak bir gelişme. Türkiye bir geçiş dönemi yaşıyor. 2024’ün ikinci yarısından sonra daha iyi sonuçlar geleceğini, enflasyon sarmalından kurtulabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yabancinin-turkiyeye-guvenini-gosteriyor/feed/ 0
Şimşek: FItch başarımıza kayıtsız kalmadı, ‘not artışı sürecek’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-fitch-basarimiza-kayitsiz-kalmadi-not-artisi-surecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-fitch-basarimiza-kayitsiz-kalmadi-not-artisi-surecek/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:40:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7527 EKONOMİDE atılan sıkılaşma adımları, uluslararası arenada Türkiye’ye yönelik beklentileri iyileştirmeye devam ediyor. Son olarak dün, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltirken, not görünümünü ‘durağan’dan ‘pozitif’e çıkardı. Söz konusu not artırımının, Haziran 2023’teki değişimden bu yana uygulanan politikaların dayanıklılığına ve etkinliğine olan güvenin artmasından kaynaklandığı belirtildi. Fitch’in bu kararına ilişkin açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Uyguladığımız programın somut sonuçları ülke kredi notumuza da yansıdı” değerlendirmesinde bulundu ve söz konusu not artışlarının süreceğine işaret etti.

‘POLİTİKALAR ETKİLİ OLDU’

Şimşek, “Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, bu başarıya kayıtsız kalmayarak kredi notumuzu bir kademe yükseltirken, görünümümüzü pozitife çevirdi” diye konuştu. “Pozitif görünüm önümüzdeki dönemde not artışının süreceğine işaret ediyor” diyen Şimşek, 12 yıl sonra gelen bu not artışında, Türkiye’nin uluslararası normlara uyan, kural bazlı ve öngörülebilir politikalarının etkili olduğuna dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“Makro-finansal istikrarın daha da güçlenmesiyle böyle olumlu gelişmeler artarak devam edecek. Yılın ikinci yarısında dezenflasyon, daralan cari açık ve bütçe disiplini sayesinde makro finansal istikrar daha da pekişecek ve kredi notumuz yükselecektir.”

NOT ARTIŞI NE ANLAMA GELİYOR

FITCH, Moody’s ve S&P gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, ülkelerin finansal yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitelerinin yani, kredi risklerinin bir göstergesi olarak kabul edilen kredi notlarını açıklıyor. Basitçe, A derecelendirme notu ilgili ülkenin düşük kredi riski bulunduğunu, B orta düzeyde kredi riski bulunduğunu ve C/D ise yüksek kredi riski bulunduğunu ifade ediyor.

Öyleyse, not artırımı ya da not görünümünün durağandan pozitife çevrilmesi ne anlama geliyor?

– ‘Negatif görünüm’ notun düşebileceğini, ‘pozitif görünüm’ artabileceğini işaret ederken, görünümün ‘durağan’ olması ise önemli bir değişiklik olmadıkça kredi notu aynı kalacak anlamına geliyor.

– Not artırımı ise, ülkelerin hem daha ucuza finansman bulmasını sağlıyor hem de o ülkeye daha fazla dış kaynak gelmesinin önünü açıyor. Aynı zamanda, ülke ekonomisiyle ilgili pozitifliğin de artmasını sağlıyor.

GÖRÜNÜMDE İYİLEŞME BEKLENİRKEN NOT ARTIŞI GELDİ

PİYASALAR, haftanın son işlem gününde Fitch’in Türkiye’ye yönelik yapacağı değerlendirmeye odaklanmıştı ancak bu değerlendirmede Türkiye’nin not görünümünün ‘pozitif’e çevrilmesi, not artışının ise eylül ayında gelmesi bekleniyordu. Dün gece kararını yayımlayan Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltirken, not görünümünü ‘durağan’dan ‘pozitif’e çıkardı. Peki Fitch, hem notu hem görünümü neden yükseltti?

GEREKÇESİ NE

Notun yükselmesine ilişkin ‘yeni ekonomi yönetiminin Haziran 2023’ten bu yana uyguladığı politikalara’, ‘para politikasında önden yüklemeli sıkılaşmaya’ ve ‘makroekonomik ve dış kırılganlıklardaki azalmaya’ dikkat çekiliyor.

Görünümün pozitife çevrilmesinde etkili olan nedenler ise şöyle sıralandı: “Türkiye’nin genel makroekonomik politika duruşunun enflasyondaki belirgin düşüşle tutarlı olması, daha düşük cari açık ile daha güçlü likidite tamponları açısından dış kırılganlıkların azalmaya devam etmesi yönündeki beklenti.”

Ayrıca, enflasyonun 2024’te ortalama yüzde 58 olacağını tahmin eden Fitch, yıl sonunda ise yüzde 40 olacağı öngörüsünde bulundu.

‘YEREL SEÇİM ETKİLEMEZ’

Açıklamada, mart ayındaki yerel seçimlerin sonucunun politika değişikliğine yol açmasının beklenmediği ifade edildi.

Fitch’in takvimine göre, Türkiye’ye ilişkin bir sonraki değerlendirmenin 6 Eylül’de açıklanması bekleniyor.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-fitch-basarimiza-kayitsiz-kalmadi-not-artisi-surecek/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kendilerini-kahraman-gibi-gosterme-yigitligini-devam-ettiriyorlar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kendilerini-kahraman-gibi-gosterme-yigitligini-devam-ettiriyorlar/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:00:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7517 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yapımı tamamlanan projelerin açılışını gerçekleştirmek ve yeni projelerin temelini atmak üzere Bursa’ya geldi. Soğanlı Millet Bahçesi açılış törenine katılan Bakan Özhaseki’ye, eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Vali Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan da eşlik etti. Bakan Özhaseki, açılışta, Fatih Sultan Mehmet’in, ‘Hüner, bir şehir bünyad etmektir. Reaya kalbin abad etmektir’ sözleriyle konuşmasına başlayarak, “Günümüz Türkçesiyle, Fatih Sultan Mehmet Han diyor ki, ‘Elbette bir şehri imar etmek, ihya etmek hünerdir. Ama asıl olan vatandaşın gönlünü kazanmaktır. Onlarla birlikte hareket etmektir.’ Bunun en güzel örneklerinden birisinin Bursa’da verildiğini hep birlikte görüyoruz. Alinur Başkanımızın liderliğinde, Dündar Başkanımın da yıllarca emeği var. Bütün ilçelerde Bursa’mızı ayağa kaldırmak için bir taraftan kentsel dönüşümler yapılıyor, bir taraftan yeşil alanlar arttırılıyor, bir taraftan yaşayan insanların mutluluğunu sağlayabilmek için her türlü fedakarlıktan kaçınılmadan koşturmaya devam ediyoruz. Naçizane bu fakir kardeşiniz de 5 dönem Kayseri’de üst üste seçilerek görev yapmış birisiyim. Az çok belediyeciliği naçizane bildiğimi zannediyorum. Daha sonra da Sayın Cumhurbaşkanımızın davetiyle Ankara’da ona yol arkadaşlığı yapıyorum. Bu konuda da bakanlık yapıyorum” diye konuştu.

‘ŞEHİRLER CANLI ORGANİZMALAR, ŞEHİRLER YAŞIYOR’

Şehirlerin yaşadığına ve sadece yapılardan ibaret olmadığına dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Şunu hepimizin bilmesi lazım. Şehirler canlı organizmalar. Şehirler yaşıyor. Onları taşla topraktan ibaret yapılar olarak görürsek, herhalde hayatta yapacağımız en büyük hata bu olur. Ve şehirlerin üzerine bakım lazım, ihtimam lazım, gayret lazım. İşi, gücü, bütün dünyası şehri ve insanları olacak, insanlar lazım. Şehirlerin hayatı biraz insanoğlunun hayatına da benzer. İnsanoğlu bakımlı olduğu zaman, sıhhatli olduğunda, kendine çeki düzen verdiğinde, nasıl ki gürbüz bir vaziyette yaşarsa, onun da nasıl ki doğarak, daha sonra büyüyen ve gelişen bir yapısı varsa, şehirler de aynen böyle. Eğer bu bakımı siz ihmal ederseniz o şehirler yavaş yavaş gerilemeye başlar. Güzel bir söz var şehircilikte, şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yöneticilerin ufuklarıyla ve uğurlarıyla doğru orantılıdır. Eğer buradaki yöneticiler iyi niyetli insanlarsa. Başta tabii ki mülki idaremiz olmak üzere, yerel yöneticilerimizin tamamı irade aynı şekilde siyasilerde olduğu için onlar, sivil toplum örgütleri, şehirlerini seviyorlar. Bir araya gelip uyum içerisinde onu ileriye taşımak için gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği aydınlık. Değilse, Allah korusun şehirler gerilemeye başlar. Biz büyükşehiriz, kadim şehiriz vesaire diyerek, hiçbirimiz emin vaziyette değiliz. Her an şehirlerimizin üzerinde gözümüzün olması lazım. Her an ihtimam göstermemiz lazım. Her an yeni olayları takip etmemiz lazım. Yani işimiz gücümüz şehrimiz olmalı. Bunun en güzel örneklerini burada görüyoruz. Bundan dolayıdır ki mutluluk duyuyoruz. Gerek Genel Başkan Yardımcılığım döneminde, gerekse eski bakanlığım ve şimdiki bakanlık döneminde, Bursa’dan bize eğer bir teklif gelmişse hiç itiraz ettiğimi ben hatırlamıyorum. Hepsi başımızın üstüne dedik. Ve birlikte bu işleri yapmak için koşturduk” ifadelerini kullandı.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜME AYRILAN BÜTÇENİN 2 MİSLİ, ALGI OPERASYONLARI İÇİN AJANSLARA VERİLİYOR’

Konuşmasına CHP’li belediyeleri eleştirerek devam eden Özhaseki, şunları söyledi:

“Yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı. 30 senedir bu işin içerisinde olan bir kardeşiniz olarak net söylüyorum, anlamakta güçlük çekiyorum. Koca koca, milyonlarca nüfus olan şehirlerde, ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili gelen arkadaşların hiçbirisinin, biraz önceki anlattığım gibi bir belediyecilik anlayışı, ne yazık ki üzülerek söylüyorum yok. Hizmet tarafında yoklar, temel atmama törenlerinde varlar. Hatta işe takoz olmakta varlar. Ve bir taraftan da öğrendikleri yeni bir şey var, asıl anlamakta güçlük çektiğim de o. Algı belediyeciliği. Yalanlarla devam eden bir sanal dünyada kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar. İstanbul’da düşünüyorum şimdi, kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışmamız lazım değil mi? Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor. Yani muhterem başkanımız diyor ki, ‘Ben çok güzel bir adamım. Ben tatile giderim ama siz beni çalışıyor gibi gösterin. Ben hatta buralara sığmam. CHP Genel Başkanı olmalıyım. O da yetmez bana. Cumhurbaşkanı olmalıyım. Alın şu parayı. Basın bana gazı. Devam edeyim, uçayım ben’. Böyle bir anlayışı gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Eğer bunu yaparken, kendi öz parasıyla cebinden vererek, ajanslara ‘Beni övün’ diyorsa nahoş karşılarım ama yine de saygı duyarım. Bana ne, ne yaparsa yapsın derim. Ama belediyenin imkanlarını, millete dönmesi gereken o imkanları dönüp de sizin ajanslara, yandaşlarınıza, büyük meblağlarla ‘Beni övün’ diyerek veriyorsanız, gerçekten anlamakta zorluk çekerim. Ve ben bunun da çok meşru bir iş olduğunu da düşünmüyorum.”

‘DEPREM BÖLGESİNDE MADDİ HASAR 100 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE’

Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Bakan Mehmet Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakanlığımızın adı üstünde, 3 tane isim var. Ağır da bir yükümüz var. Çevre zaten başlı başına bir iş. Aynı zamanda iklim değişikliği ve onun getirdiği sorunları belki birazdan da birkaç cümle de olsa bahsedeceğiz. Bir taraftan da şehircilik meselesi var. Ve bu ağır işler içerisinde, kendimize 2 tane daha hedef belirledik. Birisi bundan tam 1 sene önce yaşadığımız, 2 tane üst üste 9 şiddetindeki deprem neticesinde ortaya çıkan hasarları gidermek. İkincisi de Allah korusun Marmara’da olabilecek bir depremden dolayı, şehirlerimizin yeniden güçlü ve dirençli hale getirilmesi meselesi. Değerli kardeşlerim, hatırlarsınız çok geçmedi 1 sene 1 ay kadar oldu. 04.17’de ve gündüz saat 13.00 civarında 2 tane, 3 dakika kadar süren çok şiddetli 2 depremle sarsıldık. Bu depremden etkilenen il sayısı 18’i buldu. Zarar gören insanlarımızın sayısı tam 14 milyon. Yıkılan, tahrip olan konutlarımız, dükkanlarımız, iş yerlerimizin sayısı ise 850 bin. Dile kolay maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasarı mı soruyorsunuz? Onu tarif edecek bir alet, bir ölçü, daha dünyada ortaya çıkmadı. Şimdi evleri inşa ediyoruz. Çay içmeye davet ettiklerinde, evlerine çıkıp oturuyoruz. Sohbet başlıyor, haliyle dönüyor dolaşıyor mesele deprem gecesine geliyor. Sorduğumuzda herkesi bir duygu seli alıyor. Gözyaşları adeta pınar oluyor. ‘Ben eşimi, çocuğumu kaybettim’ diyenler mi istersiniz, ‘Bana evi, lütfen şu mezarlığın tam karşısından verin. Bütün evlatlarım orada yatıyor’ diyen anneleri mi sorarsınız? O kadar büyük bir acı ki hala dürtmeye devam ediyor. Ama biz de büyük bir milletiz. Gece 04.17’den itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız ayakta. Telefonla olayı anladıktan sonra bütün bakan arkadaşlarımızı oraya gönderdi. Bütün bakanlarımız oradaydı. Değerli Mustafa Varank şahitler. Valilerimiz, kaymakamlarımız, AFAD görevlileri, naçizane ben de o dönemde AK Parti’de yerel yönetimlerden sorumluyum. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Parti’li. Cumhur İttifakımıza ait 235 tane Milliyetçi Hareket Partili belediye var. Allah razı olsun. Onlarla da bir araya geldik. Binden fazla belediyemiz, gittiler deprem bölgesinde gece gündüz demeden çalıştılar. Alinur Başkanım. Rica ettik Hatay’a gitti. Bakın Hatay Cumhuriyet Halk Partisi’nde biliyorsunuz. Ama en büyük belediyelerimiz, Bursa, Konya, Kocaeli, Denizli ve 100’e yakın belediyemizi de biz Hatay’a gönderdik. Neden, insan, bizim insanımız. Siyasi tercihleri başımızın üstüne. Kime istiyorsa oy versinler, önemli değil. Ama o insanları kurtarmak, o zor günlerinde yanında olmak, bir damla da olsa su vermek insanlığın en büyük göreviydi. Gitti kardeşlerim orada çalıştı.”

‘ONLARA DEPREM TURİSTİ DİYORUZ’

CHP’ye yönelik eleştirilerini Kahramanmaraş merkezli depremler üzerinden sürdüren Özhaseki, “Fakat üzüntüyle söylüyorum. Bütün bir millet ayaktayken, hiç kimse evinde oturup, huzurla akşam bir sıcak çorba içmeden, o depremzede kardeşlerimizi düşünürken, küçücük yavrularımız kumbaralarındaki paraları bozdurup oraya gönderirken, Azerbaycan’dan eski Hacı Muratların üzerine battaniye dizen bir kardeşimiz yola çıkmış ki ben yardım etmeliyim diye. Bu çileler çekilirken, nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman büyük büyük konuşan, biraz önceki belediye başkanı, özel jetlerle o bölgeye geldiler. Yanlarında 10-20 tane kamera, 10-20 tane fenomenler, sosyal medyacılar, selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Onlara da deprem turisti diyoruz. Resmen deprem turistiydi onlar da. Allah iyiliklerini versin. Ne diyelim başka diyecek bir şey yok. Bizim işimiz gücümüz hizmet. Hem genelde hem yerelde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi büyütmeye çalışıyoruz. Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var, misyonumuza karşı sorumluluğumuz var, insanlarımıza karşı borcumuz var. Sayın Cumhurbaşkanımız da öyle söylüyorlar, ‘İnsan odur ki bıraka bir eser. Eseri olmayanın yerinde yerler eser’. Biz buna inandık ve böyle devam ediyoruz. O günlerde inşaatlara başlarken deprem bölgesinde, bize diyorlardı ki ‘Aceleniz ne, ne oluyor? Durun bakalım daha artçılar var. Ne olur ne olmaz’. Halbuki biz bilim adamlarıyla konuşuyoruz. En sert zeminleri tercih ediyoruz. Alınan tüm önlemlerle birlikte inşaatlara başlıyoruz. O adamlar şimdi, ‘Nerede bu evler, kime vermişler’ vesaire diyorlar. 46 bin tane konutu teslim ettik, 8-10 ay içerisinde. Bu ayın sonuna kadar 75 bini bulacağız. Ve mayıs ayından itibaren de her ay 15-20 bin konutu depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Ev çıkmadığında hüzünlenen, üzülen kardeşlerimize, onlara da diyorum ki bakın hiç merak etmeyin. Öbür ay çıkar, olmazsa diğer ay çıkar. Biz gece gündüz buradayız. ‘Sizler, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun deyinceye kadar, sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buradayız ve gitmeyeceğiz’ diye de onlara söz veriyoruz” diye konuştu.

‘ALLAH SİZİ ISLAH ETSİN’

Konuşmasında sözü CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, deprem bölgesiyle ilgili açıklamalarına da getiren Özhaseki, “Allah kimseyi vatan garip etmesin. Kolay değil. Evinizi, yakınlarınızı kaybetmişsiniz. En sevdiklerinizi kaybetmişsiniz. Gidip konteyner kentte kalıyorsunuz. Ne kadar zor. O yüzden önce borcumuzun orada olduğunu biliyoruz. Bunun içindir ki gece gündüz o bölgede hizmet etmeye devam ediyoruz. Bu arada bizim siyasiler çıkıyorlar. Ana muhalefetin genel başkanı 1 ay kadar oluyor. ‘Nerede yapmışlar ya. Ben hiç görmedim. Yani Recep Tayyip Erdoğan söz verdi. Sonuç sıfır sıfır’ falan gibi tuhaf tuhaf elinde bir tabelayla bir şeyler söylüyor. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki, ‘Ev verdik diyorlar ya. Olsa olsa AKP’lilere vermişlerdir bunlar. Akrabalarına vermişlerdir canım’. Ya Allah sizi ıslah etsin diyorum. Size tek tek şantiyelerimizi göstereyim. Tam şu anda, 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz orada. 110 bin kişi. 4 bin 333 köyde köy evleri yapıyoruz. Hem de çelikten. Çelikten evler yapıyoruz. Şehirlerin meydanlarını inşa ediyoruz. Hadi gelin sizi gezdireyim. Göstereyim tek tek. Yanınıza düşeyim. Hayır kimse gelmiyor. Nasrettin Hoca’ya demişler ki, ‘Adam olmanın yolu nedir? Kulaktır oğlum’ demiş. ‘Ya hocam nasıl laf öyle?’ Demiş ki, ‘Evladım, karşındaki ne diyorsa can kulağıyla dinleyeceksin. Önce onu bir anlayacaksın. Bu çok önemli bir şey. Bir de konuşurken ne söylüyorsun, onu da kulağın duyacak.’ Ya bizimkiler ne söyleneni anlıyorlar, ne kulakları duyuyor. Garip bir haldeler. Allah iyiliklerini versin ya. Diyecek başka bir şey yok onlara” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜK BİR TEHDİT VE BELA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğiyle ilgili de konuşan Bakan Mehmet Özhaseki, “Bilim adamları diyorlar ki, dünyada son yüzyılda ısı 1,1 derece arttı. Akdeniz Havzasında 1,5 derece arttı. Allah korusun bu 2 dereceye çıkarsa işte kriz de o zaman başlar. Göçler o zaman başlar. Çünkü Türk milletinin bile Orta Asya’dan çıkmasının bir sebebi, evet güvenlik de vardır bu işin içerisinde ama. Çölleşmedir, tarım alamamadır, verim alamamadır. O yüzdendir ki büyük bir tehditle ve bela ile de karşı karşıyayız. Bunun sebebi ise özellikle sanayi devriminden sonra çok üretmemiz, sonra çok tüketmemiz, çok tükettikten sonra da çok kirletmemizdir. Toprağı, suyu, havayı kirletmemizdir. En büyük sebep bu. Cenabıallah evreni ve dünyayı içerisinde bir denge ile yaratmış. Ne fazladan, ne eksik bir şey var. Fakat biz gelip çok kirletip, her tarafı tahrip edip, bu dengeyi bozunca işte karşımıza bir sürü belalar çıkıyor. Heyelan çıkıyor, kuraklık çıkıyor, seller geliyor. Yangınlar bir taraftan başlıyor. Müsilaj oluyor. Ve geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde binden fazla bir bela ile de Türkiye karşı karşıya kaldı. Merkezdeki dengeleri bozmamak lazım. Bu anlamda Türkiye de büyük bir mücadele veriyor. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk, bir taraftan 2040 yılına kadar kirletme oranımızı yüzde 41 geriye çekeceğimizle ilgili söz verdik. İklim Kanunu hazırlıyoruz, uluslararası anlaşmalara tarafız, bir taraftan da yeşili arttırmaya çalışıyoruz. Cenabıhak bile cenneti tarif ederken yeşilliklerden, bağlardan, bahçelerden, altından ırmaklar akan güzel yerlerden bahsediyor. Demek ki dünyayı güzelleştirmenin de bir yolu bu. Bizim de millet bahçesi projemiz var. 500’den fazla. 234 tanesini bitirdik. Hedefimiz 100 milyon metrekare yeşil alan oluşturmak. Cumhurbaşkanımız öyle hedef koydu” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine, ‘100 milyon metrekare yeşil alan hedefi’ verdiğini ve projeleri yakından takip ettiğini hatırlatan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Zaten Cumhurbaşkanımızla çalışıyorsanız uykuyu bir kere unutacaksınız. ‘Ben biraz birkaç gün tatile gitsem mi’ falan gibi bir lafı unutacaksınız. Gece 3’te telefonunuz çalabilir. Pazar günü, ‘Sen neredesin?’ diye sorabilir. Mustafa Varank Bakanım senelerce de arkadaşlık yaptı. Yanında ona yardımcı oldu. Bu işlere de şahittir. O hedefler koyar. Bu hedef bittiğinde de kolay kolay, ‘Tamam, iyi olmuş’ falan demez. ‘Öbürü ne oldu?’ der. Öyle bir çalışma hastası. Biz de onun yol arkadaşıyız. Onun koyduğu hedefler doğrultusunda sonuna kadar koşturuyoruz. O bize, ‘100 milyon metrekare yeşil alan yapacaksınız’ dedi. Şu anda 78-80’e yaklaştık değerli bakanım. Ve 234 tanesini açtık. 250’den fazlasının inşaatlarda devam ediyor. Bursa’mızda da 3 milyon metrekareden fazla. Bizim bakanlık olarak desteklediğimiz, yapmaya çalıştığımız da neredeyse 2,5 milyon metrekare civarında. 5 tanesini açtık. 2 tanesi bitti ama açılış için bekliyor. 3 tanesi de şu anda inşaatları devam ediyor veya proje safhasında.”

‘SIFIR ATIK PROJESİ’NDEN 96 MİLYAR LİRA GELİR ELDE ETTİK’

Emine Erdoğan’ın liderliğinde sürdürülen Sıfır Atık Projesinin de devam ettiğini vurgulayan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bir taraftan da sıfır atık gibi bir markayı dünyaya kazandırdık. Emine Erdoğan Hanımefendi sağ olsun bu işin liderliğini üstlendi. Takip ediyor yakından. Onun takip ettiği işte şu, önce evlerimizde ayrıştırıyoruz atıklarımızı. Sonra onu ekonomiye kazandırıyoruz. Ve kalan organik atıkları da gübreye çeviriyoruz. Sıfır atık olur mu, evet oluyor, aynen böyle. Bunu dünya kabul etti. Zaten Danışma Kurulu Başkanlığına Emine Hanımefendi seçildi. Birleşmiş Milletler düzeyinde. 31 Mart da Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bizim Türkiye’nin, dünyaya kazandırmış olduğu bir marka oldu. Bunu yaparak, biz 2023 senesi sonunda Türkiye’deki tüm atıkların, çöplerin yüzde 35’ini geri kazandık. Bundan elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira. Arkadaşlar çöp diyerek dışarı attığımız her şey bir değer. Eğer evlerimize gerçekten hanımefendiler, kağıtları ayrı bir poşete, camları, şişeleri ayrı bir poşete, petleri ayrı bir poşete, organik atıkları ayrı poşete koyarak, bizim belediye görevlilerine teslim ederse, onların müthiş bir geri dönüşümü oluyor. Seçimlerden sonra biz bakanlık olarak o poşetleri dağıtacağız. Tüm belediyelerimize biz dağıtacağız. Onlar da evlere verecekler. Evlerde inşallah hanım kardeşlerimiz atıkları bundan sonra ayrıştırarak koyacaklar. Ve onlar da ekonomiye kazandıracağız. Dediğim gibi geçtiğimiz yıllarda elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira. Sadece kağıt atıklardan dolayı, 432 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kendilerini-kahraman-gibi-gosterme-yigitligini-devam-ettiriyorlar/feed/ 0
Dev yatırım Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı yarın açılıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dev-yatirim-bakirkoy-kirazli-metro-hatti-yarin-aciliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dev-yatirim-bakirkoy-kirazli-metro-hatti-yarin-aciliyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:46:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7508 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, açılışı yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafından gerçekleştirilecek olan Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören- Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nda incelemelerde bulanarak Bakırköy Sahil İstasyonu’nda hatta ilişkin açıklama yaptı.

Uraloğlu, İstanbul’un kent içi raylı sistem ağının geliştirilmesine büyük önem verdiklerini ve bu kapsamda İstanbul’un raylı sistem ağını güçlendiren projeleri birer birer hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. 2 hafta önce yaya odaklı yeni nesil proje olarak Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nı hizmete sundukları anımsatan Uraloğlu, yarın da İstanbul’un en önemli kent içi ulaşım projelerden biri olan Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nı başarıyla tamamlayarak hizmete açacaklarını bildirdi.

Uraloğlu, İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donatma çalışmalarına son yıllarda büyük bir hız kazandırdıklarına işaret ederek, “2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, 2023’te İstanbul Havalimanı-Kağıthane Metro Hattı’nı ve Başakşehir-Çam Ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı, bu yıl ocak içerisinde Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesimini, 2 hafta önce de Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı sistem hattımızı İstanbullu vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bunlardan daha önce Gebze-Halkalı Banliyö Hattı daha çok bilinen adıyla Marmaray ve Levent-Hisarüstü Metro Hatlarımızı da hayata geçirmiştik. Tüm bu projelerle İstanbul’da yapımını tamamlayıp, halkımızın hizmetine sunduğumuz metro hatları toplamda 139,3 kilometreyi buluyor” diye konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak sadece İstanbul’da kent içi raylı sistem projelerini hayata geçirmediklerinin de altını çizen Uraloğlu, özellikle büyük şehirlerde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmak için ülkenin dört bir yanında kent içi raylı sistem projelerini hayata geçirdiklerini anlattı. Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 935,8 kilometre şehir içi raylı sistem hattının 407 kilometresini biz inşa ettik” dedi.

8,4 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA 7 İSTASYONDAN OLUŞUYOR

Bakan Uraloğlu, tüm Türkiye’de yapımını tamamladıkları projeler hakkında bilgi vererek, şu anda da yine Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere 7 projede toplam 90,3 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ettiklerini bildirdi. Türkiye genelinde de 371,9 kilometre planlama aşamasında projelerinin bulunduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Yarın hizmete açacağımız Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade – Çamlıca Camii – Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. İstanbul’daki bu 3 projemizin toplam uzunluğu da 44,4 kilometre. Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattımız 8,4 kilometre uzunluğunda ve 7 istasyonu bulunmaktadır. Özgün mimari tasarımlara sahip 7 istasyonda toplam 105 bin metrekare kapalı alanın inşa ettik ve çevre düzenlemesi ile peyzaj işlerini de tamamladık. Böylece Kayaşehir’den yola çıkan yolcular, Kirazlı’da son bulan bir yolculuk yerine Bakırköy’e kadar tek trenle seyahat edebilecekler. Saatte 80 km hızla günde 1 milyon yolcu bu hattımız ile ulaşım ihtiyacını karşılayacak. Projemizi tamamlayarak, Kirazlı İstasyonunda; Kayaşehir-Kirazlı Metrosu’na, Yenikapı-Bağcılar-Kirazlı Metrosu’na, İncirli İstasyonunda; Metrobüs Hattı’na, Yenikapı-Atatürk Havalimanı metrosuna, Özgürlük Meydanı İstasyonunda; Marmaray, Yüksek Hızlı Tren Hattı’na, Bakırköy Sahil İstasyonunda ise İstanbul Deniz Otobüsü ile entegre olarak kesintisiz ulaşım sağlıyoruz.”

“EKONOMİK KAZANCIMIZ; 6,1 MİLYAR DOLAR”

Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’nın 8,4 kilometre uzunluğunda, 7 istasyona sahip olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu istasyonlar, Özgürlük Meydanı, İncirli, Haznedar, İlkyuva, Yıldıztepe, Molla Gürani ve son olarak Kirazlı istasyonları olacak” dedi. Hattın işletmeye alınması ile Kayaşehir-Bakırköy İDO arası seyahat süresinin 39 dakikaya ineceğini belirten Uraloğlu, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-İncirli arası seyahat süresinin 31 dakika, Kayaşehir-Kirazlı arası seyahat süresinin 27 dakika, Metrokent-Özgürlük Meydanı arası seyahat süresinin ise 30 dakika olacağını açıkladı. Uraloğlu, “Bununla birlikte Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’mızın ekonomik kazancı ise 6,1 milyar olacak” diye konuştu.

“600 KİLOMETRE DAHA METRO HATTINA İHTİYAÇ VAR”

Uraloğlu, yarın, açılacak hatla birlikte İstanbul’a Bakanlığın kazandırdığı raylı sistem hatlarının uzunluğunun 147,7 kilometreye, İstanbul’un toplam raylı sistem ağının ise 348 kilometreye ulaşacağını bildirdi. Uraloğlu, Bu yılın ilk çeyreği içerisinde, Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Hattı’nın ardından Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimi de tamamlayarak açılışını gerçekleştirme planında olduklarını söyledi. Bakan Uraloğlu, “Ama elbette bu çalışmalar burada kalmayacak. Yaptığımız çalışmalar İstanbul’un 1004 km metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Her zaman dile getirdiğimiz üzere İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Metro hatlarına ihtiyacımız var, yani yeraltına inmemiz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“CUMHUR İTTİFAKI’NIN İSTANBUL İÇİN ÇOK GÜÇLÜ BİR ADAYI VAR”

Bakan Uraloğlu, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanmak için yarışacak çok güçlü bir adayı olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Murat Kurum ile inşallah İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Kendisini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dönemindeki hizmetlerden ve özellikle kentsel dönüşüm projelerindeki başarılarından tanıyoruz. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vereceğiz. İstanbul için planladığımız ulaşım projelerini birlikte hayata geçireceğiz. Bu düşüncelerle İstanbul’umuza bu eşsiz projeyi kazandıran en üst kademesinden en alt kademesine tüm yüklenici firma, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımızın tüm çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dev-yatirim-bakirkoy-kirazli-metro-hatti-yarin-aciliyor/feed/ 0
Geçen seneden devreden stok yeni hasatla birleşti arz fazlası oluştu… Gözler yine zeytinyağında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:25:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7499 “ZEYTİNYAĞINDA arz yönünde bir sıkıntımız yok ama eğer yeni adımlar atılmazsa stoklarda bu kadar fazla ürün varken bizler zarar göreceğiz. Elimizde geçen sezondan kalan binlerce ton zeytinyağı var. Şimdi yeni sezon ürünleri geldi. Zeytinyağında yeni sorunumuz da bu kadar fazla stok oluşması…”

Bu sözlerin sahibi Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Başkanı Ali Uçar. Dikkat çektiği konu ise yakın dönemde Türkiye’deki zeytinyağı arzını kontrol etmek için uygulanan dökme yağ ihracatındaki kısıtlama kararı. Uçar’a göre bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

BEKLENTİ 180 BİN TON

Zira, zeytinyağının çok uzun süre saklanan bir ürün olmadığını vurguluyor Uçar. Geçen yıldan yaklaşık 150 bin ton zeytinyağı stokunun devrettiğini söyleyen ATO Başkanı Uçar, “2023/2024 sezonunda ise yaklaşık 180 bin tonluk bir rekolte beklentisi söz konusu. Ayrıca Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracatta kullanılmak üzere Afrin’den gelen 50 bin ton daha zeytinyağı var. Yani 360-380 bin ton seviyesinde bir zeytinyağından bahsediyoruz. İç tüketimimizi düştükten sonra 200 bin ton zeytinyağı kalıyor geriye. Ancak bu yağ bekledikçe bozulacak ve kalitesi düşecek” dedi.

GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Stoklarda bu kadar zeytinyağı fazlalığı oluşmasının ana nedeninin ihracat kısıtlaması olduğunu dile getiren Uçar, “Bu karardaki ana amaç iç pazardaki dengeyi sağlayabilmekti. Ayrıca daha yüksek fiyata satılabilen ambalajlı yağ ihracatına yönlendirme amacı vardı. Karardan sonra ambalajlı zeytinyağ ihracatı sadece yüzde 5 arttı. Yani istenilen etki olmadı. Bu kadar zeytinyağının değer kaybına uğramaması için kısıtlama kararının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Uçar, bu kadar stok fazlası olan bir ortamda üreticilerin de ellerindeki yağları bazı bölgelerde 220 liraya bile zor satabildiğinin, çoğu zaman satmakta zorlandığının altını çizdi.

SAHTECİLİĞİ ARTIRIYOR

ZEYTİNYAĞINDA yakın dönemde gerçekleşen hızlı fiyat yükselişinin sahte ve tağşiş ürünlerde artışa neden olduğunu söyleyen Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Fiyatların bu kadar yüksek olması sahtecileri de buraya çekti. Hala sahteciliğin önüne geçilemiyor. En büyük sıkıntılarımızdan biri bu. 5 litre zeytinyağı internetteki pazaryerlerinde 500 liraya satılıyor. Ayvalık zeytinyağı coğrafi işaret aldı. Tüm Türkiye’de bu isimle satılıyor ama bizim o kadar üretimimiz yok çoğu sahte” dedi.

YAĞ BEKLEDİKÇE KALİTE AB STANDARDINDAN UZAKLAŞIYOR

ZEYTİNYAĞINDAKİ stok sorununa dikkat çeken diğer bir isim de Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek. Türkiye’nin ciddi miktarda zeytinyağı elinde tutmaya başladığını ifade eden Kürlek, ”Ticaret Bakanlığı’nın dökme yağda uyguladığı ihracat kısıtlaması elimizdeki stokların bu kadar birikmesinde en önemli etken. Ancak bu kadar yağı uzun süreli tutamayız. Zeytinyağı beklediği zaman kalitesi düşüyor. Avrupa Birliği (AB) standartlarından uzaklaşıyor. Kalitesi düşen yağı iyi fiyata satamayız. Ve yeni hasat dönemine doğru gidiyoruz. Eğer ihracat kısıtlamaları üreticiyi rahatlatacak şekilde yeniden gözden geçirilmezse çiftçiler bu durumdan negatif etkilenir. Çiftçiler zeytinyağını güncel fiyatının altında satmak zorunda kalabilir. Zeytinyağı piyasasında fiyat istikrarı sağlanabilmesi adına zeytin ağacı dikimleri hızlandırılmalı. Ağaç varlığı 190 milyondan 300 milyona çıkmalı” dedi.

KAMPANYALAR BAŞLADI

Aralık ayından önce litresi 300 liranın altında olan sızma zeytinyağ fiyatları hızla 500 liranın üstüne tırmandı. Bazı ürünlerde litre fiyatları hızla 700 liranın üstüne çıktı. Ancak son bir ayda fiyatlar 400 ila 500 lira arsına geriledi. Sektör temsilcilerine göre ellerindeki stokları eritmek isteyen çok sayıda firma kampanyalara yöneliyor.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gecen-seneden-devreden-stok-yeni-hasatla-birlesti-arz-fazlasi-olustu-gozler-yine-zeytinyaginda/feed/ 0
Ev sahibi tekliflere açık… Satılık konutlar ilanda bekliyor pazarlık artıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:21:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7494 Artan fiyatlar, yüksek faiz oranı, krediye erişim sorunu ve mevduat seçeneği konut satışlarında düşüşe neden oldu. 2023 yılında 9 yılın en düşük konut satışı gerçekleşirken, yılın ilk ayında da yaklaşık 80 bin satışla son 11 ayın en kötüsü görüldü. Yaşanan durgunluk ikinci el piyasada dengeleri değiştirdi. Satılık ev ilanlarında ‘pazarlık payı var’ notlarının artışı dikkat çekerken, sektör temsilcileri yüzde 10-15 indirime sıcak bakıldığını, hatta takas ya da senetli alımlar da yapıldığını dile getirdi.

ALICI AZALINCA BEKLENTİ DEĞİŞTİ

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, konut piyasasında durgunluk arttıkça, geçtiğimiz aylarda başlayan pazarlık marjının açıldığını anlattı. “Alıcı azalınca ev sahibinin beklentileri değişti” diyen Akçam, “Ne olsa satılır döneminde hatalı fiyat verenler yüzde 20’ye kadar indirim yapıyor, köpük eriyor. Onun dışında ihtiyacı olan doğru fiyat da olsa yüzde 10-15 indirime sıcak bakıyor. Söz gelimi 3 milyon liralık bir evde 2.9 milyon teklifi elinin tersiyle itiyorlardı. Şimdi 2.5 milyon lirayı rahatlıkla sunuyoruz. Bugünlerde ihtiyacı olan kesim fiyatlar ve faizler nedeniyle ev alamıyor, yatırımcı ise çoğu zaman mevduata gidiyor. Piyasa daha çok evini satıp yenisini alanlarla dönüyor” ifadelerini kullandı.

İKİNCİ ELDE SENETLİ SATIŞ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, yaşanan durgunluk nedeniyle ev sahiplerinin artık ‘tekliflere açığım’ noktasına geldiğini söyledi. Akdoğan, “Yaşanan durgunluk nedeniyle pazarlık 5-6 aydır var ama artık öyle bir noktaya geldi ki, ev sahipleri geçmişte hiç yüzüne bakmayacakları teklifleri inceliyor. Mesela geçtiğimiz günlerde bir satıcı, 3 milyon liralık bir işlemde 600 bin liralık kısmı senet olarak almayı kabul etti. Küçük bir arsa-tarlası olan ve hatta aracı olan takası öneriyor ve değerlendiriliyor. Burada önemli olan satıcının ihtiyaç durumu. Çok acil krizi olan yüzde 20 ve hatta üzerinde indirim yapabilir, ya da başta belirlediği fiyat çok yüksekse düşebilir. Ama makul pazarlık oranı yüzde 10 bandı diyebiliriz” şeklinde konuştu.

İLANDA KALMA SÜRESİ UZADI

Konut piyasasında canlılık ölçütü olarak kullanılan satılık konut ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren ‘kapatılan ilan yaşı’ da durgunluğu gösterdi. Sahibinden.com, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırlanan şubat raporunda, kapatılan ilan yaşının ülke genelinde ve İstanbul, Ankara ve İzmir’de arttığı belirtildi. Ocakta bir önceki aya kıyasla kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 5 gün, İstanbul’da 5.5 gün, Ankara’da 5.3 gün, İzmir’de ise 9 gün uzadı. Son verilere göre kapatılan ilan yaşı ülke genelinde 66.9 gün, İstanbul’da 72.6 gün, Ankara’da 52.9 gün ve İzmir’de 84.4 gün oldu.

FİYAT ARTIŞI ENFLASYONUN ALTINDA KALDI

Talep düşüşünü değerlendiren İstanbul Gayrimenkul Değerleme (İGD) Yönetici Ortağı Dr. Ahmet Büyükduman, “Konut piyasasında krediye erişimin talebi zayıflatmasının yanı sıra alternatif yatırım araçlarının getirilerinin görece cazip hale gelmesi kısa vadede konutu bir yatırım alternatifi olmaktan çıkarmış görünüyor. Ayrıca kiralama piyasasına müdahaleler de kiraya vermek üzere konut edinim isteğini oldukça zayıflattı. Bu nedenlerle talep şimdilik zayıf” dedi. TCMB verilerine göre fiyat artış hızınca ciddi gerileme olduğunu belirten Ahmet Büyükduman, “Geçen yıl ocakta yüzde 6.9 olan aylık fiyat artışı bu yıl ocakta yüzde 1.1’e geriledi. Aylıkta son 4 yılın en yavaş artışı görüldü. Ayrıca bu artışlar enflasyon oranının altında kaldığından reel olarak bir azalışa işaret ediyor. Konut fiyat artışlarının süreceğini, ancak bu artışların bir süre daha enflasyon oranının altında kalmaya devam edeceğini düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-tekliflere-acik-satilik-konutlar-ilanda-bekliyor-pazarlik-artiyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Teknoloji geliştirme bölgelerini 22 yılda 2’den 101’e yükselttik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:09:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7491 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi ziyaret ve yatırım projesinin protokol imza töreni için geldiği memleketi Giresun’da 2. Organize Sanayi Bölgesinde yeni fabrikalar açılış, temel atma ve Giresun Teknopark açılışını gerçekleştirdi.

Bulancak 2. OSB’deki Teknoparkta düzenlenen törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Giresun’umuza, sanayimizin katma değerli üretim gücünü arttıracak, şehrimizin bilimsel ve teknoloji tabanlı kalkınmasını daha da ivmelendirecek yeni tesisler, yeni eserler kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Dünya, savaşlar, salgınlar, ekonomik ve jeopolitik krizlerin küresel dengeleri kökten değiştirdiği, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı çalkantılı ve zorlu bir dönemden geçiyor.

Bu fırtınalı denizde birçok ülke rotasını kaybetmişken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 22 yılda oluşturduğumuz siyasi istikrar iklimi, rekabetçi, sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısı, güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle sayısız vizyon projeye imza attık. Başkalarının hayal bile edemeyeceği asırlık projeleri çeyrek asra sığdırarak ülkemizin tarihine ve talihine yeni bir istikamet kazandırdık. Askerî insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci olan Türk sanayisini inşa ettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızca kurulan sayısını 22 yılda 2’den 101’e yükselttiğimiz teknoloji geliştirme bölgeleri ve desteklediğimiz bin 298 Ar-Ge ve 327 tasarım merkezi ile ülkemizde teknoloji seviyesi yüksek üretim kapasitesi inşa ettik” dedi.

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR DE ARTTI”

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî gelirin 13 bin 110 dolara, millî geliri ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardıklarını da belirten Bakan Kacır, “Küresel tedarik zincirlerinde ve enerji arzında yaşanan kırılmalara, yaşadığımız deprem felaketlerine rağmen 255,8 milyar dolarla ihracatımızda tarihi bir rekora imza attık. Girişimcilik ekosistemimiz milyar değerlemeyi aşan 7 Türk teknoloji girişimi çıkardı ve bunların 6’sı Ar-Ge teşviklerimizle başarıya ulaştı. Savunma sanayinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı millî otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. 60 yıl öncesinin devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdük.

Astronotumuz Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna 85 milyon vatandaşımızla birlikte tanıklık ettik.

Türkiye Yüzyılı’nda da yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak, ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi hâline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atmaya devam edeceğiz. Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi teknolojiyi üreten ve geliştiren ülke hâline dönüştürmek, küresel pazarda ülkemizin etkinliğini artırmak ve dünya çapında bir üretim merkezi olarak konumumuzu pekiştirmek amacıyla, altyapısı güçlü ve çevre dostu planlı sanayi alanları sunuyoruz. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî geliri 13 bin 110 dolara, millî gelirimizi ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardık” dedi.

“OSB’LER KALKINMANIN KALBİNDE YER ALIYOR”

Son 22 yılda Organize Sanayi Bölgelerinin sayısını 192’den 361’e, OSB’lerimizde istihdamı 415 binden 2,6 milyona çıkardıklarını da açıklayan Bakan Kacır, ”OSB’si olmayan il bırakmadık. Giresun’umuz da bu planlı sanayileşme hamlemizden payını ziyadesiyle aldı. 22 yıl önce sadece bir organize sanayi bölgesi bulunan şehrimize 3 yeni OSB kazandırarak Giresun’umuzu sanayi yatırımları için cazibe merkezine dönüştürdük. Giresun 2. Organize Sanayi Bölgemizle de yaklaşık 49 hektarlık alanda sanayicilerimize altyapısı güçlü ve çevre dostu modern planlı sanayi alanları sunuyoruz. Bugün de Giresun 2. OSB bünyesinde orman ürünlerinden savunma sanayine, mobilyadan gıda sanayine farklı sektörlerde faaliyet gösteren 6 üretim tesisinin açılışını gerçekleştiriyoruz. 4 adet üretim tesisimizin temelini atıyoruz. 790 istihdam oluşturacak bu 10 fabrika ile OSB’miz inşallah 3 binden fazla vatandaşımız için ekmek kapısı olacak. Tabi şehrimize yeni üretim alanları kazandırmak kadar önem verdiğimiz bir diğer husus Giresun ekonomisinin teknoloji odaklı dönüşümünü sağlamak. Bu doğrultuda bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Giresun Teknokent’i şehrimize kazandırdık. Teknokentimizi üniversite ve sanayi iş birliğini kuvvetlendiği, bilgi ve üretimin buluştuğu, yenilikçi fikirlerin ürüne dönüştüğü öncü merkez olarak konumlandırdık. Bin 275 metrekare kiralanabilir alana sahip Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgemizle, şehrimizin katma değerli ve teknoloji odaklı kalkınmasına yeni bir ivme kazandıracağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak 45,6 milyon lira destek sağladığımız bu altyapıyla Giresun’umuzun yıldızı daha da parlayacak. İnanıyorum ki teknoparkımız alanında öncü, lider teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapacak. Önümüzdeki dönemde Giresun’un kalkınmasına ivme kazandıracak yatırımların önünü daha da açacağız. Mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri noktalara çıkaracağız” dedi.

Yapılan konuşmanın ardından törenle Giresun’da 2. Organize Sanayi Bölgesinde yeni fabrikalar açılış, temel atma ve Giresun Teknopark açılışını gerçekleştirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-teknoloji-gelistirme-bolgelerini-22-yilda-2den-101e-yukselttik/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Bunlar deprem turistleriydi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:51:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7472 Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılış törenine ilk olarak AK Parti Edremit Belediye Başkan Adayı Muhammet Yılmaz bir konuşma yaptı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapılan çalıma hakkına bilgi verdi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da selamlama konuşması yaptı. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de konuşma yaptı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki törende yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nden sonra bölgedeki çalışmaları anlatarak, “Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi uçaklarının içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi” dedi.

İyi işler yapıldığında milletin bunu gördüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok” diye konuştu.

Bazı konuların siyaset üstü olduğunu ifade eden Özhaseki, “Birisi deprem meselesidir mesela. Birisi bu çevre meselesidir, hizmet meselesidir. Eğer insanların orada menfaati varsa iyiliği varsa orada asla siyaset yapılmaz. Deprem olduğunda Yücel Bey de Allah razı olsun, biz bölge tarif ettik gitti, aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde ama baktık ki en büyük hasarı orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var. Orada bizim canımız var. Orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var” dedi.

Yolun medeniyet olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, yol önemli. Çünkü yol medeniyettir. Yol kalkınmanın birinci unsurudur. Yol vasıtasıyla insanlar evlerine ulaştığı gibi ticaret de yaparlar. Sanayiciler derdine çözüm bulur, turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizmde gelişmez, o yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine siz de şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli başkanımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir ıslah çalışması ile yaptığı için çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde binden fazla şantiye olduğunu aktaran Özhaseki, “Bakanlık olarak adeta bir ordu gibi çalışıyoruz. Tam 4 bin 333 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz, binden fazla orada şu anda şantiyemiz var” dedi.

Herkese kapısının açık olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, “Ben bunu çok görüyorum. Hatay’a o kadar yatırım yapıyorum, 2 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye gelip de ‘Sayın Bakanım şu işimizi yapalım’ demiyor. Hiçbir şey demeden çalışıyoruz. Onların yapacağı işleri de yapıyoruz, emin olun. Ama böyle yürümez bu işler. Ben diyorum ki Türkiye bir deprem ülkesi kentsel dönüşüm esas hangi partili olursanız olun a, b, c, d, e ne olursanız olun gelin kapı sonuna kadar açık size. Sonuna kadar beraber olalım, hizmet edelim ama gelmiyorlar. Ne yapalım? Allah onların da iyiliğini versin diyoruz. Başka da yapacak bir şey yok” şeklinde konuştu.

Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla tören sona erdi. Törene, Vali İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Ülkü Yolu ve çevre düzenlemesinde 6 bin 500 metre sıcak asfalt, 5 bin 400 metre bisiklet ve yaya yolu yapıldı. 6 kilometrelik yol güzergahında modern ışıklandırmalar ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca yolun yanında bulunan Edremit Çayı’nda da modern teknikler ile doğaya uyumlu bir ıslah çalışması yapıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-bunlar-deprem-turistleriydi/feed/ 0
Bakan Kacır açıkladı: Rehavete kapılmak yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/#respond Sun, 07 Apr 2024 09:03:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7458 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’nde, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarını belirterek, “Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz. Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da “2002 yılından bu yana ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz” diye konuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, törende yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Yol medeniyettir’ anlayışıyla 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında ulaşım altyapımızı güçlendiriyoruz. Ulaşım altyapımızın, ülkemizin büyümesi ve kalkınmasında çarpan unsuru olmasını sağlıyoruz. Özlem çeken gönülleri ve kalpleri kavuşturuyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını garanti altına alarak trafik kazalarını en aza indiriyoruz” diye konuştu.

Duble yol projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını yeni yatırımlar için cazibe merkezine dönüştürdüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Üretimi, istihdamı, ihracatı yurdun tüm sathına yayarak dünyaya örnek bir başarı hikayesi oluşturduk. On yıllardır sürüncemede bırakılan, adeta yılan hikayesine dönen ulaştırma projelerini tamamlayarak halkımızı konforlu, hızlı ve güvenli ulaşımla buluşturduk. Bugün ülkemizde yaptığımız yollar, tüneller, viyadükler ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif haline geldi. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir anlayışla; durmadan, yorulmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile birlikte 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarının altını çizen Bakan Kacır, “Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak. Sizler desteğinizi esirgemediğiniz sürece hiç kimse bizim, Türkiye’nin bileğini bükemeyecek. Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olacak” dedi.

‘ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK’

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da konuşmasında, bakanlık olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptıklarını söyleyerek, “Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle, Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi 19 kara yolu projesine de devam ediyoruz. Yapım çalışmalarını başlatmak üzere bir araya geldiğimiz Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, ilimizin kara yolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir kara yolu projemizdir. Bildiğiniz üzere Karadeniz Sahil Yolu, doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında kara yolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ediyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız” dedi.

‘YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ’

1,6 kilometre uzunluğundaki Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı projesiyle mevcut sahil yolunu alt geçide alarak yüksek standartlı ve konforlu geçiş sağlayacaklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, şunları söyledi:

“Kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceğiz. Böylece projemizle zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Giresun’daki yatırımlarımız ulaşımın her modunda devam ediyor. 2015 yılında hizmete açtığımız Ordu-Giresun Havalimanı ile Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Bu havalimanı yılan hikayesine dönmüştü. Hatta 2002 yılında yatırım programından da çıkarılmıştı. Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. ‘Bu havalimanı yapılacak’ dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanı’nı kurduk. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık. Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz.”

Hızlı tren ağını artık Karadeniz’e ulaştıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Sonrasında da Giresun’dan Sarp’a devam edecek. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demir Yolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun ile birlikte tüm Doğu Karadeniz illerini demir yoluyla tanıştırmış olacağız. 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-acikladi-rehavete-kapilmak-yok/feed/ 0
Bakan Uraloğlu güzergahı açıkladı! Karadeniz’e hızlı tren geliyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:36:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7455 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta şehir içi trafiğin önüne geçeceklerini belirterek, “Böylece projemiz ile yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi. Uraloğlu, Giresun’da 18 Milyar 219 milyon lira bedelli 19 projenin yapımına devam ettiklerinin de altını çizdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Giresun’un şehir içi trafiğini önemli ölçüde azaltacak Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın temelini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte attı. Burada yaptığı konuşmasına 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Bakan Uraloğlu, Giresun’un eşsiz doğası ve zengin kültürü ile her geçen gün cazibesini artıran bir şehir olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Ancak 2002 yılı öncesinde ulaşım imkanlarının gelişmemiş ve yetersiz olmasından dolayı Giresun, sahip olduğu bu zenginlikleri yeterince değerlendiremedi. Ta ki Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerimiz iş başına gelene kadar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptık” dedi.

 

“GİRESUNLULARI GÜVEN VE KONFORLA TANIŞTIRDIK”

Bakan Uraloğlu, 2002 yılında Giresun’da sadece 26 kilometre bölünmüş yol olduğuna dikkat çekerek bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye çıkardıklarını, 12 kilometre olan bitümlü sıcak kaplamalı yol uzunluğunu ise 205 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. 214 kilometre yolun iyileştirmesini yaptıklarını, 25 bin 590 metre uzunluğunda 14 adet Tünel, 5 bin 778 metre uzunluğunda 125 köprü inşa ettiklerini açıklayan Uraloğlu, “Giresunluları güven ve konforla tanıştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hızla Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık ve 2007 yılında hizmete açtık. Bu yolla Samsun’dan Sarp Sınır Kapısı’na kadar hareket geldi, bereket geldi. Sahil yolunda 15 adet tüneli tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Giresunlu kardeşlerim virajlı yollarda yaşanan çileleri unuttu” diye konuştu.

 

“GİRESUN’DA 18 MİLYAR 219 MİLYON LİRA BEDELLİ 19 PROJE DEVAM EDİYOR”

Giresun’un karayolu baştan sona yenildiklerini ifade eden Uraloğlu, Ağın Köprüsü’nün restore ettiklerini ve Tirebolu-Kürtün-Torul Yolu’nu hizmete verdiklerini söyledi. Giresun-Dereli-Sivas Yolu ile Giresun’un önemli ulaşım koridoru olan Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli’ni inşa ettiklerini de anımsatan Uraloğlu, “2 bin 200 metre rakıma ulaşan Eğribel Geçidinde kış mevsiminin çetin şartlarında ulaşımın ne zorluklarla sağlandığını hepiniz bilirsiniz. İnşa ettiğimiz çift tüplü tünel ile seyahatlerinizde konforu ile kesintisiz ulaşım tesis ettik. 30 adet virajı ortadan kaldırarak, güzergahta 6,5 km kısalma sağladık. Yolun geometrisini iyileştirerek Eğribel Geçidindeki seyahat süresini normal zamanda 25 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine, 2,4 kilometre uzunluğunda Tek Yol –Bitümlü Sıcak Kaplama olarak projelendirdiğimiz Keşap Köprülü Kavşağını da tamamlamış ve bu ocak ayı içerisinde hizmete açmıştık. Köprülü kavşağımızın trafiğe açılmasıyla birlikte Karadeniz Sahil Yoluna Keşap’ta batı yönünden giriş-çıkış sağlamış olduk. Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle; Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi toplam 19 karayolu projesine de devam ediyoruz” diye konuştu.

 

YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK

Bakan Uraloğlu, bugün temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın ise şehrin karayolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir proje olduğunun altını çizdi. Karadeniz Sahil Yolu’nun doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında karayolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız. Karadeniz Sahil Yolu’na, şehir merkezine ve Limana hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı sağlayacağız” dedi. 1,6 km uzunluğundaki projenin mevcut sahil yolunu altgeçide alarak yüksek standartlı ve konforlu bir geçiş sağlayacağını açıklayan Uraloğlu, kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceklerinin altını çizdi. Uraloğlu, “Böylece projemiz ile zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” diye konuştu.

 

“GİRESUNLU VATANDAŞLARIMIZI GÖKLERE ÇIKARDIK”

Bakan Uraloğlu, Giresun’a tüm ulaş modlarında önemli yatırımlar yaptıklarını vurgulayarak Ordu-Giresun Havalimanı’nı 2015 yılında hizmete açtıklarını anımsattı. Söz konusu havalimanının 2002 yılında yatırım programından çıkarıldığını hatırlatan Uraloğlu, “Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. Bu havalimanı yapılacak dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanını kurduk. Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık” dedi.

 

KARADENİZ’E HIZLI TREN HATTI

Yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirdiklerini belirten Uraloğlu, en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açılışını yaptıklarını, şimdi de hızlı tren ağını Karadeniz’e ulaştıracak projelere başladıklarını açıkladı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile Samsun’a hızlı tren getireceklerinin altını çizen Uraloğlu, “120 kilometrelik Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini bu yıl yapacağız. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde bu hattın da etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun’la birlikte tüm Doğu Karadeniz Bölgesi illerini demiryolu ile tanıştırmış olacağız” dedi.

 

“İLMEK İLMEK İŞLEDİĞİMİZ PROJELERİMİZLE GİRESUN’U GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Bakan Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğa’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizdi. Giresun Belediye Başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday olan mevcut başkan Aytekin Şenlikoğlu’nun sosyal projeleri ile çok başarılı bir belediye başkanı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Giresun onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Birçok alanda önemli projeler üretti. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Canı gönülden inanıyorum ki sizlerin desteğiyle de Giresun’un gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra Aytekin Şenlikoğlu Başkanımızla birlikte planladığımız tüm projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Giresun’u geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-guzergahi-acikladi-karadenize-hizli-tren-geliyor/feed/ 0
TİKAD Başkanı Bulut’tan 8 Mart mesajı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:22:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7429 TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için bir mesaj yayınladı. 

Bulut’un açıklaması şu şekilde:

Öncelikle uzun ve çok zorlu bir çabanın sonucunda  elde edilmiş hakları temsil eden, yıllar içinde giderek artan şekilde kuvvetle sahip çıkılarak bugünlere getirilen, bir anlamda kadınların ortak mücadelesinin ve dayanışmasının adı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle bütün kadınlarımıza sevgi ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Kadınların hem sayısal nüfus, hem de sosyolojik bir gerçeklik olarak hayatın yarısını oluşturdukları bir dünyada tek bir güne sığdırılamayacak toplumsal fırsat eşitliği hedeflerimiz için elbette Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD ) olarak yılın 365 günü aynı heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Birbirine eklenerek güçlenen halkalar gibi, geçmişten bugüne kadınların her alanda güçlenmesine emek vererek bugünleri hazırlayan ve bizlere elde edilen her kazanımı daha da ileri taşıma görevini bırakan bütün kadınların, onların emeklerinin ve elde ettiğimiz haklarımızın ne kadar önemli olduğunu hep birlikte yüksek sesle dile getirmemize vesile olduğundan, 8 Mart tarihinde çeşitli platformlarda taleplerimizi bir kez daha dile getiriyor ve hassasiyetlerimizi vurguluyoruz.

Bilindiği üzere, Türkiye kadınlara seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden uzun yıllar önce tanıyarak, kadına verdiği değeri somut olarak göstermiştir.  Bunun neticesinde, Türkiye’de kadınlar gerek toplumsal gerekse siyasi alanda oldukça önemli yollar kat etmiş; üretim dahil, iş dünyasının her düzeyinde kendini ortaya koyarak ülkenin ekonomik hayatında da etkili bir yer tutmuştur. 

Giderek güçlenen kadınlar sivil toplum kuruluşları yoluyla, yaşadıkları ülkenin olduğu kadar dünyada da etkin rol oynayan noktalara ulaşmıştır. Bütün bu zorlu yıllar boyunca  kadınlar “hak mücadelesinin” en güçlü kaleleri olmuşlar,  büyük görevler üstlenmişlerdir. Nene Hatun’dan Sabiha Gökçen’e, tarihimiz kendileriyle gurur duyduğumuz kadınlarla doludur. Kadınların gücünün neler yapabileceğini, kadının neleri başarabileceğini açık şekilde gösteren çok sayıda dernek ve kuruluş bugün de  kadın haklarının  çeşitli alanlarında çalışmalarını sürdürüyorlar. Zira, kadınların bugün geldiği noktanın henüz daha istenen düzeyde olduğunu söylemek maalesef mümkün değil. Özellikte siyasetin içerisinde karar mercilerinde yeterli kadın temsilinin olmaması kapatılması gereken büyük bir eksiklik.  Ben şahsen kadın öngörüsünün, kadın erdem ve merhametinin siyaseti çok ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum.

Kadınları güçlendirmek, onların eğitime, sağlık hizmetlerine, ekonomik fırsatlara ve siyasi katılıma erişmelerini sağlamak ve onları toplumsal önyargılara karşı dirençli kılmak anlamına gelir. Cinsiyet ayrımcılığı her insanın doğuştan gelen insani haklarının ihlalidir ve toplumların bir bütün olarak ilerlemesinin önündeki en büyük engeldir. Biliyoruz ki, kadınlara eğitim ve istihdamda eşit fırsatlar verildiğinde ekonomik büyüme ve kalkınmaya büyük ölçekli katkıda bulunabilirler. BM Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, ülkemizin daha da gelişmesine destek olmanın katalizörü cinsiyet eşitliği hedeflerine erişmeyi ortak bir gayret olarak görmektir.

Ama ne yazık ki, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için daha gidilecek çok uzun bir yol var. Kültürel yapılar pek çok toplumda hala önemli bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Kadına yönelik şiddet, çalışma hayatındaki eşitsizlik, eğitim hakkından mahrumiyet, finansal kaynaklara kısıtlı erişim ve karar mercilerinde yetersiz temsil, bütün dünyadaki kadınların karşılaştığı ortak sorunlar olarak sıralanmaktadır.

Görüldüğü gibi, 8 Mart Dünya  Emekçi Kadınlar Günü’nde daha güçlü bir vurguyla gündeme getireceğimiz pek çok meselemiz var, tüm sorunlarımızın çözümünde daha fazla yol kat etmek için kadınlara büyük görevler ve sorumluluk düşüyor. Bizler çocuklarımıza daha adil bir dünya bırakmak amacıyla barışın inşaası, adil düzen ve adil gelir dağılımının sağlanması için küresel düzeyde yılın her günü aynı şevkle çalışmaya devam edeceğiz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tikad-baskani-buluttan-8-mart-mesaji/feed/ 0
İnsansız helikopteri sıçratacak ortaklık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/insansiz-helikopteri-sicratacak-ortaklik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/insansiz-helikopteri-sicratacak-ortaklik/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:55:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7413 Titra Kurucu Ortağı M. Selman Dönmez’i de Pasifik Teknoloji Genel Müdürü olarak atayan grup bir basın toplantısı düzenledi.

Satın almanın Pasifik dışında ülke için de kritik olduğuna dikkat çeken Pasifik Grubu CEO’su F. Nusret Dur, “2019 yılından itibaren teknoloji alanına yatırım sağlıyoruz. Siber güvenlik ve ulaştırma sektörüne yönelik yazılımlar teknolojik alt yapı gibi yatırımlarımızı halka arz ile beraber kurumsal bir çatının altında toplayıp halka arz sürecini tamamladık. Titra birlikte yol yürüyeceğimize inandığımız ve potansiyel gördüğümüz bir alanda faaliyet gösteren bir şirketti” diye konuştu.

DİKİNE İNİŞ KALKIŞ

Pasifik Teknoloji Genel Müdürü Selman Dönmez, “2020 yılının Ekim ayında Titra’yı kurumsal yapı haline dönüştürdük, onun öncesinde bir bilişim şirketimiz altında bu Ar-Ge çalışmalarını başlatmıştık. 2020’nin Aralık ayında ilk uçuşlarımızı gerçekleştirdikten sonra, insansız helikopterlere gerçekten çok büyük bir ilgi oluştu. Savunma sanayi tarafında bizim temel motivasyonumuz aslında o dönem savunma sanayinin çok ciddi yerlileşme ve proje çağrıları mevcuttu” diye konuştu.

Dikine iniş ve kalkışın özellikle gemi platformlarına, iniş pistinin olmadığı noktalara, iniş ve kalkış yapabilme kabiliyetleri açısından savunma sektörü için çok kıymetli bir özellik olduğuna dikkat çeken Dönmez, “Orada da önemli çağrılardan bir tanesi dikine iniş ve kalkış yapan, yine o dönem biliyorsunuz Baykar, Tusaş gibi firmalar sabit kanatlı pistten kalkış ve iniş yapan insansız hava araçlarını geliştiriyorlardı. 2017 yılı sonlarında dikine iniş ve kalkış yapabilen insansız hava araçları için çağrı başlatıldı. O günden başlayan süreç dönüşe dönüşe Ar-Ge çalışmalarının verdiği sonuca göre insansız helikoptere dönüştü. Madem gözetleme, madem dikine iniş kalkış yapılacak dolayısıyla yüksek kapasiteli bir platform olmasını istedik. Hem kargo operasyonları hem lojistik operasyonlar için kullanılabilsin, hatta ilerleyen süreçte silahlandırabilmesi mümkün olursa çatışmalarda yakın hava desteği sağlasın diye bir düşünceyle insansız hava helikopterini geliştirme sürecini gerçekleştirdik. Bu fikir silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri tarafından da çok benimsendi” şeklinde konuştu. 

Nusret Dur – Selman Dönmez

ASKERE ERZAK TAŞIYOR

Geçtiğimiz sene envantere girerek teslimatların gerçekleştirildiğini belirten Dönmez, Güneydoğu’da görev yapan askerlere erzak götürülmesinin sağlandığını, 5 yıllık sürede insansız helikopter ve hava araçlarına ait ekip geliştirildiğini söyledi. Selman Dönmez, Türk askerine bu şekilde hizmet sağlamanın ciddi bir motivasyon kaynağı olduğuna da dikkat çekti. 

Deli Kamikaze İHA, Pars Gözcü İHA ve yıl ortasına doğru yeni açıklanacak küçük bir helikopter ve silahlı İHA’lar olarak Pasifik Teknoloji ile aynı çatı altında buluşmanın kendileri için 5-10 yılda ulaşmayı bekledikleri noktalara çok daha kısa zamanda ulaşabilme imkanı sağlayacağını belirten Dönmez, “Titra Grubu’nda şu anda 200 kişilik bir mühendis ekibi çalışıyor. Bugüne kadar ayda 2 adet İHA üretmek adına kurulan bir alt yapımız mevcuttu. Çünkü ciddi el işçiliği ve mühendislikle çalışıyoruz. İHA’lar sayesinde kara yolu ile 2.5 saat teslimat süresi olan yerlere 15 dakikada teslimat yapabilme imkanı mevcut” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/insansiz-helikopteri-sicratacak-ortaklik/feed/ 0
Akkuyu’ya kadın eli https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:51:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7411 Türkiye’nin ilk nükleer santral projesi olan Akkuyu Nükleer Santralı’nda kadınlar kritik pozisyonlarda yoğun mesai harcıyorlar.

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir grup kadın gazeteci ile Akkuyu’da çalışan kadınlarla bir araya geldik. Her birinin hikâyesi ilham vericiydi.

‘BABAM BENİ ÇOK DESTEKLEDİ’

Radyoaktif Atıklar Sertifikalandırma Uzmanı Nurberk Sungur, Trabzonlu bir ailenin kızı. Bu göreve gelme sürecini şöyle anlattı:

“Ailem, Akkuyu programına kabul edilene kadar tamamen karşıydı. Akkuyu’dan mail aldığımda ve sınavlara girdiğimde annemin ‘İnşallah kazanamazsın da gidemezsin’ dediğini hatırlıyorum. Çünkü ailemle Ankara’da yaşıyordum, endüstri mühendisliği okuyordum. Rusya’ya gitmek istedim, babam beni çok destekledi. Mayıs 2023’ten beri burada çalışıyorum. Annem de şu an çok mutlu. Marie Curie ile aynı gün doğmuşum. Marie Curie bursunu kazandığımda ‘Ben bilerek seni o gün doğurmuşum’ dedi.”

RUSYA’DA ONUR DERECESİ MEZUNU

Nükleer Yakıt Kontrol Kıdemli Uzmanı Ebru Adıgüzel, Rusya’da 6.5 yıl eğitim almış. Bunun zorluğuna dikkat çekti ve ekledi: “Türkiye’nin ilk nükleer santralında ilk mühendis olma arzusu benim için büyük bir motivasyondu. Rusya’da üniversiteden onur derecesiyle mezun oldum. Türkiye’nin ilk nükleer reaktörüne yüklenecek taze yakıtın parametrelerini kontrol etmek, bu ileri teknolojinin ülkemize kazandırılmasına katkıda bulunmak bir Türk vatandaşı olarak tarifsiz bir heyecan. Ailem için de olağanüstü bir gurur” dedi. Adıgüzel, işinin detaylarını da anlattı, “NGS sahasına gelen yakıtı taşıma-paketleme setinden çıkardıktan sonra kusurları kontrol ediyoruz” bilgisini verdi.

‘KENDİNİZE İNANMAYI ÖĞRENİN’

Kimyasal Analiz Uzmanı Beyza Kurtuluş Öztürk de, Rize kökenli. Küçük bir şehirde büyüdüğünün altını çizerek, “Eskiden aileler kız çocuklarını şehir dışına bile göndermezken ben yurtdışına eğitime gittim. Bu alanda cinsiyetimden dolayı herhangi bir zorlukla karşılaşmadım. Elbette nükleer endüstride çalışmak birçok açıdan zorlu ve sorumluluk gerektiren bir iş. Kadınlara tavsiyem; kendinize inanmayı öğrenin ve hedeflerinize doğru kararlılıkla ilerleyin” dedi.

‘KADINLARIN YAPAMAYACAĞI İŞ YOK’

Personel Eğitim ve Geliştirme Organizasyon Bölüm Müdürü Nadezhda Sezer ise sahada çalışan 30 bin kişi olduğuna vurgu yaptı. Yaklaşık 2 bin 500’ünün kadın olduğunu vurgulayarak, “Sahada kadınların yapamayacağı iş yok, kadınlar hazırsa elbette yapabilirler” diye konuştu.

KADIN ÇALIŞAN ARTIYOR

Radyasyon Güvenlik Kontrol ve Ölçme Cihazları Bölümü Elektrik Teknisyeni Olga Levicheva’ya göre ise nükleer enerji alanında kadın çalışan sayısı artıyor. Levicheva, “Bu iyi bir gelişme” diye konuştu.

‘HEP ÖNDEYİZ’

Santralın Kıdemli Hukuk Danışmanı Naila Atmaca, “Nükleerde kadınlar erkeklere göre daha az. Ama Akkuyu’da hep öndeyiz. Belki de genel müdürümüzün kadın olmasından dolayı kadınlar hep merkeze çıkarılıyor. Biz kadınlar erkeklerin yaptığı her şeyi topuklu ayakkabılarla da yapabiliyoruz” ifadesini kullandı.

DÜNYANIN EN BÜYÜK SAHALARINDAN

Akkuyu Nükleer A.Ş. Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, Akkuyu’nun dünyanın en büyük nükleer inşaat sahalarından biri olduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Santralımızın toplam alanı yaklaşık 10 kilometrekare. Demek oluyor ki 1072 futbol sahası veya 5 Monako büyüklüğünde ya da 272 Vatikan sığdırılabilir buraya. İnşaat şu an en aktif döneminde, dört güç ünitesini aynı anda inşa ediyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/akkuyuya-kadin-eli/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’ten enflasyon mesajı: Kafamda zerre tereddüt yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsekten-enflasyon-mesaji-kafamda-zerre-tereddut-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsekten-enflasyon-mesaji-kafamda-zerre-tereddut-yok/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:48:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7409 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda yıllık bazda düşüşün başlayacağını belirterek, Türkiye’nin şu an uyguladığı politikaların uluslararası normlara uygun olduğunu, kapsamlı yapısal reformları içerdiğini söyledi. Kolaycı, hızlı bir çözümün olmadığını, zaman aldığını belirten Şimşek, “Hepsi süreç, sabır, kararlılık işi. Onun için kafamda zerre kadar tereddüt yok vatandaşın da inanıyorum ki güveni pekişecek. Ben inanıyorum sonuç aldıkça pekişecek” dedi.

KÜRESEL RÜZGÂR DESTEKLİYOR

Şimşek CNN Türk’te Gece Görüşü programında Hande Fırat ve Zafer Şahin’in sorularını yanıtladı. Şimşek, 2024’ten sonra ekonomi programının güçlü sonuç vereceğini, Türkiye’nin bir hikâyesi olduğunu belirterek, “Geçen sene karşı rüzgârların hâkim olduğu bir dönemdi. Şimdi ise destekleyici bu rüzgârlar var. Bizi ilgilendiren bölgelerde büyüme hızlanacak. Eğer iyi bir hikâyeniz olmazsa bu rüzgârların bir anlamı olmazdı” dedi. Programın çalıştığına dair bir sürü emare olduğunu kaydeden Şimşek, “Biz harcamaları deprem hariç kontrol altına aldık. Gelir ayağında adımları attık. Bizim yaklaşımımız Merkez Bankası’na enflasyonu aşağı çekmekte yardımcı olmak. Bütçe açığını kalıcı bir şekilde yüzde 3’ün altına almak istiyoruz. Cari açığın 30-35 milyar dolar civarına inmesini bekliyoruz. Bu programın çalıştığının en güzel göstergelerinden biri. Yazın enflasyon 20-25 puan düşer. Para politikası gecikmeli çalışıyor. Merkez Bankası ilave sıkılaşma adımları atıyorlar. Biz bunu yüzde yüz destekliyoruz. Gelişmiş ülkelerde dahi 12 ile 18 aylık bir aktarım süreci var bu hamlelerin yansımasında” diye konuştu. Konut fiyatları ve kiraların eskisi gibi artmadığını dile getiren Şimşek, programın sabır işi olduğunu, sepetin tamamına da yayılacağını kaydetti.

KURUMLAR VERGİSİ, GELİR VERGİSİ ARTMAYACAK

Seçim öncesinde bazı çevrelerin belirsizlik, güvensizlik yaratma çabası olduğunu dile getiren Şimşek, “Öyle bir hal aldı ki çok abartılı ifadeler. Biz seçim sonrasına ilişkin orta vadeli programda öngörmediğimiz bir şey yapmayacağız. Vergi ile ilgili tutumuz net. Kurumlar Vergisi’ni artırmayacağız. Gelir Vergisi’ni artırmayacağız. KDV genel oranları artırmayacağız. İstisnalar varsa, indirimli olanlar varsa bunu gözden geçireceğimizi zaten söylemiştik. Motorlu taşıtlara ilave bir oran gündemimizde değil” dedi.

ALGORİTMA HABER VERECEK

Harcamaları gözden geçireceklerini anlatan Şimşek, “Daha üretken, verimli alanlara yönelteceğiz. Kayıtdışılık ile mücadele edeceğiz. Çok ciddi düzenlemeler çalışıyoruz. Nokta atışı olacak. Kayıt dışı ile mücadele ederek, bütçe açığını daha kalıcı bir şekilde kontrol altına alacağız. Kayıtdışılık hak yemek demektir. Seçim öncesinde kasıtlı üretilen spekülasyonlar var. Hazirandan itibaren yeni nesil pos makinesi konulacak. Kayıtdışı çalışan işletmelere dair algoritmalar geliştireceğiz. Yapay zekâ ile herhangi bir şehrin işlek restoranında bütün gün su, ekmek, et fişi kesildiğinde algoritma bize haber verecek” diye konuştu.

KİRA SÖZLEŞMELERİ E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK

Kayıtdışı ile mücadele adımlarını örnek de veren Şimşek, “Niyetimiz tüm kira sözleşmelerini bundan sonra e-devlet üzerinden yaptırmak” dedi.

420 BİN KAPIYI ÇALDIK

Bir süre önce veri tabanından 4.5 milyon potansiyel kiralık konut tespit ettiklerini anlatan Şimşek, “Son 2 ayda 420 binden fazla kapı çaldık. Elimizdeki bilgilerle, fiili durumu karşılaştırdık. Bu ay sonunda kira beyannamesi verilmesi lazım. Amacımız gönüllü uyumu artırmak, rehberlik yapmak, bu ayın sonunda kira beyannamesi verilmesini sağlamak. Neden? Verilmeyen beyannamelere ilişkin nisanda inceleme yaparsak, mükellef daha ağır sonuçlarla karşılaşyacak. Ocak-şubat ayında neden bu ziyaretleri yaptık, amacımız gönüllü uyumu artırarak vatandaşın beyanneme vermesini sağlamak” dedi.

GRİ LİSTEDEN ÇIKIŞ: ELİ KULAĞINDA

Şimşek, gri listeden çıkış için, “Eli kulağında” değerlendirmesini yaptı. Kripto varlıklara ilişkin yasal düzenlemenin nisan-mayıs ayında hayata geçirilmesinin beklendiğini ifade eden Şimşek, mayıs ayında muhtemelen FAFT’ın yerinde denetim yapacağını, genel kurulun da haziranda olacağını belirterek, haziran ayında gri listeden Türkiye’nin çıkmış olacağını kaydetti.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsekten-enflasyon-mesaji-kafamda-zerre-tereddut-yok/feed/ 0
Kadınlara ‘iş’in kapılarını açan saraylı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:46:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7407 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre dünya cinsiyet eşitliği konusunda bu hızla ilerlerse kadın ve erkeğın her alanda aynı çizgide hizalanması 160 yıl sürecek. Böyle raporlar olumlu anlamda farkındalık yaratmayı hedefliyormuş gibi görünse de birilerine ‘artık vazgeçin’ deme cesaretini de veriyor. Oysa bundan tam 110 yıl önce çakılan bir kıvılcıma tutunmak, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha tetikleyici olabilir.

KAFKASLAR’DAN YILDIZ SARAYI’NA

Bu yazı işte o kıvılcımı, onu ateşleyen 20 yaşındaki genç bir kadını anlatıyor. Nuriye Ulviye. Yaşasaydı bugün 131 yaşında olacaktı. O’nun başlattığı hareket sayesinde Türkiye’de kadınların yüksek eğitim almalarına yol açıldığı belirtiliyor. Bu nedenle 21 yıldır Bilim Kadınları’nı destekleyen L’Oreal, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kampanyasının odağına Nuriye Ulviye’yi koydu. Nuriye  Ulviye’nin çıkardığı Osmanlı’nın ilk kadın hakları dergisi Kadınlar Dünyası’nın 1913’te basılan ilk sayısı orijinaliyle birlikte günümüz Türkçe’siyle L’oreal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’in sunumuyla basıldı.

Nuriye Ulviye Mevlan Civelek hakkında kaynaklar Balıkesir’in Gönen ilçesinde 1893 yılında doğduğunu söylüyor. Ancak babası Mahmut Yediç ve annesi Safiye Hanım Çerkes. Rus İmparatorluğu tarafından Kafkaslar’dan sürülen aile önce Trabzon, ardından Balıkesir’e göçüyor. Aile maddi sıkıntılarla başa çıkamayınca altı yaşındaki kızları Nuriye Ulviye’yi Yıldız Sarayı’na göndermeyi seçiyor. Nuriye saray terbiyesiyle büyüyor. 13 yaşındayken kendisinden yaşça hayli büyük olan ll. Abdülhamid’in süt kardeşi Hulusi Bey ile evlendiriliyor.

20 YAŞINDA FARK YARATTI

Hulusi Bey yedi yıl sonra hayatını kaybedince Nuriye, 20 yaşında dul kalıyor. Yaşamını kadınların hayatını değiştirmeye adıyor. 4 Nisan 1913’te ‘Kadınlar Dünyası’ dergisini çıkarıyor. Bu, Osmanlı’da ilk kadın hakları dergisi. Daha da cesaret verici adım dergiden bir ay sonra kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını, kıyafet haklarını iyileştirmek amacıyla Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’ni (Osmanlı Kadın Hakları Savunma Derneği) kurmak oluyor. Nuriye Ulviye, bir süre sonra Rifat Mevlan ile evleniyor. Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergi olarak döneme damga vuruyor.

Nuriye Ulviye’nin yazılarında anlattıkları ile aslında 8 Mart 2024’te altı çizilenler arasında çok da fark yok. Kadınların yüksek öğretim hakkı, işyerlerinde eşit ücret alması ve memuriyet hakları gibi konulara yoğunlaştığı görülüyor. Ayrıca, kadınların peçe yerine başörtüsü takabilmeleri, evliliklerinde eşit haklara sahip olmaları ve düzenlenmiş evlilik uygulamalarına karşı çıkmaları gerektiğini savunuyor. Bu yazılar bazı kampanyaları ateşliyor ve  ilk kez bir telefon bürosunda yedi kadının çalışmaya başlamasında etkili olduğu belirtiliyor. Aynı şekilde 1914’te kadınların yüksek öğrenim görebilmesi için İnâs Darülfünu’nun da aynı etkiyle kurulduğu inkar edilmiyor.

Nuriye Ulviye’nin sarayda başlayan hayatı, daha sonra evlendiği hekim Antakyalı Ali Muharrem Civelek’in memleketinde son buluduğunda 1931’i gösteriyordu. Onun yaktığı ateş bugün de kadın hakları mücadelesini alevlendiriyor.

BİLİM KADINLARI FİNLANDİYA’NIN ÖNÜNDE

Bilimde kadınların gücünün arttığını pandemiden bu yana daha iyi gözlemliyoruz. İyileşmenin arkasında kız çocuklarını STEM alanlarına yönlendiren projelerin etkisi var. Bir yandan da kadınların bilimsel çalışmalarını destekleyen, fonlayan uzun soluklu projelerin hakkını teslim etmek gerek. İşte bunlardan biri L’Oreal’in Bilim Kadınları İçin projesi. Globalde 25 yıl önce başladı. Türkiye’de de 20 yıldır devam ediyor. Ben de ilk günden beri projenin takipçisiyim. Ne oldu, nerelere geldi diye merak ettim. L’Oréal Türkiye Ülke Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’e sordum.

YEDİ NOBEL’Lİ KADIN

25 yılda Bilim Kadınları İçin programına 150 milletten 4 binden fazla kadın başvurmuş. Malum, 40 yaş altı bilim kadınları bu programa katılabiliyor. Sandıkçı, programın etkisi konusunda iddialı, “Çok çarpıcı bir rakamla özetlemem gerekirse 1901’den beri verilen 640 Nobel bilim ödülünden sadece 26’sının kadınlara verilmiş durumda. Bunların 7’si ise L’Oréal Grup’un da ödüllendirdiği kadınlar” dedi.

Türkiye’nin nasıl bir performansı var peki? İşte Sandıkçı’nın yanıtı: “Türkiye’de bu alanda önemli bir gelişme yaşandığını söyleyebiliriz.  Türkiye’de bilimin tüm seviyelerinde yüzde 40’a yaklaşan kadın temsiliyetine ulaşmasında etkimiz olduğunu düşünüyorum. Doğal bilimler ve mühendislikte yüzde 35, sosyal ve beşeri bilimlerde yüzde 43 olacak şekilde kayda değer bir ilerleme var. Bu oran Fransa’da yüzde 27, Hollanda’da yüzde 25, Almanya’da yüzde 28 ve Finlandiya’da yüzde 32. 21 yılda 120 genç bilim kadınına destek olduk. Ülkemizden 5 bilim kadını Uluslararası Yükselen Yetenek seçildi. Biri de Uluslararası Üstün Yetenek ödülü kazandı.” Beni en çok Finlandiya kıyaslaması etkiledi. Demek eğitimde bir dünya markası olan Finlandiya’dan daha çok bilim kadını yetiştirmişiz. Programın bu yıl ki aşağına başvurular 15 Mayıs’a  kadar devam edecek.

BİLİMLE HAYATA DOKUNDULAR

– Bilim Kadınları İçin programının kahramanları var. Örneğin ‘Türkiye’nin En Genç Profesörü” Seda Keskin Avcı, bir bilim dergisi tarafından “Dünyanın En Seçkin 20 Bilim Kadını” listesine dahil edildi. 

– Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü alan beş bilim kadınından biri, kanseri kendi hücrelerimizle yenmek üzerine bir proje geliştiren Duygu Sağ. Ayrıca mesane kanserinin tanı ve tedavisinin kişiselleştirilmesi üzerine çalışan Serap Erkek, uydu teknolojilerindeki radyasyon etkileri üzerine çalışan Bilge Demirköz, kanser hücrelerindeki etkileşim ağlarının sırrını matematiksel formüllerle ortaya çıkaran yazılımlar geliştiren Nurcan Tunçbağ, ilaçların etkinliğini hastalar üzerinde test edilmeden görebilmek için yapay hücre zarı şeklindeki deneysel platformlar geliştiren Ahu Arslan Yıldız da önemli isimler arasında.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kadinlara-isin-kapilarini-acan-sarayli/feed/ 0
Altında ‘alış’ makası açıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7405 Son bir haftadır fiyatları rekor üstüne rekor kırıyor. Piyasadaki bu hareketlilik, altının alış fiyatları arasındaki makası ilk kez 100 liranın üzerine taşıdı. Dün Kuyumcukent’te 3 bin 773 TL’den, Kapalıçarşı’da 3 bin 820 TL’den işlem gören çeyrek altın, aynı gün İstanbul’un farklı ilçelerindeki kuyumcularda 3 bin 900 TL’yi aştı.

Hürriyet’e konuşan Kuyumcukent esnafı Veysi Amcalar, altın fiyatlarında oynaklığın olmadığı dönemlerde lokasyonuna göre 50-60 lira arasında değişen bu farkın son günlerde ilk kez 100 lirayı aştığını, hatta lokasyona göre 150 liraya kadar çıktığını söyledi.

İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, “Semt kuyumcularıyla çarşı arasındaki makas doğal, ancak son günlerde bu makas açıldı. Altının ons fiyatı bir saat içinde aşırı inip çıktığı için kuyumcular da makası açık tutuyor. Çünkü satınca yerine koyabilirler mi koyamazlar mı emin olamıyorlar” diye konuştu.

‘ANİ YÜKSELİNCE MAKASI AÇTILAR’

46 yıllık kuyumcu Veysi Amcalar, aradaki makasın açılmasının nedenlerine ilişkin “Semtlerde satılan altın her zaman daha pahalı. Sadece sarrafiye değil, bir küpe de alsanız fiyat farkı var. Son günlerde fiyatlar çok ani yükselince aradaki makası biraz daha açtılar” diye konuştu.

İKO Başkanı Atayık da, söz konusu farkın aslında 6 aydır olduğunu ancak son bir ayda daha görünür hale geldiğini ifade etti.

‘ZAMAN VE YOL FARKI’

Hürriyet’e açıklamalarda bulunan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise, “Serbest piyasa… Fiyat hızlı yükseldiğinde kuyumcu da kendini oynaklığa karşı garantiye almak istiyor” diye konuştu. Benzer durumun döviz işlemlerinde de oluştuğunu anımsatan Yıldırımtürk, “Kapalıçarşı’da döviz alış satışı arasında 10 kuruş fark var. Ancak Çarşı’dan çıkıp Çemberlitaş’a giderseniz bu fark 50 kuruşa, Sirkeci’de 70 kuruşa, Kadıköy’de 1 liraya çıkabiliyor. Dövizde nasılsa altında da merkezden uzaklaştıkça fiyat farkı oluyor. Bunu zaman ve yol farkı olarak değerlendirmek daha doğru” değerlendirmesinde bulundu.

GLOBALDE YÜKSELİYOR

Hem ons hem de fiyatlarında rekor üstüne rekor kırılıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri yaklaşırken değerli metalde de yükseliş hızlanıyor. Altının ons fiyatı dün 2 bin 161 dolarla tüm zamanların zirvesini görürken, gram altın fiyatı da 2 bin 330 TL’nin üzerini gördü. Hem dolar cinsi ons fiyatlarındaki yükseliş hem de dolar/TL kurundaki artış, TL cinsi altın fiyatlarında hızlı yükselişi beraberinde getirdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimlerine başlayacak olması, altın fiyatlarında artışları da beraberinde getiriyor.

FİYATLAR EŞİTLENDİ

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, geçmiş yıllarda üretildiği için daha uyguna satılan eski tarihli altın fiyatlarının, yenisinin fiyatlarını yakaladığını söyledi. Yıldırımtürk, “Piyasada çeyrek ve konusunda sıkıntı var. Esnaf, ‘fiyat düşer, elimde yüksek maliyetli ürün kalır’ düşüncesiyle elindeki altını Darphane’ye götürüp çeyrek ya da Cumhuriyet altını bastırmak istemiyor. Bu yüzden altın bulunamayabiliyor. Son bir aydır var bu durum” diye konuştu. Bu sıkıntının bir nedeni de altın ithalatına getirilen kotadan kaynaklanıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/altinda-alis-makasi-acildi/feed/ 0
Bakan Kacır’dan yatırımcılara çağrı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-yatirimcilara-cagri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-yatirimcilara-cagri/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:03:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7377 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, seramik tuvalet ürünleri üreten bir firmanın Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde açtığı Ar-Ge merkezinin açılış törenine katıldı. Törende il protokolü ve firma yetkilileri de yer aldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Dünya tarihinin köklü değişimler yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. 2008 Küresel Finans Krizi ve pandemi sonrasında liberal ekonomiye yönelik kabul edilmiş ve hatta ezberlenmiş söylemler bizzat onları koyanlar tarafından terk ediliyor. Barış, huzur ve refah getirmesi beklenen mevcut dünya düzeni, tam aksine bölgesel savaşları ve çatışmaları tetikliyor. Türkiye; böyle bir tabloda insanlık için adalet ve merhamet parolasıyla hareket ediyor. Kurulmak istenen tekelci düzene itiraz ederek güçlü sanayi ve teknolojisi, istikrarlı siyasi yapısı, insana ve insanlığa verdiği önemle bölgesinde ve dünyada umut ışığı oluyor” dedi.

‘AVRUPA’DA BİRİNCİ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETTİK’

Türkiye’nin geçmişte ekonomik gelişmeler ve sanayi devrimlerini ıskaladığını ifade eden Bakan Kacır, “Son 22 yılda işte bu tabloyu değiştirerek sanayiden enerjiye, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda Türkiye’yi yatırımlarla ilmek ilmek dokuduk. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento ve demir çelik üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayide ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Millî Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere her alanda yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

YATIRIMCILARA ÇAĞRI

Türkiye’nin büyük bir insan kaynağı potansiyeline sahip olduğunu söyleyen Bakan Kacır, “Asya’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kıtalar arası köprü vazifesi gören Türkiye; bölgesinin parlayan yıldızı olarak küresel bir üretim üssüne dönüşüyor. Ben de buradan bir kez daha yatırımcılarımıza seslenmek istiyorum. Türkiye’nin kapısı sizlere açık. Yatırım teşviklerimizle, planlı sanayi uygulamalarımızla, girişimci ve yenilikçi bir yaklaşımla, yatırımcılarımızın yanındayız. Ülkemiz kendisine inananlara, güvenenlere hep kazandırdı ve kazandırmaya da devam edecek” dedi.

BAKAN TUNÇ: KARA PROPAGANDALARA MİLLETİMİZ İNANMIYOR

Bakan Tunç ise Türkiye’nin hukuk devleti olmasa yabancı sermaye tarafından tercih edilmeyeceğini belirterek, “Temel hak ve özgürlük alanını daha da genişlettik. Hak arama hürriyetini, hak arama yollarını, yaptığımız mevzuat ve anayasa değişiklikleriyle alabildiğine genişlettik. Demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirdik. Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok. Öngörülebilirlik yok’ diye bir kara propaganda yapsa da bu kara propagandanın hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak Türkiye’de hukuki güvenliğinin Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğinin yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor. Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor. Rakamlar ortada. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye miktarı, doğrudan yabancı sermaye miktarı 2002’de sadece 15 milyar dolardı. Bugün bu rakam 262 milyar doları geçti. Eğer Türkiye’de yabancı yatırımcı hukuka güvenmese öngörülebilirlik olmasa 15 milyardan 262 milyar liraya yabancı doğrudan sermaye çıkabilir miydi? Türkiye’de 2002’de yabancı şirket sayısı, doğrudan yabancı sermaye getiren şirket sayısı 5 bin 600’ydü. Bugün bu sayı 80 bin 500’ü aştı. Eğer Türkiye’ye güven olmasa, Türkiye’de hukuk olmasa öngörülebilirlik olmasa yabancı şirketler Türkiye’ye yatırım yapabilir miydi? İşte bu kara propagandayı yapanlar maalesef ‘Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmesin, sanayi gelişmesin, kalkınma hızı azalsın ve siyaseten de zor durumda kalsın, iktidar ve sıra da bize gelsin’ diye düşünseler de milletimiz gerçekleri gördüğü için de 22 yıldan bu yana bu güvene destek verdi. Gelişmeye destek verdi, kalkınmaya destek verdi. Bölgemiz yatırım bakımından gelecek vadeden bir bölge” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİR AR-GE VE ÜRETİM ÜSSÜNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ’

Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Zonguldak’ın Çaydeğirmeni beldesinde 30 bin metrekare kapalı alana yapılacak orman ürünleri ve kereste fabrikasının temel atma törenine katıldı. Burada konuşan Kacır, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde taş üstüne taş koyan, alın teri döken, akıl teri döken herkesin yanındayız ve arkasındayız. Türkiye yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla büyüme yolculuğuna devam ediyor ve devam edecek. Allah’ın izniyle Cumhuriyetimizin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yaparken Türkiye’yi küresel bir Ar-Ge ve üretim üssüne dönüştürüyoruz. İnşallah bu yolculukta Zonguldak da sahip olduğu tüm imkanlarla, lojistik imkanlarla, nitelikli insan kaynağıyla ve sanayi kültürüyle öncü şehirlerimizden, ‘Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızlarından biri olacak. Biz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu yolculukta inşallah sizlerle olacağız” dedi.

‘HEP İNSANI GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÇALIŞTIK’

Bakan Tunç ise şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 yıldan bu yana hep önce insan demeye devam ediyoruz. İnsanımızın refahını artırmak için, ekonomiden sosyal politikalara, eğitimden sağlığa varıncaya kadar hep insanı güçlendirmek için çalıştık. Çalışmaya da devam ediyoruz. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eserlerle donattık, donatmaya devam ediyoruz. Fabrikalarla doldurduk, organize sanayi bölgelerimizi, o dolan organize sanayi bölgelerimize ilave yeni sanayi bölgeleri kattık, katmaya devam ediyoruz. Ülkemizi teknolojide, sanayinde, enerjide, bağımsız; ekonomide, IMF’ye muhtaç olmayan bir ülke olması yolunda, ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşası yolunda milletimizle beraber devam ediyoruz” diye konuştu.

Konuşmalar ve dua sonrası fabrikanın temel atma töreni gerçekleştirildi. 2 bakan daha sonra Gökçebey ilçesine geçerek AK Parti seçim irtibat bürosunun açılışını yaptı. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacirdan-yatirimcilara-cagri/feed/ 0
Bakan Ersoy Kaş’ta: 17 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kasta-17-milyondan-fazla-ziyaretci-bekliyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kasta-17-milyondan-fazla-ziyaretci-bekliyoruz/#respond Thu, 04 Apr 2024 09:00:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7369 Antalya’nın Kaş ilçesinde “Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programı gerçekleştirildi. Feyzi Gürsoy Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ikinci kez göreve atandığı andan itibaren ilçe ilçe düzenli olarak dolaştığını belirterek, “İhtiyaçları, sorunları yerinde tespit ederek, hükümetimizle birlikte nasıl çözüm yolları geliştiririz, ne öncelikli olur, sırayla hızlı şekilde Antalya’mızın sorunlarını çözeriz diyerek, çalışıyoruz” dedi.

“BU BÖLGEDE TURİZM YAPMAK İSTİYORSANIZ”

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Büyükşehir Belediyelerinden turizm master planlarını talep ettiklerine dikkati çeken Bakan Ersoy, “Çünkü turizm master planları, Kültür ve Turizm Bakanlığının yapması gereken bir plan değil, Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılması gereken planlardır. Bu bölgede turizm yapmak istiyorsanız oranın potansiyelini ortaya çıkarıyorsunuz; kültür varlıkları, gastronomik değerler, doğal değerler olabilir. Bunları alt ve üst yapı, restorasyon çalışmalarıyla diğer politikalarla birleştirerek, geleceğe hazırlamanız gerekiyor. Bakanlık olarak, Antalya için ilçe bazında da ayrı bir çalışma yapacağız” diye konuştu.

“BU SENE 17 MİLYONDAN FAZLA ZİYARETÇİ BEKLİYORUZ”

Bakan Ersoy, Antalya’nın turizmde geçen yıl rekor sayıda turist aldığını, Türkiye’nin rekor sayıda gelir elde ettiğini aktararak, “Birinci bölge, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya; 16 milyon ziyaretçi aldı, bu sene 17 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz. Gelir olarak da ülke ekonomisine kazandırılan bir nokta Antalya’mız. O yüzden Antalya bizim hassasiyetle takip ettiğimiz ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da hassasiyetle takip ettiği bir ilimiz. İlçe ilçe dolaşıyoruz, yerel yönetimlerle birlikte yerel projelerimizi hazırlıyoruz, hızlı bir şekilde hayata geçirmek için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

“DÜNYADA DA MARKA OLABİLECEK BİR DESTİNASYON”

Kaş için çok ayrı bir çalışma yapacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, “Butik turizmin ön planda olduğu, doğal değerlerinin çok iyi korunduğu, arkeolojik potansiyelinin tamamıyla kazılarak çıkarıldığı, restore ve turizme entegre edildiği, eko turizmin ön planda olduğu bir çalışma. Burada yaylalarınız var, tarım potansiyeliniz var, bunların hepsinin beraber planlanması gerekiyor. Korunması gereken yerlerin çok iyi korunması, eko turizme dahil edilmesi gerekiyor. Bu arada mevcut yatak potansiyeliniz dahilinde bütün sorunlarınızın da bir plan dahilinde çözülmesi gerekiyor. Bakanlık olarak, Mutlu Başkan’la birlikte Nisan itibariyle ilk yapılması gereken şey, koruma imar planıyla birlikte imar planlarınızın çözülmesi gerekiyor. Kaş, Kekova, Kalkan, Demre, Finike hattı apayrı çalışılması gereken butik bir destinasyon, dünyada da marka olabilecek bir destinasyon. Bire bir bizzat kendim de yerel yönetimlerinizle birlikte çalışacağız. Turizm master planlarının şu avantajı var; belli bir aşamaya geldikten sonra sizlerle de paylaşılıyor, STK’lar, yerel yönetimler, hepsi projeye, master plan çalışmasına dahil ediliyor. Hepinizin görüşleri ve mutabakatı alınarak, çok doğru bir plan çıkıyor ortaya. Siz ne kadar sahip çıkarsanız plan o kadar başarılı olur. Korunması gereken yerde el birliğiyle korumamız gerekiyor” dedi.

“12 AY TURİST ÇEKEBİLECEK POTANSİYELİNİZ VAR”

Bakan Ersoy, Kaş’a hak ettiği değeri kazandırmanın önemine işaret ederek, “Çok fazla, çok değerli potansiyeli var. İnşallah biz bunu doğru şekilde işleyerek, farkındalığın daha iyi oluşmasını sağlayacağız. Tanıtımını da çok doğru şekilde Turizm Geliştirme Ajansımızla birlikte Bakanlığımız yapacak. Özlemiş olduğunuz gelir grubu yüksek, harcama kapasitesi yüksek turizm potansiyelleriyle sizi yan yana getireceğiz. Biz burada farklı bir çalışma yapmak istiyoruz, sezonluk turizm istemiyoruz. 12 ay turist çekebilecek potansiyeliniz var. Doğru bir butik turizmi çalışması yapılırsa 12 ay turist alabilecek. Bunu Kaş noktasında gerçekleştirebiliriz” diye konuştu.

Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş da Bakan Ersoy’un, Türkiye’nin her noktasında hem tarihi eserlerin korunması hem de sürdürülebilir turizmin daha ileri taşınması, ülkenin turizm noktasında daha fazla katma değer elde etmesiyle ilgili ciddi çabalar sarf ettiğini dile getirdi.

“BATI ANTALYA’NIN TARAFI DA KAŞ OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın turizm teması olarak, “Patara Yılı” ilan etmesi kapsamında çok ciddi yatırımlar aldıklarını ifade eden Başkan Mutlu Ulutaş, “Özellikle Patara’daki kazıların yapılması, deniz fenerinin ayağa kaldırılması, telsiz telgraf istasyonunun restore edilmesi, Patara Köprüsü yapılması, oraya Millet Bahçesi yapılması var. Bunun yanında ilçeye Kültür Merkezi yapıyoruz, Bakanlığımız da bunun yapımına destek veriyor, Sokak Sağlıklaştırma projelerimize destek veriyor. Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanımız, hükümetimiz, bizleri yalnız bırakmıyor, destekliyor. Kaş’ın daha iyi standartlarda turizm yapabilmesi, butik turizmin önünün açılması noktasında bize destekleri inşallah bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da devam edecek. Biz kendisine inanıyoruz, güveniyoruz. Antalya’da Alanya bir tarafsa Batı Antalya’nın tarafı da Kaş olacak” dedi.

“DAHA İYİ ŞARTLARDA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM”

Kaş’a güzel hizmetler yapmaya çalıştıklarının altını çizen Başkan Ulutaş, “Kaş’ın sıfır noktasında denizin altında sanat parkı yaptık, burada dalışlar yapılıyor. Bugün Kaş dalışın merkezi ama 3 bin metrede yaylalarımız var, yayla turizmi var. Kaş her noktasında ayrı bir değer; Kalkan’ı, Patara’sı, Gömbe’si ve Saklıkent’i ile turizme ciddi katma değer sağlıyor. Daha iyi şartlarda sürdürülebilir turizm yapması lazım. Bunun önünü açacak olan bu kadro, bu ekipler. Bundan sonra Kaş’ı daha iyi noktalara taşıyacağız” diye konuştu.

Başkan Ulutaş, her türlü hizmeti ilçeye kazandırmaya çalıştıklarını kaydederek, “Sahil düzenlemeleri, panayır yerleri, pazar yerleri, yolları, alt yapısı, çocuk kreşleri, hayvan barınakları ile sağlık ve eğitim hizmetleri ürettik, bu hizmetleri en güzel şekilde sizlere yansıtmaya çalıştık. İnşallah 31 Mart’tan sonra da hizmetlerimize devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından toplantı, soru cevap bölümüyle sona erdi.

BAŞKAN ULUTAŞ, BAKAN ERSOY’A BARAK KİLİMİ HEDİYE ETTİ

Toplantı sonunda Başkan Ulutaş, Bakan Ersoy’a Barak Kilimi hediye etti. Ardından protokol, ilçede yapım çalışmaları devam eden Kültür Merkezi’nde incelemelerde bulundu.

Toplantıya, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Cumhur İttifakı’nın ilçe başkanları, muhtarlar, turizm ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri de katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-kasta-17-milyondan-fazla-ziyaretci-bekliyoruz/feed/ 0
Elleçlenen konteyner miktarında rekor artış https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elleclenen-konteyner-miktarinda-rekor-artis/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elleclenen-konteyner-miktarinda-rekor-artis/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:48:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7360 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılının ilk iki ayında ise limanlarda elleçlenen yük miktarının toplam 86 milyon 973 bin 541 tona, konteyner miktarının 2 milyon 180 bin 972 TEU’ya ulaştığının da altını çizdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılı ilk iki ayında denizcilik yük istatistiklerinde yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Son aylarda yaşanan ekonomik gelişmelerin ticari hayata yansımalarının görülmeye başladığını söyleyen Uraloğlu, deniz ticaretinde büyümenin ise kendini rekor seviyelerde gösterdiğini ifade etti. 2024 yılı Şubat ayında limanlarımıza deniz gelerek elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 43 milyon 853 bin 985 tona yükseldiğini belirten Uraloğlu, elleçlenen konteyner miktarının ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,9 artarak 1 milyon 167 bin 210 TEU’ya yükseldiğini açıkladı. Uraloğlu, “2024 yılı Ocak-Şubat döneminde ise limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 6,2 artarak 86 milyon 973 bin 541 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde limanlarımızda elleçlenen toplam konteyner miktarı ise yüzde 18,9 artarak 2 milyon 180 bin 972 TEU’ya kadar çıktı. Şu an uluslararası arenada deniz taşımacılığında en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız” dedi.

İHRACAT AMAÇLI YÜKLEMELER YÜZDE 34,6 ARTTI

Bakan Uraloğlu, deniz taşımacılığındaki büyümeyi özellikle ihracat yüklerinin domine ettiğini vurgulayarak, 2024 yılı şubat ayında limanlarımızda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,6 artarak 12 milyon 49 bin 294 tona çıktığını anlattı. Uraloğlu, “İthalat amaçlı boşaltma miktarımız da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 artarak 20 milyon 744 bin 969 ton olarak gerçekleşti. Şubat ayında dış ticaret taşımaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,0 artarak 32 milyon 794 bin 263 tona yükseldi. Konteyner elleçlemesinde ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,6 artış yaşanarak 840 bin 499 TEU konteyner elleçlendi. Şubat ayında limanlarımızda gerçekleştirilen ihracat amaçlı konteyner yüklemeleri ise yüzde 31,4 artarak 434 bin 471 TEU’ya, ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları ise yüzde 21,8 artarak 406 bin 28 TEU’ya yükseldi” dedi.

TRANSİT KONTEYNER MİKTARI İKİ KAT ARTTI

Bakan Uraloğlu, Limanlarımızda elleçlenen transit konteyner miktarının ise şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre iki kattan fazla artış gösterdiğini söyledi. Uraloğlu, transit konteyner miktarının yüzde 109,3 artarak 267 bin 207 TEU’ya yükseldiğini kabotajda elleçlenen konteyner miktarının da yüzde 21,9 artarak 59 bin 503 TEU olarak gerçekleştiğinin altını çizdi. Şubat ayından limanlarımızda elleçlenen toplam transit yük taşımalarının ise yüzde 5,7 artarak 5 milyon 962 bin 868 ton olduğunu açıklayan Uraloğlu, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 96 bin 854 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 arttığını bildirdi.

EN FAZLA YÜK ALİAĞA’DA ELLEÇLENDİ

Uraloğlu, şubat ayında en fazla yük elleçlemesinin Aliağa’da yapıldığını açıkladı. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında faaliyet gösteren limanlarda şubat ayında toplam 7 milyon 392 bin 884 ton yük elleçlemesi gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında elleçlenen yüklerin yüzde 80,7’si yani 5 milyon 965 bin 398 tonunu dış ticaret yükleri oldu. 12,7’lik kısım olan 935 bin 382 tonunu kabotaj yükleri oluştururken 492 bin 104 tonunu ise transit yükler oluşturdu. Aliağa bölgesini 6 milyon 687 bin 288 ton ile Kocaeli Bölgesi, 5 milyon 321 bin 549 ton ile İskenderun Bölgesi takip etti. 37 liman başkanlığımız arasında en fazla yük elleçlemesi gerçekleşen ilk 10 liman başkanlığında toplam 37 milyon 263 bin 303 ton yük elleçlenmiş oldu ve bu rakam elleçlenen toplam yükün yüzde 85’ini oluşturdu” diye konuştu. Konteyner elleçlemesinde ise en fazla konteynerin Ambarlı bölgesinde elleçlendiğini anlatan Uraloğlu, 262 bin 839 TEU konteynerin Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 200 bin 561 TEU konteynerin Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 186 bin 851 TEU konteynerin ise Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında elleçlendiğini söyledi.

Büyük deprem felaketinden etkilenen İskenderun Bölge Liman Başkanlığımızda, 2023 yılının ilk 2 ayında İskenderun Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 8 milyon 176 bin 148 ton yük elleçlenirken, 2024 yılının ilk 2 ayında İskenderun Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde geçen yılının ayını dönemine göre %41 artışla 11 milyon 528 bin 153 ton yük elleçlemesi gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, depremin yaralarını sardık ve sarmaya devam ediyoruz dedi.

EN FAZLA İHRAÇ EDİLEN YÜK PORTLAND ÇİMENTO OLDU

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu şubat ayında portland çimentonun limanlarımızda elleçlenen ihracat yükleri içerisinde 757 bin 85 ton ile ilk sırayı aldığını açıkladı. Portland çimentoyu 566 bin 317 ton ile motorinin, 507 bin 318 ton ile klinker yüklerinin takip ettiğini anlatan Uraloğlu, “Ancak deniz yoluyla ithalatta yine ham petrol limanlarımızda elleçlenen en büyük yük oldu. Şubat ayında 2 milyon 279 bin 696 ton ham petrol limanlarımızda elleçlendi. Bunu sırasıyla, 2 milyon 70 bin 617 ton ile taşkömürü ve 1 milyon 686 bin 75 ton ile hurda demir takip etti” dedi.

EN FAZLA İHRACAT İTALYA’YA YAPILDI

Uraloğlu, şubat ayında denizyolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin ise 1 milyon 676 bin 310 ton ile İtalya’ya yapıldığını söyledi. İtalya’yı sırasıyla 971 bin 339 ton ile Amerika’nın, 801 bin 20 ton ile İspanya’nın takip ettiğini kaydeden Uraloğlu, İtalya’ya giden yüklerin 318 bin 764 tonunun ise Türk bayraklı gemilerle taşındığını bildirdi. İthalatta ise en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 223 bin 347 ton ile Rusya’dan yapılan taşımalarda gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, “Rusya’yı sırasıyla 1 milyon 834 bin 78 ton ile Amerika’dan ve 1 milyon 38 bin 815 ton ile Mısır’dan yapılan taşımalar takip etti. Konteyner elleçlemesinde ise şubat ayında 119 bin 523 TEU ile en fazla konteyner elleçlemesi yapılan ülke Çin oldu. Çin’i sırasıyla 110 bin 293 TEU ile Mısır ile yapılan taşımalar ve 86 bin 396 TEU ile Yunanistan ile yapılan taşımalar takip etti. Denizyolu ile yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini ise 50 bin 847 TEU ile Mısır’a giden konteynerler oluşturdu” açıklamasında bulundu.

KONTEYNER AĞIRLIĞI YÜZDE 35,2 ARTTI

Uraloğlu, limanlarımızda elleçlenen yüklerin kargo tiplerine bakıldığında, 2024 yılı şubat ayında en fazla elleçlemenin 13 milyon 785 bin 117 ton ile sıvı dökme yüklerde gerçekleştiğini açıkladı. Sıvı dökme yükleri 12 milyon 536 bin 154 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,5 artan katı dökme yüklerin takip ettiğini açıklayan Uraloğlu, konteynerlerde taşınan yüklerin ise 11 milyon 962 bin 485 tona ulaştığını söyledi. Uraloğlu, konteynerlerde taşınan yüklerin bir önceki yılın aynı ayına göre ton bazında yüzde 35,2 oranda büyük bir artış yaşadığının altını çizdi. Uraloğlu, konteyner cinslerine göre konteyner elleçleme rakamlarına bakıldığında dolu konteyner miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 880 bin 180 TEU olduğunu kaydetti. Uraloğlu, “Şubat ayında limanlarımızda elleçlenen boş konteyner miktarı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,6 artışla 287 bin 29 TEU olarak gerçekleşti. Şubat ayında limanlarımızda elleçlenen konteynerlerin yüzde75,4’ünü dolu konteynerler, yüzde 24,6’sını ise boş konteynerler oluşturdu” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/elleclenen-konteyner-miktarinda-rekor-artis/feed/ 0
Bakan Göktaş: Kadın istihdamını 2028’e kadar yüzde 36,2’ye çıkaracağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-kadin-istihdamini-2028e-kadar-yuzde-362ye-cikaracagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-kadin-istihdamini-2028e-kadar-yuzde-362ye-cikaracagiz/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:00:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7354 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından kurulan Kadın Platformu’nun tanıtım toplantısına katıldı. Kadınların iş dünyasında daha etkin olmasının, üst düzey yönetici pozisyonunda daha çok yer almasının amaçlandığı platformun tanıtım toplantısında Bakan Göktaş’a DEİK Başkanı Nail Olpak ve DEİK Kadın Platformu Başkanı Ebru Özdemir eşlik etti.

“KADINLARIN EV VE İŞ HAYATI ARASINDA TERCİH YAPMAK ZORUNDA KALMALARININ ÖNÜNE GEÇMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Bakanlık olarak ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ vizyonu ile çalıştıklarının altını çizen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “12.’inci Kalkınma Planımızda, kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirledik. Bu plandan hareketle Kadını Güçlendirme Strateji Belgesi ve Eylem Planımızı tüm paydaşlarımızla hazırladık. Eylem planımız çerçevesinde kadınların toplumsal hayata katılımını artırmak için 2024-2028 dönemini kapsayan hedef ve uygulamalarımızı belirledik. Ekonominin büyümesinde kadınların üstleneceği rol çok önemli. Bu noktada Mahalle Tipi Kreş Modelinin yaygınlaştırılmasının kadın istihdamına önemli katkılar sunduğunu belirtmek istiyorum. Bu anlamda 0-3 yaş arası çocuklara yönelik Mahalle Odaklı Kreş Modeliyle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların yaygınlaştırılmasını çok önemsiyoruz. Ülke geneline yaygınlaştıracak bu model ile kadınların ev ve iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin her yerinde kadın girişimciliğini destekliyoruz. Kadın girişimciler hem inovatif hem de yenilikçi yaklaşımlara sahipler. Bu yıl Ocak ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortak bir protokol imzaladık. Bu protokolle mevcut kadın girişimcileri güçlendirmeyi, fonları arttırmayı, kadın girişimcilerimizin sayısını ve kadın istihdamını arttırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

“KADIN KOOPERATİFLERİNE DESTEK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Kadın Girişimcilik Akademisi kurmak için hazırlıkların sürdürüldüğünü söyleyen Bakan Göktaş, “Ayrıca, belediyeler bünyesinde Girişimci Kadınlar Ağı’nın oluşturulmasını teşvik edeceğiz. Yerelde kadınların ekonomik değer üretimini teşvik ettiğimiz kadın kooperatiflerine destek vermeyi sürdüreceğiz. Üretimin gücüne güç katan kadınların ekonomik alanda söz hakkını belirgin kılmayı, kadınlara eşit fırsatlar sunmanın ön koşulu olarak görüyoruz. Toplumun gelişmesinde önemli katkılar sunan kadınların karar süreçlerinde yer almalarını, güçlü bir kalkınmanın önemli bir adımı olarak değerlendiriyoruz” dedi.

“KADININ EKONOMİK OLARAK GÜÇLENMESİ DEMEK, TÜRKİYE’NİN GÜÇLENMESİ DEMEKTİR”

‘TÜİK verilerine göre ülkemizin yüzde 49,9’unu kadınlar oluşturuyor’ diyerek sözlerini sürdüren Göktaş, “Ancak yönetici kadın sayımız maalesef yeterli seviyede değil. 2002 yılında yaklaşık yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranı, 2023 yılında yüzde 36’ya ulaştı. OECD’ye göre kadınların iş gücüne katılım ortalaması yüzde 66’dır. Türkiye’nin, bu orana ulaşmasıyla milli gelirimizde de yüzde 20’lik bir artış söz konusu olacak. 12. Kalkınma Planımızda, 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimcileri desteklemeye devam ediyoruz. Yani daha fazla kadının ekonomi dünyasında yer alması, ülkemizin büyümesine önemli bir katkı sağlayacak. Bu anlamda kadının ekonomik olarak güçlenmesi demek, Türkiye’nin güçlenmesi demektir.” şeklinde konuştu.

“ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZIN YÜZDE 42’Sİ KADINLARIMIZDAN OLUŞUYOR”

Sivil Toplum Kuruluşlarında yer alan kadın sayısının arttırılması için daha çok teşvik verilmesi gerektiğinin altını çizen DEİK Başkanı Nail Olpak, “Ülkemizdeki kadın STK’larını kastederek söylemiyorum. Genel iş dünyası STK’larındaki kadın temsiline de bakarsak DEİK o noktada iyi bir yerde diye düşünüyorum. Yeterliliği konuşmuyoruz tekrar. Yani birçok kurumda kaç kadın yönetim kurulu üyesi var? Kaç kadın sektör ya da iş konseyi başkanı benzer konumlarda diye bakacak olursak bu noktada iyi bir yerdeyiz. Yeterli görmeyelim hiçbir şey yeterli değil. Kazanımı, 18 üyeyi niye biz 28 yapamıyoruz? Elbette buna bakmamız lazım. 90 kişilik çok güzel bir çalışma arkadaşları grubumuz var DEİK’te. Beraber çalıştığımız personelimiz demiyorum çalışma arkadaşlarımız, onların yüzde 42’si kadınlarımızdan oluşuyor. 4 tane genel sekreter yardımcımız var. Şartlar öyle gelmiştir. Biz özel bir ayrımcılık yapmıyoruz, ikisi kadın. Bu projeye gönülden destek veriyoruz, geciktik mi? Evet gecikmişiz” diye konuştu.

“KADIN VARLIĞINI, TEMSİLİYETİNİ ARTTIRMAK İSTİYORUZ”

Toplantıda konuşma yapan DEİK Kadın Platformu Başkanı Ebru Özdemir ise, “Hepimiz ayrı ayrı bu konuyu sahiplenmiş durumdayız. O zaman gönüllü olarak emek verdiğimiz, çok çalıştığımız DEİK için kolektif akıl ve güç birliğiyle ne yapabiliriz sorusuna cevap aramaya başladık. Önce bir durum tespiti yaptık her zamanki gibi. DEİK’te 152 tane iş konseyi var. Ve Ocak 2023’deki ilk toplantımızda 14 olan Kadın İş Konseyi Başkanı sayısı bugün itibariyle ne yazık ki 12’ye düştü. Yani biz çalışmaya başladıktan sonra iş konseyi başkan sayımızı kaybetmiş olduk. Bugün itibariyle 2 bin 168 olan toplam yürütme kurulu üyelerimizin sadece 227’si kadın. Yani yüzde 10 buçuk. Biz yönetim kurulunda 35 üyeden 3 kadın üyeyiz. Yani genelde yüzde 10 seviyelerindeyiz. Dolayısıyla yani hem DEİK üyesi hem iş konseyi yürütme kurulu üyesi, hem yürütme kurulu başkan ve başkan yardımcısında kadın varlığını, temsiliyetini arttırmak istiyoruz. Başladığımız yer de belli yüzde 10 civarındayız” dedi. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktas-kadin-istihdamini-2028e-kadar-yuzde-362ye-cikaracagiz/feed/ 0
Bakan Kacır: Batman’a 40 milyar liralık destek sağladık https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:01:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7331 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman OSB’de 8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla faaliyete geçecek Biosys fabrikasını açtı. Tesisin ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üreteceğini kaydeden Kacır, “Yatırım teşviklerimiz sayesinde hayata geçirilen bu altyapı, önümüzdeki dönemde endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünleri de üretecek, sağlık alanında yerlileşme hamlemize büyük katkılar sağlayacak.” dedi.

Bakan Kacır, yeni nesil tıbbi teknolojiler alanında Batman’da üretim yapacak Biosys Fabrikası’nın açılışında konuştu. Teknolojik gelişim ve dijital dönüşümün tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de yeni bir devrimin kapılarını araladığını belirterek, şunları kaydetti: 

YERLİ SOLUNUM CİHAZI: Pandemi döneminde, hastanelerin en kritik ihtiyaçlardan biri olan yoğun bakım solunum cihazlarıydı. Bu cihazları ya da parçalarını, parasını verseniz dahi satın alamayacağınız bir dönemde; BAYKAR, Arçelik ve ’ın destek ve çabaları ile BİOSYS’in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 gün içinde seri üretime geçirmeyi başardık. 3 ay içerisinde 5 bin adet cihazımızı hastanelerimizle buluşturduk. Yüz binlerce vatandaşımıza nefes olduk. 

MİLLİLEŞME VE YERLİLEŞME: Bu salgın; bizlere elbette sağlık yatırımlarının önemini ve sağlıkta millileşme, öz yeterliliğin ve yerlileşme hamlesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bu gerçekten hareketle, Millî Teknoloji Hamlesi rehberliğinde hazırladığımız “Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası” ile stratejik alan olarak belirlediğimiz ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerli ve millî üretimi odağımıza aldık. 

SAĞLIK SEKTÖRÜ: Klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını ve Ar-Ge harcamalarını artırmayı hedefledik ve sağlık alanındaki girişimleri öncelikli olarak destekleme kararı aldık.  Sağlık sektörü ve ilgili endüstrileri, yatırım teşvik sisteminde öncelikli yatırım teşvikleri kapsamına aldık. Sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenledik, 55 milyar liradan fazla yatırımı harekete geçirdik ve yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. TEKNOFEST kapsamında Biyoteknoloji İnovasyon ve Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışmaları düzenledik. 

TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ: Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nda; biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlardan ve protezlere, yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyar lirayı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. 

YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ: Yakın zamanda kamuoyu ile paylaştığımız yatırımcılarımızın uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine erişimini kolaylaştıracak, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve milli ekonomimizin yükselişini destekleyecek Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programı kapsamında, sağlıkta katma değerli üretim kabiliyetlerimizi adım adım güçlendiriyoruz. 

15 BİNDEN FAZLA PROJE: Bugüne kadar sağlık alanında 17 büyük ölçekli yatırım projesi için başvuru aldık. Sağlık sektöründe Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi de en önem verdiğimiz konulardan biri. Bugüne kadar teknoparklarımızda 2 binden fazla teknoloji girişiminin sağlık teknolojileri alanındaki 15 binden fazla projesini destekledik. 

2 BİNE YAKIN ARAŞTIRMA PROJESİ: İlaç, tıbbi cihaz ve medikal sektörü başta olmak üzere sağlık alanında faaliyet gösteren öncü firmalarımız bünyesinde yer alan 68 Ar-Ge merkezinde 2 bin Ar-Ge projesini sürdürüyoruz. TÜBİTAK destek programlarımızda Ar-Ge ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik veriyoruz. 

GİRİŞİMCİLERİMİZİN YANINDAYIZ: Son 22 yılda TÜBİTAK burs ve destek programlarında, sağlık alanında 9 binden fazla projeye ve 15 binden fazla araştırmacıya toplam 40 milyar lira destek verdik. Bugüne kadar destek programlarımızla, start-up aşamasından ticarileşmeye, seri üretimden büyüme ve rekabet aşamalarına kadar sağlık alanındaki girişimcilerimizin yanında yer aldık. 

75 MİLYON DOLAR İHRACAT: 2012 yılında, Ankara’da, Bakanlığımız teknogirişim sermayesi destekleriyle kurulan, TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle gelişim sağlayan BİOSYS, sağladığımız destekler ve Türkiye’nin sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon altyapısının imkanlarını en üst düzeyde değerlendirdi, önemli başarılara imza attı. ASELSAN ve USHAŞ iş birliğinde, son 4 yılda 75 milyon ihracat gerçekleşmesini sağladı, ülkemizin ihtiyaç duyduğu sağlık teknolojilerini geliştirerek 100 milyon doların da Türkiye’de kalmasını sağladı.  Bakanlığımızın sağladığı can suyu ile hayat bulan ve ülkemizin sağlık teknolojilerinde vizyonu ile hızla büyüyen teknoloji girişimlerine en iyi örneklerden biri Batman’a yatırım yapan Biosys’tir. 

150 MİLYONLUK YATIRIM: 8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen bu tesis ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üretecek. Yatırım teşviklerimiz sayesinde hayata geçirilen bu altyapı, önümüzdeki dönemde endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünleri de üretecek, sağlık alanında yerlileşme hamlemize büyük katkılar sağlayacak. 

ŞİMŞEK: “GURUR VERİCİ”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, Biosys’nin üretim üssünün Batman’da olmasının gurur kaynağı olduğunu belirterek, “20 yıllık süreçte Batman sanayileşiyor, üretiyor, Türkiye’nin önemli bir büyüme motoru işlevini görüyor. Batman bu bölgede en önemli üretim üssü olmaya aday, çünkü bu ruh var, bu kültür var. Bugün yüksek teknoloji ürün üretecek bir tesisin açılması çok değerli.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-batmana-40-milyar-liralik-destek-sagladik/feed/ 0
Sınırı geçmek için 2 milyar $ lazım… Çimento sektörü için 2024’ün en kritik konusu karbon üretimi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/siniri-gecmek-icin-2-milyar-lazim-cimento-sektoru-icin-2024un-en-kritik-konusu-karbon-uretimi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/siniri-gecmek-icin-2-milyar-lazim-cimento-sektoru-icin-2024un-en-kritik-konusu-karbon-uretimi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:51:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7313 Türkiye’deki çimento sektörünün temsilcileri dün Çırağan Sarayı’nda 2023 yılı gerçekleşmelerini ve 2024 yılı hedeflerini paylaştı. Türkiye genelindeki 56’sı entegre, 21’i de öğütme olmak üzere toplam 77 fabrikada üretim yapıldığını hatırlatan Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, “2024 için en kritik konumuz karbon üretimi. Tesislerimiz yoğun enerji tüketimine sahip, yüksek ısılı fırınlar kullanıyoruz. Atık ısı geri kazanım tesisleri kuruyoruz. Şu an bu tesislerden sağladığımız elektrik 618 bin hanenin kullanımına denk. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) takılmamak için hızla yapmamız gereken dönüşüm yatırımının tutarı 2 milyar seviyesinde. Ancak bu şartlarda dönüşümü sağlayacak finansmanı bulmamız da zor” ifadelerini kullandı. Yücelik, sektörün 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için de 30 milyar dolarlık yatırım gerektiğini söyledi.

BİR GEMİ KÖMÜR 150 MİLYON TL

Çimento sektörünün artan maliyetler karşısında çok zorlandığını anlatan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ise, alternatif yakıt sorununa dikkat çekti. Şu anda bir gemi kömürün 150 milyon liraya geldiğini belirten Konukoğlu, “Alternatif yakıt sorunumuz çok büyük. Biz tesislerimizde her çeşit atığı yakabiliriz. Ama atık temin edemiyoruz. Maliyetimizin yaklaşık yüzde 80’i enerjiden. Türkiye’de atık üretme sorunu yok ama atık toplama sorunu var. Belediyeler için bizim fabrikalarımız mükemmel bir bertaraf tesisi. Ama bu atıkları tesislerimizde yakma noktasında istediğimiz seviyeye çıkamıyoruz. Amacımız daha düşük karbonlu üretim yapmak” şeklinde konuştu. Konukoğlu, deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının ekim ve kasım aylarında yavaşladığını ancak 2024 ile beraber deprem konutlarının inşasında yeniden hızlanma başladığını söyledi.

Adil Sani Konukoğlu – Fatih Yücelik

4.7 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİRDİ

2024 için hem yurtiçi satışlarda hem de ihracatta yatay bir seyir beklediklerini söyleyen TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, sektörün 2023 gerçekleşmelerini ise şöyle anlattı: “2023’te toplam üretimimiz önceki yıla göre yüzde 10.5 artarak 81.5 milyon tona yükseldi. İç satışlar ise yüzde 19 artışla yaklaşık 65 milyon tona ulaştı. İhracat, 2023 yılında önceki yıla oranla yüzde 28 oranında düşüşle 19.7 milyon ton oldu. Değer bazında ise yüzde 18 düşüşle 1 milyar 265 milyon dolar değerinde dış satış gerçekleştirildi. 2023 yılında toplam ciro ise iç satışlardaki ve dolar kurundaki artışla yaklaşık 4.7 milyar dolar olarak gerçekleşti.”

‘5 MİLYON TL’LİK DAİREDE ÇİMENTO PAYI 50 BİN LİRA’

“ ve akaryakıt arttıkça maliyetlerimiz katlanıyor. Biz bu yüksek maliyetlerle bile dünyanın en ucuz çimentosunu satıyoruz. Son artışlarla birlikte yeni zamlar yapmak zorundayız” ifadelerini kullanan Adil Sani Konukoğlu, “Şimdiye kadar özellikle deprem bölgesinde fiyatları artırmamak için tüm yolları denedik. Bu maliyetlerle bile son bir yılda ton başına fiyatımız 1550 liradan 2 bin 100 liraya çıktı. Ama hâlâ bizim fiyatlarımız ‘fahiş’ olarak nitelendiriliyor. Oysa bugün İstanbul’da 5 milyon liralık 100 metrekarelik bir dairede çimento maliyeti sadece 50 bin lira. Diğer kalemlerdeki artışları kimse görmek istemiyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/siniri-gecmek-icin-2-milyar-lazim-cimento-sektoru-icin-2024un-en-kritik-konusu-karbon-uretimi/feed/ 0
Zeki Demirkubuz: Kimse kendinde özgün olanı ortaya çıkar mıyor! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zeki-demirkubuz-kimse-kendinde-ozgun-olani-ortaya-cikar-miyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zeki-demirkubuz-kimse-kendinde-ozgun-olani-ortaya-cikar-miyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:16:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7283 Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşiye, sinema tutkunlarının yanı sıra Demirkubuz’un hayranları ilgi gösterdi. Demirkubuz, filmlerinden, hayatına ve sinemaya dair merak edilen soruları yanıtlayarak, açıklamalarda bulundu.

DEMİRKUBUZ: SENARYO YAZMAK BİR YOL, YÖNTEM, METOT MESELESİ DEĞİL

Uzun bir aradan sonra Hayat adlı filmiyle yeniden beyazperdede boy gösteren Zeki Demirkubuz, senaryo yazma sürecini anlattığı söyleşide, “Benim için bu bir yol, yöntem, metot meselesi değil. Son derece duygu serüvenlerine açık şekilde yazmaya çalışıyorum. Bu bir iş değil, teknik olarak öyle olsa da. Büyük yöntemler, matematik, kimyası falan yok. Ben böyle yapmıyorum. Duygumdan emin oluyorum. Yıllarca insan olarak biriktirdiğim meseleleri anlatmanın yolunu arıyorum. Bunun en etkileyicisi insan doğasının karanlık yüzü. Benim aşağı yukarı 12 filmimden bu çıkar: akıldışılık. Bunların çoğu da felsefeciler, büyük edebiyat yazarlarından besleniyorum. Nietzsche ve Camus gibi. Bu çok özel bir şey gibi düşünmeyin. Birine mektup yazmak gibi… Basit düşünün. Eğer duygular provoke olmuş, bir yanınızda çaresizlik varsa, çok duygu varsa içinizde uzun uzun yazarsanız. Yazdıklarınızla yetmeye yetmeye ilerlersiniz” diye konuştu.

“MASA BAŞINDA TEZGAHLANAN, DUYGUDAN UZAK FİLMLER, GÜNÜMÜZ İNSANINI DAHA ÇOK KARŞILIYOR”

Sinemanın da artık postmodern zamanlardan nasibini aldığını dile getiren Demirkubuz, “Artık sinemada masa başında tezgâhlanan Ressam Bob gibi şu araya bilmem ne lazım diyerek, hesapla kitapla yapılan, duygudan uzak filmler günümüz insanını daha çok karşılıyor. Bunlar öz ve ateşten yoksun filmler. Sadece ticari anlamda değil, sanat filmlerinde de böyle olmaya başladı. Kendinize sadık kalarak, dışarıya dönük nedenlerden çok içe dönük, kendinize ait, sizi dertlendiren meselelere uygun temaları, canınızı acıtan hikâyeleri, emek vererek, çalışarak, bıkmadan, kendinizden şüphe ederek, yenilikçi olmaya çalışarak, arayış insanı olarak bu işi yapmak benim için önemli. Özü ve ateşi olan insanlar olmak çok önemli… Lütfü Akad, Yılmaz Güney, Tarkovski gibi… Öz ve ateşin bir arada olmasının önemi de orijinal olabilmektir” dedi.

ZEKİ DEMİRKUBUZ’DAN NETFLİX’E GÖNDERME: KİMLERİN FİLMLERİNİ ALACAĞINI BİLİYORUZ

Ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz, bir hayranının “Son filminiz ‘Hayat’ korsana veya dijital platformlara ne zaman düşecek?” sorusu üzerine, “Hayat’ın korsana ne zamana düşeceği ben değil korsancıların becerisine bağlı. Dijital platformlara ise birkaç ay içinde gelir, Netflix’e gelmez ama kimlerin filmini alacağını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

DEMİRKUBUZ’DAN OYUNCU ADAYLARINA: KİMSE KENDİNDE ÖZGÜN OLANI ORTAYA ÇIKARMIYOR

Oyuncu adaylarına da tavsiyede bulunan Demirkubuz, “Bu ülkede sorun; oyunculuk adına öğretilen klişeler ve saçmalıklar, oyunculuk adına öğretilen yalanlardır. Al Paçino ve Nicholson bu ikisi de hiçbir karakterin kılığına girmezler, büyük makyajlar yapmazlar, şekil değiştirmezler ki bunlar Hollywood adamları. Al Pacino oynayacağı karakterin duygusunu edinerek, oynuyor. Buradaki mesele anlatacağımız şeyin duygusunu edinebilmek. Bunu sağlam şekilde edinebilirsek, sonrasında süsler, yalanlarla besler, ilgi çekici hale getirebiliriz. Oyuncu olacaklar; oyunculuğun Türkiye’deki karşılıkları, adalet duyguları, seçmelerde yapılan eşitsizlikler, sektörün sorunlarını falan öne çıkararak, bahanelerini bulup, hiç kendilerine neden oyunculuk yapıyorum, bana fırsat verilirse ne yaparım diye sorgulamadan, öğrendiklerini papağan gibi tekrar ediyorlar. Kimse kendindeki özgün olanı ortaya çıkarmıyor” diye konuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/zeki-demirkubuz-kimse-kendinde-ozgun-olani-ortaya-cikar-miyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:09:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7280 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi temaslarda bulunmak üzere Batman’a geldi. Batman Valiliği’ne kendi kullandığı TOGG ile gelen Kacır, Valilik Şeref Defteri’ni imzalayarak kentteki çalışmalar hakkında Vali Ekrem Canalp’ten bilgi aldı. Kacır’ı AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, AK Parti Batman Belediye Başkan adayı Adil Sebati Ceylan, AK Parti İl Başkanı Akif Gür ile vali yardımcıları karşıladı. Kacır, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Necat Nasıroğlu Külliyesi’nde bulunan gençlik merkezi ve kütüphanenin açılışını gerçekleştirerek, külliye içindeki Hatice Nasıroğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Batman’ı TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz’ projesinin tanıtım törenine katıldı.

‘TÜM İLÇELERİMİZDE TÜBİTAK KİTAPLIKLARI KURUYORUZ’

Törende konuşan Kacır, bilgiye erişimi kolaylaştırdıklarını belirterek, “TÜBİTAK, Batman Valiliğimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz iş birliğinde; bilimi toplumla buluşturan projemizle, Batman’da anaokulundan liseye kadar 492 okulumuza 160 binin üzerinde popüler bilim kitabı ve binlerce dergi armağan etmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Projemize İstanbul ile başlamış, geçtiğimiz hafta da Eskişehir’de devam etmiştik. Bugün de ülkemizin güzide şehirlerinden Batman’dayız. Batman merkezdeki tüm okullarımıza 75 bin kitap armağan etmiştik ama bugün sadece Batman merkezde değil; Hasankeyf’ten Gercüş’e, Beşiri ve Kozluk’tan Sason’a kadar tüm ilçelerimizde TÜBİTAK kitaplıkları kuruyor, çocuklarımız ve gençlerimizin bilime ilgisini artırıyoruz. Bilgiye erişimi kolaylaştırıp, onların ufkunu genişletmeyi amaçladığımız projemizin TEKNOFEST kuşağı gençlerimiz, tüm Batmanlı öğrencilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlenen TEKNOFEST’leri 4,5 milyon kişinin ziyaret ettiğini belirten Kacır, “Cumhuriyetimizin ikinci asrında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘tam bağımsızlık’ anlayışıyla kutlu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Ülkemiz için insan kaynağımıza gereken yatırımı yapıyor, bilim ve teknolojide güçlenen, kendinden emin, ayakları yere sağlam basan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’nda; 7’den 77’ye adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, aziz milletimize İstanbul, Ankara ve İzmir’de 3 TEKNOFEST armağan ederek, 4,5 milyonun üzerinde ziyaretçinin katılımıyla Milli Teknoloji Hamlesi’nin coşkusunu yaşadık. Gençlerimizin geleceğe dair ufkunu şekillendirdiğimiz TEKNOFEST’lerde; biyoteknolojiden roket mühendisliğine, yapay zekadan iklim teknolojilerine kadar 44 teknoloji yarışmasında 1 milyon gencimizin rekabetine şahit olduk. TEKNOFEST kuşağımızın; akamete uğramış bilim ve teknoloji yolculuğumuzu yeniden dirilten, geleceğin Türkiye’sine giden yolun köşe taşlarını döşeyen, yarınlarımız adına ümidimizi yeşerten nesil olacağından hiç şüphem yok. 81 ilimizin tamamında kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde 16 bin ortaokul ve lise öğrencimize; robotik kodlamadan, tasarımdan programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine birçok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıl ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz” diye konuştu.

’10 BİLİM MERKEZİMİZDE 11 MİLYON ZİYARETÇİMİZİ AĞIRLADIK’

Kacır, hizmet veren 10 büyük ölçekli bilim merkezini 11 milyon kişinin ziyaret ettiğini ifade ederek, şöyle dedi:

“Öte yandan bilim merkezlerimiz vasıtasıyla genç nesillerimizi bilimle buluşturuyor, onları denemeye ve keşfetmeye teşvik ediyoruz. Hizmet vermekte olan 10 büyük ölçekli bilim merkezimizde bugüne kadar 11 milyon ziyaretçi ağırladık. Ayrıca ziyarete açık ilçe ölçeğindeki 15 bilim merkezimizde 850 bin gencimizi bilimin atölyeleriyle buluşturduk. İnşallah yakın zamanda da Necat Nasıroğlu Vakfı’nın önderliğinde, Batman da bir bilim merkezine kavuşacak, orayı da TÜBİTAK eliyle güçlendirecek, inşallah Batman’ın bilim insanlarının, mühendislerinin, araştırmacılarının yetişeceği bilim merkezine Batman’ı kavuşturacağız. Bilimin temelinde, merak ve keşfetme arzusu yatıyor. İnsanoğlu merak ettikçe okur, okudukça merakı artar. Bu anlayışla TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’yla 30 yılı aşkın bir süredir her yaştan okura sesleniyor, bilime yönelik ilgiyi ve merakı artırıyoruz. Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık. Geride bıraktığımız yılda; 37’si yeni olmak üzere toplam 204 kitapta, 2 milyon 700 bini aşan basım adedine eriştik. Bu yılın ilk 2 ayında popüler bilim dergilerine abone sayımızı yüzde 162 artırarak 568 bine çıkardık.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-seferberlik-ruhuyla-hareket-ediyoruz/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Var gücümüzle çalışıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:01:02 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7277 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen “Tarımda Kadın Emeği Zirvesi”ne katıldı. Yumaklı, yaptığı konuşmada Anadolu’nun verimli hilalin merkezinde yer alan, köklü bir tarihe, zengin bir kültürel mirasa ve doğal güzelliklere sahip bir coğrafya olduğunu ve bu kadar zenginliği içinde barındırmasının ana unsurlarından birinin Anadolu kadını olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmadaki başarıların ana kaynağının kadınlar olduğunu ifade etti. Kırsal kalkınmanın Türkiye’nin gıda arz güvenliğini sağlaması, sanayiye hammadde temini ve istihdama sağladığı katkı nedeniyle stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Kadınlarımızı da kırsal kalkınmanın ana unsuru olarak görüyoruz. Bu nedenle yürüttüğümüz politikalarda her zaman onlara pozitif ayrımcılık yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Biliyoruz ki kırsal kalkınmada kadın varsa sürdürülebilirlik vardır. Bu kapsamda kadınlarımızın ekonomik anlamda güçlenmesi; kırsal alanların gelişmesinde ve güçlendirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Kadınların desteklenmesi ve liderlik rollerine teşvik edilmesinin büyük öneme sahip olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak da kadınların ve gençlerin tarımsal üretimde yer almaları için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.
Kırsal alanların sadece üretim alanı değil, insanların yaşamlarını sürdürdükleri, geleceğe miras bırakacağı zenginlikler olduğunu söyleyen Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kırsalda yaşayanların yaşam ve çalışma koşullarının yükseltilmesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda IPARD- TKDK, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı, Uzman Eller, Orköy, Genç Çiftçi, Bireysel Sulama, IFAD gibi projeler kapsamında kırsalımıza önemli destekler sağlıyoruz. Bütün bu programlarla kırsal kalkınmada son 22 yılda 774 bin projeye reel rakamlarla yaklaşık 120 milyar lira hibe ödemesi yaptık. Bu desteklerde gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman pozitif ayrımcılık yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Kırsal kalkınma yatırımlarımız içerisinde IPARD ve TKDK hibe desteklerinin önemli bir yeri bulunuyor. IPARD-TKDK desteklerini daha önce 42 ilde uyguluyorduk, 2024 yılı itibarıyla ise ülke geneline yaydık. Artık 81 ilimiz IPARD-TKDK desteklerinden yararlanabilecek” şeklinde konuştu

Bakan Yumaklı, hayvansal gıda ürünlerinin gıda arz güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, geçen hafta başında hayvancılıkla ilgili yol haritasını kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlattı. Yumaklı, yeni hayvancılık politikalarında gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak, hayvancılık desteklerinden daha fazla pay almasını sağlayacaklarını aktardı. Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın çevre konularına olan duyarlığının ve öncülüğünde yürütülen çalışmaların sadece Türkiye’nin değil, dünyanın geleceğine de ışık tuttuğunu söyledi. Emine Erdoğan’ın hamiliğinde Sıfır Atık Projesi’nin bir dünya markası haline geldiğine dikkat çeken Bakan Yumaklı, “Şimdi de su kaynaklarımızın korunması için başlattığınız su verimliliği seferberliğinin tüm insanlığa faydalı olması için var gücümüzle çalışıyoruz. 1992 yılındaki Dublin Konferansı’nda ‘Kadınlar, suyun temini, yönetimi ve korunmasında önemli role sahiptir’ ilkesine de yer verilmiştir. O yıllarda yakılan meşaleyi günümüzde yeniden alevlendiren ve su yönetiminde kadının etkisini gösteren vizyonunuz tarihe not düşmektedir. Suya yön veren bir kadın liderin öncülüğünde tüm gayretimizle çalışmaya devam ederken, ülkem adına sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Yumaklı, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-var-gucumuzle-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: 2026’da 5G’ye geçeceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-2026da-5gye-gececegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-2026da-5gye-gececegiz/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:06:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7264 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gazi Üniversitesi İnşaat Topluluğu’nun geleneksel olarak düzenlediği ‘Civil Ankara 2024’ etkinliğine katıldı. Üniversitenin tarihi rektörlük binasındaki programda, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci yer aldı. Bakan Uraloğlu, 1999 Marmara depremi meydana geldiğinde deprem bölgesinde olduğunu, 6 Şubat’taki deprem felaketinde de iki ay bölgede kaldığını belirterek, “İkinci deprem; yani 7.6 olan depremi Adıyaman’da AFAD binasının içerisinde geçirmiştik. 7.6’da bir binanın içindeki o gürültü, sarsıntıyı yaşayan bir kardeşinizim, ağabeyinizim. Orada ciddi gözlemlerim oldu. İki tane bina, bir tanesinde hiçbir sıkıntı yok. Neredeyse çatlağı yok. Diğeri yerle bir olmuş. Onun için biz mühendislerin, mimarların bu anlamdaki hassasiyeti kıymetli. En ufak bir ayrıntı, çok sayıda insanın hayatına mal oluyor. Şimdi bakın mesela bir doktor kardeşimizin ameliyatta yanlış yaptığını düşünelim. Oradaki hastayı etkileyecek bir sonuç doğuracaktır. Yani en kötüsü ölüm olacaktır, Allah korusun. Mühendislerin yapacağı bir hata, çok daha vahim sonuca sebebiyet verebilecek şeyler ortaya çıkarabilir. Onun için gerçekten çok daha dikkatli, her şeyiyle ehemmiyetli, hesabından tutun, uygulamasına kadar dikkatli olmalıyız” ifadelerini kullandı.

‘ARTIK 2071’İ PLANLIYORUZ’

Bakan Uraloğlu, bulunduğu coğrafi konumun Türkiye’ye olan avantajlarına işaret ederek, “Dört saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yani Afrika’dan Uzak Doğu’ya, Avrupa’ya kadar. Burada yaklaşık 40 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var. Yaklaşık 1,5 milyar insan var. Yine yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi var. Böyle bir coğrafyada bulunuyoruz. Biz Ulaştırma Bakanlığı olarak ne yapıyoruz; insan, yük ve veri taşıyoruz. Bunun sonucunda yönetiyoruz. Oralara hizmet ediyoruz. Kara yolu, demir yolu, hava yolu, deniz yolu ve haberleşme alanımızda olan vizyonumuz, misyonumuz; yani bunlar bizim daha iyi nasıl hizmet edebileceğimizin göstergeleri. Ülke insanlarına, coğrafyaya 2053’e kadar yapmayı planladığımız yatırımların ayrıntıları var. Biz artık 2071’i planlıyoruz. 90’lı yıllarda, ‘Ertesi gün bankamatiğe acaba maaşımız yatacak mı? Devlet bunu yaptırabilecek mi’ diye endişe eden bir ülkeden bugün 2071’leri planlayan bir ülkede yaşıyoruz çok şükür. Bunda da tabii Cumhurbaşkanımızın bize açtığı ufuk gerçekten kıymetlidir. 272 milyar dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyoruz ve ağırlıklı olarak demir yollarını yapmayı planlıyoruz” dedi.

‘2028 YILINA KADAR PROJESİNİ BİTİRECEĞİZ’

Ardından, ulaştırma yatırımlarına değinen Uraloğlu, Ankara-İstanbul arasındaki yeni hızlı tren projesi ile seyahat süresinin 80 dakikaya indirilmesini amaçladıklarını kaydederek, şöyle konuştu:

“Proje çalışmalarına başladık. Tamamen yeni bir hat, biz bunun 2028 yılına kadar projesini bitireceğiz inşallah. Yapım çalışmalarına başladık. Bu sadece, bir ulaşım aracının Türkiye’ye kazandırılması değildir. Aynı zamanda 350 kilometre hızla seyahat eden bir tren teknolojisini de bu vesileyle ülkemize kazandırmaktır. Yine yerli elektrikli lokomotifimizin seri üretimine önümüzdeki günlerde başlıyoruz. Biz şehirlerarası değil, şehir içindeki metro hatlarıyla da bakanlık olarak, metro çalışmalarımız, planlamalarımız var. Bunları da şehrin ulaşımına katkı sağlamak için yapıyoruz, destekliyoruz belediyelerimizi. Hava yoluna bakacak olursak çok tartışılan, ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı gerekli miydi’ denilen havalimanı, şimdi Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen günkü yolcu sayısı 77 milyonu geçti. Hedefimiz, oradaki planımız 200 milyon yolcunun buradan hareket etmesi. Şimdi İstanbul Havalimanı’ndan sadece Türkiye nüfusu kadar insan seyahat etti bir yılda. Yani onun için ne kadar gerekliydi, görüyoruz. 174 ülkeyle havacılık anlaşmamız var. Neredeyse olmayan ülke kalmadı. Yani bundan sonra bence hedefimiz bu olmalı. İstanbul’da eski Haliç’e bir yat limanı kompleksi ve bir alışveriş merkezi yapıyoruz. Tarihi yapısını da koruyarak ülkemiz için kıymetli bir proje olacak. Bu sene içerisinde bunun da önemli bir bölümünü açmayı düşünüyoruz.”

‘6’NCI UYDUMUZ HAZİRANDA FIRLATILACAK’

İletişim ve haberleşme çalışmalarından da bahseden Uraloğlu, “Mesela geçtiğimiz günlerde Zeki Müren’in sesinden bir güncel parça seslendirildi değil mi? Birisi şimdi bir başkasının sesinden sizi arayabilir. Onun için mutlaka yerli ve milli iletişim araçlarını geliştirmemiz lazım. Haziran ayı içerisinde inşallah fırlatma rampalarımızdan Amerika’da göndermeyi planlıyoruz. Bu da 6’ncı uydumuz olacak ve kapsama alanı da çok ciddi bir şekilde Afrika’nın ve Orta Doğu’nun önemli bir bölümünü de ilave olarak kapsayacak. Bu da bizim için heyecan verici bir proje. Sizlerin yakından takip ettiği, beklediği 5G teknolojisine uygun zamanda doğru piyasa şartlarıyla geçmeyi düşünüyoruz. Muhtemelen 2026 yılında 5G’ye geçeceğiz; ama İstanbul Havalimanı’nda uyumlu olan telefonlar bunu deneyimleyebiliyor. Bazı üretim tesislerinde de deneme amaçlı ruhsat verdiğimizi söylemek isterim” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-2026da-5gye-gececegiz/feed/ 0
KAAN’ın da stratejik malzemesi olan Türk kompoziti Paris’te büyük ilgi gördü https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaanin-da-stratejik-malzemesi-olan-turk-kompoziti-pariste-buyuk-ilgi-gordu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaanin-da-stratejik-malzemesi-olan-turk-kompoziti-pariste-buyuk-ilgi-gordu/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:03:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7258 Dünyanın en büyük kompozit malzemeler fuarı JEC World 2024, Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını açtı. Türk şirketleri kompozitte yüksek katma değerli mühendislik çözümlerini 106 ülkenin katıldığı ve bu yıl 59’uncusu yapılan JEC World Fuarı’nda sergiliyor. Türkiye milli katılımını 9’uncu kez İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yaptığı fuara bu yıl 42 Türk şirketi katılıyor.

En az iki malzemenin birleştirilmesiyle ortaya çıkan ve üstün performansa sahip yeni malzeme, kompozitler ya da kompozit malzeme olarak adlandırılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kullanılmaya başlanan kompozitler, bugün dünya çapında 73 milyar değerinde bir sektör.

Kompozitler, diğer malzemelerle karşılaştırıldığında olağanüstü hafiflikleri ile öne çıkıyor. Benzersiz güç-ağırlık oranı sayesinde daha iyi performans sunuyorlar.

“KOMPOZİT MALZEMELER DEVRİM ETKİSİ YAPTI”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı açıklamada, kompozit malzeme teknolojisindeki dönüşümün birçok sektörü doğrudan etkilediğini söyledi. Avdagiç, kompozit malzemelerin uygulamasında havacılık, otomotiv, boru ve tanklar, inşaat mühendisliği, savunma, güvenlik, tasarım, elektronik, medikal ve gemi inşası gibi alanların öne çıktığını kaydetti.

Avdagiç, “Kompozit, ulaştırma, inşaat, enerji, spor ve sağlık gibi birçok sektörün geleceğini şekillendiriyor. Kompozit malzemeler başarıyla entegre oldukları tüm sektörlerde devrim etkisi yaptı. Elektrikli otomobiller önemli bir kullanım alanı. Uzay araçlarından motor parçalarına kadar giderek daha da yaygın şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Şekib Avdagiç, en son olarak milli muharip uçağı KAAN’ın da kompozit malzemelerle üretildiğini hatırlattı.

Avdagiç, “Olağanüstü hafiflikleri ile öne çıkan kompozit malzemeler, Türkiye’nin teknoloji üretiminde kritik bir malzeme. Bu açıdan kompozitler geleceğimiz. Çünkü değer zincirinin her aşamasında inovasyon var. Kompozit sanayimizin başarısını son olarak milli muharip uçağımız KAAN’da da gördük” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE KOMPOZİT MALZEME PAZARI 1.5 MİLYAR EURO”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin Avrupa kompozitler pazarının önde gelen bir ülkesi olduğuna işaret etti. Türkiye kompozit malzeme pazarı büyüklüğünün 1.5 milyar Euro’nun üzerinde olduğunu belirten Avdagiç, 2023 yılında kompozit malzeme ihracatının da 267 bin ton olduğunu kaydetti. Avdagiç, 11’inci Kalkınma Planı verilerine göre Türkiye’de kompozit sektöründe orta ve büyük ölçekli 180, kısmen kompozit işi yapan ise 800 civarında şirket bulunduğu bilgisini verdi. Katma değeri yüksek ürünler üreten bu şirketlerin çalışan sayısının 8 bini geçtiğini belirten Avdagiç, “Türk kompozit sektörü, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme gösteriyor. Türkiye kompozit sektörünün, global ekonomik gelişmelerle uyumlu şekilde ve ülke dinamiklerinin etkisi ile hızlı ve uzun soluklu bir gelişme göstermesi memnuniyet verici” ifadelerini kullandı.

“İTO OLARAK SAVUNMA SANAYİNDEKİ GÜCÜMÜZÜN PERÇİNLENMESİNE KATKIDA BULUNUYORUZ”

Şekib Avdagiç, İTO’nun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte kurucularından olduğu Teknopark İstanbul ile Türkiye’nin savunma sanayindeki gücünün perçinlenmesine katkıda bulunduğunu söyledi.
Avdagiç, küresel ölçekte tanınan bir derin teknoloji merkezi haline gelen Teknopark İstanbul’un 2023 itibarıyla 506 firma, 3 bin 412 milli proje ve 9 bin 811 Ar-Ge mühendisine ev sahipliği yaptığı bilgisini verdi.

Avdagiç, “İTO olarak girişimcilikte ortaya koyduğumuz perspektifi de Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ile zirveye taşıyoruz” dedi.

Fuara katılan Teknopark İstanbul bünyesindeki firmalardan Alloy Additive havacılık, savunma, uzay, petrokimya, otomotiv, kompozit kalıpçılığı gibi birçok endüstri için titanyum ve nikel gibi egzotik alaşımlarla 3D büyük boyutlu metal parçalar üretiyor.

Adente, HP-RTM, filaman sarma ve pultrüzyon gibi zorlu kompozit proseslerindeki tecrübelerini kullanarak, yeni mühendislik teknolojileri geliştirip uyguluyor. Firma, özelleştirilmiş ürün ve makina çözümleri de sunuyor.

Plustechno, yapı kimyasalları ve malzemeleri alanında kendi know-how’ını üretip, patentli ürünleriyle çimento, beton ve seramik sektörüne hizmet veriyor.
Promakim’in ise dijital üretim ve baskı sistemleri çözümlerindeki hizmetlerinin yanı sıra endüstriyel 3B üretim sistemlerinde yatırımları bulunuyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kaanin-da-stratejik-malzemesi-olan-turk-kompoziti-pariste-buyuk-ilgi-gordu/feed/ 0
CHP başvurdu, AYM iptal etti! Bakan Işıkhan: CHP nedeniyle kamu görevlerinin aylıkları 345 TL azalacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/chp-basvurdu-aym-iptal-etti-bakan-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/chp-basvurdu-aym-iptal-etti-bakan-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:01:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7255 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, memurlara toplu sözleşmeler üzerinden verilen hak ve kazanımların CHP’nin, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurusu üzerine dün iptal edildiğini belirterek, “Hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve maalesef bu ödemeye ilişkin düzenleme dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu iptal kararıyla, ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir” dedi.

Adana’ya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, valilik ziyaretinin ardından Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kadın İstihdam Sistemi İş Pozitif Tanıtım Programı ve fuar açılışına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, kadın istihdamının üzerinde bakanlık olarak hassasiyetle durduklarını belirterek, “Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyacımız var. Bu sebeple kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz” dedi.

‘İŞ POZİTİF İLE 1 AYDA 30 BİN KADIN İSTİHDAMI’

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına mührünü vuracak bir projenin hayata geçirildiğini dile getiren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde ‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Projemizin’ açılışını gerçekleştirdik. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. Kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli katkılar sağlamış olacağız. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıklarına bakacak olursak; eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Şu an Adana’nın da dahil olduğu bölge illerimizin kadın istihdam oranlarına baktığımızda yüzde 24’e ulaştığını görüyoruz. Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir” diye konuştu.

‘CHP, MEMURLARA VERDİĞİMİZ HAKLARI, MAHKEME YOLUYLA İPTAL ETTİRDİ’

Bakanlık olarak memurların, işçilerin haklarını korumak önceliğinde olduklarını anlatan Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi, bu kazanımlardan birisidir. Geçtiğimiz yıl 7’nci Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi ile memurlarımız için ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve maalesef bu ödemeye ilişkin düzenleme dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna neden olan CHP’dir. Bu iptal kararıyla, ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir. CHP, daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal ettirmişti. CHP zihniyetinin bu hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin; bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağız.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/chp-basvurdu-aym-iptal-etti-bakan-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/feed/ 0
TÜİK açıkladı… Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor… İşte tüm istatistikler… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-kadinlar-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor-iste-tum-istatistikler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-kadinlar-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor-iste-tum-istatistikler/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:18:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7226 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi, erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,9’unu kadınlar, %50,1’ini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %52,1 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %70,2 oldu.

KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,5 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ

Hayat Tabloları sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi 2020-2022 döneminde Türkiye geneli için 77,5 yıl iken kadınlarda 80,3 yıl, erkeklerde 74,8 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,5 yıl olduğu görüldü.

DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 57,0 YIL OLDU

Hayat Tabloları sonuçlarına göre, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2020-2022 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 58,4 yıl iken kadınlarda 57,0 yıl, erkeklerde 59,7 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,7 yıl daha uzun olduğu görüldü.

KADINLARDA OBEZİTE ORANI %23,6 OLDU

Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerin %20,2’sinin obez, %35,6’sının ise obez öncesi durumda olduğu görüldü. Obez bireylerin oranı cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların %23,6’sının obez ve %30,9’unun obez öncesi durumda, erkeklerin %16,8’inin obez ve %40,4’ünün obez öncesi durumda olduğu görüldü.

ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,5 YIL OLDU

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2022 yılında Türkiye genelinde 9,2 yıl, kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl oldu.

EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %86,7 OLDU

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2022 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2022 yılında %91,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2022 yılında kadınlarda %86,7, erkeklerde ise %96,1 oldu.

YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI %21,6 OLDU

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2022 yılında %23,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2022 yılında kadınlarda %21,6, erkeklerde ise %25,5 oldu.

YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI %68,8 OLDU

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %53,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %35,1, erkeklerde ise %71,4 oldu.

İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %13,9, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %36,1, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,0 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,8 oldu.

KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %47,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %30,4, erkeklerde ise %65,0 oldu.

En yüksek istihdam oranı %54,1 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %33,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.

En yüksek kadın istihdam oranı, %37,4 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %18,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.

En yüksek erkek istihdam oranı, %72,8 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.

KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI %16,1 OLDU

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2022 yılında %9,8 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %16,1, erkeklerde ise %6,7 oldu.

HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI %28,0 OLDU

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2022 yılında %60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2022 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %28,0, erkeklerin istihdam oranının ise %90,5 olduğu görüldü.

CİNSİYETLER ARASI ÜCRET VEYA KAZANÇ FARKI TÜM EĞİTİM DÜZEYLERİNDE ERKEK LEHİNE GERÇEKLEŞTİ

Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret veya kazanç farkının erkek ücret veya kazancına yüzdesel oranı olarak tanımlanmaktadır. Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark %17,1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark %12,4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise, en yüksek fark %19,6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise %14,5 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti.

KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI %27,3 OLDU

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2023 yılında %27,3 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2023 yılında %72,7 oldu.

KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI %19,9 OLDU

Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2023 yıl sonu itibarıyla 599 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 480 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2023 yılında %19,9 oldu.

YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI %33,9 OLDU

Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2022-2023 öğretim yılında %33,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2022-2023 öğretim yılında %40,8 oldu.

ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI %19,6 OLDU

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre şirketlerde üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2022 yılında %19,6 oldu.

KADIN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) PERSONELİNİN ORANI %34,1 OLDU

Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır.

Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2022 yılında 93 bin 41 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,1’ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,5, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %31,0, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %27,3 oldu.

ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 25,7 OLDU

Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2023 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,3 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,0 yaş, erkeklerde 32,7 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa oldu.

KADINLARIN %16,2’SİNİN EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ

ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2022 yılında kadınların %38,9’unun kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %16,2, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %42,8 olduğu görüldü.

KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI %74,9 OLDU

Boşanma İstatistiklerine göre 2023 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,9 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,1 oldu.

İNTERNET KULLANAN KADINLARIN ORANI %83,3 OLDU

Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerin İnternet kullanım oranı %87,1 oldu. Bu oran kadınlarda %83,3 iken erkeklerde %90,9 oldu.

KADINLARIN %27,4’Ü YAŞADIĞI ÇEVREDE GECE YALNIZ YÜRÜRKEN KENDİNİ GÜVENSİZ HİSSETTİ

Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı %18,9 iken bu oran kadınlarda %27,4, erkeklerde %10,2 oldu. Kadınların %56,3’ü, erkeklerin ise %75,8’i yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetti.

Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2023 yılında %4,6 iken bu oran kadınlarda %6,3, erkeklerde %2,7 oldu. Kadınların %83,4’ü, erkeklerin ise %90,8’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tuik-acikladi-kadinlar-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor-iste-tum-istatistikler/feed/ 0
Son dakika… Bakan Şimşek’ten limit uyarısı… Merkez Bankası kritik verileri açıkladı! İşte kredi kartıyla en çok harcama yapılan sektörler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-limit-uyarisi-merkez-bankasi-kritik-verileri-acikladi-iste-kredi-kartiyla-en-cok-harcama-yapilan-sektorler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-limit-uyarisi-merkez-bankasi-kritik-verileri-acikladi-iste-kredi-kartiyla-en-cok-harcama-yapilan-sektorler/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:27:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7178 Kredi kartlarına yönelik gelmesi planlanan düzenlemelere ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklamalarda bulunmuştu. Bakan Şimşek, bankaların kurallara uyması gerektiğini söylerken limit verilirken de gerçekçi beyan ve belgeye dayalı işlem yapılmasının şartlar arasında olduğunu ifade etti. Bankaların kafalarına göre limit belirleme dönemini sona erdireceklerini belirten Bakan Şimşek, henüz yapılan ve sonuçlandırılan bir çalışma olmadığını, piyasaları bozmadan kredi kartı konusu üzerinde çalışacaklarını ve ne gerekiyorsa onu devreye alacaklarını söyledi.

KART HARCAMALARI ARTIYOR

, kredi kartlarına ilişkin harcama detaylarını her hafta bir önceki haftanın verisini gecikmeli olarak açıklıyor. Kredi kartıyla harcamada liderlik internet üzerinden yapılan alışverişlerde olurken ikinci sırayı market ve alışveriş merkezlerinde yapılan harcamalar aldı. Üçüncü sıradaki harcama kaleminde ise elektrik-elektronik eşya-bilgisayar sektörü yer aldı.

KREDİ KARTI LİMİTLERİ NASIL BELİRLENİYOR?

Normal şartlarda kredi kartı limiti toplam maaş ya da belgelenebilir gelirin 4 katını aşamıyor. 20 bin lira alan bir kişinin ister tek ister 5 tane kartı olsa da toplam limitinin 80 bin lirayı aşmaması gerekiyor. Ancak asgari ücretli ya da hiçbir geliri olmayanların cüzdanında milyon liralık kredi kartı limitleri bulunuyor. Bu da kart sahiplerini olmayan bir parayı harcamaya sevk ediyor. Bunun sonucunda da büyük borçlanmalarla karşılaşılıyor.

TAKSİTLER BORÇLARI KABARTIYOR

Kredi kartlarına yapılan taksitler küçük parçalara bölünmüş gibi görülse de toplam olarak ele alındığında büyük bir pasta oluşturuyor. 3-4-5 taksit aynı hesap döneminde ödenmeye çalışıldığında bu sefer bütçe yetmediği için kredi kartına asgari ödeme yapılıyor ve bu da faiz işlemesine neden oluyor. Kredi kartına taksit uygulaması sadece Türkiye’ye özgü bir model.

BANKAYA DA MALİYETİ VAR

Bankalar dönem borcunun tamamını ödemeyen müşterilerine ödenmeyen kısım üzerinden faiz uyguluyor. Bankalar da ticari kuruluşlar olduklarından dolayı faaliyetlerini sürdürmeleri için faiz geliri elde etmesi gerekiyor. Kredi kartındaki limiti borç para olarak müşterisine veren banka, yaklaşık olarak 40 gün paranın kendisine dönmesini bekliyor. 40’ıncı gün sonunda dönem borcunun tamamının ödenmesi halinde banka işletmeden aldığı komisyon dışında müşteriden hiçbir gelir elde edemiyor. Bu nedenle borcunun asgarisini yatıran müşteriler bankalar tarafından daha çok seviliyor.

YAPILACAK DÜZENLEME NELER GETİRECEK?

Gelirinin 4 katından fazla limiti olup uzun yıllardır kredi kartı sahibi olan kişilerin limitlerinin düşürülüp düşürülmeyeceği henüz bilinmezken, bankalardan daha dikkatli davranmaları talep edilebilir. Mevcutta kazanılmış hak olan limitlerin düşürülmesi kredi kartlarındaki kullanılabilir limiti de daraltacağından bu yöntemin tercih edilmeyeceği düşünülüyor.

Milyonlarca kredi kartı kullanıcısından yeni gelir belgesi talep edilmesinin de büyük iş yükü yaratacağından yeni kart alacaklara yönelik doğru beyanların alınması gerekliliği şart koşulabilir.

ÖDEME ARACINI BORÇLANMA ARACI OLARAK KULLANIYORLAR

Birikimi olmayan kişiler sıkıştıkları anda kredi kartlarını kullanabiliyor. Sonrasında ödeme günü gelince yeteri kadar ödeme yapmadıkları için bir de faiz yükü altında kalıyorlar. Kredi kartları borçlanma aracı değil ödeme aracı olarak kullanıldığında işlevini doğru bir şekilde yerine getirebilir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-limit-uyarisi-merkez-bankasi-kritik-verileri-acikladi-iste-kredi-kartiyla-en-cok-harcama-yapilan-sektorler/feed/ 0
Bakan Şimşek: Kadınların iş hayatına katılmasının her türlü arkasındayız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:54:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7160 Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Bakan Şimşek, “Kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa milli gelir yüzde 20 daha yüksek olur” derken, Bakan Göktaş ise, “Kadın iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni, Şişli’de bir otelde saat 15.00’de gerçekleşti. Törene, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ile birlikte çok sayıda kadın girişimci ve davetli katıldı. Program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın mesajlarının salondaki davetlilere okunmasıyla başladı. Daha sonra kürsüye çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasında olduklarını belirterek, bu anlamda finansal okuryazarlığın önemine dikkat çekti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, kadın iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedeflediklerini belirterek, Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına inandığını ifade etti.

“KADINLARIN İŞ HAYATINA KATILIMINI TEŞVİK EDECEK HER TÜRLÜ ADIMIN ARKASINDAYIZ”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuşmasına, “Türkiye ekonomisinin potansiyelini gerçekleştirmesinin tek yolu kadınlarımızın çok daha aktif bir şekilde hem iş hayatında girişimci ve çalışan olarak bulunmalarına bağlıdır. Az önce Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajında; kadınların işgücüne katılım oranının son 20 yılda yüzde 20’den yüzde 36’ya çıktığı ifade edildi. Çok değerli, anlamlı bir ilerleme ama yeterli değil. OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı ortalama yüzde 66. Eğer Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ortalamalarına ulaşırsa Türkiye’nin milli geliri 20 puan yani yüzde 20 daha yüksek olur. Dolayısıyla kadınların iş hayatına katılımını teşvik edecek her türlü adımın arkasındayız” ifadeleriyle başladı.

“FİNANSAL OKURYAZARLIK ARTTIKÇA, KADINLARIMIZIN EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMA YOLUNDA İLERLEME SAĞLAMASI MÜMKÜNDÜR”

Bakan Şimşek kadınların iş gücüne katılımında finansal okuryazarlığın önemine değinerek, “Kamu bankalarımız, KOSGEB ve TÜBİTAK kadın girişimcilerimizin yanında. KOSGEB yeni kadın girişimcilere 200 bin lira, mevcut kadın girişimcilere ise 300 bin liraya kadar kredi sunuyor. Halkbank ise 220 bin kadına 60 milyar liraya yakın bir kredi imkanı sunmuş. Bu gerçekten çok önemli. Kadınları istihdam eden işletmelerin 24 ile 54 ay arasında SGK primlerini Hazine olarak karşılıyoruz. Kadın çalışanlarına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti çok önemli. Eğer bir işveren kendi çalışanlarına kreş hizmeti sunarsa oradan elde ettiği geliri, vergiden indirme imkanı sağlıyoruz. Kadınlarımızın finansal okuryazarlığı da çok değerli. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile SPK (Sermaye Piyasaları Kurumu) çok güzel bir çalışma başlattı. 800 bine yakın kadına finansal okuryazarlık eğitimi vermek üzere bir iş birliği başlattılar. Finansal okuryazarlık arttıkça, kadınlarımızın ekonomik özgürlüğe ulaşma yolunda ilerleme sağlaması mümkündür” şeklinde konuştu.

“KADIN İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANINI YÜZDE 40,1’E, KADIN İSTİHDAM ORANINI İSE YÜZDE 36,2’YE YÜKSELTİLMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Kadınların iş gücüne katılım oranlarını artırmak için birçok proje gerçekleştirdiklerini söyleyen Mahinur Özdemir Göktaş da, “Hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlar, sağlıklı ve güçlü bir toplumun teminatıdır. Eğitimden sağlığa, çalışma hayatından siyasete, teknolojiden bilişime ellerinin değdiği her alanı bereketlendiren kadınlar Türkiye Yüzyılı’nın da mimarları olacaktır. Bu anlamda, kadının toplumdaki yerini güçlendirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak en asli vazifemizdir. Bu kapsamda, son 22 yılda, kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi ve refahının artırılmasında önemli kazanımlar elde ettik. Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimciliğini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

“KADINLARIN DEĞİŞEN İŞGÜCÜ PİYASASINA TAM, EŞİT VE ETKİN KATILIMLARINI ARTIRACAĞIZ”

Bakanlık olarak kadınların çalışma hayatına aktif olarak katılabilmeleri için yapılan çalışmalardan bahseden Göktaş, “Bu kapsamda, kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için 0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde mahalle tipi kreş modelinin yaygınlaştırılmasını önemsiyoruz. Çünkü, bugün girişimci kadınlar, istihdam hazırlama potansiyelleriyle sadece kendi hayatlarını değil, aynı zamanda çevrelerini ve toplumu da olumlu yönde etkiliyor. Bu nedenle, ülkemizde sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kadın girişimci sayısını artırmak büyük bir önem arz ediyor. Kadının güçlü bir birey olarak toplumda var olabilmesi, ancak ve ancak kadın-erkek eşitliği sağlanmış bir çalışma hayatıyla mümkündür. “Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri” ile kadınların ekonomik destekler, teşvikler ve başvuru mekanizmalarına daha kolay ulaşmalarına imkân sağlıyoruz. Bu seminerlere 2018 yılında başladık ve bugüne kadar 751 bin kadına destek olduk. “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” ile kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha etkin katılımlarını teşvik ediyoruz. “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi” ile ülkemizde ne eğitimde ne istihdamda yer alan 18-29 yaş arasındaki genç kadınların iş, staj ve eğitime ulaşmalarına destek oluyoruz. Mühendis olmak isteyen kız öğrencileri desteklemek ve mesleğin önde gelen isimleri haline gelmelerini sağlamak amacıyla “Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi”ni yürütüyoruz. Çok yakın bir zamanda uygulamaya koyacağımız “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ile de kadınların değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artıracağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN, KADINLARIN YÜZYILI OLACAĞINA İNANIYORUZ”

Kadının toplumdaki yerinin önemine dikkat çeken Bakan Göktaş, “Kadın aile ve toplumun temel direğidir. Kadınlar, toplumu ilmek ilmek işleyen birer sanatkâr. Tarihimizin her döneminde bizlere ışık tutan, yol gösteren öncü kadınlar olmuştur. Kadının içinde olmadığı, yer bulmadığı hiçbir ekonomik, kültürel ve siyasal hareket başarıya ulaşamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına” yürekten inanıyoruz. Bu inançla kadınlara destek olmaya devam edeceğiz. Girişimci kadınların üretime daha aktif katılmalarını sağlayacağız” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmalardan sonra “Üreten Kadınlar Yarışmasının” kazananlarına ödülleri takdim edildi. Ödül töreninin ardından program sona erdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-kadinlarin-is-hayatina-katilmasinin-her-turlu-arkasindayiz/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı! Ramazan’da denetimler sıklaşacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-ramazanda-denetimler-siklasacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-ramazanda-denetimler-siklasacak/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:33:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7129 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda denetimlerinin aralıksız bir şekilde devam ettiğini belirterek, Ramazan ayının önemi ve farklı bir atmosferi olması sebebiyle bu denetimleri daha da sıklaştıracaklarını, Ramazan ayına özgü olarak 7 bin 500 görevlinin sahaya tekrar çıktığını söyledi. Bakan Yumaklı, et fiyatlarında yaşanabilecek yükselişlerle ilgili soru üzerine de sadece hayvansal ürünler değil, bitkisel ürünlerde de Türkiye’nin, vatandaşının ihtiyacını karşılamakla ilgili herhangi bir probleminin olmadığını, hiçbir şekilde haksız kazanca yol açacak eyleme izin vermeyeceklerini vurguladı.

Konya’da Medya Buluşması programına katıldı. Bakan Yumaklı, “Özellikle Kızılırmak Havzasından Konya kapalı Havzasına su aktarımıyla alakalı Hirfanlı Barajı’ndan yaklaşık 200 milyon metreküp bir suyun Konya kapalı havza alınabileceği öngörülmüştür. Bununla ilgili toprak etütleri, hidrolojik raporlar vesaire tamamlandı. Sanırım yılsonuna kadar planlama çalışmaları tamamlanmış olur” dedi.

Bir dizi açılış ve ziyaret programı için Konya’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ilk olarak AK Parti Konya İl Başkanlığında Medya Buluşması programına katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, “Konya, sadece şanlı tarihimizin değil aynı zamanda cumhuriyetin de marka şehirlerinden bir tanesi ve İnşallah Türkiye Yüzyılının da parlayan şehri olacak. Bunu başarmak için gerekli tecrübe, birikim, kadro Konya’da var. İnşallah yine Konya 31 Mart akşamı Uğur İbrahim Altay diyecek. Cumhur İttifakı’nın o güçlü iradesi de sandığa yansımış olacak” dedi.

Konya’nın bakanlığı için önemli şehirlerden birisi olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Çünkü hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde Konya, Türkiye’nin gıda ihtiyacını karşılayan en önemli şehirlerden birisi. Biz de doğal olarak Konya’ya ayrı bir önem verdik her zaman. Son 21 yılda Konya’ya tarım, orman ve su konularında yapılmış olan yatırımların toplam tutarı 189 milyar lira. Yine su alanında sadece düşünürsek 328 tesisi hizmete alındı. Bunların da yaklaşık rakamı 95 milyar lira. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde Konya tarımsal üretim anlamında yaptıklarıyla birçok şehrimize de örnek olacak ve ihracat rakamlarında arttırmış olacak” şeklinde konuştu.

“HEDEFİMİZ İNŞALLAH BU YILIN EYLÜL AYINDA TARIMSAL, BİTKİSEL ÜRETİMLE ALAKALI TARIMSAL ÜRETİM PLANLAMASINI DEVREYE KOYMAKTIR”

Tarımsal üretim planlaması çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Bakan Yumaklı, “Tarımsal üretimin planlaması sizin etki edeceğiniz ya da edemeyeceğiniz bütün unsurları bir araya getirerek, suyu merkeze koyarak, bütün kriterleri dikkate alarak, bulunduğumuz bölgede, şehirde hangi ürünü ne kadar ve nasıl ekeceğinize dair planlama konusuydu. Kurulmuş olan İl Tarım Planlama Kurulları o ildeki üreticilerden, üretici birliklerinden, ziraat odalarından, ticaret odalarından, üniversitelerden, şehrin ileri gelenlerinden yani bu alakalı taraflarından oluşan bir komisyon. Ne yapacaklar? Öncelikle kendileri bulundukları ilde hangi ürünün ekilip dikilmesi gerektiğini, olup olmayacağını, münavebe olduğunda yani bir yıl bir ürün ertesi yıl başka bir ürün ve hangi ürünlerin hangi bölgede ekilip ekilmeyeceğine onlar karar verecek. Biz bunları tüm Türkiye’de bütün illerden gelenleri kontrol etmiş olacağız. Bu bir yıllık bir çalışma değil, bir seferlik bir çalışma değil. Sürekli olarak 3 yıllık bir periyodu koyacak olan bir çalışma olacak ve bizim hedefimiz inşallah bu yılın Eylül ayında tarımsal, bitkisel üretimle alakalı tarımsal üretim planlamasını devreye koymaktır” şeklinde konuştu.

“RAMAZAN AYINA ÖZGÜ OLARAK 7 BİN 500 ARKADAŞIMIZ SAHAYA ÇIKIYOR”

Bakanlık olarak Ramazan ayı boyunca sürecek gıda denetimlerine başladıklarını belirten Bakan Yumaklı, “Bakanlık olarak bizim diğer bir sorumluluğumuz da vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşması sağlamak. Bakanlık olarak 2023 yılında 1 milyon 300 bin gıda denetimi yapıldı. Bu denetimlerde 18 bin 948 işletmeye idari para cezası uygulandı. 2024’de de bu denetimlerimiz hız kesmeden devam ediyor. Ancak Ramazan ayının önemi ve farklı bir atmosferi olması sebebiyle bu denetimlerimizi daha da sıklaştıracağımızı ve Ramazan ayına özgü olarak 7 bin 500 arkadaşımızın sahaya tekrar çıktığını ifade etmek istiyorum. Başta un ve unlu mamuller; pasta ve tatlılar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi hususlarda yoğun denetimlerimiz de başlamış durumda. Özellikle bütün bunların yanı sıra iftar yapılan yerlerdeki toplu tüketim yapılan alanlardaki denetimlerimizi de yoğunlaştıracağız. Burada hijyen şartları, saklama şartları, gıdaların kullanım, son kullanım sürelerini aşmadıkları gibi içerik denetimleri de, analiz denetimleri de dahil olmak üzere yapılmış olacak. Ayrıca yine Ramazan kolilerilerinde de denetimlerimiz olacak. Burada da etiket ve son kullanım, son tüketim tarihlerini de incelemiş olacağız. Biz elbette en büyük gıda denetçisinin, halkımızın kendisinin olduğunu her zaman vurguladık. Buradan da bir kez daha ifade edelim vatandaşlarımızın karşılaştıkları herhangi bir problemin her türlü iletişim vasıtasıyla bakanlığımıza iletmeleri halinde anında bunlarla ilgili gerekli aksiyon, gerekli tedbir alınacak” diye konuştu.

“HİÇBİR ŞEKİLDE HAKSIZ KAZANCA YOL AÇACAK EYLEME İZİN VERMEYECEĞİZ”

Bakan Yumaklı, “Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte et fiyatlarında bir yükseliş yaşanacak mı” sorusu üzerine, hayvansal ve bitkisel ürünlerde vatandaşın ihtiyacının karşılanmasıyla ilgili bir problem olmadığını ifade etti. Yumaklı, “Sadece hayvansal ürünler değil, bitkisel ürünlerde de bizim ülkemizin vatandaşımızın ihtiyacını karşılamakla ilgili herhangi bir problemi yok. Bunu farklı zamanlarda ifade ettik. Rekabet Kurulunun bir tespiti var. Sektör paydaşlarının bir tespiti var. Burada herkesin şu anda özellikle son 1-2 ayda yaşanmış olan fiyat artışlarının maliyetlerle ya da ürünlerinin arzı ile bir sorunun olmadığını bütün taraflar biliyor. Biz bu konuyla alakalı Ticaret Bakanlığımızla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ben tekrar ifade etmek istiyorum. Hiçbir şekilde haksız kazanca yol açacak eyleme izin vermeyeceğiz. Bunlarla ilgili olanlarda bu eylemlerin karşılığını görecekler” dedi.

“ÖNEMLİ OLAN ELİMİZDE HALİHAZIRDA MEVCUT SU KAYNAKLARINI NASIL KULLANDIĞIMIZ”

Su verimliliği hakkında çalışmalarına deprem nedeni ile ara verdikleri ve tekrardan başladıklarını anlatan Bakan Yumaklı, “Hatırlarsanız su verimliliği seferberliği başlatmıştık. 2023 yılında başlatılmış ama deprem sebebiyle ara vermek zorunda kaldık. 2023 yılının son çeyreğinde tekrar başlattık. 2024 yılından itibaren de yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Burada özellikle suyun yaklaşık yüzde 77’sini kullanan tarım sektörünün bu suyu kullanırken de metotlarından tutun da kentsel kullanıma kadar, sanayi kullanımına kadar birçok konuda büyük bir gayret sarf ediyoruz. Yani sadece suyun temini değil, aynı zamanda bunun kullanımının da çok önemli olduğunun altını çizmek için bunları söylüyorum. Özellikle Kızılırmak Havzasından Konya Kapalı Havzasına su aktarımıyla alakalı Hirfanlı Barajından yaklaşık 200 milyon metreküp bir suyun Konya Kapalı Havzasına alınabileceği öngörülmüştür. Bununla ilgili toprak etütleri, hidrolojik raporlar vesaire tamamlandı. Sanırım yıl sonuna kadar planlama çalışmaları tamamlanmış olur. İnşallah bunu da bu şekliyle çözmüş oluruz. Şunu bir daha unutmamak lazım, hani suyu oradan getirirsiniz, buradan getirirsiniz, mümkün olur olmaz. Önemli olan elimizde halihazırda mevcutları nasıl kullandığımız? Dolayısıyla bizler özellikle kapalı devre basınçlı sulamayla alakalı gerekli yatırımları Devlet Su İşlerimiz yapıyor ama aynı zamanda çiftçilerimizin, üreticilerimizin de basınçlı sulama sistemleriyle ilgili sulama ekipmanlarını veya tesisatlarını yapmalarını istiyoruz. Bunların yüzde 50’sini de bakanlık olarak maliyetini karşılıyoruz zaten” dedi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bakanımıza ve ekibine Konya’ya verdiği kıymetten dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de birlikte Konya’nın tarımına ve ekonomisine iş birliği içerisinde katkı sunmaya devam edeceğiz. Konya birçok özelliğiyle öne çıkmış bir şehir olmasına rağmen en temel özelliği bir tarım şehri. Çatalhöyük’ten başlayarak Konya önemli bir tarımsal üretim merkezi oldu. Özellikle pandemi döneminde Konya’nın üretiminin Türkiye’nin gıda güvenliğinin ne kadar büyük katkı sağladığını hep birlikte izlemiş olduk. Konya bugün de birçok manada hayvanseverlikte de birinci sırada. Bunda bakanlığımızın çok önemli desteği var. Bu vesileyle tekrar tüm çiftçilerimiz ve tarım ve hayvancılıkla uğraşan tüm Konya halkı adına bakanlığımıza tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.

Bakan Yumaklı’ya teşekkür eden AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı da, gün boyu yapılan projeleri yerinde inceleyeceklerini ifade etti.
Programa, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Milletvekilleri, belediye başkanları, partililer ve basın mensupları katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-ramazanda-denetimler-siklasacak/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Diyarbakır’a 22 yılda 57.6 milyar lira yatırım yapıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:30:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7127 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.

“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:

“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”

“9 BİN 852 METRE UZUNLUĞUNDA 97 ADET KÖPRÜ İNŞA ETTİK”

44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”

“DEPREM KONUTLARI’NIN BAĞLANTI VE İMAR YOLLARINDA ALTYAPI DAHİL ÇALIŞMALARIMIZ SÜRMEKTEDİR”

Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.

“ELAZIĞ-DİYARBAKIR HIZLI TREN PROJESİ’NİN ETÜT ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR”

Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elâzığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”

“DİYARBAKIR HAVALİMANI YENİ TERMİNAL BİNASI, ÜLKEMİZİN DOĞUSUNDA YOLCU KÖRÜKLÜ İLK HAVALİMANI OLDU”

70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.

Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-diyarbakira-22-yilda-57-6-milyar-lira-yatirim-yapildi/feed/ 0
Geleceğin MR cihazları helyumsuz ve daha çevreci https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecegin-mr-cihazlari-helyumsuz-ve-daha-cevreci/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecegin-mr-cihazlari-helyumsuz-ve-daha-cevreci/#respond Fri, 29 Mar 2024 09:00:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7084 Dünyanın tıbbi görüntüleme devleri geçtiğimiz hafta Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Avrupa Radyoloji Kongresi’nde son teknoloji ürünlerini görücüye çıkardı. ‘Yeni nesil radyoloji’ başlığıyla düzenlenen kongreyi biz de Siemens Healthineers’ın davetlisi olarak takip ettik.

Tıbbi görüntülemede son teknolojilerin sergilendiği standları dolaşırken Türkiye Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Can Çevikol’la karşılaştık. Verdiği istatistik etkileyici; “Türkiye’de üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına giren her beş hastadan biri radyolojiye giriyor” dedi. Peki neden? Prof. Dr. Çevikol’un yanıtı net: “Çünkü hekim başına düşen hasta sayısı çok fazla. Beş dakikalık sürede hekim bir şeyleri atlamamak adına radyolojiden yararlanıyor.”

ÇEKİMDE DÜNYA LİDERİYİZ

Bu trafik Türkiye’yi tıbbi görüntülemede dünya lideri yapmış. Hangi alanda derseniz, cihaz başına görüntülemede. Veriyi  sahadaki Siemens Healthineers yöneticileri aktardı: Türkiye’de cihaz başına 250-300 çekim yapılıyor. Dünya ortalaması ise 30’larda. Önemli bir bilgi daha; Türkiye regülasyonlar gereği ikinci el görüntüleme cihazı almıyor. Mutlaka bütün cihazların sıfır gelmesi gerekiyor. Bu da yeni teknoloji cihazlar için Türkiye’yi önemli pazarlardan biri yapıyor.

HELYUM FAKTÖRÜ ÖNEMLİ

Viyana’daki radyoloji buluşmasının konusu yeni nesil teknolojiler olunca neler var diye baktık. Ar-Ge’ye 1.7 milyar ’luk yatırım bütçesi ayıran Siemens Healthineers, son teknoloji MR ve bilgisayarlı tomografi cihazlarını geniş bir alanda sergiledi. Karbon ayak izi hatırı sayılır büyüklükte olan bir endüstride çevreci çözümlerin öne çıkmasını görmek güzeldi. Şirketin son ürünü 80cm gantri açıklığına sahip MR cihazı MAGNETOM Free.Max, helyumsuz MR hayaliyle yola çıkılarak geliştirilmiş. Özelliklerini Siemens Healthineers Türkiye Genel Müdürü Enis Sonemel anlattı. “Standart bir MR cihazında kullanılan helyum miktarı 1.000 litre iken yeni cihazda bu miktar 0.7 litreye düşürüldü” dedi. Helyum, cihazın soğutulması için şart. Ama çevreyi de etkileyen bir ürün. Sonemel, helyumu azaltılmış bu cihazın aynı zamanda yarı yarıya daha hafif olduğunu da belirtti. Bir de daha ince kesitlerle görüntüleme sonucu verdiğini aktardı. Sonemel, “Daha küçük, hafif ve verimli bir ürün olduğu için MR’a erişimde bir eşik niteliğinde olacak. Bu cihazı Türkiye’ye de verdik. Martta kurulumu olacak. Sağlık Bakanlığı ile de 30 adet ürün civarında bir görüşmemiz var. Tamamlandığında ilçelerde de MR cihazına erişim söz konusu olacak” dedi.

Enis Sonemel

Kongrede şirketin bir de BT cihazı NAEOTOM Alpha tanıtıldı. Özelliği photon-counting dedektörüne sahip ultra düşük dozlu olması. Çekim süresi ise 2 saniye. Geniş olduğundan klostrofobi endişesini de ortadan kaldırıyormuş. Anlayacağınız MR ya da tomografi cihazlarına giremeyenler için birçok iyi haber verildi.

SERA GAZINDA SAĞLIĞIN PAYI YÜZDE 4.4

Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 4.4’ü sağlık sektörü tarafından üretiliyor. Siemens Healthineers’ın hedefi ise sıfır karbon emisyonu. Şirketin 2030’a kadar ayak izini yüzde 90 azaltma tahhüdü var. Ancak bir yandan da dünya nüfusu yaşlanıyor ve görüntüleme teknolojilerine talep de artıyor. Şirket helyumsuz cihazlara odaklanmış durumda. Helyum hem çevreye zararlı hem de maliyet açısından nerede olduğunuza bağlı olarak litre başına 50 Euro’ya kadar masraf çıkarabiliyor. MAGNETOM Free.Max bu tüketimi 1.000 litreden 0.7 litreye düşüyor. Bu da yüzde 8 emisyon azaltımı anlamına geliyor. Siemens Healthineers’ın dünyadaki kurulu cihazlarının yaklaşık 28 bininde bu sistem kullanılıyor.

(Soldan) Berkay Sevinç, Barış Kutlar, Pınar Karahasanoğlu Şen, Arda Savda, Ertan Cömert, Nesrin Kalay Bozpınar, Enis Sonemel, Hande Başkurt Atliman, Canan Hasancaoğlu, M. Emre Kuş

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelecegin-mr-cihazlari-helyumsuz-ve-daha-cevreci/feed/ 0
Kiracı ve ev sahibi arasında yeni kriz… Ek protokol oyununa dikkat! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-ve-ev-sahibi-arasinda-yeni-kriz-ek-protokol-oyununa-dikkat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-ve-ev-sahibi-arasinda-yeni-kriz-ek-protokol-oyununa-dikkat/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:59:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7082 EV sahipleri ile kiracılar arasındaki zam anlaşmazlığı bitmek bilmiyor. Ev sahipleri hızla artan kiralara karşı eski kiracıların düşük bedeller ödemelerinden dertli, kiracılar ise fahiş zamları karşılayamamaktan… Son dönemde yeni bir anlaşmazlık da zam uzlaşmalarından sonra yaşanır hale geldi. Şöyle ki; Beş yılı dolduran kiracılara ev sahipleri ‘kira tespit davası’ açabiliyor. Mal sahibi ‘kira bedeli piyasa rayicine göre düşük kaldı, yeniden belirlensin’ diyor. Dava yoluna gitmek yerine anlaşmayı seçenler ise bir rakam üzerinde uzlaşıyor ve ‘ek protokol’ yaparak yola devam ediyor. Ancak yeni anlaşmazlık tam da bu noktada başlıyor. Kimi ev sahipleri hem uzlaşma ile kirayı yükseltiyor, hem de yeni zam döneminde dava açıyor. Hukukçular uyarıyor; Yargıtay ek protokolü değil kira sözleşmesi tarihini dikkate alır. Bir yıl önce protokol yapılsa dahi, asıl sözleşme beş yılı geçtiyse ev sahibi anlaşmayı hiçe sayıp dava açabilir.

KİRACI ANLAŞTIK SANIYOR AMA…

Ev sahibi kiracı anlaşmazlıklarının son iki yılda hiç olmadığı kadar arttığını, kiraya getirilen yüzde 25 zam sınırı ve dava öncesi arabuluculuk şartının da sorunları çözmediğini anlatan Gayrimenkul Hukuku Derneği Kurucu Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, yeni sorunun ‘protokol krizi’ olduğunu dile getirdi. Kiraz son aylarda yaşanan anlaşmazlığı detaylarıyla şöyle anlattı:

“Söz gelimi 1 Ocak 2018 tarihli kira sözleşmesi olan bir kiracı için 1 Ocak 2023’te beş yıl doluyor. Bu durumda ev sahibi kira tespit davası açabilir. Ama taraflar dava yerine anlaşmaya gidiyor. Güncel kira değeri 10 bin lira, ev sahibi 40 bin lira istiyor ve 30 bin lirada el sıkışıyorlar. Bu durumda bir ek protokol hazırlanarak yeni kira bedeli resmileştiriliyor. Bu tabloda kiracı anlaşma oldu diye gönül rahatlığı ile yola devam ederken, yeni zam döneminde bir anda bir dava ile karşı karşıya kalabiliyor.”

Ali Güvenç Kiraz

YARGITAY DAVA AÇILABİLİR DİYOR

“Kiracı, ‘protokolü yapalı bir yıl oldu, dava için gerekli beş yıl şartı dolmadı’ diye düşünse de bu doğru değil” diyen Kiraz nedenini şöyle özetledi: “Çünkü Yargıtay diyor ki; Ev sahibinin her beş yılda bir kira tespit davası açmak hakkı var. Gerekli beş yıl şartında da asıl sözleşme tarihini baz alırım, ek protokol tarihini değil. Bu durumda kiracı evden çıkmamak için yasal oranın üzerinde zammı kabul edip sorun çözüldü gözüyle yoluna devam ederken, beklemediği bir dava ile karşılaşıyor. Eğer kira bölge rayicinin altındaysa, dava sonucunda yeniden artış gerçekleşiyor.”

ÇÖZÜM YENİ SÖZLEŞME

PEKİ bugün-lerde kira artışı konusunda uzlaşma sağlayan kiracılar böyle bir kriz yaşamamak için ne yapmalı? Bu soruya yanıt veren Kiraz, “Eğer taraflar yeni kira bedeli için anlaştıysa ek protokol yerine, eski kira sözleşmesini fesih ederek yeni bir kira sözleşmesi yapabilir. Böylece yeni sözleşmenin üzerinden beş yıl geçmeden bir daha tespit davası açılamaz. Ancak bu konuda ev sahibinin ikna olması da zor. Çünkü ev sahibi, sözleşmelerde 10 yıllık uzama süresinin bitiminden sonra ‘herhangi bir gerekçe göstermek zorunda olmadan’ kiracıyı tahliye edebiliyor. Yeni bir sözleşme yapılması halinde ise ev sahibinin gerekçesiz tahliye hakkı ileri tarihlere öteleniyor. Ev sahibi bu hakkını kaybetmemek için ek protokolü seçiyor” ifadelerini kullandı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kiraci-ve-ev-sahibi-arasinda-yeni-kriz-ek-protokol-oyununa-dikkat/feed/ 0
Şimşek, iddiaları yanıtladı… Seçimden sonra vergi artışı yok https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-iddialari-yanitladi-secimden-sonra-vergi-artisi-yok/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-iddialari-yanitladi-secimden-sonra-vergi-artisi-yok/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:54:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7080 HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde gündeme gelen ‘Seçim sonrası ek vergi artışları olacak’ iddialarına ilişkin açıklama yaptı. “Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız” diyerek Orta Vadeli Program’a (OVP) işaret eden Şimşek, “OVP’deki vizyon neyse onu uygulayacağız. Orada sadece ‘vergi istisnalarını gözden geçireceğiz’ deniliyor. Dolayısıyla KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne (MTV) ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik” dedi.

‘PİYASAYI BOZMAYIZ’

Dün Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında konuşan Şimşek, “Biz piyasaları tedirgin edecek adımlar atmayız. Vergide adalet konusu üzerinde çalışıyoruz. Ne borsaya ne de başka alana piyasayı bozacak bir vergi düzenlemesi gündemimizde var” diye konuştu.

‘ENFLASYON 12 AY İÇİNDE DÜŞECEK’

Enflasyona yönelik de mesajlar veren Şimşek, “Programımızın özü enflasyonu tek haneye indirmek. Şu anda fiyat istikrarından uzağız ama hedefimiz bu” dedi. Maliye tarafında da enflasyonu yükseltecek bir adım atmayacaklarını ifade eden Şimşek, “Marttan itibaren enflasyon net bir trende oturacaktır ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Çünkü baz etkisi var” diye konuştu. “Para politikası gecikmeli çalışır” diyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı: “Para politikası enflasyonu çıpalayacak seviyeye daha yeni geldi. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda iç talepte ılımlı seyri göreceğiz. Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Önümüzdeki 12 ayda enflasyon düşecektir.”

‘VATANDAŞ BİZDEN TASARRUF İSTİYOR’

Şimşek ayrıca, kamu harcamalarında da rasyonelleştirmeyi başlattıklarını vurguladı. “Harcamaları gözden geçirme çalışmasını başlattık. Çünkü vatandaşımız bizden de tasarruf istiyor. Vatandaş haklı” dedi.

Bu konuyu örneklendiren Şimşek, şu açıklamayı yaptı: “Bir taşıt talebi mi var, ‘Sadece yerli üretim elektrikli araç alabilirsin’ diyoruz. Böylece hem kullanırken daha tasarruflu hem de daha ucuz. Bir şartım da var benim: Yeni araç istiyorsanız elinizdekini mutlaka satacaksınız. Hem yeni araç al, hem mevcudu kullanmaya devam et; olmaz öyle bir şey! Bu konuda hassasız. Kurumlarımıza hesap soracağız. Maliye tarafında dezenflasyon sürecine destek olacağız.”

‘KUR HEDEFİMİZ YOK’

BAKAN Şimşek, kuruna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. “Bizim kur rejimimiz serbest kur rejimidir” diyen Şimşek, “Bizim kur hedefimiz yok, olmayacak da” diye konuştu. Ayrıca, kurda reel değersizleşme beklemediklerini kaydeden Şimşek, “Seçim sonrası TL’nin değer kaybına ilişkin beklentiler bana çok anlamlı gelmiyor” dedi.

‘KKM AYAK BAĞI OLDU’

KKM uygulamasına ilişkin de konuşan Şimşek, şöyle dedi: “Temel hedefimiz enflasyonu düşürmek, ikinci hedefimiz borç oranını yüzde 40’ın altında kalıcı olarak tutmak, üçüncü hedefimiz de sürdürülebilir cari açık. Bunlara ulaşmada bize ayak bağı olan kur korumalıdan çıkış hedefimiz var. Piyasaları bozmadan kademeli çıkış hedefliyoruz.”

BUNLAR OLMAYACAK?

BAKAN Şimşek’in açıklamalarına göre, gelecek aylara yönelik beklentiler şu şekilde öne çıktı:

 KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak.

– Geçen sene Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde (MTV) bir defaya mahsus iki ödeme gerçekleşmişti. Bu yıl MTV’ye yeni bir düzenleme gelmeyecek. Şimşek, vergilere ilişkin “Ne borsaya ne de başka alana piyasayı bozacak vergi düzenlemesi gündemimizde” değerlendirmesinde bulundu.

– Türk Lirası’ndaki değer kaybının hızlanması beklenmiyor. Şimşek, bu beklentiyi “Seçim sonrasına ilişkin liranın değer kaybına ilişkin beklentiler bana çok anlamlı gelmiyor” sözleriyle ifade etti.

– İhracatçıların rekabetçi kur beklentisi gerçekleşmeyecek. Şimşek, bu konuda da “Türkiye’nin net UYP’si eksideyken, özel sektörün ve kamunun net döviz pozisyonu açığı varken, benden TL’yi değersizleştirecek adım bekliyorlarsa bunun milletin menfaatine olmadığını söyleyeyim” diye konuştu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/simsek-iddialari-yanitladi-secimden-sonra-vergi-artisi-yok/feed/ 0
Son dakika… Sıfır otomobil fiyatları arttı! İşte en ucuza satılan araba https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-sifir-otomobil-fiyatlari-artti-iste-en-ucuza-satilan-araba/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-sifir-otomobil-fiyatlari-artti-iste-en-ucuza-satilan-araba/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:49:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7076 Türkiye’de otomobile olan talepte gerileme yaşanmıyor. Her geçen gün yeni otomobil almak isteyenler bayilerin kapısını aşındırıyor. Bayiler taleplere yetişemezken satışlarda da yeni rekorlar açıklanıyor. 

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 40,6 oranında arttığını açıkladı.

Otomobil satışları, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde geçen yıla göre %52,11 oranında artarak 146.318 adet, hafif ticari araç pazarı %9,8 artarak 39.373 adet oldu.

C SEGMENTİNE İLGİ YOĞUN 

Otomobil pazarı segmentlere göre ayrıldığında pazarın yüzde 88,9’unu vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu.  C segmenti otomobiller 85.263 adetle yüzde 58,3 pay, B segmenti otomobiller 44.198 adetle yüzde 30,2 pay aldı. 

SUV VAZGEÇİLMEZ OLDU 

Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 50,7 pay, 74.143 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 29,7 pay ve 43.509 adet satış ile sedan, yüzde 17,8 pay ve 26.051 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

BENZİNLİ OTOMOBİL AÇIK ARA ÖNDE

Benzinli otomobil satışları 97.861 adetle yüzde 66,9 pay, hibrit otomobil satışları 21.594 adetle yüzde 14,8 pay, dizel otomobil satışları 15.910 adetle yüzde 10,9 pay, elektrikli otomobil satışları 9.772 adetle yüzde 6,7 pay ve otogazlı otomobil satışları 1.181 adetle yüzde 0,8 pay aldı. 

MANUEL ŞANZIMAN DÖNEMİ BİTİYOR 

Otomatik şanzımanlı otomobiller, 130.391 adetle yüzde 89,1 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 15.927 adetle yüzde 10,9 pay aldı. 

FİYATLAR GENEL ANLAMDA YÜKSELDİ 

Şubat ayında otomobil fiyatları genel olarak yükseliş yaşadı. Sadece Suzuki Swift’in fiyatı yüzde 7.42 oranında düşüş gösterdi. Zam oranında liderliği Honda City üstlenirken Skoda Fabia da zam konusunda ikinci oldu. Üçüncülük ise Nissan Juke’un oldu. 

EN UCUZ OTOMOBİL YİNE KORELİ 

En ucuz sıfır otomobil listesinde liderliği Kia Picanto bırakmazken Citroen C3 ikinci, Fiat Egea ise üçüncü oldu.

YÜKSEK FAİZLER YATIRIMA YÖNLENDİRİYOR 

Mevduata verilen yüksek faiz nedeniyle iç piyasada talep soğumaya başladı ve otomobil alımı eskisi kadar hızlı devam etmiyor. 

TİCARET BAKANLIĞI’NIN ADIMLARI ETKİSİNİ GÖSTERDİ 

Bakanlığın attığı adımlarla birlikte aksesuar adı altında bayilerin fatura kesmeden el altından para alması, bayi çalışanlarının satış listesinde sıra önceliği tanımak için fazladan ücret talep etmesi, bir kişinin topladığı vekaletlerle 3’ten fazla araç satışının önüne geçilmesi, fahiş fiyat denetimleri, sıfırdan daha pahalıya satılan ikinci ele düşmüş araçların ilanlarına düzenleme gibi birçok aksiyon otomobil sektörünü düzene soktu.

SIFIR OTOMOBİL ALIRKEN DİKKAT 

Sıfır otomobil alırken sıfır diye kontrol etmemezlik yapmayın. Sıfır araçlarda da hatalar olabiliyor, kontrollerinizi yapıp teslim alın. Bayilerde boya ölçüm cihazları bulunduğundan dolayı boyasını kontrol edebilir, parçaların vida-somun birleşim yerlerinde oynama olup olmadığını gözle muayene edebilirsiniz.

Araç fiyatında anlaşma yaparken mutlaka küçük de olsa aksesuar talep etmeyi unutmayın, satışta zorlandıkları için aksesuarı vereceklerdir.

Bayiler satışlardan çok büyük karlar etmese de ilerleyen zamanda yetkili servis hizmeti vereceği için büyük kazançlar elde edeceklerdir. Örnek vermek gerekirse basit bir yağ değişimi periyodik bakımında aynı ürünleri alıp kendiniz yaptırmaya kalksanız 2 bin lira civarında ödeme yapacakken yetkili servis sizden 5-6 bin lira ücret talep edebilir. Elbette ki yetkili serviste yapılan bakımlar aracın garanti süresi içinde oluşacak olumsuzluklara yönelik teminat sağlıyor, bu avantajı da unutulmamalı. (Bu tutar örnektir, ultra lüks, supersport otomobillerin bakımlarıyla kıyaslanmamalı)

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-sifir-otomobil-fiyatlari-artti-iste-en-ucuza-satilan-araba/feed/ 0
Yargı yine zirvede… Ilgaz ve Çınar’ın vedası gözyaşlarına boğdu! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-yine-zirvede-ilgaz-ve-cinarin-vedasi-gozyaslarina-bogdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-yine-zirvede-ilgaz-ve-cinarin-vedasi-gozyaslarina-bogdu/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:40:48 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=7066 Ay Yapım imzalı ‘Yargı’ dizisi dün gece 85. bölümüyle ekranlara geldi. Her bölümü merakla beklenen dizi #Yargı etiketiyle gece boyu sosyal medya listelerinde yer aldı.

Dizinin yeni bölümünde; 

Çınar’ı saklandığı karavan parkından Ilgaz ve Eren gelmeden kaçıran Ceylin ve Yekta, Çınar’ı saklamak için Yekta’nın evine götürdü.

Çınar olup biteni anlamaz bir halde teslim olmak isterken Ceylin ona eskiden dernek ile bağlantısı olduğunu o yüzden onun da başının belaya girebileceğini söyledi.

İclal Savcı’nın talimatıyla yakalama kararı çıkartılan Çınar için polis Merdan ve Defne’nin kapısına gitti.

Yekta Ceylin’e derneğe gidip onları uyaralım dese de Ceylin, Çınar’ı da bu işten kurtarabilmek için kabul etmedi.

İclal Savcı, Çınar’la ilgili bulduğu görüntüleri Ilgaz’a izletirken Ilgaz, İclal Savcı’ya ‘Ne gerekirse yapın’ dedi.

Ceylin, Çınar’la ilgili durumu Ilgaz’a anlatmaya karar verdi ve onunla konuşmaya gitti. Ceylin, Ilgaz’a Çınar’ın dernekle ilgili bağlantısını tüm içtenliğiyle anlatsa da Ilgaz duruma Ceylin gibi yaklaşmadı ve sert şekilde gelip ifade vermesini istedi.

Ceylin, Çınar için Ilgaz’dan tek bir gece istedi. Ceylin, Ilgaz’ın yanından ayrıldığı gibi Defne ve Merdan’ı evden alıp Çınar’ı görmeleri için Yekta’nın evine götürdü.

Bu esnada Ilgaz da onları takip etti. Duygusal anların yaşandığı bu veda buluşması esnasında Ilgaz da Yekta’nın kapısına geldi, her ne kadar içeri girmek istese de gözyaşları içinde geri döndü.

Ardından Eren ve İclal Savcı ile derneğe baskına gitti. Osman ve Aylin kavga ederlerken yanlarına gelen Elif’e Aylin hiç düşünmeden Osman’ın evi terk edeceğini söyledi.

Çantasını alıp evden çıkan Osman Zümrüt’ün kapısına gitse de Zümrüt onu boşanmadan eve almayacağını söyledi ve sokakta kalan Osman bu kez de Parla’nın evine gitti.

Ertesi sabah Efe Savcı, Ceylin’in ofisine onu kullandığı için sitem etmeye gitti. Bu sırada Defne de adliyeye Ilgaz’ın yanına giderek abisini kurtarmasını istedi.

Özge’den İclal Savcı’yı araştırmasını isteyen Yekta ondan aldığı bilgilerle İclal Savcı’nın yıllardır Yekta’nın diplomasının peşinde olduğunu öğrenirken Ceylin de Ilgaz’la geçmiş bağlantısını öğrenmiş oldu.

Çınar adliyeye ifade vermeye geldi ve her şeyi anlattı. Sulh Ceza’ya sevk edilmek üzere gözaltına alınan Çınar’ı Tuğçe adliyeye götürdü. Tam gidecekleri esnada Ilgaz’ın Çınar’a seslendiği ve iki kardeşin birbirlerine sarıldığı anlar izleyenleri gözyaşlarına boğdu.

Tüm bu acı olaylar yaşanırken Ilgaz ve Ceylin’i Mercan’ın doğum günü heyecanı sardı. İkili birlikte hediye seçmeye gitti. Bu esnada İclal Savcı dernekten alınan kayıt defterine bakarken içinden Ceylin’in olduğu bir fotoğrafı buldu ve ‘Bunun açıklaması ne?’ notuyla Ilgaz’a gönderdi.

Gördüğü karşısında şok olan Ilgaz, Ceylin’e ‘Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?’ diye sorarken Ceylin de kurşun yarasıyla ilgili aynı soruyu Ilgaz’a yöneltti.

Ceylin, Ilgaz’a dernekle ilgili bağlantısını anlatırken Ilgaz kendini tehlikeye atarak derneğin adını neden verdiğini sorduğunda Ceylin’in cevabı da ‘Çınar için’ oldu.

Bu itirafın üstüne Ilgaz da İclal Savcı ile geçmiş bağlantısını Ceylin’e anlattı. Mercan’ın doğum günü esnasında herkes keyifli vakit geçirdiği esnada Ceylin’in yanına bir anda gelen İclal Savcı, Ceylin’e dernekle bağlantısı olduğunu bildiğini söyledi ve üstüne derneğin odasında Yekta’nın kayıt defterinden bir sayfayı kopardığı görüntüleri gösterip onun Ceylin’in kaydı olduğunu bildiğini söyledi.

YARGI ZİRVEDE

‘Yargı’nın yayınlanan 85. bölümü AB’de 5,93 izleme oranı, 15,89 izlenme payı, 20+ABC1’de 5,96 izlenme oranı, 14,04 izlenme payı; TOTAL’de 4,58 izlenme oranı, 11,54 izlenme payı ederek AB kategorisinde gecenin en çok izlenen dizisi oldu. 

Sema Ergenekon’un usta kaleminin Ali Bilgin rejisiyle buluştuğu dizinin başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz yer alırken onlara Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Defne Kayalar, Alican Yücesoy, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Naşit Özcan, Sermet Yeşil, Ayşegül Cengiz, Ulvi Kahyaoğlu, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan, Merve Ateş, Gece Işık Demirel, Esma Yeşim Gül, Duygu Serin, Tolga Canbeyli, Çağrı Atakan, Onur Tekin ve Dilara Çakır gibi usta ve genç isimler eşlik ediyor.

‘Yargı’ yeni bölümüyle Pazar akşamı Kanal D ekranlarında…

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yargi-yine-zirvede-ilgaz-ve-cinarin-vedasi-gozyaslarina-bogdu/feed/ 0
Son dakika… Bakan Şimşek’ten önemli açıklamalar https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-onemli-aciklamalar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-onemli-aciklamalar/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:06:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6944 Bakan Şimşek’in açıklamaları şöyle:

Bizim programın 3 temel hedefi var. Bizin en öncelikli hedefimiz enflasyonu tek haneye indirmekti. Enflasyonu ideal olarak düşük tek haneye indirmek. Fiyat istikrarından çok uzağız ama hedefimiz bu. Programın özü dezenflasyondur. İkinci hedefimiz bunu destekleyecek nitelikte mali disiplinin yeniden tesis edilmesidir. Mali disipline baktığımızda bütçe performansı iyi. Deprem felaketi yaşadık. Bütçe açığı çok arttı. Bütçe açığının yüzde 3’ün altına çekilmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir. Borcun da milli gelire oranını kalıcı şekilde yüzde 40’ın altında tutmaktır. Cari açığı uygulayacağımız politikalarla milli gelire oranla yüzde 2,5’in altına çekmek. Sürdürülebilir cari açık. Dış borcu aşağı çekmek, ihtiyaç duyulan rezervi kalıcı şekilde sağlamak. Bu da üçüncü hedefimiz.

Bu yolculukta iki unsur daha öne çıkıyor. Bu hedeflere ulaşmada ayak bağı olan KKM’den çıkış stratejimiz var. Rezerv birikimi de gereklidir. KKM’den kademeli olarak tam çıkış öngörüyoruz. Bütün bunları kalıcı hale getirecek, mali disiplini kalıcı hale getirecek yapısal reform hedefimiz var.

Program çalışıyor. Bizim bazı alanlarda öngördüğümüzden çok daha güçlü çalışıyor. İçeride ve dışarıda tüm kesimlerin, piyasa aktörlerinin programa inanmasıdır. Risk priminde özetlendiği kanısındayım. Türkiye’nin dış kaynağa çok daha makul maliyetlerle erişmesinin önünü açtı. Baktığınız zama Türkiye’nin Ağustos’a kadar risk primi farkı gelişmekte olan ülkelerin çok üstündeydi. Ağustostan itibaren gelişmekte olan ülkelerden çok daha düşük spreadlerle uluslararası finansmana erişim sağladık. 700 CDS’ten 300’e gerileme piyasanın bu programa inandığını gösterir.

Türkiye’ye finansman girişi var mı? Geçen senenin ilk 5 ayında net çıkış yaşamış. Haziran 2023’te 11.4 milyar net portföy girişi var. Türkiye geçen sene uluslararası piyasalardan 10 milyar dolar borçlandı ama yüksek faizlerden borçlandı, faizler şimdi aşağı indi. Türkiye’de rezervler Mayıs itibarıyla 98,5 milyar dolara inmişti, şu anda 130 milyar doların üzerinde. dönüşümlü mevduatı dikkate alırsanız rezervlerdeki artış 60 milyar dolar civarındadır. DDM’deki azalmayı izlerseniz ve rezerv artışıyla birlikte düşünürseniz 60 milyar dolar düzeyinde artış var. Programın neresi iyi çalıştı derseniz bu boyutu iyi çalıştı. Bankalar Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç öderken 96 dolar bulabiliyorlardı. Şu anda yüzde 138’e çıktı. Bankalar 100 dolar borç öderken 138 dolar bulabiliyor.

Reel sektöre geldiğimizde geçen sene Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç ödediklerinde 73 dolar borç buluyorlardı. Bizim için uzun vadeli perspektif daha önemli. Biz dedik ki ekonomide yeniden dengelenme, iç talebin ılımlı hale geldiği, dış talebin büyümeyi destekleyici noktaya geldiği bir yapı istiyoruz dedik. Böyle bir ekonomide büyümenin kompozisyonda enflasyonu aşağı çekmemizi ve cari açığı aşağı çekmeyi sağlayacak temel koşuldur. 2023’ün ikinci çeyreğinde yurt içi talebin büyümeye katkısı 10.2 puan. Net ihracatın etkisi -6,3 puan. 3. çeyrekte düzelmeye başlıyor. Net ihracatın etkisi -6,3’ten -2,6’ya düşüyor. 4. çeyrekte 2023 yılı yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi -0,6, yani sıfıra yaklaşıyor. Net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim istediğimiz bu. Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları şu anda hazırlanıyor. Kalıcı şekilde. 

12 aylık cari açık 60 milyar doların üzerine çıkmıştı. Aralık’ta 45 milyar dolara geriledi. 2 aylık dış ticaret rakamlarına bakarsak 13,2 milyar dolarlık iyileşme var. Cari açık Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor, program çalışıyor. Bunlar değerli şeyler. Finansal piyasaların gördüğü resim var, bir taraftan bizim sürekli şekilde ana hedefimiz enflasyon düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net şekilde piyasalar diyor ki inanıyoruz, enflasyon düşecek diyor.

Bence enflasyonda aylık bazda trendleri incelediğimiz zaman Ocak, kısmen Şubat trend programla uyumlu bir şekilde. Geçen sene Eylül sonrasında çok net bir trend var. Trend bizim ortaya koyduğumuz hedef patikasıyla yüzde 36 orta nokta. 30-42 arasında belirsizlik noktası var. Ocak ayında sizin bahsettiğiniz faktörler nedeniyle bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta da etkileri olabilir. Mart’ta da yeni baştan çok net trende oturacak. Dezenflasyon hedeflerimizle uyumlu hale gelecek. Yıllık enflasyon yüksek kalacak. Önümüzdeki senenin ilk yarısı dahil enflasyon yüksek kalacak dedik ve yükselecek dedik. Baz etkisi var, para politikası gecikmeli olarak çalışır. Aktarım mekanizmasının etkili olduğu ülkelerde dahil 18 aya yayılan aktarım mekanizması var. Para politikası gecikmeli olarak çalışacak. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda iç talepte ılımlı seyri net olarak göreceğiz. 2021’de dolar/TL kuru 18’e çıkıyor, 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar aynı seviyede kalıyor. Kuru serbest bıraktık, geçici olarak enflasyonist. Geçen sene gelir politikalarının etkisi var, deprem olmuş, inşaat malzemeleri özellikle orada inşaat malzemelerinde çok ciddi artış var. Bu sene böyle birşey olmayacak. Vatandaşlar deprem bölgesinden göçmek zorunda kaldı, kiralar arttı. 2023’ü besleyen bir sürü enflasyon faktörü ortadan kalkacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak. Vergilerin etkisi çıkacak.

Para politikası MB’nin uhdesinde, orada çok değerli benden çok daha birikimli arkadaşlarımız var. Onlar işlerini biliyorlar. Onlara saygım var. Biz enflasyonu çıpalayacak noktaya geldik diyorlarsa onlara saygım var. Biz vatandaşımıza da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. İlk geldiğimiz gün dedik ki, öngörülebilirlik, şeffaflık. OVP’de bizim maliye politikası konusunda ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Biz vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. O istisnalardan verimli olmayanla ilgili çalışma yapacağız diyor. KDV genel artışı olmayacak. Kurumlar vergisinde artış olmayacak. Gelir vergisi oranlarında artış olmayacak. MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik. Polemiklere sosyal medyayı dikkate almıyorum. Piyasalarda belirsizliği artımak, seçime yönelik olarak spekülatif amaçlı bir sürü iddia ortaya konuyor. Koyanlar da saygın olması gereken kişilikler. Kaynağını sormadan. Arasınız bana ulaşamazsan basın danışmanına ulaşırsın, iddiaları sorarsın. Bunların niyeti kötü. Gündemimizde kayıt dışılıkla mücadele dışında ve bazı istisnaların verimli olup olmadığı dışında özel çalışmamız yok.

Harcamaları kalem kalem gözden geçiriyoruz. Her bakanlık gelecek, bir sonraki sene için parayı ne için istediğini ortaya koyması lazım. Şu anda biz harcamaları gözden geçirme çalışmasını başlattık. Vatandaş bizden de tasarruf istiyor. Vatandaş bizden bunu bekliyor. Konya’da depremden sonra Ankara’da Hazine binası var. Kolonları çatladı ve 20 kişilik bir uzman ekip inceledi ve çok riskli dediler. 1 metrekare biz yer kiralamadık. 1950 kişiyi kendi bünyemizde maliyenin diğer binalarına yerleştik, 1 metrekare yer kiralamadık. Taşıtlar konusunda ne gerekiyorsa taşıt talebi varsa yerli üretim ve elektrikli alabilirsin diyoruz. Yeni araç istiyorsanız mevcudu satacaksınız. Geçen sene kurumlara hatırlattım, kurumlara hesap soracağız. Maliye ayağında dezenflasyonu destek olacağız çok net. Bütçe hedefimiz var, bunu tutturduk.

 

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-simsekten-onemli-aciklamalar/feed/ 0
Gayrimenkul alım-satımında 1 Mart’ta beyan dönemi başladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-alim-satiminda-1-martta-beyan-donemi-basladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-alim-satiminda-1-martta-beyan-donemi-basladi/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:54:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6936 1 Mart tarihinde başlayan gelir vergisi döneminde beyanda bulunulacak. 1 Nisan 2024 tarihine kadar süresi var. Örneğin 21 Ekim 2022 tarihinde 900 bin liraya satın alınan bir gayrimenkul 13 Temmuz 2023 tarihinde 2 milyon liraya satılmış olsun. Alış tarihinden itibaren 5 tam yıl geçmeden satış yapıldığı için elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak vergiye tabi olacak.

DEĞER ARTIŞ KAZANCI NASIL ANLAŞILACAK

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı gayrimenkullerin 5 yıl içinde elden çıkarılmasında gelir vergisi beyanı broşüründe öncelikle gayrimenkul alım–satım işinde ticari faaliyet ve değer artış kazancı ayrımının nasıl yapılacağı anlatıldı. Gayrimenkul alım satım işleri bir meslek halinde sürdürülüyorsa elde edilen kazanç ticari kazanç sayılıyor. Bir yıl içinde birden fazla satış varsa ticari kazanç olarak kabul ediliyor. Gayrimenkul alım satım işlemi ticari kazanç hükümleri kapsamında değilse, elde edilen kazanç “değer artışı kazancı” hükümlerine göre tespit ediliyor.

TAKVİM GÜNÜ ESAS ALINIYOR

Gerçek kişilerin bir bedel karşılığı edindikleri gayrimenkullerin (konut, arsa, vb.) edindikleri tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılması halinde, elde edilen kazanç gelir vergisine tabi oluyor. Beş yıllık sürenin hesabında takvim günü esas alınıyor.

MİRAS OLURSA VERGİ VAR MI

Eğer konut, arsa gibi gayrimenkuller miras olarak kalmışsa 5 yıl içinde satılsa bile değer artış kazancı doğmuyor. Bir mükellef 16 Ağustos 2020 tarihinde kendisine miras yoluyla intikal eden apartman dairesini, 21 Kasım 2023 tarihinde satmış olsun. Satışa konu apartman dairesinin ivazsız olarak (veraset yoluyla) intikal etmesi nedeniyle, mükellefin bu satıştan elde ettiği gelir, değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecek.

NASIL HESAPLANIYOR

Değer artışı kazancında vergilendirilecek kazanca safi değer artışı deniliyor. Safi değerde konut ya da arsanın maliyet bedeli esas alınıyor. Eğer maliyet hesabı yoksa endeksleme yapılıyor. Rehberde konuya ilişkin bir örnek de verildi. Vatandaş, 2 Kasım 2020 tarihinde 1 milyon liraya satın aldığı konutu 1 Şubat 2023 tarihinde 4.5 milyon liraya satmış olsun. Bu durumda, söz konusu gayrimenkul 5 yıllık süre dolmadan elden çıkarıldığı için mükellef adına oluşacak değer artışı kazancının hesaplanması gerekiyor. Gayrimenkulün edinildiği tarihinden önceki ay olan Ekim 2020 ile elden çıkarıldığı aydan önceki ay Ocak 2023 Yİ-ÜFE endeksleri üzerinden 1 milyon liralık konutun maliyet bedeli 3 milyon 946 bin 404 lira olarak hesaplanıyor. Satış değerinden maliyet bedeli çıkarılıyor. 55 bin liralık istisna düşüldükten sonra bu konut için 498 bin 596 lira vergiye tabi gelir ortaya çıkıyor. Bunun üzerinden de 130 bin 908 lira gelir vergisi ödenmesi gerekiyor. Konut 1 Şubat 2023 tarihinde elden çıkarıldığı için 2023 yılı değer artışı kazancının, 2024 yılının mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilip ilk taksitinin de mart ayında ödenmesi gerekiyor. İkinci taksit ise temmuz ayında ödenecek.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gayrimenkul-alim-satiminda-1-martta-beyan-donemi-basladi/feed/ 0
B segmentinde fiyat ortalaması 1.4 milyon liraya C segmentinde 1.9 milyon liraya ulaştı… Otomobil fiyatlarında yatay seyir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:49:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6934 GEÇTİĞİMİZ yıl kur, enflasyon ve küresel maliyet artışları nedeniyle bazı dönemlerde ayda 2-3 kez zamlanan sıfır otomobil fiyatları, son dört ayda önceki aylara kıyasla daha yatay bir seyir izledi. Hürriyet en çok satan segmentlerde son 4 ayda yaşanan fiyat artışlarını inceledi. Buna göre, en çok satan segmentlerde yaşanan dört aylık fiyat artışları yüzde 6 ila 10 arasında gerçekleşti.

Şubat 2024 sonu itibarıyla C segmentinde (orta sınıf) ortalama fiyat 1.9 milyon TL’ye ulaşırken, D segmentinde fiyat ortalaması 3.5 milyon TL’ye yaklaştı. Kasım 2023’ten bu yana çok büyük artışlar olmamasına rağmen, Renault Clio, Peugeot 208 ve Hyundai i20 gibi modellerin bulunduğu B segmentinde (küçük sınıf) bile artık ortalama fiyatın 1.4 milyon TL’nin üzerine çıkması sıfır otomobile ulaşmanın ne kadar zorlaştığını yeniden gözler önüne serdi.

EN ÇOK ARTIŞ B SEGMENTİNDE

Otomotiv veri şirketi Cardata’nın Hürriyet için yaptığı çalışmaya göre, Kasım 2023 itibarıyla satılan tüm modellerin fiyat ortalaması 1 milyon 772 bin TL olan C segmentinde son 4 aylık dönemde fiyatlar yüzde 6.9 arttı. Şubat 2024 sonu itibarıyla Fiat Egea, Renault Megane Sedan ve Toyota Corolla gibi modellerin yer aldığı bu segmentte fiyat ortalaması 1 milyon 895 bin TL’ye çıktı. Kasım 2023 – Şubat 2024 aralığında B segmentinde fiyatların diğer segmentlere kıyasla daha çok arttığı görüldü. Kasım 2023’te B segmentinde satılan sıfır otomobillerin fiyat ortalaması 1 milyon 266 bin TL seviyesindeyken, Şubat 2024 itibarıyla ortalama fiyatlar yüzde 10.7 artarak 1 milyon 402 bin TL seviyesine yükseldi.

D SEGMENTİNDE ORTALAMA 3.5 MİLYON

Segmentler büyüdükçe fiyat artış hızları aynı oranda azaldı. Bu kapsamda, Kasım 2023 itibarıyla 3 milyon 271 bin TL olan D segmenti (orta-üst sınıf) fiyat ortalaması Şubat 2024 sonu itibarıyla 3 milyon 489 bin TL seviyelerine geldi. BMW 4 Serisi, Mercedes-Benz C serisi, Skoda Super B gibi modellerin bulunduğu bu segmentteki 4 aylık fiyat artışı yüzde 6.6 olarak gerçekleşti. Diğer yandan, yatırım amaçlı talebin de etkisiyle satış rekorları kırdığı 2023 yılında sıfır otomobil fiyatları ortalama yüzde 70 artmıştı.

ÇİNLİLERDEN HİBRİT ATAĞI

GEÇEN yıl Türkiye’ye damgasını vuran markalardan birisi şüphesiz Çinli üretici Chery’di. Pazara girdiği ilk yıl olan 2023 yılında üç SUV modeliyle 40 bin 590 adet satış rakamına ulaşan Chery’nin, 2024 yılında elektrikliler de olmak üzere yeni modellerini ve daha üst sınıftaki Jaecoo gibi markalarını Türkiye’ye getireceği biliniyordu. Ancak, Ticaret Bakanlığı’nın Gümrük Birliği ve STA ülkeleri dışından ithal edilen elektrikli araçlara yönelik yeni şartları Chery’nin de bazı stratejilerini değiştirdi. Omoda 5’in tamamen elektrikli versiyonunun Türkiye’ye gelişini erteleyen marka, bunun yerine yeni nesil Plug-In Hybrid (PHEV) motorlu otomobilleri ilk kez bu yıl satışa çıkaracak.

ArrIzo 8 PHEV

SON ÇEYREKTE GELİYOR

Chery yetkililerinin geçtiğimiz hafta düzenlediği online toplantıda Hürriyet ile paylaştığı bilgilere göre, Türkiye’de satılacak Plug-In Hybrid motorlu ilk Chery modeli Sedan gövde tipindeki Arrizo 8 olacak. Son çeyrek itibarıyla satışına başlanacak Arrizo 8 PHEV, 1.5 litrelik benzinli ve iki adet elektromotor olmak üzere toplamda 3 motorun bulunduğu hibrit bir motor sistemine sahip olacak. Araçta bulunan 18.3 kWh’lık batarya dışardan şarj edilebilecek ve 115 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüşe imkân tanıyacak. Aracın bataryası, yüzde 30’dan yüzde 80’e kadar 19 dakikada (25 santigrat derecenin altında) şarj olabilecek.

1.400 KM MENZİL

Chery’nin ilk kez Ekim 2023’te tanıttığı 115 kW güç ve 220 Nm tork üreten QPower mimarisine bu sahip motorun karma yakıt tüketimi 100 km’de 4.2 litre olacak. Bu sayede araç 1.400 km sürüş menziline ulaşacak. Chery yetkililerin Hürriyet ile paylaştığı bilgilere göre, Arrizo 8’in 1.5 litrelik benzinli versiyonu da son çeyrekte gelecek. 2025 itibarıyla Chery ürün gamındaki diğer otomobillerin de PHEV versiyonları üretilecel ve Türkiye’de satılacak. Bu arada, Çinli BYD’de de Seal U’nun PHEV versiyonunu 2. çeyrekte getirme kararı almıştı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/b-segmentinde-fiyat-ortalamasi-1-4-milyon-liraya-c-segmentinde-1-9-milyon-liraya-ulasti-otomobil-fiyatlarinda-yatay-seyir/feed/ 0
Trafik sigortasında zarar büyüyor primler yetmiyor… Sigortacılar trafikte serbest piyasa istiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/trafik-sigortasinda-zarar-buyuyor-primler-yetmiyor-sigortacilar-trafikte-serbest-piyasa-istiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/trafik-sigortasinda-zarar-buyuyor-primler-yetmiyor-sigortacilar-trafikte-serbest-piyasa-istiyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:44:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6918 Maliyetler nedeniyle trafik sigortasındaki zarar artınca sigortacılardan, trafik sigortasında serbest piyasa koşullarına dönülmesi ve primlerin serbestçe belirlenmesi talebi geldi. Sigortacılar, “Bıçak kemiğe dayandı, devletin belirlediği primler yetmiyor, acilen serbest tarifeye geçilmeli” diyor.

2017 yılına kadar sigorta şirketleri trafik sigortasının fiyatlarını serbestçe belirliyordu, bu tarihten itibaren devlet müdahalesi geldi ve araç gruplarına, illere, sürücülerin hasar geçmişine göre fiyatları kamu belirlemeye başladı. Böylece hem sigorta primlerini hem de trafik sigortası teminatlarını devlet belirler hale geldi. Bugün sigorta şirketleri, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından belirlenen fiyatların üstüne çıkamıyor ama isteyen şirket tüketiciye daha altına fiyat verebiliyor.

PRİM SERBESTÇE BELİRLENMELİ

Sigortacılar, enflasyon ve kurlardaki artışın trafik sigortasında ödenen maddi hasar maliyetlerini; asgari ücretteki artışın ise ödenen vefat, sakatlık gibi bedeni tazminatları artırdığından şikayet ederek, kamunun belirlediği primlerin yetersiz kaldığını vurguluyor. 2023’ün 9 aylık verilerine göre trafik sigortasında 12 milyar TL zarar edildiğini, yılsonunda bu rakamın 15 milyar TL’nin de üzerine çıkacağını ifade eden sigortacılar, “2017 öncesi olduğu gibi serbest tarifeye dönülmeli, fiyatlar serbestçe belirlenmeli. Serbest sisteme geçilirse, hasarlı-hasarsız sürücü ayrımı olacak, özellikle hasarsız veya az hasarlı sürücülerin primleri daha da ucuzlayacak” diyor.

SERBEST TARİFE OLMAZSA OLMAZIMIZ

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı ve Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen, araç ve yedek parça maliyetlerinden asgari ücrete kadar ilgili her kalemde yaşanan artışın primleri önemli ölçüde etkilediğini belirterek, şunları söyledi: “Trafik sigortaları için serbest tarife olmazsa olmaz. Fiyat kontrolü, sonrasında oluşan prim farkları ile kapatılmak zorunda kalıyor. Bu kaçınılmaz son hoşnutsuzluk yaratabiliyor.”

MALİYETLERİ KONTROL EDEMİYORUZ

TSB Başkan Yardımcısı, Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, trafik sigortasının birçok parametrenin serbestçe yönetilerek iyi araç sürücüsüyle kötü araç sürücüsünü ayıran, fiyatlamanın da buna göre yapılacağı, hatta riskin kötülüğü itibariyle başkalarına hayati tehlike doğurabileceklerin sistem dışı bırakılacağı bir akreditasyona dönüşmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Tam serbestiyet sadece fiyatların serbest bırakılması ile de olmaz. Sıklıkla yaşanan mevzuat iptallerinin artırdığı anlaşmazlıkların yargıya taşınmasından kaynaklanan belirsizlik, asgari ücret artışları sonucu artan rezerv ve hesaplama riskleri, sigorta hak sahibi ile sigortacı ilişkisinin dışına taşarak, ana tazminatın üzerinde gerçekleşen tespit ve yargılama sorunları ve bu giderlerin artışı, sigorta şirketlerinin süreci iyi araç sürücüleri lehine yönetmesinin önünde engeller oluşturmaktadır. Serbest tarife maliyet artırıcı bu tip gelişmeler sonucu fiyatların yeni maliyetlere göre düzenlenmesini sağlar, ancak sorunları tam olarak bitirmez. Çözüm için maliyet kalemlerinin de doğru yönetilmesi gereklidir.”

İYİ KÖTÜ SÜRÜCÜYÜ AYRIŞTIRAMIYORUZ

TSB Yönetim Kurulu Üyesi, AXA CEO’su Yavuz Ölken, trafik sigortasında önce yarı esnek, sonrasında da serbest tarifeye geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, şu açıklamaları yaptı:

“Trafik sigortasında sigorta şirketlerinin maliyetleri asgari ücretle ilişkili. Asgari ücrete zam geldikçe geriye dönük bütün dosyaların üzerine yük biniyor. Trafik sigortasında primler yetmiyor. Artık hasarlı hasarsız sürücüyü ayırmamız lazım. Sigorta şirketleri trafik sigortasında her 100 lirada 30 lira zarar yazıyor. Yani, her poliçeden 30 lira zarar ediyoruz. Bugün iyi ve kötü sürücüyü ayrıştıramayan bir sisteme sahibiz. Önce yarı esnek tarifeye geçmek olmazsa olmazdır. Önce iyi sürücüler korunmaya başlanmalı. Sektör trafik sigortalarında kar etme peşinde değil ama sürdürebilir fiyatlamanın peşindedir. Biz sigorta sektöründe serbest tarifeye adım atmadığımız müddetçe bize bir sihirli değnek lazım.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/trafik-sigortasinda-zarar-buyuyor-primler-yetmiyor-sigortacilar-trafikte-serbest-piyasa-istiyor/feed/ 0
Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bursayi-gelecege-tasiyacak-projeler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bursayi-gelecege-tasiyacak-projeler/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:33:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6915 Aktaş, “Şimdi temelini attığımız projelerin meyvelerini toplama zamanı. Canla başla çalışarak gecemizi gündüzümüze katarak ulaşmak istediğimiz, sürekli hayalini kurduğumuz, yaşlısının, gencinin, kadınının, erkeğinin, çocuğunun güven duyduğu, huzur bulduğu, daha mutlu, daha müreffeh ve daha yaşanabilir bir Bursa için şimdi dönüşüm zamanı” dedi.

‘ULAŞAN ŞEHİR’

Yollarıyla, akıllı çözümleriyle toplu taşımasıyla ulaşan bir şehir oluşturacaklarını ifade eden Başkan Aktaş, “Önümüzdeki dönem sonunda toplam raylı sistem hattımızı 89 kilometreye ulaştırarak, toplu taşımada önemli bir dönüşümü gerçekleştireceğiz” dedi. Aktaş, gelişen metro hatların kullanılmak üzere 68 adet metro aracını 180 milyon ’ya yaklaşık 6 milyar lira yatırımla şehre kazandıracaklarını anlattı. Aktaş, Türkiye’nin en genç otobüs filosuna sahip Bursa’ya 500 yeni otobüs kazandıracaklarını da açıkladı.

DAHA DİRENÇLİ OLACAK

Aktif fay hatları üzerine kurulu şehir için depremin tartışılmaz bir gerçek olduğunu ifade eden Başkan Aktaş, “Önümüzdeki dönemin en önemli konu başlığı şüphesiz kentsel dönüşümdür. Afetlere dirençli ve sürdürülebilir bir şehir inşası için Bursa’da yer alan yaklaşık 530 bin yapı ve 1 milyon bağımsız bölüm konuttan dönüşüm önceliği bulunan alanlarda çalışmalarımızı başlattık. 14 farklı dönüşüm projemizle 2025 yılı sonuna kadar 11 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Daha ulaşılabilir ve daha yeşil dirençli şehir Bursa’yı inşa etmek için 100 bin konutluk kentsel dönüşüm projemizi hayata geçiriyoruz” dedi.

ÜRETİME DESTEK

Bursa’nın en önemli markalarından birinin de Gemlik zeytini olduğunun altını çizen Başkan Aktaş, “Bu markayı yaşatmak ve geliştirmek üzere üreticilerimizle birlikte mevcutta dağınık olan alanlarını bir bölgede toplayarak üretim, satış birimleri ve lisanslı depoyla birlikte Gemlik, Orhangazi, İznik ve Mudanya ilçelerimizde yoğun olarak üretilen zeytinin merkezini oluşturacağız. Üreticimize destek vereceğiz. Projesi ile gelen genç ve kadın girişimcilerimize kuracakları yeni iş için 100 bin TL’lik hibe desteği sağlayacağız. 115 kilometrelik deniz sahiliyle Güney Marmara’da önemli bir sahil şeridi olan şehrimizi Mudanya Güzelyalı, Gemlik ve Tirilye’de yapacağımız yat limanlarıyla da önemli bir denizcilik destinasyonu haline getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

GENÇLERE ÖZEL KART

Aktaş, fiziki çalışmaların yanında kadınından gencine, yaşlısından çocuğuna sosyal ve kültürel anlamda gerçekleştirecekleri renkli ve zengin projelerle şehir insanının sosyal hayatında da dönüşümü gerçekleştireceklerini anlattı. Aktaş, “‘Genç Kart’ımız ile gençlerimize sosyal ve kültürel etkinliklerden gönüllerince faydalanmaları için yıllık 5.000 TL destek sağlıyoruz” diye konuştu.

DÜĞÜN SALONU VE EŞYA

Aktaş, belediyecilik hizmetlerinin belki de en anlamlı ayağının sosyal belediyecilik olduğunu söyledi. Engelliler ve aileleri, yaşlıları, gençleri kısacası tüm hemşehrilere ve can dostlarına dokunduklarını söyleyen Başkan Aktaş, “Bu dönemde de özellikle farklı kesimler için hazırladığımız destek paketlerimizle bu alandaki çalışmalarımızı üst seviyeye taşıyoruz. Yeni evlenecek çiftlerimize düğün salonunu temin ediyoruz. Şayet düğün salonu ihtiyaçları yoksa aynı değerde mobilya veya beyaz eşya konusunda kendilerine destek sağlıyoruz. Geçtiğimiz dönem hizmete aldığımız 32 ana kucağında 4 bine yakın yavrumuzun okul öncesi eğitimlerini tamamen ücretsiz bir şekilde tamamladık. Önümüzdeki dönemde ana kucağı sayımızı 100’e çıkararak 10 binlerce yavrumuzu geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz” dedi.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bursayi-gelecege-tasiyacak-projeler/feed/ 0
Önemli isimler Antalya Diplomasi Forumu’ndaki oturumda buluştu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/onemli-isimler-antalya-diplomasi-forumundaki-oturumda-bulustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/onemli-isimler-antalya-diplomasi-forumundaki-oturumda-bulustu/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:54:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6899 Antalya Diplomasi Forumu’nun 2’nci gününde Round bölümündeki oturuma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Irak Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hussein, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Cibuti Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mahmoud Ali Youssouf, Ruanda Dışişleri Bakanı Vincent Biruta, Macaristan Uluslararası Ekonomi Bakanı Marton Nagy, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Hepsiburada Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan katıldı.

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz oturumda, “Ekonomimiz 1 trilyon seviyesini geçti tarihinde ilk defa. 1 trilyon 119 milyar dolar oldu ve kişi başına gelirimiz de 13 bin doları aşarak 13 bin 110 dolar olarak hesaplandı. Bu tarihimizin en yüksek rakamları, dolar bazında konuşacak olursak Türkiye bu rakamlarla dünyanın 17 büyük ekonomisi konumunda. Satın alma gücü dediğimiz bir hesap var ona göre ise 11 konumda” diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerde bu yılın ikinci yarısından başlayarak daha genişlemeci politikalar beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yani faiz oranlarını muhtemelen yavaş yavaş düşürmeye başlayacaklar. Bu da gelişmekte olan ülkelere yeni bir sermaye akımı doğuracak. Bu yeni akımdan da siyasi güven ve istikrar ortamında izlediğimiz etkili politikalarla daha çok istifade edeceğiz inşallah. Daha fazla sermaye ama neyi istiyoruz biz? Uzun vadeli kalıcı sermaye gelsin diyoruz. Bu çerçevede de yurt dışında da gidip tanıtıyoruz. Yeni politikalarımızı anlatıyoruz. Yabancılarda da artık Türkiye’deki ortama bakarak yeni yatırımlar yapmak istiyorlar. Önümüzdeki dönem bunları da daha çok göreceğiz inşallah” dedi.

Uluslararası ticaret ile ilgili konuların konuşulduğu oturumda konuşan Antalya Diplomasi Forumu’nun ana destekçisi Hepsiburada’nın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan ise, ticaretin dünyada birçok şeyin üstesinden gelebileceğini söyledi. Doğan, “2’nci Dünya Savaşından sonra alışık olduğumuz dünya düzeni tamamen değişti. Artık bir takım başka önlemleri düşünmemiz gerekiyor. Küresel ticaretteki yavaşlaman durgunluktan ziyade coğrafi ayrışma ve siyaset temelli. Gümrük tarifeleri ve ikili sözleşmeler artık yeni dünyada geçerliliğini yitirmiş durumunda. Geleneksel mal ve hizmet ticaretinden ziyade yazılım ve teknolojik ürünlerin ticaretinden bahsetmemiz gerekiyor. Yapay zeka gibi teknolojik gelişimler bizleri çağımıza tekrardan kavuşturabilir. Teknolojinin birçok problemimizi çözebileceğimizi düşünüyorum” dedi. 

Gelecekteki umudun teknolojide yattığını belirten Doğan, “Teknoloji geliştirme ve yaratımı tüm ülkelere açık olmalı. ‘Big Tech’ olarak da bilinen büyük teknoloji şirketleri, teknoloji odaklı küresel refahın geleceği için yapısal bir tehdit olma riski taşıyor. ‘Big Tech’, teknoloji milliyetçiliğinin aracı haline gelmiş durumda. Big Tech, hem ABD hem de Çin için teknoloji milliyetçiliğinin aracı haline geldi. Bu iki güç ülkeleri seçmek zorunda bırakıyor. Ancak çoğu ülke ABD ve Çin arasında seçim yapmaya zorlanmak istemiyor” diye konuştu.

Kuzey ülkelerinin Google’la muhatap olabilmek için diplomatlar atadığını söyleyen Doğan, “Firmaların ağ etkileri ve finansal güçleri sayesinde etki kapasiteleri çok artıyor. Bu durumda ülkelerin kendi ulusal teknoloji şirketlerini çıkarmaları oldukça güç bir hale geliyor. Bu da kapsayıcı küresel teknoloji ve dijital ticaretin geleceği için sağlıksız bir ortama işaret ediyor. Bu alana yeni girenlere ve daha küçük ülkelerdeki oyunculara küresel ilerlemeye katkıda bulunmaları için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde adil bir rekabet ortamı sağlanması gerekiyor. Sorumlu teknoloji uygulamaları küresel ticaret, entegrasyon, verimlilik, büyüme ve barış için temel olacaktır” dedi. 

Büyük teknoloji şirketlerinin birçok şeyi etkileyebileceğini söyleyen Doğan, “Gelecekte umut teknoloji de yatıyor. Yeni bir zihniyete ihtiyacımız var. Bu büyük güçlerin ya da büyük teknolojinin tekelinde olamaz. Bu, eşit şartlar altında refaha giden adil bir şekilde paylaşılan bir yol olmalıdır” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/onemli-isimler-antalya-diplomasi-forumundaki-oturumda-bulustu/feed/ 0
Marketlerde 280 TL’den başlıyor 2 bin TL’ye de koli var: Ramazan kolisi raflarda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-280-tlden-basliyor-2-bin-tlye-de-koli-var-ramazan-kolisi-raflarda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-280-tlden-basliyor-2-bin-tlye-de-koli-var-ramazan-kolisi-raflarda/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:19:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6875 Ramazana sayılı günler kaldı, ramazan kolileri de marketlerde, e-ticaret sitelerinde ve toptancılarda yerini aldı. Marketlerde tek veya daha fazla seçenekli ramazan kolileri var. Fiyatlar ise kolinin içeriğine göre değişiyor. Biz de marketleri dolaşarak kolilerin içeriklerini ve fiyatlarını araştırdık. Buna göre, geçen yıl en uygun fiyatlı ramazan kolisinin fiyatı 229.90 TL’den başlarken bu yıl rakam 279.95  TL. Kolilerin içerisinde ise en temel ihtiyaçlar olan pirinç, bulgur, ayçiçek yağı, şeker, makarna, un, salça, çay gibi en 11-12 kalem ürün bulunuyor. Kolilerin içeriği arttıkça fiyatlar da artıyor. Market taramalarından gördük ki, bu yıl ramazan kolisinin fiyatı 989 TL’ye kadar çıkıyor. Peki ramazan kolisi alırken nelere dikkat edilmeli? Soruyu hem toptancılara hem de market yöneticilerine yönelttik.

TOPTANCIDA DAHA AVANTAJLI

İstanbul Gıda Toptancı Tüccarları Derneği Başkanı Mustafa Karlı, bu yıl ramazan kolisi fiyatlarının geçen seneye göre ortalama yüzde 20-30 arasında arttığını belirtti. Karlı, toptancılarda talep üzerine koli hazırlandığını belirterek, “Kolide ne isteniyorsa biz de ona göre hazırlıyoruz. Bu yüzden net koli fiyatımız yok. Ancak normal bir koli 500’den TL başlar, 1.500-2 bin TL’ye kadar çıkar” dedi.

Karlı’ya göre, hazır koli alınması avantajlı değil. Karlı, “Hazır koli tavsiye etmiyoruz. Toptancıdan almak daha avantajlı ve fiyat olarak daha uyguna geliyor. Çünkü hem taze hem de görerek almak çok önemli. Görmeden ürün alınmasını tavsiye etmiyorum” diye konuştu.

HEDİYE KARTLAR TERCİH EDİLİYOR

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) Başkanı Faruk Güzeldere ise, geçen seneye göre temel gıda ürünlerinde enflasyonun altında bir artış olduğunu ifade etti. Güzeldere, “Özellikle salça, ayçiçek yağ, bulgur, un, mercimek fiyatlarında çok artış olmadı. Paketin fiyatını yukarı taşıyan zeytin oldu. Geçen sene 270-280 TL’ye sattığımız kolilerin fiyatı bu yıl 350-360 TL oldu. Tarım ve ticaret bakanlıkları ramazanda spekülatif fiyat artışlarının önüne geçebilmek için gerekli önlemleri aldılar” dedi. Güzeldere ayrıca, en çok orta ve üst segment koli satışı yapıldığını da belirtti.

Güzeldere’ye göre, kurumsal alımlarda son yıllarda daha çok hediye kartlar tercih edilmeye başlandı. Bunun nedenini seçeneklerin esnekliğine bağlayan Güzeldere, şunları söyledi: “Bu kartlarla hediye edilen kişi evinin ne ihtiyacı varsa alabiliyor. Erzak kolisine göre daha avantajlı oluyor. Özellikle kurumsal firmalar da bu tercihte bulunuyorlar. Kartın kullanım süresinin bir yıl olması da tercih nedenleri arasında. Çünkü tüketici ihtiyaçlarını zamana yayabiliyor.”

İÇERİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ

-Marketlerde satılan ramazan kolilerinin içeriğini baktık. Kolideki ürünleri tek tek aldığınızda fiyat koliden daha pahalıya geliyor. Bu yüzden koli için yapılan kampanyalar avantajlı denilebilir. Ancak koli kapalı. İçindeki ürünler de görülemiyor. Bu da belli bir tedirginlik yaratabiliyor. Bu nedenle içeriğin son kullanma tarihlerinin kolilerin üzerinde etiketle belirtilmesi önemli. Bu nedenle içeriğini sorgulamadan koli alınmamalı. İster toptancıda isterse markette  olsun kolinin içine konulan ürünlerin gerekli denetimlerden geçmiş, içeriği güvenli oluşmasına dikkat etmek birinci
öncelik olmalı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marketlerde-280-tlden-basliyor-2-bin-tlye-de-koli-var-ramazan-kolisi-raflarda/feed/ 0
Bayraktar Akıncı, İHA-230 füzesi ile hedefi tam isabetle vurdu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bayraktar-akinci-iha-230-fuzesi-ile-hedefi-tam-isabetle-vurdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bayraktar-akinci-iha-230-fuzesi-ile-hedefi-tam-isabetle-vurdu/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:46:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6860 Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen Bayraktar AKINCI Projesi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya yerli olarak üretilen yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu başarıyla sürüyor.

TAM İSABETLE VURDU

Roketsan tarafından milli olarak geliştirilen Türkiye’nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi olan İHA-230 Füzesi ile 2 Mart 2024’te gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan Bayraktar AKINCI, uzun menzilli atış testi icra etmek üzere Sinop’a yol aldı. Bayraktar AKINCI’nın Sinop Atış Alanı’nda ateşlediği KKS/ANS güdümlü İHA-230 Füzesi, Karadeniz üzerinde uzak mesafedeki noktayı tam isabetle vurdu.

AKINCI C GÖKYÜZÜNDE

24 Şubat’ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar AKINCI C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI C, 2 X 850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güç ile sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019’da yapan Bayraktar AKINCI TİHA, 29 Ağustos 2021’de envantere girdi. Yakın dönemde 2X450 HP gücündeki Bayraktar AKINCI A ve 2X750 HP gücündeki Bayraktar AKINCI B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine de katılmaya başladı. 

EN BÜYÜK İHRACAT ANLAŞMASI

Azerbaycan envanterine giren Bayraktar AKINCI TİHA’nın 9 Şubat’ta gerçekleştirdiği ilk uçuşunu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar birlikte izledi. Suudi Arabistan Krallığı ile geçen yıl yapılan ihracat ve iş birliği anlaşması, Cumhuriyet tarihinde Türk savunma ve havacılık sanayisinin tek seferde yaptığı en büyük ihracat anlaşması oldu.

ASELFLIR-500 İLE VURDU

22 Şubat’ta icra edilen test kapsamında Bayraktar AKINCI, tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi’ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA’yı başarıyla imha etti.

40 BİN SAATTİR GÖKLERDE

Türkiye’nin ilk milli insansız hava araçlarını üreten Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.

3 ÜLKEYİ UÇARAK GEÇTİ

45 bin 118 feet ile milli havacılık irtifa rekoruna sahip olan Bayraktar AKINCI, 2023 yılında 3 ülkeyi uçarak geçmek suretiyle Bakü’ye gitti. Bu uçuş için Tekirdağ-Çorlu’dan havalanan TİHA, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’ı bir uçtan bir uca katetti. Ayrıca, 2022 yılında Efes Tatbikatı kapsamında Batman’dan kalkarak İzmir’deki hedefleri başarıyla vurmuştu.

İHRACAT ŞAMPİYONU

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023’te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülke ile olmak üzere toplam 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bayraktar-akinci-iha-230-fuzesi-ile-hedefi-tam-isabetle-vurdu/feed/ 0
Bakan Işıkhan: İş kanununu güçlendireceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-is-kanununu-guclendirecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-is-kanununu-guclendirecegiz/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:01:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6836 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir otelde düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları’ programında, kentteki iş insanlarıyla bir araya geldi. Programa Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Abdullah Erin, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nasır Duyan ve iş insanları da katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin artık yüzyılın hesabını yapan ülke konumunda olduğunu belirterek, “Biliyorsunuz 2024 yılı; ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl; 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak. Türkiye, artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke oldu hamdolsun. Türkiye Yüzyılı; yolumuza engel olabilecek hiçbir meselemizin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adıdır. Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve hiçbir ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok” dedi.

‘VERİLERDE EN YÜKSEK İŞ GÜCÜNE KATILIM VE İSTİHDAM ORANLARINI BEKLİYORUZ’

İşverenlerin karşılaştıkları zorlukların azaltılmasına yönelik kapsamlı çalışmaların olduğunu belirten Bakan Işıkhan, “Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim artık; ‘Bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilmezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim; vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Bizim; şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler üreten, proje geliştiren, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat kendi gözlerinizle şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek; millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, önce vatandaşım diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var. Bakınız bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde, turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldik. Özellikle istihdamda ve iş gücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçiyoruz. Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde hem genelde, hem kadınlarda, hem de gençlerde, 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını gösteriyor. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımız yapmaktayız” diye konuştu.

‘MEVZUATI GÜÇLENDİRİP, YÜZYILLIK VİZYONUMUZA YAKIŞIR HALE GETİRECEĞİZ’

Her yıl 1 milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ettiklerini belirten Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Teşviklerimiz ve desteklerimizle, işletmelerinizin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunuyoruz. Diğer taraftan ‘İstihdama Dönüş Programı’ kapsamında deprem bölgesindeki illerimizde düzenlenecek kurs ve programlarımızın uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdik. Bildiğiniz üzere İŞKUR aracılığıyla işverenlerimiz ve işçilerimiz arasında köprü görevi görmeye devam ediyoruz. Aktif İşgücü Programları ile işverenimize; işçisini kendisinin yetiştirdiği imkan tanıyoruz. Bu programlarımızın şartlarını esneterek daha fazla vatandaşımızın yararlanması noktasında adımlar attık. İş Başı Eğitim Programı ve Mesleki Eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşımız faydalanmıştır. Her yıl 1 milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla aktif sigortalı sayısı 188 bin 948 olmuştur. Yani, aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, ‘Kadın İstihdam’ projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrim içi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş-Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Türkiye Yüzyılı kadın erkek, genç yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an iş kanunumuzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve iş gücü piyasası gidişatına olumlu yönde katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz. Değerli kardeşlerim, gördüğünüz gibi her gün yeni bir eser, her gün yeni bir projeyle halkımıza hizmet götürüyoruz. 21 yılda Türkiye’yi nerelerden alıp hangi seviyelere ulaştırdığımızı en iyi Mardinli hemşerilerim bilir. Peki, biz bunu nasıl başardık değerli kardeşlerim? Biz bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonuyla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-is-kanununu-guclendirecegiz/feed/ 0
Bakan Yumaklı: 11 bin 284 yaban hayvanını tedavi ettik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-11-bin-284-yaban-hayvanini-tedavi-ettik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-11-bin-284-yaban-hayvanini-tedavi-ettik/#respond Sun, 24 Mar 2024 09:00:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6823 Bakan Yumaklı, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen yaban hayatı geliştirme faaliyetleri hakkında bilgi veren Yumaklı, tür koruma eylem planlarının yanı sıra yaban hayvanı üretim, doğaya yerleştirme ve izleme çalışmaları konularına da değindi.
Türkiye’nin Avrupa’dan orman, Asya’dan step ve Afrika’dan çöl türlerini bir arada barındırdığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

“Dünyadaki 8 ana gen merkezinden biri olan Anadolu toprakları çok sayıda yabani bitki türüne de ev sahipliği yapıyor. Önemli coğrafi konumu dolayısıyla ülkemiz kuş göç yolları konusunda da kilit pozisyona sahip. Bu da ülkemizin biyolojik çeşitlilik açısından önemini bir kat daha artırıyor. Biz de bu zenginliğimizi ve yaban hayatımızı korumak için canla başla çalışıyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz gerekli çalışmaları aralıksız yürütüyor.”

Yaban hayatı geliştirme sahalarının DKMP Genel Müdürlüğünün en önemli faaliyet alanlarından biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Ülkemizde 154 memeli, 490 kuş, 140 sürüngen türünün yaşadığını biliyoruz. Ayrıca 19 bine yakın omurgasız hayvan ile 11 bine yakın bitki türünün de yaşadığını tespit ettik. Yaban hayatı geliştirme sahaları ile bu türlerin korunup geliştirilmesini sağlıyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde 1 milyon 165 bin 447 hektar alana sahip 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunuyor. Farklı türler için ilan edilen bu sahalarda yaban keçisi, Anadolu yaban koyunu, geyik, karaca, alageyik, kelaynak, karaakbaba ve ceylan gibi türlerimiz koruma altına alınmış durumda” ifadelerini kullandı.

Nesli tehlike altındaki türlerin korunup geleceğe taşınması için tür koruma eylem planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini bildiren Yumaklı, “Ülkemizde doğal ortamlarında korunan alanlar veya tür eylem planları aracılığıyla korunmakta olan yaban hayvanlarını desteklemek amacıyla bazı türler için yaban hayvanı üretme istasyonları kuruyoruz. Bu alanlarda kızıl geyik, alageyik, ceylan, Anadolu yaban koyunu, Hatay dağ ceylanı, kelaynak gibi türlerin üretimini yapıyoruz. Halihazırda toplam 12 memeli yaban hayvanı, 9 kanatlı yaban hayvanı, 3 adet de alabalık üretme istasyonumuzda bu çalışmalarımız sürüyor” ifadelerine yer verdi.

42 MİLYON ALABALIK, 1,4 MİLYON KEKLİK VE SÜLÜN DOĞAYA BIRAKILDI

Bakan Yumaklı, 2023 sonu itibarıyla Bakanlığın üretme istasyonlarında 185 alageyik, 690 yaban koyunu, 142 kızıl geyik, 298 ceylan ve 301 de kelaynak bulunduğunu belirtti. Bu istasyonlarda üretilip doğaya salınan yaban hayvanları ile ilgili de bilgi veren Yumaklı, 2002-2023 yıllarında 4 bin 477 memeli yaban hayvanı üretildiğini bunların 2 bin 41’inin doğaya bırakıldığını söyledi.
Aynı çalışmalar kapsamında, 2002- 2023 yıllarında 42 milyon alabalık ile 1,4 milyon keklik ve sülünün doğal ortamlarına salındığını aktaran Yumaklı, “Yaban hayvanlarını izleme çalışmaları çerçevesinde yaban hayvanı türlerinin ve popülasyon büyüklüklerinin tespit edilmesi amacıyla 54 yaban hayatı geliştirme sahasında her yılın eylül-şubat ayları arasında envanter çalışmaları yürütüyoruz” ifadesini kullandı.

Sulak alanların korunmasına yönelik de kış ortası su kuşu sayımları yaptıklarını hatırlatan Yumaklı, 2023’te 145 alanda, 110 kuş türünden 2 milyon 66 bin 758 su kuşu sayıldığını aktardı.

3 BİNDEN FAZLA FOTOKAPAN İLE İZLENİYOR

Bakan Yumaklı, doğadaki büyük memeli hayvanların takibinin ise fotokapanlar ile yapıldığına işaret ederek DKMP Genel Müdürlüğünce ülke genelinde 3 binden fazla fotokapanla izleme yapıldığını dile getirdi.

“11 BİN 284 YABAN HAYVANINI TEDAVİ EDİP DOĞAL YAŞAM ALANLARINA BIRAKTIK”

Çeşitli nedenlerle yaralanan yaban hayvanlarının DKMP Genel Müdürlüğüne ait Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezlerimizde tedavi ve rehabilite edilerek tekrar doğal yaşam alanlarına bırakıldığını hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti:

“2023’te çeşitli nedenlerle yaralanan 11 bin 284 yaban hayvanını tedavi edip tekrar doğal yaşam alanlarına bıraktık. İlki 2010 yılında tesis edilen Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi sayımızın artırılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Unutmayalım ki güzel ülkemizin yaban hayatının ve zengin biyoçeşitliliğinin korunması; havamızın, suyumuzun, toprağımızın korunması ve tarımsal üretimimizin devamı için büyük önem taşıyor. Tüm vatandaşlarımızdan biyoçeşitliliğimizin korunması ve geliştirilmesi yönünde gece gündüz demeden çalışan tüm görevlilerimize destek olmalarını rica ediyorum.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-11-bin-284-yaban-hayvanini-tedavi-ettik/feed/ 0
Veri merkezi şirketi ile küresel şirketleri Türkiye’ye getirmeyi hedefliyor… Yatırımcı ilgisini ‘veri’ ile çekecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/veri-merkezi-sirketi-ile-kuresel-sirketleri-turkiyeye-getirmeyi-hedefliyor-yatirimci-ilgisini-veri-ile-cekecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/veri-merkezi-sirketi-ile-kuresel-sirketleri-turkiyeye-getirmeyi-hedefliyor-yatirimci-ilgisini-veri-ile-cekecek/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:25:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6798 BARCELONA’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi (MWC24) Türkiye’den şirketlerin katılımına ve bu şirketlerin uluslararası işbirliklerine sahne oldu. Geleceğin teknolojilerinin yer aldığı ve şirketlerin stratejik işbirliklerine imza attığı MWC24’ün katılımcılarından birisi de Turkcell idi. Etkinlikten küresel anlaşmalar ve ödüllerle dönen Turkcell’in Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade ederek, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek bir potansiyelde büyük bir şirket olacak. Veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

YEŞİL ENERJİYE 240 MİLYON DOLAR

Koç, gündemlerinde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik olmak üzere 3 ana başlık olduğunu söyledi. “Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak” diyen Koç, “2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak” dedi.

Ali Taha Koç

TOGG İÇİN YAPAY ZEKÂ

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, yapay zekâ konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zekâ teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zekâ destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zekâ ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

‘YENİLİKÇİ’ VE ‘SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’ ÖDÜLÜ

MOBİL Dünya Kongresi kapsamında iki ödül kazanan Turkcell, Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te ‘Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama’ ödülünü aldı. Bunun yanı sıra Turkcell, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark yaratan projesiyle IDATE tarafından “Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri” ödülüne de layık görüldü.

KÜRESEL ŞİRKETLERLE İŞBİRLİĞİ

TURKCELL, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu küresel şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İşbirlikleri kapsamında Huawei ile 5.5G, yapay zekâ bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak, Ericcson ile siber güvenlik, yapay zekâ (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek ve Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek. Turkcell uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı işbirliğiyle de MWC24’te ses getirdi. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/veri-merkezi-sirketi-ile-kuresel-sirketleri-turkiyeye-getirmeyi-hedefliyor-yatirimci-ilgisini-veri-ile-cekecek/feed/ 0
Şirketler olduğundan daha çevreci görünüyor tüketiciyi kandırıyor: ‘Yeşil’ yalanlara dikkat https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-oldugundan-daha-cevreci-gorunuyor-tuketiciyi-kandiriyor-yesil-yalanlara-dikkat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-oldugundan-daha-cevreci-gorunuyor-tuketiciyi-kandiriyor-yesil-yalanlara-dikkat/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:21:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6795 Hem dünya hem de Türkiye ekonomisi için gittikçe daha önemli bir hale gelen yeşil dönüşüm konusunda bazı şirketler kamuyu ve tüketicileri yanıltabiliyor. Greenwashing yani Türkçe anlamıyla ‘yeşil badana’; kısaca bir kurumun kendini gerçekte olduğundan daha çevreci ve daha sürdürülebilir gösterme çabasına deniyor. Bu faaliyetler çevre hassasiyeti ile tüketimini şekillendiren tüketicinin kandırılmasına, karbonsuzlaşmaya yönelik çaba gösteren şirketlerin haksız rekabetle karşılaşmasına ve piyasa dinamiklerinin bozulmasına neden oluyor.

REKABET GÜCÜNÜ ETKİLİYOR

Şirketlerin iklim değişikliği ile mücadelede çok önemli bir rolü olduğunu anlatan iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanında danışmanlık ve eğitim hizmeti veren Climate Union’ın kurucusu Akın Ayberk Çilekoğlu, “Şirketler etkili uygulamalar geliştirip, yenilikçi yaklaşımlarla bu dönüşüm sürecine katkı sağlıyorlar. Ancak çevresel sürdürülebilirlik konusunda yeterli hassasiyeti göstermese de öyleymiş gibi davranan çok sayıda şirket var. Bu durum gittikçe yaygınlaşıyor. Çünkü çevre duyarlılığı güçlü bir reklam ve pazarlama materyali olarak şirketlere rekabet avantajı sağlıyor. Halbuki şirketler çevresel sürdürülebilirlik alanında yapacakları yatırımlar ile bir yandan doğal çevrenin korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan ulusal ve küresel düzeyde rekabet gücünü artırabilir, marka itibar ve güvenilirliklerini de koruyabilir” diye konuştu.

HANGİ SEKTÖRLERDE DAHA YAYGIN

Türkiye’nin de 2022 sonunda ‘Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz’unu kamuoyuna duyurduğunu hatırlatan Çilekoğlu, “Küresel düzeyde yeşil aklama ile mücadele ediliyor. Devletler yeni adımlar atıyor. Çalışmalara göre petrol ve doğalgaz sektörünün çok fazla greenwashing yaptığını, onu da bankacılık ve finans sektörlerinin takip ettiğini söyleyebiliriz. Türkiye’de ise hızlı tüketim ürünleri başta olmak üzere gıda, ulaşım, kozmetik, enerji, bankacılık ve tekstil gibi çeşitli sektörlerde sıkça greenwashing ile karşılaşıyoruz” dedi.

ŞİRKETLER BUNU NEDEN YAPIYOR

-Greenwashing yapan şirketlerin aslında piyasaya sundukları ürün veya hizmetin çekiciliğini artırmayı hedeflediğini belirten Akın Ayberk Çilekoğlu, “Çevre duyarlılığı olan tüketiciler esas hedef kitleyi temsil ediyor. Ayrıca tüketicide daha kaliteli algısı yaratabiliyor. Dolayısıyla greenwashing yapan şirketler aslında büyük bir rekabet avantajı elde etmiş oluyor. Bu yüzden yeşil aklama, rekabet kurulları ve finansal piyasaları denetleyen ve düzenleyen kamu otoritelerinin de faaliyet alanına giren bir konu oldu” dedi.

TÜKETİCİ NEYE DİKKAT ETMELİ

-İklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirliğe dair okur yazarlığı artırmanın da artık oldukça önemli olduğunu söyleyen Akın Ayberk Çilekoğlu, “Tüketiciler her bir ürün ve hizmetin içeriğini, doğaya ve insan sağlığına etkilerini bilmeseler bile doğa dostu veya sürdürülebilir ürün gibi çok genel tabirler kullanan, belirsiz, kafa karıştırıcı içerikleri barındıran ürün ve hizmetlerden uzak durabilir, en azından şüphe uyandırıcı içeriklerin olduğu ürün ve hizmetleri tercih etmeyebilirler. Sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının çalışmaların  inceleyebilirler. Özellikle sağlık açısından risk taşıdığını düşündükleri ürün ve hizmetler konusunda Alo 175 Tüketici Danışma Hattı’ndan bilgi almayı bile tercih edebilirler” ifadelerini kullandı.

‘DÜZENLİ OLARAK RAPORLAMA ŞART’

Gerçek verilerle desteklenmeyen faaliyetlerin greenwashing riskini artırdığını anlatan İklim için 350 Derneği Finans Kampanyaları Sorumlusu Selen Karaca, “Aynı zamanda şirketlerin belirledikleri çevresel hedeflerin gerçekçi ve ölçülebilir olması gerekir. Ayrıca, bu hedeflere ulaşmak için atılan adımların ve kaydedilen ilerlemenin düzenli olarak raporlanması da diğer bir şart. Dolayısıyla bu kriterler bir şirketin çevre ile ilgili adımlarının gerçekçiliğini değerlendirmede yol gösterici olacaktır” dedi. İklim için 350 Derneği olarak Türkiye özelinde konuyu bankalar ve özel sektör olarak 2 ayrı raporda incelediklerini vurgulayan Karaca,  “Bankaları incelediğimiz raporda yer alan 17 bankadan; 10’u kömüre ‘hayır’ derken, 11’i  net sıfır hedefine uygun olarak adımlarını atma taahhüdünde bulunmuş. BIST 30 Endeksi’nde yer alan bankacılık harici 26 şirkette ise 10 şirketin 2022 yılına göre Kapsam-1 emisyonları artarken, sadece 7 şirketin emisyonları azalmıştır. 9 şirket ise emisyonlarını raporlamamış. Ayrıca çoğu şirket karbon-nötr olma yolunda bir hedef tarih paylaşmıyor ve belirli bir planları yok. Ancak sadece taahhüt vermek yeterli değil ve önemli olan bu taahhütleri destekleyecek gerçekçi ve ölçülebilir kısa-orta-uzun vadeli plan” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sirketler-oldugundan-daha-cevreci-gorunuyor-tuketiciyi-kandiriyor-yesil-yalanlara-dikkat/feed/ 0
Bakan Özhaseki: 75 bin konut teslim edeceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-75-bin-konut-teslim-edecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-75-bin-konut-teslim-edecegiz/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:48:58 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6773 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyarette bulunmak ve törenlere katılmak için bugün Aksaray’ya geldi. Bakan Özhaseki, ilk olarak kentteki iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştu. Bakan Özhaseki, Anadolu coğrafyasının, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olduğunu ve şu ana kadar da değişik medeniyetlerin yaşadığını belirtti. Türk insanının bu nedenle güzel bir coğrafyaya sahip olduğunu belirten Özhakesi, bu toprakların dezavantajının da depremsellik olduğunu ifade etti.

‘BİR DE İŞİN REALİTESİ VAR’

Bu bölgelerde her an deprem olabileceğini ve yapıların ona göre inşa edilmesi gerektiği uyarısında bulunan Özhaseki, ”Yerin altı hareketli. Şu an da bile hareketli, fay sayısı 500’ün üzerinde. Tespit edilememiş faylar da olduğu için söylüyorum, yoksa 480 küsur falan diyor bilim adamları. Bunun manası şu; doğru belli bölgelerden yüzyıllar boyunca faylar kırıldı ve dışarıya vurduğu için enerji, Kuzey Anadolu Fay Hattı gibi, Doğu Anadolu Fay Hattı gibi, Ege bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli fayların bulunduğu her an 6 ya da 7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretebilecek bölgeler var. En emin bölgeler buralar gözüküyor; ama böyle diyerek hiç kimse, binasını en ufak yapacağı bir müştemilatı bile sıradan yapmasın lütfen. Her an 5 ya da 6 şiddetinde buralarda deprem olabilir. O yüzden ne yapıyorsak, bu gerçekliği bilerek hareket etmek durumundayız. Eğer bunu yapmaz da cami yaparken rastgele, emekli abilerin yaptırdığı, mühendisliğe dayanmadan, bilim adamlarının dediğine dayanmadan yaptırırsak emin olun sevap olmaz. Çünkü yarın, bir gün yıkılır ve altında insanlar kalır. Evimizi yaptırıp da ‘Allah büyük’ deyip işin altından çıkamayız. Amenna Allah büyük. Diyecek hiçbir şey yok. İsterse her yerde korur; ama bir de işin realitesi var.”

‘130 BİN İNSANIMIZ HAYATINI KAYBETTİ’

Meydana gelen depremlerde 130 bin kişinin hayatını kaybettiğini ifade eden Özhaseki, ”O yüzden bizim hepimizin bu gerçekliği bilerek hareket etmesi lazım. Son yüzyılda, bu ülkenin denizlerinde ve karasında meydana gelen depremin sayısı 231 arkadaşlar. 6 ve üzerinde, bak aşağı tarafı saymıyoruz. Buralardaki olan depremleri, Orta Anadolu’da olanları hiç saymıyoruz. 130 bin insanımızı kaybetmişiz. Binlerce binalar yıkılmış. Son Kahramanmaraş depreminde bile 850 bin bağımsız birim yıkılmış. Ev, müştemilat, ahır, iş yeri, depo vesaire. Maddi zarar 104 milyar . Değerli arkadaşlar, biz bundan bilerek hareket edeceğiz. Ona göre hareket edeceğiz. Kaçak yapıp belediyeyle kavga etmeyeceğiz. Gözünü yum, ne var ki demeyeceğiz. Bir kat daha at ne var ki ne olur, bir şey olmaz demeyeceğiz. Kendimiz için bunu demeyeceğiz. Ülkeye de zararı olur. Bu ülkenin de böyle bir gerçekliği var” diye konuştu.

BAKAN ÖZHASEKİ: 75 BİN KONUTU VATANDAŞA TESLİM ETMİŞ OLACAĞIZ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Aksaray’da iş insanlarıyla buluştuktan sonra Hamidiye Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin temel atma törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Özhaseki, deprem bölgesinde 75 bin konutu vatandaşa teslim edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

”300 binden fazla konut yapılıyor. Bu ay dağıtacağımız konutlarla beraber 75 bin konutu vatandaşa teslim etmiş olacağız. Dile kolay, 75 bin konut. Bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin konutun kurasını çekip hak sahiplerine vereceğiz. Yerinde dönüşüm yapmak isteyen varsa gelsin, para verelim, yapsın dedik. Binlerce vatandaşımız müracaat etti. Onlar da işe başladıklarında, işin başında avans da veriyoruz, para da veriyoruz, kredi de veriyoruz. Kendisi evini yapmak istiyorsa onun da her türlü kolaylığını getiriyoruz. 4 bin 333 köyde, köy evi yapıyoruz. Dile kolay, 4 bin 333 yerde şantiye kurduk. 50 tane, 100 tane, 200 tane yıkılan köy evlerini yapıyoruz. Hem de çelikten yapıyoruz. Şehir merkezlerini inşa ediyoruz.”

Bakan Özhaseki, ”Kura çektiğimiz yerlerdeki kardeşlerimize diyorum ki; belki bugün bazılarınıza ev çıkmayacak, ama ne olur üzülmeyin. Bir sene geçmeyecek, hepiniz evinizi almış olacaksınız. Sizler, evinizde oturuncaya kadar. Huzurla, sonra da dönüp bize ‘Allah sizden razı olsun kardeşim. Hakkınız helal olsun’ deyinceye kadar oralardayız, gelmeyeceğiz, çalışacağız. O işleri inşallah bitireceğiz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Biz bu kadar uğraşırken, gayret ederken, ne yazık ki üzücü işler de var. Daha ilk günlerde işe başlarken muhalefetin başındaki adamlar, ‘Bu depremin altında kalır bu iktidar’ diyorlardı. İnşaatlara başlarken, ‘Aceleniz de ne oluyor, canım, biraz bekleyin’ diyorlardı. Şimdi de evleri dağıtıyoruz. Hiçbirisini görmüyorlar. Bir ay kadar önce ana muhalefetin genel başkanı, ’20 tane köye verdiler. Verdikleri sözlerin 0,001’ini teslim ettiler’ gibi laflar ediyor. Bir başka muhalefetteki arkadaş, ‘Kime veriyorlar acaba o evleri? Kesin AKP’lilere veriyorlardır’ diyor. Allah sizi ıslah etsin ya. Ne olur şu kirli dilinizi, hiç değilse depremzedeler üzerinden çekin. Bu deprem, siyaset üstü bir iştir. Herkes orada kan ağlıyor. Tam 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz orada. Binlerce yerde şantiyemiz var. Bir bakan yardımcımız hiç gelmiyor. Ben de mutlaka her hafta oralardayım. Bunca çalışmanın karşılığında eğer yerleri görmek istiyorsanız gelin sizi tek tek gezdirip göstereceğim, diyorum. Bir aydır bunu söylüyorum. Allah’ın bir kulu çıkıp demedi ki muhalefetten, ‘Hakikaten nerede yapıyorsunuz? Gösterin.’ demedi. Zaten görüyorlar, biliyorlar da başka türlü söylemeye çalışıyorlar. Dertleri başka yerde. Çok şükür bizler bu işleri yapmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

‘KÜRESEL ISINMA BİR GERÇEK’

Bakan Özhaseki, temel atma töreninin ardından Kalanlar Millet Bahçesi’nin açılış törenine katıldı. Bakan Özhaseki buradaki konuşmasında da küresel ısınmaya dikkat çekti. Özhaseki, ”Değerli kardeşlerim, küresel ısınma bir gerçek. Siz bunun farkındasınız. Artık yağışlar biraz azalıyor. Kurak bir dönem başlıyor. Yer altındaki sular daha da aşağı doğru çekiliyor. Bizi küresel ısınmanın felaketleri yavaş yavaş beklemeye başlıyor. Niye böyle oluyor? Bir tek sebebi var. İnsanoğlu artık yaşadığı yerde ortamı bozuyor, kirletiyor. Sanayi devrimiyle birlikte çok üretmeye başladık. Çok tüketmeye başladık. Ama çok tüketirken de çok kirletmeye başladık. Etrafı kirletiyoruz. Atmosfere sera gazı salınımını veriyoruz ve atmosfer dahil her şeyi bozuyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-75-bin-konut-teslim-edecegiz/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Artık 5-10 yıllık değil, 100 yıllık planlar yapıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-artik-5-10-yillik-degil-100-yillik-planlar-yapiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-artik-5-10-yillik-degil-100-yillik-planlar-yapiyoruz/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6771 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, temaslarda bulunmak üzere Mardin’e geldi. Bakan Işıkhan’ı Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye başkan adayı Abdullah Erin, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve il protokolü karşıladı. Valiliği ziyaret eden Bakan Işıkhan, şeref defterini imzaladıktan sonra makama geçerek kentteki çalışmalar hakkında Vali Tuncay Akkoyun’dan bilgi aldı. Bakan Işıkhan, daha sonra AK Parti Artuklu Belediye başkan adayı Mehmet Tatlıdede’nin Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam, saygı ve başarı dileklerini getirdiğini belirterek, “Kuruluşundan bu yana teşkilatımızın her kademesinde görev yapan, bu davayı omuzlayan, şehrinin ve ülkesinin derdiyle dertlenen bütün kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bizleri burada güler yüzle, samimiyetle karşılayan tüm teşkilat mensuplarımıza şahsım ve Bakanlığımız adına şükranlarımı sunuyorum. Davamızın lideri Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimize hizmet yolunda birlikte yol yürümeyi, kutlu bir davanın neferi olarak bugün sizlerle birlikte olmayı büyük bir bahtiyarlık olarak görüyorum” dedi.

‘HALKA HİZMET NEDİR BİLMEYEN ZİHNİYETTEN, KÜRESEL HEDEF BEKLENEMEZ’

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin önemli olduğunu belirten Bakan Işıkhan, “Biliyorsunuz, yeni bir demokrasi sınavının daha arifesindeyiz. 31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetten küresel bir hedef beklenemez. Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz için ne de ülkemiz için büyük projeler beklenemez. AK Parti belediyecilik tarihinde destan yazmış bir partidir. AK Parti büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başlamış bir partidir. AK Parti bahaneleri değil, projeleri olan bir millet hareketidir. ‘Yaparsa AK Parti yapar’ diyen milletimizin, ‘Bakarız’ değil, ‘Yaparız’ diyen partisidir. Bu farkı en iyi; yıllardır AK belediyecilikten, milli iradeden şaşmayan, rotasını liderinin yolundan ayırmayan memleketler bilir. Biz zor zamanlar görmüş, geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilikle; temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını biliriz. İşte her şey ortada. İşte Türkiye’nin 21 yılda geldiği nokta ortada. Bugün dünya bizim SİHA’larımızı, uçaklarımızı, arabamızı, uzaya gönderdiğimiz ilk astronotu, KAAN’ı konuşuyor. Bugün bütün ülkeler; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor” diye konuştu.

‘ARTIK 5-10 YILLIK DEĞİL, 100 YILLIK PLANLAR YAPIYORUZ’

Türkiye’nin artık 100 yıllık planlar yaptığını ifade eden Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Peki, bunları nasıl başardık? Önce Allah’ın izni, sonra da siz aziz milletimizin desteği, duası ve devletine, AK Parti’ye olan güveni sayesinde. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Bakın biz artık 5-10 yıllık hedefler belirlemiyoruz, biz artık 100 yıllık planlar yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız. 1 Nisan sabahı bu şehri de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacağız inşallah. İlçemizin, başkanımızla daha iyi bir seviyeye ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Bu şehir; bu coğrafyanın sigortasıdır, değerli kardeşlerim, emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Ziyaret ettiğimiz tüm illerde teşkilatlarımız büyük bir heyecanla, gayretle, büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. İşte bu hizmet aşkı; tevazu, samimiyet ve gayret bizlere 31 Mart yerel seçimlerinde zaferi getirecek. Rabb’im milletimize hizmet uğruna çıktığımız bu kutlu yolda bizleri muvaffak kılsın. ‘Sefer bizden, Zafer Allah’tan’ diyorum, yerel seçimlerin ülkemize, milletimize hayırlı hizmetlere vesile olmasını diliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Çok teşekkür ediyorum. Merkezimiz, memleketimiz için, vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-artik-5-10-yillik-degil-100-yillik-planlar-yapiyoruz/feed/ 0
Turkcell Genel Müdürü Koç: Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-koc-turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-koc-turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:40:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6769 Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç; “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’DE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN LOKOMOTİFİ OLMA MİSYONUMUZU SÜRDÜRÜYORUZ”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC24’te verdiği demeçte; Turkcell’in Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi; “Turkcell olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz.”

“GÜNDEMİMİZDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ, VERİ MERKEZLERİ VE SİBER GÜVENLİK BAŞLIKLARI VAR”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN 240 MİLYON DOLAR YATIRIM

“Turkcell olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Turkcell olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasın Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“VERİ MERKEZİ ŞİRKETİ KURUYORUZ”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Turkcell olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek bir potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“SİBER GÜVENLİK, TURKCELL İŞ STRATEJİSİNİN EN ÖNEMLİ BİLEŞENİ”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Turkcell olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zekâ teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İŞİMİZİN HER ALANINDA YAPAY ZEKÂ KULLANIYORUZ”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, yapay zekâ konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zekâ teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zekâ destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zekâ ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“TÜRKİYE’DE YAPAY ZEKÂ KULLANIM İLKELERİNİ BELİRLEYEN İLK ŞİRKET OLDUK”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Turkcell olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Koç, “Yapay zekâ algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zekâ kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zekâ İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’TE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YAPAY ZEKÂ VİZYONUNU ANLATTI

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

YENİ NESİL TEKNOLOJİLER İÇİN GLOBAL İŞ BİRLİKLERİ

Turkcell, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında;

Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zekâ bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak,

Ericcson ile siber güvenlik, yapay zekâ (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek,

Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

UYDUDAN HABERLEŞME İÇİN TURKCELL’DEN DEV ADIM

Turkcell, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

YERLİ TEKNOLOJİLERE TAM DESTEK

Turkcell’in Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Turkcell, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

TURKCELL MWC24’TEN 2 ÖDÜLLE DÖNDÜ

Turkcell, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra Turkcell, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark yaratan projesiyle IDATE tarafından “Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri” ödülüne de layık görüldü.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkcell-genel-muduru-koc-turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
Kızılcık Şerbeti’nin Apo’su kim, değişti mi, Ahmet Mümtaz Taylan mı oldu? Ahmet Mümtaz Taylan kimdir, kaç yaşında, hangi dizilerde oynadı? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-aposu-kim-degisti-mi-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-ahmet-mumtaz-taylan-kimdir-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-aposu-kim-degisti-mi-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-ahmet-mumtaz-taylan-kimdir-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:03:51 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6745

Kızılcık Şerbeti 53. bölüm cuma akşamı ekranlarda izleyicisiyle buluşuyor. Son olarak senaryo gereği covid virüsüne yakalanan Kızılcık Şerbeti Abdullah Bey, gerçek hayatta da beyin kanaması nedeniyle 2 ameliyat atlatmış ve yoğun bakımda tedavi görüyordu. Geçtiğimiz hafta dizinin yapım şirketinden bir açıklama geldi. Kızılcık Şerbeti Apo karakterine hayat veren Settar Tanrıöğen’in sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılacağı duyuruldu. Yeni Kızılcık Şerbeti Apo’su Ahmet Mümtaz Taylan oldu. Ahmet Mümtaz Taylan Kızılcık Şerbeti 53. bölüm itibariyle dizide rol alacak. Peki, Kızılcık Şerbeti’nin Apo’su Ahmet Mümtaz Taylan kimdir, kaç yaşında, nereli? İşte merak edilenler…

KIZILCIK ŞERBETİ APO DEĞİŞTİ!

Yapım şirketinden yapılan açıklama şu şekilde;

Kamuoyunun Dikkatine,

Yapımını Gold Film’in üstlendiği, Show TV’nin reyting rekortmeni dizisi Kızılcık Şerbeti’nde Abdullah Ünal karakterine hayat veren değerli oyuncumuz Settar Tanrıöğen’in geçirdiği beyin kanaması sonrası tedavisi hastanede devam etmektedir.
Show TV olarak tedavi sürecini yakından takip ettiğimiz oyuncumuzun, nekahat döneminin bir süre daha devam etmesi gerektiğini doktorlarından öğrenmiş bulunmaktayız.
Show TV ve Gold Film olarak Settar Tanrıöğen’e dizimize kattığı değerden dolayı teşekkür eder, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ederiz.

Dizinin bu hafta yayınlanacak 53. Bölümünden itibaren Abdullah Ünal karakterini bir diğer değerli oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan devralacaktır…

Saygılarımızla.

AHMET MÜMTAZ TAYLAN KİMDİR?

Ahmet Mümtaz Taylan, 12 Eylül 1965 tarihinde Ankara’da doğdu. Maden işletmeciliği yapan babasının işi nedeniyle çocukluğu, ilk ve orta öğrenim yılları değişik şehirlerde geçti. İlköğrenimine beş yaşında iken Isparta’nın Eğirdir ilçesinin Şarkikaraağaç beldesinde ikinci sınıftan başladı; Ankara’da bitirdi. Liseyi İzmir’de Karataş Lisesi’nde okudu. Yükseköğrenimine 15 yaşında Gazi Üniversitesi İktisat Bölümünde başladı. Buradan mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümüne girdi, 1989 yılında mezun oldu. Öğrencilik yılları boyunca yaz aylarında maden işçiliği, asfalt şantiyelerinde kantarcılık (kamyon tartma), çiçekçilik, garsonluk gibi işler yaptı.

1989 yılından itibaren Devlet Tiyatrolarında 18 yıl süreyle oyunculuk, yönetmenlik, sanat yönetmenliği, genel müdür danışmanlığı gibi görevler üstlendi. 1989-1993 yılları arasında Diyarbakır Devlet Tiyatrosunda görev yaptı. 1993-1994 tiyatro sezonunda Almanya’da Theater an Der Ruhr’da İtalyan asıllı Alman yönetmen Roberto Ciulli ile, 1994’ten itibaren bir çok projede Yücel Erten’le çalıştı. Diyarbakır ve Almanya’dan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptı. Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS)’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı ve ilk genel başkanı oldu. 2006 yılında Devlet Tiyatroları’ndan istifa etti. Tiyatroda kendini yönetmen olarak daha iyi ifade ettiğini düşünen sanatçı, 2000 yılından itibaren tiyatroda sadece yönetmenlik yaptı. Eskişehir Belediye Tiyatrosu’nda sahnelediği Bilgesu Erenus’un Misafir oyun ile 2002 İsmet Küntay En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandı. Sanatçı, 1996 yılından itibaren çeşitli televizyon ve sinema yapımlarında oynadı. Televizyonda Kurşun Yarası, Çapkın, Ezo Gelin gibi pek çok dizide rol aldı. Leyla ile Mecnun dizisindeki “İskender” rolü ile tanındı. Leyla ile Mecnun’un yayından kaldırılmasından sonra aynı kadro ile çekilen Ben de Özledim adlı absürt komedi dizisinde oynadı. Taylan, sinemada önemli filmlerde yer aldı ve ödüller kazandı.

AHMET MÜMTAZ TAYLAN DİZİLERİ VE FİLMLERİ

Ömer Vargı’nın İnşaat (2004) filmindeki rolüyle 36. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne aday oldu. İnan Temelkuran’ın Made in Europe (2007) filmindeki rolüyle 15. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, Ahmet Haluk Ünal’ın 2011 yapımı Saklı Hayatlar filmindeki rolü ile Rusya-Tataristan’daki 8. Uluslararası Kazan Müslüman Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Nuri Bilge Ceylan’ın 2011 yapımı Bir Zamanlar Anadolu’da filminde Arap Ali rolünü canlandırdı Yılmaz Erdoğan’ın Oscar aday adayı olan Kelebeğin Rüyası (2013) filminde de rol aldı.[ 2020 yılında Gelincik filmi ile Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Deneyimlerini Irmak Zileli’nin “Ara Toplam – Yolumu Ararken Öğrendiklerim” adıyla kitaplaştırdığı nehir söyleşi ile aktardı. Kitap, Mart 2021 tarihinde yayımlandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-aposu-kim-degisti-mi-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-ahmet-mumtaz-taylan-kimdir-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi/feed/ 0
İmalat PMI Şubat’ta arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/#respond Fri, 22 Mar 2024 09:00:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6738 Ocak ayında 49,2 olan manşet PMI, şubatta 50,2’ye yükselerek son sekiz ayda ilk kez faaliyet koşullarında iyileşmeye işaret etti. Firmaların satın alma faaliyetlerini artırmalarına rağmen, personel yetersizliği ve hammadde temininde yaşanan zorluklar nedeniyle istihdam ve girdi stoklarında azalma yaşandı. Fiyatlar cephesinde, girdi maliyetleri enflasyonu ılımlı düşüş gösterdi; ancak nihai ürün fiyatları geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek oranda arttı.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre takip edilen 10 sektörün 4’ü şubat ayında üretimini artırdı. Yeni siparişlerde büyüme gıda ürünleri sektörüyle sınırlı kalırken, maliyet enflasyonunda en keskin artış kara ve deniz taşıtlarında ölçüldü. Takip edilen sektörlerin yarısı şubat ayında personel sayılarını artırdı. İstihdam hacminde en güçlü artışlar gıda ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde gözlendi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2024 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, ocak ayında 49,2 olarak gerçekleşen manşet PMI, şubatta 50,2’ye yükselerek yeniden 50,0 eşik değerinin üzerine çıktı. Son veri, faaliyet koşullarının ılımlı düzeyde de olsa son sekiz aydır ilk kez iyileştiğine işaret etti.

Şubat ayında genel faaliyet koşullarının güçlenmesinde imalat sanayi üretiminin yeniden büyümeye geçmesi belirleyici oldu. Üretim geçen yılın haziran ayından bu yana ilk kez artış kaydetti ve güçlü şekilde toparlandı. Üretimde artış bildiren anket katılımcıları, müşteri talebinin iyileşme sinyalleri verdiğine dikkat çekti. Yeni siparişler azalmaya devam etse de şubattaki düşüş, sekiz aydır süren yavaşlama döneminin en hafif düzeyinde gerçekleşti. Benzer şekilde, yeni ihracat siparişlerindeki gerileme hız kesti.

SÜVEYŞ KANALI’NDAKİ SORUNLAR ETKİLİ OLDU

Yeni siparişlerin iyileştiği yönündeki kısmi sinyaller ve artan üretim gereksinimleri, firmaların satın alma faaliyetlerini son sekiz ayda ilk kez genişletmelerini sağladı. Buna rağmen girdi stokları azalmaya devam etti. Söz konusu azalışta, Süveyş Kanalı’nın kullanımına ilişkin sorunlar nedeniyle tedarikçilerin girdi teslimlerinde yaşanan gecikmeler etkili oldu.

Satın alma faaliyetlerindeki toparlanmaya karşın gönüllü istifalar ve yeni personel bulmakta yaşanan zorluklara bağlı olarak istihdam düşüş kaydetti. Yine de imalatçıların birikmiş işlerindeki azalma eğilimi sürdü. Ham madde ve nakliye fiyatlarındaki yükseliş, Türk lirasındaki değer kayıpları ve asgari ücrete yapılan zamma bağlı olarak girdi maliyetleri keskin şekilde artmaya devam etti. Öte yandan söz konusu artış geçen aya göre hafif hız kesti. Buna rağmen, nihai ürün fiyatlarında son altı ayın en hızlı artışı gerçekleşti.

ÜRETİMDEKİ TOPARLANMA, SEKTÖRLERE İVME KAZANDIRDI

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Şubat ayında üretimin yeniden artışa geçmesi Türk imalat sektörüne ivme kazandırdı ve bu durum önümüzdeki aylarda resmi verilerde de güçlü gerçekleşmeler yaşanabileceğine işaret etti. Yeni siparişlerin azalmaya devam etmesine rağmen talepteki düşüşün neredeyse durma noktasına gelmesi umut verici bir gelişme oldu. Önümüzdeki süreçte firmalar, yeni siparişlerin de üretimdeki olumlu trende eşlik edebileceği beklentisinde olacaklar.”

10 SEKTÖRDEN 4’Ü ŞUBATTA ÜRETİMİNİ ARTIRDI

Şubat ayına ilişkin İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporu, genel olarak durağan talep koşullarına ve halen yüksek seyreden enflasyonist baskılara rağmen bazı sektörlerin üretiminde kısmi iyileşme sinyalleri verdi. Takip edilen on sektörden dördü şubat ayında üretimini artırdı. Bu sayı, geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Gıda üretimindeki keskin artış büyümede belirleyici olurken sektördeki genişleme, anket geçmişinin ikinci en yüksek hızında kaydedildi. Elektrikli ve elektronik ürünler ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde güçlü iyileşmeler görüldü. Kara ve deniz taşıtlarında ise büyüme çok sınırlı kaldı. Buna karşılık, üretimdeki en belirgin yavaşlama yine metalik olmayan mineral ürünler sektöründe kaydedildi.

TAKİP EDİLEN SEKTÖRLERİN YARISINDA PERSONEL SAYISI YÜKSELDİ

Talep cephesinde ise üretimdeki kadar belirgin bir iyileşme gözlenmedi. Toplam yeni siparişler, gıda ürünlerindeki keskin artış haricinde tüm sektörlerde düşüş kaydetti. Yeni siparişlerdeki en sert gerileme ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi. Benzer bir görünüm, yeni ihracat siparişleri için de söz konusu oldu. Anket kapsamında takip edilen sektörlerin yarısı şubat ayında personel sayılarını artırdı. İstihdam hacminde en güçlü artışlar gıda ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde gözlendi. İstihdamdaki en belirgin azalışlar, her ikisi aynı oranda olmak üzere giyim ve deri ürünleri ile tekstilde gerçekleşti. Satın alma faaliyetlerinde ise büyümenin yaygınlığı daha sınırlı kaldı ve sadece üç sektör girdi alımlarını artırdı.

Kızıldeniz’deki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslimat süreleri baskı altında kalmaya devam etti. Sürelerde en belirgin uzama kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe yaşanırken sadece üç sektörde tedarikçi performansı iyileşme sergiledi. Şubat ayında girdi maliyetleri enflasyonu yüksek seviyelerini korudu, ancak çoğu sektörde ocak ayına göre düşüş gösterdi. Girdi fiyatlarındaki en hızlı yükseliş kara ve deniz taşıtlarında görülürken en ılımlı artış ise metalik olmayan mineral ürünlerde kaydedildi. Metalik olmayan mineral ürünler, aynı zamanda nihai ürün fiyatları enflasyonunun en düşük seviyede gerçekleştiği sektör oldu. Buna karşılık, gıda imalatçılarının satış fiyatları geçen yılın temmuz ayından bu yana en yüksek hızda arttı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/imalat-pmi-subatta-artti/feed/ 0
Genç yüreklere nefes oldular https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genc-yureklere-nefes-oldular/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genc-yureklere-nefes-oldular/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:34:53 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6671 Hiç deprem bölgesindeki bir konteyner kente gittiniz mi? Oradaki herhangi bir depremzedeye ‘Nasılsın’ diye sordunuz mu? Ben sordum. Aldığım tepki, yüzlerce gönüllü ve uzmanla aynı oldu: Aralıksız, yürek yakan hızda, nefes almadan yapılan bir anlatım. Susarsa başının üzerindeki gökyüzü de enkaza dönüşecekmiş gibi korkarak, durmaksızın depremden bahsetme isteği… İkinci bir soruya gerek yok. Yaşadıklarını konuşarak aşmaya çalışan, iyileşmek için paylaşmak ihtiyacı duyan yüzlerce insan yaşıyor konteyner kentlerde.

İşte bu yüzden, kum gibi yüzlerce konteynerin olduğu bu devasa kentlerde ‘vaha’ niteliğindeki sosyal destek merkezlerinin etkisi büyük. İskenderun Teknik Üniversitesi’nin kampus arazisinde, Türkiye’nin en büyük konteyner kentlerinden biri kuruldu. Yaklaşık 6 bin konteyner ve yaşayan yine yaklaşık 25 bin depremden olumsuz etkilenmiş kişi var. Çocuk ve gençlerin yoğun olduğu bir nüfustan bahsediyoruz. Anneler önce kendilerini sonra da evlatlarını iyileştirmek için uzatılan her dala sımsıkı tutunuyorlar.

O sıkıca tutunulan yerlerden biri de İskenderun Destek Merkezi. TOG’un depremin ilk günlerinde planını yaptığı bu projenin desteği ise Akkök Holding ve grup şirketlerinden geldi. TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı, “Akkök Holding ile daha önce de çalışmalarımız olmuştu. Duyarlı liderliği yaşadığımız, hissettiğimiz bir şirket. Bu nedenle önce onlara sorduk. Hiç düşünmeden ‘Hadi yapalım’ dediler. Ve merkezimizi eylül ayında açtık” diye anlattı bu projenin gelişim sürecini.

ÇOCUK, GENÇ VE KADINLAR

İskenderun Destek Merkezi’nin açılışının üzerinden beş buçuk ay geçti. Neler yapıldığını konuşmak üzere TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı ve Akkök Holding CEO’su İhsan Gökşin Durusoy ile bir araya geldik. Bu deprem bölgesi projelerinden bahsetmek karışık duygular yaratıyor insanda. Normal zamanda büyük mutlulukla, umutlarla dinlediğiniz işleri yüreğiniz burkularak not alıyorsunuz. Ayşe Kırımlı ve İhsan Gökşin Durusoy ile sohbetimizde fark ettim ki aynı durum anlatıcı için de geçerli.

Akkök Holding, sosyal fayda yaratma stratejilerini çocuk, genç ve kadınlar odağında kurgulamış. ‘Kadın Enerjisi Hareketi’, ‘Sen de Bizdensin’ gibi projelerde özellikle kadınların yaşamın her alanında eşit erişimi ve güçlenmesini hedefleyen işlere imza atıyorlar. 6 Şubat depremlerinin ardından da bölgedeki akut dönem atlatıldıktan sonra yine aynı odak alanlarda uzun vadeli iyileşmeyi hedefleyen çalışmalar yapmak istemişler.

Tam bu noktada TOG’dan gelen İskenderun Destek Merkezi projesi tipik bir sivil toplum ve özel sektör buluşması örneği aslında. STK’nın deneyimiyle sosyal etkiye ayrılan fonun buluşması. Bu arada sordum, yakında Akkök Holding ve grup şirketleri çalışanları da TOG’dan aldıkları gönüllülük eğitimlerinin ardından İskenderun’daki destek merkezinde çalışmalara katılacaklarmış. Yani olayın boyutu sadece fon desteğiyle sınırlı değil.

‘İLK KADINLAR GELDİ’

İskenderun Destek Merkezi, 261 metrekarelik kapalı alana sahip. Üç atölye odası ve bir sosyal amaçlı salon bulunan bu merkezde sadece TOG değil farklı sivil toplum kuruluşları da projeler yürütebiliyor. Ayşe Kırımlı bunu çok değerli bulduğunu söyledi. “Burayı açarken alanda henüz konteynerler yoktu, arazi bomboştu. Hemen izinler alındı. İki ay gibi bir sürede merkezi kurduk. En büyük ihtiyaç neydi? İnsanlar tarifsiz bir travma yaşıyorlardı. En büyük ihtiyaçları konuşmaktı. Durmaksızın anlatıyorlardı. Bu merkezler onların nefes almalarına, konuşmalarına alan açtı. Sosyalleşmelerini, yaşadıklarını paylaşmalarını sağladı” dedi.

Kırımlı’nın anlattığına göre merkezin hedefi başta gençlere dokunmak olsa da süreç farklı işledi. Bunu da şöyle özetledi Kırımlı, “Yetişkinler de geldi, çocuklar da. Dedik ki sabah 10:00’dan akşam 18:00’e kadar açık kalsın, ama o da olmadı. 24 saat çalıştık.

Gençler ders çalışacakları bir yer istediler. Hangi gence ‘Nasılsın’ diye sorsak, ‘Çalışacak bir sınıf bile yok’ yanıtı aldık. Destek merkezini açar açmaz konteyner kentte uzmanlarla dolaştık. Tek tek tüm konteynerlere girdik. ‘Biz buradayız, gelin’ dedik.

İlk kadınlar geldi. Gençler başta gelmedi. Kadınlar çocukların elinden tutup getirdi. Sonra evdeki genci de getirdi. İnternet yok, cep telefonu yok, bilgisayar yok. Merkezde bunların hepsini buldular. Gönüllü öğretmenler geldi. Ayrıca TOG dışında STK’lar da gelip bu merkezde gençlerin ihtiyaçlarına dokundu. Her şeyden önemlisi gençler yaşıtlarıyla burada bir araya geldiler. 5.5 ayda 8 bin katılımcıya ulaştık. Bunların yarısı genç diyebiliriz.”

ŞAN HOCASI ARANIYOR

İskenderun Destek Merkezi’nde birçok konuda eğitim var. Sosyal ve psikolojik destekler uzmanlar tarafından veriliyor. Bölgede ikamet eden üç uzman istihdam edilmiş durumda. Bunun dışında sürekli giden eğitmenlerle gençlere yabancı dilden kodlamaya birçok alanda eğitim veriliyor. Gençlerden birinin ‘Sesimi geliştirmek istiyorum. Hayalim ses sanatçısı olmak’ talebi üzerine ekip harekete geçmiş. Şimdi bu merkezde şan dersleri verecek bir uzman aranıyor.

ÜRETİLENLER ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDE SATILACAK

Merkezde kadınlar için de sepet, sabun, tığ işi gibi konularda atölyeler var. Mesele üretim olunca, işin pazarlama tarafını İhsan Gökşin Durusoy’a sordum. Daha ben dile getirmeden ‘Aklın yolu bir’ dedirten planını anlattı: “Bu ürünleri biz de alışveriş merkezlerimizde alıcılara ulaştıralım. Satalım. Onları üreten kadınları da buraya getirelim.”

Durusoy’un planında deprem bölgesine kısa süreli bir dokunup çekilmek yok. Uzun vadeli ihtiyaçları belirleyip, çözümüne yönelik geniş zamanlı çalışmak niyetindeler. Durusoy, bunu şöyle dile getirdi: “Bölgeye gittiğinizde yüzlerdeki travmayı görüyorsunuz. Bu kolay kolay geçecek bir yıkım değil. Uzun yıllar sürecek. Biz de desteğimizi uzun vadeli planladık. İnsanların vaktini geçirebilecekleri, nefes alabilecekleri bir alan yarattık TOG ile.”

HEDEF İKİNCİ SAMSUN’U BURAYA KURMAK

İskenderun Destek Merkezi’ni artık bölgedeki tüm gençler, hatta aileler biliyor, takip ediyor. Yeni gönüllüler lazım. Çünkü talep çok. Yeni eğitim alanları ortaya çıkıyor. TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı, talebin bu denli büyük olması nedeniyle merkezi büyüteceklerini söyledi. Hatta öyle ki uzun yıllardır Samsun’da Türkiye’nin tek TOG Gençlik Merkezi olarak hizmet veren projesine bir kardeş planı yapılmış bile. Kırımlı, “Şimdi İskenderun Destek Merkezi’nde gençlerin alanını büyütmeye çalışıyoruz. Samsun’da bir Gençlik Merkezi var. En büyük hayalimiz bunun ikincisini İskenderun’da açmak. Bunun için fon ve içerik ihtiyacı var. Ama bunları sağlayıp merkezimizi kuracağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/genc-yureklere-nefes-oldular/feed/ 0
Dilber öldü mü? İnci Taneleri’nde şaşırtan final! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dilber-oldu-mu-inci-tanelerinde-sasirtan-final/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dilber-oldu-mu-inci-tanelerinde-sasirtan-final/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:28:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6664 Dizinin yeni bölümünde,

Piraye, Azem’i arayıp eğitim seminerine davet etti. Teklifi kabul eden Azem, yola çıkmak izin hazırlandı.

Babasının itirafından sonra anlattıklarını umursamayan Cihan, annesi Güngör ile konuştu.

Oğlu vurulduktan sonra tedirgin olan Güngör neler olup bittiğini sordu.

DİLBER, AZEM’DEN ÖZÜR DİLEDİ

Seminerden önce bir araya gelen Azem ile Dilber, Özgür hakkında konuştu. Azem görüşmenin kötü geçtiği söyledi.

Dilber, Azem’in hazırlık yaptığını görünce nereye gittiğini sordu. Azem de ‘seminere’ cevabını verdi.

Kıskançlık krizi yaşayan Dilber, seminerin detaylarını öğrenmek istedi. Azem ise konutu kapattı. Piraye hakkında söylediklerinden pişman olan Dilber özür diledi.

CİHAN’IN İNTİKAMI

Necmi otoparka baskın yapanları öğrendi. Arkadaşlarıyla plan yapan Cihan, intikam yemini etti. Bir gelin arabası hazırlatan Cihan düşmanlarının mekanına gitti. Saldırının arkasında Sırat’ın olduğunu öğrendi.

PİRAYE’NİN AZEM’E İLGİSİ ARTTI – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Piraye ve Azem seminere birlikte gitti. Eğitim toplantısında Azem gözetmenlik yaptı.

Piraye, daha sonra Azem’e eğitim departmanında danışmanlık teklifinde bulundu.

Otelde huzursuzluk çıkaran Tayfun’u Azem konuşarak sakinleştirdi. Gözyaşlarına boğulan Tayfun’u gören Piraye kardeşini şaşkınlıkla izledi.

Eğitim seminerinin ardından düşüncelerini şirket çalışanlarıyla paylaşan Azem, onlara tavsiyelerde bulundu.

DİLER, KASIM’DAN YARDIM İSTEDİ

Dilber, Kasım’ın yanına gidip Azem’in nereye gittiği hakkında bilgi aldı. Azem’in Piraye ile görüntülendiğini anlatan Dilber, umduğunu bulamadı.

Azem’e telefonla arayıp ulaşamayan Dilber, çaresizce haber bekledi.

‘ELMAYI NAZİK SOYDUM’ PERFORMANSI İLGİ GÖRDÜ –  İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Müzikholde sahne alan Dilber,  Havva Öğüt’ün ‘Elmayı Nazik Soydum’ performansında dans etti. Dilber’in dansı büyük ilgi gördü.

CİHAN VE ELİF YEMEKTE

Cihan kendisini tedavi eden Doktor Elif’e ulaşmak için arkadaşı Necmi’yi kullandı. Hastaneye giden ikili acil servise giriş yaptı. Cihan, Elif’e arkadaş olmak istediğini söyleyip yemeğe davet etti.

Kız arkadaşıyla yemekteyken Sırat ve adamları otoparka baskın yaptı. Necmi ve yanındakiler dayak yedi.

‘HABERİ YOK AMA BANA ÇOK AŞIK’ – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Arkadaşı Kasım’ın yanına uğrayan Azem, eczaneye Dilber’in geldiğini öğrendi. Azem arkadaşlarına Piraye’den iş teklifi aldığını söyledi. Nergis, Azem’e ‘kendi hayatını kurmalısın’ önerisinde bulundu.

Yalnız kalan Dilber arkadaşı Yıldız ile dertleşti: ‘Kendisinin haberi bile yok ama o bana aşık’

AZEM, DİLBER’İ REDDETTİ!

Otele dönen Azem, Dilber’in yanına gitti. İkili sohbet etti. Dilber ev bakmaya başladığını söyledi. Azem de ‘Kasım’a mı gittin’ diye sordu.

Azem’e olan ilgisini dile getiren Dilber ‘Sence biz neyiz’ diye sordu. Azem de ‘Seni üzmek istemiyorum. Ben sana daha kaç defa anlatayım halimi’ sözleriyle yanıt verdi.

Dilber’in cevabı ise ‘Ben artık, sensiz yaşayamam’ oldu.

İZZET’TEN AZEM’E YARDIM

Piraye’nin iş teklifini kabul etmeye düşünen Azem, İzzet’ten sahte kimlik belgeleri hazırlatması için yardım istedi.

Ayça’ya ders vermek için eve giden Azem, Hatice’nin de derse katılmasını istedi.

CİHAN’IN YENİ PLANI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Cihan, arkadaşı Nusret’i arayıp düşmanı Sırat ile ilgili konuştu. Nusret’ten onay alan Cihan yeniden harekete geçti.

Sırat’ın oto galerisinde araç test eden müşterilerin yolunu kesen ekip, kullandıkları otomobili alıp kaçtı.

DİLBER ÖLDÜ MÜ? İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Dilber’in kocası Zahir otele gelip kapıya dayandı. Alkollü bir şekilde Dilber ile konuşmak isteyen Zahir, yanında getirdiği yüzüğü çıkarıp, ‘Dön yuvana, nikah tazeleriz.’ teklifinde bulundu.

Dilber ise bu teklifi reddetti. Sinirlenen Zahir zorla Dilber’e sahip olmaya çalıştı. İkili arasında yaşanan arbede sonrası otele ambulans geldi.

İşten dönen Azem, sedyede kanlar içinde Dilber’i görünce büyük şaşkınlık yaşadı.

 

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dilber-oldu-mu-inci-tanelerinde-sasirtan-final/feed/ 0
Bakan Bolat: Kişi başına düşen milli gelir 13 bin 110 dolara yükseldi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-kisi-basina-dusen-milli-gelir-13-bin-110-dolara-yukseldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-kisi-basina-dusen-milli-gelir-13-bin-110-dolara-yukseldi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:48:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6636 Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat Güngören’de gün boyu bir dizi etkinliği katıldı. Bakan Bolat ilk olarak Güngören Belediyesi tarafından düzenlenen “Zarafetin Dokunuşu Sergisi” açılış törenine katıldı. Törene Bakan Bolat’ın yanı sıra Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, Abdullah Küçük ve çok sayıda davetli katıldı.

Uzun yıllardır Güngören de yaşadığını belirten Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Belki bu salonda benim kadar uzun süre Güngörenli olan yoktur. 61 yıldır burada yaşıyorum. Burada doğdum burada büyüdüm burada evlendim ve hala burada oturmaktayım. 61 yıllık Haznedarlı olarak aranızda olmaktan mutluluk duyuyorum. Güngören’in nereden nereye geldiğini çok iyi biliyorum o tozlu yollardan bugüne nasıl geldiğini. Güngören 1994 yılında Cumhurbaşkanımız ile beraber refah partisi ile başlayan daha sonra Ak Parti ile devam ettirdiği büyük hizmetlerden nasibini aldı. Güngören gerçekten çok değişti” dedi.

Yerel seçimlerle ilgili konuşan Bakan Bolat,“ Murat Kurum başkanımızla kendisi şehir planlayıcısı mimar kendisi TOKİ’de ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığında çok büyük hizmetler yaptı. İstanbul Büyükşehir’imize aday sizlerin destek ve katkılarıyla halkımızın dualarıyla Murat Kurum başkanımızı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bünyamin Demir başkanımızı da Güngören Belediye Başkanı yapacağız. Çevre belediyeciliği, sosyal belediyecilik, halkına ulaşan, halkına destek olan belediyecilik anlayışını sağladık. Ulaşımda dünyanın en modern ulaşım ağlarını kurmak eğitim de sağlık da çok büyük devrimler yapıldı buna Allah’ta şahit kullar da şahit. Biraz vicdanı olan ve kalp gözü açık olan insanlar bunları görüyorlar” diye konuştu.

KADIN KOOPERATİFLERİNE ÇOK ÖNEMLİ DESTEKLER VERİYORUZ

Kadın kooperatiflerine bakanlık olarak önemli destekler sağladıklarını belirten Bakan Bolat, “Biz ticaret bakanlığı olarak kadın kooperatiflerine önemli destekler veriyoruz. Eğer kadın kooperatifi kurarsanız bizden 460 bin lira mal ve hizmet alımı için bir defaya mahsus destek alıyorsunuz karşılıksız hibe olarak. Bir personel için 204 bin lira iki personel için 408 bin lira bir yıl için istihdam desteği alıyorsunuz. Fuara veya sergiye katılacaksanız da 65 bin lira hibe desteği alabiliyorsunuz” dedi.

EKONOMİMİZ BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR

Ekonominin pandemiden sonra hızla büyümeye devam ettiğini belirten Bakan Bolat, “Bugün milli gelir rakamı açıklandı. 4 yıl önce 100 yılda bir olan büyük bir salgını atlattık ekonomimiz yüzde 1.9 büyüdü 2020 yılında ertesi yıl yüzde 11 buçuk büyüdük. 2022 yılında yüzde 5,6 büyüdük. Geçen yıl ise yüzde 4 buçuk büyüdük. Sonuç olarak 101 yıllık Cumhuriyet tarihinde ilk defa milli gelirimiz 1 trilyon doları aştı. 1 trilyon 100 milyar dolara yükseldi. Kişi başına düşen milli gelirde ise 13 bin 110 dolara yükseldi. Bu Türkiye’yi üst ülkeler ligine doğru taşıyacak. İhracatta da iki gün sonra Adıyaman’da tarihin en yüksek Şubat ayı ihracatını açıklayacağız. Her ay tarihin en yüksek ihracat rakamına ulaşmaya başladık.”
Bakan Bolat açılışın ardından Güngören’de sanayici iş adamları ile bir araya geldi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-kisi-basina-dusen-milli-gelir-13-bin-110-dolara-yukseldi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu, İzmirlilerden 5 yıl istedi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:30:50 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6611 akan Uraloğlu, İzmir Torbalı Ticaret Merkezi’nde Sanayicilerle Buluşma programında İzmirli İş ve Sanayi Dünyasının Temsilcileri ile bir araya geldi.

İZMİR, İSTANBUL VE KOCAELİ’NDEN SONRA İHRACATTAKİ EN BAŞARILI İLİMİZ

Uraloğlu iş insanlarına yaptığı konuşmada, Cumhuriyet tarihinde Türkiye’de 2023 yılında, ihracat rekoru kırıldığını hatırlattı. Uraloğlu, “İhracatımız 256 milyar dolara ulaştı. İzmir’imiz, 24 milyar ihracat gerçekleştirerek İstanbul ve Kocaeli’nin ardından ihracattaki en başarılı 3. ilimiz oldu. İzmir, ülkemizin kalkınmasında her zaman öncü şehirlerimiz arasında yer almış, Türkiye ekonomisinin kapalı ekonomiden küresel ekonomiye geçiş serüvenine ışık tutmuştur.” dedi.

Son 22 yılda İzmir’in ulaşım ve iletişim altyapısına 214 milyar lira yatırım gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 430 kilometreden 970 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 367 kilometreden 985 kilometreye çıkarıldığını ifade etti.

Uraloğlu, en başta toplam uzunluğu 55 kilometre olan İzmir Çevre Yolu’nu etaplar halinde tamamlayarak ve Konak tünelini açarak İzmirlilere şehir içi trafiğinde rahat bir nefes aldırdıklarını da dile getirdi.

İzmir’de hayata geçen karayolu projelerini de hatırlatan Uraloğlu, “İzmir-İstanbul Otoyolu’nu tamamlayarak yaklaşık 8,5 saat süren yolculuk süresini 3,5 saate indirdik. Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu açtık. İzmir’in, Aliağa ve Çandarlı Limanı’na yüksek standartlı yollarla bağlantısını sağladık. Bir zamanlar sürücülerin korkulu rüyası olan Sabuncubeli Geçiti’ni tünelle geçtik ve İzmir-Manisa arası ulaşım süresini 15 dakikaya indirdik.” ifadelerine yer verdi.

Uraloğlu, Ankara-İzmir arasını 3,5 saate düşürecek ve İzmir’i yüksek hızlı demiryolu ağına bağlayacak olan İzmir-Ankara YHT projesinin ise yapımının etap etap devam ettiğini söyledi.

Uraloğlu, Adnan Menderes Havalimanı’nın ise yeni iç ve dış hatlar terminalleri ile Avrupa’nın en modern havalimanlarından biri haline getirildiğini de hatırlattı.

İZMİR’İ YAT TURİZMİNİN BAŞKENTİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ

İzmir’de kısa bir süre önce İzmir Yeni Foça Yat Limanı’nın da açıldığını kaydeden Uraloğlu, “Ayrıca, Özdere, Dikili, Çeşme Şifne, Çeşmealtı ve Şakran olmak üzere 5 yeni yat limanı için etütlerimizi sürdürüyoruz. Bu yatırımlarla İzmir’i yat turizminin başkentine dönüştüreceğiz. İzmir’deki bütün limanlarımızın Yeşil Liman sertifikası alarak modernize edilmesi, hem Körfezi daha yaşanılır kılacak hem de enerji ve iş verimliliğini artıracaktır.” şeklinde konuştu.

İZMİR’E BELEDİYECİLİK ALANINDA YETERLİ HİZMETLER SUNULMADI

Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerine az bir zaman kaldığını hatırlatarak, İzmir’e belediyecilik alanında yeterli hizmetlerin sunulmadığını belirtti. Uraloğlu, ”İzmir’in ve İzmirlilerin ihtiyaçlarına cevap verilmediği gibi kentin sorunlarının sürekli katlanarak büyüdüğü görüyoruz.” diye konuştu.

Uraloğlu, son 22 yılda yapılan ulaşım ve altyapı yatırımlarına da değindi. Uraloğlu, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara Otoyollar gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. Marmaray ve Bakü-Tiflis Kars Demiryolu Hatlarını inşa ederek Avrupa’dan Çin’e kesintisiz ulaşan demir ipek yolu projesinin hayata geçmesini sağladık. Ülkemizi hızlı tren ile tanıştırdık. İstanbul Havalimanı ile ülkemizi küresel bir havacılık merkezine dönüştürdük.” dedi.

SON 22 YILDA MEGA PROJELERLE HAYATI KOLAYLAŞTIRDIK

Uraloğlu, bu projelerin hayata geçmediği takdirde yaşanacakların hayatı ne kadar zorlaştıracağını anlattı. Uraloğlu, “Şu an İstanbul’da; Avrasya Tüneli’nin, Marmaray’ın ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapılmadığını. Sizce trafik nasıl olurdu? İstanbul Boğazı kaç saatte geçilirdi? Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkarmasak havayolu nasıl halkın yolu olacaktı? Demiryollarında, hızlı trenlerimizle bugüne kadar 84 milyon yolcu taşıdık.
Bu kadar yolcunun hızlı tren olmadığı için karayolunu tercih ettiğini düşünün. Neler olurdu?” ifadelerini kullandı.

İZMİRLİLER BİZİ BİR DENESİN, BİZE SADECE 5 YIL VERSİN

Mega projelerle vatandaşların hayatını kolaylaştırdıklarını söyleyen Uraloğlu, İzmir’inde artık yatırıma ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Bakan Uraloğlu, futbol takımlarını örnek göstererek, yerel yönetimlerde takım ruhunun önemine dikkati çekti. Uraloğlu, “Moral motivasyonu sağlarsanız, o takım ruhunu, ekip ruhunu verirseniz, siz çok daha başarılı işler yaparsınız. Ben futboldan örnek verdim. Bunu bütün iş yerlerimizde, belediye yönetimimizde, ülke yönetiminde de örnek verebiliriz. Şimdi biz İzmir’e birçok iş yaptık. Torbalı’da daha önce AK Parti belediyeciliğimiz oldu. Cumhur İttifakı oldu. Şimdi önümüzde bir seçim var ve gerçekten bazı ilçelerde belediyecilik anlamın da da hizmet etmeye çalıştık. Torbalı’da da belli bir dönem ettik. Çok şükür. Şimdi biz diyoruz ki, büyük şehirde de de İzmirli bizi bir denesin. Bir 5 yıl bize süre versin. Neler yapabildiğimizi takım ruhuyla, ekip ruhuyla beraber görelim inşallah.” dedi.

ARTIK İZMİR’DE HAMZA DAĞ İLE PROJELERDE İCRAAT ZAMANI

Bakan Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirlilerden AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ için destek istedi. Uraloğlu, “Yeterince proje anlamında vakit harcadık. Bundan sonra da inşallah bazı projelerimizin için icraat zamanıdır diye düşünüyorum. Hamza Dağ kardeşimizle ki biz Ankara’da benim burada görev yaptığım zamanda, sonra genel müdür olduğum dönemde, şimdi bu görev hasebiyle gerçekten güzel bir takım ruhumuz var. Ve Hamza dağ kardeşimizin Ankara’da çözemeyeceği iş yok. Büyük şehirde de Hamza kardeşimizle yol arkadaşımızla sizlerin desteğiyle beraber biz hizmet etmeye talibiz. İzmir’imizin bakanlık olarak yükümüzü arttırmasına talibiz.” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-izmirlilerden-5-yil-istedi/feed/ 0
İşte hayvancılığın yol haritası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:45:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6551 Bakan Yumaklı planlanan çalışmaları şöyle anlattı:

-“2024-2028 yılları arasında uygulayacağımız hayvancılık yol haritamızı 10 madde olarak belirledik. Yeni sistemde, hayvansal üretimi planlıyoruz. Üretimin, maliyet, kapasite ve pazarlama imkânları doğrultusunda planlanmasını ve ürünlerin bölgesel bazlı nerede ne kadar üretileceğine dair üretim modelini oluşturduk.

AİLE İŞLETMESİNE İLAVE DESTEK

-Mevcut modelde aşısı ve kaydı olan her buzağıya destek veriyorduk. Yeni modelde buzağının yanı sıra, aşısı ve kaydı yapılan her kuzu ve oğlak için de destek veriyoruz.

-Mevcut desteklemelerimizde işletme büyüklüğüne göre belirli sınırlandırmalar vardı. Yeni desteklemelerimizde bu sınırlandırmaları kaldırıp, üreten herkese ürettiği kadar destek veriyoruz.

-Aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ve ilave destek veriyoruz.

KADIN VE GENÇLERE ÖNEMLİ KATKI

-İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ilave destek veriyoruz. Örneğin, sahibi kadın olan bir aile işletmesi düşünelim. Tüm şartları yerine getirdiğinde, buzağı başına mevcut modelde 2 bin 68 lira destek alırken, yeni sistemde, ilave verdiğimiz aile işletmesi, kadın desteği ve diğer verimlilik destekleriyle 5 bin 200 lira alacak. Eğer bu işletme, ari işletme olursa ilave destek vereceğiz ve bu rakam buzağı başına 7 bin 900 liraya kadar çıkabilecek.

-Diğer taraftan besici aile işletmesi, besilik olarak 20 buzağısını kesime kadar beslerse ve bu verimlilik kriterlerine uygun bir süreç olması durumunda, kesim anında dana başına ilave olarak 4 bin 500 liraya kadar destek alabilecek.

ARİ İŞLETMELER ARTIRILACAK

-Yol haritamızın önemli başlıklarından biri de anaç hayvan üretiminin artırılması. Suni tohumlama, yerli sperma, soy kütüğü, ari işletme gibi verimliliği yükselten destekleri artırarak vermeye devam edeceğiz. Ari işletme sayısını bin 136’dan 2024 yılında 2 bine, 2025 yılında ise 2 bin 500’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, hastalıktan ari işletmelerde cinsiyeti belirli sperma kullanımını teşvik ediyoruz.

AŞI ÖNLEMİ DEVREYE GİRECEK

-Buzağı kayıplarını azaltmak için, ilk etapta 200 bin gebe sığırı aşılayacağız. Kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, ülke genelindeki tüm küçükbaş hayvanlara bu yıl içinde koyun keçi çiçek aşısı, yeni doğan tüm küçükbaş hayvanlara ise koyun keçi vebası aşısı yapılacak.

-Hayvan hareketliliğinin kontrolü amacıyla Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları açıyoruz. Buradaki amacımız, hastalıklı hayvanın başka bir bölgeye giderek hastalığın yayılmasını engellemek.

-Buzağı ve kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, her ilçede eğitimler düzenliyoruz. Bu yıl ve gelecek yıl içinde 100 bin yetiştiriciye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yapacağız.”

3 YILDA İTHALAT SONA ERECEK

-”kendi kendine yetebilmek için çalışmalar yapılıyor” diyen Bakan Yumaklı şu ifadeleri kullandı: “Ama bugün başlasanız süt sığırcılığında iki yıl, besicilikte üç yıl ve üzeri zaman içinde çalışmalar kendini gösterebilecektir. Karkas et ile ilgili fiyat artışı yok, tersine iki haftadır düşüş var. Temel amacımız üreticimiz zarar etmesin, ancak makul olandan fazla da kâr oluşmasın. Haksız kazanca yol açacak ne varsa, bunlara zerre kadar tahammül etmiyoruz. Amacımız en geç üç yılda ithalat konusunu sona erdirmek. 2023 yılında 2 milyon 245 bin olan çiftçi sayısı, bugün itibarıyla 2 milyon 328 bin 502 oldu. 156 milyon dekar alan da 157 milyon dekar alana yükseldi. Yol haritamız için tüm taraflarla konuştuk. Bu konu Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile ilgili. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü de (TİGEM) artık vites artıracak.”

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-hayvanciligin-yol-haritasi/feed/ 0
Sanayide kadın devrimi… Ev kadınları kaynakçı, montajcı oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sanayide-kadin-devrimi-ev-kadinlari-kaynakci-montajci-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sanayide-kadin-devrimi-ev-kadinlari-kaynakci-montajci-oldu/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:42:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6545 Türkiye’nin çeşitli illerinde farklı alanlarda faaliyet gösteren sanayici ve üreticinin işçi ve ara eleman bulma sıkıntısı devam ederken, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) ortaklaşa yürüttüğü ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ yüz güldürdü. Ev kadını olan onlarca kadın, farklı alanlardaki fabrikalarda kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalışmaya başladı.

SAYILARI 6 BİNE ULAŞTI

Hürriyet’e konuşan ATSO ve AOSB Başkanı Ali Bahar, sanayi bölgesindeki kadın çalışan sayısının 6 bine ulaştığını vurgulayarak, “Sanayiye kadın elinin değmesi büyük bir gurur. Kadınlarımız fizik odaklı işleri de çok rahat yapabildiklerini kanıtladı. Kadınlarımızın olduğu fabrikalardaki memnuniyete şahidiz. Nitelikli çalışan konusunda ciddi sorunlar yaşıyorduk ve bu sorunu kadınlarımız sayesinde çözmeye başladık. Üst düzey eğitimlere çok hızlı uyum sağlıyorlar ve çalışmaya çok istekliler. Biz bu modelin tüm Türkiye’ye yayılmasını istiyoruz. Şu anda toplam çalışanımızın yüzde 33’ü kadın. Bunu en kısa sürede yüzde 40 seviyesine çıkartacağız” diye konuştu.

‘ÖNCELİĞİMİZ KADIN’

AOSB’de 30 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan PORTİSAN isimli firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, nitelikli işgücü sorununu kadın istihdamı ile çözdüklerini belirterek şöyle dedi: “İnşaat iskelesi ve kalıbı üretiyoruz. Maalesef çalıştıracak insan bulmakta zorlanıyorduk. Daha sonra çevre köylerden çalışmak isteyen kadınlarımızı fabrikamıza davet ettik. Önce paketleme bölümünde işe başladılar. Şu an ise her birimde çalışıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki, kadın çalışanın olduğu her ortamda disiplin, nezaket, saygı ve verimlilik her geçen gün artıyor. Açıkçası erkeklerden çok daha gayretliler. Yeni personel alımında öncelikli tercihimiz kadın olmaya başladı. Ağır iş kolunda, bütün makinelerde kadınlarımız çalışıyor.”

TABU YIKMAK İSTİYORUZ

Antalya Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Üyesi Canan Keskin Gürkan ise, şöyle konuştu: “OSB sınırları içinde faaliyet gösteren teknik kolejimizde de 89 kızımız eğitim görüyor. Bunların içinde ağır sanayide görev alacak öğrencilerimiz var. Biz, Antalya’da başlayan bu farkındalığın tüm Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz. Sanayide çalışan kadın sayımızı sürekli artırarak sürekliliği sağlayacağız. Bu hareket sanayicinin yetişmiş eleman sorununa da çare olacaktır.”

‘İSTERSEK HER İŞİ YAPARIZ’

* Enise Örün (Pres operatörü): İlk başlarda preste çalışmaktan korktum, sonra alıştım. İşimiz zor ama isteyince her işi yapabiliyorsunuz.

* Leyla Özgü Doğruparmak (Formen): Paketleme personeli olarak işe başladım daha sonra formen oldum. İlk başlarda aldığım tepkiler nedeniyle çekincelerim oluştu. Bana göre kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor.

* Belkıs Korkmaz (Kaynakçı): Ev hanımıydım. Hiçbir iş deneyimim yoktu. Şimdi kaynakçılık yapıyorum. Hiç zorluk çekmedim. Prese de çalıştım. Aldığım maaştan ve çalışma saatlerimizden memnunum.

* İrem Ceyhun (Makine mühendisi): Gelişen teknoloji sayesinde fiziksel güç veya başka sebepten dolayı sanayide bile eşitsizlik kalmadı.

* Gülten Aslantaş (Boyacı): 2 senedir boyahanede çalışıyorum. İşimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sanayide-kadin-devrimi-ev-kadinlari-kaynakci-montajci-oldu/feed/ 0
‘Taş Kağıt Makas’ izleyici ile buluştu… İlk bölüm sosyal medyayı salladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:36:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6512 Umut ve babasının hapishanedeki konuşması ile başlayan dizi izleyenleri 5 yıl öncesine götürdü. Dizinin ilk bölümünde;

Telefonunun çalındığını fark eden ve suçluyu yolcular arasında arayan Alev, bütün yolcuları karakola gitmeye zorladı. 

Alev’in ilk suçladığı kişi çarpıştığı Umut oldu. Müthiş hafızası ile gerçek suçluyu ortaya çıkaran Umut, hem polis memurlarını hem de Alev’i şoke etti.

Karakol çıkışı Umut’a özür borçlu olduğunu düşünen Alev, hayatının en unutulmaz derslerinden birini aldı.

Sen bir de avukat olacaksın değil mi? Senin insanlık hali dediğin şey insanların hayatını karartabilir…

 Kadir’i nezarette ziyaret eden Harun, onu dışarıya çıkaracağına söz verdi. Olayı en tepeden halletmeye çalışan Harun, Kadir’e denediği bütün yolların boşa çıktığını anlattı.

Rahat ol ya! Yakarsa dünyayı Harun yakar…

Kendisi için parti organize eden Fecir, gecede daha önce dinlediği ve sesini çok beğendiği Büşra’nın sahne almasını istedi.

Parti için mekana gelen Fecir, girişte Kadir’in avukatı Harun ile karşılaşınca gerildi. 

Büşra’yı kulisinde ziyaret eden Fecir, genç kızın tedirginliğini fark edince onu sakinleştirmeye çalıştı:

Bu gece benim memlekete dönüş partim. Senlik hiçbir şey yok, keyfine bak… Biz seni dinlemeye geldik.

Parti başlasın! 

Gecenin sonunda alkolün de etkisiyle ayakta durmakta zorlanan Fecir, arkadaşlarıyla birlikte eve dönmek yerine bir kez daha Büşra’nın odasına gitti.

Ne sen Leyla’sın ne de ben Mecnun!

Sana ‘yürekten oku’ dedim, sen canımızı okudun. İnsanın hem sesi, hem kendi güzel olur mu? Açık söyleyeyim sana doyamadım!

Uyandığında babasının evde olmadığını fark eden Umut, telefona sarıldı.

Güç bela babasının olduğu yeri öğrenen Umut, yardıma gittiğinde yerde cansız bir şekilde yatan Büşra’yı gördü.

Vakit kaybetmeden polisi arayan Umut, babası da hastaneye götürdü. Çok geçmeden polis memurları da Rıza’nın ifadesini almak için hastaneye geldiler.

Umut ve Rıza’nın hayata tutunma çabası!

Polisler, Rıza’nın tavırlarını oldukça şüpheli buldular.

Fecir’in bir açığını arayan avukat Harun, onun ölümü bütün ülkede infial yaratan Büşra’yı en son görenlerden biri olduğunu öğrendi.

Harun’un soruları ile köşeye sıkışan Fecir, avukata saldırdı.

Kavga görüntülerini kayda aldıran Harun, Fecir’e karşı son kozunu oynadı:

Sen şikayetini geri al ben de bu görüntülerin hepsini sildireyim…

Büşra toprağa verilirken, acılı ailesini teselli edenlerin başında Umut ve babası Rıza vardı. Sirenlerin böldüğü cenaze töreninde Rıza cinayet şüphesi ile gözaltına alındı. Umut’un olayı ihbar edenin kendileri olduğunu söylemesi de duruma engel olmaya yetmedi.

Rıza Tanrıkulu! Büşra Korkmaz cinayetinin baş şüphelisi olarak savcının talimatı ile gözaltına alınıyorsun

Mezarlığın ortasında eli kolu bağlı bir şekilde kalan Umut’u tesadüfen tanıştığı Alev teselli etti.

Ekip otosuna bindirilen Rıza, yolun yarısında karakol yerine başka bir yere götürüldüğünü fark etti.

Rıza, kendini bekleyen kötü sürprizden habersizdi.

Televizyon kanallarında geçen son dakika bütün mahalle sakinlerinde soğuk duş etkisi yaptı.

Büşra’nın katili komşusu çıktı

Olup bitene inanamayan Umut, soluğu babasının yanında aldı. Umut’u Rıza’nın katil damgası yemesinden daha çok onu tanımaması yaraladı.

Rıza yüksek güvenlik önlemleri ile adliyeye götürülürken, içinde Büşra’nın babası Haydar’ın ve komşularının bulunduğu kalabalık bir grup onu yuhaladı.

Büşra’nın yakınları tarafından saldırıya uğrayan Umut, can havli ile içeriye girip Rıza’yı gözaltına alan polislere babasının masum olduğunu anlatmaya çalıştı.

Baban masumsa çok iyi bir avukat tutacaksın!

Umut bu dakikalarda hayatını bütünüyle değiştirecek olan Fecir ve Harun ile aynı karede olduğundan habersizdi.

Günün sonunda Harun, Fecir’e karşı zaferini kazandı ve Kadir’i nezaretten çıkardı.

Dizinin final sahnesinde;

Karakoldaki masanın üzerinde babasının dosyası duran Umut, o geceye ait kamera kayıtlarını gördü.

TAŞ KAĞIT MAKAS’IN 2. BÖLÜM FRAGMANINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

SOSYAL MEDYAYI SALLADI

‘Taş Kağıt Makas’ın ilk bölümü sosyal medyaya damga vurdu. TT listesinde yerini bulan dizi ile ilgili yüzlerce tweet paylaşıldı.

*Beni ruh hastası bir karakterin bağımlısı yapan Burak Yörük’ten ben razıyım…

*Mükemmel bir dizi

*Bu dizi nedense bana Yeşil Yol’u hatırlattı. Çok ağlattı…

*Mafyatik Burak Yörük bambaşka bir mevzuymuş

*İlk bölüm olarak baya iyi giriş yaptı bence oyuncular rolüne çok yakışmış hepsi harika oynuyor Ekin Koç farklı bir karakter ortaya koymuş. Bülent Seyran ve Ekin Koç’un karşılıklı sahneleri çok iyidi dokunaklıydı. Kısaca baya iyi bir iş çıkmış emeklere sağlık.

*Denk gelerek izledim. Yıkılıyor dizi resmen hayran bıraktınız.

*Çok iyi bir ilk bölümdü çok sağlam bir hikayesi var su gibi aktı yarın inşallah güzel bir başlangıç yaparız.

*Çarşamba günlerine artık plan yok. Yerimiz belli #taşkağıtmakas

*Kanal D ‘İnci Taneleri’nden sonra efsane bir yapıma daha imza attı. Tebrikler.

İşte Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’nun karakterleri;

EKİN KOÇ (UMUT TANRIKULU)

Çocuk yaşta anne ve abisini bir trafik kazasında kaybeden Umut; babası Rıza’yla birlikte, şehrin en büyük gökdelenlerinin arkasındaki dik yokuşa kurulmuş bir gecekondu mahallesinde, yoksul bir hayat sürmektedir. Hipertimezi hastalığına sahip olan Umut’un sıradışı bir hafıza yeteneği vardır. Yaşadığı her anı en küçük ayrıntılarına kadar hatırlar, çevresindeki dünyayı farklı bir şekilde algılar. Babası bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklanınca tüm hayatı değişir. Babasının masum olduğunu ispatlamak ve adaleti sağlamak için bu yeteneğiyle birlikte kazanmaya odaklı, özgüvenli ve güçlü bir avukata dönüşür. Alev’le tanışmalarını ve ilişkilerinin ilerlemesini sağlayan en önemli etken, yine bu hatırlama yeteneği olacaktır.

SERRA ARITÜRK (ALEV DÖNERTAŞ)

Alev, zorluklar karşısında pes etmeyen, hayatı adalet ve doğruluk üzerine kurulmuş, cesur, kararlı ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Umut ile bir belediye otobüsünde sürpriz bir şekilde tanıştıklarında aralarında özel bir bağ oluşur. Zaman zaman yolları ayrılsa da Umut’un adalet arayışında en büyük destekçisi olan Alev, adalet mücadelesi ve profesyonel başarılarıyla; yıllar içinde güçlü, bağımsız, kararlı bir avukata dönüşür.

OZAN GÜVEN (HARUN YAKAR)

Zeki, karizmatik, komik ve şeytan tüylü, yıldızı yüksek bir avukat olan Harun; karanlık bir geçmişe sahiptir. Cesur ve hırslı bir yapısı vardır ve amacına ulaşmak için her yolu denemekten çekinmez. Büyük iş adamları, mafyalar ve suç örgütleriyle olan ilişkileri, onu karmaşık ve tehlikeli sularda yol almaya iterken; her ortama uyum sağlama yeteneği ve renkli kişiliğiyle adeta bir bukalemundur. Güçlü iletişim yeteneği ve kullandığı farklı yöntemlerle kariyerinde aldığı bütün davaları kazanan Harun; lüks yaşamı, tatlı dili ve flörtöz tavırlarıyla da renkli bir özel hayata sahiptir. Bir dava yüzünden Umut’la yolları kesişen Harun, hem süreçte öğrendiği bilgilerle kendi geçmişine bir yolculuk yapacak hem de karakterinin farklı yönlerini keşfedecektir.

HANDE ATAİZİ (SÜREYYA UYAR)

Süreyya, zeki, güzel ve sert bir Cumhuriyet savcısıdır. Kendisine has bir tavrı ve müthiş bir hitabet yeteneği olan Süreyya, hukuk camiasında çekinilen, işinde çok başarılı bir kadındır. Üniversite yıllarından arkadaşı, aralarında adı konmamış bir çekim ve kıyasıya bir rekabet olan Harun’dan farklı olarak devlete, iş etiğine ve kurumlara aşırı bağlı bir hukukçudur. Savcısı olduğu bir dosyada aldığı hızlı karar, Umut’un babası için başlattığı adalet savaşını tetikleyecektir.

BURAK YÖRÜK (FECİR EMİRKIRAN)

Dışarıdan bakıldığında güçlü, çekici ve karizmatik biri gibi görünen Fecir, duygusal dalgalanmalara sahip, kibirli, maço ve öfke kontrolünü sağlayamayan bir sosyopattır. Duygularını sınırların ötesinde yaşayan Fecir, travmatik geçmişinin yaralarını iç dünyasında hissetmeye devam eder. Babasının feodal fikirleri yüzünden ona yüklediği sorumluluklarla, Emirkıran Grup’un başkanı olması için büyütülmüş Fecir; duygusal zayıflığını saklamaya çalışsa da zaman zaman dinlediği şarkılarla açık eder. Bir sosyal medya uygulamasında keşfettiği ve şarkı söyleyişinden çok etkilendiği Büşra’yla yollarının kesişmesi, herkesin hayatını değiştirecektir.

HÜSEYİN AVNİ DANYAL (KADRİ PALAZ)

Kadri Palaz, babasının ölümünden itibaren tanıdığı Harun’u adeta bir oğul gibi sahiplenmiştir. Harun’u en iyi okullarda okutup muhteşem bir avukat olmasını sağlamıştır. Kadri, Harun’u bir avukatın ötesinde bir araç olarak kullanarak hukuki arenada adeta bir satranç ustası gibi oyun oynamaktadır. Az ile yetinmeyi hiç sevmeyen Kadri Palaz’ın en büyük amacı, patronlar kulübü içerisinde kendisine de yer bulmaktır. Harun’la kurduğu baba oğul ilişkisi, aralarındaki çok kuvvetli bağ, Fecir Emirkıran davasıyla birlikte büyük bir testten geçecektir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-izleyici-ile-bulustu-ilk-bolum-sosyal-medyayi-salladi/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Organize tarım bölgeleri sayısını 100’e çıkaracağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:15:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6506 Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı Kastamonu’daki programları çerçevesinde Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. 2025 yılının ortalarında hizmet vermeye başlaması planlanan bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Yumaklı’ya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ve yetkililer eşlik etti. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, Türkiye genelindeki organize tarım bölgelerinin sayısını 100’e çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.

“TÜRKİYE ÇAPINDA BU ADEDİ 100’E ÇIKARMAKLA İLGİLİ BİR HEDEFİ YÜRÜTÜYORUZ”

Organize tarım bölgeleri için uzun süredir çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, “Bu çalışmaların en önemli ayağı da şehrin özelliklerine uygun olarak, eğer jeotermal varsa jeotermal kaynakların enerjide kullanılmasını sağlayacak organize tarım bölgeleri yapıyoruz. Ya da şeylerin farklı özelliklerine göre besi organize tarım bölgeleri kurulmaya devam ediyor. Hali hazırda Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz. Inşallah çok farklı bölgelerde, farklı illerimizde öncelikle o bölgenin ihtiyacını karşılayacak, ondan sonra da etrafındaki yakın illerin ihtiyacını karşılayacak hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapacak, organize tarım bölgelerini hayata dahil etmiş olacağız, faaliyetlerini başlatmış olacağız” dedi.

“ŞARTLAR UYGUN OLURSA BURASI BELKİ DE BU YILIN SONLARINA DOĞRU ARTIK ÜRETİM FAALİYETİNE GEÇEBİLECEK”

Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi ile ilgili de bilgi veren Bakan Yumaklı, “ Burada, bu bölgenin özelliklerine uygun olarak hayvancılık konusunda ciddi bir tecrübe var. Bu tecrübeyi hayata geçirecek olan, biraz dağınık olan bir yapıyı toplayacak, aynı zamanda ekonomik olarak da hayata geçirilmesini sağlayacak bir proje. Şu anda planlamalar 2025’in Haziran ayı gibi göstermekle birlikte, eğer şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek. Burası işletmelerimizin kendi alanları itibariyle üretime başlayabilecekleri bir alan olmuş olacak. Yaklaşık 20 bin hayvanlık bir bölge burası. 81’e yakın işletme olmuş olacak”

“GEÇTİĞİMİZ YIL 31 MİLYAR OLAN İHRACATIMIZI BU YIL DAHA ÜST RAKAMLARA ÇIKARMAK İÇİN GAYRET EDİYORUZ”

Organize tarım bölgelerini illerin tarımsal üretimlerine göre şekillendirdiklerini kaydeden Yumaklı, “Bazı illerin kendi durumlarına göre, kendi tarımsal üretimle alakalı kabiliyetlerine göre bu organize tarım bölgelerini planlamak bizim için çok önemli. Çünkü her yere bir standart organize tarım bölgesi düşünmüyoruz. Bütün bunları üreticimizin daha fazla üretmesini sağlamak, verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, bunların sonucunda da yakın bölgelerden başlayarak ülkenin ihtiyacı olan hem bitkisel hem daha hayvansal üretimin tüketicilere uygun şartlarda, uygun fiyatlarda ulaşmasını sağlamak hedefiyle yapıyoruz. Bunların etkileri bu yılın ortalarından itibaren faaliyete geçecek olan diğer organize tarım bölgeleriyle birlikte hissedilmiş olacak. Bütün amacımız hem bitkisel hem de hayvansal üretimi arttırmak, bütün bunları da verimli ve kaliteli bir şekilde yaparak sektörün gelişmesini ve güçlenmesini sağlamak. Elbette sadece ülkemizin ihtiyaçları için değil. Aynı zamanda çok ciddi tarımsal ürün ihracatı yapan bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-organize-tarim-bolgeleri-sayisini-100e-cikaracagiz/feed/ 0
Bakan Göktaş’tan şehit ve gazi yakınlarına atama açıklaması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktastan-sehit-ve-gazi-yakinlarina-atama-aciklamasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktastan-sehit-ve-gazi-yakinlarina-atama-aciklamasi/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6462 Bir dizi program ve ziyaretler için Eskişehir’e gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’u ziyaret etti. Ziyarette Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a, AK Parti Eskişehir Milletvekilli Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Cumhur İttifakı AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, eşlik etti.

“ESKİŞEHİR İÇİN 605 MİLYON LİRA BİR KAYNAK AYIRDIK”

Valilikteki görüşmelerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İhlas Haber Ajansı muhabirinin, “Eskişehir’de engelli ve yaşlılara yönelik yatırım var mı?” sorusuna Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Tabii Eskişehir için 605 milyon lira bir kaynak ayırdık. Bununla beraber iki huzurevi, bir engelsiz yaşam merkeziyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah en yakın zamanda Eskişehirli böyle bir vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Diğer yandan Eskişehir biz evde bakım yardımını da çok önemsiyoruz. Evde bakımdan faydalanan 4 bin 39 Eskişehirli vatandaşımız var. İnsanlarımızın, yaşlılarımızın, engellilerimizin, ailelerinin ve sevdiklerinin yanında bakımını da oldukça önemsiyoruz. Bu yönde politikalarımız da var” yanıtını verdi.

“500’ÜN ÜZERİNDE BEŞ YÜZ GİBİ BİR RAKAMLA ŞU AŞAMADA ŞEHİT YAKINI, GAZİ VE GAZİ YAKINI ATAMAMIZ OLACAK”

Şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarına dair atamalarına dair sorulan soruyu da yanıtlayan Bakan Özdemir Göktaş şöyle konuştu;

“Evet bu müjdeyi burada vermek istiyorum. İnşallah yakın zamanda 500’ün üzerinde 500 gibi bir rakamla şu aşamada şehit yakını, gazi ve gazi yakını atamamız olacak. Bununla beraber bugüne kadar yaptığımız şehit, yakını gazi ve gazi yakını atamamız da 50 bini aşacak. Tabii bizler için çok kıymetli bir atama bu, sosyal bir atama. Biz her türlü şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyoruz. Çıkmaya da devam edeceğiz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapıyoruz. Bizler için tabii bu vatanı bize vatan kalan şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyoruz. İnşallah bu vesileyle Güzel bir atama da olacak mart ayı itibariyle. Bakanlık olarak onlara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

“65 YAŞ VE ÜSTÜ VATANDAŞIMIZIN ORANI ŞU ANDA YÜZDE 10.2”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler ışığında sorulan soruyu yanıtlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusu yaşlanıyor. 2013 yılının verilerine göre, geçenlerde verirlerde Türkiye nüfusu 10.2 yaşlı nüfusu, 65 yaş ve üstü vatandaşımızın oranı şu anda yüzde 10.2 . Bu da yaşlandığımızı gösteriyor. Aslında tüm dünyada trend aynı. Ülke olarak da aynı dünya trendinde devam ediyoruz. Diğer yandan tabii doğurganlık oranımız da hızla azalıyor. Bizler bu yönde bazı çalışmalar yaptık. Türkiye yaşlılık profili araştırması yaptık. İnşallah mart ayında bunun sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağız. Çok çarpıcı veriler var. Ve bu yönde bu veriler aslında bu çalışmalar bizler için kıymetli. Çünkü oluşturduğumuz ve oluşturacağımız politikaları da yön verecek çalışmalar bununla. Bu vesileyle tabii ki bu kamuoyuna paylaşacağımız verileri Mart ayında inşallah paylaşacağız. Hepinize teşekkür etmek istiyorum. Eskişehir’de bizlerle berabersiniz. İnşallah bu seçim döneminin de herkese hayırlı uğurlar getirmesini diliyorum” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-goktastan-sehit-ve-gazi-yakinlarina-atama-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Hızlı tren ağı Karadeniz’e ulaşıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hizli-tren-agi-karadenize-ulasiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hizli-tren-agi-karadenize-ulasiyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:58:52 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6456 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün ulaşım yatırımlarını yerinde incelemek için gittiği Samsun’da Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek, ‘Batı Çevre Yolu ve Şehir Hastanesinin Bağlantı Yolları’ ile ilgili brifing aldı. Uraloğlu, sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Samsun’un büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projeler ürettiklerini ve dev yatırımların hayata geçirildiğini ifade etti

SAMSUN’A ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISI İÇİN YAKLAŞIK 73 MİLYAR 391 MİLYON LİRA YATIRIM YAPILDI

Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Samsun’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 73 milyar 391 milyon lira yatırım yapıldığını belirtti.

Uraloğlu Samsun’da yapılan kara yolu yatırımlarına değinerek, “120 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye, 119 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 375 kilometreye çıkardık. 3 bin 752 metre uzunluğunda 55 köprüsü vardı, bunu 17 bin 200 metre uzunluğunda 123 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 421 metre uzunluğunda 4 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Samsun’un 553 metre uzunluğunda tek bir tüneli vardı, ona 2 bin 325 metre uzunluğunda 2 tünel daha ekledik.” şeklinde konuştu.

Uraloğlu, Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları ve Yeşilkent Kavşağı yapımı sürerken; eş zamanlı Samsun-Bafra ve Samsun Çevre Yolu BSK Onarımı, Havza-Vezirköprü Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu gibi 10 ayrı karayolu projemizin çalışmalarının da devam ettiğini bildirdi.

KAVŞAK KOLLARINDAKİ TRAFİK YÜKÜNÜ DE HAFİFLETMEK İÇİN KOLLARI SIVADIK

Yapımı süren Yeşilkent Kavşağ’nın, Samsun İlini Kavak Devlet Yolu’na oradan da Samsun Çevre Yolu’na bağlamakta olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu kavşak, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Ankara-İstanbul bağlantısında bulunuyor ve Samsun’un merkez ilçeleri olan Atakum ve İlkadım arasında geçiş noktasında olması sebebiyle burada yoğun trafik yaşanıyor.” dedi.

Kavşak kollarındaki trafik yükünü de hafifletmek için kolları sıvadıklarını söyleyen Uraloğlu, proje kapsamında, 2 adet 172 metre uzunluğunda altgeçit köprüsü, 2 adet 318 metre uzunluğunda ilave köprü ve 1 adet 29 metre uzunluğunda üstgeçit köprüsü bulunduğunu ifade etti. Uraloğlu ayrıca,
9 kilometre uzunluğundaki kavşak kollarının onarım ve yapım işlerini de gerçekleştirdiklerini belirtti.

SAMSUN ŞEHİR HASTANESİ’NİN BAĞLANTI YOLLARININ YAPIMI HIZLA SÜRÜYOR

Uraloğlu, Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin sağlık alanındaki ihtiyaç duyduğu 1.103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüldüğünü ifade etti.

Uraloğlu, “Yolumuzu Samsun Çevre Yolu’na iki noktadan bağlanacak şekilde projelendirdik. 5,3 kilometre uzunluğundaki yolumuzu 2 x 3 şeritli, bitümlü sıcak karışım standardında bölünmüş yol olarak inşa ediyoruz. Proje bünyesinde; 1 adet farklı seviyeli kavşak ve kavşak içerisinde 204 metre uzunluğunda 1 adet köprü de bulunuyor. Bu yıl yolumuzun 2,2 kilometrelik kısmını tamamlamayı hedefliyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.

ANKARA-SAMSUN ARASI KARAYOLUYLA 7 SAAT SÜREN SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 45 DAKİKA OLACAK

Yüksek hızlı tren ağının tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirildiğine dikkati çeken Uraloğlu, Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açıldığını hatırlattı.

Uraloğlu, şimdiki hedeflerinin ise hızlı tren ağının Karadeniz’e ulaştırması olduğunu belirterek, bir müjde paylaştı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceklerini ifade eden Uraloğlu, “Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arası karayoluyla 7 saat süren seyahat süresi 2 saat 45 dakika olacak.” dedi.

Uraloğlu, 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini de gündeme aldıklarını belirterek bu yıl içerisinde proje çalışmalarını başlatacaklarını ifade etti.

Uraloğlu, Samsunluların merakla beklediği bir diğer proje, Samsun Batı Çevre Yolu’nu yatırım programına aldıklarını ve 2024 yılı içerisinde ihalesini yapmayı hedeflediklerini de dile getirdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-hizli-tren-agi-karadenize-ulasiyor/feed/ 0
Dış ticaret açığı geriledi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-acigi-geriledi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-acigi-geriledi/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:33:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6441 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dış ticaret rakamlarını açıkladı. TÜİK’in verilerine göre Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,4 azalarak 14 milyar 290 milyon dolardan, 6 milyar 227 milyon dolara geriledi. İhracat 2024 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,5 artarak 19 milyar 991 milyon , ithalat %22,0 azalarak 26 milyar 218 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OCAK AYINDA ENERJİ ÜRÜNLERİ VE HARİÇ İHRACAT %3,0 ARTTI, İTHALAT %6,2 AZALDI

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Ocak ayında %3,0 artarak 18 milyar 44 milyon dolardan, 18 milyar 592 milyon dolara yükseldi.

Ocak ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %6,2 azalarak 19 milyar 886 milyon dolardan, 18 milyar 660 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ocak ayında 68 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %1,8 azalarak 37 milyar 251 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %99,6 oldu.

 

DIŞ TİCARET AÇIĞI OCAK AYINDA %56,4 AZALDI

Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,4 azalarak 14 milyar 290 milyon dolardan, 6 milyar 227 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak ayında %57,5 iken, 2024 Ocak ayında %76,2’ye yükseldi.

 

OCAK AYINDA İMALAT SANAYİNİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI %93,0 OLDU

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Ocak ayında imalat sanayinin payı %93,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %5,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

 

OCAK AYINDA ARA MALLARININ TOPLAM İTHALATTAKİ PAYI %73,2 OLDU

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Ocak ayında ara mallarının payı %73,2, sermaye mallarının payı %14,0 ve tüketim mallarının payı %12,6 oldu.

 

OCAK AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU

Ocak ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 762 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 224 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 97 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 22 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 999 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,5’ini oluşturdu.

 

İTHALATTA İLK SIRAYI RUSYA FEDERASYONU ALDI

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Ocak ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 324 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 893 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 918 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 402 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 187 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,7’sini oluşturdu.

MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT %5,1 AZALDI

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Ocak ayında bir önceki aya göre ihracat %5,1, ithalat %4,8 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %0,4 artarken, ithalat %23,6 azaldı.

 

YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İMALAT SANAYİ İHRACATI İÇİNDEKİ PAYI %3,5 OLDU

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ocak ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,5’dir.

Ocak ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %75,3’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,7’dir.

 

ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE İHRACAT 2024 YILI OCAK AYINDA 17 MİLYAR 928 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Ocak ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %2,5 artarak 17 milyar 928 milyon dolar, ithalat %22,1 azalarak 24 milyar 809 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak ayında dış ticaret açığı %52,0 azalarak 14 milyar 344 milyon dolardan, 6 milyar 880 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak ayında %54,9 iken, 2024 Ocak ayında %72,3’e yükseldi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dis-ticaret-acigi-geriledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türk lirasını cazip hale getirecek bir politika izliyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turk-lirasini-cazip-hale-getirecek-bir-politika-izliyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turk-lirasini-cazip-hale-getirecek-bir-politika-izliyoruz/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:07:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6436 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere temasları kapsamında ilk olarak Türk iş dünyası temsilcileriyle Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen programda buluştu. Burada bir konuşma yapan Yılmaz, dünyada ekonomik büyümenin ve ticaretin tarihsel ortalamaların altında gerçekleştiğini belirterek Türkiye’nin 2022 yılında yüzde 5.5 büyüdüğünü ifade etti. Türkiye’nin ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, “Orta Vadeli Programımızda (OVP) yüzde 4.4 hedefimiz var. Son çeyrekte 3.7’lik bir büyüme gelse dahi bu hedefi yakalayacağız” diye konuştu. 

Yılmaz, “Türkiye ekonomisi ilk defa 1 trilyon eşiğini aşmış oluyor. Satın alma gücüne göre dünyada 11’inci büyük ekonomiyiz. Nominal olarak da Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre bu rakamlar gerçekleşirse 17’inci büyük ekonomi olarak 2023 yılını kapatmış olacağız” açıklamasını yaptı.

Fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadeleye ilişkin açıklamalar da yapan Yılmaz, OVP’de enflasyonu aşağı çekmenin temel öncelik olacağının altını çizdi.

Ocak ayında yüksek olan enflasyonun geçici bir durum olduğunu ve yıl sonuna doğru daha farklı bir manzara ortaya çıkacağını ifade eden Yılmaz, baz etkisiyle yıl ortasında yüksek enflasyon seyrinin devam edeceğini ancak yıl sonunda yıllık bazda belirgin bir düşüş gerçekleşeceği tahminini de belirtti.Geçen yıl sonunda cari açığını 60 milyar dolar seviyesinden 45 milyar dolar seviyelerine kadar düştüğüne dikkat çeken Yılmaz, burada ihracat ve turizm gelirlerinin önemli etkisi olduğunu kaydetti.

 “54 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE TURİZM GELİRİ, TOPLAMDA 100 MİLYAR DOLAR CİVARINDA BİR HİZMET GELİRİMİZ OLDU”

 Yılmaz, turizmde jeopolitik risklere ve dünyadaki talep daralmasına rağmen Türkiye’nin iyi bir yıl geçirdiğinin altını çizerek, “54 milyar doların üzerinde turizm geliri, toplamda 100 milyar dolar civarında bir hizmet gelirimiz oldu. Biz mal ticaretinde açık veren bir ülkeyiz. Hizmet ticareti ise iyi gidiyor. Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. Sadece turist sayısı artmıyor, turist başına gelirimiz de artıyor. Dolayısıyla turizm sektörümüzün katma değeri yükseliyor.” açıklamasını yaptı. 

Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırımlardan da Türkiye’nin payını alacağının altını çizen Yılmaz şu ifadeleri kullandı;

“İhracat yine bütün olumsuzluklara rağmen, Avrupa’daki duruma rağmen, 256 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bir miktar OVP’nin üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu sevindirici. Dolayısıyla dış ticaret açığımızda bir miktar daralma söz konusu. Ocak ayında da yüzde 3.6 ihracat artışı var. İthalatta ise yüzde 23 civarı bir azalış var. Dolayısıyla ticaret dengemizdeki iyileşme ilk aylarda da devam ediyor” 

Yılmaz, OVP’de 2023 işsizlik oranının yüzde 10.1 olduğunu ancak Aralık 2023’te bunun yüzde 8,8 oranında gerçekleştiğini belirterek, “Bununla birlikte yıllık bazda tek haneli olacağı kesinleşti. Özellikle genç işsizliğinde dört puanlık bir düşüş var. Yıllık bazda bu da sevindirici. Kadınların işgücüne katılımda da, istihdam oranlarında da artışlar söz konusu.” değerlendirmesini yaptı.

Bankacılık sektörünün uluslararası standartlar ve kanuni gerekliliklerin oldukça üstünde olduğuna işaret eden Yılmaz, ülke risk primlerinde de ciddi bir düşüş olduğu ifadelerini kullandı. Geçen sene 700 civarında olan Türkiye’nin risk priminin 300’lere indiğini belirten Yılmaz, bunun kamunun ve şirketlerin uluslararası finansmana daha uygun koşullarda ulaşması bakımından çok önemli olduğuna dikkat çekti.

“TÜRK LİRASININ DAHA CAZİP HALE GETİRECEK BİR POLİTİKA İZLİYORUZ”

Merkezi idarenin yol haritasının üç ana ayağı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ilk ayağın para politikası olduğunu belirtti. Türk lirasının daha cazip hale getirecek bir politika izlendiğini söyleyen Yılmaz, ikinci ayağın ise maliye politikaları olduğunu belirtti. Para politikaları ve maliye politikalarının koordinasyonunun da etkili şekilde yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, yol haritasının üçüncü ayağının yapısal reformlar olduğunu belirterek şunları ifade etti;

“İlk defa OVP’ye ek olarak yapısal reformları koyduk ve çeyreklik bazda bir takvim de koyduk. Para ve maliye politikalarımızı yapısal reformlarla takviye ediyoruz. Yapısal reformlar derken kamuda olsun ekonominin genelinde olsun verimliliği artırıcı, israfı önleyici, rekabet gücünü geliştirici değişimlerden bahsediyoruz. Bunların iki türlü etkisi var. Biri doğrudan etki. Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz. İkincisi ise beklentiler kanalıyla etki. Yapısal reform yapan ülkeler, gelecek perspektifini güçlendirirler ve yatırımcılar bu ülkelere daha fazla güven duyarlar. Bu ikinci etki hemen tesir eder”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir siyasi irade olarak bu programın arkasında durduğunu belirten Yılmaz, “Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur. Bu programlarımıza sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü bir siyasi desteği var. Biz de bu destekle bütün çalışmaları sürdürüyoruz ve bunları da hayata geçireceğiz.” diye konuştu. AK Parti’nin göreve geldiği dönemde Türkiye’nin düşük orta gelir grubunda yer alan bir ülkeyken yüksek orta gelir grubuna yükseldiğini anımsatan Yılmaz, yüksek gelirli ülkeler sınıfına yükselme hedefinin de altını çizdi.

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRİN 15 BİN DOLAR OLMASI GEREKİYOR”

Bunun için kişi başına düşen gelirin 15 bin dolar olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Programımızı kararlılıkla uyguladığımızda 2026’da 15 bin dolara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.” açıklamasını yaptı. Yılmaz, tüketim ağırlıklı bir büyüme yerine yatırım ve ihracat ağırlıklı bir büyüme sağlama hedefine işaret ederek, bu tür büyümenin daha kaliteli ve sağlıklı olacağını belirtti.

İhracatçı ve yatırımcıyı rahatlatmaya yönelik adımlara da değinen Yılmaz, “Vergi düzenimizde değişiklik yaptık. Kurumlar vergisini yüzde 25 olarak tayin ettik. Finans ve bankacılık sektörü için yüzde 30, ihracatçı firmalar için ise yüzde 20 olarak belirlendi. Dolayısıyla vergi sistemimizde de ihracatçı firmaları destekleyen bir yapı oluşturduk. Bir yandan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) dediğimiz bir programı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere en az 1 milyar lira, on yıla kadar vadeli, düşük faizli krediler tahsis etmeye dönük bir program.” ifadelerini kullandı.Yılmaz, ihracat ve yatırıma dönük desteklerin artarak devam edeceğini de vurguladı. 

İŞ İNSANLARI VE TOPLUM TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

Yılmaz, Londra’daki temasları kapsamında İngiltere’de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle de bir araya geldi. Türk toplum temsilcileriyle Londra Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirilen görüşmede Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan da hazır bulundu.

Yılmaz, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle ise Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Rezidansında bir araya geldi. Görüşmeye KKTC’nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin de katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turk-lirasini-cazip-hale-getirecek-bir-politika-izliyoruz/feed/ 0
Dışı çok mütevazı ama içi çok kibirli https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/disi-cok-mutevazi-ama-ici-cok-kibirli/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/disi-cok-mutevazi-ama-ici-cok-kibirli/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:51:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6419 Aynı gün gösterime giren Warner Bros.’un “Barbie”si ve Universal Pictures’ın “Oppenheimer”ı pandemiden sonra toplam 2,3 milyar doların üzerinde gişe hasılatı elde ederek bir rekora imza attı. Bu da yetmedi yapımcı Charles Band yaşadığımız “Barbenheimer” çılgınlığını anlatan film yapacağını anons etti.

Barbenheimer etkisine kayıtsız kalmayan bir izleyici olarak iki filmi de sinemada izledim. Şimdiye kadar yapılmış en akıllı gişe filmlerinden “Oppenheimer”ı 2 kez daha izledim.

13 dalda Oscar adaylığı alan film bence 10 Mart’ta Oscar’ları silip süpürmeli. 

Neden mi?

Film, sadece atom bombasının babası J. Robert Oppenheimer’ın biyografisi değil, aynı zamanda Robert Oppenheimer’ın düşünceleri, duyguları, tarihin karmaşıklığı, hırs, vicdan ve bilimsel ilerlemenin getirdiği sorumlulukların da analizi.

Yönetmen , bu zeki adamların yok edici bir teknolojiyi geliştirirken kimsenin dikkate almadığı insan bileşenini ve duygusunu mükemmel bir şekilde yakalıyor.

Teknolojinin ahlaki sonuçlarını, zihindeki çatışmaları ve yapılanların karmaşıklığını hissettiriyor.

Filmde, başarılar övüldüğü gibi kötülükler de anlatıyor, ikiyüzlülükler dile getiriyor. “Oppenheimer”ı ilk izlediğimde tamamen şeffaftım.

Konu hakkında hiçbir bilgim yoktu. Gerçek olayların kurguyla çok güzel birleştirildiğini düşünmüştüm.

2 ve 3’üncü izleyişimde tasvirin yüzde 100’e yakın doğru olduğunu biliyordum.

Çünkü ‘Oppenheimer nasıl bir adamdı’ sorusunun yanıtını araştırdıktan sonra izlemiştim.

İlk büyük akademik dersini 12 yaşında vermiş. Metinleri orijinal dilinden okuma alışkanlığı varmış. Üçüncü ve dördüncü sınıfı bir yılda bitirmiş, sekizinci sınıfın yarısında üst sınıfa atlamış.

Dil öğrenme konusunda yeteneği varmış. Hollanda’ya konferans vermesi için davet edilmiş ve konferansı Hollandaca vererek herkesi şaşırtmış. Sadece 6 haftada Hollandacayı öğrenmiş.

Depresyonu yenmek için dört ay içinde üç psikiyatriye gitmiş ama Marcel Proust okuyarak depresyonunu hafiflettiğini söylemiş.

Kendi dünyasında yaşıyormuş. 1929’daki Wall Street çöküşünü olaydan 6 ay sonra öğrenmiş. Şiiri ve tasavvufu çok severmiş.

Arkadaşı France Ferguson onu ziyaret ettiğinde nişanlanmak üzere olduğunu söylemiş.

Oppenheimer habere sevineceğine bağırmaya başlayıp “Bu adam nasıl benden daha iyi olabilir” düşüncesiyle üzerine atlayıp arkadaşını boğmaya çalışmış.

“Flört yalnızca boşa harcayacak zamanı olan insanlar için önemlidir” demiş. Hatta Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de profesörken kır randevusu için bir kızla buluşmuş. Buluştuktan sonra kızı randevuda unutup evine geri gitmiş.

Cambridge Üniversitesi’nden neredeyse kovulacakmış çünkü okuldaki hocasını zehirleyip öldürmeye kalkışmış.

Yetenekli bir müzisyenmiş ve piyano ve çello çalıyormuş.

Albert Einstein’ın arkadaşı ve meslektaşıymış.

Freeman Dyson (fizikçi ve matematikçi) Oppenheimer için “Çok iyi bir arkadaştı. Öte yandan, bilimsel konularda mantıksız boyutta acımasızdı. Çok önyargılıydı, insanlar hakkında çok hızlı karar verirdi ve bu son kararı olurdu” demiş.

Max Born (fizikçi ve matematikçi) “Şüphesiz çok yetenekli ama zihinsel disiplinden tamamen yoksun bir insandı. ” demiş.

Şiiri ve tasavvufu çok seven Oppenheimer, 16 Temmuz 1945’te Los Alamos, New Mexico’daki atom bombası patlamasından çıkan ateş topuna bakarken Hindu kutsal kitabı Bhagavad Gita’dan alıntı yapmış ve “Şimdi, dünyayı yok eden ölüm oldum” demiş.

Christopher Nolan sektörde bir sembol

Nolan, yönetmen olarak en sektörün en iyilerinden ama bence aynı zamanda harika bir yapımcı ve yazar.

“Dunkirk”, “Tenet”, “Interstellar”, “Inception”, “Oppenheimer” gibi senaryoları yazmak ne kadar çok araştırma ve zaman gerektiriyor hiç düşündünüz mü?

CGI (bilgisayar grafikleri) olmadan bu filmi yaratma yeteneği, teknoloji bilgisi, kimsenin denemediğini denemeye yönelik yaklaşımı Nolan’ın “Oppenheimer”ını saf sinema deneyimi yapıyor.

Hikâyeyi zaten bilseniz de senaryoya kendinizi kaptırıp Oppenheimer’ın yaşadığı duyguları yaşıyorsunuz.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/disi-cok-mutevazi-ama-ici-cok-kibirli/feed/ 0
MOGAN Enerji’de halka arz heyecanı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mogan-enerjide-halka-arz-heyecani/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mogan-enerjide-halka-arz-heyecani/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:25:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6411 * Bize MOGAN Enerji ve portföyü ile ilgili bilgi verir misiniz?

MOGAN Enerji olarak, 1980’den bu yana enerji sektörüne yatırımlarımıza istikrarlı bir şekilde devam ediyoruz. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin en büyük enerji yatırımcılarından biri olmayı başardığımızı söyleyebiliriz. Sürdürülebilir bir gelecek ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla ülke ekonomisine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Türkiye’nin farklı coğrafi bölgelerine yayılmış Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES), Jeotermal Enerjisi Santralleri (JES) ve Hidroelektrik Santralleri’nden (HES) oluşan dengeli bir üretim portföyümüz bulunuyor. MOGAN Enerji’nin halihazırdaki portföyünün tamamını jeotermal, hidroelektrik ve rüzgâr enerjisi olmak üzere tamamen yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor. Gelir çeşitlendirme fırsatı yaratan çok sayıda tesise sahip olan MOGAN Enerji, 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla portföyünde yurt içinde faaliyet gösteren 21 yenilenebilir enerji santralını bulunduruyor. Şirketin portföyü 9 adet RES, 8 adet JES VE 4 adet HES’ten oluşuyor. 30 Eylül 2023 itibarıyla şirketin toplam kurulu gücü 1.024,92 MW olup, bu kurulu gücün yüzde 66.70’ine denk gelen 683.65 MW’lık kısmını RES’ler, yüzde 25.36’sına denk gelen 259.90 MW’lık kısmını JES’ler ve yüzde 7.94’üne denk gelen 81.37 MW’lık kısmını HES projeleri oluşturuyor. Son durum itibarıyla, kapasite artışı sonucu, şirketin toplam kurulu gücü 1.025,52 MW’a ulaşmış durumda.

Ayrıca 31.12.2022 dönemi itibarıyla şirketin yıllık toplam net enerji üretimi de 3.741.751 MWh olarak gerçekleşti. Bu üretimin yüzde 43.64’üne denk gelen 1.633.077 MWh’lık kısmı RES’ler, yüzde 51.86’sına denk gelen 1.940.616 MWh’lık kısmı JES’ler ve yüzde 4.50’sine denk gelen 168.058 MWh’lık kısmı ise HES’lerden elde edildi. Şirket, ürettiği enerji miktarları bakımından Türkiye’nin en büyük jeotermal elektrik enerjisi santralına sahip.

* Önümüzdeki döneme ilişkin yatırım planlarınız neler?

Büyüme planlarımıza yönelik, üzerinde çalıştığımız projelerden biri Kocatepe RES’in mevcut arazisi üzerine inşaa edeceğimiz 32.5 MW’lık hibrit GES projesidir. Bir de Arnavutluk’taki yurtdışı iştirakimiz bünyesinde inşaa edeceğimiz 74.88 MW’lık RES projemiz var. Ayrıca JES’lerin bulunduğu mevcut projelerimizde hem yeni kuyuların açılması hem de mevcut kuyuların üretim performanslarının korunması amacıyla iyileştirme ve geliştirme çalışmalarını yapmayı, RESlerin kapasitelerini artırmayı ve ayrıca yatırım kriterlerimize uyan yurt içi ve yurt dışındaki potansiyel satın alım fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyoruz.

* Halka arza hazırlık sürecinizle ilgili bilgi verir misiniz?

Halka arz sürecimiz, İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. liderliğindeki konsorsiyum tarafından yürütülecek ve halka arzı için 28-29 Şubat ile 1 Mart 2024 tarihlerinde pay başına 11.33TL’den talep toplanacak. Halka arzımız hem sermaye artırımı hem de ortak paylarının bir kısmının satışı yöntemiyle gerçekleştirilecek. Halka arzda şirketin çıkarılmış sermayesi 2 milyar 230 milyon TL’den 2 milyar 440 milyon 108 bin TL’ye yükseltilecek. Artırılacak 210 milyon 108 bin TL’lik nominal pay ile mevcut ortaklara ait 52 milyon 527 bin TL nominal değerli pay halka arz edilecek.

Şirketimiz, halka arz eden pay sahiplerinin mevcut paylarının halka arz kapsamında satılması sebebiyle herhangi bir gelir elde etmeyecek. Sermaye artışı yoluyla ihraç edilecek yeni payların halka arz edilmesi kapsamında gelir elde edeceğiz. Halka arz sonrası MOGAN Enerji sermayesinin yüzde 10.76’sı Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmeye başlayacak.

* Halka arzdan elde edeceğiniz geliri nasıl kullanacaksınız?

Türkiye enerji sektöründe her yıl güçlü bir şekilde büyüyoruz. Sahip olduğumuz portföy doğrultusunda Türkiye enerji sektörünün önde gelen oyuncularının başında geliyoruz. İstikrarlı büyüme yolculuğumuzda yeni ortaklarımızla birlikte yürümek bizleri heyecanlandırıyor. Yatırımcılarımızla birlikte yeni başarılara imza atacağımıza inanıyoruz. Kurumsallaşma için en etkili yöntemin ise borsa ve SPK regulasyonu altına girmek olduğunu düşünüyoruz. Halka arz gelirinin yüzde 45’ini yeni yatırımlar, yüzde 45’ini mevcut borçların erken kapamasında kullanmayı, geri kalan yüzde 10’luk tutarı ise işletme sermayesi olarak değerlendirmeyi planlıyoruz. Ayrıca yapılan yatırımlar nedeniyle kullanılan kredilerin de sürekli ödemeleri oluyor, borçları erken kapamanın bize önemli katkıları olacak.

TEMİZ YAKIT ENERJİ İÇİN AR-GE’YE YATIRIM ARTTI

* Sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk projeleriniz neler?

Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda herkesin güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişiminin sağlanması hedefi ile yatırımlarımıza devam ediyoruz. MOGAN Enerji santralları ile binlerce hanenin yenilenebilir enerji kullanmasını sağlıyor ve temiz yakıt ile teknoloji kullanan nüfus oranının artmasına destek oluyoruz. Toplam nihai enerji tüketimindeki yenilenebilir enerji payını artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sürdürülebilir enerji hizmetleri sağlamak üzere yeni yatırım planları geliştirerek temiz enerji teknolojisini ilerletmek için Ar-Ge çalışmaları yürütüyor, sürdürülebilir geri dönüşüm ve yeniden kullanım yoluyla atık oluşumunu önemli ölçüde azaltmak için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. MOGAN Enerji, ayrıca iklim krizinin yol açtığı geri dönülmez etkileri en aza indirmek için çalışmalar yapıyor ve bu çalışmaları kurum kültürü ve stratejisine dönüştürmek için çaba sarf ediyoruz. Bu doğrultuda, hazırlanan “Çevre Boyut Etki Analizi” kapsamında iklim değişikliği için de riskler ortaya konuyor ve önlemler geliştiriyoruz. MOGAN Enerji, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında hidroelektrik santrallarında alanında uzman kişilerle çalışmalar yürüterek yaptığı balık ekimi ile sucul ekosistemin dengesinin korunmasına da yardım ediyor.

Buna ek olarak hidroelektrik santrallarında ekosistem için en uygun oranda can suyunu doğa ile buluşturuyoruz. Karasal ekosistemleri korumak, iyileştirmek ve sürdürülebilir kullanımını desteklemek, çölleşme ile mücadele etmek için 2022’de 28 bin 801 adet fidan dikimi gerçekleştirdik. Ayrıca doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği korumak için yarasa ve kuş gözlemleri yapıyoruz. Dokuz santralımızın karbon projeleri başladı ve üç santralın ise karbon kredisinin satışı yapıldı. Diğer tesislerin kayıt, doğrulama ve izleme süreçleri ise devam ediyor. Yenilenebilir enerji santralları ile karbon emisyonu ticaretinde de önemli bir rol oynamakla birlikte MOGAN Enerji, Gold Standart, VSC, GCC, ICR gibi karbon sertifikalandırma standartları çerçevesinde; karbon emisyonunu azaltarak çevrenin korunmasını sağlıyor.

ÇEVREYE DUYARLI FAALİYET HEDEFLİYOR

* MOGAN Enerji’nin sosyal sorumluluk projeleri nelerdir?

MOGAN Enerji, güvenilir ve temiz enerji temin etmeyi ve içinde bulunduğu toplumu ve çevreyi, özellikle de santrallarının bulunduğu bölgeleri geliştirmeyi ve kalkındırmayı amaçlıyor. Şirketimiz çevreye duyarlı bir şekilde faaliyet göstermeyi ve sürdürülebilir kalkınma için sosyal sorumluluk farkındalığını da geliştirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda, ekolojik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip ormanları korumak, sürdürülebilir şekilde yönetmek ve gelecek nesillere aktarmak amacı ile öğrenciler ile sık sık fidan dikme şenlikleri düzenliyoruz. Santrallara öğrenci gezilerinin yapılmasını destekliyor, bu sayede öğrencilere yenilenebilir enerjiyi tanıtıyoruz. Şirket olarak her şeyin temeli olan ve toplumu kalkındıran yegane şeyin eğitim olduğu inanarak okullara sık sık maddi ve ayni destekler sağlıyoruz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mogan-enerjide-halka-arz-heyecani/feed/ 0
TAŞ KAĞIT MAKAS OYUNCULARI VE KARAKTERLERİ | Kanal D’nin yeni dizisi Taş Kağıt Makas oyuncuları ve karakterleri kimler? İşte Taş Kağıt Makas konusu ve oyuncu kadrosu! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kanal-dnin-yeni-dizisi-tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kimler-iste-tas-kagit-makas-konusu-ve-oyuncu-kadrosu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kanal-dnin-yeni-dizisi-tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kimler-iste-tas-kagit-makas-konusu-ve-oyuncu-kadrosu/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:01:00 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6397

Taş Kağıt Makas oyuncuları kimler sorusu izleyenler tarafından merak konusu oldu. Bu çarşambailk bölümü ile görücüye çıkacak dizinin yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan otururken, senaryosunu Uğraş Güneş‘in kaleme alıyor. “Taş Kağıt Makas” dizisi, gecekondu mahallesinde yaşayan Umut’un (Ekin Koç), düzenin gerçek sahiplerine karşı babasının suçsuzluğunu ispatlamak için verdiği adalet savaşıyla ekrana gelecek. Zengin oyuncu kadrosu ve olay örgüsüyle ekranlara gelmeye hazırlanan Taş Kağıt Makas’ın oyuncu kadrosu arasında Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal bulunuyor. İşte, Taş Kağıt Makas konusu, oyuncu kadrosu ve karakterleri hakkında bilgiler.

TAŞ KAĞIT MAKAS DİZİSİNİN KONUSU NEDİR?

Daha yayına girmeden oyuncu kadrosu ve çarpıcı fragmanları ile merak uyandıran dizide, masum bir delikanlı olan Umut’un (Ekin Koç) babasını kurtarmak için düzenin gerçek sahiplerine karşı verdiği büyük adalet savaşı ekrana gelecek.

TAŞ KAĞIT MAKAS OYUNCULARI KİMLER?

Oyuncu kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Aytaç Uşun, Bülent Seyran, Selim Galip ve Anıl Taşezen’in olduğu, yapımcılığını MF Yapım’ın üstlendiği Taş Kağıt Makas dizisi Çarşamba akşamı başlıyor!

EKİN KOÇ (UMUT TANRIKULU)

Çocuk yaşta anne ve abisini bir trafik kazasında kaybeden Umut; babası Rıza’yla birlikte, şehrin en büyük gökdelenlerinin arkasındaki dik yokuşa kurulmuş bir gecekondu mahallesinde, yoksul bir hayat sürmektedir. Hipertimezi hastalığına sahip olan Umut’un sıradışı bir hafıza yeteneği vardır. Yaşadığı her anı en küçük ayrıntılarına kadar hatırlar, çevresindeki dünyayı farklı bir şekilde algılar. Babası bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklanınca tüm hayatı değişir. Babasının masum olduğunu ispatlamak ve adaleti sağlamak için bu yeteneğiyle birlikte kazanmaya odaklı, özgüvenli ve güçlü bir avukata dönüşür. Alev’le tanışmalarını ve ilişkilerinin ilerlemesini sağlayan en önemli etken, yine bu hatırlama yeteneği olacaktır.

SERRA ARITÜRK (ALEV DÖNERTAŞ)

Alev, zorluklar karşısında pes etmeyen, hayatı adalet ve doğruluk üzerine kurulmuş, cesur, kararlı ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Umut ile bir belediye otobüsünde sürpriz bir şekilde tanıştıklarında aralarında özel bir bağ oluşur. Zaman zaman yolları ayrılsa da Umut’un adalet arayışında en büyük destekçisi olan Alev, adalet mücadelesi ve profesyonel başarılarıyla; yıllar içinde güçlü, bağımsız, kararlı bir avukata dönüşür.

OZAN GÜVEN (HARUN YAKAR)

Zeki, karizmatik, komik ve şeytan tüylü, yıldızı yüksek bir avukat olan Harun; karanlık bir geçmişe sahiptir. Cesur ve hırslı bir yapısı vardır ve amacına ulaşmak için her yolu denemekten çekinmez. Büyük iş adamları, mafyalar ve suç örgütleriyle olan ilişkileri, onu karmaşık ve tehlikeli sularda yol almaya iterken; her ortama uyum sağlama yeteneği ve renkli kişiliğiyle adeta bir bukalemundur. Güçlü iletişim yeteneği ve kullandığı farklı yöntemlerle kariyerinde aldığı bütün davaları kazanan Harun; lüks yaşamı, tatlı dili ve flörtöz tavırlarıyla da renkli bir özel hayata sahiptir. Bir dava yüzünden Umut’la yolları kesişen Harun, hem süreçte öğrendiği bilgilerle kendi geçmişine bir yolculuk yapacak hem de karakterinin farklı yönlerini keşfedecektir.

HANDE ATAİZİ (SÜREYYA UYAR)

Süreyya, zeki, güzel ve sert bir Cumhuriyet savcısıdır. Kendisine has bir tavrı ve müthiş bir hitabet yeteneği olan Süreyya, hukuk camiasında çekinilen, işinde çok başarılı bir kadındır. Üniversite yıllarından arkadaşı, aralarında adı konmamış bir çekim ve kıyasıya bir rekabet olan Harun’dan farklı olarak devlete, iş etiğine ve kurumlara aşırı bağlı bir hukukçudur. Savcısı olduğu bir dosyada aldığı hızlı karar, Umut’un babası için başlattığı adalet savaşını tetikleyecektir.

BURAK YÖRÜK (FECİR EMİRKIRAN)

Dışarıdan bakıldığında güçlü, çekici ve karizmatik biri gibi görünen Fecir, duygusal dalgalanmalara sahip, kibirli, maço ve öfke kontrolünü sağlayamayan bir sosyopattır. Duygularını sınırların ötesinde yaşayan Fecir, travmatik geçmişinin yaralarını iç dünyasında hissetmeye devam eder. Babasının feodal fikirleri yüzünden ona yüklediği sorumluluklarla, Emirkıran Grup’un başkanı olması için büyütülmüş Fecir; duygusal zayıflığını saklamaya çalışsa da zaman zaman dinlediği şarkılarla açık eder. Bir sosyal medya uygulamasında keşfettiği ve şarkı söyleyişinden çok etkilendiği Büşra’yla yollarının kesişmesi, herkesin hayatını değiştirecektir.

HÜSEYİN AVNİ DANYAL (KADRİ PALAZ)

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan’ın oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş‘in kaleme aldığı “Taş Kağıt Makas” dizisi, gecekondu mahallesinde yaşayan Umut’un (Ekin Koç), düzenin gerçek sahiplerine karşı babasının suçsuzluğunu ispatlamak için verdiği adalet savaşıyla ekrana gelecek.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kanal-dnin-yeni-dizisi-tas-kagit-makas-oyunculari-ve-karakterleri-kimler-iste-tas-kagit-makas-konusu-ve-oyuncu-kadrosu/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: Tek yol standardındaki yolu, bölünmüş yol standardına yükselttik https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-tek-yol-standardindaki-yolu-bolunmus-yol-standardina-yukselttik/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-tek-yol-standardindaki-yolu-bolunmus-yol-standardina-yukselttik/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:58:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6367 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’da Beyşehir-Seydişehir Yolu Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, son 22 yıl içinde kara yolları için 152 milyar yatırım gerçekleştirdiklerini ve 2002 yılında 6 bin 100 kilometreden devralınan bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını ifade etti.

Uraloğlu, “Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1.714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık.” dedi.

TEK YOL STANDARDINDAKİ YOLU, BÖLÜNMÜŞ YOL STANDARDINA YÜKSELTTİK

Konya ve Türkiye ekonomisi için bulunduğu konum itibariyle büyük önem taşıyan Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinin güçlendirilmesinin büyük önem arz ettiğini ifade eden Uraloğlu, “Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda da iki ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

Uraloğlu, mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolunu, 28,3 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdüklerini ifade etti. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprülerini de inşa ettiklerini de belirten Uraloğlu, güzergâhtaki trafik güvenliğini arttırarak, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettiklerini söyledi.

Uraloğlu, yolun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkânı sağladıklarını da dile getirdi.

PROJE İLE ZAMANDAN VE AKARYAKITTAN TOPLAM 57 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK

Proje ile Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 87 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız. Yolumuz hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.

KONYA’DA 22 YILDA ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISI İÇİN 128 MİLYAR 535 MİLYON LİRA YATIRIM YAPILDI

Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’da ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmalara da değindi. Uraloğlu Konya’da ulaşım ve iletişim altyapı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, “Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, 1.282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık.” diye konuştu.

Eğiste Hadimi Viyadüğü ile Türkiye’nin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, “Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk.” dedi. Uraloğlu, Konya’da çalışmaların bu projelerle sınırlı kalmadığını belirterek, “Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır. Ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır.” ifadelerini kullandı.

‘KONYARAY PROJESİ’ İLE HIZLI VE EKONOMİK TOPLU TAŞIMA HİZMETİ VERİLECEK, HEM DE YÜK TAŞIMACILIĞI GELİŞECEK

Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya-Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 kilometre uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz.” şeklinde konuştu.

Konya’nın 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldığını hatırlatan Uraloğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde Konya’da AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay için destek istedi. Uraloğlu, “İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz.” dedi.

YAPARSAK YİNE BİZ YAPARIZ, YAPARSA YİNE AK PARTİ YAPAR

Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası; Taşkent-Ermenek Ayrımı-Balcılar İl Yolundaki çalışmalarla ilgili Taşkent’te hazır bulunan AK Parti Konya Milletvekilleri Selman Özboyacı, Mehmet Baykan ve Karayolu Genel Müdürü Ahmet Gülşen’e video konferans yoluyla bağlanarak, çalışmalarda gelinen son noktaya dair bilgileri aldı.

Uraloğlu, “Bu bölgeyi ilgilendiren önemli projelerimizden biri de Taşkent-Ermenek Ayrımı-Balcılar İl Yolumuz. Gördüğünüz üzere hamdolsun bir yerde açılış törenimizi gerçekleştirirken başka bir yerde de yapımı devam eden yol projelerimizi takip ediyoruz. Taşkent-Balcılar yolunda birazcık gecikmemiz oldu. Ama yaparsak yine biz yaparız, yaparsa yine AK Parti yapar ve Cumhurbaşkanlığımızın ekibi yapar. Bizde en kısa zamanda inşallah o projenin üzerindeyiz, orayı da bitireceğiz.” diye konuştu.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-tek-yol-standardindaki-yolu-bolunmus-yol-standardina-yukselttik/feed/ 0
Bakan Özhaseki açıkladı: Malatya’nın çarşısı 1 seneye ayağa kalkacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-malatyanin-carsisi-1-seneye-ayaga-kalkacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-malatyanin-carsisi-1-seneye-ayaga-kalkacak/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:54:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6364 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya’da yapımı süren çarşı projesini yerinde inceledi. Beraberinde Malatya Valisi Ersin Yazıcı, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ve yetkililerle birlikte Emlak Konut tarafından yapılan Malatya Çarşı Projesi inşaatını gezdi. Burada yetkililerden bilgi alan Özhaseki, gazetecilere yaptığı açıklamada şu anda Malatya’da AFAD’ın verilerine göre 69 bine yakın konutun yapılması gerektiğini belirtti.

Mahkemeye intikal eden konutlar ve hak sahipliği itirazlarını da düşündüklerinde 70 bine yakın konutun yapılmasının öngörüldüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Bizim başladığımız ya da ihale sürecinde olan devam eden konut sayımız 54 bin kadar oldu. Bunlara en geç Mayıs ayında başlayarak her ay birkaç bini teslim etmek üzere 1 sene içinde de inşallah teslim etmiş olacağız. Geriye 15-16 bin kadar eksiğimiz kalıyor. Bunların da 11 bini köy evi olarak önümüzde duruyor. Orada da en büyük sıkıntımız bazı köylerin fay hattı üstünde kaldığından dolayı yeni bir yere geçilmesi ve o yeni yerin tespitini. Haliyle bizim tarafımızdan zemin etütleri yapılarak sert zeminler olarak belirlemeye çalıştığımız alanların da vatandaşın da ‘evet biz buraya geçebiliriz’ demesiyle ilgili olduğu için bazen uzun bir süreç oluyor. Bunları da devam edip bitirdiğimizde 11 bin köy konutumuzun ihalesini çok kısa bir süre içinde yaparız. Onlara zaten 6-8 ay gibi bir süre veriyoruz. Onlar da bir sene içinde bitmiş olur diye düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Yeşilyurt ve Battalgazi’de toplamda 6 bine yakın konut eksiğinin bulunduğunu belirten Özhaseki, rezerv alanı ilan ettikleri ve boşaltabildikleri alanlara da önümüzdeki 2-3 ay içinde ihale ile inşaatlara başlayacaklarını söyledi.

Malatya’da 70 bine yakın hak sahibine kalıcı konut vereceklerini ve bunların büyük bir bölümüne de başladıklarını ifade eden Bakan Özhaseki, “Ömrümüzdeki 3 ay içinde geriye kalanlarında bütün formalitelerini bitirip, ikmal edip, başlamış olacağız. Bunları da en geç bir sene içinde bitirmiş olacağız. İşlerimiz düşündüğümüz gibi giderse gelecek senenin başlarında ortasına kadar Malatya’mızdaki bütün hak sahiplerinin evlerini bitirmiş olacağız. Onları teslim etmiş olacağız böylelikle. İnşallah konutlarından mahrum kalan, uzakta kalan vatandaşlarımızın hepsi sağlam, güvenli evlerinde huzurla oturabilecekler” dedi.
İnşaatın sürdüğü çarşı alanında 22 ayrı esnaf grubunun bulunduğunu da belirten Bakan Özhaseki, “Bütün arkadaşlarımıza burada iş yerlerini bir an önce vermeyi düşündüğümüz için, işe ilk başladığımız yerlerden birisi burası. Binlerce fore kazık çakılıyor, yani zemini sağlam hale getirmeye çalışıyoruz. Yapacağımız yapıları fore kazıkların üzerine inşa ediyoruz. Aradaki çürük olarak gördüğümüz balçık olarak gördüğümüz zeminleri geçiyoruz, daha aşağıdaki sağlam zeminlere binalarımızı inşa etmeye başlıyoruz. Sizin de gördüğünüz gibi artık zemine kadar yaklaşmış olan hatta bazı yerlerde geçmiş olan 5 bin 270 kadar bağımsız birimi burada inşa ediyoruz. Bunun yüzde 90’ı iş yeri. O iş yerlerine Allah nasip ederse sene sonu gibi bitirmiş oluruz. Hatta bir kısmını sene başından önce veririz. Ana cadde üzerine esnaf arkadaşlarımız oradaki dükkana olanlara teslim ettikten sonra da ticaret orada başlamış olur inşallah. Burada da bir sene içerisinde esnaflarımız dükkanlarına gelip işyerlerini açıp bismillah diyerek iş başı yaptıklarında çarşının merkezi de ayağa kalkmış olur. Deprem olduğu günden bu tarafa emin olun Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bakan arkadaşlarımızın ve diğer devlet görevlilerinin hepsinin büyük bir gayreti var. Hummalı bir çalışma var, 24 saat çalışılıyor desek abartı olmaz. Bizim bakanlık olarak sadece deprem bölgelerinde şu anda bine yakın şantiyemiz var. 110 bin çalışanımız var. Büyük bir orduyla hak sahiplerinin bir an önce gerek evlerine gerek konutlarına gerekse iş yerlerine kavuşması için bir gayretimiz var. İnşallah kısa sürede tüm deprem bölgelerinde bunları bitiririz. Hayatı normalleştirmiş oluruz. Bu şehirler de 24 saat esaslı 365 günün tamamına yayılmış vaziyette gece gündüz çalışıyoruz. Birçok işte belki maliyetimiz biraz da mali disiplini sağlamak adına sert tedbirlerle işe devam edebiliyor ama deprem bölgesi olunca buradaki insanların mağduriyetinin giderilmesi olunca hak sahiplerinin bir an önce evlerine iş yerlerine kavuşması meselesi olunca emin olun hiçbir bize sınır tanınmıyor. İnşallah kısa sürede bunları bitiririz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-malatyanin-carsisi-1-seneye-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Bakan Kacır yatırımcılara seslendi: Türkiye, yatırımcılar için karlı ve güvenilir bir adrestir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yatirimcilara-seslendi-turkiye-yatirimcilar-icin-karli-ve-guvenilir-bir-adrestir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yatirimcilara-seslendi-turkiye-yatirimcilar-icin-karli-ve-guvenilir-bir-adrestir/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:42:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6352 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yapımı tamamlanan Haier pişirici ürünler fabrikası ve Ar-Ge merkezinin açılışına katıldı. Programda Bakan Kacır’ın yanı sıra Çin Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Liu Shaobin, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Haier Avrupa CEO’su Yannick Fierling de yer aldı.

Bakan Kacır, ihracatta önemli paya sahip olan beyaz eşya sektörünün hız kesmeden yüksek teknolojili ve inovatif yatırımlarına devam ettiğini söyledi. Haier Europe’nın vizyoner projeleri ve yeni yatırımlarının Türkiye’nin küresel pazarlarda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri endüstrisinde söz sahibi olunmasında çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Bakan Kacır, “Kurulduğu günden bu yana ülkemizde gerçekleştirdiği yatırımları 200 milyon avroyu bulan ve üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden firmamız, bugün de bu güzel topraklara duyduğu güvenle yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Haier Europe, sanayileşme kültürü, kaliteli sanayi altyapısı, ulaşım ağlarının ortasında yer alan konumu ve nitelikli iş gücü ile yatırımlar için biçilmiş kaftan olan Eskişehir’imize pişirici ürünler fabrikası kazandırıyor. 23 Ekim 2021’de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açılışı gerçekleştirilen yatırımlarına yenisini ekleyen Haier’in bu tesisi Türkiye’ye inancının göstergesidir. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, ülkemizin potansiyeline ve parlak geleceğine inanan Haier’in 70 milyon dolarlık bu yatırımının ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Beyaz eşya sektörünün Türkiye’de en fazla yerli patent geliştiren sektörler arasında başı çektiğini anlatan Bakan Kacır, 5,5 milyar ihracatla net ihracatçı konumunda olan sektörün doğrudan 60 bin, dolaylı 600 bin istihdamla ekonomiye güç kattığını söyledi. Bugün Türkiye’de üretilen beyaz eşya ürünlerinin Türkiye sanayiinin yenilikçi ruhunu, Ar-Ge ve kalite odaklı üretim yaklaşımını dünyanın dört bir yanındaki evlere taşıdığını kaydeden Bakan Kacır, “Türkiye’nin adını tüm dünyada gururla temsil ediyor. Güçlü sanayi, güçlü Türkiye anlayışımızın bir parçası olarak sektördeki yeni yatırımları destekliyor, beyaz eşya sanayimizin sürdürülebilirliğini ve rekabetçiliğini odağımıza alıyoruz. Bu düşünceden hareketle beyaz eşya sanayiimizi, katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programlarını hayata geçirdik. Bugüne kadar sektörde 464 yatırım teşvik belgesi düzenledik ve 76 milyar liralık sabit yatırımı teşvik ederek, 16 bin 200 nitelikli istihdamın önünü açtık. Ülkemiz beyaz eşya sektörünün küresel pazarda daha iyi bir konumda yer almasını sağlayan Haier Europe’un yatırımlarını da teşvik sistemimiz kapsamında destekledik. Ev aletleri ve ev gereçlerinde Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişiminde kilit rol üstlenen 41 teknopark firmamıza ve biri de Haier Europe’a ait olmak üzere 20 Ar-Ge merkezimize bugüne kadar 15 milyar liralık vergi avantajı sağladık” diye konuştu.

Bakan Kacır, Dünya Bankası iş birliği ile hayata geçirecekleri ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ ile 450 milyon dolarlık finansmanı sanayicilere, ‘lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunacaklarını belirterek, şunları söyledi:

“Türk sanayisini yeşil dönüşümde örnek ve öncü hale getiriyoruz. Avrupa’nın sınırda karbon düzenlemesiyle uyumlu bir ulusal emisyon ticaret sistemi kurmak üzere de çalışmalarımıza başladık. Önümüzdeki dönemde de beyaz eşya sektörümüzün gücüne güç katacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğimizden hiç şüpheniz olmasın. Türkiye, rekabetçi iş ortamı, cazip teşvik paketleri, istikrarlı finansal altyapısı ve makroekonomik dengesi ile yatırımcılar için karlı ve güvenilir bir adresidir. Yatırım yaparak Türkiye’nin parlak geleceğine inanan her girişimci, her işletme bu kararının meyvelerini toplamaya devam edecektir. Bizler her zaman bu ülkeye yatırım yapanın, bu ülkenin potansiyeline, insan kaynağına güvenenin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Bakan Kacır, konuşmasının ardından beraberindekilerle birlikte kurdele keserek fabrikanın açılışını yaptı. İşletmeyi gezen Bakan Kacır, fabrika ve üretimle ilgili de bilgiler aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-yatirimcilara-seslendi-turkiye-yatirimcilar-icin-karli-ve-guvenilir-bir-adrestir/feed/ 0
Fuardaki tek Avrupalı Renault, Çinlilerin tam karşısında ‘uygun fiyatlı elektrikli’ tanıttı… Çin akınına karşı Fransız ‘5’lisi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fuardaki-tek-avrupali-renault-cinlilerin-tam-karsisinda-uygun-fiyatli-elektrikli-tanitti-cin-akinina-karsi-fransiz-5lisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fuardaki-tek-avrupali-renault-cinlilerin-tam-karsisinda-uygun-fiyatli-elektrikli-tanitti-cin-akinina-karsi-fransiz-5lisi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:12:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6281 BİR zamanların en gözde otomobil fuarlarından Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı, pandemi nedeniyle verilen dört yıllık aranın ardından dün kapılarını ilk kez dünya basınına açtı. Bir zamanlar 100’e yakın yeni modelin dünya lansmanının yapıldığı İsviçre’deki şov, bu kez eski gösterişli günlerinden uzaktı.

Düşünün ki, alt markalar da dahil edildiğinde fuara sadece sekiz büyük marka katıldı. Bu markaların yarısından fazlasını BYD ve SAIC gibi büyük Çinli üreticiler oluşturdu. Fuardaki tek Avrupalı markalar Fransız Renault ve yine aynı grup içerisinde yer alan Dacia oldu. Renault, fuarda dünya prömiyerini yaptığı elektrikli ‘5’ modeliyle, hem Çinlilerin ekonomik elektrikli otomobillerine karşı iddialı bir rakip çıkardı hem de “Avrupa’da da uygun fiyatlı elektrikli otomobiller üretebiliriz” mesajı verdi.

İşte 91. Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda öne çıkan modeller…

İLK KEZ GÖSTERİLEN MODELLER

– 3 Mart’a kadar devam edecek 91. Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda Renault Grubu çatısı altındaki Dacia markası Duster, Spring ve Sandriger modellerinin dünya tanıtımlarını gerçekleştirdi.

– Çinli SAIC bünyesindeki MG ise, Türkiye için de önemli bir model olacak Hatchback sınıfındaki tam hibrit MG3’ü ilk kez burada görücüye çıkardı. Yine SAIC’in yeni premium markası IM’nin tanıtımı ve elektrikli Sedan L6 da ilk kez Cenevre’de görüldü.

– Bir başka büyük Çinli üretici BYD de Avrupa pazarlarına yönelik hibrit model Seal U DM-i ve Tang modelleri ile alt markalarından Yangwang U8 VE Denza N7’nin Avrupa tanıtımlarını burada yaptı.

25 BİN EURO’NUN ALTINDA SATILACAK

– CENEVRE’deki en büyük standa sahip Renault, Çinlilerin tam karşısında uygun fiyatlı elektrikli otomobili Renault 5’in dünya tanıtımını gerçekleştirdi. Markanın yeni küçük elektrikli otomobil platformu AmpR üzerinde yükselen modelin 40 ve 52 kWh olmak üzere iki farklı batarya ve üç farklı güç seçeneği olacak. 52 kWh’lık versiyonun sürüş menzili 400 km’nin üzerine çıkabilecek. 1972’de aynı isimle satışa çıkan modelin çizgilerini taşıyan küçük sınıftaki elektrikli Renault 5, Avrupa’da yılın ikinci yarısında piyasaya sürülecek ve fiyatı muhtemelen 25 bin gibi rekabetçi bir seviyede olacak. Modelin Türkiye’ye geliş tarihi ise 2025 yılının ilk çeyreğini bulacak.

Dr. Berk Çağdaş

‘HİBRİTTE DE VARIZ’

– ÇİNLİ MG fuarda Hatchback sınıfındaki ilk tam hibrit modeli MG3’ün dünya lansmanını gerçekleştirdi. Marka, Avrupa pazarlarına yönelik olarak üretilen modeldeki tam hibrit teknolojisinin bu motorların öncülerden Toyota ve Renault’dan daha ileride olduğunu aktardı. 75 kW’lık elektrikli motorla desteklenen 1.5 litrelik benzinli motora sahip MG3, 192 beygir güç üretirken 0’dan 100 km/s’ye 8 saniyede ulaşabiliyor. Otomobilin 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de satışa çıkması bekleniyor.

KENDİ ETRAFINDA DÖNEBİLEN SUV

– BYD’nin alt markalarından Yangwang’ın U8 modeli, kendi etrafında dönebilen dört bağımsız tork kontrollü elektrikli motor teknolojisiyle fuarın ilgi odaklarından oldu. Her bir tekerleğinde elektrik motoru bulunan U8, bu sayede toplam 880 kW (1197 beygir) güç sunuyor. Otomobil ayrıca, acil durum modu sayesinde 30 dakika boyunca suda yüzebiliyor. Teslimatları ekim ayında başlayacak olan YangWang U8’in fiyatı Çin’de şu anda 149 bin seviyesinde.

YILIN OTOMOBİLİ EYLÜLDE GELİYOR

FUARIN açılış gününde ‘Yılın Otomobili (Car Of The Year 2024)’ açıklandı. Renault’un 620 km menzile sahip yüzde 100 elektrikli otomobili Scenic E-Tech, Car Of The Year’ın kazananı oldu. Renault markasının davetlisi olarak katıldığımız Cenevre Otomobil Fuarı’nda sorularımızı yanıtlayan MAİS AŞ Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, Scenic E-Tech’in 2024’ün son çeyreğinde Türkiye’de satışa çıkacağını ve modelin yüzde 10’luk ÖTV diliminde kalması için çalıştıklarını kaydetti. Çağdaş ayrıca, fuarda sergilenen Rafale modelinin de yine yılın son çeyreğinde Türkiye yollarıyla buluşacağını ifade etti.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/fuardaki-tek-avrupali-renault-cinlilerin-tam-karsisinda-uygun-fiyatli-elektrikli-tanitti-cin-akinina-karsi-fransiz-5lisi/feed/ 0
SURVİVOR ELEME ADAYI KİM OLDU 26 ŞUBAT 2024 | Dün akşam Survivor All Star eleme potasına kim gitti, 3. dokunulmazlığı hangi takım kazandı? Kimse beklemiyordu… Şoke eden veda! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-26-subat-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-3-dokunulmazligi-hangi-takim-kazandi-kimse-beklemiyordu-soke-eden-veda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-26-subat-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-3-dokunulmazligi-hangi-takim-kazandi-kimse-beklemiyordu-soke-eden-veda/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:09:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6268

Survivor All Star’da 3. eleme adayı dokunulmazlık mücadelesi sonrası merak konusu oldu. TV8 ekranlarında sevenleri ile buluşan Survivor’ın 26 Şubat Pazartesi akşamı yayınlanan son bölümünde, dokunulmazlık mücadeleleri devam etti. Hız, denge ve gücün ön planda olduğu haftanın üçüncü dokunulmazlık karşılaşmasını mavi takım kazanırken, şoke eden olay yaşandı. Gece kamp alanında Sema ve Pınar birbirlerine girdi. Sema’nın Pınar’a tekme atarak fiziksel müdahale etmesinin ardından Acun Ilıcalı acil durum konseyini topladı. Ilıcalı Sema’nın Survivor’dan ayrıldığını açıkladı. Yaşanan olay nedeniyle Survivor’da dün gece eleme adayı belirlenemedi. Peki, 26 Şubat 2024 Survivor All Star son eleme adayı kim oldu, eleme potasına kim gitti? İşte, son bölümde yaşananlar.

SURVİVOR’DA ELEME ADAYI KİM OLDU?

Nefes kesen Survivor’da dokunulmazlık oyunu sonrası Acun Ilıcalı acil durum konseyini topladı. Sema ve Pınar arasındaki kavga nedeniyle Sema ile baş başa konseyde konuşan Ilıcalı, Sema’nın veda ettiğini açıkladı. Bu nedenle dün gece Survivor’da eleme adayı belirlenemedi.

Hafta boyunda yapılan oylamalar sonucu eleme potasına Pınar ve Begüm gitmişti. 3. eleme adayının ise salı akşamı belli olması bekleniyor.

DOKUNULMAZLIK OYUNUNU HANGİ TAKIM KAZANDI?

Survivor 2024 All Star’da kırmızı ve mavi takım dün gece haftanın 3. dokunulmazlık mücadelesinde karşılaştı. İlk olarak avantaj oyununun oynandığı dokunulmazlık oyununun finalinde, Gizem ve Seda karşılaşması nefes kesti. Son etapta Seda’nın aldığı sayı ile avantajı 8-6 mavi takım kazandı.

Dokunulmazlık karşılaşmasının ikinci etabında ise bu kez takımlar bayrak yarışında karşı karşıya geldi. 12 olanın dokunulmazlığın sahibi olacağı oyunun final etabında Sercan-Gizem, Furkan-Yağmur eşleşmesi yapıldı. Son sayıyı alan Furkan’ın kazanmasıyla mavi takım dokunulmazlığı 12-9 kazandı. Böylece mavi takım akşam yemeği ödülünün de sahibi oldu.

PINAR VE SEMA BİRBİRİNE GİRDİ!

Survivor Sema Aydemir, gece saatlerinde Pınar ile sohbetlerinde birden gerilim arttı. Sema’nın “İnsanlara hakaret edemezsin, o yılan dilinle sokamazsın. Bir hakaret daha edersen… ” sözünün üzerine, Pınar ‘Sana mı soracağım’ dedi ve Sema Pınar’a yaklaşarak ayağına tekme attı. Ve ikiliyi arkadaşları ayırmaya çalıştı.

ACİL DURUM KONSEYİ!

Yeni bölümde yaşanan olay sonrası Acil Durum konseyini toplayan Acun Ilıcalı, yarışmacıları dinledi. Nagihan, bütün hikâyenin bir önceki Survivor ve 2017 yılına dayanan olimpiyatlarda madalya aldıktan sonraya dayandığını söyledi. Merve Aydın ve Pınar Saka’nın da olimpiyatlarda olduğunu dile getiren Nagihan, “Pınar ile Sema’nın anlaşamadığı ve orta yolu bulamadığı kan davası var. ‘Benim hakkımdı, senin hakkındı.’ Aslında net olan bir şey vardı atletizmde saniyeler konuşur. O zamanki madalyayı aldığımız dönemde hocamız bizi öne sürdü. Çıktığımızda da en iyi dereceyi yapıp madalya getirdik ülkemize. Ama bu bir türlü atlatamadık üzerimizden. Burada da hiçbir olay olmadan bilenmiş 2 yarışmacı vardı. İkisi de iyi arkadaşım iyi anlaşırım. Ama koruma noktasında da ben de ne yapacağımı bilemedim. Kendimi olayın içerisinde buldum.” dedi.

Olaya şahit olan yarışmacıları dinledikten sonra açıklamalarda bulunan Acun Ilıcalı; “Sizin gözleminiz bizim için değerli ancak bizim tarafımızdan görünen Sema’nın kavgayı başlattığı ve devam ettirdiği. Bizim Pınarla ilgili değil daha çok Sema ile olacak. Çünkü Pınar’ın yaptığı bir şey yok bizim açımızdan.” dedi.

Yarışmanın ilerleyen dakikalarında da Sema ile konseyde yalnız konuşan Ilıcalı, “Arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdik. Sonrasında da bir kanaate ulaştık.” dedi. Pınar’ın ise olmaması Pınar diskalifiye mi oldu sorusunu beraberinde getirdi.

ŞOKE EDEN VEDA!

Yarışmanın ilerleyen dakikalarında da Sema ile konseyde yalnız konuşan Ilıcalı, “Bizim istemediğimiz şey yarışmacı kaybetmemek. Çok eleştiriye maruz kalan ekibiz. Ama hiçbir zaman taviz vermedik. Her şeyi doğru yaptık da demiyorum. Biz hata yapmadık demiyoruz. Konu şu; Baraka bölümünde senin fiziksel bir temasın var zaten. Sonrasında yatışır gibi oluyor. Ama yaşam alanındaki bölüm bizim için çok hassas. Yaşam alanında şiddet başka boyut oluyor. İkinci durumda saldırı oluyor.” dedi.

Bunun üzerine ikinci partide daha çok öfkelendiğini söyleyen Sema gözüne de darbe aldığını belirtti.

Konunun oyunun getirdiği gerilimin yansıması olduğunu dile getiren Acun Ilıcalı sözlerini şöyle sürdürdü;

“Seni çok iyi anlıyorum ama bence sen de beni çok iyi anlıyorsun. Bizim dostluğumuzu Türkiye biliyor. Bir karar verilmesi gerekiyor. Bir değerlendirme yapmak gerekiyor ve bizim bu konudaki değerlendirmemizi sana söyleyeceğim. Arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdik baya da uzun süren toplantı sonrasında.

Olayı defalarca seyredip diğer yarışmacılarla da konuyu konuştuk. Sonrasında da bir kanaate ulaştık. Değerlendirme sonucunda açıkcası çok emeğin olan bize de çok faydası olmuş bir yarışmacısın. Bunları çok iyi biliyoruz. Bizim için değerin çok yüksek. Sen bana göre örnek bir annesin. Fevri bir olaydan biryere varmak bence insanı yanlışa götürür. Ancak yaşanan bu olay yarışmanın çizgisinin çok dışına taştığı için bir karar vermek zorundayız. Bu karara göre Sema seni maalesef Survivor 2024’ten ayırmak zorundayız.”

YENİ BÖLÜM FRAGMANI YAYINLANDI

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/survivor-eleme-adayi-kim-oldu-26-subat-2024-dun-aksam-survivor-all-star-eleme-potasina-kim-gitti-3-dokunulmazligi-hangi-takim-kazandi-kimse-beklemiyordu-soke-eden-veda/feed/ 0
Evime gelip bir halimi görseniz! Tüdanya’nın dramı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/evime-gelip-bir-halimi-gorseniz-tudanyanin-drami/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/evime-gelip-bir-halimi-gorseniz-tudanyanin-drami/#respond Mon, 11 Mar 2024 09:00:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6252 2021 yılında gırtlak kanseri nedeniyle sesini kaybettiğini kaybeden ünlü sanatçı için yardım kampanyası başlatmıştı. Başta Demet Akalın ve Haluk Levent olmaz üzere bir çok sanatçı Tüdanya’ya yardım eli uzatmıştı.

Bir süre yapılan yardımlar ile hayata tutunan Tüdanya’nın sorunları devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Bilal Özcan’ın canlı yayın konuğu olan Onur Akay, Tüdanya’nın sitemli sözlerini aktardı:

“Ben Bir Tek Oda İstiyorum”

“İçim kahır ve üzüntü dolu, evime bir gelip halimi görseniz. Ben bir tek oda istiyorum. Damı akmayan, ev sahibinin aramadığı. Bir gecekondu alacak kadar bir gece yapılmaz mı ablam? Maddi yardım değil, sadece gece yapılmasını istiyorum. Ben öldükten sonra mı yapacaklar? Bana yapılacak diye söylenen ama yapılmayanları sana anlatsam şaşırırsın.”

HAYATLARI DA SÖYLEDİKLERİ ŞARKILAR KADAR ACIKLIYDI

 

“Öyle fakirdik ki, ekmek bile özendiğimiz bir şeydi…” Bu cümle hiç ummadığı bir anda milyonların kalbine seslenen ve albümleri satış rekorları kıran; bir döneme damgasını vurmuş bir sanatçıya ait… Onunki, Külkedisi’nin sadece bir masal olduğunu ve gerçek hayatta böyle şeylerin olmayacağını düşünenleri yanıltacak bir öykü… Bugün yeni nesillerin belki hiç tanımadığı belki de sadece anne- babaları sayesinde adını duyduğu Hatice Döngü’nün yani Türkiye’de arabesk müziğin kraliçelerinden birinin öyküsü bu… İzmir’in Bergama ilçesinde doğup büyüyen, nice zorluklardan geçip adını ve sesini tüm Türkiye’ye duyuran Tüdanya’nın öyküsü…

Arabeskin altın çağını yaşadığı günlere damga vuran bir sanatçı Tüdanya…

Ekmeğin bile lüks sayıldığı bir ailenin kızı… Annesi ev kadını babası ise ayakkabı boyacısı… İlk evliliğini henüz 15 yaşındayken yapıyor… Ama kocası da fakir… İlk çocuğu bakımsızlıktan donarak ölüyor. Daha sonra iki çocuk daha dünyaya getiriyor… Ama kaderi tıpkı söylediği şarkılar kadar acıklı… Eşi ölüyor… O da mecburen babasının evine yani o kopkoyu yoksulluğa geri dönüyor. Üstelik yanında iki çocuğuyla birlikte.

Aile bütçesine katkıda bulunmak ve çocuklarına bakabilmek için evlere temizliğe gidiyor Tüdanya… Ama aklında hep tek bir şey var: Müzik…Sesi de güzel… Kimse onu almadan ırgatlığa gitmiyor… Pamuk toplarken, tütün kırarken onun söylediği şarkıları dinliyorlar hep. O arada Tüdanya’nın ya da o zamanki adıyla Hatice’nin aklında cevabını aradığı bir soru var. Bunca beğenilen sesiyle para kazanabilir mi acaba… Sonunda hayatını değiştirecek kararı veriyor Hatice: İzmir’de Pırlanta Pavyon’a gidecek… Sesini dinletecek… Yeşilçam filmlerinde örneğine defalarca rastlandığı gibi…

Sonunda gidiyor… Ayağında yarısı yırtık naylon terliklerle… Pavyonun o dönemdeki patronu Cengiz Özşeker ona kaderini değiştirmesi için güç verecek o cümleyi söylüyor: “Sesin çok güzel, bir yıldız olabilirsin.” Aslında Tüdanya’nın o pavyona gitmesinin bir başka nedeni daha var: Bergen ve Kibariye de orada keşfedilmiş.

Orada çalışmaya başlamış Tüdanya… Annesi ve babası pavyonun nasıl bir yer olduğunu bilmedikleri için seslerini çıkarmamışlar. O dönemde arabesk müzikle pek ilgisi yokmuş Tüdanya’nın… En sevdiği sanatçı ise Neşet Ertaş… Onun türkülerini ve Hamiyet Yüceses’in seslendirdiği Türk sanat müziği parçalarını söylüyor.

Ama devir arabesk devri. Dönülmez Akşamın Ufkundayız, Leyla Bir Özge Candır gibi parçalar yerine daha popüler olan arabesk şarkılar söylemesi gereklidir… Ona çok inanan patronu tam iki ay boyunca gazetelere ilan verir. Ama ne bir fotoğraf vardır ne de açıklama. Sadece tek bir cümle: “Tüdanya geliyor”… Sahiden de gelir Tüdanya…

Tam da İzmir Fuarı’nın popüler zamanlarıdır… Bir gün İbrahim Tatlıses’in saz ekibi onu dinlemeye gider… Sesini çok beğenirler ve kaset yapmasını teklif ederler. Ama tek bir şartları vardır: Sahnedeki gibi Türk sanat müziği değil arabesk okuması gereklidir. 1983’te ilk kaseti Sıra Dağlar çıkar. O zamanlar için rekor sayılabilecek 650 binlik satış rakamına ulaşır. Ama ikinci albümü Azap beklenen başarıyı gösteremez. Aslında bu ikinci kaset ‘damardan’ arabesktir. İşin gerçeği Tüdanya da bu şarkıları çok isteyerek okumamıştır.

1986 yılında yine bir İzmir Fuarı döneminde kapısı çalınır Tüdanya’nın… İbrahim Tatlıses’e soyadını veren Yılmaz Tatlıses’in bağlamasıyla çalıp söylediği bir şarkıdır bu.. Tüdanya bu şarkıyı seslendirir: “”Her şey yalan gerçek sensin/ Gelirse dert senden gelsin/ Bence aşkın kendisi sensin/ Seni sevmeyen ölsün.”

İşte Tüdanya’nın arabesk dünyasının unutulmazları arasına girmesine vesile olacak şarkıdır bu…

Bu sırada ikinci kez evlenmiştir Tüdanya… Albüm için stüdyoya girdiğinde de 7 aylık hamiledir. Temmuz’un yakıcı sıcağında önünde bir kova buz, hem yiyip hem şarkı söyler. Bu kadar zahmetine de değer… Seni Sevmeyen Ölsün şarkısını seslendirdiği bu albüm tam 2 milyon satar. Üstelik korsanlar hariç.

Ondan sonra da kendi deyimiyle “Türkan Şoray gibi hisseder. ” Röportajlar, gazetelerde çıkan boy boy resimleri… Bülent Ersoy, Yüksel Uzel, İbrahim Tatlıses gibi yıldızlarla aynı sahneyi paylaşır. Üstelik kendisi de bir yıldızdır artık. Şarkılı- türkülü filmlerin, arabesk furyasının sinemayı da kasıp kavurduğu bir dönemdir o.. Sinema filmleri için de kamera karşısına geçer. 

Ama 1990’ların sonlarına doğru işler tersine dönmeye başlar. Bugün şarkıyı hiç dinlememiş olanların bile o meşhur nakaratını ezbere bildiği Seni Sevmeyen Ölsün şarkısının başarısını bir daha tekrarlayamaz. Çıkardığı kasetlerden para bile kazanamaz olmuştur artık.

O da piyasanın değişen koşulları yüzünden köşesine çekilmeye karar verir. Zaten kendi deyimiyle ‘o dünyanın insanı değildir.’ 25 yıl bu piyasada çalıştığı halde hiç dostu olmadığını söyleyen Tüdanya 2000’de bir albüm daha çıkarır. Ama artık dinlenen müzik türü de değişmiştir, onun dinleyicisi de… Yine de hayranları için unutulmaz bir isim, onu hiç dinlememiş olanlar için de “Seni Sevmeyen Ölsün” şarkısına can veren kadındır o… Tüdanya 2020 yılında yakalandığı gırtlak kanseri nedeniyle sesini kaybetti. Arabesk müziğin efsane ismi şimdilerde zor günler yaşıyor…

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/evime-gelip-bir-halimi-gorseniz-tudanyanin-drami/feed/ 0
Taş Kağıt Makas dizi konusu ve oyuncuları || Taş Kağıt Makas ne zaman başlayacak, uyarlama mı? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-dizi-konusu-ve-oyunculari-tas-kagit-makas-ne-zaman-baslayacak-uyarlama-mi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-dizi-konusu-ve-oyunculari-tas-kagit-makas-ne-zaman-baslayacak-uyarlama-mi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:58:52 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6239

Yapımcılığını MF Yapım’ın üstlendiği, yayınlanan tanıtımları ile büyük beğeni toplayan “Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu” seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Çekimlerinin tüm hızla devam ettiği dizi Çarşamba akşamları ekranlarda olacak. Peki, Taş Kağıt Makas oyuncuları kimler? Taş Kağıt Makas dizi konusu nedir?

TAŞ KAĞIT MAKAS DİZİSİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Kanal D’nin yeni dizisi “Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu” ekrana gelmek için gün sayıyor. Sürükleyici bir hikayeyi ekrana getirecek olan dizinin 28 Şubat Çarşamba akşamı ilk bölümü yayınlanacak.

TAŞ KAĞIT MAKAS DİZİSİNİN KONUSU NEDİR?

Daha yayına girmeden oyuncu kadrosu ve çarpıcı fragmanları ile merak uyandıran dizide, masum bir delikanlı olan Umut’un (Ekin Koç) babasını kurtarmak için düzenin gerçek sahiplerine karşı verdiği büyük adalet savaşı ekrana gelecek.

TAŞ KAĞIT MAKAS OYUNCULARI KİMLER?

Oyuncu kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Aytaç Uşun, Bülent Seyran, Selim Galip ve Anıl Taşezen’in olduğu, yapımcılığını MF Yapım’ın üstlendiği Taş Kağıt Makas dizisi Çarşamba akşamı başlıyor!

UMUT TANRIKULU (EKİN KOÇ)

Çocuk yaşta anne ve abisini bir trafik kazasında kaybeden Umut; babası Rıza’yla birlikte, şehrin en büyük gökdelenlerinin arkasındaki dik yokuşa kurulmuş bir gecekondu mahallesinde, yoksul bir hayat sürmektedir. Hipertimezi hastalığına sahip olan Umut’un sıradışı bir hafıza yeteneği vardır. Yaşadığı her anı en küçük ayrıntılarına kadar hatırlar, çevresindeki dünyayı farklı bir şekilde algılar. Babası bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklanınca tüm hayatı değişir. Babasının masum olduğunu ispatlamak ve adaleti sağlamak için bu yeteneğiyle birlikte kazanmaya odaklı, özgüvenli ve güçlü bir avukata dönüşür. Alev’le tanışmalarını ve ilişkilerinin ilerlemesini sağlayan en önemli etken, yine bu hatırlama yeteneği olacaktır.

ALEV DÖNERTAŞ (SERRA ARITÜRK)

Alev, zorluklar karşısında pes etmeyen, hayatı adalet ve doğruluk üzerine kurulmuş, cesur, kararlı ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Umut ile bir belediye otobüsünde sürpriz bir şekilde tanıştıklarında aralarında özel bir bağ oluşur. Zaman zaman yolları ayrılsa da Umut’un adalet arayışında en büyük destekçisi olan Alev, adalet mücadelesi ve profesyonel başarılarıyla; yıllar içinde güçlü, bağımsız, kararlı bir avukata dönüşür.

HARUN YAKAR (OZAN GÜVEN)

Zeki, karizmatik, komik ve şeytan tüylü, yıldızı yüksek bir avukat olan Harun; karanlık bir geçmişe sahiptir. Cesur ve hırslı bir yapısı vardır ve amacına ulaşmak için her yolu denemekten çekinmez. Büyük iş adamları, mafyalar ve suç örgütleriyle olan ilişkileri, onu karmaşık ve tehlikeli sularda yol almaya iterken; her ortama uyum sağlama yeteneği ve renkli kişiliğiyle adeta bir bukalemundur. Güçlü iletişim yeteneği ve kullandığı farklı yöntemlerle kariyerinde aldığı bütün davaları kazanan Harun; lüks yaşamı, tatlı dili ve flörtöz tavırlarıyla da renkli bir özel hayata sahiptir. Bir dava yüzünden Umut’la yolları kesişen Harun, hem süreçte öğrendiği bilgilerle kendi geçmişine bir yolculuk yapacak hem de karakterinin farklı yönlerini keşfedecektir.

SÜREYYA UYAR (HANDE ATAİZİ)

Süreyya, zeki, güzel ve sert bir Cumhuriyet savcısıdır. Kendisine has bir tavrı ve müthiş bir hitabet yeteneği olan Süreyya, hukuk camiasında çekinilen, işinde çok başarılı bir kadındır. Üniversite yıllarından arkadaşı, aralarında adı konmamış bir çekim ve kıyasıya bir rekabet olan Harun’dan farklı olarak devlete, iş etiğine ve kurumlara aşırı bağlı bir hukukçudur. Savcısı olduğu bir dosyada aldığı hızlı karar, Umut’un babası için başlattığı adalet savaşını tetikleyecektir.

FECİR EMİRKIRAN (BURAK YÖRÜK)

Dışarıdan bakıldığında güçlü, çekici ve karizmatik biri gibi görünen Fecir, duygusal dalgalanmalara sahip, kibirli, maço ve öfke kontrolünü sağlayamayan bir sosyopattır. Duygularını sınırların ötesinde yaşayan Fecir, travmatik geçmişinin yaralarını iç dünyasında hissetmeye devam eder. Babasının feodal fikirleri yüzünden ona yüklediği sorumluluklarla, Emirkıran Grup’un başkanı olması için büyütülmüş Fecir; duygusal zayıflığını saklamaya çalışsa da zaman zaman dinlediği şarkılarla açık eder. Bir sosyal medya uygulamasında keşfettiği ve şarkı söyleyişinden çok etkilendiği Büşra’yla yollarının kesişmesi, herkesin hayatını değiştirecektir.

KADRİ PALAZ (HÜSEYİN AVNİ DANYAL)

Kadri Palaz, babasının ölümünden itibaren tanıdığı Harun’u adeta bir oğul gibi sahiplenmiştir. Harun’u en iyi okullarda okutup muhteşem bir avukat olmasını sağlamıştır. Kadri, Harun’u bir avukatın ötesinde bir araç olarak kullanarak hukuki arenada adeta bir satranç ustası gibi oyun oynamaktadır. Az ile yetinmeyi hiç sevmeyen Kadri Palaz’ın en büyük amacı, patronlar kulübü içerisinde kendisine de yer bulmaktır. Harun’la kurduğu baba oğul ilişkisi, aralarındaki çok kuvvetli bağ, Fecir Emirkıran davasıyla birlikte büyük bir testten geçecektir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tas-kagit-makas-dizi-konusu-ve-oyunculari-tas-kagit-makas-ne-zaman-baslayacak-uyarlama-mi/feed/ 0
Kızılcık Şerbeti’nin Abdullah Bey’i Settar Tanrıöğen ayrıldı mı? Kızılcık Şerbeti Apo Ahmet Mümtaz Taylan mı oldu? Yapım şirketinden açıklama! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-abdullah-beyi-settar-tanriogen-ayrildi-mi-kizilcik-serbeti-apo-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-yapim-sirketinden-aciklama/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-abdullah-beyi-settar-tanriogen-ayrildi-mi-kizilcik-serbeti-apo-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-yapim-sirketinden-aciklama/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:36:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6199

Kızılcık Şerbeti’nin Apo’su başarılı oyuncu Settar Tanrıöğen diziden ayrılacağı ve yerine Ahmet Mümtaz Taylan’ın geleceği sosyal medyada konuşuluyordu. Settar Tarıöğen’in tedavi süreci devam ederken, dizideki akıbeti merak konusu oldu. Son gelişmelerle birlikte yeni Kızılcık Şerbeti Abdullah Bey karakterine hayat verecek oyuncu belli oldu. Peki, Kızılcık Şerbeti Apo Ahmet Mümtaz Taylan mı oldu? İşte, yapım şirketinin açıklaması…

KIZILCIK ŞERBETİ’NİN ABDULLAH BEY’İ AHMET MÜMTAZ TAYLAN OLDU!

Kızılcık Şerbeti resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklama şu şekilde:

“Yapımını Gold Film’in üstlendiği, Show TV’nin reyting rekortmeni dizisi Kızılcık Şerbeti’nde Abdullah Ünal karakterine hayat veren değerli oyuncumuz Settar Tanrıöğen’in geçirdiği beyin kanaması sonrası tedavisi hastanede devam etmektedir.
Show TV olarak tedavi sürecini yakından takip ettiğimiz oyuncumuzun, nekahat döneminin bir süre daha devam etmesi gerektiğini doktorlarından öğrenmiş bulunmaktayız.
Show TV ve Gold Film olarak Settar Tanrıöğen’e dizimize kattığı değerden dolayı teşekkür eder, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ederiz.

Dizinin bu hafta yayınlanacak 53. Bölümünden itibaren Abdullah Ünal karakterini bir diğer değerli oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan devralacaktır…

Saygılarımızla.”

SETTAR TANRIÖĞEN SON DURUMU!

Beyin kanaması nedeniyle 26 Ocak 2024 tarihinde uygulanan girişimsel işlemin ve yoğun bakım tedavisinin ardından hasta odasına alınan sanatçı Settar Tanrıöğen’in sağlık durumu ile ilgili Acıbadem Ataşehir Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı şu bilgileri verdi:

RİSKLER ORTADAN KALKTI

“Hastamız Settar Tanrıöğen’in hasta odasında sürdürülen tedavisi bir müddet daha devam edecektir. Genel durumu iyidir. Klinik olarak her gün olumlu gelişim gösteren Settar Tanrıöğen’in beyin kanamasına yol açan sebep ve ardından yapılmış olan embolizasyona bağlı komplikasyon riskleri de ortadan kalkmıştır. Multidisipliner bir yaklaşımla tedavisi gerçekleştirilen hastamızın rehabilitasyonuna devam edilmektedir”

AHMET MÜMTAZ TAYLAN KİMDİR?

12 Eylül 1965 tarihinde Ankara’da, Arnavut kökenli bir baba ve Çerkes kökenli bir annenin çocuğu olarak doğdu. Maden işletmeciliği yapan babasının işi nedeniyle çocukluğu, ilk ve orta öğrenim yılları değişik şehirlerde geçti. İlköğrenimine beş yaşında iken Isparta’nın Eğirdir ilçesinin Şarkikaraağaç beldesinde ikinci sınıftan başladı; Ankara’da bitirdi. Liseyi İzmir’de Karataş Lisesi’nde okudu.

Yükseköğrenimine 15 yaşında Gazi Üniversitesi İktisat Bölümünde başladı. Buradan mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümüne girdi, 1989 yılında mezun oldu.

1989 yılından itibaren Devlet Tiyatrolarında 18 yıl süreyle oyunculuk, yönetmenlik, sanat yönetmenliği, genel müdür danışmanlığı gibi görevler üstlendi. 1989-1993 yılları arasında Diyarbakır Devlet Tiyatrosunda görev yaptı. 1993-1994 tiyatro sezonunda Almanya’da Theater an Der Ruhr’da İtalyan asıllı Alman yönetmen Roberto Ciulli ile, 1994’ten itibaren bir çok projede Yücel Erten’le çalıştı.

Diyarbakır ve Almanya’dan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptı. Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS)’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı ve ilk genel başkanı oldu. 2006 yılında Devlet Tiyatroları’ndan istifa etti.

Tiyatroda kendini yönetmen olarak daha iyi ifade ettiğini düşünen sanatçı, 2000 yılından itibaren tiyatroda sadece yönetmenlik yaptı. Eskişehir Belediye Tiyatrosu’nda sahnelediği Bilgesu Erenus’un Misafir oyun ile 2002 İsmet Küntay En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandı.

Sanatçı, 1996 yılından itibaren çeşitli televizyon ve sinema yapımlarında oynadı. Televizyonda Kurşun Yarası, Çapkın, Ezo Gelin gibi pek çok dizide rol aldı. Leyla ile Mecnun dizisindeki “İskender” rolü ile tanındı. Leyla ile Mecnun’un yayından kaldırılmasından sonra aynı kadro ile çekilen Ben de Özledim adlı absürt komedi dizisinde oynadı.

Taylan, sinemada önemli filmlerde yer aldı ve ödüller kazandı. Ömer Vargı’nın İnşaat (2004) filmindeki rolüyle 36. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne aday oldu. İnan Temelkuran’ın Made in Europe (2007) filmindeki rolüyle 15. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, Ahmet Haluk Ünal’ın 2011 yapımı Saklı Hayatlar filmindeki rolü ile Rusya-Tataristan’daki 8. Uluslararası Kazan Müslüman Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Nuri Bilge Ceylan’ın 2011 yapımı Bir Zamanlar Anadolu’da filminde Arap Ali rolünü canlandırdı. Yılmaz Erdoğan’ın Oscar aday adayı olan Kelebeğin Rüyası (2013) filminde de rol aldı. 2020 yılında Gelincik filmi ile Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

2012-2014 yıllarında Hürriyet gazetesinde haftalık yazılar yazdı. Gezi Parkı olayları sırasında gerilimi sonlandırmak üzere cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek için davet edilen 11 kişilik heyette yer aldı, farklı kesimlerden davetlilerle birlikte 5 saatlik bir toplantıya katıldı.

2022 yılından itibaren NTV kanalı için hazırlanan Empati adlı programı sundu. Türk yapımcıların geliştirdiği özgün bir formatı olan programda ünlü kişileri ağırladı ve bir gerçek yaşam öyküsü anlatarak konuğundan, anlatılan kişi ile empati kurmasını istedi.

Deneyimlerini Irmak Zileli’nin “Ara Toplam – Yolumu Ararken Öğrendiklerim” adıyla kitaplaştırdığı nehir söyleşi ile aktardı. Kitap, Mart 2021 tarihinde yayımlandı

Taylan, üç evlilik yaptı; Müge Kızılbağlı ile evliliğinden kızı Ayşe Dilan adına bir kızı doğdu. Oyuncu Ayçin İnci ile 2007’de evlendi, bu evliliği 2012’de boşanma ile sonlandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kizilcik-serbetinin-abdullah-beyi-settar-tanriogen-ayrildi-mi-kizilcik-serbeti-apo-ahmet-mumtaz-taylan-mi-oldu-yapim-sirketinden-aciklama/feed/ 0
Bakan Yumaklı 200 bin gebe sığırı aşılayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:33:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6197 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin 2024-2028 hayvancılık yol haritasını paylaştı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) Gazi Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında hayvan hastalıkları ile mücadele, anaç hayvan üretimini arttırma, ‘Islah Eylem Planı’ gibi konu başlıkları masaya yatırıldı.

“SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİNİ YAYGINLAŞTIRIYORUZ”

Kırmızı et, beyaz et, süt ve yumurtada; kaliteli, yeterli ve sağlıklı üretiminin devamlılığı için suyu merkeze alan ve doğal kaynakların korunduğu bir sistemle üretim planladıklarını kaydeden Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimin en temel girdisi kaliteli kaba yem üretim kapasitesini, Mera varlığımızı ve yapılarını, Pazarlama imkanlarını dikkate alarak gerçekleştiriyoruz. Hem alıcıyı hem satıcıyı güvence altına alan sözleşmeli üretim modelini yaygınlaştırıyoruz” diye konuştu.

“ÜRETEN HERKESE ÜRETTİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”

Aşısı ve kaydı olan her buzağıya destek verdiklerini hatırlatan Bakan Yumaklı, “Mevcut desteklemelerimizde işletme büyüklüğüne göre belirli sınırlandırmalar vardı. Yeni desteklemelerimizde bu sınırlandırmaları kaldırıp, üreten herkese ürettiği kadar destek veriyoruz” ifadesini kullandı.

“İLK DEFA GENÇ VE KADIN ÜRETİCİLERİMİZE YÜZDE 70 İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ilave destek verdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, “Bu sayede aile işletmeleri temel destekle aynı oranda ilave destek alarak en az iki kat destek almış olacak. Kırsalda üretimin ana direği olan kadınlara ve geleceğimizin teminatı gençlere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ilave destek veriyoruz. Ayrıca suni tohumlama, yerli sperma, soy kütüğü, ari işletme gibi verimliliği artırıcı destekleri artırarak vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

SAHİBİ KADIN OLAN AİLE İŞLETMELERİ DAHA FAZLA DESTEK ALACAK

Yeni destekleme modelinden örnek veren Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:
“Mesela sahibi kadın olan bir aile işletmesi düşünelim. Tüm şartları yerine getirdiğinde, buzağı başına mevcut modelde 2 bin 68 lira destek alırken, yeni sistemde, ilave verdiğimiz aile işletmesi, kadın desteği ve diğer verimlilik destekleriyle 5 bin 200 lira alacak. Yani 2 buçuk kat fazla destek alacak. Eğer bu işletme, ari işletme olursa ilave destek vereceğiz ve bu rakam buzağı başına 7 bin 900 liraya kadar çıkabilecek. Böylece desteği yaklaşık 4 kat artmış olacak.”

Bakan Yumaklı, besici aile işletmelerin 20 buzağıyı kesimine kadar beslediği takdirde, kesim anında dana başına ilave olarak 4 bin 500 liraya kadar destek verileceğini belirtti.

IPARD KREDİ ÜST LİMİTİ 40 MİLYON LİRADAN 60 MİLYON LİRAYA ÇIKARTILDI

Kırsal kalkınma destek programlarından biri olan IPARD desteklerini 42 ilden 81 ile yaygınlaştırıldığını ve faydalanıcı sayısını arttırdıklarını dile getiren Bakan Yumaklı, “Sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim oranları uyguluyoruz. Ayrıca hayvancılıkta işletme başına 40 milyon lira olarak verilen kredi üst limitini 60 milyon liraya, eğer ari işletme olursa 80 milyon liraya çıkardık” ifadelerine yer verdi.

ARİ İŞLETME SAYISININ 2024 YILINDA 2 BİN 500’E ÇIKARTILMASI HEDEFLENİYOR

Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Vereceğimiz ilave desteklerle ari işletme sayısını bin 136’dan 2024 yılında 2 bine, 2025 yılında ise 2 bin 500’e çıkarmayı hedefliyoruz. Hastalıktan ari işletmelerden, ülkenin ihtiyacı olan genetik kapasitesi yüksek anaç hayvan üretimini sağlamış olacağız”

ŞAP AŞISI SAYISI 2 DOZDAN 3’E ÇIKARTILDI

Hayvansal hastalıklara karşı alınan tedbirlere değinen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bulaşıcı hastalıklardan koruyucu aşı uygulamasını da yaygınlaştırıyoruz. Şap hastalığına karşı her yıl rutin olarak 2 doz uygulanan aşı sayısını bu yıl 3’e çıkarttık. Bu ek aşının ücretini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Aile işletmelerinde buzağı, kuzu ve oğlak sağlığını koruyucu tedbirlere ağırlık vererek gerekli aşı desteğini bakanlık olarak biz sağlayacağız. Buzağı kayıplarını azaltmak için, ilk etapta 200 bin gebe sığırı aşılayacağız. Kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla, ülke genelindeki tüm küçükbaş hayvanlara bu yıl içinde koyun keçi çiçek aşısı, yeni doğan tüm küçükbaş hayvanlara ise koyun keçi vebası aşısı yapılacak. Bahsettiğim tüm bu aşıların ücretlerini bakanlık olarak biz karşılayacağız.”

VETERİNER YOL KONTROL VE DENETİM İSTASYONLARI AÇILIYOR

Hayvansal hareketliliğin kontrolü amacıyla Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları açacaklarına işaret eden Bakan Yumaklı, “Buradaki amacımız, hastalıklı hayvanın başka bir bölgeye giderek hastalığın yayılmasını engellemek. Ayrıca bu istasyonlarda yapılan kontrollerle hastalığa yerinde ve erken müdahale etmek. 7 gün 24 saat görev yapacak bu istasyonlardan ilkini Erzurum’da açtık. Önümüzdeki günlerde ikincisini Elazığ’da açıyoruz. Yılsonunda bu sayıyı 7’ye çıkartacağız” kaydetti.

VETERİNER TIBBİ ÜRÜN KONTROL MERKEZİ OLUŞTURULACAK

Pendik Veteriner Kontrol Enstitü Müdürlüğü’n yeni bir Ulusal Aşı Üretim Tesisi kurduklarına dikkati çeken Yumaklı, “Burada daha modern ve teknolojik imkanlarla yüksek kapasiteli aşı üretimleri gerçekleştireceğiz. Ayrıca Veteriner Tıbbi Ürün Kontrol Merkezini de oluşturuyoruz. Burada da her türlü ilaç, aşı ve tıbbi malzemenin testlerini yapacağız” dedi.

100 BİN YETİŞTİRİCİYE FARKINDALIK EĞİTİMİ VERİLECEK

Buzağı ve kuzu kayıplarını azaltmak amacıyla her ilçede eğitimler düzenlediklerini belirten Yumaklı, bu yıl ve gelecek yıl içinde 100 bin yetiştiriciye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yapacaklarını aktardı.

SOĞUK ZİNCİR İZLEME SİSTEMİ KURULACAK

Bunun yanı sıra Yumaklı, hayvan hastalıklarından korunmak amacıyla aşıların ve ilaçların üretimden uygulama aşamasına kadar geçen süreçte, soğuk zincir izleme sisteminin bu yılın ilk yarısında kuracaklarını belirtti.

“DİŞİ BUZAĞILARA İLAVE DESTEK VERİYORUZ”

Bir başka hedeflerinin ise anaç hayvan üretiminin arttırılması olduğunu dile getiren Yumaklı, “Bu kapsamda; hastalıktan ari işletmelerde cinsiyeti belirli sperma kullanımını teşvik ediyoruz. Anaç hayvan sayısının arttırılması amacıyla dişi buzağılara ilave destek veriyoruz. Bir diğer önemli adımımız ise TİGEM ve ESK iş birliğinde hayata geçireceğimiz yeni bir proje” dedi.

TİGEM İŞLETMELERİ DAMIZLIK MERKEZİ OLACAK

‘Yerli Üreticimizi Güçlendirmek’ parolasıyla yola çıktıklarına işaret eden Yumaklı, söz konusu projede TİGEM işletmelerinin damızlık merkezi olacağını söyledi. ESK’nın desteğiyle sayıları artacak damızlık aile işletmelerine uygun maliyetle dağıtılacağını söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bu sayede yerli üreticinin damızlık ihtiyacını kamu güvencesiyle kaşılaşmış olacaklarını belirtti.

Türkiye’de en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkına vurgu yapan Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

“Ülkemizde en yaygın sütçü ırk olan Siyah Alaca ırkında yaklaşık 22 bin hayvanı verimlilik durumlarını genetik olarak ortaya koyarak referans popülasyonumuzu oluşturduk. Bu sayıyı her geçen yıl artırıyoruz. 2024 yılında artık bu ırktan doğan buzağılarda genetik yapısına bakarak, damızlık değerini belirlemeye başladık. Bu testi yaptıran yetiştiricilerimizin test maliyetini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yine bu yıl içerisinde ülkemizde sayısı en fazla ikinci ırk olan Simental ırkında da genetik testler ile damızlık değerini belirlemeye başlıyoruz. Her iki ırk için bu hizmeti yetiştiricimizin hizmetine sunuyoruz. Bu testin yaygınlaşması amacıyla Genomik Test Merkezi’ni Haziran 2024’te Ankara’da açmış olacağız. Genomik seleksiyon ve embriyo transferi yöntemiyle, yüksek genetik kapasiteli üretim boğalarını Ocak 2025’te üretmeye başlıyoruz.”

Açıklamalarını tamamlayan Bakan Yumaklı, gazeteciler ile birlikte hatıra fotoğrafı çekindi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-200-bin-gebe-sigiri-asilayacagiz/feed/ 0
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’da 5 yıl boşa geçti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-5-yil-bosa-gecti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-5-yil-bosa-gecti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:03:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6185 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Tüm İstanbul’a en içten selamlarımı gönderiyorum. Şehrin ulaşımını rahatlatmanın yanında tarihi boyutu olan anlamlı açılışta bir aradayız. Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sistemi ülkemizin en eski raylı sistemlerinden biridir. 153 yıl önce devreye giren hat Bakırköy ve Yeşilköy’ün büyümesine önemli katkılar sağlamıştır. İstanbul’un ihtiyaçları gözetilerek atıl vaziyette duran 8.3 kilometrelik bu hattı modernize etmeye karar verdik. Hattın üzerindeki gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak İstanbul’a kazandırmayı amaçladık. Hem demiryolu hem de yaya odaklı çevreci projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmak istedik.

Önümüzde bir karar, nedir bu inşallah Sirkeci garından bu istikamette tarihi eserler başta olmak üzere buraları sıfır kilometre yenilemeye ve buralardan inşallah sadece İstanbul’a değil tüm dünyaya mesajımızı vermeye kararlı mıyız? 5 yıl boşa geçti. Niye birşey yapılmadı, yapamazlar. Yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok. İşte Sirkeci’den geldiğimiz noktaya kadar tüm binalar yıkık dökük. Surlar yıkık. İşte bunları da yine inşallah biz yapacağız. Bugün amacımızı gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz.

Şehrimize raylı sistem hattından öte kültürel turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkanların da olduğu son derece modern ulaşım projesini kazandırmış olacağız. Bu hattın hizmete alınmasıyla birlikte İstanbul’daki raylı sistem hattının toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır. Demiryolu inşası yapmayıp çevrede yaşayan insanların konforunu artıracak düzenlemeleri gerçekleştirdik. Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni durağı mevcut hatta ilave ettik. Yaparsa AK Parti yapar.

“785 MİLYON EURO KATKISI OLACAK”

Hattın 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden biri olan hattın ülkemize, şehrimize, ilçemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Hattın İstanbulumuza kazandırılmasında emeği geçen bakanlık, bakanımız ve ekibini gönülden tebrik ediyorum.

Bugün yeni tasarımıyla hizmete sunduğumuz bu hattın çok ibretlik hikayesi vardır. İlk bölümü 1871 yılında Yedikule-Küçükçekmece arasında hizmete girer. Yedikule’deki istasyon Eminönü’nden çok uzakta kalır. İş merkezi olan Sirkeci’ye kadar hattın uzatılması istenir. Uzantıların Topkapı Sarayı’nın sahil kesiminden geçecek olması tereddüt yaşatır. Durum Sultan Abdülaziz’e anlatıldığında şu sözleri ifade eder: Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin, razıyım der. 

“İSTANBUL BİZE NİYE DEVREDİLDİ, BU PİSLİKLERDEN KURTULMAK İÇİN”

Ecdat söz konusu vatana millete devlete hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin husumet beslediği ecdadın tavrı işte budur. “Bugün halen kullandığımız pek çok eser kurum ve kuruluşun altında ecdadın imzası bulunuyor. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakanlara şükran borcumuzu başkaları gibi istiskal ederek değil yadigarlarını ihya ederek ödüyoruz. Geçmişte atalarımızın hayalini kurduğu Marmaray, Avrasya Tüneli gibi projeleri tek tek hayata biz geçirdik. Bizim siyasette tek ilkemiz vardır, o da millete hizmetkarlıktır. Bunun önemini tarihimize baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Burada şu gerçeği tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Biz yaklaşık yarım asırdır siyaset yoluyla ülkemize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. 30 sene önce İBB Başkanı olarak devraldığımız sorumluluğu taşımayı sürdürdük. Gençler bilmeyebilir. Anne babalar bilir. Şöyle bir hafıza kaydımızı tazeleyelim. 94’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi çöp çukur çamur. Kim vardı iktidarda? CHP. Yani şu andakinin büyükleri. İstanbul bize niye devredildi, bu pisliklerden kurtulmak için. Rahmetli Kadir Bey, İstanbul’a yeni bir çehre verdi. İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras Kadir Bey’le ta bu şahsa kadar geldi. Bu şahıs nasıl olduysa bu görevi aldı. İstanbul yine çöp çukur çamur oldu mu, oldu. Diyoruz ki yeniden İstanbul. Durmak yok yola devam. Bunda kararlı mıyız? 

“BUNLARA GEREKEN DERSİ 31 MART’TA VERMEYE HAZIR MIYIZ?”

30 yıllık süreçte nelerle karşılaştığımızı milletimiz çok iyi hatırlıyor. Terör örgütlerinden 15 Temmuz ihanetine İstanbul’un sokaklarından tarumar edildiği Gezi vandallığına kadar nice saldırılara maruz kaldık. Uyduruk gazete küpürleri üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. Doğrudan şahsımız ve hükümetimiz hedef alındı. Attığımız her adım bu ülkenin ana muhalefet partisi tarafından iptal edilmek üzere mahkemelere götürüldü. Ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri engellenmek istendi. İşte Marmaray. Kim yaptı bunu, biz yaptık. Ya bir de sen birşey yap. Sancaktepe’de mevcut metronun açılmış kuyusunu doldurmak suretiyle hizmet ettiğini zanneden, Kağıthane’de temel atma değil, temel atmama töreni yapacak kadar zavallı yönetim var. Bunlara gereken dersi 31 Mart’ta vermeye hazır mıyız?

Tek tek saymaya kalksak saatler sürecek sayısız engelle karşılaştık. Tüm bunlara rağmen ülke ve millete hizmetten sapmadık. Bugün geriye doğru şöyle baktığımızda Fatih’in emaneti olan bu aziz şehirde değil vatan toprağının her bir karışında eserimizin mührü olduğunu görüyoruz. 

“SULTAN FATİH’İN EMANETİ OLAN İSTANBUL, AŞKIMIZ, SEVDAMIZ, İLK VE SON GÖZ AĞRIMIZDIR”

Her beşer gibi bizim de eksiklerimiz olmuş olabilir. Ancak Türkiye ve Türk milletinin esenliği ve huzuru için verdiğimiz hasbi mücadelenin şahidi bu ülkenin tamamıdır. Şimdiye kadar şerefle taşıdığımız emaneti aydınlık yarınlarımızın Teknofest gençliğine gururla teslim edeceğiz. Tıpkı ecdat gibi şükranla yad edilecek güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halka hizmet, hakka hizmettir düsturuyla gönüller kazanmak için koşmaya koşturmaya devam edeceğiz. Sultan Fatih’in emaneti olan İstanbul, aşkımız, sevdamız, ilk ve son göz ağrımızdır. Hangi görevde olursak olalım İstanbul’dan hiçbir zaman kopmadık. Bugün de İstanbullu olarak tüm dünyanın göz bebeği olan bu şehrin meselelerini takip ediyor, İstanbul’u garip bırakmamak için çalışıyoruz. İstanbul’a hizmet sorumluluğu yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. İstanbul’a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar ihmalkarlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu. Trafik sorunu. Ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz değil mi? Attığı adım var mı? Toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. Bu noktalarda ne yaparız ederiz de bu işi çözeriz böyle bir dert yok. Metrobüsler yok. 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu bugün yüzde 64’e yükseldi. İstanbul halkı ailesiyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor.

“FETRET DEVRİNİ SONA ERDİRECEĞİZ”

Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul parolasıyla yeni hatları, ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz. Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini almasıyla birlikte projelerimiz hızlanacaktır. İstanbul’da bulunan zat veya zevat böyle bir imkana sahip mi? Değil. 31 Mart’tan itibaren Murat Kurum kardeşimizle birlikte Cumhur İttifakı Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden yeniden bismillah diyerek işe koyulacak fetret devrini sona erdireceğiz.

“ALGI VE SOSYAL MEDYA BELEDİYECİLİĞİ YAKINDA ZAMANDA SONA ERECEKTİR”

Kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz projelerle inşallah daha da güzelleştireceğiz. Deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stokunu yenileyeceğiz. Aralık ayının son haftasında yüzyılın dönüşümü İstanbul’u paylaşmıştık. Hibe haricinde kiracılara 100 bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Toplam hibe miktarımız 800 bin liraya ulaşıyor. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa algı ve sosyal medya belediyeciliği yakın zamanda sona erecektir.

İLK SÜRÜŞÜ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YAPTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışı yapılan Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında ilk sürüşü yaptı.
Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı bugün düzenlenen törenle açıldı. Açılış törenine başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve çok sayıda siyasi katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesi vatman koltuğuna geçerek ilk sürüşü gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından törenin yapılacağı alana geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın 15 gün ücretsiz olacağını açıkladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-5-yil-bosa-gecti/feed/ 0
‘Hedef 2024’te 100 milyon yolcu’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hedef-2024te-100-milyon-yolcu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hedef-2024te-100-milyon-yolcu/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:09:38 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6170 Pandemi sonrasında ‘intikam seyahatleri’yle hızlı büyümeye geçen havayolu sektörü, küresel resesyona rağmen 2024’e iddialı girdi.
Önceki gün şirketin 2023 sonuçları ve 2024 hedeflerini paylaşmak üzere gazetecilerle bir araya gelen TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı (CEO) Serkan Kaptan, “Müthiş bir ocak ayı geçirdik. 2024’te turizmin çok başarılı geçmesini bekliyoruz” diye başladı söze. Kaptan, yılın tamamıyla ilgili hedeflerini ise “2023’te hedeflerimizin ötesinde büyüdük. Bu yıla da güçlü yolcu artışıyla başladık. Hedeflerimizi yukarı yönlü revize ettik. 2024’te 100-110 milyon yolcu ve 490 milyon FAVÖK bekliyoruz” sözleriyle özetledi.

YOLCU SAYISI YÜZDE 22 ARTTI

Serkan Kaptan’ın dikkat çektiği bir başka konu da küresel havacılık sektöründeki büyüme sinyalleriydi. “Bu yıl 9.7 milyar olarak öngörülen küresel yolcu trafiği 2042’de 20 milyara, 2052’deyse 25 milyara ulaşacak. Dış hat trafiği iç hatta göre, gelişmekte olan pazarlar gelişmiş ekonomilere göre daha hızlı büyüyecek” dedi. Ardında da havacılığın merkezinin doğuya kaydığını vurguladı ve ekledi: “Türkiye en büyük yedinci havacılık pazarı konumunda. 2050’lere gelirken Britanya ve Japonya gibi ülkeleri geride bırakarak altıncı sıraya yükselecek.”

Peki bu resimde TAV Havalimanları neler yaptı? CEO Serkan Kaptan’ın verdiği bilgilere göre TAV Havalimanları’nın 2023’te hizmet verdiği yolcu sayısı yüzde 22 artarak 96 milyona ulaştı. Sekiz ülkede 15 havalimanı işleten şirketin geçen yılki cirosu da yüzde 25 artarak 1.3 milyar Euro oldu.

ÇİFT HANELİ ARTIŞ

Kaptan, “Zorluklara ve risklere karşın başarılı bir yılı geride bıraktık ve bu yıla da pozitif başladık. Türkiye’de ve yurt dışında işlettiğimiz neredeyse tüm havalimanlarımızda 2023’te yolcu trafiği çift haneli arttı. Özellikle dış hat yolcumuz yüzde 25 artarak 63 milyona ulaştı” dedi.

Kaptan, dış hatta yakalanan bu başarışı şöyle anlattı: “Rusya-Ukrayna savaşının etkisine karşın Batı Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden havalimanlarımıza gelen ziyaretçi sayısında önemli bir artış oldu. Rusya’dan gelen trafik 2019’a göre yüzde 40 azalırken, Almanya’dan yüzde 24, İngiltere’den yüzde 58 artış yaşandı. Umre ve hac kısıtlamalarının kalkmasıyla Medine yüzde 49 artışla 9.4 milyon yolcu ağırladı. Çin’den Batı’ya giden ticaret rotası üzerinde önemli bir kargo durağı da olan Almatı Havalimanı da yüzde 32 artışla 9.5 milyon yolcuya ulaştı. Gelirlerimizin yüzde 61’i yurtdışı operasyonlarımızdan.”

2.5 MİLYAR EURO’LUK YATIRIM

Kaptan, yapılan yatırımlara ilişkin de, “Şu an Antalya, Ankara ve Almatı’da yaklaşık 1.2 milyar Euro’luk yatırım yapıyoruz. Şirketin geleceğini oluşturmak üzere 2021 ile 2025 arasında ön kira ödemeleri ve satın almalarla birlikte 2.5 milyar Euro’luk bir yatırım programını hayata geçirdik. Küresel yolcu büyümesi, önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 2.4 trilyon dolarlık havalimanı yatırımı gerektiriyor. Türkiye ve yurtdışındaki havalimanlarımıza yaptığımız yatırımlar, sahip olduğumuz bilgi birikimi TAV Havalimanları’nın önümüzdeki dönemde büyümesinin altyapısını oluşturacak” şeklinde bilgi verdi.

ALMATI’DA YENİ TERMİNAL HAZİRANDA

TAV Havalimanları CEO’su Serkan Kaptan, Orta Asya’daki önemli kapılardan biri olan Kazakistan’ın Almatı Havalimanı’nda yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Kaptan, “2024’te Almatı, 2025’te de Antalya ve Ankara’da yeni terminallerin devreye girmesiyle ciddi bir kapasite artışı elde edeceğiz. Yolcu memnuniyeti ve ticari gelirlerimizde önemli bir artış olacak. Almatı’da haziran ayında yeni terminali hizmete alıyoruz. Orta Asya’da kesinlikle büyümek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hedef-2024te-100-milyon-yolcu/feed/ 0
Gelir İdaresi rehber hazırladı… Ev sahipleri için beyan dönemi başlıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelir-idaresi-rehber-hazirladi-ev-sahipleri-icin-beyan-donemi-basliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelir-idaresi-rehber-hazirladi-ev-sahipleri-icin-beyan-donemi-basliyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:04:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6168 GEÇEN yıl elde edilen kira gelirleri için beyan dönemi 1 Mart tarihinde başlayacak. 2023 yılı için istisna tutarı 21 bin lira. 21 bin liranın üzerinde gelir elde edenler kira gelirini beyan edecekler. 2023 yılında konutunu 1.700 liraya kiraya veren bir kişi, yıl boyunca 20 bin 400 lira kira geliri elde ediyor. Bu durumda elde edilen gelir istisnanın altında olduğu için beyanname verilmesine gerek olmayacak.

BEYAN YOKSA YARARLANAMAZ

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı rehberde, binaların konut olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın 2023 yılı için 21 bin lirasının gelir vergisinden istisna edildiği belirtildi. Konut kira geliri elde eden kişilerin, yıllık olarak tespit edilen istisna tutarının altında kira geliri elde etmeleri halinde bu gelirleri için beyanname vermesine gerek bulunmayacak. Konutlardan elde edilen kira gelirleri, süresinde beyan edilmez veya eksik beyan edilirse, 2023 yılı için belirlenen 21 bin liralık istisnadan yararlanılamayacak. Ancak, Gelir İdaresi herhangi bir tespit yapmadan önce, süresinde beyan edilmeyen veya süresinde verilen beyannamede yer almayan konut kira gelirlerini, süre geçtikten sonra beyan edenler istisnadan yararlanabilecek. İstisna tutarının üstünde kira geliri elde edenler ise beyan edilen kira gelirinden 21 bin lirayı düşebilecekler.

MİRASÇILAR DİKKAT

Rehbere göre, bir konuta birden fazla kişinin ortak olması halinde, bu konuttan elde edilen kira gelirlerinin vergilendirilmesinde, 2023 takvim yılı için belirlenen 21 bin liralık istisna tutarı her bir ortak için ayrı ayrı uygulanıyor. Ayrıca miras kalmış bir konutta eğer miras paylaşılmamışsa, her bir mirasçı istisnadan ayrı ayrı yararlanabiliyor. KİMLER YARARLANAMAZ Rehberde kimlerin istisnadan yararlanamayacağı da tek tek sayıldı. Buna göre ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar istisnadan yararlanamıyor. 21 bin liranın üzerinde konut kira geliri elde edenlerden beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı üçüncü gelir diliminin ücretler için geçerli olan 2023 yılı için belirlenen 550 bin liralık tutarı aşanlar da 21 bin liralık istisnadan yararlanamıyor.

ÖRNEKLE ANLATILDI

Gelir İdaresi Başkanlığı istisnadan nasıl yararlanılamayacağını bir örnekle anlattı. Buna göre, bir mükellef kiraya verdiği konuttan 120 bin lira kira geliri, tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş 180 bin lira iş yeri kira geliri ve 360 bin lira da ücret geliri elde etmiş olsun. Bu kişinin 2023 yılında elde ettiği toplam gelir 660 bin lirayı buluyor. 660 bin lira 2023 yılı için belirlenen 550 bin liralık sınırı aştığı için mükellef 120 bin liralık kira gelirini beyan ederken 21 bin liralık istisnadan yararlanamayacak.

DİLEKÇE İLE BİLDİRİLEBİLİR

Gayrimenkulden herhangi bir kira geliri elde edilmemesi ya da ilgili takvim yılı için belirlenen istisna tutarının altında gelir elde edilmesi halinde beyanname verilmeme gerekçesi bir dilekçe ile vergi dairesine bildirebilecek. Rehberde, dilekçe verme nedenleri, “İstisna altında kira geliri elde ettim (konut), kira geliri elde etmedim, gayrimenkulü sattım, kendim oturuyorum, usul (üstsoy), füru (altsoy) veya kardeşim oturuyor, beyan sınırı altında kira geliri elde ettim (iş yeri, diğer, hak)” olarak sıralandı.

 

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/gelir-idaresi-rehber-hazirladi-ev-sahipleri-icin-beyan-donemi-basliyor/feed/ 0
KOBİ’ler için yeşil dönüşümün yol haritası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobiler-icin-yesil-donusumun-yol-haritasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobiler-icin-yesil-donusumun-yol-haritasi/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:54:27 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6163 HÜKÜMETLER, sivil toplum kuruluşları ve üreticiler yeşil dönüşüm gerçeğiyle yüzleşti. Özellikle son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri ve jeopolitik gerilimler nedeniyle oluşan enerji krizi karşısında pek çok ülke somut adımlar atmaya yöneldi. Avrupa Birliği’nin karbon emisyonlarının azaltılması yönündeki çalışmaları, özellikle de Yeşil Mutabakat’a sağlanacak uyum doğrultusunda uygulamaya geçecek olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) tüm sektörleri etkilemeye başladı.

Ekonominin çarklarının dönmesinde ve tedarik zincirinde stratejik önem sahip olan ’ler de bu dönüşüm sürecinde kritik bir noktada. Odağında ihracat olan ya da ihracatçı firmaların tedarikçisi konumundaki KOBİ’ler, ya dönüşüme ayak uyduracak ya da büyük fırsatı kaçıracak.

Peki emisyon azaltımı için KOBİ’ler nasıl bir yol haritası izlemeli? Enerji hizmet şirketi ESCON Enerji’nin CEO’su Onur Ünlü, bu dönüşüm sürecini avantaja çevirerek pazar payını artırmayı hedefleyen KOBİ’lerin izlemesi gereken adımları şöyle özetledi:

İŞTE ADIM ADIM SÜREÇ

1. “Yeşil dönüşüm denildiğinde bugün ilk akla gelen başlıklardan biri yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak, örneğin fabrikanın çatısına güneş panelleri yerleştirmek. Oysa yenilenebilir enerji yatırımları, emisyon azaltım yol haritasının son adımı. Verimli bir emisyon azaltım süreci için ilk adımı, enerji hizmet şirketleri tarafından emisyon düzeyinin ve zamanlamanın belirlenip enerji etütlerinin yapıldığı ‘Hazırlık’ süreci oluşturuyor.

2. Ardından iş yerinde gereksiz enerji tüketiminin azaltılması için çalışanlarda bir kültür oluşturmaya yönelik ‘Tasarruf’ adımı geliyor.

3. Üçüncü adım olan ‘Verimlilik 1’ kapsamında yalıtım eksikliklerin giderilmesi, kaçakların onarılması, pompa veya fan gibi elektrik motorları ile çalıştırılan (tahrik edilen) sistemlerin değişmesi ya da atık ısı geri kazanımı gibi temel çalışmalar yapılıyor.

4. Devamında ise yardımcı tesis ve proses sistemlerinin modernizasyonu ve optimizasyonu gibi daha kaplamlı çalışmaları içeren ‘Verimlilik 2’ adımı geliyor.

5. İlk dört adımda amaç, enerji tüketimini minimize etmek. Beşinci adım olan ‘Dönüşüm’de ısı pompası, elektrifikasyon, yeşil hidrojen ve kaynak dönüşümü gibi çalışmalarla fosil yakıtlardan çıkışı tamamlamak gerekiyor.

6. Yol haritasının altıncı ve son adımı olan ‘Yeşil Dönüşüm’ sürecinde ise güneş, rüzgar, biyokütle enerji gibi yenilenebilir kaynaklara yatırım yapılarak karbon emisyonu sıfırlanabiliyor.”

İKİ ENGEL VAR
FARKINDALIK VE FİNANSMAN

KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecinde yaşadığı en büyük iki engelin ‘farkındalık düzeyi’ ve ‘finansman’ olduğunu belirten Ünlü, farkındalığın artması için kamunun, STK’ların ve enerji hizmet şirketlerinin çalışmalar yaptığını, Türkiye’nin 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nda da KOBİ’lere yönelik temel enerji verimliliği tedbirlerini içeren tanıtım materyallerinin KOSGEB işbirliği ile hazırlanacağını söyledi. Aralık ayrında açıklanan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni hatırlatan Ünlü, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından KOSGEB, TÜBİTAK ve Dünya Bankası işbirliğinde yürütülen bu proje ile KOBİ’lerin yeşil dönüşümü verimli bir şekilde gerçekleştirmeleri için 450 milyon dolarlık destek sağlanıyor. Projenin 250 milyon dolarlık KOSGEB ayağında her bir şirkete verimlilik projeleri için 4 milyon TL’ye kadar, güneş enerjisi yatırımları için ise 14 milyon TL’ye kadar destek sağlanacak. Bu projelerin tasarlanması ve hayata geçirilmesi sürecinde ESCON Enerji olarak KOBİ’lere destek oluyoruz” dedi.

“Kamu desteklerinin yanı sıra bir diğer seçenek de Enerji Performans Sözleşmeleri (EPS)” diyen Ünlü, ESCON Enerji olarak 2008 yılında Türkiye’deki ilk EPS’yi yaptıklarını ifade ederek EPS’yi şöyle anlattı: “EPS kapsamında projenin maliyetini enerji hizmet şirketi olarak biz üstleniyoruz. İşletmeler hiçbir risk almıyor. Gelecekte yapacakları tasarruftan vermeyi taahhüt ettikleri pay ile işletmelerini enerji verimliliği yüksek hale getirebiliyorlar.”

DÖNÜŞENİN PAZAR PAYI ARTAR

Yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlayıp karbon emisyonunu düşüren şirketlerin başta AB ile olmak üzere ihracattaki payını artırırken dönüşüm gerçekleştirmeyen firmaların ise bu payını kaybetmeye başlayacağını belirten Ünlü, “Büyük tedarik zincirlerinin karbon nötr olabilmesi için üretimden lojistiğe kadar tüm tedarikçilerinin benzer şekilde emisyonlarını sıfırlaması gerekiyor. Dolayısıyla bu firmalar, yeşil dönüşüm için çalışmaya başlayan KOBİ’lerden aldıkları ürün adedini artırırken dönüşüm yapmayanlardan aldıkları adetleri düşürmek zorunda kalacak. Bu nedenle KOBİ’ler yeşil dönüşüme odaklanmalı. Üstelik Türk KOBİ’lerin önemli bir avantajı daha var. AB Yeşil Mutabakatı bölgesel ticareti teşvik ettiğinden coğrafi avantajımız sayesinde ihracatımızı daha da artırabiliriz. Dolayısıyla KOBİ’ler için çifte fırsat söz konusu” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kobiler-icin-yesil-donusumun-yol-haritasi/feed/ 0
Son dakika… Araç sahibi herkesi ilgilendiriyor! 2 yıl süresi var… Sigorta şirketlerinden para alabilirsiniz… İşte değer kaybı tazminatını almanın yöntemleri https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-arac-sahibi-herkesi-ilgilendiriyor-2-yil-suresi-var-sigorta-sirketlerinden-para-alabilirsiniz-iste-deger-kaybi-tazminatini-almanin-yontemleri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-arac-sahibi-herkesi-ilgilendiriyor-2-yil-suresi-var-sigorta-sirketlerinden-para-alabilirsiniz-iste-deger-kaybi-tazminatini-almanin-yontemleri/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:51:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6160 Trafikte kaza her an olabiliyor. Çok iyi sürücü olunsa da dikkatsiz bir sürücü tarafından aracınıza hasar verilmesi ihtimali oldukça yüksek. Bunun için trafik sigortası olması yeterli gibi görünse de trafik sigortasından tamirat-tadilat sonrası değer kaybı da talep ediliyor.

Kaza sonrasında hasar gören araçlar TRAMER sistemine işleniyor ve kusur oranları görülüyor. Bu aşamadan sonra kusursuz taraf aracı onarıldıktan sonra karşı tarafın sigorta şirketine başvurarak değer kaybının ödenmesini talep edebiliyor. Ülkemizde “Hak geçmesin, kazadır olur, adamın cebinden ekstra para çıkmasın” diye değer kaybı tazminatlarına başvuru düşük kalıyor. Bu aşamada kusurlu olan taraftan para çıkmıyor ve değer kaybını sigorta şirketi ödüyor.

DEĞER KAYBINDA FORMÜL BELİRLENDİ

Değer kaybı için aracın modeli ne olursa olsun değer kaybı için başvuru yapılıyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, değer kaybının nasıl hesaplanacağını da açıkladı. Hesaplama yapılacak formülde aracın modeli, kilometresi, piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasar nedeniyle değişen parçanın değerinin nasıl hesaplanacağı formülle sabitlendi.

DEĞER KAYBINI EKSPER BELİRLEYECEK

Değer kaybına ilişkin formülle hesaplamayı sigorta şirketinin belirlediği eksper düzenliyor ve hesaplamayı yapıp sigorta şirketine bildiriyor. Bu aşamanın ardından sigorta şirketi ödeme günü belirleyip mağdur tarafa parasını nakit olarak banka hesabı aracılığıyla ödüyor.

TÜM HASARLAR İÇİN ÖDEME YAPILIYOR

Aracın en basit onarımı yapılacak parçasından en ağır hasarlara kadar ödeme yapılıyor. Örnek vermek gerekirse tamponunuzda oluşan bir çizik için de değer kaybı tazminatına başvurabilirsiniz. Aracınız çok eski ya da yüksek kilometreli olsa da başvurabiliyorsunuz.

NASIL TAZMİNAT ALINACAK?

Trafik kazası anında oluşturulan tüm evrakları kaybetmemeniz gerekiyor. Başvuruyu yaparken hasar ekspertiz raporu (bunu eksper dosyaya ekleyecek), aracın ruhsat fotokopisi, sürücü belgesi, hasar fotoğrafları, banka hesap bilgisi (IBAN), kaza tespit tutanağı fotokopisini toplayarak ilgili sigorta şirketinin varsa internet sitesi üzerindeki sekmeden yoksa irtibat kurarak evrakları bizzat teslim edip tazminatınızı alabilirsiniz. Birçok sigorta şirketi bu işi internet üzerinden oluşturdukları sayfaya yüklemeler yapılarak çok kolay şekilde başvuru yapılmasını sağlıyor.

ARACILARA, AVUKATLARA, KOMİSYONCULARA GÜVENMEYİN

Bu işlemi yaparken aracı, komisyoncu, avukatlara para kaptırmayın ve değer kaybı tazminatı işlemlerini kendiniz yürütün. Şayet çok yüksek rakamları sigorta şirketinden alacağını iddia eden avukat, aracı ve komisyoncu varsa bu durumu tutanak altına alın ve tutarı belirleyin. Belirlenen tutarda mutabık kalındığına dair sözleşme yapın ve gerekirse tutar kadar çek-seneti makul bir süre için avukat, aracı ve komisyoncudan talep edin. Verilen çekin karşılığını sorgulamayı, senete de kefil eklemeyi unutmayın. Bunları yapmıyorlarsa kesinlikle güvenmeyin.

Sizin yapacağınız birkaç işlemden fazlasını yapmayıp paranızdan da yüksek komisyon talep edeceklerdir. İşlemlerinizi kendiniz yürütün. Eksik bir evrak varsa sigorta şirketi zaten sizinle iletişime geçecektir.

TAZMİNATI DÜŞÜK BULURSANIZ İTİRAZ EDEBİLİRSİNİZ

Değer kaybı tazminatını düşük bulursanız dava açarak itiraz hakkınızı kullanabilirsiniz. Ancak Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun formülü uygulanacağı için dava gibi süreçler olumlu sonuçlanmayabilir. Bu nedenle avukat masrafı vs… uğraşmamak için çıkan tazminatı kabul edebilirsiniz.

2 YIL SÜRESİ VAR

Değer kaybı tazminatına başvurmak için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde sigorta şirketine başvurulması gerekiyor. Aynı araçla defalarca kazaya karışılıp haklı taraf olursanız her kaza için değer kaybı talep edebilirsiniz. Farklı araçlar için de haklı tarafsanız yine değer kaybı tazminatı alabilirsiniz. Aracınızı satmış olsanız da başvuru yapabiliyorsunuz.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-arac-sahibi-herkesi-ilgilendiriyor-2-yil-suresi-var-sigorta-sirketlerinden-para-alabilirsiniz-iste-deger-kaybi-tazminatini-almanin-yontemleri/feed/ 0
Yasak aşkı ortaya çıkınca oğlunu öldürdü! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasak-aski-ortaya-cikinca-oglunu-oldurdu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasak-aski-ortaya-cikinca-oglunu-oldurdu/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:51:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6159 Başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz’in paylaştığı, kadrosunda Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan ve Merve Ateş gibi isimlerin yer aldığı Yargı 84’üncü bölümüyle ekrana geldi.

Dizinin yeni bölümünde;

İclal Savcı ile konuşan Ilgaz’ı, Ceylin gördü. İkilinin keyifli anları Ceylin’i rahatsız etti.

Savcı İclal, Cellat Kadir’i kimin öldürdüğünü öğrenmek için ilacı alan şahsın peşine düştü. Komiser Fırat, Ilgaz’la buluşup gizli tanığın öldürüldüğünü söyledi.

Kubilay Amir de İclal Savcı’ya eczaneye Ceylin ve Yekta’nın gittiğini, ikilinin ilacı alan kişinin görüntüsünü sildiğini söyledi.

EŞİNİZİ Mİ KORUYORSUNUZ?

Ilgaz’a rest çeken İclal, ‘eşinize siz mi destek veriyorsunuz’ diye sordu. Ilgaz ise böyle bir şeyin olmadığını söyledi.

Mustafa’nın öldürüldüğü gara gelen Ceylin ve Yekta, Ilgaz’ı görmek istedi.

Ilgaz, Yekta ve Ceylin’i cinayetin işlendiği alana alıp, ‘Bu gördüğünüz Yiğit’in abisi Mustafa, bizim gizli tanığımızdı. Kardeşini öldüreni görmüş, ifade vermek için yanımıza geliyordu. Bu cinayetin sorumlusu içimizden biri.’ sözleriyle Ceylin’i suçladı. Ceylin de ‘Sorguda mıyız’ çıkışını yaptı.

Komiser Fırat gizli tanık olduğunu Ceylin’e söylediğini itiraf etti. Çok sinirlenen Ilgaz, eşine tepki gösterdi.

MERDAN DEDE PARALARI DAĞITTI

Merdan Dede, Parla’yı çağırıp yardım istedi. Paraları, Parla aracılığıyla dağıtan Merdan bir an önce mağdur kızlara ulaşması için harekete geçti.

Cellat Kadir’in paralarını bir kısmını Merdan Dede’den gizlice kendine ayıran Osman yakalandı. Merdan, Osman’a tepki gösterip, evden kovdu.

CEYLİN VE YEKTA AÇIĞA ÇIKTI

Eczacıyı ifadeye çağıran İclal, Yekta ve Ceylin’in fotoğraflarını gösterip ‘görüntüleri sildiren bu şahıslar mı’ diye sordu. Eczacı da ‘şahıslar bunlar’ sözleriyle teyit etti.

Kubilay amir, İclal’in emriyle Ceylin ve Yekta’yı adliyeye çağırdı. Ceylin ise ‘toplantıdayız’ deyip gitmedi.

Çocuk büroda çalışan Fırat Komiser, Ilgaz’ın talimatıyla görev yerine gönderildi.

Fırat Komiser’in Ceylin’e ‘gizli tanık var’ dediği anın görüntülerini izleyen ekip, Mustafa’nın ailesinden şüphelendi.

Feyyaz’ı sorguya alan Ilgaz, yeğeni Mustafa’nın gizli tanık olduğunu ve bu sabah öldürüldüğünü söyledi.

Yiğit’in amcası Feyyaz’ın verdiği ifadeleri tek tek masaya koyan Ilgaz, neden yalan söylediğini sordu.

Daha sonra Cennet’in yanına giden Ilgaz, olay günü ne yaptığını sordu. Cennet de evde olduğunu, dizi izlediğini söyledi.

BEDELİNİ ÖDETİRİM 

Yekta ve Ceylin, Savcı İclal’in yanına gitti. İclal ikiliye Kadir Adarlı’yı öldüren ilacın satıldığı eczaneye neden gittiklerini sordu.

Ceylin de müvekkilini savunmak için araştırma yaptığını, görüntü silmediklerini belirtti.

İclal Savcı ‘Görüntüyü sildiğinizi kanıtlarsam ödetirim bedelini’ sözleriyle ikiliye gözdağı verdi.

ILGAZ CİNAYETİ ÇÖZDÜ

Ilgaz, Yiğit’in annesi ve amcasının yasak aşkını gördüğü için öldürüldüğünü öne sürdü.

Mustafa’nın da bu olaya şahit olduğu için gizli tanık olarak ifade vermek istediğini söyledi.

Eren Komiser, Feyyaz ve Cennet’i nezarethanede bir araya getirdi. Şüpheli ikili tedirgin oldu.

Mustafa’nın babası ve üvey annesi serbest bırakıldı. Alper’i odasına çağıran Ilgaz, Yiğit’in ardından oğlu Mustafa’nın da öldüğünü söyledi.

OSMAN İKİ KADIN ARASINDA KALDI

Osman, eski aşkı Zümrüt’ün verdiği kargoyu istediği yere götürdü. Daha sonra Zümrüt’ün yanına giden Osman ‘beni bu iş için mi çağırdın’ diye sordu. Zümrüt de ‘Bu kapıyı açsam girebilecek misin içeri? Sence ben artık evli bir adamın metresi olur muyum, oradan bir çare mi gözüküyorum? Kapı ardına kadar açık gireceksen, Aylin’siz var mısın’ diye sordu. Osman ise sessiz kaldı.

KATİL KİM?

Ceylin, adliyede Ilgaz ile bir araya geldi. Feyyaz ve Cennet’in şüpheli olduğunu öğrenen Ceylin şaşkınlık yaşadı.

Ilgaz, Cennet’i sorguya aldı ‘Feyyaz’la ne zamandır ilişkin var’ diye sordu. Cennet bunun iftira olduğunu söyleyip, inkar etti.

Ilgaz, büyük oğlu Mustafa’nın da öldürüldüğünü söyleyince Cennet sinir krizi geçirip, gözyaşlarına boğuldu.

Köşeye sıkışıp yasak aşkı itiraf eden Cennet, ‘Ben öldürmedim, oğlumu Feyyaz öldürdü. Ben engel olamadım elleriyle boğdu yavrumu’ dedi.

Duydukları karşısında şoke olan Ceylin, ‘Durdurmadın mı’ diye sordu. ‘Adam evladını boğarken sen… Sen annesin evladın gözünün önünde boğulurken ne yaptın. Biz senin acına inandık, ben sana inandım. Oğlunun ölüm haberini biz verdik sen bizi kandırmışsın. Herkes anne olmamalı’ sözleriyle çılgına döndü.

FEYYAZ İTİRAF ETTİ

Eren Komiser de Feyyaz’ın yanına gidip ‘Biliyoruz Yiğit’i sen öldürmüşsün’ sözleriyle kafasını karıştırdı.

Ilgaz daha sonra nezarete inip Feyyaz’a o gece ne olduğunu sordu.

Cennet ile birlikte olduğunu itiraf eden Feyyaz, Yiğit’in o gece onları gördüğünü söyledi.

‘Yiğit bizi görünce, Cennet panikledi. Yiğit’i yatırdı, yüzüne yastık bastırdı engel olamadım. Yastığı kaldırdım, Yiğit nefes almıyordu. Aldım bodruma götürdüm, herhalde Mustafa o sırada gördü. Ben öldürmedim sadece taşıdım’

Feyyaz’ı da Cennet’in yanına getiren Ilgaz ikiliyi yüzleştirdi. İkili birbirini suçladı. 

Feyyaz, ‘avukata gizli tanık var’ diye söyledim. ‘Bir dernek var, sana bu iyiliği yapar, zamanı gelince de senden bir iyilik ister’ dedi. Ama o derneği ya da kişileri bilmiyorum. Gizli tanığın da Mustafa olduğunu bilmiyordum.’ ifadesini verdi.

ÇINAR ORTADAN KAYBOLDU

Kadir Adarlı’nın öldürülmesinin ardından ortadan kaybolan Çınar, tek başına kaldı.

Tuğçe ile Savcı Efe, Parla’ya yeni evine taşınması için yardım etti. Apartmanda Efe Savcı’yı gören Ceylin, Çınar’ı bulması konusunda kendisine yardım etmesini istedi.

Kızı Parla’ya yardım eden Aylin eve dönüş yolunda eşi Osman’ın ‘ben boşanmak istiyorum’ sözleriyle neye uğradığını şaşırdı.

Mustafa’nın cinayetini araştıran Komiser Eren, yeni bilgileri Ilgaz’a verdi. Mustafa’nın zehirlenerek öldürüldüğünü söyledi. Trende Mustafa’nın yanına bir kadın oturduğu da tespit edildi.

OKLAR ÇINAR’IN ÜSTÜNDE!

Ilgaz, Mustafa’nın adının yazıldığı zarfın açıldığını öğrendi. Yardımcısı Eda’ya odasına giren olup olmadığını soran Ilgaz, ‘hayır cevabını’ aldı. Başsavcının yardımcısı ise  ‘Kardeşiniz Çınar o gün adliyedeydi’ dedi.

Kubilay amir de eczanenin kamera kayıtlarını inceleyip Çınar Kaya’nın olay günü eczaneye gittiğini İclal Savcı’ya bildirdi.

Kubilay amir ayrıca cezaevinde görevli Erdal’ın Çınar ile bir araya geldiği, ilaç alışverişinde bulundukları anın görüntüleri izletti.

Adliyedeki kamera kayıtlarını inceleyen Ilgaz odasına kardeşinin girdiğinden emin oldu. Ilgaz, Çınar için yakalama kararı çıkarttı.

Son yaşananlardan haberi olmayan Savcı Efe, Çınar’ın yerini Ceylin’e bildirdi. Ilgaz ve Eren, Çınar’ın yanına giderken Ceylin ve Yekta da ikiliden habersiz Çınar’la buluştu.

CEYLİN VE YEKTA, ÇINAR’I BULDU 

‘Cellat Kadir’in öldürülmesiyle ne alakan var’ diye soran Ceylin, Çınar’dan cevap bekledi. ‘Evden çıktıktan sonra benim yaşlarımda biriyle tanıştım. Onlara yaşananları anlattım ‘Kadir Adarlı’nın ölmesini istiyorum’ dedim. Onlar da ‘Kadir öldü’ diye geldiler. Sonra ben iyilik yaptığımı sanırken Kadir’i öldüren ilacı bana taşıttıklarını anladım. Bu insanları tanımıyorum, dernek gibi bir şeyler’

Çınar’ı alan Yekta ve Ceylin oradan uzaklaştı. Teslim olmak istediğini söyleyen Çınar’a Yekta , ‘Burada kurtardığımız sen değilsin Ceylin’ sözleriyle karşılık verdi. 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasak-aski-ortaya-cikinca-oglunu-oldurdu/feed/ 0
Bakan Özhaseki Kayseri’de: Elhamdülillah çalışıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride-elhamdulillah-calisiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride-elhamdulillah-calisiyoruz/#respond Wed, 06 Mar 2024 09:00:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6078 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki “Memduh beyin liderliğinde, ağabeyliğinde, önderliğinde tüm başkanlarımız hep beraber kol kola girip çalıştılar” dedi. Başkan Büyükkılıç da ticarette, tarım ve hayvancılıkta, turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, Kayseri’yi daha iyi noktalara taşımak için gayret ettiklerini söyledi.

Tüm kamu, kurum ve kuruluşlarla, iş insanları, esnaflarla bir araya gelmeye özen gösteren ve sürekli istişareler yapan Başkan Büyükkılıç, bu kapsamda çalışmalarına devam ediyor.

Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bir düğün salonunda gerçekleşen toplantıya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, genel sekreter yardımcıları, sanayici iş insanları, oda ve dernek başkanları, STK temsilcileri katıldı.

Burada iş insanlarına hitap eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, asrın felaketi olarak nitelendirilen deprem sürecini ve deprem bölgesinde yapılan hizmetleri anlatarak, “Elhamdülillah çalışıyoruz, 110 bin kişilik bir işçi ordusu, mühendisi, mimari var. 950 küsur şantiyede üretmeye de devam ediyor, çok şükür” dedi.

Kayseri’nin gıpta ile bakılan bir şehir haline geldiğini ifade eden Bakan Özhaseki, “Önümüzde hızlı tren var, lojistik köy var, havaalanı bitti, resmi açılışını Sayın Cumhurbaşkanımız gelince yapacak. 80 küsur milyar liralık devlet eliyle Kayseri’ye yatırım yapıldı. Bir taraftan da belediyeler eliyle o kadar çok iş yapıldı ki, gıpta ile bakılan bir şehir konumuna geldik. Birlikte rahmet var, çok şükür buralara geldik. Gece gündüz demeden çalıştık” diye konuştu.

“MEMDUH BEYİN LİDERLİĞİNDE, AĞABEYLİĞİNDE, ÖNDERLİĞİNDE HEP BERABER KOL KOLA GİRİP ÇALIŞTILAR”

Özhaseki, Başkan Büyükkılıç’ın liderliğinde tüm ilçe belediyelerin Kayseri’de kol kola çalıştıklarını belirterek, “Şimdi geldiğimiz bu seçimlerde, Kayseri’de geçtiğimiz dönemlerde Allah sizlerden razı olsun, 17 tane belediyeyi siz cumhur ittifakına teslim ettiniz. Memduh beyin liderliğinde, ağabeyliğinde, önderliğinde hep beraber kol kola girip çalıştılar. Bu birlikte olmanın rahmetini, bereketini hep birlikte yaşadık. Geldiğimiz noktada yine sizlere güveniyoruz. Birlikte hareket ederiz, hep beraber hizmet eder, bunun da bereketini yaşarız. Kayseri şimdi gıpta ile bakılan şehir halinde. Kayseri’de huzuru, uyumu yakaladık, bugünlere geldik. Allah birliğimizi, dirliğimizi bozdurmasın, bozmak isteyenlere de fırsat vermesin” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da “Çok değerli bakanım her zamanki Kayseri’mize olan sevdanız ile bizlerin bu güzel akşamında yalnız bırakmadığınız için, teşriflerinizden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

“EN GÜZEL HİZMETLERLE BULUŞTURMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUZ”

Kayseri’de en güzel hizmetlerle buluşturmaya özen gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Hem sizlere hem de Kayseri’mizin güzel insanlarına layık olma yolunda 16 ilçe belediye başkanı kardeşimizle el ele, gönül gönüle vermek suretiyle sizlerin daha önce Kayseri’mizin her noktasına yapmış olduğunuz, her noktasındaki izlerinizi daha iyi noktalara taşıma, bir biblo gibi muhafaza etme, şehrimizi korumaya, en güzel hizmetlerle buluşturmaya özen gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, ticarette, tarım ve hayvancılıkta, turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, Kayseri’yi daha iyi noktalara taşımak için gayret ettiklerini vurgulayarak, “Kayseri’miz en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden birisidir. Bu şehri aynı zamanda tarım ve hayvancılık şehri olarak iyi bir noktaya taşıma adına, yerel yönetimleriyle, bakanlarıyla, kurum ve kuruluşlarıyla istişarelerde bulunduk. Bunun yanında turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, daha iyi noktalara taşıyıp, tanıtmak, sizlerin yapmış olduğu yatırımların üzerine ekleme mantığı içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki’ye Erciyes Master Planı kapsamında Erciyes Kayak Merkezi’ni kazandırdığı için teşekkürlerini ileten Başkan Büyükkılıç, yüzbinlerce kayakseverin Erciyes’te buluştuğunu, Yüksek İrtifa Merkezi ile sadece kış döneminde değil, yaz döneminde de Erciyes’in cazibe merkezi olacağını anlattı.
Birlik, beraberlik mesajı veren Büyükkılıç, “Hep çalıştık, koşturduk, ekip çalışması yaptık, ayrıştırmadık, ötekileştirmedik, merkezi ihya ve imar ettik, taşrayı da asla ihmal etmedik. Ne istediysek gerekli destekleri esirgemediniz, bu dönem için yapacağımız projelerle ilgili sizlerle istişare ettiğimizde hibe, kredi yoluyla, gerekli desteklerle, yol gösterici yaklaşımlarla bizleri yüreklendirerek, yanımızda oldunuz. Biz sizleri seviyoruz, sizlerin şahsında Kayseri Modeli, Özhaseki Modeli anlayışı ile çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride-elhamdulillah-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan seçim mesajı: 1 Nisan şakasını göstermiş olacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-secim-mesaji-1-nisan-sakasini-gostermis-olacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-secim-mesaji-1-nisan-sakasini-gostermis-olacagiz/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:57:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6075 İzmir’de düzenlenen ‘Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri’ toplantısına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Her 15 saniyede bir ülkemizden uçak geçiyor. 173 ülkeyle havayolu anlaşmamız var. Şuanda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz” dedi. Yerel seçimlere değinen Bakan Uraloğlu, “‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını 1 Nisan şakası ile göstermiş olacağız” diye konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen, ‘Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri’ konulu toplantıya katıldı. Bir otelde düzenlenen ve sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda; lojistik sektörünün önemi, sektöre dair çözüm önerileri ve gelecekte atılması gereken adımlar ele alındı.

Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ve haberleşme ile ilgili yapılan ve yapılacak olan çalışmalara dair bilgiler aktaran Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Kara yolu, demir yolu, hava yolu, deniz yolu ve haberleşmede varız. 2028’e kadar bin 780 kilometre daha otoyol yapmayı planladık ve yollarımızı da akıllandıracağız inşallah. Yine 2028’e kadar yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağımızı 28 bin kilometreye çıkaralım diye düşündük. 57 olan havalimanı sayımızı 61’e çıkarmış olacağız. Deniz yolunda deniz ticaretini ve mavi vatandaki etkinliklerimizi artıracağız. Haberleşme neredeyse sıfırdan 2000’li yıllarda olan geniş bant internetten tutun da GSM operatörlerindeki haberleşmelere, 5G’ye ve 6G’ye giden yolda hızla ilerleyeceğiz. Adil erişimi sağlayacağız. Etkinlik verimliliği ve maliyeti düşüreceğiz. Etkinlik ve verimliliği sağlayarak güveni artıracağız” dedi.

“173 ÜLKEYLE HAVAYOLU ANLAŞMAMIZ VAR”

Taşınan eşya ve insan sayısı arttıkça her sektörde de bir artış olacağının altını çizen Bakan Uraloğlu, “2023 yılındayız. 2035 var, 2053 var. Taşınan eşya ve insan arttıkça her sektörde bir artış olacak; fakat oransal olarak biz mutlaka deniz yolu ve demir yolunu, özellikle demir yolunu çok desteklememiz lazım. En az satırda da en yüksek artışların demir yolunda, yük taşımacılığında olduğunu ve olacağını öngörüyoruz. Biz de yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz. Yolcuda da benzer bir projeksiyon var. Tabi hava yolu yine burada kıymetli; fakat demir yolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona yapacağız. Her 15 saniyede bir ülkemizden uçak geçiyor. 173 ülkeyle havayolu anlaşmamız var. Şuanda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz” dedi.

“4 SAATLİK BİR UÇUŞ MESAFESİNDE 67 ÜLKEYE ULAŞABİLİYORUZ”

2023 yılına dair deniz yolu verilerini de aktaran Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon gayri safi milli hasılası var. 8,6 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Doğu-batı ekseninde ticaret genel anlamda gelişiyor; ama son zamanlarda kuzey güneyde de çok ciddi gelişmeler olduğunu sizlere ifade edebilirim. Esas koridor güney koridordan taşınan ve Kızıldeniz-Süveyş Kanalından taşınan, ağırlıklı olarak kullanılan koridor burası. Pekin’den çıkan bir yük Avrupa’ya, Londra’ya yaklaşık 35 günde varabiliyor. Yaşanan sıkıntılardan dolayı Ümit Burnunu dolaşıyoruz. Ümit Burnundan dolaşıldığı zamanda 45 binlere kadar çıkan bir denizyolu trafiği var. Bizim bunun için daha önceden planladığımız bir kalkınma yolu koridoru var. Irak’ın havalimanından başlayıp Ova Köy’e kadar bin 200 kilometre otoyol ve demir yolu, enerji nakil hatları ve iletişim hatları da dahil olacak. Sonra Ova Köy’den Gaziantep üzerinden, Şanlıurfa üzerinden bütün Kapıkule’ye kadar gidecek ve aynı zamanda da Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz’e ulaşabilecek bir koridor konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

31 MART’TA 1 NİSAN ŞAKASI VURGUSU

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere dair de konuşan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Buca’ya giderken trafik aksıyor. Biz yakın süreçte mutlaka ona başlamalıyız. Şimdiden hayırlı olsun. Yüksek Hızlı Tren inşallah geliyor. Biz tercihlerinden kaynaklı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını 1 Nisan şakası ile göstermiş olacağız.”

‘Milli maç 90 dakika, Ankara-İstanbul arası 80 dakika’ sloganıyla yapılacak olan hızlı tren projesine dair bilgiler aktaran Bakan Uraloğlu, Ankara-İzmir hızlı tren hattı projesini de 2026’nın sonunda, 2027’nin başında bitirerek hayata geçireceklerini, bitiş tarihinin resmi olarak 2028 gözükse de hedeflerinin 2026-2027 yılı olduğunu söyledi.

GÖKHAN TEMUR: “İZMİR ÜRETİM ÜSSÜ OLMAYA ADAY BİR YERDİR”

MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur da, “Bir ülkenin, bir şehrin gelişmişliği ve bir şehrin yaşanabilirliği ekonomisinin güçlü olması ve buna bağlı olarak da şehir planlamasının gücüyle ölçülmektedir. İzmir; coğrafi konumu, Avrupa ve dünya pazarına olan yakınlığı, kentin uygun yatırım alanlarıyla ve organize sanayi bölgeleriyle, üniversiteleriyle nitelikli iş gücüyle birlikte üretim üssü ve lojistik merkezi olmaya aday ve uygun bir yerdir. Kara yolu, demir yolu, deniz yolu, hava yolu gibi çeşitli ulaşım yolları sağlamaktadır. Bildiğiniz gibi tarihi İpek Yolu üzerindeki İzmir, Anadolu’daki ilk demir yolu hattına sahip olan bir şehrimizdir. Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’imiz; ticaretin, ihracatın büyük bir kısmını deniz yoluyla sağlamaktadır. İzmir Alsancak Limanımız bir konteyner limanı halinde devam etmekte olup; ancak yetersiz kalmaktadır” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’DAN SONRA İZMİR’İMİZİN DE İKİNCİ BİR AKTARMA MERKEZİ OLMASINI ÖNEMSİYORUZ”

Kara üzerinden de lojistik sahaların oluşturulması gerektiğinin altını çizen Temur, “Özellikle Kemalpaşa bölgesinde kurulacak olan lojistik merkezini önemsiyor ve destekliyoruz. Merkezi hükümetimizin son dönemde yapmış olduğu; İzmir-İstanbul Otoyolu, İzmir-Antalya Otoyolu gibi ve özellikle İzmir-Ankara hızlı tren projesi, İzmir-Çanakkale Otoyolu gibi birçok büyük ölçekli projelerin İzmir’in lojistik ağına, ticaretine büyük katma değer sağlayacak ve özellikle de kendimize ekonomik değer sağlamış olacaktır. İzmir’in hava yolu ulaşımında, altyapısında yapılan yatırımlar ve önemli gelişmeler son dönemde ivme kazanmıştır. İzmir’in havalimanının kapasitesi arttırılmış, İzmir Adnan Menderes Havalimanımız çok ciddi bir kapasiteye ulaşmıştır. İzmir’den doğrudan yurt dışına gönderilmesi gereken birçok hat bulunmaktadır. Bununla birlikte İzmir’den yurt dışına gelen hatların açılması, bölgemize ayrı bir ivme kazandıracaktır. İstanbul’dan sonra İzmir’imizin de ikinci bir aktarma merkezi olmasını önemsiyoruz” diye konuştu.

İZMİR VALİSİ: “FOSİL YAKIT KULLANAN ARAÇLARIMIZI AVRUPA’YA ALMAYABİLİRLER”

İzmir Valisi Süleyman Elban ise “Kalkınmayla, ihracatla, üretimle ilgili birçok hedeflerimiz var. Bu hedeflere erişmek ve rekabet etmek, daha ucuza bunları sağlamak için mutlak surette olmazsa olmaz anlamlardan bir tanesi lojistik; çünkü ürettiğimiz şeyleri daha ucuza götürebilmeliyiz. Sadece kara yoluyla ya da kara yolu taşımacılığıyla sadece şoför esnafının sırtına bırakarak bu lojistik işini çözmek söz konusu olamaz. Artık daha büyük ölçekli, dünya ölçeğinde iş birlikleriyle ve sürdürülebilirliği de asla terk etmeden; çünkü artık karbon ayak izi konusunda ve diğer dijital yeşil dönüşüm konusundaki üzerimizdeki baskıları düşündüğümüzde, çok kısa bir süre sonra muhtemelen bizim fosil yakıt kullanan araçlarımızı da Avrupa’ya almayabilirler. Onun için çok hızlı bir şekilde lojistik sektörümüzün dönüşümü konusunda hazırlık olmak zorundayız” cümlelerini aktardı.

Seçimi kazandıkları taktirde yapacakları projelerle İzmir’in lojistik altyapısını güçlendireceklerini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da, “ İzmir’in ekonomik kalkınmasında iş insanlarımızın oynadığı rol paha biçilemez. İş dünyası olarak sizlerin katkısı İzmir’in sadece ulusal değil, uluslararası sahalarla rekabet edilebilirliğini arttırıyor. Bu nedenle 1 Nisan sabahı iş insanlarımızın önünü açacak, iş potansiyellerini arttıracak ve yatırımı teşvik edecek projeyi hayata geçirmeyi umuyorum. İzmir’in ekonomik potansiyelini maksimize etmek, şehrimizi kalkınır hale getirmek hepimizin ortak gayesidir. Ulaşılabilir İzmir, İzmir Körfez Geçişi, Yeni Çevre Yolu gibi projelerimizle İzmir’in lojistik altyapısını güçlendirecek, ulusal ve uluslararası iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek bir şehir haline geçireceğiz. Şehrimizi sadece Ege’nin değil dünyanın ticaret merkezi haline getireceğiz” cümlelerini aktardı.

Toplantıda, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz da lojistik sektörüne dair konuşma yaptı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-secim-mesaji-1-nisan-sakasini-gostermis-olacagiz/feed/ 0
Bakan Özhaseki Kayseri’de https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:45:10 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6068 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki “Memduh beyin liderliğinde, ağabeyliğinde, önderliğinde tüm başkanlarımız hep beraber kol kola girip çalıştılar” dedi. Başkan Büyükkılıç da ticarette, tarım ve hayvancılıkta, turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, Kayseri’yi daha iyi noktalara taşımak için gayret ettiklerini söyledi.

Tüm kamu, kurum ve kuruluşlarla, iş insanları, esnaflarla bir araya gelmeye özen gösteren ve sürekli istişareler yapan Başkan Büyükkılıç, bu kapsamda çalışmalarına devam ediyor.

Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bir düğün salonunda gerçekleşen toplantıya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, genel sekreter yardımcıları, sanayici iş insanları, oda ve dernek başkanları, STK temsilcileri katıldı.

Burada iş insanlarına hitap eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, asrın felaketi olarak nitelendirilen deprem sürecini ve deprem bölgesinde yapılan hizmetleri anlatarak, “Elhamdülillah çalışıyoruz, 110 bin kişilik bir işçi ordusu, mühendisi, mimari var. 950 küsur şantiyede üretmeye de devam ediyor, çok şükür” dedi.

Kayseri’nin gıpta ile bakılan bir şehir haline geldiğini ifade eden Bakan Özhaseki, “Önümüzde hızlı tren var, lojistik köy var, havaalanı bitti, resmi açılışını Sayın Cumhurbaşkanımız gelince yapacak. 80 küsur milyar liralık devlet eliyle Kayseri’ye yatırım yapıldı. Bir taraftan da belediyeler eliyle o kadar çok iş yapıldı ki, gıpta ile bakılan bir şehir konumuna geldik. Birlikte rahmet var, çok şükür buralara geldik. Gece gündüz demeden çalıştık” diye konuştu.

“MEMDUH BEYİN LİDERLİĞİNDE, AĞABEYLİĞİNDE, ÖNDERLİĞİNDE HEP BERABER KOL KOLA GİRİP ÇALIŞTILAR”

Özhaseki, Başkan Büyükkılıç’ın liderliğinde tüm ilçe belediyelerin Kayseri’de kol kola çalıştıklarını belirterek, “Şimdi geldiğimiz bu seçimlerde, Kayseri’de geçtiğimiz dönemlerde Allah sizlerden razı olsun, 17 tane belediyeyi siz cumhur ittifakına teslim ettiniz. Memduh beyin liderliğinde, ağabeyliğinde, önderliğinde hep beraber kol kola girip çalıştılar. Bu birlikte olmanın rahmetini, bereketini hep birlikte yaşadık. Geldiğimiz noktada yine sizlere güveniyoruz. Birlikte hareket ederiz, hep beraber hizmet eder, bunun da bereketini yaşarız. Kayseri şimdi gıpta ile bakılan şehir halinde. Kayseri’de huzuru, uyumu yakaladık, bugünlere geldik. Allah birliğimizi, dirliğimizi bozdurmasın, bozmak isteyenlere de fırsat vermesin” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da “Çok değerli bakanım her zamanki Kayseri’mize olan sevdanız ile bizlerin bu güzel akşamında yalnız bırakmadığınız için, teşriflerinizden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

“EN GÜZEL HİZMETLERLE BULUŞTURMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUZ”

Kayseri’de en güzel hizmetlerle buluşturmaya özen gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Hem sizlere hem de Kayseri’mizin güzel insanlarına layık olma yolunda 16 ilçe belediye başkanı kardeşimizle el ele, gönül gönüle vermek suretiyle sizlerin daha önce Kayseri’mizin her noktasına yapmış olduğunuz, her noktasındaki izlerinizi daha iyi noktalara taşıma, bir biblo gibi muhafaza etme, şehrimizi korumaya, en güzel hizmetlerle buluşturmaya özen gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, ticarette, tarım ve hayvancılıkta, turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, Kayseri’yi daha iyi noktalara taşımak için gayret ettiklerini vurgulayarak, “Kayseri’miz en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden birisidir. Bu şehri aynı zamanda tarım ve hayvancılık şehri olarak iyi bir noktaya taşıma adına, yerel yönetimleriyle, bakanlarıyla, kurum ve kuruluşlarıyla istişarelerde bulunduk. Bunun yanında turizmde, eğitimde, sağlıkta, gastronomide, daha iyi noktalara taşıyıp, tanıtmak, sizlerin yapmış olduğu yatırımların üzerine ekleme mantığı içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki’ye Erciyes Master Planı kapsamında Erciyes Kayak Merkezi’ni kazandırdığı için teşekkürlerini ileten Başkan Büyükkılıç, yüzbinlerce kayakseverin Erciyes’te buluştuğunu, Yüksek İrtifa Merkezi ile sadece kış döneminde değil, yaz döneminde de Erciyes’in cazibe merkezi olacağını anlattı.
Birlik, beraberlik mesajı veren Büyükkılıç, “Hep çalıştık, koşturduk, ekip çalışması yaptık, ayrıştırmadık, ötekileştirmedik, merkezi ihya ve imar ettik, taşrayı da asla ihmal etmedik. Ne istediysek gerekli destekleri esirgemediniz, bu dönem için yapacağımız projelerle ilgili sizlerle istişare ettiğimizde hibe, kredi yoluyla, gerekli desteklerle, yol gösterici yaklaşımlarla bizleri yüreklendirerek, yanımızda oldunuz. Biz sizleri seviyoruz, sizlerin şahsında Kayseri Modeli, Özhaseki Modeli anlayışı ile çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kayseride/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Kayıtdışı istihdam engellenecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-kayitdisi-istihdam-engellenecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-kayitdisi-istihdam-engellenecek/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:39:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6056 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadın istihdamının artırılması için başlatılan İş Pozitif Fuarının Manisa’daki toplantısına katıldı. Manisa’daki bir otelde düzenlenen programda kadınlar salonu doldurdu. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, belediye olarak kadın istihdamına yönelik çalışmalarını anlattı. Kadınların iş hayatında ve üretimde var olmaları için çaba harcadıklarını kaydeden Ergün, açtıkları kurslar ve destekleriyle kadınlara verdikleri değeri gösterdiklerini söyledi. Manisa Valisi Enver Ünlü de, kentte kadın kooperatif sayısının 15’e ulaştığını, kadınların üretim ve istihdamda kendilerine yer edinebilmeleri için çalıştıklarını açıkladı.

Kadınlara seslenen Bakan Işıkhan, Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Bugün itibariyle ülke çapında bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm bölgelerimize ve 81 ilimize duyurmak üzere Türkiye turuna çıktık. Allah nasip ederse her hafta bir bölgemizde olacak şekilde 7 bölgemizin tamamında bu toplantılarımızı gerçekleştireceğiz. Manisa, gerek sanayisiyle, gerek ticaretiyle, gerek tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri. Bunun yanında; bir şehrin kalkınmasının en önemli faktörlerinden olan gerçek belediyecilik anlayışına sahip, Manisa’ya vizyon katmış bir belediye başkanı var. Önümüzdeki süreçte, hayata geçireceğimiz yeni proje ve uygulamalarla, özellikle 31 Mart seçimleri sonrasında Cumhur İttifakından çıkan; büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle Manisa’da çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Kadın istihdamına büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, “Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan bir konudur. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı ve katıldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Bu sebeple, geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınlarımızın gücüne, desteğine ihtiyacımız var. Biz kadını baş tacı yapan bir inancın ve kültürün mirasçılarıyız. Binlerce yıllık tarihimizde ve ülkemizin kuruluş yıllarında olduğu gibi son 21 yılda da ülkemizin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile birlikte kadınlarımız; emek ve çabaları ile aktif rol oynamıştır. Türkiye, kadınlarının, annelerinin büyük fedakârlıkları sayesinde bugünlere gelmiştir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir.Bu sebeple; kadınlarımızın toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine ihtiyacımız var.Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik politikalar yürütüyoruz. Sağlıktan eğitime, sanattan spora, bürokrasiden siyasete her zaman yanlarında olduğumuz gibi; çalışmak, üretmek, ülkemize ve milletimize değer katmak isteyen bütün kadınlarımızı destekliyoruz. Bakanlık olarak istihdam, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik hizmetlerimizde kadınlar; her zaman, özel olarak politika geliştirdiğimiz gruplar arasında yer alıyor. Gerek projelerle gerekse mevcut programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz” dedi.

“4 MİLYONDAN FAZLA KADIN İŞE YERLEŞTİ”

Bakan Işıkhan, son 21 yılda İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişiden yüzde 32’sinin kadın olduğunu açıkladı. 4 milyondan fazla kadını iş sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Bakan Işıkhan, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2 buçuk milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitimli ve nitelikli iş gücü hedefiyle, geçtiğimiz yıl içerisinde 27 binin üzerinde kadınımızı kurs ve programlardan yararlandırmış durumdayız. 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına danışmanlık hizmeti vermiş durumdayız. Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınlarımızın sayısına baktığımızda bile çalışma isteklerini ve azimlerini görebiliyoruz” diye konuştu.

İş Pozitif projesinin kadınlar için önemine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif; istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatının her adımında kadınların yanındayız” diye konuştu.

“KAYIT DIŞI İSTİHDAM DA ÖNLENECEK”

Kayıt dışı istihdamın özellikle kadınların iş yaşamını olumsuz etkilediğini ifade eden Bakan Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmekte. Bu projeyle inşallah, bu tür problemlerin de önüne geçmiş olacağız. Böylece, kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla girişimciliğin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamış olacağız. Projeden kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İş-Kur’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecek. Kadınların işgücüne katılımı hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir” diye konuştu.

“EN YÜKSEK İSTİHDAM ORANLARINI BEKLİYORUZ”

Bakan Vedat Işıkhan konuşmasında istihdam ve işgücünde en yüksek verilere ulaştıklarını ve rekor kırdıklarını ifade etti. Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.

“15 BİN 262 KADINI İŞ SAHİBİ YAPTIK”

İş Pozitif’in başlatıldığı 2 haftalık süreçte 15 bin 262 kadını iş sahibi yaptıklarını müjdeleyen Bakan Işıkhan, “Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın, hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir. Bu fuarla ve diğer illerde gerçekleştireceğimiz programlarla, İş Pozitif’i daha da tanıtacağız ve bu bilinci daha da yayacağız. Bu sayede, işe yerleştirdiğimiz kadın sayısını, her geçen gün katlanarak artıracağız. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Özellikle kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakan Işıkhan konuşmaların ardından kadın istihdamına katkı sunan şirketlere plaket takdim etti. Bakan Işıkhan ve beraberindekiler daha sonra İş-Pozitif projesi kapsamında açılan fuarı gezerek ilgililerden bilgi aldı.

Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanı sıra Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert, MCBÜ Rektörü Prof.Dr. Rana Kibar ve çok sayıda kadın katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-isikhan-kayitdisi-istihdam-engellenecek/feed/ 0
Ticaret Bakanlığı kaçak eşya ve araçları ele geçirdi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-kacak-esya-ve-araclari-ele-gecirdi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-kacak-esya-ve-araclari-ele-gecirdi/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:18:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=6035 Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Tekirdağ’da önlenen kamu zararı ile birlikte 158 milyon liralık operasyon gerçekleştirildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Tütün Özel Ekibi ile Tekirdağ Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personeli, tütün ve tütün mamulleri üretim ve dağıtımı yapan firmalara yönelik denetimlerde bulundu. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde yapılan denetimlerde bir depoda 3 bin 200 içi kıyılmış tütün ile doldurulmuş makaron, 5 milyon 85 bin 400 sahte bandrollü makaron ve 2 bin 445 kilogram sahte bandrollü kıyılmış tütün ile 480 bin lira ele geçirildi. Malkara ilçesinde faaliyet gösteren iş yerinde yapılan denetim kapsamında, merdiven altı sigara üretiminde kullanılan makine, 348 bin 800 makaron, 58 bin 840 sigara, 46 kilogram tütün ele geçirildi. Şüpheliler hakkında 5607 sayılı ‘Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan adli işlem başlatıldı. Olayla ilgili 1 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. Malkara’da makaron üzerine üretim yapan bir fabrikada yapılan incelemelerde ilgili fabrikanın ham madde alış, satış ve kullanım değerleri incelenmesi sonucu uyumsuzluk tespit edildi. Kayıt dışı üretim dolayısıyla 150 milyon lira kamu zararı ortaya çıkarıldı. Firmanın ham madde alış satış ve üretimleri incelenmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün Alkol Daire Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirimde bulunuldu.

3 İLDE 328 MİLYON LİRALIK KAÇAK EŞYA ELE GEÇİRİLDİ

Mersin, Kocaeli ve Ankara’da gerçekleştirilen çalışmalarda, yaklaşık 328 milyon lira değerinde kaçak eşya ele geçirildi. Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen istihbarat çalışmaları neticesinde, içerisinde PVC ham maddesi bulunduğu beyan edilen şüpheli bir konteyner takibe alındı. Konteynerin araç üzerinden indirildiği, aynı araca aynı numarayı taşıyan başka bir konteynerin yüklendiği görüldü. Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından suçüstü yakalanan araç durduruldu. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, koliler içerisinde, 322 bin güneş gözlüğü, 62 bin 200 dereceli gözlük, 15 bin güneş gözlüğü camı, 1400 oyuncak, 2 bin 350 şarjlı çocuk diş fırçası, 21 bin 950 tuşlu cep telefonu tespit edildi. Kaçak eşyaya el konulurken şüpheliler hakkında adli soruşturma başlatıldı. Kocaeli’de elektronik kontrol sistemleriyle yapılan kontroller sonucu bir konteyner şüpheli değerlendirildi. Konteyner, Gümrük Muhafaza ekiplerince X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Şüpheli yoğunluk gözlenmesi sonucu konteynerde detaylı arama yapıldı. Arama sırasında beyan harici olduğu belirlenen; 9 bin 413 hoparlör, 4 bin 550 manyetik akıllı şarj cihazı, 128 bin kablolu kulaklık, 5 bin AUX kablo,11 bin 960 UXB kablo, 2 bin telefon tutucu, 1500 mikrofon,13 bin 980 kamera koruyucu cam, 218 bin 320 karton kutu, 2 bin 390 MP3 oynatıcı olmak üzere toplam 497 bin 547 beyan harici kaçak eşya ele geçirildi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezi ve Ankara Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nün Başkent’te müşterek yürüttüğü operasyonda ise Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Kontrol Merkezi’nin geliştirdiği program üzerinden yapılan tespit sonucu önce şüpheli bir TIR takibe alındı. Güzergah ihlali yaptığı anlaşılan araca operasyon düzenlendi. TIR’da yapılan incelemeler sonucu aracın halatlarının kopuk olduğu, aracın dorsesinde gümrük güvenlik mührünün olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine ekiplerin detaylı arama işlemine geçmesi üzerine fotokopi makinası, yazıcı, dermapen, koruyucu gözlük ve koruyucu maske cinsi eşyalar ele geçirildi.

4 İLDE 7 LÜKS OTOMOBİLE EL KONULDU

Gümrük Muhafaza birimlerince Artvin, Denizli, Trabzon ve Şırnak’ta yürütülen risk analizi çalışmaları ve yapılan kontroller neticesinde, şüpheli görülen kişi ve taşıtlara ilişkin bakanlık sistemlerinden sorgulamalar gerçekleştirildi. Turistik kolaylıklar kapsamında, geçici olarak Türkiye’ye getirilen lüks otomobillerin yurt içinde bırakıldığı, ilgili kişilerin ise taahhütname vermeksizin araçsız yurt dışına çıkış yaptığı saptandı. Geçici ithalat rejimini suistimal etmek suretiyle Türkiye’ye getirilen ve yurt içinde usulsüz bir şekilde kullanılan yaklaşık 22 milyon lira değerinde toplam 7 otomobil ele geçirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ticaret-bakanligi-kacak-esya-ve-araclari-ele-gecirdi/feed/ 0
İyileştiren projelere 2 milyon TL’lik destek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iyilestiren-projelere-2-milyon-tllik-destek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iyilestiren-projelere-2-milyon-tllik-destek/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:34:05 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5979 İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı, sekizinci yılına girdi. Cumhuriyet tarihinin önemli sanayicileri arasında yer alan İbrahim Bodur’un bayrağını uzun süredir taşıyan kızı Zeynep Bodur için programın en heyecan verici yanı genç girişimcilerle bir araya gelmek. “Çünkü onlarda babamın heyecanını görüyorum” diyor Zeynep Bodur.

Bodur ile şirketin İstanbul Levent’teki genel merkezinde bir araya geldik. Programa verdiği önemi, “Bu program başladığından bu yana 2 binden fazla sosyal girişimciyle bir araya geldim. Yüzlerce başarı hikâyesine tanık oldum. Onlar sayesinde, dünyanın elbirliğiyle daha güzel bir yer olacağına dair inancım pekişti. Babamın adını en güzel şekilde yaşatmak, onun değerlerini paylaşan, hayata onun gibi bakan yüzlerce, binlerce genci aynı çatı altında buluşturmak için sekiz yıl önce çok özel bir projeye imza attık. Amacımız, sosyal fayda sağlayan adayları değerlendirmeye tabi tutarken, varlığıyla sosyal etki bırakabilecek bir program tasarlamaktı. Bu etkinin, dünyaya iyi bakmak için en iyi yol olduğuna inandık” diye anlattı.

62 GİRİŞİM DESTEKLENDİ

Zeynep Bodur’in verdiği bilgilere göre İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın üç ayağı var. İlki İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı. Gençlik, Erken Aşama, İleri Aşama ve İşbirliği kategorilerinde verilen bu ödül sosyal girişim ekosistemine katkı sağlamayı hedefliyor.

Program, Kale Grubu’nun  6 Şubat depremlerinde hızla aksiyon almasına da neden olmuş. Dedi ki Zeynep Bodur, “Afetin ardından hayata geçirilen Topluluk Destek Programı ile deprem bölgesindeki sorunlara sosyal girişimlerin çözüm üretme kapasiteleri/potansiyellerinin aktarılması amaçlandı. Bu programla amacımız, ‘en kırılgan grup’ olarak nitelendirilen kadınların, çocukların ve engelli bireylerin yanında yer almaktı. Hemen bu grupların hayatına dokunacak sosyal girişimleri desteklemeliyiz dedik. Plan hızlıca harekete geçirildi ve seçilen sekiz girişime toplam 2 milyon TL tutarında maddi destek sağlandı.”

Zeynep Bodur

Peki hangi girişimlere destek verildi? Bodur şöyle yanıtladı soruyu: “Anlatan Eller, Erişilebilir Her Şey, TOSPAA, BLINDLOOK, ROOF COLIVING, Microfon, This is Mana ve Joon kocaman kalpleri, tutkuları ile hızlıca organize oldular. Engelli bireyler, çocuklar, gençler ve kadınlar özelinde toplumsal değer yaratma yolculuğumuzda yanımızda yer aldılar.” 

250 BİN TL ÖDÜL VAR

Sekizinci İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı için başvuru süreci devam ediyor. Sosyal girişimcilerin 17 Mart’a kadar başvurmaları gerekiyor. Ön değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan adaylar, dünya ve Türkiye’nin sosyal girişimcilik alanındaki önemli isimlerinden ve sivil toplum ve iş dünyası liderlerinden oluşan Seçici Kurul’un karşısına çıkacak. Kazanan adaylar, 31 Mayıs’ta düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

Bu yılın ödülleri de belirlenmiş. Erken, İleri Aşama ve İşbirliği kategorileri için 250 bin TL, Gençlik kategorisi için ise 50 bin TL girişimci başına ödül verilecek. Erken, İleri ve İşbirliği kategorilerinin kazananları, maddi ödüle ek olarak, Kale Grubu ve Impact Hub Istanbul tarafından iş geliştirme ve yatırıma hazırlık desteği, Gençlik kategorisi kazananı ekip ise Social Impact Award Türkiye ‘24 programına geçiş ve program kapsamında kapasite geliştirme desteği alma hakkını kazanacak.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iyilestiren-projelere-2-milyon-tllik-destek/feed/ 0
İşte İstanbul’un dönüşüm planı… 10 soruda kampanyanın detayları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-istanbulun-donusum-plani-10-soruda-kampanyanin-detaylari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-istanbulun-donusum-plani-10-soruda-kampanyanin-detaylari/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:30:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5973 Kampanyadan kimler faydalanacak?

Yarısı Bizden kampanyası İstanbul özelinde uygulanacak. Kentsel dönüşüm yasası kapsamında rezerv alanda, riskli alanda yer alan ve riskli yapı kararı olan yapılar destek alabilecek. Destek için vatandaşın kendi arasında anlaşması şart. Bu da iki yolla olacak; Ya vatandaş kendi arasında yüzde 100 uzlaşma sağlayacak, ya da yasa gereği yüzde 50+1 anlaşma ile inşaat ruhsatını alacak, karara katılmayanın payı satılarak kat irtifakı kurulup destek başvurusu yapılacak. Vatandaşın dönüşümü yapacak müteahhit firmayı da kendi bulması gerekecek.

Yapım için yardıma ilişkin hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmesi 31 Aralık 2026 tarihine kadar yapılabilecek.

YARISI HİBE YARISI KREDİ

Konut ve işyeri için ne kadar hibe ve kredi verilecek?

Hak sahibine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar kredi, bir işyeri için 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar kredi, diğer her bir konut için 1 milyon 400 bin liraya ve diğer her bir işyeri için 700 bin liraya kadar kredi verilebilecek. Birden fazla konut için verilecek kredide herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Ayrıca hak sahibi, satış veya 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak pay satışı işlemiyle edineceği taşınmaz için payı satılan hak sahibinin kullanacağı hibe ve krediyi kullanabilecek.

Kredi için gelir şartı aranacak mı?

Kampanya kapsamında riskli evde yaşayan hak sahiplerine kredi verilirken, gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak.

KİRACILARA TARİHİ DESTEK

Kiracılara destek var mı?

Kampanya kapsamında taşınmazı kullanan kişiye bir kereye mahsus 100 bin lira taşınma desteği verilecek. Dönüşüme girecek evde ev sahibi yaşıyorsa o, kiracı varsa kiracı bu desteği alacak. Böylece dönüşüm sürecinde ilk kez kiracılara bu denli bir ödeme gerçekleşmiş olacak.

Bakanlık ödemeyi ne zaman, nasıl yapacak?

Vatandaş arasında uzlaştı, bina yıkıldı. Sıra geldi destekleri almaya… Hibe ve kredi desteği, Yapı Denetimi Hakkında Kanun’a tabi olan yapılarda Yapı Denetim Sistemi’ndeki inşaat ilerleme seviyesi, diğer yapılarda ise ilgili idare tarafından yerinde yapılacak inceleme esas alınarak ödenecek. Ödemeler, subasman seviyesinde, taşıyıcı sistemin bitiminde ve inşaat bitiminde olmak üzere Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nca ‘üç eşit taksitle’, yapıdaki hak sahipleri adına ‘hak sahiplerinin anlaştığı yüklenicinin’ bankada açılan vadesiz hesabına yapılacak. Yani direk vatandaşa ödeme olmayacak, işlerin zamanında tamamlanması için de inşaatın ilerleme seviyesi dikkate alınacak.

TAKSİTLER NASIL HESAPLANACAK?

Vatandaşın ödemeleri ne zaman başlayacak?

Evi dönüşüme giren vatandaş geçici olarak başka bir evde kiracı oluyor. Bu süreçte hem kira hem kredi taksiti ödemek birçok haneye zor geliyor. İşte bu nedenle de kampanyada, ‘geri ödemesiz dönem’ formülü devreye girecek. Kampanya kapsamında ruhsat tarihinden itibaren 24 ay geri ödemesiz dönem uygulanacak. Yani vatandaş riskli konutu yenilendikten ve yeni evine geçtikten sonra ödemelere başlayacak. İnşaat 24 ay değil de 12 ayda biterse, vatandaş 12 ay daha geri ödemesiz dönemin avantajını kullanacak.

Kredi geri ödemeleri nasıl hesaplanacak?

Verilen kredinin geri ödemeleri, ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ‘ilk 12 taksit faizsiz’ olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak.

Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Bu güncelleme ocak ayında gerçekleşecek ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan yıllık TÜFE artışının yarısı dikkate alınacak.

Güncellenmiş kredi borcu belirlenirken, kredi borcundan yapılan geri ödemeler düşülecek, kalan kredi borcu güncelleme oranının uygulanması suretiyle artırılarak yeni borç tutarı bulunacak. Güncellenen borç kalan taksit sayısına bölünerek, aylık ödenmesi gereken taksit tutarı belirlenecek. Bu işlem kredi borcu bitene kadar devam edecek.

YOĞUN İNŞAAT KAPSAM DIŞI

Hangi durumda kampanya uygulanmayacak?

Riskli yapının bulunduğu parsellerde üretilecek projedeki bağımsız bölüm sayısı veya inşaat alanının, mevcut bağımsız bölüm sayısı veya inşaat alanının bir buçuk katını geçmesi halinde hibe ve destek verilmeyecek. Çünkü bu denli yoğun bir inşaatta müteahhitle yapılacak kat karşılığı anlaşmada vatandaş avantajlı konumda olacak. Müteahhit fazla konutları satarak işi finanse edebilecek. Ayrıca riskli yapının bulunduğu parsellerde 1 Nisan 2023 tarihinden önce, yeni yapıya ait yapı ruhsatı düzenlenmiş olması hallerinde yapım için yardımdan faydalanılamayacak.

Zemin ve plan yüzünden aynı yerde bina yapılamazsa ne olacak?

Zemin ve plan durumunun yeniden inşaat yapımına uygun olmaması durumunda yapım için yardım, yapıda bulunan bağımsız bölüm hak sahiplerinin ‘tamamının muvafakatiyle’ yine hak sahiplerine ait yapılaşmaya uygun il sınırları içinde veya dışında başka bir parselde kullanılabilecek. Yani vatandaş zemin engeli varsa İstanbul’da ya da İstabul dışında da ev yaptırıp desteklerden faydalanacak.

KREDİ TAKSİTLERİ ÖDENMEZSE NE OLACAK?

Kredi geri ödemeleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nca takip edilecek. Kredi borcunun zamanında ödenmemesi halinde, Başkanlık tarafından borçlu kişiye ihtarda bulunularak süre tanınacak. Verilen süre içerisinde kredi borcunun ödenmemesi, kredinin durdurulması veya iptal edilmesi durumunda, kullandırılmış kredilerin ödenmeyen kısımları genel hükümlere göre takip ve tahsil edilecek.

‘DÖNÜŞÜM HIZLANACAK’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “İstanbul’un kentsel dönüşümü için başlattığımız ‘Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamında vereceğimiz destek paketi yürürlüğe girdi. Bu kapsamda; 700 bin TL hibe, 700 bin TL kredi, 100 bin TL tahliye desteği olmak üzere toplam 1.5 milyon TL destek ile İstanbul’un dönüşümünü hızlandıracağız” dedi.

Mehmet Özhaseki

BAŞVURUYU KAÇIRANLARA YENİ FIRSAT

Yarısı Bizden kampanyası için başvurular geçen yıl nisan-mayıs döneminde yapılmış ve 1.2 milyonu aşkın müracaat olmuştu. Kampanyanın avantajlı şartları açıklanınca başvuruyu kaçıranlar pişman oldu. Bu kesimden gelen talebi değerlendiren Bakanlık, yeni bir fırsat sunulmasına karar verildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, “Bugün vatandaşımız ‘bu şartları bilmiyordum, o yüzden fırsatı kaçırdım’ diyebiliyor. Bu nedenle müracaat yapmamış olsalar dahi, kendi aralarında uzlaşı sağlarlarsa onları da kapsama alacağız. Önceliğimiz başvuru sahipleri olacak, sonra diğer taleplere de cevap vereceğiz. Bu süreci de ilçe belediyeleri ile birlikte yöneteceğiz” dedi.

Vedad Gürgen

700 BİN TL KREDİDE ÖDEME PLANI

*Ödeme planında hedef enflasyon oranı dikkate alınmıştır. 4. yıl itibarıyla yıllık TÜFE artışının yarısı yüzde 5 olarak öngörülmüş ve yüzde 5 artışla hesaplama yapılmıştır. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/iste-istanbulun-donusum-plani-10-soruda-kampanyanin-detaylari/feed/ 0
Vize muafiyeti olan 10 Yunan adasında tatil 7-8 bin liradan başlıyor: Komşu adalarda tatilin faturası https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vize-muafiyeti-olan-10-yunan-adasinda-tatil-7-8-bin-liradan-basliyor-komsu-adalarda-tatilin-faturasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vize-muafiyeti-olan-10-yunan-adasinda-tatil-7-8-bin-liradan-basliyor-komsu-adalarda-tatilin-faturasi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:27:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5966 Türk vatandaşlarının Yunan adalarını tüm yıl boyunca ziyaret edebileceği 7 günlük vize muafiyetinin mart ayında başlaması bekleniyor. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis vize kolaylığı uygulamasının mart ayında başlayacağını söylemişti. 7 günlük kapıda vize uygulaması Rodos, İstanköy (Kos), Sisam (Samos), Sakız (Hios), Meis (Kastelorizo), Sömbeki (Simi) , İleryoz (Leros), Limni (Limnos), Midilli (Lesvos) ve Kilimli (Kalimnos) adalarını kapsıyor. Peki, bu adalarda bir haftalık tatilin bedeli ne kadar olacak; Türkiye’den daha mı ucuza geliyor? Hürriyet olarak 10 adadaki otel, tur ve feribot fiyatlarını araştırdık. İşte ortalama fiyatlar…

-RODOS: On İki Adalar’ın en büyüğü, Yunanistan’ın en doğuda bulunan adası. Bayram haftasına da denk gelen 17-23 Haziran haftasında 6 gece 7 günlük 2 kişilik bir tatil, sadece ortalama oda fiyatı olarak 7 bin TL’den başlıyor. ‘Kahvaltı dahil’ paketli bir otelde konaklama istenirse de fiyatlar 10 bin TL’den başlıyor. Bu bölgede en pahalı otel ise iki kişi için 116 bin 811 TL.

-SAKIZ: Adada 6 gece 7 gün iki kişilik en uygun otel fiyatları ortalama 8 bin TL’den başlıyor. Bölgenin pahalı oteli ise 42 bin 835 TL.

-SİSAM: Adada 17 Haziran-23 Haziran haftasında 6 gece 7 günlük iki kişi için en uygun otel fiyatları 7 bin TL’den başlarken, bölgede 5 yıldızlı otelin iki kişi için fiyatı ise 69 bin 344 TL.

-MİDİLLİ: Burada 6 gece 7 günlük iki kişilik en uygun fiyatlı otel 8 bin TL’den başlıyor, bu fiyata sadece oda fiyatı dahil. Bölgedeki en pahalı otel kahvaltı dahil ortalama 35 bin TL olurken villa tarzı bir tesiste konaklama yapılmak istenirse de iki kişi için bu fiyat 117 bin 211 TL’ye kadar çıkabiliyor.

-İSTANKÖY: Türklerin en çok gittiği Yunan adalarından biri olan İstanköy (Kos) adasında 6 gece 7 gün için iki kişilik en uygun fiyatlama 7 bin 500 TL civarı olurken oda kahvaltı seçenekli oteller ortalama 13 bin TL’den başlıyor. Bölgede pek çok 5 yıldızlı otel ve her şey dahil hizmeti sunan tesisler de bulunuyor.  5 yıldızlı otellerde iki kişilik fiyatlar ortalama 50 bin TL’den başlıyor, 190 bin TL’ye kadar çıkıyor.

-MEİS: Yunanistan’ın en küçük adası olan Meis’te ise çok az otel seçeneği bulunuyor. Bölgede 6 gece 7 günlük en düşük daire fiyatı 13 bin TL olurken en pahalı konaklama fiyatı 76 bin TL.

-İLERYOZ: Bu adada iki kişi bir haftalık bir tatil için en uygun fiyatlar ortalama 8 bin TL’den başlıyor, 15 ila 20 bin TL arasında da ortalama bir otelde kalınabiliyor. Bölgedeki villalarda konaklamak ise 30 bin TL’den başlıyor.

-KİLİMLİ: Yunanistan’ın Güney Ege bölgesinde bulunan, dalış ve tırmanış için elverişli Kilimli yani Kalimnos adasında ise konaklama fiyatları şöyle: 1 hafta iki kişi konaklaması en uygun 8 bin TL’den başlarken bölgenin en pahalı oteli 4 yıldızlı şeklinde 56 bin TL.

-SÖMBEKİ: Arkeolojik, mimari ve doğal güzelliklere sahip bir ada olan Sömbeki adasında iki kişilik bir haftalık bir tatilin konaklama bedeli 15 bin TL’den başlıyor, 44 bin TL’ye kadar çıkıyor.

-LİMNİ: Gökçeada’nın güneybatısında bulunan Limni adasında ise en uygun fiyat ortalama10 bin TL’den başlarken bu fiyat 40 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

KAPIDA VİZE ÜCRETİ NE KADAR?

-Yunanistan adalarına kapıda vize ücretinin 60 olacağı öngörülüyor. 10 Yunan adasında geçerli olan bu vize, 7 günlük giriş hakkı tanıyor. Bu süre çerçevesinde belirlenen 10 adanın dışına çıkılamadığı gibi vize süresini aşanlara da para cezası uygulanıyor.

KAPI VİZESİ İÇİN GEREKEN EVRAKLAR

-Belirlenen Yunan adalarına girebilmek için kapı vizesine ihtiyaç var. Kapı vizesi alabilmek için en az 6 ay geçerliliği olan bir pasaport, 2 biyometrik fotoğraf, seyahat masraflarını karşılayacak kadar bakiyenin bulunduğu üç aylık banka hesap dökümü, otel rezervasyonu, feribot bileti, seyahat sağlık sigortası, kimlik fotokopisi ve başvuru formu gerekiyor.

SEFERİHİSAR VE KUŞADASI’NDAN SEFERLER DÜZENLENECEK

-İDO, 6 Nisan’dan itibaren İzmir Seferihisar ve Aydın Kuşadası’ndan Yunanistan’ın Samos (Sisam) adasına seferler düzenleyecek. İDO tarafından belirlenen bilet fiyatlarına göre, Seferihisar’dan Samos’a gidiş-dönüş biletler 35 Euro, Kuşadası’ndan ise 41 Euro olarak satışa sunulacak. Seferihisar-Samos seferleri haftada 3 gün sabah gidiş, akşam dönüş olarak planlanırken, ağustos ayında ise haftanın her günü seferler düzenlenecek. Kuşadası-Samos seferleri ise 15 Haziran’a kadar haftada 3 gün sabah gidiş, akşam dönüş olarak yapılacak. 15 Haziran’dan sonra ise haftanın her günü seferler düzenlenecek.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/vize-muafiyeti-olan-10-yunan-adasinda-tatil-7-8-bin-liradan-basliyor-komsu-adalarda-tatilin-faturasi/feed/ 0
Bakan Kacır: “590 milyon dolarlık finasmanı KOBİ’lere sunduk” https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:15:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5948 Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

“DEVLETİMİZİN TÜM İMKÂNLARINI EN ÜST DÜZEYDE SEFERBER ETTİK”

Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük. Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kâr payı desteği sağladık” dedi.

“GAZİANTEP’TE 6,7 MİLYAR LİRAYI AŞAN 12 YATIRIM PROJESİ İÇİN TEŞVİK BELGESİ DÜZENLEDİK”

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık. Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk. Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“590 MİLYON DOLARLIK FİNANSMANI KOBİ’LERİMİZİN HİZMETİNE SUNDUK”

Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkânı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk. Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“CUMHURBAŞKANIMIZIN TENSİPLERİYLE GAZİANTEP’E 11 YENİ SANAYİ ALANI KAZANDIRDIK”

Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslâhiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. Ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

“ACİL EYLEM PROGRAMI KAPSAMINDA 6 PROJEYE 262 MİLYON LİRAYI AŞAN DESTEK VERDİK”

Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık. Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi. Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-enflasyonla-mucadele-ederken-buyumeyi-de-surduruyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-enflasyonla-mucadele-ederken-buyumeyi-de-surduruyoruz/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:12:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5945 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen toplantıda iş insanlarıyla bir araya geldi.

Ekonomiye yönelik son durum hakkında bilgiler paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik büyümede Avrupa’nın da önünde olduğunu söyleyerek, “Dünyada malum zor bir dönem yaşanıyor. Ticaretteki artış hızı tarihsel ortalamaların altında. Diğer taraftan, geçen yıl tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. Kaybettiğimiz canlarımız için tekrar Cenabıallah’tan rahmet diliyoruz. Depremin yaralarını sardığımız bir dönem. Bir yandan da gerek kuzeyimiz gerek güneyimizde çok farklı jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunlara rağmen büyümemizi, ekonomik gelişmemizi devam ettiriyoruz. Türkiye ekonomisi 2022’de 5,5 büyümüştü. Son 20 ortalamamıza baktığımızda 5,4. Dünya 3,6 büyürken biz yıllık ortalama 5,4 büyümüşüz. Dünyanın 1,8 puan üstündeyiz. Türkiye ekonomisi, ilk 3 çeyrek yani ilk 9 ay yüzde 4,7 büyüme kaydetti. Yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme performansımız var. Son çeyrekte yüzde 3,7 dahi büyüsek orta vadeli programımızdaki hedefimiz olan 4,4’ü yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.

‘ENFLASYON, ANA GÜNDEM’

Ekonominin ilk defa 2023’te 1 trilyon seviyesini geçtiğini belirten Yılmaz, “Bunun geçtiğini artık görüyoruz. Ancak, tam rakamı ay sonunda göreceğiz. 1,1 trilyon seviyelerinde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Kişi başına gelirimizin 2022’de 10 bin 600 dolarlar seviyesinden 13 bin dolara yakın bir seviyeye geleceğini düşünüyoruz. Şu anki tahminlerimiz bu yönde. Ay sonunda bunu daha net bir şekilde görmüş olacağız. Reel ekonomide son derece iyi bir performans sergiliyoruz ama enflasyon dünyada da bizde de temel öncelik, temel mesele. Bir taraftan tabii resesyona düşmeden, büyümeyi tamamen göz ardı etmeden enflasyonu düşürmek. Ana gündemimiz bu. Fiyat istikrarı, enflasyonla mücadele vatandaşımızın da önceliği, bizim de önceliğimiz. Dolayısıyla son dönemdeki programlarımızı buna odaklamış durumdayız. Geçen yıl yüzde 64,27 gerçekleşti. OVP’de 65 diye tahmin etmiştik. Bir miktar altında gerçekleşti. Bu yıl ocak ayında biraz yükseliş var. Bunu geçici olarak görüyoruz. Ocak ayları genelde yıllık fiyat ayarlamalarının yapıldığı, diğer birtakım ücret ve fiyat ayarlamalarından dolayı 6,7 gibi geldi. Bundan sonraki aylarda kademeli bir şekilde düşmesini bekliyoruz. Özellikle yıl ortasından itibaren daha belirgin bir düşüşü göreceğimizi düşünüyoruz. Enflasyonda bunun için gerekli planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Bir taraftan para politikalarımız, bir taraftan maliye politikalarımız, yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşürme gayreti içindeyiz. Bunun da özünü şu oluşturuyor. İç tasarruf oranlarımızı arttırmak tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Kaynaklarımızı tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi, yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin önünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz. Bir taraftan da cari dengemizi iyileştirme gayreti içindeyiz. Geçen yılın ortalarında cari açık 60 milyar dolarlara kadar çıkmıştı. 2023 yılını 45,2 milyar dolarla kapattık. Yani, cari açıkta oldukça önemli bir iyileşme var” ifadelerini kullandı.

‘BU YIL 60 MİLYON TURİST, 60 MİLYAR DOLAR HEDEFİMİZ VAR’

Hizmet sektöründe Türkiye olarak başarılı bir performans sergilendiğini altını çizen Yılmaz, “Hizmet ticaretinde daha iyiyiz. Hizmetlerde geldiğimiz noktaya baktığımız zaman 100 milyar dolar seviyelerine gelen bir hizmet gelirimiz söz konusu. Bunun için de tabii en ağırlıklı olan turizm gelirleri. Turizm gelirimiz 2023’te 54,3 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz. Bu rakamı az önce bahsettiğim bütün o olumsuzluklara, jeopolitik gelişmelere rağmen başardık. Kişi başı gecelemelerdeki getirinin de arttığını görüyoruz. Bu da olumlu. Yani sadece turist sayısı artmıyor. Turist başına katma değer de yükseliyor” diye konuştu.

Dünyadaki talep koşullarının olumsuzluğuna rağmen ihracatta başarıyı yakaladıklarını söyleyen Yılmaz, “Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda, geçen yıl 256 milyar doları yakaladık. Dünyadaki talep koşulları olumsuz olmasına, birçok sıkıntılar yaşamasına rağmen özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardı. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Böylece, tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk” dedi.

‘2023 YILINI TEK HANELİ BİR İŞSİZLİKLE KAPATMIŞ OLDUK’

Dış ticaret dengesinde iyileşmenin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Ocak ayında da ihracatın yüzde 3,6 arttığını görüyoruz. Bu yılın ocak ayında ithalatın ise yüzde 26,2 azaldığını görüyoruz. Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim. Biraz geçen yıl ticaretimizde ithalatının fazla olduğunu görüyoruz. Bu cari açıkta da önemli bir paya sahip. Bu yıl burada da bir yavaşlamaya bekliyoruz. İş gücü piyasalarına, istihdama baktığımızda en son aralık verisi açıklandı biliyorsunuz. Yüzde 8,8 aylık bazda. Yıllık veriyi yani hesaplamak biraz zaman alıyor. Henüz belli değil ama aralıkta gelen bu rakamla birlikte şunu artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. 2023 yılını tek haneli bir işsizlikle kapatmış olduk. İstihdamımız, ilk defa 32 milyonu aştı. İstihdamda iyi bir performans sergiliyoruz. OVP’de 10,1 olacak demiştik. Burada pozitif bir şey var. Tek haneye düşmüş oldu. Ocak ayında da yine istihdam üretmeye devam ediyor ekonomimiz. Katılım oranı da yükseldi, 53,5’e çıktı. Kadın ve genç işsizliğinde azalma var. Özellikle genç işsizliğinde yıllık bazda 4 puanlık düşüş bizim için son derece sevindirici” diye konuştu.

‘MERKEZ BANKASI REZERVLERİMİZ GÜÇLENDİ’

rezervlerinin güçlendiğini belirten Yılmaz, “Geçen yılın ortalarında 198,5 milyar dolarlardayken bugün 134 milyar doların üzerinde. Bunun da daha üzerindeydi. Son dönemde bir miktar bir azalma var ama yine artmaya devam edecek inşallah rezervlerimiz. Bu rezervlerle ilgili ‘KKM’ dediğimiz kur korumalı mevduatın çözülme süreci de etkili oluyor. Ocak ayında biraz daha yüksekti bu çözülme. KKM’de de önemli bir azalış olduğunu ifade etmek isterim. En yükseldiği dönem Ağustos 2023’te 3,4 trilyona çıkmıştı. 16 Şubat itibarıyla 2 trilyon 343 milyara düşmüş durumda yani 1 trilyonu aşan bir azalış söz konusu. Yaklaşık 50 milyar dolar burada bir düşüş söz konusu. Bunu da finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açmadan aşamalı bir şekilde, dikkatle gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bir tarafta bu çözümler süreci devam ediyor” dedi.

‘BÜTÇEDE DİSİPLİNLİ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYORUZ’

Son 20 yılda en önem verdikleri konunun bütçe disiplini olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bütçe disiplini anlamında da kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Son 20 yılın en önemli özelliklerinden biri nedir derseniz bütçe disiplinine verilen önemdir. Gerçekten bu konuda Cumhurbaşkanımız son derece titiz bir yaklaşım sergiledi. Son 20 yılda Avrupa’daki birçok ülkeden çok daha iyi bir performans sergiledik. Geldiğimiz noktada bir miktar bütçe açığımızda artış var. Onun da temel sebebi deprem. Depreme yaptığımız harcamanın, geçen yıl OVP’de bütçe açığının milli gelire oranını 6,4 diye tahmin etmiştik. Gerçekleşme bundan çok daha iyi oldu doğrusu. 5,4 olarak gerçekleşti. Yani düşündüğümüzden daha düşük bir bütçe açığıyla kapattık. Bu 5,4’ün 3,8 puanı sadece deprem harcamalarından kaynaklanıyor. Geriye kalan sadece 1,6’sı normal bütçe açığı diyelim. Bu da master kriteri denen Avrupa Birliği’nin en fazla yüzde 3 olmalı kriterinin oldukça altında. Dolayısıyla bütçede de disiplinli bir şekilde devam ediyoruz. Bu sene yine depreme önemli bir kaynak ayırmış durumdayız. Bütçemizde, 1 trilyonun üzerinde gerek deprem yaralarının sarılması gerekse şehirlerimizin afetlere, depreme daha hazırlıklı hale getirilmesi noktasında yatırımlarımız var. Bunlar bütçe açısından yapısal bozulma oluşturmayan açıklardır. Çünkü belli bir süre bu harcamaları yaparsınız. Sonra devam edersiniz yolunuza. Dolayısıyla bunlar yapısal bozulma oluşturmazlar. Bir de şunun altını çizmek lazım. Sonuçta, deprem harcamaları yatırım niteliğinde harcamalar. Ülkemizi geleceğe daha güvenli daha dirençli şehirlerle hazırlayan harcamalar. Bunlar konusunda gerekli adımları atıyoruz. Depremle ilgili hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Konutları teslim etmeye başladık biliyorsunuz ama sadece konutlardan ibaret değil. Bir taraftan kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Diğer yandan altyapıyı tamir ediyoruz. İşte yolu, suyu, doğal gazı, eğitim, sağlık tesisleri. Bunları tamir ediyoruz. Diğer taraftan da ekonomik sosyal hayatı canlandırıcı harcamalar yapıyoruz. Sanayinin, tarımın, istihdamın artması için gayret ediyoruz. Bunu da devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı. Yılmaz’ın konuşmasının ardından iş dünyasıyla toplantı, basına kapalı olarak gerçekleşti. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-enflasyonla-mucadele-ederken-buyumeyi-de-surduruyoruz/feed/ 0
Yılmaz Erdoğan’dan ‘İnci Taneleri’ tüm kategorilerde birinci https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-erdogandan-inci-taneleri-tum-kategorilerde-birinci/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-erdogandan-inci-taneleri-tum-kategorilerde-birinci/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:51:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5905 Kanal D’nin, Yılmaz Erdoğan imzalı çok izlenen dizisi İnci Taneleri’nin beşinci bölümü yayınlandı. Milyonları ekrana kilitleyen dizinin yayınlanan son bölümüne Cihan’ın vurulması ve sonrasında yaşananlar damga vurdu.

İnci Taneleri’nin yayınlanan son bölümü duygusal anları ile olduğu kadar samimi ve içten sahneleri ile de izleyiciden tam not aldı. Oğlu Cihan’ın çocukluğu ile ilgili her detayı hatırlayan Azem, hastaneye giderken ona kuş lokumu götürdü. Ekrana gelen bu sahne Cihan’ın kalbine olduğu kadar seyircinin de yüreğine dokundu.

AZEM’DEN BÜYÜK İTİRAF

“BEN YAPMADIM. ANNENİZİ BEN ÖLDÜRMEDİM.”

“DAĞLARA MI YAZDIN” YÜREKLERİ DAĞLADI

İnci Taneleri final sahnesi ile de herkesi ekrana kilitledi. Oğlu Cihan’ı yeniden kazanmaya çalışan Azem, ne yaptıysa başarılı olamadı. Dizinin finalinde ise Cihan ile konuşan Azem ona gerçeği itiraf ederek “Ben yapmadım. Annenizi ben öldürmedim.” dedi. Bölüm boyunca babasını reddeden Cihan duydukları karşısında şoke oldu. Ancak Cihan gerçekleri öğrense de yolundan dönmedi ve babasını bir kez daha reddetti. Tüm çabalarına rağmen oğlu Cihan’ı kazanamayan Azem, finalde giden oğlunun arkasından çaresizce baka kaldı. Songül Güner’in “Dağlara mı Yazdın” türküsü eşliğinde ekrana gelen bu sahne milyonları ağlattı. Şarkının YouTube sayfasına binlerce yorum ve beğeni yapıldı. Şarkıyı ilk kez dizide dinleyenler, “İnci Taneleri’nden gelenler” başlığı altında yorumlar yaptı.

YILMAZ ERDOĞAN HEM AĞLADI HEM AĞLATTI

CİHAN’IN KANI, AZEM’İN ÜZERİNDE…

İnci Taneleri’nin yayınlanan son bölümü duygusal sahneleri ile olduğu kadar Cihan’ın vurulma sahnesi ile de çok konuşuldu. Otopark baskınında omzundan vurulan Cihan, babası Azem’in kucağında hastaneye yetiştirildi. Kanamayı durdurmak için yaptığı turnike yöntemi ile oğlunun hayatını kurtaran Azem, bir an olsun onun başından ayrılmadı. Cihan’ın kanının ellerine, yüzüne ve beyaz gömleğine bulaştığını hastane tuvaletinde bir kez daha gören Azem, kendine engel olamayarak göz yaşlarına boğuldu. Yılmaz Erdoğan’ın hüngür hüngür ağladığı bu sahne izleyicilerin de yüreğini dağladı.

DİLBER’İN HAYAL KIRIKLIĞI

İnci Taneleri’nin beşinci bölümünde yaralı olan sadece Cihan değildi. Azem’in Piraye ile yediği yemek magazin basınına haber olarak düştü. Haberi gören Dilber ise yıkıldı. Bölüm boyunca Azem ile konuşmanın yolunu arayan Dilber sonunda Azem’e hesap sordu. Sevgi, acı, ayrılık ve nefreti barındıran bu sahneler bölümün sürükleyici sahneleri arasında yer aldı.

ZİRVENİN SAHİBİ DEĞİŞMEDİ

İnci Taneleri yayınlanan son bölümü ile hem sosyal medya hem de reyting listelerinin zirvesine oturdu. Çarpıcı diyalogları, şarkıları, dans sahneleri ile gece boyunca konuşulan İnci Taneleri, günün en çok izlenen dizisi oldu.

Tüm Türkiye’nin büyük bir ilgiyle izlediği dizinin beşinci bölümü AB kategorisinde 10,97 reyting 28,91 izlenme oranı, 20+ABC1 kategorisinde 12,02 reyting 28,23 izlenme oranı, tüm kişilerde ise 8,86 reyting 21,88?izlenme oranı alarak tüm kategorilerde zirvenin sahibi oldu.

İNCİ TANELERİ’NDE ORTALIK KARIŞIYOR

“DOĞRUSUNU İSTERSENİZ ŞU AN AKLIMDA, KALBİMDE CEHENNEMİN DİBİNDE”

İnci Taneleri’nin 29 Şubat Perşembe akşamı yayınlanacak olan yeni bölümünden tanıtım filmi yayınlandı. Yayınlanan fragman yine çok izlenecek bir bölümün izleyici ile buluşacağının sinyalini verdi. Azem ile Piraye arasında bir çekim başlamıştır; ancak Azem’in aklı hala oğlundadır. Cihan, kendine savaş açanlarla savaşa girmeye karar verir. Dilber’in ise Azem’i Piraye’ye kaptırmaya hiç niyeti yoktur. Peki, Azem’in kararı ne olacak? Azem, Dilber’i terk edecek mi? Tüm bu soruların cevabı yeni bölümde belli olacak.

GÜÇLÜ KADRO, GÜÇLÜ SENARYO

BKM imzalı yapımın güçlü oyuncu kadrosunda Yılmaz Erdoğan ile birlikte Hazar Ergüçlü, Selma Ergeç, Kubilay Aka, Güven Kıraç ve Yasemin Baştan yer alıyor. Herkesin ‘inci’likli bir hikayesinin olduğu projenin yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez oturuyor.

“Yılmaz Erdoğan’dan İnci Taneleri” yeni bölümleri ile her perşembe akşamı Kanal D’de yayınlanacak.

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yilmaz-erdogandan-inci-taneleri-tum-kategorilerde-birinci/feed/ 0
Bakan Yumaklı açıkladı: Patateste arz fazlası var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-patateste-arz-fazlasi-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-patateste-arz-fazlasi-var/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:33:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5874 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, patateste arz sorunu bulunmadığını, hatta fazla olduğunu bildirdi. Nevşehir’deki 1321 adet kayadan oyma doğal depo bulunduğunu ve bu depoların yaklaşık iki milyon ton patates ve limon depolama kapasitesine sahip olduğunu belirten Yumaklı, böylece İlave soğutma sistemi ve enerji maliyeti gerekmeyeceğini bildirdi. Yumaklı, kayadan oyma soğuk hava deposunda bir grup gazeteciye şunları söyledi:

5.7 TONLUK PATATES ÜRETİMİ VAR

“Dünyada farklı örnekleri belki vardır ama burası son derece özel. Hem havalandırma için hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmaksızın başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiği doğal bir alandayız. Ülkemizde 5.7 milyon tonluk patates üretimi var. Kullanılan tohumların tamamı sertifikalı. Bu, verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu. Türkiye, tohumculukta dünyada söz sahibi ülkelerden bir tanesi. Hatta ilk 10 ülke arasında.

TOHUMLARIN YÜZDE 97’Sİ YERLİ

Türkiye’de üretimde kullandığımız tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında. Bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan biri de patates tohumu ancak bu konuda işletmelerimiz, firmalarımız AR-GE yaparak patatesteki tohum üretimini yüzde 15’ten yüzde 60 lara çıkarmaya çalışıyor.

PATATESTE FAZLA VAR

Geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda çok kısa olan sorunlu bir dönemi, üretim döneminin tamamında varmış gibi lanse etmekle alakalı gündemlerimiz oldu. Sadece Nevşehir’de sezonun toplamında şu anda 660 bin tonluk bir patates stoğu var. Diğer illerimizde yeteri kadar ürünümüz bulunuyor, hatta fazlamız var. Türkiye, bazı ürünlerin üretimi konusunda kendine yeterli. Ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılamak anlamında da yeterli. Yeterli olmadığımız konularda da yüzde 100’e tamamlamak için büyük bir çaba gösteriyoruz.

TÜKETİCİYE ZARAR VERECEK EYLEMLERE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Bu dönemde artık hepimiz biliyoruz, ne patates ne de soğanla alakalı bir sorun söz konusu değil. Aldığımız önlemler neticesinde, olmadı ve olmayacaktır da. Yalnızca bu ürünlerde değil haksız ortamların oluşmasına sebep olan bütün hususlara da müdahil olacağız. Bu konuda Ticaret Bakanımız ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Türkiye’nin gıda arzı ile ilgili olarak hiçbir problemi yok. Fiyat hareketlerini gıda arz güvenliği açısından yorumlamak doğru değil. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara tüketicinin zararına olacak eylemlere müsaade etmeyeceğiz. İki bakanlık olarak fazlasıyla kararlıyız.”Bakan Yumaklı Nevşehir’de patates konusunda çalışma yapan bir laboratuvarı da ziyaret etti:

 

TOHUM LABORATUVARINDA 23 TESCİLLİ PATATES

Doğa tohumculuk doku kültür laboratuvarında 23 yıllık ıslah çalışmaları sonucunda, yerli ve milli 23 adet tescilli patates çeşidi bulunuyor. Yıllık 1 milyon 600 adet mini yumru üretimi yapılıyor. Bunun 1 milyon 200 adedi yerli ıslah çeşitleri. Yerli ve milli 23 adet tescilli patates çeşidinde yıllık toplam 20 bin ton sertifikalı patates tohumluğu üretimi gerçekleştiriliyor. Ülkemiz genelinde her yıl ortalama 300 bin sertifikalı patates tohumluğu üretimi yapıldığı göz önüne alındığında bu tesis Ülke toplam üretiminin yaklaşık yüzde 7’sini karşılıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-yumakli-acikladi-patateste-arz-fazlasi-var/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan İstanbullulara müjde! Sirkeci-Kazlıçeşme arası 20 dakikaya düşüyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-istanbullulara-mujde-sirkeci-kazlicesme-arasi-20-dakikaya-dusuyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-istanbullulara-mujde-sirkeci-kazlicesme-arasi-20-dakikaya-dusuyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:06:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5846 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yaptığı açıklamada, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’ni tamamladık. Ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti ve bisiklet gibi imkanları İstanbullularla buluşturacak projemizi pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımları ile İstanbullu vatandaşlarımızın hizmetine açıyoruz. Tarihi, çevreyi, teknolojiyi ve sosyal yaşamı buluşturan önemli bir projeyi bitirmenin gururunu yaşıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

İSTANBUL’DA VATANDAŞLARIMIZI AKILLI ULAŞIM ÇÖZÜMLERİNE YÖNLENDİRECEK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ

Uraloğlu, İstanbul’u, Avrupa’nın ve dünyanın en gelişmiş ulaşım altyapısına sahip şehirleri arasında zirveye taşımak için dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hayata geçirdiklerini belirterek, “İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donatıyoruz. Bu projemiz sadece bir raylı sistem işi değil, aynı zamanda yaya odaklı yeni nesil bir ulaşım projesidir. İstanbul’da kentsel hareketliliği teşvik edecek, insanımızı aktif hareketliliğe, toplu taşıma ve diğer temiz, akıllı ulaşım çözümlerine yönlendirecek çalışmalara büyük önem veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bakanlık olarak öncülük edilen tüm proje ve yatırımların çevre hassasiyetiyle yapıldığını kaydeden Uraloğlu, “Bütünsel kalkınma esaslı vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi AB’nin temel yaklaşımlarıyla da birçok ortak paydaya sahip. Kent içi raylı sistemlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra karbon emisyonunu azaltıcı politikalar çerçevesinde yeni nesil yöntemlerle karbon emisyonunu azaltmayı hedefliyoruz. Bu konuda etkin, verimli ve çözüm odaklı bir mikro hareketlilik sistemi oluşturuyoruz.” açıklamasında bulundu.

İSTANBULLU VATANDAŞLARIMIZA ŞEHRİN KALBİNDE BÜYÜK BİR YEŞİL ALAN KAZANDIRDIK

Bakan Uraloğlu, şehirlerde toplu taşımanın ve bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması ve yayalaştırma projelerinin gelişmesine verdikleri öneme işaret ederek, Kazlıçeşme-Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon Odaklı Dönüşüm Projesi’nin de bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Sirkeci-Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik hattın, gerekli iyileştirmeler ve değişimler yapılarak 8 istasyonla tekrardan kullanıma hazır hale getirildiğini bildiren Uraloğlu, İstanbul’a şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırdıklarını belirterek şu bilgileri verdi:

“Bu proje; bir raylı sistem projesi olmasıyla birlikte kapsamında yer alan 7 bin 300 metre bisiklet yolu, 7 bin 300 metre yaya yolu, 10 bin 120 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 3 yaya üst geçidi, 22 kara yolu ve yaya alt geçidi, Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı, Kumkapı olmak üzere 4 tescilli istasyonu, Sirkeci ve Cankurtaran olmak üzere 2 yenilenecek istasyonu ve Kazlıçeşme ile Cerrahpaşa’daki 2 istasyonu ile İstanbul halkına ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti, bisiklet, scooter gibi imkanlarla da hibrit karakterde yeni nesil bir ulaşım projesi oldu. Ayrıca, Samatya ve Cerrahpaşa’da, sahil yolunu Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşak modernize edilerek alt geçit gabarisini de yükseltip yeniden inşa ettik.”

215 BİN METREKARELİK ALANIN 122 BİN 550 METREKARESİ VATANDAŞLARIN YAYA OLARAK KULLANIMI İÇİN PLANLANDI

Uraloğlu 215 bin metrekarelik Sirkeci- Kazlıçeşme hattın da çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini (yüzde 43) demiryolu ulaşımına, 122 bin 550 metrekaresini ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme, rekreasyon alanları olarak düzenlendiklerini belirterek, “122 bin 550 metrekare alanı vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açılmak suretiyle şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırmış olduk.” ifadelerine yer verdi.

Uraloğlu proje ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerini ifade ederek, proje kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluşturarak, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve karayolu alt geçitlerini de rehabilite ettiklerini söyledi.

‘SİRKECİ-KAZLIÇEŞME HATTI’ TEK YÖNLÜ SEFER SÜRESİ 20 DAKİKA OLACAK

İstanbulluların hayatına kalıcı olarak dokunan bir büyük bir eseri daha tamamladıklarını belirten Uraloğlu, “Sirkeci liman bölgesindeki yeni demir yolu hattı sayesinde Sirkeci ve Haydarpaşa limanları arasında ulaşım ve koordinasyon sağlanacak. Projede tüm altyapı imalatlarını tamamladık. Tescilli istasyonlarda restorasyon işlerini bitirdik. Yeni yapılan Cerrahpaşa ve Kazlıçeşme istasyonlarında imalatları tamamladık. Yenilenen Sirkeci, Cankurtaran istasyonlarını da tamamlandı. Yine toplamda 26 sanat yapısındaki çalışmalar bitirildi. Sinyalizasyon ve elektrifikasyon imalatları ve bisiklet-yürüme yolu imalatı ve peyzaj işleri tamamlandı. Sirkeci-Kazlıçeşme hattı tek yönlü sefer süresi 20 dakika olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

PROJE İLE 2023-2053 YILLARI ARASINDAKİ EKONOMİK KAZANÇ 785 MİLYON AVRO OLACAK

Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla 2023-2053 yılları arasındaki ekonomik kazancın 785 milyon avro olacağını bildirerek, Türkiye’nin dört bir köşesinde olduğu gibi, dünyanın en önemli metropollerinden olan İstanbul’da da hizmet ve eser fırtınası estirmeye devam edeceklerini ifade etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-istanbullulara-mujde-sirkeci-kazlicesme-arasi-20-dakikaya-dusuyor/feed/ 0
Üretici ve esnaf ‘aracısız’ buluştu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uretici-ve-esnaf-aracisiz-bulustu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uretici-ve-esnaf-aracisiz-bulustu/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:12:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5823 Girişimci Sezgin Şener ticareti çocuk yaşlarda öğreniyor. Memleketi Giresun’da pazarcılık yapan, İstanbul’a taşınınca bir jilet firmasının distribütörlüğünü alan babası, Şener’i henüz ilkokul öğrencisiyken çalışmaya teşvik ediyor. Şener, okul dışındaki tüm zamanları çalışarak geçirdiğini, çocukluğunun depolarda geçtiğini söylüyor. Perakende, inşaat, turizm gibi birçok sektörlerde faaliyet gösteren aile şirketi Enkay Şirketler Grubu adım adım büyürken, Şener’in kariyerindeki kırılma noktası başarı değil, bir başarısızlık hikâyesi oluyor.

Endüstri mühendisliği bölümünden mezun olan Şener, farklı markaların Türkiye çapında distribütörlüğünü yaptıktan sonra, ‘Neden perakende sektörüne girmiyoruz?’ diyerek yeni bir yolculuğa başlıyor. Kahvaltılık gıda ürünleri satan bir dükkân açıyor, işler hızla büyüyor ve kısa sürede 17 mağazaya ulaşılıyor. Ancak işletmelerin sağında solunda büyük zincir marketler açılmaya başlayınca tablo tersine dönüyor. Aile toptancılığı çok iyi bilse de bu marketlerle rekabet edemiyor ve tüm dükkânlar kepenk indiriyor.
İşte tam da bu noktada ‘küçük esnafı büyük zincirlere karşı koruyan bir sistem gerek’ fikri ile yola çıkan girişimci Şener, ToptanTR markasını kuruyor. Gelin markanın kuruluşunu, üretici ve esnafa sunduğu imkânları ve yeni dönem hedeflerini ToptanTR.com kurucu ve CEO’su Sezgin Şener’den dinleyelim.

İFLASLA BAŞLADI

“Büyük zincir marketler bizi yerle bir etti. 1.5 yıl içinde tüm mağazaları kapattık. Bir süre işini iyi yapan marketlere ürün tedariki yaptık. Ama gördük ki arka sokaktaki küçük esnafa böyle ulaşamayız. ‘Daha fazla noktaya internet üzerinden ulaşabiliriz’ dedik ve 2018’de e-ticaret sitesi olarak faaliyete başladık” diyen Şener, esnafı direkt üreticiyle buluşturduklarını, aracıların oluşturduğu ek maliyetleri ortadan kaldırarak hem üreticiye hem esnafa katkı sunduklarını söyledi.

ARACILI SİSTEM BÖYLE İŞLİYOR

Peki üretici ve esnafın tek çatı altında buluşması neden önemli? Bu soruya sistemi anlatarak yanıt veren Şener, aracılarla yaşanan süreci söyle özetledi: “Söz gelimi Rizeli bir çay üreticisi ürününü Şırnak’a satmak istiyor. Ya istediği bölgede bir distribütörlük kuracak ya da birini bulacak. Distribütörlük kurmak ciddi bir maliyet, bu nedenle bu işi yapanlarla anlaşmayı seçecek. İşler yolunda gitti ve birini buldu, bu kişi yüzde 30 marjın altında ürünü dağıtmaz. Ayrıca satarsam öderim der. Distribütör için arka sokaklara, köylere ulaşmak çok maliyetli. Satış hacmi küçükse, tahsilat riski varsa o bölgelerden çekilirler. Yani kapsam daraltılır.

Distribütör alt kanala gitmek için ürünü İstoç gibi toptancı merkezlerine verir. Perakendecinin gidip buradan alması gerekir ama dükkânı kapatıp gidemez. Bu defa servisçi devreye girer ve teslimatı tamamlar. Yani en az üç aracı sürece dahil olur. Üreticinin perakendeciye 100 liraya satmak istediği ürün, 150 liraya ulaşır.

AVANTAJLARI NELER

Zincir market bu noktada üreticiye ‘100 lira istiyorsun ama 88 veririm’ der. Verdiği ödeme ile üretici büyümez, sadece hayatta kalır. Üstelik daha düşük fiyatlı bir üretici bulursa bir anda vazgeçer. Zincire güvenip yatırım yapan üretici batma noktasına gelebilir. Tüm bu sistem içinde ürünü fırsat fiyatla alamayan küçük esnaf da zincir marketle rekabet edemez.”

ToptanTR.com’u ‘geleneksel kanalın yeni nesil işletim sistemi’ olarak tanımlayan Sezgin Şener, üretici ve perakendeci için sağladıklarını avantajlarını şöyle anlattı: “Üreticiler için; dağılım maliyetlerini düşürüyor, aracıları ortadan kaldırıyor, fatura kestiği nokta sayısını artırıyor ve kapsanamayan noktalara gidiyoruz. Perakendeciler için; aracısız, komisyonsuz, dükkânından çıkmadan, saniyeler içerisinde fiyatları kontrol ettirip, rekabetçi koşullarda stoklarını yeniliyoruz. Ayrıca aracı olduğumuz, üzerimizden yapılan satışlarda herhangi bir tahsilat riski yok.”

YOĞUN TALEPLE HIZLI BÜYÜDÜ

2020 yılında yaklaşık 2 bin perakendeciye hizmet verirken bugün 80 bin rakamına ulaştıklarını söyleyen Sezgin Şener, “Yıl sonunda 250 bin perakendeciye ulaşmayı hedefliyoruz. Üreticiye mağaza açma imkânı sunduğumuz pazaryeri uygulamamız ise oldukça yeni. Bir ayda 2 binde fazla talep geldi. Test aşamasında olduğumuz için şu ana kadar 50 mağaza açıldı. Mart sonuna kadar 100 mağaza olacak. Uçsuz bucaksız bir alan, potansiyeli çok büyük. Çok farklı sektörlerden ve üreticilerden talepler var. Hedefimiz 2024 yılında ürünlerini tüm Türkiye’ye dağıtmak isteyen on binlerce üreticiye kapılarımızı açmak” ifadelerini kullandı.

TÜM SEKTÖRLERE ONLİNE MAĞAZA

Aracı sorununun hızlı tüketim ürünleriyle sınırlı olmadığını görünce yeni bir hamle yaptıklarını söyleyen Şener “Mahallelerimizdeki manavdan nalbura, kırtasiyeden zücaciyeye kadar tüm esnafın aracı maliyetinden muzdarip olduğunu görünce, bu projeyi tüm esnafa uygun olarak nasıl kurgulayabiliriz fikri ile yola çıktık. Sonrasında tüm sektörlerden farklı üreticilerin direkt olarak kendisine mağaza açtırarak aracısız olarak esnafa ulaşabilmesini sağlayan ‘pazaryeri’ iş modelini gündemimize aldık. E-ticaret kanalımızda aslında biz de bir aracıydık ve kendimizi de aradan çıkardık” dedi. Kasım 2023’te devreye giren pazaryeri hizmeti ile üreticilerin 81 il ve 922 ilçede bakkaldan eczaneye, nalburdan, kırtasiyeye kadar tüm yerel esnaflara ürün satabildiğini söyleyen Şener, “Mağaza açmak için hiçbir ödeme almıyoruz. Satıştan yüzde 5 komisyonumuz oluyor. Ama sadece kargoda yaptığımız anlaşmalarla üreticiye bu rakamdan fazla kazandırıyoruz” diye konuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uretici-ve-esnaf-aracisiz-bulustu/feed/ 0
TUSİD Başkanı Bekir Topuz: Ülkemizdeki işgücü ihtiyacımızı karşılamıyor… Patron işçi ithalatı istiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tusid-baskani-bekir-topuz-ulkemizdeki-isgucu-ihtiyacimizi-karsilamiyor-patron-isci-ithalati-istiyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tusid-baskani-bekir-topuz-ulkemizdeki-isgucu-ihtiyacimizi-karsilamiyor-patron-isci-ithalati-istiyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:09:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5814 SON dönemde sanayici ve üreticinin işçi bulma konusunda dillendirdiği şikâyetlere bir yenisi daha eklendi. Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) Başkanı Bekir Topuz, artık sektördeki her fabrikanın en az 100 işçi eksiği ile çalıştığını ve yeni fabrika ya da kapasite yatırımlarının işçi eksikliği yüzünden yapılamadığını söyledi.

Personel eksikliğinin bugünlerde zirve yaptığını vurgulayan Bekir Topuz, “Artık işçi ithalatı yapmamız gerekiyor. Ancak dışarıdan getirdiğimiz işçiler bir takvim ve programa bağlı olmalı. Dikkatli davranırsak işçi ithalatı olumlu katkı yapar. Özellikle turizm gibi sektörlerin büyümesi, artan ihracat ortamı bu sorunu daha da büyütüyor. Ancak Türkiye’de yaşayan insanlar işçi ihtiyacını artık maalesef karşılayamıyor. Paydaş olduğumuz tüm alanlarda bu böyle” ifadelerini kullandı.

‘MÜHENDİS DEĞİL İŞÇİ LAZIM’

“Bize mühendis değil, vasıfsız işçi lazım” diyen Bekir Topuz, “Fabrikalarımızda mühendise 25 bin lira, işçiye ise 35 bin lira veriyoruz. Ama mühendise, ‘Gel sen bu makinenin başına geç, ustanın yaptığı işi sana öğretelim, sadece burada dur, 40 bin lira verelim’ diyoruz. Mühendis bunu kabul etmiyor ve bize, ‘Benim işim masada oturmak’ diyor. Yani günün sonunda ihtiyacımızı kimse karşılamıyor. Bu sıkıntı büyüyor” şeklinde konuştu.

Bekir Topuz

CİDDİ SIKINTILAR YAŞANABİLİR

YILLARDIR mesleki eğitimi en öncelikli faaliyet alanlarından biri olarak gördüklerini anlatan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan da TÜSİD Başkanı’nın dile getirdiği soruna “Sanayimizin katma değerli üretime geçmesi ve yüksek teknoloji alanlarına yönelebilmesi için nitelikli işgücüne yani ‘aranan eleman’a büyük ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde, nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması ve verimliliğin artması da hız kazanıyor. Şirketlerin yetişmiş insan kaynağı ile buluşması gittikçe önem kazanıyor. İnsan kaynaklarını geliştirmeyen şirketlerin işgücü piyasasına yeni gelen gençlerle buluşma noktasında ciddi sıkıntı hatta yaşadıkları bir dönemden geçmekteyiz” yorumunu yaptı.

Erdal Bahçıvan

Bahçıvan, şunları söyledi:

REKABET GÜCÜ DÜŞÜYOR

“Bugün sanayide nitelikli eleman bulamama sorununun; üretimde kapasite artışlarının sağlanamaması, termin sürelerindeki belirsizlik, ülkemizin uluslararası rekabet üstünlüğü ve gelişmişlik seviyesinin önünde engel oluşturduğunu söyleyebiliriz. Buradan hareketle; ülke olarak sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabilmesi için beşeri sermayenin yani insanın niteliğinin geliştirilmesi son derece önemli. Bireylerin kaliteli eğitimle buluşması ülkelerin sosyo-ekonomik ve kültürel gelişimlerinde rol oynayan en önemli faktörlerden birini oluşturuyor. Bu süreçte ise eğitim ve yeteneklerin gelişimi için mesleki eğitimin önemi kuşkusuz ön plana çıkıyor. Biz de bu kapsamda mesleki eğitime yönelik projeler geliştiriyoruz. İnsana yapılan yatırımın, o ülkenin insan gücünün ve dolayısıyla üretim sürecinde yer alan insan faktörünün niteliğini artırdığını görebiliyoruz. Bu nedenle nitelikli istihdam için mesleki eğitimin her yönden destek ve teşviğe ihtiyaç duyduğunun altını çizmek istiyorum. Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının kendi alanlarında istihdam oranları birçok alanda yüzde 10’un altında kalırken İSO MEİP okullarında bu oranlar belirli alanlarda yüzde 90’lara kadar ulaştı.”

‘MESLEK LİSELERİNDEN ELEMAN YETİŞMİYOR’

TÜM üyelerden gelen bildirimlerin başında işçi bulma sorunu bulunduğunu belirten İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Tüm dünyada dijitalleşme anlamında yaşanan hızlı değişimin yanı sıra iş dünyasının ihtiyacına uygun yeterli sayıda çalışanın üniversite ve meslek liselerinden yetişmiyor olmasını, bu sorunun kök nedenleri olarak görüyoruz.Bu sorunu çözmek amacıyla meslek liselerinin, üniversitelerin, iş dünyasının çalışma programlarının gözden geçirilmesi, dünya genelinde uygulanan yeni trendlerin yakından izlenerek uygulamaya alınmasının yanı sıra yeşil dönüşüme ve dijital dönüşüme uyum sağlayan işletmelere de yönelik çalışan yetiştirilmesinin önemli olduğu kanaatindeyiz” dedi.

Mahmut Özgener

Özgener, şunları şöyledi:

MÜFREDAT VURGUSU

“Özellikle meslek liselerinin sorunun çözümüne yönelik ihtiyaca karşılık verebilmesi için iş dünyası ile işbirliği içerisinde olması ve de müfredatı buna göre belirlemesi önem arz etmekte. İşgücüne ulaşmada karşılaşılan zorlukların aşılması için İŞKUR tarafından verimli çalışmalar yapılıyor, ancak İŞKUR portalının iş arayan kişinin talebini portala girebileceği, işverenin iş arayan adaylara kolay ve hızlı bir şekilde ulaşıp değerlendirebileceği, adayları iş görüşmesine çağırabileceği bir formatta düzenlenmesinin yararlı olacağına inanıyoruz. Bununla birlikte; İŞ-KUR’un veri tabanının, sadece başvuru yaparak İşkur’a kayıt yaptıranlar dışında, mevcutta bulunan tüm işgücünü kapsayacak hale getirilmesinin de önemli olduğunu düşünüyoruz.”

‘EĞİTİMDEKİ EKSİKLİĞİ BİZ TAMAMLAMAK ZORUNDAYIZ’

SANAYİCİ için en büyük sorunlardan birinin üniversite eğitimi alan personelin yeterli niteliğe ulaşamaması olduğunu söyleyen Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, işgücü sorununa ilişkin şunları söyledi: “Üniversitelerde yeterli eğitim verilemediği için sanayiciler olarak biz bu eksikliği tamamlamak istiyoruz. Ancak bu hem maliyet hem zaman demek. Bazı durumlarda taraf bu konuda da sabırlı davranmıyor. Dolayısıyla katma değerli üretime geçmek için gerekli olan personeli bulmakta da çok zorlanıyoruz. Ar-Ge ve tasarım aşaması bunlardan biri. Bu işin en temelden eğitim seviyesinde düzeltilmesi gerekiyor. Konfor alanlarının dışına çıkılması, herkesin kendine yatırım yapması da ayrı bir unsur olmalı.”

Ramazan Kaya

İNŞAATTA DA İŞÇİ YOK

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) son raporuna göre; inşaatlar da işgücü açığı sorunu yaşıyor. Raporda demirci, kalıpçı, iş makinesi operatörü, hatta düz işçi gibi mavi yaka olarak nitelendirilen orta kademe eleman bulmakta zorluk yaşayan sektörde, ücretlerin geçen yıl sonunda aylık 150 bin TL seviyelerine kadar çıktığı belirtildi. Yaşanan bu sorun TÜİK’in inşaat maliyet endeksi verilerine de yansıdı. Aralık sonuçlarına göre malzeme endeksi yıllık yüzde 54.26 artarken, işçilik endeksindeki artış yüzde 111.83 oldu.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tusid-baskani-bekir-topuz-ulkemizdeki-isgucu-ihtiyacimizi-karsilamiyor-patron-isci-ithalati-istiyor/feed/ 0
Bankacılığın ‘Silikon Vadisi’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankaciligin-silikon-vadisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankaciligin-silikon-vadisi/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:07:06 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5812 Garanti BBVA, Türk bankacılık sektörünün önemli teknoloji merkezlerinden ve ‘teknoloji fabrikası’ olarak nitelendirilen Garanti BBVA Teknoloji’yi yakından tanıtmak amacıyla, dün Garanti BBVA Pendik Teknoloji Kampüsü’nde bir basın buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, Mühendislik ve Veri Hizmetleri’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz ve Garanti BBVA Teknoloji Genel Müdürü Fatih Bektaşoğlu ev sahipliği yaptı. Gazetecilere, Garanti BBVA Pendik Teknoloji Kampüsü ve TIER IV sertifikasına sahip Garanti BBVA Veri Merkezi kapsamlı olarak tanıtıldı.

5 MİLYAR DOLAR YATIRIM BÜTÇESİ

Bankacılık hizmetleri geniş kitlelere ulaştıkça, teknolojik gelişmelerle birlikte iş yapış şekillerinde de dönüşümü zorunlu kıldığını belirten Genel Müdür Recep Baştuğ, “Biz de Garanti BBVA olarak çevikliğimiz, inovatif çalışma kültürümüz ve güçlü teknolojik altyapımızla sektördeki dönüşüme öncülük ediyoruz. Bu yolculukla bugün ulaştığımız yetkinlik düşünülünce sektörde fark yaratarak son 25 yılda teknolojiye yaptığımız yatırım 5 milyar doları aştı. En zor yıllarda bile hiç tereddüt etmeden en büyük yatırım kararları alındı, uygulandı ve banka bugünkü altyapısını hazırladı. Amacımız, müşterilerimize en iyi deneyimi yaşatmak, onların en doğru finansal kararları almalarını sağlamak ve hayatlarında gerçek bir etki yaratmak. Dolayısıyla, aslında teknolojinin ve dönüşümün özünde insana değer katmak var” dedi.

BÜYÜK VERİ İLE HİZMET DÖNEMİ

Garanti BBVA Mühendislik ve Veri Hizmetleri’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de, şu bilgileri verdi: “Büyük miktarda veri ile gerçek zamanlı hizmet verme konusunda büyük altyapı yatırımları yapıyoruz. Bunu yaparken büyük bir fabrika gibi çalışıyoruz. Bu fabrika, soyut bir şekilde arka planda bu gücü yönetiyor ve bunu yepyeni bir mantıkla üretiyor. Garanti BBVA Teknoloji’de agile bir çalışma şeklimiz var. Agile yapısını bir inisiyatif olarak 2017’de başlattık ve Türkiye’de bu metodolojiyi sistemine adapte eden ilk finansal teknoloji kurumu olduk. Agile modeli daha güçlü ve sürdürülebilir kılmak adına; süreçlerimizi, araçlarımızı, iş yapış tekniklerimizi agile yaklaşıma göre geliştirmeye ve iyileştirmeye devam ediyoruz.”

İlker Kuruöz – Recep Baştuğ – Fatih Bektaşoğlu

BANKNOT ARTINCA ATM ARIZA ÇIKARDI

200 TL’nin üzerinde banknotun çıkarılmaması nedeniyle ATM’lerdeki arızaların arttığını belirten Garanti BBVA Mühendislik ve Veri Hizmetleri’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, “ATM işi şu anda en büyük banknotun 200 lira olması nedeniyle çok zorlaştı. Artık eskisine göre dört katı hacimde para çekiliyor. Para çekme limitini 10 bin lira yaptığımızda bizim artık 50 adet banknot vermemiz gerekiyor. Hepsini de 200 TL veremiyorsunuz. Şimdi en büyük şey paranın işlenmesinin getirdiği ağır yük ATM’leri çok arızaya çıkarır oldu. Sadece bizim için değil bütün bankacılık sektörü banknot beklentisi içerisinde. Eskiden yüzde 98’lere yakın çalışan ATM performansıyla gidiyorduk. Şimdi yüzde 95’lere kadar düştü” dedi.

2 BİN 400 KİŞİLİK MÜHENDİS KADROSU

Garanti BBVA Teknoloji Genel Müdürü Fatih Bektaşoğlu ise, “Garanti BBVA ve tüm iştiraklerinin ‘teknoloji fabrikası’ olan Garanti BBVA Teknoloji, 2 bin 400 kişilik dev mühendislik kadrosuyla, bankacılığın geleceğini tasarlamak için çalışıyor. 34 yaş ortalamasındaki çalışanlarımızın yüzde 41’ini kadınlar oluşturuyor ve bu durum teknoloji sektörü özelinde bizim için ayrı bir mutluluk vesilesi” dedi. Bektaşoğlu, yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yaptıklarını ve bu teknolojiyi müşterilere fayda sunacak şekilde geliştireceklerini söyledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bankaciligin-silikon-vadisi/feed/ 0
Bakan Kacır konuştu: Türk sanayisi, küresel üretim üslerinden biridir https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:00:45 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5756 Konya’ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır bir dizi açılış ve ziyaret gerçekleştiriyor. İlk olarak Konya Valiliğine gelen Bakan Kacır daha sonra KOP Bölge Kalkınma İdaresi imza törenine katıldı. Daha sonra Bakan Kacır, organize sanayi bölgesinde bir fabrika açılışına katıldı.

“CUMHURBAŞKANIMIZ LİDERLİĞİNDE BİRÇOK ALANDA BÜYÜK HAMLELER GERÇEKLEŞTİRDİK”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışı yapılan işletmenin Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Bakan Kacır, “Günümüzde teknolojik ilerleme ve dijital dönüşüm, yeni bir çağın kapılarını aralıyor. İçinde bulunduğumuz ‘Dördüncü Sanayi Devrimi’ çağında, dünyada tüm dengeler değişiyor ve rekabet şartları yeniden şekilleniyor. 3/12 Bunun sonucunda küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim ve dijital dönüşüm gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. İşte bu paradigma değişimini yakalayan ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak. Türkiye olarak bizler de bu noktada önemli bir yol kat ettik. Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik. Dev bir Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgesi (OSB) altyapısı kurduk. 4/12 Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık. Yerel kalkınma dinamiklerini harekete geçirirken; devlet desteklerini sanayi sektörüne, ’lere, akademisyen ve girişimcilere sunduk. Bugün ülkemiz; 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayii, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. 5/12 Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor” dedi.

“SANAYİCİLERİMİZİN, KOBİ’LERİMİZİN, GİRİŞİMCİLERİMİZİN YANINDA YER ALIYORUZ”

Bakan Kacır, Türk sanayiinin; ülke ekonomisini kalkınmasında ana aktör olduğunu kanıtladığını ifade ederek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizin yanında, faaliyete alacağımız finansman programlarıyla kalkınma yolculuğumuzda sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz. Savunma sanayiinde gösterdiğimiz yaklaşımı sivil alanlara da taşıyarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yeni başarı hikâyeleri yazıyoruz. İşte bu anlayışla, Türkiye’nin yeni nesil endüstri politikasının somut örneği Togg’u hayata geçirdik. 6/12 Milletimizin 60 yıllık rüyasını gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde batarya teknolojileri, çip üretimi, uzay teknolojileri, biyoteknoloji, hiper ölçekte veri merkezleri, güneş, rüzgâr ve hidrojen enerjisi sistemleri alanlarında lider teknoloji girişimlerini destekleyeceğiz. Yatırım teşvik sistemimizi revize ederek, büyük ölçekli yatırımlarla arz güvenliğini sağlayacak, yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artıracak, böylece cari açığın azaltılması ve fiyat istikrarı hedefine daha fazla katkı vereceğiz. Değerli Katılımcılar, Teknolojide paradigma değişimlerini takip ederek yenilikçi teknolojilerde öncü olma iddiası taşırken bir yandan da mevcut sanayi altyapımızın rekabetçiliğini koruyacak adımları da hayata geçiriyoruz. 7/12 dünyadaki paradigma değişimlerine odaklanırken, sanayimizin yeni düzene uyumu doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

“BUGÜNE KADAR 50 FİRMAMIZ ÖĞREN-DÖNÜŞ PROGRAMINI TAMAMLADI”

Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için fırsat pencerelerinden biri de ‘dijital dönüşüm’. Bu nedenle, model fabrikalar ile işletmelerimize uygulamalı yalın üretim ve dijital dönüşüm eğitimleri sağlıyoruz. 2019 yılında faaliyete geçen Konya Model Fabrikayla Konya sanayiinin verimlilik odaklı dönüşümünde işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı. 8/12 Ben bu vesileyle, firmalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımak isteyen sanayicilerimizin model fabrikamızın sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanması için çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar model fabrikalarımızdan yararlanan işletmelerimizde verimlilikte yüzde 76’ya ve üretimde yüzde 140’a varan artışın yanı sıra ürün maliyetlerinde yüzde 18’e kadar tasarruf sağladık. Konya sanayiinin dönüşümüne rehberlik eden bu tesis, dijital dönüşümün getirdiği yeni sınamaları fırsata dönüştürmek için büyük bir kazanım. Diğer yandan, iklim politikalarında uluslararası yasal düzenlemelerin getirildiği, Yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemde yeşil dönüşüm altyapımızı güçlendirecek ve bu alanda ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri geliştirmemizi sağlayacak adımları hayata geçiriyoruz. 9/12 İklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını planlamak ve koordine etmek üzere; TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsü’nü kurduk. Sanayi bölgelerimizin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayacak ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ni hayata geçirdik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın desteğiyle hazırlamış olduğumuz, ‘Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri Karbonsuzlaşma Yol Haritaları’mızda; bu dört öncelikli sektöre yönelik, alternatif teknolojiler, öngörülen emisyon azaltımları, yatırım ihtiyaçları ve politikaları değerlendirdik. Sektörlerin yeşil dönüşümünde rehber niteliğinde olan ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. 10/12 Sanayimizin yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi için uluslararası finansman kaynaklarına erişimini de hızlandırdık. Organize sanayi bölgelerimizin Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak için Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ile 300 milyon dolar finansman sağlıyoruz. OSB’lerimizin verimliliğini, çevresel sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırıyoruz. Yine Dünya Bankası ile iş birliğinde, Yeşil Dönüşüm’deki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamızı “Türkiye Yeşil Sanayi Projesini” devreye aldık. 450 milyon dolarlık bütçeye sahip projeyi, Bakanlığımız koordinasyonunda KOSGEB ve TÜBİTAK’la yürütüyoruz. 11/12 KOSGEB’e ayrılan 250 milyon dolarlık kısmıyla; KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik yeşil dönüşüm planlarını gerçekleştirmeleri konusunda yanlarında yer alıyoruz. Projenin TÜBİTAK’a ayrılan 175 milyon dolarlık kısmıyla; yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmaları ve özel sektör liderliğindeki iş birliklerini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde sanayimizin ikiz dönüşümü adına yeni yatırım, destek ve teşvik programını hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

“KONYA ÇOK DAHA GÜZEL BİR ŞEKİLDE ÜRETMEYE DEVAM EDECEK”

Açılış yapılan tesislerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Konya Valisi Vahdettin Özkan, “Bizim milli sanayi stratejimize baktığımız zaman yüksek derecede katma değer taşıyan, teknolojiyi esas alan sosyal kesitleri önceleyen üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir öncelikler zincirini hepimize ödev olarak veriyor. Bakanım Konyamızdaki sanayiciler, çalışanların hep beraber kamu kuruluşlarıyla, belediyeleriyle beraber bu amaca muhatap olarak çalışmaktadır. İnşallah hayırla, bereketle, bu milli hedeflerimizin altını dolduracak iş merdivenlerini hep beraber kurup işletmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tesisin hayırlı olmasını dileyerek, “Konya üretmeye devam edecek. Özellikle savunma sanayi ve yüksek teknolojili ürünler üretmesi sonucunda konusunda Konya’da son dönemde güçlü bir irade var. Bakanımızın desteği ile Konya Türkiye Yüzyılı’nın en önemli şehir olacaktır. Bu vesileyle organize sanayi bölgesinde üretim yapan tüm firmalarımıza destek olan bu süreçte mühendisinden işçisine kadar Konyalılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-konustu-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan Kalkınma Yolu mesajı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-kalkinma-yolu-mesaji/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-kalkinma-yolu-mesaji/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:51:54 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5746 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, AK Parti milletvekilleri ve yerel yöneticiler tarafından karşılandı. Şanlıurfa Valiliği’ne geçen Uraloğlu, Vali Şıldak’tan kentte yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Uraloğlu daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Beyazgül’ü ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapan

Uraloğlu, Şanlıurfa’nın geçmişte olduğu gibi, günümüzde de çok önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.

’13 KARA YOLU PROJESİNE DEVAM EDİYORUZ’

Şanlıurfa’nın GAP’ın merkezi olduğunu kaydeden Uraloğlu, tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip Şanlıurfa’da tarım, turizm ve ticaretinin gelişmesi için ulaşım ağının güçlü olması gerektiğini belirtti. Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek Yolunda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır Yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli kara yolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 20-25 bin aracın geçtiği bu noktada dur-kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı; Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 kara yolu projesine devam ediyoruz.”

Uraloğlu, Şanlıurfa’nın demir yolu ulaşım ağını da güçlendiren çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Karkamış-Nusaybin hattı Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demir yolu hattını yeniledik. Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep -Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihalelerine de çıkacağız. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitireceğiz” diye konuştu.

‘ÇOK ÖNEMLİ BİR PROJE’

Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini kaydederek “Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp, Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyelerin Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biliyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı tutuyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde; bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve aş olacaktır” dedi.

Uraloğlu, yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile kentin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını da belirterek,”Şanlıurfalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 62 oy oranı ile ‘Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ dedi. İnşallah şimdi de Şanlıurfa’da büyükşehir belediyesi ile bütün ilçe belediye başkanlıklarını da kazanacağız. Zeynel Abidin başkanımızla planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-kalkinma-yolu-mesaji/feed/ 0
Pegasus’tan ucuz yurt dışı bileti https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-yurt-disi-bileti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-yurt-disi-bileti/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:51:49 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5719 Pegasus 22-23 Şubat 2024 tarihlerinde alınan yurt dışı biletlerle 11 Mart – 1 Temmuz 2024 arasında uçuş imkanı sağlıyor. 9 +vergilerden oluşan fiyatlara ek olarak ek kabin bagajı hakkı da 5 euro fiyattan satışa sunuldu.

75 bin koltukta geçerli olan ucuz bilet imkanına sahip destinasyonlar şöyle:

Kampanyanın Geçerli Olduğu Hatlar:

9€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Amsterdam – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Atina – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bakü – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Basel – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Batum – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Berlin – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bologna – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Budapeşte – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bükreş – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Cenevre – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Dammam (SA) 00 – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Dortmund – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Duesseldorf – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Eindhoven – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Erivan – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Frankfurt – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Gence – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Hamburg – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Hannover – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kahire – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Köln – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Kuveyt – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Lyon – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Marsilya – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Milan – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Münih – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Nürnberg – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Paris – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Paris – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Prag – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Priştine – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Roma – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Rotterdam – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Saraybosna – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Stuttgart – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Tiflis – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Üsküp – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Venedik – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Viyana – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Zürih – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Brüksel

İstanbul Sabiha Gökçen – Tiran

İstanbul Sabiha Gökçen – Tebriz

İstanbul Sabiha Gökçen – Kutaisi

Abu Dabi – İstanbul Sabiha Gökçen

Beyrut – İstanbul Sabiha Gökçen

Birmingham – İstanbul Sabiha Gökçen

Maskat – İstanbul Sabiha Gökçen

Şarja – İstanbul Sabiha Gökçen

Adana – Berlin – Adana

Adana – Köln – Adana

Duesseldorf – Adana

Ankara – Amman – Ankara

Ankara – Duesseldorf – Ankara

Ankara – Frankfurt – Ankara

Ankara – Hamburg

Ankara – İmam Humeyni

Ankara – Köln – Ankara

Ankara – Münster / Osnabrück – Ankara

Ankara – Stuttgart

Ankara – Tiflis – Ankara

Ankara – Viyana

Erbil – Ankara

Antalya – Beyrut – Antalya

Antalya – Erivan – Antalya

Antalya – Tiflis – Antalya

Amman – Antalya

Manchester – Antalya

İzmir – Bakü – İzmir

İzmir – Münster / Osnabrück – İzmir

İzmir – Üsküp – İzmir

Dalaman – Bakü – Dalaman

Dalaman – Beyrut – Dalaman

Amman – Dalaman

Kayseri – Köln

Kütahya – Köln – Kütahya

Trabzon – Kuveyt

Dubai – Trabzon

Duesseldorf – Gaziantep

Duesseldorf – Kayseri

Duesseldorf – Kütahya

Duesseldorf – Samsun

Duesseldorf – Trabzon

Köln – Elazığ

Köln – Kayseri

Lyon – Kayseri

Rotterdam – Kayseri

Stuttgart – Kayseri

Erbil – Trabzon

Maskat – Trabzon

19€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Abu Dabi

İstanbul Sabiha Gökçen – Alexandria (EG) – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Bahreyn – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Barcelona – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Beyrut

İstanbul Sabiha Gökçen – Birmingham

İstanbul Sabiha Gökçen – Helsinki – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Hurghada – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – İmam Humeyni

İstanbul Sabiha Gökçen – Kopenhag – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Londra (GB) – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Madrid – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Manchester – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Maskat

İstanbul Sabiha Gökçen – Oslo – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Podgorica – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Riyad – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Sharm El Sheikh – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Stockholm – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Şarja

Amman – İstanbul Sabiha Gökçen

Erbil – İstanbul Sabiha Gökçen

Kutaisi – İstanbul Sabiha Gökçen

Tiran – İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara – Almatı

Ankara – Erbil

Ankara – Londra (GB) – Ankara

Ankara – Podgorica – Ankara

Ankara – Stockholm

Antalya – Aalborg – Antalya

Antalya – Amman

Antalya – Amsterdam – Antalya

Antalya – Basel – Antalya

Antalya – Berlin – Antalya

Antalya – Billund – Antalya

Antalya – Bratislava – Antalya

Antalya – Bremen – Antalya

Antalya – Brüksel – Antalya

Antalya – Bükreş – Antalya

Antalya – Cenevre – Antalya

Antalya – Dresden – Antalya

Antalya – Duesseldorf – Antalya

Antalya – Frankfurt – Antalya

Antalya – Goteborg – Antalya

Antalya – Hamburg – Antalya

Antalya – Hannover – Antalya

Antalya – Helsinki – Antalya

Antalya – Hurghada – Antalya

Antalya – Kişinev – Antalya

Antalya – Kopenhag – Antalya

Antalya – Köln – Antalya

Antalya – Leipzig – Antalya

Antalya – Londra (GB) – Antalya

Antalya – Manchester

Antalya – Münih – Antalya

Antalya – Münster / Osnabrück – Antalya

Antalya – Norrköping – Antalya

Antalya – Nürnberg – Antalya

Antalya – Paderborn / Lippstadt – Antalya

Antalya – Paris – Antalya

Antalya – Prag – Antalya

Antalya – Priştine – Antalya

Antalya – Rotterdam – Antalya

Antalya – Sharm El Sheikh – Antalya

Antalya – Shimkent’de

Antalya – Sofya – Antalya

Antalya – Stockholm – Antalya

Antalya – Stuttgart – Antalya

Antalya – Talin – Antalya

Antalya – Tiran – Antalya

Antalya – Viyana – Antalya

Antalya – Zürih – Antalya

Erbil – Antalya

İzmir – Berlin – İzmir

İzmir – Duesseldorf – İzmir

İzmir – Frankfurt – İzmir

İzmir – Köln – İzmir

İzmir – Londra (GB) – İzmir

İzmir – Podgorica – İzmir

İzmir – Stuttgart – İzmir

Adana – Duesseldorf

Bodrum – Hannover – Bodrum

Bodrum – Köln – Bodrum

Kayseri – Amsterdam

Kayseri – Duesseldorf

Kayseri – Lyon

Kayseri – Rotterdam

Kayseri – Stuttgart

Kayseri – Viyana

Trabzon – Amman – Trabzon

Trabzon – Bahreyn

Trabzon – Dubai

Trabzon – Duesseldorf

Trabzon – Erbil

Trabzon – Maskat

Dalaman – Amman

Konya – Amsterdam

Gaziantep – Duesseldorf

Kütahya – Duesseldorf

Samsun – Duesseldorf

Elazığ – Köln

29€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Oš

İstanbul Sabiha Gökçen – Bağdat – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Basra – İstanbul Sabiha Gökçen

İstanbul Sabiha Gökçen – Erbil

İstanbul Sabiha Gökçen – Shimkent’de

Brüksel – İstanbul Sabiha Gökçen

İmam Humeyni – İstanbul Sabiha Gökçen

Tebriz – İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya – Almatı

Antalya – Bişkek

Antalya – Erbil

Antalya – Nursultan

Shimkent’de – Antalya

Almatı – Ankara

İmam Humeyni – Ankara

Trabzon – Doha

39€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Almatı

İstanbul Sabiha Gökçen – Bişkek

İstanbul Sabiha Gökçen – Nursultan

Oš – İstanbul Sabiha Gökçen

Doha – İstanbul Sabiha Gökçen

Kazablanka – İstanbul Sabiha Gökçen

Ankara – Moskova – Ankara

Antalya – Kazan

Almatı – Antalya

Bişkek – Antalya

Doha – Trabzon

Kuveyt – Trabzon

Nursultan – Antalya

49€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Amman

İstanbul Sabiha Gökçen – Doha

İstanbul Sabiha Gökçen – Kazablanka

İstanbul Sabiha Gökçen – Kazan – İstanbul Sabiha Gökçen

Almatı – İstanbul Sabiha Gökçen

Bişkek – İstanbul Sabiha Gökçen

Karaçi – İstanbul Sabiha Gökçen

Nursultan – İstanbul Sabiha Gökçen

Shimkent’de – İstanbul Sabiha Gökçen

Antalya – Dubai (AE) 00 – Antalya

Antalya – Moskova – Antalya

Antalya – Petersburg

Bodrum – Moskova – Bodrum

Dalaman – Moskova – Dalaman

İzmir – Moskova – İzmir

Bahreyn – Trabzon

59€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Moskova – İstanbul Sabiha Gökçen

Petersburg – Antalya

Kazan – Antalya

69€+vergilerle olan hatlar:

İstanbul Sabiha Gökçen – Karaçi

İstanbul Sabiha Gökçen – Petersburg – İstanbul Sabiha Gökçen

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/pegasustan-ucuz-yurt-disi-bileti/feed/ 0
Türkiye ve Çin arasında enerjide işbirliği https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-enerjide-isbirligi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-enerjide-isbirligi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:43:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5655 Türkiye’nin batarya üretimindeki teknoloji altyapısı ve deneyimini ileri aşamaya taşıyacak nitelikte olduğu belirtilen Giga Enerji Depolama Tesisi anlaşması Ankara’da imzalandı. Çin ve Türkiye arasında stratejik ticari ilişkiler açısından da önemli bir işbirliği olan anlaşma yapıldı. Ankara’daki törende Türkiye’den Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan ve Çin’den HEI Baş Temilcisi Pan Sheng, Progresiva Enerji Yatırımları Ticaret A.Ş. ile Harbin Electric arasındaki 1000 MWh Elektrik Depolama ve 250 MW Rüzgar Santralı Projesi’ne imza attı.

TÜRKİYE’NİN PAYI ARTMALI

İmza törenine katılan Cevdet Yılmaz, Türkiye’den Çin’e değişik sektörlerde ihracatın artması gerektiğini belirterek, “Ticaretteki dengesizlikleri telafi edici bir anlayış içinde, turizm ve doğrudan yatırımların desteklenmesi gerekiyor. Daha fazla Çinli turisti Türkiye’de görmek istiyoruz, Çin’den daha fazla doğrudan yatırımı Türkiye’de görmek istiyoruz” dedi.

Cevdet Yılmaz

Konuşmasında 2003’ten bu yana 261.3 milyar dolarlık uluslararası yatırımın Türkiye’ye çekildiğinin altını çizen Yılmaz, Çin ile 50 milyar doları aşan bir ticaret hacmine ulaştıklarını ancak burada sürdürebilir olmayan dengesiz bir yapının bulunduğunu ifade etti. Daha fazla işbirliği yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu proje güzel bir işaret fişeği diye düşünüyorum. Olumlu bir gelişme ama yetmez, daha fazla Çinli doğrudan yatırımcıyı Türkiye’ye bekliyoruz. Türkiye çok önemli bir lokasyona sahip, çok geniş bir pazara erişme imkanı olan bir ülke, genç dinamik bir nüfusu var, girişimci kültürü var. Çinli yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapmasıyla hem kendileri kazanacaktır hem de Türkiye kazanacaktır” diye konuştu.

Yılmaz, 2002-2022 döneminde Çin’in diğer ülkelere yıllık 100 milyar civarında doğrudan yatırımlar gerçekleştirdiğini, Türkiye’nin buradan aldığı payın ise binde 2’nin altında olduğunu belirterek, bu payın hedef olarak ilk aşamada mutlaka yüzde 1’in üstüne çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

600 MİLYON DOLARLIK YATIRIM

Yılmaz, imzası atılan tesisin 1 gigawatt/saat depolama kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük şebeke ölçekli enerji depolama projesi olduğunu ifade etti. Kurulacak depolama tesisiyle yıllık 875 milyon kilowatt/saat elektrik üretimine sahip rüzgâr santralının da hayata geçirilmiş olacağını kaydeden Yılmaz, yatırım tutarının da toplam 600 milyon doları aşacağına dikkat çekti. Yılmaz, “Bunun 375 milyon dolarının ilk fazının sözleşmesi mzalanabilir aşamaya geldi. Bu kapsamda Harbin Electric 300 milyon dolar tutarında finans sağlayacak. Progresiva şirketi de özsermayesiyle bu yatırımı gerçekleştirecek” diye konuştu.

YENİ BİR SAFHAYA GEÇİLECEK

Yılmaz, “Bu projeyle milli imkânlarımız geliştirilecek, batarya teknolojilerinde Türkiye yeni bir safhaya geçmiş olacak ve Avrupa’nın en büyük enerji depolama tesisi bu vesileyle hayata geçmiş olacak” dedi.

875 KWH KAPASİTELİ RÜZGÂR SANTRALI

Kontrolmatik grup şirketlerinden olan Progresiva, Türkiye’nin en büyük şebeke ölçekli enerji depolama projesini Tekirdağ’da hayata geçiriyor. Türkiye’nin ilk GWh kapasitesine sahip enerji depolama tesisi olacak olan bu tesis ile birlikte yıllık 875 milyon kWh saat üretim kapasiteli bir Rüzgar Enerji Santrali (RES) de devreye alınacak. Progresiva, enerji depolama tesisinin inşası için Çinli Harbin Electric International Company (HEI) ile anlaşma imzaladı. Bu proje için 300 milyon dolarlık finansman Çin’den HEI aracılığı ile sağlanırken, Kontrolmatik grup şirketi Pomega yerli depolama sistemlerini sağlayacak. Ayrıca Kontrolmatik elektrik ve inşaat işleri kapsamında altyüklenici olarak görev alacak. 2027 yılında geçici kabul aşamasına gelmesi beklenen projenin, 1 GWh’lik depolama tesisinin 2025 yılında devreye alınması planlanıyor. Projede, 250 MW’lık bir rüzgar enerji santrali de bulunacak.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiye-ve-cin-arasinda-enerjide-isbirligi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Filyos Limanı deniz taşımacılığına açılacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:12:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5625 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün bir dizi ziyaretlerde bulunmak için gittiği Karabük’te, Karabük AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Uraloğlu, doğal güzellikleriyle, yeşilliğiyle, sanayisiyle, kanyonlarıyla gelişmekte olan şehir Karabük’te olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

KARDEMİR ARTIK SADECE TÜRKİYE’YE DEĞİL DÜNYA’YA MAL SATIYOR

Uraloğlu Karabük programında, 1939 yılında ilk Türk demirini üreten fabrika olan ‘Kardemir Demir-Çelik Fabrikası’nı da ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Uraloğlu gözlemleri sonrası, “Gerçekten Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor.” dedi.

Uraloğlu Kardemir’in demir yollarına, gerek ray üretmesi gerek tekerlek üretmesi gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmalar yaptığını belirterek, “Yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. 5 bin kişiye doğrudan istihdam imkânı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zamanda sadece klasik ürünler değil, bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber.” şeklinde konuştu.

Kardemir Demir-Çelik Fabrikası işçileriyle öğle yemeğinde bir araya gelen Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Öğlen yemekte işçi kardeş beraber oldum. 4 yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış. Babadan oğula. Bu da güzel teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben orada tebrik ediyorum.”

Bakan Uraloğlu, Marmaray’ın tren setlerin de bulunan tekerleklerinin de Kardemir’de yapıldığını belirterek, “Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.” dedi.

 

ÇALIŞMALAR BAŞLATILDI, FİLYOS LİMANI DENİZ TAŞIMACILIĞINA AÇILACAK

Bakan Uraloğlu Filyos Limanı’na değinerek, çalışmaların tamamlandığını ve limanın hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, “Allah bir gaz bulmayı nasip etti. Ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerdeki beklenti, oranın ticarete de açılması. Deniz taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyon da orada Türk petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. 2 yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de, nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişelerin ben buradan yersiz söylemek isterim.” diye konuştu.

KARABÜK’TE 7 KİLOMETRE OLAN BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUNU 116 KİLOMETREYE ÇIKARDIK

Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Karabük’e yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapıldığını ifade ederek, “7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 kilometreye çıkarmışız.” dedi.

BİZ SEFERE ÇIKACAĞIZ, ZAFER ALLAH’IN TAKDİRİDİR

Belediye seçimlerinin herkes için önemli olduğu ifade eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek istedi. Uraloğlu, “Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah. Biz Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

KARABÜKLÜLER ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DİYECEK

Uraloğlu, Karabük Kardemir Kavşağı’nda yapılan son çalışmaları aktardı. Uraloğlu, “Hafta sonu kara yollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Gerek dronelarla beraber bütün oradaki sirkülasyonu izlediler. Gerekçede sürücü davranışlarına baktılar. O anlamda orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Onları da hayata geçirdikten sonra bu kavşak inşallah, Allah razı olsun bak buraya kütleler koyulmadan işte büyük köprüler koyulmadan da çözüldü lafını biz Karabük’ten duyacağız.” ifadelerine yer verdi.

BURSA- YENİŞEHİR-OSMANELİ HIZLI TREN HATTI 2026’DA TAMAMLANACAK

Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı ile ilgili konuşan Uraloğlu, 2025’in sonunda belli bir kısmının 2026’da tamamının biteceğini söyledi.
Karabük Gar Projesi hakkında basın mensuplarını bilgilendiren Uraloğlu, “Orada bir kavram projesi de var. O kavram projesidir. Onun biz garı taşıyacağımız yerin ön projesini yaptık ve imzaladık. Biz de şimdi onun demir yollarımız onun detay projesini yapıyor. Böyle inşallah burada bunun nihai projesini yapacak ve biz öncelikle yatırım programına alınarak hani bu seneye yetiştirebilirsek bu sene olmadı 2025’in yatırım programını alarak garı taşıyacağız o süreçte de detay proje oranın şekli, yapılış şekli vesaire onları da konuşacağız ve yürüyeceğiz inşallah.” diye konuştu.

‘KARABÜK YENİCE YOLU’NDA TIRMANMA ŞERİTLİ YOL YAPMAK İÇİN ÇALIŞMALARI BAŞLATIYORUZ

Karabük Yenice Yolu Projesi hakkında da bilgi veren Uraloğlu, “Oradan çok eski yıllarda yapılmış olan bir yol var. Orada bugünkü konuştuğumuz işlerden bir tanesi. Tabii çok zorlu bir coğrafya. Yani orada tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen arkadaşlarımız bir çalışma başlatacak. Ondan sonra da takip edeceğiz onu.” dedi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-filyos-limani-deniz-tasimaciligina-acilacak/feed/ 0
Bakan Kacır: Nadir metal ithalatında bağımlılığı azaltacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-nadir-metal-ithalatinda-bagimliligi-azaltacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-nadir-metal-ithalatinda-bagimliligi-azaltacagiz/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:42:44 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5598 Bakan Kacır, Avrupa Birliği (AB) iş birliğinde finanse edilen NTE Araştırma ve İnovasyon Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi’ne ilişkin, Ankara’da düzenlenen ‘NTE Uluslarası Zirvesi’ne katıldı. Programda, AB Türkiye Delegasyon Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut, sektör temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı. Kacır, ileri teknoloji üretimindeki en temel kritik ham maddelerden olan NTE konusunda bilgi, birikim ve teknolojik gelişmelerin paylaşılacağı, yeni ulusal ve uluslararası iş birliklerine kapı aralayacak kongrenin tüm paydaşlar için hayırlı olmasını diledi. Dünyanın, son yıllarda gerilimler, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların tetiklediği zor ve keskin bir dönemeçten geçtiğini belirten Kacır, “Rusya-Ukrayna Savaşı, iklim değişikliği ve küresel salgınlar gibi büyük boyutlu insani krizlerin baş gösterdiği bir tablo ile karşı karşıyayız. Küresel ekonomi; yüksek enflasyon, enerji ve ham madde krizleri gibi son asrın en zorlu sınamalarıyla yüz yüze. Covid-19 sonrası yavaş toparlanma ve finansal piyasalardaki belirsizlikler ise yeni riskleri işaret ediyor. Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inşa ettiğimiz siyasi istikrar iklimi, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısı, Ar-Ge (araştırma ve geliştirme) ve inovasyon ekosistemiyle küresel sistemde yaşanan belirsizlikleri yönetme kabiliyetine eriştik” dedi.

‘TÜRKİYE KÜRESEL OYUNCU OLACAK’

NTE’lerin, katma değer ve teknolojinin, sürdürülebilir inovasyonun, yeşil ve dijital dönüşümün kapılarını aradığını aktaran Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerinde ilerlerken NTE’lere erişimin, bu elementleri işleme ve geri dönüşüm kabiliyetini güçlendirmenin tercihten öte zorunluluk olarak görüldüğünü bildirdi. Eskişehir’in Beylikova ilçesinde 694 milyon tonla dünyanın en büyük ikinci NTE rezervinin keşfedildiğini aktaran Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımız da geçtiğimiz yıl bu rezervimizi işleyecek pilot üretim tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Bu stratejik üretim kabiliyeti, kritik ham maddelerde ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmanın yanında bizi NTE tedarik zincirinde önemli bir küresel oyuncu haline getirecek. ‘Türkiye Yüzyılı’nda, ülkemiz ekonomisinin bilgi ve teknoloji odaklı dönüşümünü sağlarken çığır açıcı alanlarda yapacağımız teknolojik atılımlar da bizler için çarpan unsuru olacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de ileri malzeme teknolojileri alanındaki çalışmaları destekleyerek, bu alanda teknoloji ve araştırma altyapımızı güçlendiriyoruz. TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) ile NTE’lere dayalı ileri malzeme çalışmalarını öncelikli Ar-Ge ve yenilik konuları arasında değerlendirerek destekliyoruz. TÜBİTAK destek programları kapsamında, bugüne kadar 94 sanayi, akademi ve kamu Ar-Ge projesine 222 milyon TL’nin üzerinde destek sağladık. AB destekleriyle, ‘Rekabetçi Sektörler Programı’ kapsamında geliştirilen NTE Araştırma ve Yenilik Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesiyle de ulusal Ar-Ge kapasitemizi artırıyoruz” diye konuştu.

‘HAM MADDE TEDARİKİNİ ÖNCELEYEN İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ’

Türkiye’de sürdürülebilir bir NTE tedarik zincirinin kurulmasına zemin oluşturduklarını belirten Kacır, “NTE’leri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürecek, geri dönüşüm yapabilecek laboratuvar ve merkezleri ülkemize kazandırıyoruz. 14 milyon tutarındaki bu proje kapsamında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü bünyesinde, NTE e-atık geri dönüşüm altyapısı inşa ediyoruz. Munzur Üniversitesi NTE Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde kurulan cevher zenginleştirme ve Ar-Ge tesisini destekliyoruz. İki tesisin de üretime geçmesiyle NTE’lerde ithal bağımlılığımızı azaltacağız. 2 milyar dolara yakın ciroya ve 1,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşan rüzgar enerjisi sanayi başta olmak üzere birçok sektörün ihtiyaç duyduğu ve halihazırda neredeyse tamamını ithal ettiğimiz mıknatısları üretme kabiliyeti elde edeceğiz. Ülkemizin yeşil dönüşüm çalışmalarında da önemli katkılar sunacak bu projenin tüm paydaşlarımıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Önümüzdeki dönemde de AB yeşil dönüşümü ve kritik ham madde tedarikini öncelikleyen projelerde kazan-kazan prensibi doğrultusunda iş birliğine hazırız. Türkiye, coğrafi konumu, üretim ve teknoloji altyapısı, yetenekli iş gücü ile AB tedarik zincirinin vazgeçilmez unsurudur. AB programlarını, Avrupalı dostlarımızla iş birliğimizi güçlendirecek öncü platformlar arasında görüyoruz. Karşılıklı bilgi, birikim ve tecrübe alışverişinde bulunmamıza imkan sağlayacak bu etkinliğin de yeni iş birliklerine kapı aralayacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-kacir-nadir-metal-ithalatinda-bagimliligi-azaltacagiz/feed/ 0
Bakan Ersoy: “Tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk” https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:30:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5594 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İzmir’in Bergama ilçesinde sektör temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelerek bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Bakan Ersoy’a İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan Adayı Dr. Sadık Doğruer, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da eşlik etti.

BAKANLIK ÇALIŞMALARINDAN BAHSETTİ

Konuşmasına bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak başlayan Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2019 yılında çok önemli bir çalışma başlatmıştık. Kazı süreçlerinin 12 aya yayılması. Yani on iki ay boyunca yıl boyunca çalışması. Çok da başarılı oldu. Şu ana kadar 133 kazı başkanlığı 12 aylık kazı programına geçtiğimiz 4 yıllık dönemde kazandırıldı. 2024 yılında 144 kazı başkanlığı 12 aylık programa dahil edildi. Bir çalışma daha yaptık. Dedik ki bundan sonra daha yoğun kazı yapacağız ve geleceğe miras projesi başladı. Ve yine bu projemize ilk olarak Ege’de Efes’te başladık. Biliyorsunuz 1860’lı yıllardan beri kazılan bir kentimiz Efes. 160 yıl boyunca toplamda yüzde 25’lik kısmı kazılmış. Şimdi bu proje kapsamına dahil edildi. İnşallah 2024 sonunda yüzde 35 seviyelerine getireceğiz. 2025 sonunda da yüzde 45’lik seviyelerine kazılmış olacak. Aynı şekilde sizden önce de Afrodisias’a da gittim. Bugün de Bergama’ya geldik. Aynı geleceğe miras programına Bergama’yı da dahil ettik. Sadece kazı alanları da genişleterek yoğun kazı yaparak restorasyon yaparak süreci tamamlamıyoruz. Önemli olan maksimum seviyede ilçenin ve çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir de ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Asıl amaçlarımızdan biri de bu. Burayı da gece konseptine aldık. Gece müzeciliği yazın biliyorsunuz hepiniz buradasınız. Yazın çok sıcak 50 derece sıcakta denizin kenarından, havuzun başından kalkıp şehre inmek istemiyorlar. Program kapsamında şehir merkezlerinde olanlar başta olmak üzere şehir merkezlerine yakın olan ve yoğun ziyaretçisi olan bütün kazı noktalarımızı, ören yerlerimizi aydınlatma sistemleriyle donatıyoruz. Böylelikle gece on ikiye kadar açık hale getiriyoruz. 2024 itibariyle gece müzeciliği başta Ege ve Antalya’daki noktalarımız olmak üzere yoğun ziyaretçi alan, şehir merkezi olan bütün ören yerlerimizde aşamalı bir şekilde başlatıyoruz. Biz Bergama’yı da bu kapsama alıyoruz. Bu yıl itibariyle aşağı noktası öncelikli olarak hayata geçirilecek, önümüzdeki yıl da üst kısımlar gece müzeciliğine dahil edilecek. Hızlı bir restorasyon çalışmasına da burada başlıyoruz. Lansmanını da bugün yaptık, bütçesini de iller seviyesine getirdik” dedi.

“YEREL SEÇİMLER ÖNEMLİ”

Bergama’yı yıllık 1 buçuk milyon turistin ziyaret ettiği bir kent haline getirmek istediklerini kaydeden Bakan Ersoy, “O zaman bütün emekleriniz karşılık bulmuş olacak. Hem yerli ama özellikle yabancı turisti de ilçemize çekmiş olacağız. Bunu tanıtımla destekleyerek özellikle konaklama dışı harcaması yüksek olan nitelikli turisti de bölgeye kazandırarak inşallah hak ettiği yere turizmine getirmek için önemli bir adımı da burada gerçekleştirmiş olacağız. Tabii şimdi biz çok çalışma yapıyoruz. Merkezi hükümet olarak, bakanlık olarak ama Turizmde her şey bunlardan ibaret değil. Sadece bizim yaptığımız çalışmalarla hedefe ulaşabilmek mümkün değil. O yüzden 31 Mart yerel seçimleri çok önemli. Lütfen adayların seçim beyannamelerinde dikkatlice okuyun. Sorular sorun. Turizmle ilgili neler yapıyor? Sizin gibi turizm kentlerinde sizler soracaksınız ki adaylar gündemlerine alsın. Hatta öyle bir duruma geldik ki biz bazı büyükşehirlerde altyapıyı bile yapmak durumunda kaldık” diye konuştu.

 

“ÖRNEK GÖSTERİLEN BİR ÜLKE OLDUK”

Bakan Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı: “Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Yani sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımızda da yayarak devam edelim. Altyapıları belediyelerimizle birlikte oluşturup Türkiye genelinde konusunda Avrupa’da dünyada örnek gösterilen bir ülke olacak inşallah.”

Bakan Ersoy konuşmasının ardından sektör temsilcileri ve muhtarların talep ve önerilerini dinledi. Bakan Ersoy programında ardından Bergama’dan ayrıldı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Çinli turist açıklaması: Ülkemizde daha fazla görmek istiyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-cinli-turist-aciklamasi-ulkemizde-daha-fazla-gormek-istiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-cinli-turist-aciklamasi-ulkemizde-daha-fazla-gormek-istiyoruz/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:27:39 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5592 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Ankara’daki bir otelde Türk ve Çinli şirketler arasında imzalanan ‘Giga Enerji Depolama Tesisi Anlaşması İmza Töreni’nde konuştu. Yılmaz, “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde küresel piyasalarda rekabet gücünü artırmakta ve kritik teknolojilerin üretimi noktasında gelişme kaydetmektedir. Enerji alanında ‘bağımsız enerji, güçlü Türkiye’ diyerek yerli kaynaklarımıza dayalı bir enerji ekosistemi oluşturuyoruz. 2002 yılında 32 bin megavat seviyelerinde olan elektrik kurulu gücümüzü 107 bin megavatın üzerine çıkardık. Halihazırda kurulu gücümüzün yerlilik oranı yüzde 66, yenilenebilir enerjinin payı ise yüzde 55 seviyesindedir. 2010 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu gücümüz içindeki payı yüzde 3 iken; bu oran 2022 itibariyle yüzde 22’ye yükselmiştir. Yenilenebilir enerji kaynak destek mekanizması ve yenilenebilir kaynak alanlarıyla ülkemizin toplam enerji kurulu gücünü ve üretimini hızla artırırken, temiz enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri haline gelmiş durumdayız. Bu kapsamda, ülkemiz Avrupa’da jeotermal enerji kurulu gücünde 1’inci, hidroelektrik kurulu gücünde 2’nci, rüzgarda 7’nci ve güneş enerjisi kurulu gücünde ise 8’inci sırada yer almaktadır” dedi.

‘JEOPOLİTİK GELİŞMELER TÜRKİYE’NİN ROLÜNÜ ORTAYA KOYMUŞTUR’

Yılmaz, önümüzdeki dönemde yıllık ortalama 3 bin megavat güneş, 1500 megavat da rüzgar enerjisi santralinin devreye alınmasının planlandığını vurgulayarak, “Toplam 5 bin megavat deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücünü enerji portföyümüze katmayı da planlıyoruz. Yerli ve yenilebilir enerjiyi güçlendirerek cari açığa katkı sağlama yönünde çalışıyoruz. Biliyorsunuz; Türkiye’nin temel problemlerinden biri, cari açık. Burada enerjinin, enerji ithalatının rolü var. Bir taraftan kendi doğal gazımızı, petrolümüzü artırırken, nükleer enerjiye yatırım yaparken, diğer taraftan yenilebilir enerji kaynaklarımızı hayata geçirerek ve enerji verimliliğini artırarak, enerjide dışa bağımlılığımızı en alt düzeylere çekme gayreti içerisindeyiz. Aynı zamanda bölgesel ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunmak ve enerjide bölgesel bir ticaret merkezi olmak hedeflerimiz arasında. Jeopolitik gelişmeler, özellikle Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde Türkiye’nin rolünü bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye sadece kendi enerji ihtiyacını karşılamanın ötesinde bölgesel hub olarak, ticaret merkezi olarak geniş bir coğrafyanın enerji arz güvenliği konusunda da önemli bir rol oynayacak konumdadır” diye konuştu.

‘ÇİN’E İHRACATIN ARTMASI LAZIM’

Türkiye’nin 2003’ten bu yana toplamda 261,3 milyar dolarlık uluslararası yatırım aldığını hatırlatan Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde de bu alanda güçlü politikalarla yolumuza devam edeceğiz. Bir yandan da 2053 itibarıyla karbon nötr ekonomiye ulaşma hedefimiz var. Türkiye, bu anlamda çok önemli yatırımların yapılacağı bir ülke konumunda. Burada Çin ile ilgili de bir kısa değerlendirme yapmak isterim; dış ticarette 50 milyar doları aşan bir hacme ulaşmış durumdayız. Yalnız burada çok dengesiz bir yapı var ve bunun sürdürülebilir olması mümkün değil. Dolayısıyla bu konuda çok boyutlu bir yaklaşımla ilişkileri optimize etmemiz gerekiyor. Bir taraftan Türkiye’den Çin’e değişik sektörlerde ihracatın artması lazım. Bu konuda 2 ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi lazım. Diğer yandan ticaretteki dengesizlikleri telafi edici bir anlayış içerisinde turizm ve doğrudan yatırımların desteklenmesi gerekiyor. Daha fazla Çinli turisti, Türkiye’de görmek istiyoruz. Daha fazla Çin’den doğrudan yatırımı, Türkiye’de görmek istiyoruz. Bunları yaptığımız zaman ticaretteki durumu da dengeleyici bir rol oynayacaktır diye inanıyorum. Bu konularda Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti olarak daha fazla iş birliği yapmamız lazım” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-cinli-turist-aciklamasi-ulkemizde-daha-fazla-gormek-istiyoruz/feed/ 0
Bakan Bolat: Eximbank’ın sermayesi 35.7 milyar liraya çıkarıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-eximbankin-sermayesi-35-7-milyar-liraya-cikarildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-eximbankin-sermayesi-35-7-milyar-liraya-cikarildi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:18:26 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5588 Türk Eximbank Genel Müdürlük yeni hizmet binası açılış töreni Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Ümraniye’de gerçekleşti. Açılış törenine aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ,Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da katıldı.

“EXİMBANK’IN SERMAYESİ 7 AY İÇERİSİNDE ÜÇÜNCÜ DEFA ARTIRILMIŞ OLDU”

Açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Yeni genel müdürlük binasının açılışı da Eximbank için yeni bir ferahlık, yeni bir büyüme, yeni bir hamle olacaktır. Eximbank’ın büyümesi, gelişmesi demek ihracatçılarımızın, ihracatımızın büyümesi ve gelişmesi demektir. Yeni yeni genel müdürlük binasına geçiş on yıl içerisinde bankanın insan kaynağında yüzde 50’ye yakın bir artış anlamına gelecek demektir. Yeni faaliyetlerle ve büyüme ile yeni yeni insan kaynağı ihtiyacı da ortaya çıkacaktır. Eximbank bu yeni genel müdürlük binasıyla gelenleri çok güzel, ihtişamlı bir şekilde karşılamış olacak. Bina içerisinde yaptığı güzel faaliyetlerle, finansman imkanlarıyla da gücüne güç katacaktır. Türk Eximbank’ın 2022 yılında ihracatımıza aşağı yukarı 45 milyar destek sunduğunu biliyoruz. 2023 yılında 42 milyar dolar bir destek sunmuştu. İnşallah bu yıl 50 milyar dolar bir destek sunulması hedeflenmiştir. Eximbank’ın sermayesi temmuz ayından bu yana 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu. Bugün biz iki müjdeyi birden yaşıyoruz. Hem güzel ve ihtişamlı yeni binaya geçiş, hem de Eximbank’ın sermayesi 11,8 milyar lira arttırılarak 35 milyar 700 milyon liraya çıkarılmış oldu. Bu 11,8 milyar lira sermaye arttırmanın anlamı 120 milyar lira ilave kredi imkanı demektir. Hayırlı uğurlu olsun inşallah” diye konuştu.

“İHRACATÇI SAYILARIMIZI 150 BİNE ÇIKARTACAĞIZ”

Konuşmasının devamında Bakan Bolat, “1973 bu yana 50 yıl geçti. O zaman yıllık 1 milyar doları anca geçiyorduk.1987 Ekim ayında ihracatta aylık 1 milyar doları geçtik. Bayram ediyorduk. Artık günlük 1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. İnşallah hedefimiz 2030 yılına kadar günlük 1 buçuk milyar dolarlık ortalama rakamları yakalamaktır. Bunu da Türkiye İhracatçılar Meclisi’ndeki ihracatçılarımızla birlikte yapacağız, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndaki ihracatçılarımızla, Sanayi ve Ticaret Odalarında, sivil toplum kuruluşlarındaki ihracatçılarımızla beraber yapacağız. Bugüne kadar nasıl başardıysak bundan sonra da inşallah daha başarılı olacağız. 2022 yılını 255,8 milyar dolar mal ihracat hedefiyle kapatmıştık. Dün itibariyle 257,6 milyar dolara ulaştık. Yani 50 günde 1,8 milyar dolar artırdık yıllık ihracatımızı. Hizmet ihracatımızda 100 milyar dolarla kapamıştı geçen yılı. Orada da hedefimiz 110 milyar dolar, mal ihracatında hedefimiz 267 milyar dolar. Şu anda iki aylık performansımız bu hedeflerin rahatlıkla ulaşılacağını göstermektedir. Ümit ederiz ki Yine bölgede, dünyada büyük jeopolitik gerilimler, savaşlar, salgınlar olmasın. Allah korusun böyle şeyler ortaya çıkmasın. Bugün itibariyle bu noktada iyi gidiyoruz. Bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayılarımızı da 150 bine çıkartacağız. Yılda ortalama yüzde 7’lik bir artış var. Geçen yıl 138-139 bin civarında ihracatçımız vardı. Bu yılı da 150 bin ihracatçıyla kapatacağız” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-eximbankin-sermayesi-35-7-milyar-liraya-cikarildi/feed/ 0
Esin Aydıngöz: Grammy’i kazanmasam da rüya gibi bir gündü! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/esin-aydingoz-grammyi-kazanmasam-da-ruya-gibi-bir-gundu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/esin-aydingoz-grammyi-kazanmasam-da-ruya-gibi-bir-gundu/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:11:01 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5504  5 Şubat’a geri dönelim. Müzik dünyasının en büyük gecesinde aday olarak bulunmak, kırmızı halı da yürümek ve törene katılmak size neler öğretti?

– Ben Grammy’i birkaç saat süren bir etkinlik zannediyordum. Meğer Grammy’ler tüm gün süren hatta tüm hafta boyunca birçok etkinlik, konser ve partilerle desteklenen bir etkinlikler dizisiymiş. Asıl Grammy gününden bahsedecek olursak sabah 11.30’dan itibaren tören alanındaydım. İlk tören ödüllerin çoğunun verildiği Peacock Theater’da yapıldı. Sonra küçük bir ara ve ardından Crypto.com Arena’daki tüm dünyanın canlı izlediği ikinci bölüm ve after party…

Kırmızı halıda yürümek ve o sırada fotoğraflarımızı çekmeye çalışan yüzlerce fotoğrafçıya poz vermek çok keyifliydi. Ama ailenizle beraber yürüyemiyorsunuz. Ben eşim Giacomo Sanna ile gittim.

Bu benim Grammy’lere ilk katılışımdı. İlk gidişimde aday olmak hayatım boyunca asla unutamayacağım bir anı oldu. Elbisem ve takılarımla da ülkemi temsil etmek istediğim için Özlem Süer’in elbisesi ve Sevan Bıçakçı’nın takılarıyla katıldım. Saç ve makyajımı Burçin Göksu yaptı. Kahramanınız olarak değerlendirdiğiniz insanlarla aynı ortamda olmak ve bu kişilerin sizin yaptığınız işlerden haberdar olup konuşmak istemesi çok özeldi. Ödülü alamamış olsam da rüya gibi bir gündü.

 Grammy adaylık madalyanızın hikayesi nedir?

– Grammy’den bir gece önce bu seneki adayların yer aldığı yemekli, müzikli bir gecede verildi madalyalarımız. Sanırım o geceye kadar aday olduğumu tam olarak algılayamamıştım. Madalya adaylığımın ilk somut kanıtıydı. Tiffany& Co’nun hazırladığı çok zarif ve çok anlamlı bir madalya. Kutusunu açtığımda gerçekten çok duygulandım. Sonrasında Recording Academy’nin fotoğrafçıları madalyamla ilk fotoğraflarımı çektiler. Türk müzisyen olarak bu noktaya gelebildiğim için çok mutluyum.

KENDİMİZİ BAŞKALARIYLA DEĞİL KENDİMİZLE KIYASLAMALIYIZ

 Adaylık haberini aldığınızda neredeydiniz?

– Turne otobüsündeydim. Teksas’tan Arizona’ya gidiyorduk. Uyuyordum ve gözlerimi açtığımda tebrik mesajları gelmeye başlamıştı. Kendi gözlerimle görene kadar inanamadım. Annemle babamı aradım. Otobüsün ilk durduğu benzincide kendimi dışarı atıp çılgınlar gibi sevindim.

 Grammy başarınız genç Türk müzisyenlere ilham olacaktır. Onlara neler söylemek istersiniz?

– Öncelikle hiç kimsenin ve hiçbir şeyin hele de kendilerinin cesaretlerini kırmasına asla izin vermesinler. Müzik dünyası çok fazla ilginin ve çok fazla reddin olduğu bir alan. Kendi kendimizle karşılaştırmamız lazım, başkalarıyla değil. Kendilerini mutlu eden ve içlerinden gelen müziği yapsınlar. Kariyerimde en büyük kapıları açan noktalar, çok fazla başvuru yapmam ve gelen her teklife açık olmamdı. Başvuru yaparken “Bu tam benlik” dediğim projeler olmadı. Ama ya olursa hissi hayatımı değiştirdi. Bu yaklaşımı herkese öneririm. Cesaret, sabır ve hayal gücü diliyorum.

FAZIL SAY’DAN İLHAM ALDIM

 Türk ezgileri ilham veriyor mu?

– Tabii ki… İlk aklıma gelen isim Fazıl Say. O nasıl değerli şairlerimizin şiirlerini, yazarlarımızın hayatlarını müzik ile birleştiriyorsa ben de yazarlarımızın, senaristlerimizin işlerini gerek film gerek konser müziklerim olarak tanıtmak istiyorum.

Çocukluğum İstanbul’da geçti. İKSV ve İş Sanat konserleriyle büyüdüm. Bu konserlerin gelişimimde yeri büyük. Bu yüzden Türkiye’de klasik müziğe, sanata ve müzelere erişimi olmayan çocuklar için projelerim var.

 Yeni projeler neler?

– Birleşmiş Milletler için yeniden derlediğim ve daha büyük orkestra için uyarladığım eserim “The Romantic Roller Coaster” var. 12 Mart’ta Dünya Kadınlar Günü kutlamaları çerçevesinde yapılacak Global Women in Music konserinde yer alacak. Bu eserle Türkiye’yi temsil edeceğim. Tamamı Birleşmiş Milletler çalışanlarından oluşan orkestradan eserimi dinlemeyi iple çekiyorum.

Sertab Erener için yaptığım düzenlemeler var. Ömer Seyfettin’in “Bomba” isimli hikayesinin kısa filmine müzik yazıyorum. Dzintra Erliha’nın Prima Classics’ten çıkacak albümleri için solo piyano eserleri yazıyorum. Orkestra şefi olarak AMP Worldwide ile anlaştım. Geçtiğimiz sonbaharda Disney/Pixar’ın “Coco” filminin müziklerini filme senkronize olarak yönettiğim Kuzey Amerika turnesi yapmıştık.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/esin-aydingoz-grammyi-kazanmasam-da-ruya-gibi-bir-gundu/feed/ 0
Maliye ev sahibini yakalamak için kiracının peşinde https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliye-ev-sahibini-yakalamak-icin-kiracinin-pesinde/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliye-ev-sahibini-yakalamak-icin-kiracinin-pesinde/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:01:08 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5492 Hazine ve Maliye Bakanlığı kira gelirlerinin doğru tespiti için kiracılardan bilgi toplamaya başladı. Kiracılara mektup gönderen ve kiralarla ilgili görüşmek isteyen Maliye, şimdi de kiracılara “Maliye’ye gelmenize gerek yok, internetten form doldurabilirsiniz” dedi. Kiracılar Dijital Vergi Dairesi’nden “Kira Bildirim Formu” doldurabilecekler. Formda kiracıya, mülk sahibine, taşınmaza ilişkin bilgiler, kira ücretinin yatırıldığı hesap bilgileri isteniyor.

KİRACILAR NASIL TESPİT EDİLDİ?

Maliye kira gelirlerinin tespiti ve doğru beyan edilmesini sağlamaya yönelik çalışma başlattı. 2023’te elde edilen gelirlerin beyanı için 1 Mart 2024 tarihinde gelir vergisinin beyan dönemi başlayacak. Martın sonuna kadar geçen yıl elde edilen gelirler için beyanda bulunulup vergisi ödenecek. Maliye de beyan ödeme dönemi öncesinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verileri ve TÜİK istatistiklerinden de yararlanarak potansiyel kiracılara ait adresleri tespit etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçtiğimiz günlerde tapu ve nüfus verilerinin incelenmesi sonucunda, kira geliri elde edebilme potansiyeline sahip yaklaşık 4.5 milyon konutun analiz edildiğini, kiralandığı tespit edilen adreslerde fiili tespitler yapılacağını söylemişti.

Kiracılardan elde edilen bilgiler, elektronik ortamda tutulacak bir tutanakla doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığının sistemlerine aktarılıyor. Bu bilgiler, banka hesap verileri ve vergi beyanlarıyla karşılaştırılarak gerekli kontroller gerçekleştiriliyor. Potansiyel kiracıların tespit edilmesinin ardından mükellefleri gönüllü uyuma davet etmek üzere bilgilendirme mektupları gönderildi. Kiracı yoklaması yapıldı. Şimdi ulaşılamayan kiracılara belirli bir gün ve saat verilerek ödenen kiralara ilişkin görüşme mektubu bırakılıyor.

İNTERNETTEN DE DOLDURULABİLECEK

Gelir İdaresi Başkanlığı dün yaptığı duyuru ile de görüşme mektubu bırakılan kiracıların kira ödemelerine ilişkin bildirimlerini vergi dairesine gitmeden internetten yapabilmelerinin yolunu açtı. Kiracılar artık Dijital Vergi Dairesi uygulamasında yer alan Kira Bildirim Formu’nu doldurarak da bildirim yapabilecekler.

Kira Bildirim Formu; Dijital Vergi Dairesine (https://dijital.gib.gov.tr) kullanıcı bilgileri (kullanıcı kodu / T.C. kimlik numarası / vergi kimlik numarası) ve şifre veya e-Devlet şifresi ile giriş yapıldığında sol menüde en alt bölümde yer alıyor.

REHBERLİK EDİYORUZ

Maliye’nin uyguladığı bu yöntemle mükelleflere yardımcı olmak, rehberlik etme amacını taşıdığı belirtiliyor. Ev sahipleri eksik beyanname verdiğinde ya da hiç beyanname vermediğinde vergi cezaları ile karşı karşıya kalabiliyor. Kira Bildirim Formu’nun ilk sayfasında da, “Değerli mükellefimiz Kira Bildirim Formu’nu doldurarak kayıtdışı ekonomi ile mücadele edilmesine destek olabilirsiniz” ifadesi yer alıyor.

HANGİ SORULAR VAR?

Kira Bildirim Forumu’nda önce kiracının TC kimlik numarası, adı soyadı isteniyor. Mülk sahibine ilişkin gerçek-tüzel kişi, TC kimlik numarası ya da yabancı kimlik numarası talep ediliyor. Taşınmaza ilişkin bilgiler kısmında ise konut, işyeri ya da diğer seçeneklerinden birisi olup olmadığı soruluyor. Kiralama devam ediyor/Kiralama sona erdi bilgisi. kiralama tarihi, kira tutarı ve para birimi tek tek soruluyor. Ayrıca kira ücretinin yatırıldığı hesap bilgileri de isteniyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/maliye-ev-sahibini-yakalamak-icin-kiracinin-pesinde/feed/ 0
Sahte ve taklit ayakkabı kıskaç altına alınacak ek vergilerle yerli üretim desteklenecek… Ayakkabıya abluka https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/#respond Mon, 26 Feb 2024 09:05:09 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5488 TÜRKİYE ekonomisinin kanayan yaralarından biri de sahte/taklitçilik. Yıllardır büyüyen bu yara özellikle ayakkabı sektörünü derinden etkiliyor. Kayıt dışı üretim hem ciddi bir vergi kaybına neden oluyor hem de üretim aşamasında kullanılan kanserojen kimyasallar yüzünden tüketicinin sağlığını tehlikeye atıyor. Şimdi ise bu konuda yeni adımlar geliyor. Taklit ve kaçak ayakkabı üretiminde daha önce atılmayan adımlarla yeni bir mücadele başlatılıyor. Amaç taklit üretimi en aza indirip yerli üreticileri güçlendirmek.

HER ALANDAN KATILIM

Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) öncülüğünde, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Türk Patent ve Marka Kurumu ve Türk Standartları Enstitüsü’nün temsilcileri, ilgili yargı mensupları ve akademisyenler ile“Ayakkabı Sektöründe Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” gerçekleştirildi.

ÜRÜNLER TOPLATILACAK

Sektörün uzun süredir mücadele ettiği bu konunun önemli bir aşamaya geldiğini vurgulayan TASD Başkanı Berke İçten, Hürriyet’e bundan sonra atılacak adımları anlattı: “Sahte ürünler yerli üretime zarar veriyor. Çok büyük bir vergi kaybı var. Ayrıca 30-40 yıl markalaşmak için emek harcayan yerli üreticilerin tüm emekleri boşa gidiyor. Kamu ve özel sektörden 100 temsilci bu Çalıştay’da atılacak adımları tartıştı. Uluslararası markalar Türkiye’de kendi ürünleri ile ilgili ‘sahtecilik’ şikâyeti yapmadıkça ürünleri toplatılamıyordu. Onlar bize “Bu sizin sorununuz” diyordu. Ancak artık öyle olmayacak. Kamu bu konuda harekete geçiyor. Uluslararası firmaların şikayeti olmasa da tüm ürünler toplatılacak” diye konuştu.

‘HEPSİ YERLİ VE KAYITLI OLSUN’

Taklit üretimin çok büyük bir istihdama da ev sahipliği yaptığına değinen İçten, “Ayakkabıda sahtecilikle ilgili tam bir abluka başlıyor. Ama bunlar yapılırken biz kimsenin hapse atılmasını istemiyoruz. Orada üretim yapanlar bir şekilde kayıtlı üretime geçsin istiyoruz ya da yerli firmalar için üretim yapsınlar” dedi.

EK VERGİ BEKLENTİSİ

İçten, sahtecilikle mücadele kapsamında hazırlanacak yeni yasal düzenlemelere ek olarak sektörü koruma amacıyla uygulanması planlanan yeni ek vergilerin de yakında açıklanabileceğini söyledi. Ek vergilerin ithal ayakkabıda yeni fiyat artışlarına da neden olması bekleniyor.

KARGOCULAR DA DİKKAT EDECEK

TAKLİT ve kaçak ayakkabı ile mücadelede sosyal medya reklamlarına ilk önlemlerin gelmeye başladığını anlatan Berke İçten, “Bu yapıların en fazla satış yaptığı alanlar e-ticaret ve sosyal medya. Bu alanlarda artık eskisi gibi aktif olamayacaklar. Reklamlara müdahale olacak. Ayrıca perakende satış noktalarında daha fazla denetim gerçekleştirilecek. Nasıl kargo şirketleri silah, uyuşturucu madde taşıyamıyorsa sahte ayakkabı da taşıyamayacak. Bu konuda da sektör üzerine düşeni yapacak” diye konuştu.

SIFIR TOLERANS İLKESİYLE HAREKET

TİCARET Bakanlığı, Çalıştay’ın sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, ayakkabı sektörünün geleceği açısından önemli olan konu başlıklarını şöyle sıraladı: “Ayakkabı ürünlerine yönelik tüketici şikâyetlerinin asgari seviyeye düşürülmesi amacıyla, başta ayakkabı sektörü olmak üzere ilgili tüm paydaşlar tarafından gerekli tedbirlerin alınması; ‘sahte/taklit ayakkabı’ üretiminin ve satışının engellenmesi amacıyla, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli tedbirlerin alınması ve bu alanda yapılacak denetimlere ağırlık verilmesi; ayakkabı ürün güvenliğinin sağlanması ve tüketici sağlığının korunması amacıyla, tüm paydaşlar tarafından ‘sıfır tolerans’ ilkesiyle hareket edilmesi.”

‘İLK ADIMI ATAN TRENDYOL OLDU’

ÇALIŞTAY’DA tüm katılımcılara sektörün nelerle mücadele ettiğini anlattıklarını söyleyen Berke İçten, “Onlara üretimden satış noktalarına kadar bu işin nasıl yapıldığını, kaçakçılığın ve sahteciliğin tüm boyutlarını, e-ticarette yapılan usulsüzlükleri anlattık. Tüm paydaşlar durumun farkına vardı ve yeni adımlar atılacak. Ancak sahteciliğin önemli bir ayağı e-ticarette önemli bir pazar yeri olan Trendyol ve onlar da bu Çalıştay’a katılım gösterdi. Bu konuda harekete geçen ilk katılımcı da Trendyol oldu. Kendileri de alınan önlemleri vurguladı ve yeni uygulamaları devreye alarak sahtecilikle mücadeleye destek olacaklarını bildirdiler” ifadelerini kullandı.

Berke İçten

 BİLGİ NOTU

2023’te 55 milyon çift ayakkabı ithal edilirken bu ithalatın değeri 1.4 milyar oldu. Ayrıca 2023’te 295 milyon çift ayakkabı ihraç edildi, bu ihracatın değeri ise 1.1 milyar dolardı.

 
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sahte-ve-taklit-ayakkabi-kiskac-altina-alinacak-ek-vergilerle-yerli-uretim-desteklenecek-ayakkabiya-abluka/feed/ 0
‘Senden Önce’nn ikinci bölümünde neler oldu? İhanet ortaya çıkacak mı? https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/senden-oncenn-ikinci-bolumunde-neler-oldu-ihanet-ortaya-cikacak-mi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/senden-oncenn-ikinci-bolumunde-neler-oldu-ihanet-ortaya-cikacak-mi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:55:56 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5474 Dizinin yeni bölümünde;

Aldığı notun etkisinden çıkamayan Merve, söylenen adrese gittiğinde Hakan ile Sahra’yı el ele gördü.

Çaresizce otele dönen Merve, Hakan geldiğinde ona sakladığı her şeyi anlattı:

Bir çocuğum olmayacağını öğrendim Hakan… Sana hiçbir zaman bir aile veremeyeceğimi öğrendim… Ellerinle tasarladın bahçedeki parkı, odayı… 4 ay önce öğrendim. O günden beri de seni terk etmek için her şeyi denedim. Kaç doktora gittim, kaç hastaneye danıştım. Hepsi de aynı şeyi söyledi. Benimle birlikte olursan çocuğun olmayacak… Ben seninle ömrümün sonuna kadar yaşayabilirim… Sen aynı şeyi yapabilecek misin?

Kocası ile arasındaki buzları eritmeyi başaran Merve, balkona çıktığında Sahra ile karşılaştı. Hakan ile Sahra arasında olup bitenleri anlayan Merve, her sözü ile rakibine “ben buradayım” mesajı verdi.

Saunaya giden Merve, Sahra’yı karşısında görünce kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı. Birbirlerine gözdağı veren iki kadının çocukluk arkadaşı olduğu ortaya çıktı. Hakan ve Merve evliliği de sanılanın aksine aşk evliliği değil sadece yıllar önce birbirlerine ‘kimseye aşık olmayacağız’ sözü veren iki arkadaşın planıydı…

Beklenmedik bir şekilde Hakan’a aşık Merve, Sahra’ya vazgeçmek istediğini söyledi ancak bu teklif kabul görmedi.

Merve’yi kararından vazgeçiremeyeceğini anlayan Sahra, bu kez el değiştirdi ve Hakan’a mesaj atıp onu İstanbul’a dönmeden önce son kez görmek istediğini söyledi.

Sahra’nın davetini karşılıksız bırakmayan Hakan, söyledikleri ile genç kadını şaşırttı.

Yaşadıklarımız benim hatamdı, karımla aramızdaki sorunları çözdük. Her şey bitti

Gizlendiği yerde Hakan ile Sahra’nın konuşmalarını dinleyen Merve bu durumdan çok mutlu oldu.

Sahra’yı Hakan’dan uzak durması konusunda uyaran Merve’nin kocasına olan aşkını anlatması da sonuç vermedi.

Bizim geçmişimiz öyle karanlık ki o aşk dediğin şey bile aydınlatamaz

Merve’nin Hakan’a anne olamayacağını söylediğini ve yaptıklarına gerekçe olarak bu durumu gösterdiğini öğrenen Sahra, bilinmeyen bir sırrı daha ortaya çıkardı.

Anne olabildiğini ikimiz de biliyoruz!

Günün sonunda iki eski dost son bir anlaşma yaptılar:

 Hakan’ı baştan çıkarmayı başarırsam işimize kaldığımız yerden devam edeceğiz

Kendini köşeye sıkışmış hisseden Merve, doktora gitti ve anne olup olamayacağını sordu.

Daha önce olduğu gibi yine hamile kalabilirsiniz Merve Hanım

Merve ve Hakan’ı daha fazla rahatsız etmek istemeyen Kaan, kendine yeni bir ev bakmaya başladı. Kaan’a bu konuda yardım eden kişi Ömer, bulduğu emlakçı ise Sahra idi!

Yıllar önce eşini kaybeden ve kalbini aşka kapatan Kaan, Sahra’dan çok etkilendi.

Abisindeki değişimi fark eden ve bu durumdan rahatsız olan Hakan, durumu Merve ile de paylaştı.

Planlarını adım adım uygulamaya başlayan Sahra, öğle yemeği için Kaan ile sözleşti. Kaan yemeğe kardeşi Hakan ve Merve’yi de davet etti.

Abisinin bahsettiği emlakçının Sahra olduğunu gören Hakan, büyük şok yaşadı.

Merve ile konuşmadan şirkete giden Hakan, Ömer’i odasına çağırıp ona Sahra’nın abisinden uzak durması gerektiğini söyledi.

Bunun için geçerli bir neden arayan Ömer, Hakan’ın Sahra’yı tanıdığını ve Merve’yi aldattığını öğrendi.

Dizinin final sahnesinde;

Sahra, Kaan ve ailesiyle yemek için sözleşti. Adı geçen emlakçının Sahra olduğunu gören Merve, kendisine açılan savaşın farkına vardı.

Merve, sorduğu soru ile Hakan’ı şaşırttı:

Sana da çok tanıdık gelmiyor mu?

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/senden-oncenn-ikinci-bolumunde-neler-oldu-ihanet-ortaya-cikacak-mi/feed/ 0
Bakan Özhaseki’den kira desteği açıklaması: Teslimata kadar devam edecek https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:54:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5341 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz ama deprem bizim ülkemizin gerçeği. En riskli 5 ülkeden biriyiz. En riskli ilimiz ise İstanbul. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Evler teslim olana kadar da kira yardımlarını sürdüreceğiz” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

“CENNET GİBİ BİR VATANA SAHİBİZ”

Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

“ARTIK ŞEHİRLERİMİZ, DAĞLARIMIZ, İLÇELERİMİZ TERTEMİZ”

Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

“5 RİSKLİ ÜLKEDEN BİRİSİ TÜRKİYE”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca . Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

“ONLARI VİCDANLARIYLA BAŞ BAŞA BIRAKIYORUZ”

Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

“1 BUÇUK SENE İÇERİSİNDE BÜTÜN EVLERİ TESLİM EDECEĞİZ”

Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

“KOL KOLA GİRELİM VE BİRLİĞİMİZİ DEVAM ETTİRELİM”

Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.
Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.
Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/feed/ 0
Türk Hava Yolları 5 bin kişiyi işe alacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-hava-yollari-5-bin-kisiyi-ise-alacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-hava-yollari-5-bin-kisiyi-ise-alacak/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:27:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5302 Türkiye’de genç nüfusun en çok çalışmak istediği şirketler arasında zirvede yer alan Türk Hava Yolları, yayınladığı ‘’Take-Off 101’’, ‘’Take-Off Jr.’’ ve ‘’Take-Off Cadet’’iş ilanlarıyla uçuş ve yer çalışanı olarak birçok pozisyonda alım yapacağını duyurdu. Bu ilanlar kapsamında bayrak taşıyıcı, 2033 hedefleri doğrultusunda çalışan istihdamını artırmayı hedefliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği ‘’Kariyer Zirvesi’ ’etkinliğinde, işe alım politikaları ve süreçleri hakkında konuşma yapan Türk Hava Yolları İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkerim Çay; ‘’Ortaklığımızın büyüme stratejileri doğrultusunda her yıl çalışan sayımızı artırmaya gayret ediyor; istihdamı artırma politikalarımızla Türkiye ekonomisine katkı sunmaya çalışıyoruz. 2023 yılında, uçuş ve yer ekiplerinden oluşmak üzere toplam 5.134 çalışanı bünyemize kattık. Bu yıl da yine 2023’te olduğu gibi yaklaşık 5.000 çalışanı ailemize almayı hedefliyor; iştirak şirketlerimizle birlikte takribi 84.000 olan çalışan sayımızı, 10 yıl sonunda 150 bin çalışana ulaştırmayı hedefliyoruz.’’ dedi.

 

TAKE-OFF 101 VE TAKE-OFF JR. İLANLARIYLA GENÇ İSTİHDAMI TEŞVİK EDİLİYOR

Take-Off 101 (Part-Time Öğrenci) ve Take-Off Jr., yetenek kazanımı programları ile kariyerine başlamak isteyenlere birbirinden farklı alanlarda çalışma imkânı sunan Türk Hava Yolları, genç nüfusun istihdamını bu ilanlarla destekliyor.

Türk Hava Yolları, Take-Off 101 (Part-Time Öğrenci) programı ile Lisans 3. sınıf ve 4. sınıf öğrencilerine öğrenimleri devam ederken, çalışma hayatını deneyimleme fırsatı sunuyor. Değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan adaylara, iki dönem boyunca toplamda 12 ay Türk Hava Yolları bünyesinde çalışma imkânı sunuluyor. 1 Ocak 1998 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere hitap eden ilana, 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler başvurabilecek.

Take-Off Jr. (Yeni Mezun ve Lisans Son Sınıf Öğrencileri) programı ile de Lisans son sınıf öğrencilerine ve yeni mezunlara kariyerlerinde uçuşa geçme fırsatı sunan bayrak taşıyıcı, programın değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan yetenekli ve başarılı adaylara bünyesinde tam zamanlı çalışma fırsatı sunuyor. 1 Ocak 1997 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere yönelik açılan ilana, lisans son sınıf öğrencileri ve mezunları başvurabilecek. İlanlarda iyi derecede İngilizce bilen, iletişimine ve gelişimine önem veren, yeni ve uygulanabilir fikirler üretebilen ve takım çalışmasına yatkın gençlerin tercih edileceği belirtiliyor. Her iki ilana da 10 Mart 2024’e kadar başvuru gerçekleştirilebilecek.

 

TAKE-OFF CADET UÇURUYOR

Take-Off Cadet (Yetiştirilmek Üzere İkinci Pilot Aday Adayı) programı ile bölüm fark etmeksizin tüm lisans mezunu ve 31.12.2003- 01.01.1994 tarihleri arasında doğmuş kişiler Türk Hava Yolları ailesine katılmak için başvuru yapabilecek. İşe alım sürecinde başarılı olan adaylar, 2 sene boyunca eğitim görecek. Adaylar, eğitim sırasında 2 brüt asgari ücret maaş, konaklama, kira yardımı, yemek kartı, sigorta ve indirimli bilet gibi haklardan faydalanabilecek. İlana 30 Nisan 2024 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

Türk Hava Yolları’nın yayında olan tüm ilanlarına, Türk Hava Yolları’nın kariyer sayfası olan kariyer.thy.com uzantılı web sayfasından başvuru gerçekleştirilebilir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turk-hava-yollari-5-bin-kisiyi-ise-alacak/feed/ 0
Kâr tahminleri yükseldi: Gözler Türk bankalarında https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kar-tahminleri-yukseldi-gozler-turk-bankalarinda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kar-tahminleri-yukseldi-gozler-turk-bankalarinda/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:00:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5250 Bir ay önce ’Türk bankaları yeniden radarda’ başlıklı bir rapor yayınlayan ve yıllar sonra Türk bankalarına yatırımcı ilgisinin arttığına dikkat çeken Bank of America (BofA), yeni analizinde de Türk bankalarında hedef yükseltti.

Banka, takip ettiği Türk bankaları için başına kâr tahminlerini ortalama yüzde 14 artırdı ve hedef fiyatlarını revize etti. ABD’nin en büyük ikinci bankası konumundaki BofA, ‘2024’ü, umut verici bir 2025 yılı öncesinde geçiş yılı’ olarak gördüğünü belirtti. “Türk özel bankaları için olumlu görüşümüzü sürdürüyoruz. 2024-26 hisse başına kâr tahminlerimizi ortalama yüzde 14 artırıyoruz” denilen değerlendirmede, “Çünkü, 2024 ilk çeyrekteki durağan kârlılığın, 2024 ikinci yarıda özellikle de 2024 son çeyrekte hızlı bir toparlanma ile fazlasıyla telafi edilmesini bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

‘UMUT VERİCİ 2025’ VURGUSU

BofA hisse fiyatı hedeflerini; Akbank için 53.5 TL’den 66 TL’ye, Garanti Bankası için 78 TL’den 99 TL’ye, Yapı Kredi için 28.5 TL’den 36 TL’ye çıkardı. İş Bankası C hisse fiyatı tavsiyesini ise 34.5 TL’den 42 TL’ye yüksetti ve ‘al’ olarak korudu.

Banka, söz konusu değerlendirmenin devamında şu ifadeleri kullandı:

“2024 yılını, kârlılıkların artmasını, tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) düşmesini ve fiyat/defter değeri büyümesinin büyük olasılıkla yıllık kârları aşmasını (yukarı yönlü risk) beklediğimiz umut verici bir 2025 yılı öncesinde geçiş yılı olarak görüyoruz. Bunun yakın olmayabileceğini kabul ediyoruz, ancak eğilim net görünüyor ve piyasalar ileriye bakıyor.

Akbank, Garanti, İş Bankası ve Yapı Kredi için tavsiyemiz ‘al’. Bu arada, kamu bankaları Halkbank ve Vakıfbank için ‘düşük performans’ notlarımızı yineliyoruz.”

POZİTİFLİK SÜRÜYOR

Öte yandan BofA, 8 Ocak’taki Türk bankalarıyla ilgili analizinde de, önceki yılların aksine uzun vadeli yatırım yapan fonların borsaya girişlerde hakim konumda olduğunu belirtmiş ve şöyle demişti: “Ortak görüş, Türkiye’nin normalleşme temasına en iyi bankaların ayak uyduracağı yönünde. Neredeyse her toplantıda enflasyon beklentileri, kur görünümü ve ortodoks politikaların sürdürülebilirliğiyle ilgili sorular masada.”

BofA’nın yanı sıra, ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs da geçen hafta Türk bankaları için kazanç tahminlerini yükseltmişti. Banka Akbank, Garanti Bankası, Vakıfbank ve Yapı Kredi için fiyat hedefini yukarı yönlü revize ederken; İş Bankası ve Halkbank için hedef fiyatını değiştirmemişti. Akbank’ın 43.6 TL olan hedefi 49 TL olarak güncellenirken tavsiye “Al” olarak açıklanmış; Garanti Bankası’nın hedef fiyatı 62 TL’den 71 TL’ye ve Vakıfbank’ın hedef fiyatı ise 10.4 TL’den 11 TL’ye yükseltilmişti.

Türk bankalarına ilişkin bir diğer pozitif rapor da 17 Ocak’ta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’ten gelmiş; Moody’s 17 Türk bankasının kredi notu görünümlerini ‘durağan’dan ‘pozitif’e çevirmişti.

BORSADA GÜN İÇİ REKOR

-BORSA İstanbul haftanın ilk gününde rekor tazelerken bankacılık endeksindeki artış dikkat çekti. CDS’lerdeki düşüş ve yabancı ilgisi bankacılık hisselerindeki artışta etkili oldu. Ayrıca, yabancı bankaların pozitif raporları da borsadaki artışı tetikledi.

Buna göre, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yeni haftaya yüzde 0.77 yükselerek 9 bin 322,05 puanla rekor seviyeden başladı. Gün içinde 9 bin 404 seviyesine çıkarak rekor tazelemeye devam eden endeks, günü yüzde 0.58 düşüşle 9 bin 196 seviyesinden tamamladı.

Borsadaki son hareketi Hürriyet’e değerlendiren İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros, endeksteki son düşüşün kâr satışından kaynaklandığını söyledi. “Zirveye ulaşan endeks daha sağlam adımlarla yukarı yönlü hareketine devam edebilmek için dinlenmeye çekildi” diyen Toros, “Bu düzeltmeler sağlıklı. ilerleyen günlerde yeniden yukarı yönlü hareket sürecektir” diye konuştu.

CDS’LER OLUMLU ETKİLİYOR

-Peki borsa son günlerde neden rekor üzerine rekor kırdı? Bankacılık hisselerindeki artışta kredi risk primindeki (CDS) düşüşün ve yabancı girişlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, bankaların 4. çeyrek bilançoları çok güçlü gelmese de CDS’deki geri çekilme ve yabancı ilgisi banka hisselerine olan ilgiyi artırdı. Şubatta başlayan düşüş eğilimini sürdüren Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 300 baz puanın altına gerilemişti. Ziraat Yatırım’ın günlük bülteninde de konu ile ilgili şu ifadeler yer aldı: “Geçtiğimiz enflasyon raporu toplantısında faiz artırımlarına ara verildiğinin işaretinin verilmesi borsa için önemli bir katalizör olurken, Türkiye-ABD ilişkilerine yönelik yaşanan ilerlemenin fiyatlamaları desteklediği söylenebilir. Nitekim TL varlıklara yabancı ilgisinin sürdüğü gözlendi. Yeni haftaya başlarken ise olumsuz bir gelişme yok.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kar-tahminleri-yukseldi-gozler-turk-bankalarinda/feed/ 0
Aidatlar uçtu… 2 yılda yüzde 200-300 arttı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/aidatlar-uctu-2-yilda-yuzde-200-300-artti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/aidatlar-uctu-2-yilda-yuzde-200-300-artti/#respond Sat, 24 Feb 2024 09:01:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5248 Konut fiyatları, kiralar derken artık aidatlar da milyonlarca kişinin sorunu haline geldi. Özellikle büyükşehirlerdeki sitelerde istenen rakamlar aile bütçelerini ciddi manada zorluyor. Hem ev sahipleri hem de kiracılar yapılan zamları fahiş bulurken, yönetim şirketleri asgari ücret sonrası artan personel giderleri ve enflasyonu gerekçe gösteriyor. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, kimi zaman giderlerle açıklanamayacak zamlar da uygulanıyor.

NE KADAR ZAM YAPILDI?

EVA Gayrimenkul Değerleme tarafından yapılan araştırmayla zam oranları ve ilçe ilçe ortalama aidat bedelleri belirlendi. 2024 zamlarının öncesinde geçmiş yıllarda yapılan artışları hatırlatan EVA Gayrimenkul Değerleme’den Değerleme Koordinatörü Serkan Bal, “2022 yılının başlarında İstanbul genelindeki aidat artışları yaklaşık yüzde 40 civarındayken, 2023 yılında bu oran ortalama yüzde 77’ye yükselmişti. Hatta bu artış oranı, yaklaşık on ilçede yüzde 100-155 arasında değişiklik göstermişti. Bu hızlı ve dengesiz artışların en büyük nedeni de, maliyet ve enflasyon artışlarına hazırlıksız yakalanmaktı” dedi. Bu yıl başında aidatlara yüzde 25 ile yüzde 71 arasında zam yapıldığını belirten Bal, kimi sitelerde yüzde 150’ye varan zamlar da tespit ettiklerini dile getirdi.

“2022 yılı Ocak ayını başlangıç noktası olarak kabul ettiğimizde, bu zamana kadar gerçekleşen artış oranlarının ortalama yüzde 168 olduğunu görüyoruz” diyen Bal, “Ortalamanın yanında kimi ilçelerde yüzde 200-300 oranında artışlar da yapıldı” şeklinde konuştu.

ORTALAMA TUTAR 1600 TL’YE ÇIKTI

Yapılan araştırmalara göre İstanbul’da 100 metrekare alana sahip daire başına ortalama aidat tutarı 1.600 liraya ulaştı. Peki en yüksek ve en düşük aidat bedelleri hangi ilçelerde görüldü? Bu soruya yanıt veren Serkan Bal şunları söyledi: “100 metrekarelik daire başına ödenen ortalama aylık aidat tutarında en yüksek rakam 4 bin 100 lira ile Beşiktaş’ta görülürken, onu 3 bin 300 lira ile Şişli, 2 bin 800 lira ile Kadıköy, 2 bin 700 lira ile Sarıyer ve Üsküdar, 2 bin 600 lira ile Ataşehir takip ediyor. Aidatların en düşük olduğu ilçeler ise 800 lira ile Silivri ve Çatalca.”

LÜKS SİTELERDE 50 BİN TL’YE ULAŞTI

Lüks sitelerde ödenen rakamların ortalamanın çok üzerinde olduğunu dile getiren Bal şu çarpıcı örnekleri paylaştı: “Beşiktaş’ta bilinirliği yüksek markalı projelerde ortalama 100 metrekare dairelerin aidatlarının 32 bin lira olduğu, kullanım alanlarının 200 metrekareye ulaşması durumunda ortalama aidat rakamlarının 50 bin liraya çıktığını görüyoruz. Şişli’de lüks projelerde 100 metrekare dairelerin aidatlarının 35 bin lira seviyesinde olduğu söylenebilir. Sarıyer, Üsküdar, Beykoz gibi lüks villa sitelerinde ortalama aidat rakamları 12 bin ile 20 bin lira aralığında değişiyor. Kadıköy Bağdat Caddesi’ne yakın rezidans projelerinde aidat bedelleri ortalama 8-12 bin lira aralığında.”

YENİ DÜZENLEME BEKLENİYOR

Son aylarda yoğun şikâyet konusu olan konut aidatları hem kamuyu hem de sektör derneklerini harekete geçirdi. Sorunların çözümü için düzenlenen çalıştaylarda bir araya gelen kamu-özel sektör temsilcileri bir yol haritası da belirledi. Yapılacak düzenleme ile site yöneticilerine, yönetim şirketlerine sertifika şartı ve adli sicil kontrolü getirilmesi, gelir-giderlerin kamu tarafından düzenli olarak denetlenmesi planlanıyor.

ANKARA VE İZMİR’DE RAKAMLAR NASIL?

Araştırma sonuçlarına göre İzmir genelinde bu yıl aidat artış oranları İstanbul ortalamasına kıyasla daha yüksek ve yaklaşık yüzde 65 seviyesinde. İzmir’de, Karşıyaka’da ortalama aylık aidat tutarı 100 metrekarelik daire başına 1.900 lira iken, Bayraklı ve Bornova ilçelerinde 1.600 lira civarında. Çeşme ilçesinde yazlık lüks site özelliğinde projelerdeki aidatlar 4 bin 500 ile 9 bin 500 lira bandında. Tekil konut binası olup apartman görevlisi bulunmayan, eski apartman binalarında ise aidat ortalamasının 275 lira seviyeside olduğu görülüyor.

Ankara’da aidat artışları İstanbul ile benzer ve ortalama yüzde 50 seviyesinde. Çankaya ilçesinde, 100 metrekarelik daire başına ödenen ortalama aylık aidat tutarı 1.750 lira, Gölbaşı’nda 1.100 lira, Yenimahalle’de 750 lira, Etimesgut’ta ise 700 lira. Ankara genelinde, tekil konut binalarında ve eski apartmanlarda aidat ortalaması 200 lira bandında seyrediyor. Ancak markalı konut projelerinde aidatların 5 bin lira ile 10 bin lira arasında değişkenlik gösterdiği, lüks sitelerde bunun da üzerine çıktığı ifade ediliyor.

BUNLARA DİKKAT! İŞTE BİLİNMESİ GEREKENLER

Gayrimenkul hukuku uzmanları ev sahipleri ve kiracıların aidatlar konusunda bilmesi gereken kritik bilgileri şöyle özetliyor:

1. Yönetim şirketleri, yönetim kurulları tek başına aidat zammı belirleyemiyor. Önce genel kurul toplantısı yapılması gerekiyor. Bu nedenle genel kurula katılmanız çok önemli. Böylece tüm giderleri görebilir, sorularınızı iletebilirsiniz. Ancak bu toplantılara sadece ev sahipleri katılabiliyor, kiracılar ev sahibinin vekâleti olursa sürece dahil oluyor.

2. Alınan kararlara itiraz hakkınız var. Kurul toplantısına katılan ancak karşı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve genel kurul davetiyesi eline ulaşmayanlar altı ay içinde sulh hukuk mahkemesine iptal davası açabilir. Eğer ortada bir usulsüzlük olduğunu düşünüyorsanız dava açmanız öneriliyor. Usulsüzlük yapıldığını düşünmüyor, ancak artış oranına itiraz etmek istiyorsanız, bu defa olağanüstü genel kurul talebinde bulunabilirsiniz. 1/3 malik bir araya gelip, sitedeki tasarruf tedbirlerini masaya yatırabilirsiniz.

3. Sanılanın aksine site ya da apartmanda her giderden kiracı sorumlu değil. Giderler işletme bütçesi ve yatırım bütçesi olarak ikiye ayrılıyor. Sitede çalışanların maaşı, ortak alan faturaları gibi kullanımdan kaynaklı işletme kalemlerinden kiracılar sorumlu. Ancak demirbaş kalacak kalemler ev sahibinden istenmeli. Mesela asansör değişecekse, binaya yalıtım yapılacaksa bunu mülk sahibi karşılamalı.

4. Sitede oturan biri, ‘ben havuza girmiyorum’ ya da ‘giriş katta oturduğum için asansör kullanmıyorum’ diyerek aidatı red edemez, indirim bekleyemez.

5. Aidatını ödemeyen malik için dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Üstelik aylık yüzde 5 gecikme tazminatı da alınır.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/aidatlar-uctu-2-yilda-yuzde-200-300-artti/feed/ 0
EKK sona erdi: Depremin yaralarının sarılması için gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ekk-sona-erdi-depremin-yaralarinin-sarilmasi-icin-gereken-her-turlu-adimi-atmaya-devam-edecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ekk-sona-erdi-depremin-yaralarinin-sarilmasi-icin-gereken-her-turlu-adimi-atmaya-devam-edecegiz/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:12:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5206 Ekonomi Koordinasyon Kurulu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlık etti. 

Toplantı sonrası Kurul tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) 2024 yılının ikinci toplantısını bugün gerçekleştirmiştir. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen; 11 ilimizi ve yaklaşık 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerin yıl dönümünü geride bıraktık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, tedavileri devam eden yaralılarımızın da bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz. Deprem bölgesinde son bir yılda konut ve altyapı ihtiyaçlarının giderilmesi ile ticari ve sosyal hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik her türlü çabayı sarf ediyoruz. Depremin yaralarının sarılması için gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz.

Yaşanan büyük deprem felaketininin etkilerine ve küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi istikrarlı ve güçlü yapısını korumaktadır. Bu süreçte yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda enflasyonu düşürmeye, kamu maliyesini güçlendirmeye, ithalata bağımlılığı azaltmaya ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamaya yönelik politikaları uygulamaya devam ediyoruz.  Enflasyonla mücadeleye yönelik para ve maliye politikası etkin bir şekilde uygulanırken yapısal reform çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. Bu kapsamda bugün gerçekleştirilen toplantıda görüşülen konular şunlardır:

* 2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) takvimlendirilmiş yapısal reform alanlarında gelinen son durum ele alınmıştır. Bu kapsamda; afetlerle mücadeleden yeşil ve dijital dönüşüme, fiyat istikrarından kamu maliyesine, iş ve yatırım ortamından yüksek katma değerli üretim ve ihracata, enerjiden ulaştırmaya, işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemine kadar tüm öncelikli alanlarda atılan somut adımlar belirtilen takvim çerçevesinde ilerlemektedir. Reform niteliğinde düzenlemeleri içeren ve hayata geçirildiğinde ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal iyileşmeleri sağlayarak kalkınma hızımızın artmasına önemli katkı sağlayacak tedbirlerden yılın ilk çeyreği itibarıyla  tamamlanması planlanan tüm adımlarda önemli bir mesafe kaydedilmiş olup, ilgili tüm kurumların etkin koordinasyon içinde atacakları adımlarla çeyrek sonunda tamamının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

* Sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalar Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. Bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılması amaçlanmaktadır.

* Katma değeri yüksek ihracat potansiyelimizi artırıcı ve cari işlemler dengesinde sürdürülebilir iyileşmeyi sağlayıcı yatırımlara yönelik Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri’ne (YTAK) ilişkin mevcut durum değerlendirilmiştir. Büyük ilgi gören YTAK programı, önümüzdeki dönemde güçlendirilerek sürdürülecektir.

* Tasarrufların toplumun yararına olan ihracat, yatırım ve girişimcilik gibi öncelikli üretken alanlarda kullanılmasını sağlamak için bankalara verilmesi planlanan “Toplumsal Yatırım Notu” çalışmalarında gelinen son durum üzerinde durulmuştur.

* Finansal altyapımızı güçlendirmek üzere teknolojisi Türkiye’de geliştirilen ve kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi’ne (TROY) ilişkin son dönem gelişmeler Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. TROY’un kullanımında düzenli bir artış gözlenmekte olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde TROY kullanımı yaygınlaştırılacaktır.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ekk-sona-erdi-depremin-yaralarinin-sarilmasi-icin-gereken-her-turlu-adimi-atmaya-devam-edecegiz/feed/ 0
Bakan Bolat: Türkiye’nin ticaretteki payını yükseklere çıkarmak için çalışıyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-turkiyenin-ticaretteki-payini-yukseklere-cikarmak-icin-calisiyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-turkiyenin-ticaretteki-payini-yukseklere-cikarmak-icin-calisiyoruz/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:24:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5196 Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ihracat, ithalat, dış ticaret dengesi ve cari işlemler dengesine dair açıklamalarda bulundu.

Bakan Bolat, ihracata ilişkin değerlendirmesinde, yıllıklandırılmış verilerde ihracattaki artış eğiliminin daha belirgin bir şekilde gözlendiğine işaret ederek, “2024 yılının ilk ayında yıllıklandırılmış ihracatımız 256,5 milyar ile rekor seviyeye ulaşmıştır.” dedi.

Bolat, değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Katma değer ve inovasyon odaklı üretim ve ihracat erspektifinde sürdürdüğümüz politika ve stratejiler ile Türkiye’nin küresel üretim ve ticaretteki payını daha da yükseklere çıkarmak için tüm kararlılığımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

2023 yılında ihracatımız küresel ekonomideki tüm belirsizlik ve risklerin yanında Şubat ayında meydana gelen deprem felaketine rağmen 255,8 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir. Dünya ihracatındaki payımızda artış eğilimi devam etmektedir. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış ihracatımız küresel ihracattan %1,06 pay alarak rekor tazelemiştir.

2023 yılının ikinci yarısında ihracatımızda bir artış eğilimi yakalanmıştır. 2023 Temmuz ayında 19,8 milyar dolar olan aylık ihracatımız Aralık ayında 23 milyara çıkmıştır.

Yıllıklandırılmış verilerde ihracattaki artış eğilimi daha belirgin bir şekilde gözlenmektedir. 2024 yılının ilk ayında yıllıklandırılmış ihracatımız 256,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştır.

2023 yılında enerji başta olmak üzere fiyatlarının göreli olarak dengeli bir seyir takip etmesinin de etkisi ile özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ithalatımızda önemli bir düşüş yaşanmaktadır.

2023 yıl Temmuz ayında 32,3 milyar dolar olan ithalatımız düşüş eğilimine girerek 2024 yılı Ocak ayında 26,2 milyar dolara gerilemiştir.

2023 Aralık ayında ithalattaki düşüş devam ederek yıllıklandırılmış bazda son 15 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir, ithalat düşüşündeki ana eğilimin 2024 yılında da devam ederek dış ticaret açığının ve cari işlemler açığın azalmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

İhracatımızdaki artış ve ithalatımızdaki azalışın etkisiyle dış ticaret açığımızda 2023 yılının ikinci yarısından itibaren azalış trendi yakalanmıştır.

2023 Temmuz ayında 12,5 milyar dolar olan dış ticaret açığı 2024 yılı Ocak ayında 6,2 milyar dolara gerilemiştir.

ve enerji hariç cari işlemler hesabının Aralık ayında 4,2 milyar dolar fazla vererek güçlü seyrini sürdürmüştür. Böylelikle altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı 2018 Temmuz ayından bu yana fazla vermeye devam etmiştir.

Dış ticaret açığındaki gerileme eğilimi ve hizmet ihracatında 2023 yılında yakalanan 100 milyar dolarlık rekor seviye ile cari işlemler hesabı 2023 yılında 45,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Temmuz ayından itibaren yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı devamlı azalmış olup söz konusu trendin 2024 yılında da devam edeceği beklenmektedir.

Türkiye Yüzyılının vizyon ve sorumluluğu ile katma değeri yüksek ve teknoloji yoğun ihracat perspektifi ile ürün ve pazarlarımızı çeşitlendiren politika ve stratejilerle dünya ihracatındaki payımızı artırmaya, cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşme sağlamaya ve makro-finansal istikrara katkı vermeye devam ediyoruz. Mal ve hizmet ihracatındaki artışlar ve dış dengedeki iyileşme ekonomik büyümenin daha sağlıklı bir zeminde sürmesine katkı sağlamaktadır, ihracatçımızın dış pazarlardaki yerini güçlendirmeye, yeni pazarlara açılmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürürken aynı zamanda yurtiçi üretim ve istihdamı haksız dış ticaret uygulamalarına karşı korumaya devam ediyoruz.

2024 yılında dış ticaretteki dengesindeki iyileşme sürdürülerek cari işlemler açığındaki düşüşün devamı sağlanacaktır.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolat-turkiyenin-ticaretteki-payini-yukseklere-cikarmak-icin-calisiyoruz/feed/ 0
Erzincan’daki heyelan sonrası gözler sigortaya çevrildi: O madenin sigortası yokmuş https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/erzincandaki-heyelan-sonrasi-gozler-sigortaya-cevrildi-o-madenin-sigortasi-yokmus/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/erzincandaki-heyelan-sonrasi-gozler-sigortaya-cevrildi-o-madenin-sigortasi-yokmus/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:12:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5176 Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold Madencilik şirketine ait Çöpler Madeni’nin sigortasız olduğu ortaya çıktı. 13 Şubat’ta meydana gelen heyelan nedeniyle 9 işçinin toprak altında kaldığı ve halen arama çalışmalarının sürdüğü olay sonrası, gözler maden sigortalarına çevrildi.

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciasından sonra yapılan düzenleme ile tüm maden işletmelerine, çalışanlarını, kaza sonrası vefat ve sakatlık risklerine karşı sigorta yaptırma zorunluluğu getirildi ve uygulama maden çalışanları zorunlu ferdi kaza sigortası adı altında 2015 yılında başladı. Sigorta kapsamında; bir taraftan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı maden işletmelerini denetlerken, diğer taraftan da sigorta şirketleri madenlerin güvenli ve standartlara uygunluğunu denetliyor. Maden işletmesinin asgari sigorta şartlarını sağladığının tespiti üzerine o madendeki tüm çalışanlar sigortalanıyor. Eğer işletme sigorta şirketinin istediği şartlara uygun değilse sigorta yapılmıyor ve sigortası olmayan maden ocağının faaliyeti durduruluyor, sigortanın isteği şartlar yerine getirilmezse maden işletmesinin ruhsatı iptal ediliyor.

ÇOĞU DENETİMDEN GEÇEMEDİ

Sigorta uygulaması başladığından bu yana da zorunlu sigorta için başvuran maden ocaklarının neredeyse yarısına yakını sigorta şirketlerinin yaptığı denetimlerden geçebildi, kalanı, iş güvenliğine uygun bulunmadığından sigorta yapılmadı. Sigortalanamayan madenlere, eksiklerini yerine getirmesi için süre tanınmasına rağmen çoğu maden işletmesi sigortanın ek maliyet getirmesinden dolayı faaliyetlerini durdurdu. Kimileri ise kaçak çalışmayı tercih etti ki, 2016’da Şırnak’ta, 7 işçinin hayatını kaybettiği kazada madenin kaçak çalıştığı ortaya çıkmıştı. Bugüne gelindiğinde ise sigorta şirketleri yaptıkları denetimler sonucunda 832 madende çalışan işçileri zorunlu olarak sigortaladı.

TEMİNATLAR HEMEN ARTIRILMALI

Maden çalışanlarına yönelik sigorta uygulamasında bugün yaşanan en büyük sorun ise verilen teminatların yetersiz kalması. Zorunlu sigorta kapsamında maden işletmeleri her bir çalışanı için yıllık 700 lira prim ödeyerek, olası bir kazada vefat ve sakatlık risklerine karşı sigorta yaptırıyor. Sigorta şirketi de bu prim karşılığında kişi başına sakatlık ve vefat durumlarına karşı 150 bin lira teminat veriyor. Yani, maden kazasından dolayı hayatını kaybeden işçilerin ailelerine 150 bin lira, kaza nedeniyle sakat kalan işçinin kendisine yine 150 bin lira sigortadan tazminat ödeniyor.

Ancak bu teminatlar düzenlemenin uygulamaya girdiği 2015 yılında belirlenmiş teminatlar ve 9 yıldır aynı teminatlar uygulanıyor. Hem sigortacılar hem de işçi sendikaları, teminatların biran önce günün şartlarına uyarlanması gerektiğine belirterek, ileride Soma benzeri yaşanacak bir faciada 150 bin liralık teminat limitinin büyük sorun yaratacağını vurguluyor. Bu konuda da kişi başına teminatların 1 milyon liraya çıkartılması için çalışma yapıldığı ve önümüzdeki günlerde teminatların artırılacağı belirtiliyor.

ALTIN MADENLERİ KAPSAM DIŞI

Öte yandan, 2015 yılında uygulamaya giren maden sigortası; yer altı tüm madenler ile hem yer altı hem de yer üstü sadece kömür madenlerini kapsayacak şekilde düzenlendi. madenleri ise kapsam dışında tutuldu. Bu nedenle de Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold Madencilik şirketine ait Çöpler Madeni sigorta kapsamına girmiyor, dolayısıyla da sigortası bulunmuyor. Sigortacılar, Çöpler Madeni’nindeki faaliyetlerin birçok şirket tarafından yürütüldüğünü; bunların çalışanlar adına zorunlu sigorta dışında sigorta yaptırıp yaptırılmadığının henüz tespit edilemediğini söylüyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/erzincandaki-heyelan-sonrasi-gozler-sigortaya-cevrildi-o-madenin-sigortasi-yokmus/feed/ 0
Romanya’da Türk otomotiv sanayi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:09:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5172 Kocaeli’nde hafif ticari araç üreten fabrikalarının kapasitesini 2 milyar ’luk yatırım programı kapsamında yıllık 612 bin adede kadar çıkaran Ford Otosan, 2022 yılında yeni nesil Courier’i de üretmek üzere Ford’un Romanya’da bulunan Craiova fabrikasını satın aldığını duyurmuştu. Şirket bu hamleyle yurtdışında üretim yapan ilk yerli otomotiv ana sanayi şirketi olurken, Courier ile birlikte Avrupa’nın en çok satan binek Ford otomobili Puma’nın da üretimini üstlenmişti. Aradan geçen iki senede Craiova fabrikasında yeni nesil Couirer ve makyajlı Puma’nın üretimine başlayan Ford Otosan, Avrupa’da adeta “yerli organize sanayi bölgesi” kurdu.

70’E YAKINI YERLİ

Fabrikada üretilen araçlar için gerekli olan parçaların önemli kısmının Türk tedarikçilerden temin edildiğini belirten Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, satın alma sonrası yedi Türk tedarikçinin Romanya’da tesis açtığını veya mevcut kapasitesini artırdığını belirtirken, “Yeni kurulanlarla birlikte Romanya’da bulunan 10’a yakın Türk tedarikçiden araçlarımız için parça temin ediyoruz. Sadece buradaki Türk tedarikçilerden değil, otomobil modelimiz Puma için Türkiye’den 20, hafif ticari araç modelimiz Courier için Türkiye’den 60 tedarikçiyle çalışıyoruz. Toplamda 70’e yakın yerli tedarikçi Türkiye’den veya buradaki tesisinden Craivoa fabrikamıza hizmet veriyor” dedi.

‘SERMAYE ÇIKIŞI DEĞİLDİ DEVLET OLUMLU BAKTI’

FORD’un Romanya’da fabrika satın almasının ardından yapılan sermaye çıkışı iddialarını da yanıtlayan Özyurt, “Yeniköy’de Ford Transit Custom ve diğer markanın (VW Transporter) üretimine karar verilmesi sonrası yer problemi oldu. Courier’i hazırlıyorduk ve bunu üretecek bir yer lazımdı. Türkiye’deki fabrikalarımızın kapasitesini yaptığımız ilave yatırımlarla en üst seviyeye çıkarmıştık. Sonucunda Ford’a Craiova fabrikasını satın almayı biz talep ettik. Zaten artık global bir marka olmayı da kafamıza koymuştuk. Devletimiz de tedarikçilerimiz de bu durumu pozitifi olarak karşıladı, herhangi bir sermaye çıkışı veya negatif olarak karşılamadılar” diye konuştu.

490 MİLYON EURO YATIRIM

Geçtiğimiz hafta Ford Otosan’ın davetlisi olarak katıldığımız fabrika gezisinde Ford Otosan Craiova Başkanı Müjdat Tiryaki ve Ford Otosan Lideri Josephine Payne ile birlikte gazetecilere açıklamalarda bulunan Özyurt, 2022-25 arasında yeni nesil Courier’in üretimi için 490 milyon Euro yatırım yaptıklarını kaydederken, fabrikanın kapasitesinin bu süreçte 250 binden 272 bin adede çıkarıldığını ve 1.300 kişilik ilave istihdam sağlanarak çalışan sayısının 6 bin 300’e ulaştığını dile getirdi. Craiova fabrikasında Puma ve Courier aynı hat üzerinde üretiliyor. Ford Otosan iki modelin de yüzde 100 elektrikli versiyonunu 2024 yılında üretmeye başlayarak elektrifikasyonda vites yükseltmeyi hedefliyor. Fabrikada ayrıca, 1.0 litrelik EcoBoost motorlarının üretimi de yapılıyor.

TREN HATTINI AÇIP ‘TÜRKİYE’DE ÜRETMİŞ GİBİ’ SATACAK

Romanya fabrikasındaki yeni modelleri devreye almasının ardından lojistik maliyetleri düşürecek adımlar da arayan Ford Otosan, fabrikanın içerisinden tren hattı geçmesinin avantajını kullanarak Türkiye’deki tüketicilere daha uygun fiyata araç satışı da yapabilir. Bu kapsamda, Romanya-Kocaeli arasında 1000 kilometre uzunluğundaki tren hattı bu yılın ilk yarısında devreye alınacak. Tren hattı sayesinde araçların sevkiyat süresinin azalacağını ve lojistik maliyetlerin düşeceğini belirten Güven Özyurt, konuyla ilgili sorularımıza, 2-3 yıl içerisinde Romanya’da üretmek ile Türkiye’de üretmek arasındaki farkın azalacağı ve bunun tüketicilerin satın alma maliyeti açısından fayda sağlamasını bekledikleri yanıtını verdi.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/romanyada-turk-otomotiv-sanayi/feed/ 0
Kredi kartı olanlar dikkat! Asgari ödeme tutarı artacak mı? İşte kredi kartına gelmesi beklenen tedbirler… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-asgari-odeme-tutari-artacak-mi-iste-kredi-kartina-gelmesi-beklenen-tedbirler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-asgari-odeme-tutari-artacak-mi-iste-kredi-kartina-gelmesi-beklenen-tedbirler/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:06:11 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5169 Türkiye’de kredi kartı kullanımı her geçen gün artıyor. Dünya çapında ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartları ülkemizde borçlanma aracına dönüştü. Limite göre asgari ödeme tutarı farklılaşan kredi kartlarıyla taksit, borç erteleme, asgari ödeme tutarını ödeme gibi birçok şekilde kullanım yapılıyor.

TCMB BAŞKANI KARAHAN: KREDİ KARTIYLA İLGİLİ BİRKAÇ FİKRİMİZ VAR

Türkiye Cumhuriyet Başkanı Fatih Karahan, kredi kartlarına ilişkin olarak “Aralık ayında kredi kartı harcamalarında yükselme oldu. Bunu not ettik, farkındayız. Bunun geçici olup olmadığı henüz çok net değil. Asgari ücretin artacağı bekleniyordu. Bu nedenle bazı harcamalar öne çekilmiş olabilir ama bundan bağımsız olarak kredi kartlarında düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda birkaç fikrimiz var, çalışmalarımız sürüyor. Belirli bir aşamaya geldiğinde kamuoyuyla paylaşacağız” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

BORCUN TAMAMINI ÖDEMEK EN İYİSİ

Kredi kartıyla yapılan harcamanın tamamını son ödeme tarihinde ödenmesiyle birlikte dönem borcu sıfırlanmış oluyor. Böylece bankaya herhangi bir faiz ödenmeden bankanın müşterisine verdiği kredibilite yaklaşık 40 gün faizsiz olarak kullanılabiliyor. Böylece banka 40 gün boyunca faiz almadan beklemiş oluyor.

Ancak ülkemizde dönem borcunun tamamını ödeyen kişi sayısı oldukça az. Limiti 25 bin liraya kadar olan kartlarda asgari ödeme tutarı toplam dönem borcunun yüzde 20’si, 25 bin lira limitin üstünde kartı bulunanların asgari ödeme tutarı toplam borcun yüzde 40’ı kadar oluyor. Başka bir örnekle ilerlemek gerekirse 10 bin liralık harcama 25 bin lira limiti olan bir kartla yapılırsa asgari ödeme tutarı 2000 lira oluyor. Yine 10 bin liralık harcama yapılan ancak limiti 25 bin liranın üzerinde olan kredi kartına en az 4 bin lira ödeme yapılması gerekiyor. Ödeme yapılmayan kısım ertesi ayki ekstre döneminde yüzde 3.66 aylık faiz eklenerek banka tarafından ödenmesi isteniyor.

ASGARİ ÖDEME YAPANLAR FAİZ SARMALINA GİRİYOR

Bu noktada en büyük sıkıntılar ortaya çıkıyor. Asgari ödeme yapıp ertesi aya borcunu yüzde 3.66 oranında faizle sarmala giriyor ve borcun tamamını kapatamadığı için geriye kalan borcun yüzde 80 veya yüzde 60’lık kısmı her ay yeniden faizlendirilerek kredi kartı sahibinin karşısına çıkıyor.

Yukarıda verilen örneğe göre ilerlemek gerekirse 25 bin lira limitli kartı olan 10 bin lira dönem borcunun yüzde 20’sini ödediğinde geriye 8000 lira kalıyor. Geriye kalan 8 bin liralık borç için ertesi ay 292.80 lira faiz, 87.84 lira vergi ödemesi gerekiyor. Böylece 8 bin liralık borç 8381 liraya çıkmış oluyor. Vergilerin içeriği ise ortaya çıkan faizin üzerinden KKDF yüzde 15 ve BSMV yüzde 15 ekleniyor.

Yüzde 40 asgari ödeme tutarı olan 25 bin lira ve üzerindeki limitlerde ise 10 bin lira borcu olan birisi 4000 lira asgari ödemeyi yaptıktan sonra geri kalan 6000 lira için 219.60 lira faiz ve 65.88 lira vergi ödeyerek 6000 lira olan borcunu 6285 lira olarak ödemek zorunda kalıyor. Bu durumu alışkanlık haline getirenler faizin de faizini ödediği için her geçen ay katlanan faiz yükü altında ödeme güçlüğü çekiyor.

FAİZ ORANLARI NELERDİR?

Asgari ödeme tutarı dışında kalan dönem borcuna yüzde 3,66 akdi faiz oranı uygulanıyor. Ödenmiş olan borç, asgari ödeme tutarının altındaysa asgari tutarın ödenmeyen kısmına yüzde 3,96 gecikme faizi uygulanıyor. Nakit çekim faiz oranı yüzde 4.42, nakit çekim gecikme faiz oranı yüzde 4.72 olarak belirlendi.

NAKİT ÇEKİM YAPARKEN DİKKAT!

Eğer kredi kartıyla 10 bin lira nakit çekim yapılırsa yüzde 4.66 oranında faizle ertesi ayki ekstreye yansıtılıyor. 10 bin liralık nakit çekime toplamda 442 lira faiz ve 133 lira vergi ortaya çıkıyor ve 10 bin liralık borç 1 ay sonra 10 bin 575 liraya yükselmiş oluyor. Nakit çekimlerde ne kadar erken ödeme yaparsanız o kadar menfaatinize olacak ve daha az faiz ödemiş olursunuz.

TAKSİT İMKANI SADECE TÜRKİYE’DE VAR

Dünya genelinde sadece Türkiye’de kredi kartı borcuna taksit yapılıyor. Diğer tüm ülkelerde kredi kartı borçlarına taksitlendirme gibi avantajlar bulunmuyor.

KREDİ KARTI KULLANMAK MANTIKLI MI?

Kredi kartı doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıran araç haline geliyor. Nakit taşıma yerine şifreli, güvenli ve vergisel açıdan da devlete yararlı olan kredi kartı kullanımı mantıklı olabiliyor. Ancak ödeme gücü olmayan kişilerin faizle kullanması ilerleyen dönemlerde borç yükü haline geliyor.

Örnek vermek gerekirse 5000 liranın altında olan bir televizyonu 9 ay, 5 bin liranın üzerindeki televizyonu 4 ay faizsiz taksitle almak enflasyonist ortamda fiyatların artışından etkilenilmesinin önüne geçip bir de paranın zaman değeri korunduğu için doğru bir adım oluyor. Fakat bu televizyonun taksitlerini ödemekte zorlanılacaksa hem televizyon olduğundan daha pahalıya gelir hem de faizsiz taksitlere boş yere faiz ödenmesini gerektirir.

Her koşulda bütçenizi aşmayacak, ödeme yaparken sizi sıkıntıya düşürmeyecek planı çizmeniz gerekiyor.

KREDİ KARTIYLA VERGİ KAÇIRMANIN DA ÖNÜNE GEÇİLİYOR

Kredi kartı kullanıldığında vergi kaçırmanın da önüne geçiliyor. Fiş ya da fatura kesildiği için ve ödeme kaydedici cihaz olduğundan vergi kaçırmak mümkün olmuyor.

İŞLETMELERDEN KOMİSYON ALINIYOR

Kredi kartıyla işlem yapıldığında bankalar işletmelerden belli oranlarda komisyon talep ediyor. Bankalar ertesi gün ödeme talep eden üye işyerlerinden yüzde 3-4 civarında komisyon kesebiliyor. Başka bir deyişle bugün yapılan 100 liralık alışveriş için banka işletmeden yüzde 3 oranında komisyon kesip parasını yarın hesabına geçiyor.  Başka bir deyişle 100 liraya satılan malın 3 lirası bankaya, geri kalan 97 lirası da işletmenin hesabına geçiyor. Böylece işletme sahibi kredi kartıyla yapılan alışverişte otomatik olarak yüzde 3 civarında iskonto veriyor.

KREDİ KARTI NASIL KULLANILMALI?

Tasarruflarınızdan sonra kalan bütçenizi harcamak için koruyun.

Kredi kartı harcaması yaparken bütçeniz dahilinde ödeyebileceğiniz kadar harcama yapın. Sizin olmayan bir parayı harcar gibi davranmayın. Bu size ilerleyen zamanda borçlanma alışkanlığı getirecektir.

Kredi kartına faizsiz taksit imkanlarından yararlanın ancak hesap döneminde tüm borcu ödeyeceğiniz kadar taksitler edinin. Geliriniz 30 bin ancak taksit miktarınız 20 bin liraysa bu sizin geçinmenizi zorlaştıracak ve hayatınızı idame ettirecek parayı bulmakta zorlanırsınız.

Kredi kartı dönem borcunun tamamını ödemeye çalışın. Tamamını ödeyemiyorsanız imkanlarınız dahilinde en fazla ödemeyi yapıp faiz sarmalına girmekten sakının.

Kredi kartı harcamanızı ödemek için bir önceki ayki gelirinizden para ayırın. Böylece yeni aydaki maaş ya da geliriniz bir sonraki ayın kredi kartı dönem borcunu karşılayabilecek seviyede oluşur.

Çok acil ihtiyaç olmadıkça kredi kartıyla nakit çekim yapmaktan sakının.

Bankalar kredi kartının asgarisini ödeyen müşterilerini daha çok sever. Çünkü böyle müşteriler bankaya faiz getirisi sağlar. Dönem borcunun tamamını ödeyen kişiler ise bankanın verdiği limit dahilinde bankanın parasını yaklaşık 40 gün faizsiz kullanmış olur ve bu müşteriler bankalar tarafından sevilmez.

Kredi kartınızı borçlanma aracı değil ödeme aracı olarak görün ve bütçenizde karşılığı olan harcamalar yapın.

Kredi kartı ödemesinin gününü geçirmeyin, bu durum kredi notunuza direkt etki eder ve kredibiliteniz düşer.

Kredi kartı alırken yıllık üyelik ücretlerine dikkat edin ve eğer üyelik ücreti talep edilirse bankayla görüşerek ücretin iptalini ya da puan/bonus olarak karta geri yüklenmesini isteyin.

KREDİ KARTINA HANGİ DÜZENLEMELER GELEBİLİR?

Kredi kartlarına taksit uygulaması kaldırılabilir, asgari ödeme tutarları artırılabilir.

İlk defa kredi kartı sahibi olacak kişiler için kullanılmaya başlanılan ilk yıl kredi kartları toplam limiti aylık net belgeli gelirin en fazla 2 katı, takip eden yıllarda ve daha önce kredi kartı sahibi olan kişiler için ise aylık net belgeli gelirlerinin en fazla 4 katı olabiliyor. Bu tutarlar düşürülebilir ve maaşı 20 bin lira olan birisinin 1 milyon lira limitli kredi kartı limiti 80 bin liraya gerileyebilir. 80 bin lirayı aşan borç da kapatılana kadar ödenmesi talep edilebilir.

Caydırıcı olması için kredi kartı faiz oranları artırılabilir.

Kredi kartı almak için kredi notunun yeterliliğine yönelik düzenleme yapılarak ödeme alışkanlıkları zayıf olan kişiler elenebilir.

Birden fazla kredi kartı olanlara toplamda maaşlarının 4 katı limit verildiği için bazı kartların kapatılması ya da limitin bölüştürülmesi istenebilir.

Kredi kartı ödeme alışkanlıkları zayıf olanlara ek önlemler getirilebilir ve böylece sağlıklı harcama yapması sağlanabilir.

Yüksek limitli harcamalara kısıtlama getirilebilir. (Örneğin ev ya da otomobil alımları devre dışı kalabilir)

Lüks tüketime dayalı kredi kartı harcamalarına limit konulabilir.

Yasa dışı bahis, kumar gibi harcamaların ödemesinin ya da kazanılan yasadışı gelirin kredi kartlarına yatırılması engellenebilir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-olanlar-dikkat-asgari-odeme-tutari-artacak-mi-iste-kredi-kartina-gelmesi-beklenen-tedbirler/feed/ 0
Türkiye’nin ‘ilk yerli ve milli gözetim radarı…’  ‘Hava trafik kontrol hizmetlerinin verimliliğini artıracak dışa bağımlılığı azaltacak’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-yerli-ve-milli-gozetim-radari-hava-trafik-kontrol-hizmetlerinin-verimliligini-artiracak-disa-bagimliligi-azaltacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-yerli-ve-milli-gozetim-radari-hava-trafik-kontrol-hizmetlerinin-verimliligini-artiracak-disa-bagimliligi-azaltacak/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:09:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5104 Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada Milli Gözetim Radarının (MGR) hizmete girmesi ile birlikte Türkiye’nin, hava trafik kontrol hizmetlerinde önemli bir aşama kaydedildiğini vurguladı.

Uraloğlu, stratejik konumu ile hava araçlarını tespit ederek hizmet verecek olan MGR’nin Türk hava sahasında yer alan yoğun hava trafiğini emniyetli ve güvenli şekilde idame ettiren hava trafik kontrolörlerinin halihazırda kullanmış olduğu hava trafik yönetimi yazılımlarına hava trafiğini başarıyla aktarma görevini yerine getireceğini ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, sistemin hava trafiğinin emniyetli ve güvenli şekilde yönetilmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Hava trafik kontrol hizmetlerinin verimliliğini artıracak. Dışa bağımlılığı azaltacak. Türkiye’nin havacılık alanındaki teknolojik gelişimine katkı sağlayacak.” İfadesini kullandı.

Bakan Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve TÜBİTAK iş birliği ile tamamen Türk mühendislerince ve yerli imkanlarla geliştirilen Milli Gözetin Radarı’nın (MGR) sahada geçici kabulünün yapıldığını belirtti.

Uraloğlu, fikri ve sınai mülkiyet hakları DHMİ’ye ait olan milli gözetim radarının, PSR (Birincil Gözetim Radarı) ve SSR Mode-S (İkincil Gözetim Radarı) sistemlerinden oluştuğunu bildirdi.
Bakan Uraloğlu, Gaziantep’teki radar yerleşkesinin alt yapı kabullerinin 2020 yılı içerisinde tamamlandığını, yerleşke bünyesindeki Birincil Gözetim Radarı sistemine ait kesin kabul çalışmalarının da 2022 yılında gerçekleştirildiğini kaydetti.

BİRİNCİL VE İKİNCİL RADAR SİSTEMİ BERABER ÇALIŞACAK

İkincil Gözetim Radarı sisteminin saha kabul aşamasına ise 2023’te geçildiğini ifade eden Uraloğlu, “Bu çalışmalar kapsamında sistemin performans değerlendirilmesi yapıldı ve istenen tüm kriter ve gerekliliklerin yerine getirildiğine ilişkin bir dizi test gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarla hem birincil hem ikincil radar sistemi beraber çalışacak aşamaya getirilmiş oldu.” İfadesini kullandı.

HAVA SAHASINI 7/24 İZLEYECEK

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, radar menzili birincil gözetim radarı sisteminde 112 kilometre (60NM) ve ikincil gözetim radar sisteminde 370 kilometre (200NM) olan MGR’nin, kontrolü dahilindeki hava sahasını 7 gün 24 saat izleyeceğini vurguladı.

HAVA TRAFİK KONTROL HİZMETLERİNDE ÖNEMLİ BİR AŞAMA KAYDEDİLDİ

Sistemin bir yandan Gaziantep Havalimanı’nın yaklaşma trafiğine hizmet vereceğini diğer yandan da 370 kilometre içinde yer alan saha kontrol (en-route) trafiğini yöneteceğini bildiren Uraloğlu, “MGR’nin hizmete girmesi ile birlikte Türkiye, hava trafik kontrol hizmetlerinde önemli bir aşama kaydetmiş oldu.” İfadesini kullandı.

TÜRK HAVA SAHASI MİLLİ VE YERLİ İMKANLARLA İZLENEBİLECEK

Bakan Uraloğlu, bir program dahilinde farklı bölgelere de kurulması hedeflenen proje ile 1 milyon kilometrekarelik Türk hava sahasının tamamı millî ve yerli imkanlarla izlenebileceğini belirterek, “Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Örgütü’nün (EUROCONTROL) tavsiyelerine uygun olarak tasarlanan MGR, Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu’nun (ICAO) standartlarının tümünü karşılıyor. MGR’nin yerli bir sistem olması, Türkiye’nin havacılık alanındaki yerli ve milli üretim hamlesine önemli bir katkı sağlamış oldu.” İfadelerine yer verdi.

Hava trafiğinin emniyetli ve güvenli şekilde yönetilmesine katkı sağlayacak. Hava trafik kontrol hizmetlerinin verimliliğini artıracak. Dışa bağımlılığı azaltacak. Türkiye’nin havacılık alanındaki teknolojik gelişimine katkı sağlayacak.

HAVA ARAÇLARININ TESPİTİ VE TAKİBİ İÇİN GEREKLİ TÜM FONKSİYONLARI SAĞLIYOR

PSR (Birincil Gözetim Radarı) ve SSR Mode-S (İkincil Gözetim Radarı) sistemlerini bünyesinde barındırıyor. 1 milyon kilometrekarelik Türk hava sahasında yaklaşma ve saha kontrol hizmetlerinde kullanılmak üzere tasarlandı. Hava araçlarının tespiti ve takibi için gerekli tüm fonksiyonları sağlıyor. Tamamen Türk mühendislerince ve yerli imkanlarla geliştirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-yerli-ve-milli-gozetim-radari-hava-trafik-kontrol-hizmetlerinin-verimliligini-artiracak-disa-bagimliligi-azaltacak/feed/ 0
Yasemin Sakallıoğlu: Yakında stand-up mitingi yapacağım https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasemin-sakallioglu-yakinda-stand-up-mitingi-yapacagim/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasemin-sakallioglu-yakinda-stand-up-mitingi-yapacagim/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:57:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5054 Ülker Sports Arena’daki gösterinize çok az kaldı, heyecan ne durumda?

– Çok heyecanlıyım. Hayatımda ilk defa heyecandan uçuk çıkardım. Çünkü çok büyük bir işe kalkıştım. Etrafımdaki birçok kişinin de kaygısı vardı. “Beceremezsen hayal kırıklığına uğrarsın” gibi yorumlarda bulundular. Ama niyeyse içimden bir ses bana, başkaları benim için korkarken kendim için çok cesaretli olmam gerektiğini söylüyor.

Böyle büyük bir gösteriyi aklınıza düşüren ne oldu?

– Ben bir Ricky Gervais hayranıyım. Onun bir “Armageddon” gösterisi var, kocaman bir kalabalığın karşısına çıkıyor. Görünce “Bu neden Türkiye’de olmasın ve neden bunu bir kadın başaramasın?” dedim. Aslında “Armageddon” bu fikri sadece ateşleyen kısım. Yoksa benim stadyum hayalim vardı. Yapımcımız bir gün Nejat Uygur’dan bahsetti. Nejat Uygur bir şehre gidiyor ve orada salonlar yetmiyor, stadyuma çıkarmak zorunda kalıyorlar. Halkı selamlıyor. O hikâye benim kafama oturdu bir kere. O gün bugündür WhatsApp grubumuzun adı bile “Yasemin Arena” oldu. Biz o enerjiyi çağırdık yani.

Hazırlıklar nasıl gidiyor?

– Çok güzel. 35 dansçımız var. Ben 35 yaşında bu hikâyeyi başlattığım için 35 dansçı olsun dedik, onu simgelesin diye. Sık sık serum yiyorum ayakta kalabilmek adına.

AİLEMİ SEYİRCİME ŞİKÂYET EDİYORUM

Anneniz de sizi ilk kez izleyecek. Bu zamana kadar neden izlemedi?

– Ben cesaret edemedim.

“Gelme” mi dediniz?

– Dedim. Ben 1.5 yıldır terapi alıyorum. Kendimi bu sürece hazırladım; annemin, babamın beni izlemesine. Çünkü aslında komedi bir nevi yaşadığın şeyi şaka yoluyla şikâyet etmek demek. Ben ailemi 4 yıldır seyircime şikâyet ediyorum. Ama şimdi “Şikâyet ettiğim insanlar bakın onlar” diyorum. O yüzden o kadar kolay bir süreç değil benim için. 

Gösteri sonrası anne-babanıza terapi gerekir mi?

– Annem zaten kazanacağım parayı hesaplayınca o onu çok mutlu edecek! (Gülüyor) 

HEM GÜLDÜRÜP HEM AĞLATIYORUZ

Ağlatmak güldürmekten daha kolaydır derler, sizce siz hangi yönünüzle güldürmeyi başarıyorsunuz?

– Aslında biz hem güldürüp hem ağlatıyoruz. Gösteride çok derin bir anne-kız ilişkisi var. O ilişki hem güldürüyor hem izleyene kendi gerçeğini hatırlattığı için ağlatıyor.

BİRİLERİ İÇİN İDOLÜM O BANA YETER

Türkiye’de böyle büyük bir arenada stand-up yapan ilk kadın komedyen olacaksınız. Bu nasıl bir haz veriyor?

– Bu bana hazdan ziyade çok büyük bir yük veriyor. Çünkü bir şeyi ilk yaparsan, onun ne kadar önemli olduğunu anlatmak zorunda olan da sensin demektir. Ben şu anda hem önemli bir şey yapıyorum hem de “Bakın önemli bir şey yapıyorum” diyorum. Bu çok zor. Benden sonra gelen kadın komedyenler o yolları çok daha rahat aşacaklar. Biz hep erkeğin yaptığını daha değerli buluruz. Bu stand-up’ta da geçerlidir. Ben bunun için çok büyük bir savaş veriyorum. Mesela AVM’de küçücük bir kız gördüm, 16 yaşında. “Sen olmak istiyorum” dedi. Bu kadar güzel bir şey olabilir mi? Gözünün içine bakarak “Benden daha iyisi ol” dedim. İnsanın en keyif aldığı şey idol olabilmek biri için. Şu anda birileri için idolüm, o bana yetiyor.

SEKTÖR BENİ

MARATONA SOKTU

Hep böyle hırslı ve azimli miydiniz?

– Ben kendimi azimli zannederdim, azimli artı hırslıymışım onu anladım. Çünkü her geçen gün hedef yükseltiyorum. Yakında stand-up mitingi yapacağım! Oraya doğru gidiyor bu. Ne zaman ki ilk gösterimin biletleri 36 saatte tükendi, bana bir zehir bulaştı. Ve ben ondan sonra her gösterimin biletlerinin böyle tükenmesini istedim.

Şaşırdınız mı biletler tükenince?

– Çok şaşırmıştım. Hiç kimsenin aklına benim gösterimin biletlerinin 36 saatte tükenebileceği gelmedi. Yurtdışına gösteri koydular, yurtdışındaki organizatör “Bu kızın biletleri burada satar mı?” dedi, 6 saatte tükendi biletler. Hızlı başladığım için farkında olmadan sektör beni maratona soktu. Sonra benim tek görevim topu yere düşürmemek oldu.

Ülker Sports Arena’yı dolduracak mısınız sizce?

– İnşallah. Dolmazsa da canım sağ olsun. Ben bu işe baş koydum, denedim. Bugüne kadar denemeyenlerin karşısında denedim diyebilen tarafım. Çok büyük bir adım atıyorum şu anda. Bir kadın komedyen yapacağı en iyi şeyi yapsın istiyorum. 20 yıl sonrasına çalışıyorum, bugüne değil.

Gösterinizin dışında başka projeleriniz var mı?

– Dijital platform için 8 bölümlük bir dizi yazıyorum.

Yine komedi mi?

– Komedi-dram. Hem güleceğiz, hem ağlayacağız.

İnsanlar sizi izleyerek deşarj oluyor. Siz nasıl deşarj olursunuz?

– Terapiye giderek. Terapiye başlamadan önce uyuyarak, yemek yiyerek deşarj olurdum. O yüzden kilo aldım.

Çok mu duygusalsınız?

– Çok. Bence her komedyen duygusaldır. Kavramlar karşıtlarıyla vardır diyorlar ya, bir insan ne kadar gülüyorsa o kadar ağlıyordur.

En çok ne ağlatır sizi?

– Birinin bana yalan söylemesi çok ağlatır. Yalana hiçbir şekilde tahammülüm yok.

◊ En çok neye veya kime gülersiniz?

– Herkese. Bence herkesin komik bir tarafı var, kimse bunun farkında değil.

BEN DİŞİ GÖZÜKMEKTEN KORKMUŞUM

Bir röportajınızda “Şık ve bakımlı olunca komik olamıyorum” demişsiniz…

– Artık olabiliyorum. Bu da terapiyle oldu. Çünkü ben aslında kilonun ve fazla doğallığın arkasına sığınmışım. Bazı şeyleri beceremediğim için. Becerebildiğimi görünce komik olmaya engel olmadığını gördüm. Bir kadın hem güzel hem komik olabilir. Kendini nasıl yansıttığınla alakalı. Ben güzel olmaktan, dişi gözükmekten korkmuşum, o korkumu yendim. Yetiştirilme tarzım, ailem, abilerim her şey bunun etkeniymiş.

HERKES KENDİ HAYALİNİ ALIP GELSİN

◊ 20 Şubat’taki gösteriniz için seyircilere nasıl seslenmek istersiniz?

– İyi şeyler gördüğümüz zaman iyi şeylerin olacağına daha çok inanırız. O akşam da Türk izleyicisi bir kadının bir şeyi hayal ettiğinde sonuna kadar gidebildiğini görecek. O nedenle herkes kendi hayalini alıp gelsin, bu akşamı kendine kerteriz alsın. Ve kendi hayalini gerçekleştireceğini kafasına koyarak çıksın oradan.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasemin-sakallioglu-yakinda-stand-up-mitingi-yapacagim/feed/ 0
Konutta 11 ayın en düşük satışı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:09:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=5010 Konut satışlarında düşüş yeni yılda da devam etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülke genelinde konut satışları ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17.8 azalarak 80 bin 308 oldu. Böylece yıllık düşüş serisinden altıncı aya girilirken, aynı zamanda son 11 ayın en düşük satışı gerçekleşti.

Krediye erişim sorunu ve yüksek faiz nedeniyle banka kredili satışlar da azaldı. Ocak ayında kredili satışlar yıllık 63.5 düşüş göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde kredili satışların payı sadece yüzde 7.4 olarak gerçekleşti. Peşin ve senet gibi diğer konut satışlar da yüzde 8.7 azalarak 74 bin 393 olurken, toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92.6’ya ulaştı.

Fiyat avantajı nedeniyle ikinci el konutlar ön planda olmaya devam etti. Ocakta sıfır konut satışı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.2 azalarak 25 bin 263 oldu ve toplam satıştan yüzde 31.5 pay aldı. İkinci el konut satışları ise yüzde 21.6 gerileyerek 55 bin 45 oldu. Böylece ikinci el satışın payı yüzde 68.5 olarak hesaplandı.

YABANCIDA %50 GERİLEME

Yabancılara konut satışları ocakta yıllık yüzde 50.5 azalarak 2 bin 61 oldu, tüm satışlar içinde payı yüzde 2.6 olarak açıklandı. Yabancılara konut satışlarında ilk sırayı 747 konut ile Antalya aldı. Antalya’yı 710 konut ile İstanbul ve 211 konut ile Mersin izledi. Savaş sonrası Türkiye’den ev alan yabancılar listesinde zirveye çıkan Rusya yerini korumaya devam etti. Ocak ayında Rusya vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Onları sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

NEDEN DÜŞÜYOR?

1. Yüksek fiyatlar nedeniyle dar ve orta gelirli ev sahibi olamıyor. TCMB verilerine göre, 100 metrekare evde ortalama fiyat ülke genelinde 3 milyon lirayı aştı, İstanbul’da 4.5 milyona yaklaştı.

2. Bankaların kredi iştahsızlığı ve yüksek faizler alıcıları zorluyor. Örneğin kamu bankasından dahi 120 ay vadeyle 2 milyon lira konut kredisi çekildiğinde, yüzde 3.89 faizle aylık ödeme yaklaşık 78 bin 600 lira oluyor. Bu rakam birçok hanenin aylık toplam gelirini aşıyor.

3. Yatırım için ev almayı planlayanlar da piyasadan çekiliyor. Kiralara getirilen zam sınırlamasından sonra BDDK’nın evi olanlara getirdiği kredi kısıtlaması yatırım amaçlı alımların düşmesine neden oluyor. Söz konusu kısıtlama nedeniyle tüketici kendisinin, eşinin ya da 18 yaşından küçük çocuğunun evi varsa ve yeni bir ev daha isterse, evin değerinin yüzde 90’ı değil, en çok yüzde 22.5’i kadar kredi çekebiliyor.

4. Son iki yılda arsa-tarla talebinde büyük artış yaşanıyor. Gayrimenkule yatırım yapmak isteyenlerin bir kısmı da konut yerine arsayı seçiyor.

5. Ayrıca mevduatın cazibesi nedeniyle de bir kesim yatırımcı bu alana yöneliyor.

4 YILIN EN YAVAŞ FİYAT ARTIŞI

Türkiye Cumhuriyet (TCMB) verilerine göre Türkiye’de konut fiyatları aralıkta bir önceki aya göre yüzde 1.15 arttı. Böylece Kasım 2019’dan bu yana en yavaş artış görüldü. Yıllık artış ise yüzde 75.5 olarak açıklanırken, bu da son iki yılın en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti. TCMB verilerine göre ülke genelinde ortalama metrekare fiyatı 30 bin 487 liraya çıktı. Üç büyük ile baktığımızda ise fiyat artışında İstanbul’un son sırada yer aldığı görüldü. İstanbul’da yıllık artış ülke ortalamasının da altında kalarak yüzde 61.8 oldu, ortalama metrekare fiyatı 44 bin 293 liraya çıktı. İzmir’de artış yüzde 75.6, ortalama metrekare fiyatı 35 bin 640 lira olurken, Ankara’da artış yüzde 92.3, ortalama metrekare fiyatı 23 bin 855 lira olarak açıklandı.

DAR GELİRLİ FIRSAT BEKLİYOR

Dar ve orta gelirli haneler ev sahibi olmak için yeni bir konut kampanyası bekliyor. Geçen sene konut kredi faizlerinin düşeceği, vade süresinin uzayacağı bir kampanya bekleniyordu, ancak gerçekleşmedi.

Türkiye’de ev sahipliği oranının giderek gerilediğine dikkat çeken sektör temsilcileri, kamu öncülüğünde ‘evi olmayanlara’ özel düşük faizli bir kampanya yapılması halinde piyasanın canlanacağını dile getiriyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konutta-11-ayin-en-dusuk-satisi/feed/ 0
Son dakika: Bakan Bolat’tan kredi ve banka kartı ‘komisyon’ oranı açıklaması https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-bolattan-kredi-ve-banka-karti-komisyon-orani-aciklamasi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-bolattan-kredi-ve-banka-karti-komisyon-orani-aciklamasi/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:21:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4999 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) düzenlenen ‘STK İstişare Toplantısı’na katıldı. ATSO Konferans Salonu’nda Antalya Valisi Hulusi Şahin, ATSO Başkanı Ali Bahar ve STK temsilcilerinin katıldığı toplantıda sektörel sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu.

BÜYÜMEDE 4,5- 4,7’LİK BEKLENTİ

Antalya’nın İstanbul’dan sonra Türkiye’nin dünyaya açılan en büyük ikinci kapısı olduğunu belirten Bakan Ömer Bolat, ülkemizin milli gelirine çok büyük katma değer sağladığını dile getirdi. Geçen 21 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde, hükümetin çok şeyi başardığını kaydeden Bakan Bolat, “Milli gelirimiz 4,5 katı arttı. 230 milyar dolardan 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. İki hafta sonra 1 Mart’ta dördüncü çeyrek büyüme rakamları inşallah 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başına milli gelirimiz de 12 bin 500 doları aştı, 12 bin 650 . Orada da son rakamı 1 Mart’ta alacağız. Daha önemlisi son 13 çeyrekte büyüme gösteriyoruz. Bizim şu an hizmet olarak uyguladığımız model hem dışa açık büyüme modeli yani ihracatın mal ve hizmetlerin artmasına dayalı bir büyüme. Hem de iç talebin de dengeli bir şekilde büyümeyi destekleyeceği bir büyüme modeli, çift kanatlı buna devam edeceğiz. Bu çerçevede 2020-2023 yılında ilk dokuz ayda yüzde 4,7 ortalamayı yakalamıştık. O civarda, 4,5- 4,7 civarında bir büyümeyle inşallah kapatmak nasip olacak. 2023 dünya için zor bir yıldı” dedi.

‘İHRACAT ARTIYOR, İTHALAT DÜŞÜYOR’

2023 yılında ekonomide batı ülkelerinin zor bir süreç yaşadığından bahseden Ömer Bolat, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler olduğunu ve ihracatımızın yüzde 41’ine sahip olması açısından önemine işaret ederek, “Bu anlamda Avrupa’nın canlanması, büyümesi bizim için iyidir. Özellikle ihracatımızı artırarak büyümemizi destekleyeceğiz. İhracat deyince o konuda da bilgi vereyim. Hamdolsun 1973’te yılda 1 milyar dolar ihracat yapan bir ülke idik. 1987 ekim ayında ayda 1 milyar doları başardığımızda çok sevinmiştik ve bugün itibarıyla günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen bir ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı 7,5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık. Allah’a şükürler olsun bugün itibarıyla bunun üstüne 1,5 milyar dolar daha ekledik ve yıllık olarak 257,5 milyar dolara ulaştık. Hazirandan bu yana her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 2022’de 110 milyar dolara çıkan dış ticaret açığını 2023’te 106’ya düşürdük. Bugün itibarıyla 97 milyar dolardayız, azalmaya devam edecek” dedi.

‘HİZMET İHRACATI HEDEFİ 110 MİLYAR DOLAR’

2024’te dış ticarette iddialı hedefler olduğunu da açıklayan Bakan Bolat, “İnşallah ihracatımızı yüzde 4,5 artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek. Hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2002’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatı 2023’te 100 milyar dolar olarak, turizm var, taşımacılık var, hava, kara, deniz, demiryolu, işte limancılık, fuarcılık, sağlık hizmetleri, turist ve eğitim hizmetleri, müzik, bilişim, danışmanlık, yazılım sektörü gibi kalemler var. Taşımacılık da 40 milyar dolar. Turizmde 54 milyar dolar. Ve diğer kalemlerle 100 milyar dolardı. 2024’te hedefimiz 110 milyar dolar” diye konuştu.

​KREDİ KART KOMİSYONLARINDA İNDİRİM AÇIKLAMASI

Bakanlığın ihracat ve dış ticaretin artırılmasına yönelik yurtdışı fuarlara katılım için verdiği desteklerle ilgili konuşan Bakan Bolat, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımları çekme konusunda çok büyük gayret sarf ettiklerini de anlattı. Önemli bir müjde olarak kredi banka kartlarındaki komisyon oranlarına ilişkin de açıklamada bulunan Bakan Bolat, “5 Ocak’ta Bankalar Birliği’yle toplantı yaptık. Onların istekleri oldu. Biz de karşı istekte bulunduk. Ve dedik ki, bu banka kartlarındaki komisyon oranlarını düşürün, akaryakıt alanındaki komisyon oranını düşürün diye. Şimdi üç kamu bankası, Ziraat Bankası Genel Müdürümüz bize bildirdi, bir karar aldılar. Banka kartındaki komisyon oranını yüzde 2,39’a düşürdüler aylık taksit olarak. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2,25’e düşürdüler. Banka kartlarında, post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun diyorum ben bu anlamda” dedi.

Bakan Bolat, ihracatçılar için yeşil pasaport mevzusunda bakanlıkta bir çalışma yaptıklarını ve Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiklerini, onlarla koordinasyon yürüttüklerini de açıkladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-bakan-bolattan-kredi-ve-banka-karti-komisyon-orani-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Şimşek: 2026 da tek haneli enflasyon hedefliyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-2026-da-tek-haneli-enflasyon-hedefliyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-2026-da-tek-haneli-enflasyon-hedefliyoruz/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:27:40 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4939 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Türkiye ve Suudi Arabistan doğal bir ortak. Suudi Arabistan sürdürülebilir yüksek büyüme için yola çıktı. 2030’a kadar 3 trilyon yatırımdan bahsediyoruz. Serbest ticaret anlaşması ticaret ve yatırımı hızlandıracaktır. Bu bağlarımızı genişletmek için önemli olacaktır” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) düzenlediği Türkiye Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda konuştu.

“Serbest ticaret anlaşmaları ise daha yararlı fırsatlar sunuyor” diyen Mehmet Şimşek, ”Eğer serbest ticaret anlaşması olursa ticaret ve yatırım da artacaktır. Türkiye ekonomisi sofistike bir ekonomide değil henüz. Serbest ticaret anlaşmaları ise daha yararlı fırsatlar sunuyor. Petrol dışı gayrisafi milli hasılanızı artırmak istiyorsunuz. Bunun içinde çeşitlendirme yapmanız gerekiyor. Çeşitlendirme her iki ülkenin de yapması gereken bir eylem çünkü sınırlı bir doğal kaynağımız var’’ ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin turizmde bir başarı hikayesi elde ettiğini belirten Şimşek, “Turizminin çok büyük bir başarı hikayesi. Türkiye’de turizm verileri 54 milyar doların biraz üzerine çıktı. Önümüzdeki hedefte 100 milyar dolara ulaşmak. Çok büyük kaynaklarımız var, Suudi Arabistan’a yardımcı olabiliriz. Çünkü bizim ortak yanlarımız var ve mevsimlerimiz çakışmıyor” dedi.

“TÜRKİYE ŞİRKETLERİ SUUDİ ARABİSTAN’DA YARIM MİLYAR DOLARDAN DAHA FAZLA DEĞERDE PROJE GERÇEKLEŞTİRİYOR”

Türkiye’nin inşaat alanında küresel oyunculardan birisi olarak görüldüğünü belirten Şimşek, ”Suudi Arabistan’da inşaat alanında lider şirketler var. Türkiye büyük küresel oyunculardan birisi olarak görülüyor. Türkiye şirketleri Suudi Arabistan’da yarım milyar dolardan daha fazla değerde proje gerçekleştiriyor. Suudi Arabistan’ın hedefleri ile bizim müteahhitlik deneyimlerini bir araya getirdiğimizde büyük bir katkıda bulunabileceğimiz açıkçası yüksek ölçüde faydalı olacaktır. Suudi Arabistan’da büyük projelerden bazıları var ve bizler de bunun bir parçası olmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Savunma ve havacılıkta Türkiye’nin dev ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Bakan Şimşek, “Suudi Arabistan ile birlikte tasarlamak, üretmek ve ihracat yapma projelerine açığız. Bölgemizde Birlikte barış ve güvenliği tesis edebiliriz. Birlikte Afrika’da, Orta Asya’da iş yapabiliriz” şeklinde konuştu.

Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisindeki son durumu ve gelecek hedefleriyle ilgili bilgi verdi. Şimşek, Türkiye’de uygulanan ekonomi programıyla fiyat istikrarının sağlanacağına dikkat çekerek, “2028 itibariyle fiyat istikrarı sağlamış olacağız. Depremden kaynaklanan hasarı onarıyoruz ve eksikleri azaltıyoruz. Yapısal reformlar yapacağız. Konvansiyonel para politikaları uygulanacak, yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak. 2026 da tek haneli enflasyon hedefliyoruz” diye konuştu.

“NET PORTFÖY GİRİŞLERİ SEÇİMLERDEN SONRA İVME KAZANACAK”

Öte yandan Şimşek, rezerv yeterliliğinde iyileşme kaydedildiğini söyleyerek, “Türkiye büyüme bağlamında dünyanın önde gelen pazarlarından biri. Piyasanın enflasyon beklentileri bizim hedeflerimize yaklaşıyor. Net portföy girişleri seçimlerden sonra ivme kazanacak. Türkiye’nin risk primi geriledi, kur oynaklığı azaldı. Enflasyonu indirmek için sıra dışı bir şey yapmayacağız, geleneksel yöntemlerle enflasyon düşürülecek” dedi.

“TÜRKİYE’NİN KREDİ PUANLARI ARTIYOR”

Türkiye’nin risk priminin 300 baz puanın altına düştüğünü hatırlatan Şimşek, “Türkiye yükselmekte olan pazarların ortalamasından daha iyi performans gösteriyor. Piyasa hedeflediğimiz rakamlara çok yakın ve bu bize cesaret veriyor. Bütün bu başarılar bu ilerleme, kredi derecelendirme kurumları Türkiye notlarını artırdılar, mevcut puanları önümüzdeki dönemde artıracaklar gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

“12 YILDA 100 MİLYAR DOLAR YENİLEBİLİR ENERJİ YATIRIMI YAPACAĞIZ”

Türkiye’nin son 20 yıldaki altyapı yatırımlarına dikkat çeken Şimşek, “Türkiye’de iş yaparsanız bundan fayda görürsünüz. Altyapıya çok ciddi yatırım yaptık, gelecek 20 yılda 200 milyar dolar daha yatırım yapacağız. Önceliğimiz yüksek hızlı demir yolları. Türkiye’nin şu anda yüksek hızlı demir yolu ağı olan ülkelerden biri. Yüksek hızlı demir yolu ağını genişleteceğiz. Neredeyse bütün illerimizde havaalanı var, çok yatırım yaptık. Aynı zamanda dijital altyapıyı da geliştiriyoruz. 12 yılda 100 milyar dolar yenilebilir enerji yatırımı yapacağız. Net sıfıra ulaşmak istiyoruz fosil yakıtlarına ihtiyacımızı azaltacaktır. Net sıfır bizim için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-simsek-2026-da-tek-haneli-enflasyon-hedefliyoruz/feed/ 0
Türkiye’nin yüzde 52,7’si mutlu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-yuzde-527si-mutlu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-yuzde-527si-mutlu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:45:32 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4865 Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında %49,7 iken 2023 yılında 3,0 puan artarak %52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında %15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak %13,7 olarak gerçekleşti.

KADINLAR DAHA MUTLU

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında %46,5 iken 2023 yılında %50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında %52,7 iken 2023 yılında %55,1 oldu. 

EVLİLER EVLİ OLMAYANLARDAN DAHA MUTLU

Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında %56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, %45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin %53,2’sinin, evli kadınların ise %59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.

MUTLULUK ORANINDA EN YÜKSEK ARTIŞ 18-24 YAŞ GRUBUNDA OLDU

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında %47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak %54,0 oldu.

Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak %49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında %57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak %56,0 oldu.

BİREYLERİN MUTLULUK KAYNAĞI ÇOĞUNLUKLA AİLELERİ

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında %69,9 olurken bunu sırasıyla; %15,0 ile çocukları, %5,4 ile kendisi, %3,8 ile eşi, %2,9 ile annesi/babası ve %1,8 ile torunları takip etti. 

BİREYLERİ EN ÇOK SAĞLIKLI OLMAK MUTLU ETTİ

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında %69,5 olurken bunu sırasıyla; %13,2 ile sevgi, %9,2 ile başarı, %5,3 ile para ve %2,6 ile iş takip etti. 

HER 100 KİŞİDEN 67’Sİ GELECEĞİNDEN UMUTLU

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında %67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı %67,2 iken kadınlarda bu oran %67,1 oldu. 

BİREYLERİN ORTALAMA YAŞAM MEMNUNİYET DÜZEYİ 5,7 OLDU

Bireylerin  hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.

EN YÜKSEK MEMNUNİYET ORANI %74,6 İLE ASAYİŞ HİZMETLERİNDE

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı %74,6 olurken bunu sırasıyla %68,2 ile ulaştırma, %65,4 ile sağlık, %61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, %58,6 ile adli ve %57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNU HAYAT PAHALILIĞI OLDU?

Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada %18,5 ile işsizlik, ikinci sırada %17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada %17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı %33,8 ile ilk sırada yer alırken, %16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk %13,4 ile üçüncü sırada yer aldı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-yuzde-527si-mutlu/feed/ 0
Merkez Bankası açıkladı… İşte en yüksek mevduat faizi… Borsa ve fonlarda kazanç daha mı fazla? İşte son durum… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-acikladi-iste-en-yuksek-mevduat-faizi-borsa-ve-fonlarda-kazanc-daha-mi-fazla-iste-son-durum/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-acikladi-iste-en-yuksek-mevduat-faizi-borsa-ve-fonlarda-kazanc-daha-mi-fazla-iste-son-durum/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:18:11 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4818 Parasını bankada mevduatta değerlendirmek isteyenler yüksek faiz elde etmenin peşinde. Bankaları arayıp en yüksek faizi hangisi veriyorsa ona yönelen mudiler, ‘nın verilerini de takip etmeye başladı.

TCMB, Bankalarca Açılan Mevduatlara Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranlarını açıkladı ve en popüler olan 32 günlük ve 3 aylık vadeli mevduat faizlerinde düşüşler görüldü.

Merkez Bankası’nın verilerine göre 1 aya kadar vadeli mevduatlarda faiz yüzde 43.89’dan yüzde 43.80’e, 3 aya kadar vadeli mevduatlarda faiz yüzde 50.99’dan 50.93’e, 1 yıla kadar olan vadelerde yüzde 43.89’dan 41.51’e, toplam mevduatlarda ise faiz yüzde 46.63’ten yüzde 46.48’e geriledi.

6 aylık vadede faiz yüzde 51.08’den yüzde 51.15’e, 1 yıldan uzun vadede ise faiz yüzde 39.10’dan yüzde 39.79’a yükseldi.

MEVDUATIN GETİRİSİ ENFLASYONUN ALTINDA

Mevduat faizinin getirisi enflasyonun altında kalmaya devam ediyor. Başka bir deyişle parasını mevduata yatıranlar enflasyon karşısında parasının değerini düşürmüş oluyor.

100 BİN LİRAYA 50 BİN LİRA FAİZ

Yüzde 43.80 faizle 1 yıl boyunca anapara+faiz yenilemeli olarak 100 bin lirasını mevduata yatıranlar toplamda 53 bin 755 lira faiz geliri elde ediyor. Yüzde 5 oranında stopaj kesintisi de yapılınca geriye sadece 51 bin 67 lira kalıyor. Ancak son açıklanan enflasyon oranı yüzde 64.86 olarak gerçekleşti. Mayıs ayına kadar zirve yapması beklenen enflasyonun yüzde 75 seviyelerine çıkması beklentisi de piyasada hakim durumda. Bundan dolayı günümüz şartlarında vadeli mevduata yatırım reel bir yaklaşım olarak görülmüyor.

MERKEZ BANKASI DESTEKLİYOR

Merkez Bankası politika faizini yüzde 45’e yükseltti. Bununla birlikte piyasadaki likiditeyi yüzde 45 faiz oranıyla çekerek depo alım ihaleleri düzenlemeye başladı. Bankaların yüksek faiz nedeniyle yeni kredi vermekte zorlandığı dönemde bankalara yönelik olarak destek olan depo alım ihaleleri mevduat faizlerindeki yüksek duruşu korumaya yönelik çabaları da ortaya çıkarıyor.

BORSA İSTANBUL’DA YÜKSELİŞ VAR

Borsa İstanbul 7200 puan seviyelerinden 9282 puana hızlı yükseliş yaşadı. senedi bazında farklı kazanımlar olsa da ortalama olarak 1.5 aylık dönemde Borsa İstanbul’da yüzde 30 civarında prim yaşandı. Doğru hisselere yatırım yapanların kazançları daha da yüksek gerçekleşti. Böylece mevduatta 1 yıl bekleyip yüzde 50 civarında getiri sağlamak yerine Borsa İstanbul’da 1.5 ayda yüzde 30 civarında getiri sağlayanlar daha çok kazanmış oldu. Borsa yatırımı yapmak isteyenlerin profesyonel destek alması gerekiyor. Duyumlara göre hareket edilmemesi, şirket bazlı analizlerin yapılması büyük önem arz ediyor. Borsa yatırımı yapmadan önce bilgi sahibi olunması ve sonrasında küçük işlemlerle alıştırmalar yapılması menfaatinize olacaktır. Aksi halde tasarruflarınızı hızla şekilde kaybedebilirsiniz.

FON GETİRİLERİ YÜKSEK

Fon getirileri de yüksek olmaya devam ediyor. Hisse yoğun olan agresif fonların aylık getirisi yüzde 40’a yaklaşırken son 3 ayda yüzde 50, 6 ayda yüzde 97, son bir yılda ise yüzde 200 civarında kazanç sağlayan fonlar bulunuyor. Fonları profesyonel kişiler yönettiği için tamamen kazanmaya yönelik hamlelerde bulunmak zorunda kalıyorlar. Fon getirisi yükseldikçe fona katılım ve fonun büyüklüğü de artıyor. Fon yatırımı yapmadan önce profesyonel destek ya da TEFAS üzerinden karşılaştırmalar yapıp Kamuyu Aydınlatma Platformu’na girerek fonun içeriğinde hangi hisseler ya da bileşenler olduğunu kontrol etmenizde yarar var. (Not: Fon getirilerini TEFAS’tan karşılaştırmalı olarak günlük aylık, 3-6-12 aylık ve daha uzun vadeli olarak görebilirsiniz. Çeşitli yatırım araçlarını içeren fonlar bulunuyor. Bu fonların getirilerini ve içeriklerini karşılaştırarak tercihte bulunabilirsiniz.)

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/merkez-bankasi-acikladi-iste-en-yuksek-mevduat-faizi-borsa-ve-fonlarda-kazanc-daha-mi-fazla-iste-son-durum/feed/ 0
KKM 2.36 trilyon liraya geriledi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kkm-2-36-trilyon-liraya-geriledi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kkm-2-36-trilyon-liraya-geriledi/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:15:31 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4814 EKONOMİ yönetiminin açıkladığı KKM’den çıkış takvimi beklendiği gibi işliyor. Kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarında 2023’ün sonundan itibaren 258 milyar 631 milyon liralık gerileme görüldü. 29 Aralık 2023 haftasında 2 trilyon 626 milyar 353 milyon lira olan KKM hesapları, 9 Şubat 2024 haftasında 2 trilyon 367 milyar 722 milyon lira oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre KKM hesaplarında haftalık bazda gerileme sınırlı kaldı. 2 Şubat haftasında 2 trilyon 382 milyar 488 milyon lira olan KKM hesapları, 9 Şubat haftasında 2 trilyon 367 milyar lira oldu. Haftalık bazda gerileme 14 milyar 766 milyon lira sınırlı kaldı.

2023 YIL BAŞINDA 1.37 TRİLYON LİRAYDI

KKM ilk olarak aralık 2021 tarihinde kurdaki atak sonrası devreye girdi. 2023 yılının başından ilk yarısına kadar KKM hesaplarını destekleyici adımlar artırıldı. Dövizden dönüşümlü olan KKM’lerde tavan 26 Ocak’ta kaldırıldı. Mart ayının sonlarında yükümlülüğü olan şirketlere en az 1 ay vadeli olmak üzere döviz veya Türk lirası mevduat ve katılım hesabı açma imkanı getirdi. 31 Mart günü KKM hesaplarına uygulanan Türk lirası faiz üst sınırı kaldırıldı. Yılın başında 1.37 trilyon lira olan KKM hesapları mart ayından itibaren hızlı bir artış trendine girdi.

3.4 TRİLYON LİRA OLDU

Şubat ayının başında 1.4 trilyon lira olan KKM hesapları mart ayının başında 1.6 trilyon lira, nisan ayının başında ise 1.7 trilyon seviyesine yükseldi. BDDK verilerine göre 5 Mayıs haftasında KKM hesapları 2.2 trilyon, 2 Haziran haftasında 2.5 trilyon, 7 Temmuz haftasında 2.8 trilyon lira ve 4 Ağustos haftasında 3.3 trilyon liraya geldi. Tepe noktası ise 18 Ağustos tarihli haftada 3.4 trilyon lira oldu.

TEMMUZDAN İTİBAREN DÜŞÜŞ ADIMLARI

Mayıs ayında yapılan seçimlerin ardından ekonomi yönetimi değişti ve KKM’nin cazibesini azaltmaya yönelik adımlar atılmaya başlandı. İlk adımın atıldığı temmuz ayında yüzde 15 karşılık oranı getirildi. Ağustos ayında yabancı para mevduattan KKM’ye dönüşüm hedefine son verildi, daha sonra zorunlu karşılık oranları vadeye göre farklılaştırıldı. 1 Eylül tarihli haftada 3.3 trilyon lira olan KKM hesapları, 6 Ekim haftasında 3.2 trilyon liraya geriledi. 3 Kasım tarihli haftada 3 trilyon liranın altına düşen KKM hesapları, 2.9 trilyon lira oldu. 1 Aralık haftasında ise 2.7 trilyon liraya düştü. Aralık ayında KKM hesaplarındaki gerileme hızı düştü. 29 Aralık haftasında ise KKM hesapları 2 trilyon 626 milyar liraya geriledi.

OCAKTA 117.9 MİLYAR LİRA GERİLEDİ

5 Ocak haftasında 2 trilyon 576 milyar lira olan KKM hesapları, 26 Ocak haftasında 2 trilyon 458 milyar lira oldu. Ocak ayındaki gerileme 117.9 milyar lira seviyesinde oldu. Şubat ayının ilk haftasına girerken 76 milyar liralık gerileme olurken, son haftadaki gerileme ise 14.7 milyar lirada kaldı.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kkm-2-36-trilyon-liraya-geriledi/feed/ 0
Bakanı Uraloğlu: Yüksek hızda emniyetli sürüş sağlayacağız https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-uraloglu-yuksek-hizda-emniyetli-surus-saglayacagiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-uraloglu-yuksek-hizda-emniyetli-surus-saglayacagiz/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:12:58 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4738 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Marmara Denizi’nde batan kargo gemisine ilişkin, bölgede henüz bir bulguya rastlanmadığını söyledi. Uraloğlu, sinyalizasyon ekipmanı olmayan 99 dizel ve elektrikli ana hat lokomotifi için araç üstü sinyalizasyon ekipmanının geliştirilmesi, imali ve montajı dahil olmak üzere Askeri Elektronik Sanayi () ve TCDD Taşımacılık AŞ arasında 1 milyar 690 milyon lira tutarında bir sözleşme imzaladıklarını belirtti. ASELSAN’ın, halihazırda Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metro hattında kullanılan yerli metro sinyalizasyon sisteminden sonra, lokomotif ve trenler için de yerli bir sinyalizasyon sistemi geliştireceğini aktaran Uraloğlu, “Avrupa standartlarına göre sertifikalandırılacak sistem ile yük ve yolcu taşımacılığında daha güvenli bir trafik yönetim sistemi kurulmuş olacak. 57 ay olan sözleşme süremiz kapsamında, 2026 yılında 17 lokomotife, 2027 yılında 48 lokomotife ve 2028 yılında ise 34 lokomotife araç üstü sinyalizasyon ekipmanımızı yerleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘YÜKSEK HIZDA EMNİYETLİ SÜRÜŞ SAĞLAYACAĞIZ’

Sinyalizasyon sistemlerinin, teknolojik altyapı ve emniyet fonksiyonları sebebiyle raylı sistemlerin en kritik parçaları arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, “Geliştireceğimiz bu sistem, yönetim ve birlikte çalışabilirlik yönünden Avrupa’da ana hatlarda kullanılabilecek ortak bir tren yönetim ve kontrol platformu oluşturarak Avrupa Demiryolu Ajansı tarafından geliştirilen ‘ERTMS’ adlı sistemin standardına uygun üretilecek. Böylece uluslararası tren işletmeciliği, otomatik tren koruması, merkezi trafik kontrolü ile yüksek hızlarda emniyetli tren sürüşü sağlayacağız. Tren hız ve trafiğinin sürekli ve anlık denetimini daha yüksek bir güvenlik seviyesinde sağlayacağız. Trenler arasındaki minimum mesafenin veya sürenin azaltılmasına izin vererek demir yolu trafik kapasitesini arttıracak ve daha isabetli bir planlama yapacağız” diye konuştu. Hat boylarında daha az bileşen kullanılacağından bakım maliyetlerinin de düşürüleceğini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Demir yolu yük taşımacılığının rekabet gücünü arttırarak daha ekonomik ve çevreci bir ulaşım sağlayacağız. Bu son söylediğim husus, bakanlığımızın 2053 yılı hedeflerinden biri olan kara yollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını yüzde 52’ye düşürmeyi ve demir yollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını yüzde 22’ye çıkarma hedefimizi gerçekleştirme noktasında da büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca projemiz kapsamında TCDD Taşımacılık personelinin eğitilmesi, dokümantasyon hizmetlerinin verilmesi, yedek malzeme tedariki ve garanti hizmetleri de mevcut” dedi.

‘DEMİR YOLU SANAYİSİ ALANINDA BÜYÜK ADIMLAR ATILDI’

Uraloğlu, ‘Türkiye Yüzyılı’nda demir yolu sanayisi alanında büyük adımlar atıldığını ifade ederek şöyle konuştu: “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı olan 2023 yılı; ilk milli elektrikli tren setlerimizi hizmete aldığımız, yerli ve milli sürücüsüz metro aracımızı raylara indirdiğimiz, ilk yerli ve milli metro sinyalizasyon sistemlerini kullanmaya başladığımız bir sene oldu. Ülkemizin saatte 160 kilometre hıza sahip ‘Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk milli ve yerli Elektrikli Tren Seti Projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk. Seri üretime başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi’nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. 2024 yılında prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz. Eskişehir 5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi Projesi’nde de prototip imalatını tamamlayarak raylara indirdik. Milli Banliyö Tren Seti prototip araç üretimi çalışmalarımız devam ediyor. Şimdi bunlara yerli ve milli araç üstü sinyalizasyon ekipmanlarımızı da eklemenin gururunu yaşıyoruz.” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, daha sonra ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın ile ‘Yerli ve Milli Araç Üstü Sinyalizasyon Ekipmanı Temini’ için protokol imzaladı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-uraloglu-yuksek-hizda-emniyetli-surus-saglayacagiz/feed/ 0
Bakan Bolat’tan hizmet ihracatı vurgusu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-hizmet-ihracati-vurgusu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-hizmet-ihracati-vurgusu/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:54:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4721 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘6. Kümelenme Konferansı Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayda yaş meyve sebzeden tohum ve sanayideki gelişmelere kadar geniş bir yelpazede konular ele alındı. Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kalkınma planlarının hedefler doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi.

“HİZMETLER İHRACATIMIZI 200 MİLYAR DOLARA ÇIKARMA AZMİNDEYİZ”

Beş yıllık kalkınma planı hedefleri doğrultusunda toplam mal ihracatını 2028’e kadar 375 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bakan Bolat, “Hizmetler ihracatımızı da 200 milyar dolara çıkarmak azmindeyiz. Bu asla ütopik bir hedef değildir. Çalışılmış, düşünülmüş, hesapları yapılmış hedeflerdir. Zaten şükürler olsun Allah’a biz geçen yılı cumhuriyetimizin yüzüncü yılını 255,8 milyar ihracatla kapatmıştık, rekor kırmıştık” diye konuştu.
2024 yılının ilk 45 gününde yıllıklandırılmış ihracatın 257,3 milyar doları aştığına dikkati çeken Bakan Bolat, “Geçen yılın rekorunun üzerine 1,5 milyar dolar daha ilave ihracatımız oluştu. Bu trendle Orta Vadeli Program’daki hedefimiz olan mal ihracatında hizmetler ihracatında da 110 milyar doları Allah’ın izniyle aşacağız, o rakamlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

“HEDEFİMİZ 2028’DE ORTA YÜKSEK VE YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN PAYINI YÜZDE 50’YE ÇIKARTMAK”

Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde de ilerleme kaydettiklerini aktaran Bakan Bolat, şöyle konuştu:

“2002 yılında yüzde 30’luk bir pay, 2022 yılında yüzde 36’lık bir pay varken geçen yılı yüzde 40,3’le kapattık. İnşallah 2028 hedefimiz orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin payını yüzde 50’ye yükseltmek olacaktır. Yine güzel bir haber. Küresel mal ihracatındaki payımız da 2002’de yüzde 0,50 iken, 2022’de yüzde 1,02’di. 2023’ün dokuzuncu ayı sonunda yüzde 1,06’ya ulaştık. 12’inci ay rakamı yakında çıktığında bu payın inşallah daha da yükseldiğini hep birlikte göreceğiz.”

Söz konusu ihracatın yüzde 94’ünün sanayi ürünleri olduğunu bildiren Bakan Bolat, 241 milyar dolarlık sanayi ürünleri ihracatı yaptıklarını vurgulayarak, daha ileriyi hedeflediklerini belirtti.

“AYLIK BAZDA YÜZDE 2,4, 12 AYLIK BAZDA YÜZDE 1,6 ARTIŞ KAYDETTİ”

Geçtiğimiz günlerde sanayi üretimi rakamlarının açıklandığını hatırlatan Bakan Bolat, şunları kaydetti:

“Aylık bazda yüzde 2,4, 12 aylık bazda yüzde 1,6 artış kaydetti. Bu aralıktan önceki 5-6 ayda aylık baz nispeten yavaş yavaş bir artış oranı geriliyordu. Şimdi tekrar artış oranında bir ivme yakalamış olduk. İthalatımız da önemli. İthalatta da önemli çabalar içindeyiz. Ağustos ayından bu yana Allah’a şükür ithalatımızda her ay bir azalış trendi var. Dış ticaret açığımızda da ağustos ayından itibaren her ay bir azalış trendimiz var.”

Dış ticaret açığının 2022’de 100 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, 2023 yılında bu rakamın 106 milyar dolara gerilediğine dikkat çekerek, “Şu anda 45 gün içinde 2024’te 100 milyar doların altına çektik. 97 milyar dolar civarında bir dış ticaret açığımız var yıllıklandırılmış olarak. Amacımız bunu yıl sonuna kadar daha da aşağıya çekmek. Temmuz, ağustostan bu yana burada önemli tedbirler aldık” ifadelerine yer verdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasını tamamlamasının ardından hatıra fotoğrafı çektirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-bolattan-hizmet-ihracati-vurgusu/feed/ 0
YASED’e üye şirketlerin CEO’ları yanıtladı… 6 ayda 18.6 milyar dolarlık yatırım potansiyeli var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasede-uye-sirketlerin-ceolari-yanitladi-6-ayda-18-6-milyar-dolarlik-yatirim-potansiyeli-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasede-uye-sirketlerin-ceolari-yanitladi-6-ayda-18-6-milyar-dolarlik-yatirim-potansiyeli-var/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:21:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4664 ULUSLARARASI Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye’nin oldukça yüksek olan doğrudan yatırım çekme potansiyelinin hayata geçirilmesi için atılması gereken adımları içeren çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Önceki gün yılın ilk basın buluşmasını gerçekleştiren YASED Başkanı Engin Aksoy, Türkiye’nin yatırımcı gözünde karnesini ortaya koyan Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Rekabetçilik Endeksi’nin sonuçlarını ve buna paralel gerçekleşen YASED PULSE anketinin detaylarını içeren bir toplantı yaptı. YASED’e üye şirketlerin CEO’larının katıldığı YASED PULSE anketine göre Türkiye, ‘makroekonomik istikrar’ ve ‘düzenleyici çerçeve’deki performansını, rekabet ettiği ülkelerle benzer düzeye taşırsa önümüzdeki altı ay içinde 18.6 milyar dolarlık yatırım alabilir.

Engin Aksoy uluslararası yatırımcıların 2024 gündemindeki en önemli iki konuyu ise şöyle özetledi: “Bunlardan biri kişisel verilerin yurtdışına aktarılmasını düzenleyen KVKK 9. Madde değişikliği, diğeri de İklim Kanunu ve dolayısıyla Emisyon Ticaret Sistemi’nin uygulamaya alınması konularındaki düzenlemelerin gerçekleşmesi. Bu konularda sonuca varılmasının 2024 yılı yatırımları için teşvik edici olacağını özellikle vurgulamak istiyorum.”

‘TEMKİNLİ İYİMSERLİK HÂKİM’

Engin Aksoy, hafta başı açıklanan Ödemeler Dengesi son istatistiki verilerine göre Türkiye’ye geçen 10.6 milyar düzeyinde UDY girişi gerçekleştiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl bu rakamın 13.7 milyar dolar olduğunu hatırlatan Aksoy, 2024’te küresel UDY akışlarında da yavaş bir seyrin öngörüldüğüne dikkat çekti. Aksoy, “Şirketlerimiz dünyada bu sermayeden daha fazla pay alabilmek ve rakiplerini geçebilmek için çalışıyor. Onların Türkiye’deki rekabet güçlerinin artırılması, yurtdışındaki rekabetlerini olumlu şekilde etkilerken ülkemizin uluslararası yatırım pastasından alacağı payın artırılmasını da sağlıyor” dedi. YASED olarak, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ile dünyada en fazla uluslararası doğrudan yatırımı çeken ilk 10 ülke içinde olması gerektiğine inandıklarını söyleyen Engin Aksoy, 2018’den bu yana her yıl yenilenen Türkiye’nin UDY Rekabetçilik Endeksi çalışmasının güncel sonuçlarını şöyle özetledi:

8 BAŞLIKTAN DÖRDÜNDE İYİYİZ

“Uluslararası yatırım kararlarında, Türkiye ile kısa listeye alınan ülkelerin UDY çekiciliğini, ülkemiz ile sayısal olarak UDY Rekabetçilik Endeks çalışmamızda karşılaştırıyoruz. Bu çalışma, uluslararası veri tabanlarından yararlanılarak gerçekleştiriliyor. Yani dışardan bakan, Türkiye’yi ve diğer alternatifleri nasıl görüyor, bunu takip ediyor. İki hafta önce yapılan son çalışmada sekiz ana başlık, bunların altında da 42 alt başlık var. Bu sekiz ana başlığın ikisinde çok iyi, üçünde orta, üçünde ise gelişmesi gereken alanları olan bir sonuç çıktı. Buna göre Türkiye maliyetler açısından hala cazip; ilk dörtteyken ikinci sıradayız. Pazar büyüklüğünde 85 milyon nüfus, genç işgücü ile bizim gibi dünyada 10 ülke var. Ekosistem konusu da çok gelişmiş durumda. İnsan kalitesi ve tedarik sistemi çok güçlü. Ama risk göstergesi ve düzenleyici çerçeve başlıklarında performansımız düşük. 21 ülke arasında ikinci 10’dayız. Diğer iki başlık olan makroekonomik istikrar ve lojistik-altyapı konularında da son dönemde önemli iyileştirmeler gözlemliyoruz. Yeni ekonomi yönetiminin uyguladığı para politikası, OVP olumlu karşılandı. Gelişme alanları var.”

‘YATIRIMI 3’E KATLAMAK MÜMKÜN AMA’

Engin Aksoy, UDY Rekabetçilik endeksinin son verilerini paylaştıktan sonra yeni yapılan YASED PULSE anketine dikkat çekti. “Sonuçlar endeksi doğruluyor” diyen Aksoy, “Türkiye’deki uluslararası yatırım sermayesinin yüzde 85’ini temsil eden üyelerimizin CEO’larına, Türkiye’deki iş ortamında gelişmeler yaşanırsa, genel merkezlerinden ne kadarlık bir yatırım gelmesini öngördüklerini sorduk. Gelen yanıtlardan iş ve yatırım ortamında iyileşmeler yaşanırsa, sadece önümüzdeki 6 ay içerisinde 18.6 milyar dolar değerinde ilave bir yatırım potansiyeli olduğunu tespit ettik. Üyelerimizin yüzde 85’i makroekonomik performansa da dayanan risk göstergelerinde iyileşmeler beklediklerini belirttiler. Yüzde 78’i ise düzenleyici çerçeve başlığında iyileşme olursa yatırımlarını artıracağını söyledi” dedi.

Aksoy, YASED üye CEO’larının katılımıyla ikinci kez gerçekleştirdikleri güncel ankette, ayrıca Türkiye’nin bu yatırımlar için Avrupa ve Amerika’dan gelişmiş ekonomilerle de rekabet içerisinde olduğunu bir kez daha gördüklerini belirtti. Ayrıca uluslararası yatırımcıların bir önceki ankete kıyasla 2024’ün ilk yarısı için daha olumlu beklentileri olduğunu da vurgulayan Aksoy, Türkiye’nin bu potansiyele ulaşması yönünde çalıştıklarının altını çizdi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yasede-uye-sirketlerin-ceolari-yanitladi-6-ayda-18-6-milyar-dolarlik-yatirim-potansiyeli-var/feed/ 0
Super “SwIft” Bowl https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-swift-bowl/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-swift-bowl/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:42:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4555 Başka bir deyişle ABD’de yaşayan her 100 kişiden 16’sı Swiftie ve hayatlarının odak noktası Taylor Swift.
Swiftie’ler Taylor’un kariyerini, kişisel ilişkilerini kısacası hayatının her detayını bilmek istiyor.
USA Today gazetesi Swiftie’lerin tutkusuna Taylor’ı haber yapması için tam zamanlı Taylor Swift muhabiri işe alarak karşılık verdi.
Taylor muhabirinin iş tanımlaması ise şöyle:
Swift’in müziğinin, hayran kitlesinin pop kültürdeki etkisini yakalamak ve anlamak, birden fazla platformda istikrarlı içerik akışıyla Taylor Swift’le ilgili her şeyi paylaşmak.
‘Yok artık’ demeyin çünkü fanlar için Tay Tay tutkusu öyle bildiğiniz sıradan bir hayranlık değil.
Çocuklar için Taylor Swift dersleri var.
Onun şarkı sözlerini analiz eden üniversite kursları var.
Swiftie’ler şarkıcının konserlerinde iyi koltuklar için 14 bin dolar ödüyor, konseri izlerken bebek gibi ağlayıp kendilerini kaydediyor.
Şarkıcının Eras Turu’nun biletleri satışa çıkar çıkmaz tüm zamanların en yüksek hasılat yapan turu oldu.

Ulusal Futbol Ligi’ndeki etkisi

Durum böyle olunca NFL’de Swiftie’lerden nasibini aldı.
Futbol dünyası yepyeni bir izleyici kitlesine kavuştu.
Taylor Swift’in katıldığı Chiefs maçlarını izleyen 12-17 yaş arası kadın sayısı yüzde 50’den fazla artmış.
Forbes’a göre Taylor’ın maça geleceği haberi bilet fiyatlarını yüzde 40 artırıyormuş.
Taylor, Super Bowl’da da etkili oldu ve localar 1 milyon dolardan satışa çıktı.
En iyi biletlerin yer aldığı C134 bölümünde bilet fiyatları 26 bin 734 dolardan başladı.
Vegas’taki maçın çok pahalı olduğunu ilk ağızdan sizce kim ifade etti. Taylor’ın sevgili Travis Kelce.
‘Büyük maça nasıl hazırlanıyorsun’ sorusuna ‘Ailem ve arkadaşlarımın izlemesi için lanet Super Bowl’a ne kadar para harcadığımı hesaplıyorum’ dedi.
Taylor etkisi NFL’e daha fazla izleyici ve kazanç olarak geri dönerken memnun olmayan bir kitle de var.
Erkek futbol tutkunları Taylor Swift’ten bıktıklarını şarkıcının oyunun önüne geçmesinden nefret ettiklerini açıkça ifade ediyor.
Zaten Altın Küre ve Grammy’lerde de Taylor şakaları NFL’in Taylor takıntısı üzerine odaklanmıştı.
Taylor, Time Dergisi’ne konuyla ilgili ‘Sadece Travis’i desteklemek için maçlardayım. Kameralar beni gösterdiği için birkaç babayı kızdırdığımın farkında değilim. Hangi suitte olduğumu nasıl biliyorlar?
Kameralar uzakta nereden çektiklerinin ve beni ne zaman yayına soktuklarına dair hiçbir fikrim yok’ dedi.

Hollywood’da olanlar Hollywood’da kalmıyor

Ben Affleck ve söz yazarı Diane Warren’ın yer aldığı 1999 yılına ait siyah beyaz fotoğrafı Instagram hesabından paylaşan Britney Spears gönderisinin altına ‘Muhteşem bir aktör. O gece Ben’le öpüştüğümü söylemiş miydim? Unuttum… Çok çılgınca. Keşke size yaşanan hikâyeyi anlatabilseydim! Ah dedikoducu kız gibi davranıyorum’ yazdı.
Britney 1999 yılında 17 yaşındaydı.
Ben Affleck 28 yaşındaydı.
Şarkıcının geçmişte yaşanan özel durumu paylaşması 3 çocuk babası ve evli Ben Affleck’i çileden çıkartmış.
Benim takıldığım Britney sosyal medyasında eğlenceli minik bir hatıra paylaştığını mı düşünüyor yoksa ne yaptığını tam olarak bilerek ‘En başarılı aktörlerinden biriyle öpüştüğümü söylemiş miydim’ paylaşımıyla drama mı yaratmak istiyor?
Sizce hangisi?

Aşık Taylor

San Francisco 49ers ve Kansas City Chiefs Las Vegas Allegiant Stadyumu’ndaki final maçına Taylor Swift Japonya’dan yetişebilecek mi sorusu yüzlerce farklı olasılıkla tüm hafta boyunca konuşuldu. Tabii ki Taylor’ın aşkı mesafe ve yorgunluk tanımadı.
Geçen haftaki Grammy Ödül Töreni’nden sonra Eras Turu için Japonya’ya giden şarkıcı 7-10 Şubat tarihleri arasında Tokyo Dome’da art arda dört konser verdi.
Son konserini tamamladıktan sonra sahneden Tokyo Haneda Havalimanı’na gitti. Zamana karşı yarışarak sevgilisi Travis Kelce’nin Super Bowl maçına yetişti.
Maç öncesi sevgilisini görmeye izni olmayan şarkıcı stadyuma arkadaşı Blake Lively ile geldi.
Taylor ve Kelce’nin sezon boyu izlediğimiz romantik aşkına yakışır bir şampiyonluk kazanan Kansas City Chiefs ayrıca NFL’de 20 yıl sonra arka arkaya Super Bowl şampiyonluğu kazanan ilk takım oldu. New England Patriots 2004 -2005’te arka arkaya şampiyon olmuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/super-swift-bowl/feed/ 0
Boğaz’da aşk başkadır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bogazda-ask-baskadir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bogazda-ask-baskadir/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:09:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4538 Bugünü yani 14 Şubat Sevgililer Günü’nü ‘Evet’ yanıtını almak için iple çekenler var. Dünyada eşi benzeri olmayan İstanbul Boğazı, uzun yıllardır bu özel anın adresi olmayı sürdürüyor. Sevdiğine Boğaz’da evlenme teklif etmek isteyenler bu yıl da tekne kiralayan şirketlerin kapısını çaldı. Bu hizmeti veren neredeyse bütün şirketler, 14 Şubat gecesi tüm teknelerinin tam kapasite çalışacağını belirtti.

Tekne sahipleri genel olarak verdikleri hizmetle ilgili şunları söyledi: “Çiftler romantik bir Sevgililer Günü yemeği yemek istiyor. Buna evlilik teklifini dahil eden de oldukça fazla. Genellikle Kız Kulesi’nin yanına geliniyor, lazer ışıkla evlenme teklifi yapılıyor. Burada işin içine ek talepler de giriyor. Bazıları da köprünün altında sorusunu soruyor. Taleplere göre kiralama süresi de fiyat da değişiyor.”

1 SAATLİK PAKET 4 BİN TL’DEN BAŞLIYOR

Gezer Denizcilik firmasının patronu Mustafa Gezer, dede mesleğini yaptığını, ailesinin 70 yıldır Boğaz’da tekne taşımacılığıyla uğraştığını söyledi. Mustafa Gezer’in verdiği bilgiye göre şirketin 11 teknesi var ve Sevgililer Günü’nde tamamı Boğaz’da çalışacak. Gezer verdikleri hizmeti şöyle anlattı: “Rezervasyonlar dolu. Tekneler saat 18:00’de başlayıp gece 01:00’e kadar hizmet verecek. Bir saatlik kiralayanlar da var, daha fazla da. Şu anda satışların yüzde 65’i bir saatlik kiralamalar. Bunun içinde sadece tekne ile kısa bir tur, Boğaz Köprüsü’nün altında duraklamak, burada fotoğraf ve video çekimi yapmak var. Burada genellikle erkeğin kadına teklifi, mesajı lazerle köprüye yazılıyor. Bunun videosu tercih ediliyor. Daha sonra bunları müşteriye teslim ediyoruz. İki saatliğine kiralayanlar ise genellikle yemek de talep ediyor.” Mustafa Gezer’in anlattığı pakette bir saatin ücreti normal dönemlerde 3 bin 500 TL. Ama 14 Şubat olunca fiyat 4 bin TL’ye çıkıyor. İki saatlik yemekli paket ise 6 bin 500 TL.

KIZ KULESİ’Nİ İSTİYORLAR

Su Yatçılık’tan Kemal Ertüzün de Hürriyet’e verdiği bilgide işlettikleri dört yatın da 14 Şubat’ta dolu olduğu bilgisini verdi. Ertüzün, “Bu yıl gelenlerin çoğu yurtdışında yaşayan Türkler. Sosyal medyada çok popüler olan Kız Kulesi’nin önünde Sevgililer Günü kutlaması yapmak hatta evlenme teklif etmek herkese cazip geliyor. Biz de yatlarımızla tur attırıyor, sonra Kız Kulesi’nin önünde volkan patlatılması, yemek, müzikten oluşan bir paket sunuyoruz. Bazıları kemancı, gül buketleri de talep ediyor. Ama standart pakette bunlar yok. Standart paketlerimizin fiyatları 8 bin TL’den başlıyor” dedi.

SEMBOLİK NİKÂH KIYAN DA VAR

Çırağan Sarayı, Swiss Otel gibi lüks mekânlarda konaklayan turistlerin de 14 Şubat gecesi için Boğaz’da planları var. Bu segmentte hizmet veren Denden Denizcilik şirketinin operasyon müdürü Gülay Demirci, üç lüks yatın Bogaz’da romantik kutlamalar için kiralandığını söyledi. Yatların saatlik ücreti 250 ’dan başlıyor. Demirci “Tamamen butik çalışıyoruz. Keman çok istendi. Müşterilerimiz daha sakin, mum ışığında yemek, şık ortam istiyor. Örneğin Rusya’dan bir çiftimiz yakın zamanda evlenmişler ama 14 Şubat’ta Boğaz’da teknede sembolik nikâh kıyacaklar” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bogazda-ask-baskadir/feed/ 0
En büyük banka olmak için yola çıktıklarını söyleyen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: Zorunlu karşılığa faiz kredi iştahını artırır https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-banka-olmak-icin-yola-ciktiklarini-soyleyen-akbank-genel-muduru-kaan-gur-zorunlu-karsiliga-faiz-kredi-istahini-artirir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-banka-olmak-icin-yola-ciktiklarini-soyleyen-akbank-genel-muduru-kaan-gur-zorunlu-karsiliga-faiz-kredi-istahini-artirir/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:06:29 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4534 YAKLAŞIK dört ay önce Akbank Genel Müdürlüğü görevine getirilen Kaan Gür en büyük banka olmak için yola çıktıklarını söyledi.

Dün ilk kez bir basın toplantısı düzenleyen Gür, ’nın şubat başında aldığı yeni kararlarla bankacılık sisteminin zorunlu karşılıklardan kaynaklı maliyet baskılarını belli noktada desteklediğini dile getirdi. Gür, “Bu, bankaların kredi vermeye olan iştahını biraz daha yukarı çekebilir. Son dönemde TL bilançolar üzerinde ciddi marj baskısı var. Dolayısıyla bu marjın normalleştiği yerde büyüme sınırları içinde kalmak kaydıyla mutlaka kredi imkânı olacaktır” diye konuştu.

BÜYÜME POTANSİYELİ VAR

Gür sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplam kredilerde yüzde 15 pazar payımız var. Bunu yüzde 1 yukarı çekmek önemli hareket demek. Regülasyonun gerektirdiği alanlarda seçici kredi politikasının da olduğunu bilerek büyüme konusunda kendimizi daha iyi hissettiğimiz , tarım, yatırım, kadın girişimciler herhangi bir sektör veya kategorik yaklaşıma bakmadan TL bilançomuzda büyüyecek potansiyelimiz var. Sermaye yeterliliğimiz çok elverişli.”

Haziran 2023’ten bu yana bir normalleşme dönemi yaşandığını belirten Gür, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını sağlamak için finansal sıkılaşmaya dönük programı ciddi şekilde uyguladığını belirtti. Para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde olduğunu söyleyen Gür, önümüzdeki üç yılın ortamının bugünden düzeltilmesine yönelik sağlam adımlarla bu yapının uygulandığını ve ciddi de kararlılık olduğunu dile getirdi.

Alınan olumlu sonuçlar sonrasında kredi taleplerinin bir kısmının TL’den yabancı paraya dönmeye başladığını söyleyen Gür, “Daha orta uzun vadeli kredileri konuşmaya başladık. Şu sıralar konuştuğumuz iki veya üç tana önemli büyük proje var” dedi. Gür, yüksek faiz ortamını bankacılık sektörü olarak tercih etmediklerini belirtti.  Kaan Gür, “Bugünün şartları bunu gerektirdiği için o gereği hep beraber yapıyoruz.
2025-2026 yıllarında enflasyon gerileyecek. Dişimizi sıkalım. Çok ciddi anlamda hareket göreceğiz kredi kanalında. Uzun vadeli finansmanlar şu anda da devreye giriyor” ifadelerini kullandı.

TAKİBE DÜŞME ARTABİLİR

Takibe düşen alacak konusunda bu yıl belli bir bozulma olabileceğini dile getiren Akbank Genel Müdürü Gür, ancak şu anda bankacılık sistemindeki takibe düşen alacak oranının yüzde 1.8 civarında karşılıkların çok daha yüksek ve ihtiyatlı olduğunu vurguladı. Gür, ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarında da takibe düşen alacak konusunda bir yükselme olabileceğini dile getirerek “Ama bankacılık sisteminin kullandığı kredilendirme modelleri inanılmaz sofistike ve karşılıklar da öyle. Yani yeteri kadar yastık var. Hafif yükseliş görsek daha rahatsızlık duymamalıyız” dedi.

Kredilerde yüzde 40 civarında büyüme öngördüklerini mevduat tarafında da çok güçlü büyüdüklerini ifade eden Gür, enflasyonda ise mayıstan sonra baz etkisiyle görülecek düzelmenin etkili olacağını kaydetti. Gür bu yıl özkaynak kârlılığının da enflasyon oranına yakınsayacağını vurgulayarak temettü politikasının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) regülasyonlarına bağlı olduğunu izin başvurularını yaptıklarını ve BDDK nasıl uygun görürse o şekilde hareket edeceklerini dile getirdi. Akbank Genel Müdürü, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyon raporunda açıkladığı 2024 sonunda yüzde 36’lık yıl sonu enflasyon hedefi konusunda mutabık olduklarını belirtti. Bu hedefin gerçekleşmesi inancının tam  da olduğunu kaydeden Gür, ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası’nın çok yetkin, konusuna hakim ve inanılmaz kararlılıkta olduğunu da sözlerine ekledi.

‘HIZLA MÜŞTERİ KAZANIYORUZ’

YÜZDE 100 Türk sermayeli, 13 bin kişiye istihdam sağlayan, ekonomiye sunduğu kredilerle milyonların istihdamını destekleyen bir banka olduklarını belirten Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Özel sektöre verilen toplam nakdi kredilerin yüzde 15’ini biz sağlıyoruz. 2023’te Türkiye ekonomisine 961 milyar lira nakdi, 1.2 trilyon lira toplam kredi desteği sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Toplam krediler içinde reel sektöre verdikleri nakdi ve gayri nakdi kredilerin 750 milyar liranın üzerinde olduğunu ifade eden Gür, “KOBİ’lere veriler destekler 134 milyar TL mertebesinde. Kadın girişimcilere verilen destek 5 milyar TL’nin üzerinde” diye konuştu. 2020 yılından bu yana ödedikleri vergi büyüklüğünün 42 milyar lira olduğunu söyleyen Gür, toplam tüketici kredi hacminin ise 318 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti. Gür, 2022’de 2.3 milyon, 2023’te 2.3 milyon olmak üzere çok hızlı yeni müşteri kazandıklarını da vurgulayarak, 13.1 milyon müşteriye ulaştıklarını, dijitalden kazanılan müşteri sayısının da 4 milyon olduğunu belirtti. Geçen yıl 5.3 milyar dolarlık yurtdışı borçlanma gerçekleştirdiklerini söyleyen Kaan Gür, bu yıl teknolojiye 200 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını, önümüzdeki 3 yılda teknoloji yatırımlarını 600 milyon dolarla bütçelediklerini ifade etti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/en-buyuk-banka-olmak-icin-yola-ciktiklarini-soyleyen-akbank-genel-muduru-kaan-gur-zorunlu-karsiliga-faiz-kredi-istahini-artirir/feed/ 0
Bahar dizisi Evren kimdir, gerçek ismi ne? Oyuncu Buğra Gülsoy kimdir, nereli, kaç yaşında, hangi dizilerde oynadı? TV dizileri ve filmleri! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bahar-dizisi-evren-kimdir-gercek-ismi-ne-oyuncu-bugra-gulsoy-kimdir-nereli-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi-tv-dizileri-ve-filmleri/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bahar-dizisi-evren-kimdir-gercek-ismi-ne-oyuncu-bugra-gulsoy-kimdir-nereli-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi-tv-dizileri-ve-filmleri/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:15:42 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4511

Show Tv ekranlarının yeni dizisi Bahar 13 Şubat Salı akşamı 1. bölümü ile ekranlara geliyor. Oyuncu Buğra Gülsoy da Bahar dizisinde Evren Yalkın karakterine hayat veriyor. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamlayan Buğra Gülsoy, 13 yaşında ilk sahne deneyimini yaşamıştır. Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Bölümünden 2004 yılında mezun olan Gülsoy ilk olarak, 2008 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Hepimiz Birimiz İçin dizisinde oynamıştır. İşte Buğra Gülsoy hayatı ve biyografisi!

BUĞRA GÜLSOY KİMDİR, KAÇ YAŞINDA VE NERELİ?

Buğra Gülsoy, 22 Şubat 1982’de Ankara’da dünyaya geldi. Babası Niğdeli, annesi Erzincanlı olan Buğra Gülsoy ilk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamlamıştır. 13 yaşında ilk sahne deneyimini yaşamıştır. Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Bölümünden 2004 yılında mezun olan Buğra Gülsoy, Kıbrıs’ta bulunduğu süre içerisinde Kıbrıs Devlet Tiyatrosu’nda çeşitli oyunlarda rol almış, aynı zamanda kısa film yönetmenliği ve oyunculuk da yapmıştır. Bu filmler; Trio, Heterotopya, İnsan Üçleme, Alt Üst, Nar Yarası ve Mutlu Son’dur. Kıbrıs Film Derneğinin kurucularından biri olan Gülsoy, aynı zamanda Uluslararası Kıbrıs Kısa Film Festivali’nin proje tasarımcısı ve direktörüdür. Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi kapsamında düzenlenen bir yarışmada filmcilik üzerine eğitim aldı.

İlk olarak, 2008 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Hepimiz Birimiz İçin adlı dizinin başrol oyuncusu olarak Nazım karakteri ile Türk izleyicilerinin karşısına çıkan oyuncu, dizinin ardından yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı Güneşi Gördüm filminde Berat karakteriyle beyazperdeye adım attı. Ardından, 2009-2011 yılları arasında atv’de yayınlanan Unutulmaz adlı dizide Tolga karakterini canlandırdı. Derviş Zaim tarafından yönetilen ve ilk gösterimi 2010 Altın Portakal Film Festivali’nde yapılan ve 2011 yılında gösterime girmiş olan Gölgeler ve Suretler isimli filmde Ahmet isimli bir Türk gencini canlandırmıştır.

Kanal D’de yayınlanan Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisinde bir sezon boyunca Vural karakterini canlandırmıştır. Daha sonra, Kanal D’de yayınlanan, Kuzey Güney isimli dizide Kıvanç Tatlıtuğ ile başrolleri paylaşmış ve bu dizide Güney Tekinoğlu karakterini canlandırmıştır. Sonrasında TRT 1’de yayınlanan Eski Hikâye dizisinde başrol oynamış ve Mete karakterini canlandırmıştır. 2015-2016 yılları arasında FOX’ta yayımlanan Aşk Yeniden adlı dizide Fatih Şekercizade rolünü oynamış ve Özge Özpirinçci ile başrolü paylaşmıştır. 2018-2019 yılları arasında TV8’de yayımlanan Kızım dizisinde başrol olarak Demir Göktürk karakterini canlandırmıştır.

Ankara doğumlu olan oyuncu İstanbul’da ikamet etmektedir. Tiyatro hayatına arkadaşları Serhat Teoman, Fatih Sönmez ve Emre Erkan’la birlikte kurduğu Tiyatro Kutu ile devam etmiştir. Tiyatro Kutu’nun kapanmasının ardından Serhat Teoman ve Emre Erkan’la birlikte kurdukları GET Yapım ile sinema ve tiyatro çalışmalarına devam etmektedir. Kendisi gibi dizi ve film oyuncusu olan Burcu Kara ile 2011 yazında evlenmiş; 2 Ağustos 2012 tarihinde boşanmıştır. 23 Eylül 2018’de Nilüfer Gürbüz ile evlenmiş; 28 Şubat 2023’te anlaşmalı olarak boşanmıştır. Çiftin 12 Nisan 2019’da Cem adında bir oğulları olmuştur.

BUĞRA GÜLSOY’UN ROL ALDIĞI DİZİLER

2008 Hepimiz Birimiz İçin – Nazım

2009-2011 Unutulmaz – Tolga

2010-2011 Fatmagül’ün Suçu Ne? – Vural Namlı

2011-2013 Kuzey Güney – Güney Tekinoğlu

2013-2014 Eski Hikaye – Mete

2014 Bana Artık Hicran De – Sinan

2015-2016 Aşk Yeniden – Fatih Şekercizade

2018 8. Gün – Ozan Taşkıran

2018-2019 Kızım – Demir Göktürk

2019 Azize – Kartal Alpan

2020-2021 Uyanış: Büyük Selçuklu – Melikşah

2021 – Misafir – Erdem Ersoy

2022 – Dünyayla Benim Aramda – Tolga Karanç

2024 – Bahar – Evren

BUĞRA GÜLSOY SİNEMA FİLMLERİ

2004 Trio – Pamir

2005 Heterotopya – Şahin

2006 İnsan Üçleme – Faruk

2007 Alt Üst – Ömer Demir

2007 Nar Yarası – Kuzgun

2008 Mutlu Son – Arda Çakır

2009 Güneşi Gördüm – Berat

2010 Gölgeler ve Suretler – Barış

2011 Güzel Günler Göreceğiz – Cumali

2015 Görümce – Ahmet

2016 Robinson Crouse – Mehmet

2016 Mahalle – Ilgaz

2017 Acı Tatlı Ekşi – Murat

2018 Cebimdeki Yabancı – Kerem

2024 – Yaren Leylek – Hakan

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bahar-dizisi-evren-kimdir-gercek-ismi-ne-oyuncu-bugra-gulsoy-kimdir-nereli-kac-yasinda-hangi-dizilerde-oynadi-tv-dizileri-ve-filmleri/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan ailelere çağrı: Çocuklarınızı internette yalnız bırakmayın… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:42:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4446 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca bilinçli ve güvenli internet kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla  ‘Hep birlikte daha iyi bir internete’ temasıyla düzenlenen ‘Güvenli İnternet Günü’ etkinliğinde konuştu.

Bilginin doğru kaynaklardan güvenilir bir şekilde iletilmesinin tarih boyunca her devletin ve toplumun gündeminde olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Bilgiye erişim konusunda sıkıntı çekilmeyen bir çağda yaşadığımız için çok şanslıyız fakat insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar manipülasyona ve dezenformasyona açık hale geldik. Bilgi güvenliğimiz tehdit altındadır.” dedi. Uraloğlu, bilgi felsefesinin temel problemi olan ‘bilginin kaynağı nedir? sorusunun özellikle internet çağında hala geçerliliğini koruduğunu söyledi.

Yarım asrı aşkın bir tarihi bulunan internetin, özellikle son 25 yıl içerisinde alışkanlıkları, zorunlulukları değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü ifade eden Uraloğlu, “Bugün hayatımızın baş rolünde internet bağlantısı bulunan mobil cihazlar bulunuyor. Bu sayede temel bilimlerin referans kaynaklarına, külliyatlar dolusu bilgiye bir tıkla ulaşabiliyoruz fakat ulaşılan her bilginin doğru olmadığı da şüphe götürmez bir gerçektir. Bireysel kullanıcılar açısından riskleri ve tehditleri bünyesinde barındıran bu yeni dönem, kamunun 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verebildiği sistemlerle hayatımıza değer kattı.” diye konuştu. 

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin koordinasyonunda yürütülen, Türksat tarafından geliştirilen ve yönetilen e-Devlet kapısının dünyada örnek gösterilen dijital kamu hizmetleri arasına girdiğinin altını çizdi. E-Ticaret sayesinde artık alışverişin internet siteleri üzerinden gerçekleştirildiğini, bankacılık faaliyetleri için bankalara giderek saatlerce sıra beklenilmediğini, faturaların internetten ödendiğini, para havalesi gibi işlemlerin de saniyeler içerisinde gerçekleştirildiğini ifade eden Uraloğlu, internetin ihtiyaç dolduğunda bir yol ve bir araç olmaktan çıktığını söyledi. 

ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARINIZI DİJİTAL ALEMİN KÖTÜLÜKLERİNDEN UZAK TUTUN

Uraloğlu, internetin yeni bir kültürel mekan, gerçeklik, özgürlük alanı ve ekonomik bir pazar olarak ortaya çıkmasının, küresel değerlerin, alışkanlıkların hızlı bir şekilde değişmesini de sağladığına işaret etti. Zamanının büyük kısmını internette geçiren gençlerin ‘değerlerini’ artık sadece ailesi ya da çevresindeki insanların belirlemediğini dile getiren Uraloğlu, “Sosyal medya ağları aracılığıyla internet kültürü belirliyor. Örf ve adetlerimiz internet ortamında farklı yorumlanabiliyor, insani değerler de bu mekanda farklılık gösteriyor. Bu nedenle bir ebeveynin, kendi çocuğunun evin dışında, nerede, kiminle olduğunu bilmesi gerekiyorsa; dijital dünyada da çocukların kontrolsüz bir şekilde bırakılması, oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Tüm anne babalara sesleniyorum; lütfen çocuklarımızı, gençlerimizi başıboş ve uçsuz bucaksız bir ortam olan internet dünyasında yalnız bırakmayın. Çok farklı koruma ve güvenlik yöntemleriyle onları dijital alemin kötülüklerinden uzak tutun.” şeklinde konuştu. 

GÜNLÜK İNTERNET KULLANIM SÜRESİ TÜRKİYE’DE 6 SAAT 57 DAKİKA

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, interneti güvenli bir şekilde kullanmanın yollarını öğrenmenin ve uygulamanın herkesin sorumluluğunda olduğunu belirterek, “Günlük internet kullanım süresi dünyada 6 saat 40 dakika iken ülkemizde bu rakam 6 Saat 57 dakika yani yaklaşık 7 saat. Sosyal medya kullanım süresi ise Dünyada 2 saat 23 dakika iken ülkemizde 2 Saat 44 dakika, yani yaklaşık 3 saati Buluyor. Dolayısıyla bu alan asla boş bırakılmaması ve son derece ciddiyetle ele alınması gereken bir konu. Biz de bu kapsamda Bakanlık olarak ‘Güvenli İnternet Günü’ vesilesiyle, vatandaşlarımızı dijital dünyada güvende tutmanın yolları konusunda bilinçlendirmek istiyoruz.” dedi. Dijital platformlarda karşılaşılan en büyük sorunlardan birisi hiç şüphesiz bilgi kirliliği olduğunu ifade eden Uraloğlu, yalan ile gerçeğin iç içe geçtiği dijital ortamlarda interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli bir şekilde kullanmanın ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmenin önemine işaret etti. Uraloğlu, siber zorbalık, çocukların çevrim içi istismarı, sosyal medya ve oyun bağımlılığı başta olmak üzere, pek çok dijital riskin bugün dijital bir dünyanın içinde doğan çocukları ve gençleri tehdit eden bir boyuta geldiğini belirterek, bu tehditlere karşı da 2016’da BTK bünyesinde güvenli internet merkezinin kurulduğunu hatırlattı. 

GÜVENLİ İNTERNET UYGULAMASINI KULLANAN ABONELERİN YÜZDE 99’U AİLE PROFİLİNDE BULUNUYOR

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuza güvenli internet kapsamında; çocukların ve gençlerin internetin risklerine karşı güvende olmalarını sağlamak için çalışmalar yapma görevlerini verdiklerini anlatan Uraloğlu, güvenli internet merkezinde 2023 yılında gerçekleştirilen 167 eğitim ve seminer ile yaklaşık 26 bin kişiye ‘İnternetin Bilinçli ve Güvenli Kullanımı’ eğitimi verildiğini söyledi. Uraloğlu, son beş yılda 824 eğitim ve seminer ile toplam 116 bin kişiye ulaşıldığını belirterek, ‘İnternet Yardım Merkezi’ ile internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı kapsamında kullanıcıların İnternet ortamlarında yaşadıkları sorunlara, çözüm önerileri sunduklarını dile getirdi. ‘ALO 141 İnternet Bilgi Destek Hattı’ ile de dijital ortamlarda yaşanan sorunları, hızlı ve alternatif bir yoldan çözüme kavuşturduklarını ifade eden Uraloğlu, geçen yıl 70 binden fazla çağrıya cevap verildiğini bildirdi.

Bakan Uraloğlu, kendisinin de ALO 141 İnternet Bilgi Destek Hattını arayarak  bilgi aldığını söyledi. 
2017 yılında hayata geçirilen Güvenli Mobil İnternet Tırı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgelerine gitti ve bu sayede Adıyaman ve Hatay illerindeki çadır kentlerde 7-13 yaş arası yaklaşık 2 bin 500 öğrenciye ‘Robotik Kodlama Eğitimi’ verdiğini aktaran Uraloğlu, bu eğitimler sayesinde çocukların o zor günlerde, yaşadıklarını bir nebze de olsa unutarak, eğlenceli vakit geçirme ve eğitim alma imkanı da bulduklarını söyledi. Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun tamamen ücretsiz olan güvenli internet hizmetinden gönüllü yararlanan yaklaşık 40 milyon abonemiz bulunduğunu belirterek, “Güvenli internet hizmetinde çocuk ve aile profili olmak üzere iki profil bulunuyor ve abonelerimizin yüzde 99’u da aile profilinde bulunuyor. Bu sayının hayata geçirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla artacağına da canı gönülden inanıyorum. Bütün vatandaşlarımıza, her yönüyle temiz ve güvenli bir dijital dünya sunmayı en önemli hedeflerimizden birisi olarak görüyoruz ve bu hedefe ulaşabilmek için her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

SİBER GÜVENLİĞİMİZİ ‘YERLİ VE MİLLİ’ UYGULAMALARLA SAĞLIYORUZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, dijital dönüşümün getirdiği fırsatlar ve zorluklarla birlikte siber güvenlik konusunun da büyük bir önem taşıdığına dikkati çekerek, Bakanlık olarak ülkemizin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandık. Dünya geneline baktığımızda her yıl 1 milyondan fazla siber saldırı gerçekleştiriliyor. Bu da neredeyse her 39 saniyede bir siber saldırı gerçekleştiği anlamına geliyor. 2023 yılında dünya genelinde 8 trilyon doların üzerinde siber suç maliyetinin olduğu tahmin ediliyor. Bu noktada siber güvenlik konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz.” diye konuştu. Uluslararası kuruluşlar, adli makamlar, araştırma merkezleri ve üniversiteler, özel sektör gibi paydaşlarla koordinasyon içerisinde hareket eden Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezinin aynı zamanda uluslararası planda Türkiye’nin temas noktası olma görevini de yerine getirdiğini ifade eden Uraloğlu, “Tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Ulusal siber olaylara müdahale merkezimiz tarafından bugüne kadar yerli yazılımlarımız ile engellenen 314 binden fazla zararlı bağlantıyı şayet engelleyememiş olsaydık, vatandaşlarımız sadece geçtiğimiz hafta içinde 66 milyona yakın zararlı isteğin hedefi haline gelecekti.” ifadelerini kullandı.

 İNTERNETTE ÇOCUKLARIMIZI ETKİLEYEN YENİ BİR TEHLİKE ‘KELEBEK KUSURU’ 

Bakan Uraloğlu, çocukların ve gençlerin, teknoloji ve dijital medya ortamlarının etkisi ile çeşitli dijital sağlık sorunları ile karşı karşıya geldiklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:”Dijital ortamlarda, dağınık, mantıksal bir bütünlüğü olmayan ve birbirinden kopuk bilgi ve içerikler, çocuklarımızda ‘yeni bir dikkat eksikliği’ sorununa yol açıyor. Tıpkı bir kelebek gibi, bir bilgiden diğer bilgiye, bir bağlantıdan diğer bağlantıya gidiyor, asıl edinmeleri gereken bilgi üzerinde odaklanamadan, derinleşemeden ve dolayısıyla öğrenme sürecini tamamlayamadan zihinlerini bütünlüğü olmayan bilgi kırıntılarıyla dolduruyorlar. Kelebeğin ömrünün kısa olması gibi, hızla ve dağınık bir şekilde edinilen bilgiler de zihinde kalıcı hale gelemeden havada kalıyor. ‘Kelebek kusuru’ olarak adlandırılan bu durum, tıpkı fast food tarzı beslenme gibi, faydadan çok zarar getiriyor. Güvenli İnternet Günü, interneti daha güvenli ve sağlıklı kullanmak için farkındalık oluşturacağımız bir fırsattır. Bugünü bir başlangıç olarak görmeli ve güvenli internet kullanımı konusunda çaba göstermeliyiz. Birlikte hareket ederek, internetin sunduğu olanaklardan en iyi şekilde faydalanabilir ve güvenli bir dijital gelecek inşa edebiliriz.”Konuşmasında internet hakkında kızıyla arasında geçen bir diyaloğu anlatan Bakan Uraloğlu, “Kızımla işim gereği siyaset konuşuyoruz bana sorular soruyor ama o cevapları hep internetten öğreniyor ben diyorum ki o öyle değil aslında o yüzden mutlaka sorgulayalım karşımıza çıkan bilgiyi direk kabul etmeyelim.” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/feed/ 0
3.5 milyar TL yatırımla ‘mahalle’ kuracak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/3-5-milyar-tl-yatirimla-mahalle-kuracak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/3-5-milyar-tl-yatirimla-mahalle-kuracak/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:06:43 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4414 ÖNCE pandemi, sonra deprem felaketi konuttan beklentileri değiştirdi. Son yıllarda tüketiciler, az katlı, geniş balkonu, bahçesi olan, yeşili bol projeleri tercih etmeye başladı. Alıcı tarafında yaşanan bu değişim yeni konut projelerine ilham verdi. Bu projelerden biri de Paye Sakarya oldu…

Haldız İnşaat ve Halk GYO işbirliğiyle Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 3.5 milyar TL yatırım değeriyle hayata geçen projenin detaylarını, Halk GYO Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Bekin ile Haldız İnşaat Genel Müdürü Selim Kardil anlattı.

‘İSTANBUL’DAN TALEP VAR’

Erdal Bekin, Sakarya’nın sanayi, ekonomi, istihdam ve ticaret açısından önemli bir bölgesi olmasının yanında, turizm potansiyeli, sayfiye bölgeleri ve İstanbul’a yakınlığıyla da öne çıktığını dile getirdi. Paye Sakarya’nın Halk GYO’nun arsası üzerinde hasılat paylaşımı modeli ile hayata geçtiğini ifade eden Bekin, projenin bölge yatırımcısının yanı sıra İstanbul, Kocaeli ve Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları tarafından tercih edildiğini söyledi. Yeni konut yatırımlarının da sinyalini veren Bekin, “Tüketici beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, nitelikli ve özellikle de günümüzde daha fazla önem kazanan erişilebilir projeler geliştirmek için, ‘doğru lokasyonda, doğru proje’ anlayışıyla ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.

YATAY MİMARİ VURGUSU

Selim Kardil ise Paye Sakarya’nın yatay mimarisi, geniş teras ve peyzaj alanları, sosyal donatıları ve farklı konseptteki ticari üniteleriyle Sakarya’da gerçekleştirilen en büyük projelerden biri olduğunu söyledi ve şu bilgileri paylaştı:

 “Yaklaşık 60 dönümlük bir arsa alanı üzerinde 119 bin 345 metrekare inşaat alanına sahip olan Paye Sakarya 23 blokta 426 konuttan meydana geliyor. Projede, 115 ile 288 metrekare arasında değişen 2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere 3 farklı konut tipi bulunuyor. Ayrıca günlük ihtiyaçların karşılanabileceği 34 adet cadde mağazası da yer alıyor. Projede bölgenin iklimine uygun süs bitkileri ve ağaçlarla toplam 25 bin metrekare peyzaj alanı oluşturduk. Trafiğe kapalı yollar ile kullanıcılara geniş sosyalleşme alanı sunuyoruz. Amacımız mahalle kültürünün yaşadığı bir proje hayata geçirmek. İnşaatta yüzde 20 seviyesine geldik, konutları 2025 sonunda teslim etmeyi planlıyoruz.”

İnşaatına başlanan projenin yüzde 25’i satıldı. Ortalama metrekare fiyatı 30 bin TL olan projede, daire fiyatları 5 milyon TL’den başlıyor. Alıcılara 60 aya kadar vade farksız ödeme planı sunuluyor.

DEPREM GÜVENLİĞİ İÇİN EK ÖNLEM

KAHRAMANMARAŞ depremlerinden sonra yapı güvenliği hassasiyetinin arttığını hatırlatan Selim Kardil, projelerinde uzmanlar eşliğinde zemin iyileştirme çalışması yaptıklarını anlattı. Mevzuat yükümlülüğü olmadığı halde ek önlem almak istediklerini belirten Kardil, “Deprem farkındalığıyla, tüm projelerimizde yapı güvenliği ve sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz. Bu projemizde de zeminde 8 bin 500 adet ‘çimento kolon’ uygulaması yaptık. Böylece zeminin taşıma gücünü arttırdık. Bu çalışma bizim pozitif ayrıştığımız nokta olsa da biz bunu gereksinim olarak gördük” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/3-5-milyar-tl-yatirimla-mahalle-kuracak/feed/ 0
Borsa baharı erken karşıladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-bahari-erken-karsiladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-bahari-erken-karsiladi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:03:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4411 Geçen haftayı 9 bin 45 puan ile rekor seviyeden tamamlayan BIST 100 Endeksi, yeni haftanın ilk işlem gününde de rekor tazeledi. Haftanın ilk günü açılışta önceki kapanışa göre yüzde 0.98’lik (88.25 puan) artışla 9 bin 134 puana çıkan ve rekor seviyeden işlem gören endeks gün sonunda yüzde 1.42 artış yaptı, 9 bin 174 puandan kapandı.

Hürriyet’e konuşan uzmanlara göre, borsadaki bu yükselişte ‘uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ülke not görünümünde yukarı yönlü revizeye gitmesi’, ‘artan yabancı yatırımcı ilgisi’, ‘CDS risk primlerinde sınırlı bir artış olması’, ‘kurdaki oynaklığın stabil seyretmesi’ ve ‘mevduat faizlerinde normalleşme eğiliminin ön plana çıkması’ gibi pek çok neden etkili. Ancak son rekor seviyelerin, yeni TCMB başkanının 8 Şubat’taki enflasyon raporu sunumundaki performansının piyasa tarafından olumlu karşılanmasının da etkisiyle gerçekleştiği belirtiliyor.

KARAHAN’IN SUNUMU ETKİLİ

Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş, “TCMB başkan değişimiyle başlayan süreçte yabancı kurumlardan gelen art arda olumlu raporlar piyasalara olumlu yansıdı” derken; Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş ise, “TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyon raporundaki sunum performansı piyasalar tarafından olumlu algılandı” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Demirtaş, kısa vadede enflasyon baskısı devam etse de 2024 yıl sonuna ilişkin yüzde 36 enflasyon beklentisinin korunmasının da enflasyonla mücadele konusunda piyasaya olumlu sinyal verdiğinin altını çizdi.

PARA AKIŞI BEKLENTİSİ

Ceyhun Yavaş ise, Fitch’in Türkiye dahil gelişen piyasalara sermaye akışının 10 yılın zirvesine çıkacağını duyurmasının, geçen haftaki enflasyon raporunun beklentiler dahilinde gerçekleşmesinin ve piyasada likiditenin de artmış olmasını endeksteki olumlu havayı devam ettirdiğini aktardı. Yavaş, “Son dönemde yurt içerisinde ekonomi yönetiminde atılan adımların olumlu yansımaları ile birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin orta vadede artmaya devam edeceğini öngörüyoruz” ifadelerine yer verdi.

KÜÇÜKLER GİTTİ, BÜYÜKLER GELİYOR

Borsadaki yatırımcı sayısındaki düşüş sürüyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, pay senedi yatırımcı sayısı 9 Şubat ile sona eren haftada bir önceki haftaya göre 42 bin 898 kişi birden azaldı. Pay senedi yatırımcı sayısı 7 milyon 243 bin 334 kişiden 7 milyon 200 bin 436 kişiye inmiş oldu. Yatırımcı sayısının 8.6 milyon ile rekor kırdığı ekim ayına kıyasla 1.4 milyon yatırımcı borsadan çıktı. Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş, yatırımcı sayısının 8 milyonu aştığı dönemdeki yatırımcı kitlesinin çoğunlukla 100 bin TL altında işlem yapan yatırımcılar olduğunu; bu düşük bakiyeli yatırımcıların halka arzlardaki trendin tersine dönmesiyle geri çekildiğini söyledi ve şöyle dedi: “Ortodoks politikalara yönelimle beraber yüksek bakiyeli yabancı ve kurumsal yatırımcıların geldiğini görmekteyiz.”

‘OLUMLU HAVA SEÇİME KADAR SÜRER’

BIST 100 Endeksi, 3 Ekim 2023’te ulaşılan 8 bin 500 seviyesinin ardından 3 ay boyunca 7 bin-7 bin 500 seviyelerinde güç toplamaya çalışmış; yıl başından itibaren de yukarı hareketine yeniden başlamıştı. Geçen hafta cuma günü ilk kez 9 bin seviyesinin üzerine çıkan endeks, yıl başından bu yana artan işlem hacmiyle birlikte TL bazında yüzde 21.1 ve bazında yüzde 16.5 artış kaydetti. Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yarımcısı Cemal Demirtaş, “Borsada devam eden olumlu havanın 31 Mart yerel seçimlerine kadar da sürebileceğini düşünüyoruz. Seçimlere kadar olan sürede 10 bin seviyelerini test edebileceğini öngörüyoruz” dedi.

BITCOIN’DE YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Kripto piyasası, öncülüğünde yükselişine devam ediyor. Geçen hafta 46 bin doların üzerine çıkan Bitcoin, yeni haftaya 49 bin dolar seviyesinde başladı. Bu yükselişte ABD’de ilk spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu’na (ETF) girişler etkili oluyor. COİNTR Araştırma Departmanı’nın analizine göre, Bitcoin ETF’leri, onaylanmasının ardından bir ayda 10 milyar dolarlık varlık yönetimi hacmine ulaştı. Bitcoin, geçen haftadan bu yana yüzde 13’lük bir yükselişle dün 48 bin 200 dolar seviyesinden işlem görürken; Ethereum ise yüzde 10’luk bir yükselişle 2 bin 500 dolar seviyelerinden işlem gördü.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/borsa-bahari-erken-karsiladi/feed/ 0
Kredi kartı kullanımında neler değişecek? Uzman isim açıkladı! İşte detaylar… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-kullaniminda-neler-degisecek-uzman-isim-acikladi-iste-detaylar/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-kullaniminda-neler-degisecek-uzman-isim-acikladi-iste-detaylar/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:27:13 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4401 Kredi kartları borçlarının 1,7 trilyon lirayı aşmasıyla , kredi kartı kullanımı hakkında yeni düzenleme sinyali verdi. Kredi kartı düzenlemeleri arasında kredi kartı limitlerinin sınırlaması, kredi kartı taksitlerine sınırlama getirilmesi gibi önlemler söz konusu. 

Ekonomist  Prof. Dr. Abdulkadir Develi ise Merkez Bankası’nın kredi kartları hakkında düzenleme sinyali vermesini değerlendirdi. Develi, “Enflasyonun ötesinde kredi kartı harcamalarında bir artış söz konusu. Enflasyon yüzde 65 bandında. Yıllık bazlı kredi kartı harcamaları ise yüzde 110’un üzerinde. Bu güçlü talebin de enflasyon üzerinde bir baskısı oluşuyor” dedi.

Kredi maliyetlerinden dolayı kredi başvurusunda azalma söz konusu olduğunu söyleyen Develi “Fakat kredi kartı faizlerinde bir artış söz konusu. Kredi kartında aylık bazda faiz oranı 3,36. Bu normal tüketici kredisinin arkasında daha düşük bir kredi ifade ediyor. Tüm bunlar bir araya gelince “Kredi kartlarına sınırlandırma tartışması getirelim mi” tartışması doğdu. Çünkün artış enflasyonun üzerinde. Talebin artması da fiyatları arttırıyor.” ifadelerini kullandı. 

‘DÜZENLEME YAPILIRKEN İŞİN SOSYAL BOYUTUNA DA BAKILMALI’

Ekonomist tabi düzenleme yapılırken işin sosyal boyutuna da bakılması gerektiğine dikkat çekerek “Kredi kartı harcamalarının soğutulması enflasyon açısından doğru. Kredi kartı ile dönen bir kesim var. Tamam son asgari ücret artışları ile reel olarak bu insanların gelirlerinin artması söz konusu olduğu doğru. Fakat bu insanlar büyük ölçüde hayatlarını kredi kartı ile döndürüyorlar. Bir taraftan bu grubun da gözetilmesi gerekiyor, diğer taraftan “talebi ne kadar soğutmalıyız” sorusu yanıtlanmalı.” diye konuştu. Develi sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Enflasyonla mücadele söz konusu ancak diğer taraftan da iç talepten dolayı da büyüyen bir ekonomi de söz konusu. Talebin bir miktar güçlü olması ekonomide çarkların dönmesi açısından önemli, özellikle küçük esnaf için çok önemli. Enflasyonla rasyonel patikada mücadele ederken bir yandan sosyal dengeyi korumak durumundayız. Bu konuda yapılacak mücadelede belki lükse kaçan gelir gurubunda bir kısıtlama söz konusu olabilir” 

KREDİ KARTI LİMİTLERİ 

Develi, kredi kartı limitleri hakkında “Enflasyonla kredi hacminin artması beklenir. Maaşlar arttıkça kredi limitinin artması da beklenir. Burda önemli olan bundan daha fazla artışı engellemektir. Ancak fiyatlar arttığında ve kredi kartı limitleri sabit kaldığında çalışanlar zora girebilir. Enflasyonla veya maaş artışıyla kredi limitlerini değerlendirmek gerekiyor. Bu artışın üzerine bir limit durumu söz konusu olabilir” dedi. 

KREDİ KARTINA TAKSİT SINIRLAMASI GELECEK Mİ? 

Kredi kartına taksit sınırlaması konusunun gündemde olduğunu söyleyen Develi “Para politikasının sıkılaştırıldığı dönemlerde taksitlerin ciddi sınırlandığını biliyoruz. Şu anda da bir sınır söz konusu. Bankalar açısından kredi kartı verilirken daha ihtiyatlı davranılabilir. Asgari geçim için gerekli olan ürünlere bir kısıtlama olmayabilir. Ancak daha lüks olarak nitelendirilen cep telefonu ya da benzeri araçların tüketimini kısma için bir düzenleme gelebilir. Bu işin ithalat kısmını olumlu olarak etkileyebilir. Bu taksit sınırlaması şu an Merkez Bankası’nın gündeminde” diye konuştu. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/kredi-karti-kullaniminda-neler-degisecek-uzman-isim-acikladi-iste-detaylar/feed/ 0
Bakan Özhaseki: 680 bin civarında konut, 70 bin civarında iş yeri yıkıldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:00:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4363 İLBANK tarafından Ankara’da bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi’ toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İLBANK’ın yerel yönetimlere verdiği destekler kaydedildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Bölge Müdürü Sameh Wahba ve Dünya Bankası yetkilileri katıldı.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, burada yaptığı konuşmada, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemin faydalarına işaret ederek, ülkelerin politikalarını bu sistemi kullanmak için teşvik ettiklerini aktardı.

Lopez, söz konusu sisteme girmek için Türkiye’nin önemli bir adım attığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülkelerin dünya bankasından daha fazla faydalanabilmesi için önemli bir imkan ve araç. Bu sistem sayesinde operasyonların sürdürülebilirliğe imkan sağlıyoruz. Operasyonlarımızın çok daha üst düzeyde hareket edeceğinin garantisini vermiş oluyoruz. Bizim de ana gündemimiz de çevresel ve sosyal ülkelerin ihtiyacını alma konusunda önem gösteriyoruz. Ancak ülkeleri bu noktada ikna etmede zorlanıyoruz. Bu sistemleri varsa güncelleme konusunda yoksa ise sürekli teşvik etmeye çalışıyoruz.”
Bakan Özhaseki ise yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede yapılan çalışmalara ve beklenen Marmara depremine karşı yoğunlaştıklarına dikkati çekti.

“680 BİN CİVARINDA KONUT 70 BİN CİVARINDA İŞ YERİ YIKILDI”

6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Neredeyse 3 dakikaya yakın yüzeyde yerleşim yerlerine çok yakın mesafede 7.6 ve 7.7 gibi büyük bir deprem atlattık. Bu depremin hasarı çok büyük oldu. 14 milyon insanımız etkilendi ve 11 tane şehrimiz doğrudan hasar gördü. Bu depremlerde 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Yıkılan ve yıkılmak zorunda kalan binaların toplam sayısına baktığımız zaman 680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldığını gördük” ifadelerine yer verdi.

“KÖYLERİMİZDE 50 BİN CİVARINDA ÇELİK EV YAPIYORUZ”

Depremde evleri yıkılan hak sahipleri için 307 bin konutun bazı bölümlerinde ihalelerin bittiğine bazı bölümlerinde ise kaba inşaatın tamamlandığını anlatan Bakan Özhaseki, “Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz. Şehirlerin meydanının yapıyoruz. İLBANK’ın temin ettiği kredileri alt yapı konusunda kullanıyoruz” ifadesini kullandı.

“BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİ BÖYLE BİR DEPREMİN ALTINDAN KALKAMAZ”

Deprem bölgesine yurt dışından yabancı misyon şeflerinin inceleme yapmak için geldiklerini belirten Özhaseki, “Türkiye’yi yakından tanıyan bizim dost ülkelerin insanların incelemelerinde, çalışmalarında hep ifade ettiklerin bir konu vardı. Bu deprem büyük bir deprem. Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” diye konuştu.
Deprem bölgesinde geçen hafta 46 bin konutu teslim ettiklerini hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bir iki ay içerisinde 30 bin konutu daha teslim edeceğiz. Bunlar dile kolay. Söylemesi o kadar kolay ki 50 bin ve 100 bin gibi rakamları bir çırpıda telaffuz ediyoruz. Bazen inşaat işleri ile ilgili ileri geri konuşanlara diyorum ki. Evinizde bir banyonuzu tadil etmek isteyin. Fayanslarını ve musluklarını değiştirmek isteyin kaç gününüzü alıyor?” açıklamasında bulundu.

Bakan Özhaseki’nin açıklamalarının ardından hatıra fotoğraflı çektirildi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/feed/ 0
Çinli devden ‘yatırım’ turu… Türkiye’de otomotiv fabrikası kurmaya en yakın üretici SAIC’ten üst düzey ziyaret geldi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-devden-yatirim-turu-turkiyede-otomotiv-fabrikasi-kurmaya-en-yakin-uretici-saicten-ust-duzey-ziyaret-geldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-devden-yatirim-turu-turkiyede-otomotiv-fabrikasi-kurmaya-en-yakin-uretici-saicten-ust-duzey-ziyaret-geldi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:18:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4319 TÜRKİYE’ye yurtdışından büyük çaplı otomotiv yatırımı son olarak 1997 yılında Japon üretici Honda tarafından yapılmış ancak firma 2021 yılında Gebze’deki fabrikasını kapatmıştı. Aradan geçen 27 yılda birçok üreticinin ismi yatırımla anıldı ancak hiçbiri hayata geçmedi. Ta ki Çinliler elektrikli araç dönüşümüyle birlikte Avrupa pazarlarına açılmaya karar verene kadar. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da sıklıkla dile getirdiği gibi özellikle 2023 itibarıyla çok sayıda Çinli üretici Avrupa’ya açılan bir kapı olarak Türkiye’de yatırımı radarına aldı. Bu noktada en güçlü aday olan SAIC Motor’un Türkiye-Çin arasındaki trafiği ise son 3 ayda hızlandı.

‘DUYGUSAL OLMAYACAĞIZ’

Aralık ayında Bakan Kacır’ın SAIC’e gerçekleştirdiği ziyaretin ardından iki hafta önce Çin’den üst düzey bir delegasyon heyetinin Türkiye’ye geldiğini belirten Doğan Trend Otomotiv CEO’su Kağan Dağtekin, “Türkiye’de SAIC’in fabrikalarından birini kurmak için 2 senedir temposu artan bir şekilde çalışıyoruz. Son 3 ayda süreç biraz daha hızlandı. 2 hafta önce üst düzey bir delegasyon heyeti Türkiye’deydi. Heyet ile Sanayi ve Teknoloji Bakanımızı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’ni ziyaret ettik. Bursa’daki fabrika ve yan sanayi tesislerini de gezdirdik. Bu noktada Almanya, Fransa ve Doğu Avrupa’dan ülkelerle agresif bir rekabet halindeyiz. Ancak duygusal olmayacağız, sonuna kadar uğraşacağız. Ben er ya da geç SAIC markasının Türkiye’de bir tesisini kuracağımıza inanıyorum” dedi.

Kağan Dağtekin

AVRUPA’DA 5’İNCİ

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen SAIC bünyesindeki MG markasının yıl değerlendirme toplantısında Doğan Trend Otomotiv Markaları Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kağan Dağtekin, SAIC’in geçen yıl 5.3 milyon adetle Çin’in en büyük üreticisi olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “1.2 milyon adetle de Çin dışında satış hacmi en büyük olan otomotiv grubu SAIC. Geçen sene Avrupa’da MG’nin 100 bin adedi geçtiğini görüyoruz. Biz ise MG Türkiye olarak 2023 yılında elektrikli araç satışında dünyada 11’inci Avrupa’da ise 5’inci ülke olduk. Bu sene Almanya’yı zorlayacağımızı düşünüyoruz.”

UYGUN FİYATLI HİBRİT GELİYOR

Geçen yılı 15 bin adede yakın satışla tamamladıklarını belirten Tibet Soysal ise 2024’ü 20 bin adedin üzerinde bir satışla kapatmayı hedeflediklerini, özellikle yılın ikinci yarısında satışa sunacakları Hatchback sınıfındaki uygun fiyatlı MG3 modeliyle önemli satış adetlerine ulaşabileceklerini kaydetti. Hibrit motorla gelecek MG3’ün fiyat olarak aynı segmentteki benzinlilerle rekabet etmesi bekleniyor.

‘ENDİŞE ETMEYİN 6 AY YETECEK ARACIMIZ VAR’

TÜRKİYE’nin Çin, G. Afrika, Japonya gibi ülkelerden ithal edilen elektrikli araçlara getirdiği yeni şartlarla ilgili “7 bölgede 20 servisin ithalatçı tarafından bizzat kurulma zorunluluğu” hariç tüm şartları karşıladıklarını belirten Doğan Trend Otomotiv CEO’su Kağan Dağtekin, “Bu noktada bir yanlış anlaşılma oldu. Devlet araç satışını yasaklamadı ama insanlar “biz elektrikli araba alırsak ne yaparız” diye endişe ediyorlar. Endişe etmelerine gerek yok, satış yasaklanmadı. Önümüzdeki 6 ay yetecek kadar aracımız da var, tedbirliyiz. Bu süre zarfında gereklilikleri tamamladığımız zaman zaten herhangi bir aksaklık olmadan yolumuza devam edeceğiz” dedi. Dağtekin, 20 servis zorunluluğuyla ilgili bayilere ortak olma formülü gibi bir takım konuların netleştirilmesini beklediklerini, birkaç ay içerisinde yol haritalarının belli olacağını da sözlerine ekledi.

10 MİLYON DOLAR YATIRIMLA TÜRKİYE’YE ÖZEL SEDAN

MG’nin Avrupa-’da satmayı düşünmediği Sedan modeli MG7, Şubat 2025’te Türkiye’ye geliyor. Türkiye’den modele olan büyük ilgi doğrultusunda konuyu Çinlilerle paylaştıklarını kaydeden Kağan Dağtekin, “Onlara ‘Türk insanı MG7 almak istiyor’ dedik. 2025’in Şubat ayında üretim başlangıcı ile bu aracı da Türkiye’ye getireceğiz. Bu ürün özelinde Avrupa’yla ilgili planları yoktu ama bizden aldıkları yönlendirmelerle ve bizim de elimizi taşın altına koyup belirli garantiler vermemizle beraber MG7’nin Avrupa uyumlanması ile ilgili bütçeyi onayladılar ve bu yatırımı yaptılar” dedi. Modelin Türkiye’de satılabilmesi için gerekli homologasyon yatırımının ise 10 milyon civarında olduğu açıklandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cinli-devden-yatirim-turu-turkiyede-otomotiv-fabrikasi-kurmaya-en-yakin-uretici-saicten-ust-duzey-ziyaret-geldi/feed/ 0
Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper: Türk şirketleri yurtdışına taşmak zorunda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sabanci-holding-ceosu-cenk-alper-turk-sirketleri-yurtdisina-tasmak-zorunda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sabanci-holding-ceosu-cenk-alper-turk-sirketleri-yurtdisina-tasmak-zorunda/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:12:33 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4316 Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, bir grup gazeteci ile gerçekleştirdiği sohbet toplantısında hem ekonomiye dair son gelişmeleri değerlendirdi hem de Davos izlenimlerini paylaştı. Alper, son dönemde Türk şirketlerinin yurtdışına gitme adımlarına yönelik olarak, “Türk sanayisinin artık global oyuncu olma zamanı geldi. Milyar dolarlık şirketler yaratabilmek için daha fazla ekonomiye ulaşmalıyız. Türk şirketleri de büyümek için yurtdışına taşmak zorunda. Olması gereken de bu. Türkiye’de büyük şirketler dışındaki şirketlerin ulaşabildiği ciro rakamları sınırlı. Türk sermayesi yurtdışına kaçıyor gibi lanse ediliyor. Bence öyle bir durum yok. Olay büyük pazarlara erişimdir” ifadelerini kullandı.

KORDSA VE ÇİMSA ÖRNEĞİ

Şirketlerin küreselleşme yolculuğunun dört adımdan oluştuğunu vurgulayan Alper, “Ülken için üreteceksin, ihracat için üreteceksin, orada üreteceksin ve son olarak üretim teknolojini ve üretim makinalarını satacaksın. Biz artık üçüncü ve dördüncü maddelere geçmeliyiz. Artık kendi teknolojilerimizi üreten şirketlere sahibiz. Bizde Kordsa ve Çimsa buna bir örnek. Geçen sene çok büyük bir enerji atılımı yaptık. Hem üretimde hem dağıtımda bir numarayız. Türkiye’de de büyüyoruz. Yaklaşık 1.000 MW’tan fazla yatırım yapıyoruz. Şimdi de dünya pazarlarındaki fırsatlara bakıyoruz. ABD’de, Teksas’ta, iki farklı güneş enerjisi santralı yatırımı açıkladık. İlkinde bu ayın sonuna doğru elektrik üretmeye başlayacağız. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde tüm kapasite devreye girecek. Ayrıca 7 MW’lık Türkiye’nin en büyük rüzgar gülünü Bandırma’da devreye alıyoruz. Bandırma’yı bir hidrojen vadisine çevireceğiz” diye konuştu.

YABANCI YATIRIMCI ŞU AN İZLEMEDE

Davos’taki temasları kapsamında yabancı yatırıcının Türkiye’ye olan yaklaşımına da değinen Cenk Alper, “Yabancı yatırımcının Türkiye konusunda biraz zamana ihtiyacı var. Yüksek enflasyon herkesi ürkütüyor. Ama iyi bir yola girdiğimizi; yeni orta vadeli planla doğru tedbirlerin alındığını görüyorlar. Enflasyonla mücadele doğru yolda. Biz de destekliyoruz. Fakat bunun tasarrufla da desteklenmesi lazım. O tarafta alacak yolumuz var” şeklinde konuştu. Davos’taki genel durumun da altını çizen Alper, şunları söyledi: “Davos’ta öne çıkan ülkeler var. İlki BAE ve Suudi Arabistan. Petrol ve gazdan gelen paranın tamamını teknoloji fonlarına ve enerji dönüşümüne ayırıyorlar. Diğeri Hindistan. Artık, eyalet bazında rekabet eder hale gelmişler. Son olarak Çin. Yatırımlarını temiz enerji dönüşümü, yüksek teknoloji, dijital üzerine yapıyor. Dolayısıyla Avrupa ciddi şekilde geride kalıyor. ABD ise her zamanki gibi, girişimcileri ülkeye çekerek güvenli büyümesini devam ettiriyor.”

YENİDEN YAPMANIN YÜZDE 30’UNA DENK

Depremle birlikte hayatımıza daha fazla giren güçlendirme uygulamaları hakkında konuşan Cenk Alper, “Biz Kordsa’da uzun yıllardır bunu geliştiriyoruz. Kratos diye bir ürünümüz var. Dışarıdan duvarı sarıyor, kolonları güçlendirerek binanın bütünselliğini koruyabiliyor. Kratos, yani karbon fiber malzemeyle kolonların ve duvarların güçlendirilmesi işi çok daha uygun maliyetli ve çok daha hızlı. Bunu tek başımıza değil, üniversitelerle işbirliği içinde yapıyoruz. Binaların denetimi yapılıyor. Statiği hesaplanıyor ve o ihtiyaca göre binalar güçlendiriliyor. Kentsel dönüşümü hızlandırmanın en kolay yollarından biri. Deprem bölgesindeki tüm binalarımızı kontrol ettik, etmeye de devam ediyoruz. Ortalama bir daireyi hacim kaybı olmaksızın yıkıp yeniden yapım maliyetinin yüzde 25-30’una güçlendiriyoruz. Kentsel dönüşümde bir düşünün; çıkartacaksınız, yıkacaksınız yapacaksınız o sırada o evde oturanların kirasını ödeyeceksiniz. Yıkıntı atıklarını, moloz yığınlarını ne yapacağım diye uğraşacaksınız. İstanbul’da dönüştürülmesi gereken binaları yıksak, molozlardan İstanbul Boğazı’nın yüzde 60’ı ” dedi.

TEMİZ ENERJİYE 6 MİLYAR DOLAR

“2023’te CDP İklim Değişikliği Programı’na raporlama yapan 11 Sabancı Topluluğu şirketinin 9’u, ‘A’ veya ‘A-‘ notuyla liderlik seviyesine yükseldi” diyen Cenk Alper, “Öte yandan 9 şirket içerisinde Sabancı Holding’e ek olarak 4 Topluluk şirketimiz, Brisa, CarrefourSA, Enerjisa Enerji ve Temsa, CDP tarafından 2023’te A notuyla değerlendirilerek küresel liderler arasına girdi. Gelecek 5 yılda Türkiye’de temiz enerji ve iklim teknolojilerine 6 milyar doların üzerinde yatırım yapacağız. Topluluğumuz, 2027 sonuna kadar sürdürülebilirlikle ilgili yatırımlarını 5 milyar dolara kadar arttırmayı planlıyor” ifadelerini kullandı.

REKABETİN YENİ OYUN KURUCUSU YAPAY ZEKÂ

Dünyanın yeni bir teknolojik devrimin eşiğinde olduğunu söylen Cenk Alper, sözlerine şunları ekledi: “Burada önemli olan üretken yapay zekâ. Türkiye, yeni bir seferberliğe girecekse bu da üretken yapay zekâ olmalı. Yetişmiş insan gücümüzü buraya yönlendirmeliyiz. Bu alandaki gelişmeleri odağımıza alıp, yapay zekâ teknolojilerini ülkemize getirmeliyiz. Bu teknolojilerle, gelişmekte olan ülkelerin ucuz işçilik maliyetinden kazandığı rekabet avantajı tamamen ortadan kalkıyor. Bakın bugün en büyük maliyet yazılım. Şu anda yazılımın yüzde 30-40’ını yapay zekâ yazıyor. Buna sahip olan şirketlere inanılmaz bir rekabet avantajı getirecek.”

YÜZDE 40 VERİMLİLİK

“Bankamız, sigorta şirketlerimiz, enerji şirketlerimiz yıllardır yapay zekâ ürünleriyle entegre bir şekilde hizmet veriyor” diyen Cenk Alper, “Geçen yılın başında, hissedarlarımız ve tüm yönetimimizle birlikte dünya çapındaki yapay zeka liderlerini dinledik. Dönüşüm üzerinde çalıyoruz. Dünya örneklerine baktığımızda, call center’lardaki yapay zekâ uygulamalarında yüzde 30-40’lara varan verimlilik var. Bu oran, yazılım sektöründe yüzde 30’u aşıyor. Ar-Ge ve toplam ürün geliştirme süresini ise 10’da 1’e kadar kısaltıyor. İşin içinde bir de enerji verimliliği konusu var” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/sabanci-holding-ceosu-cenk-alper-turk-sirketleri-yurtdisina-tasmak-zorunda/feed/ 0
Artık beyaz yakalı daha az kazanacak… Müteahhitler Birliği Başkanı Eren: Ücretler borsa gibi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/artik-beyaz-yakali-daha-az-kazanacak-muteahhitler-birligi-baskani-eren-ucretler-borsa-gibi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/artik-beyaz-yakali-daha-az-kazanacak-muteahhitler-birligi-baskani-eren-ucretler-borsa-gibi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:09:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4311 Türkiye Müheahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren son dönemde çalışma hayatındaki ücret tartışmalarına “Artık beyaz yakalılar mavi yakalılardan daha az kazanacak” sözleriyle katıldı. Ücretlerin arz taleple belirlendiğini söyleyen Eren, “İstanbul’da vinç çalıştıracak insan bulunamıyor. Bir yandan ise her yıl üniversite sınavına 3 milyondan fazla kişi giriyor” dedi. Mavi yakalı sıkıntısının sadece inşaat sektörünün sorunu olmadığını belirten Eren, şunları söyledi:

10 MİLYON BEYAZ YAKALIYA İŞ YOK

“Mavi yakalı, usta, operatör, kaynakçı türünde sıkıntı var. Sanayi odaları, ticaret odaları da bu sorunu dile getiriyor. Turizm sektörü de eleman sorunu yaşanıyor. Türkiye’nin ara eleman sorunu var. Ama bizdeki daha kritik. Deprem bölgesinde 600 bin konuta ihtiyaç olduğu söylenmişti. Ayrıca, başta İstanbul olmak üzere depreme hazırlanması gereken büyükşehirlerimiz var. İstanbul’da kentsel döşüm yapılmalı. Ancak bu inşaatları yapacak insan yok. Ara eleman yok. Eğitim politikamız gençleri üniversiteye yönlendiriyor. Bu yıl 3 milyon genç üniversite sınavına girdi. Düşük puan alanlar da üniversiteye yazıldı. Mevcut üniversite öğrencileriyle birlikte bu yıl 10 milyon öğrencimiz var. Bundan sonra 4 yıl hiçbir öğrenci üniversitelere alınmasa dahi 4 yıl sonra en az 10 milyon yeni üniversite mezunumuz olacak. Türkiye ekonomik yapısının 10 milyon beyaz yakalıya iş verecek imkânı yok. Üniversiteyi okuyan gençler masa başında yönetici olarak çalışmak istiyor. Eskiden işçi, usta, kalfa şeklinde bir eğitim vardı. Sanat okullarımız vardı. Üstün eğitim başarısı olanlar da üniversite okurdu. Diğer çocukların elleri işe daha erken değerdi. Ustalık öğrenirlerdi. Mavi yaka dediğimiz ara elaman olurlardı.”

Erdal Eren

ŞEFLERDEN ÇOK ALIYORLAR

Mavi yakalı bulmadaki sıkıntıdan dolayı ücretlerin borsa gibi çıktığını kaydeden Eren, “Bir operatörün maaşı 40 bin liradan 150 bin liraya kadar çıktı. Hergün değişiyor rakamlar. Mavi yakalılar şantiye şeflerinden daha çok alıyor. Bu da bir yönetme sıkıntısını da beraberinde getiriyor” diye konuştu.

UKRAYNA’DA 100 MİLYAR DOLARLIK İŞE TALİBİZ

Ukrayna’da savaştan önce 8 milyar dolarlık bir iş hacmi olduğunu belirten Eren, “Savaş devam ederken firmalarımız, Kiev’deki yıkılan köprüleri yeniden yaptık. Biz savaş sırasında da 1 milyar dolarlık iş yaptık. Savaş başladığında 8 milyar olan iş hacimiz bu sene itibariyle 9 milyar dolara çıktı. Şu an orada hala 2 firmamızın açık şantiyesi var. Bu durum Ukraynalılar tarafından taktirle karşılandı. Bilirsiniz ki Avrupalılar böyle kritik bölgelere kendi insanlarını göndermez. O nedenle de biz geçen seneden beri Ukrayna makamları ile doğrudan temas kurmaya başladık. Ukrayna’nın yeniden inşa görev gücünü oluşturduk. 31 Ocak’ta Ukrayna’nın Yeniden İnşası Forumu düzenledik. Foruma Ukrayna Toplumsal Kalkınma, Bölgeler ve Altyapı Bakanı Oleksandr Kubrakov da katıldı. Ukrayna’nın eski haline kavuşmasını sağlayacak işlerin tutarı 400 milyar dolar civarında gözüküyor. 400 miyar dolar yaklaşık 10 yıl sürecek bir iştir. Türkiye Müteahhitler Birliği üyeleri olarak alt yapı projelerine talip olmayı düşünüyoruz. Bunun rakamı da en az 100 -110 milyar dolar civarında görünüyor” diye konuştu.

RUSYA’YLA ŞU ANDA SORUN YOK

Rusya pazarının çok önemli olduğunu ve savaşa rağmen 2023 yılında 4.6 milyar dolarlık anlaşma imzalandığını kaydeden Eren şöyle devam etti: “Bizim firmalarımızın ödemeleri artık ruble olarak yapılıyor. Amerika tarafından son günlerde sıkıştırmalar yaşandı. Ama Cumhurbaşkanımızın devreye girdiği söylendi. Şu an bir yasak yok. Bu bizi çok zora sokmuştu. Sorun çözülmeseydi benim bir önerim vardı. Biz de Rusya’ya doğalgaz ödemesi yapıyoruz. Bizim alacaklarımızın karşılığında doğalgaz borcundan silinebilir. Bu doğrultuda da devletimiz bizim paramızı ödeyebilir diye düşünmüştüm.”

SUUDİ PAZARINDAN YILDA 10 MİLYAR DOLAR ALIRIZ

Suudi Arabistan’a 2030’a kadar 1.4 trilyon dolarlık inşaat yatırımı yapılacağını vurgulayan Eren şunları söyledi: “Yeni ilişkilerle birlikte Suudi Arabistan’dan yılda en az 10’ar milyar dolarlık iş almak ümidindeyiz. Doğu Avrupa’daki Avrupa Birliği üyesi ülkelerle önemli projeler yapıyoruz. 2023’te Romanya’da 3.6 milyar dolarlık alt yapı projesi yaptık. Romanya’da da büyük bir alt yapı yenileme hamlesi var. Orada da Avrupalı ülkelere iş aldırmıyoruz. Fiyat rekabetimizle ihaleleri biz kazanıyoruz. Aynı ivme ile Slovakya’dan iş almaya başladık. Polonyalı bakanlar oradaki projelerle ilgilenmemizi istiyor. Yılın son üç ayında, 2 milyar 750 milyon dolarlık sözleşme imzalandık. Şu an da imzalanmakta olan projelerimiz var. Biz dünyada imzaladığımız sözleşme miktarını 24.7 milyar dolardan 30’a çıkarma ümidindeyiz. 5 yıl içinde de dünyada yılda ortalama 50 milyar dolar iş alırız ümidimiz var.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/artik-beyaz-yakali-daha-az-kazanacak-muteahhitler-birligi-baskani-eren-ucretler-borsa-gibi/feed/ 0
Eski sevgi krizi çıktı… Ceylin’in itirafı Ilgaz’ı yıktı! https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/eski-sevgi-krizi-cikti-ceylinin-itirafi-ilgazi-yikti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/eski-sevgi-krizi-cikti-ceylinin-itirafi-ilgazi-yikti/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:06:36 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4303 Sema Ergenekon’un usta kaleminin Ali Bilgin rejisiyle buluştuğu dizinin başrollerinde Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz yer alırken onlara Uğur Polat, Cezmi Baskın, Zeyno Eracar, Uğur Aslan, Arda Anarat, Pınar Çağlar Gençtürk, Nilgün Türksever, Onur Özaydın, Ayşen Sezerel, Ulvi Kahyaoğlu, Beren Nur Karadiş, Zeynep Atılgan, Merve Ateş, Gece Işık Demirel, Duygu Serin ve Tolga Canbeyli gibi isimlerin yer aldığı Yargı 82’nci bölümüyle ekrana geldi.

FIRAT, YİĞİT’İN CANSIZ BEDENİNİ BULDU

Komiser Fırat okuduğu günlükteki ipuçlarını birleştirip Yiğit’in saklandığı eve gitti. Yiğit’i hareketsiz halde gören Fırat, büyük şok yaşadı. Ilgaz, kötü haberi Ceylin ve Yekta’ya verdi. Eren baş komiser olay yerine Kubilay amir ile beraber gitmeye karar verdi.

ÇINAR EŞYALARINI ALDI

Defne, bir gece Çınar’ın eve geldiğini, elbiselerini alırken onu araması konusunda ikna ettiğini abisi Ilgaz’a söyledi. Defne ailesinden birini daha kaybetme korkusu yaşarken Ilgaz kardeşini rahatlattı.

PARLA TAŞINMAK İSTEDİĞİNİ AİLESİNE SÖYLEDİ

Eşi Osman’la sıkıntılı günler yaşayan Aylin, kızı Parla’nın kararıyla neye uğradığını şaşırdı. Ailesi oturdukları evden ayrılıp bir arkadaşıyla eve çıkma kararını annesiyle paylaşan Parla beklemediği bir tepki aldı. Aylin kızına çok sinirlendi. Parla, “Benim aklıma, kararlarıma saygı duymayı öğreneceksin” diyerek masayı terk etti.

ADLİ TIP’TAN SONUÇ ÇIKTI

Ceylin ve Ilgaz yemek yerken Başkomiser Eren’den gelen telefonla Adli Tıp kontrollerinin ardından Yiğit’in öldürüldüğünü öğrendiler..

CEYLİN, FIRAT’LA YAŞADIKLARINI ANLATTI

Ilgaz ile evliliğinde sorun yaşayan Ceylin eski sevgilisi Fırat’ın ortaya çıkmasıyla daha da zor duruma düştü. Ilgaz, Ceylin ve Fırat’ın arasında geçenleri merak etti. Ceylin ise şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi seninle geçmişe doğru sohbet edeceğiz. Mesela bir hırsızlık olayında tanıştım Fırat’la. Hırsız da bendim. Yani herkesin vardır geçmişinde hatırlamak istemediği sırlar. Bu da benimkilerden biri. Sadece biri… O zamanlar babam tutuklanıp içeri girmişti. İşte evde derin mutsuzluk, umutsuzluk, acı, parasızlık yani psikolojin darma duman olmuştu benim de hayata kızgındım. Gerçi hala çok kızgınım. Babamı çok özlüyorum neyse sonra bir dükkanda hırka yürütürken yakalandım. Bunu anlatmak çok utanç verici gerçekten. Çok salakça biliyorum ama müdür de polis çağırdı Fırat geldi. Yanına gittim çünkü beni bıraktı, ‘tamam’ dedi bu seferlik. Bende teşekkür etmek için yanına gittim. Öyle çay, kahve falan derken öptü beni sevgili olduk. Sonra iki yıl sevgili olduk. Doğuya gönderdiler bunu. Geldi ‘ben gideceğim’ dedi, bende ‘tamam’ dedim ama ‘gidene kadar bana söyleme, gideceğin zaman sadece git’ dedim. Oda gitti. Yani gitmiş olmalı ki bir daha hiç görüşemedik.”

KUBİLAY AMİR İŞ BAŞINDA

Eren, Fırat ve Ilgaz adliyede Yiğit cinayetiyle ilgili konuşurken Kubilay amir müsaade isteyerek içeri girdi. Yiğit’in hayatını kaybettiği binanın giriş görüntülerini bulan Kubilay amir ekibe büyük bir ipucu verdi. Yaşananlarından ardından delil sonrası tüm şüphe binada yaşayanlara çevrildi.

‘OSMAN’I BIRAKACAĞIM’

Aşk hayatlarında sıkıntılar yaşayan Aylin ve Laçin dertleşti. Aylin, “Ben karar verdim önce iş bulacağım, sonra da Osman’ı bırakacağım.” dedi. Önce şaşıran Laçin daha sonra Aylin’in çok istemesi üzerine bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi.

OSMAN, ZÜMRÜT’ÜN PEŞİNDE

Eşi Aylin ile arası açık olan Osman eski aşkı Zümrüt’ün peşine düştü. Taksicilik yaptığını itiraf eden Osman, Zümrüt’e ne zaman isterse yanında olacağını söyledi..

‘ALPER YALAN SÖYLÜYOR’

Yiğit cinayetini araştıran Ilgaz ve Fırat olay yerine giderken Tuğçe’den sürpriz bir telefon geldi. Ilgaz’ı arayan Tuğçe, “Savcım, baba Alper yalan söylüyor. Bir kere eve gelenler Alper’in iki arkadaşıymış. Adamlar tartışmış Alper’le o da adamlar gittikten sonra sinirlenmiş evden kovmuş Yiğit’i” dedi.

KADİR HAYATINI KAYBETTİ

Metin amiri öldürten Cellat Kadir koğuşta yürüyüşe çıktığında bir anda gözleri bulanıklaşıp yere düştü. Koğuş arkadaşları ‘Kadir abi iyi misin?’ sözleriyle panikle yanına gelse de Kadir’in hayatını kaybetti anlaşıldı.


‘NE KADAR MUTLU OLABİLİRSİN’ – İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Fırat ve eski sevgilisi Ceylin konuşurken Ilgaz uzaktan onları izledi. Fırat, Ceylin’e mutsuz olduğunu ve mutlu gibi davrandığını söyledi. Ceylin ise söylenenlere karşı çıktı. Fırat, ‘Kendin olarak var olmadığın bir ilişkide ne kadar mutlu olabilirsin Ceylin?’ sözleriyle oradan uzaklaştı. Ceylin, Ilgaz’ın yanına gelip konuşmak istese de Ilgaz ‘sonra’ diyerek Ceylin’i reddetti.

KADİR ÖLDÜRÜLMÜŞ

Çınar, Kürşat ve arkadaşlarının yanına gelerek Kadir’in fotoğrafının ellerine nasıl geçtiğini sordu. Çınar ısrar edince Kadir’in öldürüldüğünü öğrendi. Arkadaşları Çınar’a yaşananları anlattığı gün Kadir’in öldürülmesini istediğini hatırlattı. O sözler üzerine harekete geçen ekip Kadir’i öldürttüklerini söyledi.

‘ÇÜNKÜ O BENİM OĞLUM’

Bakkal Özgür ifade vermesi için Emniyet’e getirildi. Eren, Yiğit’i eve almasıyla şüpheleri üzerine çektiğini söyleyince Özgür, “Çünkü o benim oğlum. Oğluma bakıyordum ben” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/eski-sevgi-krizi-cikti-ceylinin-itirafi-ilgazi-yikti/feed/ 0
Transferin şampiyonları https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/transferin-sampiyonlari/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/transferin-sampiyonlari/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:00:24 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4214 Trendyol Süper Lig’de 2023-2024 sezonu ara transfer dönemi 9 Şubat itibarıyla sona erdi. Hemen arkasından KPMG SportsBusiness ekibi, Türkiye futbol tarihinde gerçekleşen transferlere ilişkin bir analiz açıkladı.

Analize göre, Galatasaray’ın Fransız sağ bek oyuncusu Sacha Boey, 30 milyon Euro karşılığında Bayer Münih’e transfer olarak, Türkiye futbol tarihinin en yüksek bonservis bedeli ile satılan futbolcusu unvanını elde etti. Böylece Boey’nin rekor transferi ile Galatasaray’ın kasasına tek bir futbolcudan 991.8 milyon TL gelir girmiş oldu. Fenerbahçe 13, Galatasaray 6, Beşiktaş ise 2 futbolcusunun satışını 10 milyon Euro ve üzerinde bonservis bedeli ile gerçekleştirdi. Listede yer alan diğer takımlar ise 2 futbolcuyla Başakşehir, birer futbolcuyla Trabzonspor ve Kasımpaşa olarak öne çıktı.

30 milyon Euro/Sacha Boey/En yüksek bonservis bedeliyle satılan futbolcu.

DEĞERİNİ 2 YILDA 98 KAT ARTIRDI

Analizde öne çıkan diğer detaylar madde madde şöyle:

-Farklı bir takımdan transferle alınan ve sonrasında satışından en yüksek kâr elde edilen futbolcu 24 milyon 350 bin Euro kâr ile Galatasaray’dan Bayer Münih’e geçen Sacha Boey oldu. Boey 2021’de Rennes takımından 5.6 milyon Euro bonservis bedeli ile transfer edilmişti.

-İkinci sırada bedelsiz olarak Beşiktaş’a gelen ve 22.5 milyon Euro kâr edilen Cenk Tosun yer aldı.

– Fenerbahçe, Eljif Elmas’tan 17.5 milyon Euro, Vedat Muriqi’den 15.4 milyon Euro, Kim Mİn-Jae’den ise 15 milyon Euro kâr etti.

– 17.7 milyon Euro bonservis ile transferi gerçekleşen Eljif Elmas, yüzdesel olarak en çok değer kazanan oyuncu oldu. 2017’de 180 bin Euro bonservis ile Robotnicki’den transfer edilen Elmas, yalnızca 2 yıl içerisinde bonservis bedelini tam 98 kat artırarak Fenerbahçe’den Napoli’ye transfer oldu.

20 milyon Euro/ARDA GÜLER/Altyapıdan gelip en yüksek bedelle satılan Türk futbolcu. 

 

10 MİLYON EURO’LUK 6 TÜRK

– Satışından 10 milyon Euro ve üzerinde gelir elde edilen toplam 25 futbolcu var. Listede 6 Türk futbolcu (Cenk Tosun, Arda Güler, Yusuf Yazıcı, Cengiz Ünder, Arda Turan, Ozan Kabak) yer aldı.

– Satışından en yüksek kazanç elde edilen Türk futbolcu ise 22.5 milyon Euro bonservis tutarı ile 2018’de Beşiktaş’tan Everton’a transferi gerçekleşen Cenk Tosun oldu.

– Takımların altyapısından yetişen futbolcular arasında en yüksek bonservis bedeli ile satışı gerçekleştirilen oyuncu, 13 yaşından beri Fenerbahçe altyapısında bulunan ve 20 milyon Euro bonservis ile Real Madrid’e transfer olan Arda Güler oldu.

– Arda’yı takip eden oyuncular 18.5 milyon Euro bonservis ile Trabzonspor altyapısından yetişen Yusuf Yazıcı ve 13 milyon Euro bonservis ile Galatasaray altyapısından yetişen Arda Turan olarak öne çıktı.

– Altyapısından yetiştirdiği oyuncuların 7.5 milyon Euro ve üzerinde bonservis bedeli ile satışını gerçekleştiren takımlar arasında, listede yer alan 7 futbolcudan 4’ünü altyapısında yetiştiren Trabzonspor öne çıktı.

13 FUTBOLCUYA 10 MİLYON EURO’NUN ÜZERİNDE ÖDEME

-KPMG’NİN analizine göre, takımların transfer ettiği ve 10 milyon Euro’nun üzerinde bonservis ödediği futbolcuların sayısı ise 13.

Bunlardan 7’si Galatasaray, 5’i Fenerbahçe tarafından transfer edilirken; bir futbolcu ise Beşiktaş kadrosuna dahil oldu. En yüksek bonservis bedeli ödenen futbolcu unvanı da 17 milyon 50 bin Euro ile Porto’dan Galatasaray’a transfer olan Mario Jardel’in.

En yüksek bonservis bedeli ile transfer edilen 5 Türk futbolcunun tamamı Fenerbahçe forması giydi. Cengiz Ünder 15 milyon Euro ile en yüksek bonservis ödenen Türk futbolcu unvanını elde ederken, 9 milyon Euro’ya transfer olan Mehmet Topuz, 7.2 milyon Euro bonservis ödenen Alper Potuk, 7 milyon Euro bonservis bedeli bulunan İrfan Can Kahveci ve Ozan Tufan ise onu takip eden oyuncular olarak öne çıktı.

TÜRKİYE BONSERVİS GELİRİNDE 14. SIRADA

-FIFA’NIN Küresel Transfer Raporu’na göre, 2023’te tüm zamanların rekoru olan 74 bin 836 uluslararası transfer yapıldı. Uluslararası transferde bonservise harcanan para 2023’te 2022’ye göre yüzde 48.1 artışla 9.63 milyar dolar harcandı. Türkiye ise 2023’te yurtdışından transfer ettiği 428 futbolcuyla listede 10. sırada bulunurken, yurtdışına gönderdiği 337 futbolcuyla 15. sırada yer aldı. Türkiye, geçen yıl uluslararası transferde bonservise 260 milyon dolar harcadı, uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülkeler listesinde 9. sırada bulunuyor. Uluslararası futbolcu transferinde 2023’te en fazla bonservis geliri elde eden ülkeler arasında ise Türkiye, 161 milyon dolar ile 14. sırada yer aldı. Geçen yıl uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülke, 2 milyar 956 milyon dolar ile İngiltere oldu. İlk sırada ise 1.2 milyar dolar ile Almanya var.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/transferin-sampiyonlari/feed/ 0
Güçlü ihracatın yolu girişimcilerden geçiyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/guclu-ihracatin-yolu-girisimcilerden-geciyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/guclu-ihracatin-yolu-girisimcilerden-geciyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:12:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4120 Genç MÜSİAD tarafından düzenlenen Uluslararası Genç İş Adamları Kongresi’nin (UGİK’24) 8’incisi “Global Harmony” temasıyla gerçekleşti. UGİK’24’ün açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, girişimciliğin erken yaşlarda başladığını belirtti. Bakan Bolat, salondaki gençlere “Sizler, Türkiye’nin girişimci ruhunu ve ekonomik dinamizmini temsil ediyorsunuz” sözleriyle seslendi.

Ömer Bolat, şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizin ve girişimcilerimizin potansiyelini azami düzeye çıkarmayı ve uluslararası rekabet güçlerini artırmayı hedefleyerek, sürdürülebilir girişimleri desteklemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Güçlü ihracat yapabilmek ve sürdürülebilir olmak açısından inovatif, yenilikçi, katma değeri ve markalaşma potansiyeli yüksek ürünler önemli. Ancak böyle başarabiliriz. 2002 yılında kilogramı 0.55 olan ihracatımız bugün 1.37 dolar konumunda ve biz bunu daha da yukarılara, katma değeri ve marka değeri yüksek ürünlerle çıkarabileceğiz. Artık sizin için pazar sadece kendi köyünüz, kasabanız, ilçeniz, şehriniz, bölgeniz, ülkeniz değil ve yetmeyecek. Mutlaka küresel pazarları da hedeflemek zorundasınız. Siz hedeflemezseniz küresel pazardaki rakipler gelecek, sizi ülkenizde rekabete zorlayacak. Siz onların evine gitmediğiniz takdirde onlar sizin kapınızı çalacaktır.”

İŞ DÜNYASINA ÇAĞRI

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise girişimci gençlere destek olmak için aile ve gençlik fonu kurulduğunu hatırlattı. Bakan Osman Aşkın Bak, şöyle konuştu: “Bu fonla gençlerimizin girişimciliklerini desteklemek için çalışmalar yapılacak. Gençlik merkezlerimizde yaptığımız teknoloji atölyeleri var. Orada fırsatları takip eden gençlerimiz yetişiyor. Ben yurtdışından döndüğümde yapay zekâyı konuşuyorduk. Şimdi pek çok yenilik var. Ben sizlere, Genç MÜSİAD’lılara, işadamlarına özellikle bir şey söylemek istiyorum; insana, gençlere, okuyan çocuklara yatırım yapın, mühendislere, üniversitedeki pırıl pırıl gençlere, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapın. İşte örneklerden biri benim. Bana burs veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bu ülkede güzel şeyler oluyor. Türkiye Yüzyılı’nda güzel şeyler olmaya devam edecek.”

BİR GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ GİBİYİZ

MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, “Adeta bir girişimcilik merkezi gibi çalışan Genç MÜSİAD’ımız sektöre yeni ticari diplomasi uzmanları katmak için beşerî sermayeye katkıda bulunacak kaliteli çalışmalar yapmaktadır” dedi. Genç MÜSİAD Başkanı Cahit Ertemel, kolektif girişimciliğin bayrak taşıyıcısı olduklarını belirterek şunları söyledi: “Genç Ticaret Elçileri projesi ile ülkemizde bulunan uluslararası öğrencilere dış ticaret eğitimi verip firmalarla buluşturarak, ülkemiz ihracatına şimdiye kadar 500 milyon dolardan fazla katkı sağladık. Yapay zekada, dijital çözümlerde, siber güvenlikte, akıllı tarımda, katma değerli sanayi ve üretimde bu bayrağ ticaretimizle taşıyacağız.”

Mahmut Asmalı

YATIRIM PASTASINDA ALINAN PAY ARTACAK

‘Küresel Fırsatlar ve Kolektif Girişimcilik’ başlıklı panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 20 yılda 260 milyar doların üzerinde yatırım çektiğini söyleyen Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, “Türkiye, 2002 yılı öncesinde dünyadaki uluslararası doğrudan yatırım hareketlerin yalnızca binde 2’sini çeken bir ülke iken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği döneminde dünyadaki yatırımların kabaca yüzde 1’ini çeken bir ülke oldu” dedi. Türkiye’nin, ikinci yüzyılında dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediğini dile getiren Dağlıoğlu, bu hedefe ulaşma kapsamında uluslararası doğrudan yatırımlar pastasından alınan payı yüzde 1.5’e çıkarmak istediklerini anlattı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/guclu-ihracatin-yolu-girisimcilerden-geciyor/feed/ 0
Ev sahipleri ve kiracılar bunda da uzlaşamadı… İşte depozito iadesinde bilinmeyenler https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahipleri-ve-kiracilar-bunda-da-uzlasamadi-iste-depozito-iadesinde-bilinmeyenler/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahipleri-ve-kiracilar-bunda-da-uzlasamadi-iste-depozito-iadesinde-bilinmeyenler/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:09:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4115 Ev sahibi-kiracı anlaşmazlığı son iki yılda hiç olmadığı kadar arttı. Zam oranında anlaşamayan taraflar dava yoluna gidince mahkemeler dolup taştı. Hatta kimi zaman sorunlar adli vakalara dönüştü. Dava sonucunda ya da anlaşmazlık nedeniyle evden çıkan kiracılar şimdi de depozito konusuna takıldı. Ev sahipleri ve kiracıların büyük bölümü depozitonun iadesi konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Söz gelimi ev sahibi, 5 yıl önce verilen 5 bin lira depozitoyu, bugün evden çıkan kiracısına yine 5 bin lira olarak iade etmeyi planlıyor, ya da kiracı son bir ya da iki ay kirasını ödemeyerek mahsuplaşmayı öneriyor. Oysa ikisi de mümkün değil…

Depozito konusunda tüm bilinmesi gerekenleri Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz ile konuştuk. İşte ev sahipleri ve kiracıların yasal hakları… 

FAİZ HAKKI VAR MI?

Depozito iadesinin geçmişte ödenen rakamla olmayacağını belirten Kiraz, şunları söyledi: “Depozito bedeli için 1 Temmuz 2012 öncesi eski Borçlar Kanunu’nda bir muhafaza şekli yoktu. Ancak yeni Borçlar Kanunu’nun 342. maddesine göre, depozito hem mal sahibinin hem de kiracının taraf olduğu ‘vadeli bir hesaba’ yatırılmalı ya da kıymetli evrak şeklinde veriliyor ise banka kasasında muhafaza edilmeli. Böylece ödenen bedelin enflasyondan etkilenmemesi ve kiracının hak kaybına uğramaması hedeflenir. Ancak piyasada bunun uygulanmadığını, direk ev sahiplerine elden verildiğini ya da havale yapıldığını görüyoruz.

Ali Güvenç Kiraz

Gelelim iade şekline… Depozito eski Borçlar Kanunu kapsamında, yani 1 Temmuz 2012 öncesinde yapılmış bir kira sözleşmesi kapsamında alınmış ise iade edilirken tüm yıllara yönelik yasal faiz ilave edilerek geri ödenmeli. Sonrasında yapıldıysa ve yasada yer aldığı şekli ile vadeli bir hesaba değil, elden veya banka havalesi yolu ile ödenmiş ise güncel kira bedeli kadar ödenmeli. Örneğin 1 Ocak 2014 tarihinde aylık 5 bin TL kira bedeli ile imzalanan sözleşme kapsamında 3 kira bedeli kadar, yani 15 bin TL depozito verildiyse, 1 Ocak 2024 tarihinde sözleşme sona erdiğinde ve kiracı taşınmazı tahliye ettiğinde bölgede güncel kira rayicine bakılır. Güncel değer aylık 30 bin TL ise depozito 3 aylık kira bedeli 90 bin TL olarak geri ödenir. Burada önemli detay şu; kiracının güncel ödediği kira bedeli değil, bölgenin güncel kira değeri dikkate alınır.”

NE ZAMAN ÖDEME ALINIR?

Peki kiracı depozito ödemesini ne zaman geri alır? “Depozito ancak kira sözleşmesi sona ermişse ödenebilir” diyen Kiraz şu bilgileri paylaştı: “Kira sözleşmesi ya haklı sebeplerin varlığı halinde mal sahibi tarafından, kira sözleşmesinin süresi bitmeden önce bildirim yaparak ve yasal sürelere uyması kaydıyla kiracı tarafından ya da tahliye davası açılması halinde tahliye davasının kesinleşmesi sonrasında hak edilecektir. Kiracı eğer sözleşmeyi fesih etmeden ve anahtarları da teslim etmeden kiralanan taşınmazdan ayrılırsa, kira borcu devam edeceği gibi depozito iade hakkı da oluşmaz.

Ayrıca kiracı tahliye ederken mal sahibine taşınmazda tüm giderleri kapattığını (elektrik, su, doğalgaz gibi) apartman veya site aidat borcunu ödediğini, yine taşınmazda  kullanım kaynaklı olmayan hasarlar oluşmadığını ispat ederse depozito bedelinin iadesini talep edebilir. Kiracı ve mal sahibi depozitoyu bankaya vadeli mevduat hesabına yatırmışlar ise kiraya veren kiracıya depozitonun geri iadesine yönelik bir dava açtığını veya icra takibi yaptığını yazılı olarak bildirmezse, kiracı üç ay içinde başvurduğunda banka depozitoyu iade etmek zorundadır.”

DOLARLA ÖDEYEN NE YAPACAK?

Depozitoyu yabancı para cinsinden ödeyenlerin de kafası karışık. Çünkü aradan geçen zamanda kurda ciddi değişimler oldu. Öncelikle depozitonun yasa gereği yabancı para cinsinden ödenemeyeceğini hatırlatan Kiraz, “Ancak taraflar bu yasağa rağmen yabancı para cinsinden depozito almışlar ve bu depozito vadeli ortak bir hesaba yatırılmamış ise Yargıtay diyor ki; mal sahibi kiracısına depozitoyu yabancı para cinsinden hatta vade farkını da ilave ederek ödemek zorunda” şeklinde konuştu.  

HANGİ DURUMDA İADE EDİLMEZ?

Depozito, evde meydana gelebilecek hasarlara karşı alınan bir teminat olduğu için kimi durumlarda ev sahibi iadesini yapmayabilir. Ancak ‘kullanım kaynaklı’ durumların ödememe gerekçesi olamayacağına dikkat çeken Kiraz şunları söyledi: “Mesela; boya badana yapılmaması depozito ödememe veya mahsup edilmesi gerekçesi olamaz. Taşınmazda oluşan kullanımı aşan hasarlar, ayıplar ancak depozito iadesini engeller veya mahsubuna yol açabilir. Örneğin kiracı odaları birleştirmiş, duvarları delmiş, aidat ödememiş ise mal sahibi depozitoyu iade etmeyeceği gibi, depozito değerini aşan hasar varsa bunu da ayrıca talep edebilir. Kiracı haksız yere depozitosuna el konulursa icra takibi yapmak suretiyle veya doğrudan depozito iadesine yönelik dava açmak suretiyle bunu talep edebilir.”

KİRA YERİNE SAYILMAZ

Çoğunlukla kiracılar depozitosunu geri alamama endişesiyle ‘son ay kiramı ödemiyorum, depozito alacağıma say’ diyebiliyor. Ancak Ali Güvenç Kiraz böyle bir mahsuplaşmanın mümkün olmadığını söyledi: “Depozito hiçbir şekilde kiraya sayılamaz ve mahsup edilemez.”

EV SATILIRSA KİM ÖDEYECEK?

Kiralara gelen yüzde 25 zam sınırı nedeniyle birçok ev sahibi evini satma yoluna gitti. Bu durumda kiracı ‘Depozitomu kim verecek?’ sorusunu sormaya başladı. Kiraz, “Kiracılı evin satışı halinde kira sözleşmesinin hak ve yükümlülüklerinin tarafı yeni malik olur. Kiracı taşınmazı tahliye ettiğinde yeni malik depozitoyu kiracıya ödemek zorunda. Ev satıldığında eski malik yeni malike depozito bedelini göndermeli. Ancak bunu yapmaz ve depozitoyu yeni malik kiracıya öderse, bu bedeli ondan dava yoluyla isteyebilir” ifadelerini kullandı.

YENİ KİRACIYA İKİ ÖNEMLİ UYARI

Avukat Kiraz, kiralık ev arayanlar için iki önemli uyarıda bulundu. Kiraz: “Yasa gereği depozito için üst sınır vardır, en fazla 3 aylık kira bedeli olarak alınabilir. Bundan daha az olabilir ama fazla olamaz. Ayrıca depozitonun ödeme yöntemi de kritik bir konu. Depozito kira sözleşmesi imzalandığı tarihte ‘sözleşmeye yazılmış ise’ elden, banka havalesi yolu ile ödenebilir. Eğer depozito sözleşmeye yazılmamış ve elden ödenmiş ise geri alınması ciddi bir ispat sorunu oluşturacağı için mutlaka ek bir para makbuzu alınarak ve makbuza kira depozito bedeli yazılarak ödenmelidir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahipleri-ve-kiracilar-bunda-da-uzlasamadi-iste-depozito-iadesinde-bilinmeyenler/feed/ 0
Maraş’ta usta sıkıntısı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marasta-usta-sikintisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marasta-usta-sikintisi/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:07:01 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4107 Kahramanmaraş’ın Cumhuriyet Türkiyesi’nin iplik başkenti olması tesadüf değil. Tarihi kaynaklarda Xl. yüzyıl’da Kahramanmaraş’ta boyacılıkla alâkalı olduğu tahmin edilen 11 adet basmahane bulunduğu bilgisi yer alıyor. XVII. yüzyıl başlarında dokumacılık, boyacılık ve kırmızı pamukluların üretiminin devam ettiği de yine bu kaynaklarda belirtiliyor. Dünyanın en ileri teknolojisine sahip iplik fabrikalarının bulunduğu Kahramanmaraş’ın sanayi bölgelerinde aylardır sessizlik hakim. Depremde büyük hasar gören iplik makinelerinin bir kısmı Mısır, Pakistan gibi ülkelere satıldı. Buna ek olarak hazır giyim sektörünün düşen global talep nedeniyle zor bir yıl geçirmesi de iplik üretimini olumsuz etkiledi.

USTALAR GİTTİ

Kahramanmaraş’taki iplik sanayicisinin sorunlarından biri de insan kaynağı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na göre bölgede eleman sıkıntısı hep vardı ama depremden sonra dengeler daha da bozuldu.

Uzun yıllardır dede mesleği olarak bölgede tekstil fabrikalarının anahtar teslim kurulumunu yapan Teco Tekstil’in sahibi Fatih Zülkadiroğlu ise iplik fabrikalarındaki usta sıkıntısına dikkat çekti. Zülkadiroğlu, “Fabrikalar zaten iş yapamıyor. Depremde hasar alanlar vardı. Kendini toparlayanlar da düşük kapasiteyle çalışıyor. Maraş’ta iplik makineleri satılıyor. Sıfır makine alımları da yok.

Elindeki ipliği maliyetine satabilene helal olsun deniliyor. Çalıştığımız bir sanayici var 23 fabrikasından sadece birini çalıştırıyor. O da elindeki ustalar gitmesin diye” durumu özetledi.

Peki ustalar ne yapıyor? Zülkadiroğlu, bölgedeki iplik ustalarının yüzde 25’inin göç ettiğini belirtti. Zülkadiroğlu şöyle devam etti: “Ben şu anda deprem bölgesindeki pamuk tarak makinesini aldım Pakistan’a yükleyeceğim. Çünkü burada çalıştıramıyoruz. İplik ve dokuma ustaları Denizli’de, Bursa’da, İstanbul’da iş buldu. Özbekistan’a, Türkmenistan’a gidenler var. Arıyorum, ‘gelin diyorum. ‘Artık dönmem’ diyorlar. Her yerde ustalar kıymetli olduğu için gittikleri şirketlerde ev kiraları ödeniyormuş, araba da verenler olmuş. Maaşları da burada alacağından yüzde 50 yüksekmiş. Tekstilde çalışan 154 bin sigortalı işçi var Maraş’ta. Yüzde 25’i göçtü. Dönmek de istemiyor.”

Zülkadiroğlu’nun ana işi tekstil makineleri. İkinci el ya da sıfır makineleri fabrikalara kuruyor. Sıfırdan fabrika teslim ediyor. Ama depremin ardından yıllardır çalıştığı bu pazarda büyük bir fırsatçılık yapıldığını belirtti Zülkadiroğlu: “Şu anda Mısır, Hindistan, Pakistan Türkiye’den makine alıyor. Maraş’ın iplik makinelerini buralara taşıyoruz. Ama bir problem var. Depremin yarattığı sıkıntıyı bu adamlar biliyor ve 10 liralık makineye 3 lira fiyat veriyorlar. Bu nedenle sanayici satmak istemiyor. Zor durumda kalanlar satıyor. Bir yılda 5 milyon ’luk makine satıldı.”

İPLİK STOKLARI DA BİRİKTİ

-SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, eleman sıkıntısının depremden sonra arttığını belirterek şunları söyledi: “Bu global resesyonla da  ilgili. İplik ithalatı çok fazla. Türkmenistan ve Özbekistan’dan ucuza mal geliyor. Anti damping olmasına rağmen ihraç kaydıyla getiriyorlar. Tekstil durgun. Bazı tesisler devreye girmedi. Konfeksiyon yürümeli ki iplik tesisleri de çalışsın. Konfeksiyonda sıkıntı olduğu için iplik stokları birikti. Kapasiteler geriledi. Haziranda faizler toparlarsa yeniden canlanır” dedi.

DÖNECEKLERİNE İNANIYORUM

-KİPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz de şehirde insan kaynağı sorunu yaşandığını, göçün bunda etkili olduğunu belirtti.

Öksüz, “Mavi yaka tarafında sıkıntı var. İnşaatı tercih ediyorlar. Kalıcı konutlar yavaş yaaş teslim dilmeye başlandı. Ben inanıyorum ki kalıcı konutlar geldikkten sonra herkes dönecek. İşler şimdi yavaş ama fabrikalar tam kapasite devreye girdiğinde sorun daha net hissedilir. Yine de ben kalıcı konutların tamamlanmasıyla ustaların şehre döneceğini düşünüyorum” diye konuştu.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/marasta-usta-sikintisi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: OVP’deki yüzde 4.4 büyümeye rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovpdeki-yuzde-4-4-buyumeye-rahatlikla-ulasabilecegini-dusunuyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovpdeki-yuzde-4-4-buyumeye-rahatlikla-ulasabilecegini-dusunuyoruz/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:24:22 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4077 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğinde düzenlenen Türkiye-Kırgızistan İş Forumu’na katıldı. Yılmaz, yaptığı konuşmada Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünü geride bırakarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı başlattıklarını belirtti. Türkiye Yüzyılı’na siyasi istikrar ve güçlü siyasi irade ile her alanda belirsizliklerin azaldığı, ön görülebilirliğin arttığı bir ortamda girdiklerini belirten Yılmaz, “Bunu bölgemizdeki çatışmalara, küresel ekonomideki dalgalanmalara ve yaşadığımız acı deprem hadisesine rağmen yaptık. Bu vesileyle depremin birinci yılını idrak ettiğimiz bu günlerde en zor zamanımızda yardıma koşan Kırgızistan’a, Kırgız halkına ve iş insanlarına teşekkür ediyorum. Depremden etkilenen şehirlerde kurulan ‘Kırgız Dayanışma Obaları’ Anadolu’da adeta tarihi ayağa kaldırmış, üzüntülere derman olan dostluğun çatısı olmuştur. Kurulan her bir kıl çadırla Kırgız şair Osmonov’un ‘sen ooruba ben ooruyun, çok durmaz bu kara bulutlar’ mesajı depremzede vatandaşlarımıza ulaşmıştır. Bu dayanışma milletimizin hafızalarında daima yerini koruyacaktır” diye konuştu.

“EKONOMİMİZİN ORTA VADELİ PROGRAM’DA ÖN GÖRDÜĞÜMÜZ 4.4 BÜYÜMEYE RAHATLIKLA ULAŞABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Ekonomideki bütün zorluklara rağmen milli birlik ve beraberliğini koruyarak milletin olumsuzlukların üstesinden geldiğini ve gelmeye devam ettiğini aktaran Yılmaz, “Cumhuriyetimizin 100. yılında ekonomimiz son 13 çeyrekte aralıksız büyümesini sürdürmüş, 2023 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4, ikinci çeyreğinde yüzde 3,9, üçüncü çeyrekte ise yüzde 5,9 büyümüştür. İlk 9 aylık ortalama büyümemiz 4.7 seviyelerine ulaşmıştır. Bu son çeyrek verilerini de bu ay sonu itibarıyla göreceğiz inşallah. Ekonomimizin Orta Vadeli Program’da ön gördüğümüz 4.4 büyümeye rahatlıkla ulaşabileceğini düşünüyoruz. bazında da 1.1 trilyon rakam civarında bir ekonomik büyüklüğe ulaşacağız. IMF’nin yaptığı tahminlere göre nominal olarak 17. büyük ekonomi satın alma gücü paritesiyle 11. büyük ekonomi olarak geçen yılı kapatmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“CARİ İŞLEMLER AÇIĞIMIZIN AZALMA EĞİLİMİNDE OLDUĞUNU VE ÜLKEMİZE DAHA ÇOK SERMAYE GİRİŞİ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatın 7 kattan fazla artarak 2022 yılında 254 milyara ulaştığını ifade eden Yılmaz, “2023’te ise 256 milyar dolara ulaşarak tarihi bir seviyeye geldiğini görüyoruz. Dünyadaki sıkıntılara rağmen, temel ihraç pazarımız olan Avrupa’daki daralmalara rağmen, içeride yaşadığımız deprem afetine rağmen ihracatçılarımızın gerçekleştirdiği bu performansı gönülden tebrik ediyorum. Cari işlemler açığımızın azalma eğiliminde olduğunu ve ülkemize daha çok sermaye girişi olduğunu görüyoruz. Son 21 yılda gösterdiğimiz performans ortada. 2003 yılından bu yana ülkemize gelen doğrudan uluslararası yatırım toplamda 261,3 milyar doları bulmuştur. Bunu daha yukarı rakamlara ulaştırmak istiyoruz” diye konuştu.

2023 yılında Kırgızistan’ın milli gelirinin yüzde 27 artarak 12 milyar doları aştığını söyleyen Yılmaz, “İnşallah 2018-2040 yılları için Milli Kalkınma Stratejisi gerçekleşmesinde elimizden gelen tüm desteği sağlayacağız. Gerek Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında yürüttüğümüz çok taraflı iş birlikleri, gerek ikili ilişiklerimizin artan ivmesiyle Türkiye olarak üzerimize düşen katkıyı her platformda vermeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin 1 milyar dolar seviyesine çıkartılmasının hedeflendiğini hatırlatan Yılmaz, söz konusu hedefin 2022 yılında aşıldığını ve 2023 yılı itibarıyla da yüzde 42 bir artış olduğunu kaydetti. Mevcut veriler ışığında Kırgızistan’daki Türk yatırımlarının 2 milyar dolara yaklaştığını söyleyen Yılmaz, “Ayrıca ülkemiz, Kırgızistan’a en çok yatırım yapan 5. ülke konumundadır. Kırgızistan’da yaklaşık 2 bin Türk sermayeli şirketimiz kayıtlıdır. Bunlardan hâlihazırda yaklaşık 350 şirket aktif faaliyet göstermektedir. Ülkemizde ise 269 adet Kırgızistan sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Müteahhitlik firmalarımız, Kırgızistan’da bugüne kadar 971 milyon dolar değerinde 93 proje üstlenmiştir. Firmalarımızın karşılıklı yatırım ve müteahhitlik ilişkilerinin gelişmesi, kalkınma ve istihdam hamlelerimize olumlu katkılar sunmaktadır. Buradan bir kez daha ifade etmek isterim ki, iş insanlarımızdan Kırgızistan’da gerçekleştirilecek kalkınma projelerinde yer almak için kararlı adımlar bekliyoruz. Bizler siyasi alanda her türlü girişimde bulunurken, sizlerin de sahada Kırgızistan’ın gelişimine katkı sunacak her adımı cesaretle atmanızı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovpdeki-yuzde-4-4-buyumeye-rahatlikla-ulasabilecegini-dusunuyoruz/feed/ 0
Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye’yi telekomünikasyon merkezi haline getiriyoruz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-turkiyeyi-telekomunikasyon-merkezi-haline-getiriyoruz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-turkiyeyi-telekomunikasyon-merkezi-haline-getiriyoruz/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:21:41 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=4074 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’nın Serik ilçesindeki bir otelde düzenlenen Türk Telekom’un 2024 İş Hedefleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantıda Uraloğlu’nun yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı, aynı zamanda Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Fatih Sayan, Türk Telekom CEO’u Ümit Önal ve yöneticiler yer aldı. Uraloğlu, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başladı. Uraloğlu, “Depremden etkilenen kadim illerimizde hayatın normalleşmesi için tüm kurumlarımızla var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. ‘Yol medeniyettir’ anlayışıyla aziz vatanımızın dört bir yanında, ‘Mavi Vatan’da, istikbalimiz olan göklerde çalışma arkadaşlarımızın imzası vardır. Elbette bu hizmetleri yürütürken hızla gelişen teknolojiyle yarıştığımızın farkındayız” dedi.

Gençlik yıllarında babasının iş yerinin telefon numarasını hala ezbere bildiğini söyleyen Uraloğlu, “Bugün içinde bulunduğumuz dördüncü sanayi devrimini, nesnelerin interneti, kuantum bilgisayarlar, bulut bilişim, makineler arası iletişim, blok zincir uygulamaları ve yapay zeka teknolojileri oluşturuyor. Sosyal medya ağları ve dijital platformlar da önemini ve faaliyet sahasını sürekli artırıyor, genişletiyor. Artık dijital teknolojiler, yeni ürün ve piyasaların gelişmesine yol açarak, ekonomik büyümenin en önemli itici gücü haline gelmiştir” diye konuştu.

’15 YILDA 90 KAT ARTMIŞ OLACAK’

2027 yılında akıllı telefon kullanıcı sayısının 7,7 milyara ulaşmasının beklendiğini söyleyen Uraloğlu, “Teknoloji dünyasında çığır açan 5G ağlarının, ekonomik değerde trilyonlarca ve milyonlarca iş fırsatı yaratacağı öngörülmektedir. Küresel mobil veri trafiğinin ise 2030 yılına kadar 80 kattan fazla artışla aylık 5 bin eksabaytı aşacağı düşünülmektedir. Her geçen gün veri trafiğinin katlanarak arttığı bir dönemdeyiz. Veri hacmi 2010 yılında 2 zetabayt seviyesinde iken; 2020’de 64 zetabayt olduğu, 2025’te 181 zetabayta ulaşacağı tahmin ediliyor. 15 yılda veri neredeyse 90 kat artmış olacak. Hem ihtiyacı karşılama hem de Türkiye’yi bölgenin veri üssü yapma hedefiyle çalışıyoruz. Hem devlet hem de özel sektör olarak yeni yatırımlarımız ve iş birliklerimizle Türkiye’yi telekomünikasyon merkezi haline getiriyoruz” dedi.

FİBERİ ARTIRMA HEDEFİ

Toplam 94,3 milyon genişbant internet abonesi olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Toplam fiber uzunluğumuz yaklaşık 550 bin kilometre. Fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye, 2028 yılına kadar 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Fiberin toplam sabit genişbanttaki payını 2024’te yüzde 35’e ulaştırmayı, mobil genişbant penetrasyon oranını yüzde 90’a çıkarmayı planlıyoruz. Ayrıca bugün ülkemiz, OECD ülkeleri içinde 2021-2022 yılları arasındaki 1 yıllık süreçte sabit internet yaygınlığı en çok artan ülkeler arasında yer almaktadır” diye konuştu. TÜRKSAT 6A HAZİRANDA

Yerli ve milli üretime büyük önem verdiklerini belirten Uraloğlu, “Bir yandan 5G ile çalışmalarında yerli ve milli çerçevede ilerlerken; bir yandan da 6G teknolojisinde neler yapabiliriz, onları konuşuyoruz. 5G’nin yaygınlaştırılması için gerekli imkana sahip bir Türkiye var. Yerli üretim ile yüksek teknolojili küresel markalar çıkaracağız. Ülkemizi yüksek teknoloji üretim üssü haline getireceğiz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. Bu sayede Türkiye, haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasına girecek. İnşallah Türksat 6A’yı, önümüzdeki haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.

GEZERAVCI, 16.30’DA DÜNYAYA İNECEK

Uydu ve uzay çalışmaları alanında uluslararası bir oyuncu olma yolunda önemli adımlar attıklarını söyleyen Uraloğlu, “İlk defa ülkemizin insanlı uzay misyonu bir Türk astronotumuzu uzaya göndererek hem havacılık hem de uzay çalışmalarımız bakımından çok önemli bir dönem yaşıyoruz. Astronotumuz Alper Gezeravcı, 13 farklı alanda uzayda bilimsel çalışmamıza öncülük etti ve yepyeni gelişmelerin kapılarını araladı. Dünyaya dönüş yolculuğunda. Bugün saat 16.30 gibi sağ salim dünyaya inmesini bekliyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-uraloglu-acikladi-turkiyeyi-telekomunikasyon-merkezi-haline-getiriyoruz/feed/ 0
MB Başkanı Karahan ilk sınavını verdi: ‘Gerekirse ek sıkılaştırma yapılır’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mb-baskani-karahan-ilk-sinavini-verdi-gerekirse-ek-sikilastirma-yapilir/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mb-baskani-karahan-ilk-sinavini-verdi-gerekirse-ek-sikilastirma-yapilir/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:15:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3989 GEÇTİĞİMİZ hafta cuma gecesi (MB) Başkanlığına getirilen Fatih Karahan ilk sınavını verdi. Enflasyon raporunu açıklayan Karahan yıl sonu için öngörülen yüzde 36’lık enflasyon tahmininin değişmediğini belirtti. Karahan ve başkan yardımcıları “Enflasyon hedeflerimizle uyumlu seviyelere gelene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlıyız. Enflasyon görünümünde bozulmaya kesinlikle izin vermeyeceğiz” mesajını verdi. Mesajlar arasında “Ek bir faiz artışı gerektiğini değerlendirmiyoruz fakat görününüm bozulması halinde kararlarımızı gözden geçireceğiz” notu dikkat çekti.

GÜÇLÜ EKİP VURGUSU

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan yılın ilk enflasyon raporu toplantısına başkan yardımcıları Cevdet Akçay ve Hatice Karahan ile birlikte geldi. MB Başkanı Karahan, konuşmasının başında, “Merkez Bankası olarak, güçlü ekibimizle birlikte, dezenflasyonu tesis etmeye yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” mesajı verdi. Karahan, “Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyelere gerileyene kadar, gereken parasal sıkılığı korumakta kararlıyız. Enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını yakından takip ediyoruz. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya kesinlikle izin vermeyeceğiz” vurgusu yaptı.

BELİRGİN BİR BOZULMA OLURSA

Karahan yaptığı sunumda, politika faizinin ocak ayında ulaştığı seviye ve parasal aktarımı güçlendirmek için atılan destekleyici adımlarla birlikte, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını kaydetti. Politika faizinin mevcut seviyesinin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini vurgulayan Karahan, “Bu süreçte iki ana koşul gözetilecek. Bunlardan ilki, aylık enflasyonun ana eğiliminin belirgin bir düşüş göstermesi. Bu kapsamda, ana eğilim, iç talep, ithalat ve finansal koşullara ilişkin göstergeleri yakından izleyeceğiz. İkincisi ise, enflasyon beklentilerinin öngörülen tahmin aralığına yakınsaması. Bu çerçevede, geniş kapsamlı enflasyon beklentisi göstergeleri takip edilecek. Öte yandan, enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma öngörülmesi halinde, parasal sıkılık gözden geçirilecek” dedi.

Karahan, bu süreçte; enflasyon beklentileri, fiyat belirme davranışları, kamu harcama ve vergi politikası, ücretler, özel tüketim gibi unsurların enflasyon görünümü tahminlerinde belirgin bir sapmaya yol açacağının anlaşılması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını vurguladı.

YÜZDE 36 HEDEFİ KORUNDU

Karahan, orta vadeli tahminler oluşturulurken, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar, ara hedeflere bağlılığı yansıtacak şekilde, para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği bir görünümün esas alındığını ifade etti. 2024, 2025 ve 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerinin bir önceki rapordaki haliyle korunduğunu dile getiren Karahan, “2024 yıl sonu tahmini yüzde 36, 2025 yıl sonu tahmini ise yüzde 14 olarak tahmin edilmektedir. Enflasyonun 2026 yılını tek haneli seviyelere gerileyerek yüzde 9 ile tamamlaması, orta vadede ise yüzde 5 hedefinde istikrar kazanması öngörülmektedir” diye konuştu.

‘ENFLASYON MAYISTA ZİRVE YAPACAK’

Karahan, şu anda beklentilerde kısmi iyileşme olduğuna dikkati çekerek hizmet fiyatlarının belirlenmesinde kiraların önemli rol oynadığını söyledi. Burada henüz istedikleri düzelmeyi göremediklerinin altını çizen Karahan, “Konut fiyatlarında kısmi de olsa toparlanma başladı, bunun kiraya yansıması çeşitli sebeplerden dolayı zaman alacak” şeklinde konuştu. Enflasyonun mayısta yüzde 73 ile zirve yapacağını, daha sonra yıl sonunda yüzde 36’ya ineceğini öngördüklerini vurgulayan Karahan, önlerindeki bir numaralı riskin, beklentilerinin bir miktar üzerinde gerçekleşen asgari ücret artışı olduğunu belirterek, bu gerçekleşmenin yine de beklenen aralığın içinde ancak üst puana yakın olduğunu belirtti.

‘FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ERKEN’

Karahan, politika faizinde indirimin zamanlamasına yönelik soruya, “Faiz artışı döngüsünü sonlandırdığımızı ilan ettik, fakat indirimi konuşmak için fazlasıyla erken. Aylık enflasyona baktığımızda, geçici etkileri dışlayarak ana eğilimi okuduğumuzda hem 2024 hem de 2025 hedefinin tutabilecek durumda olduğunu görmemiz gerekiyor. O dönemde faiz indirimini konuşmaya başlayabiliriz. Şimdi fazlasıyla erken” yanıtını verdi. Karahan, enflasyonu 2024’te istenilen seviyeye düşürerek 2025 yılındaki dezenflasyonun da yolunu yapmak istediklerini dile getirerek, “Çünkü orada da yüzde 14’lük hedefimiz var. Bunu yapmak istiyorsak, bu hedefleri ciddiye alıyorsak yapmamız gereken şey parasal duruşumuzu ve sıkılığımızı korumak. Araç bağımsızlığını kullanarak hedefler için gereken adımları atacağız. Ek bir faiz artışı gerektiğini şu anda değerlendirmiyoruz. Fakat görünümün bozulması halinde kararlarımızı gözden geçiririz” mesajını verdi.

KREDİ KARTI İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Kredi kartı harcama-larındaki artışın hatırlatılması üzerine Karahan, aralık ayında kredi kartı harcamalarında bir yükselme olduğunu, bunun farkında olduklarını dile getirdi. Bunun geçici olup olmadığının henüz net olmadığını vurgulayan Karahan, “Asgari ücretin artacağı bekleniyordu. Bu nedenle bazı harcamalar öne çekilmiş olabilir ama bundan bağımsız olarak kredi kartlarında düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda birkaç fikrimiz var, çalışmalarımız sürüyor. Belirli bir aşamaya geldiğinde kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.

HATİCE KARAHAN: ‘ÖDEME İSTE’ KOLAYLAŞTIRIYOR

MB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan ise ödeme sistemlerinde inovatif çalışmaların devam ettiğini söyledi. Karahan, işlem limitlerini de artırdıklarına dikkat çekerek, “FAST sisteminin ekstra katmanlarını geliştiriyoruz. Ödeme İste’yi devreye aldık. Bu da alacaklının, borç ödeme talebi yapmasını, işlemlerin kolaylaşmasını sağlıyor” dedi.

AKÇAY: FENA HALDE İNANIYORUZ

MB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay da, “Sistemde, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti-mevduat faizi bağı kopmuş, politika faizi-enflasyon bağı kopmuş, faiz-kur bağı kopmuş durumdaydı. Biz yedi aydır tekrar ihdas ediyoruz” dedi. Yüzde 36 hedefini değiştirmekten ziyade o hedefe sürekli yakınsatacak olan önlemlerin devreye alınmasının çok daha anlamlı olduğunu kaydeden Akçay, “36 hedefi iddialı; ama iddiasız hedef koyan merkez bankası bence oksimorondur. İddialı ama erişilebilir bir hedef, enflasyon beklentilerini aşağı indirmekte ve düzeltmekte iddiasız ve rahat ulaşılabilir bir hedeften çok daha iyidir. Dolayısı ile yaptığımız şeyin doğruluğuna fena halde inanıyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/mb-baskani-karahan-ilk-sinavini-verdi-gerekirse-ek-sikilastirma-yapilir/feed/ 0
Bakanı Kacır: Nihai hedefimiz tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-kacir-nihai-hedefimiz-tam-bagimsiz-ve-mureffeh-bir-turkiye/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-kacir-nihai-hedefimiz-tam-bagimsiz-ve-mureffeh-bir-turkiye/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:18:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3928 Sanayii ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ATO Congerisum’da düzenlenen 6. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nın açılışında konuştu. Dijital dönüşümü işletmeleri güçlendirecek ve küresel düzeyde rekabetçiliklerini artıracak bir fırsat olarak gördüklerini belirten Bakan Kacır, firmaların dönüşümünü destekleyen ve dijital dönüşüm teknolojilerinde üretim kabiliyetlerini güçlendiren programları hayata geçirdiklerini ifade etti. Bilim ve teknolojide öncü TÜBİTAK’la son 22 yılda dijital dönüşüm alanında 9 binden fazla projeye 54 milyar lira katkı sağladıklarının altını çizen Kacır, “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkân ve kabiliyetlerle üretimi için hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımız kapsamında dijital dönüşüm başlığında yetkinliklerimizi güçlendiren ve cari açığımızı 1,8 milyar azaltacak 42 projeyi destekliyoruz. Katma değeri yüksek ürünleri üretmek üzere yola çıkan yatırımcılar için yakın zamanda hayata geçirdiğimiz bir diğer destek mekanizmamız da ‘Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi’. Bu mekanizma ile yatırımcılarımıza TCMB ile uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisi imkânı sağlıyoruz” diye konuştu.

Teknoloji ve strateji değerlendirmesi yapacakları 1 milyar lira ve üzeri düzeyde yatırım projeleri için 284 üründen oluşan ‘Stratejik Öncelikli Ürün Listesi’ni ve 261 başlıktan oluşan ‘Teknoloji Alanları Listesi’ni kamuoyuna paylaştıklarını hatırlatan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki süreçte işletmelerimizin üretkenliğini arttırma ve ülkemizin değer oluşturan üretim gücünü daha da pekiştirme hedefiyle ileri teknoloji ve yüksek katma değere odaklanan yatırımlar için sunduğumuz finansman desteklerini kesintisiz şekilde devam ettireceğiz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz Dijital Dönüşüm Destek Programı, yatırım teşvik sistemimizin ana uygulamalarından biri haline gelecek. Bu program aracılığıyla dijital dönüşüme yönelik yatırımları teşvik mekanizmamızda öncelikli alanlar arasına alacağız. Tabii dijital dönüşümün sunduğu rekabet avantajlarından tam anlamıyla yararlanabilmek adına uluslararası ortaklıkları da önemsiyoruz. ‘ler başta olmak üzere firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek için 8,2 milyar avro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık. Bu program sayesinde işletmelerimize ülkemizde hayata geçirilecek Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri aracılığıyla Avrupa genelindeki gelişmiş altyapılara erişim imkanı sunacak, yatırım öncesi test gerçekleştirme ve yatırımcı bulma desteği sağlayacağız.”

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM ALANINDA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ POLİTİKA VE STRATEJİLERİN ODAĞINDA İNSAN KAYNAĞIMIZA DİJİTAL YETKİNLİKLER KAZANDIRMAK VAR”

Dijital dönüşüm alanında yürütülen politika ve stratejilerin odağında insan kaynağına dijital yetkinlikler kazandırmanın var olduğunu söyleyen Kacır, “8 model fabrikalarımızla farkındalık eğitimlerinden öğren-dönüş programlarına, proje uygulamadan iş birliği oluşturmaya kadar geniş bir yelpazede işletmelerimizin verimliliğini artıracak programları hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde model fabrika sayısını 14’e çıkaracağız. Üniversite-sanayi iş birliği örneği ‘Sektör Kampüs’te programımızla 93 firmamızı 84 üniversitemiz ile eşleştirdik. Programla üniversite öğrencilerimize yapay zekâ, endüstride dijital dönüşüm ve ileri imalat uygulamaları gibi alanlarda en güncel bilgileri sektör profesyonellerinin katkısıyla öğrenme imkanı sunduk. Bu programı önümüzdeki dönemde Yükseköğretim Kurulumuzla birlikte kalıcı olarak yapılandırmayı amaçlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

“TEKNOFEST İLE MİLYONLARCA GENCİMİZE ULAŞARAK, GİRİŞİMCİLİK RUHUNU VE KRİTİK TEKNOLOJİLERDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE FİKRİNİ PERÇİNLİYORUZ”

“TEKNOFEST ile milyonlarca gencimize ulaşarak, girişimcilik ruhunu ve kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye fikrini perçinliyoruz” diyen Kacır, “81 şehirde kurduğumuz ‘DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’ ve düzenlediğimiz TEKNOFEST’ler ile insan kaynağımızı erken yaşlardan itibaren inovasyona, dijital dönüşüme hazırlıyoruz. Dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağıyla beraber girişimciliği verimliliğin bir diğer ana unsuru olarak görüyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sağladığımız desteklerle teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Her ölçekteki şirkette Ar-Ge ve yenilikler amaçlıyoruz“ diye konuştu.

“22 YILDA SAYILARINI 2’DEN 101’E YÜKSELTTİĞİMİZ TEKNOPARKLARIMIZ BUGÜN 10 BİNDEN FAZLA TEKNOLOJİ GİRİŞİMİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR”

Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yaptıklarını vurgulayan Kacır, “22 yılda sayılarını 2’den 101’e yükselttiğimiz teknoparklarımız bugün 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapıyor. Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yaptık. Bu yatırımlar bir kaldıraç etkisi oluşturdu ve böylelikle bu girişimler toplam 23,1 milyar lira sermaye kaynağına erişti. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci desteğimizle 2 bin 293 teknoloji girişimi kuruldu. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile birlikte başlattığımız Tech-InvesTR programında 4,6 milyar liralı sermayesini harekete geçirdik. Ar-Ge teşviklerimizden yüksek düzeyde yararlanan Ar-Ge merkezleri ile teknopark firmalarımız, yaptığımız düzenleme çerçevesinde erken aşama teknoloji girişimlerine 755 milyon lira ortalıklık gerçekleştirdi. Girişimcilik ekosistemimizi küresel cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan Turcorn 100 programını başlattık” dedi.

Kacır, 2030 yılına kadar Türkiye’den çıkaracakları 100 bin teknoloji girişimi içinden 100 girişimin milyar dolar değeri aşmasını sağlayacaklarını vurguladı.

“TÜRK GENÇLERİNİN HEDEFLERİNE HUDUT, HAYALLERİNE KISIT GETİRİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

“Türk gençlerinin hedeflerine hudut, hayallerine kısıt getirilmesine izin vermeyeceğiz” diyen Kacır, “5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyo-teknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, finans teknolojilerinden uzay endüstrisine birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştireceğiz. Türk gençlerinin hedeflerine hudut, hayallerine kısıt getirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

“MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NDE NİHAİ HEDEFİMİZ TAM BAĞIMSIZ VE MÜREFFEH BİR TÜRKİYE İLE KRİTİK TEKNOLOJİLERDE YERLİ, MİLLİ VE GÜÇLÜ ÜRETİM KABİLİYETİ”

Milli Teknoloji Hamlesi’nde nihai hedeflerinin tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye ile kritik teknolojilerde yerli, milli ve güçlü üretim kabiliyeti olduğunu ifade eden Bakan Kacır, “İlk astronotumuz Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay bilim misyonumuz gibi ufkun ötesinde programlarla Türkiye Yüzyılı’nı bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve gençlerimizle birlikte inşa edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Teknoloji Hamlesi’nde nihai hedefimiz tam bağımsız ve müreffeh bir Türkiye ile kritik teknolojilerde yerli, milli ve güçlü üretim kabiliyeti. Bu kabiliyeti geliştirmek için düzenlenen ve bugünkü fuarın ana teması olan gelecek için teknolojilerin ülkemizde gelişimi, ilerlemesi ve olgunlaşması amacıyla tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, özellikle son yıllarda Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarına ayrılan kaynağı artırdıklarını vurguladı. Savunma sanayiinin Ar-Ge harcaması 2002 yılında 50 milyon dolar mertebesinde iken, günümüzde bu rakamın 2 milyar doları aştığının altını çizen Görgün, “Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bugüne değin 74 Ar-Ge projesini tamamlamış durumdayız, 67 Ar-Ge projesini de yürütme faaliyetlerimiz devam ediyor. Bu projelerin toplam bedeli 10 milyar TL’nin üzerinde bir rakama karşılık geliyor. Bu projelerin etkisi mali büyüklüklerinin çok çok ötesinde” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayiinde kullanılan çiplerin bir tırnak ucundan daha küçük olmasına karşın 100 cep telefonundan daha yüksek bir çıkış gücüne sahip olması gerektiğini söyleyen Görgün, şu ifadeleri kullandı:

“Gururla söylüyorum ki haberleşme alanında ülkemiz dünyanın süper ligi seviyesinde yer almakta. Biliyorsunuz Alper Gezeravcı şu an Dünya’ya dönüyor ve geçtiğimiz günlerde birçok kez uzaydan dünyamıza seslendi. Bugün özellikle uydu haberleşme sistemlerinde cep telefonu sinyalinin trilyonda biri seviyesindeki bir sinyali 36 bin kilometreden alıp, işleyip anlamlı hale getiriyoruz. Burada kısaca özetlediğim projelerden çok daha fazlasını sahip olduğumuz derinlemesine mühendislik yetkinliği, detay ve hassas üretim yeteneği, uluslararası kalite standartları ile entegre süreç ve proje yönetim yeterliliği ve çevresel şartlar ile uyumlu sürdürülebilir üretim ilkelerimizle yönetebiliyoruz. Hamdolsun.“

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakani-kacir-nihai-hedefimiz-tam-bagimsiz-ve-mureffeh-bir-turkiye/feed/ 0
7 bin liralık mont 5 bin liraya, 5 bin liralık ayakkabı 3 bin liraya getiriliyor… Yurtdışından alışverişte patlama https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:33:20 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3906 VATANDAŞIN geçen yıl ‘yerli’ kartlarla yurtdışından yaptığı online alışverişlerdeki büyüme hızı, yurtiçinde yapılan online alışveriş büyüme hızını solladı. Yüksek maliyetler, enflasyona bağlı olarak artan fiyatlar ve vergiler, vatandaşın yurtdışından yaptığı online alışverişleri bir yılda 2 kattan fazla artırdı.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2023’te yerli kartlar (Raporda içerde kullanılan kredi kartları ‘yerli’ olarak nitelendirilmiş) ile yurtdışından yapılan online alışverişler bir önceki yıla kıyasla yüzde 135.5 artarak 115 milyar TL’yi aştı. Yurtiçinde yapılan online alışverişlerin işlem tutarı ise 2023’te yıllık bazda yüzde 99.7 arttı.

2019’da 12 milyar TL olan yerli kartlar ile yurtdışından yapılan online alışverişlerin işlem tutarının, 2023’te 115 milyar TL’yi aşarak 5 yılda 9 kat birden artması dikkat çekti.

‘VERGİ DE ÖDESEN TÜRKİYE’DEN UCUZ’

Yurtdışından yapılan oline alışverişlerin artmasının temel nedeni, ürünlerin gümrük vergisine rağmen iç pazardan daha ucuza satılıyor olması.

Bu farkın nedenlerini Hürriyet’e anlatan IdeaSoft CEO’su ve TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun Özkara, bu durumun, sipariş verilen ülkedeki enflasyonun ve o ülkede o ürüne uygulanan vergilerin Türkiye’deki enflasyon ve vergi oranlarına kıyasla daha düşük olmasından kaynaklandığını söyledi. Özkara, “Türkiye’deki firmaların ürün fiyatlama konusunda bir miktar daha enflasyonist yaklaşım içinde olmaları da bir diğer neden” diye konuştu.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi’ye göre ise, e-ticaretteki lojistik maliyetlerin 5-10 yıl öncesine göre azalması, vergisi ödendiği halde ürünün yurtdışından daha ucuza gelmesini sağlıyor.

FİYATLAMA FARKI

Söz konusu fiyat farklarının genele yayılmadığını, yani Türkiye’deki her ürünün Avrupa’dan daha pahalı olmadığının da altını çizen Ekmekçi, “Tabii şu var: Enflasyonist bir ortamda olduğumuz için tedarikçiler o malı yerine koyacakları fiyattan fiyatlama yapıyor. ‘ ilerleyen dönemde hangi seviyede olacak’ hesabı üzerinden fiyatlama yaptıkları, yani ‘aldığı maliyetten değil, yerine koyacağı maliyetten’ fiyatlama yaptıkları için bu durum ürünün fiyatını da artırıyor” diye konuştu.

Ayrıca, aynı ürünün yurtiçinde satılması halinde o ürünün fiyatına ithalat vergisinin, ÖTV ve KDV’nin de ekleneceğini söyleyen Ekmekçi, şöyle devam etti: “Şirket kâr edecek ve kurumlar vergisi de ödeyecek. Halbuki tüketici aynı ürünü yurtdışından direkt sipariş verdiğinde yüzde 20 vergi ödeyerek tüketebiliyor. Bazı durumlarda Türkiye’den daha ucuza geliyor. Fakat şunu belirtmek gerekir: Bu devamlılığı olan bir durum değil. Çünkü bu alışverişlerde limit var. Sık sık almaya başladığınızda devamlılığı olmayan bir durum bu yüzden.”

EN AZ 1000 TL DAHA KÂRLI

PEKİ, fiyatlar gerçekten de yurt dışında daha mı avantajlı?

Yurt dışı satıcıları da kapsayan online ticaret platformlarındaki fiyatlar ile yurtiçindeki online fiyatları karşılaştırdığımızda şöyle bir tablo çıkıyor: En çok talep gördüğü belirtilen elektronik ürünlerden, bilgisayar parçalarından başlayalım; yurtiçinde 7 bin 200 lira olan bir anakart mesela… Yurtiçinde online fiyatı 6-7 bin lira aralığında değişirken; yurt dışı satıcılarda bu fiyat vergiler dahil 4 bin 945 liraya iniyor. Avrupa’dan sipariş verilecek bir işlemci vergiler dahil 4 bin 454 liraya satılırken, yurtiçinde bu fiyat 5 bin 300-5 bin 900 lira aralığında değişiyor.

Benzer durum hazır giyim ve ayakkabı ürünlerinde de mevcut. Dünya çapında bilinen bir hazır giyim markasının bir spor ayakkabısı modeli yurtiçinde 7 bin 699,90 TL’ye satılırken; aynı markanın aynı model ürünü yurt dışı satıcılarda 3 bin 601 TL’ye düşebiliyor. Başka bir küresel markanın erkek montu yurtiçinde 7 bin TL civarında iken aynı modelin farklı renkleri yurt dışı satıcılarda 4 bin 300-5 bin TL aralığında değişiyor.

EN ÇOK TALEP ELEKTRONİĞE

TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun Özkara’nın Hürriyet’e verdiği bilgiye göre, yurt dışından yapılan online alışverişlerde ev elektroniği, küçük ev aletleri ve diğer elektrik elektronik ürünler en çok talep gören ürünler arasında öne çıktı. Özkara, bunun ürün kategorilerine uygulanan vergi farklılıklarından kaynaklandığını belirtti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/7-bin-liralik-mont-5-bin-liraya-5-bin-liralik-ayakkabi-3-bin-liraya-getiriliyor-yurtdisindan-alisveriste-patlama/feed/ 0
Turizmde test yılı olacak https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:30:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3903 27’nci EMITT Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı 6 Şubat’ta kapılarını açtı ve 9 Şubat’a kadar devam edecek. Fuarda Türkiye’de 2023 Turizm Raporu ve turizm ekonomisi ile 2024’e dair beklentiler konuşuldu. EMITT Turizm Fuarı’nda değerlendirmelerde bulunan TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, “2023 iyi başlayan bir yıldı ama deprem felaketi bizi çok etkiledi. Depremin etkisi haziran ayına kadar devam etti. 2023, zor olan ama sonuçları iyi olan bir yıldı. 2024 ise 2019’dan sonra test yılı olacak. Çünkü Türkiye’de bir fiyat artışı oldu. Bu fiyat artışlarının dünyada kabullenilebilmesi için bir test yılı olacak. Bu sene turist sayısından daha çok turizm gelirlerini düşünmeliyiz, fiyatları geldiği seviyede tutmamız önemli olacak. 2024 yılında dünya turizminde de büyüme gerçekleşecek, öngörüler 2019’un üzerinde. Hem turizm hareketinin hem de turizm gelirinin artacağı bir yıl olacak” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE TATİL, HAK ETTİĞİ FİYATA GELMELİ’

Otel fiyatlarının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada arttığını belirten Yağcı, “Tüm bunlara rağmen Türkiye; ürün, fiyat ve kalite dengesi konusunda öncü. Türkiye bu konudaki avantajını kaybetmiş durumda değil. Türkiye ucuz destinasyon diye biliniyordu şimdi hedefimiz bunu aşmak. Türkiye dünyada hak ettiği fiyattan satılan bir destinasyon olma mücadelesi veriyor. 2024 yılında geldiğimiz seviyeyi korumak açısından stratejik bir yıl olacağını öngörüyorum. Otellerimiz hak ettiği fiyata satmalı. 3 yıldızlı otel 5 yıldızlı fiyata değil 3 yıldızlı otel fiyatına, 5 yıldızlı otelin de 5 yıldızlı otel fiyatına satılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

UZAK DESTİNASYONLARDA ARTIŞ

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, “2023 yılında turist ve turizm geliri arttı ama otel doluluklarında yüzde 10 gerileme oldu. Doluluk oranlarımız düşerken oda fiyatlarımız da yükseldi. İstanbul başta olmak üzere şehir otellerindeki doluluklar istediğimiz gibi olmadı. Türkiye seyahat edilmek istenen destinasyonların başında geliyor. Fakat dünyadaki bütün turizmcilerin tek dileği savaşların durması. Barışın olmadığı yerde turizm hareketlerini konuşmak mümkün değil. 2024 yılı için ise şehir otellerinde nisan ayına kadar bir hareket görmüyoruz. Nisandan sonra hedefleri aşarız. 2024’ün 2023’ü aratmayacağını ve çok daha iyi bir yıl olacağını düşünüyoruz” dedi. Eresin, uzak destinasyonlardan artış gözlemlediklerini belirterek, “Asıl odaklandığımız pazarlar; Latin Amerika, Arjantin, Şili, Kolombiya, Hindistan, Japonya. Avrupa’da bir sakinlik söz konusu. Komşularımızda savaş varken Avrupa’dan çok büyük artışlar beklemiyoruz” dedi.

Türkiye Turizm Yatırımları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naile Göçen Çukurova ise, “2024’ün başlarındayız. Genel resme baktığımızda ana pazarlarımız Almanya ve İngiltere için rezervasyonların iyi geçtiği ile ilgili bilgiler alıyoruz. Rusya ile ilgili belirsizlikler olduğu ama olumlu geçmesiyle ilgi beklentilerimiz var” dedi. Turizmde markalaşmaya ihtiyaç olduğunu belirten Çukurova, “20 bin konaklama belgeli tesisimiz var. 60 otel zincirinin 44’ü yerli 16’sı yabancı, bunların da toplam 947 tesisi var. 20 bin tesiste 947 marka olması, bizim fiyatlarda standartlarımızı yükseltebiliyor. Bizim markalaşmaya ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

600 MİLYON EURO’LUK İŞ HACMİ

EMITT Fuar Direktörü Hacer Aydın, fuarla ilgili Hürriyet’e özel yaptığı açıklamada, fuarda geçen sene 500 milyon ’luk bir iş hacmi yaratıldığını, bu sene ise 600 milyon Euro hedeflediklerini söyledi. Aydın, “600’ün üzerinde katılımcı, 50 ülke var. 300’ün üzerinde tur operatörü de fuarda. Türkiye’ye gelip daha fazla para harcayabilecek destinasyonlardan tur operatörlerini davet ettik. Onlarla katılımcılar birebir görüşme yapabiliyor. Buradaki hareketlilik yüzde 75’in üzerinde. Geçen sene ziyaretçi sayımız ise 28 bindi. Bu sene yüzde 100’den fazla artış bekliyoruz. 2025 yılında da fuara en az 2 salon daha eklemek istiyoruz ve 1000 katılımcıya ulaşmak hedefimiz” dedi.

YENİ PAZARLAR

Bu sene fuarda ciddi bir yurtdışı katılımcısı olduğunu belirten Aydın, “Yeni destinasyonlar var. Venezuela, Cezayir ilk defa geldiler. Maldivler, Mısır uzun bir aradan sonra yeniden fuardalar. İtalya da son 15 senedir gelmiyordu ve bu yıl çok büyük bir katılımla geldi. Önümüzdeki sene İspanya, Yunan Adaları, Uzak Doğu, Dubai, Suudi Arabistan gibi pazarlardan da fuara katılım bekliyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizmde-test-yili-olacak/feed/ 0
Emniyet uyarmıştı! 32 bin lira cezası var… e-Ticaret sitelerinde sahte karekodlu APP plakalar satılıyor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emniyet-uyarmisti-32-bin-lira-cezasi-var-e-ticaret-sitelerinde-sahte-karekodlu-app-plakalar-satiliyor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emniyet-uyarmisti-32-bin-lira-cezasi-var-e-ticaret-sitelerinde-sahte-karekodlu-app-plakalar-satiliyor/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:27:16 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3899 Türkiye’de kullanılması yasak olan ve yüklü cezalara tabi tutulan APP plakaların popüler e-ticaret sitelerinde satışına devam ediliyor.

İllegal yöntemlerle yasa dışı olarak faaliyet gösteren merdiven altı kuruluşlar tarafından sahte olarak herhangi bir belge ve bilgiye dayalı olmadan basılıp kargoyla evlere kadar gönderilen APP plakalar birçok araç üzerinde takılı halde duruyor.

YASA DIŞI İŞLE İLGİLENENLER DE TERCİH EDİYOR

Görüntüsü için satın alanların dışında terör, gasp, soygun gibi suç arz eden olaylarda APP plakayı temin etmek kolay olduğu için tercih ediliyor. Kısa sürede imal edilip, istenilen rakam ve harf gruplarına göre bastırılan APP plakalar nedeniyle mağduriyetler yaşanabiliyor.

KAREKODLU UYGULAMAYA GEÇİLDİ

APP plakaların önünü kesmek için 2024 yılından itibaren sıfır ve plaka değişikliği yapılan ikinci el araçlarda karekodlu plakaların kullanılmaya başlaması da işe yaramadı.

KAREKODLU APP PLAKA DA YAPILDI!

Karekodlu APP plakayı devletin yetkisi dışında üretenler 611 liradan çiftini satışa sundu. Bilindik bir e-ticaret sitesinde fatura keserek satış yapan ve iş yeri adresi olarak bir bayrak direği üreticisini gösteren Ankara merkezli firma ilan açıklamasında “Ürünlerimizin hepsi garantilidir, Yeni sistem karekodlu beşiktaş app” yazdı.

SATICI: MUAYENEDEN GEÇER, SORUNLA KARŞILAŞILMAZ

Satıcı kişi, plakanın muayeneden geçtiğini belirtirken “Yasal mı” diye sorduğumuzda ise bir sorunla karşılaşılmayacağını belirtti. Plaka sayı ve harf grubu ve sipariş numarasının Whatsapp üzerinden atılması halinde adrese kargolanacağını da söyledi.

SATIN ALAN YORUM YAPTI: BASKI KALİTESİ İYİ, QR KODLU YENİ SİSTEM GELDİ

Satışlar devam ettiği için satın alan birisi değerlendirme olarak “Baskı kalitesi çok iyi, QR kodlu yeni sistem olarak geldi, tavsiye ederim” yazdı.

BASIM VE MÜHÜR YETKİSİ ŞOFÖRLER ODASINDA

Yasal plakaların basım yetkileri Şoförler Esnaf Odası’nda bulunuyor. Her ilçede bulunan Şoförler Esnaf Odaları’na gidilerek yeni plakalar yasal düzenleme çerçevesinde basılıp mühürlenerek plakanın sahibine teslim ediliyor. Odalarda, isteğe göre rakam ve harf belirtilerek plaka basımı mümkün olmuyor. Devlet tarafından belirlenen ve noter tarafından tasdiklenen belgeyle birlikte başvuru yapılması halinde yeni basılmış plakalar alınabiliyor. Bundan dolayı odaların dışında basım yapan her yer sahte plaka basıp sahte mühür kullanarak plakaları yasa dışı şekilde satıyor.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ UYARMIŞTI, 32 BİN 170 LİRA CEZASI VAR

APP plaka kullananlara yönelik olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı uyarıda bulunmuştu. Yapılan uyarı kapsamında sahte veya APP plaka kullananların derhal bu plakaları çıkartarak devletin belirlediği standartlara uygun plakalara geçiş yapılması belirtildi.

APP plaka kullanmanın suç ve cezai yaptırımları olduğunu açıklayan EGM “APP plaka kullanmaya devam edenlere 2 bin 647 TL, sahte plaka kullananlara ise 32 bin 170 TL para cezası ve resmi belgede sahtecilikten dolayı 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir” duyurusunda bulundu.

APP PLAKA FİYATLARI

APP plaka fiyatları 300 liradan başlayıp 500 liraya kadar çıkıyor. Yeni nesil karekodlu APP plakalar ise 600 liranın üstünde fiyatlarla satılıyor.

EMNİYET, APP PLAKA YAPANLARA OPERASYON DÜZENLEDİ, 3 KİŞİ TUTUKLANDI

Geçtiğimiz Aralık ayında Ordu’da Avrupa Press Plakaların (APP) yasa dışı basıldığı atölyeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘App plaka’ diye tabir edilen, ‘Avrupa Press Plaka’ olarak bilinen, büyük ve kalın karakterlerden oluşan yazı stillerinin kullanıldığı plakaların yasa dışı basıldığı atölyeye baskın düzenlemişti.

EGM’nin açıklaması şöyle:

“1 Ocak 2024 ve sonrası ilk kez tescil edilen araçlar ile yeniden tescil plakası basılan araçlarda karekod (QR kod) ve tanım numarası bulunması zorunludur.

Eğer sahte veya APP plaka kullanıyorsanız, derhal bu plakaları çıkartarak, devletin belirlediği standartlara uygun plakaları kullanmaya geçmelisiniz.

Çünkü, sahte ve APP plaka kullanmak suçtur ve cezai yaptırımları mevcuttur.

APP plaka kullanmaya devam edenlere 2 bin 647 TL, sahte plaka kullananlara ise 32 bin 170 TL para cezası ve resmi belgede sahtecilikten dolayı 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Trafik sorunlarının çözümü, trafik kurallarına uyumla sağlanır, lütfen TRAFİK KURALLARINA UYALIM.”

TÜVTÜRK’TEN DE UYARI VAR: AĞIR KUSURDUR

Araç muayene istasyonlarını işleten TÜVTÜRK, plaka yönetmeliğini açıkça belirtti. TÜVTÜRK’teki açıklamada şu detaylar yer aldı:

“Plaka Yönetmeliği Hakkında

Plakaların Yönetmelikte Tariflendiği Koşullara Uygun Olarak Araca Monte Edilmiş Şekilde Kullanılması

-Plaka üzerindeki harf ve rakamların okunmasını engelleyecek şekilde vida, yansıtıcı, boya vb. herhangi bir müdahalede bulunulmuş, onarım yapılmış plakalar,

-Üzerinde bulunması zorunlu olan dalgalı çizgi şeklindeki hologram, TR ve Ayyıldız şeklindeki hologramın bulunmadığı plakalar,

-Plakayı basmaya yetkili kurumun kullandığı karakter ve rakamların, karakter kalıpları dışına çıkarılarak harf ve rakamların kalın boyandığı plakalar,

-Plaka basmaya yetkisi olmayan bir kurum/kişi tarafından yönetmelikte gösterilen şekil ve şartların dışında basılan plakalar,

-Okunamayacak derecede yırtılmış, delik, hasar görmüş, karakterleri silinmiş olan plakalar,

-Üzerine folyo yapıştırılan, şeffaf örtü konulan plakalar

-Araçta okunamayacak şekilde bir yere monte edilen plakalar

-Üzerinde yetkili kurum onay mühürü bulunmayan plakalar

-Plaka üzerinde bulunan harf karakterlerinin yakın alanında, kenarında, üstünde, ortasında vida ve vida deliği olma durumu Ağır Kusur olarak değerlendirilmektedir.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/emniyet-uyarmisti-32-bin-lira-cezasi-var-e-ticaret-sitelerinde-sahte-karekodlu-app-plakalar-satiliyor/feed/ 0
Karavandan binlerce aileye aş ve umut dağıtan mühendis https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karavandan-binlerce-aileye-as-ve-umut-dagitan-muhendis/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karavandan-binlerce-aileye-as-ve-umut-dagitan-muhendis/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:18:18 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3893 Karavan aslında tarım gönüllüsü bir bilgisayar mühendisinin ofisi. Adı, Uğur Mursaloğlu. Mursaloğlu Hatay Reyhanlılı bir çiftçi ailenin oğlu. İstanbul’da bilgisayar mühendisliği eğitimi aldı. Uzun yıllar veri madenciliği üzerine kurumsal şirketlerde deneyimi oldu. Ancak babasının iflasının ardından kariyerine yeni bir yön verdi. Bölgedeki çiftçilere pazarlama, teknoloji gibi alanlarda destek veren bir ajans kurdu. Aile başta ‘Bu mümkün değil’ dese de çiftçilerin sesini üreticiye duyuracak çözümler geliştirmeye odaklandıklarını anlattı Mursaloğlu.

DEPREM HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

Mursaloğlu’nun planı zor da olsa tuttu. “Her şey yoluna giriyor” derken 6 Şubat depremleri tıpkı binlerce depremzede gibi Uğur Mursaloğlu ve ailesine de yeri doldurulamaz bir acı getirdi. “Evimiz yıkıldı, babamı kurtaramadık” diyen Mursaloğlu, kentten tekrar göç etiğini söyledi. “İzmir’de bir ev tuttuk. Ben İzmir’de duramadım. Burada öyle çok sorun, iş var ki. Şimdi bir karavanda hem çalışıyor hem de yaşıyorum” diye anlattı yaşadıklarını Mursaloğlu.

Uğur Mursaloğlu’nun üzerinde ÇiftliktenEve yazan karavanı aylardır deprem bölgesindeki bahçelerde kalan ürünleri tüketiciye ulaştırıyor. Ama Borusan Holding’in desteğiyle yürütülen bu çaba, bambaşka bir yere taşınmış durumda.

Deprem öncesindeki çiftçilerle çalışma yine devam ediyor ama deprem bölgesindeki konteyner kentlerin gıda ihtiyacına odaklanan bir iş modeli de devrede. Yani bölgedeki ürünleri dalından alıp konteyner kentlerdeki sofralara taşıyorlar.

Mursaloğlu’nun verdiği bilgilere göre bugüne kadar 20’den fazla konteyner kentteki 4 binin üzerinde aileye tarım ürünü götürüldü.

2.5 MİLYON TL’LİK SATIŞ

Reyhanlılı Uğur Mursaloğlu’nun Borusan Holding desteğiyle yürüttüğü işin sosyal girişimcilik tarafında da önemli bir başarı yakalandı. Bölgeden göçün artmasıyla dalında kalan mandalinaları toplamak, bunları kentlerdeki alıcılara ulaştırmak yapılanlara güzel bir örnek. Mursaloğlu şöyle anlattı yapılanları: “Mandalinaları toplayacak kimse kalmadı. Dalında çürümeye başladı. Hemen organize olduk. Haftada 22 ton mandalina sattık. 90 ton satış gerçekleştirdik. Yaptıklarımızı duyanlar dayanışma siparişleri veriyor. Bölgede üretilen 800’den fazla ipek ürün de sattık. Yani bölgedeki üreticilerle alıcıları buluşturuyoruz. Bu sayede 33 üreticiye 2.5 milyon TL’lik kazanç sağladık.”

Deprem bölgesindeki üreticiye özel paketler geliştirdiklerini söyledi Mursaloğlu. Sürecin hiç de kolay olmadığını anlattı: “Depremden sonraki iki ay yoğun dayanışma siparişleri geldi, üçüncü ayda bıçak gibi kesildi. Ama doğa durmadı. Üretim yaptı. Biz de birçok sivil toplum kuruluşuyla tanıştık. Dört çiftliği dağıtım merkezine çevirdik. Aşevleri, konteyner kentler gıdaya ihtiyaç duyuyor. Kampanyalar açtık. Kurumsal desteklerle ürünleri depremzedelere ulaştırıyoruz. Kampanyayı gören üretici de bize ulaşıp ürünüm var diyor.”

Mursaloğlu’nun anlattığı modelle bölgedeki aşevleri ve konteyner kentlere 40 ton, kurumsal firmalara 30 ton, kamuya 12 ton, evlere de sekiz ton gıda ürünü gönderildi. O’nun hedefi ise çiftçileri teknoloji yardımıyla pazar verilerine göre stratejik üretime yönlendirecek bir sistem kurmak. Big datayı kullanarak üretim yaptırmak, Bir karavandan ne olur? Binlerce kişiye aş olur, çiftçiye umut olur.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/karavandan-binlerce-aileye-as-ve-umut-dagitan-muhendis/feed/ 0
Hava yolu yolcu trafiğinde rekor artış… Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Ocak ayı verilerini açıkladı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hava-yolu-yolcu-trafiginde-rekor-artis-ulastirma-bakani-abdulkadir-uraloglu-ocak-ayi-verilerini-acikladi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hava-yolu-yolcu-trafiginde-rekor-artis-ulastirma-bakani-abdulkadir-uraloglu-ocak-ayi-verilerini-acikladi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:09:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3834 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2024 yılının Ocak ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini duyurdu. 
Yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının, iç hatlarda 61 bin 467, dış hatlarda ise 53 bin 224 olduğunu bildiren Uraloğlu, böylece toplam uçak trafiğinin üst geçişler ile birlikte 155 bin 221’e ulaştığını kaydetti. 

İÇ HAT YÜZDE 4,2, DIŞ HAT YOLCU TRAFİĞİ YÜZDE 11,9 ARTTI

Ocak ayında hizmet verilen uçak trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 5,6 artış meydana geldiğine işaret eden Bakan Uraloğlu, “Ocak’ta, Türkiye genelinde hizmet veren havalimanlarında iç hat yolcu trafiği 7 milyon 46 bin 117, dış hat yolcu trafiği 7 milyon 684 bin 672 oldu. Bu ayda direkt transit yolcular ile birlikte toplam 14 milyon 739 bin 696 yolcu trafiğine hizmet verildi. 2024 yılının Ocak ayında hizmet verilen yolcu trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiğinde yüzde 4,2; dış hat yolcu trafiğinde yüzde 11,9 olmak üzere direkt transit dahil toplam yolcu trafiği yüzde 8,1 artış gösterdi.” bilgisine yer verdi. 

Uraloğlu, havalimanları yük (kargo, posta ve bagaj) trafiğinin; ocak ayında iç hatlarda 62 bin 19 ton, dış hatlarda 275 bin 424 ton, toplamda 337 bin 443 tona ulaştığını kaydetti.  

İSTANBUL HAVALİMANI’NDA OCAK’TA 6 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’na ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğine ait verilere de yer vererek, şunları kaydetti:

“İç hatlarda 8 bin 910, dış hatlarda 31 bin 938 olmak üzere toplamda 40 bin 848’e ulaştı. Bu havalimanında iç hatlarda 1 milyon 234 bin 576, dış hatlarda 4 milyon 767 bin 043 olmak üzere toplamda 6 milyon yolcuya hizmet verildi. 2024 yılının Ocak ayında hizmet verilen yolcu trafiği 2023 yılının aynı aynı ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiğinde yüzde 1; dış hat yolcu trafiğinde yüzde 7 olmak üzere toplam yolcu trafiği yüzde 6 artış gösterdi. 2024 yılının Ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında toplam uçak trafiği yüzde 5 arttı. 

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI’NDA YOLCU TRAFİĞİ YÜZDE 13 ARTTI 

Bakan Uraloğlu, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda; ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin iç hatlarda 8 bin 616, dış hatlarda 10 bin 561 olmak üzere toplamda 19 bin 177 olarak gerçekleştiğini, yolcu trafiğinin ise; iç hatlarda 1 milyon 446 bin 739, dış hatlarda 1 milyon 708 bin 314 olmak üzere toplamda 3 milyon 155 bin 53 olduğunu belirtti. 

2024 yılının Ocak ayında hizmet verilen yolcu trafiğinin de 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında iç hat yolcu trafiğinde yüzde 7; dış hat yolcu trafiğinde yüzde 18 olmak üzere toplam yolcu trafiği yüzde 13 artış gösterdiğini bildiren Bakan Uraloğlu, “2024 yılının Ocak ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği 2023 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında toplam uçak trafiği yüzde 9 artış gösterdi. Genel havacılık faaliyetlerinin devam ettiği İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ocak ayında 2 bin 71 uçak trafiği gerçekleşti.” bilgisini paylaştı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hava-yolu-yolcu-trafiginde-rekor-artis-ulastirma-bakani-abdulkadir-uraloglu-ocak-ayi-verilerini-acikladi/feed/ 0
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde kayıp canlara her dinde dua https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:34:28 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3779 Bazı gecelerin sabahı olmuyor… Tam bir yıl önce, 6 Şubat’ta da o meşum gecelerden biri yaşandı. Saat 04.17’de kopan 7.7’lik kıyametle on binlerce vatandaşımız için güneş hiç doğmadı. Ardından gelen gün, yer bir kez daha yerinden oynadı. Bu kez 7.6’yla yıkıldı dünyalar. Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler, tam 53 bin 537 canı kopardı aramızdan.

3 DİLDE AĞIT

Bu çifte felaketin yıldönümünde acılar hâlâ ilk gün gibi tazeydi. Büyük yıkımın yaşandığı 11 ilde ve tüm Türkiye’de kayıp canlarımızı andık. Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır ve Elazığ’da olduğu gibi Hatay’da da herkes ayaktaydı önceki gece. Akşam saatlerinden itibaren anma programları düzenlendi. İlk olarak Hatay Akademi Orkestrası, Uğur Mumcu Bulvarında Türkçe, Arapça ve Ermenice şarkılardan oluşan bir dinleti sundu. Yoğun yağmur altında, Hataylılar ağıt parçalarını gözyaşlarıyla, birbirine sarılarak dinledi.

DUALAR YÜKSELDİ

Köprübaşı mevkisindeki Anıt Alanı’nda tören düzenlendi sonra. Buradaki anma programına Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile kentte yaşayan Musevi, Hıristiyan cemaatinin dini temsilcileri de katıldı. Okunan Kuran-ı Kerim’in ardından, Musevi ve Hıristiyan din adamları da dualar okudu. Din adamları, “kardeşlik, birlik, beraberlik ve Hatay’ın en kısa zamanda eski günlerine kavuşması” dileğinde bulundu. 

YİNE O ÇAĞRI…

Saatler 04.17’yi gösterdiği anda depremzedeler hep bir ağızdan “Sesimizi duyan var mı” diye seslendi. Depremzedeler zaman zaman Atatürk’ün Hatayla ilgili “Hatay benim şahsi meselemdir” şeklindeki sözünü hep bir ağızdan tekrarladı. Anmaya katılan vatandaşlar, Asi Nehri’ne karanfil bıraktıktan sonra dağıldı.

Hataylılar acılarını sarılarak paylaştı.

SESSİZ YÜRÜYÜŞ

Hataylı depremzedeler gece yarısı, yakınlarını kaybettikleri enkazlara mum ve karanfil bıraktı. Daha sonra kentteki Vali Göbe kavşağında bir araya gelindi, ellerde meşaleler, defneler ve karanfillerle anma programının yapıldığı Köprübaşı mevkisindeki Anıt Alanı’na kadar ‘sessiz yürüyüş’ düzenlendi.

GEÇMİYOR SİZSİZ ZAMAN…

Depremlerin yıl dönümünde mezarlıklar doldu taştı. Kimi kaybettiği çocuğunun oyuncaklarıyla gittiği kabristana, kimi eşinin eşarbıyla…

Depremzedeler, yakınlarının mezarlarına sarılarak gözyaşı döktü.

OKULLARDA SAYGI DURUŞU

Ülke genelinde tüm eğitim öğretim kurumlarında öğrenciler, öğretmenler ve idareciler geçtiğimiz yıl hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin törene Ankara Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde katıldı. Tekin mesajında, “Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyoruz” dedi. Deprem bölgesinde yer alan 5 ilde eğitime 1 gün ara verildi. Hatay Defne’deki Sümerler Ortaokulu öğrencileri de depremde yaşamını yitiren Yağmur Rifaioğlu’nun (13) şiirini besteleyip, birlikte söyledi. Öğrenciler daha sonra gökyüzüne siyah balonlar bıraktı.

MEHMETÇİK’TEN ACI SELAM

Çifte felaketin birinci yılı nedeniyle dün, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları başta olmak üzere yurt genelinde bulunan askeri birliklerde anma törenleri düzenlendi. Mehmetçik, merkez üssü Pazarcık olan 7.7’lik ilk depremin meyana geldiği saat 04.17’de depremde ölen vatandaşlar için selam durarak saygı duruşu gerçekleştirdi ve ölenlerin anısına selam verdi.

ENKAZ ALTINDAKİ KIZININ ELİNİ BIRAKMAYAN BABA: BİR YILDIR YÜREĞİM YANIYOR

Enkaz altında kalan kızı Irmak Leyla Hançer’in (16) elini tutarken çekilen fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, felaketin yıldönümünde kızının mezarını ziyaret etti. Depremden sonra eşi ve 3 çocuğuyla birlikte Ankara’da yeni bir hayat kuran Hançer, kızının mezarının başına çiçek bırakırken gözyaşlarına boğuldu.

Depremde kızıyla birlikte 7 yakınını kaybettiğini söyleyen acılı baba, bir yıldır yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı: “Gidişi oldu gelişi olmadı bir daha. Biz de kendisiyle beraber öldük işte. Hiçbir zaman çıkmadı, çıkmıyor acısı. 2-3 saat çocuğumun elini tutarak bekledim o şekilde. Ellerinden öptüm, yanaklarından öptüm. İşte ellerine sarıldım… Ama hiçbir çare bulamadık. Yüreğimde ateş yanıyor, bir yıldır da sönmedi, daha da sönmedi…” 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/6-subat-depremlerinin-yildonumunde-kayip-canlara-her-dinde-dua/feed/ 0
Adıyaman ve Malatya hem sanayi hem de turizmle canlanmak istiyor: ‘Özel destekle ayağa kalkarız’ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adiyaman-ve-malatya-hem-sanayi-hem-de-turizmle-canlanmak-istiyor-ozel-destekle-ayaga-kalkariz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adiyaman-ve-malatya-hem-sanayi-hem-de-turizmle-canlanmak-istiyor-ozel-destekle-ayaga-kalkariz/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:28:35 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3773 Deprem sadece Adıyaman’ın binalarını değil ekonomisini de derinden vurdu. Depremden önce şehrin ekonomisi iki ana taşıyıcı kolon üzerinde yükseliyordu. Bunlardan biri tarım ve hayvancılık, diğeri ise Adıyaman sanayisinin neredeyse yüzde 90’ını oluşturan tekstil fabrikalarıydı. Yine gıda, inşaat ve inşaat malzemeleri alanında da üretimler devam ediyordu. Ancak, 6 Şubat depremlerinin ardından şehir iş ve işgücü açısından önemli sorunlar yaşamaya başladı. 6 bin üyesi bulunan Adıyaman Sanayi ve Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Torunoğlu da depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybedenlerden biriydi. Görevi ise 15 Mart 2023 itibarıyla oğlu Mehmet Torunoğlu devraldı. Depremin ardından Adıyaman ekonomisinin en temel sorunlarından birinin fabrikalarda çalışacak eleman bulunamaması olduğunu belirten Mehmet Torunoğlu, durumu şöyle anlattı:

Emre ESER – Taylan Özgür DİL/ADIYAMAN

‘1954’E GERİ DÖNDÜK’

“Depremden önce Adıyaman kabuğunu kırmak üzere olan bir şehirdi. Ciddi problemlerinin çoğunu aşmıştı. Depremle birlikte 1954 yılına (Adıyaman’ın Malatya’dan ayrılıp il ilan edildiği yıl) geri döndük. Şehirde birçok kişi artık yeni binaların yapımında çalışıyor. Geçmişte işsizler için geçici süreyle iş olanağı sağlayan Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında artık 10 bine yakın kişi istihdam ediliyor. Üretim için gerekli olan iş gücümüz maalesef bu alanlara kaydı. Şehirde ufak bir elektrik tesisat işinde bile usta bulmakta zor. Sanayi sitelerinde ise çırak bulmak bile imkânsız hale geldi. Bugün sanayide iş var ama işyerleri kapasitelerini arttıramıyor çünkü çalışacak personel bulamıyor.”

‘BÜYÜK TEŞVİKLERE İHTİYACIMIZ VAR’

Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkması için devletin ciddi desteğinin şart olduğunu aksi halde şehrin 6 Şubat 2023 öncesine dönmesinin 20 yılı bulabileceğini söyleyen Torunoğlu, “Deprem sonrası sigorta primleri ertelendi, KOSGEB tarafından işletmelere 400 bin TL faizsiz kredi dağıtıldı. KGF ise değişken faizli kredi verdi ancak bu kredilerin faizi yüzde 13’lerden yüzde 50’lere kadar geldi. Yalnızca bu destekler kalkınmamız için yeterli olmayabilir. Asgari ücret, vergi muafiyeti gibi desteler verilebilir. Başka bir önemli ve değerli bir destek olarak Adıyaman süper teşvik bölgesi ilan edilebilir. Turizmde ise ciddi bir potansiyele sahibiz. Nemrut ve daha gibi birçok turistik bölgemiz var. Örneğin, 2025 yılı turizmde ‘Adıyaman’ yılı ilan edilebilir. Yani bizim şehrimizi, ekonomimizi, insanımızı yaşama yeniden bağlayacak büyük teşviklere ihtiyacımız var” diye konuştu.

ÇALIŞAN SAYISI YÜZDE 30 AZALDI

-Depremden önce Adıyaman’daki OSB’lerde 19 bine yakın çalışan bulunduğunu belirten Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Çelenk ise depremin birinci yılı itibarıyla çalışan sayısının yüzde 30 azalarak 13 bine kadar gerilediğini kaydetti. Bölgede 25 fabrikanın hasar aldığını, 15 fabrikanın yıkıldığını söyleyen Çelenk, “Şehrin sanayisindeki kaybı daha iyi anlamak açısından başka bir örneği şöyle verebilirim, depremden önce 230 milyon kilowattsaat olan elektrik harcamemız son 12 ayda 130 milyon kilowattsaat’e geriledi. Böyle gidersek 10 yıldan önce toparlanamayız. TYP’nin de etkisiyle çalışan bulmakta zorlanıyoruz. Devletimizden sabit faizli ve ucuz kredi istiyoruz. Devlet büyüklerimizin bizi yüksek faize mahkum etmemesini diliyoruz. Küçük, orta ve büyük işletmelerin yeniden çalışmaya başlaması, Adıyamanlıların yeniden hayata tutunması için bunlara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

‘DÖNMEK İÇİN SEBEPLERİ OLMALI’

-Malatya Sanayi ve Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Malatya ekonomisi depremde ciddi yara aldı. Aradan geçen sürede desteklerle bir kısmını telafi ettik. Ama barınma sorunu sanayinin de sosyal hayatın da toparlanmasını geciktiriyor. Maalesef yerel otoriteler bu süreci iyi yönetemedi. Yeni oluşturulacak ekiplerden umudumuz var. Malatya çok güçlü ve büyük bir şehir. Eski günlerimize dönmek zaman alacak. Ama bunu hızlandırmak hepimizin elinde. İşçi sorunu, vatandaşların kente geri dönüşü, kira ve barınma sorunu çözüldükçe Malatya da iyileşecektir. Öncelikle kentten giden vatandaşlarımızın aileleri ile buraya dönmesi gerekiyor. Devletten de bu dönüşü teşvik edecek desteklerin önceliklendirilmesini istiyoruz. Vatandaşların da buraya dönmesi için sebebi olmalı. Döndüklerinde hem burada zorluk çekmeyeceklerini hem de maddi açıdan avantajlı olacaklarını bilmeleri gerekiyor” diyor.

SANAYİCİ NE İSTİYOR

  • Çalışanların yeniden fabrikalara kazandırılması
  • Düşük faizli kredi
  • Vergi ve ücret desteği
  • ‘Süper teşvik bölgesi’ veya ‘turizm yılı’ gibi planlarla ekonominin canlandırılması

ÇALIŞAN NE TALEP EDİYOR

  • Asgari ücretin üzerinde maaş
  • Barınacak ev ve kiraların düşmesi
  • İhtiyaçlar için uygun faizli kredi
]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/adiyaman-ve-malatya-hem-sanayi-hem-de-turizmle-canlanmak-istiyor-ozel-destekle-ayaga-kalkariz/feed/ 0
Bir yıl sonra kamu ve vatandaşın deprem mesaisinde artılar, eksiler… Topyekün hazırlığı sürdürmek şart https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:24:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3768 TÜRKİYE’de 1999 yılı öncesinde yapılan inşaatlarda maalesef etkin bir denetim mekanizması işlemedi. O günün şartlarında, var olan malzemeler ve bilgilerle binalar yapıldı. Mühendislik hizmeti olmadan ve hatta ruhsat dahi alınmadan şehirler büyüdü. Müteahhitler kendi ifadeleriyle deniz kumuyla yaptı çoğu projesini. Ev sahipleri gelecek aflara güvenip temelsiz binalarına kat çıkmaktan çekinmedi. Gelen her af yeni suiistimalleri beraberinde getirdi.

1999 sonrası yapılan düzenlemelerle adım adım iyileştirmeler olsa da, bu düzenlemeler çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldı. Mevzuata uymayanlar ve hatalara göz yumanlar telafisi imkânsız sonuçlara neden oldu. 6 Şubat’ta tüm Türkiye’yi yasa boğan büyük acı ihmaller zincirinin sonucuydu…

DÖNÜŞÜM NASIL BAŞLADI

Oysa 2012 yılında çıkarılan kentsel dönüşüm yasası ile inşaat sektörünün kötü geçmişi temize çekilecek, tüm riskli binalar bir bir yenilenecekti. Ancak süreç sağlıklı başlamadı ve bu nedenle de istenilen sonucu vermedi.

Elbette yapılan çok başarılı örnek projeler oldu. Özellikle kamu eliyle yapılan birçok dönüşüm projesiyle binlerce hane sağlıklı evlere kavuştu. Ama dönüşüme bakış açısı ‘5 katı yıkıp 10 kat yapalım’ olunca kaybeden şehirler oldu. Özel sektör doğası gereği kâr aradı, dönüşüme riskli yerden değil rantı yüksek yerden başladı. Vatandaşın beklentisi yükseldi, bir evine iki istedi, pazarlıklar yıllar aldı. Mali ve teknik gücü yetersiz şirketler ‘Dönüşümde ben de varım’ dedi ama inşaatları yarım bıraktı. Yeni ev hayali kuranlar elindekinden de oldu…

SON BİR YILDA NELER DEĞİŞTİ

Alınan derslerle yıllar içinde vatandaşı koruyan, sektörü disipline eden birçok düzenleme hayata geçti. Gelin, birlikte son bir yıldır atılan adımlara ve ihtiyaçlara bakalım…

MÜHENDİSLERE TECRÜBE ŞARTI GELDİ

– Deprem sonrası ‘yetkin mühendislik’ kavramı sıkça gündeme geldi. Yeni mezun bir mühendisin istediği büyüklükte bir projede yer alması eleştirildi. Mayıs 2023’te ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ güncellendi ve mühendislerin mesleki tecrübesine göre iş almasının önü açıldı. Bir diğer ciddi sorun da kiralık diplomalar oldu. Hürriyet yazarı Sedat Ergin ve Ekonomi Müdürü Sefer Levent, ‘pasif mühendis skandalını’ köşelerinde sıkça ele aldı. Mühendisliğin sadece kâğıt üzerinde olduğu, onlarca yapı denetim firmasının mühendisi değil ‘diplomayı’ çalıştırdığı kamuoyu ile paylaşıldı.

– Hem yetkin mühendislik hem de pasif mühendislik sorununu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç’e sordum. Cevabını aynen aktarıyorum: “Maalesef her iki sorunu da çözemedik. Yapılan yönetmelik değişikliği mühendisin görev yılına göre iş alması ile ilgili. Bu yetkin mühendislik anlamına gelmez. Bilgi ve deneyimin ispatlanması gerekir. Bu da dünyada sınav, puan ve zorunlu eğitim sistemi ile sağlanır.

– Diploma kiralama sorununu ise birkaç kuralla değiştirmek zor. Bu bir kültür ve bu kültürün yerleşmesi için cezai yaptırımları artması, işini iyi yapanlar için iyi imkânlarla ödüllendirme sağlanması gerekir. Ülkemizde inşaat kültürünün gelişmesi için radikal önlemler alınmalı. Bir yapı, sahibi kim olursa olsun kamusal bir varlıktır. Bu nedenle kâr-zarar hesabı ile değil, güvenliği önceleyen yaklaşımla projelendirilmeli ve denetlenmeli. Yapı denetim şirketleri, kâr-zarar hesabı yapan işletmeler olmaktan çıkarılmalı. Bugün bu şirketlerin en büyük gideri mühendis maaşı ve bu alanda tasarrufa gidiliyor. Denetim hizmetlerinin şirketleşmeye açılması bataklığa yol açtı ve bu sistem değişmeli.”

YENİ DÖNÜŞÜM YASASI HAZIRLANDI

Depremin üzerinden geçen bir yılda atılan en radikal adımlardan biri yeni dönüşüm yasası oldu. Teknik detayları bir yana bırakırsak yapılan en temel değişimler şunlar:

Geçmişte dönüşüm yapılması için arsa payının 2/3 çoğunluğu gerekiyordu, şimdi yüzde 50+1 yeterli olacak. Yani çoğunluk evet derse bina dönüşecek. 

Riskli kararı ve yıkım için evlere tek tek tebligat gitmeyecek, E-Devlet ve muhtarlıklarla bildirilecek. Böylece zaman kaybı önlenecek.

Kimse risk tespiti ya da yıkım için ‘kapımı açmıyorum’ diyemeyecek, zorla girilecek.

Yeni yerleşim yerleri dışında mevcutta yerleşim olan alanlar da rezerv alan ilan edilecek.

Dar gelirli evini dönüştüremiyorsa kamu maliyeti ödeyecek, eve ortak olacak. Ev sahibi ve eşi ömür boyu evde kira ödemeden kalacak, borcunu öderse tapusunu alacak. Ancak bu yeni model birçok soru işaretine yol açtığı için vatandaşa tüm yönleriyle anlatılması, mülkiyet hakkının korunması şart.

KAMPANYALAR DEVREYE GİRDİ

6 Şubat’ta büyük yıkıma uğrayan illerde kamu eliyle konutlar yapılırken, bir de evini kendi dönüştürmek isteyenler için ‘Yerinde Dönüşüm’ kampanyası başlatıldı. Konutlar içinde 750 bin lira kredi, 750 bin lira hibe, ahırlı köy evleri içinde 1 milyon lira kredi 750 bin lira hibe, işyeri için de 400 bin lira kredi, 400 bin lira hibe verildiği açıklandı. Krediler 2 yıl ödemesiz ve 10 yıl faizsiz olacak şekilde planlandı. Sonrasında İstanbul özelinde ‘Yarısı Bizden’ dönüşüm kampanyası açıklandı. Buna göre de; 100 bin lirası kira desteği, 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası uygun şartlarda kredi şeklinde her ev için 1.5 milyon lira destek sağlanacağı belirtildi. Kredilerin ödenmesinin evler tamamlandıktan sonra başlayacağı, ilk yıl faizsiz olacağı ve kalan yıllarda kredi maliyet oranının TÜFE’nin yarısı kadar olacağı açıklandı.

Her iki kampanyada da hibeler ve faizsiz ödeme imkânları dönüşümü desteklemesi açısından çok kıymetli. Bununla birlikte vatandaş cephesinde sorunlar şöyle: artan inşaat maliyetleri nedeniyle verilen destek tutarları kimi bölgelerde yeterli olmuyor, inşaatı kamu kurumunun değil özel sektörün yapması doğru firma nasıl bulunur endişesi yaratıyor, dönüşüm için yüzde 50+1 anlaşma yeterken İstanbul kampanyası için yüzde 100 uzlaşı istenmesi vatandaşı zorluyor ve Yarısı Bizden kampanyasının İstanbul dışındaki illerde de yapılması bekleniyor.

KİRA VE KREDİ DESTEKLERİ ARTTI

Evi dönüşüme giren vatandaşa verilen faiz destekli dönüşüm kredisi ve kira desteğinde son bir yılda iyileştirmeler yapıldı.

İstanbul’da aylık kira desteği 5 bin 500 liraya, Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir’de 4 bin 500 liraya yükseldi. Diğer illerde de yeni yılda 3 bin ila 3 bin 750 lira seviyesine çıkarıldı. Destek miktarının artması olumlu bir adım olsa da; bugün gelinen noktada rakamlar oldukça düşük. İstanbul’da aylık ortalama kira bedeli 17 bin lirayı aşmışken, 5 bin 500 lira destek dar ve orta gelirli haneleri zorluyor. Bu nedenle kira desteğinin artması ya da vatandaşa ‘geçici kiralık konut’ imkânı sunulması bekleniyor.

Gelelim kredilere… Bu kapsamda konut yapım ve konut edinme için 1 milyon 250 bin lira, işyeri yapım için 800 bin lira, işyeri edinme için 350 bin lira, güçlendirme için 320 bin lira kredi imkânı sağlanıyor. Devlet destekli dönüşüm kredisinde şu an güncel faiz oranı yüzde 3.89 seviyesinde. Kamunun yüzde 0.70 desteği ile oran standart konutta yüzde 3.19’a düşüyor. Ne var ki yüksek faizler bu desteğin kullanımını imkânsız hale getiriyor. Bu nedenle bu alanda iyileştirme bekleniyor. Öte yandan yasa gereği kira ve kredi destekleri de aynı zamanda kullanılamıyor, birinin seçilmesi gerekiyor. Beklenti iki desteğin birlikte sunulması.

Özetle; Madem Türkiye deprem ülkesi, madem ki yeni felaketler kapıda binalarımızı depreme hazırlamak, yenilerini kuralına uygun yapmak zorundayız. İlgili bakanlıklar, yerel yönetimler, vatandaş ve hatta özel sektör topyekûn seferberliğin parçası olmalı. 6 Şubat sonrası nasıl tüm ülke acıda tek yürek olduysak, işte bugün de aynı acılar yaşanmasın diye birlikte işe koyulmalıyız. Beklenecek zaman yok…

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bir-yil-sonra-kamu-ve-vatandasin-deprem-mesaisinde-artilar-eksiler-topyekun-hazirligi-surdurmek-sart/feed/ 0
Üç Kız Kardeş’in 73. bölümünde neler oldu? Somer, Adnan’a yakalandı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-73-bolumunde-neler-oldu-somer-adnana-yakalandi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-73-bolumunde-neler-oldu-somer-adnana-yakalandi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:03:46 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3709 Dizinin yeni bölümünde;

Ayla’dan Sevilay’ın malikaneye yerleştiğini öğrenen Rüçhan, hemen yola çıktı. Kapıda Kartal ile karşılaşan Rüçhan, içindeki bütün öfkeyi bir çırpıda kustu.

Rüçhan’ı sakinleştirmek için her yolu deneyen Kartal, onu hayatının gerçeği ile yüzleştirdi:

Öldüğünü sandığınız oğlunuz yaşıyor

Rüçhan duydukları ile büyük şok yaşarken aynı dakikalarda Türkan, fenalaşarak yere yığıldı. Panikleyen Somer, onu hastaneye götürdü.

Kartal ile konuşmasını bitiren Rüçhan, öfke ile malikaneye girip Sevilay’a saldırdı.

Neye uğradığını şaşıran Sevilay, öylece kala kalmışken bir darbe de Nezahat’tan geldi.

Her geçen gün Kartal’a biraz daha bağlanan Derya, ona attığı mesajla aralarında geçen her şeyi unutmanın daha doğru olduğunu söyledi. Kartal da Derya ile aynı fikirdeydi.

Sabırsızlıkla Türkan ve Somer’in hastaneden dönüşünü bekleyen ev halkı korkulan bir şey olmadığını öğrenince derin bir nefes aldılar.

Annesinin ısrarına daha fazla dayanamayan Somer, hapishaneye babasını görmeye gitti.

Sevilay’ın Rüçhan’a ait kıyafetleri çöpe atmasına gönlü razı olmayan Ayla, topladığı her şeyi Kalender Ailesi’nin evine getirdi.

Eve sığamamaktan şikayetçi olan Nezahat’ın sözleri Türkan’ı kırdı.

Sadık’ı yemeğe davet eden Adnan; ona Müjgan ile ilgili bambaşka bir hikaye anlattı.

Uzay nedeniyle Sadık ile karşı karşıya gelen Serdar hastanede Müjgan ile karşılaştı.

Serdar sözleriyle Müjgan’ı etkilemeyi başardı.

Adnan’ı arayarak onunla görüşmek istediğini söyleyen Rüçhan, abisi ile malikanenin bahçesinde yüzleşti. Kartal’ın kendisine söylediklerini Adnan’a anlatan Rüçhan, istediği ipucunu yakaladı.

Vakit kaybetmeden Kartal’ın ofisine giden Rüçhan, oğluyla ilgili sorular sordu. Karşısındakinin annesi olduğunu bilen ancak durumu çaktırmamaya çalışan Kartal, sorularıyla gerçekleri Rüçhan’ın ağzından öğrenmeye çalıştı.

Somer’in saçlarını okşarken; vazgeçtiğiniz oğlunuzun bir yerlerde üşüyebileceğini düşündünüz mü?

Kızlarının istediklerini alabilmek için çalışmaktan başka çaresi olmayan Somer, inşaatta günlükçü olarak işe başladı.

Hastaneden taburcu olan Uzay, bahçede gördüğü Dönüş ve Serdar’ın yanına gitti. Ayvalık’ta kalmaya devam edeceğini söyleyen Uzay, Serdar’ın endişelerini haklı çıkardı.

Kartal ile Rüçhan’ın yakınlaşmasından korkan Adnan, manevi oğlunu zor duruma sokacak bir planın startını verdi.

Ailecek oturulan yemek masasına Uzay’ın gölgesi düştü. Ortamı bozmak istemeyen Dönüş, masadan kalktı. Kızının peşinden giden Sadık, Uzay’ın İstanbul’a gitmeyeceğini öğrenince şoke oldu.

Serdar haklı çıktı. Ana-oğul seni kandırmışlar baba…

Sinirleri bozulan Sadık, Müjgan’ı arayarak duyduklarının doğru olup olmadığını sordu. Müjgan, sözleri Sadık’ı rahatlattı.

Babasının suçsuzluğunu ispatlayıp, onu hapisten kurtarmayı kafasına koyan Somer; kayıp danışmanın peşine düştü.

Adrese ulaşan Somer, Türkan’ı arayıp kendisine eşlik etmesini istedi.

Halasının söylediklerine kulak veren ve babasında haksızlık yaptığını düşünen Dönüş, gönlünü almak için postaneye gitti. İrfan’dan Sadık’ın Müjgan ile birlikte çıktığını öğrenen Dönüş, sahilde babası ile Müjgan’ı sarmaş dolaş görünce yıkıldı.

Ev ekonomisine katkıda bulunmak isteyen Türkan, bir restoranla anlaştı ve onlara yemek hazırlamaya başladı.

Efe konusunda Derya ile inatlaşan Sevilay, torununu görebilmek için yalan bir hikaye anlattı ve üstü kapalı Adnan’dan yardım istedi.

Oğlundan gelecek haberi bekleyen Rüçhan, Kartal’ı aradı. Kartal, Rüçhan’a “Sizi yarın oğlunuza götüreceğim” dedi.

Gizlice malikaneye giren ve Adnan’ın odasında araştırma yapan Somer, kara kaplı defteri buldu. Özer Korman’ın üzerinin çizildiğini gördü.

Adnan’ın beklenmedik gelişi Somer’i şoke etti.

Hapishanede özgür kalacağı günlerin hayalini kuran Özer ise bambaşka bir sınav ile baş başaydı…

?

 

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/uc-kiz-kardesin-73-bolumunde-neler-oldu-somer-adnana-yakalandi/feed/ 0
Yüzen mahallede yeni hayat https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:00:34 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3705 Herkesin ne yapabilirim diye elinden gelenin fazlasını ortaya koyduğu, acıların en sıcak olduğu o günlerde bir haber geldi. Bir enerji şirketi devasa gemilerinden birini İskenderun Limanı’na yanaştırmış ve depremzedelere açmıştı. ‘Vay’ dedi herkes. ‘Ne de güzel düşünmüşler”.

Gemilerin sahibi Karadeniz Holding. Zaten öğrendik ki gemilerden biri, şirketi 1948’de kuran Rauf Osman Karadeniz’le adaş, Rauf Bey Lifeship adını taşıyor. Diğer gemi ise Süheyla Sultan adında. Süheyla Hanım da Rauf Osman Bey’in eşi. Holding’in dünya genelinde enerji odaklı projelerde çalışan 36 Powership ve LNG gemisinden oluşan bir
filosu var.

DÜNYADA SIK RASTLANMIYOR

Depremin üzerinden bir yıl geçti. Her iki gemi de aynı noktada depremzedelerin ihtiyaçlarına çare oluyor. Aradan geçen bir yılda bu devasa yüzer mahallelerde neler olduğunu Süheyla Hanım ve Rauf Bey’in torunu, şirketin üçüncü kuşak temsilcilerinden Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Harezi Yılmaz ile konuştuk.

Merak ettim, acaba gemilerin afetlerde akut ihtiyacı karşılaması dünyada sık rastlanılan bir durum mu? Zeynep Harezi Yılmaz’ın yanıtı netti: “Hayır. Dünyada farklı farklı hastane gemileri var. Cruise ve ship’ler bu tür yardımlar için kullanılmaya müsait. Ama bunu bir yaşam kenti olarak kurgulamak ve acil durumlarda sağlık merkezi olarak kullanmak ilk defa bizim şirketimiz tarafından yapıldı.”

Zeynep Harezi Yılmaz

Yılmaz’dan öğreniyorum ki, Rauf Karadeniz’in oğulları (kendisinin de dayıları oluyor) Orhan ve Osman Karadeniz, bu büyük gemilerden birini petrol platformlarında ya da mühendislik projelerinde çalışırken barınma amaçlı kullanmış. Ama altı yıl önce gerçekleşen İstanbul depreminde yönetim bir karar alarak, gemiyi olası bir İstanbul depremi için hazırlamış. Yılmaz şöyle anlatıyor hikâyeyi: “Gemide çocuk  parkları, revir, kreşler, sınıflar tasarladık.  Hazır bir şekilde İstanbul depremine faydası olur diye tersanemizde duruyordu. Bir de İngiltere ve İrlanda arasındaki hızlı feribot seferini yapan dünyanın en hızlı feribotu olan Stella adında bir feribot almıştık. Onu da açıkçası yüzer ofis olarak kullanıyorduk. 6 Şubat’ta hemen Süheyla Sultan (Anneannemin ismi) Lifeship’in içini donatmak için harekete geçtik. Klimadan çamaşır makinelerine kadar ne gerekiyorsa tam teçhizatla donattık. Kreşlerin içine oyuncaklar, kütüphaneye kitaplar koyduk. 14 gün içinde tüm hazırlıkları tamamlayarak hızlı bir şekilde yolladık. Satın aldığımız ve Rauf Bey adını verdiğimiz feribotu da deprem bölgesine gönderdik. Gemileri kaşam kentine çevirdik.”

4 BİN YATAK

Süheyla Sultan ve Rauf Bey gemieri toplam 4 bin yatakla hemen hizmete açılmış. Yılmaz, “Rauf Bey’i yatılı okul yaptık. Nisan-haziran arasında hızlandırılmış etütler başlattık” diyor.

Rauf Bey yurt olurken Süheyla Sultan’ı da bütün ailelerin girebildiği bir yaşam kenti yaptıklarını söylüyor Yılmaz. Sözlerini şöyle sürdürüyor: “Travma yaşayan kişilerin üreterek iyileşmesinin mümkün olabileceği düşüncesiyle kaymakamlıkla birlikte hemen bir Halk Eğitim Merkezi kurduk. Çocuklara ve kadınlara eğitim verildi. Burada üretilen ürünleri hem sosyal medyada hem de çevremize satmalarına yardımcı oluyoruz. 12 Mart’tan itibaren Süheyla Sultan’da toplam bin 601 kişi kaldı. Kimi ilk günden bu yana, kimi de dönüşümlü olarak orada. Gemilerden biri depremde zarar gören Osman Ökten Anadolu Lisesi’ne ev sahipliği yapıyor.”

Peki gemiler daha ne kadar deprem bölgesinde kalacak? Zeynep Harezi Yılmaz, “Bize ihtiyaç oldukça buradayız” diye yanıtlıyor soruyu.

BUNDAN SONRASI VAKIFTA

-Deprem sonrasında yaşanılanlar, ailenin uzun yıllardır aklında olan bir planın hayata geçirilmesine de vesile olmuş. Yılmaz, “Bu projeler yıllardır gönlümüzde yatan vakıf kurma isteğimizi harekete geçirdi. Yürüttüğümüz projeler vardı çok da gerek duymuyorduk. Ancak gemilerin deprem bölgesine gitmesiyle birlikte vakıf kurma fikrini hayata geçirme kararı aldık. Ve Tek Dünya Karadeniz Vakfı’nı kurduk.  ‘Tek Dünya’ dedemin bir şiiriydi. Oradaki sözler bize de kılavuzluk ediyor” diye anlatıyor vakfı. Tek Dünya Karadeniz Vakfı hem deprem bölgesindeki projeleri koordine edecek hem de uzun yıllardır kız çocuklarının eğitimine odaklanan Girl Power burs projesinin sürdürülebilirliğini sağlayacak. 

Vakfın odağında kadın, çocuk ve eğitim var.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/yuzen-mahallede-yeni-hayat/feed/ 0
Otomotiv sektöründe rekor https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-sektorunde-rekor/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-sektorunde-rekor/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:18:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3683 Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisinin ocak ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artışla 2,8 milyar oldu. Toplam ihracattan yüzde 16,2 pay alan sektör yine ilk sırada yer aldı.

OİB yetkilisi, “Bu yılın ilk ayında otomotiv endüstrisi tarihindeki en yüksek ocak ayına ulaştık” dedi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Otobüs Minibüs Midibüs ihracatı çift haneli arttı. İtalya, Slovenya ve Romanya’ya yüksek oranlı artışlar kaydettik” dedi.

TEDARİK ENDÜSTRİSİNDE YÜZDE 3 ARTIŞ

En büyük ürün grubu Tedarik Endüstrisi ihracatı ocakta yüzde 3 artarak 1 milyar 171 milyon dolar oldu. Binek Otomobil ihracatı yüzde 13 azalarak 773 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 artarak 505 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 61 artarak 161 milyon dolar olurken, Çekiciler ihracatı da yüzde 10 azaldı.

Tedarik endüstrisinde en büyük pazar olan Almanya’ya ihracatta yüzde 2 oranında düşüş görülürken, önemli pazarlardan ABD’ye yüzde 21, Birleşik Krallık’a yüzde 15, Romanya’ya yüzde 49, Fas’a yüzde 31, Çekya’ya yüzde 23 ihracat artışı, İspanya’ya ise yüzde 16 ihracat düşüşü yaşandı.

Binek otomobillerde önemli pazarlar olan Birleşik Krallık’a yüzde 24, Fransa’ya yüzde 11, İspanya’ya yüzde 42, Polonya’ya yüzde 43, Slovenya’ya yüzde 38, Belçika’ya yüzde 21 ihracat düşüşü görülürken, İtalya’ya yüzde 85, Almanya’ya yüzde 20, Hollanda’ya yüzde 47, Cezayir’e yüzde 100 ihracat artışı oldu.

Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık’a yüzde 60, önemli pazarlardan Slovenya’ya yüzde 72, İtalya’ya yüzde 35, Fransa’ya yüzde 45, Belçika’ya yüzde 55 ihracat artışı yaşanırken, İspanya’ya yüzde 68, ABD’ye yüzde 100 ihracat düşüşü görüldü.

Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise en fazla ihracat yapılan ülke olan İspanya’ya yüzde 132, Almanya’ya yüzde 29, Birleşik Krallık’a yüzde 270 ihracat artışı yaşandı.

ALMANYA EN BÜYÜK PAZAR

En büyük pazar olan Almanya’ya 417 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Birleşik Krallık 333 milyon dolarlık ihracat rakamı ile ikinci büyük pazar oldu. Bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 11 arttı. Üçüncü büyük pazar olan Fransa’ya ise yüzde 4 azalarak 272 milyon dolar ihracat oldu. Geçen ay İtalya’ya yüzde 31, Slovenya’ya yüzde 19, Romanya’ya yüzde 19, Fas’a yüzde 39, Portekiz’e yüzde 41, Cezayir’e yüzde 424 ihracat artışı görülürken, İspanya’ya yüzde 22, ABD’ye yüzde 21, İsrail’e yüzde 14, İsveç’e yüzde 48 ihracat düşüşü yaşandı.

AB ÜLKELERİNE OCAKTA YÜZDE 1 ARTIŞ

Geçen ay Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 67,5 pay ve 1 milyar 877 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta yine ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine yönelik ihracat yüzde 1 arttı. Diğer Avrupa ülkelerine yüzde 12, Afrika ülkelerine de yüzde 35 ihracat artışı yaşandı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/otomotiv-sektorunde-rekor/feed/ 0
Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi açıklandı… Hız şampiyonu Adana’dan https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-100-sirketi-aciklandi-hiz-sampiyonu-adanadan/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-100-sirketi-aciklandi-hiz-sampiyonu-adanadan/#respond Tue, 06 Feb 2024 09:09:47 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3634 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) işbirliğinde, şirketlerin 2019-2021 arası 2 yıllık ciro artışı dikkate alınarak yapılan Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi yarışması sonuçlandı.  Listede 27 ilden ve 35 sektörden şirketler yer aldı. İlk 100’deki şirketlerin, 2019-2021 dönemindeki iki yılda ortalama büyüme oranı yüzde 569 oldu. Nominal gelirlerindeki artış oranı, Türkiye’nin nominal milli gelirindeki artışın 8 katı düzeyine ulaştı.

En hızlı büyüyen şirketlerin 23’ü İstanbul, 19’u Ankara, 9’u ise Adana’dan çıktı. Cirosunu 2 yılda yüzde 6 bin 628 oranında artıran Adana merkezli AFM Gıda Kimya Limited Şirketi ilk sırayı aldı. İstanbul firması Tobio Novelfarma İlaç Sanayi AŞ yüzde 5 bin 631 büyüme oranıyla ikinci, Aydın merkezli Ada İnşaat Mermer Limited Şirketi ise yüzde 1.744 büyüme oranıyla üçüncü oldu.

YENİ UFUKLAR AÇACAK

Türkiye 100 sonuçları; Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve iş dünyasının katılımıyla TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Ankara’da düzenlenen törenle açıklandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat burada yaptığı konuşmada “Bu ödüller, hem bireysel hem de ulusal düzeydeki ilerlemenin somut bir kanıtı olarak, gelecekte daha fazla yenilik ve uluslararası başarıya olan inancımızı pekiştiriyor. Bu başarıların, sürdürülebilir büyüme ve yenilikçilikle daha da ileri taşınacağına dair güvenim tamdır” diye konuştu. Ödüllerin şirketlere yeni ufuklar açacağını vurgulayan Bolat, “Sektörlerinizdeki liderliğinizi pekiştirecek, ulusal ve uluslararası arenada daha fazla tanınırlık kazanmanıza yardımcı olacaktır. Bu başarı, iş ağlarınızı genişletmenize, yeni pazarlara adım atmanıza olanak sağlayacak ve inovasyon ile büyüme yolculuğunuzda sizi daha da motive edecektir” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat

TÜRKİYE’DE EN HIZLI BÜYÜYEN İLK 5 ŞİRKET

ANADOLU’NUN YÜKSELİŞİ

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da konuşmasında, “İşte bu şirketler, bu alanda müthiş bir başarı kaydetti. Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketinin, bu dönemdeki ortalama ciro büyümesi, yüzde 569. Bu çok çarpıcı bir rakam. Çünkü Türkiye’deki milli gelir artışının 8 kat üzerinde bir performans gösterdiler” dedi. Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Türkiye 100 şirketlerinin yüzde 71’i 76 farklı ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye 100 listesinin bölgesel dağılımı da oldukça dikkat çekici. Listede 27 farklı şehrimizden şirketler var. Anadolu’nun yükselişi, burada da açık bir şekilde görülüyor.”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu

8 KAT DAHA HIZLI BÜYÜDÜLER

En hızlı büyüyen 100 şirketin 2019-2021 döneminde nominal gelirlerindeki artış oranı, Türkiye’nin nominal milli gelirindeki artışın 8 katı oldu.  Şirketlerin 2019-2021 döneminde ortalama büyüme oranı yüzde 569 olarak gerçekleşti. Türkiye 100 şirketleri tek bir şirket kabul edildiğinde; 2021 yılı toplam cirosu 23.3 milyar TL, 2021 yılı ortalama cirosu 232.7 milyon TL, 2021 yılındaki toplam istihdam 10 bin 269 kişi, şirket başına ortalama istihdam 102.69 kişi oldu.

NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI

Türkiye 100 listesindeki şirketlerde nihai karar merci konumundaki kişilerin eğitim seviyeleri yüksek. 75 şirketin en yetkili kişileri üniversite ve üzeri eğitim seviyesine sahip. Şirketlerin nitelikli insan kaynağına da sahip oldukları görülüyor. Toplam çalışanları içinde üniversite ve üstü seviyede eğitime sahip olanların oranı yüzde 50’den fazla olan şirket sayısı 36. Şirketlerde internet sitesi ve sosyal medya kullanımı da yaygın. 21 şirket, dijital platformlar (e-ticaret) üzerinden satış yapıyor. 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-100-sirketi-aciklandi-hiz-sampiyonu-adanadan/feed/ 0
Ocak ayı enflasyonu yüzde 6.7… Şimşek: Yılın ikinci yarısında belirgin gerileme göreceğiz https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ocak-ayi-enflasyonu-yuzde-6-7-simsek-yilin-ikinci-yarisinda-belirgin-gerileme-gorecegiz/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ocak-ayi-enflasyonu-yuzde-6-7-simsek-yilin-ikinci-yarisinda-belirgin-gerileme-gorecegiz/#respond Tue, 06 Feb 2024 09:06:14 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3631 YILIN ilk enflasyon verisi açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, ocak ayında tüketici fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 6.7 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 64.86 oldu.

EN YÜKSEK ARTIŞ SAĞLIK ALANINDA

TÜİK verilerine göre, ana harcama grupları itibarıyla ocak ayında aylık bazda en fazla artış yüzde 17.68 ile sağlıkta oldu. Sağlık grubunu yüzde 12.17 ile lokanta ve oteller izlerken, konut grubundaki artış yüzde 7.43, gıdadaki artış ise yüzde 5.19 ile öne çıktı.

 Yıllık bazda ise artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 92.27 ile lokanta ve oteller oldu. İkinci sırada yüzde 79.81 ile eğitim gelirken, sağlık grubundaki artış yüzde 78.57, ulaştırmadaki artış yüzde 77.54 ve gıda grubundaki yıllık artış da yüzde 69.71 olarak gerçekleşti.

Ocak ayında en yüksek artış yüzde 30.43 ile havayolu ve yolcu taşımacılığında yaşandı. Diğer analiz laboratuvarları ve röntgen çekim merkezleri yüzde 28.63 artarken, dişçilik ücretleri yüzde 25.80, karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yüzde 25.48, içkiler yüzde 24.37, ev aletlerinin onarımı yüzde 18.51, taksi ile şehir içi yolcu taşımacılığı yüzde 17.37, kişisel ulaştırma araçlarının bakım ve onarımı yüzde 14.24, patates ve yumru bitkilerin yüzde 14.05, yiyecek hizmetlerinin de yüzde 12.52 oranında yükseldi.

ÜFE AYLIK YÜZDE 4.14

Ocak ayında Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 4.14 arttı. Yİ-ÜFE’de yıllık enflasyon da  yüzde 44.2 olarak gerçekleşti. En yüksek yıllık artış yüzde 66.35 ile su temininde, yüzde 65.03 ile de madencilik ve taş ocakçılığında gerçekleşti. Yıllık bazda dayanıklı tüketim malında enflasyonda yüzde 56.63 artış görüldü.

ŞİMŞEK: KAYDA DEĞER DÜŞÜŞ ŞUBATTA

HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ocak ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Şimşek, “Aylık enflasyon geçici etkiler kaynaklı yükselerek yüzde 6.7, yıllık enflasyon da yüzde 64.9 olarak gerçekleşti. Bu etkilerin enflasyonun ana eğilimine yansımasını beklemiyoruz. Şubattan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz. Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz” ifadelerini kullandı.

TÜİK SEPETİ GÜNCELLEDİ

TÜİK, enflasyon sepetinde yer alan ürünleri ve ağırlıklarını güncelledi. Bu yıl sepete yeni giren maddeler votka, kadın montu, düğün, nişan ve benzeri toplantılar için salon kirası olurken, sepetten sadece çocuk ayakkabısı (deri veya suni deri) çıkarıldı. TÜFE hesaplamalarında kullanılacak ana grup ağırlıkları da belirlendi. Gıda ve alkolsüz içeceklerin ağırlığı yüzde 25.43’ten 24.98’e, konut yüzde 16.61’den 14.2’ye gerilerken, ulaştırma yüzde 15.08’den 17.35’e çıktı.

İŞYERİ KİRA ZAMMI YÜZDE 55

ENFLASYON rakamlarının açıklanmasıyla işyeri kira artış oranı belli oldu. Bu ay kira sözleşmesi yenilenen işyeri kiracılarına, TÜFE 12 ay ortalamasına göre ‘en çok’ yüzde 54.72 yapılacak. Konut kiralarında ise yüzde 25 zam sınırı 2 Temmuz 2024 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihte sonra sürenin uzatılmaması, konut kira artışının da TÜFE 12 ay ortalamasına göre belirlenmesi bekleniyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ocak-ayi-enflasyonu-yuzde-6-7-simsek-yilin-ikinci-yarisinda-belirgin-gerileme-gorecegiz/feed/ 0
Konteynerkentlerde ‘vaha’ kurdular https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konteynerkentlerde-vaha-kurdular/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konteynerkentlerde-vaha-kurdular/#respond Tue, 06 Feb 2024 09:03:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3625 Depremin kalbi Kahramanmaraş’ta, çadır kentten konteyner kente doğru geçişin heyecanını yaşayan şaşkın bir çocuk. Merakla konteyner kentin içinde kurulan ama kaldıkları ‘eve’ de benzemeyen bir yapının bahçesine giriyor. Sarıya boyalı konteynerlerin birine yaklaşıp penceresinden içeriyi görmeye çalışıyor. İçerden çıkan abiye soran gözlerle, “Ben burada bir hazine kokusu aldım, ona geldim” diyor. O cümle, aradan bir yıl geçmiş olsa bile Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) deprem bölgesindeki konteynerkentlerde çocuklar için kurduğu öğrenim birimleri için klavuzluk yapıyor.

TEGV’in deprem bölgesindeki çalışmalarının önemli destekçilerinden biri de Shell Türkiye. Shell’den depremden sonraki ilk günlerde bölgedeki akut çalışmalarda ihtiyaç duyulan enerjinin sağlanması sırasında sıklıkla bahsetmiştik. Şirket enkaz çalışmaları ve ilk haftalardaki yaşam desteklerinin sağlanmasından sonra bölgede oluşacak uzun soluklu ihtiyaçlar için birçok proje yürüttü. Dikkat çeken ise bu çalışmaların tamamının sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hayata geçirilmesiydi.

Minik hazine avcısının burnuna gelen kokunun kaynağı da bu projelerden biriydi. TEGV’in Kahramanmaraş Havalimanı Konteyner Kent’te hayata geçirdiği Shell Öğrenim Birimleri’nden deprem bölgesinde tam 12 adet var. Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatyadaki konteynerkentlerde kurulu ve hepsinde gönüllü TEGV gençleri çocuklara dokunuyor.

SANAT DA VAR MATEMATİK DE

TEGV İş Geliştirme Müdürü İpek Uralcan ile merkezi geziyoruz. Tam da çocukların eğitim saatindeyiz. Bir sınıfa girdik çocuklar yerlerde boyama yapıyor, başka bir sınıfta kitap okuyorlar. Hangi sınıfa girerseniz girin gözlerde yeni birini görmenin sevincini fark ediyorsunuz. “Bizi bırakmayın” diyor biri. İlginin uzun soluklu olmamasından korkuyorlar. İpek Uralcan’dan öğreniyorum ki burada 6-14 yaş grubu çocuklara matematik, fen, okuma, bilişim ve kodlama, İngilizce, sanat etkinlikleri gibi alanlarda dersler veriliyor. Sınav döneminde olan gençlere çalışma fırsatı sunuluyor. Bu birimlerde TEGV ile birlikte 13 STK daha çalışıyor.

HER ETKİNLİKTE İKİ GÖNÜLLÜ

Kahramanmaraş Havalimanı Konteyner Kent Shell Öğrenim Birimi’nin sorumlusu Fatmanur Özşahin, beş yıldır TEGV gönüllüsüymüş. Mesleği de psikolojik danışmanlık. Özşahin, gönüllü gençlerle bu merkezde neler deneyimlediklerini anlatırken ara ara sözlerini gözyaşları kesiyor. Sonra yine toparlanıp bilgiler vermeye devam ederken, “Hepimiz için bir travma bu” diyor. Özşahin’in verdiği bilgilere göre öğrenim biriminde birçok sivil toplum kuruluşu aktif. Bu onların istediği bir şey. “Herkes gelsin, burada fayda yaratsın” görüşünde. Öğrendik ki burada 7 bin 800 kişi yaşıyor ve bunların yüzde 30’u çocuk. Özşahin, “Buradaki çocukların birçoğu bilgisayarı ilk kez gördü. Sarıya boyadık konteynerleri. Çocuklar çok ilgi gösterdi. Hadi açın artık dediler. İnanın bizi onlar çalışmaya itiyor. Her etkinlikte iki gönüllü görev alıyor. 16 çocuk alıyoruz içeri. Buraya bir günde 128 çocuk geliyor. İlk geldiklerinde kapıların kapatılmasını istemiyorlardı. Güvendeyiz değil mi diye sık sık soruyorlardı. Burada içlerindekileri yaptıkları her şeyde dışa vuruyorlar” diye anlattı.

TOG ERGENLERE ODAKLANDI

Şimdi Pazarcık’tayız. Burada da TOG Shell Destek Merkezi’ni ziyaret ettik. Bu merkezin yöneticisi Mehmet Yavuz Gür tam bir sosyal fayda gönüllüsü. Dört çocuğu ve eşiyle birlikte buradaki konteyner kentte yaşıyor. Sosyoloji mezunu olan Gür, uzun yıllar Kızılay’da görev yapmış. Mülteciler hakkında çalışmış, sahada deneyimli biri. “Dört ay depremzedelerle çalıştım ama psikolojim kaldırmadı. Bıraktım. Sonra yine duramadım. Burada gelen çocuk ve kadınların yüzlerindeki gülümseme her şeye değer” diyor.

TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı ile merkezi gezerken, “Biz aslında 18 yaşından büyük gençlere odaklı çalışıyoruz. Ama burada gördük ki ergenler için bir şey yapılmıyor. Bu merkez konteynerkentlerdeki gençlerin kantini olsun istedik. Herkese açtık. Sanat etkinlikleri, atölyeler var. Bağlama kursu da var, sınav stresiyle başa çıkma atölyeleri de. Burada gençler bire bir psikolojik destek de alıyorlar. Günde ortalama 120 kişi geliyor. Bu şekilde iki merkezimiz var. Yıllık 20 bin kişiye ulaşmayı hedefliyorduk ama şimdiden 15 bini geçti” diye anlatıyor burada yapılanları.

KADINLARA GÜVENLİ ALANLAR

Kahramanmaraş’taki konteynerkentleri, Shell’in desteğiyle hayata geçirilen merkezleri gezerken yanımızda bölgede kadınlar için önemli projelere imza atan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Göllü de var. “Biz de Shell ile birlikte bölgede Mor Yerleşke’ler kurduk” diyor. TKDF’nin bölgede kurduğu 30 Mor Yerleşke’den altısı Shell’in desteği ile hayata geçirilmiş. Güllü, bunların beşinin Hatay, birinin de Malatya’da olduğunu söylüyor.

Önceki depremlerden deneyimli oldukları için 6 Şubat’ta da hemen kadın depremzedelere destek vermek üzere harekete geçtiklerini söyleyen Güllü, şöyle devam ediyor: “Shell ile birlikte haziran ayında konteynerlerle hizmet vermeye başladık. Toplam 18 çalışanla bölgedeydik. Bizde gönüllü yok çünkü uzmanlık gerektiriyor. Hedefimiz bir yıl çalışmak, Dünya Sağlık Örgütü 18 ay öngörüyor. Ama bu yetmeyecek gibi de duruyor. Sonrasında ne olacağına bakacağız. Konteynerkentlerde emzirme odaları, şiddetten arındırılmış güvenli alanlar oluşturuyoruz. Bölgede hamile kadın çoktu. O nedenle bir konteynerde ebeleri görevlendirdik. Psikologlar ve diğer uzmanlar var. Depremin daha beşinci gününde çadırkentten tecavüz haberi geldi. Burada güvenli alan yaratmak önemli. Hedefimiz bir yılda 1 milyon kadına ulaşmak.”

Mor Yerleşkelerin bir amacı da kadınlara yetkinlikler kazandırarak işgücüne dahil etmek. Güllü, “Eşi sakat kalmış ya da vefat etmiş kadınların hayatlarına devam etmeleri gerek. Biz bugüne kadar 30 kadına ili dışında iş bulduk. Hukuk eğitimi veriyoruz. Haklarını öğrenmeleri önemli. Ayda 500 kadına kira desteği veriyoruz” diyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/konteynerkentlerde-vaha-kurdular/feed/ 0
TMSF’den satılık Bentley https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tmsfden-satilik-bentley/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tmsfden-satilik-bentley/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:12:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3575 Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Tasfiye Halinde Hedefevim’in araçlarını satmak için ilana çıktı. Satış ilanında araçların markası, özellikleri, kaç kilometrede olduğu gibi bilgiler yer aldı. 19 aracın bulunduğu listenin en pahalı arabası Bentley. 2010 model Bentley Continental GT Speed marka aracın muhammen bedeli 6.3 milyon lira. Bu aracın kilometresi ilanda 52 bin 631 olarak belirtildi. Listede iki adet Porsche marka araç da bulunuyor. 2007 model Porsche 911 Turbo model otomobil için 5.4 milyon lira muhammen bedel belirlendi. Bu aracın kilometresi 132 bin. Listedeki bir başka Porsche ise Macan 95B Siyah. 2018 model olan bu araç 28 bin kilometrede. Muhammen bedeli ise 3.82 milyon lira.

6.14 MİLYON LİRALIK MERCEDES

TMSF’nin satış listesinde yer alan 2016 model Mercedes-Benz G 350 D (463) 6.14 milyon lira muhammen bedel ile satılacak. 2015 model Mercedes-Benz s350 Bluetec 4 Matıc Long’un muhammen bedeli ise 5.35 milyon lira olarak belirlendi. Aynı markanın 2020 EQC 400 4 Matic 204X için muhammen bedel 3.65 milyon lira olarak belirlenirken, bu aracın kilometresi 87 olarak ilanda yer aldı. TMSF’nin satış listesinde 2019 model Audi E-Tron için muhammen bedel 4.25 milyon lira, 2015 model BMW İ I8 (2Z21) araç için ise 4 milyon lira muhammen bedel belirlendi.

TEMİNAT YATIRILMASI GEREKİYOR

İhaleye katılmak isteyenler 19 Şubat 2024 tarihine kadar her araç için belirlenen teminatı yatırmak zorunda olacak. Örneğin Bentley için 315 bin lira, 6.14 milyon lira muhammen bedelle Mercedes-Benz için 307 bin lira bankaya teminat yatırılacak.

İHALE 22 ŞUBATTA

İhale 22 Şubat 2024 tarihinde saat 10.00’da TMSF binasında gerçekleştirilecek. İhalenin şartnamesi Satış Komisyonu tarafından, TH Hedefevim AŞ’nin Üsküdar’daki binasında bedelsiz olarak incelenebilecek. İsteyen 2 bin lira karşılığında satın da alabilecek. İhaleye katılmak isteyenler araçları bulundukları adreste görebilecek. Araçlar önceden randevu alınarak, bulundukları adreslerde hafta içi 10:00-16:00 saatleri arasında görülebilecek. Araçların bulundukları adresler, ihale şartnamesini satın alan ve gizlilik taahhütnamesini imzalayan katılımcılara randevu alınırken bildirilecek. İhale, kapalı zarf ve açık artırma yöntemiyle yapılacak. Kapalı zarfla teklif veren katılımcılar arasından açık artırma aşamasına katılmaya hak kazananların listesi oluşturulacak. Kapalı zarf aşamasında verilen en yüksek teklif üzerinden ihaleye açık artırma ile devam edilecek. Teklifler peşin bedel olarak Türk Lirası cinsinden verilecek.

DEVİR-TESLİM TAMİR MASRAFINI KİM ÖDEYECEK

Araçların alıcı adına noterde devir ve tescili ile ilgili her türlü vergi, resim, harç ve yükümlülükler, aracın bulunduğu yerden çıkarılması, tamir, bakım masrafları alıcıya ait olacak. İhale tarihinden sonra süresi gelen muayene ücretleri ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ile ihale bedelinden kaynaklanan KDV alıcıya ait olurken, satıştan önceki tarihlerde ödenmemiş olan muayene ücreti ve varsa gecikme cezası, vergi borcu, trafik cezası, trafik sigortası, otopark ücreti gibi masraflardan alıcı sorumlu olmayacak.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/tmsfden-satilik-bentley/feed/ 0
Danıştay’ın e-ticaret maddeleri için iptal başvurusu reddedildi… AYM, e-ticaret kanununu bir kez daha tescilledi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/danistayin-e-ticaret-maddeleri-icin-iptal-basvurusu-reddedildi-aym-e-ticaret-kanununu-bir-kez-daha-tescilledi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/danistayin-e-ticaret-maddeleri-icin-iptal-basvurusu-reddedildi-aym-e-ticaret-kanununu-bir-kez-daha-tescilledi/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:03:17 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3572 E-ticaretin devlerini yakından ilgilendiren Danıştay’ın iptal talebi Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) takıldı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve e-ticaret sektöründe yerli firmaları ve küçük esnafı korumak için geçtiğimiz yıl sunulan kanun teklifi, beş partinin oy birliğiyle TBMM’de kabul edilerek yasalaşmıştı. Kanun geçen yılın başında yürürlüğe girdi. Buna göre, Trendyol gibi elektronik ticaret platformları kendi markalarını satamayacak. Ayrıca net işlem hacmi
10 milyar TL’nin üzerinde olan platformların elde ettiği verileri de sadece ‘aracılık’ hizmetleri için kullanacağı yasal güvenceye alındı.
Ek olarak yasa ile birlikte net işlem hacmi 10 milyar TL’yi aşan firmalara lisans alma zorunluluğu getirildi.

HANGİ MADDE İÇİN BAŞVURDU

Ancak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ardından Danıştay’ın da tüketicileri ve rekabeti korumayı amaçlayan bu yasanın bazı maddelerin iptali için AYM’ye başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. Buna göre Danıştay’ın başvurusunda “Elektronik ticarette haksız ticari uygulamada bulunulamaz. Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, aracılık hizmeti sunduğu elektronik ticaret hizmet sağlayıcının ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, makul karar verme yeteneğini azaltan veya belirli bir kararı almaya zorlayarak normal şartlarda taraf olmayacağı bir ticari ilişkinin tarafı olmasına sebep olan uygulamalarının haksız olduğu kabul edilir” maddesinin iptali istendi.

DEV FİRMALARA LİSANS ÜCRETİ İÇİN DE TALEP

Danıştay ayrıca yıllık net işlem hacmi 10 milyar TL’yi aşan firmalara lisans alma ve 10 milyar TL ile 60 milyar TL’lik yıllık net işlem hacmi arasında kademeli şekilde lisans ücreti ödeme yükümlülüğü getiren maddenin de iptalini istedi. Danıştay’ın başvurusunu değerlendiren AYM, CHP’nin başvurusunda olduğu gibi, Danıştay’ın başvurusu ile ilgili de ret kararı verdi.

MECLİS’TE SAVUNMUŞTU

Düzenleme Meclis’te tüm partilerin desteğini almıştı. Dönemin Ticaret Bakanı Mehmet Muş’u yasanın öneminden ötürü kutlayan CHP, daha sonra yasanın yürürlüğe girmesi ile başvuru süresinin dolmasına bir gün kala ‘iptal’ talebi ile AYM’ye gitmişti. Ardından dönemin CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın açıklamaları ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayarak yasanın AYM’ye taşınmasına aracı olduğu ortaya çıkmıştı.

Başvuru ile ilgili ret kararı veren AYM’nin gerekçeli kararında kanunun, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılara göre zayıf konumda bulunan ve çoğunlukla küçük ve orta ölçekli işletme niteliğinde olan elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların rekabet gücünü koruyarak, varlıklarını sürdürebilmelerine olanak tanıdığına hükmedilmişti. Ayrıca kanunla tüketicilerin korunduğu da ifade edilmişti. AYM, kanunun elektronik ticaret piyasasının milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesi ile elektronik ticaret sektörünün güvenli, sağlıklı ve düzenli işleyişinin sağlanması ve rekabet ortamının korunması amacıyla anayasal bağlamda kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunduğunu da ifade etmişti.

TRENDYOLMİLLA ARTIK KENDİ YOLUNDA DEVAM EDİYOR

YÜRÜRLÜKTE olan yasal düzenleme ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı, e-ticaret kanununun yerli üreticiyi köleleştirmekten kurtardığını aynı zamanda tüketicinin de korunmasını sağladığına dikkat çekti. Öte yandan yasal düzenleme kapsamında 1 Ocak 2024 itibarı ile bir Trendyol markası olan Trendyolmilla ürünleri Trendyol üzerinden satılamıyor. Bu kapsamda Trendyolmilla ürünleri Trendyolmilla uygulaması ve trendyol-milla.com üzerinden tüketici ile buluşacak. Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin ve Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, kasım ayında gazetecilere yaptığı açıklamada “Trendyolmilla ihracatta çok önemli bir çıpa. Çoğu deprem bölesinden 400 üretici bu marka için üretim yapıyor Üretimi azaltmadan mümkün olduğunca yurtdışına yönlendirmeye çalışacağız” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/danistayin-e-ticaret-maddeleri-icin-iptal-basvurusu-reddedildi-aym-e-ticaret-kanununu-bir-kez-daha-tescilledi/feed/ 0
2. el otomobilde ‘elektrik’ kaybı… Hürriyet Türkiye’deki elektrikli otomobillerin son bir yıldaki fiyat değişimini çıkardı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/2-el-otomobilde-elektrik-kaybi-hurriyet-turkiyedeki-elektrikli-otomobillerin-son-bir-yildaki-fiyat-degisimini-cikardi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/2-el-otomobilde-elektrik-kaybi-hurriyet-turkiyedeki-elektrikli-otomobillerin-son-bir-yildaki-fiyat-degisimini-cikardi/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:00:37 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3565 Türkiye’de 80 binden fazla elektrikli otomobil sahibinin ve elektrikli otomobil almayı düşünen kişilerin en çok merak ettiği konuların başında ikinci eldeki değer kaybı geliyor. Avrupa’da bu alanda yapılan son çalışmalardan olan İngiliz Auto Trader’in araştırmasına göre, 2023 yılında elektrikli otomobiller ikinci elde yüzde 23 değer kaybetti. 4-5 yaşını doldurmuş elektrikli otomobillerde değer kayıpları yüzde 50’lere kadar yükseldi. Aynı dönemde, Türkiye’deki elektrikli araçlar da değer kaybı yaşadı ancak bu kayıp Avrupa’daki kadar yüksek olmadı. Türkiye’de ilk kez elektrikli otomobillerin değer kayıplarıyla ilgili fikir verebilecek bir analiz çıkardı.

TESLA’DA YÜZDE 11

Otomotiv veri şirketi Cardata’nın Hürriyet için derlediği verilere göre, Türkiye’deki elektrikli otomobiller, 2023 yılında ikinci elde bir önceki yıla göre ortalama yüzde 4.14 değer kaybetti. 4-5 yaşını doldurmuş elektrikli otomobillerin sadece son 12 ayda yaşadığı kayıp ise yüzde 13’leri buldu.  Elektrikli otomobillerin son bir yıllık değer kayıplarını içeren araştırmaya göre, 2020 model Jaguar I-Pace’in ikinci el değeri geçen yılın başında 2 milyon 550 bin TL seviyesindeyken Ocak 2024 itibarıyla yüzde 13.1 kayıpla 2 milyon 220 bin TL seviyelerine geriledi. Tesla Model Y’nin ikinci el değeri son 12 ayda yüzde 11.5 düşüşle 2 milyon 500 bin TL seviyelerinden 2 milyon 215 bin TL seviyelerine gerilerken, Renault Zoe’nin bir yılda yaşadığı kayıp yüzde 8.6.

ARAÇ BAŞINA KAYIP

Türkiye’deki elektrikli otomobil parkı Avrupa kadar büyük değil ve yüksek satın alma maliyetlerinden dolayı ikinci el değer kayıpları şu an için büyük olmuyor. Ancak ortaya çıkan veriler elektrikli otomobillerin ikinci el değer kayıplarıyla ilgili bir ön fikir veriyor. Bu otomobillerin değer kaybındaki en büyük etken ise hızla gelişen batarya teknolojileri ve maliyetlerin giderek azalması. Araştırmaya dahil edilen 48 elektrikli otomobilin, Ocak 2023’teki ortalama değerleri 3 milyon 77 bin 200 TL iken, Ocak 2024’te yaklaşık 2 milyon 970 bin 433 TL’ye kadar düşüyor. Bu da son 12 ayda elektrikli otomobillerin ortalama değerinde 107 bin TL’ye yakın bir azalma olduğunu gösteriyor.

HANGİ MODELİN FİYATI NE KADAR GERİLEDİ

MENZİLLER HER SENE ARTIYOR

Elektrikli otomobillerin içten yanmalı modellere göre daha hızlı değer kaybetmesinde 5 ana neden bulunuyor. Bunlardan en önemlisi her sene gelişen batarya teknolojileri ve düşen maliyetler. Örneğin, aynı elektrikli otomobilin menzili 2023 yılında 350 km ile sınırlıyken 2024 yılında 500 km’ye çıkabiliyor. Cardata CEO’su Hüsamettin Yalçın, bu nedenleri şu şekilde sıralıyor:

1- Teknolojik gelişmeler: Yeni modeller daha iyi batarya ömrüne, daha kısa şarj sürelerine, daha uzun menzile ve gelişmiş sürüş yardım sistemlerine sahip olabilmektedir. Bu durum, eski modellerin görece daha az tercih edilmesine ve dolayısıyla değerlerinin daha hızlı düşmesine neden olabilir.

2- Pazar dinamikleri: Elektrikli araç piyasasındaki arz ve talep de değer kaybını etkileyebilir. Örneğin, elektrikli araçlara olan talebin artması yeni araç fiyatlarını yükseltebilirken, ikinci el piyasasındaki arzın artması ikinci el araç fiyatlarını düşürebilir.

3- Hükümet politikaları ve teşvikler: Birçok ülke, elektrikli araçları teşvik etmek için vergi indirimleri, altyapı yatırımları ve doğrudan sübvansiyonlar gibi politikalar uygulamaktadır. Bu teşvikler zamanla değişebilir ve ikinci el elektrikli araç piyasasını etkileyebilir. Örneğin, yeni araç alımlarına yönelik teşviklerin artırılması, ikinci el araçların değerinin düşmesine neden olabilir.

4- Tüketici algısı ve kabulü: Tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisinin artması, bu araçların değerini olumlu yönde etkileyebilir, ancak bu ilgi beklenenden daha yavaş artarsa, ikinci el piyasasındaki değerler üzerinde baskı oluşturabilir.

5- Altyapı ve şarj istasyonlarının erişilebilirliği: Elektrikli araçların yaygınlaşmasında önemli bir faktör olan şarj altyapısının gelişimi de değer kaybını etkileyebilir. Yeterli şarj istasyonunun olmaması, özellikle uzun mesafelerde seyahat eden sürücüler için bir engel teşkil edebilir ve bu durum ikinci el elektrikli araçların değerini olumsuz etkileyebilir.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/2-el-otomobilde-elektrik-kaybi-hurriyet-turkiyedeki-elektrikli-otomobillerin-son-bir-yildaki-fiyat-degisimini-cikardi/feed/ 0
DSÖ 2050’ye kadar 35 milyondan fazla yeni kanser vakası öngörüyor: Eşit mücadele için ‘acil yatırım’ çağrısı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-2050ye-kadar-35-milyondan-fazla-yeni-kanser-vakasi-ongoruyor-esit-mucadele-icin-acil-yatirim-cagrisi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-2050ye-kadar-35-milyondan-fazla-yeni-kanser-vakasi-ongoruyor-esit-mucadele-icin-acil-yatirim-cagrisi/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:00:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3528 2022 yılında dünya genelinde 20 milyon kişiye kanser teşhisi konulurken, 9.7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Aynı dönemde Türkiye’de 240 bin 13 yeni kanser vakası görüldü ve 129 bin 672 kişi kanserden dolayı öldü. 2050’de ise dünya genelinde kanser vakalarının 2022 yılına göre yüzde 77 artacağı, yani 35 milyon kişinin kansere yakalacağı tahmin ediliyor. Bu önemli veriler, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında kanserin küresel durumuna ilişkin yeni raporuna ait.

DÜŞÜK GELİRLİ ÜLKE VURGUSU

Son DSÖ raporunda en çok dikkat çeken konuların başında kanser vakası artışlarının ülkeler arasında eşit şekilde hissedilmeyeceği oldu. Öyle ki, rapor en yüksek gelirli ülkelerin 2050 yılında 4.8 milyon yeni vaka kaydedeceğini ancak vakalarda en büyük oransal artışın düşük gelirli ülkelerde yaşanacağını öngörüyor. Bu ülkelerdeki kanser ölümlerinin neredeyse iki katına çıkması bekleniyor. Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Departmanı Direktörü Bente Mikkelsen, araştırmanın dünya genelinde kansere yönelik büyük eşitsizliklere dikkati çektiğini belirterek özellikle düşük gelirli ülkelerdeki nüfus, kanserle ilgili temel tedaviye erişmediğinin altını çizdi.

DSÖ’nün herkes için kanser bakımını teşvik edecek politikaları geliştirmek, finanse etmek ve uygulamak için 75’ten fazla ülkeyle yoğun olarak çalıştığını belirten Mikkelsen, “Çalışmayı genişletmek için kanser sonuçlarındaki küresel eşitsizlikleri giderecek büyük yatırımlara acilen ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

5 KİŞİDEN 1’İ YAKALANIYOR

Küresel kanser yükünün hızla arttığına değinilen raporda, tütün, alkol ve obezitenin kanser vakalarının artmasının ardındaki temel faktörler olduğu bildirildi. Hava kirliliğinin ise kanser için “çevresel risk faktörlerinin” temel etkenlerinden biri olduğu da hatırlatıldı. Kanser teşhisi konulan ve takip eden 5 yıl içerisinde hayatta kalan tahmini kişi sayısının ise 2022’de 53.5 milyon olduğu kaydedilen raporda, “Dünya genelinde yaklaşık her 5 kişiden 1’i hayatı boyunca kansere yakalanıyor. 9 erkekten 1’i ve 12 kadından 1’i ise kanser nedeniyle ölüyor” ifadeleri dikkat çekti.

EN ÇOK GÖRÜLEN TÜRLER

Dünya genelinde 2022’de akciğer, meme ve kolorektal kanserlerinin dünya genelinde en sık görüldüğü bildirilen DSÖ araştırmasında “2.5 milyon akciğer kanseri vakası görüldü ve yeni vakaların yüzde 12.4’ünü oluşturdu. Akciğer kanseri küresel olarak en sık görülen kanser türü oldu. Kadınlarda 2.3 milyon meme ve 1.9 milyon kolorektal ve 1.5 milyon prostat ve 970 bin ise mide kanseri vakası görüldü” denildi. En fazla ölümün 1.8 milyon ile akciğer kanseri nedeniyle yaşandığı kaydedilirken, bunun kanserden yaşanan can kayıplarının yüzde 18.7’sini karşılık geldiği açıklandı. Akciğer kanserinin en sık görülen kanser türü olmasının nedeni ise Asya’daki yaygın sigara kullanımı oldu. Raporda ayrıca, 2022’de kolorektal kanser nedeniyle yaşanan ölümlerin sayısı 900 bin olurken, bu vakayı 760 bin ile karaciğer, 670 bin ile meme ve 660 bin ile mide kanseri izledi. En ölümcül olan kanser türünün ise kadınlarda meme kanseri, erkeklerde ise akciğer kanseri olduğu aktarıldı.

TÜRKİYE’DE 240 BİN VAKA

-DSÖ raporunda Türkiye’de 2022 yılında toplamda 240 bin kanser vakasının görüldüğü belirtildi. Bununla birlikte, erkeklerde 132 bin 476 ve kadınlarda 107 bin 537 kanser vakası tespit edildiği kaydedildi. Aynı dönemde Türkiye’de en çok tespit edilen kanser türleri ise akciğer, meme ve kolorektal oldu. Türkiye’de kansere yakalanan erkeklerde akciğer, prostat ve kolorektal en yaygın üç kanser türü olurken; kadınlarda meme, tiroid ve kolorektal en yaygın kanser türleri olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/dso-2050ye-kadar-35-milyondan-fazla-yeni-kanser-vakasi-ongoruyor-esit-mucadele-icin-acil-yatirim-cagrisi/feed/ 0
Hem sahada hem kamuda tecrübesi var https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hem-sahada-hem-kamuda-tecrubesi-var/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hem-sahada-hem-kamuda-tecrubesi-var/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:15:19 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3525 MERKEZ Bankası başkanlığına getirilen Fatih Karahan FED’de finansı, Amazon’da reel sektörü tanıdı. Para politikası açısından en belirleyici birim olan Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Karahan, geçmiş sekiz aylık dönemde aslında para politikası uygulamalarının arkasındaki isimdi. Ayrıca yapısal araştırma birimi de Karahan’a bağlıydı.

BURSLULUK SINAVINDA 2. OLDU

Türkiye’nin en genç başkanlarından biri olan Karahan, devlet parasız yatılılık ve bursluluk sınavında Türkiye ikinciliği derecesiyle İstanbul Erkek Lisesi’ne girdi. Boğaziçi Üniversitesi matematik ve endüstri mühendisliği bölümlerinden mezun olduktan sonra 2012’de çalışma hayatına New York Merkez Bankası’nda ekonomist olarak başladı. 2022’ye kadar burada çalıştı. 2022’de Amazon’da kıdemli ekonomist olarak çalışmaya başladı. 2022 yılının kasım ayında Amazon’da başekonomistlik görevini aldı. Böylece önce Fed’de finans tecrübesi kazanırken, Amazon’da da reel sektörü tanıdı.

TEMMUZDA GELDİ

28 Temmuz 2023’te Merkez Bankası’nda başkan yardımcılığına getirildi. Geçen yıl temmuzda başkan yardımcıları Emrah Şener, Taha Çakmak, Mustafa Duman görevden alınmış, yerlerine Osman Cevdet Akçay, Fatih Karahan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hatice Karahan getirilmişti. Fatih Karahan, ilk PPK toplantısına 24 Ağustos’ta katıldı. Bu toplantıda politika faizi yüzde 17.5’dan yüzde 25’e çıkarılmıştı.

ARKA PLANDA KARAHAN HEP VARDI

Başkan yardımcılığı döneminde para politikası açısından kritik öneme sahip olan Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Karahan’a bağlıydı. Geçmiş sekiz ay boyunca piyasada atılan adımların arka planında Karahan’ın olduğu belirtilirken, mevcut Merkez Bankası ekibi ile de çalıştığı kaydedildi. Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesi yapılan ön hazırlıklarda da Karahan’ın etkili olduğu öğrenildi. Karahan’a reel sektörü takip eden yapısal araştırma biriminin de bağlı olduğu, reel sektörü de yakından takip ettiği gelen bilgiler arasında.

İLK SINAVI 8 OCAK’TA

MERKEZ Bankası’nın yeni başkanı Fatih Karahan, 8 Ocak’taki enflasyon raporu toplantısında kamuoyunun karşısına çıkacak. 5 Şubat (yarın) pazartesi günü yılın ilk enflasyon rakamı da açıklanacak. Her yıl aralık ayında Merkez Bankası bir sonraki senenin PPK toplantısının yapılacağı günleri ve yılda dört defa açıklanan enflasyon raporu toplantısının hangi tarihlerde yapılacağını kamuoyuna bildiriyor. Bu takvime göre ilk enflasyon raporu toplantısı 8 Şubat Perşembe günü yapılacak. 2 Şubat Cuma günü Merkez Bankası bu toplantının saat 10.30’da Ankara’da yapılacağını duyurmuştu.

Enflasyon raporu toplantılarında Merkez Bankası Başkanı, önce enflasyonla ilgili bir değerlendirme yapıyor ardından da yıl sonuna ilişkin tahminlerini kamuoyu ile paylaşıyor. Ayrıca soruları da yanıtlıyor. Fatih Karahan perşembe günü bu toplantı için kamuoyunun karşısına çıkacak. Bu toplantıda 2024 yıl sonu enflasyon tahmininin revize edilip edilmeyeceği, Fatih Karahan’ın vereceği mesajlar, piyasalar tarafından takip edilecek.

İLK PPK 22 ŞUBAT’TA

Karahan’ın ikinci sınavı da 22 Şubat tarihinde olacak. Yılın ikinci Para Politikası Kurulu toplantısı 22 Şubat tarihinde yapılacak. 25 Ocak tarihindeki PPK toplantısında politika faizi yüzde 42’den yüzde 45’e çıkarılmış ve “gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldı” mesajı verilmişti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hem-sahada-hem-kamuda-tecrubesi-var/feed/ 0
Hakiki algısı tereyağını sarıya boyadı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hakiki-algisi-tereyagini-sariya-boyadi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hakiki-algisi-tereyagini-sariya-boyadi/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:16:25 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3454 Tereyağı dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de mutfakların baştacı. Üstelik 90’larda ‘sağlıksız’ denilerek kaybettiği itibarını son 20 yılda fazlasıyla geri kazanmış durumda. “İyi tereyağı tüketmek sağlığa zararlı değildir” şeklindeki hekim tavsiyesi herkese derin bir ‘oh’ dedirtti ancak bu kez de pazar, o ‘iyi’ tereyağının peşine düştü.

PAZAR NE DURUMDA

Ulusal Süt Konseyi’nin verilerine göre Türkiye’de tereyağı üretimi 2015’ten bu yana artıyor. 2022’de yaklaşık 95 bin ton olan üretim, Kasım 2023 itibarıyla 80 bin ton düzeyindeydi. Yılın 2022’yle başa baş tamamlandığı belirtiliyor.

Türkiye’nin tereyağı ihracatı yok denecek kadar az. İki yıl önce iç piyasadaki fiyatları dengelemek amacıyla yüksek vergi getirildiğinden üreticiler, ihracata yönelmiyor. Ancak fiyatlardaki artış da durmuş değil. Geçen yıl en düşük kilogram fiyatı 180 TL’lerde iken bu yıl 280 TL’lerde. Şu anda piyasada kilogramı 500 TL’ye satılan tereyağı da bulmak mümkün.

MESELE DENETİMSİZ ÜRÜNLER

Bu veriler Türkiye’nin endüstriyel ve denetlenebilen üretimini gösteriyor. Evsel üretim ve merdivenaltı üretim bu tabloya dahil değil. Tam olarak bilinmese de evsel ve merdivenaltı üretimde hiçbir denetim vs olmadığı için pazarın gerçek boyutunun daha büyük olduğu söylenebilir.

Nüfus dengesinin kentler lehine değişmesiyle pekçok gıda ürünü gibi tereyağı ile ilgili de spekülasyonlar arttı. Köyündeki hayatı bırakıp kentlere gelenler, hangi tarım ürününün gerçekte nasıl olduğu konusunda bilir kişi oldu. Bu da merdivenaltı üretimi besleyen bir durum. Tereyağı pazarındaki gelişmeleri Hürriyet’e değerlendiren Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği Başkanı Harun Çallı, asıl problemin hiçbir şekilde denetlenmeyen, nasıl ortamlarda üretildiği belli olmayan ürünlerin tüketiciyle buluşmasında yattığını belirtti. Çallı, “Merdivenaltı üretime evsel üretim de eklenmeli. Evsel üretim öyle bir yere geldi ki içinde palm yağı dahil birçok ürün var. Evde olan iyidir deniliyor. İnsanlar bunun kararını rengine bakarak veriyor. Ancak asıl önemlisi içindeki yağ oranı ve Türk Gıda Kodeksi’ne uygun kriterlerde üretilip üretilmediği” dedi.

Peki gerçek tereyağı nerede, kimde? Kısa bir piyasa araştırmasından sonra tüketici satış noktalarında şu iki sorunun öne çıktığını gördük: Tereyağını süt tozundan mı yapıyorlar, gerçek tereyağının rengi koyu sarı mı olmalı?

SÜT TOZUNDAN MI

Harun Çallı’nın yanıtı şöyle: “Türkiye’nin 60 bin tonun üzerinde süt tozu üretimi var. Süt tozunda fazla var. Et ve Süt Kurumu bu nedenle her yıl zararına süt tozu ihalesi yapıyor. Sanayici için süt tozundan tereyağını üretmek işi uzatmak ve maliyeti artırmak demek. Çünkü verimli olanı önce sütün içindeki yağı almaktır. Bu nedenle tereyağı süt tozundan üretilmez. Bu kanı doğru değil.”

RENGİ KOYU OLAN DAHA MI GERÇEK

Genel kanı tereyağının renginin daha koyu bir sarı olduğu yönünde. Açık renk olanlarda ise margarin karışımı olduğuna inanılıyor. Peki bu doğru mu? Harun Çallı şöyle açıkladı bu durumu: “Herkes çocukluğundaki koyu renk tereyağını arıyor. Tereyağı üretiminde Türkiye’de halkın aklını karıştıran bir renk meselesi var. Aslına burada bir tağşiş yok. Türk Gıda Kodeksi, tereyağına belli oranda, denetim altında beta karoten gibi maddeler koyulmasına izin veriyor. Bu da etiketlerde yazılıyor. İnsanlardaki bu algı, tereyağının yapıldığı koşullardan kaynaklanıyor. Köy ortamında süt sağılırken, kaynatılırken, tereyağı haline getirilirken şartlar farklı. Süt doğası gereği süre geçtikçe sararır. Ama endüstriyel ortamda bütün aşamalar hızlı, teknojik, hijyenik yapılıyor. Sararma gerçekleşmiyor. Tüketici böyle istediği için beta karoten eklenerek rengi koyulaştırılıyor. Bazı üreticiler bunu tercih ediyor, bazıları da etmiyor.”

‘İYİ YAĞ KOYU SARI OLUR DİYE BİR ŞEY YOK’

-Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barbaros Özer tereyağındaki boya katkısını değerlendirdi. Özer, “Tereyağının sabit bir rengi olmaz. Bu, hayvanın beslenmesine, yaşam koşullarına göre değişir. İyi tereyağı koyu sarı olacak diye bir şart yoktur. Ama tüketicinin böyle bir talebi olunca piyasa da, sentetik boya ile buna yanıt veriyor. Annatto adında, cheddar peynirdeki boya da kullanan var, sentetik boya da. Önemli olan bu süreç denetim mekanizması içinde mi gerçekleşiyor. Bu nedenle üreticisi belli olmayan ürünü almak riskli. Yoksa uzun yıllardır güvenilir üreticilerden bize şu soru gelir; benim yağım kaliteli ama vatandaş koyu renk istiyor. Boyarsam sıkıntı olur mu? Bunun sağlığı etkilemeyen oranları var. Denetimlerde buna bakılıyor. Asıl sağlıklı olanı gıda güvenliğine uygun ürün tüketmek” ifadelerini kullandı.

280 TL’NİN ALTINDAKİ YAĞ ŞÜPHELİ

-Harun Çallı’nın verdiği bilgilere göre nasıl ki kaliteli bir et ürününün belli sınırın altında fiyatı olmaması gerekiyorsa bu tereyağı için de geçerli. Çallı, “Kilogram fiyatı 280 TL’nin altında olan bir tereyağı şüphelidir” dedi.

Peki neye bakılmalı tereyağda?

Çallı, şöyle yanıtladı: “Öncelikle üreticisi önemli. Ambajın üzerindeki etiket iyi okunmalı. Denetlenen, güvenilir bir üreticiden alınmalı. Yağ oranına bakılmalı. Yüzde 82 genellikle en yüksek orandır. Aynı yağ oranında markaların fiyatları kıyaslanmalı. Bu oran yüzde 60’lara kadar düşüyor. Bunlara bakılmalı. Renginden çok içinde margarin var mı buna bakılması daha önemli.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/hakiki-algisi-tereyagini-sariya-boyadi/feed/ 0
Son dakika… Kök maaş nasıl hesaplanıyor? SSK, Bağ-Kur emekli maaşları ne olacak? Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor! 10 bin liranın altında maaş alanların dikkatine… https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-kok-maas-nasil-hesaplaniyor-ssk-bag-kur-emekli-maaslari-ne-olacak-resmi-gazetede-yayimlanmasi-bekleniyor-10-bin-liranin-altinda-maas-alanlarin-dikkatine/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-kok-maas-nasil-hesaplaniyor-ssk-bag-kur-emekli-maaslari-ne-olacak-resmi-gazetede-yayimlanmasi-bekleniyor-10-bin-liranin-altinda-maas-alanlarin-dikkatine/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:15:21 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3425 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamları yüzde 37.57’den yüzde 49.25’e çıkarılmıştı. Gerekli çalışmalar yapılmış ve zammı içeren kanun maddesi Meclis’te onaylandı.

Bundan sonraki süreçte Resmi Gazete’de yayımlanıp yasalaşması bekleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte fark ödemelerinin 7 gün içinde yapılması için çalışmalarını tamamladıklarını söylemişti.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 10 BİN LİRA OLDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla en düşük emekli maaşı 7500 liradan 10 bin liraya yükseltildi ancak kararlar Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için kök maaşlarda değişiklik yaşanmadı ve yüzde 37.57 oranında yükseltildi.

Bundan sonraki süreçte kararların Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor.

MAAŞLARDA NE KADAR DEĞİŞİKLİK OLACAK?

En düşük emekli maaşı alanların kök maaşlarına göre zamları da değişecek. Bunun için kök maaşların doğru tespit edilmesi için kontrollerin e-Devlet üzerinden yapılması gerekiyor.

Yüzde 37.57’lik zammın üstüne yüzde 11.68’lik zam da eklenerek yeni kök maaş ve yeni maaşlar da bulunabiliyor.

Başka bir deyişle maaşı 10 bin liranın üzerinde olanlar, hesabına yatan maaştan yüzde 4 çıkarıp, yüzde 11.68 ekleyip, sonrasında ortaya çıkan rakama yüzde 4 ekleyip ek ödeme dahil maaşlarını tespit edebilir.

11 BİN LİRA ALAN 12 BİN 287 LİRA ALACAK

Örnek bir hesaplamayla 11 bin lira maaş yatan birisinin ek ödemesi hariç kök maaşı 10 bin 577 liradan ibaret oluyor. 10 bin 577 liranın üstüne yüzde 11.68 eklediğimizde 1235 lira daha zam oluşuyor. Böylece kök maaş 11 bin 812 liraya yükseliyor. Kök maaşın yüzde 4’ü de ek ödeme oluyor ve bu da 472 liraya denk geliyor. Yani ele geçecek toplam maaş 12 bin 287 liraya çıkıyor.

7700-8000-8500-9000 TL CİVARINDA MAAŞI YATANLAR DİKKAT

Yüzde 37.57 oranında zamma göre maaşlar hesaplara geçti. Kök maaşı 7500 liranın üzerine çıkanların hesaplarına yatan maaşlar emeklilerde şaşkınlık yarattı. Emekliler en düşük emekli maaşının 10 bin lira olduğunu ve bunun hesaplara yansıyacağını düşünse de karar Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için şimdilik ya en düşük emekli maaşı olan 7500 lirayı alacak ya da kök maaşı 7500 liranın üzerine çıkıp 10 bin lirayı aşmıyorsa arada kalan rakamı maaş olarak aldı.

2024 YILI İÇİN YENİ KÖK MAAŞLAR

Not: Kök maaşı 10 bin liranın altında kalanlar kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte 10 bin lira maaşı hak edecektir. Tabloda kök maaşın ne olacağına dair bilgiler mevcuttur.

SSK VE BAĞ-KURLULARIN KÖK MAAŞI NASIL BULUNUR?

7500 lira en düşük emekli maaşı alanlar kök maaşı bulmak için farklı yöntemleri kullanması gerekiyor. (Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 10 bin lira olacaktır)

SSK’dan emekli olanlar için e-Devlet’e giriş yapıp arama kısmına 4A Emekli Aylığı yazıp çıkan ilk bağlantıya tıklaması gerekiyor.

Ardından gelen sayfada “Detay” kısmına tıklayıp açılan pencerede en alt kısımlarda yer alan “5510 Ek 19 Miktarı” yazan yerdeki tutarı 7500 liradan çıkarması gerekiyor. Böylece kök maaş ek ödeme dahil ortaya çıkmış oluyor.

Bağ-Kurlular ise e-Devlet’e girip arama kısmına “4B Emekli Aylığı” yazıp çıkan ilk bağlantıya tıklaması gerekiyor.

 

Ardından gelen pencerede “4B Emekli Aylık Bilgilerinize ait barkodlu belge almak istiyorsanız tıklayın” sekmesini tıkladıktan sonra gelen pencerede SGK’ya ait döküm görülecektir.

Sayfanın en altında “Ek Madde 19 İntibak Fark Tutarı” yazan yerin karşısındaki rakamları 7500 liradan çıkarınca kök maaşınızı ek ödeme dahil bulabilirsiniz.

 

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/son-dakika-kok-maas-nasil-hesaplaniyor-ssk-bag-kur-emekli-maaslari-ne-olacak-resmi-gazetede-yayimlanmasi-bekleniyor-10-bin-liranin-altinda-maas-alanlarin-dikkatine/feed/ 0
Ev sahibi olmak zorlaştı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-olmak-zorlasti/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-olmak-zorlasti/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:09:30 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3422 Türkiye’de yaşayanlar için ev sahibi olmak dünyanın birçok ülkesindeki insanlara göre çok daha öncelikli bir ihtiyaç. Evlenenler, iş hayatına başlayanlar önce ‘başımı sokacak bir ev almalıyım’ der, ya da aile büyükleri buna teşvik eder… Ancak rakamlar gösteriyor ki, ev sahibi olmayı herkes istese de, alanların sayısı giderek geriliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ‘oturulan konuta sahip olanların oranı’ 2023 yılında yüzde 56.2 oldu. Böylece, 2014 yılındaki yüzde 61.1 oranından sonra, 9 yıldır ev sahipliği oranının her yıl gerilediği görüldü.

NEDEN GERİLİYOR?

Peki ev sahipliği neden geriliyor? Bu soruya yanıt veren Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ramadan Kumova, krediye erişim sorunu ve yüksek faiz oranlarına dikkat çekti. “Toplam konut satışı içinde banka kredili satışın payı yüzde 40’lardan yüzde 30’lara ve şimdi de yüzde 15 seviyesine düştü. Hatta 2023’ün son aylarında yüzde 4-5 bandına kadar geriledi” diyen Kumova şöyle devam etti: “Dünyada konut edinimi hükümetlerce teşvik ediliyor. Bizde de ev sahibi olmayanlar için uygun oranlı kredi imkânı sunulmazsa ev sahipliği oranı ne yazık ki düşmeye devam edecektir.”

FİYATLARI DÜŞÜRECEK ÜRETİM MODELİ

Gerilemedeki bir diğer önemli etkenin fiyatlar olduğunu dile getiren Ramadan Kumova, “Konutu lüks, üst, orta, orta altı ve sosyal konut olarak beş segmentte ele alalım. Biz son üç segmente üretimde sorun yaşıyoruz. Arsa bedeli konut fiyatlarını ciddi anlamda yukarı çekiyor. Türkiye’de arsa maliyeti dünyadaki örneklerine göre çok pahalı. Bizde yüzde 50 olan pay, dünyada ortalama yüzde 15. Arsayı ucuzlatmadan konut fiyatını düşürmek de mümkün değil. İşte bu nedenle yeni modeller uygulanmalı. Kamuya ait arsalarda, dünyadaki arsa maliyetlerine yakın oranlarla ve sadece erişilebilir fiyatlı konut üretmek şartıyla kamu-özel sektör işbirliğini öneriyoruz. Bu şekilde fiyatlar yüzde 40 düşer ve ev sahipliği de artar” ifadelerini kullandı.

SAĞLIKLI ORAN YÜZDE 70-80

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, konut sahipliği düşüşündeki temel etkenleri şöyle özetledi: Konuta erişim sorunu, kentsel dönüşüm nedeniyle geçici kiracı olma durumu, deprem felaketleri, yurtdışına göçler, ekonomik nedenlerle ev birleşmeleri. Türkiye’de bir dönem dünya ortalamasına yakın olan ev sahipliği oranının hızla gerilediğini söyleyen Çekici, dünyada kabul gören sağlıklı oranın yüzde 70-80 olduğunu ve Türkiye’nin bunun çok gerisine düştüğünü kaydetti.

‘TAKSİTLER GELİRİN 3’TE BİRİ OLMALI’

“Erişilebilir fiyatlı konut üretmek zorundayız” diyen GYODER Başkanı Çekici şunları söyledi: “Orta üstü segmente konut üretimini bir yana koyalım, bizim bunun altındaki segmentler için çözüm bulmamız lazım. Yani 3-4 milyon liranın altında konut üretilmeli. Bir aile, hane gelirinin üçte birini konut taksitine ayırmalı. Oysa bugün bu oran yüzde 65’e çıktı. İstanbul bunun çok ötesinde, 3-4 kişi çalışsa da taksitler ödenmeyecek durumda. Fiyatları düşürmenin tek yolu da arsa maliyetini düşürmek. Kamunun elindeki arsaların özel sektör işbirliği ile değerlendirilmesini öneriyoruz. Bu yolla uygun fiyatlı kiralık konut üretilip barınma sorununu çözebilir, projelerdeki evlerin bir kısmı uygun şartlarda satarak da ev sahipliğini arttırabiliriz. Arsa sorununu çözmeden mevcut tabloyu tersine çevirmemiz imkânsız.”

KİRALIK ARZ UYARISI

Konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17.5 azalarak 1 milyon 225 bin 926 oldu. Ancak öncesindeki üç yılda satışlar 1.5 milyona yakın seyretti. Konutta satış rekorları kırılırken, ev sahipliği oranı geriledi. Çünkü konut popüler bir yatırım aracıydı ve zaten evi olanlar ev aldı. Bu durumun olumlu yanı ise şu oldu; yatırımcı aldığı evi kiraya verdiği için kira arzı desteklendi. Şimdilerde ise artan fiyat ve yüksek faiz oranları nedeniyle ihtiyacı olan konut alamazken, yatırımcı da getirilen kredi kısıtlamaları nedeniyle piyasadan çekiliyor. “Kiralık arzının artması için yatırımcının ev alması şart” diyen uzmanlar, önümüzdeki yıllarda kiralık arzında düşüşün süreceğini öngörüyor. “Düşen arz da kira artışını tetikler” uyarısı yapılıyor.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ev-sahibi-olmak-zorlasti/feed/ 0
DEİK Başkanı Olpak’tan 2024 rotası: Yeni ticaret koridorları radarımızda https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/deik-baskani-olpaktan-2024-rotasi-yeni-ticaret-koridorlari-radarimizda/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/deik-baskani-olpaktan-2024-rotasi-yeni-ticaret-koridorlari-radarimizda/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:06:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3419 DIŞ Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Başkanı Nail Olpak, cari açığı azaltmaya odaklı yeni yol haritasını açıkladı. DEİK Genel Merkezi’nde ekonomi basınıyla bir araya gelen Olpak, “İş dünyasının kuzey yıldızı” olarak tanımladığı DEİK’te 2024 rotasında daha fazla ticaret, yeni koridorlar ve ülke, hatta bölge bazlı özel çalışmalar yer aldığını söyledi.

135 YENİ BAŞKAN SEÇİLDİ

DEİK’te 151  iş konseyi bulunduğunu ve geçtiğimiz haftalarda bu konseylerin yönetim kadrolarının seçildiğini belirten Nail Olpak, “Bu yıl yeni kriterler getirdik. 16 iş konseyinde başkan seçilmedi. 70 konseyde de başkan değişti. Toplam 135 konseyde yeni dönem başkan ve yürütme kurulu üyeleri seçildi” dedi.

İş konseyi başkanlarından kesinlikle ilgili ülkeyle ithalat, ihracat, yatırım gibi ispat edilebilen ilişkiler beklediklerini aksi takdirde yeniden başkan adayı olmama şartı getirdiklerini vurgulayan Olpak, yeni yönetimlerle bir kamp düzenlediklerini ve yeni yol haritasının paylaşıldığını ifade etti.

“2024 için yol haritamız hazır” diyen Olpak, bu haritanın ana arterlerini şöyle açıkladı…

İSRAİL SÜRECİ TAKİP EDİLİYOR

“Rotamızda daha fazla ticaret, radarımızda yeni ticaret koridorları ve ajandamızda ise ülke ve bölge bazlı spesifik hedeflerimiz var.

COVID-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası dünya büyük bir değişime girdi. Elbette şu an İsrail ile Filistin arasındaki süreç de yüreğimizi yakıyor. Ama önemli olan bundan sonrası için dünyanın İsrail’e karşı nasıl bir tutum
ve duruş sergileyeceği. Bunu iyi takip etmek lazım.

YEŞİL DÖNÜŞÜM MÜ BARİYER Mİ?

Avrupa Birliği özelinde takip ettiğimiz en önemli konu AB Yeşil Mutabakatı ile Sınırda Karbon Düzenlemesi. Dolayısıyla gündemimiz yeşil dönüşüm ve yeşil ekonomi. Yeşil dönüşüm mü yoksa yeşil bariyer mi? Bu da önemli. Esasında karşımızda yeni bir yeşil ekonomi tarifi var: Buna uymayanlar, sürece adapte olamayanlar yeşil bariyerle karşı karşıya kalacaklar. Bu yeni sürece hazırlanmamız lazım. Bunun yanında dijital ekonomiyi konuşmalıyız. Dijital Teknolojiler İş Konseyi’mizde sağlıktan fintech’e
kadar 10 ayrı disiplinde çalışan komitelerimiz var.

ÜLKE VE EYALET BAZLI ÇALIŞMA İSTİYORUZ

2024-2025 dönemi içinde DEİK olarak iş konseylerimizden bölge ve hedef bazlı çalışmalarını istiyoruz. Örneğin Amerika’yı iki ayrı direktörlüğe böldük. Latin Amerika ve Karayipler için ayrı bir direktörlük kurduk. ABD özelinde DEİK olarak sekiz eyalet komitemiz ile her eyalette 1 milyar dolarlık ticaret hedefimiz var. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi için 50 eyaletin olduğu dev bir ülke olan ABD’de eyalet bazında çalışacağız.

Cari açığımızı en fazla hangi bölgelerde veriyorsak, DEİK olarak bu açığı kapatmak üzere oraya ağırlık veren bir ticari diplomasi yaklaşımı içinde olacağız.

ORTADOĞU ROTASI

Önümüzdeki dönemde Ortadoğu ve Körfez rotası odağımızda olacak. BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) özelinde enerji alanında yeniden Türkiye’ye ilgi var ve yeşil projelerle ilgileniyorlar. Yatırım için Türkiye’ye gelmek istiyorlar. Sudi Arabistan, Türk iş dünyasını Saudi 2030 vizyonu için davet ediyor. En büyük problemleri de iş yapacak firma bulamıyorlar. Ekiden orada iş yapmak için Suudlu ortağınız olması gerekiyordu ama artık böyle bir engel yok.”

TRANSİT AVANTAJINI KULLANALIM

-Transit avantajları kullanmak önemli. Özellikle bizim ülkemize uğramayan transit ticaretten söz ediyorum. Özellikle ticaretinde sık kullanılan bu ticarette  trilyon dolarlardan söz ediyoruz. İsviçre, Hollanda, Singapur ve Dubai buna iyi örnek ülkeler olarak başı çekiyor. Peki bu nasıl oluyor? Mesela Hollanda diyor ki; gel şirketinin benim ülkemde kur, ben de sana vergi avantajı sunayım. Biz de farklı ülkelerin birbirleriyle olan ticaretinin bölgedeki merkez ofislerine Türkiye olarak ev sahipliği yapmalıyız.”

MÜŞAVİRLİK FİRMALARI SATIN ALALIM

-Müteahhitlerimiz, yurtdışından iş alırken yanlarında müşavirlerimiz oluyor. Her şeyi müşavirlik firmaları dizayn ediyor. Ticaret Bakanlığımız da onları destekliyor. Buna ilaveten özel bir teşvik mekanizması daha oluşturup, müteahhitlik firmalarının dünyada önde gelen bazı müşavirlik firmalarını satın almalarını da sağlamalıyız. Dünya boyutunda dev projelerin kapısını aralarız.”

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/deik-baskani-olpaktan-2024-rotasi-yeni-ticaret-koridorlari-radarimizda/feed/ 0
Bakan Ersoy: 2023 rekor yılı oldu https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-2023-rekor-yili-oldu/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-2023-rekor-yili-oldu/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:18:15 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3405 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen 2023 Yılı Turizm Değerlendirme Toplantısına katıldı. Türkiye’nin 2024 yılı turizmdeki yeni hedefleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çalışmalarının açıklandığı toplantıda konuşan Mehmet Nuri Ersoy, 2022 yılında pandeminin ardından kısa sürede turizm rakamlarının başarılı bir şekilde yükseldiğini ancak 2023 yılındaki 6 Şubat depremiyle başlayan ve sonrasında Ekim ayında İsrail-Filistin gerilimiyle devam eden süreçte turizm gelirinde bir yavaşlama olsa da 2023 yılının turizm sektöründe rekor yılı olduğunu söyledi.

“2023 YILINI 56.7 MİLYON ZİYARETÇİYLE KAPATTIK”

2023 yılında gerçekleşen ziyaretçi sayılarını değerlendiren Mehmet Nuri Ersoy, “2022 yılında 51.4 milyon ziyaretçiyle pandemi öncesi rakamları yakalamıştık. 2023 yılını da 56.7 milyon ziyaretçiyle kapattık. Artış oranı olarak baktığımızda yüzde 10’luk bir artış yakalamış olduk. Ziyaretçi sayılarını ülke bazında incelediğimizde ilk üç ülke arasında birinciliği Rusya Federasyonu 6.3 milyon ziyaretçiyle, ikinciliği 6.2 milyonla Alman ziyaretçiler, üçüncülüğü de 3.8 milyonluk rakamla İngiltere yani Birleşik Krallık’tan gelen ziyaretçiler elde etti.

“TURİST SEYAHAT İSTEĞİNDEN VAZGEÇMİYOR; ORTALAMA KALIŞ SÜRESİNİ AZALTIYOR”

Turistlerin ortalama kalış süresinin kısaldığını ancak bunun nedeninin pandemi döneminde turistlerin az ama uzun süreli tatil alışkanlıklarını terk ederek sık ama kısa süreli tatil alışkanlığına geri dönmeleri olduğunun altını çizen Mehmet Nuri Ersoy, “Ortalama kalış sürelerine baktığımızda ise 2022’de 10.3 gecelemeyle kapatmıştık, 2023’ü 9.8 gecelemeyle kapatıyoruz. Bu rakam aslında bizim 2019’daki pandemi öncesi kalış süresindeki rakamlara geri geldiğimizi görüyoruz. Turist seyahat isteğinden vazgeçmiyor, ama ortalama kalış süresinde azaltmalara gidebiliyor. Yani 14 gece kalacaksa 12 gece kalıyor, 12 gece kalacaksa 10 gece gibi ortalama kalış süresini azaltıyor ama seyahat isteğinden vazgeçmiyor” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE DOLAR BAZINDA YÜZDE 53’LÜK BİR PERFORMANS GÖSTERDİ”

2018’deki strateji değişikliğiyle deniz, kum, güneş turizm çalışmalarından vazgeçildiğini, ürün ve destinasyon çeşitliliği değişikliğine gidildiğini söyleyen Ersoy, “Haftasonu şehir kaçamakları gibi, uluslararası etkinlikler, sportif turnuvalar, festivaller gibi kısa süreli konaklamaları içeren ürünleri de piyasaya sürdüğümüz için bunların da olumlu sonuçlarıyla turist akışında artış sağladığımız için ortalama kalış süresine etkilerini görüyoruz. Sezonun 12 aya yayılmasının da etkisi var. Deniz, kum, güneşin yanına kış ürünlerini de ön plana çıkardığınız zaman insanlar yaza göre kışın daha kısa süre konaklama gerçekleştirdikleri için konaklamalarda bir gevşeme olabiliyor. Önümüzdeki dönemde de bu 9.8’lik gecelemenin bir parça daha aşağı ineceğini öngörüyoruz. Bu sağlıklı bir gelişme” diye konuştu.

Kişi başı gecelik harcamanın daha önemli olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, “2017 yılında 65 rakamı ile gerçekleşmişti. 2022 yılında bu rakamın 89 dolara, geçtiğimiz yıl 2023 yılında ise, 99 dolara çıktığını görüyoruz. 2017 ile 2023 yılını karşılaştırdığımız zaman dolar bazında Türkiye yüzde 53’lük bir performans gösterdi. Geçen seneyle kıyasladığımızda da yüzde 12’lik bir artış yakaladığımızı görüyoruz. Kişi başı harcamalara da olumlu yansımaları oluyor. 2017’de 700 dolara kadar düşmüş olan kişi başı gelir, 2022’de 905 dolara, 2023’de 952 dolara çıktı. 2017 ile kıyasladığımızda yüzde 36, geçen yılla kıyasladığımızda yüzde 5’lik bir artış sözkonusu. Ortalama kalış süresi ne kadar uzar veya ne kadar azalırsa rakam da ona göre değişiklik gösteriyor” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ SENE 60 MİLYON ZİYARETÇİ HEDEFLİYORUZ”

2023 yılında turizm gelirindeki yüzde 17’lik artışın altını çizen Ersoy, “Toplam gelirlere baktığımızda ise geçen yıl pandemide çok başarılı bir süreç yürüten Türkiye, 46.5 milyar dolar rekor bir gelir elde etmişti. 2023 yılı yani geçtiğimiz yıl 54.3 milyar dolar turizm geliri elde ederek, Türkiye yeni bir rekor gerçekleştirdi. Artış oranına baktığımız zamanda yüzde 17’lik bir artışla geçen seneye göre performansını gerçekleştirdi. 56.7 milyon ziyaretçi, 99 dolar kişi başı gecelik gelir ve 54.3 milyar dolar toplam gelirle 2023 turizmde rekor yıl oldu diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

2023 yılındaki başarının 2024 yılında da devam edeceğini öngördüklerini ileten Mehmet Nuri Ersoy, “Ziyaretçi sayısı 2022 yılında, pandemi öncesi rakamlarla 51.4 milyona gelmişti. Bu yıl 56.7 milyonla ziyaretçi rekoru kırıldı, önümüzdeki sene 60 milyon ziyaretçi hedefliyoruz. Yine bizim için öncelikli olan kişi başı gecelik harcamalarda 2022 yılında 89 dolar, geçen yıl 99 dolar gibi bir rekor elde etmiştik. Burada da stratejimize uygun olarak 106 dolarlık kişi başı gecelik gelir bekliyoruz. Gelir olarak baktığımızda ise 46.5 milyar dolarlık 2022 rekorunu bu sene 54.3 milyar dolarla tazeledik. Önümüzdeki sene yeni bir rekorla 60 milyar dolar gelir hedefi hedefliyoruz. Orta vadeli programda (OVP) 59.6 milyar dolar gelir hedefi planlanmıştı. Orta vadeli programla uyumlu bir şekilde önümüzdeki sene 60 milyar dolar hedefliyoruz” diye konuştu.

“REKOR SAYIDA ARKEOLOJİK ÇALIŞMA YAPAN ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının çalışmalarının başında arkeolojik çalışmalar olacağının altını çizen Bakan Ersoy, “Yıllık arkeolojik çalışma sayısını 2021’de 670 olan çalışma sayısını 2023’te 720’ye çıkardık. 2024’de ise bu rakamı 750’ye, 2026’da yıllık 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Bu 720 sayısı yıllık çalışma olarak bakıldığında dünyada rekordur. Şu an da rekor sayıda yıllık bazda arkeolojik çalışma yapan ülke Türkiye’dir. 2019 yılında 144 kazı çalışmasına aktarılan kazı ödeneği 37.3 milyonken geçtiğimiz yıl bu rakamı 1.1 milyara çıkardık. Bütün bu çalışmalar sonucunda son 60 yılda yapılan kadar işlemi gelecek 4 yılda yapacağız. Bu çok hızlı kazacağız anlamına gelmiyor. Bu ne anlama geliyor? Kısa süreli kazı programlarının 12 aya yayılması, hocaların bir noktada kazı çalışması yaparken şimdi 10-15 bölgeye kadar kazı yapabiliyorlar. Tüm yıla yayarak bu süreci hızlandırmış oluyoruz” dedi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/bakan-ersoy-2023-rekor-yili-oldu/feed/ 0
Turizm gelirleri yükseldi https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizm-gelirleri-yukseldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizm-gelirleri-yukseldi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:33:12 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3356 Turizm geliri Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,8 artarak 12 milyar 272 milyon 673 bin oldu. Turizm gelirinin %15,2’si ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 9 milyar 47 milyon 94 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 225 milyon 579 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Turizm geliri 2023 yılında bir önceki yıla göre %16,9 artarak 54 milyar 315 milyon 542 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 41 milyar 61 milyon 408 bin dolarını kişisel harcamalar, 13 milyar 254 milyon 134 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

ZİYARETÇİ SAYISI GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE %4,1 ARTTI

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2023 yılı IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,1 artarak 12 milyon 472 bin 145 kişi oldu. Ziyaretçilerin %13,6’sını 1 milyon 694 bin 536 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre %11,1 artarak 57 milyon 77 bin 440 kişi oldu. Bunların %13,5’ini 7 milyon 730 bin 473 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 93 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 99 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 72 dolar oldu.

Bu çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre spor, eğitim, kültür harcaması %49,4, konaklama harcaması %14,3 ve yeme-içme harcaması %12,9 arttı. Yıllık olarak değerlendirildiğinde ise spor, eğitim, kültür harcaması %70,7, yeme-içme harcaması %33,2 ve konaklama harcaması %27 arttı.

Bu çeyrekte ziyaretçiler ülkemizi %63,6 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla ziyaret etti

İkinci sırada %22,4 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise %6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize %70,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada %67,6 ile “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize %67,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

 

TURİZM GİDERİ GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE %36 ARTTI

Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre %36 artarak 1 milyar 968 milyon 374 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 664 milyon 310 bin dolarını kişisel, 304 milyon 64 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; turizm gideri, geçen yıla göre %65,3 artarak 7 milyar 68 milyon 901 bin dolar oldu. Bunun 5 milyar 916 milyon 935 bin dolarını kişisel, 1 milyar 151 milyon 967 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar 2022 yılı IV. çeyreğine göre %26,3 arttı

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %26,3 artarak 3 milyon 142 bin 263 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 626 dolar olarak gerçekleşti.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre %52,3 artarak 11 milyon 67 bin 359 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 639 dolar olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/turizm-gelirleri-yukseldi/feed/ 0
İhracat arttı, ithalat azaldı https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracat-artti-ithalat-azaldi/ https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracat-artti-ithalat-azaldi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:30:23 +0000 https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/?p=3353 Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 artarak 23 milyar , ithalat %11,0 azalarak 29 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OCAK-ARALIK DÖNEMİNDE İHRACAT %0,6 ARTTI, İTHALAT %0,5 AZALDI

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,6 artarak 255 milyar 777 milyon dolar, ithalat %0,5 azalarak 361 milyar 774 milyon dolar olarak gerçekleşti.

ARALIK AYINDA ENERJİ ÜRÜNLERİ VE ALTIN HARİÇ İHRACAT %1,7, İTHALAT %4,2 AZALDI

       ?
Enerji ürünleri ve parasal olmayan hariç ihracat, 2023 Aralık ayında %1,7 azalarak 21 milyar 400 milyon dolardan, 21 milyar 41 milyon dolara geriledi.

Aralık ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %4,2 azalarak 21 milyar 704 milyon dolardan, 20 milyar 799 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret fazlası Aralık ayında 242 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %2,9 azalarak 41 milyar 840 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %101,2 oldu.

DIŞ TİCARET AÇIĞI ARALIK AYINDA %37,8 AZALDI

Aralık ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %37,8 azalarak 9 milyar 713 milyon dolardan, 6 milyar 39 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Aralık ayında %70,2 iken, 2023 Aralık ayında %79,2’ye yükseldi.

DIŞ TİCARET AÇIĞI OCAK-ARALIK DÖNEMİNDE %3,2 AZALDI

Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı %3,2 azalarak 109 milyar 541 milyon dolardan, 105 milyar 997 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Aralık döneminde %69,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde %70,7’ye yükseldi.

ARALIK AYINDA İMALAT SANAYİNİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI %92,9 OLDU

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2023 Aralık ayında imalat sanayinin payı %92,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %5,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

Ocak-Aralık döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

ARALIK AYINDA ARA MALLARININ TOPLAM İTHALATTAKİ PAYI %68,3 OLDU

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2023 Aralık ayında ara mallarının payı %68,3, sermaye mallarının payı %17,0 ve tüketim mallarının payı %14,7 oldu.

İthalatta, 2023 Ocak-Aralık döneminde ara mallarının payı %72,2, sermaye mallarının payı %14,6 ve tüketim mallarının payı %13,2 oldu.

ARALIK AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU

Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 679 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 314 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 254 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 217 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 22 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %28,2’sini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 21 milyar 92 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 826 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 786 milyon dolar ile Irak, 12 milyar 468 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 12 milyar 381 milyon dolar İtalya ile takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %28,8’ini oluşturdu.  

İTHALATTA İLK SIRAYI RUSYA FEDERASYONU ALDI

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Aralık ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 209 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 270 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 514 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 470 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 330 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,1’ini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 45 milyar 602 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 44 milyar 980 milyon dolar ile Çin, 28 milyar 684 milyon dolar ile Almanya, 19 milyar 902 milyon dolar ile İsviçre, 15 milyar 778 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %42,8’ini oluşturdu.

MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT %2,4 ARTTI

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Aralık ayında bir önceki aya göre ihracat %2,4, ithalat %0,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %3,3 artarken, ithalat %9,0 azaldı.

YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İMALAT SANAYİ İHRACATI İÇİNDEKİ PAYI %4,6 OLDU

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Aralık ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %92,9’dur. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %4,6’dır. Ocak-Aralık döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,2’dir. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,8’dir.

Aralık ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %77,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,7’dir. Ocak-Aralık döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,7’dir. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %10,7’dir.  

ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE İHRACAT 2023 YILI ARALIK AYINDA 20 MİLYAR 696 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre, 2023 yılı Aralık ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 azalarak 20 milyar 696 milyon dolar, ithalat %11,2 azalarak 27 milyar 318 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Aralık ayında dış ticaret açığı %33,6 azalarak 9 milyar 971 milyon dolardan, 6 milyar 622 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Aralık ayında %67,6 iken, 2023 Aralık ayında %75,8’e yükseldi.

İHRACAT 2023 YILI OCAK-ARALIK DÖNEMİNDE 232 MİLYAR 310 MİLYON DOLAR OLDU

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,2 azalarak 232 milyar 310 milyon dolar, ithalat %0,9 azalarak 339 milyar 58 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı %0,2 azalarak 106 milyar 963 milyon dolardan, 106 milyar 748 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Aralık döneminde %68,7 iken, 2023 yılının aynı döneminde %68,5’e geriledi.

]]>
https://www.ulusalkanalhaber.com.tr/ihracat-artti-ithalat-azaldi/feed/ 0